BİR INGİLİZ PİSKOPOSU KUR AN HAKKINDA GAYET İLGİ ÇEKİCİ BİR KONFERANS VERDİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİR INGİLİZ PİSKOPOSU KUR AN HAKKINDA GAYET İLGİ ÇEKİCİ BİR KONFERANS VERDİ"

Transkript

1 BİSMİLLÂHİRRAHMANİRRAHİM HER nşey ıh v E zher YERDE amilli nve DİNİ KIBRIS TÜRK İSLÂM CEMİYETİNİN RESMİ ORGANI P.K. 424 Lefkoşa ONBEŞTE BİR CUMA GÜNLERİ ÇIKAR Sayı: 8 14 Mayıs, nıils İçinizden Hayra Çağırır İyiliği Emreder Kötülüğü Men Eder Bir Cemaat Bulunsun Kuran-ı Kerim Ali İmran 104 Ayet BİR INGİLİZ PİSKOPOSU KUR AN HAKKINDA GAYET İLGİ ÇEKİCİ BİR KONFERANS VERDİ ııııııım m ım m ım m im im ım m ıııım ııih im ıım ıım m ıııım im iıııııııııııııııııııııııııııtu ııııııııııııııih iııııııııııy nizam 3 Mayıs Pazartesi Gecesi British Council salonunda altmışı aşkın bir kalabalık huzurunda konuşmasını yapan Dr. Cragg birçok din adamımızla boy ölçüşebilecek kadar İslâmiyet hakkında bilgiye sahip olduğunu gösterdi. Arap diline de vukufu olan ve kendi dini kıyafetiyle konuşmasını yapan piskoposu izleyenler arasında Kıbrıs Türk İslâm Cemiyeti temsilcileri ve halen Müftü Vekilliği yapmakta olan Mustafa Rifat da vardı. Akademik sahada gayet geniş çalışmaları olan, The cali of the M inaret gibi Islâmiyetle ilgili kitapları bulunan ve titiz bir araştırmacı olarak tanınan konuşmasını Dr. Cragg ın Cemaatimizin ikide birde İslâmiyete çatan bilgisizler güruhunun da dinlemesini ne kadar ister - dik! Kur an-ı Kerimi Tabiat, İnsan ve Allah mefhumla - BAŞYAZI rıyla inceleyen konuşmacı Pakistanın Lahor şehrini gezerken ünlü şair M uhammed İkbalin kabrini de ziyaret ettiğini ve orda Kur anın şu ayetine rastladığını söylemiştir: K ur anın üzerine neden eğilip de düşünmez - ler! Kendisi de, K ur anın bu davetine icabet ederek ilmi bir şekilde K ur ana çalışmağa başladığını belirtmiş - (Devamı sayfa 8 de) Anneler Günü! Meselâ bir Türk kadınısınız ve aynı zamanda kadınlığın en şerefli sıfatlarından olan annelik vasfına sahipsiniz. Çocuklarınız ilk okula gitmektedir. Her gün olduğu gibi Mayıs ayının ikinci pazar sa - bahı da, mutadınız veçhile kalkarak ev temizliği ni yapıp sofrayı hazırladınız. Derken çocuklarınız teker teker kalkıp ellerini yüzlerini yıkarlar ve ya - nınıza gelip size, Ana, günün kutlu olsun! derler. Siz de apışıp kalırsınız. Neyim ne olsun kızım?! veya oğluın diye sorar mısınız bilmiyoruz. Son zamanlarda o kadar acaibeler garaibeler cemiyet ha - yatımız içerisine sokuluyor ki muhakkak siz de neyin ne olduğunu öğrenmekten usandınız, işi oluru - na bıraktınız. Anneler günü nün ne olduğunu Bayrak Radyosunda yapılan bir konuşmadan öğrendik:...ismi ile dahi inşam heyecanlandıran büyük bir gün... Amerikalıların ince!?! bir buluşu olan Anneler Günü... Bu günde anne olınak bahtiyarlı - gına erişmiş her kadın en yüksek hisler içerisinde sonsuz bir gurur ve sevinç duyar!!!... Hediye alamayacak güçte olan çocuklar bu ulvi!!! günde annelerinin yanaklarına birer buse! kondurarak onların gönüllerini alırlar... (Devamı sayfa 8'de) Papa 6. Paul, Kasını Gülek ve eşi Nilüfer Gülek arasında durarak, sarayın özel fotoğrafçısına bu hâtıra fotoğrafını çektirmiştir. SENATÖR BEY BU BİR ZİLLETTİR Tarsus'un, Hristiyan dünyasının bir numaralı kutsal şehirlerden biri olarak ilân edilmesi çalışmalan Papa 6. Paul ve Kontenjan Senatörü Kasım Gülek tarafından başlatılmıştır. Aşın tuzu biberi mahiyetinde Turizm ve Tanıtma Bakanlığı da bu çalışmalara katılmış... Gafletin bu kadarı olmaz demeyin. Bal gibi olur. Hele bir değil, birkaç nesil, bir a- şağılık duygusu, kendisini hor görüp yabancıyı m etheder bir zihniyet içerisinde yetiştirilmişse Ve hele Pa - panın üçüncü kadın olarak kabul ettiği hanımın kendi eşi olmasını bir gurur vesilesi yapacak kadar kişi dengesini şaşırmışsa... Haberi okuduğumuz gazetenin belirli bir ideolojik veya idealist bir tutumu yok - tur. Bizim yerli ağzıyla mu - nis bir hayvanın defi hacetine benzetilip ne kokar ne tüter' denen cinsten. H aberin gayet tasvipkâr ağzına vesile teşkil eden düşünce de şu: Bir numaralı Kutsal şehir ilânını m ütea - kip "Papa 6. Paul un çağrısı üzerine her yıl on binlerce Hristiyan ziyaretçi bu kutsal şehri görmeye gelecek Bu geliş ise Sadece Tarsusun değil, hatta tüm Türkiyenin ekonomik hayatında önemli bir gelişme sağlayacak^ Tüm Türkiyenin manevi hayatında sağlayacağı önem li gelişme herhalde ne Kasım Gülek'in, ne Turizm ve T a nıtma Bakanlığının ve ne de haberi veren Gazetenin aklının köşesinden bile geçme - inektedir. Her geçen gün, bir Hristiyan tapınağı meydana getirmek, bir Yunan abidesi restore etmek, eski Y unan mitolojisini kendi kız ve erkeklerimize oynatıp bunu dünyaya kültür faaliyeti diye tanıtm ak ne dereceye kadar bizim Türklüğümüzle bağdaşır biz bir türlü kestirem e - dik. Atalarım ız A nadoluyu Türkleştirm ek için, aynen şimdi Papa'nın yaptığını yapmışlar, her şehid düşen yere bir türbe, her fethedilen yere bir mescid ve m inare, her ulu şahsın bulunduğu yere bir tekke ve ziyaretgâh kurarak bu yerleri ismen de cismen de Türkleştirm işlerdi. Düşmanlarımız İstiklâl H ar- (Devanıı sayfa 8 de)

2 SAYFA: 2 CUMA, 14 MAYIS günde bir çıkar. Dış rems.icrf.kle. ^ Carshal(on SURREY İV T T r * i i l Sahİbİ: K,bns TÜrk ls*âm Cemİyetİ ad,na Türkiye: Cahit Baltac. Hüseyin Ziya Demircioğlu D o l m a b a h ç e Camii Beşiktaş-İstanbul Yazüşleri Müdürü:.... Hüseyin Mehmet Ateşin»'*g«ve baskı: SA V A ^ Basıme I Pratikte İslâm Davası: 8 s İDEAL * İdeal, eşya ve hadiseler üzerinde kendi nakşını gürıııck isteyen bir fikrin belirttiği hasret, işti - yak, hayal ve plândır; ve eğer ideolocya bir beyin ise ideal de kalbtir. * Küçük ve miskin fikre dayanan hiçbir arzu, heves, merak ve davranış ideal olamaz. Bir şeyin ideal olabilmesi için mutlaka cemiyet plânında ulvî bir oluş ve erişe göz dikmesi lâzımdır. Her ideal bir gayedir; fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşemez. * Bir subayın mareşal, bir tüccarın milyoner olmak ihtiras ve gayesi ideal değildir; fakat o su - bavın hayalinde bir Altın Ordu nizamı yaşıyor ve o tüccarın emelinde İçtimaî bir dâvanın harcına sarfedilecek bir servet fikri hüküm sürüyorsa, bu tiplerden ikisi de ideal sahibidir. İdealin fert plânında istediği aşk, vecd, cehd ve azm hamlesine en güzel misal, Şîrin e kavuşmak için dağı delen Ferhad... Bu misalin erkeği, et ve kemikten ibaret basit bir kadın visaline talip ol - manın çok üstündedir. Misalimizde Şîrin, (mistik) bir unsur, (sembolik) bir hüviyet, yani (ide-fikir)dir. Her inanılan şey ve bağlanılan fikir, daha ilerisini, ötesini fethettirmek için insana bir basa - nıak üstününün, bir ufuk sonrasının cezbesini aşılar ki, ideal işte budur! Bu cezbe kara sevdaya ve divaneliğe kadar gidebilir.' İdealinin kara sevdalısı ve dîvanesi olma - yaıılardansa hiçbir şey beklenemez. İdeallerin ideali olan Islâında beş vakit namazını, çalıştığı dairenin devam defterini iınzalarcasma eda eden hissiz bir ıııüslüman idealist olmaya uzaktır. Fakat na - maz kılarken şeriata saygı ve sevgisinden kaburga kemikleri çatırdayan Beyazid (Bestamî) en büyük idealist... * 600 küsur yıllık İslâmî devlet idaremizde tam manasiyle idealist devremiz 250 seneyi aşmaz ve ondan sonra başımıza ne gelmişse bu cezbenin kayıbı sebebine bağlanabilir. 1 * Siyasî, idari, İçtimaî, İktisadî, harsî, terbiyevî, ;<% fennî, İlmî, inzibatî, ahlâkî ne kadar dâva varsa «s (elân-hamle) kudretini ideal cezbesinden alır ve hiçj j bir iş şubesi, onsuz, ileriye tek adım atamaz. Türkiyede Ekmek israfı M illi Prodüktivite M erkezi tarafından yapılan bir a- raştırma sonunda İstanbul, Ankara ve İzm ir illerinde bir günde kilo ekm eğin çöplüğe atıldığı açıklanmıştır. Ayrıca bu üç büyük ilde yılda tondan ekm ek israfının yapıldığı da belirtilmektedir. Araştırmaya göre ekm ek israfı genel olarak, büyük şehirlerde, toplu yerlerde, yatılı okullarda, yani toplu beslenme yapılan yerlerde fazla <V, köylere nisbetle daha fazla - dır. Yurdumuzda sadece üç biiyük ilde yapılan günlük ekm ek israfı yılda 15 mil - yon liralık bir zarara sebep YENİ KUŞAKLAR KÖŞESİ PEYGAMBERLERE İMAN Cenâb-ı Hak, kullarına doğru yolu gösterm ek için emirlerini, yasaklarını pey - gamberleri vâsıtasiyle bil - dirmiştir. Peygamberlre, A llah ile kulları arasında aracı ve elçidirler. Peygamberler, A llah ile gisidir. Dilediğine verir, çalışıp çabalam akla elde edil - mcz. Âdem (aleyhisselâm) dan bizim sevgili Peygamberimiz Muhammed (aleyhisselâm)a kadar gelip geçmiş bütün milletlere Allah tarafından peygamberler gönderilmiş - tir. İnsanların, yegâne bilgi ve ahlâk hocaları peygamber - lerdir. Allah ın insanlar içinde en sevgili ve en yüksek kulları peygamberlerdir. Onlar, hiç günah işlemezler. Hased etmek, içi dışına uymamak gibi kötü huylar onlarda yoktur. Asla yalan söylemezler. Olacak dedikleri olmuş, ol - mıyacak dedikleri olmamıştır. En emniyetli insanlardır, olmaktadır. Türkiye çapında ekm ek israfı buğday olarak takri - ben ton kadardır. Bu miktar ise, dışardan it - hal ettiğimiz buğdayın yarısı kadardır. M illî Prodüktivite M erkezinin araştırmasına göre; genel olarak ekm ek şu sebep - lerdeıı israf edilmektedir: 1) E km ekler um um iyetle iyi pişm em ekte, ham ur kalmakta ve bu kısımları yenilm eyip atılmaktadır. 2) Ekm ekler genel olarak kalitesiz imal edilm ekte ve bu sebeple de yenilmeyip israf edilmektedir. 3) Bugünkü ekm ek şekli de israfa sebep olmaktadır. em ânete hiyânet etm em işlerdir. Peygam berler, akıllı, uyanık insanlardır. K adından ve ahm ak insanlardan peygam ber olmaz. Bütün peygam berler, peygam berliklerinden önce de akıllı, uyanık, temiz, kötü - lükten uzak, A llâh a yakın insanlardır. Soy-sop bakı - m ından da mensup bulun - dukları toplulukların en üstünü idiler. Cihan peygamberi oluşu, son peygamber oluşu bakı - mından bizim Peygamberi - miz Hazret-i M uham m ed (aleyhisselâm) bütün pey - gam berlerin büyüğüdür. İnsanın dünyâda ilk zuhurundan bizim Peygamberi - miz Hazret-i M uham m ed (aleyhisselâm) a kadar pek çok peygam berler gelmiştir. Cenâb-ı Hak bize, bunla - rın, K ur ân-ı Kerîm den bir kısmını bildirmiştir. Gerçek sayılarını A llah bilir. İlki Âdem (aleyhisselâm), sonuncusu Hazret-i M uham med (aleyhisselâm ) dır. Kur an-ı Kerîm de adları bildirilen peygam berler şunlardır: 1) Âdem 2 ) ldrîs 3) Nûh 4) Hûd 5) Sâlih 6) İbrahim 7) Lût S) İsnıâîl 9) Ishâk 10) Yâkub 11) Yûsuf 12) Eyyûb 13) Şuayb 14) Mûsa 15) Hârûn 16) Dâvûd 17) Süleyman 17) llyâs 19) Elyesa 20) Yûnûs 21) Zülkifl 22) Zekeriyyâ 23) Yahya 24) Isâ (aleyhiınüsselâm) 25) Muhammed (aley hisselâm) dır. Uzeyr, l.ukm ân, Zülkar - neyn adındaki üç zâtın peygam berlikleri ihtilaflıdır. Bize bildirilen ve bildiril - meyen bütün peygamberlerin hiçbirini ayırdetmeden hep - sine inanırız. Bunun için İslâm Dîni başka bir dînin erişemediği bir bütünlükle beşeriyeti içine alır. OĞLUMA ÖĞÜT Gel, elini çek oğlum, sana yasak şeylerden. Sevgi uzansın sana; şehirlerden, köylerden.. Hayr umma çocuğum, maça kız. beylerden. Kitapların bekliyor; mahzun, biiknıüş boynunu; Gel, ateşle c^'durma, o tertemiz koynunu!... Kaybettiği,, zamanın, vebali düşer sana. En büyük ihanettir çalışmamak vatana. İltifat etme yavrum, sana çanak tutana,.a p a r ın bekliyor, mahzun, bükmüş boynunu; Gel, ateşle doldurma o, tertemiz koynunu.. İğfal olduğun yeter, mel un kızıl şevtana kapışır elbet bir gün, kanun senin yakana. Duşeceksm evlâd.m, fare gibi kapana. K ap ların bekliyor, mahzun, bükmüş boynunu; ate?,e dow""">»< o tertemiz koynunu...

3 CUMA, 14 MAYIS 1971 SAYFA: 3 OKUYUCU 1 IIIIIIIH IIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII MEKTUBU IIII1IIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIH IIIH IH II Yazı işleri M üdürüne, Aziz kardeşim, gazetesinin geçen ki sayılarında gözüme hanımlar hakkında şöyle bir cümle ilişmiştir. G azeteden aynen iktibas ediyorum: Dinimizce M üslüm an hanımlara Cum a namazı farz kılınmamakta, bu da m u hakkak ki hanımların evle - rindeki vazifelerinden ötürü olsa gerek. Bu tek cümleyi okuyan din kardeşlerimiz tam ola - rak kadınlara niçin Cum a namazının farz olmadığını an layamamışlar ve şüphe içerisinde kalmışlardır. Bu hususun açıklık kazanm ası için aşağıda verdiğim bilginin gazetenizde yayınlanmasını rica ederim. Kadınlarda üç çeşit hal vardır ki bunlar kadınlara mahsus olup erkeklerde ol - maz. Bu üç çeşit hal şunlardır: Hayız - Nifas - Istihaza. a) Hayız nedir? Hayız demek kadının döl yatağm dan kan gelmesi demektir. G e - beliği veyahut kan çıkm asını ica/bettiren bir hastalığı olmayan ve bülûğa ermiş dokuz ile elli beş yaşları a- rasmda bulunan bir kadın - dan akan kana hayız ve kadının bu haline hayız görme (adet görme) denir. b) Hayız ve Nifasın hükmü: Kız ve kadınlar adet BULMACA gördüğü ve yahut lohusa olduğu zam an nam az kılamaz O ruç tutam az, eline K ur an-ı Kerimi alamaz. K ur an okuyamaz, camiye ve Mescide giremez. Kâbeyi tavaf ede - mez. K abristana giremez. Eşi ile de muameleyi zevci - yede bulunamaz. Y ukarıda saymış olduklarımın hepsi kadına haramdır. A detini ve lohusalığını bitirdikten son - ra, yıkanıp gusletmesi kadı - na farzdır. Bu m üddet zar - Yukardan Aşağıya: fında geçirmiş olduğu na - mazları sonradan kılmaz. 1) Dünyaca meşhur mi - Allahü zülcelâl Hazretleri marımız 2) Vücudumuzun geçirmiş olduğu bütün na - bir parçası, eski dilde işin - mazları affetmiştir. Fakat o- ruçları var ise onları sonradan çoğulu 3) Milâdi değil, şart edatı 4) Tersi erkek, geçmiş ara vere vere tutması hakkında bilgi veren ilim, 5) lâzımdır, farzdır. c) Istihaza ve özür kanı: Bir kadından üç günden az, on günden fazla gelen bir kan hayız değil, bir istihazadır. Bir hastalık kanı - dır. Hamile olan kadından zuhur eden kan da hayız değil bir istihazadır, bir hastalıktır. Istihaza denilen kan sair uzuvlardan gelen kanlar gibidir. Bununla yalnız ab - dest bozulur. Devam ederse sahibi özürlü sayılır. Lohusa bulunan bir kadından kırk günden ziyade gelen kan istihaza kanıdır. Bu hal mazurelik sayılır. M azurelik kanı devam ederken İcadın nam a zını kılar, orucunu tutar, K ur an-ı Kerimi okur, cam i ye girebilir. Eşi ile de m ua - meleyi zevciyede bulunabi - lir. Yalnız şu noktaya dik - Tatm in olmak, 6) Haya 7) Hz. M uhammed in (S.A.V.) Peygamberlikten önceki ün - vanı, Mala 8) Tersi ü m it Bundan böyle her sayımızda bir bulmaca koyarak genç kuşaklarımıza dini ve milli konulardaki bilgilerini deneme fırsatı vereceğiz. Bulmacamızı doğru olarak çözüp bize gönderecek okuyucumuza, Aykut Edibâli tara - fından kaleme ahnmış ve OTAĞ yayınlarının çıkardığı Millî Mücâdelede KADROLARIN VAZİFELERİ isimli değerli kitabı hediye edeceğiz. et. Bilgin kadın 9) Vücut suyu, Bir harfin okunuşu, bir bağ edatı 10) Mimar Si - nan ın en meşhur eseri. kat etmemiz lâzım gelir ki özürlü sayılan bir kimse namaz vakti abdest almakla mükelleftir. A bdest ile ne - maz müddeti arasında akan herhangi bir cerahet veya kan, sargı veyahut bezden dışarı çıkmış olsa dahi na - mazı bozulmaz, abdesti de bozulmaz, çünkü o m üddet zarfında özürlü olan bir şahıs abdestli olarak sayılmaktadır. Y ukarıda zikrettiğim se - beplerden ötürü ki bu se - heplere ek olarak kadının yavrusu ve emziklilik durumu ve sair ev işleri de gir - mektedir, bütün bu sebeplerden ötürüdür ki kadınlara Cuma namazı farz kılınma - mıştır. Çünkü Cum a nam a zı cemaatle kılındığı, hutbesi olduğu ve kadınlardan cemaat olmadığı ve Cum a namazının münferiden kılınmadığı için kazası da olmaz. Kazası olmayan bir namazın evlerimizde münferiden kı - lmmasına imkân ve ihtimal yoktur. Halbuki sair vakit namazları erkeklere farz olduğu gibi bülûğa ermiş kızlara ve kadınlara da farz kılınmıştır. Zaten kadınların cemaate devam etmeleri kerahatten hali görülmemektedir. Kadınların mescitleri Soldan Sağa: 1) Hicrî ayların birincisi 2) Belirtisi, Peygamberimizin en son seferi 3) G ünahkârı, yabancı 4) Gösterilmesi di - nen yasak mahal, tersi C aferi lerin çokça yaşadığı bir ülke 5) Eski dilde su, 6) H a - yatın dört unsurundan biri, meşhur 6) Hadis im am larından biri 7) O lanak, Sonuna Ye gelince Şamdaki meşhur cam inin adı olur. 8) Tersi ekmek yapılan, okul sıralarının eski şeklinin adı 9) T rabzon ilinin bir ilçesi 10) Hayıflanma edatı, yalan yere yapılırsa büyük günahtır. kendi hanelerinin içerisidir. Bir hadisi şerifte Peygam berimiz Efendimiz buyuruyor - lar ki: Bülûğa ermiş kız ve k a - dınların nam azlarının en faziletlisi evlerinin içinde kıldıkları nam azlardır. Kadın - larm nam azları ilç hanelerini nurlandırm aları kendileri için pek büyük bir şereftir. Nitekim yine bir Hadisi şe - rifte Peygam berimiz Efendimiz şöyle buyurm aktadır: ikam et ettiğiniz hanelerini - zi, nam az ile, K ur an-ı Kerim okum akla nurlandırınız. Fuat Ziya Hoca ' -, Köylü MAK ARINASI T C R E U Z E R DOLMA KALEM VE B1ROLARI ÇARŞIMIZIN EN IYI VE EN SAĞLAM KALEMLERİDİR. AYRICA, KALIN VE İNCE KEÇELİ KALEMLERİMİZ D E ÇARŞIDA BULUNANLARIN EN ÜSTÜNÜDÜR. KREUZER ucuzdur Sağlamdır ve güzeldir...»! Ş ' m m n Kıbrıs Genel Acenti: M. KEMAL DENİZ TAZE KÖYLÜ MAKARNAM IZ ÇIKMIŞTIR. BOL VİTAMİNLİ VE LEZZETLİDİR. İSTEDİĞİNİZ KADAR YİYEBİLİRSİNİZ. ŞİŞMANLIK YAPM AZ, ŞİFALIDIR. Güneş Makarna Fabrikası *öak»h ah a)«(b B B B B B B aaaaaa»ö İ Eyyüb Kardeşler Ticarethanesi 21, İstiklâl Caddesi - Mağusa Her çeşit elektrik eşyası Buz dolabı Gaz Ocağı Çamaşır Makinesi Radyo Televizyon cihazları... Çarşıda en ehven fiyatlarla müşterilerinin hizmetine hazırdır.» H» B»» H B B a B a B a B B B B a a B a a B a B a B B B B a B B B a a a a a a a B B B

4 SAYFA: 4 CUMA, 14 MAYIS 1971 TARİHDEN SEÇMELER BÎR TERKİBİN KIYMETİ Aşağıda iktibas ettiğimi/ yazı Nihat S. Banarlı tarafından yazılmış ve İmanı Hatip Okullarının çıkardığı TOHUM dergisinin Temmuz 1965 tarihli ve 22 sayılı nüshasında yayınlanmıştı. Bu sütunlara dercettiğimiz tarihi mevzuların derli toplu bir değerlendirmesi mahiyetinde olduğu için okuyucularımıza takdim ediyoruz. Bir Anadolu bölgesinde, şehrin uyanık gençleriyle konuşuyorduk. Bana Biz m a liyetimize mi yoksa dinin ize mi bağlanmalıyız? diye sor - dular. Yurdumuzda bu suâlin sorulmasını gerektiren sebep - ler, sağ mı, sol mu dâva - smdan daha köklüydü. V a tanın birçok bölgelerinde sola kaymak şöyle dursun, hâlâ millî duygulardan bile zarar göreceğine inananlar vardı. Mesele, bu konu etrafın - daki tartışmalardan doğu - yor; sağda aşırılık gibi lü - zumsuz hattâ zararlı bir k> - vâm alıyordu. Kendilerine dedim ki: Bizim milliyetimizi dînimizden ve dînimizi milliyetimizden ayrı düşünmek yanlıştır. Bilhassa Anadolu nun fethi târihinden bu yana, Anadolu ve Balkanlar Türkiyesinde yaşanılan gazâ, zafer ve yerleşme asırları Türklükle müslümanlığı öylesine kaynaştırmış, bizim millet mimarimizi o kadar müslümanlık harcıyla yoğurmuştur ki, bu yapı, siyle değil, kendi vicdan dûndan yapılmış bir mâbed gibi yekpâreleşmiştir. Türkiye Türklüğü, Türk kaniyle İslâm îmânının bir - leşmesinden meydana gelmiş, üstün ve mütekâmil bir terkiptir. Bu terkibi bilmeğe ve an - lamaya mecburuz. Bunun ı- çin de şu noktaları düşün - memiz kâfi gelir: a) Türk milleti. İslâm dînini, başkalarının zorlama - siyle değil, kendi vicdan dün yasma üstün cevap veren bir din olduğu için kabu! etmiştir. Türklerin, kısa za - m anda bütün İslâm âlemine hâkim devletler ve medeni - yetler kurmaları da yalnız kılıç zoruyle değil, müslümanlığın kalkındırıcı kudretini Türk gücü ve Türk idrâkiyle birleştirmelerindendir. Esa - sen büyük kafalar tarafından idâre edilmiyen kılıç çabuk körlenir. Türk milletinin fethettiği her toprağı, İslâm î - mânı uğrunda şehid olan a- talarla vatanlaştırması da bu dîne hattâ islâmiyetten evvel bağlı bulunmasındandır: Bir şâirimizin: Kaalû Belâ'dan önce de hep müslümandılar mısraıyle ifâde ettiği gibi, Türkler islâmiyeti kabul etmeden önce de islâm înıa - nına yakın inanışta, İslâm ahlâkına uygun ahlâkta idi - ler. Eski Türk inanışındaki Allah kavramı, cennet ve cehennem anlayışları, bir ik - lîm ve coğrafya farkıyle, İslâm îmanının Allah, cennet ve cehennem anlayışına çok benzer. Fakat Türklere müslümanlığı sevdiren en mühim faktörler, İslâm ın ahlâkı, a- dâleti ve büyük mâneviyatı - dır ki, Türkler bütün târihleri boyunca böyle bir mâne - viyâta hazır bulunuyorlardı. b) Milletimizin tarihte ve coğrafyada yaptığı en güzel iş, hiç şüphesiz, bugünkü Türkiye topraklarını fethe - derek, burada yerleşmesi, burada milliyeti, sanatı ve bütün kudretleriyle kökleşe - rek, bize dünya ölçüsünde kıymetli bir vatan bırakmasıdır. Fakat, Anadolu ve Balkanlar coğrafyasının bir Türk vatanı oluşunda İslâmlığın hizmeti, Türklüğün kudreti ölçüsünde büyüktür. Çünkü Türkler, islâmiyetten önce de bu vatana sahip ol - mak istemişlerdir. Oğuz Kağan Destanı nm Daha de - niz, daha ırmak istiyoruz! Gök kubbesi bize çadır, güneş de bayrak olsun! mis - ralarında ilk ifadesini gördüğümüz ve T ürk ün kızıl el - nıa'sı bildiğimiz idealin he - defi, bugünkü Türkiye top - raklarıydı. Fakat Türkler, Karadeniz in şimâlinden akarak, defalarca İstanbul a yaklaştıkları halde, islâmi - yetten önce bu vatana sâhip olamamışlardır. İstanbul'u almak için yalnız ıııüslünıan olmak da kâfi gelmemiştir. Hazret-i Muhammed tarafından m üjdelenen Istanbul fethi için,, daha islânıın ilk ve en kuvvetli asrında, müslüman A rap orduları, İstanbul u amansız bir kuşatmaya tâbi tutmuş fakat alamamıştır. Bu, çok dikkate değer bir noktadır. Bu demektir ki, kader, Türk mil - leti müslüman olsun ve Türk kaniyle islâm îmanının birleşmesinden doğacak büyük kudretle gelsin, bu toprakların sâhipliğini alsın diye beklemiş ve bu büyük hâdise, biliyorsunuz ki aynen böyle olmuştur. c) islâmiyetten önce Türk milletinin şüphesiz büyük târihi ler, Süleym aniye'ler, m edre vardır. Fakat coğrafya selerimiz; olgun ve samimî üzerine medeniyyet âbideleri ölüm felsefemizin birer âhi - mâbedler, heykeller, şehir ret bahçesi halinde süslediği mîmârisi kalıntıları, kısaca, m ezarlıklarım ızla vücuda gelen toprak altına kök salarak ölüm şehirlerim i: Mev- toprak üstünde yükselen taştan lâna lar, Yunus lar, Fuzulî anıtlar bırakacak bir ta ler Bâki ler, N edim ler ve rihi olmamıştır, islâmiyetten önceki yazılı Türk edebiyatı Galip D ede ler hâlinde asırlarımızı dolduran dehâlarını; da Türk tarihinin büyüklü - ğüyle ölçülecek genişlikte değildir. larımız; Bütün eserlerimiz, Buna mukabil Türkler, müslümanlıkla birleşmekten doğan kudretleriyle fethet - tikleri geniş coğrafya üzerinde ve bilhassa Türkiyemizde, vatan topraklarını, boydan boya, üstün mimârî âbideleriyle süslemeğe muvaffak olmuş, yeni vatanlarının taşlarını bile Türkleştirerek A nadolu ve Balkanlar coğrafyasında dîni olduğu ölçüde büyük bir millî medeniyet mî - mârisi vücuda getirmişlerdir. Ancak, Türk milleti, müslümanlığı gördüğü gibi alm a mış, aldığı gibi bırakmamış, onun ruhunu kavramış; o - nunla yükselmenin sırlarını bulmuştur. M îmârîde, mûsikîde, edebiyatta, şehir de korlarında, hayat ve ölüm felsefesinde m üslüm anlığı o- nun kadar m illileştirmiş bir başka millet yoktur. Bilhassa islâm tasavvufunun, A n a d o lu ve B alkanlar Türkiye sin - de bir felsefe olm aktan sıyrılarak, milletçe yaşanılan bir îm an haline gelmesi; ordu - larımızın zaferinde millî M ehter mûsikîm iz kadar ta - savvuf terbiyesinin de bü - yük vazife görmesi; Türkün, bütün ordusu ve halkıyle islâmın bu hür, inkılâpçı ve medeniyet yapıcı heyecânı etrafında birleşmesi, T ürki ye tarihinin bilinen gerçek - leri arasındadır. Taşa, târihi çadır çizgile - rimizi işliyen, büyük, Selçuk m îm ârisi; mûsikîsi, sem â ı edebiyatı; kıyafet, nezâket ve dekorasyonları; büyük bir halk ve ordu felsefesi halin - de gelişen Bektâşiliğin geniş insanlık terbiyesi; şehirleri - mizi narin m inâreler ve ulu kubbelerle heybetlendiren Osmanlı m îm ârisi; Selimiye zekâ ve tecrübe cereyanı h a linde akıp giden halk fıkralarımız; B ütün eserlerimiz, halkımız ve askerimiz, birer birer görünen anlı şanlı cedlerimiz ; Câmilerimizi Tek - bîr lerle dolduran, orduları - miza 2 saatte Mohaç gibi savaşlar kazandıran dînî ve askerî musikimiz; bü - tün bunlar ve daha sayılamıyacak kadar çok, büyük eserlerimiz ve hâtıralarım ız, hep Türk kaniyle islâm im ânının birleştiği asırlarda kazanıl - mış millî ve m edenî zaferle - rimizdir. D enilebilir ki, İslâmiyet, aradığı insanlığı, ancak veya en çok T ürk milletinde bul - m uş ve ancak Türklükle birleştikten sonra daha cihan kaplayan bir din ve medeniyet olm a talihine ulaşmış - tır. ç) Y eni bir vatanda yeni bir îm anla yükseldiğimiz a- sırları ve bu asırlardaki faziletlerim izi unutm ak, hele bunu unutturm ak istiyenlere göz yum m ak bizi çok yanıltıyor. H er mevzuda, bugün bayrağım ız altında yaşıyan vatandan daha eskiye dön - mek olmaz. Y ine her mevzuda bizi bütünliyen faziletlerden yalnız bir tânesine saplanıp kalm ak da olmaz. Biz, m illet olarak bir takım kan. îm an, târih ve coğraf - ya unsurlarının birleşmesiyle yükselmiş bu topraklarda onunla kökleşmişiz. Şimdi, bunları parçalıyamayız. Böyle bir terkibi bozmak, suyu oksijen ve idrojenden ayır - m ak gibi, bu aziz terkibi başkalaştırır, bozar ve hattâ yıkar. E sâsen bizi çeşitli parçalara bölm ek için, dînimiz, dilim iz ve m illî ideolojilerimiz üzerindeki baltalayıcı çalışm alar pek âşikârdır. işte bu sebeplerle, biz dinimize mi, yoksa milliyeti - mize mi bağlanalım diye düşünerek, çok iyi hazır - lanm ış bir ikiliğe'yuvarlan - m aktan korkunuz. Çünkü Türkiye tarihinde ve Türki - ye coğrafyasında kader, bu ikisini azîz bir potada birleştirmiştir. Biz bu terkîbi bozamayız. Bozarsak kendi - miz olmaktan ayrılırız. Bi - zim yapacağımız iş, şu son asırlarda karşımıza yeni ve üstün kuvvetlerle çıkan bü 1 yük B atı medeniyetindi? ınüsluman Türk milleti ola r rak yükselmenin sırlarını bulmak, yeni medeniyette yine kendimiz olarak yükselebilm ektir. Nihat Sami BANARLI SAV AŞ Basımevi DÜĞÜN NİŞA N DOĞUM GÜNÜ d a v e t i y e l e r i SAVAŞ BASİM EVI NDE Titizlikle ve en güzel şekilde hazırlanır. Beliğpaşa Sok. 1* Tel: Lefkoşa

5 CUMA, 14 MAYIS 1971 SAYFA: 5 Kendini Bilmez Namazsıza İthaf Haddini bilmez herif, Dinin yolundan çekil, Hakdan niyaz bilirsen, H akka hürm etle eğil, Edep edin, ibretle etrafını görerek, Muasır m edeniyet, sen gibi dinsiz değil. Hakka karşı gelir m i Allaha niyaz eden, inkâr ile, namazı beş vakit kılmam diyen, Sen dini reddederken A y a gitm eklik içün, Yola dini ayinle çıkıyor aya giden. tnsan ol da karışma hiç kimsenin dinine Fitne fesad çıkarıp mağlûp olma kinine, Başkasına çığırtkan olmayı terk ederek Haddini bil de çekil, kuyruk kısıp inine. Hitap ile kendine, çevrene şöyle bakın Ehli dinden ar ediip, edep halini takın, M edenilik değildir inançlara hakaret Denı olup saldırma bir daha dine sakın, Neden şahsa kızarak dine hücum etmeli Yüze maske takarak, pervasızca gitmeli, Sahtekârlık etmeyip, m ertçe hareket ile İnsan herşeyden evvel utanmayı bilmeli Bilmezsin misâlinde M evlâna dediğini O da namaz kılardı, bil hata ettiğini Hesaplı hareketle, bin düşünüp bir yaz da Herze kusup çıkarma, akşam dan yediğini M ü m in isen namazı hem niyaz bileceksin, Beş vakti kılmaklığa hak emri diyeceksin Bunu inkâr edersen, ne camide yerin var Ne de kilsede, bilm em nereye gideceksin Kılmadığın namazdır, kişiyi insan eden Ancak Allahı anar, H akkın yolundan giden Herşeyden mahrum olur, H akka karşı gelenler Eğer cehlin marıi se, vardır bunları bilen Namaz kılm aktır ancak imanla küfrü bölen Na/nazı kılınmağa, cam iye gelir ölen insafla tetkik edip dini bir tüm bilmeli Basiretsiz kişidir, dini şahısta gören istersen, seni kimse m ü m in diye bilmesin, Hor gördüğün namazcı, tabutuna girmesin, tnsan isen ölm eden, vasiyetle ilân et! Dirin gibi leşin de, camilere gelmesin Kin ve infial ile namaza hücum neden? Dünyaya hükm ederken, namaz kılardı deden Muasır dediklerin, kölesi idi onun Sözlerin hakarettir, ecdada irkilm eden Deden kalksa utanır torununa bakmaktan. Pişmanlık duyar sana, İslâm ismi takm aktan Ruhuna azap veren sözlerine karşılık Kıskanır tükrüğünü, suratına atm aktan Sözlerinden bellidir tanıman M illetini, Nasıl kabul edersin bu gaflet zilletini Yeni değil, eskidir, bu kötü niyetlilik Hemen tedavi ettir, gerilik illetini. Bir ders olsun sözlerim haddini bilmezlere Vicdanına danışıp hareket etmezlere Midesile bağlanıp, batıl dava peşine H akikati kör olup gözleri görmezlere Muhtaç değil bu millet, senin gibi delile Bu olsun aramızda tanışmaya vesile Adını sormaklığa, etm em asla tenezzül Nesin bilmek istem em, ey hilkati rezile! NIDAÎ KOMÜNİZM VE DİN (Sayı 6'dan devam) (5) Komünizm ile din a - rasm da ideolojik bir zıddiyet mevcuttur. Komünist felse - fesi dialektik (mantıkçı) maddeciliktir. Kari M arks bu felsefesini, Hegel in dialektiği ile Feuerbach ın m addeciliğini mezcederek vazetmiştir. Dialektik, birisinin muarızını hitabet ve d e m a goji sanatı ile ikna etmesi - dir. Komünistler m addecidirler. K âinatın hareket h a lin de bir maddeden başka bir şey olmadığını iddia ederler. Komünist maddeciliği A l - man filozofu Feuerbach ın temel prensibi olan tnsan ne yerse odur; biz hareket halinde bir maddeden başka birşey değiliz esasına da - yanm aktadır. Dünyada herşey, düşünce dahil (ki mad - denin en yüksek şeklidir), maddeden doğmuştur. Bu konuda Stalin (Leninizm Problemleri) adlı kitabında Marksist maddecilik görüş - lerini şöyle açıklamıştır: Yunan filozofu Heraklius - un (ölümü M.Ö. 500) dediği gibi Kâinat bir bütündür. A l lah veya başka herhangi birisi tarafından halkolunm a - mıştır. Belirli kanunlara gö - re alevlenmiş ve yine aynı kanunlara göre sönmüş olan bir ateş yığınıdır, veya ilânihaye öyle kalacaktır! Komünistler K âinat kanunu fikrini kabul etmekle be - raber, onu başlatan ve idare etmekte olan İlâhî kudretten asla söz etmezler! Maddeci - lik felsefesi şimdi iflâs etmiş ve modası geçmiştir. 20. yüzyıl felsefecileri ile fizikçileri tarafından getirilen teo - riler m adde yi gerekli bir unsur olarak kabul etmiyor. B unlara göre, m adde enerjinin bir tezahürüdür. Komünist ülkelerde, maddeyi reddeden (Einstein ve Quan - tum) teorilerini kabul eden âlyimler Burjuva fantazisi ile suçlanm aktadır. Din A l lah ı, kâinatın yaratıcısı ve bütün enerjilerin kaynağı o- lan Kadır-ı m utlak diye tanıtıyor. Buna karşı Lenin de Dine karşı savaş, m ad - decilikle Marksizmin A BC - sidir demiştir. Böylece Din ile Komünizm tubaıı taba - na zıt olmuştur. Onlar ateş le su gibidir. Komünizmin dine muhalefeti ideolojik bir çaresizliktir. (6) Komünistlerin, eşitlik, sosyal adalet, dünya inkılâbı, proletarya diktatörlüğü gibi sloganlarla Emperyalist dev - letlerini kurarken dinle karşı karşıya gelmeleri tabiîdir. Zira bütün dinler bir toplumun fertleri arasında sosyal adalet ile karşılıklı yardım Islamic R eview den çeviren: Sabrı KONUR - Ankara öğretirler. Incil: Dikkat et ki senin gözün fakir kardeşine karşı hor bakm asın ve birşey vermesin ki o L ord a (Allah) senin hakkında beddua etmesin ve böylece gü - nahkâr olmayasın! diyor. Keza...aşar vergisini ta - marnladığında, senin öşürlerin üçüncü yıl çoğalır ve sen bu öşür yılında yoksula, m i safire, yetime ve dula verdiğinde sen de kapılarını doldurup huzur içinde yiyebi - lirsin... diye öğütlüyor. İslâm da ise yoksula y a r dım ibadetin ayrılmaz bir parçasıdır. Islâm ın beş şartından birisi Z ekât tır ki insanın gelirinin kırkta birini sosyal yardım için vermesi demektir. Zekât, zenginin servetinde fakirin hissesi ol - duğunun tanınması demek - tir. Islâm böylece m uhtaçlara yardımı bir mükellefiyet haline koymuştur. Tarihin muhtelif safhalarında zekâtı uygulayan müslüman milletler ülkelerinden fakirliği kaldırdıkları gibi fakirin zengi - ne karşı nefretini de önle - mislerdir. Islâm da zekât, bir îman nişanesidir. Gerek K ur an-ı Kerimde ve gerekse H adis te fakirliği yokedecek sosyal yardımı düzenliyen ahkâm vardır. Islâmda fakire yardım bir I- lâhî emirdir ve insanın Allah yolunda servetinden sarfet - mesi asîl bir hareket ola - rak vasıflandırılmıştır. K ur - an-ı Kerimden aşağıdaki a- yetler, insanların cimri olm a masını, yardımlaşmalarını ve bunu diğergâmlıkla (başka - larını düşünerek) yapm alarını âmirdir. Servetinizden Allah yo - lunda ihsanda bulununuz, kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız. Allah iyi - lik edenleri sever. (2:195) Kendilerine ihsan ettiklerimizden A llah yolunda h arcayanlar için sonsuz kazançlar vardır. Allah onları mü - kâfatlandıracak ve üzerleri - ne rahm et yağdıracaktır. Aşağıdaki Hadis-i Şerifte  M İ N L E R G ördük sofamızda kutlu Tâcüddîn i; G ördük, tanıdık Ayaşlı Biinyâm in i... Besbelli, bizimkiler kanadsız, Tanrı m ; Varsın sana -bâri- onların âm in i! SERBEST sosyal yardım ın bir âmme hizmeti olduğunu belirtiyor. Allahın sınırlarına riayet e- denlerle onları aşanlar bir gemideki yolculara benzer - ler, ki zar atarak geminin ya üst kısmına veya am barına yerleşmişlerdir. A m barda o- lanlar susayınca yukarıdaki - lerden kendilerine su verm e lerini isterler ve derler ki: Geminin altına bir delik a- çarsak istediğimiz kadar su alabiliriz ve sizi rahatsız etmeyiz. Eğer su vermeyip onların gemiye delik açmasına sebep olursanız gemidekilerin hepsi boğulacak. O nlara yardım edip su verirseniz hepsi de kurtulacak. Komünizm, su almak için gemiyi delmekten çekinmi - yenlerin kurduğu bir sistem olduğuna göre, dinin ve bilhassa Islâm ın müthiş düş - manidir. Z ira Islâm karşılıklı yardımı, sevgiyi ve birliği ibadetin esas prensibi olarak bildirmiştir. Sovyetler Birliğinde Dînî Tolerans Devresi ve Sonuçları ikinci Dünya savaşının kritik günlerinde Sovyet L i derleri, halkın moralini yükseltmek ve savaş güçlerini artırm ak için dine karşı d a ha toleranslı (müsamahalı) bir davranış kabul etmişler - di. Aynı zam anda bu politi - kanın arkasında dünyaya ve bahusus müttefikleri Anglo - Saksonlara memlekette din hürriyeti bulunduğunu gös - term ek propagandası da vardı. H arb sonrası Sovyetler Birliğinde, yeni kurulan A f rika - A sya devletleri ile müslüman ülkelerinde Sovyet propagandasını daha etkili olarak yapabilm ek m aksa - dıyle, bir süre daha dînî tolerans devam ettirilmiştir. Sovyetler Birliğine davet edilen delegeler ve heyetlere din hürriyeti mevcut olduğunu isbat için gayretler sarfedildi. Radyoda dînî prog - ram lar tertiplenerek din a - dam ları konuşturuldu. Bu din serbestisi halk arasında gö - rülmemiş umumî bir sevinç uyandırmıştı. (Devamı var) İ K R A M Yanmışlara, ey mâvilerin m âvisi gök. Dök mâvini, dök ınâvini, dök mâvini, dök! Renginle yıkansın -yine- içler, dışlar; Kansın -yine- ikrâınına yaprak, dal, kök! Arif Nihat ASYA

6 SAYFA: 6 CUMA, 14 MAYIS 1971 HABERLERE Mebuslara Maşallah G eçen sayımızda, orta dereceli okullarım ızın da tekrar olarak M evlid Kandili m ünasebetiyle tatil edileceklerini m em nuniyetle kaydetmiştik. Babaları ile gelen bir iki kişiden maada umumiyetle talebeler kandil gecesini cam i veya mescidlere uğramadan geçirdiler. Bunun da böyle olacağını ve aslında bu ilgisizlikten talebelerin değil başka ve yaşça daha büyüklerin m es ul olduğuna yine geçen sayımızda temas etmiştik. Fakat hiç temas etmediğimiz ve tahmin de e - demediğim iz başka bir hu - sus oldu ki doğrusu pes dedik. Bütün resmi daireler, ilk ve orta dereceli okullar, ta - til yaparken mebuslarımız yine m ecliste toplantı h a linde yasamakla (kelimenin sıhhatine garanti veremeyiz. Türk Dil Kurumundan sor - malı!) meşguldular. insanın bir maşallah değil kırk bir buçuk maşallah çekm esi gerekir. Böyle tatil dem eden bir evvelki Cumayı bir sonraki Cumaya katarak çalı - şan mebuslarımızı gördük - ten sonra insanın yüreği rahatlar. Bir de ahali m ebus - lara verilen yüz yirm i beş lira aylığın fazla olduğundan dem vurur. Bu mealde bir m ebusumuzla konuşurken o bize "Kardeşim, dedi, Biz işimizin çokluğundan ötürü M evlid günü toplan - m adik ki. Sen nemize ma - şallah çekiyorsun. Biz, bir evvelki toplantımızda mutad veçhile bu Cuma da toplan - mayı kararlaştırdık. Fakat bu günün M evlid olduğu kimsem izin de aklından geçmedi. Ve kimse de bize hatırlatmadı, tik toplantı - m ızda Ezan-ı M uhammed i- şitilince bizi sükûta davet e- den Meclis Başkam m ız dahi ikazda bulunmadı. Yoksa hem öyle bir tatil yapardık ki sorma!..." tşte o zaman biz maşallah çekm eyi bırakıp pes dem e ye başladık. Mesuliyet Hissi Diğer sayfalarımızda İngiliz Kültür M erkezinde bir Ingiliz Piskobos tarafından Kur'anı Kerim üzerine yapılan bir konuşmadan ve ko nuşmayı izleyenler arasında M evlid M esajından daha heniiz M üftü V ekili olduğunu öğrendiğimiz Sayın M ustafa R ifat ın da bulundu - ğundan bahsetmiştik. Din işleri ile görevli şa - hısların fslâm iyetle ilgili faaliyetleri izlemesi hakikaten iyi bir teşebbüs. Tem ennim iz ilerde bu gibi izlemelerin daha da etkili ve mesuliyetli bir şekilde yapılmasıdır. Bilhassa tslâm dini, her veçhesiyle dökümanlaşmış, fıkıh, icma, hadis gibi ilimlerle sınırları tesbit edilmiş bir inanç sistemi, bir yaşa - yış düzenidir. Yabancı kişi - ler İslâmiyet üzerinde yap - tıkları konuşmalarda katıtlı olarak veya olmasa dahi yanlışlıkla veya bilmeden tslâmiyette olmayan hususları var diye gösterebilirler. Bu gibi durumları nazikâne düzeltm ek hazır bulunan her M üslümanın borcudur. Hele hazır bulunan kişi beldesinin en otoriter din adamı (m e selâ M üftü Vekili) ise. Bahis edilen toplantıda böyle bir iki husus zuhur etti. Konuşmacı bir cüm lesinde Kur an-ı Kerimin tnsa - niyet yönünü Peygamberi - a««jc a n l a y a n a Bir arslan, bir tilki ve bir de ayı her nasılsa arkadaş olmuşlar. Tilki iki arkadaşına demiş ki: Madem bövle arkadaş oluverdik hep beraber ava çıkıp avlanalım. Zaten karnımız pek acıktı Bu fikri beğenen diğer iki arkadaşı ile beraber avlan. maya çıkmışlar ve neticede bir inek, bir keçi ve bir de tavşan tutup, yüksekçe bir tepenin başında kon a k l a ı ı ı ı s l a r. Avlanan hayvanların yambaşında duran arslan dönüp, ayıdan, avlan kendilerine paylaştırmasını istemiş. Avı da bunun üzerine, Padişahım, i- nek senin olsun, keçiyi de ben alırım, tilki arkadaşımız da tavşanla iktifa eder demiş. Ayı bunu der demez, arslan bir pençede ayıyı yere serip ikiye a- yırmış ve bir ağaca asmış. Bu sefer de tilkiye dönen arslan ondan da aynı şeyi istemiş. Bunun üzerine tilki kuyruğunu iki bacağının arasına sıkıştırarak Padişahım demiş, paylaştırmak benim haddime mi düştü. Hepsi de sizin olsun, ineği sabahleyin yersiniz, keçiyi de öğlene bırakır, tavşanı ise akşamleyin afiyetle kemi rirsiniz. Bunun üzerine kurnaz kurnaz tilkiye bakan arslan demiş ki: Ey tilki, eğer ayıdan sen ibret almamış olsaydın, çok ayılar senden ibret alacaktı. TOPAL TERZİ llllllll IIIIII MM m... IIIIIIIIIİIIIIIHMHIIIIUIHIIİII İ M M m izin doğm adan yetim kalmasına bağlamak suretiyle bu M ukaddes Kitabın A lla - hü zül Celâl tarafından de - ğil de Peygamberimiz tara - fından yazıldığı hissini u - yandırır gibi oldu. M üftü Vekilim izin bu toplantıda resmi yoksa şahsi hüviyetiyle bulunup bulun - madiğim kestirem edik, çün - kü kendisini gözlerimiz hep m edeni kıyafetle görm eye a- lışmıştır. Fakat Islâm iyette resmi veya şahsi m esuliyet diye bir ayırım yapdm adığı için konuşmacıyı nazikâne i- kaz etm esini bekledik. Zaten İslâm î adaba göre daha yaşlı ve bilgili birisi dururken az bilgililerin söz etmesi doğru görülm ez. Müftü Vekilinin hazır olduğu bir mecliste de İslâmiyet hakkında ondan daha fazla bilgili birisinin olması, yoksa bile konuşm ak mecburiyetinde kalması dengenin bozulduğuna işarettir. Böyle bir aydınlatm a ve uyarmanın gelmediği görülünce Kıbrıs Türk Islâm C em iyeti üyelerinden hazır?xzzznazzzzzzzzzzzzzzzz)caxooo!xz2.tzzxiabsczz!?3zxzzzrjncrzzzzxzzzxzzz3 o o a zzza z3 ^& ccccaxzz2j3sxcoc- D f c f â u c e h o o b j e c f j MILADY DÜNYA PİYASASINA HÜKM EDEN Ş E K E R L E M E Şimdi 7 Libralık naylon paketler içerisinde daima taze olarak satılmaktadır. Misafirlerinize daima MILADY Çikolata, Tofi ve çeşitli şekerlemelerinden ikram ediniz. toffees reach you anywhere in the world in perfect condition because each piece is individually wrapped and packed in 51b decorated tins or polythene bags. M A N U FA C TU R ED BY W A LLER t H A R T LEY I T O, B LA C K P O O L, EN G L A N D. HER YERDE VE HER ZAM AN MILADY İSTEYİNİZ Genel A cent ve Tevziatçıları: HÜSEYİN İRFAN (HALEFLERİ) Müftü Hilmi Efendi Sokak No. 2 Tel: Lefkoşa i İngilizce olarak İslâmiyet»izah eden bu kitabın sayılan î tükenmek üzeredir. Cemiyet temsilciliklerimiz vasıtasivle tedarik edilebilir. Satış Fiatı: 150 mil.

7 CUMA, 14 MAYIS 1971 SAYFA: 7 olan bir arkadaşımız gereken ikazda bulundu ve neticede bu hususun da açıklanması sağlandı. Bu hadise bizleri derin derin düşünmeye şevketti. Ortada mukayese edilmek üzere enteresan hususların biraraya geldiği böyle bir meclis pek ender bulunur. Meselâ Hristiyan Dünyası - nın İngiltere bir parçasıdır. Ingiliz kilisesinde bir hayli piskopos ve bunların da başında daha büyük bir piskopos bulunur. Kıbrıs M üftü Vekilliği de en azından pisko poslar kadar sorumlu bir mevki sayılır, (tngilizlerde din ile devlet ayrı değildir. Kilisenin başı ve devletin de başı aynı şahıs yani Kırali - çedir. Fakat buna rağmen piskopos veya daha büyük piskopos, bizim burda olduğu gibi dini hiç bir akade - inik veya pratik bilgisi olm a yan 'Vakıflar ve Din İşleri İdare Heyeti gibi bir heyete karşı m e s u I değildir) İşte bu pis - kopuşlardan birisi dini kis - vesiyle değirmi yaka, mor gömlek lslâmiyetin temeli olan Kur aıı-ı Kerim hakkında gayet bilgili ve derin bir, konferans veriyor. Bu zat aynı zamanda Arap dilini İngilizce kadar biliyor. O kadar ki misal olarak verdiği bazı ayeti kerimelerin karşılıklarının tam olarak lngi - lizce kelimelerle verileme - yeceğini söylüyor! (Bizim E- zanı Öz Türkçeleştirme isteyenlerin kulakları çınlamış - tır m uhakkak.) Ve dinleyenler arasında m edeni kisvesiyla burunlu yaka, uzun kıravat, takım kat Kibrisin Müftii Vekili bulunur. Ve aynı kıyafeti giyen altmışı aşkın Ingiliz, Erm eni v.s. - nin arasında konuşmayı dinler ve sonunda hiçbir dit - zeltici harekette bulunmaz. Tabii M üftü Vekilini M üftü Vekili olarak bilmeyen, m evcudiyetinden haberdar ol - maz ama bilenler de Ya İslâm dininin Kıbrıs taki en sorumlu şahsı da orada idi ve birşey dem edi deyip yanlış bir hususu doğru ola - rak kabullenip oradan ayrı - labilirler. Tabii bizim dedi - ğimiz. faraziyeden öteye geçmez ama hakikate çarçabuk geçen böyle bir faraziyeye şahit olduğumuz için uzunca olarak üzerinde duruyoruz. Mağusa İmam Bekliyor Kibrisin en büyük Türk beldelerinden birisi olan Mağusayı bilirsiniz. Lala M ustafa Paşa camii d e hepinizin malûm udur. Caminin içini değilse bile dışını ve ihtiyar cüm bez ağacını görmemiş olamazsınız. İşte bu ulu cami altı aydır rah - m eti rahmana kavuşan imam ının yerine yeni birisinin tayin edilmesini bekliyor. M es ûl makamlara yapılan müteaddit ikazlar semere vermeden cami cemaatı ağır aksak ibadetine devam edi - yor. Vekâleten imamet ya - paıı m üezzin bey de bir kaç aydır boğazından muzdarip olduğu için çoğu zaman ce - maata im amet yapacak gö - revli birisi bulunmuyor. (Gerçi Islâmiyette her m ü - kellef m üslüm an im am et yapabilse dahi son günlerde geçirilen Din İşleri Kural Tasarısı gereğince M üftünün yazdı izni olmadan hiç bir kimse dinî görevde buluna - maz.) Lala Mustafa Paşanın i- mamsızlık problemi münferit bir vak a değildir. Bundan bir sene kadar önce iki iş birden yapılmaz diye öğret - menlik veya memuriyet gö - revlerine ilâveten cami veya ınescidlerde imamet yapan bazı vatandaşlarımız ima - m etten çıkarılmışlardı. Bir taraftan imam yok diye ya - kınan diğer taraftan da o- lanları tasfiye ile meşgul bir. idareye hangi mem lekette rastlanır bilmiyoruz. Bu iş - lemden Lala M ustafa Paşa - nın rahmetli son imamı da mutazarrır olmuş fakat fahrî olarak yine imamet yap - maya devanı etmişti. Şimdi bazı gazetelerde, Yönetimin, öğretmenler arasından gönüllülerin inıamet yapabilecek şekilde yetiştirilmeleri ve ek maaşla köylerde im am et yapmalarının sağlanmasını ta - şarladığını öğreniyoruz. Bu ne biçim baş, bu ne biçim traş diyesi geliyor insanın a- nıa hade ne ise. H üküm etin haline biz âcizlerin aklı er - ınese gerek! Evet, Lala M ustafa Paşa, L efkoşa nın A yasofyasından sonra ikinci büyük camimiz, Mağusa nın Lala M ustafa Paşa Camii Şerifi bu gün imamsızdır. Ram a zan aylarında adamıza ge - lip, bizleri dinî sohbet ve vaazlarıyla şenlendiren Şeyh Nazım A dil efendi, arkasında hafiyelerin gezdirildiği, polis sorgusuna çektirildiği günlerde daima Mağusa da sevgi tezahürleriyle karşıla - nıp camide imamet yapma - sına ve teravih namazlarını kıldırmasına kadirşinas ve ve misafirperver ahalihi ta - rafından teşvik hatta icbar edilmişti. Acaba Şeyh Nazım A dil bu gün adamıza gelse ve Mağusa da imamet yap - maya başlasa m es ul m akam lar hemencecik Lala M uşta - fa Paşa Camiine bir imam tayin etmezler mi?f İm am eksikliğinden bah - sederken m evcut imamların da nasıl tasfiye yönüne gi - dildiğine dokunm ak gerek. Bilhassa Hac farizasını yerine getirmek için ödeneksiz i- zin isteyen bir imam efendiye izin verilmemesi ve bu i- badeti yapmakta İsrar edince kendisinin imametten çıka - rılması çözemediğimiz m u - ammalardan biridir. Din iş - terinde hüküm sürm ekte o - lan bu N lza M sızlığa yakın zamanda son verileceğini tem enni etm ekteyiz. Leymosun Mezarlığı L eym osun un M ezarlık ihtiyacının Yalova mezarlığına ek E vkaf arsalarından bir kısm ının bu işe tahsis edilmesiyle giderildiğini öğren - m iş bulunuyoruz. Sadece Leym osun değil birçok köy ve kasabamız ya mezarsızlıktan veya bakımsızlıktan muztariptir. M ezarsızlık problemine ek olarak mezarlıkların birçok şehir içi yerlerde düzeltilip bazan dinen hiç de m akbul olmayacak şekilde kullanılmaları ayrı bir huzursuzluk kaynağı teşkil etm ektedir. Birçok müslüman m em leketlerinde mezarlara birden fazla ölü gömülmesiyle de - vamlı mezarlık ihtiyacı or - tadan kaldırılmış oluyor. Bir mezara birisi göm üldük - ten belirli bir süre sonra, yine aynı ailenin efradından birisi aynı yere gömülebili - yor. M ekke ve M edine de de bu böyledir. Bu şekilde bir reform hareketine gidildiği takdirde daha hatıraları silinmeyen atalarımızı göm - düğümüz yerlerin üzerinde billardo oynatm ak, hora tepm ek gibi münasebetsizliğe sebebiyet verilmez. Bodaınyalızade H akkı E fendinin A rnavut Camisine nakledilen m ezar taşı. Böyle yerlerden birisi de Leym osun un bu gün Park diye bilinen eski mezarlığı - dır. Cemaata hizm eti geçen şahıslara yapılan hürm etsizliğe bir misal olmak iizere bu Parkın hali gösterilebi - lir. Leynıosunun vaktiyle ileri gelenlerinden Bodamyalızade H akkı efendi kendi kesesinden bir okul binası yaptırıp Leym osun halkına he - diye eylemişti. Bu bina ha - len mevcuttur. A ynı zatın kabrinden sadece mezar taşı kurtarılıp A rnavut Camisine nakledilmiştir. K em ikleri ü - zerinde ise bu günkü P a r kın dans pisti bulunmakta - dır. Cemaata hizm et yap - mak isteyen fertlere ilerde maruz bırakılacakları bir muam ele olarak bunu gösterm ek herhalde akıl kârı de - ğildir. Değildir ama gelin görün ki bu gibi hareketler devamlı olarak tekerrür et - mektedir....m ı...ıııııııııııııııı...ıım ıııııııııım ııı...ııııııııı...m m ıım m ıııııım ıım m ım m m ıııım ıııııiiim m ıım ııııııım m ıım m ıj Kırnı Tavukçuluk İkinci Şubesinde I I GÜNLÜK PİLİÇ GÜNLÜK YUMURTA - GÜNLÜK TAVUK CİĞERİ 1 BUT - GÖGÜS - BOYUN, Üzeri Tarihli ve Kartonlar içerisinde YUMURTALAR I İ Mustafa Hacı Ali I KÖŞKLUÇ1FTLIK M1RATA APARTM ANI ALTI... ııııııııııııııı İllim...m ı m ııııııııı u m u m i m ıııııııııııııı im im m ıııııım ıııııım ım ıım ııııım i

8 SAYFA: 8 CUMA, 14 MAYIS 1971 SENATÖR BEY BU BİR ZİLLETTİR (Birinci sayfadan kalan) bi sırasında Anadoluyu Pon- tus Rum Devleti, Ermenis - tan, lyoniyan Rum devleti, Bizans diye parçalayıp inhi - şarlarına geçirme faaliyetini Tarih kitaplarımız açık seçik yazmaktadır. Düşmanların bu hayallerini hayal aleminde bıraktırm aya muvaffak olan şehitlerimiz mezarlarında kıvranm akta olsalar gerek. Onların kanıyla engellediğini biz, hem de kendi adamlarımız ve param ızla gerçekleştirmeye çabalıyoruz... Haberin birkaç enteresan tara/ı daha vardır. Meselâ Papanın kadınları huzuruna kabul etmediğinin bilinmesi - ne rağmen Kasım Gülek Beyefendi kendisine bahşedilen bu şefefi, eşiyle birlikte paylaşmak istemiş. Ve pay - laşmış da!... Kontenjan Senatörün bu paylaşm a isteği kendisine iletilen Papa maalmemnu - niye demiş! Bu haberi de Senatörümüze ileten proto - kolcü Kardinal, görevi icabı ufak bir hatırlatmayı da kendiliğinden Papanın cüm - leşinin sonuna ekleyivermiş: Hanımefendi uzun kollu, uzun eteklikli bir elbise gi - yecek ve başını da, bir eşarp la örtecek... Gelenek budur.. Bu geleneği hatırlatm ak istedim de... demiş. Ve böylece Kasım Gülek Bey başı, kolu bacağı kapalı hanımıyla beraber Papanın huzuruna çıkmışlar... Tezatın tezatı. Memleketin bir köşesinde başına eşarp takıp okulda ders verdi diye muallime hanımlar işten el çektirilir - ken, senatör eşleri, lâiklik prensibi elden gidiyor diye hiç de kaygulanmadan man - tolanıp eşarplanarak Papa huzuruna çıkıyorlar... Nas - reddin Hoca vârî kişi için - den: Devam edin efendiler, devanı edin, bakalım bu M illeti ne zaman çökertmeye muvaffak olacaksınız... demekten başka birşey ya - pamaz. KUR'ANI METHEDEN İNGİLİZ (Birinci sayfadan kalan) tir. Kur anı Kerimden ayetler vererek Tabiatın İnsanlığın ve Allah mefhumlarının nasıl bir senfoni gibi Kur anda bir araya getirildiklerini izah eden Dr. Cragg Kur an, Fenni araştırma için devamlı bir teşviktir. demiş ve sözlerine (özet olarak) şöyle devam etmiştir: Kur aıu sadece çöl içerisinde geçen ve çölle ilgili bir kitap zannedenler yanılıyorlar. Aslında İslâmiyet, Çöl ile Şehrin gayet titiz bir terkibidir. Kur anda maddi ve ticari hayattan da misaller verilmekte ve bu hususların nasıl tanzim edileceklerine dair mufassal kanunlar vaz edilmektedir. Kureyş kabilesi ticaret ve para işlerinde geniş bilgi ve tecrübeye sa - hip idiler.. Kur anda, bir hakikati daha da dikkatle belirtmek için veya bir hitabı daha da kuvvetlendirmek için tabii hadiselerden birçok misaller ve - rilir. Bu tabiatten verilen misaller derin manalar taşır. Meselâ 51. (Ez-Zariyet) sürenin ilk altı ayeti: O tozutup savurulanlara Arkasından ağır yük taşıyanlara Sonra kolayca akıp gidenlere Sonra işleri e- mir ve bölenlere yemin ol - sun ki: Muhakkak size va d olunanlar bir gerçektir PİSKOBOSU Ve şüphesiz ki hesab vuku bulacaktır. Burada kullanılan kelimelerle zihinde yaşatılmak is - tenen kavramlar gayet derin manalar taşır. Ağır yüklü bulutlar, sırtında yük taşıyan insanlar, karnında yük taşıyan analar gibi. Veya kolayca akıp giden gemiler veya insanlar arasındaki ilişkiler, hayat, dostluk gibi... Tabiat görünüşü ve hadiseleriyle bizim dikkati - mizi üzerine çekip tetkikimizi ister. Bu çağrıya icabet e- dersek cevap olarak bize fen kanunlarını gösterir. Tabiat bize konuşmaz, sadece sorularımızı cevaplandırır. İşte Kur an bu yönüyle insanlan devamlı fenni araştırmaya teşvik eder. Tabiat hadiselerini gösterip insanlara bun lar üzerinde durmalarını, düşünmelerini, bunların nasıl olduklarını araştırmalarını ister. İncil veya Kur'andaki insan kayalara zincirlenmiş bir mahlûk değildir. Daima başı yukarda vakur birisidir. Dikkatin, soruşturmanın, ve A l laha inanmanın meydana getirdiği bir insan. İnsana kıymet veren bir İnsan. Bundan dolayıdır ki bir yazarın da belirttiği gibi Bu dünyayı I- badet kurtaracaktır. Bu de - ıııek değildir ki sadece ve yalnız başına ibadet kurta - racaktır. Bunun manası, A toııı gibi kahredici silâhların ancak dua ve ibadet eden ki- 'silerin elinde olursa salim o- lacağıdur. İşte Kur anın en derin senfonik notası bu husus tur. Konuşm asının sonuna doğru Dr. Cragg neden bu kadar İslâm iyet üzerine e - ğildiğini, ve kendi Hristiyan inançları ile bunu nasıl bağdaştırdığını özetle şöyle izah etti: Bu gün İslâmiyet bir takladır. Bunu deve kuşlan gibi haşııııızı kumlara sokarak görmemezlikten gelebi liriz. Veyahut mevcudiyetini kabul edip aramızda aynı o- lan hususları tesbit eder ve birbirimize daha yakın ol - ıııaya çalışabiliriz. Kski de virlerde birbirimizi yakıp yıktık. Bu kamgaların sebepleri din değil siyasi veya iktisadi hususlar idi. Bu ba kımdaıı fazla doktriner ol maıııak gerek. Meselâ Müslüınanlar Hz. Muhammedin son peygamber ve Islâmiyetin de son mükemmel din şekli olduğuna inanırlar. Biz ise son şeklin Hz. İsa'ya verildiğine inanırız. Fakat Allah Doktrinler için değil. Doktrinler Allaha >armak i- çindir. Bu sebeple birbiri - ıtıize bir yakınlaşmada bulunabiliriz." SADIKOĞLU TEMİZLEME EVİ SAYIN M ÜŞTERİLERİNE KENDİLERİNE DAHA FA Y D A LI OLABİLM EK VE DAHA SERİ HİZMET EDEBİLM EK M AKSADIYLE MEVCUT TESİS VE DÜKKÂNLARINA İLÂVETEN PEK YAKINDA KÖŞKLÜ ÇİFTLİKTEKİ M1RATA APAR TM A N I A LTIN D A DA YENİ BİR ŞUBE AÇACAĞINI M ÜJDELER. KIBRIS TÜRK İSLÂM *m CEMİYETİNE M...Z«\ i A B O N E t ;...,. ü y e o l u n u z j ~ - j

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

Gü ven ce He sa b Mü dü rü Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı 4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ 10. IIF KOU ALATIMLI 2. ÜİTE: ELEKTRİK VE MAYETİZMA 4. Konu MAYETİZMA ETKİLİK ve TET ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 2 Elektrik ve Manyetizma 2. Ünite 4. Konu (Manyetizma) A nın Çözümleri 3. 1. Man ye tik kuv vet ler,

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac UMRE PROGRAMI 1993 yılının sonbaharında Türkiye de Umre ve Hac yapmak isteyenlere daha kaliteli hizmet sunmak maksadıyla dört ortak tarafından, İstanbul'da kurulmuş ve faaliyetine başlamıştır. O yıllarda,

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Afetler ve İlişkilerimiz

Afetler ve İlişkilerimiz Afetler ve İlişkilerimiz DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Sayfa 2 DEPREM, KAYIPLAR VE EŞLER ARASI İLİŞKİLER Sayfa 10 DEPREM, KAYIPLAR VE DOSTLUKLAR Sayfa 14 DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Aşa ğı da ki bil gi ve

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Din İstismarı Üzerine

Din İstismarı Üzerine ARAŞTIRMA VE İNCELEME Din İstismarı Üzerine Prof.Dr. Hüseyin CERTEL a a Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Din Psikolojisi AD, Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Isparta Ge liş Ta ri hi/re

Detaylı

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR?

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? Müslüman olmak. Akıllı olmak. Ergenlik çağına gelmiş olmak. Hür olmak. Nisap miktarı mal yada paraya sahip olmak. Yolcu olmamak. DEVE En az 5 yaşını doldurmuş olmalı.

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker Çetin Öner GÜLİBİK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Çeviren: Aslı Özer Resimleyen: Orhan Peker 26. basım Çetin Öner GÜLİBİK Resimleyen: Orhan Peker cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir. Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk imzalı birkaç belge NİS 272012 Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT İLÇE YER VAİZ ADI/SOYADI VAAZ KONUSU 08.07.2013 Pazartesi Teravih Namazı Konak Hisar Camii Prof. Dr. Ramazan MUSLU Cematle

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

IGMG Gençlik Teşkilatı

IGMG Gençlik Teşkilatı IGMG Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Birimi Okul Çantası Kampanyası Gençlerden gençlere, eğitimle geleceğe... Biz kimiz? IGMG Gençlik Teşkilatı (GT), Müslüman gençlerin islami bir kimlik ve toplumsal

Detaylı

Mehmet MARANGOZ C.vaiz Yunusemre C. T.Ö. Fatih YILMAZ C.vaiz 50. Yıl C. T.Ö. İsmail GÜVEN Vaiz Koca C. Ö.Ö. 2

Mehmet MARANGOZ C.vaiz Yunusemre C. T.Ö. Fatih YILMAZ C.vaiz 50. Yıl C. T.Ö. İsmail GÜVEN Vaiz Koca C. Ö.Ö. 2 NAZİLLİ MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI RAMAZAN AYI MERKEZVE DIŞ MAHALLE VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI V A A Z E D E N İ N ADI SOYADI ÜNVANI YERİ VAKTİ TARİHİ GÜNÜ KONUSU Mehmet SAVAN Vaiz Beşeylül C. T.Ö. 1 İsmail GÜVEN

Detaylı

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır.

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır. ASRIN ÜÇ HASTALIĞI *1789 Fransız ihtilali kebiri batıdaki Katolikliğin katılığını kırmak ve özgürlüklere kapı açarak dünyayı değiştirmekle beraber,geriye ırkçılık gibi eskilerin seretan dediği bir kanser

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

İLKADIM İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI EYLEM PLANI

İLKADIM İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI EYLEM PLANI İLKADIM İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 04 YILI EYLEM PLANI DİN HİZMETLERİ ALANINDA PLANLANAN EYLEMLER NO PLANLANAN EYLEM AÇIKLAMA BAŞLAMA BİTİŞ Din görevlileri tarafından vatandaşlar için Camilerde Kur an Öğretimi Kursları

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI YECDER KiTAPLARI ı YECDER l.ulusal DIN GüREVLILERI \J SEMPOZYUMU TEBLIGLERI (22 Mayıs 2010) V. BÖLÜM 1- YAYGIN VE ÖRGÜN DİN EGİTİMİNDE CAMi MODELİ Kurban EREZ- İmam Hatip 1 İstanbul Giriş İslam, İnsanlığın

Detaylı

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK 13 298 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE

Detaylı

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır.

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Lise 2. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Video Ders Anlatımları Oruç Hac ve Zekat Video Ders Anlatımı 2.2. Oruç İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; 1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu

Detaylı

Müslüman Hıristiyan İlişkilerinin İnanç Boyutu

Müslüman Hıristiyan İlişkilerinin İnanç Boyutu Müslüman Hıristiyan İlişkilerinin İnanç Boyutu Doç.Dr. isa YÜCEER a a Yüzüncü Yıl Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, VAN Ya zış ma Ad re si/cor res pon den ce: Doç.Dr. İsa YÜCEER Yüzüncü Yıl

Detaylı

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 İçindekiler Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 Amacımız... 15 Peygamberimiz in Muhteşem Zarafeti... 17 Ramazan da Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi... 19 Evladınızı Böyle Yetiştiriniz!... 22 Çifte Kültür...24 Arslanm

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif.

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. AHMETLER KÖYÜ SOY AĞACI Hazırlayan: Ali Varol GİRİŞ Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. Peygamberimizin bu sözünü düşününce ne gelir aklımıza?

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek amacıyla dini eğitim veren hem mesleğe, hem de yüksek öğrenime

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ BELGELENDİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI YENİ DÜNYANIN YENİ YÖNETİM SİSTEMLERİ TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ 1 TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ 13.03.2014 TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı. Server Dede Sultanahmet Meydanı nda Tapu ve Kadastro Müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın baş kitabede buradan yatan

Detaylı

Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu?

Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu? Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu? l Çünkü Morpa Kampüs te Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları için özel bölüm var. Bu bölümde okul öncesi eğitimi almış

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

berekettir Recep Tayyip Erdoğan Gençlik Parkı nda Ramazan Özel Etkinlikleri ve Mahalle İftarları ile

berekettir Recep Tayyip Erdoğan Gençlik Parkı nda Ramazan Özel Etkinlikleri ve Mahalle İftarları ile GAZİOSMANPAŞA DA BU RAMAZAN ÇOK ÖZEL Recep Tayyip Erdoğan Gençlik Parkı nda Ramazan Özel Etkinlikleri ve Mahalle İftarları ile Ramazan ın coşkusunu, heyecanını ve sevincini birlikte yaşayalım. Ramazan

Detaylı