pleri emekçilerin bildirisi koparacak!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "pleri emekçilerin bildirisi koparacak!"

Transkript

1 ±CMYK Katlediliflinin 35. y l nda iflkencede k z l bir direnifl... Bundan tam 35 y l önce, Proletarya Partisi nin kurucusu ve teorik kuramc s, Türkiye proletaryas n n komünist önderi, brahim Kaypakkaya, faflist diktatörlü ün cellatlar taraf ndan Diyarbak r Zindan nda hunharca katledildi. Sayfa 8 Egemenler söz dalafllar yla halk kendi gerçekli inden uzaklaflt r yor 1 May s ta iflçi s n f na ve yandafllar na karfl gösterilen tahammülsüzlük nedeniyle egemen s n f kliklerinin söz dalafl yeni biçimler alt nda devam ederken ve Tayyip Erdo an ayaküstü Kas mpaflal l na uygun yeni deyimler bulup ortaya saçarken d fl politikada TC, halka ra men büyük oyunlara arac olmay sürdürmektedir.. Sayfa 9 Enternasyonal Filipinler halk n n büyük evlad Crispin Beltran kaybettik! iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin Say : 18 *Y l:1 *30 May s-12 Haziran 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Her gün bir ifl cinayetinin yafland Tuzla da s n f dayan flmas! fl cinayetleri kader de ildir! flçi s n f n n ve Filipinler halk n n büyük kahraman ve büyük enternasyonalist Crispin Beltran Ka Bel, 75 yafl nda aram zdan ayr ld. Evinin çat s n tamir ederken 10 metre yükseklikten düflen Beltran bu talihsiz kazan n ard ndan kald - r ld hastanede kurtulamam fl ve 20 May s ta hayat n kaybetmifltir. Sayfa 10 Desa da direnifl sürüyor 1985 den bu yana Türkiye deki tersanelerde ölen 96 iflçinin 21 i 22 Temmuz 2007 den bu yana Tuzla da katledildi. Tersaneler cehenneminde yaflananlar, s - n f mücadelesinde birçok önemli hususa dikkat çekip dersler sunarak ilerlemektedir. Tafleron-esnek üretim düzenine karfl mücadele ile örgütlenme refleksi ve taktikleri konusunda sendikal alan faaliyetinin aczi ve ihmali bir kez daha gözler önüne serilmifltir. Özellikle Türk- fl ve ço u flube yönetimlerinin patron kulübü hüviyetinde çal flt klar -yeni bir örnekle- somut biçimde görülmüfltür. S n f sendikac l nda iflçi havzalar - n dikkate alan bir perspektifle örgütlenme ve faaliyet yürütmenin gere i, kendi gerçekli ini dayatacak aç kl ktad r. S n f dayan flmas ve devrimci dayan flma diye çokça dillendirilen olgular n, mevki ve grup hesaplar na bo durulmayacak önemde a rl k tafl d - her geçen gün daha fazla hissedilmektedir. Türkiye nin en büyük Deri markalar ndan Desa Deri de iflçilerin mücadelesi patronun, jandarman n ve valili in tüm engellemelerine ra men sürüyor. Sayfa 4 Engellere ra men eylem... pleri emekçilerin bildirisi koparacak! Kad n sorununu sorgulamak sistemi sorgulamakt r! Kad nlar n ilahi mahkumiyeti... Kot pantolon giydi i için, göz süzdü ü, tahrik edici bakt için, tecavüzcüsüne a r tahrik olma indirimi uyguland, tecavüze u rarken korkusundan sesini ç karamayan k z çocu unun tecavüz r zal oldu una kanaat getirildi i bu adalet topraklar nda faflist, eril siyasetin, hukukun ve dilin itinayla korunmas tacize-tecavüze, cinayete giden yolda daha nicelerinin s rt n n s vazlanmas de il midir? Sayfa 12 Ülke emekçi s n flar n n düzene karfl hoflnutsuzlu unun ifadesi olan hareketlenmelerle birlikte, kendi seçmenleri de dahil, halk deste ini giderek yitirmeye bafllayan AKP nin flu süreçteki tek umudu art k emperyalist güçlerdir. Ölümle burun buruna yaflam! Son günlerde meydana gelenlerle birlikte, art k seri cinayete dönüflen ifl cinayetleri, tüm gözleri bir kez daha Tuzla Tersaneleri ne çevirdi. Ancak bas nda pek de inilmese de tersane iflçileri sadece ifl yerlerinde de il, günlük yaflamlar nda da büyük zorluklarla yüz yüze. Özellikle de gurbetçi iflçiler olarak tan mlanan kesim. Büyük ço unlu u, Urfa, Diyarbak r, Bitlis gibi, Kürt illerinden gelen bu iflçiler, a r ve kurals z ifl koflullar - n n yan s ra, kelimenin tam anlam yla insanl k d fl koflullarda yaflamaktalar. Gurbetçi iflçilerin yaflamlar n biraz daha yak ndan görmek için kald klar yere giderek, kendileriyle görüfltük. Sayfa 2 Neredeyse bafl döndürücü bir h zla yaflanan geliflmelerle birlikte, ülke iflçi ve emekçi y nlar n hayati olarak ilgilendiren gündemler habire öteleniyor, gözler istenildi i ve de hedeflendi i biçimiyle, bu suni denebilecek tart flmalara çevriliyor. Gerici egemen s n f klikleri aras ndaki dalafl yeni bir düzeye tafl yan son geliflme, Yarg tay Baflkanlar Kurulu nun (YBK) hükümeti hedef alan aç klamas yla birlikte yafland. Özü laikler ile dinciler aras ndaki çat flma olarak getirilen ve laik kesimi temsil etti i varsay lan, YBK taraf ndan 21 May s ta yay mlanan bildiride, AKP hükümeti Cumhuriyet in temel ilkelerini zedelemek, yarg erki ne karfl sistemli sald r lar yürütmek, kendine yandafl yarg yaratmaya çal flmakla suçlan yor. Sayfa 3 Yaz n gelmesiyle birlikte bir taraftan su sorunu yok aç klamalar na h z veren, di er taraftan köylülere ya mur duas na ç kmay öneren devlet yetkilileri, bu konuyu gündemine alanlar engellemek için de elinden geleni yap yor. Sayfa 5 Çürümüfllük sistemin temelindedir! Hiçbir iflkence hiçbir zor arac ezilenin sömürülenin meflru direnifline k rmaya yetmemifltir, yetmeyecektir. Bu nedenle farkl yollar aranmakta, yöntemler hayata geçirilmektedir. Bu yöntemlerden birisi de kültürel yozlaflmad r. Sayfa 6 flçi köylü den 18 May s n ard ndan... Tüm çal flma alanlar nda, belli toparlanmalar n oldu u bir süreçte, komünist önder brahim Kaypakkaya anmalar n geride b rakt k. Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl Tersanelerde ölüm de il, direnifl kazanacak! flçi cinayetlerinin gerçek sorumlusu sistemin afl r kâr h rs d r! Sayfa 3 Sayfa 4 Süreci analizci tutum ve militanca karfl lamal y z! Sayfa 11 Do al afetlerin yaratt f rsat lar Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü 2 30 Mayıs-12 Haziran 2008 Gurbette, ölümle burun buruna, yoksulluk içindeki yaflamlar! Son günlerde meydana gelenlerle birlikte, art k seri cinayete dönüflen ifl cinayetleri, tüm gözleri bir kez daha tersanelere çevirdi. Ancak bas nda pek de inilmese de tersane iflçileri sadece ifl yerinde de il, günlük yaflamlar nda da büyük zorluklarla yüz yüze. Özellikle de gurbetçi iflçiler olarak tan mlanan kesim. Büyük ço unlu u, Urfa, Diyarbak r, Bitlis gibi, Kürt illerinden gelen bu iflçiler, a r ve kurals z ifl koflullar n n yan s ra, kelimenin tam anlam yla insanl k d fl koflullarda yaflamaktalar. Gurbetçi iflçilerin yaflamlar n biraz daha yak ndan görmek için kald klar yere giderek, kendileriyle görüfltük. Görüfltü ümüz gurbetçilerden biri Yasin Yalç n. Bitlis ten geldi ini ö rendi imiz Yasin le o günün sabah, Selah Tersanesi önünde yap lan eylemde tan flt k ve akflam buluflmak üzere sözlefltik. Saat civar nda buluflup gurbetçilerin kald eve do ru yola koyulduk. Yasin stanbul a çal flmaya gelifl nedenini, daha yolda anlatmaya bafllad : Biz tar m ve hayvanc l kla u rafl yorduk. Topra m z bize yetiyordu. Kendi iflimizin ustas yd k. Bu day, pamuk, patates ve daha bir dizi ürün ç kar yorduk. Ancak kurakl k geldi. Özellikle de bu y l büyük bir kurakl k var. Hiç kimse (yetkili) gelip halimizi sormad. Topra m z terk etmek zorunda b rakt - lar bizi. Kimse zorunlu olmasa topra n, evini b rak p gelmez buraya. Bu arada kald klar binaya geliyoruz. Bina d flar dan bak ld nda bile harabe bir görüntü içinde. Bu görüntünün nedenini ise içerde yapt m z sohbette ö reniyoruz. Bina depremden dolay hasarl ym fl ve bunun için de normalde oturulmas sak ncal ym fl. Bu yüzden de ailelere kiraya veremiyormufl ev sahibi. Binada 100 kadar iflçi kal yor metre karelik odalarda 4-5 kifli birarada yafl yor. Mutfak olarak kullan lan alan da dahil, bütün yaflam alanlar bu kadar. Birinci kata ç k yoruz ve buradaki odalardan birine giriyoruz. Binada kalan iflçiler a rl kl olarak Urfal olmas na karfl n, bu odada kalanlar Diyarbak rl. flçiye hayvan gözüyle bak l yor! lk olarak Kas m Pervane anlat yor. 26 yafl nda olan Kas m, 2-3 y ll k tersane iflçisi oldu unu söylüyor. Memleketinde oldukça Tepki eylemleri sürüyor Kartal Tersane patronlar n n örgütü olan G SB R, tersane tafleronlar ve de iflçi s n f n n düflman konumundaki Dok Gemi- fl Sendikas taraf ndan, 23 May s günü tersanelerde gerçeklefltirilen provokatif eylemin ard ndan, emek örgütleri taraf ndan gerçeklefltirilen eylemlerden biri de, 25 May s ta Kartal Meydan nda gerçekleflti. Saat de Limter- fl Sendikas taraf ndan gerçeklefltirilen eyleme Emekli-Sen, EKD, ESP, Partizan, ÖDP, E itim-sen ve Tüm Bel- Sen de kat larak destek verdi. Tersanelerde yaflam n yitiren ve çal flan iflçilerin ailelerinin de kat ld eylemde yap lan aç klamada, tersane patronlar n n, ölümlerin sorumlusu olarak "d fl güçleri" göstermesi protesto edildi. Aç klaman n ard ndan tersanelerde yaflam n yitirenlerin aileleri de söz alarak, k - sa birer konuflma yapt lar. Bursa Tuzla Tersanelerinde yaflanan iflçi katliamlar Bursa da Partizan, ESP, BDSP nin örgütledi i SDP, DHP ve HD nin de destekledi i tabutlu bir eylemle protesto edildi. 24 May s günü Çiçekçiler Park nda biraraya gelen kitle ad na bas n aç klamas n okuyan Serpil Arslan, aç klamada "Tuzla Tersaneleri ndeki ölümlerin sorumlusu AKP ve önceki hükümetlerin uygulad özellefltirme, tafleronlaflt rma, kay ts z güvencesiz kölece çal flma koflullar d r" dedi. iyi bir ifli varm fl daha önceleri. Ama ekonomik krizle birlikte ifl batt, borçlar giderek yükseldi. Ben de memleketimi b rak p gelmek zorunda kald m diyor. Neden tersane? sorumuza yan t : Yapacak baflka ifl yoktu. Tersanelerde çal flan arkadafllar vard, ben de ancak burada ifl bulabildim oluyor. Memlekette ancak sezonluk ifllerin bulundu unu, bunlara girmenin ise, talebin çoklu undan dolay, neredeyse imkans z oldu unu söylüyor. S ra kald klar yerin koflullar ndan söz etmeye geliyor. Kifli bafl ayl k 130 YTL veriyorlarm fl. Binan n küçücük mutfa n bile, 4-5 kifliye ayn anda, oda olarak kiraya veriyormufl ev sahibi. Lavabolar (tuvalet) ise ortak. Bir lavaboyu en az 20 kifli kullan yorlarm fl. Bölgedeki bina sahipleri aralar nda anlaflm fllar ve tümü binalar n ayn koflullarda kiraya veriyormufl. Ev sahiplerinin kendilerine bak fl aç s n ise flöyle özetliyor Kas m: Bunlar bizi insan olarak görmüyorlar. flçiye hayvan gözüyle bak yorlar. Bekara ev yok, Kürt bekara hiç yok! Bar nma sorununu ortak ev tutarak çözmeye çal flm fllar. Ancak bunda pek baflar sa layamam fllar. Çünkü bölgede bekarlara ev vermeye yanaflan ev sahibi bulmak zor. Kuruldu u günde bu yana, tespit edilebilen iflçi ölümü say s 95 i bulan Tuzla Tersaneleri nde, sadece 2008 in ilk befl ay nda yaflam n yitiren iflçi say s 10. En son ölümler ise, Selah ve Desan Tersane lerinde, zzet Gider, Deniz Kafl keman ve Murat Çal flkan adlar ndaki üç iflçinin, ard ard na yaflam n yitirmesiyle gerçekleflti. Ölümlerin h z kesmeden sürdü ü günlerde ise, Çal flma Bakan Faruk Çelik hükümetin ve de devletin tüm kurum ve kurulufllar yla sermayenin ve de böylelikle, tersane patronlar n n yan nda oldu unun da ispat olarak, ölümlerin art k kan ksand n ve hatta devam edece ini söylüyordu aç k yüreklilikle! Ancak gerek tersane iflçileri, gerek emek örgütleri gerekse de bir bütün olarak duyarl kamuoyu bunun böyle olmad n, olamayaca n ve de buna izin verilmeyece ini hayk rmay sürdürüyor. Son eylem, 20 May s günü, sabah saat da, Selah Tersanesi önünde gerçekleflti. Eylem sabah Limter- fl Sendikas önünde biraraya gelen tersane iflçileri ve sendikac lar, ellerinde dövizlerle Selah Tersanesi önüne kadar yürüdüler. Yürüyüfl boyunca tersane iflçilerine eyleme kat lma ça r s yap l rken, polisin tersane etraf nda yo un güvenlik önlemi ald gözlendi. fl bafl yapmak üzere gelen iflçilerin eyleme kat lan iflçiler ve sendikac - Ancak bunun nedenini sadece bekar olmalar na ba lam yorlar. Kürt olmalar n n da büyük pay oldu unu düflünüyorlar. Hem ev hem de ifl bulmada Kürt olmalar dezavantaja dönüflüyormufl. Ayd n bu duruma iliflkin yaflad klar n flöyle aktar yor: Bir gün bir ifl yerinin cam nda bir ifl ilan gördüm. çeri girdim sordum. Önce olumlu yaklaflan patron, Diyarbak rl ve Kürt oldu umu ö renince beni ifle almad. Ayn flekilde ev sahipleri de. Bekara ev veren yerler olsa da. Kürt ve bekar oldu umuzu ö renince vazgeçiyorlar. Gurbete ç kmalar 1990 lar n bafl ndan itibaren artm fl. Bu y llar bölgede köy yakma ve boflaltmalar n da en yo un olarak hayata geçirildi i y llar. Köylerinde kalma koflullar ortadan kalkan insanlar, önce bölgelerindeki büyük kentlere gelmifl. Oradan da süreç içinde stanbul a uzanan gurbet yolculuklar bafllam fl. Yani bekara ev yok. Kürt bekara hiç yok! Ayn flekilde çal flt klar ifl yerinde de patron ve akrabalar n n Kürtlerden bahsederken a zlar na gelen küfrü ettiklerini söylüyorlar. Dahas kendilerine potansiyel terörist, bölücü gözüyle bak lmas ndan büyük rahats zl k duyuyorlar. Ölümle burun buruna Memleketlerini b rak p, gurbet yoluna düflme nedenlerini, iflsizlik ve kurakl k gibi gerekçelerle aç klasalar da, kendilerini gurbete ç kmaya zorlayan gerçek nedenin daha farkl oldu unu düflünmekteler. Gurbete ç kmalar 1990 lar n bafl ndan itibaren artm fl. Bu y llar bölgede köy yakma ve boflaltmalar n da en yo un olarak yafland y llar. Köylerinde kalma koflullar Tersane patronlar kana doymuyor! lar taraf ndan eyleme kat lmaya ça r lmas çabalar ise polisin müdahalesiyle karfl - laflt. Ça r lar n sürmesi durumunda gözalt na almakla tehdit eden polis, eyleme kat lanlar n karfl koymas üzerine geri ad m atmak zorunda kald. Tersane önündeki aç klamada ilk sözü, Limter- fl Genel Baflkan Cem Dinç ald. Dinç konuflmas nda Tuzla art k kangren olmaya bafllad dedi. Aç klaman n ard ndan 5 dakikal k bir oturma eylemi gerçeklefltirildi. Yaflam n yitiren iflçileri temsilen haz rlanan iki tabutun da tersane önüne b rak ld eylemde, Tersane patronlar kana doymuyor. Bu kan gözlerini doyursun diye döküyoruz sözleri eflli inde, yere ve tabutlar n üzerine, kan simgeleyen k rm z boya döküldü. Ölümlerle gündeme gelen Selah Tersanesi, bu eylemden bir gün sonra Valilik taraf ndan kapat ld. Provokasyonlar meyvesini veriyor! Selah Tersanesi nin kapat lmas, gerek sendikalar n gerekse kamuoyunun çözüm kapatmada de il, insanca çal flma koflullar yaratmada olarak özetlenmesi gereken aç klamalar n da beraberinde getirdi. Çeflitli sendika ve kurumlar ayn günlerde Selah Tersanesi önünde protesto eylemleri gerçeklefltirmeye devam ettiler. ortadan kalkan insanlar, önce bölgelerindeki büyük kentlere gelmifl. Oradan da süreç içinde stanbul a uzanan gurbet yolculuklar bafllam fl. Ayn odada kalan Ayd n Ercan da yine benzer nedenlerle gelenlerden. Ayd n 28 yafl nda ve evli. O da memleketinde hayvanc - l k ve tar mla u rafl yormufl gelmeden önce. Kurakl k, iflsizlik bizi mecbur etti buraya. Burada ise her gün ölüme biraz daha yaklafl yoruz diyor, tersanedeki koflullar kast ederek. Söz çal flma koflullar na geliyor. Ölümle burun buruna olarak tan mlanmas gereken koflullar, k fl aylar nda daha da zorlafl yor diyorlar. Çözüm bütün iflçilerin birli inde Tersanelerde son aylarda yap lan eylemlerin içinde yer alm fl hepsi de. Ancak kat lmayanlar n say s n n oldukça yüksek oldu unu söylüyorlar. nsanlar n bu tutumunu ise, evlerine ekmek götürme derdinde olmalar - na ba l yorlar. Eylemlere en yüksek kat l m gurbetçi iflçiler sa l yormufl. Patron cephesinin, eylem ve grevleri terör olarak gösterme çabas baz iflçiler aras nda baflar ya ulaflm fl ve eylemlere kat lmayan bu iflçiler eylemlere terör gözüyle bakar olmufl. flverenlerin yapt grev alet ediliyor, terör örgütleri lehine eylem yap yorlar propagandas n n sonucudur bu diyorlar fiubat grevinde, birço u ne ifle gitmifl ama ne de grev yerine. Evlerinde kalm fllar. flçiler aras nda birlik yok diyor Kas m ve ekliyor; Çözüm ancak bütün iflçilerin birlik olmas nda, toplu ifl b rakmas nda. flçiler ifle gelmezse, gemiler yap lamaz ve patronlar talepleri kabul etmek zorunda kal r. Yasin, Kas m ve Ayd n n d fl nda odada kalan bir di er iflçi de Fersende Ercan. Ercan k sa süre önce gelmifl. Memlekette niflanlanm fl, flimdi evlenebilmek için para biriktirmeye çal fl yor. Düflüncesini almak istedi imizde, susma hakk m kullan yorum diyor espriyle. Konuflmak istememesinin as l nedeni, ifle yeni girmesi ve söyleyeceklerinin patronun kula na gitmesi durumunda, iflten at lma riskiyle yüz yüze gelecek olmas. Asl nda hepsi ayn kayg y tafl yorlar. Daha eski olanlar bu kayg y bir kenara b rakabilirken, yeni olanlar konuflmamay tercih ediyorlar. Neredeyse tamam n Kürtlerin oluflturdu u gurbetçi iflçiler, üzerlerindeki, ulusal-s n fsal, bask ve sömürüyü yaflamlar - n n her alan nda hissetmelerine karfl n, fakirli in, ezilmiflli in, sömürünün Kürt-Türk ayr m yapmad n n, her milliyetten iflçi ve emekçiyi kapsad n n da fark ndalar. Bunu da ayr l rken flu sözlerle ifade ediyorlar: flçinin Kürdü-Türk yok. flçi iflçidir. Türk-Kürt-Çerkez fark etmiyor. Tüm iflçiler sömürülüyor, hepsi fakirlik içinde! (Kartal) 23 May s Cuma günü, saat da, Emekli-Sen stanbul fiubeleri, G SB R Hastanesi önünden bafllayan bir yürüyüflle, tersane önüne gelerek, burada bir bas n aç klamas gerçeklefltirdiler. Bu aç klamadan bir saat sonra, TMMOB bünyesindeki Gemi Mühendisleri Odas ayn yerde bir aç klama gerçeklefltirdi. Ancak bu aç klama adeta patronlar n, tafleronlar n ve de patrona uflakl k eden ustabafl vb. kifliliklerin, iflçileri karfl karfl ya getirme hedefini yans - tan bir görüntü içinde gerçeklefliyordu. Eylem, bölücülere ve Limter- fl Sendikas na karfl bir gösteriye dönüfltürülmeye çal fl l yordu. S n f bilincinden yoksun, gerçek düflman n n kim oldu unu görmekten uzak baz iflçilerin ellerine Limter- fl sana Tuzla da Mama yok, Bölücüler defolun yaz l pankartlar verilmiflti. Çok say da Türk bayra da yine görselli i tamamlamak amac yla, ustalar n, tafleronlar n ve de gerçekte patronlar n telkinleri ile, eylem alan na getirilmifl olan iflçilere da t - l yordu. Selah Tersanesi nde usta oldu unu sonradan ö rendi imiz bir kifli ise, ölümlerin yalan oldu u, bunlar bölücülerin icat etti i yönlü konuflmalar yap yordu. flçi kan üzerinden beslenen bu faflist güruhlar ayn s rada, yalan haber yapma, bölücüleri koruma iddialar yla, devrimci ve sosyalist bas n da hedef gösterdiler. (Kartal) işçi-köylü den 18 May s n ard ndan... Tüm çal flma alanlar nda, belli toparlanmalar n oldu- u, çal flmalar n belli düzeyde de olsa bir sistemati e oturdu u bir süreçte, komünist önder brahim Kaypakkaya anmalar n da geride b rakt k. Birçok yerde, olanaklar ve güç ölçüsünde eylem, etkinlik vb. anmalar gerçeklefltirildi ini görüyoruz. Kimi yerlerde kat l m aç s ndan önemli geliflmeler kaydedilmiflken, kimi yerlerde soka a ilk kez ç k l yor oluflu, kimi yerlerde uzun y llar sonra ilk kez anma yap l yor olmas dikkat çekiyor. 8 Mart tan 1 May s a kadar geçen ve de egemenlerin sald r lar n n ard ndan geliflen eylemlilik sürecinin coflkunlu unun ve kazan mlar n n bu çal flmam za da yans d n ifade etmek gerekiyor. fiimdi önümüzdeki sürecin görevlerini belirlerken, özellikle geçirdi imiz dönemin kimi özelliklerine vurgu yapmak gerekiyor. S kça tekrarlad m z gibi, özellikle Sosyal Güvenlik ve Genel Sa l k Sigortas Yasa Tasar s n n emekçi kitleler üzerinde yaratt öfke sonucu iflçi ve emekçi eylemlerinde önemli mesafelerin kat edildi ine tan kl k ettik. Baflta stanbul olmak üzere birçok ilde oluflturulan platformlarla sürece müdahale edilmeye çal fl ld ve önemli eylem ve etkinliklerin alt na imza at ld. Ard ndan yine özellikle stanbul da 1 May s tart flmalar ve devletin sald rgan tutumu gündeme geldi. Emekçiler ve devrimciler stanbul özgülünde Taksim srar n aç k ve net olarak sürdürürken, bu srar tüm illerdeki çal flmalarda coflku ve kararl l k olarak yans d ve güç verdi. Konfederasyonlar n bu süreçteki tutumu ise daha önceki say m zda da ifade etti imiz gibi ibretlikti. Ancak daha da çarp c olan ise, 1 May s öncesi ve 1 May s günü ile birlikte bir ivme yakalanm flken, hemen sonras nda ise devletin ve hükümetin tüm teflhir olmufllu una, burjuva-feodal medyada dahi buldu u yank ya ra men derin bir sessizli e geçilmesidir. Taksim de yap lmak istenen 1 May s kutlamalar na karfl yaflanan azg nca sald r May s n daha çok bu boyutuyla ve direnifl eksenli tart fl lmas na yol açt denilebilir. Oysa yukar da da alt n çizdi imiz gibi, May s n geçen y ldan farkl k lan elbette ki, içinden geçti imiz süreçtir. 1 May s la birlikte militan mücadelenin de ivme kazanmas beklenirken, aç kt r ki konfederasyonlar n 1 May s taki tutumunun bir devam olarak, meselenin sessizlikle geçifltirilmesi, sar -reformist özelliklerine ek olarak popülist yaklafl mlar n da ortaya ç kt n görüyoruz. 1 May s ile ilgili tart flmalarda bu meselenin esasta devrimcilerin öncülü ünde çözülebilece ini daha önceki yaz lar m zda da ifade etmifltik. Yukar da bahsetti imiz gerçeklikler de göz önüne al nd nda bundan sonraki sürecin de devrimciler taraf ndan örgütlenece ini aç kça ortaya ç kmaktad r. Bu do rultuda bulundu umuz her alanda, sendikalar sürecin bir parças haline getirmek için u raflmak ve çaba sarf etmenin ötesinde devrimcilerle birlikte ortak bir direnifl hatt örmeyi önümüze koymak durumunday z. Konfederasyonlar n içinde bulunduklar süreç öylesine bir hal alm flt r ki, stihdam Paketi gibi, son say lar m zda özellikle vurgu yapt m z ciddi bir sald r yasas daha (üstelik tek bir bas n aç klamas yla dahi protesto edilmeden) Çankaya n n noteri taraf ndan onaylanm flt r. Bunun yan s ra Desa, fiahin Motor, Tuzla Tersaneleri, Yörsan, Nefle Plastik vd. birçok iflçi direnifli lokal olarak kendi alanlar na s k flt r lmaya, direnifllerin baflka alanlarda yank bulmas n n önüne geçilmeye çal fl lmaktad r. Öyle ki Düzce deki Desa Deri direniflini yaln zlaflt rmak için elele veren Valilik ve Jandarma bölgeye iflçi olmayanlar n girifl ç k fl n yasaklama seviyesine kadar vard rm flt r aymazl n. S n f dayan flmas na ihtiyac n bu kadar yo un oldu u bir süreçte, bu direnifllerin bulundu- umuz her alanda sesi olmak önemli bir görevdir. Önümüzde bu direnifllerle birlikte daha bir anlam kazanacak olan Haziran Büyük flçi Direnifli nin y ldönümü bulunmaktad r. Geçen say lar m zda da önder yoldafltan bahsederken alt n önemle çizdi imiz köylülerin içinde olma, iflçi s n f n n grev ve eylemlerine kat lma ve bu direnifllerden ders ve deneyim ç karma prati i hepimize örnek olmal d r. Bunun için yap lacak direnifl ziyaretleri, ortak eylemler, örgütlenen etkinliklere güçlü bir flekilde kat l m sa lama vb. pratikler bu süreçte önemlidir. Bu pratikler bize genifl kitlelerin sorunlar - n anlama, kavrama ve müdahale etme anlam nda oldu u gibi, yaflanan sorun ve s k nt lar m z aflman n yöntemlerini de sunacakt r.

3 30 Mayıs-12 Hazriran 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem AKP ye aç lan kapatma davas yla birlikte yeni bir boyuta tafl nan, ülke egemen s n f klikleri aras ndaki hegemonya dalafl, yeni, ancak yabanc olunmayan, biçim ve yöntemlerle gündemdeki yerini koruyor. Neredeyse bafl döndürücü bir h zla yaflanan geliflmelerle birlikte, ülke iflçi ve emekçi y nlar n hayati olarak ilgilendiren gündemler habire öteleniyor, gözler istenildi i ve de hedeflendi i biçimiyle, bu suni denebilecek tart flmalara çevriliyor. Gerici egemen s n f klikleri aras ndaki dalafl yeni bir düzeye tafl - yan son geliflme, Yarg tay Baflkanlar Kurulu nun (YBK) hükümeti hedef alan aç klamas yla birlikte yafland. Özü laikler ile dinciler aras ndaki çat flma olarak getirilen ve laik kesimi temsil etti i varsay lan YBK taraf ndan 21 May s ta yay mlanan bildiride, AKP hükümeti Cumhuriyet in temel ilkelerini zedelemek, yarg erki ne karfl sistemli sald r lar yürütmek ve kendine yandafl yarg yaratmaya çal flmakla suçlan yor. Ayr ca anayasa de iflikli i giriflimlerine, AKP ye aç lan kapatma davas na ve AKP nin bu kapatma davas özgülünde AB ile gelifltirdi i iliflkilere, sözde ciddi elefltiriler getiriliyor. Egemenler aras ndaki bu dalafltan nemalanan burjuva-feodal medya, bildirinin aç kland saatlerde yapt son dakika haberleri ile Ankara da ipleri kopar yor, ancak yine de her an de iflebilecek dengelerden dolay, ç karlar na halel getirmemek için, dikkatli bir dil kullanmay da ihmal etmiyordu. Kapatma davas yla birlikte kendini zor duruma düflürecek aç klama ve ç k fllardan uzak durmaya çal flan AKP ise, bu defa so ukkanl olmay elden b rak yor ve ayn sertlikte aç klamalar yapmakta gecikmiyordu. CHP, MHP gibi faflist partilerin bildiriden yana aç k tav r koymas fleklinde devam eden bildiri savafl na Dan fltay Baflkanlar Kurulu da dahil olarak, Yarg tay a aç k destek veriyordu. AKP hükümetinin gündeminde Yarg Reformu Strateji Tasla n n bulundu u ve bu tasla n Yarg tay ve Dan fltay a sunulmadan, AB ye sunulmas üzerinden tart flmalar n yürütüldü ü bir dönemde ortaya ç kan bildiri, AKP nin yarg da kadrolaflma çabalar n n yaratt rahats zl n ürünü olarak da getirilmekte. Bu arada, bir faflist-gerici kli in di er bir faflist-gerici klik üzerinde üstünlük sa lama çabas na da ba lanmas gereken mevcut çat flmay h zland ran bafll ca etkenin, AKP gericili inin mevcut konumunu, tüm devlet ayg tlar nda ve de toplumsal yaflam n tüm alanlar nda güçlendirme çabas oldu unun, bunu sa lamaya dönük çeflitli yol ve yöntemlere baflvurdu unun da alt n çizmek gerekmekte. ABD emperyalizminin yan s ra, AB emperyalistlerinin AKP ye dönük desteklerinin sürdü ü izlenimine ba- k ld - nda ise, AKP nin bu yönlü çaba ve giriflimlerinde neden bu kadar cesur davranabildi i de görülecektir. Ülke emekçi s n flar n n düzene karfl hoflnutsuzlu unun, eskisi gibi yönetilmek istemediklerinin ifadesi olan hareketlenmelerle birlikte, kendi seçmenleri de dahil, kitledeste ini giderek yitirmeye bafllayan AKP nin flu süreçteki tek umudu art k emperyalist güçlerdir. Bu süreçte yapt klar destekleyici aç klamalara bak ld nda ise, bu güçlerin, bölgesel politikalar ndaki biçtikleri rolü- en son, AKP nin önayak oldu u srail-suriye görüflmesinde de görüldü ü gibi- büyük bir gayretkefllikle yerine getirmeye çal flan AKP ile ifllerinin henüz bitmedi i söylenebilir. Yarg hiçbir zaman ba ms z olmam flt r Tekrar yarg ya iliflkin tart flmalara dönecek olursak, bu tart flmalar n merkezine yarg n n ba ms zl üzerinde yürütülen tart flmalar n damgas n vurdu unu söyleyebiliriz. Ancak tart flmalar yap l rken gözlerden kaç r lmaya çal fl lan bir fley var ki, o da yarg n n zaten bugüne kadar hiçbir zaman ba- ms z olmad d r. Gerek ülkemizde gerekse sömürü sisteminin hüküm sürdü ü di- er ülkelerde, yarg her zaman egemen s n flar n hizmetinde olmufltur/olmaktad r. Yarg n n iflçi ve emekçi y - nlar n hak alma mücadeleleri ve hak gasplar noktas nda ald tutuma ve kararlara bak ld nda, gerçekte ba ms z olmad da net olarak görülecektir. Bunun içindir ki, bu bildirinin bugünlerde gündeme gelmesi, gündem sapt rma oldu u gibi, kendini laik olarak tan mlayan kesimin, AKP yi köfleye s k flt rmaya dönük yeni bir hamlesi olarak da alg lamak gerekmektedir. En üst yarg organlar nda, örne in Anayasa Mahkemesi nde hali haz rdaki üyelerin ço unlu unu Sezer döneminde atanan laik kesimden hukukçular oluflturmaktad r. Ancak bunlar n görev süresi 2 y l içinde sona erecektir. Ve AKP nin köflke ç kard ve Çankaya noteri olarak adland r - lan Gül ün, bunlardan boflalacak olan görevlere kendi yandafllar n atamas - na kesin gözüyle bak lmaktad r. Bunun fark nda olan laik kesimin, kapatma davas ve son bildiriyle yapmaya çal flt ise, bir yandan da bunu engellemeye, bu son kalelerini de yitirmemeye dönük olarak da okunabilir. Ayr ca faflist TSK nin, yap ld söylenen baz anlaflmalar sonucu, laiklik konusunda uzunca süredir içine girdi i sessizlik le birlikte, ellerinde kalan son kozlar oynamaya çal flt da söylenebilir. Geliflmeler derinleflen krizin d fla vurumudur Dünyada yaflanan siyasal-ekonomik krizin yans malar n mümkün mertebe gizleme çabas n n da rol oynad klik çat flmalar n n, gerçekte ne kadar suni oldu u da yine ayn günlerde ortaya ç k yordu. Kendine dönük sald r lar, Ergenekon operasyonu ve Anayasa de iflikli i gibi giriflimlerle yan tlamaya çal flan AKP, asl na bak l rsa, bu giriflimlerin, önünde daha çok engel olmaya bafllad n görmüfl ve son dönemde uzlaflma sinyalleri de vermeye bafllam flt. Çünkü AKP sadece laik klik taraf ndan de il, ayr ca TÜS AD gibi sermaye kurulufllar taraf ndan da s - k flt r lmaya bafllam flt. Küresel ekonomide ortaya ç kan belirsizlikler, yabanc sermayenin giriflindeki h z düflürmüfl, Türkiye nin cari ifllemler aç nda yaflanan finansman zorlu u, ülke ekonomisini giderek daha fazla tehdit eder olmufltu. Bu tehdit, varil fiyat giderek artan, 200 Dolar gibi rekor bir düzeye ulaflaca söylenen petrol fiyatlar ndaki art flla birlikte, daha da büyümekte. Siyasal krize ba l olarak büyüyen ekonomik kriz, bir yandan da egemen klikler aras ndaki dalafl n sona erdirilmesini, bu yönlü formül aray fllar na gidilmesini de zorunlu k lmaktad r. Bu zorunluluk ise bir süre önce AKP taraf ndan herkese oh dedirtecek formül aray fl içinde olundu u biçiminde aç klanm flt r. Yarg tay bildirisinin bu formül aray fl n ne kadar etkiledi ini ise, önümüzdeki günlerde görece iz. Ancak net olan bir fley varsa, o da egemen kliklerin, derinleflen siyasal-ekonomik krizin yans malar olarak ortaya ç kan dalaflta, uzlaflma sinyalleri vermeye bafllad klar d r. Yarg tay Baflkan n n bildiri tart flmalar n n sürdü ü günlerde, kutuplaflmadan yana olmad klar yönlü aç klamas na bak ld nda da bunu pleri emekçilerin bildirisi koparacak! net olarak görmek mümkündür. Bunun baflka türlü olmas da zaten mümkün de ildir. Çünkü çat flmalar n bafllamas oldu u kadar bitirilmesi süreci de, baflta güdümünde olunan emperyalist güçler olmak üzere, sermaye s n flar n n inisiyatifinde gerçekleflmektedir ve mevcut krizin giderek büyüdü ü bir süreçte, egemen s n f cephesinde yaflanan bu sürtüflme, ya ma ve talan politikalar n n zora girmesini de beraberinde getirecektir. Bunun içindir ki, gerilimin kabul edilebilir düzeye indirilmesi, bir kez daha ortak düflmana karfl birleflilmesi, egemen s - n flar n flu süreçte ihtiyaç duydu u en acil yönelim olarak önlerinde durmaktad r. Bu ortak düflman ise, sisteme karfl öfkesi giderek kabaran, emekçi halk y nlar ndan baflkas de ildir. Çünkü onlar da çok iyi bilmekteler ki, emekçiler bildiri verdi inde ipler gerçekten kopacakt r! Emekçi y nlar ciddi bir s navla yüz yüze Egemenler cephesinde yaflanan bu geliflmeler, yoksullaflt rma, sindirme vb. sald r larla teslim al nmaya çal fl lan emekçi y nlar n, kendilerini ortak düflman olarak gören egemen s n flar n topyekun sald r lar na karfl topyekun bir karfl koyuflu örgütlemelerinin aciliyetini, giderek daha fazla dayatmaktad r. Özellefltirmelere, örgütsüzlefltirmeye, tafleronlaflt rmaya vb. sosyal y k m sald r lar na karfl, say lar her geçen gün artan grev vb. direnifllerin, s n fsal öze kavuflturularak, bunlar n do rudan sistemi hedef alan mücadeleler olarak ele al nmas, art k zorunluluktan da öte bir hal alm flt r. Yine Kürt halk na dönük imhainkar sald r lar n n, rkç -faflist k flk rtmalar eflli inde geldi i boyut, böl-parçala-yönet politikas na karfl, anti-faflist mücadelenin, iflçi-emekçi y nlar n direniflleriyle birlikte ele al nmas n gerektirmektedir. Egemen s n flar n söz konusu rkç -faflist k flk rtmalar n, art k aç k bir biçimde iflçilerin grev ve direnifllerini, birliklerini bozmaya dönük hayata geçirme çabalar, emekçilerin grev vb. eylemlerini bölücü, terörist ilan etmeleri, sald r lar n ald ve daha da alaca boyutlara iflaret etmektedir. Bu geliflmelere bak ld nda ortak bir mücadele hatt örmenin önemi ve aciliyeti daha da anlafl lacakt r. Kürt, Türk ve tüm milliyetlerden ülke emekçilerinin eflitlik-kardefllik ve bar fl içinde yaflayabilece i bir sistemin önü de ancak bu ortak mücadeleyle aç lacakt r. Bu vesileyle söylemek gerekirse, Kürt halk n n mücadelesinin önündeki engel, Kürt Ulusal mücadelesini bugünlere tafl madaki en önemli faktör olan, silahl mücadele de il, ezilen tüm emekçi kesimlerin, gerek ülke faflist egemen s n flar na gerekse emperyalistlere karfl, anti-faflist, anti-emperyalist bir ortak mücadele hatt örememesidir. Ancak bunun için geç kal nm fl de ildir! S n fsal Yaklafl m Tersanelerde ölüm de il Direnifl kazanacak! E er patronlar n gözü dönmüfl kâr h rs seri cinayetlerle örülü bir katliam süreci yaratmasayd, kamuoyu, Tuzla tersanelerinde trilyonluk yat ve gemilerin iflçilerin ölümüne çal flt r ld koflullarda infla edildi ini ö renemeyecekti. Zira, 1985 den bu yana Türkiye deki tersanelerde ölen 96 iflçinin 21 i 22 Temmuz 2007 den bu yana Tuzla da katledildi. Sorunun esas na iliflkin en aç klay c demeç, Çal flma Bakan Faruk Çelik in, 20 tersane olmas gereken yerde 50 tersane olursa ve bu bir flekilde ruhsatland r l rsa, o karmaflan n içinde ne yaz k ki bu üzücü olaylar cereyan etmeye devam edecek ( ) yan - t yla ortaya serilmifl, yaflananlar n ihmal, bozukluk ve sorumsuzlukla aç klanamayacak bir düzen sorunu oldu u kan tlanm flt. Bu aç klama, çaresizli e gönderme içermiyor, devletin tercihini aç k bir biçimde gösterme özelli i tafl yordu. Ölümleri durdurmak için yap lmas gerekenlerin bir dizi uzman raporuyla da sabit oldu u durumda, koflullar de ifltirmek amac yla ad m atmayacaklar n kesin bir dille belirtenlerin, cinayetlere iliflkin, -eylemlerini üstlenircesine- ölümler sürecek diye konuflmas ndan daha do al bir fley olamazd. Devlet tercihini çoktan yapm flt. Türkiye yi tersanecilik sektöründe 2002 de 23. iken bugün dünya sekizincisi, mega yat üretiminde ise dünya üçüncüsü konumuna getirebilmek için Tuzla da gerekli altyap özellikle son 6 y l içerisinde oluflturuldu. Say lar 44 e ulaflan tersanelerde (Türkiye toplam 62) çal flma düzeni büyük oranda (yüzde 90) tafleron sistemine ba l olarak flekillendirildi. Öyle ki 30 bine ulaflan iflçilerin 20 bini bu tafleron firmalara ba l olarak çal flt r l yor(du). Gerek çal flma düzeni-saatleri (esnek üretim) gerek ifl koflullar gerekse de ücret bak m ndan kölelik ve angaryan n en afla l k ve vahfli biçimi devreye sokuldu. Haliyle en önemli yasak örgütlenmeye yönelikti ve sendikal iflçi say s yüzde 10 lar aflamad. Bu koflullarda her gün ifl kazas yaflanmas, onlarca iflçinin ölmesi, yüzlercesinin yaralanmas ve sakat kalmas yla beraber a r meslek hastal klar na yakalanmas da kaç - n lmazd. Bunun üretim/ifl zayiat olarak de erlendirilece i ve düzenin bozulmas n gerektirmeyece i tabiiydi. Nitekim, patronlar n örgütü G S-B R (Gemi nfla Sanayicileri Birli i) in beyan na göre 2009 a kadar yeni siparifl alamayacak denli ifl kapasitesi dolu olan Tuzla tersanelerinde, dur-durak tan maz bir tempodan taviz verilemezdi. Kald ki G S-B R baflkan Murat Bayrak, t pk bakan gibi net ve samimi konuflmay tercih etmiflti: Bizim kâr m z tamamen iflçilikten, iflçilik fiyatlar da Avrupa n n fiyatlar düzeyine gelirse, Türkiye deki gemi infla sanayisinin avantajlar yavafl yavafl ortadan kalkar. ( ) Yasalarda pefl pefle yap lan düzenlemelerle amaçlanan n ne oldu- u, genellikle uygulamadaki a r sonuçlar yla ancak görülebilmektedir say l ifl yasas yla 2003 y - l nda getirilen hükümlerin Tuzla daki katliama zemin haz rlayan önemli faktörler aras nda yer almas gibi. Tersanelere kurulan ölüm çark n n difllileri, esnek üretim ve tafleronluk yeni yasa sayesinde donan ml biçimde hukuki altyap ya kavuflturulunca daha h zl ifllemeye bafllad. Örgütlenme ve hak aramaya yönelik yeni engel ve yapt r mlar da yasan n cendereyi sa lama alan di er yenilikleriydi. SSK taraf ndan kay t alt na al - nabilen rakamlara göre, ifl kazalar nda dünya üçüncüsü ve Avrupa birincisi konumundaki Türkiye de; 2002 deki kazalarda hayat n kaybedenler 878 kifliyken, bu say 2006 y l nda (79 bin kaza) yüzde 83 lük bir art flla 1601 e ç km flt r. Bu tablo, pefl pefle gelen ölümlerle hakl olarak ilgi oda haline gelen Tuzla tersanelerinin özel ve istisnai bir yere sahip olmad - n, iflçi ve emekçi kitlelerin bir bütün olarak ölüm ve y - k m la yüz yüze, iç içe yaflad n göstermektedir. Ölüm, yaralanma, sakatlanma, meslek hastal klar ve di er bütün bedeller, sektöre göre de iflen biçim ve oranda s n f n kaderi olmaktad r. Egemen s n flar n, patronu, bakan, müsteflar ve sistemin bütün kurumlar yla birlikte uyum içinde hareket etmesi, mevcut düzeni bu tarzda kurmas, iflletmesi ve korumaya çal flmas nda flafl lacak hiçbir fley yoktur. Dahas, 9-17 May s tarihleri aras nda 1 haftada 3 iflçinin ölümü üzerine artan tepkiler karfl s nda süresiz olarak kapat lan Selah Tersanesi yle ilgili karar protesto amac yla patron örgütü G S- B R le birlikte eylem düzenleyen ve iflçileri Limter- fl e karfl sloganlarla (örn. bölücüler defolun! ) k flk rtmaya çal flan Türk- fl e ba l Dok Gemi- fl Sendikas n n tutumuna da flafl rmamak gerekir. Üstelik ayn gün Türk- fl genel baflkan Mustafa Kumlu bu kapatma karar için, Geç kalm fl olsa da olumlu bir ad md r. ( ) dedi i halde Hatta bu eyleme destek veren Gemi Mühendisleri Odas n n saf n kar flt ran tutumunu da yad rgamamak gerekir! Elbette, hükümet Selah Tersanesi ni kapatma karar ile yasak savmaya çal flmakta ve kamuoyu bask s n düflürmeyi hedeflemektedir. Kuflkusuz, Selah ta çal flan iflçilerin bir süre ya da süresiz iflsiz kalmas son derece olumsuz bir durumdur. Yine, Selah ya da di er baflka tersanelerin kapat lmas çözüm için geçerli yöntem de ildir. Ancak bütün bu do rular n ötesinde, patronlar n kapatma karar n kullanarak yapmak istedikleri eylemle esas hedefleri, Tuzla tersanelerinde geliflmekte olan direniflin k r lmas ve iflçi kan dökerek büyüttükleri saltanatlar n n y k lmamas d r. Dolay s yla patronlarla böyle bir eylemi örgütleme ya da destek verme tavr n, iflçilerin haklar n savunma fleklinde örtmeye çal flmak, kabul edilebilir gibi de ildir. Tuzla da yaln zca katliam ve sömürü yoktur. Elbette ki nerede bask, terör ve zulüm varsa orada direnifl ve isyan da olacakt r. Tersanelerdeki katliam ve zulme karfl tek sendikal mevzi olarak D SK e ba l Limter- fl, kendi kapasitesini zorlayan bir mücadele içerisindedir. S n f n di er sektörlerindeki örgütlü güçlerin, baflta Tuzla olmak üzere içinde bulundu u iflçi havzas ndaki dinamiklerin, bütün demokratik, yurtsever ve devrimci güçlerin azami deste ine ihtiyac vard r. Tuzla da kamuoyuna genifl çapl mal olmas itibar yla iflçi s n f mücadelesini do rudan etkileyecek önemde bir çat flma yaflanmaktad r. Sorunun, baz kesimlerin trajik bir dekor alt nda duygusal tepki ile berhava etmeye çal flt klar türden insani tepki düzlemine kayd r lmas na izin verilmemeli, egemenlerin yeni hamle ve ataklarla yüklendikleri devrimci direnifl cephesi güçlendirilmelidir. Tersaneler cehenneminde yaflananlar, s n f mücadelesinde birçok önemli hususa dikkat çekip dersler sunarak ilerlemektedir. Tafleron-esnek üretim düzenine karfl mücadele ile örgütlenme refleksi ve taktikleri konusunda sendikal alan faaliyetinin aczi ve ihmali bir kez daha gözler önüne serilmifltir. Özellikle Türk- fl ve ço u flube yönetimlerinin patron kulübü hüviyetinde çal flt klar -yeni bir örnekle- somut biçimde görülmüfltür. S - n f sendikac l nda iflçi havzalar - n dikkate alan bir perspektifle örgütlenme ve faaliyet yürütmenin gere i, kendi gerçekli ini dayatacak aç kl ktad r. S n f dayan flmas ve devrimci dayan flma diye çokça dillendirilen olgular n, mevki ve grup hesaplar na bo durulmayacak önemde a rl k tafl d her geçen gün daha fazla hissedilmektedir. flçi ve emekçilerin geliflen mücadelesinin Taksim de kitlesel bir flahlan flla bentlerini y kan bir noktaya tafl nmamas için bütün güçlerini seferber eden faflist diktatörlük, bunda göreceli olarak baflar l olmuflsa da; sergiledi i dizginsiz terör ve acz nedeniyle u rad yenilgi ve bu durumda bafl rol oynayan devrimci irade ve kararl - l n elde etti i kazan mlar n önüne geçememifltir. fiimdi, k yas ya sürmekte olan çat flman n t pk 1 May s gibi çeflitli k r lma noktalar olacak, buralarda hamle üstünlü ü sa layan taraf ilerleme kaydedecektir. Tuzla, bu muharebe alanlar n n bafl nda gelmektedir. 16 Haziran da devreye sokulacak olan grevle beraber direnifl daha ileri noktalara tafl nabilecektir. S n f bilinçli iflçilere ve tüm devrimci-demokrat güçlere düflen görev, Tuzla tersanelerindeki direnifl yang - n n büyütmektir. Komprador patron-a a düzeninin esnektafleron tarzla bütün sanayi kollar na dolad zincir, Tuzla da parçalanmal d r.

4 İşçi/köylü Türkiye nin en büyük Deri markalar ndan Desa Deri de iflçilerin mücadelesi patronun, jandarman n ve valili in tüm engellemelerine ra men sürüyor. Sefaköy, Çorlu ve Düzce de kurulu bulunan fabrikalarda dünyaca ünlü uluslararas markalara üretim yapan Desa Deri de Deri- fl Sendikas n n Desa da örgütlenme çal flmas yürütmesi sonucu 29 Nisan da 5 iflçiyi iflten ç karan patron, sendikalaflman n devam etmesi üzerine 40 a yak n iflçiyi daha iflten ç kard. Patronun bask lar na karfl anayasal bir hak olan sendika hakk na sahip ç kan iflçilerin fabrika önündeki direnifli devam ediyor. Desa da yaflanan geliflmelerle ilgili olarak sendikan n görüflme talebini reddeden patron, sendikay karalayarak iflçilerin güvenini de sarsmaya çal - fl yor. Deri- fl Sendikas n n Desa da yaflanan hukuksuzlu un engellenmesi amac ile Düzce Valili- i ile yapmak istedi i görüflmeler de sonuçsuz kald. Fabrikalar n hurdas bile iflçilere mezar oluyor Tuzla Tersanelerinde ifl cinayetleri devam ederken di er yandan da fabrikalar n hurdas bile can al yor... Geçti imiz günlerde Tuzla Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyet gösteren bir sabun fabrikas nda meydana gelen patlama, bir kiflinin yaflam na mal olurken 2 kifli de a r yaraland. 15 May s ta gerçekleflen olay n, oksijen tüpünün patlamas sonucu meydana geldi i aç kland. Olay n meydana geldi i, sabun imalat yapan ASC isimli fabrikan n, yaklafl k on y ld r bölgede faaliyet sürdürdü ü, ancak geçti imiz y llarda banka borcu nedeniyle TMSF taraf ndan el konuldu u ö renildi. Fabrika flu an tam bir faaliyet göstermezken, patronun fabrikada bulunan kimi makine ve kazanlar, herhangi bir güvenlik önlemi almadan paraya çevirmek istedi i ve bu nedenle de hurdac - lara satmaya çal flt, patlaman n da bu s rada meydana geldi i söyleniyor. Patlaman n, hurda olarak sat lmak istenen makine ve kazanlar almak için fabrikaya gelen üç hurdac n n, oksijen kazanlar ndan birini keserek arabaya yüklemek istedi i s rada gerçekleflti i bildiriliyor. Patlamada Mehmet Atlan adl hurdac yaflam n yitirirken, di er ikisi de a r yaraland. Yaral lar Kartal E itim ve Araflt rma Hastanesi ve Tuzla Devlet Hastanesi ne kald r larak, tedavi alt na al nd lar. Konuya iliflkin fabrikan n muhataplar taraf ndan herhangi bir aç klama yap lmazken, olayla ilgili bilgi almaya giden Deri- fl Sendikas Tuzla fiubesi yöneticileri, fabrikaya gittiklerinde muhatap bulamad klar n, kap da sadece bekçilerin bulundu unu söylemekteler. (Kartal) flçilerin fabrika önünde yapt klar eylemler jandarma taraf ndan 2911 Say l Kanuna ayk - r oldu u gerekçesiyle engelleniyor. 16 May s günü Desa n n Düzce deki fabrikas önünde iflçilerle birlikte bekleyen sendika temsilcisi Cemil T knaz, jandarma taraf ndan gözalt na al nd. Daha önce de Deri- fl Sendikas Genel Baflkan Musa Servi yi de gözalt na alan jandarma, Desa patronu ile birlikte sendika düflman yüzünü bir kez daha gösteriyor. Jandarma iflçileri ve sendika görevlilerini sürekli rahats z ederken Düzce Valili i giderek artan İşçi-köylü 4 16 May s günü Desa n n Düzce deki fabrikas önünde iflçilerle birlikte bekleyen sendika temsilcisi Cemil T knaz, jandarma taraf ndan gözalt na al nd. Daha önce de Deri- fl Sendikas Genel Baflkan Musa Servi yi gözalt na alan jandarma, Desa patronu ile birlikte sendika düflman yüzünü bir kez daha gösteriyor. Desa da direnifl sürüyor stanbul Eczac Odas, baz ilaçlar n eczane d fl nda da sat labilmesini, ilaç reklam n n yap labilmesini ve eczac olmayanlar n da eczane açabilmesini sa layacak yasa tasar lar na karfl eyleme gitti May s günlerinde vitrinlerini karartan eczaneler, ayr ca 14 May s ta, stiklal Caddesi boyunca gerçeklefltirdikleri bir yürüyüfl sonucunda, Taksim de bir bas n aç klamas yapt lar. Eczac lar, ç kar lmak istenen yasalar n, ilac eczac dan ve kamusal güvenceden koparmay amaçlad n, ilaç ve eczac l k alan n n denetiminin, Sa l k Bakanl ndan al n p dayan flma ziyaretlerini engellemek amac yla iflçi olmayanlar n organize sanayi bölgesine giremeyece i karar n ald. Tüm bunlara ra men iflçiler 22 May s günü bir eylem gerçeklefltirerek sendikalaflma mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini hayk rd lar. 22 May s günü Desa Düzce Fabrikas önünde biraraya gelen iflçiler, halaylar çekerek direnifl coflkusunu dosta ve düflmana gösterdiler. TEKS F sendikas na üye olduklar için iflten at lan Venüs Giyim iflçilerinin de destek verdi i eylemde iflçiler Sendika anayasal hakt r, sendika hakk m zd r engellenemez, sendikaya üye olmak suç de ildir yaz l pankart açt lar. flçilere seslenen Musa Servi, patronun hukuksuzlu una ra men direniflin sürece ini söyledi. Desa da iflçiler 440 YTL ye açl k s n r n n alt nda bir ücretle çal flmak zorunda. flçiler ald klar ücretleri yükseltmek için de mesaiye kal yor. Ailesinin yüzünü bile göremeyen iflçiler ayda 180 saate varan mesailerle zorla çal flt r l - yor. Marka denetçilerinin geldi i günlerde damacanalardan su içen di er günlerde tuvaletlerde gezen hortumlardan doldurulan sular içen iflçiler insanca çal flma koflullar istiyor. ( stanbul) Sermaye ilaç pazar ndaki pastaya da göz dikti! laç Kurumu gibi toplumsal sorumlulu u olmayan sözde özerk ve sermayenin etkisi alt nda bir kuruma devredilmek istendi ini söylediler. Eczac lar n vitrinlerini karartt klar günlerde, eyleme kat lan baz eczanelere giderek, görüfllerini ald k. lk görüflmemizi, Kartal daki Eczane Medikal in kalfas Ecevit flenfl ile gerçeklefltiriyoruz. flenfl in ilk fiahin Motor da anlaflma süreci Patronun, sendikal örgütlenmeyi tasfiye etmek amac yla iflten ç kard fiahin Motor iflçilerinin direnifli, 3 aya yaklaflt. Direniflin 80 li günlerinde, bir kez daha iflçilerin yan na gittik ve direniflin geldi i aflamayla ilgili görüfltük. flyeri temsilcisi fiaban Gündüz, flu an anlaflma sürecine girildi ini, karfl l kl güvencelerin verildi ini, protokol oluflturma aflamas na gelindi ini söylüyor. Kimlerin hangi koflullarda ifle tekrar geri al naca na bu süreçle birlikte karar verilecekmifl. Direniflin taleplerinin korunup korumad yönlü sorumuzu Talepler tam karfl lanm yor. Karfl l kl geri ad mlar söz konusu. Bunda bizim mevcut durumumuz da etkili oldu. Maddi vb. zorluklar insanlar n dayanma gücünü azaltt sözleriyle yan tl yor. Kendini Geyveli Emin olarak tan tan 26 y ll k iflçi ise, baz iflçilerin direnifl yerine gelmek yerine, evde oturmay tercih etmelerini elefltiriyor ve diyor ki; Hak al nd nda herkesin hakk al nacak. Ancak mücadele edenler bu hakk onuruyla hak edecek, di- erleri böyle bir onura sahip olamayacak. O s rada 16 y ll k fiahin Motor iflçisi Özkan Dursun söze giriyor ve maddi imkans zl klar n herkesi zorlad n, ancak kendisinin flu ara geceleri bir yerde geçici bir iflte çal flt n, gündüzleri ise akflama kadar burada nöbet tuttu unu söylüyor. Direniflçi iflçilerden Deniz Kalem ise, en çok da y llar boyu patrona kanmalar na içerliyor. söyledi i fley, Bu yasayla birlikte halk n yaflam n tehlikeye at yorlar oluyor. Devam nda ise iflin ehli olmayan, ancak büyük flirketleri olan insanlar, eczaneler zinciri kuracak diyor. Görüflünü ald m z bir di er kifli ise, Yeni Kartal Eczanesi nin sahibi, eczac Hale Mekik. Mekik Yasa, sermayenin ilaç pazar - na göz dikmesinin ürünüdür diyor do rudan. laç pazar ndaki pastadan pay kapmaya çal fl - yorlar diye de ekliyor. Yine Kartal da bulunan Lale Eczanesi nin kalfas hsan Aynac n n ilk sözleri ise, Bu iflten devlet ve sermaye kârl ç kacak fleklinde oluyor. Eczac odalar n n devre d fl b rak laca- n, halk n bilinçsiz ilaç tüketimine zorlanaca n ve bunun ise do rudan halk n sa l ile oynamak anlam na geldi ini söylüyor. (Kartal) Fabrikada çal flan iflçi say s 2001 y l na kadar yaklafl k 120 kifliymifl. Patron o y l 47 kifliyi iflten ç karm fl. Geriye kalan ve flu an iflten ç - kar lm fl olan 59 kifliden her biri, 2001 den itibaren iki kiflilik çal flmak zorunda kalm fl. fiahin Motor iflçisi görüflmelerin sonucunu bekliyor. Talepleri tam olarak karfl - lanmasa da, direniflin belli kazan mlarla sonuçlanaca - na inan yorlar. (Kartal) 30 Mayıs-12 Haziran 2008 Aile hekimli i protesto edildi 21 May s Çarflamba günü Adana Tabip Odas ve SES Adana fiubesi nin ortak örgütledi i ve çeflitli demokratik kitle örgütlerinin destek verdi i bir bas n aç klamas yap ld. Aile hekimli i uygulamas n n Adana da bafllamas yla ilgili olarak Reflatbey Sa l k Oca önünde yap lan bas n aç klamas nda ortak haz rlanan bas n metnini SES fiube Baflkan Dr. Mehmet Antmen okudu. Okunan bas n metninde; Sa l k çal flanlar n n çal flma ortam n bozan, halk m z n sa l k hizmetlerinden yararlanmalar n engelleyen bu sistem bugün sorunsuz bir flekilde uygulanacakm fl gibi görünse de özellikle SSGSS nin yürürlü e girmesiyle çok ciddi sa l k sorunlar n n gündeme gelmesi kaç n lmazd r ifadelerine yer verildi. Aç klamaya alk fllar ve sloganlarla son verildi. (Adana YDG) Nefle Plastik iflçileri greve ç kt Petrol- fl Sendikas stanbul 2 No lu flubenin örgütlü oldu u, Gebze-fiekerp nar, TOSB-TAY- SAD Organize Sanayii Bölgesi nde bulunan Nefle Plastik Ticaret ve Sanayi Ltd. fiti nde çal flan 141 iflçi, 5 Aral k 2007 den beri süren Toplu fl Sözleflmesi (T S) görüflmelerinden bir sonuç ç kmay nca, greve gittiler. Petrol- fl Genel Merkezi, Nefle Plastik te bafllayan greve iliflkin yapt aç klamada, T S görüflmelerine kat lan patron temsilcilerinin, ücret ve ücretle ba lant l maddelerde art fl yapmaya yanaflmamas nedeniyle, uyuflmazl k prosedürü bafllat ld na, ortalama ücretin 750 YTL ve sosyal yard mlar n son derece düflük oldu u iflyerinde, daha sonraki süreçte iflverenin zam vermeme yaklafl m n n afl ld na, ancak verilen teklifin düflük olmas nedeniyle anlaflmaya var lamayarak, sendikaya üye 141 iflçinin greve ç kt na yer verdi. Grev karar ndan sonraki günlerde görüfltü ümüz Petrol- fl Sendikas 2 No lu fiube yöneticileri, aradan geçen süreye ra men, patron cephesinden henüz olumlu bir ad m at lmad n ve grevin ayn kararl l kla sürdü ünü söylediler. Nefle Plastik önüne as lan Bu ifl yerinde grev vard r pankart önünde süren grev 4 er kiflilik ekipler halinde, iflyeri temsilcileri gözetiminde gerçeklefltiriliyor. (Kartal) SES Adana fiubesi nden bas n aç klamas 12 May s Ebeler ve Hemflireler Günü vesilesiyle SES Adana fiubesi sendika binas nda bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Yeni ç - kar lan SSGSS yasas yla sa l k çal flanlar n n ve halk n zor duruma düflmesinden bahsedilen bas n aç klamas n SES Adana fiubesi E itim Sekreteri Halide nci okudu. Bas n aç klamas nda; Koruyucu sa l k hizmetlerine yeterince önem verilmemesi, tedavi edici sa l k hizmetlerinde y lmaya neden olmakta, bunun sonucunda ise tedavi edici hizmetlerde görev yapan ebe ve hemflirelerin ifl yükü artmaktad r ifadelerine yer verildi. nci, konuflmas n SSGSS yasas na karfl ortak mücadele etmenin önemine bir kez daha vurgu yaparak sonland rd. (AdanaYDG) Emekçinin Gündemi flçi cinayetlerinin gerçek sorumlusu sistemin afl r kâr h rs d r! Tuzla Tersaneler bölgesinde meydana gelen iflçi cinayetleri son aylarda art nca ve art k m zrak çuvala s maz hale gelince iflçi cinayetleri kamuoyunda tart fl lmaya baflland. Görünürde bu sorunun tart fl lmas n ve çözümler üretilmesini istiyormufl gibi yapan patronlar ve egemenler, esasta cinayetlerin gerçek nedenlerinin kamuoyundan gizlenmesi için büyük çaba içindeler. Sorunun kayna nda iflçilerin e itimsizli inin yatt n, alt yap - n n yetersiz oldu unu, tersane say s n n çok oldu unun propagandas n yapt lar. Oysa yaflananlar n esas nedeni sistemin afl r kâr h rs d r. Yukar da ifade edilenler bu afl r kâr h rs n n sonuçlar d r y l ndan günümüze kadar yaflanan 60 y ll k zaman içinde yaflanan ifl cinayetlerindeki ölüm rakamlar n incelerken Türkiye de sigortas z, kay t d fl çal flmaya zorlanan iflçilerin say s n n sigortal ve kay tl çal flan iflçilerin say s ndan katbekat fazla oldu unu unutmamak gerekir. Yine kay t d fl çal flmaya zorlanan iflçilerin çok daha zor ve sa l ks z koflullarda çal flt r ld dikkate al nd nda bu rakamlar n da ancak buz da - n n görünen k sm oldu u anlafl lacakt r dan bu yana ifl cinayetlerinde ölen iflçi say s 55 bine, sakat kalan iflçi say s ise 145 bine ulaflm flt r. 60 y l n ortalamas na bakt m zda her y la 900 iflçi ölümü düflüyor. Son 25 y lda ise 70 bin iflçi ifl cinayetleri sonucu hayat n kaybetmifltir. Bunun y ll k ortalamas ise her bir y la iflçi ölümüdür. Tuzla Tersanelerindeki ifl cinayetlerinin kamuoyunda yer bulmas sonucu bu yaflananlar n sektöre zarar vermemesi gerekti i tüm egemen güçler taraf ndan ifade edilmeye baflland. Türkiye nin gemi yap m ve sökümü alan nda dünyada 5., Avrupa da ise 1. oldu u ifade edildi. Bu sorunlar n bu flekilde gündeme tafl nmas ndan sektörün zarar görece ini, yaflanan sorunlar n ifl cinayetlerinin öne ç kar lmamas n isteyerek kendileri için pek önemli bir sorun olmad n bir kez daha ifade etmifl oldular. Tuzla Tersaneleri ald klar siparifllerle 2012 y l na kadar % 100 kapasitede çal flacakt r. Y ll k elde edilen cironun 3 milyar dolar n üstünde oldu unu da düflündü ümüzde patronlar n as l sorununun bunlar kaybetme korkusu oldu u, iflçi ölümlerinin onlar için hiçbir fley ifade etmedi i bir kez daha tüm ç plakl yla ortaya ç km fl oluyor. Emperyalistlerin yo un emek gerektiren sektörleri daha ucuz ifl gücünün oldu u yar -sömürge ülkelere kayd rd bir gerçek. Gemi yap m ve sökümü de yo un emek gerektiren sektörlerden biri. Bunun yan nda gemi söküm iflleri hem insan sa l hem de çevre için tehlikeli olan kimyasal maddeleri de içeriyor. Emperyalistler bu konuda kendi ülke kamuoylar nda oluflan tepki ve duyarl l k nedeniyle de bu tür iflleri yar -sömürge ülkelere havale ediyorlar. Köyden flehre göçün her gün artt, flehirlerde milyonlarca iflsizin var oldu u koflullarda egemenler ucuz ifl gücü bulmakta zorlanm yorlar. Ailesinin geçimini sa lamak, açl ktan ölmemek için her türlü sosyal haktan yoksun en az ücrete emek gücünü satmaya haz r milyonlarca iflsizin olmas egemenlere bu durumu azami ölçüde sömürme olana n sunuyor. Emperyalist politikalar sonucu tar m n tasfiyesinin her geçen gün h zlanarak devam etmesi nedeniyle köyünden, topra ndan kopar lan milyonlar ifl bulma umuduyla flehirlerin yoksul emekçi semtlerinde çok zor flartlarda yaflamaya mahkum ediliyor. Tersaneler bölgesindeki patronlar da kârlar artt kça daha fazla kâr elde edebilmek için sömürüyü daha fazla artt r yorlar. Artan sömürüye ve kârlar na paralel ifl cinayetlerinin de artmas bu kârlar n iflçilerin canlar ndan, kanlar ndan elde edildi inin somut kan t d r. Bu yaflananlar bir kez daha göstermifltir ki, en azg n sömürüye ve bask ya toplumun en yoksul kesimleri u ramaktad r. Bizler de kitlelerle bütünleflmeye toplumun en yoksul kesimlerinden bafllamal y z. Bilinç düzeyleri objektif gerçeklikten dolay geri olsa da yine objektif durumlar ndan kaynakl en h zl flekilde bilinçlenecek kesim toplumun en yoksul kesimleridir. Eski al flkanl klar m zla hareket etmeyip kelimenin gerçek anlam yla zincirlerinden baflka kaybedecek bir fley olmayanlara gitmeli, onlarla bütünleflmenin yol ve yöntemlerini gelifltirmeliyiz. Kitlelerle bütünleflmek, onlarla birlikte ilerlemek ancak o zaman bir niyet olmaktan ç k p, pratikte ete kemi e bürünecektir. Bu gerçekli i bir an olsun unutmamal y z.

5 İşçi-köylü 5 30 Mayıs-12 Haziran 2008 İşçi/köylü Engellemelere ra men kurakl kla ilgili eylemler yap l yor Yaz n gelmesiyle birlikte bir taraftan su sorunu yok aç klamalar na h z veren, di er taraftan köylülere ya mur duas na ç kmay öneren devlet yetkilileri, bu konuyu gündemine alanlar engellemek için de elinden geleni yap yor. Bunun son örne i Batman da DTP taraf ndan kurakl k nedeniyle düzenlenen bas n aç klamas na kat lmak isteyen köylülerin, jandarma taraf ndan engellenmek istenmesidir. Ancak tüm engelleme ve para cezalar na ra men yüzlerce kiflinin kat ld aç klamada, öfke AKP hükümetine yönelikti. Panzerler eflli inde güvenlik önlemi alan askerler, traktörleri ile gelen köylülerin ilçe girifline izin vermedi ve ayr ca baz köylülere de 110 ile 170 YTL aras nda para cezas vererek cezaland rmaya çal flt. Traktörleri ile köylülerin kat ld aç klamada, Toprak reformu istiyoruz, Toprak hazinenin de il çiftçinin mal olmal d r, Baraj de il ifl istiyoruz, Önce insan yerine önce talan dediniz, Yeni göçlere dur diyece iz, Köylü milletin efendisi midir?, Ankara Ankara duy sesimizi iflte bu çiftçinin ayak sesleri, AKP do al olmayan bir afettir, Yayla yasa na son, Adaletin bu mu Tayyip?, Devlet a a ka erdê me dövizleri aç ld. Burada bir konuflma yapan Befliri Belediye Baflkan Burhan Kurhan, aç klamaya gelmek isteyen köylülerin askerler taraf ndan engellendi ini ifade etti. Yaflan lan co rafyada binlerce sorunun oldu unu söyleyen Kurhan, kurakl n kendilerini son derece üzdü ünü söyledi. stem ve taleplerinin insani oldu unu belirten Kurhan, Kaymakaml k ve güvenlik güçleri 3 gündür Befliri de ellerinden geleni yap yorlar. Askerler köylülerin çiftçilerin aç klamaya gelmesini engelleyerek, cezalar kesiyor. Sizin sesinizi k s tlayan bir anlay flla karfl karfl yay z diye konufltu. DTP Batman l Baflkan Özcan Hükümet bir yandan su sorununun varl n yalanlayan aç klamalar yaparken bir yandan da gerçekleri söyleyenleri susturmaya çal fl yor. Erdem ise kurakl n bu day, arpa ve mercimek tar m n yüzde 90 ve yüzde 100 lere varan bir oranda etkiledi ini söyledi. Bölgenin temel geçim kaynaklar ndan biri olan hayvanc l kta da ciddi kayg lar n yafland n ifade eden Erdem, kurakl k nedeniyle otlak alanlar n yeflermedi ine ve meralar n tamamen çölleflti ine de vurgu yapt. Aç klamaya kat lmayan Befliri Ziraat Odas n elefltiren Erdem, Sivil toplumculukla hükümetin kuyru una tak lmay ayn sayanlar kutluyoruz. Afette bile yan n zda olmayanlar ve ses ç karmayanlar kutluyoruz diyerek tepki gösterdi. (H. Merkezi) Bismil de de kurakl k mitingi Son dönem bölgede yaflanan kurakl a karfl Diyarbak r n Bismil ilçesinde de DTP taraf ndan miting düzenlendi. Öncesinde yap lan mitingler gibi Bismil mitingi de, halk n sistemin tar m politikalar na karfl öfkesini ve taleplerini dile getirmesine vesile oldu. Öncelikle bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi talep edildi. Mitingde konuflan Diyarbak r Milletvekili Gülten K flanak köylünün büyük oranda zarar gördü ünü, buna karfl l k devletin zarar gidermeye yönelik köklü çözümler getirmeyerek, sadece köylünün devlete olan Bitkilerin kurakl ktan açmamas ya da kurumas nedeniyle hayvanc l k sektörü de zor günler yafl yor. Çiçek açmamas nedeniyle polen bulamayan ar lar kurakl ktan en çok etkilenen hayvanlar aras nda. Operasyonlar sonucu yaylaya da ç kamayan ar - c lar zor günler geçiriyor. D HA ya bilgi veren ar besicisi Aziz Umut, ilkbaharda ar lar flekerle beslemek zorunda kald klar n, her y l onlarca çiçek çeflidinin açt tarlalarda, bu y l kurakl k nedeniyle otlar n bile yeflermedi ini söyledi. Bu y l yaylalara ç kmalar na izin verilmedi i takdirde ar lar n n telef olaca n söyleyen Umut, flu ana kadar 750 ar kovan ndan 250 sinin telef oldu unu ifade etti. borçlar n bir y ll na ertelemesine tepki gösterdi. Üreticinin seneye de borçlar n ödeyemeyece ine vurgu yap ld. Öyle ki; her ne kadar yaflanan kurakl ktan kaynakl bu y l üreticiler daha zor durumda olsa da, üreticinin yaflad s k nt bu y la özgü de ildir. Sistemin tar m politikalar n n yan nda söz konusu bölge T. Kürdistan olunca, Tar m Bakan baflta olmak üzere sistem sözcüleri olabildi ince aymazca davranmaktad r. Alanda toplanan binler 2 saat sonra da larak miting sonland r ld. (Diyarbak r YDG) Kurakl k ar c l da vurdu! K fl mevsiminde ar lar n Mersin e götürdü ünü, yaz aylar nda ise Bingöl ve Hakkâri yaylalar na ç kt n dile getiren Mehmet Ak ise, güvenlik nedeniyle bir süredir yayla yasaklar n n konuldu unu kaydetti. Devletin bir an önce yaylalara ç kmalar na izin vermesini isteyen Ak flunlar söyledi: Ya tekrar yaylalara gitmemize izin versinler ya da kurakl ktan zarar gören ar c lar n zararlar n karfl las nlar. fiu anda ar lar besleyecek flekeri bile alam yoruz. Bu y l da kurakl k nedeniyle ar lar m z bahar mevsimi gelmesine ra men maalesef bal yapamad klar gibi do adan gerekli besini alamad için ölmeye bafllad. (H. Merkezi) Divri i de neler yaflan yor? 14 May s Çarflamba günü iflten ç kart lan iflçilerle dayan flmak için Divri i ye gidildi. Divri i de k sa süre önce iflten at lan 25 güvenlik görevlisi ile röportaj yapt k ve iflten at lm fl iflçilerin yo un oldu u yerde gazete da t m yapt k. 14 May s 2007 tarihinde 18 iflçi iflten at lm flt. Bu iflçiler yaklafl k 1-2 ay önce sözleflmeli olarak ifle al nm fl, ancak a r sanayide, kötü koflullar alt nda ve düflük ücretle çal flmak zorunda b rak lm flt. Çal flma Bakanl na daha iyi bir ifl imkân için dilekçe veren 18 iflçi iflten at lm flt r. Bakanl n gönderdi i müfettifl, iflçilerin asgari ücretle bu koflullar alt nda çal flt - r lamayaca karar vermifl, ancak iflletme sahibine herhangi bir yapt r mda bulunmad gibi iflçiler ifllerinden olmufltur. Kamuoyu oluflturulup, iflçilerin tekrar ifle al nmas istemiyle imza toplanm fl. 22 A ustos 2007 tarihinde toplanan imzalar n içinde olduklar için iflletmede çal flan 3 kifli daha iflten at lm flt r. Bu 3 kifli daha önce iflletme özellefltirilirken performanslar ndan dolay ustabafl l a yükseltilmiflti. 31 Mart 2008 de de 25 güvenlik görevlisi hiçbir gerekçe gösterilmeden, keyfi olarak iflten at lm flt r. Divri i Platformu kurulmufl ve bir heyet oluflturularak OYAK Divri i Demir-Çelik Yönetim Kurulu na gönderilmifl; platformun içinde Belediye Baflkan, Kaymakam, parti temsilcileri, sendika yönetimi olmas na ra men hiçbir sonuç al namam flt r. 3 Nisan tarihinde Divri i den Demir-Çelik e kadar yürünmüfl ve bas n aç klamas yap lm flt r. flten at - lan iflçilerin yerine ise kendi kadrolar n yerlefltiren OYAK yönetimi, bu iflçilere iflten att klar iflçilerden daha iyi imkânlar sa lam flt r. Öyle ki; bar nma, beslenme ve ücret konusunda neredeyse 2 kat daha fazla ödeme yapmaktad r. Daha sonra Divri i Belediyesi nde yaflanan olaylar ö renmek için D SK Genel- fl Divri i Temsilcili i ne gidildi ve bafl temsilci Nusrettin Özgür ile görüflüldü. Belediye iflçilerinin mesai saati d fl nda ve olur olmaz zamanlarda çal flt r lmas ve ücret verilmemesi üzerine bafllat lan direnifl sonunda imzalanan toplu sözleflme emekçilerin lehine sonuçlanm flt r. 8 Ocak 2008 tarihinde imzalanan toplu sözleflme görüflmeleri s ras nda sözleflmenin baz maddelerinde anlafl lamamas üzerine Belediye nin yüksek hâkim ça rmas iflçileri çileden ç karm flt r. Yüksek hâkim istemiyoruz slogan yla toplu sözleflme maddelerinin hepsinin kabul edilmemesi halinde greve bafllayacaklar n belirten iflçiler birkaç gün içinde grev ça r s na bafllamalar ve k smi ifl yavafllatmalar üzerine iflçilerin kararl olduklar n gören Belediye, toplu sözleflme maddelerinin hepsini kabul etmifltir. (Sivas YDG) Samanda da baz istasyonuna tepki Antakya Samanda a ba l Ataköy s n rlar na baz istasyonu kurulmak istenmifl, köylüler taraf ndan baz istasyonu k r lm fl, ancak daha sonra jandarma müdahalesiyle baz istasyonu kurulmufltur. Bizler Ataköy ve baz istasyonundan etkilenen Çanakoluk köylülerinin baz istasyonuna karfl hakl olarak verdikleri mücadelede yanlar nda oldu umuzu göstermek amac yla onlarla görüfltük. Türkiye Ziraat Odalar Birli i (TZOB) Baflkan fiemsi Bayraktar, 14 May s Dünya Çiftçiler Günü nü bu y lki kurakl k ve hükümetin tar m politikalar n n yaratt sorunlar nedeniyle s k nt yla kutlad klar n belirterek, tar m sektörünün darbe almas yla birlikte özellikle T. Kürdistan nda ekonomik ve sosyal sorunlar n artaca na dikkat çekti. Bu y l Devlet Meteoroloji flleri Genel Müdürlü ü nden al nan ilk verilerin bölgede kurakl gösterdi ini dile getiren Bayraktar, DM nin Ya fl Raporu na göre 1 Ekim Mart 2008 tarihlerini kapsayan 6 ayl k dönemde normale göre en fazla ya fl azalmas n n yüzde 44 oran ile bölgede gerçekleflti ini vurgulad. TZOB verilerine göre kurakl n tar ma verdi i zarar n 5 Milyar YTL ye ulaflt n ve tar mda yüzde 7.3 oran nda bir küçülme meydana geldi ini dile getiren Bayraktar, yapt klar bir çal flma sonucunda Mardin, fianl urfa, Diyarbak r, Batman, Hakkari, Mufl, Siirt, fi rnak, Gaziantep, Elaz illerinde Baz istasyonlar, GSM iletifliminin kapsama alan n geniflletmek için kurulan ve mikrodalga yayan cihazlard r. Baz istasyonlar n n yayd mikrodalgalar, çevresinde bir elektro manyetik alan n oluflmas na neden olur. Bu da çevrede elektro manyetik kirlili e neden olur. Yay lan mikrodalgalar, insanlarda unutkanl k, sinirlilik, uykusuzluk, bafl a r s, bafl dönmesi, depresyon, Alzheimer, Parkinson gibi hastal klara neden olur. Ayr ca hücre enzimlerinde bozulmalar ve DNA tahribine yol açar. Lenf bezi kanseri, ben kanseri, erbezi tümörü, çocukluk kanserlerine neden olur. Gözde katarakt, iris iltihab, kulakta iflitme kayb na yol açar. Cinsel yaflam etkiler. Kan n yap s n bozarak ölüme neden olabilir. Ba fl kl k sistemine olumsuz etkileri vard r. Hamilelerde düflü e neden olur. Mutat bebek do umlar na yol açar. Bütün bu olumsuzluklar nedeniyle baz istasyonlar na çeflitli yerlerde defalarca davalar aç lm flt r. Bu davalar n sonucunda halk kazanm fl, baz istasyonlar n n kald r lmas na karar verilmifltir. Bunlar çok iyi bilinmesine ra men egemen s n flar, emekçi halk n sa l n ve yaflam n hiçe sayarak daha fazla kâr amac yla yerleflim yerlerine baz istasyonlar kurmaya devam etmektedir. Burjuva kalemflörleri de baz istasyonlar - TZOB: Kurakl k en çok bölgeyi vuracak bu day ve arpada zarar oranlar n n yüzde 90, k rm z mercimekte yüzde 60 buldu unu kaydetti. Türkiye bu day üretiminin 2.8 milyon tonunu gerçeklefltiren Güneydo u Anadolu Bölgesi nde görülecek yüzde 90 azalma ile Türkiye bu day rekoltesinde 2.5 milyon ton azalma, yine Türkiye de arpa üretiminin 1.55 milyon tonunu gerçeklefltiren Güneydo u Anadolu Bölgesi nde görülecek yüzde 90 azalma ile Türkiye arpa rekoltesinde ise 1.4 milyon ton azalma beklenmektedir diye konufltu. (H. Merkezi) n n zararlar n n kan tlanmad n yazmaktad r. Hatta yüzsüzlükte daha ileri giderek baz istasyonlar - n n toplum yarar na oldu unu, amac n topluma hizmet oldu unu iddia etmekteler(!) Bu iddialarda bulunurken baz istasyonlar n n yerleflim yerlerinin d fl na kurulabilece ini, fakat bunun daha masrafl oldu unu, dolay s yla daha fazla kâr etmek için yerleflim yerlerinin seçildi ini emekçi halktan itinayla sakl yorlar. Antakya Samanda a ba l Ataköy s n rlar na da baz istasyonu kurulmak istenmifl, köylüler taraf ndan baz istasyonu k r lm fl, ancak daha sonra jandarma müdahalesiyle baz istasyonu kurulmufltur. Bizler Ataköy ve baz istasyonundan etkilenen Çanakoluk köylülerinin baz istasyonuna karfl hakl olarak verdikleri mücadelede yanlar nda oldu umuzu göstermek amac yla onlarla görüfltük. Baz istasyonlar n n baflta insan olmak üzere tüm canl lara verdikleri zararlarla ilgili bir bildiri da tt k. Daha sonra bir avukatla beraber baz istasyonundan etkilenen her iki köye gidip toplant yaparak neler yap laca yla ilgili sohbet ettik. Öncelikle bir imza kampanyas yap lmas na ve kampanyan n bas n aç klamas yla deklare edilmesine karar verildi. Yap lan bu imza kampanyas n n olumlu bir sonuç vermemesi durumunda, Ataköy ve Çanakoluk köylüleri GSM flirketine dava açacaklar n belirttiler. Köylüler baz istasyonuna karfl mücadelede hakl ve sonuna kadar kararl lar. (Antakya K okurlar ) IMF yüzünden tar mda çöküfl sürecindeyiz! Antakya da gerçeklefltirilen Ziraatç lar Zirvesi ne kat lan Gökhan Günayd n, Antakya Gazeteciler Cemiyeti ndeki bas n toplant s nda ülke tar m nda 1980 y l ndan itibaren gerileme döneminin yafland n, bu durumun 2000 li y llarda çöküfle dönüfltü ünü, y llar aras nda 1.4 milyon köylünün karn n doyuramamas gerekçesiyle köyünü terk edip varofllara yerleflti ini belirtti. Tar mda yap - lan temel yanl fllar, tekelleflme ve ya maya dönüflen özellefltirmelerin kötü gidiflatta büyük etken oldu unu belirten Günayd n, mevcut siyasi iradenin bu yap s yla tar mda dönüflüm sa layamayaca n söyledi. Günayd n, Türkiye gibi bir ülke do ru ve rasyonel tar m uygulamalar koyarsa çöküflü sona erdirip kalk nabilir. Ancak IMF ve Dünya Bankas n n talimatlar do rultusunda devam edilirse çöküfl de devam eder dedi. 70 milyonun üzerinde bir nüfusu olan Türkiye nin tar mda kendini doyuramayan konumda oldu unu, pamuk, ya bitkileri, çeltik, bu day, arpa, m s r, soya ve yem bitkilerinin ithal edildi ini belirten Günayd n, 70 milyonluk ülkede 3.5 milyarl k ithalat yap l yorsa yar n öbür gün 100 milyon oldu umuzda ithalata verilecek paran n haddi hesab olmaz. Tar m ülkesi olan Türkiye bugün kendini doyurmakta zorlan yorsa ileride daha büyük s k nt lar yaflanacak demektir dedi. (H. Merkezi)

6 Dengê azadî İşçi-köylü 6 30 Mayıs-12 Haziran 2008 Geçti imiz günlerde Diyarbak r n Hani ilçesinde görev yapan bir sivil polisin genç bir kad - na tecavüz giriflimi, halk n yürüyüfle geçmesine neden olmufltu. lkin söz konusu polisin derhal görevden al naca n aç klayan ilçe Emniyet Müdürlü ü, daha sonra olay n tecavüz de il karfl - l kl iliflki oldu u yolunda beyanlarda bulunmufltur. Devletin kutsall na halel getirmemeye ant içmifl apoletli medya da olay karfl s nda üç maymunu oynayarak görevini yapmaktad r. Belki olay kapand veya kapanacak. Ancak bu olay ak llara birçok fleyler getiriyor/hat rlat yor. Özelikle T. Kürdistan nda direnenleri iflkenceyle çözemeyen bu katil sürüsünün elemanlar n n, iflkence ettikleri kiflinin eflini, k z n veya sevdi ini iflkencehaneye alarak gözleri önünde tecavüz tehdidinde bulunduklar n hat rlat yor mesela... Mardin Derik e ba l Çayköyü nde yaflayan fi.e., ilk olarak 93 Kas m nda gözalt na al n yor. Surat na yedi i yumrukla üç difli k r l yor. Bir üste men saçlar ndan tutup kafas n panzere vuruyor. Sonra karakol. Orada ç r lç plak soyuyorlar. Bir araba lasti- inin içine yerlefltirip, ellerindeki sopay cinsel organ na sokuyorlar. Bu arada üstüne tazyikli su s k yorlar. O bir hafta boyunca tazyikli su, elektrik verme, tekerin içine sokma, filistin ask s, ayaklardan bafl afla asma iflkencelerinin yan s ra defalarca tecavüze u ruyor. Bir hafta sonra Çürümüfllük sistemin temelindedir... Sivas ta faflist sald r 16 May s Cuma günü gece saat s - ralar nda Sivas Adliye binas n n arkas nda, yani flehrin ortas nda, yaklafl k 20 kiflilik faflist bir grup 7 arkadafl m za demir sopalarla sald rm flt r. Sald r ya u rayan 7 arkadafl m z çeflitli yerlerinden a r flekilde yaralanm flt r. 12 May s Pazartesi günü bafllayan geleneksel Cumhuriyet Üniversitesi Bahar fienlikleri nde devrimci ve demokrat ö rencilerin açt stantlara tacizde bulunan faflistler, flenlik bitiminde gerçek yüzlerini göstermifllerdir. Bahar fienlikleri nde biz de Demokratik Ö renci Kulübü olarak açt m z standa yönelik yap lan tacizler sonras nda üniversitenin Özel Güvenlik Birimi ni uyarm fl, ç kacak olaylardan sorumlu olmayaca m z bildirmifltik. Ancak faflistler arkadafllar m za pusu kurarak, haz rl ks z yakalam fl ve haince sald rm flt r. Burada önemli olan bir di er nokta da olay s ras nda bölgedeki esnaf n tutumudur. Olay s ras nda esnaf kap lar kilitleyerek olaya seyirci kalm fllard r. Sald r y k namak için 17 May s Cumartesi günü saat da bir bas n aç klamas yap lm flt r. Bas n aç klamas nda flunlara de inilmifltir: Uzun süredir ülke genelinde yayg nlaflt r larak hâkim k l nmak istenen faflist gerici terörün iç yüzünü dün Gazi de, Eskiflehir de, Akdeniz de, Erzincan da ve Sakarya da, 1 May s Taksim de en vahfli boyutuyla görürken bugün bir yenisini Sivas ta yaflad k. Bu sadece 3-5 çapulcunun yapt bir olay de- il, genel olarak ülke genelinde oynanan oyunun bir parças d r. Aç klamaya yaklafl k 250 kifli kat l rken Sivas caddeleri Faflizme karfl omuz omuza, Yaflas n devrimci dayan flma, Sivas faflizme mezar olacak!, Faflizmi döktü ü kanda bo aca z! sloganlar ile inletildi. (Sivas YDG) Hiçbir iflkence hiçbir zor arac ezilenin sömürülenin meflru direnifline k rmaya yetmemifltir, yetmeyecektir. Bu nedenle farkl yollar aranmakta, yöntemler hayata geçirilmektedir. Bu yöntemlerden birisi de kültürel dezenformasyondur. savc l a ç kar lmadan serbest b - rak l yor. Dört ay sonra, evi bas larak bir kez daha gözalt na al - n yor. Bu kez de ayn iflkenceler ve iki hafta boyunca sürekli tecavüz. Yine savc ya ç kar lmadan, olanlar anlatmaya kalkarsa k z kardefllerini de ayn muamelenin bekledi i tehdidiyle sal verilme... fi.e., köyüne dönemeyip Derik te akrabalar n n evinde saklanmaya bafll yor. Ancak birkaç ay sonra köyüne dönüyor. Bir tarlada çal flmaya bafll yor. Bu kez de operasyona ç kan bir askeri birlik onu ve birkaç kifliyi tarladan al p boflalt lm fl köydeki evlerden birine sokuyor. Dayak yiyor. A z na tuz dolduruluyor. ri, yeflil gözleri olan bir subay vard. Beni ç r lç plak soyup üzerimden geçti. flini bitirdikten sonra oradaki askerlere dönüp siz de serbestsiniz deyince bu kez de onlar üzerime sald rd. Bay lana dek dört kifli daha tecavüz etti. Silah dipçi iyle dövülen Mersin Deniz Gezmifl, Yusuf Arslan ve Hüseyin nan n idam edilifllerinin 36. y ldönümünde Mersin de binlerce kiflinin kat ld bir etkinlik düzenlendi. Suavi nin de konser verdi i etkinlikte, dönemin tan klar o günleri anlatt. Mersin 68 liler ve 78 liler Derne i nin düzenledi i baz siyasi partiler, devrimci ve demokratik kurumlar n ve sendikalar n deste iyle örgütlenen dam Edilifllerinin 36. Y ldönümünde Denizleri An yoruz adl anma etkinli i Bar fl ve Kardefllik Orman nda gerçeklefltirildi. Yerel gruplar, Önder D lb - r n ve Suavi nin konserleriyle renklenen anma etkinli ine dönemin tan klar ndan Deniz Gezmifl in arkadafllar Ertu rul Kürkçü, Eflber Ya murdereli, Fahri Aral, Celal Do an, Emine Ayna, Filiz Koçali ve Hamiyet K z ler konuflmac olarak kat ld. Gençlerin yo un kat l m gösterdi i, s k s k sloganlar n at ld etkinlikte marfllar ve türküler söylendi. Mersin 68 liler Derne i Baflkan Selçuk Polat ile Mersin 78 liler Derne i Baflkan Osman Koçak n konuflmalar yla bafllayan etkinlikte dönemin tan klar kürsüye ç karak, Deniz Gezmifl ve arkadafllar n n mücadelesi ile günümüzde gelinen noktay anlatt. Mahir Çayan ve arkadafllar n n öldürüldü ü K z ldere çat flmas ndan yaral kurtulan tek kifli olan eski Dev-Genç lideri Ertu rul Kürkçü, bugün bir kez daha devrimci dalgan n yeni- fi.e., öldü san l p orac kta b rak - l yor. Gözünü hastanede aç yor. Birkaç ay sonra zmir deki akrabalar n n yan na kaç yor. Kimseyle konuflmamas, s k s k düflüp bay lmas, sinir krizleri geçirmesi akrabalar n kayg land r - yor. fi.e. yi 1995 A ustos unda Türkiye nsan Haklar Vakf tedavi merkezine götürüyorlar. Orada üç ay boyunca tedavi görüyor. Raporuna düflen, anlatt hikâyelere uygun travma belirtileri, afl r güvensizlik, majör depresif bozukluk ve yüksek anksiyete düzeyi. Sürekli kâbuslar gördü ü, dikkat toplamakta güçlük çekti i de raporda belirtilmifl y l nda köyünden gelen akrabalar n n askerler seni ar yor haberi üstüne Almanya ya kaç yor. 98 de Almanya da Kad na Yönelik Devlet Kaynakl fiiddet konulu bir panelde söz al p a layarak bafl ndan geçenleri anlat nca tam befl den kabarmaya bafllad na tan k olduklar n söyledi. Eski Gaziantep Büyükflehir Belediye Baflkan ve Deniz Gezmifl in ev arkadafl Celal Do an da, mücadelenin demokratik yollarla yap lmas gerekti ine vurgu yapt. Do- an n, Gençlere tavsiyem; bütün inançlar n z, düflüncelerinizi demokratik ortamda tart flarak Deniz Gezmifl ve arkadafllar an ld Anneler gereken aç klamay yapt lar çözme yolunu seçiniz. Yap lmas gereken fludur; gençlerimizi k rd rmadan, ölüme sevk etmeden, silahl mücadeleden al koyarak, inanarak ve isteyerek demokratik cephede birlefltirmeliyiz sözleri üzerine kat l mc lardan birço u tepki göstererek, Do an n kürsüden inmesini istedi. Tart flma bir süre karfl l kl at flmayla sürerken, konuflmas na devam etmek isteyen Celal Do- an n sözleri bu kez de gençlerin att sloganla kesildi. Kahvalt ve ö le yeme inin verildi i anma etkinli i, bir forum ve Suavi konseriyle sona erdi. Partizan olarak anmadaki yerimizi ald k ve kitlesel bir kat l mla sloganlar att k. Malatya Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan ve Hüseyin nan n idam y l sonra bafllayacak bir hukuki süreci tetiklemifl oluyor. fi.e. nin anas.e. de, k z ilk tutukland nda yan odada k z - n n ç l klar n dinleyerek ayn muameleden geçiyormufl. O da k z n n ac lar ndan ve neden sonra rahminden ameliyat oluncaya dek kesilmeyen kanamalar ndan söz ediyor. Ana da daha sonra a r iflkenceye ve tecavüze maruz kalm fl. fi.e. ve anas, o yörede gözalt nda tecavüze u rayan binlerce kad ndan sadece ikisi. T. Kürdistan nda özellikle y llar aras nda gözalt nda tecavüzün sistematik olarak uyguland n bilmeyen kald ysa hat rlatal m. Bir örnek: O dönemin Derik Karakol Komutan Yüzbafl Musa Çitil, daha önce de fiükran Ayd n a tecavüz suçuyla yarg lanm fl, tabii ki delil yetersizli- inden beraat etmiflti. Yörede naml bir iflkenceci olarak tan - nan yüzbafl, bu topraklarda yarg lanamay nca ifl A HM e kalm fl, Türkiye, iflkence kurban Salih Tekin e 25 bin sterlin tazminat ödemek zorunda b rak lm flt. Karakolda askerlerin cinsel ihtiyaçlar n karfl lamak için mutlaka gözalt na al nm fl bir kad n kurban bulunduruldu u da ayyuka ç km fl söylentilerden. Tecavüz, gerek kan tlanmas güç oldu undan, gerekse kurbanlar n bafllar na geleni anlatamamas ndan, herkesin bilip kimsenin engelleyemedi i bir gerçeklik olarak surat m za s r t yor. Türk askeri böyle fley yapmaz diye hayk ranlar, bu y l Newroz kutlamalar na izin verilece ini aç klayan Bakanl k a ra men asker taraf ndan iflbafl na sürülen polislerin Yüksekova da panzerlerinden megafonla yapt -, Jandarmalar geliyor. Bac lar n z yollay n anonslar n hat rlamad. Hiçbir iflkence hiçbir zor arac ezilenin-sömürülenin meflru direniflini k rmaya yetmemifltir, yetmeyecektir. Bu nedenle farkl yollar aranmakta, yöntemler hayata geçirilmektedir. Bu yöntemlerden birisi de kültürel yozlaflmad r. Bu durumu engellemek için kurulan kurumlara, gelifltirilen etkinliklere devlet fuhufl evlerini, birahaneleri, kafe görünümlü randevu evlerini desteklemekle karfl duruyor. T. Kürdistan ndan o kadar örnek verebiliriz ki bu konuya. Oysa söz tükenmifltir ço u zaman. Çürümüfllük d fl yüzeyinde de il sadece, sistemin temelindedir... edilmeleri yap lan bir yürüyüfl ve bas n aç klamas ile protesto edildi. YDG, SGD, DÖDER ve Emek Gençli i taraf ndan, Pir Sultan Abdal Kültür Derne i önünden Emeksiz Üst Kavfla na kadar bir yürüyüfl yap ld. Yürüyüfl boyunca çeflitli sloganlar at ld ve meydana karanfiller b rak ld. Yap lan bas n aç klamas nda, Onlar 6. Filo nun Amerikan askerlerini Dolmabahçe de denize dökerek anti-emperyalist mücadele bayra n ve tam ba- ms zl k talebini yükselttiler. Onlar Haziran flçi Direnifli nde, Malatya köylüsünün haflhafl mitinginde, üniversitelerin bilimsel demokratik mücadelesinde bütün güçleriyle yer ald lar denildi. Ayr ca aç klamada brahimler, Mahirler, Denizler, bask ve iflkenceler karfl s nda direngenlikleriyle, birbirleri için ölümü göze alan devrimci dayan flmalar yla bizlere yol gösterdiler denildi. Aç klama at lan sloganlarla sona erdirildi. (Malatya YDG) 11 May s günü Analar nisiyatifi ad alt nda biraraya gelen DTP li kad nlar, Anneler Günü nedeniyle Hasret Dü ün Salonu ndaki etkinlik öncesi bas n aç klamas yapt. DTP Efl Baflkan ve Mardin Milletvekili Emine Ayna n n da kat ld bas n aç klamas nda DTP li kad nlar, Askere gitme kardefl kan dökme, Asker analar evlatlar n z öldürtmeyin yaz l dövizler tafl d. Burada Analar nisiyatifi ad na aç klama yapan DTP yöneticisi Fatma Bozaner, Anneler Günü nde çocuklar taraf ndan çiçekle ve sevgiyle karfl lanmak istediklerini, ancak yaflananlar n buna engel oldu unu belirtti. Konuflmas nda, ülkede bir savafl ortam n n oldu unu vurgulayan Bozaner, Biz kendi can m zdan bir parça olan çocuklar m z askere göndermeyece imizi söylüyoruz. Bütün annelere sesleniyoruz; çocuklar n z askere göndermeyin. En çok ac y çeken bizleriz dedi. Aç klaman n ard ndan DTP li kad nlar k sa süreli oturma eylemi yaparken, bas n aç klamas n de erlendirmesi istenen Emine Ayna, Anneler gereken aç klamay yapt - lar diye konufltu. (Mersin) Yedinci Gün Gazetesi imtiyaz sahibi tutukland Devrimci, sosyalist ve yurtsever bas na yönelik bask ve sald r lara bir yenisi daha eklendi. Yedinci Gün gazetesi imtiyaz sahibi Ali Turgay tutukland. Terörle Mücadele Kanunu kapsam nda gözalt na al narak tutuklanan Turgay, Gündem gelene ine yönelik tahammülsüzlü ün son örne i oldu. Ç kart lan TMK ile birlikte ifade özgürlü üne ciddi darbeler vurulurken gazete sayfalar na yans yan her aç klama yard m ve yatakl k kapsam nda cezalara çarpt r ld. 4 A ustos 2006 ile 13 May s 2008 tarihleri aras nda Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Yaflamda Gündem, Güncel, Azadiya Welat, Gerçek Demokrasi, Yedinci Gün, Haftaya Bak fl, Yaflamda Demokrasi, Toplumsal Demokrasi, Öteki Bak fl ve Yeni Bak fl gazeteleri toplam 31 kez kapat ld. Yurtsever bas na yönelik engellemeler ifade ve bas n özgürlü ünün ülkemizde ne anlama geldi ini de gösteriyor. Kürt halk na yönelik sald r lar ile imha ve inkâr politikas n sürdüren devlet gerçekleri halka ulaflt ran bas n da k skaca al yor. Emekçilere yönelik yo un bir propaganda yürüten devletin bu çemberini k rmak, halka do ruyu götürmek amac yla faaliyet gösteren devrimci ve ilerici bas n tutuklamalar ve gözalt larla durdurulmaya çal fl l yor. Ali Turgay n tutuklanmas na iliflkin stanbul 9. A r Ceza Mahkemesi ne yap lan iki itiraz da reddedildi. Toplatma ve kapatmalara ra men Gündem gelene i ç kard yeni yay nlar ile yoluna devam ediyor. Alternatif gazetesi Gündem gelene inin son gazetesi olarak okuyucular ile bulufltu. Yay n hayat na 19 May s günü bafllayan Alternatif gazetesi Mardin in Derik Maz da, Midyat, Nusaybin ve K z ltepe ilçelerinde, fi rnak Cizre de Hakkari Yüksekova da ve stanbul un birçok bölgesinde okurlar taraf ndan da t larak emekçilere ulaflt r ld. ( stanbul) Yasa n s n r yok: Önce yaylalar, flimdi de tarihi mekanlar! Kürt halk na dönük imha-inkar politikalar n n olanca h z yla sürdü ü günümüzde, Türk egemen s n flar n n Kürtlere dönük yasak kapsam da giderek geniflliyor. Diyarbak r da yaflanan son geliflme ise, yasa n boyutlar n n nerelere varabilece i noktas nda önemli bir ipucu sunuyor. Ergani de bulunan tarihi Hilar Ma aralar n gezmek isteyen gençler, jandarma engeline tak ld! Gençlerin önüne barikat kuran jandarma, ma aralara geçifllerine izin vermedi. Propaganda yapacaklar için bu yasa koydu unu aç klayan jandarma, gençler taraf ndan protesto edildi. Ülkenin çok say da tarihi de erini yok eden zihniyet, yok edemediklerine ise yasak getirerek, bölge halk n n tarihi de erlere ulafl m n engellemekte sak nca görmüyor. Diyarbak r da Genç Yüreklerle Özgür Yar nlara slogan yla gerçeklefltirilen Yeniflehir Gençlik Kültür ve Spor fienlikleri nin son gününde, flenlik kapsam nda Hilar Ma aralar na gezi düzenlendi. Batman Bahar Kültür Merkezi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Arsen Poladov Tiyatrosu oyuncular taraf ndan sergilenen, Çend Dîmen Ji Jiyanê adl oyunun ard ndan, araçlarla Ergani ye 8 kilometre uzakl kta bulunan ma araya do ru hareket eden kitle, buraya vard nda, bölgeye y nak yapm fl olan jandarman n üst aramas dayatmas yla karfl laflt. Jandarman n tüm srarlar na karfl n üst aramas yapt rmamadaki kararl - l n koruyan ziyaretçiler, geziyi iptal etme karar ald lar. Geziye kat lan gençler ise olay n ard ndan yap lan görüflmelerde, Kürt gençlerinin kendi tarihlerinden kopar lmaya çal fl ld n, siyasi faaliyetleri gibi, sportif ve kültürel faaliyetlerinin de engellenmek istendi ini belirttiler.

7 30 Mayıs-12 Haziran 2008 İşçi-köylü 7 Halkın gündemi Kay plar Haftas nda mücadeleyi yükseltme ça r s Diyarbak r HD Diyarbak r fiube Baflkan Muhharrem Erbey yaz l aç klama yapt. Erbey, Türkiye de yaflam haklar devlet güvencesi alt nda olan yüzlerce kiflinin yak nlar ndan kopar larak, ans - z n benzer yöntemlerle ortadan kayboldu una dikkat çekti. Erbey, Onlar unutmam z bekleyenlere bir kez daha sesleniyoruz. Asla unutmayaca z dedi. Ankara HD Ankara fiubesi Yüksel Caddesi nsan Haklar An t önünde bas n aç klamas yapt. Aç klamada, Kay plar bize sesleniyor, Neredesiniz ey insanlar? pankart aç ld. Aç klamada konuflan HD Genel Baflkan Hüsnü Öndül, 1995 y l nda gözalt nda kay plar n artmas üzerine May s tarihlerini Kay plar Haftas olarak ilan May s Kay plar Haftas nedeniyle, birçok ilde yap lan aç klamalarda, mücadeleyi yükseltme ça r s yap ld. ettiklerini ve bu tarihten itibaren her y l kay plar and klar n söyledi. Bas n aç klamas n okuyan HD Genel Sekreteri Sevim Saliho lu, kay plarla birlikte insanl n kayboldu unu belirterek, kaybedilenlerin hikayesinden örnekler vererek aç klamaya devam etti. stanbul Kay plara Karfl Uluslararas Komite (ICAD), Yak nlar n Kaybeden Ailelerle Yard mlaflma ve Dayan flma Derne i (YAKAY-DER) ve HD stanbul fiubesi Galatasaray Postanesi önünde bir bas n aç klamas yapt. Gözalt nda kaybedilenlerin foto raflar n n tafl nd aç klamada, yere k rm - z karanfiller b rak ld. Aç klamay okuyan HD stanbul fiube Baflkan Gülseren Yoleri, yaklafl k 20 y ldan beri gözalt nda kay plar için mücadele ettiklerine ancak kay p olgusunda devletin de rolü oldu u için önemli bir yol alamad klar na dikkat çekti. zmir Konak Pier önünde bir araya gelen HD zmir fiubesi üyeleri, Konak eski Sümerbank a do ru yürüyüfle geçti. Yürüyüflte Susma, sustukça s ra sana gelecek, nsanl k onuru iflkenceyi yenecek sloganlar at ld. Aç klamay yapan HD zmir fiubesi Baflkan Lütfü Demirkap, 22 y ld r yürüttü ümüz insan haklar mücadelesinde kay plarla birlikte kaybolan n insanl m z oldu unu bilerek mücadele ettik ve kay plar n ak betini sorduk dedi. Adana nönü Park nda bir araya gelen HD, KESK, DTP, ÖDP, EMEP, SDP, ESP, ÇHKM, Partizan, Sosyalist Parti Giriflimi, PSAKD, Halkevleri ve THAY-DER konuya iliflkin bas n aç klamas yapt. Kay plar bulunsun faillerden hesap sorulsun pankartlar n n aç ld eylemde kitle ad na bas n aç klamas n okuyan HD Adana fiubesi Yöneticisi Osman Kara, J TEM, T T, Vatansever Kuvvetler Güç Birli i, Ergenekon ad alt nda devlet içerisinde örgütlenen bu çetelerin kirli faaliyetler yürüttü ünü dile getirdi. Bursa 25 May s günü Büyükflehir Belediyesi önünde toplanan HD, ESP, Partizan ve BDSP bir bas n aç klamas yapt. Aç klamay okuyan HD fiube Baflkan Abdullah Akyol, son dönemde artan sald r lara de inerek mücadeleyi büyütme ça r s yapt. Merhaba, 18 May s 2008 tarihinde 1995 Gazi olaylar nda gözalt na al narak katledilen Hasan Ocak anmak için ESP nin düzenlemifl oldu u anmaya Gazi Mahallesi Partizan olarak destek verdik. Cemevi önünde toplanan kitle, Yaflas n devrimci dayan flma sloganlar yla yürüyüfle geçerek Gazi Mezarl - na yürüdü. brahim Kaypakkaya ölümsüzdür, Hasan Ocak ölümsüzdür sloganlar s k s k at ld. Burada yap lan anmadan sonra Gazi Partizan faaliyetçileri olarak 27 May s 2007 tarihinde Dersim da lar nda faflist TC devletinin kolluk güçleriyle girmifl olduklar çat flmada flehit düflen halk savaflç s Mahmut Polat ve H d r U ur un katlediliflinin 1. y ldönümü vesilesiyle Mahmut Polat n mezar na giderek k sa bir anma yapt k. Sloganlar atarak mezar temizli i yap p Partizan flamas n mezar tafl na asarak mezarl ktan ayr ld k. 27 May s 2007 tarihinde Dersim da lar nda faflist TC devletinin teslim ol uyar lar na karfl silahlar na sar lan Mahmut Polat ve H d r U ur düflmana teslim olmam fl ve kanlar n n son damlas na kadar savaflm fllard. (Gazi Mahallesi Partizan) Merhaba, 14 May s 2008 tarihinde Gazi Mahallesi smet Pafla Caddesi ve Fevzi Çakmak Caddelerinde brahim Kaypakkaya ölümsüzdür-partizan yaz l afiflleri yaparken 3 arkadafl m z yap - lan çal flman n yasal bir dayana olmad ve çevre kirlili i yaratt gerekçe gösterilerek gözalt na al narak saatlerce bekletilmifltir. Gazi Karakolu na götürülen arkadafllar n ifade vermemeleri sonucu, kendilerine para cezas verilerek 4 saatlik bir keyfi gözalt dan sonra serbest b rak lm fllard r. Genç bir kad n arkadafl m za çikolata teklif eden faflistler, arkadafl - m z n tavr karfl s nda babacan pozlar na girerek iyi niyetli olduklar yalan na baflvurmufllard r. Oysa ki bizler onlar n ne kadar iyi niyetli oldu- unu çok iyi biliyoruz. Yaflanan bu keyfi gözalt sonras çal flmalar ayn flekilde devam etmifltir ve edecektir. (Gazi Mahallesi Partizan) Sansür protestosuna sansür! Yürüyüfl Dergisi nin kapat lmas üzerine yay n hayat na bafllayan Halk Gerçe- i Dergisi ne yönelik yay n durdurma karar n protesto etmek isteyen çal flanlar ve okurlar stanbul Adliyesi önünde polis sald r s na u rad. Halk Gerçe i Dergisi ne 13. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan 1 ay süreyle verilen yay n durdurma karar n protesto etmek isteyen kitle polis terörüne maruz kald. Polis, gazetecilere yönelik gözalt sald r s na gerekçe olarak savc emri oldu unu gösterdi. (H. Merkezi) flkence her yerde! 8 May s 2008 tarihinde Çi li nin Güzeltepe semtinde oturan 3 lise ö rencisi, fiehit Erdal K l ç Karakolu nun önünden geçerken nöbet tutan bir polisin sözlü sataflmas na maruz kald ve böyle bafllayan olay, karakolda iflkence ile bitti. Gençlerin anlat m na göre, saat civar karakolun önünden geçerlerken bir polis memurunun sözlü sataflmas n n ard ndan, dövülerek karakolun içine götürülen gençlere burada yang n söndürme tüpleri, tabanca dipçikleri ve coplarla sald r ld ve ayr ca tecavüz ile tehdit edildiler. Gençler kimlik sorgulamas yap ld s ras nda do um yerlerini söyledikleri zaman kafalar n n duvarlara vuruldu unu, ailelerine haber vermek isteyip, bunun bir yasal hak oldu unu söylediklerinde kendilerine yasalar F tiplerinde yaflanan sorunlar her geçen gün artarak devam ediyor. Aç k görüfl alanlar na konulan kameralar, sürekli verilen keyfi disiplin cezalar, tedavi engelleri gibi sorunlar bunlar n baz lar. Bu sorunlara dikkat çekmek için HD Ankara fiube Cezaevi Komisyonu, 22 May s günü dernek binas nda düzenledikleri bas n toplant s ile (Ocak Nisan 2008) 4 ayl k ç Anadolu Bölgesi Cezaevi Raporu nu aç klad. Komisyon ad na yap lan aç klamada; Cezaevlerinde yaflanan keyfi hak gasplar her geçen gün artarak devam etmektedir. Keyfi uygulanan disiplin cezalar ile birlikte haberleflme hakk engellenirken aç k görüfl yerlerine konan kameralar sonucu tutsaklar görüfle ç kmamaktad r denildi. Aç klaman n devam nda yap - lan baflvurulardan örnekler de verildi; - Adalet Bakanl n n 2007 y - l n n bafl nda yay mlad 10 kiflinin bizden daha iyi mi biliyorsun? denilerek tekrar dövülmeye bafllad klar - n söylediler. Yaflanan bu olay ilk olmad gibi son da de ildir. Yine 16 May s 2008 günü zmir in Bornova semtinde yaflayan asistan doktor Deniz Yaz c evine geldi i s rada kap s n n önünden al n p iflkenceye maruz kald. Evinin önünde kendisine kimlik soran polislere kimli inin yan nda olmad n, doktor oldu unu, kaflesini gösterebilece ini söyleyen doktor, dövülerek polis arac na bindirildi. Bofl bir araziye götürülen Yaz c, burada da polis daya na maruz kald. Ard ndan haftada 10 saat görüflmesine olanak tan yan 45/1 say l genelge cezaevi idaresince uygulamand gibi uygulama adeta iflkenceye dönüfltürülmüfltür. - SES MYK Üyesi Meryem Özsö üt mahkemeye gelifl-gidifllerde askerin adli tutuklular k flk rtmas yla adli kad n tutuklular n sald r s na u ram flt r. Yine mahkemeye gelifl-gidifllerde Resmiye Vatansever ve arkadafllar askerlerin sald r s na u ram flt r. - Mahkeme ve hastaneye geliflgidifllerde askerler taraf ndan tutsaklara özellikle kaburga bölgelerine dirsekle vurulmak suretiyle iflkence yap lmaktad r. Aç klaman n sonunda HD Ankara fiube Cezaevi Komisyonu olarak hapishanelerde yaflanan hak ihlallerinin takipçisi olacaklar dile getirildi. Komisyonun yapt aç klaman n ard ndan Selvi Gülmez de k sa bir konuflma yaparak yaflad s k nt lar dile getirdi. (Ankara) karakola götürülen doktor, burada da ç r lç plak soyularak dövülmüfltür. Yaflanan bu olay n ard ndan protesto eylemi yapan doktorlar soruyorlar: Can güvenli imizi teslim etti imiz kiflilerin, doktor oldu unu söyleyen birini karakolda ç r lç plak soyarak dövmelerinin gerekçesini ö renmek istiyoruz? Bu co rafyada iflkence görmek için her zaman bir neden vard r. Kimli imiz, bunun için bir nedendir, düflüncelerimiz bir nedendir. 12 yafl nda bir çocuksundur yasad fl örgüte üyelikten 13 kurflun ile ölebilirsin. Karakolun önünden geçen 15 yafl nda bir çocuksundur, dayakla içeri al nd ktan sonra do um yerin be enilmemifltir, kafan duvarlara vurulabilir. Newroz kutlamalar - na kat lm fls nd r, tüm ülkenin gözü önünde kolun k r labilir. Dergi sat - yorsundur, sokak ortas nda polis kurflunu yiyebilirsin. Tutsak düflmüflsündür tecrit, izolasyon, hak gasplar ile sessiz iflkence ye maruz kalabilirsin. Ayak tak - m s nd r, kendilerini bafl sananlar, o bafl da ayaklar n tafl - d n unutanlar sana 1 May s a kat ld n için gaz bombalar, coplar ve tekmelerle sald rabilir. Egemenlerin iflkence için her zaman bir nedeni vard r. Tüm bu sald r lar ve bask - zor muhaliflerin susturulmas, devrimci düflünceye sahip olanlar n y ld r lmas amac yla yap lmaktad r. Ezilen halklar n gözü kula, atan yüre i olan devrimci düflüncenin tüm bu yaflananlar n nedenlerini do ru kavramas ve verilecek yan t bu do ru üzerinden bilince ç karmas gerekmektedir. ( zmir den bir YDG li) F tiplerinde hak ihlalleri sürüyor... Bafl büyük te aldatmaca Bafl büyük halk n n Kentsel Dönüflüm e karfl, aylard r polis ablukas ve terörü alt nda sürdürdü ü direniflte yaflanan son geliflmeler, Belediye nin halka dönük yeni bir aldatmaca hamlesi gerçeklefltirdi ini gösteriyor. Polis barikatlar n n hemen karfl s nda kurduklar çad rlarda geceli-gündüzlü bir bekleyifl sürdüren Bafl büyüklüler, aldatmacan n yan s ra, yine belediyenin el alt ndan yürüttü ü bölünme riskiyle yüz yüze. Geçti imiz haftalarda halk ve Belediye aras nda gerçekleflen görüflmeler s ras nda Belediyeye taleplerini ileten Bafl büyüklüler, kendilerine verilen sürenin sonunda, taleplerinin karfl lanmak yerine, y k m projesinin aynen hayata geçirilmesi yönlü giriflimlerin geçerlili ini korudu unu ö renmifllerdi. Çünkü ayn günlerde yap lan Belediye Meclis Toplant s nda proje aynen kabul edilmiflti. Talepleri dikkate al nmayan Bafl büyüklüler, halen mahalleyi abluka alt nda tutan polis y na- n n karfl s nda bekleyifllerini sürdürüyorlar. Geliflmelerin hangi aflamada oldu unu ö renmek için Bafl büyük Mahallesi Çevre Düzenleme ve Koruma Tabiat Yaflatma Derne i Baflkan Adem Kaya ile görüfltük. Kaya, resmi anlamda bir görüflme olmazken, halk bölme giriflimleriyle yüz yüze olundu- unu vurguluyor ve flöyle diyor: Belediye kamuoyunu aldatmaya dönük beyanlarda bulunuyor. Bu beyanlar, halkla uzlaflma sa land, halk n onay n n al nd yönlü. Oysa böyle bir durum yoktur. Biz taleplerimizdeki srar m z koruyoruz. Fakat bu günlerde ö rendi imiz bir fley var ki, o da kimi mahalleliyle yap lan gizli görüflmeler ve uzlaflmalar oldu u yönünde. Biz bu durumu engellemeye dönük bir dizi eylem-etkinlik kararlar alma aflamas nday z ve direnifli aynen devam ettirmede kararl - y z. (Kartal) El Nakba ya stanbul dan lanet! flgal alt ndaki Filistin halk taraf ndan Felaket Günü (El Nakba) olarak kabul edilen srail in kuruluflunun 60. y l tüm dünyada lanetlendi. stanbul da da Filistin Halk yla Dayan flma Derne i (FHDD) taraf ndan oturma eylemi ve yürüyüfl yap ld. Filistin bayraklar tafl yan kitle, Filistin in 1948 den 2000 y - l na kadar toprak de iflimini simgeleyen haritalar tafl d. FHDD Baflkan Füsun Band r, 10 Nisan 1948 den bu yana srail in Filistin de katliamlar yapt n belirtti. Deir Yasin, Sabra-fiatilla, Tel Zaater gibi katliamlar ve soyk r mlarla, baflta Filistin halk olmak üzere, Ortado u ve dünya halklar na varl n kabul ettirmeye çal flan Sionist srail, haydut ABD eliyle varl n sürdürmeye çal flm flt r diyen Band r, srail in ABD deste iyle katliamlar gerçeklefltirdi ini söyledi. Aç klaman n ard ndan FHDD üyeleri, 5 dakikal k oturma eylemi yaparak, sessiz bir flekilde stiklal Caddesi nden Taksim Tramvay dura na kadar yürüdü. ( stanbul) Pendik te zab ta terörü Faflist devletin kolluk güçleri taraf ndan hayata geçirilen iflkence vahfletinin en son örneklerinden biri de Pendik te yafland. flkenceciler bu defa polis de il, polisten ald klar iflkence yöntemlerini kullanan zab talard. K sa bir süre önce, zab talar n baz belediyeler taraf ndan halka dönük sald r larda kullan lmak üzere, polisler taraf ndan e itildi i haberleri gündeme gelmifl, hatta Ankara Alt nda Belediyesi nin zab talar k sa süre önce, robokop k yafetleri giydirilerek, ellerine kalkan verilerek, belediye baflkanlar eflli inde bas na poz vermifllerdi. Ankara da ka t toplayarak geçimini sa layan emekçilere dönük gerçekleflen zab ta terörünün daha katmerlisi bu defa Pendik te yafland. Pendik sahilinde balon satan Yusuf fiirin, seyyar sat c l k yapt gerekçesiyle üç zab ta taraf ndan belediyeye ait bir depoya götürülerek, burada öldürülesiye dövüldü. Balonlar na, kazand 60 YTL ye ve cep telefonuna da el konulan, a r yaral halde Kartal Devlet Hastanesi ne kald r lan fiirin in böbre i ve dala al nd, bir daha çal flamaz raporu verildi. Pendik Belediye Baflkan Erol Kaya ise, olay n duyulmas yla birlikte, olay n üzerini örtmek amac yla fiirin i hastanede ziyaret etti ve zab talar korudu. (Kartal)

8 Politik gündem İşçi-köylü 8 30 Mayıs-12 Haziran 2008 flkencede k z l bir direnifl ve önder olarak Kaypakkaya! Bundan tam 35 y l önce, Proletarya Partisi nin kurucusu ve teorik kuramc s, Türkiye proletaryas n n komünist önderi, brahim Kaypakkaya, faflist diktatörlü ün cellatlar taraf ndan Diyarbak r Zindan nda hunharca katledildi. Kaypakkaya, Türkiye Komünist Partisi nin kurucu önderi Mustafa Suphi ve yoldafllar n n 1921 y l nda Kemalistlerce Karadeniz de katledilmelerinin ard ndan, uzun bir dönem önderliksiz kalan s n f hareketinin sessizli ini, 24 Nisan 1972 y l nda, Proletarya Partisi ni kurarak bozdu. Yeni Demokratik Devrim mücadelesini gerçek önderli ine yeniden kavuflturdu. 24 Nisan, bu anlam yla, Türkiye devrim tarihine alt n harflerle yaz lm flt r. 24 Nisan 1972, Demokratik Halk Devrimi nin kurulufluna giden yolun en önemli ve ilk ad m d r. Gerçek s - n fsal kurtulufl için s k lan ilk kurflundur, bir baflkald r d r, bir isyand r. Neydi o dönemde Proletarya Partisi ni do uran iç ve d fl flartlar? 1917 de Lenin önderli inde Rusya da Çarl k y k larak ilk sosyalist devlet kurulmufltu. Ekim Devrimi sadece Rusya s n rlar içinde kalmam fl, dalga dalga dünyan n di er co rafyalar nda da yank s n bulmufltu. Proleter devrimler ça- n da açan nitel özelli iyle tüm 20. yüzy la damgas n vurmufl, sosyalizm teoriden maddi bir güce dönüflerek, proletarya diktatörlü ü zalimlerin korkulu rüyas olmufltu. Ekim Devrimi yle birlikte do an bir dizi komünist partisi, elde etti i birikim ve dersler fl nda, Sovyetler Birli i nin 2. Emperyalist Paylafl m Savafl nda Hitler faflizmini ve müttefiklerini, tarihin derinliklerine gömerken, iflgal alt ndaki ülkelerde iflgalci emperyalistlere ve iç gericili e karfl elde edilen baflar larla yine bir dizi demokratik ve sosyalist cumhuriyetler kurulmufltu. Dünya halklar, arkalar na ald klar bu rüzgarla devrim f rt nas n büyüttüler da, Asya k tas nda Baflkan Mao önderli inde, Çin Halk Cumhuriyeti nin kurulmas yla dünya devrimi yeni bir aflamaya giriyordu. Baflkan Mao, sadece Çin de devrimi baflar ya ulaflt rmakla kalm yor, ayn zamanda Marksizm-Leninizm e yapt katk larla yeni bir ç r aç yordu. Çin de baflar ya ulaflan Demokratik Halk Devrimi, Büyük Proleter Kültür Devrimi yle dünyay kas p kavurmufltu. Asya dan Latin Amerika ya, Avrupa ya, Afrika ya yay lan sosyalizm f rt nas, ayn zamanda Rusya da ifl bafl na gelen yeni tipte revizyonistlere de ideolojik bir cevap niteli indeydi. Ülkemiz bu geliflmelerin d fl nda kalamazd. Ve öyle de oldu. Bir yandan Büyük Proleter Kültür Devrimi nin etkisi, di er yandan ülkemizdeki Haziran flçi Direnifli, topraks z köylülerin toprak iflgalleri, ve ö renci gençli in baflkald r s, ba r ndan genç, at lgan ve özgün fikirleriyle yeni önderleri ç kard. 50 y ll k proleter suskunluk bozuldu. Ve Proletarya Partisi, s n fla buluflma, köylülü e yol gösterme, ö renci gençli i saflar nda toplama, ayd nlar politik yönden etkileme mücadelesinde genç bir komünist partisi olarak, 24 Nisan 1972 de, sosyal kurtulufl u runa politika sahnesinde yerini ald. Kaypakkaya sadece Proletarya Partisi ni kurmakla kalmad. O, ayn zamanda, onun teorik önderli ini de omuzlayarak, Proletarya Partisi ni bilimsel olarak yönlendirerek asgari ve azami bir programa da kavuflturdu. O, tezlerini MLM bilimi üzerine infla etti. Evrenselden somuta inerek Türkiye yi tahlil etti. Sald rganl k artt kça, sosyalizme özlem de art yor! Katlediliflinin 35. y l nda brahim Kaypakkaya y and m z tarihin bu an nda, s n f mücadelesi tüm fliddetiyle devam ediyor. Emperyalistler ve uflaklar dünyan n her yerinde iflçi s n f na, yoksullara ve insanl ktan yana olan herkese daha azg n sald rmaktad rlar. Faflizmle yönetilen bizimki gibi ülkelerde hak ihlalleri, politik bask lar, katliamlar, ulusal sorundaki çözümsüzlük, inanç özgürlüklerinin önündeki engeller, yoksulluk ve açl k bir kadermifl gibi dayat lmaktad r. Küreselleflme gerici dünyan n yeni politik argüman olarak yayg nlaflt r l rken, emperyalist ve kapitalist ülkelerde bile kan ve can pahas na kazan lan haklar, birer birer gasp edilmektedir. Ücretler sürekli düflürülmekte, toplu sözleflmelerde en düflük ücretler dayat lmakta, ö renim ve sa l k paral hale getirilmektedir. ABD de bafllayan ve tüm dünya kapitalist sistemini bir anda saran ekonomik kriz, emperyalizmin ne kadar zay f oldu unu aç k olarak göstermektedir. Bir kan emici olan emperyalizm flifltikçe daha fazla sermayeye ihtiyaç duymakta, buna yat r m alan bulamad nda ise, sistem yeni krizlere gebe olmaktad r. Bunun için her f rsatta ve her yerde sald rganlaflmakta, iflgaller yapmakta, katletmektedir. En yak n m z olarak Ortado u buna tan kl k etmeye devam ediyor. Irak iflgaliyle emperyalizmin ne vahfli bir sald rganl k oldu unu gördük ve yafl yoruz. Emperyalizmin tüm vahflice sald r - lar na ve bütün dezavantajlar m za ra men, ezilen mazlum halklar n mücadelesi de giderek ivme kazanmaktad r. Filipinler ve Hindistan daki Halk Savafllar, Asya da yeni umutlar aralarken, Nepal de NPK(Maoist) önderli indeki seçim zaferi emperyalistleri daha flimdiden tedirgin etmektedir. Latin Amerika da silahl halk hareketleri ve ABD karfl t politikalar yla ifl bafl na getirilen yeni hükümetler, halk n sosyalizme duydu u özlemi sembolize etmektedir. Avrupa k tas nda; Yunanistan, Almanya ve Fransa daki iflçi grevleri emperyalist-kapitalist tekelleri köfleye s k flt rmas yla, dipten gelen dalgan n önümüzdeki y llarda giderek daha da büyüyece inin flimdiden iflaretini vermektedir. Ülkemizde burjuva-feodal sistemin derin bir bunal m içinde oldu unu art k kimse inkâr edemiyor. Hâkim s n flar bu bunal mlar n örtbas etmek için halka sald rmaktan geri kalm yor. 1 May s 2008 de devletin iflçi ve emekçilere tüm gücüyle sald rmas na ra men iflçi s n f - n n, devrimci iradenin Taksim e ç k fl n engelleyememifltir. Efendilerine uflakl kta kusursuzca hizmetlerine devam eden AKP hükümeti, emperyalistlerin tüm istemlerini yerine getirmekten geri durmamaktad r. Yoksulluk ve açl k daha da katlanarak devam etmektedir. Binlerce insan n yeterli beslenemedi i, bar namad, ifl bulamad, ürününü satamad bu koflullarda, üstüne üstelik ç kart lan yeni Sosyal Güvenlik Yasas ile çal flan emekçiler daha da yoksullaflmakta, yeni ceza yasalar yla toplum k skaca al nmakta, hapishanelerde devrimci tutsaklar üzerindeki bask lar daha da a rlaflt rmakta, polise tan nan genifl yetkisiyle tam bir devlet terörü uygulanmaktad r. Sökecek flafa n tüm toplumun üzerine do aca günleri yak nlaflt rmak bize ve yaln zca bize ba l d r. flimiz zor, bunun bilincindeyiz, sorumluluklar m z büyük, bunun da fark nday z. Kitlelerin burjuva yaflam tarz ve ideolojisi ile yolundan sap t l p, sapt r l p, aldat ld bir mecraday z. nsanl n sermayenin küreselleflme masal yla bozulup a uland - an n koflullar nda, zenginleflmek u runa her fleye ihanet etmeye yatk n bir toplumun fidelendi i bir dönemde, insanlar n adeta tüketim budalas ve terbiyeli birer maymuna çevrildi i bir dünyada ve de üstelik ilk hamlesinde yenilgiye u rayarak s sulara çekilen bir devrim dalgas n n olumlu-olumsuz bütün miras n s rt m zda tafl d m z bir evrede, iflimizin çok daha zor olaca aç kt r. Ancak bilinmelidir ki, zorluklar olmadan, devrimin yol kazalar olmadan, ara s ra büyük gerilemeler olmadan dünya tarihi anlafl lamaz ve toplum ileriye do ru yol alamaz. Bunun tersi, tarihi ve tarih bilincini kendi dar ufkumuz içinde hapsetmek olur. deal ve uygun olmayan koflullarla kuflat lm fl da olsak, yeterince hareket serbestimizi sa layacak olan etmenlerden yoksun olsak da, yenilgilerden, gerileme ve savrulmalardan ders ç karacak devrimci bir ruha, kararl l a ve cürete her zaman sahip olduk/olaca z. Biz biliyoruz ki ve devrimci Marksizm bize ö retmifltir ki, tüm politik yaflam ve tarih, sonsuz halkalar dizisinden oluflan, sonsuz bir zaman zinciridir. Öncünün tüm mahareti, bu sonsuz zincir içinde en önemli olan, en zaruri olan halkay bulup ç karmas nda yatmaktad r. Proletarya Partisi nin 8. Konferans da iflte bu halkay göstermifltir; bize düflen görev onda srar ve inat etmektir. Ve bizler, bize pahal ya mal olmufl deneyimlerimizden ne denli çok ö renirsek, kendi öz yan lg lar m zla kendimizi ne denli iyi e itirsek ve hatalar m z felaket görmeyip onlar n sonuçlar ndan ne denli çok dersler ç kar rsak, kitlelere o denli iyi önderlik eder ve Halk Savafl n o denli iyi örgütleriz. Ve elbette srarla yinelenen bir mücadele ruhunu asla yitirmeden hedefe kilitlenirsek eninde sonunda muzaffer olabiliriz Katlediliflinin 35. y l nda komünist önder brahim Kaypakkaya yolumuzu ayd nlatmaya devam ediyor. Onun yol göstericili inden flaflmadan varl n sürdüren ve pekifltiren Proletarya Partisi; devrimci kurtulufl mücadelesi yolunda sab r, inat ve srarla kuvvet biriktiriyor! Bugün, da lar n doruklar nda, fabrikalarda, okullarda Kaypakkaya n n ard llar faflizme karfl partizanca direniyor. Kaypakkaya n n bütün ard llar ; parti kadrolar, militanlar ve partizanlar, ayn inanç ve kararl l kla, k z l bayra elden ele dalgaland rmay sebatla sürdürüyorlar, özgür gelece imizin k z l iradesi Partizanlar n doruklarda ve enginlerdeki k - z lca kavgalar yolumuzu ayd nlat yor! 4. Uluslararas Sendikal Konferans gerçeklefltirildi! Sald r lar ortak, çözüm yollar ayr, reformizmin rengi her yerde ayn! May s tarihleri aras nda Gönen de bulunan Birleflik Metal- fl Sendikas Kemal Türkler Sosyal Tesisleri nde 15 ülkeden, toplam 300 delegenin kat l m yla 4. Uluslararas Sendikal Konferans gerçeklefltirildi. Türkiye den ev sahipli ini EMEP ve çeflitli sendikalar n yapt Konferansa M - s r, Tunus, ran, Yunanistan, spanya, Irak vs. ülkelerden kat lan delegeler iflçi s n f na yönelik sald r lardan, bu sald r - lar n kendi ülkelerinde nas l yaflama geçirildi inden, örgütlenme ve mücadele deneyimlerinden söz ettiler. Program 23 May s ta delegelerin tan flmas amac yla verilen kokteylle bafllad. kinci gün sabah 9:30 da bir sinevizyon gösterimi yap ld. Sinevizyon s n fa yönelik sald r lar ve Uluslararas Sendikal Konferans n tan t m n içeriyordu. Enternasyonal dayan flman n da vurguland sinevizyonda, ülkeleri temsilen ulusal bayraklar n gösterilmesi oldukça ilginçti. Türkiye iflçi s n f ve ezilen halk - n temsil etti i iddia edilen Türk bayra- n n ekranda dalgaland r lmas, etkinli- in içeri inin, politik muhtevas n n, nas l sonuçlar n ç kabilece inin sinyallerini de veriyordu. Divan n oluflturulmas ndan sonra kat l mc delegelerin sunumlar yla Konferans bafllat ld. Kemal Türkler Tesisleri nde yap lan etkinlikte onun flahs nda bile olsa sayg duruflunda bulunulmamas ise gözden kaçmayacak önemli bir ayr nt olarak yaz ld ilk güne. Belli ki konferansa ev sahipli i yapanlar, iflçi s n f n n kurtuluflu mücadelesinde ölümsüzleflenleri unutarak, an lar n yad ettikleri sohbetlerde b rakarak gelmifllerdi. Konferans Birleflik Metal- fl Sendikas Baflkan Adnan Serdaro lu nun yapt aç l fl konuflmas yla bafllad. Serdaro lu s n fa yönelik artan sald r lardan söz ederek, mevcut konfederasyonlar n gelifltirdi i sosyal diyalog prati inin verdi i zarardan kaynakl bu anlay fla son verilmesi gerekti ini vurgulad. Serdaro lu nun konuflmas n n ard ndan Sermayenin flçi S n f na Yönelik Sald r lar konu bafll kl I. Oturuma baflland. KESK Genel Baflkan smail Hakk Tombul un sunumuyla bafllayan oturumda, ikinci sözü talya dan CGL Sendikas ad na kat lan Giggi Drozedari ald. Drozedari ülkelerindeki yoksulluktan söz ederek, devletin son dönem yo unlaflt rd özellefltirme sald r s na vurgu yapt. Tunus Sa l k Emekçileri Sendikas ndan Mohamed Syoud, kendi ülkelerinde de t pk di er ülkelerde yaflanan sald r örneklerini ve biçimlerini aktard. Ard ndan Tek G da- fl Sendikas 10 No lu fiube Baflkan Muzaffer Dilek söz ald. Konuflmas nda örgütlenme sorunlar ndan söz ederek, Yörsan da yaflanan süreci anlatt. BES Genel Sekreteri Döndü Taka Ç nar da k sa bir konuflma yapt. Bölüm bafll alt nda Almanya dan Ver.di Hamburg fiubesi nden gelen Olaf Harms, Yunanistan delegesi PAME LarissaTemsilcisi ve Yunan Komünist Partisi Milletvekili Tsiogas Dimitris, K br s Rus Kesimi nden Tüm Emek Federasyonu Temsilcisi Antonis Shiathas sunum yapt lar. Ver.di sendikas ad na yap lan konuflmada AB Konseyi nin 2000 y l nda Lizbon da yapt toplant da çal flma koflullar n n esneklefltirilmesi ve a rlaflt r lmas, özellefltirmeler, kamu hizmet ve yard mlar n n kald r lmas gibi kararlar n al nd n vurguland. Yunanistan da reformist-sar sendikalardan biri olan PAME ad na yap - lan konuflmada iflçilerin sermaye ile uzlaflmadan(!) kendi iktidar mücadelesini yürütmesi gerekti i söylendi. Birinci konu bafll Petrol- fl Alia a fiube yöneticisi ve E itim-sen üyesi Hasan Toprak n ard ndan Belediye- fl stanbul 2 No lu fiube ad na Bak rköy iflyeri temsilcisi Selvi Dönmez in yapt - konuflmayla sonland. Dönmez konuflmas nda ülkemiz iflçi hareketinin son sürecini de erlendirdi. 1 May s 2008 kutlamalar özgülünde faflist diktatörlü ün s n fa yönelik gerçeklefltirdi i sald r lar, bu sald r lar karfl s nda konfederasyonlar n iflbirlikçi ve uzlaflmac tavr n, bunun s n fta yaratt güvensizli i vurgulad. Kürt ulusal hareketine yönelik s n r ötesi ve T. Kürdistan nda yo- unlaflan sald r lara da de inen Dönmez, iflçi s n f n n yönelen sald r lar iflbirlikçi-reformist mücadele anlay fl ve yöntemleriyle de il, ancak devrimcilerin öncülü ünde yürütece i mücadele ile aflabilece ini vurgulad. Bugün yaflanan esasl sorunlardan birinin s n fa önderlik sorunu oldu unu hat rlatarak, devletin önümüzdeki dönemde devrimci ve ilerici kesimlere yönelik sald r lar n artt - raca n, bu sald r lara karfl militan bir mücadele hatt n n örülmesi gerekti i ça r s nda bulundu. Salonda dikkatle dinlenen konuflman n baz kesimleri rahats z etti i, konuflma sonras yap lan uyar lardan ve kimi konuflmac lar n Türk- fl e sahip ç kma telafl ndan aç kça anlafl ld. Ö le yeme i aras ndan sonra 1. günün ikinci konu bafll olan flçi Hareketi ve Sendikalar bafll na geçildi. Bu konu bafll - nda da di er ülkelerden ve ülkemizden kat l mc lar sunumlar n yapt lar. Akflam saat da bitirilen 1. gün oturumlar, yemekten sonra çeflitli konu bafll klar n kapsayan atölye çal flmalar ile sürdü. 2. gün Sendikal Örgütlenme, Yaflanan Sorunlar ve Deneyimler konulu tart flmayla bafllad. Ça layan Tekstil iflçileri ad na konuflan Derya Kaya, 10 bin tekstil iflçisinin Ça layan da çok a r koflullarda çal flt n ifade ederek, hiçbir sosyal haklar n n olmad na vurgu yapt. Bu bölümde M s r dan kat l mc n n yapt konuflma oldukça canl ve çarp - c yd. 24 Aral k 2006 y l nda 24 bin tekstil iflçisinin grev ve direnifl sürecini, devletin bu direnifle yönelik sald r lar n anlatt. Direniflle birlikte devlet iflçilere bir tak m haklar n sa lanaca- konusunda sözler verdi, ancak verdi i sözlerde durmad. Bunun üzerine El-Mahalla daki iflçiler greve ç kacaklar n aç klad. Devlet bu aç klamay önce dikkate almad. Ancak grev ve eylemlerle birlikte önemsemek ve ciddiye almak zorunda kald diyerek konuflmas n bitirdi. Bu bölümden sonra Uluslararas Dayan flma bafll kl bölüme geçildi. Delegasyonlar n yapt klar sunumlarla Konferans Sonuç Bildirgesi nin haz rlanmas için ara verildi. Sonuç deklarasyonu kat l mc ülkelerden onay al nmad için okunmad ve önümüzdeki günlerde ilan edilece i aç klamas yla bitirildi. Konferansa Türkiye den kat l mc lar n yapt klar konuflmalarda Sosyal Güvenlik Yasas na karfl son dönemde kurulan yerel platformlara de inilmesi önemliydi. Bu platformlar n son dönem geliflen sald r lara yan t olmas anlam nda önemli pratikleri gerçeklefltirmesi, mevcut sendikal bürokrasiye tav r almas anlam nda önemsenmesi ve yayg nlaflt r lmas vurgusu öne ç kt. Ankara, Adana gibi illerden gelen delegeleri kamu, iflçi sendikalar ayr m yap lmaks - z n bu birlikteliklerin kurulmas ça r - s nda bulundu. Bu tarz yaklafl mlar mevcut sendikalardan beklentinin olmad - n gösterirken ayn zamanda muhalif anlay fl ve mücadelenin buralardan yükselece i yönlü e ilimi de göstermektedir. Konferans gerek ülkemiz gerekse de dünya iflçi s n f na yönelik tek merkezden yönelen sald r lar n boyutunu gösterirken, bu sald r lar n görülmesinin ve tespit edilmesinin bir anlam olmad n da bize bir kez daha gösterdi. Tart fl lan konu bafll klar bugün yaflanan temel sorunlar kapsasa da önemli olan bunlara karfl nas l bir durufl sergilenece idir. Emperyalizmin ve yerli iflbirlikçi ve uflaklar n n iflçi s n f na yönelik kapsaml sald r lar n n ancak militan ve kararl bir mücadele ile afl laca gerçe ini unutarak, çözümü belli reformlar n gerçeklefltirilmesinde arand nda bunun kitlelerin beklentilerini ve umutlar n k - raca ortadad r. Dünya ve ülkemiz ezilenlerinin bu düflüncelerin etkisi alt ndan ç kar lmas n n ve do ru hedefin gösterilmesinin önemli bir görevimiz oldu unu bizlere bir kez daha gösterdi. Potas nda eritti i dinamiklerle reformizm sadece ülkemizde de il dünya iflçi s n f n n mücadelesine de zarar vermektedir. Küba da, Venezüella da tamamlanmam fl sosyalizmi selamlayanlar n, Asya da ezilenlerin mücadelesini görmemesi bir tesadüf de il, bilinçli bir tercihtir, bilinçli bir körlüktür. 3 günlük konferans ülkemiz ve dünya ezilenlerinin sorunlar n n ortakl n gösterirken, çözüm yollar m - z n ayr, reformizmin renginin her yerde ayn oldu unu bir kez daha kan tlad.

9 30 Mayıs-12 Haziran 2008 İşçi-köylü 9 Politik gündem 1 May s ta iflçi s n f na ve yandafllar na karfl gösterilen tahammülsüzlük nedeniyle egemen s n f kliklerinin söz dalafl yeni biçimler alt nda devam ederken ve Baflbakan R. Tayyip Erdo- an ayaküstü Kas mpaflal l na uygun yeni deyimler bulup ortaya saçarken d fl politikada TC, halka ra men büyük oyunlara arac olmay sürdürmektedir. Türkiye halk söz konusu dalafl n renkli ve dolay s yla aldat c etkisiyle gerçekli ine yabanc laflmakla kalm yor, bölgedeki kardefl halklara karfl oynanan oyunlara da böylece sessiz b rak l yor. Bir dinci parti kuruldu unda yüzünü Ortado u daki din a rl kl devletlere dönece inden neredeyse kuflku duyulmayan, 1 Mart tezkeresinin Meclis ço unlu unca reddedilmesiyle bölgede itibar kazanan ve devam eden süreçte de hakim klikler dalafl nda laiklik karfl tl n n oda olarak damgalanan AKP, tüm bu unvanlar na ra men ABD- srail merkezli bir Ortado u politikas izlemektedir. Halk m z yo unluklu olarak bu dinci partinin Kemalizm in aleyhine çal flt na dair manipüle edilirken gerçekte d fl politika yurtta sulh dünyada sulh denen tek çizgiye uygun seyretmektedir. Sözde muhalefet lideri Deniz Baykal Erdo an Katar (o da kar flt r p Kuveyt diyecek kadar ciddiyetsizce) ziyareti dolay s yla elefltirmektedir sadece. ran a yönelik emperyalist sald r haz rl n n bir parças olarak hareket edilmesi hiç önemsenmemektir. Zira Kemalizm ran ile de il emperyalizm ile bar fl esas al r! Renkli iç tart flmalar kadar cazip olmasa da yaklafl k bir ayd r gündemde olan Suriye- srail bar fl, üzerinde durulmas gereken bir konudur. Çünkü merkezinde ABD ve srail in vazgeçmedi i ran a sald r plan bulunmaktad r. Belli aral klarla gündeme gelen ran a sald r olas l aç s ndan Suriye nin verece i taviz(ler) büyük önem tafl maktad r. Suriye ile srail aras nda Golan Tepeleri nin srail taraf ndan terk edilmesini amaçlayan, daha do rusu içeren görüflmelerin oldu una ve devam edece ine dair haberler okumaktay z. Hemen bunlar n Ortado u da bafllat - lan ancak sonuçlanmas mümkün olmayan bar fl görüflmeleri haberlerinden oldu unu düflünüyoruz, hakl olarak! Ne var ki bu ilk de erlendirme hiç de yeterli de ildir. Zira koflullar, iliflkiler, hedefler göz önüne al nmadan belirlenen genel geçer bir sonuçtur bu. Kuflkusuz sonuç önemlidir. Ama daha da önemli olan konu bar fl n olup olmayaca ndan öte bunun neden ve nas l gündeme geldi idir Bilinmektedir ki, Suriye ran ile iliflkileri ve Lübnan daki etkinlikleri nedeniyle ABD ve srail taraf ndan düflman saflarda de erlendirilmektedir. Suriye çeflitli vesilelerle bu ülkeler taraf ndan suçland ve bu suçlamalara ço u kez ayn düzeyde karfl l k verdi Eylül ay nda srail uçaklar n n güya nükleer santral inflaat na gerçeklefltirdi i sald r bu suçlamalar n niteli ini anlamak aç s ndan bir veridir. Türkiye nin hava sahas n n kullan ld bu sald r neredeyse tüm devletler taraf ndan ola an karfl land. Suriye olas bir savafl göze alamayacak oldu undan misilleme hakk n sakl tuttu, askeri sald r yla cevap vermeyece ini de aç kça belirtti Ortado u gündeminin merkezi: ran srail ile Suriye aras ndaki görüflmeleri tart fl rken ran unsurunu göz ard etmek mümkün de ildir. Zira Suriye nin bu derecede gündemde olmas n n esas nedeni ran ile iliflkileridir. ran Ortado u daki politikas n bu ülke üzerine oluflturmufl ABD aç s ndan en önemli ülkedir. Uzun zamand r dünyada ABD nin ran a sald r s tart fl l yor. srail de olas her aksi geliflmede restini çekip ABD yönetiminin elinde patlamaya haz r silah olmaktan vazgeçmeyece ini aç kl yor. ABD li istihbarat flirketleri ran n nükleer silah üretimine son verdi ini aç klamalar ndan sonra srail ve ABD yönetiminden yetkili kifliler bu yeni duruma pek fazla k zm fllard. Zaten o raporlardan sonra da politikalar nda bir de iflikli e gitmediler. ABD ve srail halen dünya halklar n ran n çok tehlikeli bir devlet oldu una inand rmaya çal flmaktad r. ran a sald r olas l geçerlili ini korumaktad r. Suriye nin bar fl sürecine sokulmak istenmesi de bu olas l n bir parças olarak de- erlendirilmelidir. Yoksa böylesi bir bar fl için baflka geçerli bir neden bulunmamaktad r. Annapolis Zirvesi nden bu yana Suriye, emperyalizmin bölgeye dönük politikalar nda esasl bir yer iflgal ediyor. An msanaca üzere bu zirvede görünürdeki problem Filistin- srail bar fl yd. Olmert ve Abbas önce Türkiye ye ran a sald r olas l geçerlili ini korumaktad r. Suriye nin bar fl sürecine sokulmak istenmesi de bu olas l n bir parças olarak de erlendirilmelidir. Yoksa böylesi bir bar fl için baflka geçerli bir neden bulunmamaktad r. Egemenler söz dalafllar yla Türkiye halk n kendi gerçekli inden uzaklaflt rarak Bölgedeki kardefl halklara karfl oynanan oyunlara sessiz b rak yor gelmifl ve bar fl konusunda Meclis te birer konuflma yapm fllard. Bu konuflmalarda yeni ve somut hiçbir fley olmad halde büyük ilerleme den söz edilerek Annapolis e gidildi. Türkiye devlet yetkilileri de bundan övünç duydular; güya Filistin- srail bar fl na büyük katk sunmufllard! Ancak Annapolis teki sonuç bildirgesi umutlar n beyhude oldu unu zaman geçmeden gösterdi. Geriye Olmert gibi bir Siyonist in ve Abbas gibi düflmüfl bir iflbirlikçinin Meclis te bar fl üzerine nutuklar ndan övünç duyanlar n utanmazl klar kald! Ama sadece bu de il! Türkiyeli yetkililerin as l baflar s n n Suriye ye bask yaparak onu Annapolis Zirvesi ne kat lmaya ikna etmeleri oldu unu unutmamal y z. Gerçekten de Annapolis te Filistin- srail bar fl ndan ziyade ran a karfl biraraya getirilen devletlerin kararl l klar sergilendi. ABD, ran a karfl Arap- srail ittifak n perçinliyordu Annapolis te. Buna Suriye nin kat lmas önemliydi. flte Suriye dostu Türkiye bu hizmeti gördü Annapolis Zirvesi, gündemine ald bar fl n d fl nda ran a karfl ABD flemsiyesi alt nda infla edilen Arap- srail koalisyonunun bir gövde gösterisiydi. Suriye de bu koalisyona katt r lmak, en az ndan boyun e mek durumunda kalacak yeni bir üyeydi. Elbette Annapolis te bu konuda bir netleflme olmad, hatta bir ad m dahi at ld söylenemez. Sadece devam edecek süreçte politikalar göze daha net görünür oldu. Suriye, diplomasi yoluyla kazan lmal yd. Takip edilece i alan da Lübnan d. Lübnan özgülünde bask devam ettirilecekti Golan Tepeleri ve Suriye den beklenenler Dick Cheney in ran ziyaretinden hemen sonra Suriye nin baflkenti fiam da gerçekleflecek zirveye (Arap Birli i Zirvesi) davet edilen Suudi Arabistan ve M s r n üst düzeyde kat l m yapmayaca n aç klamalar, Birli in baflkan Amr Musa ya toplant yerini de ifltirmesi ça- r s nda bulunmalar manidard. Ayn aç klamay Libya ve Lübnan da yapt. Zira Suriye devleti Lübnan daki siyasi krizin sorumlusuydu! K sacas Arap- srail koalisyonu Suriye ye somut ad mlar atmas için aç k ve a r bask lar uygulamaya devam ediyordu. T pk Annapolis Zirvesi ne kat lmas yönünde Suriye ye bask yaparken Abdullah Gül ün nas l bir bölge ve devlet politikas istendi ini aç klamas gibi: Emperyalizme kafa tutmayan bir Suriye bekleniyordu! Arap Birli i Baflkan Amr Musa Suriye nin kabul edemeyece i bu talebi hemen reddetti. Birlik esas tafllar olmadan topland ve hemen hiçbir karar alamad denebilir. Ancak bundan sonra Golan Tepeleri nin merkezde oldu u toplant lar n, görüflmelerin Lübnan n kaotik yap s! Lübnan daki geliflmeler her zaman oldu u gibi yine ABD ile ran aras ndaki husumetin bir uzant s olarak de erlendirilmektedir. Belki de en kolay budur veya bu de erlendirme ayn zamanda bize genifl bir perspektif de sunuyor olabilir. E er sadece Lübnan hükümeti ile Hizbullah aras ndaki çat flmalar ABD- srail ile ran-suriye aras ndaki çeliflkinin devam oldu undan bahsedip ama ayn zamanda Lübnan daki iç sorunlardan, Hizbullah n neyi temsil etti inden, amac ndan taleplerinden söz etmeyecek olursak neredeyse hiçbir fley ifade etmemifl oluruz. Ama meseleleri Lübnan daki iç sorunlardan hareketle de erlendirirsek, ayn zamanda ran ve Suriye nin konumunu da anlamaya bafllar z. Lübnan hiçbir zaman sadece Lübnan olmad. Ortado u ne derece karmafl k ve çat flmal bir bölge ise Lübnan da ona lay k derecede kaotik bir ortama sahip olmufltur. Bunun böyle olmas nda d fl güçlerin belirleyici düzeyde katk lar olmufltur. Ancak bir nedeni de Lübnan da farkl dini ak mlar n, mezheplerin varl oldu unu da hat rlamal y z. Üç büyük dinin kutsal mekanlar ile olan yak nl ve her bir dinin birbirinden son derece farkl yaflan fl Lübnan da daima bölünmelere neden olmufltur. Bu dini ak mlar n ve mezheplerin Lübnan da görece yaflama, varl n sürdürme imkan bulmas yine kendi ülkelerinden sürülenlerin, kaçanlar n bu ülkeyi genellikle tercih etmesi de söz konu karmafl k yap - n n bir nedenidir. H r stiyan Marunilerin egemenli ine karfl tarihi bir hoflnutsuzluk esasen hakim olmakla beraber gerek yoksul halk n iç birli inin olmay fl gerekse de ABD ve Avrupal emperyalistlerin ço unlukla aç ktan müdahalesi sonucunda Marunilerin egemenli i süregelmifltir. Bu egemenli in feodal-komprador karakter tafl d da malumdur. fiiiler bu ülkede ekseriyetle yoksul köylülerden, son dönemde k smen artan iflçilerden oluflmaktad r. Sünni ve Maruniler ise daha çok orta s n flar n içinde etkilidir l y llardan sonra fiiilerin ad m ad m güçlendi ini ve buna uygun olarak siyasal taleplerinin artt n görmekteyiz. ç savafllar da yaflayan Lübnan da yönetim aç k olarak dini ak mlar ve mezhepler taraf ndan paylafl lmaktad r. Maruniler Cumhurbaflkan, Sünniler Baflbakan ve fiiiler de Meclis Baflkan n tayin ediyorlar. Bakanl klar da yine mezheplere göre ayr fl yor. Özellikle srail in sald r lar na (1982 deki sald r s, kuflatma ve karfl direnifl an lmaya de erdir. En son 2006 da bir ay süren sald r ve direnifl ise henüz herkesin hat r ndad r) karfl fiiilerin cevab onlar tart fl lmaz biçimde en etkili ak m haline getirmifl ve statüko ile de uzlaflmazl derinlefltirmifltir. Hizbullah n özellikle srail siyonizminin sald r lar na güçlü, etkili karfl koyufllar, halk içindeki çal flmalar onu bir numaral muhalif güç duruma getirmifltir. Ayn zamanda di er ülkelerden ayr olarak Hizbullah, Lübnan da yasal siyasetin de içinde yer almay görev kabul ederek bu alanda da ilerleyen bir süreç infla etmifltir. Kuflkusuz bunda gerek ran gerekse de Suriye nin yard m ve destekleri göz ard edilemez. Lübnan da Marunilerin üstünlüklerini koflulsuz kabul ettirmeye devam etmek istediklerini ve bu nedenle ABD ve Avrupal emperyalist güçlerden destek ald klar n bilmeliyiz. Sünnilerin de halihaz rdaki statükoyu, yerine daha iyisini (kendi ç karlar na göre) koyamayacaklar ndan ehveni fler kabul ettiklerini de unutmamal y z. Ancak esasen yoksul halk örgütlemifl olan Hizbullah, bu iki ak m ve gücün de üstünlü ünü, egemenli ini ve zorbal n kabul etmemektedir. Bu noktada ezilenlerin s - n fsal davran fllar n n Hizbullah taraf ndan manipüle edildi ini ve dini bir egemenlik u runa kullan lmakta oldu unu özellikle belirtelim. Öz olarak; Lübnan daki bu iç karmaflan n ayn zamanda ran ve ABD aras ndaki çeliflkinin artmas demek oldu unu belirtelim. Hizbullah n silahs zland r lmas hedefinde baflar l olmayan ABD, yine Fuad Sinyora hükümetini kullanarak srail ile mücadelede etkili tek hareket olan Hizbullah farkl alanlarda etkisizlefltirmek amac ndad r. Oysa bugünkü durumda Hizbullah Lübnan da tart flmas z tek etkili güçtür. ABD bir kez daha srail in güvenli- i u runa Ortado u da bu kez Lübnan da bir yenilgi ald. Her yenilgi ran a olas sald r y da koflullamaktad r. TC devleti ise bu sürece arac l k yapmaktad r. Vatandafl oldu umuz devlet, haks z savafllar n, iflgalin, sald r lar n ve bu amaçlar içeren bar fl n hizmetlisi olarak çal fl yor ve bundan övünç duyuyorsa devrimi, demokratik sorumluluk, halklar n kardeflli ine samimi yaklafl m kesinlikle bu politikay protesto etmek ve mümkünse uygulanmas n engellemektir. Çokça demokrasiden, demokrasinin devlet eliyle, mevcut düzen partileri arac l yla gelifltirilmesi gere inden söz edenlere önümüzde duran bu gerçekli e bakmalar n öneririz. Demokratl n birinci flart baflka ülkelere dönük bu sald rganl a karfl durmakt r. E er demokrasi gelifltirilecekse bunun yolu halk n inisiyatifini bu gibi meselelerde aç a ç kartmak ve etkili olmas n sa lamak üzere harekete geçmesine teflvik etmekten geçer. Demokrasi, nihayetinde ezilenlerin ç karlar u runa kendilerini ifade etmeleri ve buna uygun olarak politikalar n egemenlefltirme sürecidir. Egemenler bu süreci kendileri için iflletip ezilenleri d fllarlar. Ayaklar n bafl olmas n n k yamete yorulmas da bundand r. gerçekleflmeye bafllad n ö renmifl bulunmaktay z. Golan Tepeleri nin gündemde olmas Suriye nin flart n n kabul gördü üne yorulabilir. Zira srail bunu gündeme almakta neredeyse kesin bir kararl l a sahipti. Tepeleri terk etmesi ise beklenmeyecek kadar büyük bir geri ad md. srail aç s ndan gündeme getirip, hatta karar da al p uygulamamak tutumu flafl rt c olmayacakt r. Ancak gene de sözü edilen geliflme Suriye nin tavr n n netleflmesi bak - m ndan pek önemlidir. Golan Tepeleri nin terk edilmesi karfl l nda Suriye den beklenenler bölgedeki geliflmeleri belirleyecektir. Suriye den beklenen sadece Lübnan daki siyasi krizdeki sorumlulu una son vermesi de- il, bundan daha da önemli olarak ran n yaln zlaflmas na tam destek olmas ve bölgedeki emperyalizme-siyonizm e direnifl odaklar na deste ini çekmesidir. Golan Tepeleri nde iflgalin sona erebilece- ine dair haberler hiç kuflkusuz pek mümkün olmayan yeni bir bar fl hayali olarak yorumlanmaktad r. Kimileri srail in böyle bir ad m atamayaca ndan emin davranmaktad r. Ne var ki bu yaklafl m ran n göz göre göre nükleer silaha sahip olmas na izin vermeme hikayesini yeterince önemsemeyen bir içeriktir. ran a sald r olas l varl n güçlü bir flekilde korudu u sürece srail bu gibi ad mlar atmakta sonuç olarak tereddüt etmeyecektir. Kaba bir ifadeyle kaz gelen yerden tavu u esirgemeyecek tir. lkin söz konusu haberin içinde TC nin arabulucu olarak konumland n hat rlayal m. Türkiye nin dinci hükümeti, Müslüman Baflbakan Suriye yi ran a karfl oluflturulmakta olan Arap- srail Koalisyonu na katmak için az msanmayacak bir çaba içerisinde! Elbette, biliyoruz bu bir devlet politikas, hükümetleri aflar. Gerçi hükümetleri aflmayan ne kald ya da ne var ki memlekette! kinci olarak da Golan Tepeleri nin terk edilmesi karfl l nda Suriye ye dayat lan n Ortado u nun istilas na kap lar açmas oldu unu unutmayal m. srail in Hizbullah ezmek ve Suriye yi dize getirmek amac yla gerçeklefltirildi- i Lübnan a sald r dan sonra bu en önemli hamledir. TC öteden beri diplomasinin hayata geçmesini savunuyordu ve flimdi diplomasinin arac l n yürütmektedir. TC bu içerikteki görüflmelere arabuluculuk yapmakla övünmektedir. D fliflleri Bakan Ali Babacan, srail D fliflleri Bakan Tzipi Livni ile Suriyeli yetkililer aras nda Müslüman dost ülke imaj n kullanarak ran yaln zlaflt rman n, Hizbullah etkisizlefltirmenin, Hamas Mahmud Abbas a mahkum etmenin yolunu döfleyecek! Övünülen arabuluculuk ABD ve srail in bölgeye dönük iflgalci ve sömürgeci politikalara aç k destektir. Halk m z bunu ö renmelidir. Suriye yi Annapolis Zirvesi ne kat lmaya ikna etmek için bask uygulayan, Golan Tepeleri nin karfl l nda ABD ve Siyonizm e karfl direnifl odaklar n n tasfiyesini öngören bir anlaflmaya arabuluculuk yapan bir devlet ne halk n n ne de Ortado u halklar n n ç kar n savunuyordur. Bu gibi arabuluculuklar sözde bar fl ad na büyük sald r lara destekten baflka bir fley de ildir. srail in Golan Tepeleri ndeki iflgale son vermesinin baflka bir izah mümkün müdür?

10 Enternasyonal İşçi-köylü Mayıs-12 Haziran 2008 Filipinler halk n n büyük evlad Crispin Beltran Ka Bel i kaybettik! FKP nin kurucu önderlerinden olan ve Sison un son nefesine kadar halka hizmet eden bir kahraman olarak tan mlad Ka Bel için iflçi s n f n n kahraman ve yaflayan efsane gibi adland rmalarda da bulunulmaktad r. Mütevazili i ile herkesin sevgisini kazanan Ka Bel, tüm yaflam n devrime adayarak çok farkl alanlarda farkl kitlelerin aras nda baflar yla mücadelesini sürdürmüfl, halka hizmet fliar n her alanda büyük bir özveriyle yerine getirebilmifltir. Zaman n zorlu testinden baflar yla geçen Ka Bel her türlü adaletsizli e karfl militan mücadelede sembol haline gelmifl, yaflam n Filipinler de demokrasi, sosyalizm ve ulusal kurtulufl ve dünya halklar n n ve enternasyonal proletaryan n adaletli ve eflit bir dünyada yaflama mücadelesine adam flt r. Mücadele devam ediyor flçi s n f n n ve Filipinler halk n n büyük kahraman ve büyük enternasyonalist Crispin Beltran Ka Bel, 75 yafl nda aram zdan ayr ld. Evinin çat s n tamir ederken 10 metreden düflen Beltran bu talihsiz kazan n ard ndan kald r ld hastanede kurtulamam fl ve 20 May s ta hayat n kaybetmifltir. Filipinler halk n n ulusal ve sosyal kurtulufl mücadelesine 60 y l aflk n süre boyunca hizmet eden ve halk aras nda Ka Bel ismiyle tan nan Beltran yabanc ve iç sömürücülere ve zalimlere karfl militan mücadelenin önderleri aras nda yer alm flt r. 2. Emperyalist Paylafl m Savafl s ras nda Japon iflgaline karfl gerilla kuvvetlerinde kurye görevini üstlenen Ka Bel, ard ndan taksi floförlerinin örgütlenmesinde, militan iflçi federasyonlar n n kurulmas nda yer alm fl, Markos diktatörlü üne karfl savaflm fl, siyasi tutsakken zindandan kaçmay baflarm fl ve k rsala giderek gerilla olarak iflçi ve köylülerin örgütlenmesi çal flmalar na kat lm flt r. Ard ndan KMU (1 May s Hareketi Sendikas ) baflkanl n üstlenmifl ve Filipinler Meclisi ne seçilerek çok farkl alanlarda iflçi s n f n n ve halk n ç karlar n savunmufltur y l nda Halklar n Uluslararas Mücadele Ligi (ILPS) Baflkanl - na seçilen Ka Bel uluslararas anti-emperyalist mücadelenin geliflmesine de büyük hizmetlerde bulunmufltur. Sen art k her da n bafl ndan dünyaya gülümseyeceksin Ka Bel yoldafl! Ezilen kitlelerle ve emekçilerle s k ba lar kuran Ka Bel, bir önderin halk n sevgi ve sayg s n nas l kazanabilece ini yaflam yla göstererek önderlik yöntemlerine muazzam katk lar sunmufltur. Ezenlere ve sömürenlere karfl tavizsiz durufluyla ve derin s n f kiniyle örnek olmufltur. Ka Bel zor zamanlarda do ru ve kararl durufllar sergileyerek de güçlü bir önder oldu unu kan tlam flt r lar n bafllar nda iflçi hareketini pasifize edip sa c laflt rmak isteyenlere karfl net bir durufl sergilemifl ve iflçi hareketinin do ru hatta devam etmesine emsalsiz katk larda bulunmufltur. Son y llarda ise Anakpawis (Ezilen Kitleler) partisinin baflkan olarak Temsilciler Meclisi nde iflçi-köylü ittifak n gelifltirmek için çaba harcam flt r. Ka Bel enternasyonalist bir devrimci olarak dünya çap ndaki anti-emperyalist hareketin de içinde yer alm fl ve birçok uluslararas örgütte yöneticilik yapm flt r. Ka Bel i yaln zca Filipinler deki grevlerde, flehirlerdeki kitlesel eylemlerde, meclis koridorlar nda, k rsalda de il ayn zamanda Hong Kong da Dünya Ticaret Örgütü karfl t eylemlerde, Kanada da Asya-Pasifik Ekonomik flbirli i Örgütü karfl t yürüyüfllerde yer al rken, binlere seslenirken görmek mümkündür. Çok küçük yaflta Japon iflgaline karfl verilen gerilla mücadelesinde kurye olarak yer alan Ka Bel, savafl n ard ndan benzin istasyonunda çal flm fl, otobüs floförlü ü yapm fl, daha sonras nda ise taksi floförü olarak yaflam n sürdürmüfltür. 20 yafl nda taksi floförlerinin grevine kat lm fl, bu greve vahflice sald ran polis 3 emekçiyi katletmifl, onlarcas n yaralam flt r. O günden bu yana Ka Bel iflçi s n f n n saflar ndaki mücadelesini sürdürmüfltür. Taksi fioförleri Birli i örgütünün kuruluflunda yer alan Bir gün gidersen e er K nal bir kufl getirir haberini. Bir gün gidersen e er Kar tanelerinden anlar m, gitmiflsin Bir gün gidersen e er namludan ç kan mermi h z yla Gelirim sana Bir gün gidersen ve günefl do mam flsa o gün Anlar m gitmiflsin o zaman. Yüre inde atefl sevdanda türkü kavganda s k l yumru u olurum yoldafl m! Ço u zaman bir yoldafl m z kaybetti imizde, onunla ne kadar çok sohbet etmek istedi imizi düflünürüz ve gerçek hayatta buna ne kadar az imkan buldu umuzu söyleriz. Ka Bel yoldafl, bu insanlardan bir tanesiydi. Seninle ilk tan flt m zda Atatürk Havaliman nda elimi s k p merhaba, sizlere Filipinler den s cak selamlar getirdim demifl ve kucaklam flt n. Vedalaflt m zda ise yine ülkeme sizlerden çok selam götürece im ve burada verdi iniz zor ama anlaml mücadeleyi anlataca m, sadece herhangi bir mücadele de il, yoldafl mücadelesi sözlerini sarfetmifltin, bir de flunu eklemifltin; ki ayr toprakta verdi imiz mücadeleyi y llard r bilmekteyiz, ancak gelip görmek çok ayr bir duygu ve bunu hiçbir zaman unutmayaca m. Ne kadar do ruydu sözlerin, do ruydu, çünkü mücadelemiz enternasyonaldi, do ruydu, çünkü bizi birlefltiren enternasyonal ideolojimizdi. nsan bu dünyada yapt klar yla an l r ve hat rlat l r. Baz insanlar vard r, öldüklerinde ülke ve dünya durur, toprak a lar ve topra a gömüldüklerinde üzerine dökülen gözyafllar ndan yeni bir tohum filizlenir ve büyür. Çünkü onlar, insanl n kurtulufl mücadelesinin neferleridirler. Sadece kendileri için de il, bütün emekleriyle insanl k için yaflarlar. Sen de öyleydin Ka Bel yoldafl, küçük yafltan itibaren düzene isyankarl n ve direngenli in ile öne ç k yordun. Bu yap nla birçok insana örnek oldun. flçi s n f n n örgütlemelerinde en ön saflarda halk n n ba ms zl, demokrasi mücadelesi veriyordun. Seni ne zaman görsem heyecanl heyecanl kaç tane greve kaç tane eyleme kat ld n anlat rd n. Ülkemize geldi inde Tuzla da iflçilerin önünde yapt n bir konuflman n ard ndan evet, buras güzel demifltin. Yapt n ajitasyon konuflmadan sonra sana bizim sendika temsilcilerimiz burada böyle konuflma yapsalar, dava aç l r belki de hapishaneye giderler demifltim, sen de gülerek, öyledir yoldafl, faflizm budur! Ben de kendi ülkemde böyle konuflsam beni de tutuklarlar. Onun için sizin oraya gelmeniz gerekiyor fleklinde espri yapm flt n. Sen son nefesine kadar dava ve ilkelerine ba l bir insan olarak her bir k z l militan için örnek teflkil ettin ve düflman aç s ndan da k rm z tehlike oluflturdun. Bofluna seni defalarca tutuklamad lar ve sana suikast girifliminde bulunmad lar. Sadece verdi- in mücadeleden dolay de il, kiflili in, dürüstlü ün ve sadeli in ile anacak seni proletarya enternasyonalizmi Sözüyle ve eylemiyle ayn yd n. En son tutukland nda kalp rahats zl ndan dolay Manila daki hastaneye götürdüler seni, seni orada gördü ümde, her fleye ra men, gözlerindeki kavga ateflinin ve coflkusunun hiç sönmedi ini de görmüfltüm. Senin ölüm haberini almak hepimizin yüre inde büyük bir yara aç lmas na sebep oldu. S n f mücadelesinde birçok dost ve yoldafl m z kay p ederiz Üzülürken de elbette güçlü olmak zorunda olmam z gerekti ini ve ilerlemek zorunda oldu umuzu bilerek hareket ederiz, çünkü enternasyonal proletaryaya ve ezilen halklar ve uluslara sözümüz var; fiehitlerimizden devrald m z bayra yukar tafl yaca z! Sen art k her da bafl ndan dünyaya gülümseyeceksin, savaflan her k z l militan n tetikteki namlu h z yla saltanat n y kmada yer almaya devam edeceksin. Fiziksel olarak bizden ayr ld n, ama kavgam zda, yüre- imizde ebediyen yaflayacaks n! (Bir yoldafl n) Ka Bel aras bu örgütün baflkanl n üstlenmifltir. Ard ndan iflçi hareketinin di er önemli önderleriyle birlikte Filipinler flçi Konfederasyonu nun örgütleniflinde yer alm fl ve y llar aras nda baflkan yard mc l görevini yerine getirmifltir. Cuntan n bask c koflullar alt nda Rizal flehrinde Sendikalar Federasyonu nun ve Filipinler Ulusal flçi Örgütü nün kuruluflunda yer alm flt r ve KMU nun 1980 de kurulufluna kadar bu örgütlerde mücadelesini sürdürmüfltür lerde KMU nun üye say s n 100 binden 500 bine ç karmas na emek vermifl ve KMU nun Markos diktatörlü ünün faflizmine karfl halk n mücadelesini birleflmesinde ve güçlenmesindeki katk lar nda önderlik düzeyinde yer alm flt r. Markos un 1982 A ustos unda gerçeklefltirdi i darbeden sonra Ka Bel ilk tutuklananlar n aras ndayd Kas m nda hapishaneden firar eden Ka Bel k rsalda gerilla olarak mücadelesini sürdürmüfltür de KMU Baflkan Olalia n n vahflice katledilmesinin ard ndan Ka Bel KMU nun baflkanl n üstlenmifl ve 2003 Mart na kadar KMU nun baflkanl n sürdürmüfltür y l nda Bayan Partisi nin listesinden senatör olmak için aday olan Ka Bel in 1.5 milyondan fazla oy almas na ra men seçim hileleriyle senatör olmas engellenmiflti. Toplumun farkl kesimlerini temsil eden örgütlerin oluflturdu u Yeni Yurtsever ttifak (BAYAN) örgütünün Ulusal Konsey üyeli ine 1985 y l nda seçilen Ka Bel y llar aras nda bu örgütün baflkanl n da üstlenmifltir y llar aras nda Önce Halk Partisi nin baflkan yard mc l n yapan Ka Bel ayn zamanda partinin Temsilciler Meclisi ndeki 3 üyesinden biriydi y l nda Anakpawis Partisi nin listesinden yeniden Meclis e girerek iflçilerin, köylülerin, kent yoksullar n n ve ezilen di er kitlelerinin temsilcisi-sesi olmaya devam etmifltir. Ka Bel 2007 y l nda da ayn partiden meclise girmeyi baflarm flt r. Meclis te yer ald süre boyunca iflçi s n f n n, halk n, özellikle de marjinal kesimlerin haklar do rultusunda ve yurtsever duygularla çok say da yasa tasla haz rlam fl ve meclisin en aktif üyeleri aras nda yer alm flt r. Meclis üyeli i s ras nda Y l n Filipinlisi ödülünü alan Ka Bel ayn zamanda döneminde En Sayg de er Meclis Üyesi ödülünü de alm flt r. Bu ödüllerden de anlafl laca üzere halk n büyük sayg ve sevgisini kazanan Ka Bel karfl s nda Arroyo yönetimi paniklemifl ve 2006 fiubat nda sa l k sorunlar na ve yafl na ra men Ka Bel i sahte belgelerle darbe planlamak iddias ile tutuklatt rm flt r. 1.5 y l hapiste kalan Ka Bel hakk ndaki delillerin yetersizli inden ve halk n artan tepkisinden kaynakl serbest b rak lm flt r. FKP nin kurucu önderlerinden Sison un son nefesine kadar halka hizmet eden bir kahraman olarak tan mlad Ka Bel için iflçi s n f n n kahraman ve yaflayan efsane gibi adland rmalarda da bulunulmaktad r. Mütevazili i ile herkesin sevgisini kazanan Ka Bel tüm yaflam n devrime adayarak çok farkl alanlarda farkl kitlelerin aras nda baflar yla mücadelesini sürdürmüfl, halka hizmet fliar n her alanda büyük bir özveriyle yerine getirebilmifltir. Zaman n zorlu testinden baflar yla geçen Ka Bel her türlü adaletsizli e karfl militan mücadelede sembol haline gelmifl, yaflam n Filipinler de demokrasi, sosyalizm ve ulusal kurtulufl ve dünya halklar - n n ve enternasyonal proletaryan n adaletli ve eflit bir dünyada yaflama mücadelesine adam flt r. Marksizm-Leninizm-Maoizm e tüm kalbiyle ba l olan ve Filipinler Komünist Partisinin Merkez Komitesi üyesi olan Ka Bel in s kça tekrarlad gibi Mücadele devam ediyor!

11 30 Mayıs-12 Haziran 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Yine bir telafl, bir heyecan ve canl l k esintisi yerini güçlü bir rüzgara b rak yor. Aylar önce ayr lm fl olan baflka bir gerilla grubu da nihayet karargaha dönüfl yapt. Sar lmalar, kucaklaflmalar öylesine duygulu ki... Evet son grup da gelmiflti. Hep birlikte geçirilen k fl üslenimi sonras ayr ayr alanlara yol alm flt k. Her grup düfltü- ü yollara umudu tafl yacakt. *** Bir ay kadar zaman geçmiflti. M nt ka gruplar n n faaliyetlerindeki kimi geliflmeler yans yordu. Düflman n kapsaml yönelimleri buna iflaretti. Nafile yine de Partizan yürekler inad na kitlelere gitmekten geri durmad. 3. M nt ka Gerilla Grubu da kendi faaliyetleriyle h zl bir koflturmaca içindeydi. Gerilla grubunun öncüsü R za (Bülent Ertürk) yoldaflt. Randevuya giden birim görev için haz rl klar n yapm fl yola koyulmufltu. Randevu alan na gelince R za öncülü ünde bir birim keflif için çevreye ç k yor. Alan kontrol edilip uygun yerlere konumlan l yor. R za yoldafl en önde ve yol hatt na do ru mevzileniyor. K sa bir süre sonra yoldan birileri gözüküyor. Karanl kta gelen seçilemedi inden R za emniyeti aç k, el tetikte durumu birim komutan na sessizce iletiyor. Tam bu esnada gelen kifli iflaret vererek; Ben Duran diyor. R za Nerden ç kt bu, ne ifli var randevu noktas nda? Yoksa oyun mu bu? Duran bir ay önce 2. M nt ka Grubu yla gitmiflti, nas l geldi buraya? Onlarca soru gelip geçiyor. Atefl edip etmeme aras nda kalsa da Duran R - za n n sesini tan d için üzerine do ru yürüyor. Ve böylesi bir anda karmafl k duygular eflli inde kucaklafl l - yor. Evet gelen Duran yoldafl (Murat Ar cak). 2. M nt ka Grubu nun yaflad bir çat flma esnas nda gruptan kopuyor, tek kal yor. Dört gün dört gece durmadan yürüyerek muhtemelen tahmin etti i ve bulaca n umdu u alana gelerek 3. M nt ka ya tesadüfen ulafl yor. Zaman ak p gidiyordu. Görevler yap l yor, kofluflturmaca devam ediyordu. Ve gerillan n aya n prangalayan k fl mevsimi yaklafl yordu. 3. M nt ka güçleri de di er m nt kadakiler gibi geçen 3-4 ay n özlemleriyle buluflma günlerini büyük bir sab rs zl kla bekliyordu. Ancak 3. M nt ka güçleri yaflanan kimi aksiliklerden kaynakl k fl dönemini bulundu u alanda geçirecekti. flte bu gerillan n duymak istemedi i bir geliflmeydi. Gerillalar genelde k fl beraber geçirirlerdi. Bar nak ortamlar n n canl l bundand ve onca emek, çal flma sonunda biraraya gelememenin hüznü büyüktü. Ancak m nt ka güçleri gelen k fla karfl haz rl k yapmal yd. Canla-baflla çal flarak tasarlad klar geçici k fl üslerini yapt lar. Böylece Seyit Külekçi Geçici K fl Üssü süreci bafllam fl oldu. Çal flkanl -, becerileri ve gerçek bir sahiplenme bilincinin davran fl yla sürece kat lan R za yoldafl n bu çal flmadaki emekleri bir baflka idi. Ekme ini kazanmas n al nteriyle ö renmiflti. Çal flma özelli- i, ona devrimcilik öncesi yaflam ndan kalm flt. flçi olman n kiflilik özellikleri vard onda. Sab rl yd, mütevaziydi. Ayn zamanda inatç yd. Bu özelliklerin iç içe geçmesi onda esasta olumlu bir duruflu var ediyordu. Duran yoldafl da y llar n tecrübesiyle bu tür çal flmalara destek olurdu. Gördükleri, ö rendikleri ve kendinde somutlad biçimler üzerinde hareket ederdi. Çal flman n her türlüsünde yer al r ve gücünü sonuna kadar kullan rd. *** Gerilla sab rla bekledi bahar günlerini, doldu ve taflmak istiyordu. Hiç zaman kaybetmeden üslenim alan n n kamufle haz rl klar yap ld. Duran yoldafl daha öncesinde alanda faaliyet sürdürdü ü için daha rahatt. R za yoldafl ise öncülü ün avantajlar yan nda araziyi kavrama özelli iyle ayn özgüveni tafl yordu. Dolu dolu yollarda ak yordu gerilla grubu. Derken Üslenim Alan na ulafl ld. Belirli bir dinlenme ve erzak temininden sonra yola devam edildi. Gerilla birli inin herhangi bir aç yoktu. Etraf sakin görünüyordu. Yine de temkinlilik elden b rak lmamal yd. Üslenim alan n n karfl s na Bülent Ertürk (R za-polat) ve Murat Ar cak (Duran) yoldafllar n an s na Feda ruhunu May s tad nda yaflayanlara Yeniden, yaflananlar süzüldü, elendi ve harmanland. Ç kar lan dersler iyisiyle, kötüsüyle ortaya konuldu ve tekrar yollara koyulman n sab rs zl bafllad A ustos uyla üç ayr alana ve her biri bütünün bir görevini omuzlayarak da ld lar. Ve bir daha buluflman n heyecan yeniden ayr l kla bafllad. Beklentiler, umutlar her zamanki gibi canl ve s cak ve gerillalar koyuldular yola. geçilerek (vadinin di er yamac ) sabah kahvalt s için mola verildi. Yap lan kahvalt dan sonra yola devam edilecekti. Bundan önce, önceki y l n bar - nak deposu kontrol edilecekti. O güne kadar herhangi olumsuz bir geliflme yans mam flt, olmuflsa bile grubun haberi yoktu. Komutanl k bunu konuflurken R za yoldafl kendisini önerdi. Ben gideyim, ne de olsa onca eme im var o deponun üzerinde. Ayn flekilde Duran yoldafl da devreye girerek gitme talebini bildirdi. ki yoldafl da o çal flman n bütün sürecinde yer alm fllard. Ve bir k fl, güçlerimizin üslenimi aç s ndan önemini görmüfllerdi. K vançl yd lar. ki yoldaflla gereken konuflma yap larak göreve gönderildi. Özellikle üzerinden geçen zaman ve bilgisizli imize dikkat çekildi. O noktay ve çevresini iyi bildiklerinden daha emin ad mlarla yürüdüler. Gerilla birli i kahvalt sonras toparlanmaya bafllam flt ve yoldafllar ayr lal henüz k sa bir zaman geçmiflti bir anda silah sesleri... Telsizden hemen girildi cevap veren yok! Gerilla birli i hemen mevzilendi. Çat flma çok k sa sürdü. Hakim bir yere çekilinmeliydi. ki yoldafl buluflma noktas nda kalarak grup uygun bir alana çekildi. Etrafta farkl bir fley yoktu, çat flma durmufltu. Sessizlik bir an hakim olmufltu. Zaman ne kadar da yavafllam flt, ilerlemek bilmiyordu. Oysa nas l da h zl yd, ak p gidiyordu. Derken telsizden bekleyen birim sorumlusu konufltu; ki yoldafl da geldi. Durumlar a r, yard m gerekiyor. Bu inan lmaz bir sevinçti gerilla için. Hemen afla ya at l nd ve yoldafllar n oradan uzaklaflt r lmas na giriflildi. Böyle anlarda bir baflka olur partinin çocuklar. Difle difl inada inat çeker al rlar yoldafllar n oradan. May s n 21 iydi, derhal savunma al narak yaral lara yo- unlafl ld. R za ve Duran yoldafllar afl - r kan kay plar na ra men kendilerini yoldafllar n n bekledikleri yere kadar zorlam fl ve baflarm fllard r. Gelir gelmez kendi durumlar ndan ziyade faaliyetini anlatmaya çal flarak yoldafl depo patlam fl düflman bafl na pusu atm fl. Son anda fark etsek de temas kaç n lmaz oldu demeyi elden b rakmad lar. Afl r kan kaybetmifllerdi, yaralar a rd ve müdahalesi zor olan yerlerdeydi. Bacaklar, kas klar oldu undan art k ayakta duram yorlard. Özellikle Duran yoldafl daha a rd. Durumuna ra men yan t verdim yoldafl, silah m kulland m ama... sözlerini bitiremiyordu. Beni b rak n, benden bu kadar, hemen ç k n yoldafllar dedikçe kavga yoldafllar n n tafl ma h rslar daha da artm flt. Hemen uygun bir noktaya çekilip ilk müdahale yap lmal yd. Çünkü düflman kan izlerini takip edecek, b rakmayacakt, en k - sa zamanda takviye güçler gelecekti. Bunun için ilk olarak k sa da olsa alan de ifltirilmeliydi. Tüm yoldafllar n yo- un çabalar na ra men yaral yoldafllar n a rlaflan durumlar, al nmas gereken yolu iyice zorlaflt rmaya bafllam flt. Buna ra men ilk hedef baflar ld. Yaral larla kritik bir noktan n üzerine geçildi. R za yoldafl biraz daha iyiydi. Destekle yürütülüyordu. Kan kayb ndan gözleri yuvalar na çekilmifl, rengi iyice solmufltu. Yoldafllar komutan n kolunu tutarak olanca gücüyle yoldafllar bizi b rak n, birazdan düflman yüklenecek, gidin dediler. B rakmak, hem can n, bir parçan, yüre ini, mümkün mü bu? Hay r, zaten takibe bafllam fllard, bulurlard ama iyi bir yer bulup gizlersek sonradan alabilirdik. Komutan Hay r devam edece iz, az kald. Direncinizi yitirmeyin deyip devam etti. Düflman n farkl yönlerdeki takviye gücü gelmeye bafllam flt. Duran yoldafl iyice bilincini kaybetmiflti. T rman fl bitmiflti. Biraz da yan yan yol al n rsa art k yeni bir fleyler yap labilirdi. K sa bir moladan sonra yeniden yola koyulundu. Yaral - lar n b rak n srarlar sürerken yoldafllar n duygular daha da kabar yordu. lk temastan sonra bir buçuk saat geçmiflti. Gidifl yönü kontrol edilip zorlu yürüyüfle devam edildi. Tam bu esnada düflman n z rhl araçlar geldi ve ikinci temas bafllad. Z rhl karfl s nda etkili olacak bir silah n olmay fl ve yaral lar m z n durumu çat flmay etkiledi. Arazinin sarp, kayal k olmas ise ayr bir dezavantaj oldu. Bir anda amans z bir çat flma bafllad. Z rhl ya yönelik her ne kadar ferdi silahlarla müdahale edilse de ilk anda etkili olmad. Bu esnada derhal yaral lar ç kar lmal yd. R za yoldafl tafl yan yoldafl hemen s cak temas ortam ndan yoldafl ç karm fl fakat Duran yoldafl ise ç - kart lamam flt. Yoldafl att sloganlarla çat flan yoldafllara güç vermeyi elden b rakmad. Ve orada Bektafl Yaylas E ricek mevkiinde 21 May s günü Karadeniz in sular na rengini verdi. Grup toparlanmaya ve yeniden manevra yapmaya yöneldi. R za yoldafl ikinci çat flma seyrinde arazinin kötü flartlar ndan dolay yine kan kayb na maruz kald. Düflman n yo un sald r - lar na ra men çok az da olsa temas alan n n d fl na ç k labildi. Düflman n psikolojik sald r lar na karfl l k silahlar n ve sloganlar n yank s susmad. R - za yoldafl art k ayakta duram yordu ve konuflmas güçleflmiflti. Helikopter destekli alana y nak sürüyordu. R za yoldafl saklamak ve ilk müdahaleyi yap p b rakmak gerekiyordu. Çok zordu bunu yapmak. Herkes ilk defa böyle bir fleyi yafl yordu. Belki bunun bilincinde olunabilir ama yaflam an tarif edilemez. R za yoldafl Yoldafllar beni b rak n, bir daha çat flmaya girmeyin, hemen uzaklafl n buradan. Yoldafllara selam söyleyin deyip kendinden geçmiflti. R za n n ifadeleri herkesi allak bullak etmiflti. Karar verildi. Yaralar na müdahale edildi, sar ld ve üzeri örtülerek yan na yiyecek ve tabanca b rak larak ayr lma an geldi. Her yoldafl aln ndan öperek gözyafllar aras nda yola ç kmaya bafllad. Gerilla grubu ömrünün en zor olan n istemeyerek de olsa yap yordu. Geride kalan de il ya da yitip giden de il ama hayatta kal p da onu yaflayanlar için daha zordur böylesi fleyler. 21 May s, iki can yoldafl m z, Partizan m z en güzel an ndayken duygular n, beklentilerin flehit düfltüler. Çok fleyler b rakt lar ard ndan. Parti ruhunu, s n f kini ve donanm fl, bilenmifl kavga tavr n sergilediler. Ölümü öylesine hiçe sayarlar ki yoldafllar na direnç kayna oldular. Feda ruhunu May s tad nda yaflatt lar. R za yoldafl n en güzel düflüydü yoldafllar - na kavuflmak ama asla tereddüt etmedi yaral haline, kavuflamama kayg s na kap lmad. Giderken bile selams z koymad yoldafllar n. Duran yoldafl sloganlar yla partiyi hayk rd ve inanc n, ba l l n ç l n yayd Karadeniz in coflkun sular na, sarp vadilerine. *** R za yoldafl iki y ll k gerilla yaflam nda att ad mlarla ve önüne koydu u hedeflerle örnek bir yoldafl olmufltur. Halka adanm fll n ruhunu hissettirdi d fl ndakilere. Parti denince akl na ilk gelen fley mücadele için büyük-küçük her türden görevi yapmak olurdu. Çal flkanl, özverisi ve hesaps z-ç kars z düflünüflü onun en önemli özellikleriydi. Düflman kafas nda aç k ve netti. Yoksullu u, ezilmiflli i yaflam fl, eme in bilincinde oldu undan sahiplenme yönü geliflkindi. Maddi-manevi her de ere yaklafl m nda tafl d hassasiyet, duyarl l k ve kat l m en güzel göstergesiydi. Duran yoldafl dört y ll k gerilla yaflam nda en çok yoldafllara olan ba l l - Kavgada ölümsüzleflenler! Naki Göksu: Malatya do umludur. Proletarya partisi ile 88 y l nda tan fl r. GB saflar nda faaliyet yürütür. Bu dönemde gerillaya kat lmaya karar verir. Haziran 91 de bir çat flma s ras nda yaralan r. Birlikten ayr düfler. Gitti i köyde düflmanla tekrar çat fl r ve tutsak düfler. Köylülerin gözü önünde iflbirli- ine zorlanmas na direnerek yan t verir. Bunu hazmedemeyen devlet O nu köylülerin gözü önünde katleder. Y ld z Çiçek: 1968 Dersim Merkez Gevrek köyü do umludur. Artvin e atanan gerilla birli inin komutanlar ndand r. 1 Haziran 1992 de fiavflat ta bir hainin verdi i bilgiler üzerine gerilla birli i kuflat - l r. Say ca ve silah gücüyle çok üstün olan düflmana karfl saatlerce çat fl rlar. Çat flmada komutan Kinem flehit düflerken yoldafllar çemberi yarmay baflarm fllard r. Ahmet Karg n: 1963 Dersim Ovac k Tetufla köyü do umlu olan Ahmet Karg n, T KKO gerillas iken Erzincan-Ergani yöresinde konaklad klar s rada bir hain taraf ndan Haziran 92 de katledilir. H d r Do an: Dersim Hozat Alanc k Köyü do umludur. fiehir askeri faaliyetindeyken 1991 de gerillaya kat l r. 6 Haziran 92 de Dersim Limek k rsal nda TC güçleriyle ç kan çat flmada flehit düfltü. Cenazesi halk n yo un kat l m yla u urland. Zülfü Y ld z: 1953 Elaz Karakoçan do umludur. Tüm Maden- Sen içerisinde örgütlü faaliyet yürütmüfltür. Bulundu u 1 May s mahallesinde halk n sorunlar yla da yak ndan ilgilenen bir kiflili i vard. 12 Eylül AFC si sonras yaflad tutsakl ktan sonra yurtd fl na ç kar ve orada örgütlülü ünü sürdürür. 8 Haziran 1993 te geçirdi i bir kalp krizi sonucu yaflam n yitirdi. Ramazan K lavuz: 1959 Urfa Siverek do umludur te örgütlendi. 80 AFC si döneminde Diyarbak r Zindanlar nda a r iflkencelerden geçirildi. 4 ü tecritte 11 y l yaflad zindanlarda psikolojik ve fiziki tahribatlar nedeniyle Avrupa ya ç kt. Mücadelesini burada da sürdürdü. Ancak iflkencenin yaratt tahribat atamayarak 3 Haziran 2001 de sviçre de intihar ederek aram zdan ayr ld. yla öne ç km flt r. Duygusall, ba l - l ve düflmana karfl tutumundaki netli i Duran n özellikleriydi. Girdi i birçok çat flmada tak nm fl oldu u tav r herkese güç vermifltir. Zerre kadar kiflisel bir kayg gütmeksizin sonuna kadar çat fl r -ta ki herkes alan n d - fl na ç kana kadar- ve devam ederdi. Kitlelere gitti i zamanki heyecan tarif edilemez. Etkileyici, aç klay c konuflma tarz yla ortama canl l k katard. (Bir yoldafl ) Pusula Süreci analizci tutum ve militanca karfl lamal y z! Teori ile pratik, söz ile eylem, örgüt ile hareket iliflkisi s n f mücadelesinde asla gözard edilmemesi gereken iliflkilerdir. Tek bafl na birinin varl s n f savafl m için bir anlam ifade etmez. Örne in; pratik yaflamda hayat bulamayan bir teorinin do rulu u her zaman tart flmal hale gelir. Ama bir teorinin hayat bulmas da örgütü ve hareketi flart koflar. Yine hareketin-eylemlili in olmad bir yerde yarat lan tüm örgütlenmeler zay f, karfl sald r lar gö üslemede de yetersiz olurlar. Militan örgütlenmeler, militan prati in ürünüdür. Tersten ifade edecek olursak, militan pratikler, sa lam ve sald r lar karfl s nda kolayca yok olmayacak örgütlenmelerin oluflturulmas na yol açar. Dolay s yla parti örgütünün olmad yerde ne güçlü bir kitle çal flmas ndan ne de planl -sistemli bir pratikten söz edebiliriz. Kitle çal flmas nda, militanca bir prati in yarat lmas nda örgüt ve örgütlülük olmazsa olmazd r. Ve tüm bunlar bize içinden geçti imiz sürecin zorluklar n aflmak için çal flmalar m zda karfl l kl olarak birbirini besleyen bu temel olgular do ru bir tarzda ele alma gerçe ini dayat yor. Özellikle örgütlülü e karfl isteksizli in, militanca duruflta zay fl klar n oldu u dönemlerde, pratik hareketlili e ve örgütlülü e daha çok önem vermeliyiz. Pratik tecrübeler bize flu gerçe i gösteriyor: Devrimci çal flmada kendi yaflam n örgütlemede zaafl olan bir faaliyetçi, kolektif çal flmaya karfl da gereken duyarl l ortaya koyamaz. Yani; disiplinli çal flma, kolektifin belirledi i görevleri yerine getirme çabas eksik ve yetersiz olur. Tabi ki bunun esas nedeni, bireyin örgütlü yaflam ve militanca durufl konusunda olmas gereken yerde olmamas d r. Günümüz aç s ndan bu durufl kendisini flu ana özelliklerle d fla vurmaktad r: Zihinsel olarak tembel, yani soru sorma ve çözümleme gücü zay flam fl, bedel ödeme ve at lganl kta tereddütlü, kazanma bilinci ve moral gücü sars larak gerilemifl bir devrimci gerçekli i. Elbette ki, bu tablo bir sürecin ürünüdür. Ve bu durum iç ve d fl nesnel koflullardan ba ms z olarak da ele al namaz. Bu bir. kincisi; bunu de ifltirmek bizim elimizdedir. Çünkü; art k ufukta s n f mücadelesi alanlar nda lehimize ortaya ç kan iflaretler vard r. Israrl ve militanca yürütece imiz devrimci çabalar n karfl l n düne göre daha h zl bulman n koflullar art yor. Yeter ki sorunlar n çözümüne hizmet etmeyen eski olumsuz al flkanl klar m zdan kurtulma becerisini gösterelim. Bugün aç s ndan bakt m zda günün sorunlar n anlamak için s n f savafl m n n yasalar n kavramaya, tarihi tecrübelerden ö renmeye çal flmal y z. Yani devrimci ve komünist partilerin mücadele tarihlerinde karfl laflt klar sorunlar, çözüm yöntemlerini incelemeliyiz. Devrimleri zafere götüren iç ve d fl nesnel koflullar iyi tahlil etmeliyiz. Çünkü tüm bu bilgilerden yoksun, donan ms z bir tarzla has mlar m z n bize karfl yürüttü- ü sald r lar püskürtemeyiz. Geri kitlelerin beyinlerinde yaratt klar karanl k tabloyu ayd nlatamay z; zorbal kla yüreklere sald klar korkular silemeyiz. Ayd nlatmak için ayd nlanmaya, korkular yok etmek için militanca bir durufla, söz ve eylemin uyumuna ihtiyaç vard r. Her devrimci militan bu sorumluluk bilinciyle görevine sar lmak zorundad r. Art k flu gerçe i kabul etmeliyiz: inceleme ve araflt rmada, soru sormada henüz zay f z. Zihinsel plandaki bu tembelli imiz analiz gücümüzü de zay flat yor. Bu eksikliklerimizi görmeliyiz ve gidermek için de devrimci bir tarzda kendimize ve hayat n her alan na müdahale etmeliyiz. fiu aç k ki; devrimcilerin ve komünistlerin bugünkü en büyük günah, kitleler nezdinde varolan sayg nl klar n önemli oranda kaybetmeleridir. Bu durum kaç n lmaz olarak güvensizliklere; yap lan devrimci ça r lara ileri kitlelerin kay ts z kalmalar na yol açmaktad r. flte k smi hareketlenmelerin oldu u böylesi dönemler önümüze f rsatlar ç karmaktad r. Bu f rsatlar do ru de erlendirmek hakl ve meflru olan her sese ses katmakla, kitlelerin sorunlar na yan t, hakl öfkelerine militan olmakla mümkündür. Kaybettiklerimizi ancak böyle kazanabiliriz. Bu konuda brahimlerin, Mahirlerin, Denizlerin pratiklerine bakal m. Nerede bir hareket varsa onlar oradad r. Bu da tüm duyarl kitleler içinde, devrimcilerin haktan, adaletten, eflitlikten yana oldu u düflüncelerini gelifltirdi. Ve dolay s yla devrimci mücadele sömürü ve zulme karfl meflru bir mücadele olarak alg land. Kitleler üzerinde yarat lan devrimci sayg nl k, devrimci otorite izlenen bu pratik duruflun ürünüdür. Yani hiçbir fley kendili inden oluflmad. Yarat lan her fley yo un bir eme in ve ödenen a r bedellerin sonucudur. Dolay s yla sars lan otoritenin-prestijin yeniden sa lanmas için her alanda yeniden militanca durufllar sergilemek gerekir. Biz de iflime ve dönüflüme inanan bilimsel bir bak fl aç s na sahibiz. Pekala dün olmayan bugün olabilir. Dün a r aksak yürüyen, bugün ad mlar n daha da h zland rabilir. Yeter ki tüm bunlar sa layacak, yönlendirecek kolektif iradeyi harekete geçirmeyi baflaral m. O zaman yaflanan de iflimleri görece iz. Bunun için kolektif emek, kolektif üretim ve militan pratik olmazsa olmazd r. Sömürü ve zulüm düzenine karfl ezilenler cephesinde tepkilerin giderek artt bu dönemde, kitleleri örgütlemek için tam da yukar da ifade etti imiz bak fl aç s yla, bir duruflla gereken devrimci müdahaleyi yapmal y z. Bu müdahalede yöntem ve araç zenginli i yaratmak için daha çok çaba sarf etmeliyiz. flçiye, köylüye, gençli e, imha ve inkâra maruz kalan Kürtlere ve di er az nl klara yaklafl mda yürütece imiz propaganda çal flmalar, yarataca m z örgütlenme araçlar somut duruma denk düflmelidir. Gerçek durumla uyumlu olmayan tüm emeklerin, tüm çabalar n sonuç itibariyle hedefine ulaflamayaca gerçe ini ön görmeliyiz. Bunun için analizci, tutum yarat c pratik, temel felsefemiz olmal d r. Kal plar n gücüne de il, gerçeklerin gücüne dayanmal y z.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Mayıs-12 Haziran 2008 Kad n n ilahi mahkumiyeti Devlet ve yetkilileri kad n katliamlar karfl s nda k l n k p rdatmazken katledilen kad nlar n ard ndan yap lmak istenen tüm giriflimlere ise engel olmaya çal fl yor. Öyle ki, Bitlisli iki kad n namus cinayetine kurban giden Güldünya Tören in ad n yeni kurduklar bir derne e vermek isteyince, bafllar na gelmeyen kalmad. Aile içi fliddete de maruz kalan kad nlar, flikayetçi olmak için gittikleri karakolda sözlü tacize u rad. Güldünya n n ailesi taraf ndan da tehdit edilen kad nlar, binbir güçlükle kurduklar dernekte, ma dur kad nlar n sesi olmaya çal fl yor. Güldünya Tören, 22 yafl ndayken namus cinayeti yle yaflam n kaybettikten sonra Bitlis te kurulan Güldünya Tören Bitlis Kad n Derne i fliddete, namus ad na ifllenen cinayetler baflta olmak üzere birçok zorluk ve engellemelere karfl mücadele edecek yürekli kad nlar n ortaya ç kmas na da vesile oldu. Dernek, 25 fiubat 2008 tarihinde Güldünya n n 6. ölüm y ldönümünde kuruldu. Derne in kurucular ndan Riskiye Aksoy ve Birsen Yaflar n yaflad klar ise bir kez daha Güldünya n n memleketinde yaflaman n, kad n olman n zorlu unu gözler önüne serdi. Tanr n n, Adem e ilk efl olarak yaratt Lilith i itaatsiz, asi olmas nedeniyle cennetten geri al p, uysal, ideal efl olarak Havva y göndermesi, kad n n köle cinsi olarak sürecek yazg s n n ilahi iflaretiydi asl nda! Kapitalist-emperyalist s n flar bugün kad n n bu misyonu nu ve eflitsizli ini kendinden evvel toplumsal düzenlerden devralarak, yeni boyutlar kat p büyüterek devam ettiriyor olma potansiyeliyle, flehvet sektörünün bulunmaz metas olufluyla toplumsal bir çürümenin bata na itilmifl durumda. Art k kad n n konumu, bugüne dek hiç olmad kadar yaflan lan sosyo-ekonominin karakterini yans tmakta; kad n n yazg s nefes al nan toplum düzeninin yazg s yla koflullanm fl bulunmaktad r. Bu yüzden Pippa Bacca, milyonlarca kad n n her bir k tada yükselen feryad ndan birisi olmas yla, burjuva-feodal kültürün sahipleri, tafl y c lar ve ç rtkanlar yla ortaklafla ifllenmifl bir tecavüzün, cinayetin kurban olarak kavranmak durumundad r. Kot pantolon giydi i için, göz süzdü ü, tahrik edici bakt için, tecavüzcüsüne a r tahrik olma indirimi uyguland, tecavüze u rarken korkusundan sesini ç karamayan k z çocu unun tecavüz r zal oldu una kanaat getirildi i bu adalet topraklar nda faflist, eril siyasetin, hukukun ve dilin itinayla korunmas tacize-tecavüze, cinayete giden yolda daha nicelerinin s rt n n s vazlanmas de il midir? Pippa Bacca n n hemen ard ndan Gebze de toplumsal iliflkiler görevlisi bir polisin bir kad na evinde tecavüz etmesiyle beraber, kad nlara yönelik bu sald r lara tepki gösteren kad nlar n bizzat Emniyet Müdürünce taciz edilip, engellenmesi flimdi münferitten mi say lmal? Yoksa rejimin asli refleksine bir örnek mi? Helga Türk erkeklerinin ateflli oldu- unu söylüyor Christin Türk erkeklerine bay ld manfletleriyle plajlardaki turist kad nlar n mayolu foto raflar n bas p kad nlara ayn anda b y k buran salyal medyac lar n da taciz ve tecavüzleri k flk rtmaktan yarg lanmalar n talep etmek çok mu safça olur? 2007 y lbafl nda Taksim de e lenen turistlerin toplu tacizcilerini de bir ranl y yakalay p afifle ederek kurtaranlar n ayn riyakarlar olmas flafl rt c m d r? Pippa Bacca, milyonlarca kad - n n her bir k tada yükselen feryad ndan birisi olmas yla, burjuva-feodal kültürün sahipleri, tafl y c lar ve ç rtkanlar yla ortaklafla ifllenmifl bir tecavüzün, cinayetin kurban olarak kavranmak durumundad r. Kad n n durumunu sorgulamak rejimi sorgulamakt r Ülkemizde kad n n fliddete maruz kalmas - n n itaatsizlik (% 13), ekonomik sorunlar (% 14), geçimsizlik (% 6), psikolojik sorunlar (% 9), erkeklik gösterisi, güçsüzlük ya da acizlik nedeniyle üstünlük sa lama (% 27) sebeplerinden hemen hepsi egemen ideolojik/kültürel zeminde boy vermektedir. Güldünya bizim içimizi ac tt Derne in Baflkan ayn zamanda ö retmen olan Birsen Yaflar, Asl nda bir itilmiflli in, afla lanman n ve horlanman n içinde oldu umuzun fark ndayd k. Bir k zg nl - m z da vard, ama yans tam yorduk. Kendimize bir nevi öncü ar yorduk dedi. Bu çeliflkileri yaflad klar dönemde bir kad n derne inin düzenledi i e itim seminerine kat ld n kaydeden Yaflar, Güldünya bizim memleketimizdendi. Çok talihsiz bir olay n kurban oldu. Bizim içimizi ac tt. Kad n derne ini kurma fikri akl m zdan geçti inde ilk akl m za gelen ise Güldünya oldu dedi. Derne in kurucular ndan ö renci Riskiye Aksoy ise yaflad klar ndan yola ç karak böyle bir dernek kurmaya karar verdiklerini belirterek, Güldünya bizim kanayan yaram zd diye konufltu. Bu dönem 9 kad n taraf ndan dernek kuruldu. Derne i kurarken birçok sorunla karfl laflan kad nlar ilk önce ailelerinde fliddete Geçen sene 72 bin 643 kad n n fliddete maruz kald, 842 sinin cinayete kurban gitti i, 5 bin 852 sinin intihar girifliminde bulundu u, 1113 kad n n tecavüze u rad kay tl d r. Ancak bu sadece buzda n n görünen yüzüdür. Taciz, tecavüz ve fliddet cehennemi çok büyük oranda ev/akraba/çevre içinde yaflan p, feodal bir suskunlu a hapsedilmektedir. Pippa Bacca n n resmini büyütüp popüler bir dram hikâyesi yazan, milli bir davaya dönüfltürenlerin görünmez, sorgulanmaz k lmak istedikleri bir cehennemdir bu. Zira bu cehennem, bu kay t rakamlar rejimin bakiyesidir. Kad n n bu cehennem üzerine düflünmek, bu rakamlar n anlam n ortaya koymak burjuva-feodal çürümüfllü ünü sorgulamay getirecektir. Mesela neden kad nlar n kendilerini koruyabilme ve örgütlenme haklar n n bast r lm fl oldu unu, kad n emek gücünün neden bu denli ucuz k l nd n, erkek eme iyle eflitsiz oldu- unu soraca z. Kad n n özneleflti i, toplumsal kabu unu çatlatt yerde mesela bir türban sorununun kad nlar n tart flmay p din ticaretinde, egemen s n f dalafl nda malzeme oluflunun tuhafl n fark edebilece iz. Mesela, kapitalist tüketim ve pazarlama kültürüne neden kad n bedeninin malzemelefltirildi ini, bundan kâr olanlar n kad n n ezilmiflli i üzerinden nas l beslendi ini görebilece iz. Dinsel, feodal dogmalar n, gelenek ve tutumlar n mutlak ve kaç n lmaz olarak -kad nlar gibi- ezilmifllerle, ikinci s n flarla katmanlanm fl/eflitsizlenmifl bir toplum olmadan nas l da gereksizleflece i sonucunu ç karabilece iz. Emperyalist-kapitalist dünya düzeninin, sözde sa lad özgürleflmenin asl nda ezilmiflli i, katmanlaflmay derinlefltirdi ini, çürüttü ünü; zira dini bütün bir Yahudi yi gene dini bütün bir Yahudi yapan flartlar gibi burjuvay burjuva yapan flartlar n bu adaletsizlik üzerine kurulu oldu unu görebilece iz. Güldünya n n ad na da tahammül yok! Neden o kad n n ismini kullan - yorsunuz? dediler. Bizim çok ciddi ve kararl oldu umuz anlay nca bu kez fliddete baflvurdular. Babam d flar ya ç kmayay m diye tüm kimliklerime el koymufltu. 1 hafta ev hapsi uygulad. Ucuz iflgücü olarak görülmek... Ucuz iflgücü olarak görülmenin, ev içindeki eme inin görmezden gelinmesinin yan s ra emekçi kad nlar n ifl yaflam nda karfl laflt bir di er mesele de, kriz an nda ya da di- er nedenlerle iflten ilk at lacak kesimi oluflturmas flsizli in son y llardaki rekor art fl kuflkusuz tüm emekçi halk m z n önemli bir sorunu, ve bu açlar ordusuna yönelik politikalar gelifltirmesi gereken de devrimci güçlerdir. Zira Ocak 2008 de Ocak 2007 ye göre çal flma ça- ndaki nüfusun 750 bin kiflinin artt, iflgücünün ise 219 bin kifli azald belirtiliyor. Yani iflgücüne dahil olmayanlar n say s n n 1 milyon kifliye yak n artt kaydediliyor. Ancak bu ordunun önemli ve özel olarak ilgilenilmesi gereken kesimini de kad nlar oluflturuyor. Ev kad nlar say s ndaki y ll k art fl 578 bine ulaflm fl durumda. Devletin ve patron örgütlerinin verdi i istatistiksel bilgilerin ne kadar do ruyu yans tt n bir yana b raksak dahi, T SK in (Türkiye flveren Sendikalar Konfederasyonu) kad nlara yönelik verdi i rakamlar durumu gözler önüne seriyor. Yapt klar aç klamaya göre kad nlardaki iflsizlik oran yüzde 11.2 yi bulmufl durumda. Son bir y lda iflsiz kalan, yani istihdam d fl na ç kart lan kad nlar n yüzde 1.4 ünün yüksek ö renimli kad nlardan olufltu u da verilen rakamlar aras nda. Asl nda bu durum, R. T. Erdo an n kad - n kuluçka makinesi yerine koyarak 3 çocuk do urmalar gerekti i yönündeki muhteflem tezleriyle de uyumlu görünüyor. Zira 3 çocuk do urup onlar n bak m n n birinci (ço unlukla da tek) dereceden sorumlulu unu alan kad - n n ifl yaflam nda kalmas n n imkan yok. Sürekli do um izni alan kad nlar patronlar da pek sevmez. Hat rlanaca gibi Antalya da direnifle geçen Novamed iflçisi kad nlar n en büyük sorunlar ndan biri de patronun kad n iflçileri do um yapma s ras na koymas yd. Emekçilere yönelik stihdam Paketi olarak an lan sald r da da kad nlara yönelik herhangi olumlu bir düzenleme, kad nlar üretimin içine katma gibi bir dertlerinin olmad da geçti imiz günlerde onaylanan yasan n görülecektir. Oysa yasa tasar s n n propagandas yap l rken kad nlara ve gençlere yönelik özel önlemlerin oldu undan bahsediliyor. Sözlerimizi T SK in aç klad rakamlarla bitirelim: - Kad nlarda iflgücüne kat lma oran yüzde 24 ten yüzde 22.3 e, yüksekö renimli kad nlarda yüzde 71 den yüzde 69.6 ya geriledi. - Sanayi istihdam bir y lda 155 bin kifli artt, ancak sanayide kad n istihdam 25 bin kayba u rad. - Kad n istihdam ekonomi genelinde 295 bin, tar mda 363 bin azald. Tar m d fl kad n istihdam sadece 65 bin artabildi. - Kad n iflsizlik oran yüzde 10.9 dan yüzde 11.2 ye, genç iflsizlik oran yüzde 20.6 dan yüzde 21 e ç kt. maruz kald. Dernek Baflkan Birsen Yaflar, yaflad klar süreci flu flekilde özetledi: Ailemizden fliddet gördük. Sebeplerden bir tanesi de derne in Güldünya Tören an s na yap lm fl olsayd. Neden o kad n n ismini kullan - yorsunuz? dediler. Bizim çok ciddi ve kararl oldu umuzu anlay nca bu kez fliddete baflvurdular. Babam d flar ya ç kmayay m diye tüm kimliklerime el koymufltu. 1 hafta ev hapsi uygulad. Yaflar, gizlice evden ç k p derne e giderken babas ile karfl laflt. Zorla eve götürülen Yaflar, Evden ç kt m derne e do ru gidiyorum, babam karfl ma ç kt beni zorla eve götürdü. fiiddet uygulamaya bafllad dedi. Riskiye Aksoy da fliddete maruz kald. Benim a abeyim daya a meyilli. Dernek çal flmalar ndan dolay tepki duyuyordu. Bir tart flmada ona, Bana fliddet uygulayamazs n dedim. Bir akflam kalk p beni dövdü, polisi arad m diyen Aksoy, fliddetin karakolda da devam etmesini flu flekilde anlatt : Polisi arad ma piflman oldum. Bu kez de kurumsal fliddete maruz kald m. Mahallebafl Karakolu na gittik. Polis arac n n içinde a abeyim beni tehdit edince, Sen beni tehdit edemezsin dedim. Polis bana sen sussana k z fleklinde laflar etti. Karakolda sözsel fliddete maruz kald m. Bu a abeyimin fliddetinden daha a r gelmiflti. Savc l a ç kar ld m zda da savc l kta ayn tavr sergiledi. Aksoy, dernekle birlikte ailelerinde de bir farkl laflma oldu unu belirtti. Yaklafl k 4 ayd r kurulu olan derne e flimdiye kadar 15 kad n maruz kald klar fliddet nedeniyle baflvuru yapt. En son Gürormak ilçesinde efli ölen ve sürekli kayn taraf ndan tecavüz edilmek istenen bir kad na yard m ettiklerini belirten Aksoy, Kayn kad n döverek da a ç karm fl. Tecavüz etmeye çal flm fl, kad n karfl ç km fl izin vermemifl. Da daki çobanlar kad n kurtarm fl. Biz kad n n baflvurusunu ald k. Kad na köyün imam iki seçenek sunmufl, ya bununla evleneceksin ya da köyü terk edeceksin. Köy korucu köyü. Kad nla görüfltük. K z n n evine s nm flt. K z n n da durumu iyi de ildi. Ev tuttuk, eflyalar n temin etti. 1 y ll k kiras ödendi, çocuklar sa l k kontrolünden geçirildi. Okuyan k z na burs ayarlad k. Bunu yapan 3 kifli de yarg lan yor fleklinde konufltu. Tüm engellemelere ra men çal flmalar n yürüten dernek yöneticilerine dolayl yollardan Güldünya Tören in ailesinden tehdit geldi i de belirtildi. Yorumsuz... * Van n Çald ran ilçesinde hasta oldu u gerekçesiyle götürüldü ü hastanede do um yapan 12 yafl ndaki Z.K., 5 ay sonra kendisine babas n n tecavüz etti ini öne sürdü. ddialar üzerine baba Y.K tutukland. Z.K. ise koruma alt - na al narak Sosyal Hizmetler Kurumu na gönderildi. * Diyarbak r n Hani ilçesinde 18 May s ta lçe Emniyet Müdürlü ü nde görevli A. adl bir polisin F.A. adl genç kad n ile kentin ç k fl nda görülmesi üzerine ç - kan olaylar n ard ndan toplanan aile meclisi F.A. hakk nda ölüm karar ald. Bu iki kiflinin Hani-Dicle Karayolu üzerinde bir grup genç taraf ndan bir araçta uygunsuz bir flekilde görülmeleri üzerine polis memuru A. linç edilmek istenmiflti. Koruma alt na al nan F.A. n n nerede tutuldu una iliflkin bilgi verilmezken, olay n ard ndan genç kad n n aile meclisinin toplanarak, F.A. hakk nda ölüm karar ald ö renildi. Bunun üzerine DTP Hani lçe Örgütü devreye girdi. DTP liler F.A n n ailesine ulaflarak, bunun insani bir karar olmad n belirtti. Konu hakk nda bilgi veren DTP Hani lçe Yönetimi Veysi Nazl er, olay olduktan sonra F.A. n n evine gittiklerini belirterek, Buralarda feodalizm hakim dedi. * Ortado u yolculu u için motosikletle Danimarka dan yola ç kan ve 15 Nisan da Türkiye ye girifl yapan Danimarkal kad n turist, 10 May s ta Yozgat n Sorgun ilçesine ba l Karaveli köyü yak nlar nda iki kiflinin tecavüzüne u rad. Yol üzerindeki bir çeflmede mola verdi i s rada 5 kiflinin sald r s - na u rayan kad n turiste 2 kifli tecavüz etti. * 15 May s günü fiemdinli nin Tekeli (Garê) köyüne ba l Günyaz Mezras yak nlar nda pancar toplarken patlay c maddeye basan Nazdar Tekin (50) isimli kad n yaflam n yitirdi. * Sivas n Suflehri ilçesinde bir kad n, bir süre önce bofland eski eflinin tecavüzüne u rad iddias yla polise baflvurdu. Evine gelen eski efli S.P. ile aralar nda tart flma ç kt n ileri süren F.D, tart flman n ard ndan S.P nin tabancayla kendisini tehdit ederek tecavüz etti ini söyledi. Çantas nda leke ç kar c tafl yan kaç kad n var? Kad nlar n Medya zleme Grubu (MED Z), 14 May s günü Reklâmc lar Derne i önünde cinsiyetçi reklâmlar protesto eylemi yapt. MED Z, Reklâmc lar Derne i önünde yapt bas n aç klamas ile medya genelinde egemen olan cinsiyetçi reklâmlardan b kt k art k dedi. Eylemde aç klamay okuyan Bahar Çelik, cinsiyet ve cinselli e dair önyarg lar üreten, cinsiyetçi tabular yans tan reklâmlar görmek istemediklerini belirtti. Kad nlar eylemde, Çantam zda leke ç kar c tafl m yoruz, Reklâmlarda cinsel istismara son, K zlar m za Barbi almayaca z, kal plara sokmayaca z, Dikkat emperyalizm ve sömürü içerir, Eve t k l p taç takaca ma fabrikada çal fl r bone takar m dövizleri tafl d. Eylemde kad nlar, çeflitli müzik aletleriyle protestolar n destekleyen sloganlar att lar. (H. Merkezi)

13 30 Mayıs-12 Haziran 2008 İşçi-köylü 13 Yunanistan da genel grev yaflam felç etti Yunanistan da kamu ve özel sektör çal flanlar n n gerçeklefltirdi i 24 saatlik genel grev ülkede yaflam felç etti. Yunanistan flçi Sendikalar Konfederasyonu (GSEE) ile Yunanistan Kamu Çal flanlar Konfederasyonu nun (ADEDY) ça r s yla yap lan greve, devlet daireleri, kamu kurumlar, yerel yönetim ve banka çal - flanlar, posta, elektrik ve su iflleri çal flanlar n n da kat lmas hizmetlerde aksakl klar yaflanmas n beraberinde getirdi.. Sivil hava yolu tafl mac l ile deniz yolu ulafl m çal flanlar n n da greve kat lmas nedeniyle, iç ve d fl hat uçufllar nda çok say da sefer iptal edilirken, ana kara ile adalar aras ndaki ba lant koptu. Yunan devlet Radyo-Televizyon Kurumu (ERT) teknik elamanlar da saat aras genel greve destek amac yla ifl b rakt. Bunun yan s ra, Atina ile Pire kentlerinin de içinde yer ald Atika bölgesinde, devlet hastanelerinde çal flan doktorlar n, çal flma koflullar n protesto etmek için gerçeklefltirdikleri 48 saatlik grev nedeniyle, devlet hastanelerinde yaln zca güvenlik ve acil yard m birimleri görev yapt. Pancar iflçileri direniflte May s ay n n ilk günlerinde greve ç - kan ranl pancar iflçileri, direnifllerini kararl l kla sürdürüyorlar. Grevin 13. gününde aileleri ile birlikte fiufl kentinde bir yürüyüfl düzenleyen iflçilere verilen destekle birlikte, yürüyüfle kat lanlar n say - s 5 binin üzerine ç kt. Sabah saatlerinden itibaren Valilik önünde toplanarak sloganlar atan iflçilere, göz yaflart c gazla sald ran polis, çok say da iflçiyi yaralad. Haft Tapeh fleker pancar iflçileri, iki ayl k fazla mesai ücretlerinin ödenmesini, iflçi önderlerine karfl aç lan davalar n düflürülmesini, flirketin müdür ve yönetiminin görevden al nmas n ve iflçilere karfl aç lan davalarda, delil üreten fabrika güvenlik flefinin, iflten ç kart lmas n talep ediyorlar. Son bir y l içinde üçüncü kez greve giden iflçilerin befl önderi daha 20 May s ta mahkemeye ç kart lacak. En son geçen Perflembe günü 2000 iflçinin yapt yürüyüfle polis sald - rarak befl iflçiyi yaralam flt. fieker pancar iflçileri, grevlerini talepleri kabul edilinceye kadar sürdüreceklerini aç klamaktalar. deoloji ve politikada uzlaflma yok... Nepal Komünist Partisi (Maoist) Enternasyonal Büro üyesi CP Gajurel ile NKP (Maoist) in ngilizce yay n organ K z l Y ld z da ç kan röportaja yer veriyoruz. Kurucu Meclis seçimlerinde kazan lan zaferin ard ndan ulusal ve uluslararas alanda NKP (Maoist) in karfl laflt temel sorunlar nelerdir? Kurucu Meclis seçimlerinin sonuçlar n n aç klanmas n n ard ndan partimiz zaferi elde etmifl ve KM deki tek büyük parti olmufltur. Bu yaln zca Nepal halk n n zaferi de ildir, ayn zamanda dünyan n ezilen halklar n n zaferi olarak da kabul edilmelidir. Fakat bu nihai zafer de ildir ve art k baflka mücadelelerin olmayaca anlam na da gelmemektedir. Halen çözmemiz gereken büyük sorunlar m z mevcuttur. Zaferimize ra men di er partiler iktidar partimize vermeye haz r de iller ve halen kimin Baflbakan ve Baflkan olaca üzerine tart flmalar devam etmektedir. Bir di er tart flma ise temel bakanl klar n üç parti aras nda nas l paylafl laca üzerinedir. kincisi, baz güçler Maoistlerin tek büyük parti olmas n, Maoistlerin seçimden zaferle ç kmas n istemediler. Ve halen sorun ç karmaya devam ediyorlar, öncelikle hükümetin kurulmas nda ve ikincisi hükümet olufltuktan sonra da sorunlar yaratarak Maoist hükümetin do ru yönetemedi ini göstermeye çal fl yorlar. fieylerde, mallarda ve materyallerde k tl k oldu u için kitlelerde memnuniyetsizlik oluflacak ve Maoistlerin hükümeti iyi yönetemeyecekler. Bunlar çözmemiz gereken sorunlard r. Fakat bizler milyonlar n deste ine sahibiz, Nepalli kitlelerin ve dünyadaki milyarlarca insan n deste ine sahibiz. Bu FHKC militan flehit düfltü Siyonist devletin kurulufl y ldönümünü, El Nakba, yani felaket olarak adland ran Filistinlilerin, El Nakba gününde gerçeklefltirdikleri protestolar sürdü ü s rada, 41. kurulufl y l nda olan FHKC de yi it bir militan n flehit verdi. 18 yafl ndaki Hamdi Kader, 14 May s ta, Gazze nin kuzeyindeki Beyt Hanun un srail taraf ndan bombalanmas s ras nda yaflam n yitirdi. FHKC taraf ndan yap lan aç klamada, Hamdi Kader in iki y l önce FHKC ye kat ld na yer verilerek, yoldafllar na ve halk na olan ba l l na vurgu yap ld. sorunlar çözece imiz konusunda kendimize güvenimiz tam. NKP (Maoist) in KM seçimindeki zaferi proleter s n f n zaferidir. Tarihte Lenin yoldafl n önderli indeki Bolflevikler KM seçimlerine kat lm fllar fakat yenilmifllerdi. Bugün Nepal de NKP (M) muzaffer oldu. Bunun uluslararas toplulu- a verdi i mesaj nedir? Evet, Rus Devrimi KM seçimleri esnas nda gerçekleflti. Çünkü Menflevikler ve Sosyalist Devrimciler (SD) her aflamada güçlüydüler ve koltuklar n ço unlu unu elde edebiliyorlard. Bolflevikler az nl kla yetinmek zorundayd lar. Bu koflullar alt nda Lenin devrimi sürdürme karar n verdi ve KM yi da tt. Çünkü sa c lar ve oportünistler kapitalist s n f n temsilcileriydi, proletaryan n yeni bir anayasa haz rlamas na izin vermiyorlard ve Bolflevik Parti için devrimin bast r lmas tehlikesi vard. Fakat flimdi koflullar daha farkl. SMD sisteminde (karma seçim sisteminde her bölgeden en fazla oyu alan n kazand yöntem-çev) yar - s ndan fazlas n kazanabildik. Nispi sistemde ise ço unlu u elde edemedik ama en büyük parti olduk. Di er hiçbir parti bu oy oran na ulaflamad. Çünkü gericilerin, sa c partilerin ve revizyonist partilerin kitlelere, kitlelerin ise onlara güveni yoktur. Partimiz 10 y ll k Halk Savafl nda ve 19 günlük Halk Hareketinde temel rolü oynam flt r, geçmiflte k rsalda yeni hükümetin kurulmas nda elde etti- imiz deneyimler sayesinde kitlelerin tek umudu NKP (Maoist) tir. Bu nedenle yeni anayasay yazmas için bize oy verdiler. Gelecekteki hükümetin önünde çok say da sorun var ve halk NKP (Maoist) ten oldukça umutlu. Yeni anayasada halk n özlem ve ihtiyaçlar na dönük hangi gündemler öne al nacak? ( ) Yeni Demokratik Cumhuriyete do ru yol almada baz sorunlarla karfl laflaca z. Çünkü burjuvazi kesinlikle bu süreci sabote etmek isteyecektir. Yenilen s n f iktidar geri almak isteyecektir. stedikleri zaman herhangi bir bahaneyle sorun yaratabilirler, sorun yaratmaya müsait bir atmosfer var. Öncelik olarak tüm sorunlara cevap olabilmeyiz. Örne in ilk olarak siyasi anlamda monarfliyi yok etmeli ve Federal Demokratik Halk Cumhuriyeti kurulmal d r. Ve ikinci olarak toplumumuzun temel ekonomik sorunlar çözülmeli ve yoksullu un üstesinden gelmeliyiz. Kitlelerin temel ihtiyaçlar n karfl - lamak zorunday z. ( ) NKP (Maoist) hükümet olacak. Devlet ve devletleraras iliflkilerle Komünist partiler ve örgütler aras ndaki karfl t iliflkileri nas l ele alacaks - n z? Hükümetteyken bu iki çeflit iliflkiyi kesinlikle ele almak durumunday z. Çünkü bizler komünistiz ve partimiz Komünist partisidir, hedefimiz sosyalizmden komünizme geçifli sa lamakt r. Hedefimizden vazgeçmedik. Bu yönde devam ediyoruz. Enternasyonalistiz çünkü komünistiz. Bu nedenle di er komünist partilerle iliflkilerimiz de proletarya enternasyonalizmi temelinde olacakt r. Hiçbir Komünist partisinin ifline müdahalede bulunmadan proletarya enternasyonalizmi temelinde iliflkilerimizi gelifltirece iz. Devletleraras iliflkilerde söz konusu oldu unda ise bar fl içinde bir arada yaflaman n befl ilkesi temelinde iliflkilerimizi gelifltirece iz, iki iliflkiyi bir arada sa laman n büyük bir sorun olaca n düflünmüyoruz çünkü daha öncesinde iktidarda olan di er komünist partilerin derslerinden çok fazla fley ö rendik. ( ) Hükümette olmak ad na ideolojimizi ve politikalar m - z uzlaflma veya pazarl k konusu yapmay z. Strasbourg da rkç l a karfl panel Demokratik Kitle Örgütleri Platformu nun Avrupa Strasbourg bileflenleri olan Tohum Gençlik Evi, Yaflanacak Dünya gazetesi ve Fransa Demokratik Haklar Federasyonu, son dönemde artan rkç sald r lara karfl 18 May s günü bir panel örgütlediler. Panel, 18 May s vesilesiyle 35 y l önce katledilen brahim Kaypakkaya flahs nda demokrasi ve devrim mücadelesinde flehit düflenler an s na yap lan bir dakikal k sayg durufluyla bafllad. Ard ndan sunum yapmak üzere s ras yla Yaflanacak Dünya gazetesi temsilcisine, Alsace Kürt Evi temsilcisine ve AT K Konsey üyesine söz hakk verildi. Yaflanacak Dünya gazetesi temsilcisinin ard ndan sunum yapan Alsace Kürt Evi temsilcisi, kalkan sosyal devlet yap s n n sonucu olarak rkç l n yaflanan her gün ve her ortamda hissedildi ine dikkat çekti. Ard ndan konuflan AT K Konsey üyesi, rkç l n bir devlet politikas oldu- unun alt n çizdi. Irkç l n salt göçmenlere özgü bir sorun olmad n, devlet politikas oldu undan ötürü yerli halk da do rudan ilgilendirdi- ini belirten Konsey üyesi, bu anlamda eylem birliklerine yerli kurumlar da dâhil ederek rkç l a ve di er sorunlara karfl etkili tav r sergilenebilece ini söyledi. Sunum bölümünün ard ndan kendi görüfllerini ve sorular n dile getirmek üzere söz hakk panele kat lan kitleye verildi. Ard ndan toparlama bölümüne geçildi. Bu bölümde panelistler, temsil ettikleri kurumlar n bu tür eylem birlikteliklerini önemsediklerini ve çal flmalar n bu yönde sürdüreceklerini ifade ettiler. DEKÖP- Strasbourg bilefleni olmayan Alsace Kürt Evi ad - na konuflan panelist, bu tür eylem birliklerini desteklediklerini, bu sebeple bundan sonraki çal flmalarda kendilerine düflen sorumluluklar yerine getirmek üzere yer alacaklar n ifade etti. AT K Konsey üyesi ise eylem birliklerine verdikleri önemin alt n bir kez daha çizerek, dünya çap nda ayn ihtiyaç ve duyarl l kla kuruluflu ilan edilecek olan Uluslararas Göçmen Örgütleri Konferans n n yan s ra üçüncü kongresi yap lacak olan Halklar n Uluslararas Mücadele Ligi ne de- indi. Kat lan kitle taraf ndan olumlu de erlendirilen panel, toparlama bölümünün ard ndan sona erdi. Dünya Güney Afrika Uzun y llar boyunca rkç Apartheid rejimi alt nda büyük insanl k dramlar yaflamak zorunda b rak lan Güney Afrika n n yoksullar, ülkede göçmen iflçi olarak çal flan, di er yoksullara karfl k flk rt l yor. Bu k flk rtmalar sonucu yaflam n yitiren göçmen say s ise 50 yi geçmifl bulunuyor. Emperyalist-kapitalist sistemin ya ma ve talan sonucu giderek yoksullaflan Güney Afrika emekçilerine, yoksullu un nedeni olarak göçmen iflçileri hedef alan propagandalar yap lmas sonucu ortaya ç kan çat flmalar hala dinmifl de il. Güney Afrika Ulusal Metal flçileri Sendikas ve Uluslararas Metal Sendikalar Birli i ise, olaylar n sürdü ü günlerde bir aç klama yaparak, yaflananlar n, egemen s n flar n, dünyan n büyük bölümünde hayata geçirdi i böl-parçala-yönet politikas n n sonucu oldu unu aç klad lar ve rkç sald r lar n son bulmas için çaba gösterme ça r s yapt lar. Rusya Moskova demiryollar nda çal flan iflçiler ücretlerinin art r lmas talebiyle, iki ana hatta grev yapt lar. Grev iflçilerin yeni kurdu u ve mücadeleci çizgide oldu u bildirilen demiryolu sendikas n n öncülü ünde gerçeklefltirildi. Bunun bir uyar grevi oldu unu, talepleri karfl lanmazsa tekrar greve gideceklerini aç klayan iflçiler, ayr ca daha önce üye olduklar sermaye yanl s sendikayla, böyle bir grev karar al nmas n n mümkün olamayaca n n da alt n çizmekteler. Peru Peru Maden ve Metal flçileri Sendikas n n ça r s yla süresiz greve giden Perulu maden iflçileri, grevlerini kararl l kla sürdürmekteler. Perulu madencilerin grevine hem ülke içinden hem de ülke d fl nden destek ya yor. Hindistan Hindistan n Tamil Nadu Eyaleti nde bulunan Gudalur daki binlerce plantaj iflçisi, çal flma koflullar n protesto etmek için, kitlesel eylemler yapt lar. Aylard r ödenmeyen maafllar n talep eden iflçiler, yollar trafi e kapatarak, barikatlar kurdular. spanya spanya n n baflkenti Madrid de biraraya gelen on binin üzerinde ö renci, AB devletlerinin hayata geçirmeye çal flt, Bologna Süreci ne karfl eylem yapt. Ö renciler büyük tekellerin üniversitelere giderek büyüyen bir h rsla el atmalar n ve de giderek kötüleflen sosyal koflullar protesto etti. Güney spanya daki Bask ülkesinin Bilbao kentinde eylem yapan 16 bin kifli de politik tutsaklar n serbest b rak lmas n talep etti. Eylemin ön saflar nda yer alan tutsak yak nlar, 700 politik tutsa n resimlerini tafl d. Evrensel Bak fl Do al afetlerin yaratt f rsat lar Myanmar da meydana gelen f rt nayla birlikte ortaya ç kan felaketin çap, 2004 y l n n son günlerinde Güney Asya y vuran Tsunami felaketine yaklaflt. Yüz binin üzerinde insan n yaflam n yitirdi i f rt nada, milyonlarca insan n evsiz kalmas, g da ve içme suyu sorununun had safhaya ulaflmas, bulafl c hastal klar n kol gezme tehlikesinin giderek artmas da, felaketin di er bir boyutunu oluflturmakta. Bu felaket de, t pk 2004 y l ndaki Tsunami döneminde oldu u gibi, öncü emperyalist güçler aç s ndan, bölgeye dönük ç karlar n hayata geçirmenin f rsat olarak de erlendirilmekte gecikmedi. Felaketin ilk günlerinde, yard mlar kendi elleriyle da tmakta srar eden emperyalist güçler, faflist cuntan n ülkeye girmelerine izin vermedi ini gerekçe göstererek, yard m gönderme giriflimlerini durdurduklar n aç klad lar. Oysa bölgeye giden ve geliflmeleri kamuoyuna aktaran kimi yard m kurulufllar, söz konusu yard mlar n, Hindistan, Bangladefl ve Tayland üzerinden ulaflt r lmas n n mümkün oldu unu, buralardan geçifle herhangi bir engelin bulunmad n bildiriyorlard. Ancak emperyalistleri ilgilendiren esas konu, Myanmar halk n n çekti i ac - lar de il, bölgedeki nüfuzlar n geniflletmekti. Yard mlar elleriyle da tmaktaki srar n ard nda yatan gerçek neden de yine buydu. Myanmar üzerinde hayli bir nüfuza sahip olan Çin, yapt anlaflmalar ve yat r mlarla, ülkenin ham maddelerinin büyük bir bölümünü ele geçirmeyi sürdürüyordu. Bat l emperyalistler, felaketi f rsat bilerek, Çin in bu avantaj n lehlerine çevirme telafl na düflmüfllerdi. Yard mlar n engellenmesi gibi de bir bahaneleri vard art k. BM in, herhangi bir ülke rejiminin kendi halk na yard m etmeyi ret etmesi ve/veya yap lmak istenen yard mlar engellemesi, halk na bask uygulamas, insan haklar n ihlal etmesi durumunda, kriz bölgelerine do rudan müdahaleyi öngören koruyucu sorumluluk olarak özetlenebilecek konseptini hayata geçirmek için harekete geçmekte gecikmediler. ABD emperyalizmi ayn günlerde, üzerinde, ABD Ordusu na ba l savafl uçaklar ve helikopterler olan savafl gemilerini, Myanmar a do ru yola ç kard. Fransa, bir savafl gemisi göndermek için haz rl klara bafllad. nsani yard m ad alt nda ülkelerin iflgalini öngören bu BM konseptinin özünde yatan gerçek niyete gelince; bu niyet (bugüne kadar örne ine çokça rastland gibi) kriz yaflanan ülkelerde ortaya ç kabilecek halk ayaklanmalar n n ve özgürlük mücadelelerin bast r lmas olarak aç klanabilir. flte hem Çin hem de bat l emperyalist güçler flu günlerde, zaten uzunca zamand r isyanlarla sars - lan ülkede, bu felaketle birlikte bu tür ayaklanmalar n gündeme gelebilece inin ve ç karlar n n tehlikeye girece inin hesaplar içinde hareket etmekteler. Ayn zamanda Myanmar faflist cuntas n da bu yönlü uyarmaktan geri durmamaktalar. Faflist rejim bu tehlikeyi art k daha yak ndan hissetmifl olacak ki, geçti imiz günlerde bat l güçlerin yard mlar n n ülkeye girifline izin verdi ini aç klad. Ayn günlerde Çin de yaflanan deprem, bat l güçlerin önündeki Çin engelinin, en az ndan geçici süre de olsa, kalkmas n da beraberinde getirdi denebilir. Resmi rakamlara göre 50 binin üzerinde insan n yaflam n yitirdi i bu deprem, Çin deki sosyal çöküntünün ne kadar derinleflti ini de gözler önüne seriyordu. Bilim insanlar n n olaca yönünde önceden uyard deprem, Çin deki kapitalist restorasyonunun y k c sonuçlar n da ortaya ç kar yordu. Örne in, karton gibi, binlerce ö rencinin üzerine çöken okullar n neredeyse tamam larda infla edilmiflti. Ayn y llardan itibaren infla edilen ve yine depremde binlerce insana mezar olan çok say da ev gibi, bu okul binalar da, neredeyse hiç beton kullan lmayan, çürük binalard. Bu binalar restorasyon sürecinde h zl ve yüksek kâr elde etme derdinde olan inflaat firmalar nca yap lm flt. Ancak gerek günümüz Çin egemen medyas gerekse bat l emperyalist güçlerin güdümündeki medya, depremle birlikte ortaya ç kan ve gerçekte Çin Devriminin kazan mlar n n bir bir ortadan kald r lmas n n sonucu olan bu sosyal çöküntüyü, Mao Zedung önderli indeki Çin Halk Cumhuriyeti nin deprem politikas na ba lamakta ve bir k flk rtma harekât na giriflmekte gecikmedi. Oysa, deprem kufla nda bulunan ve bunun için de s k s k depremler yaflanan Çin de kapitalist restorasyon öncesi dönemde yaflanan deprem süreçlerine bak ld nda, sosyalist Çin in ne kadar do ru ve halk n yaflam n ön planda tutan bir deprem politikas izledi ini görebiliriz. 2 fiubat 1975 de yaflanan deprem, önceden tespit edilerek, bölgelerdeki parti örgütleri, önlemler almak üzere harekete geçirilmiflti. Bu önlemler nedeniyledir ki, deprem bafllad nda halk n büyük bölümü evlerini önceden boflaltm fl bulunmaktayd. A llardaki hayvanlar bile, daha deprem bafllamadan d - flar ç kar lm flt. Böylece bu depremin yaratt tahribat olabildi ince asgari düzeyde kalm flt. Çin halk bu depremin ard ndan, deprem konusunda e itimden geçirildi. Böylece belli bir deneyim edinen Çin halk, sonraki y llarda meydana gelen depremlerde, ola anüstü bir gayret göstererek, tüm yaralar n kendi olanaklar yla sard. Bunun içindir ki, Çin de yaflanan son depremdeki tahribat n oldukça büyük olmas n n nedeni, kapitalist restorasyonun sonucu olarak ortaya ç kan sosyal çöküntünün geldi i boyutun yans - mas ndan, devrimin kazan mlar n n bir bir ortadan kald r lmas ndan, bununla birlikte daha fazla kâr h rs yla, insan yaflam na verilen de erin giderek ortadan kalkmas ndan baflka bir fley de ildir. Bugün, do al afetlerin yaratt f rsatlardan yararlanarak, Çin Devrimi ne, özde ise Mao Zedung a dönük gerçeklefltirilen sald r lar n ard nda yatan neden ise bambaflkad r. Bu neden, emperyalist sald rganl n giderek t rmand bu süreçte, Maoizm in, özellikle de Asya halklar n n kurtulufl mücadelesinde tuttu u yerdir. Maoizm in bayra - n n giderek daha yükseklerde dalgalanmas d r!

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Mayıs-12 Haziran 2008 FKÖ; Bir efsanenin sonu! srail devletinin 1948 y l nda kurulmas ndan sonra, sistematik bask ve katliamlara, sürgünlere maruz kalan Filistin halk, tüm bunlara karfl mücadele etmekten geri durmad. Dünyan n en geliflmifl askeri teknolojisi ile kuflanm fl, emperyalistlerin deste i ve yönlendirmesi ile kurulmufl srail devletine karfl Filistin halk, flanl bir mücadele gelene i yaratmay baflard. Filistin halk n n iflgale karfl intifadalar ve direnifli birçok örgütün kurulmas n da beraberinde getirdi. Halk n deste ini ve güvenini kazanmay baflarm fl örgütlerin en önemlilerinden biri de Filistin Kurtulufl Örgütü dür. Filistin halk n n srail Siyonizmine karfl verdi i ba ms zl k mücadelesinin en önemli aktörlerinden olan Filistin Kurtulufl Örgütü nün temelleri 13 Ocak-16 Ocak 1964 te Kahire de toplanan Arap Zirvesi nde at ld. 29 May s 1964 tarihinde Filistin Ulusal Konseyi nin toplanmas n n ard ndan 2 Haziran 1964 te Filistin Kurtulufl Örgütü kuruldu. Siyonizme karfl mücadele yürüten El-Fetih, Güç 17, Havari Grubu, Filistin Halk Kurtulufl Cephesi (FHKC) ve Filistin Demokratik Halk Kurtulufl Cephesi (FDHKC) gibi örgütlerin biraraya gelerek oluflturdu- u FKÖ, srail sald r lar karfl s nda gösterdi i direnifl veyaser Arafat ve E1-Kaddumi gibi etkili isimleri ile Filistin halk n n sözcüsü konumuna geldi. FKÖ özellikle 1967 Arap- srail savafl nda etkinli ini artt rd. Ve 1968 y l nda yap lan Filistin Ulusal Konseyi nin dördüncü toplant s nda yeniden örgütlendi. FKÖ, 1969 y l nda Filistin de laik ve demokratik bir devlet kurulmas amac yla çal flaca n aç klad. Silahl gruplar n FKÖ içindeki a rl artarken askeri bir kanat oluflturuldu. FKÖ srail le mücadelede silahlara yöneldi. Uçak kaç rma ve srail hedeflerine yönelik gerçeklefltirdi i eylemler ile sesini duyurdu. Kültür-sanat FKÖ nün en önemli organ Filistin Parlamento suna eflde er olan Ulusal Konsey dir. Konsey in mevcut kurulu askeri gruplar, Filistin birlikleri, meslek örgütleri ve önde gelen Filistinlilerin görüflmeleriyle belirlenmektedir. Konsey, FKÖ nün siyasetini ve programlar n oluflturan en üst kuruldur. FKÖ kuruluflundan itibaren Filistin halk n n deste inin yan nda Arap devletlerinin de yo un bir deste ini ald. M s r devlet baflkan Cemal Abdulnas r, FKÖ nün kurulmas nda en etkili isimlerden biri olmufltur. Arap devletleri FKÖ yü askeri olarak gelifltirmek hedefi ile üyelerini askeri okullarda yetifltirme talebinde bulundular. FKÖ nün finansman için Filistin Milli Fonu oluflturuldu. Arap devletlerinde FKÖ nün temsilcilikleri oluflturuldu, bürolar aç ld. Gazze ve Sina da üstlenecek bir Filistin Kurtulufl Ordusu kuruldu. FKÖ içinde en büyük ve etkili örgüt Yaser Arafat n liderli ini yapt El-Fetih tir. Arafat 1969 da FKÖ Yönetim Kurulu Baflkanl na getirildi. Yaser Arafat 1967 den sonra Ürdün e 1970 te Lübnan a ve 1982 y l nda da srail in Lübnan iflgal etmesi ile Tunus a tafl nd. Arafat, FKÖ ye sürgün hükümeti niteli i kazand rd y l na Arap Birli i slam Konferans Örgütü ( KÖ) ve Birleflmifl Milletler (BM) taraf ndan Filistinlilerin temsilcisi olarak tan nd. FKÖ, halk deste i kazanmas n sa layan silahl mücadele ve direnifl çizgisini bu y llardan itibaren yavafl yavafl de ifltirmeye bafllad. Filistinli direnifl gruplar n n srail hedeflerine yönelik eylemlerine karfl l k FKÖ Baflkan Arafat, 1988 y l nda terörizm i k nad n aç klad y l nda Kuveyt i iflgal eden Saddam Hüseyin e tam destek verdi y l nda yap lan Gazze- Eriha Anlaflmas ve Eylül 1995 te yap lan II. Oslo Anlaflmas yla srail Gazze fieridi nin tamam na yak n n n, Bat fieria n n ise baz bölgelerinin yönetimini Filistin Otoritesi ne b - rakt y l n n Ocak ay nda yap lan seçimlerin sonucunda 88 üyeli Filistin Otoritesi Konseyi oluflturuldu. Seçimlerin sonunda Arafat Filistin Otoritesinin baflkan olarak göreve bafllad. 23 bakanl ktan oluflan Filistin Otoritesi kabinesinin önemli kararlar alma yetkisi Arafat a verildi. Ayr ca hükümette önemli pozisyonlar El-Fetih üyelerine verildi. Oslo da 1993 y l nda yap lan görüflmeler Ortado u tarihinde yeni bir sayfa açt. FKÖ Baflkan Yaser Arafat ile srail Baflbakan zak Rabin, Amerikan Baflkan Bill Clinton n önünde gazetecilere poz verdiler, el s k flt lar. Oslo da bafllayan srail-filistin görüflmelerinin sonucunda imzalanan anlaflma ile FKÖ srail devletini tan m fl oldu. FKÖ 1970 li y llar n ortalar nda itibaren savundu u çizgi ile Filistin halk n n deste ini kaybetmeye bafllad. FKÖ srail Siyonizmine karfl Filistin halk n n gücüne güvenmekten öte emperyalist devletlerle ve iflbirlikçi uflak Arap devletleri ile iliflkilerini gelifltirdi. Amerikan emperyalizmi ile dirsek temas na girdi. Ve srail devletini tan d. Bu durum FKÖ nün s n fsal temelinin bir sonucu olarak ortaya ç kt. FKÖ kuruluflundan beri Arap devletlerinin ve emperyalistlerin deste ini ve yard m n ald. 68 li y llarda dünya genelinde geliflen kitle hareketlerinin de etkisi ile Marksizm-Leninizm i daha fazla dillendiren ve srail e karfl önemli bir direnifl hatt oluflturan FKÖ, ülkemizden giden birçok devrimci kadroya olanaklar n açarak gerilla e itimi vermifltir. FKÖ Filistin ulusunun ba ms zl k mücadelesini kuruluflundan itibaren emperyalist koridorlarda yürütme yolunu tuttu. Kuflkusuz bu durum Filistin burjuvazisinin niteli ine uygun düflmektedir. FKÖ Filistin halk - n n Siyonizm e karfl yürüttü ü ba ms zl k savafl n emperyalist pazarl klarla heba etti. Bunun bir sonucu olarak da halk deste ini önemli oranda kaybetti. FKÖ nün emperyalistlerle olan iliflkileri Yaser Arafat n sürgünde Filistin devletinin baflkan olmas ndan sonra Filistin halk için daha fazla su yüzüne ç kt. Oslo dan sonra Yaser Arafat Amerikan emperyalizmi ile iliflkilerini aç ktan gelifltirdi. Kurulan sürgünde Filistin devleti, srail hedeflerine yönelen eylemcilerin pefline düfltü. Filistin polisi iflgale karfl direnen gruplar karfl s na ald. Yaser Arafat n 2004 y l nda ölümünün ard nda FKÖ nün bafl na geçen Mahmut Abbas la iflbirlikçi çizgi daha da derinleflti. Hamas n seçimlerden ezici bir üstünlükle ç kmas - n n ard ndan FKÖ Filistin davas - n bir kenara b rakarak on y llard r srail devletinin türlü entrikalarla gerçeklefltirmek istedi i kardefl kavgas na girdi. El-Fetih yanl lar Hamas ile çat flarak birçok insan öldürdü. FKÖ bu tavr yla Hamas ile birlikte Filistin halk n n ba ms zl k mücadelesine önemli bir darbe indirmifl oldu. Çat flmalar sonucu FKÖ Bat fieria, Hamas ise Gazze yi yönetmeye bafllad. Yaflanan bu tablo içinde en fazla zarar gören yine Filistin halk oldu. Filistinliler bir yandan emperyalistlerle iflbirli i içindeki Hamas ve FKÖ aras ndaki çat flman n ortas nda kal rken öte yandan srail in devam eden sald r lar alt nda can vermektedir. Filistin de iç çat flmalar yaflan rken srail Gazze fieridi ni abluka alt na ald. Binlerce Filistinli g - da, elektrik ve suyun olmad kentte hayatta kalma mücadelesi veriyor. Tüm bu yaflananlar FKÖ nün Filistin halk n n taleplerinden ne kadar uzaklaflt n da gösteriyor. Filistinliler srail iflgali alt nda inlerken FKÖ bu duruma seyirci kald. Filistin halk büyük bir açl k ve yoksullukla bo uflurken FKÖ yöneticileri büyük yolsuzluklar yapt. FKÖ örne i ba ms zl k mücadelesi veren hareketlerin do ru bir ideolojiye sahip olmad klar nda gelece i yeri iflaret etmektedir. Ulusal burjuva ideolojisinin önderlik etti i FKÖ dönem dönem halk n deste ini kazansa da esas olarak Filistin halk n n ç karlar n savunmaktan uzakt r. Bu, bugün çok daha genifl iflçi emekçi Filistinliler taraf ndan görülmektedir. Filistin burjuvazisi, Filistin halk - n n özgürlük düflünden ba ms zl k tutkusundan yararlanmakta, bunu sömürmektedir. Bunun en önemli ve etkili arac da FKÖ olmufltur. Ancak Filistin halk son seçimlerde srail e karfl silahl mücadeleyi yükselten Hamas seçerek bu oyunu bozmufl, direniflten, en önemlisi silahl mücadeleden yana oldu unu göstermifltir. Dersimliler piknikte bulufltu! Tunceli Dernekleri Federasyonu (TUDEF) taraf ndan düzenlenen piknikte buluflan Dersimliler, Munzur da yap lmak istenen barajlara hay r dedi. 25 May s günü Sar yer Mehmet Akif Ersoy Piknik Alan nda biraraya gelen Dersimliler yok edilmeye çal fl lan Dersim kültürüne ve do an n katledilmesine seyirci kalmayacaklar n dile getirdi. Munzur da barajlara hay r yaz l pankartlar açan Dersimliler siyanürlü alt arama çal flmalar na bafllayan Rio-Tinto flirketini de protesto etti. Dersim halk oyunlar ekibinin k sa bir gösteri sundu u program boyunca Emre Salt k, Ferhat Tunç, Mehmet Çetin, Y lmaz Çelik, Agire Jiyan, Kibar Aslan, Hasan Sa lam ve Grup Vardiya da sahne ald. Piknikte biz de Çelik ald suyu unutmad unutmayacak! yaz l Partizan imzal pankart m zla stant açt. Kitaplar m z yay nlar m z Dersimli emekçilere ulaflt rmaya çal flt k. Piknik boyunca brahim Kaypakkaya ya ve stand m za yo un bir ilgi oldu. (Bir K okuru) fieyh Bedrettin için EKM de panel Stuttgart E itim Kültür Merkezi nde (Tohum, IBS, Gik-Der) 18 May s günü bir panel düzenlendi. lk olarak komünist önder brahim Kaypakkaya flahs nda tüm devrim ve komünizm flehitleri için sayg duruflunda bulunuldu. Ard ndan panelistler,18 May s tarihinin önemine, brahim Kaypakkaya y komünist bir önder yapan formülasyonlara k saca de indi. Daha sonra Bedrettin in düflüncelerinin felsefi flekillenifli ifllenerek o dönem Balkanlar da yaflanan Stoiker (Papaz) syan n n, Bedrettin in düflünsel flekillenifli üzerinde ciddi etkisi oldu u belirtildi. fieyhli in geleneksel feodal-kültürel bir s fatlamadan öte Bedrettin flahs nda bir fley ifade etmedi- i vurguland. Bedrettin in...tüm varl klar do adan gelir, yine do aya döner.. diyerek canl lar n yarat l fl öyküsüne materyalist bak fl aç s yla bakt, yine;...yarin yana ndan gayri her yerde,her fleyde, hep birlikte.. demesindeki komünal bak fl aç s n n öneminin alt çizildi. Panelin ak fl içerisinde bir arkadafl taraf ndan da Naz m Hikmet in fieyh Bedrettin Destan ndan kesitler okundu. Panelist arkadafllar n sunumundan sonra, dinleyiciler gerek yorumlar yla ve gerekse de sorular yla canl bir atmosfer oluflturdular. Bu etkinlikten sonra oluflan ortak kan, tarihi süreçlerin tart fl lmas ve bilimsel bir flekilde irdelenmesine daha fazla ihtiyaç oldu u yönündeydi. (Stuttgart flçi köylü okurlar ) Sivas 93; Hesab sorulmam fl bir katliam 1993 y l nda yaflanan ve sadece halk birbirini k rd rmakla kalmay p ilerici ve ilerletici, pek çok sanatç ve düflünürü de aram zdan alma baflar s na ulaflan Sivas katliam n n 15. y l n n içindeyiz. Mafla olarak kullan lan ve bizzat devlet taraf ndan beslenen birkaç kifli, d - fl nda suçlanan olmad hala ba ms z yarg taraf ndan Uzun y llard r, baflar l tiyatroculu u ve muhalif durufluyla tan d m z Genco Erkal bir kez daha harekete geçmifl ve yürek yakan bu katliam belgesel niteli inde bir tiyatro oyunuyla tekrar gündeme getirmifltir. Oyuna haz rl k sürecinde pek çok kifli ve kurumun deste ini de gören Erkal, katliam s ras nda yap lan çeflitli kay t, tutanak ve belgeden yararlanarak, bu oyunu sahnelemifl. Oyunun büyük bir bölümünde koltuklar m zda nefesimizi tutarak oturuyor ve yaflanan gerçek diyaloglar baflar l oyuncular n seslerinden dinleyerek, yaflanan katliama tan kl k ediyoruz. Bu durumun en büyük destekçisi ise, oyun boyunca arkada akmaya devam eden katliam n gerçek görüntüleri oluyor. Sloganlarla toplanan kalabal a, y llarca milliyetçilik ve gericilik ile beslenerek silah haline getirilmifl bu kalabal a öfke ve ac yarak bak yorsunuz. Oyun sahnede ak p giderken bu katliam n nas l aflamalarla planland n ve hayata geçirildi ini görme flans n yakal yoruz. Günler öncesinden da t lan bildirileri, spor etkinli i bahanesiyle flehre getirilen faflist ö rencileri görüyoruz. Tabi en can al c olanlar günün erken saatlerinde bafllayan olaylar n polisin ve di er devlet yetkililerinin seyrederek hatta zaman zaman kontrolünde oldu unu aç k ederek izlemesi oluyor. En küçük hak talebiyle yap lan eyleme bile azg nca sald - ran polis, ölüm getiren kalabal n çirkinleflerek büyümesini, y karak ilerlemesini so ukkanl l kla izliyor. Aziz Nesin in dilinden yap lan bir anlat mda devletin son dü meye basarak oteli atefle vermeden önce içeride kendinden biri var m, yok mu diye kontrol etti ini ö reniyoruz. ki sivil polis geliyor ve içeride polis olup olmad n kontrol ediyor. Onlar n ç k fl n n hemen ard ndan otel atefle veriliyor Sahnede ç l klar, panik ve kofluflturmalar fians eseri kurtulanlar da oluyor. Aziz Nesin yang ndan kurtulurken yaflad sald r lar, sald rganlar n kimli i, katliam n gerçek suçlular n iflaret ediyor. Yang ndan yaralar ve büyük hasarlarla kurtulabilen bir grup ise üstüne suçlu muamelesi görüyor ve hastane yerine karakolda sabahl - yor. Otelden ç kan 33 can m z n yanm fl bedenleri hala gözümüzün önündedir. Suçunu gizleme gere i bile duymayan faflist TC nin temsilcilerinin aç klamalar bu görüntüler kadar iç yak c d r. Mesut Y lmaz Bu kadar insan futbol maç nda da ölüyor diyor. O dönem Cumhurbaflkan olan Süleyman Demirel Devlet güçleriyle halk karfl karfl ya getirmemek laz m diyerek halk kendi beslemeleriyle s n rl yor. Ama en çok katliam n kendilerinin ürünü oldu unu aç k eden Baflbakan Tansu Çiller oluyor: Otelin çevresindeki insanlar m za zarar gelmemifltir ve devlet görevi bafl ndad r O döneme tan kl k edememifl gençlere, yaflan lan kültür bombard man nda geçmifli unutan halka ve medyaya katliam tüm bu korkunç ayr nt lar yla hat rlatan Genco Erkal ve oyundaki tüm sanatç lar tebrik ediyoruz. Ancak oyunun bütününe hakim olan bir bak fl aç s, oyunun gerçek hedefine ulaflmas - n engelliyor ve oyunun neden burjuva medya ve pek çok köfle yazar taraf ndan bu kadar ilgi gördü ünü bizlere aç kl yor. Özellikle AKP nin hükümete oturmas yla birlikte tekrar körüklenen ve son y llarda Cumhuriyet Mitingleri gibi büyük giriflimlerle büyütülen dincilaik tart flmas na Genco Erkal, Sivas 93 oyunuyla kat lm fl oluyor. Egemenler taraf ndan sömürü tarihinin bafl ndan beri kullan lan ve ülkemizde de yo un etkisi olan din, bizler için kap daki bir tehlike de il y llard r kullan lan bir bask lama ve uyuflturma arac d r. fiu ana kadar varolan tüm dini durumlar ve örgütler, devlet taraf ndan beslenmifl ve daha önce örneklerini gördü ümüz üzere kontrol alt nda tutulmufl, zaman geldi inde sahneden çekilmifltir. Laik-dinci çat flmas geçim s k nt s ve iflsizlikle bo uflan halkla yapay bir gündem olarak sunulur ve kendi sorunlar yerine ilerici olarak sunulan ama sorunun tam kayna olan Kemalist rejimi savunmas istenir. Yine Sivas katliam nda da kullan lan, devlet taraf ndan beslenmifl afl r dinci örgütlerdir ama olay n tüm aflamalar ve yaflan lan ac süreç ortaya koymaktad r ki, onlar sadece birer maflad r. Gerçek suçlu her zamanki gibi sömürücüler ve onlar n sömürü sistemidir. Oyunun metnini de haz rlayan Erkal, oyun boyunca bize do rulu u olmayan bir vurguyu gereksizce tekrarlar; kendilerine yard m eden Aziz Nesin in korumalar ndan birinin de polis oldu u, onlar orada b rakan ve seyredenlerin de polis oldu u, a r yan klarla yang ndan flans eseri kurtulanlar karakolda o halde tutanlar n da onlar gibi çaresiz kald n Elbette kolluk güçleri de halktan insanlardan oluflur ve aralar nda yard mc olan veya memur mant yla hareket edenler vard r. Ancak bu kolluk güçlerinin genel karakterini de ifltirmez. Gözda vermek istediklerinde halk n üstünden savafl uçaklar yla geçenlerin, tazyikli sular n ve gaz bombalar n ya mur gibi ya d ranlar n, onca insan yanmaktan çekip almayaca - na ya da karakoldan hastaneye nakledemeyece ine inanmak hiç ak l al r bir fley de ildir. Belgesel niteli indeki oyunda kullan lan orijinal diyaloglar, belgeler ve geliflmeler gerçek suçlular ele verse de oyun metnine serpifltirilmifl baz konuflmalar, bizi koyu dinci örgüt ve yap lanmalara, fleriat korkusuna sürüklemeye çal fl yor. Bu da flu dönem AKP hükümeti karfl s ndaki kliklerde yer alanlar n, Kemalistlerin oyuna s cak bakmalar na neden olmakta. Bu bak fl aç s n n bilinçlerde yarataca bulan kl a dikkat çekmekle birlikte oyunun iyi bir tan k ve etkileyici bir bütün oldu unu söylemek gerek. Özellikle o dönemi yak ndan yaflamam fl gençlere ve olay an msamayanlara bir buçuk saatlik etkileyici bir belgesel.

15 30 Mayıs-12 Haziran 2008 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Uluda Üniversitesi nde yaflananlar Üniversitelerde büyük flirketlerin sponsorlu unda yap - lan ve gençli in yozlaflmas n sa layan flenliklere karfl devrimci ve demokrat ö renciler kendi flenliklerini yapt lar. nönü Üniversitesi nde YDG, DGH, Gençlik Derne i, SGD, DÖDER, Emek Gençli i May s ta alternatif flenliklerini yapt lar. fienliklere nönü Üniversitesi ö renci olan ve sivil faflistler taraf ndan öldürülen Ümit Cihan Tarho ad n verdiler. Ve bundan sonra her y l bu flenliklerin yap lmas n karalaflt rd lar. fienliklerin ilk günü etkinliklerin neden yap ld n n ve alternatif bir flenli in neden yap lmas gerekti ini anlatan bir konuflma yap ld. Daha Sanatç lar: - Ferhat TUNÇ - Metin&Kemal KAHRAMAN - Hilmi YARAYICI - Nurettin GÜLEÇ - Erdal BAYRAKO LU - Grup H WDA - Konuk Sanatç lar sonra fliirler okundu ve halaylar çekildi. fienliklerin ilk gününde jandarman n da bask vard. Ö rencileri üstü kapal flekilde tehdit eden jandarma nönü Üniversitesindeki flenliklere sivil faflistler taraf ndan öldürülen Ümit Cihan Tarho ad verildi. herhangi bir müdahalede bulunmad yaln zca izlemekle yetindi. Çekilen halaylardan sonra ertesi gün için buluflma yeri kararlaflt r ld ve kitle da- ld. Alternatif flenliklerin ikinci günü daha kitlesel ve coflkuluydu. Türküler ve marfllar hep bir a zdan söylenip halaylar çekildi. Daha sonra 10 Mart günü faflistlerin sald r s na u rayan 6 ö renciye destek vermek için biraraya gelen 200 civar nda devrimci, demokrat ve yurtsever ö renci, kendilerine sald ran jandarmayla çat flm flt r. Çat flma sonras nda bir ö rencinin kolu ve bir di erinin aya k r lm fl, ikisi uzman çavufl 6 asker yaralanm flt r. Çat flma sonras müdahalede 70 e yak n ö renci gözalt na al nm flt r. Gözalt süresi keyfi bir flekilde uzat lan ö renciler, jandarma taraf ndan küfür ve hakarete u ram fl, psikolojik bask görmüfltür. Tuvalet ihtiyaçlar dahi karfl lanmayan ö renciler, sloganlar ve marfllarla faflizmin cellatlar na kendi kalelerinde en güzel cevab militanca vermifltir. 30 kiflinin kapat ld 20 metre kare kapal alana sabaha karfl biber gaz s - k lm fl ast m olan bir ö renci keyfi bir flekilde hastaneye çok geç götürülmüfltür. Bunun üzerine de sloganlar susmam fl, demir parmakl klar tekme ve yumruklarla yerlerinden sökülecek derecede fliddetle sars larak, hiçbir engelin devrimcileri durduramayaca faflist Kemalist diktatörlü- ün kolluk güçlerine bir kez daha karakol adeta dar edilerek nönü Üniversitesi nde alternatif flenlik YÖK ü teflhir eden bir skeç gösterildi. Jandarman n yo un bir y nak yapt görüldü, buna ra men kitle kararl bir flekilde kendi flenliklerini yapt. Üçüncü ve son gün ise en kitlesel kat l m sa land. Yine fliirler okundu ve halaylar çekildi. Jandarma di er günlerde oldu u gibi flenli imize yo un ilgi gösterdi. Bask lara ra men kat l m n günden güne artmas ve herhangi bir geri ad m at lmamas her fleye ra men halk gençli inin kendi kültürüne sahip ç kt n, yozlaflt rma politikalar - n n tutmayaca n ve devrimci ve demokrat ö rencilerin alternatif yaratt oranda sistemin politikalar n n yaflam bulmayaca n gösterdi. (Malatya YDG) BURSA TUNCEL L LER KÜLTÜR VE DAYANIfiMA DERNEG DAYANIfiMA GECES Yer: ATATÜRK KAPALI SPOR SALONU Tarih: 01/06/2008 Saat: 17:30 UMUT YAYIMCILIK BÜROLARINDA gösterilmifltir. Olayla ilgili birçok defa mahkemenin serbest b rakmas na karfl n Savc n n itirazlar yla tekrar gözalt ve tutuklamalar yaflanm flt r. 10 Nisan günü üniversite içerisinde olayla ilgili bas n aç klamas yap lm flt r. 80 e yak n kifliye toplam 130 soruflturma aç lm flt r. Bask ve sindirme politikalar n n boyun e diremedi i, tutuklama ve soruflturmalar n y ld ramad Uluda Üniversitesi devrimci ve demokrat ö rencileri, tepkilerini flenlik dönemine tafl - yarak, sistemin destekledi i/dayatt yoz kültür reddetmifl, davul zurna eflli inde halaylar çekmifl, türküler söylemifl, tulum eflli inde horon tepmifltir. El ele ve omuz omuza birliktelik ve isyan ruhunu kuflanan ö renciler, özgürlü ü simgeleyen uçurtmalar - n göklere uçurmufl, her bireyin kendisinin özgürce boyad ve resimledi i Arkadafl ma dokunma! yaz l tiflörtleri flenlik boyunca giyerek, tüm ö rencileri yaflananlar karfl s nda duyarl olmaya ça rm flt r. Ö rencilere destek vermek için biraraya gelen devrimci ve demokratik kurumlar 12 Mart günü Heykel Meydan AVP önünde bir bas n aç klamas yapm flt r. Bas n aç klamas n E itim-sen, KESK Bursa fiubeler Platformu, TMMOB KK Sekreterli i, D SK ve D SK e ba l Ankara Üniversitesi ö rencileri, ÖGB ve okul idaresinin son dönemlerde ö renciler üzerindeki bask lar n 16 May s 2008 tarihinde yapt klar yürüyüflle protesto etti. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü E itim Fakültesi önünde biraraya gelen ö renciler, Hapishane de il, üniversite istiyoruz pankart açarak, okul giriflinde- sendikalar, HD, ÇHD, ÇGD Bursa fiubesi bileflenleri örgütlemifl ve aç klamaya; Partizan, SDP, ÖDP, EMEP, Tuncelililer Derne i, ESP, Halkevleri, DHP, BDSP kat lm flt r. 13 Mart günü savunmalar n veren ilk grup ö renciler ç k flta alk fllarla karfl lanm fl ve akabinde üniversite içerisinde bir bas n aç klamas daha yap lm flt r. Kitle ad na bas n aç klamas n okuyan Seher Tahran, üniversitede yaflanan haks z uygulamalar protesto etmek için 3 Nisan 2008 günü yapt klar bas n aç klamas ndan sonra kendileri hakk nda soruflturma bafllat ld n belirterek; E er bu suçsa biz yine ayn suçu iflliyor ve bas n aç klamas yaparak yap lan uygulamalar protesto ediyoruz. Yaflananlar karfl s nda soruflturma aç lan ve aç lmayan ö renciler olarak birlikte hareket etmeye devam edece iz dedi. Temsili demir parmakl klar ile a zlar bantl bir flekilde oturma eylemi yapan ö renciler, birlik ve dayan flma içerisinde olduklar n bir kez daha rektörlü e ve tüm ö rencilere göstermifl oldu. (Bursa) Kum torbas de il, ö renciyiz! AÜ ö rencileri, ÖGB ve okul idaresinin son dönemlerdeki ö renciler üzerindeki bask lar n protesto etti. ki turnikelerde ÖGB lerin 10 May s ta bir ö renciyi kameralardan uzak bir yerde dövmesini protesto etti. Turnikelerin bulundu u yere kadar yürüyen ö renciler Susma hayk r ÖGB ye hay r, Üniversiteler bizimdir bizimle özgürleflecek, Güvenlik de il özgürlük istiyoruz dövizleri tafl yarak Azadi, Kum torbas de il ö renciyiz sloganlar n att. Ö renciler ad na aç klama yapan Zeynep Erel, Cebeci Kampüsü nün son dönemlerde yar aç k cezaevini and rd n belirterek, dekanl k ve rektörlü ün bu uygulamalara sessiz kald için k nad klar n söyledi. Erel, bu tür uygulamalar karfl s nda birçok kez dilekçe ve imza toplad klar n, gönderdiklerini, bu uygulamalara bugün oldu u gibi yar n da sessiz kalmayacaklar n belirtti. Ö renciler, özel güvenlik birimi flefinin ad n n Aslan olmas nedeniyle yüzlerine Aslan maskeleri takarak ve sl k çalarak eylemlerini sonland rd lar. (Ankara) Mahmut Polat Merhaba, H d r U ur 27 May s 2007 tarihinde faflist TC devletinin kolluk güçleriyle girmifl olduklar çat flmada flehit düflen Mahmut Polat ve H d r U ur un katledilifllerinin birinci y l içerisindeyiz. Halk savaflç s Mahmut Polat ve H d r U ur kavgalar na olan ba l l k, cesaret ve inanç tohumlar n saçarak flehit düflmüfllerdir. Gerillalar ölmez, yaflas n Halk Savafl diyerek Mahmut Polat n sevdi i bir fliiri tüm dostlar m zla paylaflmak istedik. Yaflad klar mdan ö rendi im bir fley var yaflad n m yo unlu una yaflayacaks n bir fleyi sevgilin b kk n kalmal öpülmekten sen bitkin düflmelisin koklamaktan bir çiçe i insan saatlerce bakabilir gökyüzüne denize saatlerce bakabilir, bir kufla, bir çocu a yaflamak yeryüzünde onunla kar flmakt r kopmaz kökler salmakt r oraya kucaklad n m s ms k kucaklayacaks n arkadafl n kavgaya tüm kaslar nla güvenle tutkunla gireceksin ve uzand n m bir kez s ms k kumlara bir kum tanesi bir yaprak gibi bir tafl gibi dinleneceksin nsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildi ine hem de bütün benli ini seslerle ezgilerle dolarcas na insan bal klama dalmal içine hayat n bir kayadan zümrüt bir denize dalarcas na Uzak ülkeler çekmeli seni tan mad n insanlar bütün kitaplar okumak bütün hayatlar tan mak arzusu ile uyanmal s n de ifltiremezsin hiç bir fleyi bir bardak suyu içmenin mutlulu unu fakat ne kadar sevinç varsa yaflamak özlemiyle dolmal s n Ve kederi de yaflamal s n namusluca bütün benli inle çünkü ac lar da sevinçler gibi olgunlaflt r r insan kan n kar flmal hayat n bütün dolafl m na dolaflmal damarlar nda hayat n sonsuz taze kan Yaflad klar mdan ö rendi im bir fley var yaflad n m büyük yaflayacaks n rmaklara gö e bütün evrene kar fl rcas na çünkü ömür dedi imiz bir fley hayata sunulmufl bir arma and r ve hayat sunulmufl bir arma and r insana. (Mahmut Polat n ailesi ad na ye eni) Seni hiçbir fliire s d ramay z S d ramay z gök kafese Yüre imiz küçük kal r Sana olan hasretimiz s maz içimize Sen her do an günde, her açan çiçekte Ya an her karda sakl s n Gün gelecek gözlerin gözlerimiz olacak Ç I K T I H A Z I R L A N I Y O R Kampanya Fiyat : 35 YTL Onlar sen gittin sand lar Seni al p götürdükleri güne aldand lar Oysa sen, her zamanki gibi O güzel gülümsemenle Ve bir dal n heybetiyle Güleceksin onlara Bilmezler mi sen güneflin çocu usun Günefl do dukça sen Hep yeniden do acaks n Ve flahin olup dolaflt n bu da larda Sen, f rt na delikanl hep eseceksin (Mahmut Polat n efli Rahime Polat)

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO: 94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: O nu ne düflmanlar ne de ard llar unuttu! stanbul da eylemler Bugün katlediliflinin ard ndan geçen 35 y la ra men ard llar n n sürdürdü ü mücadelede defalarca s nanan pratikte kan tlanm flt r ki Kaypakkaya y emekçi kitlelerin bilincine kaz yan sadece 90 gün boyunca iflkencehanelerde göstermifl oldu u destans direnifl de ildir. Ezilenlerin, zulme, sömürüye ve de egemen s - n flar n her türden sald r lar na karfl verdi i mücadelelerle yaz lan insanl k tarihinin sayfalar na düflülen en önemli notlardan biridir 18 May s. Ayn zamanda insanl n kurtuluflu mücadelesinde, bedel ödemenin s n r n n olamayaca n n ve bu bedeli ödemenin, düflmana karfl net bir durufl gerektirdi- inin ad d r devrimci ç k fl n n önderlerinden, devrimci-komünist önder brahim Kaypakkaya n n tüm bu de erleri, ser verip s r vermeyen bir direnifl destan yla, ard llar na arma an etmesinin ad d r. stanbul Gazi Mahallesi * 18 May s Pazar günü Gazi Mahallesi Eski Karakol Dura nda bafllayan ve Partizan taraf ndan örgütlenen eyleme ESP, DTP, BDSP ve DHP de destek sundu. Yürüyüfl öncesi mahalle halk na ajitasyon konuflmalar yap ld. Çelik ald suyu unutmad, unutmayacak, fiehitlerimiz toprakta tohum hasad m z devrim olacakt r vd. pankartlar aç larak, alk fl ve z lg tlarla yürüyüfle geçildi. Yürüyüfl s ras nda da ajitasyon konuflmalar yap ld ve marfllar söylendi. smet Pafla Caddesi ne kadar yürüyen kitle, burada bas n aç klamas yapt. * Sar gazi de18 May s günü Partizan taraf ndan organize edilen ve DTP nin yan s ra, çok say da kurumun da kat larak destek verdi i anmada, saat 19:00 da Demokrasi Caddesi nde toplanan kitle, üzerlerinde "Onu anmak savaflmakt r" ve "Beynimizde bilinç, yüre imizde stanbul Avrupa yakas Partizan okurlar olarak 24 May s Cumartesi akflam Komünist Önder brahim Kaypakkaya n n katlediliflinin 35. y l nda Çelik Ald Suyu Unutmad, Unutmayacak fliar yla kitlesel bir anma etkinli i yapt k. Etkinlik Kaypakkaya flahs nda tüm komünizm ve devrim flehitleri için yap lan sayg durufluyla bafllad. Daha sonra bir arkadafl Partizan ad na gecenin anlam ve önemine iliflkin konuflma yapt. Konuflman n hemen ard ndan Ovac kl Reflo Memed in Zazaca skeciyle etkinlik devam etti. Daha sonra Grup syan Atefli sahne ald. Kaypakkaya için besteledikleri kendi ezgileriyle bafllad klar dinletilerinde brahim inanç, bile imizde güçtür brahim Kaypakkaya" yazan iki pankart açarak yürüyüfle geçti. Cadde boyunca, alk fllar ve sl klar eflli inde süren yürüyüfl s ras nda jandarman n y nak yapt önlemi ald ve yolu keserek yürüyüflü engellemeye çal flt gözlenirken, kitlenin kararl l karfl s nda geri ad m atarak, yolu açmak zorunda kald. Aksoylar Dü ün Salonu önüne kadar süren yürüyüfl, burada yap lan sayg durufluyla devam etti. Sayg duruflunun ard ndan Partizan ad na bir aç klama yap ld. "Ölümsüzlü ünün 35. Y l nda bayra m zd r, gücümüzdür, önderimizdir brahim" denilen anma eylemi hep birlikte söylenen " brahim Yoldafl" ezgisiyle sona erdi. Ankara Sar gazi * 17 May s 2008 tarihinde Yüksel Caddesi nde yap lan bas n aç klamas n düzenleyen Partizan, DHP, DTP, ESP, Köz, Ankara 78 liler Birlik ve Dayan flma Derne i, Devrimci 78 liler Federasyonu brahim Kaypakkaya ve Haki Karer in resminin yer ald fiehitlere devrim sözümüz var. Belki biz olmayaca z ama bu çelik ald - suyu unutmayacak yaz l pankart açt lar. Kurumlar ad na yap lan bas n aç klamas nda medyan n dizilerle çarp tarak ortaya koymaya çal flt tarihe sahip ç k larak devrimci de erlerin içinin boflalt lmas na izin verilmeyece i vurgusu yap ld. Baflta Kemalizm ve Kürt Sorunu olmak üzere sistemden köklü bir kopuflun temellerini atan Kaypakkaya y unutturmaya çal flan tüm sald r lar n Gazi Mahallesi nde Çelik Ald Suyu Unutmad, Unutmayacak Etkinli i Yoldafla A t Kürtçe söyleyen grubun ard ndan sahneye Hilmi Yaray c ç kt. O da söyledi i parçalarla 18 May s selamlad. Yaray c n n ard ndan Dursun Güngör sahne alarak Kaypakkaya için düzenlenen böyle bir etkinlikte bulunmaktan onur duydu unu belirtti ve Partizanlarla özdeflleflmifl türküleri söyledi. Daha sonra sahneye ç kan Cengiz Sa lam, Grup Kotan ve mam Diler de söyledikleri Zazaca ve Türkçe türkülerle kitleyi coflturdular. Ard ndan Hasan Sa lam ve MKM bünyesinde çal flmalar n sürdüren Koma Çiya sahne ald. Onlar da söyledikleri ezgilerle ve halay parçalar yla etkinli e ayr bir renk katt lar. Etkinlikte baflta proletaryan n ölümsüz ustalar Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao olmak üzere Proletarya Partisi nin 4 genel sekreteri ve tüm flehitleri, Türkiye devrimci hareketinin flehitlerinden baz lar n n resimleri etkinlik boyunca kurulu olan sinevizyondan gösterildi. Etkinli e ayr ca hapishanelerden Tutsak Partizanlar, PfiTA, Yeni Demokrat Gençlik, BDSP ve Gazi Mahallesi Al nteri ile Mücadele Birli i okurlar mesaj gönderdi. karfl s nda yer al naca n n ifade edildi i aç klamada Onlar bugün anmak kanla, bedel ödeyerek ve ödeterek yaratt klar miras ve de erlere sahip ç kmaktad r denildi. * Ayn günün akflam Natoyolu Tekmezar Park nda toplanan Partizan, DHP, ESP ve Ankara 78 liler Birlik ve Dayan flma Derne i sloganlarla Tuzluçay r a kadar meflalelerle yürüdü. Tuzluçay r da yap lan bas n aç klamas n n ard ndan devam eden yürüyüfl Devrim flehitleri ölümsüzdür, Önderimiz brahim, brahim Kaypakkaya, bo Haydar Zülfikar, namludad r iktidar slogan yla sona erdi. * 18 May s günü sabah saatlerinde Ankara dan yola ç kan Partizan, DHP, DTP, ESP, Köz, Ankara 78 liler Birlik ve Dayan flma Derne i, HD Ankara fiube, Ovac k Tuncelililer Derne i ve Devrimci 78 liler Federasyonu brahim in Ankara mezar n n bulundu u Karakaya Köyü ne 2 kilometre kala jandarma taraf ndan durduruldu. Jandarma, üzerinde brahim Kaypakkaya ve Haki Karer in resimlerinin bulundu u pankarta el koymak istedi. Ancak avukatlar n ve kurum temsilcilerinin müdahalesi ile jandarma geri ad m atmak zorunda kald. Araçlar n konvoy halinde mezarl n oldu u bölgeye gitmesine ise izin vermedi. Mezarl n giriflinde tam bir abluka ile karfl lafl ld. Jandarman n savc l ktan ald izinle gelen kitleyi tek tek kimlik kontrolünden geçirmesi, GBT taramas yapmas ve bu esnada onursuz üst aramas dayatmas devletin ne kadar korktu unun bir göstergesiydi. Yap lan tüm bu ifllemlerin sonunda bir de tutanak imzalat ld. Tüm bu aramalara ra men mezarl n girifline jandarmalardan koridor yap lmas tepkiyle karfl land ve jandarma çekilmeden yürüyüfle geçilmeyece i dile getirdi. Kitlenin kararl tutumuyla jandarma ablukas n n aç lmas n n ard ndan ortak pankart aç - Bursa larak yürüyüfle geçildi. Sayg duruflu ile bafllayan anmada, kurumlar ad na ortak bir aç klama okundu. brahim Kaypakkaya n n okul arkadafl Salman Kaya yapt konuflmada; Kaypakkaya n n mücadeleci yan na vurgu yapt. fiair ve avukat Ömer Öneren ise, brahim Kaypakkaya ya yazd fliiri okudu. Ovac k Tunceliler Derne i ve HD üyelerinin de destek verdi i anma, DTP Ankara il yöneticisinin yapt k sa konuflman n ard ndan marfllar okunarak sona erdi. Anma etkinlikleri program oluflturulurken ortaklafl lan Devrimci 78 liler Federasyonu nun gerek yap lan bas n aç klamas nda gerekse mezarl kta ayr flan bir tutum içerisine girmesi eylem birlikteli i ilkelerinin olmas gerekti i gibi hayata geçmesinin önünde engel oluflturdu. Yine tüm çevreler taraf ndan devrimci bir önder olarak kabul edilen ve sahiplenilen brahim Kaypakkaya ve ulusal hareketin flehitlerini anmak için bütün kurumlara ça r yap lmas na ra men Al nteri ve Odak gazetesinin destekleyen kurumlar olarak imza atmas n n d fl nda baflta devrimci kurumlar olmak üzere demokratik kitle örgütlerinin ça r y yapan kurumlara (Partizan, DHP ve DTP) hiçbir flekilde cevap vermemesini ayr ca belirtmek ve üzerinde düflünmek gerekir. Bu noktada sistemin yok sayd saklamaya çal flt brahim Kaypakkaya ya hak etti i yeri ve gereken önemi vermenin devrimci mücadelenin ilkelerinden biri oldu unu bir kez daha hat rlatma ihtiyac duyuyoruz. Bursa * 17 May s akflam Partizan, DHP, BDSP, ESP, SDP ve Bursa Tuncelililer Derne i iki ayr etkinlikle Kaypakkaya y and. lk etkinlik AVP Tiyatrosu önünde yap lan bas n aç klamas ile kitlesel olarak gerçeklefltirildi. Kaypakkaya flahs nda May s ay flehitleri ve tüm devrim flehitleri için yap lan sayg duruflu ile bafllayan aç klama, kitle taraf ndan alk fl ve sloganlarla desteklendi. * kinci etkinlik ise saat da Bursa Tunceliler Derne i lokalinde 68 ve 71 Devrimci Ç - k fl bafll alt nda yap lan paneldi. Panelde Partizan, BDSP ve ESP den konuflmac lar düflüncelerini ifade ettiler. Konuflmac lar 68 de dünyada ve ülkemizde yaflanan olaylar ve geliflmelere de indiler. Panelin sonunda Tuncelililer Derne i Müzik Grubu nun kitleyle birlikte söyledi i türkü ve marfllarla etkinlik sona erdirildi. brahim Kaypakkaya n n Bursa da ilk kez bir sokak eylemiyle an lmas n n olumlulu unun yan nda kendine devrimci, demokratik diyen kurumlar n anma etkinli ine ça r lmas na karfl n gelmemeleri ise bir olumsuzluktu. zmir * 17 May s günü Mine Bademci Kültür Merkezi nde Partizan, DHP, Devrimci Hareket ve ESP nin düzenledi i anma devrim flehitleri için yap lan sayg duruflu ile bafllad. Sayg duruflunun ard ndan Partizan ve Devrimci Hareket ad na konuflmalar yap ld. Etkinlik sinevizyon gösterimi, fliir dinletisi ve verilen müzik dinletileri ile sona erdi. zmir * 18 May s Pazar günü saat 13:00 de Konak Pier önünde toplanan Partizan, DHP, ESP, Devrimci Hareket, BDSP, KÖZ, LGP, SDP ve Dev- Lis buradan Sümerbank önüne yürüyerek bir bas n aç klamas yapt. Sayg duruflunun ard ndan okunan bas n aç klamas nda Kaypakkaya yoldafl m zdan devrald m z ser verip s r vermeme gelene imiz ile emperyalizme, faflizme, flovenizme ve her türden gericili e karfl kavgam z her zamankinden büyük bir s n f kiniyle yükseltiyoruz denildi. Kat l m n yüksek oldu u eylem, hep bir a zdan söylenen brahim e A t parças ve Ali Kaypakkaya n n o luna yazd bir fliirin okunmas n n ard ndan sona erdi. Malatya Kaypakkaya, 18 May s günü Malatya da yap lan bir piknikle an ld. Orduzu Piknik Alan na giden otobüsü durduran polis burada yaklafl k 45 dakika kimlik kontrolü yapt. Piknik alan na var ld nda sayg duruflunda bulundu. Hep birlikte yap lan kahvalt dan sonra, müzik ve fliir dinletisine geçildi. Devrimci marfllar m z ve brahim Kaypakkaya n n sevdi i türkü olan Burçak Tarlas türküsü hep bir Elimize e-posta kanal yla geçen stanbul Semt Üst Komitesi imzal bir habere göre TKP/ML militanlar çeflitli eylemlerle brahim Kaypakkaya y and. May s n 18 i, partimiz TKP/ML nin öncülü ünde Türkiye devrimini gerçeklefltirece imize olan inanc m z n ve bu inançla harmanlanm fl mücadele azmimizin bilendi i bir gündür denilen aç klamada belirtildi ine göre 17 May s ta Ümraniye-1 May s Mahallesi nde brahim Kaypakkaya beynimizde bilinç, yüre imizde cesarettir yaz l ve TKP/ML T KKO imzal bomba süsü verilmifl pankart as lm flt r. Pankart iki saate yak n as l kalm fl, daha sonra düflman taraf ndan indirilmifltir. Yine aç klamaya göre18 May s akflam 1 May s Mahallesi nde TKP/ML ve PKK militanlar ortak bir illegal gösteri düzenledi. Gece saat de yap lan gösteriye düflman önce z rhl araçlarla müdahale etmifl, ancak militanlar n molotoflarla z rhl araçlar yakmalar üzerine geri çekilmifllerdir. Ard ndan bölgeye çevik kuvvet y lm fl ve iki saat boyunca çat flma yaflanm flt r. Militanlar daha sonra eylemi kendi inisiyatifleriyle bitirmifl ve hiçbir kay p vermeden geri çekilmifllerdir. Eylem boyunca brahim Kaypakkaya ölümsüzdür, Devrim flehitleri ölümsüzdür, Yaflas n devrimci dayan flma, brahim Kaypakkaya, Mahmut Zengin, Eflref Any k, Necmi Öner, Ferhat Kurtay, Haki Karer ölümsüzdür sloganlar at lm flt r. Ayr ca TKP/ML militanlar s k s k Yaflas n partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T KKO, TMLGB sloganlar n hayk rm flt r. Ayr ca aç klamaya göre So anl, kitelli, Ümraniye, Gülsuyu, Alt nflehir semtlerinde de brahim Kaypakkaya an s na yay nlanan TKP/ML MK-SB imzal aç klama yo un bir flekilde da t lm flt r. Yine Gazi Mahallesi nde 16 May s 2008 tarihinde akflam saatlerinde Gazi Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi Nalbur Dura-, smet Pafla Caddesi ve Son Durak olarak bilinen bölgelere Komünist önder brahim Kaypakkaya ölümsüzdür- TKP/ML yaz l afifller yap lm flt r. Aç klamaya göre kimi yerlerde düflmanla karfl karfl ya gelen TKP/ML militanlar, kararl bir flekilde ve cesaretle eylemlerini sürdürmüfl, faflist TC devletinin kolluk güçlerinin uyan kl ve yo un denetim devriyeleri bofla ç kar lm fl, TKP/ML militanlar eylemi baflar yla sonuçland rm flt r. a zdan söylendi. Ayr ca brahim Kaypakkaya y anlatan bir konuflma yap ld. Ö le yeme inden sonra YÖK Baflkan n n aç klamalar n konu alan k sa bir skeç yap ld. Daha sonra davul zurna eflli inde çekilen halaylarla piknik sonland r ld. (Malatya YDG) Sivas 18 May s Pazar günü saat de E itim-sen Sivas fiubesi nde brahim Kaypakkaya anmas yap ld. YDG ve DGH olarak ortak örgütlenen etkinli- e yaklafl k 40 kifli kat ld. Etkinli e sayg duruflu ile baflland. brahim Kaypakkaya hakk nda yap lan k sa konuflmalar n ard ndan, etkinli e kat lan kiflilerle brahim Kaypakkaya hakk nda sohbet edildi. Konuflmalar n ard ndan Umudun Atefl Toplar na-2 isimli sinevizyon gösterilerek etkinli e son verildi. (Sivas YDG) Trabzon 18 May s günü SDP Trabzon fiubesinde saat te gerçeklefltirdi imiz anma brahim flahs nda sayg durufluyla bafllad.bir arkadafl m z n brahim in hayat n anlatmas ndan sonra brahim in politik duruflu, Kürt sorunu, Kemalizm ve verdi i mücadele hakk nda bilgi verildi. Ard ndan bugünün sorunlar, gençli in sorunlar ve brahim i anlaman n ne demek oldu u üzerine düflüncelerimizi anlatt k. Mersin 24 May s 2008 tarihinde Partizan, DHP, ESP ve Kald raç taraf ndan yap lan panelle brahim Kaypakkaya an ld. Panelist olarak kat - lan bir arkadafl m z brahim in ve di er devrimci önderlerden ayr lma noktalar n n alt n çizdi. Etkinlik süresince fliir ve müzik dinletileri de yap ld. Sayg durufluyla bafllayan etkinlik sloganlarla bitirildi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman

GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur TES- fi Genel Baflkan ve TÜRK- fi Genel Sekreteri Mustafa Kumlu, 27 Ocakta yapt bas n aç klamas nda yaflanan do algaz krizinin hatal

Detaylı

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri 2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU EMO İZMİR ŞUBESİ 30. DÖNEM İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KOMİSYON RAPORU 6 Şubat 2016 Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

1.500 Ö renciye E itim mkan Sunuyor

1.500 Ö renciye E itim mkan Sunuyor fabrika haberleri AKÇANSA, Büyükçekmece Belediyesi flbirli inde 1.500 Ö renciye E itim mkan Sunuyor kçansa Çimento, Büyükçekmece A Belediyesi flbirli i ile 1999 A ustos unda yaflanan deprem felaketi sonras

Detaylı

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir Saymak San ld Kadar Kolay De ildir B ir matematikçinin bir zamanlar dedi i gibi, saymas n bilenler ve bilmeyenler olmak üzere üç tür insan vard r Bakal m siz hangi türdensiniz? Örne in bir odada bulunan

Detaylı

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur.

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur. Mevcut Kaynaklar Kullan lmas na Ra men 2020 li Y llarda Türkiye de Elektrik Enerjisi Aç Olabilir mi? H. Atilla ÖZGENER* I. Türkiye nin Elektrik Enerjisi Durumunun Saptanmas Türkiye nin elektrik enerjisi

Detaylı

Eylül 2009 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler

Eylül 2009 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler Finansal Sonuçları Konsolide Olmayan Veriler Ülke Çapında Yaygınlık Halkbank 2008 y lsonundan itibaren açt 28 yeni flube ile flube a n geniflletmeye devam etmektedir. Yurtiçi flube say s 650 ye ulaflm

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Farkl alanlarda çal flmalar n sürdüren firmam z n bafll ca faaliyet alanlar ;

Farkl alanlarda çal flmalar n sürdüren firmam z n bafll ca faaliyet alanlar ; FARK n zolsun Bir DPAK Prestij Torbalar DPAK File Torbalar DPAK Bantl Torbalar Etiketler Etiketli Çuvallar Rulo Etiketler Üzüm Torbalar Sebze Torbalar Koliler Tüp File ve Extrude File çeflitleri Hakk m

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

TOFAfi 2007 FAAL YET RAPORU. Otomobil Sektörü ve Tofafl n Sektör çindeki Yeri

TOFAfi 2007 FAAL YET RAPORU. Otomobil Sektörü ve Tofafl n Sektör çindeki Yeri 14 Sektörü ve Tofafl n Sektör çindeki Yeri 15 pazar payımız bir önceki yılın pazar payı olan %9 a göre önemli ölçüde artarak %1,4 olarak gerçekleşmiştir. Bu artış sonucu, pazardaki düşüşe rağmen otomobil

Detaylı

ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI

ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI ÜN TE III. YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI BU ÜN TEDE NELER Ö RENECE Z? A-YÜZDELER VE MESLEKÎ UYGULAMALARI B-YÜZDE HESAPLARI VE MESLEKÎ UYGULAMALARI C-FA Z HESAPLARI VE MESLEKÎ UYGULAMALARI D-YÜZDE VE

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES

YARGITAY 14. HUKUK DA RES YARGITAY 14. HUKUK DA RES 408 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2007/9988 K: 2007/10710 T: 25.09.2007 TAPU TAHS S BELGES N N N TEL MÜLK YET HUKUKU Özet: Bir mülkiyet

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme

Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme 1.0. Girifl 1.1. Bu K lavuz Notunun amac ; Uluslararas De erleme Standartlar Komitesine (UDSK) üye tüm ülkelerde,

Detaylı

H ZMET AKD LE ÇALIfiANLARIN T BAR H ZMET SÜRES NE OLACAK?

H ZMET AKD LE ÇALIfiANLARIN T BAR H ZMET SÜRES NE OLACAK? H ZMET AKD LE ÇALIfiANLARIN T BAR H ZMET SÜRES NE OLACAK? Cevdet CEYLAN* I-G R fi tibari hizmet süresi; a r, riskli ve sa l a zararl ifllerde fiilen çal flan ve bu ifllerin risklerine maruz kalan sigortal

Detaylı

PROJEKS YON YILLIK TÜFE. > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü.

PROJEKS YON YILLIK TÜFE. > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü. TÜRK YE N N GÖSTERGELER PROJEKS YON > Haz rlayan: Alaattin AKTAfi ala.aktas@gmail.com > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü. Ocakta yüzde 0,80

Detaylı

5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES

5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES 5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES Yunus YELMEN * I-Girifl Sosyal güvenlik mevzuat uygulamas

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

TÇMB BAŞKANI ADNAN ĐĞNEBEKÇĐLĐ KONUŞMA METNĐ

TÇMB BAŞKANI ADNAN ĐĞNEBEKÇĐLĐ KONUŞMA METNĐ TÇMB YILLIK DEĞERLENDĐRME BASIN YEMEĞĐ 1 NĐSAN 2010 TÇMB BAŞKANI ADNAN ĐĞNEBEKÇĐLĐ KONUŞMA METNĐ Değerli basın mensupları, Sektörümüzün geçen yılki performansı ile bu yıl için beklentilerimizin tartışılacağı

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2004/5475 K: 2004/9296 T: 30.12.2004 SATIfi VAAD SÖZLEfiMES N N GERÇEKLEfiME OLANA I MAR PLANLARI (3194 SK. m. 18/son) YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Bir tafl nmazda

Detaylı

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN

Detaylı

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI YAZILAR TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI PROF. DR. ERDO AN MORO LU (*) Türk Borçlar Kanunu Tasar s ndan sonra Türk Ticaret Kanunu Tasar s da Türkiye Büyük Millet Meclisi ne sunulmufl bulunmaktad

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete 30 Kasım a kadar yapılacak yat satışlarında yüzde 8 lik sıfırlandı, yüzde 18 den 1 e indirildi. kararı de yayınlandı. Türk yat sahipleri yüzde 27.4 yerine yüzde 1 rgiyle ruhsat alabilecek. Ancak sürenin

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M?

KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M? KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M? Resul KURT* I. GENEL B LG LER flçi ve iflveren aras nda önemli sorunlara yol açt görülen k dem tazminat, iflçinin iflyerine ve iflverene sadakatle hizmeti

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı