GÖNÜLLÜ KÖY KORUCULARININ YASAL HAKLARINA KAVUŞMASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GÖNÜLLÜ KÖY KORUCULARININ YASAL HAKLARINA KAVUŞMASI"

Transkript

1 GÖNÜLLÜ KÖY KORUCULARININ YASAL HAKLARINA KAVUŞMASI A-KÖY KORUCULUĞU SİSTEMİNİN GETİRİLMESİNİN GEREKÇELERİ: Ülkenin coğrafi yapısı, özellikle kış aylarında yolların kapanması nedeniyle köylere ulaşmadaki güçlük, iletişimin günümüzdeki kadar yaygın olmaması nedeniyle kolluk kuvvetlerinin olaylardan anında haberdar olamaması, müdahale etmekte gecikmesi köylülerin savunma konusunda bilinçlendirilmesini gerekli kılmıştır. Bu duruma 80 li yılların ortalarında olağanüstü hal ilanını gerektiren nedenlerin ortaya çıkması da eklenince köylerin savunulmasının bilinçlendirilmenin ötesine geçilerek bir parça uzmanlaşmaya götürülmesi; Köydeki olaylarda kolluk kuvvetleri, terör olaylarında askeri birlikler olaylara müdahale edinceye kadar ilk yardım mahiyetinde olmak üzere acil müdahalenin köylüler tarafından yapılması; Kolluk kuvvetlerinin ya da askeri birliklerin yöreye yabancı olmaları nedeniyle takip, iz sürme ve arama çalışmalarında yol gösterici olarak kullanılmak üzere köy koruculuğu sistemi getirilmiştir. B-FİİLİ DURUM İNCELEMESİ: Korucu adaylarının seçiminde oldukça titiz davranılmış, köy muhtarlarına haber gönderilerek, devlet memurluğuna alınma şartlarını taşıyan, köydekilerle herhangibir düşmanlığı bulunmayan, sicilleri tamamen temiz kişilerin tespiti ve jandarmaya bildirilmesi istenmiştir. Amaçlanan; ihtiyaca ve gösterilen performansa göre ilerde koruculara ücret ve diğer sosyal hakların da verilmesidir. Bu amaç, koruculuğa atanan kişilere jandarma tarafından atanmalarına ilişkin mazbata ve görev silahları zimmetli olarak verilirken de tekrarlanmıştır. Görevinin köyünü, köylünün namusunu korumak olduğunu öğrenen ve kendisine silah da teslim edilen köylü maaş vaadini de düşünerek şevkle fiilen çalışmaya başlamıştır. Ancak gelişmeler, korucuların istisnai olan müdahelelerini asli çalışmaya dönüştürmüş, mevzuatta yer alan görev tanımından çıkılarak yeni bir meslek oluşturulmuştur. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere bu meslek mensubuna verilecek isim hukuk sistemimizde yer almamaktadır. Zira; Köy muhtarlarının korucuların işvereni olarak hareket etmesi gerekirken bizzat köy muhtarları da korucu olarak atanmaktadır. Mesleğe alındıktan hemen sonra ve belli periyodlarla atış ve savunma eğitimlerine tabi tutulmakta, kendilerine puan verilmektedir. 1

2 Köylerde belli noktalar tespit edilerek görev çizelgesi oluşturulmakta, korucular kendilerine verilen nöbet çizelgesine göre nöbet tutmaktadırlar. Ev ya da cep telefonlarından sürekli ulaşılabilir olmak ve jandarma tarafından çağrıldığında anında göreve gitmek şart koşulmaktadır. Bu nedenle her an çağrılacakmış gibi hazır durumda beklemekte, izin alıp silahını jandarmaya emanet bırakmadan köy dışına çıkamamaktadır. Bu çıkışlar çoğu zaman operasyona gidileceği gerekçesi ile jandarma tarafından kabul edilmemektedir. Jandarma, göreve çağrıyı koruculara bizzat ulaşarak yapmaktadır. Gidilen operasyonlar, süresinin ve gidilecek yerin, görevin niteliği gereği önceden tespit edilmesinin imkansız olması nedeniyle, korucuların görev yaptığı köyün, çoğu zaman ilçenin hatta ilin sınırları dışına taşmaktadır. Göreve gidildiğinden korucunun ailesi dışında hiç kimsenin haberi olmamaktadır. Gidilen operasyonlar bazen günlerce hatta haftalarca sürmektedir. Görev süresince korucular, yanlarında kimliklerini gösteren bir emare taşıyamamaktadır. Operasyon sırasında jandarmaya yol gösterici birlik olmaktan çıkarak çoğu zaman, jandarmanın önünde yürümekte, karşılarına çıkan silahlı kişilerle öncelikle korucular silahlı çatışmaya girmektedir. Bu operasyonlarda yaralanan hatta ölenler dahi mevcuttur. Örnek olması açısından görevli gittiği operasyonda, çatışmaya giren karşı guruptan bir şahsın sigortalı olması nedeniyle, Sosyal Güvenlik Kurumu nun şahsın ailesine ödediği tazminatın, korucudan rücuan tahsil edildiğini, korucunun yıllarca maaşının kesildiğini, tüm malvarlığının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından icra kanalıyla satıldığını özellikle belirtmek istiyorum. Korucular da yeteneklerine göre kendi aralarında sınıflara ayrılmakta, göreve çağrılırken bu sınıflandırmaya dikkat edilmektedir. Her köyde, bir korucu başı görevlendirilmektedir. Genelde muhtarlara tevdi edilen bu görevi yürüten kişi, nadiren jandarma tarafından arandığında korucuları göreve çağırmaktadır. Korucular, korucubaşı olarak görevlendirilen kişiyi, operasyon bitimi köye dönüşte operasyona katılan jandarma ve korucuların köyde uğrayarak karınlarını doyurdukları evin sahibi olarak nitelendirmişlerdir. C-HUKUKİ STATÜ ARAYIŞI Zamanla Koruculuk sisteminin işlerliği ve savunmaya katkısı görülerek, özellikle buna ihtiyaç duyulan Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde bir kısım korucuya Geçici Köy Korucusu ünvanı verilmiş, bazı sosyal haklardan yararlandırılmaları da sağlanmış, ancak bu düzenlemeler dahi Köy Korucularının haklarının Sosyal Devlet İlkesi ile tam olarak bağdaşmasını temin edememiştir. Çalışmalarında farklılık olmamasına rağmen Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş gibi illerde Köy Korucuları gönüllü olarak çalıştırılmaya devam etmektedir. Projemizde hedef 2

3 kitlemiz herhangi bir sosyal hakkı olmaksızın çalıştırılan ve GÖNÜLLÜ KÖY KORUCUSU olarak adlandırılan bu kesime ilişkindir. D-) YAPILAN ÇALIŞMALARIN ÖZETİ: 2005 yılında Gönüllü Köy Korucuları nın statüleri ile yararlanılacak mali ve sosyal haklarının tespiti amacıyla durumları birbirinden farklı 20 korucu seçilmiş, bu korucular adına İş Mahkemesinde İçişleri Bakanlığına izafeten Valiliğe karşı hizmet tespiti anlamına gelmemek üzere statü ve yararlanılacak hakların tespiti amaçlı bir dava açılmıştır. Amaç Mahkemece verilen karara göre, korucuların yasal haklarını aramaktır. Davanın İş Mahkemesi nde açılmasının nedeni ise Gönüllü Köy Korucuları nın bir idari yargı sürecinden geçmesi ve başvurularının reddedilmesi, yani idari yoldan yasal haklarını alamamalarıdır. Gönüllü Köy Korucuları, sosyal güvenliklerinin sonuçlarıyla birlikte sağlanması ve mali haklarının verilmesi için idareye başvurduklarını, idarenin olumsuz yanıt vermesi sonrasında açılan idari davaların İdarenin ret işleminin hukuka aykırı olmadığı gerekçesi ile ret edildiğini belirtmişlerdir. Sosyal Güvenlik Kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu na karşı açılacak davaların İş Mahkemelerinin görevine girdirilmiş olması da davanın İş Mahkemesi nde açılmasında etken olmuştur. Dava sonucunda davacı Gönüllü Köy Korucularının Geçici Köy Korucuları gibi çalıştıklarından bahisle dava kabul edilmiştir. Davalı İçişleri Bakanlığı ya da valilik yargılamanın hiçbir aşamasına katılmamıştır. Davalı idarenin yaptığı temyiz başvurusu, Yargıtay tarafından kabul edilerek, yerel Mahkeme kararı zaten statü incelemesinin davacıların ferdi olarak açacakları hizmet tespiti davasında yapılacağını, huzurdaki davanın ise davacıların davayı açmakta hukuki yararlarının olmadığından reddi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bu arada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girmiş, hukuki yarar kavramı genişletilmiştir. Ana dosyada toplanan bilgi ve belgelerin açılacak olan hizmet tespiti davalarında kullanılabilir olması amacıyla yerel Mahkemece toplu dosyanın davacı sayısınca tefrikine, hizmet tespiti ve alacak davalarını açmak için davacılara süre verilmesine karar verilmiştir. Yargıtay ın hizmet tespiti davası açma şeklindeki bahsi ve diğer olumlu gelişmeler sonrasında konuyu açıklamak için Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş,Adana ve Gaziantep te köylere gidilmiş, yaklaşık 1,500 korucuyla köy odalarında birebir toplantılar yapılmış, kendilerinden gerekli bilgi ve belgeler toplanmıştır. Hukuki statüleri olmasa da yaptıkları iş açısından haklarının mutlaka verilmesi gerektiği gözlemlenmiştir. Yapılan fiili tespitler çarpıcıdır. Korucu olarak atananlar, sicilleri temiz, kimseyle düşmanlığı olmayan, çevrelerinde sevilen sayılan kişilerdir. Vatan sevgileri ve milli duyguları kullanılarak, kendilerinin ve köydekilerin can, mal ve namuslarının korunması ile görevlendirileceklerini duyunca düşünmeksizin göreve talip olmuşlardır. Jandarmanın, kendilerine bir süre sonra kadro verileceği, ücret ve sosyal haklarının da sağlanacağı taahhüdü üzerine gerekli evrakı tamamlayıp jandarmaya veren korucuların atamaları yapılmış ve tutanakla görev silahları kendilerine teslim edilmiştir. 3

4 İlk etapta korucular silah atış eğitimine götürülmüşler,atışlarının isabetine göre puan almışlardır. Jandarma tarafından kendilerine sürekli eğitim verilmekte, atış eğitimleri ise belli periyotlarla devam etmektedir. Ancak sadece yaşadıkları köyde, kolluk kuvvetleri olay yerine gelinceye kadar acil müdahale yapmak üzere görevlendirilen korucular zamanla güvenliğin asli unsuru haline getirilmişlerdir. Özellikle Hatay ın sınır köylerinde, nöbet çizelgeleri hazırlanmış, sınırlarda tespit edilen noktalarda bu çizelgeye göre korucular sürekli nöbet tutmuşlardır. Jandarma her talep ettiğinde, jandarma ile birlikte operasyona gitmektedirler. Asıl görevleri yöreye yabancı olan jandarmaya yol tarif etmek, akabinde köye geri dönmek iken, bilfiil sıcak çatışmaya girmeye başlamışlardır. Kimliklerine dair her şeyi jandarma karakoluna bırakmaktadırlar. Operasyona gittiklerini sadece ailelerine haber vermektedirler. Ailelerine haber verme imkanlarının olmadığı durumlarda da gece gelmediklerinde aileleri göreve gittiklerini tahmin etmektedir. Korucuların jandarmaya katkılarının artması üzerine, korucular operasyonların vazgeçilmez unsuru olmuşlardır. 20 korucu adına açılan Statü Tespiti davasında alınan Bilirkişi Raporu konuyu özetleyecek şekildedir: T.C.Anayasası nın 18.maddesinde zorla çalıştırılma yasağı, 72.maddesinde vatan hizmeti ve 50. maddesinde çalışma ve ücretlendirilme hükümleri yer almaktadır. Özellikle bu çalışma vatandaşlık ödevi, gönüllülük esası olarak değerlendirilecek husus değildir... Güvenliği sağlamak devletin asli ve birinci derece görevleri arasında gelir. Devletin iç güvenliği istenilen düzeyde sağlaması için kuruluşlar oluşturulmuştur. Bu görev kırsalda jandarma kuvvetleri tarafından yürütülmektedir. T.C.Devleti tarihten gelen süreçte güvenliğe önem vermiştir. Bunun için gerekli tüm önlemleri almıştır. Özellikle yakın tarihimizde anarşi ve bölücü terör tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı için bu alanda yatırımları günün teknolojilerine bütçenin büyük katkısı sağlanmıştır. Ayrıca jandarma teşkilatının personel, ekipman, v.b. imkanlarına bakıldığında sorumluluk aldığı bölgede asayişi sağlayacak kapasitededir. Özellikle Jandarmanın bağlı olduğu TSK leri dünya ordusunun en kapasiteli ordusudur. Bu hali ülke güvenliğinin sağlanmasında zafiyete düşülmeyeceği ve bu konuda eğitimi ve teçhizatı olmayan Türk köylüsüne havale dilmeyeceği bir gerçek. Türk halkının devlete/güvenliğe bakışı kutsallık arz eder. Özellikle Anadolu köylüsü için ülkenin, bölgenin, köyün korunması bir namus meselesidir. Böyle bir tehlike ile karşılaşıldığı söylendiğinde işin maddi ve can tehlikesini düşünmeden savunma hattını alır. Bu milli güç unsurları açısından faydalı bir davranıştır. Ancak günümüzde her işin profesyonelce yapılmasının ekonomik ve diğer yönlerden daha faydalı olduğu bir gerçektir.. Gönüllü Köy Korucularının esas amacı kanunla sınırlıdır. Ancak Türk halkının güvenlik algılama kutsiyeti ve uygulamada devlet otoritesinin boyun eğme zorunluluğu ve bölgede güvenlik hassasiyeti göz önüne alındığında köy korucularının görev kavramı değişerek devletin genel güvenliği korumasına katkıda bulundukları gözlemlenmektedir. Bu hali ile iş 4

5 gönüllülükten çıkarak Köy Koruculuğu hatta geçici köy koruculuğu hüviyetini kazandığı, Köy Kanununun 72. maddesinde köy korucuları köy muhtarının emri altında olmasına rağmen dosyada adı geçen korucuların jandarma emrinde istihdam edildikleri görülmektedir. Bölgede güvenliğin sağlanmasında, bölgeyi bilen koruculuğa ihtiyaç duyulduğu bir gerçek. Ancak bunun Köy Korucuları ve Gönüllü Köy Korucuları il sağlamadan öte Geçici Köy Korucuları ile sağlama cihetine gidilmesi gereken bir durumdur. Çünkü köylünün arazisini, ekili yerini çapulcudan korumadan öte devletin 30 yıldır mücadele ettiği terörist faaliyetlere karşıdır. Ancak, iareciler güvenliği sağlamakla görevliler bunu profesyonel bir sistemle asker, Geçici Köy Korucuları ile sağlaması gerekirken işin kolayına kaçarak daha ziyade köyün içini ve yakın bölgesini korumakla görevli ve gönüllü olan korucular geniş bir alanda askeri operasyonlara katıldıkları gözlemlenmektedir. Özellikle tanık anlatımlarından elde edilen bilgilere göre geniş bir alanda hizmet sunulduğu ve zaman zaman gönüllülük ilkesi aşılarak görev yapıldığı. Bu halleri ile Gönüllü Köy Korucularının Geçici Köy Korucuları gibi istihdam edildikleri gözlemlenmektedir. Bulunulan ilin Valiliği tarafından Bekçi Seçim Mazbatası ile Gönüllü Köy Korucusu olarak atanan/tayin edilen, Gönüllü Köy Korucusu Silah Teslim Tutanağı ile İlçe Jandarma Komutanı tarafından kendisine silahı senet karşılığı zimmetle teslim edilen Gönüllü Köy Korucusu göreve başlaması sonrasında fotoğraflı Gönüllü Köy Korucusu kimliği de almaktadır. Bilirkişi Raporu nda dikkati çeken husus Gönüllü Köy Korucuları nın yaptıkları iş dikkate alındığında kendilerine bir görev ismi vermenin mümkün olmadığı ancak, Geçici Köy Korucusu kavramının en yakın isim olacağıdır: Zira; Gönüllü Köy Korucularından; -Köylünün malını ve ekinini korurken ilin en büyük mülki amirinin katılımıyla kurulan Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlıklarının Koruma Bekçileri gibi, Köylerinde Nöbet Krokisi ve Nöbet çizelgesine göre nöbet tutarken Köy Muhtarlığına bağlı Köy Bekçileri gibi, gibi, Operasyonlara Jandarma ya da askeri birliklerle birlikte katılırken de Kılavuz Birlik Operasyonlarda girdikleri sıcak çatışmalarda asker ya da jandarma gibi hareket etmeleri beklenmektedir. Çağırıldığında göreve gitmediği takdirde silahının elinden alınması yaptırımı ile karşılaşacağı uyarısında bulunulmaktadır.uzun yıllar operasyonlara katılan müvekkil can güvenliği ve yurt sevgisi açısından silahını teslim etmek istemediği için jandarmanın talimatlarına eksiksiz uymakta,talep edildiğinde operasyonlara katılmaktadır. Sürekli göreve hazır halde beklemekte,jandarma tarafından cep telefonunun sürekli açık bulunması,il dışına çıkacağı anda silahını jandarmaya teslim etmesi gerektiği uyarısında bulunulmaktadır. Operasyonlara çağrıldığında mazeretini bildiren korucuların silahları yetkileri olmadığı halde jandarma tarafından evlerine gidilerek sorgusuz, tutanaksız bir halde alınmaktadır.kendilerine ise koruculuktan çıkartıldıkları söylenmektedir. 5

6 Gizli bir şekilde yürütülen operasyonlara gidildiğinde ne zaman dönüleceği belli olmamakta,bazen günlerce kalınmaktadır.korucular operasyonlara gittiğinde yol ve yer gösterici yardımcı birim olmaktan çıkmakta gerektiğinde jandarmanın önünden giderek jandarmayı koruyucu kuvvet halinde dönüşmektedir. Operasyonlarda şehit düşen,sonrasında ailesine kıdem tazminatı tarzında toplu ödeme yapılan,geride kalanlara aylık bağlanan,yine diğer ilçelerde operasyonlarda gün başına harcırah niteliğinde ödeme alan,ayni yardım yapılan örnekler mevcuttur. E-)HUKUKİ DURUM İNCELEMESİ: 18/03/1924 tarihinde kabul edilerek 07/04/1924 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren 442 sayılı Köy Kanunu nda, Her köyde, köy sınırı içinde herkesin ırzını, canını ve malını korumak için mutlaka en az 1 korucu bulundurulacağı, köyün kişiyi aşan her 500 nüfusu için bu sayıya 1 korucu ekleneceği; Muhtarın köylünün ırzına ve canına ve malına el uzatan ve hükümet kanunlarını dinlemiyen kimseleri köy korucuları ve gönüllü korucularına yakalattırarak hükümete göndermesinin asli görevi olduğu, Korucuların ihtiyar meclisi tarafından tutulacağı ve köy muhtarının vereceği haber üzerine kaymakamın buyurultusu ile işe başlayacağı, Korucuların köy muhtarının emri altında olduğu, resmi işlerde onun her emrini tutmağa mecbur oldukları, Korucuların silahlı olduğu, kendilerine karşı gelenlerin jandarmaya karşı gelmiş gibi ceza görecekleri, Köy muhtarı ve ihtiyar meclisi mahsul zamanlarında çapulcular ve eşkiya türemiş ise yağmadan köy halkını korumak için köylünün eli silah tutanlarından lüzumu kadarını gönüllü korucu ayırarak bunların isimlerini bir kağıda yazıp kaymakama götüreceği, Kaymakamın müsaadesi olursa bu gönüllü korucuların asıl korucularla beraber yağmacılara ve eşkiyaya karşı köy ve köylüyü koruyacağı, Koruculara verilecek silahlar ve cephanelerin Hükümet tarafından ihtiyar meclisine mazbata mukabilinde demirbaş olarak verileceği, Korucuların kendilerine verilen resmi silah ve cephaneleri ancak kendilerinin kullanacağı, başkalarına emanet veremeyecekleri, Vazifesini yaparken kendisine saldıran ve hayatını tehlikeye koyan kimselere karşı hayatını korumak için mecburi olursa; Vazifesini yaparken ahaliden bir kimsenin can veya ırz tehlikesi altında kaldığını görür ve onu kurtarmak için başka bir çare bulamaz da bunalırsa; 6

7 Cürmü meşhutta (yani yapılırken veyahut yapıldıktan sonra henüz izi meydanda iken) bir cinayetin failini yahut maznun bir şahsı yakalamak istediği halde o kimse silahla karşı korsa; Tutulan bir cani kaçar ve "dur" emrini dinlemez ve onu tekrar yakalamak için silah kullanmaktan başka çare bulunmazsa; Eşkıya takibi sırasında yatak olan yerlerden şüpheli bir adam çıkar ve korucunun "dur" emrine itaat etmeyip kaçarsa silah kullanabileceği ancak başkaca durumlarda silahını kullandığından dolayı ceza göreceği, Silah kullanmağa mecbur olduğu zaman bile mümkün mertebe öldürmeksizin yaralıyarak tutmağa dikkat etmesi gerektiği, Ölen veya koruculuğu bırakan veyahut çıkarılanların silah, fişek, tezkere ve levhaları ve gocuk veya kepeneği, yerlerine geleceklere verilmek üzere köy muhtarı tarafından alınıp saklanacağı, Vazifesinde kayıtsızlığı ve tenbelliği ve yasada sayılan yasak işleri yapan korucuların, ihtiyar meclisi tarafından ilk defasında tekdir, ikincisinde tevbih olunacağı ve her iki cezanın da tezkerelerine işaret edileceği, üçüncü defasında işten çıkarılacağı, Korucuların başka iş yapmalarının mesela dükkan, kahvehane, han açıp işletmek veya bunlara ortaklık etmelerinin yasak olduğu, Yine köylüden herhangi birinin veya kendi hizmetinde bulunmak için izinsiz vazifesini terk etmesinin, koruduğu bağ ve bahçe ve ekinlerden fuzuli faydalanmanın kendi hayvanlarını otlatma ve köye çobanlık etmenin, levha, elbise ve silah ve cüzdanını üzerinde taşımamanın veya değiştirmenin yasak olduğu, Silahını ve cephanesini kayıtsızlığı yüzünden kaybeden veya isteğiyle başkalarının eline geçmesine sebep olan korucunun hemen çıkarılarak hakkında ayrıca ceza yapılmak üzere hükümete haber verileceği ve silah ve cephane parasının ödettirileceği, Bu kanunun hükümlerini uygulamakla İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının görevli olduğu yer almaktadır. Köy Kanununda 1928, 1941,1985 ve 2007 yıllarında değişiklik yapılarak korucular hakkında bir takım düzenlemeler yapılmıştır. 12/5/1928 tarihinde 1256 sayılı yasanın 1. maddesi ile Köy Kanunu, koruculara yaş sırlaması getirmiş; korucuların 22 yaşından küçük ve altmış yaşından büyük olmaması ve bir cürüm ile cezalandırılmamış ve iyi huylu tanınmış bulunması ve herkesle kavga çıkarmak, serhoşluk gibi huysuzlukları olmaması şart koşulmuştur. Köy Kanunu nun 78. maddesinde 22/09/1941 tarihinde 4114/1 sayılı Kanunla ve 07/02/1990 tarihinde çıkartılan 3612/3 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, korucuların kıyafet, kimlik ve silahları hakkında düzenlemeler yapılarak; 7

8 Korucuların kıyafetlerinin ve silahlarının şeklinin İçişleri Bakanlığınca tayin olunacağı, elbiselerinin parasının köy gelirinden senede bir defa verileceği, iki senede bir de gocuk veya kepenek verileceği, kendilerine verilen koruculuk cüzdanını (korucu kimliği kastedilmektedir.) sürekli üzerlerinde taşıyacakları, bağlı oldukları köy, ilçe ve il adlarını gösteren pirinçten bir levhayı da göğüslerinin sol tarafına daima asmağa mecbur oldukları, taşıyacakları silahların da cinsinin harb silahı olduğu belirtilmiştir. Ülkede terör olaylarının artması üzerine; mevcut korucuların ülke güvenliği sistemine getirdiği katkılar dikkate alınarak, 26/03/1985 tarihinde Köy Kanunu nun 74. maddesine getirilen ek fıkralarla Geçici Köy Koruculuğu sistemi ilk kez hukuk sistemimize girmiştir. Ancak siyasi bazı kaygılarla yapılan ve çok da yerine oturmayan bu değişiklik, hedef kitlemiz olan ve sadece görev yaptıkları ile kadro verilmemesi nedeniyle geçici sıfatını alamayan gönüllü köy korucularına bir katkı sağlamadığı gibi yıllardır ülke güvenliğinde aktif olarak görev almış gönüllü köy korucularının çalışmaları aynı olmasına rağmen sadece bulundukları il itibariyle aralarında farklılık yaratılmasına neden olmuştur. Halen çalışan gönüllü köy korucularına kadro verilmesi bir nebze haklı görünse de bazı illerde yapılan yeni atamalarla geçici köy korucusu alınması yıllardır çalışan diğer gönüllü köy korucularına yapılan haksızlığın boyutu artmıştır. Bakanlar Kurulu nca belirlenen illerde, olağanüstü hal ilanını gerektiren sebeplere ve şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin köyde veya çevrede ortaya çıkması veya her ne sebeple olursa olsun köylünün canına ve malına tecavüz hareketlerinin artması hallerinde, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile yeteri kadar geçici köy korucusu görevlendirilmesi kararlaştırılabileceği belirtilmiş, korucu sayısı ile sınırlandırılmış, Bakanlar Kurulu na bu sayıyı % 50 arttırma yetkisi tanınmış, görevlendirmeyi gerektiren hallerin ortadan kalkması durumunda veya idarî zaruret hallerinde görevlendirmeye ilişkin aynı usûl uygulanmak suretiyle yapılan görevlendirmelere son verilebileceği belirtilmiştir. Ancak Bakanlar Kuruluna tanınan bu istisna yetki ile olağanüstü hallerde adı üzerinde geçici olarak görevlendirilmesi gereken kadrolar süreklilik kazanmış, yıllarca görev yapmışlardır. Geçici Köy Korucularının görevde bulundukları süre içerisinde yaralanmaları sakatlanmaları veya ölümleri hali ile sınırlı olmak üzere 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun a atıf yapılmış, 28/12/2005 tarih ve 5443/1 sayılı yasa ile; hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında bulunmayan geçici köy korucuları ile bunların eşleri, bakmakla yükümlü oldukları anne, baba ve çocuklarına sağlık güvencesi yeşil kartın imkanlarından yararlandırılmak suretiyle getirilmiştir yılında getirilen bir değişiklikle de on yıllık hizmeti olup görevinden ayrılan ve aylık bağlanmış olan korucularla yasada sayılan yakınlarına ve ölümleri halinde yakınlarına sağlık güvencesi sağlanmıştır. Yine 2007 yılında yapılan değişiklikle geçici köy korucularının alacağı ücretin hesaplanmasına ilişkin esaslar getirilmiş, bu hesaplamada memur aylık katsayısına atıf yapılmıştır. Geçici Köy Korucularına gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda, vergi ve herhangi bir kesintiye tabi tutulmadan peşin ücret ödeneceği, korucu başlarına bu ücretin %10 ilave ücret ödeneceği, güvenlik güçleriyle birlikte operasyonlara katılanların iaşelerinin, birlikte operasyona katıldıkları güvenlik güçlerinin bağlı olduğu birimlerce ve bu birimlerin bütçesinden karşılanmak üzere sağlanacağı, başarılı görev yaptıkları görülen veya büyük yararlılık gösterenlere, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile yılda bir defa aylık ücretlerinin iki 8

9 katına kadar ödül verilebileceği, güvenlik güçleriyle birlikte operasyonlara katılanlara yine herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın her ay 400 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ek tazminatın ayrıca ödeneceği, geçici köy korucusu olarak çalıştırılanların, bu çalışmalarından dolayı 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmayacakları, bu maddeye göre yapılacak harcamaların, İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten Bakanlıkça karşılanacağı ve ödemelerin il valilikleri tarafından yapılacağı, Geçici köy korucularından 55 yaşını dolduranların görevleriyle ilişiklerinin kesileceği, ilişikleri kesilenlerden onbeş yıl veya daha fazla hizmeti olanlara hayatta bulundukları sürece gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda, Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlanacağı, Kendilerine aylık bağlanmış olanlardan vefat edenlerin dul eşleri ile 55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla süre hizmeti bulunanlardan görevleriyle ilişikleri devam etmekte iken vefat edenlerin dul eşlerine aylığın yüzde yetmişbeşi oranında aylık bağlanacağı, Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan aylık alan dul eşe, bu fıkraya göre hesaplanan tutarın yarısının uygulanacağı, Terör suçlarından dolayı hüküm giyenlere veya dul eşlerine, aylık bağlanmayacağı, hüküm giymeden önce aylık bağlanmış ise kesileceği, 55 yaşını doldurup onbeş yıldan az hizmeti olan veya 55 yaşını doldurmamış olanlardan; sağlık ve idarî nedenlerle görevine son verilenler ile ölenlere (55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla hizmeti bulunanlardan görevleri ile ilişikleri devam etmekte iken vefat edenler hariç), gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödeneceği, 55 yaşını doldurmadan kendi istekleri ile görevlerinden ayrılanlara, hizmet sürelerine bakılmaksızın gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödeneceği, Vefat edenlerin hak ettiği tazminatın kanunî mirasçılarına ödeneceği, yine verilecek tazminat tutarından herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, Görev süresi içinde vefat edenlerin eşine ve çocuklarına, bunlar yoksa anne ve babasına, bunlar da yoksa kardeşlerine, gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın ölüm yardımı ödeneceği, Sakatlananların kendilerine, ölenlerin ise dul ve yetimlerine 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle malûllük ya da dul ve yetim aylığı bağlanmış olması durumunda; bu madde hükümlerine göre ayrıca tazminat ödenmeyeceği, önceden bu madde hükümlerine göre tazminat ödenmiş olanların almış oldukları tazminat tutarının 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmesi gerekecek nakdî tazminat tutarından düşüleceği 9

10 Bu ödemelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacağı, Geçici köy korucuları ile korucu başlarının görevlendirme şekilleri,göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş, Köy Korucuları Yönetmeliği de 01/07/2000 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. F-)HUKUKİ ve FİİLİ DURUM ARASINDAKİ FARKLAR: Köy Korucuları Yönetmeliği, Köy kanununa paralel hükümler içermektedir. Ancak önemi açısından Yönetmelikte yer alan birtakım düzenlemeleri irdelemek gerekmektedir: Yönetmelikte geçici ya da gönüllü köy korucusu ayırımı yapılmamıştır. Ancak 4. maddede köy korucusunun tanımı yapılırken Köy Kanunu nun 70. maddesine atıf yapılarak ihtiyar meclisi tarafından tutulan ve köy muhtarının vereceği haber üzerine kaymakamın buyurultusu ile işe başlayan korucuların kastedildiği anlaşılmaktadır. 442 sayılı yasada, Gönüllü Köy Korucularının muhtarın talebi ve mahalli mülki amirin onayı ile göreve başlayacağı, geçici köy korucularının ise valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile göreve başlayacağının yer aldığı düşünüldüğünde Yönetmeliğin Gönüllü Köy Korucularına hitap ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Yönetmeliğin özellikle korucuların görev tanımına ilişkin 8 ve 9. maddesi mevcut ve ideal arasındaki farkı açıkça göstermektedir. Yönetmelikte köy korucularının görev alanlarının görevli oldukları köyün içinde kalan alan olduğu, ancak mülki amir(kaymakam ya da vali) tarafından gerektiğinde istisnai olarak korucuların görev alanlarının genişletilebileceği öngörülmüştür. Uygulamada bu istisna kural haline getirilmiş, gönüllü köy korucuları bulundukları köy değil il dışında çalıştırılmaya başlanmıştır. Bu çalıştırma ise mülki amir değil Jandarma tarafından yaptırılmaktadır. Korucuların görevleri ise, gerçekte yaptıkları işle uzaktan ya da yakından ilgisi olmayacak şekilde sıralanmıştır. Madde de yer aldığı şekliyle; a) Köy halkının canına, ırzına, malına ve tasarruf emniyetine tecavüz edenleri belirlemek, bunları takip etmek, köy muhtarına ve en yakın jandarmaya en seri vasıtayla bildirmek, kaçmalarını, saklanmalarını önlemek, köy halkının ve köyün zabıta görevlilerinin de yardımıyla yakalamak, b) Suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri kaybolmadan sanıkları yakalamak, c) Adli kolluk işleri ile ilgili olaylarda, delillerin kaybolmamasını sağlayacak tedbirleri almak, 10

11 d) Yangın, sel, deprem, toprak kayması, çığ gibi tabi afetleri bilgi edindiğinde, köy muhtarına ve en yakın jandarmaya haber vermek, e) Köyde bulunan eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüphelilerin iş ve ilişkilerini araştırmak, asker ve yoklama kaçaklarını takip etmek, bunlar hakkında elde ettiği bilgileri muhtara veya jandarmaya bildirmek, f) Bağ, bahçe ve yolları, içme suyu tesisleri ile trafo ve köy orta malları, su kuyuları, su setleri ve kanallarına ve benzeri köy tesislerine yönelik her türlü tecavüzleri önleyecek tedbirleri almak ve bu gibi tesislerin korunmasında genel ve özel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak. Korucuların görevi olarak tanımlanmış iken uygulamada sadece köylerde tutulan nöbetleri, son bentte yer alan tedbirlerin alınmasında genel ve özel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmaya dahil edebiliriz. Uygulamada gidilen operasyonlar ve girilen sıcak çatışmalar dahil gönüllü köy korucularının yaptıkları işleri yönetmelik ve diğer mevzuatta bulabilmek mümkün değildir. Yönetmeliğin devamında korucuların silah ve zor kullanma yetkileri, mecbur kalınan durumlarla sınırlı tutulmuş, aksi durumda korucunun ceza göreceği belirtilmiştir. Korucunun silahı harp silahı sayıldığından verilecek cezanın Ağır Ceza Mahkemesi nin görev alanına gireceğini belirtmekte fayda görüyoruz. 11. maddede Köy Kanunu nun tamamen dışına çıkılarak Köy Korucularının idari bakımdan köy muhtarına, mesleki bakımdan ise İl Jandarma Komutanına bağlı olduğu belirtilmektedir. Köy Kanununa dayanılarak çıkartılan Köy Korucuları Yönetmeliğinde Köy Kanununa aykırı maddelerden sadece biri olan ve Köy Korucusunu Köy Kanunundaki muhtarın emrinden çıkartarak İl Jandarma Komutanının emrine girdiren bu düzenleme kabul edilebilir nitelikte değildir. Yönetmelikte açıkça belirtilmediği halde bu düzenlemenin Geçici Köy Korucularına yönelik yapıldığını düşünmek mantıklı olacaktır. Aynı maddede Köy Korucusu mesleki bakımdan İlçe Jandarma Komutanının emir ve komutası altına alınmakla yetinilmeyerek korucuların eğitim ve özlük haklarını yürütmek, görevlerini etkin bir biçimde yapmalarını sağlamak ve denetlemekle mülki amir adına sorumlu olduğu belirtilmiş, İlçe Jandarma Komutanı bir bakıma işveren konumundaki mülki amirin yani kaymakamın vekili, yani işveren vekiline benzetilmeye çalışılmıştır. Yine korucuların göreve başlama öncesi ve sonrası eğitimlere de yönetmelikte yer verilmiş, eğitim konusunda da Jandarma Genel Komutanlığı yetkili kılınmıştır. Yönetmeliğin devamında korucuların taşıyacakları silah, mühimmat ve teçhizatın temin giderleri İçişleri Bakanlığı bütçesinden, bu silahların bakım ve onarım giderleri ise köy bütçesinden karşılanacağı, kendilerine verilen resmi silah ve cephaneleri ancak kendileri kullanacakları, başkalarına emanet olarak veremeyecekleri yer almaktadır. Korucularının hizmetinin devamı süresince ödenecek ücretin, o köy ihtiyar meclisince tespit edileceği ve köy bütçesinden karşılanacağı ibaresinde ise özellikle hizmet deyimi kullanılmıştır. Ancak hizmet olarak tanımlansa bile bu hizmetin Anayasanın 18. maddesinde yer alan angarya, zorla çalıştırılma yasağının istisnalarından olan hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmalarından sayılmayacağı ise tartışmasızdır. 11

12 Yönetmeliğin devamında, korucuların mali hakları, kıyafetleri, kimlikleri, yıllık izinleri Köy Kanununa aykırılık oluşturmayacak şekilde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 16. maddesinde yer alan ve korucuları koruculuktan başka bir işle uğraşmaktan men eden hüküm ise tam bir çelişki olmak yanında hukuk devleti ilkelerine tamamen aykırıdır. Zira gönüllü olarak nitelendirilmesi nedeniyle çalışması karşılığı maaş alamayan korucunun başka bir iş yapması da yasaklanmıştır. Korucunun kendisini ve ailesini nasıl geçindireceği merak konusu olmakla birlikte, korucuya başkaca bir iş yapmasının yasaklanmasının tarafsızlığını etkileyeceği endişesinden kaynaklanmadığı bir gerçektir. Bu yasak tamamen korucunun göreve çağrıldığı anda hazır olmasının istenmesinden kaynaklanmaktadır. Yasal haklarını arayan gönüllü köy korucusuna, yaptığı çiftçilik nedeniyle yaptırdığı zorunlu Bağ-Kur engel olarak gösterilmekte, çalışması inkar edilmemekle birlikte, yasak bir işle uğraşması nedeniyle yasal hakkının olmadığı söylenmektedir. Korucuların görevlerine son verilmesi prosedürü ise uygulamada tamamen farklıdır. Yönetmeliğin 17. maddesinde Görevinde kayıtsızlığı ve tembelliği ve 16 ncı maddede sayılan yasak işleri yapmaları halinde, ihtiyar meclisi tarafından önce uyarma, ikincisinde kınama cezası verilir ve her iki ceza da tezkerelerine işaret edilir. Üçüncü defasında işten çıkarılır. İzinsiz veya özürsüz olarak görev yerine iki günden fazla gelmeyenler veya terk edenler işten çıkarılır.ayrıca, silahını ve cephanesini kayıtsızlığı yüzünden kaybeden veya isteğiyle başkasının eline geçmesine neden olan korucu hemen işten çıkarılarak, hakkında ayrıca ceza uygulanmak üzere kaymakamlığa haber verilir ve silah ve cephane parası ödettirilir. Denmektedir. Uygulamada ise, genelde haklı bile olsa mazeretini bildirerek çağrıldığında operasyona gidemeyeceğini bildiren korucunun evine gidilerek görev silahı evinden alınmakta ve korucuya ya da ailesine şahsın koruculuktan çıkartıldığı belirtilmektedir. Devam eden davalarda köyden taşınma, silahına gereken özeni göstermeme gibi nedenlerin de koruculuktan çıkarılma nedeni olduğu gözlemlenmiştir. Ancak en genel nedenin dinlenmeksizin sürekli operasyona çağrılan, bu nedenle sağlığı da bozulan korucuların göreve gitmek istememeleri olduğu görülmüştür. Uygulamada Yönetmelikte yer aldığı şekilde uyarı yapıldığına rastlanmamış, silahları evlerinden alınan ya da silahlarını karakola teslim etmeleri istenen köylüler karakola gittiklerinde koruculuktan çıkartıldıklarına ilişkin kağıt kendilerine imzalatılmıştır. Bu evrakta korucunun görevinden isteyerek ayrıldığı yer almakta, böylece korucu tüm yasal haklarından vazgeçmiş sayılmaktadır. Bu işlemin nedeninin, ataması mülki amir tarafından yapılan korucunun görevden alınma yetkisinin Köy Kanunu ya da Yönetmelik tarafından jandarmaya verilmemiş olan korucunun görevden alınmasının meşru hale getirilmeye çalışılma çabalarının bir sonucu olarak değerlendirmek yanlış olmayacaktır. Mevzuattaki muğlak hükümler nedeniyle korucuların bu çalışmaları, işveren yani İçişleri Bakanlığı ve jandarma tarafından istenilen şekilde değerlendirilmekte, Bilirkişi Raporunda yer aldığı şekilde devlet işin kolayına kaçarak köylünün cahilliğinden ve milli duygularından yararlanarak savunmada uzman ücretli personel kullanmak yerine köylüden yararlanmaktadır. Köy Kanununda ve Köy Korucuları Yönetmeliğinde muhtar korucuların amiri olarak gösterilmekte ancak uygulamada muhtar bizzat korucu olarak görev yapmakta hatta daha önce 12

13 de belirtildiği üzere, Anadolu insanının geleneği nedeniyle köy muhtarının sofrası açık olduğundan muhtarlar korucubaşı sıfatını almakta ve operasyon dönüşlerinde muhtarın evinde yemek yenmektedir. Muhtarlar adına açılan davalar, muhtarın amir olması nedeniyle korucu olamayacağından bahisle ret edilmiştir. Her an operasyona çağrılma ihtimali nedeniyle, gece-gündüz, tatil far etmeksizin sürekli göreve hazır halde bekleyen korucuların çalışmaları 4857 sayılı İş Yasası ndaki hükümler çerçevesinde değerlendirildiğinde koruculara yasal haklarının verilmesinin zorunlu olduyğu daha net görülecektir. Zira; 4857 sayılı İş Yasası nın Çalışma süresinden sayılan haller başlıklı 66. maddesinin c bendinde;, - Aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır: c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler. Denilmektedir. Gönüllü Köy Korucusunun her an operasyonlara çağrılacağı ihtimaliyle geçirdiği süreler de çalışma süresine dahildir.yıllık izin hakkından haberdar olmayan korucu bu nedenle yıllık izin hakkını dahi kullanmamıştır. Gerek korucunun çalıştığı dönemde yürürlükte bulunup da sonradan yürürlükten kalkan gerekse yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatı ile yerleşik Yargıtay kararlarında işverene bağımlılık ve işin süreklilik arz etmesi hizmet akdi için zorunlu unsur sayılmakla birlikte ücretin kararlaştırılmamış olması hizmet akdinin varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Korucuya, koruculuğa alınacağı sırada maaş verileceği vaadinde bulunulmuş olması ücret unsurunu sağlamış olmakla birlikte korcunun çalışması ücretin ödenmesini gerektirir niteliktedir. Korucunun her an göreve çağrılmayı hazır halde beklemesi,işin niteliği gereği düzensiz aralıklarla da olsa çalışmasının süreklilik arz etmesi,jandarmanın talimatlarına bağımlı olması da düşünüldüğünde korucu ile İçişleri Bakanlığının temsilcisi niteliğinde bulunan Jandarma ile aralarında hizmet akdinin varlığının kabulü kaçınılmazdır. Gönüllü Köy Korucuları; Devlet tarafından sağlanacağı belirtilen silahları ve ruhsatlarını dahi kendileri bedellerini ödeyerek almışlardır. Kendilerinin ya da ailelerinin sağlık güvenceleri bulunmamakta, üzerlerine kayıtlı gayrımenkul olması nedeniyle geçici köy korucularına tanınan yeşil kart alma imkanından yararlanamamakta, görev sırasında yaralanmaları ya da ölmeleri halinde dahi kendilerine hiçbir yardım yapılmamaktadır. Yasada yer alan diğer ücret, kıyafet türündeki yardımların hiçbirinden yararlanamamakta; kıdem tazminatı ya da yıpranma payı türünde bir ödemeye hak kazanamamaktadırlar. Gönüllü köy korucularının hiçbir sosyal güvenceleri olmaksızın ve ücret ya da benzeri ödeme yapılmaksızın çalıştırılmaları Anayasa ve İş Hukukunun temel prensiplerinden biri olan Eşit işe eşit ücret prensibine aykırı düşmekte, zira; aşağıda açıklanacağı üzere sürekli istihdam edilmektedirler. 13

14 Gönüllü Köy Korucuları her ne kadar gönüllü köy korucusu olarak işe alınmış iseler de çalışmaları zamanla süreklilik arz etmiş, gönüllü ya da geçicilikten daha çok sürekli işçi olmuşlardır. Kolluk kuvvetleri tarafından talep edildiğinde ve talep olmaksızın her an, görev yaptıkları köyde, köylünün ırzını canını ve malını korumak için hazır durumda beklemekte, yasada kendilerine verilen görevleri eksiksiz yapmaktadırlar. Anayasa nın Zorla çalıştırma yasağı başlıklı 18. maddesinde Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. denmektedir. Müvekkillerin ücretsiz olarak çalıştırılmaları Anayasaya aykırı olup yasalarda gönüllü köy korucularının ücretsiz çalıştırılmaları düzenlenmiş olsa dahi ( Ki böyle bir hüküm bulunmamaktadır.) yasaların Anayasaya aykırı olmaları düşünülemez. Gönüllü Köy Korucuları nın çalışmalarını Anayasa nın aynı maddesinde yer alan hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları saymak da mümkün değildir. Zira gönüllü Köy Korucuları nın çalıştırılmaları amacının dışına çıkarak süreklilik kazanmıştır. Gönüllü Köy Korucuları nın durumları geçici köy korucuları ile kıyaslandığında Eşit işe eşit ücret prensibine de aykırıdır. Zira Gönüllü Köy Korucularının geçici köy korucularından farkı bulunmamaktadır. Köy Kanununda ve Köy Korucuları Yönetmeliğinde geçici ya da gönüllü ayırımı yapılmaması bir tarafa geçici köy korucuları ile aynı işi yapan gönüllü Köy Korucularının da geçici köy korucularına sağlanan tüm imkanlardan yararlandırılması gerekmektedir. Çalışması altı aydan fazla süren işçinin geçici ya da mevsimlik sıfatının kalmaması da ayrı bir husustur. Gönüllü Köy Korucularının pek çoğu 1995 yılından bu yana korucu olarak görev yapmaktadır. Bu durum iş hayatının ve normal hayatın olağan akışına ve hukuk kurallarına ters düşmektedir. Gönüllü Köy Korucuları nın geçici bir süre için ya da mevsimlik çalıştığını kabul etmek mümkün olmadığı gibi görevlerini ihmalleri halinde yapılacak Ceza yargılamasında memur sayılmaları, talep, ihbar ya da bizzat görmeleri sonrasında görevden kaçma gibi bir lükslerinin olmaması nedeniyle gönüllü olduklarını kabul etmek de mümkün değildir. Gönüllü Köy Korucularını memur saymak da mümkün değildir. Zira memurun tanımı yasada açıkça yapılmıştır. Gönüllü Köy Korucuları hukuki durumları itibarıyla KAMU İŞÇİSİ dirler. Köy Kanununda korucuların sigortalı sayılmayacakları belirtilmişse ise de memur tanımına girmemeleri nedeniyle kamu işçisi olmaları gerekmektedir. Gönüllü Köy Korucularının kamu hizmeti yaptıkları tartışmasızdır. Ancak bu kamu hizmetinin köylüye yaptırılmasın doğrudan Anayasa nın 128. maddesine aykırıdır. Zira; Anayasa nın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. 14

15 Denilerek devletin yürütmesi gereken asli ve sürekli görevlerin asli ve sürekli kamu görevleri eliyle yürütülmesi gerektiği Anayasal bir zorunluluk olarak konulmuştur. Devletin, güvenlik gibi insan haklarına her an tehdit oluşturabilecek hassas bir hizmet alanında geçici, yetkileri ve statüsü belirsiz, gerekli eğitimi vermediği kişilerle hizmet üretmeye çalışması, hukuk devletiyle, insan haklarıyla ya da çağdaş yönetim anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Geçici Köy Koruculuğunun Hukuk Sistemimize girişinde olağanüstü hal ilanını gerektiren nedenler ve şiddet hareketlerine ilişkin belirtiler gerekçe olarak sunulmuştur. Ancak olağanüstü hal uygulamasına uzun süre önce son verilmesine rağmen halen korucuların fiilen görev yapmalarının mantığını anlamak mümkün değildir. G-)MEVZUATTA YAPILMASI GEREKEN DEĞİŞİKLİKLER: Verilen yetkiler nedeniyle suistimale de açık olan koruculuk sisteminin tam olarak yerine oturtulması, mevzuata uygun hale getirilmesi, her ne kadar koruculuk sisteminin getirilmesindeki nedenler kısmen de olsa ortadan kalkmış olsa bile halen hizmetlerine ihtiyaç duyulan korucuların statülerinin tartışmaya yer vermeyecek şekilde ortaya konması ve yasal haklarının verilmesi gerekmektedir. Öncelikle Geçici Köy Koruculuğunun tamamen Gönüllü Köy Koruculuğundan kesin çizgilerle ayrılması gerekmektedir. Tek tehlike terör olarak düşünülmemeli, özellikle sınır illerinde yurtdışından gelecek tehlikeler de dikkate alınarak her ilde operasyonlarda görevlendirilmek üzere Geçici Köy Korucusu kadrosu ihdas edilmelidir. Geçici Köy Korucuları ile ilgili olarak kalite yükseltilmeli, kendilerine gerekli eğitimler verilmeli, Geçici Köy Koruculuğu seçim yatırımı olmaktan çıkartılmalıdır. Gönüllü Köy Korucularının geçmişe dönük yasal hakları İş Yasası çerçevesinde verilmelidir. Geçici ya da gönüllü ayırımı yapılmaksızın Köy Kanunu nun 74. maddesine 27/5/2007 tarih ve 5673/1 maddesi ile getirilen Geçici köy korcusu olarak çalıştırılanların, bu çalışmalarından dolayı 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmayacaklarına ilişkin olan ve hukuken mümkün olmadığı halde geçmişe de yürütülen hüküm Anayasa aykırı olması nedeniyle yürürlükten kaldırılmalıdır. Köy Korucuları Yönetmeliğinde bulunan ve Köy Kanunu ile Anayasaya ve İş Kanunu na aykırı olan hükümler değiştirilmeli ya da yürürlükten kaldırılmalıdır. Gönüllü Köy Korucusunun mesleki amiri, Yasa Koyucunu gerçek iradesine uygun olarak muhtar olmalı, muhtarlar korucu olarak görevlendirilmemeli, kendisine korucubaşı sıfatı verilerek işveren vekili konumuna getirilmelidir. Gönüllü Köy Korucusu, Çiftçi Mallarını Koruma Kanununda yer alan hükümlere paralel olarak İlçede Mülki Amirin Başkanlığında oluşturulacak bir Başkanlığın emrine bağlanmalıdır. Bu durum Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlıkları, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri gibi Kaymakamlık tarafından yürütülen hizmetlerin tek elden yürütülmesi, hizmetlerin gereği gibi yerine getirilmesi ve aksamaması açısından bir zorunluluktur. Gönüllü Köy Korucularının görev alanı bulundukları köyle sınırlı kalmalı, çok zorunlu durumlarda 15

16 köy dışına çıkılması görev gereği sayılmalıdır. Her köyde yeteri kadar gönüllü köy korucusu olduğundan çalışmaların il dışına çıkmasına uygulamada ihtiyaç duyulmayacağı açıktır. Gönüllü Köy Korucularına Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlıklarının bekçileri ya da Köy Bekçilerine paralel bir düzenleme getirilmeli ama mutlaka İş Kanunu ya da Devlet Memurları Kanunu ile irtibatlandırılmaları sağlanmalıdır. Köy Bekçileri ya da Koruma Bekçilerinden daha geniş yetkilerle donatılan ve daha üstün bir eğitim alan Gönüllü Köy Korucusunun, hizmet sırasında vereceği zararlar ya da işleyeceği suçlar açısından irtibatlandırıldığı kanuna göre düzenlemeler yapılmalıdır. 16

4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI

4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI 4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI 4081 Sayılı Kanun; Çiftçi mallarının korunması esaslarını düzenlemek üzere 10.07.1941 tarihinde yayımlanmıştır. Kanun Hükümleri; -Köy sınırları

Detaylı

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin son fıkrasında; hakimler ve savcılar, yüksek

Detaylı

ASTSUBAY KADROSUNA ATANAN VEYA FİİLEN BÖYLE BİR KADRODA GÖREV YAPAN PERSONELİN MALİ HAKLARI

ASTSUBAY KADROSUNA ATANAN VEYA FİİLEN BÖYLE BİR KADRODA GÖREV YAPAN PERSONELİN MALİ HAKLARI ASTSUBAY KADROSUNA ATANAN VEYA FİİLEN BÖYLE BİR KADRODA GÖREV YAPAN PERSONELİN MALİ HAKLARI ÖZET : Gerek 657 sayılı kanun ve gerek 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddeleri ve Anayasamızda

Detaylı

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ MEVZUAT BÖLÜMÜ 6552 SAYILI KANUNLA 4857, 4734, 4735, 6331 VE 6356 SAYILI KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6552 sayılı "İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle

Detaylı

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın 76. maddesinin son fıkrasında; hâkimler ve savcılar,

Detaylı

T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU SEÇME SINAVLARI KILAVUZU

T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU SEÇME SINAVLARI KILAVUZU T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU VE SEÇME SINAVLARI KILAVUZU 2015 BAŞVURULAR 11 ARALIK 21 ARALIK 2015 TARİHLERİ ARASINDA KİLİS VALİLİĞİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ VE İL MERKEZ JANDARMA KOMUTANLIĞINA YAPILACAKTIR.

Detaylı

T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞINA

T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞINA T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Sayı :B.07.0.BMK.0.20- Konu : Geçici Personel MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞINA 2009/15759 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki Ġşleri

Detaylı

TEBLİĞ HAKKINDA TEBLİĞ

TEBLİĞ HAKKINDA TEBLİĞ 28 Eylül 2008 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27011 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumundan: İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTASI BAKIMINDAN İŞVERENİN, ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN VE SİGORTALILARIN SORUMLULUĞU İLE PEŞİN SERMAYE

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Bu çalışmada yer alan bilgiler, özelleştirme uygulamaları l nedeniyle işsiz i kalan ve Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına

Bu çalışmada yer alan bilgiler, özelleştirme uygulamaları l nedeniyle işsiz i kalan ve Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına Bu çalışmanın ş tüm yasal hakları Devlet Personel Başkanlığına aittir. Yayımlanması izne bağlıdır. Bu çalışmada yer alan bilgiler, özelleştirme uygulamaları l nedeniyle işsiz i kalan ve Devlet Personel

Detaylı

Tabip ve Uzman Tabiplerden: Mazeret Durumu (Eş ve Sağlık) Atama Kurasına Başvuranların Gönderecekleri Belgeler:

Tabip ve Uzman Tabiplerden: Mazeret Durumu (Eş ve Sağlık) Atama Kurasına Başvuranların Gönderecekleri Belgeler: Tabip ve Uzman Tabiplerden: Mazeret Durumu (Eş ve Sağlık) Atama Kurasına Başvuranların Gönderecekleri Belgeler: A-EŞ DURUMU MAZERETİ NEDENİYLE ATANMA TALEBİNDE BULUNANLAR; 1-Eşinin çalışmakta olduğu kurumdan

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.10.0.THG.0.70.00.04/3360 23 Ocak 2012 Konu : Ek Ödeme GENELGE 2012/7

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.10.0.THG.0.70.00.04/3360 23 Ocak 2012 Konu : Ek Ödeme GENELGE 2012/7 Konu : GENELGE 212/7 İlgi : 15/4/211 tarihli ve 1748 sayılı 211/32 Nolu Genelge. Bilindiği üzere, 12/5/26 tarihli ve 26166 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ - 2008 / 53 İSTANBUL, 08.07.2008

SİRKÜLER NO: POZ - 2008 / 53 İSTANBUL, 08.07.2008 SİRKÜLER NO: POZ - 2008 / 53 İSTANBUL, 08.07.2008 01.07.2008 Tarihinden İtibaren, İşverenlerin 50 veya Daha Fazla İşçi Çalıştırdıkları İş Yerlerinde Çalıştırmaları Gereken Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

DURSUN AKTAĞ DAİRE BAŞKANI

DURSUN AKTAĞ DAİRE BAŞKANI DURSUN AKTAĞ DAİRE BAŞKANI KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLAE PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ ÖDENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Detaylı

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER ve ÖNERİLERİ Süleyman TUNÇAY* 1-Giriş: T.C. Anayasasının sosyal güvenlik hakkı başlıklı 60 ıncı maddesinde, Herkes, sosyal güvenlik

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: İl Müdürlüğünde, 657 sayılı Kanunun 4/C maddesine tabi olarak çalışan personelin Aile ve Çocuk Yardımı ödenmesi ile ilgili tereddüte düşülen konular hakkında. 1-657 Sayılı Devlet

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

6191 SAYILI SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER K.

6191 SAYILI SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER K. 6191 SAYILI SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER K. 1 İzin, sosyal haklar, tertip edilme ve kuvvet değiştirme MADDE 8 (1) Sözleşmeli erbaş ve erlerden barışta ve savaşta görev esnasında veya görev dışında görevlerinden

Detaylı

T.C. ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ KISMİ ZAMANLI ÖĞRENCİ ÇALIŞTIRMA YÖNERGESİ

T.C. ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ KISMİ ZAMANLI ÖĞRENCİ ÇALIŞTIRMA YÖNERGESİ Amaç ve Kapsam T.C. ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ KISMİ ZAMANLI ÖĞRENCİ ÇALIŞTIRMA YÖNERGESİ Madde 1- Bu Yönerge, Erzurum Teknik Üniversitesinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46. maddesine göre kısmi

Detaylı

TASLAK DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI. Bursa Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu

TASLAK DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI. Bursa Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu TASLAK DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI Bursa Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu Sözleşmelerin içeriği, süresi, dönemi ve yenilenmesi MADDE 6- (3) Sözleşme dönemi süresince verilen ihtar puanı toplamının 80 ve

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: Bakanlığımız 4/B Sözleşmeli Personellerine ödenen Ek Ödemeden sigorta prim kesintisi kesilip kesilmeyeceği, 31.05.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 23/02/1961 tarihli ve 257 sayılı Er ve Erbaş Harçlıkları Kanunu nda Değişiklik Yapılmasına (Er ve erbaş harçlıklarının artırılması ve askerlikte geçen sürelerin

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sayı : 98547999/891 28/10/2014 Konu: 6552 sayılı Kanunla 4/1-(a) Sigortalılarına İlişkin Tahsis Uygulamalarında Yapılan Değişiklikler. GENELGE 2014/29 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/8546 Karar No. 2012/8662 Tarihi: 14.05.2012 İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ ÖZETİ: 506 sayılı Yasanın 61. maddesine

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi?

İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi? İhalelere Girmekten Yasaklı Olan Veya Hakkında Kamu Davası Açılmış Olanlar Alt Yüklenici Olabilir Mi? KAMU İHALE KURUL KARARI Toplantı No : 2015/023 Gündem No : 55 Karar Tarihi : 08.04.2015 Karar No :

Detaylı

Harcırah Unsurları. Gündelik Yol gideri Aile gideri Yer değiştirme gideri Bunlardan birini, birkaçını veya tamamına müstahak olabilir.

Harcırah Unsurları. Gündelik Yol gideri Aile gideri Yer değiştirme gideri Bunlardan birini, birkaçını veya tamamına müstahak olabilir. Harcırah Nedir? Harcırah asıl görevli bulundukları yerden başka yerlere geçici veya sürekli görevle naklen atanan memur ve hizmetlilere görevlendirildikleri yerlerde veya yeni görev yerlerine taşınmalarından

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006 Kanun T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ek Ödeme Yapılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ödenen

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız.

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI SAYI : B.01.0.KKB.01-18/A-14-2005-611 22 / 07 / 2005 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. Türkiye Büyük

Detaylı

16. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi

16. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi İÇİNDEKİLER Madde 1 - Taraflar ve Tanımlar...2 Madde 2 - Sendikanın Tanınması...2 Madde 3 - Sözleşmenin Amacı...2 Madde 4 - Sözleşmenin Kapsamı...2 Madde 5 - Yürürlük ve Süre...2 Madde 6 - Uygulama Esasları...2

Detaylı

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113 4773 İŞ KANUNU (1) Kanun Numarası : 1475 Kabul Tarihi : 25/8/1971 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 1/9/1971 Sayı : 13943 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 10 Sayfa : 3102 Bu Kanunun yürürlükte olmayan

Detaylı

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113 4773 İŞ KANUNU (1) Kanun Numarası : 1475 Kabul Tarihi : 25/8/1971 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 1/9/1971 Sayı : 13943 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 10 Sayfa : 3102 * * * Bu Kanunun yürürlükte

Detaylı

BELEDİYE MECLİSİNİN EKİM AYI TOPLANTISI 03/10/2011 TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE ALDIĞI KARAR

BELEDİYE MECLİSİNİN EKİM AYI TOPLANTISI 03/10/2011 TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE ALDIĞI KARAR T.C. SİVAS BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 230 BELEDİYE MECLİSİNİN EKİM AYI TOPLANTISI 03/10/2011 TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE ALDIĞI KARAR TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER: TOPLANTIYA KATILMAYAN ÜYELER: 35 Osman KÖSEDAĞI,

Detaylı

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R.

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. I- AİLE HEKİMLİĞİ MEVZUATI: HUKUKİ DÜZENLEMELER 1-5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu nun Tanımlar başlıklı

Detaylı

VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI

VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI Özet: 01.01.2015 30.06.2015 ile 01.07.2015 31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere uygulanacak

Detaylı

TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ 8 Kasım 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29526 Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ MADDE 1 1/9/2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmî

Detaylı

EMEKLİLERİN TEKRAR ÇALIŞMASI HALİNDE ALMAKTA OLDUKLARI AYLIKLARI KESİLİR Mİ?

EMEKLİLERİN TEKRAR ÇALIŞMASI HALİNDE ALMAKTA OLDUKLARI AYLIKLARI KESİLİR Mİ? EMEKLİLERİN TEKRAR ÇALIŞMASI HALİNDE ALMAKTA OLDUKLARI AYLIKLARI KESİLİR Mİ? Kemal AKYOL * I.GİRİŞ Sosyal Güvenlik Kurumlarından gelir veya aylık almakta iken çalışma hayatına atılmak isteyen emeklilerimiz

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK BAKANLAR KURULU Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun

Detaylı

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge Sayı Konu T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü : B.07.0.BMK.0.15-115456-6 : Ek ödeme 22/10/2008*16352 GENELGE 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak

Detaylı

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞTIRILAN ALT İŞVEREN (TAŞERON) İŞÇİLERİNİN KIDEM TAZMİNATI NASIL ÖDENECEKTİR?

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞTIRILAN ALT İŞVEREN (TAŞERON) İŞÇİLERİNİN KIDEM TAZMİNATI NASIL ÖDENECEKTİR? KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞTIRILAN ALT İŞVEREN (TAŞERON) İŞÇİLERİNİN KIDEM TAZMİNATI NASIL ÖDENECEKTİR? Bekir AKTÜRK 40 GİRİŞ Bilindiği üzere torba kanun olarak da adlandırılan 6552 sayılı İş Kanunu

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 07.07.2015/130-2 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI

Sirküler Rapor Mevzuat 07.07.2015/130-2 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI ÖZET : 1.7.2015-31.12.2015 tarihinden arasında geçerli olmak üzere uygulanacak Gelir Vergisinden istisna

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

SIVACI ve BOYACI GİBİ VERGİDEN MUAF ESNAF ÖLÜMLERİNİN İŞ KAZASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

SIVACI ve BOYACI GİBİ VERGİDEN MUAF ESNAF ÖLÜMLERİNİN İŞ KAZASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ SIVACI ve BOYACI GİBİ VERGİDEN MUAF ESNAF ÖLÜMLERİNİN İŞ KAZASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ Vakkas DEMİR * I- GİRİŞ: Sıvacı, boyacı, yapı ustası ve şap ustası gibi şahısların yaptıkları işler, 193 sayılı

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI MAAŞ TAHAKKUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, İLKELER ve TANIMLAR Amaç Madde

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Sayı : B.07.0.BMK.0. 19-115708-184 Konu : Belediyelerde Sözleşmeli Personel Ücret Tavanları GENELGE 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı Sayı: 96007696-045.03-49500 26/03/2015 Konu: Hizmet Alım Personeli Kıdem Tazminatı 81 İL VALİLİĞİNE Başkanlığımıza farklı zamanlarda intikal eden yazılı görüş taleplerinde, Bakanlığımız merkez ve taşra

Detaylı

Temsil Tazminatı. I-Genel Açıklama

Temsil Tazminatı. I-Genel Açıklama Temsil Tazminatı I-Genel Açıklama Temsil tazminatı, 12 Şubat 2000 tarih ve 23962 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Detaylı

A- 506 SAYILI KANUNA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER

A- 506 SAYILI KANUNA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER 23/10/2007 tarihli ve 26679 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 5698 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarım İşçileri

Detaylı

İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47

İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47 İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47 Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki

Detaylı

SİRKÜLER: 2014/043 BURSA, 09.06.2014. Konu: Sosyal Hizmetlerden Yararlanmış ve Yararlanan Kişilerden Dolayı SGK Pirim Teşviki Hakkında

SİRKÜLER: 2014/043 BURSA, 09.06.2014. Konu: Sosyal Hizmetlerden Yararlanmış ve Yararlanan Kişilerden Dolayı SGK Pirim Teşviki Hakkında SİRKÜLER: 2014/043 BURSA, 09.06.2014 Konu: Sosyal Hizmetlerden Yararlanmış ve Yararlanan Kişilerden Dolayı SGK Pirim Teşviki Hakkında Sayın Mükellefimiz, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu(1) nun Ek-1.

Detaylı

YENİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KURULMASINA İLİŞKİN YASA HAZIRLIKLARI

YENİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KURULMASINA İLİŞKİN YASA HAZIRLIKLARI YENİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KURULMASINA İLİŞKİN YASA HAZIRLIKLARI Bu yasa hazırlığı ile ilgili tartışmaya açılmış bir taslak bulunmamaktadır. Ancak hükümetin bir çalışma yaptığı ve bu çalışmanın tamamlanma

Detaylı

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR Süleyman TUNÇAY * I-GİRİŞ: Ölüm geliri ve ölüm aylığı, bağlandığı sigorta kolunun niteliğine göre ölen

Detaylı

9 Ekim 2008 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27019 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN 4.

9 Ekim 2008 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27019 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN 4. 9 Ekim 2008 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27019 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (c) BENDİ KAPSAMINDA

Detaylı

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR

ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI KONULAR ADRESE İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARININ KONULAR Kabahatler Kanunu Kabahatler Kanununda; toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla; Kabahatlere ilişkin genel

Detaylı

İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU?

İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU? İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU? Tevfik BAYHAN* I. GİRİŞ Sosyal Güvenlik Reformu olarak bilinen 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklikle; ücret, prim, ikramiye ve

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ HİZMET İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ I.BÖLÜM Genel Hükümler

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ HİZMET İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ I.BÖLÜM Genel Hükümler BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ HİZMET İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ I.BÖLÜM Genel Hükümler AMAÇ : 1-Bursa Büyükşehir Belediyesi nde görevli personelin yetiştirilmesini sağlamak, verimliliğini artırmak ve daha ileriki

Detaylı

T.C. KOCAELİ DERİNCE BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. KOCAELİ DERİNCE BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. KOCAELİ DERİNCE BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 Amaç - Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

Ek 1: Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun

Ek 1: Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Ek 1: Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Kanun No: 5258 Kabul Tarihi : 24.11.2004 Amaç ve kapsam MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; Sağlık Bakanlığının pilot olarak belirleyeceği illerde, birinci

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi 4/ a ( SSK ) İşverenler,4/a bendi kapsamında sigortalı sayılanları,

Detaylı

KALKANDERE KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER

KALKANDERE KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER KALKANDERE KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) SIRA NO 1-2- 3- VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.13.2.SGK.0.10.04.00/73-031/93 23/1/2013 Konu : Prime esas kazançların alt ve üst sınırları ile bazı işlemlere esas tutarlar

Detaylı

30 Nisan 2015 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29342

30 Nisan 2015 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29342 30 Nisan 2015 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29342 YÖNETMELİK Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TAŞRA TEŞKİLATI PERSONELİNİN YER DEĞİŞTİRME SURETİYLE ATANMALARINA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06. İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.2011 KIDEM TAZMİNATI HESABINA ESAS ÜCRET YILLIK İZİN ÜCRETİ HESABINDA

Detaylı

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ?

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? 15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? Dr. Resul KURT* Gözde UYGUR** I. GİRİŞ Çalışma hayatında en çok sorun yaşanan konuların başında kıdem tazminatı gelmektedir. 1475

Detaylı

2015 YILI İDARÎ YARGI ANA KARARNAMESİNDE UYGULANACAK PRENSİPLER

2015 YILI İDARÎ YARGI ANA KARARNAMESİNDE UYGULANACAK PRENSİPLER 2015 YILI İDARÎ YARGI ANA KARARNAMESİNDE UYGULANACAK PRENSİPLER I- GENEL PRENSİPLER 1-2015 Yılı Ana Kararnamesinde sürelerin hesaplanmasında 31/12/2015 tarihinin esas alınmasına, 2- Eş olan hâkim ve savcıların

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALAR (01.01.2012 tarihinden itibaren) Kanun Mad. Ceza Mad. Cezayı Gerektiren Fiil 1 OCAK-25 OCAK

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

İDARİ PARA CEZALARI (4857 Sayılı İş Kanunu)

İDARİ PARA CEZALARI (4857 Sayılı İş Kanunu) İDARİ PARA CEZALARI (4857 Sayılı İş Kanunu) Fiil Ceza 2015 Maddesi Maddesi Ceza Uygulanan Fiil Ceza Tutarı 3 98 İşyerinin Açılmasını, Devir alınmasını, Çalışma Konusunun Kısmen veya Tamamen Değiştirilmesini,

Detaylı

632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN REHBER

632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN REHBER 632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN REHBER 2/6/2011 tarihli ve 632 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü Maddesinin (B) Fıkrası ile 4924 Sayılı Kanun Uyarınca Sözleşmeli Personel

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI 01/01/2014-30/06/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari ücret : 1.071,00 TL 01/07/2014-31/12/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari

Detaylı

Sağlık Bakanlığından:

Sağlık Bakanlığından: 19 Ocak 2013 Sayı : 28533 RESMÎ GAZETE Sayfa : 41 Sağlık Bakanlığından: MEZARLIK YERLERİNİN İNŞAASI İLE CENAZE NAKİL VE DEFİN İŞLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2014-1

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2014-1 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 24010506/0100602/ 42 15/1/2014 Konu : Prime esas kazançların alt ve üst sınırları ile bazı işlemlere esas tutarlar GENELGE

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR GENELGE 2008/4. Sirküler Tarihi: 21.01.2008 Sirküler No: 2008/14

SİRKÜLER RAPOR GENELGE 2008/4. Sirküler Tarihi: 21.01.2008 Sirküler No: 2008/14 SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi: 21.01.2008 Sirküler No: 2008/14 GENELGE 2008/4 Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Artışları konulu 2008/4 sayılı Genelge ekte yer almaktadır. yayımlanan 2008 Yılı

Detaylı

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Detaylı

Adres : Mithatpaşa Cad. No : 7 Sıhhiye/ANKARA Ayrıntılı Bilgi : A.ARAS Dai. Bşk. V.

Adres : Mithatpaşa Cad. No : 7 Sıhhiye/ANKARA Ayrıntılı Bilgi : A.ARAS Dai. Bşk. V. T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Telefon : 0312 458 71 10 Faks : 0312 432 12 37 1/8 Sayı : 24010506/0100602/ 42 15/1/2014 Konu : Prime esas kazançların alt ve üst

Detaylı

GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN KURUMSAL UYGULAMALARIMIZA GETİRDİĞİ DEĞİŞİKLİKLER

GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN KURUMSAL UYGULAMALARIMIZA GETİRDİĞİ DEĞİŞİKLİKLER SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNUN KURUMSAL UYGULAMALARIMIZA GETİRDİĞİ DEĞİŞİKLİKLER (28.02.2009 ve 28.09.2009 tarihli değişikliklerle güncellenmiştir.) Mehmet TURŞUCU Mali Hizmetler

Detaylı

Trafiği Kontrol ve Düzenleme Görevini Yürütürken Yaralanması Halinde Nakdi Tazminat Ödeneceği )

Trafiği Kontrol ve Düzenleme Görevini Yürütürken Yaralanması Halinde Nakdi Tazminat Ödeneceği ) T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU E. 2007/45 K. 2011/256 T. 21.4.2011 TRAFİK POLİSİNİN YARALANMASI ( Yürütülen Görev Güvenlik ve Asayişin Korunması Kapsamında Bir Kolluk Hizmeti Olduğundan

Detaylı

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V 973 MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE SOSYAL HAKLARINDA DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin

Detaylı

T.C. MURATPAŞA KAYMAKAMLIĞI

T.C. MURATPAŞA KAYMAKAMLIĞI T.C. MURATPAŞA KAYMAKAMLIĞI 5510 SAYILI KANUNA GÖRE GELİR TESBİTİ İŞLEMLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNDE UYULACAK İLKE VE USULLER HAKKINDA GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNERGESİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM G E N E L E S A S L

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.13.2.SGK.0.10.04.00/73-031/ 65 24/1/2012 Konu : Prime esas kazançların alt ve üst sınırları ile bazı işlemlere esas tutarlar

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/31285 Karar No. 2012/3117 Tarihi: 13.02.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 DENİZ İŞ YASASININ KAPSAMI ÖZETİ:

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/13846 Karar No. 2011/13653 Tarihi: 09.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN MUVAZAAYA DAYANIP DAYANMADIĞININ

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR SGK PRİMİNE ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI

SİRKÜLER RAPOR SGK PRİMİNE ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi : 17.01.2014 Sirküler No : 2014 / 4 SGK PRİMİNE ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI Bilindiği üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından milli seviyede tek asgari ücret

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

BASAMAK SATIN ALAN BAĞ-KUR LULARIN

BASAMAK SATIN ALAN BAĞ-KUR LULARIN 18 cevdet ceylan:layout 1 11/9/10 3:22 PM Page 229 BASAMAK SATIN ALAN BAĞ-KUR LULARIN AYLIKLARI Cevdet CEYLAN* I-GİRİŞ 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Detaylı