KAPİTALİZMDİR! Doğa ve Çevrenin Baş Düşmanı BAŞYAZI 2013 YILINI GERİDE BIRAKIRKEN. AB nin yeni Güvenlik Sistemi Eurosur Yürürlüğe Giriyor

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KAPİTALİZMDİR! Doğa ve Çevrenin Baş Düşmanı BAŞYAZI 2013 YILINI GERİDE BIRAKIRKEN. AB nin yeni Güvenlik Sistemi Eurosur Yürürlüğe Giriyor"

Transkript

1 Sayı: 235 Aralık 2013 Masrafı: 2 ATİK (Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu) Yayın Organı İnternet: Doğa ve Çevrenin Baş Düşmanı KAPİTALİZMDİR! BAŞYAZI AB nin yeni Güvenlik Sistemi Eurosur Yürürlüğe Giriyor 2013 YILINI GERİDE BIRAKIRKEN İnsanlığın yaşamında hızlı bir şekilde akıp giden günler, haftalar, aylar ve yıllardan birinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayız e girerken özgürlük, demokrasi ve hak alma mücadelesinde başarılı bir yıl olması temenniler ile bu yıla başlamıştık. Kuşkusuz gerek üzerinde yaşadığımız coğrafyada gerekse geldiğimiz ülke olan Türkiye de her türlü hak alma mücadelesinin temennilerle başarıya ulaşmayacaktır. Avrupa ya daha fazla kaçak göçmen girmesini önlemek için oluşturulan Eurosur daha militarist bir tarz izleyecektir. AB sınır koruma ajansı Frontex in acil müdahale edeceği yerlere daha hızlı ulaşarak göçmen geçişlerini önlemeyi hedefliyor. Göç akımının neden ve niçinlerine kafa yorma yerine bu akımın Avrupa ya girmesini engellemeye yönelik bir güvelik sistemi tabi ki, göçmenlere karşı şiddeti de artıracaktır.

2 2 mücadele BAŞYAZI 2013 YILINI GERİDE BIRAKIRKEN! İnsanlığın yaşamında hızlı bir şekilde akıp giden günler, haftalar, aylar ve yıllardan birinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayız e girerken özgürlük, demokrasi ve hak alma mücadelesinde başarılı bir yıl olması temenniler ile bu yıla başlamıştık. Kuşkusuz gerek üzerinde yaşadığımız coğrafyada gerekse geldiğimiz ülke olan Türkiye de her türlü hak alma mücadelesinin temennilerle başarıya ulaşmayacaktır. Her türlü hak alma mücadelesinin başarıya ulaşmasının yolu, yüzde doksan dokuzların gücüne güvenerek, sınırsız ve hesapsız emek verip bedel ödeyerek elde edilmesi ile mümkün olacaktır. Başarı ve kazanımlar her daim mücadele ile elde edinir. Günümüzde mücadelemiz daha etkin bir hal almak zorundadır. Emperyalist saldırganlığın artığı bir dönemde mücadele etmeden, bedel ödenmeden özcesi; emek vermeden bir kazanım elde edilerek değer yaratılması, içinde yaşadığımız çağın karakterinden dolayı olanaksızdır. Her kazanım ve başarının altında ödenen onca bedel ve verilen yoğun emek yatmaktadır. Emek insanlığın oluşumunda bugüne kadar belirleyici yerde durmaktadır. Bundandır ki, başarı temennilerimizin pratikte hayat hakkı bulması ve belirlenen hedeflere ulaşılması harcanılan çaba ve verilen emekle ilintilidir yılı da işçi ve emekçiler noktasında mücadelenin yükseldiği bir yıl olmasının yanında, içinde yaşadığımız sistem dünya üzerindeki gerici egemenliğini ve saldırganlığını devam ettirmek adına işçi ve emekçilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken, tüm insanlığa yönelik tehditlerini fütursuzca devam ettirmektedir yılında da yaşanan durum işçi-emekçiler ile ezilen mazlum halkların lehine olmasa da, kapitalistemperyalist sistemin değişeceğine inanan işçi ve emekçiler kendi kurtuluşlarına gidecek yolun mücadele edilerek elde edileceğine olan inançları her geçen gün çoğalması önemli bir yerde durmaktadır. Emperyalist-kapitalist sistem karakteri gereği eşitsizliği, yoksulluğu, işsizliği ve gelir dağılımındaki adaletsizliği hızla derinleştirirken, diğer yandan doğa ve çevre üzerinde yaratığı kirlilik ile ekolojik dengeyi alt üst ederken, ırkçı ve ayrımcı politikalar ile halkları karşı karşıya getirmeye çalışarak düşman etme peşindedir. Bu anlamda mevcut sürecin kısa bir panoramasına baktığımızda, geçtiğimiz yüzyılda uluslararası pazarların paylaşımını tamamlayan emperyalist devletler rekabetini günümüze kadar devam ettirmektedirler. Bugüne kadar paylaşılan pazarların sabit olmasına rağmen, emperyalistler arası rekabeti ortadan kaldırmamıştır. Uluslararası tekelci sermayenin ulaştığı yoğunlaşma düzey ve aşırı kar dürtüsü, rekabeti ve pazar kavgasını sürekli kılmıştır. Bugün bu durum artarak devam etmektedir. Bugün mevcut koşullar finans-kapitalin daha hızlı yoğunlaştığı ve daha merkezileştiği bir döneme tekabül etmesi, beraberinde rekabetin şartlarını daha yüksek noktalara tırmandırmaktadır. Bunun sonucu, mevcut süreç emperyalistler arası pazarların yeniden paylaşımına tekabül eden saflaşmaları gündeme getirmiştir. Dolayısıyla emperyalistler arası hegemonya mücadelesinde oluşan bloklardan birini, ABD nin başını çektiği Avrupalı emperyalistler ile Japonya vb. gibi ülkelerin yer aldığı devletler oluştururken; diğer blokun başını Çin ve Rusya çekmektedir. Bugün son beş yıldır derinleşen ekonomik kriz günümüzde tüm dünyayı etkisi altına alarak üçüncü bunalıma doğru yol almaya devam etmektedir. Avrupa kıtası bu süreci derinden yaşamaya bu yılda devam etmiştir. Avrupa ülkelerinde uygulanmaya çalışılan krizden çıkış programı, ekonomik bazı oyunlar ve formüllerden öte, kamu adı altında emekçilere yüklenmektedir. Orta doğuyu yeniden dizayn etme adı altında mazlum halklar katledilerek yerinde edilmeye devam edilmektedir. Ortadoğu daki son isyan dalgası Suriye ye müdahalede işler istenilen şekilde ilerlememektedir. Suriye de gelinen aşamada yüz bine yakın insan katledilmiş, yüz binlerce insan sürgünde yaşamaktadır. ABD nin belli oranda çekildiği Irak da durum çok farklı değil. Günlük olarak onlarca insan yapılan saldırılarla katledilmektedir. İktidar kavgasının yükseldiği bu ülkede Sünni, Şii ve Kürt kesimleri açıktan karşı karşıya gelmiş durumdalar. Bu bölgenin en önemli sorunu olarak görülen Filistin e yönelik İsrail saldırıları devam etmektedir. Bölgedeki diğer ülkelerde aynı sorunlar devam etmektedir. Bu alanda en büyük ülkelerinden olan Mısır da başlayan halk ayaklanması otuz yıllık Mubarek iktidarını al aşağı etmiş, yapılan seçimlerde iktidara gelen Mursi halka zulüm etmeye devam ederken, buna karşı güçlenen ve gelişen muhalefetin önünü kesmek içinde Mursi bahane edilerek askeri faşist cunta işbaşına gelmiştir. Dünya nın başak bir kıtası olan Afrika da emperyalistler arası yeni bir kapışma sahası konumuna gelmiştir. Çin in kıta ülkeleri ile geliştirdiği ticaret hacmi ABD ve Avrupa ülkelerini bu kıtaya yönelik çıkarma yapmaya zorlamıştır. İç savaş bahanesi ile önce Libya nın işgal edilmesi, Avrupa da on beş devletin yardımı ile Fransa nın Mali yi işgal yönelimi bu kıtanın ekonomik ve jeo-politik yapısının önemi yanında emperyalistler arası rekabetin boyutunu da göstermektedir. Geldiğimiz ülke olan Türkiye de bu yıl milyonların sokağa çıkarak faşizme karşı bir direniş tarihi yazıldığı yıl olmuştur. Faşist AKP hükümeti eliyle devletin işçi ve emekçilere yönelik katmerleşen sömürüsü, işsizlik ve yoksulluk, kadınlara yönelik şiddet, ezilen ulus ve azınlıklara yönelik baskı, Alevilere yönelik baskıcı ve katliamcı politikalar, ilerici ve devrimcilere yönelik saldırılar ve halkın yaşamının her alanına yönelik yapılmak istenen müdahale bir tepkiselliğe neden olarak dipten gelen dalgaya dönüşmüştür. Türk devletinin Kürt ulusal mücadelesi karşısında köşeye sıkışması, Kürt hareketinin emperyalist politikaları boşa çıkarması emperyalistler bakımından tasfiye edilme gerekçesidir. Bundan dolayı barış süreci devreye konulmuş Kürt hareketinin devrimci dinamiklerinin tasfiyesi hedeflenmiştir. Yine Kürtlere tahammülü olmayan Türk devleti, Rojova da kendi öz yönetimini ilan eden Kürt halkına karşı yetiştirdiği çeteler üzerinde saldırılarını devam ettirmektedir. Buna rağmen Rojava daki Kürt halkının kurduğu öz yönetim güçlenerek tarihdeki yerini almıştır. Dünyadaki gelişmeler böyle iken, bugün faaliyet yürüttüğümüz Avrupa kıtasında krizden kaynaklı sorunlar yükselerek devam ediyor. Bazı burjuva kalemşorları mevcut krizi gelinen aşamada her ne kadar etkisini kayıp etmiş olarak lanse etseler de, Avrupa da kamu borç krizi ve zombi bankacılık krizi şeklinde derinleşmiş durumda. AB nin önde gelen ülkelerindeki reel ekonomi vasat bir durumda olması ve giderek kötüleşmesi mevcut durumu daha da derinleştirmektedir. Bunun yanı sıra bugüne kadar krizde çıkmak için uygulanan politikalar ekonomiyi daha da dalgalandırmaktadır. Bu durum AB ülkelerinin cari açıklarının yükselmesine, kamu ve özel borç stoklarının yükselmesine neden olmaktadır. Ve tüm bu faturalar emekçilere kesilmektedir. Görülüyor ki dünyanın her yanında emperyalist-kapitalist sistemin insanlığa sunduğu felaket tablosu her geçen gün ağırlaşıyor. Dünya her geçen gün ezilenler için daha sağlıksız, daha yoksun ve daha tehlikeli bir hal almaya devam ediyor. Kirlenmenin ve doğa tahribatı boyutları önlenemez bir noktaya doğru gitmektedir. Mevcut sistem yine ana gündemi ve ana güdüsüne aykırı olduğu için kendi sonunu getirecek bir gözü dönmüşlükle bütün dünyayı büyük bir felakete doğru sürüklemektedir. Tüm bu saldırılara karşın dünya ezilen halklarının direnişleri yükselmeye devam etmektedir. Avrupa kıtasında; demokrasi savunucusu kesilenler, kendi kâr marjlarını yükseltme politikaları sonucu işçi sınıfının örgütlü yapısına yönelik saldırılarını tırmandırırken, ekonomik ve mali krizi gerekçe edilerek esnek ve güvencesiz çalışma yasal hale getirilmiş, ücretler dondurulmuş yada aşağı çekilmiş, çalışma saatleri uzatılarak, işsizlik en yüksek noktaya tırmanmış, yüzde doksan dokuzlar yoksulluğa mahkum edilmiştir. Tüm bu saldırılar karşısında Avrupa kıtasında ki kitlesel direniş sesleri başta Akdeniz havzasında Yunanistan ve İspanya olmak üzere İtayla, Portekiz gibi ülkelerde yaygınlaşarak kıta Avrupa sını sarmış durumdadır. Kriz ile başlayan bu direniş trendi 2013 boyunca da devam etmiş, gelecek yeni yılda da bu mücadele yükselerek devam edecektir. Bu durum 2014 de egemenlere korku salarken yüzde doksan dokuzların mücadelesine ışık olacaktır. MÜCADELE GAZETESİNİ OKU, OKUT! ABONE OL, ABONE BUL! Abonelik Formu İsim:... Soy isim:... Adres: Not: Abonelik tutarını ödedikten sonra, bu formu aşağıdaki adrese gönderiniz. ATIK Kaiser-Wilhelm Str Duisburg Abonelik süresi Almanya içi 1 Yıllık 36,00 2 Yıllık 70,00 Almanya dışı 46,00 90,00 Hesap Numarası: İsim: ST CONF VAN ARBEIDERS UIT TURKIJE IN NEDERLAND IBAN: NL08INGB BIC/SWIFT: INGBNL2A Impressum: V.i.S.d.P I. Yildirim Postapart nummer JX Arnhem - Nederland Yazışma Adresleri: Nelson Mandela plein T.H. Den-Haag - Nederland haber göndermek için: Internet:

3 mücadele Doğa ve Çevrenin Baş Düşmanı Kapitalizmim aşırı kar dürtüsü doğa ve çevreyi en üst safhada kirletirken, tüm canlıların yaşamını da ciddi şekilde tahdit etmektedir. Çarpık kentleşme, sanayide ortaya çıkan atıklar, atık suların arıtılmadan denizlere karışması, deniz ve nehirlerin kimyasal atıklar ile kirletilmesi gibi faktörler çevre ve doğa kirliliğinin esas nedenleridir. Doğa ve çevre sorunları özellikle geçen yüzyıldan itibaren dünya gündemini işgal eden ve giderek insan yaşamını tehdit eden en önemli sorunların başında gelmektedir. Kuşkusuz bu, doğa ve çevre sorunlarının daha önce var olmadığı anlamına gelmemektedir. Kapitalist sistemin aşırı kar dürtüsü hırsıyla üretimde sınır tanımaması, doğa ve çevreyi koruma sorunu olmaması, bu durumu hızlandırarak dünyayı yaşanmaz bir duruma getirmiş bulunmaktadır. Doğa ve çevre kirliliğinde başlıcalar, hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği olmak üzere, üzerinde yaşadığımız kara parçası farklı şekillerde kirletilmeye devam edilmektedir. Doğa ve çevre kirliliğinin boyutlarının ve zararlı etkilerinin artması ve dünyayı yaşanmaz bir hale getirmesi, çevre konusuna olan duyarlılığı artırmış, bu anlamda birçok kurum ve örgütlenmeler ortaya çıkmıştır. Kapitalist sistemin kontrolü altında olmayan kurum ve çevre örgütleri ile bilim adamları, günümüzde doğanın ve çevrenin korunması için önemli mücadeleler vermekteler. Bu noktada çeşitli çalışmalar yapan bilim adamları yaptıkları araştırmalar neticesinde doğa ve çevre sorunlarının ciddi ve tehlikeli noktaya geldiğini, gerekli çalışmaların ve önlemlerin alınması gerektiğini ve gerekli önlemler alınmazsa sorunun boyutlarının da daha da ağırlaşarak artmaya devam edeceğini ortaya koymaktadırlar. Kapitalist sistem ile birlikte sanayileşme ve endüstrileşmede yaşanan yoğunlaşma sonucu ağaç gibi kendini yenileyebilir ve çeşitli madenler gibi kendini yenileyemez enerji kaynakları üzerinde çok ciddi bir baskı oluşmuştur. Çeşitli bitki dokuları ile ağaç dokusunda tahribat yoğunlaşarak artmakta, bunun sonucu ormanlar ve birçok bitki türleri bir bir yok olmaktadırlar. Toprak erozyonu her geçen gün çoğalmakta çölleşme gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu nedenler, atıkların fazlalığı noktasında KAPİTALİZMDİR! sınırı çok aşması ve onlarca yeni çeşitlenme neticesi, hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliği son yüzyılda büyük bir problem durumuna gelmiştir. Fosil ve buna benzer yakıtların aşırı kullanılması asit yağmurlarını artırırken, sera gazlarının artması ile birlikte küresel ısınmayı da artırmaktadır. Meydana gelen bu küresel ısınma iklim değişikliklerinin yaşanmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla tüm canlıların yaşamını vesile olan hava; atmosferi oluşturan gazların karışımından oluşmaktadır. Yeryüzünde yaşayan tüm canlılar için yaşamsal önemi olan hava, çarpık kentleşme, kentlerdeki ısınma sistemi, kullanılan çeşitli yakıt türleri, trafiğe çıkan milyonlarca araçlar nedeniyle yoğun bir şekilde kirletilmektedir. Kapitalizmin aşırı kar elde etme dürtüsü üretimdeki maliyetin düşürülmesi anlamına gelmektedir, bunun için alt yapı ve diğer giderlerin daha düşük seviyede tutulması sermaye sahibi için zorunludur. Bundan dolayı insanlığı yaşamı hiçe sayılarak uygun olan ileri teknolojiler kullanılmamakta, kirliliği önleyici çözümlerin pahalı oluşu nedeniyle uygulamaya konulmamaktadır. Diğer yandan, sanayi ve endüstri kuruluşlarının yanlış yerlerde kurulması ve yanma sonucu atık gazların yeterli teknik önlemler alınmadan havaya bırakılmasıyla hava kirliliğini körüklemektedir. Bu anlamda düzensiz kentleşme eğilimi sürdükçe kentsel kaynaklı hava kirliliği sanayileşme ve endüstrileşmede oluşan yoğunlaşma, nükleer denemeler sonucunda atmosfere bırakılan çeşitli maddeler ile gazların yoğunluğu devam ettikçe, havanın kirlenmesini önlemek mümkün olmadığı gibi aksine bu kirlilik artarak devam edecektir. En önemlisi hava kirliliği aynı zamanda değiştirdiği atmosfer koşulları nedeniyle, doğal iklimin dengesini bozmakta, bitkilerin dokusunu bozarken, toprağın verimliliği azaltarak tarımsal üretimdeki verimi de hayli düşürmektedir. Bu sonuçlar ile birlikte tüm dünya açısında farklı zararlara da yol açmaktadır. Bunlar; atmosferdeki karbondioksit birikiminin artması ile dünyanın ısınmasına, dolayısıyla tüm dünyada iklim değişimine, kutuplardaki buzulların erimesine, okyanus ve deniz düzeyinin yükselmesine, büyük bir oranda tarım toprağının sular altında kalmasına yol açmaktadır. İkinci olarak, ozon tabakasının incelmesiyle tüm canlı varlıkları olumsuz bir biçimde etkileyen güneş ışınlarının zararlı etkisinin giderek daha yoğun olarak hissedilmesine neden olmaktadır. Hava kirliliği aynı zamanda çok ciddi bir çevre sorununa neden olmaktadır. Dünyanın dörtte üçünü oluşturan suların, canlı varlıkların yaşamındaki önemi belirleyici yerde durmaktadır. Su kirliliğini ortaya çıkaran su kaynaklarının kullanılmasını bozacak ölçüde, organik, inorganik, biyolojik ve radyoaktif maddelerin suya karışması ile olmaktadır. Dış nedenler olmasa suyun belli bir düzeydeki kirlenmenin üstesinden gelebildiği bilinmektedir. Dolayısıyla suyu kirleten türler ve miktarları sürekli arttığı için bu işlem etkisiz kalmakta ve su kirliliği her geçen gün yükselerek devam etmektedir. Günümüzde su kirliliği; tarımsal ve sanayi etkinliklerle ve yerleşim yerleri ile bağlantılı olarak artmaktadır. Tarımda verimliliği arttırmak için kullanılan yapay gübrelerin, hayvan atıkları ile tarımsal mücadele ilaçlarının toprağa karışıp su kaynaklarına ulaşmasıyla ortaya çıkar. Ayrıca su kaynaklarına ulaşan sanayi atıklar, kimyasal, radyoaktif maddeler doğanın dengesini ciddi bir biçimde kimi zaman da geriye dönülmez bir biçimde bozulmasına yol açmaktadır. Bu durum aynı zamanda canlı doğal kaynakların varlıklarını sürdürebilmeleri için hava ve su ile birlikte vazgeçilmez olan toprağı da olumsuz etkilemektedir. İnsanın bu etkinliğinden dolayı toprağın fiziksel, kimyasal, biyolojik ve jeolojik yapısı da bozulmaktadır. Kapitalist-emperyalist sistemin yaratığı bu sarmalda, artan dünya nüfusu, mevcut sistemin kar hırsıyla devam eden çarpık sanayileşmesi, milyonlarca insanın bir arada yaşadığı metropoller, yeni nükleer denemeler, bölgesel ve ülkesel savaşlar, verimliliği artırma adı altında kullanılan tarım ilaçları ve yapay kimyasal gübreler, emperyalist ülkelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için yapımlarına son hızla devam edilen HES ve nükleer santraller, içinde yaşadığımız kara parçasını yaşanmaz bir duruma getirmiş bulunmaktadır. Yaşanan bu durum neticesinde soluduğumuz havanın, suların ve toprağın artarak devam eden kirlenmesi, yanlış sulama yöntemleri ile verimli toprakların erozyona uğraması, onlarca bitki ve hayvan türlerinin yok olmasıyla dünya üzerinde yaşayan tüm canlılar büyük bir felakete doğru hızlı adımlarla sürüklenmekteler. İnsanlığın yaşamı için doğada mevcut olan tüm canlıların ve bitkilerin yaşaması belirleyici bir yerde durmaktadır. Geçtiğimiz ay Polonya nın başkenti Varşova da gerçekleştirilen iklim konferansı yaşanan bu tehlikeyi önlemek için hiçbir karar alınmada sonlandırılmıştır. Kapitalistler doğa ve çevrenin kirletilmesinde baş sorumludurlar. Bu anlamda 19.su yapılan iklim konferansı ile günah çıkartarak kitleleri maniple etmek istemekteler. Mevcut kapitalist sistemin kendi yaratığı sorunu çözmesini onlardan beklemek büyük bir yanılgı olacaktır. Biz biliyoruz ki; mevcut egemen güçler, bunu yapmaya da yanaşmayacaklardır. Kapitalist sitemin kirleterek yaşanmaz bir hale getirdikleri dünyayı temizlemenin yolu, bunlara karşı örgütlenerek mücadelenin geçmektedir. büyütülmesinde

4 4 mücadele FRANSA DA İŞÇİ PAZARI Genellikle, ucuz işgücünün, yoğun işsizliğin, sosyal hakların olmadığı ülkelerde rastlanan bir durumdur işçi pazarları. Niteliksiz işçi fazlalığından kaynaklanır bir yandan da. Herhangi bir işe ustalığı olmayanların, günlük nafakalarını kazanabilmesi için birikmesidir sokak başlarında/kahvehanelerde. Kapitalist sistemin ekonomik olarak dışarıda tuttuğu, dünyanın nimetlerinden fayadalanamayan geri ülkelerde sık rastlanan bir görüntüdür. Günümüz Avrupa sında görenleri şaşırtacak, anlam verilemeyecek bir durumdur. Ancak kapitalistlerin nerdeyse dünyanın son yarım yüzyıllık bir zamana yayılan en ağır süreğen krizleri, kapitalist ülkelerdeki ekonomik dengeleri alt üst etmiştir. İşsizliğin çeşitli sebeplerle çığ gibi artması sonucu kalabalıklar hayatlarını idame ettirebilme adına yeni arayışlara girmektedirler. İşte tam da bu noktada bulunabilecek çözümlerde bile yine kapitalist anlayışın yarattığı işletmeler, çözümler devreye girmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünya genelinde 197 milyon işsizden bahsedilmektedir. Dünyanın dört bir yanında kaliteli iş ve güvenlikli işçi süreci sona erdirilmektedir. İyiden iyiye kırpılan işçi hakları neredeyse yokluk derekesine indirilmiştir. Ortaya çıkan işsizlik ordusunun bir sonraki söylemi, ne iş olsa yaparım şeklinde olmaktadır. Çeşitli sömürge/yarı sömürge coğrafyalarda yaşanan yüksek işsizlik oranları şimdilerde kapitalist merkezlerde de kendisini olabildiğince hissettirmeye başlamıştır. Fransa da yıl sonu itibariyle yüzde 10 nun üzerine çıkan işsizlik oranı giderek artma eğilimini korumaktadır. Öyle ki ardı ardına kapanan fabrikalar, orta/küçük işletmeler varken, 2013 yılına ilişkin hedeflenen ekonomik büyüme oranı yüzde 0,8 olarak açıklanmıştır. Bu önümüzdeki dönemde de işsizliği azaltacak yeni yatırımların olmayacağı anlamına gelmektedir. Aksine büyük otomotiv firmaları şimdiden 2013 yılında kapatılacak bölümleri/üretim tesislerini açıklamış durumdadırlar. Bunun anlamı da Fransa daki işsizlik ordusuna yeni ve yoğun katılımların olacağıdır. Neredeyse Paris in her semtinde görmeye başladığımız işçi pazarları dır alışılmışın dışındaki durum. Bu noktalara varmadan önce Fransa da uygulanan ve halen yürürlükte olan kiralık işçi/taşeron firma gerçekliği mevcuttu. Adına İNTERİM denen işçi kiralama işletmeleri her sektör için kalifiye ve ya niteliksiz işçi temin edebilmektedir. Bu işletmelerde işçilerin bir çok hakkı kayıba uğratılmaktadır. Normal bir firmada çalıştığında ikinci kontratının uzatılması durumunda süresiz işçi kontratına sahip olması gereken kişilere, bu işletmelerde sayısız kere kontrat yapılabilmekte ve bu kontratların ortaya çıkarttığı (işçi lehine) tazminat, yıpranma, tatil vs gibi haklardan da mahrum bırakılmaktadılar. Saat ücretleri düşük tutulmakta, arta kalan paylar işverenle İNTERİM arasında paylaşılmaktadır. Neredeyse her firmanın birlikte çalıştığı İNTERİMler ortaya çıkmıştır. İşyerleri, ihtiyacı olan işçiyi bile önce İNTERİM e yönlendirmekte daha sonrasında onlar üzerinden işe almaktadır. Bu sayede işçi arasında bir kontrat yapma zorunluluğundan kendisini kurtarmaktadır. Neredeyse aynı işlevi gören bir sistem de taşeron firmalarda görülmektedir. İşverenler aldıkları çeşitli işleri, düşük ücretlerle taşeron firmalara vermektedirler. Taşeron firmalar aldıkları işlerden elde edemediği kârı, çalıştırdığı işçilerin hakkından kısarak elde etmektedirler. Fransa da yaşanan bu olgulara bugünlerde bir de işçi pazarlarında iş bekleyen kalabalıklar eklenmiş durumdadır. Bu kalabalıkların içinde üniversite mezunlarından, vasıfsız işçilere kadar ne iş olsa yaparım zorunluluğunda insanlar bulunmaktadır. Büyük inşaat malzemeleri satan mağazaların önlerinde, ellerinde çantalarıyla bekleyen işsiz işçiler, kendilerini işe götürecek iş sahiplerini ve ev sahiplerini beklemektedirler. Sabahtan akşama kadar kahvelerde ve işlek sokaklarda kendilerine ekmek verecek birilerini beklemektedirler. Tüm dezavantajlarının üstüne bu yöntemle buldukları işlerde, kontratsız ve sosyal haklardan yoksun bir şekilde çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Esas olarak göçmen insanların oluşturduğu bu grup için yaşam standartları da gittikçe düşmektedir. İNSEE (Fransa İstatistiki Araştırmalar Kurumu) nin yaptığı bir çalışmanın ortaya koyduğu şekilde, yerli işçiler ile göçmen işçilerin yaşam standartı 1/3 oranında farklılık göstermektedir. İşçi pazarlarında hedeflenen işler genellikle inşaat sektörü olduğundan kaynaklı göçmen işçilerin bir yoğunluğu sözkonusudur. Artan işsizlik iç politikada da gündeme gelmektedir. Esas olarak kapatılan ve ülke dışına taşınan fabrikaların yarattığı işsizliğin faturası bile göçmenlere çıkartılmak istenmektedir. Hayatın her alanında bizi zorlu bir sürecin beklediği aşikârdır. ATİK faaliyetçileri, işsizlerin/işçi pazarı sakinlerinin sorunlarını dile getirmeli ve bu insanlara/kamuoyuna ortaya çıkan durumun nedenlerini anlatmalıdır. Yaratılmak istenen yerli işçi sınıfı ve göçmen işçi çatışmasının önüne geçilmelidir. AB nin yeni Güvenlik Sistemi Eurosur 1 Aralık ta Yürürlüğe Giriyor Avrupa ya daha fazla kaçak göçmen girmesini önlemek için oluşturulan Eurosur daha militarist bir tarz izleyecektir. AB sınır koruma ajansı Frontex in acil müdahale edeceği yerlere daha hızlı ulaşarak göçmen geçişlerini önlemeyi hedefliyor. Göç akımının neden ve niçinlerine kafa yorma yerine bu akımın Avrupa ya girmesini engellemeye yönelik bir güvelik sistemi tabi ki, göçmenlere karşı şiddeti de artıracaktır. Daha çok Afrika da gelecek mülteci akımını önlemek için kurulan Eurosur, sözde tekne batmalarında ortaya çıkacak faciaları da önlemeyi hedeflemektedir. Eurosur un ana görevi, organize suçları önlemek ve batan teknelerdeki insanları kurtarmak için gerekli sistemleri harekete geçirmek olarak belirlense de; esas görevi kendi ülkesinde yaşadığı zorluklarda bıkan ve emperyalist bölgesel savaşlarda kaçan göçmenlerin Avrupa ya girmesine engellemek olacaktır. Devreye konulan bu yeni güvenlikli AB sistemin 2020 yılına kadar 144 milyar Euro ya mal olacağı tahmin ediliyor. Helikopterler, insansız hava uçakları ve uydular sistemi ile veriler toplayarak buna göre bir hareket tarzı izleyecekmiş. Bilgilerin hangisi diğer birlik ülkeleri ile paylaşılması kararı ise üye ülkelere istemine kalacak. Dolayısıyla bu, Yunanlar Lampedusa da neler olduğunu bilmek istediği zaman, Yunanistan ile İtalya arasında bir anlaşma yapılması gerektiği anlamına geliyor. Hangi vakaların bildirileceği ya da bildirilmeyeceği de üye ülkelerin sınır koruma yetkililerine bağlı. Batmış bir mülteci teknesi tespit edildiğinde, olay yerine destek göndermek altı saatten daha fazla sürecek olması insan kurtarma endeksli olmayan bir sistem olacağının somut göstergesidir. Frontex in kurduğu bu yeni sistem, önceliği kaçak göçmenlerin kurtarılmasına yönelik olmadığından dolayı birçok insan hakları kurumlar tarafında da yoğun eleştiriye tabi tutulmaktadır. Bu noktada en büyük sorun, Eurosur un militarist bir yönelim içinde olacağı için insan haklarını uygulamayarak göçmenlere karşı insanlık dışı muamele yapacağı meselesidir. Çünkü bu tür kurumlar genelde denetim dışı çalışma yapmaktalar. İnsan haklarını savunan hiçbir uluslar arası örgüt bu tür kurumları denetlemesi mümkün değildir. Diğer en önemli sorunda Avrupa devletlerine geçmek üzereyken tespit edilerek yakalanan göçmenlerin, idam edilip işkence görebilecekleri kendi ülkelerine geri gönderilmeleri olağan bir durum olacaktır. Dolayısıyla İnsan Hakları İzleme Örgütü bu kuruluşa karşı çıkmaktadır.

5 mücadele BAŞKA BİR SOSYALİZM MÜMKÜN MÜ? Son yıllarda örgütlenmeleri kapitalistlerce desteklenen/ organize edilen, yaşanan ve yaşanacak toplu karşı koyuşları bir potada eritmenin aracı olan Sivil Toplum Örgütleri nin (STÖ) dillerine pelesenk ettikleri, Başka Bir Dünya Mümkün sloganı ideolojik bir argüman olarak, kitlelerin bilincinin dumura uğratılması uğruna kullanılmaktadır. Uzun yıllar STÖ ler içinde faaliyet yürüten, sosyal forumlarda aktif olan ve bir anlamda onlara rengini veren seçkin bir aktivist ve yazar olan Susan George, Londra da katıldığı bir toplantıda şunu söylüyordu; Devrimin çözüm olduğuna inanmıyorum diyordu, çünkü devrimin yaratacağı felç ve karmaşa ortamında milyonlarca açın beslenebileceğine, milyonlarca yoksula yardım edilebileceğine inanmıyorum. Üretimin durup elektriklerin kesildiği, karanlığa gömülmüş bir dünyadan yeni bir toplum çıkabileceğine inanmıyorum. Kendilerini ifade ediş biçimiyle, küreselleşme karşıtı bir hareket olan ATTAC içerisinde yer alan bu kişinin tüm mücadelesi kapitalist çatlakları onarmakla geçecektir. Bu kişinin şahsında, içerisinde yer aldığı hareketlerin tahlili kolayca yapılacaktır. Yazımıza bu örnekle başlamamızın sebebi, 2012 seçimlerde iktidara gelen Fransa Sosyalist Partisi ve tabi ki François Hollande ın ne kadar sosyalist olduklarını anlatmaya çalışmamızdır. Buradan hareketle acaba bizlerin anladığı/okuduğu/ bildiği sosyalizmden başka bir sosyalizmin varlığının olup olmadığını irdeleyeceğiz. Gidişata bakılırsa yakın bir zamanda kapitalist ülkelerde iktidara gelen/gelemeyen, kendisine sosyalist-komünist adını vermiş partilerin Başka Bir Sosyalizm Mümkün sloganlarını işitmeye başlayabiliriz. Bu koroya Latin Amerika da bulunan sol tandanslı partiler de eşlik edecektir. Sosyalizm, kapitalist düzenin yamanarak toplumsal bir dönüşüme uğraması demek değildir. Eğitimden/sağlığa, yaşam kurallarından/çalışma koşullarına derin ve köklü değişimler; sömürünün, emek gaspının, sefaletin, gelir dengesizliğinin, açlığın tamamen ortadan kalkacağı bir düzen değişikliğidir. Şimdilerde dünyanın çeşitli coğrafyalarında ortaya çıkan ve kendilerine sosyalist diyen oluşumların bunlardan bihaber olmaları mümkün değildir. Bu bilinçli ve organize bir saldırının sonuçlarıdır. Amaç sistemin varlığından, uyguladığı politikalardan rahatsız olan yığınların frenlenmesini sağlamaktır. Tarihsel süreç içerisinde sosyalizme yeni isim takanlar, onun çerçevesini daraltanlar olmuştu. Şu bir gerçek ki, yaşanan sosyalizm tecrübeleri, sosyalist teorinin durağan değil sürekli ileriye doğru yol alan bir muhtevası vardır. Ancak bu bile ortaya konmuş sosyalist düşünce sistematiğinin içinin boşaltılması adına revize edilmesini gerektirmez. Bir başka deyişle onun sürekli ileriye doğru yol alması gerektiğini kullanarak içinin boşaltılmasına olanak verilmemelidir. Ütopik sosyalizmden bilimsel sosyalizme(marksizme) oradan yaşanan sosyalist devrimler/iktidarlara uzanan siyasal döngüler günümüz sosyalistlerinin çizgilerini belirlemiştir. Yeni bir keşife ihtiyaç yoktur. Yapılması gereken devrimci pratiklerden dersler çıkartılarak sosyalizmin tarihsel sürecine doğruları eklemektir. Sosyalizmin ilk tarih sahnesine çıkışından itibaren dönemin düşünürleri arasında yaşanan tartışmalar, ideolojiye eklenen olgular, hedefleri konularında yoğun yaşanmıştır. Adeta teorik tartışmaların, pratik faaliyetlerin berraklığı ile günümüze oluşan sosyalist ideoloji gerçekliği yeni bir tanımlayı, sınırlandırılmayı haketmemektedir. Şimdilerde bu sınırlandırmaları yapanlar, kapitalistlerle çıkar antlaşmaları yapan, onlarla kolkola olan yamacılar dır. Kendisine sosyalist diyerek iktidarları ele geçiren son zaman sosyalistleri kapitalist politikalara açık bir koyuşu bir kenara bırakalım, kapitalist uygulamalarla ülke kurtarmaya girişmişlerdir. Sözde kapitalizm karşıtlığını sert söylemlerle zenginleştiren bu kesim, esas olarak varolan sitemin devamına ciddi katkılar sunmaktadırlar. Fransa da kendisine sosyalist diyen bir parti hali hazırda iktidarda, bununla beraber kendisine sosyalist düşünceden etkilenmiş olarak lanse eden irili ufaklı onlarca işçi/memur/öğrenci sendikası mevcut. Yine kendisine komünist adını veren bir komünist partisi siyaset sahnesinde yer almakta. Bu kadar çok sosyalist in olduğu bir ülke düşünün ki her gün yeni bir yasa ile sosyal haklar kırpılıyor, işyerleri kapanıyor, pahalılık ve işsizlik sürekli artıyor. Bunlar yetmezmiş gibi başka ülkelere askeri operasyonlar düzenleniyor, demokrasi ihraç ediliyor. Emperyalist politikalar azgınca uygulanmaya devam ediyor. Bunların nasıl olduğu, bu örgütlerin içeriğinin ne olduğu, neler yapabilecekleri elbette tarafımızdan bilinmektedir. Ancak Fransa da yaşayan milyonlarca göçmen, onların esas kimliklerini deşifre etmekte sorun yaşamaktadır. Türkiyeli göçmenler için şu anda sosyalist bir parti iktidardadır. Beklentiler de bu oranda kendisini göstermektedir. Yapacağımız etkinliklerde bu meseleye mutlaka önem vermeliyiz. Dönem iktidarının yaşanan tüm sorunlarda birebir etkili/yetkili olduğunu kitlelere anlatmalıyız. Fransa, solun geçmişinde önemli bir yer tutmaktadır. Sosyalizmin ortaya çıkmasından bugünlere ideolojinin şekillenmesinde etkili bir coğrafya olmuştur. Uzun uzadıya anlatılması daha geniş bir yazının konusudur. Ancak ideolojik kırılmanın en ciddi yaşandığı süreç, ikinci emperyalist paylaşım savaşının anına ve sonrasına denk gelmektedir. Sovyetler Birliği nin varlığı bu sürecin yaşanmasında esas noktayı oluşturmuştur. Nazi ordularına karşı neredeyse hiç bir karşı koyuşun yaşanmadığı sıralarda, kentler tek bir kurşun dahi atmadan teslim edilirken, Paris önlerinden başlayarak içerilere doğru, kendilerini sosyalist devrime adamış tutarlı devrimciler çatışmalara başlamışlardır. Onlar hayatlarının son nefesinde yaşasın Stalin diyen devrimcilerdi. Nazi istilasının sona ermesinin ardından bu devrimciler sosyal alanlardan uzaklaştırılmışlardır. Sosyalist çevrelere yönelik yoğun bir ideolojik saldırı başlatılarak, okullarda bile Stalin düşmanlığı başlatılmıştır. Bugün Fransa da kolej ve üniversite okuyan her genç Stalin in bir katil olduğuna inandırılmıştır. Sovyetler Birliği nin etkisi uzun süre insanların üzerinden atılamasa bile, bugün bu ciddi anlamda gerçekleşmiştir. İşte bugünün sosyalist-komünist partileri, işçi/öğrenci/memur sendikaları Stalin şahsında yaratılan saldırılarla, Troçkist anlayışlara bezendirilmiş bir siyaset izlemeye başlamış, bilimsel sosyalist anlayışının hemen hemen tam tersine pratikler uygulamaktadır. Başka Bir Sosyalizm uygulayarak, kapitalist sistemin devamına katkı sunmaya devam etmektedirler. François Hollande önderliğindeki Sosyalist Parti nin bir yılı bile doldurmayan icraatları ortadır. Artan vergiler, artan işsizlik, kapanan fabrikalar, askeri işgaller, yoksulluk, açlık... liste uzayıp gider. Sorumuz da bu, sosyalist parti iktidarı böylemi olur? Yoksa bu Başka Bir Sosyalizm mi? Fransa dan Bir Mücadele Okuru

6 6 mücadele FRANSA DA ANKETLERİN DİLİ... Ulusal İnsan Hakları Danışma Kurulu (CNCDH) raporlarına göre Fransa da 2012 yılı itibariyle göçmenlere yönelik saldırılarda artış kaydedildi yılına göre yüzde 30 artış gösteren saldırıların büyük bölümünü müslümanlara yönelik olanlar oluşturmaktadır yılında 53 fiziki saldırı, 148 tehdit resmi kayıtlara geçmiştir. İçinden geçilen süreç göz önüne alındığında 2013 yılının da rakamsal olarak artış göstereceği biçimindedir. Zira artan işsizlik, düşen eğitim/sağlık seviyesi, bununla birlikte göçmenlerin ülkedeki huzursuzluğun nedeni olarak gösterilmesi gibi nedenler saldırı sebebi olarak gösterilecektir. Yine son dönemlerde Müslüman Göçmenler şahsında yaratılan gergin ortam gerekçe gösterilerek tüm göçmen kesimlere yönelik dıştalayıcı politikalar geliştirilmektedir yılında İPSOS adlı araştırma şirketince Le Monde gazetesi için yapılan bir ankete göre her 4 Fransızdan 3 ünün müslümanları hoşgörüsüz olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Yüzde 74 oranında ki fransızlar islam dinini hoşgörüsüz bir din olarak gördüğünü belirtmiştir. Dinleri hoşgörüsü başlığı altında yapılan anket sonuçlarına göre Fransızların yüzde 24 ü Katoliklerin tamamen hoşgörülü olduğuna inanıyor. Bu oran yüzde 13 le Yahudilik için, yüzde 3 olarak da Müslümanlık için ortaya çıkmıştır. En ilginç sonuç ise, Fransız Toplum Değerleri ne en uygun din hangisi sorusunda ortaya çıkan oranlardır. Bu oranlara göre yüzde 26 İslam dini cevabı dikkat çekicidir. Elbette bunun göçmenler ve göç hareketleri ile ilgisi vardır. Fransız Devleti nin geçmişinden günümüze sömürgeci anlayışının ülkede ki yoğun müslüman göçmen grupları ve topluluklarının oluşmasına bilinçli politikaları neden olmuştur. Yine yapılan bir başka araştırmanın sonuçlarına göre müslüman kadınların kamusal alanda peçe ile dolaşmasına karşı olanların oranı yüzde 63. IFOP araştırma şirketinin yöneticisi Jerome Fourquet, son yıllarda İslam ın manşetlere taşınmadığı bir haftanın geçmediğini belirtirken, Fransız Kamuoyunun bu konudaki tedirginliğinin tüm anketlerde göründüğünü söylemektedir. CSA adlı şirketin yaptığı araştırma da ise Fransızların yüzde 55 i müslümanları toplumdan ayrı bir grup tanımlamaktadırlar. Aslında her anketten birbirine yakın görüşler çıkmaktadır. Hangi yöntemle ve esas olarak kimin için/ne amaçlanarak yapıldığı muğlak kalmaktadır. Fransız toplumda yaratılmak istenen İslam korkusu müslümanlar ülkelerden gelen göçmenler arasında farklı bir şekilde yankı bulmaktadır. Fransa nın bir çok şehrin de camiiler olmasına rağmen cemaat şeklinde dergah adı verilen yerlerde çok daha farklı bir şekilde örgütlenmektedirler. Fransa genelinde camiilere ve dergahlara gidenlerin sayısı hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor. Sokak sokak/ ev ev dolaşan bu grupların ileri gelenleri ile sempatizan gençleri müslümanları örgütlenmeye çağırıyorlar. Esas olarak bugünün Fransa sın da gerçek anlamda sorunları aynılaşan yerli/göçmen halkların bu şekilde iki zıt kutuba dönüştürülmesi hem de hızlı bir biçimde olması dikkat çekicidir. Yaşanılan ekonomik sorunlar ortak, sağlık sorunları ortak, barınma sorunları ortak, eğitim sorunları ortak olan bu insanları inançsal olarak ayrıştırmak kime/nasıl hizmet eder, asıl anlaşılması ve üzerine yoğunlaşılması gereken konu budur. Bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Fransa topraklarında yaşayan Müslümanların farklı alanlarda zorluklara karşılaştıklarını kimse inkar edemez. Bu olumsuz havayı yaratmada Fransız siyasilerinin, inteligentiyasının ve özellikle medyanın rolü çok fazladır. Siyasiler politikalarıyla, aydınlar çalışmalarıyla medya da yaptığı sansasyonel haberlerle devamlı olarak bir Müslüman korkusu üretmektedir. Özellikle medyanın, ülke dışından verdiği örneklere dayanarak İslami şiddet yanlısı, özgürlükleri kısıtlayıcı ve gerici, Müslümanları da terörist, barbar ve ezilmiş olarak tanıtması halk nezrinde farklı biçimlerde kendini gösteren Müslüman korkusunu tetiklemektedir. ( Dr. Müşerref YARDIM). Bu alıntıdan da yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi ortaya çıkartılan bazı korku ve olgularla toplum ayrıştırılmaya çalışılmaktadır. Ortak sorunlar çerçevesinde biraraya gelişler bu şekilde engellenmeye çalışılmaktadır. Fransa da esas ve acil olan sorun, insanların inançları üzerine olan baskılar değil; işsizlik, yoksulluk ve yok sayılmadır. Emeklerinin hiçe sayılmasıdır, insani değerlerin çiğnenmesidir. Gidebildiğimiz kadar kitleye gidip bu durumu en berrak şekilde anlatmalı ve bu sorunlar karşısında takınacağımız tavırlar noktasında ortaklaşmalıyız. Büyük koalisyon opsiyonu kötüler ekseni mi? Ufuk Berdan Bu soruya verilecek en açık ve yalın cevap evet tir. Büyük koalisyon sinsice kurgulanan yeni kötülükler eksenidir. Büyük koalisyon kuruldu sayılır, ama ne başı ne de sonu hayra alamet değildir! Bu makale kaleme alındığında SPD ve CDU/CSU partileri tarafından Almanya da 3. büyük koalisyon hükümeti konusunda partiler arası uzlaşma komisyonunca varılan uzlaşmalar çerçevesinde büyük kolasiyon ön anlaşması yeni imzalanmıştı. Ancak, bu anlaşma bugünlerde 450 bin üzerindeki SPD üyelerinin onayına sunulacak ve olur onayı alabilirse büyük bir ihtimalle 12 Aralık tan sonra resmiyet kazanacak. SPD üyelerinin çoğunluğunun büyük koalisyona onaylaması bekleniyor. Karşı gelenler içinde önemli bir kesim sosyal adaletsizlik potansiyeli güçleneceği için karşı olduklarını belirtiyorlar. Ne varki eski Başbakan Schröder döneminde sosyal yıkım partisi olarakta siyasi profil çizen SPD, büyük koalisyon hükümeti sürecinde de bu yeni imajına uygun davranmaktan geri durmayacaktır. SPD sermaye lehine emek aleyhine çalışan sol imajlı burjuva bir partidir. SPD kuruluşundan beri, sistem alternatifi devrimci sosyal demokrat hareketlerin sistem içi reformcu sosyal demokrat hareketlere dönüşmesi için varolmuş ve sınıf mücadelesini redederek sınıf uzlaşmacılığını esas almış bir partidir. SPD, işçi ve geniş emekçi cephesi içine arsitokrat, burjuva, milliyetçi ve küçük burjuva sağ kesimlerin görüşlerini opotunizm zehirine bulayarak taşıyan bir partidir. SPD tarihsel gelişimi içinde ideolojik-politik çizgisel dönüm noktaları olan Erfurt programı, Gotha Programı ve Bad Godesberg programı gibi dönüşümler sosyal demokrasi içindeki köklü reformist, oportunist ve revizyonist sınıf uzlaşmacılığının temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle sınıf bilinçli alman devrimcilerin söylediği nesnel kökenleri olan şu tarihsel sözler çok anlamlıdır: Bizi kimler ihbar etti?: sosyal demokratlar. O nedenle bu yeni büyük koalisyondan emekçiler, sömürülenler, ezilenler, azınlıklar veya göçmenler lehine olumlu politikalar beklemek için politik açıdan bakar kör olmak gerekir. Zaten günlerdir halk için bir şeyler yaptıklarına insanları inandırmak adına iki temel meseleyi tartıştıklarını söylüyorlardı. Bunlardan birisi asgari ücret ve ikincisi çifte vatandaşlık konusu idi. Bu iki konuda da bir uzlaşma sağladıkları ortaya çıktı. Asgari ücret konusundaki uzlaşma saat başına 8,50 tanımlandı. Çifte vatandaşlık konusunda ise Almanyada doğan çocukların otomotikmen sahip olduğu opsiyonal vatandaşlık hakkı yerine çifte vanadaşlık hakına sahip olmaları eklendi. Böylece 50 yıldır talep edilen ve bizzat bu partilerce engellenen çifte vatandaşlık hakkı rasyonal bir zorunluluk olarak sadece burda doğanlar için kabul edilmiş oldu. Asgari ücret konusunda adaletli bir toplumsal uzlaşmanın olması onlarca yıldır kendini dayatıyorken ve toplumun en geniş kesimlerince de talep ediliyorken, bu istem, yine bizzat büyük partilerce red edilmiyormuydu? 8,50 luk asgari ücret hesapları ülkedeki fakirlik standartları nın dahi aldındadır. Almanya da saat başı 10 kazansanız bile fakirlik sınırları içinde yaşamaya mahkumsunuz. Geleneksel fakirlik standartları halkın değil, burjuva politik partilerin ve burjuva ekonomistlerin hesaplarıdır. Bu standartlar bir ülke içinde çalışan bütün insanların aylık kazançlarının ortalaması hesaplanarak bulunmaktadır. Dolayısıyla bu meblağ Almanya da şimdilik kişi başına 950 dur. Bu rakkamın altında net kazancınız varsa siz fakirlik içinde yaşıyorsunuz demektir. iki ebeveynli ve iki çocuklu ailede bu rakam 2058 olarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla sadece fakirlik sınırı üstünde yaşayabilmek için bir kişinin asgari 10 kazanması bile yetmemektedir, çünkü yıllık enflasyon, yıllık pahalanma ve fiyatların yükselmesi gibi başka parametrelerde de bu hesaba katılırsa bir kişinin fakirlik sınırının üstünde yaşayabilmesi ve en zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için en az 12,50 Euro kazanması gerekir. Ama büyük kolaisyon hükümeti milyonlarca işçiyi fakirlik sınırı altında yaşamaya yasal olarak zorlamakta ve bu politikayla sosyal yıkımcılığı sürgit devam ettirmektedir. Gerekçe olarakta üretim standortlarını korumayı, is piyasasındaki uluslararası rekabette altta kalmamayı, saat ücreti düşükte olsa herkese iş sağlamanın olanaklarını yaratmış olmayı göstermektedirler. Bu kepazelikten de öte sahtekarlıktır, çünkü, uluslararası iş piyasasında Almanya kısa çalışma, taşeron işçilik, kiralık işçilik, minijob, işyerine özgü özel iş sözleşmeleri ve prekarize-güvencesiz iş alanları yaratmakta zaten başı çekmektedir. Ve SPD ve CDU partileri işe rağmen fakirlik yaratan yeni esnek çalışma rejimleri oluşturma hususunda ise başat roldeler. Dolayısıyla büyük koalisyon yeni bir burjuva şer eksenidir. Sosyal refah değil daha fazla sosyal yıkım getirecektir, istikrar değil, daha fazla kriz üretecektir. Görüntüye aldanma sonuna bak, bu büyük koalisyon da günü geldiğinde ilk önce içten yıkılacaktır! Asgari ücret ve çifte vatandaşlık gibi iki önemli ve meşru talebi enegelleyebildikleri ölçüde onlarca yıldır ertelediler. Şimdilerde engelleyemedikleri taleplerin içini boşaltarak en geri seviyeye çekmiyorlarmı? Burjuva politika tarzı zaten böyle bir şeydir, halkın haklı taleplerine erteleyebildiğin oranda karşı çık, bu da olmuyorsa içini boşalt ve en geri seviyeye çek... şimdiki egemen politika anlayışı tamda bu tarzı ifade etmiyormu?

7 mücadele İSVİÇRE DE REFERANDUMDAN HAYIR ÇIKTI! İşçi ve emekçilere yönelik hak gasplarının her gecen gün daha da arttığı İsviçre`de, 24 Kasım 2013 günü yapılan referandumda 3 farklı yasa tasarısına da Hayır oyu çıktı. 1:12 İnisiyatifi, Otoyol İnisiyatifi ve Aile İnisiyatifi tarafından sunulan tasarılar; 1:12 İnisiyatifi yüzde 34,3 e karşı yüzde 65,7, Otoyol İnisiyatifi yüzde 41,3 e karşı yüzde 58,7 ve Aile İnisiyatifi ise yüzde 39,5 e karşı yüzde 60,5 ile reddedildi. Bu yasa tasarılarından en dikkat çekici olanı Sosyalist Parti Gençlik Örgütü (Juso) öncülüğünde geliştirilen 1:12 İnisiyatifi tarafından referanduma sunulan tasarıdır. İnisiyatif tasarıyı şöyle formüle etmektedir, Bir işletmede ödenen en yüksek ücret, aynı işletmede ödenen en düşük ücretin 12 katından daha fazla olamaz. bundan yaklaşık 15 yıl önce İsviçre de yöneticiler ve çalışanlar arasında ki maaş farkı 1:12`nin altında iken, bugün bir şirketin CEO`su ortalama bir çalışanın 43 katı ücret almaktadır. Gelir dağılımında ki bu korkunç ZÜRİH İsviçre nin Zürih kentinde 22 Kasım 2013 tarihinde Punto deri işçileriyle dayanışma komitesi tarafından LACOSTE mağazası önünde kitlenin yoğun ilgisi eşliğinde dayanışma etkinliği gerçekleştirildi. Eyleme katılanların giydiği önlüklerin üzerine ve dövizlere (Lacoste, Punto ya suç ortağı olma- Lacoste İLO sözleşmelerine uy Lacoste, sendikal hakka saygı duy - Lacoste esnek çalışmada kazanc elde ediyor - Lacoste sendikal hakların ihlalini tolere ediyor) yazılı sloganlarla oldukça ilgi çekmiştir. Dayanışma komitesinin hazırladığı bir dosya mağaza yetkililerine verilerek, Türkiye deki Punto deride çalışan işçi kardeşlerimiz haklarını alana kadar, eylemlerimiz çoğalarak devam ettireceğiz söylenilmiştir. Şehrin en işlek caddesi üzerinde olan Lacoste mağazasının önünde bir süre durularak, Türkiye Deri İş Sendikasının yayınladığı Almanca bildirilerin dağıtımı yapılarak eylem bitirildi. DÜSSELDORF Uzun zamandır İstanbul da direnişte olan Punto Deri işçileriyle dayanışma amacıyla 22 Kasım da Düesseldorf ta Strenesse mağazası önünde miting düzenlendi. ATİK in aldığı karar doğrultusunda Avrupa nın bir çok ülkesinde düzenlenen eylemlerin bir parçası olarak Düsseldorf ta Strenesse mağazası uçurum ve adaletsizlik kapitalist sistemlerin işçi ve emekçilere yaklaşımını gösterirken özünde sömürünün de ne kadar katmerli olduğunu açığa çıkarmaktadır. İnisiyatifin ortaya koyduğu tasarı kendi içinde sorunlu olsa da, esasta üst düzey yöneticilerin aldığı astronomik ücretlerin devlet tarafından kontrol edilmesi ve müdahalesini istemekteydi. Çünkü başta bankalar olmak üzere büyük şirketlerin yöneticilerinin bir yandan milyonlarca Frank kazanırken, diğer yandan zarar beyan etmelerinin önüne geçilmesini hedefliyordu. Ancak çok ilginç bir şekilde yüzde 34,3 e karşı yüzde 65,7 oranında yüksek bir oyla halk bu tasarıyı red etmiştir. Bu durum İsviçre de bankacılık sisteminin ne kadar güçlü olduğunu bizlere göstermektedir. Aynı zamanda İsviçre deki sol güçlerin dağınıklığını ve zayıflığını da gözler önüne sermektedir. Zira Kapitalist patronlar ve sağ liberal partiler 1:12 İnisiyatifini sosyalizm ideallerini gerçekleştirmekle suçlayıp propagandasını bunun üzerinden yürütüyordu. önünde yapılan mitingde, taşınan Almanca-Türkçe dövizlerin yanı sıra, Deri-İş sendikasının çıkardığı bildiri dağıtıldı. Düsseldorf un en zengin alış veriş merkezinin bulunduğu semtte düzenlenen miting Yaşasın Enternosyonal Dayanışma ve Yaşasın Punto Direnişimiz sloganlarıyla Punto işçilerinin sesi oldu. Deri-İş sendikasının hazırladığı dosya mağaza yetkililerine verilmek istendi. Fakat mağaza yetkilileri patronun dosyanın alınmaması konusunda talimat verdiğini belirten işçilere, yine de dosya verildi. İşçiler dosyayı patrona ileteceklerini belirttiler. Yaklaşık bir saat süren direniş, tekrar dayanışma sloganlarıyla bitirildi. STUTTGART Avrupa nın bir çok şehrinde olduğu gibi, Stuttgart ta da 23 Kasım günü Türkiye de bir süredir Punto deri işçilerinin sendikal hakları uğruna sürdürdükleri mücadeleye destek için ATİK taraftarları olarak, Punto Derinin ürettiği ürünleri satan Strenesse mağazasının önünde bir etkinlik düzenlendi. İki arkadaşın mağaza içerisine girerek Dayanışma Komitesi tarafından çıkarılan Almanca 2 sayfalık açıklamayı şirket yönetimine iletilmesi sağlandı. Mağazanın olduğu sokak oldukça tenha olduğundan bildiriler daha kalabalık bir cadde de dağıtıldı. Sınıf dayanışmasını yükseltmek ve Punto deri işçisinin meşru haklarını kazanabilmesi için daha güçlü etkinlikler örgütlemek bilinci ve inancıyla uyarı etkinliği bitirildi. DEN HAAG Hollanda nın Den Haag şehrinde Lacoste mağazasının önünde 23 Kasım 2013 tarihinde Zeytinburnu nda Punto Deri de sendikaya üye oldukları için işten atılan işçilerle dayanışma etkinliği gerçekleştirildi. Dayanışma komitesinin hazırladığı bir dosya mağaza yetkililerine verildi. Komite tarafından Türkiye de Punto Deri de çalışan işçi arkadaşlarımızın haklarını alana kadar eylemlerin devam ettirileceği belirtildi. Mağaza yetkilileri dosyayı genel merkezine göndermelerinin ardından mağazanın önünde Türkiye Deri-İş Sendikasının yayınladığı Hollandaca ve İngilizce bildirilerin dağıtımı yapılarak eylem bitirildi. NÜRNBERG Nürnberg kentinde Punto derinin ürettiği ürünleri satan Strenesse temsilciliğinin de yapıldığı Josephplatz 6 Nürnberg de, Modaevi Purrucker mağazasının önünde, ATİK üyelerininde katıldığı, Punto deri işçileriyle dayanışma etkinliği gerçekleştirildi. Eylem de Strenesse, Punto ya suç ortağı olma Strenesse, sendikal hakka saygı duy Strenesse sendikal hakların ihlaline gözyumuyor dövizleri taşındı. Deri İş sendikasının konuya ilişkin yaptığı açıklamanın bildirileri cadde- Referandumda oylanan diğer bir madde ise, otoyolları kullanan araçların yıllık 40 İsviçre Frankı olan geçiş ücretinin 100 Franka yükseltilmesi talebiydi. Vergilerle, cezalarla ekstra ücretlerle halkı bunaltan İsviçre devleti, 400 kilometrelik yeni yolun bakım ücretlerini karşılamak için Otoyol ücretlerini yüzde 150 arttırmak istedi, ancak bu tasarı da kabul görmedi. Referandum da oylanan üçüncü madde ise; faşist İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından savunulan Aile İnisiyatifi idi. İnisiyatif, çocuklu ailelere gelir vergisinde indirim yapılması, çocuklarının bakımını bizzat üstlenen ailelere daha fazla yardım verilmesi gibi talepleri savunuyordu. İlk bakışta kulağa hoş gelse de, SVP`nin faşist zihniyetinin altında yatanın farklı olduğu gözden kaçırmamak gerekiyor. Yukarıda bahsedilen ücret adaletsizliğini destekleyen, asgari ücretin yükseltilmesine karşı çıkan, göçmenleri aşağılayan ve İsviçre ye gelmelerinin önünü tıkayan bu partinin bu yasa tasarısıyla amaçladığı, İsviçre lilerin nüfuslarını arttırmalarının teşvikinden başka bir şey olamaz. AVRUPA DA PUNDO İŞÇİLERİYLE DAYANIŞMA EYLEMLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ den geçenlere dağıtıldı. İnsanların ilgileri dikkat çekti. Dayanışma komitesi Almanca çıkartılan açıklamayı mağaza yetkililerine vererek, Türkiye`deki Punto deride baş gösteren işçi çıkarma ve hak gasplarına karsı protesto açıklamasını e-posta yoluyla Punto grubuna yollattı. O esnada mağazada bulunan müşteriler pahalı deri malzemeleri üreten Punto şirketinin işçi çıkarmasını ve işçi haklarına saygı göstermemesini kınadıklarını belirttiler. VİYANA Avusturya nın Viyana kentinde Lacoste mağazasının önünde 22 Kasım 2013 tarihinde Punto deri işçileriyle dayanışma etkinliği gerçekleştirdi. Eylem de Lacoste, Punto ya suç ortağı olma- Lacoste ILO sözleşmelerine uy Lacoste, sendikal hakka saygı duy Lacoste esnek çalışmada kazanç elde ediyor -Lacoste sendikal hakların ihlalini tolere ediyor yazılı dövizler taşındı. Dayanışma komitesinin hazırladığı bir dosya mağaza yetkililerine verilerek, Türkiye deki Punto deride çalışan işçi arkadaşlarımız haklarını alana kadar, eylemlerimiz devam ettireceğiz belirtildi. Şehrin en işlek caddesi üzerinde olan Lacoste mağazasının önünde bir süre durularak, Türkiye Deri İş Sendikasının yayınladığı Almanca-İngilizce bildirilerin dağıtımı yapılarak eylem bitirildi.

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI HATUN ÖZTÜRK 20338647 Küresel Isınma Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Fosil yakıtların

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Farklı Sistemlerde Kentleşme

Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Kentleşme ve kent planları farklı ekonomik sistemlere göre değişebilir. Kapitalist ve sosyalist ülkelerin kentleşme biçimleri, (keskin olmamakla

Detaylı

AvivaSA CEO su Meral Eredenk: Bireysel. Emeklilik, Destekle Vites Yükseltecek

AvivaSA CEO su Meral Eredenk: Bireysel. Emeklilik, Destekle Vites Yükseltecek 4 Haziran 2012, Pazartesi AvivaSA CEO su Meral Eredenk: Bireysel Emeklilik, Destekle Vites Yükseltecek Uzun vadeli tasarrufları artırmak amacıyla Bireysel Emeklilik Sistemi ne getirilen teşviklerin sektörün

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU Temmuz 2014 OZON NEDİR Ozon (O 3 ) üç tane oksijen atomunun birleşmesi ile oluşmaktadır. Ozon, atmosferde

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012 2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU Mart, 2012 ARAŞTIRMA HAKKINDA 2012 Şubat ayında PERYÖN web sayfasında yer alan İş Yerinde Kadın Araştırması, Dernek üyeleri ve iletişim veri tabanında bulunan yaklaşık

Detaylı

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 AVRUPA'DA İNŞAAT ÜRETİMİ EKİMDE ARTTI Euro Bölgesinde inşaat üretimi yıllık yüzde 1,1 artış kaydetti Euro Bölgesinde inşaat üretimi ekim ayında aylık bazda yüzde 0,5,

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 23.07.2014 Jak ESKİNAZİ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seçim maratonu devam ediyor Cumhurbaşkanlığı Seçimi, ülkenin en sıcak gündemi 10 Ağustos'ta

Detaylı

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Var olduğundan bu yana çevre şartlarına göre şekillenen fiziksel, yapısal ve davranışsal değişimleri ile türünü güçlendirerek sürdüren canlılar arasında insan, bu doğal değişimlerle

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

oranları genel yapıyla benzerlik göstermekte ve yüzde 24,4 ile Orta Doğu dışındaki ülkelere göre oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır.

oranları genel yapıyla benzerlik göstermekte ve yüzde 24,4 ile Orta Doğu dışındaki ülkelere göre oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır. YÖNETİCİ ÖZETİ Türkiye de kadınların işgücüne katılımı 2008 yılı itibariyle yüzde 24 tür. Bu oranla Türkiye, Ortadoğu ülkeleriyle aynı grupta yer alırken Güney Avrupa ile Latin Amerika ülkelerinin, hatta

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48 Pazartesi 20 Ocak 2014 07:48 Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi nin yaptığı araştırma kamu görevlilerinin meslek haya tlarını borç ödeyerek geçirdiklerini ortaya koydu Yüzde 97 si borçlu olan memurların 60

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS RÜZGAR ENERJĐSĐ Erdinç TEZCAN FNSS Günümüzün ve geleceğimizin ekmek kadar su kadar önemli bir gereği; enerji. Son yıllarda artan dünya nüfusu, modern hayatın getirdiği yenilikler, teknolojinin gelişimi

Detaylı

27-31 Temmuz 2015. Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz?

27-31 Temmuz 2015. Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; *11:00 Almanya - IFO Ekonomi Güven Endeksi *13:00 İngiltere - İngiltere Sanayi Aktivite Trendi *14:30 Türkiye - Kapasite Kullanım Oranı ve İmalat Güven

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu SUNUŞ İşyeri sendika temsilcileri, işyerinde çalışan işçilerin mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve çıkarlarını korumakla görevli olan, sendikasının örgütlenmesi ve güçlenmesi için

Detaylı

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 2010 YGS SOS.BİL. TESTİNDEKİ / COĞRAFYA SORULARININ MÜFREDAT AÇISINDAN ANALİZİ Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 19. Hayali Rehberler: Paraleller ve Meridyenler

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr İKT442 Gelir Dağılımı Türkiye de Gelir Dağılımı Ve Yoksulluk Bir ekonomide belli bir dönemde yaradlan gelirin kişiler, hane halkları, sınıflar ve ürejm faktörleri arasında bölüşülmesini ifade etmektedir.

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI

TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI 25.02.2010 Giriş: Balıkesir in Dursunbey İlçesi ne bağlı Odaköy yakınlarındaki Şentaş

Detaylı

Rekabetçi ve Sorumlu İşletmeleri Destekleme Programı (SCORE): Türkiye için Fizibilite Çalışması

Rekabetçi ve Sorumlu İşletmeleri Destekleme Programı (SCORE): Türkiye için Fizibilite Çalışması ARAŞTIRMA NOTU 13/C-01A ARAŞTIRMA NOTU 14/C-01A Yayınlanma tarihi: Nisan 2014 Rekabetçi ve Sorumlu İşletmeleri Destekleme Programı (SCORE): Türkiye için Fizibilite Çalışması Pınar Kaynak TEPAV Araştırmacı

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

EKONOMÝDE GELÝÞMELER

EKONOMÝDE GELÝÞMELER 03 Þubat 2011 Perþembe Kemal AKAR Ýl Baþkan Yard. Ekonomi Ýþleri EKONOMÝDE GELÝÞMELER Kiþi Baþýna Milli Gelir 10 Bin Dolarý Aþtý Teþkilatýmýzýn Deðerli Mensuplarý, Kýymetli Yol Arkadaþlarým, Ak Parti bayraðýnýn

Detaylı

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında;

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında; İSTANBUL DA ÇEVRE KİRLİLİĞİ İstanbul da Çevre Kirliliği Su, Hava, Toprak ve Gürültü Kirliliği olarak 4 Bölümde ele alınmalıdır. İstanbul da Çevre Kirliliği konusunda İstanbul İl Çevre Müdürlüğü, Büyükşehir

Detaylı

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER 30 10 2013 topraksuenerji-ulusal güvenlik denince çoğu zaman zihnimizde sınırda nöbet tutan askerler, fırlatılmaya hazır füzeler, savaş uçakları

Detaylı

ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ ve İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ SEMİNERİ

ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ ve İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ SEMİNERİ MESLEKİ ve TEKNİK EĞİTİMDE ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ ve İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ SEMİNERİ 19 /04/ 2010 Azize Gökmen Genç Nüfus Yapısına Sahip Türkiye Bugün; GENÇ İŞSİZLER Sorununu Tartışmaktadır.

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ 1 AB İLETİŞİM STRATEJİSİ (ABİS) NEDİR? Türkiye - AB müzakere sürecinin üç ayağı: 1- Siyasi reformlar 2- AB yasal düzenlemelerinin kabul edilmesi ve uygulanması

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

Titre du projet 2014 FİLO BAROMETRE. Türkiye

Titre du projet 2014 FİLO BAROMETRE. Türkiye Titre du projet 2014 FİLO BAROMETRE Türkiye 1 Tüm filo profesyonelleri için uzman platformu: CVO nedir? Filo müdürleri, tedarik uzmanları, üreticiler, leasing şirketleri, reklamcılar, sigortacılar, basın,

Detaylı

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 1 KAMUNUN DÖNÜŞÜMÜ Kamunun ve kamu hizmetlerinin önceden belirlenmiş ekonomik, toplumsal, siyasal hedefler doğrultusunda; amaç ve işlevleri bakımından yeniden

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

BELEDİYELERDE İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİLERİN EKONOMİK-SOSYAL DURUMLARINA İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMA

BELEDİYELERDE İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİLERİN EKONOMİK-SOSYAL DURUMLARINA İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMA Genel-İş Emek Araştırma Dergisi, 2005/1 105 BELEDİYELERDE İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİLERİN EKONOMİK-SOSYAL DURUMLARINA İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMA Hülya Yeşilgöz Bilindiği gibi, küreselleşme sürecinin bir sonucu olan

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ESNEK GÜVENCE BAĞLAMINDA TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENCE Yasemin KARA Ağustos 2009 İÇERİK GİRİŞ TÜRKİYE HOLLANDA SONUÇ ve DEĞERLENDİRME 2 GİRİŞ 3 Matra Projesinin Temelleri Bu çalışma

Detaylı

Mobbing Araştırması. Haziran 2013

Mobbing Araştırması. Haziran 2013 Mobbing Araştırması Haziran 2013 Araştırma Hakkında 2013 Haziran ayında PERYÖN ve Towers Watson tarafından düzenlenen Mobbing Araştırması na çeşitli sektörlerden 143 katılımcı veri sağlamıştır. Ekteki

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış

Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış Dr. Aytekin Keleş Son yirmi yılda dünya hızla global bir ekonomik yapı haline dönüşmektedir. Her bir ülkenin ekonomisi ve ekonomik değişimleri birçok ülkeyi

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Ülkelerin veya hükümetlerin,bilinçli olarak, Nüfusun niceliği ( sağlık ve doğurganlık), Niteliği ( eğitim) ve Dağılımını(kır

Detaylı

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU Gürhan DEMİREL Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Kasım 2008 Kuzey Ren Vestfalya (Nord Rhein Westfalen) Almanya nın kuzey batısında,

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Araştırma Notu 12/124

Araştırma Notu 12/124 Araştırma Notu 12/124 05.01.2012 YENİLENEBİLİR ENERJİ HABERLERİNDE REGÜLASYON ve FİNANSMAN ÖNE ÇIKIYOR Barış Gençer Baykan Yönetici Özeti Yenilenebilir enerjiler, gerek fosil yakıtların tükeneceği öngörüsü

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı