MADDE BAĞIMLILIĞINA GENEL BAKIŞ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MADDE BAĞIMLILIĞINA GENEL BAKIŞ"

Transkript

1 İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 201 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S: MADDE BAĞIMLILIĞINA GENEL BAKIŞ Prof. Dr. Musa Tosun Merkez sinir sistemini etkileyerek, kişinin mental durumunda ve davranışlarında değişiklik yapan ve zamanla kötüye kullanım (abuse) ya da bağımlılık (dependence) oluşturan maddelere değişik zamanlarda değişik isimler verilmiştir. Bu maddeleri beyni etkileyen maddeler (brain-altering substances) olarak nitelemek mümkünse de nelere beyni etkileyen madde denileceği tartışmalıdır. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-III-R de bunlara psikoaktif maddeler (psychoactive substances) adını verirken DSM-IV de sadece madde (substance) terimini kullanmayı tercih etmiş ve bunlarla ilişkili bozukluklara da maddeyle ilişkili bozukluklar (substance-related disorders) adını vermiş; DSM-IV-TR bu terminolojide bir değişiklik yapmamıştır. Dünya Sağlık Teşkilatı ise ICD-10 da psikoaktif maddeler (psychoactive substances) terimini kullanmaya devam etmektedir. Psikoaktif (psychoactive) terimi, bağımlılık yapan ya da kötüye kullanılan maddeleri, sadece primer olarak beyni etkileme aktivitesine sahip olan maddelerle (mesela, kokain) sınırladığı ve böyle olmayan bir çok maddeyi dışladığı için terk edilmiştir. Ayrıca psikoaktif madde konsepti, beyni etkileme özellikleri olan bazı kimyasal maddeleri (mesela, organik çözücüler) kapsamaz ki bunlar gerek maksatlı olarak ve gerekse kaza ile alınabilen maddelerdir. Her ne kadar kötüye kullanılan veya bağımlılık yapan maddelere yasadışı veya yasaklı-kısıtlı (illegal substance; illicit drug) gibi isimler verilirse de; bir çok legal madde (mesela, morfin) sıklıkla illegal yollarla elde edilebildiği ve tedavi dışı amaçlarla kullanılabildiği için, maddeleri legal (yasal) ve illegal (yasadışı) maddeler diye ayırmak da mümkün değildir.

2 202 Madde Bağımlılığına Genel Bakış Son yıllara kadar kullanılan drug terimi de, sadece tedavi amacı ile üretilmiş kimyasal maddeleri içermesi sebebiyle bırakılmıştır. Çükü kötüye kullanılabilen bir çok madde natürel olarak mevcut olabildiği gibi (mesela, opium), bir çokları da insan tüketimine has bir madde bile değildir (mesela, yapıştırıcılar). Bugün artık bilimsel literatürde sadece madde (substance) terimi kullanılmakta, bu konuyla ilgili yazı ve kitapların başlığı da Madde ile İlişkili Bozukluklar (Substance- Related Disorders) olarak atılmaktadır. SINIFLAMA Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-IV-TR de, bağımlılık yapan ya da kötüye kullanılan maddeleri aşağıdaki gibi 11 grupta sınıflamıştır. ( Sıralama, İngilizce yazılışlarına göre alfabetiktir ve bu maddelerden bir kaçının bir arada kullanılması ve bilinmeyen madde kullanımları eklenince grup sayısı 13 e çıkmaktadır): 1. Alkol (alcohol) 2. Amfetamin (amphetamines) veya benzer etkili simpatomimetikler 3. Kafein (caffeine) 4. Kannabis (cannabis) 5. Kokain (cocaine) 6. Hallüsinojenler (hallucinogens) 7. İnhalanlar (inhalants) 8. Nikotin (nicotine) 9. Opiyatlar (opioids) 10. Fensiklidin ( phencyclidine, PCP ) veya benzer etkili arilsikloheksilaminler 11. Sedatifler, hipnotikler ve anksiyolitikler (Sedatives, hypnotics, or anxiolytics) 12. Çoğul madde (Polysubstance) 13. Diğer veya bilinmeyen madde (Other or unknown substance) Bu maddelerin her biri ile oluşan Madde ile İlişkili Bozukluklar (Substance-Related Disorders) ise DSM-IV-TR de, aşağıdaki gibi sınıflanmaktadır: 1- Madde Kullanım Bozuklukları ( Substance Use Disorders ) a- Madde Bağımlılığı ( Substance Dependence ) b- Madde Kötüye Kullanımı (Substance Abuse) 2- Madde Kullanımının Yol Açtığı Bozukluklar ( Substance-Induced Disorders) a- Madde Entoksikasyonu b- Madde Yoksunluğu c- Madde Kullanımının Yol Açtığı Deliryum d- Madde Kullanımının Yol Açtığı Kalıcı Demans e- Madde Kullanımının Yol Açtığı Kalıcı Amnestik Bozukluk

3 Prof. Dr. Musa Tosun 203 f- Madde Kullanımının Yol Açtığı Psikotik Bozukluk g- Madde Kullanımının Yol Açtığı Duygudurum Bozukluğu h- Madde Kullanımının Yol Açtığı Anksiyete Bozukluğu i- Madde Kullanımının Yol Açtığı Cinsel İşlev Bozukluğu j- Madde Kullanımının Yol Açtığı Uyku Bozukluğu k- Madde Kullanımının Yol Açtığı Başka Türlü Adlandırılmayan Bozukluk DSM-IV-TR e göre, madde gruplarına eşlik eden teşhislerin bazıları (bağımlılık, kötüye kullanım, entoksikasyon ve yoksunluk) Tablo-1 de verilmiştir. Bu dört teşhis üzerinde kısaca durulacak, bu yazının sınırlarının darlığı sebebi ile madde kullanımının yol açtığı diğer bozukluklar üzerinde ayrıca durulmayacaktır. Madde Kötüye Kullanımı (Substance Abuse): Bu tür kullanma biçiminde, bağımlılık kriterlerini karşılamamakla beraber, kişinin klinik olarak aşikar bir bozulma ya da sıkıntıya yol açacak şekilde uygunsuz bir madde kullanımı söz konusudur. Madde kullanımı yüzün- Tablo-1 Madde Gruplarına Eşlik Eden Teşhisler Bağımlılık Kötüye Kullanım Entoksikasyon Yoksunluk Alkol Amfetaminler Kafein Kannabis Kokain Hallüsinojenler İnhalanlar X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X Nikotin X X Opiyatlar Fensiklidin Sedatifler, hipnotikler ve anksiyolitikler Çoğul madde Diğer X X X X X X X X X X X X X X X X (DSM-IV-TR den alınmıştır )

4 204 Madde Bağımlılığına Genel Bakış den okul, ev veya iş sorunları ortaya çıkmakta, eş ile sorunlar olabilmekte ve madde kullanımı fiziki açıdan tehlikeli olabilmekte (araba kullanma gibi) veya yasal sorunlara yol açabilmektedir. DSM-IV-TR ye göre madde kötüye kullanımı teşhis kriterleri, Tablo- 2 de verilmiştir. Tablo-2 Madde Kötüye Kullanımı için Teşhis Kriterleri A- Aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası) ile kendini belli edecek şekilde, son 12 aylık bir peryod içinde ortaya çıkan, klinik olarak anlamlı bir bozulmaya ya da sıkıntıya yol açan maladaptif madde kullanım patterni: l- Kişinin işinde, okulunda ya da evinde yükümlü bulunduğu önemli rollerini yerine getirmesinde yetersizliğe yol açan tekrarlayıcı biçimde madde kullanması (mesela, madde kullanımı ile ilgili olarak tekrarlayan biçimde işe gitmeme ya da işteki performansın zayıflaması; madde kullanımı ile ilişkili olarak okula gitmeme, okulu asma veya okuldan atılmalar; çocukları veya ev halkını ihmal etme) 2- Tekrarlayan biçimde fi zik olarak tehlikeli durumlarda madde kullanımı (mesela, madde kullanımının ortaya çıkardığı etkiler olduğu halde otomobil sürme veya bir makineyi çalıştırma) 3- Madde ile ilişkili olarak tekrarlayan yasal problemler (mesela, maddeyle ilişkili davranış bozuklukları yüzünden tutuklanmalar) 4- Maddenin etkileriyle ortaya çıkmış veya alevlenmiş, sürekli ya da tekrarlayan sosyal ya da kişiler arası problemlere rağmen madde kullanımına devam edilmesi (mesela, eşiyle entoksikasyonun sonuçları hakkında sürüp giden tartışmalar, fi ziki kavgalar) B- Bu semptomlar, bu grup madde için Madde Bağımlılığı kriterlerini hiç bir zaman doldurmamıştır. (DSM-IV-TR den alınmıştır) Madde Bağımlılığı (Substance Dependence) : Alışılmış olan herhangi bir ilaç veya maddenin, kişi için psikolojik ve fizyolojik bir ihtiyaç haline gelmesi, alınması için engellenmesi imkansız bir istek duyulması, alınan miktarın ve alınma sıklığının giderek artması, alınmadığı zaman yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ve bu ilaç veya madde alınmadan günlük hayatın sürdürülmesinin imkansız hale gelmesidir DSM-IV-TR ye göre madde bağımlılığının teşhis kriterleri, Tablo-3 de verilmiştir. DSM-III, 1980 de, bağımlılığın teşhis kriterleri içinde fizik bağımlılığın varlığını ararken, DSM-III-R, 1987 de, fizik ve psikolojik bağımlılık ayırımına son vererek, bağımlılığın teşhis kriterlerinden, fizik bağımlılığın gelişmiş bulunması şartını çıkarmıştır. DSM-IV ise 1994 de tekrar fizik ve psikolojik bağımlılık terimlerini kullanmaya başlamış, madde bağımlılığı teşhis kriterlerinin altında fizyolojik bağımlılığın bulunup bulunmadığının belirtilmesini istemiş ve fizyolojik bağımlılık kriteri olarak da toleransın (tolerance) veya yoksunluk (withdrawal) sendromunun varlığını kabul etmiştir.

5 Prof. Dr. Musa Tosun 205 Ancak fizyolojik bağımlılığın varlığı veya yokluğunu aşırı şekilde önemseyerek, fizik ve psikolojik bağımlılığı tamamıyla birbirinden bağımsız kabul etmek, tıpkı organik-fonksiyonel ayırımı gibi hatalı olabilir. Çünkü ve hiç şüphe yok ki psikolojik veya davranışsal (behavioral) bağımlılık da beynin davranışla ilgili merkezlerinde fizyolojik değişikliklere yol açabilir. Tablo-3 Madde Bağımlılığı için Teşhis Kriterleri Aşağıdakilerden üçü (ya da daha fazlası) ile kendini belli edecek şekilde, 12 aylık bir peryod içinde herhangi bir zaman ortaya çıkan, klinik olarak anlamlı bir bozulmaya ya da sıkıntıya yol açan maladaptif madde kullanım patterni: A. Aşağıdakilerden biri ile belirlenen tolerans ın varlığı: a. Entoksikasyonun veya arzu edilen etkinin sağlanabilmesi için aşikar bir şekilde, daha fazla madde miktarlarına ihtiyaç duyulması b. Maddenin aynı miktarları kullanılmaya devam edildiği halde, elde edilen etkinin aşikâr bir şekilde daha az olması B. Aşağıdakilerden biri ile belirlenen yoksunluk un varlığı: a. Söz konusu madde için karakteristik olan yoksunluk sendromu (Spesifi k maddelerin yoksunluk kriterlerinin A ve B kriterlerine bakınız) b. Yoksunluk semptomlarından kurtulmak ya da kaçınmak için aynı (veya çok yakın ilişkili) maddenin alınması 1. Madde genellikle niyetlenildiğinden daha yüksek miktarlarda ve daha uzun periyotlarla kullanılır. 2. Madde kullanımını bırakmak ya da kontrol altına almak için sürekli bir arzu ya da başarısız çabalar vardır. 3. Maddeyi elde etmek için (mesela, çok sayıda doktora baş vurmak, uzun mesafelere arabayla gitmek), maddeyi kullanmak için (mesela, zincirleme sigara içmek) veya etkilerinden kurtulmak, ayılmak için gerekli olan aktivitelerde çok fazla zaman harcanması. 4. Çok önemli sosyal, mesleki veya eğlence ile ilgili aktivitelerin, madde kullanımı yüzünden terk edilmesi veya azaltılması. 5. Maddenin sebep olmuş veya alevlendirmiş olabileceği mümkün olabilen, sürekli olarak mevcut olan veya tekrarlayan bir şekilde ortaya çıkan fi zik ya da psikolojik bir rahatsızlığın varlığının bilinmesine rağmen madde kullanımına devam edilmesi (mesela, kokainin sebep olduğu bir depresyonun var olduğu bilinmesine rağmen kokain kullanımına devam edilmesi veya alkol alınması ile kötüleşen bir ülserin varlığının bilinmesine rağmen içmeye devam edilmesi) Eğer varsa belirtiniz: Fizyolojik bağımlılık ile birlikte: Tolerans veya Yoksunluğun delili vardır (Yani yukarıdaki teşhis kriterlerinin 1. veya 2. maddesi vardır ) Fizyolojik bağımlılık olmaksızın: Tolerans veya yoksunluğun delili yoktur.(yani 1. veya 2. maddelerden herhangi biri yoktur) Seyir belirleyicileri: Erken tam remisyon Erken kısmi remisyon Kalıcı tam remisyon Kalıcı kısmi remisyon Agonist tedavide Denetimli çevrede (DSM-IV-TR den alınmıştır.)

6 206 Madde Bağımlılığına Genel Bakış Zehirlenme (Intoxication): Herhangi bir maddenin kişi tarafından alınması ile o maddeye özgü bir reversibl sendromun gelişmesidir. Bir maddenin (alkol veya diğer) kullanımı sırasında ya da hemen sonra, maddenin merkezi sinir sistemindeki etkisine bağlı olarak, psiko-fizyolojik ve davranışla ilgili geçici değişiklikler ortaya çıkar. Bu değişikliklerin tabiatı, kişiye ve maddeye göre değişir. Mesela alkolle entoksike olan bazı kimseler neşeli veya agressif olurken, bazı kimseler de kederlenir, durgunlaşır veya ağlarlar. Ortaya çıkan değişikliklerin veya entoksikasyonun derecesi de genellikle alınan madde miktarıyla ve kişinin o maddeyle daha önce karşılaşmış olup olmamasıyla ilişkilidir. DSM-IV-TR ye göre madde entoksikasyonu için teşhis kriterleri Tablo-4 de verilmiştir. Tablo-4 Madde Entoksikasyonu için Teşhis Kriterleri A- Bir maddeyle ilişkili spesifi k ve reversibl bir sendromun, yakın bir geçmişte o maddenin alımına (veya o maddeye maruz kalınmasına) bağlı olarak gelişmesi. Not: Değişik maddeler birbirine benzer veya özdeş sendromlar ortaya çıkarabilir. B- Maddenin kullanımı sırasında ya da kullanımından çok kısa bir süre sonra gelişen, maddenin merkez sinir sistemi üzerindeki etkisine bağlı olarak ortaya çıkan, klinik olarak belirgin uygunsuz davranışla ilgili veya psikolojik değişikliklerin (mesela, kavgacılık, mizaç labilitesi, kognitif bozukluk, muhakeme bozukluğu, sosyal ve mesleki fonksiyonlarda bozulmanın) ortaya çıkması C- Bu semptomlar bir genel tıbbi duruma bağlı değildir ve başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz. (DSM-VI-TR den alınmıştır.) Yoksunluk Sendromu (Withdrawal Syndrome) : Alışılmış olan ilaç veya maddenin alınamaması veya alınan miktarın azaltılması halinde ortaya çıkan bir hastalık tablosu, bir kriz durumudur. DSM-IV-TR ye göre yoksunluk sendromu için teşhis kriterleri Tablo-5 de verilmiştir. Tablo-5 Madde Yoksunluğu için Teşhis Kriterleri A- Fazla miktarda ve uzun süreli bir madde kullanımına son verilmesine (ya da dozun azaltılmasına) bağlı olarak, o maddeye özgü-spesifi k bir sendromun gelişmesi. B-Bu maddeye özgü-spesifi k sendrom, klinik olarak belirgin şekilde bir sıkıntıya veya sosyal mesleki ya da diğer önemli alanlarla ilgili fonksiyonlarda bozulmaya yol açar. C-Bu semptomlar bir genel tıbbi duruma bağlı değildir ve başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz. (DSM-VI-TR den alınmıştır.)

7 Prof. Dr. Musa Tosun 207 ETYOLOJİ Bazı insanların niçin madde kullanıcısı veya bağımlısı olduğu ve diğer insanların niçin olmadığının cevabı henüz kesin olarak verilememişse de, madde kullanımının ortaya çıkmasında üç faktörün bir araya gelmesinin önemli olduğu kabul edilir: Maddenin elde edilebilirliği (availability of substances) Yatkın bir kişilik (vulnerable personality) Sosyal çevre (social environment). Yani bağımlılık yapacak bir madde ile bağımlı olmaya yatkın özellikler taşıyan bir kişinin, o bağımlılığın sürdürülmesinin şartlarını hazırlayan uygun bir çevrede karşılaşması gereklidir. Bu üç faktör bir araya gelip, kişi bir defa düzenli olarak madde kullanmaya başlayınca, nöro-kimyasal ve farmakolojik faktörler de madde kötüye kullanımı ve bağımlılığının gelişip, şekillenmesinde önemeli bir rol oynarlar. Maddenin elde edilebilirliği (availability of substances): Herhangi bir maddenin kullanılabilmesi ve o maddeye karşı bağımlılığın oluşabilmesi için öncelikle, maddenin kendisinin bulunması gereklidir. Mesela, eroin olmadan eroin bağımlılığının, alkol bulunmayan bir yerde alkol bağımlılığının ortaya çıkması söz konusu olamaz. İnsanlar kötüye kullandıkları veya bağımlı oldukları maddeleri genellikle üç kaynaktan elde ederler: doktor reçetesi, yasal olarak satın alma ve yasa dışı kaynaklardan madde temini. 1- Doktor reçetesiyle verilen ilaçlar: Günümüzde özellikle psikotrop ilaçların kötüye kullanılması ve bağımlılığına ilk adım genellikle doktor reçetesi ile atılmaktadır. Doktorun belli bir süre için ve belli bir amaçla verdiği ilaçlar (mesela, benzodiazepin türevleri) hasta tarafından amacını aşan bir şekilde kullanılmakta ve bağımlılık ortaya çıkabilmektedir. 2- Bağımlılık yapan yasal maddeler: Günümüzde bütün dünyada, alım satımı yasal olan ve insanların bağımlı olabildikleri maddelerin başında sigara gelmektedir. Alkol için de (bazı İslam ülkeleri hariç) aynı durum söz konusudur. Son yıllarda yaygınlaşan ve insan tüketimine has olmayan, ancak yasal olarak alınıp satılan (inhalanlar, yapıştırıcılar, vs. gibi) bazı maddeler de böyledir. 3- Yasa dışı kaynaklar: Kötüye kullanılan veya bağımlılık yapan bir çok madde ise (esrar, eroin, kokain vs.), günümüzde hemen bütün dünyada yasa dışıdır (illegal-illicit substances) ve yasa dışı kaynaklardan yasa dışı yollarla temin edilir. Ancak morfin gibi yasal olan ve reçete ile verilen bazı ilaçların yasa dışı yollardan temini de mümkündür (street drugs). Yatkın kişilik (vulnerable personality): Madde kullanımı veya bağımlılığı için spesifik bir kişilik yapısı belirlenememiş ise de anti-sosyal kişilik bozukluğu ile madde kullanımı arasında, normal popülasyona göre, çok büyük bir komorbidite oranı (% 35 ila 60) söz konusudur. Ayrıca, başta reçeteye girmeyen maddeleri kullanan genç popülasyon olmak üzere, madde kullanıcısı olan insanların çoğunun, madde kullanımına başlamazdan önce çeşitli

8 208 Madde Bağımlılığına Genel Bakış derecelerde kırılgan, kolay etkilenip incinebilen ve madde bağımlısı olmaya yatkın kişilik özellikleri (vulnerable personality) gösterdiği tesbit edilmiştir. Bu kişilerin genel özellikleri şöyle sıralanabilir: Egoları yetersiz, bağımlı, aşırı güvensiz kişilerdir. Günlük hayatın zorlukları ile başa çıkabilecek yeterliliğe, birikime ve rekabet gücüne sahip değildirler. Engellenmeye dayanma eşikleri düşüktür. Kararsız bir duygulanım gösterirler. Sürekli olarak heyecan arayışı içindedirler, impulsif davranışlar gösterirler ve zevk düşkünlüğü (hedonism) hayatlarını önemli ölçüde yönlendirir. Devamlı olarak okulu kırar, çeşitli suçlar işler ve eğitimde başarısız olurlar. Güvensizlik, güçsüzlük ve başarısızlıklarını kapatabilmek için sürekli olarak toplumu ve otoriteyi eleştirirler, kuralları ve yasaları çiğneme eğilimi gösterirler. Madde kullananların bir çoğunda depresyon ve anksiyeteye sık rastlanır. Ancak bunun madde kullanımının bir sebebi mi yoksa sonucu mu olduğu pek belirlenemez. Yine madde kullananların bir çoğunun ailesinde, psikiyatrik hastalığı veya kişilik bozukluğu olan bireyler vardır. Ayrıca aile içi düzensizlikler, cinsel tacizler, anne baba veya kardeşler arasında madde kullanan bireylerin bulunuşu ve parçalanmış aileler de çocukları madde kullanımına yatkın hale getiren önemli faktörlerdir. Sosyal çevre (Social environment): Sosyal çevre, hem kişiyi etkileyip madde kullanımına yatkın hale getirerek, hem maddenin elde edilebilirliğini kolaylaştırarak ve hem de madde alt-kültürlerini (substance subculture) oluşturarak madde kullanımı ve bağımlılığının ortaya çıkması ve sürdürülmesinde etkili olur. Bir toplumda madde kullanımının hoş karşılanması madde kötüye kullanımı ve bağımlılığının yaygınlaşması riskini artırır. Buna karşılık, toplumun değer yargılarının madde kullanımına karşı çıktığı ve desteklemediği ortamlarda, madde kolay elde edilebilse bile kullanımı çok düşük kalabilmektedir. Herhangi bir maddenin kullanımının kişiye bir üstünlük veya sosyal statü kazandırdığı durumlarda bu maddelerin bağımlılığına daha çok rastlanır. Mesela sigara içmenin erkeklik ve üstünlük işareti sayıldığı alt ve orta ekonomik tabakalarda sigara bağımlılığına, kokain kullanmanın moda olduğu ve kişiye itibar kazandırdığı üst ekonomik tabakalarda kokain bağımlılığına daha çok rastlanır. Akranlar ve arkadaş grupları kişileri madde kullanımına özendirebilir. İşsizlik, evsizlik ve başka ekonomik sorunlar da madde kullanımı üzerinde etkili olabilen sosyal faktörlerdir. Madde alt-kültürü (substance subculture, substance subgroup): Madde alt kültürü, herhangi bir maddeyi kullanan bireylerin genel popülasyon içinde oluşturdukları, kendine has kural ve gelenekleri olan ve madde kullanımının bir hayat tarzı haline geldiği alt grupları ifade eder. Madde alt kültürüne giren bireyler, ortak bir düşünme ve davranış tarzı geliştirirler ve birbirlerini nerede görseler tanıyacak müşterek özelliklere sahip olurlar. Bu alt-kültürün üyeleri, kullandıkları maddenin nereden, nasıl, kaç paraya temin edilebileceğini; o maddenin kullanma yol ve biçimlerini; polisle başları derde girdiğinde

9 Prof. Dr. Musa Tosun 209 neler yapacaklarını; hangi durumlarda sağlıklarının tehlikeye girdiğini ve bu durumlarda ne gibi tedbirler alınması gerektiğini birbirlerine öğretir ve sıkı bir dayanışma içerisine girerler. Kendilerine has buluşma yerleri, haberleşme şekilleri ve konuşma biçimleri vardır. Özel bir jargonla konuşurlar ve sadece grup üyelerinin anlayabildiği parola sayılabilecek terimleri vardır. Alt-kültürün kurallarına uymayanlar dışlanırlar ve alt-kültürün dışında kalan kişilerin madde kullanımını sürdürmeleri zorlaşır. Hemen her madde için ayrı bir alt kültür oluşur ve bazen birinden diğerine geçiş olur. Mesela önceleri esrar alt-kültürüne giren bir kişi sonra eroin alt kültürüne girebilir veya memleket değiştirmek ya da kullanılan maddenin ortadan kalkması gibi sebeplerle başka alt kültürlere geçişler olabilir. Madde Kullanım Bozukluklarının Oluşumunu Açıklayan Teoriler Bir maddenin bulunması ve yatkın bir kişinin uygun bir çevrede o maddeyle karşılaşması her zaman ve her kişide madde kötüye kullanımı veya bağımlılığına yol açmamaktadır. Bir çok kimse herhangi bir maddeyi kullandığı (use) halde, kötüye kullanma aşamasına (abuse) geçmemekte, kötüye kullanımı olan bir çok kimse (abuser) de bağımlı (dependent) hale gelmemektedir. Bu sebeple, madde kullanımlarının (use, abuse, dependence) etiyolojisi üzerine bir çok teori geliştirilmiştir. Bunlar hakkında kısa bilgiler verilecektir. Psikodinamik Teoriler: Klasik psikodinamik teorilere göre, madde kullanımı, mastürbasyon eşdeğeri bir davranış, eşcinsel impulslere karşı bir savunma veya oral regresyonun bir tezahürüdür. Son psikodinamik formülasyonlar ise madde kullanımı ile depresyon arasındaki ilişki üzerine kurulmuştur ya da madde kullanımını bozulmuş ego fonksiyonlarının bir yansıması olarak kabul ederler. Buna göre, madde kötüye kullanımını, psikoseksüel gelişmenin oral fazına bir regresyon olmaktan daha çok, uyum ve korunmaya yönelik (adaptif ve defansif) bir davranıştır. Kullanılan bir madde, öfke ve utanç gibi yoğun duygulanımlara (affect) karşı gelişmiş, zayıf savunmaları pekiştirip kuvvetlendirebileceği için, regressif durumlar her hangi bir maddenin kullanılması yoluyla tersine çevrilebilir ve dolayısıyla kişi regresyondan kurtulup çevresine uyum sağlayabilir. Bundan başka, madde bağımlılığı olan kişiler, kendine bakımda (self-care), erken gelişimsel bozukluklardan kaynaklanan, önemli eksiklikler gösterirler ve bu kişilerin, ebeveynlerini içselleştirmelerinde (internalization) de çeşitli aksaklıkları olabilir. Sonuç olarak madde bağımlısı kişiler, kendilerini sakinleştirmekte ve impuls kontrolünü ve benlik saygısını (self-esteem) düzenlemekte güçlük çekerler. Madde kullanan kişiler, alkolik kişilere göre, daha düzensiz bir çocukluk çağı geçirmişlerdir, bu maddelerle kendi kendilerini tedavi eğilimleri daha çoktur ve psikoterapiden daha çok yararlanırlar. Çok sayıda araştırma, kişilik bozuklukları ile madde bağımlılığının gelişmesi arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Psikososyal Teoriler: Bu teoriler madde kullanımı ile aile ve genel olarak içinde yaşanılan toplum arasındaki ilişkiler üzerine kurulmuştur ve bu açıdan ( sosyal çevre fak-

10 210 Madde Bağımlılığına Genel Bakış törü üzerinde durulurken belirtildiği gibi ) aile ve toplumun çok önemli rolleri vardır. Ancak aynı sosyal baskıların altında ve aynı sosyo-ekonomik zorluklar içinde yaşayan çocukların hepsinin madde kötüye kullanımı veya bağımlılığı göstermemesi başka faktörlerin de etkili olduğunu düşündürmektedir. Davranış Teorileri: Madde bağımlılığını açıklamaya yönelik bazı davranışsal (behavioral) modeller, fizik bağımlılık semptomlarından çok madde arama davranışı (substance seeking behavior) üzerine odaklanmışlardır. Kalkış noktaları da her kötüye kullanılan maddenin fizyolojik bağımlılık geliştirmemesidir. Fizyolojik bağımlılık gelişmediği halde madde arama davranışı nı ortaya çıkaran dört büyük davranışsal prensip üzerinde durulmaktadır: Birinci ve ikinci prensip, bazı maddelerin olumlu pekiştirme nitelikleri (positive reinforcing) ve zıt (advers) etkileridir. Kötüye kullanılan maddelerin çoğu, ilk defa alınışlarından hemen sonra olumlu bir tecrübe, alınış amaçlarına uygun bir etki (mesela, öfori veya anksiyete azalması ) ortaya çıkarırlar ve böylece bu maddeler, daha sonraki madde arama davranışı için, bir olumlu pekiştirici (positive reinforcer) olarak rol oynarlar ve kişilerin madde kulanımına yol açan davranışlarının sıklığı artar. Bazı maddeler ise, ortaya çıkan zıt-ters (advers) etkileri sebebiyle madde arama davranışı nı azaltıcı bir etkiye sahiptirler. Üçüncü prensip, kişinin, kötüye kullandığı maddeyi, diğer maddelerden farklı kılan bir algılamasının olabilmesidir. Dördüncü prensip ise, hemen hemen bütün madde arama davranışlarının, madde alınışının ortaya çıkardığı farklı bir tecrübe ve yaşantıya bağlı olarak gelişen harekete geçirici veya yönlendirici etkilerle (cue) birlikte oluşudur. Fizyolojik bağımlılığı olan insanlarda, ortaya çıkan yoksunluk semptomları da madde arama davranışı nı beklenen bir sonuç haline getirir ve bireyler, yoksunluk semptomlarının hoş olmayan etkilerden, daha çok madde alarak kurtulmaya çalışırlar. Ancak, aşikâr yoksunluk semptomlarının kaybolmasından aylarca sonra kişinin kullandığı maddeyi almak için yoğun bir istek ve arzu duyabilmesi, madde arama davranışının, sadece yoksunluk semptomlarının zorlaması ile açıklanamayacağını gösterir. Madde kullanımı ile daha önceleri ilişkili olan ve aylar sonra tekrar ortaya çıkabilen, özel psikolojik ve sosyal uyaranlar, tıpkı yoksunluk semptomlarının yaptığı gibi, çok şiddetli madde alma istek ve arzusunu tetikleyebilir. Bu peryod sırasında sadece bir defa madde alınması bile bağımlılığın çok hızlı bir şekilde ve tam olarak tekrar ortaya çıkmasına (nüksetmesine, relapse a) yol açar ki buna maddenin eski duruma döndürme etkisi (reinstatment effect) denir. Genetik Teoriler: Alkol kötüye kullanımının etiyolojisinde genetik faktörlerin önemli bir rol oynadığı, ikizler, evlat edinilmiş çocuklar ve birbirinden ayrı büyütülmüş çocuklar üzerinde yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Ancak alkol dışında kalan diğer maddelerle oluşan kötüye kullanım veya bağımlılıklar üzerinde genetik faktörlerin rolü ile ilgili bilgiler daha azdır. Bununla birlikte, son zamanlarda, özellikle RFLP (restriction fragment length polymorphism) tekniği ile yapılan bazı çalışmalarda, alkol dışındaki madde bağımlılığı ve kötüye kullanımlarının da genetik bir temeli olduğu gösterilmiştir.

11 Prof. Dr. Musa Tosun 211 Nörokimyasal Teoriler: Alkol hariç, kötüye kullanılan maddelerin çoğu için, bu maddelerin etkilerini sağlayan özel nörotransmitterler veya nörotransmitter reseptörleri belirlenmiştir. Mesela, opiyatlar, özel opiyat reseptörleri üzerine etki ederler ve bu yüzden çok az endojen opiyat aktivitesine (mesela, düşük endorfin konsantrasyonuna) veya çok fazla endojen opiyat antagonist aktivitesine sahip olan bir kişide opiyat bağımlılığının gelişme riski daha fazladır. Bir kişi, tamamiyle normal endojen reseptör fonksiyonuna ve nörotransmitter konsantrasyonuna sahip olsa bile, kötüye kullanılan bir maddenin uzun süre kullanılması, giderek beyindeki reseptör sistemlerini değiştirir ve beyinde bu alışılan maddenin de içinde olduğu yeni bir denge durumu (homeostasis) ortaya çıkar ve sonuçta beyin bu yeni denge durumunu sürdürebilmek için bu dış kaynaklı maddenin (exogenous substance) varlığına ihtiyaç duyar. Bir maddeye karşı, Merkez Sinir Sisteminde (MSS) tolerans gelişmesinin mekanizmasını, reseptör seviyesindeki bu tür değişikliklerle açıklamak mümkündür. Nitekim, Tolerans ve Yoksunluk fenomenlerinin, beyindeki bu tür nöro-adaptif değişiklikler sonucunda oluştuğu ve bu fenomenlerin, madde alındığında ortaya çıkan, akut farmakolojik etkilere karşı geliştirilen homeostatik proçeslerin bir parçası olduğu çeşitli şekillerde gösterilmiştir. Mesela, alkol, barbitüratlar ve benzodiazepinler gibi, sıkıntı geçirme ve uyku getirme (anxiolytic ve hypnotic) özellikleri olan ve bağımlılık yapabilen maddelerin, akut farmakolojik etkilerinden biri de beyindeki GABA (Gama Amino Butirik Asid) fonksiyonlarını arttırmalarıdır. Bu maddeler alınmaya devam edildikçe, beyindeki GABA ve benzodiazepin reseptör duyarlılığında, GABA nörotransmisyonunu kolaylaştırarak bu maddelerin etkilerini dengelemeye ve böylece yeni duruma uyum sağlamaya yönelik (adaptive) değişiklikler olur. İşte bu durum, bireyin aynı farmakolojik etkiyi sağlamak için giderek daha fazla miktarda madde almaya ihtiyaç duyması ile sonuçlanan tolerans (tolerance) fenomeninin gelişmesi demektir. Eğer, alınan madde birden bire bırakılırsa, reseptör fonksiyonlarında devam etmekte olan adaptif değişiklikler, GABA aktivitesinde ani bir düşmeye yol açabilir ki bu durum da yoksunluk (withdrawal) fenomeninin ortaya çıkması demektir. Anksiyolitik ilaç bağımlılığına bağlı yoksunluk sendromlarında görülen anksiyete, uykusuzluk ve epilepsi nöbetleri gibi klinik belirtilerin bir çoğu, beyinde GABA fonksiyonlarının azalması ile açıklanabilir. Anksiyolitikler, hipnotikler ve alkol arasında bu ortak mekanizmalar sebebiyle oluşan çapraz tolerans (cross-tolerance), alkol yoksunluk sendromlarının benzodiazepinler ile tedavi edilebilmesi gibi imkânlar sağlar. Diğer maddelerin kötüye kullanımında görülen tolerans ve yoksunluk fenomenlerinde de benzer adaptif değişiklikler söz konusudur. Mesela, opiyatların akut kullanımı, beyin sapındaki noradrenalin hücre gövdelerindeki ateşlenmeyi azaltır ve bu maddelerin sürekli kullanımı ile tekrar tekrar ortaya çıkan bu etki, muhtemelen opiyat reseptörlerinin duyarlılığında adaptif değişikliklere sebep olarak tolerans gelişmesine yol açar. Eğer opiyatlar birdenbire kesilirse, noradrenalin nöronlarının ateşlemesinde ve terminal bölgelerden noradrenalin salınımında ani bir artış olur. Noradrenerjik aktivitenin artması ise, terleme,

12 212 Madde Bağımlılığına Genel Bakış taşikardi, hipertansiyon ve anksiyete gibi, akut opiat yoksunluk sendromlarında görülen klinik belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu bilgilerden hareketle, bir noradrenalin oto-reseptör agonisti olan Clonidine opiyat yoksunluk sendromlarının tedavisinde kullanılır. MADDE KULLANIMINDA ERKEN TEŞHİS Madde kullanım bozukluklarının erken teşhis edilmesi ve bağımlılık tablosu tam olarak yerleşmeden, davranış kalıpları sabitleşmeden ve İV madde kullanımına ait komplikasyonlar ortaya çıkmadan önce tedaviye başlanması çok önemlidir. Bu sebeple, erken teşhiste geçerli olan bazı genel prensiplerin verilmesi doğru olacaktır. Madde bağımlılarının tedavisine alışkın olmayan psikiyatristler, diğer hastalarında görmeye alışık olmadıkları bazı davranışlara karşı hazırlıklı olmalıdır: Bu hastalar, abartılı konuşmaya ve yalan söylemeye çok yatkındırlar ve hekimlerini çeşitli şekillerde yanıltmaya çalışırlar. Kullandıkları maddenin dozunu olduğundan daha az veya çok gösterebilirler. Asıl amaçları maddeyi tamamen bırakmak olmayabilir. Hastalandıkları veya bedensel olarak zayıf düştükleri için hastaneye yatarak iyileştikten ve eski güçlerini yeniden kazandıktan sonra madde kullanmaya devam etmeyi amaçlıyor olabilirler. Tehlikeli günlük dozlara yaklaştıklarını ve hayatlarının risk altına girdiğini hissederek ya da almakta oldukları günlük doz çok pahalıya mal olmaya başladığı için kullandıkları maddenin dozunu düşürebilmek için tedaviye gelmiş olabilirler. Birden çok madde kullandığı halde bunu saklayabilirler. Samimi olarak maddeyi bırakmak için hastaneye yatanların bile, gerek yatış sırasında kendileri ve gerekse yatarken ziyarete gelen arkadaşları vasıtasıyla içeriye madde sokma eğilimleri vardır ve akla gelebilecek her yolla kliniğe madde sokabilirler. İyi bir anamnez ile, kullanılan maddenin dozu, kullanma süresi, fiyatı ve kaynağı hakkında hastanın anlattıklarının kendi içinde tutarlı olup olmadığı araştırılmalı ve ayrıca bu bulguların başka kaynaklardan elde edilecek bilgilerle doğrulanmasına çalışılmalıdır. Özellikle kolların ön yüzü ve dirsek çukurlarında olmak üzere vücudun çeşitli yerlerindeki iğne izleri, toplar damar trombozları ve yaralar gibi bazı klinik bulgular İV yolla madde kullanımının göstergesi olabilir. Kollardaki iğne yerlerinin görünmesini önlemek için çok sıcak havalarda bile uzun kollu gömlek veya elbiseler giyerler. Deri altı apseleri ve hepatiti olan hastaların İV yolla madde kullanıp kullanmadıkları araştırılmalıdır. Madde bağımlılığına işaret eden davranış değişiklikleri : Okula veya işe gitmeme ve performans kaybı. Kendine bakımda yetersizlik ve bakımsız bir dış görünüş İçe kapanma

13 Prof. Dr. Musa Tosun 213 Ani arkadaş ve çevre değişikliği (eski arkadaşlardan uzak durulması ve genellikle bir madde alt-kültürüne üye olan yeni arkadaşlar edinilmesi) Konuşma tarzında değişiklikler ve madde alt-kültürüne ait ( ispiyon, zula, kıyakçılık vs gibi) terimlerin kullanılmaya başlanması Bilinç ve emosyonel durumda günlük değişiklikler ( Daha önceleri mutat olmayan, gece uykusuzlukları, gündüz uyuklama, dikkat dağınıklığı, sinirlilik, sebepsiz neşe ve keder vs ) Sürekli burun akıntısı, müphem karın ağrıları, sık sık hastalık bahanesi ile iğne yaptırılması Gençlerin harçlık isteklerinde, büyüklerin harcamalarında alışık olunmayan artışlar Kendi ev veya iş yerinden habersiz para alma veya başka yerlerden hırsızlık yapma Kendisinden yaşça büyük ve paralı erkek veya kadınlarla ilgilenmeye başlama veya fuhuş. Poliklinik şartlarında sorulacak birkaç basit soru ile, bir kişide alkol ve madde kulanım sorununun olup olmadığı ve hatta bu sorunun ciddiyetini tespit etmek mümkündür. Anahtar kelimelerin baş harflerinin KESİ şeklinde bir kısaltma oluşturduğu dört soru şöyledir: Hiç alkol (veya madde) kullanımını Kesmeniz gerektiğini hissettiniz mi? Hiç alkol (veya madde) kullanmanızın Eleştirilmesinden rahatsız oldunuz mu? Alkol (veya madde) kullanımı yüzünden Suçluluk duydunuz mu? Hiç, mahmurluk çözmek ya da akşamdan kalmalığın etkilerini atmak için, sabahleyin İlk aldığınız şey alkol (veya madde) oldu mu? Dört sorudan herhangi birine verilen, 1 evet cevabı alkolizm (ya da madde kullanımı) ihtimalini düşündürür. Birden fazla evet cevabı alkolizm (ya da madde kullanımı) probleminin ciddi düzeyde olduğunu düşündürür. TEDAVİNİN GENEL PRENSİPLERİ Madde kullanımının ve bağımlılığının en iyi ve en kolay tedavisi o maddeye hiç başlanmamasını sağlamaktır. Zira madde bağımlılığı oluştuktan sonra tedavisi çok zordur. Dolayısıyla, kişiyi ve toplumu bu maddelere karşı koruyacak tedbirlerin alınmasına öncelik verilmelidir. Bu sebeple, konuyu koruyucu tedbirler ve tedavi ve rehabilitasyon olmak üzere iki başlık altında incelemek doğru olacaktır. Koruyucu tedbirler Koruyucu tedbirlerin başında yoksulluk, işsizlik, göç, eğitim kurumlarının yetersizliği, aile ve toplum yapısının çözülmesi, gelenek ve göreneklerin unutulması, dini inançların zayıflaması ve kültürel yozlaşma gibi kişi ve toplumu madde kullanımına yatkın hale getiren sosyal sorunlara karşı devletlerin alacağı tedbirler gelir. Yine, devletlere düşen

14 214 Madde Bağımlılığına Genel Bakış bir önemli görev de maddenin elde edilebilirliğinin kısıtlanması için gerekli tedbirlerinin alınması ve ayrıca uyuşturucu kaçakçılığı ile etkin bir şekilde mücadele edebilecek, eğitilmiş istihbarat ve polis gücünün sağlanmasıdır. Doktorların, benzodiazepin türevleri ve diğer anksiyolitikler gibi bağımlılık yapabilen ilaçları yazarken dikkatli olmaları ve hastalarını bu maddelere karşı uyarmaları çok önemlidir. Ayrıca bu tür ilaçların eczanelerden reçetesiz satılması önlenmelidir. Ülkemizde uygulanan, kontrole tabi ilaç reçetesi (yeşil reçete), iyatrojenik madde bağımlılığını azaltması açısından faydalı, ancak yeterli değildir. Zira, kasıtlı olarak kötüye kullananlar bu ilaçları sokaklardan ve yasa dışı yollardan kolayca temin edilebilmekte, yeşil reçete ise sadece o ilaca (tedavisi açısından) ihtiyacı olan hastaların ilaç teminini güçleştiren bir uygulama olmaktadır. Eğitim programları, madde kullanımından korunmada tek başına etkili olmazsa da, çeşitli panel, konferans ve başka toplantılarla toplumun aydınlatılması, özellikle gençlere, gerek okullarındaki ders programları ve gerekse medya kanalıyla madde kullanımının zarar ve tehlikelerinin anlatılması faydalıdır. Ancak gençlerin maddeye karşı merak ve ilgisini arttırıcı tavır ve bilgilerin fayda yerine zarar getireceği unutulmamalıdır. Madde kullanımı ve bağımlılığının oluşmasında çok büyük bir katkısı ve özel bir yeri olan aile problemlerinin tesbit edilip çözülmesi veya tedavi edilmesi, koruyucu tedbirlerin en önemlilerinden biridir. Tedavi ve Rehabilitasyon Madde kullanımının tedavisinde iki büyük hedef amaçlanır: Birinci hedef, maddenin tamamıyla terk edilmesinin (complete abstinence) sağlanmasıdır. Madde kullanıcılarının ve kötüye kullanılan maddelerin hemen tamamı için tek çözüm budur. Bazı kişilerde ve bazı maddelerde kötüye kullanım (abuse) halinden, kontrollü ve daha az kullanım haline geçiş mümkünse de bu çok istisnai bir durumdur. İkinci hedef ise, hastanın hem organik ve hem de psikolojik rahatsızlıklarının ortadan kaldırılması, psiko-sosyo-ekonomik sorunlarının çözülmesi ve kişinin tam bir iyilik ve sağlık haline kavuşturulmasıdır. Belli bir süre madde kullanan kişilerin, organik ve psikolojik sağlıkları bozulduğu gibi genellikle sosyo-ekonomik durumları da sarsılır. Dolayısıyla madde kullanımını bırakan kişilerin, maddeden uzak durmayı sürdürebilmeleri için tedavilerine paralel olarak sosyo-ekonomik açıdan desteklenmesi de şarttır. Madde kullanımı, henüz kötüye kullanım (abuse) aşamasında iken, bağımlılık (dependence) haline gelmeden önce, etkili bir şekilde tedavi edilmelidir. Daha ileri aşamalarda olduğu gibi bu aşamada da yapılması gereken ilk ve en önemli işlem, kişiyi madde alımını bırakması için teşvik ve motive etmektir. Bunun için kişiye madde kullanmaya devam etmesi halinde karşılaşacağı olumsuz sonuçlar hakkında bilgi verilmeli, maddeyi bırakması için yapması gerekenler konusunda tavsiyelerde bulunulmalı ve kişinin ortaya çıkmış olan psikolojik ve sosyal sorunlarının çözümü için yardımcı olunmalıdır. Eğer kişi başka madde kullanıcıları ile görüşüyorsa onlardan ayrılması için veya bir madde alt-kültürünün içinde ise o ortamdan uzaklaşması için ısrar edilmeli ve yeni dostlar, yeni bir çevre ve yeni zevk

15 Prof. Dr. Musa Tosun 215 ve ilgiler bulması için yönlendirilmelidir. Madde kullanımı bağımlılık (dependence) aşamasına gelmişse tedavinin ilk ve en önemli basamağı, kişinin hastaneye yatırılarak bir temizleme-arındırma (detoxification) tedavisine alınmasıdır. Ancak sadece maddeyi kesmek ve ortaya çıkan yoksunluk krizini tedavi etmek tek başına yeterli olmayıp, kişinin kapsamlı bir tedavi ve rehabilitasyon programına alınması zorunludur. Bu tedavi sürecinde psikoterapinin yeri çok önemlidir. Bireysel ve aile tedavileri ile grup tedavilerinden yararlanılmalıdır. Hastanın madde kullanımının yakın ve uzak risk ve zararları açısından eğitilmesi ve maddeyi bırakmak için harcadığı çabalarının desteklenmesi bu tedavilerin başlıca hedefleridir. Ayrıca, hastanın kötüye kullandığı maddeden uzak durmasını sağlamak için (mesela alkolizmde disülfiram) veya yoksunluk semptomlarının şiddetini azaltmak için (mesela eroin tedavisinde methadone) ya da altta yatan muhtemel bir psikiyatrik rahatsızlığın tedavisi için (mesela depresyon varsa antidepresanlar) gibi psikoterapötik ilaçlardan da gerekli durumlarda yararlanılabilir. Bağımlılığın ayaktan takip ve tedavisi teorik olarak mümkünse de uygulamalar, hastanın bir kliniğe yatırılarak sürekli bir tedavi ve rehabilitasyon programına alınmasının daha doğru olduğunu göstermektedir. Arındırma-Temizleme Tedavisi (Detoxification, Withdrawal): Madde bağımlılığının tedavisinde en önemli problemlerden biri, madde kesildiğinde ortaya çıkan yoksunluk sendromudur. Maddeyi bırakan kimsenin uygun bir tedavi ile bu kriz durumundan fazla sıkıntı çekmeden kurtarılması gerekir. Withdrawal ya da Detoxification isimleri verilen bu toksik maddeden temizleme tedavisinde amaç, mümkünse yoksunluk sendromunun ortaya çıkmasını önlemek, bu mümkün olmuyorsa yoksunluk semptomlarının şiddetini azaltmak ve muhtemel komplikasyonları önlemektir. Detoksifikasyon tedavisinin hastanede yapılmasında fayda vardır ve özellikle opiyat ve barbitürat türevlerinin tedavilerinin hastanede yapılması şarttır. Eğer çok yüksek dozlarda alınmıyorsa ve birlikte barbitürat kullanımı da yoksa uyarıcı (stimulant) maddeler ve benzodiazepinlerin detoksifikasyon tedavileri poliklinikte yapılabilir. Gene de bu maddelerin bağımlılarının, yoksunluk peryodu süresince depresyon ve intihar riski taşıdıkları unutulmamalı ve eğer mümkünse tedavileri hastaneye yatırılarak yapılmalıdır. Sürdürme Tedavisi (Maintenance Therapy): Kullandığı maddeyi bırakmak için istekli olmayan bir madde bağımlısına, bağımlı olduğu maddenin yerini tutacak, ancak ona göre daha zayıf ve daha az iptila yapıcı etkiye sahip olan başka bir maddenin verilmesi, ayrıca kişinin sosyal problemlerinin çözümüne yardımcı olunması ve bağımlı olduğu maddeyi bırakması için ikna edici gayretlerin gösterilmesidir. Bazı ülkelerde uygulanan ama bizim ülkemizde henüz izin verilmemiş olan en meşhur uygulama, eroin yerine methadone verilmesidir. Böyle bir yaklaşım iki açıdan faydalı olabilir: Bir sağlık kuruluşundan belli bir dozda ve belli bir düzen içinde (ancak yoksunluk sendromunun ortaya çıkmasını engellemeye yetecek kadar) madde temin eden bağımlı kişi, sokakta satılan yasa dışı maddeleri aramayacak, bu maddeleri satın alacak parayı temin edebilmek için hırsızlık, soygun gibi suçlara yönelmeyecek,

16 216 Madde Bağımlılığına Genel Bakış diğer madde bağımlıları ve madde alt-kültürü ile ilişkisini sürdürmek zorunda kalmayacaktır. Ayrıca uyuşturucu kaçakçılığı ve dağıtıcılığı da kârlı olmaktan çıkacaktır. Psikolojik ve sosyal destek ve yardım gören madde bağımlısının, hayatı daha normal bir hale gelecek, bağımlılıktan kurtulması kolaylaşacak ve bu verilen maddeyi bırakmak istemesi de mümkün olacaktır. Ancak metadon tedavisinin bazı kimselerde faydalı olması ve belli ölçüde sosyal stabilite sağlamasına karşılık, bazı kimselerin metadon ile yapılan sürdürme tedavisine rağmen, yoğun bir şekilde madde kullanımına devam ettiği ve tıbbi ve sosyal açıdan daha kötü duruma düştükleri de görülmektedir. Ayrıca bazı madde bağımlılarının bu uygulamayı istismar edecekleri ve kötüye kullanacakları unutulmamalıdır. Daha yoğun etki sağlamak amacıyla, ağız yoluyla alınması için verilen tablet veya kapsüllerin, özel işlemlerden geçirilerek damar yoluyla kullanılmaları tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir. Eğer metadon dağıtımı çok iyi kontrol edilemez ve istismarı önlenemez ise, kaş yapayım derken göz çıkaran bir uygulama haline gelebilir. Zararı azaltma programları (Harm-reduction programmes): Böyle programlarda amaç, madde bağımlılarını tedavi için özendirmek, tedavi için baş vuranların sayısını arttırmak ve madde kullanımını tamamıyla bırakmasını (total abstinence) sağlamak, eğer bu mümkün olmuyorsa madde kullanımının bireysel ve sosyal zararlarını ve risklerini azaltmaktır. Özellikle HIV enfeksiyonlarının (AIDS in) yaygınlaşması bu programların önemini arttırmıştır. (Bir çok çalışmada, IV yolla madde kullananların yarısından çoğunda HIV pozitif bulunmuştur ). Eğer kişiler madde kullanmaya devam ediyor ve bunun önü alınamıyorsa, bu kişilerin HIV enfeksiyonlarına karşı eğitilmesi ve bu kişilere koruyucu pratik yardımların sağlanması madde bağımlıları arasında AIDS oranını azaltabilir. Mesela, IV yolla madde kullananlara steril enjeksiyonların ücretsiz dağıtılması, filim ve konferanslarla HIV enfeksiyonları ve hepatit ile ilgili koruyucu bilgilerin verilmesi vs gibi zararı azaltma programı na katılan madde bağımlılıları arasında AIDS oranının, katılmayanlara göre daha düşük olduğu tesbit edilmiştir. Bağımlılara devlet eliyle madde verilmesi (drug maintenance) de bu zararı azaltma programları nın bir parçasıdır. Fizik komplikasyonların tedavisi: Madde kullananlarda ortaya çıkan fizik komplikasyonların başında intravenöz (IV) yoldan madde kullanımına ve kendi kendine enjeksiyon yapmaya bağlı komplikasyonlar gelir. Venöz trombüsler, atardamar hasarları, deri ve deri altı enfeksiyonları, apseler, deri ve kas dokusunda nedbe ve trofik bozukluklar, septisemi, hepatit-b, HIV enfeksiyonları gibi lokal ve genel komplikasyonlar ciddi tıbbi ve cerrahi tedaviyi gerektirecek boyutta olabilir. Gerek hastaların kendi kendilerine hatalı enjeksiyon yapmaları sebebiyle ve gerekse enjekte edilen maddenin damar tıkanması veya

17 Prof. Dr. Musa Tosun 217 nekroza sebep olma gibi direkt etkilerine bağlı olarak ortaya çıkan deri ülserasyonları ve diğer trofik bozuklukların greftlerle kapatılması gerekebilir. Psikoterapi: Hastanın madde kullanımının yakın ve uzak risk ve zararları açısından eğitilmesi ve maddeyi bırakmak için harcadığı çabalarının desteklenmesine yönelik bireysel psikoterapi yanında, aile tedavileri ve grup tedavilerinden yararlanılmalıdır. Grup psikoterapilerinde hastaya kişisel ve kişiler arası problemleri hakkında içgörü (insight) kazandırılabilir. Ayrıca bazı hastalar, madde kullanımının karakter ve kişiler arası ilişkiler üzerindeki etkilerinin, tedavi amaçlı grubun destekleyici ortamı içinde, açık bir şekilde tartışılmasından yararlanabilirler. Kognitif ve davranışçı tedavi tekniklerinden de faydalanılabilir. Bu tedavi tekniklerinde kişinin maddeyi ve madde alt-kültürünü bir zevk ve tatmin olma kaynağı olarak görmekten kurtarılması amaçlanır ve bunun için zevk ve ilgi alanlarının değiştirilmesine ve kişisel becerilerinin desteklenip güçlendirilmesine çalışılır. Aile, eş ve arkadaşlarla yapılacak işbirliği bu tedavilerin etkinliğini daha da arttırır. Nüks önleme (relapse prevention) yöntemi, alkolizm tedavisinde olduğu gibi, madde kullanıcılarının maddeyi bıraktıktan sonra tekrar başlamalarını önlemek için de uygulanabilir. Bu teknikte, kişilerarası problemler veya başka durumlar gibi, kişide şiddetli madde alma isteği doğuran tetik olayların belirlenmesi ve sonra kişiye bu durumlarla başa çıkabilmek için yeni, alternatif metotların bulunup öğretilmesi amaçlanır. Bu yöntemlerden biri de arzunun üstüne gitme (cue exposure) tekniğidir. Bilindiği gibi, madde kullanıcısı olan bir kişi, madde alma istek ve arzusunu harekete geçiren (personal cue) ve kendisini madde almaya zorlayan bir durumla karşılaştığında, şiddetli madde alma arzusunun da eşlik ettiği ani bir huzursuzluk ve sıkıntı içine girer. Bu durum göz önüne alınarak uygulanan arzunun üstüne gitme tekniğinde, madde bağımlısı kişi, madde alma arzu ve isteğini doğuran durumlarla tekrar tekrar yüzleştirilir ve bunların üstüne gitmesi sağlanır. Tekrarlanan üstüne gitme deneyimleri sonucunda kişiler, bu durumların madde almaya zorlayan etkilerine ve ortaya çıkan sıkıntı ve huzursuzluklara karşı duyarsızlaşırlar (desensitization). Böylece kişinin maddeden uzak durabilme yeteneği kuvvetlendirilmiş ve madde kullanmaksızın yaşama şansı pekiştirilmiş olur. Teorik olarak geçerli gibi görünen bu tip önleme tekniklerinin etkinliği henüz yeterince gösterilememiştir ve tabir caizse ateşle oynamaya benzer. Dolayısıyla kişiyi maddeden ve madde çevresinden uzak tutacak ve kişinin madde alma arzu ve isteklerinin ortaya çıkmasını önleyecek yöntemlerin tercih edilmesinde fayda vardır. Psikoterapide, madde kullanımının altında yatabilecek psikiyatrik bozukluklar da dikkate alınmalı ve gerekiyorsa tedavi buna göre planlanmalıdır. Rehabilitasyon: Madde kullanıcılarının ve bağımlılarının en önemli problemi toplum tarafından dışlanmaları ve kendilerini ayrı bir dünyanın insanı olarak görmeleridir. Duygu ve düşünme tarzları, yaşama biçimleri, davranışları değişmiş; eşleri ve aileleri ile ilişkileri bozulmuş; işlerini kaybetmiş veya çeşitli ekonomik güçlükler içine düşmüş; bazen tutuklanıp hapis yatmış ve fizik ve psikolojik sağlıkları bozulmuş insanların, maddeyi

18 218 Madde Bağımlılığına Genel Bakış bıraksalar bile sorunlarını çözmeleri ve topluma tekrar uyum sağlamaları kolay değildir. Dolayısıyla, madde bağımlılarının rehabilitasyonlarında hedeflenmesi gereken ilk amaç, bu kişilerin madde alt-kültüründen (substance subculture) kopmalarını ve yeni sosyal ilişkiler kurabilmelerini sağlamak olmalıdır. Bu başarılmadıkça bütün tedavi çabaları boşa gidecektir. Bir kuruma yatırılarak detoksifikasyon tedavisinden ve bir psikoterapi programından geçirilen hastanın, taburcu edilmesi ile birlikte yapılması gereken ilk şey kendisine bir iş bulunması ve çevresindeki sosyal aktivitelere katılmasının sağlanmasıdır. Bu konuda aileye ve madde alt-kültürüne üye olmayan arkadaş ve yakınlara önemli görevler düşmektedir. Hastanın ailesi ve sağlam bir çevresi yoksa barınacak yer bulunmalı ve bunun için özel yurt ve oteller kurulmalıdır. Hastanın iş bulması, yeni arkadaşlar edinmesi, günlük hayatını çevresindeki insanlar gibi sorunsuz yaşamaya başlaması ve topluma uyum sağlaması halinde bile sosyal destek ve yardımların sürdürülmesi, nüksün önlenmesi açısından son derece önemlidir. Kaynaklar American Psychiatric Association: Diagnostic anda Statistical Manual of Mental Disorders, Fourth Edition, Text Revision, American Psychiatric Association, Washington, Ewing JA: Detecting Alcoholism: The CAGE Questionnaire. JAMA 252 : ,1984. Galanter, M.(Chairperson) : Psychoactive Substance Use Disorders (Alcohol), in Treatments of Psychiatric Disorders : A Task Force Report of the American Psychiatric Association, Volume 2, American Psychiatric Association, Washington, Gelder,M.G, Lopez-Ibor J, Andreasen N: New Oxford Textbook of Psychiatry. Oxford Universty Press, Oxford, Ghodse H : Drugs and Addictive Behaviour. A Guide to Treatment. Third ed. Cambridge University Pres, Cambridge, Jaffe J.H, Anthony J.C: Substance-Related Disorders: Introduction and Overview. In: Sadock BJ, Sadock VA, eds. Kaplan & Sadock s Comprehensive Textbook of Psychiatry. Eighth ed. Lippincott Williams & Wilkins, Philadelphia, Kaplan, H.I., Sadock, B. J., Grebb, J. A.: Synopsis of Psychiatry, Eighth Edition, Middle East Edition, Mass Publishing Co., Egypt, l998. Kleber, H.D. (Chairperson) : Psychoactive Substance Use Disorders (Not Alcohol), in Treatments of Psychiatric Disorders : A Task Force Report of the American Psychiatric Association, Volüm 2, American Psychiatric Association, Washington, Ögel,K., Tamar,D., Karalı,A., Çakmak, D.: Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları El Kitabı. Amatem, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Özden,S.Y., Tosun,M., Kalyoncu,C., Mutlu,B., Tunçkaya, Ş.: Alkol Bağımlılığı Sendromunda Biyolojik Tedavi Giderlerinin Araştırılması. XVIII. Ulsal Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Kongresi Kitabı, İstanbul, 6-10 Eylül Özden,S.Y., Yazıcı,S., Tosun,M., Kalyoncu,C., Baslo,P. : Alkol Bağımlılığı Sendromunda Periferik Sinirlerin Elektromiyografik Yöntemle İncelenmesi. Düşünen Adam, Cilt : l Sayı : 1 Mart 1984 Özden S.Y. : Uyuşturucu Madde Bağımlılığı. Nobel Tıp Kitabevleri, İstanbul, Öztürk, M.O.: Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Yenilenmiş 5.Baskı, Hekimler Yayın Birliği, Ankara, Schuckit M.A: Alcohol-Related Disorders. In: Sadock BJ, Sadock VA, eds. Kaplan & Sadock s Com-

19 Prof. Dr. Musa Tosun 219 prehensive Textbook of Psychiatry. Eighth ed. Lippincott Williams & Wilkins, Philadelphia, Tosun,M., Özden,S.Y., Ziyalar,A. : Kronik Alkolizma Zemininde Gelişen ve Ağır Nöro-psikiyatrik Belirtilerle Seyreden Bir Pellegra Vak ası. Yeni Symposium, Yıl : 19 Sayı : 4, Ekim Tosun,M., Özden,S.Y., Ziyalar,A. : İlginç ve Komplikasyonlu Bir Politoksikomani Vak ası. Yeni Symposium, Yıl : 20 Sayı : 2, Nisan Tosun, M : Alkol ve Diğer Maddelerle İlişkili Bozukluklar. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, Rektörlük Yayın no:4215, Fakülte Yayın No:229, İstanbul, Tosun, M : Madde ile İlişkili Bozukluklar. Ed. İlkay E. Cerrahpaşa Psikiyatri, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, Rektörlük Yayın no:4326, Fakülte Yayın No240, İstanbul, World Health Organization.: The ICD-10 Clasification of Mental and Behavioural Disorders, Clinical description and diagnostic guidelines, World Health Organization, Geneva, 1992.

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI*

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI* ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI* Kalyoncu, A., Pektaş, Ö., Mırsal, H., Şatır, T., Pektaş, A., Mırsal, N., Yılmaz, S., Beyazyürek, M.

Detaylı

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Prof. Dr. Hakan Coşkunol Ege Üniversitesi BATI ENSTİTÜSÜ Alkol ve Madde Kullanım Biçimleri Nelerdir? Kullanmama Sosyal Kullanım Rekreasyonel Kullanım Riskli Kullanım

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR. Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK

PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR. Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK ALKOL (ALKOLİZM) Alkolizm bir hastalıktır. Ancak, her içki içen hasta değildir. TANIMLAMA Alkolizm, bireyin beden ve ruh sağlığını,

Detaylı

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU! Risk Faktörleri BİRECİK RAM Tedavi İçin Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar. Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen,

Detaylı

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİYE BAŞVURU SÜRECİNDE ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE KLİNİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİYE BAŞVURU SÜRECİNDE ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE KLİNİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI ALKOL BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİYE BAŞVURU SÜRECİNDE ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE KLİNİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Şatır T., Pektaş A., Mırsal N., Yılmaz

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ SİGARA BIRAKMA SÜRECİ DOÇ DR ZEYNEP AYFER SOLAK EÜTF GÖĞÜS HASTALIKLARI AD Çevresel ve sosyal faktörler. Medya, merak, aile. Sosyoekonomik yapı. Kültürel yapı Davranışsal ve psikolojik faktörler. Öğrenme.

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇOCUK VE ERGEN TEDAVİ VE REHABİLİTASYON MODELİ. Dr.Cenk YANCAR Psikiyatri Uzmanı

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇOCUK VE ERGEN TEDAVİ VE REHABİLİTASYON MODELİ. Dr.Cenk YANCAR Psikiyatri Uzmanı GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇOCUK VE ERGEN TEDAVİ VE REHABİLİTASYON MODELİ Dr.Cenk YANCAR Psikiyatri Uzmanı Son yıllarda Gaziantep in hızlı sanayi büyümesinin getirdiği göç ve nüfus artışı, beraberinde

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 DSÖ tahminlerine

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR? Madde kullanımı sonucunda gelişen belirli bir hastalık

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Sigara Bıraktırmaya Yönelik Davranışsal Yöntemler

Sigara Bıraktırmaya Yönelik Davranışsal Yöntemler Sigara Bıraktırmaya Yönelik Davranışsal Yöntemler Dr.Osman Örsel Sigaranın Psikofarmakolojik Etkileri: Hoşlanma Mutluluk Gevşeme Dikkat artışı Endişede azalma Streste azalma Açlık hissinde azalma Kilo

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

Sizlere Soralim. Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı?

Sizlere Soralim. Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı? Sizlere Soralim Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı? Uyusturucu Nedir? Bir tanımlama yapmak gerekirse; uyuşturucu maddeler, bedene girdiklerinde ruhsal, davranışsal ve bedensel

Detaylı

5A 5R KAVRAMLARI. Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

5A 5R KAVRAMLARI. Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı 5A 5R KAVRAMLARI Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Genel İlkeler Tütün bağımlılığı kronik bir hastalıktır. Genellikle birkaç denemeden sonra bırakılır. Her

Detaylı

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Benzodiazepin Bağımlılığı

Benzodiazepin Bağımlılığı Benzodiazepin Bağımlılığı Ozan Ezgi Berberoğlu Veteriner Hekim İ.Ü. DETAE, Sinirbilim AD Madde Bağımlılığı Bağımlılığa yol açan maddeler; genel olarak yaşamı sürdürmek için gerekli olmadığı halde keyif

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Dersin Adı ve Kodu: Psik 302 Psikopatoloji Dersin ön koşulları: Yok Ders yeri(sınıf): 312 nolu sınıf Ders Günü ve Saati: Salı: 08:30-11:20 Kredisi:

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

TOKSİDROMLAR. Dr. Hasan KILIÇ Malatya Devlet Hastanesi. 18. Acil Tıp Sempozyumu, Klinik Toksikoloji Kahramanmaraş, 2015

TOKSİDROMLAR. Dr. Hasan KILIÇ Malatya Devlet Hastanesi. 18. Acil Tıp Sempozyumu, Klinik Toksikoloji Kahramanmaraş, 2015 TOKSİDROMLAR Dr. Hasan KILIÇ Malatya Devlet Hastanesi 18. Acil Tıp Sempozyumu, Klinik Toksikoloji Kahramanmaraş, 2015 Toksidrom tanım Toksidrom (=toksik sendrom) kelimesi, zehirlenmelerde tanı ve ayırıcı

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI -ÖN ÇALIŞMA- Dr. Nasibe ÜNSALAN*, Dr. Özkan PEKTAŞ**, Dr. Ayhan KALYONCU**, Dr. Devran TAN*, Dr. Hasan MIRSAL**, Dr. Mansur

Detaylı

MADDE BAĞIMLILIĞINDA TEMEL KAVRAMLAR

MADDE BAĞIMLILIĞINDA TEMEL KAVRAMLAR Prof. Dr. S. Oğuz Kayaalp Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi MADDE BAĞIMLILIĞINDA TEMEL KAVRAMLAR Karadeniz Teknik Ü. Tıp Fakültesi Trabzon, 24 Ekim 2007 İlaç ve diğer psikotrop (psikoaktif) maddelere

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

Madde kullanımı. Yasa dışı ilaçların kullanımı veya doktorun veya üreticinin belirttiği amacın dışında ilaç kullanımına madde kullanımı denir.

Madde kullanımı. Yasa dışı ilaçların kullanımı veya doktorun veya üreticinin belirttiği amacın dışında ilaç kullanımına madde kullanımı denir. Madde kullanımı Giriş Yasa dışı ilaçların kullanımı veya doktorun veya üreticinin belirttiği amacın dışında ilaç kullanımına madde kullanımı denir. Madde bağımlılığı ise bir maddeye bağımlı olmanız ve

Detaylı

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00 Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Dersin Kodu: TIP 517 AKTS Kredisi: 3 Dönem V Lisans Seçmeli 60 saat / 2 hafta Teorik: 20 saat / 2 hafta, lı: 40 saat / 2 hafta Dersin dili: Türkçe Dersin Koordinatörü,

Detaylı

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi. Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi. Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Madde kullanımı 56% Alkol Kullanımı 49% Newcomer 2006, Krishnan 2005 Başlangıçta %33, 2 yıl sonra %39 olan

Detaylı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı 80.YIL ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ 26.12.2003 tarihli Genel Müdürlük Onayı ile hizmete başlamıştır. Gündüzlü Kuruluştur.

Detaylı

Pektaş Ö., Pektaş A., Mırsal H., Kalyoncu A., Mırsal N., Çağlar B., Serez M., Yılmaz S., Beyazyürek M.

Pektaş Ö., Pektaş A., Mırsal H., Kalyoncu A., Mırsal N., Çağlar B., Serez M., Yılmaz S., Beyazyürek M. AYIK ALKOL BAĞIMLILARININ GRUP TUTUM ÖLÇEĞİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ Pektaş Ö., Pektaş A., Mırsal H., Kalyoncu A., Mırsal N., Çağlar B., Serez M., Yılmaz S., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı, remisyon

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

ALMANYA DA YAŞAYAN TÜRK EROİN BAĞIMLILARININ ÖZELLİKLERİ

ALMANYA DA YAŞAYAN TÜRK EROİN BAĞIMLILARININ ÖZELLİKLERİ ALMANYA DA YAŞAYAN TÜRK EROİN BAĞIMLILARININ ÖZELLİKLERİ Dr. Özlem Yalnız 1, Dr. Özkan Pektaş 2, Dr. Emre Şahin 1, Dr. Ö. Ayhan Kalyoncu 2, Dr. Hasan Mırsal 2, Dr. Mansur Beyazyürek 3 1 Uzm. Dr. Balıklı

Detaylı

Madde Kullanım Bozuklukları

Madde Kullanım Bozuklukları Okmeydanı Tıp Dergisi 30(k sayı 2):79-83, 2014 doi:10.5222/otd.supp2.2014.079 Madde ullanım nder aya S.B. Okmeydanı ğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri liniği ÖZT Bağımlılık, gelişimini ve ortaya

Detaylı

EV HEMODİYALİZ SÜRECİ

EV HEMODİYALİZ SÜRECİ EV HEMODİYALİZ SÜRECİ Latife HAYDANLI İzmir Sevgi Diyaliz Merkezi SÜREÇ 1 Hasta seçimi 2 Eğitime başlanması 3 Ev keşfi 4 Cihazların talebi 5 Tesisatın hazırlanması 6 Cihazların kurulumu 7 8 9 10 11 Su

Detaylı

Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi. Dr. Zehra Arıkan

Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi. Dr. Zehra Arıkan Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi Dr. Zehra Arıkan Araştırmacı: Danışman: Konuşmacı: Glaxo, Sanovel, Bilim Epidemiyoloji Tıbbi araştırmaların yöntem bilimi Sağlık sorunlarının tanımlanması, nedenlerinin

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır.

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. TIP EĞİTİMİNDE SOSYAL PSİKİYATRİ Prof.Dr. Orhan DOĞAN Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Tıp eğitiminde psikiyatri Tıp

Detaylı

KLİNİĞİMİZDE YATARAK TEDAVİ GÖREN YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRKLERDE MADDE KULLANIM PROBLEMLERİ VE KÜLTÜREL ÖZELLİKLERLE İLİŞKİSİNİN SAPTANMASI

KLİNİĞİMİZDE YATARAK TEDAVİ GÖREN YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRKLERDE MADDE KULLANIM PROBLEMLERİ VE KÜLTÜREL ÖZELLİKLERLE İLİŞKİSİNİN SAPTANMASI KLİNİĞİMİZDE YATARAK TEDAVİ GÖREN YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRKLERDE MADDE KULLANIM PROBLEMLERİ VE KÜLTÜREL ÖZELLİKLERLE İLİŞKİSİNİN SAPTANMASI Kalyoncu A., Yılmaz S., Bolten A., Mırsal H., Pektaş Ö., Beyazyürek

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PSĠKĠYATRĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PSĠKĠYATRĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PSĠKĠYATRĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Dahili Tıp Yıl/yarıyıl 2010-2011 Dersin adı Ders düzeyi (önlisans, lisans,vb) Dersin türü (Z/S) Dersin dili

Detaylı

Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri. Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003

Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri. Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003 Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003 Okul dönemi 6-19 yaşlar arasını kapsar, iki dönemdir erken okul yaşı ve prepubesans kızlarda

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

ÜNİTE II: PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİNDE TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA STANDARTLARI

ÜNİTE II: PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİNDE TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA STANDARTLARI Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri Tedavi Edici Ruh Sağlığı Hizmetleri Rehabilite Edici Ruh Sağlığı Hizmetleri ÜNİTE II: PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİNDE TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA STANDARTLARI Psikiyatri Hemşireliğinin

Detaylı

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır.

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Nedir? Bağımlılık Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Ne Zararı Var? Teknolojinin insan hayatına sağladığı

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MESLEK HASTALIKLARI -2 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MESLEK HASTALIKLARI -2 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MESLEK HASTALIKLARI -2 PROF. DR. SARPER ERDOĞAN İşe Giriş Muayeneleri Aralıklı kontrol muayeneleri (periyodik muayeneler) Sağlık Eğitimi 1 İşe Giriş

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK YAŞAM KALİTESİ VE OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi Kişinin kendi sağlığını değerlendirmesi için geliştirilmiş bir ölçme metodudur. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ölçümü

Detaylı

T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ

T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ DOK.NO: TA/122 YAY.TAR.: 24/10/2011 REV.TAR..01/10/2013 REV.NO:41 ZEHİRLENME VAKALARINDA GENEL YAKLAŞIM TALİMATI 1. AMAÇ Acil servise başvuran zehirlenme tanısıyla

Detaylı

DSM-5'te Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları

DSM-5'te Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry 2015; 7(4):448-460 doi: 10.5455/cap.20150325081809 DSM-5'te Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları Alcohol and Substance Use Disorders in

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

AFYONKARAHİSAR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ VELİ GRUP REHBERLİĞİ PROGRAMI.. KASIM 2012

AFYONKARAHİSAR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ VELİ GRUP REHBERLİĞİ PROGRAMI.. KASIM 2012 AFYONKARAHİSAR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ VELİ GRUP REHBERLİĞİ PROGRAMI.. KASIM 2012 1 2 İnsanların özellikle de çocukların, doğa şartlarına olduğu kadar toplum şartlarına ve kurallarına da uyum sağlaması

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞININ PSİKOLOJİK VE DAVRANIŞ BOYUTU

NİKOTİN BAĞIMLILIĞININ PSİKOLOJİK VE DAVRANIŞ BOYUTU NİKOTİN BAĞIMLILIĞININ PSİKOLOJİK VE DAVRANIŞ BOYUTU Dr. Oğuz Kılınç Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD oguz.kilinc@deu.edu.tr Sunum planı Nikotin bağımlılığının psikolojik ve

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı 3. Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi 23-27 Mart 2016, Muğla Uz. Ecz. Metin Deniz KARAKOÇ Denizli Devlet Hastanesi Hasta

Detaylı

Çevremizdeki Sağlık Kuruluşları VE Sağlık Hizmetleri

Çevremizdeki Sağlık Kuruluşları VE Sağlık Hizmetleri Çevremizdeki Sağlık Kuruluşları VE Sağlık Hizmetleri Çevremizde bulunan sağlık kuruluşları, herhangi bir sağlık probleminde müdahalede bulunan ve tedavi amacı güden kuruluşlardır. Yaşadığınız çevrede bulunan

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Teknoloji Bağımlılığı Açelya Şahin Fırat Uzman Klinik Psikolog www.monomente.com MEV Okulları Basınköy 17.11.2015 Bağımlılık nedir? Bağımlılık; herhangi bir insan, nesne veya maddeye karşı duyulan önlenemez

Detaylı

TRSM de Rehabilitasyonun

TRSM de Rehabilitasyonun TRSM de Rehabilitasyonun Yeri Dr. Ayla Yazıcı BRSHH Gündüz Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü 7.10.2010 Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir?

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? Turkish İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? (What is bipolar mood disorder?) İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı, eskiden manik-depresif hastalık adı verilen

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. Uyku tanımı Uyku Fizyolojisi (uyku evreleri) Sirkadiyen ritim Uyku yoksunluğu İdeal uyku Uyku ile ilgili bazı hastalıklar

Detaylı

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Çökkünlük olarak Türkçe ye çevirebileceğimiz depresyon sınırları kolay çizilemeyen, belirsizliğin en çok yaşandığı yaygın

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

TÜTÜN VE ASTIM. Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri

TÜTÜN VE ASTIM. Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri TÜTÜN VE ASTIM Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri Kısa Dersimizin Hedefleri KISA DERSİMİZİN AMACI: Öğrencileri tütünün astım üzerindeki zararlı etkileri ile astım hastalarına ve ebeveynlerine

Detaylı