Irkçılıkla Mücadelede Sanatsal ve Kuramsal Stratejiler Suzana Milevska

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Irkçılıkla Mücadelede Sanatsal ve Kuramsal Stratejiler Suzana Milevska"

Transkript

1 Son döneme ait akademik araştırmalarım ve küratöryel çalışmalarımda üzerinde durmuş olduğum sanatsal üretim ve araştırmalar ciddi biçimde aciliyet içeren belirli bir konu üzerinde yoğunlaşmaktaydı: günümüz toplumunda ırksallaştırılmış ilişkiler ve bunlara ait tarihsel ve epistemolojik soykütükleri. 1 Temsile ilişkin hegemonik rejimlerin sömürge- sonrası eleştiriye tabi tutulması, toplumsal cinsiyet konusunun Balkanlar ve Doğu Avrupa'daki tezahürleri, feminist sanat pratikleri ya da katılımcı sanat örnekleri gibi ilgilerimin yanı sıra çalışmalarımda böylesi bir odağın ortaya çıkmasında bazı acil nedenler rol oynadı. Özellikle ırk ve ırkçılığa ilişkin önemli bir yanlış anlamlandırmanın da bu yoğunlaşmada başrolü üstlendiğini söyleyebilirim çünkü Balkanlar'da yaşayan pek çok meslektaşım aynı yanlışı sürekli olarak tekrarlamakta. 2 Sanatsal ve akademik bağlamlarda ırkçılık konusu açıldığında ortaya çıkan klişeleşmiş bir varsayım benim burada tartışmak istediğim. Bu görüşe göre ırkçılık ''bizi'', Balkanlar ve Doğu Avrupa'daki insanları ilgilendiren bir şey değil; çünkü Avrupa kıtası ağırlıklı biçimde ''beyaz'' olduğu için ırkçılık bize uzak. Irk anlayışının en basit biçimde biyoloji üzerinden anlaşıldığı bir ''ırklar'' değinisi işliyor burada siyah, beyaz ya da sarı ırklar arasına çizilmiş bir ayrım olarak. 3 Biyoloji ve genetik üzerine kurulu bu ayrıştırmanın sömürgeci geçmişten devralınmış köhne ideolojiden esinlenmiş olduğunu ve günümüzde bilim çevresi dahilinde kimse tarafından ciddiye alınmayacağını burada belirtmek sanırım gereksiz olur. Bastırılmış bir kavram olarak ırksal farkın geri dönüşü, Genome projesi tarafından bile geçersiz ve bilimsel olarak kanıtlanamaz olduğunun ilan edildiği günümüzde iyice tuhaf tınlıyor. 4 Başka bir bağlamda Paul Gilroy ırkçılıkla ilgili belki de en önemli konuya işaret ediyor: Irkçı söylemde toplum, öteki olarak, farklı olarak algılanan özneyi (ya da özneler topluluğunu) hem bir sorun hem de bir kurban olarak kavramsallaştırıyor. 5 Sorun olarak kavramsallaştırıyor çünkü aynılık üzerine kurulu yerleşik düzeni rahatsız ediyor; kurban olarak kavramsallaştırıyor çünkü kurbanlaştırmaya eşlik eden şefkat duygusu bir tür kefaret aygıtı olarak işleyebiliyor. Bunun tersine işleyecek olan ''ırksallaştırılmış direniş'' ve dayanışma, bitimsiz sorun- kurban döngüsünden çıkmak için gerçekleştirilmesi zor bir eylemliliği gerektiriyor. Bununla birlikte ortadaki gerçek şu: Pek çok etnik azınlığın farklı ten renklerine dayandırılması gerekmeksizin ''öteki'' ırk olarak muamele gördüğü Doğu Avrupa ve Balkanlar'ın ''beyaz'' coğrafyasında ırk ve ırksallaştırmaya ilişkin ırkçı mekanizmalar ve kültürel görüngüler üzerine akademik ve kuramsal sahalarda pek az çalışmaya rastlanıyor. 6 Irk denen şey biyoloji değilse nedir sorusu, ırka dair özcü görüşlerin terk edilmesine yönelik her çabanın arkasından sırıtır. Bazı kuramcılar ten renginde verili olan görülebilir fark konusunu bir kenara atmaya henüz hazır görünmüyorlar. 7 Irkçı infiallerin artık gündelik pratik haline dönüştüğü ülkelerde ırkçılığı kavrama sorunu sadece görsel ayrışmayla ilişkilendirilemez. 8 Bu aslında sadece farklı olana karşı girişilmiş : The Renaming Machine [Yeniden Adlandırma Makinası] başlıklı bir dizi sergi, konferans ve seminer, Lübliyana, Üsküp, Zagreb, Viyana; 2010: Call the Witness [Tanığı Ara, küratör olarak], BAK, Utrecht; Roman Pavyonu [başlığın ve başlangıçtaki fikrin oluşturucusu, araştırmacısı ve çalışanı olarak] 54. Venedik Bienali; Roman Protokolü [küratör olarak] Viyana Parlamentosu. 2 Burada benzer ifadelere tanık olduğum bazı tartışmalara göndermede bulunuyorum; örneğin 2004 yılında Lübliyana'da Kadınlar Şehri Festivali konferansındaki bir tartışma geliyor aklıma. Panelistlerden Nirmal Purwal ve Ajalika Sagar'a (Otolith Group) ırkçılık üzerine fazla konuştukları için izleyiciler arasından saldıranlar olmuştu. 3 Ne var ki, Paul Gilroy başka bir tehlikeye, ''aynılık'' üzerine temellenen bir özdeleşime dikkat çekmekteydi. Tommy Shelby ile yaptığı bir söyleşide Gilroy ırksal kimliği şöyle yorumluyordu: ''Her zaman için kimlik kavramının içindekileri ciddi bir şekilde ortaya dökmeye çalıştım. Siz ırksal kimlikten bahis açtığınızda ben bunu derhal üç parçaya ayırıyorum kafamda: aynılık sorusu var burada; dayanışma sorusu var ki buna daha önce değinmiştik; ve öznellik sorusu var. Yani kimlik kavramının içindekileri genellikle bu kavram içine yığılagelen en azından üç ayrı soruya bölerek ortaya dökmek mümkün. Kozmopolitizm, Siyahlık ve Ütopya, Tommie Shelby'nin Paul Gilroy ile söyleşisi, Transition An International Review, W. E. B. Du Enstitüsü, 18 Temmuz 2009, 4 Minorities, Race, and Genomics, Human Genome Project Information, 15 Temmuz 2009, 5 Paul Gilroy, There Ain t No Black in Union Jack: The Cultural Politics of Race and Nation (Chicago: Chicago University, 1991) ss Burada özellikle son yıllarda Romanlar üzerinde uygulandığına tanık olduğumuz şiddet vakalarını ve Fransa, Romanya, Macaristan, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya gibi ülkelerde yaşanan yerinden etme, sınır dışı etme, vatandaşlıktan çıkartma örneklerini kastediyorum. 7 Bkz. Arun Saldanha, Reontologising race: the machinic geography of phenotype, Environment and Planning D: Society and Space cilt: 24, no: 1 (2006): ss Slovak nationalist wants separate state for Roma minority'', 20 Eylül 2011; AFP ajansı kaynaklı haber için bkz. rromale.tumblr.com/post/ /slovak- nationalist- wants- separate- state- for- roma. 1

2 ama ardında başka amaçlar yatan, içinde mistifize edilmiş nefretten ziyade ekonomik ve saha hâkimiyetiyle ilgili sebepler barındıran bu kolektif eylemler için kullanılan bir bahane. 9 Bu metinde Avrupa'nın ırksallaştırılmasına karşı acil bir tepki gösterilmesi gerektiğinin farkında olan ve saldırılara uğrayan, marjinalize edilen ve uzun sürelerdir yaşadıkları topraklardan kovulan (Bütün Avrupa ölçeğinde Romanların, Sırbistanlı Arnavutların, Hırvatistanlı Sırpların yaşadıklarını bir düşünün) cemaatler ile dayanışma içinde bulunan bazı sanatçılar tarafından gerçekleştirilmiş sanat projeleri ve izlenen sanat ya da araştırma stratejileri üzerinde durmaya çalışacağım. Roman Holocaust'una dair bilinmeyen olgular, Yugoslavya'daki savaşlar, Roman ve Sintilerin Slovakya ve Çek Cumhuriyeti'nde kısırlaştırılmaları gibi uygulamalar ya da Macaristan Ulusal Muhafızları vakası gibi örnekler bugüne dek sanat projelerinde güçlü ve aktivist bir anlayışla ele alındı. Bu tür projelerde yer alan sanatçılar sanat, aktivizm ve kamusal medyayı yan yana getirerek oldukça özgül niteliğe sahip sanat ve araştırma yöntemleri sunmaktalar ve böylelikle genel izleyicinin dikkatini çekerek onları ırkçılık konusunda, TV'deki siyasallaşmış, ürkütücü haberler yerine sanat bağlamının daha tarafsız ve rahat ortamı üzerinden ciddi biçimde düşünmeye davet ediyorlar. Bunun da ötesinde sanatçılar, belgesel bilginin kullanılması sonucunda gazetecilerden daha fazla şey çıkarabilmeyi beceriyorlar özellikle sanatsal merakları ve duyarlı yaklaşımlarının yardımıyla toplumsal davalar için savaşmak üzere siyasal hiyerarşinin en yüksek kademelerine sızıp elde ettiklerini sanatsal projelere dönüştürdüklerinde (ya da bunu ters yönde gerçekleştirdiklerinde). Belki sanat aracılığıyla ciddi ölçekte toplumsal değişimler elde etmek sanatın asli işlevi değil ve böylesi bir hedef gereksiz bir beklentiye girmek olur ama sivil sorumluluklarımız sanatçılarla birlikte paylaşıldığında daha yüksek bir aciliyet tonu kazanıyor ve daha fazla dikkat çekiyor. Bu metin uzun süredir bastırılmış şekilde duran, unutulan ve dikkatli biçimde regüle edilen geçmişe ait hakikatler ile farklı hükümetler ve kurumlar tarafından oluşturulan ve sürekli olarak yeniden çoğaltılan, Romanların ve diğer ''ırksallaştırılmış'' azınlıkların bugünkü tartışmalı durumunu hazırlamış olan yeni protokoller arasındaki nedensel ilişkileri, olası iç içe geçişleri konu edinen sanat projelerini inceliyor. Bu projelerin bize yeniden uyanmış olan ve bugün açık biçimde neoliberal kapitalizmin himayesinde işlemekte olan muhafazakârlık, milliyetçilik ve ırkçılığın acilen farkına varılması ve onlarla farklı etkin eylemlerle mücadele edilmesi gerektiğini hatırlattıklarını savunuyorum. Irkçılığın tekerrür ediyor oluşunu anlamak konusunda esas önemli olan şeyin ırkçılık ve kapitalizmin herkesçe malum temellük etme yöntemleri arasındaki bağ olduğunu düşünüyorum: Güvenlik önlemlerine ilişkin protokoller; turizm ve yaratıcı endüstriler için yapılmakta olan değişiklikler; yolculuk edenler, mülteciler ve sans papiers [kağıtsız] olarak adlandırılan insanlara karşı yürütülen katı uygulamalar gibi başkalarına ait hakların ve mülkiyetlerin gasp edilmesine neden olan yöntemlerden bahsediyorum. Diplomasi bağlamında ve adli anlamda protokol terimi, keyfi kurallar, prosedürler ya da seremonileri de içeren, üzerinde anlaşılmış bir akitler kümesine karşılık gelir. Uluslararası ilişkilerin düzenlenişini tarifler ve var olan bir kanuna ya da anlaşmaya ek olarak ya da kanun değişikliği olarak yayınlanır. Bu nedenle protokol, üzerinde anlaşılmış kuralların daha etkin biçimde iletişime girmesi için uygulanması gereken tanınmış ve genellikle kabul edilmiş bir sistem ya da kanun düzenini temsil eder. Bugün genel olarak devlet protokollerinin Romanları, diğer azınlık ve göçmen toplulukları benzer bir stratejiyle dışarıda bıraktıklarını, sürekli olarak bazı belirli cemaatleri hedef aldıklarını görüyoruz. Bu yolla neoliberal devlet çift katmanlı bir eylemlilik içine giriyor: Bir yandan hedef alınan cemaati istisnai bir nüfus birimi olarak belirliyor; sonra da bu insanları normalliğin ve genel kural işleyişinin dışında bırakacak istisnai protokoller yaratıyor, mevcut bütün klişeleri ve önyargıları tasdik edercesine. Sahte ''Siyon Önderlerinin Protokolleri'' metnine (aşağı yukarı 1900 civarına tarihlenen bir sahtecilik) ilişkin olarak Hannah Arendt'in kaleme aldığı argümanları izlersek, her tür protokol aslında yeni ve daha sert düzenlemelerin meşrulaştırılmasına yol açmak gibi bir tehlikeyi öngörür ve yansıtır. Bin kadar Roman'ın tartışılmalı biçimden Fransa'dan sınır dışı 9 Hannah Arendt, The Origins of Totalitarianism (New York: Meridian Books, 1962), pp [Totaliterizmin Kaynakları 2, Emperyalizm (İstanbul: İletişim Yayınları, 1998)]. Arendt tarafından incelenmiş olan emparyalizm ile ırkçılık arasındaki ilişkinin David Harvey tarafından kullanılan ''mülksüzleştirerek birikim'' ifadesi aracılığıyla daha iyi anlaşılabileceğini düşünüyorum; The New Imperialism: Accumulation by Dispossession, der. Leo Pantich ve Colin Leys, Socialist Register 2004: The New Imperial Challenge (Londra: Merlin Press, 2003). 2

3 edilmesi, Romanya ve Bulgaristan'a gönderilmesi Fransa başkanı Nicolas Sarkozy'ye ait kişisel bir bildiri ve yeni yürürlüğe giren sıkı güvenlik yasa tasarısına (OPPSI2) istinaden Fransız hükümetinin verdiği emir sonucunda gerçekleşmiş ve protokollerin işlerlik kazanmasının yakın geçmişteki en belirgin örneği olarak karşımıza çıkmıştı. Bu metnin devamında bahsi geçecek sanatçılardan bazıları bu kanun ve protokolleri sadece eleştirmekle kalmayıp değiştirmeye, zıt bir yöne doğru, ırkçılığa karşı yönlendirmeye de çalışmışlardı. Afrikalı insanlara karşı ırkçılığı ele alsa da Avrupa'nın cahilliği üzerine ya da daha doğru bir tanımla Avrupa'nın konuya olan yaklaşımı üzerine temellenen bir projeyle başlayacağım. Sasha Huber'in Rentyhorn başlıklı projesi 2008 yılında Agassizhorn'un [İsviçre Alpleri'nde bir dağ] zirvesinde gerçekleşmişti. İsviçreli- Haitili sanatçı çalışmasını De- mounting Agassiz [Louis Agassiz'i Demonte Etmek] başlıklı resmî kampanyanın bir devamı olarak tasarlanmıştı. Huber'in çalışması bilim insanı Agassiz'in adını taşıyan zirvenin Rentyhorn olarak yeniden adlandırılmasını talep etmekteydi. İnsanlar arasındaki ırksal farklılık üzerine pek çok sorunlu kavramın gelişmesine neden olmuş İsviçreli meşhur buzulbilimci, paleontolog, Harvard profesörü Jean Louis Rodolphe Agassiz ( ) tarafından fotoğraflanmış Kongolu bir kölenin adıydı Renty. 10 Agassiz'nin ırkçılığa olan katkısı ABD'de edindiği kariyer bağlamında aslında çok da istisnai bir durum değildi. Ama ismini ve bilimsel tanınırlığını ırkçılığın hizmetine sunmuş ve ırkçılığın meşruluk kazanmasını sağlamış bir isimdi. Bunun da ötesinde bugün bilimsel ırkçılık alanının bizzat sorumlusu olarak görülmekte. Irkçılığın ve Agassiz'in ırkçı kuramının dolaylı da olsa onun adının verildiği yer ve kurumlarda halen dolaşımda olduğunu ve yüceltildiğini düşünüyorum. Louis Agassiz'in ismini taşıyan başka dağlar, kasabalar, mahalleler ve kurumlar (çoğu ABD'de) var halihazırda. 11 Bu durum geçmişten devralınmış ırkçı ''anıtlar''ın itibar görmesini sorgulamaya girişen Sasha Huber'in Rentyhorn projesininin ne kadar da anlamlı olduğunu gösteriyor. Bu yüzden, ırkçılığı tümüyle ortadan kaldırılmasını sağlayamayacakları gerçeğini bir kenara koyduğumuzda, ırkçı söylemin sorgulanmayan görsel ve nominal mekânlarının bunun gibi projeler, sanat aktivizmi ve diğer benzer performatif sanat pratikleri tarafından, ırkçılık hakkında bastırılmış olan bilgilerin devreye sokulmasıyla inandırıcı bir biçimde kesintiye uğratılabildiğini söyleyebiliriz. Sasha Huber, Rentyhorn (2008) İsviçre Federal Konseyi 9 Eylül 2007'de Agassiz'in ''ırkçı düşünceler''e sahip olduğunu resmî biçimde tanımış olsa da Agassizhorn'un adının değiştirilmesi önerisini reddetti. 12 Bu reddetmeyle birlikte Batılı demokrasi sistemi büyük bir potansiyeli de elinden kaçırmış oldu: Agassiz'in ırkçılık savunuculuğunun getirdiği mirastan kurtulunduğuna işaret edecek ve bu yolla bugünkü Avrupa'da ırkçılık konusunda yaşanan riyakârlığın çözülmesine yardım edecek böylesine bir performatif eylemin gerçeğe dönüştürülmesindeki potansiyeldi ıskalanmış olan. Bu yönde bir kararı almamakla İsviçre Hükümeti'nin resmî olarak ırkçı söylemin halen bir opsiyon olarak görülmesi ve yaygın bir biçimde kullanılmasının yanı sıra bu söylemin önde gelen kuramcılarından birinin adının sahiplenilmesiyle dolaylı biçimde yüceltilmesini de görmezden geldiğini fark etmek zor değil. Avrupa Demokrasisi'nin ikiyüzlü adaletini ve İsviçre Hükümeti'nin kararını bir yana bıraktığımızda, sanatçı Sasha Huber'in (şu an Helsinki'de yaşıyor) kamunun dikkatini aynı konuya, Hans Fässler tarafından başlatılan Agassiz'i Demonte Etmek kampanyasına çekmek konusunda başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Sanatçı, bu kampanyayı desteklediği ve zirvenin adını Rentyhorn olarak değiştirme önerisinin taslağını pek çok ilgili kurum ve (Kofi Annan da dahil olmak üzere) şahısa 10 Kyle Cassidy, A Mountain, By Any Other Name, Would Reak Less of Racism'', Wendmag, yükleme tarihi 5 Ekim 2008, mountain- by- any- other- name- would- reak- less- of- prolific- racism/. 11 Wikipedia'ya göre Agassiz'in adını taşıyan bazı yerler var: Agassiz Buzulu ve Agassiz Çayı, Montana, ABD; Agassiz adlı küçük bir cemaat, British Columbia'daki Fraser Vadisi, ABD; Agassiz Dağı, Kaliforniya'da 4236 metre yüksekliğinde bir dağ; Lac qui Parle County'deki Agassiz İlçesi, Minnesota, ABD; Agassiz Tepesi, 3766 metrelik yükseliğiyle Arizona'nın en yüksek ikinci dağı; Agassiz Gölü, ABD; Kaliforniya'daki Palisades Kayalıkları'nda Agassiz Tepesi; Utah'daki Uinta Dağlarında yer alan Agassiz Dağı; Arizona'daki Agassiz Zirvesi; ve bunlara ek olarak aynı adı taşıyan bazı hayvan türleri: Apistogramma agassizi [Agassiz'nin cüce ciklet balığı], Isocapnia agassizi [Agassiz kar sineği], ve Gopherus agassizii [çöl kaplumbağası]. 12 "Louis Agassiz vom Sockel holen und dem Sklaven Renty die Würde zurückgeben ", Die Bundesversammlung - Das Schweizer Parlament, 14 Eylül 2009, erişim tarihi 10 Ocak 2009, geschaefte?gesch_id=

4 ilettiği projesi aracılığıyla Avrupa'daki ırkçılığı tartışmanın aciliyetini vurgulamanın yanı sıra, ona karşı durmanın yollarını araştırmak gerektiğine de işaret etmekte. Bu isim değiştirme önerisini tetikleyen unsur Renty'nin fotoğrafının (aslı bir daguerreotype) Agassiz tarafından Afro- Amerikalılar ile beyaz ırktan insanlar arasında kapanmaz farklar olduğu inancını kanıtlamak üzere sipariş edilmiş olmasıydı. Renty'nin fotoğrafı ''aşağı konumdaki Öteki''lere dair fotoğrafik temsil geleneğinin bir parçasıydı ve bu nedenle Huber'in projesinde merkezi bir role sahipti. Güney Carolina'daki plantasyonlardan birinde 1850'li yıllarda çekilen fotoğraf Agassiz tarafından siyahların beyazlardan daha aşağı bir ırk olduğuna dair teorisini destekleyecek bir imge olarak kullanılmıştı ama zaman içinde, imgeler üzerine bilim adına farklı anlamlar yükleyen manipülatif iktidarın simgesi haline geldi. Cepheden çekilmiş poz üzerine kurulu fotoğraf Agassiz'i dehşete düşüren her şeyi özellikle de, farklı kökenlerin genetik koşutluğundan türeyen ve köleliğin bilimsel olarak meşrulaştırılmasını mümkün kılan radikal farkı- içinde barındırmaktaydı. Sasha Huber'in Haiti'ye uzanan kökeni kuşkusuz bunlardan bağımsız bir ayrıntı değil. Sanatçının projesi Haiti'deki kölelik karşıtı direniş hareketinin zorlu geçmişinden derin bir biçimde beslenmekte. ''Bu özgürleşmenin, kölelikten çıkışın amacı efendi konumunda olana boyun eğdirmek olmamalı çünkü bu ancak efendinin 'varoluşsal çıkmaz'ını tekrarlamak anlamına gelecektir' (Hegel, Tinin Fenomenolojisi), bunun yerine amaç kölelik kurumunun toptan ortadan kaldırılması olmalıdır. 13 Sasha Huber'in Rentyhorn başlıklı video performansı ve Helsinki'de düzenlediği sergi (diğer belgesel unsurların yanı sıra Sasha Huber, Rentyhorn (2008) Agassizhorn'da gerçekleştirilen performansın video kaydını da içermekteydi) ırkçı söylemle olan bağı kesin bir şekilde kesip atmak ve ''Agassiz'in boşluğu''nun üstesinden gelmek yönünde bir çağrıyı içinde barındırıyor. Sanat çevresinde gelişen bütün tartışmaları dönüşüme uğratıyor ve konuyu gelecekten gelerek, Agassiz'in ''zirveler''inin var olmadığı bir zamandan gelerek ele alıyor. 14 Bunun yanında zirvenin adını değiştirmeme kararıyla İsviçre Federal Konseyi insanlığın demokrasi, karşılıklı anlayış ve farklı olana hoşgörü dağının zirvesine henüz tırmanamamış olduğunu ispatlıyor. Eski Yugoslavya'daki savaşlar sırasında ve bunların ertesinde Romanlara karşı girişilen Holocaust, zorunlu göçebelik ve ırkçılık Balkanlar'dan ve Merkez Doğu Avrupa'dan gelen güncel sanatçıların ele almakta olduğu konuların içine giriyor. Aciliyet içeren bu toplumsal, ekonomik ve siyasi konular yerinden etme ve sınır dışı etme, mülk talanı, insan haklarında eşitsizlik, eğitimde ayrımcılık gibi günümüzde işlemekte olan devlet protokollerinin sonucunda ortaya çıkan pek çok meseleyle yan yana getiriliyor. Örneğin, Roman kültürü kendi içinde farklılıklar ve çelişkiler barındırıyor dolayısıyla tek bir çerçeve içinde tanımlanması zor; ve bu durum çoğunlukla Roman olmayanlar tarafından Romanların yaşamı üzerine geliştirilmiş ve Romanların toplumsal ve siyasal oluşumlar, yapılar ve söylemler üretme kapasitesine sahip olmadıkları gibi bir yanlış varsayım üzerine kurulu farklı karar, protokol ve uygulamaları mazur göstermek için kullanılmakta. Bu yüzden böyle bir bağlamda Romanlarla ilgili meselelere dair farklı iletişim ve temsil protokolleri üzerine Roman sanatçıların üretimleri ve sanatsal söylemleri aracılığıyla yoğunlaşmayı önemli buluyorum. Göç başlıklı yarı- belgesel çalışmasında (2011, 18 dk.) sanatçı ve film yapımcısı Milutin Jovanović eski bir Roman yerleşkesindeki evlerini kaybetmiş insanların yaşamları üzerine eğiliyor. Belgrad'daki Gazela Köprüsü altında bulunun Gazela yerleşkesi 31 Ağustos 2009'da tahrip edilmişti. Belgrad Belediye Başkanı'nın emriyle uzun bir süredir orada yaşayan 114 aile metal 4 13 Georg Friedrich Hegel, Tinin Fenomenolojisi, alıntılayan Susan Buck- Morss, Hegel ve Haiti, Critical Inquiry cilt. 26, no: 4 (Yaz 2000): s Sasha Huber'in kayda aldığı performans 2008 Ağustosu'nda Agassizhorn'a yaptığı helikopter uçuşu ve zirve üzerine yaptığı başarılı iniş sonrasında Renty'nin adını taşıyan bir plaketi oraya yerleştirmesi üzerine kurulmuştu.

5 konteynerler ile şehir dışında kurulan altı değişik mahalleye taşınmaya zorlanmışlardı; 64 aile ise Güney Sırbistan'da bulunan bazı yerlere gönderilmişlerdi. Jovanović video çalışmasında izleyiciyi, hikâyeyi sanatçının arkadaşı olan Gagi'nin gözünden takip etmeye davet ediyordu. Gazela'daki yıkımların ertesinde yerlerinden olan Roman ailelerin yerleşmeye zorlandığı yeni Roman yerleşkelerinden birinde oturmaktaydı Gagi. Görgü tanıkları arayışındaki Gagi, ödünç aldığı kamerayla dar sokakların ve tenekeden konteyner- evlerin labirentinde komşularının yaşadıkları hayal kırıklıkları üzerine kendi belgeselini çekmeye girişmişti. Yani temsil araçları sahiplenilmiş ve devredilmişti var olan temsil rejimlerinin üstesinden gelmek amacıyla ''hâkim olunmuş'' ve kullanılmışlardı. Ama Gagi nin potansiyel tanıkları uyarı protokolü tarafından daha baştan susturulmuştu: İnanılmaz derecede gayri insani koşullarda verdikleri hayatta kalma mücadelesi hakkında ortalığa konuşmamaları konusunda tehdit edilmişlerdi. Marika Schmiedt'in Geriye Kalan..., başlıklı enstalasyonu (2011, DVD- loop, 20-30dk.) sanatçının Roman Holocaust'u protokollerine dair bilinmeyen olgular üzerine, ve toplama kamplarında öldürülmüş olan ve başka bir çalışmasını adamış olduğu (Nahoş Bir Toplum) kendi akrabalarının yazgısı üzerine yaptığı derin araştırmalar sırasında topladığı belgelerin kopyalarından ve bir videodan oluşuyor. Bu belgeler (Auschwitz, Dachau, Buchenwald, Sachsenhausen, Mauthausen, Ravensbrück), mahkum listeleri, transfer edilenlerin listeleri, ölçüm kartları, mahkum fotoğrafları (Bundesarchiv, Berlin), sicil dosyaları, polis kayıtları, doğum ve ölüm belgeleri (Graz şehri Federal Polis İdaresi, Kirchstetten Nope cemaati, farklı kiliseler) arşivlerde saklanmış ve tutulmuş olsalar da ulaşılmaları ve edinilmeleri oldukça zor Marika Schmiedt, Geriye Kalan..., malzemeler. Dolayısıyla sanatçı araştırmaya dayanan çalışma yöntemiyle bu 2009 (2011) belge yığınını bütün maddi çarpıcılığıyla gözlerimizin önüne yığarak var olan kanıtları görünür kılmaktaydı: Binlerce sayfalık nakil listeleri, mahkum listeleri, cenaze ilanları, personel kartları, gözaltı zabıtları ya da tıbbi deney belgelerine ait kopyalar evlerine götürmeleri ve karanlıkta tutulan bu olayların hatırasını muhafaza etmeleri için izleyiciye sunulmaktaydı. Schmiedt'in bu ve bundan önceki, sanatçı (üç ayrı konstantrasyon kampından canlı çıkmayı başarmış, Avusturya'dan Roman bir kadın ressam, müzisyen ve yazar) Ceija Stojka'ya adanmış Miras ( ) başlıklı çalışması filozof Giorgio Agamben'in sorduğu soruyu getiriyor akla: Bu tür olayların meydana gelmesine izin veren hukuki yapı nedir tam olarak? 15 Tarihsel unutkanlıkla Marika Schmiedt, Geriye Kalan..., mücadele ederken, sanatçının uzun yıllar boyunca biriktirmiş olduğu belgeler 2009 (2011) ve sözel tanıklıklar ırkçılığın sürekli geri dönüyor oluşuna ve ''vekâleten tanık''ın [proxy witness] dile getirdiği şüphelere ve çıkışsızlıklara karşı bizi uyarmakta: ''konuşmaya dair bir acziyet [impotentiality] aracılığıyla somutluk kazanan bir potansiyel, [ ] konuşma olanağı üzerinden kendine varlık edinen bir imkânsızlık olarak hayatta kalanların tanıklığı Alfred Ullrich'in Çılgın Su Çarkı başlıklı çalışması (video enstelasyon, 18' 38'') iki ayrı video çalışmasını içinde barındırıyor. Bunlardan ilkinde bir su değirmenine ait çarkın loop'a alınmış biçimde sürekli döndüğü görülüyor. Çark, Roman bayrağında bulunan çarkı akla getiriyor. Dolayısıyla bu çalışma Roman halkını sürekli dolaşma güdüsü taşıyan, çarksız bir ev içinde yerleşik bir yaşam sürmek konusunda genetik bir yetenek eksikliği bulunan egzotik yaratıklar olarak tanımlayan eski klişe üzerine söz alıyor. Filme alınan su değirmeni Dachau'daki Nazi imha kampının yakınında yer alıyor; dolayısıyla çark ırkçılığın sürekli olarak tekerrür etmesine de 15 Giorgio Agamben, Homo Sacer: Sovereign Power and Bare Life, trans. Daniel Heller- Roazen (Stanford: Stanford University Press, 1998), s. 166 [Kutsal İnsan: Egemen İktidar ve Çıplak Hayat (Ayrıntı Yayınları, 2001)] 16 Giorgio Agamben, Remnants of Auschwitz: The Witness and the Archive, trans. Daniel Heller- Roazen (New York: Zone Books, 1999) s. 146 [Tanık ve Arşiv: Auschwitz'den Artakalanlar (Dipnot Yayınları, 2010)]. 5

6 Irkçılıkla Mücadelede Sanatsal ve Kuramsal Stratejiler Suzana Milevska göndermede bulunuyor. Yine de tekerrür kusursuz biçimde gerçekleşmiyor ve verilen mesaj bir tür müphemlik içeriyor, çünkü sanatçı ince detaylar yardımıyla sahnenin dönüşmesini sağlıyor ve böylelikle Romanların içinde bulunduğu koşullarda yavaş da olsa yaşanmakta olan değişime işaret ediyor. Su çarkının yanında yer alan belgeselde sanatçının, etrafta seyyar kişiler tarafından ticaret ya da işportacılık yapılmasını yasaklayan Landfahrerplatz kein Gewerbe [Seyyarlar için alan, ticaret yasak] yazılı trafik işaretine ilişkin olarak enformel bir biçimde gerçekleştirdiği performans gösteriliyor. Bu tür işaretler Bavyera'da halen kullanılmakta. Sanatçı sokağa yerleştirilmiş işareti üzerinde farklı göstergerler bulunan üç işaret yoluyla sorgular ve karalarken kayda alınmış: bir soru işareti, bir çarpı işareti ve işaretteki yazı yerine yeni bir terim olarak önerilen Rastplatz [Dinlenme Alanı] kelimesi... Sanatçının bu basit eylemi tarafsız görünen bazı uygulamaların aslında nasıl da Roman seyyahları diğerlerinden ayrıştırdığına, ayrışımın nasıl da dil ve görsel kamusal bellek tarafından ve hatta basit trafik protokolleri tarafından etnisite temelinde tesis edildiğine dikkat çekiyor. İşaretin üzerine çarpı atarak sanatçı, Sasha Huber'in Alfred Ullrich, Çılgın Su Çarkı (2009- de niyet ettiği gibi, uzun süredir etrafta var oldukları için içselleştirmiş 2011) olduğumuz, onlarla birlikte yaşamayı öğrendiğimiz, görsel kültürümüz içinde nasıl da bu kadar rahat biçimde barınabildiklerini sorgulamadığımız ırkçı işaret, isim ve terimlere artık bir son verilmesini sağlamak üzere bir yeniden adlandırma önerisinde bulunuyor. Ullrich, 13 Mayıs 2000 tarihinde Çek Cumhuriyeti'nde gerçekleştirdiği Domuzdan Önce İnciler başlıklı özgün performansını İkinci Dünya Savaşı sırasında sadece Çekler tarafından işletilmiş olan ve Romanların tutulduğu Lety toplama kampının önüne konumlandırmış ve fotoğraflar aracılığıyla kayda almıştı. Yetmişli yıllardan bu yana bu bölge domuz çiftliği olarak değerlendirilmekteydi. Sanatçı farklı toplama kamplarında hapsedilmiş akrabaları ve diğer Romanların anısına dikilmiş anıtın önünde kızkardeşine ait olan bir kolyenin incilerini çiftliğin kilitli kapısının içinden yere doğru 17 fırlatmıştı. Sanatçının eylemi ve çalışmanın başlığı Çek hükümetinin, tarihi ve Lety bölgesinin varlığını silerek yeniden yazma uğraşına, toplama kampı ve Alfred Ullrich, Dachau, Landfahrerplatz orada yaşanan dehşete dair kamusal bellekte yer tutmuş her tür izi silmek kein Gewerbe (2011) yönündeki absürt ve rahatsız edici çabasına, olanların üzerini örtmek ve orada acı çekmiş Romanların anısını lekelemek üzere başka bir ''pislik'' türüne 18 başvuruyor olmasına işaret etmekte. Call the Witness [Tanığı Ara] isimli proje üzerinde çalışırken başlıca amacım hegemonik temsil rejimleri üzerinde olduğu kadar, günümüz dünyasına egemen olan biyopolitik yapılar aracılığıyla bireylere empoze edilen içselleştirilmiş öz- temsil stratejileri üzerinde de bir baskı oluşturmaktı. Şunlara benzer soruların mutlaka sorulması gerekiyor: Temsil araçlarını kimler denetliyor ve egemen kültür ve ahlak ilkelerini yeniden üretme ve yayma erkine sahip olanlar kimler? Ya da daha somut bir örnek ortaya koymak gerekirse; Roman sanatçılar ve genel olarak Romanların kendilerini yönetme haklarına dair aciliyet içeren çağrılarını seslendirme ve kendilerine güç 19 katmak üzere harekete geçmelerini sağlayacak platformu inşa etme özgürlüğü kime aittir? Temsil, aidiyet, kendini özselleştirme ve ırkçılık rejimlerinin içselleştiriliyor olması bir an önce içinden çıkılması gereken tehditkâr bir kısır döngü yaratmakta. Son dönemde pek çok Avrupa 17 Alan Levy, The World Has to Know, Prague Post, Mayıs Bkz. Huub van Baar, The Way Out of Amnesia? Europeanisation and the Recognition of the Roma s Past and Present, Third Text cilt. 22, no. 3 (Mayıs 2008): ss Sanırım burada Roman terimi ve kullanımı üzerine bazı açıklamalar gerekiyor. 1971'de Londra yakınındaki Orpinton'da gerçekleşen ilk uluslararası Roman Kongresi'nde aşağılayıcı tonlar içeren Çingene [Gypsy] ya da Çigan [Tzigani] kelimeleri yerine bu terimin kullanılmasına karar verilmişti. Bugün terim farklı Roman camaatlerinin farklı isimler arasında kendilerini tanımlamak için kullandıkları toparlayıcı terim olarak işlev görüyor yine de eklemek lazım ki, bazı cemaatler bu terimi kabul etmiyor. 18 Sayı #3 6

7 ülkesinde Roman vatandaşların toplu biçimde evlerinden edilmeleri, kovulmaları ve sınır dışı edilmeleri gibi vakalara ilişkin aciliyet hissi sayesinde bazı konular zorunlu olarak dile getirildi. Yaşanan neoliberal kapitalist ilerleyişin ve buna eşlik eden ucuz hatta ücretsiz arazi açlığının ışığında bu tür siyasal manevralar hiç de şaşırtıcı gelmemeli. 20 Yaşanmakta olan ağır insan hakları ihlallerine işaret etmek de; geçmişe ait bazı ırkçı bağlamlardan ödünç alınan unsurlarla yeniden- bağlamsallaştırılan güncel ırkçılığın farkında olmak ve onla mücadele etmek amacıyla yeni yöntemler aramak da çok önemli. Evlerinden edilen, dışarı atılan, gettolaştırılan, hapsedilen, savaş mültecisi olan ya da özgür olmasına rağmen marjinalleştirilmiş Romanlar bahsi geçen projelerde söz alan özneler konumundalar: Roman sanatçının öznelliği burada tanık niteliğinde ve konuşamayanlar için konuşmakta. 21 Bu konuda en çok sorulması gereken sorulardan biri, toplumsal ve siyasal işlevlerin filozof Julia Kristeva'nın tanımıyla daha en baştan ''gönderge ile simgesel arasındaki yarık tarafından işaretlenmiş'' olduğu (konuşan öznelerin imha ve tahribatın ağır yükünü taşıyan geçmiş ile henüz belirginlik kazanmamış gelecek arasında bölündüğü) bir ortamda, Avrupa'nın yeni oluşmuş olan Roman öznelliklerle nasıl bir müzakereye gireceği sorusudur. Agamben'in ''kurban edilebilme hakkı'' olarak tanımladığı şey bugünkü meseleye tam olarak karşılık gelmiyor: Bahsedilmesi gereken şey daha ziyade etnisite, ırk, toplumsal cinsiyet, cinsiyet ve kültürel formasyon farkı gözetilmeksizin, çoğunlukla aynı zeminde yaşama hakkıdır. 22 Irkçılığın aşılması (siyasal coğrafyacı Arun Saldanha'nın savunduğu gibi) 23 ya da temsilin miras alınmış bütün kontürlerinin ve tonlarının ortaya dökülmesi mümkün olmasa bile insan, adaletsizlik ve ayrımcılık karşısında kendi tanıklığını dile dökme; farklı kılıklara girmiş bütün yeni ırkçılık vakalarını deşifre etme ve sarsma, yüksek sesle kınama; ve farklılık, yan yana yaşayabilme, birlikte var olabilme [compossibility] içinde dayanışmayı olumlayan radikal eylem olasılıklarını değerlendirme sorumluluğunu üstlenebilmeli. 24 Sömürge- sonrası kuramın önemli isimlerinden Paul Gilroy şunu öneriyor: [ ] ırkçılık karşısında iyi bir iş çıkarabilmek için bir kategori olarak ırkın doğasına dair bazı ontolojik varsayımların reddedilmesi gerekir ki bu varsayımlar benim görüşüme göre siyasal dayanışma fikrini ucuzlatmışlardır çünkü dayanışmanın bir şekilde otomatik olarak tesis edileceğini, dayanışmanın kendini gözeteceğini savunurlar. Ama dayanışmanın sizin inandığınızı düşündüğüm gibi- kendini gözetmediğine ve bu dayanışmayı üretmemiz için yapmamız gereken çok şey olduğuna inanıyorum. 25 Ne yazık ki güncel sanat sahnesi henüz farklı ortamlardan gelen güncel sanatçıları kabul etmeye hazır değil ve bahsi geçen konuları genellikle halihazırda kabul görmüş ve sanat ortamının çoğunluğu tarafından konuşulan dile aşina sanatçıların tanıdık seslerinden dinlemeyi tercih etmekte. Bu yüzden şu soruyla bitiriyorum metni: kaç tane Roman sanatçıyı ismen tanıyorsunuz? İngilizceden çeviren: Erden Kosova 20 Yasal mülkiyet belgelerine sahip olmadıkları için Romanların onyıllar boyunca üzerinde yaşadıkları araziler ''yasal'' olarak temellük edildi ve kalkınma ve mutenaşlaşma ya da neoliberal terminolojiyle ''kentsel dönüşüm''- için elde edilebilir hale getirildi. Filozof Hannah Arendt'in Totalitarizmin Kaynakları'nda ırkçı ideolojinin yabancı bölgelere yönelik emperyalist fetih hareketleri ve bunlara eşlik eden hükümranlık edimlerinin meşrulaştırılmasına yardım ettiğine dair ifadelerine benzer biçimde, ırkçı taşkınlıklar ve ayaklanmalar bu süreci kolaylaştırmakta. 21 Agamben, Auschwitz'den Artakalanlar. 22, The Eternal Recurrence of Racism Some reflections on the return of racism in European culture, springerin cilt. XV, no. 4 (Sonbahar 2009): ss Saldanha, s Compossibility kavramı Gilles Deleuze tarafından geliştirildi; bkz. Gilles Deleuze, The Logic of Sense, çev. Mark Lester, der. Constantin V. Boundas (New York: Continuum, 2004), s Kozmopolitizm, Siyahlık ve Ütopya. 7

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

IRKCILIK VE YABANCI DÜŞMANLIĞI MEVCUT DURUM ANKETİ SONUÇLARI

IRKCILIK VE YABANCI DÜŞMANLIĞI MEVCUT DURUM ANKETİ SONUÇLARI IRKCILIK VE YABANCI DÜŞMANLIĞI MEVCUT DURUM ANKETİ SONUÇLARI GENEL TOPLAM (SPSS VERİ GİRİŞİ SONUÇLARI) Cinsiyetiniz : Bayan ( 220 ) Bay ( 181 ) Diğer ( ) Yaş grubunuz : 18-25: (297 ) 26-35: ( 81 ) 36-45

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı GENÇLİK PROGRAMI EYLEM 1.3 ve 5.1 PROJELERİNDEN ÖRNEKLER TR-5.1-7-2008-R3 Gelecek Bugündür-Gençlik Politikalarına

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

IRKÇILIK VE HOŞGÖRÜSÜZLÜĞE KARŞI AVRUPA KOMISYONU

IRKÇILIK VE HOŞGÖRÜSÜZLÜĞE KARŞI AVRUPA KOMISYONU CRI(98)29 Version turque Turkish version IRKÇILIK VE HOŞGÖRÜSÜZLÜĞE KARŞI AVRUPA KOMISYONU 3 NO.LU ECRI GENEL POLITIKA TAVSIYE KARARI : ROMANLAR/ÇINGENELER E YÖNELIK IRKÇILIK VE HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELE

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 CCE Hakkında bir sivil toplum kuruluşudur; 1994 yılında kurulmuştur; demokratik devletlerde gerekli olduğu düşünülen vatandaşlık bilgi ve becerilerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti. ARAŞTIRMA RAPORU ÖZEL ARAŞTIRMA--AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE KRONOLOJİSİ 20/06/2005 1959 1963 1964 1966 1968 1970 1971 1972 1973 31 Temmuz: Türkiye, AET ye ortaklık için başvurdu. 11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi,

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi

Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi Cem Ergun Araş. Gör. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyoloji Bölümü E-posta: tusawi@hotmail.com Sulukule Çocuk Atölyesi İlanı Fotoğraf 1. Çocuk atölyesinin görünümü

Detaylı

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM AVRUPA TERÖRLE MÜCADELEDE SAFLARI SIKILAŞTIRIYOR: ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM 62 EKONOMİK FORUM Melih ÖZSÖZ İKV Genel Sekreter Yardımcısı Son zamanlarda AB gündeminde yaşanan terör olaylarına

Detaylı

Türkiye Değerler Atlası - 2012

Türkiye Değerler Atlası - 2012 Benim için İnsan Hakları Türkiye Değerler Atlası - 2012 ~ Prof. Dr. Yılmaz Esmer ~ Hasan Ferhat GÜNGÖR DEĞERLER (Values) İnsan bireyleri ya da grupları tarafından, neyin istenir, uygun, iyi ya da kötü

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 260 Bahar 4 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 260 Bahar 4 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Avrupa Birliği Politikaları POLS 260 Bahar 4 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE MUAMELE EŞİTLİĞİ CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE Ayşegül Yeşildağlar Ankara, 08.10.2010 HUKUKİ KAYNAKLAR Md. 2 EC : temel prensip -kadın erkek eşitliğini sağlamak, Topluluğun özel bir yükümlülüğüdür,

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi SPoD, Bağımsız Seçim İzleme Platformu ile birlikte cumhurbaşkanlığı seçimlerinde demokratik gözetim hakkı çerçevesinde kırılgan grupların seçme ve seçilme

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma Elli-dokuzuncu Oturum Üçüncü Komite Gündem maddesi 98 Kadınların Konumunun Geliştirilmesi Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı,

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı GRAFİK TASARIM VE MASAÜSTÜ YAYINCILIK Öğretim Dili Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans (X) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Sayın Yetkili, Organizasyon Komitesi. Prof. Dr. Melih ERSOY. Doç. Dr. Ela BABALIK-SUTCLIFFE. Prof. Dr. Murat BALAMİR

Sayın Yetkili, Organizasyon Komitesi. Prof. Dr. Melih ERSOY. Doç. Dr. Ela BABALIK-SUTCLIFFE. Prof. Dr. Murat BALAMİR Sayın Yetkili, Şehir planlama alanında en büyük uluslararası kuruluş olan Avrupa Planlama Okulları Birliği nin (AESOP) 26. Kongresi 11 15 Temmuz 2012 tarihlerinde ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ev

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi helikopterle gezme şansını yakalayacak. Kampanyayı www.facebook.com/istka

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi helikopterle gezme şansını yakalayacak. Kampanyayı www.facebook.com/istka 8 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul CUMHURİYETİMİZİN 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini ister misiniz?

Detaylı

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ Amaçlar Türkiye de ırkçılık, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye katkı sağlamak Yazılı basındaki etnik ve dini kimliklere karşı ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ Madde 1: Topluluğun Adı Ve Merkezi a)topluluğun Adı : Bilgesam Gençlik Platformu dur. b)topluluğun Merkezi : İstanbul dur. Madde 2: Topluluğun Kurulma Amacı 1-BİLGESAM

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Mitler «Gelecek nesil!» «Bugünün küçüğü yarının büyüğü.» «Çocuklar

Detaylı

MERT YAVAŞCA RESILIENCE

MERT YAVAŞCA RESILIENCE MERT YAVAŞCA RESILIENCE Sergi Sponsorları MERT YAVAŞCA RESILIENCE 17.03-11.04.2015 Hafızasında Gerisi Gelmeyen Birkaç Hayal Vardı. A. Hamdi Tanpınar, Huzur Benim gibi insanlar der Hans Bellmer, hafızaya

Detaylı

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek Soydaş Uyum Eğitimi Bulgaristan dan göç eden soydaşlarımızın Türkiye de yerleşme, yaşama ve çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla 9 aylık bir sürede 4 ilde 33 seminer düzenlenmiş, 7.000 e yakın kişiye

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

Basın ve Yayın Bölümü

Basın ve Yayın Bölümü Dünyada, ülkenizde ve yaşadığınız yerde olup bitenlerden haberdar olmak için bastıramadığınız bir merak ve ilginiz varsa, bir de öğrendiklerinizi paylaşmaktan keyif alıyorsanız ve bunu önemli görüyorsanız,

Detaylı

Davranıs ve Çalısma İlkeleri

Davranıs ve Çalısma İlkeleri Davranıs ve Çalısma İlkeleri Saint-Gobain Grubu, hem yönetim hem de calışanlar tarafından uygulanan ve yıllar boyunca Grubun faaliyetlerine yön veren bir takım ilkeler geliştirmiştir. Günümüzde grup, bu

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü

UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü Esra HATİPOĞLU İletişim Sektör Uzmanı 31 Ekim - 1 Kasım 2014, Antalya Bilgi toplumları inşa etmek UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü, şimdiki hâliyle 1990 yılında UNESCO

Detaylı

TRU da Dil ve Kültür. Üniversite Yaşamına Hazırlanın!

TRU da Dil ve Kültür. Üniversite Yaşamına Hazırlanın! Dil ve Kültür TRU da Dil ve Kültür Üniversite Yaşamına Hazırlanın! Neler kazanacaksınız: > > Gelişmiş sunum becerileri > > Kültürlerarası iletişim konusunda eğitim > > Gerçek yaşam ortamlarında İngilizce

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi ikileminde Azınlıklar ve Sosyal Medya

İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi ikileminde Azınlıklar ve Sosyal Medya İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi ikileminde Azınlıklar ve Sosyal Medya konferansı yapıldı Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı nın yürütücülüğünü yaptığı Sosyal Medya ve Azınlıklar projesi

Detaylı

OECD Regions at a Glance. OECD Bölgelerine Bakış. Okur Kılavuzu. Summary in Turkish. Türkçe Özet. Neden OECD Bölgelerine Bakış?

OECD Regions at a Glance. OECD Bölgelerine Bakış. Okur Kılavuzu. Summary in Turkish. Türkçe Özet. Neden OECD Bölgelerine Bakış? OECD Regions at a Glance Summary in Turkish OECD Bölgelerine Bakış Türkçe Özet Okur Kılavuzu Neden OECD Bölgelerine Bakış? Son yıllarda bölgesel kalkınma sorunları OECD ülkelerinin çoğunun politik gündemine

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin

Detaylı

Sık Sorulan Sorular. TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi:

Sık Sorulan Sorular. TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi: Sık Sorulan Sorular TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi: 1. Tandem: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir?...s.3 2. Program nasıl çalışıyor? Not edilmesi

Detaylı

İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU

İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU 1- Kadın istihdamı özendirilmeli Sorun: Gelişmiş ülkelerin çoğunda kadınların işgücüne katılım oranları yüzde 60-80 aralığında. Gelişmekte olan ülkelerde

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ

2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ Neslihan Kaptanoğlu TEPAV Dış Politika Etütleri Programı 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ Amerika Birleşik Devletleri, 4 Kasım 2008 de 55. Başkan ve Başkan Yardımcılığı seçimlerini

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ, YAŞAM ANLATILARI, MİTLER VE TARİH YAZIMI Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi

Detaylı

A Framework for an Emancipatory Social Science

A Framework for an Emancipatory Social Science Lecture 1 A Framework for an Emancipatory Social Science Erik Olin Wright University of Wisconsin - Madison November, 2007 Çerçeveeve I. Ö Özgürleştirici Sosyal Bilim nedir? II. Üç Vazife III. Sosyalizm'in

Detaylı

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı.

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı. Fall 2010 Toplayıcı: New Link (Web Bağlantısı) Başlangıç: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:12:18 Son Değiştirme: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:13:29 Geçen Süre: 00:01:10 Katholieke Universiteit Leuven S3: Gittiğim

Detaylı

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT Şeffaf altın su temizlik simgesi hamam sanatla uyumunu zenginleştirdi Küçük Mustafa Paşa Hamamı sanatla dirildi 15 Eylül - 13 Ekim 2013 tarihleri arasında

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR Meslek odaları ve bazı sivil toplum kuruluşları, son günlerde yaşanan iç kargaşalarda meydana gelen ölümler, Türk Bayrağına ve Atatürk heykellerine yapılan saldırılar üzerine sağduyu çağrısında bulundu.

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

TÜRKİYE AB GERİ KABUL ANLAŞMASI AHMET ÇELİK

TÜRKİYE AB GERİ KABUL ANLAŞMASI AHMET ÇELİK 1. GİRİŞ Geri kabul anlaşmaları, genel olarak, bir ülkede veya sınırları belirlenmiş bir grup ülkede yasadışı olarak bulunan kişilerin anlaşma yapılmış kaynak ülkeye veya en son transit geçiş yaptıkları

Detaylı

Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI. 23 Aralık 2014, Ankara

Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI. 23 Aralık 2014, Ankara 17 Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI 23 Aralık 2014, TACSO Türkiye Tunus Caddesi 85/8 Kavaklıdere 06690 t:/f +90 312 426 4451

Detaylı

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İçinde bulunduğumuz mayıs ayı Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından tüm dünyada Uluslararası İç Denetim Farkındalık Ayı olarak ilan edilmiştir.

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy,

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy, Billy (Vince Vaughn) ve Nick (Owen Wilson) dijital dünyaya yeni adım atan iki eski kafalı satışçıdır. Senelerdir emek verdikleri şirketin artık teknoloji karşısında ayakta duramaması nedeniyle kapatılması,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı