Palimpsest Olarak Avrupa Kimliği

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Palimpsest Olarak Avrupa Kimliği"

Transkript

1 Palimpsest Olarak Avrupa Kimliği William Uricchio Avrupa da Medya, Kültür ve Kimlik Rorschach tan Palimpsest e 1 Avrupa yı düşünün. Aklınıza ne tür imge ya da figürler geliyor? Karşı konulamaz beyaz bir boğa kılığındaki Zeus un alıkoyduğu Fenike prensesi Europa mı? Mavi zemin üzerinde çember biçiminde dizelenmiş sarı yıldızlar mı? Batı sınırları kesin olarak çizilmiş, doğu sınırları ise biraz daha muğlak görünen bir harita mı? Bir tarz mı, belki gösterişli ve modern, ya da zarif ve eski dünyanın el işçiliğinden izler taşıyan? En azından benim aklıma birçok şey geliyor, ama en elle tutulur olanları markalar, mutfaklar, davranış biçimleri Avrupai olmak zorunda olmayan bir yolla hemen ulusal ya da etnik olarak yeniden sınıflandırılabilir ve buna rağmen yine de Avrupai olabilirler. Belki bu benim Amerikalı olmamdan ve Avrupa nın parçalarını bütünle olan ilişkileri üzerinden okumaya yatkın oluşumdan ileri geliyor. Avrupalı okuyucular, Amerika yı düşünerek, tam anlamıyla ona bir resim biçmeye çalışarak, bir karşıdeneye girişebilirler. Bana öyle geliyor ki bu çok daha kolay bir iş olur ve sonucunda, kısmen Amerika markası nın çok yoğun bir şekilde pazarlanması ve görsel ikonlarla iç içe geçmiş olmasından ötürü, zengin ve birbiriyle aşık atabilecek bir imgeler dizisi elde edilebilir. Avrupa yı düşünme/zihinde resmetme işleminin Rorschach mürekkep testini 2 andırdığı savlanabilir, korkularımızı ve kaygılarımızı, umutlarımızı ve isteklerimizi dillendirmek için bize bir bahane sunan farklı yorumlara açık bir imge. Rorschach testlerindeki sorun (ve kuşkusuz çok sayıda sorun vardır) bize, dünyayla ilgili değil kendimizle ilgili bir şey söylemeleri için hazırlanmış olmalarıdır. Bu testler konuşan kişinin hassas noktaları ve beklentileri hakkında, bir yerden, bir halktan ya da tarihsel olarak kökleşmiş bir kültürden daha çok şey söylerler. Avrupa nın kimliğiyle ilgili düşünmek için çok daha uygun bir metafor ise palimpsest olabilir birikmelerle, gölgelerle, çatlaklarla ve akışlarla yoğrulan bir vasıta. Palimpsestler genellikle geri dönüştürülen ve başka amaçlar için kullanılabilen, daha eski ve kısmen silinmiş elyazmalarında baskı izlerinin bulunduğu, çeşitli metin katmanlarının, neredeyse sürekli olarak birbirleriyle yarışarak ve tamamlanmamış, birlikte barındıkları, antik elyazmaları olarak değerlendirilir. Avrupa özelinde, bunu tarihin ve coğrafyanın derin ayrımlarında, imparatorluğun, para biriminin, televizyon formatlarının ve Amerikan kültürel varoluşunun tortularını bırakarak bağdaşık biçimde akışında; ve dilin, dinin, etnisitenin ve hatta sportif bağlılıkların birbiriyle kesişen alanlarında görebiliriz. Bu bağdaşıklık motifleri birbirleriyle kesişirler: Kimisi diğerlerinden daha baskındır; kimisi görünmezdir ama düzgün 11

2 Palimpsest Olarak Avrupa Kimliği biçimde aydınlatılırsa birden göze görünür hale gelir; kimileri ise örtülü bir halde harekete geçirilmeyi bekler. Birikmeler, dinamik kabuklanmalar, kaydadeğer bir karmaşıklık ve hassaslık içeren kültürel bir inşaat sahası bir palimpsestin üstünde farklı katmanlar halinde bulunan Avrupa imgeleri Avrupa yı düşünmenin ne kadar zor olduğunu ve içindeki belli bazı kimlikleri etkin hale getirmeninse ne kadar kolay olduğunu açıklıyor. Fazlasıyla yapısal bir birim olarak palimpsest, Rorschach mürekkep izi testinden ve onun serbest çağrışımlarından daha uygun bir metafor. Ama tüm metaforlar gibi o da yalnızca bir şeyin seçili özelliklerinin altını çizerken, diğerlerini gizliyor ve hatta deforme ediyor. Palimpsest metaforu, Avrupa kimliğinin seçili veçhelerini, özellikle de (bu makalenin de konusu olan) medyayla ilgili olanları, saptamak ve onlara ses vermek konusunda son derece yararlı; ama aynı zamanda, diğer tanımsal dinamiklere bulaşmadığı gibi, daha da kötüsü onları deforme ediyor. Ne olursa olsun, bunun kendi amaçlarım ve bu makalenin devamı için üretken bir metafor olduğunu düşünüyorum sınırları olsa da. Görmenin Öteki Biçimleri 12 Avrupa hızla hareket eden bir hedef. Söylemsel bir birim olarak da ele alınsa, kurumsal bir dizi pratik olarak da, birikmiş anlamların, iliştirilmiş anıların ve sınırların, bağlılıkların ve organizasyonların sürekli değişen düzenlemelerinin arasında oradan oraya hareket halinde. Kültürel bir bölge olarak, tarihinin, üstünde yaşayanların ve onların sembollerinin dinamik akışında olduğu kadar, kendi uzamsal ve yönetimsel mantığı çerçevesinde de karmaşık. Her ne kadar, günlük dilde olduğu kadar düzenleyici pratiklerde de belirgin olarak görülen, belirli bir verili-kabul-edilme nin rahatlığı içinde de olsa, bu yüzeyin altında yatan belirsizlikler ve istisnailikler yakından bakınca ortaya çıkıyor. Aslında kartografi, Avrupa nın değişen ve yarış halinde olan tanımsal mantığına ilişkin müthiş bir kavrayış olanağı sunuyor. Avrupa nın haritalardaki temsilinin tarihi çeşitli yöntemlerle biçimlendirilebilir ve Michael Wintle ın yakın zamanda yazdığı bir kitap, benim kendi gruplandırma ve argümanlandırma stratejime karşı dikkate değer bir karşı-örnek ortaya koyuyor (2009). Verili-kabul-etme hissimizi yabancı kılan, bizi Avrupa ya yeni bir gözle bakmaya zorlayan haritalara başvurarak konuyu açmak isterim. Örneğin Ortaçağ döneminden kalma mappa mundi yi, dünyayı ( T ), içinde üç kıtanın yüzeyi dallara ayırdığı okyanusu temsil eden bir çember ( O ) olarak gösteren T-O haritalarını ele alalım. Bunlarda Asya genellikle en tepede yer alırken, modern bir izleyicinin kafa karıştırıcı bulacağı bir düzenleme dahilinde, Avrupa solda, Afrika ise sağda bulunur. Elbette böylesi haritalar temel olarak Kilise ve ona bağlı kurumlar tarafından çizildikleri için, fiziksel oryantasyondan ziyade ruhsal oryantasyon dikkate alınmıştır. Ama bu haritalar, yeni dünyanın keşfinin O nun dış halkasının şeklini bozmasından sonra bile, eklektik bir haritacı olan Heinrich Bünting in 1581 tarihli Yonca Yaprağı Haritası nın gösterdiği üzere, bir model olarak değerlerini korumuşlardır. Gözümüze kafa karıştırıcı görünen bu haritaların, oryantasyon noktası üst bir varlığa bağlanmıştır. Ama modern bir göze çok daha tanıdık görünebilecek olan navigasyon haritaları da kafa karıştırıcı olabilir, sözgelimi Sebastian Munster in, üst kısmında İtalya ve İspanya nın bulunduğu, altta ise Britanya ve Danimarka nın yer aldığı, 1554 tarihli Moderna Europa Descriptio haritası gibi. Bu az çok bugün bildiğimiz şekliyle Avrupa nın haritasıdır, ama alt üst edilmiş haldedir; ve ortaya çıkan sonuç bizi yeni topografik ilişkiler görmeye ittiği ve yeni tahakküm nosyonları ortaya koyduğu için çarpıcıdır.

3 Avrupa da Medya, Kültür ve Kimlik Oryantasyon bozma stratejileri, Avrupa yla ilgili bir saptamada bulunmak ve aslında, bizi yeni şeyleri yeni yöntemlerle görmeye zorlamak için sıkça kullanılmıştır. Örneğin 1952 yılında R. M. Chapin Jr., Time dergisi için Avrupa yı Sovyetler Birliği nin perspektifinden gösteren bir harita çizmiştir. Derin üç-merkezli bir perspektifle çizilmiş olan bu haritada, en alttaki üçte birlik bölümü, uydu devletlerin (Romanya, Macaristan, Polonya, Demokratik Almanya, vb.) çevrelediği, pembeye boyanmış, devasa bir toprak parçası (SSCB) kaplarken, diğerlerine Avusturya, Federal Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Britanya haritanın tepesinde küçük, incecik bir boşluk bahşedilmiştir sadece. Büyük bölümü Komünist olan bir kıtanın uç noktasında, askıntı halinde duran Özgür Avrupa nın savunmasızlığı apaçık ortadadır, ama aynı zamanda Avrupa nın birlik projesine musallat olmaya devam eden fay hatları ve çatlaklar da aynı biçimde belirgindir. Ya da en çok tekrarlanan ve en bilindik ülkelerin siyaha boyanıp NATO yazısıyla damgalandığı, Doğu Avrupa nın ise beyaza boyanıp, özgür olarak damgalandığı çağdaş Avrupa haritalarını ele alalım. Ya da bölünmüş, farklı renklere boyanmış ve Avrupalı sömürgeci efendilerin isimleriyle dolu bir Afrika haritasını. Burada, Avrupa nın tarihi tesiri belirgin biçimde ortadadır, tıpkı, bir ölçüde de olsa, göç şablonlarının olduğu kadar Avrupa nın sürekliliğinin ve zenginliğinin kaynağının da belirgin oluşu gibi. Avrupa mı? Stratejilerin bu en yabancı kılınmış olanında, verilecek cevap insanı yalnızca coğrafyayla sınırlı kalmayıp, kültür, iktidar ve temsil gibi mefhumları da göz önüne almaya zorluyor. Ölçüler Öyleyse böylesine çeşitlenen temsillere sahip olabilen bir Avrupa nın görüş ve kimliklerindeki karmaşıklığı nasıl betimleyebiliriz? Aydınlanmadan bu yana, rasyonalite kültürü tutarlılığın, birörnek ölçümün ve tahmin edilebilirliğin güvencesinin peşinde koştu. Ortaya çıkan sonuçsa data dizilerinden mürekkep bir miras. Türlü türlü Avrupa haritamız var artık, Facebook katılım oranına göre, ortalama gelire göre, toprak türüne göre, internet erişimine göre, kafatası yapısına, saç rengine, dile, ortalama ısıya, havaya, genetik bilgilere göre, vb. Bu yaklaşımla ilgili karşımıza çıkan en büyük zorluklardan biri, bu araçların ölçüm hassasiyetinin, kimi zaman sağlayacakları çıkarımlardan daha büyük görünüyor olması. Elimizde devasa miktarda data birikmiş durumda ama bu data her zaman bilgiye dönüşmeyebiliyor. Ve kimi zaman, tıpkı Rorschach mürekkep izi testinde olduğu gibi, gördüğümüz, aradığımız (örneğin Avrupa daki sarışınların dağılımıyla ilgili ölçümleri düşünün), bizim hakkımızda önümüzdeki nesneden daha fazlasını söylüyor. Kendi karmaşık düzeneklerinden ve karşılıklı bağımlılıklarından soyutlanmış olan bu data dizileri kaygı yaratmak, ya da güvence vermek için kullanılabiliyorlar. Örneğin rakamların anlattığı hikayelerden birini ele alalım. Coğrafyacı Vaclav Smil in yakın zamanda yazdığı bir kitap önümüzdeki yarım yüzyılda bizi bekleyen travma ve krizleri konu ediyor (2009). Smil ve nüfus uzmanı Paul Demeny önümüzdeki 40 yılın hayati önemde olduğunu ortaya koymak için çeşitli istatistiksel data dizilerinden faydalanıyorlar: 1) Avrupa nın küresel ekonomik üretimdeki payı 1900 de yüzde 34 iken 2000 yılında yüzde 20 ye gerilemiş durumda ve bu gerileme devam edecek; 2) 25 Avrupa ülkesindeki nüfus büyüme oranını, bu ülkeleri çevreleyen Müslüman ülkelerdeki aynı oranla karşılaştırdığımızda elde ettiğimiz mevcut 10:14 lük oran yaklaşık 10:28 e çıkacak; 3) Avrupa nın 2050 ye kadar alacağı net göçmen sayısının 35 milyon civarında olması beklendiği halde, söz konusu 25 Avrupa ülkesinin nüfusunun 450 milyon kişi olması beklenirken, Avrupa nın güney ve güneydoğu 13

4 Palimpsest Olarak Avrupa Kimliği komşularının nüfusu 1.25 milyara kadar tırmanabilir. Bu bilgi kırıntılarından ne gibi sonuçlar çıkarabiliriz? Rakamların tarafsızlığı bu istatistiksel çıkarımı muğlak kılıyor. Bu öngörülüp, korkulacak bir şey midir? Yoksa insan yerleşimlerinin ve göçün son birkaç milenyumunda olan bitenler kadar doğal bir gelişme, türümüzün süregiden gelişiminin bir parçası mıdır? Diğer tanzim stratejilerinden farklı olarak, bu tek boyutlu Avrupa numuneleri, hiçbir şey söylemeden çok şeyi ima ediyorlar. Rakamların büyüsü bu. Ampirik araştırmayı bir kenara bırakıp, veri toplamaya ve analiz etmeye son verelim demeye çalışmıyorum. Daha ziyade, birbirinden farklı bu haritaları, dinamik bir etkileşim sürecine eklemlemek yerine, tutarlı okumalar ve hatta kimi zaman argümanlar olarak istihdam etmeye eğilimli olduğumuzu söylüyorum. Avrupa nın farklı data haritaları birbirinden çok farklı gerçekliklere (sözgelimi, ortalama yağmur miktarına göre hazırlanmış bir haritayla, bir dinler haritasını düşünün), ya da birbirileriyle ilişkide olduğu apaçık olan koşullara (İnternet erişim haritasıyla Facebook kullanıcıları haritası), ya da kimi zaman da olasılık dışı korelasyonlara (saç rengi haritasıyla gelir dağılımı haritası) karşılık geliyorlar. En önemlisi de, mahallelerimizi, şehirlerimizi, ülkelerimizi ve bütün kıtayı çaprazlama kesen çeşitli fay hatlarının ve henüz bilinmeyen sınırların su yüzüne çıkmasına katkıda bulunuyorlar. Bunlar, ileride göreceğimiz gibi, başka türden bağdaşıklık ve ayrımlara diller, din ve geçmişin siyasi mirası çok önemli bir geri plan teşkil ediyorlar. Ama tıpkı Avrupa daki sarışın oranlarını gösteren haritalar gibi, bu data dizileri ve onların kullanım biçimleri aynı zamanda uslamlama sürecimizdeki kısmilik ve soyutlamalarla ilgili çok temel (ve kimi zaman da rahatsız edici olan) bir şeyleri de açığa çıkarıyorlar. Bağlılıklar 14 Daha ziyade nicel özelliklere odaklanmaya eğilimli oldukları için, data haritaları çoğu zaman Avrupa yı oluşturan halklar ve kültürlerle ilgili çok şey anlatmazlar. Ama bu söz konusu haritaların önemsiz oldukları anlamına gelmez. Annales ekolüne bağlı tarihçilerin çalışmaları ve başka çalışmalar da maddi koşulların belirleyici önemine ilişkin ikna edici bir tez koymuştur ortaya. Ama en az bu harita dizileri kadar (özellikle de bunları üst üste koyarsak) karmaşık olan kültürel bağlılık örüntüleri de dikkate alınması gereken bir dizi başka etken ortaya koyarlar. Tarihsel keşif örüntülerinin, antik Roma döneminden de kalsalar, Emeviler döneminden de, dil ve din, sokak planı ve mimari, tarım ve mutfak, vb. alanlarda kalıcı etkileri olmuştur. Diller ve yazılar birleştirebilecekleri gibi ayırabilirler de, belli bazı hisleri ifade edebilecekleri gibi, sonsuza dek konuşulmayacak hale de getirebilirler. Kuşaklar boyunca süren uyku halinin ardından etnisiteye dört elle sarılınabilir, etnisite yeniden adlandırılabilir, unutulabilir ya da yeniden etkin hale getirilebilir. Diplomatik, ekonomik ya da askeri olmaları fark etmeksizin, sportif bağlılıklar, ittifaklar bütün bunlar ve sayısız diğer etkenler Avrupa nın çeşitli kollektivitelerini gruplandırabilir ya da yeniden bir araya toplayabilir. Bohçalanmış özne nosyonu bütün bu kimliklerin (artı kuşak, cinsiyet, vb.) nasıl çeşitli yollarla etkinleştirilebileceğini, nasıl belirleyici ya da hareketsiz ya da bireyin görüş alanının dışında olabileceğini açıklamaya gayret eder; ama kollektif seviyede diğer mantıklar galebe çalıyormuş gibi görünür. Aradaki fark, bireysel öznenin uçucu angajmanlarının aksine, kollektif kimliklerin kendi momentumlarını üretebilecek kurumsal biçimi bulmaya yatkın oluşlarından ileri gelir. Bu bağlılık örüntüleri bir ulusu bir arada tutabilirler, ve aslına bakılırsa, uluslar tarihsel olarak belirli bağlılık örüntüleri geliştirip, onları okullarda verilen dersler ve ulusal

5 Avrupa da Medya, Kültür ve Kimlik tatiller vasıtasıyla işler hale getirmek konusunda bir hayli beceriklidirler. Bu örüntüler dilsel bir ayrım katmanında işleyebilirler, tıpkı bazı Büyük Britanyalılar ın, Kıta daki diğerleri bir zamanlar kültürel ve siyasi olarak Batı nın çevresinde kaldığı varsayılan Türkiye gibi ülkeleri içine alacak biçimde büyüyen Avrupa nın genişlemesinin limitlerini tartışırken, kıta komşularından Avrupalılar olarak söz ederek, kendilerini de zımnen dışsallaştırma eğiliminde görüldüğü gibi. Aynı şekilde organizasyon ve kurumlar olarak da tezahür edebi- lirler mevcut Avrupalar ın (Schengen, Avrupa Birliği, Avrupa Topluluğu, Avrupa kalesi, EBU, EMU, EEC ve EDC den müteşekkil alfabe çorbası ve hatta Bush yönetiminin eski ve yeni Avrupa sı) karmaşık içiçeliğiyle birlikte, birbirinden farklı birçok tarihsel Avrupa nın basit tanımsal önermelere nasıl meydan okuduğunu düşünün. Bunların her biri diğerlerinden farklı bir Avrupa yı temsil etme iddiasındadır. Bu bağlılık ve üyelik örüntülerine yakından bakılırsa dil haritaları, etnik haritalar, bildik ulusal haritalar, ama aynı zamanda yukarıda sözü edilen çeşitli ittifakların haritaları da her birinin Avrupa nın kültürel yapısı, fay hatları ve kırıkları, potansiyel ittifakların ya da çekişmelerin sınırları ve çizgileri hakkında, herhangi bir baskın kimliğin su yüzüne çıkmasını çok zor hale getiren bakış açıları sunduğu görülecektir. Makaleme, okuyucudan Avrupa ve Amerika için bir ikonografi ve ikincinin biraz daha dayanıklı bir biçimde ortaya çıkacağını varsayıyorum düşünmesini isteyerek başlamıştım. Bu elbette altı dolu bir soruydu. Ülkeleri (Almanya yla Amerika yı) ya da kıtaları (Avrupa yla Kuzey Amerika yı) karşılaştırmak daha isabetli olabilirdi ama tam da bu karşılaştırma özelinde bazı kaymaların çok kolay meydana çıkabilecek olması, Avrupa nın altında yatan aldatıcı kimlik dinamiğine işaret ediyor: Kültürel bölge mi? Coğrafi tanım mı? Siyasi ittifak mı? Ekonomik nüfuz sahası mı? Atlantik in her iki tarafında da birbirinden çok farklı cevaplar, verili olarak kabul ediliyormuş gibi görünüyor dikkate değer ölçüde daha karmaşık olan (ve muhtemelen daha önemli) ise sorulardır, eğer onları güneyden doğuya soruyorsak. Anlatılar, mitler, beklentiler Karmaşık görünüyor yarım yamalak hatırlanan sınırların, eski ticaret yollarının, dil alanlarının, ideolojik, ekonomik ve dini bölgelerin ve eski etnik yerleşimlerin yoğun örüntülü izlerinden oluşan bir palimpsest. Prensipte, bunların her biri ve hepsi etkinleştirmeye tabi durumda ve buna bağlı olarak da manipülasyona, hele de Avrupa gibi çelişken bir tanımsal mantığın geçer akçe olduğu bir ortamda. Bask bölgesinden Balkanlar a, Kuzey İrlanda dan Kıbrıs a kadar, kimlikleri ifade etmek ve zaptetmek için verilen birçok mücadeleye tanık olduk. Ve Saskia Sassen (2001) gibi bilim insanlarının bize hatırlattığı üzere, bu gerilimler şehirlerimizin hepsinde gündelik olarak ve sayısız ritüeller halinde tekrar tekrar sahnelendi (kesinlikle Avrupa ya özgü olmayan ve onu tanımlamayan bir durum). Ve buna rağmen, öyle ya da böyle, geçinip gidiyoruz Bu kimlikler birbiriyle çarpıştığında, hiç birimizin görmek istemediği oranda bir şiddet ve aşağılanma ortaya çıkıyor; ama ortaya çıkan denge, en azından zamanın bu evresinde, makul ve kabul edilebilir görü- nüyor. Eğer bizzat yukarıda ele aldığımız bağlılıklar potansiyel olarak sorunun bir parçasıysa, onlara galebe çalan, kimliklerden birini ya da ötekini baskın kılan nedir? Anlatıların, mitlerin ve beklentilerin, kültürel etkinliğimizi kapsamak ve yönlendirmek, kabaca özetlediğim çeşitli kimlik ve farkları etkinleştirmek ya da bastırmak konusunda çok önemli bir rol oynadığını söyleyebilirim. Elbette zararlı olanı engelleme çabası, telgraf gibi ulusaşırı medyalar ortaya çıktığı günden beri varolan bir durum. Ama artık kabul edilmiş olan ulusal hafızayı ve onun 15

6 Palimpsest Olarak Avrupa Kimliği 16 tersi olarak hafıza kaybını kurgulama tekniklerinden oluşan repertuar bir değişim halinde. Öyle ki sorunu Maniheist kontrol ya da çöküş itirazından koparıp, kamusal alanın (temsil ve hafızanın inşası hakkında donanımlı bir tartışmaya yönelik taşıdığı potansiyelden ötürü övülen) çok daha nüanslı idealiyle tanzim etmek bile, yalnızca medyanın donanımlı söylem için bir kaynak ve site olarak önemini vurguluyor. Şu ana kadar sözünü ettiğimiz haritalardan başka, bir de köklü bir karikatür haritaları geleneği var, özellikle uluslararası çatışmaların arttığı dönemlerde ortaya çıkan bu haritalarda Avrupa nın çeşitli ülkeleri yeniden resmedilir ve ülkelere insani nitelikler atfedilir Britanya zıplayan bir İskoç, Rusya Çar yüzlü dev bir ahtapot, Türkiye boylu boyunca uzanmış, etrafındaki kaosa karşı kayıtsız bir halde sigara tüttüren bir Türk Hatırlanan (ya da kurgulanan) geçmişin bozma ve tanımlama potansiyeli medyaların temsilin aracısı ve yayıcısı olarak ölümcül öneminin altını çizer. Medyalar, ne de olsa, hem kamusal, hem özel hafızanın depolarıdır; ve dış dünyanın seçili veçhelerine erişmemiz ve yaşamlarımızı idame ettirdiğimiz metaforları inşa etmemiz konusunda önemli rol oynarlar. Karikatürün bu şekilde ulus-spesifik olarak istihdam edilmesi ve belirli bölgelerin üst- lerinin ayırıcı ve sabit özelliklerle kaplanmaya çalışılması, aşırıya kaçıldığı takdirde kaba bir yaklaşım gibi görünürken, günümüzde zararlı olanı mit ve anlatının gücü vasıtasıyla engelleme çabalarına çok daha üstü kapalı bir haritalama denk düşüyor: Uydu haritaları, ulusaşırı bir temas ve nüfus alanının kanıtı. En az Avrupa kadar fay hattı ve birikmiş kimlik barındıran bir uzayda, 19. yüzyıl baskılarının maddeselliğinden, 20. yüzyıl uydu teknolojilerine geçiş, derinlikli bir geçiş olmuştur. Kapsama alanlarının şekilleri temas bölgeleri, hegemonik nüfuz alanları ( Radio Free Europe u düşünün) ve dışarıdaki göçmenlerle olan ulusal bağları muhafaza edebilme yetisi (TürkSat ın kapsama alanını düşünün) hakkında çok şey söylüyor. Televizyon ve telefon dalgalarının ileticisi olan bu uydular ulusal mitleri yayıyor, haberleri iletiyor ve belirli bir bölgede yaşayanları kendi topraklarına bağlamak konusunda büyük iş görüyor. Belirli özelliğe sahip bir alt grup olarak, kapsama alanları Avrupa nın bir imgesini de yaratan mit-üretici uyduları da unutmamalıyız: Yani izleme amaçlı da olsa, bir füze kalkanı nın parçası olarak da tasarlansalar, askeri uyduları. Böylesi sistemlerin kanıtlanmış (ya da iddia edilen) değerleri ne olursa olsun, gerçek bir savaş alanında kullanılmaktan çok, saldırgan politikalara karşı caydırıcı olmaları amacıyla konuşlandırıldıkları için söylemsel değerleri çok daha fazladır. Bunun gibi uyduların konumlandırılmaları konusu, en azından askeri sözleşmeler ve ideolojik bağlılıklar üzerinden tanımlanan Avrupa nın sınırları, ittifakları ve hoşgörüsü konusunda dikkate değer tartışmalara neden olmuştur. Ama sonuçta, korkutucu potansiyellerine rağmen, bu sistemler mitlerin üstünü örtme, Avrupa nın belirli bir konfigürasyonunun dışında kalanlarla kurulacak ilişkinin sınırlarını ve de bölgeleri tanımlama işlevini görürler. Mobiliteler Çeşitlilik içinde birlik sloganı bütün zarifliğiyle geniş bir alanı kapsar. Daha önce incelediğimiz gibi, geçer akçe olan çeşitlilik anlayışının ne kadar karmaşık olduğunu ve bu çeşitliliği, veçhelerden herhangi birini baskın konuma getiren kontrol etme ve şekillendirme stratejilerini göz önüne almak için çok sayıda neden vardır. Birbirinden farklı Avrupaları ya da daha daha doğrusu Avrupa nın birçok farklı bileşenini betimleyen çok sayıda değişik harita ve onları birbirine bağlayan anlatı teknikleri gördük.

7 Avrupa da Medya, Kültür ve Kimlik Ama mevcut şekliyle Avrupa nın kimliğini nasıl yakalayabiliriz bu sayısız harita ve izlerin ortasında nereye bakmalıyız? Ve işte şimdi hikayenin göbeğine gelmiş bulunuyoruz. Italo Calvino, Invisible Cities3 adlı eserinde, bütünün tüm unsurları önemlidir. Parçaları olmayan bir bütün olamaz, bütüne göndermede bulunmayan hiçbir parçanın anlamı yoktur demişti (1974). Invisible Cities, insanı o boşuna umutlandıran sınıflandırmasıyla kentler ve hafıza, kentler ve arzu, kentler ve işaretler, seyrek kentler, ticaret kentleri, kentler ve gözler, kentler ve isimler Avrupa ya musallat olmuş, Avrupa nın üzerinde rehberlik eden bir ruh gibi salınmakta. Calvino nun parça-bütün yorumu, hem kendinden daha büyük olan bütünü tanımlayan, hem de onun tarafından tanımlanan kentler, bölgeler, diller ve hafızalar arasında yayılmış olan bir Avrupa nın tanımsal mantığına özellikle uygun düşüyor. Teresa de Laurentis, kendi örüntüsünü kendisi oluşturan anlatıya meydan okuması, onun anlamını ve mantığını ve buna bağlı olarak da gücünü açığa vurması bağlamında Görünmez Kentler in açık bir yapıt olduğunu iddia etmişti (47). Calvino anlatı unsurlarının bilindik düzenlenmesini, kentlerin ve hikayelerinin kendi merak uyandırıcı sınıflandırmasıyla ikame ederek, bilindik kurgu türlerine alternatif ve kışkırtıcı bir yaklaşım sunar. Avrupa nın birçok görünümü, anlatısı, miti ve gerçekliği, üretken olan bir yöntemle, bunları herhangi bir yazar bireyin niyetinin dışında anlamlar üretecek biçimde birbirine sürterek, herhangi bir ana anlatıya meydan okur. Nasıl ki Calvino derdini anlatmak için anlatı konvansiyonunun dışına çıkıyorsa, bizim de onu tasavvur etmek ve onunla hesaplaşmak için Avrupa nın dışına çıkmamız gerekiyormuş gibi görünüyor. Elbette mobilite, bizim onun üzerinde zikzaklar çizmemizi, çeşitli sınır bölgelerinden ve sözünü ettiğim fay hatlarından geçmemizi, çeşitli parçaları bir araya getirip bağlantılandırmamızı olanaklı kılıyor. Otoyollarımız, trenlerimiz, hava rotalarımız, telefon ve internet bağlantılarımızı ve az önce belirtildiği gibi, uydu kapsama alanlarımız, hepsi birden bütünü tam anlamıyla bir araya getirmemize katkıda bulunuyor. Ama bana öyle geliyor ki, kavramsal olarak, çok daha faydalı birçok başka giriş kapısı da mevcut. Bunlardan birincisi Avrupa ya dışarıdan, göçlerin, atalarımız olsun, Avrupa yı daha iyi bir yaşam düşünün gerçekleşeceği yer olarak gören, güney ve doğudan gelen yeni ve umutlu göçmenler olsun, hareket halindeki grupların durmaksızın üzerinden geçtiği Avrupa nın perspektifinden yaklaşmak. Bu oldukça güçlü bir perspektif olduğu gibi, Avrupa kimliğinin dinamiklerini yeniden düşünmek için yöntemler de ortaya koyuyor. Afrika dan ya da Ortadoğu dan ya da en doğu sınırından göründüğü şekliyle Avrupa nın, bir vaatler, hoşgörü ve mantık diyarı olarak göz alıcı bir dokunulabilirliği var. Amerika nın rolüyle ilgili de bununla ilintili çok farklı olsa da bir dinamiğin iş başında olduğu görülebilir. Burada, dışarıdan yapılan tanım, gelenek, nitelik ve mirasın mekanı olarak Avrupa dan, çökmekte olan, sosyalist tarihsel yapıntı olarak Avrupa ya (söz konusu Amerikalı hakkında çok şey anlatan görüş) dek çeşitli tanımlayıcıları ayağa getirir. Halkların göçleriyle de ilgili olsa, kültürel davranış ve yapıntılarla da ilgili olsa; dışarıdan bakış sergilemeye çalıştığımız çok sayıda ayrım ve gerilimin üzerine astar çekerek Avrupa yı bir bütün olarak görme eğilimindedir. İkinci bir yaklaşım ise uzun süre boyunca Avrupa yı istila etmiş ve oluşturmuş olan tuhaf tarihsel ayrışımların bazılarını didiklemektir. Avrupa nın parçalanmış görünen kültürel ve toplumsal alanının aslında derin ve kimi zaman görünmez olan, temeldeki birlikler tarafından boydan boya çiğnendiği ve bir araya getirildiği iki örnek vakadan söz edeceğim. Savaş arifesinde çeşitli ülkelerin karikatürize edildiği bir dizi siyasi haritadan bahis açmıştım. Bu husumet noktasına varan bir çeşitliliktir. Milliyetçilik bayrağının insanları harekete geçirmek için, onları kendi ölümlerine gitmeye sevk edecek kadar etkili olduğu kanıtlanmış 17

8 Palimpsest Olarak Avrupa Kimliği 18 bir gerçektir. Ama yine de, o saldırgan ulusal ayrımlarının altında bile aile ilişkileri ve kan bağlarının birliği yatmaktaydı. Avrupa, neredeyse çözülmesine ramak kaldığı o anlarda bile, köklü biçimde birbirine bağlanmış bir dizi hanedana kimi zaman melezleşmeyle sonuçlanan ve yer yer birbirinden farklı ulusal mantıkları maskeleyen girift bir evlilikler ağı sahip olageldi. Yunanistanlı II. Konstantin, İspanyalı Juan Carlos, Prusya ve Almanya dan II. Wilhelm, Danimarkalı VIII. Frederick, Hesseli Alice ve diğerlerinin ortak yönü hepsinin bir şekilde İngiltere kraliçesi Victoria yla akrabalıklarının oluşuydu. Bu anlamda, hanedanların nesepleri Avrupa yı bir birlik olarak sergilemenin, doku farklılıklarını anlamlandırmanın bir başka aracı haline geliyor. Ve bu sadece hanedanlar için de söz konusu değildir. Yakın zamanda gerçekleşen Avrupa savaşlarına, sözgelimi İkinci Dünya Savaşı na, baktığımızda da, altta yatan birliğin vasıtasının, yüzeydeki ulusal dayanışma görüntüsüne rağmen çatışmanın tüm taraflarından kar elde etmeyi başaran ulusaşırı şirketler sektörü olduğunu görürüz. Bir kez daha, iktidar ve paranın kendi mantığı, avamın kafasını karıştıran fark ve düşmanlık mikro-anlatılarıyla çelişir gibi görünmektedir. Bir başka örnekse Avrupa kültürüne yakından bakıldığında bulunabilir. Müzik ve resmin belirli katmanları her zaman için ulusaşırı bir dolaşım ve öneme haiz olmuştur. Eserlere içkin olan değer ve dehanın simini bir yana bırakırsak, bu müzikal ve görsel unsurların belirli baskın aktörlerin onayından yararlandıklarını görürüz kilise, hanedan ve sanayi sınıfıyla onların beğeni danışmanları gibi. Bach ve Rubins 17. yüzyıldan bugüne sınırları aşmakta hiç zorluk çekmemişlerdir ve devlet güdümlü kurumların (devlete ait konser salonları ve müzeler) programları karşılaştırıldığında, sınır tanımayan bir tutarlılık dikkat çeker. Bu kucaklayış muhtemelen Avrupa dan çok batılılıkla ilgili bir durumdur (her ne kadar ABD de üzerine basa basa Avrupalı olarak konumlandırılmış olsa da Prada, Louis Vitton ve Hermes ne kadar Avrupalıysa o kadar). Ama her durumda birleştirici bir kültürel kucaklayıştır. Mesele buysa, bu algılanışı Hollywood un ya da McDonalds ve Starbucks ın kaderiyle karşılaştırın bunlar halk tarafından kucaklandıkları halde beğeni yargıçları tarafından kültürel bir tehdit olarak görülürler (öyle ki, Louis Vitton, Prada ve diğerleriyle karşılaştırıldıklarında Bach ve Rubens in durumunu dikkate almıyorum bile!) (Uricchio 1996, 67 82). Bu iki kültürel formun son derece tuhaf ayrışımı Avrupa nın tanımsal süreci hakkında çok şey anlatıyor. Tıpkı hanedan örneğinde olduğu gibi, belirli hiyerarşi biçimlerine gösterilen hoşgörü (belirli başka ortak kültür biçimlerine gösterilen hoşgörüsüzlüğün aksine) ileriki araştırmalar için şahane bir başlangıç noktası teşkil ediyor. Son olarak, üçüncü bir mobilite mekanı Avrupa yı ve kimliğini anlamak yolunda bize birçok done sunma potansiyeli taşıyor. Değişen Medya Değişen Avrupa adını taşıyan bir Avrupa Bilim Kurumu (ESF) projesinde yer almıştım. Çeşitli araştırmacılardan oluşan ekibimiz, daha önce değindiğim fay hatlarında ve sınır bölgelerinde yer alan kentleri ziyaret etmişti Berlin (tarihsel ayrışımlar, duvarın bünyesinde ideolojik fay hatları), Bilbao (Bask ayrılıkçılığı, buna rağmen Guggenheim gibi uluslararası sembollerin kucaklanışı), Budapeşte (Doğu ve Batı, artı tarihsel kabuklanmalar), Palermo (Afrika ve Avrupa, sayısız kültürel astar) ve İstanbul (iç ve dış, Avrupa ve Asya, Hristiyanlık ve İslam) gibi kentleri. Bu kentler kimlik olarak tarihsel karmaşıklıkların ve süregiden çekişmelerin damga vurduğu, palimpseste özgü çeşitli katman ve astarların boydan boya kapladığı mekanlardı. Bu kentler bizim için, burada değindiğim durumlara, kimi zaman fazlasıyla cesaret kırıcı hale geldikleri için soyutlamalar ya da apaçık ortada olan klişeler olarak havada salınan süreçlere elle tutulabilir bir erişim sağladı. Bu kentlerde yaşadığımız karşılaşmalar Avrupa kimliğinin genel dinamiğine ilişkin geneli

9 Avrupa da Medya, Kültür ve Kimlik kavramaya yarayan numuneler olarak işlev gördü mobiliteyle gelecekte yapılacak çalışmalar için çok şey vaat eden bir temas kurulmasını sağladı. Çalışmalarımızın meyveleri kitap olarak basılmış durumda (Uricchio, 2008) ama benim bu çalışmayı vurgulamamın metodolojik bir sebebi var: Soyutluk derecesinde derine giden karmaşıklıklar belirli mekan ve zamanlarda somut bir biçimde su yüzüne çıkıveriyorlar. Bu üç mobilite çeşidi cisimleşmiş ya da kültürel bir formda oldukları fark etmeksizin ötekilerin göçleri; ulusaşırı hanedan neseplerinin uzun, görünmez ve sorgulanmayan devamlılıkları ya da elit beğeni ya da sermaye nosyonları; ve tıpkı kentler projemizdeki gibi kimlik nosyonlarını merkez alan lokasyona özgü hareketlilikler bunların üçü de zengin katmanlı bir dizi haritanın ötesine geçebileceğimiz mekanlar sunuyorlar bize. Sürekli yinelenen açık gerçeklerin kuşatmadığı ve bilindik anlatıların üzerini örtmediği bir Avrupa nın biçimlerini ortaya çıkarabileceğimiz lokasyonlar bunlar. Ve önümüze yeni bir gözle bakmamızı sağlayabilecek ve bunu yaparken de, yeni kavrayış yolları bulmaya bizi zorlayabilecek bir perspektif koyuyorlar. Notlar 1 Palimpsest eski zamanlarda üzerine yazı silinerek başka yazıların yazılmasına olanak veren parşömen türüne denir (ç.n.). 2 İsviçreli psikolog Hermann Rorschach tarafından geliştirilen bu test, deneklerin mürekkep izleriyle ilgili algılarının kaydedilmesi ve hem psikolojik yorumlar, hem de karmaşık bilimsel algoritmalar yoluyla analiz edilmesinden oluşur (ç.n.). 3 Görünmez Kentler (ç.n.). Bibliyografya Calvino, Italo. Invisible Cities. New York: Harcourt Brace, (Özgün baskı: Le città invisibili. Giulio Einaudi Editore, 1972.) De Laurentis, Teresa. Semiotic Models, Invisible Cities. Der. Harold Bloom. Italo Calvino. Philadelphia: Chelsea House Publishers, Sassen, Saskia. The Global City: New York, London, Tokyo. Princeton: Princeton University Press, Smil, Vaclav. Global Catastrophes and Trends: the Next Fifty Years. Cambridge, MA: The MIT Press, Uricchio, William. Displacing Culture: trans-national culture, regional elites, and the challenge to national cinema. Der. A. van Hemel, H. Mommas ve C. Smithuijsen. Trading Culture: GATT, European Cultural Policies and the Transatlantic Market. Amsterdam: Boekmanstichting, Uricchio, William (Der.). We Europeans? Media, Representations, Identity Chicago and Bristol: University of Chicago Press and Intellect Press, Wintle, Michael. The Image of Europe: Visualizing Europe in Cartography and Iconography Throughout the Ages. Cambridge: Cambridge University Press,

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6 AYDINLATMA Aydınlatma konularında bir yazı dizisine başlarken, önce, bu sözcükten ve aydınlatma tekniği kavramından, bu gün ve en azından altmış yıldır, ne anlaşıldığını ve ne anlaşılması gerektiğini açıklığa

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi E N Z E N G İ N D İ J İ T A L T Ü R K Ç E K A Y N A K Okulpedia, Türkiye için özel olarak hazırlanmış en zengin dijital okul ansiklopedisidir. Binlerce sayfadan oluşan Okulpedia

Detaylı

MERT YAVAŞCA RESILIENCE

MERT YAVAŞCA RESILIENCE MERT YAVAŞCA RESILIENCE Sergi Sponsorları MERT YAVAŞCA RESILIENCE 17.03-11.04.2015 Hafızasında Gerisi Gelmeyen Birkaç Hayal Vardı. A. Hamdi Tanpınar, Huzur Benim gibi insanlar der Hans Bellmer, hafızaya

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

MİLLETLERİN AKRABALIĞI

MİLLETLERİN AKRABALIĞI MİLLETLERİN AKRABALIĞI National Geographic ve IBM işbirliği ile 2005 yılında uzun soluklu bir genetik antropoloji çalışması başlatılmıştı. Kısaca NG Genom Projesi olarak adlandırılan bu Mega-projenin amacı

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan...

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan... YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM EDİTÖR Turgut MEŞE Bütün hakları Editör Yayınevine aittir. Yayıncının izni olmaksızın kitabın tümünün veya bir kısmının elektronik, mekanik ya da fotokopi yoluyla basımı, çoğaltılması

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

Değerlendirme Araçları Projesi

Değerlendirme Araçları Projesi Hastanelerde Kalite Geliştirme için Performans Değerlendirme Araçları Projesi (PATH) ve Türkiye nin Katılımı Günnur ERTONG Sağlıkta Performans ve Kalite Kongresi 20 Mart 2009 PATH NEDİR? Hastanelerin emsalleriyle

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 2010 YGS SOS.BİL. TESTİNDEKİ / COĞRAFYA SORULARININ MÜFREDAT AÇISINDAN ANALİZİ Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 19. Hayali Rehberler: Paraleller ve Meridyenler

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ Yönetici Özeti Giriş PricewaterhouseCoopers õn 7. Yõllõk Global CEO Araştõrmasõ Riski Yönetmek: CEO larõn Hazõrlõk Düzeyinin Değerlendirilmesi, mevcut iş ortamõ ve

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

MAKİNELERİN YÜKSELİŞİ: Avrupa, mobil işgücü seçeneklerini araştırmaya başlıyor

MAKİNELERİN YÜKSELİŞİ: Avrupa, mobil işgücü seçeneklerini araştırmaya başlıyor MAKİNELERİN YÜKSELİŞİ: Avrupa, mobil işgücü seçeneklerini araştırmaya başlıyor Hibrit cihazlar, iş amaçlı dizüstü bilgisayarların Avrupa daki egemenliğini tehdit ediyor Tabletlerin mobil çalışma biçimini

Detaylı

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş.

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş. SONUÇ RAPORU Bitki sektörünün dev buluşması bu yılda 28 Kasım - 01 Aralık 2013 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi nde gerçekleşti. Kıtaların buluşma noktası İstanbul da 21 farklı ülkeden gelen 286

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş.

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş. SONUÇ RAPORU Bitki sektörünün dev buluşması bu yılda 27 30 Kasım 2014 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi nde gerçekleşti. Kıtaların buluşma noktası İstanbul da 21 farklı ülkeden gelen 333 katılımcı

Detaylı

Bilgisayarın Yararları ve Zararları

Bilgisayarın Yararları ve Zararları BİLGİSAYAR NEDİR? Bilgisayarın Yararları ve Zararları ŞEYDA BETÜL KÖSE UFUK TAŞDURMAZLI 1 www.bilgisayarnedir.net 2 Bilgisayarın Yararları ve Zararları Bilgisayarın Yararları ve Zararları Nelerdir? 2006

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ 1.Sanatsal düzenleme öğeleri Çizgi: Çizgi, noktaların aynı veya değişik yönlerde sınırlı veya sınırsız olarak ardı arda dizilmesinden elde edilen şekildir. Kalemimizle

Detaylı

KİTABIN REHBERLİK PLANLAMASI. Bölümler. Bölümlere Ait Konu Kavrama Testleri KONU KAVRAMA TESTİ DOĞA VE İNSAN 1 TEST - 1

KİTABIN REHBERLİK PLANLAMASI. Bölümler. Bölümlere Ait Konu Kavrama Testleri KONU KAVRAMA TESTİ DOĞA VE İNSAN 1 TEST - 1 Sunum ve Sistematik SUNUM Sayın Eğitimciler, Sevgili Öğrenciler, ilindiği gibi gerek YGS, gerekse LYS de programlar, sistem ve soru formatları sürekli değişmektedir. Öğrenciler her yıl sürpriz olabilecek

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Kütlesel çekim kuvveti nedeniyle cisimler bir araya gelme eğilimi gösterirler, birbirlerine

Kütlesel çekim kuvveti nedeniyle cisimler bir araya gelme eğilimi gösterirler, birbirlerine Türkçe Özet Doğayı araştırmamız çevremizde gördüklerimizle başlar. Onların yapı taşlarını merak ederiz ve biyoloji ile kimyada olduğu gibi mümkün olduğunca küçük ölçeklere inmeye çalışırız. Ancak bu araştırmanın

Detaylı

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 Nisan 2015 Hikmet DENİZ İçindekiler 1. İhracat... 2 1.1. İhracat Yapılan Ülkeler... 3 1.2. 'ın En Büyük İhracat Partneri: Irak... 5 1.3. İhracat Ürünleri... 6 2. İthalat...

Detaylı

İnternet Nedir? 1. İnternet Teknolojileri. İçerik. İnternet Nedir? 2. Ders 1

İnternet Nedir? 1. İnternet Teknolojileri. İçerik. İnternet Nedir? 2. Ders 1 İnternet Nedir? 1 İnternet Teknolojileri Ders 1 Internet, teknik olarak, birçok bilgisayarın ve bilgisayar sistemlerinin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında (170den fazla ülke arasında) yaygın olan ve

Detaylı

İnternet Teknolojileri. Ders 1

İnternet Teknolojileri. Ders 1 İnternet Teknolojileri Ders 1 İçerik İnternet nedir? İnternet in kısa tarihi Türkiye de internetin gelişimi World Wide Web İnternet Nedir? 1 Internet, teknik olarak, birçok bilgisayarın ve bilgisayar sistemlerinin

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVUSTURYA ÜLKE RAPORU Şubat 2009 B.Ö. AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 1 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Avusturya Cumhuriyeti Yönetim Şekli

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

* 2012 yılında stabil kalan küresel ekonominin, 2013 yılında yüzde 3,1 lik bir büyümeye ulaşması bekleniyor.

* 2012 yılında stabil kalan küresel ekonominin, 2013 yılında yüzde 3,1 lik bir büyümeye ulaşması bekleniyor. Turizmcilere yol gösteren 'Global Trendler Raporu 2013' yayımlandı 6.11.2013-16:03:02 WTM'de açıklanan "Global Trends Report 2013"de, bir yandan küresel ekonominin durumuna ve küresel turizme dair bir

Detaylı

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık?

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Bu pazarlamacılar, sosyal medya 'uzmanları' ve PR uzmanlarının her gün konuştuğu konu; Sosyal medyanın geleceği nasıl gözüküyor? 1. Geleneksel medya,

Detaylı

Helga Rittersberger-TILIÇ *

Helga Rittersberger-TILIÇ * Alternatif Politika, Cilt. 2, Sayı. 1, 82-86, Nisan 2010 82 Türkiye de Kesişen Çatışan Dinsel ve Etnik Kimlikler. Rasim Özgür Dönmez, Pınar Enneli ve Nezahat Altuntaş (der.), Say Yayınları, İstanbul: 2010,

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition GENEL GİRİŞ

Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition GENEL GİRİŞ Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition Summary in Turkish Uluslararası Göç Eğilimleri: SOPEMI - 2004 Raporu Türkçe Özet GENEL GİRİŞ John P. Martin Çalışma, İşgücü ve Sosyal İşler Direktörü

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

Tüketici Alışkanlıkları Anketi, Hazır Giyim. Ağustos 2006 - İstanbul

Tüketici Alışkanlıkları Anketi, Hazır Giyim. Ağustos 2006 - İstanbul , Hazır Giyim Ağustos 2006 - İstanbul Tüketici Alışkanlıkları Anketi, Gfk Marketing Services GmbH & Co.KG tarafından Mart, Nisan ve Mayıs aylarında 20 ülkeden toplam 20,674 kişiye uygulanmıştır. Anket

Detaylı

Olumlu. bakıyorum. Olumsuz. bakıyorum. Kararsızım. Bilmiyorum

Olumlu. bakıyorum. Olumsuz. bakıyorum. Kararsızım. Bilmiyorum Hürriyet, 7 Mayıs 1995 Türkiye Avrupa ve AB Üyeliği Algısı Şüphesiz her aday ülkede olduğu gibi, Türkiye de AB üyeliği konusunda kendi ekonomik ve politik beklentileri doğrultusunda bir tutum sergilemektedir.

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN İÇİNDEKİLER İlk Söz /9 Hayatı ve Sanatı /17 Paris'te Resim Dersleri /19 İstanbul'a Dönüş /20 "Doğululuk" Eğilimi /23 Kadın Figürleri /25 Bilimsel

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik. Rüzgâr

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

4k ultra HD teknolojisi. Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır

4k ultra HD teknolojisi. Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır 4k ultra HD teknolojisi Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır 2 teknolojisi Her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlıyor Büyük bir alanı kapsamak ve uzun bir mesafeden nesneleri tanımlamak

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

Dr. Dursun AYDIN KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖNEM NEMİ. Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı 2. SAGLIK KURULTAYI 12/04/2008 ANTALYA

Dr. Dursun AYDIN KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖNEM NEMİ. Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı 2. SAGLIK KURULTAYI 12/04/2008 ANTALYA KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖZEL YURTİÇİ ve YURTDIŞI I SAĞLIK SİGORTALARININ S ÖNEM NEMİ www.saglikturizmi.org.tr Dr. Dursun AYDIN Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı SAĞLIK TURİZM ZMİ Medikal Turizm

Detaylı

Hizmet Pazarlaması BBY 401, 15 Kasım 2006. Hizmet Pazarlaması. Umut Al H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü umutal@hacettepe.edu.tr

Hizmet Pazarlaması BBY 401, 15 Kasım 2006. Hizmet Pazarlaması. Umut Al H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü umutal@hacettepe.edu.tr Hizmet Pazarlaması Umut Al H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü umutal@hacettepe.edu.tr Plan Hizmet sektörü ve hizmetin tanımı Hizmetlerin özellikleri Hizmet pazarlama karması Kâr amacı gütmeyen pazarlama

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Erken Dönem Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Mitolojik Teori Mitlerin Meteorolojik Gelişimi Teorisi Güneş Mitolojist Okul ve Güneş

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü Cinsiyete göre çocuk nüfusu, 214 9.. Türkiye nüfusunun %29,4 ünü çocuk nüfusu oluşturmaktadır. 8.. 77 695 94 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 22 838 482 (%29,4) 11 725 257 (%15,1) 11 113 225 (%14,3) Türkiye

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Renan BURDUROĞLU. Retailing Institute. Future Trends In Private Labelling. 9 Kasım 2001. 1-20 Copyright Retailing Institute

Renan BURDUROĞLU. Retailing Institute. Future Trends In Private Labelling. 9 Kasım 2001. 1-20 Copyright Retailing Institute 9 Kasım 2001 Future Trends In Private Labelling Renan BURDUROĞLU Retailing Institute 1-20 Copyright Retailing Institute Copyright Retailing Institute 9 Kasım m 2001 DÜNYADA MARKET MARKALARININ GELİŞİMİ

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri

Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri Hayatın Estetiği Tasarım Rakiplerinizle Aranız Sadece Farklılığınızla Açılsın İçerik Farklılık Gereksinimi Tasarımla Farklılık Yaratmak Farklı Tasarımların

Detaylı

OECD Regions at a Glance. OECD Bölgelerine Bakış. Okur Kılavuzu. Summary in Turkish. Türkçe Özet. Neden OECD Bölgelerine Bakış?

OECD Regions at a Glance. OECD Bölgelerine Bakış. Okur Kılavuzu. Summary in Turkish. Türkçe Özet. Neden OECD Bölgelerine Bakış? OECD Regions at a Glance Summary in Turkish OECD Bölgelerine Bakış Türkçe Özet Okur Kılavuzu Neden OECD Bölgelerine Bakış? Son yıllarda bölgesel kalkınma sorunları OECD ülkelerinin çoğunun politik gündemine

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) İşletme Sayısı (2013) % Mikro 1 9 3.303.073 93,68% KüçükÖlç.İşl. 10 49 190.514 5,40% OrtaB.İşl. 50 249 27.330

Detaylı

EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ. 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak.

EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ. 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak. EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ AMAÇ: 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak. 2. Bu eş potansiyel çizgileri kullanarak elektrik alan çizgilerinin

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2012, No: 26

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2012, No: 26 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2012, No: 26 Bu sayıda; 2011 yılı İşgücü ve İstihdam Rakamları değerlendirilmiştir. i İşsizler Tarım sektörüne mi gizlendi? 2011 yılı işsizlik oranı

Detaylı

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Beş önemli kritik nokta 1. Bir kez, hedef çizim NUMARASINI yazdığınızda, hemen ardından, AŞAMA 1 deki, sağ üst köşedeki

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı