Amerika Birleşik Devletleri Sanat ve Mimarlık

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Amerika Birleşik Devletleri Sanat ve Mimarlık"

Transkript

1 Amerika Birleşik Devletleri Sanat ve Mimarlık Amerika Birleşik Devletleri Sanat ve Mimarlık, İlk sömürgelerin kurulmasından bu yana, Amerikan sanatında iki karşıt güç birlikte var olmuştur. Amerikalı sanatçılar bir yandan kendi Avrupa kültür mirasları ile Avrupa'da sürüp giden yenilikçiliğin bilincinde olmuş, öte yandan da Avrupa'ya özgü biçimleri kendi yerel konumlarının koşullarına uyarlamak zorunda kalmışlardır. Elbette rakip güçler arasındaki bu etkileşim yalnızca Amerikan sanatına özgü değildir (her tür sanat bir gelenek içinde gelişir); ama Amerikan deneyimini diğerlerinden ayıran o geleneğe getirilen karşıtlıkları aynı bileşkende toplama yaklaşımıdır. Ülkeye ilk yerleşenlerin çoğu dinsel ya da siyasal sürgünler oldukları için, bu karşıtlık onlar için açık bir gerçekti. Ancak, vicdan ve inancın baskılarına rağmen, Avrupa gelenekleri belleklerde var olmayı sürdürdü. Böylece ilk Amerikan sanatı ve mimarisi de, yeni ve çoğu kez düşman bir dünyada, yani sömürgede yaşayanların ivedilikle giderilmesi gereken gereksinimlerini karşılayacak biçimde değişikliğe uğratılmış olan Avrupa üslup ve tarzlarının uyarlamalarıyla sınırlı kaldı. AMERİKAN MİMARİSİ Mimarlık, el değmemiş bir ülkede en hızlı gelişen sanat biçimi, kendisine en çok gereksinim duyulan sanat oldu. Günümüze kadar gelmiş ilk binalar Virginia ve Massachusetts'deki ilk koloni yerleşimlerini çekirdeğini oluşturan konutlar, toplantı evleri ve kiliselerdir. Prenses Anne County, Virginia'daki Adam Thoroughgood Evi gibi ilk konutlar, planları ve kuruluşları açısından basit binalardı ve geç Ortaçağ ya da Tüdor üslubundaki İngiliz evlerini andırıyorlardı. Tasarım açısından en yenilikçi olanları, New England toplantı evleriydi; çünkü ayrılıkçılar, İngiltere'nin hükümet tarafından resmen tanınmış kilisesiyle herhangi bir bağlantıdan kaçınmaya çalışıyorlardı. Hingham Massachusetts'deki Eski Gemi Toplantı Evi (1681) gibi bu güzel binaların planı ya kare ya da dikdörtgen biçimindeydi, ve kuzey kentlerinin odak merkezini oluşturuyorlardı. Sömürge dönemi binaları: Koloniler serpilip geliştikçe, daha da özenli yapılara gereksinim duyuldu. XVII. yy'ın sonunda, Amerikan kamu binalarının çoğu Sir Christopher Wren'in 1666'daki Büyük Yangın'dan sonra Londra'yı yeniden inşa etmek için yaptığı tasarımlardan örneksenişti. Bunların en iyileri, her ikisi de Williamsburg, Virginia'da olan College of William and Mary'deki Wren Binası ( ) denen yerle, Vilayet sarayıydı ( ). Kentlerin rastgele büyümesini engellemek için, Thomas Holme'un 1682 yılında, o sıralarda İngilizce konuşan dünyanın Londra'dan sonraki en büyük nüfuslu kenti olan Philadelphia için yaptığı «grid plan» (cadde ve sokakların planı) ile birlikte, kent planlaması kavramı ortaya atıldı. XVIII. yy'ın ortasında mimarlar, Kral George l'in adı verlien ve o sıralarda çok beğenilen İngiliz George üslubuna göre kiliseler, konaklar ve kamu binaları tasarımı yapıyorlardı. Devrim sonrası mimarisi: Devrim sonra, yeni cumhuriyeti simgeleyen bir üslup yaratma yolundaki ilk adımı Thomas Jefferson attı. Richmond'daki (Virginia) yeni kapitol binasınını tasarımı için, bir Roma tapınağının, Fransa'nın Nîmes kentindeki Maison Carée'nin tasarımını temel aldı. Böylece de çok eski bir yapım üslubunu modern kullanım için değiştirme biçimindeki Amerikan uygulamasının ilk örneğini vermiş oldu. Virginia Eyaleti kapitolü ( ), hem bina ve hem de simge olarak, Jefferson'ın kafasında canlandırdığı türdeki bir hükümeti barındırmak için yapıldı ve Maison Carrée, Amerikan kamu binaları için bir model oluşturdu. Jefferson, monarşi ve sömürgecilik izlerini taşıyan George mimarisinin yerine geçen anıtsal klasikçilik (Yeni klasik akım) üslubunu başlatmada da etkili oldu. Anıtsal klasikçilik, Amerika Birleşik Devletleri adını taşıyan siyasall ve toplumsal varlığı temsil etmeye başladı. Klasikçilik yanlısı mimarlar, ilk tasarımı (1792) William Thornton ve Stephen Hallet tarafından yapılan binalarının tasarımını yapmakla kalmadılar; demir, beton ve cam gibi malzemeleri sık kullanarak modernleştirilen fabrikalar, okullar, bankalar, tren istasyonları ve hastaneler de yaptılar. Amerika'daki ilk işini Jefferson ile birlikte Richmond Kapitol'ünde çalışarak gerçekleştiren İngiltere doğumlu Benjamin Latrobe, Amerikan klasikçiliğini olgunlaştırdı. Latrobe, Pennsylvania Bankası ( ) ve Centre meydanındaki Pompa Binası (1800; ikisi de Philadelphia'da ve ikisi de yıkılmış durumda) ile Baltimore'daki Roma katolik katedrali ( ) gibi işlevleri birbirinden çokfarklı binalar için yeni biçimsel görünüşler icat etti yılında, 1812 savaşı sırasında içi yangın yüzünden bütünüyle tahrip olan Washington Kapitolü'nün yeniden yapımına nezaret etmek için seçilen Latrobe, gerçekten anıtsal bir Amerikan mimarisi yaratmaya koyuldu. 1817'de, Boston'daki Massachusetts Genel hastanesini henüz tamamlamış olan Charles Bulfinch'in yardımını sağladı. İkisi, Kapitol'ün bellibaşlı ilk yapım aşamasının planlarını birlikte tamamladılar. Canlandırmacılık üslupları: Klasikçilik tarzında en önemli mimarlar Latrobe ve Bulfinch'ti. Onları izleyen kuşak, Yunan biçimlerini, Roma biçimlerini tercih etti ve Yunan canlandırmacılığını üretti. Yunan canlandır-macılığının bu üsluba belli başlı katkısı, konutlarla kamu binaları için ilk Yunan tapınaklarındaki üslubun bir değişime uğratılmasıydı. Üslubun etki alanı hızla kuzey, güney ve batıya yayıldı. Bugüne gelen başlıca örnekleri, William Strickland'ın Philadelphia Ticaret Borsası ( ) ile Alexander Jackson Davis'in New York'ta-ki La Grange (Lafayette) terasıdır ( ). 1850'li yıllara kadar, klasik canlandırmacı üsluplar, Amerikan mimarisinde bir daha asla bu boyutlara ulaşamayacak bir birlik yarattı. Ama Amerikalı mimarlar, 1810'dan önce bile İngiliz çağdaşlarının yolunda ilerleyerek, Amerika'ya rakip bir

2 üslubu sunmaya başlamışlardı: Gotik canlandırmacılık. İngiltere'de romantizmin yükselişiyle birlikte ortaya çıkan bu akımın, kuruluştan sonraki ilk entelektüel gelişimini romantizmi çok iyi tanıyan bir ülke tarafından devralınması, duruma uygundu. Gene bu üslübun en doğal olarak kilise mimarasine uymasına da şaşmamak gerekir. Çok yapıt vermiş bir kilise mimarı olan Richard Upjohn, New York'ta yaptığı Trinity Kilisesi'ni ( ), Gotik Canlandırmacılık kiliselerinin modeli haline getirdi. Üslup kolej binalarında da yaygın biçimde uygulanarak bu kurumlar prestij sahibi İngiliz Üniversiteleri Oxford ve Cambridge ile özdeşleştirildi. İç Savaş'tan önce, Roman, Mısır ve İtalyan villa üslubu gibi başka canlandırmacı üsluplar da denendi ama, bunlar daha az uygulama alanı buldular. Andrew Jackson Dowming'in savunduğu, orta sınıf için dağ evi mimarisi daha yaygındı. Makul fiyatlı ve iyi inşa edilmiş olan bu Downing tasarımları, hem inşaat hem de dekorasyon malzemesi olarak tahtanın olanaklarını sonuna kadar kullanıyordu. Dökme-demir mimari: Önemli bir gelişme de, çok miktarda demir kullanımı gerektiren sinaî ve ticari yapının çoğalmasıydı. Önceleri, ileri teknolojide bir planlama gerektiren binalardan, mimarlardan çok mühendisler sorumluydu. Dökme ve dövme demir sütunlar, daha ağır duvar yapımının yerini alınca daha hafif bir iskelet bina etmek, prefabrike modüller kullanmak ve cepheye daha fazla cam koymak mümkün oldu. Bir makine mucidi ve imalatçısı olan James Bogardus, New York'taki "Dökme Demir Bina"sından (Laing Mağazaları ; 1848) da anlaşılacağı üzere, çoğunlukla dökmedemir mimarisinin gelişmesini sağlayan kişi olarak kabul edilmektedir. New York Dünya Fuarı (1853) için önerdiği, aynı zamanda New York Kristal sarayı da denen Sanayi sarayı planında ve New York'taki Wanamaker adlı süpermarkette (1859; yıkıldı) bu tür bir mühendislikle inşa edilen bina tipini, o zaman var olan sınırlarına kadar ilerletmiştir. Her ikisi de bina yapımını geçici olarak durduran 1857'deki borsa bunalımı ve İç Savaş'tan sonra, Amerikalılar ülkenin hızla artan nüfusunu gözle görünür biçimde simgeleyen bir üsluba yöneldiler. Konaklar, hükümet binaları ve belediye binaları, kendi imparatorluk emellerini desteklemek için Fransa'da Napoléon lll'ün ortaya attığı ve John Mc Arthur'un heybetli Philadelphia Kent binasının ( ) bir örneğini oluşturduğu ikinci imparatorluk üslubuna göre tasarlanıyordu. Gotik canlandırmacılığın Victoria dönemine uzatılması da büyük önem taşır. John Ruskin'in yazılarının esin verdiği bu akım, zanaatkârlığı vurguluyor ve yeni cüretkâr etkiler yaratmak için mimari ayrıntıların kullanılmasına izin veriyordu. Victoria gotik üslubunda yapıtlar veren iki büyük mimar yetişti: Frank Furness ve Henry Hobson Richardson. Furness tamamen kendine has bir özgünlükte yapıtlar yaratırken, Richardson da canlandırmacılık üslubunun çerçevesi içinde yeni bir imgelem yarattı. Latrobe'dan sonra gelen en bağımsız ve hayal gücü en kuvvetli mimar olan Richardson, Boston'un Trinity kilisesine ( ) yeni bir Roman biçimi verince üne kavuştu. Kiliseler dışında, çok sayıda konut, kütüphane, tren istasyonu, belediye binası ve ticaret binası, ve hattâ bir hapishane bile yaptı ve bunların her biri için kendine özgü modeller yarattı. Roman üslubunun, Amerika'ya özgü her yana yayılan enerji ve dinamizmi ifade ettiğine inandığı için, onu tercih ediyordu. Ama aslı yeni ufuklar açan yapıtı, Chicago'daki Marshall Field Toptan Satış Mağazası ( ) oldu. Hem Roman üslubunu hatırlatan, hem de Richardson'un büyük boyda kütleleri üstüste sıralama duygusunu dile getiren rüstik duvar işçiliği ve kat kat kemer düzenlemesi, daha sonraları mimarın izinde yürüyen Chicagolu mimarlarca gökdelen tasarımı sorunlarına uygulandı. Gökdelen mimarisi: Burada yüksek ticarî bir yapı olarak tanımlanacak gökdelen, Amerika'nın mimarlık tarihine yaptığı özgün bir katkıdır. 1850'lerde Philadelphia'da inşa edilen birkaç katlı ticari binalar, gökdelenin habercisi olmuştu. Ama gökdelenin bir gerçeklik haline dönebilmesi için, mimarların asansörü de yapı içine sokması gerekiyordu. Bu iş, 1950'lerden başlayarak New York'ta gerçekleştirildi. Ancak gökdelen tasarımının kısa süre içinde yetkinliğe kavuştuğu kent, Chicago oldu. Kentin ticarî binalarının çoğunun, 1871'deki büyük yangından sonra yeniden yapılması gerektiği için, Chicago mimarlar için kusursuz bir deneme alanı oluşturdu. Bu mimarlar arasındaki en seçkin isimse, Louis Sullivan'dır. Sullivan ve ekipler halinde çalışan başka mimarları, Chicago Mimarlık Okulu'nun niteleyici simgesi olan cam kafesi geliştirdiler. William Holabird ve Martin Roche'un Tacoma gökdeleni, Daniel H. Burnham ve John Wellborn Root'un Reliance gökdeleni ve Sullivan'ın Gage gökdeleni, gökdelen gelişimindeki aşamalarının önde gelen örnekleridir. Ama tam da Chicago'da özgün ve cüretkâr bir mimari doğarken, New York'taki McKim, Mead and White firması da, Boston Halk kütüphanesi ( ) gibi etkileyici kamu binaları için anıtsal bir «Güzel Sanatlar» üslubunu başarıyla sundu. Canlandırmacı üsluplara yönelik bu tercih, ilginç çeşitlemelerle XX. yy'ı buldu. Örneğin, New York, dünyanın en yüksek binasını gerçekleştirmek için bir kampanya başlattığı zaman, süsleme sistemleri canlandırmacı üsluplara uyarlandı ve sonuçta ortaya en iyi bilinen gotik gökdelen olan, Cass Gilbert'in New York'taki Woolworth gökdeleni (1913) çıktı. Modern mimarlık: Modern mimarlık için, bir yandan Frank Lloyd Wright'in parlak doğal yeteneği, öte yandan da Bauhaus mimarları Walter Gropius, Marcel Breuer ve Ludwig Mies van der Rohr'nin yapıtları aracılığıyla Avrupa modernizmine nüfuz etmesi ve Eric Mendelsohn ile Eliel Saarinen'in bağımsız işleri, canlandırmacı üsluplardan çok daha fazla önem taşıyordu. Meslek yaşamının ilk döneminde Sullivan'ın yanında Chicago'da çalışmış olan Wright, "gerçek Amerikan ru-hu"nun Batı'da ve Ortabatı'da biçimlendiğine inanırdı. Bu inanca göre hareket ederek, kendisine uluslararası çapta ün kazandıracak olan evlerin tasarımı gerçekleştirdi. Wright'in "Çayırlık

3 evleri" yataydı, çoğu kez tek kattı, odaları sürekli bir açık mekânda birleşirlerdi. Wright, düş gücü yüksek bir adamdı. Uzun meslek yaşamı sona ermeden, Tokyo'daki imperial Hotel Binası ( ; yıkıldı), Racine'deki Johson Wax Company gökdeleni ( ) ve New York'taki Guggenheim müzesi ( ) gibi birbirinden çok farklı binaların tasarımını yaptı. Avrupa'nın modernizmi, yerli direnişe karşın (Wright'in, New York'taki Modern Sanat Müzesi'nde 1932'de sergilenen (uluslararası üsluptaki i mimarinin "Amerikan niteliği taşımadığı" yolundaki itirazı da buna dahil), 1930'dan sonra Amerika'nın kent ve sanayi kültüründe varlığını hissettirdi. Gropius, 1938'de Harvard'ın Graduate Tasarım okuluna mimarlık bölümü başkanı olarak atandıktan sonra, birçok genç Amerikalı, Alman Bauhaus'unun düşünceleri doğrultusunda eğitildi. Savaş sonrası mimarisi: Avrupa modernizminin sade, kutumsu biçimleri, İkinci Dünya savaşını izleyen inşaat patlaması sırasında, Bauhaus yoluyla Amerikan kent peyzajlarına egemen oldu. Le Corbusier ve Wallace K. Harrison'ın gözetiminde 'te inşa edilen Birleşmiş Milletler kompleksinde ve Ludwig Mies van der Rohe ile Philip Johnson'ın Seagram gökdeleninde olduğu gibi, büyük gökdelenlerle başka binaların tasarımında cam perde-duvar konstrüksiyondan yararlanılması, özel bir önem taşır. 1970'li yılların ortasındaysa, Uluslararası üslubun sade, süssüz "cam kutu"suna karşı duyulan ve başını, başka birçok kişinin yanı sıra Michael Graves, Robert A.M. Sterm ve Robert Venturi'nin ve aynı zamanda da Uluslararası üslubun Amerika'daki başlıca taraftarı olan Philip Johnson'ın çektiği tepki de baş göstermişti. Bu mimarlar bir kez daha renk ve dekorasyon kullanımına döndüler ve sütun gibi, bir zamanlar bir kenara atılmış mimari donanımları yeniden hayata geçirdiler. Postmodern mimari, birkaç uç söylem meydana getirmiş olabilir ama bu akım Amerikan mimarisine yeni bir hayatiyet de kazandırmıştır. Heykeltraşlık, XIX. yy'a kadar Amerika Birleşik Devletleri'nde en az değer verilen görsel sanat dalı oldu. Kullandığı malzeme nedeniyle yapımı pahalıya çıkan heykel, belirgin bir gösteriş yapma biçimi olarak görüldü ve bu yüzden de demokrasi için israf sayıldı. Ayrıca, Ame- New York City'deki Solomon R. Cuggenheirikalı heykeltraşlar, seçkin Avrupa örneklerini izlerkennü yapma çabasında da bulunarak, püritenlerin karşı çıkışlarına takılıp tökezleme eğilimi gösterdiler. Heykeltraşlar, Avrupalı hümanist gelenekten miras kalmış alegorik sembolizmden de yararlandıkları için yapıtları başlangıçta zor anlaşıldı. Ondokuzuncu Yüzyıl heykeltraşları: Kayda değer ilk heykeltraş, Philadelphia'lı William Rush'tı. Oyma gemi aslanları yaparak işe başlayan Rush'ın, eski usul dinçliğe sahip tahta heykeller yaptı. Ne var ki, o sıralarda yabancı heykeltraşlar daha olumlu bir izlenim yaratmışlardı. Yabancı heykeltraşların en önde geleniyse, ünlü Amerikalıların ve özellikle George Washington'un portre büstlerini yapmak üzere 1785'te Amerika Birleşik Devletleri'ne gelen Jean Antoine Houdon'dur. Gözünü yükseklere dikmiş genç Amerikalılar, mermerle çalışmak istedikleri ve kendi ülkelerinde onları eğitecek kimse bulamadıkları için, kısa süre sonra İtalya'ya gitmeye başladılar ile 1875 arasındaki, Hiram Powera, Thomas Crawford, William Wetmore Stroy ve Harriet Hosmer'i, yani Henry James'in "beyaz mermer sürüsü" adını taktığı grubu da içeren med dalgasından çıkan ilk isim, Horatio Greenough'dur. Ne var ki, heykeli, öncelikle büyük postayla sipariş uygulaması nedeniyle geniş bir kitleye hitap eder hale getiren ilk kişi, gerçekçi, duygusal sahneler oluşturan ve Rogers Grupları denen heykelleri yaratan kişi, Amerika'ya yerleşen John Rogers'dır. 1885'ten sonra öğrenimin merkezi, Amerikalı heykeltraşların, ikinci imparatorluk yönetimindeki Fransızların yaygın hükümet desteği aldığını gözlemledikleri Paris'e kaydı. Kendi ülkelerinde de aynı durumu yaratma isteğiyle, Ecole des Beaux-Arts'da öğrenim gördüler ve sonra da o günlerde tanıştıkları Amerikalı mimarlarla işbirliği yaptılar. Bunun başlıca uygulayıcıları, Fransız Beaux-Arts geleneğinin akademik seçmeciliğiyle aşılanmış Chicago'daki Dünya Colombus Sergisi'nin heykelleri ve mimarisi, Amerika Birleşik Devletleri'nde Beaux-Art döneminin örneğini oluşturdu ve yaklaşık 40 yıl süreyle kamu anıtlarının üslubunu saptadı. Dört heykeltraş, akademik seçmecilikten bağımsız görüşler oluşturdular. Frederick Remington, süvari alayı hücumları, kovboylar ve bar kavgalarına ilişkin bronz figürleriyle, Amerikan Batısı'nın taze enerjisini sergilemeyi başardı. Gutzon Borglum, Michelangelo'nun gerçekleşmemiş bir rüyasını gerçekleştirerek bir dağla başa çıktı ve dört ABD başkanının devasa başlarını Rush-more Dağı'na yonttu. Amerikalılar özellikle George Gray Barnard'a çok şey borçludur: Yalnızca heykelleri için değil, aynı zamanda, şimdi New York'taki The Cloisters'da bulunan mükemmel ortaçağ heykelleri koleksiyonunu bir araya getirdiği için. Son olarak da William Rimmer, tecrit edilmesine ve takdir olunmamasına rağmen, yetkin ve cüretkâr bir şekilde çalışarak, Auguste Rodin'in yapıtlarına, çağdaşı herhangi bir Amerikalınınkinden çok daha fazla benzeyen heykeller yaptı. Yirminci Yüzyıl heykeltraşları: Constantin Brancusi, Henri Matisse ve Pablo Picasso'nın heykellerinin sergilendiği The Armory Show, Amerikan heykeltraşlığını XX. yy'a taşıdı. 1920'li yıllardan başlayarak Amerika Birleşik Devletleri'nde Elie Nadelman, Max Ernst, Naum Gabo ve Jacques Lipchitz gibi ünlü Avrupalı sanatçıların bulunması, ve Modern Sanat müzesinin etkinlikleri, Amerikan heykeltraşlığının rotasını daha da değiştirdi. Amerikan heykeltraşları, hem figüratif, hem de nonfigüratif biçimlere karşı çeşitli yaklaşımlar benimseyerek,

4 biçimle mekânı bütünleştirecek yeni yöntemler buldular: John Flannagan hayvan ve insan figürlerine aslî, dinamik bir enerji verdi; Joseph Cornell, aralarında gizli bir ilişki olan küçük nesneleri kutulara koymak suretiyle minyatür fanteziler yarattı; Alexander Calder, dünyaya yeni bir heykel biçimini, seyyar biçimi armağan etti; Louise Nevelson'un büyük, serbest biçimleri, mekân deneyimini yeniden planladı; David Smith kırlarda ve mimari yapıların yakınında kullanmak üzere büyük metal heykeller yaptı. Bu heykeltraşların imgelemleri birbirinden farklı olmakla birlikte, önemli ve etkili bir yapıt bütünü yaratacak biçimde bir araya geldi. İkinci Dünya savaşından sonra, İsamu Noguchi, Louise Bourgeois, ve Tony Smith gibi daha genç heykeltraşların ortaya çıkmasıyla, Amerika Birleşik Devletleri'nde ineykel sanatı, diğer sanatlarla eşit düzeye erişti. Postminimalizm (Tony Smith, Mark İdil Suvero, ve Dan Flavin gibi heykeltraşların katıldığı savaş sonrası Minimal Sanat akımının bir sonucu olarak doğdu), heykelciliği kaidesinden indirdi ve işi en çıplak bildirime indirgedi: Dolaşmış teller, ya da etrafa yayılmış eski kemikler. Bu akım aynı zamanda enstalasyonu, geleneksel heykelciliğin tamamen antitezi olan bir fikri de ortaya koydu. Çağdaş enstale heykellerde bir duvardan ya da tavandan aşılabilecek, ya yere konacak ya da destekle yerleştirilecek herhangi bir malzemeden yararlanabildiği gibi, müzik ve görüntü projeksiyonları da kullanılmaya başlamıştır. AMERİKAN RESMİ Mimarlık nasıl ona gereksinim duyulduğu için serpilip gelişmişse, başlangıçtan beri talep duyulan portrecilik de, Amerikan resim sanatının ilk dalı olarak ortaya çıktı. Protestan mezhebinden olanların yerleştiği bir ülkede dini resimler yaygınlık kazanmadı. Manzara, natümort vb. resimleri de,sömürgecilere çok boş göründü. Ama yaşayan kişilerin görüntüleri, bir sonraki kuşağa kalacak ata portreleri, yabanıl bir ülkede uygarlaştırıcı bir güç olarak insanoğlunun varlığına tanıklık ediyordu. İngiliz Tudor üslubunun ilkel bir uyarlamasıyla çalışan ilk portrecilere, aydınlanmacılar dendi. Çoğu kendi kendini yetiştirmiş olan aydınlanmacılar, İngiliz gravürcülüğünden hayli kopya çektiler. Ancak, 1729'da, İskoç John Smibert, Boston'da bir portre ressamı ve öğretmen olarak isim yapmak üzere kalıpları, kopyaları ve gravürleri ile okyanusu geçtiğinde, Amerikalı sanatçılar, taşralılıklarının bir rötuşa gereksinim gösterdiğini giderek daha çok kavramaya başlamışlardı. Onsekizinci Yüzyıl Amerikan ressamları: Bir sonraki kuşaktan Bostonlu John Singleton Copley, ilk bellibaşlı yerli yetenek oldu. Yüzey ayrıntılarını ve biçimlerin sağlamlığını vurgulayan portreleri, Paul Revere gibi önemli Devrimci simaların ve diğer önde gelen Bostonlu yurttaşların canlı bir tarihini oluşturur. Copley 1774'te daha ileri bir akademik eğitim için Londra'ya gitti. Bu kutsal yolculuğunu 14 yıl önce yapmış olan, kendisi gibi Amerikalı Benjamin West, onu stüdyosuna aldı. West ve Copley, Amerikan resminin değerini ortaya koyma çabasının temsilcileridir. İkisi, aynı zamanda, Avrupa'ya göç ederek, daha sonraki kuşakların ressamlarına örnek olmuşlardır. Kral George lll'ün ressamı West, Krallık Akademisi'nin başkanı oldu ve yabancı bir kentte hem eğitim, hem de halden anlar bir destekçi peşinde olan Amerikalı ressamlara evsahipliği yaptı. West'in portreleri ile tarihi ve dini resimleri İngiliz çağdaşları ile aynı düzeyde değildir; ama, kazandığı başarı Amerikalıların gözünde ressamın seçkin yerini pekiştirdi. XIX. yy'dan önce sivrilen üçüncü ressam da, Charles Wilson Peale'dir. Ressamları harekete geçirebilen bir güce sahip olan Peale, 1795'te Amerika'nın ilk resmî sergisini düzenlemeye yardımcı olduğu gibi, ülkenin en eski müzesi olan, Philade phia'daki Penmsylvania Güzel Sanatlar Akademisi'nin de kurucularından biriydi. Ayrıca, hem erkeklerden, hem de kadınlardan oluşan bir sanatçılar sülalesi oluşturdu. Amerikan romantik ressamları: XIX. yy'la birlikte, çok daha fazla türde resim yapılmaya başlandı. Copley ve West'in İngiltere'de yaptıkları tarihi resimlerle başarıya ulaşmaları, John Trumbull ve John Vanderlyn'i, Amerikalı izleyiciler için tarihi resim yapmayı denemeye yöneltti. İkisi de halkın beğenisini kazanmadılar ama, onlarınki sıradan bir başarısızlık değildi. Çünkü portreler dışındaki resim türlerinin önünü açtılar. Raphaelle Peale, yaşarken üne kavuşmadığı halde ve ekonomik güçlüklere meydan okuma pahasına, duygulu bir natürmort ressamı olmayı sürdürdü. Avrupa'dan dönen Washington Allston, gerçekten romantik bir düş gücünü açığa vuran son derece özgün manzara ve figür kompozisyonları meydana getirdi. Ama portreler gene de ressamların başlıca dayanağı olmayı sürdürdü. Daha az yetenekli sanatçılar, her buldukları siparişi buldukları yerde kabul ederek sınır boylarına doğru dağıldılar. Gilbert Stuart ve Thomas Sully daha hafif, ayrıksı vuruşlarla resim yapmayı öğrendikleri İngiltere'den, günün moda portre ressamları olmaya geldiler. Ama en fazla resmi yapılan yüz, Pater Patriae'nin, George Washington'un yüzüydü. Onun görüntüsüne olan talep, ölümünden sonra da devam etti. Gilbert Stuart kendi Atheneum versiyonunun (1796; Güzel Sanatlar Müzesi, Boston) yaklaşık 70 kopyasını çıkardı. Rembrandt Peale ise Washington'un 79 «lombar» portresini yaptı (baş, boyalı taştan bir "lombar" ya da oval pencereyle çerçeveleniyordu). Yüzyılın başından kısa süre sonra artist-aktör-girişimci William Dunlap bütün bu sanatsal girişimden yeterince etkilenerek, halkın bu konu üzerinde bir kitabı iyi karşılayacağını hesapladı. Rönesans'ta Giorgio Vasari'nin

5 yaptığı gibi, ölü ressamların başından geçen olayları derledi, yaşayanların biyografilerini kendilerinden rica etti, buna eleştirel yorumlarını ekledi ve 1834'te Amerika'nın ilk sanat tarihi olan History of the Rise and Progress of the Arts of Design in the United States'i (Tasarım Sanatlarının Amerika Birleşik Devletleri'nde Yükselişi ve ilerleyişinin Tarihi) yayımladı. Amerikan manzara resimleri ve günlük yaşam sahneleri: Dunlap'ın kitabı yayınlandığı sıralarda, biri manzara resmine, ötekiyse günlük yaşam sahnelerine yönelen iki önemli eğilim henüz ortaya çıkıyordu. Manzaralarsa, toprağın kendisinin insanların hayatıyla eşdeğer tutulduğu bir kültürde, simgesel önem taşıyan temaların ifade edildiği konu olarak öne çıktı. Thomas Cole, resimde vaaz görevini yerine getiren büyük, çok tuvalli çevrimler yaptı, İmparatorluğun Gidişi (1836; New York Tarih Derneği) ve Yaşam Yolculuğu(Munson-Wil-liams-Proctor Enstitüsü, Utica, N.Y.). 1820'li yıllarda, akınlar halinde gelen uygarlığın elinin değmediği muhteşem manzaraları hayal eden, Ashen B. Durand, Thomas Doughty, Frederic Church, John Kemsett, Sanford Gifford ve Cole, Catskill-lerin doğu dağlık bölgesinde ve Hudson ırmağı vadisi boyunca resim yaptılar. Bu yüzden bu ressamların oluşturduğu okula Hudson Irmağı Okulu adı verilir. Marten Heade ve Fitz Hugh Lane, şimdi Lüminist denen yapıtlarında, akıldan çıkmayan deniz manzaraları, kıyı suları ile bataklık manzaraları yapmışlardır. Aralarında en akılda kalanları Kari Dodmer ve George Catlin olmak üzere, başka ressamlar da arazinin ve Kızılderililerin hızla yok olan dünyasının resmini yapmak üzere Batı'ya gittiler. Günlük yaşam sahnelerini konu alan resimler 1830'lu yıllarda popüler hale geldi ve önem kazandı. William Sidney Mount ile Eastman Johnson, Long İsland ile New England'daki hayattan sahneler çizdiler. Mark Twain'in daha sonraları edebi bir biçim verdiği Ortabatı'nın ırmak kıyısı kentelerinin kendilerine özgü gelenek ve görenekleri, George Caleb Bingham'ın resimlerinde çok hoş bir biçimde korunmuştur. 1940'lı yıllarla birlikte Johnson ve Bingham gibi günlük yaşam sahneleri ressamlarıyla birlikte, Emanuel Leutze gibi tarihi resimler yapmaya kararlı olanlar, daha ileri bir eğitim için Düsseldorf'a gidiyorlardı. O küçük Prusya kenti, sanatçının figüratif resim ve kompozisyondan eksiksiz bir temel edinebildiği Düsseldorf Akademinin bulunduğu kentti Devrimi'nden sonra Leutze, daha sonra Amerika'nın ulusal ikonası olacak Washington Delaware'i Geçiyor (1851, Metropolitan Sanat Müzesi, New York) için Alman arkadaşlarına Düsseldorf'ta poz verdirdi. Umut veren genç günlük yaşam sahneleri ressamı Richard Caton Woodville, Amerika'nın kısa süre önce MeksikalIlara karşı elde ettiği zafere ilişkin bir sahnenin resmedildiği Meksika'dan Savaş Haberleri (Ulusal Tasarım Akademisi, New York) yapıtını orada yaptı. Yüzyılın ortalarında resim, halkın hayatını yansıtıyordu ve yaygın bir desteğe sahipti. Günlük yaşam sahnelerini ve manzaraları konu alan resimler, dönemin kırsal, iyimser ve temelde masum ruhunu yakalamıştı. Natürmortlar, doğanın cömertliğini kanıtlıyordu. Portre siparişleri gene boldu, ama ressamlar, Amerika'ya 'ta giren ilk fotoğrafçılık biçimi olan gümüşlü levha üzerine çekilmiş fotoğraflar ortaya çıkınca, portrecilik bu yeni biçimle rekabet etmek zorunda kaldı. Hali vakti yerinde işadamları, sanatları korumayı yurtseverce bir görev sayıyorlardı, ve Amerikan Sanat Birliği de resimleri piyango yoluyla geniş bir kitleye dağıtıyordu. İç Savaş'tan sonra Amerikan resmi: İç Savaş, Amerikan yaşantısının birçok alanında olduğu gibi sanatta da bir sınır oluşturdu. Savaşın sonunda Amerika'nın yeni cennet olduğu konusundaki daha önce geçerli olan görüş silinip gitti. Karınca yuvası gibi kentlerdeki hayat, iş dünyasında varlığını sürdürme mücadelesi ve servetin birkaç kişinin elinde birikmesi, baskın olan gerçeklerdi. Ressamlar, İç Savaş sonrası Amerika'sının bayağılığında, kendilerine farklı kaçış yolları seçtiler. Bazıları, bir sürgün döneminde karar kıldı. Ötekiler, öncelikle Thomas Eakins, Winslow Homer ve Albert Pinkham Ryder, kent çevresinden çekildiler. Harper's Weekly Magazine'e İç Savaş çizimleri yapmış olan Homer, 1870'li yıllarda, Kır Okulu'nda (1871; Sanat Müzesi. St. Louis Missouri) görüldüğü gibi, kırsal hayatın tarihle çelişmeye başlayan sahnelerini tercih etti. 1880'li yıllarda deniz resimleri yapmaya başladı ve hayatının sonuna kadar da, Enkaîda (1896; Carnegie Enstitüsü, Pittsburg, Pennsylvania) olduğu gibi, insanların doğa güçlerine karşı verdikleri varoluş mücadelesini, yapıtlarının ana teması haline getirdi. İçe dönük bir münzevi olan Ryder, Ayışığında Denize Ait ( ; Metropolitan Sanat Müzesi, New York) ve Yarış Pisti ya da Solgun Bir At Üstünde Ölüm ( ; Sanat Müzesi, Cleveland, Ohio) yaparken İskandinav mitolojisinden de esinlendi. Eakins, École Des Beaux-Arts'daki üç yıllık eğitimin ardından, umutla dolu olarak doğduğu kent Philadeliphia'ya döndü. Ama, başyapıtı olmasına niyetlendiği Gross Kliniği (1875; Jefferson Tıp Koleji, Philadelphia, Pennsylvania), Philadelphialıları şaşkına çevirdi. Genç hanımlara canlı modelle çalışmayı öğretirken çıplak bir erkek model kullanması halkı gazaba getirdi ve Pennsylvania Güzel Sanatlar Akademisi'nden ihraç edilmesine neden oldu. Bir gözlemden kaynaklanan portrelerini yaptı ve çoğu kez para almadı. Homer koleksiyoncuların, özellikle başarılı işadamlarının desteğim elde ederken, Eakins ve Ryder, halkın sempatisinden ve özel himayeden uzak halde çalışan yabancılaşmış Amerikalı sanatçının tipik birer örneği oldular. Benjamin West'in döneminden başlayarak ressamlar Avrupa'ya seyahat etmişlerdi, ama 1870'li yıllarda Avrupa yenilikçiliğinin ana hatlarıyla daha da büyük bir etkileşim içini girdiler. Çalışma merkezleri Londra ve Düsseldorf'tan, Paris ve Münih'e kaydı. Paris'teki Amerikalılar, bir süre sonra, gerçekçiliğin yani Gustave Courbet'nin o sıralarda moda olan idealize edici üsluptan devrimci bir biçimde gerçekleşen kopuşunun farkına vardılar. Courbet'nin realizmi, çağdaş hayatın herkesçe gözlemlenebilen olgularının tuval üzerine gerçeğe uygun bir uyarlamasını yakalama yolunda bir çabaydı. Courbet ve Edouard Manet, gerçekçiliğin öncüleriydi. Geçmişin ressamları içinde en beğenileniyse, Diegon Velazquez'di. Münih'te Alman gerçekçilerle birlikte

6 çalışmakta olan William Merritt Chase ve Frank Duveneck, yüklü bir fırça ve karanlık bir paletle resim yapmayı öğrendiler. Parisli sosyete portrecisi Emile Auguste Carolus-Durand'ın öğrencisi olan John Singer Sargent, gerçekçilikte kendi ustaca versiyonunu, Edward Darley Boit'in Kızları'nda (1882; Boston Güzel Sanatlar Müzesi) olduğu gibi bazen dikkate değer bir başarıyla yarattı. Amerikan izlenimciliği: Gerçekçiliğin mantıksal sonucu olarak görülebilecek izlenimciliğide Amerikalılar ancak belli bir aradan sonra benimseyebildiler. 1866'da Mary Cassatt Paris'e geldi ve 1877'de izlenimci çevreyle birlikte sergiye katılması için Edgar Degas'dan davet aldı. Degas ile yakın bir arkadaşlık kurdu ve ressam olarak asla onunla eşit düzeye gelemese de, seçtiği konularda (anne ve çocuk ya da bir arada kadınlar), ince gözlemler yapmayı öğrendi. Childe Hassam, John Twachtman, Julian Alden Sargent, daha açık renk bir palet ve ayrıksı vuruşlarla ayırt edilen yapıtlar yarattılar. Amerikan izlenimcileri, nesneleri ışıkta aynı derecede radikal biçimde dağıtma konusundaki isteksizlikleriyle Fransızlardan ayrılırlar. Bir sürgün dönemi seçen ressamlar içinde en önemlisi, James A. McNeil Whistler'dir. Whistler, oluşum halindeki Fransız avangard gelişmelerinden haberdar olan tek Amerikalıydı. Courbet, kendisinden daha genç olan bu ressama dostluk gösterdi ve ona kendi gerçeklik inancını aşıladı. Whistler'in Beyaz Kız'ı (1862; Ulusal Sanat Galerisi, Washington, D.C.), Manet'nin Kırda Yemek' ini (1863; Louvre, Paris) reddeden sanatındaki gerçekçi etkiden pişmanlık duydu ve Sargent, Cassatt ve Fransız izlenimciler gibi, bir esin kaynağı olarak Japon baskılarına döndü. Mesleğinin sonunda, sanat için sanat kuramını açıkça ileri sürünce bizzat Whistler, o ulusal Amerikan ikonasını, Gri ve Siyah Düzenleme: Sanatç,nın Annesi'ni (1872) yarattı; Fransızlar yapıtın önemini anladılar ve onu Louvre için satın aldılar. Uğradığı ihmalin bir sonucu olarak, Whistler kendi yerli kültürünü reddetti. Amerika Birleşik Devletleri'ni neden hiç ziyaret etmediği sorulunca, "bu birçok kez önerildi ama, anlıyorsunuz ya, bence sanat insanlar için kesinlikle sinirlendiricidir ve bu yüzden de bir başka ulusu öfkelendirmeye tereddüt ediyorum" dedi. Whistler'in halka karşı tavrı, elbette az rastlanan bir tavırdır. Çoğu ressam hoşa gitmek için resim yapar, ve en çok da zenginlerin tutucu zevklerine uymak için yeniliklerden kaçınırlar. Manzara resminin popülerliği devam etti ve iki ressam, Albert Bierstadt ile George İnness, son derece başarılı manzara resmi formülleri buldular. Bierstadt'ın yeğlediği konu, iyi bir örneğini Corcoran Dağı'nın ( ; Corcoran Sanat Galerisi, Washington, D.C.) oluşturduğu ve ayrıntıya gösterilen özenle yaratılan dramatik etkiler üzerinde yoğunlaşarak, muazzam tuvaller üzerine resmettiği Batı'ydı. İnness'in tuvalleri daha küçük, ve anlayış olarak da içtendi. Barış ve Bolluk (1865; Metropolitan Sanat Müzesi, New York) adlı yapıtında olduğu gibi, sanki bir peçenin ardından algılanmışcasına, romantik, çoğu kez ağaçlarla örtülü sahneler resmederdi. Her ikisi de üst orta sınıfın üyeleri olan William Morris Hunt ve John La Farge değişikliğe uğramış bir gerçekçiliği romantikleştiren üsluplara ulaştılar. Jean François Millet ile birlikte çalışan Hunt, Amerikalılara Barbızon resim okulunu tanıttı; La Farge, Richardson ona Boston'daki Trinity kilisesinin iç dekorasyonunu sipariş ettikten sonra, döneminin bir numaralı iç desinatörü oldu ve kiliselerin için özel evler, duvar resimleri ve boyalı cam pencereler için birçok sipariş aldı. Yirminci Yüzyıl resminin gelişmesi: XIX. yy'ın sonunda Amerikalı koleksiyoncular ve halkın sınırlı bir bölümü, bazı Amerikalı sanatçıların Avrupa resmindeki ileri eğilimler konusundaki anlayışına yetişmişlerdi. Mary Cassatt, Havemeyer ailesine izlenimci yapıtlar almalarını tavsiye ederek onların lehine kehanette bulundu. Birkaç Amerikalı o sıralar Fransızların takdir etmediği sanatçıların ilk ve coşkulu hamileri oldular; böylece Amerikan müzelerine daha sonra eldeki önemli izlenimci resimler miras bırakıldı. Ancak bu, aynı zamanda, Amerikalıların nostaljik bir biçimde geçmişe de baktıkları bir dönemdi. Kodamanlar eski ustaların resimlerini topladılar; paralı sınıf ile halk, Fransız akademi üyeleri ile bunların Amerikan karşılıklarının yapıtlarına hayranlık duymada birleştiler. Orta ve üst orta sınıf için ve onlar tarafından yapılmış sanat bir tepki olarak, kitlelerin etkinliklerini yansıtan bir grup Philadelphia'lı ressam ortaya çıktı. Robert Henri, George Luks, John Sloan, ve William Glackens, gazeteler ile dergilere ilüstrasyon sağlamak üzere eğitilmiş ressamlar olarak işe başladılar. Önderleri, Henri'ydi ve onun, Gülen Çocuk'ta (1907; Whitney Amerikan Sanatı Müzesi, New York) görülen karanlık gerçekçi üslubu, diğerleri tarafından örneksendi. Daha sonra bir okul çevresinde toplanan bu ressamlar, Amerika'da yapıtlarında keskin toplumsal yorumlarda bulunan ilk gruptu. Ama gerçekçi bir üsluba bağlı kalışları onları, XX. yy'ın ikinci on yılında, estetik artçılar haline getirdi. Armony Show (Silah Deposu Sergisi): Yenilikçilik, AvrupalIlara özgü bir şey olmayı sürdürdü. Ressam Arthur B. Davies, 1913'te 69. Alay Silah Deposu'nda avangard Avrupa ve Amerika sanat yapıtlarından büyük bir sergi düzenleyerek Avrupa'nın en ileri resim ve heykellerinden örnekleri halka sundu. Bu, yani çığır açıcı «silah deposo gösterisi», halkı ve sanatçıları yerli bir mekanda Avrupa modernizmi ile aynı noktaya getirdi. Bazılarının sergiye karşı direnmelerinde şaşacak bir şey yok. Bir eleştirmen, bir basın yemeğinde şunları söylerken, çoğu kişi adına konuşuyordu: "iyi bir sergiydi, ama bir daha yapmayın." Gene de, aralarında Arthur Dove, Marsden Hartley, John Marin, Alfred Maurer, Georgia O'Keefe ve Max Weber'in bulunduğu Amerikalı ressamlar, kendi sanatlarına da modernist yenilikleri kattılar. Silah deposu sergisinden de önce, Alfred Stieglitz New York'taki kendisine ait Photo-Secession Galerisi'nde, bu ressamlar ile Avrupalı modernistlere sergi açmıştı. Paris'te Gertrude Stein ve çevresi, son Avrupa sanatı için bir başka kanal olma görevini yerine getiriyordu. Son olarak da, beş önemli Avrupa modernist koleksiyonu; Albert Barnes, John Quinn, Claribel ve Etta Cone kız kardeşler, Walter Arensberg ve Lillie P. Bliss'in koleksiyonları oluşturuldu. 1920'li yıllarda toplumsal gerçekçilik ve Avrupa modernizminin ikili akımı, Amerikan kültürel yaşantısından akıp gitmeyi sürdürdü. Ekonomik bunalımın başlamasından sonra, ressamların özel hamileri endişe verici boyutlarda azalmaya başladı ve Works Progress

7 Administrationen (WPA) himayesi altında, bu rolü ABD Federal hükümet üstlendi. Ressamlar çoğu kez kamu binalarının duvarlarına yapılan ve Meksikalı duvar ressamları José Erozco ile Diego Rivera'nın yapıtlarından esinlenen duvar resimleriyle toplumu ilgilendiren konuları sık sık resmettiler. Avrupa kültürünün başka bir etkisiyse, önde gelen Avrupalı gerçeküstücüler André Breton, Marcel Duchamp ve Max Ernst'in yapıtlarının ortaya çıkmasıyla görüldü. Sonunda, Avrupa modernizmi, her ikisi de New York'ta olan Modern Sanat Müzesi ( 1929) ve Guggenheim Müzesi'nin (1937) açılışıyla kurumlaştırıldı. Soyut izlenimcilik: Müteveffa eleştirmen Harold Rosen kuşkuda olacağı duygusuna kapılmışlardı. Kaybedecek hiçbir şeyleri olmadığı için, kendilerini daha önceki sanattan radikal biçimde kopmakta özgür hissettiler. Gottlieb bu dönemi şöyle hatırlıyor: "Durum öyle kötüydü ki, kendimi ne kadar saçma görünürse görünsün, her şeyi denemekte özgür hissettim." Soyut dışavurumcular birbirileri için resim yaparlardı. Bazıları saf renklerle deneyler yaptı; ötekiler bilinçaltlarının teşvikine gerek duydu. Nesnesiz, soyut resimlerinin bazıları, fiilen çevre haline gelecek kadar büyüktü. Soyut dışavurumculuğun öğeleri, daha önceki resimlerde de görülmüştü ve gerçeküstücülük, bilinçaltının içerdiklerini, sanatının içeriği haline getirmişti. Soyut dışavurumculuğu açıkça Amerikalı yapan, yaratıcı süreç için temel olan enerjik büyük jestin vurgulanması, ve alışılagelmiş güzellik fikirlerinin küçük görülmesiydi. 1950'li yıllara gelindiğinde, soyut dışavurumcular, ayırt edici bir üslubu zahmetle pekiştirmişlerdi; Whist-ler'dan bu yana Amerikalı ressamlar ilk kez uluslararası bir patlama gerçekleştiriyordu. Bundan da önemlisi, ne Avrupa sanatının örnekseyen ne de onu özümseyen, yeni bir sentez niteliğinde yeni bir yaratma tarzı meydana getirdiler. Soyut dışavurumculuğu birbirinden farklı birkaç akım izledi. Bunlardan sadece minimal sanatın ve 1960'lı yılların ikinci yarısında ortaya çıkan fotogerçekçilik akımının Amerika'da doğduğu söylenebilir. 1950'li yılların Pop Art'ıysa, aynı anda hem Amerika Birleşik Devletleri'nde, hem de İngiltere'de patladı. 1950'li yılların Pop Art'ı da, 1970'li yılların ikinci yarısıdaki yenidışavurumculuk da hem doğum, hem uygulama açısından uluslararası nitelik taşıyorlardı. 1980'li yıllarda ve 1990'lı yılların başlarında, geniş yelpazeli bir seçmecilikle resim ve heykelin tarzları ve malzemesinin karıştırılması, Amerikan resminin tanımlayıcı özelliğini oluşturdu. Kaynak Linki: Amerika Birleşik Devletleri Sanat ve Mimarlık - Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bilgisiz Adam

1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi.

1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi. Çağdaş Dünya Sanatı 1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi. Bu genç ressamlar, şekilciliği reddedip doğadan

Detaylı

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR:

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR: PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 6 5 9 4 2 7 3 1 8 SORULAR: 1- Fotoğrafta kaç çocuk var? 2- Çocuklardan kaç tanesi sana doğru bakıyor? 3- Kız çocuğu elinde ne tutuyor? 4- Fotoğrafçı

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN

OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN OSMAN HAMDİ BEY 1842 yılında İstanbul'da doğdu. 1860'da hukuk öğrenimi için Paris'e gitti. Hukuk öğreniminin yanı sıra o dönemim ünlü ressamlarının

Detaylı

ABİDİN DİNO 1913-1993

ABİDİN DİNO 1913-1993 ABİDİN DİNO 1913-1993 Abidin Dino 23 Mart 1913,İstanbul`da doğdu. Ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni. Çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, çağdaş Türk resminin öncülerindendir. 1933 yılında

Detaylı

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN İÇİNDEKİLER İlk Söz /9 Hayatı ve Sanatı /17 Paris'te Resim Dersleri /19 İstanbul'a Dönüş /20 "Doğululuk" Eğilimi /23 Kadın Figürleri /25 Bilimsel

Detaylı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı REMBRANDT Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı Ölümü: 4 Ekim 1669 Ünlü Yapıtları: Dr.Nicolaes

Detaylı

Kadınlar ve Manzaralar Leonardo da Vinci

Kadınlar ve Manzaralar Leonardo da Vinci Kadınlar ve Manzaralar Leonardo da Vinci Etkinlik kitapçığı Sergi 08.12.2011 22.01.2012 La Galerie Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Cumhuriyet Caddesi 127 Harbiye 34373 İstanbul Tel : (0212) 219 16 97

Detaylı

amaca yönelik olarak ve belli bir form verilmiş malzeme aracılığıyle mekan içinde bir nesnenin temsili veya telkinidir.

amaca yönelik olarak ve belli bir form verilmiş malzeme aracılığıyle mekan içinde bir nesnenin temsili veya telkinidir. HEYKEL SANATl'NIN TANıMı VE ÖZELLİKLERİ Aytaç KATI* Güzel Sanatların, önemi ve geçmışı bakımından en eski kollarından biri olan heykeli şu şekilde tanımlayabiliriz: Estetik bir amaca yönelik olarak ve

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR.

MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR. Kurumsal MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR. FRANK LLOYD WRIGHT 20. yüzyılın en önemli mimarlarından ve Modern Mimarlık tarihinin kurucularından biri olan Wright, Expresyonizm den Rasyonalizm e birden

Detaylı

T.C. KASTAMONU VALİLİĞİ MİMAR VEDAT TEK KÜLTÜR ve SANAT MERKEZi

T.C. KASTAMONU VALİLİĞİ MİMAR VEDAT TEK KÜLTÜR ve SANAT MERKEZi T.C. KASTAMONU VALİLİĞİ MİMAR VEDAT TEK KÜLTÜR ve SANAT MERKEZi Efendiler, Gördüklerimin en kıymetli kısmı bu güzel bölgenin samimi halkının çok aydın ve çok genis ve yüksek zihniyet sahibi olmalarıdır.

Detaylı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı YAZ 2015 SAYI: 305 58 59 şehir tanıtımı Çin in fuar şehri: Guangzhou GUANGZHOU, ZİYARETÇİLERİNE HEM TİCARET HEM ZİYARET İMKANLARINI BİR ARADA SUNUYOR. BAŞAR KURTBAYRAM TUR REHBERİ şehir tanıtımı 60 61

Detaylı

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT Şeffaf altın su temizlik simgesi hamam sanatla uyumunu zenginleştirdi Küçük Mustafa Paşa Hamamı sanatla dirildi 15 Eylül - 13 Ekim 2013 tarihleri arasında

Detaylı

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İNSAN HAKLARı Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İnsan hakları düşüncesi tamamlanmamış bir düşüncedir İnsan

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 56 57 Tarih, kültür ve masal şehri: Prag BU YIL 16. EFORT KONGRESİ NE ÇEK CUMHURİYETİ NİN BAŞKENTİ PRAG EV SAHİPLİĞİ YAPACAK. 27-29 MAYIS 2015 TARİHİNDE YAPILACAK

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN 1972 de Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü nden mezun oldu. Mimarlar Odası nda bilim ve teknoloji konuları ile mimar ve mühendislerin toplumsal konumları

Detaylı

GÖKDELEN YARIŞI 4500 YILDIR SÜRÜYOR

GÖKDELEN YARIŞI 4500 YILDIR SÜRÜYOR GÖKDELEN YARIŞI 4500 YILDIR SÜRÜYOR Dünyanın en yüksek yapısı binlerce yıl boyunca 146,5 metrelik Büyük Giza Piramidi idi. Günümüzde en yüksek bina 829,8 metrelik Burc Khalifa dır. İlk Firavunların Anıt

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

PEYZAJ SANATI TARİHİ Ders İzlence Formu. Kodu: PEM 112 Dersin Adı: PEYZAJ SANATI TARİHİ Toplam Saat

PEYZAJ SANATI TARİHİ Ders İzlence Formu. Kodu: PEM 112 Dersin Adı: PEYZAJ SANATI TARİHİ Toplam Saat Diploma Programı Peyzaj Mimarlığı Bölümü Yarıyıl Teorik Uygulama Laboratuar PEYZAJ SANATI TARİHİ Ders İzlence Formu Kodu: PEM 112 Dersin Adı: PEYZAJ SANATI TARİHİ Toplam Saat AKTS Dersin Anlatıldığı Dil

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

Genel Bakış. New York City

Genel Bakış. New York City ş Genel Bakış NEW YORK 30 Ağustos- 1 Eylül Empire State Binası Özgürlük Anıtı One World Observatory Times Square Central Park Soho/ 5th Avenue The MET/ Guggenheim New York Botanical Garden- Frida Kahlo

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul SAKIP SABANCI MÜZESİ TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Lisans Programı, MİM 103 Mimarlıkta Araştırma Yöntemleri dersi kapsamında, Sakıp Sabancı Müzesi teknik gezisi 20 Aralık 2012 tarihinde,

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Gelecek nesilleri yeşille buluşturuyoruz.

Gelecek nesilleri yeşille buluşturuyoruz. Gelecek nesilleri yeşille buluşturuyoruz. Misyonumuz Dört mevsimin yaşandığı, iklim, toprak, ekolojik zenginlikler bakımından bereketli olan ülkemizde; üstlendiğimiz projelerin müşteri memnuniyeti açısından

Detaylı

Koolhaas ın Esasları

Koolhaas ın Esasları YİRMİBİR MİMARLIK TASARIM MEKAN SAYI 130 HAZİRAN 2014 11(KIBRIS 12) Koolhaas ın Esasları Venedik Mimarlık Bienali öncesinde küratör Rem Koolhaas ın Esaslar temasını Ayça İnce, Gökhan Karakuş, Mert Eyiler

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

20 28 Subat New York Washington Gezi + Seminer Programi

20 28 Subat New York Washington Gezi + Seminer Programi 20 28 Subat New York Washington Gezi + Seminer Programi 5:45 pm: New York a inis Gun 1 7:00 pm: Otele varis 8:00 pm: Sehir gezintisi ve aksam yemegi 9:30 pm: Konaklama * 10:30 am: Battery Park Gun 2 Ozgurluk

Detaylı

ÇELİK YAPILAR. Çelik Yapı Tarihsel Gelişimi. Tarihsel Gelişim Demir. Tarihsel Gelişim Dekoratif Kullanım. Tarihsel Gelişim Demir Köprü

ÇELİK YAPILAR. Çelik Yapı Tarihsel Gelişimi. Tarihsel Gelişim Demir. Tarihsel Gelişim Dekoratif Kullanım. Tarihsel Gelişim Demir Köprü Demir ÇELİK YAPILAR 1 Çelik Yapı i 18.yy sonlarına kadar demir, sadece yığma yapı elemanlarının bağlanmasında kullanılmıştır ve taşıyıcı hiç bir görevi yoktur. 2 Demir Köprü Dekoratif Kullanım Coalbrookdale

Detaylı

TARAFTAR REHBERİ UEFA EURO 2012 ELEMELERİ AVUSTURYA TÜRKİYE 06.09.2011

TARAFTAR REHBERİ UEFA EURO 2012 ELEMELERİ AVUSTURYA TÜRKİYE 06.09.2011 TARAFTAR REHBERİ UEFA EURO 2012 ELEMELERİ AVUSTURYA TÜRKİYE 06.09.2011 İÇİNDEKİLER Sayfa 1. Maç Bilgisi 2 2. Ernst Happel Stadyumu 3-6 3. Yasaklı Maddeler ve Davranışlar 7-8 4. Viyana 9 1. MAÇ BİLGİSİ

Detaylı

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı:

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Programı: Sinema alanında bilgi sahibi, yüksek lisansını tamamlamış araştırmacıların sinema bilimine katkı sağlayacak, sinemayı sanatsal, estetik

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ

İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ İSMEK RESİM ÖĞRETMENLERİ KARMA SERGİSİ 5-11 NİSAN 2013 / MARMARA ÜNİVERSİTESİ SULTANAHMET KAMPÜSÜ REKTÖRLÜK BİNASI Başkan dan İstanbul, kâh tablolarda hayat bulmuş, kâh en dokunaklı

Detaylı

Bırakın doğa evinize gelsin!

Bırakın doğa evinize gelsin! Unica Class Bırakın doğa evinize gelsin! Gerçek malzemeler ile doğal tasarım 444 30 30 www.schneider-electric.com.tr Doğal bir özlem Modern hayat genellikle varlığımızın orijinal, gerçek ve saf yapıtaşlarını

Detaylı

:meltemgiray@beykent.edu.tr :meltemgiray@gmail.com. (T.C. Beykent Üniversitesi, Mimarlik ve Mühendislik Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü)

:meltemgiray@beykent.edu.tr :meltemgiray@gmail.com. (T.C. Beykent Üniversitesi, Mimarlik ve Mühendislik Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Güniz Meltem Giray İletişim Bilgileri Mail :meltemgiray@beykent.edu.tr :meltemgiray@gmail.com Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. (T.C. Beykent Üniversitesi, Mimarlik ve Mühendislik Fakültesi,

Detaylı

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ İnşaat Sanayii TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ EYLÜL - EKİM 2014 YÜZKIRKBEŞ DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ Doğan HASOL Mimar Mimarlık Uygarlığın

Detaylı

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU KAZI DESTEĞİ: POLEMAİOS ONUR ANITININ KAZI, RESTİTÜSYON VE RESTORASYON RAPORU

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU KAZI DESTEĞİ: POLEMAİOS ONUR ANITININ KAZI, RESTİTÜSYON VE RESTORASYON RAPORU ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU KAZI DESTEĞİ: POLEMAİOS ONUR ANITININ KAZI, RESTİTÜSYON VE RESTORASYON RAPORU Kutsal alanlardaki Onur Anıtları, kente ya da kentin kutsal alanlarına maddi ve

Detaylı

MİNİMALİZM Öğr.Gör. Elif Dastarlı

MİNİMALİZM Öğr.Gör. Elif Dastarlı 1960 Sonrası Sanat Hareketleri MİNİMALİZM Öğr.Gör. Elif Dastarlı Frank Stella, Zambezi, 1959, tuval üzeri enamel, 230,5 x 200 cm, San Francisco Museum of Modern Art. Frank Stella, Jill (siyah seri), 1959,

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Üç Şerefeli Camii Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Üç Şerefeli Cami......................... 4 0.1.1 Osmanlı Mimarisinde Çığır Açan İlklerin Buluştuğu Cami............................

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Sanatın Tanımını yaparmı sınız Nurdan Gül Kökten

Sanatın Tanımını yaparmı sınız Nurdan Gül Kökten Bir duygunun, bir tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ve bu anlatım sonucu ortaya çıkan üstün yaratıcılıktır. insan yaratıcılığının, yeteneklerinin ve düş gücünün; mimari,

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

Dr. Öz ün Yunan Kahvesi Tanıtımına Karşı İmza Kampanyası Saturday, 04 May 2013 15:23

Dr. Öz ün Yunan Kahvesi Tanıtımına Karşı İmza Kampanyası Saturday, 04 May 2013 15:23 Türk asıllı Amerikalı ünlü doktor Mehmet Öz, geçenlerde yaptığı bir televizyon programında, kültürel mirasımız Türk kahvesini Yunan kahvesi adı altında tanıtarak Türk Amerikan toplumunu hayrete düşürdü.

Detaylı

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor!

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor! BASIN BÜLTENİ SODA Sunar Meriç Kara: A Domestic Schizophrenic Project 26 Mayıs 2010 3 Temmuz 2010 Açılış: 26 Mayıs 2010 Çarşamba / 18:30-21:00 (Basın Toplantısı: 17:00) SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk

Detaylı

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU Sergi açılış kokteylini onurlandırmanızı dileriz. Tarih: 26 Eylül 2014 Cuma Saat: 18.00 Birlik Mahallesi Doğukent Bulvarı 450. Cadde Vadi İkizleri Sitesi No: 3/A Çankaya ANKARA BEDRİ

Detaylı

İçindekiler AYDINLANMA

İçindekiler AYDINLANMA İçindekiler AYDINLANMA AYDINLANMA 915 I. DEVRİM DALGASI, 1689-1815 927 A. İFADELERİNİ MEVZUATTA BULAN DEVRİM TEORİLERİ 928 1. İngiltere Yeni Hükümdarları Hangi Şartlarda Kabul Edecek? 928 İngiliz İnsan

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi)

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi) Brighton Ekolü İngiliz fotoğrafçı topluluğudur. Superpoze, yakın çekim, kamera hareketleri görülür. Konulu filmler yapmadılar. Görsel efektlere ve hilelere yer verdiler. Film d'art (yapımevi) Ünlü klasik

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi FOTOĞRAF DLNDE BR SÖYLEŞ K R K Y L N B R K M BRAHM DEMREL brahim DEMREL, 1941 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Durulova (Körsüleyman) köyünde doğdu. lkokulu köyünde okuduktan sonra Akçadağ Öğretmen Okulu,

Detaylı

Çevresini Algılayabilen Geleceğin Otobüs Durağı

Çevresini Algılayabilen Geleceğin Otobüs Durağı EYESTOP Carlo Ratti Mimar ve mühendis Carlo Ratti, Politecnico di Torino ve Paris te École Nationale des Ponts et Chaussées de eğitim gördü. Doktorasını İngiltere de Cambridge Üniversitesi nde tamamlayan

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti.

1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti. BUBİ İstanbul da doğdu. Psikoloji öğrenimi gördü. 1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti. 1989 Hüsamettin KüLte ile birlikte Lâmi Sanat Galerisi ni kurdu

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

YAZ AKADEMİSİ TÜRK VE AMERİKALI ÖĞRENCİLER RUTGERS YAZ AKADEMİSİ'NDE BULUŞUYOR

YAZ AKADEMİSİ TÜRK VE AMERİKALI ÖĞRENCİLER RUTGERS YAZ AKADEMİSİ'NDE BULUŞUYOR YAZ AKADEMİSİ 2015 TÜRK VE AMERİKALI ÖĞRENCİLER RUTGERS YAZ AKADEMİSİ'NDE BULUŞUYOR RUTGERS YAZ AKADEMİSİ NEDİR? Rutgers Yaz Akademisi, Rutgers Üniversitesi ve Tektas Consulting LLC işbirliği ile Türk

Detaylı

THOMAS LAWRENCE HOMAS

THOMAS LAWRENCE HOMAS HOMAS AWRENCE Lawrence Arhitecture Titiz bir tasarım anlayışına sahip olan Seattle merkezli, ödüllü bir mimarlık firması. Küçük ve geniş aileler için konut projelerinde uzman olan firma aynı zamanda ticari

Detaylı

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ALMANCA VE FRANSIZCA DĠL KURSLARI Avrupa'nın bir çok farklı dil konuşulan ülkesi Ġsviçre'de Almanca veya Fransızca dillerinden bir tanesini öğrenmeniz mümkündür. Kış sporlarının

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

Bitkilerle Alan Oluşturma -1

Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Peyzaj Mekanlarının 3 Temel Elemanı Yüzey Zemin Düzlemi: Mekanın tabanını oluşturur. Mekanın diğer elemanları bu tabanın üzerinde yer alır.örneğin üstünde hiçbir bitki veya

Detaylı

HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI

HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI DEKO HOME Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr www.architecta-interiors.com DOROTHEE JUNKIN HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI Taşıdığı geleneksel ögeler ve karakteri korunurken, çağdaş

Detaylı

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal,

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, SANATıN FELSEFİ AÇıDAN SINIFLANDIRILMASI Mutlu ERRAv- Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, düşünsel, bireysel

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm

Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm Mappa Tour Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm havalimanına varıyoruz. Bizi bekleyen özel aracımız

Detaylı

hanedandan bir ressam Abdülm ecid y Efendi ^ 60yı] YAPI KREDİ m N A T IO N A L P A L A C E S T B M M M İLLİ S A R A Y L A R

hanedandan bir ressam Abdülm ecid y Efendi ^ 60yı] YAPI KREDİ m N A T IO N A L P A L A C E S T B M M M İLLİ S A R A Y L A R hanedandan bir ressam Abdülm ecid y Efendi ^ 60yı] YAPI KREDİ m N A T IO N A L P A L A C E S T B M M M İLLİ S A R A Y L A R HANEDANDAN BİR RESSAM ABDÜLMECİD EFENDİ Prof. Dr. Günsel Renda Arnavutköy Amerikan

Detaylı

1. Yerine ait mimari tasarım atölyesi

1. Yerine ait mimari tasarım atölyesi 27 Haziran-4 Temmuz 2015 ada art art & culture içerik Günümüzde çoğunlukla toplum mühendisliğinin bir parçasına dönüşen mimari tasarım ve projelendirme süreçleri, ancak sürdürülebilir yerel mimarlık perspektifi

Detaylı

HAKKIMIZDA. Çalışmak bizden rahat ve huzur içinde yaşamak sizden ŞİRKETLER GRUBU İŞTİRAKİDİR

HAKKIMIZDA. Çalışmak bizden rahat ve huzur içinde yaşamak sizden ŞİRKETLER GRUBU İŞTİRAKİDİR HAKKIMIZDA Mimari özgünlüğün, teknoloji ve mühendislikle birlikte önem kazanacağına inanan Gama Grup un inşaat sektöründeki deneyimleri, bu kez de STUDİO GARDEN projesiyle hayat bulmaktadır. Rahat ve huzur

Detaylı

Doktora Dersleri. SAN 700 Özel Konular

Doktora Dersleri. SAN 700 Özel Konular Doktora Dersleri SAN 700 Özel Konular Anabilim/Anasanat Dallarının tez aşamasında bulunan öğrencileri tarafından alınması zorunlu olan bu ders, alanın ileri ve özgün konularını içerir. Bu kapsamda alanla

Detaylı

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı SANAT TARİHİ II Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı Felemenk ülkesi Kuzey Avrupa da, aralarında Hollanda da bulunan Yedi Eyalet 1648 yılında resmen bağımsızlığını kazanır. 17. yüzyıl Kuzey

Detaylı

Marie Curie. Thomson Cabir bin Hayyan. Henry Becquerel

Marie Curie. Thomson Cabir bin Hayyan. Henry Becquerel Marie Curie Thomson Cabir bin Hayyan John Dalton Albert Einstein Henry Becquerel 1 John Dalton John Dalton (Eaglesfield, Cumbria, 6 Eylül 1766 Manchester, 27 Temmuz 1844) İngiliz kimyager ve fizikçi, Cumberland

Detaylı

H e r Y o l R o m a ya Ç ı k a r

H e r Y o l R o m a ya Ç ı k a r H e r Y o l R o m a ya Ç ı k a r İtalya nın başkenti Roma yüzyılların tarihini görmek için dünyada mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir şehir. İlk gittiğim günden beri hayran olduğum bir şehir. Sizin de

Detaylı

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir 1 / 6 2014/11/14 17:03 Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir Öykü Çetin Radikalist / 09/11/2014 Erasmus projesi her yıl yüzlerce öğrenciye farklı ülkelerde eğitim alma fırsatı sunuyor. Peki,

Detaylı

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati GİRİŞ Yapısı ve uğraşı alanı ne olursa olsun tüm dersler, insan için ve insanlık adına sevgi, saygı, dayanışma ve rahat yaşama için

Detaylı

KARTVİZİT. www.diversotour.com. Ceren ANADOL ceren@diversotour.com. tour. tour

KARTVİZİT. www.diversotour.com. Ceren ANADOL ceren@diversotour.com. tour. tour Diverso Firmanız tarafından verilen sözlü brief de de belirtildiği üzere Diverso farklı anlamına gelen İtalyanca bir kelimedir. Marka olarak diverso nun tercih edilmiş olması aynı zamanda oluşturulmak

Detaylı

05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME

05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME Doğu Gündoğdu BİR RULO Atölye / Workshop: Özgün Fotoğraf Baskısı / 12 Aralık 2015 / Saat: 14:00 3, Van Dyke Brown, 05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME 18:00 Doğu Gündoğdu

Detaylı

KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE

KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE Ferforje bir sanat olarak tanımlanmaktadır. Ferforje, Fransızca "Fer forgé" kelimesinden gelmektedir ve Fransızca'da "dövme demir" anlamına gelmektedir. Günümüzde Ferforje

Detaylı

VEGA ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI KUKLALAR NELER SÖYLÜYOR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA

VEGA ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI KUKLALAR NELER SÖYLÜYOR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA VEGA ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI KUKLALAR NELER SÖYLÜYOR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ: Düşünceleri, duyguları, doğayı, kültürü, inançları, değerleri

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji kaynağı olmuştur. Güzel bir şey ortaya koymanın heyecanı

Detaylı

Pablo Picasso'nun Cezayirli Kadınlar, 179.3 milyon dolara Giacometti'nin heykeli de 141.3 milyon dolara satıldı.

Pablo Picasso'nun Cezayirli Kadınlar, 179.3 milyon dolara Giacometti'nin heykeli de 141.3 milyon dolara satıldı. Pablo Picasso'nun Cezayirli Kadınlar, 179.3 milyon dolara Giacometti'nin heykeli de 141.3 milyon dolara satıldı. Bauhaus öğretim kadrosu, 1926, soldan sağa: Josef Albers, Hinnerk Scheper, Georg Muche,

Detaylı

UCL Institute of Education a Hoş Geldiniz

UCL Institute of Education a Hoş Geldiniz Institute of Education UCL Institute of Education a Hoş Geldiniz Neden UCL Institute of Education? UCL Institute of Education (IOE) eğitim alanında dünyada ilk sırada yer alır (2015 QS Konu Bazlı Dünya

Detaylı