Almanya da Türk-Alman Entegrasyon Sürecinde Din Görevlilerinin Fonksiyonları ve Birlikte Yaşam Serüveni

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Almanya da Türk-Alman Entegrasyon Sürecinde Din Görevlilerinin Fonksiyonları ve Birlikte Yaşam Serüveni"

Transkript

1 Almanya da Türk-Alman Entegrasyon Sürecinde Din Görevlilerinin Fonksiyonları ve Birlikte Yaşam Serüveni ÖZET Yrd. Doç. Dr. Yusuf GENÇ Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi 1960 lı yılların başlarından itibaren Almanya ya misafir işçi olarak gitmeye başlayan Türkler; çalışkanlıkları ve dinamizmleriyle Almanya nın savaş sonrası ekonomisinin gelişmesine katkı vermişler ve aynı zamanda da Almanya nın sosyal ve kültürel yaşamının şekillenmesinde önemli roller üstlenmişlerdir. 50 yılı aşkın süreden beri bu ülkede yaşayan ve sayısı 3 milyona ulaşan Türkler, başlangıçta birkaç yıl çalıştıktan sonra ülkelerine geri dönmek niyeti taşımış, yıllar ilerledikçe ve Alman yaşam şartlarına alıştıkça artık buraya yerleşmişlerdir. Ev-arsa almışlar, Almanlara komşu olmuşlar, işçi-işveren olmuşlar, aynı ortamlarda uzun yıllar çalışmışlar, çalışma ortamında karşılıklı alt-üst ilişkisi yaşamışlar ve aile ilişkilerini geliştirerek karşılıklı evlilikler gerçekleştirerek kız alış-verişinde bulunmuşlardır. Bir milyon civarında vatandaşımız Alman vatandaşlığına geçerek Türk gençleri askerlik görevlerini Alman savunmasına katkı sağlamak üzere bu ülkede yapmakta ve ikinci, üçüncü hatta dördüncü kuşağa gelinince arada oluşan bu yakınlığın entegrasyon mu ya da asimilasyon mu olduğu tartışma konusu olmuş ve bu sorunun cevabı halen verilememiştir. Çok fazla eleştiriye ve değerlendirilmeye tabi tutulan Alman göç ve uyum yasasının sonuçları entegrasyondan ziyade asimilasyona zemin hazırladığı yönündeki kanaatleri pekiştirmekte ve bu ülkede yaşayan Türklerin inançlarından kaynaklanan hassasiyetleri asimilasyonun gecikmesine ve kültürel direnişe katkı sağlamaktadır. Bu tebliğde Almanya daki camiler ve Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından Almanya da görevlendirilen din görevlilerinin görevleri ve bu kapsamda Türk Alman toplumunun birlikte yaşam şartlarında karşılaştıkları problemlerin çözümüne katkıları üzerinde durulacaktır. Anahtar Kelimeler; Entegrasyon, birlikte yaşam, din görevlisi, Almanya da İslam, Almanya da Türkler 1

2 GİRİŞ Almanya da kalmaya karar vermiş vatandaşlarımız yaşadıkları bu ülkeyi vatan olarak benimseyen, bu ülkenin kanunlarına saygılı, kalkınmasına katkı sağlayan ve topluma yararlı hemşehrileri dir. Hal böyle olunca bu sözde misafir Türkler, şimdi yaşadıkları topluma uyum sağlamak suretiyle bu ülkeye karşı yükümlülüklerinin olduğunu kavrayan birer bireyler olarak geleceklerini bu ülkede görmektedirler. Almanya daki Türk toplumunu Alman toplumuyla aynı evrensel, insani ve moral değerleri paylaşmakta, hoşgörü, adalet ve eşitliğe inanan bireylerden oluşmaktadır li yıllar öncesi Almanya da yaşayan Türk toplumu hakkındaki çalışmaları üç aşamada ele almak mümkündür. Birincisi; daha çok göçün ekonomik boyutlarının önem kazandığı ve işçi alımının durdurulduğu 1973 yılına kadar olan süreci kapsar. Bu süreçte Almanya ya göç eden yurttaşlarımızın ilk düşünceleri, belli bir süre bu ülkelerde çalışıp para biriktirmek ve bu suretle kendi ülkesinde geleceğini güvence altına alacak yatırımlar yapabilmekti. Gurbetçilerimiz göçün ilk yıllarında zor şartlarda elde ettikleri birikimlerini Türkiye de arsa, ev, bağ, bahçe, tarla, traktör, biçerdöver gibi yatırımlara yönelttiler. İkincisi; yılları arasında aile birleşmelerinin yoğun olduğu ve göçün daha çok sosyal ve kültürel yönünün ele alındığı çalışmaların yapıldığı aşamadır. Üçüncüsü ise; yılları arasını kapsayan toplum birey ilişkileri ve kültürel üretim süreçlerinin hızlandığı dönemdir (Kaya, 2000:16) sonrası dönem uyum sürecinin hızlandığı, aynı toplumsal değerlerin daha çok benimsendiği, Almanya ya yerleşimin hızlandığı, geri dönüşlerin zayışadığı, yeni neslin eğitim, kültür ve hayat tarzlarının Almanya da yerelleştiği süreçtir. Bu süreç uyum, asimilasyon karışımı olarak devam etmektedir. Zamanla göçmen işçilerin yaşam tarzında meydana gelen bu ekonomik, sosyal ve kültürel değişiklikler onları konuk işçilikten ulus ötesi yurttaşlık (Unat,2002) düşüncesine taşımıştır. Özellikle ikinci aşamada Almanya da Türk işçilerin sayısı arttıkça ve geri dönüşler gecikince Alman toplumunun bir parçası haline gelinmiş, Almanya da yapılan yatırımlarla işveren konumuna ulaşılmış ve her iki toplumun ekonomisine katkı verilmiştir. Almanya da uzun süre yaşanacağının işaretlerinin verildiği bu dönemde Türklerin eğitim ve dini ihtiyaçları yoğunlaşmış ve Türkiye den bu anlamda talepleri artmıştır arası dini eğitim ve ibadet ihtiyaçlarını karşılamak üzere cemaat yapılanmaları üzerinden, cami, dernek gibi dini kuruluşlar açılmaya başlanmış ve vatandaşlar arasında kutuplaşmalar başlamıştır. İlk dönemlerde ortaya çıkan sivil toplum kuruluşları ve dini derneklerin Türkiye'deki siyasi ve dini yapıların birer uzantıları olduğu görülmektedir. Türkiye'den göç eden birinci 2

3 kuşağın, Türkiye'deki siyasi görüşlerini Almanya'ya taşımaları ve bu doğrultuda yapılanmaya gitmeleri de gayet doğaldır. Dolayısıyla ilk dönemde acil ibadet yeri ihtiyacına binaen ortaya çıkan bu derneklerin, Türk göçmenlerin sorunlarının çözümünü Türkiye eksenli cemaat ve siyasi düşünceler çerçevesinde düşünmeleri kaçınılmaz olmuştur (Adıgüzel, 2011:19) 1980 li yıllardan sonra bu problemi keşfeden Türkiye Cumhuriyeti devleti Almanya da yaşayan vatandaşlarının dini ihtiyaçlarını karşılamak ve geleneksel yapısını korumak amacıyla, toplumunu eğitmek üzere Almanya da camiler açmış ve bu mabetlere resmi din görevlileri göndermeye başlamış ve görev alanlarını da kanunla belirlemiştir. Ayrıca devletlerarası eğitim antlaşmaları çerçevesinde Alman okullarında Türkçe dersleri vermek üzere öğretmenler göndermiştir. Almanya da Entegrasyon Süreci Entegrasyon kavramını; genel ve özet olarak, değişik kültürel ve etnik oluşumların, çeşitliliklerini ve farklı olan yönlerini koruyarak, kendilerini ortadan kaldırmadan fakat çok toleranslı ve bir uzlaşma içinde mevcudiyetlerini koruyarak, birlikte, iç içe yaşayabilmesi, kültürel ve sosyal değerlerin sürekli değiş tokuşu olarak kabul edebiliriz. Entegrasyon, bir bütün halinde hareket etme kabiliyet ve potansiyeline sahip birimlerin, birlikte geliştirdikleri dayanışma sürecidir (Chadwick, 1973:78). Deutsch'a göre entegrasyon; barış içinde değişim beklentilerine cevap verebilecek boyutlarda gelişmiş olan topluluk duygusu ve etkileşimler sürecidir (Lodge,1983:7,81). Derecesi ne olursa olsun, entegrasyon süreci, katılımcılarının çıkar ve fayda ortaklığı bilincine dayalı olarak geliştirdikleri, ilişkilerini düzenleyici ortak normlar ve bu normları işlevsel hale getirecek olan üst otorite mekanizmasının meşruluk ve etkinliğinden bağımlıdır (Frei, 1982:34). Din ve kültür entegrasyon sürecine etki eden en önemli unsurlardır. Din eğitiminin çokkültürlü boyutta verilmesi bu süreci kolaylaştırır. Farklı kültürlerden olan insanlarla din eğitimi uygulamaları hoş olduğu kadar sıkıntı da veren bir iştir. Böyle bir ortam içinde eğitimci, farklı tecrübelere hazırlıklı olmadığı zaman ve yanlış anlamalara, kafa karıştırmaya eğilimli olduğu zaman çokkültürlü din eğitimi sorun olmaya başlar. Farklı kültürlerin değerleriyle ilişki içinde olurken onlar karşısında yansız bir tavır geliştirmek, bu ilişkilerde ortaya çıkmış bir çok yanlış anlayışın da fark edilmesini sağlar. Her ne kadar kültürün birey üzerindeki etkisi objektifliği sarsacak derecede fazla ise de bu yöndeki bilinçli çabalarla yansızlık çizgisine doğru gelişim sağlanabilir. Değerler karşısında yansız bir tutum geliştirme adımları, yabancı olandaki görünen güzellikleri ön plana çıkararak önyargıları bastırma yerine 3

4 onları tanıma ve onlarla yüz yüze gelmeyi gerektirir. Bu şekilde de bireyler kendilerine saygıyı geliştirebilirler. Bu çerçevede şunu söylememiz mümkündür; anlama, bir kültürün inançlarının yansıması içinde geleneğin ve alışkanlığın ürünüdür. Entegrasyon sürecinin olmazsa olmaz şartlarından biri de siyasi örgütlenmedir. Entegrasyonun doğal sonucu, belirlenen hedeflere ulaşabilmek ve dolayısıyla, bir topluluk inşa etmek veya onu koruyabilmek için, tavır ve davranış kalıplarının bilinçli olarak koordine edilmesidir. Almanya da Entegrasyon sorunuyla ilgili olarak ciddi tartışmalar 1990'lı yılların başında başlayabilmiştir. İlk kez bu dönemde Türklerin Almanya'da kalıcı olduğu, geriye dönmeyeceği ya da geriye gönderilemeyeceği gerçeği Alman toplumu tarafından algılanmaya ve kabullenilmeye başlamıştır. Almanlar Türklerin entegrasyona yeterince istekli ve hazır olmadığı kanaati ile Türk toplumunun gerçekten asimilasyona hazır ve yeterli olmadığını anlatmak istemektedirler. Almanya da bu konu uzun zamandır tartışma konusu olmakla birlikte Türklerin bu konudaki olumsuz tutum ve tavırlarının entegrasyondan ziyade asimile edilmek istenmeleridir. Artık Türkler Almanya'da yaşamakta, Almanya'da tüketmekte ve Almanya'da arsa, konut yatırımı yapıp, kendi işini kurmaktadır. Giderek artan yatırım ve tüketim eğilimi, Türk göçmenlerinin burada kalıcılığının açık bir göstergesi anlamına gelmektedir. Günümüzde ortalama bir göçmen ailesi üç göçmen kuşağını bir arada barındırmaktadır. Almanya bugün fiili bir göçmen ülkesi olmuştur. Alman üniversitelerinde öğrenim gören Türk gençleri, kendi işyerini açan girişimciler, Alman basınında yer alan yazar ve sanatçılar, Türklerin sorunlarını ve isteklerini gündeme taşıyan sivil toplum kuruluşları, Alman siyaset sahnesinde ön plana çıkan milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve yeni kuşak Türkler; toplum içinde kabul gören saygın pozisyonlarıyla toplumun daha yüksek ve daha etkili katmanları arasına girebilmekte ve uyumu kolaylaştırıcı işlevler üstlenmektedirler. Bu yapılanma içinde dini değerlerine bağlı olan Türkler dinin hoşgörü ve farklılıklara saygı anlayışı ile bu süreci olumlu yönetmektedirler. Almanya da Din Görevlileri ve Görevleri Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığının Görev ve Çalışma Yönergesinin 50. Maddesi (Değişik: 07/12/2009 tarihli ve 74 sayılı onay) ne göre; Diyanet işleri Başkanlığı Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığının görevlerinden bazıları şunlardır:. 1- Yurt dışında yaşayan vatandaş ve soydaşlarımızın kültürel değerlerini korumalarına, dinî istismara maruz kalmayacakları tarzda bilgilenmelerine; keza içinde yaşadıkları topluma 4

5 uyum, gençlik, kadın ve aile gibi sosyal ve dini içerikli sorunların çözümüne katkı sağlamak, (c fıkrası) 2-Başkanlığın hizmetlerini desteklemek üzere vatandaş ve soydaşlar tarafından yurtdışında oluşturulan dernek, birlik, vakıf vb. yapılanmalar hakkındaki bilgi ve belgeleri derlemek, değerlendirmek, onlara bilgi desteği sağlamak, onlarla dayanışma ve işbirliğini geliştirmek (ç fıkrası) 3-Dinlerarası ilişkiler bağlamında barış ve hoşgörü kültürünün geliştirilmesi için araştırma ve incelemeler yapmak, bu kapsamda ulusal ve uluslararası toplantılar ve etkinlikler düzenlemek (j fıkrası), Ayrıca aynı yönergenin Yurtdışında Yaşayan Türkler Şubesi Müdürlüğünün görevlerini belirleyen 52. maddesinin (ğ) fıkrası İlgili ülkelerdeki vatandaş ve soydaşlarımızın uyum sorunu yanında gençlik, kadın ve aile gibi sosyal ve dini içerikli sorunlarının tespitinde gerekli alan araştırmalarını yapmak, bu konularda çalışan diğer sivil toplum örgütleri ve akademik kurumlarla işbirliğine gitmek, ortak projeler yürütmek şeklindedir. Din görevlilerine yüklenen sorumluluk onların bulundukları bölgedeki Türk vatandaşlarının ülkenin kültürel yapısı ve yaşam standartlarına uyum sürecine katkı sağlamak, sosyal, kültürel ve dini içerikli sorunlarını tespit etmek ve gerektiğinde çözümler üretmektir. İki toplum arasındaki uyumdan kaynaklanan sorunların giderilmesine katkı verilmesi de beklenmektedir. Din görevlileri bu uyum sürecinde uyguladıkları manevi sosyal hizmet çalışmaları ile Türk toplumunun kendi değerlerine bağlı kalarak yaşadığı topluma uyum sağlaması için atacağı adımları ve yaşam koşullarının çizgilerinin belirlenmesine manevi danışmanlık desteği vermektedirler. Ancak Din Görevlisinin görev alanları, resmi-gayri resmi - teorik ve pratik olmak üzere iç içe genişlik arz etmektedir. Din görevlilerinin Türkiye de ve Avrupa daki görevleri, görev alanları ve fonksiyonları arasında önemli sayılabilecek farklılıklar vardır. Türkiye deki görev alanları cami içinde ve ağırlıklı olarak dini içerikli hizmetlerle sınırlı olmakla birlikte Almanya da bu hizmetlerin yanında caminin dışında sosyal, kültürel, psikolojik, pedagojik ve danışmanlığa dayalı görevler yerine getirmektedirler. Çünkü Almanya daki din görevlileri Türkiye yi temsil etmekte ve her iki ülke hakkında çalışma şartları, sosyal haklar, idari konular, sağlık, eğitim, emeklilik ve diğer konularda da bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. 5

6 Türkiye şartlarında din görevlisinin görev, yetki ve sorumlulukları Diyanet İşleri Başkanlığının Görev ve çalışma yönergesinin 158. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir 1 : 1- Görevlendirildiği cami, mescit ve benzeri yerlerde., vaaz etmek, cuma ve bayram hutbelerini okumak ve diğer irşat faaliyetlerinde görev almak. 2- İsteyen vatandaş ve soydaşlarımızla bunların çocuklarına, görevli bulunduğu camide veya amirlerince tayin edilecek yerlerde Kur an-i kerim okumayı öğretmek ve dini bilgiler vermek. 3- Amirlerince tertiplenen seminer, kurs ve toplantılara katılmak. 4- Başkanlık, Müşavirlik veya ataşelik emirlerinden cami görevleriyle ilgili olanları camide uygulamak; bunlardan cemaate duyurulması gerekenleri, maksadına uygun bir biçimde duyurmak. Ayrıca; Yurtdışı görev ve çalışma yönergesinin 13. maddesine göre de görevlendirilmesi halinde, görevlendirildiği okulda Din Kültürü ve Ahlak bilgisi derslerini teorik ve uygulamalı olarak okutmak, 14. maddeye göre de cemaatin durumu, kültür ve anlayış seviyesi, günün ve çevrenin şartları ile ihtiyaçlarını dikkate almak suretiyle vaaz etmek veya hutbe okumak. Bu görev ifa edilirken, dikkat edilmesi gereken kurallar da şöylece sıralanmaktadır: 1-Vaaz ve hutbenin samimi, ölçülü, duygulu, heyecan verici, cemaatin içinde bulunduğu manevi hastalıkları tedavi edici, yapıcı, uyarıcı, öğretici, eğitici, teşvik edici, sevdirici, müjdeleyici, dini yasaklardan sakındırıcı, düşündürücü ve yanlış inanışları düzeltici olmasına itina göstermek. 2-Kırıcı, garazkâr, hissi ve ölçüsüz ifadelerden, bıktırıcı ve mesnetsiz sözlerden kaçınmak. 3-Vaaz ve hutbe esnasında hurafelere ve dini açıdan muteber olmayan görüşlere yer vermemek; 4-Vaaz ve hutbe esnasında milli birliği ve dini bütünlüğü zedeleyici ifadelerden ve ihtilaf konusu olan meselelere yer vermekten sakınmak; cemaatin dini konularda bilgi ve kültürünü artırıcı, dini duygularını güçlendirici bir üslup seçmek. 1 Bu 158. maddenin bazı bentleri kısaltılmış ve bazıları da konu ile ilgisi gereği çıkarılmıştır 6

7 Din Görevlisinin Bireysel ve Toplumsal Fonksiyonları Türk ve İslam toplumunun yaşam tarzına bakıldığında din görevlisi, pratikte toplumun bütün katmanlarında ve hayatın her safhasında, bir çocuğun ana rahmine düşüşünden ölümüne kadar, hatta ölümünden sonra, yakınlarına karşı görevlerine varıncaya kadar her alanda görülmektedir. Şöyle ki; Annenin hamilelik döneminde çocukla ve bu süreçle ilgili anneye dini ve duygusal davranışları açısından bazı telkin ve tavsiyelerde bulunmak. Çocuğun doğumunda sağ kulağına ezan sol kulağına ikamet okuyarak, göbek adını takmak. Anneye de sağlıklı bir çocuk annesi olduğu için şükür etmesini tavsiye edip ruhen ve manen rahatlamasına, hayata yeniden motive olmasına katkı sağlamak. Akika kurbanının kesimine yön vermek, sünnet merasimini organize etmek ve gerektiğinde dualarla aile ve çocuğun manevi duygularına tercümanlık yapmak. Eğitim çağına geldiğinde; çocuğa dini temel eğitim vermek suretiyle öğretmen, aile ve toplum terbiyesini geliştirmek, kültürel yapısı, geleneksel eğilimleri, inanç, ibadet ve ahlak kurallarını kavratmak. Eğitim süresince ders çalışma alışkanlıkları, sosyalleşmesi, yetenekleri ve geleceği hakkında bilgilendirmelerle rehberlik ve pedagojik destek vermek. Okulu bittiğinde mezuniyet törenine katılarak topluma faydalı bir kişi olması yönünde temennilerde bulunmak. Evliliği esnasında, eş seçiminde, aile kurgusunun oluşumunda, anne-baba rolleri üstlenmesi hakkında, evlilik aşamasında dini görevlerinin öğretilmesinde bilgilendirmeler yapmak, düğün merasimini gerçekleştirmek ve nikâhını törenine katılmak. Gurbete veya askere giderken onu dualarla uğurlayıp ülke ekonomisi ve vatan savunması için yapacağı işin önemini kavratmak ve hassasiyetlerini öğretmek. Hastalandığında ziyaretine gidip manevi moral kazandırmak, şifa dileklerinde bulunmak, psikolojik olarak tedavisine katkı sağlamak. Hapse düşme durumunda kaldığında ziyaret edip moral vermek, ümitsizlikten kurtararak tekrar topluma kazanılmasına katkı sağlamak. Dünya ve ahiret hayatı için sosyolojik ve psikolojik telkinlerde bulunmak suretiyle topluma, millete, memlekete, dünya barışına, ülke kalkınmasına, birlikte yaşayacağı farklı toplum ve inanışlarla, karşılıklı anlayış kurallarını ve hoşgörü anlayışını azami derecede harekete geçirmek suretiyle uyum ve entegrasyona katkı sağlayıp faydalı bir şahsiyet oluşturmasına yardımcı olmak. Ölümünde tekfin, telkin ve taziyelerle acılı ve hüzünlü kalplere moral vermek, metanet güçünü artırmak ve ölünün defnini sağlamak gibi birçok aktif ve fonksiyonel görevleri bulunmaktadır. Bu örnekleri daha da çoğaltmamız mümkündür. 7

8 Ferdi hayattaki bu görevlerin yanında toplumsal alanda da birçok görevleri vardır. Toplumun huzur ve barış içinde yaşamasına katkı sağlamak, cemaat ve cemiyet ruhu kazandırmak suretiyle kişinin sosyalleşmesini sağlamak. Bir millet olarak ayakta kalmak için din, dil, kültür, örf, gelenek ve ananelerin yaşaması ve yaşatılası gerektiğinin bilincini topluma kazandırmak. Sosyal ve beşeri ilişkileri geliştirmek suretiyle toplumsal konsensüs sağlamak. Cami irşat görevleri kapsamında toplumu dini, milli, kültürel, iktisadi, insani ve ahlaki konularda aydınlatmak. Çevre temizliğinden-ağaç sevgisine, iktisadi kalkınmadankültürel olgunluğa, eğitimden-gelişmeye, dünya barışından-küreselleşmeye, dinler arası diyalogdan-kültürler arası işbirliğine varıncaya kadar her sahada din görevlisi toplumu bilgilendirir. Almanya daki din görevlisi bu görevlerin yanında, dil, ırk, kültür, siyasi görüş ve benzeri farkları gözetmeden muhatap olduğu tüm vatandaşların sosyal, psikolojik, kültürel, ekonomik yapısıyla da yakından ilgilenip, problemlerine çözüm aramaktadırlar. Camiler ve cami dernekleri Almanya da Türk toplumunun yegane sıkıntı ve problemlerinin çözülmeye çalışıldığı yerler olarak gözükmektedir. Birlikte Yaşam ve Başarması Gereken Unsurlar Birlikte yaşam; değer ve yaşam kriterleri farklı toplumların uyum içinde beraber yaşaması demektir. Almanya da görev din adamlarının içinde yaşadığı alman toplumunda dini, dili, ırkı, örfü, adet ve gelenekleri farklı iki toplumun birlikte uyumlu ve huzurlu yaşamasında ve bu birlikte yaşam şartlarından doğabilecek problemlerin çözümünde üstlenebilecekleri fonksiyonları da irdelemek istiyorum. Aslında tebliğde esas vurgu yapmak istediğim konunun temelini bu durum oluşturmaktadır. Birlikte yaşamın teorik çerçevesini çizebilmek için şu değer yargılarının bilinmesi ve bunların pratik hayatta uygulanması gerekir. İnsan toplumsal bir varlıktır, yani diğer insanlarla birlikte yaşama ihtiyacını duyar. Bireysellik artık kendisini toplumsallığa bırakmalıdır. Son devrin sanal ve teknolojik yaşam şartları insanları bireyselliğe itmiş, bu durum zihinsel ve ruhsal bunalımların oluşmasına ve psikiyatrik vakaların çoğalmasına sebep olmuştur. Artık insanların sosyal hayattan kopmaması için sosyolog, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların büyük uğraşı vermesi gerekmektedir. 8

9 Sosyal ortamı bir de dil, din, kültür ve yaşam tarzı farklı insanların bulunduğu ortamlarda oluşturmak istendiğinde uyum ve anlayıştan kaynaklanan birçok sorunla karşılaşılmaktadır. Farklı insanlarla birlikte yaşamın gerektirdiği bazı ortak değerler ortaya çıkarılamazsa, birlikte yaşam; bir ayrışmaya, çözülmeye, kopuşa, dışlanmaya, birbirini düşman görmeye ve diğerlerine zarar vermeye dönüşür. Birlikte yaşamaya talip olan toplumlar bazı hassasiyetleri korumak zorundadır. Farklı kültür ve değerlere sahip birden fazla insan toplumunun beraber yaşayabilmesinin temel taşı karşılıklı hoşgörü, anlayış ve tahammüldür. Birbirlerinin değerlerine, yaşam tarzına ve inanış biçimine saygı duymak suretiyle, karşılıklı tahammülün gelişmesi hatta olgunlaşması gerekir. Global dünyada ülkeler birer komşu şehir, inanışlar asgari müştereklerde birleşen birer sosyal kontrol aracı ve kültürler de birer mozaikten oluşmaktadır. Her farklı toplumda bir başka insanın ihtiyaç duyduğu bir güç, bir zenginlik mevcuttur. Bu zenginlikler paylaşıldığında ve kullanıldığında bir dayanışma ortaya çıkar. İnsanlar dayanışma içinde, gönüllü bir şekilde birbirlerine yardım etmeyi bilir ve uygularlarsa, eksikliklerin ve fazlalıkların birbiriyle uyum içinde olduğu bir toplumsal yapı kurulabilirler. Bencillik ve yıkıcı rekabet sonucu insanlar kendilerindeki zenginlikleri paylaşmaktan kaçarlarsa, bu bencillik ihtiyaç duyduklarını elde edememelerine neden olur. Böylece dayanışma ve paylaşım zorlaşır. İçinde yaşadığımız küresel dünyada, öne çıkan tüketim tutkusu, yıkıcı rekabet, bencillik gibi yeni değerler, birlikte yaşam olgusunun zayıflamasına ve değerini yitirmesine neden olmaktadır. Tüketim kültürü ile hareket eden günümüz insanı, her davranışında ekonomik fayda aradığından birlik ve beraberlik ruhundan uzaklaşmakta ve kapitalizm ahlakını yaşamaktadır. Dostluklarını ekonomik fayda üzerine kuran insan ve toplumlar, yalnızlaşır ve hızla kendilerine yabancılaşırlar. Çünkü kapital gözlüklerle psişik, zihinsel ve manevi ihtiyaçlarını göremezler. Bu yaklaşım farklı kültür ve inanışları olan, ancak insanca yaşamak, karşılıklı sevgi, saygı ve müsamahalarını dikkate almak suretiyle dünyevi nimetlerden yararlanmak isteyen toplumları olumsuz etkilemektedir. İnsanların, insanlığın büyük bir aileyi oluşturduğunu ve birlikte yaşamak zorunda olduğunu açık bir şekilde bilmesi gerekmektedir. Bu bilinç kalple yani duygularla birleştiğinde, o zaman davranışlar gönüllülük bilinciyle olgunlaşır. Sadece gösteriş için yapılan gönüllü çalışmalar, bilinçten yoksun olanlardır ve süreklilik gösteremezler. Birlikte yaşam karşılıklı saygı ve hoşgörü kurallarının aktif olarak uygulanmasıyla mümkün olabilir. Birlikte yaşanılan toplumun inançları, değerleri, kültürü, yaşam tarzı, 9

10 anlayış ve kavrayışı, dili ve ticaret kültürüne tahammül şarttır. Birlikte yaşanılan toplumun dünya görüşü ve ekonomik seviyesi, kalkınmışlık düzeyi, modern hayata olan yakınlığı ve dünya görüşleri arasında da benzerlikler bulunması gerekir. Birlikte yaşamın ana unsurlarından biri kültürler arası diyalogdur. Farklı kültürler ancak kültür alış-verişi yoluyla birbirlerinden yararlanır ve kültürel bir mozaik oluşturabilirler. Bu anlayışa göre; Almanya da göçmenlerin varlığı bir problem değil bir zenginlik olarak algılanmalı ve kaynaşma ancak Almanlar ve göçmenlerin ortak gayretleriyle mümkün olabileceği bilinmelidir. Personel politikasında sadece resmi diplomaya değil, Interkulturelle Kompetenz denilen kültürler arası deneyime ve beceriye de önem verilmelidir. Bu becerileri olan görevliler, çalışmalarını sadece göçmenlere yönelik değil toplumun tamamına yönelik yapmalıdırlar. Kültürlerin diyalogu sonucunda diyalog kültürü oluşur, ya da diyalog kültürü varsa kültürlerin diyalogu olası hale gelir. Bu aşamadan sonra birlikte yaşam başlar. Almanlar genelde Türklerle yaşamayı problem olarak görmektedirler. Mesela evler kiraya verileceği zaman, kiracının yabancı olup olmadığı (hatta Türk olup olmadığı)na, kadının başının kapalı olup olmadığına ve çocuk sayısına dikkat edilir. Başörtüsünün Alman toplumu ve yaşam şekliyle uyuşmadığı yönünde söylemler ve eleştiriler de çoğu zaman yazılıp çizilmektedir. Hatta bazen oturduğu evde rahat edemeyen veya evi kendilerine dar gelen bir Türk, başka bir eve taşınmak istediğinde, ev bulamayacağı veya Almanların kendilerine ev vermeyeceği zannıyla yeni bir ev aramaya dahi cesaret edemezler. Okullarda eğitim sürecinde Türk çocukları ile Almanlar arasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Türk çocuklarının okullarda daha çok Hauptschule (en alt seviye zorunlu okul) de okudukları dikkat çekmektedir. Bu durum Türk çocuklarının zekâlarının zayıflığından değil, eğitimde fırsat eşitliği uygulamalarının eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yeni nesil Türk kuşağında bu durum değişmekte ve Türk çocukları Gymnasium (süper lise) da okumakta ve üniversitede okuma oranı sürekli yükselmektedir. Alman toplumu çokkültürlü bir toplumdur. Bu toplumda okullarda kültürler arası eğitime yer verilmelidir. Doktora çalışmam esnasında Almanya da yaptığım araştırmada Almanya; toplum olarak çokkültürlü bir toplum, ama eğitim sistemi olarak tekkültürlü bir eğitimi sunmaktadır (Genç, 2004). Batılı toplumların çok kültürlü toplumlar haline gelmesini engelleyen politik, bilimsel, kültürel ve toplumsal bir yığın engeller bulunmaktadır (Canatan, 1990:95). Bu durum bu toplumları tekdüze bir yapıya götürmektedir. Almanya da uyum adı altında yapılan bu uygulama, önümüzdeki dönemde bir asimilasyon olarak karşımıza çıkabilir. 10

11 Yabancıların kültürel değerlerinin, anlayış ve yaşayış tarzlarının dikkate alınmadığı bir eğitim sisteminde, fırsat eşitliğinden bahsetmek zordur. Bu durum yabancılar için olumsuz neticeler doğurmaktadır. Neredeyse Almanya nın tüm eyaletlerinde okullarda Anadili dersleri (Türkçe) zorunlu halden seçmeli hale geçmiş, bu dersten alınan not da not bareminden çıkarılarak birçok okulda dersin kapanmasına sebep olmuştur. Almanya da eğitimde başarılı olmak için Almancanın çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Ancak yabancı dil öğrenmek için de anadilin iyi bilinmesi gerekir. Ana dil evde değil okulda öğrenilir. Almanya da anadili derslerinin durumu bir kez daha gözden geçirilmelidir. Bunun için Türk ve yabancıların çocukları için ilave Almanca dersleri konulmalıdır. İş yerlerinde, alış-veriş merkezlerinde, çarşıda pazarda çoğu zaman Türklerle Almanlar karşılaştıklarında farklı bir muamele hissedilmektedir. Komşuluk ilişkilerinde de Almanlar Türklerle komşu olmayı çok arzu etmemektedirler. Hâlbuki bu iki millet işyerinde beraber çalışmakta, aynı işi yapmakta, aynı vergiyi vermekte, Alman ekonomisine ve kalkınmasına aynı katkıyı sağlamaktadırlar. İki toplum birlikte yaşamaya, birbirlerine tahammül etmeye ve karşılıklı saygıda kusur etmemeye kendilerini zorlamalıdırlar. Göç alması zorunlu olan Almanya göç ve uyum yasasını yabancıların da görüşleri doğrultusunda geliştirmek durumundadır. İki Toplumun Birlikte Yaşamasının Ortaya Çıkardığı Zorlukları 1- Türklerin fiziki yapı itibarıyla Almanlardan farklı oldukları ve ilk göze geldiği şekliyle ırksal olarak yabancılık ve farklılık olduğu görülmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalarda bunu teyit etmektedir. Yerli toplumun (Almanlar) gözünde farklı bir insan şekli dikkat çekmekte, bu durumun uyum ve görünüşü bozduğu iddia edilmektedir. Hâlbuki başka ülkelerde ırksal farklılıklara rağmen insanların aynı ülkede uyum içinde yaşadıklarını görmekteyiz. Bu konuda ciddi bir sorun da gözükmemektedir. İngiltere, Amerika, İspanya, gibi ülkeler örnek gösterilebilir. 2- Farklı iki toplumun birlikte yaşamasının ana unsurlarından biri iyi anlaşmalarıdır. Anlaşmak, konuşma ve sağlıklı iletişim kurmakla olur. Konuşmak için de anlaşabilecek ortak bir dil gerekir. Almanya ya ilk gelen Türklerin oluşturduğu birinci kuşak nesil ve halen aile birleşimi yoluyla gelmekte olan Türklerle Almanlar arasında anlaşma açısından ciddi sorunlar yaşanmaktadır. İş yerinde, okulda, resmi dairede, yazışmalarda, haberleşmelerde bu sorun açıkça kendini göstermektedir. Komşuluk ilişkilerinde de konuşmadan kaynaklanan sıkıntılar 11

12 mevcuttur. İçinde yaşanılan toplumun dilinin iyi bilinmemesi uyumu zorlaştırmaktadır. Ancak aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen, Alman resmi makamları Türklerin Almanca öğrenmelerine çok önemli teşvikler yapmamıştır. Almanca öğrenmek isteyenler kendi paralarıyla dil öğrenmeye çalışmaktadır. Mali imkânı olmayanlar ciddi sıkıntılar çekmektedirler. Göçmenlerin ülkeye girişine ve oturum almasına müsaade ediliyorsa, onlara dilinizi kendi imkânlarınızla öğretmeniz gerekir. 3- Türklerin çok çocuklu olmaları da Almanlar tarafından problem olarak görülmektedir. Çevre şartları, çevre gürültüsü, sokak sakinliği ve ekonomik olumsuzluklar da buna eklenebilir. Almanya da yabancıların çocuklarına çocuk parası ödenmesi de rahatsızlık kaynağıdır. Bu durum Almanlara göre finans açısından da olumsuz bir sonuç doğurmaktadır. Bu bakış açısının değişmesi gerekir. Almanya da yaşayan Türkler burada kalmaya ve uzun süre yaşamaya karar vermiş insanlardır. Bu nesil burada yetişecek, küçük yaştan itibaren dilini ve kültürünü öğrenecek, büyüdükçe de beyin gücü ve iş gücünü burada kullanacaktır. 4- Türklerin uyuma fazla meyilli olmadıkları düşünülmekte ve bu durum bir problem olarak görülmektedir. Her millet kendi kültürünü, inanışını ve kavrayışını buraya taşımaktadır. Bu da yaşam şartlarında bir ikileme sebep olmaktadır. Uyumun diğer bir versiyonu da asimilasyondur. Uyumun tanımında bile sorun vardır. Birine göre uyum; içinde yaşadığın toplumun değerleriyle hareket etmek, diğerine göre ise kendi değerlerini koruyarak içinde yaşanılan topluma uyum sağlamaktır. Almanların esas tercihleri birinci tanımdan yanadır. 5- Başka bir dinden ve dilden gelmek de problem olarak algılanmaktadır. Dini değerler ve yönlendirmelerde farklılıklar olunca çatışma söz konusu olmaktadır. İşte burada dinler arası diyalog gündeme gelmekte ve karşılıklı din adamlarına çok iş düşmektedir. Dinlerin kutsal sayılmaları, diğerinin dinine mutlak saygı ve asgari müştereklerde birleşme anlayışı bu konuda çok önemlidir. Dini ve milli değerlere dokunmadan, zedelemeden hareket etmek birlikte yaşamın ana şartlarındandır. İslam dini ve Türk kültürü konusunda bazı Almanların acımasız davrandıkları görülmektedir. Bunun temelinde İslam hakkında bilgi yetersizliği yatmaktadır. İslam dini inceledikten ve gerçek bilgiler elde edildikten sonra kanaatler değişmektedir. Mesela Kiliselerle ve okullarla yapılan ortak çalışmalarda ve ziyaretleşmelerde ön yargı ile gelen Alman vatandaşları veya öğrenciler camilerden geriye dönerken kanaatleri ve İslam a bakış 12

13 açıları değişmektedir. Buradaki bilgilendirmelerde din görevlilerinin iki din ve iki dil hakkındaki bilgi donanımları önem arz etmektedir. 6- Almanya da giderek çoğalan işsizlik oranı da problemin bir diğer ayağıdır. Alman kendisi işsiz ve kişi başına düşen gayri safi milli hâsıladan aldığı pay her geçen gün azalmaktadır. Bu da yaşam standardını düşürmektedir. İşsiz bir Almana göre kendisinin işsizlik sebebi çalışan bir yabancıdır. Bu yaklaşım da birlikte yaşamı ve karşılıklı tahammülü zorlaştırmaktadır. 7- Birlikte yaşamın olgunlaşması tahsille de yakından alakalıdır. Kültürlü bir Almanla kültürlü bir Türk ün daha kolay anlaştığı bir gerçektir. Uyum probleminin daha çok eğitim seviyesi düşük ve kültürsüz insanlarda olduğu görülmektedir. Öyleyse her iki toplumun eğitim seviye ve kalitesinin artırılması gerekmektedir. Bu madde birlikte yaşamın kolaylaşmasının can damarıdır. İnsanları olgunlaştıran ve terbiye eden eğitimdir. Çocukların, çocuk yaşta eğitilmeleri, anaokullarından itibaren eğitimin bütün kademelerinde çocukların aynı sınıflarda eğitim görmelerinin, kültür alışverişine katkı sağlayacağı, toplumların birbirlerini daha kolay tanıyacağı ve ilerde birbirlerine karşı daha anlayışlı ve saygılı davranacağı sosyal bir gerçektir. 8- Birlikte yaşamın en önemli şartlarından birisi de karşılıklı grupların birbirlerini iyi tanımaları ve birbirlerini olduğu gibi kabullenmeleridir. Önyargılı yaklaşımlar her zaman duygusallıkları artırır ve objektif olmayı engeller. İnsanları değiştirmek gibi bir görevi üstlenmek sadece kendiniz yormanızı sağlar. Uyum içinde yaşamak, insanları olduğu gibi kabullenmeyi gerektirir. Türklerle Almanlar 1097 yılında Birinci Haçlı Seferi nin başlangıç döneminde tanıştıkları söylenir. Heinrich Hagenmeyer tarafından yazılan kitapta bu ilk tanışma ile ilgili Almanlar tarafından Türkler için dinsiz, şeytanla işbirliği yapan, kaba, acımasız, günahkâr gibi önyargılı tanımlamalar kullanılmıştır (Kula, 1992:31-35). Bu yargıların artık yıkıldığını görnmekteyiz Birlikte yaşayan toplulukların gelir kaynakları ve gelir düzeyi, üretim ve tüketim anlayışları arasında da benzerlikler bulunması gerekir. Tarım toplumu olan Türk toplumu, daha çok sanayi toplumuna geçişin sancılarını yaşamaktadır. Yetişme tarzı, iş hacmi ve bunlara bağlı olarak taşıdığı değerler de bu doğrultuda gelişmektedir. Alman toplumu daha çok sanayi ve endüstri toplumudur. İki toplum arasında bazı noktalarda anlayış ve teknolojik farklar vardır. Bu farklar yaşam tarzları arasında da 13

14 çatışmaların otaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu durum; birlikte yaşam ve beraber düşünme anlayışını olumsuz etkilemektedir. 11- Yabancıların Alman toplumu ile daha uyumlu yaşamalarının bir diğer basamağı da, eşit haklara ve yaşam tarzına sahip olmak istemeleridir. Din Adamlarının Rolleri Yukarda saydığımız ve sayısını daha da artırabileceğimiz ana problemlerin çözümü ile dinler ve kültürler arası ortak yaşamın daha kolay ve uyumlu olabilmesi için din adamlarına ( Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi gibi) çok önemli görevler düşmektedir. Öncelikle, din adamları birbirlerinin dinlerine saygıyı merkeze almak suretiyle aralarında uyum sağlamaları gerekir. Toplumlar aralarındaki ilişkileri gözden geçirirken ilk dikkate aldıkları kriter dini ve milli değerleridir. Milletlerin yakınlaşmaları ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilere ve din adamları arasında oluşan etkileşimlere bağlı olarak değişmektedir. Burada dinler arası diyalog ve din adamlarının ortaklaşa yürüttükleri faaliyetler, kültürel alışverişler, ekonomik ve siyasal çıkarlar önem arz etmektedir. Toplumlarda sosyal kontrol araçları arasında en önemli yere sahip olan dini olgu, milletlerin yönlendirilmesinde kilit noktayı oluşturmaktadır. Onun için din adamlarına büyük görevler düşmektedir. Tarihsel süreçte en kanlı ve en uzun savaşların haçlı savaşları olduğu, milletleri birbirinden ayıran unsurların başında dini temayüllerin geldiği, ülkelerin ilişkilerinin dini anlayışların önemli yer tuttuğu uluslar arası bir gerçektir. İşte bu noktada dinler arası diyalog büyük önem ve değer kazanmaktadır. Din Görevlileri Türk toplumu için Almanya da ve özellikle Avrupa da birlikte ortak yaşam için ne gerekiyorsa yapmaları ve yukarda çerçevesini çizdiğim teorik yaklaşımı hayata geçirmeleri gerekir. Almanya ya yerleşmeye ve Alman toplumuyla beraber yaşamaya karar veren Türk toplumu ile bu toplumun Almanya da kalmasına izin veren Alman toplumunun, birlikte, uyum içinde, asgari müştereklerde buluşarak ortak bir yaşam tarzı ortaya koymaktan başka bir çaresi yoktur. Müslümanların Kilise ve diğer ibadet yerlerine gösterdiği ilgi ve alaka kadar bir ilgi de karşıdan gelmesi gerekir. Farklı dinlerin mabetleri ve cemaati arasında daha sıcak ilişkiler olmalıdır. İslam dini böyle bir ortamın oluşmasına son derece müsaittir ve bu yaklaşım İslam ın emirleri arasındadır. Dinler arası birlikte ortak yaşam açısından İslam dininin kendi içinde hiçbir sıkıntısı yoktur. Türkler, İslami olarak her zaman diyaloga ve karşısındaki toplumu olduğu gibi kabul edip, onların tüm değerlerine sevgi, saygı ve anlayışla yaklaşmaya, onlarla ortak, kardeşçe yaşamaya müsait bir toplumdur. 14

15 Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında var olan yaşam, tarihi süreç olarak yaklaşık 16 asır öncesine kadar dayanmaktadır. Kur an-ı Kerim başta olmak üzere Peygamber Efendimiz s.a.v. bu birlikte yaşam ın kaide ve kurallarını koymuş daha sonra gelen sahabe ve tabiin bu kural ve kaideler dâhilinde hareket etmişlerdir. Bu topluluklar arasındaki bağlarda bazen kopukluklar olmuş, olumsuz gelişmeler meydana gelmiş olabilir, tüm bunlar grupçuluk, cehalet, semavi dinlerin özünü anlamama, menfaatçilik gibi etkenler sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte Alman din adamlarının, Türk din görevlileriyle daha yakından ilgilenmeleri ve uyum sürecinde onlara rehberlik yapmaları gerekir. İki toplumun yapısı, çevre şartları ve sistemlerinin yakından tanınması, dinlerdeki müşterekleri tespit etme ve benzeri konularda tecrübî bilgiler verilmelidir. Alman toplumunu yakından tanıyan Alman din adamları başlangıçta misafir olarak Almanya ya gelen din görevlilerine ev sahipliği yapıp, iki toplumun sorunları hakkında bilgilendirmelere yapması ve sorunları beraberce müzakere etmeleri gerekir. Din görevlileri Almanya ya geldikten yaklaşık bir yıl veya daha uzun bir zaman sonra sorunlara vakıf olmaktadırlar. Dil, eşit şartlarda hak ve imkânlara sahip olamama, sosyal, ailevi, ekonomik ve idari açıdan bazı sıkıntılarının olduğu da bilinmelidir. Bu durumunda göz önünde bulundurulması gerekir. SONUÇ Almanya da birlikte yaşamaya alışması gereken her iki toplumun birbirinden bazı farklılıkları olduğunu kabullenmeleri gerekir. Farklı görebilmeye, sorunlara karşı taraf açısından da bakabilmeye ve farklı görüşte olmanın doğallığını anlamaya alışmaları lazımdır. Bu farklı görüşlerin getirdiği olumlu yönlerden yararlanılarak yaşamlarını daha renkli hale getirebilirler. İnsanların karakteristik özellikleri değiştirilemez. Yeryüzünde kötü insan yoktur, ancak size uymayan, yani farklı insanlar vardır. Size uymayan insanlarla zıtlaşmak ya da onları size benzetmeye çalışmak ancak uyumsuzluğu getirir ve sorunları artırır. İlişkilerin seviyeli olması ve her iki toplumun birbirlerini olduğu gibi kabullenmesi, birlikte yaşam mantığını güçlendirir ve uyum sağlamaya yardımcı olur. Bunun dışındaki zorlamalar asimilasyon gerekçesi olur, asimile etmeye çalışmak asimile olmanın da bir diğer riskidir. Yozlaşmış toplumlar, farklı toplumlardan daha tehlikelidir. Kendisi ile barışık olmayan kişi ve toplumlar, öncelikle en yakınlarına zarar verirler. Kapasitelerini kullanma yeteneklerini kaybederler ve içinde bulundukları topluma ciddi katkıları olmaz. Kültürel farklılıkları 15

16 kültürel zenginlik olarak algılamak kültürel taassup yerine kültürleşme olarak karşımıza çıkar. Saygı görmenin yolu, saygı göstermekten geçer. Kendimizle ve karşımızdaki ile iletişimimizde, zihinsel ve duygusal barışı sağlamak çok önemlidir. İki insanın ve toplumun anlaşması ve uyumu, etrafında olumlu bir etki yaratır ve barışı getirir, tüm insanların iyi etkileşimi ise evrensel barışı getirir. Duygu, düşünce ve bilgilerin paylaşımı ve karşılıklı olarak birbirini anlayabilme; kişilerin kendilerini tanımasına, geliştirmesine imkân tanıyabileceği gibi birbirleri ile aynı düzeye getirme dinamiğini de sağlar. Almanya da yaşayan Türk toplumu üzerinde din görevlilerinin ve caminin ciddi bir yaptırımı ve saygınlığı vardır. Dini ve milli yönlendirmeler ağırlıklı olarak birimler üzerinden yapılmaktadır. Din görevlilerinin kişisel gelişim, mesleki bilgi ve deneyim, iletişim becerileri, yabancı dil bilgisi, diğer dinler hakkında genel bilgi düzeyi, sosyalleşme ve diplomatik beceri düzeylerinin güçlü olması gerekir. Alman toplumu ile uyum içinde yaşamak, milli ve manevi değerlerinden ve kimliğinden sapmadan birlikte yaşamaya özen göstermek Almanya daki Türklerin uzun süre orada kalmalarına ve millet ruhunu devam ettirmelerine katkı sağlayacaktır. Bu yaklaşımları gösterirken aklın öncülüğünde hareket etmek, hissi ve duygusal davranmamak sevgi ve hoşgörüye özen göstermek, biz diyebilmek, düşünce ve vicdan özgürlüğüne saygı duymak, duygu, düşüncede, sevinç ve kederde paylaşımı ve özveriyi sunabilmek ciddi bir hassasiyet ister. Birlikte yaşamın temel kriterlerinden olan bu erdemleri kazanmak, eğitimi, bilgiyi ve beşeri bilimlerde multidisipliner düşünebilmeyi gerektirir. KAYNAKÇA ADIGÜZEL, Yusuf, Almanya daki Türk Kuruluşları Şehir Yayınları, İstanbul, 2011 CANATAN, Kadir, Göçmenlerin Kimlik Arayışı, Endülüs Yayınları, İstanbul, 1990 CHADWICK, Richard W., "Steps Toward A Probabilistic Systems Theory of Political Behaviour, With Spesific Reference to Integration Theory", Mathematical Approaches to Politics, ed. Hayward R. Alker Jr., et.al., Netherlands: Elsevier Scientific Publishing Company, 1973 Diyanet İşleri Başkanlığının Görev ve Çalışma Yönergesi, /dy/default.aspx, Erişim tar:26 Nisan

17 FREİ, Daniel, Internationale Zusammenarbeit 'Theoretische Ansaetze und empirische Beitraege, Königstein/Ts.: Hain, 1982 GENÇ, Yusuf, Almanya da Çokkültürlülük, Kültürlerarası Eğitim Ve Türk Öğrencilerin Durumu (Hessen Örneği) Doktora Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya, 2004 KAYA, Ayhan, Berlin'deki Küçük İstanbul Büke Yayınları, İstanbul KULA, Onur Bilge, Alman Kültüründe Türk İmgesi I, Gündoğan Yayınları, Ankara,1992, Heinrich Hagenmeyer, Kreuzzugsbriefe aus dem Jahren , Eine Quellensammlung zur Gechicte des ersten Kreuzzuges,Innsbruck, LODGE, Juliet, "Integration Theory, Decision-Making and Institutions in the European Community", The European Community, ed. Juliet Lodge, UK: Frances Pinter Publishers Ltd., 1983 UNAT, Nermin Abadan, Bitmeyen Göç Konuk İşçilikten Ulus-Ötesi Yurttaşlığa, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul,

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek Soydaş Uyum Eğitimi Bulgaristan dan göç eden soydaşlarımızın Türkiye de yerleşme, yaşama ve çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla 9 aylık bir sürede 4 ilde 33 seminer düzenlenmiş, 7.000 e yakın kişiye

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not V Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Bireyi Tanıma ve Tanıma Teknikleri *Kendilerine özgü birer varlık olan bireyler, gerek doğuştan

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU DEĞERLERİMİZ 1. Dürüstlük 2. Saygı 3. Sorumluluk 4. Üretkenlik 5. Farkındalık 6. Hoşgörü EVRENSEL DEĞERLERİMİZ 1. Evrensel kültür birikimine değer veririz. 2. Evrensel ahlak

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul Okulöncesi Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzm. Dilek EROL SAHĐLLĐOĞLU MEB Öğretmenim Anaokulu Müdür Yardımcısı 1 Sunu Planı Okulöncesi Eğitimin Tanımı Okulöncesi Eğitimin Önemi Eğitim Hakkı Sayılarla Okulöncesi

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ PRATİK DİNİ HİZMETLERVE MESLEKİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ PRATİK DİNİ HİZMETLERVE MESLEKİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ PRATİK DİNİ HİZMETLERVE MESLEKİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, din görevlisi adaylarının, din görevliliği

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin Yrd. Doç. Dr. Leyla ÖZDEMİR Holtur Evleri 2. Etap A Blok Daire 24 Boztepe/Trabzon Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com Doğum Tarihi: 12.01.1980 Eğitim Bilgileri 10/2008 12/2012 Doktora Humboldt Üniversitesi

Detaylı

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER I. GİRİŞ Eğitim, Kosova nın toplumsal, siyasi ve ekonomik gelişmesinin etki alanını temsil eder. Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (EBTB) savaşın bitiminden sonra başlayan, en gelişmiş uluslararası

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

UBC Derecenize Doğru İlk Adımınız BAŞLANGIÇ NOKTANIZ

UBC Derecenize Doğru İlk Adımınız BAŞLANGIÇ NOKTANIZ UBC Derecenize Doğru İlk Adımınız BAŞLANGIÇ NOKTANIZ Uluslararası Birinci Sınıf Öğrencileri İçin Yenilikçi, Entegre Bir Program ULUSLARARASI PROGRAM UBC lisans programınıza İngilizce dil eğitimi ile akademik

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006. Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006. Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖNSÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI ULUSLARARASI GENÇLİK KAMPI-TÜRKİYE ORTAK DEĞERLER, ORTAK GELECEK VE GENÇ LİDERLER Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gençlik Çalışmaları Dairesi ULUSLARARASI GENÇLİK KAMPI-TÜRKİYE

Detaylı

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde Yan yana yılları paylaşalım »Burada her zaman benimle ilgilenen birileri var. Bu da kendimi iyi hissetmemi sağlıyor« Sayın Bayanlar ve Baylar, 2012

Detaylı

Çocuğunuz ne kadar zeki?

Çocuğunuz ne kadar zeki? On5yirmi5.com Çocuğunuz ne kadar zeki? Psikolojik Danışman Yusuf Menki ile zeka testi konusunu konuştuk. Yayın Tarihi : 20 Aralık 2012 Perşembe (oluşturma : 1/4/2016) Gizem Gül'ün röportajı Hepimiz zeki

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

SOSYAL HİZMET UZMANI (SOSYAL ÇALIŞMACI)

SOSYAL HİZMET UZMANI (SOSYAL ÇALIŞMACI) TANIM Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden sıkıntı içinde bulunan kişi, grup ve topluluklara sorunlarını tanıyıp çözümlemelerinde sahip oldukları olanakları kullanma ve çevredeki olanakları araştırma ve

Detaylı

PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI. Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE

PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI. Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE AR-GE ODAKLI ŞEFFAF ÜNİVERSİTE ŞEFFAF YÖNETİM ULUSLARARASI ÜNİVERSİTE PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

YURT DIŞINA GÖNDERİLECEK DİN GÖREVLİLERİ

YURT DIŞINA GÖNDERİLECEK DİN GÖREVLİLERİ T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DİN EĞİTİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI YURT DIŞINA GÖNDERİLECEK DİN GÖREVLİLERİ MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMI Ankara 008 GİRİŞ İslam dini, tarih boyunca farklı coğrafya ve

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

Internationale Gesellschaft fur Ingenieurpadagogik (IGIP)

Internationale Gesellschaft fur Ingenieurpadagogik (IGIP) Internationale Gesellschaft fur Ingenieurpadagogik (IGIP) International Society for Engineering Education ULUSLARARASI MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ TOPLULUĞU Bugünün Üniversitesi Finansal konularla, teknolojik

Detaylı

İNSAN KAYNAĞININ EĞİTİMİ VE GELİŞTİRİLMESİ. Prof. Dr. Kadir Ardıç Doç. Dr. Yasemin ÖZDEMİR

İNSAN KAYNAĞININ EĞİTİMİ VE GELİŞTİRİLMESİ. Prof. Dr. Kadir Ardıç Doç. Dr. Yasemin ÖZDEMİR İNSAN KAYNAĞININ EĞİTİMİ VE GELİŞTİRİLMESİ Prof. Dr. Kadir Ardıç Doç. Dr. Yasemin ÖZDEMİR Temel Kavramlar Eğitim, işletmeye yeni alınan ya da işletmede halen çalışmakta olan elemanlara, işlerini yapmaları

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Murat Demirbaş 1, Mustafa Bayrakci 2, Mehmet Polat Kalak 1 1 Kırıkkale University, Education Faculty, Turkey 2 Sakarya University, Education Faculty,

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI

T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI T.C. TOROSLAR KAYMAKAMLIĞI MERSİN TOROSLAR ANAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ 2014-2015 BRİFİNG DOSYASI 2014-2015 Okul Haritası Toroslar Anaokulu Toroslar Anaokulu Müdürlüğü Brifing 2014-2015 - 2 - KURUM BİLGİSİ KURUMUN

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

REHBER ÖĞRETMEN (PSİKOLOJİK DANIŞMAN)

REHBER ÖĞRETMEN (PSİKOLOJİK DANIŞMAN) TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilerin ilgi, yetenek ve kişilik özelliklerini gerçekçi ve ayrıntılı olarak tanımalarına, kendilerine açık eğitim, meslek ve iş olanakları hakkında

Detaylı

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ Tutum Tutum bir kişinin diğer bir kişi, bir olay veya çevresi ile ilgili olarak negatif veya pozitif tavırdır. Tutum Tutumlar değerler gibi sosyal ve duygusal inşalardır

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

BİZ SİZ HEPİMİZ. Biz: Hakkımızda I Siz: Misyonumuz I Hepimiz: Vizyonumuz

BİZ SİZ HEPİMİZ. Biz: Hakkımızda I Siz: Misyonumuz I Hepimiz: Vizyonumuz www.tugva.org BİZ Türkiye Gençlik Vakfı, merkezi Türkiye, çalışma alanı dünya olan, yenilikçi olmaktan ve icat çıkarmaktan çekinmeyen yeni nesil gençlik vakfı dır. TÜGVA, geleneklerine bağlı kalarak, çağın

Detaylı

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel

Detaylı

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Tarabya Konferansı Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Almanya nın Ankara Büyükelçiliği 2002 yılından beri, İstanbul/Tarabya daki Alman-Türk Diyaloğu Evi nde Alman-Türk İşbirliği konusu

Detaylı

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER. Üçüncü sınıf ders programının hedefleri:

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER. Üçüncü sınıf ders programının hedefleri: I. GİRİŞ Eğitim, Kosova nın toplumsal, siyasi ve ekonomik gelişmesinin etki alanını temsil eder. Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (EBTB) savaşın bitiminden sonra başlayan, en gelişmiş uluslar arası

Detaylı

İLKADIM KAYMAKAMLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME MERKEZİ (APAM) YÖNERGESİ

İLKADIM KAYMAKAMLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME MERKEZİ (APAM) YÖNERGESİ İLKADIM KAYMAKAMLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME MERKEZİ (APAM) YÖNERGESİ 1 İLKADIM KAYMAKAMLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME MERKEZİ APAM) YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

EĞİTİMDE İYİ ÖRNEKLER PAYLAŞIMI İSTANBUL 2012

EĞİTİMDE İYİ ÖRNEKLER PAYLAŞIMI İSTANBUL 2012 EĞİTİMDE İYİ ÖRNEKLER PAYLAŞIMI İSTANBUL 2012 KARANLIK DÜNYALARI AYDINLATALIM PROJESİ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK Küçükçekmece FAHREDDİN KERİM GÖKAY ANADOLU LİSESİ BİLGE YILDIZ YAŞAR ÇAYANOĞLU A Ğ

Detaylı

SEKRETERLİK GRUBU ÖĞRETMENİ

SEKRETERLİK GRUBU ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilere ya da yetişkinlere, sekreterlik ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Sekreterlik ile ilgili hangi bilgi,

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER 16. Temsil Yeteneği Kurumu temsil yeteneğinden yoksun, tutarsız ve güven oluşturmayan bir izlenim vermektedir. 1 Giyim, konuşma ve tavırlarında

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kırklareli Üniversitesine bağlı

Detaylı

2016 KONYA İKİ DOĞU İKİ BATI ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER AKADEMİSİ BAŞVURU KLAVUZU

2016 KONYA İKİ DOĞU İKİ BATI ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER AKADEMİSİ BAŞVURU KLAVUZU 2016 KONYA İKİ DOĞU İKİ BATI ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER AKADEMİSİ BAŞVURU KLAVUZU İki Doğu İki Batı Uluslararası Öğrenci Derneğinin düzenlediği, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı nın katkılarıyla

Detaylı

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati GİRİŞ Yapısı ve uğraşı alanı ne olursa olsun tüm dersler, insan için ve insanlık adına sevgi, saygı, dayanışma ve rahat yaşama için

Detaylı

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI Bağımsız Denetim Standartları 1. Kilit Terimlerin Belirlenmesi 2. Metnin Çevrilmesi 3. İlk Uzman Kontrolü 4. Çapraz Kontrol İkinci Uzman Kontrolü 5. Metnin

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK)

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) Özel Ata Anadolu Lisesi Müdürü Bahriye Aksoy un başkanlığında Sosyal ve Fransızca Bölüm öğretmenleri Değerler Eğitimi nde yapacakları görevleri ve kendilerine yardımcı olacak

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı, kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı, kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ. 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı, kapsamlı

Detaylı

İstanbul Kent Güvenliği Projesi Seminerleri- II, III, IV

İstanbul Kent Güvenliği Projesi Seminerleri- II, III, IV İstanbul Kent Güvenliği Projesi Seminerleri- II, III, IV Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu OKUL VE OKUL ÇEVRESİNDE ŞİDDETİN VE MADDE BAĞLILIĞININ/ KULLANIMININ ÖNLENMESİ - 19-20.03. İçindekiler:

Detaylı

Stajyer Eğitim Programı (SEP)

Stajyer Eğitim Programı (SEP) Stajyer Eğitim Programı (SEP) Güzin Ceyhan içindekiler İstanbul Enstitüsü Hakkında Stajyer Eğitim Programı (SEP) Vizyon ve Misyon Beklentilerimiz Programın Akışı Programın Özellikleri Başvuru Seminerler

Detaylı

SANAT VE TASARIM KUMLAMA TEKNİĞİ İLE RESİM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

SANAT VE TASARIM KUMLAMA TEKNİĞİ İLE RESİM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SANAT VE TASARIM KUMLAMA TEKNİĞİ İLE RESİM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde sanat dallarının değişim

Detaylı

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sayfa 1 Projemizin Hedefleri Bu projeyle gençlerimizin sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak yer alabilmelerini, sosyal ortamlara

Detaylı

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ Eğitim Uzmanı ŞABAN KARAKÖSE AVUSTURYA (Österreich, Nemçe) Genel Bilgiler Başkent: Viyana Resmi dil: Almanca Bağımsızlık: 1955 AB ye kabul: 1995 Nüfus: 8,3 milyon (2007) Para birimi:

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir]

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Danimarka Halk Okulları İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Folkeskole Danimarka daki devlete bağlı olan ilköğretim ve ortaokul sistemidir. Bir yıl hazırlık sınıfı ile

Detaylı

MADENCİLİK VE MADEN ÇIKARMA TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE NAKLİYAT ÜNİTELERİ ÇALIŞTIRICISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

MADENCİLİK VE MADEN ÇIKARMA TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE NAKLİYAT ÜNİTELERİ ÇALIŞTIRICISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü MADENCİLİK VE MADEN ÇIKARMA TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE NAKLİYAT ÜNİTELERİ ÇALIŞTIRICISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA

Detaylı