ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ"

Transkript

1 > DÜBAM ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ > 2014 OCAK DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI

2

3 DÜBAM ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ Genel Yayın Yönetmeni Akif EMRE Yayın Koordinatörü Aynur ERDOĞAN Özetleyen ve Çeviren Mehmet SAKARYA DÜBAM Yayınları Küresel İletişim Merkezi Barbaros Bulvarı, Balmumcu / Beşiktaş Tel: (0212)

4 Sunuş Elinizdeki rapor Günter Seufert tarafından Alman vakfı SWP-Studie (Bilim ve Politika vakfı - Stiftung Wissenschaft und Politik Deutsches Institut für Internationale Politik und Sicherheit) için hazırlanmıştır. Rapor, son günlerde Türkiye medyasının gündemine oturan Fethullah Gülen hareketine dair dışarıdan ve kapsamlı bir bakış sunmaktadır. Hareketin doğuş koşulları, düşünsel kökenleri, Türkiye inanç, düşünce ve siyaset dünyasındaki yeri, askeri darbeler karşısındaki tutumu, siyasi ve toplumsal hedefleri, küresel bir aktör olarak ABD de, Asya da ve Avrupa daki rolü ve bu bölgelerde algılanış biçiminin yanı sıra Avrupa devletleri için bu harekete yönelik üretilecek politika/tutum önerileri gibi başlıkları bünyesinde taşıyor. Bilim ve Politika vakfı, Uluslararası Alman Politika ve Güvenlik Enstitüsü, Berlin merkezli bir think-thank kuruluşudur. 50 yıldan daha fazla bir süreden beri, Alman federal parlamentosuna ve Federal hükümete, iktisat ve dış politika alanlarında yapmış olduğu çalışmalarla danışmanlık hizmeti veren ve lobi çalışması yapan bir kuruluştur. Kuruluşun ana destekçisi, Ebenhausen Forumu tescilli dernektir. Bu dernek vakıf ile sıkı ilişki içerisindedir. Ebenhausen Forumu üyeleri arasında ve dolayısıyla SWP vakfını destekleyenler arasında Allianz SE, BMW Group, Deutsche Bahn AG, Deutsche Shell Holding GmbH, Deutsche Telekom AG, Robert Bosch GmbH, Siemens AG ve Volkswagen AG gibi kuruluşlar vardır. Cemaat e dışarıdan, Almanya dan bakışı ortaya koyan bu raporun, Mehmet Sakarya, Dünya Bülteni okurları için özet-çevirisini yaptı. Almanya gibi Türklerin yoğun olarak bulunduğu bir ülkenin Türklere ve Müslümanlara yönelik politikalarının anlaşılmasında ipucu vermesi bakımından, içeriğine tümüyle katılamasak da, Alman bakışını yansıttığı için bu raporu yayınlamaya değer görüyoruz. > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 4 DÜBAM

5 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < FETHULLAH GÜLEN HAREKETİ HADDİNİ Mİ AŞIYOR? Ulusal ve uluslararası aktör olarak bir Türk dini cemaati Günter Seufert Almanya da hiçbir İslami hareket hakkında, kendisini Türk vaiz Fethullah Gülen e isnat eden hareket kadar çelişkili yargıda bulunulmamıştır. Gülen hareketi aynı zamanda tıpkı diğer batı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Almanya da da Türk kökenli vatandaşlar arasında en hızlı yayılan akım durumundadır. Gülen e yakın duran yaklaşık 300 dernek, devlet tarafından da tanınan 24 okul ve yaklaşık 150 okul-dışı eğitim desteği kurumlarını [dershane] işletiyorlar. Resmi olarak bu kurumların hiçbirinde İslami bir eğitim söz konusu değildir. Bu okulların mezunları yeni, sosyal-etik açıdan muhafazakar bir iyi eğitim almış eliti oluşturuyorlar. Bunlar büyük bir adanmışlıkla yeni okulların kurulması için çalışıyorlar ve bunun için de siyasetle, hükümetle ve kamuoyu ile irtibat halindeler. Türkiye de Gülen in destekçileri bugün devlet tarafından örgütlenmemiş İslam ın en büyük grubunu oluşturuyorlar. Türkiye de de Gülen hareketine dair değerlendirmeler birçok çelişkileri içinde barındırıyor. Sekülerler ve Türk milliyetçileri onların totaliter bir eğilim içinde olduklarını, muhafazakar İslam ve etnik Türk milliyetçiliğinin bir karışımından beslendiklerini söylüyorlar ve onları devlet bürokrasisine, özellikle de polisin ve hukuk kurumlarının içine sızmakla suçluyorlar. Fethullah Gülen in kendisi 1999 yılından beri Amerika Birleşik Devletleri nde yaşıyor, ki bu bazı Türkler için onun ve destekçilerinin ABD çıkarlarını savundukları yönünde yeterli bir kanıtı oluşturuyor. Bunun karşısında bazı liberallere göre ise hareketin en önemli karakteristiği Türk toplumunun göbeğinden çıkması ve aynı zamanda İslam içinde dini özel teşebbüse dayalı bir iktisadi sistem ve parlamentarizm ile uzlaştıran modernleşmeci bir akımı temsil etmesi. Peki niçin hem Türk hem de Alman kamuoyu için Gülen hareketine dair vazıh bir değerlendirmeye varmak bu kadar zor? Kendisini bir vaize isnat eden ama kamuoyunun karşısına dini bir aktör olarak çıkmayan bir hareketin dini karakterini nasıl değerlendirmek gerekir? İdolleri kendisini hem Ortodoks hem de reformcu olarak sunarken ve hem Türk milletini hem de milletler arası konumları temsil ederken, böylesi bir hareketin dini ve siyasi yönelimini nasıl tanımlamak ve değerlendirmek gerekir? Kendisinin bir takım bağımsız okul işletmecisi, medya holdingleri, firmalar ve iktisadi kuruluşlardan oluştuklarını ve sadece Gülen in öğretilerine kulak verdiklerini ve bunlarla motive olduklarını söyleyen bir hareketi bir arada tutan nedir? Öncelikle Gülen in takipçileri farklı sosyal gruplardan oluşuyorlar ve bunlar kısmen 5 > 2014 OCAK

6 birbirlerine karşıt eylem gücüne sahipler. Bunların ilki bir eğitim ve öğretim hareketi. Hedef olarak kendilerine manevi ve dini değerlerle olduğu kadar modern standartlarca da eğitilmiş insanlar yetiştirmeyi koymuşlar. Türkiye dışındaki sayısı 140 ı aşkın okul, Türklerin çoğunun gözünde ülkenin elçisi, Türk kültürünün yayıcısı konumundalar. Bu sebepler de eğitim hareketi sadece Sünni-Müslüman değil aynı zamanda Türk milliyetine de güçlü bir şekilde bağlı hedeflere sahip. Bunun yanında sayıları belli olmayan ve faaliyetlerini dinler arası diyaloga adayan kültürel merkezler söz konusudur. Hareketin bu kolu daha çok Avrupa ülkelerinde ve ABD de öne çıkıyor ve buralarda büyük ölçüde olumlu bir imaja sahip. Bütün bu faaliyetlerin finansmanını ise çoğunlukla Anadolu kökenli ve Türkiye de TUSKON adındaki bir çatı organizasyon altında birleşen Türk müteşebbisler karşılıyor. TUSKON net bir siyasi pozisyon almaktan kaçınmakta, değerlendirmelerinde Türkiye ye dair çatışmasız bir toplum resmi sunmakta ve günlük siyasi tartışmalardan uzak durmaktadır. Buna karşılık hareketin dördüncü kolunu oluşturan bürokrasi ve özellikle de polis ve yargı içindeki klikleri ise, siyasi tutumları açısından farklı değerlendirmek gerekiyor. İkinci olarak Gülen hareketine dair değerlendirmeler, değerlendirmeyi yapanın içinde bulunduğu siyasi bağlama ve özellikle de kendisini bağlı hissettiği ilkelere göre değişmektedir. Türk milliyeti temelli eğilimler bu sebeple Türkiye de Türk göçmenlere ev sahipliği yapan Avrupalı ülkelere göre daha olumlu karşılanmaktadır. Bunun tersine, Fethullah Gülen in İslam ın ve demokrasinin uyumlu olduğuna dair inancı, Türkiye de mesela ABD de olduğundan daha az şaşkınlıkla karşılanmaktadır. Zira 90 yıldır seküler bir siyasi düzen altında yaşayan Türk toplumunun Müslüman çoğunluğunu, Gülen in bu pozisyonu onların günlük hayatlarının sade bir yansımasıdır. Buna karşılık Amerika Birleşik Devletleri kamuoyu için vaizin bu konumu onun hemen İslam ın modernleştiricisi olarak algılanmasına yol açmaktadır. > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 6 Türkiye de harekete atfedilen merkezi anlam, manevi açıdan muhafazakar bir karşı elit yaratılmasına katkıda bulunmuş olmasıdır. Bunların yönelimi yine Avrupa ya doğru olmakla beraber, seküler Cumhuriyet in otoriter elitlerinin yerlerini alacakları düşünülmüştür. Bu süreç bir yandan muhafazakar katmanlar arasındaki eğitim çalışmaları aracılığıyla gerçekleşmektedir. Diğer bir sahne ise içinde amansız siper güçlerinin yer aldığı Türk bürokrasisi ve yargısıdır. ABD de hareket kendisini İslamcılığa diyaloga açık Müslüman bir alternatif olarak sunmuştur. Bu da onlara etkili siyasi çevrelerin takdirini kazandırmıştır. Almanya ve Türk göçmenlere ev sahipliği yapan diğer Avrupa ülkelerinde ise hareket, öncelikle İslam ın tanınmasına yönelik bir siyaset gütmeyen yegane Müslüman-Türk organizasyondur. Başka yerlerde olduğu gibi ne cami inşası ne de İslami eğitim ile ilgilenmekte, bunun tersine eğitimli bir Müslüman elitin ortaya çıkmasını sağlayacak olan seküler bilginin öğretilmesi ile uğraşmaktadır. Fakat eylemlerdeki bu seküler tavır dini ilke ve değerlerin güçlü

7 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < bir şekilde içselleştirilmesi ile kol kola yürümektedir. Gülen hareketinin kendisi için öngördüğü bu vazife, Almanya da sanayileşme devrindeki, sosyal adanmışlıkları dini bilinçlerinden neşet eden ve aynı zamanda dini kimliğin güçlendirilmesini hedefleyen hayırsever Hristiyan dernekler ve girişimler ile karşılaştırılabilir. Gülen hareketine dair bu iki dinamikten hangisi Almanya da baskın olacak, ve Federal Almanya devleti ve toplumu hareketin faaliyetlerine nasıl tepki vermeli? Türkiye de Fethullah Gülen hareketinin gelişimi Türkiye de 1999 yılına kadarki siyasi bağlam içinde Fethullah Gülen ve hareketi Fethullah Gülen 27 Nisan 1941 de dünyaya geldi da Diyanet İşleri Başkanlığı nda imam ve vaiz olarak göreve başladı de askerlik hizmeti sırasında, gayrı resmi vaazlarla Devlete karşı ayaklanma suçlamasıyla karşılaştı, fakat dava düştü. Askerden sonra Erzurum a döndü ve burada aşırı milliyetçi ve Soğuk Savaş ta Türk ve Amerikan gizli servisi tarafından desteklendiği düşünülen Komünizmle Mücadele Derneği şubesinin kuruluşunda yer aldı. Aynı dönemde, hâlâ Kemalist Cumhuriyetçi Halk Parti yönetiminde olan yarı devlet kuruluşu Halk Evleri nin şubesinin içinde yer aldı. Bu dönemde vaizliğe devam eden ve gittikçe tanınan Gülen, 1968 yılında Ege bölgesi vaizi olarak atandı. Aynı dönemde Gülen in takipçileri ilk ev cemaatlerini de kurdular. Gülen in 1980 askeri darbesi karşısındaki tutumu 12 Mart 1971 darbesinden sonra Gülen de gerici dinci çevreler altında değerlendirilmiştir. Buna rağmen Gülen daha sonradan bu darbeyi olumlu yönleriyle değerlendirmiştir. Hakkında açılan davada suçlu bulunan Gülen, daha sonra aftan yararlanmış ve vaizlik görevine geri dönmüştür de Gülen in etkisi altında İzmir de Ak Yazılı Vakfı, 1979 da ise Gülen in başyazılarını yazdığı Sızıntı dergisi kurulmuştur. Fethullah Gülen 1973 yılında kurulan Milli Selamet Partisi ne ise uzak durmayı tercih etmiş, bunun yerine egemen düzenin yanında ve İslam ın siyasallaşmasının karşısında yer almıştır. Müslümanların vazifesi seküler devletle mücadele değil, 7 > 2014 OCAK

8 bilakis kendi manevi ve ahlaki yenilenmeleridir yılında Gülen Diyanet İşleri Başkanlığı ndan İstanbul daki dört merkezi camiden ikisinde vaaz verme imkanını bulmuş, dönemin başbakanı Süleyman Demirel ve dışişleri bakanı Sabri Çağlayangil de onun en önemli dinleyicileri arasında bulunmuştur darbesinden sonra Gülen yine yeni iktidar sahiplerinin yanında yer almıştır. Gülen in bu şekilde devletten yana olması, hareketinin sonraki 17 yıl boyunca seküler güçler tarafından rahatsız edilmeden faaliyet göstermesinin önünü açmıştır arasında hareket, seküler hükümetlerin açık desteğini görmüştür. Gülen i bugün kritik edenler, o günlerde aldığı pozisyonun kendi siyasi görüşünün özgün bir dışavurumu olduğunu söylemektedirler. Bugünkü liberal görüşleri ise yalnızca rol yapmadan ibarettir. Gülen in erken dönem siyasi vizyonu Necmettin Erbakan a siyasi olarak karşı da olsa, Gülen in dünya görüşü 1980 ve 1990 lı yıllarda İslamcı muarızından ve onun partisinden çok az noktada ayrılıyordu. Gülen de Erbakan gibi, Batılaşmayı ve bununla bağlantılı bütün ilke ve hayat biçimlerini reddediyor, kendi ülkesinden Batılaşma taraflarını lanetliyor, Osmanlı İmparatorluğunu büyük bir Müslüman-Türk devleti ve İslam dünyasının öncüsü olarak görüyor, gayrımüslimlere, özellikle Hıristiyanlara karşı hınç duyuyor, Türk milletinin İslam olmadan düşünülemeyeceğini ve kavramın bütün anlamlarıyla bir İslam milleti olduğunu, ve belki de en önemlisi, Müslüman Türklerin manevi-ahlaki bir yenilenme yaşamaları gerektiğini savunuyordu. Bu sonuncu kanaat, kişisel özgürlüğü olduğu kadar dini ve temel dolayısıyla siyasi eşitliği de kapsayan kültürel çoğulluğa dair bütün düşünceleri de reddediyordu. Bunun karşısında, Gülen in Erbakan dan ve radikal gruplardan ayrıldığı noktalar şöyleydi: > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 8 1. Cumhuriyetçi devletin bir baskı aracı olduğu ve onunla mücadele edilmesi gerektiği düşüncesi. Radikal İslamcıların Türkiye nin dar-ül harb olduğuna dair söylemine karşı Gülen, Türkiye yi dar-ül hizmet olarak tanımlıyor, ve devletin mücadele edilemeyecek ve zarar verilemeyecek kadar önemli olduğunu söylüyordu. 2. İslamcı bir parti ile devletin ele geçirilmesi kurumlarının değiştirilmesi düşüncesi. Gülen bunun yerine, devleti idare edebilecek ve Batı yla rekabet edebilecek kadar entelektüel ve Batı nın teşebbüslerine kanmayacak kadar manevi ve ahlaki açıdan gelişkin elitlerin yetiştirilmesi gerektiğini düşünüyordu.

9 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < 3. Bir iktidar değişiminin ancak seçimlerdeki halk desteği ve kamusal eylemlerle mümkün olduğu ve bunun için de dindar seçmenlerin taleplerinin karşılanması gerektiği düşüncesi. Gülen, İslam ın kamusal hayatta daha çok görünmesi, başörtüsü, hac ya da imam-hatip okulları gibi meselelerle ilgilenmemiş, bu sebeple de seküler çevreler onu kendi Avrupalılaşmış hayat tarzlarına karşı bir tehdit olarak görmemişlerdir. Bu da özellikle bugün yapılan, Gülen hareketinin politik bir akım olmadığına dair yorumlara yol açmıştır. Fakat Gülen in ana görüşleri sadece İslamcı hareketle ortak yönlere sahip değildi. Aynı zamanda generallerin yönetimi altında darbeden sonra icbar edilen ve Türk-İslam sentezi olarak da bilinen kültür ve eğitim politikasıyla da aynı çizgideydi. Aslında bu Kemalizm e İslami kıyafet giydirmek anlamına geliyordu. Devletin bu yeni ideolojik konumu ile birlikte Gülen hareketi, kendisi hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan devlet politikasının sivil toplumdaki karşılığı haline gelmişti. Bu da Gülen in takipçilerinin ulusal-dini bir zihniyete ve sosyal-manevi bir muhafazakarlığı savunmalarını ve aynı zamanda güçlü devletin tarafını tutmalarını sağladı. Gülen in dünya görüşünün yeni devlet ideolojisi ile bu şekilde paralel olması ve aynı zamanda muhalefet yapmaması, Fethullah Gülen in darbenin ardından diğer dindar eylemciler gibi rahatsız edilmemesini ve takipçilerinin de faaliyetlerini sürdürebilmelerini açıklamaktadır yılında 100 takipçisinin polis hizmetinden uzaklaştırılması, bu gayrı resmi birliktelikte hiçbir şeyi değiştirmemiştir. Devlet kurumlarının açık desteği ile İstanbul, Ankara, İzmir ve memleketi Erzurum un büyük camilerinde vaazlar vermeye devam etmiştir ve 1990 larda Gülen hareketinin devlet nezdindeki cazibesi ve fonksiyonu Fethullah Gülen in popülaritesi ve etkisi Türkiye de zirve noktasına doksanlı yılların ilk yarısında çıkmıştır. Bu dönemde bu sefer Refah Partisi bünyesinde İslami hareketin yeniden yükselişe geçtiği görülür. Bazılarının artık yeni bir dönemin açıldığını düşündüğü İslamcılık tehdidi, siyasi olmayan alternatif bir İslam ı savunan Gülen i dine ve devletin meşruiyetine dair kamusal söylem içinde merkezi figür haline getirdi. Doksanlı yılların başında Balkanlarda ve Orta Asya da yeni bağımsız devletlerin oluşması karşısında hazırlıksız yakalanan Türkiye için, Gülen in bu ülkelerde açtığı özel okullar en önemli dış kültür politikası enstrümanı haline geldiler. Gülen yurtdışındaki ilk okullarını devletin verdiği desteklerle kurdu. 9 > 2014 OCAK

10 Böylece Fethullah Gülen Türk devletinin iç ve dış politikadaki meydan okumalarının merkezine oturuyordu. Bu dönemde Gülen Turgut Özal, Tansu Çiller, Bülent Ecevit gibi siyasi figürlerle ve izledikleri katı seküler politikalarla tanınan birçok bakanla sıkı ilişkiler kurmuştur yılında, Gülen in siyasi düşüncelerini sempozyum ve konferanslarla dindar olmayan toplumsal çevrelere taşıyacak olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı nı kuran Gülen, 1997 yılında Hıristiyan kiliseleri ile irtibat kurmak için uğraştı ve ilk dinler arası diyalog çalışmalarını başlattı. Bu faaliyetler çerçevesinde Şubat 1998 de Papa II. Jean Paul tarafından ağırlandı lerden itibaren başlayan İslami uyanışa 1997 yılında generaller artık bir dur diyecek ve 28 Şubat 1997 de alınan Milli Güvenlik Kurulu kararlarıyla Erbakan hükümetinin düşmesine yol açacak bir kampanya başlatılacaktır. Gülen her zaman Erbakan ın politikalarının karşısında yer almış ve mesela başörtüsünün kadınlar için mutlak uyulması gereken dini bir zorunluluk olduğu fikrini reddetmiştir. Gülen aynı zamanda MGK tarafından Erbakan hükümetine verilen ültimatomların da arkasında yer almıştır. Generallerin İslami kesime yönelik önlemleri Gülen in okulları ve vakıflarına da yönelmiş olsa da, Gülen askeri desteklemeyi sürdürmüştür. Fakat Refah Partisi nin iktidardan düşmesiyle beraber, Gülen de egemen elit karşısındaki merkezi politik fonksiyonunu da kaybetmiştir. Her geçen gün artan bir baskı ile karşı karşıyadır yılında vaazlarından gerçek ya da sahte parçalar kullanılarak Gülen hakkında bir medya kampanyası başlatılır. Fakat Gülen zaten 31 Mart 1999 da tedavi görmek üzere, bugün hâlâ yaşadığı ABD ye gidecektir. Türkiye deki dini bağlam içinde Fethullah Gülen ve hareketi > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 10 Fethullah Gülen in İslam ilahiyatına dair görüşleri hakkında merak uyandırıcı değerlendirmeler yapılmaktadır. Tabii, Gülen bir reform ilahiyatçısı değildir, ortodoks Türk yaklaşımlarının dışında yer alan bir Kuran, hadis ya da sünnet yorumu yapmamaktadır. Gülen Kuran a hermönetik ya da tarihselci-eleştirel bakışa sahip reform ilahiyatçılarını da etkilemiş bir isim değildir. Kadının yeri gibi bazı noktalarda, Diyanet İşleri Başkanlığı nın da gerisine düşmektedir. Nakşibendiye tarikatının etkisi İlahiyat çerçevesinde bakılırsa, Gülen Nakşibendiye tarikatı geleneği içinde yer almaktadır. Bu tarikatın öğretileri Müslüman toplumun Hz. Peygamber in zamanındaki mükemmel konumundan her geçen gün uzaklaştığı kabulüne dayanır. Bu uzaklaşma

11 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < karşısında 4 tutum geliştirilmelidir: Kuran ın getirdiği hükümlere sıkı sıkıya bağlanılması; Allah a kişisel yönelimden ziyade toplumun ahlaki ve manevi düzeninin sağlanması; Allah ın her yüzyılda bir dini yenileyecek bir kişi gönderdiği inancı; ve her an Allah ın huzurunda olunduğunun bilincine varılması ve algıladığımız dünyada Allah ın yaratıcılığının farkına varılması. Fethullah Gülen in dini görüşlerinin toplumsal olarak etkili olduğu yerlerde, onun duruşunu bu dört Nakşibendi prensibinin modernize edilmiş versiyonları olarak okumak mümkündür. Gülen öncelikle Kuran ın herhangi bir metaforik yorumunu ve koyduğu kuralların görelileştirilmesini reddeder. İkinci olarak Gülen de, Allah ı tanımak için şahsi bir yol olamayacağını söylemektedir. Gülen e göre inanç öncelikle cemaatin sosyal ve manevi düzeninin sağlanması yolunca yapılan çalışmalarla gerçekleştirilir. Bu anlamda bireyler ilahi selamete ancak diğer cemaat mensuplarıyla irtibat halinde olmakla ulaşabilirler. Bu anlamda hayata dair şahsi planlar söz konusu olamaz, şahsiyetçilik ancak cemaati zayıflatmaktadır. Türkçe yazılarında Gülen destekçilerine, erler, askerler, karanlığın karşısındaki ışık şövalyeleri şeklinde hitap etmektedir. Doktrinin bağlıları kendilerini manevi liderlerine gönüllü olarak sunarlar. Kİ bu manevi kılavuz Gülen in kendisidir. Dördüncü madde olan her an Allah ın huzurunda olma bilinci ve evreni Allah ın varlığının bir aynası olarak görme inancı ise modernize olurken en fazla değişikliğe uğrayan prensiptir. Fakat öğretideki bu yenilenmeyi sağlayan kişi Gülen değil, Said-i Nursi dir. Said Nursi nin etkisi Nursi nin eserlerini yazdığı dönemde hızlı bir sekülerleşme söz konusuydu. Nursi için öncelikle dinin geleceği tehlike altındaydı. Doğa bilimlerinin ortaya koyduğu ilkelerden materyalizm, darwinizm, pozitivizm gibi düşünceler doğmuştu. Nursi Nakşibendiye nin bu dördüncü ilkesini, Allah ın yaratıcılığını tabiatta görmek şeklinde yorumladı. Modern bilimin çıkarımlarını dünya görüşüne entegre etmeye çalıştı. Yaratıcılığın çıplak gözle somut tabiat üzerinde görülebileceğini ve bütün bunların altında ilahi bir dizayn olduğunu söyledi. Bu ilahi dizayn tabiat incelenerek anlaşılabilirdi. Bu şekilde yazılarıyla Nursi Türkler arasında yeni bir hareketin kurucusu oldu. Bütün ülkede İncil halkalarına benzer çalışma çevreleri oluştu ve bunlar Kuran ışığında modern tabiat bilimlerini anlamaya çalıştılar. Böylece tabiat bilimleri ve seküler okul sistemi karşısında inançları tehlikede olmayacaktı. 11 > 2014 OCAK

12 Nursi siyasi olarak da farklı yollardan ilerledi. Anayasalcılığın ve katılımcı demokratik hükümet sisteminin İslam la uyuşabileceğini düşünen az sayıdaki dini alim arasında yer alıyordu da Osmanlı Anayasasının yeniden yürürlüğe konmasını sevinçle karşılamış, 1950 de ise Demokrat Parti nin tek parti dönemini sona erdirmesi üzerine yeni cumhurbaşkanı Celal Bayar a tebrik mesajı yollamıştı. Onun ölümünden sonra da takipçileri seküler milliyetçi ve devlet merkezli CHP ye tek alternatif olduklarını düşündükleri merkez sağ partileri desteklemeye devam ettiler. Nursi, yeni bir bakışla sekülerleşmenin Avrupa yı da bütün olarak tehdit ettiğini söylemiştir. Bu anlamda dine yaklaşımları açısından olumlu ve olumsuz iki Avrupa söz konusuydu. Özellikle doğu bloku ülkeleri materyalizmi desteklemeleri ile olumsuz Avrupa nın içinde yer alıyordu. Nursi, materyalizmin ve komünizmin karşısında duran Hıristiyanları Müslüman Hristiyanlar olarak tanımlıyordu. Fethullah Gülen Nursi nin omuzları üzerinde yükselmektedir. Fakat kendisini de açıkça Nursi üzerinden tanımlamamıştır, zira Nursi nin metotlarını kendine özgü bir hale sokacak ve faaliyetlerin yönünü değiştirecektir. Zira zamanında dini rolü sebebiyle kovuşturmalara uğrayan Nursi için asıl önemli olan dinin selametiydi. Gülen ise, kendi Müslüman toplumu vizyonu için ahlak ve maneviyatı yeniden inşa etmeyi hedeflemektedir. Onun için en önemli mesele dinin varlığını devam ettirmesi değil, yeni bir toplum için dindar bir elit sınıfı yetiştirmektir. Nursi Cumhuriyet kadar Osmanlı dönemindeki zaafları da gördüğü için öncelikle siyasi özgürlük ve ilerleme üzerinde durmuştur. Gülen ise Osmanlı İmparatorluğunu idealize etmektedir. Kürt olan Nursi, Türk milliyetçilerinin baskıcılığını yaşadığı için sadece özgürlükçü düşünceleri değil aynı zamanda İslam ümmetinin ilkeleri ile de hareket etmiştir. Gülen içinse, ulusal kimlik onun İslam tanımının önemli bir parçasıdır. Gülen Türk kültürünün üstünlüğünü vurgulamakta ve Türk İslamının diğer milletlerin yaşadığı İslam dan daha üstün olduğunu söylemektedir Açıkçası Gülen den bazen sanki din millet için var izlenimi almak mümkündür. Gülen erken dönem yazılarında devletin ve milletin bütünlüğü fikrine karşı olan herkese, öncelikle de Kürtlere ve Kürtçe konuşan Alevilere karşı düşmanlık beslemiştir. > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 12 Türkiye deki sosyo-kültürel gelişim bağlamında Fethullah Gülen hareketi Fethullah Gülen hareketinin 1980 lerde askerler tarafından tolere edilmesi, 1990 larda seküler hükümetlerce desteklenmesi ve 2000 lerde Adalet ve Kalkınma

13 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < Partisi ile işbirliği halinde olması, bu hareketin son 20 yılda nasıl bu kadar büyüdüğünü tek başına açıklamaz. Fakat bunun ipucu yine de siyasettedir. Gülen hareketi, siyasal İslam ın görünür olmasına paralel olarak büyümüştür. Cumhuriyet kurulduğunda Türkiye de şehirli nüfus toplam nüfusun %10 u kadardır. Kemalistlerin Batılı hayat tarzını teşvik etmeleri ve dini marjinalleştirmeleri, şehirliler ile köylüler arasında hayat tarzı olarak bir uçurumun oluşmasına neden oldu. Radikal İslamcı hareketler ilk olarak işte bu sosyal olarak marjinal kalmış toplumsal kesimlerde ortaya çıktı. Azgelişmiş bölgelerdeki ya da şehre göç etmiş insanlar, seküler devlete cephe alarak İslami normlara göre bir hayat talep ettiler. Bugün ise, söz konusu toplumsal kesimler içinden yükselen kişilerin eğitim kurumlarına, devlet bürokrasisine, ekonomiye ve siyasete entegre olduklarını görüyoruz. Bu toplumsal başkaldırış, Fethullah Gülen in dini hayatın organizasyonuna ya da Cumhuriyete karşı siyasi bir çalışma yürütmektense, inançlı nüfusun eğitim durumunu yükseltme yönünde karar vermesini sağladı. Bu eğitim ağlarındaki öğretmenler ve öğrenciler ile bunların çoğu Anadolu kökenli müteşebbis olan maddi destekçileri, aynı zamanda düşük ya da bölgesel kesimlerden gelen devlet memurları, Gülen in stratejisinde Müslüman kalarak kendi sosyal ve iktisadi çevrelerini genişletme imkanı buldular. İnançları ve milletin çıkarları ile uyumlu bir şekilde daha iyi bir eğitim ve toplumsal statüye kavuşabiliyorlardı. Bu sebeple Gülen hareketi Cumhuriyet dönemindeki derin bir sosyo-kültürel biçimlendirmenin sonunun başlangıcı anlamına geliyor. Tabii bu sadece onlar için değil, birçok açıdan sivil toplum içinde gelişmiş olan Gülen hareketinin siyasi aynadaki yansıması olarak görülebilecek AKP için de geçerlidir. Bugünkü hükümetle sosyal ve kültürel paralellikler AKP ve Gülen hareketinin ikisi de, oluşan ya da oluşmakta olan bir Müslüman orta ve yüksek sınıfa delalet etmektedir. Bunlar artık Kemalist devlete karşı siyasi bir meydan okuma içinde değildir, fakat destekçileri yavaş yavaş mevcut siyasi ve iktisadi yapılara entegre edildikçe, devlet ve toplum da değişecektir. İki grubun da iktisadi dinamiklerini Müslüman muhafazakar nüfus oluşturmaktadır, ikisi de Müslüman müteşebbisler üzerine bina edilmiştir. Her ikisinin de eğitimli elitleri mevcuttur, fakat AKP daha önceki İslamcı kadrolar tarafından da desteklenmektedir. İki hareketin de dünya görüşü Müslüman ahlak ve maneviyatı ile Türk milli kimliğini birleştirmektedir. İkisi de güçlü bir Türkiye bilinci ile hareket etmekte ve Türkiye nin bölgesinde ve dünyada etki sahibi olmasına dair bir vizyonu paylaşmaktadır. İkisi de 13 > 2014 OCAK

14 Türkiye yi kendi bölgesinde, bu ister AKP nin jeopolitiği olsun ister Gülen hareketinin ahlaki ve manevi değerleri ile sosyal idealleri olsun, Batı etkisine karşı bir denge unsuru olarak görmektedir. Aynı zamanda iki hareket de, dindar, sosyal muhafazakar kesimlerin değişim kapasitesine şahitlik etmektedir. Fakat Gülen hareketinin faaliyetleri, inançlı insanları seküler eğitim ile modern hayata hazırlamakla, Müslüman Türk cemaatine hizmet aracılığıyla Müslüman kimliğini güçlendirmekle sınırlı değildir. Gülen ve takipçileri gerçek muhafazakar ahlak ve maneviyatına sahip olarak da bir anlayış geliştirmişlerdir. Fakat hareketin bu yönü, muarızları arasında eleştirilere ve endişelere yol açmaktadır, zira muhafazakar ahlakı güçlendirmek, kendisini hem İslam ın emirleri hem de ulusun gerekleri şeklinde deklare edecektir. Bu da bireyler üzerinde neredeyse totaliter bir anlama sahip olacaktır. Gülen in takipçileri için bu aslında hareketi cazip kılan ayrı bir unsurdur. Şehirleşme ile birlikte insanlar eski toplumsal düzenin koruyucu olduğu kadar cezalandırıcı kolektif yapısından da mahrum kalmış durumdalar. Bu da bu topluluklar arasında anominin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Gülen hareketi ve kurumları işte bu insanlar üzerinde söz konusu kayıp sosyal kontrolü sağlıyorlar. Tabii bu aynı zamanda beraberinde inancın güçlenmesini, ahlak ve maneviyatın içselleştirilmesini de getiriyor. Modernleşmenin ahlak ve maneviyat üzerinde yarattığı kriz göz önüne alındığında Gülen hareketi, sanayi devrimi dönemindeki yeniden Hıristiyanlaşma hareketin anımsatmaktadır. Hükümet ile Gülen hareketi arasındaki bir başka ortak nokta da, ikisinin de Türk gençliğinin seküler bir tarzda yetişmiş olmasından endişe duymasıdır. Başbakan Erdoğan bu sebeple dindar gençlik yetiştirmeyi bir hedef olarak belirlemiştir. Türkiye deki güncel siyaset içinde Fethullah Gülen hareketi Hükümetin askerin müdahalelerine karşı mücadelesi > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 14 Son yıllardaki davalarla birlikte Türkiye de ilk defa hükümet muhtemel bir hükümet darbesi olma ihtimalini ortadan kaldırmış görünüyor. Bu bazı kanıtların üzerinde maddi hataların bulunmasına, yani kanıt üretildiğine dair şüphelerin olmasına rağmen gerçekleştirilebilmiştir. Bütün bu süreçler seçilmiş hükümeti korumak, hukuk düzenini ve demokrasiyi savunmak adına gerçekleştirilmiştir. Liberal güçler de bunu tarihi bir ilerleme olarak karşılamıştır. Fakat bütün bu kampanya az ya da hiç hukuk devleti geleneği olmayan bir polisin ve yargının eseri olarak ortaya çıkmıştır. Bunların eylemleri bugüne kadar siyasi olarak tanımlanmış ve belirli kesimlerin çıkarlarını savunduğu yönünde değerlendirilmiştir.

15 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < Gülen hareketi ve AKP nin kurduğu birlik Fethullah Gülen hareketi bu kavgada ilk defa devlet güçlerinin karşısında ve AKP nin yanında yer aldı. Bu ittifakın liderliğini AKP de olması bir gereklilikti. AKP uzun süredir eski liderleri Necmettin Erbakan ın düşüncelerini terk etmiş ve devlet ve toplumu dönüştürmek için Gülen çizgisine yakınlaşmıştı. Gülen in saf değiştirmesinin sebebi ise, kendi örgütünün 1997 den beri devletin hedefinde yer almasıydı. Daha sonradan ortaya çıktığı üzere, askerler hareketi terörist bir örgüt olarak yansıtmak için birtakım operasyonlar geliştirmişlerdi. AKP için Gülen hareketinin desteği merkezi bir öneme sahipti. Dindar kimliklerini dışarıda teşhir etmekten vazgeçmeleri ve Gülen in devlet ile işbirliği yapması sebebiyle, hareketin takipçileri doksanların başından itibaren birçok temizlik operasyonuna rağmen devlet bürokrasisine, özellikle polis ve yargının içine, ama askeriyeye de yerleşmişlerdi. AKP mensupları ise bunda ancak sınırlı düzeyde başarılı oldular, zira 2007 yılında görevi bırakana kadar Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer buna engel oldu. Aslında, 2000 yılından itibaren Gülen in destekçilerinin bürokrasi içinde sistematik bir biçimde kadrolaştıkları bildirilmektedir. Hareketin sözcüleri bu stratejiyi, hukuki güvenlikleri garanti altına alınamadığından Müslüman cemaatler için bürokrasinin içine demir atmaktan ve dolayısıyla kamusal otoriteyi etkilemekten başka çare olmadığını söyleyerek savunuyorlar yıllarında Gülen hareketine ait web sitelerinde ilk defa darbe planları yayımlanmaya başladı. Hükümete yakın gazeteciler, hareketin hizmetlerini Ergenekon komplosuna karşı kullanmaktan çekinmediler. Yargının sol liberal mensupları ise duruma eleştirel yaklaşıp, Ergenekon sürecinin yürütüldüğü stratejinin 2006 yılında Gülen kadroları tarafından hazırlandığını söylediler. Buna göre soruşturmanın yönü her zaman polisin içinde Gülen e yakın isimler tarafından belirlenmiştir. Bu soruşturmalardan birkaç yıl önce, Gülen hareketi ile bağlantılı hukukçular Özel Yetkili Mahkemeler de örgütlenmişlerdir. Gülen in sempatizanlarının ÖYM ler üzerinde güçlü etkisinin bir diğer göstergesi, hükümet 2012 yazında ÖYM lerin kapatılarak buradaki soruşturmaların daha yüksek ceza dairelerine aktarılması girişiminde bulunduğunda, harekete bağlı medyada yapılan heyecanlı konuşmalardır. Gülen hareketinin güvenlik güçlerinin ve yargının kilit noktalarına dikkatlice kendi adamlarını yerleştirdiğine şüphe yoktur. Bu kadronun söz konusu sürecin gidişatı üzerine etkisine dair yargılar ise çeşitlidir. Dindar muhafazakar kesim Türk politikası üzerinde kendi artan etkisi üzerinde dururken, bu soruşturmaları gerekli bir demokratikleşme 15 > 2014 OCAK

16 süreci olarak değerlendirmekte ve bürokrasideki Gülen hareketi mensuplarının bunu sağladığını söylerken, seküler kesim Gülen ağını gizli ve demokratik açıdan meşru olmayan bir örgütlenme olarak değerlendirmektedir. Gülen in takipçilerinin etkisini birkaç faktör açısından değerlendirmek gerekmektedir: Türk bürokrasisi her zaman ideolojik, dindar ve çeşitli partilere mensup grupların yoğun mevzi savaşlarının yaşandığı bir alan olmuştur. Bununla birlikte, ordu çoğunlukla seküler eğilime sahip olmuş, polisin içinde ise dindar-gelenekçi kesimler yer almıştır. Bu ayrım Osmanlı dönemine kadar götürülebilir, zira ordu Batılaşma hareketinin taşıyıcısı olmuştur. Son yıllarda muhafazakar aktörlerin ülkenin siyasi, iktisadi ve kültürel elitine entegre olduğu düşünülürse, bürokrasinin de bundan etkilenmemesi düşünülemez. Bütün bunlar Gülen kadrolarının gücünü göreli hale getirmektedir. Fakat bu bütün bu soruşturmaların bu kadroların etkisi ve denetimi olmadan yürütüldüğü anlamına gelmez. Bu süreci yürütebilecek yegane grup Gülen kadrolarıydı. Bu sebeple Gülen hareketinin bu mevzi savaşında merkezi bir rol oynadığı ve bu oyunu oynamaya kabiliyeti olduğunu görüyoruz, zira güvenlik güçlerinin büyük çoğunluğu bu hareketin siyasi ve sosyal manevi yönelimini paylaşmaktadır. Gülen hareketi ve AKP arasındaki güncel kavga Fethullah Gülen hiçbir zaman 12 Eylül 2010 referandumundaki kadar açık bir şekilde AKP ye destek vermemiştir. Mesele o kadar önemlidir ki ölüler bile mezarlarından çıkıp evet oyu vermelidir. Bu süreç, Gülen ile hükümetin aynı safta olduğu son olay olmuştur. Daha 2010 Haziran ında Gazze ye yardım götüren filo sebebiyle ayrı düşmüşlerdir. Hükümet Mavi Marmara gemisinde ölenleri şehit ilan ederken, Gülen ise Wall Street Journal da filoyu İsrail in otoritesi karşısında meşru olmayan bir hareket olarak eleştirmiştir. Bu da hükümet ile Gülen arasındaki ilk açık fikir ayrılığını oluşturmuştur. Bugünkü gerginliğin ardında ise birbirleriyle ilişkili üç ayrı durum yatmaktadır: > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 16 İlk olarak Ergenekon davasında hükümete yardımcı olan bürokrasideki Gülen hareketine mensup isimler kendi çıkarlarına hareket etmekle suçlanmaktadırlar. Erdoğan ın kendisi, ÖYM lerin ve buralarda görevli savcıların devlet içinde devlet gibi hareket ettiklerini söylemektedir. Hükümete yakın medya, ordu tasfiye edildikten sonra Gülen hareketinin bütün bürokrasiyi ele geçirerek yeni bir vesayet rejimi kurma peşinde olduğunu söylemektedir. İkinci olarak hükümet ve Gülen hareketinin siyasi fikirleri arasında bir ayrışma yaşanmıştır. Eylül 2011 de MİT ile KCK arasında görüşmeler yapıldığına dair belgeler kamuoyuna yansıyınca, Şubat 2012 de ÖYM savcıları MİT müsteşarı Hakan Fidan ı

17 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < çeşitli suçlamalarla ifade vermeye çağırmıştır. Erdoğan ise bu duruma sonraki hedefin kendisi olduğunu söyleyerek karşı çıkmış ve hem MİT mensuplarının yargılanması ise ilgili mevzuatı değiştirtmiş hem de Temmuz 2012 de ÖYM lerin sayısını ciddi ölçüde azaltmıştır. Bu önlem ÖYM lerde görevli hakim ve savcıların yerinin değiştirilmesinin ve Gülen kadrolarının marjinalleştirilmesinin önünü açmıştır. Bugün Gülen ağının sözcüleri bu olayda herhangi bir sorumlulukları olduğunu reddetmekte ve Gülen in her zaman Kürtlerin kültürel özgürlüklerini savunduğunu belirtmektedir. Gülen hareketinin basını ise bu süreçte hep polisin yanında yer almıştır. Olayın üzerinden 20 ay geçmesine rağmen hükümetin medyası Gülen hareketinin Kürt meselesinin çözümü önündeki büyük bir engel olduğunu söylemektedir. Tabii siyasi farklılıkların hükümetin Gülen hareketine cephe almasının gerçek sebebi olup olmadığı da şüphelidir. Bunun bir göstergesi, hükümetin korkularının aksine Ergenekon davalarının yanında KCK davalarını da yöneten ÖYM leri kapatmamasıdır. Hükümet bunları kapatmayarak aslında çeşitli kanatlar arasında bir denge gözetmiştir, zira ÖYM lerin kapatılması Ergenekon sanıklarının serbest bırakılarak ordunun yeniden güçlenmesi gibi süreçleri de beraberinde getirebilirdi. ÖYM lerin varlığı aynı zamanda hükümet üzerindeki baskıyı Gülen hareketine yönlendirmeyi sağlamaktadır. Gülen hareketinin hükümete karşı bir tutumdan vazgeçmesi, dışarıdan bakanları şaşırtmaktadır, zira bürokrasi içinde ne kadar güçlenirseniz güçlenin askerin desteği olmadan gerçekten etkili olmanızın mümkün olmadığı ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple bu süreçte hareketin siyasi intiharını gerçekleştirdiğinden söz edilmektedir. Hareketin önceki tutumundan vazgeçmesinin ardında üç sebep olduğu söylenebilir: Öncelikle son on yılda hareket siyasi, iktisadi ve finansal imkanlar açısından çok büyümüştür. Bu anlamda hareketin mensuplarının beklentileri de yükselmiştir. Rant elde etmeye dönük bir iktisadi yaklaşım açısından son süreçler, bürokrasideki mevkileri, devlet ihalelerin paylaşımını, inşaat alanlarının tayinini ve önceden özel kaynaklarla sağlanan yurtiçi ve yurtdışındaki eğitim kurumlarına sağlanacak devlet desteğini de etkilemektedir. Hareketin bu yüksek kazanç beklentilerinin yanında, ikinci olarak, Fethullah Gülen in ölebileceğine dair korkusu da söz konusudur. Gülen in sağlığının kötü olduğu ve Gülen in yokluğunda hareketin dağılacağı söylenmektedir. Bunun yanında hareketin yurtdışındaki yayılması da yavaşlamıştır. Zira Orta Asya hükümetlerinin önceden harekete tanıdığı imtiyazlar kesilmiş, Orta Doğu da ise gittikçe radikalleşen ortam Gülen in ılımlı İslam yaklaşımını zora sokmaktadır. Üçüncü olarak daha hükümetle Gülen arasındaki çatışma ortaya çıkmadan, polisin içinde Gülen kadrosu büyük bir darbe almıştır. Mart 2011 de, o güne kadar Genelkurmay Başkanlığı nda bulunan ve Türkiye deki en büyük izleme sistemi olan Genelkurmay 17 > 2014 OCAK

18 Elektronik Sistemler i (GES) MİT e devredilmiştir. Askerin zayıflaması beraberinde Gülen in içinde iyi organize olduğu polisin güçlenmesini getirmemiştir, fakat bundan Erdoğan ın kontrolünde olan MİT kârlı çıkmıştır. Hükümet hareketin en önemli gelir kaynaklarından olan dershanelerin kapatılacağını ilan ederek, Eylül ve Elim 2013 te Gülen hareketi üzerinde baskı uygulamıştır. Bu da hükümetin bu ayrılıkta güçlü el konumunda olduğunu göstermektedir. Hareket için küçük bir siyasi fırsat ancak AKP nin lider kadrosu değişmesi ya da 30 Mart 2014 yerel seçimleri için çok zayıf bir olasılık olarak karşımızda duran partinin bölünmesi durumunda doğabilir. Fakat bunun emareleri daha görünmemektedir. Uluslararası aktör olarak Fethullah Gülen hareketi ABD de Gülen hareketi ABD de Gülen hareketinin imajı aldıkları bazı darbelere rağmen Türkiye de ya da Almanya dakine göre daha olumludur. Yarı-resmi bir açıklamada Gülen in İslam ın kendisine özgü, Türk yorumunu ortaya koyduğu, bunun da özgün tarafının terörizmi kınaması, dinlerarası diyalogu ve kültürler arası anlayışı vurgulaması, sekülerdemokratik kontrol mekanizmaları ve hayat tarzlarını göz önüne alarak modern teknoloji ve sanayi ile de dost olabildiği söylenmiştir. Doğu-Batı Enstitüsü 2011 yılında her yıl verdiği Barış İnşası Ödülünü Fethullah Gülen e vermiş, Kofi Annan ve ABD nin iki eski dışişleri bakanı James Baker ve Madeleine Albright da Gülen hakkında övgü dolu konuşmalar yapmıştır. > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 18 Gülen in takipçilerinin ABD deki faaliyet alanları çok çeşitlidir: okullar, medya şirketleri, düşünce ve lobi kuruluşları, danışmanlık ve diğer iş faaliyetleri. Türk Amerikan İttifakı (Turkic American Alliance) adlı bütün bu faaliyetler için örgüt bir çatı organizasyonu olma vazifesini görmektedir. Gülen hareketinin yayıldığı faaliyet ağını tam olarak betimleyebilmek profesyoneller için bile mümkün değildir. Çeşitli bölgelerde Gülen örgütü içinde çalışan Bayram Balcı Bugün hareketin kalbi ABD de atıyor demektedir. Gülen ABD ye yerleştikten hemen sonra takipçileri burada dinlerarası diyalog faaliyetlerini başlatmış ve Rumi Forumu nu kurmuşlardır. Forumun açılış videosunda Bill Clinton ve İslam üzerine araştırmalar yapan John Esposito dikkat çekmektedir. Aslında Nakşibendiye öğretileri gereği mutasavvıfların yolunda uzak duran Gülen, doksanları başından itibaren tasavvuf metinlerine dönmüştür. Fakat bu atıflar ve forumun ismini bir sufiden alması, araçsal ve pragmatiktir ve muhtemelen Sufi İslam ın Ortodoks

19 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < İslam ın aksine ABD de sahip olduğu olumlu imajdan faydalanmak istemektedir. Hareket burada birçok akademisyenin ve siyasi elitin desteğini alabilmiştir. Harekete Türkiye de sol ya da sağ kesimden yapılan eleştirilerde, önceden Batı ya dair çizilen olumsuz imaja tersine somut dış politika meselelerinde Gülen in sürekli Amerika yanlısı bir pozisyonda bulunduğunu söylemektedirler. ABD nin doksanlarda eski Sovyetlere ait Orta Asya bölgelerindeki etkisini artırabilmek için Türkiye yi teşvik ettiğini ve Gülen cemaatinin de Orta Asya daki okullarını kurarken CIA den destek gördüğünü belirtmektedirler. Seksenli ve doksanlı yıllarda Türkiye deki İslami çevreler Gülen in İran karşısında Amerikan yı desteklemesini ve 1991 de olduğu gibi ikinci Körfez Savaşında da Amerika nın Irak ı bombalamasını nasıl meşru gördüğünü açıklamakta zorlanıyorlardı. Aynı zamanda hareketin Washington tarafından siyasi bir enstrüman olarak kullanıldığına da işaret ediyorlardı. Son zamanlarda MİT müsteşarı Hakan Fidan ın yalnızca Fethullah Gülen in gözünde değil aynı zamanda ABD kamuoyunda da rahatsızlık yarattığı ortaya çıkmıştır. Türkiye de ise Fidan a yönelik eleştirilerin esasında Erdoğan ı hedef aldığı şeklinde yorum yapılmıştır. Gülen in hedefleri ile ABD nin çıkarları arasında bazı noktalarda örtüşme olduğunu, hareket hakkında olumlu bir imaj sunan ABD li din bilimci Helen Rose Ebaugh da söylemektedir. Hareketin ABD de Avrupa dan daha fazla takdir görmesi, ABD toplumunun daha dindar ve dinin sosyal davranışlarda daha belirleyici olması ile açıklanabilir. Fakat hareketin olumlu imajı üzerinde bazı çatlaklar da oluşmuştur. Bu çatlakların üç gelişme sebebiyle ortaya çıktığı düşünülebilir. Öncelikle Gülen hareketinin, son yıllarda İslami kimliğini, Osmanlı geçmişini ve Müslüman dayanışmasını vurgulayan AKP ile olan geçmişteki ilişkisi bilinmektedir. Özellikle Türkiye nin İsrail ile yaşadığı gerginlikler, ılımlı İslam ın uzun vadeli niyetlerine dair şüphe oluşturmuştur. Hareketin prestiji üzerindeki hassas bir çizik de, Türk polisi ve yargısı içine Gülen in takipçilerinin sızdığına dair haberlerle oluşmuştur. Bu durumda Gülen in öğretilerine ve hareketin şeffaflığına dair şüpheleri pekiştirmiştir. Şeffaflık eksikliği, harekete yakın duran ve sözleşmeli okullar [charter schools] denen, idarecileri medyaya çeşitli ticari firmalar üzerinden yansıyan okullar için de geçerlidir. Gülen hareketinin 120 den fazla bu tarz sözleşmeli okulu olduğu düşünülmektedir. Yalnızca Türk öğretmenlerin buralarda çalışması, iktisadi faaliyetlerinin şeffaf olmaması ve bu okulların Fethullah Gülen in okulları ile olan ilişkisinin en başta reddedilmesi eleştiri konusu olmaktadır. 19 > 2014 OCAK

20 Avrupa daki Müslüman-Türk diaspora içinde Fethullah Gülen hareketi Batı Avrupa devletlerinde Gülen hareketi ABD ya da Orta Asya ve Balkanlar da olduğundan daha farklı koşullarla karşı karşıyadır. Gülen hareketi, Türk kökenli göçmenleri hedef grup olarak gören diğer Müslüman-Türk örgütlere göre 30 yıl geç gelmiştir bu ülkelere. Avrupa da hareket Türkiye de olduğu gibi Said Nursi nin eserlerini merkeze alan çalışma halkaları üzerinde durmaktadır, fakat işçilerin sosyal çalışma koşulları yüzünden bu halkalar fazla yayılabilmiş değildir. Gülen in seküler eğitimli Müslüman elitini oluşturabilmek için bir yandan gerekli kurumlar finanse edebilecek Türk müteşebbisler, diğer yandan ise yerel dili çok iyi düzeyde konuşabilen büyük sayıdaki genç nüfus sorumluluk almaktadır. Bu sebeple ikinci ve üçüncü kuşak göçmenler, Gülen in hedefleri açısından çok önemli bir yerde durmaktadır. Diğer örgütlere göre geç davranmış olsa da Gülen hareketi birçok Avrupa ülkesinde Türk toplumu üzerinde en etkili cemaat konumundadır. Peki bu başarının ardındaki sebep nedir? Gülen hareketinin diğer Müslüman-Türk birliklerine karşı tutumu > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 20 Fethullah Gülen hareketi, Almanya da sürekli olarak kendine içine kapanmakla ve paralel toplumlar oluşturmakla eleştirilen İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ), İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) ya da Türk devletinin organize ettiği Diyanet İşleri Türk- İslam Birliği (DİTİB) gibi birliklerden uzak durmaktadır. Kuran kursları açmak yerine daha çok zayıf öğrenciler için yardımcı kurslar, dershaneler açmaktadır. Cami inşa etmek yerine, özel okullar, özellikle de jimnazyumlar açmaya çalışmaktadır. Başörtüsü, minare gibi İslami sembollerin kamuoyunda daha fazla görünmesi için uğraşmak yerine, kültürlerarası diyalog merkezleri kurmaktadır. Ve ticari ve eğitim şartları sebebiyle dezavantajlı konumda olan göçmenleri siyasi olarak yönlendirmektense, ticari birliklerin kurulmasını teşvik etmekte ve ev sahibi ülkenin siyasi, kültürel ve iktisadi eliti ile irtibat sağlamaya çalışmaktadır. Bütün olarak bakıldığında bu tutumlar Gülen hareketinin dinin siyasallaştırılmaması ve seküler eğitim aracılığıyla dindar elitlerin yetiştirilmesi şeklinde olan Türkiye deki algısı ile uyuşmaktadır. Gülen hareketi Avrupa da diğer Müslüman birlikler ile irtibata geçmeye ya da birlikte çalışmaya da çalışmamaktadır. Gülen hareketine yakın duran girişimler bunun yerine kiliselerle diyalog çalışmaları yürütmektedir. Gülen hareketinin bu çalışmaları,

21 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < Müslümanların ev sahibi ülkenin kamuoyunda daha fazla görünmesini önemsemeyen tutumu ile birlikte, Hıristiyanlaşma temayülü olarak yorumlanmaktadır. Harekete yakın duran araştırmacılar bu çalışmaları övse de, göçmenlerin asimilasyonuna yol açmama konusunda da uyarmaktadır. Almanya da harekete yönelik bir eleştiri olarak Köln deki Diyalog jimnazyumunun durumu gösterilebilir. Hareketin Nordhein- Westfalen daki faaliyetlerinin bir uzantısı olan bu lisede Katolik ve Evangelik din dersleri bulunmakla beraber, İslam a dair bir ders bulunmamaktadır. Aslına bakılırsa Gülen den ilham alan liselerin hepsinde, Nordhein-Westfalen eyaletinin eğitim yasası buna izin verse de İslam dersi göz ardı edilmiştir. Almanya daki okullarda ABD deki, Orta Asya ve Balkanlardaki okulların aksine öğretmenlerin çoğunun Alman kökenli olması da Müslümanlar tarafından eleştirilmektedir. Gülen hareketinin Müslüman-Türk diasporası için cazibesi Uzun yıllar boyunca Avrupa daki Türk göçmenler çocuklarının Müslüman kimliklerini koruyamamalarından endişe duyduklarından çocuklarını Türkiye deki okullara yolladılar. Bugün bunların çoğunun Nursi ve Gülen tarafından inşa edilmiş yolu takip etmeleri ve aynı zamanda seküler eğitim aracılığıyla kendi dindar kimliklerini de güçlendirmeleri devrim olarak nitelenebilir. Fethullah Gülen hareketinin bilimi öğrenmeyi ve bunu aktarmayı onaylayan ve meşru gören öğretileri, bugün birçok Türk göçmenin gözünde sosyal düzeyde yükseliş için rekabete girmenin meşruiyetini de oluşturmaktadır. Bugün sadece Nordhein- Westfalen de 60 dan fazla Gülen den ilhamını alan eğitim birliği bulunmaktadır. Almanya düzeyinde bu sayı 300 ün üzerindedir. Rhein ve Ruhr bölgesinin büyük şehirlerinde bu kurumların sayısız şubesi mevcuttur. Gülen tarafından hayata geçirilen ve inançlı Müslümanlara sunulan bu eğitim girişimlerinin Almanya da bu derece başarılı olması, Alman eğitim sisteminin göçmen ailelerin çocuklarına yüksek kalitede bir eğitim sunamaması ile de ilgilidir. Dialog jimnazyumundaki öğrencilerin sadece %10 unun ebeveynlerinden biri bir lise (ya da dengi bir okulu) mezunudur. Gülen hareketinin okulları bu sebeple göçmenlerin iyi bir eğitim alabilmesinin araçları konumundadır. Eğitimde Türk diline, kültürüne ve kimliğine ayrılan yer Avrupa ülkeleri içinde ve aynı zamanda Almanya nın eyaletleri arasında da farklılaşabilmektedir. Belçika da hareket Orta Asya, Balkanlar ve Afrika daki tutumundan farklı olarak, Türk kimliğine herhangi bir vurgu yapmaktan geri durmaktadır. Almanya da da okullar diğer göçmen 21 > 2014 OCAK

22 kökenli ve aynı zamanda Alman aileler için de cazibe merkezi olmaya çalışmaktadırlar. Türkçe Stuttgart ta kullanılmamakta, Berlin de ise ikinci dil konumundadır. Dünya çapında Türkçe Olimpiyatları olarak bilinen organizasyon, Almanya da entegrasyon söyleminin bir parçası olarak Alman-Türk Kültür Olimpiyatları olarak gerçekleştirilmektedir. Hollanda da ise bir çevre olimpiyatı formunda yürütülmektedir. Fakat bütün bu eğitim ve diyalog çabalarına rağmen Gülen hareketi Avrupa da da Türkiye de olduğu gibi tartışmalı bir durumdadır. Bunun üç sebebi vardır: İlk olarak siyasi iklim ve Avrupa ya işçi göçünün ve etkilerinin ele alındığı paradigmada değişiklik olmuştur. Bunun göstergelerinden biri kavramlarda gerçekleşen değişikliklerdir ve 70 lerde problem grubu olarak misafir işçiler den söz ediliyordu ve 1990 larda bunun yerini Türkler aldı lerde ise Müslümanlar asıl problem grubunu oluşturmaktadır. Bugün entegrasyon ve İslam üzerine tartışmalar, ev sahibi devletin liberal ilkeleri ile Müslüman göçmenlerin liberal olmayan tutumları ihtilafı üzerinde seyretmektedir. İkinci olarak, Gülen hareketi üzerine tartışmalar, direkt olarak Türkiye deki siyasi tartışmaları yansıtmaktadır. Buna göre hareket siyasi bir birlik olarak değerlendirilmekte ve seküler kesimler, aşırı solcular ve Alevilerin büyük kısmı tarafından düşmanca karşılanmaktadır. Aynı zamanda Gülen in erken dönem eserlerinden parçalar seçilerek, bunların Gülen in Avrupa daki takipçilerinin gerçek niyetleri olduğu belirtilmektedir. Üçüncü olarak, Gülen hareketine mensup isimler, organizasyonun nasıl bir arada durduğuna dair soruları geçiştirmektedirler. Tıpkı Türkiye ve ABD de olduğu gibi, Avrupa da da söz Gülen in kurumlarının faaliyetlerine ve bu kurumların oluşturduğu ağa geldiğinde, Gülen e yakın isimlerin hepsi bu bağlantıları inkar etmekte ve ısrarlı sorulara Gülen i ilham kaynakları olarak gördüklerini belirtmektedirler. Tek tek kurumlar arasında bir bağlantı olduğu ise reddedilmektedir. Harekete sempati duyan bilim adamlarının da esas itibariyle hareketi unsurları arasında gevşek bir bağ olan bir yapı olarak sunmaları, bunlara olan güveni artırmamakta, mükemmel işleyen hiyerarşik bir yönetim ve kontrol mekanizmasının varlığını ima etmektedir. > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 22 Gülen Ve Takipçileri: Bir Tanımlama Denemesi STK ağı mı, dini cemaat mi yoksa gizli bir siyasi cemiyet mi? Gülen hareketi, şeffaflık olmadığına dair eleştirilere bir tepki olarak yaklaşık iki yıldır kendilerinin birbirleriyle ilişkileri olan bir dizi kurumdan daha fazlası olduklarını itiraf etmektedirler. Uluslararası yayınlarda kendilerinden toplum olarak söz

23 ALMAN GÖZÜYLE GÜLEN HAREKETİ < ediyorlar ve aynı zamanda cemaat kavramını da reddetmiyorlar. Toplum kavramı iki amaca hizmet ediyor: Böylece harekete kesin anlamda üyelik diye bir şeyin olmadığını (bu arada kesin bir iç yapının da olmadığını) ve dışarıya karşı herhangi bir sınır koymadıklarını telkin etmiş oluyor. İkinci olarak, kendi (manevi ve politik) yönelimlerinin Türk toplumunun ana eğilimleri ile örtüştüğü, onu temsil edip onun içinde hareket ettiği izlenimini vermektedir. Gülen ağına dahil bir kurum kendine dair yaptığı tanımlamada, bu suçlamalar reddedilmekte ve kendi politik hedeflerini izleyen, demokratik, sivil toplum hareketi olduklarını söylemektedir. Anahtar metinlerin hiçbirinde dinden ise söz edilmemektedir. Gerçekte kurumlarda misyonerlik faaliyetleri ya da hatta din öğretimi dahi söz konusu değildir. Hareket bununla beraber, sivil toplum faaliyetlerinin dinden güç bulduğunu saklamamaktadır. Onlara kılavuzluk eden ruhu daha iyi anlamak gerekirse, okullarda ve kurumlarda çalışanların çoğu ve aynı zamanda harekete mensup öğretmenler, pedagojik adanmışlıklarını Tanrı nın işi olarak açıklamaktadırlar. Aynı zamanda hareket içinde faaliyet yürütenler, harekete kesin bir aidiyet duygusu ve sadakatle bağlıdırlar. Gülen in takipçilerinin ortak bir hayat ortamı geliştirdikleri de gözden kaçmamalıdır. Fakat bütün bunların kaynağı nedir? Buna cevap olarak genellikle hareketin ev cemaatleri gösterilmektedir. Bunlar Gülen in etkili olmaya başladığı ilk zamanlarda açılmaya başlanmıştır ve ışık evleri olarak bilinmektedir. Bu evlerdeki günlük hayat, ibadetlerin yerine getirilmesi, sık sık Allah ı düşünme, Kuran ve Gülen in yazılarını okuma olarak sıkı bir şekilde düzenlenmiştir. Bununla beraber, kişilerin davranışlarını şekillendirmek üzere grup tartışmaları, cemaate mensup kişilerin gerçekleştirdiği eylemlerin sorumluluklarının karşılıklı olarak kabul edilmesi gibi sosyal kontrol mekanizmaları da söz konusudur. Bütün bunlar entelektüel, duygusal ve eylemleri yönlendiren bir düzen sağlar ki bu da söz konusu ortak hayat ortamını oluşturur. Gülen bu ev gruplarını kendi dini cemaatinin çekirdeği olarak görmektedir. Bütün enerjilerini daha da büyümek için harcamaları gerekmekte ve uzun dönemli hedef olarak da, Müslüman Ülkerlerde sivil toplum düzeyinde bir yeniden İslamlaşma ile aynı anlama sahip olan toplumun maneviyatının artırılması için çalışmalıdırlar. Tek tek bireyleri bütün bu hedefleri yerine getirmek için çabalayan ışığın askerleri haline getirmek için, boş şablonlara göre yaşayan bir kuşağın boş kafalarını iman gerçekleri ile doldurmak gerekmektedir. Hareketin takipçileri kendilerinin ilahi bir düzeni yerine getirdiklerine inanmış durumdadırlar ve Peygamberin en sadık sahabelerinin bir sorusuna verdiği şu cevaptan oluşan hadise atıfta bulunmaktadırlar: Benim en sadık takipçilerim şu an burada bulunmuyor. İslam ın içeriden ve dışarıdan saldırıya uğradığı bir zamanda onlar ortaya çıkacaklar. Onların erdemleri ve kusursuz davranışları Allah ın mesajını güçlendirecektir. Gülen bu sebeple kendi takipçilerinin gözünde imanın yenileyicisi durumundadır; ilmini ve vaazlarını ise ilahi ilhamın ifadesi olarak görmektedirler. 23 > 2014 OCAK

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Tarabya Konferansı Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Almanya nın Ankara Büyükelçiliği 2002 yılından beri, İstanbul/Tarabya daki Alman-Türk Diyaloğu Evi nde Alman-Türk İşbirliği konusu

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına Duvarlarla bölünmüş bir Avrupa değil, ancak sınırlarının ayırıcı özelliğini bertaraf etmiş bir kıta sınırlar ötesi bir uzlaşma sağlayabilir. Richard von Weizsäcker, 1985 Robert Bosch Stiftung GmbH Heidehofstraße

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Misyon: Evrensel Etik İlkelerin Türkiye de toplumun her kesiminde benimsenmesi ve uygulanmasına önderlik etmek

Detaylı

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI Stratejik İletişim Planlaması -1 İletişim temelinde, plan ve strateji vardır. Strateji bilgi üretimine dayanır. Strateji, içinde bulunduğumuz noktadan

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

GÜNCEL FONLAR SON BAŞVURU TARİHİ KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ. 15 Aralık son raporların teslim tarihine göre proje süresi kısıtlı

GÜNCEL FONLAR SON BAŞVURU TARİHİ KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ. 15 Aralık son raporların teslim tarihine göre proje süresi kısıtlı GÜNCEL FONLAR KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ SON BAŞVURU TARİHİ Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Üreme Sağlığı Küçük Proje Destek Programı BELİRTİLMEMİŞ ( toplamda 5 kurum kabul ediliyor)

Detaylı

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Şubat 2015 Demokrat Bireyden Demokratik Topluma CÜNEYT TANDOĞAN Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Cüneyt Tandoğan Demokratikleşme ve İyi Yönetişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü toplumsal,

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

Giresun/Bulancak Sarayburnu Camii

Giresun/Bulancak Sarayburnu Camii GİRESUN 2014 İslami İlimler Fakültesi; 08 Eylül 2012 tarih ve 28405 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu nun 25 Temmuz 2012 tarih ve 2012/3527 Sayılı Kararı ile Giresun Üniversitesi

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Yavuz ÇOBANOĞLU Doğum Yeri/Doğum Tarihi : İZMİR 25.10.1970 Uyruğu: : T.C. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. Cep Telefonu : E-Posta : yavuzcobanoglu@tunceli.edu.tr Yabancı Dili / Seviyesi

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI

SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI SAMER araştırma merkezi, 23 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında İstanbul ve İzmir

Detaylı

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR?

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? Ulusal Eğitim Programı, iki yıllık bir çalışma sonucunda ve çok sayıda akademisyen ve eğitimcinin görüşleri alınarak ülkemiz eğitim sisteminin iyiye ve doğruya dönüşmesi

Detaylı

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 CCE Hakkında bir sivil toplum kuruluşudur; 1994 yılında kurulmuştur; demokratik devletlerde gerekli olduğu düşünülen vatandaşlık bilgi ve becerilerini

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları 1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları Virpi Einola-Pekkinen 10.1.2011 1 Finlandiya Hükümetinin Yapısı Finlandiya da 12 Bakanlık vardır. Her Bakanlık kendi yetkisi çerçevesinde yönetim kapsamına

Detaylı

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ID Başlık ECTS 1 Yarıyıl 70001 Α Türk Dili I Biçimbilim ve Sözdizimi 70001 Β Türk Dili I Okuma - Anlama ve Yazılı Anlatım Becerileri 70001 C Türk Dili I-

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012 14 18 MAYIS 2012 GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM ANKARA - 2012 D E M O K R A S İ B İ L İ N C İ V E K A T I L I M GİRİŞ İ nsana yatırımı öncelemek, gelecek nesilleri güvence

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları Açık Toplum Enstitüsü Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu Boğaziçi Üniversitesi Avrupa

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 ANA EYLEM 2: YENİLİK ve İYİ UYGULAMALARIN DEĞİŞİMİ İÇİN İŞBİRLİĞİ Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği;

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

''Geleceğine yön vermek için, bu fırsatı kaçırma!'' ''Geleceğine yön vermek için, bu fırsatı kaçırma!''

''Geleceğine yön vermek için, bu fırsatı kaçırma!'' ''Geleceğine yön vermek için, bu fırsatı kaçırma!'' 27 Mayıs 2015 Çarşamba 22:34 ''Geleceğine yön vermek için, bu fırsatı kaçırma!'' Türk gençlerine yönelik ilk Meslek Eğitimi Borsası, Berlin Türk Evinde 30 Mayıs 2015 tarihinde, saat 12:00 ile 18:00 arası

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı