Analiz. seta AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI MÜJGE KÜÇÜKKELEŞ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Analiz. seta AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI MÜJGE KÜÇÜKKELEŞ"

Transkript

1 seta Analiz. SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Ocak 2013 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI MÜJGE KÜÇÜKKELEŞ

2 S E T A A N A L İ Z seta Analiz. Sayı: 63 Ocak 2013 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI MÜJGE KÜÇÜKKELEŞ İÇİNDEKİLER GIRIŞ 4 A. AB NIN ARAP BAHARI ÖNCESI ORTADOĞU VE KUZEY AFRIKA POLITIKASI 5 11 EYLÜL SALDIRILARI: DIŞ POLITIKADA DEĞIŞIM? 7 REEL POLITIĞIN YÜKSELIŞI 8 B. AB NIN ARAP BAHARI KARŞISINDA TUTUMU 9 AB NIN BÖLGESEL GELIŞMELERE TEPKISI 13 İNGILTERE NIN ARAP BAHARINA YAKLAŞIMI 15 FRANSA NIN ARAP BAHARINA YAKLAŞIMI 18 ALMANYA NIN ARAP BAHARINA YAKLAŞIMI 20 C. ARAP BAHARININ AB İÇ TARTIŞMALARINA ETKISI 22 SONUÇ: ARAP BAHARININ TÜRKIYE-AB İLIŞKILERINE ETKISI Yayın hakları mahfuzdur

3 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI ÖZET Ortadoğu ve Kuzey Afrika siyasi, ekonomik ve stratejik nedenlerle Avrupa için her zaman önemli bir bölge oldu. Bölgenin içinde barındırdığı istikrarsızlık ve çatışmalar Avrupa nın yakından takip ettiği, zaman zaman müdahil olduğu durumlar ortaya çıkardı. Enerji, güvenlik ve göç gibi son yıllarda öne çıkan unsurlar da Ortadoğu ve Kuzey Afrika nın taşıdığı potansiyel imkân ve riskleri Avrupa gündemine taşıdı. Bölgenin Avrupa için önemi özellikle 2004 yılında AB nin genişlemesinin ardından artarak devam etti. Arap dünyasında 2010 yılının sonunda patlak veren büyük çaplı halk hareketleri bölgede etkinlik gösteren tüm uluslararası aktörler gibi AB dış politikasını da derinden etkiledi. Dış politikasındaki parçalı ve uyumsuz yapıyı 2010 da oluşturduğu Avrupa Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği ile aşmaya çalışan AB, ortak dış politika hedefinden hala oldukça uzak olduğu dönemde karşı karşıya kaldığı Arap devrimlerine oldukça hazırlıksız yakalandı. Yüksek Temsilciliğin ilk ciddi dış politika testi olan bölgesel gelişmeler AB yi yeni bir dış politika revizyonu sürecine sokarak dış ilişkilerde belli bir hareketlenmeye yol açtı. Ancak bu revizyon iç sorunların ve mevcut kökleşmiş politikanın etkisiyle sonuçlar açısından sınırlı kaldı. Bu durum eskinin tamamen ortadan kalkmadığı ve yeninin yanında varlığını koruduğu ikili bir yapıyı doğurdu. Bu çalışma Arap dünyasında yaşanan halk hareketlerinin AB dış politikasına nasıl yansıdığı, AB içi tartışmaları nasıl etkilediği ve dış politika aktivizmi ile dikkat çeken Türkiye nin AB nin bölge politikasında nerede durduğu sorularını irdelemeyi amaçlamaktadır. 3

4 S E T A A N A L İ Z AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI GIRIŞ Ortadoğu ve Kuzey Afrika siyasi, ekonomik ve stratejik nedenlerle Avrupa için her zaman önemli bir bölge oldu. Bölgenin içinde barındırdığı istikrarsızlık ve çatışmalar Avrupa nın yakından takip ettiği, zaman zaman müdahil olduğu durumlar ortaya çıkardı. Enerji, güvenlik ve göç gibi son yıllarda öne çıkan unsurlar da Ortadoğu ve Kuzey Afrika nın taşıdığı potansiyel imkân ve riskleri Avrupa gündemine taşıdı. Bölgenin Avrupa için önemi özellikle 2004 yılında AB nin genişlemesinin ardından artarak devam etti. Arap dünyasında 2010 yılının sonunda patlak veren büyük çaplı halk hareketleri bölgede etkinlik gösteren tüm uluslararası aktörler gibi AB dış politikasını da derinden etkiledi. Dış politikasındaki parçalı ve uyumsuz yapıyı 2010 da oluşturduğu Avrupa Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği ile aşmaya çalışan AB, ortak dış politika hedefinden hala oldukça uzak olduğu dönemde karşı karşıya kaldığı Arap devrimlerine oldukça hazırlıksız yakalandı. Yüksek Temsilciliğin ilk ciddi dış politika testi olan bölgesel gelişmeler, AB yi yeni bir dış politika revizyonu sürecine sokarak dış ilişkilerde belli bir hareketlenmeye yol açtı. Ancak bu revizyonlar iç sorunların ve mevcut kökleşmiş politikanın etkisiyle sonuçlar açısından sınırlı kaldı. Bu durum eskinin tamamen ortadan kalkmadığı ve yeninin yanında varlığını koruduğu ikili bir yapıyı doğurdu. 4 Elinizdeki analiz, Arap dünyasında yaşanan halk hareketlerinin temel olarak AB dış politikasına nasıl yansıdığı sorusunu irdelemeyi amaçlamaktadır. Arap Baharının AB dış politikasına etkisini doğru yansıtabilmek için AB nin bölgeye yönelik dış politika parametrelerine, bunların belli dönemsel olaylar ışında geçirdiği dönüşüme göz atmak yerinde olacaktır. Üç bölümden oluşan analizin ilk bölümünü işte tam olarak bu nokta oluşturacaktır: AB nin Arap Baharı öncesindeki bölge politikası. İkinci bölümde AB nin Arap Baharına verdiği tepki gerek Birlik nezdinde gerekse üye ülkeler düzeyinde irdelenecek, söz konusu politikaların geçmişten ne derece bir sapmayı barındırdığı sorusuna cevap aranacaktır. Üçüncü ve son bölümde bölgede yaşanan gelişmelerin

5 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI AB nin kendi iç tartışmalarını nasıl etkilediği, üye ülkeler arasında ne tür ayrışmalar oluşturduğu, hangi sorunları belirginleştiği konularına değinilecek; sonuç kısmında ise bölgede sergilediği dış politika aktivizmi ile dikkat çeken Türkiye nin, AB nin bölge politikasında nerede durduğu sorusuna yer verilecektir. A. AB NIN ARAP BAHARI ÖNCESI ORTADOĞU VE KUZEY AFRIKA POLITIKASI Avrupa ülkelerinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile uzun zaman öncesine dayanan ikili ilişkileri 1995 te AB öncülüğünde başlatılan Barselona Süreci ile bölgesel, kurumsal ve nitelikli bir yapıya kavuştu. 1 Barselona Süreci, aslında Avrupa ülkelerinin o zamana kadar sürdürdükleri ekonomi odaklı politikalarından niteliksel bir kopuşu simgelememektedir; aksine söz konusu politikaları AB nezdinde 1990 lı yılların ortalarından itibaren hız kazanan bölgeselleşme sürecine eklemleyerek güçlendirmeyi ifade etmektedir. 2 Barselona Süreci ile oluşturulan Avrupa-Akdeniz Ortaklığı, Akdeniz in iki yakası arasında normatif bir yakınlaşmayı hedefledi. Bu süreçte Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi insan etkileşimi, diyalog, ticari ve ekonomik ilişkiler yolu ile toplumsal olarak dışa açılacak ve zamanla Batılı değerlerini benimseyerek Avrupa ya eklemlenecekti. Kuzey den Güney e taşınacak olan Batılı değerler, nihayetinde Akdeniz in iki kıyısı arasında barış, güvenlik ve refah bölgesi oluşturacaktı. 3 Bu hedef çerçevesinde demokrasi ve siyasi reforma yapılan vurgu azami düzeyde oldu. Ekonomi ise ikili ilişkilerin ana dinamiğini oluşturdu. Klasik liberal demokrasi teorilerinin kabulünden yola çıkarak, AB liberalleşme ve serbest piyasa reformları ile bölge ülkelerinde devletin rolünün azalacağını, piyasa güçlerinin gelişip toplum ve siyaset üzerinde etkili olmaya çalışacağını ve böylelikle karar alma mekanizmalarında yeni güç grupları olarak otoriter yönetimlerin güçlerini sınırlandıracaklarını varsaydı. AB gerçekten de bölgedeki ekonomik liberalleşmede kritik rol oynadı lıların ortalarından itibaren Ortadoğu ve Kuzey Afrika da yaşanan piyasa reformları, serbest piyasaya geçişi hızlandırdı. 4 Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi insan etkileşimi, diyalog, ticari ve ekonomik ilişkiler yolu ile toplumsal olarak dışa açılacak ve zamanla Batılı değerlerini benimseyerek Avrupa ya eklemlenecekti. Ancak varsayılanın aksine ekonomik serbestleşme siyaset arenasına yansımadı. Bölgede otoriter rejimler iktidarlarını güçlendirerek, ülkelerinde sadece sembolik varlığı bulunan liberal kurumları baskı, şiddet, denetim ve yetkisiz kılma gibi yöntemlerle işlemez hale getirdiler. AB nin cılız demokrasi ve insan hakları vurgusu söylemsel düzeyden öteye gidemedi. Siyasi açılıma yapılan atıflar belgelerde kalarak herhangi somut bir politikaya veya uygulamaya yansımadı. 5 AB nin siyasi reformlara dair temkinli tutumu, demokrasiyi direkt olarak çağrıştıracak proje ve programlardan 1. Aslı Süel, From the Euro-Mediterranean Partnership to the Union for the Mediterranean, Perceptions, Kış 2003; Haizam Amirah Fernandez ve Richard Youngs (eds.), The Euro-Mediterranean Partnership: Assessing the First Decade, FRIDE, Eylül Saleh M. Nsouli, Oussama Kanaan ve Amer Bisat (1996), The European Union s New Mediterranean Strategy, Finance and Development, 33(3), ss Bkz. Barcelona Declaration adopted at the Euro Mediterranean Conference, European Commission, Brüksel, Kasım John Page, Structural Reforms in the Middle East and North Africa, içinde The Arab World Competitiveness Report , Peter K. Cornelius ed., Cenevre: Dünya Ekonomik Forumu, ss Fulvio Attina (2003), The Euro-Mediterranean Partnership Assessed: The Realist and Liberal Views, European Foreign Affairs Review, 8 (2), s

6 S E T A A N A L İ Z uzak durulmasıyla sonuçlandı. Demokratikleşmenin uzun ve karmaşık bir süreç olduğu görüşünden hareketle, Birlik zaten oldukça kısıtlı olan mali yardımlarını çoğunlukla ekonomi ve güvenlik projelerine aktardı. Siyasi değişim, ilişkilerde talep edilen bir unsur olmaktan çok idealize edilmiş bir çerçeve olarak ortaya kondu. Bu anlayış çerçevesinde siyasi değişim, ilişkilerde talep edilen bir unsur olmaktan çok idealize edilmiş bir çerçeve olarak ortaya kondu. AB Komisyonu yılları arasında demokrasi bütçesinden bölgeye yalnızca 10 milyon Avro tahsis etti. 6 AB yardımlarının kısıtlı miktarı kadar dikkat çeken diğer bir husus yardımların kullanımına ilişkindi. Demokrasi bütçesinden bölgeye aktarılan yardımlar demokrasiyi dolaylı olarak ilgilendiren iyi yönetişim, insan hakları, kültürel etkileşim, gençlik ve sosyal programlar gibi konulara ayrıldı. 7 İnsan haklarına ilişkin yardım ve eğitim programları ise işkence, vicdan özgürlüğü, keyfi tutuklamalar ve çocuk hakları gibi teknik konulara değinmekle yetindi. 8 AB ülkeleri bu süreç içerisinde oldukça temkinli politika izleyerek, zorlayıcı siyasi meseleleri gündeme getirmemeye özen gösterdi. 9 AB nin siyasi alandaki sorunları, kültürel ve toplumsal alana yatırım yaparak çözme tercihi, bu sorunlara yüzeysel yaklaştığını ve temelde yatan nedenleri görmediğini ortaya koymaktadır. AB için jeo-stratejik önemi olan ülkeler farklı muameleye tabi tutularak, bu ülkelerdeki siyasi baskılar stratejik ve politik çıkarlar uğruna çoğunlukla göz ardı edildi. Örneğin rejim baskısının yaygın şekilde yaşandığı Mısır, AB yardımlarından en fazla faydalanan ülke olurken, Ürdün, Fas gibi AB için stratejik öneme sahip olan fakat oldukça kısıtlı reform gerçekleştiren ülkeler, AB fonlarından önemli pay aldılar. 10 AB nin siyasi baskılara ilişkin kayıtsız tutumunun en belirgin olarak gözlemlendiği yer ise Körfez bölgesiydi. Körfez ülkeleri arasındaki siyasi ve ekonomik farklılıkları göz ardı ederek bölgeye yönelik toptancı bir politika geliştiren Birlik, istikrarı siyasi reformun üstünde tuttu. 11 AB, bölgedeki otoriter rejimleri mali yardımlarla ödüllendirirken, İslami gruplarla temasını sınırlı tuttu. İslami parti ve sivil toplum örgütlerini fon ve eğitim programlarına dâhil etmeyen Birlik, bölgedeki siyasi hareketlerle diyaloğunu seküler, liberal ve rejim yanlısı gruplar üzerinden yürüttü. 12 Otoriter rejimlerin İslami hareketlere yönelik sürdürdüğü baskı ve sindirme siyaseti ise çoğunlukla göz ardı edildi yılında siyasi olarak yasaklı olan Müslüman Kardeşlerin bağımsız olarak katıldıkları parlamento seçimlerinde rejimin tüm baskısına rağmen başarılı bir sonuç elde etmesi Mübarek rejiminin sert tepkisiyle karşılaştı. Seçimlerin ardından ülkede hareketin üyelerini hedef alan tutuklama kampanyası AB nezdinden herhangi bir tepki doğurmadı. Her ne kadar Ürdün, Fas, Kuveyt ve Yemen gibi ülkelerde İslami eğilimli partilerin seçimlere katılmalarına izin verilse de, bu iktidara giden yolun kendileri için açık olduğu 6 6. Richard Youngs, Europe s Uncertain Pursuit of Middle East Reform, Carneige Papers No. 45, Carneige Endowment for International Peace, Haziran 2004,s Michelle Pace, EMP Culrtural Initiatives: What Political Relevance? in Haizam Amirah Fernandez ve Richard Youngs vd., The Euro-Mediterranean Partnership: Assessing the First Decade, FRIDE, Eylül 2005, s Richard Youngs, Europe s Uncertain Pursuit of Middle East Reform, s A.g.e., s Vera Van Hüllen, EU Democracy Promotion in the Mediterranean: Cooperation Againts All Odds?, KFG Working Paper No.9, Freie Universitat Berlin, Kasım 2009, s Ana Echagüe, The European Union and the Gulf Cooperation Council, FRIDE Working Paper No. 39, Mayıs 2007, s Nona Mikhelidze ve Nathalie Tocci (2009), How can Europe engage with Islamist Movements, içinde Islamist Radicalization: The Challenges for Euro-Mediterranean Relations, Michael Emerson vd.,.,centre for European Policy Studies ve FRIDE, s.153.

7 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI anlamına gelmiyordu. İslami eğilimli partiler seçimlerde başarı gösterdikleri takdirde, bastırma ve sindirmeden keyfi tutuklama ve darbeye kadar uzanan önlemlerle iktidardan uzaklaştırıldılar. 13 AB nin İslami grupları hedef alan bu cadı avı karşısındaki sessizliği, Birliğin demokrasi ve insan hakları söylemiyle ciddi bir tezat oluşturuyordu. 11 Eylül Saldırıları: Dış Politikada Değişim? Avrupa nın bölgeye yönelik ilk kurumsal politikasının yansıması olarak oluşturulan Avrupa-Akdeniz Ortaklık girişimi, ilerleyen yıllarda belli aralıklarla bölgesel ve uluslararası şartlara uyumlu şekilde revizyona tabii tutuldu. Söz konusu revizyonlar içerik olarak kapsayıcı bir değişimden çok, dönemin konjonktürü ve Avrupa ülkelerinin çıkar ve ihtiyaçları doğrultusunda benimsenen politikanın belli unsurlarının ön plana çıkarılmasını içeriyordu. 11 Eylül 2001 tarihinde El Kaide tarafından düzenlenen ve Amerika Birleşik Devletleri nde yaşayan sivil ve askerleri hedef alan terör saldırıları Batı da yeni bir güvenlik yaklaşımının benimsenmesine yol açtı. Demokrasi ile güvenlik arasında güçlü bir bağ kuran bu yaklaşıma göre, Ortadoğu ve Arap dünyasındaki demokrasi eksikliği Batı için güvenlik tehdidi oluşturmaktaydı. 14 Otoriter rejimlerin baskısı altında siyasete erişim kanallarından yoksun bırakılan gruplar, barışçıl siyasi süreçlerden uzaklaşarak radikalleşmekte ve bölgesel istikrarsızlığı tetikleyerek Batı nın güvenliğini tehlikeye sokmaktaydılar. ABD de ortaya çıkan bu yaklaşım, AB nezdinde de kabul gördü. Bölge politikasını yeniden gözden geçiren Birlik, AB Komşuluk Belgesiyle yeni dönem bölge politikasının çerçevesini oluşturdu. Belgede en çok dikkat çeken unsur demokrasi ve insan hakları vurgusunun belirginleştirilmesiydi. 15 Her ne kadar Avrupa, ABD tarzı doğrudan demokrasi ihracından uzak durmaya devam etse de, önceki dönemden farklı olarak bölgede demokrasi ve insan hakları prensiplerinin yayılması gerektiğini daha sesli bir şekilde vurgulamaya başladı. 16 AB nin artan siyasi reform vurgusunu üye ülkeler ulusal düzeyde destekleyecek girişimlerde bulundu. Almanya İslam dünyası ile diyalog mekanizması geliştirerek, demokratik reformlara sağladığı yardım miktarını artırırken, İngiltere Arap reform stratejisi oluşturarak bölge ile diyaloğunu genişletmeye çalıştı. 17 Fransa ise 2002 ve 2003 yıllarında Tunus, Cezayir, Fas ve Lübnan a olan mali yardımını artırdı. 18 Avrupa, ABD tarzı doğrudan demokrasi ihracından uzak durmaya devam etse de, önceki dönemden farklı olarak bölgede demokrasi ve insan hakları prensiplerinin yayılması gerektiğini daha sesli bir şekilde vurgulamaya başladı. AB nin Komşuluk Belgesi, Barselona sürecinin temel hedeflerini paylaşmakla birlikte, bu hedefleri gerçekleştirmede farklı araçları ön plana çıkararak Barselona sürecini yeniden canlandırmayı amaçlıyordu. 19 Çok taraflılığı teşvik eden Barselona sürecinin 13. Vickie Langohr (2002), An Exit From Arab Autocracy, Journal of Democracy, 13(3), ss Katarina Dalacoura (2010), US Foreign Policy and Democracy Promotion in the Middle East: Theoretical Perspectives and Policy Recommendations, Ortadoğu Etütleri, 2(3), ss Richard Youngs, Europe s Uncertain Pursuit of Middle East Reform, s Haizam Amirah Fernandez ve Irene Menendez (2009), Reform in Comparative Perspective: US and EU Strategies of Democracy Promotion in the MENA Region after 9/11, Journal of Contemporary European Studies, 17(3), Peter Deselaers, POLITICS: Britain, Germany Push For Dialogue With Islamic World, Inter Press Service, 15 Nisan Carol Lancester (2007), Foreign Aid: Diplomacy, Development, Domestic Politics, Chicago: The University of Chicago Press. 19. Martin Ortega (2003), A New EU policy on the Mediterranean içinde Partners and Neighbours : a CFSP for a wider Europe, Judy Batt vd., Institute for Security Studies, Chaillot Papers No. 64, Eylül 2003, s

8 S E T A A N A L İ Z Demokrasiyi kendi başına ulaşılması gereken bir değer olmaktan ziyade güvenlikçi perspektif içinde araçsallaştıran AB, demokratikleşmeyi İslam dünyasında Batı yı hedef alan terör ve aşırılığı önleyebilecek bir enstrüman olarak gördü. aksine, Yeni Komşuluk politikası ikili ilişkileri ve bölge ülkeleri arasındaki farklılıkları gözeten bir anlayış benimsedi. 20 Ancak AB nin Komşuluk politikasıyla benimsediği söylem uygulamada köklü bir değişim getirmedi. Siyasi reformları destekleyecek mali yardımlar ciddi bir artışa dönüşmedi ile 2003 yılları arasında Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları programından bölgeye tahsis edilen yardım miktarı yalnızca 7 milyon Avro ydu. 21 Söz konusu yardımlar demokrasiyi direkt olarak ilgilendiren projelerden ziyade, terörle mücadele, göç, sınır kontrolleri gibi güvenlik alanlarına aktarıldı. 22 Sınırlı yardım miktarı ve yardımların tahsis ediliş biçimi elbette AB nin demokrasi ve insan hakları söyleminin uygulamaya konmasında sıkıntılar doğurmuştur. Ancak AB politikasının söylemsel düzeyde gösterdiği değişimin uygulamaya yansımaması temelde politikanın yapısal sıkıntılardan kaynaklanmaktaydı. Demokrasiyi kendi başına ulaşılması gereken bir değer olmaktan ziyade güvenlikçi perspektif içinde araçsallaştıran AB, demokratikleşmeyi İslam dünyasında Batı yı hedef alan terör ve aşırılığı önleyebilecek bir enstrüman olarak gördü. Bu tutumdan en çok fayda sağlayan grup ise bölgedeki otoriter rejimlerdi. Güç kaybetmeleri durumunda iktidarın radikal İslami gruplar tarafından ele geçirileceği korkusu yayan bu rejimler, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama karşısında Batılı ülkelerin desteğini garanti altına aldılar. Ancak Batı nın otoriter rejimlerle sıkı bağlar kurarak güvenliği temin etme arayışı, bölgeye daha fazla güvenlik getirmedi. Ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklar artarak devam etti. Ekonomik ilişkiler bölge ile kurulan ilişkilerin temel dinamiği olma özelliğini korudu. 23 Mali yardımlarını ekonomik reform şartına bağlayan AB, bölgenin ticaret serbestleşmesi sürecinde önemli rol oynadı. AB ile Akdeniz arasında artan ticaret hacmi, Birliğin korumacı tarım ve tekstil politikaları etkisiyle AB lehine gerçekleşti. 24 Reel Politiğin Yükselişi 2000 li yılların ortalarından itibaren AB nin bölgede siyasi değişimin önemine atfettiği anlam uluslararası ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle yeniden değişime uğradı. ABD nin öncülüğünde başlatılan Afganistan ve Irak savaşları bölgedeki istikrarsızlığı tırmandırarak, radikal grupları güçlendirdi. Mısır ve Filistin de yapılan seçimlerde İslami grupların gösterdiği başarı, serbest seçimlerin Batı karşıtı İslami gruplara kazanç sağladığı görüşüne Batı dünyasında yaygınlık kazandırdı. 25 Özellikle yıllarında yeniden güç kazanan realist düşünce, demokrasi ihracı ile ABD nin güvenliği arasında kurulan bağı sorgulayarak, demokrasinin terörü European Commission, Wider Europe-Neighbourhood: A new Framework for Relations with our Eastern and Southern Neighbours, Brüksel, Mart Richard Youngs, Europe s Uncertain Pursuit of Middle East Reform, s A.g.e., s Juliane Brach, Ten Years After: Achievements and Challenges of the Euro-Mediterranean Economic and Financial Partnership, GIGA Working Papers No. 26, Aralık 2006, s Jose-Maria Garcia-Alvares-Coque (2002), Agricultural Trade and the Barcelona Process: is full liberalisation possible?, European Review of Agricultural Economics, 29(3), s.400; Barselona sürecinin Fas ın ekonomisine olan etkisi için bkz. Gergely Hudecz, Economic impact of the Barcelona Process in Morocco, 6. Yıllık UACESS Öğrenci Konferansı Sunumu, 7-8 Nisan 2005, Oxford Üniversitesi. 25. Katarina Dalacoura (2010), US Foreign Policy and Democracy Promotion in the Middle East: Theoretical Perspectives and Policy Recommendations,s.66.

9 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI yenebileceği düşüncesine şüpheyle yaklaştı. 26 Demokrasi ve insan haklarını kültür, din, coğrafya fark etmeksizin evrensel prensipler olarak kabul eden enternasyonal liberallerin aksine, realistler bu dönemde kültürel yaklaşımları ön plana çıkararak, Arap Dünyasının demokrasiye karşı dirençli olduğu savını yeniden gündeme getirdiler li yılların ikinci yarısında yükselişe geçen reel politik, ABD kadar AB yi de etkiledi. Siyasi değişim söyleminin gündemden düştüğü bu dönemde, ekonomik ilişkiler yeniden ön plana çıkarılırken siyasi meseleler marjinalleştirildi yılında Fransa nın öncülüğünde oluşturulan Akdeniz için Birlik Girişimi 28, Avrupa nın yeniden jeo-ekonomi esaslı dış politikaya dönüşünü simgeler. Fransa Libya ile petrol anlaşmalarını genişletirken, Almanya ve İngiltere Körfez ülkeleri ile savunma ticaretini derinleştirdiler. Aynı şekilde terörizm, uyuşturucu ve göçle mücadele çerçevesinde özellikle stratejik öneme sahip Ürdün, Libya ve Fas gibi Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile olan işbirliği artırıldı. 29 Avrupa-Akdeniz Ortaklığının kuruluşundan 15 yıl sonra, bölge ülkelerinin ekonomik, siyasi ve toplumsal yapıları küreselleşmenin etkisiyle önemli bir değişim sürecinden geçmiş olmakla birlikte, bu değişim bölge halklarına ekonomik refah ve demokratik yönetim getirmedi. Bölgede sosyal adaleti gözetmeden gerçekleştirilen liberal ekonomik reformlar işsizlik ve yoksulluğu körüklerken, gelir dağılımındaki eşitsizliği artırdı. Siyasi alanda yapılan kısıtlı düzenlemeler ise otoriter rejimlerin iktidarlarını pekiştiren makyaj reformların ötesine geçemedi. AB nin siyasal İslam ı engellemesi karşılığında bölge rejimlerine verdiği destek, bölgeye daha fazla istikrarsızlık getirdi. Mısır da siyasi haklar giderek kısıtlanırken, Cezayir, Suriye, Libya ve Tunus gibi baskıcı rejimler güçlerini daha da merkezileştirdiler yılında Ürdün ve Fas gibi bölgenin görece en reform yanlısı rejimlerinde bile siyasi baskılar artırıldı. 31 Güney komşularıyla ilişkilerinde siyasi boyutun giderek azaldığı bu dönemde AB, bölge rejimlerine söylemsel düzeyde bile herhangi bir siyasi baskı uygulamadı. Siyasi alanda yapılan kısıtlı düzenlemeler ise otoriter rejimlerin iktidarlarını pekiştiren makyaj reformların ötesine geçemedi. AB nin siyasal İslam ı engellemesi karşılığında bölge rejimlerine verdiği destek, bölgeye daha fazla istikrarsızlık getirdi. B. AB NIN ARAP BAHARI KARŞISINDA TUTUMU Arap Baharı pek çok uluslararası aktör gibi Avrupa yı da hazırlıksız yakaladı. Ekonomik ve kimlik krizlerinin AB tartışmalarını etkilediği bir dönemde bölgede patlak veren geniş halk hareketleri, bir yandan AB dış politikası için yeni fırsatlar yaratırken, diğer yandan pek çok zorluğu beraberinde getirdi. Öncelikle bölgede yükselen demokrasi talepleri, AB ye otoriter rejimlerle kurulan istikrar endeksli ilişkileri ve bunun sonucunda tahrip olan AB nin normatif imajını düzeltme fırsatı sağladı. Benzer bir şekilde, mali sıkıntılar nedeniyle ihmal edilen dış politikanın yeniden tartışılmasına olanak vererek, yeni bir dış politika revizyonu sürecinin fitilini ateşledi. 26. Micahel C. Williams ve Brian C. Schmidt, The Bush Doctrine and the Iraq War: Neoconservatives vs. Realists, The American University of Paris, Working Paper No. 61, s. Kasım 2007, ss Alfred Stepan ve Graeme B. Robertson (2004), Arab, Not Muslim, Exceptionalism, Journal of Democracy, 15(4), s Akdeniz için Birlik girişimi için bkçzroberto Aliboni, The Union for the Mediterranean: Evolution and Prospects, Instituto Affari Internaziolani, Documenti IAI 39e, Aralık Richard Youngs (2009), Political Reform and Euro-Mediterranean Partnership, European Institute of the Mediterranean, s Human Rights Watch, World Report: Events of 2008, New York, 2009 ss A.g.e., s

10 S E T A A N A L İ Z Arap Baharı her ne kadar AB yi yeni bir dış politika revizyonu sürecine itse de, Birliğin bölge ile ilişkilerini yeni bir çerçeveye oturtacak kapsamlı bir politika dönüşümüne yol açmadı. AB ortak dış politikasının önceki dönemlerde sergilediği parçalı görüntü bu dönemde de devam etti. Lizbon Anlaşmasının yürürlüğe girdiği 2010 Aralık tarihinde faaliyete başlayan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciği henüz kurumsal eksikliklerini giderme fırsatı bulamadan, kendisini bölgede patlak veren protesto hareketlerinin içinde buldu. Üyeler arasındaki rekabet ve görüş ayrılıklarının daha da belirginleştiği bu dönemde, üye ülkelerin ulusal dış politikaları ön plana çıkarken, AB etkisiz bir görüntü sergiledi. Arap Baharı her ne kadar AB yi yeni bir dış politika revizyonu sürecine itse de, Birliğin bölge ile ilişkilerini yeni bir çerçeveye oturtacak kapsamlı bir politika dönüşümüne yol açmadı AB ülkelerinin bölgeden gelen değişim talebi karşısında hissettiği ilk şaşkınlık, kısa sürede bu talepleri destekleme konusunda isteksizliğe evrildi. Bölgede yaşanan gelişmeleri kontrol altına alabilecekleri yanılgısına düşen Birlik ülkeleri, özellikle ekonomik ve siyasi çıkarlarının yoğunlaştığı ülkelerde değişim sürecini rejimlere verdikleri desteği sürdürerek baltalamaya çalıştılar. Örneğin Fransa uzun yıllar boyunca yoğun siyasi ve ekonomik ilişkiler yürüttüğü Bin Ali rejimine sahip çıkarken, İngiltere, Fransa ve Almanya müttefikleri Mübarek in iktidarını sarsan gösterileri desteklemekten imtina ettiler. 32 AB ülkelerinin gösteriler karşısında statükoyu önceleyen politikaları, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciği nin pozisyonuna da yansıdı. Tunus ta 2010 Aralık ayının ortasında başlayan gösterilere ilişkin ilk resmi açıklamayı ancak 10 Ocakta yapan AB, taraflara itidal çağrısı yaptı; ancak Bin Ali den görevi bırakması konusunda her hangi bir talepte bulunmadı. 33 AB nin Tunus devrimine açık desteği, Bin Ali nin ülkeyi terk etmesinin ardından geldi. Birliğin gösterileri kucaklama konusunda sergilediği temkinli tutum, Mısır devrimi sürecinde de devam etti. 25 Ocak 2011 de başlayan gösterilere 31 Ocakta cevap veren AB Konseyi serbest ve adil seçim çağrısında bulundu Şubatta yeniden bir açıklama yapan Konsey Mısır daki şiddeti kınadı, ancak Mübarek e çekilme çağrısında bulunmadı. 35 AB nin demokrasiye Mübarek liderliğinde geçiş yapılabileceği kanısı Mübarek in istifasına kadar sürdü. AB ve üye ülkelerinin değişimi kontrol altına alma hamleleri halkın güçlü değişim iradesi karşısında etkisiz kaldı. Mısır da 30 yıllık Mübarek iktidarının yalnızca 18 gün gibi kısa bir sürede sona ermesi Avrupalı liderlere bölgede esen değişim rüzgârının engellenemez olduğunu gösterdi. Bu noktadan sonra AB ülkeleri bir yandan bölge politikalarını hızlıca revize ederek yeni oluşan bölgesel dinamiklere kendilerini adapte ederken, diğer yandan değişimin bölgedeki ekonomik ve siyasi çıkarlarına zarar vermemesine çalıştılar. AB de, üye ülkeler gibi, bölgedeki gelişmeler karşısında yaşadığı ilk şaşkınlığı üzerinden atarak, Komşuluk Politikasını yeniden gözden geçirdi. AB nin Arap Baharına yönelik ilk ciddi siyasi adımı 8 Mart 2011 tarihinde Komisyon tarafından kabul edilen Güney Akdeniz ile Demokrasi ve Ortak Zenginlik için İşbirliği Belgesidir. (A Partnership for Prime Minister condemns violence in Egypt, Foreign and Commonwealth Office, 2 Şubat 2012; Egypt protesters clash for 2nd day with police, Associated Press, 27 Ocak 2012; Sarkozy: Egypt must avoid religious dictatorship, The Jerusalem Post, 11 Şubat Joint statement by EU High Representative Catherine Ashton and Commissioner Stefan Füle on the situation in Tunisia, Europa, 10 Ocak Council of the European Union, 3065th Council Meeting, Foreign Affairs, Europa, 31 Ocak European Council, Counclusions of the European Council, 4 Şubat 2011.

11 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI Democracy and Shared Prosperity with the Southern Mediterranean) 36 Birliğin bölge politikasını demokratik dönüşüm, sivil toplum ortaklığı ve sürdürülebilir ekonomik kalkınma olmak üzere üç temel unsura dayandıran belge, yöntem olarak ise bölge ülkeleri arasındaki farklılıkları gözeten teşvik bazlı yaklaşımı öne çıkardı. Aslında bu AB nin teşvik bazlı ve ülkeden ülkeye farklılaşan siyaset yaklaşımına ilk vurgusu değildir; aksine AB, Arap Baharı öncesinde oluşturduğu bölge politikasında her iki yönteme defalarca atıf yapmıştır. Ancak burada önemli olan Birliğin vereceği mali, teknik ve diplomatik desteği şartlılık ilkesiyle demokratik reform sürecine sıkıca bağlamasıdır. 37 Bu anlamda AB, daha fazla reform yapan ülkelere daha fazla teşvik sunarken, reformda geri kalan ülkelere sağladığı teşvik miktarını azaltacaktır. AB ile yakın işbirliği ise ancak insan hakları ve iyi yönetişimde belli standartlara erişilmesiyle mümkün olabilecektir. Daha somut bir şekilde ifade edilecek olursa, adil ve serbest seçimlerin varlığı AB ile işbirliğine giriş şartları olarak kabul edilmiştir. 38 Yargı reformu, hesap verilirlik, yolsuzlukla mücadele, siyasi haklar gibi konuların mali teşvikle güçlü bir şekilde ilişkilendirilmesi, önceki dönemlerde uygulanan esnek şartlılık ilkesinden farklılık göstermektedir. 39 Demokrasi ve Refah için İşbirliği Belgesinin yayınlanmasından iki ay sonra Mayıs ayında AB Komisyonu yeni bir girişimde bulunarak, Değişen Bölgeye Yeni Yanıt (A New Response to a Changing Neighbourhood) adlı belgeyi yayınladı. 40 Demokrasi ve Refah için İşbirliği belgesinin vurguladığı esasları detaylandırarak kapsamlı bir çerçeveye oturtan belge, AB nin uzun dönemli bölge politikasının içeriğini sunması açısından önemlidir. AB söz konusu girişimle Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine daha fazla para, piyasa erişimi ve nüfus hareketliliği taahhüdünde bulunmaktadır. 41 AB nin demokrasi ve ortak refah için işbirliği belgesinde tasarlayıp, Değişen Bölgeye Yeni Yanıt adlı belgesinde ise detaylandırdığı bölge politikasının en önemli ayağını mali yardımlar oluşturmaktadır. AB nin demokrasi ve ortak refah için işbirliği belgesinde tasarlayıp, Değişen Bölgeye Yeni Yanıt adlı belgesinde ise detaylandırdığı bölge politikasının en önemli ayağını mali yardımlar oluşturmaktadır. Arap Baharının ardından AB ve üye ülkeler daha fazla para bağlamında bölgeye yaptıkları mali yardımları artırdılar yılları arasında Avrupa Komşuluk ve İşbirliği Enstrümanı altında Güney komşularına 4 milyar Avro tahsis eden AB, bu miktarın büyük bir bölümünü ikili yardım programları çerçevesinde yürütmüştür. 42 Yardımların en çok aktarıldığı alanlar ise ekonomik büyüme, sosyal politika, istihdam, genç girişimcilik, yoksullukla mücadele gibi ekonomik kalkınma programlarıdır. Bu anlamda sürdürebilir ekonomik kalkınma ve demokratik dönüşümü desteklemek amacıyla kurulan SPRING (Support for Partnership, Reforms and Inclusive Growth) programı bölgeye yılları için 350 milyon Avro tahsis etti European Commission, A Partnership for Democracy and Shared Prosperity with the Southern Mediterrenean: Joint Communication to the European Council, the European Parliament, the Council, the European Economic and Social Committee and The Committee of the Regions, COM 200 Final, Brüksel, 8 Mart A.g.e., s A.g.e.,s A.g.e.,, s European Commission, A New Response to a Changing Neighbourhood: Joint Communication to the European Council, the European Parliament, the Council, the European Economic and Social Committee and The Committee of the Regions, COM (2011) 303 Final, Brüksel, 25 Mayıs A.g.e., s A.g.e., s European Commission, Support for Partnership,reforms and inclusive growth (SPRING) in favour of the southern Neighbourhood region to be financed under Article of the General Budget of the European Union, Commission Implementing Decision, C(2011) 6828, 26 Eylül 2011, s

12 S E T A A N A L İ Z AB nin mali yardımlarının Arap Baharı sürecinde artması memnuniyet verici olsa da, söz konusu ülkelerin ihtiyaçları göz önüne alındığında yardım miktarlarının oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir. AB, bölgenin ekonomik gelişiminde küçük ve orta ölçekli girişimlere ayrı bir önem atfetmektedir yılında 20 milyonluk Avro bütçeyle faaliyete başlayan Küçük ve Ortak Ölçekte Girişimleri Destekleme Programı (SANAD), Mısır, Tunus, Ürdün ve Cezayir gibi ülkelerde girişimciliği destekleyen projelere finansman sağlamaktadır. 44 AB bir yandan ekonomik kalkınmaya yönelik mali yardımda bulunurken, diğer yandan bölgenin ekonomik gelişimine katkıda bulunacak yatırım olanaklarını harekete geçirmektedir. Bu anlamda Avrupa Yatırım Bankasının borç kapasitesi artırılarak, bütçesinin her yıl düzenli olarak bir milyar Avro artırılmasına karar verildi. Böylelikle bankanın yılları arasında Akdeniz ülkelerine altı milyar dolarlık finansman sağlaması beklenmektedir. 45 Öte yandan Avrupa Bölgesel Kalkınma Bankası nın yetki alanı Ürdün, Mısır, Tunus ve Fas ı kapsayacak şekilde genişletildi. AB nin mali yardımlarının Arap Baharı sürecinde artması memnuniyet verici olsa da, söz konusu ülkelerin ihtiyaçları göz önüne alındığında yardım miktarlarının oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir. Mevcut yardımların daha etkin kullanılması için bölgedeki sivil toplum örgütlerine önemli görevler düşmektedir. AB bölgedeki sivil toplum kuruluşları ile ilişkileri güçlendirecek Sivil Toplum Enstrümanı Fonu oluşturularak, bu alana 22 milyon Avroluk bütçe tahsis etti. 46 AB nin mali yardım odaklı ekonomi politikası bölgenin ekonomik koşullarını kısa vadede iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Uzun vadede ise Birlik daha geniş pazar erişimi kapsamında Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin AB pazarına erişimini engelleyen ticari hükümleri aşamalı olarak kaldırmayı ve nihayetinde bölgeyi AB pazarına eklemlemeyi hedeflemektedir. Bu amaçla, Mısır, Tunus, Ürdün ve Fas ile ticari müzakereler 2011 Aralık ayında başladı. 47 AB nin bölge ekonomisine yönelik uzun zamanlı politikasının diğer bir unsuru göçe ilişkindir. Kısa vadede iş adamı ve araştırmacılar için vize kolaylığı öngören Birlik, bölge ile AB arasında öğrenci ve akademisyen değişimini desteklemek amacıyla oluşturulan Erasmus Mundus programına 80 milyon Avroluk bütçe tahsis etti. 48 Mısır, Tunus ve Fas ile vize kolaylığı ve geri kabul konularında somut görüşmelere başlayan AB, uzun vadede bölge ile vizelerin kaldırabileceği sinyalini verdi. 49 AB nin artan yardım miktarları, sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın yanı sıra demokratik dönüşüm ve sivil toplum ortaklığı projelerini de olumlu yönde etkiledi. Demokrasi ve insan haklarını bölge politikasının önemli bir bileşeni haline getiren Birlik, Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları Enstrümanı (European Instrument for Democracy and Human Rights) vasıtasıyla Tunus, Mısır ve Libya ya olan demokrasi yardımlarını iki katına çıkardı. 50 Buna ek olarak Avrupa Komşuluk Politikası Enstrümanı Mısır a yılları için 445 milyon Avro sağlarken, aynı dönem için Tunus a 240 milyon Avro ek yardımda bulundu The EU s response to the Arab Spring, MEMO/11/918, Europa, Brüksel, 16 Aralık A Partnership for Democracy and Shared Prosperity with the Southern Mediterrenean,s A New Response to a Changing Neighbourhood, s EU agrees to start trade negotiations with Egypt, Jordan, Morocco and Tunisia, European Commission Press Release, IP/11/1545, 14 Aralık Stefan Füle nin EU- Nachbarschaft Der Arabische Frühling ein Jahr danach konferansında yaptığı açıklamadan, bkz. Reference: SPEECH/12/66, Europa, 3 Şubat The EU s response to the Arab Spring ; MEMO/11/918, Europa, Brüksel, 16 Aralık Richard Youngs, Funding Arab Reform?, German Marshall Fund of the United States, Policy Brief, Ağustos 2012, s A Partnership for Democracy and Shared Prosperity with the Southern Mediterrenean,s.12

13 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI Benzer bir şekilde üye ülkeler de bölgeye tahsis ettikleri demokrasi yardımlarını artırdılar. Almanya demokratik değişim için 2011 yılında bölgeye 30 milyon Avro tahsis ederken, 2012 yılında bu miktarı 100 milyon Avro ya çıkardı. 52 İngiltere ise Arap Ortaklık Fonu kapsamında siyasi katılım ve ekonomik reform için 110 milyon Avroluk yardım fonu oluşturdu. 53 Önceki dönemlerden farklı olarak mali yardımlar demokratik süreçleri doğrudan etkileyecek yargı reformu, anayasa, yolsuzluk, insan hakları, sosyal medya, siyasi katılım, seçimler gibi alanlara tahsis edildi. 54 AB nin Bölgesel Gelişmelere Tepkisi AB nin Arap Baharı sürecince geliştirdiği yeni politika girişimleri uygulamada ticari ilişkilerden diplomatik yaptırıma, insani yardımdan askeri müdahaleye, mali yardımdan ekonomik yaptırımlara uzanan pek çok siyasi aracı kapsadı. AB nin Tunus ve Mısır gösterilerinde sergilediği bekle-gör yaklaşımı, Libya da daha aktif pozisyona evrildi. Kaddafi nin gösterileri sert bir şekilde bastırması karşısında hızlıca harekete geçen AB, Libya rejimini kınayarak, ekonomik ve askeri yaptırım kararı aldı Mart 2011 tarihinde Kaddafi nin meşruiyetini yitirdiğini açıklayan AB 56, Libya Geçici Ulusal Konseyi ni destekleyerek Bingazi de dış temsilcilik açtı. 57 Libya muhalefetine sağlanan diplomatik destek, mali yardımlarla artırıldı. Sivilleri koruma ve insani yardım enstrümanlarını harekete geçiren Birlik, Libya ya 155 milyon Avro luk insani yardım tahsis etti. 58 AB, Suriye konusunda ise Esed rejimini giderek artan yaptırımlarla ekonomik ve diplomatik olarak zayıflatmayı amaçladı. Esed rejiminin Mart ayının ortasında başlayan gösterileri şiddet kullanarak bastırması AB liderlerini harekete geçirdi. Birlik 22 Martta yayınladığı bildiri ile Esed rejimini kınadı. 59 Ülkede şiddet olaylarının tırmanması üzerine Mayıs ayında Esed rejimine yönelik askeri ve ekonomik yaptırım kararı alan AB, zamanla yaptırımların kapsamını genişleterek Suriye üzerinde ekonomik baskı kurmaya çalıştı. 60 AB aynı zamanda Suriye yi uluslararası alanda yalnızlaştıracak pek çok adımı destekledi. Ağustos ayında Esed in meşruiyetini yitirdiğini açıklayan 61 AB ülkeleri, ülkedeki elçiliklerini kapatarak 62, Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler kararlarına destek verdiler. AB, Suriye krizinde Esed rejimi üzerine ekonomik ve diplomatik baskı AB, Suriye krizinde Esed rejimi üzerine ekonomik ve diplomatik baskı kuracak uluslararası girişimlere destek olmakla birlikte, Libya dakine benzer bir askeri müdahaleden uzak durarak daha temkinli bir pozisyon benimsedi. 52. A.g.e., s The Arab Partnership: Leading the UK Government s Strategic Response to the Arab Spring, Foreign and Commonwealth Office, 54. Richard Youngs, Funding Arab Reform?, s Council Decision 2011/137/CFSP of 28 February 2011concerning restrictive measures in view of the situation in Libya, Official Journal of the European Union, 3 Mart Developments in Libya: an overview of the EU s response, European Union External Action, 30 Mart EU High Representative Catherine Ashton opens European Union office in Benghazi, European Union External Action, 58. The EU s response to the Arab Spring ; MEMO/11/918, Europa, Brüksel, 16 Aralık EU condemns unacceptable repression in Syria, Middle East Online, 22 Mart Justyna Pawlak ve David Brunnstrom, EU imposes sanctions on Syria s Assad, Reuters, 23 Mayıs Ashton says Assad must step down, plans more sanctions, Eurotribune, 19 Ağustos France to close Syria embassy: Sarkozy, EUbusiness, 2 Mart 2012; UK closes embassy in Syria as security situation deteriorates, Metro News, 1 Mart 2012; EU Member States closing their Embassies in Syria, European Commission-DG Justice Consular Protection for EU Citizens, tion;jsessionid=hn9vqqcjstnkbbtl4mjnl2lcppn5cqjfvwxytnjhjprjnn9zvwys! ?entityid=80275&n ewscountry=all+countries 13

14 S E T A A N A L İ Z kuracak uluslararası girişimlere destek olmakla birlikte, Libya dakine benzer bir askeri müdahaleden uzak durarak daha temkinli bir pozisyon benimsedi. AB nin insani ve mali yardımdan, yaptırımlara ve askeri müdahaleye uzanan uygulamaları aslında kendi başlarına yeni olmamakla birlikte, bunların hemen hepsinin çok kısa bir zaman zarfında farklı durumlarda kullanılmış olması yeni bir gelişmedir. AB nin Arap Baharından etkilenen diğer Arap ülkelerindeki tutumu ise ülkeden ülkeye farklılık gösterdi. Bahreyn de çıkan barışçıl gösterilerin sert bir şekilde bastırılması ve Suudi Arabistan ın Körfez İşbirliği Konseyi çatısı altında Bahreyn e askeri müdahalesi karşısında sessiz kalan AB, Körfez ülkeleri ile ticaret eksenli ilişkilerini daha da geliştirdi. AB ülkelerinin Körfez ülkeleriyle yaptığı ticaretin önemli bir kısmını silah ticareti oluşturmaktadır. Der Spiegel dergisi tarafından ele geçirilen AB Komisyonu raporuna göre, AB ülkeleri Suudi Arabistan a silah ihraç eden ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır yılında Riyad a toplamda 3,3 milyar dolarlık silah ihracatı yapan AB ülkelerinin başında sırasıyla Fransa, İtalya ve İngiltere gelmektedir. 63 Arap Baharının AB ülkelerinin bölge ile yaptığı silah ticaretine etkisi oldukça sınırlı kaldı yılının Şubat ayında çoğu savunma sanayi endüstrisinden 33 işadamıyla Körfez ülkelerine gezi düzenleyen İngiltere Başbakanı David Cameron, ziyareti esnasında yeni savunma anlaşmaları imzaladı. 64 Benzer şekilde Alman hükümeti de 2012 Haziranında Suudi Arabistan a 200 adet Leopard tipi tank satışını onayladı. 65 Yemen ve Filistin de seyirci olmaktan öteye gidemeyen AB, Cezayir deki protesto hareketlerine kayıtsız kaldı. 66 İran konusunda tutumunu Arap Baharı sonrasında daha da sertleştiren AB, İran a kademeli olarak petrol ambargosu uyguladı. AB Konseyi nin Ocak 2012 de İran ın petrol ve petrol ürünleri ile Merkez Bankası mal varlığını hedef alan yaptırımları, Mart 2012 ve Temmuz 2012 de kapsam olarak genişletildi. 67 AB nin Ürdün ve Fas gibi stratejik önemi olan krallıklara karşı tutumu ise son derece ılımlıydı. Kralın kendi gücünü kısıtlayacak anlamlı bir değişime izin vermediği Ürdün de, siyasi reform birkaç yasama düzenlemesinin ötesine geçemedi. 68 Fas ta ise durum Ürdün den daha iyi olsa da, köklü bir reform gerçekleşmedi. Başbakanın yetkilerini artıran anayasal değişikliğin ardından yapılan seçimlerde İslami kökenli Adalet ve Kalkınma Partisi galip geldi. İslami hareketlerin baskı altında tutulduğu ülkede İslami kökenli bir partinin seçimleri kazanıp hükümeti kurması umut verici olsa da, Fas kralı yürütme gücünün ciddi bir kısmını hala elinde bulundurmaktadır. Buna karşın başbakanın yetkisi ise hala oldukça kısıtlıdır. 69 Her iki ülkede yapılan sınırlı reformu övgüyle karşılayan AB, Ürdün ve Fas ı mali programlarıyla desteklemeye devam etti. AB nin insani ve mali yardımdan, yaptırımlara ve askeri müdahaleye uzanan uygulamaları aslında kendi başlarına yeni olmamakla birlikte, bunların hemen hepsinin çok kısa bir zaman zarfında farklı durumlarda kullanılmış olması yeni bir gelişmedir. Ancak kullanılan siyasi aygıtların çeşitliliğine bakarak AB nin bölge politikasının özünde bir değişime gittiğini iddia etmek oldukça zor görünmektedir. AB nin Arap Baharı ile birlikte benimsediği bölge politikasının dayandığı temel unsur, bölge ülkelerinin ekonomik, EU Nations Sell the Most Arms to Saudi Arabia, Der Spiegel, 19 Mart David Cameron s Cairo visit overshadowed by defence tour, The Guardian, 21 Şubat German parliament to debate sale of 200 tanks to Saudis, BBC News, 6 Temmuz Alec Simantov, Potential Pitfalls in EU s More for More Approach to Democratization in North Africa, The North Africa Journal, 5 Haziran AB İran a yaptırım kararını açıkladı, NTVMSNBC, 23 Ocak 2012; AB den İran a yeni yaptırımlar, BBC Türkçe, 23 Ocak 2012; AB nin İran yaptırımları: 24 Mart 2012 den itibaren tam yürürlükte,delegation of the European Union to Turkey, 23 Mart Julien Darnes Bacey, Europe and Jordan: Reform Before It s Too Late,European Council on Foreign Relations, 10 April Alec Simantov, A.g.e.

15 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI toplumsal ve siyasi yapılarına uygun politika geliştirilmesi gerektiği anlayışıdır. Ülkeden ülkeye farklılık gözeten bu yaklaşım, kimi ülkelerde değişimden yana olurken, kimi ülkelerde mevcut durumun devam ettirilmesini savunmuştur. Elbette ki İran dan Fas a, Suriye den Yemen e uzanan Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında tüm ülkeleri yatay olarak kesen tek bir politika gerçekçi olamaz. Ancak AB nin farklılaştırıcı yaklaşımı bölge ülkelerinin farklı ekonomik, siyasi ve toplumsal yapısını gözeten ilkesel bir yaklaşımdan ziyade, meydana gelen gelişmelerden ötürü reel duruma uygun olarak oluşturulan etik bir pozisyondur. Tunus ve Mısır gibi değişimin gerçekleştiği ülkelerde istikrar destekçiliğinden demokrasi destekçiliğine savrulan AB ülkeleri, Libya da Kaddafi rejimini deviren NATO müdahalesine öncülük ederken, Körfez ülkelerinde monarşinin meşruiyetini itirazsız kabul etmektedirler. AB ülkelerinin bu ülkeler arasında kurguladığı farklılığın ne tür toplumsal, ekonomik ve siyasi unsura dayandığı sorusu ise yanıtlanmış değildir. Ürdün ve Cezayir de gerçekleştirilen kısıtlı reformları demokrasinin zaferiymiş gibi sunan Avrupalı liderler, hangi dayanakla İran da rejim değişikliğini savunmaktadırlar? Bölge ülkelerinin stratejik nedenlerle farklı muameleye tabi tutulması temeline dayanan AB nin farklılaştırıcı politikası, Birliğin önceki dönemlerde izlediği hiyerarşik ve tek yönlü politikaları ile süreklilik arz etmektedir. İşte bu stratejik yaklaşım İran a karşı Suudi Arabistan ı desteklerken, Ürdün de kısıtlı reformları İsrail le ilişkisi nedeniyle yeterli bulmakta, Mısır daki yeni siyasi iktidara desteğini İsrail le ilişkilerini sürdürmesi koşuluyla vermektedir. AB, bölge ülkelerinin farklılıklarını tanımlarken indirgemeci bir yaklaşımla kendisine farklılıkları inşa edici mutlak bir özne pozisyonu biçmektedir. Bu ilişkide kendisine farklılık atfedilen bölge ülkelerinin ise edilgen bir konuma razı olmaları beklenmektedir. Söz konusu politika haliyle pek çok tutarsızlığı beraberinde getirmiştir. AB nin farklılaştırıcı politikasında izlediği hiyerarşik tutum, Birliğin aslında bölgede gelişmekte olan değişimi henüz tam manasıyla analiz edemediğini göstermektedir. AB, kendisini hala bölge ülkelerinin bütünleşmek istediği cazibe merkezi olarak görmektedir. Hâlbuki bölge, AB ile bütünleşmeyi değil, eşit ilişki talep etmektedir. AB, her ne kadar gösterilerin başında otoriter rejimlerle kurduğu yakın ilişkilerden dolayı bölge halklarından apolojetik bir dil kullansa da, bu Birliğin bölge politikasının özüne sirayet edebilmiş bir değişim değildir. Aksine söz konusu apolojetik dil daha çok bölge sokaklarından kendisine duyulan tepkiyi törpülemek için benimsenmiş bir dil olarak görünmektedir. AB nin tepeden inme ve Avrupa merkezci yaklaşımının, kullanılan araçlar ne kadar çeşitlendirilmiş olursa olsun, AB ile bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde kapsamlı bir dönüşüme yol açamamış olması ise şaşırtıcı değildir. AB nin farklılaştırıcı yaklaşımı bölge ülkelerinin farklı ekonomik, siyasi ve toplumsal yapısını gözeten ilkesel bir yaklaşımdan ziyade, meydana gelen gelişmelerden ötürü reel duruma uygun olarak oluşturulan etik bir pozisyondur. İngiltere nin Arap Baharına Yaklaşımı İstikrarı bölgedeki ekonomik çıkarlarının vazgeçilmez unsuru olarak gören İngiltere, otoriter rejimleri uzun zamandan beri bölge istikrarının garantisi olarak gördü. Otoriter rejimlerin İngiltere politikası açısından diğer önemli bir işlevi ise İslami muhalefete karşı üstlendikleri kalkan rolüydü. Bölge diktatörlerinin İslami hareketleri bastırma ve Batının ekonomik çıkarlarını koruma şartıyla sağladıkları Batı desteği, kendi rejimlerini sürdürmede kilit bir rol oynadı Helene Michou, The UK in the Middle East: commercial diplomacy to what end?, FRIDE, Policy Brief, No. 118, Mart

16 S E T A A N A L İ Z Bir yandan içteki ekonomik krizi dış ticaret ile aşmaya çalışan, diğer yandan ekonomik krize paralel olarak yürütülen AB tartışmalarında kenara itilen Cameron Hükümetinin ilk ciddi dış politika testi Arap Baharı oldu. Aslında bölgede patlak veren halk hareketleri zamanlama açısından İngiltere için pek de arzu edilen bir gelişme olarak nitelendirilemez. Arap Baharına hazırlıksız yakalanan İngiltere, gelişmeler karşısında yaşadığı ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra Körfez odaklı ve ekonomi güdümlü dış politikasını AB ile uyumlu bir şekilde yumuşatmaya çalıştı. Arap İşbirliği Belgesinde bundan sonraki süreçte yardımların demokratik ve siyasi süreçleri daha doğrudan etkileyen alanlara kaydırılacağı ifade edilmiş olsa da, 2011 yılının projeleri yolsuzluk, şeffaflık ve seçim konularıyla sınırlı kaldı. Geçmişte otoriter rejimlerle kurduğu yakın ilişkiler nedeniyle apolojetik bir dil 71 kullanan İngiltere, yeni dönemde değer eksenli bir politika izleyeceğini açıkladı. 72 Değer eksenli politikadan tam olarak ne kastedildiği ise belli değildir. Söylemsel düzeyde dış politikada değişim algısı yaratmaya çalışan bu yeni söylem, İngiltere nin bundan sonraki süreçte demokratik taleplere daha fazla destek olacağı şeklinde yorumlandı. İngiltere nin Arap Baharına yönelik politikası, AB ve ulusal olmak üzere iki ayrı düzeyde ancak entegre olarak yürütüldü. AB düzeyinde Birlik nezdinde başlatılan girişimlerde aktif rol oynayan İngiltere, pek çok politikanın geliştirilmesine ön ayak oldu. İngiltere, ekonomik ve diplomatik yaptırımlardan askeri müdahaleye uzanan pek çok girişimin öncülüğünü yapıp, Birlik fonlarına katkısını artırdı. Ulusal düzeyde ise ülkenin Arap Baharına ilk ciddi tepkisi 2011 başında kamuoyuna duyurulan Arap İşbirliği Belgesi oldu. 73 AB nin Mart ve Mayıs ayında ilan ettiği Bölge politikası belgeleri ile benzer içeriğe sahip olan Arap İşbirliği Belgesi, İngiltere nin yumuşak gücünü ön plana çıkarmaya çalıştı. İngiltere Arap İşbirliği Belgesi çerçevesinde bölgeye tahsis ettiği ulusal yardım miktarını da artırdı. 40 milyonu siyasi katılıma, 70 milyonu ise ekonomik gelişmeye ayrılmak üzere, İngiltere yılları için bölgeye toplamda 110 milyon sterlinlik bütçe tahsis etti. Mısır da medya, seçimler, yolsuzluk gibi proje konularına 2011 yılında toplamda 1,4 milyon sterlin harcanırken, Tunus ta seçim, yolsuzluk ve ekonomik reform projelerine 1,2 milyon sterlin sağlandı. Libya da ise ülkedeki karışıklığın da etkisiyle yardımlar çok daha kısıtlı oldu. 74 İngiltere nin Arap İşbirliği Fonu ile bölgeye sağladığı 110 milyon sterlinlik yardım İngiliz yetkililerin kendilerinin de kabul ettiği üzere oldukça sınırlıdır. 75 Ancak yardım miktarından daha sorunlu olan, yardımların kullanılış şeklidir. Her ne kadar Arap İşbirliği Belgesinde bundan sonraki süreçte yardımların demokratik ve siyasi süreçleri daha doğrudan etkileyen alanlara kaydırılacağı ifade edilmiş olsa da, 2011 yılının projeleri yolsuzluk, şeffaflık ve seçim konularıyla sınırlı kaldı. Bu konuların demokrasiyi ne derece doğrudan ilgilendirdiği ise tartışmalıdır. Tunus ta gösterilerin patlak vermesi karşısında yaşadığı şaşkınlığı ancak Bin Ali nin ülkeden ayrılmasıyla atlatan İngiltere, Bin Ali ve yakınlarının mal varlıklarının Prime Minister s Speech to the National Assembly Kuwait, The Official Site of the British Prime Minister s Office, 22 Şubat Government Response to the House of Commons Foreign Affairs Committee Report of Session British Foreign Policy and the Arab Spring, Presented to the Parliament by teh secretary of State for Foreign and Commonwealth Affairs by Command of her Majesty, Eylül 2012, s Arab Partnership için bkz 74. British foreign policy and the Arab Spring, Second Report of Session , Foreign Affairs Committee, 3 Temmuz 2012, s A.g.e., s.44.

17 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI dondurulmasında aktif rol oynadı. 76 Tunus devrimini Bin Ali rejimiyle olan kısıtlı bağları nedeniyle nispeten daha kolay atlatan İngiltere için Mısır devrimi daha zorlu bir sınav oldu. Tahrir meydanında başlayan gösterilerin şiddet yolu ile bastırılmasına sessiz kalan İngiltere yalnızca iki tarafı da sağduyuya çağırmakla yetindi. 77 İngiltere nin Mısır da yaşadığı tedirginlik Mübarek in istifası sonrasında da devam etti. Bin Ali nin mal varlıkları Tunus tan ayrılışının 16. gününde dondurulurken, Mübarek ve yakınlarının mal varlıkları ancak aylar sonra (21 Mart) dondurulabildi. 78 Devrik liderin mal varlıklarının dondurulmasının neden bu kadar zaman aldığı ise kafa karışıklığına yol açtı. 79 İngiltere, Libya krizinde çok daha etkin rol oynadı. Mısır ve Tunus ta yaşanan gelişmelere hazırlıksız yakalanan İngiltere, Libya daki süreci daha aktif bir şekilde şekillendirme ve etkileme siyaseti güttü. Bu anlamda kendisine bölgede yeni etki alanı fırsatı verecek isyan hareketini destekleyerek, Kaddafi ye karşı uluslararası girişimlerin öncülüğüne soyundu. İngiltere nin Libya daki pozisyon değişikliğinde ülkenin stratejik öneminden kaynaklanan rekabetin kızışması da etkili oldu. Özellikle Fransa nın bölgesel ve küresel ölçekte artırmaya çalıştığı gücünü dengelemeye çalışan İngiltere, askeri operasyon ile kendine yeni bir etki alanı kurmaya çalıştı. Fransa ile işbirliği içerisinde BM Güvenlik Konseyi ne sunulan uçuşa yasak bölge önerisinin onaylanmasında kilit bir rol oynayan İngiltere, kararın uygulanmasından askeri müdahaleye varan süreçte oldukça aktif politika izledi. İngiltere nin Libya muhalefetine sağladığı mali ve askeri destek de Libya da Kaddafi rejiminin sonlandırılmasında kritik bir işlev gördü. 80 İngiltere nin Arap Baharı sürecinde izlediği politikanın olumlu yanları olmakla birlikte, bunun İngiliz dış politikasında bir dönüşüm ifade ettiği iddiasında bulunmak hatalı olacaktır. İngiltere söylemsel düzeyde demokrasi ve insan hakları vurgusunu hissedilir derecede artırmış olsa da, ülkenin ticareti önceleyen hanedan eksenli dış politikası süreklilik göstermektedir. Bu politikanın en aşikâr biçimde gözlemlendiği alan ise ülkenin Körfez ülkeleriyle olan ilişkilerdir. Katar, Suudi Arabistan ve Umman da çıkan gösteriler karşısında ilgisiz bir tavır sergileyen İngiltere, Bahreyn de çıkan barışçıl protestoların sert şekilde bastırılması karşısında ise sessiz kalmayı tercih etti. 81 İngiltere nin Arap Baharı sürecinde izlediği politikanın olumlu yanları olmakla birlikte, bunun İngiliz dış politikasında bir dönüşüm ifade ettiği iddiasında bulunmak hatalı olacaktır. İngiltere nin Körfez ülkeleriyle imzaladığı savunma anlaşmaları Arap Baharı sürecinde pek çok eleştiriyi beraberinde getirdi. Suudi Arabistan ın Bahreynli protestocuları İngiliz silahlarıyla bastırdığı iddiaları karşısında sıkıntılı duruma düşen İngiltere, artan tepkiler üzerine Bahreyn ve Libya ile yapılan 44 silah anlaşmasını iptal etti. 82 Ancak söz konusu iptaller ülkenin silah ihracatı politikasında bir kırılmaya yol açmadı. Hali hazırda toplam silah satışının %50 sini Ortadoğu ve Kuzey Afrika ya gerçekleştiren İngiltere, sadece 2010 yılında Suudi Arabistan a 328 milyon Avro luk silah ihracatı yaptı. 83 Tunus 76. EU freezes assets of allies of Tunisia s ousted Ben Ali, BBC News, 4 Şubat Prime Minister condemns violence in Egypt, Foreign and Commonwealth Office, 2 Şubat Toby Vogel, EU freezes Mubarak funds, EuropeanVoice, 21 Mart Scandal of Mubarak regime millions in UK, The Guardian, 2 Eylül British foreign policy and the Arab Spring, Second Report of Session , Foreign Affairs Committee, 3 Temmuz 2012, s The west s silence over Bahrain smacks of double standards, The Guardian, 29 Nisan Nick Hopkins, Fears of human rights abuses prompt UK to revoke arms export licences, The Guardian, 13 Temmuz Julie Lévesque, Massive EU Weapons Sales to Saudi Arabia Contribute to Fuelling International Aggression and Terrorism in the Middle East, Global Research, 21 Mart

18 S E T A A N A L İ Z ve Mısır devrimlerinin hemen akabinde Körfez ülkelerine gezi düzenleyen Başbakan David Cameron, beraberinde silah tüccarlarından oluşan iş delegasyonunu götürerek savunma anlaşmaları imzaladı. Fransa nın Arap Baharına Yaklaşımı Fransa nın bölge politikasında zaman zaman insan hakları ve demokrasi vurguları yapılsa da, ülkenin söylemleri ile pratiği arasındaki aralık genişlemeye devam etti. Diğer Batılı ülkeler gibi Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile ilişkilerini ticaret eksenli bir yaklaşımla sürdüren Fransa, ekonomik ve siyasi çıkarlarını muhafaza eden otoriter rejimlere her türlü desteği verdi. Yine tıpkı diğer Batılı ülkeler gibi İslami hareketlerin önlenmesi Fransız dış politikasının diğer önemli bir bileşeniydi. Bu iki bileşen söz konusu olduğunda Fransa bölgede meydana gelen her türlü baskı politikasına göz yumdu, insan hakları taleplerini göz ardı etti. Buna karşın Fransa nın Amerika nın bölge politikalarına karşı zaman zaman yaptığı çıkışlar ve benimsediği karşıt tavırlar kendisine bölge hakları nezdinde görece olumlu bir imaj sağladı. Özellikle Irak ın işgaline olan mukavemeti Fransa nın bölgesel imajını güçlendirdi. Nicolas Sarkozy nin 2007 yılında Cumhurbaşkanı seçilmesi, Fransız dış politikasının daha Amerikancı bir zemine kayacağı yönünde beklenti doğursa da, bu beklenti gerçekleşmedi. Fransa 2008 yılında başlayan küresel ekonomik krizin etkisiyle pragmatist ve jeo-ekonomi odaklı dış politikaya kaydı. 84 Son derece pragmatik bir dış politika izleyen Sarkozy, Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleriyle ilişkileri artırdı. Özellikle iki ülke arasında silah ticaretinde yaşanan hareketlilik kayda değerdir. Der Spiegel in raporuna göre 2010 yılında Fransa iki milyar Avro luk silah satışıyla AB üyeleri içerisinde Suudi Arabistan ın en büyük silah tedarikçisidir. 85 Kuzey Afrika ülkeleriyle de ilişkileri derinleştiren Fransa, özellikle Libya ile imzaladığı petrol anlaşmaları ile gündeme geldi. 86 Fransa nın bölge politikasında zaman zaman insan hakları ve demokrasi vurguları yapılsa da, ülkenin söylemleri ile pratiği arasındaki aralık genişlemeye devam etti. Fransa nın jeo-ekonomik dış politikası AB düzeyine de yansıdı. Akdeniz ülkeleri ile AB arasında Sarkozy nin tek taraflı girişimiyle oluşturulan Akdeniz için Birlik Girişimi, demokrasi vurgusu yapmaktan imtina ederek, ekonomik ilişkileri ön plana çıkardı. İşte böyle bir konjonktürde patlak veren Arap halk isyanları Fransa yı da hazırlıksız yakaladı. İsyan dalgasının özellikle Fransa nın uzun dönemli müttefiki olan Tunus ta patlak vermesi gelişmeleri Fransa için çok daha ürkütücü kıldı. Tunus ta Aralık 2010 da başlayan protestoların kolayca bastırılabileceğini düşünerek Tunus rejimi yanında saf tuttu. Hatta Fransız Dışişleri Bakanı Michelle Alliot Marie Fransa nın Tunus rejimine protestoları bastırması için polis desteğinde bulunabileceğini açıkladı. 87 Fransız politikacıların Bin Ali nin diktatör olup olmadığına dair yürüttüğü tartışmalar Alliot un açıklamalarının ülkenin siyasi yelpazesinde ciddi bir karşılığı olduğunu göstermektedir Cameron Abadi, Sarko s Dream of Grandeur, Foreign Policy, 22 Mart Julie Lévesque, Massive EU Weapons Sales to Saudi Arabia Contribute to Fuelling International Aggression and Terrorism in the Middle East, Global Research, 21 Mart FACTBOX: France s trade with Libya growing fast ; Reuters, 25 Temmuz Ufuk Ulutaş ve Furkan Torlak, Devrimden Demokrasiye Tunus un Seçimi, SETA Analiz, No. 46, Kasım 2011, s Örneğin Fransız Tarım Bakanı Bruno Le Maire Fransız Kanal Artıya yaptığı açıklamada Tunus rejimini yargılamak benim işim değildir demiştir. Fransız Dış İşleri Bakanı Michèle Alliot Marie Bizim görevimiz durumun sakin ve objektif bir analizini yapmaktır demiştir. Benzer bir şekilde Fransa Kültür Bakanı Frédéric Mitterrand ise Tunus un tam bir diktatörlük olmadığını ifade etmiştir. Bkz. Bruce Crumley, Why France Is Staying Silent on Tunisia Turmoil, Time, 12 Ocak 2011.

19 AB NIN ORTADOĞU POLITIKASI VE ARAP BAHARINA BAKIŞI Sarkozy ise Fransa nın Tunus rejiminin protestoları bastırması karşısındaki sessizliğini, ülkesinin eski kolonisinin iç işlerine karışamayacağı şeklinde savundu. 89 Fransa nın Tunus devrimi esnasında Bin Ali rejimine verdiği açık destek ülkenin bölgesel imajını ciddi bir şekilde tahrip etti. İsyan dalgasının Mısır a uzanması ise süreci Fransa için daha zorlu hale getirdi. Mısır da Mübarek in yönetimi altında kontrollü geçişten yana olan Fransız liderler, Tahrir meydanında gerçekleşen protesto gösterileri karşısında sağduyu çağrısı yapmaktan öteye geçemediler. 90 Tunus ve Mısır da Bin Ali ve Mübarek iktidarlarının kısa sürede sona ermesinin ardından sürecin geri dönülemez olduğunu anlayan Fransa, önceki dönemlerde izlediği istikrar eksenli dış politikanın öz eleştirisini yaparak değişim sinyali vermeye başladı. Bin Ali rejimiyle ekonomik bağları ortaya çıkan Fransız Dışişleri Bakanı Michelle Alliot gelen tepkiler neticesinde istifa etmek zorunda kaldı. Alliot un istifasının ardından Dışişleri Bakanı olarak atanan Alain Juppe, Fransa nın Arap toplumlarının demokrasi taleplerini göz ardı etmekle hata yaptığını dile getirdi. 91 Bin Ali ye oturma izni vermedi. Ancak bu sembolik adımlar Fransa nın bölgedeki ayaklanmalar esnasında pekişen diktatörlerin dostu imajını düzeltmeye yetmedi. Fransa nın Tunus ve Mısır ayaklanmalarında zedelenen diplomatik duruşunu düzeltecek fırsat Libya krizi ile geldi. Tunus ve Mısır daki süreci kenardan izlemek durumunda kalan Fransa, Libya da başlayan isyan hareketinin bir ay içinde uluslararası aktörlerin de katıldığı bir savaş haline dönüşmesinde kilit bir rol oynadı. Kaddafi nin isyanı sert bir şekilde bastırmasına tepkisini hızlı bir şekilde ortaya koyan Fransa, Mısır ve Tunus taki etkisiz pozisyonunu Libya da tersine çevirmeye çalıştı. 92 Kaddafi rejimini ilk kınayan ülkelerden biri olan Fransa, AB nezdinde Libya ya karşı yaptırım kararı alınmasında öncülük etti. 93 Fransa ayrıca BMGK de uçuşa yasak bölge kararı alınmasında kilit rol oynayarak, Libya da Kaddafi rejimini deviren askeri müdahalede etkin rol oynadı. 94 Ortadoğu ve Kuzey Afrika daki isyan dalgasını bölgesel liderlik iddiasını canlandırmak için fırsat olarak gören Fransa, başını çektiği NATO operasyonu ile bölgede kendini liberal değerlerin vasisi olarak konumlandırmak istedi. Eski sömürgesi Tunus ta yanlış bir hamle ile oyun dışı kalan Fransa, Libya da oyun kurucu olarak bölge siyasetine dâhil oldu. Fransa nın Libya müdahalesi son dönemlerde maruz kaldığı dünya politikasını etkilemede yetersiz olduğu eleştirilerine cevap olarak nitelendirilebilir. Fransa, Libya hamlesi ile uluslararası toplumun öncülüğünü yaparak küresel sistemde hala dikkate alınması gereken aktörlerden biri olduğunu göstermeye çalıştı. Ortadoğu ve Kuzey Afrika daki isyan dalgasını bölgesel liderlik iddiasını canlandırmak için fırsat olarak gören Fransa, başını çektiği NATO operasyonu ile bölgede kendini liberal değerlerin vasisi olarak konumlandırmak istedi. Libya sürecinde istikrar destekçiliğinden demokrasi destekçiliğine savrulan Fransız dış politikasına daha geniş bir perspektifle bakıldığında liberal söylemlerle bezenen diskurun nitelikli bir dış politika değişimine dönüşmediği görülmektedir. Fransa pragmatist bir siyaset izleyerek, değişimin kaçınılmaz olduğu ülkelerde değişimden yana tutum sergilerken ya da sergilemek zorunda kalırken, halk baskısının kontrol edilebilir olduğu ülkelerde istikrardan (statükodan) ve mevcut rejimlerden yana 89. Angelique Chrisafis, Sarkozy admits France made mistakes over Tunisia, The Guardian, 24 Ocak 2011) 90. EU calls for orderly transition in Egypt, Reuters, 31 Ocak Alain Juppé nin Le Monde gazetesine verdiği mülakat bkz. French defence, France Diplomatique, 19 Ocak Christian Fraser, Libya and Tunisia prompt France foreign policy changes, BBC News, 28 Şubat France urges EU sanctions on Libya, Al Jazeera, 23 Şubat Steven Erlanger, France and Britain Lead Military Push on Libya, The New York Times, 18 Mart

20 S E T A A N A L İ Z Almanya, Barselona süreci ile birlikte bir yandan bölgeye yönelik nitelikli bir siyasi perspektife kavuştu, diğer yandan ekonominin ilişkilerdeki ağırlığını giderek artırdı. pozisyonunu sürdürdü. 95 Örneğin gerek stratejik konumu gerekse sahip olduğu petrol rezervleri açısından Batı için oldukça önemli bir yere sahip olan Libya daki krize ivedilikle cevap veren Fransa, Suriye de daha temkinli tutum benimsedi. Esed rejimine karşı yalnızca diplomatik önlemler almakta almakla yetinen Fransa, askeri müdahale seçeneğine ise sıcak bakmamaktadır. Muhalefetin seküler kanadına destek veren Fransa, İslami oluşumların Tunus, Mısır ve Libya dakine benzer bir şekilde iktidara gelme olasılığından tedirgin oldu. Bu durum Fransa nın Suriye konusunda gelgitler yaşamasına sebep oldu. Öte yandan Fransa Bahreyn de çıkan protesto gösterilerinin bastırılmasına herhangi bir tepki göstermedi; Fas ve Cezayir de gerçekleşen kısıtlı reformları ise övgüyle karşıladı. 96 Almanya nın Arap Baharına Yaklaşımı Uzun yıllar Ortadoğu ve Kuzey Afrika ya yönelik özgün bir politika geliştirmeyen Almanya, bu eksikliğini bölge politikasını AB ye eklemleyerek gidermeye çalıştı. Almanya, Barselona süreci ile birlikte bir yandan bölgeye yönelik nitelikli bir siyasi perspektife kavuştu, diğer yandan ekonominin ilişkilerdeki ağırlığını giderek artırdı. Almanya nın ekonomi odaklı dış politikasında demokrasi ve insan haklarına yaptığı vurgu ise zayıf kaldı. Bölge toplumları ile ilişkilerini daha çok değişim programları ve dil kursları gibi kültürel unsurlar üzerinden yürüten ülke, bölgenin otoriter rejimlerini etkileyecek siyasi konulara müdahil olmaktan kaçındı. 97 Öte yandan Almanya nın bölge halkları nezdindeki imajı diğer Batılı ülkelere göre daha olumlu oldu. Her ne kadar Almanya nın Yahudi soykırımı nedeniyle II. Dünya savaşının ardından İsrail le kurduğu özel ilişki Arap halklarında kimi zaman hayal kırıklığı yaratsa da, ülkenin bölgede kolonyal bir geçmişinin olmaması Almanya ya karşı bir sempati uyandırmıştır. 98 Hali hazırda mali krizin etkisiyle sistematik bir boyut kazanan ekonomi odaklı Alman dış politikası, kimi uzmanlara göre son yıllarda uluslararası alanda ekonomik girişkenlik ve askeri çekingenliği harmanlayan ilginç bir sentezi öne çıkardı. 99 Bu politikanın pratiğe yansıması ise iki yönlü oldu. Almanya güvenlik konularında çok taraflı girişimlere daha az rağbet etme eğilimi gösterirken, ulusal egemenliğin AB gibi ulus üstü kurumlara devredilmesi konusunda ise isteksiz bir görüntü sergiledi. Merkel hükümeti Tunus ta başlayan halk isyanları karşısında yaşadığı şaşkınlığı atlatır atlatmaz Tunus devrimini destekledi. Özellikle Fransa nın Bin Ali ye verdiği destek neticesinde devrim sonrası dezavantajlı duruma düşmesi, Almanya ya ülkedeki etkisini artırma fırsatı sağladı. Alman hükümetinin Tunus un demokratikleşme sürecine verdiği söylemsel destek, mali ve teknik yardımlarla somut bir çerçeveye oturtuldu. Bin Ali rejimiyle olan kısıtlı ekonomik ve siyasi bağları nedeniyle Tunus devrimini nispeten rahat bir şekilde atlatan Almanya, isyan dalgasının Mısır a uzanmasıyla Barah Mikail, France and the Arab Spring:an opportunistic quest for influence, FRIDE, Working Paper No. 110, Ekim Sarkozy backs Moroccan political reforms, Trend, 30 Eylül 2011; France welcomes general election in Algeria, French Embassy in the United Kingdom, 11 Mayıs Almanya nın bölge dış politikası hakkında bkz. Hermann Gröhe, Christoph Moosbauer, Volker Perthes (2002), Evenhanded, not neutral: Points of Reference for a German Middle East Policy, içinde Germany and the Middle East: Interests and Options, Volker Perthes (ed.), Heinrich Böll Foundation& Stiftung Wissenschaft und Politik, Berlin, ss Volker Perthes (2002), Relations to the Arab World, içinde Germany and the Middle East: Interests and Options, Heinrich Böll Foundation& Stiftung Wissenschaft und Politik, Berlin, ss Iran Bremmer and Mark Leonard, US-German relationships on the rocks, Washington Post, 19 Ekim 2012.

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

AB 7. Çerçeve Programı. Đşbirliği Programı Sosyo-Ekonomik ve Beşeri Bilimler (SSH)

AB 7. Çerçeve Programı. Đşbirliği Programı Sosyo-Ekonomik ve Beşeri Bilimler (SSH) AB 7. Çerçeve Programı Đşbirliği Programı Sosyo-Ekonomik ve Beşeri Bilimler (SSH) Đşbirliği Özel Programı Hedefi : Sanayi ve araştırma kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirerek kilit alanlarda Avrupa

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI 10-11 NİSAN 2009 Boğazdan Körfeze Fırsatlar 1 SUNUM PLANI KÖRFEZ BÖLGE PROFİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLER SONUÇ VE ÖNERİLER 2 Bölge Profili

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları 7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları Seda GÖKSU AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi Sunum Planı 7.ÇP SSH Araştırma Alanı 7.ÇP SSH alanı projelerine nasıl ortak olabilirim?

Detaylı

ORTADOĞU DEVRİMLERİ SÜRECİNDE AVRUPA BİRLİĞİ

ORTADOĞU DEVRİMLERİ SÜRECİNDE AVRUPA BİRLİĞİ ORTADOĞU DEVRİMLERİ SÜRECİNDE AVRUPA BİRLİĞİ ÇAĞLAR SÖKER ÖZET: 2010 yılı sonunda patlak veren Ortadoğu İsyanları, 1950 yılından beri ortak dış politika oluşturmaya çalışan Avrupa için önemli bir sınav

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

Çimento Sektörü ve 2010 Beklentileri

Çimento Sektörü ve 2010 Beklentileri Çimento Sektörü ve 2010 Beklentileri Nisan,2010 Çimento tüketimi gelişmiş ülkelerde az çok uzun dönem GSMH ile orantısal bir büyüklüğü sahip iken gelişmekte olan ülkelerde GSMH daki büyümenin çok üstünde

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

İSLAMİ FİNANS YOLUYLA FİNANSAL İÇERMENİN GELİŞTİRİLMESİ

İSLAMİ FİNANS YOLUYLA FİNANSAL İÇERMENİN GELİŞTİRİLMESİ İSLAMİ FİNANS YOLUYLA FİNANSAL İÇERMENİN GELİŞTİRİLMESİ ZAMIR IQBAL DÜNYA BANKASI İSLAMİ FİNANSIN GELİŞTİRİLMESİ KÜRESEL MERKEZİ TÜRKİYE FİNANSAL İÇERME KONFERANSI (3 HAZİRAN 2014, İSTANBUL) Finansal Sistemler

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eylül 2013 Sunum Planı STA ların Yasal Çerçevesi Türkiye nin

Detaylı

ODA/BORSA BAŞKANLARI. 2 Temmuz 2009, Ankara

ODA/BORSA BAŞKANLARI. 2 Temmuz 2009, Ankara ODA/BORSA YÖNETİM M KURULU BAŞKANLARI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 2 Temmuz 2009, Ankara Küresel Krizin Etkileri; Hem gelişmiş ülkelerin, hem de gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızları düşüyor Gelişmekte

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI VİZYON BELGESİ (TASLAK) G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI Küresel Güvenlik ve Refah için Güç ve Adalet İnşası (03-05 Aralık 2015, İstanbul) G-20, küresel hasılanın yaklaşık %90'ını, ticaretin %80'ini, nüfusun

Detaylı

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI NİSAN 2014 İçindekiler 2013 YILI İHRACAT RAKAMLARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME... 3 2013 YILI TR 71 BÖLGESİ İHRACAT PERFORMANSI... 4 AKSARAY...

Detaylı

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi Özet Bilgi Notu Haz rlayan AB leri Uzman Yrd. Gök en

Detaylı

AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP)

AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP) AKDENİZ EYLEM PLANI SEKRETARYASI (AEP) Türkçe Adı Akdeniz Eylem Planı Sekretaryası (AEP) İngilizce Adı Secretariat on Mediterrenaen Action Plan (MAP) Logo Resmi İnternet Sitesi http://www.unepmap.org Kuruluş

Detaylı

TÜRKİYE AB GERİ KABUL ANLAŞMASI AHMET ÇELİK

TÜRKİYE AB GERİ KABUL ANLAŞMASI AHMET ÇELİK 1. GİRİŞ Geri kabul anlaşmaları, genel olarak, bir ülkede veya sınırları belirlenmiş bir grup ülkede yasadışı olarak bulunan kişilerin anlaşma yapılmış kaynak ülkeye veya en son transit geçiş yaptıkları

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Avrasya da Ekonomik İşbirliği İmkanları: Riskler ve Fırsatların Konsolidasyonu Mustafa Aydın Ankara, 30 Mayıs 2006 Avrasya Ekonomik

Detaylı

Mısır Devrimi Sözlüğü

Mısır Devrimi Sözlüğü TÜRKİYE ORTADOĞU ÇALIŞMALARI DERGİSİ Turkish Journal of Middle Eastern Studies Cilt: 2, Sayı: 1, 2015, ss.176-181 Mısır Devrimi Sözlüğü İsmail Numan TELCİ, İstanbul: Açılım Kitap, 2013, ss.352 Değerlendiren:

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü. Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı

UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü. Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı 31 Ekim - 1 Kasım 2014, Antalya UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü Günümüz toplumlarında

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 HÜKÜMETİN YAPISI VE BAKANLIKLAR EKONOMİ YÖNETİMİ; REFORMLAR İLE HIZLI EKONOMİK

Detaylı

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI TÜRK ULUSAL AJANSI AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı HAYATBOYU ÖĞRENME GENÇLİK Aralık 1999 2002 Helsinki Zirvesi - Topluluk

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 28 Nisan 2014 MALEZYA-TÜRKİYE STA VE VİZE ANLAŞMASI MALEZYA-TÜRKİYE İHRACAT KOMPOZİSYONU TÜRKİYE İHRACATI (2013) % MALEZYA İTHALATI (2013) 1 Motorlu

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

10. ULUSLARARASI TÜRK - AFRİKA KONGRESİ

10. ULUSLARARASI TÜRK - AFRİKA KONGRESİ STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 10. ULUSLARARASI TÜRK - AFRİKA KONGRESİ Afrika da Ticaret, Yatırım ve Rekabet: Yeni Fırsatlar SUNUŞ ( 19-21 Kasım 2015, Dakar - Senegal ) Son yıllardaki gelişim hızından

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Afrika daki Güvenlik Sorunları, Avrupa ya Yansımaları ve Çözüm Önerileri

Afrika daki Güvenlik Sorunları, Avrupa ya Yansımaları ve Çözüm Önerileri Afrika daki Güvenlik Sorunları, Avrupa ya Yansımaları ve Çözüm Önerileri Kenan Dağcı 1 11 Eylüll 2002 den beri güvenlik dünyamızda en öncelikli konu haline gelmiştir. Hem AB üyesi devletler, hem de Kuzey

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

THE EUROPEAN NEIGHBOURHOOD POLICY: AN EFFECTIVE FOREIGN POLICY TOOL FOR THE EUROPEAN UNION?

THE EUROPEAN NEIGHBOURHOOD POLICY: AN EFFECTIVE FOREIGN POLICY TOOL FOR THE EUROPEAN UNION? THE EUROPEAN NEIGHBOURHOOD POLICY: AN EFFECTIVE FOREIGN POLICY TOOL FOR THE EUROPEAN UNION? A THESIS SUBMITTED TO THE GRADUATE SCHOOL OF SOCIAL SCIENCES OF MIDDLE EAST TECHNICAL UNIVERSITY BY BURCU MAZLUM

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Türkiye Ulusal Ajansı kimdir?

Türkiye Ulusal Ajansı kimdir? Türkiye Ulusal Ajansı kimdir? Niçin Erasmus+? 2007-2013 Gençlik Programı Comenius Erasmus Leonardo da Vinci Grundtvig Değerlendirme Erasmus + Niçin Erasmus+? Avrupa 2020 Stratejisi Akıllı Büyüme Sürdürülebilir

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Raporun Anahatları Megatrends: Küresel ana eğilimler Game-Changers: Ana Eğilimlerde değişime yol açabilecek etkenler Senaryolar Ana

Detaylı

AB ve sosyal politika: giriş. Oturum 16 : Sosyal içerme ve Açık Koordinasyon Yöntemi

AB ve sosyal politika: giriş. Oturum 16 : Sosyal içerme ve Açık Koordinasyon Yöntemi AB ve sosyal politika: giriş Oturum 16 : Sosyal içerme ve Açık Koordinasyon Yöntemi Sunum 2 Sosyal içerme kavramı Açık Koordinasyon Yöntemi 2009 ortalarına gelindiğinde AB sosyal politikaları Sunum 3 Sosyal

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ MALİ İŞBİRLİĞİ TARİHSEL GELİŞİM Avrupa Komisyonu tarafından sunulan öneri üzerine, Avrupa Konseyi 17 Temmuz 2006 tarihinde yeni bir Katılım

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUARI DEĞERLENDİRME RAPORU

ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUARI DEĞERLENDİRME RAPORU ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUARI DEĞERLENDİRME RAPORU ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUAR RAPORU Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) bu yıl 22 inci kez gerçekleştirilen ATM Dubai 2015

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Türkiye İle Afrika Arasındaki Ekonomik İlişkilerin Genel Görünümü

Türkiye İle Afrika Arasındaki Ekonomik İlişkilerin Genel Görünümü Türkiye İle Afrika Arasındaki Ekonomik İlişkilerin Genel Görünümü Zuhal MANSFIELD Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk- Mısır İş Konseyi Başkanı Türk- Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkan Yardımcısı

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Kemal Çiftçi

Yrd. Doç. Dr. Kemal Çiftçi Yrd. Doç. Dr. Kemal Çiftçi Giresun Üniversitesi/Uluslararası İlişkiler Bölümü Adres : İkt.ve İd. Bil. Fak. Uluslararası İlişkiler Bölümü Güre Yerleşkesi Merkez/GİRESUN E-Posta: kemalciftci@hotmail.com

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

ABD-İSRAİL-İRAN-TÜRKİYE; ORTADOĞU DA DEĞİŞEN GÜÇ DENGELERİ EYLÜL 2009

ABD-İSRAİL-İRAN-TÜRKİYE; ORTADOĞU DA DEĞİŞEN GÜÇ DENGELERİ EYLÜL 2009 DIŞ POLİTİKA ABD-İSRAİL-İRAN-TÜRKİYE; ORTADOĞU DA DEĞİŞEN GÜÇ DENGELERİ EYLÜL 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com ABD NİN ÇOK TARAFLI

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı AB ve Türkiye Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Avrupa Birliği Bakanlığı, Katılım Öncesi AB Mali Yardımı kapsamında finanse edilen diyalog sürecini desteklemeye devam etmektedir. Diyaloğu-IV

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI 5. İSLAM DÜNYASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI KONFERANSI PROGRAMI İSLAM DÜNYASINDA YÜKSELEN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ROLÜ

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI 5. İSLAM DÜNYASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI KONFERANSI PROGRAMI İSLAM DÜNYASINDA YÜKSELEN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ROLÜ İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI 5. İSLAM DÜNYASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI KONFERANSI PROGRAMI İSLAM DÜNYASINDA YÜKSELEN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ROLÜ 14 15 ARALIK, İSTANBUL TÜRKİYE TARİH TEBLİĞ KONUŞMACILAR

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 80 Ocak 2014 İKV DEĞERLENDİRME NOTU AVRUPA BİRLİĞİ VE ÇİN ARASINDAKİ TİCARET VE YATIRIM İLİŞKİLERİ Selen Akses İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr AVRUPA BİRLİĞİ VE ÇİN ARASINDAKİ TİCARET VE YATIRIM

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü

UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü Esra HATİPOĞLU İletişim Sektör Uzmanı 31 Ekim - 1 Kasım 2014, Antalya Bilgi toplumları inşa etmek UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü, şimdiki hâliyle 1990 yılında UNESCO

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Anna Lindh Vakfı Türkiye Ağı Toplantısı

Anna Lindh Vakfı Türkiye Ağı Toplantısı Anna Lindh Vakfı Türkiye Ağı Toplantısı 12 Haziran 2014 http://annalindhturkey.net annalindhfoundation.org Toplantı Gündemi Tanışma ALV Nedir? Neler Yapıyor? İyi Örnekler ALV Türkiye ağı ve STEP 6 Faaliyetleri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst.

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst. İBRAHİM ARAP e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620 KİŞİSEL BİLGİLER Uyruğu : T.C Doğum Tarihi : 01.02.1972 Doğum Yeri : Mersin Medeni Durumu : Evli ÖĞRENİM 2004-2009 : Dokuz

Detaylı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Ortadoğu'da su ve petrol (*) Dursun YILDIZ İnş Müh Su Politikaları Uzmanı Petrol zengini Ortadoğu'nun su gereksinmesini gidermek amacıyla üretilen projelerden

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

2015 Sonrası Kalkınma Gündemi Türkiye İstişareleri. Özel Sektör Katılımı

2015 Sonrası Kalkınma Gündemi Türkiye İstişareleri. Özel Sektör Katılımı 2015 Sonrası Kalkınma Gündemi Türkiye İstişareleri Özel Sektör Katılımı Genel Bilgi Binyıl Kalkınma Hedefleri nin sonuna yaklaşırken, hedef olan 2015 yılı sonrasında ve önümüzdeki on yıllarda Türkiye toplumunun

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

Sosyal Girişimler, Sosyal bir amaçla kurulur ve faaliyet gösterir, Ekonomik faaliyetler yürütür, Elde ettikleri karı sosyal amaçları için kullanır.

Sosyal Girişimler, Sosyal bir amaçla kurulur ve faaliyet gösterir, Ekonomik faaliyetler yürütür, Elde ettikleri karı sosyal amaçları için kullanır. Sosyal Girişimler, Sosyal bir amaçla kurulur ve faaliyet gösterir, Ekonomik faaliyetler yürütür, Elde ettikleri karı sosyal amaçları için kullanır. Sosyal girişimler, çoğunlukla ürün ve hizmetler yaratırken

Detaylı

KÜLTÜRÜN TEŞVİKİ ULUSLARARASI FONU (IFPC) YÖNERGESİ 1

KÜLTÜRÜN TEŞVİKİ ULUSLARARASI FONU (IFPC) YÖNERGESİ 1 Hedefler KÜLTÜRÜN TEŞVİKİ ULUSLARARASI FONU (IFPC) YÖNERGESİ 1 1. Kültürün Teşviki Uluslararası Fonu kaynakları aşağıda sayılanları teşvik etmeyi hedeflemektedir: a. Bilginin, anlamların, değerlerin ve

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Prof. Dr. Serap Yazıcı

Prof. Dr. Serap Yazıcı Prof. Dr. Serap Yazıcı syazici@bilgi.edu.tr ; Kurtuluş Deresi Cad. Yahya Köprüsü Sok. No:1 Dolapdere 34440 Beyoğlu-İstanbul; Ofis No: 0212 311 52 67 Akademik Özgeçmiş - 1984 de, Ankara Üniversitesi Hukuk

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı