BAŞKAN DAN. Prof. Dr. Yasin AKTAY

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BAŞKAN DAN. Prof. Dr. Yasin AKTAY"

Transkript

1 BAŞKAN DAN ABD de yaşayan Müslümanlar, İslam dünyasında akan kanın, baskının, işgallerin, emperyalizmin ve istikrarsızlığın başlıca sebeplerinden biri olarak Amerika yı görmelerine rağmen ülkelerini seviyorlar. Amerikalı Müslümanların taşkınlık yapmamasının nedeni, her şeye rağmen sorumluların görevden uzaklaştırılacağına, zulümlerin durdurulabileceğine ve tüm Müslümanlar için daha iyisinin yapılabileceğine olan inançları. Onların bu ümidini ayakta tutan unsur mevcut demokratik sistemdir. Demokrasinin sağlıklı işlemesi sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesine fırsat sağlıyor. Fakat silah ticaretinden, petrol piyasası ve uluslararası finans spekülasyonlarından nemalanan lobiler mevzi kaybettiklerinden dolayı savaşların ve çatışmaların durmasını istemiyor. Sömürü çarkını döndürmek için yerel ve küresel düşman algısını taze tutmanın planlarını her daim yeniliyorlar. 19. ve 20. yüzyılın sömürgecilik mantığında oryantalistlerin batılıların zihninde çizdiği doğulu figürü önemli bir rol oynuyordu. Buna göre doğulular ve özellikle Müslümanlar kan dökmekten hoşlanan, vahşi ve muhakkak uygarlaştırılması gereken barbarlardı! Soğuk Savaş sonrasında her 10 yılda bir batı kamuoyunu Müslümanların baskı altında tutulmasına ikna edecek provokasyonlar düzenlendi. Dünya Ticaret Merkezi ne düzenlenen (1993) birinci ve ikinci (İkiz Kuleler -11 Eylül 2001-) saldırıların neden olduğu provokatif olayların yanında son olarak Müslümanların Masumiyeti filmi nedeniyle düzenlenen kanlı protestolar bütün sağduyu çağrılarına rağmen halen sürüyor. Önceleri oryantalizm eliyle kurgulanan doğulu algısı, şimdi islamofobi ile, yeni bir tasarımla kurgulanıyor. Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatörümüz Prof. Dr. Birol Akgün, Müslümanların Masumiyeti, Batının İhaneti başlıklı makalesinde Doğu Bloğu nun çökmesinden sonra hızlanan bu süreci, 1990 lı yıllarda İslam dünyasının özgürleşmesi Batının yerel diktatörlerle işbirliği yapmasıyla engellendi li yıllarda ise 11 Eylül olayları ve El Kaide oyunlarıyla İslam dünyası kontrol altında tutuldu. Şimdi de yeni oyunlar ve stratejiler geliştiriliyor ifadeleriyle değerlendiriyor. Stratejik Planlama Kurulu Başkanımız Aydın Bolat, Batı nın Paranoyası: İslamofobi yazısında, islamofobinin tarihsel, jeopolitik, siyasi, stratejik ve konjonktürel nedenlerini ve hedeflerini açıklıyor. Psikolojik savaş senaryosunun aktörlerini, Başta İsrailli politikacılar olmak üzere aşırı sağcı ve fanatik Hıristiyanlar, Yahudi lobisi, Ermeni lobisi ve islamofobik enteller ile paranoyak demokratlar şeklinde sıralıyor. SDE Uzmanı Doç. Dr. M. Murat Erdoğan da, Batı Dünyasında İslamofobi ve Yeni Mücadelenin Psikolojik Alanı adlı makalesinde, son film provokasyonunda yaşananların bir başat kültür mücadelesine dönüştürüldüğüne dikkat çekiyor. Yeni bir oryantalist politika olarak islamofobinin, çağın teknolojisinden de yararlanarak İslam ı bastırma, aşağılama; bu olmasa bile Hıristiyanlığın-Yahudiliğin üstünlüğünün bir aracı olarak düşünüldüğünü kaydediyor. İslamofobi tuzağına düşmemek için kendimizi doğru ifade etmenin yanında hem demokratik sistemimizi sağlamlaştırmamız hem de bilimsel ve teknolojik çalışmalara hız vermemiz gerekiyor. Kısaca gündemimizi kendimiz planlamalıyız. Bu bağlamda Ekonomi Koordinatörlüğümüz TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak ile Türkiye nin bilgi ekonomisini, politikalarını ve gelecek perspektifine ilişkin projelerini konuştu. Dikkatle okunması gereken önemli bir röportaj. Sağduyumuzu ve özgüvenimizi hiç yitirmeden sağlıcakla kalmanız dileğiyle Prof. Dr. Yasin AKTAY

2 STRATEJİK DÜŞÜNCE Stratejik Düşünce ve Araştırma Vakfı İktisadi İşletmesi Adına Sahibi Dr. Nurol Canbolat Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Yasin Aktay Yayın Kurulu Prof. Dr. Yasin Aktay Prof. Dr. Birol Akgün Prof. Dr. Aytekin Geleri Prof. Dr. Muhsin Kar Doç. Dr. Murat Çemrek Doç. Dr. Levent Korkut Doç. Dr. Yusuf Tekin Doç. Dr. Bekir Berat Özipek Dr. Murat Yılmaz Aydın Bolat Ahmet Ünal Danışma Kurulu Prof. Dr. Tayyar Arı Prof. Dr. Mustafa Aydın Prof. Dr. İbrahim S. Canbolat Prof. Dr. Şaban H. Çalış Prof. Dr. Beril Dedeoğlu Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu Prof. Dr. Cihat Göktepe Prof. Dr. Talip Özdeş Prof. Dr. Ali Şafak Prof. Dr. Mehmet Şişman Prof. Dr. Ertan Beşe Doç. Dr. Yaşar Akgün Doç. Dr. Caner Arabacı Dr. Zafer Aydın Ecemiş Mehmet Akif Ak Bayram Girayhan Veli Şirin Yazı İşleri Müdürü Ahmet Ünal Yayın Asistanları Feyzan Ece Çapa, Yasemin Küçer Reklam Sorumlusu Bedir Sala Yönetim Yeri Stratejik Düşünce Enstitüsü Çetin Emeç Bulvarı A. Öveçler Mah. 4. Cad Sokak No: 12 Çankaya / Ankara Tel: Faks: Filmin 36 Mısır da Zeynep SONGÜLEN İNANÇ Ardından Karikatürler ve Fransa Fransa daki entegrasyon sorunlarının başında gelen Müslümanların entegrasyonu, hem siyasi hem sosyal yapıyı ciddi ölçüde meşgul ediyor ve bu meseleyle baş etmek için çaba sarf ediliyor. Ancak yöntem olarak büyük ölçüde yasaklamanın ve kışkırtmanın kullanıldığı söylenebilir. Doç. Dr. Ahmet UYSAL Yeni Düzen Arayışı İhvan ın Politikası Mursi, başa geçmeyi başardıktan sonra Hişam Kandil i başbakan atayarak yeni hükümeti daha çok eskiden görev yapmış teknokratlar ve İhvan a yakın isimler oluşturmuştur. Hükümette muhalefetten yalnızca Vasat Partisi nden bir temsilciye yer verilmiştir. Tasarım-Baskı Başak Matbaacılık ve Tan. Hiz. Ltd. Şti. Anadolu Bulvarı Meka Plaza No: 5/15 Gimat Yenimahalle - Ankara Tel: Faks: Fotoğraflar AA, Cihan, ShutterStock Bu dergi içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu dergide yer alan SDE nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir. 52 Sistem Öner BUÇUKCU Krizi mi Konjonktürel Yansıma mı: Yeni Dönemde Bağlantısızlar Hareketi İran da gerçekleştirilen 16. Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi, hareketin 1980 li yıllardan günümüze kadar en fazla üzerinde durulan toplantısı oldu.

3 İÇİNDEKİLER 64 Balyoz Kararı: Darbelere Karşı Hukukun Caydırıcılığı Balyoz davasının mahkûmiyetle sonuçlanması hayati bir eşiğin aşılması ve vesayetçi rejimin askeri ayaklarının yıkılması anlamına gelmektedir. Türkiye, bu noktaya uzun siper savaşlarından sonra gelebildi. 86 Krizdeki 96 Yayılan Dr. Murat YILMAZ Yrd. Doç. Dr. Ali ARI Avrupa: Bankacılık Krizinden Borç Krizine Kriz aslında temelde tipik bir kredi krizidir. Kredi krizinden kastettiğimiz ise bankaların müşterilerine açtıkları kredileri geri alamamaları sonucu diğer banka veya finansal kuruluşlara ödemelerini yapamamaları nedeniyle patlak veren bir kriz türüdür. Prof. Dr. Muhsin KAR Çin Sermayesini Türkiye ye Çekmek Çin ekonomisi, 1970 lerin sonunda başlayan dışa açılma politikalarının sonucu olarak, son otuz yılda çok büyük dönüşüm geçirdi. Gerçekleştirilen reformlarla Çin ekonomisinin bir yandan yurtiçindeki endüstriyel yapısı değiştirildi diğer yandan ise ekonomisi dış dünyaya eklemlendi. Bu dönüşüm sayesinde, tarım ülkesi olmaktan teknoloji ihraç eden ülke konumuna geçti. Arap Baharı na Karşı Film Çevirmek Prof. Dr. Yasin Aktay Müslümanların Masumiyeti, Batının İhaneti Prof. Dr. Birol Akgün Batı nın Paranoyası: İslamofobi Aydın Bolat Batı Dünyasında İslamofobi ve Yeni Mücadelenin Psikolojik Alanı Doç. Dr. M. Murat Erdoğan Filmin Ardından Karikatürler ve Fransa Zeynep Songülen İnanç Özgürlük ve Adalet Denkleminde Siyaset Prof. Dr. Talip Özdeş Mısır da Yeni Düzen Arayışı İhvan ın Politikası Doç. Dr. Ahmet Uysal Çin-Mısır İlişkileri: Cumhurbaşkanı Mursi nin Çin Ziyareti Doç. Dr. Erkin Ekrem Sistem Krizi Mi Konjonktürel Yansıma Mı: Yeni Dönemde Bağlantısızlar Hareketi Öner Buçukcu ABD Başkanlık Seçimlerinde Son Viraj Amine Yazıcı Balyoz Kararı: Darbelere Karşı Hukukun Caydırıcılığı Dr. Murat Yılmaz Darbeciler Mahkemede Yetim Kaldı! Ahmet Ünal Bekir Gür: Eğitimde İstikrar Yoksunluğu Var Parasız Üniversite Mümkün Mü? M. Kürşad Birinci Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu SDE Ekonomi Programı Koordinatörlüğü Krizdeki Avrupa: Bankacılık Krizinden Borç Krizine Yrd. Doç. Dr. Ali Arı AB nin Siyasi Krizi ve Almanya nın Avrupa Vizyonu Dr. Dilek Yiğit Yayılan Çin Sermayesini Türkiye ye Çekmek Prof. Dr. Muhsin Kar Yücel Altunbaşak: Türkiye Verimlilik Ekonomisi ile Üst Lige Çıkamaz

4 ARAP BAHARI NA KARŞI F LM ÇEV RMEK Prof. Dr. Yasin AKTAY SDE Başkanı islamofobi

5 Amerika da yaşamakta olan bir Kıpti nin Peygamberimiz hakkında yaptığı filmin tek amacı var: Müslümanları kışkırtmak, sokaklara dökmek hatta mümkünse olabildiğince kan döktürmek. Bu açıdan son derece başarılı bir film. Kendine, dinine, peygamberine azıcık saygısı, sevgisi olan hiçbir Müslüman ın kayıtsız kalamayacağı ve alabildiğine tahrik edici bir içeriğe sahip. Filmin hiçbir bilgilendirici veya hiçbir sanatsal yanı yok. Hiç kimse bütün bu sonuçların filmin hesaplanan etkileri arasında olmadığını söyleyemez. Belli ki alınan sonuçlar bütün incelikleriyle hesaplanmış. Alabildiğine berbat, hiçbir sanatsal değeri olmayan iğrenç film, bu ince işlenmiş hesabın içinde anlamlı bir yer buluyor. Dolayısıyla Müslü- Geçtiğimiz ay içinde Türkiye nin gündemini dünyadan dolanarak belirleyen en önemli konulardan birisi Peygamber efendimize hakaret içerikli bir filmin İslam dünyasında yol açmış olduğu şiddet dalgalarıydı. Bu şiddet dalgaları tam da 11 Eylül günü, 11 yıl öncesinin bütün olumsuz hatıralarını özellikle Amerikan kamuoyunda canlandıracak şekilde, Libya da Amerikan büyükelçisini ve üç görevlisini vurdu. Büyükelçinin öldürülme şekli ve ölümünün medyada sergilenme şekli Kaddafi nin akıbetini hatırlattırıyordu. Amerika da yaşamakta olan bir Kıpti nin Peygamberimiz hakkında yaptığı filmin tek amacı var: Müslümanları kışkırtmak, sokaklara dökmek hatta mümkünse olabildiğince kan döktürmek. Bu açıdan son derece başarılı bir film. Kendine, dinine, peygamberine azıcık saygısı, sevgisi olan hiçbir Müslüman ın kayıtsız kalamayacağı ve alabildiğine tahrik edici bir içeriğe sahip. Filmin hiçbir bilgilendirici veya estetik yanı yok. Amaçlarının tahrik olduğunu filmin yapımcısı ve yönetmeni de gizlemiyor zaten. Ayrıca hiçbir sanatsal amaç gözetmeden sadece hakaret etmek kastıyla yaptığını söylediği bu eylemin utanmadan yine de ifade özgürlüğü çerçevesinde görülmesini talep ediyor. İfade özgürlüğünün özellikle dinler ve ırklar karşısında, anti-semitizm ve ırkçı söylemlerle ilgili tecrübeler ışığında, sınırsız olmadığı bilindiği halde İslam a karşı bu genişlikte tolere edilmesi ancak stratejik bir tercih olabilir. Böyle bir hakaret yapıldığında Müslümanların nasıl tepki vereceği çok iyi bilindiği halde dönüp sonra buna karşı verilen tepkileri suçlayanların ikiyüzlü ve aşağılık sahtekârlıkları insanlık adına utanç verici ama içerdiği hesap tabii ki daha fazla dikkat çekici. Bu hesap, Arap dünyasındaki gelişmeleri kontrol etmeye matuf bir hesap. Filmin etkisiyle İslam dünyasında peygamberini seven herkes sokaklara dökülüp protestosunu, öfkesini en şiddetli biçimde ortaya koymaya başladı. ABD nin Libya daki elçilik binası basıldı, ateşe verildi ve büyükelçi ile elçiliğin dört çalışanı feci bir biçimde öldürüldü. Protestolar Mısır da da sürekli ve etkili bir biçimde devam etti. Yine ABD büyükelçiliği önünde yürütülen gösterilerde şiddet dolu görüntüler ortaya çıktı. Gösteriler ve halkın öfkesi hala durulmuş değil. İslam dünyasının her tarafında benzer gösteriler yapılırken bilhassa Tunus ta da elçiliğin protestocular tarafından işgal edildiğine ilişkin haberler gelmişti. 5

6 Libya açıklarına donanmasını göndermiş bir Obama neresinden bakılırsa bakılsın hiç istemediği bir zamanda, hiç istemediği bir ortama sürüklenmiş demektir ve bu tam da Suriye den kaçarken tutulduğu bir Arap Baharı dolusudur. manların böyle bir film ile sokağa dökülmek istenmesinin birkaç hedefi birden gözettiğini söyleyebiliriz. Birincisi, Arap Baharı na beklenen dış müdahale için uygun ortamın oluşturulması. Arap Baharı başladığı saatten itibaren sürekli dış (ABD-İsrail vs.) yönlendirmelerin etkisi üzerinde duruldu, ancak bunun hiçbir zaman somut bir delili sunulamadı. İşin doğrusu bu sürecin Arap halklarının kendi dinamikleri içinde kendiliğinden gelişiyor olduğuydu. Bunu söylemek sözkonusu güçlerin sinsiliğini ve bu konulara kayıtsız olduğu anlamına gelmiyor. Aksine kendiliğinden gelişen süreçlere müdahale için elverişli zemini bekleyeceklerini daha fazla söylüyordu. Halk hareketlerine karşı cepheden karşı koymak yerine onları uygun zamanlamalarla rayından çıkaracak müdahaleleri tercih ettikleri-edecekleri çok açıktı. Nitekim bu konuda hiçbir fırsatı kaçırmadılar-kaçırmıyorlar. 11 Eylül ün yıldönümüne nişan alınmış böylesi bir provokasyonun Arap Baharı sürecine dair algıları nasıl değiştireceği ve bu süreci dış müdahalelere biraz daha açık hale getireceği öngörülebilir. İkincisi, bu provokasyonun yaratacağı sonuçların ABD deki seçimler üzerinde belirleyici olacağı hesaplanıyor. Daha şimdiden Obama ya karşı Neo- Conların desteklediği Cumhuriyetçi aday Romney in hissedilir derecede avantaj elde ettiği gözlemleniyor. Zaten Romney de bu olayları gerek Arap Baharı sürecinde gerekse genel olarak Ortadoğu ya yaklaşımında Obama ya yüklenmenin fırsatı olarak değerlendirmekten geri durmadı. 6 STRATEJİK DÜŞÜNCE EKİM 2012

7 Bu provokasyonun yaratacağı sonuçların ABD deki seçimler üzerinde belirleyici olacağı hesaplanıyor. Daha şimdiden Obama ya karşı Neo-Conların desteklediği Cumhuriyetçi aday Romney in hissedilir derecede avantaj elde ettiği gözlemleniyor. Üçüncüsü, seçimler öncesinde Suriye konusunda bir maceradan uzak durmakta ısrarlı görünen Obama yönetimi, Cumhuriyetçilerin de hiç istemedikleri Suriye yerine Ortadoğu da başka bir sıcak müdahale ortamına sürüklenmek isteniyor. Sonuçta bir ABD büyükelçisinin öldürülmesi hiçbir ABD başkanının kayıtsız kalabileceği bir olay değil. ABD nin Libya açıklarına donanmasını göndermesi ABD politikalarının hiç değişmediğinin değil, bu olayda sözkonusu görüntüyü verme baskısına boyun eğmek zorunda kalışının bir göstergesidir. Zira Libya açıklarına donanmasını göndermiş bir Obama neresinden bakılırsa bakılsın hiç istemediği bir zamanda, hiç istemediği bir ortama sürüklenmiş demektir ve bu tam da Suriye den kaçarken tutulduğu bir Arap Baharı dolusudur. Dördüncüsü, Demokrat Parti programından Kudüs ün İsrail in başkenti olduğuna dair ifadeyi çıkaran Obama ya seçim arifesinde İsrail in bir sürpriz hazırladığı üzerin- de duruluyordu. Obama nın Arap Baharı sürecinde izlediği olumlu yaklaşımı hiçbir zaman içine sindirmeyen İsrail in bu film provokasyonuyla İslam, Müslümanlar, Arap Baharı ve Obama hakkında bu algı manipülasyonunu devreye soktuğu ifade edilebilir. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Dört dörtlük bir fitne sahneleniyor 7

8 MÜSLÜMANLARIN MASUMİYETİ, BATININ HANET Prof. Dr. Birol AKGÜN SDE Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatörü islamofobi

9 1990 lı yıllarda İslam dünyasının özgürleşmesi Batının yerel diktatörlerle işbirliği yapmasıyla engellendi li yıllarda ise 11 Eylül olayları ve El Kaide oyunlarıyla İslam dünyası kontrol altında tutuldu. Şimdi de yeni oyunlar ve stratejiler geliştiriliyor. Demokrasinin beşiği sayılan ve tüm dünyaya liberal değerleri tavsiye eden Batılı entelektüeller kendi değerlerine ihanet edercesine İslam dünyasındaki demokratikleşme hareketlerine mesafeli duruyorlar. Ortadoğu coğrafyasındaki Müslüman halkların, kendilerini onlarca yıldır baskı ve şiddete dayalı yöntemlerle yöneten otoriter rejimlere karşı özgürlük ve demokrasi adına giriştikleri kitlesel başkaldırı eylemlerinin ikinci yılına giriyoruz. Kitlelerin isyanı Arap rejimlerini birer birer çökertirken, kendi stratejik ve ekonomik çıkarlarını diktatörlere sağladıkları siyasi destek sayesinde kolayca elde edebilen küresel hegemonik güçler, İslam coğrafyasındaki halkların kendi kaderlerini kendilerinin belirlemesinin önünü açan gelişmelerden pek memnun görünmüyorlar. Ortadoğu halklarının özgürlük ve demokrasi gibi Batı kaynaklı siyasi değerler uğruna kitlesel sokak eylemleriyle devrim yapabileceğine asla ihtimal vermeyen Batılı aydınlar, Mısır, Tunus ve Fas gibi Arap ülkelerinde demokrasinin yavaş yavaş kurulmaya başlaması karşısında pozisyonlarını gözden geçirme gereği duyuyorlar. Ancak yine de kafalarındaki derin şüpheleri izale etmeye gururları engel oluyor. Kendi medeniyetlerinin siyasi ve ahlaki temellerini oluşturan liberal değerlerin yeryüzünün farklı noktalarında yayılmasından heyecan duymaları gereken, söz konusu olan İslam coğrafyası olduğu zaman oldukça mesafeli, kaygılı ve endişeli tavır sergiliyorlar. Türkiye deki endişeli modernlerin içinde depreşen derin Beşşar Esed aşkı gibi, Batılı aydınların yazılarında ve değerlendirmelerinde, istikrar arayışı kaygısı altında otoriter ama laik Arap yönetimlerine karşı hissettikleri derin nostaljik özlemi ve sempatiyi görmemek mümkün değil. Kısaca Batı dünyası kendi stratejik çıkarları uğruna, dünyanın batı medeniyetine yönelik sempatiyle bakmasının ardındaki en önemli neden olan kendi özgürlükçü liberal değerlerine ihanet ediyor. Zira bu gelişmeler, kültürel ırkçılık ve derin ön yargıları nedeniyle İslam dünyasında halk iradesine dayalı demokratik yönetimlerin asla mümkün olmayacağına inanmaya alışmış Batılı siyasi elitlerin zihin konforunu bozuyor. İşte batı toplumlarındaki islamofobik grupların sahneye koyduğu son provokasyon olan Müslümanların Masumiyeti filmi ve bu filme karşı İslam dünyasında gösterilen aşırı reaksiyon, bu çerçevede batı dünyasındaki ve İsrail deki endişeli demokratların eline müthiş bir silah vermiş gözüküyor. Tahrir meydanındaki demokrasi gösterilerinin samimiyetine ve Arap baharına hiçbir zaman güvenmeyen neo-con çevreler, son derece naif buldukları demokrat batı kamuoyuna karşı kullanabilecekleri müthiş bir argüman ele geçirmemin derin hazzını yaşıyorlar. Özellikle Amerikan Başkanı Barak Obama nın İslam dünyasına yönelik dört yıldır sürdürdüğü açılım ve yakınlaşma politikalarını durdurmanın ve hatta mümkünse Cumhuriyetçi Mitt Romney i Beyaz Saraya 9

10 taşıyarak, Bush döneminde yarım kaldığını düşündükleri neo-conların çılgın projelerini yeniden canlandırmanın hayalini kurmaya başladılar. Kelimenin tam anlamıyla batıdaki azgın azınlığın siyaseten biti kanlanıyor ; tıpkı bizdeki gizli Baasçıların hükümetin izlediği Suriye politikasının yarattığı siyasi ve ekonomik zorluklar üzerinden kendilerine siyasette alan açmaya çalışmaları gibi. Mümkün olsa, hiç utanma gereği duymadan gömdükleri savaş baltalarını yeniden çıkarıp eski günlere geri dönecekler. İslam dünyasının dört bir yanında düğmeye basılmışçasına yaygınlaşan batı ve ABD karşıtı sokak gösterileri gerçekten bir tesadüf mü acaba? Libya da kimin tarafından öldürüldüğü belli olmayan ama El Kaide ye atfedilen ABD büyükelçisinin öldürülmesi gibi sansasyonel bir trajik cinayetin, aynı anda hem Amerikan neo-conlarını, hem İsrail kabinesinin çoğunluğunu ve hem de Tahran ı sevindirmesi ilginç değil midir? Bu gelişmeler karşısında Türkiye nin izlemesi gereken politika nedir? Arap Baharına destek vermekten vazgeçip Suriye deki gelişmelere sırtını dönmek; hatta PKK ile mücadele adına yeniden Beşşar Esed ile dost olmak ve tabi ki, yeterince şişirilen İran tehdidini dengelemek için Tel Aviv in kapısına yönelmek mi? Arap Ortadoğu sundaki gelişmeler ışığında tüm bu soruların ciddi biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. İslam Toplumlarının Uyanışı Rahatsız Ediyor Arap baharını salt Amerikan projesi olarak okursanız eğer, komplo teorilerinin sağladığı rahatlıkla dünyanın bu bölgesinde 21. yüzyılın ilk çeyreğindeki değişmelerin nedenleri ve sonuçları üzerinde fazla kafa yormanız gerekmez. Her olayı ve her gelişmeyi ABD ye havale edip rahatlayabilir; anti-emparyalizm adına Beşşar Esad a dahi gönül rahatlığıyla sahip çıkabilirsiniz. Ancak böyle bir okuma bizi, ABD medyasının popüler jeopolitik biliminin enstrümanlarını kullanarak, zihinlerimiz üzerinde kurmaya çalıştığı hakimiyeti gönüllüce kabullenmeye götürmez mi? Zira böyle bir tutum bizim zımnen, ABD yi tüm dünyadaki sosyal ve siyasal süreçleri kontrol etmeye muktedir, omnni potent bir güç olarak görmemizin bir sonucu değil midir? Oysa gerçeklik bu değildir. ABD son yüzyılda dünyanın en önemli güçlerinden biriydi. Hala da küresel politikada en önemli siyasi aktördür. Ancak ne yakın geçmişte, ne de uzun dünya tarihinde hiçbir güç (ne Roma ne de ABD) dünyadaki tüm sosyal-siyasal olayları kontrol edecek potansiyele erişememiştir. Kaldı ki, bugünkü ABD on yıl önceki ABD de değildir. Hegemonik gücü iyiden iyiye sarsılan, kendi içinde derin bir ekonomik ve siyasi sarsıntı geçiren, küresel konumunu yeniden ayarlamak için stratejiler geliştiren; üstelik bugün kendi geleceği için Ortadoğu yu değil Asya- Pasifik bölgesini önceleyen bir ABD var. İsrail ise bütün istihbarat gücüne rağmen, tek başına Arap dünyasındaki gelişmeleri belirleyebilecek güce sahip değil. Arap uyanışının Ortadoğu da yarattığı yeni 10 STRATEJİK DÜŞÜNCE EKİM 2012

11 dengelerde kendi yerini yeniden tanımlamaya çalışıyor. Varmaya çalıştığımız sonuç şudur. Bugün Arap İslam dünyasında yaşanan değişim süreci ağırlıklı olarak gerçekten de bu coğrafyanın kendi iç dinamiklerinin bir sonucudur. Dışarıdan gelen motivasyonlar ve yönlendirmeler varsa bile, değişimin ana gücünün İslam dünyasındaki sosyolojik ve siyasal güçlere dayandığından şüphe yok. Daha da önemlisi, İslam dünyasındaki değişim sürecini yönlendiren temel siyasi akımlar ve önemli aktörler, Batının beklediğinden çok daha rasyonel ve çok daha stratejik hareket edebilmektedirler. Özellikle Tunus ve Mısır daki devrimlerin taşıyıcısı olarak görülen Müslüman kardeşler gibi grupların önderleri, kritik zamanlarda takındıkları tavırlar ve geliştikleri stratejilerle Türkiye deki kırk yıllık demokratları dahi şaşırtmaya devam etmektedirler. İslam dünyasındaki İhvan gibi ana akım siyasi/sosyal hareketler, sömürgeci batılı güçler ve onların yerli işbirlikçileriyle yaptıkları uzun mücadele sürecinde yeterince siyasi tecrübe ve feraset kazanmış görünüyorlar. Şiddete dayanmayan siyasi yöntemlerle, kendilerine kamusal alanda geniş bir meşruiyet alanı açmayı başardılar. Örneğin Mısır daki yeni İslamcı liderlik ve onun toplumdaki destekçileri, ne Hüsnü Mübarek in uzantısı olan askeri konseyin taktiklerine boyun eğdiler, ne de sokak- Türkiye deki endişeli modernlerin içinde depreşen Beşşar Esed aşkı gibi, Batılı aydınların yazılarında ve değerlendirmelerinde, istikrar arayışı kaygısı altında otoriter ama laik Arap yönetimlerine karşı hissettikleri derin nostaljik özlemi ve sempatiyi görmemek mümkün değil. ları kana buladılar. Akıllıca hareket ederek, Muhammed Mursi gibi bir liderin öncülüğünde Mısır demokrasisini krize düşürmeden ülkenin en zor anlarını maharetle aşmasını bildiler. Üstelik dış politikada da hem batıya karşı görece daha bağımsız bir dış politika izleyebileceklerini gösterdiler, hem de dış dünyaya karşı İran ın etki alanına girmeden kendi halkının beklentilerine uygun, kimlikli duruşlarını incelikle sergilemeyi başardılar. Mısır bu konuda öncü bir örnektir ve diğer İslam ülkelerinde de demokratikleşme trendine bağlı olarak halkın desteğini alarak iktidara gelecek her iktidarın dış politikada benzer şekilde davranması beklenmelidir. Esasen Batıdaki bazılarını rahatsız eden şey de Arap uyanışı sürecinin çok hızlı biçimde başarılı olmaya başlaması ve bölgedeki yarım asırlık güç dengelerini bozmaya başlamasıdır. Bugünlerde Müslümanların masumiyeti gibi ajitatif filmler üzerinden sergilenen kışkırtıcı hamleler, esasen İslam dünyasındaki aktörlerin bu değişim sürecini son derece akıllıca yönetmeleri ve bariz yanlış yapmamalarıdır. Başka deyişle, demokratik sürecin bölgede gerçekçi biçimde maya tutmaya başlaması ve başarı şansının yüksek olmasıdır. Oysa batının bir kesimi hala zihinlerindeki o yanlış ve yanlı İslam dünyası imajını korumaktadırlar ve son yüzyılda hep yapa geldikleri gibi, Ortadoğu bölgesini istedikleri zaman kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirebilmeyi arzulamaktadırlar. İslam dünyasındaki sahici devrimler tarihsel anlamda Ortadoğu nun postkolonyalist dönemden epistemolojik ve siyasi olarak kopuşunu da ifade etmektedir. Arap dünyasındaki ana akım İslamcılar ve onların siyasi/ entelektüel liderlerinin son yüz yıllık davranış kalıplarının altında yatan temel motivasyon, sömürgeci güçlerin kendi ülkelerini doğrudan veya dolaylı işgallerine karşı giriştikleri direniş ve tepkisellikti. Şimdi ilk kez, batının da zaaflarının bu kadar derinleştiği bir konjonktürde Ortadoğu halkları tarihsel bir hamle yaparak hem bölgedeki sömürgeci mirasın son kalıntıları olan diktatörlerden, hem de devrimci sürecin başarılı olmasıyla birlikte yüzyıllık 11

12 ABD küresel politikada hala en önemli siyasi aktördür. Ancak ne yakın geçmişte, ne de uzun dünya tarihinde hiçbir güç dünyadaki tüm sosyal-siyasal olayları kontrol edecek potansiyele erişememiştir. Kaldı ki, bugünkü ABD on yıl önceki ABD de değildir. ezilmişliğin yarattığı siyasi/psikolojik travmalardan kurtuluyorlar. Başarılı toplumsal devrimler halkların kimliklerindeki zedelenmeleri rehabilite ediyor. Ortadoğu nun halkları post-koloniyal dönemin tepkiselliğine dayalı kimliklerini aşarak kendi öz kimliklerine geri dönüyorlar. Sokak devrimlerini gerçekten de bir kurtuluş (emancipation), özgürleşme ve uyanış haline getiren şey de budur. Devrimleri Marjinaller Üzerinden Vurmak Ortadoğu daki dönüşümün durdurulması için ABD merkezli olarak dünyaya yayılan yeni batılı provokasyonların altında yatan temel motivasyon da, batıdaki bazı güçlerin Ortadoğu daki yeni siyasi dinamikleri bu anlamda doğru okumalarıdır. Temel amaç da İslam Dünyasındaki bazı tepkisel grupları harekete geçirerek, devrim sürecinin Arap toplumlarında yarattığı özgüveni sarsmak ve iç siyasi istikrarlarını bozarak devrimci süreci mümkünse akamete uğratmaktır. Aklıselimi yakalayan ve kışkırtmalara karşı ferasetle hareket eden grupların ahengini bozmak ve geniş toplum kesimlerinin refahını artırmaya odaklanan yeni rejimlerin siyasi meşruiyetini zayıflatarak bu grupları ve yeni hükümetleri Batılı güçlerle çatışmaya zorlamaktır. Böylece devrimle gelen hükümetleri uluslararası sistemde marjinalleşmeye zorlayarak, bugün İran a karşı uyguladıkları taktikleri diğer İslam ülkelerine karşı da uygulayabilme şansını yakalamak ve Ortadoğu yu her an müdahale edilebilecek bir coğrafyaya dönüştürmek istiyorlar. Bu tür provokasyonlara karşı şiddetli direnç gösterenlerin ve sokaklara dökülerek ABD büyükelçiliği gibi batılı hedeflere saldıranların önemli bir kısmının, siyasi davranışlarında hala post-kolonyal dönemin tepkiselliği ile hareket eden bazı selefi gruplar olması ise oldukça ilginçtir. Örneğin Mısır daki son protestolar, önde gelen selefi imamlardan biri olan Halid Hasan ın kendi TV kanalından yaptığı ateşli konuşma ve bu sırada söz konusu filmden alınan bazı sahnelerin gösterilmesi sonrasında başlamıştır. Libya da ABD bbüyükelçisinin ölümüyle sonuçlanan olaylarda da bazı silahlı selefi grupların başrol oynadığı belirtilmektedir. Ayrıca hem Libya da hem de Mısır da İslam karşıtı o filmi protesto edenler arasında eski dönemde Mübarek ve Kaddafi yönetimlerine yakın olan grupların da bulunduğu belirtilmektedir. İktidarlarını kaybeden kesimler yaratılan kaos ve kargaşa üzerinden kendilerine yeniden siyasette bir pazarlık alanı açmaya çabalıyorlar. Her halükarda şunu söylemek mümkündür. Kendilerinin dünyanın daimi efendileri olarak atandıklarını zanneden batılı bazı sözde aydın, siyasetçi, entelektüel ve stratejisiler ne Obama nın İslam dünyasıyla batıyı yakınlaştırma politikasını hazmedebilmişlerdir; ne de kendileri açısından jeopolitik gerekçelerle vazgeçilmez olarak gördükleri Ortadoğu bölgesinin devrim sürecinin yarattığı iç dinamiklerin neticesinde kendi ellerinden kayıp gitmesine razıdırlar. Türkiye den Mısır a ve Suriye den Fas a uzanan İslam coğrafyasındaki yeni siyasi aktörlerin ferasetli ve basiretli siyasi davranışları ise bazılarını çıldırtma derecesinde rahatsız etmektedir. Bu nedenle Ortadoğu nun normalleşmesini mümkünse önlemek, değilse geciktirebilmek için yüzyıldır bölge halkları üzerine yaptıkları antropolojik, sosyolojik ve dini araştırmalara dayanarak, bölgenin iç dinamiklerini harekete geçirecek provokatif hamleler yapıyorlar. Hangi söylemin bölgede hangi grupları, nasıl harekete 12 STRATEJİK DÜŞÜNCE EKİM 2012

13 geçireceğini iyi hesaplıyorlar. Popüler jeopolitiğin ve psikolojik savaşın tüm unsurlarını kullanılıyor. Devletler arasındaki çıkar çatışmalarını da, halklar arasındaki mezhepsel ve siyasi gruplaşmaları da iyi biliyorlar. Fitneye Karşı Feraset Zamanı 1990 lı yıllarda İslam dünyasının özgürleşmesi Batının yerel diktatörlerle işbirliği yapmasıyla engellendi li yıllarda ise 11 Eylül olayları ve El Kaide oyunlarıyla İslam dünyası kontrol altında tutuldu. Şimdi de yeni oyunlar ve stratejiler geliştiriliyor. Demokrasinin beşiği sayılan ve tüm dünyaya liberal değerleri tavsiye eden Batılı entelektüeller kendi değerlerine ihanet edercesine İslam dünyasındaki demokratikleşme hareketlerine mesafeli duruyorlar lı yıllarda Doğu Avrupa nın demokratikleşmesini canla başla destekleyenler, bugünlerde Mısır da, Tunus ta, Libya veya Fas ta yapılan demokratik seçimler karşısında heyecan bile duymuyorlar. Onları ancak Libya daki ABD büyükelçisinin öldürülmesinin yarattığı kaos veya Kahire deki protestocuların İsrail büyükelçiliğine saldırıları ilgilendiriyor. Batı dünyası ya kendi içindeki derin ekonomik ve sosyal sarsıntıların etkisiyle kendi liberal değerlerine olan güvenini yitirdi, veya bu değerlerin Ortadoğu halklarınca çalınmasından rahatsızlık duyuyor. Her iki durumda da kendi siyasi geleneklerine ve özgürlükçü değerlerine ihanet ediyorlar. Umarız bu vurdumduymazlık ve ihanet Batının kendi içindeki yeni Breivik lerin sayısını artırarak, yeniden faşizan bir toplumsal dalga yaratmaz. Son olarak, İslam toplumlarının dünya politikasında tarihe geri dönüşünün yolu açılıyor. Siyasi aktörler ve dini-toplumsal grup önderleri son derece dikkatli olmak ve sorumlu hareket etmek durumundadır. Siyasi/popüler fitnelere kaşı tepkisel değil, feraset ve basiretle hareket etme zamanıdır. Ne Tahran ın Türkiye ile ilişkilerini germe lüksü var; ne Türkiye nin PKK ile mücadele adına İslam dünyasının değişim sürecine katkı vermekten vazgeçmeye hakkı var. Mezhep çatışması gibi üfürülen dış fitnelere karşı ise tüm gruplar uyanık olmak zorundadır. İslam ın kendi içindeki çoğulcuğu barış içinde yaşatma geleneği oldukça güçlüdür. Büyük hayallerimize birlikte ulaşmak için şimdi tepkisellik zamanı değildir. Diyalog, istikrar, geleceği birlikte inşa ve dayanışma zamanıdır. 13

14 BATI NIN PARANOYASI: İSLAMOFOBİ Aydın BOLAT SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı islamofobi

15 İslam düşmanlığı olarak ortaya çıkan islamofobinin tarihsel, jeopolitik, siyasi, stratejik ve konjonktürel nedenleri ve hedefleri vardır. Psikolojik savaş ve jeopolitiğin bütün silahlarının kullanıldığı politik/ popüler fitne ve planlarla karşı karşıyayız. Başta İsrailli politikacılar olmak üzere aşırı sağcı ve fanatik Hıristiyanlar, Yahudi lobisi, Ermeni lobisi ve islamofobik enteller ile paranoyak demokratlar Müslümanlara karşı tezgahlanan bu senaryonun aktörleridir. Özgürlükler ülkesi (!) Amerika da, fikir özgürlüğü cenneti(!) Avrupa da konu İslam ve Müslümanlar olunca çifte standart refleksi devreye giriyor. Hz. Muhammed i (SAV) ve İslam ı hedef alan filmin arkasında bir yıl önce Kur an yakma eylemiyle dünyayı ayağa kaldıran rahip Terry Jone çıktı. Filmin galası da Florida daki Kur an ın yakıldığı o kilisede yapıldı. Hz. Muhammed e hakaretler içeren, İslam ülkelerinde protesto gösterilerine yol açan ve bugüne kadar 30 a yakın insanın ölümüne yol açan ve tam da 11 Eylül (2001) olaylarının 11. yıl dönümüne denk getirilen Müslümanların Masumiyeti adlı filmin yapımcısı İsrail asıllı ABD vatandaşı Sam Bacile, tahrikçi komplosunu itiraf etti: Filmi provokatif bir tutum için yaptım. İslam kanserdir, Müslümanlar da yok edilmesi gereken böceklerdir. Bu film ile İslam ın nefret içerikli bir din olduğunu göstereceğim. Film için 100 İsrailli bağışçıdan 5 Milyon Dolar aldım ve filmi İsrail için yaptım. Özgürlükler Ülkesinde Müslümanların Masumiyeti Provokasyon içinde yer alanlara ve herkesin iğrenç olarak nitelendirdiği filme herhangi bir yasal işlem yapılmadı. Gerekçe ise özgürlükler kısıtlanamaz oluyor her zamanki gibi. Hakaret filmini iğrenç, tiksindirici ve çok ilkel olarak nitelendiren ve filmi sadece Müslümanlara değil, aynı zamanda Amerikalılara da hakaret olarak gören Başkan Obama bile sonunda; İnançlara saygılı olmalıyız ama Anayasamızın 1. maddesi olan ifade özgürlüğünden de vazgeçmeyiz. Anayasamız özgür konuşma hakkını koruyor ifadelerini kullandı. Oysa özgürlükler ülkesi diye bilinen aynı Amerika da, birkaç ay önce, el-kaide yayını yaftası yapıştırılan Cihad a katılmanın 39 yolu broşürünü tercüme ettiği için Tarek Mehanna adlı ABD vatandaşı Müslüman bir genç 17,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yine yakın zamanlarda Filistin asıllı Amerikan vatandaşı 22 yaşındaki bir genç kız da, okul kütüphanesinde ders çalışırken herhangi bir suç işaret edilmeden polis merkezine götürülerek 12 saat süreyle sorgulandı. Müslüman a ayrı Müslüman olmayana ayrı standartlar sadece ABD değil, Avrupa da da var. Almanya da Hitler i ve yaptıklarını savunamazsınız. Pek çok ülkede Yahudi Soykırımı olmadı demek, antisemitizm olarak görülmekte ve ağır suç kapsamında değerlendirilmektedir. Bazı AB ülkeleri Ermenilere yapılan soykırım değildir demeyi bile yasaklarken İslam ile ilgili semboller başörtüsü, sünnet, minare, cami tartışmaları İslam karşıtı aşağılayıcı karikatürler, afişler ve kitaplar söz konusu olduğunda ifade 15

16 Amaç, İslam ı terörizmle damgalamak, İslam ile demokrasinin bir arada olamayacağını kanıtlamak, Müslümanların gayri medeni olduklarını pekiştirmek, provokasyonların tetiklediği şiddet dalgasının kargaşasıyla müdahalelere ve işgallere zemin hazırlamak. özgürlüğü ve din akıllarına gelmiyor. Sırf Müslüman olduğu için insanlar dışlanıyor, ayrımcılığa ve aşağılanmaya maruz kalıyor, potansiyel terör suçlusu görülüyor ve iş bulamama, sosyal hayattan mahrum bırakılmaya itilebiliyor yılında yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, Amerikalıların %49 u İslam ve Müslümanlar hakkında olumsuz ve düşmanca görüş sahibi. İsviçre de yapılan minare referandumunda halkın %58 i minare görmek istemedikleri yönünde oy kullanmıştır. Müslümanların Masumiyeti filmi ile birlikte İslam Peygamberlerini ve Müslümanları aşağılayan ve küresel bir provokasyon olarak gündeme getirilen New York taki metro istasyonlarına asılan uygar insanlarla barbar insanlar arasındaki savaşta uygarlardan taraf olun, İsrail i destekleyin, Cihad ı bozguna uğratın içerikli afişlerin ve billboardların; Fransa ve Almanya da yayınlanan İslam karşıtı aşağılayıcı karikatürler, kitaplar ile İslam karşıtı internet blogları sadece kendini bilmez fanatikler ve meczuplar tarafından yapılan gelip geçici sapkınlıklar ve nefret tepkileri olarak görmek mümkün değildir. İslam düşmanlığı ve İslam korkusu olarak ortaya çıkan islamofobi nin tarihsel, jeopolitik, siyasi, stratejik ve konjonktürel nedenleri ve hedefleri vardır. Psikolojik savaş ve jeopolitiğin bütün silahlarının kullanıldığı politik/popüler fitne, fesat ve planlarla karşı karşıyayız. Başta İsrail politikacıları olmak üzere aşırı sağcı ve fanatik Hıristiyanlar, Avengelistler, Yahudi lobisi, Ermeni lobisi, neo-con lar ve cumhuriyetçi siyasetçiler, islamofobik enteller ile kaygılı paranoyak demokratlar İslam a ve Müslümanlara karşı tezgahlanan bu senaryonun aktörleridir. Amaçları; Kendi kimliklerini inşa etmek için düşman yaratmaları gerekiyor bunun adı İslam ve Müslümanlar. İslam dünyasının normalleşmesini ve demokrasiyle buluşmasını istemiyorlar. Arap devrimlerinin öne çıkardığı aktörleri ve yerel İslami dinamikleri kabul edemiyorlar. Ortadoğu nun ellerinden kayıp gitmesinden bölgedeki yeni dengelerden ve yeni dünya düzeninden endişe duyuyorlar. İsrail in güvenliğinden kaygı duyuyorlar. Kaos yaratacak provokatif hamleler yaparak, mezhep çatışmalarını kışkırtarak İslam coğrafyasını kontrollerinde tutmak, çıkar ve menfaatlerini korumak istiyorlar. İslam dünyasındaki bazı reaksiyoner, tepkisel kesimleri (selefiler, el-kaide) harekete geçirerek devrim sürecini, Arap baharını ve istikrarı sabote ederek değişimi yönlendirmek ve kontrol etmek çabasındalar. Böylece İran ve Suriye gibi her an Batılı güçlerin müdahalelerine açık bir Ortadoğu kargaşası yaratmak istiyorlar. Müslümanları mahkum etmek, İslamiyet i aşağılamak, kültürel ırkçılık ve derin önyargıları beslemek. İslam ı terörizmle damgalamak, İslam ile demokrasinin birarada olamayacağını kanıtlamak, Müslümanların gayri medeni olduklarını pekiştirmek, provokasyonların tetiklediği nefret ve şiddet dalgasının kargaşasıyla müdahalelere, saldırılara ve işgallere zemin hazırlamak. Bu provokasyon ve tahrikler, hem Müslümanları hem de batılı toplumları aşırılığa, nefrete itiyor ve 16 STRATEJİK DÜŞÜNCE EKİM 2012

17 çatışmacı bir zihniyeti besliyor. Ortadoğu da devrimler ve büyük değişimler yaşanırken oluşan tepkiler üzerinden Batı için, kim hangi tarafta testi yapılıyor. Obama nın İslam dünyasına yönelik açılım ve yakınlaşma stratejisini, İsrail e mesafeli duruşunu hazmedemiyorlar. ABD de Kasım da yapılacak Başkanlık seçimlerinde; İsrail ile arasına mesafe koyan, başkanlığı döneminde İsrail e hiç gitmeyen, İslam dünyasına yakınlaşma politikaları uygulayan ve kamuoyu yoklamalarında önde giden Obama yı provokasyon ve yarattığı tepkilerin açmazında zora sokarak seçimi kaybetmesini sağlamak Medeniyetler Çatışması Kehaneti Gerçekleşiyor mu? Yahudi asıllı Samuel Huntington tarafından ileri sürülen Medeniyetler Çatışması tezi, Soğuk Savaş sonrasına tekabül eden 1990 lı yıllardan itibaren uluslararası ittifak ya da ihtilaflarda belirleyici olan unsurun politik ya da ekonomik ideolojiler değil, medeniyetler olmaya başladığını ve 21. yüzyılda da bu trendin devam edeceğini ifade eder. Huntington, bu tezini ilk olarak 1993 yılında Foreign Affairs adlı akademik dergide yayınlanan bir makalesinde ele almış, ardından da 1996 yılında çalışmasını genişleterek kitaplaştırmıştır. Dünya ülkelerini Batı Medeniyeti, İslam Medeniyeti, Çin ve Hint Medeniyeti gibi kategorik haritalara ayırarak sınıflandıran Huntington geleceğin medeniyetlerin çatışmasına göre şekilleneceğini, tez-antitez, dost-düşman diyalektiğinin medeniyet ve kültür farklılaşmalarıyla belirleneceğini savunuyor. Komünist sistemin çöktüğü, Batı nın ve NATO nun düşmansız kaldığı 1990 lı yılların başında Batı, kendi antitez ve düşmanını üretme arayışı nedeniyle bu teoriye sımsıkı sarılmıştır. O tarihlerde NATO, yeni stratejik konseptini tartışırken muhtemel tehdit algısı ve düşman konseptini İslam ülkeleri coğrafyasına ve Müslümanlara yönelik olarak göstermiştir. Yeşil kuşak, İslam 17

18 coğrafyası, Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Büyük Ortadoğu hedef tahtasına oturtulmuştur. Dünyada özellikle Amerika ve Avrupa da İslam ve Müslümanlık potansiyel düşman olarak hedefe konularak İslamofobi yayılmıştır. Bu bağlamda Huntington un tezi Batı Medeniyeti ile İslam Medeniyeti ni çatışmanın tarafları haline getirmiştir. Komünizmden Sonra Batının Yeni Ötekisi: İslam Sadece Avrupa da ve Amerika da değil, halkı Müslüman olan ve bir NATO üyesi olan Türkiye, tam da bu yıllarda, Milli Güvenlik konseptini güncelleyerek iç düşman olarak; irticayı ve siyasal İslam ı bir numaralı tehdit olarak ilan ederek mücadele yöntemlerini açıklamıştır. 28 Şubat (1997) süreciyle de yerli islamofobi sahne almıştır. Avrupa da ve Amerika da bir Derin Devlet kurgusu olan 11 Eylül (2001) saldırılarıyla İslamofobi zirve yaptı ve Müslümanlara yönelik cadı avı başlatıldı. O dönem de bu da ABD nin 28 Şubat ı gibi nitelendirenler olmuştu. 11 Eylül (2001) saldırıları bahane edilerek, radikal İslamcı terör örgütü el-kaide üzerinden Afganistan la ilişkilendirilerek global terörizmle mücadele ve Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında önce Afganistan sonra da kitle imha silahları bulundurduğu bahanesiyle Irak ABD ve batılı koalisyon güçleri tarafından kanlı bir şekilde işgal edildi. İslam dan kaynaklanan fundamentalist terörü temizleyip bölgeye demokrasi ve özgürlük getireceklerdi. Hedefte İran, Suriye, Pakistan vardı. ABD Başkanı Bush, Huntington u doğrularcasına cihad için saldırdıklarını belirterek İslami terörizm e karşı Haçlı Seferi ni ilan etmişti. İslamofobi, bütün şiddet ve nefretiyle zirvedeydi. Afganistan ve Irak ta milyonlarca Müslüman katledildi, sakat bırakıldı, tecavüze uğradı, evsiz, yurtsuz, yetim, öksüz, dul kaldı. Guantanamo ve Abu Greyb zindanlarında, işkencehanelerinde binlerce Müslüman aşağılandı ve onurları kırıldı. Topyekun İslam ve Müslümanlar psikolojik harekatın hedefi yapılarak ezildi, sindirildi. Yetmedi Lübnan dan Pakistan a, Sudan dan Cezayir e ve Fas a kadar bütün İslam ülkeleri etnik ve mezhep çatışmalarının, terör saldırılarının ve iç karışıklıkların kaosuna itildi. Her gün yüzlerce Müslüman bu çatışma anaforunda öldürüldü. Yetmedi Avrupa da, ABD de her yerde Müslümanlar potansiyel terörist, peşinen suçlu sayılarak aşağılandı, ötekileştirildi ve ayrımcılığa maruz kaldı. Sermayeleri, şirketleri, varlıkları terör şüphesiyle baskı altına alındı. İslamofobinin ABD ve Avrupa ya Faturası Afganistan, Irak, Pakistan örnekleri ve 11 Eylül (2001) sonrası oluşan İslam karşıtı önyargılı, olumsuz, düşmanca atmosfer İslam dünyasının ve Müslümanların gözünü açtı. Sıranın bir gün kendilerine geleceğini görmek mallarını, canlarını, onurlarını ve bütün değerlerini korumanın çarelerini aramaya başladılar. İslamofobik saldırılar, işgaller, provokasyonlar, çekilen acılar İslam dünyasının özgürleşmesi yolunda onların direncini arttırdı ve zamanı fırsata dönüştürdü. Amerika ve Avrupa ülkeleri Afganistan ve Irak ta sonuç alamadılar, ağır bedeller ödediler ve ödemeye devam ediyorlar. Bu süreç Batı ya ve onların taşeronu diktatör rejimlere karşı Ortadoğu halk ayaklanmalarıyla Arap devrimini ve Arap baharını ateşledi. Tunus, Mısır, Libya da diktatörleri bir bir deviren halk hareketleri Batı ya, ABD ye tepkilerini de gösterdiler. Afganistan ve Irak tan eli boş çekilenler bütün Ortadoğu yu ve İslam dünyasını kaybettiler. Körfezde ve İslam ülkelerindeki zenginler yıllardır Batı piyasalarında tuttukları ve nemalandırdıkları petro-dolarları hızla oralardan çektiler ve bir daha göndermediler. Artık bu sermaye daha güvenli limanlarda ve daha önemli hedefler için değerlendiriliyor. İşgallerin ve savaşların trilyon dolarları bulan masrafları, artık batı rezervlerine akmayan trilyon dolarların Batı bankaları ve piyasalarında oluştur- 18 STRATEJİK DÜŞÜNCE EKİM 2012

19 duğu boşluk ABD merkezli global finans kriziyle önce ABD sonra Avrupa ekonomisini vurdu. Batı ekonomilerindeki bu ekonomik kriz, siyasi ve sosyal krizler ve iktidarsızlıklar getirdi. Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz, İngiltere çöküntü yaşıyor. Fransa, Almanya sırada. Papandreou, Berlusconi, Sarkozy gitti Merkel sırada. Washington daki, Paris teki hesaplar Bağdat a, Kabil e uymadı. Irak tan çekildiler, Afganistan dan çekiliyorlar, BOP bitti ve para bitti. Afganistan a Irak a bodoslama girenler Libya yı uzaktan vurdular, Tunus a, Mısır a kenardan baktılar, Suriye yi hiç göze alamıyorlar. Amerikan İmparatorluğu nun yavaş yavaş dağıldığını söyleyenlerin sesleri daha çok duyuluyor. Avrupa nın bu krizden çıkamayacağını ve 1930 lara döneceğini söyleyenler çoğalıyor. En ağırı da Batı İslamofobi için büyük bedeller ödeyerek kazandığı değerlerinden (özgürlük, demokrasi, insan hakları, liberalizm, halk iradesi) kopuyor ve onlara ihanet edecek duruma geliyor. İşte bunlar İslamofobinin Batı ya bedelleri. Arap baharıyla kaybedilen Ortadoğu ve ekonomik krizle çöken sistemler ve stratejik güç kayıpları... Psikolojik Savaş Silahı Olarak İslamofobi 20. yüzyıldan beri Osmanlı nın dağılmasıyla sömürge olarak yönetilen Müslüman ülkeler Yeni Türkiye, Yeni Ortadoğu ve Yeni Dünya için fırsatlar ve avantajlar daha fazla. Ancak İslam dünyası ve Müslümanların bu küresel tahrik ve provokasyonlara karşı ferasetle, basiretle ve itidalle çok dikkatli olmaları gerekiyor. yakın zamanlarda sömürge sonrası batı kuklası diktatörler tarafından yönetiliyordu. Sömürge dönemi bitti şimdi post sömürge dönemi de bitiyor. Sömürgeci mirasın son kalıntıları diktatör rejimlerde temizleniyor. Halk iradesinin egemen olduğu demokratik rejimler kurulma aşamasındayken devrim dalgası Suriye ye odaklanmışken ajitasyon filmleri, provokasyon afişleri, kitapları yayınları tam da 11 Eylül (2001) in yıl dönümünde vizyona sokuluyor. İslam a, Müslümanlara ve peygamberine yönelik ağır tahrikler, bütün iğrenç argümanlarla İslamofobi gündem oluyor. Düğmeye basılmayı bekleyen fanatik, reaksiyoner gruplar (selefiler) sahne alıyorlar. İlk hedef Libya da ABD Büyükelçiliği ni basıyorlar, büyükelçi ve korumalarını öldürüyorlar. Geri kalmışlık, mahrumiyet, aşağılanma duygusundan doğan öfke, nefret bu tepkiyi kamçılıyor. Tabi ki batılı istihbarat örgütlerinin marifetleri motivasyonu hızlandırınca tepkileri kontrol etmeyi zorlaştırıyor. Konjonktürel amaçlarını ve neden İslamofobinin güncellendiğini yazımızın başında açıklamıştık. Sonuç İslam Dünyası için İslamofobi üzerinden gelen saldırılar yeni fırsatlara dönüşmüş bulunuyor. Eğer ağır tahrikler şiddet tepkisinden ve kontrolsüz reaksiyonlardan sakındırılabilirse daha önemli fırsatlara kapı açılabilir. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üzerinden Müslümanlar arasındaki dayanışma, yakınlaşma ve ittifak çabalarını kurumsal ve kalıcı bir misyona oturtulabilirse Batılıların kurguladığı Ortadoğu statükosu bozulabilir. İslam Dünyası İİT üzerinden küresel bir aktöre dönüşebilir. II. Dünya Savaşı sonrası oluşan düzen yıkılabilir. Türkiye böyle bir sürecin başaktörü, dinamosu ve taşıyıcı gücü olabilir. Yeni Türkiye, Yeni Ortadoğu ve Yeni Dünya için fırsatlar ve avantajlar daha fazla. Ancak İslam dünyası ve Müslümanların bu küresel tahrik ve provokasyonlara karşı ferasetle, basiretle ve itidalle çok dikkatli olmaları gerekiyor. Kendi aralarındaki mezhebi ve etnik gerilimlere fırsat vermeden, birlik ve bütünlüğü güçlendirmesi, diyalog, dayanışma, işbirliği ve geleceği inşa iradesini kuvvetlendirerek istikrarı koruması gerekiyor. 19

20 islamofobi BATI DÜNYASINDA İSLAMOFOBİ VE YEN MÜCADELEN N PS KOLOJ K ALANI Doç. Dr. M. Murat ERDOĞAN SDE Uzmanı Soğuk Savaş ın bitişi sonrasındaki dünyada filizlenen 11 Eylül 2001 saldırıları ile şahlanan yeni bir mücadele alanı var. S. Huntington un daha 1989 da, Soğuk Savaş sonrasının küresel siyasetinin merkezine oturttuğu medeniyetler arasındaki çatışma tezini gerçekleştirmek için el birliği ile yarış halindeyiz sanki. Ultra seküler 20 STRATEJİK DÜŞÜNCE EKİM 2012

21 bir çağda Batılılar, neredeyse Orta Çağ derinliklerinde bile yaşanmayan bir hırs ve istekle İslam ın ne kadar temelsiz, Müslümanların ise ne kadar ilkel olduğunu kanıtlamak, böylece kendilerinin ne kadar yüksek bir kültür ve gelişkinlik düzeyinde olduklarını ortaya koymak için test atışları yapıyor ve kabul edelim ki, en azından kendi kamuoylarında oldukça da başarılı oluyorlar. Bu testlerin bedelinin yüksekliği kimseyi ilgilendirmiyor. Vicdansız, izansız, anlamsız ve hatta ilkel provokasyonlar kolayca hedefine ulaşıyor ve sonra o malum parmaklar Müslümanların ilkelliğini gösterme yarışına giriyorlar. Akıl Tutulması kavramını siyaset bilimine hediye eden Musevi kökenli Alman düşünür M. Horkheimer ( ) yaşıyor olsaydı, aslında başka bir konsepte ortaya koyduğu kavramının ne kadar sıklıkla tekrarlandığını görüp şaşırırdı herhalde. Akıl tutulması, modernin aşılıp post-modernin yaşandığı günümüz Batı toplumlarında inadına yaşanıyor. Bu anlamda delilerin kuyuya taş atmasının dalgaları her geçen gün daha büyük tsunamilere dönüştüğünde, barbar ve fikir hürriyetine yabancı olan toplumların açığa düşürülmesi beklentisi bir zafer sarhoşluğu sağlıyor olsa da, hem Müslüman dünyasına, 21

22 hem de bizzat kendi toplumlarına nasıl kalıcı kötülükler yaptıklarının kimse farkında değil. Burada cin fikirli İslam düşmanlarının provokasyonları ile komik ve barbar, bu anlamda da tabii ki medeni Hıristiyan dünyadan aşağıda bir duruma düşürülmeye çalışılan Müslümanların içine itildikleri durum hayra alamet bir durum değildir. Artık toplumlarına başka türlü adrenalin, başka türlü gelecek ufku ve heyecan veremeyen kısır Batılı politikacılar için İslam ile dalaşma en kestirmeden popülarite kazandırıyor. Burada ama ne var ki, biz de Hz. İsa ile dalga geçiyoruz, kimsenin gıkı çıkmıyor ucuzluğundaki yaklaşımın nasıl bir benmerkezcilik taşıdığı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ama burada gözardı edilen çok önemli bir husus var: İslam uzaklarda bir yerlerde yaşayan cahil toplumların inanışı değil, isteseler de istemeseler de artık Batı toplumlarının da gerçeği. Daha da önemlisi, hedef eğer birlikte yaşadıkları Müslümanlardan kurtulmak ise, bunun için de artık çok geç. Tekrar başa dönelim: Sözkonusu gelişmeler, arkaik ve anakronik bir mücadelenin psikolojik alanını temsil ediyor. Burada yeni bir oryantalist akım ile ötekileştirme, küresel araçlar kullanılarak en tehlikeli oyunların aracı haline getiriliyor. Bazen bilerek, bazen bilmeyerek. Ama ifade hürriyetini bireyin en temel hakkı kabul eden medeniyet, kutsalı da kendince şekillendirebileceğini ve her toplumda benzer tepkilerin verilmesi gerektiğini isteyerek zaten çıkmaz bir sokağa giriyor. Yapılan bir provokasyona Batılı gibi tepki verilmeyince, zaten barbarlar safında yerini almış oluyorsun. Bu tuzak, yeni tür bir ırkçılığın en ucuz tuzağı olarak her geçen gün daha sıklıkla kullanılacak gibi görünüyor. Yahudiliğe Aynı Hakaretler Yapılabilir mi? Kısa bir süre önce Hz. Muhammed karikatürleri ile başlayan provokasyonların sonu gelmiyor, gelecek gibi de görünmüyor. Ancak ne yazık ki dünya artık yapılan provokasyona ve kutsala saldırıya değil, buna yönelik çoğunlukla rayından çıkan protestolara bakıyor. Sonra tam da istenilen gerçekleşiyor: Müslümanlar medeni değiller, bakın bir eleştiriyi, ifade hürriyeti içinde bir aydının ortaya koyduğunu şiddetle kanla bastırmaya kalkışıyorlar... türü anlamsız ama aynı zamanda aşağılamanın, üstünlük taslamanın başka bir biçimi sergileniyor. Oysa Müslüman toplum sadece Hindukuş dağlarında Arap çöllerinde yaşamıyor. Dünyada Hıristiyanlıktan sonra ikinci büyük inanç grubu olan İslam a ve doğal olarak onun peygamberine inananların sayısı 1,3-1,5 milyar civarında. Bu toplum artık dünyanın her yerinde var, hatta aynı zamanda Avrupalı bir toplum. Avrupalı Müslümanların sayısı 20 milyonun üzerinde ve doğumlar, göçler vesilesi ile sürekli artış eğilimi içinde. Bu durum tartışmaları ve provokasyonları daha da tehlikeli kılıyor. Provokatörlerin amacı, Müslüman toplumun oraya koyacağı tepkilerden hareketle bastırılması ve aşağılanmasını sağlamak. Medeni olmamakla suçlanan, eleştiriye tahammülleri yok denilen toplumun kutsalına atfettiği şeyinde standardı belirlenmeye çalışılıyor. Bu mümkün değil. İfade hürriyeti en temel medeni değer. Buna kuşku yok ve buna müdahale hiçbir şekilde hoş görülemez. Ancak ifade hürriyetinin özel olarak bir toplumu, bir dini aşağılamaya ve kışkırtmaya yönelik olması da insan onuruna saygısızlıktır. Hatta nefret suçları kapsamında yer alır. Bugün Yahudilik konusunda bu denli açık eleştiriler, küfürler yapabilir misiniz? Bugün soykırım olmamıştır demek bile suç kabul edilirken, Müslümanlara karşı bu hoyratlığın iyi niyetle, mantıkla açıklanabilecek bir tarafı kalmıyor. Avrupa da yüksek sayılarda Müslümanların yaşadığı ülkeler içinde İngiltere, Fransa ve Almanya önemli bir yer tutuyor. İngiltere, bu tür krizlerde İmparatorluk geleneğinin ve oldukça gelişkin çok kültürlü toplum yapısının avantajlarını kullanabiliyor. Krizler daha yumuşak atlatılabiliyor. Ama benzer bir gelenekten gelen 22 STRATEJİK DÜŞÜNCE EKİM 2012

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

ULUSLARARASI SURİYE SEMPOZYUMU TARİH, SİYASET VE DIŞ POLİTİKA 24-26 NİSAN ANKARA. Prof. Dr. H. Mustafa Eravcı-Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı

ULUSLARARASI SURİYE SEMPOZYUMU TARİH, SİYASET VE DIŞ POLİTİKA 24-26 NİSAN ANKARA. Prof. Dr. H. Mustafa Eravcı-Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ULUSLARARASI SURİYE SEMPOZYUMU TARİH, SİYASET VE DIŞ POLİTİKA 24-26 NİSAN ANKARA Yer: Bera Hotel, Ziya Gökalp Bulvarı No: 58 Çankaya - Ankara / Türkiye SEMPOZYUM PROGRAMI 24 NİSAN, CUMA Kayıt: 09:00-18:00

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

ABD-İSRAİL-İRAN-TÜRKİYE; ORTADOĞU DA DEĞİŞEN GÜÇ DENGELERİ EYLÜL 2009

ABD-İSRAİL-İRAN-TÜRKİYE; ORTADOĞU DA DEĞİŞEN GÜÇ DENGELERİ EYLÜL 2009 DIŞ POLİTİKA ABD-İSRAİL-İRAN-TÜRKİYE; ORTADOĞU DA DEĞİŞEN GÜÇ DENGELERİ EYLÜL 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com ABD NİN ÇOK TARAFLI

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

Lübnan ve Filistin Çat flmalar ve ran Ortado u da Türkiye nin Yeni bir D fl ve Güvenlik Politikas mevcut mu?

Lübnan ve Filistin Çat flmalar ve ran Ortado u da Türkiye nin Yeni bir D fl ve Güvenlik Politikas mevcut mu? Lübnan ve Filistin Çat flmalar ve ran Ortado u da Türkiye nin Yeni bir D fl ve Güvenlik Politikas mevcut mu? Tufan Türenç Türkiye yıllardan beri çatışmaların, savaşların bir türlü bitmediği, daha doğrusu

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI?

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? DIŞ POLİTİKA TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? HAZİRAN 2011 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye

Detaylı

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013 PINAR ÖZDEN CANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD Yüksek Lisans/MA Lisans/BA İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Farklılığı İK ve İş olan dergi

Farklılığı İK ve İş olan dergi Farklılığı İK ve İş olan dergi Yayın hayatına 1996 yılında start veren HRdergi, İnsan Kaynakları ve yönetim ile ilgili tüm gelişme ve yenilikleri okurlara duyurmak adına her geçen gün kendini yeniliyor.

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

Müslüman Kardeşler Mısır da oyunu nasıl bozdu?

Müslüman Kardeşler Mısır da oyunu nasıl bozdu? On5yirmi5.com Müslüman Kardeşler Mısır da oyunu nasıl bozdu? Rast Haber Ajansı nın Türkiye sorumlusu Mısırlı Ahmet al Turkıy, İhvan ın inatçı direnişinin darbecilerin bütün oyunlarını bozduğunu söyledi.

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 i Bu sayıda; Başbakan ın Taksim Gezi Parkında vatandaş ile inatlaşmasının ekonomiye maliyeti değerlendirilmiştir. i 1 Ekonomi iç ve dış

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN Mustafa ŞAHİN 07 Eylül 2015 GÖÇ DUVARLARI Suriye de son yıllarda yaşanan dram hepimizi çok üzmekte. Savaştan ötürü evlerini, yurtlarını terk ederek yeni yaşam kurma ümidiyle muhacir olan ve çoğunluğu göç

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 99 Kasım 2014 İKV DEĞERLENDİRME NOTU JUNCKER KOMİSYONU GÖREVE BAŞLARKEN: TÜRKİYE BİR 5 YIL DAHA KAYBETMEYİ GÖZE ALABİLİR Mİ? Doç. Dr. Çiğdem Nas, İKV Genel Sekreteri İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi T. C. Kocaeli Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Sayı Zeki Aygün, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Ticaret

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER Prof. Dr. M. Tuba Ongun Ülke siyasetinin yakıcı gündeminin, yükseköğretim sistemi ve üniversitelerimizin sorunlarının çok önüne geçtiği günler yaşıyoruz. YÖK ün hazırladığı

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Şubat 2015 O.P. Raporu

Türkiye küçük Millet Meclisleri Şubat 2015 O.P. Raporu Türkiye küçük Millet Meclisleri Şubat 2015 O.P. Raporu 1 1 İslam ve Terör Avrupa da yükselen İslamofobi www.tkmm.net 2 Ortak Paydalar 1. Charlie Hebdo Saldırısı nı kınıyoruz. 2. İslam ve terörün yan yana

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 ve 2002 Seçimlerinde CHP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 seçimlerine Türkiye yükselen milliyetçilikle girdi. Ecevit in azınlık iktidarında seçimlere kısa bir süre kala Türkiye

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Euro Bölgesi'nde PMI beklentinin altında Euro Bölgesi'nde imalat sanayi ve hizmet sektörü faaliyetleri Fransa ekonomisindeki yavaşlama doğrultusunda Haziran

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı