Asıl adı Ali olan Âşık

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Asıl adı Ali olan Âşık"

Transkript

1 21 Asıl adı Ali olan Âşık Paşa bir büyük İslam âlimi ve tasavvufta ön sıraları işgal eden Horasanlı Şeyh Baba İlyas ın torunudur. Soy itibarıyla böyle ulu ve köklü bir ocağa mensuptur. Babası Muhlis Paşa dır. Ancak o babasını iki yaşında kaybetmiştir. Âşık Paşa ailesinin büyük bir dramı vardır. Aile bu acıların içinde kıvranmış ve bu durum 1239 yılından 1274 yılına kadar sürmüştür. Âşık Paşa nın dedesi Şeyh İlyas, öğrencilerinin çokluğu ile ünü yayılmış bir hocadır. Ancak her gelenin, Baba İlyas müridiyim demesi onlara olan hâkimiyetini ve onları görüp gözetmeyi de güçleştirmiştir. Böylece Baba İlyas ın müritleri arasına yabancı ve gayrimillî emeller besleyen Hristiyanlar da katılmıştır. Baba İshak bunların başında gelmektedir. Aslen Karamanlı veya Kefersudlu O Türkçeye Âşıktı ÂŞIK PAŞA Prof. Dr. Kemal Yavuz Türkçenin ifade gücünü günümüzden daha canlı şekilde Âşık Paşa da buluruz. Bu da onun samimi oluşundan, Türkçe için düşünüp fikirler ileri sürmesinden ve Türkçenin gelişmesi için büyük gayret sarf etmesinden ileri gelir. (Malatyalı) bir Hristiyan olan Baba İshak, Şeyh İlyas ın adını kullanarak, oğlu Elvan Çelebi nin tabiriyle bellerinde zünnâr kuşanan (Zünnâr: papazların bellerine bağladıkları uçları sarkık, ipten örme kuşak) kimseleri etrafına toplayarak isyan çıkarmıştır. Türk tarihine Babaî İsyanı olarak geçen bu isyandan Baba İlyas ın haberi bile yoktur. Elvan Çelebi nin verdiği bilgilere göre isyanı öğrenen Baba İlyas, Baba İshak adındaki öğrencisine haber gönderir. Kendisinin buna rıza göstermediğini, ayaklanmayı durdurmasını ister. Ancak bir Rum devleti kurmak niyetinde olan İshak onu dinlemez. Bunun üzerine Baba İlyas, Allah belanı versin, kolundaki kuvvet düşsün diye İshak a beddua eder. Bu isyan sonucu, hiç alakası olmadığı hâlde, Baba İlyas öldürülür. Baba İshak da aynı akıbete uğrar. İşte bu

2 22 AYIN DOSYASI adlı eserini kâinatı, âlemi okuyarak ortaya koymuştur. Bazı kaynaklar onu Hacı Bektaş-ı Veli nin öğrencisi olarak da gösterirler. Ancak kendisi ve oğlu Elvan Çelebi bununla ilgili herhangi bir bilgi vermezler. Âşık Paşa nın çocukluğu Selçuklu sultanlarından III. Gıyaseddin Keyhusrev ( ) zamanında, gençlik yılları da Mesud ( , ) ve III. Alaeddin Keykubad ( ) devirlerinde geçer. Olgunluk yıllarını Osman Bey (ö. 1326) zamanında yaşayan Âşık Paşa, Orhan Bey zamanında da ömrünün son yıllarını geçirir. Osman Gazi nin istiklalini ilanı sırasındaki törenlerde de bulunan Âşık Paşa, Kırşehir in Osmanlı topraklarına katılmasında önemli rol oynamıştır. Burada açtığı zaviyede ilim öğrettiği gibi Kırşehir Beyi de tayin edilmiştir. Âşık Paşa nın en önemli vasfı devrinin bir ide- isyan neticesinde Âşık Paşa nın oğulları devletin takibine uğrar. Âşık Paşa nın babası Muhlis Paşa hayatını bu takip ve tedirginlikler içinde geçirir. Âşık Paşa 1272 yılında Kırşehir de doğar. Babası onu Şeyh İlyas ın öğrencilerinden Şeyh Osman a bırakır ve 1274 yılında da vefat eder. Âşık Paşa nın asıl adı Ali dir. oloğu olmasıdır. Bu yönü de ele alındığı zaman, Osmanlı Devleti nin kuruluş yıllarında üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirdiğini belirtmek gerekir. O, yeni Türk devletinin kuruluşunda temel meseleleri öne süren, devlet dilinin Türkçe olması ve seçme ordu kurulması gibi fikirler getiren bir bilgindir. Bu Kaynaklarda Ali Bin Muhlis Paşa Âşık Paşa nın en önemli sebeple Türkçecilik cereyanının en olarak zikredilen Âşık Paşa, Şeyh başında yer alır. Türkçeyi savunur. eseri Divan-ı Âşık Osman ın yanında yetişir. İşe Türkçeden, yani dilden başlar. Devrin en önemli ve huzurlu Paşa ve Maarif-nâme Türkçe üzerine fikirler getirir. Bir bir kültür merkezi olan Kırşehir, devlet için dilin önemini belirtir. adlarıyla da anılan Âşık Paşa nın çocukluğunun geçtiği Bu noktadan işe başlamakla geçmişin ve öğrenim gördüğü yerdir. O burada çok iyi öğrenim görmüş, Arapça, Farsça, Ermenice ve İbraniceyi de öğrenmiştir. Kendi verdiği bilgilere göre Hızır da ona Garib-nâme sidir yılında yazılan bu mesnevi beyit olup hendesi bir yapıya hatalı yolunu da kapatmış olur. İdare meselesinde hükümdarın başta asalet, bilgi, vücut sağlığı, cesaret, cömertlik ve vefa duygusu taşıması gibi özelliklere sahip hocalık etmiştir. Böylece ledünnî olması gerektiğini söyler. Askerin ilmi de elde etmiştir (ledünnî: Allah sahiptir. Fâilâtün ne şekilde yetiştirilmesi gerektiği- bilgisine ve sırlarına ait, onunla Fâilâtün Fâilün ni, ordunun teşkilini ve asker için ilgili). gerekli harp aletlerini ve silahları vezninde yazılan Oğlu Elvan Çelebi, onun iç ve anlatır. Ayrıca halka yol gösterir. dış güzelliklere sahip, güler yüzlü, Garib-nâme on Gerçek ve iyi insanın nasıl olması iyi ahlaklı bir kimse olduğunu, iyilik ve hayır işlerinde herkesi geçti- açtığı zaviyede hep öğrenci yetiş- gerektiğini bildirir. Zaten ömrü, bölümden meydana ğini bildirir. O devrin önde gelen âlimlerinden olup, tefekküre büyük yer verir. Yazdığı Garib-nâme gelmiştir. tirmekle geçmiştir. İnsanların sınıf sınıf olduklarını peygamberlerden başlayarak anlatır ve bunları dokuz bölük hâlinde ortaya koyar. Âşık Paşa, iyi bir tahsil görmesinin yanında, devrinin önde gelen bir bilgini olarak geniş ve derin düşünmesiyle de dikkat çeker. Garib-nâme adlı eserine baktığımız zaman Türk kültürünün bütün devirlerine ve ana kaynaklarımızın hemen hepsine Süleyman Çelebi nin Bursa daki türbesi

3 23 gider gelir. Onda Yusuf Has Hacip in büyük tesiri vardır. Verdiği öğütlerde Kutadgu Bilig e giden bir tarafı bulunmaktadır. Ana, baba, hoca ve Ahi şeyhinden dua almayı tavsiye eder. Bunlara hizmeti, sözlerini dinlemeyi, ilim öğrenmeyi, özellikle hoca eşiğinde kul olmayı, doğruluğu ve ihlas sahibi olmayı, halkın sıkıntılarını yüklenip gidermeyi, malı mülkü insanların faydalarına harcamayı, gelenle gidenle ilgilenmeyi ve yolunu kaybedenlere yollarını göstermeyi sıkı sıkıya tembih eder. Kooperatif fikrine yer verir, paranın geldiği yere neşe yağar diyerek iktisadi hayatı işaret eder. İlme büyük değer verir. Âlimleri örnek gösterir. Özellikle dört büyük imama gönülden bağlıdır. Onların çalışmalarıyla insanları sıkıntılardan kurtardıklarını söyler. Prof. Dr. Mehmet Kaplan ın önemle belirttiği gibi o, Osmanlı Türklerinin kurmuş oldukları cihan devletinin ideolojik ve metafizik temellerini hazırlar. Her yazar veya şair kendi devrine göre konuşur. Âşık Paşa nın yaşadığı zaman, parçalanma ve bölünmelerden, fitne ve fesatlardan doğan ıztırapların son bulma ve birliğe koşma zamanıdır. Bunda herkes için fayda vardır. İşte Âşık Paşa, insanları birliğe ve bir olmaya çağırır. Birlikten doğacak kuvveti örneklerle gözler önüne serer. Garib-nâme adlı eserinin ilk bölümünü birliğe ayırır ve on hikâye anlatır. Çünkü o parçalanma ve bölünmeleri kendi hayatında yaşayan bir âlimdir. Mevlânâ da devrindeki parçalanmaları bölünmeleri gördüğü için ayrılıklardan şikâyetini daha Mesnevi sinin ilk beytinde dile getirmiştir. Bu açıdan Mevlânâ yı takip eder. Kısaca söylemek gerekirse o, önder bir bilgin ve düşünürdür. Halkı aydınlatmada bir hayli gayret sarf etmiş, bütün ömrünü öğrenmek, kâinatı okumak ve bulduklarını gördüklerini yazmak ve öğretmekle geçirmiştir. Onun için bilim adamlarımız onu Türk ahlakçılarının başında saymışlardır. Âşık Paşa nın ulaşılmaz bir görüşü vardır. O, Âşık Paşa nın en önemli vasfı devrinin bir ideoloğu olmasıdır. Bu yönü de ele alındığı zaman Osmanlı Devleti nin kuruluş yıllarında üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirdiğini belirtmek gerekir. O, yeni Türk devletinin kuruluşunda temel meseleleri öne süren, devlet dilinin Türkçe olması ve seçme ordu kurulması gibi fikirler getiren bir bilgindir. eserini düzenlerken bile onlu sistemi kullanır. Ona göre onlar ve katları sonsuza açılan bir penceredir. Bunun da ötesinde Türkçenin ifade gücünü günümüzden daha canlı şekilde Âşık Paşa da buluruz. Bu da onun samimi oluşundan, Türkçe için düşünüp fikirler ileri sürmesinden ve Türkçenin gelişmesi için büyük gayret sarf etmesinden ileri gelir. Âşık Paşa kendi ana dilinde yazdığı eseriyle tasavvufu bile en ince şekilde anlatmaktadır. Bu, Türkçeye karşı bazı yabancı fikirlerle beslenenlerin zıddına, Türkçenin o günden ilim dili olduğunu göstermesi bakımından çok önemlidir. Bütün bunlara rağmen Âşık Paşa hakkında bilinenler yazdıklarımızdan öteye geçmemektedir. Meşhur eseri Garib-nâme sini 1330 yılında düzenledikten sonra, 3 Kasım 1332 tarihinde vefat etmiştir. Kabri Kırşehir dedir. Kendi adıyla anılan mahalledeki, türbesinde yatmaktadır. Eserleri Âşık Paşa nın en önemli eseri Divan-ı Âşık Paşa ve Maarifnâme adlarıyla da anılan Garibnâme sidir yılında yazılan bu mesnevi, beyit olup hendesi bir yapıya sahiptir. Fâilâtün Fâilâtün Fâilün vezninde yazılan Garibnâme on bölümden meydana gelmiştir. Yine her bölüm on kıssaya yer vermektedir. Böylece eserde yüz kıssa veya hikâye bulunmaktadır. Ancak birinci bölümde bir, ikinci bölümde iki, üçüncü bölümde üç olan, böylece onuncu bölümde, on olan hikâyelere yer verdiğinden eserde en azından beş yüz elli konunun anlatıldığını görürüz. Sesten, dilden, aşktan, meyvelerden, gemilerden, denizlerden, yerden, gökten, kumaş ve yiyeceklerden, bahçe kurmaktan, paradan, padişahtan, hocadan, anne ve babadan, peygamberlerden, kibirden, tevazudan tutun da aklınıza ne gelirse bütün varlıklar Garib-nâme de Âşık Paşa nın görüşüyle anlatılır. Bunların hepsi her zaman için geçerli konulardır.

4 24 AYIN DOSYASI Bu yönüyle bölümlerin açılımını göz önünde bu- başka şiirleri de vardır. Asıl adı Ali olan Âşık Paşa lundurursak, Garib-nâme nin gitgide açılan, bu şiirlerinde Âşık mahlasını kullanmıştır. açılımda genişleyen, genişleyip büyürken de nizam ve intizamı koruyan, insanı daha ötelere çetürk Dili Kültürü ve Edebiyatı İçindeki ken, hesaba dayanan bir yapısının olduğunu be- Yeri lirtmek gerekir. Âşık Paşa eserinin adını da ona Âşık Paşa Türkçeye gönül verenler içinde yapgöre koymuş; garip, şaşırtıcı şeylerin toplandığı tıkları ve söyledikleriyle büyük bir yer tutar. O zinkitap anlamında Garib-nâme demiştir. cirin en büyük halkalarından biridir. Âşık Paşa nın Garib-nâme nin en önemli özelliklerinden biri dil görüşü yalnız Türkçeyle ilgili değildir. O, gözde tercüme olmamasıdır. Bu yönüyle eser, Türk lemlerle, tabii ilimleri de genişleten bir şair ve düedebiyatının, Arap ve Fars edebiyatlarının tesirin- şünürdür. Onun hocası bir bakıma tabiat, daha gede değildir. Ancak ortak kültür ve inanç bakımın- niş anlamda alırsak kâinattır. Kâinata bakıp ondaki dan İslamiyet in incelikleri keşdışına çıkmaz. fetmeye çalışan, Zaten Türklük İsÂşık Paşa dil üzelam inanç dairesi rine de görüşler içinde yer alırken getirmiştir. O bu karşılaştıkları yönüyle genel dil yenilikleri de albilim-i içinde yer maktan çekinmealır. Batılı dil bilmiş, kendi zevk ginlerinin XVIIIve tabiatına göre XIX. yüzyıllarda bir yol tutmuştur. ulaştıkları dil gögarib-nâme de rüşü, daha geniş böyle bir eserdir. olarak onlardan Âşık Paşa bu esedört beş yüz sene ri ömrü boyunca önce Âşık Paşa yazmıştır. Kâinata tarafından düşübakıp okuduklanülmüş ve yazılrını sırayla birden mıştır. Hava, ses, Aşık Paşa nın Ali Emiri Kütüphanesi nde bulunan Garipname adlı eserinden sayfalar ona kadar, onlu harf münasebeti, desteler hâlinde biriktirmiş ve ölümünden iki sene mahreç durumu gözlemlere dayanarak, dilin görüönce bir nizama koyarak eserini Türk milletine bı- nüşte ortaya çıkışı, bu çıkışın dilde ve kalemde ifarakıp gitmiştir. de şekline gelirken hangi vücut organlarını dolaşayrıca Âşık Paşa nın bazı küçük hikâyeleri tığı Âşık Paşa tarafından birer birer ele alınmıştır. de vardır. Bu hikâyeler, kanaatimize göre, Garib- Bu itibarla Âşık Paşa söze büyük önem vermiştir. nâme ye giremeyen küçük mesnevilerdir. Fakr- Söz olmasa öğrenim olmaz, bilme olmaz, düşünnâme, Vasf-ı Hal, Hikâye, Kimya Risalesi yayınlan- me olmaz. Her şeyden evvel anlaşma ve anlama mış küçük mesnevileridir. Bunlardan başka olarak olmaz. Onun için kâinatta her bir varlık sözde yer yayına hazırladığımız tutmuş, dilde söylenmiştir. Âşık Paşa bu yönler1. Dâsitân-ı Mazi ve Müstakbel ü Hal den bakarak sözün aslını araştırmaya teşvik eder. 2. Dâsitân-ı Suâl-i Acîb ü Garîb Bunu bilip öğrendikten sonra konuşmayı öğütler. 3. Dâsitân-ı Hamâl Onun nereden gelip nereye gittiğini, vardığı yerde 4. Dâsitân-ı Seyyid ve Şeyh ü Müftî neler yaptığını ve nasıl tesir bıraktığını sorar. Proadlı mesnevileri de bulunmaktadır. Musiki ve paganda tarafını verir. Kâğıtlara bağlanışını, işaret mevsimleri konu alan Risale fî-beyâni s-sema adlı olarak görünüşünü, yönünün göğe doğru oluşunu eseri ise nesirdir. Bunların dışında Âşık Paşa nın haber verir. Onda iki unsur bulunduğunu, onun

5 25 için harfin ve sesin vücut; anlamının ise can olduğunu bildirir. Âşık Paşa, en önce anlatımı, dil ile anlatım ve yazılı anlatım olarak ikiye ayırmıştır. Ayrıca, iş olarak yazının, ses olarak da sözün geçtiği konakları en geniş şekilde anlatır ve her ikisini sözlü ve yazılı anlatım olarak dilde birleştirmiş olur. Böylece gözlemlere dayanarak, gerçekçi bir şekilde dilin teşekkülünü, onun maddi ve manevi gücünü anlatmaya çalışır. Ayrıca bunu en iyi şekilde ifade eder. Dili bir anlaşma vasıtası olarak bildirir. Gönül bir defter gibidir; söyleyen onu oradan okuyarak dile getirir. Dilden de söz olur; bu söz uçup karşıdakinin gönlüne konar. Böylece anlam dil vasıtasıyla, bir gönülden başka bir gönle geçip yazılır, bazen gönülde kimi zaman da dilde eğleşir. İhtiyaç duyulunca dilden söz olarak çıkar. nında ve Türk milletinde olduğu hâlde, Türkçe iki yüz yıla yakın bir zaman Arapça ve Farsça karşısında ihmal edilmiştir. Edebî dil, resmî yazışma dili hep Farsça olmuştur. Arapça ise zaten din ve bilim dili olarak Farsçaya bile üstün bir dildir. Bu durum XIII. yüzyılın ortalarına kadar sürer. Ancak bundan sonra bir uyanış başlar. Bu uyanış halkta kendini gösterir. Türk halkı anlamadığı değil kendi anladığı dilde, öğütler ve kitaplar ister. Bilginlerin ve edebiyatla uğraşanların, Türkçe eserler yazmaları gerektiği üzerinde ısrarla durur. Her yönüyle Türk olan bir devlette, Türkçenin garip hâli XIV. yüzyılın bilgin ve edipleri yanında beylerini de harekete getirir. Osmanlı işe dil sevgisiyle başlar. Âşık Paşa ve Yûnûs bunun en açık örnekleri olarak görülür. Gülşehri ve Şeyyat Hamza yı da buraya dâhil edersek; daha XIV. yüzyılın başında Bu açıklamalar ve dil şuuruyla eser fikirlerin hepsi Âşık Paşa nın genel dil bilim-i içindeki yerini ve dillerin tekâmülünde nasıl bir yol tutulduğunu verme kendini en iyi şekilde gösterir ve bu durum bir asrı içine alarak daha sonraki yüzyıllara taşar. gösterme- Gerçekten XIV. si bakımından devri için önemlidir. Genel Aşık Paşa nın Kırşehir deki türbesi yüzyılın bütün yazar ve şairleri ister ter- dil bilimciler yaptığımız araştırmaya göre, ancak cüme, ister telif olsun eserlerini Türkçe sevgisi ve XVIII. yüzyıl sonu ile XIX. yüzyıl başlarında dilin dil şuuruyla yazarlar. İşte Âşık Paşa bunların başında gelir ve Türkçeyle ilgili fikirler de getirir. O, teşekkülü üzerine düşünmeye başlayacaklardır. Âşık Paşa bununla da kalmaz. Bu temel üzerinde yükselerek Türkçenin durumunu gözden fikrini uyandıran âlimdir. Böylece Selçuklulardan Osmanlı devletinde bile işe Türkçeden başlamak geçirir. Onun diğer diller karşısındaki hâlini düşünür. Bu yönüyle baktığımızda onun Kâşgarlı plana çıkarılarak başlanmıştır. Böyle olmasına rağ- sonra sürecek Osmanlı asırlarında işe, Türkçe ön Mahmud dan sonra Türkçe üzerine düşünen ikinci men, aslında Âşık Paşa zamanında da Türkçe eser bir bilim adamımız olduğunu belirtmemiz gerekir. vermek yadırganır. Ancak Âşık Paşa ve çağdaşları O devri için olduğu kadar diğer devirlere de ışık bunda ısrar ederek, XIII. yüzyıldaki Türkçeyle ilgili menfi düşüncelerin karşısına çıkarlar. Âşık Paşa tutacak bir dil görüşüne sahiptir. Âdeta Türkçenin başına gelecekleri bilir gibi, devrinden tavır koyar. Türkçede ve başka milletlerin kültür tarihinde bir Fikir olarak Türkçeyi ön plana çıkarır. Bu, geçmişte benzeri olmayan meşhur Garib-nâme adlı eserini dilimizin başına gelenleri bilmesinden ve bir tecrübenin sahibi olmasından kaynaklanır. den önce Türkçe üzerindeki olumsuz ve uğursuz yazar. O böyle bir abide eseri yazmakla her şey- Türkçenin geçmişine bakarsak, Karahanlı Türk düşünceleri ortadan kaldırır. Böylece Türkçenin Hakanlığı devleti hariç tutulursa, idare Türk haka- gücünü göstermiş olur. Bu Âşık Paşa nın en başta

6 26 AYIN DOSYASI gelen hizmetidir. O, Ma nîyi bir dilde sanman siz hemân Cümle diller anı söyler bî-gümân diyerek, diller arasında bir farkın olmadığını işaret eder. Ayrıca, Gerçi kim söylendi bunda Türk dili İllâ ma lûm oldı ma nî menzili şuurlu olarak denemiş ve bunda başarılı olmuştur. Garib-nâme nin pek çok beytini bu fikirden hareket ederek yazmıştır. O böylece saf Türkçe kullanma yolunu seçer. Şu beyitlere bakacak olursak onun bunda ne kadar başarılı olduğunu görürüz: Sanma kim buncak-durur erlik işi Binde biridür ki direm iy kişi Ta ki mahrum kalmaya Türkler dahı Türk dilinde anlayalar ol Hak ı Her kim erlik tahtına ağmış ola Ol kişiden dört ogul togmış ola Çün bilesin Türk ü Tacik dillerin Yirmegil sen Türk ü Tacik dillerin beyitlerinde, Türk milleti için çalıştığını ve hiçbir dilin horlanmaması gerektiğini söyler. Âşık Paşa o günlerde Türkçenin düştüğü durum ve dil sevgisi yanında dilimizin bir gramerinin bulunmadığına da dikkat çeker. O, Kamu dilde var-ıdı zabt u usûl Bunlara düşmiş idi cümle ukûl Dördi toga dört yirinden ol erün Eydeyüm ger açug-ısa gözlerün İşid imdi her birinün adını Kim bulasın uşbu sözün dadını * * * Kimisi hoş dügün eyler il gelür Okıdı varmaz-ısan gönli kalur Türk diline kimsene bakmaz-ıdı Türklere hergiz gönül akmaz-ıdı Kimi sayru, sormak ister sor anı Kimi bir dem görmek ister gör anı Türk dahı bilmez idi ol dilleri İnce yolı ol ulu menzilleri beyitlerinde görüldüğü gibi başka dillerin incelenerek gramerlerinin yapıldığını, onların kaidelerinin belirlenerek öğrenme usullerinin bilindiğini, fakat Türkçenin böyle bir şansının olmadığını üzülerek zikrettiği gibi, Türklerin de dil meselesinde bilgilerinin bulunmadığını ve Türkçeyi sahiplenmediklerini anlatır. İkinci olarak Garib-nâme sini böyle bir fikrin ışığı altında bilinçle kaleme almıştır. Başta Garib-nâme olmak üzere o devirde yazılan eserlerle Türkçe yeniden yazı dili olmuş veya eski şekline dönmüştür. Böyle bir eserin ortaya çıkmasıyla Türkçenin ifade gücü ve edebî kudreti de öne çıkarılmıştır. Biz bunu Âşık Paşa ya borçluyuz. Üçüncü olarak söylemek gerekirse Garib-nâme üzerinde yapılacak çalışmalar Türkçeyi her bakımdan incelemeye kâfidir. Üstelik grameri yanında sözlüğünü de yapmak mümkündür. İşte Âşık Paşa bunları gerçekleştiren ve gerçekleşmesi için zemin hazırlayan bir âlim şairdir. Âşık Paşa Türkçe asıllı kelimelerle söylemeyi * * * Çün ulaldı ogul evermek gerek Agı atlas at katır virmek gerek * * * Kâşgarlı Mahmud tasviri

7 27 Anun için çok kişi gelmez işe Ne ylesün kim çiçek irmez yimişe Âşık Paşa açık ve çekici bir anlatımla, anlaşılan bir dil kullanmıştır. Dikkat çeken bir başka özelliği kullandığı Arapça ve Farsça kelimelerde ölçülü olmasıdır. Âşık Paşa bunda halkın anlama durumunu esas almıştır. Gerçekte ona göre kelimelerin milliyeti yoktur, söylenenin ve yazılanın canlılığı ve anlaşılması esastır. O Arapça ve Farsça kelime kullanımına daha fazla ihtiyaç duyduğu zaman bu kadroyu biraz daha açar. Ancak hiçbir zaman halk zevkinden zurumlu Mustafa Darir ve Sarıca Kemal gibi şairler bu görüşün temsilcisidir. b. Türkçeyi işleyelim diyen ve bir gramer fikri geliştiren şair ve yazarlarımız. Bunların başında Âşık Paşa gelir. Aynı yüzyılın sonunda bu fikir Şeyhoğlu Mustafa tarafından da benimsenir ve daha ileri götürülür. c. Türkçe anlatımda kıttır. Bunu Arapça ve Farsça kelimelerle zenginleştirip çeşnisine kavuşturalım diyen şair ve yazarlar. Bu yazarlar ve şairler, II. Murat, II. Bayezit ve III. Mehmet gibi padişahların açık ve anlaşılır dil ile yazmak ve konuşmasından uzak düşmez. Arapça ve Farsça kelimelere yer Devrin en önemli ve huzurlu bir gibi ısrarlarına rağmen keyfi bir yol tutmuşlar, sonunda kendileri verdiği bu şekildeki beyitler eserinde çok görülür. Fakat bu durum Bu fikrin destekleyicileri de Şeyhi bile okunamaz hâle gelmişlerdir. kültür merkezi olan yadırganmaz. Yazdığı beyitlerde Kırşehir Âşık Paşa nın ile başlayıp İbni Kemal, Hoca Sadettin Türkçe kelime sayısı da yabancı kelimelere nispetle fazladır. Fakat çocukluğunun geçtiği ve öğrenim gördüğü yerdir. Efendi ve Gelibolulu Ali ye kadar gider. Ne yazık ki üçüncü O burada çok iyi şunu da bilmek gerekir. Son devirlere gelinceye kadar, Türklerde ağır basar ve bu durum dilimizin fikir Türkçenin tarihî gelişiminde Arapça ve Farsça yabancı bir dil gibi görülmemiştir. Âşık Paşa da öğrenim görmüş, Arapça, Farsça, silkinmesine kadar devam eder. Ancak daha sonra ileri sürülen ve aynı fikirdedir. Ona göre asıl olan Türkçenin anlaşılır açık şekilde yazılması ve ilmî açıdan ele alınması Ermenice ve İbraniceyi anlaşılma ve halkın anlamasıdır. Gerçekte bu durum ta Orhun dan başlar. Türkçenin kaderine bakınca de öğrenmiştir. Kendi verdiği bilgilere göre fikri, yukarıda da anlattığımız gibi, Âşık Paşa dan kaynaklanır. Kanaatimce şairin dil ile oynaması, bu şe- yanında daima başka dilleri de buluruz. Bu ilk zamanlarda Çincedir. kilde anlaşılır açık bir anlatıma yer Hızır da ona hocalık İslam medeniyeti içinde Arapça ve Farsça olmuştur. Tanzimat döneminde etmiştir. vermesi, Türkçeye hizmeti onun hayatı boyunca sürüp gitmiştir. Fransızcadır; şimdi de İngilizceye açılım vardır. Ancak Türkçe hiçbir zaman varlığını yitirmiş değildir. Dilimizin en anlaşılmaz bir şekil aldığı zaman bile silkinip kendine dönmesi vardır. İşte Cumhuriyet devri buna örnektir. Burada şunu da belirtmeliyiz: Selanik te 1908 yılında başlatılan dil hareketi Âşık Paşa nın yaptıkları Âşık Paşa yolunda Türkçe hakkındaki görüşler devam eder. Yine Âşık Paşa ile aynı görüşü paylaşan bir başka şair de Şeyhoğlu Mustafa dır. O da Türkçeye nice emekler verdiğini ve sonunda başardığını, Göbüt dildür bu dili irdedüm çok Agaçdur yâhû taşdur kim taşu yok ile çakışır vaziyettedir. Fakat ne Tanzimat ın şair ve yazarları, ne de daha sonraki yazar ve şairlerimiz, Âşık Paşa yı ve Türk dili üzerine görüşlerini belirten diğer şairlerimizi tanırlar. Onların devrinde bir yenilikmiş gibi görülen ve ileri sürülen Sovukdur tadı yokdur tuzı yokdur Yavandur lezzeti vü özi yokdur Sıgındum kamusıyla Tanrıya ben Kavî ihlâsum ile bî-riyâ ben fikirler XIV. ve XV. yüzyıllarda tartışılmıştır. Zaten o devirde Türkçeyle ilgili başlıca üç görüş vardır: a. Türkçe yazalım hasbi Türkçe: Gülşehri, Er- Kitâbı düzmege âgâz kıldum Ma ânî çarhına pervâz kıldum

8 28 AYIN DOSYASI diyerek anlatır ve kendisindeki dil sevgisini ortaya koyar. Bütün bu uğraşlar sonunda medreselerin dili bile Türkçe olmuştur. Bunu da yine Türkçe yazmakla övünen Devletoğlu Yusuf, yazdığı Vikâye Şerhi nde anlatır. O bu hususta, İy niçe gördük ulu âlimleri İlm ile hem âlim ü kâmilleri söyleyişle ortaya koymuştur. Bazen de ifadede değişiklik yaparak, manayı Âşık Paşa dan almıştır. Şimdi şu beyitlere bakalım ve Mevlid ile karşılaştıralım, burada ilk beyitler Âşık Paşa nın sonraki beyitler de Süleyman Çelebi nindir. Allah adın eytlüm evvel ibtidâ Andan oldı ibtidâ vü intihâ I- 4a/10 Türk dilince düzdiler bunca kitâb Mâni yüzinden götürdiler nikâb Türkîdür ders-i müderrisler ahı Hem muhaddisler müfessirler dahı beyitlerini söylemektedir. Âşık Paşa nın diğer bir yönü, kendinden önceki Türk edebiyatına hakkıyla vâkıf bir şair olmasıdır. Orhun Abideleri nden Mevlânâ nın Mesnevi sine, Dede Korkut tan Yûnûs a kadar bütün Türk edebiyatı verimleri onun kaynağı durumundadır. Özellikle Kutadgu Bilig den çok etkilenen şair, edebiyatımızda yer yer şerh edebiyatına da yönelir. Yûnûs Emre nin bazı beyitlerini hissettirmeden şerh eder. Ancak Âşık Paşa nın bir başka yönü Türk edebiyatında bazı eserlerin doğmasına sebep olmasıdır. Süleyman Çelebi Vesîletü n-necat adlı Mevlid ini yazarken Âşık Paşa nın Garib-nâme sinin tesiri altındadır. Gerçekten ilhamını, söyleyişini ve eserinin veznini ondan alır. Kısaca söylemek gerekirse Mevlid in pek çok beyti Âşık Paşa nın nefesidir. Süleyman Çelebi bunu yaparken Âşık Paşa nın bazı beyitlerini aynen aldığı gibi, bazı beyitlerinin kimi mısralarını da değiştirmiş ve daha güzel bir Allah adın zikr idelüm evvelâ Vâcib oldı cümle işde her kula M. 1 Cümle âlem yog-iken ol var-ıdı Şöyle eksüksüz ganî Cebbâr-ıdı I-4b/1 Cümle âlem yog-iken ol var idi Yaradılmışdan ganî Cebbâr idi M. 28 Ol ki Hak evvel yaratdı âlemi Âlem içinde kopardı Âdem i I-18b/2 Hak taâlâ çün yaratdı Âdem i Kıldı âdemle müzeyyen âlemi M. 119 Birdür ol birligine şek yok-durur Andan artuk dünyada tek yok-durur I-38b/10 Birdür ol birligine şek yok-durur Gerçi yanlış söyleyenler çok-durur M. 26 Ol togıcak bütler oldı ser-nigûn Bütperestler kamusı oldı zebûn II-210b/2 Ol gice hep putlar oldı ser-nigûn Cânına şeytânun urıldı dügün M. 261 İşid imdi Mustafâ mi râcını Hulleden tonı vü nûrdan tâcını II-123a/1

9 29 İşit imdi Mustafâ mi râcını Niçe urındı saâdet tâcını M.346 Rahmetün çok fazlun üküş iy Kerîm Koma bini acz evinde iy Rahîm I-226a/9 Tur oturma bin buraka gel berü Çıkısarsın nüh felekden yokaru II-123a/7 İlk sana bilmek gerek kim ol İlâh Niçe düzdi âlemi ol Pâdişâh I-156b/3 Tur berü gel yâ Muhammed tîz didi Kim seni Hak hazretine ündedi M. 354 Gör Çalab un kudretin kim n eyledi Niçe dürlü nakş u bünyâd eyledi I-40a/5 Uşbulardur bu iki rek at namâz Nüh felek ehlindeki kılnan niyâz Gizlü genci gösterüp açmag-ıçun Âleme ol rahmeti saçmag-ıçun Cümle gök ehlindeki nâz u niyâz Geldi uş oldı iki rek at namâz II-129b/8, 11 Süfliye inmeg-içün ol akl-ı kül Ol mahabbet nûrı ol genc-i usûl II-80b/3-4 Anlarun her tâ atın ol Bî-niyâz Cem idüp bir yire ad urdı namâz M. 378 Burada her iki eserde karşılıklarını verdiğimiz beyitlerden başka pek çok beyit; Garib-nâme den olmak suretiyle aşağıya alınmıştır. Bunlara bakılınca her beytin Mevlid de bir yer tuttuğunu hemen anlarız. Hâlık oldur ol yaratdı mahlukı Mahlukun oldur gümansuz hâlıkı I-231b/4 Yidi kat gök ol yaratdı bî-sütûn Yidi kat yir ol durıtdı bâ-sükûn I-231b/7 Uçmagı düzdi senünçün ol Celîl Anda ne kim var sana kıldı sebîl II-5a/9 Bu iş ü bu kudrete ne akl ire Söz üküşdür çün girü indi yire II-8b/6 Mustafâ mi râcını çün bildiler Dirilüp cümle selâma geldiler II-9a/2 Anda hâzır cem iken ol cümle cân Bir namâz vaktı irişdi nâgehân II-9a/3 Enbiyâ ervâhı anda cem-idi Mustafâ ol cem içinde şem idi II-9a/7 Yusuf Has Hacip tasviri

10 30 AYIN DOSYASI Oldılar bunlar cemâat ol imâm Ol namâzı kıldılar anda tamâm Bir kavulda şöyledür kim ol namâz Gökler üstinde kılındı ol niyâz II-9a/5-6 Tanrı dan emr oldı bu biş vakt namâz Kim kıla her dem anun birle niyâz II-128b/3 Geçdi vardı Hazret e kıldı niyâz Hakk ıla söyleşdi bunça sırr u râz Çün Çalap dan degdi bu ikbâl ana Kıldı peygamberler istikbâl ana Ya ni rûh-ı enbiyâ varmış-ıdı Arş öninde kamusı durmış-ıdı II-82b/5-6 Çün bu işi böyle gördi ol Resûl Gönline hoş geldi bu zabt u usûl II-123b/1 Kabe-kavseyn oldı menzilgâh ana Gör ne devlet virdi ol Allah ana II-128a/1-2 Ma lum oldı evvel ü âhir ana N oldı veya n olısar önden sona II-209b/11 Anmadı ol atasın u anasın Lîkin unıtmadı bir dem ümmetin Birisinde Mustafâ kılmış namâz Birisinde kılmış ol Meryem niyâz II-9b/9 Bir kavul oldur ki Kuds e geldiler Ol namâzı Kuds içinde kıldılar II-9a/10 Ol namâzı kıldılar anda tamâm Bî-rükû u bî-sücûd u bî-kıyâm II-9a/9 Ümmetî dip ümmetî dip kıldı nâz Hak katında oldı ol nâz u niyâz Geldi rahmet yarlıgadı ümmeti Böyle olur dosta dostun himmeti II-192a/11 Kamumuz ol Hak katında eksügüz Eyle san bir hücredür uçmakdan ol Anun-ıçun andan agdı göge yol II-10a/9 Ortada söylendi bunça gizlü râz Bir nefesde makbûl oldı bin niyâz Çün Habîb indi girü bu menzile Arş ayagında bile geldi bile II-210a/5 Ol zamân kim çıkdı ol arş üstine Gitdi perde dôst irişdi dostına Cümle gök ehli beşâret urdılar Tapuda el karşuruban durdılar II-210a/1-2

11 31 Da vimüz yok bilürüz eksügümüz I-167b/10 Dinleyenün gönline rahmet bırak Bunlara göstermegil hecr ü firak I-101b/9 Hem bulardan hoşnud olsun şâhumuz Rahmet içre dutsun ol Allahumuz I-16a/10 Her nefes bin rahmeti Hakkun ana Kim yazanı fâtihâ birle ana I-174a/4 Aşık Paşa nın Ali Emiri Kütüphanesi nde bulunan Garipname adlı eserinden sayfalar Bunun yanında o, bazı edebî türlerin de öncüsü durumundadır. Bu açıdan bakınca Anadolu da başlayan ve gelişerek devam eden Türk edebiyatında ilk miraç-namenin de Âşık Paşa tarafından yazıldığını görürüz. Yine edebiyatımızda Yusuf ile Zeliha ve Leyla ile Mecnun adındaki aşk hikâyelerini ilk defa kaleme alan şairler arasında Âşık Paşa da vardır. Çağdaşı ve hemşehrisi Gülşehri ye paralel olarak gül ve bülbülün hâllerini aşk içinde eserinde anlatan o olmuştur. Ayrıca eserinde Hızır aleyhisselâmın hayatını anlatmakla menkıbe türünün de ilk yazarıdır. Bütün bunların yanında şairin her hadiseye ibret gözüyle bakması ve okuyucuyu olayların arkasını görmeye davet etmesi, insanı hikmet tarafına çeker. Böylece Âşık Paşa hikemî edebiyatın da başında yer alır. Bu görüş daha sonraki yüzyıllarda Nabi den Koca Ragıp Paşa ya kadar pek çok şairimizde de görülecektir. Kısaca söylemek gerekirse Âşık Paşa yaşadığı zamandan başlayarak Türk edebiyatını yönlendirenlerden biridir. Nerede hareket varsa, orada bereket vardır diyen Âşık Paşa, iyi bakan iyi görür düsturuna sıkı sıkıya bağlıdır. O bu sözleriyle insanları çalışmaya ve hayır yapmaya yönlendirir. İnsanın öldükten sonra geride bıraktıklarına dayanarak yaşayacağını söyler. Ona göre bir kimsenin dört oğlu vardır. Hayrını ve iyiliklerini bunlarla devam ettirir. Bu durum kıyamete kadar sürer gider. Bu dört oğlun biri malından olan hayırlarıdır. İkincisi ilminden olan oğullarıdır. Bu da kitaplarıdır. Üçüncüsü huyundan olan oğullarıdır. Bu da öğrencileridir. Dördüncüsü ise sulbünden gelen oğullarıdır. Bunlar falan oğlu falan, falan oğlu falan diye anılırlar. İşte Âşık Paşa ya göre insanı geleceğe taşıyan, gelecekte karşılayan bunlardır. İnsan bunlar sayesinde saadete ve hayırlara kavuşur. Âşık Paşa bunları söyler. O bu dört hayırlı evladın hepsine sahiptir. Sulbünden gelen oğulları Osmanoğulları na paralel olarak yedi göbek berilere gelmişlerdir. Yukarıda da zikrettiğimiz gibi Âşık Paşa ve sülalesinin Türk kültürüne hizmeti yalnız bu kadar değildir. Âşık Paşa nın oğlu Elvan Çelebi yazdığı Menakıbü l-kudsiyye adlı eseri ve şiirleriyle babasının yolunu izler. Türk edebiyatında başlı başına menkıbe türünün ilk örneğini bir büyük eserle verir. Bu eser büyük dedeleri Baba İlyas-ı Horasanî ile yakınlarını ve babası da dâhil yakınlarını ve ailesini anlatmaktadır. Yine Fatih Sultan Mehmet devri tarihçilerinden olan ve Osmanoğulları na paralel bir şekilde tarih içinden gelen yedi göbek öteden birlikte geliyoruz diye Osmanlı sülalesine olan yakınlığını dile getiren, Âşık Paşazade adıyla bilinen ve Âşıkî mahlası ile şiirler yazan bir bilgin olan Derviş Ahmet Âşıkî de, Tevârih-i Âl-i Osman adlı eseriyle, Osmanlı tarihinin yazarı bilinen ilk müellifidir. Bu zat Sultan I. Mehmed den itibaren II. Murat, Fatih ve II. Bayezid devirlerini de görür. Padişahlarla yakın ve samimi dostluğu vardır. Osmanlı tarihimizi yaparken, Âşık Paşa ve nesli de kültürümüzü ve tarihimizi yazar. Eserler verirler. Âşık Paşa nın ilminden olan kitapları ise insanlığa ışık tutmaya devam etmektedir. Biz ölümünün 677. yılında bu unutulmaz Türk büyüğünü rahmet ve minnetle anmaktayız.

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME)

GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME) GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME) - M E T İ N V E A K T A R M A - Hazırlayan Kemal YAVUZ T. C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3131 KÜLTÜR ESERLERİ 414 ISBN

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif.

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. AHMETLER KÖYÜ SOY AĞACI Hazırlayan: Ali Varol GİRİŞ Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. Peygamberimizin bu sözünü düşününce ne gelir aklımıza?

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi

X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi T.C. ESKiŞEHiR V A L i L i G i i X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi BiLDİRİLERi (06-08 MAYIS ) Hazırlayan Prof. Dr. Erdoğan BOZ ESKİŞEHİR, 2011 X. ULUSLARARASI YUNUS EMRE SEVGi BİLGİ ŞÖLENi

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM Handır bu gönlüm, ya misafirhane Derd konuklar, derman konuklar, hayâl konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı Kenan Erdoğan Unvanı Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri Manisa Daha Önce Bulunduğu Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi, Celal Bayar Üniversitesi

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele 8 Mesnevi den (şiirli) r l e H i k â e y ÖNSÖZ Hoşgörülülükte deniz gibi ol Mevlâna Celâleddîn Geleceğimizin teminatı olan kıymetli çocuklarımız, Geçmişimizde atalarımızın yaşadığı ve bu günlerde kaybolma

Detaylı

ve Manisa Muradiye Kütüphanesi nde iki nüshası Bursalı Mehmet Tahir Efendi

ve Manisa Muradiye Kütüphanesi nde iki nüshası Bursalı Mehmet Tahir Efendi EROĞLU NÛRİ (d.?-ö.1012/1603) tekke şairi Açıklama [eç1]: Madde başlarında şairlerin mahlaslarının olmasına özen gösterilmeli. Ancak şairin tanıtıcı özellikleri virgülden sonra yazılmalı. Açıklama [eç2]:

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

İslâmî Türk Edebiyatı Sempozyumu

İslâmî Türk Edebiyatı Sempozyumu İslâmî Türk Edebiyatı Sempozyumu Arap ve Türk Edebiyatında Dinî Edebiyatın Müşterekleri Prof. Dr. Mehmet Akkuş 1 Hiç şüphe yok ki İslâm, Türk milletinin hayatında büyük ve köklü değişiklikler meydana getirmiştir.

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Hz. Muhammed. (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi

Hz. Muhammed. (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Hz. Muhammed (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi I.BÖLÜM Dua Şehitler için Salâ Okunması Ehl-i Beyt Muhabbeti Sinevizyon Gösterimi Açılış Konuşmaları:

Detaylı

Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında

Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında Akademik İncelemeler Cilt:3 Sayı:1 Yıl:2008 Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında Emek Üşenmez 1 fahemek@gmail.com ÖZET Karahanlı Türkçesi Türk dilinin önemli devrelerinden birisini oluşturmaktadır.

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır.

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır. Hacı Bayram'ın Şeyhi: Hamîdüdîn-i Aksarâyî (Somuncu Baba) Şeyh Hamîdüddîn-i Velî el-aksarâyî aslen Kayserili olup Şeyh Şemseddîn-i Mûsâ isimli zâtın oğludur. İlk tasavvufî bilgilerini babasından elde etmiş

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

OSMANLI ARAŞTIRMALARI XXV

OSMANLI ARAŞTIRMALARI XXV OSMANLI ARAŞTIRMALARI XXV. Neşir Heyeti - Editorial Board Halil İNALCIK- İsmail E. ER ÜNSAL Heath W. LOWRY -Feridun EMECEN Klaus KREISER Misafir Editörler: Hatice A YNUR- Mehmet KALP AKLI THE JOURNAL OF

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1

MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1 MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1 Türk edebiyatında Mehmet Akif kadar hayatı, edebiyat anlayışı ile şiirleri arasında büyük bir uygunluk bulunan pek az şair vardır. 2 Akif II. Meşrutiyet in ilan edildiği

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan

Detaylı

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 1. Alp Er Tunga öldi mü Issız ajun kaldı mu Ödlek öçin aldı mu Emdi yürek yırtılur

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna

Detaylı

MU ÎNÎ NİN MESNEVÎ-İ MURÂDİYYE Sİ. Hazırlayan Prof. Dr. Kemal YAVUZ

MU ÎNÎ NİN MESNEVÎ-İ MURÂDİYYE Sİ. Hazırlayan Prof. Dr. Kemal YAVUZ MU ÎNÎ NİN MESNEVÎ-İ MURÂDİYYE Sİ ŝ Hazırlayan Prof. Dr. Kemal YAVUZ T. C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3133 KÜLTÜR ESERLERİ 416 ISBN 978-975-17-3349-8 www.kulturturizm.gov.tr

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayın Kataloğu 2013 2 TAHRÎRU USÛLİ L-HENDESE VE L-HİSÂB EUKLEIDES İN ELEMANLAR KİTABININ TAHRİRİ Nasîruddin Tûsî (ö. 1274) Meşhur Matematikçi Eukleides in (m.ö.

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

(d.1286/1869-ö.1319/1902) âşık

(d.1286/1869-ö.1319/1902) âşık NÂZÎ, Yozgatlı (d.1286/1869-ö.1319/1902) âşık Asıl adı Mustafa dır. Yozgat ın Yukarı Nohutlu Mahallesinde 1869 yılında, dünyaya geldi (Işıtman 1969: 5401). Babası, Yozgat ın Çekerek ilçesinin Beyyurdu

Detaylı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı 1 AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı Karye-i Şeyhler ( 175) 1 1 1 Eş-şeyh Mehmed Arif ibn-i El-Hac Şeyh İbrahim Uzun boylu, Kır sakallı 60 2 Oğlu Şeyh İsmail

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Program. AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu

Program. AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu Program AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu TEBLİĞLER 15-17 EKİM 2014 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Konferans Salonları KAPANIŞ OTURUMU 17 Ekim

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

2011 2012 KUBBEALTI SOHBETLERİ

2011 2012 KUBBEALTI SOHBETLERİ 2011 2012 KUBBEALTI SOHBETLERİ 1.Sohbet Fuzûlî ve Bestelenmiş Şiirleri (Sohbet ve Mûsıkî Programı) Konuşmacı: Özcan Ergiydiren Konu: Fuzûlî ve Bestelenmiş Şiirleri (Sohbet ve Mûsıkî Programı) Tarih: 1

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde bugün Makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmet Agâh tır. Şehsuvar Paşa torunlarından olduğu

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi OSMANLILAR 1 2 3 Osmanlılarda Eğitimin Genel Özellikleri Medreseler çok yaygın ve güçlü örgün eğitim kurumları haline gelmiş, toplumun derinden etkilemişlerdir. Azınlıkların çocuklarını üst düzey yönetici

Detaylı

Türk Şiiri. Kategori: Türk Şiiri Çarşamba, 28 Nisan 2010 07:43 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 3438

Türk Şiiri. Kategori: Türk Şiiri Çarşamba, 28 Nisan 2010 07:43 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 3438 TANITIM: Gerçek aşkı arayan Yunus Anadolu köylüsünün örneğidir. Dili ile arınmışlığı söyleyen, özleyen ozan kendisini bu dünyada konuk sayar. Allah aşkı, ölüm, gurbet, ilim, dervişin özellikleri gibi temalarına

Detaylı

Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI

Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI Tablo 2: Doktora Programı Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA PROGRAMI GÜZ YARIYILI Ortak Zorunlu-Seçmeli Dersler Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı TDE 601 Divan Şiiri

Detaylı

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com GÜNLÜK (GÜNCE) 1 GÜNLÜK Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları, gözlem, izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİNAL SINAVI TAKVİMİ TARİH SAAT DERSİN ADI SALON ÖĞRETİM ÜYESİ Mukayeseli Adab ve Erkanı Prof. Dr. Tahir YAREN Kıraat Farklılıklarının Manaya Etkisi Aşere,Takrib,Tayyibe

Detaylı

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım,

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım, KINALI HASAN Yüzbaşi Sirri Bey, ikindi vakti yeni gelen erati teftiş ederken, içlerinde bir tanesinin saçinin bir tarafi kinalanmiş oldugunu görür ve takilir: Hiç erkek kinalanir mi? Mehmetçik: Buraya

Detaylı

Ders/Ünite: MATEMATİK GEOMETRİ Uzun Dönemli Amaçlar: 1. Geometrik şekiller arasındaki ilişkiyi kavrar

Ders/Ünite: MATEMATİK GEOMETRİ Uzun Dönemli Amaçlar: 1. Geometrik şekiller arasındaki ilişkiyi kavrar Adı Soyadı: Sınıfı: HAFİF ZİHİNSEL 4/... No: Ders/Ünite:MATEMATİK ÖLÇÜLER Uzun Dönemli Amaçlar 1. Ölçüleri kavrar Ders/Ünite: MATEMATİK GEOMETRİ 1. Geometrik şekiller arasındaki ilişkiyi kavrar Öğretim

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı. Server Dede Sultanahmet Meydanı nda Tapu ve Kadastro Müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın baş kitabede buradan yatan

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

50.ULUSAL 24.ULUSLARARASI HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENLERİ VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ PROGRAMI

50.ULUSAL 24.ULUSLARARASI HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENLERİ VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ PROGRAMI 50.ULUSAL 24.ULUSLARARASI HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENLERİ VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ PROGRAMI 15-18 AĞUSTOS 2013 HACIBEKTAŞ TÖRENİN BİR GÜN ÖNCESİ 15 AĞUSTOS 2013 PERŞEMBE : 11.00 : Atatürk Anıtına Çelenk

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik 2013-2014 MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014 YIL LAR LARA GÖRE DEĞER BAŞLIKLARI EKİM KASIM ARALIK OCAK ŞUBAT MART NİSAN MIS HAZİRAN 1- Dostluk ve Kardeşlik 1- Temizlik ARA RAPOR

Detaylı

Çocuklardan Tanrıya Mektuplar

Çocuklardan Tanrıya Mektuplar Çocuklardan Tanrıya Mektuplar ABD de ilkokul öğrencilerine, Tanrıya ne söylemek isterdiniz şeklinde bir teklif sunulmuş. Bu cevaplarda, o yaştaki öğrencilerin kafalarındaki tanrı algısı ve tasavvuru ortaya

Detaylı

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır.

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır. ASRIN ÜÇ HASTALIĞI *1789 Fransız ihtilali kebiri batıdaki Katolikliğin katılığını kırmak ve özgürlüklere kapı açarak dünyayı değiştirmekle beraber,geriye ırkçılık gibi eskilerin seretan dediği bir kanser

Detaylı