irade den Genel Yayın Yönetmeni Ramazan Kayan Yayın Koordinatörü Mehmet Duman AYLIK ilmi, FiKRi, SiYASi DERGi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "irade den Genel Yayın Yönetmeni Ramazan Kayan Yayın Koordinatörü Mehmet Duman AYLIK ilmi, FiKRi, SiYASi DERGi"

Transkript

1 AYLIK ilmi, FiKRi, SiYASi DERGi Sayı: 134 Haziran 2015 Fiyatı: 7 TL. Sahibi: Çıra Basın Yayın Organizasyon ve İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti. adına Davut Güler Genel Yayın Yönetmeni Ramazan Kayan Yayın Koordinatörü Mehmet Duman Tasarım Fokus Ajans Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ramazan Sarıkaya Hukuk Danışmanı Av. Fatih Yel Adres: Ali Kuşçu Mah. Kıztaşı Cad. Nalbant Demir Sok. No: 10/3 Fatih/İst. Tel: Faks: Baskı: Şan Ofset Hamidiye Mah. Anadolu Cad. No: Kağıthane-İstanbul Tel: Abone Şartları Yurt İçi - Yıllık: 84 TL. Yurt içi - Altı Aylık: 42 TL. Yurt Dışı - Yıllık: 60 Euro-75 Dolar Hesap No ÇIRA BASIN YAYIN İş Bankası Fatih Şb. (TL.) IBAN: TR İş Bankası Fatih Şb. (EURO) IBAN: TR Al Baraka Fatih Şb. (TL.) IBAN: TR PTT Hesap No: irade den Recep, Şaban derken Ramazan ayına ramak kaldı. Ramazan sevinç günlerimiz. Onu büyük bir coşku ile bekliyoruz. O büyük bir temizlik, arınmak isteyenler için. Ardından Kurban ve Hac. Bunlar sembolik(şeair) yönü daha belirgin olan belli zaman dilimindeki ibadetlerimiz. Doğrusu ibadetlerin sembolik yönü, kendisi kadar önemli. Kendisi yani ruhu. Ona hayat veren özü. Bu öyle bir şey ki, bir an için ruhun(öz) cesedimizden çıktığını düşünün Tek başına cesedin hiçbir işe yaramadığını, onun ruhla bir anlam ifade ettiğini biliyoruz. Buradan hareketle sevgili okurlar, bu sayımızda kaybolan özü ele alalım istedik. Bununla ibadetlerin ruhundan; yok olan, içeriksizleşen, sathileşen, niteliksizleşen ve görünür hali öne çıkan bir vakıadan söz etmek istiyoruz. Bu sorunumuzu bir soruya dönüştürerek kalem erbabından, yaramıza merhem olmalarını istedik. Konu bizim dinmeyen yaramız. Şimdilik dergimizin bu sayısında problemin çok az bir kısmına değinmiş olduk diyebilirim. Öz den yoksun olma hali her kesimin derdi, ümmetin başat meselesi. Pusulamızı şaşırtan ciddi bir mesele; dahası siyasi, sosyolojik ve psikolojik yönleri olan bir konu. Doğrusu uzmanlarınca irdelenmesi gereken toplumsal karşılığı olan kanayan yaramız. Hoşumuza gitmese de görünürlüğün, imajın para ettiği bir devirde yaşıyoruz. Bulunduğumuz yüzyıl için imaj yüzyılı nitelemesi bile yapılıyor. Tabi bu, bizim ele aldığımız konuyu izah etmemizi de sağlıyor. Öyle bir illet ki, hastalık dindar kesime de sirayet etmiş; onları, ibadetlerini çepeçevre kuşatmış durumda. Aslında İmaj/ görünürlük halimiz öne çıktıkça kaybediyoruz ve komik oluyoruz; ağırlığımızı, ağır başlılığımızı kaybediyoruz. Cüruf ve köpük dağılıp gider. İnsanlara faydalı olana gelince o yeryüzünde kalır.. (Rad, 7) ayeti meramımızı ifade etmiyor mu? Sel gider kum kalır deriz ya, bu özdeyiş de problemin sonuçlarından bahsetmektedir. İşin görünen kısmı yapay, sırıtkan; konu makyaj/imaj olunca boyalar akar, gerçek ortaya çıkar. Oysa Müslümanlar çağın zebunu olmamalı. Çağa ayak uydurmak adına, başkaları ne yer ne içer; zevkleri, tepkileri nedir? Her ne ise onlara uymak gibi bir anlayışımız da olamaz zaten. Ama maalesef öyle olmuyor. Onlara karışı karışına uyacaksınız diyor ya hadisi şerif. Sonra da Hatta onlar(daracık) bir keler deliğine girseler, muhakkak siz de o deliğe gireceksiniz demekle hem probleme ışık tutuyor hem de uyarıyor. O Rasul çünkü. Çağlar üstü bir kişilik, dünden bugünü gören büyük insan. O en güçlü olduğu zamanda bile, en zayıf olduğu dönemden farksızdı.onun İmaj diye, ayak uyduralım diye bir derdi yoktu. Adam dışarıdan geliyor, kalabalık bir topluluk içerisinden Peygamberimizi arıyor gözleriyle. O benim diye seslenene kadar tanıyamıyor onu. Hayatı sadeleştiren bir anlayışın mensubu O. (Mekke) Fethi geçekleşmiş. Adam korkudan titriyor. Korkma, dedi. Ben kral değilim, dedi. Peki kral değildi de kimdi o? Kuru et parçası yiyen Kureyşli bir kadının oğlu. Muhammed bin Abdullah. İmajsa İslam ın imajı bu. Ama şimdi bir problemimiz var. Örtünüyoruz, iyi kötü. Ama tesettürün yasası/ruhu yok hayatımızda. İğreti. Alelacele, paldır küldür yapılan ibadetler; ifrat ve tefrit dengesizliği içinde bir türlü vasatı bulamayan bizler. Hep kolay olanı, baskın ve yaygın olanı seçtik. Ve aynileştik ötekilerle. Sözün özü dinin kendisiyle baş edemeyenler, İslamı hıristiyanlaştıramayanlar Müslümanları hıristiyanlar gibi sembollerin esiri yapmak istediler. Oysa ne İslam sembolik bir din ne de Müslüman(lık) sembollerin mahkûmu. Sevgili okurlar, sizlerin beğeniyle okuyacağınız bir dergiyi hazırlamanın çabası içerisindeyiz. Sizlerin de her alanda bize vereceğiniz desteği önemsiyoruz. Bu ay daha şimdiden oruç ayının heyecanını yaşıyoruz. Umarım hayırlara vesile olur. Oruçlu yapılan dualar daha farklı olur. Dualarımız kötülüklerin yok olması iyiliklerin de gönlümüzde taht kurması için olsun..

2 Dünyevileşme Dinde yoksullaşma ve yozlaşma Dindarlık ve samimiyet MUSTAFA ALTUNKAYA 8 Biz üç kişiydik NECİP CENGİL 12 Zarfa değil mazrufa bakmalı FATMA YAZICI TURAN 16 Kitap, adalet ve demir HASAN AYIK 18 Refah ve rahat rehavetimizi körüklüyor ERSİN ERYILMAZ 20 Gençlerimizin önündeki engeller MUSTAFA SEFA 21 Rehavet YAKUT BOZDOĞAN 23

3 BU SAYIDA 9. Öğretmen Sempozyumu... MUHAMMET YETİŞ 24 Kırmızı Kitap: Eski Türkiye nin gizli anayasası! AV.CÜNEYT TORAMAN 28 NAHDA LİDERİ RAŞİD EL-GANNUŞİ: Bedir de İslam ın Huneyn de 32 Devrim, kendine yol çiziyor DAVUT GÜLER 36 Geziden artakalanlar MEHMET TURGUT 45 Din ve Diyanet SAiT ALiOĞLU 48 İmam Hatiplerde vizyon ve misyon MUSTAFA AKMAN 54 Müslüman vicdanın egemenlik problemi MEHMET HANİFİ TOSUN 58 Feminizm kıskacında kadın DR. YUNUS ÇOLAKOĞLU Mart: İmparatorluğun sonu... CELAL TAHİR 64 Suç işleyen gençlerimizi idam etmeden önce BAKİYE MARANGOZ Eylül ve Sahil Çay Ocağı İSHAK GÜVEN 72 Ümmet şuuru ABDÜLBAKİ ÇAĞATAY 76 İstikamet üzere olmak ENES TARIM 81 Kuraniyyun ekolüne cevaplar FERHAT ÖZBADEM 84 Tüketimin bizi kuşatan zamanları... SELViGÜL KANDOĞMUŞ ŞAHiN 87 Hızır olayı ve itaat anlayışı HÜSEYİN KUBAT 90 Yeniden doğuş NECLA ARPA GÜLAÇAR 94

4 BAŞ YAZI Dünyevileşen dindarlık RAMAZAN KAYAN DAHA çok özgürlük, daha çok günah anlamına gelmektedir Kebairden sakınmayı bile akıllarına getirmeyen nevzuhur bir dindarlık nüksediyor DININ anlam ve yaşam dünyamızdaki kafa karışıklığı kaygı verici boyutlarda seyretmektedir. Bulanık zihinler, belirsiz hedefler, boşlukta kalan yürekler İnsanımız heder oluyor. Görece bir dindarlık, teselli vesilesi olsa da gidişat çok ta hayra alamet değil. Kaldı ki bugün dindarlığın ne olduğuna dair bir ölçüde elimizde kalmadı. Herkesin dindarlığı kendinden menkul Öte dünyayı öteleyen, önceliği bu dünya olan bir dindarlık anlayışı türedi. Dindarlar zahirde etkin bir görünüm kazanırken, dinin esasta daha da etkisiz hale geldiği görülüyor Dindarların dünya da elbette etkin olmaları gerekir ama erimeden, statükoya eklemlenmeden Oysa ki bugün dindar kesim, seküler dünya ya karşı her yerde varız ve başarılıyız düşüncesi ile dolu dizgin gidiyorlar Kendi tüketim biçimlerini, yaşam tarzlarını oluşturup hızla sınıf atlamanın gayretindedirler. Markalı ve pahalı tüketimle kendilerinin alt sınıflara ait olmadıklarını kanıtlama derdindeler Bu durum İslami aidiyet ve kolektif mesuliyetler üzerinde derin darbelere neden olmaktadır. Daha çok özgürlük, daha çok günah anlamına gelmektedir Kebairden sakınmayı bile akıllarına getirmeyen nevzuhur bir dindarlık nüksediyor Tüketim kültürünün oluşturduğu istekler zinciri meşruiyet zeminini zorluyor Kazanmak arzusu, kaybetmek korkusu insanımızı acımasız kılıyor Nefsi emmare iktidarı, iyilik ve insanlığı tehdit ediyor. Çıkarlar konuşuyor, vicdanlar susuyor Nefsin köpürmesi, kalbin küçülmesi anlamına geliyor. Cebimizi dolduruyor, içimizi boşaltıyoruz. Kirlenen kişiliklerin kriteri kalmıyor. Gövdemiz büyürken, gönlümüz daralıyor Göz yumduğumuz bu yozlaşma dalgası hepimizi vuruyor. Artık bozulma sadece seçkin, elit, zengin zümresine has değil, toplumun tüm katmanları kirleniyor Haktan, hidayetten, hikmetten, haşyetten kopan insan hızla hazların hadimi oluyor Tutkuların tutsağı bir toplum. Çamurlaşan insan cevherini yitirdi Anlamdaki bulanıklık, amaçta buharlaşmaya dönüşüyor. Bu duruma ne demek lazım? Yoksa harici düşmanı saf dışı bırakıp kendi nefsimizde mi boğuluyoruz? İç bozgunu mu yaşıyoruz? Dünyanın geçici hevesleri dedik ama görünen o ki, biz de kalıcı etkiler bıraktı Bunalıyoruz, bozuluyoruz, boş veriyoruz. Daha da beteri, ikaz, ihtar, inzar, irşad, ıslah edenimiz kalmadı Kendimize itiraz edecek mecalimiz de yok. Hevamıza hayır diyecek takatimiz kalmadı Bir şekilde alıştık, alıştırıldık Kanıksadık, kandık ya da kandırıldık Veya kendimizi kaptırdık Anti sosyal damgası yememek için her şeye ayak uydurduk Yaşamın gafleti, gürültüsü çöktü üstümüze; düşünemiyoruz, beynimiz uyuşuyor Kal- 4 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

5 baş yazı bimiz uyuyor. Yoksa olan biteni umursamıyor muyuz? Korkarım ki, kendimizden uzaklaşıyoruz Seküler algılar, liberal tercihler, popüler kabuller ruhu yaraladı, kalbi parçaladı, kimliği kirletti Topraktan gelen bizler, betona dönüyoruz. Kısacası sekülerizmin kuşatması altındayız. Hayamız, edebimiz, erdemimiz, onurumuz, vakarımız elimizden alınıyor Sadakat, kanaat, dürüstlük, mertlik, cömertlik, eminlik toplumsal hayattan elini eteğini çekiyor Modern dalga dindarlığı dumura uğrattı Değerleri dejenere etti Duyarlılıkları törpüledi Gün geçtikçe dünyevileşen bir dindarlıkla yüzleşiyoruz Dünyalılaşma ile yetinmedik dünyevileştik Öte dünyaya duyarsızlaştık Dünyevileşmenin denîleşmek olduğunu unuttuk.. Dünyevileşmenin, insanın dünyaya geliş gayesinden kopuş ve Allah a uzak düşüş olduğunu hatırlamadık Bu durum da çivisi çıkmış bir dünyaya çivilenip kaldık Modern Müslüman dünyevileşmekle kalmadı, dini de dünyevileştirdi Protestanlaşan bir İslam pazarlanıyor... Ilımlı İslam la İslam ı ehlileştirme, evcilleştirme yoluna gidildi Teslim olunması gereken İslam, teslim alındı Bu bağlamda bunu inandığı gibi yaşamayanların, yaşadıkları gibi inanmaya başlaması olarak değerlendirmenin bir sakıncası yoktur Artık olgu dinleşmiştir Piyasa İslam ı prim yapmaya başlamıştır Popüler Müslümanlık revaçtadır Artık din, değişimin öznesi olmaktan çıkmış, dönüşümün nesnesi olmuştur Dünyevileşme, dinde yoksullaşma ve yozlaşmanın önünü açmıştır. Dünya ahret için olacaktı, olmadı Ahiret dünya için olmuştu Dinde laubalilik, şekilcilik, dünyacılık, bireycilik, göstericilik, çıkarcılık dinin ruhunu zedeledi, itibarını düşürdü.. Muhafazakârlaşan Müslümanların muhalif duruşları değişti Görüntü de dindarlık artarken; insanlık, adalet, merhamet, vicdan, akıl, insaf azaldı Dibe vuran ahlaki çürüme acaba nasıl bir dindarlığa işaret ediyor? Peki dindarlıktaki daralmayı nasıl durduracağız? Genç Müslüman jenerasyonun dejenerasyonu daha hızlı İbahiye mezhebi mensupları ne kadar da çok!.. E-dindarlık dur-durak bilmiyor Haram-helal sınırları flu mu flu Faiz, flört,fırsatçılık toplumu fena vurdu İç güdüler hayatı içeriksizleştiriyor Hedonizm yaşamı hiçleştiriyor Tesettürün tefessühü ile kadının kimliği tanınmaz oldu. Kadın erkekleşirken, erkek kadınlaşmaya durdu Kızlı-erkekli özel yaşam alanlarının müşteri sıkıntısı yok Sınıf atlayan İslamcılar sorumluluklarından sıyrıldılar Ertelenmiş bir İslami mücadelemiz var Geçici dünyada sefere gecikmişliğimiz var Çilesiz dindarlık Bedelsiz cennet beklentimiz var. Modern mecralardaki meçhuller, muğlaklar, müphemler maneviyatımızı ve manamızı bozuyor Gecikmiş annelikler nesli tehdit ediyor Diri diri kreşe gömülen çocukların suçu neydi? Huzur evlerine defnedilen dedeler, nineler acaba ne derler? Cennetin ayakları altına serildiği analar şimdilerde ayakaltı Anasız ana okullarında yavrular ne arar, ne bulurlar? Peki bu gidişat nereye? Yozlaşan dindarlığı durdurmak için derin bir İslami refleks gerekiyor İmanı hayata galip kılmadan kaybolmaktan kurtulamayız Sürekli ölümü, ukbayı hatırlamadan dava adamı olamayız Bilelim ki; İslam sadece bir ritüel, retorik değil, alemlerin Rabbine teslimiyet ve O nun rızasından şaşmamaktır Hayatın tümünü kuşatan bir yaşam tarzıdır Diri ve duru bir dindarlık için; tevbe, tevhid, takva, tezkiye ve tefekkür kaçınılmazdır Kuşkusuz Bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez. Rad, 11) Modern Müslüman dünyevileşmekle kalmadı, dini de dünyevileştirdi Protestanlaşan bir İslam pazarlanıyor... Ilımlı İslam la İslam ı ehlileştirme, evcilleştirme yoluna gidildi Teslim olunması gereken İslam, teslim alındı SAYI: 134 HAZiRAN

6

7 DÜNYEViLEŞME Dinde yoksullaşma ve yozlaşma

8 DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA DOSYA Dindarlık ve samimiyet MUSTAFA ALTUNKAYA ÖLÇÜLMESi ve tespiti zor bir sosyal vakıa olarak sahte dindarlık, bedel ödenmesi gereken zamanlarda minimum seviyede iken dindarlığın prim yaptığı, zahiri Müslümanlığın ticarete, servete inkılab ettiği zamanlarda hızla yükselişe geçmektedir. DIN, aklını kullananlar için kendi iradeleriyle tercih ettikleri ve insanın Allah, insan ve varlık ile ilişkilerini düzenleyen semavî kurallardır. Ünlü pergel metaforuyla bir ayak sözkonusu semavi ilkelerde kalmak koşuluyla diğer ayağın evrenler dolaşacağı ve her şeyin Allah a adanacağı bir dindarlık tipolojisi ni ele almaya çalıştığımız bu makalede tarihin her döneminde türlü tezahürleri olan bir büyük sorun samimiyet sorununu ele alacağız. Kur ân-ı Kerîm samimi bir dindarlığa vurgu yapar, samimi olmayanlara veyl (yazıklar) olsun size der. Bu ise, inancı kuru bir slogandan öteye taşıyıp içselleştirmekle mümkün hale gelir. Böylece insan, etrafında deveran eden kozmik sistemin ritmine ayak uydurmuş olur. Namaz, oruç gibi görünürlüğü bulunan ibadetler ile imanın sosyal tezahürü olan davranış biçimleri insanın muzmerindeki imanı yansıtırlar. Bu nedenle tasavvufa adab ilmi de denmiştir. Namaz, oruç vb. ibadetler, itikadın şâhitleridir diyen Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî ye göre; ihsanda bulunmak, açları doyurmak ve misafir davet etmek gibi sosyal dindarlık tezahürleri samimi dindarlığın göstergesidir. 1 İman ve salih amel öz ile kabuk gibidir. İman öz ise salih amel de onu koruyan dış muhafazasıdır. Bu meyanda Allah Resulü nden rivayetler de variddir. Buna göre, farz ibadetler kulluğun özüdür, vacipler onların koruyucu zırhı, sünnetler vaciplerin, nafileler de sünnetlerin koruyucusudur. Dolayısıyla vacip, sünnet ve nafileleri hafife almamak gerekir. Riyâ/gösteriş, sözlükte görmek anlamındaki re y kökünden türemiş, hadislerde süm a (şöhretçilik, işittirme) kelimesiyle birlikte gelerek, çıkar sağlamak için dindar görünmek 2, görünür olmaya çalışmak şeklinde açıklanır. Muhâsibî, er-ri âye de bu kavramı ihlâsın karşıtı olarak ele alır ve tahlil eder. Gazalî nin, ibadeti Allah tan başkası için yapmak, ibadetleri kullanarak dünyevî çıkar sağlamak 3 olarak gördüğü riyâ insanlar desin ve görsün diye bir davranışta bulunmak, içten pazarlık, sahte davranmak, ikiyüzlülüktür. Riyâ ve müraîlik, dindarlığın tarihinde her zaman varolan problemli durumlardandır. Kur ân-ı Kerîm in; sa- / Ancak Allah a اال من اتي اهلل بقلب سليم mimi bir kalple gelenler müstesna ayeti ile من عبادك منهم المخلصين / Ancak onlardan sana ihlasla kul olanlar başka ayeti, imanın samimi tezahürünün bütün zamanların en büyük hakkati olduğunu göstermektedir. Riyâkâr dindarlık ile ihlaslı dindarlık bir gerçek imanı diğeri nifakı/ikiyüzlülüğü temsil eden iki önemli kavramdır. Sahte dindarlık ta diyebileceğimiz bu riyâkârlık, insanın inandığı gibi veya olduğu gibi değil, çeşitli hesaplarla başkalarının hoşuna gidecek biçimde hareket etmesidir. Ölçülmesi ve tespiti zor bir sosyal vakıa olarak sahte dindarlık, bedel ödenmesi ge- 8 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

9 DOSYA DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA reken zamanlarda minimum seviyede iken dindarlığın prim yaptığı, zahiri Müslümanlığın ticarete, servete inkılab ettiği zamanlarda hızla yükselişe geçmektedir. İhlaslı bir imanın, iffet olarak tezahür ettiğini düşünürsek istemeyi ar bilip kendi dünyasında nasibi ile meşgul olan afif kimseler bu dönemlerin de mağdurları, görülmezleri arasındadır. Riyanın en çok karşılaşıldığı alan kuşkusuz servet ve siyaset alanıdır. Allah ın kitabı gösterişi sıkça kınadığı halde 4 Post-modern dönemde, imaja dayalı anlayışların terviç ettiği bir riyâ/gösteriş kültürü oluşmuştur. Öyle ki iyi olan görünür diyerek, bu anlayışlara fikri/felsefi bir keyfiyet de giydirilmiştir. 5 Esasen rea; görmek, inanmak anlamındadır, ancak bu fiil müfaale (karşılıklılık) kalıbına girdiği andan itibaren olumsuz bir anlam yüklenmekte ve çirkin bir davranışa dönüşmektedir. Kitab-ı Mukaddes in de ahdi cedid kısmında Matta kitabında müteaddid pasajlar riyayı çirkin görmektedir. Bu da gösteriyor ki riyâ bütün nebevî öğretilerin zemmettiği illetli bir davranıştır. 17. yüzyılın öne çıkan isimlerinden Şeyhülislam Yahya Efendi (ö. 1644) rindâne söyleyişiyle riyânın; Cihan Devleti nden mahllileşmeye doğru gerileyen Osmanlı Medeniyeti ni içe kapanmaya sevkeden ciddi bir toplumsal illet olduğuna dikkat çeker. Riyâ ya dair dizelerinden birinde şöyle seslenir: Mescidde riyâpişeler etsin ko riyâyı Mey e gel kim ne riyâ var ne mürâyî Hz. Peygamber; Mü minin niyeti amelinden hayırlıdır, münafığın ameli ise niyetinden hayırlıdır buyurur. 6 Bu şekilde Peygamber (sav), SAYI: 134 HAZiRAN

10 DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA DOSYA Mesnevi de ihlas ve samimiyetten uzak kimselerin davranışları misk metaforuyla açıklanır. Buna göre, gösterişçi bir dindarın ibadeti, çöplükteki yeşilliğin veya lağım içindeki gülün durumu gibidir. Nasıl ki insanlar bu güle ilgi duymazsa, Allah da riyâkâr kimsenin dindarlığına değer vermez. her işte niyetin asıl olduğunu, katışıksız/halis niyet olmaksızın hiçbir şeyin değer kazanamayacağını anlatır. İşte riyâ, bu niyette, sahne önünde gerçek niyetini saklamaya çalışır. Riyâkar aktörü anlamak için, İslami çalışma, İslami hareket, stk, Allah rızası, infak, hizmet vb. adı ne olursa olsun sahne arkasına uzanan perdeyi aralamak gerekir. Zaman zaman perdeler aralanınca sahnenin arkasında nelerin olup bittiğini görmek, Ebu Said Ebu l-hayr ın dediği gibi göreni de görüleni de silip süpürmektedir: اسرار ازل را نه تو داني و نه من وين حرف معمي نه تو خواني و نه من هست از پس پرده گفتگوی من و تو چون پرده بر افتد نه تو مانی و نه من Ezel sırlarını ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen çözebilirsin ne de ben Ben ve sen, konuşmamız hep perde önünden Perde bir düşüversin, ne sen kalırsın ne de ben. Dindarlık, insanın iman-amel temelinde ortaya koyduğu davranış biçimini, dindarca hayatı; inanılan dinin emir ve yasakları doğrultusunda yaşamayı ifade eden ve inanç, bilgi, tecrübe/duygu, ibâdet, etki, organizasyon gibi boyutları olan bir olgu 7 olarak anlaşılmalıdır. Din, dindarlığın ihlaslı ve samimi olanını kabul edip diğerini merdud addederken riyâkâr dindarlığın da bir illetli vakıa olduğunu ve giderilmesi gerektiğini ortay koymaktadır. Riyâkâr dindarlık, güdümlü bir dindarlık modeli olarak dış etkenlerin başka amaçlar için kullandığı bir malzeme işlevi de görmektedir. Yani riya, bağımsız olamamayı, kendisi olamamayı, güdülmeyi de beraberinde getirmektedir. Bu tip dindarlığa fonksiyonel dindarlık veya psikolojik ihtiyaçlar dindarlığı da denebilir. Bu tip dindarlığı tercih edenler, dinden bir şekilde yararlanmanın peşindedirler. Tıpkı Romanın 300 yıl boyunca mücadele edip etkisiz hale getiremediği İsevi öğreti karşısında dindarlaşarak Hıristiyanlığı kabul etmiş görünmesi gibi. Siyasetin ve sermayenin dindarlığına başka örnekler de verilebilir. Sözgelimi Müslüman savaşları yüzyılı olarak adlandırılan 21. yüzyılın ilk çeyreğinde İslam beldelerinde yeni projelerin uygulamaya konulması da bir tür dinden yararlanma, gösterişe dayalı dindarlık girişimi olarak görülebilir. Aynı şekilde Ramazan ayına kadar her türlü İslam dışı yayını yapıp Ramazan da dindarlık gösterisi olarak bir takım programların sahneye konulması ya da İslam karşıtlığı bilinen bir takım sembollerin Ramazan reklamlarında sıkça kullanılması da gösterişçi dindarlık olarak okunabilir. Sonuç olarak sosyal hayatta, samimi dindarlığın yanında riyâkâr/ gösterişçi dindarlıkta vardır. Toplum dindarlık temelinde ortaya konan ilişkilerden bir kısmını, belki büyük çoğunluğunu samimi olarak algılarken, bir kısmını gösteriş olarak algılamaktadır. Mesnevi de ihlas ve samimiyetten uzak kimselerin davranışları misk metaforuyla açıklanır. Buna göre, gösterişçi bir dindarın ibadeti, çöplükteki yeşilliğin veya lağım içindeki gülün durumu gibidir. Nasıl ki insanlar bu güle ilgi duymazsa, Allah da riyâkâr kimsenin dindarlığına değer vermez. 8 Mevlânâ, daima dindarlıkta denge ve ölçülülüğü öne çıkarmıştır. Bu konuda erişilmez ve sözden ibaret olan dindarlık anlayışlarını kâfirle Müslüman diyaloğu öyküsüyle dile getirir. Erişilmez dindarlık örneğini ünlü sûfi Bayezid-i Bestamî üzerinden yapar. Mevlânâ nın anlattığına göre, Bâyezid-i Bestamî zamanında bir gayrimüslim vardır. Bir Müslüman ona, ihtidâ ederek İslâm a girmesini tavsiye eder. Bunun üzerine gayrimüslim, eğer kendisine rol model olarak Bâyezid-i Bestamî nin Müslümanlığı sunuluyorsa, ben onun Müslümanlığına güç yetiremem der. (Mevlânâ, Mesnevî, V, 283 ( ) Bu diyalogdan anladığımız kadarıyla Mevlânâ, insanları erişilmez bir dindarlığa değil, ölçülü ve yaşanılır bir dindarlığa çağırmak gerektiği üzerinde durur. Belki Bayezid in dindarlığı üst düzey bir tecrübe biçimi olabilir. Mizaç farklılığından dolayı Bayezid-i Bestamî gibi âriflerin zühde dayalı dindarlık düzlemi, umuma cazip bir dindarlık düzlemi olarak sunulduğun- 10 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

11 DOSYA DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA da sorun oluşturabilir. Bundan dolayı Mevlânâ da böylesi olağanüstülüklerle süslenmiş ve tamamen insan gücünü zorlayan menkıbelerle örülü dindarlık tarzlarının topluma model olarak sunumunun olumsuzluklara yol açacağını dile getirir. Mevlânâ, temsile dayalı olmayan dindarlık biçimini de eleştirir. Dindarlık bir yere ait olma duygusu ise, iman, bireyin gündelik hayatını dönüştürecek eylem bütünlüğüne sahip olmalıdır. Bu sebeple Mevlânâ, Allah ın varlığına ve birliğine inandım demekle kalınmamasını, mutlaka dindarın sosyal hayatla ilgili ilişkilerinde ahlâkî ilkeleri eksen alan; iman-amel bütünlüğünü sağlamış bir dindarlık örneği sergilemesi gerektiği uyarısında bulunur. Eğer böyle olursa, insanların eğilimi İslâm a yönelir, aksi bir tutum olursa, o zaman da İslâm dan uzaklaşmalar baş gösterir. Sonuç olarak söylemek gerekirse, Mevlânâ ya göre ideal anlamda dindarlık; iman-amel bütünlüğüne sahip olmaktır. Bir mü minin Allah ı razı etmek anlamında yaptığı her türlü eylemin adı olan ibadet, samimi dindarlığın göstergesidir. Bu sebeple Mevlânâ, samimi olmayan Dindarlığın çeşitli isimler altında ambalajlanarak satışa arz edilmesine karşı durmak bütün dindarların boyun borcu olsa gerektir. dindarlık türlerini hastalıklı bir bünyeye benzetir. O, hastalıklı dindarlıkların, iyiyi eylem hâline getirmek ve kötüden de kaçınmak suretiyle tedavi edilebileceğini dile getirir. Dindarlık, dinde görünürlük keyfiyet/kemiyet konusuna değindiğimiz bu yazıda Müslümanların içerikten ve özden yoksun, riyâkâr hallerinin tehlikeli boyutlara ulaşmaması için tedbirler alınması gerektiğine vurgu yapmaya çalıştık. Sembolik dindarlıklar, marka Müslümanlıkları bir yayılma, bir artış olarak görülmemeli, içerikten kopuk bir dindarlaşmanın, sürdürülebilir bir çağrı olmayacağı unutulmamalıdır. Ayrıca İslamî meselelerin ve dindarlığın, magazinel düzlemde içerikten yoksun bir endüstri malzemesi yapılmasına müsaade edilmemelidir. Hıristiyanlığın başına gelenlerin Müslümanların da başına gelmemesi için bu yönde farkındalık oluşturucu sosyal, kültürel, pedagojik programlar uygulanmalıdır. Her yaşta insana Nezaket Eğitimi uygulaması resmi kuruluşların görünürlük malzemesine dönüşmemeli, öncülerin hazırladığı projeler, resmi/yarı resmi stk ler elinde heba olmadan bağımsız sivil kuruluşlara devredilmeli ve uygulanmalıdır. İslamın ve İslamî çalışmaların, stk kültürü içinde ticaretin ve siyasetin malzemesi yapılmasına müsaade edilmemelidir. Son olarak Müslümanları yeniden ihlas, zühd, vera ve takva kavramlarına yönlendirmek gerekir. Dindarlığın çeşitli isimler altında ambalajlanarak satışa arz edilmesine karşı durmak bütün dindarların boyun borcu olsa gerektir. Dipnotlar 1. Mevlânâ, Mesnevî, Çev. V. İzbudak, İstanbul 2004, C. V, s. 47 ( TDV İslam Ansiklopedisi, Riyâ md. 3. Gazali, İhya-yı Ulumi d-din, C. III, s Bakara 264; Nisa 38; Maun 6; 5. Guy Debord, Gösteri Toplumu, Ayrıntı Yayınevi, İstanbul 1996, s Beyhakî, Şuabü l-iman, Beyrut, V, M. Emin Köktaş, Türkiye de Dinî Hayat, İşaret Yayınları, İstanbul 1993, s Mevlânâ, a.g.e., C. II, s. 31 SAYI: 134 HAZiRAN

12 DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA DOSYA Biz üç kişiydik NECİP CENGİL insanlarin bir kısmı diri olmayan, uyuşmuş, Sen daha iyi bilirsin efendim komutuyla çalışan makinelere dönüşmüş Diğer taraftan itaat sınırını bilmeyen, eleştiri hududunu çiğneyen, vasat yani denge çizgisini ihlal eden nesil boy veriyor. GÖRÜNÜR dindarlık yani şekilci dindarlık artıyor. Zahmetsiz nimete ulaşma hayalleri gibi, zahmetsiz cennet hedefleri girdabı içinde yol alıyoruz. Siyasiler meydanları tıka basa dolduruyor lakin insanlığa çare üretecek fedakâr ve üretken anlayış giderek geriliyor. Okuma, araştırma, tefekkür oranı düşüyor. Nereye bu gidiş sorusu en çok sorulan sorular arasında Aslında bu sorunun bir diğer hali geçmişte çok sorduğumuz ne yapmalı sorusudur. Ve sanırım şimdilerde sorulması ve cevabı aranması gereken soru budur. Bazı sorular var ki tek bir cevabı olmaz. Kimi cevaplar için, o gün karşılaşılan meselenin tarihte muadili olmuş mu, ne yapılmış, buna bakmak gerekir. Tarihi muadil aranırken, yıllar öncesine gitmek gerektiği gibi, daha derinlere de gidilmesi icap edebilir. Zira bozulma olarak görülen şey insanlığın ortak sorunudur, çözüm de öyle Adına dindarlık denmeden de soruların cevabı bulunabilir. Zira dindarlık, insan farkındalığıyla bağlantılıdır. Belki bütün soruların cevabı iyiler cennettedir ayetinin içeriğinde gizlidir. Allah ın yarattığı, değer verdiği, önemsediği ve halife dediği insan, onun Âdemleşmesi veya İblisleşmesiyle ilgilidir. Son Peygamber Nur dağında, tepeden Mekke ye baktığında belki de Ne olacak bu şehrin hali, bu şehir nasıl kirlerinden arınır diyordu. Eğer böyle bir soru sorduysa, bunun nedenleri olmalıydı. Şehrin sosyal ilişkileri, ekonomik ilişkiler, kadın-erkek ilişkileri insanlık açısından dibe vurmuş olmalıydı. Mesela şehrin zenginlerinin para kazanma usullerinin bir ahlakı yoktu. Sözgelimi kamu malı denilebilecek, Kâbe ye hediye edilen ziynet eşyalarını, gizliden aşırıp götüren ve bununla zengin olanlar vardı. Faiz bireysel olarak bir tekel oluşturma modeliydi. Birine borç veren, süresi dolunca, verdiği borcu arttırarak tahsil ediyor; tahsil edemezse, borç verdiği şahsın evinde, hoşuna giden kadına, kızına el koyuyor, onu çalıştırarak parasını faiziyle birlikte kazandıktan sonra, kadının rehin durumu sona eriyordu. Bir kadın istediği erkekle ilişkiye girebiliyor veya bir erkek istediği kadınla ilişkiye giriyor, sosyal doku giderek endişe verici boyutlara ulaşıyordu. Bu hengâmede temiz kalanların sayısı giderek azalıyordu. Son Peygamber, tefekküre çekiliyor, yol arıyordu. Bu gidiş gidiş değil, çözüm bulunmalı, yoksa toplumsal alt-üst oluşlar içinde tahribat artacak, temiz kalanlar yok olmaya doğru gidecek, şehir yaşanmaz hale gelecekti. Mesele şehrin, insanlar için daha yaşanabilir bir hal alması, kula kulluğun, zevklere kulluğun insanı daha fazla esir almasının önüne geçilmesiydi. İnsanın pespayeleşen öncelikleri değişmeliydi. Bugün şehirler yorgun; insanlar, evlerin içindekiler, sokaklar yorgun Bu yorgunlukların nedenleri var. Her biri daha yaşanabilir bir hayatın maddi cephesinde dalgalar arasında yoruluyor. İnsanların aklı karışık, bu karışıklık ruha sirayet ediyor ve yorgunluk artıyor. Sizin hayırlınız, insanlığa faydalı olandır ifadesi bir ilke olmaktan çıkmış. Ötekini düşünmek rafa kaldırılmış, rafların tozları arasında hatırlanacağı da yok. Kurumsallaşma adı altında, insana yatırım ötelenmiş. Zaman rölesine bağlı iş yapan makineler misali, gel-git, getir-götür emir sigalarıyla bireysel bağımlılıklar; akle- 12 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

13 DOSYA DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA Aşırı, çıkarcı bir siyasallaşma girdabından dem vurabiliriz. Belki siyasileri besleyecek bilge insanlar yetiştirmek yerine, siyasilerin ağzına bakıp alkış furyasına ayak uyduran bir siyasallaşma var diyebiliriz. Siyasilerin kişilikleri önemsenmeden, onlarla birlikte poz verme yarışı den, üreten, okuyan, araştıran kişilikten daha çok önemsenir durumda İnsanların bir kısmı diri olmayan, uyuşmuş, Sen daha iyi bilirsin efendim komutuyla çalışan makinelere dönüşmüş Diğer taraftan itaat sınırını bilmeyen, eleştiri hududunu çiğneyen, vasat yani denge çizgisini ihlal eden nesil boy veriyor. Okuyan, araştıran, yazan insanlarla alay eden yapılar gözlemleniyor. Bütün bunların oluşturduğu erozyonun etkisini azaltmak için arada salon toplantıları düzenlenir, meydanlara slogan komutlu çağrılar yapılır. Toplum bu çağrıları duyar ve dudak büker. Her gösteriye gidenler, aşağı yukarı aynı kişilerdir. Etkileyen kişilik, yerini tepki çeken kişiliğe terk etmiş. Neden? Öncelikler sıralamasının değiştiğini söyleyebiliriz. Bir yandan toplumun değişen öncelikler sıralaması, bir yandan sivil toplumun, hiziplerin değişen öncelikler sıralaması. Bu hengâmede, cemaat kelimesinin yerinde yeller esiyor. Hatta Cemaat olma derdimiz yok diyenleri duyuyoruz. Cemaat olmayı yeniden tartışmalı bu toplum! Rol model sıkıntısından bahsedebiliriz. Hedef şaşkınlığı da rol model sıkıntısını etkiliyor. Hangi hedef ve o hedefin rol modelleri kimler? Mesela hedef her boyutuyla siyaset mi, nasıl olursa olsun kâr getirecek para oyunları mı, statü pazarlıklarının çevrelediği çıkar grupları oluşturmak mı? Yoksa hedef iyi insan ve hayata cennet nağmeleriyle dokunmak mı? Her sözüne ayet karıştıran ancak çevresine ışık saçamayan anlatıcılar, rol model olamadıklarının farkına varıyorlar mı? Kim kimi niye dinliyor; güzel kişiliğinden dolayı mı insanlara ehemmiyet veriliyor yoksa o günkü çıkar efsununa göre mi değer ayarlaması yapılıyor? Aşırı, çıkarcı bir siyasallaşma girdabından dem vurabiliriz. Belki siyasileri besleyecek bilge insanlar yetiştirmek yerine, siyasilerin ağzına bakıp alkış furyasına ayak uyduran bir siyasallaşma var diyebiliriz. Siyasilerin kişilikleri önemsenmeden, onlarla birlikte poz verme yarışı Bizim yerimize her şeyi yapıyorlar, bize alkışlamak düşüyor zihniyeti ile çevrelenen garip haller Zorlama destek çıkışlarıyla, öne çıkarılan insanlar ve bu insanların toplumda estirdiği soğuk rüzgârlar Bağımlılıkların artması, özgün ve özgür iradenin devre dışı veya önemsiz kalmasından söz edebiliriz. Uyuşturucu bağımlılığına karşın, zihin blokesi getiren bağımlılıklar; düşünmeyen, üretmeyen, öneri ve eleştiri dengesinden uzak yönelimler Akıl-duygu dengesi sorunu Kopma ve yalnızlaşma siyaseti; biz herkesten önemliyiz, onlar da kim oluyor yaklaşımları içinde gelişen olaylar Ciddi sınavlardan geçmiş insanların, gücü eline geçirenler tarafından ötelenmesi, bu anlamlı yolu birlikte besleyen insanların birbirinden kopması, yola birlikte çıkanların, yolda buldukları insanlarla sarmaş dolaş, geçmişi tatlı bir anı haline getirmesinden konuşabiliriz. Akıl yorgunluğu, duygu yorgunluğu, zihniyet yorgunluğunu gündeme getirebiliriz. Ehem-mühim dengesizliğinin ürettiği yorgunluklar ve ürettiği küskünlükleri ele alabiliriz. Kardeşlik ifadesinin içini boşaltan özel ilişkiler, bu ilişkilerin dışladığı insanlar, dışlanan insanların çev- SAYI: 134 HAZiRAN

14 DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA DOSYA rede oluşturduğu olumsuz etkiden bahsedebiliriz. Etkileyen, inandırıcı rol modellerin giderek azalması Toplumu akıl ve duygu dengesi içinde besleyecek bu rol modellerin yetişmesine önem vermeme Neden toplumu heyecanlandıracak şairler yok, yazarlar yok, bilge insanlar yok. Yoksa var da onlar da kimmiş mi deniyor. Derdim var, çözüm arıyorum diyenlerin toplumsal oranı düşüyorsa gecikmeden arayışa girmek gerekir. Bu arayış kuru toplantılarla sonuç getirmez. Ruhsuz meydanlarla olmaz. kardeşlik dalgalarım zalimlerin kıyılarında Firavunlara girdap olsun Musalar kurtulsun Yusuflar kuyudan çıksın isterim Yakup olmuşum uzak diyarlarda Doğacak ay ve güneşi beklerim Belki ivedi açılımlarla, canlı girişimlerle, gerçekçi duygu cümleleriyle, etkileyen rol modellerle ve içi boşaltılmamış bir kardeşlikle yeniden boy vermek gerekir. BiZ ÜÇ KiŞiYDiK fedakâr cesur mütevazı önce fedakâr gitti aramızdan Etkileyen, inandırıcı rol modellerin giderek azalması Toplumu akıl ve duygu dengesi içinde besleyecek bu rol modellerin yetişmesine önem vermeme Neden toplumu heyecanlandıracak şairler yok, yazarlar yok, bilge insanlar yok. Yoksa var da onlar da kimmiş mi deniyor. sonra cesur cesaretini zevklere sattı ve mütevazı kibre kapılıp izini kaybettirdi kimse kalmadı şimdi iman o üç kişiyi arıyor. biz üç kişiydik sevmek için karşılık beklemeyen içten hesapsız çıkarlara satılmamış duygularla yürüyen şehir bir başka yeşillenirdi bizimle baharı sonbaharı alkış tutardı yaz serinlenirdi kanatlarımızla efkâr uzaklaşırdı stres yüklenmezdi sokaklar bir seyyah bir ziyaretçi bu şehirde huzur var derdi şimdi şehir ve iman bu üç kişiyi arıyor biz üç kişiydik kuyulara attılar kervancılar bulup uzaklara sattılar gömleklerimiz arkamızdan yırtıldı zindanlardayız şimdi hayra yoracağımız rüyalar bekliyoruz biz üç kişiydik, evet bir ikiyi, iki üçü arıyor bulduğumuz buluştuğumuz gün yürekler yine bizim olacak şimdi buluşacağımız bir Arafat bir cebeli rahme arıyoruz./ Belki sorun bu; buluşacağımız cebeli rahme sorunu Belki sorun şu; aklın ve yüreğin birlikte veya ayrı ayrı devreden çıkarılma sorunu 14 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

15

16 DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA DOSYA Zarfa değil mazrufa bakmalı FATMA YAZICI TURAN TOPLUMUN her kesiminde namaz var ama meramına ulaşmayan bir namaz. Oruç var ama manen içi boşaltılmış bir oruç. Zekât, infak, yardımlaşma dilden dile dolaşıyor ama pek çok başka kavramı da beraberinde sorgulamayı gerektirecek bir hal almış durumda. RAMAZAN ayı, ki onda Kur an, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde oruç tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O nu yüceltmeniz için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz. (Bakara 2/185) Ramada; Ragıp el-ısfahani ye göre; güneşin fazla kızışması, ısının şiddeti anlamına gelir. Erdun ramidetun; kızgın toprak. Ramidetul ganemi; koyun sürüsü, kızgın güneşin altında otladı ve ciğerleri bundan dolayı susuzluktan kurudu. Bununla beraber yaz sonunda, güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur da ramada kelimesinden alınmıştır. Bu yağmurun yeryüzünü temizlediği gibi, Ramazan da mü minleri günah kirlerinden temizler. Peygamberimiz (sav) Kim inanarak ve alacağı sevabı Allah tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır. (Buhari) buyurmuştur. Irak ın Ramadi kenti vardır. Güneşten kavrulmuş, çoraklaşmış topraklar, suya, yeşilliğe, serinliğe hasret çöl anlamına gelir. Ramazan kavramı da, ilk vahyin bu ayda gelmesinden dolayı, çağın kirleri ve yozlaştırmasıyla katılaşan insan kalbini, gönlünü, ruhunu ve beynini bir anda nasıl arındırdığını çok güzel ifade ediyor. Ramazanı anlamlı kılan, vahyin bu ayda indirilmiş olmasıdır. Çölleşen gönülleri ve yozlaşan fikirleri, bahara çevirip dirilten, Rabbimizin lütfu ve merhameti Aziz Kitabımızdır. Çoraklaşmış insan ruhu için Hacer in zemzemi gibidir. Aziz Peygamber e Kevser i bağışlaması, ıkra oku; düşün, anla, sorgula, evreni bil, kendini bil, eşyayı bil, Rabbini bil ve tanı. Çöl ve çamur iklimlerinden çık, Kevser iklimine yücel. Toplum olarak siyah ve beyaz gibi keskin hatlar yerine daha flu daha uzlaşmacı daha orta bir millet olduğumuz şu yıllarda, dini ritüelleri çokça kullanır hale geldik. Bu her kesim için böyle sayılmaktadır. Dini kavramlar toplumun her kesimince oldukça rahat bir biçimde kullanılmakta. Dünya görüşü ne olursa olsun Kur ani kavramlar dilden dile ve her ortamda rahat bir biçimde dillendirilmekte ve her amaca uygun hale getirilmektedir. Her kesim kendi ideolojisine veya düşüncesine hizmet amacıyla toplumun her birimi tarafından kabul gören bu ifadeleri oturumlarında öncelikli tercih etmektedir. Bu yüzdendir ki, kavramların içerdiği mana iyice daraltılmış, hatta yeni anlamlar yüklenmiştir. Toplumun her kesiminde namaz var ama meramına ulaşmayan bir namaz. Oruç var ama manen içi boşaltılmış bir oruç. Zekât, infak, yardımlaşma dilden dile dolaşıyor ama pek çok başka kavramı da beraberinde sorgulamayı gerektirecek bir hal almış durumda. Cezayirli düşünür, Fikir Ve Put eserinin yazarı Malik Bin Nebi nin 16 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

17 DOSYA DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA İslam dünyası için önemli bir tespiti var, diyor ki; İslam dünyasında insanlarda, bir kırılma yaşanmakta. Müslümanlar aya değil, ayı gösteren parmağa takılmışlar. Bunu sonucu şudur ki, asıl vurgulanmak istenen, bu hedef şaşmasından dolayı ıskalanmaktadır.. Mecellede de buna benzer bir yasa vardır; Zarf değil mazruf önemli diye. Gerçekten de insanlar özden uzaklaşarak, kabuğa takılmış, asıl hedef unutularak, sayılar ve şekillerle gösteriş öncelenmeye başlanmıştır. Bunun sonucudur ki, âlimlerin mesajları değil, şahsiyetleri konuşulur olmuştur. Ve herkes din hakkında her şeyi konuşabilir duruma gelmiştir. Sokağa ve medyaya düşen din tartışmalarında toplumun her bireyi, fikir beyan etme hakkını kendinde bulmuştur. Kelimeler ve kavramların taşıdığı Kur ani anlamlardan çok fonetik ve şekil vurguları öne çıkmıştır. İbadetlerin muhtevalarından çok tadili erkân, şekilsel özellik, kabuk kısmı önemsenmiştir. Oysa asıl olan Allah ın rızasıdır. Fatiha da ifadesini bulan; Ancak sana kulluk eder ve yalnız sen den yardım isteriz tevhid ilkesine dayanan bir bilinç sergilemektir. Beni hatırlamak için, anmak için namaz kılın. (Taha 20/14) Allah ile iletişimimizi, rabıtamızı, her zaman canlı tutmalı, kulluk bilinci içerisinde yaptığımız her eylemde Mevla nın her şeye şahit olduğunun bilinciyle yaşamalı. İbadetlerimizin makbul olmasında ihlâsın, sosyal hayatımızın sağlıklı yürümesinde samimiyetin ayrı bir yeri vardır. İhlâs ve samimiyet, karşılıksız sevgi ve saygı; gösterişten, dünyevi çıkar beklentisinden uzak davranış demektir. Hal ve hareketlerinde Allah a yönelmek, yalnız O nun rızasına talip olmaktır. Allah Teâlâ, bu mukaddes dinin hâlis din, yani her türlü dünyevi menfaat ve çıkar beklentisinden uzak, her çeşit bâtıl düşünceden arındırılmış din olduğunu bizlere Kur an-ı Kerim de şöyle bildirmektedir. Onlara, ancak Allah ın dediğine gönülden bağlanarak, hakka yönelen kimseler olarak O na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. Sağlam din işte budur. (Beyyine, 5) İbadetler kulun Allah a yolladığı mektuplara benzer. İbadetlerle yüzeysel ilişkiye giren, onların ruhuna nüfuz etmeyen ve ibadetin kendi ruhuna nüfuz etmesini sağlamayan, Allah a içi boş bir zarf göndermiş gibidir. Elbet bu da bir şeydir ve hiç yoktan iyidir. Ama aynı zamanda bir ciddiyetsizlik göstergesidir. İyilik ettiğiniz birinden mektup aldığınızı düşünün; zarfın içi boş çıkınca ne düşünürdünüz? İbadetlerle yüzeyden değil özden ilişki kuran, zarfın içini boş bırakmamış demektir. Ramazan la yüzeyden değil de özden ilişki kurmak, Ramazan ın varlık sebebi olan vahiyle ilişki kurmak demektir. Çünkü Ramazan Kur an ın doğum ayı kutlamasıdır. Eğer insan ilahi bir inşa projesi olan vahiyle ilişkisini yüzeysel tutmuşsa, ibadetlerle ilişkisi de yüzeysel kalmaya mahkûmdur. Yani Allah tan gelen mektup hükmünde olan vahyin, sadece zarfına bakan, Allah a yollanmış, mektup hükmünde olan ibadetlerin içini de boş bırakacaktır. SAYI: 134 HAZiRAN

18 DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA DOSYA Kitap, adalet ve demir HASAN AYIK ilim ve tefekkürden yoksun bir okuma biçiminin ortaya çıkardığı kurusıkı hukuk anlayışı ve tefekkürden yoksun Kur an ve sünnet yorumlarının Müslümanları nereye götürdüğünü acı bir şekilde tecrübe ediyoruz. HADID 25. ayette Allah şöyle buyuruyor: Andolsun biz elçilerimizi açık kanıtlarla gönderdik ve onlarla beraber Kitabı ve (adâlet) ölçü(- sün)ü indirdik ki insanlar adâleti yerine getirsinler. Ve kendisinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok yararlar bulunan demiri indirdik ki Allâh, kimin (ondan yararlanarak) gaybda (görmediği halde) kendisine ve elçilerine yardım edeceğini bilsin, (ortaya çıkarsın). Şüphesiz Allâh kuvvetlidir, dâimâ üstündür. Bu ayette Kitap, Adalet ve Demir birlikte zikredilerek, hem bunların ayrılmaz bir bütün olduğu ortaya konulmakta, hem de tevhit geleneğinin oturduğu, birbirinin tamamlayıcısı (mütemmim cüzü) olan, birbirinden ayrılmayan üç temel unsura dikkat çekilmektedir. Öyle ki, bu üç temel unsurdan birinin yoksunluğu, diğerlerini işlevsiz bırakacaktır. Bu üç temelden birincisi olan kitap, başta satırlara dökülmüş vahyi, daha sonra satırlara dökülmemiş vahiy olan kâinatı, ayrıca vahyin ışığı ile aydınlanmış aklın ortaya koyacağı ilim ve tefekkürü, nihayet bu tefekkürün ortaya çıkaracağı yazılı ilkelere işaret ettiği söylenebilir. Ancak tek başına Kitap yeterli değildir. Bunun yanında temel erdem olan adalet gerekmektedir. Kadim düşünceden beri ahlakın temel erdemi olarak kabul edilen adalet, tevhit geleneğinde de ahlakı temsil etmektedir. Bir medeniyetin ayakta durabilmesi için sadece yazılı ilkler ve ahlak yetmemektedir; buna ilaveten demir, yani güç de gerekmektedir. O halde diyebiliriz ki, Peygamberlerin temsil ettiği tevhit geleneğinin tarih boyunca kurduğu medeniyetlerin birbirinden ayrılmayan üç temel unsuru bulunmaktadır. Bunlardan ilki, kitabı temsilen ilim, tefekkür ve bunun ortaya koyacağı yazılı ilkeler olarak hukuk; ikincisi söz konusu hukuku ayakta tutacak olan adalet ya da ahlak, üçüncüsü ise bu hukuk ve ahlakı yaşatacak olan güçtür. Günümüz Müslümanları olarak, kitabı okumak ve anlamak konusundaki gayretlerimizin şöyle ya da böyle belli bir ivme kazandığını; kitabın ayetlerinden ve Peygamberimizin sünnetinden hukuk ilkeleri (fıkıh kuralları) çıkarabilme çabalarımızın belli bir yoğunluğa ulaştığını söylemek mümkündür. Ancak ilim ve tefekkürden yoksun bir okuma biçiminin ortaya çıkardığı kurusıkı hukuk anlayışı ve tefekkürden yoksun Kur an ve sünnet yorumlarının Müslümanları nereye götürdüğünü acı bir şekilde tecrübe ediyoruz. Müslümanlar olarak, insanlara adaletle hükmedebilmemizi sağlayan adalet ve onun üzerine bina edilen ahlak konusundaki eksikliklerimiz ise apaçık ortadadır. Adil olmak, hakkı sahibine teslim etmek, evrensel merhametle bütün mazlumların hakkını savunmak, adaleti bütün yeryüzüne yaymak gibi erdemlerimizi uygulanabilir kılacak olan gücümüz ise yok denecek kadar azdır. 18 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

19 DOSYA DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA Bugün Müslümanlar olarak öncelikle ilim ve tefekkürden uzaklaştığımız için düşünce geleneğimizde var olan uzun soluklu düşünme biçiminden de uzaklaştık. İbn-i Sina nın, Gazali nin, İbn-i Rüşd ün tartıştığı ontolojik ve epistemolojik tartışmalar, gündemimizden düştüğü gibi algı kapasitemizi de ciddi anlamda zorlamaktadır. Bu anlamda ilmi derinliğimizi kaybettiğimizi, düşüncelerimizin sığlaştığını acı bir biçimde müşahede ediyoruz. İslam medeniyetinin ihyasından sıkça söz edilen günümüzde, bu medeniyetin temel taşlarından biri olan ilim ve tefekkürde derinleşmek durumundayız. Artık derin bir kavrayışı (tefekkuhu) olmayanların din adına ortaya koyduğu kurallar ve sığ yorumlar, tevhidin ihyasına değil, Allah korusun imhasına neden olabilir. Kitabın hayata uygulanış biçimi olan adaleti kaim kılacak olan güç, Hadid suresinin 25. ayetinde belirtilen demir örneğinde olduğu gibi, sahibini güçlü kılacak ve bütün insanlar için yararlı olacak olan teknolojik güçtür. Modern bilimin ortaya Müslümanlar olarak, ilim ve tefekkürde, adalette ve ahlakta, bilim ve teknolojide çağımıza fark atamadığımız müddetçe, korkarım çoğunlukla bize fark atanların oyuncağı olmak durumda kalacağız. çıkardığı teknolojik gücün şiddetini iliklerine kadar hisseden Müslümanlar olarak, bu gücü kazandıracak olan bilimden de çok uzak olduğumuzu söylemek durumundayız. Maalesef üniversitelerimizin bilim ve teknolojide modern dünya ile yarışabilecek durumda olduğunu söylemek oldukça zordur. Biraz modern dünyanın problemleri ile ilgilenen ve kitap okuyan gençlerimiz, bulundukları dünyanın ideolojik kamplarına kaymakta, keskin uçların fedaileri olarak enerjilerini tüketmektedirler. Gününü gün eden eyyamcılarımız ise üniversite kapılarını, kısa yoldan diploma alıp yüksek maaşla işe girebilmenin kestirme yolu olarak görmektedirler. Okullarda bütün Kitap Okuma projelerine rağmen okuma alışkanlığı yükselmediği gibi, okunan kitaplar da bilimsel- düşünsel kitaplar olmaktan çok duygusal kitaplar olmaktadır. Müslümanlar olarak bilmeliyiz ki, Tevhit Medeniyeti nin bayrağını dalgalandıranlar, her yönleriyle karşıtlarından daha nitelikli olan insanlardı. Örneğin Hz. Yusuf sabrı, edebi ve teslimiyeti yanında buğday depolama konusundaki çağına fark atan bilgisi ile Mısır a Maliye Bakanı olmuştur. Endülüs teki İslam medeniyetini ortadan kaldırmaya çalışan Hıristiyan Kralı ekonomistleri şöyle uyarmaktadır: Bir Endülüslü Müslüman beş Hıristiyan a bedeldir. Eğer Endülüs ten Müslümanların kökünü kazırsanız iş gücümüz sıfırlanacaktır İşte şimdi, bu farkı kaybettik. Müslümanlar olarak, ilim ve tefekkürde, adalette ve ahlakta, bilim ve teknolojide çağımıza fark atamadığımız müddetçe, korkarım çoğunlukla bize fark atanların oyuncağı olmak durumda kalacağız. SAYI: 134 HAZiRAN

20 DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA DOSYA SORUŞTURMA İçinde yaşadığımız toplumda Dindarlık ve dinde görünürlük, sathilik, keyfiyet/ kemiyet dengesi başlıkları ile ifade edeceğimiz meselede, özellikle Müslüman kesimin içerikten ve özden yoksun, görünürlük hallerinin tehlikeli boyutlara ulaştığını görüyoruz. Müslümanların görünür olmak arzuları hayret verici derecede artmış bulunmaktadır. Dine dair sembollerin gündelik hayatta giderek daha fazla yer tutması, İslam ın mesajını güçlendirmekten ziyade son tahlilde çürü(t)meye neden olan bir tesir yapmaktadır. Müslümanların ve Müslümanlığın magazinleşip içeriksizleştirildiğini ve metalaştırıldığını, dinin ticarileşip siyasileştirildiğini istismar tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını da görmemek mümkün değil. Buradan hareketle Müslümanlığın görünürlükle sathileştiği, şeklin ve sembollerin öne çıktığı, rehavetin ve nemelazımcılığın yaygınlaştığı gerçeği ile karşı karşıya olan bu halin sebepleri hakkında neler söyleyebiliriz? Refah ve rahat rehavetimizi körüklüyor ERSİN ERYILMAZ DiNiN -dünyevi anlamda- yükselen bir değer halini almaya başladığı Medine döneminde, İslam toplumu içerisinde münafıklık kol gezmeye başlamıştır. Dindarlığın para etmeye başladığı günümüz Türkiye si açısından da benzer bir durum söz konusudur. İMANIN gücü çilenin imtihanında ortaya çıkar denir. Temenni edilmez ancak imtihanın (fitnenin), özü cüruftan ayırıcı bir rolü vardır. Her davanın ortak kaderidir ki; gerçek dava adamları zor zamanlarda ortaya çıkar. Asr-ı Saadette de öyle olmamış mıdır?... İmanın avuçtaki bir köz parçası gibiyken yüreklerde taşındığı, İslam a girmenin hayati bir risk taşıdığı Mekke günlerinde bir tek münafık yoktur mü minler arasında Ancak dinin -dünyevi anlamda- yükselen bir değer halini almaya başladığı Medine döneminde, İslam toplumu içerisinde münafıklık kol gezmeye başlamıştır. Dindarlığın para etmeye başladığı günümüz Türkiye si açısından da benzer bir durum söz konusudur. Toplumsal anlamda bahsettiğiniz sathileşme ve kemiyet-keyfiyet tenakuzunun temelinde bu durumun yattığını düşünüyorum. Hicaptan yoksun ilginç ve iğrenç örtünme(!) garaibi bunun en somut tezahürüdür. Daha özelde, İslam la münasebeti kültürel ve geleneksel boyutun ötesinde, daha bilinçli olan, İslam ı dava edinen, bu özden uzaklaşmaya karşı mücadeleyi imanî bir sorumluluk addeden Müslümanlara/İslamcılara, bize gelince Benzer tenakuzu maalesef bizler de yaşıyoruz. Yolların açılması hızımızı düşürüyor İmkânların artması gayretimizi azaltıyor. Refah ve rahat, çabamızı değil rehavetimizi körüklüyor Peki neden? Yaşadığımız bu ruhsuzluğun sebebi nedir? 28 Şubat travmasının doğurduğu özgüven yitimi mi? İran devrimi, Afgan Cihadı gibi saiklerin seksenli yıllarda dünyada estirdiği İslam rüzgârının kesilmiş olması, İslam coğrafyasının bugünkü tablosuyla o günün idealizminin bize yakın gösterdiği zafere uzaklığımızı fark etmiş olmanın hayal kırıklığı mı? Muhafazakâr bir hükümet eliyle dindarlar üzerindeki baskıların kaldırılması ile sosyal ve siyasal İslami talepleri- 20 SAYI: 134 HAZiRAN 2015

21 DOSYA DÜNYEVILEŞME: DINDE YOKSULLAŞMA VE YOZLAŞMA mizin karşılandığı zannı mı? Toplumsal değişim hedeflerimizi hükümete tevdi ederek bireysel/cemaatsel sorumluluklarımızdan kurtulduğumuz düşüncesi mi? Dünyanın tüm cazibesiyle göz kırpmaya başladığı bir dönemde zihnimizi, zamanımızı meşgul eden, yüreklerimizi işgal eden bir dünyevileşme hastalığına müptela olmamız mı? Hepsi veya bir kaçı Vakıa ve Enfal suresi 46. ayeti kerimesinde belirtildiği gibi, bireysel ve toplumsal rüzgârımızı yitirmiş durumdayız. O rüzgârı, ruhu, aşkı yeniden yakalayabilmek için derin bir muhasebeye, kalbî bir arınışa, güçlü bir silkinişe, imanî bir yenilenişe had safhada muhtacız. Diriden ölüyü, ölüden diriyi çıkaran Rabbimizden bizi diriltmesidir duamız. Gençlerimizin önündeki engeller MUSTAFA SEFA Sivas Kadim-Der Yönetim Kurulu Üyesi FACEBOOK TAN, Twitter dan Sisi yi deviren, Esed i bitiren ama Kuran la, Resulullah ın hayatıyla mesafesi olan bir genç akıllarda soru işareti uyandırmalı değil mi? ÜNIVERSITE gençliği her zaman için kendinde ciddi bir potansiyeli barındırmıştır. Bu hem gençliğin verdiği enerjiyle hem de hayatın kimi sorumluluklarının henüz omuzlara yüklenilmemiş olmasının verdiği rahatlıkla ilgilidir. Bir de sayısal çokluğu da göz önüne alırsak meselenin ehemmiyeti daha da anlaşılacaktır. Toplumun dönüşümünü hedefleyen biz Müslümanlar için üniversite çalışması ihmal edilmemesi gereken bir alandır. İçerisinden geçtiğimiz süreç belki de tarihin kırılma noktasıdır diyebiliriz. Türkiye prangalarından kurtulup ümmet için bir umut ışığı olurken üniversiteli Müslüman gençlerin değerlendirmesini yapmamız kaçınılmazdır. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki tablo hiç de kötü değil. Allah ın diniyle dertlenmiş, davasını dava edinmiş, hayatını mücadeleye ayarlamış, edep timsali ve hareketin ortasında kaliteli birçok gencimiz var ve yetişmeye de devam ediyor hamdolsun. Ama sorunlar ve eksikler elbette var. Biz 10 maddede görebildiğimiz sorunları ele alacağız. Bu maddelerin eğitimcilere ve özellikle öncü gençlere hareketin daha iyi bir hale gelmesi için ipuçları olmasını ve çözüm adına üzerinde düşünülmesini temenni ediyoruz. 1. Bireysellik: Gençliğin belki de en çok öne çıkan sorunu bireysel hayat tasavvuru. Bireysellik beraberinde ortak hareket kabiliyetini de kırıyor. İstişaresiz, kendi kendine kararlarla hareket etmeye itiyor. Bu da hem bereketi hem verimliliği düşürüyor. Aynı evde kalan öğrencilerin namazlarını dahi ayrı ayrı kıldığına şahit olabiliyoruz. Bir bütünün parçası olmak yerine kendi başına bir bütün tipler ortaya çıkabiliyor. Elbette sürü olmayı kastetmiyoruz ama sürüden ayrılanı kurdun kapacağı gerçeğini de es geçmemeliyiz. Şeytan yalnızlaşan insanları hele de gençleri daha kolay aldatır. İsar, başkasının nefsini kendi nefsine tercih erdemi tarihte mi kaldı? 2. Ciddiyetsizlik: Ciddi olmayı çatık kaşlılık olarak anlamadığımız malum. Yaptığı işi özenle, önemle yapmayı kastediyoruz ciddiyet derken. İhsan üzere olmak, yaptığını güzel yapmak; alınan kararlara dikkatle uymak; söylenilen işin denilen zamanda başlaması ve yapıl- SAYI: 134 HAZiRAN

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

KOTAN A Personelinden Uğurlama

KOTAN A Personelinden Uğurlama KOTAN A Personelinden Uğurlama Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü görevinden Ankara Sosyal Güvelik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişliğine atanan Mahmut KOTAN A, kurum yöneticileri ve

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac UMRE PROGRAMI 1993 yılının sonbaharında Türkiye de Umre ve Hac yapmak isteyenlere daha kaliteli hizmet sunmak maksadıyla dört ortak tarafından, İstanbul'da kurulmuş ve faaliyetine başlamıştır. O yıllarda,

Detaylı

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele 8 Mesnevi den (şiirli) r l e H i k â e y ÖNSÖZ Hoşgörülülükte deniz gibi ol Mevlâna Celâleddîn Geleceğimizin teminatı olan kıymetli çocuklarımız, Geçmişimizde atalarımızın yaşadığı ve bu günlerde kaybolma

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219 Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219 KİTAP DEĞERLENDİRMESİ:TÜKETİM TOPLUMU VE DİN Kitap Değerlendirmesi: Tüketim Toplumu ve Din İsmail Demirezen, Ensar

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler?

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler? 1. Üzerinde yaşadığımız dünyanın da içinde bulunduğu güneş sistemi, kendilerine takdir edilmiş bir yörüngede hareket eder. Dünyamız, ne diğer gezegenlere çarpar, ne de onlardan uzaklaşır. Yeryüzünde de

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ 1.YAZILI KONULARI 4. Ünite Kur an-ı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri İslam Dininin Temel Kaynağı Kur an

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik.

Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik. HAYRETTİN KARAMAN HOCAMA CEVAB Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik. Ancak sizlerin bazı noktalarda

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır.

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Lise 2. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Video Ders Anlatımları Oruç Hac ve Zekat Video Ders Anlatımı 2.2. Oruç İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı