1/ Yi l 1. Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan, Hoş geldin Kur an Ayı, Hoş geldin mağfiret Ayı. Aylık. Islami, Siyasi ve. Ilmi Dergimiz..

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "1/ Yi l 1. Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan, Hoş geldin Kur an Ayı, Hoş geldin mağfiret Ayı. Aylık. Islami, Siyasi ve. Ilmi Dergimiz.."

Transkript

1 ب س م ح نم ال ح نم م. ط ي طح ح نمس طأل ط ي ط ح ا م ا أ م ا ي ا ا ح ن ل اا أ طح ي طح ع Sa yi 1/ Yi l 1 YIL 1 / SAYI 7 ŞA BAN 1433/ TEMMUZ 2012 FIYATI 2,00 Aylık Islami, Siyasi ve kkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk kkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk Ilmi Dergimiz.. Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan, Hoş geldin Kur an Ayı, Hoş geldin mağfiret Ayı.

2 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c.c.) ı n d ı r. Fihrist Dersler Konular Yazarlar Sayfa 2 Arap baharı mı? Editör 3 Tefsir Dersleri Bakara Suresi, Ebu Abdurrahman 4 Tefsir Dersleri (devam) Bakara Suresi, Ebu Abdurrahman 5 Fetva Köşesi Oruç ve Önemi Ebu Ensar 6 Fetva Köşesi(devam) Oruç ve Önemi Ebu Ensar 7 Mübarek Ramazan Hoş geldin! M.Metin Müftüoğlu 8 Müslümanın Anayasası Kur andır! Cemaleddin Hocaoğlu 9 Islam/Ibadet Islam(6. Bölüm) Said Havva 10 Siyer/Davet Hz.Muhammed(sav) ve Davetinin Geçmiş Semavî Davetlerle İlgisi (2.Bölüm) Ramazan El Butiy 11 Örtülü olmayan Bacılarımıza! Fatıma Betül Hanım 12 Gençliğe Hitabe! Misafir Kalemler 13 Bulmaca ve Fıkralar 14 Mısır da meclis fesh edildi... Mısır da zafer Muhammed Mursi nin oldu... Ankara neden bu kadar sakin? 15 Fihrist Gündem/Yorum Gençlerle Başbaşa Beyyineler Hanımlar Köşesi Sohbetler/Düşünceler Mizah Köşesi Basından Seçmeler Muhacirun Dergisi: Yazışma Adresimiz: Sayfa 2 Doğrular Islamın doğrulardır, hatalar/ yanlışlar bizim yanlışlarımızdır. Okuyucularımızdan(Islama göre varsa) Hatalarımızın düzeltilmesini istirham ediyoruz. MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

3 .إ ن ك م إ إ ه ك Gündem/Yorum Editör Arap baharı mı? Baharın lafı bile kanımı ısıtır, ama bu Arap Baharına nedense bir türlü ısınamadım. Demirperde yıkıldığında Değişim Rüzgârları şarkısıyla kutlanmıştı çift kutuplu dünyanın çöküşü O zaman da değişim çoşkusu içinde Çavuşesku nun vahşi infazı, Eh o da hak etti diye geçiştirilmişti. İki kutuplu soğuk savaşın yerini etnik sıcak savaşlar aldı. Sadece Yugoslavya 7 ayrı devlete bölündü. Görüzyoruz ki, dini gerginlik hâlâ sürüyor. Üsküp kalesi içindeki bir kilise restorasyonu, hemen kılıçların çekilmesine neden oluyor. Ülkede maaşlar küçüldükçe haçlar büyüyor. Belki insanlara vaad edilen Demokrasi, insan hakkları, barışçı bir dünya nerede Sömürü arttı, işşizlik çoğaldı, saat ücretleri azaldı, dünya açlık sınırında Sadece büyük devletlerin ağzına lokma olacak minicik, yardıma muhtaç, ekonomisi yerle bir olmuş devletler ve başlarında AT Arap Baharının ilk tozu kalktıktan sonra ortada devrik diktatörler, zafer sarhoşu muhalifler, yatırım şehvetiyle bölgeye koşan Batılı devletler görüzoruz. Ama bu savaşın burada bitmeyeceği kesin, niye mi? Müslümanların topraklarından en azından 15 Balkan misli devlet çıkar. Yatırıma muhtaç, ekonomisi bozuk, kardeş kavgası içinde, Israilin işine yarayan ona zarar veremeyecek devletcikler Bunun için iç çatışmaların ve mezhebi kavgaların tetiklenerek devam etmesi lazım.. Bahara direnen liderlere, Kaddafi örneğiyle sopa gösteriliyor. Sıra Suriye de... Esad a göre Batı destekli teröristler, Batı ya göre Esad karşıtı rejim muhalifleri ayakta... Ve Türk elçiliğine yaptıkları baskınla, iki komşuyu sıcak çatışmanın eşiğine getirdiler. Türkiye, komşularla sıfır problem, kardeş ülke deyip vizeleri kaldırmıştı. Şimdi Şam rejimiyle bir anda düşman oldu. Israille yine de sıfır problem, Ancak elçilik saldırısına gösterilen tepkiyi savaş hali boyutuna taşımadan, bunun neyin savaşı olduğunu ve sonucunun ne olabileceğini hatırlamakta yarar var. Göstericiler Türk büyükelçiliğiyle birlikte Suudi elçiliğini de bastı. Aslında çoğu yerde Arap baharı nın rüzgârı Suudi çöllerinden üfleniyor. Yönetimlerin devrildiği çoğu ülkede, iktidarı devralmaya hazırlanan radikal İslamcıların ardında (avrupadakiler gibi) Suudi desteği bulunuyor. Geçenlerde bir Gazete de, Suudi Arabistan ın Arap Baharındaki Görünmez Eli başlıklı yazıda, Suudilerin Mısır da, Tunus ta, Yemen de hızla yükselen İslamcıları finanse ettiğini hatırlatırken, Riyadın Mısır ve Tunus gibi Laik (yani dünya işlerine Allahı karıştırmayan), Libyada kendine bağlı bir kaç emirlik, Suriyeden de kurtulup Esad sonrası, kendisiyle uyumlu, fakat Iran karşıtı bir rejim öngördüğünü belirtiyor. Bölgede, aslen Iran ı hedef alan, mezhebe dayalı bir bilek güreşi var. Fakat her zaman yaptıkları gibi müslümanları kırdıracaklar, sonrada kurtartık diyecekler bizde olduğu gibi Amaç baskı rejimleriyle hesaplaşma değildir, amaçları sadece sömürgelerini ve menfaatlerini çoğaltmaktır..balkanlarda ve Dünyanın diğer yerlerinde yaptıkları gibi Zannımca gizli işgallerle halkların toplu nefretini üzerine çeken ABD bu usulü değiştiriyor görünüyor. Artık kendi elini yakmaktansa maşa kullanıyorç Siyonistlerin kendi emellerini gerçekleştirmek için Amerikayı kullandığı gibi... Sormak gerekmez mi? Amerika Afganistandaki, Irandaki v.s. Islama karşıdır da mesala Mısırdaki, Türkiyedeki, Islama neden karşı değildir. Mısırda Ihvanı Musliminden Mursi Cumhurbaşkanı seçiliyor fakat Avrupanın, Amerikanın hiç sesi çıkmıyor Değişen Islammı, Amerika-Avrupamı yoksa müslümanlarmı? Şimdi de Türk Keşif Uçağı düşürüldü. Neyi, Kimi keşfediyordu? Kimin emriyle? O bölgede Rusyanın Akdeniz Üssü olduğunu çok az kimse biliyor. Uçağı Rusya düşürmüş olmasın Her tarafa Roket üssü yapan ABD ye misilleme olmarak. Arap Baharına temkinli bakılmalı, Bahar sanılan şey, Müslümanlar için çetin bir kış olmasın? Bu ABD ve Rusya arasındaki Figüranları Tayyib, Esad, Mursi v.s. olan bir Film/ bir düello olmasın Filmin konusu: Müslümanları yok etmek... Sayfa 3 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

4 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c.c.) ı n d ı r. TEFSIR DERSLERI Ebu Abdurrahman ش ه ر م ض ا ىا ن ه ر ى ر س ون ى ا ل ا ض ى ه ن ى ف ر ق ن ش ه ض ا ل ى ه ر ن ر ض ض ر وا س ف ر ع ة ض م خ ر ر للا ل ل ى س ر ل ر ل ل ى ع س ر ى ت ل ن و ى ع ة ى ت ل و ر للا ض س ل ى ع ل ل ر )185 ) 2 BAKARA SÛRESİ 183. "Ey iman edenler!" Hz. Âdem'den size gelinceye kadar "sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı. Ta ki takvâ sahibi olasınız." Allah'a isyanı gerektirecek hususlardan uzak kalmak sûretiyle Allah'tan gereğince korkasınız. Çünkü oruç herşeyden çok nefsi zapteder, herşeyden çok kötülüğe düşmekten alıkoyar. Veya bunun anlamı şöyle de olabilir: Olur ki takvâ sahibi kimseler arasına katılabilesiniz. Çünkü oruç takvâ sahiplerinin şiârıdır: Oruç; yemekten, içmekten, cinsî münasebette bulunmaktan ve diğer oruç bozan şeylerden, sadık fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar, Allah rızası için oruç tutmak niyyetiyle uzak durmaktır. Yüce Allah bu ümmetin mü'minlerine, orucu emrederek hitab etmektedir. Çünkü oruç nefisleri arındırmakta, düşüklük ve seviyesizliklerden temizlemektedir. Kendilerinden öncekilere farz kıldığını belirtmesi, bu konuda onların da başkalarına benzemiş olduğunu belirtmek içindir. Oruçtan hikmet, takvâya sahip olmaktır. Çünkü oruç hem bedeni temizlemekte, hem de şeytanın girebileceği yolları daraltmaktadır. Bu nedenle Buhârî ve Müslim'de şu hadis-i şerif vârid olmuştur: "Ey gençler topluluğu, sizden evlenebilecek olân kimse evlensin. Çünkü bu, gözü daha çok haramdan korur hem de kişinin ırzını daha iyi muhafaza eder. Evlenme gücüne sahip olamayan kimse ise oruç tutsun. Çünkü oruç onu şehvetten keser." 184. "Sayılı günler olarak." Belirli sayıda vakitleri belli günlerde oruç tutmak üzerimize farz kılındı. Bu mükellef kılındığımız görevin kolaylığını hissettirmek istercesine günlerin sayısının azlığını da ifade etmektedir. "Sizden kim hasta veya seferde olursa tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (oruç tutar)." Oruç tuttuğu takdirde hastalığının artmasından yada iyileşmesinin gecikeceğinden ya da gâlip zan ile oruç sebebiyle hastalanmaktan korkan; Yahut meşrû bir yolculukta bulunan bir kimse orucunu açacak olursa, oruç açtığı günler sayısınca oruç tutmalıdır. Buna göre hasta ve yolcu olduğu günlerde oruç tutmadığı günler yerine, o günlerin sayısınca oruç tutması emredilmiş oluyor. Hastalanmak ya da iyileşmenin gecikmesinden korkmak; ya bir emare ile veya aynı hastalığı geçirmiş bir başka hastanın tecrübesi ile, yahut adaletli, müslüman ve mesleğinde beceri sahibi bir doktorun bildirmesiyle, yada fâsık mı, adâletli mi olduğu belli olmayan hali meçhul bir doktorun haber vermesiyle anlaşılır. Meşrû yolculuğun sınırı ise; bulunduğu yerden -bazı fakihlerin ictihadına göre seksenbir km. uzaklıktaki bir yere yolculuk yapmakla olur. Şu şartla ki, birinci gün oruç açabilmesi için tanyerinden önce yolculuğa başlamış olmalıdır. Bu ise tanyeri ağardığında daha ihtiyatlı görüşe göre- yolculuğa başlamış olmasını gerektiriyor. "Gücü yetmeyenler de bir yoksul doyumu fidye (verir)" Bu nassın açıklanmasında iki temel görüş vardır: Birinci görüşe göre anlam "Oruç tutmaya gücü yetmeyenler" şeklinde olur. Gücü kalmamış oldukça yaşlanmış, ölünceye kadar gittikçe gücü eksilen ve orucu eda etmekten aciz olan, sürekli olarak oruç tutamayacak olan, iyileşme ümidi olmayan hasta gibi kimseler oruç tutmaz. Buna karşılık her güne karşı bir gün bir fakiri yedirmeleri ve böylelikle fidye ödemeleri onlar için vâcib olur. Yahut da her gün için ona yarım sa' buğday, yada buğdayın dışındakilerden de bir sa' veya onun değerini fakire verir. Bir sa' ise Hanefilerin takdirine göre 4 kg. dolaylarındadır ve bunu ya ayın başında, ortasında, veya sonunda yahut da ramazan ayından sonra da ödeyebilir. Bu görüşe göre bu nas mensûh değildir. Bu nassın ikinci şekilde anlaşılmasına gelince; bu konu da durum Hz. Muâz'ın söylediği gibi demektir. Yani bu işin başında böyle idi. Dileyen oruç tutar, dileyen de tutmaz her gün karşılığında da bir fakire yemek yedirirdi. Nesefî şöyle demektedir: "İslâmın başında oruç onlara farz kılınmış, ancak alışkın olmadıkları için ağır gelmekte idi. Bu bakımdan oruç açıp onun yerine fidye vermek için müsaade verildi. Bundan sonra bu muhayyerlik yüce Allah'ın: "Sizden kim ay'ı görürse oruç tutsun." buyruğu ile nesh edilmiştir. Bu bakımdan yüce Allah'ın: "Kim hasta olur veya seferde bulunursa..." buyruğu tekrarlanmıştır. Zira bu husus daha önce mensûh ile birlikte zikredilince nâsihle birlikte de belirtildi ki, hükmün kalıcılığına delil olsun." İbn Kesîr de şunları söylemektedir: "Hülâsa, hasta olmayan kişi hakkında oruç tutmanın farziyyeti sabit olmakla nesih sözkonusudur. Bu da yüce Allah'ın, "Sizden kim ay'ı görürse onu oruçlu geçirsin." buyruğu ile olmuştur." Oruç tutamayan oldukça ihtiyar kimseler ise oruçlarını açabilir ve kazâ etmeleri gerekmez... Ancak orucunu açacak olursa ve varlıklı olduğu takdirde, her gün için bir fakire yedirmesi gerekir mi, gerekmez mi konusunda iki görüş vardı. Doğru olan ve âlimlerin çoğunluğunun kabul ettiği görüş, her gün için bir fidye ödemesi gerektiğidir. "Bununla beraber kim gönüllü olarak iyilik yaparsa" yani fidye miktarından fazlasını verecek olursa, "bu kendisi için daha hayırlıdır." Yani böyle bir tatavvuda ve hayırda bulunmak, onun için elbetteki daha hayırlıdır. Sayfa 4 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

5 "Oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır, eğer bilirseniz." Bu buyruk, nassın ikinci tür anlaşılmasına uygun düşmektedir. Yani bu, âyet-i kerimenin mensûh olduğunu kabul eden görüşe uygundur. Nesh olduğunu ifade etmeyen birinci görüşe göre mânâ şöyle olur: "Yolculukta da hastalıkta da oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. Çünkü bu size daha ağır gelir. Eğer bunun böyle olduğunu bilirseniz." Acaba buradaki "bilmek" den kasıt, âhiret ile mi ilgilidir, yoksa dünya hayatında ruha ve bedene fayda yada zarar veren şeyleri bilmekle mi ilgilidir? İfadenin genel olarak kullanılmış olması hepsini de kapsamına almasını gerektiriyor. Oruç bütünüyle bir hayırdır "Ramazan ayı öyle bir aydır ki... Kur'ân o ayda indirilmiştir." Yüce Rabbimiz Ramazan ayını ve diğer aylar arasında oruç farzının ona tahsis edilmesini, Kur'ân'ın bu ayda indirilmesi ile methetmektedir: Kur'ân-ı Kerim'in ramazan ayında indirilmesi şu şekilde açıklanmıştır: Kur'ân Ramazan ayında indirilmeye başlanmıştır ki, bu da Kadir Gecesidir. Veya dünya semasına bu ayda indirilmeye başlanmıştır; veya her iki indirme de Ramazan ayında gerçekleşmiştir. "İnsanlara doğru yolu gösteren hak ile batılı ayıran (Furkan) Kur'ân o ayda indirilmiştir." Yüce Allah'ın Kur'ân'a iman eden, tasdik eden ve ona tabi olan kullarına hidâyet olmak üzere indirdiği Kur'ân'ı bu buyruklarıyla övmektedir. Bu Kur'ân anlayanlara ve üzerlerinde düşünenlere apaçık deliller sunmaktadır. Bu deliller onun getirmiş olduğu ve dalâlete aykırı, sapıklığa ters düşen hidâyet ve doğruluğun ne derece sıhhatli olduğunu göstermektedir. Bu Kur'ân hak ile bâtılı, helâl ile harâmı birbirinden ayırdetmektedir. Nitekim, Furkan; Hak ile bâtılı birbirinden ayıran, beyyinât ise; apaçık, üstü kapalı olmayan deliller anlamınadır. "Sizden her kim ay'ı görürse oruç tutsun." Her kim ramazan ayında hazır, yani mukîm olursa o ay'ı oruçla geçirsin ve orucu terketmesin. Bu âyet-i kerime, kişinin; hastalıksız ve mukîm olduğu halde orucunu açıp fidye ödeyebileceği şekildeki mübahlık hükmünü neshetmektedir. Artık oruç, kesinlik kazanmış olduğundan dolayı, daha önce geçtiği üzere kaza etmek şartıyla hasta ve yolcunun oruç açabileceği ruhsatını da tekrar zikretmiştir ki, bunun nesh olunmamış olduğu bilinsin. Bu sebeple şöyle buyurmuştur: "Kim hasta olur veya seferde bulunursa tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (o kadar oruç tutsun)." Halef ve selefin cumhûru, kaza orucunun birbirini izlememesi gerektiği görüşündedir. Bunlara göre kaza orucu tutan bir kimse dilerse ayrı ayrı dilerse peşpeşe tutabilir. Çünkü peşpeşe oruç tutmak sadece bu farizanın, belli bir ayda edâ edilebilmesi zorunlu olduğu için, yine belli bir ayda farzdır. "Allah sizin için kolaylık ister güçlük istemez." Yolculukta Sayfa 5.إ ن ك م إ إ ه ك ve hastalık halinde oruç açmayı mübah kılmakla bu ortaya çıkmıştır. "Bu, sayıyı tamamlamanız, size hidayet ihsan etmiş olduğundan dolayı Allah'ıbüyük tanıyasınız diyedir." Allah'ın size kazâ orucu tutmanızı emretmesi, Ramazan ayının oruç günlerinin sayısını tamamlamanız ve ibadetinizi bitirdiğiniz vakit de Allah'ı, sizi her konuda ve bu arada oruç hususunda da dosdoğru yoluna hidâyet etmiş olduğuna karşılık zikredesiniz, Onu ta'zim edesiniz, diye. "Ve umulur ki şükredesiniz." Yüce Allah'ın size emretmiş olduğu farzlarını edâ etmek, haramlarını terketmek, hudutlarını muhafaza etmek sûretiyle, Ona itaati, gereğince yerine getirdiğiniz takdirde, Olur ki bununla şükredenlerden olursunuz. TAMAMLAYICI BİLGİLER 1. Ebu'l-Hasen en-nedvî, "el-erkânu'l- Erbaa" adlı eserinde günümüzde Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduizm gibi büyük evrensel dinlerde şimdiki şekliyle orucun nasıl olduğunu açıklamaktadır... Bütün bunlar orucun her dinde sözkonusu olduğunu isbat etmektedir. İşte burada da Kur'ân-ı Kerim'in sözünü ettiği gerçek budur... Fakat diğer din mensupları tahrîf ve tebdilde bulunmuşlar, birtakım şeyler ilâve etmişler ve birtakım şeyleri de eksiltmişlerdir. Nitekim her konuda da onların âdetleri böyledir. 2. Üzerimize orucun farz kılınış hikmeti, takvâya ulaşmaktır. Herhangi bir kimse Ramazan orucunu tuttuğu halde yine de takvâ elde edememiş ise, bu kimse kusurlu demektir. Çünkü gayba iman ve tevhîd, meyvelerini verebilmesi için İslâm ağacının tohumunu teşkil ederler. Namaz bu ağacın günlük gıdasıdır. İnfâk ise, kalp zemininden cimrilik, eli sıkılık ve hırs gibi, zararlı otları koparıp atar. Oruç da hatalı nefsî güdüleri tehlikeli şekillerinden alıkoymak içindir. Bu ise cinsel arzu ve yemek arzusudur. Çünkü oruç, müslümanı bunları dizginlemeye alıştırır. Arkasından hac, iman tohumuna teslimiyet suyunu vermek üzere geliyor. Müslüman, İslâm rükünlerinden her birisine kendi nefsinde, hak ettiğinden ne kadarını verecek olursa, o orandan hem kendisi kemal bulmuş olur hem de takvâsı kemâle erer. Gerçek şu ki, oruç nefsin şehevî arzularını dizginleyebilmesi için bir eğitimdir. Nitekim nefsin şehevî arzularından Allah'a itaat etmek~için ve Allah rızası için vazgeçmektedir. Orucu Allah'ın onu farz kıldığına inanarak ve ecrini de bekleyerek tutan bir kimsenin görebileceği etkiler arasında yüce Allah'ın oruçluya, dünya ve âhiretin bütün hayırlarını kendisinde toplayan takvâyı gerçekleştirmesi ile ona ikramda bulunmasıda vardır. İşte orucun temel hikmeti budur ve oruçtan sözeden bu fıkranın ilk âyetinin açıkça vurguladığı da budur. İnsan oruç tutar ve oruç ayının farzlarını sünnetlerini gereğince yerine getirecek olursa, gerçekten o sene boyunca takvâ azığını elde etmiş olarak bu ayı bitirir. MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

6 .إ ن ك م إ إ ه ك Fetva Köşesi Ebu Ensar ORUÇ Orucun Önemi İslâmın beş şartından üçüncüsü Ramazan ayında oruç tutmaktır. Ramazan orucu, hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır. Oruç, niyet ederek tanyerinin ağarmaya başlamasından itibaren, akşam güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve karı-koca ilişkisinde bulunmamaktır. Oruç, bizi dünyada kötülüklerden sakındıran, ahirette cehennemden koruyan ve günahlarımızın bağışlanmasına vesile olan önemli bir ibadettir. Oruç Kimlere Farzdır 1) Müslüman olmak, 2) Akıllı olmak, 3) Erginlik çağına gelmiş olmak. Erginlik çağına gelen ve akıllı olan her müslüman erkek ve kadına Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Allah'ın kesin emridir. Erginlik çağına gelmeyen çocuklara oruç tutmak farz değildir. Ancak bünyelerine zarar vermeyecek şekilde çocukları da yavaş yavaş oruca alıştırmak uygun olur. Kadınlar, lohusalık ve adet görme hallerinde oruç tutamaz, namaz kılamaz. Bu halleri geçtikten sonra tutamadıkları oruçları kaza ederler, yani gününe gün tutarlar. Fakat kılamadıkları namazları kaza etmezler. Oruca Ne Zaman ve Nasıl Niyet Edilir Orucun sahih olması için niyet etmek şarttır. Niyetsiz oruç makbul değildir. Ramazan orucuna, akşamdan itibaren kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Şöyle ki: Normal olarak oruca, sahur yemeğini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayıp yeme içme zamanının bittiği imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse, güneş doğmuş olsa bile, kuşluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir şey yapmasın. Sahura kalkmak istemeyen bir kimse, akşamdan sonra yarının orucuna niyet edebilir, geceleyin kalkıp tekrar niyet etmesi gerekmez. Ramazan ayında tutulamayan orucu, başka günlerde kaza ederken niyetin geceleyin «tan yeri ağarmadan önce» yapılması gerekir. Keffaret oruçları da böyledir. Bu oruçlara imsaktan sonra niyet edilmez. Niyet esasen kalp ile olur. Yani geceleyin, yarın oruç tutacağını kalbinden geçiren kimse niyet etmiş demektir. Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimsenin bu düşüncesi de niyettir. Oruca kalp ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalp ile yapılan bu niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet etmeli, hem de dili söylemelidir. Oruç Nasıl Tutulur Oruç, imsâk vaktinde başlar. Oruca niyet eden kimse bu vakitten itibaren herhangi bir şey yiyemez, içemez ve orucu bozan şeyleri yapamaz. Bu durum akşam güneş batıncaya kadar devam eder. Güneş battıktan sonra yiyip içmek sûretiyle orucunu açar. İşte niyet ederek, imsâk vaktinden akşam güneş batıncaya kadar yememek, içmemek, ve orucu bozan şeylerden sakınmakla bir günlük oruç tutulmuş olur. İftar İmsak vaktinde başlayan oruç, akşam güneş batıncaya kadar devam eder. Güneş batınca yemek ve içmek suretiyle oruç açılır. Orucu açmaya «iftar» denir. İftar Duası: İftar vaktinde şu duayı okumak sünnettir: Allahümme leke sumtü, ve bike âmentü, ve aleyke tevekkeltü, ve alâ rızkıke eftartü" Anlamı: Allahım, senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana güvendim, senin rızkınla orucumu açtım. Sahur Oruç, tan yerinin ağarmaya başladığı imsak vaktinin girmesi ile başlar. Bu vakitten sonra yemek yenmez, her hangi bir şey içilmez ve orucu bozan şeyler yapılmaz. Bu sebeple oruç tutacak olan kimse, imsak vaktinden önce yemeğini yemelidir. İmsaktan önceki bu yemeğe «sahur» denilir. Orucu bozup hem Kaza, hem de Keffareti gerektiren Şeyler Oruçlu olduğunu bildiği halde kasden; 1) Yemek, içmek, (ister gıda maddesi, isterse ilaç olsun) 2) Cinsi ilişkide bulunmak, 3) Sigara içmek. Orucu bozar, kaza ve keffareti gerektirir. Kaza: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır. Keffaret: Bozulan bir gün orucun yerine iki ay veya altmış gün peşpeşe oruç tutmaktır. Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan bir kimse özürsüz olarak bile bile yiyip içse veya cinsi ilişkide bulunsa orucu bozulur. Sayfa 6 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

7 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c.c.) ı n d ı r. Bozulan bu orucun gününe gün kaza edilmesi, ayrıca oruç özürsüz olarak ve bile bile bozulduğu için de keffaret tutması gerekir. Başlanan bir orucu bilerek bozmanın dünyadaki cezası keffarettir. Yani altmış gün birbiri ardınca oruç tutmaktır. Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden başlayıp altmış günü kesintisiz tamamlamak lazımdır. Kadınlar keffaret orucu tutarken araya giren âdet günlerini tutmazlar, âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek altmış günü tamamlarlar. Orucu bozup yalnız Kazayı gerektiren Şeyler 1) Yenmesi adet olmayan ve ilaç olarak da kulanılmayan şeyleri yutmak, (toprak, kağıt, pamuk gibi) 2) Buruna ilaç çekmek, 3) Kulağın içine yağ damlatmak, 4) Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak, 5) Ağzına aldığı renkli ipliğin boyası tükrüğe geçip, boyanan bu tükrüğü yutmak, 6) Zorla orucu bozulmak, 7) Ağız dolusu kusmak, (Kendi isteği ile) 8) Akşam vakti girmediği halde, akşam oldu zannederek iftar etmek, 9) İmsak vakti geçtiği halde, İmsak'a daha vardır zannederek yemek. Orucu Bozmayan Şeyler 1) Oruçlu olduğunu unutarak yemek, içmek, (unutarak yiyip içerken oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzını yıkayıp oruca devam eder, oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra boğazından aşağıya bir şey geçerse orucu bozulur.) 2) Kulağına su kaçmak, 3) Göze ilaç damlatmak, 4) Gece yıkanması gerekirken sabahleyin yıkanmak, 5) Kendi isteği olmayarak kusmak, 6) İhtilâm olmak, (yani uyurken cünüplük hali meydana gelmek) 7) Kan aldırmak, 8) Kendi isteği olmayarak boğazına toz, duman girmek, 9) Ağzındaki tükrüğü yutmak. Oruçluya Mekruh Olan Şeyler 1) Bir şeyin yutmadan tadına bakmak, (eğer kadının kocası, yemeğin tuzundan dolayı karısına anlayışsız davranır, huzursuzluk yaparsa, kadın yutmadan yemeğin tuzuna bakabilir.) 2) Tükrüğünü ağzında biriktirip yutmak, (eğer ağzında biriktirdiği tükrüğü dışarı çıkardıktan sonra yutarsa orucu bozulur.) 3) Kendini zayıf düşürecek derecede kan aldırmak, ağır işlerde bulunmak. Oruçluya Mekruh Olmayan Şeyler 1) Gül ve misk gibi şeyleri koklamak, 2) Dişlerini fırçalamak, 3) Ağzına su alıp çalkalamak, 4) Burnuna su çekmek, 5) Yıkanmak, Orucun Faydaları a) Oruç Ahlâkımızı Güzelleştirir Oruç, bize daima Allah'ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler, başkalarına fenalık yapmaktan korur. Oruç, bize en güzel ahlâkî davranışları kazandırarak adeta melekleştirir. Orucun farz olmasındaki hikmet, Allah'a karşı kulluk görevini yerine getirmek ve kötülüklerden sakınmaktır. b) Oruç, Merhamet ve Yardım Duygularını Geliştirir Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir kimse, yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı gereği gibi anlayamaz. Fakat bu kişi oruç tutarsa açlığın ne olduğunu anlar ve yoksulların sıkıntılarını yüreğinde daha iyi hisseder, onlara karşı şefkat ve merhamet duyguları uyanır. Bunun sonucu olarak da yoksullara yardım elini uzatır, sıkıntılarını gidermeye çalışır. c) Oruç Tutmak İnsanı Sağlıklı Yapar Bu konuda Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz."senenin onbir ayında yorulan sindirim organları oruç sayesinde dinlenir. Bilim adamları, orucun sağlık yönünden vücudumuza bir çok faydaları olduğunu belirtmişlerdir d) Oruç İnsana Sabırlı Olmayı Öğretir Oruç tutmakla, belirli bir zaman yeme, içme arzusuna karşı koyan kişi, hayatta karşısına çıkabilecek güçlüklere kolaylıkla sabreder, acılarave sıkıntılara dayanır, iradesi güç kazanır. Gerektiğinde düşmanla savaşmaktan yılmaz, bu uğurda karşısına çıkabilecek zorluklara dayanmasını bilir. Sayfa 7 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

8 .إ ن ك م إ إ ه ك Gençlerle Başbaşa Emîr ul Mu minîn MÜBAREK RAMAZAN HOŞGELDİN! Bunları şu şekilde sıralıyoruz: 1- Ramazan'ın başlaması da bitmesi de takvimle değil, hilalle sabit olur! Kur'an'ın beyanı, Peygamber (s.a.v.)'in tavsiyesi bu yoldadır! Bu itibarla; Hicrî Takvim'imiz, tahmîni olarak, bu seneki Ramazan'ın.Cum a gününden itibaren başlıyacağını kaydetmiştir. Bu bir tahmindir. Birgün önce veya birgün sorna da olabilir. Bu sebeple kardeşlerimiz, göz kulak olacak, birgün öncesinden itibaren bulunduğu beldenin yüksek yerlerinden hilali gözetlemeleri gerekir. Bunun yanında da hilali gözetlemelerini Türkiye'deki tanıdıklarına şimdiden telefonla bildirmeleri ve alacakları neticeleri hemen bize iletmeleri lazım gelir. Bayram arefesinde de aynı hizmeti vermelidirler. 2- Bir sene içerisinde, beşeriyet müktazası, bilerek veya bilmeyerek, irtikâb edilen günah ve hatalar yüzünden kirlenen ve perkleşen defter ve gönüllerini tevbe ve istiğfarlarıyla, hayır ve hasenatlarıyla temizlemeli ve arındırmalıdır. 3- Dargın olan kardeşlerimiz varsa ve dargınlıkları dava yönünden bir ihanet ve hiyanete dayanmıyorsa derhal barışmalı, birbirlerine haklarını helâl etmeli ve böyle bir ayı barışıklık ve huzur içinde geçirmelidirler. 4- Ağza sahip olmalı, yalan, iftira ve gıybet gibi günahlarla Ramazan'ın feyz ve bereketi, yaptığınız ibadet ve hasenatın sevabı silinme tehlikesine düşmesin!.. 5- Fırsat buldukça namazları camiide kılmalı, Kur'an okumalı, okunan hatimleri dinlemeli, yapılan vaaz ve nasihatları kaçırmamalı. 6- Ev ziyaretlerine gitmeli, Tebliğ mahiyetinde İslam adına yazılmış eserleri hediye etmeli ve hele hele Kadir Gecesi'ni asla kaçırmamalıdır. Çünkü, Kadir Gecesi'nde yapacağı her ibadet, vereceği kuruş, hediye edeceği her eser bin aya bedeldir. Ve bu arada 100 ''Estağfirullah'', 100 ''Lailaheillallah'', 100 ''Allahhümme salli''yi çekmek ve okumak ve bir kaç dakika da ölümü düşünmek suretiyle de günlük zikrimizi ihmal etmeyelim. 7- Zekât, Fitre ve Sadakalarınızı da azamî derecede değerlendireceksiniz. şöyle ki: Zekât'ınızı verme farz, fitrenizi verme vacip, sadakalarınızı verme de sevaptır! Bunları sıradan muhtaçlara vermeniz böyledir. Fakat siz bu yardımlarınzı İslam Davası uğrunda rejimin zulmüne uğramış, hapishanesine atılmış, savunma parası verme zorunda kalmış, ailesi mağdur duruma düşmüş kardeşlerimize ulaştırmak üzere ve kendi eleman ve ilim adamlarımızı kendi müessese ve kurslarımızda ve medreselerimizde yetiştirmek gayesiyle, her sene olduğu gibi bu sene de Fitre ve Zekât zarflarına dolduracak, Bize göndereceksiniz. Ve bu suretle bir taşla iki kuş vurmuş olacaksınız. Şimdiden müslümanların Mübarek Ramazanlarını tebrik ederken, Rabb'imizden dua ve niyazımız odur ki; İslam Ümmeti tek bir ümmettir. Bu tek ümmetin tek bir siyasal birliğinin gerçekleşmesine vesile kılsın! (Amin!) Sayfa 8 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

9 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c.c.) ı n d ı r. Beyyineler Cemaleddin Hocaoğlu MÜSLÜMANIN ANAYASASI KUR AN DIR!.. (1) İslam a göre insan: Her şeyden önce kendimizi tanımamız gerekir:en mühim meselelerden biri insanın kendi kendisini tanımasıdır. İlim, bir bakıma buradan başlar. Yani ilmin merkezi insandır, insanı bütün yönleriyle bilmektir. Efradını cami, ağyarını mani bir şekilde târifini yapmaktır. İnsan bilinmeden, insanın hak ve selahiyeti tesbit edilmeden insan hakkında bir fikre sahip olmak, lehte veya aleyhte bir karara varmak mümkün olmaz. Aksi halde bir takım hatalar olur, aksaklıklar olur, taşkınlıklar olur. Eğer bugün insanlık âleminde bu çeşit söz, fiil ve hareketler görülüyorsa, alçalmalar, kabarmalar mevcutsa, bunların sebep ve menşeini insanoğlunun kendi kendisini bilmemesinde, kendi kendisinin şuur ve idraki içinde olmamasında aramak lazımdır. O halde kendimizi tanıma yolunda şu soruları sorarak işe başlayalım: Biz neyiz? Neyin nesiyiz? Nereden geldik? Nereye gideceğiz? Niçin geldik? Gelişimizin sebep ve hikmeti var mıdır? Varsa neden ibarettir? Hak ve selahiyetimiz, görev ve sorumluluğumuz var mıdır? Varsa dereceleri nedir? Kime karşı sorumluyuz? Sorumluluklar yerine getirildiği takdirde kazancımız ne olacak? Getirilmediği takdirde kaybımız ne olacaktır?.. Insanın Târifi: İnsan tarihi boyunca kendisini tanıma yolunda târifler yapmış, felsefeler ileri sürmüştür. Bunlardan birkaçına işaret edelim: İnsan demek, hayvan-ı natık demektir, yani konuşan, düşünen canlı demektir. Bu târif Aristo mantığına dayanan bir târiftir. İnsan demek, siyaset yapan bir varlık demektir. İnsan demek, sanat yapan, yani hammaddeleri işleyerek kullanmaya elverişli hale getiren bir varlık demektir diye târifi de yapılmıştır. Ve daha başka Sayfa 9 şekillerde de târif edenler olmuştur. Fakat, bunların hiçbiri insan denen varlığı bütün veche ve gerçekleriyle târif edememiştir, edemez de! Çünkü, insan çok cepheli bir varlıktır. Öyle, konuşan bir canlı demekle, siyaset yapan veya sanat yapan bir varlık demekle anlatılmış olamaz. İnsan adeta bir muamma; İnsana göre kendisi bir meçhuldür. İnsan, bizatihi kendi kendi problemini çözemez, çözmesine de imkân yoktur. Herkesce müsellem olan bir gerçektir ki, bir şeyi tam manasıyla târif ve beyan etmek, ancak o şeyi her tarafıyle; Madde ve manasıyla, mazisi ve atisiyle, hak ve selahiyetiyle, kâinattaki makam ve mevkisiyle bilinmesine bağlıdır. Bu yönleri bilinmeden o şeyi târif etmek, körlerin fili târif etmesine benzer. Binaenaleyh, insanoğlunun kendi kendisini tanıması yolunda yaptığı târifler, ileri sürdüğü felsefeler insan hakkında bir fikir verirse de insan gerçeğini ifade etmeden çok uzaktır. Ve nihayet, insan hakkında sorulan soruların cevapları, esasına uygun bir şekilde, insanoğlundan beklemek doğru değildir. Âlim de olsa, dahi de olsa, filozaf da olsa... İnsanın Kur an a göre târifi: Her şeyi hakkıyla târif ve beyan eden ve Allah ın şaşmaz ilmine, sonsuz kudretine dayanan Kur an-ı Azimüşşan, insanı da bütün veçhe ve gerçekleriyle târif etmiştir. Her haliyle insanın mahiyetini ortaya koymuştur. Onu yaratan, yoktan meydana getiren, onun ruh ve mana yapısını da, fizikî ve beden yapsını da en ince noktalarına kadar bilen Allah tır. O halde, kendimizi tanımak istiyorsak, kendini bilmezlerden olmamak istiyorsak, Allah ın kelamına ve O nun beyanına bakacağız; Kendimizi öğreneceğiz! Kur an, insanı şöyle târif ediyor: İnsan, Allah a halife olmak üzere yaratılan, bütün nimetler hizmetine verilen ve Allah a kul olmak vazifesiyle vazifelendirilen bir varlıktır! Bu târifte üç mesele var: İnsanın halife oluşu, her nimetin hizmetine verilişi ve vazifesinin Allah a kul oluşu! MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

10 .إ ن ك م إ إ ه ك Islam/Ibadet Said Havva ISLAM-(6) Hz. Ömer (R.a.) tarafından nakledilen aşağıdaki hadis de bu kategoriye girer. Hz. Ömer şöyle diyor: Bir gün Peygamberimizin (SAV) yanında oturuyorduk. Derken beyaz elbiseli, simsiyah saçlı bir adam çıkageldi. Uzun yoldan gelmiş gibi görünmüyordu. Onu hiç birimiz tanımıyorduk. Geldi, Peygamberimizin karşısında diz çöktü, dizlerini dizlerine bitiştirdi, ellerini dizleri üzerine koydu. Arkasından Peygamberimize, Ya Muhammed, bana Islam hakkında bilgi ver dedi. Peygamberimiz adama şu karşılığı verdi: Allahtan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekat vermen, Ramazan'da oruç tutman ve eğer yolculuğun üstesinden gelebiliyorsan Beytullahı (Kabeyi) ziyaret etmendir. Adam Peygamberimize Doğru söylüyorsun dedi. Bunu duyunca şaşırdık. Çünkü hem soru soruyor; hem de aldığı cevabı doğruluyordu. Arkasından Peygamberimize Bana iman hakkında bilgi ver dedi. Paygamberimiz de onun bu isteğine karşılık şöyle buyurdu: Iman, Allah'a, Allah'ın meleklerine, Allah'ın kitaplarına, Allah'ın peygamberlerine, ahiret gününe, hayrı ve şerri ile kadere inanmandır. Adam yine Doğru söylüyorsun karşılığını verdikten sonra Bana Ihsan'ın ne olduğunu açıkla dedi Peygamberimiz onun bu isteğine karşılık şunları söyledi: Ihsan, Allahı görüyormuşsun gibi kendisine ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar sen Onu göremiyorsanda O seni görüyor. Bu defa adam, Bana kıyamet günü hakkında bilgi ver dedi. Peygamberimiz bu isteğe şu karşılığı verdi. O konuda kendisine soru sorulan (yani ben) soru sorandan (yani senden) daha fazla bilgi sahibi değildir. Adam arkasından Bari kıyamet belirtileri hakkında bilgi ver dedi. Peygamberimiz de ona şu karşılığı verdi: Cariyenin efendisini doğurması ve baldırı çıplak, yalınayak koyun ço-banlarını biribirilerinden lüks evler edinme yarışı içinde görmendir. Hz. Ömer sözlerini söyle bağlıyor; Adam bu son cevabı aldıktan sonra çekip gitti. Aradan bir gece (Tirmizi ile Neseiye göre üç gece) geçtikten sonra bir ara Peygamberimiz bana Ya Ömer, geçen gün gelip bana soru soranın kim olduğunu biliyormusun? diye sordu. Benim Allah ve O'nun Resulü daha iyi bilir karşılığını vermem üzerine Peygamberimiz 0 Cebrail (a.s.) idi. Size dinimizi öğretmek için geldi buyurdu. Peygamberimizin (SAV) bu son cümlesi, yani 0 size dininizi öğretmek için geldi şeklindeki sözü bazı kimselerin bu hadiste hakkında bilgi verilen meselelerin Islamın tümü olduğunu sanmalarına yol açtı. Bu yorum yanlıştır. Sebebine gelince temel ifade kurallarına göre olumsuz cümleli birsöz dizimi içinde yer alan belirsiz bir isim genellik ifade eder, ama olumlu cümlelerden kurulu bir söz dizisi içinde geçen belirli isim genellik taşımaz. Buna göre Peygamberimizin 0 size dininizi öğretmek için geldi, sözü -din kelimesi olumsuz bir söz dizimi içinde yer almadığı için- 0 size gerek ilkeleri ile ve gerekse ayrıntıları ile dininizin tümünü öğetmek için geldianlamına.gelmez. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, Cebrail'in öğrettikleri her ne kadar dinimizin bir kısmı ise de bu söz yine anlamını ifade eder bir sözdür. Çünkü bir fıkıh kitabı okuyan bir kimseye ne yapıyorsun? sorulsa O da Islamı öğreniyorum diye karşılık verse Islamiyetin bir fıkıh kitabının içeriğiriden daha geniş kapsamlı olmasına rağmen bize verdiği cevap doğrudur. Yahud aynı adam Her hangi bir fıkıh kitabının bir bölümünü okurken Ne okuyorsun? şeklindeki bir soruya fıkıh okuyorum diye cevaplandırsa aslında fıkıh kitabının sadece bir bölümünü okuduğu halde verdiği cevap yine yerinde ve doğrudur. Işte yukarıdaki hadis ifade özelliği bakımından böyledir. Eğer insan, hadisi başka bir açıdan düşünse orada geçen ihsan teriminin iman terim, ile anlamdaş olduğunu görür. Gerci bu terim en üst dereceli imanı ifade eder.çünkü Peygamber Efendimiz(SAV) bir hadisinde En üstün dereceli Iman, nerede olursan ol, Allah'ın seni gördüğünü bilmendir, buyuruyor. Nitekim ilerde belirteceğimiz gibi imanın altı rüknü (şartı) iki cümleden oluşan şehadet kelimesinin kapsamı içindedir. Bu açıdan bakınca yukarıdaki hadis lslamın rukünlerinden birini geniş bir şekilde açıklamış olmaktadır. Fakat daha önce belirttiğimiz gibi islamın rukünleri lslamın tümü değil onun bir parçasıdır. Sayfa 10 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

11 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c.c.) ı n d ı r. Siyer/Davet Ramazan El Butiy 4- Hz.Muhammed(s.a.v) ve Davetinin Geçmiş Semavî Davetlerle İlgisi (2) Buna göre her peygamberin peygamberliği akide ile teşriî durumu kapsar. Bir peygamberin akide konusundaki çalışması, herhangi bir değişiklik yapmaksızın, önceki peygamberlerin getirdiği akidenin Özünü te'kid etmekten başka birşey değildir. Teşri'e gelince; her peygamberin şeriatı, desteklediği veya sustuğu konular hariç; önceki şeriatı yürürlükten kaldırır. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, değişik Semavî Dinler- yoktur; ama değişik şeriatlar, vardır, ilâhî kaderin, tebliğcisini, bütün peygamberlerin sonuncusu yaptığı, büyük semavî şeriat gelip yerleşinceye kadar, her sonraki şeriat, kendinden öncekini yürürlükten kaldırmıştır. Hak dine gelince, o da tekdir. Bütün peygamberler Hz. Âdemden Hz. Muhammed (s.a.v.)'e gelinceye kadar ona inanmayı emretmek ve ona da'vet etmek için gönderilmişlerdir. O «hak din» ise yalnızca İslâmiyet'tir. Hz. İbrahim de, Hz. İsmail de ve Hz. Ya'kub (Allah'ın salât ve selâmı onların üzerine olsun) da aynı Hak Din ile gönderildi. Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: Kendini bilmeyenden başka kim İbrahim'in dininden yüz çevirir? Andolsun ki biz onu dünyada beğenip seçmişizdir. O, şübhesiz ki, âhirette de muhakkak sâlihlerdendir. Rabbi ona: teslim ol dediği zaman, o, Âlemlerin Rabbine teslim oldum (müslüman oldum) demişti. Hz. İbrahim bunu oğullarına da tavsiye etti. Hz. Ya'kub da: «Ey oğullarım! Allah sizin için (İslâm) dinini beğenip, seçti. O halde, siz de (başka değil) ancak müslümanlar olarak can verin!» dedi. Hz. Musa (a.s.) da aynı hak dinle gönderilmişti. Allahü Teâlâ, Fir'avun'un büyücülerinden şöyle bahsediyor: Biz büyücüler şüphesiz ki, nihayet (ölerek) Rabbimize dönücüleriz, dediler. Sen bizden başka bir sebeble değil, ancak Rabbimizin âyetlerine onlar size geldiği zaman iman ettik diye intikam alıyorsun. (Sonra şöyle dua ettiler): Ey Rabbimiz! Üstümüze sabır yağdır, bizi müslümanlar olarak öldür. Hz. Isâ da yine aynı «Hak Din» ile gönderilmişti. Allahü Teâlâ bu konuda da şöyle buyuruyor: «İsâ onlardan (ısrar ile taşan) küfrü hissedince dedi ki: «Allah'a doğru giden yolda bana yardımcı olacaklar kim?» Havariler: «Biziz, Allah'ın yardımcıları. Allah'a inandık. Sen de (ey Isâ) şahid ol ki, biz muhakkak müslümanlarız» dediler. Bazan deniliyor ki; Hz. Musa'ya bağlı olduklarını iddia eden kişiler, tüm peygamberlerle gönderilen «Tevhid Akidesinden ayrı, başka bir akideyi niçin benimsiyorlar? Yine, Hz. Isâ'ya bağlılıklarını savunan kişiler, neden özel bir akideye inanıyorlar? Bunun cevabı Allah Azze ve Celle'nin Kitab-ı Kerim'inde bu yurduğu şu âyette verilmiştir: Allah indinde, Hak din, Islâm'dır. Kitab verilenler (başka suretle değil) ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtirastan dolayı, ihtilâfa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, şübhesiz ki, Allah hesabı pek çabuk görendir. Ve yine Cenâb-ı Hak Şûra sûresinde şöyle buyurmuştur: «Onlar ancak, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtirastan dolayı, ihtilâfa düştüler. Eğer belirli bir süre için Rabbinin verilmiş sözü olmasaydı, aralarında muhakkak hüküm verilmiş (herşey olup bitirilmiş) ti bile. Onlardan sonra, kitaba mirasçı yapılanlar da ondan mutlak bir tereddüt içindedirler. Bu duruma göre, bütün peygamberler, Allah katında gerçek din olan islâmiyet ile gönderildiler. Ehl-i Kitab, dinin tek olduğunu biliyor. Yine onlar, peygamberlerin kendileriyle birlikte gönderilen hak dinde sadece birbirlerini desteklemek ve tasdik etmek için gelmiş olduklarını, birbirine zıt, çeşitli inançlara bölünmek için gelmediklerini de biliyorlar. Fakat onlar, Yüce Allah'ın da buyurduğu gibi, kendi aralarındaki ihtirastan dolayı bu konuda kendilerine kesin bilgi gelmiş olmasına rağmen ihtilâfa düştüler, bölündüler ve, peygamberlerin söylemediklerini onlara nisbet ederek iftirada bulundular. Sayfa 11 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

12 .إ ن ك م إ إ ه ك Hanımlar Köşesi F.Betül Hanım Tesettürlü olmayan Müslüman Hanımlara... Modern sömürü dünyası çağdaşlık ilericilik kadın hakları demokrasi hürriyet eşitlik adına halkı müslüman olan ülkeleri sömürebilmek için tarih boyunca müslüman kadınları iffetlerinden soyutlamak ve aile bağlarını koparmakla emellerine ulaşmak istemişlerdir. Bu yazılarımız bu tuzaklara dikkat çekmek, tesettürlü Müslümanları uyandırmak ve tesettürlü olmayanları da uyarmaktır.. Şeytanın insana nüfuz ettiği iki temel nokta vardır. Bunlar: Şüpheler ve Şehvetlerdir. Günah işleyen bir kimsenin günahına sebep olan şey bu iki noktadan başkası değildir. Bu iki unsur, müslümanları Allah rızasını kazanacağı işleri yapmaktan, ateşten uzaklaşmaktan ve Cennete girmekten alıkoyan engellerdir. Tesettürlü olmayan Müslüman Hanımların ve Genç kızların kendileri öne sürdükleri veya başkaları tarafından öne sürülen Bahaneler ve Şüphelerin başlıcaları şunlardır: 1)-Iman Kalptedir (Inanmak yeterlidir) 2)-Ikna noksanlığı (Farziyyetine ikna olamamak) 3)-Allah beni Hidayete erdirmedi 4)-Evlenememe korkusu 5)-Yaşın küçüklüğü 6)-Tesettürü Hicap olarak değil Adet/Moda olarak görmek 7)-Cinsel Gücün bastırılması/ yok edilmesi 8)-Süslenmekten Mahrum kalmak 9)-Hicap toplumun yarısını işsiz bırakıyor 10)-Hicap uygar olmayan bir görüntüdür 11)-Beni Babam veya Kocam engelliyor IMAN KALPTEDiR Ötünmeyişinin sebebi sorulduğunda bir kardeşimiz şöyle cevaplayabilir: "iman kalptedir". Yani Iman yeterlidir, Amel etme mecburiyeti yoktur. Bu cevap örtünmeyen kardeşlerimizden gelen en meşhur cevaplardan biridir. Biraz da bu şüphe üzerinde duralım. Bu şüphenin Kaynağı: Onlar bazı hadisleri kendisiyle anlatılmak istenenin dışında tefsir etmeye çalışırlar. Hz. Muhammedin (sav) şu sözünde de olduğu gibi "Allah Teala sizin şeklinize ve Malınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar". (Muslim) Fakat onların hakikaten bunu batıla çevirmek istediğini görürsünüz. Gerçekten de Imanın mekanı kalptir. Ancak Hz. Muhammed (sav) burada imanın kalpten başka bir yerde tamamlanmayacağını da kastetmemiştir. Hadiste anlatılmak istenen amellerin kabulünde ihlasın önemini vurgulamaktır. Allah Teala amellerin yapılış biçimine bakmaz. Onun baktığı kalptir ve yalnızca kendisine adanmış niyetin içtenliğidir. Allah Teala ancak kendisine adanmış amelleri kabul eder. Bu nedenle Peygamber efendimiz (sav) göğsünü işaret ederek "takva işte buradadır (Muslim) buyurmuştur. Imanın Tanımı: Imana gelince, yalnızca kalpte sınırlı kalmasıyla iş bitmez. Kalpteki Iman, ateşten kurtarmaya ve Cennet'i kazandırmaya kafi gelmez. Ehli Sünnet alimlerinin çoğu imanın "kalp ile inanmak, dil ile ikrar etmek ve erkan ile amel etmek" olduğunda birleşmişlerdir. Bu, bütün itikat kitaplarında bulabileceğimiz bir tanımdır. Bunun dışındaki tanımlar Ehl-i Sünnet ve Cemaatin yolu değildir. Imanı yalnızca dilinde olan ve kalbiyle itikad etmeyen bir insan tasavvur edelim. Şüphesiz bu münafıklara has bir iştir. Nitekim yalnızca el ve kol ile yapılan ve kalbin inanmadığı ameller de böyledir. Rasulullah (sav) ile namaz kılan, cihad eden, onunla birlikte oturup kalkan fakat kalpleri Allah Teala'nın dinine inanmayanlar hakkında Allah Teala'nın hükmü "münafıklık", cezaları ise ateşin en alt tabakasıydı. Bunun yanısıra kim kalbiyle inanır da, uzuvlarıyla gerçekleştirmezse bu da Iblisin bir işidir. Çünkü Iblis Allah Teala'nın diriltme ve öldürme kudretine inanıp, ondan mühlet ister. Kıyamet gününe de inanır fakat bu imanını bedeniyle de pekiştireceği hiçbir şey yapmaz. "0 yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafirlerden oldu" (Bakara, 34) Kur' an-ı Kerim'de hiçbir ayet yoktur ki imandan bahsedilsin de onu amel takip etmesin. Nitekim daima "inanıp yararlı işler yapanlar" şeklinde okursun. Amel iman ile bir bütündür ve ondan ayrılması düşünülemez. Imanını kalbimde gerekçesiyle örtünmeyen bu faziletli kardeşimize işyerindeki amirinin, mesela müdürünün, ondan bir iş mesela gözetmenlik yapması, ek derslerden birini alması veya gelmeyen öğretmenlerden birinin yerine bakması ya da benzeri bir şey istediğinde ne yapacağını soralım. Acaba buna karşılık olarak "Ben müdürün benden istediklerine bütün kalbimle inandım, ikna oldum ancak benden istenileni yapmayacağım" demesi makul olur mu? Kabul edilebilir bir tarafı var mı? Bu durumda sonu ne olur? Bu, insanlardan verilen misaldir. Peki ya bu emir insanların Rabbine ait olursa...? Şimdi bu şüphe ve şehvetlerin en önemlilerini sergilemeye çalışacağız. Sayfa 12 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

13 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c.c.) ı n d ı r. Gençliğe Hitabe Sohbetler/Düşünceler Misafir Kalemler Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik... Zaman bendedir ve mekân bana emanettir! şuurunda bir gençlik... Devlet ve milletin büyük çapa ermiş yedi asırlık hayatında; Ilk ikibuçuk asrını aşk, vecd, fetih ve hâkimiyyetle süsleyici; Üç asrını kaba softa ve ham yobaz elinde kenetleyici; Son bir asrını, Allah ın Kur an ında Bel hüm edal dediği hayvandan aşağı taklitçilere kaptırıcı; En son yarım asrını da işgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, Türk ü madde planında kurtardıktan sonra, ruh planında helak edici tam dört devre bulunduğunu gören... Bu devreleri yükseltici aşk, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önünde dimdik bekleyen bir gençlik!.. Gökleri çökertecek ve yeni kurbağa diliyle bütün dikey leri yatay hale getirecek bir nida kopararak, Mukaddes emaneti ne yaptınız? diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik!.. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik!.. Halka değil Hakk a inanan, meclisinin duvarında Hâkimiyyet Hakk ındır! düsturuna hasret çeken, gerçek adaleti bu inanışta ve halis hürriyeti Hakk a kölelikte bulan bir gençlik!.. Emekçiye, Benim sana acıdığım ve yardımcı olduğum kadar sen kendine acıyamaz ve yardımcı olamazsın! Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başıboş bırakılamazsın!, kapitaliste ise Allah buyruğunu ve Resul ölçüsünü kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça, serbest nefes bile alamazsın! ihtarını edecek... Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakına sahip bir gençlik!.. Birbuçuk asırdır yanıp kavrulan, bunca keşfine ve oyuncağına rağmen buhranını yenemeyen ve kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığını, Türk ün de yine birbuçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını çözecek ve her sistem ve mezhep, ortada ne kadar hastalık varsa tedavisinin ve ne kadar cennet hayali varsa hakikatinin İslam da olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslam âlemine, bütün insanlığa nümunelik teşkil edecek bir gençlik!.. Kim var? diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert Ben varım! cevabını verici, her ferdi Benim olmadığım yerde kimse yoktur! duygusuna sahip bir dava ahlakını pırıldatıcı bir gençlik!.. Can taşıma liyakatini, canların canı uğurunda van vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nisbette strateji ve taktik sahibi bir gençlik!.. Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle, zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin bir gençlik!.. Bugün, komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, çıkartma kağıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, fuhş albümü gazetesi, şaşkına dönmüş ailesi ve daha nesi ve nesi, hasılı, güya kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden silkip atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine, telkin ve temmiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, tek başına onlara karşı durabilecek ve çetinler çetini bu işin destanlık savaşını kazanabilecek bir gençlik!.. Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski nesillerden hiçbirini beğenmeyen, onlara Siz güneşi ceketinizin astan içinde kaybetmiş marka müslümanlarısınız! Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başınıza gelmezdi! diyecek ve gerçek müslümanlığın ne idüğü nü ve nasıl ını gösterecek bir gençlik!.. Tek cümleyle, Allah ın kâinatı yüzü suyu hürmetine yarattığı Sevgilisinin âlemleri manto gibi bürüyen eteğine tutunacak, O ndan başka hiçbir tutanak, dayanak, sığınak, barınak tanımayacak ve O nun düşmanlarını ancak tabur farelerine denk muameleye layık görecek bir gençlik!.. Bu gençliği karşımda görüyorum. Maya tutması için otuz küsur yıldır, devrimbaz kodamanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp, bir ömür Allah a hamd etmek makamındayım! Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim, manevî babanın tabutunu musalla taşına, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını da gediğine koymandır! Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes! Ey kahpe rüzgar! Artık ne yandan esersen es! Allah ın selamı üzerine olsun! Necip Fazıl Kısakürek Sayfa 13 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

14 Seyahat, Kanun, Nizam, tebaiyet, külfet, intihap, şekavet, saadet, ihtiyar, serseri.إ ن ك م إ إ ه ك Mizah Köşesi Aşağıdaki kelimelerin manalarını Bulmacamızda bulmaya çalışınız. Yolculuk, Yasa, Düzen, tabi olma, ağırlık, tercih, sıkıntı, mutluluk, seçme, başıboşluk Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; ALLAHIN RAHMETİ Yağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür pencereyi açar : -Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?, der. Zavallı adam eli mahkum sırılsıklam olur. Ertesi gün hocanın komşusu hocayı yağmurdan kaçarken görür ve hocaya bir ders vermek ister : -Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun, der. Hoca hiç durmadan yoluna devam eder ve komşusuna şöyle der : -Ben rahmetten kaçmıyorum sadece Allahın rahmetine basmamak için çabalıyorum. SOBADAKİ HİKMET Fizikçi, Matematikçi, Kimyacı, Jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; Jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; Matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: "Boru yetmedi." Sizce Kimin söylediği doğru? Sayfa 14 MUHACIRUN DERGISI YIL-1/ SAYI-7 ŞA BAN 1433 / TEMMUZ 2012

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır.

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Lise 2. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Video Ders Anlatımları Oruç Hac ve Zekat Video Ders Anlatımı 2.2. Oruç İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

yollarla elde edilmiş ve geçerliliği kabul

yollarla elde edilmiş ve geçerliliği kabul Sürekli gelişmekte olduğu için kesin bir tanımı yoktur. Bilim, bilim insanlarınca belli yollarla üretilmiş bilgi birikimi olarak tanımlanabilir. Bilim güvenilir bilgi kaynağıdır. Bilim yöntem olarak düşünüldüğünde

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ http://www.dilbilimi.net/akademik_turkce.html Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN Son Güncelleme: 14 Şubat 2015 1 Açıklama:

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

İBADET 1 İBADET NEDİR?

İBADET 1 İBADET NEDİR? İBADET 1 İBADET NEDİR? Allah ın rızasını kazanmak ve ona yakın olmak için Allah tarafından emredilen Peygamberimiz tarafından uygulamalı olarak gösterilen namaz, oruç, hac gibi davranışlara denir. Ayrıca

Detaylı

TOKAT İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL İRŞAT PROGRAMI VAAZ SİSTEMİ

TOKAT İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL İRŞAT PROGRAMI VAAZ SİSTEMİ S.N. ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAP CAMİ TOKAT İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL İRŞAT PROGRAMI VAAZ SİSTEMİ 1 Ahmet ERDEM İl Müftüsü ALİPAŞA C. MERKEZİ 2 Doç.Dr. Hüseyin ÇELİK Öğr. Gör. BEHZAT C.

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 İçindekiler Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 Amacımız... 15 Peygamberimiz in Muhteşem Zarafeti... 17 Ramazan da Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi... 19 Evladınızı Böyle Yetiştiriniz!... 22 Çifte Kültür...24 Arslanm

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Ramazan aynı zamanda Kur'an'ın indirilmeye başlandığı aydır. Kur'an, 27 Ramazan 610 tarihinde (Kadir gecesi) indirilmeye başlamıştır.

Ramazan aynı zamanda Kur'an'ın indirilmeye başlandığı aydır. Kur'an, 27 Ramazan 610 tarihinde (Kadir gecesi) indirilmeye başlamıştır. İslam da oruç tutmanın farz olduğu ay Ramazan dır. Mübarek üç ayların üçüncüsüdür. Kamerî/Hicrî aylar arasında dokuzuncu sıradadır. 11 Ayın Sultanıdır. Ramazan ayına yetişen akıllı ve bâliğ (ergen, evlenecek

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

[ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız.

[ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız. [ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız. [ 0002 ] Çalışarak kazanç sağlama yollarını aramak, Müslüman olan her erkek ve kadın için bir farzdır. [ 0003 ] Akılca en mükemmeliniz,

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ [ Türkçe ] الحكمة من تشريع الزكاة [باللغة التركية [ Muhammed b.salih el-useymin محمد بن صالح العثيمين Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden:

Detaylı

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK ESOGÜ.İlahiyat Fak. İslâm Dini, ferdin toplum içinde uyumlu, güvenilir ve hoşgörülü olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler getirdiği gibi, onun

Detaylı

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar üzerindeki hakkıdır. (Al-i

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

Mehmet MARANGOZ C.vaiz Yunusemre C. T.Ö. Fatih YILMAZ C.vaiz 50. Yıl C. T.Ö. İsmail GÜVEN Vaiz Koca C. Ö.Ö. 2

Mehmet MARANGOZ C.vaiz Yunusemre C. T.Ö. Fatih YILMAZ C.vaiz 50. Yıl C. T.Ö. İsmail GÜVEN Vaiz Koca C. Ö.Ö. 2 NAZİLLİ MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI RAMAZAN AYI MERKEZVE DIŞ MAHALLE VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI V A A Z E D E N İ N ADI SOYADI ÜNVANI YERİ VAKTİ TARİHİ GÜNÜ KONUSU Mehmet SAVAN Vaiz Beşeylül C. T.Ö. 1 İsmail GÜVEN

Detaylı

Şeytan Der ki Ey İnsan!..

Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Dengenin engelidir, şeytanların çengeli, Eûzu besmeledir, çengellerin engeli. KUR ÂN DİYOR Kİ! (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: Şüphesiz Allah size gerçek

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Written by Administrator Monday, 10 November 2014 11:37 - Last Updated Monday, 10 November 2014 11:49

Written by Administrator Monday, 10 November 2014 11:37 - Last Updated Monday, 10 November 2014 11:49 ORUÇLA İLGİLİ, DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR 1. Yanlış Söz: Diyorlar ki: Bir kimsenin, akşam vakti girdikten ve ertesi günün orucu için niyet ettikten sonra bir şey yemesi veya içmesi câiz değildir. Doğrusu:

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

Sonpeygamber.info web sitesi Ramazan ayında çokça sorulan sözcüklerin anlamlarını bir araya getirdi.

Sonpeygamber.info web sitesi Ramazan ayında çokça sorulan sözcüklerin anlamlarını bir araya getirdi. On5yirmi5.com Ramazan Sözlüğü Sonpeygamber.info web sitesi Ramazan ayında çokça sorulan sözcüklerin anlamlarını bir araya getirdi. Yayın Tarihi : 14 Temmuz 2013 Pazar (oluşturma : 12/15/2015) Ramazan:

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI HAFTA 1 6 DİN, İMAN VE İNSAN 2 6 ALLAH-İNSAN VE ÂLEM İLİŞKİSİ 3 6 ALLAH A İMAN 4 6 MELEKLERE İMAN 5 6 KİTAPLARA İMAN 6 6 PEYGAMBERLERE İMAN 7 6 AHİRETE İMAN 8 6 KADER VE KAZAYA İMAN 1. Dinin İnsan Hayatındaki

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

İ M A N. Temel Bilgiler II. Allah ın Sıfatları Allah ın sıfatları Zâtî ve Subûtî olmak üzere iki çeşittir. ALLAH A İMAN. 1- Zâtî (Özel) Sıfatlar:

İ M A N. Temel Bilgiler II. Allah ın Sıfatları Allah ın sıfatları Zâtî ve Subûtî olmak üzere iki çeşittir. ALLAH A İMAN. 1- Zâtî (Özel) Sıfatlar: İtikad İtikad Ünitesi Ünitesi İmanın Tanımı İmanın Tanımı İman, güven içinde olmak, tasdik etmek ve inanmaktır. Allah tarafından Peygamberimiz (s.a.v.) e gönderilen esaslara gönülden inanmaktır. İman,

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Yüce Allah tan korkmak her insanın görevidir. Allah ın korkusu kendisini birçok hayra varis kılacaktır. Aslolan şudur ki, hayırlı insan Yüce Allah ın söylediğine göre

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları [ ثريك Turkish ] Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2012-1433 أكسام احلكم اتللكييف للصيام «باللغة الرتكية»

Detaylı

Bunlari düsün Rica ediyorum sen sağlıklısın Ve seni vesvese ile düsündüren sey sana her zaman sorun getirir ve vesvese şeytan'in bir kapisidir.

Bunlari düsün Rica ediyorum sen sağlıklısın Ve seni vesvese ile düsündüren sey sana her zaman sorun getirir ve vesvese şeytan'in bir kapisidir. Sizlere cok önemli bir konuyla ilgili bir soruya cevap verecegim bu soru cok ama cok önemli bir soru ve bütün insanlari ve bütün müslümanlari ilgilendiriyor Konu şeytan ve vesvese'yle ilgili ve bizi kötü

Detaylı

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları Ön Söz Bu dergide namaz ibadetinden bahsedilmektedir. Namaz ibadetinin bize kazandırdıklarını, nasıl namaz kılacağımızı, namazın içindeki ve dışındaki şartları vb. gibi konuları özetlemektedir. Dergi kolay

Detaylı

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI 5 İÇINDEKILER ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI ÖZET 18 1. MESELE: ZEKÂT VE FİTRENİN AYNI OLUŞU 21 Zekât 21 Fitre (Sadaka-i Fıtr) 22 Sadaka 22 Zekât ve Fitrenin Hikmeti 22 Zekât ve Fitrenin Aynı Oluşu

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür:

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Namusa Saldırı 327 NAMUSA SALDIRI Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Hayayı Ortadan Kaldıran Fiiller 1- Bir kadınla zina etmeye veya bir erkekle ilişkide bulunmaya

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Aşure Günü zerre kadar sadaka veren kimseye, Allahü teâlâ Uhud dağı kadar sevap verir. [Şir a]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Aşure Günü zerre kadar sadaka veren kimseye, Allahü teâlâ Uhud dağı kadar sevap verir. [Şir a] Muharrem in onuncu gününe Aşure Günü (10 Muharrem 1433/5 Aralık 2011 Pazartesi), dokuzuncu günü ile onuncu günü arasındaki geceye de Aşure Gecesi denir. Muharrem ayı, Kur ân-ı kerîmde kıymet verilen dört

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Üç Aylar ve Regaip Kandili nin Fazileti Salı, 29 Nisan 2014 19:17

Üç Aylar ve Regaip Kandili nin Fazileti Salı, 29 Nisan 2014 19:17 Üç aylar diye bilinen Recep, Şaban, Ramazan aylarına giriyoruz.30 Mayıs Çarşamba günü Receb-i Şerif başlıyor. Bizleri bu mübarek aylara kavuşturan Yüce Rabbimize binlerce hamd-ü senalar olsun. Bu ayların

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı