Türkiye de İletişim Araştırmalarının Geleceği. irfan Erdoğan

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye de İletişim Araştırmalarının Geleceği. irfan Erdoğan"

Transkript

1 Türkiye de İletişim Araştırmalarının Geleceği irfan Erdoğan Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar diyor atasözü. Kovulan söylediyse bunu, muhtemelen dokuzuncu köyü terk ederken söylemiştir ve başka köye kabul edilmeyerek dışarıda, kendi başına, ölmüştür. Kovan köylüler söylediyse bunu Kovan köylüler şantaj ve korku vermek için olsa bile söylemez bunu, çünkü doğruyu söylemiş olurlar: Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar! Bu makalede Türkiye de iletişim araştırmalarının geleceği, araştırmaların öncesi, şimdiki durumu ve küreselleştirilen ekonomik, siyasal, kültürel ve akademik pazar koşulları göz önünde bulundurularak incelendi. 1 Türkiye de iletişimle ilgili araştırmalar nicel ve nitel bağlamlarda giderek artmaktadır. Bu artış yeni iletişim fakültelerine gereksinim olması ve bu gereksinimden dolayı bu fakültelerin kurulması ve sayısının 27 ye çıkması, akademik alanda bilgi üretimine yönelen ciddi bir dönüşüm olması ve akademisyenlerin ilgilerinin akademik araştırma üzerine yoğunlaşması gibi nedenlerle olmamaktadır. Ayrıca görece nicel çokluğun ve farklılaşmanın olması akademik değere sahip, sosyal anlamlılık taşıyan ve bilgi üreten iletişim araştırmalarının yapıldığı anlamına da gelmez. Nicel artışın ve ilgi farklılaşmasının nedenleri Türkiye de var olan egemen kültürel yapı (süregelen iş yapış biçimi ve anlayışı) üzerine çökertilen ve küresel pazara entegre olma zorlamaları ve çabalarıyla oluşan koşullarda yatmaktadır. 2 ARTAN YÖNETİMSEL BİLGİ ELDE ETME GEREKSİNİMİ Küresel pazarın 3 planlı olarak getirdiği ve kaçınılmaz olarak oluşturduğu koşullar altında devlet kurumları ve özel sektör kendileri için işlevsel olan ve amaçlarına ulaşmayı kolaylaştıran yönetimsel bilgi elde etme amacıyla kullanılan araştırmalar yapma/yaptırma zorunda kaldılar: Kamu sektöründe bugün git yarın gel politikası ve rüşvet kültürünün kabalığının yerini, daha ince ve karmaşık süreçlerden geçerek ilgi, kibarlık, rızayla katma ve katılma almaya başladı. Özel sektörde müşteri (bireyler, kurumlar ve diğer şirketler) 1 Bu makale ampirik verilere dayanmayan nitel bir değerlendirmedir. Bu makalede ileri sürülen varsayımlar ampirik verilerle test edilebilir ve edilmesi gerekir. Hatta bu test, benim sunduğum varsayımların zıddını savunan varsayımları da test ediyor olabilir ve olmalı. 2 Bu nedenler ve nedensellik bağlarıyla ileri sürülen varsayımlar bir yaşam boyu edinilen bilgilerin özlü sentezini oluşturmaktadır. Bu varsayımların geçerliliği birden fazla araştırmayla sınanmalıdır. Bu sınamada amaç bu varsayımların ortaya atıklarının, yaşanan gerçeği ve bu gerçeği biçimlendiren örgütlü ilişkiler yapısını yeterince açıklayıp açıklamadığı; yani teorik inşanın veya teorik öğelerin gerçeği yakalayıp yakalamadığı olmalıdır. 3 Küresel pazar kavramını ekonomik, siyasal, kültürel ve bilinç yönetimi pazar yapısı ve ilişkileri anlamında kullanıyorum.

2 ilişkileri kısa dönemli vurgun biçiminden karşılıklı fayda ideolojisiyle desteklenen uzun dönemli sürdürülebilirliliğe dönüşmeye başladı. Bu dönüşümler kamu sektöründe büyük çoğunlukla Avrupa Birliği, IMF ve Dünya bankası gibi dış güçlerle olan ilişkilerin getirdiği değişim taleplerinden gelmektedir. Bunun sonucu olarak devlet kurumları göstermelik ve kandırmaca da olsa, örneğin halkla ilişkilerle ilgili incelemeler yapmaya başladılar; belediyeler zehir saçan otobüslerin ve minibüslerin güzergahında Ankara nın havasının çiçek gibi olduğunu iddia eden ve bir başka gözle bakarsak, Ankara yı çok daha güzel göreceğimizi söyleyen reklam/propaganda panoları astılar. Çevreyi mahvedenler çevremizi koruyalım sloganları üretmeye başladı. Özlüce görüntüsü doğru veya çekici, ama içi (özü) egemen sahtekarlılığı taşıyan pratikler yaygınlaşmaktadır. Egemen aylaklık ve gereğini yapmadan iş yapma kültüründe küresel pazarın sunduğu imkanlarla ve getirdiği zorlamalarla ortaya çıkan pratikler, örneğin, iletişim araştırmaları devlet kurumlarının araştırma yoluyla ulusal bütçeden ayrılan ve/veya uluslararası kuruluşlardan alınan fonları paylaşma mekanizması olarak da işe yaramaktadır: Yani, bu araştırmalar kaynakların aktarılmasında meşrulaştırma ve kitabına uydurma mekanizmaları olma ötesinde en küçük bir yönetimsel karar vermeye yardımcı karaktere sahip değildir. Türkiye deki dev projeler ve yeni sanayi siteleri gerekli trilyonları alabilmek için projenin kağıt üzerindeki tasarımında en modern tesisi kurarlar ve işletirler. Ama gerçek pratikler çoğu kez kağıt üzerindekiyle örtüşmez: Sahtekarlık, vurgun, kaynakları kötüye kullanma ve en az çaba ve üretimle en fazla kazancı elde etme pratikleri. Yönetimsel karar vermeye, programcıların program yapmalarına ve içerik biçimlendirme kararlarına hiç bir faydası olmayan, bilimsel değerde araştırma olmayan araştırmaya örnek olarak TRT nin 2000 başlarında yaptırdığı araştırmalar verilebilir. RTÜK ve benzeri kurumların dergilerinde sundukları araştırma sonuçları ise daha çok kendine destek sunma ve basit propaganda amaçlı olarak yapılmaktadır; dolayısıyla ne akademik değere sahiptir ne de yönetimsel bir faydaya. 4 Özel sektöre gelince, zorunluluk gene hem dış güçlerin koyduğu ölçütler hem de yeni pazar koşullarından kaynaklanmaktadır. Bu zorlamayı da şimdilik büyük şirketler hissetmektedir. Orta ve küçük boylu şirketlerin karar vermeyle ilgili olarak inceleme 4 Bunlar sadece birkaç örnek. Ben kamu kurumlarının yaptırdığı araştırmaların, hatta Devlet İstatistik Enstitüsünün araştırmalarının belli bir bölümünün, muhtemelen çoğunun, ciddi geçerlilik ve güvenirlik sorunlarıyla dolu olduğunu tahmin ediyorum. Örneğin, belediyede veya ilgili bir kurumda çalışan bir sorumluya çöplüklerdeki atıklar koku yayıyor mu? diye sorulduğunda (ki bu ve benzeri sorular yanlış kaynağa giderek sorulmuştur ve sorulmaktadır) alınan sonucun doğru olma olasılığı çok azdır. Gene uluslararası fonla desteklenen bir diğer örnek verelim: İnsanların düşünceleri öğrenilmek isteniyor. Öğrenilmek istenenlerden biri de yoksulluğun nedenleri hakkında insanların ne düşündüğü. Kapalı uçlu sorularla sekiz kadar neden verilmiş ve insanların bu nedenlere katılıp katılmadıkları sorulmaktadır. Seçenekler yoksulum, çünkü yol yordam bilmiyorum, eğitimsizim, çok çocuk yapıyorum gibi kişinin yoksulluğun nedenlerini kendinde bulmasına yönelik ifadelerle doldurulmuş. Bu tür araştırmada bilerek veya bilmeyerek bilişler yönlendirilmektedir. Eğer insanların yoksulluk hakkında ne düşündüğünü bilmek istersen, açık uçlu soru sorarsın; o söyler sen kaydedersin. Ama amaç propaganda ve bilinç yönetimi olunca, sorular ve seçenekler yukarıdaki gibi biçimlendirilir.

3 yaptırması gibi kaygı ve bunun için kaynak ayırma söz konusu değildir. Onlarda karar vermede bireysel tecrübe ve başarıyı kopyalama egemendir. Özel iletişim şirketlerinin izleyici rating sistemi medya sektörüyle reklamcılar arasındaki ilişkiyi düzenlemek için geliştirilmiştir ve bu bağlamda izleyici incelemeleri sürekli olarak yapılmaktadır. Bu rating sistemindeki örneklem Türkiye deki izleyicileri/dinleyicileri temsil etmezler, çünkü tüketebilecek kapasitedeki insanlar arasından ve bu insanların olduğu cografyadan seçilmişlerdir: Önemli olan tüketim potansiyeli olan kitleden örneklem alarak bir rating sistemi yaratmaktır. İletişim dışındaki özel şirketler ise marka imajından tutundurmaya kadar çeşitli nedenlerle pazarla ilgili belirsizlikleri ortadan kaldırmak (bilgi toplamak) için pazar araştırmalarında iletişime yer vermektedir. Fakat kaynakların önemli bir kısmı reklamdan geçerek bilinç yönetimi işine ayrılmaktadır. Reklamcıların da reklam kampanyası hazırlarken geçerli ve güvenilir veri toplama ve değerlendirme işine girdikleri beklenmez. Henüz bilimsel araştırma ile elde edilen bilgilerden yararlanarak şirketlerin yönetimsel karar vermeye başladıkları söylenemez. Büyük şirketler bu işin daha başındalar. Dikkat edilirse, pazar koşulları ve değişim baskıları doğal olarak ilgilileri bu gereksinimler ve özel çıkarlar çerçevesinde araştırma yapmaya itecektir. Aynı zamanda iletişim araştırmaları yapan firmaların çıkmasına ve artmasına neden olacaktır. Sadece İstanbul daki reklam ve halkla ilişkilerle ilgili firmaların bolluğu bunun önde gelen göstergelerinden biridir. Elbette bu zorlamalar aynı zamanda kurumların ve firmaların kendi içlerinde araştırma yapan bölümlerine iletişimi eklemelerini veya halkla ilişkiler birimlerini de açmalarını da yaygınlaştıracaktır. Günümüzde belediyeler dahil Devlet kurumlarında halkla ilişkiler bölümlerinin olması, büyük boylu şirketlerin hemen hepsinde bu tür araştırma birimlerine rastlanması bu nedenledir. Demokratikleşme, özgürleşme gibi iddialar değişim için itici nedenler değil, daha çok yeni koşulları ve ilişki biçimlerini pazarlayan bilinç yönetimi mekanizmalarıdır. Yirmi birinci yüzyılın egemen iş yapış biçiminin sürdürülebilirliliği (sürdürülebilir kalkınma) bu iş yapış biçimini destekleyen bilincin yaratılmasına ve sürdürülmesine bağlıdır; çünkü sistem kendinin özgür rızaya dayandığını iddia etmektedir. ARTAN BİLİŞ/BİLİNÇ YÖNETİMİ GEREKSİNİMİ Yukarıdaki nedenlere bağlı olarak gelen bir önemli neden de bilinç yönetimi gereksiniminin giderek artmasıdır. Bilinç ve davranış yönetimi gereksiniminin artmasının temelinde kitle üretiminin kitle tüketimine ve bu tüketimin sürekliliğine bağlı olması yatar. Kitle tüketimi ise klasik ekonomik rasyonelliğin üzerine çökertilen (a) gösteri ve gösteriş kültürünün, (b) ahmakça tüketimin, (c) özün, kimliğin ve değerin satın alma ve kullanma yoluyla elde edilmesinin egemenliğini gerektirir. Bu gereksinim de insanların beşikten mezara kadar sürekli beyinlerinin yönetimiyle ve bu yönetimi besleyen ve destekleyen mekanizmaların kurulması ve işlemesiyle mümkündür. Bu da küresel sömürünün kendini demokrasi ve özgürlük olarak sunma, yoksulluğun ve yoksunluğun nedeni olarak bireyin kendi psikolojik ve mental durumunu gösterme, verimliliğin (dolayısıyla karın) artırılması zorunluluğu ve bu zorunluluğun çalışanları maksimum faydayı sağlayacak biçimde

4 çalışmaya gönüllü olarak katma, esnek üretim propagandasıyla sendikalaşmayı ortadan kaldırma, aptalca tüketim için insanların bilişlerini belli seviyede tutma gibi yoğun ve sürekli faaliyetler ağıyla sürdürülmektedir. Küresel sömürüyle ve artan zor yaşam koşullarıyla birlikte insanların işlenmiş bilişten geçerek geri-zekalılaştırılması (=bilinçlerinin küçük yaştan başlayarak şekillendirilmesi ve yaşında dondurulması) gerekmektedir. Bu gereksinim sürekli olarak insanların düşünceleri, davranışları, tutumları, değerleri vb ile ilgili bilgi toplamayı ve bu bilgiden hareket ederek politikaları gözden geçirmeyi gerektirir. Bu da yönetimsel iletişim araştırmalarının önemini artırır. Bu araştırmalar çoğu kez geniş nüfus kullanarak anketle yapılan survey research biçimindedir. ÇALIŞMAMA KÜLTÜRÜNÜN PARAYLA BULUŞMASI Türkiye de örgütlü yapılarda egemen olan kültüre üretmeyenler arası dayanışma kültürü adı verilebilir. 5 Dolayısıyla bu özel dayanışma kültürüyle haksızlıkların egemen olduğu maddi ve manevi zenginlikler ve yoksulluklar üretilir. Bu kültürde tembellik ve tembeller arası işbirliği her gün tekrarlanan günlük pratiktir. Bürokratik mertebenin her kademesi birbirini destekleyen çanak yalama ve yalakalık zincirinden oluşur. Çay ve kahve ile zenginleştirilen dedikodu büyük çoğunluğun günlük üretim biçimidir. Üst kademedeki küçük azınlık milyarlar ve trilyonları paylaşan ilişkiler ağında mekik dokurlar: Üretmeden üretileni paylaşırlar. Bu kültürde çalışan insan bir yere varamaz; çalışan biri egemen iş yapış biçimiyle ters düşerse (o örgütlü yapının aylaklık ve yalakalık düzenini doğrunun yapılmasını isteyerek tehdit ederse), dışlanır, kösteklenir, gerekirse dokuz köyden kovulanın durumuna düşürülür. Bu tür kültür sadece kamu kurumlarında egemen değildir; aynı zamanda özel üniversitelerde de siyasal bağlantılar, dostluk ve ahbaplık ilişkilerinden geçerek devam etmektedir. Kamu üniversiteleriyle özel üniversitelerdeki farklılıklar sadece özel üniversitelerde imaj yapma ve gösteri kültürünün yoğun bir şekilde işlenmesinde yatmaktadır. Önemli olan mümkün olduğu kadar çok müşteriyi (öğrenciyi) çekmek ve onları planlı bir şekilde hazırlanmış çekici ortamlarda ve popüler faaliyetlerle memnun etmek. Derslere giren öğretim elemanlarının önemli bir bölümü derleme toplama ve doktorasını bitirmemiş veya yeni bitirmiş kişilerdir. Çok küçük azınlık kamudan emekli olmuş profesörlerden oluşmaktadır. Öğretim elemanlarının önemli bir kısmı uzmanlık alanları dışındaki bölümlerde istihdam edilmektedir. Kamu üniversitelerinde, özellikle sosyal bilimlerde, profesörlerin belli bir kısmı derslerine yardımcılarını göndermektedir. Daha kötüsü önemli bir kısmı yasal olarak gerekli ders yükünü bile yüklenmemektedir. Bunlardan bazıları kendi okulunda ders vermezken, başka okullarda ders vererek ek gelir sağlamaktadır. Özel okullarda olduğu gibi kamu okullarında ders verenler artan bir şekilde bir akademisyenden çok başarıyı iyi müşteri ilişkisinden ve satıştan geçerek elde eden bir tezgahtar gibi dönüşüme uğramakta veya biçimlenmektedir. Türkiye'de özellikle sosyal 5 Burada veya başka yerde ben kişilere yönelik bir ithamda bulunmuyorum; her gün yaşadığım ve gözlemlediğim bir egemen ortamı ve ilişkileri anlamlandırıyorum. Kişisel bulanlar veya akademiye saldırıyor veya hakaret ediyor diyenler çıkabilir; ben sadece bir durum değerlendirmesi yapıyorum. Yanlış ise, bunun gerekçeli olarak bir makaleyle açıklanması gerekir. Yarası olan gocunur ile açıklanacak bir karşıtlıkla değil.

5 bilimlerde egemen olan kültürel ortamda akademisyenlerin akademik incelemeye yönelmesi beklenemez. Beklenemez, çünkü (1) aylaklık ve (2) başka işlerle uğraşma egemen; (3) örgüt kültürünün doğasından gelen herhangi bir çalışmaya yönlendirme veya maddi veya manevi ödül yok. Bu egemen kültür özellikle 2000 lerde küreselleşmeyle, özelleştirmeyle, yerelleşmeyle, Avrupa Birliğinde, IMF den, Dünya Bakasında ve çeşitli kurumlar ve vakıflardan gelen fonlarla karşılaştı. Aylıklı bürokratın sınırlı rüşvet ve haksız kazanç sağlama olasılıkları birden bire fazlalaştı. Aylak kültür küresel pazar ve pazar politikalarıyla kucaklaştı. Artık bir şeyler yapması gerekiyordu. Yapmaya başladı ve para kazanmaya da: Siyasal partilerden Dünya Bankasına kadar çeşitlenen yapılar için incelemeler yapılmaya başlandı. Bir firmaya, kuruma veya siyasal partiye anket ile veri toplayıp para kazanmak akademik girişim değildir; akademik titri kullanarak ticaret yapmaktır. Yapılabilir de. Aylaklık kültürüyle kürsel pazar kültürünün kucaklaştığı kültürle doğan melez kültürde, eskilerin bazıları devam etti ve bazıları kendilerine uygun biçimde pratikler geliştirdi. Çanak yalayıcılıkla çok faal olan kültürde profesör kadrosuna yükselmiş birinin para kazandırmayan akademik nitelikteki iletişim araştırması yapması çok enderdir. Para kazandıran incelemelerde bile işi profesörler değil alt kademedekiler yaparlar: Paylar (materyal ve materyal olmayan fayda) güç yapısına uygun bir şekilde dağıtılır: En alttaki en çok çalışan aferin veya çerez alır. Bir profesörün (veya herhangi bir akademisyenin) kendi başına, hiçbir diğer zorlayıcı etken olmaksızın, inceleme yapması için egemen kültürel ortama aykırı bir kişiliğe sahip olması gerekir ki bu da çok istisnai bir durumdur. YASAL KURALLARIN ZORLAMASI Akademik alanda inceleme yapma gereksinimi akademik kadroda yükselmek için getirilen kurallar nedeniyle doğmaktadır. Ne yazık ki felsefe, epistemoloji ve metodolojide bilgi yokluğu veya azlığı nedeniyle, iletişim alanında bu amaçla yazılan makalelerin ve yazılan kitapların felsefi, epistemelojik ve metodolojik, dolayısıyla akademik değerleri oldukça şüphelidir. Günümüzde 27 iletişim fakültesinden sadece birkaç tanesinin çıkarttığı dergiler var. Bu dergilerde ve diğer akademik dergilerde iletişim alanında ciddi araştırmaya dayanan bir makaleye rastlamak çok güçtür. Bu dergilerdeki makalelerin büyük çoğunluğu profesör ve doçent olmayanlar tarafından yazılmıştır. Yök ün son zamanlarda koyduğu yardımcı doçentlik ve doçentlikle ilgili kuralları çiğnemek, bükmek, işe yaramaz hale getirmek için yoğun çabalar harcanmaktadır. YÖK ün getirdiği kurallar nedeniyle yardımcı doçent ve doçent olmak isteyenler zorunlu olarak bir şeyler yazmaktadır. Bu zorunluluk da kaçınılmaz olarak iletişim araştırmalarının yapılmasını getirmektedir. Bu araştırmaların önemli bir kısmı bilimsel yöntem sorunları, dolayısıyla geçerlilik ve güvenirlilik sorunları taşımaktadır, fakat hiç değilse, zorunlu bir girişim yaratılmıştır. Ayrıca, bu araştırmalar da artan bir şekilde yukarıda ilk zorunlulukla ilgili endüstriyel ilişkilerdeki değişimin getirdiği faydalı durum nedeniyle akademik karakterden uzaklaşıp, yönetimsel inceleme karakterine dönüşmektedir. Bu dönüşüme doktora ve master tezleri de dahildir. Yani akademik ilgi

6 kamu ve özel sektörlere hizmet için çalışma şekline dönüşmektedir ve bu hızla artacaktır. İletişim fakülteleri Bültenlerinde kendilerini pazarlarken verdikleri derslerin endüstriyel yapıya ne denli uyumlu olduğuyla, yetiştirdikleri öğrencilerin endüstride iş bulmalarıyla ve akademisyenlerinin endüstriyle yakın ilişkide olmasıyla övüneceklerdir. Fakülte dekanları okulun açılış konuşmasında geçmiş yılın muhasebesini yaparken kimin hangi şirketten ve kurumdan para kazandıran iş yaptığı ile konuşmaya başlayacak ve onlara övgü yağdıracaktır. Bu sırada akademik çalışma ve yayın yapanlardan bahsedilmeyecek bile. Bu yapıldı ve daha da çok yapılacaktır. Elbette özel ve devlet kurumlarından yönetimsel araştırma fonu alan akademisyenler gözde akademisyenler olacaktır: Akademinin ticarileşmesi ve akademisyenlerin tüccarlaşması. EGEMENİN YENİ OLANAKLARI KONTROLÜ Yukarıdaki egemen kültüre ve ilişki tarzına bağlı olarak gelen bir diğer karakter de sosyal bilimlerde geri kalmışlığı sürdüren egemen vurdumduymazlık ve değişime karşı duran tutucu saldırganlıktır. Bilim, yöntembilim, bir tezin yöntembilimsel yapısı, araştırma gereği, akademik ilgi vb hakkında akademik dünyada çıkara, tembelliğe, düşmanlığa, kişisel husumet ve çekememezliğe dayanan inanç (faith) ve bağnazlık (prejudice) ile sürdürülen yönetimsel egemenlik ve yönetimsel ve akademik bazda iyiye doğru değişime şiddetle karşı durma, bu durumdan çıkarı olan kişilerden ve diğer kurumlardaki benzeri insanların desteğinden geçerek sağlanan örgütlü bir yapının haydutluğunu anlatır. Bu haydutluk insanlık tarihi boyu çeşitli biçimlerde kendini göstermiştir. Bu Türkiye de oldukça bol rastlanan bir durumdur. Türkiye ye değişimler (iyi veya kötü değişimler) bu haydutluğa rağmen ve ne yazık ki bu haydutların kontrolünde Avrupa Birliği, IMF, Dünya Bankası gibi dış güçlerin baskısıyla gelmektedir. MAAŞ FAKTÖRÜ Türkiye de akademik ilginin yukarıda belirtilen biçimde dönüşüme uğraması ve dolayısıyla akademisyenlerin bu tür araştırmalar yapmaya yönelmelerini destekleyen ve körükleyen bir diğer faktör de akademisyenlerin aldıkları düşük maaşlar görünmektedir. Elbette, maaşların düşük olması bu tür yönelimi teşvik eder; fakat maaşların yüksek olmasının bu tür yönelimi ortadan kaldıracağı beklenemez; ama en azından belli ölçüde bazılarını akademik etik ve dürüstlük kaygılarıyla frenleyebilir. Yeni koşullar altında, üniversiteleri belli karakterde insanların doldurması artacak ve bu insanların (akademisyen kavramını kullanmaktan kaçınıyorum, çünkü önemli bir kısmı akademisyen karakterine sahip olmayacak, bir tür iş adamı olacaktır) en çok yaptığı etkinlik kurumlara ve şirketlere hizmet için yönetimsel araştırma yapmak (ve danışmanlık gibi hizmetler) olacaktır. Türkiye de eğer iletişim alanında akademik inceleme denecek karakterde bazı incelemeler varsa, ki yok denecek kadar az, bu durum yukarıdaki egemen durumu destekleyen bir yanıttır.

7 SONUÇ Türkiye de uluslararası sermayenin ve ortak çıkarların belirlediği, IMF, Dünya Bankası, diğer ülkelerin Vakıfları ve diğer ülkelerin dolaylı olarak kurdurttuğu veya kontrol ettiği vakıflara aktarılan fonlarla, nüfus planlaması, yaygın eğitim, özelleştirme, demokratikleştirme, yoksullukla mücadele gibi amaçlarla kurulan kamu kurumlarına benimsetilen politika ve projelerle, ve uluslararası şirketlerin, Türkiye deki ortaklarının ve diğer büyük şirketlerin artan bilinç yönetimi, pazarlama, promosyon, yayılma, büyüme vb gereksinimleriyle birlikte değerlerin, tutumların, düşüncelerin ve yönelimlerin bilinmesi önem kazanmıştır. Yukarıda belirtilen koşullardaki araştırma gereksinimlerinin doğası kaçınılmaz olarak bu doğaya uygun inceleme yönelimleri getirmektedir. Akademisyenler artan bir şekilde bu egemen yapılanma içinde yer alacaklardır. Dolayısıyla akademik denen incelemelerin önemli bir kısmı endüstriyel yapının pazar gereksinimlerini ve bilinç yönetimiyle ilgili amaçlara hizmet eden betimleyici araştırma seviyesinde kalacaklardır. Ne sorusuna cevap arayan betimleyici araştırmalar küresel ve yerel pazarın yönetimsel karar vermesine yardım etmede yeterlidir. Çünkü ne olduğunun bilinmesi uygulanan politikaların (resmi ve resmi olmayan eğitimden ve iletişim medyasından geçerek yapılan ve endüstriyel pratiklerle desteklenen beyin yönetiminin) ne ölçüde başarılı olduğunu gösterir. Bu da politikaların ne tür revizyona uğraması gerektiği hakkında bilgi ve ipuçları verir. Neden ile ilgili incelemelere gereksinim ancak değişim amacı güden politikalara yardım için gereklidir. Dolayısıyla, değişim arayışları gereksinimi çıkarsa, ki bu tür incelemeler büyük ölçüde terk edilmiştir, o zaman nedenler üzerine eğilen incelemeler yapılır. Nedenler ile ilgili görünen araştırmalar kasıtlı bir biçimde araştırma adı altında belirli yönde bilgilendirme ile bilinç yönetimi amaçlı olarak kullanılmaktadır ve bu kullanım gittikçe de yoğunlaşacaktır. Bu tür araştırmalarda amaç hem insanların ne düşündüğüyle ilgili bilgi toplamak hem de anket soruları ve sorularda sunulan seçeneklerle hem anketi uygulayanlara hem de anketin üzerinde uygulandığı insanlara gerçekleri öğretmektir. Bu gerçekler de elbette belli çıkarları ve ilişki tarzlarını destekleyici bir biliş yaratmaya çalışan bir karaktere sahiptir. Şimdiye kadar akademik incelemelerde gazetecilik, radyo, televizyon ve filmle ilgili incelemeler önemli yer kaplamaktaydı. Bunların bazıları da özellikle kültür ve ideolojiyi işleyen eleştirel karakter taşımaktaydı. Reklam ve halkla ilişkilerle ilgili incelemelerin zaten hemen hepsi yönetimsel bir karakter taşımaktadır, akademik değerden yoksundur ve bu yönelim devam edecektir. Gazete, radyo ve televizyonla ilgili inceleme alanları işlevsellik, fayda içine çökertilerek daralacak ve özellikle eleştirel akademik araştırmalar önemli bir şekilde duraklayacaktır. Medyada egemen yönelim izleyiciler hakkında bilgi toplama olarak devam ederken, tüketicilerin, müşterilerin ve kamunun yönelimlerini izlemeye yönelik örgüt iletişimi içine düşen araştırmalar artacaktır. Akademik kadroda yükselme amacıyla yapılan araştırmaların doğası da yukarıdaki egemen gidişe bağlı olarak yönetimsel inceleme karakterini alacaktır. Zaten kitle iletişim alanında Türkiye de yapılan ilk araştırmalar ve bunları takip eden benzeri araştırmalar bile ampirik betimleyici karaktere sahiptir. Daha kötüsü ilk araştırmalar Amerikan güdümlü modernleşme politikalarının ve yeniliklerin yayılması adı altında gelen teknolojik araç

8 pazarının satış politikalarının ve bu pazarın bilincini destekleyicisi durumundadırlar. Artık bu tür araştırmalar endüstriyel yönetimsel karar vermeye doğrudan yardımcı bir karakterdedir ve bu devam edecektir. Akademik kadro gereksinimiyle ilgili araştırmaların eleştirel olması kadroda yükselmek isteyen akademisyen için ciddi zorluklar çıkaracaktır. Bu zorluklar özellikle iki alanda ortaya çıkacaktır: Birincisi endüstriyel yapının doğasına uygun bir biçimde şekillenmiş bir akademik atmosferde (Amerikalaşan Avrupa ya uyma ile gelen eğitimdeki değişiklikleri düşünün) oluşturulan değerlendirme ve birbirini destekleyen çıkar yapısı içinde eleştirel akademisyenlerin önüne sürekli engeller konacaktır ve yükselmeleri engellenecektir. Bu nedenle eleştirel yönelimli akademisyen sayısı yok denecek kadar azalacaktır. İkincisi endüstriyel yapıya bütünleşik bir akademik yapıda eleştirel akademisyenlere hayat şansı tanınmaması, bu tür eğilimi engelleyen endüstriyel mekanizmaların ve çıkar ortaklıklarının işlemesiyle desteklenecektir. Böylece örneğin halk, tüketici, köylü cahil, bilmiyor da ondan diye başlayan ve halkın, tüketicinin, köylünün vb eğitilmesi gerekir ile biten düşünce tarzıyla hareket edenler (yani parayı nereden ve nasıl kazanacağını bilenler) yükselirken ve fonlarla desteklenirken, üretilen sorun nasıl ve neden üretiliyor? sorusuyla soruna yaklaşanlar engellenecek ve desteklenmeyecektir. Türkiye de egemen yapı akademisyenlerin maaşlarını kısa sürede bir ev ve araba satın alacak seviyede tutarak onları satın alma ve sisteme entegre etme gereksinimini duymamıştır ve hala duymamaktadır. Bunun nedenlerinin başında da belki de akademisyenlerin önemli bir kısmının şimdiye kadar akademisyenliğin getirdiği sosyal statüyle kendini değerlendirmesi (self-actualization), sonradan siyaset alanına atılma olasılığıyla kendine verilenle yetinmesi, akademisyenlerin önemli ölçüde orta ve üst tabakadan gelmesi ve/veya kendilerini imtiyazlı sınıfla özdeştirmesi, örgütlü bir şekilde bir baskı grubu oluşturamaması (onun yerine bireysel kazançlar peşinde koşmayla yetinmesi) gelmektedir. İnsanın değerinin parayla ölçüldüğü 21. Yüzyılda akademisyenlerin, bürokratik statüleri dışında, değerleri kalmamıştır, çünkü onları değerli yapacak maaş almamaktalar. Akademisyenler değer elde edebilmek için kaçınılmaz olarak eskisinden çök daha fazla bir şekilde akademi dışına hizmete yönelecektir. Ayrıca şirketlerin ve kurumların danışman ve araştırmacı gereksinimlerinin artmasıyla ortaya çıkan çekme de bu yönelimi teşvik etmektedir. Üniversitenin başarısını öğretim üyesinin yaptığı akademik incelemeler ve yayınladığı kitaplar ve de topluma yaptığı hizmetlerle değil de özel şirketlerden ve çeşitli çıkar kurumlarından aldıkları araştırma fonlarıyla değerlendiren bir yapı iletişim fakültelerinde oluşmaktadır. Şu akademisyenimiz bilmemne vakfından veya şirketinden şu araştırma fonunu kazandı diye övgüyle başlayan bir yıllık faaliyet değerlendirmesine Amerikanın özel üniversitelerinde bile rastlanmazken, Türkiye nin kamu üniversitelerinde rastlanmaya başlandı ve bu gittikçe de artacaktır, çünkü bu akademik olmayan tutum hem endüstriyel çıkarlara hem de üniversiteyi bu amaçla kullanan öğretim üyelerinin çıkarlarına uygun düşmektedir. Bu durum Türkiye de son yıllarda ve artan bir şekilde üniversiteyi dışarı iş yapan bir kurum ve üniversite öğretim üyelerini de bu işi yapan aktörler durumuna düşüren dönüşüme önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. İletişim Fakülteleri, bir dişçilik veya tıp fakültesi gibi pratikle halka hizmet vererek para kazanacak ve bu sırada bu pratiğin incelemesini yapacak bir karaktere sahip

9 değildir. Halkla İlişkiler bölümünün pratiği, profesyonel halkla ilişkilerin gerçek hakkındaki imajları biçimlendirme doğası nedeniyle, halka hizmet ederek para kazanmak ve bu sırada bu pratiği inceleyerek daha iyi hizmet olasılıkları elde etmek olamaz. Çünkü bu, pratiğin egemen doğasına aykırıdır. Onun yerine ya devlet kurumlarına, ya siyasal partilere ya da özel şirketlere (yani özel çıkarlara) hizmet edebilir ve incelemeleri de bu pratiğin doğasını yansıtmak zorundadır. Halkla ilişkiler incelemeleri bu şekilde olmuştur ve bu şekilde olmaya devam edecektir. Daha kötüsü imaj yapılandırma, esnek üretim, pazarlama, kültürler arası iletişim, vücut dili ve empati vb eğitim ve öğretimle biçimlendirilen ders programıyla bu durum daha çok destek bulacaktır. Dolayısıyla halkla ilişkiler bölümleri ve öğretim üyelerinden akademik bir formasyon ve akademik faaliyet beklenemez. Kurumlara, şirketlere, siyasal partilere ve diğer özel çıkarlara bol bol hizmet beklenir, ki böyle olmaktadır. Gazetecilik alanı zengin bir inceleme olanakları sağlamasına rağmen, kısırlaşmıştır ve daha da kısır bir alana dönüşecektir. Radyo zaten akademik ve yönetimsel incelemede ilgi bulmayan bir alan durumundadır ve bunun değişeceği de beklenemez. Televizyon başından beri en yoğun ilgi toplayan inceleme alanı olmuştur. Buradaki gelişme daha çok siyasal seçim süreçlerinde parti kampanyaları ve seçmenlerin tercihleriyle ilgili periyodik yönetimsel incelemelerin yaygınlaşması, vücut dili, empati, imaj yapılandırma ve etkili iletişim prensiplerini öğreten/açıklayan iletişim şarlatanlarının kurumlar ve şirketler için eğitim ve seminerler vermesinin artması biçiminde olacaktır. Medya ve özel şirketler arası reklamla ilgili ticari ilişkide rating belirleyici bir yer alır: Rating sistemi uluslararası bir şirketin kendi kontrolü veya onun ortaklığında devam edecektir. Dolayısıyla televizyon da yönetimsel inceleme bağlamında rating, klasik siyasal kampanyalar ve seçim süreçleriyle ilgili konular dışında kısır bir alan olacaktır. Elbette etki, demokratikleşme, ifade özgürlüğü, etik, televizyonda şiddet, kadınların ve homoseksül ve lezbiyanların televizyonda temsilleri gibi konular bilinç yönetiminin ilgi kapsamı içinde olduğu için inceleme alanı olarak kalacaktır. İnternet ve yeni iletişim teknolojileriyle ilgili incelemeler gene kullanıcılarla ilgili yönetimsel bilgi toplama, demokratikleşme, bilgi toplumuna erişme ve özgürlük propagandası yapma çerçevesi içinde olacaktır. Türkiye ye geç giren, hemen moda olan kültürel incelemeler Batıda artık pazar için işlevsellik değerini yitirmiş duruma geldi. Kültürel incelemeler merkezleri birer birer kapanmaktadır. Elbette Edebiyat ve dil alanında eleştirel kültürel incelemeler geleneği değişimlere uğramaya devam ederek belli bir müddet daha sürecektir ve sonra marjinal bir duruma düşecektir. İletişim alanında kültürel incelemeler geleneği Türkiye de eski iletişim fakültelerinde, sistemle barışık olmayan liberal burjuva veya kendini liberal burjuvaziyle ozdeştirenler (çoğu muhtemelen kendisinin liberal burjuva ideolojisini savunduğunun bile farkında olmanlar) için hem çağdaş (son moda) ilgi alanı hem de sisteme yararlı sistem karşıtlığını ifade eden ve kendileri için tehlikeli olmayan bir eleştirel sığınak olarak rağbet görmektedir. Taşra üniversitelerine henüz bu moda ulaşmamıştır. Onlar arasında kendini eleştirel olarak görenler de yakında bundan nasipleneceklerdir. Bu sırada Batı yeni bir eleştirel moda (kontrollü alternatif) geliştirilecek ve Türkiye ye sonradan, muhtemelen kültürel incelemelerin gelişinde çok daha hızlı bir şekilde, gelecektir: Modalar yaratılmalı ve

10 takip edilmeli!. Elbette kültürel incelemeler yanında kamusal alan ile ilgili tutkuyu da unutmamak gerekir. Habermascı bir biçimde sunumlar yapan yapıtlar dergilerde yer aldı ve bir müddet daha yer almaya devam edecektir. Liberal ideolojinin eleştirel olarak sunduğu ve iletişimde Türkiye de son zamanlarda moda olan diğer bir ilgi alanı da feminizm ve kadın haklarıyla ilgili incelemelerdir. Bu incelemeler kapitalist pazar ideolojisine, böl ve yönet politikasına, bireyleri tek başına bırakma ve güvensizlik aşılamayla desteklenen kendini diğer insanla dayanışma ve sevgiden geçerek değil de, diğer insanı kullanarak ve değeri ve sevgiyi satın alarak gerçekleştiren insan tipi yaratmaya faydalı olduğu için desteklenmeye devam edecektir. Bu eleştirel incelemeler aynı zamanda Anadolu kültürünü aşağılayan ve batının değerlerini ideal tip olarak sunan seksle ilgili tabuların yıkılması incelemeleriyle, dolayısıyla bize benzemeyen acayip insanların egemen olduğu televizyon kültürü ve bu kültürün ardındaki pazar yapısının satış kültürüyle süslenmektedir. Bu da devam edecektir; çünkü bütün bunlar küresel pazarın çıkar ve bilincine çok uygun düşmektedir. Hele uyuşturucularıyla diskoları, Coca Colaları, Tostları ve biralarıyla kaliteli Café leri dolduran modern aylakları bırakıp, bir başka son halkayı (gelenekseli) aşağılayan çekirdek çitleme ve aylaklık gibi halkın geleneksel ve gerici pratiklerini ele alma da artacaktır: Anadolu nun kent hayatına yakışmayan pratiklerle yaşayan hanzoları ve taş fırın erkekleri teşhir edilerek çağdaş dünyada yer almamız sağlanmalıdır!. Bu tür incelemeler de elbette onu desteleyen pratiğe bağlı olarak kalıcı olacaktır. 6 Hem yukarıda yazılanlara hem de iletişimle ilgili incelemelere dikkat edilirse, iletişim denildiğinde yönetimsel iletişim, yani kitle iletişimi akla gelmektedir ve araştırmacıların ilgileri bunlar üzerine toplanmaktadır. Yönetimsel iletişim sadece bu değildir: Türkiye de yönetimsel iletişimde medya örgütleri dışında diğer şirket iletişimi, özellikle halkla ilişkiler ve reklamcılığın gelişmesiyle, hızla önem kazanacaktır. Şirket içi ve şirketlerin çevresiyle olan iletişimleri şirket verimliliği ve kar maksimizasyonu bağlamında ele alınıp incelenmeye başlanacak. Bu yönelimle birlikte klasik tutum, algı, motivasyon yanında kültürler arası iletişim ve değerler üzerinde durma yaygınlaşacaktır. Kültürü inceleme küresel iş yerine taşınacak ve amaç sadece kültürü anlayarak maniple mekanizmaları kurmaya devam etme olmayacak, aynı zamanda firmaya karşı olan aitlik (BİZlik) duygusunu vatan, millet, Sakarya duygusunun bile önüne geçirmeyi sağlamaktır: Benim babam artık beni doyuran bizim şirket ve benim ulusum da beni koruyan bizim şirket olacak. En baba şirket bizim 6 Taş fırın erkeği, doğasına yakışır bir şekilde başka kadınla yattığı için, işinden oldu. Endüstrinin maymunu reklamcı, modacı ve teşhirci ama üç çocuktan sonra artık seks yapmayan ve seks gereksinimini başka yollarla gideren modern kadın ise şanına yakışır bir şekilde Amerika ya eğitime ve elbette bu sırada alışverişe gitti. Yumuşak erkek Selami endüstrinin maymunu olmasa bile, maymunluğa yatkın ve boyun sunan olduğu için kalıcı. Bir gün onun yerini belki de kadın mı yoksa erkek mi olduğu belli olmayan bir şey alacak. Böylece, insanın kendini tanımlamasında biyolojik farklılık gericilik ve çağ dışılık olacak; endüstriyel ürünleri orasına burasına sürmeden başlayarak oluşturulan benzeşim çağdaşlık olacak. İncelemeler de bu benzeşmenin doğasının demokratikliği, özgürlükçülüğü, eşitçil olması gibi pazarın ideolojisini destekleyen öğeler üzerinde duracaklar. Zaten duruyorlar.

11 şirket! En büyük şirket bizim şirket! Küresel şirket kültürünün ve bağımlılığının yaratılmasında kültürler arası iletişim araştırmalarıyla toplanan bilgilerin stratejik yönetimsel önemi artacaktır. Bu da dolayısıyla iletişim fakültelerinde faydasız eleştirel kültürel incelemeler veya faydasız akademik araştırmalar yerine çok faydalı olan kültürler arası iletişimin önemini artıracaktır. Buna kişiler arası iletişim de eklenecektir. Kişiler arası iletişim gibi kişinin kendisiyle iletişimi ve aile içi iletişim henüz iletişim fakültelerinde ve araştırmalarda yer almamaktadır. Örgütsel çıkarları gerçekleştirmede hangi tür iletişime eğilme gerekliliği ortaya çıkarsa, araştırmalara o da eklenecektir. Kendiyle iletişim tutumlar, algılar, düşünceler, değerler, inançlar gibi psikolojik öğelerle özellikle Amerika da uzun zamandan beri incelenmektedir. Kişiler arası iletişim de kişiyi algılama, atıf, empati, etkili sunum gibi şekillerde uzun zamandan beri Türkiye dışında ele alınmaktadır. Bunlarda vücut dili (dikkat vücudunuz konuşuyor!), etkili iletişim (etkili iletişim ve imaj yapılandırmanın temel ilkeleri) ve empati (kendinizi diğerinin yerine koyarak onu anlama ve onu soymanın yolları veya timsah gözyaşları dökerek avını yemek) gibi olanlar Türkiye de iletişim uzmanı denen ve iletişimin tanımını bile bilmeyen ve hatta iletişim fakültesini bitirmiş ama iletişim için iki kişinin olması gerektiğini sanan şarlatanlar tarafından işlenmektedir. Yapanlar için oldukça verimli olan bu şarlatanlık iletişim fakültelerinin ve araştırmalarının gözde parçalarından biri olacaktır. Hatta dükkandaki ışıklandırma, koku ve rafların renklerinin satış üzerine etkileri gibi araştırmalar iletişim dergilerinde artan bir şekilde yer alacaktır. Ama dükkandaki fiyatlar ve ücret politikaları serbest pazarda (sermayenin serbestçe koşulları belirlediği ve uyguladığı örgütlü zaman ve yerde) doğal olduğu için düşünülmeyecek bile. İmaj yapılandırma ve etkili iletişim eğitimi şarlatanlığı özün yerini alacak ve görüntü özü tanımladığı için imaj her şeydir olacak. Bu türdeki akademisyenler eski plaklardaki sahibinin sesi gibi, televizyonlarda sahibinin sesi olarak popüler olacaklar. Hatta bazıları ulusal ve uluslararası siyasetteki başarıyı başbakan şöyle otursaydı veya elini şöyle hareket ettirseydi daha başarılı olurdu diyerek tanımlayacaklar ve başbakanın boyu etki yarattı ve giydiği elbisenin rengi sıcaklık ve samimiyet yayıyordu diye siyasal politikaların nasıl düzenlendiği ve kararların nasıl alındığına etki eden bu temel faktörleri bize televizyon haberlerinde, siyaset tartışmalarında açıklayacaklar ve sınıfta öğrencilere öğretecekler: Fonksiyonel cehaletin bilgiçlik taslaması!. Bu faydalı, çünkü amaç bu tür cahilleştirmeden geçerek ve bunu bilgi toplumunda enformasyon bolluğu olarak sunarak yönetimi sağlamaktır. Türkiye deki iletişim fakültelerinde bilinmeyen stratejik iletişim ve kriz yönetimi iletişim araştırmalarında ele alınacaktır. Bu incelemeler de, diğerlerinde olduğu gibi, yönetimsel etkinliği, dolayısıyla egemen yapılar için materyal ve ideolojik faydayı olası en yüksek seviyeye çıkartmak amaçlı olarak yapılacaktır. Örneğin en iyi biçimiyle, grev konusu sendikaların yarattığı bir kriz olarak nitelenecek, sendikaların irrasyonel taleplerinin ve işverenin makul arzlarının doğası incelenecek, sendikaları ikna için iletişim stratejileri geliştirmeye yönelik araştırmalar yapılacak ve öneriler sunulacaktır. Bu sırada, asıl stratejik iletişim ve kriz yönetimi incelemeleri dev şirketler ve belli kuruluşlar tarafından gizli olarak yapılacaktır. Yani, bu tür ve diğer bilgi toplama ve yaymayla (veya yaymamayla) birbirini destekleyen iki tür yönetim yapılır: (1) Bilgi toplumu gibi mitlerle cehaletin tutulması ve

12 yaygınlaştırılması ki bunu medya ve yayınlanan incelemeler ve düşünceler yapar; (2) Bilginin mülkiyetin bir parçası olduğu, dolayısıyla gizli tutulduğu, araştırmalarla bilginin üretilmesi ve bunun amaçlı olarak kullanılması ki bunları medyada veya fakültelerin koridorlarında dedikoduyla gününü geçirenler yapmaz. Özlüce iletişim alanındaki incelemeler ekonomik, siyasal, kültürel ve bilinç pazarının tümüyle bütünleşik bir parçası olacaktır. İstisnalar ise çok marjinal bir yerde sıkışıp kalacaktır. Bu bütünleşiklik incelemelerin ilgilendiği alanlar, ele aldığı konular, bu konuların işlenişlerinde ve çıkardığı sonuçlarda yansıyacaktır. Akademik dünya akademisyenler, devlet kurumları ve özel sektör arasında kurulan karşılıklı çıkar bağıyla bir zamanlar sözde bile olsa egemen olarak sunulan ve çoğunlukla benimsenen insan ve insanlık için bilme karakterini kısa zamanda yitirecektir. Bu oldukça doğal bir sonuçtur, çünkü belli bir üretim tarzı içinde bilginin üretimi o tarza aykırı veya o tarzı olumlamayan bir biçimde oluşamaz: Oluşması için bilginin üretimini yapan güçlerin var olan üretim ilişkileriyle zıt düşmesi gerekir ki bu da üniversite gibi kurumsallaşmış bir yapıdan beklenemez. Elbette bu bağlamda önde gelen ilk soru Türkiye üniversitelerinde bilgi üretiliyor mu? sorusudur. İletişimle bağıntılı olarak Türkiye üniversitelerinde bilginin üretildiğini iddia etmek çok güçtür. Üretilenler varsa Batıda üretilenden farklı bir karaktere sahip değildir. Daha doğrusu, bilgi diye üretilende batının çeşitli biçimlerde aktarılması egemendir. Bu kopyalama o denli seviyesizce ve akademik etikten yoksun bir şekilde yapılmaktadır ki Amerika da kullanılan bir anket aynen alınıp tercüme edilerek Türkiye de kullanılmakta; Amerika da bir adamın yazdığı makaleden esinlenerek kitap yazılmakta; kuşdili İngilizcesi olanların nasıl yazdığı belli olmayan kitabının kaynakçasında bir sürü İngilizce kaynaktan yararlandığını belirtmektedir. Hemen her şey Batı da üretilenlerden hareket ederek biçimlendirilmektedir. Bu biçimlendirmeye hem akademik hem de yönetimsel incelemeler dahildir. Özellikle yönetimsel incelemeler (kültürle, tutumlarla, değerlerle, düşüncelerle, yönelimlerle vb ilgili incelemeler) hem ölçme yöntemlerini hem de ölçeklerini batıdan tercüme ederek oluşturmakta ve bazıları Türkleştirilmektedir. Küresel pazarla bütünleşmeye çalışan (bütünleşmek zorunda olan) bir egemen yapıda bu durum oldukça olağandır. İletişim araştırmalarının önemli bir kısmı eleştirel makro sosyolojik veya siyasal karakterden büyük ölçüde yoksundur ve bu durum daha kötüye giderek devam edecektir. Yöntem bilgisinden yoksun, mikro seviyede, kişilerin psikolojisiyle, yeni-freudcu uyduruk yorumlarla, kültürü, değerleri, bireysel tutum ve davranışları ele alan, bireyi veya cinsel ayrımcılıkla erkeği suçlayan ve çözüm olarak hep eğitim gerektiğini belirten temelsiz ve geçersiz çıkarımlarla uğraşan bir sürü makaleler yazılmaya devam edecektir. Bunlar yönetimsel karar vermeye bile en küçük faydası olmayan, dolayısıyla bu amaçla kullanılmayan değersiz ürünlerdir. Öte yandan, bu ürünler akademik ilgiyi ve gündemi bu çerçeve içinde tutarak biliş ve bilinç yönetimi işlevini gördükleri için aslında büyük değere sahiptirler. Dolayısıyla bu bağlamda, özellikle fonksiyonel cehaletin akademide, fonksiyonel cahiller tarafından sürdürülmesinde çok işlevsel ve faydalıdırlar. Teori ve pratik arasında uçurumun arttığı ve teoriyle uğraşanların gerçek yaşamdan kopuk olduğu, akademisyenlerin pratikle (= gerçek hayatla) ilgilenmesi gerektiği iddiası

13 gene devam edecektir: Özel sektör kendine verilen hizmetten asla tatmin olmaz. Daha çok bağlılık ve daha çok özveri ve fayda sağlama ister. Bu istek de özel sektörün sözcüleri olan akademisyenler tarafından yansıtılır. Bu sırada pratik açıklanıyor diye aslında ekonomik ve siyasal pazarın çıkarını gerçekleştirmeye yönelik inceleme tasarımları ve uygulamaları yapılır. Bunlar için kuramsal gerekçeler geliştirmeye ve sunmaya gerek yoktur, çünkü sistemin kendi varlığının nedeni yeterlidir. Dolayısıyla incelemelerde kuramsal gerekçelerden hareket ederek sosyal bakımdan anlamlı sorular oluşturmak anlamsızlaşır ve tehlikeli de olabilir. Bu nedenle şirkete veya kuruma ait somut sorunlardan hareket ederek bu sorunlarla ilgili yönetimsel karar vermeye (örneğin kampanya stratejisine, pazar payını artırmaya, verimli çalıştırmaya, az ücret vermeye, esnek üretime, etkili iletişime, ikna etmeye vb) faydalı olacak bilgilerin toplanması temel hareket noktası olur. Burada önemli olan kuramsal varsayımlara dayanarak incelemeler yapmak ve kuramın açıkladığını yeterince açıklayıp açıklamadığını bulmak değil, örneğin bir firmanın verimlilik sorununu veya işi terk etme sorununu çözmede iletişimin rolünü ve ilişkinin doğasını belirleme ve buna göre stratejiler çizerek çözüm getirmedir. Dolayısıyla, iletişim alanındaki incelemelerin bazılarında olan kuramsal yapı da ortadan kalkacak, hele ekonomik indirgemecilik olarak sunulan üretim tarzı ve ilişkilerine eğilen kuramsal yaklaşım akla bile gelmeyecektir. Onun yerine bilgi toplayan ve bunu tablolarla, çoğu kez frekans dağılımları, grup karşılaştırmalarıyla betimleyen araştırmalar egemen olacaktır. Bu yönelimi meşrulaştırmak için de, yukarıda belirtildiği gibi, teorinin ve teoriye yer verenin faydasızlığı vurgulanacaktır. Bu zaten paradigma, ideolojinin sonu, post-modernizm ve post-pozitivizm gibi kuramsal inşalarla desteklenmektedir. Daima çözüm ne? diye sorulur. Sorun yok ki çözüm olsun: İletişim incelemeleri akademik girişim olarak kamu kurumu ve özel sektör şirketi olarak üniversite adıyla örgütlenmiş yapı içindekiler tarafında yapılmaktadır. İncelemeler de bu bütünleşik yapının doğasına uygun bir şekilde olacaktır. Türkiye deki okullarda sorun uyum sorunudur; çünkü eski sosyal bilim geleneğiyle biçimlendirilmiş teorik dersler epey var ve uygulamalı dersler de yetersiz; bu durumu iletişim fakültelerindeki akademik tembellik ve iş yapmamayla da desteklenen değişime direniş daha da kötüleştirmektedir. Bu duruma çözüm ise en iyi entegrasyonu gerçekleştiren faaliyettir. Bu faaliyete yönelmeyi, sağ olsun, Avrupa ya uyumla gelen değişiklikler zorlamaktadır. Akademi üzerinde, çıkarına uygun düştüğü için bazı akademisyenlerin de katılımıyla, artan baskılar ve yoğun bir şekilde yapılan yeni düzenlemeler bu en iyi ve en uygun entegrasyonu oluşturmak yönünde olmaktadır. Akademik özerklik sadece devlet güçlerinin baskıcı kontrolüne karşı verilen bir mücadele biçiminde şekillenmiştir ki bu da artık özelleştirmeyle, özele aktarılan kamu zenginlikleriyle ve kamu üniversitelerini mali bakımdan yoksul bırakarak gelişmesini durdurmayla sorun olmaktan çıkmıştır. Ama özerklik tartışması da incelemelerde devam edecektir, çünkü bu konu da, etik konusu gibi, serbest pazar sistemine işlevsel olan kontrollü gündemlerden biridir. İletişim araştırmaları Türkiye nin gündeminde olması gereken önemli sorunlarla çok ender ilgilenmiştir. Bu ilgi azlığı devam edecektir, çünkü akademik atmosfer, güç ilişkileri ve yukarıda belirtilen nedenler ilginin belli yönlere kaymasını sağlamaktadır.

14 Dikkat edilirse, iletişim araştırmalarında gelecek çok verimli ve umut verici görünmektedir: Ama kimin için? Bu verimlilik elbette iletişim araştırmasını yapanlar ve yaptıranlar içindir. Peki, araştırmalarda toplumsal anlamlılık ve fayda ilkesine ne oldu? Endüstriye anlamlı ve faydalı olan her şey, topluma da faydalıdır. Bu fayda hem belli yönde üretme hem de aylaklar arası dayanışma, örgütlenme ve işbirliğiyle egemen bir ortam oluşturan üretken dedikodu ve farklı olan üzerinde uygulanan baskıyla sağlanır. Acaba endüstriye faydalı olan topluma faydalı mı? Bu soruya doğru cevap için doğru olmak gerekir. Doğru eğer materyal çıkar ve/veya psikolojik doyum ile örtüşmüyorsa, veya doğruyu söylemek pek de hayırlı sonuç getirmiyorsa, doğruyu tanımlayan faktör bu çıkar ve güç ilişkileri yapısı olduğu için, doğru susar, susmazsa susturulur. Dolayısıyla, güç ilişkilerine aykırı düşecek biçimde doğru olmak çok rizkli ve zordur. İletişim araştırmaları sivri dilden ve kötü üsluptan uzak durarak kolay yönde gitmektedir ve gitmeye devam edecektir. Bu araştırmaları yapanlar özel şirketlerin ve bu şirketlerin temsilcisi cemiyetlerin düzenlediği sanat, bilim, TRT vb ödülleri de alacaktır. Dikkat edilirse, bilimsel nesnellik taslayan karşılıklı birbirini destekleyen akademik öznellik (scientific inter-subjectivity) toplumsal egemenlikteki evrensel nesnellik olarak sunulan çıkar yapılarındaki karşılıklıöznelliğin bütünleşik bir parçası olarak, onunla birlikte gelişmektedir. İrfan erdogan Kasim 2004

HAKKIMIZDA Şirketimiz, akademik ve uzman kadrosuyla siyasal, sosyal, medya, piyasa (pazar), yerel yönetimler, gizli müşteri vb. araştırmalar, eğitim ve proje geliştirme alanlarında genel danışmanlık hizmetleri

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Bilginin sürekli bir gelişme içinde bulunduğu ve bilgi

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ Alana Özgü Yetkinlik YETKİNLİKLER İletişim ve Sosyal Yetkinlik Öğrenme Bağımsız Çalışabilme ve Sorumluluk Alabilme BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ

Detaylı

Bölüm 10 Pazarlama Fonksiyonu. I) Pazarlama Stratejilerine Giriş

Bölüm 10 Pazarlama Fonksiyonu. I) Pazarlama Stratejilerine Giriş Bölüm 10 Pazarlama Fonksiyonu I) Pazarlama Stratejilerine Giriş Pazarlama Nedir? Pazarlama: Müşteriler için değer yaratmayı, bunu tanıtma ve sunmayı; örgütün ve paydaşlarının yararına olacak şekilde müşteri

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

MÜHENDİSLİK KARİYERİ Mühendislik Kariyeri Mezun olduktan sonra çalışmak için seçtiğiniz şirket ne olursa olsun genelde işe basit projelerle başlayacaksınız. Mühendis olmak için üniversitede 4 yıl harcamanıza

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Misyon: Evrensel Etik İlkelerin Türkiye de toplumun her kesiminde benimsenmesi ve uygulanmasına önderlik etmek

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

Stratejik Plan 2015-2019

Stratejik Plan 2015-2019 Stratejik Plan 2015-2019 Bu Stratejik Plan önümüzdeki beş yıl Bezmiâlem in gelmesini umut ettiğimiz yeri ve buraya nasıl geleceğimizi anlatan bir Vizyon Belgesidir. 01.01.2015 Rektör Sunuşu Sevgili Bezmiâlem

Detaylı

Farkındalılık ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Eğitimi. Uygulama ve başarımın anahtarları

Farkındalılık ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Eğitimi. Uygulama ve başarımın anahtarları ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Eğitimi Uygulama ve başarımın anahtarları 1 Genel Eğitim Hakkında Kalite ve Yönetim Sistemi Kavramlar ve amaçlar TKY ve Kalite Yönetim Sistemi Standart maddeleri Fayda sağlamanın

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER İÇİNDEKİLER Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1.Bölüm: TEMEL İŞLETMECİLİK KAVRAM VE TANIMLARI... 2 Giriş... 3 1.1. Temel Kavramlar ve Tanımlar... 3 1.2. İnsan İhtiyaçları... 8 1.3.

Detaylı

DOĞRUDAN PAZARLAMA SEKTÖR ARAŞTIRMASI ÖZET RAPOR

DOĞRUDAN PAZARLAMA SEKTÖR ARAŞTIRMASI ÖZET RAPOR DOĞRUDAN PAZARLAMA SEKTÖR ARAŞTIRMASI ÖZET RAPOR TEMMUZ 2009 Bu araştırma projesi Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği için tarafından hazırlanmıştır. Yazılı izin alınmadan çoğaltılamaz ve üçüncü

Detaylı

İş Hayatında Kişisel ve Takım Gelişimi Eğitimleri Satış Eğitimleri

İş Hayatında Kişisel ve Takım Gelişimi Eğitimleri Satış Eğitimleri Satış Eğitimleri Satış; bir firmanın yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir gereksinimdir. Ne kadar kaliteli ve ekonomik üretim yapılırsa yapılsın üretilenin alıcısının bulunup, üretilen hakkında

Detaylı

KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM

KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM SÜHEYLA ŞENOĞLU Müşteri İlişkileri Yöneticisi 1 21. yüzyılı yaşamaya başladığımız, şaşırtıcı ve hızlı değişimlerin yaşandığı dünyada geleneksel pazarlama anlayışını değiştirmek

Detaylı

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ NDEN Üniversitemiz aşağıda belirtilen birimlerine 2547 Sayılı Kanun ile Öğretim Üyeliğine

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum.

GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Değerli Yönetici, GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. "Yaşamboyu Öğrenme" ilkesi çerçevesinde bireylerin, çeşitli sektörlerdeki işletmelerin,

Detaylı

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact)

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ETİK KURALLAR VE KURUMSAL SORUMLULUK Doğuş Otomotiv Etik Kuralları, imzalamış olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact), kurumsal sosyal sorumluluk politikaları ve şirket

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U)

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) 1 KISA

Detaylı

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Kütüphaneler kullanıcılarının gereksinimlerini anlamak ve bu gereksinimleri karşılamada etkin bir rol üstlenebilmek amacıyla pazarlama stratejilerinden

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ LİSANS DERS PROGRAMI (II.Öğretim) 101 İktisada Giriş I 2 0 2 4 102 İktisada Giriş II 2 0 2 4 103 Genel Muhasebe I 2 0 2 4 104 Genel Muhasebe II 2 0 2 4 105

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ 1 M.İ.Y. ORTAYA ÇIKIŞ NEDENLERİ Kitlesel pazarlamanın gittikçe pahalı bir müşteri kazanma yolu olması Pazar payının değil müşteri payının önemli hale gelmesi Müşteri memnuniyeti

Detaylı

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Üniversitelerin, kültürel sermaye sinin en başında kuşkusuz bilimsel araştırmalar ve bilimsel yayınlar gelir. Kültürel sermaye ne denli yoğunlaşmış ve ne denli geniş bir alana

Detaylı

Değişim ve Yönetim. Prof. Dr. M. HAMİL NAZİK Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi hnazik1@gmail.com

Değişim ve Yönetim. Prof. Dr. M. HAMİL NAZİK Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi hnazik1@gmail.com Değişim ve Yönetim Prof. Dr. M. HAMİL NAZİK Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi hnazik1@gmail.com Aynı durumda kalmamak 2 Başka bir biçim veya duruma geçmek Farklı yapmak veya Fark yaratmak 3 DEĞİŞİM

Detaylı

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü 2011 Şubat 2012 Şubat Sayı % Sayı % Toplam 22.802 100,0 23.338 100,0 Ücretli veya yevmiyeli 14.001 61,4 14.668 62,9 İşveren 1.192 5,2 1.228 5,3 Kendi hesabına 4.685

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ Girişimcinin Gündemi GİRİŞİMCİLER VE KOBİ LER AÇISINDAN MARKA VE ÖNEMİ Günal ÖNCE Günümüzde markalara, Amerikan Pazarlama Birliği nin tanımladığının yanı sıra sadece sahip oldukları

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Marmara Üniversitesi Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Sertifika Programı Marmara University Corporate Communication & Brand Management Program

Marmara Üniversitesi Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Sertifika Programı Marmara University Corporate Communication & Brand Management Program Marmara Üniversitesi Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Sertifika Programı Marmara University Corporate Communication & Brand Management Program Amaç Kurumsal iletişim bir kuruluşun hedeflediği kitleye

Detaylı

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara SUNUM İÇERİĞİ 1. İstanbul Sanayi Odası nın Sanayi Üniversite İşbirliğine Bakışı ve Bu Kapsamdaki Rolü 2. Sanayi- Üniversite

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Müfredat I. Yarıyıl Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Kredi AKTS Güz 3 3 6 Dili Seviyesi Yüksek Lisans Türü Zorunlu Amacı Öğrencilerin bilim ve bilim felsefesi konusunda

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI UZMANI (YÖNETİCİSİ)

İNSAN KAYNAKLARI UZMANI (YÖNETİCİSİ) İNSAN KAYNAKLARI UZMANI (YÖNETİCİSİ) TANIM İşletmede çalışacak insan kaynağının sayısını ve niteliğini belirleyerek, insan kaynağının başarısını, moralini, motivasyonunu ve uyum düzeyini artırıcı çalışmaları

Detaylı

Üsküdar Üniversitesi

Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ Ders İçerikleri BİRİNCİ YARIYIL (1. Sınıf, Güz Dönemi) İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir.

İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir. PAZARLAMA İLETİŞİMİ İLETİŞİM NEDİR? İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir. -SÖZLÜ -SÖZSÜZ *İletişimden Söz Edebilmek

Detaylı

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL MEMNUNİYET ARAŞTIRMASI

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL MEMNUNİYET ARAŞTIRMASI T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL ARAŞTIRMASI Sayın Öğretim Elemanı, Bilindiği üzere Dumlupınar Üniversitesi, Yükseköğretim Kurumlarında Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

1 )Herhangi bir iletişim kanalı yardımıyla farklı ortamlarda bulunan kaynak ve alıcının gerçekleştirdiği iletişime ne ad verilir?

1 )Herhangi bir iletişim kanalı yardımıyla farklı ortamlarda bulunan kaynak ve alıcının gerçekleştirdiği iletişime ne ad verilir? 1 )Herhangi bir iletişim kanalı yardımıyla farklı ortamlarda bulunan kaynak ve alıcının gerçekleştirdiği iletişime ne ad verilir? Görsel iletişim Yüz yüze iletişim Sözsüz iletişim Sözlü iletişim Araçlı

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İçinde bulunduğumuz mayıs ayı Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından tüm dünyada Uluslararası İç Denetim Farkındalık Ayı olarak ilan edilmiştir.

Detaylı

Doğruların buluştuğu adres...

Doğruların buluştuğu adres... M E D I A Doğruların buluştuğu adres... İletişim Sanattır Firmaların kıyasıya rekabet ettikleri Etnik Pazar sürekli yeniliklere açıktır. Reklam stratejileri yapılırken hedef kitlenin doğru bir şekilde

Detaylı

1 PAZARLAMA KAVRAMI VE PAZARLAMANIN GELİŞİMİ

1 PAZARLAMA KAVRAMI VE PAZARLAMANIN GELİŞİMİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 PAZARLAMA KAVRAMI VE PAZARLAMANIN GELİŞİMİ 11 1.1. İşletme Fonksiyonu Olarak Pazarlama Fonksiyonu 13 1.1.1. Pazarlama Fonksiyonları 14 1.2. Pazarlamanın Tanımı 15 1.3. Pazarlamanın

Detaylı

GT Türkiye İşletme Risk Yönetimi Hizmetleri. Sezer Bozkuş Kahyaoğlu İşletme Risk Yönetimi, Ortak CIA, CFE, CFSA, CRMA, CPA sezer.bozkus@gtturkey.

GT Türkiye İşletme Risk Yönetimi Hizmetleri. Sezer Bozkuş Kahyaoğlu İşletme Risk Yönetimi, Ortak CIA, CFE, CFSA, CRMA, CPA sezer.bozkus@gtturkey. GT Türkiye İşletme Risk Hizmetleri Sezer Bozkuş Kahyaoğlu İşletme Risk, Ortak CIA, CFE, CFSA, CRMA, CPA sezer.bozkus@gtturkey.com İşletme Risk Hakkında Risk, iş yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır ve kaçınılmazdır.

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

Pazarlama araştırması

Pazarlama araştırması Pazarlama araştırması Etkin bir pazarlama kararı alabilmek için gerekli olan enformasyonun ve bilginin toplanması ve kullanılmasıdır. Bu sayede, pazarla ilgili risk ve belirsizlik azalacak ve başarı artacaktır.

Detaylı

EYLEM PLANI ÖNCELİK 1 TOPLUMDA HAYAT BOYU ÖĞRENME KÜLTÜRÜ VE FARKINDALIĞININ OLUŞTURULMASI. Sorumlu İşbirliği Yapılacak Kurum/lar ve Kuruluş/lar

EYLEM PLANI ÖNCELİK 1 TOPLUMDA HAYAT BOYU ÖĞRENME KÜLTÜRÜ VE FARKINDALIĞININ OLUŞTURULMASI. Sorumlu İşbirliği Yapılacak Kurum/lar ve Kuruluş/lar EYLEM PLANI ÖNCELİK 1 TOPLUMDA HAYAT BOYU ÖĞRENME KÜLTÜRÜ VE FARKINDALIĞININ OLUŞTURULMASI 1.1 Toplumda hayat boyu öğrenme bilincini artırmaya yönelik TV, radyo ve ilgili mecralarda programlar yayınlanacaktır.

Detaylı

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI TANIM Kurum, kuruluş ve işletmelerin politikaları doğrultusunda, teknoloji kullanımını tasarım becerisiyle birleştirerek etkili mesaj hazırlayan ve bu mesajı sunan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YIL KODU BİRİNCİ YARIYIL BES - 105 Beden Eğitimi ve Spor 0 2 0 GZT - 101 Temel Gazetecilik 3 0 3 GZT - 105 Yazılı ve Sözlü Anlatım 2 2 3 HİL - 107 İşletme Bilimine Giriş 3 0 3 HİL - 111 Sosyal

Detaylı

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU İletişim Nedir? Değişen İletişim Kavramı Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel Etkileşim İlgi Eksik Etkileşim Otomatik Etkileşim İletişim Herşeydir! Değişen

Detaylı

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi RAPORUN AMACI Türk İnşaat Sektörünün rekabet gücünün arttırılması amacıyla

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

Sayı: 2002/3 FAALİYET TEKNİK RAPORU

Sayı: 2002/3 FAALİYET TEKNİK RAPORU Sayı: 2002/3 FAALİYET TEKNİK RAPORU 2002 Sayfa No: İÇERİK Kapak İçerik 1. AKEV Hakkında 2. Mütevelli Heyeti 3. Özet 4. Faaliyetler ve çıktılar 5. Genel Başarı Göstergeleri 6. Kurum Hedeflerine ulaşımın

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları

Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları Mühendislik Fakültelerinin Araştırma ve Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkılarının Değerlendirilmesi Paneli

Detaylı

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 BİLGİ (Kurumsal ve Olgusal)

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I (2 0 2) : İnkılâp ve benzeri kavramlar. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde batılılaşma adına yapılan

Detaylı

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU FAKÜLTE/BÖLÜM ADI: STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU Stj. Amaç No Hedef No Faaliyet No Performans no Stratejik Amaç / Hedef / Faaliyet Tanımı 2008 mevcut durum 2009 2010 2011 2012 2013 Faaliyet

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEK OKULU HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ 2015-2016

YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEK OKULU HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ 2015-2016 YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEK OKULU HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ 2015-2016 1.YIL YARIYIL (GÜZ DÖNEMİ) ATA 151 ATAÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ 1 Bu derste Türkiye Cumhuriyeti'nin

Detaylı

Edebiyat Fakültesi Alman Dili Ve Edebiyatı Ales Puan Türü : Sözel. TC Yabancı Yatay Özel TC Yabancı Yatay Özel 10 2 - - 5 2 - -

Edebiyat Fakültesi Alman Dili Ve Edebiyatı Ales Puan Türü : Sözel. TC Yabancı Yatay Özel TC Yabancı Yatay Özel 10 2 - - 5 2 - - Edebiyat Fakültesi Alman Dili Ve Edebiyatı 10 2 - - 5 2 - - Lisans Mezunlarında Aranacak Şartlar : Aşağıdaki Programlardan Mezun Olanlar Kabul Edilecektir : Aşağıdaki Programlardan Mezun Olanlar Kabul

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : Gülnur KAPLAN ESEN 2.Doğum Tarihi : 29 Ekim 1968 3.Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4.Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Mimar Sinan

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

Stratejik Pazarlama Planlaması. Tolga DURSUN

Stratejik Pazarlama Planlaması. Tolga DURSUN Stratejik Pazarlama Planlaması Tolga DURSUN 1 İŞLETME YÖNETİM SÜRECİ PLANLAMA UYGULAMA DENETLEME o Amaçları Belirleme o Strateji ve taktikleri belirleme Örgütleme Kadrolama Yürütme Performans sonuçlarını

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 2014 YILI FAALİYET RAPORU BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Oda Faaliyetleri 86 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Muhasebecilikte kural, karar ve mevzuat çok sık değişebilmektedir. Bu alanda çalışanların kararlardan haberdar

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz.

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz. TANIM Daha önce hazırlanan haber bültenlerini ve diğer duyuruları radyo veya televizyon kanalıyla izleyici veya dinleyicilere aktaran kişidir. TRT nin yapmış olduğu tanım: Dilbilgisi, fonetik, diksiyon,

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

Araştırma Yöntemleri. Üretim Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar

Araştırma Yöntemleri. Üretim Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar Dersin kodu İŞL 501 Araştırma Yöntemleri Öğrencilerin araştırma becerilerini geliştirip tez safhasına hazırlamak Araştırma temel araçları, özellikleri, yöntemlerin belirlenmesi, veri toplama Dersin kodu

Detaylı

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM ARS Training, profesyonel iş dünyasında gereksinim duyulan eğitim ve danışmanlık hizmetlerini bütünsel yaklaşımla, duygu ve davranışları temel alarak uygulayan bir eğitim

Detaylı

Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği

Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği Prof.Dr. Mehmet Emin Çalışkan Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölümü caliskanme@nigde.edu.tr

Detaylı

Nisan 2011. Tedarikçi Davranı Kuralları

Nisan 2011. Tedarikçi Davranı Kuralları Nisan 2011 Tedarikçi Davranı Kuralları Group_SupplierCodeofConduct_April2011_TUR.doc 1 GİRİŞ Sodexo için işlerin yürütülmesinde yüksek etik kuralları çok önemlidir. Bu sebepten dolayı ilişkide olduğumuz

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü

Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Üniversite Sanayi İşbirliğinde Yaklaşımlar 29 Mart 2013 Elazığ Önsöz Çeşitli

Detaylı

H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik

H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik 1. Girişimcilik nedir? a) Yaşanan çevrenin yarattığı fırsatları sezmek b) Sezgilerden düşler üretmek c) Düşleri projelere dönüştürmek d) Projeleri yaşama

Detaylı

BEKLENTİLER. 29 Mart 2001. Başkent Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı. E. Semra ARDA

BEKLENTİLER. 29 Mart 2001. Başkent Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı. E. Semra ARDA KÜTÜPHANECİLİK Ü İ İ EĞİTİMİNDEN İ İ BEKLENTİLER Başkent Üniversitesi it i Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı E. Semra ARDA Dokümentasyon Dairesi Başkanlığı 1 KÜTÜPHANECİLERİN YENİ KİMLİK ARAYIŞLARI

Detaylı