Alaturka Laiklik. Alaturka Laiklik: Ey Türk Gençliği! Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Alaturka Laiklik. Alaturka Laiklik: Ey Türk Gençliği! Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!"

Transkript

1 Alaturka Laiklik: Ey Türk Gençliği! Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın! 1

2 Bu kitap Derin Düşünce Fikir Platformu nun okurlarına armağanıdır. 2

3 3

4 Ġçindekiler Önsöz... 6 Din Özgürlüğü ne Genel Bir BakıĢ(Mehmet Bahadır)... 7 Din ve Vicdan Özgürlüğü II(Mehmet Bahadır) Dinin kurumsallaģması ve iktidar sevdası Din ve Vicdan Özgürlüğü III(Mehmet )Bahadır Çirkin Cumhuriyet ve Mânâ sız Maneviyat(Mehmet Yılmaz) Türkçe Ezan, Tercüme ibadet: Kültürel bir Ģizofreni(Mehmet Bahadır) Bir Ayrımcılık Aracı Olarak BaĢörtüsü Yasağı (Kübra Nur Ayar) Alevilik açılımını düģünmek ya da sırrı faģ eylemek (Ramazan Akkır) Alanson un Umresi ve Muhafazakâr Olmayan Ġman(Mustafa Akyol) Devrimler YanlıĢtır. Kemalist Devrim de YanlıĢtı(Mustafa Akyol) Zamanın bir yerinde öğrenciydim (Neslihan )Akbulut BaĢörtülüler BaĢ BaĢa(Özlem Yağız) Ey cemaat, Alevileri nasıl bilirsiniz? (Neslihan Akbulut) Madımak(T.Suat Demren) Gözün örtüsü, baģın örtüsü, kalbin örtüsü(dilaver Demirağ) Ġthal kavramlar sözlüğü 1: Laiklik (Faruk Saim Akhan) Bugün hâlâ pazartesi (Nayat Karaköse) Kapıları açık bırakanlar için Biz unutamıyoruz, ya siz? (Cemile Bayraktar) Topluiğne, Cop ve Bıyık (Takunyalı Topluiğne) Aileni mi seversin devletini mi? Ġmam-Hatipli Bireyin dramı (Okan Arslan) Atatürkçü/Kemalist mahalle baskısı veya Yıpranan TSK değil, benim! Bir Pazartesi denklemi çok bilinmeyenli?( Emine Uçak Erdoğan) Ben Suçlu Değilim! Sınavına Alınmayan Özgür Bir KiĢiyim!

5 Suudi ġampanyası ve Dayatılan Dinin Sahteliği(Mustafa Akyol) Ġçeride de Pazartesi, DıĢarıda da (Cafer Solgun) Ġçerisi, dıģarısı, bizim olmayan önyargılar ve kendi olmaya dair notlar Senin Özgürlüklerini Vermek Ġstemiyorum Demenin Kurnazcası: Üçüncü Yolcu Olmak(Özlem Yağız) Felsefî bir pazartesi (Hilal Kaplan) Bir BaĢörtülünün Felsefi DertleĢmeleri Yine pazartesi, hâlâ pazartesi(ceren Gökoğlu) Kendim için Değil Bu Sefer BaĢörtüsü Yasaklarından Bize Kalan(Özlem Yağız) Acaba Ģimdi ne olacak? (Cemile Bayraktar) Öteki Kızın Türküsü(Özlem Yağız) NorĢin Köyü nün SıradıĢı Kızı(Özlem Yağız) Orduya Sızma (Mustafa Akyol) Kemalistlerdeki ALLAH korkusu(mustafa Akyol) Türkiye de dinin hududu yurttaģ vücudunu aģamaz! (Mustafa Akyol) ÇağdaĢlık ve T.C (Faruk Saim Akhan) CHP nin Ġslâm Vizyonu Misyonerlik, Hukuk ve Özgürlük (Mehmet Akif MenteĢoğlu) Herkes Ġçin Din Özgürlüğü(Mustafa Akyol) Kafalara Mayın DöĢemek (Doç. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu) Patrik, Din Özgürlüğü ve Liberallik(Mustafa Akyol) Hz. Ġsa nın Mesajını Anlamak(Prof. Dr. ġinasi GÜNDÜZ) Hristiyanlar Türkiye de Özgür mü? (Adil Yapar) Sorun Misyonerlik mi? (Gökhan Talas)

6 Önsöz Türkiye Cumhuriyeti nde Alevîlere zorla Sünnî Ġslâm öğretilirken Sünnîlerin baģörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fiģliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970 lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır diye ezberletildi bize okullarda. ÇağdaĢ, uygar, geliģmiģ ülkelerin seviyesine çıkmak için gerekliydi. Sakın ha sakınçocuklar! derdi ögretmenimiz, laiklik dinsizlik demek değildir. Fransızlar Vatikan ın baskısından kurtulmak için icad ettiler laikliği. T.C. usulü Alaturka laiklik ise babasının ceketini giymiģ bir çocuktaki gibi iğreti duruyor üzerimizde. Eline sopayı geçiren laiklik adına patlatıyor ötekine. Zenciyi zenciye kırdırmaktan baģka bir iģe yaramadı bu güne kadar: Varlık Vergisi, 6-7 Eylül olayları, 28 Ocak... Elinizdeki bu kitap son yıllarda Türkiye nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor. 6

7 Din Özgürlüğü ne Genel Bir BakıĢ(Mehmet Bahadır) Dini, dili, ırkı fark etmez, din özgürlüğü sorunu yaşayan herkese ithafımdır. (M.B) Din özgürlüğü tabirinden ne anlıyorsunuz? Mesela Ali Babacan Türkiye de Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor demeciyle neyi kastetmiģti? Dinin devlet eliyle kontrol altına alınması, din özgürlüğüne zarar verir mi? Her din, kontrol altına alınması gereken, tehlikeli ve korkunç bir dogma mıdır? Kontrol altına alınırsa ne olur? Alınmaz ise ne olur? Farklı din veya mezhebe mensup kiģilere gerek devlet gerekse fertler düzeyindeki olumlu ya da olumsuz tavırlar din özgürlüğü bağlamında nasıl değerlendirilmelidir? Mesela ülkemizde yaģanan bir gerçeği; Ġncil basıp dağıtanları domuz bağıyla katleden zihniyeti konumuzun neresine sığdıracağız? Bir dizi sorularla ve sorgulamalarla yazıma baģlamak istedim. Evet bu soruların ıģığında din özgürlüğü kavramını ele alacağız bu makalede. Dahası, tarihi süreç içerisinde problemi ortaya çıkaran sebeplere, yaģanmıģ örnek olaylara değindikten sonra, Kur anı Kerim in getirdiği esaslar ve Peygamber Efendimizin uygulamaları ve din özgürlüğünün çoğulcu toplumlarda barıģa nasıl katkı sağladığına iģaret edeceğiz. 7

8 Öncelikle din özgürlüğü kavramından ne anlamamız gerektiğini ele almamız gerekiyor. Ülkemizde Din Özgürlüğü konusu olunca, malum medyada da yansıdığı üzere yüksek laik dozajlı tepkiler yağıyor. Hemen itirazlar yükseliyor. Bu ülkenin 80 bin camisi açıktır. Günde 5 vakit ezan okunur. Öyleyse geriye ne kalıyor? Şeriat gibi absürt argümanlar gırla gidiyor. Namaz kılana tekme atan, zorla oruç yediren mi var? gibi sığ yorumlar meģgul eder gündemi. Oysa bu tip yaklaģımlar Tek Parti döneminde vaz edilen din sadece vicdanda ve mabed de kalmalıdır anlayıģının sığ bir tezahürü olduğunu söylemem gerek. Oysa yaģadığımız dünyada din özgürlüğü tanımı oldukça geniģletilmiģ. Bakın,10 Aralık 1948 tarihli BM Ġnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin 18. maddesi Ģöyle: Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır. Bu hak, dini, bireysel veya topluca, kamusal olarak ya da özel biçimde, öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenler yoluyla açığa vurma özgürlüğünü içerir. Yani bu Ģu demek. Din özgürlüğü, bir dine inanma, yaģama, eğitim ve öğretim yoluyla o dini gelecek nesillere intikal ettirme veya tebliğ vasıtasıyla baģkalarına anlatma ve nihayet o değerlere inanan insanların birlikte hareket etmelerini sağlayacak organizasyonlar kurabilme, birliktelikler teģkil etme özgürlüklerinin bütününü içine alan bir kavramdır. Bu unsurlardan bir tanesinin yokluğu din özgürlüğünün o ülkede kâmil manada olmadığı anlamına gelir. İstediğine inan ama inandığın gibi yaşayamazsın, ya da tek parti döneminin üçüncü adamının tabiriyle; Türkiye de din telakkisinin hududu, yurttaş vücudunun cildini aşamaz. (Yani cümleyi biraz daha açarsak din telakkisi tenden çıkıp, toplumsal hayatta kendini ifade edemez demektir bu), bir baģka örnek; AK Parti ye açılan kapatma davası nın iddianamesinde de, BaĢsavcı, dinin kendi alanında, vicdanlardaki yerinde tutulması gerektiğini vurguladığı bir yerde, böylesi sorunlu zihniyetin varolduğu bir zeminde, Kimsenin inancına, namazına karışılıyor mu? Bundan daha iyi din özgürlüğü mü olur? demenin bir manası yoktur. Çünkü Ġnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nden de görüldüğü üzere din ve vicdan özgürlüğü 4 temel unsura dayandığı anlaģılmaktadır. 1. Ġnsanların istediği inancı serbestçe seçmeleri (Ġman) 2. Ġnançlarının gereği serbestçe eylemlerde bulunabilmeleri (amel). Kısaca inandığı gibi yaģayabilmesi 3. Ġnançları doğrultusunda eğitim, öğretim yapabilmeleri 4. Sosyal birlik ve cemaat oluģturabilmeleri. ġeklinde özetlenebilir. Meseleye biraz daha hakim olabilmek adına küçük somut örnekler de verelim. Mesela kamil ve olgun bir din özgürlüğünün yaģandığı Türkiye nin caddelerinde 8

9 yürürken NakĢibendi dergahı tabelalı bir bina veya kapısında Bismillahirrahmanirrahim yazan özel bir Ġslami Kolej görmeniz çok ĢaĢırtıcı veya kimileri için çok korkutucu olmayacaktı mesela. Dahası Cemaat ve tarikatler serbest olur. Kimsenin baģörtüsüne karıģılmazdı. Ve hatta bir cemaat lideri çok sevdiği vatanını bırakıp, yurtdıģına göçmek zorunda kalmazdı diye düģünüyorum. Bütün bu oluģumların da, ülkemizin nevi Ģahsına münhasır laikliğine zarar vereceğini de düģünmüyorum. Hani laiklik adam olmaktır Ģeklinde meģhur bir sözümüz vardır ya. Evet tam da öyledir. Laiklik adam gibi özgürlüktür, serbestliktir. Bütün inançlara (adam gibi) eģit mesafede durmaktır kanaatimce. Yazıyı hazırlarken takıldığım bir nokta da Ģu oldu. Kendi tarihimiz açısından bakarak; Peki, devlet neden dini, vicdanlara ve mabetlere hapsetmek suretiyle kontrol altına almak istesin ki? Sahi din bu kadar korkutucu bir şey midir ki kontrol edilme ihtiyacı duyulsun? ya da Geçmişte hıristiyanlık tarihinde olduğu gibi, dinsel bir şiddet süreci mi yaşamıştık? Din ve mezhep kavgaları mı yapmıştık ya da din ya da klise eliyle engizisyon mahkemelerinde işkence ve zulüm mü görmüştük? (bu da bir sonraki yazının konusu olsun) Konuyla ilgili Derinsular sitesinin yazarı Sayın Serdar Kaya Ģu tespitlerde bulunuyor; Gelenekle ve geleneği çağrıştıran öğelerle bağların koparılmasını esas alan Kemalist devrimcilik, bu prensibinden ötürü, söz konusu gelenekte birincil derecede belirleyici olan İslam diniyle sıklıkla karşı karşıya geldi. Zira yapılan yeniliklerin neredeyse tamamı, İslam diniyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgisi bulunan konulardaydı. Resmi ideoloji, yenilmesi son derece güç olan bu rakiple mücadelesini, onu yok etmekten ziyade, önce kontrol altına almak, ardından da gerektiği şekilde törpülemek üzerine inşa etti. Konumu itibariyle son derece büyük bir temsil gücü olan halifelik kurumunun kaldırılması ve kurulan Diyanet İşleri teşkilatının Başbakanlığa bağlanması bu kapsamda değerlendirilebilir Üniversite öğrencilerin başındaki örtülerden rahatsız olan, bir okul müdiresinin sokakta dahi olsa başını örtmesine tahammül edemeyen zorba bir ideoloji, ibadetlerinin nizamı konusunda hassas olan inanç sahipleri tarafından güvenilir bir merci olarak görülmeyeceğinin elbette farkında. Ama bu ideolojinin niyeti, kendisini güvenilir kılmak değil, sosyal genlerle oynamak ve en büyük düşmanını isteği şekilde manipüle ederek kontrol altına alabilmek. Sayın Mustafa Akyol ise konuya biraz daha derinlik getiriyor ve Amerikalı düģünür Richard John Neuhaus un Çıplak Kamusal Alan (The Naked Public Square) adlı kitabında alıntı yaparak bu soruyu Ģöyle cevaplıyor: 9

10 Eğer din, sırf bireysel vicdan düzeyine indirgenirse, kamusal alanda sadece iki aktör kalmış olur: Devlet ve birey. Bu ikisinin arasında ahlaki değerler yaratan ve temsil eden ara bir kurum olan din ortadan kaldırılmıştır. Ve artık devletin tutkularını dizginleyecek bir kurum kalmamıştır Bu tür bir laik devlet, sonunda totaliterizme varır. Konumuza dönersek; ben de dikkatleri bir baģka noktaya çekmek istiyorum. Ġslam Devletinin ilk anayasası: Medine Vesikası na. Din ve Vicdan özgürlüğünü esas alan ve dünyanın ilk Ġslam Devletinin anayasası olan Medine Vesikası na Allah Rasulü nün (sas) uygulamalarından hareketle din özgürlüğünün yine dört ana esasa dayandığını görüyoruz tarihli Ġnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde de bahsi geçtiği üzere; Ġnanma, inanç esaslarını yaģama, aynı esasları gelecek nesillere intikal ettirebilme, eğitim ve öğretim yapabilme ve örgütlenebilme. Ġlginç değil mi? İnsanlık, Efendimizi (S.A.V) ve getirdiği hakikatleri 1400 yıl geriden takip ediyor dersem gerçeğin bamteline basmıģ olduğumu düģünmekte bir beis görmüyorum. Ġsterseniz daha sonra detaylara inmek üzere bu dört esas, Medine Site Devletinde nasıl uygulanmıģtır? Kısaca bunu iģleyelim. Ama önce konuyla ilgili Kur an hakikatlerine bakalım; Allah, bütün insanlığa inanma veya inanmama özgürlüğünü vermiģtir. Dileyen iman etsin, dileyen inkar. Sizin dininiz size, benim dinim bana. Dinde zorlama yoktur. Eğer Rabb in dileseydi bütün insanlar Müslüman olurdu. Yoksa sen herkesi Müslüman olmak için zorlayacak mısın? ayetleri bu özgürlüğün teminatıdır. Literatürde din ve vicdan özgürlüğü kavramı ile ifade edilen sahada böylesi bir özgürlük alanı insanlığa sunuldu ise özgürlüğün diğer çeģitleri adına nasıl geniģ bir alan açıldığı tahmin edilebilir. Bu ilahi vahiyler doğrultusunda, Efendimizin uygulamaları; hoģgörü ve diyaloğa dayalı, çok hukuklu ve hukukun üstünlüğü temeline dayanan, barıģcı bir ortamda bir arada yaģama modelini sunmuģtur insanlığa. Bilindiği üzere Medine Site Devleti çok dinli, çok kültürlü ve çok uluslu bir yapıya sahipti. Yahudiler, pagan Araplar, Müslümanlar ve az sayıda da hiristiyan topluluklar mevcuttu. Efendimizin bizzat baģkanlığını yaptığı Medine Site Devletinde yaģayan hiçbir topluluk baskıya maruz kalmaksızın kendi dinlerine inanmıģlar, Ġslama geçmeleri içinde hiçbir zorlamaya tabi tutulmamıģlardır. Kilise, sinagog ve havralarında çok rahatlıkla dinî ibadetlerini yapmıģlar, günlük hayatlarında giyim-kuģamdan, evlilik ve boģanmalarına kadar hemen her sahada inanç esaslarını hayatlarına tatbik etmiģlerdir. Beytül midras (Yahudi okulları) adını verdikleri okullarında çocuklarına eğitim ve öğretimlerini vererek, kendi değerlerini gelecek nesillerine rahatlıkla intikal ettirmiģlerdir. Ve son husus, altına imza attıkları Medine Vesikası na muhalefet etmeksizin gerek kendi içlerinde, 10

11 gerekse müģrikler ve sair din mensupları ile siyasi, kültürel, ekonomik birliktelikler kurmuģlardır. Bazılarının müslümanlar Mekke de zayıftı zorlamada bulunmadı ancak Medine de değil Ģeklinde itirazları olabilir. Ancak bu gerçekleri saptıran büyük bir iftiradır. Belki bununla ifade edilmek istenen 14 asırlık Ġslam tarihi içerisinde cereyan etmiģ savaģlarda yaģanmıģ olabilir. Ancak bunun suçlusu din değil, dini yanlıģ yorumluyan dönemin Müslümanlarıdır. Ülkemizde yaģanan rahip cinayetlerini, Ġncil basıp satanların katlini bu bağlamda değerlendirebilirsiniz. Güzel dinimizi ne hale getirdiklerini ve ergenekon kokan bu eylemleri de esefle kınadığımı belirtmeliyim. Not : Bu makale, Sayın Serdar Kaya nın, Sayın Mustafa Akyol un ve Sayın Ahmet Kurucan ın makalelerinden istifade edilerek yazılmıģtır. 11

12 Din ve Vicdan Özgürlüğü II(Mehmet Bahadır) Dinin kurumsallaģması ve iktidar sevdası Aranızda en üstün olmak isteyen, sizlere hizmet etmekle yükümlüdür. Kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği görmezsin. Ne zaman kendi gözündeki merteği ortadan kaldırırsan işte o zaman kardeşinin gözündeki çöpü kaldırabilmek üzere oldukça iyi bir görüşe kavuşacaksın. (Hz. İsa Aleyhiselamın Hadisleri) Bir önceki yazımızda din özgürlüğüne dair dört ana esas belirlemiģ ve bu konu etrafında değiģik örnekler vermiģ, dahası ülkemizde yaģanan din özgürlüğü problemlerine değinirken hatırlarsanız Ģöyle demiģtik: Kendi tarihimiz açısından bakarak; Peki, devlet neden dini, vicdanlara ve mabetlere hapsetmek suretiyle kontrol altına almak istesin ki? Sahi din bu kadar korkutucu bir şey midir ki kontrol edilme ihtiyacı duyulsun? ya da geçmişte hristiyanlık tarihinde olduğu gibi, dinsel bir şiddet süreci mi yaşamıştık? Din ve mezhep kavgaları mı yapmıştık? Din ya da kilise eliyle engizisyon mahkemelerinde işkence ve zulüm mü görmüştük? 12

13 Daha önce yazmıģ olduğum bu satırları, derinlere inmek suretiyle; biraz daha açmayı, sağlıklı bir tahlil yapabilmek adına önemli olduğunu düģünüyorum. Ve meselenin bam teline dokundurmak için; din özgürlüğü problemlerinin, tarihsel olarak baģlangıç noktasına ve kaynağına bir yolculuk yapmak gerekecek. AraĢtırmalar, tarihi süreç içerisinde din özgürlüğü problemlerinin daha çok hıristiyanlıkla ortaya çıktığını göstermektedir. Teorik ve haklı olarak kendini Sevgi dini olarak takdim eden bir dinin, güç ve iktidar sahibi mensupları tarafından, baģka dinlere ve kendi içinde oluģan heretik ve schismatic oluģumlara karģı, tavizsiz ve gaddarane bir Ģiddet politikası gütmesi ve bunun insanlığa sunmuģ olduğu ağır tahribat ve bedeller, ilgili konuyu ve süreci araģtırmaya değer kılıyor. Daha çok batıda geliģen ve insanlığın vicdanını duvara asıp, hayvani (belki de daha aģağı) mertebeye ulaģmada, zirve yaptığı bu süreç, değil baģka bir dine, farklı bir mezhebe dahi tahammülün olmadığı bir süreç olarak, tarihe geçmiģtir. Zira Ortaçağ da kilisenin mutlak bir otorite konumuna hızla yükselme arzusu ve devleti ele geçirme gayretleri nedeniyle bağnazlık ve tahammülsüzlük had safhaya ulaģacak. Ve böylece batı da tek kral, tek devlet ve tek din anlayıģı hakim olacaktı. Olayın baģlangıç noktasına dönecek olursak; Hz.Ġsa ve getirmiģ olduğu ilahi mesajların, ümmeti tarafından yayılma süreci, yaklaģık 310 sene gizli ve el altında gerçekleģmiģ ve bu insanlar o günün zalim cabbarlarına ve oligarģik despotlarına karģı, bu dini gizlilik içerisinde korumaya muvaffak olmuģlardı. Ġmparator Constantin tabandan gelen zorlama neticesinde, hıristiyanlığı din olarak kabul etme ve din özgürlüğünü getirme mecburiyetinde kalmıģtı. Gerçi bu Hıristiyanlık üzerinde kontrolü elde tutmak için yapılan bir kabulleniģtir. Eğer o günün Hıristiyanları, Constantin in bu oyununa gelmeyip, daha çok üst yapı ile ilgilenmeselerdi, ihtimal dinlerini bir süre daha koruyabilirlerdi yorumu getirilebilir. Zira hiristiyanlığın (resmi) din olarak kabul ediliģi, hıristiyanlara indirilen büyük bir rehavet darbesi olmasının yanında, iktidar sahibi zalim ve jakoben yöneticilerin, dini ve siyasi gücü kontrol altında tutma maksadıyla, baskıcı ve despotik yönetimlerinin ilk nüvesini oluģturacaktı. Tabii hiristiyanlığın resmi din olarak kabul ediliģin ardından, hristiyanların bir kısmı eski gerilimlerini (hassasiyetlerini) kaybedip, kelepir sevdasına düģmeleri ayrı bir araģtırma ve inceleme konusu olabilir. Ġmparator Constantin 313 yılında Milan fermanı ile, ferman söylemlerinin aksine dinde toleranssızlığa giden yolun kapısını aralamıģtır. Bir devlette tek din ve din içinde birlik ilkesiyle Constantin, heretiklere karģı savaģta, kiliseyi desteklemiģ ve hatta önderlik etmiģtir. Bu dönemde, heretiklik manevi ve medeni suç olmaktan çıkarılıp, sonu engizisyon mahkemelerine kadar varan bir dizi zülmi cezalara kadar gitmiģtir. Bu dönem kilise ile devletin yetkilerinin kaybolup kaynaģmaya dönüģtüğü bir dönem olarak adlandırılabilir. Daha sonra 380 yılında I.Theodosios ile hıristiyanlık önce devletin resmi dini haline gelmiģ, peģinden de devlete hükmeden bir kurum haline dönüģmüģtür ki 13

14 buna hiristiyanlığın devletleģmesi ya da Dinin kurumsallaģması tabiri daha uygun düģecektir. Yani Kilise devlet içinde değil, Devlet Kilise içindedir artık. BaĢka bir deyiģle, kilisenin (ruhani kılıcın) devleti ele geçirmesi olarak da yorumlanabilir. Sonuçta, insanlığa kan kusturacak öylesi bir teokratik düzen gelmiģtir ki, bunu Papa VIII.Boniface Ģu Ģekilde izah etmektedir. Kutsal Katolik ve apostolik kilise dışında günahların ne affı ne de onlardan kurutuluş yolu vardır. Mevcut iki kılıç (dünyevi ve ruhani) kilisenin iktidarındadır. Bir devlette iki baş olamaz. Dünyevi otorite, ruhani olana tabidir. Ruhani otorite kral da dahil herkesi yargılayabilir ama o hiç kimse tarafından yargılanamaz. Çünkü onun otoritesi ilahidir. ĠĢte bu aģamadan sonra din özgürlüğü alanındaki felaketler süreci baģlamıģ oluyordu. Bu despotik tekelci yönetim, Ġncil de geçen Ve efendi hizmetçiye dedi; Yollara ve çitlerin boyuna çık. Bulduklarını içeriye girmeye zorla ki evim dolsun. Sözünü kendine referans alarak zora baģvurmanın lüzum ve doğruluğuna inanır. HoĢgörüsüzlük ilke haline getirilir. Ve sonuçta Nietzsche ye AnarĢist ve Hıristiyanın kökeni birdir, Kutsal anarģistler sözünü dedirtecek, Ģiddet ve yüzyılları bulan din ve mezhep kavgalarının fitili ateģlenmiģ olur. Bu kadarla da kalınmaz ve Ruhun kurtuluģu için, her türlü ten cezası, her iģkence hatta ölüm caizdir düģüncesi ortaya atılır ve engizisyon mahkemelerinin fikri alt yapısı oluģturulur ve bu zülüm düzeni devlet eliyle meģrulaģtırılmıģ olur. Dinde zorlamayı makul gören anlayıģın temelinde, Hıristiyanlı/Kilise dıģında kurtuluģ yoktur kuralı dikkate değerdir. Bu kural maalesef kendinden olmayana Ģiddet yolunu açmıģ ve yeryüzünü kana boğmuģtur. Zira öğretiye göre, hiristiyanlığın asıl amacı ruhun ve insanlığın manevi kurtuluģudur ve bunun da tek ve mutlak yolu hiristiyanlıktır. Yani tek bir mutlak doğru vardır. O da kendileridir. Bu kurtuluģa gelmeyen kılıçla yola gelecektir. Dolayısıyla dinde zorlama insanın en kutsal görevidir. Toplumun zor kullanmama sebebinden dolayı topyekün cehenneme gitmektense bireylerin acı çekmesi ve hatta ölmesi gayet normaldir! ĠĢte bu anlayıģ, kendinden olmayan din ve mezheplerle bir savaģın ifadesidir. Zira insanlığın manevi kurtuluģunu hedef almıģ fanatik bir inancın, ne baģka dinlere ne baģka mezheplere ne de kendi içindeki farklı oluģumlara müsaade edeceği beklenemez. Özgürlüğe gem vurma ve zorlama suç olarak değil, kutsal vazife olarak nitelenmiģtir. 14

15 Hiristiyanlık içinde oluģmuģ her mezhebin kiliseleri de, mutlak hakikatı kendilerinin temsil ettiğini iddia etmiģ ve kurtuluģun sadece kendilerinde olduğuna iman etmiģlerdir. Dolayısıyla kendileri dıģındaki oluģumları heretik kabul ederek, onlarla savaģmayı vazife bilmiģler ve kanlı mezhep savaģları böylece baģlamıģtır. 532 yılında Ġmparator Jüstinyen hipodrom da civarında insanı doldurup katletmesiyle vurguladığı Tek devlet, tek kanun, tek din anlayıģının doğurduğu Kral kimse, din o dur. felsefesine inanmıģ ve bunu da vahģetinin gerekçesi yapmıģtır. Artık halk, kralın dininden olmak zorundadır. Hz. Peygamberin (S.A.V), Bizans Kralı Herakleios a gönderdiği mektupta İslamı kabul etmekten kaçınması halinde halkının günahını da üstleneceği Ģeklindeki uyarısı, muhtemelen hıristiyanlıktaki halkın, kralın dininden olması zorunluluğu sebebiyledir. Yoksa Ġslam da hiç kimsenin, bir baģkasının suçunun cezasını çekmeyeceği esaslı bir prensiptir. Ayetlerle de sabittir. Ancak burada Ģunu da belirtmek gerekir ki; insanlığa zulüm ve gözyaģı getirmekten baģka hiçbir iģe yaramayan, yukarda anlatılan öğretiler ve bu öğretilerden müteģekkil zihin yapısı daha çok, iktidar odaklı kurumsallaģmıģ bir dinin, günümüz tabiriyle vatikanizm öğretisinin eseridir. Dolayısıyla Hz. Ġsa (a.s) nın getirmiģ olduğu ilahi mesajla uzaktan yakından alakası yoktur. Çünkü, her türlü müessese gibi, (devlet de buna dahildir) Kiliseler de konformizme, sosyal ve siyasal muhafazakarlığa, yani mevcut durumun her ne pahasına olursa olsun sürdürülmesine tabiatları gereği yatkındırlar. Bunun yanında ilahî mesajın, yani dinin yeryüzünde insanlar tarafından temsil edilen ve yönetilen bir müessesesi olamaz. Bunun yanında; Papa, kardinal, piskopos gibi hiyerarģik otoriteler zinciri Hz. Ġsa nın getirdiği dinde yoktur. Bu durum, Kiliselerin kendilerini bir devlet gibi teģkilatlandırmaları sonucu ortaya çıkmıģtır ki, insanları din değil, bürokratik yapılarla yüz yüze getirmiģtir. Bu hiyerarģik yapı, doğal olarak kendini korumak için din ile hiç alakası olmayan kıymeti kendinden menkul ve kendine ait bir iç kanun ve kurallar bütününü de beraberinde getirmiģtir. Bu nedenle Kiliseler ve kurumsallaģmalar, özünde bir yabancılaģmayı, yani dinden uzaklaģmayı taģımakta ve bireyin yasa ve kurallara boğulmasıdır ki, tarihte yaģanan acı olaylar da bu gerçekliğin yansımasıdır. ġimdi, hristiyanlık tarihinde ve din özgürlüğü problemleri çerçevesinde, tarihte yaģanmıģ bazı olayların altını çizmeye çalıģalım. Din savaģlarına en önemli örneklerden biri Antakya ve Kudüs ün iģgalidir yılında Antakya yı ele geçiren haçlılar Ģehirdeki bütün Müslümanları katlederek, Kudüs yoluna koyulmuģlardır yılında Kudüs iģgal edildiğinde ise, yaģlı, kadın, erkek, çocuk savunmasız insan kılıçtan geçirilmiģ. Kutsal mekanlar 15

16 yağmalanmıģ. Bütün Museviler de, Müslümanlara yardım ettikleri gerekçesiyle sığındıkları sinagoglarda yakılmıģtır ki, bu olay insanlık tarihinin en acı katliamı olarak geçmiģtir yılında ise, Küdüs e yönelen IV.Haçlı orduları, Ġstanbul a uğrayarak, zulüm ve nefretlerini ortaya dökmüģlerdir. Oradaki halka, inanç farklılığından dolayı zulmedilmiģ. Din adamları asılmıģ, savunmasız kadınlara ve rahibelere tecavüz edilmiģ. Aziz olarak bilinen kiģilerin mezarları dahi yağmalanmıģtır. Ayasofya cami dahi bu yağmadan nasibini almıģtır. Öylesine bir yağmadır ki bu, Ġstanbul harabe Ģehir haline gelmiģtir. Bununla da yetinmeyip, Ġstanbul da bir Latin patrikliği kurmuģlar ve Ortodoks halkı zorla KatolikleĢtirmeye çalıģmıģlardır. (ġahsi kanaatim Ģayet Bizans, Bizans olarak kalsaydı, sanırım sorun yoktu ve Fatih Sultan Mehmet, Ġstanbul a en azından belki de kılıçla girmeyecekti. Zira Bizans artık koca bir zülüm meydanı ve haçlı seferlerinin üssü pozisyonundaydı diye düģünüyorum) Buradan Haçlı seferlerinin amaçlarından birisi de, heretik ilan edilen Bizans ın tekrar Katolikliğe dönüģünü sağlayarak yeniden Papa nın egemenliği altına girmeyi sağlamak olarak yorumlanabilir. Hatta biraz daha ileri giderek, geçtikleri her yolda bir enkaz bırakmaları sebebiyle bu hareketin sömürü ve emperyalist amaçlar taģıdığını da söyleyebilirim yılında Tapınak ġovalyeleri Papa ve Kral iģbirliği ile, heretik ilan edilmiģ ve Ģovalyeler diri diri yakılarak idam edilmiģlerdir. Ve Tapınak Ģovalyeleri, papaya ve krala Karuni bir servet bırakarak tarih sahnesinden silinmiģlerdir de Fransa da Katolikler, IX. Charles ın emriyle bir gecede 20 ila 70 bin arasında Protestan ı katletmiģlerdir. Enteresandır, Papa, bu katliamı kutlamak için özel bir madalya bastırmıģtır. (Saint-Barthelemy Katliamı) Yine din özgürlüğü problemlerinin sebep olduğu otuz yıl savaģlarını da hatırlatmak gerekiyor. Protestan ve Katolik birlikler arasında çıkan savaģta Almanya koca bir harabe ülke halini almıģ, 300 ayrı eyalete bölünmüģ ve bunun yanı sıra nüfusu da 16 milyondan 6 milyona düģmüģtü. Bu savaģ sonunda yorgunluk ya da bıkkınlık hali olsa gerek, kısmi bir din ve vicdan özgürlüğü getirildiğini de belirtmem gerek. Ve Engizisyon Mahkemeleri Bu mahkemeler, XIII. Yüzyılda ortaya çıkmıģ, hıristiyanlıktan dönen, heretik akımlara karıģan, dini esaslara baģkaldırmıģ, kısmen de Yahudileri ortadan kaldırmak ve yok etmek maksatlı kurulmuģ ve XIX. Yüzyıla kadar etkisini sürdürmüģ Katolik kilise mahkemelerdir. Bu mahkemelerin, heretik akımlara karģı baģarısız olmuģ hükümdarların tahttan indirileceği kararını alması, vahģeti boyutunu daha da derinleģtirmiģtir. Öyle ki bu vahģet; yüzyıllar boyunca, yüz binlerce kiģiyi yakma, kazığa oturtma, mezardan çıkarıp kemikleri yakma, dilini kesme, evlerini yıkma, mala gasp, hapis, sürgün, kürek çekme gibi cezalar olarak tezahür etmiģtir. 16

17 Endülüs ün yıkılıģıyla, Ġspanyol Engizisyon Mahkemeleri bu sefer Müslümanlar ve Yahudiler üzerinde akıl almaz iģkence ve zulümlere baģlamıģlar. Sonuçta ya Amerika yerli halkının kaderini paylaģtılar ya da göçe zorlandılar. Osmanlının yardımlarıyla bir kısmı Kuzey Afrika ya bir kısmı da Ġstanbul a yerleģmiģlerdir. (Ġstanbul da yaģayan bir Yahudi Cemaatine mensup bir arkadaģım bana bu olayı anlatmıģ, Osmanlı ya Ģükranlarını iletmiģti.) Ve Batı dünyası 1500 yılı aģkın süren din savaģları sonucunda savaģmaktan yorulması sebebiyle olsa gerek, içlerindeki farklı mezhep ve görüģleri kabul etmek zorunda kalmıģtır. Ancak bu kabulleniģ yani din ve vicdan özgürlüğünün kabulu, dinden kurtulmak Ģeklinde ortaya çıkmıģtır. Batı dinden ve kilise baskısından kaçarken pozitivizme ve hümanizme tutunacak. Özgürlüğe yelken açacak. Ancak bu da dini aģırılık sonrası, özgürleģme aģırılığını doğuracaktır. (Bu tespitler de, ayrı bir yazı konusu olabilir.) Yukarda anlatılan olaylar baz alındığında aforoz, engizisyon ve endüljans (günahları affetme yetkisi) gibi tanrısal gücün temsil edilmesi ve bunun doğurduğu problemler de ayrıca göze çarpmaktadır. Aslında yazı boyunca anlattığım Ģey, daha doğrusu tarih boyu yaģanan Ģey, dogmatik tekelcilik sebebiyle, kilisenin elinde tuttuğu gücü (din, yönetim, ekonomik güç) kötüye kullanması ve din istismarına gitmesidir Ģeklinde özetlenebilir. Dolayısıyla suçlanacak Ģey din midir, yoksa güç ve iktidar düģkünü insanoğlunun ihtirasları mıdır? Sorusunun cevabı hayati önem kazanmaktadır. Tabii burada dinin kontrol altına alınması gereken tehlikeli bir dogma olduğu sonucu ortaya çıkmaz. Ya da kimilerimiz, Türkiye de çok yaygın bir kliģe olan; Evet, evet, din zaten siyasete hiç karışmamalı, vicdanlarda yaşamalı diyebilirler Oysa bu peģin hükümlü bir genellemedir. Çünkü dinin siyasete karıģarak insanlık adına, özgürlük, adalet ve barıģ getirdiği bir düzine, tarihsel olay da sayabilirim. Kaldı ki, bir dinin hayatın hangi yönlerini düzenleyeceği konusunda o dinin kendi kaynakları ve inananları dıģında kimsenin karar verme yetkisi de yok. Meselenin bir diğer boyutu ise, yukarda anlatılan despotik ve zulüm olayları din boyutlu gibi görünse de, bu çoklu durum sadece din değil, din-dıģı felsefeler ya da ideolojiler ve her türlü -izm ler için de geçerli. Örneğin diyalektik materyalizmin siyasete karıģması, silahlı propaganda ya koyulmuģ Leninist bir komünizm Ģeklinde de olabilir. Bu durumda Dinin siyasete karıģması noktasında bıçak sırtı denen hassas denge nasıl olmalıdır? Sorusu akıllara gelebilir. ġahsi kanaatim; tarihsel süreçler ve yaģanan tecrübeler iki duruģu karģımıza çıkarmaktadır. Birincisi; ferdi esas alarak, sadece insan odaklı, din adına iktidar talebinde bulunmayan anlayıģ, ikincisi ise; iktidarı ve gücü ele geçirmeye dönük, din adına siyaseti önceleyen algılama biçimidir ki; bu duruģ (iyi niyetli dahi olsa) insanoğluna çok cefalar çektirmiģtir. 17

18 Birinci duruģu Ġslam dinini baz alarak, meseleyi biraz daha açarsak; Ġslam, Ģuur sahibi insanları tek tek muhatap almıģtır ve insanlar dünyadaki eylemlerinden, yaptıklarından ve yapmadıklarından sorumlu olacaklardır. Din mesajını fertlere iletir. Fertlerin görevi vazifelerini yerine getirmektir. Fakat fertler vazifelerinin ötesinde somut sonuçların peģine düģmesi gerekmez. Yani insan vazifesini yapar, sonucu verecek olan Yaratıcının iģine karıģmaz. Bu özelliği ile ilahi mesaj daha çok ALT YAPI ile ilgilidir. Fertler için en önemli vazife iman ibadet, ahlak, vicdan gibi konulardır. ÜST YAPI tali bir konudur. ġerif Mardin in dediği gibi; İslam gibi toplum ilişkilerini İlahî bir mesajın ışığında değerlendiren ve toplumu gereken İslami ideale yaklaştırmaya çalışan bir dinde, dinin kendisini bir üstyapı kurumu olarak değil, bir temel şekillendirici olarak ele almak gerekir. Belki de burada önemli olan siyasetin dine dolayısıyla insana hizmet eder Ģekilde tutulmasıdır. Bu ilkelerden, esas alınan unsurun taban olduğu (insan, ahlak, vicdan olduğu), devlet, güç ya da iktidar sahibi elitist zümre gibi tavan için yani üst yapı için, fertlerin zarar görmesinin istenemeyeceği sonucu ortaya çıkar. Bu nokta çok önemlidir. Daha kestirmeden açık olarak ifade edeyim; Eğer birinci duruģa sahipseniz mesela, devletin ali cenap menfaatleri için, Dersim Katliamını hoģ göremezsiniz. Ermeni tehcirini hoģ göremezsiniz. Vicdanları kanatıp, Gazi, Sivas Madımak, MaraĢ olaylarını hoģ göremezsiniz. Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır da diyemezsiniz. Devleti putlaģtıramazsınız. Kendinden olmayana düģman gözüyle bakamazsınız. Milleti ve insanlığı kendine hedef seçip eylem planları, lahikalar, kafes operasyonları hazırlayıp uygulayamazsınız. AyıĢığı, Yakamoz, Sarıkız, Eldiven gibi darbe planları da hazırlayamazsınız. Dahası, camilerdeki mahyalara Önce Vatan, Ne mutlu Türküm diyene Ģeklinde ucuz hamasi yazılar da yazamazsınız. Kısacası hukuku, adaleti ve vicdanları ayaklar altına alamazsınız. Milli menfaatler mi, ahlak mı önemli? sorularını soran ahmak kafalara, Ahlak diye haykırarak duruģunuzu belirlersiniz. Tarih boyunca tecrübelerce sabit olan ve sıkıntılı bir duruģu temsil eden ikinci duruģta ise, en önemli vurgu iktidar vurgusudur. Ġktidara ve güce endeksli bir duruģ tarzıdır. Yazıda konusu geçen hristiyanlığın devletleģmesi suretiyle kurumsallaģması ya da Siyasal Ġslam dedikleri Ġslamcılık bu duruģu temsil eder. Bu duruģun, aktörlerinin ortak özelliği iktidar talebidir denilebilir. Bu duruģu temsil edenler oldukça dindar olabilirler ancak en önemli fark önceliklerinin değiģmiģ olmasıdır. Evet bunlar, toplumsal düzeni sağlamak için, problemlerin çözümü için iktidarı ele geçirmek gerektiğini inanmıģlardır. AlıĢtıra alıģtıra mı söylemem gerek bilmiyorum ancak, Humeyni Devrim hareketini ve hatta, MSP, RP, FP gibi siyasi partileri de bu çizginin devamı olarak görmekte bir beis görmüyorum. Hatta, bu ikinci duruģun temsilcileri içerisinde, Hizb-ut Tahrir, Usame Bin Ladin ve El Kaide gibi Kur anı literal yorumlayıp, 18

19 hatasız masum dindar yönetici arayanlar dahi vardır. Yeryüzünde böyle bir insan olmadığı için, bu taleplerini gerçekleģtirebilmek adına tabii olarak, iktidar amaçlı çalıģmak zorunda olduklarını da belirtmem gerekir. Sonrası malum; dini despotizme kadar varılabilecek keyfi uygulamalar ve baskılar kendini gösterebilir. Özetle ikinci duruģ; devleti önceleyen, üst yapıya önem veren görüģlerdir. Bu görüģ esasen ehl-i Sünnet itikadına da uygun değildir. Fakat, Sünni Müslümanların yaģadığı yerlerde de yaygınlaģmıģtır. Sünni Müslümanlar arasında iktidar talebini önceleyen bu görüģlerin yaygınlaģmasında modernite etkisi ve ġiilik yadsınamaz ölçüde etkili olmuģtur. Bu arada, bir diğer önemli hususa da parantez açmam gerekiyor; Yazının amacı, hristiyanlık tarihindeki kötü örnekleri sıralayarak onlar kötü, biz iyiyiz iddiasında bulunmak değil elbette. Yazını amacı, din ve vicdan özgürlüğünün esaslarını belirleyerek dünya barıģına katkılarını anlatabilmek. Dahası dinin siyasete karıģması noktasında iki farklı duruģu gözler önüne serip, sorunun temellerine inebilmek ve geçmiģten ders almak olarak özetlenebilir. Bunun yanı sıra dini kontrol altına alma çabalarının, altında yatan gerçekliği gözler önüne serebilmekti. Ġslam tarihine baktığımızda, insani hataların, hırsların ve bağnazlıkların da mevcut olduğunu görebilirsiniz. Hz. Peygamber in vefatından çok geçmeden Müslümanlar arasında fazlasıyla siyasi karmaģalar, ihtilaf ve çatıģmalar baģlar. Hz. Osman ve Hz. Ali yi Ģehit edenler Müslümandır. Sıffin savaģıyla, Hariciler olarak bilinen ve hem Sünnilere hem de ġiilere karģı bugünün deyimiyle terör uygulayan, Günümüz Taliban ya da El Kaide sine benzer fanatik mezhep de çıkar. Maalesef ikinci duruģ dediğimiz bu anlayıģ, Hz. Muaviye den sonra çeģitli saltanatlar Ģeklinde devam etmiģ; bu saltanatlarda Emeviler de olduğu gibi, devletin/toplumun huzuru için fertler feda edilmekten çekinilmemiģtir. MitleĢen devletin korunması bir ibadet gibi ele alınmıģ; bu uğurda her Ģey feda edilmiģtir. Hakeza Ġttihat ve Terakki marifetleri ile, Osmanlı nın son dönemleri ve hatta Osmanlının manen çöküģ dönemleri de bu anlayıģı temsil edebilir. Bugün bu anlayıģı, Siyasal Ġslam ya da Ġslamcılık diye tanımladığımız, ideolojik yaklaģımların yürüttüğünü söyleyebiliriz. Daha sonraki yüzyıllar boyunca da Müslüman mezhepler, devletler, emirlikler, hanedanlar arasında sayısız savaģ yaģanır. Evet, mezhep çatıģması Ġslam da Hıristiyanlığa göre daha azdır, ama yine de vardır. Bu elbette Ġslam a aykırıdır ama her dinde olduğu gibi Ġslam tarihinde de yine din adına pek çok dünyevi çatıģma, kaos, ve kör fanatizm üretenler olmuģtur ve halen de olmaktadır. 19

20 Ve sonuçta, dönüp dolaģıp Ģu soruyu tekrarlamak ihtiyacı hissediyorum. YaĢanan acı gerçekler karģısında suçlanacak Ģey din midir, yoksa güç ve iktidar düģkünü insanoğlunun ihtirasları mıdır? Gelecek Yazı Din ve Vicdan Özgürlüğü Sürecinde Ġslam Tecrübesi ve Sonuç TeĢekkür : Sayın Prof.Dr.Saffet Köse nin Din Özgürlüğü ve BarıĢ Yolunda Ġki Farklı Tecrübe adlı eseri, Köprü Dergisi yazarlarından Sayın Selim Sönmez ve Dinler Tarihi Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Ġsmail TaĢpınar ve Sayın Mustafa Akyol un makaleleri, Sayın Mehmet Yılmaz Bey in teģvik ve destekleri, Derin DüĢünce Grubu üyeleri ve yorumcuları ile yaptığımız tartıģmalar bu yazı için bilgi ve ilham kaynağı olmuģtur. 20

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI 8. SINIF DĠN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BĠLGĠSĠ DERSĠ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIġMA TAKVĠMĠNE GÖRE DAĞILIM ÇĠZELGESĠ

EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI 8. SINIF DĠN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BĠLGĠSĠ DERSĠ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIġMA TAKVĠMĠNE GÖRE DAĞILIM ÇĠZELGESĠ KASIM EKĠM EYLÜL Öğrenme Alanı: ĠNANÇ. ÜNĠTE: KAZA VE KADER Öğrencilerle TanıĢma, Dersin Amacı ve ĠĢleniĢ ġekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste iģlenecek konular ve ders iģleme teknikleri hakkında

Detaylı

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri 1 ) İlahi kitapların sonuncusudur. 2 ) Allah tarafından koruma altına alınan değişikliğe uğramayan tek ilahi kitaptır. 3 ) Diğer ilahi

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Avrupa da Yerelleşen İslam

Avrupa da Yerelleşen İslam Avrupa da Yerelleşen İslam Doç. Dr. Ahmet Yükleyen Uluslararası İlişkiler Bölümü Ticari Bilimler Fakültesi İstanbul Ticaret Üniversitesi İçerik Medeniyetler Sorunsalı: İslam ve Avrupa uyumsuz mu? Özcü

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 06 07 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ AY EKİM KASIM HAFTA ARALIK DERS KONU ADI SAATİ Allah Her Şeyi Bir Ölçüye Göre Yaratmıştır Kader ve Evrendeki Yasalar İnsan İradesi ve Kader

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

HÜSEYİN SEYMEN SORGUNAİHL

HÜSEYİN SEYMEN SORGUNAİHL 9. 9. SINIF SINIF ÖĞRENME ÖĞRENME ALANLARI ALANLARI 1 İNANÇ 2 3 İBADET HZ. MUHAMMET 4 5 VAHİY VE AKIL AHLAK VE DEĞERLER 6 7 DİN VE LAİKLİK DİN, KÜLTÜR VE MEDENİYET 1. DİN BİREYİ ESAS ALIR 2. LAİKLİĞİ

Detaylı

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI 2 de 8 de 11 de AK 8de YIL: 2012 SAYI : 166 10-17 ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 10 da AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI 2014

Detaylı

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet.

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet. BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME ETKİNLİK Ders: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Sınıf: 9.Sınıf Ünite: İslam da İman Esasları Konu: Kitaplara İman Etkinliğin adı: İlahi Mesaj Süre: 40 dak + 40 dak Yine onlar, sana indirilene

Detaylı

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Eylül 26, 2014-2:33:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yine böyle bir şölenle inşallah, bir gün biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın bana tevdi ettiği bu görevi bir başka kardeşimize

Detaylı

Hatta Kant'ın felsefesinin ismine "asif philosopy/mış gibi felsefe" deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar var"mış gibi" hareket edeceksin.

Hatta Kant'ın felsefesinin ismine asif philosopy/mış gibi felsefe deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar varmış gibi hareket edeceksin. Diğer yazımızda belirttiğimiz gibi İmmaunel Kant ahlak delili ile Allah'a ulaşmak değil bilakis O'ndan uzaklaşmak istiyor. Ne yazık ki birçok felsefeci ve hatta ilahiyatçı Allah'ın varlığının delilleri

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL Burcu BĠLĠR Değişik çiçeklerden bal toplayan arılar gibi, akıllı adam bütün kutsal kitapların özünü kabul eder ve bütün dinlerdeki iyiyi anlar Srimad Bhagavatam Ġnanç turizmi,

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Cennet, Tanrı nın Harika Evi

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Cennet, Tanrı nın Harika Evi Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Cennet, Tanrı nın Harika Evi Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Lazarus Uyarlayan: Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010 Bible

Detaylı

Cennet, Tanrı nın Harika Evi

Cennet, Tanrı nın Harika Evi Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Cennet, Tanrı nın Harika Evi Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Lazarus Uyarlayan: Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010 Bible

Detaylı

KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet. ŞİKAYET EDİLEN (SANIK) : KÜRDİSTAN SPOR KULÜBÜ adlı FACEBOOK HESAP sahibi

KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet. ŞİKAYET EDİLEN (SANIK) : KÜRDİSTAN SPOR KULÜBÜ adlı FACEBOOK HESAP sahibi 23.TEMMUZ.2014 DÜZCE CUMHURİYET BAŞ SAVCILIĞI NA DÜZCE KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet BAŞVURU SAHİBİ (Mağdur) : ERKUT ERSOY KALICI KONUTLAR 11.BÖLGE 119 ADA FI-2 D : 14 DÜZCE (Ev :

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur.

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur. Parti varlık sebebi, isminden de anlaşılacağı üzere, hakların savunulmasıdır. Müdafaa-i Hukuk düşüncesine göre: 1. İnsanın 2. Toplumun 3. Milletin 4. Devletin 5. Vatanın hakları vardır. Şu anda bu haklar

Detaylı

Yeşaya Geleceği Görüyor

Yeşaya Geleceği Görüyor Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Yeşaya Geleceği Görüyor Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Jonathan Hay Uyarlayan: Mary-Anne S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985 1. Adı Soyadı : MEHMET ÇELİK 2. Doğum Tarihi: 05 Haziran 195. Unvanı : Prof.Dr.. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI

MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Maruf Vakfı Genel Merkezinin Açılışına Katıldı. Maruf Vakfı Genel Merkez açılışı, Vakfımızın Zeytinburnu ndaki merkezinde

Detaylı

9. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

9. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI.Ġnsanın Evrendeki Konumu.Ġnsanın Doğası ve Din Ġnsanın evrendeki konumunu fark eder. Ġnsanın akıl sahibi ve inanan bir varlık olma özelliğiyle

Detaylı

YILI ERMENİ OKULLARI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

YILI ERMENİ OKULLARI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE ÖĞRENME ALANI: İNANÇ 1. ÜNİTE: KUTSAL KİTAP VE HAVARİLER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Kutsal

Detaylı

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK AİLE KURMAK &AİLE OLMAK Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Uzman-Ankara Aile Nedir? Aile kelimesinin kökü, ğavl dir. Bu kelime, ağır bir sorumluluk altına girmek demektir. Bu kökten gelen aile ise, birini çekince

Detaylı

1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı

1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı 1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı 1979'da Mekke'de gerçekleşen ve günümüzde hala bazı yönleri gölgede kalan olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. 03.06.2017 / 11:26 20 Kasım 1979

Detaylı

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Kısacası

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN 6.Spor ġenlikleri kapsamında gerçekleģtirilen Futbol Turnuvası Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun zaferi ile sona erdi. Yapılan maçlar sonucunda Ünye ĠĠBF

Detaylı

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da YANLIŞ ALGILANAN FİKİR HAREKETİ: FEMİNİZM Feminizm kelimesi, insanlarda farklı algıların oluşmasına sebep olmuştur. Kelimenin anlamını tam olarak bilmeyen, merak edip araştırmayan günümüzün insanları,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090 İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten

Detaylı

Ortodoks kilisesinin elinde Muhammed in resmi var mı?

Ortodoks kilisesinin elinde Muhammed in resmi var mı? Ortodoks kilisesinin elinde Muhammed in resmi var mı? Papa nın İstanbul u ziyareti, Latin ve Ortodoks kiliselerinin ayrılmasıyla sonuçlanan olaylar zincirini tekrar gündeme getirdi. Yol ayrımındaki en

Detaylı

Öğretmen: Başak Berna CORDAN. Duvarlar Konuşuyor, Pera nın Ziyaretçileri Dinliyor

Öğretmen: Başak Berna CORDAN. Duvarlar Konuşuyor, Pera nın Ziyaretçileri Dinliyor Doğan,1 Adı: Tuğçe Soyadı: DOĞAN ID: 21302262 Section: 18 Öğretmen: Başak Berna CORDAN 09.12.2014 Duvarlar Konuşuyor, Pera nın Ziyaretçileri Dinliyor Bugün 24 Ağustos 2014. Yaz tatilinin büyük bir kısmını

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI BAŞLANGIÇ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI BAŞLANGIÇ TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI BAŞLANGIÇ Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK 2 Takdim Planı Modernleşme Süreci Açısından Devlet Devlet-Toplum İlişkileri Açısından Devlet Teşkilatlanma

Detaylı

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL Ey İnsanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini var eden ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınıza karşı sorumluluğunuzun

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi T. C. Kocaeli Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Sayı Zeki Aygün, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Ticaret

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com Umut Kapısı Nefes alıyorsak umut var demektir, derler. Evet, umutlar hayatla başlar, hayat ise umutla devam eder. Umut kapısı yazılı bir levha var, bilmem bilir misiniz? Bir duvar, duvar üstünde posta

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır.

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır. Ciddi olarak Allah a isyan etmekten kaçın. O nun rahmet kapısına devam et. Bütün gücünü ve kuvvetini Allah için harca. Taatında sarfet. Yalvar, ihtiyaçlarını O na arz et. Başını önüne eğ, kork, Hak kın

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH SORU 1: MÖ 2450 yılında başlayan ve 50 yıl süren bir savaş kaç yılında sona ermiştir? İşlemi nasıl yaptığınızı gösteriniz ve gerekçesini belirtiniz. (2 PUAN) SORU 2: Uygurlar

Detaylı

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortak finanse edilmektedir. Spor Eğitimi Yoluyla Sosyal Katılımın

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI 2009 DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI BİLGE ADAMLAR STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı BirikmiĢ sorunların demokratik çözümü için Hükümetçe baģlatılan

Detaylı

ÜNİTE 1: Sosyal Düzen Kuralları ÜNİTE 2: Hukuk Kurallarının Yaptırımı ÜNİTE 3: Hukuk Kurallarının Geçerlilik,Yürürlük ve Uygulama Sorunu ÜNİTE 4:

ÜNİTE 1: Sosyal Düzen Kuralları ÜNİTE 2: Hukuk Kurallarının Yaptırımı ÜNİTE 3: Hukuk Kurallarının Geçerlilik,Yürürlük ve Uygulama Sorunu ÜNİTE 4: ÜNİTE 1: Sosyal Düzen Kuralları ÜNİTE 2: Hukuk Kurallarının Yaptırımı ÜNİTE 3: Hukuk Kurallarının Geçerlilik,Yürürlük ve Uygulama Sorunu ÜNİTE 4: Normlar Hiyerarşisinin Denetimi ÜNİTE 5: Yargı Örgütü 1

Detaylı

İçindekiler. Sunuş Önsöz GİRİŞ Gizli bir el... 27

İçindekiler. Sunuş Önsöz GİRİŞ Gizli bir el... 27 Sunuş........................................................................... 15 Önsöz........................................................................... 19 GİRİŞ Gizli bir el......................................................................

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI 1- Soru: Allah ın insanlar arasından seçip vahiy indirdiği kişiye ne ad verilir? Cevap: Peygamber/Resul/Nebi denir. 2- Soru: Kuran da peygamber hangi kelimelerle ifade edilmektedir? Cevap: Resul ve nebi

Detaylı

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî 1. DİNİ ÇOĞULCULUK Dini çoğulculuk (plüralizm), dinlere mensup insanların Dini çoğulculuk, zengin farklı tarihi tecrübeye sahip olan Allah tan başkasına tapanlara putlarına) sövmeyin; sonra onlar da Sizin

Detaylı

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Camiye Girerken Allah ın adıyla, Allah ın Resulüne salat ve selam olsun. Allah ım, hatalarımı bağışla ve bana rahmet kapılarını aç. Camiden Çıkarken Allah ın adıyla, Allah

Detaylı

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır. İslam çok yüce bir dindir. Onun yüceliği ve büyüklüğü Kur an-ı Kerim in tam ve mükemmel talimatları ile Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) in bu talimatları kendi yaşamında bizzat uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

Tragedyacılara ve diğer taklitçi şairlere anlatmayacağını bildiğim için bunu sana anlatabilirim. Bence bu tür şiirlerin hepsi, dinleyenlerin akıl

Tragedyacılara ve diğer taklitçi şairlere anlatmayacağını bildiğim için bunu sana anlatabilirim. Bence bu tür şiirlerin hepsi, dinleyenlerin akıl Platon'un Devleti-2 Platon, adil devlet düzenine ve politikaya dair görüşlerine Devlet adlı eserinde yer vermiştir 01.08.2016 / 15:01 Devlet te yer alan tartışmalar sürerken, Sokrates varoluştan varolmayışa

Detaylı

ALEXANDER RUSSEL WEBB-MUHAMMED

ALEXANDER RUSSEL WEBB-MUHAMMED ALEXANDER RUSSEL WEBB-MUHAMMED Benim araştırıcı, meraklı bir ahlâkım vardı. Her şeyin sebebini ve maksadını arıyordum. Bunlar için mantıkî cevaplar bekliyordum. Hâlbuki râhiplerin ve diğer Hıristiyan din

Detaylı

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir.

Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. AHMAK DOST Sadîk-i Ahmak yani ahmak dost şiddetli düşmandan,din düşmanından daha fazla verir. İyilik zannıyla topluma,tüm değerlere,insanlığa karşı kötülük işlemektedir. İbrahim Peygamberden yana olduğunu

Detaylı

Mekke; Kabenin etrafında Öteller

Mekke; Kabenin etrafında Öteller Sevgili eşimin yaptığı 2011 Umre zıyaretinden getirdiği resimler. Sizlerle paylaşmak bizleride mutlu eder; eşime çok teşekkür ediyorum. Bu Albümde Mekke Medine ALBÜM 2 Hepinize Selam olsun...mehmet Sungur

Detaylı

İnsanların, sadece insan olması nedeniyle sahip oldukları devredilemez ve vazgeçilemez haklardır.

İnsanların, sadece insan olması nedeniyle sahip oldukları devredilemez ve vazgeçilemez haklardır. İNSAN HAKLARI İNSAN HAKLARI İnsanların, sadece insan olması nedeniyle sahip oldukları devredilemez ve vazgeçilemez haklardır. Bu haklara herhangi bir şart veya statüye bağlı olmadan doğuştan sahip oluruz

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı