Alaturka Laiklik. Alaturka Laiklik: Ey Türk Gençliği! Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Alaturka Laiklik. Alaturka Laiklik: Ey Türk Gençliği! Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!"

Transkript

1 Alaturka Laiklik: Ey Türk Gençliği! Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın! 1

2 Bu kitap Derin Düşünce Fikir Platformu nun okurlarına armağanıdır. 2

3 3

4 Ġçindekiler Önsöz... 6 Din Özgürlüğü ne Genel Bir BakıĢ(Mehmet Bahadır)... 7 Din ve Vicdan Özgürlüğü II(Mehmet Bahadır) Dinin kurumsallaģması ve iktidar sevdası Din ve Vicdan Özgürlüğü III(Mehmet )Bahadır Çirkin Cumhuriyet ve Mânâ sız Maneviyat(Mehmet Yılmaz) Türkçe Ezan, Tercüme ibadet: Kültürel bir Ģizofreni(Mehmet Bahadır) Bir Ayrımcılık Aracı Olarak BaĢörtüsü Yasağı (Kübra Nur Ayar) Alevilik açılımını düģünmek ya da sırrı faģ eylemek (Ramazan Akkır) Alanson un Umresi ve Muhafazakâr Olmayan Ġman(Mustafa Akyol) Devrimler YanlıĢtır. Kemalist Devrim de YanlıĢtı(Mustafa Akyol) Zamanın bir yerinde öğrenciydim (Neslihan )Akbulut BaĢörtülüler BaĢ BaĢa(Özlem Yağız) Ey cemaat, Alevileri nasıl bilirsiniz? (Neslihan Akbulut) Madımak(T.Suat Demren) Gözün örtüsü, baģın örtüsü, kalbin örtüsü(dilaver Demirağ) Ġthal kavramlar sözlüğü 1: Laiklik (Faruk Saim Akhan) Bugün hâlâ pazartesi (Nayat Karaköse) Kapıları açık bırakanlar için Biz unutamıyoruz, ya siz? (Cemile Bayraktar) Topluiğne, Cop ve Bıyık (Takunyalı Topluiğne) Aileni mi seversin devletini mi? Ġmam-Hatipli Bireyin dramı (Okan Arslan) Atatürkçü/Kemalist mahalle baskısı veya Yıpranan TSK değil, benim! Bir Pazartesi denklemi çok bilinmeyenli?( Emine Uçak Erdoğan) Ben Suçlu Değilim! Sınavına Alınmayan Özgür Bir KiĢiyim!

5 Suudi ġampanyası ve Dayatılan Dinin Sahteliği(Mustafa Akyol) Ġçeride de Pazartesi, DıĢarıda da (Cafer Solgun) Ġçerisi, dıģarısı, bizim olmayan önyargılar ve kendi olmaya dair notlar Senin Özgürlüklerini Vermek Ġstemiyorum Demenin Kurnazcası: Üçüncü Yolcu Olmak(Özlem Yağız) Felsefî bir pazartesi (Hilal Kaplan) Bir BaĢörtülünün Felsefi DertleĢmeleri Yine pazartesi, hâlâ pazartesi(ceren Gökoğlu) Kendim için Değil Bu Sefer BaĢörtüsü Yasaklarından Bize Kalan(Özlem Yağız) Acaba Ģimdi ne olacak? (Cemile Bayraktar) Öteki Kızın Türküsü(Özlem Yağız) NorĢin Köyü nün SıradıĢı Kızı(Özlem Yağız) Orduya Sızma (Mustafa Akyol) Kemalistlerdeki ALLAH korkusu(mustafa Akyol) Türkiye de dinin hududu yurttaģ vücudunu aģamaz! (Mustafa Akyol) ÇağdaĢlık ve T.C (Faruk Saim Akhan) CHP nin Ġslâm Vizyonu Misyonerlik, Hukuk ve Özgürlük (Mehmet Akif MenteĢoğlu) Herkes Ġçin Din Özgürlüğü(Mustafa Akyol) Kafalara Mayın DöĢemek (Doç. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu) Patrik, Din Özgürlüğü ve Liberallik(Mustafa Akyol) Hz. Ġsa nın Mesajını Anlamak(Prof. Dr. ġinasi GÜNDÜZ) Hristiyanlar Türkiye de Özgür mü? (Adil Yapar) Sorun Misyonerlik mi? (Gökhan Talas)

6 Önsöz Türkiye Cumhuriyeti nde Alevîlere zorla Sünnî Ġslâm öğretilirken Sünnîlerin baģörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fiģliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970 lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır diye ezberletildi bize okullarda. ÇağdaĢ, uygar, geliģmiģ ülkelerin seviyesine çıkmak için gerekliydi. Sakın ha sakınçocuklar! derdi ögretmenimiz, laiklik dinsizlik demek değildir. Fransızlar Vatikan ın baskısından kurtulmak için icad ettiler laikliği. T.C. usulü Alaturka laiklik ise babasının ceketini giymiģ bir çocuktaki gibi iğreti duruyor üzerimizde. Eline sopayı geçiren laiklik adına patlatıyor ötekine. Zenciyi zenciye kırdırmaktan baģka bir iģe yaramadı bu güne kadar: Varlık Vergisi, 6-7 Eylül olayları, 28 Ocak... Elinizdeki bu kitap son yıllarda Türkiye nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor. 6

7 Din Özgürlüğü ne Genel Bir BakıĢ(Mehmet Bahadır) Dini, dili, ırkı fark etmez, din özgürlüğü sorunu yaşayan herkese ithafımdır. (M.B) Din özgürlüğü tabirinden ne anlıyorsunuz? Mesela Ali Babacan Türkiye de Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor demeciyle neyi kastetmiģti? Dinin devlet eliyle kontrol altına alınması, din özgürlüğüne zarar verir mi? Her din, kontrol altına alınması gereken, tehlikeli ve korkunç bir dogma mıdır? Kontrol altına alınırsa ne olur? Alınmaz ise ne olur? Farklı din veya mezhebe mensup kiģilere gerek devlet gerekse fertler düzeyindeki olumlu ya da olumsuz tavırlar din özgürlüğü bağlamında nasıl değerlendirilmelidir? Mesela ülkemizde yaģanan bir gerçeği; Ġncil basıp dağıtanları domuz bağıyla katleden zihniyeti konumuzun neresine sığdıracağız? Bir dizi sorularla ve sorgulamalarla yazıma baģlamak istedim. Evet bu soruların ıģığında din özgürlüğü kavramını ele alacağız bu makalede. Dahası, tarihi süreç içerisinde problemi ortaya çıkaran sebeplere, yaģanmıģ örnek olaylara değindikten sonra, Kur anı Kerim in getirdiği esaslar ve Peygamber Efendimizin uygulamaları ve din özgürlüğünün çoğulcu toplumlarda barıģa nasıl katkı sağladığına iģaret edeceğiz. 7

8 Öncelikle din özgürlüğü kavramından ne anlamamız gerektiğini ele almamız gerekiyor. Ülkemizde Din Özgürlüğü konusu olunca, malum medyada da yansıdığı üzere yüksek laik dozajlı tepkiler yağıyor. Hemen itirazlar yükseliyor. Bu ülkenin 80 bin camisi açıktır. Günde 5 vakit ezan okunur. Öyleyse geriye ne kalıyor? Şeriat gibi absürt argümanlar gırla gidiyor. Namaz kılana tekme atan, zorla oruç yediren mi var? gibi sığ yorumlar meģgul eder gündemi. Oysa bu tip yaklaģımlar Tek Parti döneminde vaz edilen din sadece vicdanda ve mabed de kalmalıdır anlayıģının sığ bir tezahürü olduğunu söylemem gerek. Oysa yaģadığımız dünyada din özgürlüğü tanımı oldukça geniģletilmiģ. Bakın,10 Aralık 1948 tarihli BM Ġnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin 18. maddesi Ģöyle: Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır. Bu hak, dini, bireysel veya topluca, kamusal olarak ya da özel biçimde, öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenler yoluyla açığa vurma özgürlüğünü içerir. Yani bu Ģu demek. Din özgürlüğü, bir dine inanma, yaģama, eğitim ve öğretim yoluyla o dini gelecek nesillere intikal ettirme veya tebliğ vasıtasıyla baģkalarına anlatma ve nihayet o değerlere inanan insanların birlikte hareket etmelerini sağlayacak organizasyonlar kurabilme, birliktelikler teģkil etme özgürlüklerinin bütününü içine alan bir kavramdır. Bu unsurlardan bir tanesinin yokluğu din özgürlüğünün o ülkede kâmil manada olmadığı anlamına gelir. İstediğine inan ama inandığın gibi yaşayamazsın, ya da tek parti döneminin üçüncü adamının tabiriyle; Türkiye de din telakkisinin hududu, yurttaş vücudunun cildini aşamaz. (Yani cümleyi biraz daha açarsak din telakkisi tenden çıkıp, toplumsal hayatta kendini ifade edemez demektir bu), bir baģka örnek; AK Parti ye açılan kapatma davası nın iddianamesinde de, BaĢsavcı, dinin kendi alanında, vicdanlardaki yerinde tutulması gerektiğini vurguladığı bir yerde, böylesi sorunlu zihniyetin varolduğu bir zeminde, Kimsenin inancına, namazına karışılıyor mu? Bundan daha iyi din özgürlüğü mü olur? demenin bir manası yoktur. Çünkü Ġnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nden de görüldüğü üzere din ve vicdan özgürlüğü 4 temel unsura dayandığı anlaģılmaktadır. 1. Ġnsanların istediği inancı serbestçe seçmeleri (Ġman) 2. Ġnançlarının gereği serbestçe eylemlerde bulunabilmeleri (amel). Kısaca inandığı gibi yaģayabilmesi 3. Ġnançları doğrultusunda eğitim, öğretim yapabilmeleri 4. Sosyal birlik ve cemaat oluģturabilmeleri. ġeklinde özetlenebilir. Meseleye biraz daha hakim olabilmek adına küçük somut örnekler de verelim. Mesela kamil ve olgun bir din özgürlüğünün yaģandığı Türkiye nin caddelerinde 8

9 yürürken NakĢibendi dergahı tabelalı bir bina veya kapısında Bismillahirrahmanirrahim yazan özel bir Ġslami Kolej görmeniz çok ĢaĢırtıcı veya kimileri için çok korkutucu olmayacaktı mesela. Dahası Cemaat ve tarikatler serbest olur. Kimsenin baģörtüsüne karıģılmazdı. Ve hatta bir cemaat lideri çok sevdiği vatanını bırakıp, yurtdıģına göçmek zorunda kalmazdı diye düģünüyorum. Bütün bu oluģumların da, ülkemizin nevi Ģahsına münhasır laikliğine zarar vereceğini de düģünmüyorum. Hani laiklik adam olmaktır Ģeklinde meģhur bir sözümüz vardır ya. Evet tam da öyledir. Laiklik adam gibi özgürlüktür, serbestliktir. Bütün inançlara (adam gibi) eģit mesafede durmaktır kanaatimce. Yazıyı hazırlarken takıldığım bir nokta da Ģu oldu. Kendi tarihimiz açısından bakarak; Peki, devlet neden dini, vicdanlara ve mabetlere hapsetmek suretiyle kontrol altına almak istesin ki? Sahi din bu kadar korkutucu bir şey midir ki kontrol edilme ihtiyacı duyulsun? ya da Geçmişte hıristiyanlık tarihinde olduğu gibi, dinsel bir şiddet süreci mi yaşamıştık? Din ve mezhep kavgaları mı yapmıştık ya da din ya da klise eliyle engizisyon mahkemelerinde işkence ve zulüm mü görmüştük? (bu da bir sonraki yazının konusu olsun) Konuyla ilgili Derinsular sitesinin yazarı Sayın Serdar Kaya Ģu tespitlerde bulunuyor; Gelenekle ve geleneği çağrıştıran öğelerle bağların koparılmasını esas alan Kemalist devrimcilik, bu prensibinden ötürü, söz konusu gelenekte birincil derecede belirleyici olan İslam diniyle sıklıkla karşı karşıya geldi. Zira yapılan yeniliklerin neredeyse tamamı, İslam diniyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgisi bulunan konulardaydı. Resmi ideoloji, yenilmesi son derece güç olan bu rakiple mücadelesini, onu yok etmekten ziyade, önce kontrol altına almak, ardından da gerektiği şekilde törpülemek üzerine inşa etti. Konumu itibariyle son derece büyük bir temsil gücü olan halifelik kurumunun kaldırılması ve kurulan Diyanet İşleri teşkilatının Başbakanlığa bağlanması bu kapsamda değerlendirilebilir Üniversite öğrencilerin başındaki örtülerden rahatsız olan, bir okul müdiresinin sokakta dahi olsa başını örtmesine tahammül edemeyen zorba bir ideoloji, ibadetlerinin nizamı konusunda hassas olan inanç sahipleri tarafından güvenilir bir merci olarak görülmeyeceğinin elbette farkında. Ama bu ideolojinin niyeti, kendisini güvenilir kılmak değil, sosyal genlerle oynamak ve en büyük düşmanını isteği şekilde manipüle ederek kontrol altına alabilmek. Sayın Mustafa Akyol ise konuya biraz daha derinlik getiriyor ve Amerikalı düģünür Richard John Neuhaus un Çıplak Kamusal Alan (The Naked Public Square) adlı kitabında alıntı yaparak bu soruyu Ģöyle cevaplıyor: 9

10 Eğer din, sırf bireysel vicdan düzeyine indirgenirse, kamusal alanda sadece iki aktör kalmış olur: Devlet ve birey. Bu ikisinin arasında ahlaki değerler yaratan ve temsil eden ara bir kurum olan din ortadan kaldırılmıştır. Ve artık devletin tutkularını dizginleyecek bir kurum kalmamıştır Bu tür bir laik devlet, sonunda totaliterizme varır. Konumuza dönersek; ben de dikkatleri bir baģka noktaya çekmek istiyorum. Ġslam Devletinin ilk anayasası: Medine Vesikası na. Din ve Vicdan özgürlüğünü esas alan ve dünyanın ilk Ġslam Devletinin anayasası olan Medine Vesikası na Allah Rasulü nün (sas) uygulamalarından hareketle din özgürlüğünün yine dört ana esasa dayandığını görüyoruz tarihli Ġnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde de bahsi geçtiği üzere; Ġnanma, inanç esaslarını yaģama, aynı esasları gelecek nesillere intikal ettirebilme, eğitim ve öğretim yapabilme ve örgütlenebilme. Ġlginç değil mi? İnsanlık, Efendimizi (S.A.V) ve getirdiği hakikatleri 1400 yıl geriden takip ediyor dersem gerçeğin bamteline basmıģ olduğumu düģünmekte bir beis görmüyorum. Ġsterseniz daha sonra detaylara inmek üzere bu dört esas, Medine Site Devletinde nasıl uygulanmıģtır? Kısaca bunu iģleyelim. Ama önce konuyla ilgili Kur an hakikatlerine bakalım; Allah, bütün insanlığa inanma veya inanmama özgürlüğünü vermiģtir. Dileyen iman etsin, dileyen inkar. Sizin dininiz size, benim dinim bana. Dinde zorlama yoktur. Eğer Rabb in dileseydi bütün insanlar Müslüman olurdu. Yoksa sen herkesi Müslüman olmak için zorlayacak mısın? ayetleri bu özgürlüğün teminatıdır. Literatürde din ve vicdan özgürlüğü kavramı ile ifade edilen sahada böylesi bir özgürlük alanı insanlığa sunuldu ise özgürlüğün diğer çeģitleri adına nasıl geniģ bir alan açıldığı tahmin edilebilir. Bu ilahi vahiyler doğrultusunda, Efendimizin uygulamaları; hoģgörü ve diyaloğa dayalı, çok hukuklu ve hukukun üstünlüğü temeline dayanan, barıģcı bir ortamda bir arada yaģama modelini sunmuģtur insanlığa. Bilindiği üzere Medine Site Devleti çok dinli, çok kültürlü ve çok uluslu bir yapıya sahipti. Yahudiler, pagan Araplar, Müslümanlar ve az sayıda da hiristiyan topluluklar mevcuttu. Efendimizin bizzat baģkanlığını yaptığı Medine Site Devletinde yaģayan hiçbir topluluk baskıya maruz kalmaksızın kendi dinlerine inanmıģlar, Ġslama geçmeleri içinde hiçbir zorlamaya tabi tutulmamıģlardır. Kilise, sinagog ve havralarında çok rahatlıkla dinî ibadetlerini yapmıģlar, günlük hayatlarında giyim-kuģamdan, evlilik ve boģanmalarına kadar hemen her sahada inanç esaslarını hayatlarına tatbik etmiģlerdir. Beytül midras (Yahudi okulları) adını verdikleri okullarında çocuklarına eğitim ve öğretimlerini vererek, kendi değerlerini gelecek nesillerine rahatlıkla intikal ettirmiģlerdir. Ve son husus, altına imza attıkları Medine Vesikası na muhalefet etmeksizin gerek kendi içlerinde, 10

11 gerekse müģrikler ve sair din mensupları ile siyasi, kültürel, ekonomik birliktelikler kurmuģlardır. Bazılarının müslümanlar Mekke de zayıftı zorlamada bulunmadı ancak Medine de değil Ģeklinde itirazları olabilir. Ancak bu gerçekleri saptıran büyük bir iftiradır. Belki bununla ifade edilmek istenen 14 asırlık Ġslam tarihi içerisinde cereyan etmiģ savaģlarda yaģanmıģ olabilir. Ancak bunun suçlusu din değil, dini yanlıģ yorumluyan dönemin Müslümanlarıdır. Ülkemizde yaģanan rahip cinayetlerini, Ġncil basıp satanların katlini bu bağlamda değerlendirebilirsiniz. Güzel dinimizi ne hale getirdiklerini ve ergenekon kokan bu eylemleri de esefle kınadığımı belirtmeliyim. Not : Bu makale, Sayın Serdar Kaya nın, Sayın Mustafa Akyol un ve Sayın Ahmet Kurucan ın makalelerinden istifade edilerek yazılmıģtır. 11

12 Din ve Vicdan Özgürlüğü II(Mehmet Bahadır) Dinin kurumsallaģması ve iktidar sevdası Aranızda en üstün olmak isteyen, sizlere hizmet etmekle yükümlüdür. Kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği görmezsin. Ne zaman kendi gözündeki merteği ortadan kaldırırsan işte o zaman kardeşinin gözündeki çöpü kaldırabilmek üzere oldukça iyi bir görüşe kavuşacaksın. (Hz. İsa Aleyhiselamın Hadisleri) Bir önceki yazımızda din özgürlüğüne dair dört ana esas belirlemiģ ve bu konu etrafında değiģik örnekler vermiģ, dahası ülkemizde yaģanan din özgürlüğü problemlerine değinirken hatırlarsanız Ģöyle demiģtik: Kendi tarihimiz açısından bakarak; Peki, devlet neden dini, vicdanlara ve mabetlere hapsetmek suretiyle kontrol altına almak istesin ki? Sahi din bu kadar korkutucu bir şey midir ki kontrol edilme ihtiyacı duyulsun? ya da geçmişte hristiyanlık tarihinde olduğu gibi, dinsel bir şiddet süreci mi yaşamıştık? Din ve mezhep kavgaları mı yapmıştık? Din ya da kilise eliyle engizisyon mahkemelerinde işkence ve zulüm mü görmüştük? 12

13 Daha önce yazmıģ olduğum bu satırları, derinlere inmek suretiyle; biraz daha açmayı, sağlıklı bir tahlil yapabilmek adına önemli olduğunu düģünüyorum. Ve meselenin bam teline dokundurmak için; din özgürlüğü problemlerinin, tarihsel olarak baģlangıç noktasına ve kaynağına bir yolculuk yapmak gerekecek. AraĢtırmalar, tarihi süreç içerisinde din özgürlüğü problemlerinin daha çok hıristiyanlıkla ortaya çıktığını göstermektedir. Teorik ve haklı olarak kendini Sevgi dini olarak takdim eden bir dinin, güç ve iktidar sahibi mensupları tarafından, baģka dinlere ve kendi içinde oluģan heretik ve schismatic oluģumlara karģı, tavizsiz ve gaddarane bir Ģiddet politikası gütmesi ve bunun insanlığa sunmuģ olduğu ağır tahribat ve bedeller, ilgili konuyu ve süreci araģtırmaya değer kılıyor. Daha çok batıda geliģen ve insanlığın vicdanını duvara asıp, hayvani (belki de daha aģağı) mertebeye ulaģmada, zirve yaptığı bu süreç, değil baģka bir dine, farklı bir mezhebe dahi tahammülün olmadığı bir süreç olarak, tarihe geçmiģtir. Zira Ortaçağ da kilisenin mutlak bir otorite konumuna hızla yükselme arzusu ve devleti ele geçirme gayretleri nedeniyle bağnazlık ve tahammülsüzlük had safhaya ulaģacak. Ve böylece batı da tek kral, tek devlet ve tek din anlayıģı hakim olacaktı. Olayın baģlangıç noktasına dönecek olursak; Hz.Ġsa ve getirmiģ olduğu ilahi mesajların, ümmeti tarafından yayılma süreci, yaklaģık 310 sene gizli ve el altında gerçekleģmiģ ve bu insanlar o günün zalim cabbarlarına ve oligarģik despotlarına karģı, bu dini gizlilik içerisinde korumaya muvaffak olmuģlardı. Ġmparator Constantin tabandan gelen zorlama neticesinde, hıristiyanlığı din olarak kabul etme ve din özgürlüğünü getirme mecburiyetinde kalmıģtı. Gerçi bu Hıristiyanlık üzerinde kontrolü elde tutmak için yapılan bir kabulleniģtir. Eğer o günün Hıristiyanları, Constantin in bu oyununa gelmeyip, daha çok üst yapı ile ilgilenmeselerdi, ihtimal dinlerini bir süre daha koruyabilirlerdi yorumu getirilebilir. Zira hiristiyanlığın (resmi) din olarak kabul ediliģi, hıristiyanlara indirilen büyük bir rehavet darbesi olmasının yanında, iktidar sahibi zalim ve jakoben yöneticilerin, dini ve siyasi gücü kontrol altında tutma maksadıyla, baskıcı ve despotik yönetimlerinin ilk nüvesini oluģturacaktı. Tabii hiristiyanlığın resmi din olarak kabul ediliģin ardından, hristiyanların bir kısmı eski gerilimlerini (hassasiyetlerini) kaybedip, kelepir sevdasına düģmeleri ayrı bir araģtırma ve inceleme konusu olabilir. Ġmparator Constantin 313 yılında Milan fermanı ile, ferman söylemlerinin aksine dinde toleranssızlığa giden yolun kapısını aralamıģtır. Bir devlette tek din ve din içinde birlik ilkesiyle Constantin, heretiklere karģı savaģta, kiliseyi desteklemiģ ve hatta önderlik etmiģtir. Bu dönemde, heretiklik manevi ve medeni suç olmaktan çıkarılıp, sonu engizisyon mahkemelerine kadar varan bir dizi zülmi cezalara kadar gitmiģtir. Bu dönem kilise ile devletin yetkilerinin kaybolup kaynaģmaya dönüģtüğü bir dönem olarak adlandırılabilir. Daha sonra 380 yılında I.Theodosios ile hıristiyanlık önce devletin resmi dini haline gelmiģ, peģinden de devlete hükmeden bir kurum haline dönüģmüģtür ki 13

14 buna hiristiyanlığın devletleģmesi ya da Dinin kurumsallaģması tabiri daha uygun düģecektir. Yani Kilise devlet içinde değil, Devlet Kilise içindedir artık. BaĢka bir deyiģle, kilisenin (ruhani kılıcın) devleti ele geçirmesi olarak da yorumlanabilir. Sonuçta, insanlığa kan kusturacak öylesi bir teokratik düzen gelmiģtir ki, bunu Papa VIII.Boniface Ģu Ģekilde izah etmektedir. Kutsal Katolik ve apostolik kilise dışında günahların ne affı ne de onlardan kurutuluş yolu vardır. Mevcut iki kılıç (dünyevi ve ruhani) kilisenin iktidarındadır. Bir devlette iki baş olamaz. Dünyevi otorite, ruhani olana tabidir. Ruhani otorite kral da dahil herkesi yargılayabilir ama o hiç kimse tarafından yargılanamaz. Çünkü onun otoritesi ilahidir. ĠĢte bu aģamadan sonra din özgürlüğü alanındaki felaketler süreci baģlamıģ oluyordu. Bu despotik tekelci yönetim, Ġncil de geçen Ve efendi hizmetçiye dedi; Yollara ve çitlerin boyuna çık. Bulduklarını içeriye girmeye zorla ki evim dolsun. Sözünü kendine referans alarak zora baģvurmanın lüzum ve doğruluğuna inanır. HoĢgörüsüzlük ilke haline getirilir. Ve sonuçta Nietzsche ye AnarĢist ve Hıristiyanın kökeni birdir, Kutsal anarģistler sözünü dedirtecek, Ģiddet ve yüzyılları bulan din ve mezhep kavgalarının fitili ateģlenmiģ olur. Bu kadarla da kalınmaz ve Ruhun kurtuluģu için, her türlü ten cezası, her iģkence hatta ölüm caizdir düģüncesi ortaya atılır ve engizisyon mahkemelerinin fikri alt yapısı oluģturulur ve bu zülüm düzeni devlet eliyle meģrulaģtırılmıģ olur. Dinde zorlamayı makul gören anlayıģın temelinde, Hıristiyanlı/Kilise dıģında kurtuluģ yoktur kuralı dikkate değerdir. Bu kural maalesef kendinden olmayana Ģiddet yolunu açmıģ ve yeryüzünü kana boğmuģtur. Zira öğretiye göre, hiristiyanlığın asıl amacı ruhun ve insanlığın manevi kurtuluģudur ve bunun da tek ve mutlak yolu hiristiyanlıktır. Yani tek bir mutlak doğru vardır. O da kendileridir. Bu kurtuluģa gelmeyen kılıçla yola gelecektir. Dolayısıyla dinde zorlama insanın en kutsal görevidir. Toplumun zor kullanmama sebebinden dolayı topyekün cehenneme gitmektense bireylerin acı çekmesi ve hatta ölmesi gayet normaldir! ĠĢte bu anlayıģ, kendinden olmayan din ve mezheplerle bir savaģın ifadesidir. Zira insanlığın manevi kurtuluģunu hedef almıģ fanatik bir inancın, ne baģka dinlere ne baģka mezheplere ne de kendi içindeki farklı oluģumlara müsaade edeceği beklenemez. Özgürlüğe gem vurma ve zorlama suç olarak değil, kutsal vazife olarak nitelenmiģtir. 14

15 Hiristiyanlık içinde oluģmuģ her mezhebin kiliseleri de, mutlak hakikatı kendilerinin temsil ettiğini iddia etmiģ ve kurtuluģun sadece kendilerinde olduğuna iman etmiģlerdir. Dolayısıyla kendileri dıģındaki oluģumları heretik kabul ederek, onlarla savaģmayı vazife bilmiģler ve kanlı mezhep savaģları böylece baģlamıģtır. 532 yılında Ġmparator Jüstinyen hipodrom da civarında insanı doldurup katletmesiyle vurguladığı Tek devlet, tek kanun, tek din anlayıģının doğurduğu Kral kimse, din o dur. felsefesine inanmıģ ve bunu da vahģetinin gerekçesi yapmıģtır. Artık halk, kralın dininden olmak zorundadır. Hz. Peygamberin (S.A.V), Bizans Kralı Herakleios a gönderdiği mektupta İslamı kabul etmekten kaçınması halinde halkının günahını da üstleneceği Ģeklindeki uyarısı, muhtemelen hıristiyanlıktaki halkın, kralın dininden olması zorunluluğu sebebiyledir. Yoksa Ġslam da hiç kimsenin, bir baģkasının suçunun cezasını çekmeyeceği esaslı bir prensiptir. Ayetlerle de sabittir. Ancak burada Ģunu da belirtmek gerekir ki; insanlığa zulüm ve gözyaģı getirmekten baģka hiçbir iģe yaramayan, yukarda anlatılan öğretiler ve bu öğretilerden müteģekkil zihin yapısı daha çok, iktidar odaklı kurumsallaģmıģ bir dinin, günümüz tabiriyle vatikanizm öğretisinin eseridir. Dolayısıyla Hz. Ġsa (a.s) nın getirmiģ olduğu ilahi mesajla uzaktan yakından alakası yoktur. Çünkü, her türlü müessese gibi, (devlet de buna dahildir) Kiliseler de konformizme, sosyal ve siyasal muhafazakarlığa, yani mevcut durumun her ne pahasına olursa olsun sürdürülmesine tabiatları gereği yatkındırlar. Bunun yanında ilahî mesajın, yani dinin yeryüzünde insanlar tarafından temsil edilen ve yönetilen bir müessesesi olamaz. Bunun yanında; Papa, kardinal, piskopos gibi hiyerarģik otoriteler zinciri Hz. Ġsa nın getirdiği dinde yoktur. Bu durum, Kiliselerin kendilerini bir devlet gibi teģkilatlandırmaları sonucu ortaya çıkmıģtır ki, insanları din değil, bürokratik yapılarla yüz yüze getirmiģtir. Bu hiyerarģik yapı, doğal olarak kendini korumak için din ile hiç alakası olmayan kıymeti kendinden menkul ve kendine ait bir iç kanun ve kurallar bütününü de beraberinde getirmiģtir. Bu nedenle Kiliseler ve kurumsallaģmalar, özünde bir yabancılaģmayı, yani dinden uzaklaģmayı taģımakta ve bireyin yasa ve kurallara boğulmasıdır ki, tarihte yaģanan acı olaylar da bu gerçekliğin yansımasıdır. ġimdi, hristiyanlık tarihinde ve din özgürlüğü problemleri çerçevesinde, tarihte yaģanmıģ bazı olayların altını çizmeye çalıģalım. Din savaģlarına en önemli örneklerden biri Antakya ve Kudüs ün iģgalidir yılında Antakya yı ele geçiren haçlılar Ģehirdeki bütün Müslümanları katlederek, Kudüs yoluna koyulmuģlardır yılında Kudüs iģgal edildiğinde ise, yaģlı, kadın, erkek, çocuk savunmasız insan kılıçtan geçirilmiģ. Kutsal mekanlar 15

16 yağmalanmıģ. Bütün Museviler de, Müslümanlara yardım ettikleri gerekçesiyle sığındıkları sinagoglarda yakılmıģtır ki, bu olay insanlık tarihinin en acı katliamı olarak geçmiģtir yılında ise, Küdüs e yönelen IV.Haçlı orduları, Ġstanbul a uğrayarak, zulüm ve nefretlerini ortaya dökmüģlerdir. Oradaki halka, inanç farklılığından dolayı zulmedilmiģ. Din adamları asılmıģ, savunmasız kadınlara ve rahibelere tecavüz edilmiģ. Aziz olarak bilinen kiģilerin mezarları dahi yağmalanmıģtır. Ayasofya cami dahi bu yağmadan nasibini almıģtır. Öylesine bir yağmadır ki bu, Ġstanbul harabe Ģehir haline gelmiģtir. Bununla da yetinmeyip, Ġstanbul da bir Latin patrikliği kurmuģlar ve Ortodoks halkı zorla KatolikleĢtirmeye çalıģmıģlardır. (ġahsi kanaatim Ģayet Bizans, Bizans olarak kalsaydı, sanırım sorun yoktu ve Fatih Sultan Mehmet, Ġstanbul a en azından belki de kılıçla girmeyecekti. Zira Bizans artık koca bir zülüm meydanı ve haçlı seferlerinin üssü pozisyonundaydı diye düģünüyorum) Buradan Haçlı seferlerinin amaçlarından birisi de, heretik ilan edilen Bizans ın tekrar Katolikliğe dönüģünü sağlayarak yeniden Papa nın egemenliği altına girmeyi sağlamak olarak yorumlanabilir. Hatta biraz daha ileri giderek, geçtikleri her yolda bir enkaz bırakmaları sebebiyle bu hareketin sömürü ve emperyalist amaçlar taģıdığını da söyleyebilirim yılında Tapınak ġovalyeleri Papa ve Kral iģbirliği ile, heretik ilan edilmiģ ve Ģovalyeler diri diri yakılarak idam edilmiģlerdir. Ve Tapınak Ģovalyeleri, papaya ve krala Karuni bir servet bırakarak tarih sahnesinden silinmiģlerdir de Fransa da Katolikler, IX. Charles ın emriyle bir gecede 20 ila 70 bin arasında Protestan ı katletmiģlerdir. Enteresandır, Papa, bu katliamı kutlamak için özel bir madalya bastırmıģtır. (Saint-Barthelemy Katliamı) Yine din özgürlüğü problemlerinin sebep olduğu otuz yıl savaģlarını da hatırlatmak gerekiyor. Protestan ve Katolik birlikler arasında çıkan savaģta Almanya koca bir harabe ülke halini almıģ, 300 ayrı eyalete bölünmüģ ve bunun yanı sıra nüfusu da 16 milyondan 6 milyona düģmüģtü. Bu savaģ sonunda yorgunluk ya da bıkkınlık hali olsa gerek, kısmi bir din ve vicdan özgürlüğü getirildiğini de belirtmem gerek. Ve Engizisyon Mahkemeleri Bu mahkemeler, XIII. Yüzyılda ortaya çıkmıģ, hıristiyanlıktan dönen, heretik akımlara karıģan, dini esaslara baģkaldırmıģ, kısmen de Yahudileri ortadan kaldırmak ve yok etmek maksatlı kurulmuģ ve XIX. Yüzyıla kadar etkisini sürdürmüģ Katolik kilise mahkemelerdir. Bu mahkemelerin, heretik akımlara karģı baģarısız olmuģ hükümdarların tahttan indirileceği kararını alması, vahģeti boyutunu daha da derinleģtirmiģtir. Öyle ki bu vahģet; yüzyıllar boyunca, yüz binlerce kiģiyi yakma, kazığa oturtma, mezardan çıkarıp kemikleri yakma, dilini kesme, evlerini yıkma, mala gasp, hapis, sürgün, kürek çekme gibi cezalar olarak tezahür etmiģtir. 16

17 Endülüs ün yıkılıģıyla, Ġspanyol Engizisyon Mahkemeleri bu sefer Müslümanlar ve Yahudiler üzerinde akıl almaz iģkence ve zulümlere baģlamıģlar. Sonuçta ya Amerika yerli halkının kaderini paylaģtılar ya da göçe zorlandılar. Osmanlının yardımlarıyla bir kısmı Kuzey Afrika ya bir kısmı da Ġstanbul a yerleģmiģlerdir. (Ġstanbul da yaģayan bir Yahudi Cemaatine mensup bir arkadaģım bana bu olayı anlatmıģ, Osmanlı ya Ģükranlarını iletmiģti.) Ve Batı dünyası 1500 yılı aģkın süren din savaģları sonucunda savaģmaktan yorulması sebebiyle olsa gerek, içlerindeki farklı mezhep ve görüģleri kabul etmek zorunda kalmıģtır. Ancak bu kabulleniģ yani din ve vicdan özgürlüğünün kabulu, dinden kurtulmak Ģeklinde ortaya çıkmıģtır. Batı dinden ve kilise baskısından kaçarken pozitivizme ve hümanizme tutunacak. Özgürlüğe yelken açacak. Ancak bu da dini aģırılık sonrası, özgürleģme aģırılığını doğuracaktır. (Bu tespitler de, ayrı bir yazı konusu olabilir.) Yukarda anlatılan olaylar baz alındığında aforoz, engizisyon ve endüljans (günahları affetme yetkisi) gibi tanrısal gücün temsil edilmesi ve bunun doğurduğu problemler de ayrıca göze çarpmaktadır. Aslında yazı boyunca anlattığım Ģey, daha doğrusu tarih boyu yaģanan Ģey, dogmatik tekelcilik sebebiyle, kilisenin elinde tuttuğu gücü (din, yönetim, ekonomik güç) kötüye kullanması ve din istismarına gitmesidir Ģeklinde özetlenebilir. Dolayısıyla suçlanacak Ģey din midir, yoksa güç ve iktidar düģkünü insanoğlunun ihtirasları mıdır? Sorusunun cevabı hayati önem kazanmaktadır. Tabii burada dinin kontrol altına alınması gereken tehlikeli bir dogma olduğu sonucu ortaya çıkmaz. Ya da kimilerimiz, Türkiye de çok yaygın bir kliģe olan; Evet, evet, din zaten siyasete hiç karışmamalı, vicdanlarda yaşamalı diyebilirler Oysa bu peģin hükümlü bir genellemedir. Çünkü dinin siyasete karıģarak insanlık adına, özgürlük, adalet ve barıģ getirdiği bir düzine, tarihsel olay da sayabilirim. Kaldı ki, bir dinin hayatın hangi yönlerini düzenleyeceği konusunda o dinin kendi kaynakları ve inananları dıģında kimsenin karar verme yetkisi de yok. Meselenin bir diğer boyutu ise, yukarda anlatılan despotik ve zulüm olayları din boyutlu gibi görünse de, bu çoklu durum sadece din değil, din-dıģı felsefeler ya da ideolojiler ve her türlü -izm ler için de geçerli. Örneğin diyalektik materyalizmin siyasete karıģması, silahlı propaganda ya koyulmuģ Leninist bir komünizm Ģeklinde de olabilir. Bu durumda Dinin siyasete karıģması noktasında bıçak sırtı denen hassas denge nasıl olmalıdır? Sorusu akıllara gelebilir. ġahsi kanaatim; tarihsel süreçler ve yaģanan tecrübeler iki duruģu karģımıza çıkarmaktadır. Birincisi; ferdi esas alarak, sadece insan odaklı, din adına iktidar talebinde bulunmayan anlayıģ, ikincisi ise; iktidarı ve gücü ele geçirmeye dönük, din adına siyaseti önceleyen algılama biçimidir ki; bu duruģ (iyi niyetli dahi olsa) insanoğluna çok cefalar çektirmiģtir. 17

18 Birinci duruģu Ġslam dinini baz alarak, meseleyi biraz daha açarsak; Ġslam, Ģuur sahibi insanları tek tek muhatap almıģtır ve insanlar dünyadaki eylemlerinden, yaptıklarından ve yapmadıklarından sorumlu olacaklardır. Din mesajını fertlere iletir. Fertlerin görevi vazifelerini yerine getirmektir. Fakat fertler vazifelerinin ötesinde somut sonuçların peģine düģmesi gerekmez. Yani insan vazifesini yapar, sonucu verecek olan Yaratıcının iģine karıģmaz. Bu özelliği ile ilahi mesaj daha çok ALT YAPI ile ilgilidir. Fertler için en önemli vazife iman ibadet, ahlak, vicdan gibi konulardır. ÜST YAPI tali bir konudur. ġerif Mardin in dediği gibi; İslam gibi toplum ilişkilerini İlahî bir mesajın ışığında değerlendiren ve toplumu gereken İslami ideale yaklaştırmaya çalışan bir dinde, dinin kendisini bir üstyapı kurumu olarak değil, bir temel şekillendirici olarak ele almak gerekir. Belki de burada önemli olan siyasetin dine dolayısıyla insana hizmet eder Ģekilde tutulmasıdır. Bu ilkelerden, esas alınan unsurun taban olduğu (insan, ahlak, vicdan olduğu), devlet, güç ya da iktidar sahibi elitist zümre gibi tavan için yani üst yapı için, fertlerin zarar görmesinin istenemeyeceği sonucu ortaya çıkar. Bu nokta çok önemlidir. Daha kestirmeden açık olarak ifade edeyim; Eğer birinci duruģa sahipseniz mesela, devletin ali cenap menfaatleri için, Dersim Katliamını hoģ göremezsiniz. Ermeni tehcirini hoģ göremezsiniz. Vicdanları kanatıp, Gazi, Sivas Madımak, MaraĢ olaylarını hoģ göremezsiniz. Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır da diyemezsiniz. Devleti putlaģtıramazsınız. Kendinden olmayana düģman gözüyle bakamazsınız. Milleti ve insanlığı kendine hedef seçip eylem planları, lahikalar, kafes operasyonları hazırlayıp uygulayamazsınız. AyıĢığı, Yakamoz, Sarıkız, Eldiven gibi darbe planları da hazırlayamazsınız. Dahası, camilerdeki mahyalara Önce Vatan, Ne mutlu Türküm diyene Ģeklinde ucuz hamasi yazılar da yazamazsınız. Kısacası hukuku, adaleti ve vicdanları ayaklar altına alamazsınız. Milli menfaatler mi, ahlak mı önemli? sorularını soran ahmak kafalara, Ahlak diye haykırarak duruģunuzu belirlersiniz. Tarih boyunca tecrübelerce sabit olan ve sıkıntılı bir duruģu temsil eden ikinci duruģta ise, en önemli vurgu iktidar vurgusudur. Ġktidara ve güce endeksli bir duruģ tarzıdır. Yazıda konusu geçen hristiyanlığın devletleģmesi suretiyle kurumsallaģması ya da Siyasal Ġslam dedikleri Ġslamcılık bu duruģu temsil eder. Bu duruģun, aktörlerinin ortak özelliği iktidar talebidir denilebilir. Bu duruģu temsil edenler oldukça dindar olabilirler ancak en önemli fark önceliklerinin değiģmiģ olmasıdır. Evet bunlar, toplumsal düzeni sağlamak için, problemlerin çözümü için iktidarı ele geçirmek gerektiğini inanmıģlardır. AlıĢtıra alıģtıra mı söylemem gerek bilmiyorum ancak, Humeyni Devrim hareketini ve hatta, MSP, RP, FP gibi siyasi partileri de bu çizginin devamı olarak görmekte bir beis görmüyorum. Hatta, bu ikinci duruģun temsilcileri içerisinde, Hizb-ut Tahrir, Usame Bin Ladin ve El Kaide gibi Kur anı literal yorumlayıp, 18

19 hatasız masum dindar yönetici arayanlar dahi vardır. Yeryüzünde böyle bir insan olmadığı için, bu taleplerini gerçekleģtirebilmek adına tabii olarak, iktidar amaçlı çalıģmak zorunda olduklarını da belirtmem gerekir. Sonrası malum; dini despotizme kadar varılabilecek keyfi uygulamalar ve baskılar kendini gösterebilir. Özetle ikinci duruģ; devleti önceleyen, üst yapıya önem veren görüģlerdir. Bu görüģ esasen ehl-i Sünnet itikadına da uygun değildir. Fakat, Sünni Müslümanların yaģadığı yerlerde de yaygınlaģmıģtır. Sünni Müslümanlar arasında iktidar talebini önceleyen bu görüģlerin yaygınlaģmasında modernite etkisi ve ġiilik yadsınamaz ölçüde etkili olmuģtur. Bu arada, bir diğer önemli hususa da parantez açmam gerekiyor; Yazının amacı, hristiyanlık tarihindeki kötü örnekleri sıralayarak onlar kötü, biz iyiyiz iddiasında bulunmak değil elbette. Yazını amacı, din ve vicdan özgürlüğünün esaslarını belirleyerek dünya barıģına katkılarını anlatabilmek. Dahası dinin siyasete karıģması noktasında iki farklı duruģu gözler önüne serip, sorunun temellerine inebilmek ve geçmiģten ders almak olarak özetlenebilir. Bunun yanı sıra dini kontrol altına alma çabalarının, altında yatan gerçekliği gözler önüne serebilmekti. Ġslam tarihine baktığımızda, insani hataların, hırsların ve bağnazlıkların da mevcut olduğunu görebilirsiniz. Hz. Peygamber in vefatından çok geçmeden Müslümanlar arasında fazlasıyla siyasi karmaģalar, ihtilaf ve çatıģmalar baģlar. Hz. Osman ve Hz. Ali yi Ģehit edenler Müslümandır. Sıffin savaģıyla, Hariciler olarak bilinen ve hem Sünnilere hem de ġiilere karģı bugünün deyimiyle terör uygulayan, Günümüz Taliban ya da El Kaide sine benzer fanatik mezhep de çıkar. Maalesef ikinci duruģ dediğimiz bu anlayıģ, Hz. Muaviye den sonra çeģitli saltanatlar Ģeklinde devam etmiģ; bu saltanatlarda Emeviler de olduğu gibi, devletin/toplumun huzuru için fertler feda edilmekten çekinilmemiģtir. MitleĢen devletin korunması bir ibadet gibi ele alınmıģ; bu uğurda her Ģey feda edilmiģtir. Hakeza Ġttihat ve Terakki marifetleri ile, Osmanlı nın son dönemleri ve hatta Osmanlının manen çöküģ dönemleri de bu anlayıģı temsil edebilir. Bugün bu anlayıģı, Siyasal Ġslam ya da Ġslamcılık diye tanımladığımız, ideolojik yaklaģımların yürüttüğünü söyleyebiliriz. Daha sonraki yüzyıllar boyunca da Müslüman mezhepler, devletler, emirlikler, hanedanlar arasında sayısız savaģ yaģanır. Evet, mezhep çatıģması Ġslam da Hıristiyanlığa göre daha azdır, ama yine de vardır. Bu elbette Ġslam a aykırıdır ama her dinde olduğu gibi Ġslam tarihinde de yine din adına pek çok dünyevi çatıģma, kaos, ve kör fanatizm üretenler olmuģtur ve halen de olmaktadır. 19

20 Ve sonuçta, dönüp dolaģıp Ģu soruyu tekrarlamak ihtiyacı hissediyorum. YaĢanan acı gerçekler karģısında suçlanacak Ģey din midir, yoksa güç ve iktidar düģkünü insanoğlunun ihtirasları mıdır? Gelecek Yazı Din ve Vicdan Özgürlüğü Sürecinde Ġslam Tecrübesi ve Sonuç TeĢekkür : Sayın Prof.Dr.Saffet Köse nin Din Özgürlüğü ve BarıĢ Yolunda Ġki Farklı Tecrübe adlı eseri, Köprü Dergisi yazarlarından Sayın Selim Sönmez ve Dinler Tarihi Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Ġsmail TaĢpınar ve Sayın Mustafa Akyol un makaleleri, Sayın Mehmet Yılmaz Bey in teģvik ve destekleri, Derin DüĢünce Grubu üyeleri ve yorumcuları ile yaptığımız tartıģmalar bu yazı için bilgi ve ilham kaynağı olmuģtur. 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI 2 de 8 de 11 de AK 8de YIL: 2012 SAYI : 166 10-17 ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 10 da AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI 2014

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL Burcu BĠLĠR Değişik çiçeklerden bal toplayan arılar gibi, akıllı adam bütün kutsal kitapların özünü kabul eder ve bütün dinlerdeki iyiyi anlar Srimad Bhagavatam Ġnanç turizmi,

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985 1. Adı Soyadı : MEHMET ÇELİK 2. Doğum Tarihi: 05 Haziran 195. Unvanı : Prof.Dr.. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN 6.Spor ġenlikleri kapsamında gerçekleģtirilen Futbol Turnuvası Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun zaferi ile sona erdi. Yapılan maçlar sonucunda Ünye ĠĠBF

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI 2009 DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI BİLGE ADAMLAR STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı BirikmiĢ sorunların demokratik çözümü için Hükümetçe baģlatılan

Detaylı

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî 1. DİNİ ÇOĞULCULUK Dini çoğulculuk (plüralizm), dinlere mensup insanların Dini çoğulculuk, zengin farklı tarihi tecrübeye sahip olan Allah tan başkasına tapanlara putlarına) sövmeyin; sonra onlar da Sizin

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090 İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi T. C. Kocaeli Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Sayı Zeki Aygün, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Ticaret

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip olmaktadır. Ev sahibi olmak herkesin temel rüyalarından bir tanesidir.

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır):

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır): Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kıģ manzaraları çekmek için yola çıkmıģtım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam dan ileriye gidemedim. Nedenini bu resimlerde göreceksiniz Bir kasabanın, basit

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG. AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG 22 Temmuz 2014 İşbu karar kesinleşmiş olup şekli bazı değişikliklere tabi

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır.

Batıda yayılan milliyetçilik akımı bizde olduğu gibi İslâm dünyasını da etkisi altına almıştır. ASRIN ÜÇ HASTALIĞI *1789 Fransız ihtilali kebiri batıdaki Katolikliğin katılığını kırmak ve özgürlüklere kapı açarak dünyayı değiştirmekle beraber,geriye ırkçılık gibi eskilerin seretan dediği bir kanser

Detaylı

ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Hukuka Giriş - II Dersi Av. Murat Fehmi Pınar Laik Devlet Ödevi Hazırlayan: Eda DENİZ 040307017 Bolu Mart

Detaylı

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortak finanse edilmektedir. Spor Eğitimi Yoluyla Sosyal Katılımın

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R - TARIM VE KÖYĠġLERĠ BAKANLIĞ - TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - KÖY HĠZMETLERĠ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İ Ç İ N D E K İ L E R - TARIM VE KÖYĠġLERĠ BAKANLIĞ - TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - KÖY HĠZMETLERĠ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA(Afyonkarahisar)

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA,

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, 02 Nisan 2012 MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, Amasra Teknik Gezisi 12-13 Mart 2012 tarihleri arasında, ARCH 222 - Arhitectural Design 4 dersi için Bir Sanatçı İçin Konut, ARCH 221 - Arhitectural Design 3

Detaylı

------------O---------- 15.11.2007

------------O---------- 15.11.2007 2008 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2006 MALÎ YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI NIN PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA (Afyonkarahisar) BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Bu sektörün içerisinde, en karanlıkta kalan -belki pek çok meslektaşımın

Bu sektörün içerisinde, en karanlıkta kalan -belki pek çok meslektaşımın NEREYE GİDİYORUZ? BÖLÜM 3 1993 yılında Diş Teknisyeni olan büyük dayımın yanında çalışmaya başladım Kısa sürede laboratuar temizliğinden, çıraklığa terfi ettim Protez tamiri gibi işleri yapmayı öğrenerek,

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran Ay tanrıçası Selene, Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios un kız kardeşidir. Ay ı simgeler. Selene de Helios gibi bir arabayla dolaşırdı. Selene nin arabasını iki at, katır ya da boğa çekerdi. Zeus

Detaylı

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Varlıklar Âlemi Meleklere İman Kur an a Göre Cin ve Şeytan ÜNİTE 1 Şeytanın Kötülüğünden Korunma Konusunda Kur an ın Öğütleri Toplumda Yaygın Olan Bazı Batıl İnançlar Ahirete

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

BASINDA KONDA seçimler

BASINDA KONDA seçimler BASINDA KONDA Haziran 2011 Bu dosya 15 yıla aģkın bir süredir gerçekleģen öncesinde, KONDA AraĢtırma ġirketi tarafından açıklanan anket sonuçları, bu sonuçlar üzerine yazılan yorumlar ve sonucunda bu çalıģmaların

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

ÖDEV- 4. TÜRK BAYRAĞI VE ĠSTĠKLAL MARġI

ÖDEV- 4. TÜRK BAYRAĞI VE ĠSTĠKLAL MARġI ÖDEV- 4 ADI SOYADI:.. HAYAT BĠLGĠSĠ TÜRK BAYRAĞI VE ĠSTĠKLAL MARġI Uluslar, bağımsızlıklarını temsil edecek millî marģ, bayrak gibi semboller yaratmıģlardır. Ġstiklal MarĢı, Türk ulusunun bağımsızlığını

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı