Daha fazla bilgi için:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Daha fazla bilgi için: www.caglarcetin.com"

Transkript

1

2 Çağlar Çetin Neden Hiç Erkek Sanatçı Yok? 1990 Sonrası Türkiye Güncel Sanatında Erkek Sanatçıların Yapıtları Üzerinden Erkeklikler Farkındalığı Analizi Çağlar Çetin sanatçı, akademisyen ve aktivisttir. İstanbul Bilgi Üniversitesi nde Sinema ve Televizyon ile Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi bölümlerinde çift anadal yaptı. Yüksek lisansını, aynı zamanda asistan olarak çalıştığı Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı nda tamamladı. Yüksek lisans araştırması beden politikaları, feminist ve queer kuramlar ile Türkiye güncel sanatında erkeklikler farkındalığı üzerinedir. Küçük yaşlardan itibaren dizi yazarlığı, kısa film yapımı, tiyatroda oyunculuk ve yönetmenlik gibi alanlarda çalışmasına rağmen, son zamanlarda güncel sanat, özellikle kavramsal sanat ve küratörlük üzerine yoğunlaşmıştır. Sosyal Kalkınma ve Cinsiyet Eşitliği Politikaları Merkezi Derneği nin (SOGEP) yürüttüğü, cinsiyet ayrımcılığı ve şiddete karşı mücadeleye erkeklerin katılımını hedefleyen Erkek Muhabbeti projesinde, 2012 den beri proje yürütücülüğü ve kolaylaştırıcılık yapmaktadır. Fulbright bursiyeri olan Çağlar Çetin, sosyoloji doktora adayıdır. Doktora araştırma teklifi, erkeklerin cinsiyet düzenine karşı örgütlenmelerindeki potansiyeller ve bunların Türkiye ye uygulanabilirliği üzerinedir. Daha fazla bilgi için:

3 Çağlar Çetin, 2013 Tüm Hakları Saklıdır Birinci Basım: Ağustos 2014, İstanbul Sosyal Kalkınma ve Cinsiyet Eşitliği Politikaları Merkezi Derneği (SOGEP) Kamer Hatun Mahallesi Hamalbaşı Sokak, No: 22/ Beyoğlu, İstanbul / / Neden Hiç Erkek Sanatçı Yok? : 1990 Sonrası Türkiye Güncel Sanatında Erkek Sanatçıların Yapıtları Üzerinden Erkeklikler Farkındalığı Analizi Çağlar Çetin Orijinal Adı: Why Have There Been No Men Artists? : Analyzing Awareness of Masculinities Through the Artworks of Men Artists Post 1990 in Turkey Kapak Tasarımı: Ayşegül Kantarcı Türkçe Çeviri: Çağlar Çetin ve Pınar Uysal Görseller sanatçıların izniyle kullanılmıştır. Kütüphane Bilgi Kartı / Cataloging-in-Publication Data (CIP): Çetin, Çağlar, Neden Hiç Erkek Sanatçı Yok? : 1990 Sonrası Türkiye Güncel Sanatında Erkek Sanatçıların Yapıtları Üzerinden Erkeklikler Farkındalığı Analizi Kaynakça içermektedir. ISBN: Bu araştırma 2013 te Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı na yüksek lisans tezi olarak sunulmuştur. Bu yayın İsveç İstanbul Başkonsolosluğu tarafından desteklenen Erkek Muhabbeti Projesi kapsamında hazırlanmış olup, İsveç İstanbul Başkonsolosluğu nun görüşlerini yansıtmaz.

4 NEDEN HİÇ ERKEK SANATÇI YOK? 1990 SONRASI TÜRKİYE GÜNCEL SANATINDA ERKEK SANATÇILARIN YAPITLARI ÜZERİNDEN ERKEKLİKLER FARKINDALIĞI ANALİZİ ÇAĞLAR ÇETİN

5

6 Gezi Parkı Eylemcilerine

7

8 İçerik Önsöz 9 1. Bölüm: Giriş Bölüm: Cinsiyet Düzenini Anlamak Bölüm: Neden Hiç Erkek Sanatçı Yok? Bölüm: Erkek Sanatçılarda Eleştirel Erkeklikler Farkındalığı Eksikliği Bölüm: Cinsiyet Düzeninden Kaçmayı Deneyen Nadir Erkeklikler Bölüm: Ters Yüz Edici Yeni Stratejilere Doğru 163 Teşekkür 169 Kaynakça 171

9

10 ÖNSÖZ 2000 YILININ ŞUBAT ayında, Kadıköy Mühürdar Caddesi nde bir internet kafenin üzerine bir tabela asılır:...nihayet içimdesin. Bu tabela, aslında kamusal alanla özel olanın anlık karşılaşmasını amaçlayan ve İstanbul Güncel Sanat Projesi kapsamında gerçekleştirilen Tabela Sergileri nin ilk ayağıdır. 1 Aylık dönüşümlü sergilerden oluşması planlanan projenin ilk konuğu, o zaman işlerini Canan Şenol olarak imzalayan CANAN dır. 2 Aslında CANAN, nihayet içimdesin derken, çok istediği çocuğunu artık taşıyor olmanın mutluluğunu, her zaman yaptığı gibi kişisel olan politiktir den yola çıkıp sokağa taşımıştır. 3 Ancak izleyicinin bu bilgiye muhtemelen sahip olmayacağının farkındadır. Yine de günlüğünden bir cümleyi, yani kendi özelini, kamusal alanda, üstelik kışkırtıcı cinsel çağrışımlara açık şekilde var etmeyi seçmiştir. 4 Aslında bir annenin içinde taşımaya başladığı bebeğine...nihayet içimdesin dediği öğrenildiğinde, eser hem ilk anlamını ters yüz etmeyi, hem de taşıdığı her iki anlamı da birbirine bağlamayı başarır. 5 CANAN dan sonra tabelaya Vahit Tuna, Eve gelirken ekmek almayı unutma diye yazar. Ancak internet kafenin üstündeki dairede yaşayan kişi, tabelaya bakanların onun evini de dikizledikleri hissine kapılır. Bu yüzden Çevre Müdürlüğü ne dilekçeyle başvurarak, özel alanında rahatsız edildiğini belirtir ve tabelanın kaldırılmasını is- 9

11 ter. 6 Aslında, Vahit Tuna nın çalışması, doğrudan mahalle sakinlerinin muhafazakâr duygularını sarsan CANAN ın yapıtından farklı olarak, mahallede bir kişi hariç kimseyi rahatsız etmemiştir. Hattâ mahallenin çocukları, internet kafenin sahibi (ve o yıllarda CANAN ın eşi) olan Kâmil Abilerinin tabela kalktıktan sonra eve giderken ekmek almayı unutacağını düşünmektedirler. 7 Yine de Kadıköy Belediyesi nin devreye girmesiyle, Türkiye de ilk defa bir yapıt resmî olarak çevreye zararlı bulunup kaldırılır. 8 Tabela Sergileri nin iptal edilmesinden sonraki değerlendirmeler, CANAN ın işinin provakatif içeriği ve tabelaların zararlı bulunmasının ardında yatan sansürcü zihniyet üzerinedir. Doğrudan dile getirilmese de bu eleştirilerde, kadın cinselliğinin, cinsel hiyerarşi nedeniyle kamusal alanda hâlâ konuşulamaz olduğu ima edilir:...nihayet içimdesin, yaptığı cinsel çağrışım nedeniyle kamusal alanda tepki çekmiştir. Görünen o ki, içe alma eylemi, söylemsel olarak bile vatandaşın sanata gösterebileceği müsamaha sınırlarını zorlamıştır. İçe sokmanın karşısında içe almanın bir eylem olarak değerlendirilmesi yetmezmiş gibi, içtekine yönelik haz olumlanmakta ve bu olumlama kamusal alanda ulu orta yapılmaktadır. Öte yandan, Tabela Sergileri nin iptal edilmesi Vahit Tuna nın çalışmasının sergilendiği sürece denk gelmiş bile olsa, Eve gelirken ekmek almayı unutma nın içeriği mahalleli nezdinde rahatsız edici değil, kabul edilebilir bulunmuştur. Sergilerin iptali sonrasında çıkan yazılarda bu kabulün nedenleri ise tartışılmamıştır. Örneğin, internet kafe sahibi Kâmil Şenol, Vahit Tuna nın cümlesinin içeriğini, gündelik olanın sanat statüsüne yükseltilmesi bağlamında inceleyecek ve şunları yazacaktır: Vahit Tuna nın söylediği cümlenin anlamı çok açıktı. Herhangi bir kuşkuya yer bırakacak ya da farklı anlamlara gelecek bir içerik taşımıyordu. Ama bu cümleyi sarf eden kim? Bence izleyici tarafından işin tamamlanan kısmı burası! Ve izleyici günlerce bu sorunun cevabını aradı durdu (bu bir abartı değil, olası cevaplar bize her zaman iletiliyordu). Kimi bunu ilk işin devamı olarak görüp, buna kadının kocasına bıraktığı not olarak baktı. Kimi internet kafeye gelip kendini kaptıran bir müşteriye bırakılmış not olarak değerlendirdi. 9 [vurgu bana ait] Nasıl ki CANAN cümlesinin izleyici tarafından ne şekilde yorumlanabileceğinin farkındaysa, aynı farkındalığın Vahit Tuna için de 10

12 geçerli olduğu varsayılabilir. CANAN, izleyicinin algısıyla oynamak ve üretecekleri cinsel çağrışımları ters yüz etmek için, günlüğünden nihayet içimdesin i seçer. Tuna nın seçimi ise, cinsiyetli bir akıl yürütmeyle, baştan beri bir kadına ait olduğu iddia edilen nihayet içimdesin cümlesinin hemen ardından gelir. Üstelik sergi mekânı, CANAN ın o zamanki eşinin iş yeridir ve mahalleli Kâmil abisini tanımaktadır. Dolayısıyla, Eve gelirken ekmek almayı unutma da, cümleyi sarf eden ile talebin yöneltildiği kişilerin cinsiyet kimlikleri ne yönelik olarak yaratılan algı, sanatçının bilinçli bir seçimi gibi durmaktadır. Diğer bir deyişle, Vahit Tuna nın cümlesinin, kadının kocasına bıraktığı not olarak algılanması tesadüfi değildir. (Her şeyden öte bir kadın neden bir erkekle ve evli olmak zorundadır?) Eve gelirken ekmek almayı unutma, erkeğe gelirken ekmek almasını söyleyen ve böylece sokağı ve gelirken yapılacak ekmek alışverişini kocasına/babasına/abisine devretmiş olan kadın algısını yeniden üretebiliyorsa, cümledeki gelirken zarfı da kadını içeri kapatıp erkeği dışarı/sokağa bırakan cinsiyetlendirilmiş mekânı yeniden üretir. Kadın evde konumlanmıştır ve erkek dışarıdan gelmektedir. İlginçtir ki, Kâmil Şenol un bahsettiği, bir internet kafede kendini kaptırma lüksüne sahip müşteri de, Türkiye nin şartları ve bu ülkedeki internet kafelerin koşulları göz önüne alındığında olsa olsa gene bir erkektir. Vahit Tuna nın tabelasının, CANAN ın tabelasından farklı olarak mahalleliyi rahatsız etmediğini hatırlarsak, Tuna nın sanatının kabul edilebilirliği ile erillik arasındaki bağlantıyı görebiliriz. Peki, serginin iptali sonrasında çıkan yazılarda, bu erilliğin hiç tartışılmamış olması ne anlama gelmektedir? Üstelik bu yazılar CANAN ın feminist stratejilerine değinmişken? CANAN ın kadın olması konuşulmuş, ancak Vahit Tuna nın erkekliği nden bahsedilmemiştir....nihayet içimdesin i üreten sanatçının sansüre uğraması, onun toplumsal cinsiyeti bağlamında değerlendirilmiştir. CANAN ı bir kadın sanatçı olarak gören güncel sanat tartışmaları, Eve gelirken ekmek almayı unutma nın yaratıcısını ise sadece bir sanatçı olarak görmüştür, bir erkek (sanatçı) olarak değil. Bu yüzden, kadın sanatçının kişisel politiğinden yola çıkması ve mahalleliyi rahatsız etmesi ile hemen ardından bir [erkek] sanatçının tam da erilliği ile mahalleliyi onaylaması gözden kaçırılmıştır. Bu eleştirel eksiklik sadece sanatın değil sanat eleştirisinin de varolan cinsiyetlendirilmiş algılardan nasıl kolayca beslenebildiğini ve aynı anda o algıları nasıl 11

13 besleyebildiği ortaya koyar. Sonuç olarak, kamusal alanda nihayet içimdesin diyebilmenin çektiği tepkiyle, eve gelirken ekmek almayı unutma söylemini tekrar etmenin karşılığında alınan destek, hem güncel sanatın Türkiye de icra edildiği kamusal ve özel platformların cinsiyetine dair bir öngörü oluşturur, hem de kadın sanatçıların ve [erkek] sanatçıların varoluş pratiklerine ve sanatsal stratejilerine dair ipuçları taşır. Kadın sanatçıların pratikleri ve stratejileri, yukarıdaki örnekte olduğu gibi görünürlük kazanıp tartışılabilirken, [erkek] sanatçıların cinsiyet düzenindeki konumları ve erkeklikleri bugüne kadar genelde tartışma dışı kalmıştır: Zira onlar erkek değil, sanatçıdırlar. Erkek (olmak), [erkek] sanatçı söz konusu olduğunda gizli özne dir; tıpkı, internet kafede kendini kaybetme lüksüne sahip müşteri ya da bakışlardan rahatsız olup Çevre Müdürlüğü ne dilekçe veren vatandaş ve muhtemelen Kâmil abilerinin eve ekmek götürmeyi unutacağını konusundaki düşüncelerini bir gazeteciyle paylaşabilen mahalleli çocuklardaki gibi. Bu araştırma, işte tam da bu noktadan, Türkiye güncel sanatında nedense görülmeyen ve/ya konuşulmayan erkeklikleri tartışma ihtiyacından doğdu. Simone de Beauvoir ın şu satırlarına erkeklerden gelen geç bir karşılık olarak da okunabilir: Erkeklerin insanlık içindeki özel yerlerini gösteren bir kitap yazmak hiçbir erkeğin aklından geçmez. Kendimi tanımlamak istiyorsam, ilkin: Ben bir kadınım demem gerekiyor; bu doğru, daha sonra, uzun bir olumlamanın oturtulacağı bir temel meydana getiriyor. Hiçbir erkek, işe, kendini belli bir cinsin üyesi olarak kabul etmekle başlamaz: erkek oluşu, kendiliğindendir. 10 İlerleyen bölümlerde tartışacağım ve örneklendireceğim üzere, kadınların kamusal alanda görünür olmak için harcadıkları çaba inkâr edilemez. Ya erkekler, ya erkeklerin kendi erkekliklerini görünür kılma çabaları? Bu araştırmada bu soruyu güncel sanata yöneltiyorum: Erkekler sanatta varoluyorlar mı? Eğer cevap evet ise, o zaman erkekler sanatta nasıl ve hangi sıfatlarla varlık gösteriyorlar? Kimliklerini erkek sanatçı olarak mı yoksa sanatçı olarak mı kuruyorlar? Ve sonuç olarak, erkek sanatçı hangi anlamlara gelebilir? Araştırma sürecinin başında karşılaştığım iki kişisel olayı okuyucularla paylaşmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Araştırma 12

14 için kendime danışman ararken, uzun yıllardır Türkiye güncel sanat dünyasında aktif olarak yer alan, üstelik militarizm üzerine eleştirel işler üreten bir [erkek] akademisyen/sanatçıya başvurdum. Bu [erkek] akademisyen/sanatçı bana gey bir akademisyen/sanatçıyı önerdi, çünkü kendisi, ne olduğunu tam kavrayamadığı bu erkeklikler farkındalığı meselesi hakkında daha önce hiç kafa yormamıştı. Ona göre ancak bir gey bu konuya hâkim olabilirdi. İkinci olay ise aynı kurumda birlikte yüksek lisans yaptığım bir [erkek] öğrenci/sanatçıyla aramda vuku buldu. Araştırma konumu öğrenen bu [erkek] öğrenci/sanatçı, Feminist hareket 80 lerde amacına ulaşmadı mı? Cinsiyet meselesi bugünün sorunu mu? Bence bundan daha önemli konular var, diyerek eleştirel bir erkeklikler araştırmasının pek de (hattâ hiç de) gerekli olmadığını savundu. Bu çalışmayı hazırlarken buna benzer tepkiler almaya devam ettim. Bu kitabı yukarıda anılan olayların kahramanları ve diğer tüm erkeklerle birlikte bu ülkede erkeklikler in tartışılacağı bir gelecek hayal ederek yazdım. Belki bir gün, erkek failliğini gizleyen köşeli parantezler silinir, parantezin içindeki kelimenin anlamı değişime uğrar ve bu değişimle beraber eril şiddet ve tahakküm tamamen ortadan kalkar. Türkiye güncel sanatının erkek aktörlerinin kuyusuna bir taş atmak yerine, kuyunun kenarına bu araştırmayı bırakıyorum. 13

15 Referans ve Notlar 1. Kâmil Şenol, Tabela Sergileri (Şubat-Mart 2000), Geocities.ws (Arşiv Projesi), tarih belirtilmemiş, ks.htm (erişim 22 Ocak 2013). 2. CANAN, Nereyi Gösterdiğim Değil, Ne Söylediğim Önemli, Amargi Feminist Dergi ile söyleşi, archivdeyim.wordpress.com, 25 Ekim 2010, (erişim 22 Ocak 2013). Sanatçı, boşanmasının ardından, ne babasının ne de eski eşinin soyadını taşımak istemediğini beyan etmiştir. Kendisinin Canan olarak varolma isteğine uygun biçimde, ismi metin boyunca CANAN olarak anılmıştır. 3. Zeynep Rona ve Ahu Antmen, haz., Türkiye Sanat Yıllığı 2000 (İstanbul: Sanat-Bilgi-Belge, 2001). 4. Amargi Feminist Dergi, Nereyi Gösterdiğim Değil, Ne Söylediğim Önemli (CANAN ile gerçekleştirilen söyleşiden). 5. İstanbul Modern, Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar (Basın Bülteni), İstanbul Modern internet sitesi, (erişim 22 Ocak 2013). 6. Ayşegül Sönmez, Bu Sanat Yapıtı Çevreye Zararlı!, Milliyet, 9 Haziran 2000, (erişim 22 Ocak 2013). 7. A.g.n. 8. A.g.n. 9. Şenol, Tabela Sergileri. 10. Simone de Beauvoir, Kadın İkinci Cins : Genç Kızlık Çağı, çev. Bertan Onaran (İstanbul: Payel, 1993),

16 1. BÖLÜM GİRİŞ HİÇ ERKEK SANATÇI var mı? Bu basit soruyla yola çıktığım bu araştırmada amacım, 1990 sonrası Türkiye güncel sanatına bakmak, varsa erkek sanatçıların erkekliklerle alakalı işlerini incelemek ve yine varsa bu işlerdeki erkeklik tartışmalarının izini sürmek sonrası, Türkiye güncel sanatı için, daha doğrusu İstanbul merkezli güncel sanat için, uluslararası arenada adını duyurarak hızla büyümenin ve güncel sanat coğrafyasında çekim noktası hâline gelmenin tarihi oldu. 1 İlki 1987 de düzenlenen ve yükselen bir ivmeyle uluslararası bir prestij kazanan İstanbul Bienali 2 ile arka arkaya açılan bankaların ve özel şirketlerin galerileri bu büyümenin bir yüzüydü. 3 Öte yandan, özel olanları başta olmak üzere, üniversitelerde kültür yönetimi, sahne ve gösteri sanatları yönetimi gibi bölümler kuruldu ve sanat eğitiminin ekonomik modeli Türkiye ye giriş yaptı. 4 Bu kurumsal gelişmeler ülkedeki güncel sanata ve sanatçıların üretkenliğine önemli katkılar sağladı. Bu çalışmada 1990 sonrasına odaklanmamın sebebi sadece sanatsal üretimdeki artış değil sonrası ayrıca cinsiyet ve erkekliğe dair dönüşüm ve tartışmaların sosyal ve estetik bağlamda daha fazla görünür olduğu bir dönem. 5 Ben de bu araştırmada özellikle son yirmi yıla bakarak erkek sanatçıların işlerindeki erkeklikler farkındalığını tartışacağım. 15

17 Toplumsal cinsiyet farkındalığı kavramı üzerinden geliştirdiğim eleştirel erkeklikler farkındalığı, özel olarak, erkekliklerin inşasına ve sürdürülmesine odaklanıyor. Ancak bu yeni kavramı * tanıtmadan önce bazı anahtar terimleri gözden geçirmekte yarar var. Anahtar Terimler 6 Toplumsal cinsiyet, Simone de Beauvoir ın klasik deyimini genişletecek olursak, bir bireyin doğduğu değil, olduğu şeydir. De Beauvoir, 1949 da yayınlanmış çığır açan İkinci Cins adlı kitabında, [i]nsan kadın doğmaz: sonradan olur, diye belirtmiş, toplumsal cinsiyetin nasıl kadını ikincileştirdiğini ve erkeği ayrıcalıklı kıldığını ortaya koymuştur. 7 Toplumsal cinsiyetin güncel ansiklopedik anlamlarından biri, bireylerin, varsayılan cinsiyetlerine göre atanmış olan eylem, kıyafet, sosyal ilişkiler ve toplumsal statü kodlarına psikososyal/ toplumsal entegrasyonu dur. 8 Buradaki varsayılan ifadesi, cinsiyetin kurulmuş olduğuna dair tartışmalar açısından anahtar bir kavramdır. Bu tartışmalarda, toplumsal cinsiyetin doğal cinsiyet kategorilerine dayandığı yönündeki kabule karşı çıkılır; zira sadece toplumsal cinsiyet değil, cinsiyetin ta kendisi de bir kurgudur. 9 Eğer kategorileştirme sosyal bir süreç ise, 10 bir bireyi dişi ve erkek diye belli bir cinsiyet kategorisinde konumlandırmak da doğal değil, sosyaldir. Örneğin Monique Wittig, cinsiyetin biyolojik bir olgu değil, sosyal, kültürel ve tarihsel bir inşa süreci olduğunu iddia etmektedir: Cinsiyet kategorisi toplumu heteroseksüel olarak temellendiren politik bir kategoridir. [...] Cinsiyet kategorisi heteroseksüel toplumun bir ürünüdür. Türlerin üremesi yönündeki katı yükümlülük kadınlara dayatılılır. Bu üreme, heteroseksüel bir toplumun yeniden üretilmesidir. 11 Wittig, cinsiyet kategorisinin hem kadınların ikincil kılınmasına hem de heteroseksüel toplum yapısının sürdürülmesine hizmet ettiğini öne sürmektedir. Bu bakış açısı, De Beauvoir ın tespitini ileri götürür * İki kavram üzerine tartışma için bkz. s

18 ve bir bireyin kız bebek ya da erkek bebek olarak doğmadığını (yani herhangi bir cinsiyetle doğmadığını) ancak öyle varsayıldığını savunur. Diğer bir deyişle cinsiyet, bireyin oluş süreciyle temellenen sosyo-kültürel bir pratiktir. Bu pratiğin içerisinde bireyler doğdukları zaman dişi ya da erkek olarak damgalanmaktadırlar. Judith Butler ın öne sürdüğü üzere, doğumda atanan cinsiyet ne doğal ne de sabittir, ancak bedeni maddeleştiren kültürel bir normdur. 12 Bu nedenle, kız bebekten kadına ya da erkek bebekten adama dönüşüm, doğal olandan kültürel olana dönüşüm şeklinde değil, iki kültürel norm arasındaki dönüşüm şeklinde anlaşılmalıdır. Cinsiyet ve toplumsal cinsiyete dair bir başka okuma, ikisinin de aynı anda hem biyolojik (zira ikisi de bedende vuku bulur) hem de sosyal olarak inşa edilmiş olmasıdır. 13 Moleküler biyolog Anne Fausto- Sterling, dişi beden/erkek beden, gerçek/kurmaca ve doğal/yapay gibi ikiliklere meydan okur. 14 Fausto-Sterling, cinsiyeti ve toplumsal cinsiyeti, hücrelerin ve kültürün karşılıklı olarak birbirini kurduğu [dinamik] bir biyo-kültürel sistem içerisinde konumlandırır. 15 Ona göre cinsiyete ve toplumsal cinsiyete yönelik geleneksel algı yaşam olanaklarını kısıtlamakta ve cinsiyet eşitsizliğini sürekli kılmaktadır. 16 Fausto-Sterling bir yandan bedeninin maddeselliğini reddetmez ve kültürel deneyimler ile bedensel deneyimler arasındaki bağlantıları araştırır. Bir yandan da biyoloji ile bilimin mevcut norm ve politikalarına karşı çıkar; bu normların, cinsiyetin sosyo-kültürel inşası ile bireylerin kadın ve erkek olarak sabitlenmesine hizmet ettiğini öne sürer. 17 Candace West ve Don Zimmerman ise ünlü makaleleri Doing Gender da, toplumsal cinsiyetin günlük etkileşimlere gömülü rutin bir kendini kanıtlama biçimindeki inşasına dikkat çeker. 18 West ve Zimmerman ın kavramsallaştırmasında, bir bireyin herhangi bir toplumsal cinsiyete sahip olmadığı, ancak bir cinsiyeti uygulamakta/ yapmakta olduğunun (doing) altı çizilmektedir. Fakat bu perspektif, bir kaçınılmazlık ima ettiği ve bireyin failliğini görmeyi başaramadığı iddiasıyla eleştirilmiştir. Zira, cinsiyetin yapımı (doing) nasıl mümkünse, tekrar-yapımı (redoing) ya da bu yapımı tersine çevirmek ve bozmak (undoing) da mümkün görünmektedir. 19 Örneğin, Judith Butler için toplumsal cinsiyet icra edilen değil (performed), icra edilir/edimsel (performative) bir olgudur. 20 İcra edilen ve icra edilir olan kulağa neredeyse aynı gelmesine rağmen aralarında çok önemli bir fark vardır. İlki bir rol üstlenmek, ikincisi ise bir dizi etki üretmek anlamındadır. 21 Toplum- 17

19 sal cinsiyet kültürel bir düzenlemeye tabi olsa dahi bireyler için bir faillik ve özgürlük alanı mevcuttur. 22 Bu alan, düzen içerisinde hâlihazırda var olan yapıları ters yüz etme imkânını içinde barındırmaktadır. 23 Toplumsal cinsiyet sürekli olarak üretilen ve yeniden-üretilen bir olgudur 24 ve tam da bu sebeple bu üretimi sekteye uğratmak mümkündür. Üretilen ve yeniden üretilenleri cinsiyet ilişkileri olarak isimlendirebiliriz. Bu ilişkiler sadece kadın ve erkek arasında değil, aynı cinsiyetler arasında da gerçekleşir. 25 Cinsiyet ilişkilerinin kurduğu (ve aynı zamanda onları kuran) yapılar ise cinsiyet rejimleri olarak adlandırılabilir. İlk kez 1987 de R. Connell tarafından öne sürülen cinsiyet rejimi kavramı, devlet, ordu, hastane, iş yeri, aile gibi kurum ve kuruluşlar içindeki cinsiyet düzenlemelerini ifade eder. 26 Farklı kurumlar içerisinde, cinsiyetlendirilmiş şablonlara bağlı uygulamalar tekrar edildikçe bir toplumun cinsiyet düzeni kurulmuş olur. 27 Cinsiyet politikalarının güncel durumunu ifade etmekte olan cinsiyet düzeni, politikadan ekonomiye, kültürel hayattan eğitime, toplumsal hayattaki tüm uygulamalara yansır 28 tabii sanat da bu düzenden payını alır. İkinci bölüm boyunca, özellikle son yıllardaki mevcut cinsiyet düzenine referansla, kadınların ikincil, erkeklerin ise ayrıcalıklı konumlarını tartışıyor olacağım. Ancak böylesi bir tartışma iki belirgin kategoriyi baştan olumlamak anlamına gelebilir: kadınlar ve erkekler. Bu yaklaşıma ve kategorileştirmeye itiraz edilebilir; çünkü kadın ve erkek arasında kurulan bu ikilik, cinsiyet düzenindeki şablonların yeniden üretimini ve devamlılığını temsil eder. Aynı zamanda cinsiyet düzeni, bu ikili sabit kategoriler üzerinden cinsiyet ilişkilerini heteroseksüel bir zeminde organize etmektedir. 29 Transseksüel, transgender ve intersekslerin farklı cinsellikleri normallik şemsiyesinin altına almak adına verdikleri sosyal mücadele, kadın ve erkeği ikili bir kategorizasyon içinde değerlendiren algıyı çoktan sekteye uğrattı. 30 Öte yandan, her ne kadar ikili bir kategori olarak algılamamamız gerekse dahi hâlâ kadın ve erkeği geçici politik ve ekonomik kategoriler şeklinde değerlendirebiliriz. 31 Meşruiyetini doğal değil kültürel kaynaklara dayandıran politik bir kategorilendirme, bireylerin cinsiyet rejimlerine nasıl dâhil olduklarını incelemek için gerekli olabilir. Bu kategoriler belki yanıltıcıdır, çünkü temellerinde sosyal inşa yatar. Ancak bireylerin hiyerarşik bir cinsiyet algısıyla kurulmuş bu kategorilere katılımı maddi sonuçlar doğurabilir: Kadınlara yönelik erkek şiddeti şeklinde ortaya çıkabilecek bu sonuçlar, Stephen Whitehead ın 18

20 kelimeleriyle, yeterince gerçektir. 32 Erkeklerin cinsiyet rejimlerine katılımları erkeklikler kavramı çerçevesinde tartışılıp analiz edilebilir. Kelimenin çoğul olması, erkeklik gibi yekpare bir öz yerine, çok çeşitli ve değişken katılım biçimleri olduğuna dair bir vurgudur. 33 Raewyn Connell bu kavramı şöyle açıklamaktadır: Erkeklikler, erkekle aynı anlama gelmez. Erkekliklerden konuşmak, cinsiyet ilişkilerinden konuşmaktır. Erkeklikler, erkeklerin cinsiyet düzenindeki konumlarıyla alâkalıdır. Bu konumla ilişki içinde olan bireylerin (hem kadın hem erkek, ama genelde erkek bireylerin) eylem şablonları olarak tanımlanabilir. 34 Connell, Masculinities (Erkeklikler) kitabında dört çeşit erkeklik olduğunu yazar: hegemonik, suç ortağı/iş birlikçi, marjinal ve ikincil konuma itilmiş erkeklik. 35 Cinsiyet rejimleri içerisinde bireyler farklı kâr paylarına sahiptir ve Connell ın kavramsallaştırmasına göre hegemonik erkeklik bu hiyerarşik düzenin en üstünde yer almaktadır. 36 Diğer bir deyişle, hegemonik erkeklik, cinsiyet düzenindeki en büyük hissedardır. Ancak hegemonik erkekliği tam manasıyla temsil eden somut örneklere gündelik hayatta pek rastlanmaz. Bu erkeklik biçimi daha çok mitolojide, romanlarda ya da filmlerde karşımıza çıkan kahramanların sahip olduğu (ve yine bu kahramanlar tarafından teşvik edilen) kültürel bir idealdir. Aynı zamanda bu ideal sabit değildir; mekâna ve zamana göre değişim gösterir. 37 Suç ortağı/iş birlikçi erkeklikler, erkeklerin hegemonik erkeklik vasıflarını taşımadığı, öte yandan bu vasıflara karşı da gelmediği durumlarda ortaya çıkar. Hegemonik olana hayranlık duyar ve ataerkil kâr payından nemalanırlar. 38 Eğer ataerki, erkeklerin kadınlara göre ayrıcalıklı konumda olmaları ise, 39 ataerkil kâr payı da erkek egemen sistemden erkeklerin sağladıkları çıkarlardır. 40 Connell a göre erkeklerin çoğu [...] ataerkil kâr payından, [yani] kadınların ikincilleştirilmesi sonucu erkeklerin elde ettikleri avantajdan, yararlanmaktadır. 41 Marjinal erkeklikleri icra eden erkekler, etnik köken, sınıf, din ve benzeri sosyal öğeler yüzünden ötekileştirilmişlerdir. 42 Ancak yine de saldırganlık gibi hegemonik erkeklik vasıfları taşıyabilirler. Connell a göre, cinsiyet düzeninde en çok kısıtlanan erkekler ise ikincil konuma itilmiş erkeklik icracılarıdır. Bu erkeklerin performe ettikleri toplum- 19

21 sal cinsiyet, hegemonik erkeklik değerlerinin tam zıttı özellikler taşır (heteroseksüel olmamak, çok duygusal olmak, efemine olmak vb.). Bu nedenle en çok baskı gören ve ataerkil kâr payından en az yararlanan erkek grubudur. Ancak bu gruptaki erkekler dahi politik bir kategori olarak erkeklere sunulan avantajlardan belirli bir dereceye kadar yararlanabilmektedirler. 43 Erkeklikler Farkındalığı Toplumsal cinsiyet farkındalığını hedefleyen etkinliklerin kökeni, kadın gruplarının 1960 larda yaptıkları bilinç yükseltme toplantılarına dayandırılabilir. 44 Periyodik olarak bir araya gelerek kişisel deneyimler üzerinden toplumsal cinsiyet baskılarını tartışmak, kadınların cinsiyet düzeni hakkındaki farkındalığını artırmakla kalmadı, ayrıca onları eril tahakkümün şiddetine ve ayrımcı pratiklerine karşı güçlendirdi. Bilinç yükseltme toplantıları aynı zamanda kişisel olan politiktir kavramının ortaya çıkmasında rol oynadı. 45 Bu kavramsallaştırma, hem kişisel deneyimler ve cinsiyetlendirilmiş politik yapılar arasındaki görünmez bağlantıları, hem de cinsiyet eşitsizliğine karşı verilen mücadelede kişisel olanın barındırdığı imkânları su yüzüne çıkardı. Bugün, cinsiyet eşitliğine ulaşmak ve bu eşitliği sürdürmek adına yapılan bilinç yükseltme atölyeleri ve programları, hem kadınları hem erkekleri hedef almaktadır. 46 Benim bu araştırmada önerdiğim erkeklikler farkındalığı kavramı, toplumsal cinsiyet farkındalığının bir parçası olarak görülebilir. Ancak erkeklikler farkındalığı, özel olarak, erkeklerin cinsiyet düzeni içerisinde kendi failliklerini ve cinsiyetlendirilmiş deneyimlerini sorgulamalarını vurgular. Toplumsal cinsiyet farkındalığı içerisinde, erkekleri ve erkeklikleri öne çıkaran böylesi bir ayrıma gitmemin gerekçesi olarak, erkeklerin tarihsel ve sosyal konumlarını öne süreceğim: erkeklerin kendilerini norm olarak kanıksamaları üzerinden kurageldikleri konumlarını. Akla gelebilecek soru şu: Erkeklerin çoğu, diğer bir deyişle erkeklikleri icra edenlerin çoğu, cinsiyet düzenini ve failliklerini sorguluyor mu? Simone de Beauvoir ın işaret ettiği üzere, erkek konumu, cinsiyet düzeninde ötekileştirme ile kurulan (sadece kadınların değil, siyahilerin, eşcinsellerin, düşmanların, bir parkta direnenlerin vb. ötekileştirilmesi ile kurulan) bir güç konumudur. 47 Erkekler bu konumlarını kendileri yeri- 20

22 ne diğerlerini tartışarak sağlama alırlar. 48 Serpil Sancar bu varsayımdan yola çıkarak şu sonuca varır:...erkeklik, sürekli başka konumların ne olduğunu konuşma hakkını elinde tutan ve bu sayede kendi bulunduğu konum sorgulama dışı kalan bir iktidar konumu dur. 49 Sancar bu tespitinin ardından erkek egemenliğine karşı çıkacak farklı bir tür erkeklik inşa stratejisi ve politikası nın geliştirilip geliştirilemeyeceğini sorar. 50 Eğer erkeklerin eleştirel erkeklik stratejileri geliştirmeleri mümkünse, bunun için önce kişisel güç konumlarını sekteye uğratmaları gerekmez mi? Sancar ın tartışmasının ışığında, erkeklerin kendi konumlarını sekteye uğratmaları için başlangıç noktasının kendilerini tartışmaya açmak olduğu sonucuna ulaşılabilir. Bu çıkarım şu anlama gelir: Erkeklerin cinsiyet rejimlerine karşı geliştirecekleri stratejiler, ancak cinsiyet sorununu kişiselleştirmeleriyle mümkün olacaktır. Erkeklikler farkındalığı kavramı, toplumsal cinsiyet farkındalığı gibi sadece cinsiyetin karmaşık unsurları 51 ile bu unsurların gündelik hayattaki hiyerarşik yansımalarının farkına varılması ve cinsiyet düzeninde kişisel konumun eleştirel olarak irdelenmesi anlamına gelmez. Bu kavram aynı zamanda kişinin erkekliklerle olan ilişkisine de özel bir vurgu yapmaktadır. Erkeklikler farkındalığı, erkek kategorisinin istikrarlı ve doğal değil, politik ve kültürel bir kategori olduğunu varsayarak, her şeyden önce erkekleri hedef almaktadır. Erkek kategorisi, hangi erkekliği performe ettiklerinden bağımsız olarak tüm erkekleri içermektedir. Diğer bir deyişle, cinsel yönelimlerinden, etnik kimliklerinden, sınıfsal konumlarından vs. bağımsız olarak tüm erkekler bu kategoriye dâhildir. Erkeklikler farkındalığı, hegemonik, suç ortağı/iş birlikçi, ikincil konuma itilmiş ve marjinal erkeklikleri performe eden tüm erkekler için kavramsal bir sorgulama alanı açmayı hedeflemektedir; erkekliğin diğer erkekliklerle kurulan ilişki içerisinde sorgulandığı 52 bir alan. Bu alan yalnızca özeleştiriyi amaçlamaz. Aynı zamanda, erkeklerin kendilerini sorgulanabilir ve değişebilir kılmak adına sürekli göstermeleri gereken çabaya tam da bu sebeple kendilerini cinsiyet düzeninin icracıları olarak görünür kılma çabalarına dikkat çekmeyi hedefler. 21

23 İçerik 1990 sonrasında Türkiye deki erkek sanatçıların yapıtlarına odaklanan bu araştırmada salt cinsiyet düzenine karşı olan çalışmalar değil, özellikle erkekler ve erkeklikleri görünür kılan çalışmalar masaya yatırılacaktır. Eleştirel erkeklikler farkındalığı içerisinde, erkeklerin kendilerini eleştirel biçimde görünür kılıp iktidar konumlarını sekteye uğratmaları tartışmasına referansla, özellikle erkeklerin temsil edildiği yapıtları inceliyor olacağım. Varsa çalışmalar hakkında yazılmış eleştirileri ve sanatçı beyanlarını da dikkate alacağım. Bu sanat çalışmalarının önerdiği ya da önermiş olabileceği ters yüz edici cinsiyet stratejilerini tartışacağım. İlk bakışta cinsiyet rejimlerini eleştirir görünseler dahi bu yapıtların cinsiyetçi nosyonlar barındırıp barındırmadıklarını ve erkek egemenliğinin öğretilerini içselleştirip içselleştirmediklerini sorgulayacağım. Hiç erkek sanatçı var mı? Sanat dünyası onlara nasıl hitap ediyor? Kendileri ya da başkaları tarafından erkek sanatçı olarak nitelendiriliyorlar mı? Erkek sanatçıların çalışmaları ve beyanları bugüne dek cinsiyet rejimleri tartışmalarına nasıl bir katkı sağladı? Erkekler erkekliklere referans veriyorlar mı? Bazı sanat yapıtlarında ve sanatçı beyanlarında herhangi bir cinsiyet eleştirisi ve/ya incelemesi mevcut olsa bile, cinsiyetçi alt metinlerden söz etmek mümkün mü? Her ne kadar bu araştırmada cinsiyet düzenine karşı çıkarılan ses e odaklanıyor olsam da, sanat dünyasının erkekliklere dair sessizliğine de değineceğim: Erkek sanatçıların cinsiyet düzeni karşısında sessiz kalıyor olmaları ne anlama gelmektedir? 1. Bölüm, araştırmanın çerçevesinin ortaya konduğu ve kavramsal arka planının tanıtıldığı bir Giriş. Araştırmanın amaç ve kapsamı, üst başlıktaki öğeler üzerine kısa bir teorik tartışmayla açıklanıyor sonrası Türkiye güncel sanatında erkek sanatçıların yapıtlarının ve beyanlarının incelenme nedenleri, yeni tanıtılan eleştirel erkeklikler farkındalığı kavramı ile beraber ortaya konuyor. 2. Bölüm, Cinsiyet Düzenini Anlamak, cinsiyet rejimlerinin nasıl kurulduğu ve nasıl yeniden üretildiği hakkında fikir veriyor, aynı zamanda bu rejimlere bağlı kavramları tanıtıyor. Cinsiyet düzeninin cinsiyetçi pratikleri feminist, LGBTTİ ve queer hareketlere bağlı tartışmalar çerçevesinde açıklanıyor. Ayrıca akademik bir alan olan eleştirel erkeklik çalışmaları na değiniliyor. 22

24 3. Bölüm, cinsiyet düzeninin Türkiye güncel sanatındaki yansımalarını ve erkeklikler üzerine tartışmaları parodik (ve sansasyonel) bir soruyla ele alınıyor: Neden Hiç Erkek Sanatçı Yok? Sanat dünyasının erkekleri, kadın sanatçılara kıyasla nasıl nitelendiriliyor? Bölüm erkek sanatçının olası anlamları üzerine bir tartışmayla sonlanıyor. Erkek Sanatçılarda Eleştirel Erkeklikler Farkındalığı Eksikliği başlıklı 4. Bölüm, erkek sanatçıların görselleştirmelerinde ve kavramsallaştırmalarında gizli bir cinsiyetçilik ile heteronormativite bulmayı hedefliyor. Araştırma kriterlerine göre dışarıda kalan yapıtlar çeşitli örneklerle açıklanıyor. Bu yapıtların eleştirel bir farkındalık mı sunduğu yoksa cinsiyet düzeninin uzantıları ve yeniden üretim araçları mı olduğu tartışılıyor. 5. Bölüm, Cinsiyet Düzeninden Kaçmayı Deneyen Nadir Erkeklikler e odaklanıyor. Bu bölümde yer alan sanatçıların çalışmalarında sunulan eleştirel farkındalık, cinsiyet düzenine karşı önerilen stratejik ve ters yüz edici yöntemler üzerinden yorumlanıyor. 6. Bölüm, Ters Yüz Edici Yeni Stratejilere Doğru, cinsiyet düzenine, şiddetine ve ayrımcılığına karşı erkeklerin hangi olası stratejileri kurabileceğini tartışmaya açıyor. Bu bölümde, sanatçıların sabit olmayan ve politik bir erkek kategorisini benimsemelerinin, geçici olarak gerekliliği ve uygulanabilirliği sorgulanıyor. 23

25 Referans ve Notlar 1. Vasıf Kortun ve Erden Kosova, Ofsayt Ama Gol, ofsayt ama gol (blog), 28 Temmuz 2007, (erişim 22 Ocak 2013). 2. Sibel Yardımcı, Kentsel Değişim ve Festivalizm: Küreselleşen İstanbul da Bienal (İstanbul: İletişim, 2005). 3. Belli başlı özel sanat galerileri ve müzeler ile açılış tarihleri şöyledir: Yapı Kredi (1992), Akbank (1993), Borusan (1997), Sabancı Kasa (1999), İş Sanat (2000), Proje 4L / Elgiz (2001); İstanbul Modern (2004), Siemens (2004) Arter / Koç (2010). Platform Garanti (2000) ise daha sonra Salt a dönüşmüştür (2010). 4. Örnek verilebilecek ilk bölüm, sahne ve gösteri sanatları yönetimi adıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi nde 1998 de açıldı. İstanbul daki benzer bölümlerin sayısı ise 2000 lerde 7 ye ulaştı. [Çağlar Çetin, Art & Institutions / Education: A Glimpse into the World of Istanbul s Art Education, Art & Institutions (blog), 6 Haziran 2012, com/# (erişim 1 Temmuz 2013).] 5. Alan Petersen a göre 1990 lardan itibaren erkekler ile onların hayatına dair ilgi ve bu konuda yapılan araştırmalar giderek arttı. [A. Petersen, Unmasking the Masculine: Men and Identity in a Sceptical Age (Londra: SAGE, 1998), 1.] Eleştirel erkek hareketi üzerine tartışma ve örnekler için ayrıca bkz. 2. bölüm. 6. Bu araştırmanın cinsiyet ve cinsiyet düzenine dair referansta bulunduğu bakış açıları, eleştirel erkeklik çalışmalarında vurgulanan perspektiflerdir (bkz. 2. bölüm). Bu sebeple, bazı teori ve kavramlara yer verilmemiştir. 7. Simone de Beauvoir, Kadın İkinci Cins : Genç Kızlık Çağı, çev. Bertan Onaran (İstanbul: Payel, 1993), Ethel Tobach, How Gender Gets Defined, Encyclopedia of Women and Gender: Sex Similarities and Differences and the Impact of Society on Gender içinde, haz. Judith Worrell (San Diego, CA: Academic Press, 2002), 319. (Çeviri bana ait.)...the psychosocial/societal integration of the codes of activity, dress, social relations, and societal status prescribed for individuals on the basis of their presumed sex. 9. Judith Butler, Bodies that Matter: On the Discursive Limits of Sex (New York: Routledge, 1993), 2-3. Butler ayrıca Simone de Beauvoir ın ünlü cümlesini Sex and Gender in Simone de Beauvoir s Second Sex adlı makalesinde tartışır ve onun fikrine karşı çıkar [Yale French Studies, no. 72 (1986): 35-49]. 24

26 10. Candace West ve Don H. Zimmerman, Doing Gender, Gender and Society 1, no. 2 (1987): , Monique Wittig, The Category of Sex, The Straight Mind and Other Essays içinde (Boston, MA: Beacon, 1992), 5-6. (Çeviri bana ait.) The category of sex is the political category that founds society as heterosexual. [...] The category of sex is the product of a heterosexual society that imposes on women the rigid obligation of the reproduction of the species, that is, the reproduction of heterosexual society. 12. Butler, Bodies that Matter, Anne Fausto-Sterling, Gender, Anne Fausto-Sterling in internet sitesi, 2013, (erişim 1 Haziran 2013). 14. Anne Fausto-Sterling, Sexing the Body: Gender Politics and the Construction of Sexuality (New York: Basic Books, 2000), A.g.y., 242. (Çeviri bana ait.)...a [dynamic] biocultural system in which cells and culture mutually construct each other. 16. A.g.y., 8. (Çeviri bana ait.)...narrows life s possibilities while perpetuating gender inequality. 17. Ayrıca bkz. Anne Fausto-Sterling ten Myths of Gender: Biological Theories About Women and Men (New York: Norton, 1979) ve Sex/Gender: Biology in a Social World (New York ve Londra: Routledge, 2012) ; Donna J. Haraway, In the Beginning Was the Word: The Genesis of Biological Theory, Signs: Journal of Women in Culture and Society 6, no. 3 (1981): ; Sandra Harding, The Science Question in Feminism (Ithaca, NY: Cornell University Press, 1986); Ruth Hubbard ve Elijah Wald, Exploding the Gene Myth: How Genetic Information Is Produced and Manipulated by Scientists, Physicians, Employers, Insurance Companies, Educators, and Law Enforcers (Boston, MA: Beacon, 1993). 18. West ve Zimmerman, Doing Gender, 125. (Çeviri bana ait.)...a routine accomplishment embedded in everyday interactions. 19. Bkz. Francine M. Deutsch, Undoing Gender, Gender & Society 21, no. 1 (2007): ; Catherine Connell, Doing, Undoing, or Redoing Gender?: Learning from the Workplace Experiences of Transpeople, Gender & Society 24, no. 1 (2010): Judith Butler, Your Behavior Creates Your Gender, Big Think video, 19 Şubat 2011, (erişim 23 Mayıs 2013). 21. A.g.y. 22. A.g.y. 23. Judith Butler, Cinsiyet Belası: Feminizm ve Kimliğin Altüst Edilmesi, çev. 25

27 Başak Ertür (İstanbul: Metis, 2008), Butler, Your Behaviour Creates Your Gender. 25. Raewyn Connell, Gender in World Perspective (Cambridge: Polity, 2009), Demetris Z. Demetriou, Gender Order, Men and Masculinities: A Social, Cultural, and Historical Enyclopedia içinde, haz. Michael Kimmel ve Amy Aronson, (Santa Barbara, CA: ABC-CLIO, 2004). Ayrıca bkz. R. Connell, Gender and Power: Society, the Person and Sexual Politics (Stanford, CA: Stanford University Press, 1987). 27. Connell, Gender in World Perspective, Connell, Gender and Power, 139. Türkiye de, bireylerin bilinçli olarak ya da farkında olmadan cinsiyet rejimlerine katılımları üzerine bkz. Aksu Bora ve İlknur Üstün, Sıcak Aile Ortamı: Demokratikleşme Sürecinde Kadın ve Erkekler (İstanbul: TESEV, 2008). 29. Butler, Cinsiyet Belası, Fausto-Sterling, Sexing the Body, 15, Transgender, kendini, doğumda kültürel olarak atandığı genitalya-temelli (biyoloji-temelli) cinsiyet kategorisine ait hissetmeyen bireydir. Transgender, aynı zamanda transseksüel, travesti (cross-dresser, yani karşı cinsin kıyafetlerini giyen) ve bazen genderqueer, multigendered, bi-gender, two spirits (iki ruhlu), androjen, gender nonconforming (cinse bağlı olmayan), third gender (üçüncü cins) gibi kavramlar için şemsiye görevi görebilir. Bu terimlerin bazılarının çevirilerini yapmak şimdilik zor. Amerikan Psikoloji Derneği bu terimlerin taşıdığı anlamların kişiden kişiye ve zamanla değişebildiğini, ama genelde cinsiyetlerin harmanlanması veya değişimi algısını içerdiğini belirtiyor. [American Psychology Association, Answers to Your Questions About Transgender People, Gender Identity, and Gender Expression, APA internet sitesi, pdf (erişim 12 Temmuz 2013).] Öte yandan interseks, transgender dan farklı bir terim. Hem kadın hem erkek anatomisini (örneğin genitalya ve/ya kromozomlarda) karma olarak taşıyan bireyleri ifade ediyor. [Intersex Society of North America, What s the Difference Between Being Transgender or Transsexual and Having an Intersex Condition?, ISNA internet sitesi, org/faq/transgender (erişim 12 Temmuz 2013).] Bir transgender ya da interseks, kendini kadın veya erkek kategorisinde değil, transgender ya da interseks kategorisi içerisinde değerlendirebilir. Öte yandan, tam tersi de olabilir, kendini kadın ya da erkek olarak tanımlayabilir. Kısacası, beyan esastır. [APA, Answers to Your Questions About Transgender People; ISNA, What s the Difference Between; Fausto-Sterling, Sex/Gender.] 26

28 31. Monique Wittig, One Is Not Born A Woman, The Straight Mind and Other Essays içinde (Boston, MA: Beacon, 1992), Stephen M. Whitehead, Men and Masculinities: Key Themes and New Directions (Cambridge: Polity, 2002), R. Connell, Masculinities (Cambridge: Polity Press, 1995), R. Connell, Masculinities, Raewyn Connell ın internet sitesi, (erişim 23 Mayıs 2013). (Çeviri bana ait.) Masculinities are not the same as men. To speak of masculinities is to speak about gender relations. Masculinities concern the position of men in a gender order. They can be defined as the patterns of practice by which people (both men and women, though predominantly men) engage that position. 35. Connell, Masculinities lerde ortaya atılan bu kavram, yaygın biçimde referans gösterilmiş ve kullanılmış olmasına rağmen aynı zamanda çokça tartışılmış ve ciddi eleştirilere uğramıştır. R. Connell ve James W. Messerschmidt daha sonra bu kavramı yeniden gözden geçirmişlerdir: Hegemonic Masculinity: Rethinking the Concept, Gender & Society 19, no. 6 (2005): Connell ve Messerschmidt, Hegemonic Masculinity. Türkiye deki hegemonik erkekliğin niteliklerini, beyaz, Türk, neo-muhafazakâr, Sünni, orta-yaşta, iyi eğitimli, heteroseksüel, evli ve çocuklu, çalışan, zengin ve sağlıklı erkek olarak sıralayabiliriz. Ancak bu nitelikler tartışmaya açıktır; ayrıca yerel ve bölgesel değişiklikler gösterebilir. Öte yandan, Cenk Özbay Türkiye nin çok katmanlı sosyal, kültürel, politik ve ekonomik yapıları nedeniyle ülkede hegemonik erkekliğin ana hatlarını çizmenin mümkün olmadığını ancak neoliberal mantık ve neoliberal öznelliğin son zamanlarda en belirgin hegemonik erkeklik niteliklerine dönüştüğünü belirtiyor. [Cenk Özbay, Türkiye de Hegemonik Erkekliği Aramak, Doğu Batı, no. 63 ( ): ] 38. Connell, Masculinities, Deniz Kandiyoti ye göre, ataerki feminizmde muhtemelen en aşırı kullanıma maruz kalan kavramdır. [D. Kandiyoti, Bargaining with Patriarchy, Gender and Society 2, no. 3 (1988): ] Carole Pateman a göre ise ataerkil yapı içerisinde erkeklik ve kadınlık arasındaki fark, özgürlük ve boyunduruk arasındaki farktır. [Carole Pateman, The Sexual Contract (Stanford, CA: Stanford University Press, 1988), 207. (Çeviri bana ait.)...[t]he patriarchal construction of the difference between masculinity and femininity is the political difference between freedom and subjection. ] Ayrıca bkz. Cynthia Cockburn, Machinery of Dominance: Women, Men and Technical Know-how (Londra: Pluto Press, 1985); Christine Delphy, Close to Home: A Materialist Analysis of Women s 27

29 Oppression, çev. D. Leonard (Amherst, MA: University Press of Massachusetts, 1984); Zillah R. Eisenstein, haz., Capitalist Patriarchy and the Case for Socialist Feminism (New York: Monthly Review, 1979); Maria Mies, Ataerki ve Birikim: Uluslararası İşbölümünde Kadınlar, çev. Yıldız Temurtürkan (Ankara: Dipnot, 2011); Sylvia Walby, Patriarchy at Work: Patriarchy and Capitalist Relations in Employment (Minneapolis, MN: University of Minnesota Press, 1986). Ataerkinin günümüzde aşınmaya maruz kaldığına dair bir tartışma için bkz. Göran Therborn, Between Sex and Power: Family in the World, (Londra ve New York: Routledge, 2004). Ataerki üzerine görüşleri 2. bölümde kısaca tartışacağım. 40. Michael Flood ve diğer., haz., International Encyclopedia of Men and Masculinities (New York: Routledge, 2007), Connell, Masculinities, 79. (Çeviri bana ait.)...the majority of men [...] benefit from the patriarchal dividend, the advantage men in general gain from the overall subordination of women. 42. A.g.y., A.g.y. 44. Naomi Braun Rosenthal, Consciousness Raising: From Revolution to Re-Evaluation, Psychology of Women Quarterly 8, no. 4 (1984): Bu kavram ilk defa Carol Hanisch in The Personal is Political adlı makalesinde ortaya atılmıştır. Notes From the Second Year: Women s Liberation içinde, haz. Shulamith Firestone ve Anne Koedt (1970). 46. R. Connell, The Role of Men and Boys in Achieving Gender Equality, The Role of Men and Boys in Achieving Gender Equality (Erkeklerin Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasındaki Rolü) başlıklı BM uzmanlar grup toplantısında sunulmuştur, Brezilya, 7 Ekim 2003, 4-10, un.org/womenwatch/daw/egm/men-boys2003/connell-bp.pdf (erişim 1 Mayıs 2013). 47. De Beauvoir, The Second Sex. 48. A.g.y. 49. Serpil Sancar, Erkeklik: İmkansız İktidar, Ailede, Piyasada ve Sokakta Erkekler (İstanbul: Metis, 2011), A.g.y. 51. Kişisel yaşam, sosyal ilişkiler ve kültürle bağlantılı olan bu öğeler, eğitim, sağlık ve iş bölümünde cinsiyet rolleri, güç ilişkileri, şiddet, eşitsizlik, ayrımcılık gibi kişisel ve kurumsal pratiklerle örneklendirilebilir. [R. Connell, The Men and the Boys (Berkeley, CA: University of California Press, 2000), 24-25; Connell, Gender in World Perspective, ix-x.] 52. Connell a göre erkeklik türleri stabil ve tek parça olmadığından, bu türler arasında olmak her daim mümkündür. [Connell, Masculinities, 81.] 28

30 2. BÖLÜM CİNSİYET DÜZENİNİ ANLAMAK BU BÖLÜMDE CİNSİYET rejimlerinin bileşenleri ile cinsiyet düzeninin devamlılığı için bireylerin ve kurumların başvurdukları manevraları tartışacağım. Aşağıda açıklanacağı üzere, cinsiyet düzenine karşı mücadele önce kadın hakları hareketleriyle başladı, ancak sonradan daha geniş bir çerçeveye, cinsiyet politikaları çerçevesine taşındı. 1 Sosyal yapıları sadece kadın ve erkek ikiliği üzerinden değil, cinsiyet mefhumuyla değerlendirmeye başlayan feminizm, LGBTTİ ve queer hareketleriyle el ele verdi. Bu hareketler, kendilerini besleyen teoriler ile birlikte cinsiyet düzeninin kurumsal ve anayasal stratejilerini gün yüzüne çıkarmaya başladı. Cinsiyet politikaları pek çok yönüyle gündelik hayat pratiklerinden aile, din, ordu, eğitim gibi kurumsallaşmış yapılara tartışmaya açıldı. 2 Bu hareketler ve teoriler aynı zamanda eleştirel erkeklik çalışmalarının ve eleştirel erkek hareketlerinin ortaya çıkmasını sağladı. 3 Feminizm, LGBTTİ ve queer teorilerini analiz etmek ve bu hareketlerdeki değişimleri ayrıntılarıyla tartışmak bu araştırmanın sınırlarını aşıyor. Bu bölümde feminizm, LGBTTİ ve queer üzerine oldukça sınırlı bir özet sunuyorum. Yine de böyle bir özetin eleştirel erkeklik çalışmalarını daha iyi anlamaya yardım edeceğini düşünüyorum. Bu bölümde ayrıca cinsiyet rejimlerinin hâlâ uygulamada olan ayrımcı pratiklerini, erkeklikler arası ilişkileri, faillik meselesini ve erkeklerin eleştirel duruşlarını tartışıyor ve örneklendiriyor olacağım. 29

31 Feminizm, LGBTTİ ve Queer Hareketlerine Kısa Bir Bakış Feminizm Bazılarına göre, erkek egemenliğine karşı kadın hareketinin tarihi oldukça eskiye, orta çağa, hattâ daha da gerilere uzanıyor. 4 Ancak, bugün birinci dalga feminizm olarak nitelendirilen kadın hareketini, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında oy kullanmak ve eşit haklara erişmek için verilen mücadeleler oluşturur lardan 1990 lerin başına uzanan kadın mücadelesi ise ikinci dalga olarak ifade edilmektedir. 6 İkinci dalgayla beraber feminist ajandaya iktidarın ataerkil yapıları ve kadınların ötekileştirilmesi sorunları dâhil oldu. 7 Kadın deneyimleri arasındaki farkların tanınması, farklı etnik kökenden, cinsel yönelimden, sınıftan ve gruptan kadınların (örneğin eko-feministlerin, Üçüncü Dünya feministlerinin, Musevi, Hristiyan ve İslamcı feministlerin) örgütlenmeleri sonucunda, yirminci yüzyılın son on yılında feminizmin faaliyet alanı büyük oranda değişti lardan günümüze uzanan ve üçüncü dalga olarak bilinen bu dönemde, birinci ve ikinci dalgaya ait olan söylem, yani kadınların erkek egemenliğine başkaldırarak elde edeceği ortak çıkar söylemi, farklı çıkarlar ve farklı kadınlıklar söylemine dönüştü. 9 Bugün, üçüncü dalgayla ilişkilendirmek şart olmasa da, feminizm cinsiyetçi baskıya karşı mücadele etmek için bir ideoloji ya da yöntem şeklinde algılanabilir. 10 Daha açık bir ifadeyle, aslında cinsiyet ilişkilerine dayanan kurumsal ve bireysel güç ilişkileri ile şiddete karşı verilen mücadele olarak düşünülebilir. 11 Bazıları için her türlü egemenlik biçimine karşı çıkmaya hazır olma hâli dir. 12 Bu araştırmanın kısıtlı kapsamında sunulan bu bakış açıları, farklı feminizmlere dair verilebilecek pek çok örnekten sadece birkaçıdır. Eğer 1970 lere geri dönersek, bu yıllarda erkek egemenliğine karşı yürütülen kadın mücadelesinin kadınların ezilmesindeki ekonomik sonuçları irdelediğini görürüz. Ataerkiyi kadınların baş düşmanı olarak nitelendiren Christine Delpy, sadece sınıfın değil cinsiyetin de ekonomik üretim içerisinde konumlandığını savunuyordu. 13 Kadınların ev işleri ve çocuk bakımı gibi aktiviteleri ücretsiz olarak üstlenmeleri, bu aktivitelerin ekonomik üretimin dışındaymış gibi değerlendirilmesi, böylece kadınların ekonomiye olan katkılarının görünmez kılınması, erkek egemen ekonomi politikalarının sonuçlarıydı. 14 Ekonomik sistem, 30

ETKİNLİK BÜLTENİ 2012 2013. 2007-2010 Mor Sertifika ekibi olarak çalıştı, Mart 2010'da Forum kuruldu.

ETKİNLİK BÜLTENİ 2012 2013. 2007-2010 Mor Sertifika ekibi olarak çalıştı, Mart 2010'da Forum kuruldu. ETKİNLİK BÜLTENİ 2012 2013 2007-2010 Mor Sertifika ekibi olarak çalıştı, Mart 2010'da Forum kuruldu. PROJELER: Mor Sertifika Programı (2007-2010) Birleşmiş Milletler Kadınların ve Kız Çocuklarının İnsan

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Saniye Dedeoğlu Kadın Emeği Konferansı TEPAV-ODTÜ Kadın Çalışmaları 3 Mayıs 2011, Ankara

Saniye Dedeoğlu Kadın Emeği Konferansı TEPAV-ODTÜ Kadın Çalışmaları 3 Mayıs 2011, Ankara Saniye Dedeoğlu Kadın Emeği Konferansı TEPAV-ODTÜ Kadın Çalışmaları 3 Mayıs 2011, Ankara Sorunsal Cinsiyet eşitliği politikaları ve kadın istihdamı arasındaki ilişkiyi sorgulamak, Bu politikaların Türkiye

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN ÇALIŞMALARI İKİNCİ ÖĞRETİM TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN ÇALIŞMALARI İKİNCİ ÖĞRETİM TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN ÇALIŞMALARI İKİNCİ ÖĞRETİM TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÇALIŞAN VE TEZ YAZMAK YERİNE DERS ALMAK İSTEYENLER İÇİN Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

BERNA YAZICI. 2007, Sosyal Antropoloji Bölümü, New York. New York Derecesi,

BERNA YAZICI. 2007, Sosyal Antropoloji Bölümü, New York. New York Derecesi, BERNA YAZICI Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Bebek Beşiktaş 34342 İstanbul bernayazici.boun@gmail.com Tel: 212-359-7326 Araştırma alanları Sosyal refah politikası; (sosyal) politikanın antropolojisi;

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi SPoD, Bağımsız Seçim İzleme Platformu ile birlikte cumhurbaşkanlığı seçimlerinde demokratik gözetim hakkı çerçevesinde kırılgan grupların seçme ve seçilme

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KÜLTÜRÜN TEŞVİKİ ULUSLARARASI FONU (IFPC) YÖNERGESİ 1

KÜLTÜRÜN TEŞVİKİ ULUSLARARASI FONU (IFPC) YÖNERGESİ 1 Hedefler KÜLTÜRÜN TEŞVİKİ ULUSLARARASI FONU (IFPC) YÖNERGESİ 1 1. Kültürün Teşviki Uluslararası Fonu kaynakları aşağıda sayılanları teşvik etmeyi hedeflemektedir: a. Bilginin, anlamların, değerlerin ve

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

- İşgücüne katılım oranlarının önemi anlaşılmalıdır.

- İşgücüne katılım oranlarının önemi anlaşılmalıdır. DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Adı Ekonomide Kadın Dersin Kodu Dersin Türü Dersin Seviyesi Seçmeli Lisans Dersin AKTS Kredisi 5 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama Saati - Haftalık Laboratuar Saati - Dersin

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Unvan Alan Kurum Yıl Prof. Dr. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Görev Kurum Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Unvan Alan Kurum Yıl Prof. Dr. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Görev Kurum Yıl Arş. Gör. Dr. Çiğdem APAYDIN ÖZGEÇMİŞ Adres Akdeniz Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Dumlupınar Bulvarı, Kampus, 07058/ Antalya E-posta cigdemapaydin@akdeniz.edu.tr Telefon 0 242-310 2077 Faks 0 242-2261953

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Trans Grup Terapisi Devam Ediyor. SPoD LGBTİ, Stajyer Avukat ve Hukuk Öğrencilerine Yönelik Bir Eğitim Düzenledi

Trans Grup Terapisi Devam Ediyor. SPoD LGBTİ, Stajyer Avukat ve Hukuk Öğrencilerine Yönelik Bir Eğitim Düzenledi Biz Kimiz? Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) bireylerin insan haklarının yanı sıra sosyal ve ekonomik haklarıyla

Detaylı

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi. 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü:

Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi. 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü: 1.1. Projenin Adı: Yaşayan Değerler Programının 4-6 Yaş Çocuklarda Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü: İdil

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011

ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011 ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011 HAZIRLAYAN: MURAT KOÇAK Müfettiş KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Teftiş Kurulu

Detaylı

4. Yayınlar 5.1 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan sunumlar

4. Yayınlar 5.1 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan sunumlar 1. Adı Soyadı: İzlem Ali Kanlı 2. Ünvanı: Dr.. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim Ankara Üniversitesi 02 Yüksek Lisans Kültürel Politikalar University of East Anglia 05 Doktora

Detaylı

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler w İçindekiler Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler Çalışma Grupları Eğitim Programları İhtisas Programları Anadolu Seminerleri Kurumsal Yönetim Kütüphanesi Yayınlar Zirve ve Paneller

Detaylı

Peter Drucker'e göre, ne yaptıkları sorulan taş işçisi üç kişinin meraklı öyküsü şöyledir:

Peter Drucker'e göre, ne yaptıkları sorulan taş işçisi üç kişinin meraklı öyküsü şöyledir: Ekonomide Ev Kadınlarının Rolü Artıyor Peter Drucker'e göre, ne yaptıkları sorulan taş işçisi üç kişinin meraklı öyküsü şöyledir: İlki "Ben, ekmeğimi taştan çıkarıyorum" der. İkincisi "Ben, ülkenin en

Detaylı

Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel

Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi Eğitmen Eğitimi Raporu 10-13 Şubat 2011 İstanbul, Türkiye - Green Park Hotel Eğitim Konuları: Önyargıdan Ayrımcılığa, Ayrımcılık ve Uluslararası Hukuk, Ayrımcılık

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GENÇLİK PROGRAMI (YOUTH IN ACTION)

AVRUPA BİRLİĞİ GENÇLİK PROGRAMI (YOUTH IN ACTION) AVRUPA BİRLİĞİ GENÇLİK PROGRAMI (YOUTH IN ACTION) UFND060 PROJECT DESIGN GENÇLİK PROGRAMI Gençlik Programı, Avrupa Komisyonu tarafından gençler için uygulamaya konmuş bir programdır. Bu program gençlerin

Detaylı

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Yavuz ÇOBANOĞLU Doğum Yeri/Doğum Tarihi : İZMİR 25.10.1970 Uyruğu: : T.C. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. Cep Telefonu : E-Posta : yavuzcobanoglu@tunceli.edu.tr Yabancı Dili / Seviyesi

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

BİZ BURADAYIZ! YALOVA MERKEZ BAĞLARBAŞI MAHALLESİNİN SOSYOLOJİK GÖRÜNÜMÜ - ÖZET

BİZ BURADAYIZ! YALOVA MERKEZ BAĞLARBAŞI MAHALLESİNİN SOSYOLOJİK GÖRÜNÜMÜ - ÖZET BİZ BURADAYIZ! YALOVA MERKEZ BAĞLARBAŞI MAHALLESİNİN SOSYOLOJİK GÖRÜNÜMÜ - ÖZET - Yayın Tarihi: Nisan, 2012 MARKA Yayınları Serisi BİZ BURADAYIZ! YALOVA MERKEZ BAĞLARBAŞI MAHALLESİNİN SOSYOLOJİK GÖRÜNÜMÜ

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

Yayın No. : 3249 İşletme-Ekonomi Dizisi : 722. 1. Baskı Ağustos 2015 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-372 - 2

Yayın No. : 3249 İşletme-Ekonomi Dizisi : 722. 1. Baskı Ağustos 2015 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-372 - 2 I Yayın No. : 3249 İşletme-Ekonomi Dizisi : 722 1. Baskı Ağustos 2015 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-372 - 2 Copyright Bu kitabın bu basısı için Türkiye deki yayın hakları BETA Basım Yayım Dağıtım A.Ş. ye

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi (KADES) Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi (KADES) Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara Kadın Emeği Konferansı Kadın istihdamı 3 Mayıs 2011 Ankara TEPAV Binası, 3.Kat Konferans Salonu (TEPAV Binası, TOBB Üniversitesi Kampüsü,Söğütözü Cad.No:43 Söğütözü/ANKARA) Kadın Emeği Konferansı Kavramsal

Detaylı

Bilimsel ve Kültürel Mirasın Korunması: UNESCO Dünya Belleği Programı

Bilimsel ve Kültürel Mirasın Korunması: UNESCO Dünya Belleği Programı Bilimsel ve Kültürel Mirasın Korunması: UNESCO Dünya Belleği Programı Yaşar Tonta Hacettepe University Department of Information Management 06800, Ankara, Turkey tonta@hacettepe.edu.tr yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.html

Detaylı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Misyon: Evrensel Etik İlkelerin Türkiye de toplumun her kesiminde benimsenmesi ve uygulanmasına önderlik etmek

Detaylı

GÜNCEL FONLAR SON BAŞVURU TARİHİ KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ. 15 Aralık son raporların teslim tarihine göre proje süresi kısıtlı

GÜNCEL FONLAR SON BAŞVURU TARİHİ KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ. 15 Aralık son raporların teslim tarihine göre proje süresi kısıtlı GÜNCEL FONLAR KURUM PROGRAM ADI TOPLAM HİBE BÜTÇE PROJE SÜRESİ SON BAŞVURU TARİHİ Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Üreme Sağlığı Küçük Proje Destek Programı BELİRTİLMEMİŞ ( toplamda 5 kurum kabul ediliyor)

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin

Detaylı

Amerikan Dış Politikası (UI512) Ders Detayları

Amerikan Dış Politikası (UI512) Ders Detayları Amerikan Dış Politikası (UI512) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Amerikan Dış Politikası UI512 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i - Dersin

Detaylı

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ Amaçlar Türkiye de ırkçılık, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye katkı sağlamak Yazılı basındaki etnik ve dini kimliklere karşı ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

Hakkımızda GHA 2007 / 2

Hakkımızda GHA 2007 / 2 Tanıtım Hakkımızda Kurucumuz, yaşam ile ilgili araştırma, deneyim, gözlem ve eğitim ile hayatın bilinçle uygulanması gereken bir süreç olduğunu belirledi ve bu bilincin insanlığa verilmesini hedefledi.

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIMI BÖLÜMÜ Günün Menüsü Görsel İletişim Tasarımı nedir? Görsel İletişim Tasarımcısı ne yapar?

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi

Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi Uluslararası Sempozyum Duyurusu 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ, YAŞAM ANLATILARI, MİTLER VE TARİH YAZIMI Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

Türkiye de Kadınların Sağlığı

Türkiye de Kadınların Sağlığı + Pratisyen Hekimlik Kongresi 16-18 Mayıs 2015 İstanbul Türkiye de Kadınların Sağlığı Prof. Dr. Nilay Etiler Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi + Zaman: 2015

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012 2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU Mart, 2012 ARAŞTIRMA HAKKINDA 2012 Şubat ayında PERYÖN web sayfasında yer alan İş Yerinde Kadın Araştırması, Dernek üyeleri ve iletişim veri tabanında bulunan yaklaşık

Detaylı

İsmail Aybars Tunçdoğan tuncday@earlham.edu

İsmail Aybars Tunçdoğan tuncday@earlham.edu Konunun uzmanları, beden dilinin iletişimdeki rolünün, birçok zaman konuşmanın içeriğinin bile önüne geçtiğini iddia ediyorlar. Bir şeyi nasıl söylediğimizin, ne söylediğimizden daha önemli olabildiği

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Bitirme Yılı Lisans. Hacettepe Psikoloji Bölümü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Psikoloji

Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Bitirme Yılı Lisans. Hacettepe Psikoloji Bölümü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Psikoloji ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ Adı Soyadı: Umut ŞAH Doğum Tarihi: 1984 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Bitirme Yılı Lisans Edebiyat Fakültesi Hacettepe Psikoloji Bölümü Üniversitesi 2002-2006

Detaylı

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013 TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI 1 Haziran-30 Ağustos 2013 Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ?

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? Aralık 2011 de kurulan Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi (TPD-KTCÇB),TPD bünyesinde düzenlenecek toplumsal

Detaylı

EV İÇİ ŞİDDETE KARŞI HUKUK EĞİTİMİNDE NELER YAPILABİLİR? ÇALIŞTAYI

EV İÇİ ŞİDDETE KARŞI HUKUK EĞİTİMİNDE NELER YAPILABİLİR? ÇALIŞTAYI EV İÇİ ŞİDDETE KARŞI HUKUK EĞİTİMİNDE NELER YAPILABİLİR? ÇALIŞTAYI 8 MART 2011, ANKARA ÇALIŞTAY RAPORU GİRİŞ Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ev İçi Adalet Birimi tarafından organize edilen çalıştay,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ EYLÜL - EKİM BÜLTENİ İSTANBUL GENÇ BARIŞ İNİSİYATİFİ DERNEĞİ Mecidiyeköy Mahallesi Şehit Er Cihan Namlı Caddesi No: 39/8 Şişli/İstanbul 1 GBİ ARTIK BM KÜRESEL İŞBİRLİĞİ AĞI ÜYESİ! DÜNYA BARIŞ GÜNÜNDE FESTİVAL

Detaylı

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK Merhaba, Neredeyse her gün gazete ve TV lerde karşılaştığımız manşetler, haberler, diziler ve sinema filmleri bizi bu kitapçığı hazırlamaya yönlendirdi. Türkiye de

Detaylı

idealonline Elektronik veri tabanı tanıtımı www.idealonline.com.tr

idealonline Elektronik veri tabanı tanıtımı www.idealonline.com.tr idealonline Elektronik veri tabanı tanıtımı www.idealonline.com.tr İdealonline Sosyal bilimler ve fen bilimleri alanlarında Türkçe dergilerden ve kitaplardan oluşan elektronik veritabanı platformu İdealonline

Detaylı

Parkinson. Bilgileri ve. Desteğ. Parkinson s information and support Turkish

Parkinson. Bilgileri ve. Desteğ. Parkinson s information and support Turkish Parkinson Bilgileri ve Desteğ Parkinson s information and support Turkish Bir Parkinson tanısı, yaşamınızı tepetaklak edebilir. Bize başvurun. Parkinson hastasıysanız ya da bir hastayı tanıyorsanız, muhtemelen

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: İrem Kahyaoğlu 2. Doğum Tarihi: 23/05/1986 3. Ünvanı: Öğr. Gör. 4. Öğrenim Durumu: e-posta: iremkahyaoglu@plato.edu.tr Tel: 533 669 37 95 Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

Dünyada Bölge Planlama Egitimi Ela Babalık-Sutcliffe Tuna Taşan-Kok

Dünyada Bölge Planlama Egitimi Ela Babalık-Sutcliffe Tuna Taşan-Kok Dünyada Bölge Planlama Egitimi Ela Babalık-Sutcliffe Tuna Taşan-Kok ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü İÇERİK Şehir ve Bölge Planlama Lisans Eğitiminde Bölge Planlamanın yeri Bölge Planlamaya yönelik

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Kemal Çiftçi

Yrd. Doç. Dr. Kemal Çiftçi Yrd. Doç. Dr. Kemal Çiftçi Giresun Üniversitesi/Uluslararası İlişkiler Bölümü Adres : İkt.ve İd. Bil. Fak. Uluslararası İlişkiler Bölümü Güre Yerleşkesi Merkez/GİRESUN E-Posta: kemalciftci@hotmail.com

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 SIK SORULAN SORULAR 1. TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir? TANDEM Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye-Avrupa Birliği

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Öğretim planındaki AKTS 312032000001407 3 0 0 3 5

Öğretim planındaki AKTS 312032000001407 3 0 0 3 5 Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. Toplumsal Söylem ve Eleştirel Düşünce Ulusal Kredi Öğretim planındaki AKTS 3120320000007 3 0 0 3 5 Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır. Önerilen

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Yazı Teslim Kuralları ve Yayın Süreci

Yazı Teslim Kuralları ve Yayın Süreci Yazı Teslim Kuralları/Kaynak Gösterme Formatı > 161 Yazı Teslim Kuralları ve Yayın Süreci 1 Yayımlanmak üzere gönderilen yazılar öncelikle Editör tarafından amaç, konu, içerik ve yazım kuralları açısından

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

SPoD, Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonuna Katıldı. SPoD Robert Koleji'ndeydi

SPoD, Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonuna Katıldı. SPoD Robert Koleji'ndeydi SPoD, Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonuna Katıldı SPoD, 3-4 Nisan tarihlerinde Ankara'da Kaos-GL ve Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği ev sahipliğinde Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonu'na katıldı.

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı