Zeynep-Kamil Ana ve Çocuk Sağlığını Koruma Derneği'nin organıdır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Zeynep-Kamil Ana ve Çocuk Sağlığını Koruma Derneği'nin organıdır."

Transkript

1 Dr. M. Akün Dr. E. Düğmeci Nadir görülen bir vak'a olarak g luteus nahiyesinde kist hidatik Dr. H. Öztürk Dr. İ. Ergene Dr. N. Çek Dr. A. Tahtalıoğlu Sağ nefrektomiden sonra görülen bir f istül' duodenal vak 'ası ve Dr. E. Baktır Dr. M. Hüner Dr. K. Sarpyener Bir epidural abse vak'ası Dr. E. Baktır Dr. E. Düğmeci Nöro-oftalmoloi i yönünden hususiyet 11österen ' bir eklampsi vak'ası TERCÜMELER S. Rageth (Çav.: Dr. Umuroğlu) Shirodkar usulü cervix ce r clag c 'nın end i kasyonları Prof. Dr. Uterus anıefi x ationu (Yen i bir teknik) Dr. İ. C. Baysal 2. Enternasyonal Jinekoloji konf~i ans ı ndan izlenimler o Zeynep-Kamil Ana ve Çocuk Sağlığını Koruma Derneği'nin organıdır. Üç ayda bir yayınlanır * Cilt: 2, Sayı: 4 * Ekim Kasım Aralık

2 :/ { 1

3 ZEYNEP-KAMİL the medical bulletin of Zeynep-Kamil hospital EDİTÖR : Dr. Burhanettin ÜSTÜNEL EDİTO H İ A L KOMİTE : Doç. Dr. Ziyaeddin AKBAY Dr. Ercüment BAKTIR Dr. Coşkun BAYSAL Dr. Doğan ÇORBACIOGLU Dr. Refika DAYICIOGLU Doç. Dr. Kut SARPYENER Dr. Ayhan TUNAK Dr. Reşat UYSAL Zeynep - Kam i 1 ana ve çocuk sağlığını koruma derneği organı Sahibi : Doç. Dr. Fah ri ATABEY - Yazı İşleri Md.: Dr. Ercüment BAKTIR Doç. Dr. Kut SARPYENER ZEYNEP - KAMiL HASTANESİ - ÜSKÜDAR, İSTANBUL Basıldığı yer : BAHA MATBAASI - İSTA NBUL,

4 Cilt: 2._ Sayı: :4 EKİM KASIM ARALIK ORİJİNAL YAZILAR : 8 Dr. M. Akün Dr. E. Düğmeci Nadir görülen bir vak'a olarak gluteus nahiyesinde kist hidatik Dr. H. Öztürk - Dr. i. Ergene Dr. N. Çek - Dr. A. Tahtalıoğlu Sağ nefrektomiden sonra görülen bir fistül duodenal vak'ası ve tedavisi Dr. E. Baktır Dr. M. Hüner - Dr. K. Sarpyener Bir epidural abse vak'ası Dr. E. Baktır. Dr. E. Düğmeci Nöro-oftalmoloji yönünden hususiyet gösteren bir eklampsi vak'ası TERCÜMELER : 9 S. Rageth (Çev.: Dr. K. Umuroğlu) Shirodkar usulü cervix cercl<ıge'ııın endikasyonları. 204 Prof. Dr. H. Schmidt Matthiesen (Çev. : Dr. K. Umuroğlu) Uterus antefixationu (Yeni bir teknik) e Dr. i. C. Baysal 2. Enternasyonal jinekoloji konferansından izlenimler

5 Vol: 2 - Number: 4 NOVEMBER - OCTOBER DECEMBER ORIGINAL ARTICLES : e M. Akün E. Düğmeci As a rare case of cyst hydaticus on regio glutea e H. Öztürk i. Ergene N. Çek - A. Tahtalıoğlu A case of the douodenal fistule after a difficult nephrectomy a_nd its treatment e E. Baktır M. Hüner A case of epidural abcess o E. Baktır - E. Düğmeci A case of eclampsy interesting on neuro-ophtalmological point of vi ew TRANSLATION: e S. Rageth Indications tor cervix circlage w ith Sh irodkar method e H. Schmidt Matthiesen Antefixation of uterus. A new technic e i. C. Baysal The second lnternational Confernce of Gyneacology

6 ZEYNEP-KAMİL TIP BÜLTENİNDE YAYINLANMAK ÜZERE GÖNDERiLECEK ORiJİNAL MAKALE VE TERCÜMELERİN HAZIRLANMASINA DAİR ŞARTLAR 1 - Dergide yayınlanacak telif ve tercüme makaleler uzun olmamolıdır. 2 - Mokaleler ve orijinal çalışmalar; yeni ilerlemeler hakkında bilgi' verir mahiyette bulunmolıdır. 3 - Verilecek makaleler, Türkçe ve en az bir yabancı dilde. özeti ihtiva etmelidir. 4 - Çok uzun bibliyografilerden kaçınılmalı, konuya ait esaslı ve yeni bilgilerin nerelerden alındığı metne sıra numarası konarak kısa bir literatür halinde verilmelidir. Stanı:fart literatür şekli aşağıda gösterilmiştir: a) Yazarın soyadı, adının baş harfleri, dergi veya kitap adı, yılı, volüm, sayfa. b) ' Milletlerarası özet dergilerinden (Excerpta Medica, Biologycal Abstract, Zentral Blatt, Bulletin de l'lnstitut Pasteur gibi) alınan referanslarda özet dergisinin adı ve sayısı bildirilmelidir. 5 - Fotoğraflar kontrast siyah-beyaz parlak kağıda basılmış olmalıdır. 6 - Tablolara sıra numarası ve başlık konulmalı ve başlık, tablonun ne için olduğunu iyi ifade etmelidir. 7 - Grafikler beyaz kağıda siyah çini mürekkebi ile çizilmiş ve metinden ayrı olarak hazırlanmalıdır. 8 - Redaksiyon hey'etinin, lüzum gördüğü takdirde, makalelerde kısaltma yapma hakkı mahfuzdur adetten fazla ayrı baskı istiyenlerden matbaa ve kağıt ücreti tal ebedi lir Yazılar Zeynep Kamil Hastahanesi, Üsküdar, İstanbul adresine yollanm~lı, zarfın üs tüne Zeynep Kamil Tıp Bülteni Rumuzu yazılmalıdır.

7 NADİR GÖRÜLEN BİR VAK'A OLARAK GLUTEUS "NAHİYESİNDE Kİ'ST HİDATİK ASA RARE CASE OF CYST HYDATICUS ON REGIO GLUTEA Op. Dr. Mehmet AKÜN (*) Dr. Emil DÜGMECİ <**) Şimdiye kadar muhtelif kliniklerde, muhtelif organlarda rastladığımız ve a meliyatını yap~ığımız kist hidatik va kalarına karaciğerde, akciğerde, batın içinde, batın adalesi arasında ve muhtelif yerlerde rastladık fakat, gluteus nahiyesinde ilk defa gördüğümüz için neşrini uygun bulduk. Hasta iki ay evvel sol ilyesindeki fındık cesametinde olan şişliğin büyümesinden şikayet ederek hariciye polikliniğine müracaat etti. Yapılan poliklinik muayenesinde sol ilyesinde Crista iliaca anterieur superieur'ün 5 cm. arkasında aynı hizada ceviz cesametinde flüktüan olmıyan kısmen mobil bir kitle tesbit edildi. Lipom veya kist dermoid teşhisi konularak ameliyat ta vsi- ye edildi. İki ay sonra ameliyat olmak üzere servisimize yatan hastanın a y nı nahiyesindeki şişliğin bir yumurta cesametini aldığı ve cidarıııı hafif kızarmış olduğu müşahade edileli. Subfebril ateşi ve bu kızartısı kist süpüre ihtimalini düşündürdü. Hastaya lokal anestezi yapıldı. Cilt ufak bir ensizyonla açıimca bol miktarda berrak eau de roche evsafında mayi akmaya başladı. Şak biraz genişletilince eau_de roche'la beraber vesicules filles~ler de çıktı, cernmeti yumurtadan büyük olan poşun cidarını işgal eden membrane germir:ative çıkarıldı. Antiseptik atuşman yapılarak pansumana terk edildi. Gerek eau de roche'daki mikroskopik scolex' lerin mevcudiyeti.ve gerekse membra- (*) Zeynep - Kamil Hastanesi II. Cerrahi S. Ş e fi. (**) Zeynep - Kamil Hastanesi Nisaiye Asistanı

8 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ ne germinative'in Haydarpaşa Numune Hastanesi anatomopatoloji laboratuvarında tetkiki neticesi gün ve 3820/ 970 sayılı raporla kist hidatik olduğunu teyid etmiştir. İlk defa bu şekilde bu nahiyede rastladığımız ve bizi kızartısı ile kist süpüre dü ş üncesine götüren bir vakanın kist hidatik çıkmasını enteresan bulmakla beraber, halihazırda servisimizde karaciğerin üst rnl kısmını işgal eden ancak toraks yolu ile müdahalesini yapabildiğimiz şifa ile neticelenen bir vakamızdan daha da enteresan bulduk. Biliyoruz ki eski hekimlikte hydatis tabiri bütün kistik teşekkülleri ifade etmek için kullanılırdı de van BENEDEN bu taenianın köpek barsağında yaşıyan kahil şeklini Dipylidium Caninum'dan ayırdı, 1864 de REDİ, 1865 de HARTMANN kistin hayvani menşeli olduğundan şüphelendiler, von SİEBOLD ilk defa olarak sığırlardaki hidatik kistin taenia şeklini, kistin köpeklere yedirilmesi ile elde etti. Kist hidatik, ecinococcus granulosus (Taenia ecinococcus) un larvaları nın insan, koyun, sığır gibi hayvanların iç organlarında bilhassa karaciğer ve akciğerlerinde kistik teşekküllerin gelişimi ile kendini gösteren bir paraziter hastalıktır. Ecinococcus Granulosus 2-6 mm. u zunlukta olup baş (Scolex), boyun ve 3-4 halkadan ibarettir. Mikroskobik görünümünde scolex toparlak olup üzerinde tane çengel, 2 sıra halinde taçlı rostellum yapmış, ilk halkası gelişmemiş, ikinci halka testis, son halka gebe vasıfda ovum taşırlar. olup kadar Kedilerde olgunlaşamıyan bu şerit, çakal, kurt ve köpek gibi hayvanların ince barsaklarının ilk kısmında yaşarken, son segmentin kopmasiyle embrionlu yumurtalar gaita ile dışarı atılır. Pi ş irilmeden yenen sebzeler, meyve içme suları ile ara hayvan tarafından bunlar yutulur. (Yumurtalar dı ş tesirlere oldukça da y anıklı olup suda 7-12 gün, 0 C 4 aya yakın ve kuru yerlerde 12 gün ölmeden yaşarl a r). Duodenumlarında yumurtalar açılır, embrion barsak duvarına girerek vena porta veya lenf damarları yoluyla diğer organ ve dokulara da yerleşebilir. Yerleşme en fazla karaciğer veya akciğerdedir. Bir nisbet dahilinde tetkik edecek olursak yerleşme, ven yoluyla %85 olup bunun (%70 i karaciğerde, %15 i akciğerler rrle), arteriel yolla %15 olup bunun da (%2 si serebral, %4 ü adale, %3 ü dalak (Vena Lienalisin vena portaya dökülmesi hasebiyle embrionun retrograd olarak hem venöz ve hem de arteriel olarak dalağa yerleşmesi mümkündür.) %2 si kemik iliği, %2 si böbrek, %2 si cilt altı olmak._üzere bunun gibi muhtelif organ ve nahiyelerdedir. Embrion yerleştiği yerde scolex' ~ indeki çengellerini kaybeder ve ekseriyetle sene sonra klinik belirtiler vererek bir kist şekline geçer. Bundan dolayı çocuk yaşında alınan bir enfeksiyon yaşları arasında teşhis edilir. Kistin dış kısmında kütikül, mrınbrane germinative (çimlenme zarı) iç

9 AKÜN - DÜGMECİ lerinde scolex'ler bulunan çimlenme kapsülleri ve kütiküla ile çevrili yavru vesiküller ( vesicules fiil es) olup kist içinde eau de roche mayii mevcuttur. Böylece kist ihtiva eden organları yiyen çakal, köpek, kurt gibi hayvanların ince barsağına yapışan scolex'ler taenia (erişkin) şekline geçerler. Kısaca konak zinciri Köpek-Koyun, Sığır Köpek ve hazan da Köpek-İnsan olarak uzanır gider. Kistin semptomatolojisinde kanda eozinofili vakaların 1/ 4 ünde normalden fazla bulunmuş olup, ayrıca kurdeşen nöbetleri ve çocuklarda büyümenin yavaşlaması gibi genel belirtilerle birlikte, urun yerleştiği organlarda büyümesi ile husule getirdiği lokal belirtiler de mevcuttur. Dokulardaki kistin etrafında iltihap reaksiyonu neticesinde, etrafında eozinofillerin, endotel hücrelerinin ve dev hücrelerinin enfiltirasyonu vardır. Kistin etrafını kan damarları 've fibröz doı~u sarmıştır. Kist büyüdükçe komşu dokular kistin basıncı ile atrofiye uğrarlar. Kistin direkt teşhisinde sathi bulunan kistler palpasyonla anlaşılarak, perküsyonla fremisman tesbit edilir. Diyagnozda radyolojik teşhisin önemli bir yeri vardır. Kistin karaciğerin üst kısımlarında olduğu zaman diafragma kubbesi yükselmesi ile batan güneş gölgesi manzarası teşekkül eder. Akciğerin orta ve bazal kısımlarındaki kistler radyografide muntazam kenarlı homo- jen koyu bir opasite halinde, apikal o lanlar oval veya armut şeklinde, bro n~ fistülü ile birlikte olursa kistin bir tarafında hava tabakasından ibaret hilal tarzında bir açıklık ve çift cidar görülür. Allerjik t eş hisde Casoni testi kullarıılır. Bu testi yapmak için ön kolun derisi içine steril eau de roche mayiinden 0,3 cc şırınga edilir dakika içinde zerk etrafında eritemli plak husule gelirse erken reaksiyondan, 6-12 saat sonra husule gelirse geç reaksiyondan bahsedilir. Eritemli plak; 23 mm. den büyük ise test pozitif, mm. arası ise test şüpheli, 20 mm. den küçük ise test negatiftir. Serolojik teşhisde ise komplement (Weinberg, birleşmesi İmaz-Lorentz) reaksiyonu kullanılır. Komplement birleşmesi -reaksiyonları nın Casoni testinden önce yapılması gerekir. Hidatik kistin iki önemli komplikasyonu vardır. Bunlar süpürasyon ve rüptürdür. Rüptür bazen çok tehlikeli olup akciğer kollapsı ve ölümle nihayetlenebildiği gibi hazan da kalsifikasyonla ş ifa bulabilir. Kist çeperinin mikroplar tarafından sarılmasiy-le- parazit ölür, kütiküla büzülür, çıban şekline geçip delinir, bronşlara açılırsa şifa, peritona açılırsa ölümle neticelenir. Tedavi cerrahidir. Kistin marsüpilizasyonu ile drenaj veya organdaki yerinden bir tümör kitlesi halinde kütiküladan itibaren membrane germinative' in tam olarak çıkarılması ile şifa sağlanabilir

10 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENi ÖZET Nadir olarak gluteus nahiyesinde lokali ze olan, bi r ki st hidatik vakası takdim edildi. Bildiğimiz ü;:ere insan uzviyetinde embriyonlu yumurtalar ven ve arter yolu lle muhtelif organlara gitmektedir. En az y e r l e~tiği yer cilt altı nescidir. Muhtelif nahiyelerde gördük, ilk defa gluteusda bir kist clermoicl süpüre teşhi s i sonu müdahale ile!dst lıidatik tesbit ettik. SUMMARY \:Ve are presenling a rarc case of cyst hydaticl lokalizecl in regio glutea, uııder thc skin. As we know, eggs containing embrio. reach to several organs of human body through arteries ancl veins. It is rnrely located under the skin. We observed it in several organs. But, far the first time _ we cliagnosed a suppurated cyst dermoid and obtained the material of cyst hydatid through surgical evacuation. LİTERATÜR 1 - Dcıvidson, S. S.: Tlıe Prineiples of Medecine ,. 2 - Fey, B. Mocquot, P. Oberlin, S. Quemı, J. et Truffert, P.: Traite de Technique Chirurgicale tome V Mollct-Guy, P., Mouchet, A., Gossc-t, ~I., 1-icpp, J.: Patlıologie Chirurgieale toıne V , '! - - Titiz, i. Oktay, S. Aktaş, tı.: İç Hastalıkları Semptomatoloji ve Tedavi , Unat, E. K.: Tıbbi Parazitoloji ,

11 SAG NEFREKTOMİDEN SONRA GÖRÜLEN BİR DUODENAL VAK'A'SI VE TEDAVİSİ FİSTÜL A CASE OF THE DOUODENAL FISTULE AFTER A DIFFICULT NEPHRECTOMY AND ITS TREATMENT Dr. Hüsnii ÖZTÜ R K ("') Dr. İlhan ERGENE ('''''') Dr. Nurettin ÇEi< ('** } Dr. Abdullcılı TAHTALIOGLU C"~** ) Güç nefrektomilerde çeşitli şirürjikal komplikasyonlar meyanında duodenum yaralanmaları ve fistüllerinin görülmekte olduğu malumdur. Şimdiye kadar yılların arasında çeşitli sebeplerle yapılmış olan nefr~ktomilerde ( vak'a), böyle bir komplikasyona rastlanmamış idi. Son defa Nisan ayında taşlı piyelonefrit ve perinefritli genç bir şahsın nefrektomisinden sonra duodenel fistül görülmesi bize üzücü ve endişeli günler yaşattı. Bu vesile ile nefrektomilerclen sonra meydana gelen duoclenal fistüller hak- kında kısa bir hatırlatm a da bulunduktan ~onra vak'ayı takdim edeceğiz. Sonra da hastanın tedavisi için yapılan başarıh müdaha leden söz edeceğiz. Araştırmak imkanını bulabildiğimiz klasik literatürde bu tür komplikasyonlara aitrnufassal yay ın bulamadık. Son y ılların Üroloji mecmualarında da bu yolda ne ş riyata- rastlamadık. Klasik bilgilere göre güç sağ nefrektomilerden sonra % 0,07 oranında duodenal fistüller meydana geldiği belirtilmektedir ( 1). Sebep perirenal yaygın sklerozan iltihabi enfiltrasyonlara bağ- ('') Haydar Paşa Nünıune Hastanesi I. Hariciye Servisi Şefi.. ("''') Haydar P aş a Nümune Hastanesi Üroloji Servisi Ş e fi. ('~ "' : ' ) Haydar Pa şa Nünıune Hastanesi Üroloji Servisi Ba şas ist a nı. (*''":'* ) Haydar Pa şa Nümune Hastanesi I. Hariciye Servisi Şef Muavini

12 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ h ameliyat zorluklarıdır. Perinefrit sebebile böbrek komşu orgai1lara sıkı a deranslar yapmakta, bunların izalesi çok güç, hatta imkansız olmaktadır. Ancak intra kapsüler nefrektomi kabil olmaktadır. Bütün dikkat ve ihtimama rağmen böbrek pedikülünün pense edil:nesi esnasında, plevis ve pedikülle yakın komşuluğu olan duodunum'un kesilmesi veya pens arasına sıkışması mümkün olm a'.<t adır. Bilhassa pedikül ligatürünün iğne ile konulması esnadında duodenum yaralanması, iğne ve ligatürün duodenumdan geçmiş olması ihtimali daha çok mümkündür (2). Peroperatuvar husule gelen gerek direkt yırtılma, gerekse pens arasında sıkışma sonu nekrozla meydana gelen duo'denal fi stüllerden başka, sert ve iyi yerleştirilmemiş clrenlerin baskısı ile de fistüller meydana geldiği görülmüştiir (2). Nekroza bağlı fistüllerin direkt yaralanmalara nazaran daha vahim seyrettiği de kaydedilmektedir. Bu çeş it duodenal fistüller kısa zamanda klinik belirtilerini gösterir. Direkt yaralanma ve kesilmelerde hemen ameliyat sahasına konulmuş olan drenden sarı-yeşil ıbir ifrazın gelmekte olduğu dikkati çeker. Nekroz neticesi o lc:nlarda ise daha çok 3-4 üncü günlerden itibaren, duodenum muhtevası clışarı akmaya başlar. Nesiçler için çok irritandır. Bazan çok g~ç fistüller de olmakta, haftalar hatta aylar sonra görüldüğü vakidir. Tb. tabiatlı fistüller ekseriya geç zuhur edenlerdir. Prognoz genellikle vahimdir. Su ve elektrolit kaybı, beslenme eksikliği, hipoproteinemi fa tal neticeyi hazırlar. Klasik bilgilere göre % 50 ölümle neticelenir. Tedavi: Duoclenum yaralanması a meliyat esnasında farkedilirse duodenumun bu kısmı ince ipek sütürle içine çevrilerek dikilir, kapatılır. Bu halde prognoz iyidir. Post operatuvar devrede anlaşılır ise dikkat ve ihtimamla takip, tedavi ve müdahalesi gerekir. Tedavide üç amaç güdülür (1). 1 - Cildin korunması. Çok irritan olan duodenum muhtevasının cildi masere etmesine engel olmak gerekir. Eunun için süt ve pepton gibi nötralizan maddelerle ıslak pansumanlar, muhtevanın ciltle temasına mani olacak pomatlar kullanılır. 2 - Hümöral ekilibrin korunması. Kaybolan likid, dren vasıtasıle hafif aspirasyonla toplanır ve ölçülür. İcabında duodenumdan a ş ağı kadar geçirilmi ş bir sonda ile barsağa geri verilebilir. İ.V. serumlarla su ve elektrolit dengesi sağ lanır. Bol plazma perfüzyonları ve transfüzyonlar yapılır. 3 - Fistülün cerrahi olarak k;::ıpatılması. Oldukça güç bir problemdir. Bazı müelliflere göre "Hk 24 saat içinde konulacak sütürlerin tutma şansı yok gicbidir. Sonraki günlerde aspirasyonla toplanan barsak muhtevasının dren trajesi ile ilişiği kesileceğinden, burjonmanlarla fistül trajesinin daralması temin edilir. Beslenme için gerekirse jejunostomi yegane çaredir. Gastrnenterostomi, kolesistoenterostomi, gastroduodenel

13 ÖZTÜRK - ERGENE - ÇEK - TAHTALIOGLU rezeksiyon gibi çeşitli müdahaleler endikasyonlarına göre tavsiye edilmektr. dir. Fistülün abdominal veya ekstraabdominal tashihi yapılır. Deprimc şahıslarda mortalite yüksektir. Vak'a: M. D. Prot. No. 97/ yaşında, erkek, berber. 6/ 4/970 te sağ fomber ağrı ve dizüri şikayetleri ile müracaat etmiş ayaktan yapılan muayenelerinde sağ böbrek taşı tesbit edilerek tedavisi için yatırılmıştır. Hikayesinde iki ay önce geçirdiği ateşli bir hastalıkla sağ lomber ağrılarının başladığını ve zaman zaman şi d detlenerek devam ettiğini söylemekte. Muayene ve tedavilerden netice alamadığı için hastanemize müracaat etmiş. Öz ve soy geçmişinde hususiyet yok. Ailesi sıhhatte. Genel durumu iyi. Ürogenetal sistem muayenesinde: Lomber bölge haricen normal. Sağ kostolornber ve kostomüsküler noktalar palpasyon ve perküsyonla ağrılı. Sol taraf hassas değil. Bimanüel palpasyonla sağ böbrek büyük, sertçe kıvamda, az mobil, teneffüsle hareket ediyor. Üreter noktalarında belirli bir hassasiyet yok. İdrar tahlilinde: Dansite 1025, alb. % 0,84, şeker yok. İdrar sedimentincle bol lökosit ve eritrosit mevcut. Hemogramda Hb. %. 60, erit , lök. 9800, kanama pıhtılaşma zamanı no~- mal. Kan üresi % 32 mg. Radyolojik muayenelerinde; direkt graficle sağ böbrek pelvis, orta ve alt kalislerinde taşlar mevcut. Ürogram- ela sol taraf fonksiyonel ve anatomik olarak normal görünümde. Sağ tarafta sekresyon hemen hemen seçilmiyor. Hasta dahili muayeneden geçirilerek ameliyata hazırlandı. Nefrektomi yapılmak üzere 7 / 4/ 970 te ameliyata alındı. Entübasyon ve gaz narkozu ile sağa, Licntenberg şakkı yapılarak 12. kot rezeke edildi. Yağ kapsülüne vasıl olundu. Fibrosklerotik kesif bir kitle haline, gelmiş olan böbrek çok güçlükle mobilize ve eksteriorize edilebildi. Bu çalışmalar esnasında böbrekte birkaç yerde ufak yırtılmalar oldu ve pürülan bir idrar aktı. Üreter ve pedikül prepare edilerek ayrı ayrı iğneli sütür ile bağlandı. Peclikül kesilerek böbrek çıkarıldı. Hemostaz kontrolundan sonra loja dren konuluij yara tabaka tabaka dikilerek kapatıldı. Akşam vizitinde hastanın umumi hali iyi bulundu. Pansuman açık renk kanlı ve ıslak idi. Dikkati çeken bir husus görülmedi. Ameliyatın birinci günü hastanın umumi halinin çok iyi olmasına mukabil pansuman ve çarşaf- / lar ileri derecede sa rımtırak bir sekresyonla ı s lanmış bulunuyordu. Dreni steril bir tüb ile uzatıp şişeyc gelen sekresyonu topladı. Kısa zamanda kirli sarı-yeşil bir mayi birikti. Görünüm itibarile safravi olan rnayiin hayati kimya laboratuvarında yapılan muayenelerinde safra boyaları ve safra asidi tesbit edilerek akıntının men şe i tebeyyün etti ve şüphelerimiz de tahakkuk etti. Yara sahasının tecridine itina edilerek duodenum muhtevası muntazam olarak toplanıp ölçüldü

14 ZEYNEP!<AMİL TIP BÜLTENİ Ameliyatın ikinci günü hafif abdominal defans ve gaz retansiyonu başladı. Drenden gelen mayi o gün ve müteakip günlerde cc. arasında değişmek üzere gelmekte devam etti. Günlük elektrolit tayinleri yapılarak su ve elektrolit kayıbını telafi, kalorisinin temini için lüzumu kadar elektrolitler, dekstroz perfüzyonları ve transfüzyonlara devam edildi. Cerrahi servisi ile yapılan konsültasyonlarda abdomiıral reaksiyon ve faz retansiycmı dikkate alınarak müdahale tehir e dildi. Hastanın genel durumunun tozulmamasına itina gösterildi. 5. gün gaz retansiyonu tamamen zail oldu, tatın yumuşadı. 6. gün röntgen laboratuvarında ağızdan sulu bir opak solüsyon verilerek skopi altında tetkik edildi. Fistülün cluodenumun ikinci kısmında, Fater p ap illasının aşağısına olduğu anlaşıldı. Mutad tedavilerine devam edilen hasta, araya tatil günlerinin girmesi sebebile ilk müdahalesinden onur gün sonra Birinci cerrahi servisine nakledilerak duodenal fistülün tashihi için ameliyata alındı. Bu ifrazın nereden geldiği araştırıldıkta duodenum 2. kısım arka yüzde 5 krş. büyüklükte fistül deliğinden ge ldiği tesbit edildi. Hastada bulunan nazogastrik sondadan bleu de metilen verildiğinde bleu de metilenin duodenunıun arka yüzünde bulunan bu perforasyon deliğinden batın içerisine aktığı görüldü. Preparasyona devamla duodenumun arka yüzü tamamen serbestl eş tirildi. Fistül deliğinin etrafı eksize edileli, 2 tabaka halinde Lembert dikişleriyle fistül deliği kapatıldı, tekrar nazogastrik sondadan bleu de metilen verilerek fistül deliğinin iyice kapa tı lıp kapatılmadığı ve ba şka bir fistül cleliği bulunup bulunmadığı kontrol e dildi, hiçbir metilen mayisinin batın içerisine akmadığı örüldü. Duodenum lojuna dren konarak ameliyat yarası tabakavi olarak kapatılıp ameliyata son verildi. Ertesi günü hastanın yatağında yapılan kontrolünde hastanın umumi halinin iyi olduğu ve drenden J-,içbir duodenum ifra z ının gelmediği görüldü tarihinde hasta şi fa ile servisimizden çıkarılmıştır. AMELİYAT: İ.T.N. altında göbek üstü median şa kla laparotonıi : Yapılan eksplorasyonda midede ve karaciğerde patolojik bir bulgu tesbit edilemedi. Duodenum lojunda duodenum, safra kesesi, omentum ve kolonun kongrulema bir tümör teşkil ettiği görüldü. I\:ünt ve keskin disseksiyonla prepare edilerek serbestleştirildikçe batın içerisinde serbest safravi duodenum ifrazına raslandı. SUMMARY A case of Uıe duodeno-cutaneous fistuk wlıiclı was happened arter a difficult nephr r ctomy is preseııted and a brief rewie'>> of tlıe etiology and pathogenesis of the fi s tule and its surgical treatıneııt was pre sented. 1 - B. M. C REFERANS 2 - Urological Surgery Docl son 1950:

15 BİR EPİDURAL ABSE VAK'ASI A CASE OF EPIDURAL ABCESS Dr. Ercüment BAKTIR (*) Dr. Mustafa HÜNER P*) Doç. Dr. Kut SARPYENER (***) Epidural abse, diğer tabiri ile pachimeningitis eksterna prulenta, dura materin oldukça seyrek rastlanan bir musabiyeti olup medulla spinalise kompresyon yapan prosesler içinde özel durum gösterenlerden biridir. Bu lezyonu; eskiden beri tanınan ve önceleri etyolojisi yalnız lues ve Tbc. ye bağlanan, bugün ise çoğunlukla servikal vertebraların travmatik lezyonlarına da bağlı olduğu kabul edilen (pachimeningitis cervicalis hypertrophicans) dan ayırmak lazımdır. Epidural abse, genel olarak fronküllerden ve flegmonlardan sonra metastatik olarak ortaya çıkar. Bununla beraber bir plevra ampiyemi veya irinli spondilitisten sonra da teşekkül edebilir. Az çok akut başlar, lokalizasyon itibariyle orta Veya alt dorsal nahiyeyi seçer. Akut epidural abselerde anamnez ve klinik bulgu calibi dikkattir. Hasta umumiyetle ani olarak omurga üzerinde lokalize olan bir ağrıdan şikayet eder, hatta önceleri bu lumbago ile karıştırılabilir, bir kaç saat içinde a ğ rılar dayanılmaz bir hal.a)abilir. Bundan başka ateş ve lökositoz vardır. Vertebranın spinal çıkıntıları üzerine yapılan tazyik çok şiddetli bir ağrıya sebep olduğundan akla spontilitis de gelebilir. Ağrının radiküler yayılışı, yani kemer ş eklinde ağrılar veya syatalji an- (") Zeynep - Kamil Hastanesi Asabiye Mütehasssı. (*~) Zeynep - Kfımil Hastanesi Ortopedi Ki. Mütehassısı. U*'') Zeynep - Kamil Ha stanesi Ortopedi Ki. Ş e fi

16 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ cak bir kaç gün sonra ortaya çıkar ki bu devrede spastik bir parapleji ve meteorizm ortaya çıkmıştır. En sonunda urin enkontinansı şeklinde bir sfinkter kusuru ve hissiyet bozuklukları ela teessüs ederek komplet bir medulla kesisi tabloyu tamamlar. Bu son fazda, lezyona tekabül eden omuı:ga hizasının biraz alt veya üstünde yumuşak dokuda şişkinlik sebebi ile omurga kenarında niveau yükselmesi görülür. Bu mütebariz bölge sıcaktır ve ekseriya flüktiasyon verir. başka Böyle bir epiclural absede daha ne cereyan etmektedir? Duramater sıkı bir bariyer teşkil ettiğinden infeksiyonun subarachnoiclal mesafeye geçmesini önlemektedir. Böylece aşikar kompresyon sendromuna rağmen likor temizdir, iltihabi bir değişiklik göstermez. Diğer bir husus,!amber ponksiyon esnasında henüz du-. raya erişmeden, ponksiyon iğnesinden cerahatin gelmesidir. Teşhiste güçlük çekilen vak'alarda bu durumla karşı - laşma bir sinyaldir, böyle vak'alarcla epidural abse'den başka birşey düşünülemez ve hemen laminektomi yapılmalıdır. Pachimeningitik iltihabın omur iliğin yumuşak zarlarına atlaması çok nadirdir ve bu tip vak'aların çoğunluğunu çocuklar teşkil eder. Genel olarak hematojen metastatik cerahatlanma diye vasıflandırılan böyle vak'alarda röntgenolojik tetkikler bir ip ucu vermez. Şayet epidural abse bir kronik spondilitise bağlı ise tomografilerde kemik lezyonu gör ülür. Ayırıcı teşhis; intra meclüller omur ilik abselerinde likorda hücre mevcudiyeti ve radiküler ağrının bulunmayışı dikkate alınmalıdır. Vak'a : 5 yaşında bir erkek çocuğu olan hasta (Ü.Ç. prot : 5592), yüksek ateş ve bacaklarda ileri derecede kuvvet azalması ile polikliniğimize müracaat etmiş ve hemen yatırılmıştır. Nörolojik muayenede : Flask parapleji, idrar ve gaita inkontinansı, ichüria paradoxa tes bi,t edilmiştir. Direkt vertebra grafilerinde kemiğe ait patolojik bulguya raslanmadı. Lomber ponksiyonda duramatere varmadan yumuşak bir bölgeye raslandığı hissedilerek mandren çekildi ve bu esnada kanülden bir kaç damla boza kıvamında cerehatin aktığı görüldü. İnfeksiyonun subarachnoidal mesafeye bulaştırılmasından kaçınılarak ponksiyon durduruldu ve bu bölgenin bir üstünden tekrar iğne batırıldığında tekrar irinle karşılaşıldı. Bunun üzerine vak'a konsülte edilerek bunun bir epidural abse olabileceği düşünüldü, akabinde hastanın gluteal nahiyesinde başından beri dikkatimizi çekmeyen sivilce büyüklüğünde etrafı hafif kızarık bir fronkülün mevcudiyeti de dikkatimizi çektcertesi günü yapılan suboccipital pantopaque myelografisinde, dorsal VI. hizasında bir stoı paj tesbit edildi. Suboccipital myelografi esnasında elde edilen likor s terilcli, hücre artması,.görülmedi. Total protein 38% mg., şeker 82% mg. bulundu. Yapılan myelografide çocuğun hu nedeniyle yeteri kadar kon- zursuzluğu

17 BAKTIR - HÜNER - SARPVENER trast madde verilemediğinden stopaj mevcudiyetini bir kaç damla kontrast maddenin dorsal VI. hizasınd a takılması ile karar vermi ş tik. Bu sebepten myelografi klişelerinin ne ş rinden sarfı nazar edilmiştir. V.-VII. dorsal omurgalar üzerinde yapılan laminektomide; dura üzerinde iltihabi deği ş ikliklerle beraber abseye raslandı. Drenaj yapılarak ameliyata son verildi. Hasta operatif müdahaleye iyi tahammül etti. Post-operatif komplikasyon görülmedi. Ameliyattan önce 1 mevcut olan ateş nöbetleri geçti, genel durum günden güne düzeldi. Ameliyattan bir, bir buçuk ay kadar sonra his- siyet a ş ikar olarak geri. döndü, sfinkter bozuklukları nisbeten düzeldi ve a yaklarda vüs ' atı çok küçük aktif hareketler başladı. Hasta bu durumda iken ebeveyninin şiddetli isr a rı üzerine taburcu edildi. Üç ay sonraki kontrolde her iki alt ekstr emitede aktif har eketler hasta tarafından yapılabilmekte, a d ~ le kuvveti orta derecede yani yer çekimini yenecek kuvvette idl İdrar retansiyonu ve buna ba ğ lı paraphimosis mevcuttu. Hastanın tekrar yatırılma s ı için teklif edildi ise de aile kabul etmedi ve bundan sonra has.tayı takip maalesef mümkün olamadı. ÖZET Omur ilik kompresyonunun özel form l a rınd a n biri olan bir epidural abse vak'as ı takdim edileli. Lamine.ktomiden sonra hastada mevcut nörolojik a razın rak i y il eş ti ğ i belirtildi. bariz ola ZUSAMMENFASSUNG Ein epiduler Abzess, der eine besondere Form der Rückenmark Kompression ist, wurcle vorgestellt. Es wurde arklart, dass die neurologische Symptomen nach der Laminektomie sich deutlich gebessert haben. LİTERATÜR - Bodechfel, G.: Differentialdiagnose eler neurologischer Krankheitsbilder. Georg Thieme Verlag, Brain, R.: Diseases of the nervou s System, Oxford University Press, Landon. S: 653, :ı -- Chusid,, J. G. ve Mc Donald, J. J.: Correlativ Neuro-anatorny and Functional Neurology, Lange Medical Pup Iications, Los Altos, Caiifornia, S. 284, Shapiro, R.: Myelogra phy, Year Book Medical publishers.!ne. Chicago, s. 220, Scheid, W.: Lehrbuch der Neurologie, Georg Thieme Verlag, Stuttgart. s , Trosdorf, E. u. Sfender, H. Sf.: Wierbelsaule uncl Ne r ve n sys t e ı:n. Georg. Tlıi e me Verlag, Stuttgart. s

18 NÖRO-OFTALMOLOJİ BİR YÖNÜNDEN HUSUSİYET GÖSTEREN EKLAMPSİ VAK'ASI A CASE OF ECLAlV!PSY INTE-RESTING ON NEURO-OPHTALlVIOLOGICAL POINT OF VIEW Dr. Ercüment BAKTIR C') Dr. Emil DÜGM ECİ (''") Umumiyetle ilk hamilelikte ve ikiz doğumlarda meydana gelen akut tansiyon yükselmesi ile birlikte eklampsinin serebral semptomları ortaya ç ıkar. Beyinde ödem, kortekste yumuşama ve kanamalar yanında vazal lezionlar görülmektedir. Bununla beraber Bodechtel'in 1932'de tebarüz ettirdiği gibi, bu değişikliklerin daha çok beyin ödemi (pasif iskemi) mi, yoksa (angiospazm)a mı bağlı olduğu tartı ş ma konudur. Serebral damar regülasyonu üstüne mevcut sayısız bulgulara istinaden biliyoruz ki, tek başına bir angiospazm yani, araya diğer umumi ve lokal fak- törler girmeden bir angiospazm ile doku nekrozuna rastlanmamaktadır. Bu sebepden müstakil fonksiyonel damar bozukluğu teşhisi, eğer bununla bir angiospazm kastediliyorsa, ve hemodinamik bir arıza düşünülmüyorsa, emniyet telkin e~mez. Buna rağmen klinikte bu teşhis pek nadir olmıyarak konuluyor. Hastalık tablosunun dikkatli a nalizi hipoksidoza başka bir faktörün de iştirak ettiğini göstei:mektedir. Kasılma nöbetlerinden sonra görülen doku hasarları, mesela ganglion hücreleri nekrozları tek başına bir vazomotör reaksiyondan olan iskemiden değil, bilakis bir hipoksemiden meydana gelmek- ''' (") Zeynep Kamil Hastanesi Asabiye Müt ehass ı s ı. (*') Zeynep - Kamil Hastanesi Nisaiye Servisi A s ist a nı. Şef.: Dr. B. Üstüne!

19 BAl<TllR - HÜNER dedir. Eklampsideki kasılmalar siyanoz ve apnedeki devresinde son bulur. şahsın oksijen eksikliği Eklampside ne bir angiospazm, ne de beyin ödemi tek başına mevcut beyin hasarlarının sebebi olamaz. Sebebi daha çok bu umumi hastalık tablosunda aramak lazımdır. Eklampsiye takatdüm eden devrenin özelliği nefropaticlir. Bu da klinik olarak oligüri, ödem, idrarda albümin ve silendr mevcudiyeti ve tansiyon arteriel yükselmesi ile müterafık:tır. Plasenter ve fötal albümin yıkımı mahsi.illerinden meydana gelen vasküler ve parankimatöz lezyonlar sadece böbrekte değildir. Doğrudan doğruya kendi kendini zehirleme hadisesinin mevcut olduğu görüşü gerçi hala hipotetiktir fakat, şüphesiz ki, birçok şeyler bu tez lehindedir. Doku değişikiiklerinin meydana çıkmasında böbrek. ve karaciğerdeki bulgu bunu teyit etmektedir. Gebelikte klinik olarak eklampsi diagnozu koymak okadar güç bir şey değildir, çok defa böbrek bulgusu yardımı ile teşhise gidilebilir. O ligi.iri, litrede gr. albümin mevcudiyeti, tansiyon arteriel yükselmesi de buna ilave olmaktadır. Bundan başka baş ağrısı, kusma, gözlerinin önünde sinek u çuşmaları, vizyon bozuklukları, şuur bulanıklığı gibi haller eklampsinin habercisidir, buna pre-eklamptik durum denir, kısaca pre-eklampsi diye adlandırılır. Bu belirtileri her an eklamptik krizler takip edebilir ki, bu krizler jenezi değişik serebral epilepsi nötetlerinden farklı değildir. Burada şuna ela işaret etmek lüzumludur; pre-eklampsinin premonitor belirtileri olmaksızın krizlere rastlanması nadir de olsa mümkündür. Eklampsinin ciddi komplikasyonları olarak beyin kanamaları, amboli ve trombuslar, cilt hematomları, karaciğerde kanama ile müterafık karaciğer nekrozları ve ağır ikter vak'alarını saymak icabeder. Ayırıcı teşhiste başka jenezi olan serebral r;öbetleri de düşünmek gerekir, yani bir gebede nöbetler epilepsi diye vasıflandırılsa bile bunun al-tından başka bir sebep araştırılmalıdır. Her şeyden önce e:.:ntrakranyel bir anjiom ve anevrizmanın gebeliğin veya doğumun yükü altında ilk defa serebral bir semptom olarak meydana çıkabileceğini unutmamak lazımdır. Prof. Berns Meier bu hususta şu vak'ayı misal olarak göster-. mektedir : 31 yaşında doğumuna 14 gün kalan bfr kadında epileptiform nöbetler gö - rülmüş ve tabii ki akla ilk olarak ek Jampsi gelmiştir. İdrarda albümin itrahı %2 oranında imiş, bacaklarda ödem mevcutmuş, tansiyon arteriel 180/ 110 mm Hg.a yükselmiş. Gerekli tedaviye rağmen krizler gittikçe arttığından Sectio Caesarea yapılmış, bir - lohusalık eklampsisi de düşünülürken 1-2 gün içinde tonik tekallüsler artmış iki tarafda s taz papiller teşekkül ettikten ~onra hasta vefat etmiştir. Bu hastanın otopsisinde :::ıquacluct civarında oldukça yaygın kavernöz bir hemanjiom tesbit edilmiştir. Ölüm sebebi minimal bir nefropati yanında egü beyin ödemine bağlamıştır. Gecelik eklampsisine benzeyen bir

20 ZEYNEP!<AMİL TIP BÜLTENİ klinik ta.bloyu akut psödo-üremi veya eklamptik üremi tablosunda da görmekteyiz. B~, daha ziyade genç kimselerde akut bir nefritle ortaya çıkmaktadll'. Eklampsi hakkında bu genel bilgiyi verdikten sonra vak'amızın özelliği itibariyle gebelikte rastlanan retinopati ve göz dibi değişiklikl er i üzerinde durmak istiyoruz. Du ıke-elder gebelikte retina de ğ i şikliklerinin hemen hemen hipertansiyonun ş iddeti ile bir paralellik gösterdiğini, renal lezyon derecesine bağlı olmadığını ileri sürmüştür.. Klinik seyir 3 devreye ayrılabilir. I - Oftalmoskopik olarak tesbit edilebilen anjiospazm devresi,. II - RetinCl: damarlarındaki organik d eğ işiklikler devresi, III - Retinopatinin tam olarak teşe kkül ettiği devre (papilla ödemi, r etina ödemi, hemoraji ve eksüdalar, r e tinada yer yer ayrılmalar). Gebelerde göz dibi muayeneleri kan basıncının yükseldiği pre-eklamptik devreden itibaren sık sık y apılmalıdır. Genel şartların durumuna ve hususi ile oküler değişikliklere göre gebeliğin terminin lüzumu hakkında karara varılır. Eğer proçes yukarıda bahsedilen ikinci devreye kadar ilerlememişse hastada tam bir iyileşme vuku bulacaktır. Eğer proçes ikinci devreye girmişse (yani retina damarlarında organik değişiklikler mevcutsa) genel olarak ve oküler semptomlarda iyileşme kaidedir, fakat retina arterlerinde permanant değişikliklerin da mümkündür. kalması E k 1 a m p s i seyri esnasıntja körlüğe nisbeten sık olarak rastlanır. Körlük çoğu zaman komplettir veya vizion ileri derecede azalmıştır. Rosen, hemianopsilerin meydana geldiğine i aret et miştir. Körlük hiçbir zaman mutlak değildir, 12 saat içinde geçer ve Souter'e göre santral viziyon periferikden daha çabuk döner: Amoroz retina dama rla rının spastik devresindeki retina! iskemiye bağlıdır, bazı müellifler ise bunun po:::~ epileptik amoroz ile idantik olabileceğinden bahsetmektedir. Eklampsi şifa bulduktan sonra retina damarlarında bazı permanant değ işiklikleri kalabilir. Macula'da pigmantasyon ve diğer tegayürat mevcut olabilir. Retinanın spontan separasyonları bazı vakalarda düzelmektedir (Clapp). VAK'AMIZ: Eklampsi üzerindeki bu özetlemeyi yaptıktan sonra doğum servisimizde rast ladığımız ve nöro-oftalmolojik yönden hususiyet arzeden bir vakadan bahsetmek istiyonız.' T7 yaşında bir genç olan hasta (N.E.) ilk çocuğuna 8,5 aylık hamile iken ambülansla hastahanemize getirilmiştir. Gebeliği gayet sıhhatli bir şekilde devam etmekte iken aniden birkaç saat evvel görmesinin kaybolmasından şikayet etmekte idi. Muayene eden doğum kısmı baş asistanı, arteriel basıncı 160 mm Hg. bulunca derhal bir pre-ek

21 BAKTllR - HÜNER lampsi vakası ile karşı karşıya olduğuna karar vermiş, bir taraftan hastaya kokteyl litik tatbik ederken diğer taraftan görme bozukluğu için kliniğimiz nöroloğuna haber vermiştir. Yapılan nörolojik muayenesinde patolojik hiçbir bulguya rastlanmadı. Pı..ipillalar ışık refleksi ve fundus muayenesi normal bulundu. Hastaya görme bozukluğunun nasıl meydana geldiği sorulduğunda, o sabah kalktığında hiçbir şi- kayeti olmadığını, neşe ıçın kahvaltı hazırladığını, kocasını uğurladığını, sonradan bir baş ağrısı geldiğini ve birden etrafı hiç göremediğini izah ediyordu. Bu konuşma esnasında dikkati çeken şey, laküner amnezi halinin mevcut oluşu idi. Meselfı, babasının a dını hatılamıyor ve hangi hastahaneye nakledildiğini bilmiyordu. Tekrar tansiyon arteriyel ölçüldüğünde 135/ 90 mm Hg. bulundu, bu arada yapılan idrar tahlilinde % 2,3 gr. albümin tesbit edildi. Hasta pre-eklampsi stadiumunda kabul edilerek loş ve sessiz bir odaya götürüldü ve gereken konservatif tedaviye başlandı. Bu arada mevcut amoroza rağmen fundus muayenelerinin normal oluşu dolayısiyle vakanın izahı için çağırılan göz mütehassısı da fundusta patolojik bulgu tesbit etmedi. Vaka; müracaatından 4 saat sonra subentran konvülzionlara girip de hayati tehlike baş gösterince bir sectio caesarea yapmak mecburiyeti hasıl oldu ve 8,5 aylık sıhhatli bir çocuk a lındı. Ameliyatı müteakıp hastada tekrar görme kabiliyeti eksiksiz olarak teessüs etti. Burada, ışık refleksi kaybolmıyan, retinopatiye ait hiçbir bulgu göstermiyen, fakat amorozu olan bir hasta karş ısındayı.z. İlk muayenede mevcut hipertansiyon ve albüminürisine rağmen amorozun fonksiyonel tabiatta olabileceği intibaı uyanmıştı. NETİCE: Transient (geçici) amorozlara birçok serebral hadiselerde rastlanmaktadır. Sebebi çok defa billnmez, umumiyetle geçici bir ")dem serebraldrn meydana geldiği iddia edilmektedir. Öte yandan, eklampside göz dibinde patolojik bir bulgunun tesbit edilemediği amoroz ve hemianopsi vak'aları da çok defa geçici tabiattadır. Bunların Fissura Calcarina bölgesinde hipoksidotik bir bozukluktan meydana geldiği bazı müellifler tarafından kabul edilmektedir. Vak'amız bu tip bir izah tarzına uyan oldukca nadir bir tablo klinik gösterdiğinden neşrini uygun ve faydalı b.ulduk. ZUSAMMENFASSUNG Bei Eklamptischen treten Sehstörungen in Form von Hemianopsien ocler Amauro sen in Erscheinungen, ahne dass krankhafte Befunde anı Augenhintergrund objektivierbar sind; sie sind.. meist flüchtiger Natur, durch hypoxyclotische Störungen im B0rcich eler Fissura Calcarina bedingt. LiTERATÜR Bodechtel, G.: Differentialdiagnose neurologischer krankheitsbilder. Georg Thieme Verlag, Stuttgart. S. 294, ~ - Walsh, F. B. : Clinical Neuro-ophthalmology. The Williams and Wilkins company 1947,

22 SHİRODKAR USULÜ CERVİX CERCLAGE'NIN ENDİKASYONLARI (*) INDICATIONS FOR CERVJX CIRCLAGE WITH SHIRODKAR METHOD S. Rageth Çeviren: Dr. Kayıhan UMUROGLU ("*) Shirodkar usulü cervix cerclage' nın. endikasyonu _anamnez ve bulguy a göre konmakta fakat müellifin de bel i rttiği gibi endikasyonlarda %03 ile %5 a ra s ında d eğ işen ge ni ş operasyon frekansının meydana çıktığı, büyük farkların mevcut olduğu görülmektedir. Bu ça lışmanın maksadı farklılığın sebebini araştırmak ve daha geniş bir operasyon endikasyonunu tavsiye etmektir. Anemneze dair Shirodkar (1) «lg ve 28 hafta ara. sında en az 2 ağrısız dü ş ük veya doğ um» Ober (2) de «4 aydan sonra müteaddit s ayıda ağrısız do ğ umların endikasyon bakımından lüzumlu» olduğunu söylüyorlar..jinekologlar için yukarıdaki formül çok dardır. Biz, bir veya iki defa ikinci üç aylık gebelik devresinde düşük yapmış bir kadının bu defada çocuğunu kaybetmesini bekliyemeyiz. Ben, iki defa doğum zamanından 7-8 hafta önce doğurmuş ve çocukları süt çocuğu yuvası veya cerebı al felç merkezleri vasıtasıyla sonu belli olmayan bir hayat yoluna gönderilmiş kadınlara da cerclage yaparım. Kat'i klasik anamnezi olmaksızın cerclage yaptığım bir diğer misal de: e vinde erken doğmu ş hidrocephalus'lu bir çocuğu olan ve ş imdi 2. çocuğunu ('') Geburtshilfe und Frauenheilkuncle Mart sayı: 3 sayfa: 23G, «lndikationen zur Zervix-Ce.rclage nach Shirodkar» a dlı yaz ıd a n tercüme edilmiştir. ( ~"' ) Zeynep Kümil Hastanesi Şef Muavini

23 UMUROGLU bekleyen bir kadın. Bir veya bilhassa bir çok erken doğum ekseriya bir cervix insuffizansına delalet eder. Ayn; şey müteaddit doğumlarda tekrarlayan vaktinden önce amnios mayii gelmesi hali içinde caridir. Bir kadın gebeliğinin ikinci üç aylık devresinde bize abortus imminens veya incıpıens semptomlarıyla gelirse, böyle bir vak'a anamneze dayanarak konan endikasyon sayılmalıdır. Stucki (3) daha da ileri giderek Shirodkar ameliyatını gebeliğin ilk üç aylık devresinde residif gösteren düşükler için de tavsiye ediyor. Portiodaki bulgular Nadir rastlanan bütün cervikal kanalın açık olduğu vak'aların haricinde, bilhassa gebe olmayan uterusta cervix insuffi z ansını tesbit etmek çok güçtür. Kısa veya hafif açık bir portionun palpasyonu cerv ~x 'in kapama gücü hakkında bir fikir vermez. Siklusun 2. yarısındaki Hegar denemesi de biraz tereddütle değerlendirilmelidir. Buna göre 7 mm (Lash 4) 8 mm (Palmer, 5, ve Ober, 2) veya 9 mm (Shirodkar, 1) lik bir Hegar bujisinin bir mukavemetle karşılaşmadan iç cervical kanalı geçmesi halinde cervix yetersizliği mevcuttur. Röntgenolojik hysterogram'a (önemi büyük bir reflu veren, metaı koninin çıkarılmasından hemen sonra çekilen film) da daima güvenilmez. Hysterosalpingografide iyi tatbik edilmiş konusa ve yüksek olarak taföik edilen tazyike rağmen tubalar hiç dolmaz ve opak madde geriye yani vaginaya doğru akarsa, daima geniş bir cervikal kanal şüphesi akla gelmelidir. Eğer pertülıasyonda verilen bütün gaz lastik koninin yanından geri kaçarsa bu ~adece kapalı tubaları değil aynı zamanda cervix kapanmasının iyi olmayışını da düşündürmelidir. Bunlardan başka intracervikal olarak Papanicolau Smear'i alınırken iç cervikal kanalda tahta çubuk mukavemete rastlamaksızın doğrudan doğruya cavum uteriye vasıl olursa bu takdirde cervix ins uffiza nsına dair hafif bir şüphe uyanmalıdır. Eğer gebelikte dış cervikal kanal birkaç santimetre genişliğinde açılmışsa ve su kesesi bunun içinden gözüküyorsa teşhis basittir. Fakat bu durumda da başarılı bir ameliyat için vakit geçtir. Çoğu zaman Anselmino (6). Stöckli (7), ve Kepp (8) tarnfından tc- lirtildiği gibi gebe por-~ionun sık sık ım: ayenesi dahi ameliyat için en uygun olan zamanın tayininde bize fikir vermemektedr. İkinci üç aylık devrede portionun kısalması şüpheli fakat hiç bir zaman patognomonik değildir. Şahsi durum Eğer ne anamnez ne de bulgular bir cervix insuffizansırg ispat etmiyorlarsa bu takdirde çocuk arzusunun büyüklüğü ve doktorun yapacağı ameliyatın muvaffakiyetine olan inancı rol oynamaktadır. Muayenehane çalışmalarımda karı kocanın teklif edilen ameliyata hemen razı olduklarını söyleyebilirim. Hatta ameliyat metodu halka hitap eden basında da yayınlandıktan sonra hastaların bana, bir cerclage a meliyatının kendilerinde lüzumlu olup

24 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ olmadığını sordukları oluyordu. Hatta bir doktorun cerclage yapmadığı için şikayet edilmesi bile mümkündür. Ebevenyler ve çocuk doktorları biz kadın doğumculardan mutlaka daha az erken doğum bekliyorlar (erken doğanlar daha çok cerebral arızalar ve azalmış zeka derecesi ile kendilerini gösteren rizikolu çocuklardır.) Een erken doğumlara mani olan Shirodkar ameliyatından daha iyi bir metod tanımıyorum. Endikasyonların formule edilmesi için teklif Eğer -McDonald (9), S.töckli (8), ve Baumgarten (10) in tütün kesesi metodu gibi- hemen hemen tamamen rizikosuz bir müdahaleyi düşünecek o lursak klasik endikasyonların yanında (ikinci üç aylık devrede en azından 3 abort) relatif endikasyonları da kullanmalıyız, mukayese olarak seksioda dahi bunu yaptığımızı söyleyebiliriz. Dl. ~ küsyona esas teşkil etmek üzere şu a şağıdaki formülü teklif etmek is tiyorum: I. Kati endikasyon: l. Anamnezde ikinci üç aylık devrede ve üçüncü üç aylık devrenin başlangıcında en az 3 düşük. 2. Açık dış veya. iç cervikal kanaldan alt yumurta kutbunun görülmesi. II. Relatif endikasyonlar: l. Anamnezde: a) 1-2 erken doğum, b) 1-2 IV-V aylık düşuk c) Son 4. gebelik haftasında 2 veya daha fazla, önceki gebeliklerde vaktinden önce su kesesinin açılması. 2. Bulgular: a) Hegar denemesi (7-9 mm.) b) Reflu tablosu ile hysterografi (geniş cervikal kanal) c) lv-v aylık abortus imminens/incipiens de kısalmış ve açılmış portio. ÖZET Shircdkar ameliyatı için çeşitli aneın nez ve objektif endikasyonların disküsyonu. Operasyonun ınuvaffaki y et nisbetinin iyi, cperasyon rizikosu az olduğ u ıçın operasyonun sadece klasik vak a.jarda değil, şüpheli \'ak"alarda da yapmak teklifi. ZUSAMMENFASSUNG Disküssion der verschidenen anamnetischen und objektiven Indikationen zur Shirodkar-Operation. Vorschlag. die Operation nicht nur in klassischen, sondern auch in Verdachtsfaellen clurchzuführen, da der 0- perationserfolg gut und das Operationsrisiko gering ist

25 UMUROGLU LİTERATÜR - Shiı-odkar, V. N.: Spaetergebnisse der Operativen Belıancllung des hai:ıituellen Abortes. Triangel 8 (1967) Ober, K. G., H. Meinrenken: Gynae-.kologischc Operationen. Springer - Verlag 1964, p Stucld, D., F. Montesinos: Le cerclage du col uterin et ses indications. Praxis 57 (1968), Lash and Lash: Amer. J. Obstetr. 59 (1950), 68 und Lash, Rubovits and Coopcrman: Amer. J. Obstetr. GG (1953)' Palmer, R.: A propos ele 81cas el 'operation pour avortements a repetition par beance ele l'isthme. Bul!. gyn. obstetr. 13 (l!i61), Anselmina, K. J.: Zur opcratiyen Behandlung eler Insuffienz eles inncren Muttermundes und der oberen Zer vix. Geburtsh. u. Frauenhcilk. 18 (1958)' Stöcl:li, A.: Die Operative Behand Jung der isthmozervikalen Insuffizens in der Schwangerschaft. Geburtsh. u. Frauenheilk. 21 (1961) Kepp, R., G. Ohlert: Erfahrungen mit der operativen Behandlung bei widerholten Fehl-und Frühgeburten. G2- burtsh. u. Frm~ enlıeilk. 25 (1965) McDonald, J. A.: Suture of the Cervix for inevitable ıniscarriage.,j. Obst. Gynaec. Brit. Empirc 64 (HJ57), Baumgarten, K.: Kritische Betra - chtungen zur Indikation und Opcrationstechnik bei Zervixverschlussinsuffizienz. Geburtsh. u. Frauenheilk. 25 (1965)' 260. Dr. m ecl. S. Rageth, Markgasse 6, CH 3000 Bern

26 UTERUS ANTEFİXATİONU (''') Yeni bir teknik ANTEFIXATION OF UTERUS (A new technic) H. Schmidt - Matthiesen Frankfurt Üniversitesi Kadın Doğum Kliniği (Direktör: Prof. Dr. H. Schrnidt - Matthiesen) Çeviren: Dr. Kayıhan UMUROGLU ('~ "'' ) Retrofle:xio uteri hiç bir şekilde sexuel veya ortopedik sebepler olabidoğrudan doğruya patolojik, tedaviyi lir. Bu duru ş anomalisinin operasyonla düzeltilmesi ancak retroflexio uteri icap ettiren bir hal olarak kabul edilmemektedir. Buna musap olan kimselerin büyük bir kısmının hiç bir şikatulması ve pessar konulması ile geçi mobilis'de şikayetler uterusun doğrulyeti yoktur. Bazı jinekolojik şikayetler yorsa o zaman endikedir. Bundan başka habituel düşükler, diğer faktörler mevcut olsa dahi araz ve retroflexio ~rasrnda sebebe dayanan bir ilgi çoğu ljertaraf edildikten sonra ve ileri bir zaman iki yönlüdür: Tipik şikayetler, retroflexio mevcutsa bu takdirde bir bel ağrısı, dismenore, dyspai eunie, hipermenore retrnflexioda olduğu gibi lir. Ayni şey sterilite için de caridir. operasyon endikasyonu teşkil edilebi konstitüsyona bağlı özelliklerle, psiko- Göttingen üniversitesi kadın do- ("' ) Geburtslıilfe und Fraunhcilkunde mecmuasının haziran sayı G sayfa 522. "Die Uteursantefixierung. Eine neuc Teclınik " adlı yazı dan tercüme edilmiştir. (""'' ) Zeynep Kamil Hastanesi Şef l\luavini

27 UMUROGLU ğum kliniğinin materyalinde (Direktör: Prof. Dr. H. Kirchhof) en azından 2 senedenberi mevcut olan çocuk arzusundan sonra yapılan antefiksasyon ameli:yatından sonra vak'aların % 75 inde hastaların gebe kaldığı ve bunlardan % 84 ünün miadına vardığı gösterildi. (Ameliyat vak'alarının %ı G3'ü). Retroflexio uteri fixata ameliyatına karar verme de şikaye tler, anamnez ve bulgulardan gidilerek dü şü nülmelidir. Mevcut ameliyat tekn i k 1 e r i : Şimdiye kadar bilinen antefixation tekniklerinin çokluğu, her maksada uygun ideal bir metodun olmadığını göstermektedir. Klasik Alexander-Adams tekniğinde intraa'bdominal durumun revizyonu imkanı olmayı ş ı tenkit edilmektedir. Bu dezavantaj, laparotomi ve revizyondan sonra Alexander-Adams usulüyle antc,fixation yapıldığı Franz usulünde ortadan kalkmaktadır. Alexander-Adanıs prensibi fizyolojik nisbetieri optimal bir şekilde muhafaza etmektedir., Ligamentum rotundt: mun distal kısmının rezeksiyonu ile bumın bilhassa zayıf olan ve yetersizliğinin retroflexioya sebep teşkil eden kısmı çıkarılmaktadır. Bu sebepten yeni operation öğrenim kitaplarında bu iki metoddan ya hiç bahsedilmemesi veya kısaca zikredilmelerini akıl almıyor. Bu metodlar son 15 sene içinde Göttingen üniversite kadın-doğum kliniğinde ön planda tatbik edildi ve çok iyi devamlı neticeler alındı. Metodlar, ancak ligg. rotundumlar bütün boylarınca fazla zayıfsalar ı e inguinal kanaldan çekilişleri sırasında kopup reti akte olurlarsa o zaman problematik olmaktadırlar. Dol2ris metodunda çok sayıda, a ğ ır ağrılı durumlar tarif edildi ki hazan bunlar relaparotomi ve uterus extirpationunu lüzumlu kıldılar. (Kraut.ig, Ober ve Meinrenken, kendi müşahadelerimiz). Webster-Baldy ameliyatı önemli derecede retrouterin iltisaklara sebep olabilir ki bu bilhassa sterilite ameliyat larında önemli rol oynayabilir. McCall'a göre buna dorsal olarak çekilmiş lig. rotundum ilmeği için bir tünel teşkil edilerek mani olunmaktadır. Webster-Baldy operasyonunda, eğer bilhassa gevşek retroflexioda ekseriya gör üldüğü gibi mernsalpenks yaygın ve kısmen variköz olarak ge nişlemiş damar ağları ile kaplı ise güçlüklerle karşılaşılabilinir. Tuıba motilitesinin Wel:::ster-Baldy tekniğinde etki a ltında kalıp kalmadı ğ ı sualinin cevabı henüz verilmemiştir. Sadece peritonun ve mesanenin kullanılmasıyla yapılan.antefixation tedbirlerinin (Halban, Pestalozza) primer tesir ve de v amlı muvaffakiyct nisbeti memnuniyet verici değildir. Hususi vak'alar için kendi tekniğimiz: Aşağıda tarif edilen tekniğin, eğer 1 - Mernsalpenkste yaygın bir şe kilde damar genişlemeleri mevcutsa,

(Bir vaka dolayısı. Dr. Ayfer SAGLAM (""") ÖZET GİRİŞ

(Bir vaka dolayısı. Dr. Ayfer SAGLAM () ÖZET GİRİŞ DİY AFRAGMATiK HERNİ (Bir vaka dolayısı ile) Dr. Zlyaettin AKBAY (") Dr. Ayfer SAGLAM ("""). Dr. Ömer.OKUYAN("'") ÖZET Hastanemize yatan 12 günlük bir hastada diyafragmatik herni teşhis edildi. Bu sebeble

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI Dr. Ömer USLUKAYA DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Karın travması Karın travmaları, baş, boyun ve toraks travmalarından sonra üçüncü en

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI Dekan Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Ferruh Niyazi Ayoğlu Prof. Dr.

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/5 TANISAL VE GİRİŞİMSEL DİZ ARTROSKOPİSİ AMELİYATI AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hasta Adı Dosya No Tarih / Saat Yöntem: Eklem içerisini gözlemek için, 0.5 cm'lik kesi deliklerinden artroskopinin

Detaylı

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Spontan Foot Drop (Düşük k Ayak) Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Dr. Mustafa Akgün, Dr. Zehra Akgün, Dr. Christoph Garner Mentamove Merkezi Bursa Türkiye Keywords: Lumbar Disc Disease, Foot Drop,

Detaylı

Beyin Tümörü Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu

Detaylı

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 Vertebral Kolon 33 omur 23 intervertebral disk 31 çift periferik sinir VERTEBRA KIRIKLARI 3 OMURGANIN EĞRİLİKLERİ Servikal bölgede

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

30.12.2014. Kadın Hastalıklarında Uygulanan Muayene Metotları. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. 16.Hafta ( 29.12-02.

30.12.2014. Kadın Hastalıklarında Uygulanan Muayene Metotları. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. 16.Hafta ( 29.12-02. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 16.Hafta ( 29.12-02.01 / 01 / 2015) KADIN HASTALIKLARINDA UYGULANAN MUAYENE METOTLARI Slayt No: 25 JİNEKOLOJİK MUAYENE 1.) Anamnez 2.) Genel Fizik Muayene

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KİST HİDATİK. Yrd.Doç.Dr Süreyya YILMAZ

KİST HİDATİK. Yrd.Doç.Dr Süreyya YILMAZ KİST HİDATİK Yrd.Doç.Dr Süreyya YILMAZ Hidatik kist tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlarda görülen, hayvanlardan insanlara geçen endemik paraziter hastalık Sestod gurubunda yer alan bir parazit 1. Echinococcus

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09. 1 İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.2014 10.10.2014) 1 EYLÜL 2014 PAZARTESİ Saat 10.30-11.20

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi.

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Muayeneyi Yapanın Adı- Soyadı: Uzmanlığı:

Detaylı

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ İbrahim TEMİZ Acıbadem Atakent Üniversitesi Hastanesi Acil servis sorumlusu Hazırlanma Tarihi: 01/09/2015

Detaylı

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ Genital Organlar Dış Genital Organlar İç Genital Organlar Kemik Kısımları (Pelvis ) Siklus Oluşumu ve Hormonlar Oval ve Menstrual Siklus Halkası

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ SERVİKAL MYELOPATİLİ HASTALARIN YAKINMALARI Servikal kanal darlığı, genellikle

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVİTÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF GENEL CERRAHİ STAJ PROGRAMI. Grup D ( 8 Hafta)

T.C. BÜLENT ECEVİTÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF GENEL CERRAHİ STAJ PROGRAMI. Grup D ( 8 Hafta) T.C. BÜLENT ECEVİTÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF GENEL CERRAHİ STAJ PROGRAMI Grup D ( 8 Hafta) (02 Eylül 2014-28 Ekim 2014 ) Dekan Dekan Yardımcıları Eğitim BaĢ Koordinatörü

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi İçindekiler Bel fıtığı nedir? 4 Bel fıtığı teşhisi nasıl yapılır? 6 Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır? 7 Barricaid için bir aday

Detaylı

Diyabetik Retinopati Tanı, Takip ve Tedavisi

Diyabetik Retinopati Tanı, Takip ve Tedavisi Diyabetik Retinopati Tanı, Takip ve Tedavisi Diyabeti olan her hasta diyabetik retinopati riski taşır. Gözün anatomisi nedeni (resim 1a) ile iyi görüyor olmak göz sağlığının kusursuz olduğu göstermez,

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

KOMPARTMAN SENDROMU. Patofizyoloji. KS Nedenleri. Ödem

KOMPARTMAN SENDROMU. Patofizyoloji. KS Nedenleri. Ödem KOMPARTMAN SENDROMU 10.08.2010 Dr.Günay YILDIZ Kompartman Sendromu (KS),damar ve sinir içeren kapalı boşluklarda doku basıncının, perfüzyonu engelleyecek kadar artması sonucu ortaya çıkan hipoksiyle birlikte

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 1. GÜN 08.15-09.00 Pratik Ders Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin Tanıtılması 09.15-10.00 Teorik Ders Jinekolojik Anamnez M. ÇOLAKOĞLU 10.15-11.00 Teorik Ders Jinekolojik

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Dr. İsmet Turanlı. Köln

Dr. İsmet Turanlı. Köln Dr. İsmet Turanlı Köln Fertilite bozukluklarında Psikosomatik yönden diagnoz ve tedavi Fertilite bozukluğu olan hastalara prensip olarak BİO-PSİKO-SOSYAL dimensiyonda yaklaşmak lazımdır. Lüzumlu diyagnostik:

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

HİZMET KAPSAMI. 3. SIKLIKLA TEDAVİ EDİLEN HASTALIKLAR, UYGULANAN PROSEDÜRLER VE HİZMETLER 3.1 Hastalıklar ve Prosedürler

HİZMET KAPSAMI. 3. SIKLIKLA TEDAVİ EDİLEN HASTALIKLAR, UYGULANAN PROSEDÜRLER VE HİZMETLER 3.1 Hastalıklar ve Prosedürler Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 6 1. Nöroşirürji Anabilim Dalı tüm yaş grubundan ayaktan ve yatan hastalara tanı ve tedavi hizmetleri sunmaktadır. Bu hizmet haftada 7 gün ve 24 saat sunulur.

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

2 6 haftalık gebelik ve kist hidatiği olan bir kadını takdim ediyoruz.

2 6 haftalık gebelik ve kist hidatiği olan bir kadını takdim ediyoruz. NADIR BiR VAK'A NEDENiYLE GEBELiK, KiST HIDATIK VE ULTRASONOGRAFI A CASE REPORT WITH GROSSES AND HYDATIC CYST Dr. Ertuğrul BAYIRLI(*) Dr. Özcan PEKSOY (**) Dr. Tarık ALTINOK (.. *) Dt. Mehmet ÖZDEMIR (*..

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

An Urgent Treatment of Profuse Bleeding Bladder CA.

An Urgent Treatment of Profuse Bleeding Bladder CA. TÜRK ÜROLOJI DERGISI (T. Urol. Derg.) Ci lt : 2. 4. S: 241-246. 1976 PROFÜZ MESANE KANAMALARINDA ACiL TEDAVI (6 SENELiK BiR UYGULAMANıN SONUCLARI) An Urgent Treatment of Profuse Bleeding Bladder CA. GIRIŞ

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

GAİTADA PARAZİT ARAŞTIRMASI

GAİTADA PARAZİT ARAŞTIRMASI GAİTADA PARAZİT ARAŞTIRMASI Kullanım amacı: Gaitada parazit yumurtası bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla kullanılır. Genel bilgiler: Parazit enfeksiyonu, enfeksiyon yapabilecek aşamadaki bir

Detaylı

Prostat kanserine karşı erken teşhis için

Prostat kanserine karşı erken teşhis için Prostat kanserine karşı erken teşhis için Prostat Erkeğin hassas noktasi Sayın Erkekler, Almanya da her yıl 40.000 den fazla erkek yeniden prostat kanserinden hastalanıyor. Ancak tüm erkeklerin % 15 ile

Detaylı

Karaciğerin Kistik Hastalıkları. Prof.Dr.Hasan Besim

Karaciğerin Kistik Hastalıkları. Prof.Dr.Hasan Besim Karaciğerin Kistik Hastalıkları Prof.Dr.Hasan Besim Karaciğerin Kistler Paraziter kistler (İnfeksiyon) Non-paraziter kistler (Yapısal/neoplastik) Karaciğer Kist Hidatiği Dünyada en yaygın karaciğerin paraziter

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji)

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji) Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) BR.HLİ.016 Beyin, omurilik ve sinir hastalıklarının cerrahi tedavisi ile ilgilenen Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümümüz, tecrübeli ve konusunda yetkin hekim kadrosu

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

ÇENEALTI TÜKÜRÜK BEZİNİN ALINMASI (SUBMANDİBULER GLAND EKSİZYONU) HASTA BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM FORMU

ÇENEALTI TÜKÜRÜK BEZİNİN ALINMASI (SUBMANDİBULER GLAND EKSİZYONU) HASTA BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM FORMU Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi Lütfen formu dikkatlice okuyun ve soruları cevaplayınız. Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda konulan Tükürük bezi hastalığı nedeniyle size/çocuğunuza bu cerrahi girişimin

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ Omurilik yaralanmaları, omurganın içinde bulunan sinir dokusunun, travma ya da

Detaylı

NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ÇOCUK ENFEKSİYON YOĞUN BAKIM İŞLEYİŞ PROSEDÜRÜ

NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ÇOCUK ENFEKSİYON YOĞUN BAKIM İŞLEYİŞ PROSEDÜRÜ Sayfa No 1 / 5 1.AMAÇ: Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Enfeksiyon yoğun bakım ünitesinde yatmakta olan her hastanın vital organ fonksiyonlarının desteklenmesi; organ

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI TESTOGEL 50 mg transdermal jel içeren saşe Haricen kullanılır Etkin madde Herbir Testogel saşe 50 mg testosteron içerir. Yardımcı maddeler karbamer 980, izopropil miristat, etanol % 96,

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir.

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Prostat nedir? Ne işe yarar? Prostat kanseri nedir? Prostat kanserinin nedenleri nelerdir? Kimler risk altındadır? Prostat kanserinin belirtileri nelerdir? Erken teşhis mümkün müdür? Teşhis nasıl koyulur?

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik İç Hastalıkları (Zorunlu) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN

Detaylı

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma.

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. RFA Temel Mekanizma Pozitif Negatif iyonlar iyonlar elektrod elektrod yönüne yönüne

Detaylı

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum Tarihi:..... Telefon Numarası:.... Adresi:.....

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 HEMOROİD - BASUR HAZIRLAYAN: OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR ANA SAYFAYA DÖN 1 GİRİŞ Sağlıklı bir toplum olmak. Sağlıklı karar vermeyi sağlamak ve yanlış yapmamak. Bilgilerimizin doğruluğunu

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

Enjeksiyona Bağlı Siyatik Sinir Hasarında Mentamove Uygulaması Sonuçları. Olgu Sunumu Op. Dr. Mustafa AKGÜN Nöroşirürji Uzmanı ve Mentamove Eğitmeni

Enjeksiyona Bağlı Siyatik Sinir Hasarında Mentamove Uygulaması Sonuçları. Olgu Sunumu Op. Dr. Mustafa AKGÜN Nöroşirürji Uzmanı ve Mentamove Eğitmeni Enjeksiyona Bağlı Siyatik Sinir Hasarında Mentamove Uygulaması Sonuçları Olgu Sunumu Op. Dr. Mustafa AKGÜN Nöroşirürji Uzmanı ve Mentamove Eğitmeni 44 yaş Erkek (İşçi) Şikayeti: Sağ Bacağında Şiddetli

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

Yaralanmalar. Bölüm 5

Yaralanmalar. Bölüm 5 Yaralanmalar Bölüm 5 Kapsam: Yara nedir? Kaç çeşit yara vardır? Yaraların ortak belirtileri nelerdir? Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır? Ciddi yaralanmalar nelerdir? Ciddi yaralanmalarda ilkyardım

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Beyin ölümü kararı verilmiş donörlerden (vericilerden) usulüne uygun olarak başka kişiye nakledilmek üzere organların

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel

Detaylı

Santral Venöz Kateter. Hem. Güliz Karataş Hacettepe Ped KİT Ünitesi

Santral Venöz Kateter. Hem. Güliz Karataş Hacettepe Ped KİT Ünitesi Santral Venöz Kateter Hem. Güliz Karataş Hacettepe Ped KİT Ünitesi 8 yaşında ALL VAKA sürecinde SVK TANI : 8/2010 RELAPS 1/2011 KİT 6/2011 7/2011 3/2013 +55.gün +13.ay hafif kgvhh Santral venöz Port kateter

Detaylı

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Latince gerilme anlamına gelir. İstemli kasların tonik spazmıyla karakterize akut bir toksemidir. Etken: Clostridium tetani

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

IYE'D -' """ A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T.

IYE'D -'  A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rlfik Rl 'Rt;l'T. TU lt@ IYE'D -' """ A 1 IGI Editörler Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R ANKARA NUMUNE HASTANESİ'NDE 1985-1990 YILLARI ARASINDAKİ

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

Beyin Omurlik Damarlarının Cerrahi Tedavisi

Beyin Omurlik Damarlarının Cerrahi Tedavisi Beyin Omurlik Damarlarının Cerrahi Tedavisi (Nörovasküler Cerrahi) BR.HLİ.015 Sinir sisteminin damar hastalıkları ve bunların cerrahi tedavisi beyin ve sinir cerrahisinin spesifik ve zorlu bir alanını

Detaylı

Diyabet ve göz sorunları

Diyabet ve göz sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 08 Diyabet ve göz sorunları Diyabet

Detaylı