ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Bilgisi. Vatandaşlık. Ünite 1-11

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Bilgisi. Vatandaşlık. Ünite 1-11"

Transkript

1 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Vatandaşlık Bilgisi Ünite 1-11

2 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1065 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 588 SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLİĞİ Vatandaşlık Bilgisi Yazar: Doç.Dr. Turan YILDIRIM Editör: Doç.Dr. Ayşe Tülin YÜRÜK

3 Bu kitabın basım, yayım ve satış hakları Anadolu Üniversitesine aittir. "Uzaktan öğretim" tekniğine uygun olarak hazırlanan bu kitabın bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan izin almadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz. Copyright 1998 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University. Tasarım: Yrd.Doç.Dr. Kazım SEZGİN ISBN

4 İçindekiler Ünite 1 İnsan ve Toplum Birey 3, Gerçek Kişiler 3, Tüzel Kişiler 4, Aile 5, Toplum 7, Millet 7, Atatürk'ün Millet Anlayışı 8, Toplum-Birey İlişkisi 9 Ünite 2 Toplum Hayatını Düzenleyen Kurallar Giriş 17, Din Kuralları 17, Ahlak Kuralları 19, Örf ve Adet Kuralları 20, Hukuk Kuralları 21 Ünite 3 Egemenlik Egemenlik Kavramı ve Tarihi Gelişimi 29, Türkiye'de Egemenlik Anlayışının Gelişimi 32, Anayasada Egemenlik İlkesi 34, Egemenliğin Unsurları 34, Egemenlik ve Ülke Bütünlüğü 35, Egemenliğin Uluslararası Kuruluşlarca Kullanılması 35, Devlet 36 Ünite 4 Demokrasi Demokrasi Kavramı 43, Çoğulcu Demokrasi 45, Siyasal Haklar ve Ödevler 45, Siyasal Partiler 48, Demokratik Toplum 49, Demokratik Yönetim 51 Ünite 5 Anayasa Anayasa Kavramı 51, Anayasanın Üstünlüğü 57, Anayasal Rejimler 58, Türkiye'nin Anayasal Gelişmeleri 58 Ünite 6 Temel Hak ve Hürriyetler Kavram 71, Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınıflandırılması 73, 1982 Anayasası'nda Temel Hak ve Hürriyetlerin Düzenlenmesi 74, Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması 75, Temel Hak ve Hürriyetlerin Kötüye Kullanılmaması 76, Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması 77, Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması 79, Anayasada Düzenlenen Bazı Temel Hak ve Hürriyetler 81 Ünite 7 Cumhuriyetin Temel Nitelikleri Giriş 91, İnsan Haklarına Saygılı Olma 91, Atatürk Milliyetçiliğine Bağlılık 92, Başlangıçta Belirtilen Temel İlkelere Dayanma 93, Demokratik Devlet 96, Laik Devlet 96, Sosyal Devlet 100, Hukuk Devleti 103 ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ iii

5 Ünite 8 Yasama Yasama Yetkisi 111, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Kuruluşu 111, Seçimler 112, Seçimlerin Genel Gözetim ve Denetimi 113, Milletvekilliği 114, Yasama Dokunulmazlığı 115, Milletvekilliğinin Sona Ermesi 116, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Görev ve Yetkileri 117, Toplantı ve Çalışma Yöntemi 117 Ünite 9 Yargı Yargı Yetkisi 125, Yargı Bağımsızlığı 125, Mahkemelerin Kuruluşu 127 Ünite 10 Yürütme Yürütme Yetkisi ve Görevi 137, Cumhurbaşkanı 138, Devlet Denetleme Kurulu 141, Bakanlar Kurulu 141, Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu 143, Bakanlıklar 143, Milli Güvenlik Kurulu 144, Başkomutanlık ve Genel Kurmay Başkanlığı 145 Ünite 11 İdare İdarenin Esasları 155, İdare Teşkilatı 151 Cevap Anahtarı 168 AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ iv

6 Önsöz İlköğretim öğretmenlerinin lisans tamamlamaları için açılan program kapsamında "Vatandaşlık Bilgisi" kitabını hazırlamam istendiğinde, sürenin oldukça yetersiz olmasına rağmen, iki önemli nedenle yazmayı kabul ettim. Birincisi, beş senedir görev yaptığım Anadolu Üniversitesi'ne ufak da olsa bir katkıda bulunmanın onurunu taşımaktır. Ayrıca, bu çalışmayı tüm öğretmenlerime teşekkür etmenin bir vesilesi olarak kabul ediyorum ve ilk öğretmenim Osman Ayhan'ı saygı ve şükranlarımla anıyorum. Doç.Dr. Turan Yıldırım ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ v

7 İnsan ve Toplum ÜNİTE 1 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; gerçek ve tüzel kişi arasındaki farklılığı belirleyecek, aileye ilişkin yasal düzenlemeler konusunda genel bilgi sahibi olacak, Atatürk'ün millet anlayışını tanımlayabilecek, toplum ve birey ilişkisini açıklayabileceksiniz. İçindekiler Birey Gerçek Kişiler Tüzel Kişiler Aile Toplum Millet Atatürk'ün Millet Anlayışı Toplum-Birey İlişkisi Özet Değerlendirme Soruları

8 Çalışma Önerileri Bir Türk Medeni Kanunu edinerek, ünite içinde sözü edilen maddeleri okuyunuz. Bir anayasa edinerek metin içinde sözü edilen maddeleri okuyunuz. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

9 İ NSAN VE TOPLUM 3 1. Birey Birey ya da kişi sözcüğü, insanları anlatmakta kullanılmaktadır. Ancak, hukuk insanların yanı sıra birtakım insan veya mal topluluklarını da kişi olarak adlandırmaktadır. İnsanlara gerçek kişiler, diğerlerine ise tüzel kişiler denir. İnsanlar (gerçek kişiler) ve tüzel kişiler dışındaki varlıklar hak sahibi olamazlar, borç altına giremezler. Gerçi hayvanların korunmasına ilişkin bir takım gelişmeler, hayvan hakları olarak isimlendirilmektedir; ayrıca hayvanlara fena davranışı yasaklayan ve cezalandıran yasalar da mevcuttur. Ancak, bu gelişmeler hayvanların hak sahibi olmaları anlamına gelmemektedir. Bu yasalar, esas olarak incinen toplumu, insanları tatmin amacına yöneliktir. 2. Gerçek Kişiler Yukarıda belirtildiği gibi hukuk, insanları gerçek kişi olarak adlandırmaktadır. Hukukumuzda tüm insanların eşitliği kabul edilmektedir. Anayasamızın 10. maddesine göre: "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." Ancak hemen belirtmek gerekir ki, burada sözkonusu edilen mutlak eşitlik değildir. Aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanmasını öngören bir eşitliktir. Örneğin şehiriçi ulaşım indiriminden sadece öğrencilerin yararlandırılması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz; ama öğrenciler arasında ayırım yapılarak bazı okulların öğrencilerine bu indirimin tanınmaması eşitlik ilkesine aykırıdır. Farklı durumda olanlar arasında farklı uygulama yaparken de haklı bir neden bulunmalıdır. Bu ayırımın tek amacı kamu yararı olmalıdır. Bu açıklamalardan sonra kişiliğin başlangıcı ve sona ermesi üzerinde durulacaktır. Medeni Kanuna göre, kişilik sağ olarak tamamen doğmakla kazanılır (m.27/1). Çocuğun sağ olarak doğması, ana vücudunu tamamen terkettikten sonra bir tek nefesle veya bir kaç kalp atışı ile olsun hayat eseri göstermesini ifade eder. Kişiliğin başlangıcının bu denli ayrıntılı düzenlenmesi, özellikle miras hukuk bakımından önem taşımaktadır. Hukuken sağ doğmadığı kabul edilen çocuk, kişilik kazanamayacağı için, herhangi bir hak sahibi olamayacaktır. Kişiliğin başlangıcı sağ olarak tamamen doğmaya bağlanmakla beraber, ana rahmindeki ceninin sağ doğmaya bağlı hakları olduğunu belirtmek gerekiyor. Medeni Kanunumuzun 27/ll. maddesine göre, çocuk sağ doğmak şartıyla ana rahmine düş- AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

10 4 İ NSAN VE TOPLUM tüğü andan itibaren medeni haklardan istifade eder. Ayrıca ana rahmindeki çocuğa karşı işlenen suçlar da mevcuttur. Yasayla belirlenen süreler dışında gebeliğin sona erdirilmesi suçtur. Kişilik ölümle sona ermektedir. Ölümün kalp atışlarının kesilmesiyle mi, beyin fonksiyonlarının sona ermesiyle mi gerçekleştiği tartışmalıdır. Günümüzde, organ naklinin gelişmesi sonucunda, beyin faaliyetleri sona eren kişilerin organlarının alınmasına, kalp atışlarının devam etmesine rağmen, izin verilmektedir. Yani ölümün beyin fonksiyonlarının sona ermesiyle gerçekleştiği görüşü ağırlık kazanmıştır. Ölüm dışında hukuk kuralları kişiliği sona erdiren iki hali daha düzenlemiştir. Medeni Kanunun 30. maddesine göre, cesedi bulunamayan bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektirecek bir ortamda (örneğin uçak kazalarında deniz kazalarında cesedi bulunamayanlar gibi) kaybolmuşsa, o kimse ölmüş kabul edilir. Bu kabule "ölüm karinesi" denir ve mahallin en büyük mülki amirinin kararıyla nüfus kayıtlarına geçirilir. Ayrıca, önemli bir ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş veya kendisinden uzun süreden beri haber alınamayan kimselerin, Medeni Kanundaki kurallar çerçevesinde, hakim tarafından "gaip"liğine karar verilerek kişiliği sona erdirilir. 3. Tüzel Kişiler Bireylerin hayat sürelerinin ve güçlerinin sınırlı olması, amaçlarını gerçekleştirebilmek için bir araya gelmelerini, güçlerini ve olanaklarını birleştirmelerini gerektirmiştir. Bu şekilde ortaya çıkan ve sosyal bir olgu oldukları da tartışmasız olan kişi veya mal toplulukları, hukuk düzeninin kendilerini tanıması halinde tüzel kişilik kazanabilmektedirler. Tüzel kişi kavramı şu şekilde tanımlanmaktadır: "Tüzel kişi belli bir amacı gerçekleştirmek üzere örgütlenmiş; hukuk düzeninin bağımsız birer varlık (=hukuk süjesi) olarak tanıdığı kişi veya mal topluluklarıdır." Tüzel kişiler, kamu hukuku tüzelkişileri ve özel hukuk tüzelkişileri olmak üzere başlıca iki türe ayrılmaktadırlar. Kamu hizmetlerini görmek için kurulan, kamu kudreti kullanan kamu hukuku tüzelkişileri, kamu idareleri ve kamu kurumları olarak ikiye ayrılır. Kamu idareleri devlet, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir. Bunların dışında kalan, belirli kamu hizmetlerini görmek amacıyla kurulmuş kamu tüzelkişilerine kamu kurumu adı verilir. Üniversiteler, TRT, RTÜK, Kamu İktisadi Teşebbüsleri bunlara örnektir. Ayrıca, belirli meslek mensupları tarafından kurulan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları da kamu tüzelkişilerine örnektir. Kamu tüzelkişilerini özel hukuk tüzelkişilerinden ayıran başlıca yönleri, yasayla kurulmaları; kamu kudreti kullanmaları, yani karşısındakilerin hukuki durumlarında tek taraflı olarak değişiklik yapabilmeleri; sadece kamu yararı amacıyla ve ya- ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

11 İ NSAN VE TOPLUM 5 salarla belirlenen alanlarda faaliyet gösterebilmeleridir. Ayrıca kamu tüzelkişiliğine katılma ya da ayrılma ilgililerin iradesine bağlı olmamaktadır. Örneğin, vatandaşlığa kabul veya vatandaşlıktan ayrılma gibi. Özel hukuk tüzelkişileri, yasaların gösterdiği şekil ve şartlar içinde kurulur ve faaliyette bulunurlar. Dernekler, sendikalar, şirketler, vakıflar, özel hukuk tüzelkişileridirler. Siyasal partiler de özel hukuk tüzelkişisidirler. Ancak, siyasal partiler, Anayasada demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurları olarak tanımlandıkları için kamusal yönleri de vardır. Siyasal partilerin ülke yönetimini ele geçirmek için kurulduklarını da gözönünde bulundurduğumuzda, partilerin kuruluş ve faaliyetlerinin daha ayrıntılı düzenlenmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Siyasal partilerin denetimi ve kapatılmaları da diğer tüzel kişilerden farklı olarak düzenlenmiştir. Bilindiği gibi bu denetim Anayasa Mahkemesi tarafından yapılmakta, kapatma davaları Anayasa Mahkemesi'nde görülmektedir. Diğer özel hukuk tüzelkişilerinin denetimi idare tarafından yapılmakta, kapatılmaları ise mahkeme kararıyla olmaktadır. Son olarak şu noktayı unutmamak gerekir: Tüzel kişiler faaliyetlerini organları aracılığıyla sürdürürler. Organları gerçek kişilerden oluşur; ama organlarda görevli olan gerçek kişilerin ayrılması tüzel kişiliğin varlığını sona erdirmez. Başkalarının görev almasıyla tüzel kişilik varlığını sürdürür. Tüzel kişiliğin sona ermesi, yetkili organların kararıyla, yasada belirtilen sona erme sebeplerinin gerçekleşmesiyle ya da mahkeme kararıyla olur. Gerçek kişiler ile tüzel kişiler arasındaki farklılıkları sıralayınız. 4. Aile Anayasanın 41. maddesinde aile, Türk toplumunun temeli olarak nitelenmektedir. Sosyolojik bakımdan da temel toplumsal birim olan aile, şu şekilde tanmlanmaktadır: Aile, içinde insan türünün belli bir biçimde üretildiği, topluma hazırlanma sürecinin belli bir ölçüde ilk ve etkili biçimde cereyan ettiği, cinsel ilişkilerin belli biçimde düzenlendiği, eşler ve ana-babalarla çocuklar (ailenin biçimine göre başka yakınlar) arasında belli bir ölçüde içten, sıcak, güven verici ilişkilerin kurulduğu, yine içinde bulunulan toplumsal düzene göre ekonomik etkinliklerin az ya da çok bir ölçüde yer aldığı bir toplumsal kurumdur. Bir başka eserde de aile, "nüfusu yenileme, milli kültürü taşıma, çocukları sosyalleştirme, ekonomik, biyolojik ve psikolojik tatmin fonksiyonlarının yerine getirildiği bir müessese" şeklinde tanımlanmaktadır. Kişi ve toplum yaşamında önemli işlevler üslenmiş olan aile kurumunun ayrıntılı olarak incelenmesi, sosyoloji derslerinin konusuna girmektedir. Bu nedenle, AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

12 6 İ NSAN VE TOPLUM aşağıda sadece hukuk düzenin öngördüğü aile yapısı genel hatlarıyla ele alınacaktır. Türk aile yapısı, Cumhuriyetle birlikte, demokratikleşme yönünde köklü değişmelerle gelişmiştir. Bu gelişme, kadınların toplum hayatına, eşit bireyler olarak katılmalarını sağlaması bakımından önemlidir. Atatürk aile yapısının hangi amaçla düzenlendiğini şu sözlerle anlatmaktadır: "... (daha) önce de ulusumuz yenilik yolları üzerinde yürümeye, toplumsal devrime girişmemiş değildir.ama gerçek ürünler görülemedi. Bunun nedenini araştırdınız mı? Bence neden işe esasından, temelinden başlanmamış olmasıdır. Bu hususta açık söyleyeyim, bir toplum, bir ulus erkek ve kadın denilen iki ayrı cins insandan kuruludur. Mümkün müdür ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim, öbürünü bırakalım da kitlenin tümü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir topluluğun yarısı topraklara zincirle bağlı kaldıkça öbür bölümü göklere yükselebilsin? Kuşkusuz ilerleme adımları, dediğim gibi, iki cins tarafından birlikte, arkadaşça atılmalı, ilerleme ve yenilik alanında aşamalara birlikte ulaşılmalıdır." Çağdaş Türk ailesi, yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda kabul edilen, Medeni Kanunla düzenlenmiştir. Medeni Kanun, aileyi karı ve kocanın oluşturduğu bir birlik olarak (evlilik birliği) ele almış, kuruluşundan sona ermesine kadar tüm ayrıntıları düzenlemiştir. Eşlerin hakları ve ödevlerinin yanısıra, çocuklar üzerindeki yetkileri de Medeni Kanun'da yer almaktadır. Hukuk düzeninin öngördüğü bu aile tipi, sosyolojide çekirdek aile olarak isimlendirilmiştir. Tekrar vurgulamak gerekir ki, Medeni Kanun kadınlara tanıdığı haklar bakımından önemli bir devrimdir. Tek eşlilik, evlenme ve boşanmada söz sahibi olma, medeni hakları erkeklerle eşit kullanma, mirasta eşitlik, Atatürk'ün kadınların toplumdaki yeri hakkındaki düşüncelerinin ürünüdür. Toplumsal gelişmelerle kadınların aleyhine olan kurallar da değiştirilmekte ya da kaldırılmaktadır. Kadının çalışması için kocadan izin alması zorunluluğunun Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi, kadının evlendikten sonra da kızlık soyadını kullanabilmesi, bu gelişmelere örnektir. Ailenin toplum yaşamındaki önemi, kurulması ve korunmasında Devlet müdahalesini zorunlu kılmaktadır. Evlilik sözleşmesi yani nikah, resmi makamlar huzurunda, Yasanın gösterdiği şekil şartlarına uyularak yapılmakta, sona ermesi (boşanma) ise yargıç kararıyla mümkün olabilmektedir. Bu arada "imam nikahı" olarak adlandırılan evlenmelerin dini sıfatı olan kimselerin katılımıyla yapılmasının dini bir zorunluluk olmadığını da belirtmek gerekiyor. İslam hukukunda nikahın iki tanık önünde yapılması yeterlidir. Anayasa, toplumun temeli olan ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almasını, teşkilatı kurmasını, Devlete emretmektedir. Ancak, Anayasa ve yasa kuralları, gerektiği şekilde uygulanmadığı için, kadın hakları, çocukların korunması ve aile planlaması konularında sorunlar yaşanmaktadır. Ekonomik sı- ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

13 İ NSAN VE TOPLUM 7 kıntılar, insanların evlenmelerini ve evliliklerin sürdürülmesini güçleştirmektedir. Bu sorunların çözümlenmemesi, toplumsal çözülmeyi getirecektir. Hatta çözülme sürecinin başladığını söylemek de yanlış olmayacaktır. Türk Medeni Kanunu ile Türk aile yapısında demokratikleşmeye yönelik ne gibi düzenlemeler getirilmiştir?? 5. Toplum Toplum kavramı, en genel anlamıyla insanlar arasındaki tüm ilişkiler ile bunlardan türeyen kurumları ve kültürü işaret etmektedir. Toplum bireyin ait olduğu en büyük gruptur, fakat kalabalıktan, fertlerin aritmatiksel toplamından çok daha farklı bir olgudur. Birlikte olmanın bilinciyle insanlar arasındaki ilişki toplumu yaratır. Ortak bir hayatın şartlarını ve temel unsurlarını paylaşan ve organize olmuş insan grubudur. Bu anlamda toplum bir sosyal ilişkiler dokusudur. İnsanın olmadığı bir yerde sosyal ilişki olamayacağı için toplumdan söz edilemez. Bu nedenle toplum, aynı zamanda insanların varlığıyla kendiliğinden oluşan tabii bir ortamdır. Varlıklar arasında sosyal ve fiziki olmak üzere iki tür ilişki vardır. Masa ve üzerinde duran kitap ilişkisi fiziki bir ilişkidir. Varlıklar birbirlerini idrak edememektedirler. İnsanların birbirlerinin varlıklarından haberdar olmaları ve buna göre davranmaları ise sosyal bir ilişkidir. Benzerliklerini ve farklılıklarını algılayarak belli bir yönde davranabilmektedirler. Karşılıklı haberdarlık, çatışma veya birlikte mensubiyet duygusu yaratarak insanların benzerlikleri çerçevesinde gruplaşmasına sebep olarak toplumu meydana getirir. Benzerlikler, eski topluluklarda aynı kandan gelme temeline, modern topluluklarda ise aynı kültürü paylaşma şuuruna dayanır. Bu nedenle sosyal ilişkilerin bir fonksiyonu olarak toplum insanlarla birlikte doğal olarak vardır. Öte yandan sosyal ilişkiler, kurumları, gelenekleri, örfleri, normları, kısaca sosyal alanda gözlemlenebilecek tüm özellikleri üretir. Bunlara aynı zamanda, insanın yarattığı unsurlar anlamında kültür adı da verilmektedir. Bu bakımdan toplum ve kültür birbirlerini yansıtmaktadır. Bu sebeple kültürün çeşitli kurumlarıyla toplum, zaman zaman eş anlamda kullanılmaktadır. Mesela dini bir grupla eş anlamlı olarak, Müslüman toplumu; devletle eş anlamlı olarak, Türk toplumu deyimleri kullanılabilmektedir. Kısaca toplum kavramı, genel olarak insanlık veya belirli bir sosyal birimi işaret eden çeşitli anlamlarda, organize insan grubunu ifade etmektedir. 6. Millet Ortak bir kültür çerçevesinde bütünleşmiş ve tarih bilincine sahip en büyük insan topluluğudur. Eski çağlarda kan birliğiyle oluşan kabile, aşiret veya halk anlamında kullanılmıştır. İnsanlar, benzer özellikleri nedeniyle ortak sosyal, siyasi ve iktisadi AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

14 8 İ NSAN VE TOPLUM işleyişler içinde uzun tarihi süreçler boyunca birlikte yaşamayı tercih etmekte ve aktarılan miras sonucu millet olgusu ortaya çıkmaktadır. Milleti meydana getiren en önemli unsur, tarihi bir süreç içinde kültür veya birlikte yaşama şeklinde ortaya çıkan ortak bir iradenin varlığıdır. Burada söz konusu edilen ortak kültür, birlikte yaşama iradesi ve ortak tarih gibi unsurlar, esasen karşılıklı bir etkileşim içindedirler ve her zaman birbirlerinin doğal neticesi olmayabilirler. Mesela ABD'de değişik kültürlerden gelen insanların birlikte yaşama iradeleriyle milleti oluşturmalarına karşılık, Türk milleti birbirinden ayrı siyasi kurumlar içinde bulunmaktadır. Dil, din veya sosyal gelenekler gibi kültürel özellikleri aynı olmasına rağmen birçok Türk devleti mevcuttur. Görüldüğü üzere millet çok geniş bir coğrafi alana yayılmış olabilmektedir. Böyle bir durumda mevcut çevre şartlarının sebep olduğu sosyal, siyasi ve iktisadi farklılıklar ortaya çıkabilir. Kısaca millet bir topluluğun en kapsayıcı ve genel düzeydeki adıdır. Daha küçük sosyal ölçeklere doğru inildikçe ve yerel şartlara göre özelleştikçe kültürel, siyasi, sosyal ve ekonomik farklılaşmalar gözükür. Toplum ve millet kavramlarını karşılaştırınız. 7. Atatürk'ün Millet Anlayışı Atatürk'ün millet anlayışını, Prof. Dr. Afet İnan tarafından, ilk kez 1930'da yayınlanan "Vatandaş İçin Medeni Bilgiler" adlı kitaptan öğreniyoruz. Bu eserin önemli özelliği, Atatürk'ün doğrudan doğruya kaleme aldığı belgelere dayanmasıdır. Atatürk'ün millet ve milliyetçilik anlayışı, Anayasamıza göre devletin temel niteliklerinden biri olduğundan üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir. Atatürk'e göre, Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir. Türk milletinin ortaya çıkışında etkisi görülen doğal ve tarihsel olgular şunlardır: Siyasal varlıkta birlik: Türk milleti, bir halk yönetimi olan Cumhuriyetle yönetilen bir devlet kurmuştur. Tarihte, çeşitli kıtalara yayılan Türk Devletleri görülmekteyse de günümüzde Türk ulusu varlığı için, üzerinde bulunduğu yurttan memnundur. Çünkü Türk, derin ve ünlü geçmişinin, büyük ve güçlü atalarının kutsal kalıtlarını bu yurtta da koruyabileceğine; o kalıtları, şimdiye değin olduğundan çok daha fazla zenginleştirebileceğine inanmaktadır. Dil birliği: Türk milletinin dili Türkçe'dir. Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Ulus, geçirdiği sayısız sarsıntılar içinde ahlâkının, erdemlerinin, gelenek ve göreneklerinin, anılarının, kendi yararlarının, kısaca bugün kendi milliğini oluşturan her şeyin diliyle korunduğunu görmektedir. Türk dili Türk ulusunun yüreğidir, belleğidir. Soy ve köken birliği: Türkler, Sibirya steplerinden başlayarak Orta Asya, Rusya, Kafkasya, Anadolu, dünkü ve bugünkü Yunanistan, Girit ve Romalılar- ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

15 İ NSAN VE TOPLUM 9 dan önceki Orta İtalya, kısacası Akdeniz kıyılarına değin yayılmış, yerleşmiş ve birbirinden farklı iklimlerin etkisi altında başka soylardan gelen insanlarla binlerce yıl yaşamış ve kaynaşmıştır. Bu geniş coğrafyada ailelerin birleşmesiyle boylar; boyların birleşmesiyle özler; özlerin birleşmesiyle siyasal bir topluluk olan eller ve ellerin bir merkezde birleşmesiyle de büyük bir toplum oluşmuştur. Türk milletini oluşturan insanlar arasındaki farklılıklar bu kaynak genişliğinin sonucudur. Türk milletinin siyasal ve toplumsal birliği içinde, Kürtlük, Çerkezlik, Lazlık ya da Boşnaklık düşüncesi aşılanmak istenen yurttaş ve milletdaşlarımız, millet bireyleri üzerinde üzüntüden başka bir etki yaratmaz. Çünkü milletin bu bireyleri de genel Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlâk anlayışına ve hukuka sahip bulunmaktadırlar. İçimizde bulunan Hırıstiyan, Musevi yurttaşlar, yazgılarını ve geleceklerini Türk milliyetine kendi vicdanlarından gelen istekle bağladıktan sonra, kendilerine yan gözle yabancı diye bakılması, uygar Türk milletinin soylu ahlâkından beklenebilir mi?? Tarihsel yakınlık: Geniş bir soy kaynağından gelmeleri ve nüfus yoğunluğu açılarından düşünülecek olursa, Türk budunları arasındaki manevi bağın gevşek olması, çeşitli adlar altında çeşitli roller oynamaları çok doğaldır. Bu nedenledir ki tarih, olaylarını yazdığı budunları nerede, nasıl ve hangi adla tanıdıysa o biçimde yazmıştır. Ancak sonuçta, Türk ulusunu oluşturan insanların tarihi birdir. Ahlâk yakınlığı: Atatürk, ahlak kavramını, örf ve adete yakın bir anlamda kullanmaktadır. Buna göre, ahlaksal düzen tek tek belli kişilerin ötesinde ve üstünde yalnız toplumsal ve ulusal olabilir. Ulusun toplumsal düzeni ve güvenliği, bugünkü ve gelecekteki rahatlığı, mutluluğu, esenliği ve korunmuşluğu, uygarlıkta ilerleme ve yükselmesi için insanlardan her bakımdan ilgi, çaba, özveri; gerektiğinde seve seve özvarlığını gözden çıkarmayı isteyen milli bir ahlaktır. Ahlakın kaynağı toplumdur, millettir. Türkler, aşağı yukarı hep aynı ahlak anlayışına sahiptirler. Bu açıklamalardan sonra milletin tanımı şu şekilde yapılmıştır: Zengin bir anı mirasına sahip bulunan; birlikte yaşamak konusunda ortak istek ve uzlaşmada samimi olan; sahip olunan mirasın korunmasını birlikte sürdürmek konusunda iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden ortaya çıkan topluluğa ulus adı verilir. 8. Toplum-Birey İlişkisi İnsanların kişilik özelliklerine doğuştan sahip olduğu söylense de içinde bulunulan toplum, kişiliğin oluşmasında temel belirleyici işlev görmektedir. Bireyin tuvalet alışkanlığından, bilimsel yöntem ilkelerine kadar tüm davranış biçimi, toplumsallaşma denilen süreçte kazanılmaktadır. Kısacası, insan olma ve insan gibi davranmayı öğrenme sürecine toplumsallaşma denmektedir. Toplumsallaşma, bireyin AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

16 10 İ NSAN VE TOPLUM yalnızca biyolojik bir varlık olmaktan çıkıp belli bir toplumla ve belli kümelerle bütünleşmesidir. "Bu süreç aracılığıyladır ki birey bir kişilik kazanmakta ve belli bir toplumda yaşamasını olanaklı kılan davranışlar edinmektedir. Toplumsallaşma, en geniş anlamında çıraklık ya da eğitim ve öğretim yoluyla olur. Bu çıraklık bireyin dünyaya geldiği andan başlar, yaşamını bitirip öldüğü ana değin sürer." Freud ve izleyicileri ise, her türlü tutum, değer ve inancın çok küçük yaşlarda belirlendiğini ileri sürerek, toplumsallaşmayı, insanın doğasından kaynaklanan güdü ve itilimlerin sınırlandırılmasından oluşan süreç olarak tanımlamışlardır. Her iki görüşün de birleştiği nokta, toplumun insanların davranışlarını, değerlerini, inançlarını belirlediğidir. Temel davranış yollarının öğrenilmesi; bireylerde iyi bir anne, baba, çocuk, meslek mensubu... olma gibi belli özlemler oluşması; toplum içindeki rollerin ve yeteneklerin öğrenilmesi, toplumsallaşma sürecinin amaçlarıdır. Kişilerin siyasal değer, inanç ve tutumları da toplumsallaşma sürecinde şekillenmektedir. Siyasal sistem içinde çeşitli konumlarda olan birey, bu konumların gerektirdiği davranışları ve beklentileri geliştirir, yükümlülükleri öğrenir. Siyasal benliğin oluşması süreci, siyasal toplumsallaşma olarak adlandırılır. Kişiyi toplum yaşamına hazırlayan bir çok etken vardır ancak bunlar içinde en önemli ve etkili olan sosyalleşme araçları: Aile, arkadaş grubu, eğitim sistemi ve kitle iletişim araçlarıdır. Aile: İstisnaları da bulunmakla beraber, genelde insanlar bir ailenin üyesi olarak dünyaya gelirler. Kişiler inanç ve değerlerini aile içinde edinmeye başlarlar. Birey, siyasal olmasa da ilk otoriteyle aile çevresinde tanışmakta ailedeki otoriteye ilişkin izlenimlerini, siyasal, toplumsal yaşama kısmen ya da tamamen aktarabilmektedir. Ailenin toplumsallaşma sürecine, gerek doğrudan birtakım değerlerin öğretilmesi yoluyla; gerekse ana babanın (veya diğer aile fertlerinin) tutum ve davranışlarının izlenerek etkilenilmesi yoluyla dolaylı olarak katıldığını görüyoruz. Çocuğun, aile içinde egemen olan değerleri, beklentileri ve tutumları taklit yoluyla da edindiği bilinmektedir. Bu benimseme bilinçli bir faaliyet olarak yapılabildiği gibi bilinçsiz bir faaliyet olarak da oluşabilir. Topluma egemen olan ve ailede de ortaya çıkan dinsel, toplumsal ve siyasal bazı değerlerin çocuk tarafından aynen benimsendiği de gözlemlenmektedir. Aile, kişiliğin oluşmaya başladığı dönemde bireye ulaşabilecek durumda olan hemen tek kaynaktır. Ayrıca insanın aile fertleriyle, özellikle ana-babasıyla arasındaki yoğun duygusal bağ, ailenin etkileme gücünü oluşturmaktadır. Demokratik, hukuka ve insan haklarına saygılı toplum ve devlet olabilmek için ailelerin bu değerleri benimsemesi gerektiği açıktır. Anne ve babanın kararlarını ortaklaşa aldıkları, çocukların da söz söylemeye yetkili görüldükleri bir ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

17 İ NSAN VE TOPLUM 11 aile yapısı içinden gelen bir birey, daha fazla demokratik siyasal yönelimlere sahip olacaktır. Bu nedenle aile içinde demokrasinin yerleşmesi, toplum düzeni bakımından da önem taşımaktadır. Arkadaş grubu: Aile bireyin değerlerini tek başına belirleyen bir kaynak değildir. Başkalarıyla ilişkiye giren birey, topluma uymak için kendisinden neler beklendiğini, başkalarının davranışlarını nasıl kabulleneceğini arkadaş grubu içinde de öğrenmektedir. Yakın çevre olarak da nitelendirilebilecek bu grup, çocukluk, okul, iş arkadaşlığını kapsamaktadır. Çeşitli meslek örgütleri, sendikalar, dernekler de bireyin toplumsallaşmasında önemli rol oynamaktadır. Eğitim sistemi: Eğitim kurumları, bireye aile ve arkadaş çevresi içinde öğrenemeyeceği bir çok inancı, davranışı ve tutumu öğretir. Bireyin okula başlamasıyla birlikte ailenin rolü önemli ölçüde azalmaya başlar. Devletle, toplumla ve diğer fertlerle ilişkiler eğitim sürecinde öğrenilir. İnsan haklarına saygılı, demokrasiye inanmış, Cumhuriyetin temel ilkelerini benimseyen bir toplum amaçlanıyorsa, eğitim sisteminin buna göre düzenlenmesi gerekir. Ülkemizde karşılaştığımız sorunlar, eğitime gereken önemin verilmemesinden kaynaklanmaktadır. Kitle iletişim araçları: Medya olarak da adlandırılan, basın, yayın, televizyon, sinema, radyo gibi araçlar, özellikle basın ve televizyon kuruluşları, günümüzde (yasama, yürütme ve yargı gibi) dördüncü bir kuvvet olarak nitelenecek kadar güç kazanmışlardır. Kitle iletişim araçları da bireylerin düşünce, tutum ve davranışlarını etkilemekte, yönlendirmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki birey toplum ilişkisi tek taraflı değildir. Bireyler de topluma katkıda bulunur, toplum davranışlarını etkileyebilir, biçimlendirebilir. Örneğin yetişkinlerin, aile büyüklerinin gençlerin ve çocukların bilgilerinden yararlandığını biliyoruz. Birey, arkadaş grubu içinde etkin, yönlendirici rol oynayabilmektedir. İki veya daha fazla kişinin biraraya gelmesi lideri ortaya çıkarmaktadır. Bir grup oluşur oluşmaz üyelerden bir kısmının diğerlerinden daha faal bir rol oynaması, diğerlerine tercih edilerek saygı görmesi ve gruba hakim olması kaçınılmazdır. Grubun büyümesiyle liderin rolü grubun faaliyeti bakımından büyük önem kazanır. Bireyin yaşamını grup ilişkileri içinde geçirdiği iddiasının doğruluğu kabul edildiği takdirde bir başka gerçekle karşılaşılacaktır: Birey, liderlerin etkisi altında yaşamaktadır. Kimlerin lider olduğu ve nasıl yönettikleri büyük oranda bireyin ve onun grubunun kaderini tayin etmektedir. Onun için insanın sosyal davranışını anlamak istediğiniz zaman liderliğin dinamiği ile grup değişmelerini anlamanın büyük önemi vardır. Liderlik niteliğini taşıyan bireyler, toplumu değiştirebilmektedir. Ülkemiz bakımından Atatürk, bir liderin toplumu nasıl etkilediğini gösteren açık örnektir. AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

18 12 İ NSAN VE TOPLUM Demokratik toplumun oluşmasında ailelerin rolünü belirleyiniz. Özet Hukuk düzeni kişileri gerçek kişiler ve tüzel kişiler olarak sınıflandırmaktadır. İnsanlar, gerçek kişi olarak tanımlanmakta ve tüm insanların eşitliği kabul edilmektedir. Burada sözü edilen eşitlik aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanmasını öngören bir eşitliktir. Medeni Kununa göre, gerçek kişilik tamemen sağ olarak doğmakla kazanılmakta, ölümle sona ermektedir. Ölüm dışında, ölüm karinesi ve gaiplik kararı verilmesi hallerinde de kişilik sona ermektedir. Hukuk düzeninin bağımsız birer varlık olarak tanıdığı kişi veya mal topluluklarına ise tüzel kişi denilmektedir. Kişi veya mal toplulukları, hukuk düzeninin kendilerini tanıması halinde tüzel kişilik kazanmaktadırlar. Tüzel kişiler, özel hukuk tüzelkişileri ve kamu hukuku tüzelkişileri olarak ikiye ayrılmaktadır. Toplumun temelini oluşturan ailenin önemi, kurulması ve korunmasında Devlet müdahalesini zorunlu kılmaktadır. Türk Medeni Kanunu aileyi karı ve kocanın oluşturduğu bir birlik olarak ele almakta ve ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Anayasa ise ailenin huzur ve refahını sağlamak için gerekli tedbirleri almasını Devlete emretmektedir. Toplum en genel anlamıyla insanlar arasındaki tüm ilişkiler ile bunlardan türeyen kurumları ve kültürü içeren bir sosyal ilişkiler dokusudur. İnsanların varlığıyla kendiliğinden oluşan tabii bir ortam olan toplumda yer alan sosyal ilişkiler, kurumları ve kültürü üretirler. Bu bakımdan toplum ve kültür birbirini yansıtır. Ortak bir kültür çevresinde bütünleşmiş ve tarih bilincine sahip en büyük insan topluluğu millet olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Milleti meydana getiren en önemli unsur tarihi bir süreç içinde birlikte yaşama veya kültür şeklinde ortaya çıkan ortak bir iradenin varlığıdır. Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denileceği doğrultusundaki milliyeçilik anlayışı, Anayasamızda devletin temel niteliklerin biri olarak belirtilmektedir. İnsanın içinde bulunduğu toplum, kişiliğinin oluşmasında belirleyici bir işlev görmektedir. Kişiyi toplum yaşamına hazırlayan en etkili sosyalleşme araçları ise aile, arkadaş grubu, eğitim sistemi ve kitle iletişim araçlarıdır. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

19 İ NSAN VE TOPLUM 13 Değerlendirme Soruları 1. Aşağıdakilerden hangisinin tüzel kişiliği yoktur? A. Belediye B. Siyasi parti C. Vali D. Üniversite E. Dernek 2. İçinde insan türünün belli bir biçimde üretildiği, topluma hazırlanma sürecinin ilk ve etkili cereyan ettiği toplumsal kuruma ne ad verilir? A. Aile B. Millet C. Birey D. Tüzel kişi E. Toplum 3. Atatürk'ün millet anlayışına göre aşağıdakilerden hangisi Türk milletinin ortaya çıkmasında etkisi görülen bir olgu değildir? A. Siyasal varlıkta birlik B. Dil birliği C. Tarihsel yakınlık D. Ahlâk yakınlığı E. Din birliği 4. Aşağıdakilerden hangisi "millet"in özelliklerinden değildir? A. Ortak kültür varlığı B. Birlikte yaşama iradesi C. Ortak tarih bilinci D. En büyük insan topluluğu olması E. Ekonomik farklılaşmanın olmaması 5. Belli bir amacı gerçekleştirmek üzere örgütlenmiş; hukuk düzeni tarafından bağımsız birer varlık olarak tanınan kişi ve mal topluluklarına ne ad verilir? A. Tüzel kişi B. Gerçek kişi C. Toplum D. Millet E. Aile AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

20 Toplum Hayatını Düzenleyen Kurallar ÜNİTE 2 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; sosyal kurallar hakkında bilgi sahibi olacak, hukuk kuralları ile diğer sosyal kurallar arasındaki farklılıkları öğrenecek, hukuk düzeninin temel fonksiyonlarını sıralayabileceksiniz. İçindekiler Giriş Din Kuralları Ahlak Kuralları Örf ve Adet Kuralları Hukuk Kuralları Özet Değerlendirme Soruları

21 Çalışma Önerileri Günlük hayatımızda sosyal düzen kurallarına aykırı davranılması halinde, ne gibi yaptırımların uygulandığını gözden geçiriniz. Türk Medeni Kanunu ve Ticaret Kanunu'nda ünite içinde sözü edilen maddeleri okuyunuz. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

22 TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR Giriş İnsanların toplum içinde yaşamaları, diğer bireylerle sosyal ilişkiler kurmaları, onlara bir takım yetkiler sağlar, bazı yükümlülükler ve ödevler getirir. Sosyal ilişkilerde beliren bu ödevler ve yükümlülükler toplumsal bir güce sahiptir. Yerine getirilmemeleri halinde toplumda tepki uyandırır, bazı durumlarda toplumu temsil eden otoritenin, yani devletin harekete geçmesine neden olur. Toplum halinde yaşayan insanların yerine getirmek zorunda oldukları ödevleri ve kullanacakları yetkileri belirten kurallara, sosyal düzen kuralları denilmektedir. Toplum yaşamını düzenleyen, başlangıçta aynı nitelikte sayılıp uzun bir evrim ve uğraşı sonucunda türleri birbirinden ayrılan sosyal kuralları başlıca dört grupta toplamak mümkündür. Bunlar, din, ahlak, örf ve adet, hukuk kurallarıdır. Görgü ve moda kurallarını da toplumu düzenleyen kurallar içinde kabul etmek mümkündür ancak, bu kısımda sadece yukarıdaki dört kural incelenecektir. 2. Din Kuralları Din sözcüğü, Arapça'da üstün gelme, zorla isteğini yerine getirme, yargılama, hesap anlamlarına gelmektedir. Kur'an'da yüksek bir hakimiyetin emirlerine uymak, bağlanmak gibi anlamlarda kullanılmıştır. Sözcük anlamına uygun olarak din şu şekilde tanımlanmaktadır: "Genel olarak büyük ve üstün, insanın karşı koyamayacağı tabiat üstü ilahi bir varlık tarafından bazı şekiller altında emredildiği kabul olunan kural ve inançlardan oluşmuş bütüne din denir." Bir başka tanıma göre ise din: "İnsanların, duygusal ya da bilinçli olarak bağlı bulundukları birtakım doğa üstü kudretlere ya da varlıklara inanması ve bunlara ibadet etmesidir." Din, sadece insanla tanrı arasındaki ilişkiyi düzenlemez, insanın insanla ve toplumla olan ilişkileri konusunda da kurallar içerir. Hatta, hukukun başlangıçta çoğu kez dini ayinlerle ve usullerle karmaşık şekilde ortaya çıktığını gösteren kanıtlar mevcuttur. Hukukun kaynağı olmasının yanısıra, günümüz hukukunun din kurallarından etkilendiği de bir gerçektir. Ancak, günümüzde din kurallarının toplumsal yaşamdaki yeri, laiklik ilkesinin çizdiği sınırlar içerisindedir. Bir başka söyleyişle hukuk, kendi amaçlarına ve laiklik ilkesine ters düşmediği takdirde dini uygulamaya izin vermektedir. Toplumda dinin yeri, çeşitli bakımlardan incelenmelidir. Dinlerin hak ve adaleti savunmaları; insanların iyi ahlaklı olmalarını, insanlara iyi davranmalarını, insanlara saygı duymalarını sağlamaları, toplum yaşamına olumlu katkılarıdır. Din sosyal bütünleşmenin korunmasında da önemli rol oynamaktadır. Dinin ayrıca şu fonksiyonları yerine getirdiği de söylenmelidir: AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

23 18 TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR Din toplumun istikrarı ve devam edebilmesi için yardım eder. Yeni dinler toplum üyelerine, güç çevre şartları içinde varlığı sürdürme mücadelesi için daima cesaret vermişlerdir. Dua etmek insanların ruhsal baskılardan sıyrılabilmeleri için bir kurtuluş yolu sağlar. Dinsel törenler toplum dayanışmasını kuvvetlendirici araçlardır. Dinler meydana çıkışlarında sosyal düzene karşı bir eleştiri unsurunu getirmişlerdir. Bazı düşünürlere göre ise din, toplumsal düzenin ayrıcalıklı sınıfı tarafından bu düzenin kutsallaştırılıp dokunulmaz kılınması amacıyla kullanılmaktadır. Napoleon'un bu konudaki sözleri şöyledir: "Din olmazsa bir devlette düzen nasıl korunabilir. Servet eşitsizlikleri olmadan toplum var olamaz; din olmadan da servet eşitsizlikleri olanaksızdır. Karnı tıkabasa dolu bir adamın yanıbaşında bir başkası açlıktan ölmekte ise, berikinin bu durumu kabullenmesi için bir yetkili makamın çıkıp ona "ne yapalım Tanrı'nın dileği böyle" demesi gerekir. Bu dünyada zenginler ve yoksullar olması gereklidir, ama öte dünyada, o sonsuzluk aleminde bölüşüm başka türlü olacaktır." Marx'çı toplum kuramı da dinin belirli bir düzenin ideolojik gücü olarak kullanıldığını ileri sürer. Marx'a göre: "Din, bunalan insanın rahatlamasıdır; kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz bir çağın ruhudur, halkın afyonudur." Dinin toplum yaşamındaki yerini incelerken üzerinde durulması gereken bir diğer önemli husus, dinin ayrılıkçı işlev de görebildiğidir. Tarih boyunca çeşitli dinlerin mensupları hatta aynı dinin farklı mezheplerininin üyeleri savaşmışlardır. Bu savaşların günümüzdeki unutulmaz örneği Bosna Hersek'de yaşanmıştır. Avrupa Birliği'ne alınmayışımızda dinin rolü önemlidir. Ülkemizde mezhep çatışmaları insanların yakılmalarına kadar uzanabilmektedir. Toplumsal ve uluslararası barışın sağlanması ve korunması, dinin insan sevgisini işleyen boyutunun güçlendirilmesiyle mümkündür. Dinin politik boyutunun ön planda tutulması, mevcut çatışmaların artarak sürmesinden başka sonuç doğurmayacaktır. Bir siyaset bilimcisi, dinin politik boyutunu şu şekilde açıklamaktadır: "Dinin çeşitli boyutlarından ilk akla geleni, ahlaksal yanıdır. Din doğrunun yanlıştan ayırtedilmesini öğretir... Din sayesinde bir işadamı vergi kaçırmamaya öğrenci kopya çekmemeye, politikacı oy satın almamaya, bürokrat da rüşvet almamaya yönelebilir...ne var ki, son zamanlarda insanların dinin bu tür ahlaksal, manevi ve toplumsal boyutlarını ihmal ettikleri görülmektedir. Tam tersine, anlaşılan ve benimsenen, dinin politik boyutudur. Din politik fırsatlar da sunar. Çünkü bu alan, inancın yanısıra dinsel bir topluluğu da içerir. Bir dinsel topluluk ise politikacı için oyları alınabilecek kalabalıklar demektir...dine bağlılık duygusunun sömürülmesi kendi başına kötü bir şeydir. Ama daha da kötüsü, dini insanları korkutmak ve kontrol altında tutmak için kullanmaktır. Bu durumda din, sevginin gücüne tanıklık edeceğine, güç peşinde koşma sevdasına tanıklık eder...din ile devletin, din ile politikanın birbirinden ayrılması öğretisinin temelinde, kişilerin dini kullanarak insanları bölmesinden duyulan korku yatar..." ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

24 TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR 19 Dinin politik boyutunun ön planda tutulmasının ulusal ve uluslararası barışı ne şekilde etkileyeceğini tartışınız. 3. Ahlak Kuralları Bireylerin ve toplumun belirli davranışları iyi veya kötü olarak nitelemeleri esasına dayanan ahlak kuralları aslında din kuralları ile içiçedir. Ahlak kuralları dini inançların sürdürülmesini; din kuralları da yaptırımlarıyla ahlak kurallarına uyulmasını kolaylaştırır. Bazı din kurallarının aynı zamanda ahlak kuralı olduğunu da görüyoruz. Hatta İslam dininin "Güzel ahlak" olduğuna işaret eden hadisler vardır. Ancak, aralarında farklar da mevcuttur. Din kuralları değişmezken ahlak kuralları değişebilir. Ayrıca ahlak kurallarının kaynağı ilahi olmayabilir. Ahlak kurallarının yaptırımını yani kurallara uyulmamasının sonuçlarını toplum belirler ve uygular, ilahi kudrete bırakmaz. Son olarak din kurallarıyla çelişen ahlak kuralları gelişebilir. Ahlak, bireysel ve toplumsal ahlak olarak ikiye ayrılır. Bireylerin insan davranışları hakkında iyi veya kötü şeklindeki değer yargıları bireysel ahlakı oluşturur. İnsanların birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen manevi nitelikte kural ve ilkeler ise toplumsal ahlak kurallarıdır. Genelde toplumun değer yargıları bireylerce benimsenir, ancak kişinin toplumunkinden ayrı ahlaki değerlere sahip olması da mümkündür. Bazen topluma aykırı gelen bireysel ahlaki değerlerin zamanla toplumca benimsendiği görülmektedir. Ahlak kuralları, din kuralları gibi, toplumsal barışı sağlama, toplumsal dayanışmayı güçlendirme işlevi görürler, toplumun dağılmasını, bölünmesini önlerler. Ahlaka sosyal ilişkilerde bir düzen öğesi olma gücünü veren temel etken ahlak kurallarının inandırıcı niteliğidir. Bu inandırıcı nitelik, gücünü düşünce alanında geliştirilen özgürlük, sorumluluk, vicdan, insan saygısı, fedakarlık, sosyal dayanışma gibi yüce ilke ve kavramlardan almaktadır. "Bu güçlü düşünsel içeriği ile ahlak; düşünür Spencer'in değindiği gibi 'insan kuşaklarından miras kalan deneylerle oluşan bir kurallar bütünü'dür. Bu kuralların düzen sağlayabilmesi, bireylerin uslarında ve gönüllerinde yerleşmiş olması ile mümkündür. Bu nedenle gelişmemiş geri toplumlarda ahlakın tinsel bir güç olarak düzen sağlama etkisi yok gibidir. Çünkü eşitsizliğin, baskının ve kaba gücün egemen olduğu geri toplumda düşünsel yaşam güdük kaldığından; sorumluluğun yerini sorumsuzluğun, vicdanın yerini vicdansızlığın veya özellikle özgeçi (fedakarlık) ve sosyal dayanışmanın yerini bencilliğin (egoizmin) aldığı görülür." Herşeyin maddesel açıdan değerlendirildiği böyle bir toplumda ise insan değeri en alt düzeyde kalır. Ülkemiz ne yazık ki bu gelişmenin tipik örneğidir. Aklına esenin silaha sarılabildiği, köşeyi dönmenin tek hedef olduğu bir toplumda ahlak kurallarından düzen beklemek boşunadır. İçinde bulunduğumuz durumdan çıkabilmek için insanlığın geliştirdiği ahlaki değerleri benimsememiz, özümsememiz gerekmektedir. AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

25 20 TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR Toplumsal ahlak kurallarına aykırı davranışların, toplumda ne gibi olumsuzluklar yarattığını belirtmeye çalışınız. 4. Örf ve Adet Kuralları Belirli davranış biçimlerinin toplumda yerleşmesi ve bu davranışların tekrarlanması zorunluluğu inancının yaygınlaşmasıyla örf ve adet kuralları oluşur. Bireylerin alışkanlıklarına benzer şekilde toplumların da örf ve adetleri vardır. Bu kurallar, kaynağının ve yaptırımlarının ilahi olmaması bakımından din kurallarından ayrılır. Ahlak kurallarının temelde bireysel değerler olmasına karşın örf ve adetler, toplumsal değerlerdir. Ayrıca, örf ve adette biçim, görünüş düzenlenir, ahlak ise zihniyeti temel alır." Bu nedenle iyi niyetten doğmayan bir davranış, örf ve adetin istem ve gereklerine uysa da ahlaksal nitelik kazanamaz. Sözgelimi salt gösteriş için yardımda bulunan bir kimsenin davranışı örfe uygun kabul edilirken, ahlak bakımından bu davranış onanmaz." Örf kavramı, bilmek ve tanımak anlamına gelmektedir. Adet ise izlene izlene alışkanlık haline gelen davranışları ifade eder. Örfün anlamında iyilik bulunurken adetler kötü alışkanlıklar şeklinde de görülebilir. İki kavram arasında fark bulunmasına rağmen bir arada veya tek başlarına yukarıda belirtilen anlamda kullanılmaktadırlar. Örf ve adete yerine töre de denmektedir. Örf ve adet kuralları, genel ve özel olmak üzere iki kategoride ele alınabilir. Toplumdaki herkesi ilgilendiren genel nitelikli kuralların yanısıra, belirli bir meslekle ilgili olan ve bu meslek mensuplarınca benimsenen özel nitelikli örf ve adet kuralları da vardır. Ayrıca, ülkenin belli bir bölgesinde veya ilinde sosyal ilişkileri düzenleyen yerel örf ve adetlerden de söz edilebilir. Bir davranış modelinin örf ve adet kuralı olarak kabul edilebilmesi için bazı şartları taşıması gerekir. Bu koşullar şunlardır: Kesinlik İlk koşul, örf ve adet kuralının anlam ve içeriği konusunda tartışma olmamasıdır. Örf ve adet kuralının anlamı toplum üyeleri tarafından açıkça bilinmeli ve benimsenmelidir. Akla uygunluk İkinci olarak bu kurallar, akla uygun, kabul edilebilir olmalı, saçma olmamalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki akla uygunluk ve saçmalık toplumdan topluma değişebilir; ama önemli olan kabul edildiği toplumun değerleridir. Süreklilik, eskilik Bir davranış modelinin örf ve adet kuralı niteliğini taşıması için, sürekli şekilde, kesintisiz ve eskiden beri uygulanması gerekir. "Örf ve adet kuralının çok ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

26 TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR 21 eski zamandan beri varolması ve uygulanıyor bulunması gereklidir. Öyle ki kuralın ne zaman ortaya çıktığını yaşayan herhangi bir kimse hatırlamamalıdır." Genel inanç Örf ve adet kuralının iyi, doğru olduğu inancının toplum üyelerinin bilincine yerleşmiş olması bir diğer koşuldur. İnsanlar, bu kuralların haklı olduğuna inanmalı, uygulanması zorlamaya dayanmamalıdır. Kanuna ve hukuk sisteminin genel esaslarına aykırı olmamak Toplumsal ilişkileri düzenleyen örf ve adet kurallarının hukuk düzeni ile çelişmemesi gerekir. Yasalara ve hukuk sisteminin genel esaslarına aykırı kuralların örf ve adet kuralı olarak uygulanması söz konusu olamaz. Yukarıda açıklanan koşulların tümünün birarada olması gerekmemektedir. Ancak süreklilik, genel inanç ve hukuka aykırı olmama koşullarının mutlaka varlığı aranmalıdır. Hukuk düzenine aykırı kuralların örf ve adet olarak kabul görmemesi, korunmaması, bu kuralların hukuka kaynaklık etmesi bakımından da önem taşımaktadır. Örneğin Medeni Kanunun 1. maddesine göre hakim, kanunda hüküm bulunmayan hallerde örf ve adete uygun karar vermekle yükümlüdür. Örf ve adet kuralı da bulunmuyorsa konunun çözümü hakimin takdirine bırakılmıştır. Ticaret Kanunu da hakkında ticari bir hüküm bulunmayan işlerde mahkemenin örf ve adete göre karar vereceğini belirtmektedir (m.1). Ayrıca şu noktayı da vurgulamak gerekiyor: "Toplumda geçerli örf ve adet kurallarına tamamen ters düşen ve toplum tarafından benimsenmeyen yazılı hukukun, örf ve adet kuralları tarafından etkisiz hale getirilmesi, kanunun ölü kanun niteliğini kazanmasına neden olabilir". Özellikle, hukuk düzenini başka ülkelerin yasalarını çevirerek oluşturan ülkemizde, toplumsal yapımıza uymadığı için uygulanmayan bazı yasa hükümleri vardır. Ancak bu durum istisnaidir, devletin koyduğu hukuk kuralları geçerlidir. Hukukun üstünlüğü ilkesini sağlayabilmek için böylesi istisnalara yer vermemek zorunludur. Kanun yaparken toplumsal örf ve adet gözönünde bulundurulmalı ya da yeni kuralın örf ve adete göre daha uygar olduğu, daha yararlı olduğu topluma anlatılmalıdır. Aksi takdirde imam nikahı örneğinde olduğu gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bir davranış modelinin örf ve adet kuralı olarak kabul edilebilmesi için taşıması gereken şartları açıklayınız. 5. Hukuk Kuralları Bireylerin toplumla, birbirleriyle ve devletle ilişkilerini, haklarını, yükümlülüklerini, ödevlerini düzenleyen ve uyulması kamu gücüyle sağlanan kurallara hukuk ku- AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

27 22 TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR ralları denir. Bireylerin canlı ve cansız varlıklarla ilişkilerini düzenleyen hukuk kuralları da vardır. Ancak bu düzenlemeler de sonuçta kişilere yönelik olduğu için, bu yönü tanıma dahil edilmeyebilir. Bir başka tanıma göre: "Toplum üyelerinin haklarını ve hukuki ödevlerini gösteren, devletçe belirlenen, sosyal dayanışmayı korumayı ve uyuşmazlıkları çözmeyi amaçlayan, kişilerle devlet ve kişilerle kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen, uyulması devlet tarafından sağlanan ve güvence altına alınan, hiyerarşik bir sistem oluşturan esaslara hukuk kuralı denilir." Yukarıda anlatılan din, ahlak, örf ve adet kurallarının yetersiz kalması, hukuk düzenini geliştirmiştir. Toplumu düzenleyen kurallardan en önemlisi ve en etkilisi hukuk kurallarıdır. Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel özelliği, hukuk kurallarına aykırı davranışların kamu gücü tarafından belirlenen yaptırımlarla ( müeyyidelerle) karşılaşmasıdır. Bir başka söyleyişle, insanlar hukukun kendilerine yüklediği yükümlülükleri kendi istekleriyle yerine getirmedikleri takdirde Devletin yetkili organları, bu yükümlülüklerin zorla yerine getirilmesini sağlar. Hukuk kurallarını ahlak ile örf ve adet kurallarından farklı kılan bir diğer yönü ise, toplum içinde zamanla oluşmamaları, yetkili kamusal organlar tarafından yapılmalarıdır. Din kurallarının ilahi kaynaklı olduğunu zaten bilmekteyiz. Ayrıca, "ahlak, ide olarak iyiye; örf ve adetler, alışılagelmiş olanın sağladığı davranış kolaylığına; din kuralları, mutlak iyi olan Tanrı'ya; hukuk kuralları ise adalete yönelmiş olma ile belirginleşirler." Hukukun adalete yönelmiş olması, diğer kurallardan ayrılmasını sağlayan önemli bir ölçüttür. Toplumun düzeni, güvenliği, eşitliği ve özgürlüğü hukuk kurallarıyla sağlanır. Ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısı hukuk kurallarıyla düzenlenir. Ayrıca, bir çok ahlak, örf ve adet ve din kuralının hukuk kuralı halinde varlığını sürdürdüğünü de eklemek gerekiyor. Toplumsal ilişkileri düzenlerken bireysel yararlarla kamu yararı arasındaki dengenin korunması, bireylere azami özgürlük tanınması, hukuk düzeninin gelişmişliğinin göstergesidir. Hukuk düzeninin temel fonksiyonları şu şekilde özetlenebilir: Hukuk düzeni barışı sağlar Bireyler, toplum içinde yaşamlarını sürdürebilmek için, daha iyi koşullar elde etmek isterler. Bu sürekli bir çatışma kaynağıdır. Bu çatışmada hukuka düşen görev, bireylerin ve kümelerin güçlerini sınırlamak, birbirlerini yok etmelerini önlemek ve bunlar arasında adalete dayalı bir denge sağlamaktır. Hukuk düzeni güven sağlar Hukuk düzeninden beklenen durumlardan biri de güven sağlamasıdır. Hukuk, toplum içinde, güçlünün zayıfı yok etmesini, güçlünün zayıfı ezmesini önler. Hukukun bu görevini yerine getirebilmesi için, hukuk düzeninin de güvenilir bir düzen olması gerekir. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Bilgisi. Vatandaşlık. Ünite 1-11

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Bilgisi. Vatandaşlık. Ünite 1-11 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Vatandaşlık Bilgisi Ünite 1-11 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1065 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

İDARE HUKUKU DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR

İDARE HUKUKU DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR İDARE HUKUKU DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR 1., 2., 3. ve 4. 4 soruları cevaplamak zorundur. İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz. 1- Đdarenin bütünlüğü ilkesini açıklayarak; hiyerarşi ve vesayet kavramlarını

Detaylı

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Sinema ve Televizyon da Etik Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Etik ve Ahlâk Ayrımı Etik gelenek anlamına gelir ve törebilim olarak da adlandırılır. Bir başka deyişle etik, Bireylerin doğru davranış

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası Tüm Kamu Personeli İçin GYS Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı Konu Anlatımı + Soru Bankası Memurluk, Şeflik, Uzmanlık, Şube Müdürlüğü ve Diğer Unvanlar Adalet Bakanlığı Aile ve Sosyal Politikalar

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104)

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) Yazar: Doç.Dr. İ. Hakkı CEDİMOĞLU S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Analiz Cilt 2 Ünite 8-14 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1082 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 600

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - ARALIK 2015 ÇOCUK HAKLARI 10 Aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin kabulüyle birlikte 10

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararı : 27/9/2006,11057 Dayandığı Kanunun Tarihi : 25/04/2006, No:5490 Yayımlandığı Resmî Gazete : 20 Ekim

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Lineer. Cebir. Ünite 6. 7. 8. 9. 10

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Lineer. Cebir. Ünite 6. 7. 8. 9. 10 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Lineer Cebir Ünite 6. 7. 8. 9. 10 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1074 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI:

TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI: TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI: TÜRKİYE TURİZM MEVZUATI DOÇ.DR. SABAH BALTA YAŞAR ÜNİVERSİTESİ İZMİR HUKUK NEDİR? Hukuk toplum düzenini sağlamak amacıyla devlet tarafından ortaya konulmuş uyma zorunluluğu

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS YE NASIL ÇALIŞMALIYIZ KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS Matematik Dersine Nasıl Çalışılır MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA YOLLARI 1-Matematik Dersi çalışmaya başlamadan önce her

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Çocuk Hukuku. Çocuk Hukukunun Özellikleri. Çocuk Hukukunun Özellikleri 16.05.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN. 16 Mayıs 2014 2.

Çocuk Hukuku. Çocuk Hukukunun Özellikleri. Çocuk Hukukunun Özellikleri 16.05.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN. 16 Mayıs 2014 2. Ulusal Düzeyde Çocuk Hukuku Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN Çocuk Hukuku Hukukun çocuklara özgü, çocuk haklarını düzenleyen dalıdır. Çocuk hukuku, özel hukuk, kamu hukuku, sosyal hukuk ve uluslararası hukukta

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013. Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013. Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013 Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi K. Ahmet Sevimli Kimdir? 1972 yılında İstanbul da doğdu. 1990 yılında Bursa

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1 VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ Enes SANAL Ankara, 2014 Giriş Siyasal iktidar ile din arasındaki ilişkiler, tüm çağlar boyunca toplumsal

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik Kavramı ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik kelimesi köken olarak Eski Yunan'a kadar gider. Etik evrensel olarak kabul gören kurallardır. Etik; doğruyla yanlışı, haklı ile haksızı, iyiyle kötüyü, adil

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA 1 Ders

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Dokuz Eylül Üniversitesinde etik kültürünü

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/15013 Karar No. 2013/4250 Tarihi: 01.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞAN- LARIN KIDEM İHBAR TAZMİNATI HAKLARININ İDARİ

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

kpss ezberbozan serisi VATANDAŞLIK SORU BANKASI Eğitimde

kpss ezberbozan serisi VATANDAŞLIK SORU BANKASI Eğitimde ezberbozan kpss serisi 2016 VATANDAŞLIK SORU BANKASI Eğitimde 29. yıl KOMİSYON KPSS EZBERBOZAN VATANDAŞLIK SORU BANKASI ISBN 978-605-318-362-4 Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul Okulöncesi Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzm. Dilek EROL SAHĐLLĐOĞLU MEB Öğretmenim Anaokulu Müdür Yardımcısı 1 Sunu Planı Okulöncesi Eğitimin Tanımı Okulöncesi Eğitimin Önemi Eğitim Hakkı Sayılarla Okulöncesi

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS YE NASIL ÇALIŞMALIYIZ KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS Matematik Dersine Nasıl Çalışılır MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA YOLLARI 1-Matematik Dersi çalışmaya başlamadan önce her

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ KAVRAMLAR Birey: Toplumun bir parçası olan ve kendine özgü

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

Esas Sayısı : 2015/60 Karar Sayısı : 2016/2

Esas Sayısı : 2015/60 Karar Sayısı : 2016/2 1) 27.3.2015 tarihli ve 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun un 7. maddesiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (n)

Detaylı

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS YE NASIL ÇALIŞMALIYIZ KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS Matematik Dersine Nasıl Çalışılır MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA YOLLARI 1-Matematik Dersi çalışmaya başlamadan önce her

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN Branş Analizi anayasa Bu yılın vatandaşlık soruları ÖSYM standardının dışına çok da çıkmayan, beklenen aralıkta sorular olmuştur. Soru dağılımları da ÖSYM nin özellikle son yıllarda belirlediği biçime

Detaylı

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr 1. HAFTA KIG126 Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK ekmelsulak@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 GİRİŞ Bilindiği üzere çalışanlar açısından 2 temel risk söz konusudur;

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK BAKANLAR KURULU Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

Eğitimin Toplumsal Temelleri. Yrd. Doç. Dr. Adnan BOYACI

Eğitimin Toplumsal Temelleri. Yrd. Doç. Dr. Adnan BOYACI Eğitimin Toplumsal Temelleri Yrd. Doç. Dr. Adnan BOYACI Eğitim Bir kavram olarak Bir süreç olarak Bir örgüt olarak EĞİTİM Bir sistem olarak Bir kavram olarak eğitim Bir kavram olarak eğitim Eğitim bireylerin

Detaylı

Prof. Dr. Münevver ÇETİN

Prof. Dr. Münevver ÇETİN Prof. Dr. Münevver ÇETİN LİDERLİKLE İLGİLİ TANIMLAR Yönetim bilimcilerin üzerinde çok durdukları kavramlardan biri de liderliktir. Warren Bennis in belirttiği gibi, liderlik, üzerinde çok durulan, yazılan

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

I- Anayasa ya Aykırılığı İtiraz Yoluyla İleri Sürülen Hüküm

I- Anayasa ya Aykırılığı İtiraz Yoluyla İleri Sürülen Hüküm I- Anayasa ya Aykırılığı İtiraz Yoluyla İleri Sürülen Hüküm Somut olayda Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa uygulanması söz konusu olan ve fakat Anayasa ya aykırı olduğu değerlendirilen hüküm 556 sayılı KHK

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir. Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

DANIġTAY BAġKANLIĞI NA

DANIġTAY BAġKANLIĞI NA DANIġTAY BAġKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir DAVACI : Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Yönetim Kurulu adına Hüseyin ŞEN ADRES : Öncebeci Mah. Umut Sk. No:50/4 Kolej/ANKARA DAVALI

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER SOSYAL PSİKOLOJİ

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER SOSYAL PSİKOLOJİ HEDEFLER İÇİNDEKİLER SOSYAL PSİKOLOJİ Sosyal Psikoloji Nedir? Sosyal Psikolojinin Çalışma Konuları Sosyal Etki Ve Uyma Davranışı Tutumlar Sosyal Psikolojide Temel Kuramlar PSİKOLOJİ Bu üniteyi çalıştıktan

Detaylı

POLİTİKA GÜNDEMİNİ BELİRLEYEN AKTÖRLER

POLİTİKA GÜNDEMİNİ BELİRLEYEN AKTÖRLER SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İşletme Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü SAĞLIK POLİTİKASI VE PLANLAMASI POLİTİKA GÜNDEMİNİ BELİRLEYEN AKTÖRLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Bölüm Hedefi *Bu derste; *Sağlık politikalarının

Detaylı