içindekiler MAYBİR den Bal Arılarında Kışlama ve Dikkat Edilecek Hususlar Nosema ceranae nin Arıcılıktaki Tıbbi Önemi Arı Ürünleri ve Apiterapi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "içindekiler MAYBİR den Bal Arılarında Kışlama ve Dikkat Edilecek Hususlar Nosema ceranae nin Arıcılıktaki Tıbbi Önemi Arı Ürünleri ve Apiterapi"

Transkript

1

2

3 M A Y B İ R 1 içindekiler MUĞLA İLİ ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ YAYIN ORGANIDIR DÖRT AYDA BİR YAYINLANIR Aralık 2013 YIL : 5 SAYI : 10 İmtiyaz Sahibi Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği Adına Yönetim Kurulu Başkanı Ziya ŞAHİN Yazı İşleri Sorumlusu Ziya ŞAHİN Editör ve Yayın Yönetmeni Vet. Hek. Sezai ERGİNOĞLU Haber ve Reklam Sorumlusu Gıda Müh. Yasin KIRGIZ Gıda Müh. Övgü FEREK Grafik - Tasarım Mürvet BALCI Baskı EFLAL MATBAASI Kazımkarabekir Cad. Koyunlu İşhanı 95/1A / ANKARA Tel : MAYBİR den Bal Arılarında Kışlama ve Dikkat Edilecek Hususlar Nosema ceranae nin Arıcılıktaki Tıbbi Önemi Arı Ürünleri ve Apiterapi Bal Bitkilerin Yaygınlaştırılması Yönetim Adresi Muslihittin Mh. Cemal Karamuğla Sk. No: 100 MUĞLA İletişim Bilgileri Tel: GSM: Fax: Kapak Fotoğrafı: Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği Not: Dergide yayınlanan bütün makalelerden yazarlar sorumludur. 22 Haberler 31 Duyuru - Yönetmelik 32 Özel Muğla Arıcılık Müzesi 36 Ihlamur

4 ARICININ SESİ 2 Ziya ŞAHİN Yönetim Kurulu Başkanı MAYBİR den 2014 Yeni bir yılda, yeni bir sayıda merhabalar sevgili meslektaşlarım. Yeni yıl, yeni umutlar demektir. Yeni yılda umutlarınızın gerçekleşmesini ailenize mutluluk ve huzur getirmesini ve arıcılık işletmelerinize de bereketler getirmesini dilerim. Ülkeler her geçen yıl insanlarının doğal beslenmeleri ve gıda güvenliği için aktif politikalar üretmektedirler. Ülkemizde de buna paralel çalışmalar yapılmaktadır. Geçtiğimiz yıl yapılan saha çalışmalarında güvenli gıda tüketiminin yaygınlaştırılması adına gıdalarda KARE KOD uygulaması kararlaştırılmıştır. Market raflarında satılan tüm gıdaların üretimden tüketime kadar olan tüm aşamaları izlenebilecektir. Bu uygulamanın içeriğindeki doğruları ve yanlışları tartışacak değiliz. Ancak; söz konusu gıdaların üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasındaki uçurumlarda kare kod bilgileri arasında yer alacak mı? sorusunu merak ediyoruz. Biz sadece arının kursağından çıkan arıcının ürettiği balın piyasaya hakim olması arzusundayız. Hedef kitlemiz tüketiciler ise, o insanların doğal beslenmesi de hedeflerimiz arasında ve bizlerin sorumluluk anlayışının bir gereği olmalıdır. Ülkemizdeki tüm arıcı meslektaşlarımızın bu sorumluluktan hiç ödün vermeden ürettikleri her damla balın arkasında duracaklarına inanıyorum. Çünkü; konunun ehemmiyetini 10 yıl öncesinden tespit ettik. Uyguladığımız AB projesinde doğal bal üretimi ve kesintiye uğratılmadan pazarlanması, fiyatımızla ve kalitemizle rekabet edebilmenin tüm koşuları bu projede uygulamalı olarak üreticilerimize aktarılmıştır.10 yıl öncesine dönüp uygulanan bu projede neler yapıldığına bakacak olursak; 1- Arıcılıkta her şeyin önünde gördüğümüz bal mumlarının analizleri yapılarak kullandırılmıştır, 2- Projedeki tüm işletmelerin kullandıkları alet ve ekipmanlar 304 kalite kromdan yaptırılmıştır. 3- Arıcılık işletmelerinde hijyen şartlar oluşturulmuştur, 4- Veteriner Hekimler ve Gıda Mühendisleri arı sağlığı ve bal konusunda ihtisas eğitimi aldırılarak arıcılarımıza danışmanlık yapmaları sağlanmıştır. 5- Proje süresince antibiyotik kullandırılmamıştır, sakıncaları ve zararları anlatılmıştır. Danışmanlarımız bire bir arıcılarımızla rehberlik etmişler. 6- Arıcılarımızın çocuklarına 6 hafta süreli ana arı, arı sütü, polen ve propolis eğitimleri verdirilmiştir. Bu projenin çıktılarına baktığımızda ise; 1- Üretilen ballar tekrar analizleri yapılarak piyasaya arz edilmiştir ve üreticilerimize analizin ne olduğu ve analizlemenin faydaları öğretilmiştir. 2- İşletme maliyetlerinin düşürümesi için, bal üretiminin yanında diğer arı ürünlerinin üretilmesinin de gerekliliği gösterilmiştir. 3- Naftalin kalıntısı o yıllarda arıcılığımızın en temel sorunuydu ve 5-6 yılda bu sorundan kurtulamayacağından söz edilmekteydi. Naftalin kalıntısı bu proje ile ilimiz arıcılığında 2 yıl gibi kısa zamanda bertaraf edilmiştir; bu arıcılarımızın azmidir. Arıcılarımız azmettikten sonra her şeyin üstesinden gelebileceklerini bu projede kanıtlamışlardır.

5 M A Y B İ R 3 Kısacası arıcılarımızın, güvenli bal üretimi konusunda üzerlerine düşen her sorumluluğun üstesinden geleceklerine inanıyorum. Tüketimde gıda güvenliği konusunda her türlü tedbirlerin alınması hususunda hemfikiriz ve birlikte çalışmalıyız. Ancak tüketicinin güvenliğine gösterilen hassasiyetlerin yarısı kadar üreticilerimize de gösterilmelidir ki, hedeflenen proje anlam kazansın. Üretici göz ardı edilmektedir. Üretici kendini güvende hissetmemektedir. Üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasında %300 fark var ise bir yerde bir adaletsizlik vardır. Bu adalet terazisi acilen düzeltilmelidir. Yılınız hayırlı, ürününüz bereketli olsun.

6 ARICININ SESİ 4 Bal Arılarında Kışlama ve Dikkat Edilecek Hususlar Yrd.Doç.Dr. Aziz GÜL Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü, Antakya-HATAY Bal arıları insanlar tarafından kovanlar içerisinde yetiştiriciliği yapılan evcil olmayan sosyal böceklerdir. İnsanlar tarafından kovan içerisine alınıp yetiştirilmeye başlamadan önce ağaç kovuklarında, kayalıklarda veya mağaraların iç kısımlarında kendine yaptıkları özel alanlarda yaşamlarını devam ettirmişlerdir. İnsanların kovan içerisinde yetiştirmeye başlamasıyla insanlar için çok önemli gelir kaynakları oldu, ancak hiçbir zaman evcilleşmediler. Oğul vermesi ile tekrar bu yaban hayatına kaldığı yerden devam eder. Bal arıları her türlü iklim koşullarına kendilerini adapte edebilen mükemmel böceklerdir. Dolayısı ile diğer hayvanlar gibi bal arıları da bulundukları ortama kendilerini zamanla adapte ederler. Müdahale edilmediği takdirde kendisi için en iyi olanı yapan bu mükemmel böcekler, insanlar tarafından yetiştirildiğinde de kendileri için en iyisinin yapılmasını beklerler. Dolayısı ile birer arıcı olarak onları iyi yönetebilme bilgi ve becerisine sahip olmalı ve onları bu yönde yönetmeliyiz. Bal arıları için kış aylarının dışındaki zaman dilimi çok fazla risk teşkil etmez. Ancak kış ayları bal arıları için ve dolayısı ile arıcılar için zorlu bir dönemdir. Bu dönemde arıcı bakımından sorumlu olduğu arıları için en iyisini yapmak durumundadır. Alınan bütün önlemlere rağmen kışın koloni kaybı azda olsa kaçınılmazdır. Ancak kışlama başarısı koloni kaybına göre belirlenir. Buna göre, ana arı kayıpları da dahil kış kayıpları % 0-5 arası çok iyi, % 10 ise beklenen değerdir. Koloni kayıplarının % 10 un üzerine çıkması arıcı için başarısızlık ve zarar demektir(genç, 1993; Doğaroğlu, 1999). Bir arı kolonisi, günler kısalmaya başladığında kışlama hazırlarına başlar. Bunun için öncelikle kış süresinde tüketeceği balı stoklarken diğer taraftan da koloniye genç bireylerin kazandırılmasını sağlar. Bu dönem arıcılıkta son derece önemlidir. Bu sebeple yaz döne-

7 M A Y B İ R 5 minde bal üretiminin yanında arılar koloniye çok miktarda polen de taşıyarak kolonide eski ve esmer peteklere depolar. Olası polen sıkıntılarında bal arıları bu polen stoklarını kullanarak genç bireyler yetiştirerek kışa emin olarak girerler. Aynı şekilde poleni (arı ekmeği) peteklere depolayarak kış döneminde veya erken ilkbaharda polen sıkıntısı olduğu durumlarda kullanırlar. Bal arılarında çevre sıcaklığının C altına düşmesi ile kış salkımı oluşturulur. Bu salkımın içindeki sıcaklık C, dışındaki sıcaklık ise 10 0 C civarında seyreder. Bu salkım esnasında bal arılarına sadece gerekli olan iki şey bal ve oksijendir. Bal arısı bu salkım esnasında balı tüketip kendisi için gerekli olan ısıyı üreterek ilkbahara sağlıklı bir şekilde çıkar. Bu esnada ortama bir miktar su ve karbondioksit verir. Bu sebeple kolonilerin bulunduğu alanların havalandırması iyi olmalı, bal arısı gerekli olan temiz havayı alabilmelidir. Bunun yanında kolonilerin bulunduğu yerler de rutubetli alanlar olmamalıdır. Çünkü koloni kayıplarının başlıca sebepleri arasında kovanlardaki yüksek rutubet,ana arı kaybı ve yetersiz baldır(genç, 1993; Doğaroğlu, 1999). Ülkemizde teknolojinin gelişmesi ile artık neredeyse tüm arıcılarımız ihtiyaç duyduğu bilgiye internet üzerinden ulaşmaktadırlar. Bu yüzden arıcılarımızın birçoğu sosyal paylaşım sitelerini veya kişisel web sayfaları üzerindeki forumlardan sorularını sormakta ve sorularına cevaplar bulabilmektedir. Aynı zamanda deneyimlerini tecrübelerini de paylaşarak arıcıların hangi nektar kaynaklarına gitmeleri yönünde rehberlik etmektedirler. Bütün bunların sonucu olarak sonbahar döneminde arılar polen ve nektar kaynaklarına taşınmakta ve teşvik şuruplaması da yapılarak kışlama öncesi arıların yapmakta oldukları hazırlıklara katkıda bulunmaktadırlar. İşte bu şekildeki koloni yönetimi sonucunda karşımıza başarılı ve profesyonel bir arıcılık sistemi çıkmaktadır. Ülkemizde yaygın bir şekilde yapılan gezginci arıcılık ile koloniler sonbahar döneminde özellikle Akdeniz kıyısı boyunca Hatay ili Samandağ ilçesinden başlayarak, Marmara Bölgesine kadar kıyı boyunca yoğun bir şekilde bulunan püren alanlarına taşınmakta ve kışlama öncesi koloniler kış dönemine hazırlanmaktadır. Sezonun iyi olduğu zamanlarda çok kaliteli püren balı da hasad edilebilmektedir. Ancak püren alanlarında arıcılar için bazı risklerde mevcuttur. Püren nektarı arıları şüphesiz çok cezbetmektedir. Özellikle koloniye taşınıp peteklere bırakıldıktan sonra fazla suyunun uçurulması esnasında arıları çok daha fazla cezbetmekte ve arıları yağmacılığa teşvik etmektedir. Özellikle çok sayıda koloninin bir arada olduğu arılıklarda veya yakın mesafedeki arılıklar arasında yağmacılık çok yaşanmakta bazen tüm kolonilerin kaybı ile sonuçlanmaktadır. Bu sebeple kolonilerin kışlama alanlarında da kışlamanın süresine göre arılıklar arasındaki mesafelere dikkat edilmeli ve bu şekilde olası yağmacılıkların önüne geçilmelidir (Genç, 1993; Doğaroğlu, 1999; Gül ve Sahinler, N. 2002). Kışlama öncesinde öncelikle yer olarak : 1. Kuzey rüzgarlarına kapalı, güneş alan yerler kışlama için belirlenmeli, 2. Gürültüye sebep olan yol ve fabrika gibi alanlardan uzak olmalı, 3. Sel ihtimali olan dere yatakları olmamalı, 4. Çatlak, kırık ve delik kovan değiştirilmelidir, 5. Kovanlar yerden en az cm yüksekte sehpalar üzerinde ve hafif öne eğik yerleştirilmeli, 6. Arılıklar arası mesafelere dikkat edilmelidir(genç, 1993; Doğaroğlu, 1999; Korkmaz, 2003). Arılık yeri dışında kolonilerde de gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Bunun için : 1. Kolonilerin ana arıları genç olmalı, yaşlı ana arılarla kışa girilmemeli, 2. Kolonilere kış yiyeceği olarak bal ve polenli petekler bırakılmalı, 3. Petekler tamamen balla dolu olmayıp alt yarılarındaki gözler boş olmalı, 4. Varroaya karşı ilaçlama yapılmış, varroa popülasyonu minimuma indirilmiş olmalı, 5. Kovan kapakları altına hava geçiren ve nem tutan maddeler konulmalı, 6. Bölme tahtası ile koloni bölünmeli ve kovan içi daraltılmalıdır(genç, 1993; Doğaroğlu, 1999; Korkmaz, 2003). Bal arıları kış salkımı oluşturduğunda ve kolonilerde yeterli miktarda bal stokları olduktan sonra mümkün oldukça kek vb. besin maddeleri ile beslenmemelidir. Hava sıcaklığının salkım sıcaklığına yakın olduğu zamanlarda yapılacak ek besleme ana arıyı yanıltıp yumurtlamasına sebep olabilir. Azda olsa atılan yumurtalardan çıkan larvaların beslenmesi için kolonideki bal ve polen stokları erkenden tükenebilir. Ayrıca kolonide oluşabilecek su ihtiyacından dolayı bal arıları mecburi olarak su kaynaklarına uçuşa başlar ve bu da arı kayıplarına sebep olur. Ege ve Akdeniz bölgeleri dışında yapılan arıcılık faaliyetlerinde ana arılar kış döneminde en az 3-4 ay yumurtlamamakta ve dinlenmektedirler. Ancak, Akdeniz ve Ege Bölgelerinde ana arılar 1 ay gibi çok kısa süre veya bazen de kış aylarının ılıman geçmesi ile hiç dinlenememektedirler. Dolayısı ile genç işçi arılarla kışa girmeyen kolonilerdeki kuluçkalık faaliyetlerinin devam etmesi işçi arıların yıpranmasına sebep olur ve buda erken ilkbaharda koloni kayıpları ile sonuçlanabilir. Hastalık ve parazit kontrolleri Koloniler kış hazırlanırken alınması gereken tedbirlerden bir diğeri hastalık ve parazitlerdir. Özellikle Varroa paraziti ile mücadele yıl boyunca yapılmalı ve kolonideki varroa populasyonu kontrol altında tutulmalıdır. Varroa mücadelesinde kullanılan ilaçlar her yıl değiştirilmeli ve varroa mücadelesinde kullanılan kimyasallara karşı oluşabilecek dirençler önlenmelidir. Varroa bilindiği gibi toplu iğne başı büyüklüğünde kahverengi olup larva hemolenfi ile beslenerek üreyebilmekte ve ergin arının kanı ile beslenerek yaşamaktadır. Varroa paraziti ergin arının kanı ile beslenmek için arının vücudunda delikler açarak arının kanı ile beslenmektedir. Bu beslenme arının direncinin düşürül-

8 ARICININ SESİ 6 mesi yanında, diğer arı hastalık etmenlerinin de vücuda girmesine ve arıda hastalık yapmasına sebep olmaktadır. Dolayısı ile iyi bir varroa mücadelesi kış kayıplarını önemli ölçüde azaltacaktır (Tutkun ve İnci,1992). Diğer dikkat edilmesi gereken hastalıklar ise Nosema ve Yavru çürüklüğü hastalıklarıdır. Yavru çürüklüğü hastalıkları zor tedavi edilebilen ve ihbarı zorunlu olan hastalıklar kategorisinde olduğundan daha çok koloniler imha edilmektedir. Bu sebeple bu hastalıkla ilgili olarak yılın her dönemi koloniler dikkatle kontrol edilmelidir. Ancak nosema daha çok sonbahar ve ilkbaharda rastladığımız bir hastalıktır. Dolayısı ile kışa hazırlık yapıldığı dönemde nosema hastalığı görülen kolonilere vakit kaybedilmeden ilaçlama yapılmalıdır. Bunun yanında ülkemizde son yıllarda görülen Nosema Cerenae ye de dikkat etmek gerekmektedir. Nosema cerenae bilinen Nosema apis e göre çok daha kısa sürede hızlı arı ölümlerine sebep olabilmektedir (Tutkun ve İnci,1992). Kovan içi parazit ve hastalıklar yanında kovan dışındaki eşek arısı, kızıl arı, arı kuşu, far e, karınca ve kirpi gibi zararlılara karşı da önlemler alınmalıdır. Çünkü bu zararlılar çok ciddi arı kayıplarına sebep olurlar ve arının biriktirmiş olduğu bal ve polen gibi kaynakları talan ederler. Özellikle sonbahar gibi kritik bir sezonda arı kaybının minimum olması gerekmektedir (Tutkun ve İnci,1992; Öncüer, C., K., Benlioğlu, 1998). Sonuç olarak bal arılarında kışlama önemli aşamalardan biri olup dikkat edilmesi gerekir. İlkbaharda başlayan yoğun çalışmaların ve beslemelerin aynı şekilde sonbaharda da yapılarak sağlıklı bir kışlama yapılması sağlanmalıdır. Yaz döneminde kolonilerin balı alındıktan sonra kendi başlarına bırakılmamalı, aksine aynı titizlikle kışa hazırlanmalıdır. Özellikle bal hasadında kuluçkalık alanda hasat yapılmaması başarılı bir kışlamanın ve ilkbahara güçlü bir koloni ile çıkmanın da ilk adımıdır. Kaynaklar Dogaroglu, M., Modern Aricilik Teknikleri, Anadolu Matbaa, Istanbul, 296s. Korkmaz, A, Arıcılık eğitim sunuları. Genç, F., Arıcılığın Temel Esasları, A.Ü. Ziraat Fak. Ofset Tesisi Erzurum Gül, A., Sahinler, N Hatay Arıcılıgının Yapısal Analizi Sorunları ve Çözüm Önerileri. III.Ulusal Zootekni Kongresi Ekim. Ankara. Öncüer, C., K., Benlioğlu, Bal Arısı Zararlıları Hastalıkları ve Zehirlenmeleri, Adnan Menderes Üniversitesi Yayınları Aydın. Tutkun, E., İnci, A Bal Arısı Zararlıları ve Hastalıkları. Demircioglu Matbaacılık, Ankara, s 156.

9

10 ARICININ SESİ 8 Nosema ceranae nin Arıcılıktaki Tıbbi Önemi Y.Doç.Dr.Mustafa Necati MUZ Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Bal arılarının vücut ve bacak yapısı, üremesi sadece dışarıdan gelecek çiçek tozuna bağlı, az miktarda polen üreten bitkileri döllemek için özelleşmiştir. Benzer şekilde arıcılarımız da kolonilerini sağlıklı olarak yönetebilmek için bilim adamları ve üretici birliklerinin çabalarıyla özelleşmektedir. Bu noktada bitkiler ve arılar ile çiftçiler ve arıcılar da birbirini tamamlayan doğal yaşam ve iş ortaklardır. Ancak arıların zarar görmesi bitkisel üretimin ve Türkiye ekonomisinin de zarar görmesi demektir. Son yıllarda arıların zamansız olarak ve toplu halde ölmesi arıcıların altından kalkamadığı en büyük sağlık problemi haline gelmiştir. Bu nedenle arıların beklenmedik şekilde azalması veya ortadan kaybolması hakkında yeni tıbbi araştırmalar yapılmaktadır. Arı sağlığını tehdit eden farklı nedenler arasında yeni nesil ishalsiz nosema, varroa ve virüsler başta gelmektedir. Bunların dışında zirai zehirlere bağlı olarak bildirilen kayıplar da bulunmaktadır. Nosema, hastalığa neden olan dayanıklı nosema sporları ile bal, bal mumu, kek, şerbet, yağmacılık, çerçeve aktarımı, bölme yapma, oğul alma ve ticari ana arılar ile kolayca bulaşarak yayılabilmektedir.bu nedenle nosemosis den korunma en az tedavi kadar önemlidir. Klasik ya da eski tip nosema arıcılar tarafından ishal belirtisi ile kolayca fark edilebiliyordu. Ancak yeni nesil nosema ya bağlı olarak gelişen hastalık arıcılar tarafından fark edildiğinde hastalığa bağlı doku hasarı genellikle geriye dönüşümsüz ve oldukça ilerlemiş olduğundan tedavi için geç kalınmıştır. Nosema ceranae ile hastalanan arıların barsak hasarını ve yenilenmeyi kontrol eden bazı

11 M A Y B İ R 9 genlerinde baskılanma olmaktadır. Bu durumda barsak dokusu yenilenemeyerek kolonilerde kısa sürede ve hızla ölüm görülmektedir. Nosema ceranae ile hastalanan kolonilerdeki arılar daha fazla sıklıkta uçmakta (doğal temizlenme içgüdüsü) sonuç olarak yaşam süreleri hasta olmayan arılara göre daha kısa dönemde ve hızla sonlanmaktadır. Nosema ceranae ile hastalanan ana arıların hormon seviyelerinde ve davranış fizyolojisinde anormal değişimler şekillenmekte ve nosemosis e bağlı supersedure (ana arı kaybı) gerçekleşmektedir. Bu durumda nosema hastalığı koloni yönetimini doğrudan etkilemekte, anasız kalan kolonilerden beklenen verim alınamamakta, nektar akımında 45 gün önce planlanması gereken genç nüfus üretimi gerçekleşememektedir. Mücadelede kullanılan Fumagilline etken maddesi, eski nosema yani Nosema apis i etkisiz hale getirerek yerine daha zararlı yeni tür olan Nosema ceranae nin geçmesine yol açmıştır. Koloni kayıplarındaki tıbbi rolü belirginleşen yeni nesil nosema dan korunma ve tedavi amacıyla kullanılan ruhsatlı tıbbi metot lar ise henüz yeterli değildir. Türkiye de bu hastalığa karşı ruhsatlı olarak satılan çok az ürün bulunmaktadır. Bu ithal ürünlerin de yeterince ekonomik olmaması bir dezavantajdır. Nosema ceranae ya bağlı nosemosis tablosunda arıcıların ilk akla gelen ilaç olarak kullandıkları fumagilline etken maddeli ithal preparatlardır. Son yıllarda bu hastalığın giderek yaygınlaşması ilacın etkinliğinde azalma ya da direnç gelişimi hakkında olasılıklar doğurmaktadır. Bu nedenle nosemosis mücadelesi için alternatif bir metod ivedi olarak geliştirilmelidir. Bal arılarının nektarı bala dönüştürmesi mayalanma ile gerçekleşir. Bu esnada oluşan bazı maddeler (glukonik asit, hidrojen peroksit) bala hafif asidik özellik verir, bozulmayı önler, bakteri ve küflerin aktif çoğalmalarına karşı koruma sağlar. Böylece üretimin bu seviyesindeki kovan içi hijyen korunur. Ancak Nosema ceranae ve zirai zehirlere bağlı ilaç kalıntıları yukarıda anlatılan düzeni yani kovan içi hijyeni bozar ve kolonilerdeki çöküş sürecini hızlandırır. Bu durumun en güzel çözümü usulüne uygun göçer arıcılığı arttırarak, kolonilerin farklı türden daha zengin polen çeşitleri ile beslenmesini sağlayarak, arıların bağışıklık sistemi ve fermentasyon enzimlerinin daha fazla sentezlenmesini desteklemektir. Göçer arıcılık koloniler arasındaki genetik alışverişi arttırarak farklı türdeki kalıtsal özelliklerin paylaşılmasını dolayısıyla dış etkenlere karşı daha dayanıklı olmayı sağlar. Ayrıca endemik bitkilerdeki çeşitliliğin devamı da göçer arıcık ile doğru orantılıdır.

12

13 M A Y B İ R 11 Muğla Yöresi Kızılçam Ormanlarında Çam Balı Üretiminin Sürdürülebilirliği ve Karşılaşılan Sorunların Giderilmesi Projesinde Sona Gelindi Prof.Dr. Mustafa AVCI Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi nin katılımı ve destekleriyle yürütülmekte olan Muğla Yöresi Kızılçam Ormanlarında Çam Balı Üretiminin Sürdürülebilirliği ve Karşılaşılan Sorunların Giderilmesi başlıklı proje 2014 ün ilk aylarında tamamlanacaktır. Nisan 2013 de başlanan proje çalışmaları yoğun arazi çalışmaları, arıcılığın önemli olduğu köy ziyaretleri ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğü nde yapılan değerlendirme çalışmaları ile gerçekleştirilmiştir. Proje, MAYBİR tarafından özellikle son zamanlarda artarak devam eden, arıcıların orman idaresi ile yaşadığı sorunların çözümüne önemli katkı sağlamıştır. Bu vesileyle arıcı ile ormancı bir araya gelmiş ve sorunları tartışarak çözüm üzerinde büyük ölçüde hemfikir kalınmıştır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü nün üst yönetimi de sorunların çözümü konusunda kolaylaştırıcı olmuş ve taşra teşkilatlarından bu hususta daha yapıcı olmalarını istemiştir. Arıcılık faaliyetlerinin daha düzenli yapılabilmesi ve ormanların sağlıklarının devamı çerçevesinde bal üretiminin yapılabilmesi için ormanlık alanlarda hangi teknik ve idari sorunların var olduğu ve bunların nasıl giderileceği tüm tarafların katılımı ile 25 Eylül 2012 tarihinde Köyceğiz-Sultaniye de gerçekleştirilmiştir. Özellikle yeni yapılan orman amenajman planlarında basralı alanlara yönelik hangi uygulamaların yapılacağı, planlamanın nasıl olması gerektiği ve alınacak diğer tedbirler kapsamlı olarak tartışılmış ve elde edilen sonuçların uygulamaya aktarılması sağlanmıştır. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ne bağlı Muğla ili sınırları içinde bulunan 10 adet Orman İşletme

14 ARICININ SESİ 12 Müdürlüğü nün Orman Amenajman Planlarının yıllarında yenilenecek olması ve orman idaresinin bu kapsamda planlama heyetlerinin arazi çalışmaları sırasında Çam Pamuklu Koşnili nin varlığına ilişkin envanter karnelerinde yer vermesi projenin oldukça iyi sonuçlara ulaşmasını sağlamıştır. Bu kapsamda araziden elde edilen verilerin analizi yapılmış, Muğla ilindeki basralı alanlar tespit edilmiş ve bunların haritaları üretilmiştir. Böylelikle güncel olarak basralı alanların durumu ortaya konulmuştur. Bu veriler ve haritaların üzerinde yapılan çalışmalarla basralı alanların bakı, eğim, yükselti, meşcere çağ sınıfları, kapalılık, bonitet, yaş sınıfları açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. İl genelindeki maden ve taş ocakları basralı alan haritasına işlenerek başaralı sahalar üzerinde bu açıdan herhangi bir tehdit olup olmadığı incelenmiştir. Bal veriminin doğrudan hava halleri ile ilişkili olduğu göz önünde tutularak özellikle mayıs-ekim aylarını kapsayan dönemdeki meteorolojik veriler geçmiş yıllara doğru bal üretim miktarları ile ilişkiye getirilmiştir. Proje kapsamında çam balının üretildiği köylerin büyük bir bölümünde arıcılar ile anket ve mülakatlar yapılmış, arılıklar gezilmiştir. Bu kapsamda 143 arıcı anket çalışmalarına katılmıştır. Ayrıca konunun diğer bir ilgi grubu olan ormancılık teşkilatı çalışanlarına da anket uygulaması yapılmış ve 65 teknik personel anket çalışmasına katılmıştır. Projede arazi ve büro çalışmaları tamamlanmış ve proje sonuç raporunun yazımına başlanmıştır. Sonuç olarak 2014 ün ilk aylarında proje tamamlanmış olacaktır. Dergimizin önümüzdeki sayılarında okuyuculara daha detaylı bilgiler verilecek ve sonuçlar paylaşılacaktır.

15

16 ARICININ SESİ 14 Arı Ürünleri ve Apiterapi Yrd. Doç. Dr. Özgür CEYLAN Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Ula Ali Koçman M.Y.O. Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Arıcılık Programı Günümüzde kullanılan sentetik ilaçların yan etkilerinin olması ve hastalık etmenlerinin bu ilaçlara karşı direnç kazanması, insanları doğal ilaç olarak bilinen ürünlerin tüketimine yönlendirmiştir. Bu doğal ürünler arasında en yaygın olarak kullanılanlardan birisi de arılardan elde edilen ürünlerdir (1,2). Bal, polen, arısütü, arı zehri ve propolis ile hastalıkların önlenmesi veya iyileştirilmesi için uygulanan tedavi yöntemlerine denilmektedir. Arı ürünleri ile uygulanan tedavi yöntemleri öncelikle Uzakdoğu ülkelerinde başlamış ve dünya genelinde hızla yaygınlaşmıştır (2). Hastalıkları yalnızca arı ürünleriyle tedavi eden klinikler ve apiterapi merkezleri ise başta Japonya olmak üzere, Asya ülkeleri, Amerika, Kanada gibi ülkelerde gün geçtikçe artmaktadır (3). Arı ürünleri üretim merkezlerinden biri sayılan ülkemiz, 4.2 milyon arı kolonisi varlığı, 67 bin ton bal ve 3 bin 500 ton bal mumu üretiminin yanı sıra 11 milyon dolar değerinde arıcılık ürünü dış satımı ile arıcılığın güçlü olduğu ülkeler arasında yer almaktadır. Ancak ülkemizde apiterapi ile ilgili çalışmalar çok yeni olup hala bir apiterapi merkezi bulunmamaktadır (4). Balın hastalıklarda tedavi edici olarak kullanımı Hipokrat zamanından beri bilinmektedir (2). Bunun yanı sıra Eski Mısırlıların; cerrahi pansumanda, göz iltihaplarının tedavisinde balı kullandıkları, Çinlilerin ve Hintlilerin de; çiçek hastalığının yayılmasını önlemede hasta vücudunu bal ile kapladıkları bilinmektedir. Orta çağda, yara ve yanıkların bal ile tedavi edilmesi, kulak iltihabında; kulağa balın akıtılması, difteri vakalarında; çocukların ağız ve boğazlarına balın sürülmesi ilginçtir. Balın, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve nekahat dönemindeki hastaların çabuk toparlanmasına yardımcı olduğu da belirlenmiştir (5). Balın bu özelliklerinin ortaya konulduğu birçok bilimsel çalışma yapılmış olmakla birlikte günümüzde de bu konuda çalışmalar devam etmektedir. Örneğin Aksoy ve Dığrak 2006 yılında Bingöl İli ve çevresinden topladıkları bal ve propolis ekstraktlarının gram negatif (-) ve gram pozitif (+) bakterilere karşı antibakteriyal, mantarlara karşı da antifungal aktivitelerinin olduğunu bildirmişlerdir (6). Türkmen ve ark. ları ise 2006 yılında balda bulunan çeşitli flavonoid ve fenolik asitlerin antioksidan özellik taşıdıklarını bildirmişlerdir (7). Ghapanchi ve ark. larının 2011 yılında İran da yaptıkları çalışmada balın %5 ve daha yüksek konsantrasyonlarının uçuk etkeni olarakta bilinen Herpes simpleks (HSV1) virüsüne karşı etkili olduğu belirlenmiştir (8). Nasar ve ark. ları 2011 yılında balın diş hekimliğinde kullanımına dair araştırmaların yaygınlaşmakta olduğunu, balın oral patojenleri azaltarak diş plağı oluşumunu azalttığı ve diş biyofilm birikmelerini kontrol altına alabileceğini bildirmişlerdir (9). Balın antibakteriyal, antibiyofilm, antioksidan ve sitotoksik etkilerini ortaya koyan bir çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Biyoloji Bölümü nde yapılmış olup çalışma 43. Uluslararası Arıcılık Kongresinde (Apimondia 2013) tarafımızdan başarıyla sunulmuştur (10). Bal kullanımının yanı sıra polenin de insanlar tarafından tüketilmesi Eski Çin, Pers, Mısır ve Yunanlılara kadar uzanmaktadır. Hatta polen tüketiminden Babiller in kutsal kitaplarında ve Çin yapıtlarında bahsedilmektedir (11). Polen ile yapılan bilimsel çalışmalara aşağıda örnekler verilebilir. Polenin sağlık konusunda en önemli etkisi kronik prostat hastalığı ile ilgilidir. Polen ekstreleri

17 M A Y B İ R 15 prostat hücrelerinin büyümesini engellemektedir. Kronik prostatta polen ekstreleri ile sonuç almak için tedaviye en az üç ay devam edilmesi gerektiği belirtilmiştir (6). Snowdon ve ark. ları 1996 yılında arı poleninin kuvvetli bakteri öldürücü etkiye sahip olduğunu ve enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırdığını bildirmişlerdir (12) yılında Özcan ve ark. ları yapmış oldukları çalışmada arı poleninin metanol ekstraktlarının %5 konsantrasyonda fungus gelişimini inhibe ettiğini ortaya çıkarmışlardır (13). Morais ve ark. ları ise 2011 yılında Portekiz de bir doğal parkın 5 farklı bölgesinden balarası poleni toplamışlar ve bu polenlerin antimikrobiyal ve antioksidan aktiviteye sahip olduklarını bildirmişlerdir (14). Günümüzde bal ve polenin yanı sıra apiterapide yaygın kullanım alanına sahip bir diğer arı ürünüde propolis tir. Propolis ilk olarak Yunanlılar tarafından doğal bir antibiyotik olarak kullanılmıştır. Yaşadığımız yüzyılda bu değerli ürünün antibakteriyel, antifungal, antiviral, antienflamatuar, antiülser, lokal anestezik, antitümör, bağışıklık uyarıcı gibi biyolojik aktivite göstermesi; tıp, apiterapi, beslenme ve biyokozmetik alanında kullanımını yaygınlaştırmıştır (2). Yapılan çalışmalarda, sinir hastalıkları ve mide ülseri tedavisinde hiç bir yan etkisi olmadan, olumlu sonuçlar elde edilmiştir (6). Propolisin merhem biçimi, bugün Rusya daki yanık ünitelerinde kullanılmaktadır. Propolisin arpacık, kornea ülseri, gözlerde allerjik kaşıntı gibi göz hastalıklarında da tedavi edici özelliği bulunduğu bildirilmiştir. Saf olarak çiğnenmesi, dişeti çekilmelerinin ve ağız içi yaralarının tedavisinde yardımcı olmaktadır. Deniz yosunu olan agarla karıştırılarak elde edilen propolis jelleri, dişeti hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır (6). Park ve ark. ları 1998 yılında diş çürümelerine sebep olan Streptococcus mutans üzerine propolisin etkisini araştırmışlar ve Brezilya nın çeşitli bölgelerinden temin edilen propolisin Streptococcus mutans gelişimini durdurduğunu bildirmişlerdir (15). Kartal ve ark. ları 2003 yılında Türkiye de Kazan ve Marmaris bölgesine ait propolis örneklerinin çeşitli hastalıkların etkeni olan patojen bakterilere karşı etkili olduğunu bildirmişlerdir (16). Buna benzer bir çalışmayı Popova ve ark. ları 2005 yılında yapmış olup bu çalışmada da Türkiye nin farklı bölgelerinden toplanmış 21 adet propolisin antimikrobiyal aktivite gösterdiğini rapor etmişlerdir (17). Sönmez ve ark. larıda 2005 yılında ülkemizden altı propolis örneğinin antimikrobiyal ve antifungal etkiye sahip olduklarını bildirmiş ve aynı çalışmada dişeti rahatsızlıklarının tedavisinde bu propolis örneklerinin düşük konsantrasyonlarda güvenli bir şekilde kullanılabileceğini bildirmişlerdir (18). Arslan ve ark. ları 2012 yılında yaptıkları çalışmada çeşitli propolis ekstraktlarının diş plağı oluşumunda etkili olan Streptococcus mutans UA159 ve Streptococcus sobrinus 6715 bakterileri üzerinde yüksek antimikrobiyal aktivitesi olduğunu gözlemlemişlerdir. Elde ettikleri sonuca bağlı olarak propolisin diş çürüğünün engellenmesinde önemli etkiye sahip olduğunu bildirmişlerdir (19). Gülçelik ve ark. ları ise 2012 yılında propolisin BCPAP (insan papiller tiroid kanser) hücrelerinde azalmaya neden olduğunu rapor etmişlerdir (20). Piccinelli ve ark. ları 2013 yılında yaptıkları çalışmada Kuzey Cezayir den topladıkları propolislerin yüksek polifenol içerdiklerini ve bu nedenle yüksek antioksidant aktiviteye sahip olduklarını bildirmişlerdir (21). Bu konuda Muğla Bölgesinden toplanan propolis örneklerinin antibakteriyal ve antioksidan aktivitelerinin ortaya konulduğu bir çalışmada yine Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Biyoloji Bölümünde tarafımızdan yapılmış ve Muğla yöresine ait propolis örneklerinin yüksek antibakteriyal ve antioksidan etkileri bu çalışmada ortaya çıkarılmıştır (22). Arı sütü ile ilgili bilimsel araştırmalar çoğunlukla arı sütünün antitümör aktivitesi ve kanser tedavisi üzerinde yoğunlaşmıştır. Gordon ve ark. ları yapmış oldukları çalışmada arı sütünde bulunan farklı hidroksidekonoik asitlerin antitümör aktiviteye sahip olduğunu bildirmişlerdir (23). Ülkemizde Çukurova Üniversitesinde bu konuda yapılan bir çalışma sonucuda lösemi, lenf bezi kanseri ve karaciğer kanseri olan 4-7 yaşları arasındaki sekiz çocukta kahvaltıdan önce 1 g/gün dozda alınan arı sütünün kanda lökosit (beyaz küre), parçalı lökosit ve lenfositlerin sayısını dikkat çekecek derecede artırdığını, çocukların genel durumlarının düzeldiğini ve kilo aldıklarını göstermiştir (24).Yıldız ve Umudum ise, 2000 yılında yapmış oldukları çalışmada arı sütünün kandaki kolesterol düzeyini düşürdüğünü rapor etmişlerdir(39). Oka ve ark. ları 2001 yılında yapmış oldukları çalışmada farelere günde 1g/kg dozda ağızdan verilen arı sütünün alerjik reaksiyonları engellediğini bildirmişlerdir (25). Önal ve ark. ları Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Ziraat Fakültesi nde 2005 yılında geliştirilen bir projede tüp inek üretiminde arısütünü kullanmışlar ve embriyo üretimi aşamasında başarılı sonuçlar elde etmişlerdir (26). Morita ve ark. ları 2012 yılında yaptıkları çalışmada düzenli olarak 6 ay boyunca arı sütü verilmiş kişilerde eritrosit ve glikoz toleransında artış ve zihinsel iyileşme rapor etmişlerdir (27). Arı zehrinin de insan bağışıklık sistemini uyarması ve birçok hastalığa iyi gelen sonuçlar vermesi sonucu üretimi ve tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır.

18 ARICININ SESİ 16 Arı zehiri tıpta romatizma, bel ve adale ağrısı, eklem ve sinir iltihaplarının tedavisinde kullanılmaktadır. Ayrıca, atar damarlardaki kan akışının hızını değiştirmekte, kanı sulandırmakta ve pıhtılaşmayı önlemektedir. Bu da kalp hastalığı ve yüksek tansiyon riskini azaltmaktadır (6). Orsolic ve ark. ları 2003 yılında; arı zehrinin olası tümör büyümesi ve metastaz süreçlerini durdurucu etkileri in vivo ve in vitro olarak araştırmışlar ve çalışma sonucunda arı zehrinin anti-tümör etkinliğinin, bileşenlerinin tümör hücreleriyle doğrudan temasına bağlı olabileceğini bildirmişlerdir(28). Gajski ve Garaj-Vrhovac, 2011 yılında yapmış oldukları çalışmada ise arı zehrinin insan lenfositleri üzerindeki sitogenotoksik etkisini çalışmışlar ve zamana ve doza bağlı olarak arı zehrinin hücre yapısının tedavisi için kullanılabileceğini bildirmişlerdir(29). Yapılan bu çalışmalar, sonuç olarak apiterapinin gün geçtikçe daha çok önem kazanacağını göstermektedir. Buna bağlı olarak apiterapide kullanılan bu arı ürünlerinin de değerinin artacağı, bal yanı sıra polen, propolis, arısütü ve arı zehri üretiminin de önem kazanacağı görülmektedir. KAYNAKLAR 1) Molan P.C.,1999. The role of honey in the management of wounds. Journal of Wound Care, 8(8), ) 3) Hamdy, M. H., El-Banby, M. A., Khakifa, K. I., Gad, E. M., 1989, The antimicrobial effect of honey in the management of septic wounds In Proceedings of the Fourth International Conference on Apiculture in Tropical Climates, Cairo, Egypt, 6-10 November ) Fıratlı, Ç., Genç, F., Karacaoğlu, M., Gençer, H.V., Türkiye Arıcılığının Karşılaştırılmalı Analizi Sorunlar- Öneriler, Türkiye Ziraat Mühendisliği V. Teknik Kongresi Ocak 2000, Ankara, ) Yücel, B., 2004, E.Ü. Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü, Ege Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi, Apiterapi; Arı Ürünlerinin İnsan Sağlığı Üzerindeki Önemi 6) Aksoy, Z, Dığrak, M., 2006, Bingöl Yöresinde Toplanan Bal ve Propolisin Antimikrobiyal Etkisi Üzerinde in vitro Araştırmalar, Fırat Üniv. Fen ve Müh. Bil. Dergisi. 18 (4), ) Turkmen, N., Sari, F., Poyrazoğlu, E. S., Velioglu, Y. S. 2006, Effects of prolonged heating on antioxidant activity and colour of honey, Food Chemistry 95, ) Ghapanchi, J., Moattari, A., Tadbir, A. A., Talatof, Z., Shahidi, S. P., Ebrahimi, H., 2011, The In Vitro Antiviral Activity of Honey on Type 1 Herpes simplex Virus, Australian Journal of Basic and Applied Sciences, 5(12): ) Nassar, H.M., Li, M., Gregory, R.L Effect of Honey on Streptococcus mutans Growth and Biofilm Formation. Applied and Environmental Microbiology, 78(2), ) Ceylan, Ö., Uğur, A., Isıloğlu, M., Özcan, F. Evaluation of the antibacterial, antibiofilm, antioxidant and cytotoxic effects of some Turkish honeys. XXXXIII International Apicultural Congress (Apimondia 2013), p. 71, 29 September-4 October, Kiev, Ukrayna, ) Elkins, R., 1996, Bee Polen Royal Jelly Propolisand Honey, Woodland Publishing, London, 32 p. 12) Snowdon, J.A., Cliver, D.O., 1996, Microorganisms in Honey, International Journal of Food Microbiology, 31: ) Özcan, M., Ceylan, A., Ünver, A., Yetişir, R., 2003, Antifungal Effect of Pollen and Propolis Extracts Collected from Different Region of Turkey, Uludağ Arıcılık Dergisi, 3: ) Morais,M., Moreira, L., Feas, X., Estevinho, L.M., 2011, Honeybee-collected pollen from five Portuguese Natural Parks: Palynological origin, phenolic content, antioxidant properties and antimicrobial activity, Food and Chemical Toxicology, 49: ) Park, Y.K., Koo, M.H., Abreu, J.A.S., Ikegaki, M., Cury, J.A., Rosalen, P.L., 1998, Antimicrobial Activity of Propolis on Oral Microorganism, Current Microbiology, 36: ) Kartal, M., Yıldız, S., Kaya, S., Kumrucu, S., Topçu, G., 2003, Antimicrobial activity of propolis samples from two different regions of Anatolia, Journal of Ethnopharmacology, 86: ) Popova, M., Silici, S., Kaftanoglu, O., Bankova, V., 2005, Antibacterial activity of Turkish propolis and its qualitative and quantitative chemical composition, Phytomedicine, 12(3): ) Sönmez, Ş., Kırılmaz, L., Yücesoy, M., Yücel, B., Yılmaz, B., 2005, The effect of bee propolis on oral pathogens and human gingival fibroblasts, Journal of Ethnopharmacology, 102: ) Arslan, S., Silici, S., Perçin, D Antimicrobial activity of poplar propolis on mutans streptococci and caries development in rats, Turk J Biol, 36, ) Gülçelik, N., Zeybek, D., Kaymaz, F., Gencay, Ö., Salih, B., Asan, E., Sorkun, K., Usman, U., 2012, Antitumor Activity of Propolis on Differentiated Cancer Cell Lines, Medicine Science 1(4): ) Piccinelli, A.L., Mencherini, T., Celano, R., Mouhoubi, Z., Tamendjari, A., Aquino, R.P., Rastrelli, L., 2013, Chemical Composition and Antioxidant Activity of Algerian Propolis, J. Agric. Food Chem, 61 (21): ) Isıloğlu, M., Ceylan, Ö., Uğur, A. Antibacterial and Antioxidant Activity of some Turkish propolis. XXXXIII International Apicultural Congress (Apimondia 2013), p. 330, 29 September-4 October, Kiev, Ukrayna, ) Gordon, F., Townsendi, J.F., Hazlett, M.B., 1959, Activity of 10-Hydroxydecenoic Acid from Royal Jelly against Experimental Leukæmia and Ascitic Tumours, Nature, 183: ) Kattanoğlu, O., Tanyeli, A., 1997, The use of royal jelly during treatment of childhood malinnancies. Bee Products, Propeties, applications and apitherapy. Edited by Avshalom Mizrahi and Yaacov Lensky., Plenum Press, New York, pp ) Yıldız, L., Umudum, Z., 2000, Arı Sütünün Serum Kolesterol ve Trigliserid Seviyeleri Üzerine Etkisi, T Klin J Med Sci, 20: ) Onal, A.G., Kuran, M., Tapki, I., Sirin, E., Gorgulu, O., 2005, Honeybee, royal jelly: an alternative source to serum for in vitro maturation of ovine oocyte, Book of Abstracts of the 56th Annual Meeting of the European Association for Animal Production, Samsun, p ) Morita, H., Ikeda, T., Kajita, K., Fujioka, K., Mori, I., Okada, H., Uno, Y., Ishizuka, T., 2012, Effect of royal jelly ingestion for six months on healthy volunteers, Nutrition Journal 11:77. 28) Orsolic, N., Sver, L., Verstovsek, S., Terzic, S., Basic, I., 2003, Inhibition of mammary carcinoma cell proliferation in vitro and tumor growth in vivo by bee venom, Toxicon, 41:7, ) Gajski, G., Garaj-Vrhovac, V. 2011, Bee venom induced cytogenetic damage and decreased cell viability in human white blood cells after treatment in vitro: A multi-biomarker approach, Environmental Toxicology and Pharmacology 32:

19

20

21

22 ARICININ SESİ 20 Bal ÜRETİCİDEN KÖŞESİ Bitkilerin Yaygınlaştırılması Zafer PEKÇEDENÖZ (Kızılyaka-Ula) Hepimiz evlerimizin bir bölümünde çiçek yetiştiriyoruz, bunu yaparken bu tür ballı bitkiler tercih edersek arıcılığa da katkı sağlamış oluruz ve bunların şifalarından faydalanabiliriz. Çay yapmak veya baharat olarak yemeklerde kullanmak sureti ile. Sezon bitti ve hepimiz sıcak yuvalarımıza döndük. Umarım bereketli bir sezon olmuştur, umarım her arıcı sağ salim mutlu yuvasına dönebilmiştir. Meşakkatli ve zor bir sezonun ardından artık iyisi ve kötüsü ile geçmiş sezonu ardımızda bırakıp gelecek yeni sezona ve gelecek bahara umutla bakmalıyız. Hiç zaman kaybetmeden arıların kış bakımlarına ve yeni sezonun hazırlıklarına başlamalıyız. Yeni sezonun yapı taşlarını kış aylarında oluşturup olgunlaştırmalıyız. Her şeyden önce bizi en çok zorlayan ve en yüksek gider kalemini oluşturan etkenleri nasıl azaltabiliriz? bunları çok ciddi bir şekilde düşünüp, bu etkenleri azaltmak veya tamamen kaldırmak için gerekli çalışmayı başlatmalıyız. Arıcı camiasını en çok sıkıntıya sokan arıyı taşıma telaşı ve masrafıdır. Ayrıca arıyı taşırken çok büyük risklere de giriyoruz. Bilindiği üzere, arı taşıyan araçların yaptığı kazalarda, kazalardan çok, arı sokması sonucu ölümler olmaktadır. Bunun haricinde son yapılan zamlardan sonra mazotun ve LPG nin geldiği nokta malumdur. Öyleyse arıyı yakın yerlere götürerek veya hiç yerinden kaldırmadan (bu yöreye göre farklılık gösterebilir) arıcılık yapmanın çözüm yollarını aramalıyız. Bu olmaz demeyin, yabancı ülkelerde başarılmış örnekleri var. Bu konuda Çevre ve Orman Bakanlığının başlattığı Bal Ormanları Projesi var zaten ve belli köylerde bu çalışmalar yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor. Ayrıca MAYBİR in de katkılarıyla Ula ilçemizin Karabörtlen Köyünde yer alan Devlet Fidanlığında çok uygun fiyata ballı bitkiler satılmaktadır.(örneğin; Demir Ağacı) Burada bizlere düşen görev, herşeyi Bakanlıktan veya Birliklerden beklemek yerine hemen harekete geçip Ben ne yapabilirim? demesi olmalıdır. Ben şahsen yürüyüş yaptığım güzergahlar üzerinde bulunan bitkilerin tohumlarını alıp yolların ve derelerin kenarlarına dağıtıyor ve yayılımını kolaylaştırıyorum. Bizim bölgemizde bulunan Hayıt ve Karaçalı bitkileri bal verimi açısından lokomotif bitkilerdendir. Şu anda dallarının üzerinde tohumları var ve bunları dallardan sıyırmak sureti ile bir poşete doldurup bitkinin dere kenarlarında ve toprak yol kenarlarında çoğalmasını sağlıyabiliriz. Ayrıca Karaçalı bitkisi dikenli olmasından dolayı arazilerde çit bitkisi olarak da çok uygundur. Araziye domuz gibi zararlı yaban hayvanlarının girmesini engellemek için uygun olabilir. Geçenlerde Devlet Fidanlığının kurucularından Ramazan Yaşar bey ile Karabörtlen deki Devlet Fidanlığını gezdik. Bu konularda kültür ve bilgi birikimi olan birisi olarak bana fidanlıkta yeni oluşturulan tıbbi bitkiler bölümünü gezdirdi. Bu bölümde çiğdem, zambak, pepino, oğul otu, lavanta, gazanya, at kuyruğu, kara hindiba, bal arısı orkidesi, dev orkide, beyaz zambak ve daha birçok hem insan sağlığına iyi gelen tıbbi özellikleri olan hem de arı açısından bal verimi yüksek bitkiler dikilmiş. Burada bunlar çelikleme ve tohum alma yöntemleri ile çoğaltılmakta olup çok yakında satışa sunulacaktır. Bir kısmının satışına başlanmış bile. Hepimiz evlerimizin bir bölümünde çiçek yetiştiriyoruz, bunu yaparken bu tür ballı bitkiler tercih edersek arıcılığa da katkı sağlamış oluruz ve bunların şifalarından faydalanabiliriz. Çay yapmak veya baharat olarak yemeklerde kullanmak sureti ile. Ayrıca Libya Çimi diye bir bitki var, bu ot sarmaşık türü şeklinde yere saçak atarak çoğalıyor ve yayılıyor. Bu ot on ay çiçekte

23 M A Y B İ R 21 kalıyor ve bal verimi yüksek ayrıca arsız bir tür ve sulama ihtiyacı yok. Bu bitkiyi de fidanlıkta bulabilirsiniz. Boş fakat verimli arazileriniz var ise kekik türleri; özellikle Datça Kekiği tavsiye ediliyor hem bal verimi hem de ekonomik değeri küçümsenmeyecek düzeyde, aynı şekilde Lavanta türleri de öyle. Ağaç türlerine gelince bu bölgede başlıca bal verimi yüksek lokomotif olanlar Okaliptüs, Demir Ağacı, Akasya türleri, Yeni Dünya, Harnup(Keçi Boynuzu) sayabiliriz. Bunlardan Demir Ağacı ve Akasya türlerini çok düşük fiyatlara Fidanlıkta bulabilirsiniz. Akasya türlerinin en önemli özelliği yüksek bal veriminin yanı sıra çeşitleri dikildiğinde ard arda açarak devamlılık sağlaması ve erozyona katkısından dolayı orman kenarları ve yol kenarlarında toprak kaymalarının önlenmesi bakımından çok faydalı olmasıdır. Burada bir çalı türünden bahsetmeden geçemiyeceğim; benim bahçemde bulunan Biberiye bitkisi neredeyse on ay devamlı bal ve polen kaynağı olmaktadır ve polenin kıt olduğu dönemlerde bir kurtarıcı görevi görmektedir, bulabildiğiniz her köşeye dikebilirsiniz ve bir çit bitkisi gibi kullanabilirsiniz. Bu arada geç yetişmesine rağmen Ihlamur ağacını da ileriye dönük bir yatırım gibi görüp bahçelerden eksik etmemek lazım. Bütün bu bitkileri beş veya on adet demeden herkes her yıl etrafına ve etrafındaki yol ve dere kenarlarına dikse, bölgemizde binlerce arıcının yaşadığını ve ekmek yediğini düşünürsek on yıl gibi bir sürede bölge arıcılığının hangi düzeye geleceğini görmek zor olmasa gerek. İşte bugünden başlamak üzere geleceğe yatırım yaparsak belki yakın bir gelecekte fazla seyahat etmeden arıcılık yapmak mümkün olabilecek. Burada sözlerimi bitirirken arıcı camiasın huzur mutluluk ve uzun seyahatler yapmadan yüksek verimli yıllar diliyor, sağlıklı ve esen kalınız diyerek sözlerimi bitiriyorum.

24 ARICININ SESİ 22 MAYBİR DEN HABERLER T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde Makine Ve Ekipman Alımlarının Desteklenmesi Programı (Tebliğ No: 2013/27) kapsamında her yıl MAYBİR tarafından Arıcılık Makine ve Ekipmanlarının %50 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bazı firmaların bal ithal izni için talepte bulunmasına, Muğla Arı Yetiştirici Birliği (MAYBİR) tepki gösterdi. MAYBİR Başkanı Ziya Şahin, bu tür ayak oyunlarına üreticinin tahammülü kalmadığını söyleyerek, "Bu kadar bal üreticinin elinde, iken ithal etme çalışmalarının içinde bulunmak akıl tutulmasıdır. Biz ne safız ne de aptalız, onların ne yapmak istediklerini pekala bilmekteyiz." dedi. MAYBİR Başkanı, bu yıl il genelinde ortalama 20 bin ton bal üretildiğini kaydederek, "Kayıt altında 1 milyon 23 bin 711 adet arı kovanımız mevcuttur. Kovan başı bal verimimiz ise kg. arasında seyretmektedir. Her arıcımız, fazlasıyla bal üretimi yaptı. Fazlasıyla ihracat yapılacak çam balımız bulunmaktadır. 28 kg bir teneke balın toptan satış fiyatı, 180 liradan piyasaya açılmıştır. Üreticinin ürettiği 1 kg. balın toptan satış fiyatı 6,40, market fiyatı 22 lira. Birliğimizin 2013 yılı üretici maliyeti kilo fiyatı 6,50. Üretici, her 1 kg. balı 10 kuruş zararla satmaya mahkûm edilmiştir. Aralık ayına gelince üreticinin elinde binlerce ton bal alıcı bekliyor. Üreticilerin KKYD Kapsamında Üreticilere Makineleri Teslim Edildi oranında desteklenmesinde üreticilerimize tekrar yardımcı olmuştur. MAYBİR tarafından kendi üyelerine makine alımlarında evrak aşamalarında yardımcı olarak 52 üreticimize 80 arıcılık makine ve ekipmanları teslim edilmiştir. Artık Tahammülümüz Kalmadı banka kredilerini ödeme zamanı geldi ama bal alan yok." diye konuştu. Bal piyasasında fiyatları aşağıya çekebilmek adına her türlü ayak oyunları oynandığını ileri süren Ziya Şahin, "Üreticiden alınan balın fiyatı ile market fiyatları arasında uçurumlar olduğunu yıllardır dillendirmemize rağmen konuyu ele alan bir merci nin olmaması, biz üreticileri son derece yaralamaktadır. Ayrıca üreticinin elinde bu kadar bal beklemesine, fiyatlar yerde sürünmesine rağmen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na, bal ithal izni için bazı firmalar girişimlerde bulunmuşlardır. Bugüne kadar sokaklarda hak aramadık, bu bizim tarzımız değil ancak bahse konu aç gözlü firmalar ve devletimizin umursamaz yapısı bizi sokaklara zorlarsa kaybedecek fazla bir şeyimiz olmadığını bilmelidirler. Üreticilerimizle bu konuda yasal zeminlerde olmak kaydıyla en sert tepkiyi göstereceğimizi tüm kamuoyuna duyurmak isteriz." dedi. Cihan Haber Ajansı Kaynak: Balda Ayak Oyunları İddiası Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği (MAY- BİR) Başkanı Ziya Şahin, 2013 yılında Muğla çam balı rekoltesinin yaklaşık 20 bin ton olduğunu açıkladı. Üreticiden 6,40 kuruşa alınan çam balının market vitrinlerinde 22 TL den satıldığını belirten Şahin, Fiyatları aşağıya çekebilmek adına her türlü ayak oyunları oynanmaktadır dedi. Satış konusunda sorun yaşanıyor. Eylül ayında 28 kilogram bir teneke balın toptan satış fiyatı 180 TL den piyasa açıldı. Üreticinin ürettiği 1 kg balın toptan satış fiyatı 6.40 kuruş, market fiyatı ise 22 TL. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğimizin 2013 yılı üretici maliyet kg fiyatı 6.50 kuruş. Üretimiz her sattığı 1 kg balı 10 kuruş zararla satmaya mahkum edilmiştir dedi. Şahin, Bal üreticimizin banka kredilerini yatırma zamanı geldi. Fakat bal alan yok. Teneke fiyatı TL den bahsediliyor. Bal almıyoruz, bal ihtiyacımızı karşıladık deniliyor. Fiyatları aşağıya çekebilmek adına her türlü ayak oyunları oynanmaktadır. Üreticiden alınan bal fiyatları ile marketlerdeki bal fiyatları arasında uçurum var. Bu fiyat dengesizliğine üretici ve tüketici adına isyan ediyoruz diye konuştu. İhlas Haber Ajansı Kaynak:

25 M A Y B İ R 23 Arıcılık Çalıştayı Yapıldı T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde 1. Arıcılık Çalıştayı 8-9 Kasım 2013 tarihleri arasında, Üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşları, Yetiştiriciler, Üreticiler, Sanayiciler, kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatı temsilcilerinin de katılımıyla Antalya nın Kemer İlçesinde gerçekleştirilmiştir. Arıcılık Çalıştayında Arı Yetiştirme ve Islah, Arı Hastalıkları ve Arı Ürünleri adı altında 3 çalışma grubu oluşturulmuştur. Alt çalışma gruplarına MAYBİR i temsilen Arı Yetiştirme ve Islah grubuna Yönetim Kurulu Başkanı Ziya ŞAHİN, Arı Hastalıkları grubuna MAYBİR personeli Veteriner Hekim Sezai ERGİNOĞLU, Arı Ürünleri grubuna ise MAYBİR personeli Gıda Mühendisi Yasin KIRGIZ katılmıştır. Yapılan arıcılık çalıştayında ülkemiz arıcılığının genel olarak sorunları tartışılmıştır ve ileriki zamanlarda yapılması gerekenler tartışılarak ortaya konulmuştur. MAYBİR olarak katılımda ise ülkemiz ve özellikle ilimiz arıcılığının genel sorunlarının da raporların arasında yer alınması sağlanmıştır. MAYBİR, Bal ve Arı Ürünleri Fuarında Kasım 2013 tarihleri arasında İstanbul Harbiye Askeri Müze ve Kültür Merkezinde, Uluslararası 1. İstanbul Bal ve Arı Ürünleri Fuarı yapılmıştır. Yapılan fuara Türkiye genelinde bal ve arı ürünleri üreticisi 106 firma katılımda bulunmuştur. Birincisi yapılan fuara Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği olarak kendi markamız olan MAYBİR BAL ile Muğla Çam Balını İstanbul da yaşayan ve fuara MAYBİR bünyesinde istihdamı yapılan Tarım Danışmanları tarafından köy toplantıları yapılarak üreticilerimize yeni güncel bilgiler ve mevzuatlar hakkında bilgilendirmeler yapılmaktadır. Bünyemizde Tarım Danışmanı olarak istihdamı yapılan Veteriner Hekim Sezai ERGİNOĞLU, Gıda Mühendisleri Yasin KIRGIZ ve Övgü FEREK, Arıcılık Teknikerleri Hasan GÜREŞÇİ ve Erdem SERDAR köylerimizi gezerek köy kahvelerinde üreticilerin sıkıntılarını dinleyip, arıcılık konusunda yeni gelişmeler ile ilgili bilgi aktarmaktadırlar. gelen katılımcılar ile buluşturmak için stand açarak çam ballarımız tanıtım fırsatı bulmuştur. Harbiye'deki Askeri Müze ve Kültür Sitesi'ndeki fuarın açılışı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcı Mehmet Özgün ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz ve bal üreticisi bazı firma temsilcileri tarafından yapıldı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından ilk kez düzenlen fuarla ilgili bilgi veren Bahri Yılmaz, bal ve arı ürünleri üreticilerini bir araya getirdiklerini belirterek, ziyaretçilerin aynı zamanda alışveriş yapabileceklerini söyledi. Ayrıca Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından taklit ve tağşiş yaptıkları ilan edilen firma ve kişilerin katılımını kati suretle yasakladıklarını ve yapacakları başvuruları kabul etmediklerini kaydetti. Köy Toplantıları Tüm Hızıyla Devam Ediyor

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM ARILI KOVANLARININ KONULDUĞU VE ARICININ ÇALIŞTIĞI YERE ARILIK DENİR GEZGİNCİ? SABİT? Arıcılık büyük ölçüde doğa koşullarına bağlıdır! DOĞA KOŞULLARI? İKLİM BİTKİ ÖRTÜSÜ

Detaylı

kosoglumustafa@gthb.gov.tr mustafakosoglu@gmail.com

kosoglumustafa@gthb.gov.tr mustafakosoglu@gmail.com KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Ünvan Uzm. Mustafa KÖSOĞLU Mühendis Dahili 281 E-mail Doğum Tarihi - Yeri kosoglumustafa@gthb.gov.tr mustafakosoglu@gmail.com 17.05.1970- İstanbul EĞİTİM BİLGİLERİ Doktora Üniversite

Detaylı

ARICILIĞA GENEL BAKIŞ

ARICILIĞA GENEL BAKIŞ ARICILIĞA GENEL BAKIŞ TÜRKİYE VE DÜNYADA ARICILIK Dünyada 65 milyon koloni ile 1.5 milyon ton bal üretimi yapılmaktadır. Türkiye ise 5 milyon koloni ile Çin in arkasından 2.,bal üretim miktarı 94.000 ton

Detaylı

Türkiye Arıcılığının Yapısı, Sorunları ve Sürdürülebilir Arıcılık Açısından Değerlendirilmesi. Yrd. Doç. Dr. Ayhan GÖSTERİT

Türkiye Arıcılığının Yapısı, Sorunları ve Sürdürülebilir Arıcılık Açısından Değerlendirilmesi. Yrd. Doç. Dr. Ayhan GÖSTERİT Türkiye Arıcılığının Yapısı, Sorunları ve Sürdürülebilir Arıcılık Açısından Değerlendirilmesi Yrd. Doç. Dr. Ayhan GÖSTERİT Amaç Türkiye arıcılığının yapısı ve sorunlarını ortaya koymak Doğal kaynaklardan

Detaylı

Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlıklı Yaşam Platformu TAYLAN SAMANCI BALDER TEKNİK DANIŞMANI PROJE KOORDİNATÖR YRD.

Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlıklı Yaşam Platformu TAYLAN SAMANCI BALDER TEKNİK DANIŞMANI PROJE KOORDİNATÖR YRD. Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlıklı Yaşam Platformu TAYLAN SAMANCI BALDER TEKNİK DANIŞMANI PROJE KOORDİNATÖR YRD. ZİRAAT MÜHENDİSİ Derneğimiz... Bal Paketleyicileri, Sanayicileri ve İhracatçılarını

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

ARI ÜRÜNLERİ TÜKETİM DAVRANIŞLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

ARI ÜRÜNLERİ TÜKETİM DAVRANIŞLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA ARI ÜRÜNLERİ TÜKETİM DAVRANIŞLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Ulviye KUMOVA (1) Ali KORKMAZ (2) (1) Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Balcalı / ADANA (2) Alata Bahçe Kültürleri Araştırma

Detaylı

VETERİNER HEKİMİ HARUN KULOĞLU

VETERİNER HEKİMİ HARUN KULOĞLU VETERİNER HEKİMİ HARUN KULOĞLU TÜRKİYE DE YAPILAN BİR ANKET ÇALIŞMASINDA: Arıcılar; % 34 ü yaşlı, zayıf kovan ve kraliçeyi, % 26 sı varroosisi, % 20 si aşırı soğuk ve rutubeti, %12 si açlığı, % 4 ü kireç

Detaylı

"ARI ÜRÜNLERİNDE ÜRETİM ve TÜKETİMİNDE GIDA GÜVENLİĞİ "

ARI ÜRÜNLERİNDE ÜRETİM ve TÜKETİMİNDE GIDA GÜVENLİĞİ "ARI ÜRÜNLERİNDE ÜRETİM ve TÜKETİMİNDE GIDA GÜVENLİĞİ " 5 Temmuz 2012 İstanbul Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlık Yaşam Platformu Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlıklı Yaşam

Detaylı

EĞİTİM BİLGİLERİ. Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü 2012- devam ediyor. Ziraat Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü 2003

EĞİTİM BİLGİLERİ. Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü 2012- devam ediyor. Ziraat Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü 2003 KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Fazıl GÜNEY Ünvan Gıda Mühendisi Telefon 0452 256 23 41-129 e-mail fagu52@gmail.com Doğum Tarihi-Yeri 1980-ANKARA DOKTORA YÜKSEK LİSANS LİSANS EĞİTİM BİLGİLERİ Üniversitesi

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK

ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK ZİRAİ MÜCADELE İŞLERİNİ ÜCRET KARŞILIĞINDA YAPMAK İSTEYENLER HAKKINDA YÖNETMELİK Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Resmi Gazete Tarihi: 19/03/1993 Resmi Gazete Sayısı: 21529 BİRİNCİ KISIM : Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi nde ( HARÜM ) Yapılan Çalışmalar

Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi nde ( HARÜM ) Yapılan Çalışmalar Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi nde ( HARÜM ) Yapılan Çalışmalar (07 Nisan- 19 Eylül 2012) Kadriye Sorkun H.Ü.Fen Fak. Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Hacettepe Üniversitesi

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme. Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.)

Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme. Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.) Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.) SAĞLIKLI BESLENME Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve

Detaylı

İlkbahar Dönemi Çalışmaları

İlkbahar Dönemi Çalışmaları İlkbahar Dönemi Çalışmaları İlkbaharda Yapılacak İşlemler Hava sıcaklığının +14 0 C üzerine çıktığı zaman kovanlarda ilk kontroller yapılır. İlk kontroller kısa ve seri bir şekilde yapılarak yavruların

Detaylı

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir?

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir? Tükettiğimiz imiz gıdalarg daların n güvenilirlig venilirliği i hayati derecede önemlidir KALINTILARI Dr. K.Necdet Öngen Gıdalarımızdaki pestisit kalıntıları konusunda neyi ne kadar biliyoruz? Tükettiğimiz

Detaylı

BAL VE DİĞER ARI ÜRÜNLERİ İLE SAĞLIKLI YAŞAM PLATFORMU"

BAL VE DİĞER ARI ÜRÜNLERİ İLE SAĞLIKLI YAŞAM PLATFORMU BAL VE DİĞER ARI ÜRÜNLERİ İLE SAĞLIKLI YAŞAM PLATFORMU" 5 Temmuz 2012 İstanbul Aslı Elif SUNAY/Gıda Y.Müh./Proje Koordinatörü BAL-DER ARI ÜRÜNLERİ İLE SAĞLIKLI YAŞAM PLATFORMU DERNEĞİ Bal ve Diğer Arı

Detaylı

A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK

A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK ARILARIN BİYOLOJİK EVRELERİ: Yumurta : Petek üzerinde işçi arılar için yapılmış gözler küçük, döllenmemiş yumurtadan oluşan erkek arıların

Detaylı

GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI EĞİTİM YAYIM VE YAYINLAR DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET İÇİ EĞİTİM PROGRAMLARI MÜFREDATLARI BÖLÜM I

GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI EĞİTİM YAYIM VE YAYINLAR DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET İÇİ EĞİTİM PROGRAMLARI MÜFREDATLARI BÖLÜM I Versiyon Tarih Hazırlayanlar Tanımlama Taslak 24.11.2014 Mesut GÖLBAŞI Ersin AKILLI Hüseyin AYDIN Antalya-Alanya Hizmet İçi Değerlendirme Toplantısında düzenlenmiştir. BÖLÜM I Hizmet İçi Eğitim Programının

Detaylı

Biyosistem mühendisi bir sistem mühendisidir. Sistem mühendisi, doğa ve

Biyosistem mühendisi bir sistem mühendisidir. Sistem mühendisi, doğa ve Biyosistem Mühendisliği Tarımsal üretimin gerçekleşmesi için sadece toprak, su ve hava gibi etmenlerin bir arada olması yeterli olmamakta, bunlarla beraber bitki ve hayvanlarla olan ortak yapılanma en

Detaylı

FİDAN YETİŞTİRME TEKNİKERİ

FİDAN YETİŞTİRME TEKNİKERİ TANIM Süs bitkileri ve meyve ağaçlarını aşı, tohum, çelik, kök sürgünü, yumru gibi yöntemlerle fidan olarak (küçük yaştaki bitki ve ağaç) yetiştiren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN

Detaylı

İRAN ÇAY RAPORU. 8-12 Ocak 2014. Tahran-Lahican-Tebriz İRAN. Rize Ticaret Borsası 2014

İRAN ÇAY RAPORU. 8-12 Ocak 2014. Tahran-Lahican-Tebriz İRAN. Rize Ticaret Borsası 2014 1 İRAN ÇAY RAPORU 8-12 Ocak 2014 Tahran-Lahican-Tebriz İRAN İRAN ÇAY RAPORU Rize Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan ve Meclis Başkanı Resul Okumuş un da aralarında bulunduğu 7 kişilik

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

BAL TANIMI BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER

BAL TANIMI BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER BAL TANIMI Bal, Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı Bal Tebliğinde "Bal; bal arılarının çiçek nektarlarını, bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendine

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

EĞİTİM BİLGİLERİ. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı 2014. Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü 1992

EĞİTİM BİLGİLERİ. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı 2014. Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü 1992 KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Şeref CINBIRTOĞLU Unvan Ziraat Yüksek Mühendisi Telefon 452-2562341 / 130 e-mail scinbirtoglu@gmail.com Doğum Tarihi-Yeri 1971- Almanya DOKTORA YÜKSEK LİSANS LİSANS EĞİTİM BİLGİLERİ

Detaylı

ERZURUM İLİ TARIM SEKTÖRÜ EYLEM PLANI

ERZURUM İLİ TARIM SEKTÖRÜ EYLEM PLANI 2 1 1: Arazi Toplulaştırması İŞLEM VE AÇIKLAMA - Merkez ve Hınıs ilçesinde ihaleye çıkılmış olan 35.000 Hektar alanda arazi toplulaştırmasının tamamlanması 2: Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Ülkesel

Detaylı

Arıcılıkta İlaç Kullanımı: Varroasis. Drug use in Beekeeping: Varroasis

Arıcılıkta İlaç Kullanımı: Varroasis. Drug use in Beekeeping: Varroasis Prof. Dr. Hayrettin Akkaya Arıcılıkta İlaç Kullanımı: Varroasis Drug use in Beekeeping: Varroasis Ülkemiz arıcılığını 1978 yılından bu yana tehdit eden varroasis, arıların haemolenf ini emmek suretiyle

Detaylı

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR)

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) ANTALYA DA TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI SÜS BİTKİLERİ VE TIBBİ AROMATİK BİTKİLER ALT SEKTÖRÜ ÇALIŞMA GRUBU

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ Selin ŞEN Şubat 2015 SUNUM PLANI I. TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ II. TARIMSAL AR-GE PROJELERİ DESTEK SÜRESİ VE TUTARI III. DESTEKLENEN

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

Proje Koordinatörü : Prof. Dr. Ayla GÜRDAL

Proje Koordinatörü : Prof. Dr. Ayla GÜRDAL Proje Koordinatörü : Prof. Dr. Ayla GÜRDAL ÖZET Tekirdağ İlinde bulunan iğde bitkisinin farklı kullanım alanlarını bulmak ve bu sayede ekonomiye katkı sağlamak amaçlanmıştır.sanayide İğde bitkisinin meyvesi,çiçeği,çekirdeğinin

Detaylı

BVKAE www.bornovavet.gov.tr

BVKAE www.bornovavet.gov.tr Türkiye Veteriner İlaçları Pazarı Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uluslararası Süt Sığırcılığı ve Süt Ürünleri Çalıştayı ve Sergisi 28-29 Nisan, 2008 - Konya İsmail Özdemir VİSAD - Veteriner Sağlık Ürünleri

Detaylı

ARI ÇALIŞTAYI (VET-ARI) 17-18 Ekim 2014 - ANKARA. Sunuş

ARI ÇALIŞTAYI (VET-ARI) 17-18 Ekim 2014 - ANKARA. Sunuş Sunuş Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği öncülüğünde Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğrenci Topluluğu VetAnka ile birlikte 17-18 Ekim 2014 tarihlerinde Ankara Üniversitesi Veteriner

Detaylı

Dünyada ve Türkiye'de A R I C I L I K

Dünyada ve Türkiye'de A R I C I L I K Dünyada ve Türkiye'de A R I C I L I K Arıcılık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda önemli gelişme kaydeden bir sektör haline gelmiştir. Ülke ekonomisine önemli katkısı olan arıcılık dünyanın

Detaylı

Arıcılıkta Yeni Yaklaşımlar

Arıcılıkta Yeni Yaklaşımlar Arıcılıkta Yeni Yaklaşımlar Yeni Yaklaşımlar? Ana Arı Genotipinin Önemi Kovan Yapısı ve Yönetimi Varroa ile Mücadele Arı Ürünleri Kestane Balı Hijyenik Bal Üretimi Polinasyon Koloni Ölümleri Arı Besleme

Detaylı

Öğrenim Durumu. Verdiği Dersler

Öğrenim Durumu. Verdiği Dersler Kişisel Bilgiler Ad-Soyad : Süreyya SALTAN EVRENSEL Ünvan : Yrd.Doç.Dr E-posta : ssaltanev@ gmail.com Telefon :02242942342 Göreve Başlama Tarihi :29/12/1986 Uzmanlık Alanları : Laboratuar Teknikleri, Süt

Detaylı

Öğrenim Durumu. Verdiği Dersler. İdari Görevler

Öğrenim Durumu. Verdiği Dersler. İdari Görevler Kişisel Bilgiler Ad-Soyad : Mesut Ertan Güneş Ünvan : ÖĞRETİM GÖREVLİSİ E-posta : egunes@uludag.edu.tr / eegunes@gmail.com Telefon : 0 224 294 2308-2942364 Göreve Başlama Tarihi :1993 Uzmanlık Alanları

Detaylı

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da

Detaylı

Iğdır Üni. Fen Bilimleri Enst. Der. / Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. 2(2): 99-108, 2012

Iğdır Üni. Fen Bilimleri Enst. Der. / Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. 2(2): 99-108, 2012 Araştırma Makalesi / Research Article Iğdır Üni. Fen Bilimleri Enst. Der. / Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. 2(2): 99-108, 2012 Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi Iğdır University Journal

Detaylı

HACCP. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi

HACCP. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi HACCP Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi HACCP HACCP teriminin çıkış noktası Hazard Analysis Critical Control Points Kritik Kontrol Noktalarında Tehlike Analizi HACCP nedir? Gıda güvenliği ve tüketici sağlığı

Detaylı

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK TARIM VE HAYVANCILIK NEDİR? Organik tarımın temel stratejisi, kendine yeterli bir ekosistem oluşturarak, bu ekosistemdeki canlıların optimum

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu T.C. ANTALYA VALİLİĞİ Tarım İl Müdürlüğü MEVZUATLAR KANUNLAR 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu. 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA GÜNÜMÜZDE ve GAP KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA Türkiye nüfusunun yaklaşık %48.4

Detaylı

HİJYEN VE SANİTASYON

HİJYEN VE SANİTASYON HİJYEN VE SANİTASYON TEMİZLİK+ HİJYEN= SANİTASYON Bulunduğumuz ortamda hastalık yapan mikroorganizmaların hastalık yapamayacak seviyede bulunma durumuna hijyen denir. Sağlıklı (temiz ve hijyenik) bir ortamın

Detaylı

ARICILIK ANASIZ KOLONİLERİN ANALANDIRILMASI

ARICILIK ANASIZ KOLONİLERİN ANALANDIRILMASI ARICILIK ANASIZ KOLONİLERİN ANALANDIRILMASI Analandırmak amacıyla kovana yumurtlayan ana arı vermede esas kural koloni ile ana arının karşılıklı olarak birbirini kabul etmelerini sağlamaktır. Bunun için

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI Hacı SAVAŞ-SÜMAE, Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanı Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanlığı enstitümüz bünyesinde faaliyet gösteren bölümlerden birisidir. 2000 yılı başından

Detaylı

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale Ekrem Yüce Dr. Turgay Turna Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Ali Kabaoğlu Safiye Pınar Özer Gökhan Tanyel ÇAYKUR Atatürk

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

A Research on the Determination of Honey Bee Diseases and Pests in Van Province

A Research on the Determination of Honey Bee Diseases and Pests in Van Province YYÜ TAR BİL DERG (YYU J AGR SCI) 2014, 24(2):168-174 Geliş Tarihi (Received): 29.01.2014 Kabul Tarihi (Accepted): 02.04.2014 Araştırma Makalesi/Research Article (Original Paper) Van İli Arı Hastalıkları

Detaylı

Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezinde ( HARÜM ) Yapılan Çalışmalar Kadriye Sorkun

Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezinde ( HARÜM ) Yapılan Çalışmalar Kadriye Sorkun Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezinde ( HARÜM ) Yapılan Çalışmalar Kadriye Sorkun H.Ü.Fen Fak. Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri

Detaylı

Tire İzmir % Tire İzmir % 2007 50.802 369.477 14% 25.005 614.805 4% 2008 58.142 368.591 16% 28.000 561.079 5%

Tire İzmir % Tire İzmir % 2007 50.802 369.477 14% 25.005 614.805 4% 2008 58.142 368.591 16% 28.000 561.079 5% Tire de ağırlıklı olarak büyükbaş hayvancılık olmak üzere küçükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı ve arıcılık yapılmaktadır. Hayvancılığa verilen önemle çiftçilerin elinde bulunan yerli ırkların yöreye

Detaylı

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal kaynaklı kirlilik azaltılacak, Marjinal alanlar üzerindeki

Detaylı

ELAZIĞ ARICILIK İŞLETMELERİNDE KOLONİLERİN EK BESLENME ŞEKİLLERİNİN TESPİTİ

ELAZIĞ ARICILIK İŞLETMELERİNDE KOLONİLERİN EK BESLENME ŞEKİLLERİNİN TESPİTİ F.Ü. Sağlık Bil. Dergisi 006, 0(), -6 ELAZIĞ ARICILIK İŞLETMELERİNDE KOLONİLERİN EK BESLENME ŞEKİLLERİNİN TESPİTİ İsmail SEVEN Pınar TATLI SEVEN Fırat Üniversitesi, Sivrice Meslek Yüksekokulu, Elazığ TÜRKİYE

Detaylı

ECOCERT ORGANİK SERTİFİKASYON BAŞVURU FORMU

ECOCERT ORGANİK SERTİFİKASYON BAŞVURU FORMU ECOCERT ORGANİK SERTİFİKASYON BAŞVURU FORMU Lütfen bu formu mümkün olduğunca detaylı doldurunuz: Ürünlerinizin sertifikasyonu için hazırlanacak olan fiyat teklifinde burada verdiğiniz bilgiler kullanılacaktır.

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın

Detaylı

Detay Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti

Detay Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti Detay Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti HAKKIMIZDA Detay Fuarcılık Organizasyon & Tanıtım Hizmetleri Limited Şirketi TOBB- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin Y-276 numaralı Yurtiçinde

Detaylı

IĞDIR İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM / DENEYİM TABLOSU

IĞDIR İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM / DENEYİM TABLOSU İl Müdürü İl Müdürü Yardımcısı (Teknik) İl Müdürü Yardımcısı (İdari) Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürü Bitkisel Üretim ve Sağlığı Şube Müdürü Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

DÜZCE NİN ÇEVRE SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI 4 ARALIK 2012 I. OTURUM OTURUM BAŞKANI: PROF. DR. SÜLEYMAN AKBULUT

DÜZCE NİN ÇEVRE SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI 4 ARALIK 2012 I. OTURUM OTURUM BAŞKANI: PROF. DR. SÜLEYMAN AKBULUT DÜZCE NİN ÇEVRE SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI 4 ARALIK 2012 I. OTURUM OTURUM BAŞKANI: PROF. DR. SÜLEYMAN AKBULUT YÖNETİCİ ÖZETİ Düzce Valiliği ve Düzce Üniversitesi nin birlikte düzenlemiş olduğu

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ

KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ Hazırlayan Öğrenciler Fulya MORDOĞAN 7-B Pırıl ALP 7-B Danışman Öğretmen Demet EROL İZMİR, 2012 1 İÇİNDEKİLER 1. Proje özeti...3 2. Projenin amacı...3

Detaylı

BİTKİ KORUMA ÜRÜNÜ SATIŞ YERLERİNİN YÖNETMELİK HÜKÜMLERİ AÇISINDAN DURUMU. devci@yahoo.com

BİTKİ KORUMA ÜRÜNÜ SATIŞ YERLERİNİN YÖNETMELİK HÜKÜMLERİ AÇISINDAN DURUMU. devci@yahoo.com BİTKİ KORUMA ÜRÜNÜ SATIŞ YERLERİNİN YÖNETMELİK HÜKÜMLERİ AÇISINDAN DURUMU devci@yahoo.com Prof. Dr.E.Didem Evci Kiraz Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD., AYDIN Pestisit Kullanımı

Detaylı

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton)

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton) NARENCİYE DOSYASI Kökeni Güneydoğu Asya olan turunçgillerin, çağdaş anlamda üretimi 19. yüzyılda ABD`de başlamış ve hızla yayılmıştır. Turunçgil yetiştiriciliği dünyada 40 derece kuzey enlemi ile 40 derece

Detaylı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Doç. Dr. Seral YÜCEL Dr. Hale GÜNAÇTI Adana Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu Dünyanın en önemli sorunlarından biri hızla artan nüfusudur. Dünya nüfusunun gittikçe

Detaylı

Türk Tarım - Gıda Bilim ve Teknoloji Dergisi

Türk Tarım - Gıda Bilim ve Teknoloji Dergisi Türk Tarım Gıda Bilim ve Teknoloji Dergisi, 3(6): 365-370, 2015 Türk Tarım - Gıda Bilim ve Teknoloji Dergisi www.agrifoodscience.com Türk Bilim ve Teknolojisi Bal Arısı Şurubuna Katılan Bitki Ekstraktı

Detaylı

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER 7-F Miray DAĞCI Ömür Mehmet KANDEMİR DANIŞMAN ÖĞRETMEN NİLÜFER DEMİR İZMİR - 2013 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı ve Hedefi.. 2 2. Afit

Detaylı

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ Uzm. Hem. İlknur Yayla *Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü, Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathaneler ve MSÜ Koordinatörü Hazırlanma Tarihi: 23 Mart 2016 http://www.haberturk.com/saglik/haber/536313-kanserde-nano-teknoloji-mucizesi

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU Temmuz 2014 OZON NEDİR Ozon (O 3 ) üç tane oksijen atomunun birleşmesi ile oluşmaktadır. Ozon, atmosferde

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL 4.Bölüm Tarım Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından faydalanılmıştır.

Detaylı

BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİNİN KULLANIMINDA DİKKAT EDİLİCECEK HUSUSLAR

BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİNİN KULLANIMINDA DİKKAT EDİLİCECEK HUSUSLAR 2015 BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİNİN KULLANIMINDA DİKKAT EDİLİCECEK HUSUSLAR Bitki Koruma Ürünleri 1 Bitki Koruma Ürünü Nedir? İlaç Seçimi ve Hazırlanması BKÜ Kullanırken Uyulması Gereken Kurallar BKÜ Kullanımı

Detaylı

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Antakya/HATAY Güney Amerika kökenli bir bitki olan patates

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları 13 Aralık 2012 İZMİR Hizmetlerimiz 13 Aralık 2012 İZMİR KOBİ Akademi KOBİ lerin yurtiçi ve uluslararası pazarlardaki karlılıklarını ve rekabet güçlerini artırabilecekleri

Detaylı

Arı ürünleri ve Etkin Üretim Yöntemleri. Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU

Arı ürünleri ve Etkin Üretim Yöntemleri. Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU Arı ürünleri ve Etkin Üretim Yöntemleri Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU ARI ÜRÜNLERİNDE VERİMLİLİĞİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER BÜTÜN ÜRÜNLER İÇİN YAKLAŞIK OLARAK AYNI DÜZEYDE ETKİ EDER GENETİK YAPI KULUÇKA ETKİNLİĞİ

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

TARIM, HAYVANCILIK VE GIDA SEKTÖREL ÇALIŞMA GRUBU FAALİYET ÖZETİ -2011-

TARIM, HAYVANCILIK VE GIDA SEKTÖREL ÇALIŞMA GRUBU FAALİYET ÖZETİ -2011- TARIM, HAYVANCILIK VE GIDA SEKTÖREL ÇALIŞMA GRUBU FAALİYET ÖZETİ -2011- 22 Aralık 2010 tarihli Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) Kalkınma Kurulu toplantısında belirlenen 4 farklı sektörel çalışma grubundan

Detaylı

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Ağustos 2014 2013-2014 kış döneminde ülke genelinde etkisi hissedilen meteorolojik kuraklık, 2014 ün ilk yarısında bölgesel olarak devam etti. Türkiye

Detaylı

MEME VE KOLON KANSERİ HÜCRELERİ İLE OLUŞAN ANJİYOGENEZİN PROPOLİS YOLUYLA İNHİBİSYONU PROF.DR. ÇİĞDEM YENİSEY ADÜ TIP FAK. TIBBİ BİYOKİMYA AD

MEME VE KOLON KANSERİ HÜCRELERİ İLE OLUŞAN ANJİYOGENEZİN PROPOLİS YOLUYLA İNHİBİSYONU PROF.DR. ÇİĞDEM YENİSEY ADÜ TIP FAK. TIBBİ BİYOKİMYA AD MEME VE KOLON KANSERİ HÜCRELERİ İLE OLUŞAN ANJİYOGENEZİN PROPOLİS YOLUYLA İNHİBİSYONU PROF.DR. ÇİĞDEM YENİSEY ADÜ TIP FAK. TIBBİ BİYOKİMYA AD GİRİŞ Tümörlerin yayılımının ve uzak organlara metastaz yapmasının

Detaylı

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR Gözde SEVİLMİŞ Giderek artan nüfusa paralel olarak gıda maddeleri tüketimi ve dolayısıyla bitkisel yağ tüketimi artmaktadır. Diğer yandan artan gıda

Detaylı

Dr.Jale Yüksek Pehlivan Saç Dökülmesi Artık Korkulu Rüya Değil 15.02.2015. Tarih Aralığı: 15.02.2015-15.02.2015. Haber Sayısı: 45

Dr.Jale Yüksek Pehlivan Saç Dökülmesi Artık Korkulu Rüya Değil 15.02.2015. Tarih Aralığı: 15.02.2015-15.02.2015. Haber Sayısı: 45 Dr.Jale Yüksek Pehlivan Saç Dökülmesi Artık Korkulu Rüya Değil 15.02.2015 Tarih Aralığı: 15.02.2015-15.02.2015 Haber Sayısı: 45 İÇİNDEKİLER No Adı Haber Başlığı 1 15.02.2015 AJANSMANISA.COM Saç Dökülmesi

Detaylı

T.C. UZUNDERE KAYMAKAMLIĞI İLÇE GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. UZUNDERE KAYMAKAMLIĞI İLÇE GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ T.C. UZUNDERE KAYMAKAMLIĞI İLÇE GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ Yapılan çalışmalar 1- Çiftçi Kursları Sıra No 2014 YILI Kursun Konusu Açılan Kurs Sayısı Kursiyer Sayısı 1 Arıcılık Kursu 1 30 2 Süt

Detaylı

AÇLIĞIN ÖNLENMESĠ ve GIDA GÜVENCESĠNĠN SAĞLANMASI

AÇLIĞIN ÖNLENMESĠ ve GIDA GÜVENCESĠNĠN SAĞLANMASI AÇLIĞIN ÖNLENMESĠ ve GIDA GÜVENCESĠNĠN SAĞLANMASI Yrd. Doç. Dr. Mustafa ERBAġ Sultan ARSLAN A. Nur DURAK Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü erbas@akdeniz.edu.tr Sunum Planı

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

Arı Çalıştayı (Vet-Arı)

Arı Çalıştayı (Vet-Arı) Arı Çalıştayı (Vet-Arı) 17-18 Ekim 2014 ANKARA Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği öncülüğünde Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğrenci Topluluğu VetAnka ile birlikte organize edilen Arı

Detaylı

TEKNİK ARICILIK KOŞULLARI VE İLKBAHAR BAKIMI

TEKNİK ARICILIK KOŞULLARI VE İLKBAHAR BAKIMI TEKNİK ARICILIK KOŞULLARI VE İLKBAHAR BAKIMI Hasad Hayvancılık Dergisi,2009 Sayı 287 yayınlanmıştır. Mustafa KÖSOĞLU Giriş Arıcılıkta başarı, her üretim dalın olduğu gibi üretim materyalini iyi tanımak

Detaylı

BAHÇECĠLĠK. ARI YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

BAHÇECĠLĠK. ARI YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BAHÇECĠLĠK ARI YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya

Detaylı

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM 7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM Tarım sektörü rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşturulacak Tarımda modern işletmeciliğe dönüşüm sağlanacak Tarım arazilerinin

Detaylı

GENEL RODENT KONTROLÜ VE TARLA FARELERİ İLE MÜCADELE

GENEL RODENT KONTROLÜ VE TARLA FARELERİ İLE MÜCADELE GENEL RODENT KONTROLÜ VE TARLA FARELERİ İLE MÜCADELE A. GENEL RODENT KONTROLÜ Kemirgenler olarak tabir edilen rodentler, üreme ve canlı kalma gücü çok yüksek, depo, ambar, tarla vb gibi uygun yerlerde

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Seralarda Isıtma Sistemlerinin Planlanması Bitki büyümesi ve gelişmesi

Detaylı

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR? Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır.

Detaylı

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8.1. Ağaçlandırma: Bölgemiz imar planı içerisinde yeşil alan olarak ayrılan yerlerin çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında; 2009 yılı içerisinde

Detaylı

KORUNAN ALANLARIN PLANLANMASI

KORUNAN ALANLARIN PLANLANMASI KORUNAN ALANLARIN PLANLANMASI III. Hafta Yrd. Doç. Uzay KARAHALİL Köprülü Kanyon Milli Parkının Kısa Tanıtımı Gerçekleştirilen Envanter Çalışmaları Belirlenen Orman Fonksiyonları Üretim Ekolojik Sosyal

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 20 Mayıs 2015 20. Hafta (11-17 Mayıs 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 20. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

ÜLKEMİZ BALLARINDA KALINTI SORUNU ve İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ. Ali KORKMAZ Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Erdemli-İÇEL

ÜLKEMİZ BALLARINDA KALINTI SORUNU ve İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ. Ali KORKMAZ Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Erdemli-İÇEL ÜLKEMİZ BALLARINDA KALINTI SORUNU ve İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ Ali KORKMAZ Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Erdemli-İÇEL Öz Ülkemiz 4 milyon koloni varlığı ve 63000 ton bal üretimine

Detaylı

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR KULAK ÇINLAMASININ NEDENİ? Bazı zamanlar kulağımda zil sesi duyuyorum bu normal midir? Tamamiyle değil. Kafa içinde ki bu seslere genel olarak tinnitus denilir ve çok yaygındır. Tinnitus zaman zaman ortaya

Detaylı