AH KARDEŞLERİM BİR BİLSENİZ!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AH KARDEŞLERİM BİR BİLSENİZ!"

Transkript

1

2 AH KARDEŞLERİM BİR BİLSENİZ! ÖVDER- İzmir AKP hükümetinde Yolsuzluğunun ortaya çıkmaya başladığı günden beri başbakan, günde 4-5 yer geziyor. Başlıyor yaptıklarını anlatıyor. Ah İstanbullu kardeşlerim, bir bilsen biz İstanbul'a neler yaptık? Ah Akhisarlı, Salihlili, Turgutlulu kardeşlerim, bir bilsen biz sizlere neler yaptık? Ah Manisalı, İzmirli kardeşlerim bir bilsen biz eğitimde, sağlıkta, yollarda neler yaptık? Diyerek, 11 yılda Türkiye'yi nerelere getirdiğini, eğitime neler yaptığını, hastanelerin nasıl olduğunu, bütçenin nereden nereye geldiğini anlatıyor, yolsuzluk yapan bir hükümet bunları yapabilir mi? Diye soruyor. Alkışı alıyor. Kendinin ve partisinin aklamak için devletin bütün olanaklarını kullanarak yapan başbakan, savcıya çatıyor, hakime çatıyor, destan yazdırdığı polisine çatıyor. Dün savunduğu ve alkışladığı bu görevlileri b u g ü n ye rd e n ye re v u r u yo r. S u ç duyurularını meydanlardan yapıyor. Ha bire suçsuz olduklarını, kendilerine komplo düzenlendiğini anlatıyor. Cemaatin devlet içinde nasıl bir çete oluşturduğunu anlatıyor. Doğrusuna yanlışına bakmadan anlatıyor, anlatıyor. Bizde başbakanın söylemiyle yaşadıklarımızı anlatalım mı? Ah kardeşlerim, paranız olmadan hastaneye gidemediğinizi, ilacınızı alamadığınızı, sigorta priminiz bir gün eksik olsa tedavinize başlanmadığını, ölümcül hastalıklarda birçok ilacın güvence dışına çıkartıldığını, 7 bin sağlık kurumuna karşılık 90 bin caminin olduğunu anlatmayacak mıyız? Ah kardeşlerim, okulların ne hale geldiğini, artık okulun yükünü devlet değil, velilerin çektiğini, bedava dağıtılan ders kitaplarının bir işe yaramadığını, yardımcı ders kitaplarına bir çok paralar öderken, şimdi de tablet almak zorunda kaldığını, çocuklarınıza zorunlu dersler seçtirildiğini, anaokulları ve kreşlerin kaldırıldığın, adaletsiz sınavların daha da artırıldığını, dershaneleri kaldırmak adı altında eğitimin özelleştirilmek istendiğini anlatmayacak mıyız? Ah kardeşlerim, son on bir yılda, 125 büyük kurumun özelleştirilmesi ile 50 milyar dolar toplandığını ve bunun nereye gittiğini sormayacak mıyız? Ah kardeşlerim, bir yıllık karı milyar dolar olan koskoca TELEKOM üç yıllık karına satılırken, satış anında kasasında bulunan 1.64 milyar doları alıp 1milyar 310 milyonu peşin veren şirket, arkasından 5.24 milyar dolara başka bir şirkete satıp milyar dolarları cebine atarken devletin malının peşkeş çekildiğini sormayacak mıyız? Ah kardeşlerim, 1990'da KİT'lerde çalışan işçi sayısı, bir milyona yakınken, bugün KİT'lerde çalışan işçi sayısının 200 binlere neden düştüğünü, yıllardır emeklerimizle yaratılan KİT'ler yabancı şirketlere bir yıllık gelirine satılırken, çocuklarımızın işsiz kalmasını sormayacak mıyız? özelleştirmeleri, hakikaten babalar gibi yaptık, sat sat bitmiyor diyen eski maliye bakanının oğlunun neler kazandığını sormayacak mıyız? Ah kardeşlerim, başbakanın 11 yılda, oğlunun gemiciklerini, havuzlu villalarını, damatlarının televizyonlarını gazetelerini, bakan çocuklarının bu servetlerini nasıl kazandığını sormayacak mıyız? Ah Kürt,Arap, Laz, Pomak, alevi, dinli - dinsiz kardeşlerim, acılım adı ile, kimliğinin, dilinin, inancının siyasete alet edilip, inkar edildiğini anlatmayacak mıyız? Ah kardeşlerim, Dün rantı ve devleti birlikte paylaşanların, bugün kimisinin çete, kimisinin paralel devlet olmasının nedenini sormayacak mıyız? Ah kardeşlerim, Asgari ücrete bir simit parası dahi vermeyen hükümete, açlığımızı, yoksulluğumuzu, ayakkabımızın kutusunun neden boş olduğunu sormayacak mıyız? HAYDİ KARDEŞLERİM, bizlerde alanlarda toplanalım, hükümete bunları soralım. Bir daha elim kırılsın dememek için kandırmalarına fırsat vermeyelim. Bugün devleti yönetenlere, soygunlarını, vurgunlarını, inkar politikalarını, eğitimin, sağlığın ve çalışma yaşamını sormanın tam zamanı Şimdi, geçmişle hesaplaşmanın ve geleceği kurmanın tam zamanıdır. HAYDİ DURMA SENDE ÇIK ARTIK, SOYULAN YOK EDİLEN SENSİN, SEYRETME!

3 SİZ YAPTINIZ OLMADI Enver ÖNDER ile eğitim biçimsel olarak 12 yıla çıkarılmış, gerçek de ise zorunlu eğitim fiilen 3 yıla indirilmiştir. Bu arada 8 yıllık eğitimle yakalanmaya çalışılan bütünsellik bozulmuş, öğretim birliği yasası işlevsiz duruma düşürülmüştür. İlkokulu düzenleyen ilk dört yıl kendi içinde çelişkiler ve belirsizliklerle doludur. Öncelikle okul öncesi eğitimin zorunlu tutulmaması ve 66 aylık çocukların birinci sınıfa kaydedilmesi, ilk yıl anaokulu programının uygulanması ilkokulun üç yıla inmesi sonucunu doğurmuştur. 1. sınıf öğretmenlerinin okul öncesi eğitim konusunda yetkinleştirilmemesi sonucu ilk yıl öğrenci ve öğretmen yönünden bir bocalama süreci olarak yaşanmıştır aylık çocuklarda okula karşı olumsuz tutumlar gelişti. Sınıfa girmekten kaçınma Dört yıllık arasındaki geçişlere bir takım esneklikler getirilmiş olması çocuk işçiliğinin ve çocuk gelinlerin çoğalmasına neden oldu. İlkokula kaydı öngörülen aylık çocukların yaklaşık kayıt yaptırmamış ya da rapor almıştır. Okulların imam hatip okullarına dönüştürülmeye çalışılması, var olan belirsizlik ve kargaşaya yeni boyutlar eledi. Kılık kıyafet serbestisi, giyim özgürlüğüne kavuşturdukları öne sürülen çocuklar ımızın bile tepki göstermelerine neden oldu. Velilerin, servis ücreti ödeme, çocuklarını evlerine en yakın okula gönderememe, ailesinden birini yanında isteme, Sınıftaki fiziksel donanımlara uyum sağlayamama, kara tahtaya, elbise askılarına ulaşamama sıkıntıları yaşamalarına neden oldu. Sınıf içerisinde 72 ay üstündeki çocukların daha baskın olmaları küçüklerin ders ve ders dışı etkinliklerde daha pasif kalmalarına yol açtı. Kendilerini ifade edebilecek yeterli sözcük dağarcığına sahip olmamaları nedeniyle ve alay edilecekleri korkusu ile derslere katılamadılar. Ders arası saatlerde tuvalet ve lavabo kullanmada zorluk çekmeleri, sağlık ve temizlik koşullarına uyum göstermelerinde ciddi sorunlar yaşanmasına neden oldu. Dördüncü sınıfta başlayan zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin öğrencinin ders yükünü artırdığı görüldü. İkinci dört yıllık bölüm ortaokuldu ise ilkokuldaki zorunlu din dersinin yanında, seçmeli ders olarak getirilen Kuran-ı Kerim, Hz Muhammed in Hayatı ve Temel Dinî Bilgiler dersleri öğrenci istek ve insiyatifini ortadan kaldıran, öğrenci dışında seçiciler eliyle dayatılan bir program olarak ortaya çıkardı. Seçmeli derslerle haftalık ders saati 37 saate çıkmış, ortaokul 1. Sınıf öğrencileri ile ilköğretim okulu 5. Sınıf öğretmenleri arasında ders programlarından kaynaklanan yapay uyumsuzluklar doğmuştur. çocuklarına kıyafet beğendirememe gibi sorunlar yaşamasına ve ekonomik sıkıntıya düşmelerine neden oldu. Okulların fiziksel donanımlarının yeniden düzenlenmesi, öğretmenlerin her aşamada uyum kurslarından geçirilmesi, öğrenime devamın karmaşıklığının giderilmesi gibi yığınla sorunu çözemeyeceğimize göre en gerçekçi yöntem bu uygulamadan vazgeçmektir. Okul öncesi eğitimin de zorunluluk kapsamına ve 12 yıllık zorunlu eğitimin kesintisiz duruma getirilmesi en azından bugünkü karmaşıklıktan daha iyi bir sonuç doğuracaktır. 1

4 DERSHANELERDEN ÖNCE SINAVA DAYANLI EĞİTİM SİSTEMİ KALDIRILMALI Son yıllarda en çok tartışılan alanların başında eğitim geliyor. Son 11 yılda AKP hükümeti döneminde en çok değişim milli eğitim bakanlığında oldu. Her bakan değişimi, eğitimde yeni uygulamaları getirdi. Hata bir bakan birden çok uygulamayı birlikte önümüze sürdü. Son sürülen dershanelerin ve etüt merkezlerinin kaldırılması. Dershaneler nereden doğdu, eğitimin hangi ihtiyacını karşılıyordu? Eğitimde yaratılan eşitsizliği giderici bir fonksiyonu var mı idi? Bu sorular yıllardır tartışılıyor. Biz dershanelerin eğitimin kamburu olduğunu söylerken, bunun için tepkilerimizi gösterirken, dershaneler kapatılsın derken, bugün aynı kulvarda tartışanlar, kalksın, kalsın diyenler, şiddetle bizlere karşı çıkıyorlardı. Ne oldu da karşı karşıya geldiler? Çocuklarımıza hizmet yarışına mı girdiler? Tartışmanın ekseni ve söylemi hiç de öyle göstermiyor. Tartışma biz veliler üstünden sağlanan bir rant kavgası. Dershaneleri doğuran sınav sistemi, rekabet ve ezbere dayanan eğitim sistemi var olduğu sürece, dershane sistemi olacaktır. Bugün hükümetin tartıştığı dershanelerin kapatılması değildir. Dershanelerin dönüştürülmesidir. Medya, her olguda olduğu gibi bunda da asıl olanı gizliyor. Bu alanın rantını yıllardır yiyenlere yeni kazanç kapıları açıyor. Dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi, özel okullardan devletin hizmet satın alması bu alanın kapatılması, öğrenci velilerinin düşünülmesi değil, sermayeye devletin yeni kaynakların aktarılmasıdır. Küreselleşme, yerelleşme ve özelleşme adı ile yıllardır sürdürülen çalışmalar, eğitimin de bir kamu Orhan YÜCE- İzmir hizmeti olmaktan çıkartılmasını ön görmektedir. Toplam kalite, performans değerlendirmesi, ücretsiz ders kitabı, fatih projesi, tablet dağıtım gibi uygulamaların yanında uygulamaları özeleştirmenin önemli adımlarıdır. Şimdi bu adımların devamı olarak dershanelerin özel okullara döndürülmesi ve özel okullardan hizmet satıl alınması gibi uygulamalar da kamu özel ortaklığının uygulamaya geçirilmesidir. Eğitim sistemi artık piyasanın ihtiyaçların göre belirleniyor. Bakanın söylediği gibi sermayenin, piyasaların ara elemana ihtiyacı var. Ortaöğretimin %70 i meslek lisesi, %30 lise olarak yapılandırılacak. Yani üniversiteye girecek öğrenci sayıları düşürülecek. On yıl önce özel okulun payı %1 bile değilken, şimdi %20 lere çıkartılması hedefleniyor. Bunun için hükümet okullara göndermediği ödenekleri özel okullara aktarmanın tartışmasını yapıyor. Erdoğan-Gülen tartışması bir hizmet tartışması değil, rant kavgasıdır, ama asıl olan bu kesimlerin velilerin cebine birlikte el atacağıdır. Dünya da örneği çok az ülkede olan dershane sistemi, ne eşitsizliği gidermiş, ne de eğitimde niteliği artırmıştır. Hakkari deki öğrenci ile İstanbul daki öğrenci arasında uçurumları kapatmak yerine açının daha da genişlemesine hizmet etmiştir. PİSA sonuçları bunun göstergeleridir. Biz öğrenci velilerinin tartışması gereken konu, eğitim sisteminin tamamıdır. Yarışmacı, rekabetçi, bencil ve tüketici eğitim yerine dayanışmacı, paylaşmacı bir eğitiminin nasıl sağlanacağıdır. Bilimsel ve demokratik bir eğitimin devlet tarafından çocuklarımızın ve gençlerimizin yetenek ve ilgilerine göre nasıl verileceğidir. Bugün ortalıkta tartışanlar, bakan da dahil hiç biri artık çocuklarını devlet okullarında okutmuyorlar. Özel üniversitelerde çocuklarını okutanlar ve devletten burs alanlar, bizlerin vergilerini kendi çocukları için kullanıyorlar. Yani te sadece imam hatipler veya çocuk gelinler değil, ün arkasında çok önemli yapısal işleyişi, kapitalizm için emekçi çocuklarının ara eleman olarak yetiştirilmesini amaçlamaktadır. Aynı zamanda bu zorunluluğun iktidarın kendi değerler sistemiyle paketlendiğini görmek lazım. 2

5 DERSHANELERDEN ÖNCE SINAVA DAYANLI EĞİTİM SİSTEMİ KALDIRILMALI belirlemek demektir. Kapitalizmi ayakta tutan şey de emek gücü. Emek gücünün nasıl ve niçinliğini belirleyecek olan şey, eğitimin nasıl ve niçinliğidir. Devlet bu dönüşümlerde iki şeyi birlikte yapmak istiyor artık. "Ben eğitime yatırım yapmak zorunda değilim, sizi koordine edeceğim" diyor. Devletin belirli kamu hizmetlerindeki varlığı artık yavaş yavaş koordine edici bir güce ulaşıyor. Ben diyor, sermayeler (ulusal ve uluslararası) arasında arabulucuyum. Kapitalist işleyişe uygun bir devlet inşası içindeyiz. O yüzden bunlar kurumsallaşacak. Ama diğer taraftan kaynağa ihtiyacı var. "Koordinasyonu sağlarken ben kendime birtakım gelirler de elde edeceğim" diyor. Orhan YÜCE- İzmir Bu da kamu özel işbirliği adı altında bir yapı. Önce TOKİ, daha sonra Sağlık Bakanlığı, şimdi de MEB te kamu özel işbirliği kanalıyla kaynak oluşturma yönelimi var. Yeni bir devlet yapılanmasından, şirketleşmiş bir devlet yapısından söz ediyoruz. Kurumsallaştıracak ama bu yeni devlet yapısı gereği, koordinasyonu elinde tutan bir kurumsallaşma. Gülen ekibiyle iktidar arasındaki çatışma, acaba merkezi iktidarın rengi, dokusu her şeyiyle bunu belirleyecek mi, belirlemeyecek mi? sorusunda. Evet bu olsun, ama benim rengimde olsun. Çatışma alanı bu. O yüzden seçim, siyaseti tanımlayan çatışmaların su üzerine çıktığı bir dönemi ifade ediyor BAŞBAKAN GAYRET DİYOR AMA Başbakan Malatya ya gitti. En az üçün değişik versiyonunu izah etti. Malatya büyük şehir olmak istiyor. Nüfusun 750 bin olması lazım. Burada ufak bir açığımız var 10 bin eksik. Bu 10 bin açığın 20132e kadar giderilmesi lazım. Ne yapacaksınız? Hazır mıyız? Bayanların ellerini görüyorum. Bazıları üç diyor. Bazıları dört diyor. Üç olursa yeter Ses az geliyor beyler. İki yıl içinde bu 10 bin açığı tamamlamalısınız ona göre, bunu tamamladığımızda mesele bitti. Her şeyi devletten beklemeyin, ha gayret yani. (ÖZEL YAŞAMIMIZA KARIŞMAYAN BAŞBAKANIN 2011 KONUŞMASI) MALATYALILAR BÜYÜK ŞEHİR OLMAYI HAK ETTİNİZ Mİ? 3

6 DERSHANE TEPİŞMESİ VE GEZİ YE DAİR BİR ANIMSATMA! Özgür MÜFTÜOĞLU Gezi direnişinde başrolde gençler olduğu konusunda sanıyorum şüpheye yer yoktur. Gezi direnişi nedeniyle öldürülenlerin tümünün gençler olması; direnişin yeniden canlanmasından korkan hükümetin özellikle ve öncelikle gençleri baskı altına almaya çalışması da bunu kanıtlamaktadır zaten. Gençlerin Gezi de ortaya çıkan beklenmedik tepkisinin ardındaki neden, 12 Eylül darbesiyle başlayan ve bugüne kadar artarak devam eden, onları yok sayan ve baskı altına alan politikalardır. Darbenin hemen ardından gençleri siyasetten uzak tutmak gayesi ön plandadır; daha sonra ise neoliberal politikalar çerçevesinde kazanılmış hakları ortadan kaldıran tüm düzenlemeler gençler hedef alınarak yapılmıştır. Sağlıkta, sosyal güvenlikte, çalışma yaşamında var olan bir hak ortadan kaldırılırken veya geri götürülürken mevcut hak sahipleri istisna tutulmuş; yeni işe girecek, yeni sigortalı olacaklar yani gençler bu haklardan mahrum edilmiştir. Ne yazık ki birçok sendika ve ana-baba da Benden sonra tufan diyerek kendi çocuklarının yani bugünün gençlerinin haklarının gasbedilmesine göz yummuş, bu haklar için mücadeleden uzak durmuştur. Gençlerin Gezi de ortaya çıkan tepkilerinin ardındaki en önemli nedenlerden biri de eğitimdir. Eğitim sistemi, çocukları, gençleri geleceğin sahibi olacak insanlar olarak görmek yerine tamamen piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda oluşan bir anlayışla, okulları sermayeye itaatkar iş gücü yetiştirme alanları haline getirmiştir. Yükseköğretim dahil her düzeyde eğitim kurumu gençleri öğrenci değil, üzerlerinden para kazanılacak müşteriler olarak görmektedir. Gençler, çocukluklarının ilk yıllarından itibaren birbirleriyle yarışmaya/rekabete ve bu rekabet uğruna okul dışındaki zamanlarını dershanelerde geçirmeye zorlanmışlardır. Tüm bunların yanında çocukluklarını ve gençliklerini yaşamadan, hazırlanmaya zorlandıkları sınavlardaki sahtekarlıklara da tanıklık etmişler; buna karşı gösterdikleri tepkiler ise göz ardı edilmiştir. Dershaneler üzerinden yürütülen AKP-Cemaat tepişmesi, gençlerin Gezi ye yansıyan tepkisinin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Tepişmelerde dershaneler kâr elde etmenin ve gençlerin cemaatlere devşirilmesinin bir alanı olması üzerinden tartışılmış; ne eğitim sistemi ne de gençlerin, çocukların ruh hali, geleceği söz konusu dahi edilmiştir. Muhalefet partilerinin konuya yaklaşımları tepişmenin taraflarından çok da farklı değildir. Sendikalar ise halen eğitimin sınıfsal bir mesele olduğunun ve mutlaka sınıfın genel çıkarlarını savunan bir yaklaşımla sürece müdahale etmelerinin bilincine ulaşamamışlardır. Sözün özü: Görünen odur ki ne Hükümet ne Cemaat ne muhalefet ne de sendikalar Gezi direnişini anlayamamış, algılayamamıştır. Halen gençleri çıkarlarının aracı olmak ve onların sesini kesmek için baskı uygulamak dışında görmek niyetinde değillerdir. Bilinmelidir ki gençleri yok sayan onları nesneleştiren bu anlayış devam ettiği sürece gençlerin öfkesi daha da büyüyecektir. Benden söylemesi 4

7 ARTARKEN AZALAN BÜTÇE Yıllardır kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar, özellikle eğitim ve sağlık alanında sadece rakamsal olarak artmakta, kamu yatırımları açısından bakıldığında ise belirgin bir azalma yaşandığı görülmektedir yılında 47 milyar 496 milyon olan MEB bütçesi, artan okul, derslik, öğretmen ihtiyacı ve öğrenci sayısına rağmen 2014 yılı için 55 milyar 705 milyon TL öngörülmüştür. Bütçe rakamları içinde en kapsamlı ve en yaygın kamu hizmetleri içinde yer alan eğitime ayrılan payın sadece rakamsal büyüklükleri üzerinden övünenlerin, bu payların nerelere, hangi kalemlere harcanacağından hiç bahsetmemesi dikkat çekicidir. MEB bütçesinin büyük bölümünün personel giderlerine (yüzde 68) ve sosyal güvenlik devlet primi giderlerine (yüzde 10) gidiyor. Yıllar itibariyle baktığımızda MEB bütçesinde sayısal olarak bir artış olduğu görülmesine rağmen, asıl bakılması gereken milli gelir içinde eğitim bütçesinin payıdır. Geçtiğimiz 11 yıl içinde MEB bütçesinin milli gelire oranı fazla değişiklik göstermemiştir. Son iki yıldaki artışın temel nedeni, eğitimde dayatması nedeniyle derinleşen sorunların içinden çıkılamaz hale gelmesi, okul ve derslik açıklarının artması, özellikle okulların altyapı ve donanım eksiklikleridir. Yıllardır MEB bütçesinin büyüklüğünün temel nedeni, hükümetin eğitime verdiği önemden değil, büyük ölçüde personel harcamalarından kaynaklanmaktadır. Bu durumun farkında olan MEB, öğretmenleri esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırmak için gece gündüz çalışmakta, öğretmenleri performans değerlendirmesine tabi ÖVDER tutarak, angarya işlerde çalıştırmak için proje üstüne proje geliştirmektedir. OLMASI GEREKENLER "-Herkese eşit ve parasız eğitim hakkı tanınmalı, bu temel ilke ile çelişen bütün engeller ortadan kaldırılmalı. -Eğitimde yeterli bütçe, okullara yeterli ödenek ayrılmalı. -Öğretmen açıkları kapatılmalı ve ataması yapılmayan öğretmenlerin tamamı kadrolu olarak atanmalı. -Eğitimde ve kamuda esnek ve güvencesiz çalışma uygulamalarına son verilmeli. -Kamusal, laik, bilimsel ve anadilinde eğitimin önündeki tüm yasal ve fiili engeller kaldırılmalı. -Eğitimde performans değerlendirmesi, rotasyon ve sürgün uygulamalarına son verilmeli. -YÖK kaldırılmalı, üniversiteler özerk, bilimsel, demokratik bir yapıya kavuşturulmalı. -Tüm eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalı. Bu haliyle Türkiye, 2014 yılında da milli eğitime ayırdığı bütçe açısından OECD ülkelerinin gerisinde kalmış, eğitime en az pay ayıran ülkeler arasında yer almaktan kendini kurtaramamıştır." EĞİTİMİN YÜKÜ VELİLERİN SIRTINA DAHA FAZLA BİNECEK Okullara yeterli ödenek ayrılmadığı için eğitim harcamalarının önemli bir kısmı çeşitli kalemler altında velilerden alınmakta, eğitimin yükü veliye yıkılmaktadır. Eğitime yeterli bütçe ayrılmaması sonucu, eğitim kurumları birer "ticarethaneye', okul müdürleri "tüccara', öğrenci velisi ise "müşteri' durumuna düşürülmektedir. milli eğitim bütçesi ile okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yüksek öğretimde okullaşma oranının yukarı çekilmesinin olanaksız olduğuna dikkat çekerek, "4+4+4 eğitim sistemine geçilmesiyle birlikte oluşan yeni ihtiyaçları göz önüne aldığımızda, bütçe rakamlarının söz konusu ihtiyaçları karşılaması mümkün değildir. Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte okul, derslik ve öğretmen açığı büyümektedir. Bugün Türkiye'de halen öğretmeni olmayan okullar, okulu olmayan köyler bulunmaktadır. Türkiye'deki okulların yarısından fazlasında ikili eğitim yapılmakta, birleştirilmiş sınıflarda eğitim ve taşımalı eğitim uygulamasına devam edilmektedir. Okullardaki 5

8 ARTARKEN AZALAN BÜTÇE altyapı ve donanım eksiklikleri, nitelikli bir eğitim politikasının yürütülmesinin önünde büyük bir engeldir. Okul yetersizliği ve derslik açığının yanında, acil çözüm bekleyen en önemli sorun, öğretmen açıklarıdır. ÖVDER Bu bakış, eğitimi özelleştirme, eğitimin yükünü yoksul halkın sırtına yükleme bakışıdır. Öngörülen milli eğitim bütçesiyle parasız, nitelikli ve herkese eğitim anlayışının yaşama geçirilmesi mümkün değildir. Milli Eğitim in FATİH çiftliği FATİH Projesi ndeki (Fırsatları Araştırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) skandallar bitmiyor. Proje için sadece 6 ayda 50 milyon TL den fazla para harcayan Milli Eğitim Bakanlığı nda (MEB) elini sallasan danışmana çarpıyor. O danışmanlara verilen para ise dudak uçuklatıyor. İşte MEB - de yaşananlar: Eski Bakan Ömer Dinçer, Bakanlık teşkilatını yeniden yapılandırmak istedi. Ancak atılan adımlar sorunları da beraberinde getirdi. Maliyet 2 milyon TL Konularında uzman 300 bürokrat hiçbir iş verilmeden Beşevler deki MEB Kampüsü nde boş boş oturmaya bırakıldı. Bu bürokratlara MEB in temel taşlarından olan şube müdürleri de eklendi. İş verilmeden oturtulan yöneticilerin devlet bütçesine maliyeti ise aylık 2 milyon liraya ulaştı. Sürülen ve aylık 2 bin TL maaş alan öğretmenlerin yerine getirilen danışmanlara ödenen ücret ise şaşırttı. Bir genel müdürün yaklaşık 6 bin 500 TL maaş aldığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü nde danışmanlara aylık 10 bin lira maaş bağlandı. Ayrıca Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Koç un özel kalemi de 10 bin TL maaşla FATİH Projesi ne koordinatör olarak atandı. 6

9 SINAVSIZ EĞİTİM İSTİYORUZ ÖVDER SBS nin ad değiştirmesi sınav sisteminin değişmesi değil, çocuklarımıza ve biz velilere yeni yüklerin getirilmesidir. Artık merkezi sınavlar okulların içine kadar sokuluyor.yani öğretmenlerin elinden çocuğu değerlendirme ve yönlendirme inisiyatifi alınıyor. Daha çok sınav daha çok para demek olduğundan, dershaneler daha da çoğalacak, bu adaletsiz sınavda çocuklarımız daha çok strese girecek, biz veliler daha çok eğitim-sınav parası ödemek zorunda kalacağız. Yıllardır adaletsiz ve ezberci sınav sistemine karşı mücadele ediyoruz. Velilerimiz yaşadıkça BİR ÇOCUĞUMUZUN MEKTUBU bu haksızlıkları görüyorlar. Ama atı alan Üsküdar ı geçiyor. Eğitim sisteminde yapılan değişiklikler de gezi parkında yapılan değişikliklerden farklı değil, ben yaptım oldu yaklaşıma karşı mücadeleyi veliler çocukları için mutlaka vermeleri gereklidir. Övder bunun için vardır. İşte bakanın açıklaması; Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Anadolu ve fen liseleri için artık tek bir sınava dayalı öğrenci alınmayacağını belirterek, Avcı şöyle konuştu: müfredata dayalı olarak yapılan sınavların bazılarının, bu değerlendirmeye katılacak olan sınav sonuçlarının, merkezden planlanmayla yürütülen ve yine merkezden değerlendirilen sınavlar şeklinde yapılması. Sene içindeki bazı yazılılar Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetiminde merkezden hazırlanmış sorularla yapılacak. Böylece, hormonlanmış notlardan arındırarak, bu notları da nihai değerlendirme ortalamasına katmayı planlıyoruz." BİZ DUR DEMEZSEK, HER GELEN GİDENİ ARATIR HALE GELİYOR. 7

10 DEĞİRMEN SELE GİTMİŞ Şahbudak Ihsan Gündem dershanelerin kapatılması. Yazmayan kalem erbabı, konuşmayan politikacı kalmadı bu konuda. İşin özü hala anlaşılamadı. İktidarla cemaat arasında bilek güreşi mi? Rant kavgası mı? Kamu kaynaklarının bir yerlere transferi mi? Benim asıl merakım ise Eğitim Sistemine olumlu, olumsuz etkileri neler olabilir? İşin asıl ilginç yanı ise daha önceleri de olduğu gibi ilgili çevrelerin tepkisizliği. Ülkemizde sayıları 200 e yaklaşan üniversitelerin eğitim fakülteleri, bunların sayısız hocaları ve binlerce personeli ile devasa bir Milli Eğitim Bakanlığı var. Ama ortaya konu ile ilgili ciddi bir görüş konulmuş değil. Bana göre de konulması mümkün değil. Çünkü Türk Eğitim Sistemi ni neresinden tutsanız elinizde kalacak duruma gelmiş. Sistemin nitelik kaybı dolayısıyla işlevini tamamen yitirmesi yeni değil. Bu nedenle, dershane tartışmaları başlıktaki halk deyişinden başka bir şeyi anımsatmıyor. Değirmen sele gitmiş, sen cakcakıyı arıyorsun. Osmanlı nın duraklaması ve gerilemesi eğitim kurumlarının (medreselerin) yozlaşması ile başlar. Osmanlı devlet adamları olayı 19. yy.da fark ederler. Medreselerin yanında Batı tipi eğitim kurumları kurulur. Ancak çok geç kalınmıştır. Osmanlı çöküşten kurtulamaz. Ancak Kurtuluş Savaşı nı kazanan ve Cumhuriyeti kuran kadro bu eğitim kurumlarından yetişmiştir. Toplumun yaşamı ve geleceği konusunda eğitimin önemini bilen Cumhuriyet kurumlarının önceliği de bu nedenle eğitim olmuştur. Bizzat M. Kemal Atatürk zamanının önde gelen eğitim bilimcilerini davet etmiş, raporlar hazırlatmıştır. Sunulan tüm önerileri ciddi biçimde incelemiştir. Ancak önerilerin tamamı uzun vadeli ve o zamanki devletin gücünün oldukça üstünde kaynak (para) gerektirmektedir. Oysa genç Türkiye Cumhuriyeti nin bu projeleri hayata geçirmek için ne parası ne de yıl gibi uzun zaman dilimine tahammülü yoktur. Üstelik de projelerin bize göre (milli) olup olmadığı sorusu vardır. Atatürk çözüm adamıdır. Vazgeçmez, bizzat ilgilenip fikirler üretir. Eğitmen Kursları nın fikir babası kendisidir. Eğitmen Kursları ndan olumlu sonuç alınması, Köy Enstitüleri projesinin hazırlanmasına temel oluşturur. 17 Nisan 1940 Köy Enstitüleri nin kuruluşu, Türkiye Cumhuriyeti nin tam anlamı ile milli bir eğitim atılımıdır. Köy Enstitüleri projesi çok kısa ömürlü olmuştur. (Kuruluş 1940, projenin durdurulması ve vazgeçilerek 1946, temelli kapatılması 1953) Bu kadar kısa sürede, maliyeti, ekonomiye katkıları ve yetiştirdiği personelin eğitime katkıları incelendiğinde gerçek bir eğitim mucizesi olduğu açıkça görülecektir. Bilindiği gibi 1946 aynı zamanda çok partili düzene geçişimizin de başlangıcıdır. Bizde, çok partili siyasi mücadelenin ekseni, teferruatları bir yana bırakılırsa laiklik-dindarlık üzerine olagelmiştir. Sonraları sağ-sol mücadelesine dönüşse de siyasetin eğitime bakış açısı değişmemiştir. Siyasetin solu laik, sağı da dindar insan yetiştirme sevdasıyla eğitim sistemini siyasete kurban etmişlerdir. Eğitim yıllardan beri siyasetin en ucuz malzemesi olmaktan öteye gidememiştir. Bu günkü tartışmalar da bundan öte bir şey değildir. Aslında ülkemizin eğitim açısından görünümü korkuncun da ötesindedir. Milyonlarca okumuş, üniversite bitirmiş gencimiz orta yerde işsiz dolaşıyor. Sadece 300 bin öğretmen diplomalı gencimiz Milli Eğitim Bakanlığının kapısında bekliyor. 30 küsuru bunalımdan intihar etmiş. Yaş ortalaması35 olan yüz binlerce genç bir işe yaramıyorsa, ekmek parası kazanamıyorsa ve yaşlı anne babasının eline bakıyorsa, laik olsa neye yarar, dindar olsa, Kuran-ı Kerim i hıfzetmiş olsa neye yarar. Dershaneleri kapatsan ne olur, kapatmasan ne olur. Dine bu kadar çok meraklı iseniz kızlarımızın tamamını hafize, erkek çocuklarımızın tamamını da hafız-imam yetiştirelim, olup bitsin. Madem dünyadan umudumuz kalmadı bari doğrudan ahrete yatırım yapalım. 8

11 TOKATI SESSİZ KALANLAR YEDİ Son 30 yıldır toplumun değerleri ve hizmet alanları üstünden yapılan değişimler ve yeniden yapılanmalar, eğitimde, tartışmalarının ardından dershane kavgalarıyla devam ettiriliyor. Devletin yeniden yapılandırılması adı ile sürdürülen çalışmalar, daha önceleri mücadelelerle kazanılmış sosyal, kültürel, ekonomik ve siyası hakların yok edilmesine yöneliktir. Devletin yetersiz de olsa sunmuş olduğu kamu eğitim hizmeti de bu yapılanma içerisinde sürdürülmektedir. Son günlerde gündeme getirilen dershanelerin özel okullara dönüştürülme ve kapatılma söylemleri, eğitimde ticarileştirme ve özelleştirme çalışmaların bir parçasıdır. Gerek hükümetin, gerekse medyanın bu konuyu koyuşu ve işleyişi asıl amacın arkaya atılması biçiminde olmuştur. Bu görüntü de asıl unsurlar olan öğrencileri, velileri ve eğitimcileri ya iki taraftan birini desteklemesine yada Sevirci kalmasına neden olmuştur. Hükümet- cemaat tartışması olarak gösterilen dershane tartışmasının bir getirim tartışması olduğunu, eğitimcilerin yanında veliler ve öğrenciler yeterince bilince çıkaramamış, tepkisinin yansıtamamıştır. Hükümetin dershaneleri kapatacağız, özel okullara dönüştüreceğiz anlayışı, yıllardır yapmış olduğu icraatlarda ve sisteminin kendisinde vardır. Hükümet ve medyası sistemini din-laiklik üstünden gündem yaparken, ÖVDER 222 sayılı ilköğretim kanununun 22 maddesinde ifade edilen İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Hükmünü kaldırmıştır. AKP bununla eğitimde, özelleşme ve özelleştirmede önemli bir adım atmıştır. Şimdi dershane tartışmalarını cemaat, hizmet alanının daraltılıp, boğazının sıkılması üstünden yürütürken, Hükümetle yaptığı kayıkçı dövüşünde ortaya sürülen pastadan daha çok pay alma ataklarını gösteriyor. Pekiyi hükümet bu pastayı başkasına mı vermek istiyor, F. Gülen bize tokat atılıyor,zaman yazarı Hüseyin Gülerce boğazımızı sıkan eli tutmayalım mı? diye feryat eder gibi davranıyor. F. Gülen elbette servetini okullar ve dershaneler üstünde edindi, diğer alanlara buradan atladı. Bunda en büyük ortamı da AKP hükümeti sağladı. Bu tartışma bir çarpıtmadır. Ortalıkta halkın verdiği verginin nerelere aktarılacağı, devlet eli ile kimlerin zengin edileceği tartışılırken, ceplerinden paraları çekilenler, seyirci durumuna getirilmiştir. Hükümeti, cemaati ve medyası ile yürütülen bu çarpıtılmış tartışmada, tokatı yiyen, boğazı sıkılan ne yazık ki seyirci kalanlar olmuştur. Bu tartışma kime ne getirdi. Dershanelerin dönüştürülesi ve kapatılması eylül 2015 yılına uzatıldı. Dershane sahiplerine, arsa tahsisinde yardım edilmesi, faizsiz kredi verilmesi, hizmet satıl alınması, açık liselerde yüz yüze eğitim zorunlu hale getirilmesi gibi avantajları dershane sahipleri kazanmıştır. Hükümet amacına, yani eğitimini özelleştirme planını daha rahat uygular hale gelmiştir. Aracı durumuna düşürülen Veliler, öğrenciler ve eğitimciler bir yerine iki yanağına birden tokat yediler. Şimdi bu tokatın hızı ile uyanma zamanı AKP hükümetinin daha ileri gitmesini önleme zamanı, muhalefet gibi gözükenlere de ders verme, Laikdinci ikileminden kurtulup, elimizden alınanları tekrar alma birlikteliğini yaratma zamanı önümüzde duruyor. 9

12 OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMA PROJESİ(!) Hülya KOCABOZDOĞAN/ övder yöneticisi-izmir Çiğli Kaymakamlığı 81 ile 81 kitap adı altında bir proje başlattı. Projenin amacı; kitap okuma alışkanlığı kazandırma, devam ettirme ve geliştirme. Bu yolla ;okul kütüphaneleri güncellenip, zenginleştirilecek. Sınıflarda kitaplık oluşturulacak. Çevremizde ve okulumuzda kitap okumayı engelleyici nedenleri en aza indirilecek. Her öğrencinin bir ayda en az beş kitap okuması sağlanacak. Uygulama ise şöyle olacak: Her sınıfa 81 kitaptan oluşan 2 adet kitap seti gönderilecek. Öğrenciler bu kitapları dönüşümlü okuyacak. Okunan kitap numarası hangi ilimizin plaka numarası ise haritada o il boyanacak. Okunan kitaplarla ilgili okullar arası bilgi yarışması düzenlenecek. Bu proje ilköğretim ikinci sınıf ile sekizinci sınıf arası öğrencileri kapsayacak. Kitap okuma alışkanlığının çok düşük olduğu ülkemizde,kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı aşılayacak, geliştirecek çalışmalar mutlaka desteklenmelidir. Ancak böyle bir amaçla başlatılacak projede özellikle yaş grubu gözönüne alındığında dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar olmalıdır. Öncelikle kitaplar içerik olarak konunun uzmanlarınca titizlikle incelenmelidir. Kitapların içeriği, çocuğa vereceği mesaj, yaş grubuna uygun olmalıdır. Bilimsellikten uzak, ayrıştırıcı, içlerini kin ve düşmanlıkla dolduracak içerikli kitaplar telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Bu kitaplardan bazıları incelendiğinde titiz bir çalışma yapma gereği açıkça görülecektir. Örneğin; 2. sınıflara gönderilen Müslümanlar Kardeştir adlı kitapta yer alan kan ve savaş resimleri küçük çocukları din adına savaşmaya,öldürmeye, kan dökmeye yönlendirici anlatımlar nedeniyle çocukları kin ve nefrete yönlendirmektedir. 3.sınıflara gönderilen Mestik Hanım kitabında kadın, bir böcek olarak gösterilmekte ve evlenmek için kendini en az dövecek kocayı aramaktadır. Bu durum kadına şiddeti,dayağı kaçınılmaz kılıp meşrulaştırarak, çocuklarda bu durumun kabul edilebilir, doğal olduğu düşüncesini yerleştirmektedir. 4.sınıflara gönderilen En Kolay Kazanç adlı öykü Risale-i Nur dan aynen alınmış. Sadece dili sadeleştirilip, resimlendirilmiştir. Kitaba göre iyi insan olmanın koşulu namaz kılmak, dinin gereklerini yerine getirmektir. Yine aynı yaş gurubuna gönderilen bir diğer kitap Varlıkların Dilinden Peygamberimiz. Bu kitabın birinci öyküsünde peygamberin çocukken bir arkadaşıyla koyun otlatmaya gitmesi sırasında yaşanan olağanüstü olayı anlatıyor. Arkadaşı, peygamberin etrafına meleklerin indiğini, onun göğsünü yarıp, kalbini yıkadıklarını görüyor.ancak göğsünde hiç bir yara izi, kan görülmediğini anlatıyor. 6. sınıf öğrencilerine gönderilen Allah Nasıl Yaratıyor adlı kitapta Said-i Nursi nin eserlerinin adları sıralanmakta, Bu kitapları seneler önce Bediüzzaman Said-i Nursi adlı bir alim yazmış cümlesi aynen geçmekte, Said-i Nursi nin resmi sayfanın altında yer almaktadır. Verdiğim örnekler bu kitapların sadece birkaç tanesi. Bilimsellikten uzak bu kitapları okuyan öğrenciler Fen Bilgisi öğretmeninin anlattıklarına nasıl inanacak? En çok kitabı ben okuyup, ödülü almalıyım düşüncesi, arkadaşını rakip görmesine neden olacaktır. Böyle bir rekabet duygusuyla çocuk, arkadaşıyla paylaşımcı bir iletişim yerine sadece kendini düşünen, arkadaşına kuşku ve kıskançlıkla bakan bir ilişki içinde olacaktır. Bir çocuğun kitaplardaki öykülerde geçen olağanüstü olayları gerçek yaşamda uygulamaya çalışmaya kalkması vahim sonuçlara neden olabilir. Namaz kılmayan, oruç tutmayan, başını örtmeyen arkadaşının kalbini yıkamaya kalkarsa bunun sorumlusu kim olacak? Irk, cinsiyet, mezhep, renk, din, dil ayrımı yapmadan, barış içinde yaşama mesajları yerine ; küçücük beyinler belirli bir dünya görüşüne göre yönlendirilip, onların dışındakiler öteki yapılmaktadır. Çiğli Kaymakamlığının başlattığı projede yer alan kitaplar bir an önce bu işin uzmanlarınca, özellikle pedagojik yönden mutlaka incelenmelidir. 10

13 LAİK DEVLETİN DİNCİ HÜKÜMETİ ÖVDER- İZMİR Dindar ve kindar nesil yetiştirme projesi olarak apar topar yürürlüğe konan sisteminin uygulama alanları genişletilerek sürdürülüyor. Okullara seçmeli diye konan ama zorunlu seçtirilen kuran-ı kerim ve peygamberimizin hayatı dersleri yetmiyormuş gibi şimdi de okullarımız kuran kursları haline getiriliyor. İzmir Çiğli de milli eğitim müdürlüğü, müftülük ve kaymakamlık yazışmalar ve protokollerle kuran kursları yetmediği gerekçesi ile okullarda kuran kursu verilmesine yasal kılıflar uydurmaktadırlar. Anayasası gereğince, her dine aynı uzaklıkta bulunması gereken hükümet gençlerimizi, çocuklarımızı ve toplumuzu tek din baskısı altına almaya çalışıyor. Alevilerin cem evlerini yok sayan, hükümet laik eğitim vermesi gereken okulları dini eğitim kurumları haline getiriyor. Anayasada dini eğitimin nasıl verileceği belirlenmişken, yine anayasada Türkiye devleti,sosyal laik bir devlettir yazılı iken bunların yapılması hem dinin çıkarlar için kullanılması hem de başka dinden, mezhepten ve dinsiz olan toplulukları ve bireylerin baskılandırılmasıdır. Bu da AKP hükümetinin özgürlük, demokratik ve adalet söylemlerinin ne kadar sahte olduğunu göstermektedir. Çiğli de yapılanlar hem yasal değil, hem de ahlaki değildir. Laik eğitim adına o makamlarda oturanlar böyle bir uygulamayı yapamazlar. 11

14 MEB DE SKANDAL! BASINDAN Konya`da bir ilköğretim okulu önce ortaokula, ardından imam hatip ortaokuluna çevrildi. 5. sınıfı normal ortaokulda okuyan öğrencilerin kayıtları 6. sınıfta otomatik olarak imam hatip ortaokulu öğrencisi olarak yenilendi. Ayşegül Kahvecioğlu`nun haberine göre, MEB, eğitimde düzenlemesinin ardından geçtiğimiz yıl Türkiye`de bulunan tüm ilköğretim okullarını ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu olarak dönüştürmüştü. 1 yıllık eğitim döneminin ardından, yeniden oluşan "ihtiyaç" doğrultusunda çok sayıda okulu imam hatipe çeviren bakanlığın, dönüştürme işlemleri sırasında yeni bir skandala imza attığı ortaya çıktı. Türkiye`de bu yıl imam hatip ortaokuluna çevrilen tüm okulların mevcut öğrencilerini ilgilendirebilecek "dönüşüm" skandalı, Konya`nın Meram ilçesinde bulunan Şeker Ortaokulu`nda yapılan dönüştürme ve kayıt yenileme işlemleri sırasında gündeme geldi. 1 Yıl Normal Ortaokul Şeker İlköğretim Okulu, düzenlemesinin ardından geçen sene başında ortaokula çevrildi. Okulda, sistem gereği başka bir okula kademeli geçiş yapacak ilkokul 3 ve 4. sınıf ile ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri birlikte eğitim görüyordu. 1 yıl süreyle normal ortaokul olarak hizmet veren okul, eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte imam hatip ortaokuluna dönüştürüldü. İmam hatipe çevrilen okul, bu yıl ilk defa 5. sınıf öğrencilerini okula "imam hatip öğrencisi" olarak kabul etti. Ancak geçen sene 5. sınıfı normal ortaokulda okuyan ve bu yıl 6. sınıfa geçecek öğrencilerin kayıtları elektronik ortamda otomatik olarak imam hatip ortaokulu öğrencisi olarak yenilendi. İstemeyen Başka Okula Gitsin` Durumu öğrenen veliler, okula gelerek durumdan şikayetçi oldu. Ancak okul yönetimi, il milli eğitim müdürlüğünden gelen talimat doğrultusunda velilere "Çocuklarının imam hatipte devam etmesini istemeyen veliler, kaydını başka bir ortaokula aldırabilir" dedi. Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nden yapılan açıklamada ise ilginç ifadeler yer aldı. Açıklamada, "Öğrenci ve okul sayıları ile tercihleri dikkate alarak Konya Valiliği`nin oluru ile yeniden bazı okulları dönüştürdük. Bu kapsamda Konya`da okul da imam hatipe çevrildi. Okullar, bakanlığın e-okul sistemine okul kodları ile giriş yapıyor. Ancak okul imam hatipe çevrilince eski okulun kodu sistemden siliniyor. Yeni okul kodu açılarak sisteme öğrencilerin kaydının yapılması gerekiyor. O okullar da hem türü değişen okulun öğrencileri, hem de öğretmenleri mağdur olmasın diye yeni kurum kodunu kullanarak öğrencileri imam hatip ortaokuluna aktardılar. İsteyen veliler çocuklarının nakillerini bu okullardan alıp başka okullara verebilir" denildi. 12

15 YEREL YÖNETİMLERİN EĞİTİM ALANINDAKİ FAALİYETLERİ ÖVDER İnsanın sosyal bir varlık olarak en önemli ihtiyaçlarından birisi de eğitimdir. Toplumsal gelişimin en önemli ayağının eğitim olduğu düşünüldüğünde kuşkusuz toplumsal katılımı içeren demokratik işleyişin de bu alanda işlevsel hale gelmesi beklenir. Bugünün ve geleceğin en iyi biçimde eğitilmesi, yaşam becerileri kazandırılması merkezi yönetimin görev ve sorumluluğunda olmakla beraber, yerel yönetimlerin de ana görevlerinden biridir. Kent yaşamının iyileştirilmesi ve ortaklaştırılması, yerel kültürlerin yaşatılması belediyelerin ve yerel yönetimlerin eğitime verdiği önemle doğru orantılıdır. Sağlıklı bir çevre, ortak yaşamdaki sorumluluk ve insanlar arasındaki doğru iletişim gibi değerler ve halkın bilgilendirilmesi, bilginin yaşanır hale gelmesi nitelikli eğitimle sağlanabilir. Çevreyi ve doğayı koruyan, geliştiren ve bunların oluşumu için görev alan, Parkları kirletmeyen, ağaçları kırmayan, çevresine rahatsızlık vermeyen ve hizmetin niteliğini artıran, sürekliliğini sağlayan bireyler ancak nitelikli bir eğitimle mümkündür. Toplumsal değerlere sahip olan bireylerin bulunduğu yerleşim yerlerinde, yerel yönetimlerin hizmetleri hem karşılık bulur, hem de daha kolay yürütülür. Bu nedenledir ki, yerel yönetimler hizmetlerinin ağırlıklı kısmını eğitime ayırmalıdırlar. Ancak böyle bir hizmetle halkçı belediyecilik yapılabilir. İçme suyu, çevre temizliği, alt yapı vb gibi hizmetlerin kalıcı ve sürekli olmasını sağlayanlar, toplumsal değerlere sahip bireylerdir. Özellikle son 30 yıldır, devletin yeniden yapılandırılmasına paralel olarak, belediyeler ve yerel yönetimler de yeniden yapılandırılmaktadır. Mahalli idareler ve belediyeler yeniden yapılanırken, hizmetlerinin bir kısmını kamu hizmeti olmaktan çıkarıp, ticari işletmelere, çalışanlarını da kadro dışı kısa süreli sözleşmeli çalıştırmaya dönüştürdüler. Hizmetlerin yerelleştirilmesi adı altında birçok hizmeti özelleştirdiler. Eğitim de bu alanlardan biridir. AKP hükümetinde de eğitimde özelleştirilen alanlar sürekli artmaktadır. Fatih projesi ve dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi bunların son örnekleridir sayılı belediyeler yasasında, eğitime nasıl katkı sunulacağı, gelirlerin ne kadarının eğitime ayrılacağı ve bunların nasıl kullanılacağı gibi birçok belirsizlikler vardır. Böyle olmasın da yerel yönetimlerin eğitime sunduğu hizmetleri görev ve yasal çerçevede değil de, bir keyfiyete ve sadakaya dönüştürmektedir. Sosyal bir devlet, hizmetlerini yardım ve sadaka üstüne değil, insan hakları ve yasal çerçeve üstüne oturtmalıdır. Sadaka kültürünün egemen olduğu bir toplumda, eğitim bir insan hakkı olarak değerlendirilmez. Devlet anlayışı ve AKP hükümetinin uygulamaları ile eğitim hizmetleri artık bu anlayışla sunulmaktadır. Şimdi yerel yönetimlerin eğitime katkıları da bu çerçevede devam ettirilmektedir. Belediyeler, boy boy ilanlarla, ne kadar okulu badana yaptığını, ne kadar öğrenciye eğitim yardımı yaptığını, ne kadar eğitim aracı aldığını ve bunun gibi katkılarını görev olarak değil de, bir yardım anlayışı ile yaptığını sergilemektedirler..yerel yönetimler yasası ile hizmetlerini ulusal ve uluslararası şirketlere devretmiş belediyeler, öncelikle halka değil, şirketlere hizmet etmektedirler. Halkçı belediyecilik, hizmetlerini yardım ve bağışlar üstünden değil, görev ve sorumluluklar üstünden sunmayı amaçlar. Yerel yönetimlerin hizmetleri, semt meclisleri, mahalle meclisleri vb gibi yerel birimlerin istemleri üstünden bir kamu hizmeti olarak yürütülmesi halk için yapılan belediyeciliğin gereklerinden birdir. 13

16 Bizdeki keyif kimsede yok. Koltuklarımıza kurulup çekirdek çitleyerek, cemaat-hükümet kavgasını izlemekteyiz. Özetle ruh halimiz Yiyin birbirinizi. Bir gazete manşeti değil bu sadece; bizim mahalle nin genel ruh hali... Ezilen çimenler olarak, keyif bizde! Dershaneler kapatılmalı, elbette. Özel okullar da... Şüphe yok; parasız, eşit ve bilimsel eğitimin önünde ne engel varsa yıkılmalı. AKP Hükümetinin de, cemaatin de niyeti bu değil. Öyleyse, Aman bize ne, hatta asıl mesele başka... deyip sıyrılacak mıyız? Ortaya saçılması olası belgeler iktidarın gerçek yüzünü gösterebilir diye avunacak mıyız? En fenası, Cemaat tercih değiştirip bizi kurtaracak rüyasına mı yatacağız? Karşımızdaki kirli rant siyaseti iş birliği de yapsa, kavga da etse; olan bu ülkeye, gençliğe oluyor. AKP ilk günden beri, eğitimde özelleştirme furyası için hazırlık yapıyor. Deniyor, yokluyor, iki adım ileri, bir adım geri... Açık ajandası bu. Ve şimdi; sağlıkta yaptığı dönüşüm ün benzerini yapmak için seferberlik halinde. Yaşananlar, hem cemaat-hükümet geriliminde yeni bir perde; hem de eğitimde özelleştirme için dev bir adım. Nasılsa herkes seyirlik temaaşa izliyor. Özel okullarının eğitimde tuttuğu yeri bir anda iki üç katına çıkaracak bir adımdan söz ediyoruz. Sonra var olan teşvikleri öğrenci bazlı olarak artıracaklar. Yani, özetle; bir öğrencinin devlete maliyeti şu kadar bin lira, bunun yarısını özel okullara versek, yarısını veli karşılasa, maarifi ne güzel idare ederiz hesapları. Uzun zamandır dillerde bu; özel okullar yıllardır lobi yapıyor. Bir ara yasa çıktı, dönemin Cumhurbaşkanı Sezer engelledi. 3 bin özel okul geliyor diye atılan manşetleri, 4 bine yakın dershanenin yüzde 70 nin özel okul, kalanının açık lise olacağını atlıyoruz sanki. SEYİRLİK TEMAŞA MI? Mustafa KARA Özel açık lise kızlı erkekli tartışmalarının yapıldığı bir ülkede genç kadınlar için ne anlama gelir? Ucuz iş gücü diye çırpınan bir burjuvazinin elinde çocuk işçilere ne ifade eder? Düşünmeli! Süreç; sınavsız eğitim, dershanesiz eğitim, öğrenciler yarış atı olmayacak teraneleriyle süsleniyor. Evet, öğrenciler yarış atı olamayacak. Yarışa alınmayacak milyonlarcası. Bizim çocuklarımız, bu halkın çocukları. Yarış iptal; bizim çocuklar hükmen mağlup... Dershaneler bu sistemin yarattığı bir kanser ve savunulacak hiçbir tarafı yok. Ama, bugün yapılan da metastaz, yani kanserin bütün bünyeye yayılması. Eğitim sistemi, neredeyse beşikten başlayan bir eleme sistemi ne dönüşüyor. Hatta, geçişe kapalı açık bir kast sistemi bu. Ölçüt annenin, babanın cüzdanı! Milyonlarca çocuğu, milyonlarca genci; hatta doğacak çocuklarını etkileyecek süreç bugün başlamadı, bitmeyecek de. Devlet destekli özel okul olduktan sonra, dershaneler kapansa ne, kapanmasa ne? Nasılsa cemaat okul sayısını ikiye katlar ticareten kaybı olmaz; örgütlenme faaliyetini evlere ve okullara taşır siyaseten kaybı olmaz. Bir şekilde anlaşırlar; ya da anlaşamazlar yollarına devam ederler. Filler işte... Yanlış sorulara doğru yanıt aranmaz. Teşbihte hata olmaz; Ne yani dershaneleri mi savunacağız sorusu; en az 12 Eylül Referandumu nda Hayır dediğimizde Ne yani, 12 Eylül Anayasası nı mı savunacağız eleştirisi kadar saçma. Bugünkü yaklaşımla dershanelerin kapatılmasını olumlu saymak da; bir nevi Yetmez, ama evet. Eğitim için bütünlüklü bir karşı çıkışın örgütlenmesi şart. Mesele eğitim değil kayıtsızlığı ise bu ülkenin gençlerine yapılabilecek en büyük ihanet. Eğitim hakkına yönelik kapsamlı özelleştirme saldırısı karşısında ilüzyona kapılıp kayıtsız kalmanın bedeli ağır. Birbirlerini yemiyorlar; aralarında ağız dalaşı yaparken bile, dönüp asıl yumruğu bize sallıyorlar. Sadece seyircinin dayak yediği bir gösteri bu. Bilelim de; çekirdek çitlemeye öyle devam edelim. İyi seyirler...(evrensel) 14

17 ORTA ÖĞRETİMDE DE DENEME DÖNEMİ ÖVDER Düz liselerin tamamen kapatılması ile başlayan tartışmalar hız kesmeden devam ediyor. Anadolu lisesini kazanamayan çocukların mecburi olarak meslek, imam hatip ve açık liseye gitmek zorunda bırakıldı. SBS de başarısız olup açıkta kalan öğrenciler iki tercih arasında sıkıştırıldı. ve özel okulların pahalılığı nedeniyle öğrencilere tek seçenek kalıyor: 'i için tek yol imam-hatip Şimdiki uygulamada Anadolu lisesini kazanamayan bir öğrencinin karşısına üç seçenek çıkıyor. Bu öğrenciler meslek lisesi, imam hatip lisesi veya açık liseye gidecek. Çocuklarını bu okullara göndermek istemeyen ailelerin önüne özel okul seçeneğini koyuyorlar. Yoksul çocukların aileleri özel okul seçeneğini elediği için mecburen imam hatip ya da meslek liselerini tercih ediyor. 615 ÇOK PROGRAMLI LİSE VAR Açıkta kalan öğrencilerin 3/2 si meslek liselerine giderken, geri kalanı zorunlu olarak imam hatip lisesine yönlendiriliyor. Ayrıca Türkiye de 615 Çok Programlı Lise var. Bu liselerin çoğu ilçelere kaydırılmış durumda. 1 milyon 259 bin 546 öğrenciden fen, Anadolu, Anadolu öğretmen ve sosyal bilimler liselerinin kontenjanları 688 bini, kalan 574 bin öğrencinin önünde ise özel okul, meslek lisesi, imam hatip lisesi, çok programlı lise ve açık lise seçenekleri kalıyor. Açık lise ya da meslek lisesine giderek üniversite kazanmak zor olduğu, çok programlı liselerin sayısının azlığı Milli Eğitim Bakanlığı nın Anadolu lisesine yerleşemeyen ve meslek lisesi ya da imam hatip lisesine gitmek istemeyen öğrencilere Anadolu liseleri veya meslek liseleri bünyesinde açılan düz lise programı uygulayan sınıflara yönlendirilmesi de çözüm olmadı. Ortaöğretimde de bir denemeye giren bakanlık, gençleri kendi çevresinden uzaklaştırarak, hem denetimsizliği hem de servis paralarıyla maddi yükü artırdı. 15

18 LAİKLİKTEN VE LAİK EĞİTİMDEN NE ANLAMALIYIZ Laikliğin tanımı Laisizm, bilimsel bir kavramdır ve herkes için geçerli kriterleri vardır. Ülkeden ülkeye laisizm yerleşmesi tarihsel ve sosyolojik açıdan farklılıklar gösterse de hepsinde ortak özellik, devlet ve din alanının Ayrılması dır. Dinin devlete, devletin de din alanına müdahale etmemesidir. Laik bir ülkede laiklik, din ve devletin alanlarının tümüyle ayrılmasını, din ve vicdan özgürlüğünün inanan ve inanmayan herkes için geçerli olmasını ifade eder. Dolayısıyla laik bir ülkede devlet, bütün dinler ve inançlar karşısında eşit mesafede olmak zorundadır. Laiklik; dinsel etkinliklerin, devlet, fikir ve ekonomik yaşamdan ayrı olarak ele alınmasını, devletin dinsel esaslara ve güce dayanmamasını, gücünü doğrudan doğruya halktan almasını öngören bir kavramdır. Laik bir devlet, bireylerin bir dine sahip olma ya da dini ihtiyaçlarını tatmin etmedeki tavır, davranış ve eylemlerinde mutlak anlamda özgür olduğunu kabul etmek zorundadır. Devlet, dini kurallara dayalı kanunlar çıkaramayacağı gibi, dindarların dini yaşantılarını olumsuz yönde sınırlandırıcı ya da bir kısmını olumlu yönde teşvik edici ilke ve uygulamalar yapamaz. Laik bir devlet, Türkiye de olduğu gibi Sünniliğin, Aleviliğin ya da başka dinlerin nasıl kuralları, nasıl ibadetleri vardır; bunları nerede nasıl gerçekleştirmelidir gibi konulara karışmamalıdır. Laik devlet sadece din ve mezheplerin birilerine karşı egemenlik kurması ve birinin diğerini baskı altına alma girişimlerini önleyecek tedbirleri alır. Türkiye deki laiklik anlayışı; devletin din alanına müdahalesiyle (devletin dini kurumsal olarak örgütlediği) başlayıp, dinin devlete müdahalesi ve devletin görevlerinin içine dini ilkelerin sızması nedeniyle, devlet işlerinde fiiliyatta dini değerler hep ön planda olmuştur. Cami yaptıran, imam yetiştiren, onlara maaş bağlayarak tarif edilen dini uygulamaya çalışan bir devletin, gerçek anlamıyla laiklikle bir ilgisinin olması mümkün değildir. Laiklik tartışmalarının merkezinde türban, imam hatipler gibi sorunların olması, dinin devletin alanına Dr. Erkan AYDOĞANOĞLU müdahalesinin çok ileri noktalara ulaşmış olmasının bir sonucudur. Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurumun olduğu, bu kurumun yüz binden fazla görevlisinin maaşının devlet tarafından verildiği, din görevlilerinin devlet tarafından yetiştirildiği, camilerde verilen vaazlar ve okunacak hutbelerde ne denileceğinin bile bizzat devlet tarafından sınırlarının belirlendiği bir ülkede ne inanç özgürlüğünden ne de laiklikten söz etmek elbette mümkün değildir. Aynı nedenle; devletin tanımladığı Sünni İslam dışındaki bütün İslam yorumlarının, mezhep ve inanç gruplarının yıllardır yok sayılıp görmezden gelinmesi, bütün inançların özgürce yaşaması, kendi ibadetlerini hiçbir sınırlama olmadan özgürce yapabilmeleri anlamında Türkiye de din ve inanç özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Dinin kendi içindeki anlayış farklılıkları da zaman içinde kaçınılmaz olmuş; ayrımlar, farklı din ve mezhepler, doğrudan insan ihtiyaçları ile dinin ilk ilkelerinin eskiyip çatışmasından doğmuştur. Bu yüzden de din ve mezheplerin kendi içinde tartışması, elbette teolojik ve sosyolojik bakımdan en azından eski çağlarda bir öneme sahip olmuştur. Laiklik; din ve mezhep bahanesiyle yığınların, halkların, ulusların birbiriyle çatışmalarına son vermek için ortaya çıkan bir tutumdur. Eğer insanlar, inanç grupları birbirlerinin inançlarına karışmazsa; din savaşları, mezhep çatışmaları da ortadan kalkacaktır. Böylece din alanı, egemenlerin müdahale ettiği, halkın farklı kesimlerini birbirine karşı kışkırtıp, bir bölümünü yedekleyebildiği bir alan olmaktan çıkacaktır. Laiklik sayesinde devletin alanı da dinin ve din adamlarının alanı olmaktan önemli ölçüde kurtulacaktır. Bu, aynı zamanda laikliği eğitim, bilim, sanat ve kültür alanında din ve onun ilkelerinin baskısından koruyan bir kalkan rolü görerek, demokrasinin gelişmesi ve güçlenmesinin zeminini genişletecektir. Laikliğin demokratik bir toplumun vazgeçilmez ilkesi olmasının nedeni budur. Laik eğitim nedir? 16

19 LAİKLİKTEN VE LAİK EĞİTİMDEN NE ANLAMALIYIZ Laiklik, evrensel bir değerdir ve eğitim yoluyla aktarılır. Değer, bir sosyal grubun veya toplumun kendi varlık, işleyiş ve devamını sağlamak ve sürdürmek için, toplumun çoğunluğu tarafından doğru ve gerekli olduğu, toplumun ortak duygu, düşünce, amaç ve çıkarını yansıtan genelleştirilmiş temel ahlaki ilke veya inanışları ifade etmektedir. Öncelikle açıkça belirtmek gerekir ki, laik eğitim dinsizlik eğitimi değildir. Çünkü laiklik, doğrudan doğruya inançlara ve onların varlığına dayalı bir kavramdır. Bu nedenledir ki, laik eğitimin dinsizliğe, ateizme davetiye çıkaracağını savunanlar, toplumsal yaşamın tüm alanlarında dini kuralların egemen olmasını isteyen, farklı inanç ve düşüncelerin yaşamasına tahammül edemeyenlerdir. Laik eğitim, dini karalamak değil, önemli toplumsal işlevleri olan dinin kötüye kullanılmasına, Türkiye de sıkça gördüğümüz gibi bazı siyasal ve ekonomik çıkar grupları tarafından istismar edilmesine, kapitalist sistemde sömürünün meşrulaştırılması için kullanılmasına karşı önlemler üretmek açısından çok önemlidir. Laiklik, din adına insanları korkutmak ve onları denetim altında tutmak için kullanılmasının engellenmesi açısından da önemlidir. Bu yönüyle laiklik, din ve inanç istismarcılarının aksine bütün din ve inançlara eşit mesafede ve saygılı olmayı ifade etmektedir. Laik eğitim, doğası gereği toplumda hoşgörü ortamı yaratmayı, din ve inanç farklılıkları üzerinden toplumu bölüp birbirine karşı kışkırtmayı değil, birleştirici olmayı ilke edinmiştir. Laik eğitim, dinsel inançların varlığı ve özgürlüğü için temel bir güvencedir. Laik olmanın temel ilkesi başkalarının inançlarına, düşüncelerine saygılı olmak, aklı ve bilimi rehber edinmek, hangi din ve inançtan olursa olsun her insanın değerli olduğunu bilmek ve buna saygı göstermektir. Nerede gerçek anlamıyla laik eğitim varsa, orada din ve vicdan özgürlüğü olduğu akıllardan çıkarılmamalıdır. Kamusal eğitimin önemli bir parçası olan ve insanı merkeze alan laik eğitim anlayışı tüm insanların eşit, saygıdeğer, öğrenme ve gelişmeye açık olduğunu savunur. Eğitim üzerinden konuya bakacak olursak, dinsel bir eğitim anlayışı insanları inanan ya da inanmayan, dindar ya da dinsiz olarak ayırarak, bir kısmını üstün ve değerli, diğerlerini ise değersiz kabul edebilmektedir. Bu şekilde toplumda giderek derinleşen sınıfsal ayrışmanın din üzerinden daha da derinleştirilmesi kaçınılmazdır. Dinsel eğitim; olay, olgu ve nesneleri bilimin değil, dinin (ya da dini merkeze alanların) bakış açısıyla açıklamayı temel almaktadır. Örneğin, yağmurun oluşumunu, suyun belli bir aşamada yoğunlaşarak buharlaşması olayı olarak açıklamak yerine, Tanrı katında duası kabul olan insanların duaları sonucu olduğunu kabul etme ya da böylesi bir açıklamayı yeğleyici bir eğitim ya da bilimsel bir gerçeklik olarak evrimi maymundan gelmek olarak tanımlayıp, hepimiz Âdem den Havva dan geldik gibi ifadelerle açıklamaya çalışmak, dinsel eğitimin ne tür sonuçlar ortaya çıkarabileceğini görmek için yeterlidir. ( YAZARIN KISALTILMIŞ YAZISI) 17 1

20 İlköğretimin Amaçları, İlkeleri ve Genel Konuları İlköğretimin Amaçları Madde 5 Türk Millî Eğitiminin amaç ve ilkeleri doğrultusunda; a) Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini geliştirerek onları hayata ve üst öğrenime hazırlamak, b) Öğrencilere, Atatürk ilke ve inkılâplarını benimsetme; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası na ve demokrasinin ilkelerine, insan hakları, çocuk hakları ve uluslar arası sözleşmelere uygun olarak haklarını kullanma, başkalarının haklarına saygı duyma, görevini yapma ve sorumluluk yüklenebilen birey olma bilincini kazandırmak, c) Öğrencilerin, millî ve evrensel kültür değerlerini tanımalarını, benimsemelerini, geliştirmelerini bu değerlere saygı duymalarını sağlamak, d) Öğrencileri, kendilerine, ailelerine, topluma ve çevreye olumlu katkılar yapan, kendisi, ailesi ve çevresi ile barışık, başkalarıyla iyi ilişkiler kuran, iş birliği içinde çalışan, hoşgörülü ve paylaşmayı bilen, dürüst, erdemli, iyi ve mutlu yurttaşlar olarak yetiştirmek, e) (Değişik: /26156 RG ) Öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine, sosyal, kültürel, eğitsel, bilimsel, sportif ve sanatsal etkinliklerle millî kültürü benimsemelerine ve yaymalarına yardımcı olmak, f) Öğrencilere bireysel ve toplumsal sorunları tanıma ve bu sorunlara çözüm yolları arama alışkanlığı kazandırmak, g) Öğrencilere, toplumun bir üyesi olarak kişisel sağlığının yanı sıra ailesinin ve toplumun sağlığını korumak için gerekli bilgi ve beceri, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı konularında bilimsel geçerliliği olmayan bilgiler yerine, bilimsel bilgilerle karar verme alışkanlığını kazandırmak, h) Öğrencilerin becerilerini ve zihinsel çalışmalarını birleştirerek çok yönlü gelişmelerini sağlamak, ı) (Değişik: /26156 RG ) Öğrencileri kendilerine güvenen, sistemli düşünebilen, girişimci, teknolojiyi etkili biçimde kullanabilen, planlı çalışma alışkanlığına sahip estetik duyguları ve yaratıcılıkları gelişmiş bireyler olarak yetiştirmek, i) Öğrencilerin ilgi alanlarının ve kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlamak, meslekleri tanıtmak ve seçeceği mesleğe uygun okul ve kurumlara yöneltmek, j) Öğrencileri derslerde uygulanacak öğretim yöntem ve teknikleriyle sosyal, kültürel ve eğitsel etkinliklerle kendilerini geliştirmelerine ve gerçekleştirmelerine yardımcı olmak, k) Öğrencileri ailesine ve topluma karşı sorumluluk duyabilen, üretken, verimli, ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunabilen bireyler olarak yetiştirmek, l) Doğayı tanıma, sevme ve koruma, insanın doğaya etkilerinin neler olabileceğine ve bunların sonuçlarının kendisini de etkileyebileceğine ve bir doğa dostu olarak çevreyi her durumda koruma bilincini kazandırmak, m) (Değişik: /26156 RG ) Öğrencilere bilgi yüklemek yerine, bilgiye ulaşma ve bilgiyi kullanma yöntem ve tekniklerini öğretmek, n) (Değişik: /26156 RG ) Öğrencileri bilimsel düşünme, araştırma ve çalışma becerilerine yöneltmek, o) Öğrencilerin, sevgi ve iletişimin desteklediği gerçek öğrenme ortamlarında düşünsel becerilerini kazanmalarına, yaratıcı güçlerini ortaya koymalarına ve kullanmalarına yardımcı olmak, ö) (Değişik: /26156 RG ) Öğrencilerin kişisel ve toplumsal araç-gereci, kaynakları ve zamanı verimli kullanmalarını, okuma zevk ve alışkanlığı kazanmalarını sağlamak, ilköğretim kurumlarının amacıdır. ŞU SORUYU SORMAK İSTİYORUZ BU MÜFREDAT, SINAV SİSTEMİ VE OKUL YAPISIYLA YUKARIDAKİ AMAÇLAR GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR Mİ? 18

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu? CEVAP 1 Dünya genelindeki ortalama eğitim süresi 11-12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye de

Detaylı

4+4+4 Dayatması ile. Öğretmenler Nasıl. Mağdur Ediliyor? Ne dedik, Ne oldu? EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI

4+4+4 Dayatması ile. Öğretmenler Nasıl. Mağdur Ediliyor? Ne dedik, Ne oldu? EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI 4+4+4 Dayatması ile Öğretmenler Nasıl Mağdur Ediliyor? Ne dedik, Ne oldu? EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI AKP hükümetinin tüm topluma yönelik büyük dayatma olarak gündeme getirdiği ve eğitim sistemini

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

BİR GRUP EĞİTİM-SEN ÜYESİ GÖREVİNDEN AYRILAN MUSTAFA ÖZCAN ALEYHİNE EYLEM YAPTI

BİR GRUP EĞİTİM-SEN ÜYESİ GÖREVİNDEN AYRILAN MUSTAFA ÖZCAN ALEYHİNE EYLEM YAPTI BİR GRUP EĞİTİM-SEN ÜYESİ GÖREVİNDEN AYRILAN MUSTAFA ÖZCAN ALEYHİNE EYLEM YAPTI Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Özcan ın kurum değişikliği ile Ankara Gölbaşı belediye başkan yardıcılığı görevine

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM İSTATİSTİKLERİ: EĞİTİMDE TİCARİLEŞME VE DİNSELLEŞMENİN TEMEL GÖSTERGELERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM İSTATİSTİKLERİ: EĞİTİMDE TİCARİLEŞME VE DİNSELLEŞMENİN TEMEL GÖSTERGELERİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM İSTATİSTİKLERİ: EĞİTİMDE TİCARİLEŞME VE DİNSELLEŞMENİN TEMEL GÖSTERGELERİ Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren hayata geçirilen eğitimde 4+4+4

Detaylı

Artık çocuğunuzu hep İmam Hatip'li olacak

Artık çocuğunuzu hep İmam Hatip'li olacak Artık çocuğunuzu hep İmam Hatip'li olacak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü'nün 1 Mayıs Perşembe günü yayınladığı genelge ile müdürlüğe bağlı olarak faaliyet gösteren

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

İŞÇİLERİN 3 ACİL TALEBİ VAR!

İŞÇİLERİN 3 ACİL TALEBİ VAR! TEMMUZ 2016 İŞÇİLERİN 3 ACİL TALEBİ VAR! Taşeron işçilere kayıtsız şartsız kadro! Kıdem tazminatıma dokunma! Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi ne hayır! TAŞERON İŞÇİLERE KAYITSIZ ŞARTSIZ KADRO! AKP hükümeti

Detaylı

EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI

EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI TOPLUSÖZLEŞMEDE KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI TOPLUSÖZLEŞMEDE KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ? 2014-2015 yıllarını kapsayan toplusözleşme süreci, hükümet ve Memur Sen arasında

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

HAKLARIMIZ BİRER BİRER ELİMİZDEN ALINIYOR! İZİN VERMEYELİM!

HAKLARIMIZ BİRER BİRER ELİMİZDEN ALINIYOR! İZİN VERMEYELİM! HAKLARIMIZ BİRER BİRER ELİMİZDEN ALINIYOR! İZİN VERMEYELİM! Türkiye de kamunun ve kamu hizmetlerinin tasfiyesinde önemli bir yeri olan Ömer Dinçer, 12 Haziran seçimleri ardından Milli Eğitim Bakanı olmasından

Detaylı

EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİ VE ŞURA KARARLARI

EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİ VE ŞURA KARARLARI EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİ VE ŞURA KARARLARI Dr. Erkan AYDOĞANOĞLU Eğitim Sen Eğitim Uzmanı E-mail: erkanaydogan@gmail.com Twitter: @eaydoganoglu 1 EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİ Eğitim sisteminin, önceden

Detaylı

KİTAP OKUYORUM OKUTTURUYORUM PROJESİ

KİTAP OKUYORUM OKUTTURUYORUM PROJESİ KİTAP OKUYORUM OKUTTURUYORUM PROJESİ PROJENİN ADI: KİTAP OKUYORUM OKUTTURUYORUM PROJENİN AMAÇLARI: Genel Amaç(lar): Projenin temel amacı, Gaziosmanpaşa ilçesindeki dört lise ve altı imam hatip ortaokuldaki

Detaylı

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da gerçekleri

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00 Türkiye de siyaset yalnızca oy kaygısı ile yapılıyor Siyasete popülizm hakimdir. Bunun adı ucuz politika dır ve toplumun geleceğine maliyet yüklemektedir. Siyaset Demokrasilerde yapılır. Totaliter rejimler

Detaylı

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR?

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? Ulusal Eğitim Programı, iki yıllık bir çalışma sonucunda ve çok sayıda akademisyen ve eğitimcinin görüşleri alınarak ülkemiz eğitim sisteminin iyiye ve doğruya dönüşmesi

Detaylı

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 03.11.2013-Bloomberg Businessweek BASINDA GeniuSpy Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 2/6 27.08.2013-www.milliyet.com.tr Çocuğunuz dikkatsiz mi emin misiniz?

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

CHP İşveren Sendikaları ve Meslek Birlikleri Genel Başkan Yardımcılığı

CHP İşveren Sendikaları ve Meslek Birlikleri Genel Başkan Yardımcılığı CHP İşveren Sendikaları ve Meslek Birlikleri Genel Başkan Yardımcılığı 15 yılda milyonlarca yurttaşın alın teri bir avuç yandaşa gitti, ekonomi darboğaza girdi. Yoksulluğu, yolsuzluğu yasakları bitireceğiz

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü.... VALİLİĞİNE (Milli Eğitim Müdürlüğü)

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü.... VALİLİĞİNE (Milli Eğitim Müdürlüğü) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Sayı : 98403766/200/ 8052854 13.08.2015 Konu: İmam Hatip Liselerine Kayıt kabul ve nakil İşlemleri... VALİLİĞİNE (Milli Eğitim Müdürlüğü) İlgi:

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

S.N. YAPILACAK ÇALIŞMALAR TARİH EYLÜL Örgün ve Yaygın Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Göreve Başlamaları 02 Eylül

S.N. YAPILACAK ÇALIŞMALAR TARİH EYLÜL Örgün ve Yaygın Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Göreve Başlamaları 02 Eylül T.C. SAKARYA VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI ÇALIŞMA TAKVİMİ S.N. YAPILACAK ÇALIŞMALAR TARİH EYLÜL 2013 1 Örgün ve Yaygın Eğitim Kurumları

Detaylı

TÜRKİYE DE MESLEKİ EĞİTİM

TÜRKİYE DE MESLEKİ EĞİTİM Uzman Melisa KORKMAZ TÜRKİYE DE MESLEKİ EĞİTİM Eğitimde Genel Görünüm Günümüz küresel rekabet ortamında bilgi ve bilgi teknolojileri giderek önem kazanmakta, ülkeler her geçen gün hızla gelişen teknoloji

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Eylül 2016

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Eylül 2016 İşsizlik ve İstihdam Raporu-Eylül 2016 İşsizlikte patlama! İki yılda 473 bin yeni işsiz! Geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyonu aştı Tarım istihdamı 420 bin, imalat sanayi 47 azaldı Toplam istihdam artışının

Detaylı

İZMİR KREŞ ATÖLYESİ NOTLARI (Ocak 2013) 1-BAKIM HİZMETLERİ NASIL DÜZENLENMELİ VE BU DÜZENLEMEDE KAMUNUN YERİ NE OLMALIDIR?

İZMİR KREŞ ATÖLYESİ NOTLARI (Ocak 2013) 1-BAKIM HİZMETLERİ NASIL DÜZENLENMELİ VE BU DÜZENLEMEDE KAMUNUN YERİ NE OLMALIDIR? İZMİR KREŞ ATÖLYESİ NOTLARI (Ocak 2013) 1-BAKIM HİZMETLERİ NASIL DÜZENLENMELİ VE BU DÜZENLEMEDE KAMUNUN YERİ NE OLMALIDIR? Bakım hizmetlerinin sınıflandırılması gerekiyor 0-3 yaş : Bakıma ihtiyaç duyulan

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

Sorunların Merkezinde Öğretmenler Değil, Eğitimi Ticarileştiren Politikalar Bulunuyor!

Sorunların Merkezinde Öğretmenler Değil, Eğitimi Ticarileştiren Politikalar Bulunuyor! SORUNLARIMIZ ACİL ÇÖZÜM BEKLİYOR 12 Eylül cuntasının ilan ettiği 24 Kasım öğretmenler günü bir kez daha bildik ritüellerle kutlanıyor. Her yıl olduğu gibi, bu yılda öğretmenlerimiz için sahte övgüler dizilecek,

Detaylı

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 12. HAFTA PFS105 Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE ORTA ÖĞRETİMDE YENİLİK VE GELİŞMELER...

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME MERKEZİ

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME MERKEZİ İZMİR ÖZEL TÜRK KOLEJİ 2014-20152015 TEOG BİLGİLENDİRME SUNUMU İZMİR ÖZEL TÜRK KOLEJİ Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçişte Ortak Sınav Sürecinin tamamlanması ile birlikte 2014-2015 öğretim yılı için ikinci

Detaylı

Tercih ve Yerleştirme Takvimi

Tercih ve Yerleştirme Takvimi 2014 TEOG Yerleştirme Kılavuzu henüz yayınlanmadığı için resmi değildir. Ancak MEB ile yaptığımız görüşme sonucu edindiğimiz bilgiler aşağıda yer almaktadır. Tercih ve Yerleştirme Takvimi TARİH AÇIKLAMA

Detaylı

Ana Muhalefet Partisinin Seçim Vaatlerinin Mali Etkisi

Ana Muhalefet Partisinin Seçim Vaatlerinin Mali Etkisi Ana Muhalefet Partisinin Seçim Vaatlerinin Mali Etkisi 1 Ana Muhalefet Partisinin Seçim Vaatlerinin Mali yükü 152,4 ila 181,8 milyar TL* Varsayımlar için lütfen ilgili sayfalara bakınız (Ss 3-9). 2 Seçim

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

tepav Yeni Milli Eğitim Kanun Tasarısı Bütçesi: Nicelik mi, Nitelik mi? Mart2012 N201217 POLİTİKA NOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Yeni Milli Eğitim Kanun Tasarısı Bütçesi: Nicelik mi, Nitelik mi? Mart2012 N201217 POLİTİKA NOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKA NOTU Mart2012 N201217 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Bengisu ÖZENÇ 1 Analist, Ekonomi Etütleri Selin ARSLANHAN MEMİŞ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Yeni Milli Eğitim Kanun

Detaylı

T.C. KUVEYT BÜYÜKELÇİLİĞİ Kuveyt Türk Okulu

T.C. KUVEYT BÜYÜKELÇİLİĞİ Kuveyt Türk Okulu T.C. KUVEYT BÜYÜKELÇİLİĞİ Kuveyt Türk Okulu KUVEYT TÜRK OKULU WEB SİTESİ Kuveyt Türk Okulu Web: http://www.kuveyt.meb.k12.tr/ Twitter: https://twitter.com/kturkishschool Email: 966583@meb.k12.tr 749581@meb.k12.tr

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Personel alımları devam edecek

Personel alımları devam edecek Personel alımları devam edecek Şubat 25, 2012-11:55:50 Bozdağ, AA Editör Masası'nda Anadolu Ajansı'nın yurt dışı, yurt içi temsilcileriyle birim editörlerinin sorularını yanıtladı. Bekir Bozdağ, ''Diyanet'te

Detaylı

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 1 KAMUNUN DÖNÜŞÜMÜ Kamunun ve kamu hizmetlerinin önceden belirlenmiş ekonomik, toplumsal, siyasal hedefler doğrultusunda; amaç ve işlevleri bakımından yeniden

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

FELSEFE GRUBU MEZUNLARININ CEVAP BEKLEDİĞİ SORULAR

FELSEFE GRUBU MEZUNLARININ CEVAP BEKLEDİĞİ SORULAR FELSEFE GRUBU MEZUNLARININ CEVAP BEKLEDİĞİ SORULAR Liselerde seçmeli ders olarak okutulan ve hiçbir okulda seçilmemesine rağmen insanların geleceğini belirleyen LYS sınavında 24 soru sorulan sosyoloji,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Beykoz İlçesi Üniversiteye Giriş Analiz Çalışması (2012, 2013 ve 2014 Yılları)

Beykoz İlçesi Üniversiteye Giriş Analiz Çalışması (2012, 2013 ve 2014 Yılları) Beykoz İlçesi Üniversiteye Giriş Analiz Çalışması (2012, 2013 ve 2014 Yılları) Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 7 Şubat 2015 SUNUŞ 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu nun 28. maddesi ile ortaöğretim

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

TEOG Tercih ve Yerleştirme Sistemi

TEOG Tercih ve Yerleştirme Sistemi Sayın Velimiz ve Sevgili Öğrencilerimiz, 2013-2014 eğitim öğretim yılında değişen sınav sistemiyle birlikte tercih ve yerleştirme sisteminde de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bazı değişiklikler yapılmıştır.

Detaylı

SÜLOĞLU ALİ AYAĞ ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ MÜDÜRLÜĞÜ BRİFİNG DOSYASI

SÜLOĞLU ALİ AYAĞ ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ MÜDÜRLÜĞÜ BRİFİNG DOSYASI 2015 SÜLOĞLU ALİ AYAĞ ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ MÜDÜRLÜĞÜ BRİFİNG DOSYASI Fikret TİRFİL Okul Müdürü 28.09.2015 Sayfa 1 / 8 İçindekiler Tablosu BİRİNCİ BÖLÜM... 3 GENEL BİLGİLER... 3 İKİNCİ BÖLÜM...

Detaylı

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Ağustos 2016

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Ağustos 2016 İşsizlik ve İstihdam Raporu-Ağustos 2016 Geniş tanımlı işsiz 5 milyon 660 bin İstihdam artışında kamu lokomotif! Tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 24,8! Özet 15 Ağustos 2016, İstanbul Türkiye Devrimci

Detaylı

DEMOKRATİK EĞİTİM KURULTAYI ÖZGÜRLEŞME YOLUNDA EĞİTİM. Ne yapmalı Nasıl yapmalı. 2-6 Ekim 2013 Ankara

DEMOKRATİK EĞİTİM KURULTAYI ÖZGÜRLEŞME YOLUNDA EĞİTİM. Ne yapmalı Nasıl yapmalı. 2-6 Ekim 2013 Ankara 5. DEMOKRATİK EĞİTİM KURULTAYI ÖZGÜRLEŞME YOLUNDA EĞİTİM? Ne yapmalı Nasıl yapmalı 2-6 Ekim 2013 Ankara Demokratik Eğitim Kurultayları Eğitim Emekçilerinin Mücadele Birikiminin Bilimsel Bilgiyle Buluşma

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ORTAOKULU

MUSTAFA KEMAL ORTAOKULU MUSTAFA KEMAL ORTAOKULU Seher BAYRAM Mevlüt ARSLAN (Rehber Öğrt) Müdür Yardımcısı (GÜNCELLENME TARİHİ 16 Haziran 2016) 2016 TEOG DE PUANLAR NASIL HESAPLANACAK? 2016 TEOG DE PUANLAR NASIL HESAPLANACAK?

Detaylı

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NDE NELER OLUYOR?

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NDE NELER OLUYOR? TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NDE NELER OLUYOR? Geçtiğimiz aylarda tüm itirazlarımıza rağmen Mecliste kabul edilerek yürürlüğe giren Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilatı ve Görevleri Hakkında

Detaylı

T.C. EDİRNE VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. EDİRNE VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SIRA 1 Mesleki Eğitim Merkezi çırak sözleşmelerinin imzalanması 01 Temmuz 2015-30 Eylül 2015 2 Bursluluk müracaatlarının yapılması 14 Ağustos 2015 Cuma - 30 Eylül 2015 3 Öğretmenlerin Göreve Başlaması

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 BİLİM OLİMPİYATLARI, MADALYALAR VE ÇAN EĞRİSİ Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 8 Aralık 2013 Milliyet Gazetesi nde belki de Milliyet okuyucularından çoğunun da

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

T.C. ELAZIĞ VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. ELAZIĞ VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. ELAZIĞ VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2016-2017 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI ÇALIŞMA TAKVİMİ 1/7 Güncelleme Tarihi: 31/08/2016 Sıra 1 Eğitim Bölgesi Danışma Kurulu 25

Detaylı

T.C. SORGUN KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü... MÜDÜRLÜĞÜNE SORGUN

T.C. SORGUN KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü... MÜDÜRLÜĞÜNE SORGUN T.C. SORGUN KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Sayı : 62220638/774-E.5138454 18.05.2015 Konu: Haziran 2015 Mesleki Çalışmalar Kurul Onayları.... MÜDÜRLÜĞÜNE SORGUN İlgi : DÖGM. nün 04/05/201S tarihli

Detaylı

TEOG tercih ve yerleştirme kılavuzu yayımlandı

TEOG tercih ve yerleştirme kılavuzu yayımlandı On5yirmi5.com TEOG tercih ve yerleştirme kılavuzu yayımlandı Milli Eğitim Bakanlığı, bu yıl ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi doğrultusunda lise tercih ve yerleştirme işlemleri

Detaylı

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ Eğitim Uzmanı ŞABAN KARAKÖSE AVUSTURYA (Österreich, Nemçe) Genel Bilgiler Başkent: Viyana Resmi dil: Almanca Bağımsızlık: 1955 AB ye kabul: 1995 Nüfus: 8,3 milyon (2007) Para birimi:

Detaylı

YENİ OKUL SİSTEMİ (4+4+4) UYGULAMALARININ YANSIMALARI

YENİ OKUL SİSTEMİ (4+4+4) UYGULAMALARININ YANSIMALARI YENİ OKUL SİSTEMİ (4+4+4) UYGULAMALARININ YANSIMALARI İsa KORKMAZ Giriş Yöntem Bulgular Tartışma, Sonuç ve Öneriler Kaynakça DOI: http://dx.doi.org/1.14527/978653183563.11 Giriş Türkiye de cumhuriyet dönemi

Detaylı

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel

Detaylı

Okul türü ve il sınırlaması olmadan 25 okul tercih hakkınız var

Okul türü ve il sınırlaması olmadan 25 okul tercih hakkınız var On5yirmi5.com Okul türü ve il sınırlaması olmadan 25 okul tercih hakkınız var TEOG tercihleri için tek liste hazırlayacaksınız. Bu listeye en fazla 25 okul yazabilirsiniz. Tercihlerde okul türü ya da il

Detaylı

EĞİTİM VE BİLİM İŞ GÖRENLERİ SENDİKASI

EĞİTİM VE BİLİM İŞ GÖRENLERİ SENDİKASI EĞİTİM VE BİLİM İŞ GÖRENLERİ SENDİKASI ÖĞRETMENLERİN EKONOMİK DURUMLARINA İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ ARAŞTIRMASI Kasım, 2016 EĞİTİM İŞ (Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası) 1 ÖĞRETMENLERİN EKONOMİK DURUMLARINA

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ a) Ortaöğretim Kurumları Zümre Başkanlarının 02 Eylül 2013 Pazartesi 1 b) Orta Öğretim Kurumları Zümre Toplantıları ve Yıllık Planların Hazırlanması 03-08 Eylül 2013 tarihleri arasında c) Orta Öğretim

Detaylı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı NÖBET YÖNERGESİ İÇİN TALEPLERİMİZ Belleticiler, okulda görevli öğretmenlerden, yeterli sayıda öğretmen olmaması halinde aynı yerleşim yerindeki diğer eğitim kurumlarında görevli öğretmenler arasından istekli

Detaylı

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ a) Ortaöğretim Kurumları Zümre Başkanlarının 02 Eylül 2013 Pazartesi 1 b) Orta Öğretim Kurumları Zümre Toplantıları ve Yıllık Planların Hazırlanması 03-08 Eylül 2013 tarihleri arasında c) Orta Öğretim

Detaylı

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi KISALTMALAR... xvii GİRİŞ...1 Birinci

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ TEMMUZ 2014 T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014-2015 Eğitim - Öğretim Yılı Örgün ve Yaygın

Detaylı

MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK İLKOKULU ETİK KOMİSYONU FAALİYET PROGRAMI

MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK İLKOKULU ETİK KOMİSYONU FAALİYET PROGRAMI MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK İLKOKULU ETİK KOMİSYONU FAALİYET PROGRAMI ETİK Etik, Latince ethica kelimesinden Batı dillerine geçmiştir. Ahlaksal olanın özünü ve temellerini araştıran bilim, insanın kişisel ve

Detaylı

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi Temel Eği)m Genel Müdürlüğü Funda KOCABIYIK Genel Müdür 2013 I. Türkiye de Geçmişten Günümüze Erken Çocukluk Eğitimi II. Türkiye de Erken Çocukluk Eğitiminin Yapısı III.

Detaylı

ERA / 2014 LİSEYE DOĞRU. TEOG Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş. Tercih ve Yerleştirme Sistemi

ERA / 2014 LİSEYE DOĞRU. TEOG Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş. Tercih ve Yerleştirme Sistemi ERA / 2014 LİSEYE DOĞRU TEOG Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Sistemi TEOG Tercih ve Yerleştirme Sistemi Bu sene ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sisteminin

Detaylı

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI «Öngörülen birleşik Kıbrısta işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği» 18 Eylül 2015, MERİT Hotel Lefkoşa Halil Erdim Maden Mühendisi TAŞOVA koordinatörü Kuzey Kıbrıs ta İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 1 Mart

Detaylı

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK Meslekleşme ölçütleri Öğretmenlik Mesleğinin Yasal Dayanakları Öğretmenlik Mesleğinin Temel Özellikleri Türkiye de Öğretmenliğin Meslekleşmesi Öğretmenlerin hizmet öncesinde

Detaylı

Türkiye de Biyolojik Evrim Kuramı Eğitiminin. Tarihsel ve Sosyolojik. Bir Değerlendirmesi

Türkiye de Biyolojik Evrim Kuramı Eğitiminin. Tarihsel ve Sosyolojik. Bir Değerlendirmesi Türkiye de Biyolojik Evrim Kuramı Eğitiminin Tarihsel ve Sosyolojik Bir Değerlendirmesi Evrimi Öğret, Bilimi Öğren: Türkiye den ileride İran dan Gerideyiz * * Teach evolution, learn science: we re ahead

Detaylı

ASIL KRİZ İŞSİZLİKTE! Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 7 Milyona Yaklaştı

ASIL KRİZ İŞSİZLİKTE! Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 7 Milyona Yaklaştı İşsizlik ve İstihdam Raporu- 2017 15 2017, İstanbul ASIL KRİZ İŞSİZLİKTE! Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 7 Milyona Yaklaştı Bir yılda 670 bin yeni işsiz Resmi işsiz sayısı 3 milyon 872 bine yükseldi İşsizlik

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ 1 2 DÜNYA BANKASI 2004 TÜRKİYE SAĞLIK RAPORU Aile Hekimliği Türkiye de birinci basamak sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin en önemli adımıdır. Bu nedenle

Detaylı

ÇANTA VE KIRTASİYELER ONİKİŞUBAT TAN

ÇANTA VE KIRTASİYELER ONİKİŞUBAT TAN ÇANTA VE KIRTASİYELER ONİKİŞUBAT TAN Kahramanmaraş Merkez İlçe Onikişubat Belediyesi, 124 okulda 6 bin ilkokul birinci sınıf öğrencisine çanta ve kırtasiye malzemesi dağıttı. Başkan Mahçiçek, Çocuklar,

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ 2015

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ 2015 TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ 2015 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5-6 YAŞ SİSTEM TANITIM TOPLANTISI TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞTE YENİ SİSTEM Milli Eğitim Bakanlığı 2013-2014 öğretim

Detaylı

Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgari Ücret Yönetmeliği uyarınca, asgari ücret, pazarlık ücreti değildir.

Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgari Ücret Yönetmeliği uyarınca, asgari ücret, pazarlık ücreti değildir. ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI Karar Tarihi : 30/12/2014 Karar No : 2014/1 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu nun 39 uncu maddesi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında

Detaylı

AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor?

AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor? AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor? AKP'li başkan Hz. Muhammed in nüfus cüzdanını çıkarttı. Tayyip adını çocuklarının arasına koydu. 9 Ekim 2012 AKP li başkan, peygamberi

Detaylı

ENGELLİLERİN DİN EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ FAALİYETLERİNDE KARŞILAŞTIKLARI PROBLEMLERE YÖNELİK ÇÖZÜM AMAÇLI TEKLİFLER

ENGELLİLERİN DİN EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ FAALİYETLERİNDE KARŞILAŞTIKLARI PROBLEMLERE YÖNELİK ÇÖZÜM AMAÇLI TEKLİFLER ENGELLİLERİN DİN EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ FAALİYETLERİNDE KARŞILAŞTIKLARI PROBLEMLERE YÖNELİK ÇÖZÜM AMAÇLI TEKLİFLER TUİK verilerine göre Türkiye nüfusu Aralık 0 de, 75.67.384 kişi olarak tespit edilmiştir.

Detaylı

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir.

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir. Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-222-330b-9b07-d4e kodu ile teyit edilebilir. EK - MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Din

Detaylı

ezilen vatandaşın hesabının peşindeyiz.

ezilen vatandaşın hesabının peşindeyiz. YILIN FATURASI Sömüren yandaşın değil ezilen vatandaşın hesabının peşindeyiz. 9 yıllık kabusun sorumlusu AKP, yandaşlarının ne kadar semirdiğini gösteren ilanlar yayınlıyor. Yani kardeşlerimizin işsiz

Detaylı

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçişte Ortak Sınav Sürecinin tamamlanması ile birlikte 2014-2015 öğretim yılı için ikinci aşama olan Tercih ve

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçişte Ortak Sınav Sürecinin tamamlanması ile birlikte 2014-2015 öğretim yılı için ikinci aşama olan Tercih ve İZMİR ÖZEL TÜRK KOLEJİ 2014-20152015 TEOG BİLGİLENDİRME SUNUMU İZMİR ÖZEL TÜRK KOLEJİ Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçişte Ortak Sınav Sürecinin tamamlanması ile birlikte 2014-2015 öğretim yılı için ikinci

Detaylı

PINAR KOLEJİ TEOG TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ

PINAR KOLEJİ TEOG TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ PINAR KOLEJİ TEOG TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş Modeli (TEOG) 2013-2014 eğitim-öğretim yılından başlayarak 6 temel ders için 8.sınıf öğretmenleri tarafından

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar.

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar. TÜRKİYE DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Türkiye de ki okul öncesi eğitimin gelişmesini imparatorluk dönemindeki okul öncesi eğitim ve Cumhuriyet ten günümüze kadar olan okul öncesi eğitimi diye adlandırabilir. İmparatorluk

Detaylı

AFETLERDE UYGULANACAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AFETLERDE UYGULANACAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AFETLERDE UYGULANACAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNERGESİ Tebliğler Dergisi : EKİM 1999/2505 BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönergenin

Detaylı

ÇALIŞMA HAYATINDA KADINLAR: DAHA ÇOK ÇALIŞIYOR, DAHA AZ KAZANIYOR

ÇALIŞMA HAYATINDA KADINLAR: DAHA ÇOK ÇALIŞIYOR, DAHA AZ KAZANIYOR EMEK ARAŞTIRMA RAPORU: ÇALIŞMA HAYATINDA KADINLAR: DAHA ÇOK ÇALIŞIYOR, DAHA AZ KAZANIYOR (Mart-2017) Bu çalışmayı, 8 Mart ı yaratan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nü bize armağan eden ve hayatın her

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı