Haziran 2006/6 FİYATI 2 YTL (KDV DAHİL) ISSN X101

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Haziran 2006/6 FİYATI 2 YTL (KDV DAHİL) ISSN 1302-692X101"

Transkript

1 Karkerên jin û mêr! Ji xeynî zencîrên we tiştekî we yê wendakirinê tune! Hûn dikanin cîhanekê nu wergirin! Kadın ve erkek işçiler! Zincirlerinizden başka kaybedecek birşeyiniz yok! Kazanacağınız yeni bir dünya var! Haziran 2006/6 FİYATI 2 YTL (KDV DAHİL) ISSN X101 AYLIK SİYASİ GAZETE SAYI HEJMAR

2 içindekiler - editörden Editörden... Değerli Okuyucu, gündem bugünlerde o kadar hızlı değişiyor ki, ona yetişmemiz zor oluyor. Aslında biz işçilerin gündeminde Haziran ayında, sınıf mücadelesinin tarihinden öğrenmek, Haziran Büyük İşçi Direnişi nden öğrenmek, yine bir Haziran ayında yitirdiğimiz işçi sınıfının büyük komünist şairi Nazım Hikmet ten öğrenmek duruyordu. Ancak fillerin tepiştiği bir dönemden geçiyoruz, onların tepişmesinin altında en çok zarar gören biz işçiler, emekçiler oluyoruz. Gündem günlerce, haftalarca sonunda bir şey çıkmayacağı belli olan, suçluların suçunun üstünün örtüleceği belli olan, derin devlet, mafya, çete hikayeleriyle meşgul ediliyor. Yok Ergenekon çetesi, yok Atabeyler çetesi, yok bilmemney çetesi... Bir sürü çete dolaşıyor ortalıkta, bir sürüsü suç üstü yakalanıyor ama yine asıl faillere ulaşılamıyor. Aslında failler biliniyor ve açıkça isimlendiriliyor da ama onlara dokunulamıyor. Çünkü suçlular hem suçlu, hem güçlü, çünkü hala iktidarı ellerinde tutuyorlar ve terketmek de istemiyorlar. Aslında güçlü değiller. Aslında hepsi kağıttan kaplandırlar. Onların güçlü olmadığını gösterebilcek tek güç büyük insanlık, yani işçi sınıfı kendi gücünün farkında olmadığı için onlar böyle güç gösterisi yapabiliyorlar. İşçi sınıfı ne zamanki kendinde sınıf olmaktan çıkar ve sınıf bilincini edinerek kendisi için sınıfa dönüşürse, o zaman bu gücün karşısında duracak bir gücün olmadığı görülecektir. Mayıs ayında çıkan 100. sayımız ile başlattığımız 8 sayfalık Yeni İşçi Dünyası EK inin sayfalarını sizlerden de aldığımız çok sayıdaki işçi yazısı nedeniyle bu sayımızda 12 sayfaya çıkarmak zorunda kaldık. Hatta orada yayınlayabileceğimiz okurlarımızdan gelen bazı işçi yazılarını Okuyucu Mektupları köşesinde yayınlamak durumunda kaldık. Bu elbette ileride ayrı bir işçi gazetesi çıkarma yönünde sevindirici bir gelişme. Bir diğer sevindirici gelişme ise Okmeydanı nda açmış olduğumuz yeni Merkez Büro muz ile birlikte çalışanlarımızın sayısının hızla artması ve buna paralel olarak işçi ziyaretleri, sokak satışları gibi faaliyetlerimizi çok sayıda insanla daha sistematik bir şekilde yapmamız ve bunun sonucunda da tabi ki gözle görülür daha fazla verim almamız oldu. Bu alanlardaki gelişmemiz her ne kadar çok olumlu ise de, bundan çok daha fazlasını yapabilecek durumdayız ve her şeyden önemlisi de çok daha fazla verim alabilecek durumdayız ve almalıyız da. İşçilerle ilişkiler geliştirip okurlarımıza yeni okurlar katabiliriz, katmalıyız. Yaz aylarını bir yandan piknikler ve kamplar aracılığıyla kendi eğitimimiz için kullanırken, diğer yandan hala sürmekte olan işçi mücadelelerini daha fazla ziyaret ederek, hem dayanışmada bulunmak, hem de dergimizin tanıtılması üzerinden dostça ilişkiler geliştirmek için de kullanmalıyız. Buradan bir kez daha tüm okurlarımızı Yeni Dünya İçin Çağrı dergisini daha fazla sahiplenmeye, ona daha fazla destek sunmaya, ona çok daha fazla okur kazandırmaya çağırıyoruz. Dergi satışlarımızda hala beklediğimiz sıçramayı gerçekleştiremedik. Bunun için tüm okurlarımız kendilerini hem muhabir hem dağıtıcı olarak görmelidirler. Bazı okurlarımızın kendi inisiyatifi ile başlattıkları Her okur bir okur kazanmalıdır kampanyası örnek bir tavırdır ve daha da geliştirilmelidir. Yeni Dünya İçin Çağrı, İçindekiler GÜNDEM Kavga için çok neden var. 3 İktidar dalaşında piyon olmayalım. 4 PANORAMA NEPAL -Kral geri adım atmak zorunda kaldı. 5 İRAN - Savaş diplomasisi sürüyor. 7 IRAK-GÜNEY KÜRDİSTAN- Sonunda hükümet kuruldu. 9 YENİ İŞÇİ DÜNYASI (Çek-Al) Haziran Büyük İşçi Direnişi nin 36. Yıldönümünde: Biz durursak hayat durur!. 1 Birsinler Deri işçileri de sendikalaşmak için direnmeye devam ediyor!. 2 MİTO işçilerinin haklı direnişini destekleyelim!. 3 İLERİ Deri işçileri hakları için direnmeyi sürdürüyor Desan Tersanesi işçileri hak gasplarına karşı direniyor! Nisan, Uluslararası Yas Günü ya da İş Güvenliği ve Sağlığı Günü 5 Seyhan Belediye işçilerinin direnişi sürüyor Kapitalist Kar Hırsı İşçiyi Katlediyor Mayıs 2006 nın ardından Castle&Blair işçilerini haklı mücadelelerinde yalnız bırakmayalım!. 9 Sendika çalışanları yönetimin emir kulu değildir. 10 SCT Filtre de işe iade davaları sonuçlanıyor Hava İş hükümeti protesto etti!. 11 Daimler-Chrysler in cürümleri. 12 HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN Sözde Fransa gerçek Türk ün sabrını taşırıyor!. 11 YAŞAMA TEMELLERİNİ KORUMA MÜCADELESİ Emperyalizm yaşam temellerini yok ediyor Kapitalizm Doğanın ve İnsanlığın Düşmanıdır!. 13 Nazım Hikmet i anmak: Sevdalınız komünisttir!. 14 YENİ KADIN DÜNYASI Anneler günü kime ve neye gerek?. 15 KLASİKLERİMİZDEN ÖĞRENELİM Bir kez daha garantili müzakere üzerine J. V. STALİN. 16 OKUYUCU MEKTUPLARI Ütopistlerimizin tartışma konusu, proletaryanıın gündeminde değil Birleşik Metal İş Sendikası yasal düzenlemelerin sınıfın çıkarına Disk mücadelenin neresinde yer alıyor?. 18 Faşist Provakasyonlar ve Saldırılar Sürüyor! İBRETLİK/Karika-türlü v ÇAĞRI Basın Yayın Ltd. Şti Adına Sahibi: Aziz Özer Sorumlu Yazıişleri Müdürü: İlyas Emir v Yönetim Yeri ve Adresi: Mahmut Şevket Paşa Mah., İmranlı Sk. No: 8, Şişli - İstanbul v Tel.: (0212) v Fax: (0212) v v web: v Banka Hesap: Türkiye İş Bankası Galatasaray-İstanbul, Hesap No: v SAYI: 101 HAZİRAN 2006 ISSN X101 v Fiyatı: Türkiye: 2 YTL (KDV DAHİL) Türkiye Dışı: 2,50 Euro v Baskı: Uğur Matbaacılık ( ) vyayın Türü: Yaygın Süreli

3 gündem Kavga için çok neden var Evet, kavga etmek için çok nedenimiz var. Örneğin açlık içinde yaşamak zorunda değiliz Yoksulluk kaderimiz değil Bize reva görülen asgari ücretle ay sonunu getirmek zorunda değiliz Her geçen gün kazanılmış haklarımızın tırpanlanmasına göz yummak zorunda değiliz Hakim sınıf ların sözcüleri ağızlarını açtıklarında gidişatın iyiliğinden dem vuruyor, işlerin tıkır tıkır yürüdüğünden sözediyorlar Onlara göre ülkede belirli bir istikrar var ve bu istikrar sürdüğü sürece Türkiye örneğin önümüzdeki yirmi yıl içinde dünyanın ilk on büyük ülkesi içinde yerini alacak (mış ). Gerçekte onlar açısından durum anlattıkları gibi Onların işleri iyi gidiyor Onlar mutlu, onlar memnun Onlar istikrarın gölgesinde milyonlarına milyonlar katıyorlar Peki biz, işçiler, emekçilerin durumu nasıl? Bizim sormamız gereken soru bu! Memnun muyuz yaşantımızdan? Çalışma yaşantımız, sosyal yaşantımız, kültürel yaşantımız ne durumda? İşlerimiz tıkırında mı? Kazancımız, geçimimiz, rahatımız, huzurumuz yerinde mi? Tüm bu sorulara verdiğimiz yanıt açık Hayır! dır Hayır, biz işçilerin durumu hiç de iyi değil İçler acısı bir durumdayız. Ne gelirimiz, ne geçimimiz iyi durumda Böyle bir durumda bizim huzur içinde davranmamız, sesimizi çıkarmadan, egemenlerin sözcülerinin o çokça sözünü ettikleri istikrarı yaşamamız mümkün mü? Durumumuz nasıl iyi olsun ki? Eğer şanslı isek bulduğumuz bir işte çalışarak yaşamaya az, ölmeye çok bir ücretle ay sonunu getirmek zorundayız. Bize dayatılan yokluk, yoksulluk içinde bir hayat Bize dayatılan sesimizin iyice kesilmesi Bize dayatılan suskunlukla bu cefalı hayatı yaşamamız Bizim bu kötü durumumuz dikkate alındığında kavga etmek için ne kadar nedenimizin olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor Evet, kavga etmek için çok nedenimiz var. Örneğin açlık içinde yaşamak zorunda değiliz Yoksulluk kaderimiz değil Bize reva görülen asgari ücretle ay sonunu getirmek zorunda değiliz Her geçen gün kazanılmış haklarımızın tırpanlanmasına göz yummak zorunda değiliz İşte size kavga nedenlerinden birisi Örneğin yığınlar halinde işten çıkarılıyor, yokluğun, yoksulluğun kucağına daha fazla atılıyoruz İşsizlik başlı başına bir kavga nedeni Örneğin eğitimden sağlığa bir dizi alanın iyiden iyiye özelleştirildiği, yoksulların sağlıktan, ulaşımdan eğitimden yararlanmasının her geçen gün daha fazla engellendiği bir düzende yaşıyoruz. Yaratılan tüm zenginlikleri yaratanlar biz olduğumuz halde açsak, çıplaksak, sağlık, eğitim, ulaşım vs. hizmetlerinden yararlanamıyorsak; başımızı sokacak bir kulübemiz yoksa, sosyal güvenceden yoksunsak, bize mezarda emekliliğin reva görüldüğü bir düzende yaşıyorsak işte size kavga etmek için bir çok neden Örneğin sesimizi çıkarmak istediğimizde, taleplerimizi gündeme getirmek istediğimizde sesimiz polis copu, jandarma dipçiği ile kesilmek isteniyorsa, tutuklanıyorsak, işkencelerden geçiriliyorsak, fişleniyorsak işte size kavga etmek için neden Örneğin, kendi sınıf çıkarlarımızı ortak bir mücadele cephesinde örgütlenerek haykırmak istiyorsak; ama bu isteğimiz teröre karşı mücadele adına çıkarılmak istenen ve ama gerçekte kendisi bizzat terör yasası olan yasalarla boğulmak isteniyorsa örgütlenmemiz önüne engeller konuluyorsa, örgütlenmelerimiz dağıtılıyorsa bunlar kavga nedeni değil de nedir? Bırakalım çeşitli ulus ve milliyetlerden işçilerin, emekçilerin ortak mücadele cephesinde birleşme talebimizi; işçilerin birliği bölücülüğe karşı mücadele adına ama gerçekte egemenlerin kendi iktidar dalaşlarının bir gereği/ sonucu olarak sınıf kardeşlerimize karşı düşman edilmek isteniyorsak; gözümüz vatan, millet, bayrak adına şovenizmle, azgın milliyetçilikle karartılmak isteniyorsa; her geçen gün çeşitli ulus ve milliyetlerden işçilerin birbirlerine düşman edilmeleri yönünde yeni adımlar atılıyorsa; bunun göstergelerinden birisi olarak linç olayları gündeme geliyorsa bunlar kavga nedeni değil de ne? En temel insan hakları ihlal ediliyor, ulusların özgürleşmesi devletin terörü ile engelleniyorsa; çeşitli ulus ve milliyetlerin en temel hakları barbar bir şekilde ayaklar altına alınıyorsa vb. vb. bunlar kavga nedeni değil de ne? Örneğin, ezilenler içinde en ezilen emekçi kadınların yaşadıklarını ele alalım Pederşahi erkek egemenliği altında cehennem hayatı yaşıyorlar. İşte size ezilen kadınların kavga etmesi için bir neden Ya da örneğin erkeklerle aynı işi yaptıklarında çok daha az ücret alıyorlar. Böylesi bir haksızlığa karşı çıkmak bile başlı başına bir kavga nedeni değil mi? Sadece bunlar da değil Barbar bir dünyada yaşıyoruz İnsanız ve yaşadığımız dünyada yaşananlar bizi de ilgilendiriyor, bizi de etkiliyor. Bunlar karşısında sessiz durmamız mümkün değil İnsanlığımız herşeyden önce buna elvermiyor. Bu alanda da kavga etmek için birçok nedenimiz var Örneğin, savaşların yoğun yaşandığı bir dünya içinde yaşadığımız dünya Emperyalistlerin kendi çıkarları için halklara saldırdığı bir dünya bu dünya Yanıbaşımızda Irak halklarına yönelik bir savaş yürütülüyor. İran a karşı saldırıların hazırlıkları yapılıyor. Ortadoğu da İsrail siyonist devletinin Filistin halkına yönelik saldırıları sürüyor. Barbar dünyanın efendilerine, onların kendi çıkarları için halklara karşı yürüttükleri saldırılara karşı çıkmak, kavga yürütmek gerekli Emperyalizme, onun saldırganlığına karşı çıkmak bir kavga nedeni Barbarlık sadece emperyalist saldırılarla, haksız savaşlarla sınırlı değil Dünyanın bir çok bölgesinde işçilere, emekçilere yönelik saldırılarda son yıllarda artış var. İşsizlik büyüyor, kazanılmış haklar tırpanlanıyor. Ücretli kölelik düzeni sağlamlaştırılmaya çalışılıyor. Tüm bu saldırılar karşısında çeşitli ülkelerde işçilerin, emekçilerin sessiz kalması düşünülebilir mi? Uluslararası işçi sınıfının çıkarlarına yönelen saldırılara boyun ekmek mümkün mü? Bütün bu saldırılar başlı başına bir kavga nedeni değil mi? Örneğin dünyanın kimi bölgelerinde resmen insanlar açlık nedeniyle ölüyorlar. Milyonlarca insan Afrika kıtasında açlıktan ölüyor. Açlığa karşı başta Afrikalılar olmak üzere tüm dünyanın duyarlı insanlarının, en başta da işçilerin emekçilerin sessiz kalması, görmezlikten gelmesi düşünülebilir mi? Açlığın nedeni olan kapitalizme-emperyalizme karşı bir mücadele gerekmiyor mu? Örneğin, dünya kapitalistlerin daha fazla kâr isteği nedeniyle her geçen gün daha fazla yaşanamaz hale getiriliyor. Yaşam temelleri yok ediliyor. Buna karşı çıkmak dünya üzerinde yaşayan insanların, en başta da biz işçilerin, emekçilerin görevi değil mi? Dünyanın yokedilmesine karşı kavga etmek gerekmiyor mu? Örnekleri çoğaltmak mümkün Hayır, biz işçiler, emekçilerin gerek ülkelerimizde yaşadıklarımıza, gerekse bölgemizde, dünyada yaşananlara karşı çıkmak, kavga etmek için birçok nedenimiz var. Ancak bugün mücadelenin durumu ve düzeyi, örgütlülüğümüz dikkate alındığında taleplerimizi gerçekleştirecek, durumumuzu düzeltecek, egemenlere karşı yaptırımcı olabilecek bir seviyede olmadığımızı tespit ediyoruz. Hayır; sorun kavga etmek için nedenin olmaması değil, bu mücadelenin örgütlenmesinde ve doğru hedeflerle yürütülmesindeki eksiklerden kaynaklanmakta. Bu bağıntıda bir dizi olumsuzluğu yaşıyoruz. Kimileri tüm yukarıda sıraladığımız olumsuzlukları sıralıyor ve karşı çıkar görünüyorlar. Peki bize önerdikleri ne? Mevcut sistem değişmeden kimi sistem içi reformlarla yetinmek Bunun için işçileri, emekçileri kimi reformlarla yetinmeye yönlendirmek istiyorlar. Oysa bizler biliyoruz ki, bu tür reformist çözümler sonuçta kısa vadede kimi kazanımlar sağlasa da uzun vadede sistemin devamına hizmet ediyor. Oysa hata sistemin ta kendisi Sistemin kökten değişmesi gerek Değiştirmemiz gereken sistem! Kavgamız da devrimci bir tarzda sistemin değişmesini

4 gündem hedeflemeli Diğer yandan sınıfımıza yönelik saldırılar karşısında birliğimizin, ortak mücadele cephemizin oluşturulmaması yönünde engeller konuluyor. Milliyetçilik gözlerimizin önüne çekilen bir perde Birliğimiz bu yolla engelleniyor. Buna karşı bilinçli, kararlı bir kavga yürütmemiz gerekli Ülkelerimizde kavgamızın önündeki engellerden birisi din İşçiler, emekçiler arasında hayli etkin olan dinin sabır, şükür gibi önermeleri hakim sınıflar tarafından etkin bir şekilde kullanılıyor. Kavgamızın buna karşı da yönelmesi gerekiyor. Bizim şükredecek iyi bir halimiz yok; tam tersine kavga edecek nedenimiz çok! Kavgamızın önü bizzat bizim içimizden çıkan, bizim adımıza hareket eden satılmış sendikacılar, sendika bürokratları tarafından da kesilmek isteniyor. Hem de bizim çıkarlarımızı, haklarımızı patrona karşı koruma adına yapılıyor bu Kavgamız patronlarla kolkola girerek emeğimizi satan satılmış sendika bürokratlarına karşı da yönelmeli Yazımızın girişinde kavga etmemiz için bir çok nedenimiz olduğunu söyledik Evet ama bu düşünceyi önce bilince çıkarmamız gerekiyor. Hiçbir şey kendiliğinden düzelmiyor, düzelmez. Biz talep etmezsek, biz mücadele yürütmezsek hakim sınıfların hiç bir partisi, hiç bir yönetimi, hiç bir politikacısı bizim durumumuzu düzeltmez. Tam tersine onlar sermaye sınıfının çıkarlarının koruyucusudurlar. Sermaye sınıfının çıkarlarının korunması, geliştirilmesi bizim daha fazla sömürülmemiz anlamına gelir. Bu yüzden onlar biz işçiler, emekçiler lehine birşey yapmazlar. Hayır biz istemeli, biz örgütlenmeli, biz mücadele etmeliyiz. Biz istemezsek, örgütlü bir şekilde mücadele etmezsek bu ücretli kölelik düzeni değişmeyecektir. Anahtar kelime örgütlü militan sınıf mücadelesidir M i l i t a n s ı n ı f m ü c a d e l e s i egemenlerin anladığı tek dildir! Bunun böyle olduğunu örneğin son dönemde Fransa da yaşananlar göstermiştir. Hakim sınıfların saldırılarına karşı militan bir şekilde direnen Fransız işçileri, emekçileri saldırıları geri püskürtebilmiştir. Ülkelerimizde biz işçilere, emekçilere yönelik saldırılara karşı Fransa örneğinde olduğu gibi militan sınıf mücadelesi ile karşı durmak görevimiz vardır. Ya bu mücadeleyi yürüteceğiz; ya da bize verilenle yetinerek yoksul, sefil hayatı yaşamaya devam edeceğiz Karar bizim, seçim bizim Mücadele etmek bizim elimizde Çağrımız örgütlenmeye Çağrımız militan sınıf mücadelesine! Mayıs 2006 Türkiye de 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaşması ve bu seçimlerde AKP nin göstereceği adayın kazanmasına kesin gözle bakılması nedeniyle, ordu merkezli kemalistler ile AKP etrafında birleşen dinci ve AB ci liberal kesimler arasındaki iktidar dalaşı gittikçe daha da kızışıyor ve tırmandırılıyor. Derin devlet in Susurluk tan sonra ortadan kalktığını düşünenler en geç Şemdinli de patlayan bombalar ile yanıldıklarını anlamış oldular. Şemdinli de suçüstü yakalanan derin devlet in, Cumhuriyet gazetesine düzenlenen bombalı saldırılar ertesinde Danıştay a düzenlenen kanlı saldırı ile bir kez daha eylem sırasında yakalanması ve bunun hemen ertesinde de Başbakan Erdoğan dahil bir çok kişiye suikastler planladıkları belirtilen Atabeyler isimli bir çetenin daha ortaya çıkarılması bu zincirin şimidilik son halkaları olsa da, bu tür olayların son olmadığını gösteriyor. Cumhuriyet gazetesine saldırı ertesi, Cumhuriyet gazetesi dahil tüm kemalist kesimler bu eylemleri laiklik düşmanı dinci kesimlerin yaptığına dair propaganda malzemesi yaptılar. Bir Danıştay üyesinin ölümüyle sonuçlanan 2. Danıştay Dairesi ne düzenlenen silahlı saldırı ertesinde henüz faillerin kimliği ortaya çıkmamışken- çok kısa sürede onbinlerin katıldığı AKP yi lanetleyen bir miting düzenlendi, büyük boyalı basının ünlü köşe yazarları AKP nin bu saldırının esas sorumlusu olduğu yönünde yoğun propaganda yaptılar. AKP ise başından beri bu eylemlerin hükümete ve hükümetin demokratikleşme siyasetine yönelik saldırılar olduğunu açıkladı. Çok kısa zamanda saldırıların tetikçisi durumundaki avukat Alparslan Arslan ın, ucu Susurluk a kadar uzanan ilişkiler zinciri gerçekleri ayan beyan ortaya serdi: Bütün işaretler devlet içerisinde yapılanan, devletin kontrolünde ama devletin yasalarının dışında hareket eden, kimilerince adı Gladio veya Kontrgerilla olan, fakat hem devletle ilişkisini içermesi, hem de gizli ve yasadışı çalışan bir örgütü tanımlaması nedeniyle birçok kesim tarafından ortaklaşa kullanılan terimle derin devlet i Danıştay a yönelik saldırı: İktidar dalaşında piyon olmayalım Şemdinli de suçüstü yakalanan derin devlet in, Cumhuriyet gazetesine düzenlenen bombalı saldırılar ertesinde Danıştay a düzenlenen kanlı saldırı ile bir kez daha eylem sırasında yakalanması ve bunun hemen ertesinde de Başbakan Erdoğan dahil bir çok kişiye suikastler planladıkları belirtilen Atabeyler isimli bir çetenin daha ortaya çıkarılması bu zincirin şimidilik son halkaları olsa da, bu tür olayların son olmadığını gösteriyor. gösteriyordu. Ancak gerçeklerin ortaya çıkması, tıpkı Susurluk ta olduğu gibi, tıpkı Şemdinli de olduğu gibi, olayların üzerine gidileceği ve gerçek faillerin yakalanıp yargılanacakları anlamına gelmiyordu. Bu devletten kendi kendisini yargılamasını beklemek olurdu. Nitekim olayların baş tertipçisi olduğu düşünülen ve bütün derin devletçilerle çok iyi ilişkileri olduğu medyada çarşaf çarşaf yayınlanan resimlerle kanıtlanmış olan Muzaffer Tekin delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldı. Bu Kemalist medya için bu olayın arkasında derin devletin olmadığının kesin kanıtıydı. Kozlar kısa bir süreliğine AKP nin eline geçmiş gibi görünse de AKP nin 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ve Genel Seçimlere çok az bir süre kala iktidar yürüyüşünü riske atmak istememesi, ayan beyan ortada olan ve doğrudan kendisini de hedefleyen olayların üzerine fazla gitmemesini beraberinde getirdi. Başbakan ın Diyarbakır da yaptığı ve içinde Kürt Sorunu geçtiği için büyük bir demokrasi adımı (!) olarak görülen konuşmasının ardından gelen baskılar nedeniyle bu sözünden çark etmesi ve Van Cumhuriyet Savcısının görevinden alınması karşısında da suskun kalması, AKP nin iktidarını pekiştirme işini riske atmak istememesinin göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde daha fazla bombaların patlatılacağından ve daha fazla kanın akıtılacağından hareket edilmelidir. Filler tepişiyor, çimenler eziliyor. Aslında yaşanan iki gerici gücün arasındaki iktidar dalaşıdır: statükoyu korumak isteyen, yani 80 küsür yıllık iktidarını sürdürmek isteyen kemalist güçler ile, onların iktidar tekelini kırmak ve zamanla kendi eline geçirmek isteyen, AB ci ve islamcı güçlerin arasındaki iktidar dalaşı. Bu dalaşta işçiler, emekçiler ve Kürt halkı ne bir tarafı, ne de öteki tarafı desteklememelidir. Her iki taraf da işçilere ve emekçilere düşmandır. Her iki taraf da ezilen uluslara düşmandır. Her iki taraf da büyük sermayenin değişik kliklerinin temsilcileridirler. İşçiler ve emekçiler faşizme karşı yürüttükleri demokrasi mücadelelerini yürütmek için bu sahte demokrasi ve laiklik savunucularının kuyruğuna takılmak zorunda değillerdir. Tam terisne demokrasi mücadelesi devrim mücadelesi olarak yürütülmek zorundadır. İşçilerin emekçilerin kendi alternatifleri vardır: Devrim ve Sosyalizm. Öyleyse biz kendi gündemimizi yaratalım, işçilerin, emekçilerin iktidarı için mücadeleyi yükseltelim. Haziran 2006

5 PANORAMA panorama Dergimizin 91. sayısında yayınlanan 20 Haziran 2005 tarihli yazımızda Nepal deki gelişmeleri şöyle değerlendirmiştik: 1 Şubat darbesi Nepal de ufukları burjuva demokrasisi ile sınırlı da olsa bir demokratik hareket in gelişmesini tetikleyen bir rol oynadı. Bu hareketin gelişip güçlenmesi, Kralın yetkilerinin de kısıtlanmasını beraberinde getirebilecek bir potansiyele sahip. Monarşik yönetime son verebilecek bir hareketin gelişmesi, bu temelde mümkün. Fakat, monarşik yönetimin yerine geçecek olanın ne olacağı şimdilik belli değil. (Çağrı, sayı 91, sayfa 16) Nepal deki gelişmeler kısa sürede bu tespitlerimizi onayladı. Kralın 1 Şubat 2005 te hükümeti azledip yeni atamalarla yönetimi tümden ele geçirmesi, ülkeyi tam bir despotlukla yönetmeye kalkışması, burjuva anlamda da olsa demokrasiden yana olan güçlerin güçlenmesine yol açtı. 1 Şubat 2005 ten kısa süre sonra Yeni Delhi de buluşan ve Kral dan demokrasiye dönüşü talep eden güçler bir Birleşik Cephe (UF) kurmuşlardı. Sözkonusu cephenin amacı en kısa sürede demokratik koşulların oluşturulması, Kralın yetkilerinin büyük oranda kısıtlanması, ordunun halk tarafından seçilmiş devlet yönetiminin emrine, yani parlamentoda kurulan hükümete bağlı kılınması gibi talepleri gerçekleştirmek için mücadeleydi. Bu cephede yer alan örgütler şunlardı: Nepal Kongre Partisi, Nepal Komünist Partisi (Birleşik Marksist-Leninistler), Nepal Demokratik Kongre Partisi, Nepal Sadbhavna Partisi, Birleşik Sol Cephe, Halk Hareketi, Nepal İşçi ve Köylü Partisi. Bu örgüt veya partilerin hepsi legalci ve silahlı mücadeleye, şiddet eylemlerine karşılar. NKP(M) bunların kurduğu cepheye destek vermeye hazır olduğunu açıklamış ama olumlu cevap almamıştı. Bunun da esas nedeni NKP(M) nin egemenlerce terörist örgüt olarak damgalanması ve bu örgütlerin silahlı mücadeleye, şiddete karşı olma tavırlarıydı. Birleşik Cephe, NKP(M) nin desteğine ihtiyacı olduğunu kısa sürede kabul etmek zorunda kaldı. Kral bunları teröristlerle işbirliği yapmakla suçlayıp onlara yönelik de tehditler savururken, Birleşik Cephe esas mücadelenin Kralın despotluğuna karşı verilmesi gerektiğinde karar kılmıştı. Kral ise yönetimini her geçen gün yeni yasaklarla, baskılarla icra ediyordu. NKP(M) 3 Eylül de üç aylık bir ateşkes ilan etti. Kral yönetiminin yanıtı ise Ocak 2006 ya kadar Maocu isyancıları paramparça etme amacı oldu. Kral geri adım atmak zorunda NKP(M) nin, Birleşik Cephe temsilcilerinin diyaloğa açık olduklarını belirtmeleri ve görüşmelerin sürdürülmesi için de tek yanlı ilan ettiği ateşkes döneminde, 7 örgüt diye ifade edilen Birleşik Cephe ile NKP(M) arasında 12 maddelik bir anlaşma imzalandı. Buna göre esas öne çıkarılan şey, Krala karşı genel grev ya da değişik kitlesel eylem ve mücadele sürdürüldüğünde NKP(M) silahlı saldırılarda bulunmayacaktı ve eylemleri de destekleyecekti. Amaç olarak da Kralın yetkilerini kısıtlayacak, yeni anayasayı ve Kurucu Meclis seçimlerini ortaklaşa gerçekleştirmekti. Kral bu anlaşma temelinde getirilen önerileri reddetti ve NKP(M) üç aylık tek yanlı ateşkesten sonra yeniden silahlı çatışmalara başvurdu. Kral bu önerileri reddederken 8 Şubat 2006 tarihinde belediye meclisi seçimleri yapılacağını ilan etti. Kralın bu seçimlerle kendi despotik yönetimini meşru kılacağını ilan kaldı - NEPAL - Kralın bu seçimlerle kendi despotik yönetimini meşru kılacağını ilan eden Birleşik Cephe ve NKP(M) seçimleri boykot etti. Ocak ayında yapılan protesto eylemlerine yüzbinlerce insan katıldı. eden Birleşik Cephe ve NKP(M) seçimleri boykot etti. Ocak ayında yapılan protesto eylemlerine yüzbinlerce insan katıldı. Sadece Janakpur kentindeki protestoya kişi katıldı. Tüm bunlar, ülkede sıkıyönetim, savaş koşulları altında gerçekleşiyordu. Devlet güçleriyle NKP(M) nin silahlı güçleri/ordusu arasındaki çatışmalar köylü kesiminin de büyük bölümünün olağanüstü koşullar altında yaşamasına yol açıyordu. Belediye seçimlerini boykot etmeye yönelik eylemler arasında genel grev çağrısı ve eylemi de vardı. Birleşik Cephe ve NKP(M) Ocak ayı sonuna doğru bir haftalık genel grev ilan etti. Kralın ülkeden defolmasına yönelik yükselen sloganlar eşliğinde eylemcilere devletin kolluk güçlerinin yanıtı gazlı sopalı saldırılar oldu. 1 Şubat 2005 darbesi nin yıldönümünde de hem Kralın despotik yönetimine karşı, hem de belediye seçimlerini boykot etme, protesto eylemleri gerçekleştirildi. 1 Şubat ı Kara Gün ilan eden Birleşik Cephe devletin kolluk güçlerinin tüm saldırılarına karşın, Katmandu merkezinde şiddetsiz direniş ilan etti. Kralın emrindeki kolluk güçleri deyim yerindeyse eylemcileri sokak aralarında avladı Bu arada Kral en geç 2007 Nisan ayında parlamento seçimlerini gerçekleştireceğini de kamuoyuna duyurdu. Boykot ve protesto eylemlerine rağmen belediye seçimleri, güvenlik nedeniyle yapılamayan bölgeler (toplam 75 bölgeden 32 si) dışındaki bölgelerde yapılmaya çalışıldı. Adayların sayısı ise seçilmesi gerekenlerin yarısından çok daha azdı. Seçimlere katılım %20 civarında oldu. Seçimlere katılan bu kesimin esas olarak Kralı tanrı olarak gören kesim olduğu, bunların Kralın destekçileri olduğu bilinçte tutulmalıdır. Bu süreçte Kralın tayin ettiği hükümet temsilcileri ve ABD emperyalizminin Nepal deki ataşesinin çabaları içinde Birleşik Cephe nin NKP(M) ile aralarını açmak, Birleşik Cephe nin Maocu isyancılar la arasına mesafe koymasını sağlamak da vardı. Çabaları boşa çıktı. Birleşik Cephe temsilcileri NKP(M) ile Kasım 2005 te imzaladıkları anlaşmaya uygun davranmaya çalıştı. Birleşik Cephe temsilcileri, Kralın yetkilerinin kısıtlanması, yeni bir anayasanın gerçekleştirilmesi için mücadelenin başarıya ulaşmasında NKP(M) ile ittifakı sürdürmek zorunda olduğunun bilincindeler. Bu ittifak aynı zamanda NKP(M) yi legal, barışçıl siyasi mücadele arenasına katmanın da bir aracı olarak görülmektedir. Bu hesaplarla da Birleşik Cephe temsilcileri NKP(M) ye yeniden silahlı saldırılarına son verme çağrıları yaptı. Bunların açıklamalarına göre özellikle sivillere yönelik şiddet eylemleri demokratik harekete, barışa ve ilerlemeye zarar vermektedir. Bu çağrı özellikle de 6-9 Nisan 2006 tarihlerinde yapılmak istenen genel grev dönemi içindi. NKP(M) Birleşik Cephe temsilcileri ile görüşmeler sonucunda, bu talebe olumlu yanıt verdi. GENEL GREV VE SONUN BAŞLANGICI Birleşik Cephe ve NKP(M) nin anlaşmalarının bir ürünü 6-9 Nisan tarihlerinde genel grev ilan edilmesi oldu. Genel grevin yapılacağı önceden ilan edildiğinden, Kral tüm yasaklara rağmen, yeni yasaklamalar gündeme getirdi. Sokağa çıkma yasağı ile genel grevi engelleyeceğinin hesabını yaptı. Genel grev de, yürüyüşler, mitingler de içinde olan her türden protesto ey-

6 panorama lemini yasakladı. Tüm yasaklara, baskılara, evet ölüm tehlikesine rağmen kitleler sokaklara döküldü, grev ve protesto eylemlerine katıldı. Devletin yanıtı yine aynı oldu: Sınırsız şiddet, saldırı, protestocuları avlamak öldürmek, yaralamak, tutuklamak Devlet güçlerinin kitlelere yönelik bu saldırıları bu sefer ters tepti. Devlet saldırdıkça, kimi eylemciler polis kurşunuyla yaşamını yitirdikçe protestolara katılan kitlelerin sayısında artış oldu. Kitlelerin militan tavrı, kolluk güçlerine taşlarla yanıt vermesi eylemlerde şiddeti reddeden Birleşik Cephe temsilcilerini zorladı NKP(M) nin de desteğiyle dört günlük genel grev uzatıldı. Böylece eylemcilerin kendisinin de önceden beklemedikleri gelişmeler yaşanmaya başladı. Genel grev uzadıkça yiyecek yakıt maddelerinden kıtlık başgöstermeye başladı. Eylemciler kitlelere devleti tümden bloke etme vergilerini, cereyan, su ve telefon hesaplarını ödememe çağrısında bulundu. Kral eylemleri yasaklama, sokağa çıkma yasağını uygulama, eylemcilere ateş ettirme gibi önlemlere başvururken, kitleler giderek daha yüksek sesle Kral defol, Monarşisti asın gibi sloganları dile getirmeye başladı. Birleşik Cephe temsilcilerinin değil ama kitlelerin sabrı tükeniyordu Öyle bir duruma gelindi ki kitlelerin tavrı Birleşik Cephe temsilcilerini yönetmeye başladı Kral dan geri adım atılana kadar eylemleri sürdürmeye karar verdiler. Kitlelerin Kralı asın yönlü tavırlarına yanıtları ise, Birleşik Cephe adına konuşan Nepal Kongre Partisi lideri ve birkaç kez başbakanlık görevini yapan Koirala şahsında şöyleydi: Biz daha cumhuriyetçiliğe geçmemişiz, Kralı devirmek sözkonusu değil. Meşruti monarşik yönetimin ötesine gitmeyeceğiz. Kitlenin taşan sabrının Kralı devirmeye yönlendirilmesi gerekirken, frenlenmesi için çaba gösterildi. Kralın destekçilerinden ABD emperyalizmi ve AB den de, Kralın geri adım atması, demokrasiye geçişi sağlaması gerektiği yönünde sesler yükseldi. Kral, kimi geri adımlar atarak tahtını korumanın hesabıyla 21 Nisan da yönetimi partilere devredeceğini açıklayıp sözkonusu partilerin başbakan adayını tespit etmesini istedi Birleşik Cephe temsilcileri Kralın bu tavrını kabul etmeyeceğini açıklayarak parlamentonun yeniden açılmasını ve yeni anayasanın oluşturulmasının yolunun açılmasını talep ederek Kralın yetkilerinin kısıtlanmasına kadar mücadeleye devam edeceklerini ilan ettiler. Bunu ilan ettiklerinde ülke genelinde beş milyon insan Kralı protesto etme eylemlerine katılma durumundaydı. Kitleler kolluk güçlerinin tüm baskılarına, katletme olaylarına rağmen susmuyor, tersine, sokağa çıkma yasağına rağmen eylemlere katılıyordu. NKP(M) güçleri ise kimi şehirlerde devlet binalarına saldırılar gerçekleştirerek kitleleri Kralın devrilmesi talebiyle harekete geçirmeye çalıştı. Bu koşullarda Birleşik Cephe, Katmandu da Kral Sarayı na yürümek için kitlesel bir eylem yapılacağını açıkladı. 27 kilometre uzunluğundaki daire biçimindeki caddede muhalefet temsilcileri birçok yerde kitleye yönelik konuşmalar yapacaktı. Bu eylemlerin başını da doğrudan muhalefet partilerinin önderleri çekecekti. Ülke çapında milyonlarca insanın protestolara katıldığı ve Katmandu daki bu kitlesel eyleme de yüzbinlerce insanın katılacağının kesin olduğu bir durumda Kral, kitlenin saraya yürüyüp onu tahttan indirebileceği olasılığını gözönüne alarak bir adım daha geri atmak zorunda kaldı. Sözkonusu kitlesel eylemin yapılacağı günden önceki akşam yorgun biçimde radyo ve televizyonda yaptığı konuşmada, dört sene önce dağıtılan parlamentonun yeniden açılacağını ilan etti. Bunun üzerine 25 Nisan da yapılması planlanan Kralın sarayına yürüyüş eylemi, Kralı dize getirdik açıklamasıyla zafer yürüyüşü eylemine dönüştürülmeye çalışıldı ama Kralın bu geri adımıyla eylemlere son verildi. Kralın parlamentonun açılacağını ilan etmesiyle muhalefetin başbakan adayını belirlemesi, 1 Şubat 2005 te Kralın yönetimi tümüyle eline alması durumuna son verdi. Böylece despotik, bir nevi monarşik-faşist, mutlakiyetçi monarşik yönetimden, meşruti monarşik yönetime geçişin yolu açılmış oldu. Bu, somutta ileriye dönük bir adım olarak sayılsa da, kitlelerin Krala karşı cesur, militan tavrı gözönüne alındığında, Kralı devirmenin de mümkün olduğu koşullarda, Birleşik Cephe nin yanlış siyasetinin bir sonucu olarak mücadele daha ileriye götürülmeden durduruldu. PARLAMENTONUN AÇILIŞI, YENİ BAŞBAKANIN TAYİNİ VE GELİŞMELER Parlamento dört yıl aradan sonra 28 Nisan da ilk toplantısını yaptı. Seçim olmadan nasıl parlamentoda toplantı yapılır diye sormayın! Kral izin verdi, toplanıldı. Toplananlar daha önceki seçimlerde parlamentoda yer alanlar oldu esas olarak. Bunların büyük çoğunluğu da zaten Birleşik Cephe içinde yer alan partilerin temsilcileriydi. Daha bir hafta geçmeden Kralın anayasal değişikliğe gitmeden yetki devretmeye kalkmasının kabul edilemez olduğu yönündeki görüşlerini unutmuştu Birleşik Cephe temsilcileri. Parlamentonun açılışından sonra başbakanlığa aday gösterilen Nepal Kongre Partisi lideri ve eski başbakan Koirala Kral ın huzurunda yemin ederek görevine başladı. Şimdilik yedi kişiden oluşan hükümet kuruldu. Hemen hemen tüm burjuva medyanın değerlendirmesine göre bundan sonraki süreçte hükümetin en önemli sorunu Kralın geleceği değil, NKP(M) nin legal siyasi sürece dahledilmesi ya da edilmemesidir. Nepal in geleceğinin anahtar sorunu onlara göre de budur. Bu konuda andaki durum şöyledir. NKP(M) üç aylık ateşkes ilan etti. Bu açıklamayı yaparken, bu ateşkes ilanının kurucu meclis seçimlerini ve yeni anayasayı oluşturmaya destek verme isteklerinin bir işareti olduğunu da açıkladılar. NKP(M) nin esas talepleri kurucu meclis için seçimlerin gerçekleştirilmesi, yeni anayasanın oluşturulması, cezaevlerindeki NKP(M) üyeleri ve taraftarlarının serbest bırakılması, takibine karar verilen NKP(M) önderlerinin takibatından, terörist olarak damglanmalarından vazgeçilmesi vb. taleplerdir. Hükümet, Kralın ve kolluk güçlerinin NKP(M) yi terörist örgüt olarak damgalanmasına son verdi. Yine hükümet NKP(M) nin ateşkes ilanına karşılık vererek ateşkesi iki taraflı hale getirdi. Cezaevlerindeki Maoistleri de serbest bırakacağını açıkladı ama tarih vermedi. NKP(M) üyelerine yönelik uluslararası alanda verilen tutuklama emirleri iptal edildi. Hükümetin yaptığı işlerden biri de Kralın Ekim 2002 yılından bu yana aldığı kimi kararları geçersiz ilan etmesi oldu. ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Hindistan daki ataşeler başta olmak üzere toplam 12 ataşe de Krala yalakalıktan dolayı görevden alındı. Hükümetin bu adımlarıyla meşruti monarşik yönetime geçiş adımları da atılmış oldu. Dergimizin 91. sayısında monarşik yönetimin yerine geçecek olanın ne olacağının belli olmadığını tespit etmiş ve şunları söylemiştik: Bunu belirleyecek olan, esas olarak kendisine devrimci, komünist diyen güçlerin, başta da 1996 dan bu yana silahlı mücadele yürüten NKP(M) nin mücadelesine, kitleleri kendi önderliğinde birleştirip birleştirememesine bağlıdır. Nepal deki durum üç değişik gücün mücadele arenasını göstermektedir. Kral ve uşakları, burjuva demokrasisi savunucuları ve devrimciler. Bunların ilk kesiminin devrimcilere karşı birleşebileceği, uzlaşabileceği bilinçte tutulduğunda, devrimcilerin her zamankinden daha uyanık olmaları, doğru ve akıllı siyaset yürütmeleri gerektiği ortaya çıkmaktadır. (Çağrı, sayı 91, sayfa 16) Anda yaşananlar mutlakiyetçi monarşik yönetimin, yerini meşruti monarşik yönetime bırakmak zorunda kaldığını gösteriyor. Yani monarşik yönetimin biçimi değişiyor ama monarşik yönetim kalıyor. Zaten bundan daha ileri amaçlara sahip olmayan Birleşik Cephe nin varabileceği en son nokta da, meşruti monarşik yönetim koşullarında örnek aldıkları ülke İngiltere mümkün olan burjuva demokrasisini yerleştirmeye çalışmaktır. Ne kadar gerçekleştireceği güçler dengesine bağlıdır. Bu bağlamda Krala geri attırılan adımların halk demokrasisi iktidarını gerçekleştirebilecek demokratik devrime kadar götürebilecek mücadele, esas olarak NKP(M) nin tavrına, siyasetine bağlıdır. Krala attırılan geri adımlar, elde edilen başarı aynı zamanda bir tıkanmanın, ya da geri adım atmanın tehlikesini de içinde barındırıyor. Devrim için mücadelenin boğulması tehlikesi gündemdedir. Bu tehlikeyi aşmak NKP(M) nin alacağı tavıra bağlıdır. Bunun bilincinde oldukları için de Birleşik Cephe partileri başta olmak üzere, devrimci mücadeleyi boğmak isteyen emperyalist güçler de NKP(M) yi legal siyaset sürecine katma ve onların meşruti monarşik yönetim koşullarında parlamentoda ehlileştirilmesi ne çalışmaktadır. Bunun önkoşulu olarak da NKP(M) nin örneğin BM gözetiminde silahsızlandırılmasıdır. Verilen bilgilere göre NKP(M) ise ilke olarak silahları bırakmaya sıcak bakmaktadır. Bunun önkoşulu olarak ama kurucu meclisin oluşması, cumhuriyetçi bir anayasanın kabulü ve ordunun hükümete tabi kılınması gibi adımlardır. Birleşik Cephe içindeki güçlerin büyük bölümünün meşruti monarşik yönetimle uzlaşmaya hazır olduğu bilindiğinde, NKP(M) nin Kralı formel olarak da dışlayan cumhuriyetçi anayasa ve kurucu meclis taleplerine ne kadar sahip çıkacağı, gelişmelerin de hangi yönde olacağını önemli ölçüde belirleme durumunda olacaktır. Bundan sonraki süreç esas olarak NKP(M) ve Kralın tümden gitmesini, devrilmesini isteyen kesimlerle, meşruti monarşik yönetim biçiminde Kralın varlığını korumasını isteyen kesimler arasında; gerçekte ise demokratik devrime karşı olanlar ile demokratik devrimden yana olanlar arasında yürüyeceğe benziyor. Devrim için mücadeleyi daha iyi koşullarda yürütmek için gerekli olan uzlaşmaları reddetmeden, devrimciler halk demokrasisinin gerçekleştirilmesinin Nepal de de devlet iktidarını yıkmaktan geçtiğini bilinçte tutmak, devrim mücadelesi için Krala attırılan geri adımlarla yetinmemek zorundadır. Nisan ayındaki eylemler kitlelerin Krala karşı mücadeleye hazır olduklarını ispatladı. Kitlelerin bu mücadelesini devrim için mücadeleye ilerletmek, Birleşik Cephe içindeki partilerce kitlelerin bilinçlerinin karartılmasına karşı mücadele etmek de devrimcilerin görevidir. 15 Mayıs 2006

7 panorama - İRAN - Savaş diplomasisi sürüyor Uluslararası Atom Enerji Kurumu nun (IAEA) 2-4 Şubat tarihlerinde yapılan toplantısında alınan karara göre İran sorunu BM Güvenlik Konseyi ne gönderildi. BM nin sorunu ele alabilmesi için de IAEA Başkanı Baradey in konu hakkında bir rapor sunması gerekiyordu. IAEA nın bu raporu tartışmak için 6 Mart ta yapmayı planladığı toplantıya kadarki süreç ise İran a tanınan zaman olarak belirlendi. 5 Mart a kadar İran eğer kendisinden istenen taleplere uygun adım atarsa, Baradey in raporu İran lehine olumlu olabilir ve hatta sorunun BM Güvenlik Konseyi ne devredilmesi kararı geri alınabilirdi Öyle olmadı. Baradey in İran a küçük ölçekte bir pilot-tesis hakkı tanınması yönlü önerisi AB-üçlüsü ve ABD tarafından reddedilirken, İran tarafı öneriyi yetersiz ama ileriye atılmış doğru bir adım olarak değerlendirdi. İran ın atom programı bağlamında sorunun diplomatik yollarla çözümü için gündeme getirilen Rusya-İran görüşmeleri ise bu dönemde de sürdürüldü. 6 Mart tan önce İran yetkilileri ABüçlüsü ile yeniden görüşmelerde bulunma talebinde bulundu. 3 Mart ta Viyana da yapılan görüşme, herhangi bir sonuç alınmadan iki saat içinde bitirildi. Böylece Şubat ayı başından 6 Mart a kadarki süreçte sorunun BM Güvenlik Konseyi ne gönderilmesini gereksiz kılacak bir değişiklik yaşanmamıştı. IAEA, BM Güvenlik Konseyi ne sunulacak raporu görüşmek için 6 Mart ta toplandı. Baradey yakın sürede anlaşmaya varılabileceği umudunu dile getirse de sonuçta sorunun tartışılması işi 8 Mart ta BM Güvenlik Konseyi ne raporla birlikte gönderildi. BM Güvenlik Konseyi nin daimi üyeleri olan ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere nin temsilcileri 8 Mart akşamı toplanarak konu üzerine görüş alış-verişinde bulundu ve tartışmaların ilk raundu üç hafta sürdü. BM Güvenlik Konseyi ndeki tartışmalarda ABD ve AB-üçlüsü (Almanya Güvenlik Konseyi nin daimi üyesi olmadığı halde, AB-üçlüsü nün içinde yer aldığı öne sürülerek daimi üyelerle görüşmelerde yer aldı) İran a iki hafta süre veren bir ültimatomun verilmesini, bu süreçte İran ın belgelenebilecek açıklıkta uranyum zenginleştirme çalışmalarını durdurmasını, aksi halde askeri müdahale de içinde olan yaptırımların gündeme geleceğinin bildirilmesi kararının alınmasını savundu. Bu görüşlerini İran ın uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden güç olarak değerlendirilmesi talebiyle tamamlıyorlardı. İran ın böyle bir ülke olarak değerlendirilmesi, BM nin Kuruluş Belgesi nin 7 maddesine göre İran ı cezalandırma gündeme gelecekti ve savaşın yolu BM Güvenlik Konseyi düzeyinde açılmış olacaktı. Daha görüşmelerin başından itibaren ABD ve AB-üçlüsü emperyalistler açıkça İran a karşı bir savaşın pazarlıklarını yapmaktaydı. Rusya ve Çin ise kendi çıkarları gereği de olsa bu görüşlere karşı çıktı. Ültimatom verilmeden önce İran ın görüşmelere katılmasını sağlamak, karşılıklı güven için de görüşmeler sürdüğü sürece uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını istemekten yana tavır takındılar. Yaptırımlar bağlamında ise, eğer İran ın atom programı barışçıl amaçlarla değil de atom silahı üretmek amaçlı olduğu belgelenirse o zaman konuşmaya hazır olduklarını açıkladılar. Barışçıl amaçlarla nükleer enerjiye, ya da tekniğe sahip olmasının ise İran ın doğal hakkı olduğunu savundular. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi nin bir baskı aracı olarak kullanılmasını kabul etmelerine rağmen atom sorunu ile ilgili görüşmelerin IAEA tarafından yürütülmesi gerektiğini, bunun da yaptırım gücüne sahip olmadığını savundular. Tarafların bu görüşlere sahip olması doğal olarak İran a ültimatom verilmesini şimdilik engelledi. Üç haftalık görüşmelerin sonucu, İran a müzakerelere dönmesi, bu süreçte uranyum zenginleştirme çalışmalarını dondurması çağrısı yapmak ve bunun için bir aylık süre tanımak oldu. BM Güvenlik Konseyi nin İran a yönelik çağrısı bağlayıcı bir kararı ve yaptırımları içermiyordu. 28 Nisan a kadarki süreçte IAEA Başkanı Baradey den İran ın sözkonusu taleplere uygun adımlar atıp atmadığı konusunda rapor yazması istendi. Böylece savaş hazırlığı için sürdürülen diplomatik görüşmelerin ilk raundu sona erdi, gözler 28 Nisan a kadar İran ın ne yapacağına çevrildi. BM Güvenlik Konseyi nin çağrısına İran, uranyum zenginleştirme çabalarını ya da atom programını durdurmayı düşünmediğini, bu konuda geri adım atmayacağı biçiminde yanıt verdi. ABD emperyalizminin özellikle savaş tam tamlarını çaldığı bu dönemde, savaşın değişik opsiyonları üzerine tartışmalar yürütülürken, İran Hazreti Peygamber adını verdiği askeri tatbikat gerçekleştirdi. Bu tatbikatta kendilerinin ürettiği değişik silahları, füzeleri denediklerini açıkladılar. Kendilerine herhangi bir saldırı gerçekleşirse, Hürmüz Boğazı yoluyla ihraç edilen petrolün taşımacılığını durduracaklarını da tehditlerine eklediler. Özellikle silah konusunda kendilerine yönelik yaptırımların hiç bir anlamının olmadığını, hava, deniz, kara teçhizatı konusundaki ihtiyaçlarımızı kendimiz üretebiliyoruz diyerek açıkladılar. İran bununla da kalmadı, 11 Nisan da uranyum zenginleştirmeyi başardıklarını dünya kamuoyuna ilan ettiler. Buna göre 9 Nisan itibariyle İran uranyum zenginleştirmeyi başarmıştı. Bu zenginleştirmenin 164 santrifüj kullanılarak %3.5 oranında gerçekleştirildiğinin de altı çizildi. Kısa süre sonra ise bu oranın %4.08 e çıkarıldığını açıkladılar. İran biz artık nükleer camiaya katıldık ve uranyum zenginleştirmeyi başardık yönlü açıklamasına İran biz artık nükleer camiaya katıldık ve uranyum zenginleştirmeyi başardık yönlü açıklamasına bu sene içinde yeni bir nükleer santral inşa etmeyi planladıkları açıklamasını eklediler. Bu açıklamalar zaten bir an önce İran a yaptırımlara başvurmaktan yana olan emperyalistleri iyice kızdırdı bu sene içinde yeni bir nükleer santral inşa etmeyi planladıkları, uranyum zenginleştirmek için de Natanz daki tesislere bu yıl sonuna kadar 3000 santrifüj ve gelecek yıllarda da 54 bin santrifüj yerleştirecekleri açıklamasını eklediler. Bu açıklamalar zaten bir an önce İran a yaptırımlara başvurmaktan yana olan emperyalistleri iyice kızdırdı Bu arada IAEA Başkanı Baradey Tahran a gitti ve görüşmelerde bulundu. Uranyum zenginleştirme işinin IAEA nın kontrolünde olduğunu, karşılıklı güven için olumlu görüşmelerde bulunduğunu açıkladı Baradey. Baradey aynı zamanda İran ın olumlu işbirliği sayesinde geçmişteki kimi sorunların da açıklığa kavuştuğunu bildirdi. İran yetkilileri de uranyum zenginleştirme işinin uluslararası kurallara uygun olarak ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine İlişkin Antlaşma ya (NPT) bağlı kalınarak gerçekleştirildiğini açıkladılar. Gerçekten de uranyum zenginleştirme işi anda atom silahı, ya da nükleer silah üretebilecek düzeyde, durumda değil. Nükleer silah üretimi için uranyumun %80-90 oranında zenginleştirilmesi gerekiyor. Büyük haydutların bir bölümünü zıvanadan çıkaran esas şey, anda İran ın nükleer silaha sahip olması ya da üretebilecek durumda olması değil; hayır, İran ın tüm baskılara rağmen uranyum zenginleştirme işini teknik olarak gerçekleştirebilmesidir. Bir kere bu işi gerçekleştirebilmek, bunun teknik bilgilerine sahip olmak demektir ve gerisi artık zaman ve imkan meselesidir ABD ve AB-üçlüsü sert açıklamalarda bulunurken, Rusya gelişmelerden kaygı duyduklarını, İran ın müzakerelere dönmesi çağrısı yapıl-

8 panorama dığı dönemde böyle bir adım atmasını yanlış bulduklarını açıklarken, Çin de gelişmeleri kaygı ile izlemekte olduğunu açıkladı. BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri bu arada Moskova da görüşmelere devam etti ve ortak bir karar alamadı. Rusya İran a uranyum zenginleştirme işini bir ay dondurma çağrısı yaptı. 28 Nisan öncesinde İran ile Rusya arasındaki görüşmelerde sorunun geneli açısından mutabık kalındığı ama detayların tartışıldığı yönlü açıklamalar yapıldı. Buna paralel İran yetkilileri eğer BM Güvenlik Konseyi nde yaptırım kararı çıkarsa, BM ile işbirliğine son veririz biçiminde açıklama yaptı. İran ın uluslararası kontrolün genişletilmesi önerisi ise ABD tarafından reddedildi. Mayıs ayı başında toplanan BM Güvenlik Konseyi yine ABD ve ABüçlüsü ile Rusya ve Çin arasında yürüyen tartışmalar ve farklı görüşlere sahne oldu. Ortak tavır yine çıkmadı. Herhangi bir karar da alınmadı. Bu sefer de ağırlıklı olarak gündeme getirilen BM Kuruluş Belgesi nin 7 Maddesi ne göre İran ın uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden ülke olarak değerlendirilmesi ve gerekli yaptırımların tabii ki esas olarak savaş ilanının gündeme getirilmesiydi. Rusya ve Çin başta olmak üzere Güvenlik Konseyi üyesi kimi başka devletler de böylesi bir karara karşı çıktı. Görüşmeler değişik biçimlerde sürüyor. BM Güvenlik Konseyi nde kısa sürede ABD ve AB-üçlüsünün istemi doğrultusunda ortak bir kararın çıkmayacağını düşündüklerinden ABüçlüsü yeni bir havuç-kırbaç planı geliştirmeye çalışıyor. Bu planın esas içeriği daha önce İran a yapılan öneri paketinin İran uranyum zenginleştirmekten vazgeçerse, enerji ihtiyaçları için destek sunulacağını içeren paket kimi yeni önerilerle ve yaptırımlarla da geliştirilmişidir. Gelinen yerde zamana oynanmaktadır. İran ın uluslararası düzeyde suçlu ilan edilip savaşın haklı çıkarılacağı ve pazarlıkların İran tarafınca başarısızlığa, çıkmaz sokağa sokulduğunun kabul ettirileceği bir ortam yaratılmaya çalışılıyor. Diplomatik görüşmelerle savaşı engellemek istediklerini ilan eden emperyalistler, gerçekte savaş diplomasisi yürütüyor. Rusya ve Çin in ABD ve AB-üçlüsü ile aynı cephede yer almaması, İran ile olan ekonomik ilişkilerinden, kendilerinin çıkarlarından dolayıdır. AB-üçlüsünün İran a yaptığı paket önerisi ile Rusya nın İran ile ilişkileri esas olarak bu güçler arasındaki pazar dalaşıdır. Bu da İran ın bu emperyalistler arasındaki dalaşta kendileri için yararlanma olanağını sunuyor. Rusya, İran ın barışçıl amaçlarla kendi nükleer teknolojisine sahip olmasını uluslararası anlaşmalara uygun ve doğal bir hakkı olarak görmekle bir adım önde gidiyor. Bu temelde de İran Rusya ile görüşmelerde bulunuyor. 15 Mayıs ta AB ülkeleri Dışişleri Bakanları nın İran a teşvikler karşılığında uranyum zenginleştirme programını durdurması yönlü karar ve talebi AB nin önerilerinin ne olduğu tam belli değil İran tarafınca reddedildi. Ahmedinecad: Şeker ve çikolata vererek karşılığında altın alabileceğiniz 4 yaşındaki bir çocukla mı eğleniyorsunuz. biçiminde tepki gösterdi. SAVAŞ TAMTAMLARI VE HESAPLARI BM Güvenlik Konseyi ne gönderilen İran sorunu üzerine pazarlıklar sürüyor ve Rusya ile Çin in tavrı gözönüne alındığında kısa sürede ABD emperyalizminin istediği biçimde ortak bir kararın çıkmayacağına da kesin gözüyle bakılıyor. İran ın uranyum zenginleştirmeyi başardığını ilan etmesi de bu konuda yeni bir durum yarattı. ABD emperyalizmi Irak a karşı savaştaki durumun tersine AB-üçlüsünü yanına almış durumda. İngiltere nin ABD ile çok sıkı işbirliği gibi olmasa da Almanya ve Fransa da esas olarak ABD nin İran a karşı siyasetinin destekleyicileri durumda. ABD emperyalizminin BM nin kendi isteklerine uygun karar almaması durumunda BM ye rağmen kendi başlarına da İran a saldırabileceklerini açıklamaları bilindiğinde, savaşa hazırlık yaptıklarını söylemek yanlış olmayacaktır. ABD emperyalizminin temsilcileri diplomatik görüşmelerle, barışçıl yollarla sorunu çözmeye hazır olduklarını yer yer açıklasalar da, bu açıklamalara her seferinde askeri opsiyonun da masada olduğu tehditlerle birlikte eklenmektedir. Hatta, BM Güvenlik Konseyi ndeki görüşmeler sürecinde ABD temsilcileri İran tümden uranyum zenginleştirmekten vazgeçtiğini açıklasa da onlarla görüşmeyiz yönlü tavırlarla gerçekte sorunu görüşmelerle çözmekten yana olmadıklarını gösterdiler. ABD emperyalizminin temsilcileri İran ın Irak ya da Afganistan olmadığını, herhangi bir savaş durumunda hesaplarının çok daha ters sonuçlar çıkarabileceğinin hesapları içindeler. Uluslararası düzeyde mümkün olduğunca geniş bir ittifak sağlamaya çalışıyorlar. Savaş bağlamındaki kimi varsayımlar tartışılırken, tüm opsiyonların birbirinden kötü olduğu da söyleniyor. Yapılan savaş tahminlerine göre ABD ilkin İran ın atom programını yerlebir edecek bombardımanı gerçekleştirecek. İkincisi, İran ın bölgede zayıf bir ülke konumuna düşürülmesi için hem silah-askeri alanda hem de ülkenin ekonomisinin temellerini tahrip edecek. Üçüncüsü, zayıf düşen rejim, iç muhalefetin güçlendirilmesiyle değiştirilecek. Dördüncüsü ise İran, nükleer enerjinin sadece atom silahlarına sahip ülkelerin imtiyazı olarak kabul ettirilmesinin örneği olacak Olasılıklar ve tahminler çok değişik tabii ki. Fakat ABD emperyalizminin savaş hazırlıkları ve propagandaları tahmin değil olgudur. Yapılan savaş tahminlerine göre ABD ilkin İran ın atom programını yerlebir edecek bombardımanı gerçekleştirecek. İkincisi, İran ın bölgede zayıf bir ülke konumuna düşürülmesi için hem silah-askeri alanda hem de ülkenin ekonomisinin temellerini tahrip edecek. Üçüncüsü, zayıf düşen rejim, iç muhalefetin güçlendirilmesiyle değiştirilecek. Dördüncüsü ise İran, nükleer enerjinin sadece atom silahlarına sahip ülkelerin imtiyazı olarak kabul ettirilmesinin örneği olacak ABD emperyalizmi İran da bir rejim değişikliği için zaten çoktandır çaba gösteriyor. Bu çabalarına açıkça yenilerini ekliyor. Propaganda için 75 milyon dolarlık resmi ödenek ayırıyor. İran a yönelik çalışmaları yürütecek, koordine edecek özel bir büro kuruyor. (Bu büronun başına da Başkan Yardımcısı Dick Cheney in kızı getirildi.) Radyo ve televizyonlarda Farsça yayın yapılıyor. Bu arada Şah ın oğlu da gündeme geliyor ve tam devrim zamanı diyerek İran da Devrim Muhafızları ve bazı muhalif unsurlarla ilişkide olduğunu açıklıyor. Beyaz Saray en büyük tehditin İran olduğunu ilan ediyor. İran ile ilgili konuşmalarda, açıklamalarda yaptırımlara başvurma talepleri, savaş istemleri giderek daha fazla barışçıl çözüm istemlerinin yerini alıyor. İran a dörtkoldan saldırı planları açıklanıyor. ABD emperyalizmi İran a atom silahı atmayı bile tartışıyor Yeni atom silahları üretmeyi planlıyor. Yılda 125 nükleer silah üretebilme kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. İran a yapılacak bir saldırının sorumsuzluğun zirvesi olduğu yönündeki görüşler de kimi ABD li general ve siyasetçiler tarafından savunuluyor. Bunun perde arkasında da İran ın çok değişik imkanlara sahip olması, intikam eylemleri gerçekleştirebileceği, bölgedeki petrol ve doğalgazın kontrolden çıkabileceği, İsrail e saldırılabileceği ve terörizmin uygulanabileceği yönlü tahminlerdir. Bunu savunanlar kendi kendimizi kandırmayalım diyorlar. Evet, İran ın Irak veya Afganistan olmadığının bilincinde olarak ABD emperyalizmi değişik yol ve yöntemleri uygulamaya çalışıyor. İran daki muhalif güçleri kendi yanına çekmeye ve içteki muhalefeti güçlendirmeye, İran ın gerçek silah gücünün ne olduğunu öğrenmeye çalışıyor. İran ile ilişkide bulunan ülkeleri ABD yardımı alamayacakları biçiminde tehdit ederek, İran ın ilişkilerini sınırlamaya, ekonomik imkanlarını kısıtlamaya çalışıyor. İran ın doğalgaz ve petrol üretimi ve taşımacılığında oynadığı rolden dolayı, petrolün varil başı fiyatlarının uzun süre çok pahalıya malolacağı vb. olasılığı da hesaplar içindedir. Bu olasılık İran a yönelik savaşın gecikmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Tüm bu ve benzeri çabalar savaşa hazırlıktır. Kimilerine göre savaş yaz sonu veya sonbaharda başlayacak. ABD Temsilciler Meclisi 11 Mayıs ta Savunma Bakanlığı ndan İran ın uluslararası barış ve güvenliği ve ABD nin güvenliğini tehdit etmesi konusunda gizli bir rapor talep etti. Bu raporun 31 Ocak 2007 tarihinde Meclis e sunulması gerektiği de belirlendi. Bu raporda İran ın nükleer çabaları, terörizme desteği, Irak ve Ortadoğu daki nüfuzu ve benzeri konuların yer alması istendi. Kuşkusuz ki Temsilciler Meclisi nin bu istemi belirleyici değil. Buna rağmen ama ABD emperyalizminin temsilcilerinin İran a yönelik savaşı ince eleyip sık dokuyarak yapmaya çalıştıklarını tespit etmek gerekiyor. Bu da savaşın gecikebileceğinin olasılığını içeriyor. Kuşkusuz ki savaşın geciktirileceği yönlü resim çizmek de savaş diplomasisi içindeki taktiklerden biridir. Sonuçta ABD emperyalizmi yanına aldığı kimi diğer emperyalist güçlerle savaş tamtamları çalmaktadır. Öyle ya da böyle İran ın atom programı meselesi önümüzdeki süreçte de dünya kamuoyunu meşgul edecektir. 98. sayımızda da tespit ettiğimiz gibi: Emperyalistler kendi aralarında dalaşıyor. Gericilik almış başını gidiyor Hepsi de işçilere, emekçilere, dünyanın tüm halklarına düşman. Somut olarak çıkacak savaşın emperyalistlerin mi İran ın mı yararına olacağı yönlü hesaplar da, işçilerin, emekçilerin çıkarlarına, onların yararlarına karşı olan hesaplardır. İşçilerin, emekçilerin bu dalaşta ve savaşta hiçbir çıkarı yoktur. Onların bu karşıdevrimci, gerici savaşa, savaş kışkırtıcılığına karşı mücadele etmeleri asli görevlerindendir. Bunun da ötesinde haksız, gerici, karşıdevrimci savaşların kaynağı olan kapitalist sisteme, emperyalizme son vermek için devrim mücadelesine sarılmaları, tüm uluslardan, milliyetlerden işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların kurtuluşu için olmazsa olmaz görevidir. (sayfa 23) Bu görevin bilinciyle işbaşına! 21 Mayıs 2006

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ İÇ POLİTİKA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ OCAK 2007 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ 29 Mart 2012-Mersin in Gülnar İlçesi ne nükleer santral yapmak isteyen Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş. nin Akkuyu da yapılan Halkı Katılımı toplantısına Nükleer

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

Uygulanacak ekonomik politikalar, istihdam ve üretime öncelik tanımalı, politikaların temelini insan oluşturmalıdır.

Uygulanacak ekonomik politikalar, istihdam ve üretime öncelik tanımalı, politikaların temelini insan oluşturmalıdır. TERÖR VE BEKLENTİLER Türkiye, önce 22 Temmuz genel seçimleri ve ardından Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile yaz aylarını kendini yenileyerek geçirmiş, sonbahara ise artan terör olayları, şehitlerimiz, onların

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

Terörle Mücadele Mevzuatı

Terörle Mücadele Mevzuatı Terörle Mücadele Mevzuatı Dr. Ahmet ULUTAŞ Ömer Serdar ATABEY TERÖRLE MÜCADELE MEVZUATI Anayasa Terörle Mücadele Kanunu ve İlgili Kanunlar Uluslararası Sözleşmeler Ankara 2011 Terörle Mücadele Mevzuatı

Detaylı

İran ın Nükleer Emelleri: Bombaya Giden Iki Yol, Barışa Giden Diğer Yol. Büyükelçi Gregory L. Schulte nin Açıklamaları

İran ın Nükleer Emelleri: Bombaya Giden Iki Yol, Barışa Giden Diğer Yol. Büyükelçi Gregory L. Schulte nin Açıklamaları İran ın Nükleer Emelleri: Bombaya Giden Iki Yol, Barışa Giden Diğer Yol Büyükelçi Gregory L. Schulte nin Açıklamaları A.B.D. nin Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Daimi

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi Prof Dr Elif Dağlı Uzlaşmasız ihtilaf : Kamu sağlığı karşısında tütün endüstrisi çıkarları Tütün endüstrisinin çıkarları sağlık çıkarları ile kökten çelişir.

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 16 ŞUBAT 2011 CVK OTEL- İSTANBUL Tarihi günler yaşıyoruz. 10 Şubat-15 Şubat tarihleri arasında

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması 1 Şubat 2016 Yöntem ve Künye Araştırma çalışması, 3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye 18+ yaş nüfusunu temsil eden 1024 kişiyle, 16 ilin kentsel

Detaylı

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12. DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.2014 Dişhekimleri, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'ndan randevu bekliyor

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

tüm bunların değişebileceğine bir kadın dünyası var. O dünyanın zenginliğini, gücünü kullanarak, yanlışları ve doğruları kadın gözüyle yorumlanmış

tüm bunların değişebileceğine bir kadın dünyası var. O dünyanın zenginliğini, gücünü kullanarak, yanlışları ve doğruları kadın gözüyle yorumlanmış 1 MART 2013 Tasarım: Onur Baştuğ - Muzaffer Topal - Haber: Didem Tutal - Ufuk Çoban IPHONE ve IPad uygulama: Uğur Baştuğ Sahnede '11' kadın CUMHURİYET Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı, 8 Mart Dünya

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ 1 AB İLETİŞİM STRATEJİSİ (ABİS) NEDİR? Türkiye - AB müzakere sürecinin üç ayağı: 1- Siyasi reformlar 2- AB yasal düzenlemelerinin kabul edilmesi ve uygulanması

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Temel Bilgiler G20 Nedir? G-20 (Group of 20) platformunun kuruluş amacı küresel ekonomik istikrarın sağlanması ve teşvik edilmesi için gayri resmi bir görüş alışverişi

Detaylı

Alparslan KULOĞLU. Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü BEWARE SİBER TEHDİTLERE BE AWARE HAZIR MIYIZ? 1/19

Alparslan KULOĞLU. Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü BEWARE SİBER TEHDİTLERE BE AWARE HAZIR MIYIZ? 1/19 Alparslan KULOĞLU Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü BEWARE 01010010101010101010101010101010101010101010 010101010100101010101010101010101 01010101010101010100101010101010101010101010 1010101100101010

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU

BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU Tarihi Okulun İsmi Formu Dolduranın Adı Soyadı Formu Dolduranın Asli Görevi : / / : : : Bu form Başka Bir Okul Mümkün Derneği ne protokolle

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

Hamdi Akın TÜVTURK hisselerini Bridge Point'e

Hamdi Akın TÜVTURK hisselerini Bridge Point'e satıyor Hamdi Akın TÜVTURK hisselerini Bridge Point'e Akfen Holding, araç muayene istasyonlarındaki işletme hakkını 2004 yılında açılan ihaleyle 20 yıllığına alan TÜVTURK'teki yüzde 33'lük payını satışa

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman SEÇİMİ BOYKOT ET! SOSYALİST DEVRİMİ ÖRGÜTLE! [B SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI ÇIKMAYAN HİÇ BİR PARTİYE VE KİŞİYE OY YOK 7 Haziran da genel seçimler

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI Stratejik İletişim Planlaması -1 İletişim temelinde, plan ve strateji vardır. Strateji bilgi üretimine dayanır. Strateji, içinde bulunduğumuz noktadan

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI

YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI YAPI-YOL SEN YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI ZİYA GÖKALP CADDESİ NO:36/20 06420 YENİŞEHİR/ANKARA. TEL - FAX : 433 46 06-434 39 84-431 73 05 web sayfası: http:/www.yapiyolsen.org

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı - Haziran 2012- Sayı: 14 4 Haziran 2012: Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Bu akşam, Ambargo Sonrası İran: Ekonomik ve Ticari Etki Analizi

Detaylı

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER Prof. Dr. M. Tuba Ongun Ülke siyasetinin yakıcı gündeminin, yükseköğretim sistemi ve üniversitelerimizin sorunlarının çok önüne geçtiği günler yaşıyoruz. YÖK ün hazırladığı

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 225 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 13 Ocak 2012 KESK Genel Merkezi başta olmak üzere bir çok ilde KESK e bağlı sendikalar, demokratik kurumlar, belediyeler ve siyasi

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 15 Aralık 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm OPEC in piyasaların yön bulmasındaki etkisi hala sürüyor. Geçtiğimiz hafta OPEC ABD de arzın artması ve küresel tüketim beklentilerin azalmasını beklediklerini

Detaylı