ÜNİTE. Uluslararası Para Sistemi. Bu Ünitede...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÜNİTE. Uluslararası Para Sistemi. Bu Ünitede..."

Transkript

1 13 Uluslararası Para Sistemi ÜNİTE Bu Ünitede... İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Bretton Woods Sistemi'nin kuruluşu, gelişimi, sorunları, çöküşü ve günümüzdeki uluslararası para sistemi ile ilgili bilgileri bu ünite boyunca öğrenmiş olacaksınız. Ayrıca, uluslararası likiditeyi oluşturan unsurları tanıyacaksınız. Çalışma Biçimine İlişkin Olarak... Ünitenin Ondört ve Onbeşinci ünitelerle çok yakın ilişkisi vardır. Ayrıca Ünite, On ve Onbirinci ünitelerle de ilişkilidir. Bu ünitelerle birlikte toplam dört üniteyi bir arada çalışırsanız konuları çok daha iyi kavrayabilirsiniz

2 GİRİŞ Günümüzde, uluslararası ödemelerde kullanılabilecek bir uluslararası para yaratılamamıştır. Çünkü, her ülke kendi milli para birim ve sistemine sahip olup, halen yüzün üzerinde milli para birimi bulunmaktadır. Ayrıca, dünyada para arzını ve mali kurumları düzenleyebilecek bir merkezi güç veya kurum da yoktur. Dolayısıyla, uluslararası para sisteminin kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu ayrımda uluslararası para sistemi, teorik ve uygulamaya yönelik olarak ele alınıp açıklanacaktır. TANIM VE KAPSAM Uluslararası para sistemi, dünya üzerinde mevcut olan bağımsız ülkeler ile ekonomik birimlerin kendi aralarındaki her türlü odemenin yapılabilmesine imkan tanıyan uluslararası kurumsal yapı, mekanizma ve uygulamalar bütünüdür. Bu anlamda uluslararası para sistemine uluslararası para düzeni de denir. Ayrıca değişik kaynaklarda konu, dünya para sistemi veya uluslararası para rejimi olarak da tanımlanmaktadır. Uluslararası para sistemi, milli para sistemlerini de kapsar ve onlara sıkı sıkıya bağlıdır. Milli para sistemlerinden farklı olarak, birbirinden ayrı ve bağımsız parçaları birleştirdiği için oldukça gevşek ilişkilerden oluşur. Dünyada hızla gelişen ekonomik olaylar karşısında önemli olan uluslararası para sistemini tanımlamaktan çok sistemin çerçevesini çizmektedir. Uluslararası para sistemini tanımlayıp kapsamını beliritiniz. Uluslararası para sistemi, uluslararası ödemeleri kolaylaştıran bir rezervin oluşumunu temin etmeli, sistemin aksamadan işleyebilmesi için gerekli kurumsal yapı ve mekanizmayı oluşturmalı, paranın ölçü birimi ile merkez bankaları arasında ödeme aracı olma fonksiyonlarını eksiksiz sağlamalıdır. Bütün bu görevlerin yerine getirilebilmesi ve sistemin işleyebilmesi için, ülkelerin para konusunda bağımsız politikalar izlemekten vazgeçerek, uluslararası işbirliğini arttırmaları şarttır. Uluslararası para sisteminin işleyişi için neler yapılmalıdır Uluslararası para sisteminde döviz kuru rejimleri ile uluslararası döviz arzını belirleyen para standartlarının özel bir yeri ve önemi vardır. Döviz kuru rejimleri, uluslararası para sistemlerinde önemli rol oynar. Diğer taraftan, uluslararası parasal rezervler de, uluslararası para sistemlerinin belirlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Uluslararası parasal rezervler iki temel gruba ayrılabilir. Bunlar, "mal" ve "itibari" rezervlerdir. Mal rezervler, altında olduğu gibi, parasal değerinin dışında asli bir değere de sahiptir. İtibari rezervlerin asli bir değeri yoktur ve bunlar mal rezervlere dönüştürülemezler (özel çekme hakları gibi). Para standartları açısından uluslararası para sistemleri üçe ayrılabilir: Saf mal standartları: Tüm rezervler mal rezervidir. Altın standardı buna örnektir. Saf itibari standartlar: Tüm rezervler, konvertibilitesi olmayan kağıt para standardında olduğu gibi itibaridir. Karma standartlar: Uluslararası rezervler, mal ve itibari rezervlerin karmasından oluşur. Para standartları açısından uluslararası para sistemleri hangi gruplara ayrılabilir

3 BRETTON WOODS'TAN ÖNCEKİ DÖNEMDE ULUSLARARA- SI PARA SİSTEMİ 1944 yılında kurulan Bretton Woods Sistemi'nden (IMF Sistemi) önceki uluslararası ödeme sistemi, altın standardıdır. 1870'li yıllardan 1929 dünya ekonomik krizine kadar altın standardı, uluslararası para sisteminin esasını oluşturmuştur. 1930'lardan Bretton Woods Sisteminin kurulduğu 1944 yılına kadar geçen süre ise, buhran dönemidir. Altın Standardı: Dünya ekonomisinde 1870'lerden 1nci Dünya Savaşı'na kadar geçen sürede "altın standardı" (sabit döviz kuru sistemi), uluslararası para sisteminin esasını oluşturmuştur. Altın standardı Savaş sırasında uygulamadan kalkmış, Savaş'tan sonra ise 1929 dünya ekonomik krizine kadar kısmen yürürlükte kalabilmiştir. Altın standardı, sabit döviz kuru sistemine dayanmıştır. Mesela 1914 yılında 1 ABD doları ons altın, İngiliz sterlini ise ons altına konvertibl olduğundan 1 sterlin=4.94 ABD dolarına eşit idi. Dünya ekonomisinde, 1 nci Dünya Savaşı'na kadar olan yıllar liberal ekonomi uygulamasının doruğa ulaştığı dönemdir. Dış ticaret, bu yıllarda tamamen serbest bir şekilde yapılmıştır. Londra, başlıca mallar için dünya borsası ile sermaye piyasasının merkezi olmuştur. Bu sebeple, ülkelerin büyük çoğunluğu uluslararası likiditelerini, altın yerine sterlin olarak tutmuşlardır. 19 ncu yüzyılda altın standardı, altın çağını yaşamıştır. Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile altın standardı yürürlükten kalkmış ve milli paraların altın ile olan ilişkisi sona ermiştir. Böylece kağıt para sistemine geçilmiştir. Savaştan sonra milli paralar serbest dalgalanmaya bırakılmıştır. Altın standardına duyulan istek karşısında, yıllarında kırktan fazla ülke tekrar altın standardını benimsenmiştir. ABD 1919 yılında eski kur üzerinden altın standardına dönmüştür. İngiltere 1925'da, Fransa ise 1928'de altın sistemini tekrar kabul etmiş, ancak altından tasarruf edebilmek için altın külçe standardını benimsemişlerdir. Dünya ekonomisinde ikinci derecede önemli olan ülkeler ise, altın döviz standardını esas almışlardır. 1 nci Dünya Savaşı'ndan önceki 44 yıl, altın standardının en iyi işlendiği dönemdir. Altın standardının çökmesinde, izlenen enflasyonist politikalar ile döviz kurlarının 1 nci Dünya Savaşı öncesindeki seviyelerinin korunmaya çalışılmasının önemli rolü olmuştur Dünya Ekonomik Krizi de, altın standardının yıkılışını hızlandırmıştır. Dünya krizi, 1929 yılı ortalarında ABD'de ortaya çıkmış, bu ülkede deflasyon hızla yaygınlaşmış, sanayi üretiminde büyük düşmeler görülmüş ve işsizlik hızla artmıştır. Altın standardı uygulamasını anlatınız. Buhran Dönemi: Ekonomik kriz ile birlikte artan işsizliğe engel olmak isteyen ülkeler, ithalatı kısmak, yerli üretimi ve ihracatı teşvik ederek istihdamı arttırmak amacıyla, paralarının dış değerini düşürmüş yani devalüasyon yapmışlardır. Böylece, ithalat kısılırken ihracat artacak ve işsizlik sorunu çözümlenecektir. Fakat buna karşılık diğer ülkelerin ihracatları da azalacağı için, bu ülkelerde işsizlik artacaktır. Sonuç olarak bu politikalar, bir ülkenin sorunlarını diğerlerine satarak çözme anlamını taşıdığı için, kom

4 şuyu zarara sokma veya işsizliğin ihracına yönelik politikalar olarak tanımlanmıştır yılında Credit-Anstait isimli Viyana ticaret bankasının iflası, mali alandaki paniğin doruğa çıkmasına yol açmış ve altına hücumu başlatmıştır. Bu hücum karşısında Alman Merkez Bankası, altın rezervlerinin tükenmesini önlemek için kambiyo denetimi uygulamaya başlamıştır. Bu gelişmeler karşısında İngiltere 1931 Eylülü ABD 1933 Martı ve Fransa ise 1936 Eylül ayında altın standardından ayrılmışlardır (Türkiye: 1930). Altın standardının yıkılması, milli paraların birbirlerine dönüştürülme imkanını ortadan kaldırmış, bu durum uluslararası ödemelerde çok taraflı denkleştirmelerde büyük sorunlar yaratmıştır. Bu sorunlara bir ölçüde engel olmak amacıyla dünya para sahaları ilk defa bu yıllarda oluşturulmuştur. İngiltere, altın standardından ayrıldıktan sonra, sterlini serbest dalgalanmaya bırakmış fakat değerinde meydana gelebilecek aşırı dalgalanmaları önlemek için 1932 yılında Döviz Denkleştirme Fonu'nu (Exchange Equalization Fund) kurmuştur. Fon'un görevi, serbest piyasada sterlin alıp satarak sterlinin değerini korumaktı. Fon, döviz piyasalarındaki dalgalanmaların iç piyasaya yansımasını bir dereceye kadar önleyerek sterlinin istikrarını belli bir süre sağlayabilmiştir. Sterlin altın ilişkisinin son bulmasından sonra eski İngiliz sömürgelerin den meydana gelen bazı ülkeler, paralarını sterline bağlamışlardır. Böylece, Sterlin Bloku (sahası) ortaya çıkmıştır. Saha içindeki ülkeler rezervlerini sterlin ile tutmuş ve saha içindeki ödemelerini serbest bir şekilde yapabilmişledir. Buna karşılık saha dışındaki ülkelere karşı sıkı bir kambiyo ve ithalat rejimi uygulamışlardır. Fransa, İsviçre, Belçika ve Hollanda bu dönemde Altın Bloku'nu oluşturarak altına bağlılıklarını sürdürmüşlerdir. Almanya ise sıkı bir döviz kontrolü uygulamıştır. Gelişme yolunda olan ülkeler de, döviz kontrol rejimlerini yürürlüğe koymuşlardır. ABD doları dalgalanmaya bırakmış, 31 Ocak 1934 tarihinde ise 1 ons altın=35 dolar olarak doların değerini yeniden belirlemiştir. Bu değer 37 yıl sabit kalmıştır. 1930'lu yıllarda uluslararası para piyasalarında ne gibi gelişmeler yaşanmıştır 2 nci Dünya Savaşı'nın sonuna gelindiğinde altın standardı tamamen yıkılmış, milli paralar konvertibilitesini kaybetmiş, birbirinden ilgisiz üç para sahası oluşmuştur (dolar, sterlin, Fransız frangı sahası). Savaştan sonra sadece ABD doları ve İsviçre frangı tam konvertibl para birimi niteliklerini koruyabilmiştir. Sterlin sahası içinde ödemeler nisbeten serbest bir şekilde yapılabilmiş, bu saha dışındaki ticaret iki taraflı ödeme usullerine kaydırılmış, yüksek gümrük tarifeleri ve sıkı miktar kısıtlamaları yaygınlaşmıştır. Rekabetçi devalüasyonlar artmış, bu durum ticareti daha da daraltmıştır. Bütün bu sebepler ile, daha Savaş bitmeden sosyalist blok dışında kalan ülkelerin katılmasıyla, dünya ticaretini serbestleştirerek, çok taraflı ticarete imkan sağlayacak bir uluslararası ticari ve mali sistemin esaslarını belirlemek üzere ABD'nin Bretton Woods kentinde bir Konferans toplanmıştır. Bu Konferans sonucunda uluslararası para sisteminin esasları, yeniden belirlenmiştir. 2. Dünya Savaşı'nın sonunda hangi para sahaları ne durumda olmuştur

5 BRETTON WOODS PARA SİSTEMİ: nci Dünya Savaşı sonunda Bretton Woods'ta toplanan Konferansta alınan karararlar ile kurulan ve 15 Ağustos 1971 tarihine kadar süren uluslararası para sistemi, altın döviz standardına dayanmıştır. Altın döviz standardının geçerliliği için, bir banker ülkenin varlığı ve sistem içindeki diğer ve ülkelerin sınai üretim için kullanmadıkları altınları belirli sabit fiyattan banker ülkeye vermeleri gerekir. Banker ülke, altınları rezerv olarak saklar ve diğer ülkeler talep ettikleri anda kendi milli parasını altına çevirir. Diğer ülkelerin paralarının altına doğrudan konvertibilitesi yoktur. Banker ülke milli parasının yanında, kendisine ait devlet tahvilleri, hazine bonoları ve ticaret senetlerini de altına dönüştürmek zorundadır. Banker ülkenin milli parasının (anahtar para) altına konvertibilitesi tam olup, sisteme dahil tüm ülkelerde dış borç ödemelerinde kullanılabilmelidir. Altın döviz standardının geçerli olduğu Bretton Woods Sisteminde ABD doları, ABD hükümeti tarafından onsu 35 dolardan altına çevrilebilecekti. Buna karşılık diğer ülkeler, kendi paralarının dolara karşı fiyatını kendileri serbestçe belirlemişlerdir. ABD'nin New Hampshire eyaletinin Bretton Woods kentinde Türkiye, Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkeleri dahil 44 ülkenin katılmasıyla 1-22 Temmuz 1944 tarihleri arasında toplanan Konferansta, uluslararası para sisteminin esasları kabul edilmiş ve bir anlaşma imzalanmıştır. Bretton Woods Anlaşması ile dünya çapında iki büyük mali kuruluş doğmuştur; Uluslararası Para Fonu ile Dünya Bankası. Romanya dışındaki sosyalist ülkeler başlangıçta Fon'a katılmamışlardır. 2 nci Dünya Savaşından sonra uluslararası para konularını düzenleme görevi Fon'a verildiği için, Bretton Woods Sistemine IMF Sistemi de denir. ABD Hazine Bakanı'nın baş danışmanı olan H.D. White ve arkadaşlarının hazırladıkları White Planı, Bretton Woods Sisteminin temelini oluşturmuştur. Bretton Woods Sistemi'nin doğuşu nasıl olmuştur Anlatınız. Bretton Woods Konferansı sonucunda benimsenen uluslararası para sistemini kabul eden ülkeler, milli paralarını sabit kurlardan ABD dolarına bağlamışlardır. ABD, doların değerini altın olarak tanımlayarak bir ons altın karşılığında 35 dolar vermeyi taahhüt etmiştir. Milli paralar, dolar paritesi etrafında ancak %±1 oranında dalgalanabilecektir. Bretton Woods Sisteminin amacı, kısa dönemli dalgalanmalar karşısında döviz kurlarına istikrar sağlayacak bir düzen yaratmak, oluşabilecek döviz kuru değişmelerinde rekabetçi devalüasyonların doğmasına engel olmaktır. Uluslararası Para Fonu, sistemin bu ilkelere göre yürütülmesinden sorumlu tutulmuştur. IMF sistemi ile yukarıda da belirtildiği gibi ABD dışındaki bütün IMF üyeleri (Türkiye dahil ) paralarının değerini Amerikan doları veya altın cinsinden belirlemişlerdir. Böylece, bütün üye ülkelerin paraları sabit kurlarla birbirine bağlanmıştır. Amerikan Reserve Bank, piyasaya çıkaracağı dolar miktarı karşılığında %25 oranında altın karşılık bulunduracaktır. Diğer bir deyişle ABD, sınırlı bir altın külçe standardını benimserken, diğer ülkeler kağıt para standardını kabul etmiştir. Bretton Woods Sistemi'nin temel amaçları nelerdi IMF üyeleri, ödemeler bilançosunda yapısal dengesizlik ortaya çıktığında, Fon'un iznini önceden alarak milli paraların paritesini %10 dan da

6 ha fazla değiştirebileceklerdir. %10'dan küçük ayarlamalar için IMF'nin iznini almaya gerek yoktur. IMF sisteminde döviz kurlarının ilke olarak sabit tutulması kabul edilmiş olmakla beraber bu, kurların hiçbir zaman değiştirilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Ödemeler bilançosundaki yapısal dengesizlik ile enflasyon, talepte meydana gelen kaymalar, verimlilik değişmeleri vb sebeplerle ortaya çıkan ve para-maliye politikaları ile dengelenemeyen dış açık ve fazlalıklar kastedilmektedir. IMF'ye üye ülkeler, dış dengesizlikten çekinmeden para ve maliye politikalarını iç dengenin sağlanması için kullanabileceklerdir. Bu uygulama sonunda ülke içinde enflasyon meydana gelir ve dış açık doğarsa, devalüasyon yapılarak dış açık kapatılabilecektir. Buna rağmen IMF, üye ülkelere öncelikle dış dengeye önem veren bir para ve maliye politikaları izlemelerini önermektedir. Fakat üye ülkeler devalüasyonu, izledikleri para ve maliye politikalarının başarısızlığı olarak düşündüklerinden, bu yola çok sıkışmadıkça başvurmak istememektedirler. Bretton Woods'ta 1944 yılında kurulan para sistemi, yirmibeş yıla yakın bir süre herhangi bir aksama olmadan işlemiş, 1968 yılından itibaren sistem büyük ölçüde sarsıntı geçirmeye başlamıştır. Bretton Woods Sistemi, ABD'nin elinde yeterli ölçüde altın stoğu bulunduğu ve ödemeler bilançosu açıklarının uluslararası likidite ihtiyacını karşıladığı sürece aksamadan işlemiştir. 1965'lerden sonra bu ülkenin bilanço açıklarının süratle artması dolara güven sorununu yaratmış, 1971 ve 1973 dolar devalüasyonları sonucunda Bretton Woods'ta kabul edilen sabit fakat ayarlanabilir kur sistemi tamamen yıkılmış, dolar-altın bağlantısı kopmuş ve sistem çökmüştür. Bretton Woods Sistemi'nin uzun süre devam edebilmesi hangi faktörlere bağlı olarak gerçekleşmiştir BRETTON WOODS SİSTEMİNDE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR Bretton Woods Sistemi'nde ortaya çıkan sorunlar beş başlık altında toplanabilir; Likidite ve Anahtar Paraya Güven Sorunu Bretton Woods Sisteminde uluslararası rezerv, büyük ölçüde altın ve dolardan meydana gelmişti. Altın, üretim artışının yetersiz olması ve sanayide kullanım imkanının bulunması dolayısıyla, uluslar arası likidite içinde önemli bir yere sahip olamamıştır. Ayrıca, parasal altın üretimindeki artış, dünya ticaret hacmindeki gelişmenin gerisinde kalmıştır. Toplam rezervler içinde parasal altının oranı 1950'lerde ortalama %70 iken, Bretton Woods Sisteminin yıkıldığı 1973'de %45'e kadar düşmüştür. Uluslararası likidite görülen bu eksiklik, ABD dolarıyla karşılanmaya çalışılmış, ortaya çıkan likidite artışları, ABD'nin ödemeler bilançosu açıklarıyla finanse edilmiştir. ABD, dış açıklarını karşılayabilmek için altın rezerv para oranını düşürmüş, dolayısıyla dolara olan güvenin sarsılmasına yol açmıştır. Bu güvenin azalması sonucunda ellerinde dolar bulunduran ülkeler, dolarları altına çevirmeye başlamışlar, böylece dünya ölçüsünde para krizleri ortaya çıkmıştır. Dolara güvenin tekrar sağlanabilmesi için ABD'nin ödemeler bilancosu açıklarını gidermesi gerekmiş, bu ise uluslararası likidite arzında daralma yaratmıştır. Dolara karşı beslenen güvenin sarsılması ise, spekülatif nitelikteki sermaye hareketlerini hızlandırmıştır

7 Likidite ve anahtar paraya güven sorunu nedir Dış Denge Sorunu Bretton Woods Sistemi, etkin bir dış denge mekanizmasından yoksundu. Sistemde ayarlanabilir sabit kur esas alındığı için otomatik bir denkleşme gerçekleşmiyordu. Dış denge, ancak hükümetlerin alacakları kararlar ile sağlanabilmekte idi. Fakat burada da, dış dengeyi gerçekleştirmek için, ülkelerin izledikleri ekonomi politikalarının ortaya çıkardığı olumsuz sonuçların paylaşılması yönünden dengesizlikler ortaya çıkıyordu. Ülkenin milli geliri içinde dış ticaretinin önemli bir yere sahip olduğu ekonomilerde dış denge, en az iç denge kadar önemli olduğundan ülkeler, dış dengeyi sağlamak için kur ayarlamalarına başvuruyor ve böylece dış dengesizliğin iç denge üzerindeki olumsuz etkilerini gidermeye çalışıyorlardı. Dış açıkları kapamak amacıyla devalüasyona sıkça başvurulamadığından dolayı, kur ayarlamaları uzun aralıklarla ve çok yüksek oranlarda yapılabiliyordu. Hükümetler, uyguladıkları para ve maliye politikaları ile dış dengeyi sağlayamadıkları zaman kur ayarlaması yaparak başarısız uygulamalarının tescil olunacağından korkuyor ve sürekli olarak devalüasyondan kaçıyorlardı. Böylece, zamanında yapılacak olan küçük oranlı bir devalüasyon, sürenin uzaması sonucunda çok yüksek oranlara ulaşıyor, bu ise ekonomi üzerinde "şok etkisi" yaratıyordu. Dış dengenin sağlanabilmesi için zamanında ve yeterli oranda başvurulamayan devalüasyon, daha sonra ekonomik ve politik istikrarsızlıklara yol açıyordu. Milli gelir içinde dış ticaretin önemli bir paya sahip olmadığı ülkelerde dış dengeyi sağlamak amacıyla daraltıcı para ve maliye politikaları izlenmesi, ülkede depresyon ve işsizliğe sebep oluyordu. Harcama kısıcı bu politikalar ise, zaman zaman ülkelerin ekonomik istikrar programları ile ters düşebiliyordu. Dış denge sorunu nedir Emisyon Kazançları Sorunu Bretton Woods Sisteminde anahtar paraya sahip olan ABD (sınırlı ölçüde İngiltere), önemli bir emisyon kazancı elde etmiştir. Emisyon kazancı, bir paranın tedavül değeri ile bunun üretim ve basım maliyeti (reel maliyet) arasındaki farktır. Bu fark, para çıkarma yetkisine sahip olan otoriteye bir defaya mahsus olmak üzere kazanç sağlamıştır. Altın standardının uyguladığı dönemlerde fark, hükümdarlara (senyörlere) gitmekte idi. Bu sebepten emisyon kazancına, seignorage hakkı de denmiştir. Uluslararası para sisteminde rezerv parayı çıkaran (uluslararası ödeme aracı ve likidite olarak kullanılan para) ABD paranın üzerinde yazılı değeri ile bunun basım maliyeti arasındaki farkı emisyon kazancı olarak kendisine alıyordu. Kazancın büyüklüğü, ülkenin rezerv yaratmadaki tekel gücüne bağlıydı. Bretton Woods Sisteminini mantığına göre ABD (kısmen İngiltere) dünya bankeri olarak rezerv yaratan ülke ve dolar da tek rezerv para idil. Bu durum, 15 Ağustos 1971'de doların altına konvertibilitesinin kaldırıldığı tarihe kadar devam etmiştir yılına kadar ABD, dünya merkez bankası rolü oynayarak emisyona gitmekte, sıfır maliyete ithalatını veya

8 ödemeler bilançosu açıklarını finanse edebilmekte idi. Oysa diğer ülkeler, uluslararası likidite sağlayabilmek için mal ve hizmet ihraç etmek ve reel kaynak harcamak zorundaydı. ABD'nin dolar basarak reel mal ve hizmet elde etmesi, bu ülkeye bir ayrıcalık sağlamış ve dolayısıyla diğer ülkeler (özellikle Fransa) tarafından bu durum eleştirilmiştir. Fransız Devlet Başkanı General de Gaulle, doların sistem içindeki yerine bu sebepten karşı çıkmış ve altın fiyatlarının 2-3 kat artırılarak tekrar altın para standardına dönülmesini savunmuştur. Emisyon kazançları sorunu nedir Kaynak İsrafı Sorunu Bretton Woods Sisteminde para, altına dayanıyordu. ABD, altın konvertibilitesini kaldırana kadar dolar emisyonu için belli oranda altını karşılık bulundurmak zorunda idi. Altın talebinin karşılanması, altın üretimine bağlıydı. Bu ise, belli miktarda işgücü ve sermayenin bu işlere tahsisini gerektiriyordu. Kıt kaynaklar harcanarak elde edilen altınlar, bu defa banka kasalarına gömülüyor ve dünyada bir kaynak israfı söz konusu oluyordu. Altın üretmek için israf edilen kıt kaynaklar, gelişme yolunda olan ülkelerin ekonomik kalkınmaları için harcansa, herhalde çok daha yararlı bir iş yapılmış olacaktı. Spekülasyon Sorunu Bretton Woods Sistemi, spekülasyona açık bir sistem idi. ABD'nin ödemeler bilançosu açıklarının devamlılık kazanması üzerine, dolardan kaçış başlamış, devalüasyon olasılığının artması üzerine spekülatif hareketler hızlanmıştır. Sanayileşmiş batılı ülkelerin merkez bankaları arasında yapılan sıkı işbirliğine rağmen, artan spekülasyon, dünya ticareti ile sermaye hareketleri üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Kaynak israfı ve spekülasyon sorunları nelerdir BRETTON WOODS SİSTEMİNİN ÇÖKÜŞÜ Sistemin Çöküşüne Yol Açan Gelişmeler Bretton Woods Sisteminde dolar altına bağlanmış, diğer ülkelerin milli paralarının kurları ise doların değerine göre belirlenmiş idi. Ayrıca dolar, rezerv para niteliğinde idi. Ancak, 1958 yılında bazı Avrupa paralarına da konvertibilite sağlandıktan sonra, bu paralar da rezerv olarak tutulmaya başlanmıştır. Doların uluslararası piyasada kabul görmesi sonucunda ABD, bilanço açıklarını, altın çıkışına yol açmadan dolar kullanarak karşılamıştır. Dolara güven duyulduğu sürece bu durum bir sorun yaratmamıştır. Fakat ABD'nın bilanço açıklarının artmasına bağlı olarak dolara olan güven duygusu da azalmıştır yılından sonra ABD'nin bilanço açığı süratle artmaya başlamıştır. Bu ülkenin 1949 yılında 24.5 milyar dolar olan altın stoku, 1958'de 20.5 milyar dolara, 1959'da ise 19.5 milyar dolara düşmüştür. ABD'nin ödemeler bilançosunun devamlı açık vermesi, dünyada bir dolar bolluğu sorunu ( ) ortaya çıkarmış ve bu bolluk bu paraya duyulan güveni sarsmıştır

9 1950'li yıllardan itibaren ABD'nin altın rezervleri süratle azalmıştır. Buna karşılık bu ülkenin yabancı resmi kurumlara olan sorumlulukları artmaya devam etmiş, 1970 ve 1971 yıllarında patlama noktasına gelmiştir. 1971'de ABD'nin altın rezervi 11 milyar dolar civarında iken yabancılara karşı sorumluluğu 24.5 milyar dolara ulaşmıştır. Triffin, 1960 yılında, uluslararası parasal rezervlerin Bretton Woods Sisteminde yeteri kadar çoğaltılamayacağına dikkati çekmiştir. Altının yılda %1 oranında arttırılabildiği bir ortamda artan likidite ihtiyacı, ancak ABD'nin önemli ölçüde bilanço açığı vermesi ile karşılanabilecektir. Fakat bu durumda da dolara güven sorunu ortaya çıkacak ve bu gelişme, sistemin çökmesine yol açacaktır yılından itibaren ABD'nin yabancılara karşı taahhütleri, altın rezervlerini hızla aşmaya başlayınca, ellerinde dolar bulunduranlar bunları altına dönüştürmeye başlamışlardır. Bu harekette, Fransa Devlet Başkanı De Gaulle'ün 1965 yılında başlattığı dolar savaşının da rolü olmuştur. De Gaulle, altın standardına geri dönülerek resmi altın fiyatlarının arttırılmasını savunmakta idi. Bu politikaya uygun olarak Fransız Hükümeti, 1965 yılının ilk aylarında 300 milyon dolarlık rezervi altına çevirmeyi ve her ay ABD'den altın alımını arttırmayı kararlaştırmıştır. Dolar bolluğu, ABD bilanço açıklarının artması ve Fransızların altın standardı yanlısı tutumu, ne gibi sonuçlara yol açmıştır ABD'nin ödemeler bilançosu açıklarının sürekli artması sonucunda ülke dışına çıkan dolarlar Eurodolar Piyasası olarak bilinen Avrupa dolar piyasasını oluşturmuştur. Eurodolarların ABD'deki altın stokunu aşması üzerine doların altına konvertibilitesini kısmak amacıyla bazı önlemler alınmıştır. Bu önlemlerin biri, Roosa Bonolar'dır. ABD Uluslararası Para Dairesi Genel Sekreteri Robert V. Roosa'nın uygulamaya koyduğu bu bonolar, devredilemez nitelikte, faiz geliri getiren, kısa vadeli (15-24 ay) tahvillerdir. ABD, Roosa Bonolarını dolar alacaklısı olan ülkelerin merkez bankalarına vererek, bu ülkelerin ellerindeki dolarları vadeli senede bağlamışlardır. Böylece, doların devalüe edilmesi durumunda tahvillerin ilgili ülke parası cinsinden değeri korunmuş ve dolaylı yoldan bu tahvillere altın garantisi tanınmıştır. Roose Bonoları nedir, bilgi veriniz. Altın rezervlerindeki hızlı artış ve uluslararası piyasalarda spekülatif hareketlerin doları etkilemeye devam etmesi karşısında, 1962 yılında, ABD Merkez Bankası Onlar Grubunun Merkez Bankası ile Swap (Değişim) Anlaşmaları'nı yürürlüğe koymuştur. Swap Anlaşmaları ile, Eurodolarların altına çevrilmesi önlenmek istenmiştir. Anlaşmayı imzalayan ülkelerin merkez bankaları, birbirleri lehine borçlu cari hesap açmışlardır. Diğer bir deyişle bu Anlaşma'ya katılan ülkeler, geçici bir süre (6 ay) için birbirlerinin belli miktardaki paralarını değiştirmeyi kabul etmişlerdir. Böylece bir merkez bankası, dolar rezervlerinden bir kısmını çevirmek istediğinde, ABD, konvertibilite talebini Swap örgütündeki hesap bakiyesi ile takas edebilmek fırsatını bulmuştur yılından sonra bu örgüt de altına çevrilme taleplerini önleyemez duruma düşmüştür. Swap örgütünün Eurodolarların altına çevrilme taleplerini karşılamada yetersizliği karşında Euro-Bono Piyasası yaratılmıştır.bu piyasanın görevi, ABD'den sermaye çıkmaksızın yabancı ülkelerdeki yatırımların yürütülmesini sağlamaktır. ABD dışında yatırım yapmak isteyen Amerikan firmaları, çıkardıkları euro-bono denilen tahvilleri Eurodolar piyasasında satarak ihtiyaç duydukları yatırım sermayesini karşılamışlardır. Böylece

10 euro-bonolar, yatırımları beslemek üzere kullanılmıştır. Fakat bütün bu önlemler, ABD'den altın çıkışını önleyememiştir. Swap anlaşmaları ve euro-bono piyasası yaratılması nasıl gerçekleşmiştir Sonuçta, Londra ve Zürih borsalarında altının ons fiyatı 35 dolardan 40 dolara kadar yükselmiş, serbest piyasadaki bu artış, ABD altın rezervlerine bir tehdit oluşturmuştur. Çünkü, merkez bankaları ABD hazinesinden resmi fiyat olan 1 ons altın=35 dolardan altın alıp, bunu daha sonra Londra ve Zürih borsalarında satabilirlerdi. Buna engel olmak ve altının piyasa fiyatını 1 ons=35 dolarda tutmak amacıyla 1961 Ekim ayında, ABD, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İngiltere, İsviçre ve İtalya merkez bankaları bir araya gelerek Altın Havuzu'nu oluşturmuşlardır. Altın havuzunun görevi, altın fiyatları yükselme eğilimi gesterdiğinde piyasaya altın sürmek, aksi durumda piyasadan altın çekmek suretiyle serbest piyasadaki altın fiyatlarını resmi fiyat seviyesinde tutmaktır. 17 Mart 1968'de, daha önce Havuz'dan ayrılan Fransa dışındaki yedi ülke, Washington'da toplanarak altın sorununu görüşmüş altın havuzunun sona erdirilmesine karar vermişlerdir. Toplantı sonucunda altın havuzu yerini, Çift Altın Fiyat Sistemi'ne bırakmış ve altın piyasasındaki işlemler ikiye ayrılmıştır.serbest piyasada altın fiyatı arz ve talebe göre belirlenecek ve merkez bankaları özel şahıslara altın satmayacaktı. Ülkelerin ellerinde bulunan altın rezervleri ise, merkez bankaları arasında altının resmi fiyatı olan onsu 35 dolardan işlem görecekti. Böylece "ikili" bir altın piyasası ve ya altının ikili fiyatı ortaya çıkmıştır. İkili fiyat sisteminin kurulmasından sonra serbest piyasada altının değeri, zaman zaman resmi fiyatının çok üstüne çıkmıştır. Resmi altın fiyatları, 1971 Aralık ayına kadar onsu 35 dolar olarak kalmıştır. Bu tarihte onsu 38 dolara, Şubat 1973 de onsu dolara çıkarılmıştır. Serbest piyasada arz ve talep şartlarına göre belirlenen fiyat ise, 100 doları geçmiştir yılı ortasında bir ons altın, 125 dolara yükselmiştir. Çift altın fiyat sisteminin uygulanması sonucunda spekülasyon, dolara göre piyasa değerinin altında resmi değeri olan Batı Alman markı ile Japon Yeni'ne kaymıştır. Batı Alman markına yönelik yoğunlaşan baskılar sebebiyle Federal Almanya Merkez Bankası, 1971 Mayıs ayı başında birkaç milyar dolar altın aldıktan sonra sabit kur sistemini bırakarak markı gerçek piyasa değerini bulması için serbest dalgalanmaya bırakmıştır. Almanya'yı Hollanda izlemiş, bunun sonucunda geçici de olsa kriz atlatılmıştır. Fakat Ağustos ayından itibaren dolardan diğer paralara doğru yeni bir akın başlamıştır. Altın Havuzu, Çift Altın Fiyat Sistemi ve sonrasındaki gelişmeleri, anlatınız. Altın Döviz Standardının Son Bulması: Camp David Kararları (15 Ağustos 1971) Doların uluslararası piyasalarda devamlı değer kaybetmesi üzerine ABD, doları devalüe etmek yerine, diğer ülkelerin paralarını revalüe etmelerini istemiştir. Aslında ABD dolarının devalüe edilmesinin tek yolu, diğer ilgili ülkelerin paralarının değerini dolara göre yükseltmeyi kabul etmeleridir. Bretton Woods Sisteminde ABD dışında her ülkenin parasının

11 dış değerini dolara karşı tekyanlı olarak düşürme imkanı vardı. Fakat doların devalüasyonu için, tüm ilgili ülkelerin işbirliği gerekiyordu. İlgili ülkelerin paralarını revalüe etmemeleri, 1971 Haziran ayından itibaren dolar krizinin ciddileşmeye başlaması Avrupa paraları ve Japon yen'ine doğru oluşan spekülatif akımlar sebebiyle zamanın ABD Başkanı Nixon, 15 Ağustos 1971 tarihinde bu ülkelere baskı yapmak için GATT kurallarına aykırı olarak bazı kararlar almıştır. Camp David Kararları olarak bilinen bu önlemler şunlardır: Doların altına olan konvertibitesi kaldırılmıştır. Böylece, merkez bankaları da artık. ABD Merkez Bankasından dolar karşılığında onsu 35 dolardan altın elde edemeyecektir. Bu kararın doğal sonucu olarak Bretton Woods'ta kurulan altın döviz standardı sona ermiştir. Dolar, bu tarihten sonra serbest piyasada dalgalanmaya bırakılmış ve ABD ödemeler bilançosu açıkları altın yerine dolar ile ödenmeye başlanmıştır. Bütün ithalat üzerine %10 oranında geçici vergi konulup ABD'ye mal satan ülkelerin paralarının değeri aynı oranda değiştirilmiştir. Bu Kararlar, doların ileride devalüe edileceği şeklinde yorumlanmış ve spekülatif akımları daha da hızlandırmıştır. Bu gelişmeler üzerine 15 Ağustos 1971 tarihinde Kuzey Amerika ve Avrupa'da döviz borsaları bir hafta kapanmıştır. 23 Ağustos 1971'de borsalar açıldığında Avrupa paralarının büyük çoğunluğu dalgalanmaya bırakılmıştır. Bu gelişmeler üzerine ABD, Fransa, İngiltere ve Japonya, 1971 yılı Aralık ayında yaptıkları bir toplantıda, Smithsonian Anlaşması için adım atmışlardır. Camp David Kararları nelerdir Ne gibi gelişmelere yol açmıştır Smithsonian Anlaşması (18 Aralık 1971) ve İlk Dolar Devalüasyonu Aralık 1971'de Washington Smithsonian Enstitüsünde, ABD Hazine Bakanı J.B. Conally başkanlığında toplanan sanayileşmiş ülkeler Ekonomi ve Maliye Bakanları ile Merkez Bankaları Başkanları, dünya ekonomisinin daha sağlıklı gelişebilmesi için bazı kararlar almışlardır. Bu kararları üç temel başlık altında toplamak mümkündür: ABD, 1934 yılından beri geçerli olan 1 ons altının 35 dolar olan fiyatın, 38 dolara çıkarmayı kabul etmiş ve böylece doların altın karşılğını %8.6 oranında devalüe etmiştir. Doların altına dönüştürülmesi ise benimsenmemiştir. Böylece, doların altına konvertibiltesi kaldırılarak altın penceresi kapatılmıştır. Kanada doları dışındaki sanayileşmiş ülkelerin paralarının dış değeri yeniden ayarlanmıştır. Bunun sonucunda bu ülkelerin paraları, ağırlıklı ortalama olarak dolara göre %12 oranında değer kazanmış, diğer bir deyişle dolar bu oranda devalüe edilmiştir. Bretton Woods'ta kabul edilen diğer milli paraların dolar paritesi (merkezî kurlar) etrafında dalgalanma sınırları % ±1'den % ±2.25'e yükselmiştir. Böylece, toplam dalgalanma sınırı daha da genişletilerek (±2.25x2=%4.5) sisteme biraz daha esneklik getirilmiştir. Ayrıca,

12 dolar dışında kalan paraların kendi aralarındakı dalgalanma sınırı da, toplam %9 olarak belirlenmiştir. ABD, bu gelişmeler üzerine daha önce yürürlüğe koyduğu %10 oranındaki gümrük vergisini kaldırmıştır. Smithsonian Anlaşması ile İsviçre, Avusturya, Batı Almanya, Belçika, Japonya ve Hollanda, paralarının altın karşılıklarını revalüe ederek dolar devalüasyonundan doğan yükün bir kısmını üstlenmişlerdir. Buna karşılık Fransa ve İngiltere paralarının altın değerini değiştirmemişlerdir. Dolayısıyla frang ve sterlinin dolar ile ifade eden kurları sadece doların altına göre % 8.6 oranında devalüe edilmesine paralel olarak aynı oranda yükseltilmiştir. İsviçre ve İtalya ise, dolar devalüasyonundan bir miktar korunabilmek için paralarının altın karşılıklarını % 1 oranında devalüe etmişlerdir. Smithsonian Anlaşması'nın hükümlerini ve uygulamasını anlatınız. İkinci Dolar Devalüasyonu : (12 Şubat 1973) Smithsonian Anlaşması'ndan sonra dolar yine rezerv para olarak kullanılmakle beraber, Bretton Woods Sisteminden uzaklaşılmıştır dolar devalüasyonunu takiben uluslararası para piyasalarında istikrar sağlanamamış ve dolar değer kaybetmeye devam etmiştir yılı başında ABD'nin cari bilanço kalemlerinde önemli bir açığın ortaya çıkması, buna karşılık Japonya ve Batı Almanya'da bilanço fazlalığının bulunması, dolar aleyhine fakat mark ve yen lehine spekülatif hareketlere yol açmıştır. Bu gelişmeler üzerine mark ve yen'e talep artmış, altının onsu 2 Ağustos 1972'de serbest piyasada 70 dolara fırlamıştır. Alman markına hücum sonucunda B. Almanya ve ABD Merkez Bankaları, birlikte yürüttükleri swap anlaşmaları çerçevesinde piyasaya müdahale ederek markın Smithsonian Anlaşması ile belirlenen marjı geçmemesi için mark karşılığında dolar satın almışlardır. Buna rağmen markın değer artışı göstermesine engel olamamışlardır. Ayrıca B. Almanya ülkesine sermaye girişlerini önlemek için döviz kontrol önlemlerini yürürlüğe koymuştur. ABD'nin, bilanço açıklarındaki büyümenin önüne geçememesi ve artan spekülasyon sonucunda, 12 Şubat 1973 tarihinde dolar ikinci defa % 11 oranında devalüe edilmiştir. B. Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda dolar devalüasyonu karşısında kendi paralarının paritelerini değiştirmedikleri için dolar, bu paralar karşısında ortalama % 11 oranında değer kaybetmiş veya bu ülkelerin paraları %11 oranında revalüe edilmiştir. Mart 1973'de Almanya, Belçika, Lüksemburg, Danimarka, Fransa ve Hollanda dolara göre paralarının dış değerini dalgalanmaya bırakmıştır. İngiltere ve Japonya ise, dolar devalüasyonu ile birlikte sterlin ve yen'in dalgalanmasını kararlaştırmışlardır. Türkiye ise, TL'nı dolar devalüasyonu kadar devalüe etmiştir. Doların ikinci defa devalüsyonuna rağmen dolardan güçlü paralara yöneliş devam etmiş, dolayısıyla altının serbest piyasadaki fiyatı sürekli artmıştır. ABD doları, adeta B. Almanya'yı istila etmeye başlamış. 1 Mart'ta bir günde Almanya 2.7 milyar dolar satın aldıktan sonra döviz borsasını kapatmıştır. Bu gelişmeler karşısında diğer AET üyeleri Mart'ta borsadaki döviz işlemlerini durdurmuşlardır. 12 Mart 1973 Brüksel Anlaşması ile AT ülkeleri paralarını dolar karşısında dalgalanmaya bırakmıştır

13 Böylece, AT ülkeleri sabit kur sisteminden ayrılmışlardır. Doların ikinci defa devalüasyonu, sabit kur sistemine duyulan güveni sarsmış ve Bretton Woods Sisteminin işleyişine son vermiştir. Altın, Sistem içinde önemini kaybetmeye başlamış, güçlenen Batı Avrupa paralarıve yen karşısında doların üstünlüğü ortadan kalkmıştır. Özetle belirtmek gerekirse, Mart 1973'te, 1944 yılında Bretton Woods'ta kurulan uluslararası para sistemi tamamen yıkılmış ve sabit kur sistemi terk edilmiştir. İkinci dolar devalüasyonu niçin ve nasıl yapılmış, ne gibi sonuçlar yaratmıştır BRETTON WOODS'TAN SONRAKİ GELİŞMELER : IMF'NİN STATÜSÜNDEKİ İKİNCİ DEĞİŞİKLİK VE JAMAİKA AN- LAŞMASI Bretton Woods Sisteminde reform çalışmaları, 1971 yılının sonlarında başlamış ve 1972 yılının Eylül aynda Yirmiler Komitesi'nin oluşturulmasıyla çalışmalar hızlandırılmıştır. Bu Komite, Geçici Komite kurulmasına karar vermiştir. IMF Ana Sözleşmesinde yapılacak değişiklikler 1974 Eylül ayında Geçici Komite'de ele alınmıştır. Bu Komite, 7-8 Ocak 1976 tarihinde Jamaika'nın Kingston şehrinde yaptığı toplantıda, uluslararası para sistemi ile ilgili çalışmaları sonuçlandırarak bir dizi kararlar almıştır. Bu kararlar, aynı yılda Washington'da toplanan IMF Guvernörler Kurulu tarafından da onaylanmıştır. IMF üyelerince de uygun bulunan Anlaşma, 1 Nisan 1978'de yürürlüğe girmiştir. Jamaika Anlaşması sonucunda IMF, mevcut dalgalı kurları yasallaştırmıştır. Diğer bir deyişle, gözetimli dalgalanma meşrulaştırılarak fiilen ayarlanabilir sabit kur sistemine son verilmiştir. Böylece artık bir ülke parasının dış değerini; SDR ve altın dışında diğer bir para sepetine göre sabit bir şekilde tanımlayabilir, SDR veya ECU çerçevesinde bir sepete bağlayabilir, serbest döviz piyasasında parasını serbest bir şekilde dalganmaya bırakabilirdi. Yeni düzenlemeye göre üyeler, döviz kuru seçimlerini kendi özel durumlarına göre yapacaklar, fakat daha sonra da buna uyacaklardır. Gerçekleştirdikleri değişiklikleri, belirli süreler içinde Fon'a bildirileceklerdir. Fon, gözetme işlemini ülkeler ile genelde yılda bir defa yaptığı danışma toplantılarında yerine getirecektir. Böylece üye ülkelerin izledikleri ekonomi ve maliye politikalarının döviz kurları ve dış denge üzerindeki etkileri ele alınacaktır. Ayrıca, üyelerinin izledikleri döviz kuru politikalarının Fon'un belirlediği ilkeler ile çatışması durumunda da ikili görüşmeler yapılabilecektir. Sabit kurlu Bretton Woods Sisteminin 1973 Mart ayında yıkılmasından ve 1978 yılında IMF Anasözleşmesinin ikinci defa değiştirilmesinden sonra dünya ekonomisinde, devlet müdahalesinin asgari seviyede olduğu dalgalı kurlar ile milli parayı yabancı bir para ve paralar sepetine bağlayan sabit döviz kurları arasında kalan döviz kuru sistemleri geçerlilik kazanmıştır. Jamaika Anlaşması ile ne gibi kararlar alınmıştır 1978 sonrasında ne tür kur sistemleri geçerlilik kazanmıştır

14 GÜNÜMÜZDE ULUSLARARASI PARA SİSTEMİNDEKİ GELİŞMELER IMF üyelerinin kabul ettikleri döviz kuru sistemleri, iki ana gruba ayrılmak tadır. Bunlar, "bağlı veya sabit" kurlar ile "esnek veya dalgalı" kurlardır. Sabit kurlar tek bir dövize veya belli bir para sepetine bağlanabilir. Parasını dolar, Fransız frangı gibi tek bir paraya bağlayan ülkeler, hem müdahale parasını ve hem de müdahale bandını (alt ve üst sınır) seçmede serbesttir. Bunlar, döviz kurlarını IMF'ye danışmadan belirleyebilirler. Parasını, SDR gibi sepete bağlayan ülkeler, milli paralarının değerlerini bu sepet içinde ağırlıklı ortalama alarak belirlemektedirler. Bu ülkeler, birden çok ülke ile yakın ticari ilişki içinde bulunurlar. Esnek ya da dalgalı döviz kurlarını benimseyen ülkeler, paralarının belli sınırlar içinde dalgalanmasını kabul etmişlerdir. Fakat dalgalanma tamamen serbest olmayıp gözetim altındadır. Döviz kurlarının dalgalanmaya bırakılma durumunda günlük döviz kuru yönetimi için IMF veya diğer ülkelerle işbirliğine gerek yoktur. kısa vadeli dalgalanmaları gidermek için kurlara resmi müdahaleler asgari seviyede tutulmaktadır. Buna "rüzgara karşı eğilme"stratejisi denilir. ABD, Kasım 1978'den Mayıs 1982'e kadar doların önemli sanayileşmiş ülkelerin paralarına karşı dalgalanmasını gözetim altında tutmuştur. Bu tarihten sonra, 1978 öncesindeki sınırlı müdahale politikasına dönüş yapmıştır. Böylece ABD, piyasalardaki istikrarsızlıklara karşı gerektiğinde müdahalelere başlamıştır. Paralarını üç temel grup içinde dalgalanmaya bırakan ülkeler, zaman içinde rüzgara karşı eğilme stratejiisi uygulamak yerine, belli göstergelere göre paritelerini daha sık ve küçük miktarlarda ayarlanması ilkesini kabul etmişlerdir. Döviz piyasalarına müdahaleler ise, döviz kurlarının merkezi kurlar etrafında dalgalanmasını sınırlamak amacıyla kullanılmıştır.. Dünya ekonomilerinde uygulanan döviz kuru sistemleri, Tablo 13.1'de toplu olarak gösterilmiştir: Tablo 13.1 Dünya Ekonomisinde Döviz Kuru Sistemleri. ABD doları Sabit Kurlar (Bağlı Kurlar) Dalgalı Kurlar (Esnek Kurlar) Tek Para Para Sepeti Tam Esnek Tek Bir Para ve Para Grubuna Göre Esnek Fransız frangı Diğer SDR Diğer Bağımsız Dalgalanma Yönetimli Dalgalanma Tek Para İşbirliği Anlaşmaları (EMS) (Avrupa Para Sistemi)

15 IMF üyeleri hangi döviz kuru sistemlerini kabul etmiştir Rüzgara karşı eğilme stratejisi bu sistemlerden hangisine dahildir Esnek kur sistemini kabul eden ülkelerden bir kısmı, paralarını bağımsız olarak dalgalanmaya bırakmışlardır. Mesela, ABD doları, İngiliz sterlini, Japon yeni, Kanada ve Avustralya dolarları bu grupta yer alır. Avrupa Para Sistemi'ne dahil olan ülkelerin paraları sabit kurlardan birbirine bağlanmış iken, dolar ve diğer paralar karşısında ayrı ayrı dalgalanmaya bırakılmıştır. Bu sistem içinde yer alan yönetimli dalgalanma da, döviz kurları hükümet tarafından belirlenmekte, fakat kısa aralıklarla veya hergün bağımsız bir şekilde ayarlanmaktadır. Türkiye bu gruba girmektedir. AB üyesi 12 ülke ise, işbirliği düzenlemeleri (cooperative arrangements) çerçevesinde Avrupa Para Sistemi'nin Döviz Kuru Mekanizması (EMR) içinde birbirlerinin paralarına karşı ± % 15 dalgalanmayı kabul etmişlerdir. Bunun iki istisnası vardır. O da, Alman markı ve Hollanda florini için bu dalgalanma marjı ± % 2.25'tir. Esnek kurlar içinde tek para (currency) olarak SDR'ye parasını bağlayan ülkeler ise, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'dir. Sabit veya bağlı kur sisteminde tek para olarak ABD doları, Fransız frangı ve diğerleri olmak üzere üç alt grup vardır. Arjantin, Irak, Nijerya, Suriye, Umman gibi ülkeler paralarını ABD dolarına, eski Fransız sömürgesi olan yeni bağımsızlığını kazanan Afrika ülkeleri paralarını Fransız frangına bağlamışlardır. Ekonomik ilişkilerinin çok fazla olduğu ülkelerin paralarına milli paralarını bağlayan diğer ülkeler arasında, ; Bosna Hersek (Alman markı), San Marino (İtalyan lireti) ve Butan (Hindistan rupisi) sayılabilir. Libya ve Myanmar paralarını SDR'ye bağlarken, Çek Cumhuriyeti, Bangladeş, Kıbrıs, İrlanda, Ürdün, Kuveyt, Malta ve Fas gibi ülkeler, IMF'ye göre diğer paralar grubu altında değerlendirilmektedir. Günümüzde dünya ekonomisinde ağırlığı olan ve sanayileşmiş ülkeler, dalgalı kur sistemini kabul etmişlerdir. Sabit kur sistemini ise genelde ana ülke ile çok yakın ekonomik ilişkileri olan ülkeler benimsemişlerdir. Tüm bu sınıflandırmalar, genel hatlarıyla doğrudur. Aslında dünya ekonomisinde döviz kuru sistemleri "mozaik" görüntüsündedir. Ülkelerin, paraları nı tek bir paraya veya çeşitli paralara bağlamaları, ülkelerin dış ekonomik ilişkilerine bağlıdır. Eğer ülke dış ticaretinin önemli bir kısmını tek bir ülke ile gerçekleştiriyor ise, parasını bu ülkenin parasına bağlaması döviz kurunda istikrar için gereklidir. Eğer dış ticaret birden fazla ülke ile yapılıyorsa, bu durumda para değerinin bir sepete bağlanması normaldir. Sepet, ülkenin ağırlıklı ticari ilişkide bulunduğu ülkelerin paralarından oluşmalıdır. Ülke parasının para sepetine bağlanmasından iyi sonuç alınamaması, ülkeler arasında enflasyon oranları farklılığına bağlıdır. Bu durumda ülke parasının değeri, enflasyon farklarına göre ayarlanmadıkça, paranın satın alma gücü değişeceği için ticari dengesizliklere yol açılır ve ülkeler arasında yanlış kaynak dağılımına sebep olunur. Günümüzde dünya ekonomisinde geçerli kur sistemlerini tartışınız. ULUSLARARASI PARA SİSTEMİNDE ULUSLARARASI LİKİDİTE : ULUSLARARASI REZERVLER Uluslararası likidite, bir ülkenin para otoriteleri ile mali kurumları elinde bulunan altın, konvertibl döviz, SDR, IMF'deki çekme hakları ile diğer kredi kolaylıklarını kapsar. Geniş anlamda uluslararası likidite kavramı içine konvertibl dövizler üzerine yazılı ve uluslararası ödemelerde kabul edilen kısa vadeli resmi ve özel alacak senetleri ile tahviller de girer, Bir

16 ülkenin sahip olduğu uluslararası likidite, o ülkenin kendisine ait rezervleri ile diğer ülkelerden borçlanma ile sağladığı rezervlerden meydana gelir. Uluslararası likiditenin iki önemli niteliğe sahip olması gerekir. Bunlar, ihtiyaç duyan ülkenin para otoritelerinin emrinde "kullanılabilir" bir durumda bulunma ve alacaklılar ve tarafından "kabul edilir" olmadır. Bu anlamda uluslararası likidite, uluslararası rezerv olarak da kabul edilebilir. Günümüzde uluslararası likidite ile uluslararası rezerv aynı anlamda kullanılmaktadır. Fakat uluslararası likidite uluslararası rezervler ile birlikte şartlı kredi kolaylıklarını da içerdiği için daha kapsamlı bir kavramdır. Burada önemli bir nokta vardır. Uluslararası rezervler hesap edilirken sadece merkez bankaları ile diğer resmi kurumların denetimi altındaki banka ve diğer kurumların portföylerindeki dövizler esas alınır. Bu sebeple halkın elindeki altın ve dövizler, resmi para otoritelerinin denetimi dışında kaldığı için bunlar rezerv arzına dahil edilemez. Uluslararası likidite nedir, kapsamı ve nitelikleri hakkında bilgi veriniz. Tablo Dünya Rezerv Arzı ve Bileşimi. Bütün Ülkeler (milyar SDR) Rezerv Arzı Fon Rezerv Pozisyonu 2 SDR 3 Fon Rezerv Toplamı (1+2) 4 Döviz 5 Altın Dışı Toplam (3+4) Rezervler Altın Altın Dahil Toplam Rezervler (5+6) Kaynak : IMF, Annual Report 1997, s. 157 Dünya ekonomisinde özellikle 1980'den sonra altın dışı toplam rezerv arzı artarken, asıl gelişme dövizde yaşanmış, SDR ve Fon rezervleri miktarında ise önemli bir gelişme meydana gelmemiştir. Uluslararası rezerv arzı içinde yer alan Fon rezerv pozisyonu, üye ülkelerin Fon'daki rezerv (veya altın) dilimleri ile Fon'a açtıkları kredilerin toplamından meydana gelmekte ve ilgili ülkelerin Fon'daki pozisyonunda gösterilmektedir (Tablo 13.2). Fon Rezervlerindeki bir miktar artış IMF kotalarınnın yükseltilmesi ile yeni yaratılan Özel Çekme Hakları 'ndan (SDR) kaynaklanmıştır yılında IMF kaynaklı rezervlerin bileşiminde önemli bir değişiklik olmuştur. IMF rezerv pozisyonu 33.9 milyar SDR'ye çıkmış buna karşılık SDR miktarı 12.9 milyara düşmüştür. Bunun sebebi IMF'de meydana gelen kota artışının yol açtığı rezerv ihtiyacının birçok üye ülke tarafından SDR kullanılarak karşılanmasıdır

17 Aslında SDR, Fon kaynaklarını arttırmak ve dünya likidite ihtiyacını karşılamak üzere yaratılmıştır. Buna rağmen bugün, mevcut toplam dünya rezervleri içinde oldukça küçük bir paya sahiptir. Bu durum, SDR'nin uluslararası para sistemi içindeki önemini azaltmaktadır. Ekonomik kalkınmaları için döviz darboğazını genişletmek durumunda bulunan gelişme yolundaki ülkelerin (GYÜ) SDR dahil uluslararası rezervlere ihtiyaçları çok fazladır. Bu sebeple Fon'un, yeni SDR yaratılması konusundaki kayıtsızlığını terkedip rezerv arzını arttırması ve GYÜ'lerin kotalarının en az bir katı kadar SDR kullanmalarına izin vermesi gerekir. SDR'nin diğer uluslararası rezervler içindeki önemi nedir Dünya altın dışı rezerv arzının ortalama % 90'dan fazlasını döviz rezervleri oluşturmaktadır yılında serbest kur sistemine geçilene kadar ABD doları ve kısmen de İngiliz sterlini, dünya döviz arzının hemen hemen tamamını oluşturmakta idi yılından itibaren bu iki ülke paralarının yanında Alman markı, Japon yeni, İsviçre frangı gibi diğer sağlam paralar da dünya döviz arzı içinde yer tutmaya başlamıştır. Ülkelerin döviz rezervleri, büyük ölçüde yukarıda sayılan milli paralardan meydana gelmektedir. Ülkeler, iç faiz oranları diğer ülkelere göre nispeten yüksek olan, parası serbest piyasada değer kazanan, ekonomik yönden güçlü, dış ödemeler dengesi sağlam, dışa açık, döviz piyasasına müdahalelerin asgari seviyede olduğu, mali piyasaları gelişmiş ülkelerin paralarıyla rezerv tutmak istemektedirler. Dünya altın rezervleri değer olarak 1993 yılında % 15 oranında artarak 259 milyar SDR'ye yükselmiştir yıllarındaki % 43 oranınıdaki düşüşten sonraki bu artış, % 2'lik miktar düşüşüne rağmen, altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanmıştır yılında altın fiyatları % 17 oranında yükselmiş ve 1 ons altın 242 SDR'den 285 SDR'ye çıkmıştır. Bu 1957'den sonraki en önemli sıçramadır. IMF üyelerinin fiziki altın rezervlerinde zaman içinde devamlı düşüş görülmektedir. Bu düşme, sanayileşmiş ülkelerde GYÜ'lere göre çok daha çarpıcıdır. Dünya rezerv arzında 1982'den 1997'ye hemen hemen iki kata varan bir artış olmuş ve rezerv 721 milyardan 1357 milyar SDR'e ulaşmıştır. Dünya rezerv arzı içinde döviz ve altının yeri nedir Son 10 yılda dünya döviz arzını oluşturan dövizler arasında çok büyük değişmeler meydana gelmemiştir (Tablo 13.3). ABD doları dünya döviz arzı içinde önemli uluslararası rezerv para olma özelliğini korumaya devam etmektedir. 1987'den sonra doların payında bir düşme görülmüş, 1993'de bu düşüş durarak istikrar sağlanmıştır. Alman markı ve Japon yeni'nin toplam uluslararası rezervlerdeki payı 1990 yılındaki en üst seviyesinden aşağıya inmeye başlamıştır. Dünya döviz arzı içinde 1995 ve 1996 yıllarında diğer döviz miktarlarında meydana gelen artış, data sorunlarından kaynaklanmıştır. Diğerleri, listede yer almayan dövizler ile üye ülkeler tarafından yeterli bilgi sağlanamayan dövizleri kapsar. Gelişme yolunda ülkeler ile yeni Fon üyesi olan geçiş ekonomilerinin (eski merkezi planlı ekonomiler) IMF'ye eksik bilgi vermeleri, bu sonucu yaratmaktadır. Çünkü, Fon'a yeni üye olan bu ülkeler, toplam döviz rezervlerini bildirmekte fakat bileşimini açıklamamaktadırlar. Sanayileşmiş ülkelerin dolar rezervleri 1991 yılından sonra % 12 puan artarak 1966 yılında toplam rezervlerinin % 56'sına ulaşmıştır. Buna karşılık GYÜ'lerin dolar rezervleri incelenen dönemde sabit kalmıştır. Fakat Alman markı ve Japon yeni'nin hem sanayileşmiş ve hem de GYÜ'lerin toplam döviz arzları içinde payları 1990'lı yıllarda düşmüştür

18 Tablo Dünya Döviz Arzı İçinde Milli Paraların Ağırlıkları ( ) (Yüzde) ABD Doları İngiliz Sterlini Alman Markı Fransız Frangı İsviçre Frangı Hollanda Florini Japon Yeni ECU Diğerleri Kaynak : IMF, Annual Report 1997, s. 159 Dolardan sonra döviz arzı en yüksek paralar sırayla Alman Markı, Japon Yeni, ECU, İngiliz Sterlini, Fransız Frankı'dır yılında Avrupa Para Sisteminin kurulması ile Sisteme dahil ülkeler, ellerindeki altın ve döviz rezervlerinin % 20'sini Avrupa Parasal İşbirliği Fonu'na (the European Monetary Cooperation Fund : EMCF) devretmişler ve böylece ECU yaratılmıştır. ECF'nün 1996 yılı itibariyle dünya döviz rezervleri içindeki payı %5.9'dur. Sanayileşmiş ülkelerin döviz arzı içinde ECU'nün payı ise %11.5'tur. ECU'nün dünya döviz arzı içindeki payında zamanla bir düşme görülmüştür. ECU (Avrupa Para Birimi), AB'ne üye ülkelerin paralarından meydana gelen bir sepete dayanan ve Birlik para otoritelerince "ödeme aracı" ve "hesap birimi" olarak kabul edilen altın rezervlerinin %20'si ile brüt dolar rezervlerinin %20'sinin Avrupa Parasal İşbirliği Fonu'na aktarılması sonucunda yaratılmıştır. Son yıllarda Dünya döviz arzı içinde milli paralar ve ECU'nun yeri nasıl bir gelişim göstermektedir Özet Uluslararası para sistemi, dünya üzerinde mevcut olan bağımsız ülkeler ile ekonomik birimlerin kendi aralarında her türlü ödemenin yapılabilmesine imkan tanıyan uluslararası kurumsal yapı, mekanizma ve uygulamalar bütünüdür. Bu anlamda uluslararası para sistemine uluslararası para düzeni de denir yılında kurulan Bretton Woods Sisteminden (IMF Sistemi) önceki uluslararası ödeme sistemi, altın standardıdır. 1870'li yıllardan 1929 dünya ekonomik krizine kadar altın standardı, uluslararası para sisteminin esasını oluşturmuştur. 1930'lardan Bretton Woods Sisteminin kurulduğu 1944 yılına kadar geçen süre ise buhran dönemidir. 2 nci Dünya Savaşı sonrası Bretton Woods'ta toplanan Konferans'ta alınan kararlar ile kurulan ve 15 Ağustos 1971 tarihinde kadar süren ulus

19 lararası para sistemi, altın döviz standardına dayanmıştır. 2 nci Dünya Savaşından sonra uluslararası para konularını düzenleme görevi Fon'a verildiği için, Bretton Woods Sistemine IMF Sistemi de denir. Bretton Woods Sistemi'nde, likidite ve anahtar paraya güven sorunu, dış denge sorunu, emisyon kazançları sorunu, kaynak israfı sorunu ve spekülasyon sorunu ortaya çıkmıştır. Altın döviz standardı, 15 Ağustos 1971 tarihinde alınan Camp David Kararları Sonucunda ortadan kalkmış ve doların altına konvertibilitesi böylece sona ermiştir. 18 Aralık 1971'de dolar devalüe edilmiştir. Bu tarihten yaklaşık iki yıl sonra 12 Şubat 1973'te dolar ikinci defa devalüasyona uğramıştır. IMF, 7-8 Ocak 1976 tarihinde Jamaika'da almış olduğu kararları 1 Nisan 1978'de yürürlüğe koymuştur. Jamaika Anlaşması sonucunda Fon, mevcut dalgalı kurları yasallaştırmış, gözetimli dalgalanma meşrulaştırılarak fiilen ayarlanabilir sabit kur sistemine son verilmiştir. Yeni düzenlemeye göre IMF üyeleri, döviz kuru seçimlerini kendi özel durumlarına göre yapabileceklerdir. Sabit kurlu Bretton Woods Sisteminin 1973 Mart ayında yıkılmasından ve 1978 yılında IMF Anasözleşmesinin ikinci defa değiştirilmesinden sonra dünya ekonomisinde, devlet müdahalesinin asgari seviyede olduğu dalgalı kurlar ile milli parayı yabancı bir para veya paralar sepetine bağlayan sabit kurlar arasında kalan kur sistemleri geçerlilik kazanmıştır. Günümüzde dünya ekonomisinde ağırlığı olan ve sanayileşmiş ülkeler, dalgalı kur sisistemini kabul etmişlerdir. Sabit kur sistemini ise genelde ana ülke ile çok yakın ekonomik ilişkileri olan ülkeler benimsemişlerdir. Uluslararası likidite, bir ülkenin para otoriteleri ile mali kurumları elinde bulunan altın, konvertibl döviz, SDR, IMF'deki çekme hakları ile diğer kredi kolaylıklarını kapsar. Bir ülkenin sahip olduğu likidite, o ülkenin kendisine ait rezervleri ile diğer ülkelerden borçlanma sonucu sağladığı rezervlerden meydana gelir. Dünya rezerv arzı içinde döviz en büyük paya sahiptir. İkinci sırayı altın almaktadır. Dövizler içinde payı yüksek olanlar arasında ABD doları, Alman markı, ECU ve Japon yeni ön sırada gelmektedir. Sorular 1., dünya üzerinde mecut olan bağımsız ülkeler ile ekonomik birimlerin kendi aralarındaki her türlü ödemenin yapılabilmesine imkan tanıyan uluslararası kurumsal yapı, mekanizma ve uygulamalar bütünüdür. a. Dünya sistemi b. Uluslararası para sistemi c. Para rejimi d. Para düzeni e. Para sistemi

20 2. Komşuyu zarara sokma politikası, bir anlamda yönelik politikalardır. a. İşsizliğin ithaline b. İşsizliğin ihracına c. Altın ithaline d. Altın ihracına e. Mal ihracına 3. Bretton Woods Para Sistemi, standardına dayanmıştır. a. Saf mal b. Saf itibari c. Altın döviz d. Altın e. Gümüş 4. Bretton Woods Sisteminde ortaya çıkan sorunlar arasında aşağıda sayılanlardan hangisi yer almaz a. Likidite ve anahtar paraya güven sorunu b. Dış denge sorunu c. Emisyon kazançları sorunu d. Kaynak israfı sorunu e. Hedging sorunu 5. ABD dolarının altına olan konvertibilitesi aşağıda belirtilen yıllardan hangisinde kaldırılmıştır a b c d e

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015

Detaylı

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır.

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır. IMF ye Genel Bakış Biz kimiz? Uluslararası Para Fonu (IMF) parasal konularda küresel işbirliğini arttırmak, mali istikrarı sağlamak, uluslararası ticareti kolaylaştırmak, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir

Detaylı

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 23.Uluslararası Finans Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 23.Uluslararası Finans 23.1.Dış Ödemeler

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Amerikan Merkez Bankası FED, tahvil alım programını 10 milyar

Detaylı

Uluslararası Para Fonu (IMF) nedir? Hakkında bilgiler..

Uluslararası Para Fonu (IMF) nedir? Hakkında bilgiler.. Uluslararası Para Fonu (IMF) nedir? Hakkında bilgiler... Uluslararası Para Fonu (IMF) Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund) (IMF), 1944 yılında uluslararası para sisteminin esaslarını belirleyen

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri. kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve

Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri. kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve her ay sonu itibarıyla güncellenmektedir. Son güncelleme tarihi: 1 ŞUBAT 2011 1

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Detaylı

Ödemeler Dengesi Tanım ve Kapsam:

Ödemeler Dengesi Tanım ve Kapsam: Ödemeler Dengesi Ödemeler bilançosu, bir ülkede yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin yabancı ülkelerle yaptıkları iktisadi işlemlerin sistematik kayıtlar olarak tutulmasıdır. Mal ve hizmetlerin yanı sıra

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi

Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi Türk Ekonomi Bankası Makro Yorum Emin Öztürk (212) 251 21 21 (1671) 24 Şubat 2006 emin.ozturk@teb.com.tr Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi Cari işlemler dengesi neyi gösterir? Bir ülkenin

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001 BASIN AÇIKLAMASI SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ankara, 19 Mart 2001 Sayın Bakanım, Değerli Basın Mensupları, Bilindiği gibi, Kasım ayı ikinci yarısında mali piyasalarda yaşanan

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. FİNANSAL KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır;

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır; B.E.A. Para Piyasaları (Finans Piyasaları): Ekonomide mal-hizmet piyasalarının yanında para piyasaları bulunmaktadır. Bu piyasanın amacı mal piyasasının (reel veya üretim piyasaları) ihtiyaç duyduğu ihtiyaçları

Detaylı

1) Ekonominin Genel Durumu ve Piyasalar:

1) Ekonominin Genel Durumu ve Piyasalar: 01.01.2007 30.06.2007 DÖNEMİNE İLİŞKİN YAPI KREDİ EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU FAALİYET RAPORU 1) Ekonominin Genel Durumu ve Piyasalar: Ocak ayının

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006 KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi Tarih: 24.04.2006 Bilgi Raporu Sayı : 2006/130/190-2006/135/95 Konu : Osmanlı Dönemi Merkez Bankacılığı Cumhuriyet Dönemi Merkez Bankacılığı ve TCMB nin Kuruluşu

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Temmuz 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Temmuz 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Temmuz 2014 10.07.2014 Açılış Kapanış % USD 1,36414 1,36087 0,23 ALTIN 1327,53 1335,49 0,59 USDTRY 2,11478 2,12323 0,39 TRY 2,88622 2,89122 0,17 USDJPY 101,636 101,340 0,29 GBPUSD

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmamış) (Eyl) ORTA 3,3% 3,2% 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmış) (Eyl) ORTA 3,4% 3,3%

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ SERMAYE PİYASASI KURUMU KONFERANSI 8 MAYIS 2003 1 FİNANSAL SİSTEMİN İŞLEVLERİ I Malların, hizmetlerin

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 28 ARALIK 2015 01 OCAK 2016

HAFTALIK BÜLTEN 28 ARALIK 2015 01 OCAK 2016 28 ARALIK 2015 01 OCAK 2016 HAFTANIN ÖZETİ ABD'de Noel tatilinin sonrasında geçtiğimiz hafta da yılsonu işlemleri nedeniyle yatay bantta dalgalı bir seyir izlendi. Avrupa piyasalarının, Noel tatilini yılbaşı

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR

VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR 103 104 PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR A. GENEL DURUM 2002 yýlý baþýndan itibaren dalgalý kur rejimi altýnda nominal çýpa olarak para tabanýnýn ve örtük enflasyon hedeflemesinin

Detaylı

PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI

PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI 1 PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI Para Politikasının Amaçları 2 1. Fiyat İstikrarı: Enflasyonu yıllık yüzde 1-2 seviyelerinde devam ettirmek. TCMB nin şu an izlediği politika enflasyon

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Finansal Sistem; fonun arz ve talebini dengeleyen ve fonları zaman, miktar, vade ve kişiler bazında kullanılabilir hale getiren bir sistemdir. Finansal Sistemin görevleri: Malların,

Detaylı

2015 OCAK DIŞ TİCARET RAPORU

2015 OCAK DIŞ TİCARET RAPORU 2015 OCAK DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2015 OCAK / TÜRKİYE

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Haziran ayında bir önceki

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 Bu sayıda; Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard and Poor s (S&P) un yerel para cinsinden Türkiye nin kredi not artış kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 31.03.2015 Bankanın Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : Bankpozitif

Detaylı

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ 1 Döviz Kuruna Etkisi: 17 2013 tarihinde yaşanan operasyonun ekonomide oluşturduğu tahribata bakılmaktadır. Operasyonun ardından dolar ve Euro talebinde artış meydana gelmiştir. Talep artışı kurların yükselmesine

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (15 AĞUSTOS - 15 EYLÜL) I- GENEL EKONOMİK GÖSTERGELERE İLİŞKİN GELİŞMELER Düşük faiz oranları, kontrol altındaki enflasyon, euronun önde gelen para birimleri karşısındaki değer

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _.

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. -~-~- -----~ li T \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. TÜRKiYE'DE YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI Türkiye'de özellikle 1950 sonrasında çıkarılan

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

BORSA VE YABANCILAR: Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) tarafından yayımlanan

BORSA VE YABANCILAR: Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) tarafından yayımlanan Ô Alaattin AKTAŞ GÖSTERGELER ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON BORSA VE YABANCILAR: Borsada hisse senetlerinin yaklaşık üçte ikisi yabancı yatırımcının elinde. Bu durumu eleştirenler çok ama bu durumun ciddi

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2004 yılı 4. çeyrekte piyasalara yön veren olay

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Tanım Ve Açıklamalar İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Tanımlar... 3 II- Türkiye de Özel Sektörün Dış

Detaylı

Merkez Bankacılığı 23.11.2015

Merkez Bankacılığı 23.11.2015 Merkez Bankacılığı Ekonomi Politikasının Amaçları İstikrarlı ve hızlı ekonomik büyüme Kaynakların tam istihdamı Ödemeler dengesinde istikrarın sağlanması Fiyat istikrarı Bu hedefleri gerçekleştirmek nelere

Detaylı

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Bilgilendirme Sunumu 22 Temmuz 214 Ankara 1 AJANDA 1) Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Görünüm 2) Dış Ticaretimizdeki Gelişmeler 3) Bölgesel Gelişmelerin Dış Ticaretimize

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı