Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu"

Transkript

1 PP-001 Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu Sencer Secer, Necdet Dogan, Tamer Zerener, Hasan Ayberk Altug, Metin Sencımen Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Giriş: Odontomalar mine, dentin, sement ve pulpa dokularından oluşan, agrasif olmayan, odontojenik kökenli, gelişimsel hamartamatöz malformasyonlardır. Bu lezyonların çoğunluğu asemptomatiktir ve genellikle rutin radyografi tespit edilir. Bu sunumumuzdaki amaç; gömülü alt keser diş ve kistik bir lezyonla komşuluğuna pek sık rastlanmayan bir odontoma olgusunu bildirmektir. Olgu Sunumu: Kliniğimize alt süt ikinci keser diş çekimi sonrası protez yapılması düşünülen bölgenin kontrolü amacıyla sevk edilmiş olan18 yaşındaki erkek hastadan alınan ortopantomografta rastlantısal olarak radyoopak lezyon ve enklüze 32 nolu diş ile kronu çevresinde bir kistik lezyon teshis edilmişti. 33 nolu dişe cerrahi operasyon öncesi kanal tedavisi uygulandı. Expansiyon ve ağrı şikayeti olayan hastada, padyoopak lezyon ve kistik lezyon cerrahi olarak enükle edildi, gömülü dişin çekimi yapıldı. Patoloji raporu compound odontoma ve ortokeratotik tip keratokist olarak bildirildi. 4 ay sonra yapılan kontrolde herhangi bir komplikasyona rastlanmadı. Periyodik takip önerildi. Tartışma: Daimi dişlenmeye geçiş döneminde odontomaların erken tanısı, vakamızda belirtildiği gibi sonradan gelişebilecek olan patolojilerin erken teşhisi için önemlidir, daha sonra rastlandıklarında ise cerrahi olarak enükle edilmeleri uygundur. A Rare Association Of Compound Odontoma With A Missing Mandibular Second Incisor And A Cystic Lesion, A Case Report Sencer Secer, Necdet Dogan, Tamer Zerener, Hasan Ayberk Altug, Metin Sencımen Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Introduction: Odontomas are nonaggressive, hamartomatous developmental malformations of odontogenic origin, which consist of enamel, dentin, cementum and pulpal tissue. Majority of these lesions are asymptomatic and are often detected on routine radiographs. Our purpose of this presentation is to express a very uncommon case of odontoma neighborhooding, an impacted lower incisor and with a cystic lesion. Case Report: An 18 years old male patient was referered to our clinic for the control of prosthesis rehabilitation area, after a lower second primary incisor tooth extraction. After the radiological control; a radiopaque lesion, an impacted lower second incisor tooth with a cystic lesion surrounding its crown was detected incidentally. Before surgery dental root canal treatment to lower canine tooth was performed. There was no cortical expansion and pain. Radiopaque lesion, impacted tooth and cystic lesion was enucleated. The pathology report was compound odontoma and ortokeratotic keratocyst. 4 months later there was no evidence of any complications. Periodic follow-up was recommended. Discussion:Early diagnosis of odontomas in transition period of secondary dentition is essential in order to prevent later complications, such as impaction, failure of eruption of teeth and other lesions like occured in our case. When they are later found enucleation is suitable. PP-002 Ossifying Fibroma ve Tedavisi: Vaka Raporu Meltem Koray 1, Neslihan Şenel 2, Mehmet Yaltırık 1 1 İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye 2 İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Radyolojisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Ossifying fibroma, reaktif proliferasyon gösteren, ekzofitik, polipoid ve nodüler yapıda benign bir fibro-osseöz lezyondur. Periost veya periodontal ligamentten gelişir. Palpasyonda sert kıvamlıdır ve alttaki dokuya sıkıca 63

2 yapışıktır. Hem maksilla hem de mandibulada görülmekle beraber mandibulada daha sık görülebildiği bildirilmiştir. Genellikle genç erişkinlerde görülür. Klinik ve histolojik olarak periferal dev hücreli granüloma ve piyojenik granüloma ayırıcı tanısında önemlidir. Tedavisi cerrahi olarak derindeki periost da dâhil olmak üzere tam olarak eksizyonudur. Seyrek olarak nüks görülmektedir. 35 yaşındaki erkek hasta, sol mandibular molar bölgede, vestibül mukozadaki ağrılı şişlik ve yüzde asimetri şikâyeti ile kliniğimize başvurmuştur. Yapılan klinik muayenede, sol mandibular 1. molar dişin vestibülünde normal görünümlü mukoza altında, sert kıvamlı ve alttaki dokuya yapışık bir kitle tespit edilmiştir. Fibroosseöz lezyon ön tanısıyla, genel anestezi altında, 4x2x2,5 cm boyutlarındaki sert kıvamlı yumuşak doku kitlesi total olarak eksize edilmiş ve ilgili dişin çekimi yapılmıştır. Lezyon histopatolojik olarak incelenmiş ve ossifying fibroma tanısı konmuştur. Postoperatif bir komplikasyon oluşmamış ve 2 yıllık takip sonucunda da herhangi bir nükse rastlanmamıştır. Oral ekzofitik lezyonlar, hastaların yüzlerinde asimetri olmadan bir hekimine başvurmamaları nedeniyle büyük boyutlara ulaşabilmektedirler. Bu vaka raporunda alt çene molar bölgede görülen büyük boyutlardaki ossifying fibroma olgusunun teşhisini ve cerrahi tedavisini sunmayı amaçladık. Management of Ossifying Fibroma: A Case Report Meltem Koray 1, Neslihan Şenel 2, Mehmet Yaltırık 1 1 Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey 2 Istanbul University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Radiology, Istanbul, Turkey Ossifying fibroma (OF) is a polipoid and exophytic lesion that shows reactive proliferation. It is often considered to be a type of fibro-osseous lesion (FOL). The origin of OF is thought to be the periodontal membrane or periosteum. It is a hard and fixed massive lesion in palpation. It can affect both the mandible and the maxilla, particularly the mandible. It is frequently seen in young adults. Peripheral giant cell granuloma and piogenic granuloma are important entities for differential diagnosis of OF. Treatment of OF is totally surgical excision. A 35-year-old male patient was referred to our clinic with complaints of pain, facial asymmetry and intraoral swelling of gingival mucosa in the left mandibular molar region. Clinical examination revealed an exophytic, pedunculated gingival lesion that was related with first molar. The lesion which is 4x2x2.5 in diameter was excised including the deeper periosteum under general anesthesia and diagnosed as a OF histopathologically. There was no sign of recurrence during the postoperative 2 years follow-up period. This case presentation reported the diagnosis and surgical excision of OF in the left mandibular molar region. PP-003 Maksilla Ameloblastik Karsinomu: Bir Olgu Sunumu Bora Özden, Hızır İlyas Köse, Ezgi Yüceer Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Samsun, Türkiye Ameloblastik karsinoma, oldukça nadir görülen odontojenik bir tümördür. Maksillaya göre mandibulada görülme sıklığı daha fazladır. Bu malignensi, metastaz olup olmadığına bakılmaksızın ameloblastoma ve karsinomanın morfolojik özelliklerinin kombine olduğu bir tümör olarak sınıflandırılır. Ameloblastik karsinoma primer ve sekonder olmak üzere iki tipte sınıflandırılır. Bu çalışmada 30 yaşında erkek hastanın maksillasında görülen primer ameloblastik karsinoma vakası sunulmaktadır. Maxilla Ameloblastic Carsinoma : A Case Report Bora Özden, Hızır İlyas Köse, Ezgi Yüceer University of Ondokuz Mayis, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Samsun, Turkey Ameloblastic carcinoma is a rare malignant odontogenic neoplasm that tends to occur in the mandible rather than in the maxilla. This malignancy is classified as a tumor that combines the morphological features of 64

3 ameloblastoma and carcinoma, regardless of the presence or absence of metastasis. Ameloblastic carcinoma has been classified into two types, primary and secondary. The present study describes the case of a 30-year-old male patient with primary ameloblastic carcinoma of the maxilla. PP-004 Periapikal Aktinomikoz için Tedavi Yaklaşımı: Nadir Bir Olgu Sunumu Bora Özden 1, H. İlyas Köse 1, Kaan Gündüz 2, Çiğdem Algan 3 1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Samsun, Türkiye 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Radyolojisi Anabilim Dalı, Samsun, Türkiye 3 Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Patoloji Bilim Dalı, Samsun, Türkiye Aktinomikoz;Actinomiçes bakterisinin sebep olduğu, nadir, kronik, iltihabi ve yavaş ilerleyenbakteriyel bir hastalıktır.kesin teşhisihistolojik muayene ile yapılır ve tanımlanması sülfür granüllerinin varlığına ve/veya Aktinomiçesizolasyonuna dayanır.bu mikroorganizmalar insan oral kavitesive faringeal bölgesinin yaygın florasıdır; tonsillerkript, dental plak, çürük dentin, gingival sulkus ve periodontal cepler gibi bölgelerden izole edilebilirler.aktinomikozun tedavisi, cerrahi eksizyonlabirlikte uzun sureli antibiyotik kullanımını içerir. Tedavide penisilin hala tercih edilen bir ilaçtır. Bu çalışmada anterior maksillada radiküler kist enükleasyonu sonrası periapikalaktinomikoz için bir tedavi yaklaşımı sunulmaktadır. Treatment Approach for Periapical Actinomycosis: A Rare Case Report Bora Özden 1, H. İlyas Köse 1, Kaan Gündüz 2, Çiğdem Algan 3 1 University of Ondokuz Mayis, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacia Surgery, Samsun, Turkey 2 University of Ondokuz Mayis, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Radyology, Samsun, Turkey 3 University of Ondokuz Mayis, Faculty of Medicine, Department of Medical Patology, Samsun, Turkey Actinomycosis is a rare, chronic, suppurative and slowly progressive bacterial disease caused by the bacteria Actinomyces. A definitivediagnosis is made with a histological examinationand is based on the identification and/or isolation of the Actinomyces and presence of sülfür granules. The microorganisms are common inhabitants of the human oral cavity and the pharyngea lregion and can be isolated from such sites as the tonsillar crypt, dental plaque, carious dentin, gingival sulci and periodontal pockets. Treatment of actinomycosis consists of prolonged administration of antibiotics with surgicalexcision. Penicillin is still the drug of choice in the treatment.this paper presents a treatment approach for periapical actinomycosis after radicular cyst enucleation in the anterior maxilla. PP-005 Maksiller Sinüs Lift Sırasında Meydana Gelen Schneiderian Membran Perforasyon Tamiri: Bir Olgu Sunumu İsmail Şener, H.İlyas Köse Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Samsun, Türkiye Maksiller sinüs yükseltmesi; maksiller posterior bölgede ciddi atrofisi olan hastalarda dental implant yerleştirilmesine izin veren öngörülebilir ve standart bir işlemdir. Bu işlem sırasında en sık görülen komplikasyon Schneiderian membran perforasyonudur. Membran tamiri için farklı yazarlar çeşitli protokoller ve 65

4 yaklaşımlar önermişlerdir. Bu çalışmada, maksiller sinüs yükseltme işlemi sırasında oluşan sinüs mukozası perforasyonu tamirini anlatan bir teknik sunulmaktadır. Management of the Schneiderian Membrane Perforation Procedure: A Case Report During the Maxillary Sinus Elevation İsmail Şener, H.İlyas Köse University of Ondokuz Mayis, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Samsun, Turkey The maxillary sinus elevation is a standard and predictable procedure allowing the realization of dental implant rehabilitation in patients with severe bone atrophy in the lateral-posterior areas of the maxilla. The perforation of the Schneiderian membrane is one of the most frequent complication in this procedure. A variety of protocols and approaches have been suggested by different authors for the membrane repair. This paper presents a technique to repair the sinus mucosa perforation during a maxillary sinüs elevation procedure. PP-006 Dişsiz Mandibulada Odontoma: Olgu Sunumu İsmail Şener, Ali İlker Baştan, Cihan Baylan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Samsun, Türkiye Giriş: Odontomalar dental dokulardan köken alan benign tümörlerdir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) odontomları kompleks odontoma (irregüler mine, dentin, sement yığını içeren tip) ve kompaund odontoma (rudimenter diş benzeri yapılar içeren tip) olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Çenelerde görülme sıklığı %22-67 arasında değişmektedir. Bu oranla çenelerde görülen en sık benign tümördür. Odontomalar genellikle asemptomatiktir ve rutin radyografik muayenelerde teşhiş edilirler. Genellikle sürmemiş bir dişle ilişkilidirler. Cinsiyet seçmez ve birçok olguya ikinci ve üçüncü dekatta rastlanılır. Nadiren süt dişiyle ilişkilidir. Görülme sıklığına göre kompaund odontoma kompleks odontomaya göre iki kat daha fazla görülür. Kompaund odontoma maksiller kesici kanin bölgede görülürken, kompleks odontoma mandibuler premolar molar bölgede görülürler. Odontomaların tedavisi cerrahi eksizyondur ve nüks nadirdir. Olgu Sunumu: 57 yaşında sistemik hastalığı olmayan kadın hasta total protez yaptırmak için üniversitemize başvurdu. Klinik muayanede hastanın sol mandibular premolar bölgede lingual tarafta bir kemikte ekspansiyon tarzı genişleme görüldü. Hastadan alınan radyografilerde ilgili bölgede irregüler yoğunlukta radyoopak lezyon görüldü. Lezyon lokal anestezi altında çıkarıldı ve odontoma ön tanısıyla patolojiye gönderildi. Histopatolojik inceleme sonucunda lezyonun odontoma olduğu görüldü. Tartışma: Odontomalar odontojenik tümörler içinde en sık görülen tümördür. Genellikle hayatın ikinci ve üçüncü dekatında ortaya çıkarlar. Lezyonların çoğu sürmemiş bir daimi diş veya persiste süt dişiyle ilgilidir. Sunulan vakanın literatür taramasında örneği bulunmamaktadır. Lezyonun teşhis yaşının beşinci dekat olması, dişsiz çenede görülmesi ve sürmemiş bir dişle ilişkisinin olmaması bu vakayı rutin görülenlerden farklı kılmıştır. Odontoma In Edentulous Mandible: A Case Report İsmail Şener, Ali İlker Baştan, Cihan Baylan University of Ondokuz Mayis, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Samsun, Turkey Introduction: Odontomas, emerging from dental tissues, are benign tumors of jaws. They are classified by WHO as complex odontoma (including irregular enamel, dentine, cementum mass) and compound odontoma (rudimentary tooth like structure including type). The prevalence of odontomas range between 22-67%. By this ratio, odontomas are the most seen benign tumors of jaws. Odontomas are generally asymptomatic thus; they can be diagnosed during routine x-ray examination. They are generally related with unerupted teeth, but seldom with deciduous teeth. As a prevalence approach, compound odontomas can be seen twice than complex odontomas. 66

5 As compound odontomas exist in maxillary incisor and canine region, complex odontomas exist in mandibular pre-molar and molar region. The treatments of odontomas are excision and relapse degree is very low. Case Report: 57 years old female patient without any systemic disease was referred to our clinic for proprosthetic evaluation of maxillary and mandibular bone contour. During intra-oral examination mandibular left bicuspid region, on the lingual side, an expansion of the bone was diagnosed. As in x-ray examination stage, an irregular lesion with radio opacity was seen. Under local anesthesia protocol, the massive hard tissues were taken off and send to the pathology with pre diagnosis of odontoma. The result of histopathological examination for the lesion has been stated as an odontoma. Discussion: Odontomas are the most frequently seen odontogenic tumors in pathology. Generally they exist in second and third decades of life. Most of the lesions are related with unerupted permanent and persisted deciduous teeth. Regarding to the patient age who is in fifth decade of her life, the case became unusual and without any sample in literature. Beside the age of the patient, the lesion without any tooth and teeth relationship in totally edentulous jaw led the case to be valuable and unique. PP-007 Bir Hastada Eş Zamanlı Keratokistik Odontojenik Tumor ve Radiküler Kist Oluşumu: Olgu Sunumu Hilal Alan 1, Umit Yolcu 1, Ayse Ozcan 1, Ibrahim Köse 2, Nasuhi Engin Aydın 3 1 İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye 2 Adıyaman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Adıyaman, Türkiye 3 İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye Amaç: Bu vaka raporunda radiküler kistle birlikte keratokistik odontojenik tümörü bulunan bir vakanın cerrahi tedavisi sunulmaktadır. Hem keratokistik odontojenik tümör hem de radiküler kisti olan benzer bir vaka daha önce bildirilmemiştir. Metod: 26 yaşındaki erkek hasta, sağ mandibula posterior bölgesinde iltihap, hafif şişlik ve ağrı şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Yapılan klinik muayenede hastanın ekstraoral bir asimetrisi olmadığı ancak sağ posterior bukkal sulkusta bir şişlik olduğu gözlendi. Radyografik muayenede kalın bir hiperdens kemik duvarı ile ayrılmış; biri mandibular birinci molar dişin kökü ile ilişkili diğeri ramus bölgesinde bulunan iki ayrı radyolusent lezyon gözlendi. Her iki lezyona insizyonel biyopsi yapıldı. Histopatolojik inceleme sonucunda ramustaki lezyona keratokistik odontojenik tümör, korpusdaki lezyona ise radiküler kist tanısı konuldu. Genel anestezi altında lezyonlar enukleasyonla tedavi edildi. Bulgular: Keratokistik odontojenik tümör ve radiküler kist enukleasyonla başarılı bir şekilde tedavi edildi. Postoperatif iyileşme sorunsuzdu. Sonuçlar: Oral kavitede klinisyenin teşhisini zorlaştıran, aynı anda görülen lezyonlar nadir olarak bulunmaktadır. Bu lezyonların kesin tanısı uygun tedaviyi belirlemek için oldukça önemlidir ve bu kesin tanı patolog ve cerrah arasındaki dikkatli işbirliğine bağlıdır. Simultaneous Occurrence Keratocystc Odontogenic Tumor and Radicular Cyst in a Patient: A Case Report Hilal Alan 1, Umit Yolcu 1, Ayse Ozcan 1, Ibrahim Köse 2, Nasuhi Engin Aydın 3 1 Inonu University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Malatya, Turkey 2 Adıyaman University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Adıyaman, Turkey 3 Izmir Katip Celebi University, Faculty of Medicine, Department of Medical Patology, Izmir, Turkey Objective: This report describes the surgical treatment of a case of a keratocystic odontogenic tumor together with a radicular cyst in a young boy. In the literature, there is no previous similar case of both keratocystic odontogenic tumor and radicular cyst. Methods: A 26 year old male reported to our clinic with a chief complaint of pain, mild swelling and discharge on the right lower posterior teeth region since 1 month. On clinical examination there was no extraoral asymmetry. Intraorally a soft swelling was noted in the right posterior buccal sulcus. On radiographic examination two distinct radiolucent were observed, separated by hyperdense thin bone wall (Located around the root of right mandibular first molar tooth and ascending ramus). Then, incisional biopsy was performed at both 67

6 sides. Primary diagnosis was keratocystic odontogenic tumor on the ramus of mandible and radicular cyst on the corpus of mandible. Under general anesthesia, the lesions were treated with enucleation. Results: The keratocystic odontogenic tumor and radicular cyst was treated successfully by enucleation. Postoperative recovery was uneventful. Conclusion Oral cavity may rarely hold controversial coexisting lesions which may challenge the diagnosis and acumen of clinician. The precise diagnosis of these lesions is obviously important to provide proper management and depends on careful collaboration between the surgeon and the pathologist. PP-008 Piyojenik granülomun diod lazer ve Nd:YAG lazerin kombine kullanılarak konservatif tedavisi Suzan Bayer, Nergiz Yılmaz, Nihat Demirtaş, Ahmet Hüseyin Acar İstanbul Bezmialem Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene, Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Piyojenik granuloma intraoral olarak marjinal gingiva, damak, bukkal mukozaz, dil ve dudakta tutulum gösteren mukokutanoz bir lezyondur. Rekürrensi yüksek olduğu için tedavisi zordur. Cerrahi, kriyoterapi, topikal ajanlar ve laserler gibi birçok tedavi seçeneği bulunmaktadır. Bu poster 43 yaşındaki kadın hastanda sol santral dişte rekürrent olarak gözlenen piyojenik granülomun diod lazer (810 nm) ve Nd:YAG lazer (1064 nm) kullanılarak tedavisi sunulmaktadır. Tedavide iki lazerin kombine kullanılması literatürde çok sık değildir. Bu poster sunumunun amacı modern tıpta lazerin ağrısız çözüm üretmesine dikkat çekmektir. Conservative tratment of pyogenic granuoloma with combined diode and Nd:YAG lasers Suzan Bayer, Nergiz Yılmaz, Nihat Demirtaş, Ahmet Hüseyin Acar Istanbul Bezmialem University, Faculty of Denststry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey Pyogenic granuloma is a benign mucocutaneous lesion which is seen commonly in the intraoral side such as marginal gingiva, palate, buccal mucosa, tongue and lip. Treatment of pyogenic granuloma is still difficult as lesions tend to recur. There are various means of treatment: surgical, cryotherapy, topical agents and various lasers. This poster presentation reports a successfully treated recurrent pyogenic granuloma on the marginal gingiva of the left santral tooth in a 43 year old woman using the diode laser (810 nm) and Nd: YAG laser (1064 nm). There are few cases in the literature reported that two combined lasers are used for treatment and there is no sign of recurrency in 3 month follow-up. The aim of this presentation is to attract notice that the laser treatment leeds modern medicine to complete resolution without pain. PP-009 Tüm ağız implant destekli sabit protez: olgu sunumu Sibel Dikicier 1, Emre Dikicier 2, Ümit Karaçaylı 3, Burak Ergüder 4, Mustafa Dağ 3 1 Çorlu Askeri Hastanesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Tekirdağ, Türkiye 2 Çorlu Askeri Hastanesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Tekirdağ, Türkiye 3 Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye 4 Erzincan Asker Hastanesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Erzincan, Türkiye Bu çalışmanın amacı; bir olguda, maksilla ve mandibulada 6 implant destekli sabit protezle tedavinin değerlendirilmesidir. Son yıllarda cerrahi ve protetik alanlardaki gelişmeler, dental implantların klinik başarısını arttırmıştır. Artan hasta beklentileri ve teknolojik avantajlar edeniyle, implant destekli tüm ağız sabit restorasyonlar için yeni tekniklere başvurulmuştur. 68

7 İmplantların sayısı ve lokasyonu, restorasyonun planlanmasında önemlidir. 53 yaşındaki bayan hasta; diş mobilitesi ve eski sabit protezlerinden şikayetle kliniğimize başvurdu. Total diş çekimi, implantların yerleştirilmesi ve tüm ağız sabit protez yapımı planlandı. Mevcut dişler, ataşman kaybı ve 3. derece mobilite nedeniyle çekildi. Maxilla ve mandibulaya 6 implant yerleştirildi. İmplantlar cerrahiden 4 ay sonra sabit restorasyonla yüklendi. 6 ay sonraki kontrolünde, implantlar, restorasyon ve periimplant dokular stabildi. Hasta protezinden sonra estetik ve fonksiyondan memnundu. Full-mouth implant supported fixed prosthesis: a case report Sibel Dikicier 1, Emre Dikicier 2, Ümit Karaçaylı 3, Burak Ergüder 4, Mustafa Dağ 3 1 Çorlu Military Hospital, Department of Prosthodontics, Tekirdağ, Turkey 2 Çorlu Military Hospital, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Tekirdağ, Turkey 3 Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey 4 Erzincan Military Hospital, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Erzincan, Turkey The purpose of this study was to evaluate a case for six implants supporting fixed prosthesis in the completely edentulous maxilla and mandible. During the past years, improvements insurgical and prosthetic predictability have increased the long-term clinical success of dentalimplants. İncreasing patient demands and technological advances have led to development ofnew techniques to fabricate implant supported full-arch fixed restorations. The number andlocation of implants necessary to support the planned restoration are determined. 53 yearsoldfemale patient referred to our clinic with a chief complaint of tooth mobility and old toothsupported fixed prosthesis. It was planned that total extraction followed by implant placementand full-mouth fixed prosthesis. Remaining maxillary and mandibulary teeth were extracteddue to severe attachment loss and Grade III mobility. Six implants were placed both maxillaand mandible. The implants were loaded four months after surgery with fixed prosthesis. After six months follow-up, it was appeared that implant, restoration and peri-implant tissueswere stable. The patient was satisfied with the esthetics and demonstrated improved oralfunction following prosthesis insertion. PP-010 Gömülü dişlerle beraber görülen kompaund odontoma: olgu sunumu Emre Dikicier 1, Sibel Dikicier 2, Ümit Karaçaylı 3, Burak Ergüder 4, Mustafa Dağ 3 1 Çorlu Askeri Hastanesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Tekirdağ, Türkiye 2 Çorlu Askeri Hastanesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Tekirdağ, Türkiye 3 Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye 4 Erzincan Asker Hastanesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Erzincan, Türkiye Odontomalar, odontojenik tümörlerin büyük bir kesimini oluştururlar ve sıklıkla gömülü diş kaynaklıdırlar. Bu lezyonlar morfolojik gelişim esnasında oluşan hatalar nedeniyle; dental komponentlerin gömük kaldığı yerlerde oluşurlar. Dünya Sağlık Örgütü nün 2005 yılındaki son sınıflamasına göre 2 çeşit odontoma vardır: kompleks ve kompaund odontomalar. Kompaund odontomalar klinik olarak sıklıkla maxiller santral kesici ve kanin bölgesinde görülür. Bu vakada; gömülü sağ maksiller kanin ve birinci premolarla ilişkili kompaund odontomanın cerrahi tedavisi rapor edilmiştir. 20 yaşında bayan hasta, sağ maksiller palatinal mukozada şişlik ve ağrı şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Panoramik radyografide; sağ maksillada lokalize horizontal gömülü kanin, gömülü birinci premolar ve çok sayıda düzensiz radyoopak yapılar gözlendi. Lokal anestezi altında, odontoma ve gömülü dişler çıkartıldı. Histolojik bulgular kompaund odontomayı destekledi. Operasyon sonrası kontrollerde bölgede komplikasyona rastlanmadı. Odontomaların; benign karaterde lezyonlar olmalarına rağmen, eğer gömülü dişin ağıza sürmesi mümkün görünmüyorsa cerrahi olarak çıkarılmalarıönerilmektedir. Compound odontoma with impacted teeth: a case report Emre Dikicier 1, Sibel Dikicier 2, Ümit Karaçaylı 3, Burak Ergüder 4, Mustafa Dağ 3 1 Çorlu Military Hospital, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Tekirdağ, Turkey 2 Çorlu Military Hospital, Department of Prosthodontics, Tekirdağ, Turkey 69

8 3 Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey 4 Erzincan Military Hospital, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Erzincan, Turkey Odontomas account for the largest fraction of odontogenic tumors and are frequent causes of tooth impaction. This lesion takes place due to the developmental disturbances where the dental components are laid down in a disorganized manner. According to the latest classification of the World Health Organization (WHO, 2005), two types of odontomas can be found: complex odontomas and compound odontomas. Clinically compound odontomas are often occur in the incisor and canine areas of the maxilla. In this case report, the surgical treatment of compound odontoma associated with impacted right maxillary canine and first premolar is reported. A 20 year old female patient referred to our clinic with a chief complaint of swelling and pain on the right maxillar palatinal mucosa. The panoramic radiography revealed horizontally impacted canine and first premolar with multiple irregular radiopaque structures which was localised in the right maxilla. Under local anesthesia, the odontoma and impacted teeth were totally enucleated. The histological findings were consistent with compound odontoma. In the postoperative period there was no complication in the right maxiller area. Despite of their benign nature, however surgical removal of odontoma was offered if their eruption into the oral cavity can not be possible. PP-011 Residüel Diş Parçası Nedeniyle Oluşan Peri-implantitis Ümit Karaçaylı 1, Mustafa Dağ 1, Emre Dikicier 2 1 Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye 2 Çorlu Askeri Hastanesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Tekirdağ, Türkiye Amaç: Peri-implantitis fonksiyondaki osteointegre implant çevresi dokuları etkileyen ve destekleyici alveolar kemikte kayıba neden olan inflamatuar bir proçestir. Bu sunumda residüel diş parçaları ve siman artığı nedeniyle gelişen bir peri-implantitis vakasının taktimi amaçlanmıştır. Vaka: 40 yaşındaki erkek hasta sağ maksillasında ağrı şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Sağ maksilla ikinci premolar bölgesindeki implant çevresinde peri-implantitis gözlendi. Ġmplant çevresinde kemik kaybı ve bir diş parçası ile komşu dolgulu dişi ait olduğu düşünülen siman artıkları izlendi. Flep kaldırılarak implant çevresi dokular kürete edildi. Tüm yabancı cisimler uzaklaştırıldı. Tartışma: Peri-implantitis implant çevresi mukozasında inflamasyon varlığı ile tarif edilirken kemik kaybıda tabloya eşlik edebilir. Sondlamada derinleşme ve kanama ile süpürasyon varlığı gözlenir. Radyolojik inceleme teşhiste yardımcıdır. Peri-implant çevresi minor cerrahiler tedavide ilk seçenek olarak düşünülmektedir. Sonuç: Peri-implantitis implant tedavi başarısızlıklarına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. Risk faktörleri ve tedavisi ise oldukça dikkat ve özen gerektirmektedir. Peri-Implantitis Induced By Residual Tooth Fragment Ümit Karaçaylı 1, Mustafa Dağ 1, Emre Dikicier 2 1 Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey 2 Çorlu Military Hospital, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Tekirdağ, Turkey Objective: Peri-implantitis has been defined as an inflammatory process affecting tissues around an osseointegrated implant in function, and resulting in the loss of supportive alveolar bone. This presentation presents a case of peri-implantitis caused by residual tooth fragment and some cement remnants. Case: 40 years old man referred t our department with pain at his right maxilla. Peri-implantitis at an implant in the maxillary right second premolar position was observed. Bone loss was obvious around implant and a tooth fragment with some cement remnants of adjacent filling was observed. Open flap surgery and curettage was performed. All foreign objects were removed from operation area. Discussion: Peri-implantitis could described as the presence of inflammation in the mucosa around implants with or without bone loss. The probing depth, the presence of bleeding on probing, suppuration and radiographs 70

9 should be assessed regularly for the diagnosis of peri-implant diseases. Peri-implant minor surgery could be considered as first choice of treatment. Conclusions: Peri-implantitis was one of the main causes which led to the failure of implant treatment, and its risk factors and treatment were attracting more and more attention. PP-012 Alveolar Ogmentasyonda Titanyum Mesh Uygulaması Ümit Karaçaylı, Mustafa Dağ, Necdet Doğan Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Giriş ve Amaç: Anatomik yapıların sınırlamalarıyla beraber yetersiz çene kemiklerin üstesinden gelmek için değişik kemik ogmentasyon yöntemleri geliştirilmiştir. Titanyum meshlerle alveolar kemik rejenerasyon uygulamaları kullanımı artan bir prosedürdür, fakat bu teknik ile ilgili literatürde az miktarda çalışma bulunmaktadır. Bu sunumun amacı maksillada titanium mesh yardımıyla gerçekleştirilen vertical ve horizontal ogmentasyonun cerrahi protocolünü açıklamaktır. Vaka: Sol maksillasında yetersiz kemiği olan 40 yaşında bayan hasta implant uygulaması için kliniğimize başvurmuştur. Vertical ve horizontal ogmentasyon gereği görülmüştür. Bu amaçla bölgeye local anestezi altında titanium mesh yerleştirilmiş ve mini vidalar ile sabitlenmiştir. 3 ay sonrasında, mesh alandan çıkartılmış ve bir dental implant ogmente kemiğe yerleştirilmiştir. Osteointegrasyon sonrasında sabit protez tamamlanmıştır. Tartışma ve Sonuç: Titanyumun mükemmel biyouyumu ve titanium mikro meshlerin uygulama kolaylıkları geniş kemik defektlerinin üç boyutlu rekonstrüksiyonunda bu yapıların kullanımına izin vermektedir. Böylece greftlerin kemikleşmesi için bekleme süresine de gerek kalmamaktadır. Titanyum meshler alveolar kenar ogmentasyonları için başarılı bir çözümdürler. Klinik uygulamalar ile ilgili literatürler bu tekniğin hem vertical hemde lateral kemik rejenerasyonu için kullanılabilir olduğunu göstermektedir. Alveolar Ridge Augmentation by Means of a Titanium Mesh Ümit Karaçaylı, Mustafa Dağ, Necdet Doğan Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Background and Aim: Several techniques have been developed to increase bone volume for overcoming anatomic limitations of the residual jaw bone crest. Alveolar bone regeneration by means of titanium meshes is a widespread procedure, however to date, only few relevant studies were reported in literature concerning this technique. The objective of this presentation is to evaluate surgical protocol for vertical and horizontal ridge augmentation in the maxilla with a titanium mesh. Case: A-40-year old woman with inadequate bone at her left maxilla referred to our department, presenting the need for vertical and horizontal bone augmentation. A titanium mesh was placed surgically under local anesthesia and fixation was provided with mini screws. After 3 months, mesh was removed an one dental implant was inserted into the augmented bone. After osteointegration fixed prosthetic restoration was completed. Discuccion and Conclusion: The excellent biocompatibility of titanium and the easy handling of the titanium micro-mesh systems allowed their application for three-dimensional reconstruction of large bony defects. At same time there was no need to wait graft ossification. Titanium mesh offered an excellent solution for alveolar ridge reconstruction. The clinical studies currently available in literature have shown the predictability of this technique in both lateral and vertical bone regeneration. PP-013 Pediatrik Maksillada Cerrahi ile Tedavi Edilen Santral Dev Hücreli Granüloma: Bir Vaka Raporu Mustafa Dag, Umit Karacaylı, Necdet Dogan Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye 71

10 Giriş ve Amaç: Santral Dev Hücreli Granüloma (SDHG); çocuklar ve genç erişkin çenelerinde görülen iyi huylu, fibröz hücresel doku içeren kemik içi lezyonlardır. Bu vaka sunumunun amacı çocuk hastada görülen ve cerrahi olarak tedavi edilen bir SDHG nın anlatılmasıdır. Vaka: Damak orta hattında yaklaşık 6 ay önce başlayan, ağrısız şişlik şikâyeti ile kliniğimize başvuran 8 yaşında erkek çocuk hastada solid ve ağrısız lezyon izlenmiştir. Kistik doku cerrahi olarak çıkartıldı. Histopatolojik inceleme osteoklastik dev hücreler ile ilişkili fibroblastik stromalar izlenmiştir. Operasyon sonrası 2 yıl takip sonunda hastada herhangi bir şikayet veya nüks gözlenmemiştir. Tartışma: Santral Dev Hücreli Granüloma iyi huylu çene kemik lezyonları içinde %10 sıklıkla gözlenen nonodontolojik hastalıktır. Cerrahi sonrası rekürrens insidansı %4-20 oranındadır. SDHG genellikle asemptomatik ve çoğunlukla rutin radyolojik incelemeler ile aşığa çıkartılan ve histopatolojik inceleme ile tanısı kesinleştirilen lezyonlardır. Sonuç: Ciddi agresif karakteri nedeniyle tedavisinde değişik cerrahi yaklaşımlar daha önemli hale gelmiştir. Surgically Treated Central Giant Cell Granuloma in Pediatric Maxilla: A Case Report Mustafa Dag, Umit Karacaylı, Necdet Dogan Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Background and aim: Central giant cell granuloma (CGCG) is a benign intraosseous lesion consisting of fibrous cellular tissue of the jaws that is found predominantly in children and young adults. The objective of this case report is to describe CGCG in a pediatric which was treated with surgical excision. Case: An 8-year-old boy presented to our department with complaining of a painless swelling in the midpalatine of maxilla that had started 6 months ago. The lesion was solid and painless. The cystic mass was excised surgically. Histopathological examination showed proliferating fibroblastic stroma intermingled with osteoclastic giant cells. No recurrence was observed during 2 years follow-up examinations. Discussion: Central giant cell granuloma is a nonodontogenic disease that represents about 10% of all benign jaws bone lesions. The incidence of recurrence after surgery is 4 20 %. The eradication of lesion does not require more than two excisions. The CGCG is usually asymptomatic and is most often discovered on a routine radiographic examination and its diagnosis is confirmed by histopathological examination. Conclusions: Due to its extreme aggressiveness, among the various treatment modalities the surgical approach became essential. PP-014 Yaşlı Hastada Gömülü Üst İkinci Ve Üçüncü Molarlar: Ender Bir Vaka Mustafa DAĞ, Ümit Karaçaylı Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Amaç: Oral kavitede gömülü dişler sıklıkla gözlenirler. Fakat üst çenede hem ikinci hemde üçüncü molar dişlerinin gömülülüğü enderdir. Bu sunum ile ikinci ve üçüncü molar dişleri sürmemiş yaşlı hastanın cerrahi tedavisinin anlatımı amaçlanmıştır. Vaka: 55 yaşındaki üst çenesindeki dişsizliğin protetik tedavisi için başvurdu. Klinik olarak hastanın sikayeti olmaksızın alınan panoromik radyografta maksillada sürmemiş gömülü ikinci ve üçüncü molar dişler gözlenmiştir. Hastanın isteğiyle üst çenedeki gömülü dişlerin çekimi lokal anestezi yardımıyla gerçekleştirildi. Dişlerin maksiler sinüse yakın komşuluğu nedeniyle cerrahi dikkatlice ve herhangi bir komplikasyon olmaksızın tamamlandı. Tartışma: Dişlerin gömülülüğü ender olmayan gelişimsel bir dental anomalidir ve dentisyonda herhangi bir dişi etkileyebilir. Gömülü molarlar enfeksiyon, kist, estetik ve dental ark problemleri, komşu dişe zararlar gibi bazı sorunlara neden olabilirler. Aynı anda gömülü ikinci ve üçüncü molar dişlerin izlenmesi özellikle maksillada sık değildir. Tedavi seçenekleri ise, cerrahi çekim ve ortodontik yardımcı cerrahi sürdürmedir. Sonuç: Gömülü dişlere ait komplikasyon insidansı yaşlı bireylerde genç bireylere oranla daha fazladır ve bu hasta grubunda daha dikkatli ve özenli cerrahi gerekliliği ortaya çıkar. Impacted second and third maxillary molars in elderly patient: A rare case 72

11 Mustafa DAG, Umit Karacaylı Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Objective: Impacted teeth can be observed frequently in oral cavity. But both second and third molar impactions of upper jaw is rare. With this presentation, we aimed to present the surgical treatment of an elderly patient had unerupted second and third maxillary molars. Case: A 55-year-old woman has applied for prosthetic treatment of her maxillary edentulism. Panoramic radiographs showed unerupted and impacted second and third molars of the upper jaw without any clinical complaints. Removals of impacted second and third molars of the upper jaw were performed under local anesthesia due to patient request. Wherefore the proximity of teeth to the maxillary sinus, surgery was carried out carefully without any complication. Discussion: Tooth impaction is not a rare developmental dental anomaly and can involve any tooth in the dentition. Impacted molars can cause some problems including infections or cycts, aesthetic or dental arch disorders, damaging to adjacent teeth etc. At same time, second and third molar impactions are not common, especially in maxilla. Treatment options include surgical extraction, surgical uncovering with orthodonticassisted eruption. Conclusions: The incidence of surgery complications of the impacted teeth in older people are higher than youngs and more careful and precise operation is required in these patients. PP-015 Wharton Kanalında Görülen Olağandışı Büyüklükteki Tükürük Taşı; Olgu Sunumu Mehmet Melih Ömezli 1, Ferhat Ayrancı 1, Elif Sadık 1, Mehmet Emrah Polat 2 1 Ordu Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ordu, Türkiye 2 Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye Siyalolitiyazis, % 1.2 görülme oranıyla erişkinlerde tükürük bezlerinin en sık görülen hastalığıdır. Tükürük bezi taşları en sık submandibular bezde görülmektedir. Sublingual ve minör tükürük bezlerinde nadir olarak görülür. Tükürük bezi taşları genellikle 1mm-10 mm büyüklüğündedir. 15 mm üzerinde olanlar dev tükürük bezi taşı olarak sınıflandırılır. Literatürde, Wharton kanalında 15 mm den büyük olan dev tükürük bezi taşları nadir olarak rapor edilmiştir. Bu vaka raporunda, submandibular bezin Wharton kanalında bulunan 37x16 mm boyutlarında sıra dışı büyüklükteki tükürük bezi taşının etiyoloji, teşhis ve tedavisi sunulmuştur. Unusually Large Sialolith (Megalith) of Wharton s Duct: A Case Report Mehmet Melih Ömezli 1, Ferhat Ayrancı 1, Elif Sadık 1, Mehmet Emrah Polat 2 1 Ordu University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ordu, Turkey 2 Ataturk University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Erzurum, Turkey Sialolithiasis is the most common disease of salivary glands. Its estimated frequency is 1.2 % in the adult population. Sialoliths most commonly occur in the submandibular glands. The sublingual gland and minor salivary glands are rarely affected. The sialolith usually measure from 1 mm to less than 10 mm. Giant sialoliths are classified as those exceeding 15 mm in any one dimension. In literature, large sialoliths or megalith (>15 mm) of Wharton s Duct have rarely been reported. This case report describes a patient presenting with an unusually large sialolith (Megalith) of Wharton s duct which was 37 x 16 mm in the size, the subsequent patient management, the etiology, diagnosis and its treatment. PP-016 Maksilla Fibröz Displazi: İki Olgu Sunumu 73

12 Ahmet Altan, İbrahim Damlar, Soydan Kılıç, Berk Turgay Mustafa Kemal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye Giriş: Fibröz displazi genellikle çocuklarda ve ergenlerde görülen; kemiğin gelişimsel, yavaş büyüyen, fibroosseöz benign bir lezyonudur. Kadınlarda daha sık görülen bu lezyonun baş boyun bölgesinde en fazla tutulum gösterdiği yer maksilladır. Monostotik ve poliostotik olmak üzere iki klinik formu vardır. Lezyon içindeki kemik oluşumunda artışla birlikte 'buzlu cam' veya 'portakal kabuğu' olarak adlandırılan radyografik görüntü oluşur. Bu makalede klinik, radyografik ve histopatolojik bulgularla tanı konulmuş iki fibröz displazi vakası sunulmuştur. Olgu-1: 19 yaşında erkek hasta, 3 aydan beri varolan sağ üst bölgede şişlik şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Klinik muayene sonucunda üst çene anterior bölgede vestübüle ekspansiyon gösteren asemptomatik bir lezyon tespit edildi. Panoramik radyografi ve bilgisayarlı tomografi ile lezyonun sınırları belirlendi. Lokal anestezi altında kontur düzeltmesi yapılarak fonksiyonel ve estetik sorunlar ortadan kaldırıldı. Olgu-2: 56 yaşındaki bayan hasta sağ maksillada şişlik şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Ağız içi muayenede sağ maksillada vestibüle ve palatinale ekspansiyon gösteren bir şişlik görüldü. Radyolojik incelemede sağ maksillada buzlu cam görüntüsü tespit edildi. İnsizyonel biyopsi sonucunda fibröz displazi ön tanısı kesinleştirildi. İleri yaştaki hastada, büyük boyutlardaki asemptomatik lezyonun aylık kontrollerle takip edilmesine karar verildi. Tartışma: Maksillomandibuler bölgede fibröz displazi nadir görülen bir durumdur. Diğer benign ve malign kemik bozukluklardan ayırt edilmesi zor olabilir. Vakaların çoğunda, bekle ve izle tedavi seçeneği yeterli olmaktadır. Malign transformasyon son derece nadirdir ve daha çok poliostotik tipte görülür. Fibrous Dysplasia in The Maxilla: Report Of Two Cases Ahmet Altan, İbrahim Damlar, Soydan Kılıç, Berk Turgay Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Hatay, Turkey Introduction: Fibrous dysplasia is a developmental, slow growing, benign fibrous-osseous lesion of the bone and is generally seen in children and adolescents. It occurs more often in females and maxilla is the most frequent site in the head and neck region. Fibrous dysplasia has two clinical forms; monostotic and polyostotic. Increases in bone formation within the lesion create a radiographic appearance that is referred to as ground glass or orange peel. In this report, two fibrous dysplasia, whose diagnosis are made with clinical, histopathological and radiographic information, are presented. Case-1: A 19-year-old male patient reported to our department with a chief complaint of swelling in the upper right region since 3 months. The swelling was asymptomatic. Oral examination revealed the presence an expansion in the vestibule of the alveolar ridge of upper jaw. A panoramic image and computed tomography were taken for the patient. Under local anesthesia the lesion s size was reduced with the contour correction for functional and esthetic problems. Case-2: 56-year-old female patient admitted Oral and Maxillofacial Department of Mustafa Kemal University with a swelling in right maxilla. Intraoral examination revealed vestibular and palatal bone expansion in the right maxilla. Radiographically, radiographic characteristics of fibrous dysplasia ground glass image has been detected between the upper right central incisor and maxillary tuber region. The diagnosis was confirmed by histopathological examination after incisional biopsy. The histological findings led to the definite diagnosis fibrous dysplasia. The large and asymptomatic lesion is being followed-up with monthly visits. Discussion: Fibrous displasia in maxillomandibular region is rare and can be difficult to differentiate from other benign and malignant bone disorders. In the majority of cases, a wait-and-watch strategy is sufficient. Malignant transformation is extremely rare and appears almost exclusively in polyostotic cases. PP-017 Botulinum Toksin-A ile Gummy Smile Tedavisi Soydan Kılıç 1, Ahmet Altan 2, İbrahim Damlar 1, Berk Turgay 1 1 Mustafa Kemal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye 2 Gaziantep Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Gaziantep, Türkiye 74

13 Giriş: Gülümsemek insanın yüz estetiğinde ve duygularını göstermesinde önemli bir yer tutar. Gülümsemenin 3 ana bileşeni; diş, dişeti ve dudaklardır. Estetik olarak kabul edilen bir gülüşte dişetlerinin en fazla 3 mm. Görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Daha fazla dişetinin göründüğü olgular gummy smile olarak adlandırılmaktadır. Anaerobik bir bakteri olan Clostridium botulinumun toksini gummy smile tedavisinde kullanılmaktadır. Olgu Sunumu: 47 yaşındaki kadın hasta kliniğimize güldüğünde dişetlerinin fazla görülmesi şikayetiyle başvurdu. Klinik incelemede gülme esnasında 4-5 mm. dişetinin görüldüğü tespit edildi. Tedavide botox uygulaması planlandı. Her iki tarafta ''yonsei point''lere botox enjeksiyonu yapıldı. 1. Haftanın sonunda botox etki göstermeye başladı ve etkisi 4. ayın son günlerine kadar devam etti. Tartışma: Botulinum toksin-a enjeksiyonu, aşırı kas aktivitesine bağlı gummy smile tedavisinde kullanılır. Tedavi sonucu genelde hem hasta hem de hekim için tatminkardır. Botulinum toksin-a nın etkisi geçicidir ve en geç 6 ay içerisinde tamamen geriye dönüş gerçekleşir. Treatment of Gummy Smile with Botulinum Toxin-A Soydan Kılıç 1, Ahmet Altan 2, İbrahim Damlar 1, Berk Turgay 1 1 Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Hatay, Turkey 2 Gaziantep University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Gaziantep, Turkey Introduction: The smile is one of the most pleasing and effective facial expressions in terms of meaning. Aesthetics of the smile are affected by 3 major components: gums, lips and teeth of course. In an aesthetic smile form; the upper lip should exposure up to 3 mm and the relation between gum and maxillary anterior teeth and between gum and contour of upper lip must be symmetrically. The exposure of more than 3 mm of the gum during the smile is named as gingival smile or gummy smile. In treatment of gummy smile botulinum toksin A can be used. Clostridium botulinum is an anaerobic bacterium that responsible for botulinum toxin production. Case Report: A female patient of 47 years of age presented with the major complaint of excessive gingival display on smiling. In clinical examination 4-5mm of gingival exposure was detected in the maxillary anterior region during posed. The treatment plan required botulinum toxin-a injection.botulinum toxin-a applied on both yonsei points in two sides. affects of BTX-A detected in the end of first week and continued until last days of fourth month. Discussion: The Botulinum toxin type-a injection which was used for the correction of excessive gingival display caused by hyperactive upper lip elevator muscles was seen to be highly effective. The results were extremely satisfactory for both the patient and the dentist. Even though Botox has a transitory effect, six months post treatment the gummy smile was still seen to be within the normal range. PP-018 Maksillada Büyük Rezidüel Kist: Vaka Raporu Adnan Kılınç, Nesrin Saruhan, Tahsin Tepecik Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye Giriş: Rezidüel kistler, periradiküler lezyon için enükleasyon ya da küretaj yapılmadan çekilen dişlerden geriye kalan inflamatuar odontojenik lezyonlardır. Geniş rezidüel kistler, daimi dişler ile kıyaslandığında süt dişlerinde çok daha az görülürler. Radyografik olarak, lezyon yuvarlak iyi sınırlı radyolüsent görüntü verir. Olgu Sunumu: 57 yaşında erkek hasta maksilla posterior bölgedeki şişlik sebebiyle kliniğimize başvurmuştur. Radyolojik muayenede, maksillada dişsiz bölgede, daha önceden çekilmiş dişlerin apikalleri hizasında, maksiller sinüse uzanan iyi sınırlı radyolüsent alan olarak görülen rezidüel kist belirlenmiştir. Lezyon lokal anestezi altında enükle edilmiştir. Tartışma: Rezidüel kistlerin radyolüsent görüntü veren diğer patolojik ve anatomik yapılar ile ayırıcı tanısı konusunda dikkatli olunmalıdır Extensive Residual Cyst in Maxilla: Case Report 75

14 Adnan Kılınç, Nesrin Saruhan, Tahsin Tepecik Ataturk University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Erzurum, Turkey Introduction: Residual cysts or residual radicular cysts are inflammatory odontogenic lesion that remains after tooth extraction without enucluation or curettage of periradicular lesion. Massive residual cyst is comparatively less frequently associated with primary teeth. Radiographically, the lesion appears as round, well-defined radiolucent image. Case report: A 57-year-old male patient was attended to our department for a swelling in the posterior region of the maxilla. In radiological examination, residual cyst appears as a wellcircumscribed radiolucent lesion in the edentulous region of the maxilla at the apical region of the previously extracted tooth extended to maxillary sinus. Lesion was enucleated under local anesthesia. Discussion: Residual cysts should be considered in the differential diagnosis with other pathological or anatomical structures. PP-019 Travma Sonrası Kanal Tedavisi Yapılmış Maksillar Keser Dişin Tamamen Rezorbsiyonu: Olgu Sunumu Berk Turgay 1, Halenur Altan 2, İbrahim Damlar 1, Soydan Kılıç 1, Ahmet Altan 3 1 Mustafa Kemal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye 2 Mustafa Kemal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Pedodonti Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye 3 Gaziantep Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Gaziantep, Türkiye Giriş: Travmaya bağlı avülse olmuş dişlerde, apeksifikasyon tamamlanmış ise kanal tedavisi dişi kurtarmak adına yapılan bir tedavidir. Bu sayede nekrotik pulpa dokusu uzaklaştırılarak, olası enfeksiyonun önüne geçilmeye çalışılır. Bu tarz dişlerde meydana gelebilecek komplikasyonlar arasında marjinal kemik kaybı, ankiloz, kanalların tıkanması, eksternal rezorbsiyon ve internal rezorbsiyon görülebilir. Rezorbsiyonların önlenmesi için de tavsiye edilen tedavi şekli kanal tedavisi olmasına rağmen vakamızda kanal tedavisi yapılmışsa da bütünüyle rezorbe olan bir diş ile karşılaştık. Olgu Sunumu: 11 numaralı diş eksikliği sebebiyle başvuran 16 yaşında erkek hastamızda alınan rutin radyografi sonucu 11 numaralı diş bölgesinde kemik içerisinde radyoopak uzun bir şerit tespit edildi. Alınan anamnez doğrultusunda hastanın travma sonrası avülse olan dişine kanal tedavisi yapıldığı ancak bir süre önce dişinin tekrar kırılıp kaybolduğu öğrenildi. Bu doğrultuda rötgende görülen raydoopak cisimin gutta olabileceği düşündük. Yapılan cerrahi operasyonda kolayca soketten uzaklaştırılan guttaların çevresinde kök benzeri hiç bir doku yada periodontal aralık görülmedi. Tartışma: Travma sonucu avülse olan daimi dişlerde kanal tedavisi pulpa nekrozuna bağlı gelişebilecek komplikasyonların önüne geçmek adına rutin yapılan bir tedavidir. Kanal tedavisine rağmen gelişmiş olan eksternal rezorbsiyon sonucu diş kökünün bütünüyle rezorbsiyonu nadir görülen bir komplikasyondur. Rezorbsiyonun avülsiyon sonrası replantasyonla ilişkili geç dönem bir komplikasyon olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple bu tarz dişler dikkatli ve uzun süre kontrol altında tutulmalıdır. Fully Resorption Of Maxillary Incisor Tooth Treated With Root Canal Treatment After Dental Trauma: Case Report Berk Turgay 1, Halenur Altan 2, İbrahim Damlar 1, Soydan Kılıç 1, Ahmet Altan 3 1 Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Hatay, Turkey 2 Mustafa Kemal University, Faculty of Dentistry, Department of Pediatric Dentistry, Hatay, Turkey 3 Gaziantep University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Gaziantep, Turkey Indroduction: Teeth with avulsion injuries due to trauma requires root canal treatment to restore tooth function. With root canal treatment necrotic pulp tissue is removed to prevent infection. The complications with avlusion injured teeth are loss of marginal bone loss ankylosis, canal obliteration, external and internal resorbsion. Even though the advised treatment for preventing rezorbtion is canal treatment, our case showed fully rezorbtion after root canal treatment. 76

15 Case Report: 16 year old patient refered to our clinic due to loss of right maxillary first incisor (#11). Routine panaromic radiograph showed radiopaque body where the root of the toot should have been. After further anamnesis revealed that the patient had suffered from dental travma and avulsion followed by root canal treatment but he lost his tooth awhile ago due to fracture. According to this information we considered that the radiopaque body would be gutta percha and the simple surgical procedure suported our idea. The gutta percha showed no sign of root tissue around or there were no sign of periodontal space. Discussion: Root canal treatment is done in alvulsed permanent tooth to avoid complications that might occur due to pulp necrosis. Completely resorbtion of the root in spite of canal treatment is a rare complication. It is best to keep in mind that the resorbtion is a late manifasted complication highly releated with replantation after avulsion. This risk emphasizes the need for careful and long term monitoring of avulsed teeth. PP-020 Dudak Damak Yarıklı Hastada Cerrahi Öncesi ve Nazoalveolar Molding Apareyi Yapımı Öncesi Potansiyel Bir Engel Olan Natal Diş: Bir Olgu Sunumu Serkan Kıran, Sencer Secer, Hasan Ayberk Altug, Metin Sencimen, Tamer Zerener Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Giriş: Natal dişler gülme hattının üzerinde doğumla birlikte ağız içersinde gözlenen dişlerdir. Küçük bir kök yapısına sahip olup dişetine yumuşak bir doku bağlantısıyla bağlanırlar. Bu olgudaki dudak damak yarıklı hastada plastik cerrahi ameliyatı öncesi ve nazoalveolar kalıplama öncesi diş çekimini hedefledik. Olgu Sunumu: Sol premaksilla bölgesinde natal dişi bulunan dudak damak yarıklı yeni doğan bir hasta kliniğimize başvurdu. Hastanın durumu ortodonti ve pedodonti ile konsülte edildi. Natal diş nazoalveolar molding apareyi uygulaması yapılmasını engellemekteydi. İki hafta sonra lokal anestezi altında diş çekimi yapıldı kanama durduruldu ve bundan bir hafta sonrada molding apareyi amacıyla ölçü alındı. Tartışma: Natal diş çekimi yaparken oldukça ihtiyatlı olmak gerekir. Çünkü çekim yaparken komşu diş tomurcukları ve artta kalan dental diş artıkları zarar görebilmektedir. Dudak damak yarıklı natal dişi olan ve nazoalveolar molding apareyi yapılması gereken hastalarda apareyin rahat yerleştirilmesi için natal dişin çekilmesi gerekmektedir. Ayrıca aşırı mobil natal dişlerin nefes alırken havayolu obstrüksiyonuna sebep olabileceği unutulmamalıdır. Natal Tooth A Potential İmpediment Before Surgery And Nasoalveolar Molding in İnfants With Cleft Lip And Palate: A Case Report Serkan Kıran, Sencer Secer, Hasan Ayberk Altug, Metin Sencimen, Tamer Zerener Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Introduction: Natal teeth are teeth that are present above the gumline at birth. They have little root structure and are attached to the end of the gum by soft tissue..in this case we aimed to extracion of the tooth before plastic surgery and nasoalveolar molding in infants with cleft lip and palate. Case Report: The patient was a newborn refered to our clinic with cleft lip and palate and a natal tooth on the left side of the premaxilla.we consulted the patient with orthodontic and pediatric dentistry department. The tooth interfered with and application of the nasoalveolar molding (NAM) appliances. After two weeks later we removed the natal tooth under local anesthesia stopped bleeding and took the impression of the operation area. Discussion: Natal tooth must be extracted with cautiosly because the tooth buds of neighboring tooth may be damaged and remnants of the dental papillae may be left behind. In patients with cleft lip and palate with natal teeth who require NAM, the tooth must be removed to facilitate the placement of the applience. It should be remembered that mobile natal tooth might cause airway obsruction. PP-021 Piyojenik Granulomun Tedavisi, Vaka Raporu Ve Literatür Taraması Sencer Secer, Serkan Kıran, Metin Sencımen, Hasan Ayberk Altug, Tamer Zerener Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye 77

16 Giriş: Piyojenik granuloma hem deri hem de oral mukozada gözlemlenen damarsal lezyonlar olup dokunun fazla büyümesi, psikolojik travma veya hormonal faktörler sonucunda gözlemlenebilir. Lezyonlar spontal olarak kanama gösterebilmekte bilhassa oral lezyonlarda devam eden kanamalar lezyonun eksizyonunu ve koterizasyonunu gerektirebilmektedir. Bu vakada bu sebeplerden dolayı piyojenik granuloma lezyonunu tedavi etmeyi amaçladık. Olgu Sunumu: 22 yaşında bayan bir hasta sol alt kanin dişi dişeti bölgesinde rahatsızlık hissi, spontan kanama ve dişetinde büyüme şikayetleriyle kliniğimize başvurdu. Bu bölgeye lokal anestezi uygulandıktan sonra tüm lezyon eksize edilip çıkarıldı ve bir periodontal küretle marjinal dişeti bölgesi kürete edildi. Lezyon eksize edildikten sonra spontan kanama durdu ve marginal gingivada rahatsızlık hissi kayboldu. Eksize ettiğimiz örnekler oral patolojiye gönderildi ve bir hafta sonra lezyonun piyojenik granulom olduğu teşhis edildi. Tartışma: Piyojenik granulomun tedavisi oldukça basit bir cerrahi prosedür olup, hastaların yaşam kalitelerinin artmasını sağlamaktadır. Treatment of Pyogenic Granuloma, A Case Report And Literature Review Sencer Secer, Serkan Kıran, Metin Sencımen, Hasan Ayberk Altug, Tamer Zerener Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey İntroduction: Pyogenic granuloma is a vasculer lesion that occurs on both mucosa and skin, and appears as an overgrowth of tissue due to irritation physical trauma or hormonal factors. The lesion may heal spontaneously. Rekurrent bleeding in oral lesions may necessiates excision or cauterization of the lesion in this case we aim to treat to pyogenic granuloma for these reasons. Case Report: The female patient who was 22 years old refered to our clinic with the complaints of discomfort spontaneous bleeding and growth of the gingival area of the lower left canine tooth we applied local anesthesia and excised the whole lesion and curetted the marginal gingiva by a periodontal curette.after the excision of the lesion spontaneous bleeding stopped and discomfort at the marginal gingiva was disappeared. We sent to specimen oral pathology and a diagnosis was made of pyogenic granuloma after one week later. Discussion: The treatment of pyogenic granuloma is a simple surgical procedure and leads to an increase of the patient s quality of life. PP-022 Dentigeröz Kistin Enükleasyon ile Tedavisi: Vaka Raporu Ve Literatür Taraması Hasan Ayberk Altug, Sencer Secer, Metin Sencımen, Tamer Zerener, Serkan Kıran Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Giriş: Dentigeröz veya folikuler kist diş kuronu, sürmemiş veya parsiyel sürmüş dişlerle ilişkili veya onlardan orjin aldığı düşünülen odontojenik bir kisttir. Bu vakada dentigeröz kisti enükleasyon operasyonu ile tedavi etmeyi amaçladık. Olgu Sunumu: 43 yaşındaki erkek hasta kliniğimize sağ alt bölgede ağrı şikayeti ile başvurdu. Alınan panoromik radyografide tesadüfen sağ alt üçüncü büyükazı dişi bölgesinde üçüncü büyükazı dişi ile ilişkili ramus bölgesinde geniş bir radyolusent lezyon gördük. Alınan bilgisayarlı tomografi sonucu lezyon ile inferior alveolar sinir ve mandibular kanal arasında herhangi bir ilişki saptanmadı. Bunun üzerine hastada enükleasyon operasyonu planlandı. Öncelikle ramus bölgesinde bir insizyon yapılarak mukoperiostal flap kaldırıldı lezyon tamamiyle dişle beraber enükle edilip çıkarıldı ve yara primer olarak suture edildi. Çıkarılan parçalar oral patoljiye gönderildi ve bir hafta sonra dentigeröz kist teşhisi konuldu. Postoperatif kontrolünde enükleasyonun yapılmış olan ramus mandibula bölgesinde hızlı bir iyileşme ve kemikleşme süreci gözlemlendi. Tartışma: Enükleasyon operasyonu vital ve anatomik önemli yapılarla ilişkili olmayan dentigeröz kistlerde en önemli tedavi alternatifi olarak düşünülebilinir. Treatment Of Dentigerous Cyst With Enucleation: A Case Report And Literature Review 78

17 Hasan Ayberk Altug, Sencer Secer, Metin Sencımen, Tamer Zerener, Serkan Kıran Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Introduction: A dentigerous or follicular cyst is an odontogenic cyst which is thought to be of developmental origin associated with the crown of an unerupted or partially erupted tooth. İn this case we aim to treat to a dentigerous cyst with enucleation operation. Case Report: The male patient who was 43 years old refered to our clinic with the pain at the lower right mandible. After evaluation of panoramic radiography we saw a wide radyolucent lesion related with the lower right wisdom molar tooth at the ramus region by chance. From the computed tomography there is no relation betweeen lesion and inferior alveolar nerve and mandibular channel. We planned to enucleation operation. First we made an incision at the ramus region and removed a mucoperiostal flap and enucleated the whole lesion together with the unerupted tooth and the wound was closed primarily. Removed specimen was sent to oral pathology and a diagnosis was made of dentigerous cyst after one week later. After the enucleation operation we were observed rapidly improvement of healing and ossification process at the ramus region on postoperative control. Discussion: Enucleation was the best choice of the treatment for the dentigerous cysts which were not related with the vital and important anatomical structures. PP-023 Posterior Maksilla da Maksiler Sinüsle İlişkili Bifosfonatların İndüklediği Osteonekroz Alpaslan Gündüz, Sencer Seçer, Tamer Zerener, Metin Şençimen, Hasan Ayberk Altuğ Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Giriş: Bifosfonatlar güçlü osteoklast inhibitörleridir. Osteopöröz, hiperkalsemi, multiple myelom ve malignitelerde kullanılırlar. Uzun süreli bifosfonat tedavilerinde çenelerde bifosfonatların indüklediği osteonekroz gözlenmektedir. BIONJ özellikle maksilofasiyal bölgede mandibula ve maksillayı etkilemektedir. Olgu Sunumu: 2013 yılında 90 yaşında erkek hasta sol üst arka çene bölgesinde ağrı ve şişlik şikayetiyle kliniğimizde muayene edilmiştir. Medikal hikayesi prostat kanseri tedavisi için intravenöz bifosfonat kullandığını göstermekteydi. Üst çene posterior bölgede diş çekimi sonrası osteonekroz gözlemlendi. Hastaya evre-3 BIONJ teşhisi konuldu. Bu vakada bifosfonat ile tedavi edilmiş onkoloji hastasının diş çekimi sonrası durumu bildirilmiştir. Hastaya antibiyotik verildi ve klorheksidin gargara ile yıkandı. Bunun sonucunda hastanın sağ üst maksiller sinüs bölgesinde osteonekroz alanı artış göstermiş olup hastanın semptomplarında ilerleme olmamıştır. Hasta hala düzenli olarak kontrol edilmektedir. Tartışma: Uzun süreli bifosfonat tedavileriyle ilişkili BIONJ oluşumu, bilinen en önemli yan etkidir. İntravenöz kullanımı, maruz kalınan süre, toplam doz en önemli risk faktörleridir. Anahtar kelimeler: bifosfonat, maksiller sinüs, osteonekroz Bisphosphonate Induced Osteonecrosis of Posterior Maxilla in Relation with Maxillary Sinus Alpaslan Gündüz, Sencer Seçer, Tamer Zerener, Metin Şençimen, Hasan Ayberk Altuğ Gülhane Military Medical Academy, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Ankara, Turkey Introduction: Bisphosphonates, are strong osteoclast inhibitors. They are used for osteoporosis, hypercalcemia, multiple myelom and malignancies. Bisphosphonate-induced osteonecrosis of the jaw (BIONJ) are observed at long-term bisphosphonate therapy. Especially, mandible and maxilla effected by BIONJ in maxillofacial region. Case Report: In 2013, a 90-year-old male patients was examined at the oral medicine clinic because of pain and swelling of the left maxilla posterior site. His medical history determined intravenous BP therapy for prostate cancer. The upper maxillary posterior region showed osteonecrosis after a molar tooth extraction. A diagnosis of a exposed variant of stage 3 bisphosphonate-induced osteonecrosis of the jaw was established. Discussion: A case report of a tooth extraction in an oncologic patient treated with BPs is reported here. The patient was reciped oral antibiotics and his mouth rinsed with clorhexidin. The patient's symptoms have stayed without progress, despite the gaining of osteonecros area including right maxillar sinus. Patients are still being checked regularly. The occurrence of BIONJ is now a well-known adverse event associated with relatively long bisphosphonate treatment. The application of intravenous injections, exposure time and application of total dose are the most important risk factors. 79

18 PP-024 Mandibular Mental Foramen Simetrisinin Panoramik Radyografide Değerlendirilmesi Yusuf Yuca 1, Özgün Günay 1, Gizem Alagöz 1, Koray Usluer 1, Emre Aytuğar 2, Nergiz Yılmaz 1, Ahmet Hüseyin Acar 1 1 İstanbul Bezmialem Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene, Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye 2 İstanbul Bezmialem Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene, Radyolojisi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Mandibular mental foramenler(mf) genellikle bilateral olacak şekilde alt premolar dişlerin apeksleri hizasında radyolüsensi gösterirler. Farklı yaş ve cinsiyetlerde ve çeşitli dental işlemler dolayısıyla fakültemize başvuran 200 hastanın, ortopantomografide(opg) orta hatta göre simetrisi incelendi. İncelemede mental foramenlern orta hatta göre simetrik olup olmadığı konusunda herhangi bir istatistiksel fark gözlemlenmedi. Mental foramenlerin orta hatta göre ortalama uzaklık değerleri sağ tarafta 22.15mm, sol tarafta 23.2mm saptandı. Bu değerlerin ortalaması 22.41mm olarak saptandı. Mental foramenin simetrik olup olmadığının bilinmesi dental implant işlemleri planlamasında ve dental cerrahi işlemlerde önem kazanmaktadır. The Evaluation of Mandibular Mental Foramen Symmetry on Panoramic Radiograph Yusuf Yuca 1, Özgün Günay 1, Gizem Alagöz 1, Koray Usluer 1, Emre Aytuğar 2, Nergiz Yılmaz 1, Ahmet Hüseyin Acar 1 1 Istanbul Bezmialem University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Istanbul, Turkey 2 Istanbul Bezmialem University, Faculty of Dentisttry, Department of Oral and Maxillofacial Radiology, Istanbul, Turkey The evaluation of mandibular mental foramen symmetry on panoramic radiograph In general the mandibular mental foramens are located bilaterally between the apex of lower premolars as a radioluscent area. Two hundred patients who have different ages and sex applying to our faculty because of the dental treatments evaluated mental foremen symetry according to midline on routine ortopantomografi (OPG). There was no statistically significant difference between to the midline and mental foramen. From the midline the MF was located at a distance of about mean 22.15mm on the right side and at a distance of about mean 23.2mm on the left side. The average distance of the mf from the midline was 22.41mm. The knowledge bilateral symetry of the mental foramen is important for dental surgeons on planning of operation. PP-025 Maksiller Sinüs İçinde Ektopik 3. Molar Dişle İlişkili Dentigeröz Kist: Vaka Raporu Ezgi Aydın, Hasan Yeler, Dila Çelikkol Cumhuriyet Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Sivas, Türkiye Dentigeröz kistler, gömülü veya sürmemiş dişlerin kronları ile ilişkili odontojenik lezyonlardır ve gelişimsel odontojenik kistlerin en sık görülen tipidir. Bu kistler, radiküler kistlerden sonra çenede en sık görülen kistik lezyonlardır. En sık etkilenen dişler mandibular 3. molar ve maksiller kaninlerdir. Dentigeröz kistlerin yaklaşık % 70 i mandibulada, % 30 u maksillada meydana gelir. Maksiller sinüs içinde ektopik diş ile ilişkili dentigeröz kistler ise oldukça nadirdir. Gömülü dişlerin etrafındaki dentigeröz kistler genellikle bu dişleri ektopik pozisyonlara zorlar. Maksillada, bu dişler genellikle maksiller sinüse yer değiştirir. Dentigeröz kistler yavaş ilerler ve fark edilmesi birkaç yılı bulabilir. Bu gibi durumlarda, maksiller sinüs içindeki dentigeröz kistler rutin radyografik muayene ile tespit edilir. Radyografik muayenede, dentigeröz kistler sürmemiş bir dişin kronu ile ilişkili, belirgin sklerotik sınırları olan, değişen boyutlarda uniloküler radyolusent görüntü verir. Maksiller sinüs 80

19 işgal edildiğinde, belirtiler genellikle geç dönemde ortaya çıkar. Tipik olarak, dentigeröz kistler ağrısızdır ama yüzde şişme ve sürmede gecikmeye neden olabilir. Diğer durumlarda, hastalar semptomatik hale gelir ve sinüs hastalığının klasik belirtileri görülür. Bu belirtiler şişlik, fasial ağrı, baş ağrısı, ve nazolakrimal tıkanıklığı içerebilir. Tüm sinüsü içeren büyük bir kist, sinüs duvarlarına basınç yapabilir; dolayısıyla, göz ve burun semptomları gelişebilir. Küçük lezyonlar daimi dişlerin zarar görmesini önlemek için enükle edilmelidir. Büyük lezyonlar basıncı azaltmak için marsupyalize edildikten sonra boyut küçülünce enükle edilebilir. Bu olgu sunumunda 45 yaşında bir kadın hasta, maksiller posterior bölgede ağrı şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Fizik muayenede sağ maksiller sinüs bölgesinde şişlik saptandı. İntraoral muayenede sağ üst üçüncü molar eksikliği fark edildi. Radyografik muayenede maksiller sinüs içine yer değiştirmiş üçüncü molar ile ilişkili kistik bir lezyon izlendi. Genel muayenede anormal bir bulguya rastlanmadı. Enükleasyon lokal anestezi ile yapıldı. Kist sağ maksiller sinüs tabanından, ektopik üçüncü molar ile birlikte çıkarıldı. Histopatolojik inceleme sonrası lezyon dentigeröz kist olarak tanımlandı. Dentigeröz kistler genellikle 3. molar dişlerle birlikte mandibulada görülür. Erkeklerde kadınlara göre daha sık rastlanır. Çoğunlukla 20 ila 50 yaş arasında görülür. Ama maksiller sinüs içinde ektopik diş ile ilişkili dentigeröz kistler oldukça nadirdir. Bu vakada, 45 yaşındaki bir kadın hastanın maksiller sinüsünde ektopik üçüncü molar ile ilişkili dentigeröz kist saptanmıştır. Kist ve diş birlikte çıkarılmıştır. Dentigerous Cyst Associated With An Ectopic Third Molar In Maxillary Sinus: A Case Report Ezgi Aydın, Hasan Yeler, Dila Çelikkol Cumhuriyet University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Sivas, Turkey Dentigerous cysts are odontogenic lesions arising from the crown of impacted, embedded, or unerupted teeth. Dentigerous cysts are the most common type of developmental odontogenic cysts. These cysts are the second most common cystic lesion of the jaws, after radicular cysts. The most frequently involved teeth are the mandibular third molars and maxillary canines. About 70% of dentigerous cysts occur in the mandible, and 30% in the maxilla. Dentigerous cysts associated with ectopic teeth within the maxillary sinus are fairly rare. Dentigerous cysts surrounding impacted teeth often displace these teeth into ectopic positions. In the maxilla, these teeth are often displaced into the maxillary sinus. Dentigerous cysts progress slowly and may exist for several years without being noticed. In such cases, dentigerous cysts in the maxillary sinus may be discovered with routine radiographic examination. On radiographic examination, dentigerous cysts appear as unilocular radiolucent cysts of varying sizes, with well-defined sclerotic borders, associated with the crown of an unerupted tooth. When the maxillary sinus is invaded, symptoms usually occur late in the process. Typically, dentigerous cysts are painless but may cause facial swelling and delayed tooth eruption. In other instances, patients become symptomatic and experience the classic signs of sinus disease. These may include swelling, facial pain, headache, and nasolacrimal obstruction. A large maxillary cyst involves the whole sinus and can transmit pressure to the walls of sinus; consequently, ophthalmologic and nasal symptoms may develop. Smaller lesions should be enucleated to prevent damage to the involved permanent teeth. Larger lesions may be decompressed and marsupialized to relieve the pressure within the cysts followed by enucleation when the size has decreased. A 45-year-old woman was referred to the oral and maxillofacial surgery department because of pain at maxillary posterior area. Physical examination revealed a swelling overlying the right maxillary sinus. Intraoral examination revealed the absence of the right upper third molar. Radiographic examination showed a cystic lesion associated with a displaced third molar located in the maxillary sinus. There were no abnormal findings in the general examination. Enucleation was performed with local anesthesia. The cyst was easily dissected, together with the ectopic third molar, from the floor of the right maxillary sinus. After histopathologic examination, the cyst was diagnosed as a dentigerous cyst. Dentigerous cysts are often seen in the mandible along with 3rd molar teeth. It s seen more frequently in males than females. They occur mostly between 20 and 50 years old. But dentigerous cysts associated with ectopic teeth within the maxillary sinus are fairly rare. This case was a 45 year old female patient with a dentigerous cyst associated with an ectopic third molar in the maxillary sinus. Cyst was enucleated and the tooth was extracted with the cyst. Key Words: Dentigerous cyst, maxillary sinus, ectopic third molar PP-026 Mandibula Berrak Hücreli Karsinomu : Olgu Sunumu Tuğçe Çevik, Esra Altunsoy, İlker Özeç 81

20 Cumhuriyet Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Sivas, Türkiye Göğüs ve akciğer kanseri metastazlarının sıklıkla bildirildiği metastatik tümörlerin, oral bölgedeki kötü huylu tümörlerin yaklaşık %1 ini oluşturduğuna inanılmaktadır.ancak, böbrekten metastatik kanser çok nadirdir.renal hücreli karsinomun nadir metastaz ve paraneoplastik sendromlar dahil olmak üzere farklı görünümleri vardır.bu tümörün sessiz büyümesi nedeniyle, hastaların çoğu asemptomatiktir ve sıklıkla metastazla birlikte ileri aşamada teşhis edilir. Bu makalenin amacı, böbrek berrak hücreli karsinomunun alt çeneye metastazı olgusunu sunmaktır. Böbrek hücreli karsinom teşhisi konulmuş 63 yaşındakihasta kliniğimize mandibular şişlik şikayetiyle başvurdu. Gerekli incelemelerden sonra, insizyonel biyopsi uygulandı ve patolojik incelemede metastatik berrak hücreli karsinomolduğu görüldü. Tüm vücut sintigrafi taramasında, mandibulanın yanı sıra sağ femur ve sol tibiada metastatiklezyonlar görüldü. Hastaya konforunu en üst düzeye çıkarmak ve morbiditeyi en aza inidirmek için palyatif tedavi uygulandı. Oral bölgedeki her anormal lezyon dikkatle değerlendirilmeli ve malign lezyon olasılığı daima düşünülmelidir. Metastatic Clear Cell Carcinoma Of The Mandible : A Case Report Tuğçe Çevik, Esra Altunsoy, İlker Özeç Cumhuriyet University, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Sivas, Turkey Metastatic Clear Cell Carcinoma Of The Mandible : A Case Report Metastatic tumors from other organs are believed to comprise approximately %1 of all malignant tumours in the oral region where metastases from breast or lung cancer is reportedly frequent. However,metastatic cancer from the kidney is very rare. Renal clear cell carcinoma (RCC) has different manifestations,including uncommon metastasis and paraneoplastic syndromes.because of the silent growth of this neoplasm, most patients are asymptomatic and are diagnosed in an advanced stage,frequently with metastasis. The purpose of this paper is to present a rare case of renal clear cell carcinoma (RCC)'s metastasis to the mandible. A 63-year-old patient with renal cell carcinoma and mandibular swelling was referred to our department.after necessary examinations, incisional biopsy was performed and pathological examination showed metastatic clear cell carcinoma. On the whole body scintigraphic scan, metastatic lesions in the right femur and left tibia were present in addition to the right mandible. The patient underwent palliative therapy to maximize comfort and minimize morbidity. Every abnormal lesion in the oral region should be evaluated carefully and the possibility of a malignant lesion should always be considered. Keywords: Clear cell carcinoma, mandible,metastasis PP-027 Mandibular Kondil Kırıklarının Cerrahi Tedavisinde Uygulanan Farklı Miniplak Tekniklerinin in vitro Biomekanik Olarak Değerlendirilmesi Mehmet Melih Ömezli 1, Ertunç Dayı 2, İsmail Akkaş 3, Sinan Tozoglu 4, Ferhat Ayrancı 1, Akgun Alsaran 5 1 Ordu Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Ordu, Türkiye 2 Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye 3 Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Bolu, Türkiye 4 Akdeniz Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Antalya, Türkiye 5 Atatürk Üniversitesi, Makine Mühendisliği, Erzurum, Türkiye Amaç: Bu çalışma, mandibula kondil kırıklarının cerrahi tedavisinde kullanılan 7 farklı miniplak/vida fiksasyon metodunun, çiğneme kuvvetlerinin simule edilmesiyle güvenilirlikleri ve stabilitelerinin karşılaştırması amacıyla planlanmıştır. Metod: 35 adet koyun hemimandibulası deneysel subkondiler kırık hattı oluşturulmasının ardından 7 gruba ayrılmıştır. Bu gruplar tek titanyum miniplak (Grup A), tek rezorbe olabilen miniplak (Grup B), tek titanyum mikro plak (Grup C), tek titanyum Y şekilli miniplak (Grup D), tek titanyum kilitli plak (Grup E), çift titanyum mikro plak (Grup F) ve çift titanyum miniplaktan (Grup G) oluşmaktadır. Tüm modeller, bir fiksasyon aygıtı 82

Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu

Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu PP-001 Gömülü Mandibular İkinci Keser Diş ve Kistik Bir Lezyon Komşuluğunda Nadir Görülen Odontoma, Bir Olgu Sunumu Sencer Secer, Necdet Dogan, Tamer Zerener, Hasan Ayberk Altug, Metin Sencımen Gülhane

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER. : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 :

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER. : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 : ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 : : : 2. Doğum Tarihi : 3.

Detaylı

nhtdemirtas@gmail.com AKADEMİK BİLGİLER

nhtdemirtas@gmail.com AKADEMİK BİLGİLER Adı ve Soyadı Ünvanı Doğum Tarihi 1986 AĞIZ DİŞ ve ÇENE CERRAHİSİ ANA BİLİM DALI Nihat DEMİTAŞ Asistan Dt. Telefon +90 212 453 17 00 e-posta nhtdemirtas@gmail.com Faks +90 212 533 23 26 AKADEMİK BİLGİLER

Detaylı

MANDİBULADA COMLEX ODONTOMA (BİR VAKA RAPORU) Şule YÜCETAŞ (*) Erdal ERDEM (**) Ender ERGÜN (***) İhsan SAKALLI (****)

MANDİBULADA COMLEX ODONTOMA (BİR VAKA RAPORU) Şule YÜCETAŞ (*) Erdal ERDEM (**) Ender ERGÜN (***) İhsan SAKALLI (****) G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 163-171, 1985 MANDİBULADA COMLEX ODONTOMA (BİR VAKA RAPORU) Şule YÜCETAŞ (*) Erdal ERDEM (**) Ender ERGÜN (***) İhsan SAKALLI (****) Bugüne kadar odontojenik

Detaylı

Doktora Tezi : Çenelerin dentoalveoler inflamatuar lezyonlarının mikrobiyolojik olarak incelenmesi (2000-2004)

Doktora Tezi : Çenelerin dentoalveoler inflamatuar lezyonlarının mikrobiyolojik olarak incelenmesi (2000-2004) 1. Adı Soyadı: MUSTAFA TEK 2. Doğum Tarihi: 28/01/1976 3. Unvanı: YARDIMCI DOÇENT 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ İSTANBUL 1999 Y. Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ İSTANBUL 1999

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI Program Yürütücüsü Programın Kadrolu Öğretim Üyeleri :PROF. DR. SERKAN

Detaylı

A5. M.Metin, İ.Şener, M.Tek. Impacted Teeth and Mandibular Fracture. Eur J Dent. January 2007; Vol 1 Issue 1 18 20.

A5. M.Metin, İ.Şener, M.Tek. Impacted Teeth and Mandibular Fracture. Eur J Dent. January 2007; Vol 1 Issue 1 18 20. 1 ESERLER A. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan makaleler : A1. A.Alkan, M.Metin, S.Arıcı, I.Sener. A Prospective Randomised Cross-over Study of the Effect of Local Haemostasis after Third Molar

Detaylı

MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ. Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET

MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ. Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt X, Sayı 1, Sayfa 175-180, 1993 MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET Apertognati

Detaylı

Prof. Dr. Gökhan AKSOY

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Gökhan AKSOY * Çiğneme, Beslenme * Yutkunma, * Estetik, * Konuşma, * Psikolojik Kriterler * Sosyolojik Kriterler Mandibüler: alt çene kemiğine ait, alt çene kemiğiyle ilgili Örnek: * mandibüler

Detaylı

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 205-211, 1985 BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS Yıldız BATIRBAYGİL* Alparslan GÖKALP** Cleidocranial Dysostosis veya «Marie and Sainton» Sendromu

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS)

Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS) ADRES: İstanbul Aydın Üniversitesi Diş.Hek.Fak. Ağız Diş Çene Cerrahisi A.B.D. TEL: 0555 557 33 10 E-MAİL:mkparlar@yahoo.com Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS) AĞIZ, DİŞ, ÇENE CERRAHİSİ UZMANI

Detaylı

ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji

ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji Başvuru: 07.11.2015 Kabul: 18.12.2015 Yayın: 18.12.2015 Özlem Çelebi Erdivanlı1, Kadir Çağdaş Kazıkdaş2, Zerrin Özergin Coşkun1, Abdulkadir

Detaylı

Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg. J Dent Fac Atatürk Uni Cilt:22, Sayı: 2, Yıl: 2012, Sayfa: 138-142 ABSTRACT

Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg. J Dent Fac Atatürk Uni Cilt:22, Sayı: 2, Yıl: 2012, Sayfa: 138-142 ABSTRACT Araştırma/ Research Article 38 VAKALIK SERİDE ÇENELERDEKİ KİSTLERİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ A RETROSPECTIVE EVALUATION OF THE JAW CYSTS IN 38 CASES Makale Kodu/Article code: 829 Makale Gönderilme

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans - - - Y. Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ FAK. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 1988 AĞIZ, DİŞ VE ÇENE Doktora

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans - - - Y. Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ FAK. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 1988 AĞIZ, DİŞ VE ÇENE Doktora ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Doç. Dr. ALİ ALP SAĞLAM Doğum Tarihi: 21 Temmuz 1965 Medeni Hali : Evli, Bir çocuk sahibi. Yabancı Diller: Almanca, İngilizce, Farsça (Biraz) Yazışma Adresi: Özel İNCİDENT Ağız ve

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

YRD. DOÇ. DR. ŞEREF EZİRGANLI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl

YRD. DOÇ. DR. ŞEREF EZİRGANLI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl YRD. DOÇ. DR. ŞEREF EZİRGANLI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: ŞEREF EZİRGANLI Öğrenim Durumu: DOKTORA Bölümü: AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans DİŞHEKİMLİĞİ

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: GÖKÇE AYKOL ŞAHİN Unvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Diş Hekimliği İstanbul Üniversitesi 2003 Doktora Periodontoloji Anabilim Dalı İstanbul

Detaylı

FÜZYONLU MAKSĐLLER LATERAL DĐŞĐN MULTĐDĐSĐPLĐNER TEDAVĐSĐ: OLGU SUNUMU

FÜZYONLU MAKSĐLLER LATERAL DĐŞĐN MULTĐDĐSĐPLĐNER TEDAVĐSĐ: OLGU SUNUMU A.Ü. Diş Hek. Fak. Derg. 38(2) 83-87, 2011 FÜZYONLU MAKSĐLLER LATERAL DĐŞĐN MULTĐDĐSĐPLĐNER TEDAVĐSĐ: OLGU SUNUMU The Multidisciplinary Management of a Fused Maxillry Lateral Incisor: A Case Report Tuğba

Detaylı

Keratokistik Odontojenik Tümör: Panoramik, Tomografik ve Ultrasonografik Değerlendirme

Keratokistik Odontojenik Tümör: Panoramik, Tomografik ve Ultrasonografik Değerlendirme Olgu Sunumu EÜ Dişhek Fak Derg 2015; 36_1: 52-55 Keratokistik Odontojenik Tümör: Panoramik, Tomografik ve Ultrasonografik Değerlendirme Keratocystic Odontogenic Tumor: Panoramic, Tomographic and Ultrasonographic

Detaylı

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET

MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI ÖZET G.U. Dişhek. Fak. Der. Cilt VIII, Sayı 1, Sayfa 173-179 1991 MAKSİLLER SİNÜSTE BİR YABANCI CİSİM OLARAK KANAL GÜTASI Yrd. Doç. Dr. Selçuk BASA* Dt. Mehmet KÜRKÇÜ** ÖZET Maksiller sinüste yabancı maddelere

Detaylı

Bukkal Bölgeden Kaynaklanan Pleomorfik Adenom: Olgu Sunumu

Bukkal Bölgeden Kaynaklanan Pleomorfik Adenom: Olgu Sunumu 44 ƘŰƬƑƊ Olgu Sunumu / Case Report Bukkal Bölgeden Kaynaklanan Pleomorfik Adenom: Olgu Sunumu Pleomorphic Adenoma of the Buccal Region: Case Report Şemsettin OKUYUCU 1, Mehmet İhsan GÜLMEZ 1, Gül Soylu

Detaylı

Kök Rezorbsiyonuna Neden Olan Santral Dev Hücreli Granülom: Vaka Raporu

Kök Rezorbsiyonuna Neden Olan Santral Dev Hücreli Granülom: Vaka Raporu MÜSBED 2015;5(4):296-300 DOI: 10.5455/musbed.20150831013034 Olgu Sunumu / Case Report Kök Rezorbsiyonuna Neden Olan Santral Dev Hücreli Granülom: Vaka Raporu Mustafa Gümüşok 1, Begüm Okur 2, Oğuzhan Demirel

Detaylı

Maksiller Lateral Diş ile Süpernümerer Diş Füzyonu ve Tedavisi: Bir Olgu Sunumu

Maksiller Lateral Diş ile Süpernümerer Diş Füzyonu ve Tedavisi: Bir Olgu Sunumu Doi: 10.17944/mkutfd.39174 OLGU SUNUMU / CASE REPORT Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Dergisi Cilt: 6, Sayı:21, Yıl:2015 Maksiller Lateral Diş ile Süpernümerer Diş Füzyonu ve Tedavisi: Bir Olgu Sunumu Fused

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: EMRE AYTUĞAR Öğrenim Durumu: DOKTORA Bölümü: Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002 FAKÜLTESİ Doktora/S.Yeterlilik

Detaylı

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik görüntüleme ve teknikleri, implant ekibi ve hasta için çok amaçlı tedavi planının uygulanması ve geliştirilmesine yardımcı olur. 1. Aşama Görüntüleme Aşamaları

Detaylı

SÜRNÜMERER MOLAR DİŞLERLE İLİŞKİLİ OLARAK RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

SÜRNÜMERER MOLAR DİŞLERLE İLİŞKİLİ OLARAK RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA A.Ü. Diş Hek. Fak. Derg. 37(2) 77-82, 2010 SÜRNÜMERER MOLAR DİŞLERLE İLİŞKİLİ OLARAK RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA A Retrospective Study of Supernumerary Molar Teeth Çağrı BARDAK * Bengi ÖZTAŞ ** Nihat AKBULUT

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

CV - AKADEMİK PERSONEL

CV - AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Oğuz 2. SOYADI: Ozan 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ(GG.AA.YYYY): 26.07.1978 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı 5.2.

Detaylı

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12 Spinal Tumors Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery Spinal tumor localisation Extradural Intradural extramedullary Intradural intramedullary Age By aging

Detaylı

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY Monthly Magnetic Bulletin May 2015 BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeomanyetizma/ Magnetic Results from İznik

Detaylı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi- İstanbul

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: DENİZ GÖKÇE MERAL Unvanı: Prof. Dr. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Diş Hekimliği Hacettepe Üniversitesi 1992 Doktora Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış PEDODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr DersSorumluları: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr Prof.Dr. Şaziye Aras, saziye_aras@yahoo.com Prof.Dr. Leyla Durutürk,

Detaylı

Asemptomatik Gömülü Üçüncü Molar Dişlerinin Çekim Endikasyonları ve Çekim Komplikasyonları

Asemptomatik Gömülü Üçüncü Molar Dişlerinin Çekim Endikasyonları ve Çekim Komplikasyonları MAKALELER / Articles Asemptomatik Gömülü Üçüncü Molar Dişlerinin Çekim Endikasyonları ve Çekim Komplikasyonları The Indications of Removal of Asymtomatic Impacted Wisdom Teeth and Removal Complications

Detaylı

NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE. 2007- sonrası. Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE

NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE. 2007- sonrası. Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE 2007- sonrası Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE Nadir hastalık ve yetim ilaç tanımı Ülkemizdeki durum Nadir hastalıkların

Detaylı

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Kliniği, Antalya

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Kliniği, Antalya Kocatepe Tıp Dergisi Kocatepe Medical Journal 13: 167-171/ Eylül 2012 OLGU SUNUMU Bilateral Maksiller Sinüsde Ektopik Diş İçeren Dentijeröz Kist: Olgu Sunumu Coexistence of Dentigerous Cysts and Ectopic

Detaylı

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (2): 155-162

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (2): 155-162 Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (2): 155-162 Olgu Sunumu Akbulut ve ark. Stafne Kemik Kavitesi: Bir Olgu Sunumu Stafne Bone Cavity: A Case Report 1 Nihat Akbulut, 1 Emrah Soylu,

Detaylı

MEME HAMA}lTOMU ÖZET SUMMARY. histopathologicala features of this lesion are evaluated and compared with the literature.

MEME HAMA}lTOMU ÖZET SUMMARY. histopathologicala features of this lesion are evaluated and compared with the literature. MEME HAMA}lTOMU (LENFANGİOMİYOM) R., İlhan('"), F., Kabukçuoğlu (*), A. İplikçi("'), O., İplikçi(") ÖZET 984-988 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Datı biyopsi materyeli içerisinde

Detaylı

KUSMA REFLEKSİ VE DENTAL RADYOGRAFİDEKİ ÖNEMİ* Kemal KARAKURUMER * * Sedat Par*** Haluk ÖZTUNÇ***** Tuncer ÖZEN**** ÖZET

KUSMA REFLEKSİ VE DENTAL RADYOGRAFİDEKİ ÖNEMİ* Kemal KARAKURUMER * * Sedat Par*** Haluk ÖZTUNÇ***** Tuncer ÖZEN**** ÖZET G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt VII, Sayı 2, Sayfa 95-100, 1990 KUSMA REFLEKSİ VE DENTAL RADYOGRAFİDEKİ ÖNEMİ* Kemal KARAKURUMER * * Sedat Par*** Haluk ÖZTUNÇ***** Tuncer ÖZEN**** ÖZET Araştırmamızda 903 hastada

Detaylı

Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi. The Journal of Dental Faculty of Atatürk University. http://dfd.atauni.edu.

Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi. The Journal of Dental Faculty of Atatürk University. http://dfd.atauni.edu. Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi The Journal of Dental Faculty of Atatürk University http://dfd.atauni.edu.tr ISSN 1300-9044 Supplement: 9 2014 Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi

Detaylı

ÜST ORTA KESİCİ DİŞTE TİP III DENS İNVAGİNATUS'UN ENDODONTİK TEDAVİSİ: OLGU RAPORU

ÜST ORTA KESİCİ DİŞTE TİP III DENS İNVAGİNATUS'UN ENDODONTİK TEDAVİSİ: OLGU RAPORU ÜST ORTA KESİCİ DİŞTE TİP III DENS İNVAGİNATUS'UN ENDODONTİK TEDAVİSİ: OLGU RAPORU ENDODONTIC TREATMENT OF A MAXILLARY CENTRAL INCISOR WITH TYPE III DENS INVAGINATUS: A CASE REPORT Mesut Enes ODABAŞ 1

Detaylı

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler F. Emir Biyolojik İmplant Başarısızlığı Cerrahi başarısızlık İyileşme Krestal Kemik Kaybı Periosteal Refleksiyon(kaldırma) Otoimmün (bakteriyel etki) Biyolojik mikro aralık Protez Komplikasyonları Vida

Detaylı

Sıklık oranlarına göre çenelerde gömülü kalma sıralaması

Sıklık oranlarına göre çenelerde gömülü kalma sıralaması Dr. Levent Vahdettin Gömülü Dişler Sürme yaşı tamamlandığı halde normal oklüzyonda yerini alamamış kemik ve yumuşak doku içerisinde bütünüyle veya kısmen kalmış olan dişler gömülü diş olarak tanımlanmaktadır.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK İletisim Bilgileri Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 Mail: arif_saybak@yahoo.com 2. Doğum Tarihi: 1984 3. Unvanı:

Detaylı

MESİO-DİSTAL KÖK AÇISININ BELİRLENMESİNDE PANORAMİK VE PERİAPİKAL RADYOGRAFİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

MESİO-DİSTAL KÖK AÇISININ BELİRLENMESİNDE PANORAMİK VE PERİAPİKAL RADYOGRAFİNİN KARŞILAŞTIRILMASI MESİO-DİSTAL KÖK AÇISININ BELİRLENMESİNDE PANORAMİK VE PERİAPİKAL RADYOGRAFİNİN KARŞILAŞTIRILMASI THE COMPARISON OF PANORAMIC AND PERIAPICAL RADIOGRAPHS IN DETERMINATION OF MESIO-DISTAL ROOT ANGULATION

Detaylı

Olgu Sunuları. Prof.Dr.Yaşar Özgök GATA Üroloji AD: Öğ.. Üyesi ANKARA

Olgu Sunuları. Prof.Dr.Yaşar Özgök GATA Üroloji AD: Öğ.. Üyesi ANKARA Olgu Sunuları Prof.Dr.Yaşar Özgök GATA Üroloji AD: Öğ.. Üyesi ANKARA FM - Normal görünümlü erkek - Testisler normal hacim ve kıvamda - Vasdeferensler bilateral palpabl - DRM de anormal bulgu saptanmadı

Detaylı

AGRESİF TİP MAKSİLLAR SANTRAL DEV HÜCRELİ GRANULOMADA KONSERVATİF TEDAVİ YAKLAŞIMI: 2 OLGU SUNUMU

AGRESİF TİP MAKSİLLAR SANTRAL DEV HÜCRELİ GRANULOMADA KONSERVATİF TEDAVİ YAKLAŞIMI: 2 OLGU SUNUMU AGRESİF TİP MAKSİLLAR SANTRAL DEV HÜCRELİ GRANULOMADA KONSERVATİF TEDAVİ YAKLAŞIMI: 2 OLGU SUNUMU CONSERVATIVE TREATMENT APPROACH OF AGGRESSIVE TYPE MAXILLARY CENTRAL GIANT CELL GRANULOMA: 2 CASE REPORTS

Detaylı

BİRDEN FAZLA SÜRNÜMERERDİŞ VARLIĞINDA MULTİDİSİPLİNER TEDAVİ YAKLAŞIMI: BİR OLGU SUNUMU

BİRDEN FAZLA SÜRNÜMERERDİŞ VARLIĞINDA MULTİDİSİPLİNER TEDAVİ YAKLAŞIMI: BİR OLGU SUNUMU A.Ü. Diş Hek. Fak. Derg. 36(1) 51-55, 2009 BİRDEN FAZLA SÜRNÜMERERDİŞ VARLIĞINDA MULTİDİSİPLİNER TEDAVİ YAKLAŞIMI: BİR OLGU SUNUMU Multidisiplinary Treatmen Approach in Existence of Multiple Supernumerary

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

Ağız Hastalıkları (2 0) Doç. Dr. Osman A. ETÖZ

Ağız Hastalıkları (2 0) Doç. Dr. Osman A. ETÖZ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI /GÜZ/ ADI Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer ÜLKER Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer ÜLKER Dt. Veysel KALKAN Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer

Detaylı

OSTEOMA (1 Olgu) Büyüklüğü, radyolojisi, kliniği ve histopatolojisi açısından ilginç olan bir osteoma vakamızı takdim ediyoruz.

OSTEOMA (1 Olgu) Büyüklüğü, radyolojisi, kliniği ve histopatolojisi açısından ilginç olan bir osteoma vakamızı takdim ediyoruz. G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 221-227, 1985 OSTEOMA (1 Olgu) Mustafa TÜRKER* Nadir GÜNGÖR** Şule YÜCETAŞ** Ender ERGUN*** Derviş YILMAZ**** Osteoma, çenelerin nonodontojenik benign tümörlerindendir.

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı

Detaylı

EĞİTİM DANIŞMANLARI Serdar Gürel Özlem Coşkun

EĞİTİM DANIŞMANLARI Serdar Gürel Özlem Coşkun Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), uzmanlık eğitiminde kullanılmak üzere çekirdek müfredat ve standartları belirlemek için Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi (TUKMOS) çerçevesinde

Detaylı

Aydın Bora 1, Adem Yokuş 1, Alpaslan Yavuz 1, Cihat Kaya 1, Suat Orak 1, Mehmet Deniz Bulut 1, Gülay Bulut 1. Abstract.

Aydın Bora 1, Adem Yokuş 1, Alpaslan Yavuz 1, Cihat Kaya 1, Suat Orak 1, Mehmet Deniz Bulut 1, Gülay Bulut 1. Abstract. Yumuşak Damak Pleomorfik Adenomu: Klinik, Radyolojik ve Patolojik Bulguları Pleomorphic Adenoma of the Soft Palate (Clinical, Radiological and Pathological Findings) Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Başvuru:

Detaylı

Yrd. Doc. Dr. Ahmet Arif ÇELEBİ

Yrd. Doc. Dr. Ahmet Arif ÇELEBİ Yrd. Doc. Dr. Ahmet Arif ÇELEBİ Adres E-Posta : Zirve Universitesi Dis Hekimligi Fakultesi, Gaziantep. : arcedent@yahoo.com, ahmetarifcelebi@gmail.com Öğrenim Durumu : Bölüm/Program Okul Yıl Diş Hekimliği

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Periodontoloji Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Periodontoloji Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Periodontoloji Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Periodontoloji Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı 2011 Ankara 1 TUK

Detaylı

Dişsiz yaşlı hastalarda panoramik radyografi bulguları

Dişsiz yaşlı hastalarda panoramik radyografi bulguları Dişsiz yaşlı hastalarda panoramik radyografi bulguları Esin Haştar *, H. Hüseyin Yılmaz **, Hikmet Orhan *** * ** *** Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Oral Diagnoz ve Radyoloji AD, Gaziantep,

Detaylı

Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral. Bukkal Mukoza Komissüroplasti. Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps

Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral. Bukkal Mukoza Komissüroplasti. Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps Bukkal Mukoza Komissüroplasti Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps 1. Erol DEMİRSEREN *, O. Murat ÖZDEMİR

Detaylı

2011-2012 B.E.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ BÖLÜMÜ DERS KATALOĞU BÖLÜM KODU : 12101 1. SINIF 2. SINIF. Ders Kodu

2011-2012 B.E.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ BÖLÜMÜ DERS KATALOĞU BÖLÜM KODU : 12101 1. SINIF 2. SINIF. Ders Kodu B.E.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ BÖLÜMÜ DERS KATALOĞU BÖLÜM KODU : 12101 2011-2012 1. SINIF 2. SINIF Adı Dönemi İngilizce Adı TE PR TE PR AKTS Adı Dönemi İngilizce Adı TE PR TE PR AKTS DIS 101

Detaylı

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI UZMANLIK

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

DOI: http://dx.doi.org/10.17214/aot.74029 ODONTOGENIC MYXOMA: A CASE OF CONSERVATIVE SURGICAL APPROACH FOR AN ADOLESCENT PATIENT

DOI: http://dx.doi.org/10.17214/aot.74029 ODONTOGENIC MYXOMA: A CASE OF CONSERVATIVE SURGICAL APPROACH FOR AN ADOLESCENT PATIENT DOI: http://dx.doi.org/10.17214/aot.74029 ODONTOGENIC MYXOMA: A CASE OF CONSERVATIVE SURGICAL APPROACH FOR AN ADOLESCENT PATIENT Sara Samur Ergüven, 1 * Benay Yıldırım, 2 Melih Çakır, 3 Mustafa Sancar

Detaylı

ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI

ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR ATATÜRK EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ KLİNİĞİ ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI UZMANLIK TEZİ Dr. Kaya TURAN TEZ DANIŞMANI Prof. Dr. Muhittin ŞENER

Detaylı

Alt Anterior Tek Diş Eksikliklerinden Cam Fiberde Güçlendirilmiş Direkt Kompozit Köprü Uygulamaları: Beş Olgu Sunumu

Alt Anterior Tek Diş Eksikliklerinden Cam Fiberde Güçlendirilmiş Direkt Kompozit Köprü Uygulamaları: Beş Olgu Sunumu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi The Journal of Ondokuz Mayis University Faculty of Dentistry Alt Anterior Tek Diş Eksikliklerinden Cam Fiberde Güçlendirilmiş Direkt Kompozit

Detaylı

Osteoid osteoma genellikle uzun kemiklerin korteksini, vertebraları ve nadiren kranial

Osteoid osteoma genellikle uzun kemiklerin korteksini, vertebraları ve nadiren kranial Ağrılı Büyük Frontal Osteoid Osteoma MEHMET BASMACI 1, AŞKIN ESEN HASTURK 1 Onkoloji Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Nöroşirürji Bölümü ÖZET Osteoid osteoma genellikle uzun kemiklerin korteksini, vertebraları

Detaylı

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ 24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ 23 Eylül - 27 Eylül 1997 Antalya TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ DERNEĞİ Editör Prof. Dr. Asım KAYTAZ 24. ULUSAL OTORİNOLARENGOLOJİ

Detaylı

DERİN KAPANIŞ VAKALARINDA ORTODONTİK VE ORTOPEDİK TEDAVİ. Derin Örtülü Kapanışın Tanımı ve Etyolojisi

DERİN KAPANIŞ VAKALARINDA ORTODONTİK VE ORTOPEDİK TEDAVİ. Derin Örtülü Kapanışın Tanımı ve Etyolojisi Dr. Levent Vahdettin DERİN KAPANIŞ VAKALARINDA ORTODONTİK VE ORTOPEDİK TEDAVİ Derin Örtülü Kapanışın Tanımı ve Etyolojisi Derin örtülü kapanış, maksiller keserlerin mandibuler keserleri % 50 veya daha

Detaylı

3 ile 5 yıl arasında takibi yapılan dental implant başarısının geriye dönük olarak değerlendirilmesi

3 ile 5 yıl arasında takibi yapılan dental implant başarısının geriye dönük olarak değerlendirilmesi 3 ile 5 yıl arasında takibi yapılan dental implant başarısının geriye dönük olarak değerlendirilmesi Retrospectıve evaluatıon of dental ımplant success. three to five years follow up Nükhet Çelebi, DDS,

Detaylı

1.1. Uluslararası indeksli hakemli dergilerde yayımlanan makaleler :

1.1. Uluslararası indeksli hakemli dergilerde yayımlanan makaleler : 1.1. Uluslararası indeksli hakemli dergilerde yayımlanan makaleler : 1.Sumer, A.P., N. Arık, M. Sumer ve F. Karagöz, A rare complication of secondary hyperparathroidism: Brown tumor of the maxilla and

Detaylı

Genel Bilgiler. Hastalar için önemli hususlar

Genel Bilgiler. Hastalar için önemli hususlar Genel Bilgiler Bölümümüzde uyguladığımız kapsamlı muayene esnasında; genel sağlık durumunuz ile ve varsa sürekli kullandığınız ilaçlarla ilgili bilgi alınır; genel ağız muayeneniz yapılır, tedaviden beklentileriniz

Detaylı

SPRİNG KÖPRÜ (Vaka Raporu)* Yavuz BURGAZ** Hüsnü YAVUZ YILMAZ * **

SPRİNG KÖPRÜ (Vaka Raporu)* Yavuz BURGAZ** Hüsnü YAVUZ YILMAZ * ** G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt IV, Sayı 1, Sayfa 143-154, 1987 SPRİNG KÖPRÜ (Vaka Raporu)* Yavuz BURGAZ** Hüsnü YAVUZ YILMAZ * ** Doku testekli bir köprü türü olan spring köprü, çok eleştiri görmesine rağmen,

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

3D ve 4D USG Jinekolojik Uygulamalar

3D ve 4D USG Jinekolojik Uygulamalar 3D/4D USG nin Üstünlükleri 1. Objenin aynı anda 3 düzlemde görüntülenmesini sağlar. 3D ve 4D USG Jinekolojik Uygulamalar Prof. Dr. Fuat Demirkıran İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fak. Kadın Hast. ve Doğum ABD, Jinekolojik

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi

Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD Maslak Hastanesi Cephalalgia. 2010 Jul;30(7):793-803. doi: 10.1177/0333102410364676.

Detaylı

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız!

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız! Monthly Magnetic Bulletin March 2014 z BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeofizik/default.htm Magnetic Results

Detaylı

GÖMÜLÜ DİŞLER. Dişlerin gömülü kalma nedenleri

GÖMÜLÜ DİŞLER. Dişlerin gömülü kalma nedenleri GÖMÜLÜ DİŞLER Dişlerin gömülü kalma nedenleri 1. Evrim Teorisi: İnsanlar yüz yıllar içerisinde daha yumuşak gıdalara geçiş yaptıkları için evrimleşerek çene kemiklerinde küçülme meydana gelmesi sonucu

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI Program Yürütücüsü Programın Kadrolu Öğretim Üyeleri : Prof. Dr. N.Tülin POLAT

Detaylı

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ PRC 29 PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ Dr. İbrahim VARGEL / 1 Dr. Tarık ÇAVUŞOĞLU/2 Dr. İlker YAZICI /3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS PRC 7001 ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ TEZ DANIŞMANLIĞI Danışman

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır:

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Her bir sınıf kontenjanı YALNIZCA aşağıdaki koşullara uyan öğrenciler

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

122 Vakalık Seride Çenelerdeki Kistlerin Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi. A Retrospective Assessment of the Jaw Cysts in 122 Cases

122 Vakalık Seride Çenelerdeki Kistlerin Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi. A Retrospective Assessment of the Jaw Cysts in 122 Cases ARAŞTIRMA (Research) Hacettepe Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi Cilt: 34, Sayı: 3-4, Sayfa: 4-0, 00 Vakalık Seride Çenelerdeki Kistlerin Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi A Retrospective Assessment

Detaylı

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Dr Ahmet DEMİRKAYA 21 Eylül 11 Çarşamba C6-T4 arasında uzanan trakea infrakrokoid seviyeden karinaya kadar

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Y. Lisans Diş Hekimliği Ankara Üniversitesi 2003-2008

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Y. Lisans Diş Hekimliği Ankara Üniversitesi 2003-2008 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Nur BALCI 2. Doğum Tarihi: 01.01.1985 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Lise: Muğla Anadolu Lisesi 1996-2003 Derece Alan Üniversite Yıl Y. Lisans Diş Hekimliği Ankara

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

CURRICULUM VITAE. Degree Faculty / Department University Year

CURRICULUM VITAE. Degree Faculty / Department University Year CURRICULUM VITAE Name: DENİZ GÖKÇE MERAL Title: Associate Professor Education Degree Faculty / Department University Year DDS Faculty of Dentistry Hacettepe University 1992 PhD Department of Oral and Maxillofacial

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Ünvanı: Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Ünvanı: Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Şeyda ERŞAHAN EROĞLU Ünvanı: Endodonti uzmanı Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Y.Lisans Dişhekimliği Fakültesi Marmara Üniversitesi 2000 Doktora Endodonti GATA Sağlık Bilimleri

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

NADİR BİR KRONİK RİNOSİNÜZİT NEDENİ: EKTOPİK 3. MOLAR DİŞ VE DENTİGERÖZ KİST

NADİR BİR KRONİK RİNOSİNÜZİT NEDENİ: EKTOPİK 3. MOLAR DİŞ VE DENTİGERÖZ KİST NADİR BİR KRONİK RİNOSİNÜZİT NEDENİ: EKTOPİK 3. MOLAR DİŞ VE DENTİGERÖZ KİST A RARE CAUSE OF CHRONIC RHINOSINUSITIS: ECTOPIC THIRD MOLAR TOOTH AND DENTIGEROUS CYST Rinoloji Başvuru: 07.06.2015 Kabul: 24.08.2015

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

Mental Foramenin Lokalizasyonun Radyografik Olarak Değerlendirilmesi

Mental Foramenin Lokalizasyonun Radyografik Olarak Değerlendirilmesi Cumhuriyet Dental Journal 13(2) (2010) Mental Foramenin Lokalizasyonun Radyografik Olarak Değerlendirilmesi Radiographic Evaluation Location Of The Mental Foramen Şeref Ezirganlı a, DDS, Koray Özer a,

Detaylı

ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a

ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a patient with facioscapulohumeral muscular dystrophy: A clinical

Detaylı

29 Ekim 2015, Perşembe

29 Ekim 2015, Perşembe 1 TÜRKÇE KONUŞULAN ÜLKELER KONGRESİ KONUK ÜLKE; KAZAKİSTAN 08:00-09:15 AÇILIŞ 08:00-08:12 Neden Türkçe? MN Doral(Tr) 08:12-08:24 Türkçesi konuşulan ülkeler Ö. Aydıngöz(Tr) 08:24-08:36 Birlikteliğimiz V.

Detaylı

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Dr. Levent Vahdettin Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Ortodontik tedavilerin başlıca hedeflerinden biri de yüz estetiği ve güzelliğini sağlayıp, geliştirmektir. Yüz profilindeki değişiklikler,

Detaylı

ADENOİD KİSTİK KARSİNOMA (OLGU BİLDİRİMİ) ÖZET

ADENOİD KİSTİK KARSİNOMA (OLGU BİLDİRİMİ) ÖZET G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt X, Sayı 1, Sayfa 211-218, 1993 ADENOİD KİSTİK KARSİNOMA (OLGU BİLDİRİMİ) Onur İÇTEN*, Funda TUĞCU**, Asriye MOCAN*** ÖZET Adenoid kistik karsinoma lokal rekürrenslerin sıklığı,

Detaylı