Bilimsel Araştırmada Tanımlamayla Gelen Öznel Çerçeve ve Bilimin Egemen İletişim. İrfan Erdoğan

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bilimsel Araştırmada Tanımlamayla Gelen Öznel Çerçeve ve Bilimin Egemen İletişim. İrfan Erdoğan"

Transkript

1 Bilimsel Araştırmada Tanımlamayla Gelen Öznel Çerçeve ve Bilimin Egemen İletişim İrfan Erdoğan Özet Bu inceleme akademik araştırmalarda sorun belirlemeyle başlayan süreçte tanımlama sorunsalını ele aldı ve tanımlamayla gelen nesnelleştirmeleri ve sonuçları eleştirel bir bakış açısından değerlendirdi. Temel amaç, konuyu irdelerken üzerinde durulması gereken sorunları ortaya koymak ve sosyal bilimlerdeki egemen yönelimin soruşturulmasına katkıda bulunmaktır. Giriş Soruşturulmayan hayat yaşamaya değmez diyor Plato. 1 Ben de haklısın ama, evindeki köleden hizmet beklerken, köleliği soruşturmanın anlamını hiç soruşturdun mu? diyorum. Plato da hizmetçisi de ölmüş çoktan. Şimdi yaşayan egemenlik ücretli\maaşlı köleliği soruşturarak postmodern durumdaki postmodern özgürlüklerden bahsetmektedir. Akademik alanın en önemli sorunlarından biri de sosyal bilimlerdeki incelemelerde sorun tanımıyla başlayan ve onu takip eden süreçlerdeki nesnelleştirilmiş öznelliktir. Tanımlama bilimsel girişimin kuruluş ve uygulamadaki hareket taşıdır. Niteliksel incelemede sistematik ve tutarlı bir şekilde yapılan kuramsal tanımlamalarla ve pozitivist-amprisizmde ise işlevsel tanımlamayla sürdürülen süreçte bilimsel bir nesnelliğin kurulduğu ve bilimsel bir nesnelliğe ulaşıldığı anlatılır. Bu nesnellik içine, aynı zamanda, bilimsel yansızlık/tarafsızlık (neutrality) ve ideolojiden arınmışlık da yerleştirilir. Böylece sosyal bilimlerde inceleme faaliyetlerinde belli bir yaklaşım tarzı 1 Bizde neden Plato'ya Platon denildiğini anlamış değilim.

2 geçerli kılınır. Araştırma girişiminde bulunan akademisyenlerin bazıları farkında olmaksızın ve bazıları ise bilinçli olarak seçimlerini bu doğrultuda yaparlar. Ne zaman bir araştırma yapma gerekliyse, araştırmacı inceleme yapma sürecine başladığında, daima önce sorun tanımlaması ve kuramsal gerekçe sunumuyla yüz yüze gelir. İncelemede kuramsal gerekçeler ve kavram tanımıyla bir doğrunun çerçevesi belirlenmez. Sorun doğruluk veya yanlışlık değil, tanımlamayla gelen bir yapının anlaşılması ve irdelenmesidir. Hem bu nedenle hem de araştırma tasarımı sürecinin gereği olarak, tanımlamanın yapılması bir bitişi anlatmaz; aksine kuram kurmak veya test etmek ve inceleme yapmak için tanımlama vazgeçilmez bir gerekliliktir. 2 Bu inceleme sorun tanımıyla başlayan süreçte tanımlama konusuna eğilecek ve tanımlamayla gelen nesnelleştirmeleri eleştirel bir bakış açısından değerlendirecektir. Bu amaçla, önce bilimin nesnelliği, kuram ve yöntem sorunları özlüce tartışılacaktır. Ardından tanımlamanın ima edilen anlamları ve bu anlamlardaki doğruluk iddiası ve tanımlamanın kuramla ve ideolojiyle, egemenlik ve mücadeleyle olan bağları üzerinde durulacaktır. Tanımlarda, açıklamalarda ve değerlendirmelerde iletişim ve iletişim bilimleri alanı örnek olarak kullanılacaktır. İncelemenin amacı, konuyu eleştirel bir açıdan irdelerken, doğru cevaplar sunmak yerine, üzerinde düşünülmesi gereken önemli sorular ortaya atmak ve bu sorulardan geçerek okuyucunun belleğinde inceleme gerekliliği düşüncesini uyandırmak, böylece sosyal bilimlerdeki egemen yönelimin soruşturulmasına katkıda bulunmaktır. Bu amaçla, bilimin nesnelliği, kuram ve yöntem sorunları özlüce tartışıldı; tanımlamanın anlamları ve bu anlamlardaki doğruluk iddiası ve tanımlamanın kuramla ve ideolojiyle, egemenlik ve mücadeleyle olan bağları üzerinde duruldu. Tanımlarda, açıklamalarda ve değerlendirmelerde iletişim ve iletişim bilimleri alanı örnek olarak kullandı. Bu bağlamda bilimde nesnellik; kuram ve tanım bağı; tanımın inceleme süreçleri, sonuç ve önerilerle ilişkisi irdelendi. Gönderici, mesaj, alıcı ve etki; denge arayan sistem ve sisteme adaptasyon; ortak referans çerçevelerinden geçen paylaşma; ortak semboller ile betimlenen iletişim tanımları üzerine eğilindi. Tanım, sorun ve çözüm 2 Gereklilik kavramını kullandım, araç kavramını kullanmadım, çünkü aklımdaki doğru kelime means sözcüğüdür ve bunun da anlamı araç değil, yol kavramına benzer bir anlamdır.

3 bağında iletişim çökmesi, mesajı yanlış anlama, kamu iletişiminin beceriksizliği, bireysel tutumlar, etki, çatışma ve barış, teknolojik aracın globalleştiren güç olması ele alındı. Sosyal bilimlerde egemen araştırmalardaki tanımlamaların kuramla, ideolojiyle ve öznel amaç ve çıkarlarla bağıntılı olduğunu tartışan bu inceleme niteliksel kuramsal bir karaktere sahiptir. İncelemeye örnek olarak seçilen tanımlamalar iletişimde hem öğretim üyelerinin hem de öğrencilerin bildiği, dolayısıyla kaynak bile göstermeye gerek olmayan, egemen tanımlamalardır. İncelemenin kuramsal yaklaşımına göre, oldukça idealleştirilmiş tanımlamadan ve nesnellik iddialarından geçerek, bilimin nihai amacının yönetim amaçlı değişim ve süreklilik sağlamak için kontrol etme olduğu gerçeği gizlenir. Bilim, aslında, üretim biçimleri ve ilişkileri içinde önemli bir egemenlik ve mücadele alanıdır. Bilim ve araştırma: Amaç tanımı Bilim, kapitalist üretim ilişkilerinde hem "ekmek parasını kazanma" çabasında olan maaşlı/ücretli köle durumundaki insanların örgütlü egemenlikteki faaliyet alanıdır, hem belli güçlerin egemenliklerini korumak için araştırma ve geliştirme etkinliklerini doğrudan yönettikleri ve/veya üniversite çevrelerine yaptıkları "yardım ve teşviklerle" yönlendirdikleri bir alandır. Bilimin amacı, karmaşık ve zengin anlatımlarla daima herkes, bütün insanlık için diye tanımlanır. Bütün insanlık için olan bilim, gelişmek ve ilerlemek için tutarlı ve sistemli tanımlamalar yapar, ilişkiler ve nedensellik bağları bulur, öngörür ve açıklamalar getirir. 3 Bu oldukça asil tanımlamadan geçerek, bilimin nihai amacının arzu edilen yönde değişim ve süreklilik sağlamak için kontrol etme olduğu gizlenir veya ikinci plana itilir. Kontrol amacı gizlenmediğinde ise, bilimle aranan kontrolün gene insanlık, uygarlık, gelişme ve ilerleme amaçlı olduğu belirtilir. Elbette, bu yolla bilimin kim ve ne için olduğu evrenselleştirilir. 4 3 Bu tür tanımlama eleştirel yaklaşımda olmayan herhangi bir metot veya pazarlama kitabında rastlanır. Örneğin: Cozby (1993). 4 AIDS hastalığıyla ilgili araştırma için devlet teşvikleri yoluyla kamunun zenginlikleri özele aktarılır; AIDS le ilgili bulunan ve fahiş fiyatla satılan ilaç özel sektörün mülkiyetinde olur ve ancak parayı verebilen faydalanabilir.

4 Aslında bilim egemenlik ve mücadele ilişkilerinin önemli bir parçasıdır. Egemenliğin sürdürüldüğü ve mücadelelerin verildiği bir alandır. Bilim çok ender olarak insanlar arasındaki ortaklaşa paylaşmayla ilişkilidir; çünkü, sosyal ilişkilerde mülkiyet yapılarından ve ilişkilerinden geçerek diğer insanların ve doğanın üzerinde kurulan ve sürdürülen kontrolün parçasıdır. Bilimin siyasetten ve ekonomiden bağımsız olduğu iddialarının aksine, bilim BİZ için ONLAR üzerinde kontrol amaçlı olarak kullanılır. Dolayısıyla, 2000 yılının enformasyon çağında bilgi ve enformasyon bolluğu iddiası kontrol edilen ve düzenlenen bilgi üretimi, kullanımı ve akışı gerçeğinde anlamını büyük ölçüde yitirir. Bilimsel bilgi herkesin elde etmesine (ulaşımına) açık değildir; değerli bir sermayedir ve onu kullanmak isteyen herkes veya her bilim adamına açık değildir. İnsanın örgütlü tarihinde bilim daima egemen güçlerin denetleyici egemenliği altında olmuştur. Dolayısıyla, bilimde ne için bilgi sorusuna en özlü cevap var olandan daha iyi kontrol edebilmektir. Bilimin kimin için olduğuna yanıtı bilimsel üretim araçlarına gereksinim duyan ve bu araçlara ulaşabilen, sahip olan veya onları kontrol edenler üzerinde durarak aramak gerekir. Fakat 2000 yılının bilinç yönetiminden geçerek sahte gerçekler ve imajlarla yönetilen dünyada, örneğin örgüt iletişiminde, örgütler baskı ve sömürü aracı değil, toplam kaliteden, duyarlılık eğitiminden, katılımcı yönetimden, halkla ilişkiler etkinliklerinden, reklamlardan, promosyonlardan ve tanıtımlardan geçerek halka veya müşteriye hizmet verme çabasıyla didinen ve sosyal sorumlulukla yanıp tutuşan etkilenmiş yapılar olarak sunulur. 5 Bilimsel üretim araçlarına sahip olanlar veya örgütlü egemenlikten geçerek kontrol eden bir azınlık bilimsel incelemenin yönünü ve hatta içeriğini büyük ölçüde belirler. İnsanların büyük çoğunluğu bilimsel üretimin alıcı\tüketici\kullanıcı ucundadırlar; bilimin bitmiş ürününü kullanırlar. Bu ürünleri kullanmak da hakkaniyet ölçülerine göre dağıtılmamıştır: Kullanımı belirleyen kullananların ekonomik konumudur (sınıfsal yapı). 5 Benden istenen araştırma ve konuşmaların bazılarında, amacın ne olduğunu sorduğumda, istenenin imajlarla, güler yüzlü kibar hunharlıkla ve yaratılan sahte bizliklerden geçerek sağlanan katılma arayışı olduğunu gördüm. Halkı, müşteriyi ve çalışanları zevkle, arzuyla, severek, isteyerek kendi sömürülerine katma Özel teşebbüs alanı dururken kamusal alana bütün dikkatlerin çevrilmesinin amacı kamusal alanı öğrenerek daha iyi hizmet mi yoksa daha iyi kontrol mekanizmaları mı kurmak?

5 Bilim (örneğin tıp bilimi) bireyleri toplumdaki gerçek veya potansiyel güçlerine göre farklı olarak muamele eder. Bilimsel araştırma herkes için değildir; fakat herkesin parçası olduğu her şeyi yönetmek amacı nedeniyle herkesi ilgilendirir. Herkesin faydasına da değildir: Fayda, üretim araçlarına sahipler ve yatırımı yapanlar içindir. Kırıntılar üzerine mücadele fayda ve faydayı paylaşmada özgürlük ve fırsat eşitliği imajı verir. Bilgi özgür gezen gezgin değil, mülkiyettir ve, dolayısıyla, pazar değeri olan emtiadır. Alınıp satılır. Sıralarda oturan öğrenciler ve kürsüdeki öğretmen, okulun sınıfı ve düzenlenişi, bunun en belirgin örneğidir. Egemen bilim faaliyetlerinin altında, gerçekte, bir teknolojik ve bu teknolojik yapıyı meşrulaştıran ideolojik egemenliğin, bu egemenliğin sağladığı çıkarlar düzeninin korunması ve gelişmesi çabası yatar. Bugün gelişmiş ülkelerde özelleştirme ve yasal kuralları kaldırma (deragulation) gündemdeyse ve egemenlik kazanmışsa; bu, kamu sisteminin ve destekleyenlerin siyasal ve ekonomik pazardaki görece egemenliğinin oldukça zayıfladığına, egemenliği özel teşebbüse devretmek zorunda bırakıldıklarına işaret eder. Nesnel gerçeklerin, doğruluğun, yanlışlığın, haksızlığın farkına varılmasını ve bu nedenle en doğruyu seçmeyi anlatmaz; özel teşebbüsün, ekonomik ve ideolojik bir gücü kendi kontrolü altına almasını anlatır. Güç ilişkileriyle egemenliği belirlenen ve sürdürülen ve ideolojik pratiklerle nesnelleştirilen öznel çıkarlar, toplumda doğruyu tanımlar ve kurumlaştırır. Yani, doğruyu ve haklıyı saptayan nesnel kıstaslar değil, belli güçlerin nesnelleştirilmiş öznel çıkarının ölçekleridir. Bunun yansımalarını bilimsel yaklaşımlarda görürüz. Bilimin tanımı: Nesnellik Egemen akademik söyleme göre, bilim nesneldir, mantıksaldır ve sistematiktir. Bilimin nesnelliği bilimin bulgularının uzman olan herkes tarafından, göz önünde, gizli olmadan, test edilebilirliliği anlamında kullanılır. Bilimin öznel görüşlerin değil, nesnel bulguların ifadesi olduğunu anlatır. Bilimin mantıksallığı, bilimin kabul edilmiş nedensellik kaideleri tarafından yapıldığı anlamındadır. Bilimin nesnelliğini belirleyen mantıksallık, bilimin belli kuralsal süreçlere dayanması ve bu süreçlerle test edilen fenomenin herkese açık bir şekilde bilen kişiler tarafından test edilerek bulguların, hipotezleri ve teorinin geçerliliğinin saptanmasıyla ilgilidir. Nesnellik mantıksallığın kabul edilen kaidelerinden geçerek elde edilir. Mantıksallık ise tanımlama kaideleri,

6 tümdengelim ve tümevarımla sonuç çıkarma ve olasılık teorisine dayanır. Böylece, bilim tutarsızlığı ortadan kaldırmaya yönelik sistemli yaklaşım tarzını getirir. Bilimsel yöntem tutarsızlıkları gidermeye çaredir. Bilimsel metodun, diğerlerinden farkı, bir soruya veya soruna yaklaşımda belli sistematik süreçlerden geçerek nesnellik veya nesnelliğe yakınlık kazanmaya çalışmasıdır. Yukarıdaki gerekçelerden de hareket ederek, sosyal bilimlerle uğraşanların önemli bir bölümü kendini toplumdan bağımsız gözlemci olarak sunar ya da öyle sanır. Bu yolla sorunsal tanımlamalar, kavramsal tanımlamalar, bu tanımlamaların çıkıp geldiği kuramsal yapıya veya bu tanımlamalarla kurulan kuramsal bir çerçeveye bağlı olan bilimsel açıklamaları nesnelleştirirler. Bu bilimsel açıklamaların bir grubu da, örneğin, iletişim kavramıyla gelen ve günümüzde oldukça abartılan, bireyin kendi kendiyle iletişimi gibi mikro seviyelerden, enformasyon teknolojilerinin akıl almaz globalleştirme ve demokratikleştirme etkileri gibi makro seviyelere kadar olan yapılar ve ilişkiler üzerine olmaktadır. Elbette, burada akla gelen ilk ve en önemli soru şudur: Tanımlamalar, bu tanımlamaların bağlı olduğu kuramsal yapılar ve dolayısıyla bilim evrensel gerçekleri, süreçleri ve doğal yasaları mı anlatıyor? Nesnel mi? Bir diğer deyişle, bilim siyasal ve ekonomik amaçlardan bağımsız mıdır? Amacı sadece "bilmek" olan bilim, bilme girişiminde başından sonuna kadar nesnel ölçekler kullanıyor, nesnel olarak herkes için nesnel açıklamalar ve öneriler mi getiriyor? Orta çağlarda feodalizmin egemenliğindeki bilimsel gerçeğe göre dünya düzdü; aydınlar bu düzlük varsayımına destek olan bilimsel açıklamalar getiriyor, böylece midesini rahatça doldurma koşulunu kullanıyor ve alkış topluyordu. Karşı gelenler veya aksini iddia edenler teolojik meşrulaştırmalara dayanan feodal mekanizmalarla yola getiriliyordu. Günümüzde ise sermaye tarafından top gibi oynanan dünya yuvarlaktır; düz diyen ciddiye bile alınmıyor ve ısrar ederse deli gözüyle bakılıyor; daha ısrar ederse (örneğin Teolojik düzeni kurmak için örgütlenir ve güç kullanmaya başlarsa) özgür ifadenin egemen olduğu ve fırsat eşitliğiyle zenginleştirilmiş 2000 yılının modern toplumlarında demokrasiyi koruma adına meşrulaştırılmış bir şekilde başları eziliyor yılındaki bilimsel girişimlerle, "Amazon ormanlarına en kısa yoldan nasıl televizyon götürerek ilkel kavimleri kalkındırırız" diye bilimsel araştırma yapan ve önerilerle gelenler ödüllendirilirken, "belli bir egemen azınlığın çıkarı uğruna dünya tahrip ve talan ediliyor; Amazon u kalkındırma bahanesiyle beyin yıkayanlar aslında kendilerini kalkındırıyor" diye sonuç çıkaranlar ise gelişmişlerde ekonomik bakımdan ve gelişmekte

7 olanlarda ise hapse tıkılarak veya faili meçhul ölümle cezalandırılıyor. Daha acıklısı, iletişimin yüzde sekseni vücut dilidir diye yarım saat bunu sözle anlatanları, bu yarım saatlik sözlü iletişimi dinleyenlerin arasından bir kişinin bile çıkıp hocam, yarım saattir konuşuyorsunuz ve bu iletişimin yüzde seksini nasıl oluyor da vücut dili oluyor? diye sormanın akla gelmemesi nesnellik nedeniyle mi? Aklına gelen varsa nesnelliğe karşı gelmemek için mi susuyor veya söz verilmeyerek mi susturuluyor? 6 Sosyal bilimlerde nesnellik genellikle akademik camiada çoğunluk tarafından benimsenen egemen bir yönelimin tanımladığı öznelliktir. Buna genelleştirilmiş öznellik diyebiliriz. Her gün gündemi düzenleyen egemen ilişkilerin ve mücadelenin önemli bir parçası olan bilimdeki genelleştirilmiş öznellik nesnellik değildir; bilimsel ilişkiler içinde öznelliğin, örneğin, araştırmacılar arasında egemen olarak belirlenmiş, mekaniksel ve standartlaşmış kurallar içinde karşılıklı desteklenerek, sürdürülerek gelen ilişkilerin nesnel olarak benimsenmesidir. Genelleştirmeyi yapan çoğunluk, ne halk ne de evrensel doğrular peşinde canla başla koşan bilim adamlarıdır. Bilimi ve bilim adamını 7 biçimlendiren, yönlendiren, besleyen ve yöneten egemen siyasal, ekonomik ve kültürel örgütlü yapılardır. Genelleştirilmiş öznellik, belli bir zamanda ve belli koşullar altında bilimdeki egemenlik ve mücadeleyi yansıtan dinamik durumun gerçeğidir. Bu gerçek, Orta Çağ'da, kilise ve kilise tarafından kontrol edilen aydınların egemenliğinde nesnelleştirildi. Bugün ise, bu gerçeği belirleyen kapitalizmin üretim yapısı ve ilişkileridir. Kapitalist bilimin araştırma, değerlendirme, sonuç ve kullanımdaki nesnelliği, sermayenin gereksinmelerinin ifadeleridir. Bu nesnelleştirme, özellikle 1980 lerin başından beri egemenlik kazanan, kuram tartışması yapmayan veya araştırmasında kurama yer vermeyen, modern iletişim teknolojisine ve global teknolojilere sorgusuzca kurtarıcı olarak sarılan, amacı araca göre ayarlayan "gerçek görünen sahte bilimsel" (pseudo-scientific) incelemelerle, örneğin turizm, pazarlama, işletme, reklamcılık, halkla ilişkiler alanlarında yapılan ve 6 İletişimin mesaj alışverişinin, mesajı anlama ve anlamama, etkili mesaj sunumunun 10 kuralı, vücut diliyle iletişimde başarının anahtarını satmanın çok ötesinde bir şey olduğunu anlamak için de bu sorular üzerinde düşünmek gerekir. Ayrıca iletişimin ne olduğunu öğrenmek zahmetinde bulunmak isteyenler benim web sayfamdan işe başlayabilirler. 7 Adam kavramı her iki cinside içeren insan anlamına kullanıldı.

8 özellikle applied research ve survey-research kapsamına giren incelemeleri de içine aldı. Örneğin belli tanımlamalarla çerçevelenen iletişim konusuna yaklaşımda, egemen bilimdeki bu inter-subjektiflik nedeniyle, "hangi örgütlü kim, hangi kimi, ne yolla, ne şekillerde ve nasıl sömürüyor" sorusu yok edilmiş ve "kim, kimi, hangi kanalla, neyi ne etkiyle söylüyor" yapılmıştır. Bu sorular post-modern iletişimde, alıcı teorilerindeki (reception theories) alıcı bireyler ve geleneksel kimlikler, modern kanala, iletişimciye, metotlara ve teknolojiye nasıl direniyor? olarak yeniden biçimlendirilmiştir. Benzer şekilde, iletişimi belli profesyonel çıkarlar çerçevesinde anlamlandırmayla getirilen tanımlamalarda, örneğin ortak şifreleri marjinal olmasına, yani dil olmamasına, rağmen cehaletin bilgiçlik taslamasından geçerek belli profesyonel çıkarlar için vücut dilinin iletişimde % 60 gibi bir yer aldığı sonuçları anlatılıyor. Elbette, bu gibi sonuçlara bağlı olarak özel vücut dili dersleri, iletişim terapileri, seminerleri ve eğitimleri verilerek bir çıkar alanı ve yapısı kendini sürdürmektedir. İnter-subjektiflikle desteklenerek, iletişim, iletişim teknolojisi, iletişim ilişkileri ve yapıları egemen özel teşebbüs çıkar faaliyetlerini ve kamu kurumlarının faaliyetlerini destekleme, meşrulaştırma ve geliştirme amaçları içine indirgenmiş ve eritilmiştir. Bilimde kuram ve tanım bağı Toplulukta yaşayan insan, sadece kendi varlığının neden ve amacını değil, aynı zamanda yaşadığı grubun, toplumun ve dünyanın varlık nedenini ve amacını düşünür; ve kendince bazı cevaplarla gelir; günlük yaşamdaki üretim ilişkileriyle bu neden ve amaçların devamı ve\veya değiştirilmesine katkıda bulunur. Bu düşünce ve cevapların profesyoneller tarafından sistemli ve tutarlı bir biçimde açıklanması, en geniş anlamıyla, teori olarak nitelenir. Teoriler açıklamaya çalıştıkları ilişkiler dünyasına belli biçimlerde bağlıdırlar. Bu bağ, açıkladığının evrenselleştirilip meşrulaştırılmasından eleştirel soruşturmasına kadar çeşitlilik gösterir: Her tür açıklamalar, açıkladıklarından bağımsız, açıkladıklarının üzerinde, ötesinde ve dışında değildirler. Açıklamalar, açıklananın dille anlatımıdır. Yunan kölelik sistemini evrensel doğa ile açıklayan o zamanın filozofları ve çağımızın bazı bilim adamlarıyla, bu doğallığın mülkiyet ilişkilerinin yapay dünyasının yapay bir gerçeği olduğunu belirten bilim adamlarının arasında epey fark bulunmaktadır. Bu fark bizi bilimin tarafsızlığı ve taraflılığı, bilimin nesnelliği ve ideolojisi, egemenlik ve

9 mücadele, tarihin nasıl ve kimler tarafından yazıldığı konularına ve bunlar arasındaki bağların üzerinde soruşturma gereğine götürür. Bilimsel tanımlamalar, kuramsal varsayımlara bağlı olarak gelen hipotez şekillendirme ve test etme, bu inter-subjektiflikte en saptayıcı ön girişimlerden biridir. Her tanım belli değer yargılarına, bu değer yargılarının geldiği belli fikirler toplamının oluşturduğu bir ideolojiye, ve bu ideolojinin çerçevelediği veya etkilediği belli bir bilimsel kurama bağlıdır. Diğer bir deyimle, tanım belli bir bilimsel kuramın ve bu kuramın ideolojisinin bir ifadesidir. Sorun sadece basit bir tanımlamanın ötesindedir. Sorun, tanımlamanın dayandığı kuramsal çerçeve ve tanımlamanın beraberinde getirdiği belli düşünce tarzı ve bu tarzın belirlediği bilimsel ve sosyal politika, soruna ve sorun çözümüne yaklaşım biçimi, ve bunların insanın bugününe ve geleceğine etkisi sorunudur. Kuramdan hareket ederek tanımla olan bağ özlüce şu şekilde kurulabilir: Tek bir bilimsel kuram yoktur ve her kuramın çerçevesi içinde çeşitli pozisyonlar vardır. Bunlara bağlı olarak, ele alınan herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili tanımlamalarda, üzerinde anlaşılan tek bir tanım yerine birbirine paralel, birbirini tamamlayıcı, birbirine kuramsal bakımdan benzeyen veya birbiriyle rekabet içinde egemenlik mücadelesi veren tanımlamalar vardır. Kavram tanımından hareketle ise bağ şöyle inşa edilebilir: Pozitivist anlamda bilimsel incelemenin ilk adımları bir sorunu seçmek, tanımlamalar yapmak, hipotez şekillendirmek ve test metotlarının belirlenmesi safhasını içerir. Bu safha genelleştirilmiş/karşılıklı öznellikte (intersubjectivity) en saptayıcı ön girişimlerden biridir. Her tanım belli değer yargılarına, bu değer yargılarının geldiği belli fikirler toplamının oluşturduğu bir ideolojiye ve bu ideolojinin çerçevelediği veya etkilediği belli bir bilimsel kurama bağlıdır. Diğer bir deyişle tanım, belli bir bilimsel kuramın ve bu kuramın ideolojisinin bir ifadesidir. Örneğin, modernleşme kuramının "kalkınma, geleneksel ve modern toplum" tanımları bunun en açık örneğidir. (Örneğin Weber'in ideal tipinin modern/ileri/gelişmiş ve Türkiye'deki kültürün geleneksel ve geri olarak tasarlanması gibi.) Tanımın inceleme süreçleri, sonuç ve önerilerle bağı

10 Kavram çıkarma incelemenin odaklandığı bir fikrin derinlemesine tanımını içerir. Kavramlar, iki veya çok kavram arasındaki ilişkiyi tanımlama veya tahmin etmek için kullanılan kuramlar ve modeller yaratmada inşa taşlarıdır. (Chaffee, 1992). Günümüzde çok az araştırmacı kuramlar ve modeller yaratma amaçlı incelemeye girmektedir. 8 Çoğunlukla, akademik araştırmaların önde gelen amacı var olan kuramsal yaklaşımların varsayımlarından hareket ederek incelemeler yapmak olmaktadır. Tanım ile birlikte, o tanıma bağlı olarak, o tanımın sınırladığı sorun çözme yaklaşımları (sorun tespiti, hipotez formüle etme, açık ve kapalı uçlu sorular hazırlama, alan ve laboratuar testleri kurma, araç kullanım biçimini belirleme, daha önce yapılmış incelemeler ile yapıtları bulma ve okuma) gelir. Bu safha incelemenin, tanımayla gelen öznel çerçeve içinde, mekaniksel çözümlerle ve belli kaideler ve basamaklarla elde edilen en objektif safhasıdır. Nesnelleştirilmiş öznelliğin en "bilimsel" yanı burada gizlidir. Örneğin istatistiksel ön ölçmeler ve sonradan ölçmeler, hakemler kullanarak test etmelerle sağlanan bir ölçeğin geçerlilik ve güvenirliliği, objektiflikten çok "çoğunluğun fikir birliğine dayanan öznelliktir. Bu nedenle, güvenirliliği ve geçerliliği tespit edilmiş standart testler objektiflikten çok kültür bağımlı ideolojik çerçeveleme karakterini taşır. Kuramsal gerekçelerden geçerek gelen ve tanımla belirlenen çerçeve, hipotez testi süreçleri sonucunda, bazı istisnalar dışında yokluk hipotezinin reddiyle desteklenir. Bu desteklemeyle birlikte, örneğin hava ve su kirliliğinin varlığı kanıtlanır ve çözüm olarak eğitim, baca filtresi ve su arıtma tesisleri önerilir. Eğer kuramsal çerçeve ve tanımlamalar endüstriyel yapılardaki iş yapış tarzıyla (iş kültürünün; daha doğrusu teknolojik üretim biçiminin) çevre ve insan sağlığı arasında bir nedensellik bağı varsayımıyla gelirse ve bu varsayım inceleme sonucu yanıt bulursa, çözüm, doğal olarak bu nedensellikteki nedeni, yani üretim biçimini, iş yapış şeklini, var olan sonucu yaratmayacak şekilde değiştirilmesi önerisi olur. Egemen kuramsal yaklaşımları ve ölçekleri kullanan araştırmacı, istemese bile, toplumdaki teknolojik üretim ilişkileri düzenini doğru olarak kabul eder. İletişim sorunları, bu "doğrunun" uygulanması sırasında çıkan alt sistem (örneğin kamu yönetiminin iletişim ve eğitim politikasındaki) veya daha alt sistemlerdeki (örneğin bireylerin tutum ve davranışlarındaki) "arazlar, engeller, yetersizlikler, uyumsuzluklar, düzensizlikler" olarak nitelenir. Bu da, ancak bu "doğru düzenin" ilgili parçalarının 8 Ayrıca, kuram ve model hakkında bilgisi olmayan veya bilgi vermeyen, kuramı ve modeli sunmayan araştırmalar oldukça yaygındır.

11 düzeltilmesi yolundaki girişimlerle çözümlenebilir. Bu girişimlerle egemen sistem hem kendi dengesini sağlar, hem de girişimler sonucu iletişim okulları, araştırma firmaları, ilgili teknolojiler tarafından geliştirilen yeni bulgular, devrimler, süreçler, metotlar sayesinde büyür, kendi bütünlüğü içinde farklılaşır, çeşitlenir ve mükemmelleşir. Bu yorum klasik denge kuramının bu alandaki yansımasıdır. Tanım ve sorun: Sonucu bağımsız değişken olarak ele alma Günümüzde egemen olan pozitivist bilimde, toplumdaki üretim biçimlerinin sonuçları bağımsız değişken olarak ele alınır ve bu sorunlara çare arama yoluna gidilir. Sonuçların bağımsız değişken olarak alınması, bilimsel yaklaşımda toplumsal güç ilişkilerinin getirdiği ideolojik kör nokta olarak nitelenebilir. Ara nedeni veya sonucu bağımsız değişken olarak almak, eğer bilinçli olarak yapılıyorsa, bilimde kasıtlı taraflılıktır; eğer bilinçsiz olarak yapılıyorsa, çare bulamama çıkmazına düşen ve sonunda ne yapacağını bilemeyerek halkı, köylüyü eğitimsizlik ve bilinçsizlikle suçlayan ve çözümü kitlelerin eğitiminde arayan bilimsel ilkelliği ifade eder. Kişinin toplumda tuttuğu yer o kişinin eğitimi düşük olduğu veya kültürsüz olduğundan değildir. Eğitimsiz olduğu için orada değildir. Oradan olduğu için eğitimsizdir: Eğitimsizlik orada oluşuyla gelir. Her pozisyonun kalıplaştırdığı sınıfsal tipler vardır. Bu tipleri yapan da eğitim değildir, tipin geldiği sosyal çevredir. Eğitim seviyesi de bu tipin paketiyle birlikte gelir. Eğitim, tipi tayin eden faktör değildir, tipin tanımlayıcıları arasından bir tanesidir. Bu nedenle örneğin çevre kirlenmesiyle ilgili sorunu cahil halkta bulan ve çözümü de halkın eğitimiyle ilişkilendiren yaklaşımla kurulan nedensellik bağı sahte-ilişkiye (spurious relationship) bir örnektir. Ekonomistlerin ve sosyologların istatistik testlerle, eğitim ile toplumda kişinin tuttuğu yer arasında buldukları "pozitif" ilişki de bu türdür. Nedensellik ilişkisi kurma sürecinde, sonucu ortaya çıkartan oluşum kaynağının tespiti yapılır ve bu pozisyonlandırma üretim biçimine kaydırılırsa, o zaman, çözümlerde de yeni yerleştirmeler ortaya çıkar. Sonuçta, egemen güç ilişkileri yapısı içinde gerçekleşme olasılığı az olsa bile, bilimsel ilkellik ötesine geçilerek; hiç değilse, bilimsel bakımdan çok daha anlamlı çözüm yolu alternatifleri oluşturulur. Çaresizliğin nedenlerini, soyulan doğaya ve köylüye veya tüketiciye yüklemek ve yeni çaresizlikler getiren "eğitmek gerek" ideolojik kandırmacası yerine; egemen üretim biçimi, teknolojisi ve ilişkilerinin soruşturulması ve değiştirilmesi yönüne kayılırsa, en azından bilimin,

12 bilinçli veya bilinçsiz olarak, sermayenin hizmetinde olmadığını gösteren bir adım atılmış olunur. İletişim tanımı I: Gönderici, mesaj, alıcı ve etki En popüler tanımına göre, iletişim bir göndericinin alıcıya belli bir etki arayan mesaj göndermesi faaliyetidir. Bu tanım bir başlangıcı ve bitişi olan çizgisel bir süreç yoluyla iletişimi anlamlandırmaktadır. İletişim incelemeleri bu tanımlamayla büyük çoğunlukla mesajın hazırlanması, sunumu ve etkisi üzerinde durmuşlar; alıcının kaynağa güveni ve mesaja tepkisini incelemişler; alıcının tutumları, algıları ve tercihlerine eğilmişlerdir. Dikkat edilirse, bu tür incelemeler gönderici denen güç yapısının amaçlarını gerçekleştirme ekseni etrafında toplanmaktadır. İletişime yaklaşım sadece "etki, mesaj düzenlemesi, izleyici anketi ve katılım ve davranış psikolojisi" ile açıklandığında, incelemeler bilimsel karakterden çok yönetimsel bir karakter alır. Bu da zorunlu olarak dikkatleri sadece çok sınırlı ve akademik olmayan amaçların gerçekleşmesi üzerine toplar. Araştırmalar ve geliştirmeler bu bağlam içinde olur. Popüler tanımlamalarla İletişim sadece "mesaj ve etki (fayda)" ile açıklandığında, toplumsal üretim süreci ve ilişkileri ya iletişim olgusunun veya sürecinin dışında bırakılır ya da üretim süreci ve ilişkileri meşru yapılar olarak ele alınır. Bu meşrulaştırılmış yapılar incelendiğinde inceleme konusu gene onların nasıl etkili, verimli, etkin, görevsel olarak çalışabilecekleri olur. 9 Yapıyı eleştiriler ise tekelleşme, hantallaşma, bürokratikleşme, durgunlaşma, verimsizleşme, katılımcı olmayan yönetim ve hiyerarşik iletişim, fordism, insan ilişkileri kuramı, insan kaynakları kuramı, esnek yönetim, etik, iç halkla ilişkiler gibi fonksiyonellik çerçevesinde döner. 10 Dikkatler mesaj alma ve anlamlandırma (tüketim) ve sonrası (etki) üzerine toplanır. İletişimde Amerika da ve aynı kuramsal yapıyla hareket eden yerlerde yapılan hem saha hem de laboratuar araştırmalarına bakıldığında, ilginin öncelikle mesaj alımı (tüketim) ve etki (sonuç) üzerinde olduğu görülür. 11 Mesaj alımında yaklaşımlardaki değişim doğrudan olduğu gibi alma ve anlamlandırma ve dolayısıyla mesajın hazırlanışındaki beceriye göre, 9 Bu bağlamda sosyolojide Structural functionalism yaklaşımına bkz. 10 Bunun için Amerikan kaynaklı herhangi bir örgüt yönetimi ve örgüt iletişimi kitabına bkz a kadar olan incelemelerin muhasebesi için bkz Klapper (1960) ve sonrası için en iyi kaynak Journalism Quarterly, Communication Research ve İletişim yıllıklarıdır. Türkçe kaynak olarak Alemdar ve Erdoğan (1998) ve D. McQuail in çevrilmiş kitapları (ne kadar doğru çevrildiği biraz şüpheli olabilir).

13 doğrudan etki sonucundan (hipodermik iğne modeli, transportation belt yaklaşımı, stimuli response teorisi), iki ve çok kademeli almaya doğru olmuştur. Etki konusu da dolaylı ve kademeliden, Kullanışlar ve Doyumlar yaklaşımıyla tüketicinin tercihine kaydırılmıştır. 12 Ardından, post-modern dünyada televizyonun önünde bağımsız ve özgür bir şekilde semiyotik çözümlemeler yapan global dünyanın serbest pazarının çoğulcu seçimleriyle ünlü yapılan izleyici getirildi: Bu özellikteki izleyici yoluyla göndericinin egemenliği ortadan kaldırıldı ve izleyici çoğulcu demokraside çoğul mesajlar arasından seçtikleriyle çoğulcu anlamlar veren sivil toplumun burjuva kamusal alanındaki özgür üyesi oldu. Etki konusu böylece, kendi zehrini veya balını kendi seçen izleyicinin aktif anlamlandırması çerçevesi içine çökertildi. Böylece, 1950 lerde Festinger ve benzerlerinin seçimsel algı, seçimsel kaçınma, seçimsel hatırlama, seçimsel izleme yaklaşımları 1990 larda, onların isimleri bahsedilmeden, semiyotikcilerin kullandığı ve sadece kendilerinin anladığı kavramlarla (efsaneleştirilen ve ruhanileştirilen laf ebeliğiyle) yeniden sunularak post-modern iletişim açıklamaları oldu. Cyberspace de başı dönmüş Chat yapan özgür insan (daha doğrusu, engellenmiş ve kontrollü alternatiflerle yönetilen ve bilgiçlik taslayan ahmaklaştırılmış özgür köle) sürekli çözümlemeler yaparak ya katılmakta ve etkiye ortak olmakta ya da karşıt anlamlar üreterek mücadele vermektedir. İletişim tanımı II: Denge arayan sistem ve sisteme adaptasyon 13 İletişimin hem mikro (psikoloji ve sosyal psikolojik) seviyedeki hem de makro (örneğin sosyolojik ve kültürel) seviyedeki tanımlamaları micro-biyolojiden gelen denge kuramına dayanmaktadır. Bu tanımlamaya göre, iletişim dengeyle ve dengeyi kurma ve aramayla ve de dengesizlikten kaçınan insanların, grubun veya toplumun bulundukları ortamda iletişim araçları ve semboller kullanarak interaction veya transaction da bulunmaları anlaşmalarıdır. İletişim çevresi (aile, grup, örgüt, cemaat veya toplum) structural functionalist sosyolojik kuramın veya bireyi veya grup dinamiğini açıklayan psikolojik denge temeline 12 Kullanışlar ve doyumlar kuramı için bkz: Erdogan, Alemdar (1998) ya da McQuailín çevrilmiş kuram kitabı. 13 Bu anlamda iletişime yaklaşım iletişim sosyolojisiyle ilgili açıklamalarda görülür. Örneğin, Klapper (1960), Halloran (1977), MCQuail (1972), Parsons (1960), Merton (1968), Alemdar ve Erdogan (1998: 13-77)

14 dayanan sosyal psikoloji yaklaşımlarının tanımladığı bir ortam olarak belirlenir. Bu ortamda iletişim sürekli denge arayışı ve dengeyle süreklilik ve gelişme sağlamaya çalışmayla ilişkilidir. Dengesizlik, uyumsuzluk, kaçış, kendini çekme, sosyal izolasyon, grev gibi tutum ve davranışlar iletişim çökmesi (communications breakdown) veya görevsel-olmayan geri besleme (dysfunctional feedback) olarak nitelenir. İletişim çökmesi veya fonksiyonel-olmayan geri besleme denge bozucudur ve hem makro seviyede hem de alt-yapılarda (çeşitli seviyelerdeki birey ve gruplardan oluşan altsistemlerde) rahatsız edicidir. Çözüm? Alt-sistemlerin kendilerini ayarlamasıdır. Ayarlayamazsa? Sistem ayarlar. Bu ayarlama işini, ana okulundan başlayan resmi eğitim kurumlarından polis işkenceleri ve hapishanelere kadar çeşitlenen birçok egemen örgutlenmeler yapar. Elbette, bu yaklaşımda oldukça fazla delikler var: Normali egemen yapı tanımlıyor; ayarlama gereği bu tanımlanmış normalden uzaklaşıldığı veya normale uyulmadığı zaman ortaya çıkıyor. Egemen yapı evrensel ve nesnel doğru olarak kabul ediliyor. İletişim çökmesi ve görevsizlik, kötü-görevli geri-besleme, bu egemen yapının amaç ve çıkarlarına göre belirleniyor. İletişim, mesaj gönderenin amacı ve aradığı etkiye göre çerçevelenip anlamlandırılıyor. İletişim tanımı III : Ortak referans çerçevelerinden geçen paylaşma Lasswell in kim kime ne etkiyle ne söyler formülüyle sunulan iletişim tanımı, Shannon ve Weaver in bir mesajı kodlayan bir göndericinin bir kanaldan geçerek bunu çözümleyen bir alıcıya göndermesi olarak tanımının sosyal bilimlere çevrilmiş şeklidir. N. Wiener geri besleme kavramını ekleyerek bu modeli zenginleştirdi. Schramm (1982) göndericiyle alıcı arasında ortak deneyimle iletişim olduğunu belirtti ve bunu da sosyal psikolojideki referans çerçevesi (frame of reference) kavramıyla ilişkilendirdi. Bu tanıma göre iletişim ortak referans noktaları üzerinde kurulabilir. Bunun olması için mesajın kodlanması alıcının referans çerçevesi içinde olması gerekir aksi taktirde iletişim olasılığı ortadan kalkar. Bu tanımlamada dikkat edilirse, iletişim ortak kodlar üzerinden geçerek sağlanmaktadır ve anlaşma gönderici ve alıcının referans çerçevelerindeki ortak alan derecesinde olmaktadır. Bu anlamda, iletişim paylaşma, ortaklaşma (=communico) olarak tanımlanır. W. Schramm, D. Lerner ve onların dünyaya yayılmış eski-öğrenci şimdi profesörlerinin, East-West Center'in, Journal of Broadcasting and Electronic

15 Media ve Journalism Quarterly nin söylediği paylaşma, "ortak referans çerçeveleri üzerinde mesaj gönderme veya mesaj alışverişi" olarak sunulur. Ortak referans çerçevesinin olması ancak çok özel koşullarda paylaşma anlamına gelebilir. Elbette iletişimde paylaşma öğesi vardır; fakat hangi iletişimde? Ne tür bir paylaşma? Paylaşmanın olması ilişkinin doğasına, dolayısıyla iletişimin tarzına bağlıdır. Diyalog tarzındaki bir iletişim, örneğin sevişme, paylaşma karakterindeki bir ilişkiyi anlatabilir. Bağdat halkının tepesine yağdırılan füzelerle yapılan iletişimde ortak olan ve paylaşılan ne? Ücretli-kölelik sisteminin iş yerinde mülk sahipleriyle çalışanlar arasındaki ortak referanslar ve paylaşılanlar nelerdir? Yaşam koşulları ücret politikalarıyla 14 tanımlananlarla tanımlayanlar arasındaki iletişim bir paylaşmayı mı yoksa bir boyun sundurma ve mücadele ilişkisini mi anlatır? Paylaşmada paylaşılan ne, kimler paylaşıyor, nasıl paylaşıyor ve paylar nasıl belirleniyor? Yukarıdaki tanımlamada, ortam\çevre iletişimin olduğu sosyal-yer olarak ele alınıyor ve ortak referans noktaları çerçevesi içine sıkıştırılıyor: İletişimin başarısı ki aslında gizlenen ve anlatılmayan çıkar\amaç gerçekleştirmenin başarısı ortak referans noktalarının örtüşme oranı içinde anlamlandırılıyor: Referans çerçeveleri ne kadar ortak olursa (yani benzer dil, kültür, alt-kültür, deneyim ortaklığı ne kadarsa), mesajı doğru anlama ve anlamlandırma o kadar fazla olur. Aslında, bu yaklaşımla söylenmeyen, fakat denmek istenen, mesajın etkisi alıcının onu anlaması, özümsemesi, ona katılması veya kendine mal etmesine bağlıdır. Bu tür iletişim tanımlaması ve bu tanımlamanın bağlı olduğu kuramsal çerçeve, bu çerçeveden hareket edilerek yapılan araştırma ve bulunan sonuçlar, nesnel gerçeklerin ve doğruluğun veya yanlışlığın ve haksızlığın farkına varılmasını ve bu nedenle en doğruyu seçmeyi anlatmaz. Egemen konumdaki göndericinin öznel amacının nesnelleştirilmesini anlatır. Böylece, güç ilişkileriyle egemenliği belirlenen ve sürdürülen, ve ideolojik pratiklerle nesnelleştirilen öznel çıkarlar, toplumda doğruyu tanımlar ve kurumlaştırır. Yani, doğruyu ve haklıyı saptayan nesnel kıstaslar değil, belli güçlerin nesnelleştirilmiş özel çıkarının ölçekleridir. Bunun belli yansımalarını bilimsel tanımlamalar ve yaklaşımlarda görürüz Her iki tarafında referansları emek ve ücretler üzerinde. Burada ortak olan ve bunun doğası ne? 15 Structural functionalist yaklaşım için T. parsons (1960); onun daha liberalleştirilmiş şekli için Merton (1960); İletişim kuramı içın Shannon ve Weaver in modeline ve Schramm, Lerner ve benzerlerinin yazılarına; Liberal çoğulcu yaklaşım için Blumler, Katz ve postmodern Fiske ye bakınız.

16 İletişim tanım IV: Ortak semboller "İletişim insanlar arasındaki gönderilen, değiş tokuş edilen, ortaklaşa kabul edilmiş, tanınmış semboller ve bunu kullananlar arasında ortak sahiplik şeklinde tutulandır" diye iletişim tanımlanır, böylece, iletişim tanımına dil ve kültür de katılır. 16 Bu tür tanımlar iletişimin örgütlü yapılarda ne ve nasıl olduğu ve gerçekleştirildiği ile ilgili açıklamalardır. Dil bilimi ve sosyal/kültürel antropoloji temelli bu tanımlamalar bir durumun analizini yaparlar ve bu durumu doğrudan veya dolaylı yollarla normalleştirirler, doğallaştırırlar. Böylece egemen bir yapıda kültür bağımlı tarihsel bir gerçek yaşamın gerçeği yapılarak tarihsizleştirilir, evrenselleştirilir ve meşrulaştırılır. Ortak kültür, deneyim ve semboller ilişkideki faaliyetin yürümesini gerçekleştirebilir. Fakat bu ilişkinin ve iletişimin ortak sembollerle ve kodlarla olması ortaklaşalığı, gönüllü etkinliğe girmeyi, aynı biçimde anlamlandırmayı ve sonuç çıkarmayı anlatmaz. Bu tanım ve açıklamalar bir yapının nasıl çalıştığıyla ilgili ipuçları vermekte oldukça faydalıdırlar. Fakat, örneğin baba ve çocuk, anne ve baba arasındaki "dayak iletişimi" kültürünü öyle olduğu ötesinde bir açıklama getirmez, bu nedenle yeterli değillerdir. Ortak sembollerin toplumsal bağ, çimento, zamk olduğu, globalleşen dünyada ortak sembollerin artmasıyla bu bağın küreselleştiği ve evrensel kültüre doğru hızlı bir gidişin müjdelendiği kültürler arası iletişim ve uluslararası iletişim tanımlamaları ve kuramları belli çevrelerde günümüzde oldukça rağbet görmektedir. Bu rağbet karşılıklı bağımlılık gibi tanımlamalarla beslenmektedir. Bu tür tanımlamalardan yola çıkılarak yapılan incelemeler sonucunda, örneğin Türkiye de Kaliforniya nın liberal değerlerinin, özel televizyonlardaki bazı programlardaki sunucular ve iletişim tarzları dışında henüz yerleşmediği üzüntüsü sunulur; fakat daima optimist bir şekilde küreselleşen dünyanın insana yönelik özgürleştirici ve ufuklar açan karakterlerinden bahsedilir. Öneri olarak da, örneğin, Avrupa birliğine girmek için gerekli koşulların sağlanmasının acilliği iletilir. Ortak sembollerle ve sembolsel ilişkilerle zenginleşen küreselleşmiş dünyada, sembollerle ekonomik, siyasal ve kültürel bakımdan kimlerin zenginleştiği ve kimlerin yoksunlaştığı konusu bu tanım ve kuramsal çerçeveye sığmaz, onun dışında kalır. İçine girerse tanımın ve kuramsal yaklaşımın değişime uğraması gerekir ki bu da dünya görüşünün dünyanın sömürülüşüyle olan meşrulaştırıcı, üstünü örtücü ve haklı çıkartıcı bütünleşik 16 Bu tür tanılamalar için birkaç kaynak: Kültürde Homans (1964); kültürel antropoloji ve iletişimde Mead (1934) ve Blumer (1969).

17 görevsel bağı nedeniyle olmaz. Böyle olması, o kuramın egemenlik ve mücadele yapıları içinde konum değiştirmesi demektir. İletişimde sorun Tanımı I: iletişim çökmesi "İletişimin başarısı" tanımı oldukça pozitif yükle yüklü bir deyimdir. İletişimin başarısı demek aslında egemen iletişim düzeninin amaçlarını gerçekleştirmesi demektir. Gerçekleştirmezse egemen iletişim başarısız olarak nitelenmez, onun yerine "Communication breakdown," yani iletişimin çökmesi kavramı kullanılır. İletişim çökmesi aslında bir tarafın amacının diğer taraf tarafından kasıtlı olarak veya farkında olmadan gerçekleştirmemesiyle ilgilidir. Aslında iletişim çökmesinde çöken veya çökertilen ilişkideki bir amaçtır. Bu çökertmede aslında amacı çökerten için iletişim çökmesi yok, aksine amacına ulaşma vardır. Bunun anlamı oldukça açıktır: İletişim çökmesi tek taraflı bir çıkar yapısı üzerine kurulmuş bir ilişkideki faaliyetin amacına ulaşmamasıdır. İletişim çökmesine neden olarak bazı istisnalar dışında ilişkideki güçsüz taraf gösterilir. İstisnalar da ancak profesyonel çıkarlar gerektirdiğinde çalışır: Aile çatışmasında iletişim çökmesi terapistin değerlendirmesine göre her iki taraf da olabilir. Çözüm: Her iki tarafın da terapi yoluyla içini ve cebini terapiste boşaltarak işe başlamaktır. Örgüt iletişiminde, örgüt içi eğitim yapan firmalar için iletişim çökmesinin nedeni örgüt hiyerarşisindeki herkes veya her grup olabilir. Bu durumda çözüm: Firmanın örgütte communication auditing yaparak işe başlamasıdır. İletişim çökmesinin sorumlusu eğer alıcı\seyirci\işçi\memur\kadın değilse, belki de iletidir. İyi iletide bulunmak gerekir. Bunu da iyi iletinin 10 şartını öğreten ve uygulayan şirket veya uzman yapar. Ya da reklam gerekir, belki de imaj yapılandırma ve halkla ilişkiler programları kaçınılmaz olur. Bunlar endüstriyel yapılar için oldukça fonksiyoneldir. İletişim çökmesi normal çalışan bir sistemi rahatsız ettiği ve bozduğu için, normali ihlal eden taraf ve davranışlar normale dönmeye davet edilir. Bu davet ilişkinin doğasına göre incelikle sözle veya yazıyla ihtar biçiminde belirtmeden, işten atma, boşama, arkadaşlığa son verme, boğazına sarılma, panzerlerin basınçlı suyuyla sabunsuz yıkama, polis coplarıyla okşama, hapse atma, işkence etme, başına füzeler yağdırma gibi çeşitli sembolsellikle dillendirilir. İletişim çökmesi ve Türkiye ye özgü uydurulmuş iletişimsizlik ve geri-besleme, mesajı yanlış anlama gibi kuramsal tanımlamalar, iletişim konusunu egemen bir yapının

18 (veya egemen bir birimin) çıkarları ve bu çıkarların meşrulaştırılması ve gerçekleştirilmesi çerçevesi içine sıkıştırır. Bu kuramsal çerçeveyle gelen iletişim araştırmaları ve değerlendirmeler ilişki ve iletişimle ilgili sorunları bireysel psikolojiye indirger; çözümü de belli endüstrilerin ve mesleklerin ekonomik zenginliklerini sağlayan profesyonel rehabilitasyon, tedavi, bilinçlendirme ve eğitim politikaları içine çökertir; böylece, bir egemen yapı hem meşrulaştırılır hem de ekonomik çıkar elde edilir. Dolayısıyla, bu anlayış çerçevesinde, ilgi sonuç üzerinedir ve çözümler ise, sonucun belirdiği son halkadaki durumla uğraşarak sonucu düzeltmeye çalışan mekaniksel çarelerdir. İletişimde sorun tanımı II: mesajı yanlış anlama Dildeki semantik anlam sözlük anlama (denotative 17 meaning) indirgenmesi ve mesajı anlamlandırmayla ilgili farkların iletişimde kendini göstermesi mekaniksel düzenlemeler ve tekrarlarla düzeltilebilecek basit "anlamamak veya yanlış anlamak" sorunu olarak sunulur. Bu tür sorun tanımı iletişimi mesaj gönderme ve alma olarak nitelemeden çıkıp gelir. Sorun aslında mesajın anlaşılmaması veya yanlış anlaşılması değil, ilişkideki tarafların amaç uyuşmazlığının ve ideolojik çatışmaların dildeki ifadesidir. Basit bir örnek: Birini çok iyi anladığını söyleyen veya böyle bir iddia ile birini anlamak istemeyene, biri hakkında kesin karar vermiş olana, bin bir türlü şekilde biçimlendirilmiş iletiyle gelinse bile o karara uyumsuz yönde etkili olunamaz. Eğer çocuk "özgürlük, özgürlüğüm" diye tutturmuş ve MCDonalds ını ve Punk müziğini istiyorsa, ona her saat müzik ve sağlıklı yemek dersi verilse bile hiç fark etmez. Aksine çocuğun nefreti kazanılır. McDonalds, Punk müziği ve bunları çağrışım yapan özgürlük kavramları bir ideolojik çerçevenin boyadığı sanat eseridir ve buna, başka yemek, başka müzik ve başka özgürlükle gelmek, beyinlere saplı dildeki ideolojik imajlarla kendini tanımlayan BEN i yıkmaya çalışmaktır. Bu da hemen ideolojinin taşıyıcısından geçerek ideolojinin kibardan başlayıp kelleni uçurmaya kadar giden iletişim biçimleriyle kendini korumaya çalışmasını ortaya çıkartır. 17 Denotative anlam sözlükte verilen anlamdır. Connotative anlam kesinlikle yan anlam değildir, örgütlü yaşamdaki ilişkilerde insanların bağlama bağlı olarak çıkardıkları anlamdır.

19 İletişimde sorun tanımı III: Kamu iletişiminin beceriksizliği İletişimin tanımında iletişim türleri belirlenir ve bunlardan biri de kamu kurumlarının ve kamu kurumlarıyla ilgili iletişimdir. Kamu kurumlarıyla ilgili egemen iletişimde, kapitalist ideolojiden geçerek, kamu kurumlarına karşı, "kar etmez, çalışmaz, yeteneksizdir, elitisttir" şeklinde düşünce tarzıyla gelen tanımlamalar egemendir. Bu nedenle kamu politikaları sürekli eleştirilir ve düzeltilmesi gerektiği savunulur. Bu düşünce tarzı kitle iletişimi araştırmalarının yapısına da yansır. Bu tarz, araştırmacının kuramsal ve işlevsel tanımlaması yanında hipotezlerine ve araştırma sorularına girer. Bu araştırmacılar, en iyi yorumlarında, TRT uygulamalarının yanlışlığını ve yetersizliğini eleştirir ve özelleştirmeci iletişim politikası önerileri öne sürerler: Kamu iletişimi geçmişin tarzıdır; özelleştirme ise çağdaşlığı ve modernliği anlatır. Kamu kurumu olarak TRT ve KİT ler kamunun yeteneksizliğini değil, kapitalist sistemin kamuyu bu şekilde biçimlendiren yapısının ana bir özelliğini yansıtır. Kamu sektörüne karşı yöneltilen beceriksizlik, rüşvet, düzensizlik, iş bilmeme, kârdan çok zarar yapma, kaynakları ve olanakları etkin bir şekilde kullanamama gibi saldırılar aslında kapitalist sistem dışında olan, kapitalist sistemden farklı bir yapıyı eleştirme değildir; kapitalist üretim biçiminin yarattığı bir yönetimsel yapıyı irdelemedir. Eğer bu yapı kapitalistin arzu ettiği bir biçimde çalışmıyorsa, nedeni kamusal olanın doğal olarak çalışmazlığında değil, kapitalist sistemin yapısında aranmalıdır, çünkü kamu kurumları o sistemin bütünleşik bir parçasıdır; varlıkları ve iş görüş biçimleri sisteme rağmen değil, sistem dolayısıyladır. Bu nedenle, kapitalist kamu kurumlarını savunmak kesinlikle sosyalizmi savunmak olmadığı gibi, bu kamu kurumlarının yozlaşmış karakteri sosyalizmin kurumsal karakteri olamaz. Özel teşebbüsün yetenekli olduğu iddiası ise, ideolojik uydurma biçiminden (örneğin halka istediğini verme propagandasından), yeteneği yönetimsel esneklik gibi stratejilerle işçi atarak ve ücret politikalarıyla sermayeyi zenginleştirme olarak ele almaya kadar çeşitlenir ki bu da sistemin kendini pazarlamasıdır. İletişimde teknolojik araç Tanımı: Globalleştiren güç.

20 Kitle iletişim araçlarının kültürel alışverişi hızlandırdığı, karşılıklı bağımlılığı arttırdığı ve dünyayı "Global bir köy" haline getirdiği tanımlamasıyla gelen yaklaşım etrafında 1960 ların ortasından beri artan bir şekilde incelemeler yapılmaktadır. 18 Elbette bu tanımlamayla ilgili olarak ilk sorular şunlardır: Ekonomik ve kültürel emperyalizm ne zamandan beri alışveriş oldu? Ne zamandan beri Amerikan burjuvazisi veya halkı Türk kültürü ürünlerini kendi tüketimi için kullanıp maddi ve manevi ihtiyaçlarını tatmin ediyorlar? Global köy ne ve kimin için global? Uluslararası firmalar için mi yoksa Çemişkezekli Hasan için mi? Global köyde yaşayanların büyük çoğunluğu köyünden kımıldayacak durumda mı? Global köy uluslararası sermayenin cirit attığı dünyadır. Global köy kitlelerin televizyonla uyuşturulduğu, televizyonla coşturulduğu, tüketmek için dükkanlara koşturulduğu, önceliklerin tepe taklak edildiği, ideolojinin kendini red edip evrenselliğe büründüğü bir köydür. Bu köyde umutsuz umutlar kışın tiril tiril titrer ve yazın cayır cayır yanar. Bu köyde ipek halıların, mücevherlerin, milyarlarca dolarlık servetin üzerine oturmuş birkaç kişi, viski kadehlerini yudumlarken, ülkenin ve fakir ülkelerin kalkınması hakkında konuşurlar: Yeni yardım planları öne sürülmesi çerçevesinde ücretli-okumuş kölelerine yeni yollar bulmaları için emir vermeye bile gerek yoktur artık: Bu köleler efendilerinin çıkarını sağlamayı bilen profesyonellerdir. Bu köyde iletişimin demokratlaşması demek (a) yönetici sınıflar arasındaki iletişimin yeni teknolojik araçlar sayesinde hızlanması ve yoğunlaşması demektir. (b) Kitleler arasında ise, herkesin komünist ve sosyalist monotonluk ve benzerliğe karşı gelip, Levi's 501, Pepsi ve Coke, ve McDoalds ile bireyci ve özgür tüketim monoton köleliği seviyesine ulaşması demektir. Sorun çözümü tanımı: Bireysel tutumlar Egemen incelemelerle gelen politika sorun ve çözümlerinde, politikayı saptayan güç ilişkilerini tartışma yerine, sorun tekrar bireye indirgenerek, iletişim politikalarını saptayan bireylerin ve uygulayan bireylerin tutum ve davranışları politikadaki durumu ortaya çıkaran bağımsız değişken olarak ele alınır. Örneğin eğer TRT'de bir iletişim politikası sorunu varsa, bunun sorumlusu, TRT genel müdürüdür. Eğer televizyonda şiddet varsa, program kaliteleri düşükse, haber okuyucusu enformasyon yerine sansasyon ve (görünüşüyle ve soyunuşuyla da) seksüel cazibe sunuyorsa, bu sonuç 18 Bu bağlamda önde gelen isimler: D. Bell, M. McLuhan ve M. Brezinsky.

21 izleyicilerin tercihlerinden dolayıdır. Türkiye de ekonomik sorun varsa, sorumlusu hükümettir. Bu tür yaklaşımın sorun çözümü için varacağı sonuç ve öneriler işten atmak, hükümeti düşürme, bireysel veya grup davranış modifikasyonu, eğitme ve bilinçlendirme çerçeveleri içinde döner. Burada baskı tutumlarda değiştirme sağlama yönündedir. Tutumlardaki değişiklikler de düşünce ve fikirlerdeki değişiklikleri, daha doğrusu "bilinci" eğitimle, bilgilendirmeyle, enformasyonla yükseltmeyi gerektirir. Bu da neticede, idealist felsefenin ana kuramlarından biri olan fikirlerin yaratıcılığı görüşüne ve toplumdaki üretim ilişkilerinde "etkiyi" çıkaran egemen faktör olduğu varsayımına gider. Böylece, fikirler, kendini yaratan koşullara o koşulları tutmak ve\veya değiştirmek için tepki gösteren "sonuç" olma yerine, üretimi belirleyen "etken" olarak dönüşüme uğrar. İletişimde sorun ve çözüm tanımı I: Etki, Çatışma ve Barış Çatışma yönetimi dahil, egemen iletişimde ilgi etki üzerine, yani "daha etken olarak nasıl sömürülebilir, yönetilebilir ve yöneltilebilir" üzerine eğilir. Bu ilgi de, davranış psikolojisinden, faşist kalıtım psikolojisinin "iletişimin becerisi, motor beceri, içsel yeterlilik, rol yeterliliği, mesaj yeterliliği, yorum yeterliliği gibi inceleme ve sunumlarına kadar çeşitlenen bireyi egemen topluma hazırlama, bu hazırlananı inceleyerek ölçme ve gerekirse hazırlamayı ve yönetmeyi ona göre ayarlama girişimlerini egemen kılmıştır. Buna, en gelişmiş şekliyle, sınıf çatışmasını çıkar çatışmasına indirgeyen çatışma teorisi katıldı : Çatışma, kişiler veya gruplar arası çıkar çatışması ve çözüm de çatışma yönetimi adı altında, "zero-sum" denilen "ya ben ya o; hep bana hiç sana" biçiminden, en iyi şekliyle, "her iki tarafın da kazandığı" (win-win) duruma döndürülmesi olarak sunuldu. Çatışma yönetiminin karakterini anlamak için toplu sözleşmeler örneği üzerinden hareket edilerek en azından başlangıç olarak şu sorulara cevap vermek gerekir: Çatışmayı yöneten "tarafsız hakem" kim ve tarafsız mı? Çatışan tarafların güçleri ve güç pozisyonları ne? Belirleyici ve zorlayıcı dış etkenler ne ve ne yönde çalışıyor? "win-win" durumunun olabilmesi için gerekli koşullar neler? Çatışma yönetimi sonucu elde edilen barış ve anlaşma ile tarafların kazancının ve kaybının miktarını belirleyen faktörler neler?" 1970 lerden sonra çatışma yönetimine Barış öğesi katıldı. Çatışma yönetimi ideolojisi barışın bir türlü olmayışını, kişisel davranışlara ve çatışmada "vazgeçememeye, isteklerinde direnmeye, azıcık bile geri vermemeye" bağladı; bu çerçeve içinde "barış iletişimi" çözümleri sunmaya başladı (kaynak koy). İletişimde çatışma ve barış

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir.

İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir. PAZARLAMA İLETİŞİMİ İLETİŞİM NEDİR? İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir. -SÖZLÜ -SÖZSÜZ *İletişimden Söz Edebilmek

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U)

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) 1 KISA

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 1 EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 2 ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ ve İLETİŞİM Öğretim teknolojisi, öğrenmenin amaçlı ve kontrollü olduğu durumlarda öğrenmeyle ilgili sorunların analizi ve çözümünde insanları, yöntemleri,

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Cahit Kişioğlu, İzmir 9 Eylül Lions Kulübü ÖZET: Lion ve Leo iletişiminde kullanılan eleştirel veya koruyucu yetişkin tarzını yetişkin boyutuna taşıyarak, Lion - Leo

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

İş Hayatında Kişisel ve Takım Gelişimi Eğitimleri Satış Eğitimleri

İş Hayatında Kişisel ve Takım Gelişimi Eğitimleri Satış Eğitimleri Satış Eğitimleri Satış; bir firmanın yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir gereksinimdir. Ne kadar kaliteli ve ekonomik üretim yapılırsa yapılsın üretilenin alıcısının bulunup, üretilen hakkında

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM...

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 5 Bölüm 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... 13 İletişim Sürecinin Ögeleri... 13 İletişim Sürecinin İşleme Süreci... 14 Kod ve Kodlama... 14 Etkili İletişimde Kodlama ve Kod Açımlama... 15

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ Alana Özgü Yetkinlik YETKİNLİKLER İletişim ve Sosyal Yetkinlik Öğrenme Bağımsız Çalışabilme ve Sorumluluk Alabilme BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Program geliştirme sürecinin üçüncü öğesi öğrenme öğretme süreci dir. Eğitim durumları olarak da bilinen bu öğe nasıl? sorusuna yanıt arar. Eğitim durumları, öğrencilere

Detaylı

Bir başka benzer model ise DAGMAR dır. Tüketicinin benzer aşamalardan geçtiğini varsayar.

Bir başka benzer model ise DAGMAR dır. Tüketicinin benzer aşamalardan geçtiğini varsayar. İletişim mesajlarına gösterilen tepkiler açısından; amaçlar değişik modellerle açıklanmaya çalışılmıştır. A.I.D.A modeli olarak da adlandırılan bu model dört aşamalıdır.[8] 1. 2. 3. 4. Dikkat İlgi Arzu

Detaylı

MODA YÖNETİMİ KURS PROGRAMI

MODA YÖNETİMİ KURS PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı MODA YÖNETİMİ KURS PROGRAMI ANKARA 2012 1/6 KURUMUN ADI : KURUMUN ADRESİ : KURUCUNUN ADI : PROGRAMIN ADI PROGRAMIN DAYANAĞI PROGRAMIN DÜZEYİ

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

İletişimin Bileşenleri

İletişimin Bileşenleri Düşünce, bilgi ve duyguların; sözcük, yazı ve resim gibi semboller kullanarak anlaşılır hale getirilmesi, paylaşılması ve etkileşim sağlanmasıdır. İletişim Sürecinde; Dönüt (feedback) sağlanamıyorsa iletişim

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 BİLGİ (Kurumsal

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Sinema ve Televizyon da Etik Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Etik ve Ahlâk Ayrımı Etik gelenek anlamına gelir ve törebilim olarak da adlandırılır. Bir başka deyişle etik, Bireylerin doğru davranış

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM ARS Training, profesyonel iş dünyasında gereksinim duyulan eğitim ve danışmanlık hizmetlerini bütünsel yaklaşımla, duygu ve davranışları temel alarak uygulayan bir eğitim

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

BİLGİSAYAR TEMEL ALAN KODU: 48

BİLGİSAYAR TEMEL ALAN KODU: 48 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ SAYAR TEMEL ALAN KODU: 48 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...2 1.1.ISCED 97 (FOET

Detaylı

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders)

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Dersin Kodu Dersin Adı T U/L Kredi ECTS EYD-504 Eğitim

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım

Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım Pedagoji, Yunanca; paid (çocuk) ve agogos (rehberlik) köklerinden türetilmiştir ve özellikle "çocuklara öğretmenin bilim ve sanatı" anlamına gelir. Androgoji (ya da adragoloji)

Detaylı

Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir?

Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir? Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir? İnsanlar potansiyel ile doğar. Ancak dünyada bir iyiler ve bir de, daha da iyiler vardır. Yani insan fiziksel olduğu kadar nitelik olarakta gelişebilir. Kişinin herhangi

Detaylı

Teori (saat/hafta) SHO473 2 - - 2 4. Anlatım, Tartışma, Beyin Fırtınası, Rapor Hazırlama ve Sunma, Kuruluş İnceleme ve Rapor Hazırlama

Teori (saat/hafta) SHO473 2 - - 2 4. Anlatım, Tartışma, Beyin Fırtınası, Rapor Hazırlama ve Sunma, Kuruluş İnceleme ve Rapor Hazırlama DERS BİLGİLERİ Dersin Adı Kodu Yarıyılı (a) Engellilerle Sosyal Hizmet Önkoşul(lar)- var ise Dersin dili Dersin Türü Dersin verilme şekli Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin

Detaylı

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI Ders ismi Ders kodu Dönem Teori+Pratik Kredi AKTS EĞİTİM FELSEFESİ SNF114 1 2+0 2 3 Ön Şartlı Ders(ler)

Detaylı

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013 TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ Tutundurma, mal ya da hizmetleri satışını arttırabilmek için, alıcıları satın almaya ikna edebilmeye yönelik satıcı tarafından başlatılan tüm çabaların koordinasyonu

Detaylı

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Proje Hazırlama Prof. Dr. Hasan Efeoğlu Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Hayat Sürecinde Kısa Orta ve Uzun Vadede planlanan bir yatırım-araştırma-geliştirme organizasyonları veya endüstriyel veya

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

KURAM VE ARAŞTIRMA. NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research

KURAM VE ARAŞTIRMA. NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research KURAM VE ARAŞTIRMA NEUMAN (2000), CHP-3 Theory and Research NEDEN? KURAM (TEORİ) NASIL? Hemen her araştırma bir kuram ile ilişkilidir. Kuramı nasıl kullanmalı? SOSYAL KURAM İDEOLOJİ İKİSİ DE olguları açıklar;

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır. İİş Hayattıında İİlliişkii ve İİlliişkii Yönettiimiiniin Arrttan Önemii ZZeyynnep TTuur ra vve Mehhmet t SSoyyer r Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Detaylı

DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME

DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME 2 1. Bütünün kendisini oluşturan parçaların tek başlarına yaratabilecekleri değerlerin toplamından daha fazla bir değer yaratması durumuna sinerji denir. Sinerji ile işletmelerin

Detaylı

Bir şey değişir, herşey değişir. KOÇLUK HİZMETLERİMİZ.! Hizmet Kataloğu / MART www.martgeldi.com

Bir şey değişir, herşey değişir. KOÇLUK HİZMETLERİMİZ.! Hizmet Kataloğu / MART www.martgeldi.com KOÇLUK HİZMETLERİMİZ Hizmet Kataloğu / MART www.martgeldi.com Gelişim Koçluğu Gelişim Koçluğu, bireyin isteği doğrultusunda, mevcut durumundan arzu ettiği duruma gerçekçi hedeflerle ulaşmasını sağlayan

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 BİLGİ (Kurumsal ve Olgusal)

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Kuruluşumuzun amacı, beklentileriniz doğrultusunda kaliteli hizmeti siz değerli müşterilerimize sorunsuz ve en uygun şekilde sunmaktır.

Kuruluşumuzun amacı, beklentileriniz doğrultusunda kaliteli hizmeti siz değerli müşterilerimize sorunsuz ve en uygun şekilde sunmaktır. Değerli Müşterimiz; Günümüz iş dünyasının hızlı temposunda kuruluşlar arasında daha iyiye ulaşma çabası, belirlenen amaçlara ulaşma yolundaki rekabet, sonuçta ulaşılan başarı ve bu başarının değerini belirleyen

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

MÜHENDİSLİK KARİYERİ Mühendislik Kariyeri Mezun olduktan sonra çalışmak için seçtiğiniz şirket ne olursa olsun genelde işe basit projelerle başlayacaksınız. Mühendis olmak için üniversitede 4 yıl harcamanıza

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

2) Bilgi Toplama ve Dağıtma (İşletme içinden ve dışından çeşitli kanallarla veri-bilginin toplanması, ilgililere aktarılması vb.)

2) Bilgi Toplama ve Dağıtma (İşletme içinden ve dışından çeşitli kanallarla veri-bilginin toplanması, ilgililere aktarılması vb.) Karar Verme Yönetici ne iş yapar? Ne iş yapmalı? H.Mintzberg in Araştırması 1) Kişilerarası İlişkiler (Astlık-üstlük ilişkileri, işletme-dış çevre arasında ilişki kurmak, temsil) 2) Bilgi Toplama ve Dağıtma

Detaylı

ÇALIŞAN ETİK KURALLARI

ÇALIŞAN ETİK KURALLARI DÖKSAN BASINÇLI DÖKÜM VE MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ ÇALIŞAN ETİK KURALLARI NOT: Bu el kitabı Döksan Basınçlı Döküm çalışanlarının bilmesi gereken önemli politikaları, standartları ve kuralları içermektedir.

Detaylı

Personel Seçimi ve Testler (PSY 412) Ders Detayları

Personel Seçimi ve Testler (PSY 412) Ders Detayları Personel Seçimi ve Testler (PSY 412) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Personel Seçimi ve Testler PSY 412 Seçmeli 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir.

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir. Genel Bilgiler Bölümümüz, 2009 yılında Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulmuştur. Henüz yeterli sayıda öğretim elemanı bulunmadığı için bölümümüze öğrenci alımı yapılmamaktadır. Bölümümüzde

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ŞEBİNKARAHİSAR MYO MESLEK YÜKSEKOKULU MUHASEBE VE VERGİ UYGULAMALARI BÖLÜMÜ BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ŞEBİNKARAHİSAR MYO MESLEK YÜKSEKOKULU MUHASEBE VE VERGİ UYGULAMALARI BÖLÜMÜ BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ŞEBİNKARAHİSAR MYO MESLEK YÜKSEKOKULU MUHASEBE VE VERGİ UYGULAMALARI BÖLÜMÜ BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı Bölümün amacı Bölümün Hedefi Muhasebe ve Vergi Uygulamaları

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri

Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri Deniz Gümüşel, REC Türkiye REC Türkiye Halkla İlişkiler ve İletişim Seminerleri (Eylül, Kasım 2007) Sizce çatışma nedir? Bireylerin veya grupların, kendi

Detaylı

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Sosyal Sorumluluk Projelerinin Amacı Yaşamın sürdürülebilirliği, Toplumsal yaşamın iyileştirilmesi için ortak evrensel değerlerin toplumlar tarafından

Detaylı

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

Öğretim planındaki AKTS Kitle iletişimi ve Kültür 213032003110513 3 0 0 3 6

Öğretim planındaki AKTS Kitle iletişimi ve Kültür 213032003110513 3 0 0 3 6 Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. Ulusal Kredi Öğretim planındaki AKTS Kitle iletişimi ve Kültür 213032003110513 3 0 0 3 6 Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır. Önerilen Dersler

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ VE SATIŞ DERSİ

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ VE SATIŞ DERSİ MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ VE SATIŞ DERSİ Dersin Modülleri Satış Bilgisi Müşteri İlişkileri Kazandırılan Yeterlikler İyi bir satış elemanının ve satılacak ürünlerin özelliklerini tanıyacaktır. Müşterileri memnun

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İş Hukuku BIL411 7 2+0 2 5 Ön Koşul Dersleri Yok Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli / Yüz Yüze Dersin Koordinatörü

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Türk Dili II TD 102 2. 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu / Yüz Yüze Dersin Koordinatörü

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

Farkındalılık ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Eğitimi. Uygulama ve başarımın anahtarları

Farkındalılık ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Eğitimi. Uygulama ve başarımın anahtarları ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Eğitimi Uygulama ve başarımın anahtarları 1 Genel Eğitim Hakkında Kalite ve Yönetim Sistemi Kavramlar ve amaçlar TKY ve Kalite Yönetim Sistemi Standart maddeleri Fayda sağlamanın

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili ÖN BÜRO İŞLEMLERİ VE YÖNETİMİ Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans (X ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜDERS TANITIM FORMU

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜDERS TANITIM FORMU AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜDERS TANITIM FORMU EK-4 Dersin Kodu ve Adı: Örgütsel Psikoloji ve Endüstriyel İlişkiler Bölüm / Anabilim Dalı : İşletme Tezsiz YL 3 Yarıyıl Teorik Uygulama

Detaylı

1. LİDER 2. LİDERLİK 3. YÖNETİCİ LİDER FARKI

1. LİDER 2. LİDERLİK 3. YÖNETİCİ LİDER FARKI YÖNETİCİ-LİDER FARKI VE LİDERLİĞİN YÖNETİMDEKİ ÖNEMİ Ahmet VERAL (Rapor) Eskişehir, 2011 1. LİDER Genel bir kavram olarak ele alındığında lider, bir grubun hedef oluşturma ve bu hedeflere ulaşma ve ilerleme

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora ( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır?

Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır? Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır? Alvin Toffler in endüstrinin gelişmesi yaklaşımı Pazarlama nedir? Kullanımı neden önemlidir? Pazarlama olanaklarının kullanımı, eğitim ve geliştirme

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı