DEVRÝME SOMUT YAKLAÞIM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DEVRÝME SOMUT YAKLAÞIM"

Transkript

1

2

3 DEVRÝME SOMUT YAKLAÞIM 32. Sayý /5-19 Ocak 2005 Devrim somut olarak ele alýnmalýdýr. Çünkü her devrim, belli somut koþullarýn ürünüdür. Bu koþullar, ekonomik ve politik olgulara dayanýr. Ekonomik ve politik olgular ise, farklý süreçlerin sonucu olarak ortaya çýkar. Zaten somut, çeþitli süreçleri içeriyorsa somuttur. Somut koþullar dediðimiz de içinde farklý süreçleri barýndýrýyor. Proleter ve bilimsel sosyalizmin kurucularý, devrimi kendi somut þartlarý içinde irdelediler. Oysa ki; ortalama sol kafa, devrime, her zaman, soyut olarak yaklaþmýþtýr. Þartlar ne olursa olsun onun düþüncesinde bir devrim var, o pek deðiþmez. Tam bir metafizik devrim anlayýþý lerde devrime nasýl yaklaþmýþsa, 2000 lerde de ayný biçimde yaklaþýyor. Dýþarýdaki gerçeklik, onun düþüncesine yansýmaz. Ýnsan metafizik bir anlayýþa sahip olunca, baþka biçimde düþünemez. Devrimi yaratan koþullar dýþýmýzda oluþur ve tamamen nesnel geliþmenin yasalarýna göre meydana gelir. Devrimin nesnel ve öznel þartlarýnýn oluþmadýðý durumlarda, devrime propaganda açýsýndan yaklaþýr. Devrimin koþullarý oluþmuþsa, o zaman devrime pratik politika açýsýndan yaklaþýlýr. Devrime yalnýzca diyalektik temelde ve somut yaklaþýrsak, devrimci görevlerimizi doðru olarak belirleyebiliriz. Nesnel geliþmeler, devrimi zorunlu yaptýðý halde ortalama sol, devrimi halen bir propaganda sorunu olarak görüyor. Devrim bir propaganda sorunu olarak görülünce, geleceðin sorunu olarak, ileriye ertelenmiþ oluyor. Siz bakmayýn onlarýn saðda solda devrim ve sosyalizm dediklerine; yaptýklarý sadece boþ gevezeliktir. Onlar devrime hiçbir zaman somut olarak, güncel görevler açýsýndan yaklaþmayacaktýr. Güncel olarak yaptýklarý baþtan baþa reformculuktur. Onlar için devrim, somut hazýrlýklar, pratik görevlerin belirlenmesi gereken bir olgu deðil; kendilerini baþka göstermenin bir aracýdýr yalnýzca. Onlardan farklý olarak, sýnýf bilinçli iþçiler, devrime çok canlý olarak ve ciddi hazýrlýklar açýsýndan yaklaþýyor. Devrimde iki ayrý görüþ, iki çizgi; iki farklý sýnýftan kaynaklanýyor. Küçük-burjuvazi ekonomik olarak yýkým içinde olmakla birlikte, yine de düzenden tümden umudunu kesmiþ deðil; bu da onu kararsýz, ikircikli ve kaypak yapýyor. Sistemin üzerine cesaretle gidemiyor. Onun sýnýfsal konumundan hareket eden politik güçler, küçük-burjuvazinin doðasýndaki tüm kararsýzlýklarý yansýtýr. Devrimden ne zaman söz etse; bunu yalnýzca burjuvaziyi tehdit etmek için yapar. Yoksa, devrim yapmak için, atýlmasý gereken o kararlý adýmý atamaz. Burjuvazinin üstüne cesaretle giden, devrimin zaferi için kararlý adýmlar atan; devrimi sonuna dek kararlýca götürecek biricik devrimci sýnýf, iþçi sýnýfýdýr. Bu nedenle, iþçi sýnýfýnýn devrimci politik hareketi, hiçbir kararsýzlýða düþmeden, devrimci taktiði ve devrimci görevleri cesaretle belirliyor. Devrimin koþullarý ekonomik ve politik geliþmeler temelinde kavranabilir. Devrimi zorunlu yapan koþullar baþka biçimde kavranýlamaz. Burada zorunluluk, ancak ekonomik ve politik olgular tarafýndan gündeme getirilebilir. Ortalama sol eðer devrimi ekonomik ve politik olgular temelinde ortaya koyuyorsa; o zaman nesnel bir geliþimden, bir zorunluluktan hareket ediyor demektir. Bu durumda, devrime soyut olarak, bir propaganda olarak ve geleceðin bir sorunu olarak deðil; somut olarak, eylem hedefi olarak yaklaþýlmasý gerekiyor. Bu durumda, proletaryanýn, devrim ve devrimde zafer için hazýrlanmasý ve devrimci görevlerini yerine getirmesi için cesaretlendirilmesi zorunlu. Oportünizm ise bunlarýn hiçbirini yapmýyor. Devrim (iktidarýn ele geçirilmesi) onun dilinde sadece beylik bir sözdür. Marx, 19. yüzyýlýn ortalarýnda ekonomik krizlerle devrimin iliþkisini kuruyor. Lenin 1914 ten sonraki yýllarda (emperyalist savaþýn yarattýðý ortamda) ekonomik krizle devrimin baðýný ortaya koyuyor. Bizim oportünistlerimiz de, kapitalizmin krizinden ve devrimden söz ediyor. Fakat çok ö- nemli bir farkla ki; oportünistler, ekonomik krizlerle devrimlerin iliþkisini kurmuyorlar. Her ikisini birbirinden baðýmsýz ele alýyorlar. Baþka bir ifadeyle, devrimi ekonomik olgulardan baðýmsýz olarak deðerlendiriyorlar. Eðer devrimi nesnel geliþmelerin, ekonomik olgularýn geliþiminin temelinde kavramýþ olsalardý; o zaman devrime güncel yaklaþýrlardý. Devrimci Marksizm sorunu böyle koyar; oportünizm ise Marksizmi bir doktrin haline getiriyor. Dünyada olsun, Türkiye de olsun, süreðen bir ekonomik kriz yaþanýyor. Kapitalizmin genel krizinin de etkisiyle Türkiye nin ekonomik krizi daha aðýr yaþanýyor. Bu topraklardaki sonuçlarý da o ölçüde aðýr ve yýkýcý oluyor. Ekonomik krizin kendisi sistemi sarsýyor. Ekonomik kriz, proleter ve proleter olmayan emekçi kitleleri, kapitalist düzene karþý mücadeleye itiyor. Türkiye de yýllardýr süren, süreklilik kazanan kitle eylemlerinin temelinde kapitalizmin ekonomik yýkýmý, bunun yarattýðý öfke ve hoþnutsuzluk var. Yýllardýr süren iç savaþýn temelinde tartýþmasýz ekonomik ve politik nedenler var. Ekonomik ve politik olgular, emekçi kitleleri eyleme, savaþýma ikna ediyor. Hiçbir propaganda bu kadar etkileyici, ikna edici olmaz. Tüm nesnel göstergeler, tüm öfke devrimi, kaçýnýlmaz bir devrimi gösteriyor. Genel olarak devrimci durum olmadan devrim olmaz. Devrimci durum ise nesnel koþullarýn oluþmasý demektir ve ekonomik, politik geliþmelerin temelinde gerçekleþir. Türkiye ve Kürdistan da ise devrimci durum uzun süre önce ortaya çýktý. Açýktýr ki, devrimci durum, otomatik olarak devrime yol açmaz. Bir devrim için nesnel koþullarýn yanýnda öznel etkenin de etkin olarak devreye girmesi zorunludur. Fakat biz þu an gerçekleþmesi gereken bir devrimden, kaçýnýlmaz bir devrimden söz ediyoruz. Bu devrimin nesnel koþullar tarafýndan gündeme getirilmesinden söz ediyoruz. Bu temelde ortaya çýkan devrimci durumla, devrimin baðýný tartýþýyoruz. Ortalama sol bu baðý anlayamadý. Ondan önce, devrimci durum nedir, onu hiç anlayamadý. Hep devrimle, devrimci durumu birbirine karýþtýrdý. Bunun nedeni devrime ciddi olarak, somut olarak yaklaþmamasýdýr. Oysa ki Marksizm-Leninizmin zengin kaynaðý bu konuda da yapýlmýþ teorik belirlemelerle doludur. Oportünizm, yaþadýðýmýz topraklarda, devrimci durumdan hiç söz etmediðine göre, devrimi somut olgular temelinde deðil de, genel bir söylem olarak dile getiriyor. Bizde kapitalizme, emperyalizme karþý devrimci mücadele kitlelerin bir anlýk öfkesi biçiminde ortaya çýkmadý; bu mücadele yýllardýr sürüyor; hem de en aðýr þartlara raðmen. Hem devrimci güçlerin mücadelesi hem de kitle mücadelesi militan karakter almýþtýr. Militan örgütlü bir mücadele olmadan ne sosyalizm gerçekleþebilir, ne demokrasi ele geçirilebilir. Yýllardýr yapýlan pratik, devrimin nasýl gerçekleþeceði hakkýnda kesin bir fikir veriyor. Yalnýzca son günlerde, sokaklarda gaz bombalarýnýn altýnda bile direngen, diþe diþ mücadele veren kamu emekçilerinin eylemleri, kitlelerin demokrasi ve sosyalizm mücadelesine nasýl yaklaþtýðý hakkýnda açýk fikir veriyor. Oportünist ve reformist çevreler ise, soyut propagandalarla zaman kaybediyorlar. Devrime yaklaþým artýk pratik bir sorundur. Halk kitlelerinin ekonomik durumunun kötüleþmesi, sistemle olan çeliþkilerinin derinleþmesi, öfkenin büyümesi bir devrim patlamasý biçiminde açýða çýkýyor. Burada devrim, proletaryanýn ciddi ve somut hazýrlýklarýna baðlý olarak baþarýya ulaþacaktýr. C.DAÐLI 3

4 HAZIR MIYIZ? Hareket her geçen gün geniþliyor, yeni çalýþma yeni eylem alanlarýna ulaþýyor, yepyeni güçler ve yepyeni bir enerjiyle tazeleniyoruz. Ancak, bunu bize özgü bir geliþme olarak görmek, körlük olacaktýr. Döneme özgü bir durumdur. Koþullar öyle hýzla olgunlaþýyor ve olaylarýn insanlar üzerindeki devrimci sarsýntýsý öyle derin yaþanýyor ki, ölüyü bile dirilten taze bahar havasý yaþýyoruz. Ýþte tam bu noktada, baharýn baþ döndüren havasýna kapýlýp gitmeden, kendi eksiklerimizi kavrayýp içimize kattýðýmýz diri ve taze güçlerle bu eksikleri kökünden kazýmaya giriþmezsek, en büyük hatayý iþlemiþ oluruz. Geliþme dönemleri, eksikliklerin yakýcý bir biçimde açýða çýktýðý ve baþka dönemlerden çok daha az bir enerjiyle bu eksikleri giderme olanaklarýnýn bize sunulduðu dönemlerdir. Stalin in en özlü ve öðretici konuþmalarýndan biri, Lenin in mezarý baþýnda yapmýþ olduðudur. Orada Stalin, Bolþevizmin iki temel anahtarýný formüle ediyordu: Rusya ya özgü devrimci kavrayýþ ve Amerikalýlara özgü pratiklik. Ýçimizde, devrimci kavrayýþ yönünden bir sorunumuz olduðunu düþünen tek bir kiþi bile bulunmaz. Yalnýzca bu topraklarda deðil, tüm dünyada yaþanan milyonlarca olay ve olgular içinden en temel olaný seçebilme sezgisi, en önemli olaný kavrama yeteneði, adeta Leninistlerin göðsünde asýlý, gurur duyduðumuz en parlak niþanesi haline geldi. Çevremizin, bu parlaklýktan gözleri kamaþanlarla dolmasý kimseye þaþýrtýcý gelmemeli. Ama iþte, bütün sorunlar, bunun sonrasýnda baþlýyor. Teorik kavrayýþtaki parlaklýktan kendimize yeterlilik payý çýkarmayý alýþkanlýk haline getirirsek, kendi duvarlarýmýzý örmeye baþlýyoruz demektir. Örgütlenmedeki ve kitlelere ulaþmadaki tüm yetersizlikler, buradan baþlayarak giderilecektir. Amerikan Pratikçiliði Temelinde Yeni Biçimleniþ Gerekiyor Bolþevizmin diðer yanýnda, yani Amerikan pratikçiliðinde ne durumdayýz? Hiç kuþku yok ki, bu konularda daha henüz yolun baþýndayýz. Bazý alanlarda yarattýðýmýz engel tanýmaz pratikçilik örnekleri, bugünün sorunlarýný çözmeye yetmiyor. Örneðin, 90 lý yýllarda, her türlü olanaksýzlýklar içinde, LGB yi örgütlemek, bu uðurda en büyük kayýplarý bile göze alýp hiçbir engel tanýmamak ve sonuçta, üzerinde yükseleceðimiz çok önemli bir birikimi bu alanda yaratmak, bir çok kiþiye imkansýz gibi görünüyordu. Ama baþardýk. Þimdi, daha farklý alanlarda ayný baþarýyý yakalamak günü ve biz özellikle örgütlenme alanýnda, dönemin ihtiyaç duyduðu hýzý yakalayamýyoruz. Neden? Çünkü, biz henüz daha Amerikan pratikçiliðini bütün alanlarda egemen kýlamadýk, onu bir çalýþma ilkesi haline getiremedik. Nedir Amerikan pratikçiliði? Yaþamýn ve çalýþmanýn zorluklarý karþýsýnda yýlmaz bir tavýr sergilemek, hedefe kilitlenmek, hiçbir engel tanýmamak, bütün moral motivasyonu ve enerjiyi bu hedefte yoðunlaþtýrmaktýr. Bu uðurda her yolu denemek, her iliþkiyi deðerlendirmek; kýsacasý, gemileri yakmaktýr, köprüleri atmaktýr, hedefin önündeki her engeli yýkmaktýr. Tek bir kelimeyle: Baþarmak týr. Bugünün Amerikan toplumlarýný oluþturan öncüler, böyle bir ruhi þekillenme ve yaþam anlayýþý üzerine inþa ettiler toplumlarýný. Avrupa nýn sefalet içinde yüzen iþsizleri, politik göçmenleri, asker kaçaklarý, ipten-kazýktan kurtulmuþlar, yoksul köylüler, hayat kadýnlarý, çulsuz þövalyeler; yani kapitalistleþen Avrupa toplumlarýnýn bütün tortularý, yanlarýna aldýklarý bir parça eþyayla, yeni keþfedilen kýtanýn hayallere bile sýðmayan zenginliklerini fethetmeye koþtular; yanlarýna dönüþ bileti almadan. Orada onlarý, kendi özlemlerine, ihtiraslarýna göre kurabilecekleri yepyeni bir dünya bekliyordu. Avrupa nýn laðýmlarýndan çýkarak, tahtakurularý ve bitlerle, fareler ve veba salgýnlarýyla arkadaþlýk ettikleri havasýz gemi ambarlarýndan çýkýp, hiç tanýmadýklarý kýyýlara ayak bastýlar. Yarý-çýplak bir halde kýtayý fethettiler. Eline bir býçak, altýna bir at alan, bilinmeyen, hiç gidilmemiþ yollara düþtü. Geçit vermeyen ormanlar, çöller, daðlar, topraklarýndan vazgeçmeyen yerliler aþýldý. Kanla, katliamla ilerleyerek, laðýmlardan çýkanlar, yepyeni bir ulus yarattý. Hedeflerine ne olursa olsun vardýlar, baþardýlar. Þimdi, bu baþarý fetiþizmi, ABD nin emperyalist planlarýnýn hizmetindedir. Devrimci kavrayýþ ve sezginin yerine salt pratikçiliði geçiren bir ulusal þekillenmeyle ABD liler, dünyanýn en nefret edilen ülkesini yarattýlar. Þimdilik, iþin bu yönünü bir kenara býrakalým. Anlaþýlmasýný istediðimiz nokta þudur: Devrimci kavrayýþ olmadan Amerikan pratikçiliði bizim uzaðýmýzda olsun. Ve ayný þekilde, Amerikan pratikçiliði olmadan devrimci kavrayýþ, dünyayý deðiþtirecek güce sahip o- lamaz. Baþarmak, Hedefe Varmaktýr Artýk hýzla, bütün çalýþma alanlarýnda baþarý yý, yani sonuç alýcý faaliyeti, bir kýstas ve bir ilke haline getirmemiz gerekiyor. Bu baþarý ilkesinin makyevalist, pragmatist esinler taþýdýðý üzerine bol bol fikir jimnastiði yapanlar olacaktýr. Bir hedefe varmak için bütün yollarý denemek, ýsrarcý ve inatçý olmak, engel tanýmamak ve belirlenen hedefe ne kadar yaklaþmayý baþardýðýmýzý bir çalýþma ölçütü olarak oturtmak, Bolþevik bir ruhla donanmak demektir. Tanýmladýðýmýz hedefler, çalýþma ilkelerimiz, araçlarýmýz, komünizme giden yolu açan devrimci amaçlarýmýzdýr. Eðer hedeflerimiz kesin olarak bu nihai amaca uygunsa, ki öyledir, öyleyse ihtiyacýmýz olan þey, bu hedeflere pratik yaklaþmasýný bilen, bunu bin bir yolla deneyerek öðrenme azminde olan ve bunu baþarmaktan baþka bir þey düþünmeyen pratikçilerdir. Devrim öncesinde Bolþevik partiye kabul edilen bir genç iþçi, kararlýlýðýný göstermek için; gerekirse elli yýl sabýrla çalýþmaya hazýrým diyor. Bolþevik partili yoldaþý ise ona þöyle Sayý /5-19 Ocak 2005

5 cevap veriyor: Hayýr, sabýrsýz olmalýsýn. Çünkü bunca sefalet ve acý içinde kývranan halk, seni elli yýl bekleyemez. Onlarda sabýr yok, kalmadý. Sýnýf mücadelesinde, toplumlara özgü ulusal-tarihsel özelliklerin önemli bir rol oynadýðýný biliyoruz. Almanlarýn teorik kavrayýþ özellikleri, Rusya nýn devrimci sezgileri, Fransýzlarýn isyancý gelenekleri ve Amerikalýlarýn pratikçiliði gibi. Doðu toplumlarýna özgü bir özellik bu listeye eklenebilir: Tevekkül. Sözlük anlamý, kadere boyun eðme dir. Doðu toplumlarýna özgü bu tarihsel özellik, saflarýmýza sabýr adýyla yansýyorsa, hemen kurtulalým bu yükten. Eðer kavgasýz, alt-üst o- luþsuz, rutin bir barýþçýl mücadele döneminden geçiyor olsaydýk ve devrimin tüm olanaklarýný önümüze seren devrimci koþullar henüz daha ufukta görünmüyor olsaydý, elbette sabýr, kavgalý günlere özlemin adý olarak, yüce bir erdem olacaktý. Ama þimdi, sabýrsýzlýktýr asýl erdem. Reformist partilerin saflarýndaki insanlara bir bakýn. Orada, tüm olumsuzluklara karþý savaþ açma yeteneðinde olmayan, bunun yerine akýllýca bir tevekkülü tercih etmiþ olan, birçok insan göreceksiniz. Tevekkülün yerine, sabýrsýz bir tempoyla, baþarý hýrsýyla sonuç alýcý çalýþma yürüten Amerikan pratikçiliði, tam da bu dönemin temel ihtiyacýdýr. Reçeteler Güvensizlik Kaynaðýdýr Alttan esen rüzgarlar, dip akýntýlarý büyük bir dalga yaratmaya baþladý bile, üstelik 35 yýllýk yoðun bir devrimci mücadelenin ve iç savaþýn birikimleri üzerine geliyor. Þimdi esas sorun, bu büyük dalganýn hangi kýyýlarý vuracaðý: Bize mi yoksa dýþýmýzdaki oportünist gruplara ve partilere mi? Bu konuda geride kaldýðýmýzý, ihtiyacýmýz olan tempoya, yeteneðe ve araçlara henüz ulaþamadýðýmýzý, yeterli hazýrlýklarý tamamlayamadýðýmýzý açýk yüreklilikle kabul edelim. Ýyi ama, sosyalist eðilimlerin her yönden toplumu sardýðý, iþçi sýnýfý hareketinin alabildiðine yaygýnlaþtýðý bugün, proletaryanýn devrimci sýnýf partisi neden yeterli hazýrlýklarý yapmakta, kitleselleþmekte eksikler yaþýyor sorusuyla boðuþmanýn vakti gelmedi mi? Bu soruya; Ne yapalým, gücümüz bu! þeklinde cevap verenleri hemen kapýnýn önüne koymayý öneren Lenin i hatýrlamanýn tam zamaný devrim fýrtýnasýnýn ortasýnda, partinin kitlelerle iliþkisini yaygýnlaþtýrmak için bir dizi önerinin en baþýna, insan yokluðunu bahane edenleri kapýya koymayý oturtuyor Lenin ve devam ediyor: Vperyod yandaþlarý gençlerden yüzlerce çevre oluþturun ve onlarý durmaksýzýn çalýþmaya özendirin. Gençleri sokarak komiteyi üç katýna çýkarýn, beþ ya da on alt komite kurun, gözüpek ve dürüst herkesi kooptasyon yoluyla içinize alýn. Kýrtasiyeciliðe saplanmadan her alt komiteye bildiriler yazmak ve yayýmlamak hakký verin (yanlýþlýklar yapýlýrsa kýyamet kopmaz. Vperyod onlarý tatlýlýkla düzeltecektir) Devrimci giriþkenliði olan herkesi en büyük çabuklukla bir araya getirmek ve harekete geçirmek gerekiyor. Bu insanlarýn hazýrlýk eksikliðinden korkmayýn, deneyimsizlikleri ve kültür eksiklikleri karþýsýnda titremeyin. Ýlkin, eðer siz onlarý örgütlemesini ve harekete geçirmesini beceremezseniz, onlar Menþevikleri ve gaponlarý izleyecek ve deneyimsizlikleri bize beþ kat 32. Sayý /5-19 Ocak 2005 daha çok zarar verecektir. Ýkinci olarak olaylar, þimdi onlarý bizim istediðimiz gibi yetiþtirecektir. (Gençlik Üzerine, Sf. 65) (Vurgular bize ait) Öyleyse ilk atýlacak adým bellidir: Genç güçlere dayanmak. Ancak bu yolla, eylemsizlik, doktriner katýlýk, bilgiç hareketsizlik ve yaþlýlýða özgü giriþkenlik korkusu nun bütün tortularýný ve kalýntýlarý süpürüp atabiliriz. Fakat bu, daha ilk adýmdýr. Sonra, genç güçlerin diri enerjisini somut görevler ve hedeflere yöneltmek gerek. Bu somut hedeflerin neler olduðu, olmasý gerektiði biliniyor. Örneðin Devrimci Ýþçi Komiteleri (DÝK) çalýþmalarýný ele alalým. (Salt bir örnek olmasýyla deðil, ama önümüzdeki görevlerin en önemlisi olmasý açýsýndan DÝK, bütün geliþmenin, sonuç alýcý çalýþmanýn ve baþarý nýn birincil hedefi olarak görülmelidir.) DÝK in ne olduðu, tarihsel anlamý ve misyonu üzerine saatlerce konuþabilecek onlarca insanýmýz var. Peki ya, bu konuþan insanlarýmýz kadar komitemiz var mý? DÝK üzerine yapýlan konuþmalara harcadýðýmýz saatler kadar somut örgütleme çalýþmasý yapýlsaydý, þimdi onlarca komiteye ulaþmýþtýk. Þu ya da bu bölgede, fabrikada, sanayi sitesinde, belirlenen bir zaman içinde bir komite kurmak için nereden baþlamalý? Reçeteleri, mükemmel planlarý bir kenara býrakmakla baþlayalým iþe. Sýrasý gelmiþken, doktriner katýlýðýmýzýn ve giriþkenlik korkumuzun en etkin olduðu DÝK alanýnda, bugüne dek elimizi kolumuzu baðlayan reçetelere bir örnek vermek yerinde olur. Geçmiþ dönemlere ait ve o zamanlar týkýr-týkýr iþleyen mekanizmalarýn aðýr anýlarý, ayaðýmýza pranga oluyor. Bu çalýþmayý en yetkin düzeyde yürütmek adýna, belirli kiþilere baðlýyoruz. Bu iþleyiþ bile baþlý baþýna, giriþim eksikliðini, korkusunu ve doktriner katýlýðý doðuruyor. Oysa ki, DÝK i bulunduklarý her yerde hemen hayata geçirmek bu hedef için ö- nüne gelen onlarca fýrsatý anýnda deðerlendirmek, belli kiþilerin deðil, istisnasýz tüm insanlarýmýzýn görevi ve sorumluluðu olmalýdýr. Býrakalým daha dün çevremize katýlanlar, yarýn bir komite kurma giriþiminde bulunsunlar. Abartmadan söyleyelim: iþçiler içinde komiteler oluþturmanýn binlerce yolu var. Hal böyleyken, neden kendimizi sadece geçmiþin týkýr-týkýr iþleyen örnekleriyle ve yöntemleriyle sýnýrlayalým. Bu binlerce yöntemi bulacak olanlar da genç, diri güçlerdir. Yeter ki onlara sonuç alýcý faaliyetler ve baþarýlý olmalarýnýn önemini kavratalým. Baþarý yoksa, sonuç yoksa, fikirlerin parýltýsý, devrimin zaferini getirmez. Baþka örneklere bakalým: Mücadele Birliði nde çýkmýþtý. Sarýgazi bölgesinde, büyük bir sanayi sitesi önünde dergi satýþý gerçekleþtirilmiþti. Panzerler, motosikletli polislerin müdahalesiyle çatýþmaya dönüþmüþtü. Kuþkusuz etkili oldu. Ancak, i- kinci bir giriþim olmadý, neden? Çünkü hedef, organize sanayi bölgesine ne olursa olsun girmek deðil, böyle bir olayý gerçekleþtirmekti. Ve bir etkisi olduysa, sanayi sitesindeki iþçiler ü- zerinde deðil, bu çatýþmalý dergi daðýtýmýna katýlan insanlarýmýzýn militanlýðýný artýrmak yolunda oldu. Böyle bir eylemde ortaya çýkan militan ruh, ilk giriþiminde polisçe engellenen bu hedefe kararlýca baðlanmalý ve sonuç alýcý çalýþmanýn baþarýlarýyla taçlanmalýydý. Eðer gözle görülür bir sonuç ve baþarý yoksa, militan ruh körelir. 5

6 Bayramtepe de dergi satýþlarýnda yaþananlarý anlatan yazýlar; yýðýnla ders dolu. Öðreticidir, yaþananlar bölgedeki etkimizi somut biçimde gösteriyor. Ama ayný zamanda eksiklerimizi gösteren alarm zilleriyle dolu. Artýk bu yazýlarda, bizi sahiplenen yüzlerce insaný, daha aktif çalýþmalar içine çekmek i- çin neler yapýldýðýný da okumak istiyoruz. Eðer biz bu insanlara iki haftada bir dergi ulaþtýrmak dýþýnda, onlara hemen politik yaþama aktif olarak katýlabilecekleri, basit ve hemen ulaþýlabilir araçlar ve hedefler götürmezsek, onlarý mahalle komitelerine, iþçi komitelerine çekmezsek, doktriner bir katýlýk ve yaþlýlara özgü giriþkenlik korkusuyla hareket edersek, bir yere varamayýz. Ama biz burada söylenen hedeflere varmak için çabalýyoruz diyenler olacaktýr. Madem öyle, sonuçlarý gösterin bize? Eðer Bayramtepe gibi bizi ve genel olarak devrimi bunca sahiplenen bir bölgede bile sonuç alýcý çalýþmanýn baþarýlarýný göremeyeceksek, nerede göreceðiz? Peki Ya Nitelik? Bolca duymayý garanti edebileceðimiz sorularýn baþýnda bu geliyor. Eminiz, bu soru, hareketin içinde henüz yeni olanlardan da gelecektir. Çünkü, Leninistler olarak, her yeni gelene ayný düsturu kavratýyoruz: Önemli olan nicelik deðil niteliktir; niceliði doðuracak olan da niteliktir. Kuþku götürmez temel bir doðrudur bu. Nicelik adýna niteliði bir kenara öksüz çocuk gibi býrakanlarýn, en geniþ alanlarda meþruiyet arayýþlarýna girip genel ilkeleri bir kenara koyanlarýn, en kritik anlarda ellerindeki niceliðin kuru bir baðýrsak sesi çýkarmaktan baþka bir iþe yaramadýðýný gördükçe, niteliðin önemini daha iyi anlýyoruz. Fakat bu temel gerçek tek yanlý kavrandýðýnda, elimizikolumuzu baðlayan tuzaklara dönüþüyor. Buna biz, nitelikli eylem tuzaðý diyebiliriz. Lise çaðýndaki genç insanlarýmýz bile, iki kiþiyle eylem yaptýk ama nitelikliydi diyorlar. Ne diyelim, onlarý da hemen kendimize benzetmiþiz. Bu tür nitelikli çýkýþlar ve giriþimler, tek bir kiþiyle bile olsa yapýlmalýdýr ve yapýlmaya devam edecektir. Önümüze koyduðumuz hedefleri, amaçlarý ve eylemleri, elimizdeki güce göre deðil, her zaman devrimin ihtiyacýna göre belirlemeye devam edeceðiz. Bu bizim temel niteliðimizdir ama buna artýk yeni nitelikler eklemenin zamaný gelmiþtir. Söz konusu genç liseliler, kýsa sürede komitelerini üç katýna beþ katýna çýkaramýyorlarsa, büyük bir gözü peklik ve giriþkenlik ruhuyla gerçekleþtirdikleri çalýþmanýn yarattýðý etkinin gerisine düþüyorlar ve sonuçta nitelikli eylem tuzaðý na düþüyorlar demektir. En yüksek militanlýk ve kararlýlýkla gerçek niteliðimizi sergiliyor, ama sonra herkesin bu niteliðe hakkýný vermesini oturup bekliyoruz demektir. Tuzak buradadýr. Eðer biz ýsrarcý, inatçý, ikna edici ve örgütleyici yeteneklerimizi bileyip kitlenin içine dalmýyorsak, kendi eserimiz olan olaylarýn bile arkasýnda kalýyoruz demektir. Nitelik niceliðe dönüþmelidir. Bugün iki kiþiyle yapýlan, yarýn hemen yeni güçlerle birlikte on kiþiyle, yirmi kiþiyle yapýlamýyorsa, dönemin ihtiyacý olan baþarý henüz ufukta görünmüyordur. En önemlisi, artýk elimizin altýndaki, etkimiz altýndaki niceliðin farkýna varalým. Nice çevreyle iliþki yürütüyoruz, nice fazla insanla görüþüyor, yayýn veriyor, onlarýn dolaysýz destek ve sempatilerini görüyoruz. -Ve þundan hemen herkes emin olmalýdýr-: Henüz daha tanýþamadýðýmýz, ulaþamadýðýmýz çok daha geniþ bir çevre tarafýndan tanýnýyor, biliniyor ve sempati duygularýyla takip ediliyoruz. Bu, bizim niceliðimizdir. Eðer bu, bize ait niceliði, hemen eyleme geçirmek suretiyle, hemen somut hedefler için çalýþmalarý doðrultusunda özendirmekle, onlara bu yolda her tür inisiyatif ve sorumluluðu vermeye baþlamakla, niteliðe dönüþtüremezsek, pek beceriksiz Leninistler olarak tarihe geçeceðiz demektir. Niteliði nasýl koruyacaðýz? kaygýsý, sorusu, bugünün sorunu deðildir. Her þeyden önce, devrimci yükseliþin her yaný sardýðý, insanlarýn bizzat yoðun devrimci geliþme tarafýndan e- ðitildiði günümüzde deðil; fakat tam tersine, devrimci dalganýn hýzla geri çekildiði ve yýlgýnlýðýn salgýn hastalýk gibi yayýldýðý dönemlerde, niteliði korumak kaygýsý ön plana çýkar. Bu dönemde, ilkelerden ödün vermeye hazýr olanlarýn etkisi, proletaryanýn en hayati damarlarýna dek sýzar. Fakat, devrimin somut olgu haline geldiði günümüz koþullarýnda, her olay bizim ilkelerimizi doðruluyor. Eðer hedeflerimizde, tanýmladýðýmýz araçlarda ve çalýþma ilkelerimizde açýk bir oportünizme saplanmýyorsak, niteliðimizi korumak çabasý ön plana çýkmayacaktýr. Olaylar ve eylemler içinde, somut çalýþma içinde bu nitelik ortaya çýkacak ve þekillenecektir. Öyleyse býrakalým insanlar, eylem ve hareket içinde, sonuç alýcý faaliyet içinde, tüm eðitimlerini ve bizi kaygýlandýran kültürel eksiklerini tamamlasýn. Bu eksikleri, faaliyetin dýþýnda tutarak gideremeyiz. Bu tür bir davranýþ, hem bizim ayaðýmýza prangadýr, hem de yeni yanmaya baþlayan militan bir ateþin üzerine su serpmektir. Sonuç alýcý faaliyet ve baþarý kýstaslarýný her alanda iþler hale getirebilmek için, alabildiðine hýzlý ve sabýrsýz biçimde kökü deðiþimlere gitmek gerekir. Bu momenti kaçýrmamalýyýz. Son onbeþ yýlýn sert sýnýf mücadelesi içinde yaþayanlarýn daha iyi görebileceði gibi, bu dönem, kitle içinde en yaygýn çalýþmanýn, açýk alanlarda propaganda ve ajitasyonun olanaklarýnýn alabildiðine geniþlediði bir dönemdir. Kuþkusuz, bu dönemin olanaklarý geçicidir ve hiçbir zaman kendimizi bu olanaklara baðlamayacaðýz. Gözaltýnda kayýplarýn, sokak infazlarýnýn, sokaklarda dergi satýþlarýna bile kuþunlar yaðdýrmanýn, bir kitap yüzünden tutuklanmanýn günlük-sýradan bir olay olduðu geçmiþ dönemler, her an kapýmýzý çalabilir. Bu sert dönemin geliþi kaçýnýlmazdýr ve o zaman bugünkü olanaklara sahip olamayacaðýz. Öyleyse, bu geçici dönemin önümüze sunduðu bütün olanaklardan yararlanmak için, niteliðimizi niceliðe, niceliðimizi de niteliðe dönüþtürmek için, açýk kitle çalýþmasýnýn kendine özgü kurallarýný gecikmeksizin kuþanalým. Devrim dalgasý henüz bütün gücüyle kýyýlara vurmuþ deðil. Ama, bütün belirtiler, bu dalganýn kýyýlara çok yakýn olduðunu gösteriyor. Hazýr mýyýz? Evet, yüzde seksen hazýrýz. Her zaman için, iþin yüzde sekseni teoridir. Ama devrim anlarýnda, tam da böyle anlarda, geride kalan yüzde yirmi her þeydir. Eksiklerimiz gözümüzü korkutmasýn. Asýl, eksikleri görmemek ve kabullenmemek alýþkanlýðýndan korkalým. Gerisini, pratik, inatçý ve canlý pratik halledecektir Sayý /5-19 Ocak 2005

7 Kapitalizm Felakettir Günlerdir Uzakdoðu da yaþanan 8.9 þiddetindeki deprem sonrasýnda baþlayan ve 100 bini aþkýn insanýn ölümüne neden olan tsunami felaketini duyuyor, televizyonlardan izliyor, gazetelerden okuyoruz. Dünyanýn bir ucunda yaþanan felaket ve insanlýk trajedisi içimizi sýzlatýyor. Soruna acaba aynýsý bizim de baþýmýza gelebilir mi? Bizde olursa ne olur? þeklinde yaklaþan tekelci burjuva medyanýn tersine, kapitalizmin neden olduðu bu felaket bizim öfkemizi kabartýyor. Bir felaketi bile milliyetçi bir histeriye dönüþtürüp, felaket bölgesinde Türklerin olup olmadýðýna indirgeyenlerden elbette bu insanlýk trajedisi karþýsýnda duygulanmalarýný bekleyemeyiz. Onlar sadece iþlerini yaparlar. Ve iþleri sermayeye hizmet ve daha fazla hizmettir. Aslýnda hepsini kazýsanýz altýndan dünyanýn kaynaklarýnýn nüfusuna oranla daha yavaþ arttýðýný bu nedenle fazla nüfusun bir þekilde yok edilmesi gerektiðini savunan, burjuva ekonomist Malthus çýkar. Ve Malthus yaþasaydý, kapitalizm adýna kim bilir ne büyük bir mutluluk duyardý! Öyle ya ölen insanlarýn sayýsýnýn artmasý demek, geride kalan nüfusun yaþam olanaklarýnýn geniþlemesi demek! Kapitalistlerin penceresinden bakýnca görünenin bundan baþka bir þey olmadýðýna kalýbýmýzý basarýz. Bush un tatil için kapandýðý çiftliðinden bizahmet çýkýp felakete dair bir þeyler söylemiþ olmasý bunun tersini doðrulamýyor; tam tersine burjuvazinin insanlarýn karþý karþýya kaldýðý felaketlere kayýtsýzlýðýný gösteriyor. Endonezya nýn Sumatra Adasý nýn batý sahili açýklarýnda denizin 40 km altýnda 27 Aralýk ta meydana gelen 8.9 þiddetindeki deprem ve sonrasýnda oluþan tsunami, (fýrtýna þeklinde yayýlan dev dalgalar) 100 binden fazla insanýn ölümüne neden oldu. Milyonlarca insan açlýkla ve salgýn tehlikesiyle karþý karþýya:felaketten sað kurtulanlar çamurlarýn arasýnda yiyecek bir þeyler bulmaya çalýþýyor. Þu anda 5 milyon insan yaþamýný sürdürebilmek için gerekli kaynaklara sahip deðil. Milyonlarca insan evsiz kalmýþ; içmek için temiz su dahi bulunamýyor. 5 bin insanýn kaybolduðu söyleniyor. En çok çocuklar ölüyor. Þu ana kadar ölenlerin 1/3 i 5 ile 12 yaþ arasý çocuklar. Bir nesil yok oldu deniliyor. Ölü sayýsý sürekli artýyor. Sadece Endonezya da 80 bin, Srilanka da 20 bin insanýn öldüðü söyleniyor. Aceh in 300 binlik nüfusunun %5 i ölmüþ, Hindistan, 32. Sayý /5-19 Ocak 2005 Malezya ve Tayland da da ölümler var. Felaket, Doðu Afrika kýyýlarýna kadar uzanmýþ durumda. Bunun 1964 yýlýndan beri dünyanýn karþýlaþtýðý en büyük deprem olduðu, 100 km lik bir fayýn kýrýldýðý söyleniyor. 2 bin km lik sahil hattýnda tsunami oluþturan deprem için yüzyýlýn en büyük 5. depremi deniliyor. Elbette rakamlarýn dili bize felaketin boyutu hakkýnda bilgi veriyor ama bir an için durup baþka bir yöne bakmak gerekiyor. Bu felakete neden olan nedir? Ve acaba bu felaketi önceden engellemek mümkün müydü? Önce ikinci soruya cevap verelim. Bilim adamlarý e- ðer bir erken uyarý sistemi olsaydý bu kadar insanýn ölmeyeceðini söylüyorlar. Önceden tedbir alýnabilse, yerleþim birimleri bir tsunami felaketine karþý boþaltýlmýþ olsa, onbinlerce insanýn hayatý kurtarýlmýþ olacaktý. Kapitalistlerin, ya da kapitalist devletlerin paracýklarýna kýyamadýklarý için bu tür doðal a- fetleri önceden tespit etmeye yarayan donanýmlarý oluþturamamasý yüzbinlerce insanýn yaþamýna malolabiliyor. Biz bunu, üzerinde yaþadýðýmýz topraklarda yaþanan deprem, sel felaketi ve madenlerdeki grizu patlamalarýndan biliyoruz. Her þeye kar ve daha fazla kar mantýðýyla bakanlar, maliyetlerinin artmamasý adýna insan hayatýný hiçe sayabiliyorlar. Ölümler onlarý zerre kadar ilgilendirmiyor. Her büyük felaketten sonra hiçbir þey olmamýþ gibi kendi iþlerine dönebiliyorlar. Bu tür felaketlerin artýk doðal olmadýðýný hepimiz biliyoruz. Kapitalistler dünyanýn canýna okudular. Kapitalistlerin fabrikalarýnýn bacalarýndan sýzýp atmosfere karýþan zehirli atýklardan dolayý ozon tabakasý delindi ve iklim dengeleri alt-üst oldu. Kapitalistler dünyanýn doðallýðý ný bozdular. Dünya üzerinde kendilerine ait tek bir aðaç, tek bir deniz býrakmamak uðruna aðaçlarý kestiler, denizleri fabrika atýklarýyla kirlettiler. Canlý türlerini azalttýlar. Dünya çölleþmeyle yüz yüze kaldý. Her þeyde zincirleme bir bozulma yaþanmaya baþladý. Dünyanýn bir çok ülkesi atmosferde biriken zehirli gaz oranlarýnýn azaltýlmasý ve bu konuda üzerine düþenleri yapmak için bir süre önce Kyoto sözleþmesini imzaladý. Ama ABD hala bu sözleþmeye imza atmadý. Yani dünyada bir çevre felaketine yol açabilecek geliþmeleri önlemek için üzerine yükümlülük almadý. Ne de olsa ABD li tekellerin tatlý karlarý kasalara dolmaya devam ediyor, dünya mahvolmuþ onlarýn umurunda mý? Umurunda olmadýðýný ABD Baþkaný Uzakdoðu da felaket yaþanýrken tatil yapmaya devam ederek göstermiþtir. ABD baþta olmak üzere dünya üzerindeki tüm emperyalist kapitalist ülkeler, Uzakdoðu Asya daki bu felaketin birinci dereceden sorumlusudurlar. Onlar yüzünden dünya doðal dengesini yitirdi. Onlar yüzünden doðal felaketler bir birini kovalýyor. Ve onlar bu dünyanýn üzerinden temizlenip atýlmadan dünya rahata kavuþamayacak. Ýnsanlýðýn geleceðini ve dünyanýn esenliðini garanti altýna alacak olan komünist devrimdir.. 7

8 Düþlerine Kan Sýçratýlmýþ Bir Halk Sayý /5-19 Ocak 2005 Vurulmuþum/daðlarýn kuytuluk bir boðazýnda/ /bir hayra yoraným çýkmaz/caným alýrlar ecelsiz Ahmed Arif bu unutulmaz dizeleriyle anlatmýþtýr 33 Kurþun un hikayesini. Bundan tam 62 yýl önce 1943 te dönemin generallerinden Mustafa Muðlalý nýn emriyle Van ýn Özalp ilçesine baðlý bir köyden askerler tarafýndan alýnýp daha sonra kurþuna dizilen 33 Kürt köylüsünün aðzýndan tarihe tanýklýk etmiþtir þair Ahmet Arif. Ve þimdi Diyarbakýr ýn Kulp ilçesine baðlý Alacaköy Keper mezrasýnda ortaya çýkarýlan 11 kiþinin gömülü olduðu toplu mezar, yeniden 33 Kurþun u gündeme getirmiþtir. 33 Kurþunlu yürek/akmaz göl olmuþ bu daðlarda Bu kez parmaklar Mustafa Muðlalý yý deðil ama baþka bir TC generalini iþaret ediyor: Bolu Dað Komando Tugayý Komutaný General Yavuz Ertürk ü. Pandoranýn Kutusu açýlýyor ve bir anda olaylar zincirleme ortaya saçýlmaya baþlýyor. Kulp ta bulunan toplu mezarlardan sonra 11 aile daha toplu mezar iddiasýyla ÝHD Diyarbakýr þubesine baþvurmuþ. Bu baþvurularýn arkasýnýn gelip gelmeyeceðini bilemiyoruz ama þundan eminiz: Kürdistan ýn her tarafý bu tür toplu mezarlarla kaplýdýr. Özellikle iç savaþýn geliþim sürecinde yýllarý arasýnda yapýlan katliamlarda öldürülen insanlarýn bir çoðunun akýbeti hala meçhuldür. Hala kayýp olan, kendisinden haber alýnamayan yüzlerce insan var. Devrimi engelleyebilmek amacýyla burjuvazinin kan dökmekten bir an olsun geri durmayacaðýný, sýnýflar savaþýmýnda burjuvazinin ne kadar gaddar ve acýmasýz olduðunu tarihten edinilmiþ deneyimlerle bilmiyor deðiliz elbette; ama bu tarihin bizzat parçasý olmak farklý bir þey. Ve Kürt Halký yýllarca bu katliamlarý yaþadý. Denilebilir ki, yoksul Kürt Halkýnýn acýlarýn kitabýndan öðrenecek bir þeyleri kalmadý. Nasýl Fransýz burjuvazisi Komüncüleri mitralyözle biçtiðinde Seine Nehri kýpkýzýl kan aktýysa, Dicle ve Fýrat nehirleri de kana bulandý. Nasýl ki komünün celladý Thiers, düzenini korumak için acýmasýzdýysa, ayný þekilde TC ordusunun generalleri de acýmasýzdý. Bugün tarihe tanýklýk e- denlerden öðreniyoruz ki ordu, Kürdistan da yaptýðý operasyonlarda köylüleri toplu o- larak katletmiþtir. Ülkede Özgür Gündem gazetesine konuþan Vahdettin Yalçýn adlý köylü 11 yýl önce Muþ ta yine ayný olaylarýn yaþandýðýný, 33 kiþinin acýmasýzca katledildiðini anlatýyor. Ben olayýn tek tanýðýyým diyor, elimdeki mermi de (11 yýldýr elinde saplý duran mermi-bn) benim tek tanýðým. Devletin yaptýðýný ortaya çýkarmak için sakladým. Vahdettin Yalçýn, Bolu Dað Komando Tugayý Yavuz Ertürk ü hemen teþhis ediyor. Kendisini ve arkadaþlarýný köyden alýp Murat Nehri kenarýna götürüp, kurþuna dizme emrini verenin o olduðunu söylüyor. Ve hangi taþ kaldýrýlsa altýndan ayný tugayýn ve ayný generalin ismi çýkýyor. Elbette Kürdistan da yapýlan katliamlar bir kiþinin ya da bir tugayýn eseri deðil. Devlet Ulusal Kurtuluþ Hareketi ni kanla bastýrmak ve baþýnýn üzerinde dönenip duran devrim korkusundan kurtulmak için her yönteme baþvurmuþtur. Kürt Halký bütün bunlarý bizzat yaþamýþtýr. Þimdi bulunan toplu mezarlar gerçeðin sadece küçük bir kýsmýdýr. Gerçeðin tamamýnýn ortaya çýkacaðýný ya da toplu mezarlarýn ortaya çýkarýlmasýnýn, devletin ulusal soruna bakýþta da farklý bir yönelime girdiðini düþünenler yanýlýyorlar. ÝHD, Diyarbakýr þubesi baþkanýnýn bu olay vesilesiyle toplumsal barýþ ýn saðlanmasý için bölgede iþlenen cinayetlerin aydýnlatýlmasýný ve sorumlularýn yargýlanmasýný istemesi bu yanýlgýlý yaklaþýma iyi bir örnektir. Diyarbakýr ÝHD þube baþkanýnýn devletin bunu yaparak kendisiyle ve geçmiþiyle yüzleþmesi gerekiyor demesi bir beklentiyi ifade ediyor. Kürt halký, yýllardýr beklentilerinin nasýl sonuçsuz kaldýðýný kendi deneyimleriyle biliyor. En son baþkanýn yel daðdan ne koparýrsa, onlarda bizden onu koparabilirler demesi devletin yýllardýr sürdürdüðü politikada bir deðiþiklik olmadýðýný gösteriyor. Ölü ele geçirilen gerillalarýn cansýz bedenlerine yapýlan iþkenceler, Kürt Halkýna çýplak gerçekliði anlatýyor. Savaþý tüm yönleriyle yaþamýþ olan bir halk, kendisine yansýtýlan gerçeklik ne kadar baþ aþaðý dursa da, onu yüreðinin ve bilincinin süzgecinden geçirerek yerli yerine oturtuyor. Bugüne kadar Kürt Halký kendisine yapýlan telkinlerin hiç birine raðbet etmedi. O içinde yanýp duran ateþi korumayý bildi. Bugüne kadar öne sürülen hiçbir þey Kürt Halkýnýn öfkesini azaltmaya yetmedi. Yoksul Kürt iþçi ve emekçileri, güneþin düþmanlarý ile pazarlýk edilmeyeceðini, bir halkýn ancak kendi mezarýný kazdýðý zaman öleceðini tarihten edindikleri deneyimlerle biliyorlar. Devrim, Kürt Halkýnýn aklýna ve yüreðine kazýnmýþtýr. Ortaya çýkan toplu mezarlar Kürt Halkýna tek bir þey gösteriyor: Özgürlük aðacýnýn kanla yeþereceðini ve düþmanlarýyla arasýna bir kan denizi girdiðini Tüm sermaye sýnýfý yarattýklarý bu kan denizinde boðulmadan ne Kürt halký ne de ezilen iþçi ve emekçi sýnýflar özgürlük yüzü göremeyecektir. r

9 BAÐIMLILIK SARMALINDA DIÞ POLÝTÝKA 32. Sayý /5-19 Ocak 2005 Geçtiðimiz yýlýn son aylarýnda Türkiye nin geliþtirdiði iliþkiler, ayný anda iki ipte oynamaya çalýþan bir cambazý hatýrlatýyordu. Önce Rusya Devlet Baþkaný Putin`in Ankara ziyareti, sonra AB üyeliði için Brüksel de yapýlan toplantý ve görüþmeler Arkasýndan Türk Baþbakanýn Suriye ziyareti. Bütün bunlarýn arasýnda ABD ile notlar düþülerek sürdürülen diyaloglar. Türkiye nin dýþ politikasýnda, hatta iç politikasýnda emperyalist devletlerin ve emperyalist mali sermayenin belirleyici bir güç haline geldiðini saptadýðýmýzda, Türkiye nin emperyalist güçlerden baðýmsýz biçimde komþularýyla, moda deyimle Avrasya ülkeleriyle, iliþki geliþtirebileceðini düþünenlerin dipsiz bir yanýlgý çukuru içinde olduklarýný rahatlýkla söyleyebiliriz. Putin in Ankara ziyareti süreci ve sonrasý bu konuda yeterince aydýnlatýcýdýr. Putin, tam da Türkiye-ABD arasýnda Ekümenik tartýþmalarýnýn alevlendiði, ABD nin Türkiye nin bu tutumunu not ettiði bir sýrada Ankara ya indi. Ekümenik gibi Türkiye nin hassas bir yarasýný ABD nin tam bu sýrada kaþýmasý elbette rastlantý deðildi. Bu hassas yarayý kaþýyarak ABD, Türkiye ye duracaðý ve durmasý gereken sýnýrlarý bir kez daha hatýrlatmýþ oldu. Avrupalý emperyalistler farklý bir yol izlediler. Putin in Ankara ya indiði gün, önce Avrupa Parlamentosu Baþkaný, AB üyeliði için müzakerelere baþlanacak diyerek ortaya bir yem attý. Ertesi gün, AB Komisyonu Geniþlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn Hedef Türkiye`ye tam üyelik dedi. Arkasýndan ayný komisyonun eski bir üyesi Türkiye beþ yýl sonra AB üyesi açýklamasýný yaptý. Doðrusu bu yemler Türk burjuvazisinin elinin tersiyle iteceði cinsten deðillerdi. Emperyalistlerin bu çýkýþlarý etkisini hemen gösterdi. Geliþi, tekelci basýnda Tarihi Ziyaret gibi sözlerle abartýlan Rusya Devlet Baþkaný, havaalanýnda, tekellerin pazarlama müdürü gibi çalýþan bir devlet bakaný tarafýndan karþýlandý. Bu, Rusya Devlet Baþkaný için olabilecek en alt düzeyde karþýlama idi. Basýnda abartmak, pratikte önemsememek Türk Devletinin, Türk tekelci sermayesinin politikasýydý. Birinci gün manþetlere çýkan Putin ziyareti, hemen ertesi gün sýradan bir habere dönüþtü. Böylece Avrasya teorisyenleri ve uzmanlarýnýn uzak görüþ mesafesinin bir günle sýnýrlý olduðu ortaya çýktý. Rusya Devlet Baþkanýnýn Ankara ziyareti hiç bir önemli sonuca yol açmadan bitti. Baþka türlü nasýl olabilirdi ki? Gürcistan ý, Azerbaycan ý Rusya dan tümden koparmak, Çeçenistan çetelerini her bakýmdan desteklemek, Orta Asya ülkelerinde emperyalistlerin etkisinin yayýlmasýna köprü olmak Türk dýþ politikasýnýn temel ve deðiþmez çizgileriyken bir ziyaretin tüm bunlarý deðiþtirmesi nasýl beklenebilir! Putin in geliþinden hemen önce, Ýstanbul da birkaç Çecen in göstermelik biçimde gözaltýna alýnmasýný bir tarafa býrakýrsak, ayný günlerde Türk Jandarma Genel Komutaný ný Azerbaycan a göndermekle, Çeçenlerin gösteri yapmalarýna izin vermekle Türkiye, bu ziyaretten bir þey beklenmemesi gerektiði mesajýný zaten vermiþti. Rusya nýn bu mesajý almadýðý düþünülebilir mi? Türkiye, gezinin bu þekilde bitirilmiþ olmasýnýn, özellikle ABD yi ikna etmemiþ olabileceðini düþünerek bir de açýklama yapma gereði duydu. Açýklama, Türk Dýþiþleri nden geldi. Putin i ülkesine gönderdikten iki gün sonra gelen açýklama kýsaca þöyleydi: Türkiye ABD iliþkileri gergin deðil. Türkiye-ABD arasýndaki dostluk ve ortaklýk güçlü bir zeminde ve karþýlýklý anlayýþ ve çýkarlar temelinde sürmektedir. Emperyalist-kapitalist sistemden kopmamak, fakat bu sistemde yerini saðlamlaþtýrmak için emperyalistleri, baþka ülkelerle iliþki geliþtirmekle tehdit etmek Türkiye nin dýþ politikasýnýn geçmiþten gelen bir özelliðidir. Ýsmet Ýnönü bu politikayý Baþka bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alýr sözleriyle ifade etmiþti. Türkiye nin daha 20 li yýllarýn baþýnda yaptýðý tercihi bilenler, bu sözlerin bir blöften ibaret olduðunu bilirler. Yine de Türkiye, zaman zaman bu boþ tehdidi savurmaktan geri kalmaz. ABD ve Avrupalý emperyalistlere karþý Rusya ve öteki komþularla iliþki geliþtirme tehdidi bunun sýradan, alýþýldýk bir örneðidir. Ne var ki, dönem artýk Ýsmet Ýnönü dönemi deðil ve köprünün altýndan çok sular aktý. Emperyalizme baðýmlýlýk ve emperyalist sermayenin baðýmlý bir ülkeye boyun eðdirici gücü, on kat, yüz kat artmýþtýr. Emperyalistlerin, bu gücün farkýnda olduklarýndan kuþku yok. Baðýmlý ülkelere karþý, bu ülkeler kendi müttefikleri de olsa, gerektiðinde en küstah üslubu kullanmaktan çekinmemeleri bunun bir ifadesidir. Bunun son örneðini, Musul da Özel Harekat Birlikleri ne mensup beþ Türk polisin öldürülmesi olayýnda gördük. Olayýn, ABD-Barzani denetimindeki bölgede meydana gelmiþ olmasýndan dolayý, Türkiye olaydan ABD ve KDP yi sorumlu tutmaya kalkýp tepkisini, biz de bunu not ediyoruz sözleriyle ifade edince yanýt gecikmeden geldi. ABD, Türk yetkililere emperyalistlere özgü bir küstahlýkla resmen saçmalamayýn dedi. ABD nin bu yanýtý etkisini anýnda, önce basýnda gösterdi. ABD çýkarlarýnýn ve çizgisinin bir milim dýþýna çýkamayan Türk tekelci basýný önce olayý gerçekleþtirenlerden ikisinin ABD askerleri tarafýndan vurulduðunu; ilk müdahalenin ABD ordusundan geldiðini keþfetti. Sonra, ABD nin sadýk müttefiki KDP yi aklamak Türk Dýþiþleri Bakanýna düþtü. Nasýl ve ne zaman anlamýþlarsa Türk Dýþiþleri Bakaný olayý gerçekleþtirenlerden ikisinin Arap olduklarý -Kürt, yani KDP li deðillermiþ- açýkladý. Öyle anlaþýlýyor ki, ABD nin saçmalamayýn demesi Türk yetkililerin olayý çözmesine yetti! ABD, Türkiye nin tam anlamýyla efendisidir. Atýlacak bütün adýmlar geliþtirilecek bütün iliþkiler efendinin izni, kontrolü ve bilgisi dahilinde olabilir ancak. Türkiye nin bütün komþularýyla iliþkilerine bu açýdan bakmak lazým. Türkiye, komþu ülkelerle iliþki geliþtirirken bunu ancak ABD çýkarlarýnýn, politikalarýnýn elçisi olarak, o çýkar ve politikalarýn sýnýrlarý içinde yapabilir. ABD nin Türkiye Büyükelçisi Türkiye, Suriye dahil komþularýyla iliþki geliþtirmekte özgürdür derken bunu anlatýyordu. Demek ki, Türkiye nin neyi yapmakta özgür, neyi yapmakta özgür olmadýðýný ABD nin görevli bir memuru belirleyecektir. Artýk geçmiþ baðýmlýlýk iliþkilerinin emperyalistlere yetmediði; bunun yerine tam ilhak durumunu gerçekleþtirmeye çalýþtýklarý bir süreçte baþka türlü olamazdý zaten. Türkiye ayný anda iki ipte oynamaya çalýþan bir cambaz olmak istiyor ama bunun gerektirdiði güç, yetenek ve inisiyatiften yoksun. Emperyalistler arasý çeliþki ve çatlaklardan kendine yol açmak ve serbest hareket alaný yaratmak dönemi biteli on yýllar oldu. Emperyalistler ve diðer devletler arasýndaki çeliþkiler artýk Türkiye nin hareket a- lanýný geniþleten bir olanak deðil, Türkiye nin çeliþkilerini aðýrlaþtýran birer yük olmuþlardýr. Türkiye nin komþularýyla olan bütün i- liþkilerinde bu gerçeði görmek gerekiyor. 9

10 Birçoðu Yakýlmýþtý, Diðerleri de Kurþunlarla Öldürülmüþtü Sayý /5-19 Ocak Aralýk 2000 tarihinde devletin 20 cezaevine eþzamanlý gerçekleþtirdiði operasyonun ardýndan yaþanan sürece tanýklýk etmiþ olan Avukat Cemal Yücel le sürece iliþkin bir röportaj yaptýk. Y.E.Mücadele Birliði: Merhaba. 19 Aralýk katliamý sonrasýnda yaþanan bir çok þeye bir hukukçu olarak tanýklýk ettiniz. Bu süreçte neler yaþadýnýz, neler hissettiniz? Av.Cemal Yücel: Çok sayýda müvekkilim cezaevindeydi, birçoðu Ölüm Orucuna katýlmýþlardý. Dolayýsýyla, hukukçu sýfatýyla öncelikle tanýklýklarým var. Onun da ötesinde F tipi denen hapishanenin gayrý-insani olmasý sebebiyle, hukukçuluðun ötesinde halk mücadelesi açýsýndan da yakýnlýðým var. 19 Aralýk a nasýl gelindiðini biliyoruz. Halkýn mücadelesini veren devrimcilere yöneltilmiþ açýk bir operasyondur. Hapishanedekiler bunun direk muhatabý olduðu için bir direniþ baþlattýlar. F tiplerine gitmeyiz dediler. Aslýnda problemin en önemli nedeni, aslýnda hücreleþtirilmek istenenin tüm toplum olmasýydý. Tüm Türkiye halký, hücrelere atýlmak istenmiþtir. Operasyon sýrasýnda biz de hukukçular olarak olayýn önce otopsi ve adli týp yanýyla ilgilenmek zorunda kaldýk. Orada yaþadýklarýmýzý anlatmaya kelimeler yetmez. Ama iki olay anlatayým ki, olayýn vahameti iyi anlaþýlabilsin Ýlki, biz bir aileyle morgdaki kömürleþmiþ cesetleri teþhise geldik. Sonra bir aile daha teþhis için geldi. Her iki ailenin de kýzlarý yakýlmýþtý. Simsiyah, kömür gibiydiler. Tanýnmalarý mümkün deðildi. Ailelerden birinden genç bir kýz, kömürleþmiþ cesetlerden birinin ablasý olduðunu söyledi. Görevliler nasýl tanýdýðýný sordular. O da, ben kýsa bir süre önce ziyaretine gitmiþtim, bana gülümsemiþti. Diþlerini çok iyi hatýrlýyorum. Bu gülümsemeden dolayý yeni yaptýrdýðý diþlerini çok iyi hatýrlýyorum, buradan teþhis ediyorum dedi. Diðer aile ise, baþka sebeplerle o cesedin kendi kýzlarýna ait olduðunu ýsrarla söylüyordu. Görevliler, avukatlar, hepimiz ne yapacaðýmýzý þaþýrmýþtýk. En sonunda ben, buradaki kýzlarýn hepimizin kýzý olduðunu, zaten ayný yere gömüleceklerini, birine bir ailenin, diðerine de diðer ailenin sahip çýkýp almasýný önerdim. Aileler bunun üzerine kabul ettiler ve aldýk. Özellikle bu olayda bir gülüþün, gülümsemenin bir baþka zamanda ölümle birlikte anýmsanmasý çok çarpýcýydý. Adeta yaþamýn güzellikleriyle, ölümün acýsý ayný karede bütünleþmiþti. Ýkincisi, yine bir baþka gün, ailelerle birlikte teþhise gittiðimizde, adli týp sekretaryasýna iki kadýn geldi. Onlar da teþhis için Ýstanbul dýþýndan gelmiþlerdi. Yaþlý kadýn, oðlunu hiçbir hapishanede ya da morg kayýtlarýnda bulamadýðýný, günlerdir aradýðý halde bir sonuca ulaþamadýðýný söylüyordu. Yine morgda kömür kesilmiþ erkek cesetleri vardý. Biz bunlara bakmasýný söylediðimiz sýrada bir avukat arkadaþýmýz, öncelikle, konuyla ilgilenen derneklerden birine sormamýzý, çünkü bu dernek kayýtlarýnýn çok düzenli olduðunu söyledi, biz de hemen derneði arayýp yaþlý kadýnýn oðlunun kayýtlarýnda ne þekilde geçtiðini sorduk. Bize sað olduðunu ve hapishanelerden birine (ismini anýmsamýyorum) sevk edildiðini söylediler. Biz de sevinçle yaþlý kadýna oðlunun sað olduðunu ve o cezaevine gitmesini söyledik. O anda yaþlý kadýnýn büyük sevincini tarif etmek de gerçekten zor. Aradan günler geçti, kesin isim listeleri açýklandý, hayretle gördük ki, yaþlý kadýnýn oðlu da ölenler arasýndaydý. Derneðin bilgileri ne yazýk ki hatalýydý. Ve ben bu yaþlý kadýnýn yaþadýðý sevinçle acý arasýnda geçen trajediyi hiç u- nutmayacaðým. Aslýnda yaþadýðýmýz, tanýklýk ettiðimiz birçok olay mevcuttur. Ancak bu iki olay, acýnýn büyüklüðü konusunda yeteri kadar aydýnlatýcý olduðundan diðerlerini anlatmaya gerek yok. Y.E.Mücadele Birliði: Sizce devletin 19 Aralýk katliamý i- le amaçladýðý neydi? Süreç önceden planlanmýþ mýydý? A- dalet Bakaný nýn operasyon öncesi Saðmalcýlar Cezaevi ne 100 ceset torbasý sevk edildiðini açýklamasýný nasýl deðerlendiriyorsunuz? Av.Cemal Yücel:19 Aralýk operasyonu, devletin mutlaka gerçekleþtirmeyi istediði F tipi hapishaneler planýnýn bir parçasýdýr. Burada katliam planý daha çok devletin hapishane planýný iyi anlamak lazým. Kuþkusuz direniþ olmasaydý, devrimciler kuzu kuzu gitseydi, katliam olmazdý. Devrimciler direndiler. Bu nedenle operasyon yapýldý. Ancak þahsi görüþ olarak söylüyorum ki, Adalet Bakaný nýn F tiplerine geçiþin 1 yýl ertelemesi açýklamasý daha iyi deðerlendirilebilirdi. Bir yýllýk süreçte devrimciler, F tipi gerçeðini halk kesimlerine daha iyi anlatýlabilir, daha güçlü bir destek saðlayabilirdi. Ancak Adalet Bakaný nýn 1 yýllýk erteleme açýklamasýnýn samimi olup olmadýðýndan halen emin deðilim. Y.E.Mücadele Birliði: Siz bazý otopsilerde bulundunuz. Otopsi sýrasýnda size herhangi bir güçlük çýkarýldý mý? Ya da saðlýkçýlar dýþýnda herhangi bir baskýlanma hissettiniz mi?

11 Av.Cemal Yücel: Öyle bir baský görmedik, herhangi bir engelleme yapýlmadý. Çünkü olay ortadaydý. Devlet, yakýlanlarýn operasyonun doðal seyri içinde gerçekleþtiðini savundu. Ancak daha sonra kanýtlarla anlaþýldý ki, normal güç kullanýmý dýþýna çýkýlarak operasyon gerçekleþtirilmiþtir. Y.E.Mücadele Birliði: Otopsilerde en çok dikkatinizi çeken ne oldu? Ýnsanlar daha çok neden ölmüþlerdi? Vücutlarýnda darp izleri var mýydý? Av.Cemal Yücel:Bir çoðu yakýlmýþtý. Diðerleri de kurþunlarla öldürülmüþtü. Darpla ilgili açýk bulgulara rastlamadýk. Y.E.Mücadele Birliði: Otopsi sonuçlarý resmi tutanaklara olduðu gibi yansýdý mý? Av.Cemal Yücel:Evet, o konuda problem yok. Ýzler, ölüm sebepleri konusunda problem yok. Ancak problem, bunca insanýn öldüðü operasyon sýrasýnda aþýrý güç kullanýmýnýn hatta kasti öldürmelerin açýkça ortaya çýktýðý bu operasyonda bunun sorumlularýnýn hukuk kurallarý çerçevesinde cezalandýrýlmamasýdýr. Zaten devletin bu tip siyasi olaylarda ö- teden beri takýndýðý tutum budur. Ýþkence, yargýsýz infaz gibi olaylarda sorumlularýn yargýlanmasý konusunda nasýl çekingen davranýlmýþsa, 19 Aralýk ta da ayný þey olmuþtur. En son Kýzýltepe deki Kaymaz ailesinin baþýna gelenler, aslýnda uzun süreden beri benimsenen devlet politikasýdýr. Tüm kanýtlara raðmen, polisler en düþük ceza istemiyle yargýlanacaklar ve büyük bir ihtimalle ya beraat edecekler, ya da baklava çalan çocuklarýn cezasýndan daha az bir ceza ile kurtulacaklardýr. Devlet, demokratikleþecekse öncelikle bu tavrýndan vazgeçmek zorundadýr. Aksi takdirde büyük palavralarla sunduklarý AB...problem, bunca insanýn öldüðü operasyon sýrasýnda aþýrý güç kullanýmýnýn hatta kasti öldürmelerin açýkça ortaya çýktýðý bu operasyonda bunun sorumlularýnýn hukuk kurallarý çerçevesinde cezalandýrýlmamasýdýr. Ýþkence, yargýsýz infaz gibi olaylarda sorumlularýn yargýlanmasý konusunda nasýl çekingen davranýlmýþsa, 19 Aralýk ta da ayný þey olmuþtur. En son Kýzýltepe deki Kaymaz ailesinin baþýna gelenler, aslýnda uzun süreden beri benimsenen devlet politikasýdýr. Tüm kanýtlara raðmen, polisler en düþük ceza istemiyle yargýlanacaklar ve büyük bir ihtimalle ya beraat edecekler, ya da baklava çalan çocuklarýn cezasýndan daha az bir ceza ile kurtulacaklardýr. 32. Sayý /5-19 Ocak 2005 meselesinin de masaldan i- baret olduðu anlaþýlacaktýr. Y.E.Mücadele Birliði: O- lay yeri inceleme tutanaklarý, sýcaðý sýcaðýna mý yapýlmýþtý, yoksa her þey kitabýna uydurulduktan sonra mý? Av.Cemal Yücel: Bayrampaþa Cezaevi nde yapýlan inceleme sanýrým hazýrlýksýz olmalarý nedeniyle tüm gerçekliði ortaya çýkarmýþtýr. Y.E.Mücadele Birliði: Örneðin bu operasyon sýrasýnda çok sayýda gaz bombasý kullanýldýðý ve bunlarýn normalde kapalý yerlerde kullanýlamayacaðýnýn bilindiði söyleniyor. Bunlar tutanaklarda yer almýþ mýydý? Av.Cemal Yücel: Aldý. Saklayamadýlar, bunlarý saklamalarý mümkün deðildi. Y.E.Mücadele Birliði: Katliamda yaralanan tutsaklar, zamanýnda hastaneye kaldýrýlýp tedavi altýna alýnmýþ mýydý? Av.Cemal Yücel: Tedavilerde çeþitli aksamalar olmasýna raðmen, kasten tedavi yapýlmadýðý bulgusuna rastlamadým. Belki vardý, ben rastlamadým. Y.E.Mücadele Birliði: 19 Aralýk sonrasý müvekkillerinizle götürüldükleri cezaevlerinde hemen görüþme þansýnýz oldu mu? Av.Cemal Yücel:Uzun bir süre görüþemedik, haber alamadýk. Ailelerde bu durum doðal olarak birçok karmaþaya ve endiþeye neden oldu. Y.E.Mücadele Birliði: Ýlk görüþmenizde anlatýlanlar daha çok neydi? Devrimci tutsaklarýn moralleri nasýldý? Av.Cemal Yücel:Moralleri her þeye raðmen iyiydi. Ancak onlarda da operasyonun yarattýðý tedirginlik hala sürüyordu. Çünkü koðuþlardan hücrelere atýlmýþlardý. Baþlarýna ne geleceðini onlar da, biz de bilemiyorduk. Doðal olarak biz, içeride neler olup bittiðini soruyorduk. Onlar da operasyon sýrasýnda olanlarý, sevkler sýrasýnda yaþananlarý anlatýyorlardý. Y.E.Mücadele Birliði: Katliam sýrasýnda uluslararasý hukuk camiasýnýn tavrý nasýldý? Gerekli bilgilendirmeler yapýlabilmiþ miydi? Av.Cemal Yücel: Uluslararasý kurumlarýn konuyla hakkýyla ilgilendiklerini söyleyemeyiz. Zira AB ne dahil ülkelerin yönetimleri F tiplerine karþý çýkmadýlar. Bu durum doðal o- larak o ülkelerdeki kurumlarý da etkilemiþ olmalýdýr. Y.E.Mücadele Birliði: Þu andaki süreci, hala süren Ö- lüm Orucu eylemini nasýl deðerlendiriyorsunuz? Sizce F tipi cezaevleri kapattýrýlabilir mi? Av.Cemal Yücel:: F tipi hapishaneler artýk yeni Ceza Ýnfaz Kanunu ile tam anlamýyla yasallaþtýrýlmýþtýr. Avrupa hukukuna da uygun olmalýdýr ki, bu yasa uyum yasalarý çerçevesinde çýkartýlabilmiþtir. F tipleri ancak büyük bir toplumsal muhalefetin geliþtiði bir dönemde kapatýlabilir. Þu an böyle bir muhalefetin olmadýðý ortadadýr. Ölüm Oruçlarý konusunda da farklý düþüncelerim var, bunlarý anlatmak istemiyorum. Y.E.Mücadele Birliði: Bu röportaj için teþekkür ederiz. 11

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR Merhaba, Yoðun Mart ayýna girerken, 10. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Devrimci eylemlerin yoðunlaþacaðý Mart ayýna heyecanla hazýrlanýrken, bu sayýmýzda yine yoðun bir gündemle çýkýyoruz.

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU Proletarya ile burjuvazi arasýnda, tüm yeryüzünü kaplayan, toplumu boydan boya bir çatýþma alanýna çeviren küresel iç savaþ, her geçen gün biraz daha þiddetleniyor, yoðunlaþýyor. Sýnýf savaþýmý, kendi

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi 17. Devlet ve devrim Tüm devrimlerde merkezi sorun devlet iktidarýdýr. Temel sorun iktidarý hangi sýnýf alacaðýdýr. Lenin'in pek çok kez tekrarladýðý gibi, devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz;

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR 48. Sayý / 17-31 Aðustos 2005 Emperyalizm, kapitalizmin tüm hareket yasalarýný, çeliþkilerini ve karþýtlýklarýný öne çýkartýr, olgunlaþtýrýr ve keskinleþtirir.

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI Kulaklarýndan döviz fýþkýran sermaye erbabýnýn korkuyla beklediði günler gelip çattý nihayet. Enflasyon ve faizler elele, omuz omuza yukarýlara doðru týrmanýyorlar. Sadece Türkiye

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI Devrim varolan toplumsal sisteme, egemen olana karþý yapýlýr; iktidara gelen proletaryanýn, toplumu dönüþüme uðratmasýyla devam eder. Proletaryanýn sýnýf mücadelesi bu noktaya

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK

KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK Yeni Evrede Baþyazý KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK Koþullar deðiþmeden insanýn kurtulacaðý yanýlsamasý, sosyalizmin teori-pratiðine raðmen, varlýðýný hala koruyor. Oysaki, gözlerimizin önünde sürüp giden sýnýf

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða DR. CÜNEYT ÜLSEVER YRD. DoÇ. DR. SAÝT YILMAZ Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor? Dr. Cüneyt Ülsever (*) Bu makalem ile geleceði okumaya çalýþacaðým.

Detaylı

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim EMEÐÝN CUMHURÝYETÝNE DOÐRU Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim ve hareket halindedir. Ýþçi sýnýfý, üretim a- raçlarýndaki geliþime baðlý olarak, deðiþikliðe uðruyor. Üretimde her

Detaylı

YARINA BAKMAK. C. Daðlý

YARINA BAKMAK. C. Daðlý Merhaba, Merhaba; Dergimizin 5. sayýsýnda sizlerle buluþmanýn sevinci içerisindeyiz. Olaylar zincirinin bu denli hýzlý ve içiçe aktýðý bu dönemde devrimci, sosyalist yayýn faaliyetlerinin önemi de kat

Detaylı

EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ

EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ Burjuvazi, kapitalizmden kaynaklý sorunlarýný ne kadar çözmeye kalksa da, ayný sorunlar daha büyük ölçekli olarak karþýsýna çýkar. Sorunlarý yalnýzca ertelemiþ olur, gerçekte

Detaylı

1Osalon tek masa u düzen küme 7 7 9 14 17 19 11 17 19 19 31 33 43 31 12O Centrum Toplantý Hizmetleri KÜÇÜKYALI farklý boyut ve özelliklere sahip 10 adet toplantý salonu, açýk büfe Ýris Restoran ý, sosyal

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Yeni sayýmýzda Newroz la merhaba diyoruz. Cejna Newroz Piroz Be! Newrozlarýn halklarýmýzýn özgür olduðu, zincirlerinden kurtulduðu, tüm Dehaq larýn dünya üzerinden temizlendiði günlerde kutlanmasý

Detaylı

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; Geride býraktýðýmýz 2012 yýlý, devrimin kendini iyiden iyiye hissettirdiði bir yýl oldu. Bahar her zaman bir isyan dönemi olmuþtu; bu yýl her gün bahar oldu. Ne iþçiler terketti

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dünyanýn her tarafýnda emperyalist-kapitalist sisteme karþý eylemlerin, direniþlerin yükseldiði bir dönemde, dergimizin 3. sayýsýyla sizlere merhaba demenin sevincini yaþýyoruz. Kapitalizm, insanlýða

Detaylı

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ Kapitalizm yeni koþullara ayak uydurabilir mi? Yarattýðý sorunlarý çözümleyebilir mi? Burjuvazi kendisini yenileyebilir mi? Sýnýf mücadelesi açýsýndan önem kazanan bu sorularý

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal PROLETER ÝÇ SAVAÞ HALK KÝTLELERÝNÝ BÝRLEÞTÝRÝR Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal olan sürekli bir geliþim ve dönüþüm içindedir. Her toplumun geliþimini etkileyen, ona egemen olan yasalar farklýdýr.

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu 9355495 2. baský UYGUNLUK BÝLDÝRÝMÝ NOKIA CORPORATION olarak biz, tamamen kendi sorumluluðumuzda olmak üzere, HS-2R ürününün aþaðýdaki yönetmeliðin ilgili

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dergimizin 4. sayýsý yine dolu bir gündemle çýkýyor. Ýstanbul da 5 gün arayla meydana gelen patlamalar gündemin birinci sýrasýna yükseldi. Patlamalarýn ardýnda kimlerin olduðu ve bununla neyin

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Modüler Proses Sistemleri

Modüler Proses Sistemleri Ürünler ve Hizmetlerimiz 2011 Modüler Proses Makineleri Modüler Proses Sistemleri Proses Ekipmanlarý Süt alým tanklarý Süt alým degazörleri Akýþ transfer paneli Vana tarlasý Özel adaptör Tesisat malzemeleri

Detaylı

Alcatel OmniPCX Office

Alcatel OmniPCX Office Analog terminal Alcatel OmniPCX Office ARCHITECTS OF AN INTERNET WORLD Bu kýlavuzu nasýl kullanmalý? How Tuþ takýmý Sayýsal tuþ takýmý. Sayýsal tuþ takýmýnýn özel tuþu. Kullanýlan diðer semboller þlem

Detaylı

Dünya iþçi sýnýfý hareketi için

Dünya iþçi sýnýfý hareketi için ÝÞÇÝ SINIFININ KAPÝTALÝZM KARÞISINDAKÝ TAVRI NEGATÝFTÝR Dünya iþçi sýnýfý hareketi için en büyük tehlike, iþçi sýnýfýnýn tarihi görevlerinden u- zaklaþmasý, görevine ihanet etmesidir. O halde bu görevin

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ OFSAYT 2 Þinasi ile HAYATIN ÖTE YANI HAFTANIN SORUSU Devane den MURTAZA Yav Þinasi Aðabey, bu CHP de Saim Topgül

Detaylı

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR ABD nin, uluslararasý hukuku ve BM yi (Birleþmiþ Milletler) yok sayarak I- rak ý iþgal etmesi, dünyada þok etkisi yarattý. Buna en çok þaþýranlar da hukuku her þeyin üstünde

Detaylı

MAHÝR ÇAYAN BÜTÜN YAZILAR ERÝÞ YAYINLARI. Mahir Çayan Bütün Yazýlar

MAHÝR ÇAYAN BÜTÜN YAZILAR ERÝÞ YAYINLARI. Mahir Çayan Bütün Yazýlar MAHÝR ÇAYAN BÜTÜN YAZILAR ERÝÞ YAYINLARI Mahir Çayan 1 http://www.kurtuluscephesi.com http://www.kurtuluscephesi.org http://www.kurtuluscephesi.net BÝRÝNCÝ BASKI Eriþ Yayýnlarý, 2003. http://www.kurtuluscephesi.com

Detaylı

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný;

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; BURJUVAZÝ ÝKTÝDARINI GÜVENCEYE ALIYOR Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; tüm toplumun çýkarý olarak gösterir. O bu görüþe, burjuva devrimleri sýrasýnda ulaþtý. Kendi amaçlarýný, tüm topluma maletmeden kitleleri

Detaylı

Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1

Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1 Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1 2008 Nokia. Tüm haklarý saklýdýr. Nokia, Nokia Connecting People, Navi ve Nokia Original Accessories logosu Nokia Corporation ýn tescilli ticari markalarýdýr. Burada adý

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Mart ayýnýn coþkusuyla tüm okuyucularýmýzý selamlýyoruz. Mart ayý, adý ayaklanmalarla, büyük kavgalarla, tarihsel olaylarla anýlan bir aydýr. Ve daha þimdiden, ard arda gelen ölümsüzleþme haberleriyle

Detaylı

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR!

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR! BURJUVAZÝ Kapitalist üretimin iki yönü vardýr: Yýkýcý olan ve devrimci olan. Kapitalizm tarafýndan sürekli mahvedilen küçükmülk sahipleri, durumlarý gereði yalnýzca yýkýcý yaný görürler. Politik temsilcileri

Detaylı

Merhaba Genç Yoldaþlar

Merhaba Genç Yoldaþlar Merhaba Genç Yoldaþlar Yeni bir sayýmýzla, ayaklanmalar ve devrimlerle, hükümet krizleriyle, ekonomik kriz ve savaþ çýðlýklarýyla anýlacak olan 2011 i geride býrakýp yeniden sizlerleyiz. Bu yýl gençlik

Detaylı

'Ýnsan doðasý'nýn dönüþüme uðratýlmasý

'Ýnsan doðasý'nýn dönüþüme uðratýlmasý 5. Kapitalizmden Sosyalizme Geçiþ Lenin, Brest-Litovsk barýþ anlaþmasýnýn imzalanmasýndan sonra bir soluk alma fýrsatýnýn doðacaðý umudundaydý. 23 Nisan 1918 de Moskova Sovyeti ne yaptýðý bir konuþmada

Detaylı

Kitlelerin kurulu sosyal

Kitlelerin kurulu sosyal Yeni Evrede Başyazı ÇE LÝÞ KÝ LER VE SI NIF SA VA ÞI TÜM KES KÝN LÝ ÐÝY LE GÖ RÜL ME LÝ Kitlelerin kurulu sosyal düzene karþý yükselen eylemleri, büyük bir zenginlik ve çeþitlilik gösteriyor. Çeliþkilerin

Detaylı

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU ÝÞÇÝLERÝN KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ama, iþçilerin bu toplumda hiçbir güvenceleri yoktur. Bu toplumda ücretli-emekçileri bekleyen

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU Kapitalizm, bugüne deðin görülen toplumsal sistemlerin içinde, tarihte en kýsa dönemi kaplayan toplumsal bir biçimdir. Emeðe dayanan, bu yüzden dengesizlikler, uyumsuzluklar ve

Detaylı

Bölüm 1. Yalýn Altý Sigma'nýn Temelleri

Bölüm 1. Yalýn Altý Sigma'nýn Temelleri Bölüm 1 Yalýn Altý Sigma'nýn Temelleri 16 Alt Bölüm 1 - Yalýn Altý Sigma'nýn Dört Anahtarý Alt Bölüm 1 Yalýn Altý Sigma'nýn Dört Anahtarý Bank One, çoðu eyalette þubeleri olan ulusal bir þirkettir. Ulusal

Detaylı

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir DEVRÝMCÝ ÝÞÇÝ HAREKETÝ VE BURJUVA EGEMENLÝK 67. Sayý / 10-24 Mayýs 2006 Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir yerde egemen deðildir. Egemenlik biçimini saðlamayý, devrimci hareketin ezilmesinde,

Detaylı

Alcatel-Lucent 400 DECT Handset Alcatel-Lucent 300 DECT Handset

Alcatel-Lucent 400 DECT Handset Alcatel-Lucent 300 DECT Handset Alcatel-Lucent 400 DECT Handset Alcatel-Lucent 300 DECT Handset Durum simgeleri Telefonunuz Akü þarj durumu Sesli posta kutusunun aktif edilmesi / Görülmesi gereken bilgiler Programlanmýþ randevu hatýrlatmasý

Detaylı

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 1. Fasikül TEMA 5 Hayal Gücü TEMA 6 Eðitsel ve Sosyal Etkinlikler r, ýt lý z. Sa ma k l ra atý a S l O ek t Se ek T T ... Ýçindekiler 5. TEMA: HAYAL GÜCÜ Açelyanýn Bir Günü Harf Hece Test 1 Kelime Test

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

ÝLKER AKMAN MEVCUT DURUM VE DEVRÝMCÝ TAKTÝÐÝMÝZ ERÝÞ YAYINLARI

ÝLKER AKMAN MEVCUT DURUM VE DEVRÝMCÝ TAKTÝÐÝMÝZ ERÝÞ YAYINLARI ÝLKER AKMAN MEVCUT DURUM VE DEVRÝMCÝ TAKTÝÐÝMÝZ ERÝÞ YAYINLARI ÝKÝNCÝ BASKI , THKP-C/Halkýn Devrimci Öncüleri nin Merkez Yöneticilerinden Ýlker Akman tarafýndan Aralýk 1975-Ocak 1976 arasýnda yazýlmýþtýr.

Detaylı

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR Sýnýf mücadelesinin sert bir karakter kazandýðý devrim dönemlerinde, her sýnýf ve sýnýf partisi, devrimin dolaysýz etkisi altýnda kalýr. Her sýnýfýn

Detaylı

Ýnsan hayatýný korur

Ýnsan hayatýný korur Ýnsan hayatýný korur Yangýn güvenliði kablolar ile baþlar Kablolar, bir binanýn toplam maliyetinde yüzde 0.5'den daha az bir miktarý oluþturmaktadýr. Ancak, kamu güvenliðinin saðlanmasýnda, hayati öneme

Detaylı

Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı?

Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı? Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı? Devrimci Marksizm Sayı: 8 Kış 2008/2009 Üç aylık Teorik / Politik dergi (Yerel, süreli yayın) Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri

Detaylı

Merhaba, 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANINA TAKSÝM E. Taksim Meydaný. artýk yalnýzca devrimci 1 Mayýs ta ýsrar etmenin deðil, devrimde ýsrar etmenin

Merhaba, 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANINA TAKSÝM E. Taksim Meydaný. artýk yalnýzca devrimci 1 Mayýs ta ýsrar etmenin deðil, devrimde ýsrar etmenin Merhaba, 13. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Bu sayýmýzýn gündemini yine seçimler oluþturuyor; seçimlerde ortaya çýkan tablo oldukça öðretici. Her zaman olduðu gibi bardaðýn boþ olan

Detaylı

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar Tarihte, Günümüzde ve ERÝÞ YAYINLARI Bu broþüre yer alan yazýlardan "Tarihte ve Günümüzde Emekçi " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan 1997 tarihli 36. Sayýsýnda; " " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan

Detaylı