İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1. EVDE ÇALIŞMA KAVRAMI Evde Çalışma Sanayi Sonrası Topluma Kuramsal Yaklaşımlar ve Endüstri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1 1. BÖLÜM 1. EVDE ÇALIŞMA KAVRAMI... 6. 1.1. Evde Çalışma... 6. 1.2. Sanayi Sonrası Topluma Kuramsal Yaklaşımlar ve Endüstri"

Transkript

1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1. EVDE ÇALIŞMA KAVRAMI Evde Çalışma Sanayi Sonrası Topluma Kuramsal Yaklaşımlar ve Endüstri Toplumundan Enformasyon Toplumuna Geçiş Evde Çalışmanın Çalışma İlişkileri Açısından Ortaya Çıkış Nedenleri Küreselleşme, Yoksulluk ve Evde Çalışma Toplumsal Cinsiyet ve Evde Çalışma İş-Aile yaşamı Dengesi Enformelleşme ve Evde Çalışma Evde Çalışmanın Türleri Ev Eksenli Çalışma Ev Eksenli Çalışma ve Çocuk Emeği Ev Eksenli Çalışmanın Çalışanlar Tarafından Algılanması Evden Çalışma Evden Çalışmanın Çalışanlar Tarafından Algılanması Evde Çalışanların İşe Ulaşması Evde Çalışanların Örgütlenmesi I

2 2. BÖLÜM 2. YÖNTEM Araştırmanın Amacı Araştırma Evreni ve Örneklem Araştırmanın Yöntemi Araştırmanın Kısıtlılıkları BÖLÜM 3. EV EKSENLİ ÇALIŞANLARA YÖNELİK BULGULAR Sosyo-Demografik Bulgular Çalışma Nedenlerine İlişkin Bulgular Çalışma Koşullarına İlişkin Bulgular Çalışmanın Algılanmasına Yönelik Bulgular BÖLÜM 4. EVDEN ÇALIŞANLARA YÖNELİK BULGULAR Sosyo-Demografik Bulgular Çalışma Nedenlerine İlişkin Bulgular Çalışma Koşullarına İlişkin Bulgular Kendi Hesabına Çalışanlar İşveren/ Firma İçin Çalışanlar Çalışmanın Algılanmasına Yönelik Bulgular BÖLÜM 5. BULGULAR ÜZERİNDEN KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ II

3 SONUÇ KAYNAKÇA EKLER EK.1. EV EKSENLİ ÇALIŞANLAR GÖRÜŞME FORMU EK.2. EVDEN ÇALIŞANLAR ANKET FORMU EK.3. EVDE ÇALIŞANLARA YÖNELİK İŞ İLANI ÖRNEKLERİ ÖZET III

4 GİRİŞ Sanayi Devriminden önce tarım toplumlarında üretim evde, aile bireyleri tarafından gerçekleştirilmekteydi. İşin ev dışında gerçekleştirilmesi ancak evin başka bir bölümünde ya da uzantısında gerçekleştirilmesi ile mümkün olmaktaydı. Dolayısıyla evde çalışma aslında oldukça eski bir çalışma şekli olarak kabul edilmektedir. Sanayi Devriminden sonra fabrika tipi yapılanmaların ortaya çıkmasıyla iş, ev dışında bir yere, işyeri ne taşınmıştır. İşin işyerinde gerçekleştiriliyor olması çalışanların bir takım niteliklere sahip olmasını gerektirmiştir. Bu şekilde evden, çalışmak için ilk çıkan kesim erkekler olmuştur ve kadınlar işgücünün dışında, evde kalmıştır. Dolayısıyla bu dönemde de evde çalışma, kadınlar için uygun kabul edilen bir çalışma şekli olmaya devam etmiştir. Günümüzde hala ev eksenli çalışma, dünyanın pek çok bölgesinde özellikle kadınlar açısından oldukça önemli bir işgücü kaynağı oluşturmaktadır. Bununla birlikte 1970 li yıllara gelindiğinde kapitalist üretim sisteminin krize girmesi ve içinde bulunulan ekonomik bunalım yeni bir yapılanmanın gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda 1980 li yıllar, ihracata dayalı sanayi politikalarının gündeme geldiği ve dünya pazarlarında yer almanın önem kazandığı bir dönemi oluşturmaktadır. Küreselleşme ile birlikte dünya pazarlarında yer almak ise ancak ucuz üretim ile mümkün olmaktadır. Böylece gelişmiş, gelişmemiş tüm ekonomilerde işletmelerin hedefinin, gittikçe artan oranda işgücü maliyetlerinin düşürülmesine yöneldiği görülmüş ve bu amaçla, üretim sürecinde ve emek piyasasında esnekleşme yeni bir üretim biçimi 1

5 olarak ortaya çıkmıştır. Bu şekilde işletmeler tam zamanlı çalışan sayısını düşürerek esnek çalışma biçimlerini ve fason üretimi uygulamaya koymuşlardır. Fason üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte sözleşmeli işçi çalıştırma, aile emeğini kullanma ya da eve iş verme gibi yöntemleri kullanarak üretim maliyetlerini düşürmeyi amaçlamaktadırlar. Bu şekilde evde çalışanlar ev eksenli çalışanlar olarak adlandırılmakta ve büyük çoğunluğu düşük ücretli, düzensiz çalışan geleneksel işçilerden oluşmakta ve uluslar arası üretim zincirinin en altında yer almaktadırlar. İçinde bulunulan ekonomik koşullar nedeniyle bir işverene bağlı olmaksızın kendi hesabına evde üretim gerçekleştiren bir başka kesimden de söz etmek mümkündür. Ev eksenli çalışanların çoğunluğunu oluşturan bu kesimin de büyük kısmını yine kadınlar oluşturmaktadır. Bir çeşit yoksullukla baş etme stratejisi olarak ortaya çıkan bu çalışma şekli, enformelleşmeyi de beraberinde getirmiştir. Bu anlamda ev eksenli çalışma, özellikle ataerkillikle beslenen toplumsal cinsiyetçi ideoloji tarafından şekillendirilmiş, yoksullukla mücadele etmeye çalışan kadınlar tarafından benimsenen, boş zaman değerlendirmesi gibi kabul gören ve toplumda görünmez olan bir çalışma şekli olarak ifade edilebilmektedir lı yıllardan itibaren toplumsal yapıda ve üretim sistemlerinde bilginin ön plana çıkmasıyla birlikte, özellikle Avrupa da evde çalışmanın farklı bir şekli yaygınlaşmaya başlamış, günümüzde artık evde çalışma geleneksel kol gücüne dayalı üretimin yanında iletişim teknolojilerinin kullanımıyla özellikle hizmet sektöründe evlerde gerçekleştirilen, evden çalışma olarak da ifade edilen çalışma biçimini de kapsar hale gelmiştir. İçinde bulunduğumuz toplumsal yapı; 20.yy ın sonlarına doğru kapitalizmin yeniden yapılanmasıyla şekillenmiş yeni bir üretim biçiminin ortaya çıkmasıyla 2

6 doğrudan ilişki içindedir. Teknolojinin ulaştığı son aşama, yaşamımızın tüm alanlarında olduğu gibi çalışma yaşamında da birçok değişime neden olmuş ve işin, işyeri sınırları dâhilinde ve belirli bir zamanda yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. Bununla birlikte, işletmeler de esneklik katsayılarını arttırarak, çalışanların iş ve yaşam dengesini kurmalarında büyük rol oynayan ve bu değişime uyum sağlanmasını kolaylaştıran alternatif çalışma programları geliştirmeye ve uygulamaya başlamışlardır. Evden çalışma kavramı da bu yeni şekliyle tekrar yaygınlaşmaya başlamış ve günümüzde evde çalışmayı erkekler için de cazip bir çalışma şekli haline getirmiştir. Evden bilgisayar ve çeşitli iletişim araçları vasıtasıyla çalışan bu kesim büyük oranda eğitim seviyesi yüksek kişilerden oluşmaktadır. Çalışanlar arasında kadınlar ve erkeklerin yoğunluğu çok farklı olmamakla birlikte, çalışma evde gerçekleştirildiği için kadınlar açısından daha cazip olduğu düşünülmektedir. Günümüzde evde çalışma uygulaması artık ülkemizde de evlerinde gerçekleştirdikleri üretimi küçük tezgâhlarda satanlardan büyük şirketlerin üst düzey çalışanlarına kadar çok geniş bir alanda görülmekte, iş ilanları posta kutularından e- postalara kadar ulaşmaktadır. Çalışma şekillerinin gün geçtikçe çeşitlenmesi ve uygulamanın gün geçtikçe yaygınlaşması evde çalışma şeklini daha önemli ve ilgi çekici hale getirmekte, Türkiye de sosyal bilimler yazınına bakıldığında ise konu ile ilgili çok fazla doküman bulunmadığı görülmektedir. Buradan yola çıkılarak yürütülen bu tez çalışmasında, yukarıda bahsedilen ev eksenli çalışanlar ile evden çalışanlar ele alınarak işle ilgili değişkenleri ve çalışma koşullarının incelenmesi ve karşılaştırmasının yapılması amaçlanmıştır. İki kesim için de, evde çalışmanın aynı 3

7 anlama sahip olup olmadığı merak edilen bir başka noktayı oluşturmaktadır. Bu nedenle, çalışanların sosyo-demografik özelliklerini, çalışma koşullarını ve işi algılayışlarını anlamaya yönelik sorulardan oluşan bir anket uygulamasının yapılmasının uygun olacağı düşünülmüştür. Çalışmanın ilk bölümünde, evde çalışma kavramı tanımlanmakta, bu çalışma şeklini ortaya çıkaran koşullar incelenmekte ve konuyla ilgili kuramsal tartışmalara yer verilmektedir. Bununla birlikte, ev eksenli çalışma ve evden çalışma kavramları ayrı ayrı incelenmekte, diğer değişkenlerle olan ilişkileri açıklanmaya çalışılmakta ve Türkiye de ve çeşitli ülkelerde önceden yapılmış bazı araştırma sonuçlarına yer verilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünü araştırmada kullanılan yöntemin açıklanması oluşturmaktadır. Çalışmada uygulanan yöntem, araştırma örnekleminin oluşturulması ve araştırmada karşılaşılan kısıtlılıkların aktarıldığı bu bölümü anket uygulamasından elde edilen bulguların yorumlaması takip etmektedir. Üçüncü bölüm ev eksenli çalışanlara uygulanan anket bulgularının değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Öncelikle çalışanların sosyo-demografik özelliklerine yer verilmekte, daha sonra ev eksenli çalışmayı seçme nedenleri, çalışma koşulları ve son olarak da işleriyle ilgili bireysel algılarına yönelik bulgular yer almaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü de evden çalışanlara uygulanan anket bulgularını içermektedir. Yapılan anketlerin sonuçları üçüncü bölümde olduğu gibi, önce sosyo-demografik bulgulardan, arkasından çalışma nedenlerinden, çalışma koşullarından ve işe ilişkin algılarından oluşmaktadır. 4

8 Araştırmanın beşinci ve son bölümü, üçüncü ve dördüncü bölümlerde aktarılan araştırma bulgularının karşılaştırılmasına dayanmaktadır. İki farklı evde çalışma şeklinin ortak özellikleri ve birbirinden ayrılan yönleri bu bölümde ortaya konularak sonuca ulaşılmaktadır. 5

9 I. BÖLÜM 1. EVDE ÇALIŞMA KAVRAMI 1.1. Evde Çalışma 1980 lerin ortalarından itibaren endüstrileşme sürecindeki büyük dönüşümlerle birlikte çalışma yaşamının her boyutunda iş ile ilgili önemli değişiklikler yaşanmaya ve iş birçok farklı şekle bölünmeye başlamıştır. Gitgide çalışılan zaman ve boş zaman, ev ve işyeri, eğitim ve çalışma, bağımlı ve bağımsız çalışma, üreticiler ve tüketiciler, girişimciler ve sektörler kavramları arasında bir iç içe geçme ve kavramlar arası sınırların ortadan kalkması söz konusu hale gelmiştir. En genel anlamıyla evde çalışma; pazara yönelik olarak üretilen mal ve hizmetlerin kişilerin evlerinde üretilmesidir. Bu çalışma şekli Fordist üretim sisteminden Post-fordist üretim sistemine geçişte firmaların küresel rekabete uyum sağlayabilmek ve üretim maliyetlerini düşürebilmek için gerçekleştirilen üretimin bir kısmını evlerde çalışan kişilere yönlendirmesi şeklinde ortaya çıkmıştır (Karadeniz, 2004:25-26). ILO nun 177 Sayılı sözleşmesinde ev işçisi şu şekilde tanımlanmaktadır: Ev işçisi, kendi evinde veya işverenin işyeri dışında olmak kaydıyla kendi seçtiği yerlerde, bir ücret mukabilinde, malzeme, ekipman ve diğer girdilerin kendisi, işveren veya aracı tarafından temin edilmesine bakılmaksızın, üretim ya da servisin işveren tarafından kararlaştırıldığı, işverence belirlenen mal ve hizmetlerin üretimi için çalışan kişidir. Ev işçisi, 6

10 *-ulusal yasa, tüzük ve mahkeme kararları uyarınca bağımsız çalışma için gerekli olan özerklik ve bağımsızlığa sahip olmayan kimsedir. (ILO, ). Evde çalışanlar işçi statüsünde çalışabileceği gibi işveren olarak evde çalışmak da söz konusu olmaktadır. Genel olarak kimlerin evde çalışanlar kapsamına dâhil olduğu aşağıdaki tabloda da ayrıntılı bir şekilde gösterilmektedir (Felstead ve Jewson, 2000:16). Buna göre; Evde Çalışma İlişkisi İçinde Bulunanlar Ev Merkezli İşverenler Ev Merkezli Çalışanlar Ev Merkezli Küçük Mal Üreticileri Ürettikleri mal ya da hizmetin nihai kullanıcıları ile birebir ilişki içindedirler. Ev Merkezli Ücretli İşçiler Ürettikleri mal ya da hizmet üçüncü kişiler ya da sipariş verene tahsis edilmiştir. Yüksek takdir yetkisine sahip ev merkezli ücretli çalışanlar. Uzmanlar ve yönetici olarak çalışanlar. Düşük takdir yetkisine sahip ev merkezli ücretli çalışanlar Ev işçileri. Rutin beyaz yakalı ve kol işçileri. Evde çalışmada belirleyici unsur işin yapıldığı yer yani evdir. Bununla birlikte evde çalışan kimse gerçekleştirdiği üretimi kendi hesabına, aracıya, taşerona ya da işveren ya da fabrika adına yapıyor olabilir. Çalışanın kayıtlı 7

11 olma durumu çoğunlukla söz konusu olmadığından çalışma biçiminin adlandırılması da oldukça zor olmaktadır. Adlandırmadaki zorluk evde çalışma biçiminin ücretli istihdam ilişkisine dâhil edilip edilemeyeceğinde de ortaya çıkmaktadır. Bazı ülkeler bu çalışma biçimini ücretli istihdam ilişkisi olarak kabul ederek buna göre tanımlarken bazı ülkeler bunun aksi fikirdedir. Mesela İtalya; 1973 te yürürlüğe soktuğu özel bir yasa ile evde çalışanı; Başkasının direktiflerine bağlı olarak gelir elde etmek için evinde ya da eklentisinde aile üyelerinin katkısıyla ya da katkısı olmadan, çırak ya da ücretli işçi çalıştırmadan, hammaddeleri ve aletleri kendisi ya da işveren sağlayan, bir ya da birkaç işverene iş yapan kimse olarak tanımlamaktadır (Şen, 2002: 27). Yine ILO nun 177 Sayılı Evde Çalışma Sözleşmesinin 4. maddesinin 2. fıkrasında, evde çalışanların diğer çalışanlarla aynı şekilde sahip olması gereken haklar belirtilmektedir. Bunlar; faaliyet ve istihdama ilişkin ayrımcılığa karşı koruma, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında koruma, ödeme, yasal sosyal güvenlik koruması, mesleki yetiştirmeye katılım, istihdam ya da çalışmaya kabulde asgari yaş ve analık koruması şeklinde sıralanmaktadır (ILO, ). Yapılan bir araştırmaya göre; 1995 yılında incelenen 150 ILO üyesi ülkeden 18 inde eve iş verme sistemi içinde çalışan işçileri özel olarak kapsayan mevzuat bulunmaktadır. Bunlar; Arjantin, Avusturya, Küba, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Fas, Hollanda, Norveç, Peru, Polonya, Portekiz, Rusya Federasyonu, San Marino, İsviçre ve Uruguay dır. Bununla birlikte, 22 ülkede ise işçiler için yürürlükte bulunan çalışma 8

12 mevzuatının bir bölümü eve iş verme sistemi için de geçerlidir. Bu ülkeler ise; Afganistan, Bolivya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Çek Cumhuriyeti, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Etiyopya, Fransa, Guatemala, Haiti, Honduras, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Filipinler, Slovakya, İspanya, Venezüella dır (Koç, 2001:16). Türkiye de ise eve iş verme sisteminde çalışan işçilere yönelik herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ülkemizde evde kendi hesabına çalışanların çalışma ilişkileri Borçlar Kanunu kapsamında ve İstisna Akdi olarak değerlendirilmektedir. Genel anlamda evlerde gerçekleştirilen üretimin büyük bölümünün enformel sektörün kapsamı içerisinde değerlendirilmesi söz konusu olmaktadır. Ancak üretim ilişkilerinin yeniden şekillenmesi ile evde çalışmanın niteliği de değişmekte ve evde gerçekleştirilen üretimin bir bölümü formel sektör kapsamı içerisinde değerlendirilmektedir. Günümüzde pek çok çalışan işyerine gitmeksizin bilgisayarlar ve diğer iletişim araçlarını kullanarak uzaktan çalışmaktadırlar. Tele- çalışan olarak adlandırılan bu kesim bir iş sözleşmesine bağlı olarak diğer işyerinden çalışanlarla aynı haklara sahip bir biçimde çalıştığından, bu grubun enformel sektör kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmamaktadır. Yine formel bir işyerinin üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla enformel işçi çalıştırması durumu da dikkate alındığında, evde çalışan bu kesim için yine kayıtdışılık söz konusu olmaktadır. Bu durum enformel sektörün formel sektörü tamamlayıcı bir nitelik taşıdığı görüşünü de desteklemektedir.(varçın, 2003:208). Özellikle evde gerçekleştirilen parça 9

13 başı üretim bu durumu net bir biçimde ortaya koymaktadır. Tüm bunlar dikkate alındığında evde çalışmanın tamamının enformel ekonomik faaliyetler kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmamakta, bunun belirlenmesinde ise gerçekleştirilen üretimin niteliği, kimin için gerçekleştirildiği gibi unsurlar belirleyici olmaktadır. Bu nedenle yürütülen bu tez çalışmasında da evde çalışmanın enformel sektör kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinin kısmen doğru olduğu, ancak işin niteliğine göre formel kesim içerisinde de değerlendirilmesi gerektiği ortaya konmaktadır. Ülkemizde evde çalışanlarla ilgili yapılan araştırma sonuçlarına baktığımızda elde edilen verilerin daha çok ev eksenli çalışan olarak adlandırdığımız kesimi kapsadığı, bir işyerine bağlı olarak evden teleçalışanlar ile ilgili çok fazla araştırmanın yapılmadığı görülmektedir. Bir başka deyişle yukarıda belirtilen tanımlamayla ilgili problem ülkemizde de kendisini göstermektedir. Evden çalışmanın oldukça yeni uygulanan bir çalışma şekli olması ve henüz çok fazla yaygınlaşmamış olması bu duruma neden olarak gösterilebilmektedir. Tarihi çok yeni olmamakla birlikte, DİE 1 tarafından Türkiye de evde çalışanlar ile ilgili 2001 yılına ait bulgular şu şekilde sıralanmaktadır. 1 Devlet İstatistik Enstitüsü nün (DİE) ismi 2006 yılı içerisinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) olarak değiştirilmiştir. Bu nedenle çalışmamızda bu tarihten önceki verilerde kuruma ait eski isim ve web adresi kullanılmıştır. 10

14 Tablo Evde Çalışanların İktisadi Faaliyet Koluna Göre Dağılımı 2002(Bin) İktisadi Faaliyet Kolu Evde Çalışan Sayısı Tarım Ormancılık Avcılık 0 Madencilik Taşocakçılığı 0 İmalat Sanayi 174 Elektrik Gaz Su 0 İnşaat ve Bayındırlık İşleri 1 Toptan ve Perakende Ticaret, Lokanta ve Oteller 4 Ulaştırma, Haberleşme, Depolama 0 Mali Kurumlar, Sigorta, Taşınmaz Mallara Ait İşler ve 4 Kurumları, Yardımcı İş Hizmetleri Toplum Hizmetleri, Sosyal ve Kişisel Hizmetler 60 Toplam 243 Kaynak: DİE HHİA Veri Tabanı tarihli (Aktaran:Karadeniz, 2004: 29). Tabloda da görüldüğü üzere 2002 yılında evde çalışan kişinin yarısından fazlası ( kişi) imalat sanayinde çalışmakta yani bir başka deyişle evlerinde parça başı üretimde bulunmaktadırlar. Tablo Yılı İtibariyle Meslek Grubuna Göre Evde Çalışanlar (Bin) Meslek Grubu Evde Çalışan Sayısı İlmi ve Teknik Elemanlar, Serbest Meslek Sahipleri ve 12 Bunlarla İlgili Meslekler. Müteşebbisler, Direktörler ve Üst Kademe Yöneticileri 0 İdari Personel vb. İşlerde Çalışanlar 0 Ticaret ve Satış Personeli 4 Hizmet İşlerinde Çalışanlar 46 Tarımcı, Hayvancı, Balıkçı ve Avcılar 6 Tarım Dışı İmalat Sanayiinde Çalışan 175 Mesleği Tespit Edilemeyen 1 Kaynak: DİE HHİA Veri Tabanı (Aktaran:Karadeniz,2004:30) 11

15 Daha önce söylenenlere paralel olarak yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi evde çalışan kişilerin oldukça büyük bölümü Tarım Dışı İmalat Sanayinde çalışmaktadır. Türkiye de evde çalışanların büyük çoğunluğunun -özellikle kadınların- bir çeşit yoksullukla baş etme stratejisi olarak evde üretimde bulunarak aile gelirine katkı sağlamayı amaçladıkları bilinmektedir. Yapılan diğer araştırmalar da dikkate alındığında toplam evde çalışanların yarısından fazlasını oluşturan bu kesimin de yine büyük bir çoğunluğunu eğitim ve vasıf düzeyi düşük kadınlardan oluştuğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Tablo Evde Çalışanların Yıllar İtibariyle İşteki Durumlarına Göre Dağılımları Yıllar Ücretli veya Maaşlı (Bin) Yevmiyeli Mevsimlik Arızi, Geçici (Bin) İşveren (Bin) Kendi Hesabına (Bin) Ücretsiz Aile İşçisi (Bin) Toplam (Bin) Kaynak: DİE HHİA Veri Tabanı tarihli (Aktaran:Karadeniz,2004:28) Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere evde çalışanların sayısı her geçen yıl artmaktadır. Yine evde çalışanların büyük bir kısmını evde kendi 12

16 hesabına çalışanlar oluşturmaktadır yılında evde çalışanların sayıları toplamı iken 2001 yılına gelindiğinde bu sayının çıktığı görülmektedir. Bununla birlikte DPT Toplumda Kadın Katılımı Özel İhtisas Komisyonu Raporu na (2001)göre; evde çalışan ücretli\maaşlıların % 91,7 si, yevmiyelilerin %97,4 ü kadınlardan oluşmaktadır. Ancak yukarıda verilen bu rakamlar sadece gerçeğe yakın olduğu düşünülen birer tahmindir. Çünkü bu çalışma şeklinin görünmezliği sayı itibariyle kesin sonuçlar vermeyi güçleştirmektedir. Tablo Evde Çalışanların Yıllar İtibariyle Sayıları (Bin Kişi) Yıllar Kadın (Bin) Erkek (Bin) Toplam (Bin) (1. Dönem) Kaynak: TÜİK veri tabanı.www.tuik.org.tr Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere ülkemizde evde çalışanların yıllar itibariyle dağılımlarına bakıldığında, çalışanların oldukça büyük bölümünün kadınlardan oluştuğu bir kez daha görülmektedir. Ancak bu durum ev içi işbölümünde kadına düşen iş ve sorumlulukları 13

17 değiştirmemekte, kadının statüsünü çalışan kadın statüsüne dönüştürmemektedir. Tabloya genel olarak bakıldığında evde çalışanların sayılarının yıllar geçtikçe düzenli olarak artması gibi bir durumun söz konusu olmamsının yanı sıra 1995 den 2006 ya kadar bir miktar artış olduğu da görülmektedir yılında olarak görünen evde çalışan sayısı 2006 yılı birinci dönem itibariyle olarak hesaplanmaktadır. Evde çalışmanın başka bir boyutunu oluşturan ve gittikçe yaygınlaşan bir çalışma şekli olmasına karşın Türkiye de evden çalışma ile ilgili ya da sanal işletme ortamının nasıl yönetilmesi gerektiği, uzaktan çalışanların nelere ihtiyaç duyacağı vb. konularda çok az bilimsel araştırmadan bahsedilebilmektedir. Bununla ilgili olarak Türkiye de ilk sanal ofisi Siemens Tıp Çözümleri oluşturmuştur. Şirket sanal işyeri programını uygulamakta, çalışanların belli bir mesaisi olmamakta, çalışanlar istedikleri yerde kendilerine tahsis edilen dizüstü bilgisayarları ve cep telefonları aracılığıyla çalışmakta, sonuçlara göre yönetim anlayışıyla birlikte her üç ay ve yıllık olarak performans değerlendirmesi yapılmaktadır (Akkirman, 2004: ). Bunun yanı sıra ülkemizde Petrol Ofisi, Shell, Nokia gibi pek çok şirkette de evden çalışma programları uygulanmaktadır Sanayi Sonrası Topluma Kuramsal Yaklaşımlar ve Endüstri Toplumundan Enformasyon Toplumuna Geçiş İçinde bulunduğumuz yüzyıl, ekonomik ve toplumsal yapının yeniden şekillendiği yeni bir çağı da beraberinde getirmekte ve üretim ilişkileri 14

18 yeniden şekillenmektedir. Bilginin ön plana çıktığı ve üretim ilişkilerinin de buna göre şekillendiği çağımız toplumlarında gerçekleşen bu dönüşümün zeminini hazırlayan faktörler Sanayi Devriminden günümüze kadar farklı zaman dilimlerinde ve farklı şekillerde geçekleşmiştir. Bununla birlikte teknoloji, her dönemde bu dönüşüm üzerinde etkili olmaktadır. Geçmişten günümüze kadar gerçekleşen bu dönüşümü, gelişimini ve içinde barındırdığı üretim ilişkilerini açıklamaya yönelik olarak birçok kuramsal yaklaşım geliştirilmiştir. ABD de refah seviyesinin yükselmesi ve işyerinde kullanılan otomasyonun gelişimiyle birlikte gündeme gelen Sanayi Ötesi Toplum ile ilgili ilk kapsamlı çalışma Daniel Bell in Sanayi-Ötesi Toplumun Gelişi isimli kitabıdır. Bell in yaklaşımında geçmişten günümüze kadar olan süreç; sanayi öncesi, sanayi ve sanayi-ötesi olmak üzere birbirini takip eden üç ayrı dönemden oluşmaktadır. Bell in(1973) modelinde işgücünün yapısında önce tarımdan imalata ve imalattan da hizmet sektörüne doğru bir kayma söz konusu olmaktadır. Alan Touraine de 1971 de yazdığı Sanayi Ötesi Toplum isimli eserinde, yine aynı şekilde, bir toplumdan başka bir topluma geçişten bahsetmektedir (Parlak ve Yıldırım, 2003: 56-58) yılında bilgi işi ve bilgi işçisi kavramlarını ilk kez ortaya atan Peter Durucker (Drucker,1993:16) ise; Kapitalist Ötesi Toplum olarak adlandırdığı topluma kayışın İkinci Dünya Savaşından az sonra başladığını ileri sürmektedir. Ona göre bilginin kullanılışına bağlı olarak günümüze kadar gelinen süreci üç aşamaya ayırmak mümkündür. Birinci aşama Sanayi Devriminden önceki yüz yılı kapsamaktadır ve bu aşamada bilgi aletlere, süreçlere ve ürünlere uygulanmıştır. Bir başka deyişle teknoloji büyük bir 15

19 aşama kaydetmiş ve üretim sürecinde büyük bir yapılanma gözlenmiş, bunun sonucunda da Sanayi Devrimi gerçekleşmiştir. İkinci aşama 1880 den başlayıp İkinci Dünya Savaşı ile sona eren dönemi kapsamaktadır. Bu dönemde artık iş, işçi, işyeri kavramları oldukça önemli bir anlam taşımaktadır ve bu dönemde bilgi artık işlere uygulanmaktadır. Drucker; bu dönemde daha fazla ve daha ucuz mal elde etmenin birincil amaç haline geldiğinden yani verimliliğin öneminden bahsetmekte ve bu gelişmelere paralel olarak Prodüktivite Devrimi nin gerçekleştiğini vurgulamaktadır. Drucker son aşamanın ise İkinci Dünya Savaşından sonra başlamış olduğunu ve bilginin kendisine uygulandığını ileri sürmektedir. Bu aşamayı da Yönetim Devrimi olarak adlandırmakta ve bilginin üretimin tek faktörü haline gelmeye başladığını vurgulamaktadır( Drucker,1993:33-34). Yine Sanayi Devriminden günümüze kadar olan dönüşümleri açıklamak üzere öne sürülen bir başka kuram da Kontradiev tarafından geliştirilmiştir. Kontradiev, Sanayi Devriminden bugüne kadar olan süreci beş ayrı döneme ayıran bu kurama Uzun Dalga adını vermiştir. Dönemleri teknolojinin üretimde kullanılış biçimlerine göre ayıran bu yaklaşıma göre dönemler, yılları arası Erken Mekanizasyon, yılları arası Buhar Gücü/ Demiryolları, yılları arası Elektrik ve Ağır Sanayi ve yılları arası Kitle Üretimi olarak ayrılmakta ve adlandırılmaktadır. Günümüzde ise, 1980 lerde mikroelektronik alanındaki gelişmelerle yükselmeye başlayan, biyoteknoloji, yeni malzemeler ve uzay araştırmalarının ön plana çıktığı Beşinci Dalga adını verdiği dönem hüküm sürmektedir (Akın, 16

20 Diğer bir kuramsal yaklaşım ise Alvin Toffler tarafından ileri sürülmüştür. Tarihsel süreci üç bölüme ayıran Toffler bunları; M.Ö lerden başlayıp M.S lere kadar süren ve tarımın yaygınlık kazandığı dönem olan Birinci Dalga, 1750 lerden başlayıp 20. Yüzyılın son çeyreğine uzanan ve sanayileşmenin yaygınlık kazandığı dönem İkinci Dalga ve günümüzde sanayileşmelerini tamamlamış ülkelerin içinde bulunduğu sanayi sonrası dönem Üçüncü Dalga olarak adlandırmıştır (Nohutçu, 2003:2). Bundan on binlerce yıl önce insanların çoğu küçük göçebe topluluklar halinde yaşamakta, yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmekteydiler. Yerleşik bir yapının ve düzenin bulunmadığı bu yaşam tarzı tarımın gelişmesiyle yerini farklı bir düzene bırakmıştır. Toffler ın Birinci Dalga adını verdiği dönem işte bu Tarım Devriminin gerçekleşmesiyle başlamıştır. Bununla birlikte yerleşik bir yapı oluşmaya başlamış, köyler, ekili topraklar ve yeni bir yaşama biçimi hızla yaygınlık kazanmıştır (Toffler, 1981:32). Kapalı bir aile ekonomisinin varlığını ağırlıklı olarak hissettirdiği bu dönemde üretim genellikle günlük ihtiyaçları karşılamaya yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. El emeğinin yoğun olarak kullanıldığı, evlerde ve küçük atölyelerde gerçekleştirilen üretim sadece yoğun olmayan nüfusun talepleri doğrultusunda şekillenmektedir. Bununla birlikte birincil ilişkiler dönemin tüm yapılarında olduğu gibi çalışma hayatında da kendini hissettirmektedir. Bunun sonucunda da çalışma hayatında bir işçi-işveren ilişkisinin varlığından söz edilememekte emeğin karşılığı geleneksel yapıya, örf ve adetlere göre belirlenmektedir. Dolayısıyla para, çalışma hayatında çok 17

21 da önemli bir yer tutmamakta, teknoloji oldukça yavaş ilerlemekte, buna bağlı olarak üretim de oldukça yavaş gerçekleştirilmektedir(arif ve Anık, 1999:34). 17. Yüzyılın sonlarına gelindiğinde Toffler ın Birinci Dalga adını verdiği bu dönem henüz hızını kaybetmemiştir ki; Avrupa da dünya çapında ikinci büyük değişiklikler dalgasına neden olan Sanayi Devrimi başlamıştır. Sanayi Devrimi; Britanya da 18. yüzyılın ikinci yarısından 19. yüzyılın ilk yarısına kadar olan dönemde gerçekleşen, toplumsal, iktisadi, demografik ve teknolojik değişiklikleri anlatmak üzere kullanılan bir terim olarak ifade edilmektedir (Marshall,1999:632). Toffler ın İkinci Dalga olarak adlandırdığı bu dönem, farklı bir üretim tarzı etrafında şekillenen farklı bir yaşam biçimini de beraberinde getirmiştir. Yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte daha önce evlerde, küçük atölyelerde yapılan üretim dışarıya taşınmıştır. Üretim artık el emeğinden çok makine gücüne dayanmaktadır. El emeğinin bir özelliği olan tek tek ve az miktarda üretim biçimi terk edilmiş, seri üretime geçilmiştir. Bu dönemde benzeri görülmemiş bir büyüme ve yatırım artışı yaşanmıştır. Tüm bu gelişmeler sonucunda 1930 lu yıllardan 1970 li yıllara kadar süren farklı bir üretim modeli döneme damgasını vurmuştur. Fordizm olarak adlandırılan bu model; sanayi toplumlarının üretim tarzlarını tanımlamak için kullanılmıştır. Fordist sistem, ayrıntılı işbölümü esasına göre örgütlenmiş, her işçinin dar anlamda tanımlanmış rutin bir işi sürekli olarak tekrarladığı, verimlilik artışına odaklı bir sistemdir. Hareketli montaj hattı sayesinde belirli ürünler için özel olarak hazırlanmış 18

22 makineler ile kitle, standart ve fiyat rekabetine dayalı üretimi ifade etmektedir. Fordist sistemde üretim süreci; tasarım, nitelikli işgücünün yaptığı işler ve niteliksiz işgücünün yaptığı işler (rutin, tekrarlanan) olmak üzere 3 bölüme ayrılmaktadır. Üretim sürecinin bu şekilde ayrılması son derece merkeziyetçi ve hiyerarşik bir yapı oluşturmaktadır. İşin uygulama aşamasında gerekli işgücünün vasfı en aza indirilmekte, böylece emek üzerinde yoğun bir denetim sağlanmakta, emek adeta makinenin bir parçası haline getirilmektedir(şen, 2002:154). Bir başka deyişle bu sistem de işçilerin zihinsel emeğe ihtiyaç duymadan kolayca öğrenip hızlı bir şekilde hareket etmeleri üzerine kurulu bir sistem olarak ifade edilmektedir. 18. yüzyılın ortasında bu şekilde tekrara dayalı çalışmanın biri olumlu ve faydalı, diğeri yıkıcı olmak üzere iki apayrı sonuca yol açabileceği düşünülmekteydi. Bu iki sonuç Diderot ve Smith tarafından kısaca şu şekilde öne sürülmekteydi. Diderot işteki rutinin diğer ezberleyerek öğrenme çeşitlerinde olduğu gibi gerekli bir öğretici olduğuna, Smith ise rutinin insan aklını öldürdüğüne inanıyordu. Smith e göre para, mal, ve emeğin serbest dolaşımı insanları giderek daha fazla uzmanlaşmaya zorlayacaktı. O na göre rutin belirli bir noktada zararlı hale gelmeye başlamaktaydı çünkü; insanoğlu kendi çabası üzerindeki kontrolünü yitirir, çalışma zamanı üzerindeki kontrolün yitirilmesi ise zihnin ölmesi anlamına gelmektedir. Bu bağlamda Smith en çok emek sarf edenler en azla yetiniyor derken ücretlerden ziyade işin bu insani boyutunu kastetmekteydi. Bununla ilgili olarak; işbölümünün ilerlemesiyle birlikte, emeğiyle geçinen insanların çoğunun işinin bir dizi çok 19

23 basit işlemle sınırlı hale geldiğini, bütün hayatını birkaç basit işlemi gerçekleştirmekle geçen kimsenin ise genellikle bir insanın olabileceği kadar aptal ve cahil hale geleceğini ifade etmekteydi (Sennet, 2002:32-40). Özetle, Birinci Dalga toplumlarında kendini gösteren günlük ihtiyaçların karşılanması için gerçekleştirilen üretim, artık bu amaçla sınırlı değildir. Çalışma hayatındaki birincil ilişkiler yerini ikincil, formel ilişkilere bırakmış durumdadır ve para artık eskisinden çok daha fazla önem taşımaktadır. Örf, adet ve geleneklere göre şekillenen ilişkilerin temelinde artık kar ve verimlilik yer almaktadır. Daha önce var olan, bir kişinin hem emeğini kullanması hem de üretim araçlarının sahibi olması durumu yani hem işçi hem işveren olabilmesi durumu bu yeni üretim biçiminde geçerliliğini kaybetmiştir. Artık bir yanda sermayeyi, dolayısıyla üretim araçlarını ellerinde toplayan ve giderek daralan bir kesim oluşurken diğer yanda ise nüfus içinde giderek genişleyen bir kesimin üretim araçlarının sahibi olmak durumunu yitirdikleri görülmektedir. Sanayileşmeden önce iş her yerde, evde, köyde, tarlada yapılırken sanayileşmeden sonra işin çoğu binlerce işçiyi çatısının altında barındıran fabrikalara taşınmıştır( Toffler,1981: 84) ların sonlarına gelindiğinde Fordist üretim teknikleri sayesinde gerçekleştirilen üretkenlik artışlarının ve kitlesel üretimin artık yeterli olmadığı görülmüştür. Bunun sonucunda özellikle batı ülkelerinde üretkenlik artışında büyük bir yavaşlama, imalat sektöründe fazla kapasite, artan enflasyon ve rekor düzeylere ulaşan işsizlik oranları biçiminde kendini göstermiş ve günün koşullarına cevap verebilecek yeni üretim modellerinin geliştirilmesine neden olmuştur (Ansal, 1997:165). 20

24 Yeni üretim modelleri ile birlikte Alvin Toffler ın İkinci Dalga olarak adlandırdığı dönem sona ermiş ve Sanayi Toplumu kavramı yerine bu yeni dönemi ifade etmek için farklı sosyal bilimciler tarafından Postmodern Dönem, Sanayi Sonrası Toplum, Post-Fordist toplum, Kapitalist Ötesi Toplum, Bilgi Toplumu, Ağ Toplumu ya da Enformasyon Toplumu gibi kavramlar ileri sürülmeye başlanmıştır. Bununla birlikte önceleri Neo-Fordizm olarak adlandırılan yeni üretim sistemi, 1980 lerin ortalarından itibaren emek sürecinde esneklik ve işletmeler arasında kurulmaya başlayan yeni ağ ilişkilerinin tartışılmaya başlanılmasıyla birlikte yerini Post-Fordizm kavramına bırakmıştır. Post- Fordizm yerine esnek üretim, esnek birikim, yalın üretim gibi kavramların da kullanıldığı görülmektedir (Şen, 2002: 153) lerden itibaren, kapitalist sistem içerisinde küresel krizlerin yaşanmasıyla mikroelektronik teknolojisi üretimde kullanılmaya başlanmış ve bununla birlikte esneklik kavramı ortaya çıkmıştır. Bant üzerinde seri üretim sisteminde esnek uzmanlaşan kişiler üretimin her aşamasında bilgi sahibi olmuş ve çalışmaya başlamışlardır. Bununla birlikte üretim süreçlerinde büyük değişiklikler yaşanmaya başlamıştır. Değişikliklerden birisi işin makinenin yapabileceği küçük parçalara ayrılmasıdır. Yenilenen üretim biçimi, emekten tasarruf eden tek amaçlı makineler yerine genel amaçlı, programlanabilir, emek ve sermayeden tasarruf eden, otomasyon teknolojileri ile donatılmış; tek standart ürüne göre düzenlenmiş bir üretim hattı yerine, birçok malı aynı anda üretebilen değişik ürünleri tanıma, değişik operasyonları art arda yapma yeteneğine sahip teknolojilerin kullanıldığı, 21

25 dolayısıyla makinelerin boş durma zamanını azaltan bir üretim sürecidir. Bir başka ifadeyle bu üretim tarzı esnek uzmanlaşmadır. Kullanılan yeni teknolojiler emekten tasarruf etmeyi gerektirmektedir. Bunun sonucunda da ciddi bir istihdam azalması ortaya çıkmaktadır. Böylece işletmeler git gide çok sayıda niteliksiz işçiden az sayıda nitelikli işçiye daha fazla ihtiyaç duyar hale gelmişlerdir (Arif ve Anık,1999: 74-75). Bu sayede değişen teknoloji karşısında eğitim, yeniden eğitim, sürekli eğitim kaçınılmaz hale gelmiştir. Artık, ileri teknolojiyi kullanabilecek kapasiteye sahip, yenilikleri izleyebilen, değişikliklere hızla uyum sağlayabilen, başka şehir ve ülkelerde çalışmaya hazır kişiler işgücünün içerisinde faal olarak yer alabilecekken, vasıfsız elemanların çalıştıkları işyerleri hızla azalmaktadır (Yazıcı, 1999:47). Üretim sisteminde yaşanan krizin uluslar arası niteliğinden ötürü yeniden yapılanma tüm ülkelerde sürmekte ve uluslar arası işbölümünde de köklü dönüşümler yaşanmaktadır (Şen, 2002:151). Bu yeni yapılanmayla birlikte bilgi ön plana çıkmıştır. Bu yeni toplumun en önemli özelliği mal üretimi yerine hizmet üretimine doğru bir geçişin olmasıdır (Akkirman, 2004:28). Castells bilgiyi bir hammadde, üzerinde çalışılacak bir kaynak, üretim sürecinin bir ürünü ve bir mal olması nedeniyle, ekonomiyi iyileştirmenin bir aracı olarak görmektedir (Parlak ve Yıldırım,2003:58-59). Bugün 24 saat ekonomisi olarak da adlandırılan ve hizmetler sektöründe büyük bir artışa neden olan ekonomi esnek çalışma saatlerinde ve esnek çalışma uygulamalarında büyük bir artışa neden olmaktadır. (Familiy Matters,2002:41). 22

26 Ortaya çıkan bu yeni toplumsal yapıyla ilgili olarak Kumar (1978) in ileri sürdüğü tanımlamaları ve bu yeni yapı ile ilgili düşüncelerini Frenkel (1991) şu şekilde aktarmaktadır. Yeni toplum için önerilen adların bolluğu, aynı şekilde hem bir çeşitliliği hem bir çakışmayı göstermektedir. Çeşitlilik, değişikliğin gözlendiği temellerin yanı sıra bu değişikliği sağlayan başlıca güçlerin seçiminde gözlenmekte; çakışmaysa, sanayi toplumlarının evrimlerinin yeni bir aşamasına girmekte oldukları düşüncesinde kendini gösteriyor. Bu evrim, yüzyıl önce Avrupa toplumlarını tarımsal bir toplumsal düzenden bir sanayi toplumu düzenine sokan dönüşüm kadar önemlidir. Bu yeni toplumu, Amitai Etzioni modern sonrası çağ, George Lichtheim burjuva sonrası toplum, Herman Kahn ekonomi sonrası toplum, Murray Bookchin kıtlık sonrası toplum, Kenneth Boulding uygarlık sonrası toplum ve Daniel Bell de yalnızca sanayi sonrası toplum olarak nitelemektedir. Konuya daha olumlu açıdan yaklaşan bazıları da bilgi toplumu (Peter Drucker), kişisel hizmet toplumu (Paul Halmos), hizmet sınıfı toplumu (Ralf Dahrendorf) ve teknetronik çağ (Zbignew Brzezinski) demektedirler. Bir bütün olarak bakıldığında, bu etiketler, günümüzde askıya alınmış ya da ya da alınmakta olan şeylerin geçmişte neler olduğunu gösteriyor: Kıtlık, burjuva düzeni ve iktisadi güdünün egemenliği. Bu etiketler, ayrıca gelecek toplumun ana ilkesinin ne olacağına ilişkin beklentileri de gösteriyor: Bilgi, kişisel hizmetler, bilgisayar ve telekomünikasyon, elektronik teknolojisi.(frenkel, 1991:15). Enformasyon toplumunu tanımlamaya yönelik olarak ileri sürülen hareket noktaları farklı iki yaklaşımdan bahsedilebilmektedir. Bunlardan ilki; enformasyon toplumunu yeni bir toplumsal dönüşüm süreci ya da sanayi sonrası geçilmekte olan yeni bir toplumsal yapı olarak gören yaklaşımdır. İkinci yaklaşıma göre enformasyon ve iletişim teknolojileri anahtar role sahip olmakla birlikte ulusal rekabet gücünü arttırmanın araçları olarak görülmekte ve enformasyon toplumu da bu çerçevede kavramsallaştırılmaktadır (Törenli, 2003: ). Enformasyon toplumu kuramını benimseyenlere göre; Sanayi Devrimiyle nasıl sanayi toplumuna geçiş sağlandıysa, elektronik sektöründeki gelişmelerle birlikte de enformasyon toplumuna geçilmektedir. Bu geçiş ile de toplumun ve insanın değiştiği, bilgisayarların insanların yaşamlarına yoğun bir şekilde girdiği, iletişimin ve dolaşan enformasyonun arttığı, 23

27 dünyanın her tarafından bilgi alma imkânının mümkün olduğu kastedilmektedir (Hira ve Şan,2003: 66). Türkçede enformasyon toplumu kavramı bilgi toplumu ya da bilişim toplumu olarak da ifade edilmektedir (Karaçengel, 2003: 54). Bilgi toplumu düşüncesi genel anlamda Sanayi Ötesi Toplum tartışmalarından türemiştir. Bu yeni toplum modelinde bilgi; ekonomileri şekillendiren, işin niteliğinde değişmelere neden olan ve aynı zamanda da mesleki yapıları da etkileyen büyük bir güç olarak ifade edilmektedir. Bilgi işçisiyle ise; bilgilerin yaratılması, karşılaştırılması, dağıtılması, işlenmesi, değiştirilmesi ve iletilmesiyle ilgili olarak çalışanlar anlatılmak istenmektedir (Akkirman,2004: 26). Toffler(1981), Üçüncü Dalga adını verdiği bu yeni oluşumun anahtarının bilgisayar olduğunu öne sürmektedir lerde sınırlı kapasiteli ve mali işlerde kullanılan ve çok fazla dikkate alınmayan bu makinelerin yılları arasında iş dünyasına girmesiyle artık bugün sadece iş dünyasında değil toplumsal yaşamda da büyük dönüşüme neden olduğunu ileri sürmekte ve bu dönüşümü şu şekilde tanımlamaktadır. Üçüncü Dalga yeni bir yaşayış tarzını da birlikte getirmektedir. Bu yaşayış tarzı, çeşitli ve yenilenebilen enerji kaynaklarına, eski fabrika düzenini çağdışı bırakan üretim yöntemlerine, yeni bir aile tipine, elektronik köşk diyebileceğimiz yeni bir kuruma ve geleceğin eskisinden tamamen farklı okul ve kuruluşlarına dayalıdır. Yeni uygarlık yeni davranış kuralları getirerek bizi standartlaşmadan, senkronizasyondan, merkezicilikten, enerji, para ve iktidarın tek merkezde toplanmasından uzaklaştırıyor(toffler, 1981: 29). Yine Toffler(1981); şaşırtıcı bir şekilde Üçüncü Dalga adını verdiği dönüşümün, merkezlerde toplanmayan üretim, yenilenebilen enerji, kentlerden uzaklaşma, evde çalışma, üreten tarafından tüketilmek için yapılan 24

28 üretim gibi Birinci Dalga topluluklarında rastlanan birçok özelliğe sahip olarak görüldüğünü, bir başka deyişle yeniden eskiye dönüş yaşandığını ifade etmektedir (Toffler,1981: 395). Simon (1980) ve Bell (1973) de Toffler gibi, yeni enformasyon toplumuna geçişi açıklamada merkeze değişimin temel simgesi ve analitik motoru olarak bilgisayarı koymuşlardır. Yine Naisbitt (1984) Makineleşme Sanayi Devrimi açısından neyi ifade ediyorduysa, bilgisayar teknolojisi de enformasyon çağı açısından onu ifade eder diyerek bu görüşü desteklemektedir (aktaran Kumar;1999: 21 22). Bilgisayar teknolojisinin kullanımı, ülke ekonomilerini etkilemenin yanı sıra, kurumların ofis yaşamlarını ve yapılanmalarını da hızla değiştirmektedir (Ecevit, Hoşgör, Tokluoğlu, 1999: 1). Günümüzde gerçekleşmekte olan sosyal değişime yakından bakıldığında birbirinden farklı olmakla birlikte birbiriyle alakalı üç nokta, değişimi açıklamada yardımcı olmaktadır. Bunlardan ilki içinde bulunduğumuz enformasyonel süreç ve kullanılan yeni teknolojilerdir. İkincisi işgücünün yapısındaki değişimdir. Bir şekilde standart dışı olarak adlandırılan çalışma şekillerinin yaygınlaşması, hizmetler sektörünün yükselişi ve kol gücüne dayalı işlerin ve sanayi sektörü içerisindeki işlerin azalmasıyla birlikte işgücüne katılan erkeklerin oranında bir düşüş kadınların oranında ise artış meydana gelmektedir. Üçüncüsü ise pazarlar arası rekabetin uluslararasızlaşması ve hassaslaşmasıdır (Council of Churces for Britain and Ireland, 1997: 14-16). Özetle Endüstri Toplumu işbölümünün, uzmanlaşmanın, standartlaşmanın, kentleşmenin, rasyonelleşmenin, bürokratikleşmenin, 25

29 sermaye birikiminin, modernleşmenin, vasıflı işgücünün, formel ilişkilerin, bireyselciliğin hakimiyetinin arttığı toplumlar olarak ifade edilirken, enformasyon başka bir deyişle bilgi toplumu, standartlaşmanın, merkeziyetçiliğin, fabrika düzeninin ortadan kalktığı, sürekli ve hızlı değişimin egemen olduğu, bilginin büyük ölçüde önem kazandığı ve çalışmanın küreselleştiği toplum biçimi olarak ifade edilmektedir (Akkirman, 2004: 27-28). Bu anlamda İkinci Dalga olarak nitelendirilen Sanayi Toplumunun dinamikleri ile Üçüncü Dalga olarak ifade edilen Bilgi Toplumunun dinamikleri şu şekilde sıralanabilmektedir: 26

30 Tablo Sanayi Toplumunun ve Bilgi Toplumunun Kendine Özgü Dinamikleri DİNAMİKLER İKİNCİ DALGA ÜÇÜNCÜ DALGA Üretim Unsurları Toprak, Emek, Sermaye Özellikle Bilgi (Veri, İmaj, Kültür, İdeoloji, Değer) Varlıklar Maddi Varlıklara Dayalı Maddi Olmayan Varlıklara Dayalı Üretim Ve Ürün Yapısı Seri Üretim, Kitle Üretimi Esnek Teknoloji, Ürün Esnekliği Sonucunda Bireyselleşme Emek Yapısı Fiziksel (Kol Gücü) Emeği İle Tekrarlanan, Mekanik Emek, Tam Zamanlı Çalışma, Fabrikada Çalışma. Bilgi İşçiliği İle Yaratıcı Emek, Yarı Zamanlı Çalışma, Evden Çalışma Yenilik Seyrek Sürekli Büüyük Ölçek (Ölçek Küçük Ölçek, Uygun Ölçek Ekonomisi) Ölçek Değişim Mühendisliği: Dikey, Bürokratik, Sert, Faaliyet Bazlı, Ağ Organizasyon Uzun Vadeli Örgütler, Esnek, Anti Bürokratik Altyapı Hız Sosyopolitik Yapıyla Ekonomik Yapının İlişkileri Önem Nakliyede, Otobanlar, Yollar, Köprüler, Liman Tesisleri Vakit Nakittir Kuralı İle Sıralı Ve Adım Adım Mühendislik Ev Dışı İş, Büyük Ve Güçlü Devlet, Dev Kentler, Aşırı Kentleşme, Ekonomik Çatışmaların Önemliliği, Çoğunluk Egemenliği, Yapay Demokrasi, Dolaylı Demokrasi. Önem İletişimde, Ağlara Dayalı, Elektronik Sistemler Eşanlı Mühendislik İle Gerçek Zamana Yaklaşım Ev İçi İş, Küçük Ve Etkin Devlet, Kent Dışına Çıkma Ve Yayılma, Sosyopolitik Düzenlemelerin Önemliliği, Azınlığın Önemsenmesi, Koalisyonlar, Doğrudan Demokrasi. Kaynak: İ. Melih Baş; Dalgalarla Gelen Gelecek Kurgubilimci Guru: Alvin Toffler, AD Business Notebook Mart,1998, s. 28. Aktaran: (Akın B; ) Günümüzdeki çalışma ilişkileri tüm çalışanlara ve işverenlere geçici çalışmayı, tam zamanlı çalışmayı, kısmi süreli çalışmayı, evden çalışmayı, esnek çalışma saatlerini, sıkıştırılmış iş haftalarını, işin paylaşımını, esnek uzmanlaşmayı da içeren pek çok esneklik sunmaktadır (Hosking, 2004:3). 27

31 Birçok vasıf ve eğitim seviyesi yüksek, aynı zamanda da deneyimli çalışan için standart dışı diyebileceğimiz bu çalışma şekilleri oldukça büyük faydalar sağlamakla birlikte; vasıf seviyesi düşük ve deneyimsiz kişiler için ortaya çıkan bu esnekleşme daha çok güvencesizlik ve daha zor çalışma koşulları anlamına gelmektedir (Joseph Rowntree Foundation,1999:1). Bununla birlikte yine çalışma yaşamının esnekleşmesi ve standart dışı olarak adlandırılan çalışma koşullarının yaygınlaşmasıyla kadınları da işgücü piyasasına dâhil eden pek çok alan yaratılmıştır(munck,2003:121) Evde Çalışmanın Çalışma İlişkileri Açısından Ortaya Çıkış Nedenleri: Evde çalışma kavramı son zamanlarda adından sıkça bahsettirmekle birlikte, bir yönüyle tarihin derinliklerinden günümüze ulaşmış bir çalışma biçimi, bir diğer yanıyla ise teknolojinin getirdiği üretimin bölünebilirliğindeki artışla iş organizasyonlarındaki yenilenmenin birleşmesi sonucu ortaya çıkmış ve farklı imkânlar sağlayan yeni çalışma biçimlerinden birisidir. Bir açıdan küreselleşmenin özellikle toplumun yoksul ve işsiz kesimlerine ancak geçimlik ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için bir mücadele aracı, bir açıdan da sosyal güvenliksiz, garantisiz, düşük gelir sağlayan ve sürekli olmayan bir çalışma biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm bunlara ek olarak günümüzde işyeri işletme maliyetlerinin azaltılması, nitelikli işçi istihdamının sağlanması, çalışanların iş tatmininin ve verimliliğinin arttırılması gibi faktörlerle esnek çalışmanın işletmeler açısından da çekici hale gelmesiyle evde çalışmanın bir başka boyutunun 28

32 daha önem kazandığı görülmektedir. İletişim ve bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler ile internetin yaygınlaşması, çalışanların ofisleri ile aralarındaki fiziksel mesafeleri ortadan kaldırarak esnek çalışma uygulamalarının kapsam ve boyutlarını değiştirmektedir. Daha önceki bölümde de ifade edildiği gibi;1970 lerden bu yana dünya kapitalizminin içine girdiği kriz, özellikle batı ülkelerinde üretkenlik artışında büyük bir yavaşlama, imalat sektöründe fazla kapasite, artan enflasyon ve rekor düzeylere ulaşan işsizlik oranları biçiminde kendini göstermiştir (Ansal,1997:165). Bu ekonomik bunalım, tüm kapitalist ülkelerde yeni bir yapılanmanın gerekli olduğunu ortaya koymuştur li yıllar, ihracata dayalı sanayi politikalarının gündeme geldiği ve dünya ile bütünleşme yollarının arandığı bir dönem olmuştur. Dünya pazarlarında yer almak, yeni iş olanakları yaratmakla birlikte pek çok gelişmekte olan ülke ekonomilerinde görüldüğü gibi, katılım daha çok emek yoğun sektörler ve katma değeri düşük ürünler aracılığıyla gerçekleşmiştir. Dolayısıyla dünya pazarlarında rekabet, tasarım ve kaliteden çok, ucuz üretime dayanmaktadır (Eraydın, Türkün, 2002: 18). Bu anlamda tarihsel süreç içerisinde evde çalışmanın ortaya çıkmasında ve yaygınlaşmasında rol oynayan, ve bu çalışma şekli ile birebir ilişki içerisinde olan bazı kavramlardan bahsedilebilmektedir. Bu nedenle çalışmanın bu bölümünde, küreselleşme, yoksulluk, enformelleşme ve toplumsal cinsiyet gibi kavramlara değinilerek evde çalışma şekli ile olan ilişkileri açıklanmaya çalışılacaktır. 29

33 1.3.1 Küreselleşme, Yoksulluk ve Evde Çalışma Günümüzde teknoloji üretmenin en belirgin rekabet gücü haline gelmesi ve bu teknolojiyi üretebilme yetisine sahip olmanın öne çıkmasıyla birlikte bilgi üretimi de ekonomide gittikçe önemli yer tutmaya başlamış ve bilgi her sektör için gittikçe artan oranda en önemli girdi ya da üretim faktörü haline gelmiştir (Kepenek ve Yentürk, 2005:528). Bununla birlikte teknolojinin yaygınlaşması, ucuzlaması ve herkes tarafından ulaşılır hale gelmesi neticesinde ekonomik faaliyetler uluslararasılaşmış, buna paralel olarak iletişim ve enformasyon teknolojilerinin yaygınlık kazanması ile siyasal, ekonomik ve kültürel alanda değişimler yaşanmış ve yeni bir yapı diğer bir deyişle küreselleşme ortaya çıkmıştır. (Dursun, 2003: 94). Küreselleşme ile ulusal sınırların kaybolmaya başladığı, sermayenin söz sahibi olduğu, bölgesel bütünleşmelerin yaşanmaya başladığı, bilgi ile teknolojinin ve bilgiye sahip işçinin öneminin arttığı bir süreç oluşmaya başlamıştır (Aktürk, 2004). Bu yeni ortaya çıkan süreç, 1980 li yılların ikinci yarısından itibaren sonuçları görülmeye başlanan ve özellikle günümüzde sanayileşme sürecini tamamlamış batı ekonomilerinin ortaya koyduğu bir olgu olarak da ifade edilmektedir (Yazıcı,1999: 80). Sanayi Devriminden sonra ağırlık kazanan ve toplumda her kesimi pazara yönelik üretim konusunda bir araya getiren kapitalist üretim sistemiyle, özellikle Üçüncü Dünya Ülkelerinde geleneksel zanaatlar eski önemini ve değerini kaybetmiş, yerini fabrika tipi üretimin geliştirdiği ucuz mallara bırakmıştır (Aktar, 1990: 22). Artık firmalar açısından ürettikleri mal 30

34 ve hizmetleri sadece kendi ulusal pazarlarında satabilmeleri önem taşımamakta ve yeterli olmamakta, dünyanın farklı bölgelerinde, farklı ürünleri, farklı işgücünü kullanarak üretim yapabilmek ve pazarlayabilmek küresel rekabette büyük önem taşır hale gelmiştir (Yazıcı, 1999:82) lerin sonlarından bu yana, dünya pazarları için yoğunlaşan rekabet içinde şirketler, maliyetleri düşürmek, karları artırmak için çeşitli stratejiler geliştirmektedirler. Bu stratejiler yeni bir denizaşırı üretim dalgasını, kayıtdışını ve esnek işgücü ile otomasyonu kapsamaktadır (Wichterich,2004: 25) lı yıllara gelindiğinde açıkça görülür hale gelen küresel bütünleşme ve rekabetin birbiriyle ilişki halindeki üç boyutu, çalışma ilişkilerinde farklı yapılanmalara neden olması bakımından önem taşımaktadır. Bunlardan ilki; sermayenin uluslararası hareketliliği ve işgücünün nispi hareketsizliğidir. İkincisi büyük şirketlerin uluslararası hareketliliği ve küçük şirketler ile mikro işletmelerin nispi hareketsizliğidir. Üçüncüsü ise, üretim ve dağıtımın küresel değer zincirleri içerisinde yeniden yapılandırılmasıdır ki bu küresel montaj hattı olarak da adlandırılmaktadır(carr, Chen ve Tate, 2000: ). Castells de bu üç boyutu; doğrudan yabancı yatırımlardaki artış, çokuluslu şirketlerin küresel ekonomide üretici olarak oynadıkları belirleyici rol ve uluslar arası üretim ağlarının oluşması şeklinde özetlemektedir (Castells, 2005:147). Tüm bu pazar, hareketlilik ve rekabet edebilirlik ortamı içerisinde en büyük zıtlık, büyük uluslararası şirketler ve evde üretim yapan kesim arasında ortaya 31

35 çıkmaktadır. Bunun nedeni küçük üretim yapan kesimin gün geçtikçe yoksullaşmasıdır. Özetle tüm dünyada yaşanmakta olan küreselleşme eğilimleri, bir yönüyle genel üretim düzeyinin düşmesine bir yönüyle de mevcut gelir dağılımı politikalarında meydana gelen bozulmaya bağlı olarak, yoksulluk sorununu küresel bir olgu olarak insanlığın gündemine yerleştirmiştir. Yoksulluk diğer birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de son 20 yılda uygulanan serbest piyasa ağırlıklı dışa açık neo-liberal ekonomi politikaları ile yakından ilişkilidir. Temel gıda ve hizmetlere uygulanan sübvansiyonların kaldırılması, kamu işletmelerinin özelleştirilmesi ve kamu istihdam olanaklarının azaltılması, küçük üreticilere sağlanan desteklerin giderek özelleşmesi, ekonomik krizlerin ardı ardına yaşanması, işten çıkarılma ve diğer nedenlerle işsizlik oranlarının aniden artması ve gelir dağılımındaki uçurumlar artan yoksullukla bire bir ilişkilendirilebilecek sonuçlardır (Karataş,2002: ). Geçimini emeği ile kazanan kimseler var olan olumsuz ekonomik tablodan etkilendiğinde bir takım direnme ve dayanma stratejileri geliştirmektedirler. Kısaca yaşam stratejileri olarak da adlandırılan ve yoksullaşmaya karşı geliştirilen bu çarelerin başında hane reisinin ikinci bir iş bulma çabası gelmektedir. Bu şekilde aile bütçesine yapılan katkı da yetmediğinde ailenin diğer üyelerinin ev dışında bir işte çalışması gündeme gelmektedir. Burada da ilk olarak ailenin diğer erkek üyelerinin bir iş bulması beklenmektedir. Kadınlar kendilerine uygun iş bulamadıklarında ise ev içinde para karşılığı üretim yaparak veya dışarıdan elde edemedikleri ücreti telafi 32

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN CALISMALARI ANABİLİM DALI Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği Yüksek Lisans Bitirme Projesi Derya Demirdizen Proje Danışmanı Prof.

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ. 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler

CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ. 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler UYARI Bu bir dinleyici notudur ve lütfen ders notu olarak değerlendirmeyiniz. Bu slaytlar ilgili ders kitabındaki, 43

Detaylı

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I)

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) Günümüzde bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızına erişilemez gelişme ve ilerlemelerin sonucunda özellikle

Detaylı

Çalışma alanları. 19 kasım 2012

Çalışma alanları. 19 kasım 2012 Çalışma alanları 19 kasım 2012 Çalışma alanları Hizmet alanları Sanayi alanları Tarım tarımsal üretim tarım+ticaret kenti Sanayi imalat sanayi atölyeden hafif sanayi fabrikaya ağır sanayi seri üretim (fordizm)

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI

EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI D EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI Devlet Planlama Örgütü İstatistik ve Araştırma Dairesi tarafından Ekim 2011 tarihinde uygulanan Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre,

Detaylı

Toplumlar için bilginin önemi

Toplumlar için bilginin önemi Toplumlar için bilginin önemi İnsanlık tarihi günümüze kadar şu toplumsal aşamalardan geçmiştir: İlkel toplum Doğa, avlanma Tarım toplumu MÖ.800-1750 ler Toprak, basit iş bölümü Sanayi toplumu Makinalaşma

Detaylı

TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN

TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN KIRKLARELİ-2014 Kırklareli Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON HAZIRLAYAN YEŞİM CAN Adres: Ekonomik ve Sosyal

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM Demografik Fırsat Penceresi

İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM Demografik Fırsat Penceresi İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM 1. Dünya Çalışma Örgütü nün 213 yılında yayınladığı Global İstihdam Trendleri -213 verilerine göre; 212 yılında dünya genelinde toplam işsiz sayısı 197 milyonu bulmuş ve projeksiyonlara

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

SANAYİDE GELİŞMELER VE İSTİHDAM EĞİLİMLERİ. Esra DOĞAN, Misafir Araştırmacı. Damla OR, Yardımcı Araştırmacı. Yönetici Özeti

SANAYİDE GELİŞMELER VE İSTİHDAM EĞİLİMLERİ. Esra DOĞAN, Misafir Araştırmacı. Damla OR, Yardımcı Araştırmacı. Yönetici Özeti 15 Nisan 2014 SANAYİDE GELİŞMELER VE İSTİHDAM EĞİLİMLERİ Esra DOĞAN, Misafir Araştırmacı Damla OR, Yardımcı Araştırmacı Yönetici Özeti Ocak dönemine işsizlik ve tarım dışı işsizlik oranlarında; bir önceki

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİNDE YAPILAN YENİ DÜZENLEMELERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİNDE YAPILAN YENİ DÜZENLEMELERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİNDE YAPILAN YENİ DÜZENLEMELERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR (1) Türkiye İstatistik Kurumu, işgücü piyasasının temel veri kaynağını oluşturan hanehalkı işgücü araştırmasını1988 yılından beri,

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi Başta MERCOSUR Bloğunda yer alan ülkeler olmak üzere, Latin da 1990 lı yılların sonunda ve 2000 li yılların başında oldukça ağır bir şekilde hissedilen ekonomik

Detaylı

DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ

DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ Nurel KILIÇ Dünya çelik sektöründe, 2011 yılının, kriz kayıplarının telafi edildiği bir yıl olması nedeniyle büyüme oranı % 15 ten % 6,8 e gerilemiştir. Bu nedenle Çin

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

İNSAN KAYNAĞI İLE FARK YARATMAK. Selen KOCABAŞ PERYÖN Başkanı. Eylül 2010

İNSAN KAYNAĞI İLE FARK YARATMAK. Selen KOCABAŞ PERYÖN Başkanı. Eylül 2010 İNSAN KAYNAĞI İLE FARK YARATMAK Selen KOCABAŞ PERYÖN Başkanı Eylül 2010 Gündem Gündem Soru? Yeni dünya Yeni ekonomi Yeni jenerasyon Ekonomik Krizlerin Türkiye deki Sonuçları 1991 1994 1998 2001 2009 En

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM Bilgi, Ekonomi ve Kültür Prof. Dr. Veysel BOZKURT İstanbul Üniversitesi EKİN 2012 ÖNSÖZ ii Endüstriyel dönüşümün toplumsal sonuçlarını en iyi anlatan yazarlardan

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER 4.bölüm EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI 1.Kaynak Dağılımında Etkinlik:

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE KADIN

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE KADIN LOJİSTİK UYGULAMALARI VE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE KADIN Şubat, 2013 Fikri Mülkiyet Hakları Saklıdır ÇALIŞMA EKİBİ Bülent TANLA (Danışman) Prof. Dr. Okan TUNA (Koordinatör) Öğr. Gör. Aslıhan

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

KOBİ LERDE SEKTÖR ve ÖLÇEK BAZINDA İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ: Türkiye - Avrupa Birliği Karşılaştırması

KOBİ LERDE SEKTÖR ve ÖLÇEK BAZINDA İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ: Türkiye - Avrupa Birliği Karşılaştırması KOBİ LERDE SEKTÖR ve ÖLÇEK BAZINDA İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ: Türkiye - Avrupa Birliği Karşılaştırması Müge ÜNAL Hasan Çağdaş KARAKAŞ Kalkınma Bakanlığı 5. Ulusal Verimlilik Kongresi 6 Ekim 2015 Sunum Akışı 1.

Detaylı

2014 OCAK AYI İŞSİZLİK RAPORU

2014 OCAK AYI İŞSİZLİK RAPORU 2014 OCAK AYI İŞSİZLİK RAPORU HAZIRLAYAN 27.04.2014 RAPOR Prof. Dr. Halis Yunus ERSÖZ Prof. Dr. Mustafa DELİCAN Doç. Dr. Levent ŞAHİN 1. İşgücü Türkiye İşgücü Piyasasının Genel Görünümü Toplam nüfusun

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

KÜRESELLEŞME Hafta 1 Öğr. Gör. Şükrü KAYA Elektronik ve Haberleşme Mühendisi

KÜRESELLEŞME Hafta 1 Öğr. Gör. Şükrü KAYA Elektronik ve Haberleşme Mühendisi KÜRESELLEŞME Hafta 1 Öğr. Gör. Şükrü KAYA Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Kendi içine dönük, karşılıklı ticarete ve yatırıma konan engellerle birbirinden izole edilmiş; mesafe, zaman ve dil engellerinin

Detaylı

Ocak 2015. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği

Ocak 2015. Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği Ocak 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2014 YILI ARALIK AYI İHRACAT

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ŞUBAT 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ YÖNETİM İşletme amaçlarına etkili ve verimli bir şekilde ulaşmak üzere planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetimin yapılması sürecidir. 2 YÖNETİM TEORİLERİ KLASİK

Detaylı

Geçen Haftanın Ödevi???

Geçen Haftanın Ödevi??? Bilginin Neden Olduğu Değişimler Ekonomik Alanda Yaşanan Değişimin Etkileri Siyasi Alanda Yaşanan Değişimin Etkileri Sosyal Alanda Yaşanan Değişimin Etkileri Kültürel Alanda Yaşanan Değişimin Etkileri

Detaylı

Anket formu. 2. Bilgilerini girmek üzere olduğunuz kurum aşağıdaki hangisidir?

Anket formu. 2. Bilgilerini girmek üzere olduğunuz kurum aşağıdaki hangisidir? Anket formu Bu anket formu www.monitor.coop adresinde de doldurulabilir. Eğer anket formunu kağıt üzerinde doldurmayı tercih ederseniz, lütfen doldurulmuş formu şu adrese gönderiniz: Alex Rigotti (Eposta:

Detaylı

DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009)

DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009) DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009) Döküm ve dövme ürünleri, otomotivden beyaz eşya sanayine, demir-çelik sanayinden çimento sanayine, savunma sanayinden gemi inşa sanayine, tarımdan

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU

İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU 1 İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU İÇİNDEKİLER ARAŞTIRMANIN KAPSAM VE AMACI... 2 BATMAN İLİNİN TEMEL İŞGÜCÜ PİYASASI BİLGİLERİ...

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman 516 1. SEKTÖRÜN TANIMI Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı ISIC Revize 3 ve NACE Revize 1 sınıflandırmasına

Detaylı

MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ Denizli Verimliliği Artırma Projesi

MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ Denizli Verimliliği Artırma Projesi MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ Denizli Verimliliği Artırma Projesi Verimlilik ve Toplam Kalite Yönetimi 10 Nisan 2010 Hatice EKSEN Uzman MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ Ülke ekonomisinin

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE AĞUSTOS 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY Bugün, yükselen ekonomisi ve gelişmekte olan performansıyla ülkesi için önemli bir katma değer oluşturan sayılı merkezlerden birisidir. Gelişmekte olan ekonomisine paralel olarak birçok sektörde yeni iş

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2014

EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2014 EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2014 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR OCAK 2014 İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular PLATFORM NOTU'15 / P-3 Yayınlanma Tarihi: 05.02.2015 * Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular Cem Başlevent 1 YÖNETİCİ ÖZETİ Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, kayıtdışı

Detaylı

KARİYER YÖNETİMİ. Kariyer teorisi iki nokta üzerinde odaklanmaktadır. Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER

KARİYER YÖNETİMİ. Kariyer teorisi iki nokta üzerinde odaklanmaktadır. Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER KARİYER YÖNETİMİ Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER 7 KARİYER YÖNETİMİ Kariyer, bireyin mesleği ile ilgili pozisyonları, çalışma hayatı boyunca peş peşe kullanması ve organizasyonun üst kademelerine doğru ilerlemesidir.

Detaylı

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr İKT442 Gelir Dağılımı Türkiye de Gelir Dağılımı Ve Yoksulluk Bir ekonomide belli bir dönemde yaradlan gelirin kişiler, hane halkları, sınıflar ve ürejm faktörleri arasında bölüşülmesini ifade etmektedir.

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Yapısal Dönüşümün Dinamikleri

Türkiye Ekonomisindeki Yapısal Dönüşümün Dinamikleri Türkiye Ekonomisindeki Yapısal Dönüşümün Dinamikleri Ozan ACAR* Giriş 1) Türkiye ekonomisindeki yapısal dönüşümün temelleri, ilk olarak, 1980 li yılların başındaki liberalleşmeye dönük adımlarla atılmıştır.

Detaylı

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ 167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ Yrd. Doç. Dr. Barış ÖZTUNA Çankırı Karatekin Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri

Detaylı

Sentez Araştırma Verileri

Sentez Araştırma Verileri Eğitim, Görsel-İşitsel & Kültür Yürütme Ajansı Eğitim ve Kültür Genel Müdürlüğü Yaşam Boyu Öğrenim Programı İnternet Üzerinden Kişisel İşgücünü Geliştirin Leonardo da Vinci LLP (Yaşamboyu Öğrenim Programı)

Detaylı

KÜRESELLEŞEN DÜNYADA EĞİTİMİN KÜRESELLEŞMESİ

KÜRESELLEŞEN DÜNYADA EĞİTİMİN KÜRESELLEŞMESİ 2015 TEMMUZ- AĞUSTOS SEKTÖREL KÜRESELLEŞEN DÜNYADA EĞİTİMİN KÜRESELLEŞMESİ Melisa KORKMAZ Küreselleşme Kavramı Günümüz dünyasında artık ülkeler ekonomik, sosyal ve teknolojik ağlar ile birbirlerine sıkı

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KATMA DEĞER GÖSTERGELERİ TÜRKİYE 1

DIŞ TİCARETTE KATMA DEĞER GÖSTERGELERİ TÜRKİYE 1 DIŞ TİCARETTE KATMA DEĞER GÖSTERGELERİ TÜRKİYE 1 Ticarette katma değer ölçümü, ihracata konu olan mal ve hizmetlerin üretimindeki değerin kaynağını ülke ve sektörler açısından ortaya koyabilmek amacıyla

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık (Tarım Reformu

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR T.C. Ekonomi Bakanlığının gerçekleştirdiği Küresel Ticarette Türkiye nin Yeniden Konumlandırılması-Dış Ticarette Yeni

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI

TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI 25.02.2010 Giriş: Balıkesir in Dursunbey İlçesi ne bağlı Odaköy yakınlarındaki Şentaş

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

İşletmelerin Büyüme Şekilleri

İşletmelerin Büyüme Şekilleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ İşletmelerin Büyüme Nedenleri Optimum büyüklüğe ulaşma Piyasalarda etkinliği arttırarak kar elde etme olanaklarını arttırma

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) ENDÜSTRİYEL OTOMASYON TEKNOLOJİLERİ ALANI ANKARA 2007 AMAÇ ÖĞRENME FAALİYETİ -13 ENDÜSTRİYEL OTOMASYON TEKNOLOJİLERİ

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2014

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2014 EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2014 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ Türkiye de perakende sektörü, 300 milyar dolara ulaşan büyüklüğü, 365 bin mağaza sayısı ve 2009-2013 yılları arasında yıllık bileşik %7 büyüme ile öne çıkan sektörler

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı