Schweiz fällt historischen Europa-Entscheid

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Schweiz fällt historischen Europa-Entscheid"

Transkript

1 AZB 4057 BASEL İsviçre de referanduma sunulan göçmen sayısına kota getirilmesi teklifi yüzde 50,3 ile kabul edildi. Uzun süredir kamuoyunu meşgul eden, Toplu göçün önlenmesi şeklinde lanse edilen inisiyatif 9 Şubat 2014 de oylandı.avrupa Birliği vatandaşlarının İsviçre deki sayılarını sınırlamaya yönelik olarak halkoyuna sunulan inisiyatif çok küçük bir farkla İsviçreliler tarafından kabul edildi. >> 6 Kein gutes Zeichen: die Schweiz igelt sich ein Das Ja der Schweizer Stimmbürger zur Initiative gegen Masseneinwanderung hat bei Botschaftern und Vertretern der EU-Länder Bedauern ausgelöst. >> 13 AB, İsviçre nin yeni göç yasasına tepkili İsviçre de yapılan halk oylamasının sonucu İsviçre ile AB arasında gerginliğe neden oldu. AB yetkilileri İsviçre ye sert tepki verirken, AB üyesi ülkelerin liderleri de halk oylaması sonucunu kınayan açıklamalar yaptı. >> 5 İsviçre Hükümeti ve AB üzüntüsünde samimi değil! Mazlum Kılıç -Genel Yayın Yönetmeni- Schweiz fällt historischen Europa-Entscheid Die Stimmberechtigten haben die Volksinitiative «Gegen Masseneinwanderung» der SVP mit einem knappen Volksmehr angenommen. Das Volksbegehren verlangt, dass die Schweiz die Zuwanderung von Ausländerinnen und Ausländern eigenständig steuert und begrenzt. Mit der Annahme ist das Personenfreizügigkeitsabkommen mit der EU in Frage gestellt. Mit 50,34% sagt das Schweizer Stimmvolk äusserst knapp Ja zur Masseneinwanderungs- Initiative, welche den freien Personenverkehr mit der Europäischen Union in Frage stellt. >> 7 Bosch işçileri çıkışlara karşı mücadele ediyor 95 yıl önce kurulan Bosch`un kapanmasına karşı mücadele devam ediyor. Unia sendikası ve işçi temsilcileri, işçilerle birlikte bu haksız uygulamaya karşı mücadele başlattı >> 2 Cinsellik, gebeliği önleme ve aile planlaması hakkında bilgilendirme Rund um die Familie Schwangerschaft und Beziehungen >> 20 Hırsız var eylem vakti Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan a ait olduğu iddia edilen ve dün internete sızan ses kayıtları Türkiye nin her yerinde protesto eylemlerine neden oldu. >> 32

2 2 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ 3 95 yıl önce kurulan Bosch`un kapanmasına karşı mücadele devam ediyor Zuchwill de bulunan, 660 kişinin çalışd ğı Bosch fabrikasında, yöneticiler 19 Kasım 2013 tarihinde yaptıkları açıklamada, Bosch un 6 mio Euro zarar ettiğini, bu nedenle fabrikanın bir bölümünün kapanacağını, 330 işçinin 2014 yılında işten çıkartılacağını, üretim ve üretim geliştirme bölümlerinin Macaristan ve Almanya ya nakledileceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından Unia sendikası ve işçi temsilcileri, işçilerle birlikte bu haksız uygulamaya karşı mücadele başlattı Bosch işçileri çıkışlara karşı mücadele ediyor Asgari ücret Avrupa nın gündeminde 22 Avrupa ülkesinde asgari ücret uygulanıyor. İşssizliğin, yoksulluğun arttığı bu dönemde Avrupa sendikalarının gündeminde asgari ücret talebi önemli bir yer tutuyor. 7 şubatda Bern de Unia nın düzenlediği asgari ücret konulu toplantıya katılan konuşmacılar asgari ücret uygulamasının yasallaştırılmasını ve asgari ücretlerin arttırılmasını talep ettiler. Konuşmacı Thorsten Schulten asgari ücretin bir çok ülkede, 2008 ekonomik krizinden itibaren dondurulduğunu, bu uygulamanında yoksulluğa neden olduğunu belirterek, asgari ücretin arttırılmasının şart olduğunu belirtti. Unia sendikası mayıs 2014 de halk oylamasına sunulacak olan asgari ücret talebinin kabul edilmesi için yoğun bir calışma yapılması gerektiğini belirtti. Türkiye de günde sekiz işçi ölüyor İş cinayetlerinde yakınlarını kaybeden aileler, İstanbulda Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelerek bir kez daha adalet istediler. «Ey hakimler, savcılar, bilirkişiler. Adil, vicdanlı ve cesur olun» yazılı pankart açan aileler, yitirdikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. Aileler, yolsuzluk operasyonlarına adı karışan bakanların iş cinayetlerinin üzerlerini kapattıklarına da dikkat çektiler. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi nin rakamlarına göre, Ocak 2012 de 62, Şubat 2012 de 42, Mart 2012 de 59 işçi ve Nisan nın ilk 26 gününde 75 işçi öldü. Türkiye de ortalama günde sekiz işçi ölüyor. SGK istatistiklerine göre 2003 te iş kazası sonucu ölüm sayısı 810 iken, 2011 de bu sayı 1563 e yükseldi. Türkiye de son 15 yılda 17 bin 518 işçi, iş kazası sonucu öldü. AB istatistiklerine göre, Türkiye de iş kazası sonucu ölen işçilerin oranı AB ortalamasının yedi katı. Türkiye de günde 172 iş kazası meydana geliyor. Türkiye, iş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü. Uluslararası Çalışma Örgütü nün verilerine göre ise dünyada her sene 2 milyon 300 binden fazla işçi ölüyor. Her 15 saniyede bir, bir işçi çalışırken ölüyor. Her 15 saniyede bir 160 işçi iş kazası geçiriyor. Her gün 6 bin 300 işçi çalışırken ölüyor. Genç yaşta Bosch fabrikasında işe başlayan, emeğiyle, alın teriyle üretime katkıda bulunan, Aynur kukcu, Ümit Batova, Haydar Şimşir (işçi temsilcisi) gazetemize bu süreci nasıl yaşadıklarını, neler hissettiklerini anlattılar. 19 kasımda ilk haberi duyduğunuzda neler hissettiniz? Aynur: 27 yıldır Bosch da çalışıyorum. Dünyaca tanınmış bir firma olan Bosch da kendimi garanti altında hissediyordum ve buradan emekli olacağımı düşünüyordum. Ümit: 38 yıl önce Bosch da işe başladığımda çok mutlu oldum. İş yerinde atmosfer çok iyi, severek çalıştım. Burada emekli olmak istiyordum. Aynur: Şefimiz, bizlere bir saat sonra toplantı var dediğinde, her zaman olan bilgilendirme toplantısı sandım. Fakat toplantıda, çıkışların verileceği belirtildi. Ben şok oldum. Uzun bir süre işçi temsilcisi olarak görev yaptım, her toplantıda Bosch un üretimi çok iyi deniyordu. Çıkış haberini duynunca yıkıldım. Ümit: Almanya Bosch dan gelen, iki müdür 2016 da bizim çalıştığımız montaj bölümünün kapanacağını söyledi yılında 120 kişinin, 2015 ve 110 kişinin, 2016 yılında 110 işçinin işine son verileceğinin belirtilmesinin ardından bende şok oldum. 96 yıldır var olan bir firmanın bu şekilde kapanması inanılmazdı. Mücadelenizden bahsedermisiniz? Aynur: İşveren bizlere sendikamıza 30 gün çözüm arama süresi verdi. Unia sendikası, kararın bizlere iletilmesinin ardından, bildiri dağıtıp işçileri toplantıya çağırdı. Toplantıya montaj bölümünde çalışan 330 işçi katıldı. İşçiler Unia nın önerilerini sessizce dinlediler. Çıkışları protesto etmek için imza toplama kararı alındı ve en kısa sürede toplanan imza Stutgart daki Bosch un merkezine verildi. Ümit: 16 aralıkta 5 otobüsle Bosch un genel merkezine gittik. Bizim gösterimizi desteklemek için gelen Almanyanın ver.di sendikasından temsilciler, eğer Bosch İsviçre de kapanıyorsa bizimde burada korkmamız gerekir dediler. Aynur: Stuttgartdan döndükten sonra ikinci bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya katılan Unia Yönetim Kurulu Üyesi Corrado Pardini imza toplamanın dışında başka şeyler yapmak gerekir dedi. Onun konuşması bizi yüreklendirdi. Grev için oylama yapıldı. 330 kişiden 10 u hariç hepsi grevi destekledi. Talepler kabul edilmezse greve gidilecekti. Taleplerimizin bazıları kabul edildi. Çıkışlar 2015 e ertelendi. Sosyal plan daha genişletildi. Görüşmeler 15 şubata kadar devam edecek. Sosyal planın kapsamı yeniden belirlenecek. Grev yapacak mısınız? Aynur: Taleplerimizin bir bölümü kabul edildiği için grev hakkımız şu an dondırıldu. İş yerindeki atmosfer nasıl? Ümit: İlk haftalarda moral bozukluğu oldu, üretim randımanı düştü, şu an tekrar eskisi gibi çalışıyoruz. Cumartesi günü çalışma önerildi, Bizler Kabul etmdik, bu şekilde Bosch u protesto ettik. Şu an yeteri kadar sipariş var, yarım gün çalışanlar tüm gün çalışıyor, bizlerden mesai talep ediliyor, ayrıca iki kişi temporer çalışıyor. Aynur: Biz fabrikamızda çalışmaya devam edeceğiz. Başka yerde iş aramıyoruz. Fabrikamız başka bir firma tarafından alınrsa biz işimize devam ederiz. Bir kıvılcım var, Ümidimizi henüz yitirmedik. Bu şartlarda diplomasız, mesleksiz iş bulmamız mümkün değil. Sohbetimize sonradan katılan, işçi temsilcisi Haydar Şimşir, sendikal çalışmanın önemini anlattı. Haydar sen işçi temsilcisi olarak bu süreci nasıl yaşadın? Haydar: Çıkış haberi işçilere verilmeden yarım saat önce 10 kişiden oluşan işçi temsilcilerine iletildi. Hepimiz bir şok yaşadık. Unia baştan itibaren, gelişmeleri takip ederek bizlerle birlikte çözüm arıyor. Sosyal planın yapılmasında, grevin örgütlenmesinde sendikanın önemi çok büyük. Örneğin, 2014 yılındaki çıkışlar 2015 ve 2016 yılına ertelendi. Bu durumda bazı arkadaşlar erken emekli olabilecekler. Ayrıca çıkış tazminatlarının yükseltilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçde sendikalı olmanın önemini birkez daha anladım. Sendika bizi temsil eden bir kurum. Bizim haklarımızı arıyor. Unia sendikası olmasaydı, çıkışlar hemen verilecekti. Unia daki uzman kişilerle birilikte çözüm aramamız bizim için büyük bir şans. Biz işçiler olarak herşeyi bilemiyoruz. İşçi temsilcisi olarak iş yerinde sorun yaşadın mı? Haydar: Hayır. Toplantılara katılmam için şef ve iş yeri arkadaşlarım bana destek verdiler. Onlar benim yerime çalıştılar. Aramızda büyük bir dayanışma var. Bu olaydan sonra ben 7 kişiyi Unia ya a üye yaptım. Herkes sendikaya üye olmalı. Bugün Bosch kapandı, aynı şey yarın başka bir fabrikada olabilir. İşçiler sendikalı olursa, sendika gelişmelere müdahale edebilir. Bu ülkede grev yok gibi bir yanlış bilgi var, bunu düzeltmek gerekir. İnsanlar çok korkuyor. Birlikte korkuları yeneriz. Herkes sendikaya üye olmalı. Sendika aktivistlerinin halkla ilişkileri daha fazla olmalı, özellikle gençler sendikaya üye edilmeli. Aynur Kukcu, 47 yaşında, 27 yıldır Bosch, da montaj bölümümde çalısıyor. Ümit Batova, 56 yaşında, 38 yıldır Bosch,da montaj bölümünde calısyor. Haydar Şimşir, 57 yaşında, 34 senedir Bosch da montaj bölümünde çalışıyor. Emine Sariaslan İsviçre halkı 9 Şubat 2014 de sandıkta, göçmenlere kota getirilmesine evet dedi. İsviçre de referanduma sunulan göçmen sayısına kota getirilmesi teklifi, yüzde 50,3 ile kabul edildi. Uzun süredir İsviçre de tartışılan ve Toplu Göçün Önlenmesi şeklinde lanse edilen insiyatif, 9 şubat 2014 te oylandı. Avrupa Birliği vatandaşlarının İsviçre deki sayılarını sınırlamaya yönelik olarak halkoyuna sunulan insiyatif, çok küçük bir farkla İsviçreliler tarafından kabul edildi. Halk oylamasında SVP-İsviçre Halk Partisi ve yandaşı olan yabancılar karşıtlarının yasa teklifinin kabul edilmesiyle birlikte İsviçre de ve tüm Avrupa Birliği ülkelerinde üzüntü ve tehdit açıklamaları ard arda gelmeye başladı. Bugüne kadar İsviçre de çıkan tüm yabancı karşıtı yasalara onay verenler ve destekleyenlerden, göçmen dostu demeçleri gelmeye başladı. Dünyanın belki de en gerici yabancılar yasası İsviçre de çıkarılırken, ses çıkarmayarak destekleyen Avrupa Birliği, bu kez üzüntü duyduklarını belirttiler ve yasayı kabul edilemez buldular. Peki demezler mi insana, atını alan Üsküdar ı geçerken siz neredeydiniz? Şimdiye kadar İsviçre Göçmenleri, her kötülüğün nedeni olarak şamar oğlanına çevrilirken hiç mi aklınıza insan hakları ve göçmen dostluğu gelmedi? İsviçre de Göçmenler en ufak bir nedenle yurtdışı edilebilirken, sosyal yardım almak dahi yurtdışı edilme gerekçesiyken ve her türlü insanlık dışı hakarete ve yasal dayanaklarla saldırıya maruz kalırken siz nerelerdeydiniz? Çuvaldızın ucu AB ye dokununca İsviçre de referanduma sunulan göçmen sayısına kota getirilmesi teklifi yüzde 50,3 ile kabul edildi. Bunun anlamı İsviçre ye her yıl yeni gelen yaklaşık 80 bin göçmene sınırlama gelecek. Yasanın kabul edilmesiyle İsviçre ile Avrupa Birliği arasında yapılan, işçilerin serbest dolaşımı anlaşması rafa kaldırılacak. İsviçre nin 500 milyonluk Avrupa iç pazarına serbest giriş hakkını kaybetmesi de söz konusu olacak. İsviçre Devletini büyük bir çıkmaz içine sokan Halk oylamasının sonucunda, İsviçre Hükümeti zor durumda. Alarm durumuna geçen Hükümet, ard arda gelen Avrupa Birliği tehditleri ve ilişkileri koparırız restlerine karşı, orta yollar bulma ve AB ni ikna etme mesaisinde. Avrupa Birliğinin İnsan Hakları ve Göçmenleri savunuyor görünmesi de samimi değil. Onların tavrı, aslında en çok, İsviçre gibi küçük bir ülke nasıl kendi vatandaşlarına sınırlama getirir, tavrıdır. Onlara göre sınırlama olacaksa, önce onlara danışılıp, onların onayı alınacak. Yani AB ne İsviçre kafa tutamaz anlayışıdır. Ama görünen o ki, kimse sizi takmıyor ve İsviçre halkı sizin iki yüzlü göçmen dostu tavırlarınıza kafa tutuyor. AB nin de sert tavrı ve tehditlerinin arkasında, ülkelerindeki işsizlere yenilerinin katılma ihtimali vardır. Yoksa göçmenleri düşünmek söz konusu değildir. Çünkü İsviçre de göçmenlere sınırlama getiren yasaya tavır alırken, benzer yasaları hiç çekinmeden kendi ülkelerinde ve tüm Avrupa Birliğinde uyguluyorlar. AB de her türlü göçmen karşıtı yasaları ve göçmenlere karşı her türlü ayrımcı politikaları uygulayanların, İsviçre ye laf söyleme hakları yoktur. Sen tüm Avrupa Birliğinde göçmenlere karşı her türlü ayrımcılığı uygulayacaksın ve saldırı yasalarını çıkaracaksın, sonra da çıkıp İsviçre ye, yaptığın kabul edilemez, insan hakları ihlali, ikili ilişkilere zarar veriyor falan diyeceksin. Bu tavra ancak ikiyüzlü ve samimi olmayan bir tavır denir. AB de İsviçre nin göçmenlere kota konmasına karşı takındığı tavır ne kadar İsviçre ile AB arasında ipleri gerse de, uzlaşır bir yol bulunacak gibi görünüyor. Çünkü aynı timsah gözyaşlarını, İsviçre hükümeti de döküyor. Onlar da, yeni yasadan üzüntü duyuyorlarmış ve AB nin tepkilerini anlayışla karşılıyormuş. Soruna ortak çözüm bulacaklarını beyan ediyorlar. Çünkü İsviçre hükümetinin de AB gibi göçmenler konusunda sicili temiz değil. Şimdiye kadar çıkan tüm göçmen karşıtı yasa ve uygulamalarda suç ortaklarıdırlar. İsviçre ayağına sıkıyor İsviçre nin şımarık sermaye çocuğu SVP gibi yabancı karşıtı Parti ve gruplar İsviçre nin milli çıkarlarına zarar vermeye devam ediyorlar. Göçmen sayısına kota getirilmesinin yasallaşması, AB ile ilişkileri germe potansiyeli taşıyor. İsviçre nin yaklaşık 8 milyonluk nüfusunun yüzde 23 ünü yabancılar oluşturuyor. 2 milyona yaklaşan göçmen nüfusu ve çalışanları olmadan İsviçre bir hiçtir. Bu ve benzeri yasaları halka oylatan SVP ve diğerlerinin fabrikalarında çalışan göçmenler işi bıraksalar, bu beyler kapılarına kilit vururlar. Bu göçmenler olmadan hizmet, sağlık, kimya, gastronomi, inşaat, kağıt, matbaacılık vb. bir çok sektör tümüyle iflas eder. Çünkü göçmenler en ağır, en kötü şartlarda ve en düşük ücretle tüm sektörlerde belirleyici bir rol oynuyorlar. Buna, kota getirilmek istenen sınır işçileri ve AB ülkelerinden gelen göçmenler de dahildir. Çünkü AB ülkelerinden gelen yüzbinlerce işçi göçmen, İsviçre milli gelirinde önemli bir rol oynuyor. Her kötülüğün nedeni olarak gösterilen bu göçmenler, kapitalist aç gözlülerin kasalarını doldururken iyi, ama buna rağmen de hep üzerinde tepinilen bir kesim olarak görülmekten kurtulamıyor. Ama sonuçta, bu son göçmen karşıtı girişim, resmen sermayenin ve İsviçre nin kendi ayağına kurşun sıkması oldu. Çünkü İsviçre nin bu restini AB görse, İsviçre, bir gün ayakta kalamaz. Çünkü her alanda Avrupa nın bir parçası olan İsviçre, AB olmadan yaşayamaz. Şimdi bir deli kuyuya taş attı ve tüm İsviçre kuyudaki taşı çıkarmaya, ülkeyi bu beladan kurtarmaya çalışıyor. Göçmen karşıtlığı aynı zamanda İsviçre karşıtlığıdır, hak ve demokrasi karşıtlığıdır. Göçmenlere kota getirilmesi olayında bir kez daha gördük ki, ister SVP den, isterse başka yerlerden gelsin, göçmen karşıtı her girişim ve çaba aynı zamanda İsviçre nin milli değerlerine karşıtlık, İsviçre halkının çıkarlarına karşıtlık ve insan haklarına karşıtlıktır. Bu dün de böyleydi yarın da böyle olacaktır. Son halk oylamasında getirilen, göçmenlere kota da bunu gösterdi. İsviçre yi dünyada yalnızlaştırdı. Bu ekonomiye büyük bir darbe girişimi, ulusal ve sosyal kazanımlara darbe ve gelecekte İsviçre yi büyük sorunların içine çekme eylemidir. İsviçre halkı, SVP vb. parti ve girişimlerin, milliyetçi, şoven ve yabancı karşıtı eylemlerinin ve çabalarının, İsviçre nin ve İsviçreliler in kazanımlarına karşı olduğunu, artık daha fazla anlamalıdır. Halk, her göçmen karşıtı girişimi desteklemek yerine, bu girişim içinde olanlara iyi bir ders vermelidir. Halk, kendisini yalan ve milliyetçi söylemlerle aldatan bu göçmen karşıtlarına karşı, uyanık olmalıdır. Son referandumun da bu anlamda, halkın da gerçekleri görmesinde mihenk taşı olması gerekir. Çünkü bu girişim, İsviçre nin tüm değerlerine ağır bir darbe vuran bir girişimdir. Halk artık göçmenler üzerinden tüccarlık yapanlara, dur demelidir. Son halk oylaması ve İsviçre nin içine çekildiği çıkmaz, İsviçre halkı için de, göçmenlerle kardeşçe birleşme nedeni olmalıdır. Göçmensiz ve demokrasisiz bir Avrupa düşünülemez!... Die Schweizer Regierung und die Europäische Union sind nicht ehrlich in ihrem Bedauern Das Schweizer Volk hat am 9 Februar 2014 mit Ja für die Einbringung einer Quote für Migranten gestimmt. Die Offerte, die in der Schweiz bezüglich einer Quote für Migranten zur Volksabstimmung geboten wurde, wurde mit 50,3 Prozent angenommen. Die Initiative, die seit langem in der Schweiz diskutiert wird und als Verhinderung der Migration widergespiegelt wird, wurde am 9 Februar abgestimmt. Die Initiative, über die mit Volksabstimmung abgestimmt wurde, hat zum Ziel, die Anzahl der Bürger der Europäischen Union in der Schweiz zu begrenzen und wurde mit einer sehr geringen Differenz seitens der Schweizer angenommen. Nach der Volksabstimmung und der Annahme des fremdenfeindliches Gesetzesentwurfs der Schweizer Volkspartei SVP und deren ausländerfeindlichen Sympathisanten begannen aus der gesamten Schweiz und ganz Europa Nachrichten der Trauer und Wut zu erscheinen. Von denen, die bisher alle ausländerfeindlichen Gesetzen zugestimmt und sie unterstützt hatten, kamen migrantenfreundliche Presserklärungen. Während das wahrscheinlich weltweit fremdenfeindlichste Gesetz erlassen wurde, hat die EU diesen Prozess unterstützt, indem sie nichts sagte, jetzt aber gibt sie an, tief betroffen zu sein und das Gesetz als unakzeptabel zu bewerten. Da fragt man sich natürlich, wo sie gewesen sind, als es noch zu verhindern gewesen wäre. Als die Schweiz die Migranten als Grund für alles Böse angesehen und zum Sündebock gemacht hat, sind Euch die Menschrechte und die Sympathie für Migranten nicht eingefallen. Während in der Schweiz Migranten aus dem geringsten Grund ausser Land verwiesen wurden, sogar das Beziehen von Sozialhilfe ein Grund für die Ausweisung darstellen konnte, während die Migranten jeder Art von unmenschlichen Beleidigungen ausgesetzt waren und innerhalb des gesetzlichen Rahmens angegriffen werden konnten, wo waren Sie da? Erst als die EU selbst betroffen war In der Schweiz wurde der Vorschlag, die Anzahl der Migranten an eine Quote zu binden, mit 50,3 Prozent angenommen. Das bedeutet, dass die Anzahl der neuen Migranten, die jährlich in der Schweiz kommen, mit ca. 80 Tausend begrenzt werden. Mit der Annahme des Gesetzes wird die Vereinbarung zwischen der Schweiz und der EU bezüglich der Freizügigkeit von Arbeitern missachtet. Das Recht der Schweiz auf Zutritt zum Innenmarkt der EU von über 500 Millionen kann somit auch verloren werden. Das Ergebnis der Volksabstimmung hat den Schweizer Staat in Bedrängnis gebracht. Die Regierung ist alarmiert und versucht gegenüber den nicht abreissenden Drohungen und Blöffs wie Wir beenden unsere Beziehungen den Mittelweg zu finden und die EU zu überzeugen. Das die EU die Menschenrechte und Rechte der Migranten verteidigt, wirkt auch nicht sehr ehrlich. Ihre Haltung hinterfragt eher, wie ein großes Land wie die Schweiz seinem Volk Begrenzungen auferlegen kann. Ihr zufolge İsviçre Hükümeti ve Avrupa Birliği üzüntüsünde samimi değil! hätte zuerst die EU gefragt und auf den Segen der EU gewartet werden müssen, bevor eine solche Begrenzung durchgesetzt werden kann. Diese Haltung sagt eher Die Schweiz darf sich nicht gegen uns auflehnen. Aber so wie es aussieht kümmert sich niemand darum und das Schweizer Volk lehnt sich gegen Eure zwiegesichtige Migrantenhaltung auf. Hinter der starren Haltung und den Drohungen der EU steckt eigentlich die Sorge, dass sich die Anzahl der Arbeitslosen in ihren eigenen Ländern erhöhen werde, und nicht die Sympathie für Migranten. Denn während die sich über die Begrenzung der Aufnahmezahl von Migranten in der Schweiz aufregen, setzen sie ähnliche Gesetze ohne Zögern in den eigenen Ländern und in der gesamten EU durch. Mit aller Art von fremdenfeindlichen Gesetzen und Diskriminierungspolitiken gegen Migranten hat die EU keinesfalls das Recht, die Schweiz zu kritisieren. Zuerst führt die EU selbst jede Art von Diskriminierungen gegen Migranten durch und hat dann den Nerv, der Schweiz zu sagen, dass ihr Gesetz inakzeptabel sei, ein Verstoss gegen Menschenrechte und Länderbeziehungen sei. Diese Haltung kann man wohl nur zwiegesichtig und unehrlich nennen. So sehr die Haltung der EU gegen die Begrenzung der einreisenden Migranten in der Schweiz die Beziehungen zwischen der EU und der Schweiz auch strapaziert, es sieht so aus als könne dort eine Einigung gefunden werden. Denn auch die Schweizer Regierung vergiesst dieselben Krokodilstränen. Auch sie geben an, betroffen über das neue Gesetz zu sein und die Haltung der EU verständlich zu finden. Sie erklären, dass für dieses Problem eine gemeintschaftliche Lösung gefunden werden soll. Denn auch die Schweiz hat, genau wie die EU auch, in Bezug auf Migranten keine weisse Weste. Beide sind Komplizen bezüglich der bisher erlassenen fremdenfeindlichen Gesetze und Anwendungen. Die Schweiz schränkt sich selbst ein Fremdenfeindliche Parteien und Gruppen wie der verwöhnte Kapitalist der Schweiz, SVP, fahren fort, den nationalen Interessen der Schweiz zu schaden. Durch das Gesetz der Beschränkung der Migrantenanzahl werden die Beziehungen zu der EU potantiell strapaziert. Ca. 23 Prozent der 8 Millionen Schweizer Einwohner sind Ausländer. Ohne die fast 2 Millionen Migranten und ihre Arbeitskraft wäre die Schweiz ein Niemand. Wenn die in den Fabriken der SVP-Mitglieder und andere, die dieses Gesetz und ähnliche vom Schweizer Volk abstimmen liessen, arbeitenden Migranten die Arbeit niederlegen würden, müssten diese feinen Herren ihre Arbeitsplätze schliessen. Ohne diese Migranten würden viele Sektoren wie Dienstleistungen, Gesundheit, Chemie, Gastronomie, Bauwesen, Papier, Druckerei u. ä. Bankrott gehen. Denn die Migranten spielen eine wesentliche Rolle in Sektoren, in denen zu schwersten und schlechtesten Bedingungen und mit miesen Löhnen gearbeitet wird. Das schliesst auch die Grenzarbeiter und die Migranten aus den EU-Ländern ein, die man durch diese Begrenzung einschränken will. Denn die Hunderttausende Arbeitsmigranten spiele eine große Rolle beim Nationaleinkommen der Schweiz. Diese Migarnten, die als Grund für alles Schlechte aufgezeigt werden, sind gut, solange sie die Kassen der gierigen kapitalisten füllen, aber trotzdem können sie sich nicht davor retten, ständig ein Stein des Anstosses zu sein. Aber schliesslich bedeutet dieser letzte Schritt gegen die Migranten, dass sich die Schweiz ins eigene Fleisch schneidet. Denn wenn sich die EU dieser Herausforderung der Schweiz stellt, kann sich die Schweiz noch nicht einmal einen Tag allein aufrecht halten. Der die Schweiz, die in jeder Hinsicht ein Teil Europas ist, kann nicht ohne die EU leben. Ein Türkisches Sprichwort besagt Ein Verrückter schmeisst einen Stein in den Brunnen, den vierzig Gelehrte nicht mehr herausbekommen in diesem Sinnen versucht nun die gesamte Schweiz, den Stein aus dem Brunnen zu holen und das Land von diesem Fluch zu befreien. Fremdenfeindlichkeit ist gleichzeitig Feindlichkeit gegen die Schweiz, das Volk und die Demokratie. Bezüglich der Begrenzung der Migrantenzuzüge konnte man einmal mehr sehen, dass, egal ob von der SVP oder anderen Seiten, sich jede fremdenfeindliche Unternehmung und Bemühung auch gleichzeitig gegen die Nationalwerte der Schweiz und die Interessen des Schweizer Volks und gegen Menschenrechte richtet. Das war gestern so und wir auch morgen noch so sein. Die Begrenzung der Migrantenzuzüge, die uns durch die Volksabstimmung auferlegt wurde, hat es wieder einmal bewiesen und die Schweiz steht in der Welt wieder einmal allein da. Dies ist ein Putsch gegen die Wirtschaft, gegen nationale und soziale Errungenschaften und ein Versuch, die Schweiz in Zukunft in grosse Schwierigkeiten zu bringen. Das Schweizer Volk muss endlich besser verstehen, dass die Vorstösse von Parteien wie der SVP nationalistisch, chauvinistisch und fremdenfeindlich sind und sich gegen die Interessen der Schweiz und der Schweizer richten. Das Volk muss, statt solche fremdenfeindlichen Vorstösse zu unterstützen, denen, die diese hervorbringen eine Lektion erteilen. Das Volk muss gegenüber denen, die es mit Lügen und nationalistischen Aussagen betrügen, auf der Hut sein. Die letzte Volksabstimmung sollte in dieser Hinsicht ein Prüfstein für das Volk sein, um die Wahrheit zu sehen. Denn dieser Vorstoss ist ein Putsch gegen jegliche Werte der Schweiz. Das Volk muss jene stoppen, die über die Migranten Handel treiben. Die letzte Volksabstimmung und die Sackgasse, in welche die Schweiz gelangt ist, muss sowohl für das Schweizer Volk als auch für die Migranten zu einem Anlass werden, sich brüderlich zu vereinigen. Ein Europa ohne Migranten und ohne Demokratie ist unvorstellbar!

3 4 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ 5 Sosyal sigortalarda değişiklik Bu yıl, sosyal sigortalarda sadece İşsizlk Sigortası-ödeneği ve sağlık sigortası prim indiriminde değişiklikler yapıldı. İşsizlk Sigortası-ödeneği 2014 yılına kadar geçerli olan: Yıllık maaş oranı Frank a kadar olan kişiler işsizlik Sigortası na, ayda % 2,2 oranında katkı payı ödüyorlar. Yıllık maaş oranı Frank a kadar olan kişiler ise % 1 katkı payı ödüyorlar. Fakat yıllık maaşı Frank ın üzerinde olanlar katkı ödeme payından muaf tutuluyor den itibaren geçerli olan YENİ uygulamaya göre; yüksek maaş kazananlarda, kazançlarının % 1 ni dayanışma payı olarak İşşsizlik Sigortasına ödemekle yükümlüler. Sağlık sigortası prim indirimi Yeni olan, sağlık sigortası prim indiriminin (sübvansiyon olarak) doğrudan sağlık sigortasına ödenmesi. Sağlık sigortaları kendilerine yapılan bu ödemeler doğrultusunda, sigortalıların primlerinde indirim yapıyor. Tamamlayıcı yardım (Ergänzungleistung, droit aux prestations complémentaires) alanlar için belirlenen, topdan sağlık sigortası prim indirimleri, tamamlayıcı yardımın hesaplanmasında ve ödenmesinde dikkate alınıyor. Yeni olan; yapılan bu toplu ödemelerin aynı şekilde doğrudan sağlık sigortasına ödenmesi. Diğer sağlık giderlerinin ödenmesi ise doğrudan sigortalı kişiye gönderilmeye devam edilecek. Prim indirimi almaya hakkın var mı? Zorunlu sağlık sigortasına kayıt olmuş, geliri düşük olan her kişi sağlık sigortası prim indirimini almaya hakkı olup olmadığını kontrol ettirebilir. Her kanton, sağlık sigorta prim indiriminden yararlanmak için hangi şartların yerine getirilmesi gerektiğini belirliyor. İkamet ettiğiniz kantondan bu konuda bilgi alabilirsiniz. Genel olarak geçerli olan kural: Sosyal yardım veren belediye kurumları bu alandada hizmet veriyor. Bu kurumların adreslerini AHV/AVS-İnternet sayfasında «hizmetler» (Dienstleistungen, services) bölümünde bulabilirsiniz. Kesinti: Çalışan emekli bir kişi, sosyal sigortalara ödeme yapmak zorundamı? Yakında 65 yaşını doldurarak emekli olacağım, AHV/ AVS ya ve emekli sandığından ödenekleri alacağım. Fakat emekli oduktan sonrada kısmen çalışmak istiyorum. Bu durumda AHV/AVS ya prim ödemek zorundamıyım? Brüt ücret İşveren İşçi Toplam Yılık maaş oranı Frank do CHF % 1.1 % 2.2 % Yıllık maaş oranı Frank ın üzerinde 0.5 % 0.5 % 1.0 % (yeni uygulama, yüksek maaş sınırı belirlenmedi) Aylığımdan ne kadar kesinti yapılır? Evet ödeme yapmanız gerekir. AHV/IV/EO (fransızca AVS/AI/APG) primlerini, emekli olmanıza rağmen ödemeniz gerekir. Çalıştığınız sürece ayda 1400 Frankın üzerinde kazanıyorsanız, veya yıllık geliriniz Frank ( serbest kazanım miktarı) ın üzerinde ise, işvereniniz maaşınızdan AHV/IV/EO için kesinti yaparak emekli sandığına ödemeyi yapar. Bu durum kaza sigortası (UVG/ LAA) içinde geçerli. Kaza sigortasında yaş sınırı bulunmamakta. Bu nedenle, zorunlu kaza sigortası için maaşdan kesinti yapılması gerekir. Prim kesintisi sigortalı kazancın miktarına göre belirlenir. Buna karşılık, resmi emeklilik yaşını dolduran bir kişi işssizlik sigortası ve mesleki emeklilik sigortasına (pansiyon kasa) ödeme yapmaz. Sizin 65 yaşını doldurduktan sonra hastalık sigortasında sigortalı olmanız veya olmamanız, işvereninizin kayıt olduğu hastalık sigortasının belirlediği şartlara bağlı olarak belirlenir. 65 yaşını doldurduğunuzda, sigortanın belirlediği koşullara bağlı olarak, sigorta kapsamı sona erer. Fakat, sigortalı olma durumunuz devamda edebilir. Primleri eksiksiz, tam ödemenize rağmen, sigortanın size yapacağı ödenekler İsviçre borçlar kanununun 324 a maddesine göre yapılır. Alice Maridor, work, Çıkış: İnşaatda uzun süre çalışan, yaşlı işçilerin çıkış süresi daha mı uzun? Ben inşaat alanında 13 yıldır aynı firmada duvarcı olarak çalışıyorum ve 56 yaşındayım. Son aylarda iş yerindeki atmosfer oldukça kötüleşti. 3 ocakda bana çıkış verildi çıkışı bekliyordum. Çıkış mektubum 31 aralıkta gönderildi. Mektupda, 31 Martda işi bırakmam yazılı. Bu çıkışa karşı herhangi bir şey yapabilirmiyim? Evet, yapabilirsiniz. Sizin şefiniz çıkışı kötüye kullanmış. İsviçre genelinde yılları için geçerli olan ve Landesmantelvertrag (Fransızca: Convention nationale) olarak adlandırılan sözleşme kapsamında, yaşlı işçilerin çıkış süresi genişletildi. 55 yaşını doldurmuş ve 10 yıl veya 10 yıldan daha fazla çalışmış bir işçinin çıkış süresi altı ay. Çıkış süresinin başlamasını belirleyen, mektubun gönderildiği tarih değil, sizin mektubu aldığınız tarihtir. Bu durumda, sizin çıkış süreniz 1 ocak 2014 değil. Çıkış süresi 1 şubat 2014 de başlayıp 31 temmuz 2014 de sona erer. Peter Schmid, work, AB, İsviçre nin yeni göç yasasına tepkili İsviçre de yapılan halk oylamasının sonucu İsviçre ile AB arasında gerginliğe neden oldu. AB yetkilileri İsviçre ye sert tepki verirken, AB üyesi ülkelerin liderleri de halk oylaması sonucunu kınayan açıklamalar yaptı.» Avrupa nın AB üyesi olmayan küçük ülkesi İsviçre de göçmenlere yıllık kota getirilmesini öngören teklif için pazar günü yapılan halk oylamasında halkın yüzde 50,3 ünün evet oyu kullanması, İsviçre ile AB arasındaki ipleri gerdi. Zira halk oylamasına sunulan teklif, bugüne kadar sorunsuz bir şekilde İsviçre de iş arayabilen AB üyesi ülkelerin vatandaşlarını da kapsıyor. İsviçre ye yönelik en sert tepkilerden biri Fransa dan geldi. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, İsviçre ile olan ilişkilerimizi gözden geçireceğiz sözleriyle komşu ülkeye gözdağı verdi. Bakan, İsviçre nin dış ticaretinin yüzde 60 ını AB ülkeleri ile yaptığını hatırlattı ve bu yüzden kararın tam bir paradoks teşkil ettiğini söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel in değerlendirmesi de gecikmedi. Hükümet sözcüsü Stefan Seibert, Merkel adına yaptığı açıklamada, halk oylaması sonucunun çok ciddi sorunlar doğurduğunu vurguladı. Sonuca saygı gösterdiklerinin altını çizen Seibert, İsviçre nin AB ile zorlu müzakereler yürütmesi gerektiğini ifade etti. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ise sonuçta en büyük mağlubun bizzat İsviçre olacağını söyledi. İsviçre vatandaşlarına öncelik Halk oylamasında, İsviçre halkının yüzde 50 sinden fazlası, aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi nin göçün kota konularak sınırlandırılması teklifini kabul etmişti. 3 yıllık bir geçiş sürecinden sonra, yabancıların sayısı için üst sınırın belirlenmesi planlanıyor. Ayrıca iş başvurularında, İsviçre vatandaşlarına da öncelik tanınması hedefleniyor. Teklifin yasalaşmasıyla, İsviçre ile AB arasında 1999 yılında imzalanan serbest dolaşım anlaşmasının da yeni koşullara uygun hale getirilmesi gerekecek. Anlaşmaya göre, AB üyesi ülkelerin vatandaşları İsviçre de ikamet etme ve çalışma hakkına sahip.ab Komisyonu nun adaletten sorumlu üyesi Vivanne Reding İsviçre ye sert çıkarak, İsviçre nin AB ülkeleri ile serbest ticaret imkânlarından faydalanırken, kişilerin serbest dolaşımına sınırlama getiremeyeceğini söyledi. Reding, Ya her ikisi de kabul edilir, ya da hiçbiri dedi. Aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi milletvekili Lukas Reimann ise referandum sonucunu büyük bir başarı olarak değerlendirdi. Reimann, şu ana kadar İsviçre ye yılda 80 bin yabancının geldiğini söyleyerek, bu kadar yüksek oranda bir göçü sekiz milyonluk bir ülkenin kaldırmasının imkânsız olduğunu savundu. Reimann, İstihdam piyasasında büyük sorunlar var. Daha düşük ücretlere çalışmaya hazır yabancı işgücünün ülkeye gelmesi, ücretleri düşürüyor. Göçmenlerin konut ihtiyacını karşılamaya yetecek kadar konut inşa edilmediği için, konut piyasasında fiyatlar yükseliyor. Her yıl 80 bin kişi daha sokağa çıkıp, trene binince mevcut trafiğe yenisi ekleniyor. Suç oranları artıyor. Kısacası tam bir sorunlar yelpazesi! şeklinde konuştu. Ne var ki İsviçrelilerin önemli bir bölümü, son referandum kararının AB ile ilişkilere kalıcı zararlar vereceği görüşünde. İsviçreli televizyon gazetecisi Urs Leuthard İsviçre nin karşı karşıya kalacağı zorluklara dikkat çekiyor. Leuthard En büyük sorun, AB nin vereceği somut tepki. AB nin İsviçre ile ilişkilerinde, bir sözleşme feshedildiğinde tüm anlaşmaların feshine imkân tanıyan giyotin düzenlemesi var. Ancak esas soru şu: AB işin gerçekten de sözleşmelerin feshine varacak kadar büyümesine izin verir mi? Zira böyle bir durumda İsviçre çok büyük bir zorlukla karşı karşıya kalır, tüm ticari anlaşmaların yeniden düzenlenmesi gerekir açıklamasını yapıyor. İsviçre de hâlihazırda yabancıların oranı yüzde 23 dolayında. Referandum sonucunun, mayıs ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi, göç karşıtı siyasi partileri güçlendirmesinden de endişe ediliyor. Berlin de bulunan Avrupa Politikası Enstitüsü nden siyaset bilimci Dr. Katrin Böttger e göre, sağ popülist partilerin İsviçre deki halk oylaması sonucunun rüzgarını arkasına alması olası. Uzman aşırı sağcı partilerin, göç tartışmasını odağa alarak hareket edebileceğine dikkat çekiyor. 18 Mayıs ta adil ücretleri olan güçlü bir ülke için İsvİçre zengin bir ülkedir. Buna rağmen yüzbinlerce insan tam gün çalışmaları için ayda 4000 Franktan daha az para kazanıyorlar. Aynı zamanda ücretler gitgide daha fazla baskı altında kalıyor. Asgari ücret insiyatifi düşük ücretlere sınır koyuyor ve kimsenin geçimini sağlamak için yeterli olmayan bir ücret için çalışmak zorunda kalmamasını sağlıyor. Adil ücretleri olan güçlü bir ülke sağlamak için Unia sendikası ülke bazında pankart asarak ve İsviçre Turu ile oy mücadelesini başlatmıştır. Güçlü bir İsviçre için Frank asgari ücret İsviçre güçlü bir ülkedir, çünkü 4 Milyon insan her gün bunun için çalışıyor. Fakat birkaç kişi utanmadan bu paraları yerken yaklaşık çalışan hala saatte 22 Franktan veya ayda 4000 Franktan (x12) daha az ücret alıyorlar. Özellikle kadınlar bu durumdan mağdurlar (%70); %77 si 25 yaşın üzerinde ve üçte biri meslek eğitimi görmesine rağmen bu kadar kötü ücret alıyor. Asgari ücrete Evet demek ücret korumasına Evet demektir Sendikaların asgari ücret insiyatifi bunu bir son veriyor. Tüm çalışanların saatte en az 22 Frank ve ayda en az 4000 Frank kazanmalarını talep ediyor. Bununla, tam gün çalışan herkesin geçimini sağlayabilecek bir ücret kazanmasını sağlamış olacak. Ve ücret baskısını engelliyor. Toplu göç insiyatifinin kabul edilmesinden sonra bu durum daha da önem kazanmıştır. Herkes için yasal bir asgari ücret gelecekteki siyasi çözümlere bağlı kalmaksızın herkesin ücretini koruyor ve aşağıya doğru bağlayıcı bir sınır koyuyor. Zermatt çıkışlı İsviçre Turu Güçlü ülke. Adil ücretler mesajı ile Unia bugün oylama kampanyasını başlatıyor. Ülke bazında pankart asılmasının yanısıra bir haftalık bir İsviçre turu düzenliyorlar. Meydan aksiyonları ve kocaman bir 4000 ile sendika aktivistleri ülke çapındaki düşük ücret skandalına dikkat çekiyorlar. Ve de İsviçre gibi güçlü bir ülkede adil ücretlerin ödenebileceğine ve ödenmesi gerektiğine dikkat çekmekiyorlar. Bir haftalık İsviçre Turu sembolik olarak Zermatt ta 4000 metre yüksekliğindeki dağların arasında başlıyor ve sonrasında Genf, Luzern ve Zürich e uzanıyor. İsviçre nin Avrupa Birliği ülkelerinden göçü sınırlamayı öngören teklifi referandumda kabul etmesi Avrupa yı derinden sarsttı. Zira İsviçre Avrupa Birliği ile 1999 yılında serbest dolaşım anlaşması imzaladı. Bu anlaşma Avrupa Birliği vatandaşlarının herhangi bir kısıtlama olmadan İsviçre ye seyahat etmesini sağlıyordu. Kimi İsviçreliler İsviçre nin yabancıları kontrol altına alması gerektiğini söyledi: Yabancıların ülkeye girişini kontrol etmeye başlamak gerekiyor. Bunu Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya da yapıyor. Çalışma izni kolay bir şekilde verilmemeli. İsviçre nereye gidiyor?» Sağ popülist parti, göçmenlerin sayısını sınırlamak istiyor. Her yıl yaklaşık 80 bin göçmen İsviçre ye giriş yapıyor. Sevilen tatil ülkesi İsviçre de 1960 lardan bu yana en büyük nüfus artışı yaşanıyor. Kimileri ise referandum sonuçlarına tepkili: Bunun İsviçre açısında sorun oluşturacağını düşünüyorum. İsviçre dışarıdan gelen çalışanlara kapılarını kapatırsa çalışan bulmakta zorlanır. İsviçre de nüfusun yüzde 23 ünü yabancılar oluşturuyor. İsviçre ile Avrupa Birliği arasında bağlayıcı bir antlaşma var. Serbest dolaşım anlaşması, 7 antlaşmadan oluşan paketin içinde yer alıyor. İsviçre nin bunlardan birini geri çekmesi halinde diğerlerinin de geçerliliğini yitirebileceği belirtiliyor. İsviçre nin göçmen sayısını kısıtlayacak referanduma evet demesi ülkeyi Avrupa Birliği ile karşı karşıya getirdi. İsviçre sınır kapılarında bundan sonra pasaport kontrolü mekanizması devreye girebileceği gündeme geldi. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, İsviçre ile tüm ortaklık anlaşmalarının gözden geçirilebileceğini dile getirdi: Referandumu kazanan kesimler mantıklı argümanlarla tartışmak yerine insanların iç güdülerine başvurdular. Bu durumda bizim sağduyulu olmamız gerekiyor. Ama şu çok açık; serbest pazardan yararlanırken aynı zamanda diğer sorumluluklardan kaçınmak mümkün değil. Bizim bunu İsviçre ile konuşmamız gerekiyor. Avrupa Komisyonu da referandumun insanların AB içindeki serbest dolaşım hakkı ilkelerine ters düştüğünü açıkladı. 8 milyon nüfusa sahip ülkede resmi rakamlara göre 500 bin Müslüman yaşıyor. Müslüman nüfusun çoğunluğu Balkan savaşı döneminde ülkeye girdi. Ülke nüfusunun yüzde 23 ü ise göçmenlerden oluşuyor.

4 6 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 7 Göçmen sınırlandırması İsviçre de çalışan Türkleri etkilemeyecek!» Geçtiğimiz günlerde, İsviçreli seçmenler, Muhafazakar İsviçre Halk Partisi nin (SVP) hazırladığı yıllık göçmen sayısının sınırlandırılmasını öngören yasa teklifini onayladı. İsviçre nin AB ye kota uygulamasını onaylaması, Fransa da ikamet eden ve her gün İsviçre ye çalışmaya giden Fransız ve Türk vatandaşların etkilenmeyeceği öğrenildi. İsviçre de göçmenlere kota getirilmesini öngören yasa teklifi için yapılan halk oylaması sonuçlandı. İsviçre nin sağ popülist partisi İsviçre Halk Partisi nin Kitlesel Göçe Karşı İnisiyatif adı altında yürüttüğü girişimler sonucu sandığa giden İsviçre de seçmenler henüz resmi olmayan ilk sonuçlara göre yüzde 50,3 ile ülkeye gelecek göçmenlere sınırlama getirilmesine evet dedi. Serbest dolaşım rafa kalktı Referandumdan çıkan düzenlemenin yasalaşması halinde, AB üyesi olmayan İsviçre ile Avrupa Birliği arasında 1999 yılında yapılan işçilerin serbest dolaşımı anlaşması rafa kaldırılacak. Avrupa Birliği ni (AB) cazip hale getiren serbest dolaşım hakkını ihlal eden yeni göçmenlik yasasının yüzde 50,3 halk desteğiyle kabul edilmesi ile birlikte İsviçre, yabancılara yönelik çalışma izin işlemlerini katılaştıracak. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius: İsviçre ile ilişkileri gözden geçireceğiz Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius bir radyo programına referandumla ilgili yaptığı açıklamada, Referandumun ardından İsviçre ile ilişkileri yeniden gözden geçireceğiz, ifadesini kullanmıştı. Uzmanlar AB üyesi olmayan İsviçre nin, birliğin temel politikalarını uyguladığını ve ihracatının yarısını dolaşım hakkına bağlı olarak AB ülkelerine yaptığını belirtiyor. Uzmanlar, ülkedeki işsizlik oranının son derece düşük olmasına ve ekonominin büyümesine rağmen aşırı sağcı ve muhafazakar grupların popüler olmasının düşündürücü olduğunu belirtiyor. %23 ü Yabancı Nüfusu, yaklaşık 8 milyon 100 bin olan İsviçre nin %23 ünü yabancılar oluşturuyor. Ayrıca, İsviçre ile Avrupa Birliği arasında serbest dolaşımı mümkün kılan bağlayıcı bir anlaşma bulunuyor. Serbest dolaşım, imzalanan 7 ek anlaşmadan oluşan bir paketin içerisinde yer alıyor. Uzmanlar, taraflardan birinin, bunlardan birini bozması halinde diğerlerinin de düştüğünü belirtiyor. İsviçre den göçe kısıtlama İsviçre de referanduma sunulan göçmen sayısına kota getirilmesi teklifi yüzde 50,3 ile kabul edildi. Uzun süredir kamuoyunu meşgul eden, Toplu göçün önlenmesi şeklinde lanse edilen inisiyatif 9 şubat 2014 de oylandı.avrupa Birliği vatandaşlarının İsviçre deki sayılarını sınırlamaya yönelik olarak halkoyuna sunulan inisiyatif çok küçük bir farkla İsviçreliler tarafından kabul edildi.» Yasanın kabul edilmesiyle birlikte İsviçre ile AB arasındaki işçilerin serbest dolaşımı anlaşması da geçerliliğini yitirecek. İsviçre nin 500 milyonluk Avrupa iç pazarına serbest giriş hakkını kaybetmesi de söz konusu olacak. Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen birliğin bir çok politikasını benimseyen İsviçre, gerçekleşen bu referandumla Avrupa daki göç ve göçmenler sorununu yeniden gündeme getirdi. Yasa teklifinin sahibi olan muhafazakar İsviçre Halk Partisi, bu girişimle birlikte göçmen sayısının sınırlanarak İsviçre deki sorunların çözüleceğini öngörüyor. Göçmenlerin nüfusun yüzde 23lük kısmını oluşturduğu ülkeye her yıl 80 bin yeni göçmen geliyor. Ülkenin kendine özgü Alp kültürünün dejanere olduğu görüşüyle birlikte suç oranlarındaki artış da İsviçre halkının göçmenlere karşı endişe duymasına sebep oluyor. İsviçre de referanduma sunulan göçmen sayısına kota getirilmesi teklifi yüzde 50,3 ile kabul edildi. Düzenlemenin kabul edilmesiyle İsviçre ile Avrupa Birliği arasında yapılan işçilerin serbest dolaşımı anlaşması rafa kaldırılacak. Sağ partiler ülkede artan işsizlik sorunundan ülkeye gelen yabancı göçmen akışı politikasını sorumlu tutuyor. İsviçre her yıl yaklaşık 80 bin göçmen alıyor. Göçmen sayısına kota getirilmesinin yasallaşması AB ile ilişkileri germe potansiyeli taşıyor. İsviçre nin yaklaşık 8 milyonluk nüfusunun yüzde 23 ünü yabancılar oluşturuyor. Devlet demiryollarını geliştirme ve onarma için yeni fon oluşturma ile kürtaj ameliyat masraflarını zorunlu sağlık sigortası kapsamından çıkarma teklifleri de referandumda oylamaya sunuldu. İsviçre de göçmenlere kota getirilmesini öngören yasa teklifi için Pazar günü yapılan referandumla sonuçlandı ve İsviçre, çok küçük bir farkla da olsa, ülkeye gelecek göçmenlere kota uygulanmasını kabul etti. Referandumdan yüzde 50,3 evet çıkarken, üç kantonda da çoğunluk, evet dedi. İsviçre, Avrupa Birliği ne üye olmasa da, 1999 yılında imzaladığı serbest dolaşım anlaşmasıyla, Avrupa Birliği (AB) vatandaşları herhangi bir kısıtlama olmadan ülkeye seyahat edebiliyordu. AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşlarının da kısıtlı sayıda da olsa, serbest dolaşımına izin veriliyordu. Referandumla birlikte göçmenlere uygulanacak kotanın yasalaşmasıyla bu durumun tehlikeye gireceği söyleniyor. Çünkü İsviçre ile AB arasında serbest dolaşım anlaşmasını da içeren tek bir bağlayıcı anlaşma paketi bulunuyor ve taraflardan birinin, bu paketten herhangi birini geri çekmesi halinde, diğerleri de geçerliliğini yitiriyor. Buna göre, İsviçre nin 500 milyonluk Avrupa iç pazarına serbest giriş hakkını da kaybetmesi gündeme gelecek yılında ülkede minare yapımının referandumla yasaklanmasını sağlayan İsviçre Halk Partisi nin Kitlesel Göçe Karşı İnisiyatif adlı girişimiyle gündeme gelen referandum, göçmenlerin sayısını sınırlayacak ve bir göçmen kotası getirecek. Yasayı öneren İsviçre Halk Partisi Başkanı Toni Brunner nedenini şöyle açıklıyor: Çok fazla göç alıyoruz. Bu girişimle birlikte İsviçre kendini yönetme, kendi ölçülerine göre sınırlama ve iş piyasasına göre seçme yeterliliğine yeniden kavuşacak. Partinin başkan yardımcısı Christoph Blocher, ülkenin tüm sorunlarının ülkenin kalabalığından kaynaklandığını belirtiyor. Zira referandumun da, ülkede yükselen seçkin Alpin kültürü nün zedelendiği, kiraların ve suç oranının arttığı ve ulaşımın kalabalıklaştığına dair şikâyetlerin yansıması olduğu düşünülüyor. Referanduma karşı olan İsviçre Sosyal Demokrat Partisi nden milletvekili Andreas Gross ise, İsviçre de sayısı çok fazla olan, ırkçılardır. Birçok İsviçrelinin endişeleri var ama durumları iyileştikçe de endişeleri artıyor. Hiç olmadığımız kadar iyi durumdayız ve bunu burada çalışan insanlara borçluyuz diyor. İsviçre, her yıl yaklaşık 70 bin göç alıyor. Nüfusu 8 milyon civarında olan ülkenin %23 ü İsviçreli değil. Bu oranla, İsviçre Avrupa nın Lüksemburg tan sonra en çok yabancı nüfusa sahip ülkesi. İsviçre ye en çok göç veren ülkelerse, Almanya, İtalya, Fransa ve Portekiz. GÖÇMEN RAKAMLARI 8 milyon nüfusu bulunan İsviçre de yabancıların oranı yüzde 23. İsviçre vatandaşı göçmenlerin oranı ise yüzde 12 civarında. Ülke ekonomisi AB ortalamasının çok üzerinde. İstatistiklere göre ülkedeki işsizlik oranı yüzde 3.2, AB nin işsizlik ortalaması ise yüzde10.9. İsviçre de çalışan yabancıların başında Almanlar, Fransızlar ve İtalyanlar geliyor. Sadece sağlık alanında çalışanların yüzde 30 ile 40 ının yabancı olduğu İsviçre de şimdiki tartışma konusu ise sonuçların ülke ekonomisine ve demokrasisine yansımasının nasıl olacağı. Schweiz fällt historischen Europa-Entscheid Die Stimmberechtigten haben die Volksinitiative «Gegen Masseneinwanderung» der SVP mit einem knappen Volksmehr angenommen. Das Volksbegehren verlangt, dass die Schweiz die Zuwanderung von Ausländerinnen und Ausländern eigenständig steuert und begrenzt. Mit der Annahme ist das Personenfreizügigkeitsabkommen mit der EU in Frage gestellt. Mit 50,34% sagt das Schweizer Stimmvolk äusserst knapp Ja zur Masseneinwanderungs- Initiative, welche den freien Personenverkehr mit der Europäischen Union in Frage stellt. Die Differenz betrug lediglich Stimmen. Die Stimmbeteiligung war mit 56% ebenfalls historisch hoch. Ergebnis der Abstimmung zur Masseneinwanderungsinitiative: Die SVP-Initiative erreicht das Ständemehr. 17 Kantone der insgesamt 26 Kantone sagen JA zur Initiative. 9 Kantone NEIN. In Standestimmen umgerechnet sind dies 14,5 Stände JA und 8,5 Stände NEIN. Der SVP gelingt nach dem Ständemehr auch ein Volksmehr. In den beiden bevölkerungsreichsten Kantonen der Schweiz hat Zürich (ZH) knapp mit NEIN und Bern (BE) knapp mit JA gestimmt.» Die Mehrheit der Schweizer Kantone spricht sich für die SVP-Initiative aus. JA-Kantone: Aargau (AG), Appenzell-Ausserrhoden (AR), Appenzell-Innerrhoden (AI), Baselland (BL), Bern (BE), Glarus (GL), Graubünden (GR), Luzern (LU), Nidwalden (NW), Obwalden (OW), Schaffhausen (SH), Schwyz (SZ), St. Gallen (SG), Solothurn (SO), Tessin (TI), Thurgau (TG), Uri (UR). NEIN-Kantone: Basel-Stadt (BS), Freiburg (FR), Genf (GE), Jura (JU), Neuenburg (NE), Waadt (VD), Wallis (VS), Zug (ZG), Zürich (ZH). Damit hat die Masseneinwanderungsinitiative, auch als Zuwanderungsinitiative bekannt, das Ständemehr bzw. Kantonsmehr erreicht. In der Schweiz zeichnet sich einmal mehr ein klarer Röstigraben ab. Auch die beiden Kantone Bern (BE Ja) und Zürich (ZH Nein) mit der grössten Schweizer Bevölkerung konnten das Ergebnis und Abstimmungsresultat nicht mehr in ein NEIN-Resultat kippen. Mit 50,34% sagt das Schweizer Stimmvolk äusserst knapp Ja zur Masseneinwanderungs-Initiative, welche den freien Personenverkehr mit der Europäischen Union in Frage stellt. Die Differenz betrug lediglich Stimmen. Die Stimmbeteiligung war mit 56% ebenfalls historisch hoch. Die Volksinitiative Gegen Masseneinwanderung der rechtsbürgerlichen Schweizerischen Volkspartei (SVP) hat gemäss vorläufigen, amtlichen Endresultaten 50,3% Ja-Stimmen erhalten. 17 Kantone sprachen sich dafür aus, 9 dagegen. Zürich und Bern waren schliesslich jene, die den Entscheid ausmachten. Auf die Resultate aus diesen Kantonen musste am Sonntagnachmittag lange gewartet werden. Da sehr viele Leute an die Urnen gingen, dauerte auch das Auszählen länger als üblich. Mit 56% der Stimmberechtigten gingen am Sonntag viel mehr Personen an die Urnen als bei anderen Abstimmungen. Der Durchschnitt der letzten 20 Jahre liegt bei lediglich 44%. Laut Politologen war es seit der Einführung des Frauenstimmrechts 1971 die fünfthöchste Stimmbeteiligung. Die Mobilisierung bei den Befürwortern scheint gut gespielt zu haben. Für einmal seien auch viele Unzufriedene an die Urne gegangen, schätzten Politologen.

5 8 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 9 Fachtagung Alter und Migration 6. März 2014 Sorell Hotel Ador Bern» Tagungsorganisation und Fragen: Geschäftsstelle KoFI Laura Zingale, kofi-cosi.ch, c/o komin, Centralstrasse 18, 6410 Goldau Programm Begrüssung und Einführung (de) Hamit Zeqiri, Präsident KoFI Sozialer und demographischer Wandel: Was machen alte Menschen aus dem was die Gesellschaft aus ihnen macht? (de) Ueli Mäder, Universität Basel Die Herausforderungen der kulturellen Vielfalt in der Inter-aktion zwischen Bewohnern mit Migrationshinter-grund und dem Betreuungspersonal in der Alterspflege (fr) Eliane Christen-Gueissaz, Universität Lausanne Transfer in die Arbeitspraxis anhand des Beispiels von Pro Senectute Andreas Raymann, Pro Senectute Kanton Zürich Kurzreferate * Joël Goldstein, Altersheim Les Marronniers Genf das Beispiel einer interreligiösen Öffnung (fr) * Aida Kalamujic / Projekt AltuM für Migrant/-innen 55+ / HEKS Regionalstelle Zürich/Schaffhausen (de) * Michelangelo Penticorbo, UNITRE Schweiz eine interkulturelle Bildungsinstitution (de) Fragen/Diskussion Synthese des Tages Alter und Migration Demographische Trends sehen auch für die Schweiz eine Überalterung der Gesellschaft voraus. Die Anzahl Rentnerin-nen und Rentner steigt bereits heute und auch der Anteil derjenigen älteren Personen mit einem Migrationshintergrund nimmt stetig zu. Diese Entwicklung stellt Betroffene wie auch Fachpersonen in verschiedensten Bereichen vor zusätzliche Herausforde-rungen: Wohnen im Alter, Umgang mit Pflegebedürftigen, Freizeitangebote, Mobilität um nur wenige offensichtliche Bereiche zu nennen. Mit welchen Themen werden Fachstellen zukünftig konfron-tiert sein? Welche Themengebiete sind für die Betroffene eine Priorität? Und wo wollen Organisationen der Zivilge-sellschaft sich engagieren? Die Referentinnen und Referenten setzen sich in ihrem Arbeitsalltag mit diesen und weiteren Fragen auseinander. An der Tagung gewähren sie einen Einblick in ihre theoreti-sche Arbeit sowie in innovative Projekte und stellen sich spannenden Diskussionen. Jedes fünfte Kind in der Schweiz ist zu dick Viel Zucker, wenig Bewegung: Zwar setzt nicht jedes Kind, das Donuts liebt, Fett an. Doch schon jetzt gilt jedes fünfte Kind in der Schweiz als zu dick.» Übergewicht bei Kindern wird immer häufiger. Jetzt sollen in der Schweiz die Krankenkassen für die Behandlung dicker Kinder bezahlen. Alarm geschlagen hat Josef Leimbacher, Chefarzt für Jugendmedizin am Ostschweizer Kinderspital. Untersuchungen zufolge ist jedes fünfte Kind in der Schweiz übergewichtig bis hin zur Fettleibigkeit. Die Folgen seien mitunter fatal: Depressionen, Gelenkschäden und Diabetes häufen sich bei jüngeren Patienten. Leimbacher tritt seit Jahren dafür ein, dass Fettleibigkeit als Krankheit anerkannt und Therapien von den Krankenkassen bezahlt werden. Der Bund hat nun laut eines Berichts des SRF beschlossen, notwendige Behandlungskosten tatsächlich in die Grundversicherung aufzunehmen. Denn deren Wirksamkeit hätten wissenschaftliche Studien belegt, auch wenn der Schlussbericht noch nicht publiziert worden sei. Krankenkassen übernehmen Therapiekosten Untersucht wurden die Therapien stark fettleibiger Kinder durch ein Team von Ärzten, Psychologinnen, Ernährungs- und Bewegungstherapeutinnen. Chefarzt Leimbacher zeigte sich gegenüber dem SRF davon überzeugt, dass in einer so frühen Phase fettleibige Kinder «ohne einen grossen Aufwand bereits in die richtigen Bahnen geleitet werden.» Auch die Krankenkassen profitierten von einer Übernahme der Therapiekosten, da Folgeerkrankungen vermieden werden könnten was den Prämienzahlern insgesamt zugute komme. Dünyadaki zenginliğin yarısı yüzde 1 lik nüfusun elinde Davos ta, 22 Ocak ta gerçekleşen Dünya Ekonomi Formu öncesinde ilginç kıyaslamalar yapılan raporda, dünyanın en zengin yüzde 1 lik nüfusunun zenginliğinin, dünya nüfusunun en fakir yarısının toplam zenginliğinin 65 katına denk geldiği kaydedildi. Raporda, dünyadaki fakir nüfusun yarısının gelirinin dünyanın 85 en zengininin varlığına eşit olduğu, 2009 dan itibaren ABD deki yüzde 1 lik en zengin nüfus daha fazla zenginleşirken dünyadaki fakir nüfusun yüzde 90 ının daha da fakirleştiği aktarıldı. Dünyadaki sosyal dengenin geçmişte örneği görülmemiş bir şekilde bozulduğu savunulan raporda, zenginler ve fakirler arasındaki farkın, geri dönüşü olmayan bir sürekliliğe girme tehdidiyle karşı karşıya olduğu ileri sürüldü. Raporun sonuç metninde Ekonominin elit kısmı, ekonomi oyununun kurallarını istedikleri gibi değiştirebilmek için siyaset gücünü tutsak almıştır ifadesine yer verildi. Öte yandan raporda, ekonomik krizle mücadele eden İspanya nın en zengin 20 kişisinin toplam varlığının (77 milyar avro), ülkedeki en fakir nüfusun gelirinin yüzde 20 sine eşit olduğu bildirildi. İspanya daki, 2008 yılından bu yana devam eden ekonomik krizin ülkedeki sosyal dengeyi nasıl bozuğuna değinilen raporda, İspanyol toplumundaki tansiyon tahammül edilemeyecek düzeyde. İspanya daki kamu çıkarları ve demokratikleşme süreci, bir azınlığın çıkarlarına tutsak edilmiş durumda iddiası dile getirildi. İspanya nın, Letonya nın ardından Avrupa daki sosyal dengesizliğin en fazla olduğu ülke olarak 2. sırada bulunduğu belirtilen raporda, Kriz öncesinde zengin İspanyollar ın yüzde 20 si, en fakirlerin yüzde 20 sinin 5,3 katı daha fazla kazanırken 2011 sonrasında bu oran 7,5 kata yükseldi için yapılan tahminlerde ise bu oranın 18 kata çıkması bekleniyor öngörüsüne yer verildi. Unia federal mahkeme karşısında Pazar ve bayram günleri çalışmalarına karşı zafer kazanıyor Unia sendikası yasal olmayan pazar günü satışlarına karşı iki önemli şikayeti kazanmıştır. Turizm bölgesinde bulunma bahanesi ile Rapperswil (SG) deki bir Migros şubesi ve Landquart (GR) deki Outlet Village Pazar günleri de dükkanlarını açmışlardı ve Kanton makamları da onları desteklemişlerdi. Federal mahkeme şimdi Unia ya hak verdi: Her iki vakada da Pazar satışı turistik gerekliliğinden kaynaklanmamıştır - çalışan koruması bu durumda daha önemliymiş. Landquart (GR) deki Outlet Village beş yıl önce açılmıştı - Pazar günleri dahil. Gerekçe: Landquart Graubünden turistik bölgesine dahilmiş, bu yüzden Pazar günleri çalışılması izin almaksızın yasalmış. Unia bu çalışan korumasına karşı çıkan harekete karşı şikayet bildirdi. Graubünden idari mahkeme tarafından ret edildi ve bu şekilde federal mahkemeye kadar geldi. Buna benzer bir vaka da Rapperswil (SG) deki bir Migros şubesi. Bu şube de yıl boyunca Pazar günleri dükkanı açmak istemiş. Burada da gerekçe turistik bölgeye dahil olmasıymış. St. Galler ticaret makamı (ve daha sonra St. Gallen idari mahkeme) izin vermişlerdi - kışları hariç. Buna karşı da Unia şikayet bildirdi. Şimdi federal mahkeme Unia ya her iki vakada da hak verdi. Turizm bölgelerindeki Pazar çalışmasına izin almak için bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. Örneğin söz konusu konumun esas bir turizm hedefi olması şart (Kür, spor, gezi veya sağlık turizmi), turizm ekonomi açısından önemli bir paya sahip olmalı ve sezona bağlı dalgalanmalara maruz kalmalı. Ayrıca ilgili alışveriş merkezlerinin hizmeti turistlerin spesifik ihtiyaçlarına hitap etmeli. Lanquart Outlet-Village vakasında ise federal mahkeme bu koşulları yerine gelmemiş olarak kabul ediyor. Ve Rapperswill deki M- Express konusunda da Migros, özel bir izin için gerekli olan koşulları yerine getirdiğini yeterince belgeleyememiş. Unia için 10 ve 12 Şubat tarihli mahkeme kararları perakende satıştaki personel korumasının ve özellikle Pazar günü çalışmalarının yumuşadığına dair önemli işaretler oluşturmaktadır. Bu kararlar, personel korumasını ve Pazar günleri çalışmama durumunu tekil şirketlerin ekonomik yararlarından daha önemli gören federal mahkemenin şu ana dek uyguladığı yargılamaları teyit ediyor. Pazar günü satış yapılmasını destekleyenler için bu durum acı bir yenilgi olsa da, perakende satış çalışanlarının korunması için önemli bir dönüm noktası teşkil ediyor. Yeni dükkan açma yasasına Hayır Federal meclis İsviçre bazında dükkan açma saatlerinin düzenleneceği bir yasayı oylamaya sundu. Bu yasa Lombardi yönergesini gerçekleştirip tüm ülke için geçerli olacak asgari açılış saatleri getirmeyi planlıyor. Bodensee gölünden Cenevre gölüne kadar, Basel den Chiasso ya kadar dükkanlar en azından çalışma günlerinde saat 6 ila 20 arasında ve Cumartesi günleri saat 6 ila 19 arasında açık olacakmış.» Federal meclis İsviçre bazında dükkan açma saatlerinin düzenleneceği bir yasayı oylamaya sundu. Bu yasa Lombardi yönergesini gerçekleştirip tüm ülke için geçerli olacak asgari açılış saatleri getirmeyi planlıyor. Bodensee gölünden Cenevre gölüne kadar, Basel den Chiasso ya kadar dükkanlar en azından çalışma günlerinde saat 6 ila 20 arasında ve Cumartesi günleri saat 6 ila 19 arasında açık olacakmış. Unia bu yasayı ret ediyor, zira Kantonların üçte ikisinde kısmen önemli ölçüde daha uzun açılış saatlerine yol açacak. Mağdurlar bu konuda öncelikle çalışanlar olacak, çünkü daha uzun çalışma günleri aileyi olumsuz etkiler, stresi arttırır ve hastalığa sebep olur. diyor Unia perakende satış departmanı sorumlusu Natalie Imboden. Perakende satışta çok az şirketin toplu iş sözleşmelerini imzalamış olması da bu tehlikeyi daha da arttırıyor. Bu yasa demokrasi siyaseti bakımından da şüpheli: Son yıllarda meydana gelmiş hemen her Kanton oylamasında halkın daha uzun dükkan açılış saatlerini ret ettiği gerçeğini yok sayıyor. En son St. Gallen, Basel- Merkez ve Luzern Kantonlarında gerçekleşen oylamalarda görüldüğü gibi. Federal meclis ve Parlamento bu halk kararlarını şimdi tekdüze asgari açılış saatleri ile yok saymaya hazırlanıyorlar. Unia bu yasaya karşı mücadele edecek. Mağdur Kantonların oy veren halklarının görüşünün yok sayılmasını kabul etmeyeceklerini ve oylamada yetkilerinin sınırlandırılmasına karşı açık bir şekilde mücadele etmelerini bekliyor. Öneri oylamayı geçerse, Parlamento yeni yasayı demokrasi siyasetinden kaynaklanan sebeplerden dolayı gömmelidir.

6 10 İSVİÇRE HABERLERİ TÜRKİYE HABERLERİ 11 Göçmenlerle ilgili oylamanın sonuçları İsviçre de şok etkisi yarattı Göçmenleri yakından ilgilendiren, 9 Şubat ta halkoylamasında yüzde 50.3 oranında çok az bir farkla kabul edilen ulusal bir oylama, SVP nin toplu göçe karşı Gegen Masseneinwanderung inisiyatifi idi. Avrupa Birliği ile olan serbest dolaşımı sağlayan ikili antlaşmaların iptal edilmesini istemekte ve göçü kontenjana bağlayarak, örneğin yabancıların aile birleşimini ve sosyal yardım alabilmesini engelleme, iş pazarında İsviçreli lere öncelik tanıma istemlerini içermekte. Yabancılar günah geçisi olarak gösterilip, yabancı düşmanlığının gündemde tutulmasına yönelik bir girişim, böylelikle anayasaya alınmış oluyor (inisiyatifler anayasaya geçiyor).» İnisiyatif sahibi SVP nin dışında, tüm diğer büyük partiler ve ekonomi çevrelerinin (Economiesuissse) karşı çıktığı, bu inisiyatifin kabul edilmesi, ne yazık ki tüm çabalara karşın engellenemedi de, yabancıların sayının her Kanton da yüzde 10 u geçmemesini isteyen, az bir farkla reddedilen ve tarihe geçen Schwarzenbach inisiyatinden bu yana, yabancılar aleyhinde yapılan en önemli oylamalardan birini yaşamış bulunmaktayız. İnisiyatif sahibleri, gelen fazla yabancıdan dolayı tren, otobüs, yolların vs. dolu ve tıkalı olduklarını, ev arayan insanın fazla olmasından dolayı, kiraların artığını ve yerli halkın ev bulamadığını, gelen yabancıların daha ucuza çalışmalarından dolayı, İsviçreliler in işe alınmadıkları, yabancıların yüksek sayıda olmasından dolayı, çevre kirliliğinin artmasına neden oldukları gibi gerekçeleri öne sürmüşlerdi. Oysa, global nüfus artışı 1950 den bu yana üç misli artarken, dünya ekonomisinin boyutları on katına çıktı, arabaların sayısı yirmi kat, uçuşların sayısı yüz kat fazlalaştı. İsviçre de kişi başına düşen oturma ve kullanma alanı son otuz yılda 34 metrekareden 48 e çıkmış bulunmakta. Yabancıların daha çok dar, toplu konutlarda ve eski evlerde oturduğu göz önünde tutulursa, bu söylemlerin basit ve ucuz bir saldırı olduğu açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Asıl sorun, kimin ne kadar kaynak harcadığı: Toplumun beşte biri, enerjinin dörte beşini tüketmekte ve ekonomik durumu iyi olan kesim, gereğinden daha fazla yer kaplayan, ve villa değilse, müstakil tek aile evlerinde oturuyor. Bu konuya verilmesi gereken cevap, toplu konutlar politikasının geliştirilmesi. İnisiyatifin halk oylamasından kabul edilmesinden sonra, Avrupa Birliği (AB) ile İsviçre arasında ilginç gelişmeler yaşandı. Üç anlaşma donduruldu. Bunlardan biri, Lozan Federal Teknik Üniversite sinin (EPFL) aldığı ve bu sene uzatılması gereken 2020 araştırma projesi. 3 Milyar Frank olan proje ile, bu Üniversite İsviçre nin fona koyduğu paradan daha fazla kaynak almakta idi. Araştırma ilişkilerinin dışında da tutulduğu değerlendirildiğinde, tazelenmeyen bu antlaşmanın verdiği kaybın boyutlarının ne ölçüde olduğu ortaya çıkıyor. Ayrıca unutmamak gerekir ki, bir araştırma uluslararası olmadığı ve değiş-tokuşlu tartışılmadığı zaman, hem verimli olmaktan, hemde başarıdan uzak kalır. Aynı akibete Kültür alanında İsviçre nin Film dünyası da uğradı ve kaybettiği yedi milyon Frank ın yanında, Avrupa Film ilişkisi alanının dışında tutuldu. İsviçreli öğrenciler de, Erasmus+ Avrupa öğrenci değiştirme projesinin dışında tutulma tehlike ile de karşılaşmış bulunmaka. AB için haklı olarak, serbest dolaşımın AB nin en temel taşlarından birini oluşturduğunu ve İsviçre nin, AB üyesi olmamasından dolayı, kendisi ile yapılan ikili anlaşmalar paketinin temel bir noktasını oluşturmakta. Eğer İşviçre bu maddeyi kaldırmak istiyorsa, paketin tamamının iptal edilmesi gerekiyor. O zaman diğer antlaşmalara da gerek yok. Kısacası, toplu göçe karşı inisiyatifinin halk tarafından, çok az bir farkla da olsa, kabul edilmesi ve uygulamaya sokulması için Federal Hükümet in üç yıllık bir süresinin olmasına karşın, şimdiden bir dizi sorunlar yaşanmaya ver bir dizi diplomasi tarafiği başlanmış bulunmakta. Diğer taraftan şu konuyudu vurgulamadan geçmemek gerekiyor. Son yıllarda Avrupa ülkerinden İsviçre ye artışlı Haşim Sancar: Sosyal ve ekolojik adalet için Bern Kanton u 30 Mart ta seçimler için sandık başına gidiyor. Yeşiller Bern Kanton Parlamenteri, Haşim Sancar, Bern Şehir seçim bölgesinden, 6 nolu, Grünes Bündnis und GewerkschafterInnen listeden aday. Yeşillerin Hükümet (Yürütme organı) adayı Bernhard Pulver ve SP adayaları birlikte 4 gewinnt isimli RGM-Listesinden adaylar. bir göç sözkonusu. Gelen ile giden arasındaki fark 80 bin gelen civarında. Ancak, buna toplu göç deyimini kullanmak yerinde olmayan bir yaklaşım. Çünkü Avrupadan gelen kesim, kalifiye elemanlardan oluşmakta ve eğitimlerini kendi ülkerinde yapmış bulunup, İsviçre yi masrafa sokmadan hazır bir güç olarak geliyorlar. Madalyanın diğer yüzü ise, ekonomisi gelişen ve yaşlanan İsviçre toplumuna kalifiye eleman gerekiyor ve İsviçre buna cevap verecek nitelikte değil. Göçün boyutunun sınırlandıralabilmesi için, nicel ekonominin gelişmesini engellemek gerekiyor ve daha çok kaliteyi gelişmeye yönelmek gerekiyor. Bu da ancak işyerlerine yapılan vergi muafiyetinin kaldırılması ile olanaklı. Buna ise ne liberal kesim, ne işverenler nede SVP yanaşıyor. Şimdiye kadar Yeşiller ve Sol un böylesi bir değişikliği başarmaya gücü yetmedi. SVP, aynı zamanda şimdiye kadar, özellikle Yeşiller in gerçekleştirmek istedikleri Yer Planlaması (Raumplanung) yasalarına ve halk oylaması ile kabul edilen ikinci ev lerin (tatil evleri) sınırlandırılması inisiyatiflerini redetmiştir. Bir diğer konu da, ücretlerin düşmesi ki bu konuda da, sağ ve işveren kesimi, gereken önleyici tedbirleri almaya yanaşmamakta. Mayıs ayında halk oylamasına gelecek olan, ayda dörtbin Frankı öngören, sendikalar, Yeşiller ve SP nin desteklediği asgari ücret Mindestlohn inisiyatifi, iyi bir cevap. Kabul edilen ve anayasaya geçen, toplu göçe karşı inisiyatifinde tavır ne olmalıdır ve bu durumda nasıl bir çözüm gerçekleşebilir? Federal Hükümet, Brüksel ile görüşmelere başladı, ne tür bir sonuç alınır bilinemiyor. Büyük bir olasılıkla, ya şimdiye kadar olan serbest dolaşımlı ikili anlaşmalar paketi devam edecek, ki bunun için yeni bir oylama olması gerekecek (daha çok gerçekçi bir ihtimal). Veya Avrupa nın dışında kalmış ve izole olmuş bir İsviçre de yaşıyor olacagız (pek ihtimal vermiyorum). Son tartışmalar, bir sürü insanın evet dediğine pişmanlık duyduğu izlenimi veriyor. SVP nin işveren kesimi de partisini eleştiriyor ve doğal olarak Avrupa pazarını kaybedebileceği korkusunu yaşıyor. SVP, daha çok tersi bir sonuç almış olsaydı, daha memnun olurdu izlenimi veriyor. Nasıl bir çözüm olması gerektiği konusunda, şimdiye kadar bir gerçekçi düşünce üretemedi. SVP nin göçmenlik konusunda uzmanlarından biri, menejerlere aile birleşimine evet ama sıradan işçi kesimine hayır düşüncesine, çift sınıflı insan kategorisi anlayışından dolayı, Yeşiller in ve Sol un keskin red cevabı ve liberal kesimin eleştirileriyle karşılaştı. Yine SVP tarafından, sıradan işçi kesimi için, eski sezonluklar statüsünün getirilmesi düşüncesi de, oldukça sert eleştiriler aldı. SVP nin Mimarları, ölümü gösterip, sıtmaya razı etme mantığı ile, bakın bizim inisiyatifimizi uygulamazsanız, daha aşırı ve vahim olan Ecopop inisiyatifi geliyor, uyarınsında bulunuyorlar! Büyük bir olasılkla 2015 in ulusal seçimlerinden önce halk oylamasına gelecek olan Ecopop inisiyatifi de, İsviçre deki nüfus atışından şikayetçi. İsviçre ye göçü, yıllık yüzde 0.2 oranında çok düşük bir seviyede tutma ve İsviçre nin geliştirme projelerine yaptığı yardımın yüzde 10 unu, geri bıraktırılmış ülkelerde aile planlamasına ayrılmasını öngörüyor. Mantık ırkçı ve tehlikeli: Fazla doğum olmasın da, buraya gelip bizi rahatsız etmesinler. Tabi ki, bu kıstaslara uymayan ikili antlaşmalar varsa, iptal edilmesi de inisiyatifin maddeleri arasında. Bu inisiyat kabul edilirse, AB ile olan ikili anlaşmaların iptal edilmesi gerekiyor. SVP lilerin de dediği gibi, bu inisiyatif kendilerinkinden daha katı. Hatta SVP ye yakın bazı çevereler, ulusal parlamentonun daha ılımlı bir alternativ ortaya koymasını ve onuda halk oylamasına götürmesi (Gegenvorschlag) gerektiğini savunuyor. Bu anlayış, teredütsüz kesin tavır konulması yerine, bazı kafalarda karışıklık yaratacak ve acaba sorusunu sorduracağından, Yeşiller grup sözcüsünün dediği gibi, ölümden korkup intihar etme mantığı. Tüm bu gelişmeler, bize duyarlı olma ve gelişmelere karşı yeterince erken tedbirlerin alınması ve karşı mücadelenin verilmesi gerektiği gerçeğini dayatıyor. Bern şehrinde, Ecopop inisiyatifi için daha imza toplanırken, tartışma toplantılarını düzenleyip tehlikenin boyutları konusunda uyarıda bulunmuştuk. Şimdiye kadarki gelişmeler, ne yazık ki bizi haklı çıkartı. Onun için, Ecopop inisiyatifine karşı, şimdiden karşı kampanyaların düzenlenmesi gerekiyor. Yeşiller Partisi olarak bu sorumluluğu üstlenip, ilk girişimlerde bulunarak, önümüzdeki haftalardan itibaren bu girişimler genişletilecek (örneğin bilgilendirme tartışmaları düzenleme). İlk girişlerin başında açık ve demokratik bir İsviçre için birlik-ecopop a hayır kampanyası. Her kes bu birliğe üye olabilir (www.gruene.ch). Göçmenlerin seyirci rolünü bırakarak, kendi sorunlarına daha sıkı sahip çıkıp, çevrelerini duyarlı kılma mücadelesine katılmalarını bekliyoruz. Bu, hem olması gereken bir sorumluluk, hem de doğru olan bir tavır. Haşim Sancar: 1960 doğumlu, Istanbul da eğitim görmüş ve Yabancı Diller Yüksekokulu, Fransızca Bölümünü mezunu, 1982 yılından beri İsviçre de yaşamakta. Bern Sosyal Hizmetler Uzmanlık Yüksekokulu diplomalı ve tek, eş ve aile terapisi eğitimli. Engellileri bilgilendirme ve yardım kurumu Pro Infirmis in Bern şehrinin şube yöneticiliğini yürütmekte. www. hasimsancar.ch Dış basın o ses kayıtlarını satır satır yazdı CHP den yolsuzluk protestosu İstiklal Caddesi nin Taksim Meydanı na çıkan bölümünde toplanan kalabalık, temsili 30 Milyon Avro getirdi. Eyleme CHP İstanbul Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül de katıldı. Grup öğle ezanın okunması sırasında eyleme ara verdi. Sloganlar ve konuşma durdu. Ezanın sona ermesinin ardından CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı Başbakanın ses kaydı için uzman yorumu Bir dönem Mesam başkanlığı da yapan müzisyen ve ses mühendisi Attila Özdemiroğlu, Başbakan Erdoğan ve Bilal Erdoğan arasında geçen telefon görüşmelerinin kayıtlarını analiz etti ve kayıtlara herhangi bir ekleme yapılmadığını belirtti. Attila Özdemiroğlu nun Twitter aracılığıyla yaptığı açıklama şu şekilde: Farklı kaynaklardan montajlanmış konuşma sesi çok kolay anlaşılır. İçinde bulunulan ortam ve çevre sesi değişir. Kayıtları tekrar analiz ettim. Aramalar arasındaki montaj dışında hiçbir ek yok. Arka plan seslerden anlarsınız. İlk kayıtta telefon hatlarında sıkça olan diğer konuşmaların karışması bariz. 2.arama oldukça temiz bir hattan yapılmış. Ses kayıtları ile ilgili bir açıklama da ses mühendisi Erdem Helvacıoğlu ndan geldi. Helvacıoğlu, sosyal konuşmasına devam etti. Salıcı konuşmasında, Eğer bu ses kayıtlarının yalan olduğunu ispat edemezsen istifa etmelisin Recep Tayyip Erdoğan dedi. Salıcı dan sonra Mustafa Sarıgül de partililere hitap etti. Konuşmaların ardından temsili 30 milyon euro havaya atıldı. Polisin Taksim Meydanı nda geniş güvenlik önlemi alması dikkat çekti. paylaşım sitesi Facebook ta yaptığı bir yorumda şu ifadeleri kullandı: Tekrar dinledim dostlar, bu kayıt kesinlikle doğru gözüküyor. PHD li bir ses mühendisi olarak bana güvenebilirsiniz. Paniğin sebebi şimdi ortaya çıktı. Yarın çok karışacak. Dolar ve Euro borcu olanlara iyi şanslar. Heriot-Watt Üniversitesi nde Akustik Mühendisliği Doktorası yapmış olan Kıvanç Kitapçı da ses kaydının analizini yaptığı bir yazı kaleme aldı. Recep Tayyip Erdoğan ın kayıtlardaki sesini internette bulunan diğer konuşmalarıyla karşılaştıran Kitapçı, Orjinal kayitta Hz olan frekans youtube dan alinan kontrol kaydinda 213 Hz. Birbirlerine fazlasiyla yakin. Peki bu bilgiler bize ne soyluyor. Bu bilgiler bize %5 lik bir hata payi birakarak bu iki kayittaki sesin ayni kisiye ait oldugunu söylüyor dedi. Başbakan Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları dünya basınında da geniş yer buldu. Liveleak sitesinde konuşmaların dökümünün İngilizce çevirileri yer aldı.» Reuters haber ajansı başta olmak üzere dünyanın önde gelen haber kaynakları haberi flaş gelişme olarak duyurdu. T24 haber sitesine göre Reuters haberinde Başbakan Erdoğan ın oğlu Bilal Erdoğan a elindeki paraları sıfırlaması talimatı verdiği iddiaları aktarıldı. Reuters, Bilal Erdoğan ın elinde sadece 30 milyon euro kaldığını söylediği iddialara da yer verdi. Reuters ayrıca Başbakanlık ın ses kayıtlarının montaj olduğunu duyurduğunu da okuyucularına aktarırken, CHP nin hükümet meşruiyetini yitirdi açıklamasına da yer verdi. Erdoğan ile Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen konuşmaların tam dökümü İngilizce ye de çevrilerek dünyanın önde gelen açık medya sitelerinden biri olan Liveleak.com sitesine yüklendi. Liveleak sitesinde yer alan haberde Başbakan Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği öne sürülen konuşmalar satır satır İngilizce olarak yer aldı. Haberde ayrıca konuşmanın orijinal videosu da yüklendi. İşte konuya ilişkin uluslararası basında çıkan bazı haberlerden başlıklar: Telegraph: Türkiye Başbakanı, giderek büyüyen dinleme skandalı sırasında yayınlanan suçlayıcı ses kayıtlarının sahte olduğunu söyledi Times: Erdoğan ın sızdırılan ses kayıtları yüzünden istifa etmesi için çağrılar var Reuters: Başbakanlık Erdoğan kayıtlarının sahte olduğunu belirtti Associated Press: Erdoğan internete sızdırılan, suçlayıcı yolsuzluk kasetlerinin sahte olduğunu ifade etti AFP: Başbakanlık ofisi sızdırılan kayıtların sahte olduğunu ifade etti ABC News: Türk Başbakanlık Ofisi yolsuzluk kasetlerini yalanladı. Abdullatif Şener: O ses Başbakana ait! AKP nin kurucu isimlerinden Abdüllatif Şener, Başbakan Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ve internete düşen ses kaydı hakkında Sesin Başbakan a ait olduğuna dair tereddütüm yok dedi. Halk TV de soruları yanıtlayan Abdüllatif Şener, söz konusu ses kaydı için şunları söyledi: Bu ses kayıtlarını ben de dinledim. Benim kanaatime göre, tereddüt edecek bir durum yok gibi görünüyor. Refleksiyle, tonlamalarıyla, tereddüt ettiği nktaları izah etme biçimiyle, öteden beri yanında çalışmış ve çok defa telefon görüşmelerine muhatap olmuş biri olarak benim kişisel kanaatim bu seslerde bir tereddüt yok dedi. Şener, Ancak bildiğiniz gibi yeni RTÜK ve internet düzenlemeleri nedeniyle bu görüntüler yayınlanamıyor. Ancak en azından ses doğru mu değil mi diye tartışılabilmesi gerekir dedi. Şener, Başbakan konusunda temenniler safhasını çoktan geride bıraktık. Türkiye Cumhuriyeti nin bir vatandaşı olarak bu ülkeyi yönetenlerin hırsızlığa bulaşmasını temenni etmeyiz. Ancak benim kabinede iken de sürekli ifade ettiğim yoğun bir yolsuzluk arayışı içindeki bir yapı olarak nitelendirdim iktidar yapısını. Bu yolsuzluğu kişiliğimle meşrulaştırmamak için bıraktığımı söylemiştim. Bir insanın ömür boyunca ulaşamayacağı makamları bırakması başka ne anlama gelebilir?

7 12 TÜRKİYE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 13 AKP li yazardan itiraf: Hayal kırıklığı AKP yi desteklemesiyle bilinen Hidayet Şefkatli Tuksal, AKP yle ilgili çok sert bir yazı kaleme aldı. Hidayet Şefkatli Tuksal / Serbestiyet - Başbakanlık tarafından asılsız oldukları yönünde çok şiddetli açıklamalar yapılsa da, sanırım ses kayıtlarını dinleyen herkes, bu kayıtların gerçek olabilecekleri yönünde kuvvetli bir kanaate sahip olmaktan kendisini alıkoyamaz. Nitekim ben de bu duygular içerisindeyim. Bir şeyin ihtimal dahilinde olduğunu bilmek ile, kuvveden fiile çıkışına şahit olmak arasında duygusal açıdan gerçekten fark var. Hükümetin bazı üyelerinin bir takım yolsuzluklara bulaşmış olabileceği ihtimalini kabullensem bile, bant kayıtlarında dinlediğimiz türden bir rezaleti ne Allah tan korktuğunu iddia eden bir başbakana, ne de onun dindar ailesine hiçbir şekilde konduramazdım. Ama ne yazık ki, şu andan itibaren benim için söz bitmiştir! 10 yılda ortaya çıkan fark adına arkasında durmaya devam edeceğim bir AK Parti artık yoktur; bu pislikleri nasıl temizleyeceğini bilemediğim, hem kızıp hem acıdığım ve maalesef artık yolun sonuna gelmiş olduklarını düşündüğüm siyasetçiler vardır... Erdoğan ne kadar sevilirse sevilsin, paralel yapı diye ne kadar bağırırsa bağırsın, sırtında bu şey lerin yüküyle yola devam etmesi imkânsız görünmektedir. Sahi, daha önceki kayıtlarda da, bu son kayıtlarda da, telaffuz edilmek istenmeyen kelimelerin bolluğu yüzünden ortaya bir şey edebiyatı çıkmaktadır ki, bu şeyler konuşmaların sahiciliğine olan delâleti kuvvetlendirmektedir. Geldiğimiz nokta benim gibi insanlar için bir hüsran noktasıdır. Kıymet verdiğimiz bütün referansların işlevsizleştiği, emniyetimizin suistimâl edildiği, bütün önemli kavramların içinin boşaltıldığı, her şeyin tepe taklak olduğu bir ân dır yaşadığımız. Sahneye baktığımızda oyun hâlâ sürüyor, bütün aktörler rollerini oynamaya devam ediyor görünüyorlar ama bence bu aldatıcı bir görüntü... İktidar, belki de ellerine aldıklarına bin pişman oldukları bir ateş topu şu anda... Elleri kavrulsa da bırakamayacakları bir ateş topu... Mantıklı her insan gibi, böyle bir pisliğe neden bulaştıklarını, o paralara sahip olmayı NEDEN? istediklerini sorup duruyorum kendime. Rüşveti, yalancılığı, irtikâbı, hîleyi yasakladığına inandığım bir dinin mensubu olarak, yine aynı dinin mensubu olan birilerinin bunları nasıl yapabildiğini, nereden CEVAZ bulduğunu soruyorum kendime. Bulabildiğim tek cevap, savaş ortamlarında düşmana karşı normal zamanda caiz olmayan tutumların caiz olarak kabul edilişi geliyor. Maalesef bu TAKTİK diyelim, GÜC e talip olan Müslümanların bir noktadan sonra ayağını kaydıran bir şeye dönüşmüştür; çünkü ortada ne fiilî bir savaş hali, ne de açıkça düşman diye tanımlanabilecek birileri vardır. Bu yüzden, taktik icabı yapılan şeyleri açıklayabilecek MEŞRU BİR ZEMİN bulunmamaktadır. Türkiye yeni bir döneme giriyor. Zihnimde, başına gelecekleri talihsiz bir biçimde sezip acıyla terennüm eden Kemani Sarkis Efendi nin nağmeleri dolaşıyor: Kimseye etmem şikâyet ağlarım ben halime Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime Perde-i zûlmet çekilmiş, korkarım ikbâlime Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime Ses kaydı montaj raporları yalan çıktı Başbakan ile oğlu arasındaki ses kayıtlarının ABD de incelendiği ve montaj olduğunun kanıtlandığı iddiaları üzerine, ABD li iki şirket açıklama yaptı. Şirketlerin açıklamasında yandaş medyanın iddia ettiği gibi bir rapor vermedikleri belirtildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin tartışma üzerine Erdoğan sesin montaj olduğunu iddia etmişti. Bu tartışma üzerine medyada iki rapora yer verildi ve raporlara göre sesin montaj olduğu söylendi. Bu gelişmeler üzerine her iki şirketten de açıklama geldi. KARTVİZİT VE ANTET BİZE AİT DEĞİL Medyada yer alan haberde New York un Manhattan bölgesinde, John Marshall Studios un teknik imkânlarını da kullanarak Robin Lai nin hazırladığı rapora değinildi. Ancak şirket yaptığı açıklamada böyle bir rapor vermediğini, haberde görülen antetli kağıdın ve kartvizitin de kendilerine ait olmadığını belirtti. Ses kaydını analiz ettirdik montajmış haberi, bizzat analizi gerçekleştirdiği iddia edilen şirket tarafından yalanlandı. Haber7 internet sitesi Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarının montaj olduğuna dair bir habere yer vermiş, haber AKP ye yakın bir çok internet sitesi ve gazete tarafından kullanılmıştı. ŞİRKETİN HABERİ BİLE YOK UZMAN SAHTE! Habere göre ABD deki Jou Production isimli şirketle irtibata geçilmiş ve söz konusu ses kayıtları analiz ettirilmişti. Haberde John Marshall Studios un imkanlarını kullanarak analiz yapan Robin Lai adlı uzman kayıtların montaj olduğunu söylemişti. Ancak gerçek kısa sürede anlaşıldı. Söz konusu şirketin CEO su John Marshall Cheary şahsi facebook hesabından yaptığı açıklamada iddiaları yalanladı. Açıklamada kendi stüdyoları adına bu şekilde yalanlar üretenler hakkında hukuk yollarına başvurulacağı kaydedildi. İşte John Cheary nin açıklamasının dış haberler editörümüz Koray Özgan tarafından yapılan tercümesi: John Marshall Media Türkiye deki malum ses kaydı için hiç bir görüş bildirmemiştir. Belge üzerinde yapılan her türlü analiz gösterecektir ki belge J Ou Productions isimli bir firma tarafından imzalanmış ve üst kısmına da John Marshall Medya kartviziti iliştirilmiştir. Bu resmi ve orjinal JMM antetli kağıdı değildir. İmza kısmındaki şirket ile kartvizitte görünen iki şirket birbirinden farklı ve bağımsızdır. Bu girişim bir yanıltma girişimidir. Ses kaydı JMM tarafından analize tabi tutulmamış olup şirketimiz adli ses uzmanıdır. Şirketimizin çalışanını kandıran kişi veya kişiler aleyhine yasal takip başlatılacak olup ayrıca şirket politikasını da yeniden gözden geçireceğiz: Bu sahtecilik olayını gündeme getiren ve basan haber ajanslarına da yazıklar olsun diyoruz! Saygılarımızla, John Marshall Cheary III John Marshall Media, Kurucu ve CEO su Rückschlag für institutionelle Fragen Wir bedauern, dass eine Mehrheit der Schweizer Stimmbürger das hohe Gut der Personenfreizügigkeit, von dem wir alle profitieren, kritisch sieht, sagte Otto Lampe, Botschafter Deutschlands in Bern. Dennoch wünschen wir uns, dass sich die Beziehungen zwischen der EU und der Schweiz auch künftig gut weiterentwickeln und so eng wie möglich bleiben. Lange weist allerdings darauf hin, dass die wichtigen Verhandlungen über den Zugang der Schweiz zum Finanzmarkt und Strommarkt der EU sowie insbesondere über die institutionellen Fragen anstünden. Aber ich kann zur Zeit überhaupt nicht abschätzen, welche Folgen dieses Votum auf diese Verhandlungen haben wird, sagte der deutsche Botschafter. Antoine Vieillard, Vertreter des französischen Departements Savoyen, das an die Schweiz grenzt, befürchtet, dass Brüssel nun die Guillotine-Klausel aktivieren werde, denn Abkommen würden sich schlecht fortführen lassen, wenn sie nicht eingehalten würden. Als ehemaliger Mitarbeiter eines internationalen Unternehmens in Genf ist Vieillard bewusst, dass keine Firma in ein Land gehe, in dem die Frage der Mitarbeiter-Ressourcen durch die Verwaltung kontrolliert würde. Über die steuerliche Attraktivität hinaus lag das Interesse der Schweiz im Zugang zum europäischen Markt. Wenn aber dieser Zugang nicht mehr besteht, sind die wirtschaftlichen und sozialen Folgen so weitreichend, dass man sich gar nicht dagegen vorkehren kann. Das Ja stelle die Beziehungen der Schweiz zur EU grundsätzlich in Frage. Wie soll man mit einem Land neue Verträge aushandeln, das sich nicht an die unterzeichneten Verträge hält?, fragt Vieillard. Ungewissheit für Rumänen und Bulgaren Anca Opris, die Botschafterin Rumäniens in Bern, wies darauf hin, dass mit der Personenfreizügigkeit eine der fundamentalsten Freiheiten in Frage gestellt sei, welche die bilateralen Verträge garantiere. Rumänien und Bulgarien erwarteten im Juni den Entscheid der Schweizer Regierung, ob sie die Kontingentierung der Einwanderung aus den beiden Ländern aufheben oder verlängern wolle. Jetzt kann ich mir schlecht vorstellen, wie der Bundesrat angesichts dieser Initiative seinen Entscheid fällen will, sagte Opris. EU-Krise als möglicher Grund Auch Peter Friedrich, Minister des deutschen Bundeslandes Baden Württemberg für Bundesrat, Europa und internationale Angelegenheiten, gab seiner Enttäuschung über den Ausgang der Abstimmung Ausdruck. Es ist kein gutes Zeichen, denn die Schweiz igelt sich mit dem Verdikt ein, so der Minister jenes deutschen Bundeslandes, das an die Schweiz angrenzt und aus dem überproportional viele Deutsche in die Schweiz kommen, um hier zu arbeiten. Friedrich wertete das Ja als Reaktion auf die schwierige Diskussion innerhalb der EU. Ich habe den Eindruck, dass sich die schlechte Stimmung wegen der EU-Krise auf ein Feld übertrug, auf dem wir sehr erfolgreich zusammenarbeiteten. Gerade die Offenheit des Arbeitsmarktes bietet Vorteile für alle. Friedrich gab seiner Hoffnung Ausdruck, dass Brüssel Kein gutes Zeichen: die Schweiz igelt sich ein Das Ja der Schweizer Stimmbürger zur Initiative gegen Masseneinwanderung hat bei Botschaftern und Vertretern der EU-Länder Bedauern ausgelöst. Mit dem Verdikt würden die anstehenden Verhandlungen über die institutionelle Frage wohl auf Eis gelegt, so der Tenor. Der Ausgang der Abstimmung sorgte dafür, dass die Schweiz in den Schlagzeilen der wichtigsten Online- Medien Europas für einmal ganz oben steht: Schweizer stimmen für Abschottung, titelt spiegel.online aus Deutschland; Schweizer stimmen für Wiedereinführung von Einwanderungsquoten, der Standard aus Österreich. Und die Frankfurter Allgemeine Zeitung meldet Schweizer begrenzen Zuwanderung. Die Schweizer stimmen einer Begrenzung der Masseneinwanderung zu, brachte Frankreichs Le Monde, während El Pais aus Spanien titelte: Einschränkung des freien Personenverkehrs: Die Schweiz stimmt für enge Margen, um die europäische Migration zu limitieren. Für die italienische La Stampa ist in Anbetracht des knappen Ausgangs klar: Die Volksabstimmung spaltet das Land. Gegenüber swissinfo.ch zeigten sich Brüssel und wichtige Vertreter der EU-Länder über das Verdikt enttäuscht. Dennoch mahnen die Stimmen zu Besonnenheit und warnen vor überstürzten Reaktionen. Die EU-Kommission bedauerte in einer Reaktion das Ja zur Initiative zur Einführung von Quoten zur Begrenzung der Einwanderung. Dies verstösst gegen das Prinzip des freien Personenverkehrs zwischen der Europäischen Union und der Schweiz, liess Brüssel verlauten. Und weiter: Die Union wird die Auswirkungen dieser Initiative auf die Gesamtheit der Beziehungen zwischen der EU und der Schweiz prüfen. In diesem Zusammenhang werde auch die Stellungnahme der Schweizer Regierung berücksichtig, hiess es weiter. nicht überstürzt reagieren werde, nach dem Motto Gleiches mit Gleichem vergelten. Auch mit der Initiative biete die Zusammenarbeit und Kooperation der EU mit der Schweiz alle Chancen. Man sollte sich durch diesen Entscheid nicht davon abbringen lassen, der Schweiz die Offenheit anzubieten, die sie heute ausgeschlagen hat. Camerons Austritts-Gelüste Jean Asselborn, Aussenminister Luxemburgs, betont einleitend, dass es das Votum des Schweizer Stimmvolkes zu akzeptieren gelte. Die Debatten innerhalb der EU über den freien Personenverkehr könnten die Schweizer Stimmbürger negativ beeinflusst haben, vermutet er. Auf der einen Seite gebe es anti-europäische Tendenzen der extremen Rechte in der EU, und auf der anderen Seite die Politik von David Cameron in Grossbritannien und dessen Partei, die aus der EU austreten wollten. Ich denke, dass dies in der Schweiz Irritation ausgelöst hat, so Asselborn. Das Ja werde Konsequenzen haben, auch auf die Beschäftigten in der Schweiz, so der luxemburgische Aussenminister und nannte neben dem freien Personenverkehr den EU-Binnenhandel. Die Insel schaut auf die Schweiz Clive H. Church, ehemaliger Professor für Europäische Studien an der britischen Universität Kent, sagte, dass die Abstimmung jetzt zu Reden gebe, nachdem sie im Vorfeld für wenig Aufsehen gesorgt habe. Es wird Applaus geben von den Euroskeptikern über die Rechte bis zu Anti-Einwanderungskreisen. Sie werden betonen, das Ja zeige eine tiefe Verunsicherung in der Bevölkerung. Gleichzeitig werde ihr Druck für schärfere Einwanderungskontrollen verstärkt, so Church. Für viele in Grossbritannien gelte die Schweiz ein Modell für die Beziehungen zu Brüssel. Nach meinem Dafürhalten hat die Abstimmung diese Vorbildrolle zerstört, fährt der Europa-Experte fort, ich bin sicher, dass das Votum bei Geschäftsleuten Alarm auslösen wird, weil es eine Bedrohung für den Markt bedeuten könnte. Und dies könnte laut den Vermutungen Churchs Auswirkungen auf die Haltung dieser Kreise in der Abstimmung über die Unabhängigkeit Schottlands haben. Erstes Anti-Europa-Votum seit 1992 Jean Russotto, Schweizer Anwalt in Brüssel, sprach von einer Katastrophe, denn erstmals seit 1992 habe die Schweiz gegen Europa gestimmt. Es werde zwar einige Zeit dauern, bis die Reaktionen Brüssels in der Schweiz ankommen würden. Aber man darf eine Sache nicht unterschätzen: Es wird Folgen auf die Verhandlungen über die institutionellen Fragen haben, denn diese werden für lange Zeit auf Eis gelegt. Das Verdikt setzt die Verhandlungen auf Feld 1 zurück, so Russotto. Dies wiederum wirke sich negativ auf ein Stromabkommen aus, das die Schweiz mit Brüssel anstrebe. Schlecht für Schweizer in der EU Die Auslandschweizer-Organisation (ASO) zeigte sich tief besorgt über die Annahme der Volksinitiative der SVP. Dieses Ergebnis gefährde das Personenfreizügigkeitsabkommen, einen Vertrag, der - bis dato - das Leben der Auslandschweizer, von denen mehr als die Hälfte in einem Land der Europäischen Union (EU) lebten, erheblich erleichtere, schrieb die ASO in einem Communiqé. Die ASO befürchtet, dass die neuen Bestimmungen potentiell negative Auswirkungen auf die in der EU niedergelassenen Schweizer Bürger haben könnten, insbesondere, was die Gleichbehandlung von Schweizer Bürgern und EU- Bürgern betreffe. Laut der ASO leben fast der total Auslandschweizer in einem EU-Land. Die ASO befürchtet ferner, dass die so genannten Guillotine -Klausel zur Anwendung kommt. Diese besagt, dass Brüssel das ganze Paket der bilateralen Abkommen I mit der Schweiz kappen kann, wenn diese das Abkommen über den freien Personenverkehr ihrerseits aufkündet.

8 14 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 15 Am 18. Mai für ein starkes Land mit fairen Löhnen» Die Schweiz ist ein wohlhabendes Land. Trotzdem verdienen Hunderttausende weniger als 4000 Franken im Monat für volle Arbeit. Gleichzeitig kommen die Löhne immer mehr unter Druck. Die Mindestlohn-Initiative schiebt dem Lohndumping einen Riegel und stellt sicher, dass niemand mehr für einen Lohn arbeiten muss, der nicht zum Leben reicht. Um für ein starkes Land mit fairen Löhnen zu sorgen, eröffnet die Gewerkschaft Unia heute mit einem landesweiten Plakataushang und einer «Tour de Suisse» den Abstimmungskampf. Die Schweiz ist ein starkes Land, weil über 4 Mio. Menschen täglich dafür arbeiten. Doch während sich ein paar Wenige ungeniert bedienen, verdienen rund Arbeitnehmende noch immer weniger als 22 Franken pro Stunde oder 4000 Franken im Monat (x12). Besonders betroffen sind die Frauen (70%); 77% sind über 25 Jahre alt und ein Drittel erhält trotz Lehrabschluss einen solch miesen Lohn. Die Mindestlohn-Initiative der Gewerkschaften macht damit Schluss. Sie verlangt, dass alle Arbeitnehmenden mindestens 22 Franken pro Stunde bzw Franken pro Monat erhalten sollen. Damit stellt sie sicher, dass alle, die voll arbeiten, einen Lohn erhalten, der zum Leben reicht. Und sie schiebt dem Lohndruck einen Riegel. Nach der Annahme der Masseneinwanderungsinitiative ist dies umso wichtiger. Ein gesetzlicher Mindestlohn für alle schützt unabhängig der künftigen politischen Lösungen die Löhne aller und setzt eine verbindliche Grenze nach unten. Tour de Suisse mit Start in Zermatt Mit der Botschaft «Starkes Land. Faire Löhne» eröffnet die Unia heute ihre Abstimmungskampagne. Nebst einem landesweiten Plakataushang führt sie eine einwöchige «Tour de Suisse» durch. Mit Platzaktionen und einem übergrossen «4000.-» machen GewerkschaftsaktivistInnen auf den landesweiten Tieflohnskandal aufmerksam. Und darauf, dass zu einem starken Land wie der Schweiz faire Löhne bezahlt werden müssen und können. Die einwöchige Tour startet symbolisch inmitten von Viertausender in Zermatt und führt anschliessend nach Genf, Luzern und Zürich. Yurt dışındaki Offshore hesaplarında Milyonlar yerine İsviçre de adil ücretler» Federal meclis üyesi Schneider-Ammann ın Basel numune fuarındaki ziyaretinden dolayı Kuzey-Batı İsviçre Unia bu sabah Multiwatch ve Juso Basel-Şehir ile birlikte Offshore hesaplarına karşı bir protesto aksiyonu başlatmıştır. Kuzey-Batı İsviçre Unia Schneider- Amman dan yurt dışındaki haksız Offshore hesaplarını destekleyeceğine kendi ülkesinde adil ücretleri desteklemesini talep etti. Toplu göç insiyatifinin kabul edilmesi, Federal meclisin, ekonominin ve halk partilerinin İsviçre deki ücret korumasını ve çalışan haklarını genişletmeyi desteklememelerinin ve ret etmelerinin faturasıdır. Düşük ücretlere karşı etkin ve uzun süreli bir mücadele sürdürebilmek için 4000 Franklık yasal bir asgari ücrete ihtiyaç vardır. Ama tam da bunu Federal meclis üyesi Schneider-Ammann önlemeye çalışıyor, öne sürdüğü gerekçesi de asgari ücretin fakirliği önleyemeyeceği. Ancak gerçek şu ki, özellikle Ammann Grubunun kullandıkları gibi Offshore hesapları ile devlet 100 Milyonlarca vergi gelirinden mahrum kalıyor. Bu paraya ise sosyal kurumların acil ihtiyacı var. Offshore hesaplarını desteklemek yerine adil ücretlerin sağlanmasına ihtiyaç var Medyadaki ifadelerine göre Federal meclis üyesi Schneider-Ammann Offshore hesaplarına sadece yasal olarak değil, ayrıca meşru olarak da bakıyor. Bu ise, büyük şirketler adi numaralarla vergi kaçırarak milyarlarca Frankı Offshore hesaplarına taşıyan büyük şirketlerin aksine olması gerektiği gibi bu ülkede vergilerini ödeyen tüm Kobilere ve çalışanlara karşı hakarettir. Bu haksız hesapları savunacağına Federal meclis üyesi Schneider-Ammann kendi ülkesinde adil ücretler için mücadele etse daha iyi eder. Nein zum neuen Ladenöffnungsgesetz Der Bundesrat hat heute ein Gesetz zur schweizweiten Regelung der Ladenöffnungszeiten in Vernehmlassung geschickt. Es setzt die Motion Lombardi um und will im ganzen Land einheitliche Mindestöffnungszeiten durchsetzen. Vom Bodenbis zum Genfersee, von Basel bis nach Chiasso sollen die Läden mindestens von 6 bis 20 Uhr werktags und von 6 bis 19 Uhr samstags geöffnet sein. Der Bundesrat hat heute ein Gesetz zur schweizweiten Regelung der Ladenöffnungszeiten in Vernehmlassung geschickt. Es setzt die Motion Lombardi um und will im ganzen Land einheitliche Mindestöffnungszeiten durchsetzen. Vom Boden- bis zum Genfersee, von Basel bis nach Chiasso sollen die Läden mindestens von 6 bis 20 Uhr werktags und von 6 bis 19 Uhr samstags geöffnet sein. Die Unia lehnt dieses Gesetz ab. Denn es führt in zwei Dritteln der Kantone zu teils massiv längeren Öffnungszeiten. Leidtragende sind in erster Linie die Angestellten, denn immer längere Arbeitstage sind familienfeindlich, erhöhen den Stress und machen krank, sagt Natalie Imboden, Leiterin Detailhandel bei der Unia. Die Gefahr ist umso grösser, als im Detailhandel nur einzelne Firmen Gesamtarbeitsverträge abgeschlossen haben. Das Gesetz ist auch demokratiepolitisch fragwürdig: Es setzt sich darüber hinweg, dass in praktisch allen kantonalen Abstimmungen der letzten Jahre das Volk längere Ladenöffnungszeiten ablehnte. So zuletzt in den Kantonen St. Gallen, Basel-Stadt und Luzern. Der Bundesrat und Parlament wollen diese Volksentscheide nun mit einheitlichen Mindestöffnungszeiten aushebeln. Die Unia wird dieses Gesetz bekämpfen. Sie erwartet, dass die betroffenen Kantone die Missachtung ihrer Stimmbevölkerung nicht hinnehmen und sich in der Vernehmlassung klar gegen die Einschränkung ihrer Kompetenzen wehren werden. Überlebt die Vorlage die Vernehmlassung, müsste das Parlament das neue Gesetz nur schon aus demokratiepolitischen Gründen beerdigen. Die Unia setzt sich vor Bundesgericht gegen illegale Sonntagsarbeit durch Die Gewerkschaft Unia hat zwei wichtige Beschwerden gegen missbräuchliche Sonntagsverkäufe gewonnen. Unter dem Vorwand, in einem Tourismusgebiet zu liegen, öffneten eine Migros-Filiale in Rapperswil (SG) und das Outlet-Village in Landquart (GR) auch sonntags und wurden dabei von kantonalen Behörden gedeckt. Das Bundesgericht gab jetzt der Unia Recht: In beiden Fällen entspreche der Sonntagsverkauf nicht touristischen Bedürfnissen der Schutz der Arbeitnehmenden gehe vor. Vor fünf Jahren eröffnete das Outlet Village in Lanquart seine Tore auch sonntags. Begründung: Landquart liege in der Tourismusregion Graubünden, deshalb sei die Sonntagsarbeit ohne Bewilligung zulässig. Die Unia reichte gegen diese Aufweichung des Arbeitnehmerschutzes Beschwerde ein. Sie blitzte beim Verwaltungsgericht Graubünden ab und gelangte schliesslich ans Bundesgericht. Ähnlich der Fall bei einer Migros- Filiale in Rapperswil (SG). Diese wollte das ganze Jahr über auch sonntags öffnen. Auch hier war die Begründung, sie liege in einem Tourismusgebiet. Das St. Galler Wirtschaftsamt (und später das Verwaltungsgericht St. Gallen) erteilten die Erlaubnis - ausser im Winter. Auch dagegen reichte die Unia in Lausanne Beschwerde ein. Jetzt gibt das Bundesgericht der Unia in beiden Fällen Recht. Für die Bewilligung von Sonntagsarbeit in Tourismusregionen müssten verschiedene Voraussetzungen erfüllt sein. So muss es sich beim fraglichen Ort um eine eigentliche Tourismusdestination handeln (also ein Kur-, Sport-, Ausflugs- oder Erholungsort), der Fremdenverkehr müsse wirtschaftlich von wesentlicher Bedeutung sein und erheblichen saisonalen Schwankungen unterliegen. Schliesslich müsse das Angebot der jeweiligen Einkaufszentren die spezifischen Bedürfnisse der TouristInnen befriedigen. Im Falle des Outlet-Village von Landquart sieht das Bundesgericht diese Voraussetzungen nicht gegeben. Und auch beim M-Express in Rapperswil habe Migros nicht glaubhaft darlegen können, dass es die Bedingungen für eine Sonderbewilligung erfülle. Für die Unia sind die beiden Urteile vom 10. bzw. 12. Februar wichtige Signale gegen die weitere Aufweichung des Arbeitnehmerschutzes im Detailhandel und insbesondere der Sonntagsruhe. Die Urteile bestätigen die bisherige Rechtssprechung des Bundesgerichts, welche den Schutz der Arbeitnehmenden und des arbeitsfreien Sonntags über die wirtschaftlichen Interessen einzelner Unternehmen stellt. Für die Verfechter einer Liberalisierung des Sonntagsverkaufs sind die Urteile eine schmerzliche Niederlage, für den Schutz der Beschäftigten des Detailhandels aber ein wichtiger Meilenstein. Asgari ücret-insiyatifi sorunsuz olarak finanse edilebilir 18 Mayıs tarihinde sendikaların yasal bir asgari ücret için başlattıkları halk insiyatifi oylanacak. Beat Baumann isimli iktisatçının yeni bir araştırması gösterdi ki, asgari ücretin düzenlenmesi ekonomik açıdan sorunsuz olarak gerçekleştirilebilir. Birkça yıla dağıtılmış olarak maliyeti yaklaşık 1,6 Milyar Frank veya yaşlılık ve ölüm sigortasının yaklaşık %0,5 i olacak. Buna karşın sosyal sigortaların geliri yaklaşık 300 Milyon Frank artacak ve sosyal yardım fonu da 100 Milyon Frank tasarruf yapacak.» İsviçre de 2010 yılında yaklaşık kişi sendikaların insiyatifinde tam günlük bir iş için talep edilen saatlık 22 Frank veya aylık12 x Franklık asgari ücretten daha az kazanmıştır. Devlet İstatistik enstitüsünün ve Ekonomi devlet sekreteryası (Seco) verilerine göre Unia sendikasının iktisatçısı Beat Baumann bir araştırmada ücretlerin arttırılmasının maliyetini ve sosyal sigortaların beklenebilecek ek gelirlerini ve sosyal yardımın tasarrufunu hesapladı. Mevcut verilere göre, asgari ücretten yararlanacak olan kişilerin ortalama saat ücreti Frank idi (2012 yılı verileri). Asgari ücret standartına ulaşmak için kapanması gereken boşluk bu durumda tam günlük bir iş için ortalama 2,64 Frank veya ayda 460 Frank. Çalışanların yaklaşık dörtte biri için (%23) saat ücretleri ortalamada 50 Rappen yükseltilmeli (+%2,3), diğer bir % 21 için ortalama 1.50 Frank oranında (+%7,3). Yine yaklaşık dörtte biri (%27,4 veya çalışan) ise 4 Frank veya daha fazla bir saat ücreti arttırımı alacak. Yılda 260 Milyon Frank uyarlama maliyeti Toplamda bundan doğrudan toplam ekonomi açısından yaklaşık 1,6 Milyar Franklık bir uyarlama ihtiyacı çıkıyor (işverenlerin sosyal aidatları dahil), veya yaşlılık ve ölüm sigortası toplam gelirlerinin sadeve yaklaşık % 0,5 ı. İnsiyatif ücretlerin 3 yıl içerisinde uyarlanmasını talep ettiğine göre - yani gerçekçi bir tahminle tarihine kadar uyarlama maliyeti ayrıca bir kaç yıla dağılıyor yılından itibaren hesaplanırsa (mevcut veriler bu yıldan alınmıştır) bu süre altı yıldır veya maliyeti yaklaşık yılda 260 Milyon Frank. Toplam ekonomi için uyralama maliyeti bu kadar düşük iken fiyatlar ve çalışma durumları için olumsuz etkiler beklenmemektedir diyor Unia-İktisatçısı Beat Baumann. Tüm yıllık kampanyalarda maliyet daha fazla! Vergilerde ve yaşlılık ve ölüm sigortasında gelir artışı ve sosyal yardımda tasarruf Diğer tarafta 4000 Franklık bir asgari ücret sosyal yardımda tasarruflar ve sosyal sigortalarda ve vergilerde gelir artışına sebep olur. Sosyal sigortalardaki gelir artışını Uniaaraştırması yaklaşık 300 Milyon Frank (işveren ve çalışan aidatları) olarak hesaplamıştır, bunun 118 Milyonu yaşlılık ve ölüm sigortası yararına ve yaklaşık 30 Milyon işsizlik sigortası yararına. Buna vergilerde yaklaşık 173 Milyon Frank gelir artışı ekleniyor. Diğer tarafta sosyal yardımda dikkatli tahminlere göre yaklaşık 100 Milyon Franklık tasarruflar meydana gelecek, zira düşük ücretli çalışanların desteklenmesi için ödeyeceği yardımlar daha az olacak. Sosyal yardımdaki bu gelir artışları veya tasarruflar altı yıla dağılıyor, o tarihten sonra ise yıllık hesaplanacak.

9 16 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 17 Studie zeigt: Mindestlohn- Initiative problemlos finanzierbar Am 18. Mai kommt die Volksinitiative der Gewerkschaften für einen gesetzlichen Mindestlohn zur Abstimmung. Eine neue Studie des Ökonomen Beat Baumann zeigt: Die Einführung eines Mindestlohns ist gesamtwirtschaftlich problemlos zu bewältigen. Sie würde, über mehrere Jahre verteilt, rund 1,6 Mia. Franken oder 0,5% der AHV-Lohnsumme kosten. Im Gegenzug nehmen die Sozialversicherungen zusätzlich rund 300 Mio. Franken mehr ein und die Sozialhilfe spart 100 Mio. Franken.» In der Schweiz verdienten im Jahre 2010 rund Personen weniger als den von der Initiative der Gewerkschaften geforderten Mindestlohn von 22 Franken pro Stunde bzw. für eine Vollzeitstelle 12 x Franken im Monat. Auf Basis von Daten des Bundesamtes für Statistik und des Staatssekretariat für Wirtschaft (Seco) hat Beat Baumann, Ökonom der Gewerkschaft Unia, in einer Studie berechnet, wie viel die Anhebung der Löhne kosten und mit welchen Zusatzeinnahmen die Sozialversicherungen bzw. Entlastungen die Sozialhilfe rechnen könnten. Gemäss den vorliegenden Daten lag der durchschnittliche Stundenlohn der Personen, die vom Mindestlohn profitieren würden, bei Franken (Stand 2012). Die zu schliessende Lücke bis zur Mindestlohn-Norm betrug im Schnitt also 2,64 Franken oder 460 Franken pro Monat bei einer Vollzeitstelle. Für einen knappen Viertel der Stellen (23%) müssten die Stundenlöhne im Schnitt um durchschnittlich 50 Rappen erhöht werden (+2,3%), für weitere 21% um durchschnittlich 1.50 Franken (+7,3%). Nochmals gut ein Viertel (27,4% oder Stellen) erhielten Stundenlohnerhöhungen von 4 Franken oder mehr. Anpassungskosten von 260 Mio. Franken pro Jahr Insgesamt ergibt sich daraus ein unmittelbarer gesamtwirtschaftlicher Anpassungsbedarf von rund 1,6 Mia. Franken (inkl. Sozialbeiträge der Arbeitgeber) oder nur rund 0,5% der gesamten AHV-Lohnmasse. Da die Initiative eine Anpassung der Löhne innerhalb von drei Jahren realistischerweise bis verlangt, verteilen sich die Anpassungskosten zudem auf mehrere Jahre. Ab dem Jahr 2012 gerechnet (aus diesem stammen die verfügbaren Faire Löhne in der Schweiz statt Offshore-Millionen im Ausland Daten) sind es sechs Jahre oder rund 260 Mio. Franken pro Jahr. Bei einem gesamtwirtschaftlich so geringen Anpassungsbedarf sind keine negativen Auswirkungen auf die Teuerung oder die Beschäftigung zu erwarten, folgert Unia-Ökonom Beat Baumann. Bei jeder jährlichen Runde geht es um mehr! Mehreinnahmen bei Steuern und AHV - Einsparungen bei der Sozialhilfe Umgekehrt bringt ein Mindestlohn von 4000 Franken aber Einsparungen bei der Sozialhilfe und Mehreinnahmen bei Sozialversicherungen und Steuern. Der Mehrertag bei den Sozialversicherungen berechnet die Unia-Studie auf rund 300 Mio. Franken (Arbeitnehmer- und Arbeitgeberbeiträge), davon 118 Mio. zugunsten der AHV und gut 30 Mio. zugunsten der Arbeitslosenversicherung. Hinzu kommen Mehreinnahmen bei den Steuern von rund 173 Mio. Umgekehrt ergeben sich bei der Sozialhilfe vorsichtig geschätzt Einsparungen von rund 100 Mio. Franken, weil sie weniger zur Unterstützung von Working Poor mit Tieflöhnen zahlen müsste. Auch diese Mehreinnahmen bzw. Entlastungen bei der Sozialhilfe verteilen sich auf sechs Jahre, ab dann fallen sie jährlich an.» Anlässlich des Besuchs von Bundesrat Schneider- Ammann an der Mustermesse in Basel hat heute morgen die Unia Nordwestschweiz zusammen mit Multiwatch und der Juso Basel-Stadt eine Protestaktion gegen Offshore- Konstrukte organisiert. Die Unia Nordwestschweiz ruft Schneider-Amman auf, sich besser für faire Löhne im eigenen Land einzusetzen, statt für unfaire Offshore-Konstrukte im Ausland. Die Annahme der Masseinwanderungs-Initiative ist eine Quittung für die Untätigkeit und die Weigerung des Bundesrates, der Wirtschaft und der bürgerlichen Parteien, den Lohnschutz und die Arbeitnehmerrechte in der Schweiz auszubauen. Um gegen Dumpinglöhne nachhaltig vorzugehen, braucht es einen gesetzlicher Mindestlohn von Franken. Doch genau diesen will Bundesrat Schneider-Ammann verhindern, unter anderem mit dem Argument ein Mindestlohn bekämpfe nicht die Armut. Tatsache aber ist, dass gerade durch Offshore-Konstrukte, wie es die Ammann-Gruppe getätigt hat, dem Fiskus in diesem Fall Steuereinnahmen von mehreren 100 Millionen Franken entgehen. Geld das den Sozialwerken dringend fehlt. Besser für faire Löhne sorgen, statt für unfaire Offshore-Konstrukte Bundesrat Schneider-Ammann hält Offshore-Konstrukte gemäss Aussagen in den Medien nicht nur für legal, sondern auch für legitim. Dies ist ein Affront gegenüber allen KMU s und Arbeitnehmenden, die anständig ihre Steuern hier bezahlen, während Grosskonzerne durch fiese Steuertricks Milliarden von Schweizer Franken in ausländischen Steueroasen bunkern. Statt solche unfairen Konstrukte zu verteidigen und ausländische Steueroasen zu begünstigen, sollte sich Bundesrat Schneider-Ammann besser für faire Löhne im eigenen Land einsetzen. Yazar Yusuf Demirci, Hüseyin Can ın kitabını yorumladı Kardeş Halkların Nazlı Çocukları» Bir öyküyü okurken kafanızda fotoğraflar beliriyorsa o öyküyü sevmişsiniz demektir. İlk öyküde ağzımın sulandığını itiraf etmeliyim. Leblebiciden çok bademci olan ben, leblebileri avuçlamak istedim. Sanırım aklımda ve ağzımda beliren leblebi, sıcak olandandı. Ve lokum gibi çifte kavrulmuş olan... Leblebilerin tazeliği ellerimi yaktı. Yemiş gibi oldum. Tanıdık bir öykü aslında, bir anne ve içerde genç devrimci oğlu. Ziyaret ve getirilen Çifte Kavrulmuş Leblebiler. Hüseyin Can ın Babıali Yayınlarından çıkmış olan Kardeş Halkların Nazlı Çocukları öykü kitabı, bu öykü ile başlıyor. Dersim e dair fotoğraflar, resimlerle oldukça duyarlı bir kitap. Yazarın duyarlılığı dizelere yansımış. Dersim i anlatımdaki karelerden tanır gibi oluyor insan. Yaklaşıyor ona ve dokunuyor... Gitmeli ve görmeli Balaban Deresi ni ve tüm diğer nehirleri, dağları ve çiçeklerini... Munzur dan su içmeli, kadim zamanlardan bu yana adanan kurbanlardan tatmalı... Böylesi bir istekle mutlaka sözcüğü kafanızda devinip duruyor. Dersim in tarihsel çığlığı daha da tanıdık oluyor. Hüseyin Can, yaşanmışlığının altını çizerek tarihsel acılardan, arta kalan durumun sonuçlarına dair resimlerle Dersim Dersim diyor bu kitapta. Sizi Dersim in sarp dağlarına çıkartarak, tarihi acıların izlerini gösteriyor. Ovalarında, nehirlerinde duyarsızlığın kalbine neşter atıyor. Bir davet gibi, bu güzelim coğrafyanın tanıklığında dilini bilge ihtiyarlara emanet ediyor. Tarihsel acıların izlerini adım adım göstermeye çalışıyor. Zazaca konuşan kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar ovalarda el ele şarkılar söylüyor ve siz dâhil oluyorsunuz. Bazen sizi devlet bürokrasisiyle buluşturuyor, bazen ailenin bağnazlığına dâhil ediyor, bazen hukuksuzluğun çıkardığı sonuçları ortaya seriyor ve akıl almaz ihmalkârlıkları utanç olarak karşınıza çıkıyor. Öyküler daha çok anlatı olarak devam etmiş. Yani anı gibi! Bir an keşke Balaban Eyaleti, Dersimli Gazi, Doğum Tarihimiz öykülerini kurgulayarak, kahramanlar yaratarak ve de coğrafi, sosyolojik bilgilerden yola çıkarak öykü kurgusunu esas alsaydı dedim. Fakat yaşanmışlıkları kurgulamak yerine içinden geldiği gibi masalımsı bir dille gördüklerini, hissettiklerini, tanıklık ettiklerini, Dersim in coğrafyası ile bütünleştirerek ve her defasında yaşanan katliamın izlerinden örnekler vererek adeta rehberlik etmiş, duyarlı bir dil akışıyla... Dersim i tanıtırken Balaban Eyaleti nde ve sonrasında yazma sanatına ilişkin Çingene Sanat Akademisi öykülerinde Hüseyin Can, sanki öykü kurgusunu okuyucuya bırakmış gibi bir izlenim oluştu bende. Bir okuyucu olarak öykülerde kendimi kurgu yaparken gördüm ve hayal gücümü zorladım. İyi de etmiş dedim sonra, çünkü Dersim ve sanat bu anlatılarda çok güzel görünüyor ve anlatılar okuyucuya özgür bir seçenek de sunuyor. Tabii şu kuralı da göz önünde bulundurarak yazmak önemlidir. Çünkü öykü gerçek olanı kurgulamaya davet eder yazarı ve de (kurgu) yani gerçek olmayanı ise gerçeğe yakın hale getirmeni ister. Burada yazar birçok öyküyü kurgulayarak ele alsaydı konuları itibarıyla müthiş bir edebiyat eseri çıkarmış olacaktı. Yine öykülerde kaçınılması gereken kelimeler kendini şu sözcüklerle gösteriyor: kurumsal, ölçü, potansiyel, reel, psikoloji, bilinç vb... Oysa Hüseyin Can; Çingene Sanat Akademisi öyküsünde bir öykünün nasıl yazılması gerektiğine dair oldukça önemli bilgiler sunuyor Halil Dede nin şahsında. Bu öyküde daha çok yazar bilgi verir gibi bir genelleme yapmış... Keşke kurgulasaydı. Kahramanları ile durum örgüsünde bir atmosfer yaratarak öyküyü canlı kılsaydı. Anlatarak değil de resmederek gösterseydi daha başarılı bir öykü yazmış olacaktı. Tabii burada bu birçok anlatının öykü olmadığını söylemek de haksızlık olur çünkü içinde öykü ögeleri de taşıyan edebi eserlerdir. En çok beğendiğim öykü Hacı Hüsamettin Sarımsakçaldı oldu. Bu öyküde devletin soğuk yüzü net karşımıza çıkıyor. Devletin ne olduğunu bize tasvir eden bir dille aktarmış yazar. Bu öykü güzel ve başarılı olmuştur. Kahramanlarından yola çıkarak, devleti resmetmesi etkileyiciydi... Gel gelelim yazarın favori öyküsüne; kitabın adından da anlaşıldığı üzere Kardeş halkların nazlı çocukları yazar için önemli bir öykü gibi görünüyor. Bir aşk başlıyor. Kahramanlardan biri Kürt diğeri Türk tür. Bu aşkta iki halkın birlikteliğine atıfta bulunuyor yazar. Gençlerin aşk buluşması aslında Kürtlerle Türklerin buluşmasıdır. Fakat öyküdeki siyasi diyalogların ve anlatıcının müdahalesi öyküyü aşktan uzaklaştırarak siyasal bir değerlendirme metnine dönüştürmüş... Bu öyküde siyasete gerek yoktu. (Hüseyin Can ın tüm öykülerinde siyasete rastlamak mümkündür.) İki sevgilinin ilk buluşmasında siyasete dalmaları, öyküyü günlük sıradan konuşmalarla boğmuş sanki. Buna gerek yoktu. Çünkü okuyucu bir Kürt olan Mahir in çektiği acıları görebilecek kurguyu yazardan bekler. Birçok öyküde olduğu gibi bu öyküde de anlatım bariz biçimde görünüyor. Oysa kahramanların acılarını anlatarak değil de tasvir ederek, mükemmel bir öykü yaratmış olacaktı. Yazar bu öyküde kahramanlarını detaylandırarak anlatmış; okuyucuya merak, düşünme, hayal etme fırsatı vermemiştir. Öyküde bazı şeyleri okuyucuya bırakmak lazımdır. Kahramanların bazı yönlerini saklı tutmak, ayrıntıdan kaçmak önemlidir. Her şeye rağmen duyarlı, sevecen, pozitif bir öyküdür. Kardeşliğe mesajdır... Sonuç olarak kitabı özetlemek gerekirse; kategorize etmek yanlıştır diyor yazar. Hepimiz kardeşiz. Nazlıyız... Halkların buluşması, kültürlerin kaynaşması, ezilenlerin bir arada olma isteği, kitaba damgasını vuran kardeşlik duygusu ve duyarlılığında içten, sıcak bir merhabadır. Yusuf Değirmenci

10 18 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 19 TAKSIM TRIO Küstah federal meclis üyesi yankı uyandıran Offshore konusunu yok sayıyor Aktivistler ve Multiwatch, Juso ve Unia gençlik Kuzey İsviçre den oluşan bir birlik Johann Schneider-Ammann ın muba- açılışındaki konuşmasını, federal meclis üyesinin Offshore skandalını savunmasını protesto etmek için ve federal meclis temsilcisine bu konu ile ilgili bir kitap vermek için kullanmışlardır. Federal Meclis üyesi bu kitabı almayı ret etti. Offshore hesaplarının etk amacı, zengin kişilere ve uluslararası şirketlere vergi sorumluluklarını yerine getirmeme ve kanunsuz para akışlarını gizleme fırsatını vermektir. Sosyal devleti ve demokrasiyi tehdit ediyorlar. Istanbul, der Schmelztiegel aus Ost und West, bringt immer wieder beeindruckende Künstler hervor. Taksim Trio spüren mit ihren traditionellen Instrumenten der Geschichte nach und vertonen gleichzeitig die sprudelnde Weltoffenheit: Betörende Sounds und ein ureigener Klangkosmos zwischen orientalischer Tradition, Jazz, Ambient und Avantgarde.» Seit Jahrhunderten verläuft eine lebendige Grenze durch die türkische Metropole Istanbul, Orient trifft auf Okzident, Tradition auf pulsierende Gegenwart. Immer wieder sieht und spürt man diesen fliessenden Austausch in der Kunst, insbesondere in der Musik, welche bis heute die kulturelle Vielfalt verschiedenster Völker in sich trägt. Ein herausragendes Beispiel für diese Symbiose ist das Taksim Trio. Taksim heisst der zentrale Platz im modernen Beyoglu-Viertel, Taksim ist aber auch die Bezeichnung für eine instrumentale Improvisation in der klassischen türkischen Musik. Die drei Virtuosen von Taksim Trio spüren mit ihren traditionellen Instrumenten der eigenen Geschichte nach und bilden seit Jahren eine der populärsten türkischen Musik-Formationen. Hüsnü Senlendirici (Okay Temiz Orchestra) gilt in der Türkei als Klarinettengott und hat sich mit seinem letzten Solo-Album weit oben in die türkischen Charts platziert. Als Gründer der Gypsy-Formation Laco Tayfa lässt er auch diesen Background in die Musik des Trios einfliessen. Aytac Dogan gilt weit über seine Heimat hinaus als Meister der türkischen Zither (Kanun), er soll sogar der Lieblings-Kanun-Spieler der arabischen Emiraten sein. Sein Faible für Jazz, Latin und Blues färbt sein variantenreiches Spiel. Ismail Tunçbilek ist ein Virtuose auf der Baglama (Saz). Er hat lange mit Meistern aus Ägypten und Spanien gearbeitet und auch mit Paco de Lucia gespielt. Zusammen kreieren die drei herausragenden Meister-Instrumentalisten einen musikalischen Sog und ziehen ihr Publikum unwiderstehlich in Bann. Mit Leichtigkeit loten sie das ganze Spektrum der türkischen Volksmusik aus und verweben diese Elemente mit jazzigen Phrasierungen und ätherischen Folk-Momenten. Jenseits von Hitparade und klassischer Kunstmusik angesiedelt klingen die Taksim-Stücke wie eine instrumentale Variante von Folk und und Soul, durchwirkt von orientalischen Träumen, die einen schwerelos durch die Welt fliegen lassen. Die Musik des Taksim Trio lässt die Gedanken ausfransen und einen abtauchen in die Imagination von orientalischen Gärten und Gemächern, in die Atmosphären der Teestuben am Bosporus. Der klangliche Reichtum, die Arabesken der Melodien, die kunstvollen Verflechtungen und die beruhigende Atmosphäre machen die Taksim-Musik zu einer Herzensangelegenheit. Grossartige Musik dreier wunderbarer Musiker. Am Mittwoch 19. März 2014 spielen Taksim Trio das erste Mal in Luzern. Wir verlosen exklusiv bei Hallo Schweiz Merhaba 2x2 Eintrittstickets für dieses fantastische Konzert. Schreiben Sie eine an schuur.ch mit dem Betreff Taksim Trio. Die Gewinner werden persönlich benachrichtigt. Arroganter Bundesrat ignoriert skandalöse Offshore-Thematik Heute nutzte eine Koalition von AktivistInnen von Multiwatch, der Juso und der Unia Jugend Nordwestschweiz den Auftritt Johann Schneider-Ammanns an der muba-eröffnung, um gegen die Verteidigung des Offshore-Skandals des Bundesrates zu protestieren und dem Bundesrat ein Buch zum Thema zu überreichen. Der Bundesrat weigerte sich, es entgegen zu nehmen. Der einzige Zweck von Offshore Konstrukten ist, reichen Einzelpersonen und transnationalen Unternehmen die Gelegenheit zu bieten, ihre Steuerpflichten zu umgehen und illegale Geldflüsse zu verschleiern. Sie gefährden den Sozialstaat und die Demokratie. Weltweit gehen den Staaten Hunderte von Milliarden an Steuergeldern verloren, da mobile Einzelpersonen und transnationalen Unternehmen Wege finden, fiktiv ihre Geldströme in Steueroasen zu steuern, wo sei kaum oder gar nicht besteuert werden. Steuergesetze sind national, Kapitalflüsse international. Dies nutzt eine kleine Elite schamlos aus. Geschützt von den Staaten, ohne die Steueroasen nicht existieren könnten: die USA, Grossbritannien und die Schweiz, um die wichtigsten zu nennen. Die Bevölkerungen und KMUs haben die Zeche zu bezahlen. Durch Steuerunterschlagung über Offshore- Konstrukte, die den reichen Staaten angegliedert sind, verlieren Entwicklungsländer täglich 2 Milliarden Dollar an Steuersubstrat. Dass ein Bundesrat eines demokratischen Staates die Konstrukte als legitim bezeichnet, ist ein Skandal, sagt Roman Künzler von Multiwatch. Auf diesen Missstand machten AktivistInnen an der Eröffnungszeremonie der Mustermesse Basel (muba) aufmerksam, indem sie Flugblätter verteilten und mit Transparenten versuchten mit dem Bundesrat ins Gespräch zu kommen und ihm das Buch Schatzinseln Wie Steueroasen die Demokratie untergraben zu überreichen. Der Bundesrat ignorierte das Angebot und sagte nur im Vorbeigehen herablassend mehrmals: Informiert euch. Wir müssen die Schlupflöcher für die Reichsten sofort schliessen. Dafür brauchts den automatischen Informationsaustausch und die Abschaffung des Steuerhinterziehungs-Geheimnisses, sagt Beda Baumgartner, Präsident der Juso Basel-Stadt. Regierungsvertreter haben demokratische Prinzipien und Gesetze umzusetzen und nicht ihre Umgehung zu verteidigen. Leere Staatskassen sind die Folge des fehlenden Steuersubstrats, was Leistungs- und Sozialabbau auf dem Rücken der Ärmsten zur Folge hat. Es ist doch absurd, dass Bundesrat Schneider-Ammann einerseits den Offshore-Steuerbschiss verteidigt und gleichzeitig gegen Löhne ist, die zum Leben reichen, bemerkt Franziska Stier von der Unia Jugend Nordwestschweiz. Wir setzen uns daher für einen Mindestlohn ein. Die Koalition von AktivistInnen fordert, dass die Steuerkonstrukte der in der Schweiz und speziell in Basel ansässigen Multis offengelegt werden. Auch ihre Handhabung durch die jeweiligen Steuerbehörden ist transparent zu machen. In diesem Zusammenhang braucht es eine breite Diskussion über das Steuerparadies Schweiz. Die Widmung im Buch, das Johann Schneider-Ammann hätte überreicht werden sollen, hiess: Herr Bundesrat Schneider-Ammann Steuern sind der Preis für die Zivilisation. Steueroasen fördern Steuerhinterziehung, Geldwäscherei und unkontrollierbare Finanzmärkte. Und sie gefährden die Demokratie. Beenden Sie den Skandal!» Mobil kişiler ve uluslararası şirketler, para akışlarını hemen hemen hiç vergilendirilmedikleri vergi cennetlerine yönlendirmek için yollar bulduklarından dolayı dünya çapında devletler yüz milyarca vergi parası kaybediyorlar. Vergi kanunları ulusaldır, para akışları uluslararası. Küçük, elit bir gup bu durumdan utanmadan faydalanıyor. Vergi cennetlerini destekleyen devletler onları da destekliyor: ABD, İngiltere ve İsviçre bunların en önemlileridir. Halk ve Kobiler bunun fiyatını ödemek zorundalar. Zengin devletlerin desteklediği Offshore hesapları yoluyla vergi kaçakçılığı ile gelişmekte olan ülkeler günde 2 milyar Dolar vergi parası kaybetmektedirler. Demokratik bir devletin bir Federal Meclis üyesinin bu hesapları yasal olarak adlandırması bir skandaldır diyor Multiwatch tan Roman Künzler. Aktivistler Basel Numune Furaının (MuBa) açılışında bu hatalı duruma dikkat çekmek için broşür ve flyer dağıttılar ve pankartlarla Federal Meclis üyesi iile diyaloğa geçmeye ve ona Hazine adaları - Vergi cennetleri demokrasiyi nasıl engelliyor kitabını vermeye çalıştılar. Federal Meclis üyesi ise bu teklifi yok sayıp sadece geçerken bir kaç defa: Bilgilenin diye söylendi. Basel Merkez Juso başkanı Beda Baumgartner ise En zenginler için yaratılan bu kaçış imkanlarını hemen engellememiz gerekiyor. Bunun için ise otomatik bilgi alışverişi olmalı ve vergi kaçakçılığı gizliliğinin kaldırılması gerekir., dedi. Hükümet temsilcilerinin demokratik ilkeleri ve yasaları uygulamaları gerekir, bunlardan kaçmayı savunmamaları gerekir. Eksik vergi paralarından dolayı devlet kasaları boşalıyor, bundan dolayı da en fakirlerin sosyal çöküşü meydana geliyor. Federal Meclis üyesi Schneider-Ammann ın bir yandan Offshore vergi kaçakçılığını savunup diğer taraftan geçimi sağlayacak nitelikte olan ücretlere karşı çıkması çok saçma. diyor Kuzey-Batı İsviçre Unia Gençliğinden Franziska Stier. Biz bu yüzden asgari ücreti destekliyoruz. Aktivistler koalisyonu İsviçre deki ve özellikle Basel deki uluslararası şirketlerin vergi yapılarının açıklanmasını talep ediyorlar. İlgili vergi dairesinin işlemleri de saydam olmalıdır. Bu bağlamda İsviçre vergi cenneti konusunun geniş çapta tartışılması gerekir. Johann Schneider-Ammann a verilmesi planlanan kitaptaki ithaf metni şu şekildeydi: Bay Federal Meclis üyesi Schneider-Ammann, vergiler medeniyetin bedelidir. Vergi cennetleri vergi kaçakçılığını, para aklamayı ve kontrolsüz finans pazarlarını desteklerler. Ve demokrasiyi tehdit ederler. Bu skandalı sonlandırın!! İletişim: Roman Künzler, Multiwatch, Beda Baumgartner, Juso Schweiz, Franziska Stier, Unia Jugend Nordwestschweiz, Protestaktion zum Offshore-Skandal um Johann Schneider-Ammann

11 20 MERHABA SAĞLIK 21 Bilgi aktarım yöntemleri: Göçmenlik geçmişi olan insanlar için cinsellik, gebeliği önleme ve aile planlaması hakkında bilgilendirme» Cinsellik her insanın merkezi bir parçasıdır ve kimlik ve kişilik gelişimi üzerinde büyük bir etkisi bulunmaktadır. Cinsellik hakkında bilgilendirme ve aile planlamasının amacı, insanlara cinsellik ve aile planlaması ile ilgili kapsamlı bir şekilde sorumlu ve sağlıklı ve davranış şeklini kazandırmaktır. Entegrasyon, en önemli toplumsal değerlerden eşit oranda faydalanabilmek demektir. Bilgi aktarımda dil, en önemli araçtır. Ayrıca kişilerin kendi göçmenlik geçmişleri dikkate alınıp bir devlet veya kültür ile sınırlandırılmamalılar ve bunlara bağlı kalmamalılar. Öncelikle bu insanlar kadın ve erkektir. Bunun için görüşme Cinsellik, gebeliği önleme ve aile planlaması hakkında bilgilendirme sırasında sorgulayan, açık bir temel tutum gerekiyor, ve de kültürel farklılıktan dolayı sadece uyarlanmış olan bu temel koşul ile aktif olarak uğraşmaya açık olmak gerekir. Transkültürel yaklşaım kültürel sistemlerin sürekli olarak değiştiğini ve kendi için kapalı olan kültür çevrelerinin mevcut olmadığını varsaymaktadır. (BAG 2007 Göçmenlik geçmişi olan insanlar ne kadar sağlıklı?) Ayrıca ulusal programda (NPHS) aşağıdaki tespitler yapılmıştır: Transkültürellik çeşitli geçmişleri olan insanların arasındaki farklılıklara değil, ortak noktalarına yoğunlaşır. Göçmenlik geçmişine ve kalışının evresine göre cinsellik ve hamilelik ile ilgili sorular da değişiyor Rund um die Familie Schwangerschaft und Beziehungen» Sexualität ist ein zentraler Bestandteil eines jeden Menschen und hat großen Einfluss auf die Identität und Persönlichkeitsentwicklung. Die Sexualaufklärung und Familienplanung hat das Ziel, Menschen zu einem verantwortlichen, gesunden und selbstbestimmten Umgang mit Sexualität und Familienplanung in einem umfassendem Sinn zu befähigen. Integration meint die gleichberechtigte Teilhabe an den wichtigsten gesellschaftlichen Gütern. Die Sprache als wichtiges Instrument beim vermitteln von Wissen. Zudem ist der individuellen Migrationshintergrund zu berücksichtigen und sich nicht auf die Zuordnung zu einem Staat oder einer Kultur zu beschränken, bzw festzulegen. Primär handelt es sich ja doch um Frauen und Je nach Migrationhintergrund und je nach Phase des Aufenthalts verändern sich die Fragen im Zusammenhang mit Sexualität und Schwangerschaft. Methoden der Wissensvermittlung: Sexualaufklärung, Verhütung und Familienplanung für Menschen mit Migrationshintergrund Männer. Es braucht dazu eine fragende, offene Grundhaltung während des Gespräches, die Bereitschaft zur aktiven Auseinandersetzung mit dieser Grundgegebenheit, welche durch die kulturelle Verschiedenheit lediglich modifiziert wird. Der transkulturelle Ansatz geht davon aus, dass sich kulturelle Systeme ständig wandeln und keine in sich geschlossenen Kulturkreise existieren. (BAG 2007 Wie gesund sind Migrantinnen und Migranten) Weiter wird im Nationalen Programm (NPHS) festgehalten: Transkulturalität fokussiert nicht auf die Unterschiede, sondern auf die Gemeinsamkeiten von Personen mit unterschiedlichem Hintergrund. 1 1 Ülkede bulunma statüsü belirsiz olan ilticacılar (kriz bölgelerinden) öncelikle ülkede bulunma statüsleri ile ilgileniyorlar. Onlar için İsviçre de yaşayıp yaşayamayacakları, iltica taleplerinin ret edilme olasılığı öncelik taşıyor. Onlar için aşağıdaki bilgiler gereklidir: - Cinsel sağlık hakkında genel bilgiler, kadın ve erkeklerin uzmanlarla buluşabilecekleri bilgilendirme günleri, danışmalık(uzmanlık merkezlerinin adresleri. - Söylenilenlerin gerçekten anlaşılabilmesi için tercümanlarla işbirliği. - Olası gebeliği önleyici yöntemler hakkında bilgiler, bunların fiyatları ve gerekirse finansmanları hakkında bilgi. İsviçre de gebeliği sonlandırma konusunda bilgi: Gebeliği sonlandırmanın çeşitli yöntemleri ve süre düzenlemesi yasası konsunda (12. gebelik haftasına kadar) - İltica yurtlarında özel hayat. - Çocukların iltica talebinin reddine engel olamayacağı bilgisi (birçok ilticacı hamile kalınca taleplerinin ret edilemeyeceğine inanıyor) Asylsuchende mit unsicherem Aufenthaltsstatus (aus Krisengebieten) sind erst mal mit ihrem Aufenthaltstatus beschäftigt. Im Vordergrund steht die Frage, ob sie in der CH leben können, oder ob eine Abweisung des Asylantrags droht. Hier braucht es: - Allgemeine Information über sexuelle Gesundheit, Infonachmittage für Frauen und Männer mit Fachleuten, Adressen von Beratungsstellen/Fachstellen. - Eine Zusammenarbeit mit Übersetzerinnen, damit das Gesagte wirklich verstanden wird. - Informationen über mögliche Verhütungsmittel deren Preis und evt. Finanzierungsmöglichkeiten. - Informationen über den Schwangerschaftsabbruch in der CH: Über die verschiedenen Methoden und das Gesetz der Fristenregelung (bis 12. Schwangerschaftswoche) - Intimsphäre in den Aufnahmeheimen. - Die Information, dass Kinder keinen Schutz vor einer Ausweisung bieten, (viele Asylbewerberinnen glauben, eine Schwangerschaft schütze sie vor einer Ausweisung) 2 2 İzni olan, 4 ila 12 yıl arasında İsviçre de oturan göçmenler. Onlar için öncelikler aşağıdaki gibidir: - Ailenin maddi güvenliği. - Dile hakim olma. - Sosyal hizmetlerden maddi bağımsızlığı elde etmek için destek - Günlük hayatın düzenlenmesi - Başka insanlarla ilişkiler, çevrenin genişletilmesi (Danışmanlık merkezleri v.b.) - Sağlık konularının daha ziyade kadınlarla görüşülmesi, zira kadınlar bu konu ile erkeklerden daha çok ilgilenirler. - Conviva projesinin desteklenmesi. Bu proje ile kadınlara özel çevrelerinde ulaşılır. Kadın arkadaşlarını evlerine çağırırlar. Ev sahibi olarak bu çabaları için bir tazminat alırlar. Çoğunlukla gelen kadınlardan biri tercüman olarak da yardım etmeyi teklif eder. Bu rahat ortamda kadınlar için mahrem sorular sormak ve gebeliği önleyici yöntemler hakkında bilgi alışverişinde bulunmak daha kolay olur. - Almanca kurslarına sağlık konularının dahil edilmesi. Bunun için büyük maliyetlere ihtiyaç yok. Sağlık konusu modül olarak dahil edilebilir. Anahtar kişiler aracılığı ile erişim sağlanabilir (Danışmanlık ve iletişim merkezleri, ebeler, doktorlar, hastaneler ve entegrasyon alanında çalışan insanlar). Migranten mit B-Bewilligung, welche zwischen 4 und 12 Jahre in CH wohnen. Hier steht im Vordergrund: - Finanzielle Sicherung der Familie. - Sprachkompetenz - Unterstützung bei der finanziellen Unabhängigkeit vom Sozialdienst - Alltagsbewältigung -Kontakte zu anderen Menschen, Erweiterung des Beziehungsfeld (Kontaktstelle etc) - Gesundheitsthemen primär mit den Frauen zu besprechen. Dies aus dem Grunde, dass sie sich mehr für Gesundheitsthemen interessieren als Männer. - Die Förderung des Projektes Conviva. Mit diesem Projekt werden Frauen in Ihrem privaten Umfeld erreicht. Sie laden ihre Freundinnen bei sich zu Hause ein. Als Gastgeberin erhalten Sie eine Entschädigung für den Aufwand. Meist bieten sich anwesende Frauen auch als Übersetzerin an. Dieser entspannte Rahmen hilft den Frauen intime Frage zu stellen und Erfahrungen mit Verhütungsmitteln auszutauschen. - Die Integration der Gesundheitsthemen in Deutschkursen. Es braucht keine grossen Aufwendungen. Das Thema Gesundheit kann einfach als Modul eingebaut werden. Zugang findet man über Schlüsselpersonen (Kontaktstellen, Hebammen, Ärzte, Spitäler, Beratungsstellen, und Personen die im Integrationsbereich tätig sind). 3 3 İzni olan göçmenler. Bu kişi grubu İsviçre deki sağlık sistemini iyi bilir, burada doğmuştur ve/veya kendi cinsel tecrübelerini kazanmak isteyen ve bununla ebeveynlerini zorlayan çocukları vardır. Ebeveynler - Buluğ çağında çocuklarına davranış şekli, kendi vatanlarının değer sistemi, ebeveynlerin ahlaki tutumu - Göç edilen ülkenin değer sistemleri hakkında bilgilendirme - Menopoz, vücuttaki değişiklikler hakkında sorular (hala hamile kalabilir miyim? v.b.) Bu danışmanlıklar genelde tekil görüşmeler şeklinde meydana gelir. Müşteriler aktif olarak danışmanlık merkezlerine gelirler. Gençler - Bu iki değer sistemi arasındaki tutarsızlıklara çok maruz kalırlar. Bu ikilem içerisinde ve iki değer sistemini birleştirme sürecinde kendi tutumlarını bulmada ve genel olarak kendi tutumlarını belirlemede desteğe ihtiyaç duyarlar. Gençlere erişim gençlik merkezlerinde, okullarda veya eşilk eden birinin yanında veya arkadaşlarının tavsiyesi üzerine danışmanlık merkezlerinde sağlanabilir. Migranten mit C-Bewillingung Diese Personengruppe kennt das CH Gesundheitssystem gut, ist hier geboren und/oder hat Kinder, die selber sexuelle Erfahrungen machen möchten und nicht selten damit die Eltern fordern bzw. überfordern. Eltern - Umgang mit den Kindern in der Pubertät, Wertsystem des Herkunftsland, moralische Haltung der Eltern - Aufklärung über die im Migrationsland geltenden Wertsysteme - Wechseljahre, Menopause, Fragen über Veränderungen im Körper (Bin ich noch fruchtbar? etc.) - Die Beratung findet meist in Einzelsitzungen statt. Die Klientinnen suchen aktiv die Beratungsstellen auf. Jugendliche Sind dem Widerspruch der beiden Wertsysteme stark ausgesetzt. Sie brauchen Unterstützung in dieser Auseinadersetzung und Hilfe bei der Suche nach einer eigenen Haltung beim Prozess der Vereinigung der beiden Wertesysteme und bei der Suche nach einer eigenen Haltung. Der Zugang zu den Jugendlichen kann via Jugendtreffs, Schulen oder auch in Begleitung oder auf Empfehlung von Freundinnen auf der Beratungsstelle stattfinden.

12 22 SAĞLIK SAĞLIK 23 Kantonların hamilelik, ilişki sorunları konusundaki danışmalık merkezleri veya Binningen ve Liestal da bulunan Baselland cinsel sağlık merkezleri aşağıdaki konularda danışmanlık veriyorlar: Hamilelik Psikososyal danışmanlık ve refakat Hamilelik ve çalışma, annelik, babalık konusunda hukuki konular Acil durumlarda maddi yardımlar ve geçici yardımlar Planlanmamış hamilelik Gebeliği sonlandırmada psikososyal ve hukuki kriterler Kararsızlık, karar danışmanlığı 16 yaşından küçükler için resmi danışmanlık merkezi Aile planlaması Çocuk isteği ve istenmeyen çocuksuzluk ile nasıl baş edilir Gebeliği önleme yöntemleri Cinsellik Hayatın çeşitli evrelerinde kendi ve partnerin cinselliği İkili ilişkilerdeki görüş farklılıklarında ve sorunlarında cinsellik Değişimler, beklentiler, sorunlar ve görüş farklılıkları ile baş edilmesi Çözüm bulmada yardım Projeler Göçmenlik alanında çeşitli projeler, Conviva, iletişim merkezlerinde bilgi aktarımı v.b.. Cinsellik pedagojisi ile ilgili hizmetler Cinsel pedagoji dersinde öğretmene destek Cinsel pedagoji konularında öğretmenlerin eğitilmesi Proje haftalarında ortak çalışma Danışmanlık merkezleri ulusal ekonomi ve sağlık müdürlüğünün (VGD BL) katkısı ile finanse edilip Baselland Kantonu halkının hizmetine sunulmuştur. Bilgi aktarımı» Vücut fonksiyonları, cinsellik ve gebeliği önleyici yöntemler hakkında Bilgi aktarımında göçmenlik geçmişi olan insanların dini ve toplumsal sebeplerden dolayı başka bir anlayışa sahip olabileceklerini dikkate almak gerekir. Örneğin kanın temizlenmesi için vajinadan akması Hangi yöntemlerle bilgi aktarımı desteklenebilir? Genelleme yapılmamalı. Klişelerden ve stereotip düşüncelerden vaz geçilmelidir. Kendi nesnel düşüncelerden ve standartlardan uzaklaşılmalı. Mesajlar ve bilgiler ayrımcı olmamalı ve hiç bir grup eksikli olarak gösterilmemeli. Yarım bilgiler aktarılmamalı.» Tecrübe gösteriyor ki: Farklı bir kültürel geçmişe sahip insanlara ulaşmak, onları kendi çevrelerinden uzaklaştırarak değil, alışık oldukları çevrede onları ziyaret Bilgi aktarımında sorulması olası sorular: Ailenin kalanı nasıl ve nerede yaşıyor? Köyde mi şehirde mi büyüdüler? İnançlılar mıdır? Hangi dinin mensubular? V.b Şu anki hayatları nasıl ve vatanlarında/şehirlerinde sürdükleri haytattan ne gibi farkları var? Aile planlaması konusundaki farklı tutumlar konusunda düşündüler mi hiç? (bazı kültürlerde çocuklara yaşlılık sigortası olarak bakılır). Büyüdükleri ailede cinsellik konusunda konuşuluyor muydu? Buluğ çağı öncesi vücutta meydana gelecek değişiklikler hakkında konuşulmuş mu? Cinsellik hakkında bilgi verilmiş mi? Evet ise, kimin tarafından? gerektiğine inandıkları için çoğu kadın tampon kullanmaz. Ayrıca sünnet konusunda da çok dikkatlı ve anlayışlı konuşmalar yapılmalıdır. Sünnetli kadınların doğum korkusu çok fazladır. Ayrıca tabii ki İsviçre de sünnetin ve zorunlu evliliğin yasak olduğuna da işaret edilmelidir. ederek daha kolay sağlanır. Bu, yabancı yüzdesi yüksek olan iltica yurtlarında, camilerde veya kendi evlerinde olabilir. (Örneğin Conviva). Ancak bu açılış evresinden sonra cinsel sağlık hakkında spesifik sorular sorulmalıdır. Çevrenizde genel olarak insanlarla cinsellik hakkında konuşuyor musunuz ve evet ise kiminle ve nerede. Cinsellik hakkında genel bilgileri nelerdir. Bu arada, amacın bu konudaki bilgilerini derinleştirmek olduğunu, bilgilerinden şüphe duyulmadığını vurgulamak gerekir. Genelde bilgi vermeden önce mevcut bilgileri sorgulamak gerekir, soru sorulmasına izin verilip bunları cevaplandırmak gerekir. Konuşmanın açıklığı kültürel geçmişe göre ve kendi sağlık anlayışlarına göre değişebilir. Bazen sağlıklı bir davranış şekli için bazı beriyerler ve engeller mevcut olabilir. Bunun sebebi sadece gelenekler değildir, farklı sosyal koşullar ve diğer çevre koşulları da olabilir, örneğin vatanlarının sağlık sisteminde. Göçmenlerle çalışırken onların kültürel koşullarına daima saygı duymak gerekir. Özgür cinsellik bilgilendirmesine ve aile planlamasına karşı olumsuz tutumları olabilir, gebeliği önleyici yöntemlerle sınırlı tecrübeleri olabilir veya düşük bir eğitim seviyeleri ve/veya yetersiz dil bilgileri olabilir. Amaç farklılıkları kabul etmek de olsa, buna rağmen göçmelerin cinsel hakları ve çocuk doğurma haklarını insan hakkı olarak kabul etmelerini sağlamak da amaçların arasındadır. Bu anlayışa göre göçmenler için uyarlanmış cinsellik eğitimi şu anlama gelir: göçmen halk demokratik toplumda kendi sorumluluklarını üstlendikleri bir cinsel yaşama ve cinsiyetler arası eşitliğe teşvik edilmeli ve göç ettikleri toplumda geçerli olan normlarla yapıcı bir şekilde meşgul olmaları sağlanmalı. Malzeme: Bilgi aktarımında kolay anlaşılabilir ve sosyal kültür açısından kabul edilebilir resimler kullanılmalı, zira bilgi alışını ve bu konuya girişi kolaylaştırıyor. Ayrıca bu malzemeler de kullanıma bırakılabilir: Dünya haritası, atlas, anatomik resimler, cinsellik konusundaki en önemli terimlerin ilgili dile çevrildiği bir çeviri tablosu, veya cinsel organlarının maketleri. Sorunsuz bir iletişim sağlamak amacıyla bir tercümanın hazırda bulunması gerekir. Monica Somacal Graf / Liestal danışmanlık merkezi Wissensvermittlung» Bei der Wissensvermittlung über körperliche Vorgänge, Sexualität und Verhütung muss beachtet werden, dass Menschen mit Migrationshintergrund aus religiösen und gesellschaftlichen Gründen ein anderes Verständnis haben können. Z.B. benutzen viele Frauen keine Tampons, da sie der Auffassung sind, dass das Blut zur» Die Erfahrung zeigt: Zugang zu Menschen mit einem anderen kulturellen Hintergrund, findet man leichter, wenn man sie nicht aus ihrem eigenen Kontext reißt, sondern sie in ihrer gewohnten Umgebung aufsucht. Erst nach dieser Einleitungsphase ist es angebracht, spezifische Fragen zur sexuellen Gesundheit zu stellen. Reden Sie in ihrer Umgebung allgemein mit Menschen über ihre Sexualität, wenn ja mit wem und wo. Was wissen sie allgemein über Sexualität. Dabei ist es wichtig, klar zu stellen, dass man ihre Kompetenz in diesem Bereich erweitern möchte und ihr eigenes Wissen nicht anzweifelt. Grundsätzlich erst Wissen abfragen, bevor man versucht das Wissen zu vertiefen, Fragen stellen lassen und auf diese eingehen. Je nach kultureller Herkunft und Gebundenheit an das hergebrachte Gesundheitsverständnis variiert die Offenheit des Gespräches. Teilweise gibt es bestimmt Barrieren und Hürden für ein gesundheitsgerechtes Verhalten. Nicht nur Traditionen sind dafür verantwortlich, sondern auch eine andere Sozialisation und andere Rahmenbedingungen, zum Beispiel im Gesundheitswesen der Herkunftsländer. Bei der Arbeit mit Migrantinnen und Migranten gilt auch, immer kulturelle Besonderheiten zu respektieren. Sie könnten negativen Einstellungen gegenüber der emanzipatorischen Sexualaufklärung und Familienplanung haben, begrenzte Erfahrungen mit präventiven Angeboten gemacht haben, einen geringen Bildungsgrad und/oder mangelnde Sprachkompetenz aufweisen. Ziel ist zwar Verschiedenheiten anzuerkennen, aber auch Migrantinnen und Migranten in die Lage zu versetzen, sexuelle und reproduktive Rechte als Menschenrechte zu erkennen. Migrationssensible Sexualaufklärung bedeutet nach diesem Verständnis: Die zugewanderte Bevölkerung soll in der demokratischen Gesellschaft zu einer selbstverantwortlichen Sexualität und Gleichberechtigung zwischen den Geschlechtern motiviert werden und sich konstruktiv mit Reinigung aus der Scheide fließen muss. Auch rund um das Thema der Beschneidung muss das Gespräch sehr taktvoll und vorsichtig gesucht werden. Frauen die beschnitten sind, haben grosse Angst vor der Geburt. Natürlich muss darauf hingewiesen werden, dass Beschneiden, wie auch die Zwangsehe in der Schweiz verboten ist. Mit welchen Methoden kann die Wissensvermittlung unterstützt werden? Keine Pauschalisierung. Auf Klischees und stereotype Vorstellungen verzichten. Versuchen sich von den eigenen subjektiven Vorstellungen und Normvorstellungen zu lösen. Botschaften und Informationen sollen nicht diskriminierend sein und es soll keine Gruppe als defizitär dargestellt werden. Kein Halbwissen vermitteln. Dies kann in Quartieren mit hohem Ausländeranteil, Asylheimen, Moscheen oder in den eigenen Wohnungen sein kann. (Beispiel Conviva) stattfinden. Mögliche Fragestellungen bei der Wissensvermittlung: Wie und wo lebt die restliche Familie? Sind Sie auf dem Land oder in der Stadt aufgewachsen? Sind Sie gläubig? Welcher Religion gehören Sie an? Etc Wie sieht das jetziges Leben aus und wie unterscheidet es sich vom Leben im Heimatland/Ort? Haben Sie sich über die unterschiedliche Handhabung der Familienplanung Gedanken gemacht. (in gewissen Kulturen dienen Kinder als Altersvorsorge). Wurde in ihrer Herkunftsfamilie über Sexualität gesprochen Wurde über Veränderung im Körper vor der Pubertät gesprochen? Wurden Sie aufgeklärt? Wenn ja von wem? den Normen der Aufnahmegesellschaft auseinandersetzen. Material: leicht verständlich und soziokulturell akzeptable Bilder sollten bei der Wissensvermittlung eingesetzt werden, da es die Wissensaufnahme und den Zugang zu diesem Thema erleichtert. Zur Verfügung stellen kann man: Weltkarte, Atlas, anatomische Bilder, eine Übersetzungstabelle der wichtigsten Begriffe um den Terminus Sexualität in der jeweiligen Sprache, oder Modelle der Geschlechtsorgane. Um eine reibungslose Kommunikation zu gewährleisten, muss jeweils ein Übersetzer eine Übersetzerin anwesend sein. Monica Somacal Graf / Beratungsstelle Liestal Die kantonalen Beratungsstellen für Schwangerschaft und Beziehungsfragen/ Fachstellen für sexuelle Gesundheit Baselland an den beiden Standorten Binningen und Liestal bieten Beratungen zu folgenden Themenbereiche an: Schwangerschaft Psychosoziale Beratung und Begleitung Rechtliche Fragen zu Schwangerschaft und Arbeit, Mutterschaft, Vaterschaft Finanzielle Hilfe Überbrückungshilfen in Notsituationen Ungeplante Schwangerschaft Schwangerschaftsabbruch psychosoziale und rechtliche Aspekte Ambivalenz, Entscheidungsberatung Offizielle Beratungsstelle für unter 16 jährige Familienplanung Umgang mit Kinderwunsch und Ungewollte Kinderlosigkeit Methoden der Schwangerschaftsverhütung Sexualität Eigene und partnerschaftliche Sexualität in verschieden Lebensphasen Bei Differenzen und Problemen in Paarbeziehungen Auseinandersetzung mit Veränderungen, Erwartungen, Problemen und Konflikten Hilfe beim erarbeiten von Lösungen Projekte Verschiedene Projekte im Migrationsbereich, Conviva, Wissensvermittlung in Kontaktstellen etc.. Sexualpädagogische Angebote Ergänzung zur Lehrkraft im sexualpädagogischen Unterricht Coaching von Lehrkräften zu sexualpädagogischen Themen Mitarbeit in Projektwochen Die Beratungsstellen werden durch einen Leistungsauftrag der Volkswirtschafts- und Gesundheitsdirektion (VGD BL) finanziert und steht der Bevölkerung des Kantons Baselland zur Verfügung.

13 24 SAĞLIK SAĞLIK 25 Cezasız gebeliğe son verme Strafloser Schwangerschaftsabbruch Madde 119 * Doktorun görüşüne göre, hamile kadının ağır fiziksel veya ruhsal tehlikeye girme durumu olduğundan gerekli olduğu zamanlarda gebeliğe son verilmesi cezaya tabi değildir. Bu tehlike, gebelik ne kadar ilerlemiş ise, o kadar büyük olmalı. * 2 Son adet kanamasının başlangıç gününden itibaren 12 hafta içerisinde hamile kadın tarafından yazılı olarak zor durumda olduğunu belirtip talep edildiği ve meslek izni olan bir doktor tarafından yapıldığı takdirde de gebeliğe son verilmesi cezaya tabi değildir. Bu doktor bu kadın ile işlemden önce şahsen görüşüp ona danışmanlık yapmalıdır. Madde 120 Tedaviyi uygulayan doktorun aşağıda belirtilen zorunlukları bulunmaktadır: 1 a. hamile kadından yazılı bir talep formu istemeli; b. hamile kadınla şahesen görüşüp işlemin sağlık riskleri hakkında bilgilendirmeli ve ona imza karşılığında aşağıdaki maddeleri içeren bir broşür vermelidir: b.1. ücretsiz danışmanlık merkezlerinin adres listesi, b. 2. maddi ve manevi yardım hizmeti veren birliklerin ve merkezlerin adres listesi ve b.3. doğmuş çocuğu evlatlık olarak verme imkanı hakkında bilgiler; b. c. şahsen, 16 yaşının altında hamile bir kadının gençler için uzmanlık merkezine başvurmuş olduğundan emin olmalı. Binningen ve Liestal merkezlerindeki danışmanlar Baselland Kantonundaki kadın ve erkeklere ücretsiz olarak karar vermelerine yardımcı oluyorlar. Bu, yasal bir görevdir ve / Federal Hüküm 1983 tarafından düzenlenmiştir. Orada yazılanlar şu şekilde: Her Kantonun ücretsiz psikososyal yardım suna danışmanlık merkezleri bulunmalıdır. Sorunlu hamilelik derken kadının veya çiftin hamileliği devam ettirebileceklerinden emin olmadıkları plansız hamilelikler kastediliyor. Mağdurlar bir kriz durumundalar ve mümkünse partnerleri ile birlikte kısa zaman içerisinde gelecek için önemli olan bir karar vermek zorundalar. Bu durumda mağdurlar bir danışmalık merkezine yönlendirilirler. 16 yaşından küçükler yasaya göre danışmalık merkezinde karar desteğinden faydalanmak zorundalar. Bağımsız ve ücretsiz danışmanlık için akdın ve erkeklere kısa süre içerisinde bir danışmanlık tarihi verilir. Genelde aynı gün içerisinde, en geç 3 gün içerisinde. Karar vermek için önemli olan etkenler çoğunlukla dış etkenlerdir: Çalışma durumu, eğitim durumu, maddi kaynaklar, oturma durumu, ülkede bulunma statüsü, sosyal çevre ve ilişkinin kalitesi. Genelde kadınlar veya çiftler (ilave) Annelik sigortası bir çocukla hayatlarını uygun bir şekilde devam ettirecek durumda görmezler. Bunun sebepleri aşağıdaki gibidir: yetersiz gelir, kötü ev koşulları, yetersiz sosyal çevre, bakımda destek eksiği, ilişkiye getireceği yük yüzünden partnerin kaybı. İsviçre de yaklaşık her 5. veya 6. kadın hayatında en az bir kere bir gebeliğe son veriyor. Bunun anlamı, bir kadının hayatında bir veya daha fazla kere böyle bir durumla karşılaşabilmesidir. Kürtajların yaklaşık %60 ı gebeliği önleyici yöntemlerin başarısız olmasından dolayı meydana gelir. Kaynak: İsviçre, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla kürtaj oranı en düşük olan ülkelerden biridir. Yaklaşık kürtajların üçte ikisi 25 yaş altı kadınlara yapılıyor. Gençler bu oranda düşük bir pay sahibidirler! Gebeliğe hangi yöntemle son verileceğinin kararı kadına aittir. 7. haftaya kadar ilaçla son verilebilir. İlaç yönteminin kullanım oranı gitgide artmaktadır: 2004 yılında işlemlerin %49 u ilaçla yapılırken 2010 yılında bu oran %62 idi. Kürtajların yaklaşık %4 ü 12. hamilelik haftasından sonra yapılıyor. Bunlardan üçte biri anne veya çocukta görülen sorunlardan dolayı yapılıyor. Sorunlu hamilelikler konusunda danışmanlık görüşmeleri bizim için her zaman önemli bir görevdir ve hiç bir durum diğerine benzemez. Amacımız,kadının doğru kararı verip kendisi için doğru olan yola sapabilmesi için yüksek kaliteli ve uzmanlaşmış danışmalıklar vermektir. Art. 119 * Der Abbruch einer Schwangerschaft ist straflos, wenn er nach ärztlichem Urteil notwendig ist, damit von der schwangeren Frau die Gefahr einer schwerwiegenden körperlichen Schädigung oder einer schweren seelischen Notlage abgewendet werden kann. Die Gefahr muss umso grösser sein, je fortgeschrittener die Schwangerschaft ist. * 2 Der Abbruch einer Schwangerschaft ist ebenfalls straflos, wenn er innerhalb von zwölf Wochen seit Beginn der letzten Periode auf schriftliches Verlangen der schwangeren Frau, die geltend macht, sie befinde sich in einer Notlage, durch eine zur Berufsausübung zugelassene Ärztin oder einen zur Berufsausübung zugelassenen Arzt vorgenommen wird. Die Ärztin oder der Arzt hat persönlich mit der Frau vorher ein eingehendes Gespräch zu führen und sie zu beraten. Art. 120 Die behandelnde Ärztin /Arzt hat die Pflicht : 1 a. von der schwangeren Frau ein schriftliches Gesuch zu verlangen; b. persönlich mit der schwangeren Frau ein eingehendes Gespräch zu führen und sie zu beraten, sie über die gesundheitlichen Risiken des Eingriffs zu informieren und ihr gegen Unterschrift einen Leitfaden auszuhändigen, welcher enthält: b.1. ein Verzeichnis der kostenlos zur Verfügung stehenden Beratungsstellen, b. 2. ein Verzeichnis von Vereinen und Stellen, welche moralische und materielle Hilfe anbieten, und b.3. Auskunft über die Möglichkeit, das geborene Kind zur Adoption freizugeben; b. c. sich persönlich zu vergewissern, dass eine schwangere Frau unter 16 Jahren sich an eine für Jugendliche spezialisierte Beratungsstelle gewandt hat. Die Beraterinnen an den Standorten Binningen und Liestal bieten Frauen und Männern des Kantons Baselland unentgeltliche Beratungen für die Entscheidungsfindung an. Dies ist ein gesetzlicher Auftrag, geregelt im Bundesgesetz vom / Bundesverordnung Darin ist zu lesen: Jeder Kanton verfügt über Beratungsstellen, welche unentgeltliche psychosoziale Beratung anbieten. Mit Konfliktschwangerschaft meinen wir eine ungeplante Schwangerschaft, bei welcher die Frau oder das Paar unsicher sind, ob sie die Schwangerschaft fortsetzen können. Die Betroffenen befinden sich in einer Krise und müssen, wenn möglich gemeinsam mit ihrem Partner, innert kürzester Zeit eine für die Zukunft wichtige Entscheidung treffen. In dieser Situation und bei Ambivalenz werden die Frauen oder Paare an die Beratungsstellen überwiesen. Unter 16 Jährige haben von Gesetzes wegen die Pflicht, sich auf der Beratungsstelle für die Entscheidungshilfe zu melden. Für die unabhängige, kostenlose Beratung erhalten Frauen und Männer schnell einen Beratungstermin. In der Regel am gleichen Tag, jedoch sicher innert drei Tagen. Wesentlich Für die Entscheidungsfindung sind oft äussere Faktoren wie: Arbeitssituation, Ausbildungssituation, finanzielle Ressourcen, Wohnsituation, Aufenthaltsstatus, soziales Umfeld und die Qualität der Partnerschaft. Meistens sehen Frauen/ Paare sich nicht in der Lage, das Leben mit einem (zusätzlichem) Kind angemessen zu gestalten. Gründe dafür sind: ein ungenügendes Einkommen, schlechte Wohnverhältnisse, ungenügendes soziales Umfeld, fehlende Unterstützung bei der Betreuungsaufgabe, Angst vor Verlust des Partners wegen Überbelastung der Beziehung. In der Schweiz bricht etwa jede fünfte oder sechste Frau mindestens einmal in ihrem Leben eine Schwangerschaft ab. Das bedeutet, dass jede Frau einmal - manchmal auch mehrmals - in ihrem Leben in diese Situation geraten kann. Ca. 60 % der Abbrüche sind auf ein Versagen der Verhütung zurückzuführen. Quelle: Die Schweiz gehört, im Vergleich mit anderen Europäischen Ländern, zu den Ländern mit den niedrigsten Abbruchraten. Etwa zwei Drittel der Abbrüche werden an Frauen von 25 und mehr Jahren vorgenommen. Jugendliche sind im Verhältnis gering vertreten! Die Frau hat die Wahl mit welcher Methode sie den Abbruch durchführen möchte. Bis zur 7. Woche kann eine Schwangerschaft medikamentös durchzuführt werden. Die Anwendung der medikamentösen Methode nimmt stetig zu: 2004 machte sie 49% der Interventionen aus, 2010 bereits 62%. Rund 4% der Abbrüche werden nach der 12. Schwangerschaftswoche vorgenommen. Ein Drittel davon wird auf Grund von körperlichen Problemen bei Mutter oder Kind durchgeführt. Beratungsgespräche zum Thema Konfliktschwangerschaft sind für uns immer wieder eine Herausforderung und jede Situation ist einzigartig. Unser Anliegen ist es, qualifizierte und spezialisierte Beratungen anzubieten, damit die Frau zu ihrem Entscheid findet und den für sie richtigen Weg einschlagen kann. Talep hakkı * AHV doğumdan 9 ay önce sigorta yapar * bunun 5 ayı boyunca anne çalışır * Doğum tarihinde geçerli iş ilişkisi * Vatandaşlığa bağlı değildir İşsiz kadınlar * Doğum tarihinde ALV den maaş almaya yetkili * Maaşı almayıp ama almak için koşulları yerine getirenler için de Doğum tarihinde çalışamaz durumda olan kadınlar * Malulluk sigortasının gündelik ödemeleri * Hastalık veya Kaza sigortasının gündelik ödemeleri * Geçerli iş ilişkisi var ve gündelik almaya hakkı bulunmuyor Annelik ödemelerinin meblağı ve süresi Brüt maaşın %80 i En fazla Fr , günde Fr Serbest çalışmadan gelen yıllık gelir en fazla Fr En fazla 14 hafta - 98 gün Tekrar çalışmaya başlandığında bu hak yanar. Hakkın talep edilmesi: Bir şirkete bağlı çalışanlar Serbest çalışanlar İşsiz kadın işveren üzerinden denkleme sigortası üzerinden son işveren üzerinden Hamilelik sırasındaki hastalık (Madde 324a OR) göre ücret ödenmesinin devam asgari olarak Basel Skalası İş ilişkisinin süresi 1. çalışma yılında 3 hafta 2. ve 3. çalışma yılında 2 ay çalışma yılında 3 ay çalışma yılında 4 ay çalışma yılında 5 ay 21. çalışma yılından itibaren 6 ay Baselland danışmanlık merkezleri Elisabeth Bammatter Monica Somacal Graf Hauptstrasse 85 A Rathausstrasse Binningen 4410 Liestal Mutterschaftsversicherung Anspruchsberechtigung * AHV versichert 9 Monate vor der Geburt * davon 5 Monate erwerbstätig * Gültiges Arbeitsverhältnis zum Zeitpunkt der Geburt * Nationalitätsunabhängig Stellenlose Frauen * Zum Zeitpunkt der Geburt ALV Bezugsberechtigte * Auch die welche nicht beziehen aber die Voraussetzungen erfüllen würden Arbeitsunfähige Frauen zum Zeitpunkt der Geburt * Taggeld der Invalidenversicherung * Taggeld der Kranken- oder Unfallversicherung * Gültiges Arbeitsverhältnis kein Taggeldanspruch Höhe & Dauer des Mutterschaftsgeldes 80% des Bruttolohns Maximal Fr , pro Tag Fr Selbstständig max. Jahreseinkommen Fr Höchstens 14 Wochen - 98 Tage Verfällt bei wieder Aufnahme der Arbeit Geltendmachung des Anspruchs via: Angestellt Erwerbstätige via Arbeitgeber Selbständig Erwerbend via Ausgleichskasse Stellenlose Frau letztem Arbeitgeber (Krankheit während der Schwangerschaft Minimum der Lohnfortzahlung nach (Art. 324a OR) nach Basler Skala Dauer des Arbeitsverhältnis Im 1. Anstellungsjahr 3 Wochen Im 2. und 3. Anstellungsjahr 2 Monate Im Anstellungsjahr 3 Monate Im Anstellungsjahr 4 Monate Anstellungsjahr 5 Monate Ab dem 21. Anstellungsjahr 6 Monate Die Beratungsstellen Baselland Elisabeth Bammatter Monica Somacal Graf Hauptstrasse 85 A Rathausstrasse Binningen 4410 Liestal

14 26 TÜRKİYE HABERLERİ YORUM/TÜRKİYE 27 Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan ın arasında geçtiği iddia edilen ve 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun gerçekleştiği gün Erdoğan ın oğluna paraları sıfırla talimatı verdiği ses kaydının ardından Haramzadeler333 hesabı yeni bir ses kaydı daha yayınladı. Erdoğan ın evinde evrak imha telaşı! 17 Aralık günü Başbakan Erdoğan ın damadı, kızı ve oğlu arasında geçtiği iddia edilen diyaloglarda Erdoğan ın Kısıklı daki evinde büyük panik yaşanıyor. Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan ın arasında geçtiği iddia edilen ve 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun gerçekleştiği gün Erdoğan ın oğluna paraları sıfırla talimatı verdiği ses kaydının ardından Haramzadeler333 hesabı yeni bir ses kaydı daha yayınladı. Yeni ses kaydına göre 17 Aralık günü sıfırlanan yalnızca paralar değil. Başbakan Erdoğan ın damadı Berat Albayrak ve sağ kolu Medet Nebi Yanık arasında geçen konuşmada, Albayrak Yanık a evrakların imha edilebilmesi için evrak öğütücüsü alması talimatı veriyor. Yayınlanan kayıtlar üç ayrı diyalogtan oluşuyor. Erdoğan ın komşularından protesto! Başbakan Erdoğan ın kızı Esra Albayrak ın da birebir evrakların imhasıyla ilgilendiğinin belirtildiği ses kaydında, Berat Albayrak öğütücünün 345 bin Euroluk fiyatıyla ilgili Yanık a talimatlar verirken, Güzel bir şey al gel, büyük bir şeyler al gel diyor. 2. görüşme kaydı ismi bilinmeyen bir kişiyle Yanık arasında geçiyor. Görüşmede, Bilal Erdoğan ın ve Berat Albayrak ın Erdoğan ın Kısıklı daki evinden çıktığı ve evdeki işlemleri Esra Albayrak ın takip ettiği söyleniyor. 3. görüşme kaydı ise Esra Albayrak ile Medet Nebi Yanık arasında geçiyor. Esra Albayrak ın öğütücü kelimesini kullanmamaya çalıştığı dikkat çekerken, Şeyi alt kata getirecektin Onu alt kata şey yaparsan benim çalışma katıma iyi olur, alt kata. diyor. Başbakan Erdoğan ın komşuları da sokağa çıktı ve paraları sıfırlama eylemi yaptı. Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kaydı gündeme bomba gibi düştü. Erdoğan ailesinin olduğu söylenen ses kaydının ardından yurdun dört bir yanında protesto gösterileri başladı. Yolsuzluklara ve rüşvete bir tepki de Erdoğan ın komşularından geldi. Başbakan Erdoğan dün akşam evinin de bulunduğu Keçiören ilçesinde komşuları tarafından protesto edildi. Başbakan ın mahallesinde Hükümet istifa ve Hırsız var sloganları atıldı. CHP Keçiören ilçe örgütünün öncülük ettiği protesto gösterisine çok sayıda vatandaş katıldı. Danişment Meydanı nda toplanan kalabalık grup İncirli Lisesine kadar, Hükümet istifa, hırsız var diye slogan atarak yürüyüş yaptı. AKP nin 2011 seçimlerinde yüzde 55 oy aldığı Keçiören deki yürüyüşe daha önce sağ partilere oy verdiklerini söyleyen vatandaşların da katılımı dikkat çekti. Yürüyüş, Bu daha başlangıç, mücadeleye devam, Birleşe birleşe kazanacağız sloganları ile sona erdi. Protesto gösterisine katılanlara hitaben bir konuşma yapan CHP Keçiören Belediye Başkan adayı operatör doktor, avukat Murat Emir, Herhalde bir hekim arkadaş bunlara ne yersen ye demiş. Bunlar yanlış anlamış. Ne buluyorsa yemişler dedi. Gezi olaylarından itibaren Türkiye de yolsuzluğa, hırsızlığa, ormanların talan edilmesine, ağaçların kesilmesine karşı çıkanlar gaz yerken birilerinin haram yediğinin kasetlerle ortaya saçıldığını belirten Emir, Keçiören halkının alnının akıyla üç beş kuruş kazanabilmek için gecesini gündüzüne takıp çalıştığını, birilerinin ise trilyonlara milyon Eurolara üç beş kuruş dediğini söyledi. Dr. Murat Emir şöyle devam etti: Bunlar çalıyorlar inşallah diyorlar, istifliyorlar, maşallah diyorlar. Mal, mülk, din, iman ne buluyorsa sömürüyorlar. Bir ara hastanede yatmıştı, herhalde doktor tedaviden sonra ne istersen yiyebilirsin demiş. Bunlar da yanlış anlamışlar galiba; ne bulursa yemişler. Artık bu hırsızlık düzenine son vermenin zamanı geldi. Fırsat önümüzde. Keçiören in, tüm Türkiye nin karanlık günlerden kurtulması, aydınlığa çıkılması için hepimize büyük görev düşüyor. Ülkeyi karanlıklardan kurtaracak olan sizin vereceğiniz bir oydur. Hırsızları göndermek için sandığa gidip oy vereceğiz. Bizim oylarımız onlara üç beş kuruş olarak gitmeyecek. Biz de bunları Keçiören de sıfırlayacağız. Dünya da en zengin İnsan bile kalbinde Sevgi yoksa fakirdir (Anonim) Sevgi paylaşmaktır Sevgi paylaşmaktır. Anlaşılmak için paylaşmayı bilmek gerekir. Seven insan paylaşandır. Sevdiğiniz insanla bir gezintiye ya da onun sizinle ortak bir payda da sürdürdüğünüz beraberliğinizin anısına özel bir yere gitmek isterseniz zaten ortada sevgi yoksa, beklediğiniz kişi bunları yapsa bile isteyerek yapmayacaktır. Bu da sevgi odaklı bir paylaşım olamaz. Sizinle duygularını paylaşmak istemeyen birinin duygularını da paylaşamazsınız. İsmail Güner Aşkı yaşayan çiftler evliliklerinden sonra, yaşamı bir tiyatro oyununa dönüştürürler. Aynı sahneleri tekrarlayıp dururlar. Eğer sahnede inmek istemiyorlarsa çiftler karşılıklı saygısızlığa hayatlarında yer vermemelidirler. Çiftlerden herhangi biri, karşısındakine saygısız davranarak yapabileceği en kötü şeyi yapar ve onu ruhen öldürmüş demektir. Eğer beraberliğinizi sürdürmek için, rolünüzü iyi oynayamıyorsanız, istediğiniz kadar iyi niyet ve sabır gösterirseniz gösterin, beraberlikleriniz bir anda yıkılıp gidiverir. Ayrıca sevgi ve paylaşım iki insanın birbiriyle dayanışmasıdır. Tek yanlı dayanışma olmaz. Çiftler birbirlerinden çok şey istedikleri, taviz vermeyi ve sabırla daha iyi günleri beklemeyi bilmedikleri için, sevgiyi yani emek olgusunu paylaşamazlar. Sevgi dayanışmadır. Sevgi duyguların da paylaşımıdır. Emek ise dünyadaki en değerli şeydir. Sizi sevmeyen bir insanı sevmek ve ona verdiğiniz değere de emeğinize de ters düşüyorsunuz demektir. Eskiden Ortadoğu coğrafyasında kızlar sadece hemcinsleriyle arkadaşlık yaparlardı. Şimdiyse kızlarla erkekler araya seksin girmediği kardeşçe ilişkiler kurabiliyorlar. Bazı özel günlerde görülüyor ki, tüketim toplumu olmaktan da geri durmuyoruz! Vitrinler rengârenk, burjuva anlayışına kendimizi kaptırmış, benliğimizi yitirmekten başka bir şey yapmıyoruz. Hattı zatında (aslında) konuşmak, eşitlik kurmanın en önemli yollarından biridir. İnsanların eşit olmaya başlamaları, önce konuşmayı öğrenmeleriyle mümkündür. Emek dünyadaki en değerli şeydir ve bunu bilince çıkaramayan insanlar kendi emeğine de yazık ederler. Emeğin değerini bilen, sevgiyi hisseden insanlar az da olsa hâlâ vardırlar. Sevgi, ruhsal yapının olumluya giden ilacı gibidir, diye düşünüyorum. Başbakan ve oğlu Bilal den bir bomba daha! Başbakanlık tarafından montaj olduğu açıklanan ses kayıtlarını doğrulayan, Başbakan ın Kısıklı daki evinden Kalyoncu ve Çalık Holding e para taşıma işlemlerini yapan kişiler arasında geçen telefon görüşmeleri Haramzadeler tarafından internete sızdırıldı. 17 Aralık günü Başbakan ın Kısıklı daki köşkünden arabalarla taşındığı iddia edilen paraların bir kısmını, Başbakan ın damadı Berat Albayrak ın sağ kolu Medet Nebi Yanık ın taşıdığına dair telefon görüşmeleri Haramzadeler tarafından internete sızdırıldı. Medet Nebi Yanık ın ismi daha önce Turkuaz Medya nın Başbakan ın emriyle satın alınması işleminde paraların transferinde de geçtiğine ses kaydında dikkat çekiliyor. Medet Yanık ın, Berat Albayrak ın emriyle 17 Aralık operasyonuyla aynı gün, Kısıklı da saklanan paraları taşıdığı iddia ediliyor. 17 Aralık günü Sabah ve ATV nin yeni sahibi Ömer Faruk Kalyoncu ya yüklü miktarda para taşıyan Medet Nebi Yanık ın sonraki gün de Çalık grubuna para taşıdığı ses kayıtlarına yansıyor. Ses kayıtlarında dinlemeye takılan bir diğer isim ise Hakan Arslan. Arslan ın, Başbakan ın evindeki paraların önemli miktarını eriten Faruk Kalyoncu nun yardımcısı olduğu ses kayıtlarından hemen önce ifade ediliyor. Ses kayıtlarına yansıyan 1 inci görüşmede, Mehmet Nebi Yanık ın Başbakan ın Kısıklı daki evinden yüklediği paraları Faruk Kalyoncu ya teslim etmek üzere Hakan Arslan a teslim etmek üzere olduğu anlaşılıyor. Bu görüşmenin ses kaydının ise montaj olduğu Başbakanlık tarafından açıklanan, Bilal Erdoğan ın Başbakan Erdoğan a Baba bu arada bir fikir daha geldi Berat a. Bir kısmını Faruk Kalyoncu ya diğer işle ilgili hemen verelim diyor. Öbür paraları işlediği gibi işlesin. Konuşmuşsun zaten önceden. Ciddi bir miktarı eritebiliriz dediği kayıtları doğruluyor. 18 Aralık günü Başbakan ın evinde sıfırlanamayan paralardan 25 milyon doların Çalık Holding e teslim edildiği iddia ediliyor. Ses kayıtlarında Çalık Holding Hazine Direktörü Rıza Ağın dan sabah erken saatlerde parayı teslim alması için hazırlık yapması isteniyor. Medet Yanık ve Rıza Ağın arasındaki görüşmelerden bir gün önce de Çalık Holding e para taşındığı ancak meblağın çok olması nedeniyle işlemin bir sonraki güne de sarktığı anlaşılıyor. Yine montaj olduğu iddia edilen kayıtlarda Bilal Erdoğan ın Sıfırlamadık henüz babacığım. Şöyle ki, bir 30 milyon avro gibi küçük bir miktar kaldı. Eritemedik henüz. Bu şey aklına geldi Berat ın. Ahmet Çalık ın alacağı ekstra 25 milyon dolar kalmış. Üstüyle de Şehrizar dan daire alabiliriz sözleriyle paralel olan taşıma işleminde dikkat çeken bir nokta ise kimsenin tutarı bilmemesi. Rıza Ağın ın Medet Yanık a tutar konusunda bir bilgin var mı sorusuna Yanık, Bilgim yok, net öğrenince sana haber vereceğim diye cevap veriyor. Bir sonraki konuşmada önce getirdiklerim kadar yok diyen Yanık a Ağın paranın euro mu yoksa dolar mı olduğunu sorması üzerine Yanık, bilmediğini söylüyor. 26 Şubat ta oynanan Galatasaray-Chelsea maçında, Galatasarlı taraftarlar tarafından Alooo Babacığım, Hırsız Var yazılı pankart açılarak gündeme ilişkin göndermede bulunuldu.

15 28 AVRUPA HABERLERİ AVRUPA HABERLERİ 29 Ukrayna da devlet çöktü, başkanı kaçtı Ukrayna da muhaliflerin aylardır süren kanlı isyanı Sonuç verdi. Devlet Başkanı Yanukoviç başkanlıktan azledildi ve hükümet parlamento tarafından düşürüldü. Eski muhalif lider ise hapisten serbest bırakıldı. Başkan Yanukoviç in nerede olduğu bilinmiyor. Ukrayna parlamentosu, devlet başkanına ait yetkilerin geçici olarak Meclis Başkanı Aleksandr Turçinov a verilmesine karar verdi.» Ukrayna da aylardır sokaklarda olan AB yanlısı göstericilerle Rusya ya yakın yönetimin imzaladığı anlaşmaya rağmen ülke neredeyse bölünmenin eşiğine geldi. Devlet Başkanı Yanukoviç başkentten ayrılırken Kiev deki sarayı muhaliflerin eline geçti. Ukrayna Parlamentosu, Yanukoviç in azledilmesi yönünde karar aldı. Yanukoviç in güçlü olduğu yerel yönetimler, başkenti tanımadıklarını kendi kararlarını alacaklarını açıkladı. Ukrayna da kasım ayında hükümetin Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmasından vazgeçmesiyle başlayan eylemler, dün Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç in başkent Kiev den ayrılmasıyla yeni bir boyut aldı. Yanukoviç in başkenti terk etmesiyle AB yanlıları zaten güçlü oldukları Kiev de tamamen kontrolü ele geçirdi. Eylemlerin merkezi Maidan da (Bağımsızlık Meydanı) sevinç gösterileri düzenlendi. Ukrayna da başkent Kiev i terk eden kaçak devlet başkanı Viktor Yanukoviç in Harkov şehri yakınında üst düzey bir bürokratın villasında birkaç sadık koruma eşliğinde gizlendiği bildirildi. Ukrayna gazetesi İzvestiya nın haberine göre; Yanukoviç, Kiev i terk ettikten sonra gittiği Harkov a Donetsk şehrinden uçakla ayrılma girişimi sonrasında geri döndü. Yanukoviç in nerede olduğunun Ukrayna istihbaratı tarafından bilindiği ancak muhalif lider Yulia Timoşenko dan aldığı güvence sayesinde kendisine dokunulmadığı belirtildi. Zira dün Timoşenko cezaevi hastanesinden çıkmadan önce Yanukoviç tarafından ziyaret edildiği ve zor durumdaki devlet başkanına birtakım sözlü güvenceler verildiği ifade edildi. Ukrayna haber ajanslarının aktardığına göre, Devlet Sınır Koruma Hizmetleri Başkan Yardımcı Sergey Astahov, Yanukoviç i taşıyan uçağın, ülkenin doğusundaki Donetsk ten havalanmasına izin verilmediğini söylemişti. Gerekli belgelere sahip olmadığı öne sürülen uçağın nereye gitmeyi amaçladığı konusunda ise bilgi verilmemişti. Ukrayna basınında yer alan haberlerde, Yanukoviç in Donetsk e hareket etmeden önce bulunduğu Harkov dan Rusya ya geçişinin de sınır koruma görevlileri tarafından engellendiği iddia edilmişti. Ukrayna parlamentosuna yeni başkan olarak seçilen Oleksandr Turçinov, Yanukoviç uçağı ile Rusya ya gitmeye çalışıyordu. Sınır güvenlikleri tarafından durduruldu. Donetsk bölgesinde bir yerlerde gizleniyor iddiasında bulunmuştu. Turçinov eski başsavcı Viktor Pşonka ve Vergi eski Bakanı Aleksandr Klimenko nun da Rusya sınırı geçmeye çalışırken yakalandığını söylemişti. Ukrayna parlamentosu, Kiev deki sarayı muhaliflerin eline geçen Yanukoviç in azledilmesi yönünde karar almıştı. Yanukoviç in güçlü olduğu yerel yönetimler ise başkenti tanımadıklarını kendi kararlarını alacaklarını açıklamıştı. EN SON TELEVİZYONDA GÖRÜLDÜ Son olarak, partisinin güçlü olduğu Harkov da televizyona çıkıp, istifa ettiği yönündeki haberleri yalanlarken görülen Yanukoviç, aracına ateş edildiğini ama korkmadığını belirterek, Ülkeyi terk etmeye ya da istifa etmeye niyetim yok. Yaşananlar yaygın bir vandalizm, bir darbe girişimidir. Ülkeyi terörize etmeye çalışan haydutlar var demişti. Türk Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna da bir süredir devam eden iç karışıklıkta sağlanan uzlaşmanın Memnuniyetle karşılandığını bildirdi. Bakanlık tan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı: Üzerinde mutabık kalınan anayasal değişiklikler, seçimler ve yeni hükümetin kurulması hususlarının öngörülen takvime uygun olarak hayata geçirilmesi ve ülkede bir an önce toplumsal barış ve istikrarın sağlanması yürekten temennimizdir. Türkiye, komşusu ve stratejik ortağı Ukrayna da demokratik zeminde ortaya konan tüm siyasi çözüm çabalarını desteklemeye ve dost Ukrayna halkı ile dayanışma içinde olmaya devam edecektir. Birkaç gün önce 70 in üzerinde insanın öldüğü yerde, dün yürüye yürüye devlet başkanlığı binasının önüne gidip çok sakin bir şekilde rejimin değiştiğini öğrenmemiz oldukça ilginç bir durumdu. Muhalifler, ele geçirdikleri kilit vurulan devlet sarayının önünde bol bol poz verdi. Protestocuların muhafız birliğinden Ostap Kyrvdyk, başkanlık sarayının kapısının önünde yaptığı açıklamada, önceki akşam sularında muhalefet temsilcilerinin saraya girdiğini, binayı barışçıl bir şekilde teslim aldıklarını anlattı. Sözcü, Yanukoviç buraya devlet başkanı olarak dönemeyecek dedi. Ukrayna Polis Teşkilatı da Halkımızın yanındayız, değişim arzularını biz de paylaşıyoruz açıklaması yaptı. Onbinlerce kişinin katılımıyla Yanukoviç ve hükümete destek mitinginin düzenlendiği Harkov da ayrıca ülkenin güney ve doğusunda yer alan yerel yönetimler güvenliğin merkez Kiev yönetimi tarafından değil, kendileri tarafından sağlanacağını açıkladı. Rusya yanlısı ve Ukrayna da Rusça konuşan ülkenin güneydoğusundaki Harkov, Donetsk, Lugansk, Dnepropetrovsk, Zaporojye, Herson ve Kırım otonomisinin katıldığı Ukrayna Cephesi adlı kongreden çıkan bildiride şöyle denildi: Bölgelerde güvenlik, şu andan itibaren yerel yönetimlerin eline geçiyor. Kongre de temsil edilen bölge yöneticileri, emrindeki güvenlik güçleri ve halkla birlikte anayasal düzeni korumak için birlikler oluşturacak. Başkent Kiev de oturumlar düzenleyen parlamentonun son iki günde aldığı tüm kararların baskı altında kabul edildiğini varsayıyoruz. Rusya ya bölgelerimizde düzen ve huzurun muhafaza edilmesi için ayrıca yardım çağrısı yapıyoruz. ŞİMDİ NE OLACAK? Kiev de Batı yanlısı muhalefet yönetimi devralırken, Yanukoviç önderliğindeki Rusya yanlıları kolay pes edecek gibi görünmüyor. Dün mecliste yapılan oylamada Yanukoviç in azledilmesi ve erken seçimlerin 25 Mayıs ta yapılması kararı alındı. Muhalefetle Yanukoviç arasında cuma günü varılan anlaşmada seçimlerin Aralık ta yapılması kararlaştırılmıştı. Fransa karanlık sayfalarından biriyle daha yüzleşiyor Fransa, sömürge yıllarının önemli sayfalarından biri olan ve Creuse Çocukları olarak bilinen La Reunion daki tehcirle yüzleşiyor. Fransız parlamentosu kabul ettiği bir karar tasarısı ile tehciri mahkum etti ancak özür dilemedi.» Reunion lu milletvekili Ericka Bareight, bugün pek bilinmeyen ve unutulmaya yüz tutmuş bir trajedinin tanınması için Ulusal Parlamento ya bu geçmişin restorasyonuna katkıda bulunmak ve geçmişteki kırılmaların hafifletilmesi amacıyla bir karar tasarısı sundu. Fransa, yıllarında azalan kırsal nüfusunu dengelemek için Hint Okyanusu nda, Madagaskar açıklarındaki La Reunion adasındaki 1640 çocuğu zorla ailelerinden kopararak Fransa ya getirilmesini ilk defa bir hata olarak kabul etti. Karar tasarısı iktidardaki Sosyalist Parti ile bu partiye destek veren Komünist Parti ve çevreci milletvekillerin girişimiyle hazırlandı. Salı günü milletvekillerinin önüne gelen tasarı, oy çokluğu ile kabul edildi. Oylamaya katılan 139 parlamenterden 125 i tasarı lehinde, 14 ü ise aleyhinde oy kullandı. Parlamento böylece bu olayda Devletin kendi koruması altındaki çocuklara karşı sorumluluğunu yerine getirmediğini kabul etti. Oylama öncesinde Meclis Genel Kurulunda söz alan Denizaşırı Topraklar Bakanı Victorin Lurel, Unutulmuş bir hata çifte hatadır, çifte acıdır. Belki o dönem yapılanda iyi niyet vardı ama acıyla sonuçlandı. Yaşanan acıyı anlamak gerekiyor dedi. Ericka Bareight ise Bugün kurbanlara bir hafıza hakkını tanımamız gerekiyor, bu yapacağımızın en azıdır. Reunion da ve Fransa da sayfayı daha iyi çevirebilmemiz için bu tarihi öğrenmemiz ve tanımamız gerekiyor diye konuştu. Sol Cephe den Reunionlu vekil Huguette Bello, çocukların ve ailelerinin durumuna ilişkin ağır bir tablo ortaya koyduktan sonra Daha sonra Creuse Çocukları olarak ifade edilenlerin gelişlerinden itibaren maruz kaldıkları sert şoku herkes hayal edebilir dedi. Fransız bakan buna rağmen yaşananlar konusunda özür dilemedi. Bu trajediye ilişkin ne bakan Victorin Lurel ne de Cumhurbaşkanı François Hollande ın Reuinona a ziyareti de gündem de yok. Oylama öncesi basına açıklama yapan ana muhalefetteki Halk Hareketi Birliği (UMP) partisi sözcüleri ise metinde kullanılmamasına rağmen, konuyla ilgili tartışmalarda tehcir sözcüğünün telaffuz edilmiş olmasını gerekçe gösterip oylamaya katılmayacakları sinyali vermişti. Kabul edilen ancak Fransa açısından hukuksal yaptırımı olmayan kararda, devletin kendi koruması altındaki çocuklara yönelik muamelede manevi sorumluluğunu kabullenmesi gerektiği belirtilip, yaşanan dramla ilgili araştırmaların derinleştirilmesi ve yayılması ve zorla göç ettirilenlerin geçmişlerini yeniden inşa edebilmeleri için her türlü olanağın seferber edilmesi isteniyor yılları arasında Başbakanlık yapmış olan ve jakoben kimliğiyle tanınan Fransız siyasetçi Michel Debre, 1963 yılında La Reunion milletvekili seçilmiş ve seçilmesiyle birlikte 1946 yılında il statüsü verilen adadan Fransa ya doğru zoraki göçün temellerini atan isim olmuştu. Ancak plan işlemedi. Fransız devletinin 1968 yılında insanlık dayanışmasının büyük deneyimi olarak pazarlamaya çalıştığı zoraki göç fiyaskoyla sonuçlanacaktı. Çocuklar doktor veya mühendis olmak bir yana, çoğu zaman işsizler ordusuna eklendiler, en şanslıları ise çiftçi ya da işçi olabildi. Bazıları aylar boyu yeni evlerinden dışarı çıkamadı. Kimileri çiftliklerde bedava işgücü işlevi gördü. Köklerinden koparılırken yakınlarına tatillerde gelecekler vaadinde bulunulmuştu, çoğu ancak yıl sonra, kimliklerini keşfedebildiklerinde adaya dönebildi. Topluma uyum sağlayamayan çoğunluk alkolik oldu. Sonradan çoğunun depresyona girdiği, hatta intihar ettiği ortaya çıktı. Konu 1970 li yıllardan itibaren yavaş yavaş konuşulmaya, tehcir olarak nitelenmeye başlandı. Ancak toplumsal tartışmaya dönüşemedi, belki de dönüşmesine izin verilmedi. Bu zoraki göçün kurbanlarından olan ve 7 yaşında adadan ayrılmak zorunda kalan Jean-Jacques Martial 2002 yılında zorla çocuk alıkoymak, kaçırmak ve tehcir suçlamalarıyla Fransız mahkemeleri önünde Fransız devletinden davacı oldu. Fakat bu ve sonrasında yapılan benzeri tüm dava başvuruları zamanaşımı nedeniyle geri çevrildi. Davacıların AİHM e başvuruları da sonuç vermedi. Buna rağmen Jean-Jacques Martial in başvurusu konunun gerçek anlamda tartışmaya açılmasını sağladı. France 24 kanalı, bu tarihin bugün pek bilinmediğine dikkat çekerken, Express dergisi Unutulmazı zor bir acı tanımlamasında bulundu. Dergiye konuşan, Creuse de doğmuş 51 yaşındaki Valerie Andanson, Devlet çocukluğumu çalı dedi. Le Figare, Liberation, Humanite ve Le Point gibi çok sayıda gazete ve dergi de Meclis e gelen karar tasarısı vesilesiyle trajediye ilişkin tanıklıklara yer verdi. Humanite karar tasarısı için gecikmiş diyerek, yaşanan trajedi için Bir Fransız tarihi ifadesini kullandı.

16 30 TÜRKİYE HABERLERİ TÜRKİYE HABERLERİ 31 Toplum çocuğa tecavüzü kutluyor 12 yaşında evlendirilen, 13 yaşında anne olup 14 yaşında ölen Kader in dramı yeniden dikkatleri Türkiye nin acı gerçeğine dikkatleri çekti.» Siirt te 12 yaşında evlendirilen, 13 yaşında anne olan, 14 yaşında ise ikinci çocuğuna hamileyken düşük yapan ve evinde silahla vurulmuş cansız bedeni bulunan Kader in dramı, çocuk gelin vakalarını yeniden gündeme getirdi. Bu olay ilk değil, bu gidişle son da olmayacak! İçişleri Bakanlığı Haziran 2013 verilerinde son üç yılda evlendirilen çocuk sayısını 134 bin 629 olarak açıklıyor. Fakat gerçek tablonun resmi rakamların çok ötesinde olduğu belirtiliyor. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü ne göre Türkiye de 5 milyonun üzerinde çocuk gelin var. Kız çocuklarının yüzde 31.7 si küçük yaşta evlendiriliyor. Bu utanç verici uygulamanın hukuktaki karşılığı evlilik değil; çocuğun cinsel istismarı ve hürriyetten alıkoyma. Suçun karşılığında ağır hapis cezaları var. Ceza kanunlarının uygulanmasında ise hayli eksiklik görülüyor. Bu sosyal yaranın giderilmesi, sağlıklı toplum ve aile yapısı için, Türkiye nin geleceği için büyük önem taşıyor. Sosyal sorunu tıbbi kavramlarla açıklamak yeterli olmuyor. Yasal düzenlemeler, cezai yaptırımlar ve eğitim ile birlikte, ahlaki ve dini değerlerin üzerinde durulması da büyük önem taşıyor. Zira araştırmalar, çocuklarını küçük yaşta evlendiren ailelerin mutlaka din görevlileri ne başvurduklarını ve imam nikahı kıydıklarını ortaya koyuyor. Oysa saygın din bilginleri, Kur an ve İslamiyet in, çocukların evlendirilmesine ve cinsel istismarına izin vermediğini net bir şekilde dile getiriyor. Buna karşın ülke genelinde binlerce din işleri görevlisi çocuklara imam nikahı kıymakta bir sakınca görmüyor. Avukat Hülya Gülbahar SÖZCÜ ye verdiği röportajda, kız çocukları küçük yaşta evlendirilirken yapılan düğüne ilişkin toplum tecavüzü törenle kutluyor ifadesini kullandı. Çocuklara dini nikah kıyan imamların yargılanması ve cezalandırılması için TCK da varolan maddelerin uygulanmasını istedi. İmam nikahlarının resmi kayıt altına alınmasını önerdi. Hükümet in çocuk evliliklerini teşvik ettiğini iddia etti. İşte Hülya Gülbahar ın çarpıcı değerlendirmeleri. Çocuk ile gelin kavramlarını yan yana getirmek doğru bir ifade değil. Bu utanca sempati kazandıracak ifadelerden kaçınmak gerekir. Bu, çocuğun hürriyetinden alıkonularak zorla evlendirilmesi ve cinsel istismarı suçudur. Ne yazık ki Türkiye toplumunun gelenek, görenek ve din ile pekiştirilmiş ataerkil değer yargıları içinde kız çocukları başlık parası ile alınıp, satılan, berdel ile takas edilen insan cinsi olarak değerlendiriliyor. Erken yaşta evlilik bununla bağlantılı olarak gündeme geliyor. Bir kız çocuğu zorla evlendirilirken toplum ona gelin muamelesi yapıyor. O çocuk giydirilip, kınalar yakılıp, evlendirilip, düğünde oynatılırken, akraba, konu-komşu pastalar yiyip limonatalar içiyor. Orada düğüne katılanların da yargılanması gerekiyor. Çünkü suça iştirak ediyorlar. Tecavüzün törenle yapıldığını düşünebiliyor musunuz? Aslında toplum düğünde kız çocuğuna tecavüzü kutluyor. Medeni (resmi) nikah kıyılmadan dini nikah kıyılması Türk Ceza Kanunu na göre suçtur. İmam nikahına ve sonrasında düğüne iştirak eden herkes bu suça ortak oluyor. TCK da bu konuda suça azmettirmek, iştirak etmek, suçu ve suçluyu övmek gibi sayısız ceza maddesi var. Din görevlileri resmi nikah cüzdanını görmeden imam nikahı kıyarsa 6 ay hapisle cezalandırılır madde ise din görevlilerinin vazife ve sorumluluklarına aykırı durumlarda ayrıca ceza getiren bir maddedir. Çünkü çocuğun cinsel istismarına onay vermek, göz yummak gibi ağır bir suç söz konusudur maddeye göre de olayı öğrenmesine, duymasına rağmen ihbarda bulunmayan tüm kamu görevlilerinin 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını öngörmektedir. Yasaya göre kızların evlenebilmesi için 17 yaşını doldurmuş olmaları gerekiyor. Ancak mahkeme kararı olursa 16 yaşındakilere evlenme izni verilebiliyor. Nitekim bu yönde mahkemelere başvuru patlaması var. Adli Sicil İstatistik Genel Müdürülüğü verilerine göre, 2011 yılında yaşı küçük çocukları için mahkemede evlenmeye izin davası açan ailelerin sayısı, 2010 yılına göre yüzde 94 artarak 18 bin 434 e çıktı. Küçük yaştaki kız çocuklarının zorla evlendirilmesi için dini kıyan imamların yanısıra, bazı imamların kendileri Kur an kurslarındaki kız çocuklarını istismar ediyor. Sadece benim mesleki olarak takip ettiğim böyle iki dava var. Daha geçtiğimiz günlerde kendi kızkardeşine tecavüz edip, hamile bırakıp, kürtaj yaptıran imam bir imamın haberini gördük. Dini egosit çıkarlarına alet ederek, kendileri ve etrafındakiler için herhangi bir maddi-manevi çıkar karşılığında çocuk cinsel istismarına bizatihi kendisi bulaşan din görevlileri de var bu ülkede. Çünkü mantık olarak dinin buna cevaz verdiğini düşünüyorlar. DİYANET İN ARINMASI LAZIM Diyanet İşleri Başkanlığı ve din görevlilerinin mesleki olarak arınma yaşaması gerekiyor. Önce kendi bünyelerindeki çocuk istismarcısı din görevlilerini temizlemelidirler. Bu üzeri örtülen çok ciddi bir sorun. Sonra da tüm imamların çocukları evlendirme vakalarında yer almamaları ve toplumdaki bu tür olayları durduracak bilgi ve donanıma kavuşturulmaları gerekiyor. Küçük yaştaki çocukları evlendiren imamlar hakkında savcıların yanısıra Diyanet de idari soruşturma başlatmalı. Bu tür uygulamalar yapan imamlar meslekten men edilmeli. Ardından da savcıya suç duyurusunda bulunmalı. 11 yaşındaki bir kız çocuğunun evlendirilmesinden söz ediyoruz. Diyanet İşleri ve devletin ilgili tüm birimleri, hiçbir istisnaya göz yummadan ülke çapında kontrol ve uygulama yapmalıdır. Çocukların erken yaşta evlendirilmesi konusunda Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Keskin İslam bilginlerinin çoğu küçük yaştaki evlilikleri tasvip etmediklerini belirtiyor dedi. Küçük çocukların evlendirilmesini pek de tasvip etmemekteyiz dedi. Net bir duruş yok. Çocuk ve cinsel istismar suçunu hafifleten ifadeler bunlar. Kurul adına bir açıklama yok, kurul üyesinin açıklaması var. Keskin, ayrıca bu konuda yüksek kurulun bugüne kadar resmen yayımlanmış bir kararının olmadığını açıkladı. Bugüne kadar Diyanet in bir karar almamış ve yayımlamamış olması skandaldır. Ve hala bu konuda alınmış bir karar açıklanmış değil. Diyanet İşleri Başkanlığı nın genelge yayımladık açıklaması da yasak savmak, dostlar alışverişte görsün niteliğinde. NOTERLER DE SUÇ İŞLİYOR Bazı imamlar, reşit olmayan kız çocuklarını evlendirebilmek için anne-babalardan muvafakatname istiyor. Annebabalar notere gidiyor ve bazı noterler muvafakatname işlemini yapıyor. Bunu yapan noterler de suç işlemektedir ve aynı şekilde hapisle cezalandırılmaları gerekmektedir. Geçen hafta çocuk cinsel istismarı ile ilgili bir ihbarda bulunduk. İlkokul birinci sınıf öğrencisi bir kız çocuğuna cinsel istismar olayını kapatmak için okul müdürü devreye girdi. Çocuğu halası ile birlikte jinekologa götürerek bekaret testi yaptırdı. Yasak! Suç! Burada okul müdürü, doktor ve halanın yargılanması gerekiyor. Erken yaşta evlilikler bir devlet politikası olarak teşvik ediliyor. Örneğin; bu iktidar 8 yıllık kesintisiz eğitimi olarak böldü. Bu sistem dördüncü sınıftan sonra kız çocuklarının eve geri çekilmesine yol açtı. Lise öğrencilerinin evlilik yapabilmesi için yönetmelik değişikliği yapıldı. Lisedeyken evlenirseniz açık öğretime devam edebilirsiniz denildi. Bu, lise öğrencileri için evlenebilirsiniz sinyalidir. Üniversite öğrencilerinin evlenebilmesi için teşvik getirildi. Burs yardımı yapılacak, burs borçları silinecek denildi. İktidar genç evlililere 10 bin TL lik evlilik kredisi vermeyi kararlaştırdı. Yoksul aileler krediyi alabilmek için 16 yaşına gelen çocuklarını evlendirmeye çalışıyor. Başbakan ın üç çocuk telkinleri ve daha birçok teşvik örneği verebiliriz. Başlıca sorumlu Başbakanlık ve Hükümet tir. Devlet GEBİZ sistemi ile hamile kalanları takip ediyor. Peki devlet çocuk istismarlarını neden izlemiyor? İmamların kıydığı nikahlar da resmi kayıt altına alınmalı. Böylece çocuk yaşta evlendirmelerin yanısıra, erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesi de tespit edilebilir. Aralarında ünlü siyasetçiler de olan öyle erkekler var ki; birinci karısı resmi nikahlı, ikinci karısı imam nikahlı, üçüncüsü ise kısa süreli imam nikahı (muta) yapılarak sevgili yapılan değişken eş. İmam nikahlarının kayıt altına alınması çocuk yaşta evlendirmelerin yanısıra çok eşli erkekleri de ortaya çıkaracaktır. Yargı skandalları ile çalkalanan Türkiye de ciddi bir genel hukuk problemi var ama kadınlar ve kadınların hayatları söz konusu olduğunda TCK; Anayasa, uluslararası sözleşmelerdeki maddeler, ne olursa olsun, hukuk sistemi kadınlar için çalışmıyor. Kadınlar yok hükmünde. TURGEV e bağışı yap, ihaleyi kap Devletten ihale alan dev firmalar, Tayyip in oğlunun yöneticisi olduğu vakfa milyonlarca lira bağış yapmış. 17 Aralık yolsuzluk operasyonuyla gündeme gelen Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı yla (TÜRGEV) ilgili iddialar müthiş 5 bin lira sermayeyle kurulan vakıf, AKP döneminde şahlandı. TÜRGEV in mal varlığındaki artış, Başbakan ın ustalık döneminde hızlandı. Başrolü, kamu ihalelerinde aslan payını alan firmalar oynadı. TÜRGEV, 5 bin lira sermayeyle kuruldu. Vakfın bahtı, Başbakan Erdoğan ın kendisi için ustalık dönemi ilan ettiği 2011 seçimlerinden sonra değişti. Vakfa yapılan bağışlar için 26 Ağustos 2011 de vergi muafiyeti tanındı. Bu adımdan sonra TÜRGEV in mal varlığı hızla artmaya başladı. Bu dönemde önce belediyelerin devreye girdiği ve yaptırdıkları tesisleri vakfa devrettikleri iddiası gündeme geldi. 12 kız yurdu açtı TÜRGEV, bu yolla 8 i İstanbul da, diğerleri Bursa, Artvin, Konya ve Şanlıurfa da olmak üzere 12 kız yurdu açtı. TÜRGEV in, İstanbul da İbn-i Haldun adıyla bir üniversite kurmasına izin veren yasa tasarısı da, AKP iktidarı tarafından Meclis e sevk edildi. Tasarıda üniversitenin eğitim, iletişim, insan ve toplum bilimleri, hukuk ve siyasal bilgiler alanında eğitim vereceği belirtildi. Müteahhitlerle güçlendi Vakfın yılları arasındaki ana sponsorlarının ise Çevre Bakanlığı ve belediyelerin verdiği inşaat izinleriyle büyüyen müteahhitler ile kamu ihalelerinden büyük pay alan firmalar olduğu öne sürüldü. İddialara göre bu dönemde TÜRGEV e, Taşyapı firması 1.5 milyon, Kalyon İnşaat 500 bin, Cengiz İnşaat bir milyon, Mapa İnşaat 6 milyon, Sinpaş GYO 5.5 milyon, Ali Ağaoğlu 100 bin, Mehmet Ali Aydınlar 500 bin, İspa İnşaat 750 bin, Altınok Kadıoğlu AŞ 600 bin, Turgut İhşaat 150 bin, OBP İletişim ve Medya Hizmetleri 200 bin, İlbak Yapı ve Medya Hizmetleri 375 bin, BBM Büyük Baskı Merkezi Matbaa 600 bin, PC İletişim ve Medya Hizmetleri 600 bin, 3. Mecra Reklam ve Turizm AŞ 1 milyon 600 bin, ASL İnşaat bir milyon, Öz Koçaklar İnşaat 200 bin, Haluk Ahmet Aksüs 200 bin ve Özel Arnavutköy Hastanesi 300 bin lira bağışladı. En yüklü bağışı ise 200 milyon lirayla yurtdışı bağlantılı Royal Protocol firması yaptı. Kalyon-Cengiz ön planda Bu firmalardan Kalyon ve Cengiz İnşaat, bu dönemde kamudan aralarında İstanbul a yapılacak 3. Havalimanı nın da olduğu milyarlarca dolarlık ihale aldı. Özellikle Cengiz İnşaat, özelleştirme ihalelerinden aldığı kamu kuruluşu ve elektrik dağıtım hatlarıyla da adını duyurdu. Ali Ağaoğlu nun sahibi olduğu Akdeniz İnşaat ile SİNPAŞ ise lüks konut yapımında TOKİ ile en fazla işbirliği yapan firmaların başında yer aldı. Akdeniz İnşaat ın bu dönemde aldığı ihalelerin toplamının 4.5 milyar lirayı aştığı öne sürüldü. Kamuoyu şimdi, bu şirketlerden yaptıkları bağışlara ve bu bağışın miktarına ilişkin açıklama yapmalarını bekliyor. Açık adı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı olan TÜRGEV i, Başbakan ın küçük oğlu Bilal Erdoğan, kızı Esra Albayrak, damadı Berat Albayrak ın ağabeyi Serhat Albayrak, dünürü Orhan Uzuner in eşi Reyhan Uzuner, eniştesi Ziya İlgen ve kızı Esra Albayrak ın eltisi Şule Albayrak kurdu. Genel kurul üyeleri arasında, Başbakan a yakınlığıyla tanınan işadamı Remzi Gür ün kızı Yasemin Solmaz, Tarım Bakanı Mehdi Eker in kızı Zeynep Feyza Ayhan, AKP İstanbul milletvekili Bülent Turan, AKP li belediye başkanları Hasan Can (Ümraniye), Mevlüt Uysal (Başakşehir) ve Mustafa Demir (Fatih) de yer aldı. Genel merkezi İstanbul Aksaray daki Vakıfbank Şubesi nin üst katında bulunan ve AKP Fatih İlçe Başkanlığı na komşu olan TÜRGEV e, 200 milyon lirayla tek kalemde en yüklü bağışı Royal Protocol adlı firmanın yaptığını Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı. CHP lideri, bu paranın Vakıfbank taki bir hesaba yatırıldığını da belirtti. Bu kaynağın, kara para olup olmadığı, bankanın bu konuda MASAK a başvurup başvurmadığı gibi sorular cevapsız kaldı. Royal Protocol ün, terörü finanse etmekle suçlandığı için bir dönem Türkiye deki mal varlığı dondurulan Yasin El Kadı ya ait olup olmadığına ilişkin iddia da araştırılmadı. Bilal Erdoğan ın hiçbir şeyden haberi yokmuş Yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alınacak isimler arasında olduğu iddia edilen Başbakan Erdoğan ın oğlu Bilal Erdoğan ın 5 Şubat ta savcılığa verdiği ifadenin ayrıntıları belli oldu. Taraf gazetesinin haberine göre, üç savcı tarafından gizlice sorguya giden Erdoğan ın ifadesinin, yöneticisi olduğu Türkiye Gençlik ve Eğitim Hizmet Vakfı yla (TÜRGEV) ilgili suçlamalar doğrultusunda geliştiği belirtildi. Erdoğan, telefon görüşmelerinin üçüncü kişiler arasında geçtiğini iddia etti. Neler soruldu? Erdoğan a, Sabah Atv satışıyla ilgili toplanan paraları takip ettiği iddiaları da dahil bütün suçlamalar ve telefon görüşmeleri de soruldu. Erdoğan, adının geçtiği telefon görüşmelerinin aile ve arkadaşlarıyla ilişkileri nedeniyle yapmış olduğu görüşmeler olduğunu ve suç unsuru taşımadığını söyledi.

17 32 TÜRKİYE HABERLERİ TÜRKİYE HABERLERİ 33 Türkİye ayakta! Başbakan Erdoğan ve Bilal Erdoğan arasındaki telefon görüşmelerinin yayımlanmasından sonra ülke çapında Hükümet istifa diyenler sokağa çıktı. Türkiye nin bir çok kentinde yurttaşlar sokağa çıkarak, günlerdır hükümeti protesto ediyor. Türkiyenin dörtbir yanında gerçekleşen eylemlere polis çok sert bir şekilde saldırmasına rağmen, onbinlerce kişi eylemlere katılıyor. Artdı ardına yayınlanan ses kayıtları ve belgelere bakılırsa, Türkiye ilkbaharı bayağı sıcak gececeğe benziyor. Halkında tepkisi her gecen gün artarak devam ediyor, tüm polisin şiddetle saldırılarına rağmen.? Minkner Lösungswege GmbH Beratung / Treuhand Aktuell: Steuererklärung 2013 Finanzen / Buchhaltung / Management Beratung in Sozialversicherungsfragen Korrespondenz / Coaching Übersetzungen / Begleitungen Geschäftsorganisation Businesspläne / Projektformulierung Klybeckstr. 48 Antje + Cihan Minkner 4057 Basel Tel : Fax : Polisin çekilmesinin ardından Boğa Heykeli ne doğru yürüyüşe geçildi. Ardından basın açıklaması yapıldı. Polis Altıyol da barikat kurdu. Kalabalık Halka değil hırsızlara barikat ve Hükümet istifa sloganları atarak bekleyişini sürdürüyor. Rıhtım Caddesi ne gelen grup tekrar geri dönerek Altıyol Meydana geldi. Söğütlüçeşme Caddesi üzerinden AKP İlçe binasına yürümek isteyen gruba polis müdahale etti. TOMA dan sıkılan tazyikli su, biber gazı ve boyalı plastik mermi ile müdahale ediliyor. Yürüyüşte Başbakan Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kaydı dinletiliyor. Binlerce kişi Bahariye Caddesi nden Moda ya doğru çıkarak, çarşı içinden Kadıköy İskele Meydanı na doğru yürüyor. Hükümet istifa diyen yüzlerce kişi Boğa Heykeli ne yürüyor. Yürüyüşe katılımın 5 bini geçtiği ifade ediliyor. İstanbul da yüzlerce kişi Kadıköy de toplandı. Kadıköy de yürüyüş Güle güle Tayyip sloganıyla başladı. TOMA ların da müdahale ettiği eylemde plastik mermi isabet etmesi sonucu bir kişinin gözünden yaralandığı kaydedildi. İzmir de eylemciler, AKP İl Binası na doğru yürüyüşe geçti. Kıbrıs Şehitleri Caddesi nde önünde buluşan İzmirliler, Hükümet istifa sloganları atıyor. Ardından polis müdahalesi başladı. Basmane bölgesinde çatışma sürüyor. ANKARA DA POLİS MÜDAHALESİ Ankara da kalabalık Kennedy Caddesinde bir araya geldi. Polis barikatı var. Gelen bilgilere göre Ankara da eyleme polis müdahalesi başladı. Sakarya nın merkez ilçesi Adapazarı nda sosyal paylaşım sitesinde yapılan duyurularla biraraya gelen, aralarında kadınların da bulunduğu, çoğunluğu üniversiteli yaklaşık 200 kişilik grup akşam saatlerinde Adapazarı nın en işlek caddesi olan Çark Caddesi nde ellerinde pankartlarla yürüdü. Hükümet istifa, halk iktidara, Hırsız var, Banker Bilo yazılı pankartlarla yürümek isteyen kalabalığı önce Sakarya Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Büro Amirliği ekipleri tarafından bulundukları alanın yürüyüş veya miting alanı olmadığını belirtilerek uyarıda bulunuldu. Yürüyüşe devam etmeleri halinde haklarında işlem yapılacağı yönünde uyarılmalarına rağmen grup üyeleri yürüyüşe devam ederek, sloganlarla Çark Caddesi boyunca ilerledi. Yürüyüş boyunca hükümet istifa ve hırsız var sloganları atan grup üyelerinin ellerindeki pankart da dikkat çekti. Yol kenarında bulunan bazı vatandaşlar protestoya tepki gösterdi. AKP YE YUMURTA YAĞMURU İzmit Cumhuriyet Parkında biraya gelen yaklaşık 300 kişiden oluşan grup Hükümet istifa, Hırsız var şeklinde sloganlar atarak kent merkezinde dolaştı. İnönü Caddesi nde bulunan Ak Parti İlçe binası önünde Çevik Kuvvet polisleri geniş güvenlik önlemleri aldı. Grup buradan geçişleri sırasında AKP İlçe başkanlığına yumurta attı. Gurup daha sonra Cumhuriyet Parkına geri döndükten sonra sessizce dağıldı. İstanbul Kadıköy deki eylemden Bilal Erdoğan a ince gönderme: Bilal benim cüzdan nerde lan!!! Kartal halkı Çal çal nereye kadar bitti buraya kadar diyerek yürüyor Maltepe de vatandaşlar, Atatürk Caddesi nde protesto gösterisi düzenliyor. Antalya da Halkevleri, KESK, DİSK, ÖDP, HDP, TKP gibi sivil toplum örgütleri ve siyasi partilere mensup yaklaşık 1000 kişilik grup, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği öne sürülen tape kayıtlarına ilişkin protesto yürüyüşü düzenledi. Eylemde Kapalıyol dan Cumhuriyet Meydanı na kadar yürüyen grup güzergah boyunca Hırsız Var, Hırsız Tayyip Erdoğan, Bu daha başlangıç mücadeleye devam ve Hükümet İstifa sloganları attı. Protestocular ellerinde ise Haramilerin Saltanatını Yıkacağız, Ayakkabı Kutusu Partisi, Faiz Lobisi, Vaiz Lobisi, Porno Lobisi, En Büyüğü Montaj Lobisi, Bu Halk AKP yi Sıfırlayacak Hesap Vereceksiniz, Dik Dur Eğilme Paraların Düşüyor, Bilal sıfırladın mı paraları, Paraların yüzde 50 sini evde zor tutuyorlar gibi yazılı pankart ve döviz taşıdı. Cumhuriyet Meydanı na ulaşan grup adına ilk açıklamayı Antalya Halkevleri Temsilcisi Kutay Meriç yaptı. 9 aydır zorba, talancı iktidara karşı mücadele yürütüyoruz diyen Meriç, Haziran direnişiyle salladığımız iktidar şimdi kendi içinde kirli çamaşırlarını ortaya çıkarıyor. MİT, internet yasalarını neden çıkarıyorlar, şimdi anlaşıldı. Çünkü bunlar aile boyu hırsız. Artık bu iş bitti. Çal çal nereye kadar, işte buraya kadar dedi. 3 yılda 130 bin çocuk evlendirildi Siirt in Pervari ilçesinde 12 yaşında evlendirilen, 13 yaşında anne olan, 14 yaşında ise ikinci çocuğuna hamileyken düşük yapan ve önceki gün de evinde silahla vurulmuş cansız bedeni bulunan çocuk gelin K.E nin dramı, Türkiye nin ayıbı olarak nitelendirilen çocuk gelin vakalarını yeniden gündeme getirdi.» Son 3 yılda 130 bin 18 yaş altındaki kız çocuğunun gelin edildiği Türkiye de, öncelikle zorla evlendirilmenin suç kapsamına alınarak Türk Ceza Kanunu na girmesi gerektiğini belirten Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burcu Dönmez, 15 yaşın altındaki bireylerin zorla evlendirilmeleri kesinlikle bir insanlık suçudur. Birleşmiş Milletler zorla evlendirmeyi bir tür modern kölelik olarak nitelendirmektedir diyerek çözüm önerisinde bulundu. ÇOCUKLAR MAĞDUR İçişleri Bakanlığı nın Haziran 2013 verileri, Türkiye de çocuk gelin sayısında gelinen son noktayı gözler önüne serdi. Son 3 yılda 18 yaş altında evlenenlerin toplam sayısı 134 bin 629 olarak açıklanırken; 18 yaşını doldurmadan evlenen erkek çocuk sayısı 5 bin 763, kız çocuk sayısı ise 128 bin 866 olarak tespit edildi. Reşit olmadan evlendirilen kız çocuklarının sayısın erkek çocukların sayısından 21 kat daha fazla olması da dikkat çekti. KESİNTİSİZ SUÇ SAYILMALI 15 yaş altındaki çocukların evlendirilmesinin çocuk hakları ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Burcu Dönmez, 15 yaşın altındaki ya da kaç yaşında olursa olsun bireylerin zorla evlendirilmeleri, kesinlikle bir insanlık suçudur, vahşettir. Birleşmiş Milletler zorla evlendirmeyi bir tür modern kölelik olarak nitelendiriyor. Avrupa Birliği 2002 ve 2006 yılları arasında zorla evlendirmeyi önlemek amacıyla 11 yönerge çıkardı. Ülkemizde de zorla evlendirmeyi cezayı gerektiren bir haksızlık olarak nitelendirmek ve ayrı bir suç tipi olarak düzenlemek zorunludur. Zorla evlendirme bir netice suçu olarak değil, kesintisiz suç olarak düzenlenmelidir. Bunun için de bir kişiyi sadece evlenmeye zorlamak değil, evliliği devam ettirmeye zorlamak da suç haline getirilmelidir diye konuştu. Yrd. Doç. Dr. Dönmez, böyle bir yasanın çıkması halinde, önemli olanın, ağır ceza mahkemelerinin verdiği bir cezadan ziyade, zorla evlendirilmek istenen çocukların velayetinin devlet tarafından ailelerden alınması gibi yaptırımların olması gerektiğini ifade etti. Genç yaştaki evliliklerin eğitim ve ekonomik seviyeyle değişen bir olgu olduğuna vurgu yapan Dönmez, Bazen berdelle verilen, bazen mal gibi satılan kız çocuklarının dramları her gün karşımıza çıkıyor. Önemli olan, ailelerin farkındalığını ve eğitimini artırmamız. Bu bir devlet politikası haline gelmeli dedi. BU İNTİHARA ZORLAMADIR Evlilik içinde veya dışında kadına yönelik psikolojik şiddetin bir görünüş biçiminin de kadını intihara zorlama olduğunu kaydeden Burcu Dönmez, bununla da mücadele yöntemlerini anlattı. Dönmez, Psikolojik şiddet en önemli baskı unsuru. TCK 84. maddeye göre, Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır deniyor. Bu hareketlerden yalnızca birisinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir. Bu suçun oluşması için failin hareketi, azmettirme, teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etme ile sınırlı olmalı. Buna karşılık intihar bizzat mağdurun özgür iradesine dayanarak aldığı bir kararın sonucu olarak gerçekleştirilmelidir. Eğer fail, ölümü doğuran icrai hareketi de kendisi gerçekleştirmiş ise intihara yönlendirme değil, kasten öldürme suçu oluşur. Bundan başka cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler kasten öldürme suçundan dolayı cezalandırılır diye konuştu. KİŞİLİKLERİNİ KAYBEDEBİLİRLER Erken yaşta evlenen çocukların oyun ile gerçeği birbirine karıştırabileceğini belirten Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ilgın Başaran ise bu çocuklarda görülebilecek davranış bozuklarını şöyle anlattı: İlköğretim çağındaki çocukların evlendirilmesi hem duygusal hem de fiziksel istismara girer. Bu çocuklar kendi kişiliklerini de kaybedebilirler. Örneğin erken yaşta anne olan bir kız çocuğu oyuncak bebekleriyle oynadığı gibi kendi öz çocuğuyla oynayarak bir bağ kurabilir. Düşük yaptığında veya bebeği öldüğünde ise oyuncağını kaybetmiş gibi üzülebilir ve kendini çok yetersiz hissedebilir. ZORLA EVLENDİRME İLE MÜCADELE İÇİN NELER YAPILABİLİR? Kalıcı mücadelenin devlet ve toplum işbirliği ile gerçekleşebileceğini savunan Yaşarlı akademisyenler şu önerilerde bulundular: Devlet ve toplum için zorla evlendirmeyi önlemek, somut tedbirler almak zorunlu bir görevdir. Bu bağlamda zorla evlendirmeyi önlemek için başvurulacak tedbirler arasında, -Sığınma yerleri açmak, -Zorunlu durumlarda kişinin telefonla veya başka yolla ulaşabileceği bir yerle bağlantıya geçmesini sağlamak, -Belirli meslek grupları için eğitim programları düzenlemek, -Hukuki ve psikolojik danışmanlık hizmeti vermek, -Evlendirme için zor kullanan kişiye karşı ceza soruşturması ve kovuşturması açmak, -Zora dayalı evlendirmelerin sonlandırılmasının kolaylaştırılmasını sağlamak, -Kültürel ve sosyal nedenler, risk grupları ve risk faktörleri ve karşı stratejileri ele alan bilimsel çalışmaların desteklenmesini sağlamak, -Aileler için eğitim programları düzenlemek. ÖNEMLİ AYRINTILAR -Türkiye, dünyada Kongo, Uganda, Nijer, İran ve Afganistan dan sonra en çok çocuk evliliğinin görüldüğü ülke. BM ve Polis Akademisi nin yaptığı bir araştımaya göre yüzde 35 oranıyla Türkiye, dünyada en çok çocuk evliliğinin görüldüğü 7. ülke. En çok çocuk evliliklerinin görüldüğü bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Evlenen erkek çocukların oranı 2008 yılında yüzde 16.6 iken 2012 yılında yüzde 20.1 e yükseldi. Aynı bölgede evlenen kız çocuklarının oranı 2008 de yüzde 13.7 iken 2012 de ise yüzde 17.2 ye yükseldi. Kız çocuklarının en fazla evlendiği 2. Bölge ise Akdeniz de yüzde 14.7 olan oran 2012 de 15.3 e yükseldi.

18 34 TÜRKİYE HABERLERİ TÜRKİYE HABERLERİ 35 Yenı muhalefet Fenerbahçe mi? Futbol Kadıköy de de asla sadece futbol değildir. Fenerbahçe nin adalet yürüyüşüyle sokağa dökülen 400 bin kişi bunu tekrar gösterdi deki Şike Soruşturması yla başlayan taraftar hareketi, cezaevinden sokağa, stattan tezahürata çok şeyi değiştirdi. Fenerbahçe Türkiye dir ile akıllara kazınan Fenerbahçe nin hep iktidara yakın olduğu algısı kırıldı. Peki Fenerbahçe ye neler oluyor? Aslında Sarı-Lacivert tribünler siyasete hiç uzak olmadı. Mesela 2002 de, Başbakan Mesut Yılmaz a Sandıkta görüşürüz Mesut Bey pankartı açılıp, bu muhalefetin sonucunda ilk seçimde Fenerbahçeli bir Başbakan a kavuşmuşlardı. Fenerbahçelilerin Erdoğan a merhabası da Migros Tribünü nde açılan Adam gibi adam Recep Tayyip Erdoğan pankartıyla olmuştu. Fakat şimdi bambaşka bir atmosfer var.» Sarı-Lacivertliler kabuk mu değiştiriyor? Başka deyişle geçmişten süregelen sistemle barışık kulüp gömleğini çıkarıp yerine muhalefet gömleğini mi giyiyor? Türkiye nin siyasi tarihindeki dönüm noktaları genellikle Sarı-Lacivertli camia ile paralellikler taşıyor: Darbe ve muhtıraların olduğu senelerin hiçbirinde (2007 hariç) Fenerbahçe şampiyon olamadı. Aynı şekilde yönetim krizine girdiği dönemlerde de Türkiye ekonomisi çalkantı yaşadı. 24 Ocak Kararları nı takiben Fenerbahçe de kongre telaşı vardı. Bir başka krizin olduğu 1994 yılı da Sarı- Lacivertlilere yaramadı: Şampiyonluğu rakibi Galatasaray a kaptırdı. 28 Şubat da sıkıntılı geçti. Tartışmalarının yaşandığı sürecin sonunda Aziz Yıldırım kulüp başkanı oldu. Fenerbahçe nin başarılı olduğu senelerde Türkiye ekonomisinin de iyi yolda olduğu gözüküyor den bu yana Fenerbahçe nin şampiyonluklarına bakıldığında 2001 haricinde Türkiye ekonomisinin de sürekli büyüdüğü gözleniyor. Türkiye ekonomisi 1983 te 4.2, 1985 te 4.3, 1989 da 1.6, 1996 da 7.9, 2004 te 9.4, 2005 te 8.4, 2007 de 4.7, 2011 de 8.5 büyürken Fenerbahçe aynı yıllarda şampiyon oldu. Ali İsmail bestesi Fenerbahçe camiası, yönetimini de dahil ederek artık AK Parti ye açık açık meydan okuyor, önceleri sırt çevirdiği, tribünlerinde neredeyse marjinal gördüğü ideolojiye meylediyor; Başkanı Aziz Yıldırım aracılığıyla kitleleri meydana çağırıp, adalet arayışına önayak oluyor. Futbol takımı artık sahaya pop şarkıları yerine Grup Yorum un Haklıyız, kazanacağız ıyla çıkıyor. Tribünler tek ses olup 34 üncü dakikada Her yer Taksim, her yer direniş ardından Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe yıkılmaz diye bağırıyor. Üstelik 3 Temmuz 2011 deki Şike Soruşturması yla başlayan eylemlerin dozu artıyor. Fenerbahçe yi bugüne taşıyan iki kritik tarih var: 3 Temmuz 2011 ve Galatasaray la şampiyonluk maçı olan 12 Mayıs O tarihteki Galatasaray müsabakanın ardından yaşanan polis şiddeti Sarı-Lacivertli taraftar nezdinde unutulmuş değil. 12 Şubat 2014 te Hürriyet yazarı Ahmet Hakan ın programına çıkan Aziz Yıldırım ın yaptığı çağrıyla güçlenen yürüyüş, geçen pazar düzenlendi ve 400 bin kişinin katılımı tepkinin en somut görüntülerindendi. Kendi açıklamalarına göre 400 bin kişinin katıldığı yürüyüşün nedenini, eylemi organize eden Fenerbahçeli Avukatlar Derneği Başkanı İsmail Tepecik anlatıyor: Adalet herkese lazım. Eğer yasalara uymanın, hakkını aramanın bir anlamı olmayacağı gibi duygular topluma yerleşirse, adalet duygusu yok olursa, o toplum da çöker devlet de çöker. Biz de bu yürüyüşü bir yerde ülkemizin geleceğine sahip çıkmak için düzenledik. (17 Aralık ve görevden alma dalgasına yönelik) Kendi yakınlarınızı ilgilendiren davalarda yeniden soruşturma, yargılama başlatır diğerlerinde başlatmazsanız toplumda adalet duygusu kalır mı? Yürüyüşü takip eden Fenerbahçe- Kasımpaşa maçına Gezi Parkı protestoları sırasında Eskişehir de polisler tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz ın ailesi davet edilmişti. Statta büyük sevgi gösterisiyle karşılanan aile, Fenerbahçe yönetiminin özel konuğu olarak maçı izledi. Fenerbahçe tribünlerinde belki de ilk kez Ali İsmail Korkmaz Fenerbahçe yıkılmaz tezahüratının yanı sıra Katil devlet hesap verecek sloganı atıldı. Bu muhalefet keyif veriyor Dernek Başkanı Tepecik, ülkelerine sahip çıktıklarını düşünürken sürdürdükleri bu mücadeleden keyif aldıklarını da ekliyor: Sayın Başbakan ın parlamentoda çoğunluğu var, kendisiyle ilgili bir şey olduğu zaman bir günde kanun çıkartıyor. Cumhurbaşkanı da anında imzalıyor. E bize ve diğerlerine gelince adalet nereye kayboluyor? İşte biz bunun için mücadele ediyoruz. Laf aramızda çok da keyif alıyoruz. Fenerbahçe taraftarındaki politik değişimin gerekçeleri ve Neden dün değil de bugün sorusunun yanıtını 3 Temmuz dan beri muhalefet kanadının önemli ayaklarından biri olan Fenerbahçe blog u Papazın Çayırı adına konuşan Onur Kütük ten alıyoruz. Kütük artık herkesin yaralı olduğu düşüncesinde: Birçok insan devlet otoritesiyle ve onun tarafından söylenenlerle ilişkisini gözden geçirecek bir yaraya sahip değildi. Bugün bu yara var. Kimse kusura bakmasın, bir insanın kafasına biber gazı yemesi onun dünyaya bakışını değiştirir. Eğer siyaset bir kimlik grubuna meşru alanın dışında bir taarruzda bulunursa, maruz kalanın dili de siyasileşir. İktidar yapısı Fenerbahçe taraftarına o kadar çok haksızlık yaptı ki, normal şartlar altında hiç siyasetle ilgilenmemiş insanlar bile politize oldular. Böyle giderse gittikçe yaygınlaşacak. Fenerbahçe taraftarının bu konudaki duruşu çeşitlilik arz edebilir ama Ne cemaat ne AK Parti tam bağımsız Fenerbahçe sloganı baskın rengi oluşturacaktır. Türkiye ye yakışan Fenerli Başbakan ve 2010 referandumunda Genç Fenerbahçeliler evet diyor pankartını açan taraftar grubuna sahip Sarı-Lacivertlilerde, bu gruba bir dönem deyim yerindeyse kol kanat geren Fenerbahçe yönetiminin tavrını Radikal gazetesi yazarı Tanıl Bora ya soruyoruz. Bora, Fenerbahçe yönetiminin profili, bugünkü iktidarın dayandığı burjuvazinin ve elitin karşı geldiği bir burjuvazi ve elit kadrosunun profilidir: Yerleşik büyük sermaye, askeriye, şehirli tahsilli elit diyor. İki elit karşı karşıya İktidarla sürtüşmenin sebebiniyse şöyle açıklıyor: AK Parti iktidarı ve uzun süre simbiyoz halinde (paralel!) bulunduğu Gülen hareketi ise Anadolu kaplanları denen burjuvazi ve muhafazakâr elit zümresi adına, bu yerleşik egemen zümreyi geriletmeye veya kontrol altına almaya çalışıyor. Fenerbahçe ye bu çerçevede özel bir operasyon yapıldığını söylemek abartmak olur. Bora ya göre şu an yönetimin muhalefeti, savunma refleksi: Fenerbahçe ile iktidarın ve Gülenciler in karşı karşıya geldiği kamplaşmada, iki muktedir zümrenin, bir bakıma eski ve yeni sosyal iktidarın, karşı karşıya geldiğini görüyoruz. Fenerbahçe yönetiminin kendiliğinden muhalefete oyunacağı yoktu tabii, savunma refleksiyle politize oldu. Dediğim yukarıdakilerle, yönetimle ilgili. Yine mi operasyon? Ancak Sarı-Lacivertli taraftarın tavrının farklı olduğunu düşünüyor Tanıl Bora. Polis şiddetinin de etkisine değindiği çıkarımı şu: Tribünlerin, taraftar kitlelerinin dinamiği bununla birebir örtüşmez. Zaten Fenerbahçe Türkiye nin en popüler kulübüdür, orada çeşit çoktur! Yeni elite karşı eski elitin tepkisini yansıtan bir dinamik de var elbet taraftar protestosu içinde, hareketliliğin ana sahnesinin Bağdat Caddesi olması bizzat bunun sembolüdür. Fakat bundan ibaret değil. Taraftar politizasyonunun başka saikleri de var. Bunlardan en önemlisi polis şiddetine tepkidir. Bu zaten bütün dünyada taraftar muhalefetinin bir dinamiği. Orantısızlığı meslek edinen polis gadri, Fenerbahçelilerin, paraleli ve eşkenarıyla iktidara karşı bilenmesine yol açtı. Bu ortamda, apolitikler de memlekette olup bitene başka bir ilgiyle bakmaya başladılar. Gezi deneyimi, birçok taraftar grupları gibi bu politizasyonun da vitesini arttırdı. Peki bu muhalefet nereye varır? Onur Kütük şöyle cevap veriyor: 31 Mart tan sonra eğer hükümet güçlü bir şekilde oy oranını korursa yepyeni bir tür müdahale ile karşı karşıya gelebiliriz. Ankara nın bir yerlerinde Fenerbahçe nin taraftarına ve yöneticilerine yönelik bir suç örgütü davası hazırlanıyor olabilir. Bu muhtemelen Ergenekon gibi bir yapılanmaya bağlanır. Bazı taraftar grubu liderleri ve belirli yöneticiler cımbızla seçilerek gözaltına alınabilir, tutuklanabilir. Fenerbahçe yönetim kurulu da değiştirilerek Ali İsmail Korkmaz Marşı nın söylenemeyeceği bir stat dizayn edilebilir. Tanıl Bora ysa önemli olanın politikaya bulaşmama tabusunun kırılması olduğu görüşünde. Taraftarlar parti değildir, neticede partileri kulüpleridir. Dolayısıyla böylesi politik önelimlerin topyekûn ve kalıcı olması zor. Asıl önemli olan, tribünlerdeki politika tabusunun kırılması. Ve Ali İsmail Korkmaz anmasında görüldüğü gibi, sol hassasiyetlerin, sol muhalif sloganların şeytan gibi görülmekten çıkması. Yeni beste Berkin için Fenerbahçe taraftarı, Gezi Parkı protestolarında polis tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz ın ardından, kafasına isabet eden gaz fişeği nedeniyle yoğun bakımda olan Berkin Elvan için de beste yaptı: Çok,çok sevdik anlıyor musun? Uyan Berkin Elvan. Hep, hep birlikte yürüyelim zafere, inanın çocuklar... Sandıkta görüşürüz Mesut Bey Galatasaray taraftarı olan ve evine oğulları tarafından Sarı-Kırmızılı bayrak asılan dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, Fenerbahçe Stadı nda tepki görmüştü. Açılan pankart nedeniyle Yılmaz, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ı aramıştı. Adam gibi adam Fenerbahçe taraftarı, Mesut Yılmaz a tepkilerinin ardından aradığı Fenerbahçeli Başbakan a kavuşunca Recep Tayyip Erdoğan için pankart açılır. 3 Nisan 2004 te, Adam gibiadam Recep Tayyip Erdoğan yazısı Sarı-Lacivertli tribündedir. Aziz Yıldırım Yaşar Büyükanıt dostluğu Geçmiş Genelkurmay Başkan Yaşar Büyükanıt ın da Fenerbahçeliliği biliniyordu. Aziz Yıldırım ile yakın ilişkisi bulunan Büyükanıt, Yıldırım ile çoğu maçı yan yana izlerken, 24 Eylül 2004 te Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçını Sarı-Lacivertliler son dakikalarda Alex in attığı iki golle 2-1 kazanınca, Büyükanıt-Yıldırım ikilisinin çak yaparak sevinmesi hafızalara kazınmıştı. Batur dan uçak ve taktik Fenerbahçe nin transferin son günü Gençlerbirliği nden kadrosuna katmak istediği Urfalı İhsan ın işlemleri yetişsin diye askeri jet kaldıran, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur, 1973 yılında da futbol takımını ağırlayarak teknik direktör Didi ye Şampiyonluk soruları sormuştu. Menderes in etkisi çok büyüktü Demokrat Parti döneminde Fenerbahçe de Adnan Menderes in etkisi gözle görülür düzeydeydi. Devlet imkânlarını gerektiğinde Fenerbahçe için kullanan Menderes in hükümeti döneminde Sarı-Lacivertli başkanların hepsi Demokrat Partiliydi.

19 36 TÜRKİYE HABERLERİ SAĞLIK 37 HRW nin 2014 Dünya Raporu nda AKP ye eleştiri» Raporda, AKP hükümetinin 2013 boyunca siyasi muhalefete, halk protestolarına ve eleştirel medyaya giderek daha da tahammülsüzleştiği belirtildi. Raporda Gezi Parkı gösterilerine yönelik hükümetin ve polisin tavrı önemli yer tutuyor. HRW, Gezi Parkı eylemleri sırasında göstericileri ısrarlı bir tutumla ve sert bir biçimde bastıran hükümetin insan hakları ihlallerine sebep olduğunu belirtiyor ve şöyle sürdürüyor: İstanbul da Taksim Gezi Parkı protestolarına ve diğer illerdeki muhalif gösterilere karşı takındığı tutum hükümetin barışçıl gösteri ve ifade özgürlüğüne karşı ne denli tahammülsüz olduğunu ortaya koydu. Taksim Gezi Parkı protestoları sırasında polis, çoğu tamamen barışçıl olan göstericileri defalarca, tazyikli su, plastik mermi ve biber gazı kullanarak dağıttı, aşırı güç kullandı ve gözaltına aldığı göstericilere dayak attı. Ayrıca, polisin biber gazı kapsüllerini, kanun dışı biçimde doğrudan göstericilere nişan alarak attığı ve bunun doğrudan sonucu olarak çok sayıda göstericinin başından ciddi biçimde yaralandığı gözlendi. Bununla birlikte, raporun yazıldığı sırada polisin aşırı güç kullanıp kullanılmadığına dair bir bilginin açıklanmadığı, ancak diğer yandan göstericiler hakkındaki soruşturma ve kovuşturmaların çok daha hızlı ilerlediği de belirtiliyor. Gazetecilere baskılar Raporda, basın özgürlüğü konusunda yaşanan sorunlar da sıralanıyor: Türkiye medyasının birçok organının Taksim Gezi protestolarını haber yapmamaları veya taraflı haber yapmaları, birçok medya şirketinin hükümetin çıkarlarıyla çatışan konularda tarafsız haber yapmakla ilgili çekinceleri olduğunu ortaya koydu. Yıl boyunca, aralarında tanınmış ana akım gazeteci ve yorumcuların da bulunduğu, hükümeti eleştiren yazılarıyla tanınan çok sayıda gazeteci işten çıkartıldı. Türkiye 2013 yılında da gazetecileri yargılamaya devam etti; onlarca gazeteci hâlâ hapishanede tutuluyor. Hükümetin ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasalarda değişiklikler yapmaya devam ettiğini, ancak düzenlemelerin, binlerce kişinin şiddet içermeyen siyasi faaliyetleri sebebiyle silahlı örgüt üyeliği suçundan kovuşturmaya uğraması durumunu değiştirmediği de vurgulanıyor. HRW, Ergenekon davasıyla ilgili olarak da şu yorumu yapıyor: Ergenekon Davası, her ne kadar ordunun sivil denetime tabi olma sürecinde bir mihenk taşı olma özelliği taşısa da, çok sayıda sanığın terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla yargılandığı bu türden toplu davalar ın son yıllarda artış göstermesi ve yargılamanın adilliği konusunda ortaya çıkan ciddi kaygılara da örnek oluşturuyor. Ergenekon Davası yla ilgili bir diğer kaygı konusu da, askeri sanıkların bir bölümü hakkında, karıştıkları insan hakları ihlalleriyle ilgili herhangi bir soruşturma açılmamış olmasından kaynaklanıyor. Barış süreci ve demokratikleşme paketi Raporda barış süreci ve demokratikleşme paketiyle ilgiliyse olumlu yorumlar yapılıyor. Barış süreciyle ilgili, Hükümet ülkedeki Kürt azınlıkla barış sürecinde ilk önemli adımları attı denilen rapor, şöyle devam ediyor: 2013 başında hükümet, PKK ile on yıllardır devam eden silahlı çatışmayı sona erdirmek için, PKK nin hapisteki lideri Abdullah Öcalan ile görüşüleceğini ilan etti. Türkiye Kürtlerine yönelik hak kısıtlamalarını giderme yolunda atılan cesur adımlar, çatışmanın temel sebeplerinin ortadan kaldırılmasına, dolayısıyla Türkiye nin tüm etnik ve dini İnsan Hakları İzleme Örgütü nün (HRW) 2014 Dünya Raporu nun Türkiye bölümünde AKP hükümetine eleştiriler yöneltildi. gruplarının insan haklarının iyileştirmesine yardımcı olabilir. Raporda, hükümetin 30 Eylül de açıkladığı ve kamuoyuna demokratikleşme paketi olarak sunulan düzenlemelerle ilgili olaraksa, şu yorumlara yer veriliyor: 30 Eylül günü hükümet demokratikleşme paketi olarak adlandırdığı ve kendi iktidarında artan ihlalleri gidermek yerine, antidemokratik geçmişin izlerine yoğunlaşmayı tercih ettiğini gösteren bir dizi reform açıkladı. Bu reform paketinde yer alan olumlu adımlar arasında, kamu hizmetinde başörtüsü yasağının kaldırılması, azınlık partilerinin meclis dışında kalmasına yol açan yüzde 10 seçim barajının düşürüleceğine dair işaretler verilmesi, ayrıca özel okullarda ana dilde eğitime izin verilerek bu konudaki katı yasakların kısmen gevşetilmesi sayılabilir. Öte yandan, yeni anayasa yapılmasına yönelik partiler arası çabalar, vatandaşlık tanımı ve azınlık hakları ile ilgili hükümler gibi temel konularda anlaşma sağlanamaması yüzünden durmuş bulunuyor. Suriyeli mülteciler konusu Raporda, Türkiye nin Suriyeli mültecilere yönelik yaklaşımına da değiniliyor: Suriye deki çatışma Türkiye nin sınır köylerinde yoğun olarak hissedilmeye devam etti. Hükümetin tahmini rakamlarına göre Türkiye, Kasım ayı itibariyle 200 bini kamplarda olmak üzere, 500 bin Suriyeli mülteciyi barındırıyordu. Türkiye makamları dönem dönem on binlerce Suriyeli sığınmacının Türkiye ye geçmesini önleyerek, onları yerinden edilmiş kişiler için ülke içinde kurulan kamplarda ve Suriye nin sınır bölgesindeki, -bazıları Suriye hava saldırılarına hedef olan- köylerde yaşamaya mecbur bıraktı. Gaz sancısına iyi geliyor Özellikle köftelere konulduğunda özel bir lezzet katan kimyon demir açısından çok zengindir. Demir bağışıklık sisteminin daha sağlıklı çalışmasını sağlamaktadır. Kadınlarda regl dönemi sırasında demir eksikliği olursa adet dönemi çok sancılı geçmektedir. Hamile ve emziren kadınlar, gelişim içerisinde olan çocuklar ve gençler de demir ihtiyacı daha fazla olduğundan kimyon tüketmeleri önerilmektedir. Kimyon içeriğinde A vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini ve C vitaminleri de bulunmaktadır. Ayrıca kimyon tıbbi özellikleri bulunan timol açısından da oldukça zengindir ve buna bağlı olarak uçucu yağ bulundurmaktadır. Kimyon tohumunun sindirim sistemi için faydalı olduğu geleneksel olarak da bilinmektedir. Tohumu aynı zamanda anti kanserojen özelliklere de sahip olabilmektedir. Yapılan çeşitli çalışmalara göre kimyon tohumundan mide ve karaciğer tümörlerinin gelişimini azalttığı ve buna bağlı olarak yok ettiği görülmüştür. Gaz sancısına iyi geldiği söylenen kimyonu kaynamış su ile karıştırıp içebilirsiniz. Şişkinlik ve gaz sancısına karşı önerilen kimyonu et yemeklerinde, salatalarda ve çorbalarda kullanabilirsiniz. Ancak fazla miktarda koymamaya gayret edin. Yoksa yemeğinizin tadı acı olabilir. Altın kadar değerli sebze: Kerevİz» Kerevizin altın kadar değerli anlatan Enç, şöyle konuştu: Sinir yatıştırıcı bir besin olduğunu belirten Uzman etkisi olan kereviz, aşırı sinirlilik ve asabiyet Diyetisyen Pınar Kural Enç, Besleyicilik haline iyi gelir. İdrar söktürür, kanı temizler, oranı oldukça yüksek olan kereviz, A, B, böbreklere faydalıdır, kum ve taşların E ve C vitaminleri ile başta fosfor olmak dökülmesine yardımcı olur. Gut ve romatizma üzere çinko, bakır, mangan ve selenyum gibi hastalıklara faydası vardır. Sinir minerallerini içerir. İçeriğinde kalsiyum, yorgunluğunu giderir. İştah açma özelliği protein ve demir mevcuttur. Besin değeri yanında ağız kokusunu giderir. Cilt için de ve faydaları bakımından çok kıymetlidir faydalı olan kereviz, sivilceleri azaltır. Cilde dedi. Kerevizin kalorisi düşük olduğu için parlaklık, tazelik verir ve genç görünmenizi diyet yapanların rahatlıkla tüketebileceğini sağlar. Anne sütünü artırır. En kaliteli 6 protein kaynağı Muhteşem bir sağlık deposu Görüntüsü açısından ufak bir bitki olabilir ancak yaban mersininin faydalarını görünce çok şaşıracaksınız A,B,C vitaminlerinin yanı sıra magnezyum, fosfor, bakır gibi önemli besin öğelerinde zengindir. Beyin hücrelerini ve sinirleri koruyucu özelliği vardır. Bu bitkiyi düzenli kullanımımızda öğrenme kapasitesini arttırdığı da görülmektedir. Kansere karşı koruyucudur C vitamini açısından zengin olan bu bitki kolon, karaciğer ve rahim kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Pterostilben, ella gic asit gibi kansere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Bu bitkinin rengi ne kadar koyu ise içeriği de o derece zengindir. Sakinleştirici etkisinin yanında enerji metabolizmanızı da düzenler. LDL kolesterolü seviyesini düşürür. Bunu da lif oranı yüksek ve antioksidan açısında zengin olmasıyla Proteİn, vücudumuzda hücre oluşumunda görev alan amino asitlere dönüşür. Bu nedenle az yağlı ve yüksek proteinli beslenme düzenlerine uymak hayati önem taşır. En kaliteli protein kaynakları bilerek bu besinlere diyetimizde daha fazla yer verebiliriz. Kümes hayvanları Dana eti Yumurta Balık Fındık, fıstık gibi kuruyemişler Tofu gerçekleştirir. Enos enzimi kalp hastalıklarından korur. Yaban mersini de Enos enzim seviyesini yükselttiği için kalp hastalıklarından korumada etkilidir. Bu bitki yüksek oranda antosiyanin içermektedir ve bu da görme kaybını önlemektedir. Ayrıca göz kuruluğu ve enfeksiyonlara karşı da etkilidir. İçerisinde bulunan bakır ve fruktoz sayesinde sindirim sistemimizin hızlı çalışmasını sağlar. Kabızlık problemi çekenlerin mutlak tüketmesi gereken bir bitkidir. İdrar yollarının temizlenmesini sağlar Antibiyotik özelliğinden dolayı idrar yollarını temizlemekte etkilidir. Bu bitkinin çayı bayanların özel günlerde yaşadıkları ağrıyı azaltabilmektedir. Damar sertliğine karşı önleyici etkisi bulunmaktadır. Göz yorgunluğunu önler. Kerevizin stresten tansiyona, böbreklerden karaciğere kadar bir çok soruna faydalı olduğu belirtildi.

20 38 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ 39 Almanya: Türkiye ile müzakereler dondurulsun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün tartışmalı internet yasasını imzalaması üzerine Almanya da Hıristiyan Birlik (CDU/CSU) Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasını istedi. Hıristiyan Birlik Avrupa politikaları sözcüsü Michael Stübgen, Cumhurbaşkanı Gül ün onayıyla interneti kontrol altına alan yasanın kabul edilemeyeceğini söyledi. Stübgen yeni yasanın sosyal medyayı ve hükümete eleştirel bakan internet sitelerini kapatma imkanı sunduğunu savundu. Avrupa nın temel taşı sayılan düşünce özgürlüğünü suistimal edenlerin AB üyesi olamayacağını belirten Stübgen, AB nin artık buradan gerekli sonuçlar çıkarmasının zamanı geldiğini söyledi ve Türkiye ile yürüyen müzakereler dondurulsun dedi. Stübgen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan la Türkiye nin düşünce ve basın özgürlüğü gibi Avrupa standartlarından uzaklaştığını belirtti. Demokrasiye son darbeyi Gül vurdu ABD de yayımlanan New York Times gazetesi yeni internet yasasının Türkiye de demokrasiye vurulan son darbe olduğunu, Cumhurbaşkanı Gül ün ifade özgürlüğüne yapılan saldırıya katıldığını yazdı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün yasaya onay vererek hükümetin ifade özgürlüğüne karşı yaptığı saldırıda Başbakan Tayyip Erdoğan a katıldığı belirtilen gazetede, Yeni yasa sayesinde hükümet, özel hayatı koruma kılıfı altında mahkeme kararı olmaksızın internet sitelerini kapatma ve kullanıcıların internet aktivitelerini takip etme hakkını elde etti denildi. Makalede şu ifadeler yer aldı: Yeni yasanın kabulünden önce de Türkiye de binlerce internet sitesi yasaklıydı ün ilk 6 ayında Türk yetkilileri Google a 12 bin maddenin arama sonuçlarından silinmesi için talepte bulunarak bu alanda dünya 1 incisi oldu. Yeni yasa, Başbakan Erdoğan ve müttefiklerini giderek genişleyen yolsuzluk skandalından korumak için alınmış bir önlem ve açıkça sosyal medyada yolsuzluk skandalıyla ilgili detayların paylaşılmasını önlemeyi amaçlıyor. Başbakan iktidarda 10 yıldan uzun süre geçirdikten sonra giderek otoriterleşti ve yasama da onu durdurmak adına pek bir şey yapmadı. Freedom House ve Avrupa Birliği, Türkiye deki gelişmelerle ilgili endişelerini dile getirdi. ABD de internet yasasına tepkisiz kalmadı ve Başkan Obama uzun süre dolaylı olarak iletişim kurduğu Başbakan Erdoğan ı sonunda çarşamba günü aradı. Beyaz Saray ın 2 lider arasınaki telefon görüşmesiyle ilgili yayınladığı bildiri çok fazla detay içermiyor. Obama nın Erdoğan ı izlediği yol ile ilgili uyarıp uyarmadığı açıklanmadı. Başbakan ın böyle bir uyarıyı duymaya ihtiyacı var. CHP yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi ne başvurdu. Hükümetin otoriter tavrı, bu şekilde devam etmesi durumunda, hem Türkiye nin Müslüman bir demokrasi olarak imajına, hem de Türkiye ye bir müttefik olarak değer veren Batı ya zarar verecek. Merhaba Impressum: Herausgeber: Verein Hallo Schweiz Geschäftsleiter-Verantwortlicher Koordinator: Mazlum KILINÇ ** Chefredaktor/Yazıişleri Md.: Gökhan Pahlı Redaktion: Metin Ağbuga, Jürg Meyer, M.Kılınç, Gökhan Pahlı (Yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.) BÖLGE TEMSİLCİLERİ: Basel Baselland : Gülşen Kılınç ( ), Zürih ve Çevresi: Metin Ağbuga ( ) Schafhausen-Winterthur: İmam Bozacı ( ) Solothurn ve Çevresi: Engin Vurucu ( ) Bern ve Çevresi: Veysel Geçgel ( ), La Chaux de- Fonds ve Çevresi: Hasan Vurucu ( ) Erscheinungsweise: 11 x Jährläch Geht an alle Verein Schweiz Merhaba Mitglieder Hompage: Adil Bülbül Inseraten / Reklam (Türkçe): Merhaba Reklam Ajansı Baskı/Druck: AZ PRINT Mittelland Zeitungsdruck AG Layout/Grafik: Gökhan Pahlı Übersetzung/Çeviriler: Anja Neptun Dağıtım: Post - Preis: Fr. 3.- Abo-Preis: Fr (Jährlich) İletişim Adresi: Hallo Schweiz-Merhaba Postfach 597, CH-4005 Basel Postkonto:: Hompage: e-posta:

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var. Bölüm 14 Gelecek Đçin Geçmişe Anna zaman makinesini bulur ve teröristlerin tarihi bir olayı silmek istediklerini öğrenir. Ama hangi olayı? Oyuncu onu 1961 yılına gönderir. Sadece 60 dakikası vardı. Rahibe

Detaylı

Der kleine Hase möchte lesen lernen

Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase kann nicht lesen. Er will es aber lernen. Doch wie lernt man lesen? Er geht zum dicken Bären, der in einem Baum lebt. Der kleine Hase fragt den dicken

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar Tarladakı esrarengiz şekilleri çiftçiler yapmış olsalar da, UFOların varlığına inanır. ve köylülerle konuşmak için köy birahanesine giderler. ve buğday tarlalarındaki şekillerle

Detaylı

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor.

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. Der Computer-Kurs Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. 2/5 Frau Graf: Ist das Ihre Zeitung? Könnte ich die kurz haben? Herr Müller: Ja, gern.

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin? Bölum 03 Kant Sokağı na giderken Anna Kant Sokağı na doğru yola çıkar, ancak yolu bilmediği için adresi sormak zorunda kalır. Siyah kasklı motosikletliler yeniden ortaya çıktığında ve ona ateş ettiklerinde

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan Bölüm 21 Yeni Bir Plan Anna 2006 yılına geri döner. Rahip Kavalier kırmızılı kadın tarafından kaçırılır. Anna, rahibin nerede olduğunu ortaya çıkaramadığı için 9 Kasım 1989 a, Berlin duvarının yıkıldığı

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 22 Harekete Geç

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 22 Harekete Geç Bölüm 22 Harekete Geç Anna 1989 yılınin Berlin ine gönderilir. Orada duvar yıkıldığı için büyük sevinç yaşanıyordur. Anna insan kalabalıklarının arasından geçerek kutuyu almak zorundadır. Bunu başarabilecek

Detaylı

Marie hat Heimweh. Sevgi evini özler

Marie hat Heimweh. Sevgi evini özler Marie und Charly Da kommt ein anderer kleiner Marienkäfer vorbei. Er hat auch einen Malkasten und einen Pinsel und trägt eine viel zu große Mütze. Er sagt zu Marie: Hallo Marie. Ich bin Charly und ein

Detaylı

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! A KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 2. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 30 NİSAN 2015 Saat: 11.20

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda Bölüm 02 Firarda Anna komiserin sorularını yanıtlar, ama sorgulama motosiklet gürültüsü ve silah sesleriyle bölünür. Anna kaçar ve müzik kutusunun üzerinde bir adres keşfeder. Bu ipucu ona yardımcı olacak

Detaylı

İçindekiler. Çözüm Anahtarı... 102 Sözcük Listesi... 103. Copyright 2002 Max Hueber Verlag. ISBN 3 19 007470 4, 1. Auflage 1.

İçindekiler. Çözüm Anahtarı... 102 Sözcük Listesi... 103. Copyright 2002 Max Hueber Verlag. ISBN 3 19 007470 4, 1. Auflage 1. 1 Guten Tag oder Hallo!... 6 Merhaba! 2 Wer ist der Herr da rechts?... 10 Sağdaki bey kim? 3 Kennen Sie unsere Familie?... 14 Ailemizi tanıyor musunuz? 4 Haben Sie kein Auto?... 21 Arabanız yok mu? 5 Wie

Detaylı

Junis putzt zweimal am Tag seine Zähne. Aber warum?, fragt er seine Mutter. Mama erklärt ihm: Alle Menschen müssen Zähne putzen, ansonsten werden die Zähne krank. Sie können kleine Löcher kriegen und das

Detaylı

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 14.01.2012 3. Neujahrsball der Deutsch-Türksichen Wirtschaft am 14.01.2012 / Türk-Alman Ekonomisi nin 3. Yeni

Detaylı

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! A KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 1. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 26 KASIM 2015 Saat: 11.20

Detaylı

Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen

Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen Elke Schlösser Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen Methoden und Bausteine zur Sprachförderung für deutsche und zugewanderte Kinder als Kindergarten und Grundschule Ökotopia Verlag, Münster,

Detaylı

HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri

HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri Amt für Volksschule HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri Informationsflyer mit Anmeldeformular Deutsch Türkisch Başvuru Formları ile Birlikte Bilgi broşürü Almanca

Detaylı

Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1

Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1 Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1 Sylvia Kern, Geschäftsführerin 2 Bakım uygun olmalı herkes için Kültüre uygun yaşlılar bakımı ile ilgili bilgilendirme günü

Detaylı

1 - ALMANYA. 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi;

1 - ALMANYA. 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi; 1 - ALMANYA 4 tip ek emeklilik uygulaması vardır: 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi; Bu uygulamada bağımsız ek emekli kuruluşu oluşturulmaz veya ayrı bir fon kurulmaz,

Detaylı

Schuljahr. Herkunftssprache Türkisch

Schuljahr. Herkunftssprache Türkisch / Schule / Name Schuljahr Allgemeine Arbeitshinweise Trage bitte auf diesem Blatt und auf deinen Arbeitspapieren deine Schule und deinen Namen ein. Kennzeichne bitte deine Entwurfsblätter (Kladde) und

Detaylı

Research Game - The European scientific research game Spielregeln

Research Game - The European scientific research game Spielregeln Research Game The European scientific research game Spielregeln 1.. Das Spiel 1. 1 Research Game das Forschungsspiel Das Projekt kombiniert praktische und theoretische Aktivitäten mit der Arbeit am Computer,

Detaylı

Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma

Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma ALMANYA VİZESİ İÇİN GEREKLİ, AİLE BİRLEŞİMİ YAPACAKLARIN ALMANCA SINAVI SORU ÖRNEKLERİ KONUŞMA BÖLÜMÜ (SPRECHEN): Almanca

Detaylı

telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net

telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net B1 Okul sınavı hiç de zor değildi. Yakında B2 Okul sınavına da girmek istiyorum. Alina Çelebcigil, hat mit Erfolg die Prüfung telc Türkçe

Detaylı

Bald komm ich in die Schule. Yakında Okula Başlıyorum

Bald komm ich in die Schule. Yakında Okula Başlıyorum Bald komm ich in die Schule ist der Text: Yakında Okula Başlıyorum ald komme ich in die Schule ϝ ΧΩ ϑϭ γ Ύ Α ϳέ ϗ Δ γέω ϣ ϟ ϝ ΧΩ Δ γέω ϣ ϟ ϑϭ γ Ύ Α ϳέ ϗ nregungenanregungen zur Vorbereitung auf die Schule

Detaylı

Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches Kindergeld vom

Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches Kindergeld vom Başvuran kişinin soyadı ve adı Name und Vorname der antragstellenden Person Çocuk parası No. F K Kindergeld-Nr. Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin, 9 Kasım, sabah saat 10. Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun?

COMPUTER: Mission Berlin, 9 Kasım, sabah saat 10. Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Bölüm 01 Kötü Uyanış Anna nın görevi Almanya yı bir felaketten korumak. Bilmeceyi çözmek ve kim olduğu bilinmeyen motosikletli adamlara dikkat etmek zorunda. 130 dakika zamanı var. Ama ilk ipucu nerede?

Detaylı

Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu

Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu Der Antrag ist auf Deutsch und leserlich auszufüllen: Başvuru Almanca ve okunaklı olarak doldurulmalıdır: Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu Aufenthaltserlaubnis

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu Anmeldung zur Teilnahme an der Wirtschaftsdelegationsreise unter Leitung von Ministerpräsident Stephan Weil in die Türkei (Ankara, Konya, Istanbul), 4. 9. Mai 2014 Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 20 geçiyor. iki canın ve 95 dakikan var. Mesaj ne anlama geliyor?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 20 geçiyor. iki canın ve 95 dakikan var. Mesaj ne anlama geliyor? Bölüm 05 Tanışıyor muyuz? Anna müzik kutusunu tamir etmesi için saatçiye götürür. Ama bu Paul Winkler için işin ötesinde bir anlam taşıyordur. Anna yi eskiden tanıdığını iddia eder. Ama nasıl olur? Anna

Detaylı

Die alttürkische Xuanzang-Biographie V

Die alttürkische Xuanzang-Biographie V VERÖFFENTLICHUNGEN DER SOCIETAS URALO-ALTAICA Herausgegeben von Cornelius Hasselblatt und Klaus Röhrborn Band 34 Xuanzangs Leben und Werk Herausgegeben von Alexander Leonhard Mayer und Klaus Röhrborn Teil

Detaylı

TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EYLÜL V.HAFTA EYLÜL IV. HAFTA TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI Araç -Guten Tag! Situationsangemessene Sich Begrüßen Situationsangemessene,

Detaylı

Almanca yapısal kalıp kavram sözlüğü Deutsches Konjunktionen Wörterbuch [Mevlüt Baki Tapan]

Almanca yapısal kalıp kavram sözlüğü Deutsches Konjunktionen Wörterbuch [Mevlüt Baki Tapan] 0 2015 Mevlüt Baki Tapan. Tüm hakları saklıdır. Bu ekitap, Mevlüt Baki Tapan (yazar) tarafından publitory.com da yaratılmış ve yazarın kendisi tarafından Creative Commons Attribution- NonCommercial-NoDerivs

Detaylı

Türkiye İş Kurumu İşverenlere Sunulan Hizmetler Kadri KABAK İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü kadri.kabak@iskur.gov.tr

Türkiye İş Kurumu İşverenlere Sunulan Hizmetler Kadri KABAK İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü kadri.kabak@iskur.gov.tr Türkiye İş Kurumu İşverenlere Sunulan Hizmetler Kadri KABAK İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü kadri.kabak@iskur.gov.tr 28 Nisan 2015 İşgücü Piyasasının Fotoğrafını Çekiyoruz! Yılda en az 2 kez, tüm

Detaylı

Derdini söylemeyen derman bulamaz.

Derdini söylemeyen derman bulamaz. Derdini söylemeyen derman bulamaz. Uyuşturucu sorunu ile karşılaşan veliler için bilgilendirme broşürü Eine Drogeninformationsbroschüre für Eltern Es ist schwer, jemandem zu helfen, der nicht sagt, was

Detaylı

Aufklärung Nr. 11: Influenza Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 11: Influenza Türkisch / Türkçe İnfluenza (grip) aşısı hakkında Solunum yollarının aniden başlayıp şiddetli belirtiler gösteren hastalıkları insanlarda en sıklıkla görülen hastalıklardır. Bu hastalıklar çok sayıda farklı nedenden, özellikle

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e 10 var. 60 dakikan ve bir canın kaldı.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e 10 var. 60 dakikan ve bir canın kaldı. Bölüm 11 Fast Food Anna Paul e yemek sırasında esrarengiz Çözüm bölünmede, müziği takip et! mesajından söz ettiğinde, Paul tehlikeyi sezer ve Anna yı Rahip Kavalier e gönderir. Ama bu iz doğru mudur? Paul

Detaylı

Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com

Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com Generiert am 09 Oktober 2015 18:53 PM Der Wert ist 76/100 SEO Inhalte Seitentitel Kredi Kartı Borç Sorgulama Ve Öğrenme Länge : 37 Perfekt, denn Ihr Seitentitel

Detaylı

Aufklärung Nr. 27: Pneumokokken (Konjugat) Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 27: Pneumokokken (Konjugat) Türkisch / Türkçe Süt emen bebekler/küçük çocuklardaki pnömokok hastalıklarına karşı koruyucu aşı - Konjuge aşı maddesine sahip Pnömokok enfeksiyonlarına Streptococcus pneumoniae bakterileri neden olmaktadır. 90'dan fazla

Detaylı

6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN

6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN 6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN İhsan KETÎN Istanbul Teknik Üniversitesi, Maden Fakültesi 6

Detaylı

Merkezî Anadolu Ovalarının Jeolojik ve Hidrolojik Müşahedeleri Hakkindaki Almanca Makalenin Hulâsası.(*)

Merkezî Anadolu Ovalarının Jeolojik ve Hidrolojik Müşahedeleri Hakkindaki Almanca Makalenin Hulâsası.(*) die Eruptionsbeben verstand. İch erinnere daran, dass die südwestdeutschen Beben von Würtemberg und Hohenzollern wahrscheinlich dieselbe Entstehung haben, obwohl dort die Eruptionen miocaen waren und also

Detaylı

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör Türkiye Cumhuriyeti nin en büyük projelerinden biri olan Avrupa Birliği ne katılım süreci yarım yüzyılı aşmış ve bugün gelinen noktada taraflar arasında üyelik müzakereleri devam etmektedir. Avrupa Birliği,

Detaylı

İSVİÇRE İÇİN HAYIR LI OLDU

İSVİÇRE İÇİN HAYIR LI OLDU AZB 4057 BASEL in den Regierungsrat 8. Februar 2015 > İSVİÇRE İÇİN HAYIR LI OLDU Göğüs

Detaylı

DÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

DÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! D KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 1. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 26 KASIM 2015 Saat: 11.20

Detaylı

HERE COMES THE SUN. 6. September bis 31. Oktober 2010 Uferhallen, Berlin-Wedding

HERE COMES THE SUN. 6. September bis 31. Oktober 2010 Uferhallen, Berlin-Wedding HERE COMES THE SUN Eine Ausstellung für Energieforscher, Sonnenanbeter und Lichtscheue ab 7 Jahren, Familien und Schulklassen im Wissenschaftsjahr 2010 Die Zukunft der Energie 6. September bis 31. Oktober

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı. Bölüm 10 Çıkmaz Sokakta Oyuncu 13 Ağustos 1961 in Berlin Duvarı nın inşaat tarihi olduğunu, 9 Kasım 1989 un da duvarın yıkıldığı gün olduğunu ortaya çıkarır. Özel görev bu iki tarihle yakından alakalıdır.

Detaylı

Tavsiyeniz için 60, EUR ya varan primler. Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın

Tavsiyeniz için 60, EUR ya varan primler. Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın Tavsiyeniz için 60, ya varan primler Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın 2 3 Dost tavsiyesi Dosta tavsiye size prim Size tavsiyemiz: Bizi tavsiye edin. Eş, dost, akraba, arkadaş ve iş arkadaşlarınıza

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İsvİÇre de oturmak. İsviçre Yatırımcılar ve İşverenler Birliği kuruldu. BM den resmi kıyamet senaryosu

İsvİÇre de oturmak. İsviçre Yatırımcılar ve İşverenler Birliği kuruldu. BM den resmi kıyamet senaryosu AZB 4057 BASEL İsvİÇre de oturmak RÖPORTAJ Basel Eyalet uzlaşma merkezine yılda ortalama olarak 1.150 yeni vaka geliyor Sibylle Hellstern, Hukuk mezunu, avukat Basel eyalet uzlaştırma merkezleri bölüm

Detaylı

Ünite 1: Wie heißt du? Wo wohnst du? Woher...? Pekiştirme, kendini ve başkalarını tanıtma 3.

Ünite 1: Wie heißt du? Wo wohnst du? Woher...? Pekiştirme, kendini ve başkalarını tanıtma 3. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ İN İN KODU: HAFTALIK SAATİ: AKADEMİK DÖNEM: KİTABI: ALMANCA 1 AFGE101/AFG(A-C) 101 AFGE 4 Saat/AFG(A-C) 3 Saat BAHAR 2013 Studio d A1 okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesini

Detaylı

Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal

Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal Zürich 07.03.2016 Sehr geehrter Herr Kultur und Tourismus Minister Mahir Ünal, vor ca. 4

Detaylı

Offenbarung in Christentum und Islam

Offenbarung in Christentum und Islam Interkulturelle und interreligiöse Symposien der Eugen-Biser-Stiftung 5 Offenbarung in Christentum und Islam Bearbeitet von Prof. Dr. Richard Heinzmann, Prof. Dr. Mualla Selçuk 1. Auflage 2011. Taschenbuch.

Detaylı

Üçünc. önündeki ndeki meydan okumalar Önlemler. Bilgi paylaşma ve iyi pratikler sunma.

Üçünc. önündeki ndeki meydan okumalar Önlemler. Bilgi paylaşma ve iyi pratikler sunma. Üçünc ncü Çalışma GörüşmesiG mesi, Bükreş 10-11 11 Temmuz 2009 yılıy Yeni ekonomik şartlarda sosyal diyalogun gelişmesi için i in sendikalar ve işverenler i önündeki ndeki meydan okumalar Milli ve Sektör

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Almanca-Türkçe

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Almanca-Türkçe Dilekler : Evlilik Herzlichen Glückwunsch! Für Euren gemeinsamen Lebensweg wünschen wir Euch alle Liebe und alles Glück dieser Welt. Tebrikler. Dünyadaki tüm mutluluklar üzerinizde olsun. Yeni evli bir

Detaylı

Smartphone-Funktionen

Smartphone-Funktionen Smartphone-Funktionen 1 2 3 4 15 1 1 14 13 12 5 8 9 10 11 22 21 20 18 19 1. Ohrhörer 2. Kopfhöreranschluss 3. Display 12. Senden/Antworten 13. Menü/Linksauswahl 14. USB-Anschluss 4. Messaging/Menü Bildlauf

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Türkçe-Almanca

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Türkçe-Almanca Dilekler : Evlilik Tebrikler. Dünyadaki tüm mutluluklar üzerinizde olsun. Herzlichen Glückwunsch! Für Euren gemeinsamen Lebensweg wünschen wir Euch alle Liebe und alles Glück dieser Welt. Yeni evli bir

Detaylı

Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE

Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Deutsch Türkisch Almanca - Türkçe 1. Familienname Soyadı bei Frauen: Geburtsname Kadınlarda: Kızlık soyadı 2. Vornamen Adı 3.

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011

Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011 Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011 Titelseite unten rechts 1. Sayfa sağ alt köşe 1 x 50, 2 x 50, 3 x 50, 4 x 50, 5 x 50 10,- 3 x 50 1x50 3x55 Titelkopf-Anzeige 1. Sayfa sağ üst köşe 3 x 55 12,- TV-Seiten

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 16 Đkarus

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 16 Đkarus Ders 16 Đkarus Đki gazeteci Yunan mitlojisinin trajik kahramanı Đkarus un hikayesinden çok etkilenir. Ama dinleyiciler Đkarus un kim olduğunu biliyorlar mı? Muhabirler dinleyicileri aydınlatmak için Đkarus

Detaylı

------------ Islam (isteğe bagli) Sezer (esinizin soy adi) 01.01.1983 (doğum tarihi) Deutsch (milliyeti)

------------ Islam (isteğe bagli) Sezer (esinizin soy adi) 01.01.1983 (doğum tarihi) Deutsch (milliyeti) Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Deutsch Türkisch Almanca - Türkçe 1. Familienname Soyadı 2. 3. 4. 5. bei Frauen: Geburtsname Kadınlarda: Kızlık soyadı Vornamen

Detaylı

Toplum ve işhayatında avantajlar - İlk dilini iyi bilen başka dilleri öğrenmek için iyi bir temel atmiş olur (almanca ve yabancı dil).

Toplum ve işhayatında avantajlar - İlk dilini iyi bilen başka dilleri öğrenmek için iyi bir temel atmiş olur (almanca ve yabancı dil). Türkce / Türkisch Anadillerde ders (Heimatliche Sprache und Kultur HSK) Velâyet sahibleri ve veliler icin bilgiler Almanca diline destek, çok dilliliğin ve kültürlerarası yetkinin geliştirilmesi devlet

Detaylı

Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde.

Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde. HERZLICH WILLKOMMEN HOÞGELDÝNÝZ Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde. Die Bank für Deutschtürken. Nutzen Sie die Vorteile der

Detaylı

Hollanda dışında ikamet edecekseniz veya çalışacaksanız: Gönüllü Anw sigortası

Hollanda dışında ikamet edecekseniz veya çalışacaksanız: Gönüllü Anw sigortası Hollanda dışında ikamet edecekseniz veya çalışacaksanız: Gönüllü Anw sigortası İçindekiler Neden gönüllü sigorta yaptırmalısınız 2 Gönüllü sigorta kimler içindir? 2 Gönüllü sigortaya en fazla ne kadar

Detaylı

ALMAN-TÜRK-1. Burada yaşadıklarım. Was ich hier erlebt habe. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung

ALMAN-TÜRK-1. Burada yaşadıklarım. Was ich hier erlebt habe. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung ALMAN-TÜRK-1 Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Alman-Türk gençlik buluşmasının proje gazetesi Burada yaşadıklarım Ahmet (2. v. rechts) spielt mit seinen neuen Freunden. / Ahmet (Sağdan

Detaylı

Gerekiyorsa kızlık soyadı ve önceki evlilikten soyadı Adı Vorname ggf. Geburtsname und Name aus früherer Ehe

Gerekiyorsa kızlık soyadı ve önceki evlilikten soyadı Adı Vorname ggf. Geburtsname und Name aus früherer Ehe Çocuk parası No. Kindergeld-Nr. Familienkasse Başvuran kişinin Almanya'daki vergi kimlik numarası (doldurulması zorunludur) Steuer-ID der antragstellenden Person in Deutschland (zwingend ausfüllen) Çocuk

Detaylı

Kontakt / Temas. Interkulturelles Netzwerk für Krebstherapie: - Türkisch / Deutsch Kültürler arası kanser tedavi ağı. - Türkçe / Almanca -

Kontakt / Temas. Interkulturelles Netzwerk für Krebstherapie: - Türkisch / Deutsch Kültürler arası kanser tedavi ağı. - Türkçe / Almanca - Parkplätze im Parkhaus O10 vorhanden. Sie erreichen uns mit den Buslinien 281, 20, 25 und 5 (Verbindung zu den Bahnhöfen Dammtor und Hauptbahnhof). Park yerleri park binası O10 da mevcuttur. 281, 20, 25

Detaylı

Aufklärung Nr. 10: Hepatitis B Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 10: Hepatitis B Türkisch / Türkçe Hepatit B'ye karşı koruyucu aşı Hepatit B, Hepatit B virüsünün (HBV) enfeksiyon sonucunda yol açtığı akut bir karaciğer iltihabıdır. Bu virüs enfeksiyona yakalanmış bir insanın kanı veya vücut sıvıları

Detaylı

TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1 SUNUM PLANI İşe Yerleştirme Hizmetleri İstihdam Teşvikleri Kısa Çalışma Ödeneği 2 İŞE YERLEŞTİRME HİZMETLERİ 3 İŞE YERLEŞTİRME HİZMETLERİ İş arayanların kayıtlarının

Detaylı

İŞ TAKVİMİ. Çalışma saatlerini kayıt et! Maaşını güvenliğe al!

İŞ TAKVİMİ. Çalışma saatlerini kayıt et! Maaşını güvenliğe al! İŞ TAKVİMİ Çalışma ni kayıt et! Maaşını güvenliğe al! TR İŞ TAKVİMİ BU TAKVIM KIME AIT ADI SOYADI ADRES FIRMA ADI İŞE BAŞLAMA TARIHI ÖDEME ANLAŞMA SOKAK NO POSTA KODU ŞEHIR İŞ SAHIBI TARIH EURO TARIH GÖRGÜ

Detaylı

Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium. Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim

Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium. Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim Perspektiven in der Altenhilfe Yaşlı Yardımında Perspektifler Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim Warum in der Pflege

Detaylı

26 milyar YTL'den işsize düşen 1.2 milyar YTL

26 milyar YTL'den işsize düşen 1.2 milyar YTL İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 07/06/2007 26 milyar YTL'den işsize düşen 1.2 milyar YTL İşsizlik Sigortası'nın uygulamaya başladığı Mart 2002 tarihinden 31 Mart 2007 tarihine kadar geçen

Detaylı

Okul öncesi Almanca dil gelişimi

Okul öncesi Almanca dil gelişimi TÜRKÇE TÜRKISCH Okul öncesi Almanca dil gelişimi Deutschkenntnisse von Vorschulkindern Veliler için anket (soru) formu Elternfragebogen Wünschen Sie den Fragebogen in einer anderen Sprache, können Sie

Detaylı

Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti. Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir.

Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti. Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir. Nordrhein-Westfalen Eyaleti Çalışma, Entegrasyon ve Sosyal İşler Bakanlığı Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir. www.mais.nrw.de

Detaylı

Hangi statü altında çalışıyorsunuz?

Hangi statü altında çalışıyorsunuz? Hangi statü altında çalışıyorsunuz? Belçika da ücretli veya serbest çalışan statüsü altında çalışabilirsiniz. Bu iki statü, altında çalıştığınız statünün mevzuatına uyduğunuz sürece yasal bakımdan kusursuzdur.

Detaylı

Hueber. Hörkurs Deutsch für Anfänger. Deutsch als Fremdsprache. Yeni Başlayanlara Dinleyerek Öğrenilen Almanca Kursu.

Hueber. Hörkurs Deutsch für Anfänger. Deutsch als Fremdsprache. Yeni Başlayanlara Dinleyerek Öğrenilen Almanca Kursu. 127481.qxd:127481 12.01.2009 14:54 Uhr Seite 1 Hueber Deutsch als Fremdsprache Hörkurs Deutsch für Anfänger Yeni Başlayanlara Dinleyerek Öğrenilen Almanca Kursu 12.7481 Deutsch Türkisch Begleitheft İçindekiler

Detaylı

Gerekiyorsa kızlık soyadı ve önceki evlilikten soyadı Adı Vorname Ggf. Geburtsname und Name aus früherer Ehe

Gerekiyorsa kızlık soyadı ve önceki evlilikten soyadı Adı Vorname Ggf. Geburtsname und Name aus früherer Ehe Çocuk parası No. Kindergeld-Nr. Familienkasse Başvuran kişinin Almanya'daki vergi kimlik numarası Steuer-ID der antragstellenden Person in Deutschland Çocuk parası başvurusu Lütfen başvuru yapılan her

Detaylı

oynamak - çalmak oturmak ikamet etmek Besuchen ziyaret etmek yüksek öğr. görmek (gidip) almak Schreiben yazmak Kommen gelmek

oynamak - çalmak oturmak ikamet etmek Besuchen ziyaret etmek yüksek öğr. görmek (gidip) almak Schreiben yazmak Kommen gelmek PRÄSENS ŞİMDİKİ VE GENİŞ ZAMAN MANCHE VERBEN BAZI FİİLLER Machen yapmak Spielen oynamak - çalmak Lernen öğrenmek Wohnen oturmak ikamet etmek Besuchen ziyaret etmek Studieren yüksek öğr. görmek Holen (gidip)

Detaylı

Kapitel. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir.

Kapitel. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir. Kapitel 7 Bu bölümde öğrenecekleriniz: Bankamatik kullanımında sorun yaşadığınızda nasıl yardım istenir? Bir yanlış anlaşılma nasıl açıklığa kavuşturulur?

Detaylı

Übersetzung in die türkische Sprache

Übersetzung in die türkische Sprache Übersetzung in die türkische Sprache Wer macht was? Kim ne yapıyor? ı Ihre Seniorenarbeit informiert und berät Sie zu seniorenspezifischen Angeboten und Veranstaltungen innerhalb und außerhalb von Seniorenfreizeitstätten.

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 08 Meçhul adamın kimliği

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 08 Meçhul adamın kimliği Ders 08 Meçhul adamın kimliği ve sarayda Kral Ludwig olduğunu iddia eden adamla konuşurlar. Ama ardından ilginç bir şey tespit eder. Esrarengiz yabancının gerçekte kim olduğunu bulur. Đki muhabir, yeniden

Detaylı

Homophobie oder Rassismus? Eşcinsel Düşmanlığı mı Irkçılık mı?

Homophobie oder Rassismus? Eşcinsel Düşmanlığı mı Irkçılık mı? 2 Eşcinsel Düşmanlığı mı Irkçılık mı? Sevgili «lubunya» okurları, Türkiyeli eşcinseller olarak tuhaf bir durumda yaşıyoruz. Hem Türkiyeli göçmenler arasında eşcinsel olarak, hem de Alman eşcinseller arasında

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde l Bu Yönetmeliğin amacı, 4857 sayılı İş Kanununa tabi

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde l Bu Yönetmeliğin amacı, 4857 sayılı İş Kanununa tabi Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Yönetmelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Resmi Gazete: 31.03.2004, Sayı:25419 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde

Detaylı

Aufklärung Nr. 9: Hepatitis A Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 9: Hepatitis A Türkisch / Türkçe Hepatit A'ya karşı koruyucu aşı Hepatit A, Hepatit A virüsünün (HAV) enfeksiyon sonucunda yol açtığı akut bir karaciğer iltihabıdır. Bu mikrop hastalıklı birinin dışkısıyla açığa çıkar ve hem sürünme sonucunda

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi

12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi 12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi LAGEPLAN / ALAN KROKİSİ AUTOSHOW SPONSORENTISCH / SPONSOR MASASI STAND BANNER / ROLL-UP SONSTIGE / DİĞER *TERAS LOUNGE / TERASSENLOUNGE

Detaylı

Sağlığın desteklenmesi ve hastalıkların önlenmesi

Sağlığın desteklenmesi ve hastalıkların önlenmesi AZB 4057 BASEL Sağlığın desteklenmesi ve hastalıkların önlenmesi Kendi sağlığımız değerli bir varlıktır. Onu korumak için kendimizi ve vücudumuzu iyi gözlemleyip kendimize iyi gelen şeylere dikkat etmek

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu Anmeldung zur Teilnahme an der Wirtschaftsdelegationsreise unter Leitung von Ministerpräsident Stephan Weil in die Türkei (Ankara, Konya, Istanbul), 4. 9. Mai 2014 Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan

Detaylı

Asgarİ Ücret İnsİyatİfİ İle Adİl Kadın Ücretlerİ

Asgarİ Ücret İnsİyatİfİ İle Adİl Kadın Ücretlerİ AZB 4057 BASEL Asgarİ Ücret İnsİyatİfİ İle Adİl Kadın Ücretlerİ Düşük ücretlerin ortalamanın üzerinde mağduru kadınlar oluyorlar. İsviçre de saatte 22 Franktan daha az para kazanan yaklaşık 330 000 çalışandan

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu Anmeldung zur Teilnahme an der Wirtschaftsdelegationsreise unter Leitung von Ministerpräsident Stephan Weil in die Türkei (Ankara, Konya, Istanbul), 4. 9. Mai 2014 Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan

Detaylı

WERKREALSCHULEYİ TANIYALIM

WERKREALSCHULEYİ TANIYALIM WERKREALSCHULEYİ TANIYALIM (DIE WERKREALSCHULE KENNENLERNEN) Werkrealschuleye Neden Ġhtiyaç Duyulmuştur? ( Warum wurde die Werkrealschule benötigt?) Bilindiği üzere, Hauptschuleler daha çok yabancı çocukların

Detaylı

İşverenlere Torba Kanun İle Sigorta Prim Teşviki Getirilmiş, Bir İşçi İçin Prim İndirim Tavanı 1.009 TL ye Kadar Çıkarılmıştır

İşverenlere Torba Kanun İle Sigorta Prim Teşviki Getirilmiş, Bir İşçi İçin Prim İndirim Tavanı 1.009 TL ye Kadar Çıkarılmıştır İşverenlere Torba Kanun İle Sigorta Prim Teşviki Getirilmiş, Bir İşçi İçin Prim İndirim Tavanı 1.009 TL ye Kadar Çıkarılmıştır I- GİRİŞ : 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 21 Hamburg da köpekbalığı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 21 Hamburg da köpekbalığı Ders 21 Hamburg da köpekbalığı Dayanılmaz sıcaklıktaki havada, deniz kenarında bir görev Radio D çalısanlarının işine gelir. ve Hamburg a giderler. Hamburg limanında bir köpek balığı gözlenmiştir., ve

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ESNEK GÜVENCE BAĞLAMINDA TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENCE Yasemin KARA Ağustos 2009 İÇERİK GİRİŞ TÜRKİYE HOLLANDA SONUÇ ve DEĞERLENDİRME 2 GİRİŞ 3 Matra Projesinin Temelleri Bu çalışma

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2010 / 23 İST, 08.02.2010. Bazı Kanunlarda değişiklik yapan 5951 sayılı Kanun yayımlandı.

SİRKÜLER NO: POZ-2010 / 23 İST, 08.02.2010. Bazı Kanunlarda değişiklik yapan 5951 sayılı Kanun yayımlandı. SİRKÜLER NO: POZ-2010 / 23 İST, 08.02.2010 ÖZET: Bazı Kanunlarda değişiklik yapan 5951 sayılı Kanun yayımlandı. BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPAN 5951 SAYILI KANUN YAYIMLANDI 05 Şubat 2010 tarihli Resmi

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 17 Tarladaki şekiller

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 17 Tarladaki şekiller Ders 17 Tarladaki şekiller ve Philipp buğday tarlalarında ortaya çıkan esrarengiz şekilleri araştırır. Bu şekiller bir UFO nun tarlaya inmesi sonucunda mı oluşmuştur, yoksa birileri bu şekilleri görmeye

Detaylı

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Madde 1-21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Madde 2-6183 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinin

Detaylı

Ecopop a hayır. İsviçre de evlenmek ve yasal durum. Erdoğan ın izinde. Ecopop: diskriminierend und arbeitnehmerfeindlich

Ecopop a hayır. İsviçre de evlenmek ve yasal durum. Erdoğan ın izinde. Ecopop: diskriminierend und arbeitnehmerfeindlich AZB 4057 BASEL Ecopop a hayır Federal parlamento yaz sezonunda Ecopop insiyatifini reddetti. Büyük bir ihtimalle, insiyatif kasım 2014 te halkın oyuna sunulacak. İnsiyatif Federal parlamento tarafından

Detaylı

Voraussichtlicher Bruttoarbeitslohn (einschließlich Sachbezüge, Gratifikationen, Tantiemen usw.) im Inland im Wohnsitzstaat in (Drittstaat)

Voraussichtlicher Bruttoarbeitslohn (einschließlich Sachbezüge, Gratifikationen, Tantiemen usw.) im Inland im Wohnsitzstaat in (Drittstaat) Antrag auf Behandlung als unbeschränkt einkommensteuerpflichtiger Arbeitnehmer nach 1 Abs. 3 EStG für 201_ (Anlage Grenzpendler außerhalb EU/EWR zum Antrag auf Lohnsteuer-Ermäßigung) Zur Beachtung: Für

Detaylı