10. SINIF 1. ÜNİTE ÇALIŞMA KİTAPÇIĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "10. SINIF 1. ÜNİTE ÇALIŞMA KİTAPÇIĞI"

Transkript

1 MHMT HNF YPICI NDOLU LSS DN KÜLTÜRÜ V HLK BLGS 10. SINIF 1. ÜNT ÇLIŞM KTPÇIĞI Bu ünitenin sonunda öğrenciler; 1. vrenden ve Kur an dan örneklerle llah'ın varlığını ve birliğini delillendirir. 2. llah'ın her şeyin yaratıcısı olduğunu fark eder. 3. llah'ın insanları koruyup gözettiğini fark eder. 4. Dua ve ibadet yoluyla llah ile iletişimini güçlendirir. 5. Kur an okuma ve tövbe yoluyla iç dünyasını llah a nasıl açacağını fark eder. 6. Çevresindeki insanların llah la iletişim kurma biçimlerini gözlemler. 7. Kendisinin llah la iletişimde hangi yollara başvurduğunu nedenleriyle açıklar. 8. badetlerin llah ile iletişimdeki rolünü açıklar. 9. slam ın temel inanç esaslarını sıralar. 10. slam ın temel inanç esaslarının kendi hayatındaki yerini ve önemini fark eder. ÖĞRNCNN DI : SINIFI : SOYDI : NO :

2 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI KUR N D LLH IN VRLIĞI V BRLĞ Kuran da llah ın varlığını ispat etmeye yönelik olmakla birlikte daha çok llah ın sıfatları, birliği, benzersizliği ve mükemmel bir varlık oluşu hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Bu tür ayetlerde en küçüğünden en büyüğüne, en basitinden en mükemmeline kadar bütün oluşumların, evrendeki hassas ayarların, bir gaye ve nizamın varlığına dikkat çekilmekte ve bu mükemmel düzenin tesadüfen oluşamayacağı gösterilerek llah ın yaratışındaki üstünlükten O nun varlığına ulaşılmaktadır. Monoteist dinlerin en temel tezi olan, llah ın her an, her şeye hâkim ve canlı cansız her şeyin yaratıcısı olması inancı üç büyük dinin de en önemli dayanağıdır. ncak insanın yaratılışı, evrenin kökeni ve evren hakkında detaylı bilgiler içermesi bakımından bu üç dinin kutsal kitapları arasında Kuran ın ayrı bir yeri bulunmaktadır. nsan ile alakalı moleküler biyoloji, genetik mühendisliği, hücre biyolojisi bilimlerinden başka, astrofizik, astronomi, kozmoloji, kozmogoni vb. bilimler de Kuran ile tam bir ahenk içindedir. Kuran da llah ın varlığına işaret eden ayetleri yedi gruba ayırarak incelemek mümkündür: 1) Büyük bir kudret, ilim ve hikmet eseri olan insanın yaratılışı, onun bir mucize olan vücut yapısı, vücut sistemine bağlı olarak insana lütfedilen sayısız nimetleri bildiren ayetler; 2) Yürüyeni, uçanı, sürüngeni, iki ve dört ayaklısıyla birlikte sonsuz bir kudretin eseri olan hayvanların yaratılışı ve insan hizmetine verilişini tasvir eden ayetler; 3) Bozulması ve aksaması olmayan mükemmel tabiat nizamı içindeki yer küresi, dağlar ve denizler ile yerde ve gökte bulunan her şeyin insan emrine verilişini bildiren ayetler; 4) Bütün canlıların hayat kaynağı su, bulutların sevk edicisi olan rüzgâr, ölmüş bulunan toprağı dirilten yağmur, insanların büyük ihtiyaçlarını gideren ateş vb. yaratılışını ifade eden ayetler. 5) Gündüzün insan geçimi ve gecenin de onun uyku ve istirahatı için yaratıldığını, bunların insanlığa ve bütün canlılara temin ettiği faydaları anlatan ayetler; 6) Yiyecek, insan ve her türlü eşya naklini emrimize amade kılınan gemiler, denizden çıkarılan gıdalar ve ziynet eşyası ile ilgili ayetler; 7) Felâketlerin bastırdığı, musibetin geldiği ve insanın naçar kaldığı anlarda yalnız llah a yalvardığını ifade eden ve sığınılacak tek yaratıcının llah olduğunu bildiren ayetler. TVHD: KÂNTIN DL I. Tevhid Kavramı Tevhid, llah ın varlığına, birliğine, O ndan başka ilah olmadığına, eşi ve benzeri bulunmadığına inanmaktır. Biricik ve nihai ilahî hakikat in llah olduğuna, Hz. Muhammed in O nun son elçisi olduğuna şehadet etmektir. Bu nedenle tevhid bilincine sahip olmak; Hz. Âdem den Hz. Muhammed e kadar, farklı zaman ve mekânlarda, farklı toplumlara, hayatlarını düzenlemeleri için farklı dillerde belirli kurallar gönderildiğini bilmek ve onaylamak demektir. tikad (iman) veya başka bir ifadeyle inanç esaslarının en özlü ifadesi, bu Sayfa 2 / 20

3 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI bağlamda, tevhid, nübüvvet ve mead olup, açılımı, llah a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, ahirete ve kadere imandır. Bu onayın gereği olarak tevhidin içeriğinde, bütün bir kültür, bütün bir medeniyet veya bütün bir tarihin bir cümlede özetlenmesi vardır. Nitekim llah, Hz. Muhammed e vahyettiği hususları, Hz. Nuh, Hz. brahim, Hz. Musa ve Hz. sa ya da indirdiğini belirtmiş. Din i dosdoğru tutup ayrılığa düşmememizi istemiştir (Şûrâ, 42/13). a. Tevhid ve Kısımları llah ın varlığı ve birliğini ifade eden tevhid, slam ın ve slami olan her şeyin ilkesidir. Tek ilah, O dur, samed dir, hiçbir şey O na benzemez. yleminde ortağı olmayan tek Yaratıcıdır. Hak tır ve bütün gerçeklerin, iyiliklerin, güzelliklerin kaynağı O dur. nsan, daima O nun birliğinin şuurunda, uluhiyetini, rububiyyetini, isim ve sıfatlarını ikrar ile tasdik ederek yaşamalıdır. Zira ğer yerde, gökte, llah tan başka tanrılar olsaydı, yer ve gök (bunların nizamı) bozulup gitmişti. rşın sahibi llah, onların nitelendirmelerinden çok yücedir (nbiyâ, 21/22). Bu tür bir yaşamayı gerçekleştirebilen insan, her şeyin ilk ve nihai ilkesinin tevhid olduğunun bilincine sahiptir. Tevhid, bu bağlamda, akıl sahiplerini güzelce ve serbest seçimleriyle bizzat iyiliklere, hayırlı işlere sevk eden ilahî kanun anlamındaki din le özdeştir. Tevhid, ilmî ve amelî diye ikiye ayrılır. lmî tevhid, faydalı ilim; amelî tevhid ise salim ve salih ameldir. Faydalı ilim, llah ın emrettiklerine dikkat ederek, iyi ve güzel davranışlarda bulunmayı gerektirir. Her peygamber, kendisinden önceki yöntemlerin, yolların önemli kısmını özümseyerek, kendi getirdiği yeni unsurları bunlarla kaynaştırıp, yeni bir dil ve yeni bir kimlikle ifade etmiştir. Bu bağlamda slam, Hz. Âdem den bu yana Peygamberlere vahyedilen ilahî emir ve haberlerin özünü içeren son yol ve yöntem olup, din in en genel ismidir. rtık llah katında din slam dır (Âl-i mrân, 3/19) ve Hz. Muhammed de ilahî vahyin son kılavuzudur. Bunun için, llah ın Hz. Muhammed vasıtasıyla bildirdiklerinin tamamına hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde inanmaya, ancak O na uymakla kurtuluşa erişileceğinin tasdik edilmesine iman denir (hzâb, 33/40; Şûrâ, 42/13; râf, 7/158). Bu hususu kabul eden kişi, ilk peygamberle başlayan süreci çok iyi bilmeli ve bu bilginin gereğine uygun davranışlarda bulunmalıdır. Dolayısıyla, iman ve slam bütünlüğü, tevhidin yapılanmasını, yani temelde yaratılışın, insanlığın ve hayatın birlik boyutunu vurguladığını göstermesi açısından önemlidir. Bu inancı, kalp ile tasdik ve dille ikrar etmek gerekmektedir. slam ın şartlarının ilki tevhidin açıklanması demek olan kelime-i şahadetin getirilmesidir. Tevhid, llah ı (c.c.) zatında, fiillerinde, isim ve sıfatlarında birleyip, bütün ibadetleri yalnızca O na yapmaktır. Tevhid şu üç çeşidi ile bir bütündür. 1- Rububiyyet Tevhidi: llahu Teala nın yaratan, sahip olan, öldüren, yaşatan, dirilten, rızıklandıran, yöneten, fayda ve zarar veren, dualara icabet eden, kaza ve kaderi takdir eden olduğuna inanmaktır. Rasulullah ın (s.a.v.) dönemindeki müşrikler tevhidin bu türünü kabul ediyorlardı. Kur an ın ilk muhatapları olan Mekke müşrikleri yaratıcı bir güç olarak llah ı biliyor ve inanıyorlardı. Mekkeliler, llah la beraber başka birtakım ilahlar, tanrılar da edinmişler, bu tanrıların llah katında bir değerlerinin olduğuna inanmaktaydılar.fakat bu, onların slam a girmeleri için yeterli değildi. 2- Uluhiyyet Tevhidi: badetin yalnızca llah ın (c.c.) hakkı olduğuna inanmaktır. Hiçbir ibadeti az dahi olsa llah tan (c.c.) başkasına yapmamaktır. Yasama yetkisini de sadece ve sadece llah (cc) a ait kılmaktır. Rasulullah ın (s.a.v.) dönemindeki müşrikler tevhidin bu türünü kabul etmiyorlardı. 3- sim ve Sıfat Tevhidi: llah ın (c.c.) kendini Kur an da vasfettiği, Rasulullah ın (s.a.v.) sahih sünnetlerinde bizlere açıkladığı üzere, bütün noksanlıklardan uzak, yani kemal sıfatlara sahip olduğuna, mahlukata benzemediğine inanıp, bu isim ve sıfatları artırmadan, azaltmadan Sayfa 3 / 20

4 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI olduğu gibi kabul etmektir. llah ın (c.c.) sıfatları zatının mahiyetine bağlıdır. Bir kişi tevhidin bu üç türüne de iman etmedikçe mü min olamaz. slam ın Tevhid anlayışının bu boyutlarını bir arada kavramak önemlidir. Çünkü Tevhid basit bir gerçek değildir yani bir tek llah ın var olduğu hükmünü kabul etmek suretiyle bir durum tespitinden ibaret değildir. Bilakis Tevhid bu tespite ek olarak bir eylem, bir harekettir. nsanın llah ın kendisi için çizdiği yoldan yürüyeceğine dair bir taahhüttür, bir sözleşmedir. Önemli olan llah ın birliğine inanmak değildir. sıl önemli olan, bu düzeni bozuk dünyada llah yolunda mücadele ederek, bu imanı ispatlamak tır, hemde her düzeyde, yani ekonomiden ahlaka ve siyasete, bilimden sanata kadar her alanda! Kısacası Tevhid, insanı bir eylem ahlakına, iç ve dış dünyasını llah ın iradesi doğrultusunda dönüştürmeye bir davettir. b. Bir Metodoloji Olarak Tevhid Dünyayı ahiretin bir tarlası olarak gören tevhid anlayışı, yukarıda yapılan tespitler ışığında, bir düşünce biçimi ve bir metodoloji olarak ortaya çıkmaktadır. Tarihin, hayatın ve bilginin birliğini bu çerçevede iddia etmek, madde-mânâ, dünya-ahiret, akıl-vahiy gibi ayırımların kategorik olduğunun bilincinde olmak demektir. Mevcut ırki, siyasi ve bölgesel farklılıkların kategorik ayırımlar olduğunu, bunların aykırılığa dönüştürülmemesi, tevhidin/birliğin barışçıl bir şekilde sağlanması gerekmektedir. Zira llah dileseydi, bütün insanları tek bir ümmet yapardı, oysa her birisine bir yol ve yöntem (şiraten ve minhacen) vermiştir. nsanların farklı dillerde, ırklarda, renklerde yaratılmasının sebebi, nasıl davranacaklarını, kimlerin iyi işler yapmada yarışacağını test etmek istemiştir (Mâ ide, 5/48; Mülk, 67/2). Bu deneme ve imtihan ın bilincinde olan mümin kişi, diğer insanlarla da tanışmak, bilişmek ve dünyayı yaşanabilir kılmak için çalışacaktır. Bu imtihanı vermek; tarihin, hayatın ve bilginin birliği/tevhidi; varoluş açısından beşeriyetin bir olduğunu gösterir Bu nedenle olsa gerek, llah ın varlığı ve birliğine iman ve gereğince amel etmek şeklindeki esasların her ümmete bir uyarıcı gönderilerek (Fâtır, 35/24) açıklanmasının amacı temelde şudur: nsanlara, dünya ve ahiret hayatlarında mükemmelliğe ve olgunluğa erişmeleri için ihtiyaç duydukları genel ilkeleri sağlamak. Bu amaç, tevhidin bir diğer ifadesinin ilahî risaletlerin birliği olduğunu göstermektedir. II. Tevhid ve Temellendirilmesi vrendeki her şeyi, bütün varlıkları yaratan llah tır. O vardır ve birdir. llah ın varlığına ve birliğine inanmak, insanın fıtratında vardır. Kendi yaratılışını ve tabiattaki sayısız varlıklarının düzenliliğini düşünmek, kişiyi llah ın varlığı ve birliğine inanmaya yöneltir. Bu noktada llah ın uluhiyeti ve rububiyeti arasındaki farkı kabul ederek buna dikkat etmek gerekir. Uluhiyetini ikrar ederek, düzenli bir evrenin varlığından hareketle düşünenler, akledenler llah a ulaşabilir. O nun varlığı, düşünmek isteyen kimseler için çeşitli yollarla anlaşılabilir bir duruma getirilir. Bu bağlamda, Kur an ın görevi, bunu insanlara anlatmaktır, onda kalbi olan veya şahit olarak dikkatle kulak veren kimse için bir öğüt vardır (Kâf, 50/37). llah, yeryüzüne ve gökyüzüne, nimetlere, düzene ve intizama dikkatleri çekerek, uluhiyetinde hiçbir ortak kabul etmediğini özellikle vurgulamaktadır (Kehf, 18/109; Nahl, 16/51; srâ, 17/42; Bakara, 2/ ; Neml, 27/60-64). Bununla birlikte rububiyetinin kabul edilmesini ise, sonsuz rahmetini sergileyerek istemektedir. vrenin niçin yaratıldığı, nereden gelip nereye gideceği üzerinde düşünen kişi, onun rububiyetini de ikrar edecek ve llah a giden doğru yolu bulacaktır (Nahl, 16/9; Kâf, 50/33). Çünkü varlıklar düzenini bütünüyle değerlendirmek, insana yeni anlamlar ve yeni bakış açıları kazandırır. llah ın Sayfa 4 / 20

5 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI diğer varlıklardan çok farklı olduğunu anlayan kişi, yaratıcı ve Varlığı Zorunlu olan llah ile varlığını bir başkasına borçlu olan varlık arasındaki ayırımı netleştirir. Onun tek ve biricik olduğunu, yeryüzünde her şeyin (bütün tabiatın) yok olacağını bilir (Rahmân, 55/26-7; Nahl, 16/51). Kur an bizlere, düzenli yaratan, rızık veren, hidayet, adalet ve rahmet kavramlarıyla donanmış bir llah anlayışı sunmaktadır. Görüldüğü üzere, O nun varlığına ve birliğine dair birçok delil getirilebilir; zira evrendeki gerçekler, daima llah ı hatırlatmaktadır. Bu anlamda Kur an ve peygamberler de zaten birer hatırlatıcı ve öğüt vericidir ( râf, 7/2; Duhân, 44/13; Tâhâ, 20/3; Müddessir, 74/29). Kendisine sunulan öğütlere kulak veren kimsenin gerek kendi yaratılışına, gerekse yer ve göklerde olanların yaratılışlarına bakmasıyla, llah tan başka ilah olmadığını tasdik etmesi kadar doğal bir şey yoktur (Haşr, 59/22; Neml, 27/60-62). Kısacası, Kur an, evrenin varlığından hareketle tevhide, yani llah ın varlığına ve birliğine gidilmesinin yollarını göstermektedir. nsanlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünür ve Rabbimiz, bunları Sen boş yere yaratmadın derler. mealindeki ayetler bunun ifadesidir (Âl-i mrân, 3/191; Sâd, 38/27; nbiyâ, 21/16). a. llah ın Varlığının kli Delilleri llah ın varlığına dair sunulan delilleri incelemeden önce, akli ve naklî bilgi şeklindeki ayırımın bizatihi bilginin değil, değerlendirmede kolaylık göstermesi açısından bilginin kaynaklarına dair kategorik bir tasnif olduğunu belirtmek gerekir. Zira naklî delil olarak sunulanların temelde akli olmadığını söylemek, Kur an ın nüzul sürecini, bireysel ve toplumsal olayların, olguların birçok vahyin iniş sebebini (esbâb-ı nüzûl) oluşturduğunu göz ardı etmek anlamına gelir. Bunun yanı sıra beş duyu ve akılla elde edilen (beşerî) bilgiler rasyoneldir, aklidir. Vahyî bilgi ise, tamamen gayriaklidir (irrasyonel) şeklindeki ayırım tutarlı değildir; çünkü irrasyonel, akıl dışı olana (absürt) değil de, akıl ötesi, beşerî bilgi yetilerinin ulaşamadığı, (metafizik) bilgi alanlarına tekabül eder. Bu alanları, vahyî bilgi anlaşılır (makul) kılar. Örneğin melekler ve ahirete dair bilgilerimiz beş duyu ve akılla elde edilemez; ama doğruluğundan emin olduğumuz vahiy, bunlara dair bilgiler verir ve anlamamız için makulleştirir. Bu nedenle tevhid anlayışını temellendirirken, slami bir bilgi tasavvuru geliştirmeye dikkat etmeliyiz. Gerek ilahî bilgiler topluluğu olan Kur an-ı Kerim, gerekse dış dünyayla ilgili incelemelerin beş duyu ve akıl yetisinin yanı sıra sağduyu, sezgi, müdrike ve kalbin de işlevsel olduğu zekâ gibi yetilerle yapıldığını unutmamalıyız. Bu tespitlerden sonra, llah ın varlığına dair akli delilleri gözlem yöntemiyle elde edebiliriz. Dış dünyadan, yani evrenden hareket edildiği için kozmolojik (evrenbilimsel) ya da hudus (oluş), gözlem (evren üzerine düşünme) delili; imkân, gaye ve nizam delilleri bu bağlamda ele alınabilir. yrıca salt akli düşünceyle elde edilen metafizik delil olarak mükemmel varlık delili; insan tabiatından çıkarılan, tarihin her döneminde her kültürün ve milletin bir dini ve bu dinin ilkeleri çerçevesinde düzenlenmeye çalışılan bir yaşantısı olmasından hareketle ahlak ve vicdan/sağduyu delilleri de vardır. Bu delillerden bazılarını ana hatlarıyla vermenin yeterli olacağı kanaatindeyiz. 1. Hudus/Oluş Delili: Sonradan meydana gelmeyi anlatır. vrenin ve evrendeki var olan her şey yaratılmıştır. Her yaratılmışın bir yaratıcısı olması gerekir. şte bu yaratıcı llah tır. Sayfa 5 / 20

6 ÖĞRNM LNI: NNÇ 2. Mükemmel Varlık Delili: 1.ÜNT: LLH NNCI Her varlık kendinden daha mükemmel bir varlığı, o da kendisinden daha mükemmel olan bir varlığı hatırlatır. Bu mükemmele doğru gidiş en son mükemmel varlık olan llah ta son bulur. 3. hlak Delili: nsan, ahlaklı olmak ve mutlu olmak arasında bir uyum sağlayarak yaşamasının mükâfatını bulmalıdır. Bunu da ancak bütün peygamberlerine genel ahlaki ilkeler gönderen llah verebilir. b. llah ın Varlığının Naklî Delilleri Kur an, insanı llah ın varlığına ve birliğine götürecek hususlar üzerinde dururken, özellikle, insanın kendisi, diğer varlıkların yaratılışı ve amacı, bunlar arasındaki düzen ve intizam üzerinde düşünmesini ister. Bu çerçevede, Yaratma, Nizam ve Gaye Delilleri nden bahsedilebilir. 1. Yaratma Delili: Var olması için bir başka varlığa ihtiyacı olmayan, kendisiyle kaim, ezelî, ebedî tek varlık olan llah ın dışındaki her şey yaratılmıştır ve âlem diye nitelendirilir. 2. Nizam ve Düzen Delili: llah, yarattığı her şeyi belirli bir düzen ve nizam içinde yaratmıştır. Kâinatın varlık ve nizamındaki mükemmellik, llah ın varlığının ve birliğinin bir ifadesi ve delilidir. 3. Gaye Delili: nsanın yaratılışı, göklerin ve yerlerin, bunlar arasında var olan canlı her varlığın bir sistem dâhilinde yaratılmasının bir gayesi vardır ki bu da akıl sahiplerinin llah ı bulması ve O na yönelmesidir. Sayfa 6 / 20

7 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI III. llah ın sim ve Sıfatları llah ın isim ve sıfatları, akaid (tevhid) ilminin temel konularından birisidir. Çünkü iman esaslarının ilki olan llah a iman, sadece O nun varlığına inanmakla yeterli olmaz; aynı zamanda llah ın zatı hakkında zorunlu (vacîb) olan kemal sıfatları, zatını nitelendirmesi mümkün olmayan (mümteni) sıfatları ve nitelendirilmesi uygun (caiz) olan sıfatları bilmek gerekmektedir. llah a iman bu şekilde tam olarak gerçekleşir. Bunları topluca bilmeye icmalî iman, ayrıntılarıyla, delillendirerek bilmeye ise tafsilî iman denir. Yüce llah ın eserleri (evrendeki her şey), O nun isimlerini, isimleri de sıfatlarını, sıfatları da zatını göstermektedir. O nun nasıl niteliklere sahip olduğunu llah ın rahmetinin eserlerine (belirtilerine) bakarak (Rûm, 30/50) anlayabiliriz. yetlerde ve hadislerde belirtilen llah ın isimleri, aynı zamanda O nun sıfatlarına da delalet etmektedir. n güzel isimler llah ındır. O hâlde O na güzel isimlerle dua etmeliyiz ( râf, 7/180, srâ, 17/110; nkebût, 29/8; Haşr, 59/24). el-smâ ü l-hüsna (Güzel simler) diye isimlendirilen bu kelimeler, belli mânâları taşıyan köklerden türetilmişlerdir. Kelimenin taşıdığı anlam, llah ın zatında bulunduğu gibi onu isimlendirmede de kullanılır. Kısacası, llah ın sıfatları O nun isimlerinden alınmıştır. Örneğin, zat, llah ın zatına; alim, zatıyla birlikte olan ezelî sıfatına, halik (yaratıcı) ismi ise, fiillerine delalet eder. llah ın Sıfatları Kur an, llah ın zatından biri isbat, diğeri inkâr ve red (selb) olmak üzere iki yöntemle bahsetmektedir. n güzel isim ve sıfatlar llah a aittir, çünkü bu yüce sıfatlara sahip olmayan kendisine ibadet edilecek ilah konumuna sahip olamaz. llah ın isim ve sıfatlarının sayısı hakkında âlimlerimizin muhtelif görüşleri vardır. Farklı tasnifleri bir arada değerlendirilerek, genel olarak sıfatları iki ana grupta inceleyebiliriz: ) Zati sıfatlar; Sadece llah Teâlâ'nın zâtına mahsus olan, yaratıklarından herhangi birine verilmesi câiz ve mümkün olmayan; zıtları llah hakkında düşünülemeyen sıfatlardır. a. Vücud; Yüce llah ın var olması demektir. Göklerin ve yerin yaratıcısı olan llah ın varlığında hiçbir şüphe yoktur (brâhîm, 14/10; Ra d, 13/2-3). ncak bizler O nun zatını ve mahiyetini bilemeyiz. Onu gözler idrak edemez (n âm, 6/133) ayeti, llah ın zatını idrak edemeyeceğimizi belirtmektedir. b. Kıdem; llah ın varlığının öncesi olmaması demektir. zelîdir, varlığı sonradan olmuş bir varlık değildir. Geçmişe doğru ne kadar gidilirse gidilsin, llah ın olmadığı bir an dahi tasavvur etmek mümkün değildir. O nun varlığının (vucûd) bir başlangıcı yoktur (Hadîd, 57/3). Bu sıfatın zıttı sonradan olmadır (hâdis). Sonradan olan her şeyin bir yaratıcısı vardır. Oysa llah kadîmdir, öncesi yoktur. c. Bekâ; llah ın ebedî olması demektir. Varlığının sonu yoktur, daima var olacaktır, bu vücud sıfatının gereğidir; çünkü öncesi olmayanın sonrası da olmayacaktır. Bu sıfatın zıttı yok olmaktır (fenâ). llah için yokluk söz konusu değildir (Kasas, 28/88; Rahmân, 55/27). d. Vahdaniyet; llah ın zatıyla ilgili olan kemal sıfatlarının en önemlisidir. Çünkü bu sıfat, O nun zatında, sıfatında ve fiillerinde bir olduğuna, eşi ve benzeri bulunmadığına, ibadete layık tek varlık olduğuna delalet etmektedir. Mümin olmanın ilk şartı, varlığına inandığı llah ın her yönden bir ve tek olduğuna, eşi ve benzeri bulunmadığına kesin olarak Sayfa 7 / 20

8 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI inanmaktır; vahdaniyet kavramı bunu açıklamaktadır. llah ı birlemek (tevhid) öğretisi, bütün semavi dinlerde iman esaslarının ilkinin oluşturmaktadır. Bu sıfatı hlas Suresi en güzel şekilde açıklamaktadır: De ki: O llah tır, tektir. O samettir (Başkasına muhtaç olmayan, fakat her yaratığın muhtaç olduğu eksiksiz bir varlıktır.). Doğurmamıştır; doğrulmamıştır. Hiçbir şey O nun dengi değildir (hlâs, 112/1-4). e. Muhalefetun lil-havadis; llah ın sonradan yaratılan hiçbir şeye benzememesi demektir. O nun hiçbir benzeri yoktur; çünkü evrende gördüğümüz bütün varlıklar, sonradan yaratılmışlardır ve bir yaratıcıları vardır. llah ise, varlığı öncesiz ve sonrasız olan Varlık tır (Şûrâ, 42/11). f. Kıyam bi Nefsihi; llah ın var olması için başka bir zata veya mekâna muhtaç olmaması demektir. llah ın var olması için başka bir varlığa ihtiyacı yoktur, zatıyla var olmuştur. Bu Zorunlu Varlık (Vacîbu l-vucûd) olmasının gereğidir. O, biricik Yaratıcı dır. O ndan başka her şey yaratılmıştır. O nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur (Fecr, 89/15; nkebût, 29/8). B) Subuti sıfatlar; Varlığı zorunlu olan, yaratıkların sıfatları gibi sonradan meydana gelmemiş, benzeri diğer varliklarda bulunan, fakat allah' ta mükemmel ve sonsuz olarak bulunan sıfatlardır. a. Hayat; llah ın diri ve hayat sahibi olmasını ifade eder. ncak bu yaratılmışlar da olduğu gibi madde ve ruh bileşiminden oluşan bir dirilik değildir. O, her şeye hayat verendir (Bakara, 2/255; Furkân, 25/58). b. lim; llah ın her şeyi bilmesi demektir. Göklerde ve yerlerde olan, gizli ve açık, az ve çok her şeyi bilir (Sebe, 34/1-2; Teğâbun, 64/1-4). c. Semi ; Yüce llah ın işitmesi demektir. llah, olup bitenlerin hepsini işitir ve görür (Tevbe, 9/6; Mücâdele, 58/1). d. Basar; görmek demektir. şitme sıfatının tamamlayıcısı olarak birçok ayette belirtilmektedir (Şûrâ, 42/11). e. rade; llah ın dilediği her şeyi yapabilmesidir (Yâsîn, 36/82). Bu bağlamda, llah ın iki tür iradesi olduğu açıklanmıştır. Bunlardan ilki, tekvinî irade olup, bütün yaratıkları kapsamına alan iradedir. Bağlantılı olduğu her şey, bu irade çerçevesinde hemen olur (Nahl, 16/40). kincisi, teşrii irade olup, buna dinî irade de denilir. llah ın bir şeyi sevmesi ve hoşnut olması, rıza göstermesi demek olup, iyiliklere, güzel işlere yöneliktir. Kötülüklerin yapılmaması istenir. llah kullarının fenalık ve kötülük yapmamalarını irade eder. llah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez (Bakara, 2/185) ayeti bu irade türünü gösterir. f. Kudret; llah ın gücünün her şeye yetmesi demektir. Dilediğini yapacak güç ve kudrete sahip olup, O nun için acizlik söz konusu olmaz (Mâ ide, 5/120; Bakara, 2/259; Nûr, 24/45). g. Kelam; söylemek ve konuşmak demektir. ncak llah ın konuşması bizim gibi harf ve sesle değildir. Konuşmasının mahiyetini tam olarak bilemeyiz (Nisâ, 4/164; Bakara, 2/75). Vahiy, llah tarafından elçilerine kelâm-ı nefsî türünden verilmiştir. Yani dil oynatılmadığı hâlde, kalben kendi kendimize bir şey söylemek şeklinde tarif edilen bir konuşmadır. Kur an böyle inmiştir; yani kelâmullâh, kelâm-ı nefsîdir. Hiçbir değişme kabul etmez. h. Tekvin; yaratmak demektir. llah ın bütün varlıkları yaratması, canlılara rızık vermesi, cezalandırması, öldürmesi gibi fiillerinin tamamı bu sıfat içinde yer alabilir. Sayfa 8 / 20

9 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI Sonuç: Tevhid Öğretisinin Güncel Yansımaları llah ın varlığı ve birliğine dair naklî delilleri zikrederken belirttiğimiz üzere, bütün evren insan için yaratıldığına göre, insanın yaratılış gayesi nedir? nsan da boşuna yaratılmamıştır. Bütün nimetler, güzellikler verilen insanın yaratılış gayesi de llah ın varlığı ve birliğini; yani tevhidi onaylamak, gereğini yapmak, ibadet etmektir (Zâriyât, 51/56-57) nsan, ilim sahibi olmaya yetenekli tek varlık olarak, yeryüzünde adaletle hükmedecek ve hevesine uymamaya çalışacaktır (Sâd, 38/26). Yeryüzünü tahrip etmeyecek, bilakis, imar etmeyi görev bilecektir. nsan, iyilik ve kötülük yapabilme gücüne, yani iradeye sahip olan tek varlık olduğundan dolayı, ilmi ve ameli tevhidin gereğini yapmayı, takvaya ulaşma yönünde, iyiliği ön plana çıkararak hareket etmeyi önceleyecektir. Bunun sonucunda kişide oluşan takva, günahlardan korunma, kötülüklerden uzak durmaktır; zira nefsini tezkiye ve terbiye ederek arıtan kurtuluşa ermiştir. Kendisini kötülüklere gömen kimsede zarar etmiştir (Şems, 91/7). Tevhidi, yani llah ın varlığını ve birliğini onaylayan insan, yalnız müminlerin kardeş olduğuna inanmakla kalmaz, bütün insanlara iyilik ve güzellikle davranması gerektiğini bilir. nsanlara mademki eğri ve doğru iki yol gösterilmiştir (Beled, 90/10), önemli olan doğruyu bulmaktır. Görüldüğü üzere, llah a iman etmek, yalnızca yaşadığımız toplumda birlik ve beraberlik ruhunu temin etmekle kalmaz, diğer toplumlarla olan ilişkilerimizi de kardeşlik bağlarıyla yapmamızı temin eder. Sevgi duygusunu geliştirir. nsanın diğer yaratılanlara üstün kılınması, işte bu llah a iman sayesinde olmaktadır (srâ, 17/70). llah a iman, kişinin diğer insanlarla olan ilişkilerini sevgi, saygı, adalet ve ahlak ilkelerine göre olmasını temin eder demek aynı zamanda sorumluluk sahibi olmayı gerektirir. Sorumluluk sahibi kişi de, yaptıklarının hesabını verebilen, kendisi için istediğini başkası için de isteyen kişidir. Peygamberimizin ifadesiyle, iyilik yapan ve insanlar tarafından takdirle karşılanan kişi llah a inananların önde gelenlerinden birisidir. nanıp faydalı işler yapanlar için Rahman, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır. (Meryem, 19/96) ayeti bunun delilidir. letişim ne demektir? letişim, "bireylerin fikir, bilgi, tutum, duygu ve becerilerini çeşitli yollarla bir başkasına aktarma, iletme ve paylaşma süreci" dir. nsanın llah, aile, çevre ve toplumla olan ilişkilerinin kurulması, korunması ve geliştirilmesi iletişim becerisi ile sağlanır. letişim bir bakıma duygu ve düşünceleri bir başkasına anlatarak ilişki kurmaktır. llah insanlarla olan ilişkisini sevgi ve yakınlık temeline oturtarak, onlara dostlarım diye hitap etmiştir. nsanların da kendisi ile olan ilişkisinin sevgi ve güvene dayanmasını, onların da llah'ı dost olarak görmelerini istemiştir. Konu ile ilgili olarak llah Kur'an'da şöyle buyurmaktadır:"onlar (müminler): llah bize kafidir; O, ne mükemmel bir koruyucu ve ne güzel dosttur, derler." (Âli mran suresi, 173) nsanla llah arasındaki iletişim de llah'tan insana ve insandan llah'a olmak üzere iki yönlüdür. llah'tan insana olan iletişim vahiyle gerçekleşir. llah yarattığı insanı kendi haline bırakmaz. Onu eğitir, esirger, bağışlar ve ona merhamet eder. Onun yaşaması, büyümesi, gelişmesi için her türlü imkânı verir. nsandan llah'a olan iletişim ise ibadet, dua, tövbe, vb. ile gerçekleşir. Yani insan llah'ın bu sevgi ve yakın ilgisi karşısında onu sever, ona ibadet ve dua ederek, güzel eylemlerde bulunarak karşılık vermeye çalışır. Sıkıntılarını ve dertlerini onunla paylaşır. Sayfa 9 / 20

10 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI llah la iletişim yolları dört tanedir: 1) Dua 2) badet 3) Tövbe 4) Kuran Okumak 1) DU Dua kelime olarak çağırmak, davet etmek, dilemek, istemek gibi anlamlara gelir.terim olarak dua, yaratılmış insanın bütün benliği ile Yüce llah'a yönelerek ondan istek ve dilekte bulunması demektir. Dua yalnızca llah'a edilir. Yüce Rabb'imiz Kur'an'da "Gerçek dua ancak onadır..." (Ra'd suresi, 14) "Duanız olmasa Rabb'iniz size ne diye değer versin." (Furkan suresi, 77) buyurmaktadır. Dua, yakınlık ve sevgi temeli üzerine kurulan, insan ile llah arasında iletişimi sağlayan en önemli ibadettir. Bu nedenle dua, ibadetlerin özü ve en değerlisidir. Duada insandan llah'a ve llah'tan insana olmak üzere iki taraflı bir iletişim yaşanmaktadır. Yüce Rabb'imiz Kur'an'da dua örnekleri sunarak bize nasıl dua edeceğimizi öğretmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır: "Rabb'im! ğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. Rabb'imiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır yük yükleme. Rabb'imiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla. Bize acı. Sen Mevla'mızsın..." (Bakara suresi, 286) "y Rabb'imiz! Duamı kabul et. y Rabb'imiz! Hesap kurulacağı kıyamet gününde beni, annemi, babamı ve bütün inananları bağışla" (brahim suresi, 40-41) DUÂNIN KBUL DLMSNN ŞRTLRI: 1- Farzları yapıp haramlardan, kul hakkından sakınmalı. 2- Kıymetli vakitlerde dua etmeli. 3- Kabul edileceğine inanarak dua etmeli. 4- Belâ ve musibet gelmeden önce çok dua etmeli. 5- Gerekeni yaptıktan sonra dua edilmeli. DU TMNN DBI: 1- bdest alıp, diz üstüne, kıbleye karşı oturup, eller semaya karşı açılmalı. 2- Önce günahlara tövbe ve istiğfar edilmeli ve duayı en az üç kez söylemeli. 3- Duaya, euzü besmele, llah a hamd ve Peygambere salâvat ile başlamalı. 4- Her fırsatta dua etmeli, özellikle önemli gün ve geceleri kaçırmamalı. 5 -Dua ederken llah a sığınarak yalnız ona güvenmeli. 6- Yalvararak korku ve ümit ile dua edilmelidir. 2) BDT Sözlükte boyun eğmek, alçakgönüllülük, itaat ve kulluk gibi anlamlara gelen ibadet kelimesi genelde insanın llah'a bağlılığını gösteren duygu, düşünce ve davranışlarını ifade etmek için kullanılır. badet sadece llah'a yapılır. llah en yüce, en mükemmel ve en güzel niteliklere sahiptir. Sevgiye, saygıya ve ibadet edilmeye lâyık tek varlık odur. Ondan başka hiçbir şey ibadet edilmeye layık değildir. Namazın her rekâtında okuduğumuz Fatiha suresinde geçen "(Rab imiz!) ncak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz" ayeti, ibadetin sadece llah'a yapılacağını belirtmektedir. badet, insandan llah'a doğru yönelen Sayfa 10 / 20

11 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI aklî, ahlakî, özgür ve gönüllü bir ilişkidir. badet, llah'a kulluk etmek, onun buyruklarını yerine getirmek ve onun hoşnutluğunu kazanmak için yapılır. Kur'an'da Yüce llah şöyle buyurmaktadır: "y insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize kulluk ediniz..." (Bakara suresi, 21) Geniş anlamda ibadet: llah ın rızasına uygun her davranışımızın ibadet olduğu, yaptığımız her iyiliğin bir ibadet olduğu fikridir. yrıca Dinimizin temel ibadetleri olan ve yapmakla yükümlü olduğumuz ibadetler de vardır. Örneğin, helal para kazanan bir kişi bunu llah böyle istediği için yaparsa o esnafın sabahtan akşama her temiz hareketi ibadet sevabıdır. Bir insan hırsızlık yapmayıp helal emeği ile para kazanıyorsa, bir öğrenci bilgilerini haksızlık yapmadan elde ediyor ve kötüye kullanmıyor, llah ın yarattığı bir varlık olan insanlara faydalı oluyorsa bunlar ibadettir. 3) TÖVB: Tövbe sözlükte hatadan dönmek, pişman olmak ve affetmek gibi anlamlara gelir. Tövbe kelimesi, insan için kullanılırsa günahtan dönmek, llah için kullanılırsa tövbeyi kabul etmek anlamına gelir. Bunun için insanın günahını ve hatasını terk edip llah'a dönmesine; llah'ın da kendisinden af dileyen kuluna bağışla yönelmesine tövbe denir. Görüldüğü gibi tövbede insanla llah arasında; insandan llah'a ve llah'tan insana doğru gerçekleşen karşılıklı bir iletişim söz konusudur. Tövbemizi kabul olması için: 1- Günahımıza gerçekten pişman olmalıyız. 2- limizden geldiğince tövbemize bağlı yaşamalıyız, 3- Farz ibadetlere derhal başlamalıyız ve mümkün mertebe farzlarda eksik bırakmamalıyız. 4- Üzerimizde kul hakkı varsa ödemeli ve helâlleşmeliyiz, 5- llah korkusu olan kimselerle oturup kalkmalıyız. Bu davranışları başardığımız gün, tövbemizin makbul sayıldığını ve llah tarafından kabul edildiğini varsayabiliriz. rtık makbul sayılmanın da şükrünü eda niyetiyle, mümkün mertebe takva içinde yaşamaya devam ederiz. 4) KURN OKUMK Kuran, hayatı anlamlandırmamıza yardım eder. O, llah'ın insanların mutlu olması için gönderdiği bir reçete gibidir. Çünkü insanı llah yaratmıştır. Bir şeyi en iyi onu yapan bileceğine göre; insanın özelliklerini, onun nasıl mutlu olacağını, onun için nelerin faydalı, nelerin zararlı olduğunu en iyi bilen llah'tır. Bu nedenle Kuranı Kerim insan için vazgeçilmez Sayfa 11 / 20

12 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI bir ihtiyaçtır. Kuranı Kerim, insanlar için bir rahmet, bir öğüt ve uyarıcı olan, kendisine tabi olanları doğru yola götüren ilahi bir kitaptır. O, doğruyu yanlıştan ayıran aydınlatıcı bir nur ve insanlar için bir müjdedir. Kuran sözlerin en üstünü ve en güzelidir. Onda insanları dünyada ve ahirette mutluluğa ulaştırmayı amaçlayan öğütler bulunur. klı, bilimi, evrensel ilke ve değerleri öne çıkaran; insanı erdemli, dürüst ve güvenilir olmaya yönelten evrensel ilkeler yer alır. Kısaca Kuran'ın insanın hayatını anlamlandırabilmesi için önerisi şudur: Oku, düşün, anla ve yaşa. KURN OKUMNIN DBI 1- Temiz yerlerde okumak. 2- Mümkünse Kıbleye yönelmek. 3- Kuran okumaya başlarken euzü çekmek. 4- Tevbe Suresi hariç her surenin başında besmele çekmek. 5- Okunan Kuran ayetlerinin anlamları hakkında düşünmek. 6- Sesi güzelleştirmek ve Kuran'ı tane tane okumak 7- celeci davranmamak. 8- Tecvit kaidelerine uymak. TML NNÇ SSLRI slam ın inanç esaslarının başında llah'ın varlığına, birliğine inanmak yer alır. llah'a inanmak, onun kudretli, ustun ve her şeyi yerli yerince yapan bir yaratıcı olduğuna inanmak anlamına gelir. Çünkü Yüce llah, her şeyi yoktan var etmiş ve bir düzen içinde yaratmıştır. Gerçekten de evrendeki varlıklara baktığımızda, örneğin dünyanın dönüşünde, güneşin, ayın ve diğer gezegenlerin hareketlerinde, yörüngelerinde seyredişinde bunu görebilmek mümkündür. Şüphesiz bu durum llah'ın birliğinden kaynaklanmaktadır. Bugüne kadar elde edilen bulgular göstermektedir ki evren tek bir ustanın elinden çıkmış, uyumlu bir yapı gibidir. nsan akıllı bir varlıktır. klını kullanarak llah'a imanın gereğini kavrayabilir. nsanın llah'a gönülden inanıp bağlanabilmesi, yaratıcısının varlığı ve birliğini gönülden kabul etmesine bağlıdır. Gönülden kabul de bilgi ve araştırmaya bağlıdır. 1) LLH MN llah'a inanan kişi, her hususta sorumluluk sahibi olduğunu bilir insanların hakkına hukukuna tecavüz etmez, onlara karşı iyilik, cömertlik, yardımseverlik gibi güzel duygular içerisinde bulunur, Birlik, beraberlik, kardeşlik duygulan içerisinde hareket eder, insan haklarına saygılı olduğu gibi toplum düzeninin sağlanmasında da önemli bir rol oynar. Kendisini de insanları da mutlu etmeye çalışır. llah inancının insan ve toplum üzerinde olumlu birçok etkileri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: a) llah'a inanan kişi, O nun rızasını düşünür ve razı olacağı şeyleri yapar. b) Hiçbir şeyin llah tan gizli kalmayacağına bilir ve davranışlarını ona göre ayarlar. c) llah'a inanan kişi, bela ve kötülüklere karşı sabır gösterir, ona güvenir. 2) MLKLR MN man esaslarının ikincisi meleklere inanmaktır. Melekler, duyu organlarıyla algılanamayan, gözle görülemeyen, sürekli llah'a ibadet eden, asla günah işlemeyen, nurani ve ruhani varlıklardır. Sayfa 12 / 20

13 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI Bu sebeple onlar hakkında tek bilgi kaynağımız ayetler ve hadislerdir. Böyle olmaları, onların yok oldukları veya inkârını gerektirmez. Çünkü metafizik varlıklar, gözlem ve deneye dayalı pozitif bilimlerin ilgi alanı dışındadırlar Meleklerin özellikleri 1. Melekler, nurdan yaratılmışlardır 2. Gözle görülmezler, yemezler ve içmezler 3. rkeklik ve dişilikleri yoktur, evlenmezler 4. Uyumazlar, yorulmazlar, gençlik ve ihtiyarlıkları yoktur 5. Günah işlemezler, llah'a karşı gelmezler. 6. Sürekli ibadet ederler, llah'ın emirlerini yerine getirirler. Sayfa 13 / Hangi iş için yaratılmışlarsa o işi yaparlar 8. Kanatları olan süratli, güçlü ve kuvvetli varlıklardır 9. Belli başlı bir şekilleri yoktur, her şekle bürünebilirler. 3) KTP NNCI slam ın inanç esaslarından biri de kitaplara inanmaktır. Yüce llah'a ve meleklere inanan bir kimse ilahî kitaplara da inanmakla yükümlüdür. Kutsal kitaplar bizim için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Bu kitaplar, bize nasıl yasayacağımızı, insanlarla uyumlu geçinmenin önemini ve güzel ahlak sahibi olmanın yollarını öğretir. Kitaplar aynı zamanda nelere, nasıl inanacağımızı ve ne şekilde ibadet edeceğimizi de bildirir. Bu yüzden llah'ın kitaplarında yer alan emir ve yasaklar, insanların iyiliği, huzur ve mutluluğu için yazılmış birer reçete gibidir. Kur'an-ı Kerimi diğer kitaplardan ayıran özellikler KURNI KRM N ÖZLLKLR Başka dile meal olarak aktarılır. Sözü ve manasıyla mucizedir. DĞR KTPLRIN ÖZLLKLR Başka dile tercüme edilebilir. Sözü ve manasıyla mucize değildir. 23 yılda parça parça inmiştir. Toplu olarak bir defada inmiştir. Peygamber zamanında yazılıp ezberlenmiştir. Peygamber zamanında yazılıp ezberlenmemiştir. llah tarafından korunma sözü verilmiştir. llah tarafından korunma sözü verilmemiştir. Peygamberin hayatından ve ölümünden bahsetmez Bahsettiği konularda teferruata girmez Kıyamete kadar insanların ihtiyacına cevap verir. Kitaplara imanın insana faydaları. a-llahın emir ve yasaklarını öğrenmek için, Peygamberin hayatından ve ölümünden bahseder. Bahsettiği konularda teferruata girer. sıl metinleri bozulduğundan hükümleri kalkmıştır. b-kötü davranışlar karşısında tembihle davranışların düzeltilmesinden dolayı, c-slamın emir ve yasaklarını, ibadetler konusunu belirttiğinden dolayı, d-geçmiş milletlerin başından geçen olaylardan ibret alınması için, e-llahın kabul edeceği duaları içerdiğinden, f-hirete dair ve gelecek ile ilgili bilgiler içerdiğinden insanlara fayda sağlar. 4) PYGMBR NNCI islam dininde yer alan inanç esaslarından bir diğeri de Peygamberlere inanmaktır. Peygamber sözlükte; "haber getiren' anlamına gelir. Tanım olarak peygamber; Yüce llah'ın emir ve

14 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI yasaklarını, haber ve hükümlerini insanlara bildirip açıklamak üzere, insanlar arasından seçip görevlendirdiği elçi demektir. Peygamberler insanlar arasından seçilip görevlendirilmiş kimselerdir. Onlar da bizim gibi bir kuldur. "Şehadet ederim ki Muhammed llah' ın kulu ve elçisidir." şeklindeki ifadeyle bunu açıkça dile getiririz. Bu sözle, onların da bizim gibi bir insan olduklarım, doğup büyüdüklerini, yaşadıklarını ve sonra da eceli geldiğinde llah'ın rahmetine kavuştuklarını kabul etmiş oluruz. ncak peygamberlerin diğer insanlardan ayrıldıkları bir husus vardır, O da llah'tan vahiy almalarıdır. Peygamberlerin Özellikleri Peygamberler, her türlü ahlak güzelliğine sahip örnek insanlardır. Onlarda bulunması gereken bazı özellikler şunlardır: 1 Sıdk: Doğruluk demektir. Peygamberler son derece doğru insanlardır. sla yalan söylemezler. 2 manet: Güvenilir olmak demektir. Peygamberler güvenilir kimselerdir, emanete asla hıyanet etmezler. 3 Fetanet: kıllı ve uyanık olmak demektir. Peygamberler akıllı, uyanık ve yüksek zeka sahibidirler. 4 smet: Günah işlememek demektir. Peygamberler gizli ve açık hiçbir şekilde günah işlemezler. 5 Tebliğ: Bildirmek demektir. llah'tan aldıkları dinî hükümleri hiçbir değişiklik olmadan insanlara bildirmişlerdir. 5) HRT NNCI hiret hayatı: srafil adlı meleğin Sur a üflemesiyle başlayıp mahşerde toplanma, hesap, sırat, cehennem ve cennet safhalarıyla sonsuza kadar devam edecek olan hayata denir. hiret Gününe nanmanın Faydaları hiret gününe inanmak insana sorumluluk duygusu kazandırır. Sorumluluk duygusu taşıyan bir insan davranışlarına dikkat eder. hirete inanmak demek; öldükten sonra tekrar dirileceğimize ve dünyada yaptığımız işlerden llah'ın huzurunda hesap vereceğimize, iyilik yapanların mükâfat göreceklerine, kötülük işleyenlerin cezalandırılacaklarına inanmak demektir. Bu inanç insanı kötülük yapmaktan sakındırır, iyiliğe ve doğruluğa yönelterek ahlak ve fazilet sahibi yapar. Bu inanca sahip insanlardan meydana gelen bir toplumda hiç kimse başkasına zarar vermez, herkes birbirinin hakkına saygı gösterir, elinden geldiğince iyilik yapar. Bu davranışlar kişiler arasında karşılıklı olarak sevgi ve güven duygularını geliştirir. hirete inancı olmayanlar, ölüm anında gerçekleri görecek ve llah'ın emirlerini yapmak için dünya hayatına geri dönmek isteyeceklerdir. ncak iş işten geçmiş olduğu için bu istek kabul edilmeyecektir. Bu durum Kur'an-ı Kerim'de şöyle haber veriliyor: "Onlardan birine ölüm gelince: Rabbim! Beni geri çevir. Belki yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim, der." hiret gününe inanmanın faydaları. 1-nsanın mutlu ve huzurlu olmasını sağlar. 2-nsanın kötülük yapmasını önler. 3-Haksızlığa uğrayan insanların teselli bulmalarını, toplumda kötülerin azalmasını, iyilerin çoğalmasını sağlar. Peygamberimiz şöyle buyuruyor: Sayfa 14 / 20

15 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI "Kıyamet gününde insan dört şeyden sorguya çekilmedikçe llah'ın huzurundan ayrılamaz: Ömrünü nerede geçirdiğinden, Vücudunu nerede yıprattığından, Malını nereden kazanıp nereye harcadığından, Bildiği ile ne amel ettiğinden" Yeniden diriliş ile başlayan ve sonsuza kadar devam edecek olan zamana "hiret Günü" denir. şte, bütün insanların öldükten sonra yeniden dirilmesine ve ondan sonra devam edecek olan sonsuz hayata inanmak, imanın en önemli esaslarından biridir. 5) KZ V KDR NNCI slam inanç esaslarının altıncısı kadere inanmaktır. Yüce llah, insanlara doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini birbirinden ayırt edebilmek için akıl ve irade vermiştir. Dolayısıyla insanlar, dünyada yaşarken seçtikleri şeyler ve bunları nasıl, nerede ve ne şekilde kullanacaklarına kendi hür iradeleriyle karar verirler. llah, insanın bu kararına asla müdahale etmemektedir. Çünkü insan yaratılırken iradesiyle karar verebilecek bir donanımda yaratılmıştır. llah'ın her şeyi önceden bilmesinin, insanın tercihleri üzerinde bir etkisi yoktur. Başka bir deyişle biz llah bildiği için belli işler yapmıyoruz. ksine, biz yapmaya karar verdiğimiz için veya hür irademizle tercih ettiğimiz için llah bilmektedir. Kader inancının faydaları : nsan belli ölçüler içerisinde serbestçe davranabileceğini, rızkını kazanabilmek için çalışması gerektiğini öğrenir. Her hangi bir felakete uğrarsa bunun llah tarafından olduğunu düşünerek bunalıma düşmez. nsanın soğukkanlı ve dayanıklı olmasını sağlar. Böylece insan, cesur ve sabırlı olur, her şeye rağmen çalışmaya devam eder. nsan kendi isteği ile yaptığı işlerden sorumlu tutulacağını bildiği için seçme hürriyetini iyi işlere kullanır. Bu inanç, insana rahatlık verir, üzüntüsünü giderir. Kader inancı bize, kainatta her şeyin bir plan dahilinde ve bir gayeye yönelik olarak var edildiğini, her şeyin bir sebebi olduğunu öğretir. Bu inançla insan hayatta başarıya ulaşmanın yollarını ve sebeplerini araştırarak üzerine düşen görevleri yerine getirmeye çalışır. SLM DNND NNCIN BRYSL BOYUTU nanç ve Birey Tüm varlıklar sahip oldukları birtakım nitelikleriyle anlaşılır. Taşı sert ve ağırlığı olan bir nesne olarak algılarız. nlaşılması gereken bireyin kendisi olunca durum daha karmaşık bir hâl alır, çünkü birey aynı anda hem anlayan hem de anlaşılan olmak zorundadır. Zor fakat bir o kadar da önemli olması sebebiyle pek çok gelenek, kendini bilmeyi hayatı anlamlı kılan değerler arasında sayar. Birey olarak insan, akıl, duygu ve irade gibi ortak birtakım niteliklere sahiptir; aynı zamanda o kendine has birtakım özellikleri olan bir varlıktır. Birey diğer insanlarla olan ortak yönleri sebebiyle bazı hak ve sorumluklara, onlardan ayrılan nitelikleri sebebiyle de kimlik ve kişiliğe sahiptir. Dinî açıdan inanç, bireyin kendisini yaratan bir varlığa inanmasıdır. Bu yaratıcının kim olduğu, ne gibi özelliklere sahip olduğu ve bireyin bu yaratıcıyla nasıl bir ilişki içine girmesi gerektiği konusunda çok farklı kanaatler olsa da, Müslümanlar bu yaratıcının llah olduğuna, O nun tüm kötülüklerden uzak ve tüm iyiliklere sahip bulunduğuna, inananların O nunla Kur an-ı Kerim de belirtildiği ve Hz. Peygamber in hayatında uygulandığı şekliyle bir ilişki içine girmesi gerektiğine inanır. slam a göre inanç, birey ile Yaratıcı arasında düşünce, duygu ve davranış boyutlarında ahenkli ve düzeyli bir ilişkiye verilen addır. Bu ilişki sayesinde birey, kendisini Sayfa 15 / 20

16 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI yaratan Yüce ve şkın bir Kudret in varlığını ve birliğini kabul eder ve O nun talepleri doğrultusunda hayatını yönlendirir. Bu açıdan inanç, özde bireyle llah arasında bir ilişkidir; inancın sosyal ve kültürel yönleri bu ilişki üzerine temellendirilir. nanç her ne kadar özde bireysel olsa da din toplumsal bir fenomendir. Her peygamber kendisine gönderilen vahyi, çevresinden başlayarak toplumdaki diğer bireylerle paylaşmıştır. Zaten peygamberlerin asli görevleri, paylaşma, yani tebliğdir. Peygamberler llah tarafından kendilerine gönderilen hakikatleri insanlara bildirirler; bu hakikatlere inanıp inanmamak bireylere kalmıştır. Bununla birlikte peygamberlerin görevleri sadece bu hakikatleri insanlara iletip, onları kendi hâllerine bırakmak değildir. ğer öyle olsaydı, tarih boyunca peygamberler boşuna sıkıntı çekmiş olurlardı. Gerçekten de onlar kendilerine gönderilen hakikatleri muhataplara anlattıkları kadar, bu hakikatlere inanan kimselerden oluşan bir ümmet (topluluk) oluşturmaya da çalışmışlardır. slam a göre her peygamberin bir ümmeti vardır ve yine her peygamber ahiret günü kendi ümmetinden sorumlu olacaktır. Dinin sosyal bir fenomen olması, bireysel inancın toplumsal bir ortamda daha rahat korunması, gelişmesi ve zenginleşmesi sebebiyledir. Peygamberlerin asli görevleri arasında, dinî ve ahlaki hakikatleri özümsemiş ve onlara göre yaşantılarını sürdüren bir toplum inşa etmek vardır. Diğer semavi dinler gibi slam, toplumdan soyutlanmış ve yalnızlığa dayalı bir dindarlığı hoş görmez. slamiyet te ruhbanlığın yasaklanması da bu yüzdendir. Kur an bize ruhbanlığın aslında Hristiyanlıkta da olmadığını, fakat daha sonraki dönemlerde Hristiyanlar tarafından bir aşırılık olarak ihdas edildiğini bildirmektedir (Hadîd, 57/27). Hz. Peygamber de diğer insanlar gibi yer, içer, alışverişte bulunur, kısaca birlikte yaşamanın gerektirdiği hususları bizzat yerine getirirdi; bu durum slam ın toplumsal hayatla nasıl barışık ve iç içe bir din olduğunun en açık göstergesidir. Hz. Peygamber kendisine vahiy geldikten sonra zamanının büyük bir kısmı diğer insanlarla birlikte geçmişti. Yalnız başına kaldığı zamanlar çok nadirdi; yalnız kaldığı anlarda da çoğunlukla ibadetle meşgul olurdu. O hiç kimseye toplumsal hayattan ayrı kalmayı tavsiye etmemiştir. yrıca dinî ibadetlerin büyük bir kısmı topluluk hâlinde yerine getirilir. Cuma ve Bayram namazları, kurban ve hac gibi ibadetler hep diğer insanlarla birlikte yapılır veya onları bir şekilde ilgilendirir. Kısaca slam, inanç ve yaşantı düzeyinde toplumdan soyutlanmış bireysel bir dindarlığı ne öngörür, ne de hoş görür. Birey olarak mümin, slam ümmetinin doğal ve ayrılmaz bir üyesidir. Bununla birlikte dinin toplumsal yönüne verilen bu önem, inancın özde bireysel bir olgu olduğu hususunu bazen gölgeler gibidir. Bu gölgeleme kısmen bireysel sorumlulukların ihmaline sebep olmakta, kısmen de yanlış anlaşılarak birey üzerinde toplumsal baskıya dönüşebilmektedir. Bu iki noktayı daha iyi aydınlatabilmek için ilk olarak inancın mahiyeti üzerinde duralım. nanç ve Bilgi slam a göre inanç kalp ile tasdik dil ile ikrar (kalp ile kabul etme ve dille onaylama) olarak tanımlanır. Burada inancın neden akılla değil de kalple tasdik etmek şeklinde tanımlandığı akla soru olarak gelebilir. Bu soru akıl ve kalbin temelde iki farklı yeti olduğu şeklindeki bir ön kabule dayanır. lk bakışta bu ayırım doğru gibi gözükse de, yakından incelendiğinde akılla kalp arasında bu türden bir karşıtlığın slami açıdan savunulamayacağı açıktır. Kur an kalbi aklın karşısına yerleştirmediği gibi, llah inancını da akla rağmen kalbin kabulü olarak görmez. Kur an da kullanıldığı şekliyle kalp, akli melekeleri de içine alır; akılla varılan neticenin kalben de tasdik edilmesi, imanın sağlam temellere dayanmasını sağlar. O hâlde slam dininde iman, akıl ve kalp, bilgi ile duygu bütünlüğünü gerektirir. kıl ile kalp arasındaki ilişkiye birazdan tekrar dönmek kaydıyla, şimdi imanın akli yönüne, son zamanlarda yaygınlaşan bir terimle onun bilişsel (kognitif) yönüne geçebiliriz. slında bir şeyi kabul veya reddetmek ilkede, akli bir süreçtir. llah a inanmak, O nun var olduğunu aklen kabul etmek demektir. Diğer bir ifadeyle llah a inanıyor musun? sorusuna vet diye cevap vermektir; tıpkı Şu anda okuduğunuz kitap Türkçe mi?, stanbul büyük bir şehir mi? ki kere iki dört eder mi? sorularına vet diye cevap vereceğimiz gibi. Bu açıdan inanmak herhangi bir olgu hakkında olumlu veya olumsuz (evet veya hayır şeklinde) bir hüküm verebilmektedir. Sayfa 16 / 20

17 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI vet veya hayır diyemediğimiz durumlarda da inanç yokluğu söz konusudur. Yarın havanın yağmurlu olup olmayacağı hakkında kesin bir hüküm veremeyebilir veya bir satıcının sattığı ürün hakkında söylediklerinden şüphe edebiliriz. Bu gibi durumlarda olumlu ya da olumsuz bir inanca sahip değilizdir. nancı bu şekilde tanımlamaya ilk itiraz, inanç ile bilgi arasında bir ayırımın olduğu veya olması gerektiği şeklindedir. Gerçekten de inanmak ile bilmek arasında günlük dilde sıkça yapılan bir ayırım söz konusudur. Genelde iyi bilinen konular hakkında inanmak tabiri pek kullanılmaz. Kendi ismimizin ne olduğunu biliriz; sminiz nedir? sorusuna hmet olduğuna inanıyorum demek oldukça tuhaf kaçar. ma simasından tanıdığımız ve nadiren gördüğümüz bir kimsenin ismini bilip bilmediğimiz bize sorulduğunda, bilmiyorum diyebiliriz veya eğer emin değilsek ama yine de bir şeyler hatırlıyor gibiysek, Zannediyorum li diye cevap veririz. Özellikle son durumda dilimizde inanmak yerine zannetmek daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu örnekler bize bilgi ile inancın veya zannın günlük dilde farklı durumlar için kullanıldığını göstermektedir. Kısaca, kesin olduğumuz durumlarda bilmek, diğer durumlarda inanmak veya zannetmek deyimini kullanırız. Günlük dilden getirilen bu örnekler bilgi ile inanma arasında kesin bir ayırım olduğunu göstermez. slında bilgi ve inanma birer zihin durumu olmaları açısından aynıdır. Her ikisi de cümle olarak ifade edilebilir; her ikisi de evet veya hayır şeklinde cevaplandırılabilecek soru kalıplarında sorulabilir, vs. Diğer bir ifadeyle, onlardan biri hakkında takınılacak zihinsel bir tutum (kabul etme, reddetme, şüphelenme, vs.) diğeri için de geçerlidir. yrıca bilmenin inanmadan tamamen farklı bir şey olduğunu ileri sürmek, eğer bir insan biliyorsa inanmıyordur veya inanıyorsa bilmiyordur demek bizi bazı çelişkilere götürür. Bilgi ve inancın birbirinin karşıtı olduğunu iddia edenlere şu örnek verilebilir: Özetle ifade edecek olursak, her bilgi aynı zamanda bir inançtır, ama her inanç bilgi olmayabilir. llah a iman, tasdik edildiği oranda aynı zamanda bilgidir. Bilginin aslında inanca dayalı bir temeli olduğunu belirttikten sonra, llah a inanmanın yukarıda örnekleri verilen durumlardan farklı olup olmadığı hususuna bakabiliriz. Nasıl bilgi ile inanma arasında, zihin durumu olma açısından fark yoksa, aynen onun gibi, llah ın var olduğuna inanmayla bir kimsenin güvenilir olduğuna inanma arasında inanç olma açısından fark yoktur. Bir zihin durumu olma açısından konusu ne olursa olsun inançlar aynıdır. Buna rağmen zihinsel düzeyde inançların eşit olması onların aynı derecede önemli olduğu anlamına gelmez. Hiç şüphesiz, inanan bir kimse için llah inancı tüm inançların en önemlisi ve en merkezisidir. Diğer inançlara kıyasla bu önem ve merkeziyet, bireyi baştan sona tanımlayan, onun aidiyetini belirleyen, hayatını şekillendiren ve anlamlandıran bir işleve sahiptir. Nasıl insanlar toplum içinde birbirleriyle ilişki hâlinde ise, inançlar da zihnimizde diğer inançlarla ilişki hâlindedir. Yine nasıl toplumda bazı insanlar diğerleriyle daha sık görüşüyorsa, inançlardan bazıları da diğerleriyle daha sıkı bir ilişki içindedir. nançlar arasındaki bu ilişki semantik veya mantıksal bir ilişki olarak nitelendirilir. radaki ilişkinin mantıksal olması, bazı inançlara sahip olduğumuzda o inançlara bağlı olarak diğer bazı inançları kabul veya reddetmemiz gerektiği anlamına gelir. Mesela bugünün pazartesi olduğuna inanıyorsak, yarının salı olduğuna veya dünün cumartesi olmadığına da inanırız. Bir kimsenin güvenilir olduğuna inanıyorsak, o kimsenin dediklerinin doğru olduğuna veya verdiği sözü yerine getireceğine de inanırız. ynen onun gibi, llah ın var olduğuna inanmak ile diğer bazı inançlar arasında mantıksal bir ilişki vardır. Yani llah ın varlığına inanmak, aslında O nun evrenin yaratıcısı olduğuna, her şeye gücü yettiğine, her şeyi bildiğine, rahman ve rahîm olduğuna yönelik bir dizi inancı da beraberinde getirir. Başka bir açıdan bakacak olursak, llah a inanmak, O nun zulmetmeyeceğine, insanları aldatmayacağına, verdiği sözden geri dönmeyeceğine inanmayı gerektirir. Görüldüğü gibi llah a iman tek başına olmayıp kendi içinde tutarlı bir dizi inancı da beraberinde getirmektedir. Burada tutarlı bir inanç kümesinden, bir inanç ağından bahsetmekteyiz. nançlar inanç olma bakımından eşit olsalar da, bazı noktalardan birbirlerinden ayrılır. Bir inancın sebepleri o inancın delilleriyle aynı şey değildir. Her birimiz farklı nedenlerden dolayı llah a inanıyor olabiliriz. Kimimiz aile içinde böyle bir inançla yetiştirildiğimiz, kimimiz llah inancına önem veren bir eğitim aldığımız veya kimimiz inançta huzur bulduğumuz için inanıyor olabiliriz. Bunlar inancın sebebini oluşturur. ma bize llah a niçin inandığımız sorulduğunda vereceğimiz cevap, bu Sayfa 17 / 20

18 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI sebeplerin ötesine geçmelidir. Bu noktada vereceğimiz cevaplar inancımızın delillerini oluşturur: llah inancını temellendirme hususunda şu delillere sık olarak atıfta bulunulur: llah inancı doğaldır ve insan fıtratından kaynaklanır (psikolojik delil); llah fikri her yönüyle mükemmel bir varlığa işaret eder ve böyle bir varlığın olmadığını düşünmek bizi mantıksal çelişkiye götürür (ontolojik delil); çevremizde gördüğümüz her şeyin bir sebebi vardır, o hâlde topyekûn evrenin de bir sebebi olmalıdır (sebeplilik delili); evrende var olan nizam bu nizamı kuran bir varlığa götürür (nizam delili)... vb. Bunlar arasında psikolojik delil diğerlerine nazaran doğrudan olması sebebiyle birey açısından önceliğe sahiptir. Bireyin iç dünyasına yönelerek orada kendisini yaratan Yüce bir gücün var olduğuna sezgisel açıdan görmesi, birey için geçerli olmak şartıyla, imanın bireysel yönünün en açık delilini oluşturur. Bu sebeple mam Gazâlî gibi âlimler, sezgiye dayalı yöntemi, llah ın varlığıyla ilgili en güçlü delil olarak kabul etmektedir. Gerçekten de bireyin iç dünyasının derinlikleri, bir yaratıcıya inanmaya sadece uygun değil aynı zamanda eğilimlidir. bn Rüşd gibi diğer bazı âlimler ise bir sanatkârı tanımanın en iyi yolunun onun sanatını öğrenmek olduğunu düşünerek, llah ın varlığı inancına en iyi O nun yarattıklarını inceleyerek ulaşılabileceğini savunmuştur. Düşünce tarihinde llah ın varlığı için pek çok deliller getirilmiş ve bu deliller yoğun rasyonel analizlere tâbi tutulmuştur. Söz konusu deliller inancın temellendirilmesine yönelik çabaların bir ürünüdür. Bu deliller psikolojiden felsefeye, oradan bilime kadar geniş bir alandan yararlanmış ve yararlanmaktadır. Burada önemli olan, bireyin llah a olan inancını, o inancın sebeplerinin ötesine geçerek bir temele dayandırabilmesidir. Yukarıdaki verdiğimiz bilgi tanımına göre ifade edecek olursak, tasdik edebilmesidir. Bunu yapabilen bireyler inançlarını bilgi düzeyine çıkarabilmiş, klasik literatürdeki karşılığıyla, taklitten tahkike geçebilmiş kimselerdir. Onların llah a inanmalarının sebebi, anne babaları veya ataları inandığı için değil, fakat O na inanmanın bizatihi meşru ve makul temellere dayandığı içindir. nanç ve rade nançlar arasında yukarıda belirtilen mantıksal ilişkinin yanı sıra bir de kabule dayalı bir ilişki vardır. Dinî inançlarımızın tamamının rasyonel temellere dayandığını iddia etmek, ne gerçekçidir ne de arzu edilen bir durumdur. slında sadece dinî inançlarımızın değil günlük inançlarımızın da önemli bir kısmı bu anlamda sırf akli (rasyonel) çıkarımlara dayanmaz. dindiğimiz bilgilerin büyük bir kısmı kaynaklarımızın güvenilir olduğu ön kabulüne dayanır. Okuduğumuz gazete, dergi ve kitapların genelde doğru bilgi verdiğini düşünürüz veya en azından düzenli bir şekilde bizi yanlış bilgilendirmeye çalıştıklarına inanmayız. Bu tür bir çaba sezinlediğimizde de söz konusu kaynakları güvenilir olarak görmeyiz. Yine de havanın yağışlı olup olmayacağından, bir kimsenin verdiği sözde durup durmayacağına kadar pek çok konuda kaynaklara güven duymak zorundayız. Benzer bir ilişki dinî inançlar arasıda da söz konusudur. Dinî inançların bir kısmı, özellikle önemli ve merkezî olanları, mesela llah, vahiy, peygamberlik, ahiret hakkındaki inançlar, genel anlamda akli temellere dayanır. Bununla birlikte akıl, bu alanlarda her konuyu ihata edecek bir kapasitede değildir. Kur an bu anlamda aklı gayb (görünmeyen, akıl ve duyularla ulaşılamayan) ile sınırlar; gaybe ait konuları ancak llah bilir ve bizler de llah ın bildirdiği kadarını bilebiliriz. klın zorunlu olarak da görmediği fakat akla da ters düşmeyen konular hakkındaki inancımızın temeli, bu noktada akli olmaktan çok, kabule dayalıdır, yani iradîdir. Örnek verecek olursak, akıl bu dünyada yapılanların karşılığının alınacağı bir ahiret hayatını gerekli görse de, bunun nasıl bir hayat olacağıyla ilgili bize pek yardımcı olamaz. Kur an da ahiret hayatıyla ilgili yapılan açıklamalara olan inancımız, Kur an ın llah ın kelamı olduğuna inancımıza dayanır. Kısaca söyleyecek olursak, mümin akıl ve duyularla bilinmeyen konularda Kur an ın otoritesine tâbi olur. Bu da temelde iradî bir durumdur. Hatta bu iradî durumun genelde llah inancını da içine aldığını düşünen kimseler vardır. kıl ve kalple ilintili fakat onlara indirgenemeyen inancın bu iradî yönü Kur an da sık vurgulanan bir husustur. nanç her ne kadar tek yönlü gibi algılansa da aslında birey ile Yaratıcı arasında çift yönlü, karşılıklı bir ilişkidir. Birey hür iradesiyle kendisini yaratan bir Yaratıcının var olduğuna inanma yolunda bir adım atar; bunun karşılığında llah, bireyin bu adımına rahmet ve merhametiyle karşılık vererek ona hidayet bahşeder. llah tüm insanları muhatap alarak, onlardan Sayfa 18 / 20

19 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI kendisine inanmalarını ve rızasına uygun bir hayat sürmelerini talep eder. Kullarından hiçbirinin kendisini inkâr etmesini ve verdiği nimetlere karşı nankörlük yapmasını istemez. Bununla birlikte razı olmamasına rağmen, yine kullarından inanmak istemeyen kimseleri serbest bırakır. Dileyenin inanması ve dileyenin de inkâr etmesine llah ın izin verme si, slam da bireyin hür iradesinin ontolojik düzeyinde kabulünün en açık göstergesidir. nanç ile irade arasındaki bu ilişkiyi de kısaca belirttikten sonra, yukarıda aktarılan inancın kalp ile tasdik olduğu konusuna geri dönebiliriz. Hem klasik hem de modern düşüncede, insanın aklı ile kalbi, düşünceleri ile duyguları arasında bir ayırım yapma eğilimi vardır. Bu ayırıma göre, insan, aklının rehberliğinde hareket etmeli, kendini kalbinin kaprislerine bırakmamalıdır. Duygular değişkendir ve gelip geçicidir; duygular aynen duyular gibi yanıltabilir. Yakın dönemlerde beyinle ilgili yapılan çalışmalar, bir önceki paragrafta belirtilen ayırımın gerçekçi olmadığını güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır. Mesela duygu dünyalarında sorun olan kimselerin düşünce dünyalarında da sıkıntı yaşadıklarını günümüzde iyi bilinen bir husustur. Beynin duyuların düzenlenmesinde fonksiyonel olduğu düşünülen bölgesi (amigdala) hasar gördüğünde, insanlar en yakınlarıyla bile normal ilişkilerini sürdürememektedir. Günümüzde duygusal zekâ diye anılan bu yönün bebeklikten itibaren aynen akli yetiler gibi bir gelişime tâbi olduğu ve bu gelişimde yaşanan duraklamaların ileri yaşlarda bireyin yaşantısını olumsuz yönde etkilediği yine bu çalışmalarda açıkça ortaya konmaktadır. Bizim açımızdan önemli olan, düşüncelerimizle duygularımız arasında yapılan ayırımın inanç söz konusu olduğunda bir dereceye kadar geçerli olduğu, nihai noktada llah inancının böyle kategorik bir ayırıma imkân tanımadığıdır. llah inancı sadece zihnimizde llah var mıdır? sorusuna evet demekten ibaret olamaz. nanmak veya iman etmek beraberinde hem akli hem de kalbî (ruhi) bir durumu gerektirir. llah a inanmak, diğerlerinin yanı sıra, O nu sevmeyi (Müminler en çok llah ı severler.), O na güvenmeyi (llah a tevekkül imanın esaslarındandır.), O nu düşünerek yaşamayı içerir (Takva imanın en üst derecesidir.). Görüldüğü gibi inanç hem akli, hem iradî, hem de kalbî bir fenomendir. Kur an da inanç noktasında kalbe yapılan atıfların ve inancın kalp ile tasdik olarak tanımlanmasının temelinde böyle bir espri yatmaktadır. slam, insanı akıl ve kalp bütünlüğü içinde değerlendirir; bu sebeple insanın en hayati yönünü oluşturan inancı, hem akli, hem iradî hem de kalbî yetilerinin ahenkli bir şekilde birleşmesi neticesinde mükemmellik kazanır. Şimdiye kadar ele aldığımız yönleriyle inanç tamamen bireyseldir. Bireyin zihninden veya kalbinden geçenlere, hangi durum karşısın da neler hissettiğine dair bizler ancak tahminde bulunabiliriz; birey inancıyla baş başadır. Bu son zamanların tabiriyle bilişsel bir durumdur ve diğer insanlarla paylaşılamaz. Fakat inanç bu içsel durumlarla sınırlı değildir ve onun dış dünyada belirgin tezahürleri vardır. nanç ve Davranışlar nancın bireyle ilgili diğer bir yönü davranışlarda ortaya çıkar. nancın davranışla olan ilişkisinin, inancın akıl, irade ve kalple ilişkisine nazaran daha somut ve gözlemlenebilir bir nitelik taşıdığını söyleyebiliriz. Kendi dili veya davranışlarıyla beyan etmedikçe, kimsenin neye inandığı, neyi sevdiği, ne yapmaya niyetlendiğini bilebilmemiz mümkün değildir. Çünkü tüm bunlar bireyin iç dünyasında olup biten hususlardır; bu sebeple imtiyazlı bir konuma sahiptir. mtiyazlı olmalarının sebebi, bireyin dışında kimsenin onlara doğrudan ulaşamaması ve kimsenin zorlamayla onları değiştirip dönüştürememesidir. Bununla birlikte imtiyazlı konuma sahip olan bu içsel durumlar kendilerini davranış penceresiyle dışa açarlar. Bir mümin llah ın hoş görmediği bir davranışı çeşitli sebeplerden dolayı yapabilir. Bu ilk insan Hz. Âdem den beri insan türünün pek de yabancı olmadığı bir durumdur. Fakat büyük günah işleyenin dinden çıktığını söylemek, inanç ile davranış arasında bir sebeplilik bağı olduğunu söylemek olur ki, bunu ispatlayabilmek pek kolay değildir. Bilindiği gibi inançlarla davranışlar arasında değil, irade ile davranışlar arasında bir sebeplilik bağı söz konusudur. nancımız doğrultusunda davranabildiğimiz gibi, bunun tam tersini de yapabiliriz. Bazen yapmamamız gerektiğini bildiğimiz hâlde bazı davranışları sergileyebiliriz. Özellikle irademizin zayıf olduğu noktalarda bu durumla sık karşılaşırız. nancı davranışlara bağlayan irade, pek çok bedenî arzu ve Sayfa 19 / 20

20 ÖĞRNM LNI: NNÇ 1.ÜNT: LLH NNCI eğilimin etkilemeye çalıştığı bir alandır. Kur an bu arzu ve eğilimleri nefis olarak niteler. Gerçekten de nefis, peygamberlerin bile kendisinden çekindiği beşerî bir yöndür (Yûsuf, 12/53). nancın insan üzerindeki en önemli etkisi onu davranışa yönlendirmesidir. nanan bir insan, inancının gereği gibi davranma eğilimindedir. Bu eğilim hem ibadetler, hem de ahlaki davranışlar olarak ortaya çıkar. Bu sebeple inanç insanın pasif konumdan çıkıp, aktif bir birey hâline gelmesinde, dolaylı da olsa önemli bir işleve sahiptir. nancın sağladığı dinamizm sayesinde birey hem kendi, hem de başkaları için yararlı işlere yönelir. Diğer insanlarla irtibatını kesmiş, içe kapanmış, sadece kendi için var olan ve kendi kurtuluşu için yaşayan bir birey anlayışı slam a ters düşer. Diğer yandan, nasıl inanç bireyi iyi davranışlara yönlendiriyorsa (veya yönlendirmeliyse), iyi davranışlar da bireyin imanının sağlamlaşmasına ve pekişmesine yardımcı olur. Dolayısıyla inanç ile iyi davranışlar arasında karşılıklı bir ilişkinin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. nanç aynı zamanda kim olduğumuz sorusuyla da yakından ilgilidir. Kimliğimizi oluşturan birtakım maddi unsurlar vardır. nne ve babamızın kim olduğu, nerede doğduğumuz, hangi ortamda ve şartlarda yetiştiğimiz ve hangi imkânlara sahip olduğumuz vs. işte tüm bunlar bireysel kimliğimizin oluşumunda önemli rol oynayan maddi etkenlerdir. Bunların yanı sıra, en az onlar kadar önemli manevi etkenler de kişiliğimizin harcını oluşturur. nanç bu manevi etkenlerin başında gelir. llah inancı bireyi pek çok açıdan etkiler, onda köklü değişikliklere yol açar. Bu değişikliklerin fark edilememesinin sebebi, genellikle söz konusu değişimin tedricî olmasıdır. nancın kimlik üzerindeki etkisini daha yakından görebilmek için din değiştirme olgusuna göz atmak yeterli olur. slami açıdan inanç, bireyi derin bir kavrayışa götürür; inanç sayesinde eşya ve olaylar ayrı bir anlam, ayrı bir boyut kazanır. ynı zamanda inanç, bireyi olaylar karşısında sabırlı, metanetli, anlayışlı ve hoşgörülü kılar. Yine inanç kişinin sorumluluklarının farkına varmasına ve dolayısıyla dinî ve ahlaki düzeyde kendi kararlarını verebilen ve bu kararlar doğrultusunda hareket edebilen muhtar (otonom) birer birey hâline gelmesine yardımcı olur. manın aydınlattığı yolda birey kendine verilen akli, kalbî ve iradî yetilerini son noktasına kadar geliştirerek kendini aşar ve varlık mertebelerinin en üst derecelerine ulaşır. Tersinden, inanç yokluğunun bireyde doğurduğu en büyük boşluk, anlamsızlıktır. Binlerce yıllık insanlık tarihinin bize gösterdiği bir şey varsa o da aşkın bir varlığa duyulan ihtiyacın ve ebedî yaşama arzusunun yerini bugüne kadar hiçbir şeyin alamadığıdır. Özellikle günümüzde bu aşkına ve ebede olan iştiyakın inkârı veya ihmali, karşımıza daha önce görülmemiş bir düzeyde iki yıkıcı akımı çıkarmıştır. Bunlardan ilki nihilizmdir. nlam arayışında aşkın varlığın ve ahiret hayatının dışlanması doğal olarak pek çok kimsenin hiçbir şeyin anlamı olmadığı şeklindeki nihilist bir neticeye götürmektedir. Kur an ın zulmet olarak nitelendirdiği bu durumla baş edebilmek hiç de kolay değildir. Son olarak inancın bireysel boyutuyla bireyselci inanç arasında bir ayırıma işaret etmemiz yerinde olur. Bireyselcilik toplum karşısında bireye ve bireyin tercihlerine öncelik veren, bireyin çıkarlarını diğer kimselerin ve toplumun çıkarlarından üstün gören düşünceye veya akıma verilen isimdir. Özellikle günümüzde bireyselcilik, gelişmiş Batı toplumunun temel normu sayılabilir. Liberal ekonomi ve politikaların da yardımıyla bireyselcilik geçmişte hiç görülmedik şekilde popüler hâle gelmiş ve dinî inanç ve yaşantıyı da etkiler bir konuma ulaşmıştır. Batılı ülkelerdeki sekülerleşme süreci bir yandan kurumsal dine olan güveni örselerken diğer yandan Hristiyanlığı modernizmin tüm yönlerini benimsemeye zorlamıştır. Bireyselciliğin başat değer olduğu Protestan kültürlerde kilisenin modern değerlerin neredeyse tamamına evet demesi, dini bireyin hayatına yön veren bir rehber olmaktan çıkarıp, çağdaş gelişmeleri geriden takip eden, ama eninde sonunda onunla uzlaşan pasif bir konuma sevk etmiştir. Yazının başında da belirtildiği gibi özde bireysel olan dinî inanç bireyleri birbirine bağlayarak bir toplum oluşturur. Dolayısıyla dinî inanç bireysel hayatın olduğu kadar, toplumsal hayatın da bir parçasıdır. Yine bu sebeple din, toplumsal hayattan soyutlanarak bireyin vicdanına hapsedilemez. Sayfa 20 / 20

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Terim olarak kader, "Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına " denir.

Terim olarak kader, Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına  denir. On5yirmi5.com Kaza ve kader nedir? Kader; planlamak, değerlendirmek, ölçmek ve programlamak gibi anlamlara gelir. Kaza ise, kesin karar vermek, düzenlemek, gerçekleştirmek ve yaratmak anlamına gelir. Yayın

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B Kimi sayılar aralarında asal dır. Hangi sayıların aralarında asal olduğunu belirlemek için ortak bölenlerin en büyüğünü (O.B.E.B.) bulmak gerekir. Örnek: O.B.E.B. kavramını açıklamak için 12 ve 18 sayılarını

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata yön veren, temel hak ve

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

İTİKAT ( İNANÇ ) 1 KELİME- İ TEVHİD

İTİKAT ( İNANÇ ) 1 KELİME- İ TEVHİD KELİME- İ TEVHİD Allah tan başka ilah yoktur, Muhammed, Allah ın elçisidir. İTİKAT ( İNANÇ ) 1 TEVHİD: Allah ın bir ve tek olduğuna inanmak demektir. İnsanlar inanarak Kelime-i Tevhid i söylerlerse Mümin

Detaylı

İkili Simetrik Kitap ❸

İkili Simetrik Kitap ❸ 19 lu Gruplar Halinde Sûrelerin Numaraları ve Âyet Sayıları Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm de bulunan sûrelerin sıra numarlarını ve âyet sayılarını 19 lu gruplar halinde birlikte inceleyeceğiz. İlk 19 sûrede

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 10 MYIS 2014 Saat: 11.20 D DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattık. (Kamer suresi, 49. ayet) Bu ayette ölçü kelimesi hangi anlamda

Detaylı

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm sûrelerini sondan sayalım. Örnek: Sondan birinci sûre Nâs sûresidir. Sûrenin sondan sıra numarası Sûrenin adı 1 Nâs 6 Sûrenin içerdiği

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı İMAM HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; 5, 6,7 ve 8.Sınıflar) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata

Detaylı

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI GÜNÜMÜZDEKİ RESMİ SIRALAMA KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI YAYGIN İNİŞ SIRALAMASI - OSMAN BİN AFFAN FARKLI İNİŞ (NÜZÛL) SIRALAMALARI (TERTİPLERİ) Sûre No Sûre Adı Nüzul Sırası Âyet Sayısı Nüzul

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTK SINVI 26 KSIM 2014 Saat: 11.20 DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. 3. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. (Hadis-i Şerif) Bu hadisi ilke edinen bir kimseden aşağıdaki davranışlardan

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

8. SINIF II. DÖNEM ORTAK SINAVI

8. SINIF II. DÖNEM ORTAK SINAVI T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK SINVI D DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Bir fikre veya inanışa körü körüne, aşırı derecede bağlanıp başka bir fikri ve düşünceyi kabul etmemektir. Bu tanım aşağıdaki kavramlardan

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

Sınıf. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. TEOG DENEME SINAVI. 8. Sınıf TEOG. Sınavına. Bizim İçin Hepiniz Özelsiniz...

Sınıf. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. TEOG DENEME SINAVI. 8. Sınıf TEOG. Sınavına. Bizim İçin Hepiniz Özelsiniz... ORTAOKUL 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. TEOG DENEME SINAVI ORTAOKUL 8. Sınıf TEOG Sınavına H A ZI R LI K Bizim İçin Hepiniz Özelsiniz... R Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi I. TEOG Deneme Sınavı 8.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

5. SINIF DENEME SINAVLARI DAĞILIMI / TÜRKÇE

5. SINIF DENEME SINAVLARI DAĞILIMI / TÜRKÇE TÜRKÇE Öğrenme Alanı 3. OKUMA 4. YAZMA 5. GÖRSEL OKUMA VE GÖRSEL SUNU Alt Öğrenme Alanı 2. Okuduğunu Anlama 4. Söz Varlığını Geliştirme 5. Tür, Yöntem ve Tekniklere Uygun Okuma 1. Yazma kurallarını uygulama

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) > 2n ise, n zengin bir sayıdır. Örnek: 12 nı ele alalım.

Detaylı

19 lu gruplar halinde sûrelerin sondan sıra numaraları ile âyet sayıları 1

19 lu gruplar halinde sûrelerin sondan sıra numaraları ile âyet sayıları 1 lu gruplar halinde sûrelerin sondan sıra numaraları ile âyet sayıları Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm de bulunan sûrelerin sondan sıra numarları ile âyet sayılarını lu gruplar halinde birlikte inceleyeceğiz.

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır.

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. KUDDÜS Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. Hz.Ali-nin kullandığı altı isimden biridir. Sabah ve akşam namazından sonra 33 defa okunmasının

Detaylı

Müslüman: İslâm Dininin kurallarına uyan, İslâm'ın kurallarını hayata geçiren kimsedir.

Müslüman: İslâm Dininin kurallarına uyan, İslâm'ın kurallarını hayata geçiren kimsedir. İslam dini hakkında bazı temel bilgiler Müslümanlar, dünya nüfusunun dörtte birini oluşturmaktadırlar. İslâmîyet bugün artık beş kıtaya yayılmış vaziyettedir. İslâm Dininin Dünya Medeniyetine çok büyük

Detaylı

İkili Simetrik Kitap ❷

İkili Simetrik Kitap ❷ Bölen Kümesi Eleman Sayısı < 2 Olan Sayı Tamsayılar içerisinde bölen kümesi eleman sayısı 2'den küçük olan tek bir sayı vardır; o da 1 sayısıdır. 1 sayısının bölen kümesinde tek bir eleman vardır. Kur

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

OKYANUS KOLEJLERİ SINAV SORUSU TEOG SINAV SORUSU DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ. 1. Kader ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

OKYANUS KOLEJLERİ SINAV SORUSU TEOG SINAV SORUSU DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ. 1. Kader ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? 1. Merhaba arkadaşlar benim bir kardeşim oldu, adını Kader koyduk. Kader kelimesinin anlamını aşağıdaki seçenekler arasından bulmama yardımcı olur musun? A) Allah ın canlılara verdiği nimetlerdir. B) Kur

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Fabrika çıkışlı bilgisayar,denetimden geçirilmiş,çalışır halde olarak sunulur.

Fabrika çıkışlı bilgisayar,denetimden geçirilmiş,çalışır halde olarak sunulur. İÇ AYAR İnsanlar yaratılıştan iç ayarı yapılmış olarak dünyaya gönderilirler.tıpkı Tüm ayar ve proğramlarıyla donatılmış olarak düzenlenen bir bilgisayar gibi. Fabrika çıkışlı bilgisayar,denetimden geçirilmiş,çalışır

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

EUZU - BESMELE. Kovulmuş Şeytan dan Allah a Sığınırım. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla KUR AN EUZÜ - BESMELE İNSAN

EUZU - BESMELE. Kovulmuş Şeytan dan Allah a Sığınırım. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla KUR AN EUZÜ - BESMELE İNSAN EUZU - BESMEE Kovulmuş Şeytan dan llah a Sığınırım Tüm bu kirlenmeler Kur an da Şeytan a nispet edilir. Bu kirlilikler, Kur an ı anlamanın önündeki engellerdir. Kur an, karşısında böyle bir muhatap istemiyor.

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com Mükemmel Sayılar (perfect numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) = 2n ise, n mükemmel bir sayıdır. Örnek: 28 nı ele alalım. Bölen kümesi={

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI HAFTA 1 6 DİN, İMAN VE İNSAN 2 6 ALLAH-İNSAN VE ÂLEM İLİŞKİSİ 3 6 ALLAH A İMAN 4 6 MELEKLERE İMAN 5 6 KİTAPLARA İMAN 6 6 PEYGAMBERLERE İMAN 7 6 AHİRETE İMAN 8 6 KADER VE KAZAYA İMAN 1. Dinin İnsan Hayatındaki

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KASIM EKİM EYLÜL D.Saa t ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İBADET. ÜNİTE: ZEKÂT, HAC VE KURBAN İBADETİ 3 Öğrenclerle Tanışma, Dersn Amacı ve İşlenş Şekl. İlk Ders Genelges 6.

Detaylı

1. Paylaşma ve yardımlaşmanın birey ve toplum için önemini yorumlar. 2. İslam ın paylaşma ve yardımlaşmaya verdiği önemi yorumlar.

1. Paylaşma ve yardımlaşmanın birey ve toplum için önemini yorumlar. 2. İslam ın paylaşma ve yardımlaşmaya verdiği önemi yorumlar. ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ EYLÜL Öğrenme Alanı: İBADET D.Saa t 3 Öğrenclerle Tanışma, Dersn Amacı ve İşlenş Şekl. İlk Ders Genelges 6. Hac Nedr ve Nçn Yapılır? 7. Hac ve Umre le İlgl

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI Varlıklar Âlemi Varlıklar âlemini sınıflandırarak özelliklerini örneklerle açıklar Meleklere İman Meleklerin Özellikleri ve Görevleri

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com İkiye bölünen ancak üçe bölünmeyen sayılar Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm fihristinde bulunan sayılardan ikiye bölünen ancak üçe bölünmeyenleri tespit ederek işe başlayacağız. Daha sonra, bunlar arasında matematiksel

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır.

İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Lise 2. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Video Ders Anlatımları Oruç Hac ve Zekat Video Ders Anlatımı 2.2. Oruç İslam'ın başlıca ibadetlerinden birisi de ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 115 Yardımsever Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI Yerel ICI Bürosu Adresi: ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 116 ÖĞRENCİ RAPORU HAKKINDA TALİMATLAR Her üniteyi çalıştıktan sonra o ünitenin

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi)

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Şimdi bu beş mantıksal operatörün nasıl yorumlanması gerektiğine (semantiğine) ilişkin kesin ve net kuralları belirleyeceğiz. Bir deyimin semantiği (anlambilimi),

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı