Kurbanların en faziletlisi, en pahalı ve en semîz olanıdır, anlamında bir hadis var mıdır?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kurbanların en faziletlisi, en pahalı ve en semîz olanıdır, anlamında bir hadis var mıdır?"

Transkript

1 1

2 İçindekiler Kurbanların en faziletlisi, en pahalı ve en semîz olanıdır, anlamında bir hadis var mıdır?... 3 Karanlık gecede cennet yolunu aydınlatan kimlerdir?... 4 Tıka basa yemek günah mıdır?... 5 Arabistan'da olmayan nimetler, neden Cennet'te en çok vaad edilenlerdir?... 6 Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama Anonim Şirketi (HMVKŞ) tarafından ihraç edilecek olan kira sertifikalarını almak cazi midir?... 7 En'am Suresi 25. ayette "Seni Kur'ân okurken dinleyenler de vardır. Fakat Biz onu lâyık olduğu şekilde anlamalarına mani olmak için, onların kalplerine kat kat örtüler gerdik" ayeti insanlar arasında hidayete erme konusunda eşitsizlik sayılmaz mı?... 8 Topkapı Sarayı'nda, Mukaddes Emanetler kısmında Peygamberimize ait terliği esas alarak parmak arası terlik giymek sünnettir iddasında bulunuluyor. Uzmanlarca ortopedik sorunlara yol açtığını söyleyen parmak arası terliklere "giyilmesi sünnettir" demek doğ Yevm'ün-nedameh/Kıyamet gününde herkesin (kafir-müslüman-münafık-günahkar) pişman olacağı söyleniyor. Bununla ilgili bir hadis-i şerif var mı? Allah'a iman ile puta iman arasındaki fark nedir? Toplumun geneline bakıldığında erkeğin kadına düşkünlüğü aşikardır. Allah kadını erkeğe karşı zayıf yaratmıştır. Neden erkeği güçlü kadını duygusal yaratmıştır? Peygamberimizin bazı hastalıklar için tükürüğünü sürmesi nasıl açıklanabilir? Bunu tiksindirici bulanlara ne denilebilir? Vefat edenin arkasından vay efendim diye ağlamanın, onun azap görmesine neden olacağı şeklinde bir hadis var mıdır? Tebbet suresinde Ebu leheb için "Ebû Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu." diye ifade edilirken "Ebu Leheb kurusun" denmeyerek "elleri kurusun" denmesinin hikmeti nedir?. 18 2

3 Kurbanların en faziletlisi, en pahalı ve en semîz olanıdır, anlamında bir hadis var mıdır? Sizin de işaret ettiğiniz gibi bu hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir. Hafız Heysemî bu rivayetin senedinde yer alan iki kişinin sika olup olmadığına dair bir bilgiye rastlamadığını belirtmek suretiyle hadisin az da olsa zayıf olduğuna işaret etmiştir. (bk. Heysemî, Mecmau z- Zevaid, h. no: 5962) Aynı hadisi Hakim de rivayet etmiş ve sahih olduğunu belirtmiştir. (Hakim, Müstedrek- Zehebi'nin Telhis'i ile birlikte, 4/231) Zehebi de senedin sağlam olduğuna işaret etmiştir. (Zehebi, Telhis, a.g.y) 3

4 Karanlık gecede cennet yolunu aydınlatan kimlerdir? - Sorudaki şekliyle bir bilgiye rastlayamadık. Konuyla ilgili bir hadisin meali: Size cennet ehlini haber vereyim mi? Her zayıf ve güçsüz olan kimsedir. Öyle bir kimsedir ki, bir konuda Allah a yemin etse, Allah onun yeminini boşa çıkarmaz, yerine getirir. Size cehennem ehlini de haber vereyim mi? Her katı yürekli, şımarık, kibirli olan kimsedir. (Buharî, tefsir, 68; Müslim, cennet, 46-47). - Hadiste Cennet ehlinin özelliği olarak belirtilen Zayıf tan maksat, güçsüz, dünyanın malmülk, makam, mevki gibi bir nüfuza sahip olmayan kimse demektir. Mütezaaf tan maksat ise, dünya hali itibariyle güçsüz olduğundan, insanlar tarafından hor-hakir görülen kimse demektir.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi). Buradaki zayıflıktan maksat, yumuşak kalpli olmak, imanın verdiği mahviyet anlamında olduğunu söyleyenler de vardır. (Nevevi, a.y) - Cehennem ehli için kullanılan vasıflardan Utül kelimesi, katı yürekli, sert ve kaba anlamına gelir. Cevvaz ise, böbürlenerek yürüyen, mal biriktirip cimrilik eden, şımarıklık yapan kimse demektir. Mütekebbir de kibirli, gururlu, büyüklük taslayan kimse anlamına gelir. (krş. Nevevi, a.y) Bir rivayette de şu ifadeler yer almaktadır: Nice saçı başı dağınık, toza toprağa bulanmış, paçavra gibi iki parça eski/yırtık elbiseliler vardır ki: Kendilerine iltifat edilmez/kimse onları adam yerine koymaz. Fakat eğer bunlar Allah a yemin etseler Allah onları yeminlerinde yalancı çıkarmaz. Berâ b. Mâlik de onlardandır. (Tirmizi, Menakıb, 55; İbn Mace, Zühd, 4) 4

5 Tıka basa yemek günah mıdır? Bir rivayete göre peygamber efendimiz (asm) şöyle buyurdu: Dolu bir karından/mideden daha zararlı bir kap yoktur. Yok, ille de doldurmak istiyorsanız, hiç olmazsa üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye üçte birini de hava/nefes almaya ayırın. (Mecmau z-zevaid, h. no: 8346) Diğer bir rivayette ise -meal olarak- şu ifadelere yer verilmiştir: İnsanoğlu karnına/midesine kötülük/zararlı şeyleri doldurduğu kadar başka hiç bir kaba doldurmamıştır. Halbuki -ey insanoğlu!- Senin sırtını pek tutacak/seni ayakta tutacak bir kaç lokma sana kâfidir. Yok ille de doldurmak istiyorsan, hiç olmazsa üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye üçte birini de nefes almaya ayır. (Kenzu l-ummal, h. no: 7137) Bu gibi hadis rivayetleri, Ey Âdem in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez. (Araf, 7/31) mealindeki ayetin bir nevi açıklaması hükmündedir. 5

6 Arabistan'da olmayan nimetler, neden Cennet'te en çok vaad edilenlerdir? - Kur an da Arabistan daki insanların yakından tanıdığı meyvelerden bahsedilmesi, diğer insanların arzularının dışında bir şey değildir. Hurma ve üzümü dünyanın her tarafındaki insanlar sever. İnsanların en çok sevdiği yeşillikler ve sular/denizler/ırmaklar olduğu artık kimsenin meçhulü değildir. Örneğin, bu gün İstanbul da -uzak da olsa- bir evin bir penceresinde denizin azıcık bir köşesi görünüversin; o evin fiyatı/kirası birden yukarıya tırmanmaya başlar. Bu şunu gösteriyor: Allah, insanı hangi güzel duygularla donatmışsa, mükâfat yeri olan cenneti de o duyguları tatmin eden bir donanımla hazırlamıştır. - Bununla beraber, Kur an ın ilk muhatapları olan Arapların bilmedikleri şeylerden söz edilseydi o zaman belagat kuralına da aykırı olurdu. Zira, Kur an, insanları doğru yola davet ederken, davetini cazip hale getirmek için iki kriter kullanmıştır: Bunlardan biri mükâfat yeri olan cennet, biri de ceza yeri olan cehennemdir. Müjde ve uyarılardan söz edilirken, bu iki mekâna vurgu yapılması, onların tanıtılması gerekir. Bilinmeyen, görülmeyen mekânlardan söz edildiğine göre, muhatapların onları bir nebze tanıyıp anlayacakları bir üslubun kullanılması zorunludur. Bu da ancak muhataplara dünyada görüp bildikleri şeyler türünden benzerlerini hatırlatmakla mümkündür. Abdullah b. Abbas: Cennetteki nimetler ile dünyadakilerin arasında sadece isim benzerliği vardır (Beyhakî'den naklen Âlûsî, 1,204) derken bu hakikate işaret etmiştir. Demek ki, muhatapların bildiği nimetlerden söz edilmesi irşad hikmetinin ve belagat ilminin gereğidir. Kaldı ki, Kur an da sözü edilen daha başka nimetler, meyveler de vardır. Cennette nefislerin arzuladığı, gözlerin lezzet aldığı her şey vardır (Zuhruf, 43/71) mealindeki ayette sadece Arapların değil, bütün insanların tasavvurlarının çok ötesinde her türlü nimetin varlığından söz edilmiştir. Hz. Peygamber de (asm) - adeta bu ayetin bir nevi tefsiri mahiyetinde- şöyle buyurmuştur: Cennet, hiçbir gözün görmediği, hiç bir kulağın duymadığı, hiç bir insanın tasavvur bile edemediği nimetlerle dolu güzel bir yerdir. (Mecmau z-zevaid, h. no: 18718) - Diğer taraftan, Sadece Araplar değil, isteyen herkes aşağıda mealleri verilen ayetlere uygun hareket eder ve lezzet dolu ebedi hayat yurdu cenneti kazanır: Bizim âyetlerimize ancak o kimseler inanır ki kendilerine o âyetler hatırlatıldığında, derslerini hemen alır, secdeye kapanır, Rablerine hamdeder, O nu takdis ve tenzih ederler, asla kibirlenmezler. Teheccüd namazı kılmak için yataklarından kalkar, cezalandırmasından endişe içinde, rahmetinden de ümitli olarak Rab lerine dua edip yalvarırlar ve kendilerine nasib ettiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar. İşte onların dünyada yaptıkları makbul işlere mükâfat olarak gözlerini aydın edecek, gönüllerini ferahlatacak hangi sürprizlerin, hangi nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez. (Secde, 32/15-17) 6

7 Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama Anonim Şirketi (HMVKŞ) tarafından ihraç edilecek olan kira sertifikalarını almak cazi midir? Dinimiz helal yoldan para kazanma ve servet edinmeyi yasaklamıyor. Servet 'helal yoldan' kazanılacak ve meşru çerçevede sahiplik, kullanım, hakkını verme gibi şartlar da yerine getirilecek. Dinin koyduğu kırmızı çizgilere riayet eden bir müminin elinde tedavüle yatırım ve ticarete elverişli servet varsa bunu değerlendirecek. Değerlendirme yollarından biri de akar (gelir getiren mal) edinmektir. Mesela bir taşınmaz veya uçak, otobüs, gemi gibi bir taşıma aracı alıp bunu kiraya vermek böyle bir yatırımdır. Bu işleri yapan bir şirketten hisse senedi alarak ona ortak olan da şirket aracılığı ile aynı yatırımı yapıyor demektir. Yakın zamanda Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama Anonim Şirketi (HMVKŞ) tarafından ihraç edilecek olan kira sertifikaları, bu sertifikaları satın alan yatırımcının, kira geliri olan bir mala ortaklaşa sahip olmasını ve onun kira gelirinden hissesi kadarını elde etmesini sağlıyor. İlgili düzenlemede sertifika şöyle tanımlanıyor: "Kira sertifikaları, varlık kiralama şirketlerince, kendi nam ve sertifika sahiplerinin hesabına ve yararına, satın almak veya kiralamak suretiyle devralınan varlıkların finansmanını sağlamak amacıyla düzenlenen ve sahiplerinin bu varlıklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan menkul kıymetlerdir." Şirket, mesela devletin kullanmakta olduğu bir binayı veya aracı devletten satın alıyor, kira sertifikası satarak şirkete ortak ettiği şahıslardan topladığı para ile devlete borcunu ödüyor. Bu malı yine devlete kiraya veriyor, sertifika sahiplerine, bu kira gelirinden hisselerine düşen miktarı ödüyor. İlk uygulamada işlem iki yıllık olarak düzenleniyor, iki yıl sonunda devlet, sattığı malları geri satın alıyor ve bedellerini şirkete, şirket de sertifika sahiplerine ödüyor. Bu işlem, faize bulaşmadan devletin kamu finansmanına yardımcı oluyor, tasarruf sahiplerinin de helal yoldan (faiz değil, kira geliri alarak) faydalanmalarını sağlıyor. Zekatını eksiksiz veren, zekat dışında da Allah rızası için yardımlar yapan, kalan parasını helal yoldan değerlendirerek arttırmak isteyen müminler için -dinin kurallarına uygun işlemlerlebirey olarak veya şirket kurarak, şirketlere ortak olarak bu maksatlarını gerçekleştirme imkanı vardır. Ortak olduğu şirketin malını kiraya vererek gelirini almak da bu meşru yollardan biridir. 7

8 En'am Suresi 25. ayette "Seni Kur'ân okurken dinleyenler de vardır. Fakat Biz onu lâyık olduğu şekilde anlamalarına mani olmak için, onların kalplerine kat kat örtüler gerdik" ayeti insanlar arasında hidayete erme konusunda eşitsizlik sayılmaz mı? - İlgili ayetin tam meali şöyledir: Onlardan seni Kur ân okurken dinleyenler de vardır. Fakat Biz onu lâyık olduğu şekilde anlamalarına mani olmak için, onların kalplerine kat kat örtüler gerdik. Kulaklarının içine de, gereği gibi işitmelerini engelleyen ağırlıklar koyduk. Artık onlar her türlü mûcize ve belgeyi de görseler yine iman etmezler. O kadar ki yanına geldikleri zaman seninle münakaşaya girişerek Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir. derler.(enam, 6/25). Bilindiği üzere, dinî imtihana konu olan insanın iman-amel/söz-niyet-fiil ve davranışlarında Allah ın külli iradesi ve yaratıcılığı yanında kulun cüzî iradesi ve özgürce hareket etme kabiliyeti de söz konusudur. Ancak, Kur an da - sözün makamına göre-bazen Allah ın yaratıcılığı, bazen de insanın özgür iradesi ön plana çıkartılır; diğer unsur zımnen var kabul edilir. Bu hakikati detaylandıracak olursak; Kur an da insanların sorumlu olduğu fiillerinden bahsedildiğinde genellikle şu üç şekilden biriyle söz edilir. 1. Sadece insanın kendi özgür iradesi nazara verilerek fiilleri söz konusu edilir. Belagat makamının gereği olarak Allah ın yaratma cihetine yer verilmez. Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. (Bakara, 2/286) meâlindeki âyet, buna bir misaldir. Bu ayette anlatılmak istenen husus insana sorumluluğunu hatırlatmak olduğu için işin yaratma yönüne vurgu yapılmıştır. 2. Sadece Allah ın yaratıcılığı ön plana çıkartılır ve kulun özgür iradesine yer verilmez. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerine de bir perde inmiştir. Bunların hakkı büyük bir azaptır. (Bakara, 2/7) meâlindeki âyet, buna bir misaldir. Bu ayette anlatılmak istenen husus Hz. Peygambere teselli vermek, söz konusu edilen inkârcıların (iman etmeye niyetlerinin olmadığı bildiği için onların bu kötü niyetlerine ceza olarak)bundan sonra iman etmelerine imkân verilmeyeceğini hatırlatmak olduğu için işin sadece yaratma yönüne vurgu yapılmıştır. 3. Hem Allah ın külli iradesi ve yaratıcılığı hem de insanın cüzî iradesi ve kesbinden/kazancından sözedilir. Aleyhlerinde bir sûre indirilince göz kırpıp alay ederek birbirlerine bakar,sonra Acaba bizi gören biri var mı? diye endişe ile bakınır, gören biri yoksa hemen sıvışır giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından, (onlar nasıl iman ve Kur ân meclisinden uzaklaşıp gidiyorlarsa), Allah da onların kalplerini imandan uzaklaştırır. (Tevbe, 9/127) mealindeki ayet buna bir misaldir. Bu ayette, iman etmenin, Kur an ı anlamanın, Hz. Peygamberi kabul etmenin iki yönünün bulunduğuna; bir yandan Allah ın külli iradesine, bir yandan da insanların özgür iradesine işaret edilmiş, dini imtihan konusunda insanın özgür iradesinin esas olduğuna, inkârcılara imanın nesip edilmemesi ise, bir ceza olarak Allah tarafından tahakkuk ettirildiğine vurgu yapılmıştır. 8

9 İşte soruda söz konusu edilen ayette de sadece Allah ın yaratıcılığı ön plana çıkartılmış ve kulun özgür iradesine yer verilmemiştir. Çünkü, bu makam bunu gerektiriyor. Onun için burada Allah ın azameti, büyüklüğü, hükümranlığı nazara verilerek -bir kısım azgın inkârcıların düşmanlıklarına karşı-hz. Peygambere teselli verilmiştir. İbn Abbas tan aktarıldığına göre, bu ayetin nüzul sebebi şudur: Mekke nin ileri gelenlerinden Ebu Sufyan, -Rabia nın oğulları-utbe ile Şeybe, Ebu Cehil, Velid b. Muğire, Nadr b. Haris, - Halef in oğulları-ümeyye ile Übey adındaki şahıslar, bir gün Hz. Peygamberin okumakta olduğu Kur an ı dinlemeye karar verdiler ve gidip dinlemeye başladılar. Bunlar arasında eski masalları, hikâyeleri bilen, Faris/İran bölgesine sık sık yaptığı seyahatlerinde Rüstem, İsfendiyar gibi ünlülerin hayat hikâyelerini ve güzel sözlerini öğrenip Mekke deki toplantılarda anlatmakla meşhur olan Nadr b. Haris in düşüncesi önem arzediyordu. Onun için arkadaşları ona: Muhammedin söyledikleri (okuduğu Kur an) hakkında ne düşünüyorsun? diye sordular. O da bu soruya cevap olarak şöyle dedi: Kabeyi kendine ev yapan Allah a yemin ederim ki, onun ne dediğini hiç anlamıyorum.. Sadece dudaklarının deprendiğini görüyorum.. Dedikleri/okudukları şeyler, benim de size sık sık anlattığım eskilerin masallarından başkası değildir.. (bk. Taberi, Zemahşeri, Razî, Beydavî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri). Rivayete göre, onlardan biri olan Ebu Süfyan: Ben Muhammed in bu söylediklerinin hak olduğunu düşünüyorum demiş ve buna Ebucehil şiddetle karşı çıkmıştır(a.g.e, a.g.y). Bu azılı İslam düşmanlarından hiç biri iman etmemiş; yalnız Ben Muhammed in bu söylediklerinin hak olduğunu düşünüyorum diyen Ebu Süfyan iman etmiştir. Ayetin başında ve minhum=onlardan bazıları ifadesi, adeta Ebu Süfyan ı istisna etmek için kullanılmış bir ihbar-ı gaybi görümündedir. İşte bu ayette Allah ın sonuz ilminin yansıtan kitabına eskilerin masalı diyenlere karşı bir meydan okuma, onların iman etmeleri için kullanmaları gereken bütün cihazlarının dumura uğratıldığına vurgu yapma, ve Hz. Muhammed e bu gibi azılı düşmanların saldırıları karşısında duyduğu üzüntüyü hafifletme adına -söz konusu insanların kötüye kullandıkları cüzî iradelerine işaret etmekten vazgeçilmiş, yalnız Allah ın külli iradesine vurgu yapılmıştır. 9

10 Topkapı Sarayı'nda, Mukaddes Emanetler kısmında Peygamberimize ait terliği esas alarak parmak arası terlik giymek sünnettir iddasında bulunuluyor. Uzmanlarca ortopedik sorunlara yol açtığını söyleyen parmak arası terliklere "giyilmesi sünnettir" demek doğ Topkapı'daki peygamberimize ait olduğu belirtilen terliğin şeklinin uyulması gereken bri sünnet olarak düşünmek doğru değildir. Çünkü, bu gibi giysiler- sağlık açısından en ideal oldukları için değil- o günkü imkânlara göre kullanılmıştır. Efendimizin giydiği elbiseler de bu gün dünyanın değişik yörelerinde bulunan müslümanlar tarafından giyilmemektedir. Soğuk bölgelerde yaşayan insanların Suudi Arabistan gibi sıcak bir bölgede kullanılan elbiselerin/entarinin kullanılması elbette isabetli olmaz. Bu gün -kesin olarak tespit edilmişbilim ve sağlık kuralları ne diyorsa, onlar aynı zamanda -zımnen-hz. Peygamberin emrini de ihtiva etmektedir. Çünkü, İslam a göre insanların sağlığa zararlı şeylerden kaçınması, sağlığına bakması farz/vaciptir. 10

11 Yevm'ün-nedameh/Kıyamet gününde herkesin (kafirmüslüman-münafık-günahkar) pişman olacağı söyleniyor. Bununla ilgili bir hadis-i şerif var mı? Yevmu n-nedame ile ilgili bir hadis rivayetine rastlayamadık. Ancak bu konuda Hz. Ali nin şöyle bir sözü nakledilmektedir: Konuşmanın süsü doğruluktur. Allah katından en büyük suç sürekli yalan söyleyen dilin yalancılığıdır. Nedametin/pişmanlığın en kötüsü kıyamet günü duyulan pişmanlıktır (Kenzu l-ummal, h. no: 44391). Sen o hasret ve pişmanlık gününü, o haklarında ilâhî hükmün yerini bulacağı günü anlatarak uyar onları! Ama onlar gaflet içindeler, hâlâ iman etmiyorlar onlar. (Meryem, 19/39) mealindeki ayette de kıyamet gününün pişmanlığının çok dehşetli olacağına işaret edilmiştir. Ancak bu ayetin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, bu hasret, nedamet ve pişmanlık herkes için değil, orada kaybedenler içindir. Yoksa cennetlik olan kimseler ne diye pişmanlık duysun ki...! Allah a kavuşmayı yalan sayanlar, gerçekten en büyük hüsrana uğramışlardır. Nihayet kıyamet saati kendilerini bastırıverince onlar, günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: Eyvah! Dünyada işlediğimiz kusurlarımızdan dolayı yazıklar olsun bize! diyecekler. Dikkat edin: Ne fena yükler götürüyorlar! (Enam, 6/31) mealindeki ayette kimlerin pişmanlık duyacağı açıkça belirtilmiştir. Tabii ki, kâfirlerin yanında -affa uğramamış- günah yükü ağır müminler de pişman olacaklardır. 11

12 Allah'a iman ile puta iman arasındaki fark nedir? - İman, inanmaktır. Kim neye inanırsa ona iman etmiş olur. Putçular/müşrikler Allah ın varlığına inanmakla beraber, putlarının da Allah katında kendilerine şefaatçi olacağını düşünüyorlardı. Onların bu inançları putların ilahlığına bir nevi imandır. - İman, kalbe ait bir husustur. Bu sebepledir ki, İslam da Dinde zorluma yoktur (Bakara, 2/256) prensibi çok önemli bir kuraldır. Buna göre, bir putu kırmakla imanı elde edemezsiniz. Önemli olan putçuluk düşüncesini zihinlerden silip atmaktır. - Bununla beraber, insanlar genellikle aklî muhakemelerini kullanarak karar veremiyorlar. Daha çok bir gelenek halinde cereyan eden hususlara bakarak karar verirler. Heykellerin varlığı bu açıdan olumsuz bir semboldür. Halkın büyük kısmı -o güne kadar babalarından, atalarından bir ilah olarak taptıkları, gördükleri- putların bu sembollerini gördükçe eski inançlarını kuvvetlendiriyorlar. Onları gördükleri anda eskiden beri onlara yapılan ibadeti hatırlarlar. Bu ise tevhit inancının topluma yerleşmesine engel teşkil eden bir unsurdur. İşte bu olumsuz tabloyu zihinlerden silmek için; yani, putçuluk fikrini zihinlerden silip atmak için göz önündeki heykelleri de ortadan kaldırmak gerekiyordu. Putların kırılmasının hikmeti budur. Ya; insanı, put'un karşısında "el-pençe divan" durduran sebep ile Tanrı karşısında kıyam ettiren sebep aynı ise? Misâl; Tanrı, yarattığı insanın beklenti, zaaf ve korkularını kullanarak, kendisi için "iman" devşirmeye tenezzül eder mi? şeklindeki soruya gelince; Buradaki asıl mesele, folklor oynamak değil, vakit geçirmek için eğlencelerden birini tercih etme meselesi değil, ölümden sonraki hayatta ölüm-kalım meselesidir. Bir an için -farz muhal- diyelim ki, Allah a karşı el pençe durmakla, bir putun karşısında el pençe durmak aynı korku ve ümitler sebebiyledir. Peki, bu iki korku ile iki ümit arasındaki farkı nasıl görmezlikten gelebiliriz. Her şeyin dizgini elinde, her şeyin anahtarı yanında, bütün kâinatın tek yaratıcısı olan, bütün yarar ve zararları kendi elinde tutan ve varlıkta yegâne hükümran olan Allah a karşı duyulan korku ve ümit ile, elinden hiç bir şey gelmeyen, kendi varlığından bile haberi olmayan, bize asla ne zararı ne de yararı dokunmayan cansız putlar ve heykeller karşısında duyulan korku ve ümit aynı olabilir mi? Hakikat ile hayal, akıl ile hezeyan, gerçek ile kuruntu, doğu ile batı, yer ile gök, cennet ile cehennem ne kadar birbirinden uzaksa, bu iki duruş da o kadar birbirinden uzaktır. - Allah ın kimseden bir beklentisi yoktur. Bir padişahın halkına verdiği hediyelerini bir rüşvet olarak telakki etmek, bir doktorun hastasına verdiği ilaçları bir beklenti aracı olarak düşünmek, bir anne-babanın evlatlarına gösterdikleri ilgiyi bir menfaat devşirmek olarak algılamak ne kadar çirkin bir saplantı ise, hiç bir şeye muhtaç olmayan Allah ın dünyada verdiği nimetlerine teşekkür edip edepli olduğunu gösteren kulları ile edepsizlik eden şımarık kullarını ayırt etmek ve ahiretteki karşılığı ona göre tevzi etmek için yaptığı iman davetini bir nevi menfaati devşirme olarak tasavvur etmek, hezeyanların en antika çukurlarında bocalamak anlamına gelir. 12

13 Şu mealdeki ayet-i kerime bu hastalığı tedavi edecek güçtedir: Ey insanlar! Siz hepiniz Allah a muhtaçsınız. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her türlü övgülere ve hamdlere lâyık olan ise ancak Allah tır. O dilerse sizi ortadan kaldırır ve yerinize başka mahlûklar yaratır. Bunu yapmak Allah a zor değildir. (Fatır, 35/15-17) - Allah ile putlara karşı duruşun mahiyetini fark etmek için Kur an ın Allah ın sözü olduğunu kavramaya çalışmak ve samimi iman etmek gerekir. Zira ilim olmadan cehaletten kurtulmak imkânsızdır. 13

14 Toplumun geneline bakıldığında erkeğin kadına düşkünlüğü aşikardır. Allah kadını erkeğe karşı zayıf yaratmıştır. Neden erkeği güçlü kadını duygusal yaratmıştır? Erkeğin kadına düşkünlüğü, evlenmeye ve yeni neslin çoğalmasını sağlamaya yöneliktir. Tabii ki kadının da erkeğe karşı düşkünlüğü vardır. İnsan neslinin üretimi için aile fabrikasının bu iki unsurunun bir araya gelmeleri gerekir. Hayat şartları ve mizaçların farklı temayülleri bakımından oldukça zor bir birliktelik olan bu beraberliği sağlamak için aile yapısını pekiştirecek sevgi-saygı harcının sağlam olması gerekir. Kur an da bu hususa şöyle işaret edilmiştir: O nun (varlığının ve kudretinin) delillerinden biri de:kendilerine ısınmanız için, size içinizden eşler yaratması, birbirinize karşı sevgi ve şefkat var etmesidir. Elbette bunda, düşünen kimseler için ibretler vardır. (Rum, 30/21) Erkek ile kadından meydana gelen ailenin sağlıklı bir zeminde devam etmesi için erkeğin güçlü olması gerekir. Çünkü aile geçimini temin eden erkektir. Maddi imkânları bulmak açısından erkeğin maddeten güçlü olması gerektiği gibi, manevi açıdan da kadından kaynaklanan bazı fevri hareketleri de tolere edebilecek kadar manen, ruhen güçlü olması; daha sabırlı, daha metanetli, duygusallıktan daha uzak, işin sonunu düşünmeye daha yatkın olması gerekir. Kadının duygusal yaratılmasının hikmeti ise, evine daha bağlı, çocukların kahrını çekebilecek, onları büyütüp besleyebilecek, altlarını-üstlerini temizleyecek, geceleri her türlü huysuzluklarına katlanacak, canından fazla onları himaye edecek, onları terbiye edip türlü türlü nazlanmalarına göğüs gerecek bir kıvamda olmasını sağlamaya yöneliktir. Kadın o ince duygularıyla erkeğin kaba tarafını telafi edecek ve böylece aile ortamının maddi ve manevi estetiğini sağlayacak bir unsurdur. Ancak bu duygusal tarafın yan etkileri de vardır. Fevri hareketler, duygusallığı aklın önüne geçmesi, sabırsızlık, az bir olumsuzluktan hemen etkilenmesi gibi.. Erkeğin bünyesi ise bu yan etkileri tolere edecek kapasitedir. Kadının ince ruhlu, ince duygulu olması, onun maddi yönden de ince bir kalıpta bulunmasına, fiziki yapısı itibariyle de zayıf olmasına daha uygundur. Buna mukabil, erkeğin kaba sayılacak bir duygu hüzmesine sahip olması, onun maddi bünyesi, fiziki yapısı itibariyle de güçlü olmasına münasiptir. Her kapağın kendi kabına uygun olması ontolojik belagat açısından ülvî bir üsluba işaret eder. 14

15 Peygamberimizin bazı hastalıklar için tükürüğünü sürmesi nasıl açıklanabilir? Bunu tiksindirici bulanlara ne denilebilir? - Mucizelerin gösterilmesi veya harika bazı işlerin gerçekleşmesi de genellikle bazı sebeplerin perdesi arakasında söz konusu olur. Çünkü imtihanın gizlilik sırrı gereğince, akla kapı açılır, özgür iradesi elinden alınmaz. Böylece herkes aklını kullanarak, iradesini devreye koyarak bir tercihte bulunabilsin. Harika işlerin belli perdelere bürünerek ortaya çıkması insanlara özgür iradelerini serbestçe kullanma imkânını vermeye yöneliktir. Örneğin, Kur an ın ayeti (Kamer, 54/1-5) ve sahih hadislerle sabit olan Ay ın ikiye bölünmesi de Hz. Peygamberin parmağının işret perdesine bürünerek ortaya çıktığı için, iman edenlerin yanında bunu Hz. Peygamberin bir sihri olduğunu iddia edip inkarlarına devam edenler de olmuştu. - Hz. Peygamberin harika işlerin meydana gelmesinde bazen tükürüğünü kullanması da bu perdelerden biridir. Kuvvetli bir ihtimalle bu tükürüğe önem kazandıran Onun okuduğu bazı ayet ve dualardır. Kur anî ve nebevî kelimelerin karıştığı tükürük ayrıca bir manevi etkinlik kazanmıştır. - Tükürüğün su cinsinden olması suyun fışkırması için kullanılması bu fiziki münasebetinden ötürü daha uygun görülmüş olabilir. Bedenin herhangi bir tarafına sürülmesi ise, -ilahî inayet ile teksir edilerek- bedenin gözeneklerinden ilgili hasta hücrelere kadar süzdürmek şeklinde fiziki açıdan da anlaşılabilir yanı vardır. - Bununla beraber, Hz. Peygamber bazen tükürüğü sürdüğü gibi, bazen de mübarek elini sürmekle şifaya vesile oluyordu. - Tükürüğünü yaralı ele, hasta göze sürülmesi, ileride yara kremi, göz merhemi gibi ilaçların keşfedilmesine bir işaret de olabilir. Çünkü, peygamberlerin bazı mucizelerinin ileride bilimsel olarak sebepler dairesinde de yapılabileceğini de Bediüzzaman hazretlerinden öğreniyoruz. Bununla beraber, Hz. Peygamberin bazılarına tükürüğü sürmesi, bazılarına el sürmesi, bazılarına mübarek nefesini üfürmesi, bazılarının gözüne tükürüğünü sürerken, diğer bazılarına gidip abdest alıp iki rekat namaz kılıp dua etmesini tavsiye etmesi gibi farklı olaylarda farklı tedavi metodunu uygulaması, -maddi tedavi açısından da farklı şifa metotlarına işaret olmakla beraber- bizim bilemeyeceğimiz nebevi bir sırrı da ihtiva etmiş olma ihtimali kuvvetlidir. - Tükürüğü bıraktığımız aynı havuza beraber giren, tarih boyunca ağzımıza aldığımız kaşıklarımızı aynı çorbaya koyan bizlerin bu davranışı ortada iken, Hz. Peygamberin tükürüğünden tiksinti duyma tasavvuru gibi çarpık bir düşünce olabilir mi? Kaldı ki, sahabelerin onun yemek ve su artığını kapmak için yarıştıkları bilinmektedir. - Ayrıca bilindiği üzere, insanlar sevdiklerinin artıklarından, hatta tükürüklerinden tiksinti değil, zevk alır. Başkalarının gerçekten tiksinti duyduğu bir çocuğun burnundan ağzından çıkan sıvılar, onun anne-babası tarafından hiç te öyle kötü görülmediğini her evlat sahibi bilir. Buna göre, Hz. Peygamberi sevdiğimiz nispette ona karşı alakamız sevince dönüşür. O halde peygamberimizin Hz. Ömer e beni canın dahil her şeyden daha fazla sevmedikçe hakiki mümin olamazsın şeklindeki uyarısına ciddi kulak vermek durumundayız. Konuyla ilgili bazı mucizeler için tıklayınız.. 15

16 Vefat edenin arkasından vay efendim diye ağlamanın, onun azap görmesine neden olacağı şeklinde bir hadis var mıdır? Bu hadisi İmam Ahmed b. Hanbel ile İbn Mace rivayet etmiştir. (bk. İbn Hanbel, 1/26,28; İbn Mace, Cenaiz, 54, 58) Buharî (Canaiz, 32), Müslim (Cenaiz, 16, 18, 19), Nesai (Cenaiz,13-15) ve Tirmizi (Cenaiz, 33-34) de benzer ifadelerle bu hadisi rivayet etmişlerdir. Buharî ye göre, Hz. Peygamberin : "Ölü, ailesinin ağlamasının bir kısmı sebebiyle azap görür" manasındaki söz, ölünün sağlığında iken ölüler için feryat eden (bağırıp-çağıran) bir kimse olması durumundadır. Çünkü bu durumda kendisi vasiyet etmiş veya öyle bir geleneği sürdürmek suretiyle yakınlarına da örnek olduğu için azabı haketmiştir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey İman edenler! Kendinizi ve ailenizi cehennemden koruyunuz. (Tahrim, 66/6) Hz. Peygamber (asm) de şöyle buyurmuştur: "Hepiniz çobansızın ve güttüğünüzden sorumlusunuz." (Buhari, Cuma, 11) Söz konusu kişi bu görevini yerine getirmediği veya onlara kötü bir örnek olduğu için azab çeker. Buna göre, şayet, ölen kişi sağlığında iken ölülerin ardından feryat eden bir kimse değil idiyse, onun durumu Hz. Âişe'nin dediği gibi şu âyete uygundur: "Kimse başkasının (günah yükünü) yüklenmez. (Fatır, 35/18) Bu da şu ayette (aynı ayetin devamında) belirtildiği gibidir: "Günah yükü altında ezilen bir kimse, günahını taşımak için başkalarını çağırsa, o akrabası da olsa, yükünden az bir kısmını bile taşımayı kabul etmez/onun günahından hiçbir şey başkası tarafından taşınmaz." (Fatır, 35/18) Bu konuda Hz. Aişe şöyle demiştir: Resûlullah(asm), ölmüş bir Yahudi kadın için ailesinin ağladığını gördü. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Bunlar onun için ağlıyorlar. O ise kabrinde azap görüyor." (Buharî, Canaiz, 32) Konuyla ilgili bir açıklama Söz konusu hadis her ne kadar bütün ölülerin, her türlü ağlama sebebiyle azap göreceğini ifade etse bile, diğer deliller bu ağlamanın kapsamını daraltmaktadır. Mesela, bu azabı -hayatında ölüler ardından- bağırıp çağırmayı âdet edinen kişi veya ailesinin bunu yapmasını yasaklamayan kişi ile sınırlandırmak mümkündür. Buna göre hadisin anlamı şöyle olur: Ailesinin bir tür ağlaması sebebiyle azap gören kişi, bu kendisinin âdeti olduğu için kendisine de böyle yapılmasına razı olan kişidir. Bu sebeple Buhârî şöyle demiştir: "Ölü ardından feryat etmek kendisinin âdeti değil ise ölü azap görmez." Yani ailesinin bunu yapacağını bilmeyen veya onların böyle yapmalarını yasaklamak suretiyle üzerine düşeni yapan kimse için başkasının yaptığı fiilden dolayı sorumluluk yoktur. Bu yüzden İbnü'l-Mübarek şöyle demiştir: Kişi, hayatta iken ailesinin ölünün ardından feryat etmesini yasakladığı halde, kendisi öldükten sonra ailesi onun arkasından ağlarsa bundan dolayı kendisine sorumluluk yoktur. Buhârî, özetle kendisi sebep olmadıkça kişinin bir başkasının fiilinden dolayı azap görmeyeceğini söylemektedir. Başka birinin yaptığı şeyden dolayı kişinin azap göreceğini söyleyenler, söz konusu şahsın buna sebep olmasını kasdederken, başka birinin yaptığı bir şeyden dolayı kişinin azap görmeyeceğini söyleyenler ise bu şeye sebep olunmayan durumu kasdetmektedirler. 16

17 İbnü'l-Murâbıt şöyle demiştir: Kişi, ölünün arkasından feryat etme konusundaki yasağı ve ailesinin de bu tür davranışlar göstereceğini bildiği halde onlara bunun haram olduğunu belirtmemiş ve bunu yapmalarına engel olmamışsa, bundan dolayı azap gördüğünde aslında başkasının fiilinden dolayı değil, kendi fiilinden dolayı azap görmüş olur. İsmâilî ise şöyle demiştir: Bu meselede âlimler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Her biri kendi içtihadına göre görüş belirtmiştir. Araplar cahiliye devrinde birbirine saldırır, birbirini esir eder ve öldürürlerdi. Onlardan biri öldüğünde ağıt yakan kadın, ölen kişiyi bu haram fiilleri saymak suretiyle methederek ağlardı. Hadisin anlamı şudur: Ölü, ailesinin kendisine bu şekilde ağlaması sebebiyle azap görür. Çünkü ölünün ardından onun en güzel fiilleri zikredilir. Cahiliye devri Araplarının en güzel fiilleri ise bunlardı. Bu ise kişinin günahlarına günah katmakta ve onu azaba müstehak hale getirmekteydi. Diğer bir görüşe göre ölünün azap görmesi, ailesinin feryat etmesinden ötürü üzüntü ve elem duymasıdır. Bu görüşteki olanların delili şu hadistir: Muhammed'in canını elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, sizden biri ölen yakını için ağladığında bu kendisine bildirilir. Ey Allah'ın kullan! Ölülerinize azap etmeyin!" Bu hadis, hasen senetli uzunca bir hadisin bir bölümüdür. Hadisi Ibn Ebû Heyseme, İbn Ebî Şeybe, Taberânî ve diğer hadis âlimleri rivayet etmiştir. Bu konuda yapılan farklı yorumları, şu şekilde birleştirmek mümkündür: a. Bir kimsenin ölülerin arkasından feryat etme âdeti varsa ve ailesi de onun ölümünden sonra onun yolunda yürürse, yahut da kişi kendisi için bunun yapılmasını vasiyet ederse ailesinin ağlaması sebebiyle azap görür. b. Allah a karşı isyan eden, insanlara haksızlık yapan bir kimse için, öldükten sonra yaptığı haksızlıklar -bir nevi övgü şeklinde- zikredilerek ağıt yakılırsa, zikredilen bu haksızlıkları sebebiyle azap görür. Yani yakınlarının -güzelmiş gibi- onu övdükleri aynı kötü fiillerinden ve zulümlerinden ötürü kendisi azap çekiyordur. c. Kişinin ailesi ağıt yakmakla meşhur olduğu halde, onların bu fiillerine engel olmayı ihmal ederse, yahut onların bunu yapmalarına razı ise hükmü ilk durumdaki gibi olur, razı değilse ailesinin bunu yapmasına niçin engel olmadığı sorularak azarlanır. d. Bir kimse yukarıda sayılan durumlardan uzak durduğu, ihtiyat göstererek ailesinin günaha girmelerini yasakladığı halde ailesi ona muhalefet ederse, ölen kimse ailesinin kendisine muhalif davrandıklarını ve Rablerine isyan ettiğini gördüğünde onların bu hareketinden üzülerek bir açıdan azap çekmiş olabilir. İbn Hacer, Fethu l-barî, ilgili hadisin şerhi/ 3/ ) 17

18 Tebbet suresinde Ebu leheb için "Ebû Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu." diye ifade edilirken "Ebu Leheb kurusun" denmeyerek "elleri kurusun" denmesinin hikmeti nedir? Ellerin kurumasından söz edilmesi, çoğu işlerin ellerle yapılmasından dolayıdır. Yani o eller de hüsrana uğrasın, kendisi de hüsrana uğrasın manasındadır. "Eller" ile bizzat kendisinin kastedildiği de söylenmiştir. Çünkü bazen kişinin kendisinden "elleri" diye sözedilebiiir. Bu aynı zamanda Arapça bir üsluptur. Nitekim yüce Allah: "Bu senin ellerinin önden gönderdiği sebebiyledir." (el-hac, 22/10) diye buyurmaktadır. Bundan maksat, bizzat kendinin gönderdiği demektir. Müslim'in İbn Abbas (r.a)'dan yaptığı rivayete göre, adı geçen şöyle haber vermiştir: «En yakın hısımlarını (bulundukları yolun eğri olduğu hakkında) uyar!» (Şuârâ 26/214) mealindeki âyet inince, Resûlüllah (a.s.m) gelip Safa Tepesi'ne çıktı ve Kureyş Kabilesi mensuplarına seslendi. Ona yaklaşıp toplandılar. Hz. Peygamber (a.s.m) söze şöyle başladı: «Ben size şu tepenin arkasından üzerinize bir süvari birliğinin (saldırmak üzere) çıkmakta olduğunu haber versem, beni tasdik eder misiniz?» Onlar da hep bir ağızdan: «Biz senin yalan söylediğine hiç şahit olmadık» diye cevap verdiler. Resûlüllah (a.s.m) Efendimiz asıl tebliğ etmek istediğini şöyle ifade etti: «Şüphesiz ben sizi, önünüzdeki şiddetli azaba karşı uyaran bir elçiyim.» Ebû Leheb: «A elleri helak olup kuruyasıcı! Bizi bunun için mi buraya topladın?» dedi ve kalkıp gitti. Bu olay üzerine Tebbet Sûresi indi.(müslim, İmân: 353; Tirmizî, Tefsîr, 26; Ahmed, 3/476-5/60) 18

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ 76 KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ Kadına dübüründen yanaşmak haramdır. Dolayısıyla erkeğin kadına dübüründen yanaşması haram olup bazı imamlar bunu zina olarak değerlendirmişlerdir. Her ne kadar livata

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir?

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir? I. İnsanların rahatını kendi rahatına tercih ederdi. II. Yapılacak olan bir işte arkadaşlarının görüşünü alırdı. III. Hristiyanlık ve Musevilik dinlerinde ahir zamanda geleceği müjdelenen bir kişidir.

Detaylı

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ حقيقة الا يمان بالانبياء والمرسلين ] اللغة التركية [ ] Turkish [ Language Hâfız el-hakemî حافظ الحكمي رحمه االله Terceme edenler : Muhammed Şahin ترجمه: محمد بن مسلم شاهين

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri. Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146)

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri. Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadın konusuna baktığımızda

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Ümmü'l-mü'minîn Âişe bint Ebî Bekr es-sıddîk el-kureşiyye (ö. 58/678) Hz. Ebû Bekir'in kızı ve Hz. Peygamberin hanımı. Babası Ebû Bekir b. Ebû Kuhâfe, es-sıddîk

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 202-433 ح م ملسح القبعة والكوفية

Detaylı

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 10 MAYIS 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 10 MYIS 2014 Saat: 11.20 D DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattık. (Kamer suresi, 49. ayet) Bu ayette ölçü kelimesi hangi anlamda

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır.

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Bilindiği gibi bugün Müslümanların çoğu Hazret-i İsa nın (A.S.) hâla yaşamakta olduğuna ve gökte bulunduğuna

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları Ön Söz Bu dergide namaz ibadetinden bahsedilmektedir. Namaz ibadetinin bize kazandırdıklarını, nasıl namaz kılacağımızı, namazın içindeki ve dışındaki şartları vb. gibi konuları özetlemektedir. Dergi kolay

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

Bu sektörün içerisinde, en karanlıkta kalan -belki pek çok meslektaşımın

Bu sektörün içerisinde, en karanlıkta kalan -belki pek çok meslektaşımın NEREYE GİDİYORUZ? BÖLÜM 3 1993 yılında Diş Teknisyeni olan büyük dayımın yanında çalışmaya başladım Kısa sürede laboratuar temizliğinden, çıraklığa terfi ettim Protez tamiri gibi işleri yapmayı öğrenerek,

Detaylı

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir?

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir? İlim dünyasına kırkın üzerinde kıymetli eser kazandıran değerli hocamız Ümit Şimşek Bey ile Müslümanların para ile ilişkisini ve dinin zenginliğe bakışını konuştuk. Türkiye nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

8. SINIF II. DÖNEM ORTAK SINAVI

8. SINIF II. DÖNEM ORTAK SINAVI T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTK SINVI D DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Bir fikre veya inanışa körü körüne, aşırı derecede bağlanıp başka bir fikri ve düşünceyi kabul etmemektir. Bu tanım aşağıdaki kavramlardan

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ [ Türkçe ] الحكمة من تشريع الزكاة [باللغة التركية [ Muhammed b.salih el-useymin محمد بن صالح العثيمين Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden:

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

www.tunagokdemir.com

www.tunagokdemir.com www.tunagokdemir.com MEVZUATTA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE TÜRK HUKUKUNDA SUKUK Klasik piyasalarda yatırımcıların, ihtiyaç sahiplerine fon aktarımı, genellikle bu aktarımdan bir maddi menfaat

Detaylı

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR 4O HADIS HER YIL 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

Detaylı

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır.

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır. 45. MEKTUP MEVZUU : a) Şeyhinin vefatından sonra, Haniganın fukarasına (tekkenin dervişlerine) zahirî destek olması dolayısı ile teşekkür izharı.. b) Camiiyet-i İnsan (insanda her şeyin var olması) onun

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI)

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) O talak iki defadır. Her birinden sonra kadını ya iyilikle tutmak, ya da güzellikle ayırmak gerekir. (Bakara 2/229) Ey Peygamber! Kadınları boşadığınızda iddetleri içinde boşayın

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

"Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır?" (3)

Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır? (3) Ölüm Her canlı ölümü tadacaktır "Her canlı ölümü tadacaktır. " (1) Her nefis canlı ölümü tadacaktır. Yani herkes ölecektir. Bundan bazı kimseler ruhun ebedî olduğu mânâsını anlamışlardır. Çünkü tatmak,

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır.

İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır. 1 2 لد ين لن ص ي ة ق ل ن : ل م ن (ي ر س ول لل ) ق ل : ل ل و ل ك ت ب و ل ر س ول و ل ء م ة ل م س ل م ين و ع م ت م ل س ل م ح س ن ل خ ل ق (Allah Rasûlü) Din nasihattır/samimiyettir buyurdu. Kime Yâ Rasûlallah?

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı