Dinler Tarihi tablosunu 4 milyon 500 bin avroya satışa çıkardı!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dinler Tarihi tablosunu 4 milyon 500 bin avroya satışa çıkardı!"

Transkript

1 Daha önce, Büyükşehir Yasası kapsamında köylerde yapılacak konutsal değişim projelerini ücretsiz çizeceklerini açıklayan Başkan Zolan, yapı denetimi için de para alınmayacağını açıkladı Büyükşehirle birlikte Denizli'nin her noktasında büyük değişim yaşanacağına belirten Başkan Zolan, "Ev yapmak istediğinizde ise sizler için farklı tip projeler üretilecek. İhtiyaca göre farklı büyüklüklerde, bölgenin özelliklerine göre hazırlanacak bu projelerden herhangi birini seçerek evinizi yapacaksınız. Bu projeler için tek kuruş cebinizden para çıkmayacak. Yapı denetim konusunda da endişe etmenize gerek yok. Yapı denetimi de ücretsiz bağlı bulunduğunuz belediye yapacak" dedi. Büyükşehirle birlikte Denizli'nin her noktasında büyük değişim yaşanacağına belirten Başkan Zolan, "Bu değişimi en çok köylerimiz hissedecek. Bir kere artık köylerimiz hem Büyükşehir Belediyesi hem de Honaz Belediyesi'nden hizmet alacak. Günlük işlerinizi Honaz Belediyesi giderirken daha büyük işler Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak. Altyapı, üstyapı, itfaiye, mezarlık hizmetlerini Büyükşehir belediyesi verecek. Denizli'de var olan güzellikler artık buralarda da olacak" dedi. devamı 10 da Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti hükümetiyle Türkiye'nin ulaştığı seviyenin ülkedeki birçok kişi tarafından k- abul edildiğini belirterek, iktidar mahkumu haline geldiklerine dikkat çekti 28 Ocak 2014 Salı AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği Kemalpaşa'da Başkan Kocaoğlu'nu yerden yere vurdu. Minibüs şoförlerini dinleyen Yıldırım, "Sizin sorununuz UKOME değil, sizin sorununuz sıkıntılarınıza Fransız kalan belediyedir" dedi Çeşme ve Yarımada da kent gelişim alanına kurulmak istenen rüzgar enerji santralleri (RES), Çeşme Cumhuriyet Meydanı nda düzenlenen eylemle protesto edildi. Başkan Tütüncüoğlu, "Ben yaptım oldu zihniyetine karşı mücadele edeceğiz" diye konuştu Cumhuriyet Meydanı'ndaki eyleme Çeşme Sürdürülebilir Yaşam Platformu, Karaburun Ortak Yaşam Platformu ve Yarımada Ortak Yaşam Platformu, Karaburun Kent Konseyi, Yağcılar ve Demircili Köyleri Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, Güzelbahçe Kültür Çevre ve Güzelleştirme Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin başı çektiği gösteride, sık sık Hırsız var, direnyarımada ve dirençeşme sesleri yükseldi. Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu nun günler öncesinden birlik çağrısı yaptığı gösteriye, CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme Belediyesi AKP ve CHP li meclis üyeleri ve Çeşme, Güzelbahçe, Karaburun, Seferihisar, Urla dan bini aşkın kişi katıldı. RES, balık çiftlikleri ve taş ocaklarıyla bölgenin talan edildiğini belirten Başkan Tütüncüoğlu, Hükümet, savaş yasalarıyla, halkı mağdur ediyor, yerel yönetimleri saf dışı bırakıyor. Kent gelişimi, halkın sağlığı yönündeki endişelerimiz nedeniyle dava açmaya kalktığımızda Siz taraf değilsiniz, dava açamazsınız diyor; bizi Belediye o- larak vatandaşı ve kentimizi savunmaktan alıkoyuyorlar. Yarımada halkı olarak sonuna kadar direneceğiz. Yaşam alanlarımıza tepeden dayatılan, yaptımoldu balık çiftlikleri, RES ve taşocaklarına yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Dolar yeşili için halkımızın yerinden etmelerine Yarımada yı bozmalarına göz yummayacağız diye konuştu. devamı 11 de

2 SAYFA 02 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI Dinler Tarihi tablosunu 4 milyon 500 bin avroya satışa çıkardı! Antalya'da 21 yıldır yaşayan Azeri ressam Nazım Hajıyev, her gün 10 saat çalışarak 1 yıl içinde yaptığı "Dinler Tarihi" adlı yağlı boya eserini 4 milyon 500 bin avroya satışa çıkardı. Chicago, İsveç, Finlandiya, Almanya, Rusya, Japonya ve Türkiye'de özel koleksiyonlarda eserleri bulunan Azeri ressam Nazım Hajıyev, 21 yıldır önce Antalya'ya yerleşir ve 2011'de Türk vatandaşı olur. Hajıyev, 1997 yılında yaptığı, "Dinler Tarihi" adını verdiği yağlı boya eserinde dünyada bugüne kadar var olan 5 dinin özelliklerini, kutsal mekanlarını ve yaşam biçimlerini yansıtmış. Her gün 10 saat çalışarak 1 yıl içinde yaptığı eseri bugüne kadar üç kez sergileyen Hajıyev, tablosunu 4 milyon 500 bin avroya satışa çıkardı. Hajıyev, yaptığı açıklamada, ressamlıktan başka bir işle uğraşmadığını, eserlerini evde çizerek satışını yaptığını söyledi. Küçük yaşta babasının kendisini bir sergiye götürmesiyle resimle ilgisinin başladığını ifade eden Hajıyev, ressamlık alanında çeşitli eğitimler aldığını, Sovyetler Birliği Devlet Kızıl Emek Bayrağı Sinematigrafya Üniversitesini bitirdiğini, Azerbaycan Devlet Sinemasında ressamlık ve çeşitli filmlere de dekor ressamlığı yaptığını anlattı. Hajıyev, 1993 yılında Antalya'ya yerleştiğini belirttti. 28 Ocak 2014 Salı İncir çekirdeğini Almanya'nın ağaçları yaylı sazlara dönüşüyor Almanya'dan Burdur'a getirilen ladin, kelebek ve abanoz ağaçlarından bir atölyede keman, viyola, viyolonsel ve kontrbas gibi gibi enstrümanlar üretiliyor. Yaylı sazlar üretimi yapan Erkan Küçükkaya, talep üzerine, bir "viola da gamba"nın salyongoz bölümüne Fatih Sultan Mehmet'in baş kısmını işlettirdi. Burdur Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir atölyede yaylı sazlar üretimi yapan Erkan Küçükkaya yaptığı açıklamada, yaklaşık 22 yıldır viyola, viyolonsel, keman ve kontrbas gibi müzik aletleri ürettiğini söyledi. Bu enstrümanların sesinin güzel çıkması ve güzel görünmesi için ladin, kelebek ve abanoz ağaçlarına i- htiyaç duyduklarını anlatan Küçükkaya, "Almanya'da bir firmaya ait depolardan temin ettiğimiz bu ağaçların, doğal ortamda en az 6 yıl kurutulması gerekiyor. Bu ağaçlar yıllarca denenmiş 'ses ağaçları' o- larak biliniyor ve yıldır enstrüman yapımında kullanılıyor. Türkiye'de Artvin taraflarında Asya ladini bulunuyor. Ama bizim kullandığımız batı ladini. Bu ağaç daha esnek" dedi. Küçükkaya, atölyesinde ürettiği yaylı sazların gövdesinin, Almanya'dan getirilen ladin ağacından, sırtı ve salyangozunun kelebek ağacından, diğer bölümlerinin ise abanoz ağacından yapıldığını kaydetti. Atölyede yılda yaklaşık civarında yaylı saz ürettiklerini anlatan Küçükkaya, bu müzik aletlerinin Almanya üzerinden başta ABD olmak üzere İ- talya, Fransa ve Avustralya'nın da arasında bulunduğu birçok ülkeye gönderildiğini ifade etti. Müzik aletlerini müşterinin isteği üzerine cilalı, beyaz ya da telli olarak yaptıklarını anlatan Küçükkaya, fiyatlarının ise 2 bin liradan başladığını belirtti. Plevne kahramanının adı müzede yaşatılacak Tokat'ta müzeye dönüştürülecek eski konakta, Türk tarihinde önemli bir yer tutan Plevne Savunması'nın komutanı Gazi Osman Paşa'nın kişisel eşyaları ile o dönemi anlatan materyallerin sergilenmesi planlanıyor. Tokat Valisi Mustafa Taşkesen, yaptığı açıklamada, Devegörmez Mahallesi'ndeki Atatürk Evi'nin kuzey bitişiğinde bulunan tarihi evin, İl Özel İdaresince önceki yıllarda kamulaştırıldığını, binanın 2010 senesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edildiğini söyledi. Konağın, daha sonra, İl Özel İdaresince 15 yıllığına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne tahsis edildiğini belirten Taşkesen, "Plevne Müzesi-Gazi Osman Paşa Müzesi Projesi"nin İl Özel İdaresi Koruma, Uygulama ve Denetleme Bürosunca 500 bin TL ödenekle yürütüldüğünü kaydetti. Gazi Osman Paşa'nın, Osmanlı- Rus Savaşı'nda yaptığı Plevne Savunması'nın Avrupa'daki harp akademilerinde ders olarak okutulduğunu dile getiren Taşkesen, "Hemşehrimiz Gazi Osman Paşa'nın anısını yaşatmak için ilimizin birçok yerine heykeli dikildi. dedi. dolduran adam! Tavus kuşu tüyü, iğne ve kibrit gibi nesnelere İstanbul'u resmeden, böceğin bir kanadına Galata Kulesi'ni, diğer kanadına Süleymaniye Camisi'ni sığdıran minyatür sanatçısı Hasan Kale, kivi çekirdeği, kahve granülü, dikiş iğnesi ucu ve saç teline Türk bayrağı çizecek Tavus kuşu tüyü, iğne, kibrit gibi nesneler üzerine İstanbul'u resmeden, böceğin bir kanadına Galata Kulesi'ni, diğer kanadına Süleymaniye Camisi'ni sığdıran Kale, yaptığı açıklamada, şu ana kadar yaklaşık 200 obje üzerinde çalıştığını, hayatın içinden birçok objeyle farklılık ve farkındalık yarattığını, yeni pencereler açıp farklı bakış açısı getirdiğini söyledi. Yıllar önce ''ne kadar ince çizgiler çizilebileceği'' konusuna kafa yorarak objeler üzerinde çalışmaya başladığını kaydeden Kale, tavus kuşu tüyü üzerine İstanbul'da bir cami ve kuş, divit ucuna cami ve kayıklar, yengeç bacağına İstanbul panoraması ve çivi üzerine İstanbul manzarası ve kayık, eski paraya da Ayasofya'yı resmettiğini dile getirdi.bunların yanı sıra kendisi hakkında yepyeni bir konuşma dili oluşturulduğuna dikkati çeken Kale, "İncir çekirdeğini dolduran adam' lakabından sonra kivi çekirdeği, kahve granülü, dikiş iğnesinin ucu ve saç teline Türk bayrağı çizmek ve daha nicelerini hayata geçirmek istiyorum. Yeni projeler devam ediyor. İstanbul'da bir müze açmak istiyorum" ifadesini kullandı. Kale, her objenin tamamlanma süresinin farklı olduğunu belirtti.kale, şöyle devam etti: "Ne resmedeceğime göre 2-3 günden başlıyor ve artıyor. En çok İstanbul'u resmetmeyi seviyorum. Benim için aşk, gizem dolu ama bunun haricinde değişik ülkelerden kesitler de eserlerimde yer aldı. Çiniler, meyveler, sultanlar, Atatürk ve daha birçok konu nasıl baktığınızla ve ne algıladığınızla ilgili. Çalışmalarımda büyüteç ve mikroskop kullanmıyorum. Önemli olan sonucun nasıl çıktığıdır ama gün gelir kullanabilirim de. Akılda kalıcı ve zor olanları tercih ediyorum. Binlerce obje var. Felsefesine uyan objeleri topluyorum. Yurt dışından tedarik ettiklerim var. Öğrencilerimin, dostlarımın benim için buldukları objeleri ediniyorum ve bir bekleme evresi... Sonra doğru zaman geldiğinde o obje bir sanat kapsülüne dönüşüyor." Eserlerinin illerde sergilendiğini, davet aldığı her yere gitmeye çalıştığını, İsviçre, Amerika ve İsrail'de de objelerinin görücüye çıktığını, bu yıl yurt dışı çalışmalarının ağırlık kazanacağını aktaran Kale, "Bu çalışmalar biraz meşakkatli oluyor. Eserlerin gitmesi, doğru zaman dilimleri ve sponsor ihtiyacı bir kez daha ön plana çıkıyor" diye konuştu. "Bu alanda dünyadaki tek sanatçıyım" Kale, objeleri gören vatandaşların çok şaşırdığını ve inanamadıklarını vurguladı. "Objeleri gören vatandaşlar, bazen söyleyecek söz bulamıyor" diyen Kale, şunları dile getirdi: "En güzeli hiç tanımadığım o insanların yüzlerinde oluşturduğum gülümsemeler. Anlatacakları en ilginç anlardan olmaya başlıyor. Görülmeyen, bilinmeyen sanat dalıyla ilgili konuşacak o kadar çok şey oluşmaya başlıyor ki... Bu da farklılık yaratıyor. Yepyeni birkaç proje için çalışmalarım devam ediyor. Yine çok farklı ve sıra dışı. Dünyada bu sanat dalıyla ilgilenen başka insanlar mutlaka vardır. Belki çok daha güzelini, en miniğini yapan vardır ama benim kadar geniş çapta yapan ve meslek edinmiş biri yok. Bu alanda dünyadaki tek sanatçıyım. Yaklaşık son yirmi yıl mikro art sanatıyla yaşamıma devam ediyorum. Bunu aynı zamanda mücevherde de uygulayıp tüm dünyaya sunmaya devam ediyorum. Bundan sonra da birileri yapmaya devam edecektir. Benim tekelimde değil ama görülmeyen ve pek bilinmeyen bir sanat dalı ile Türkiye'yi, İstanbul'u mikro artı dünya üzerinde 500 milyon izleyiciye ulaşmış biri olarak benimle anılmaktan alıkoymayacak." Türkiye'de kendisine gereken desteğin verilmediğini savunan Kale, "Bu, hepimizin sorunu. Şunu açık yüreklilikle belirtmeliyim ki hiç destek almıyorum. Kendi başıma bu mücadeleyi veriyorum herkes gibi. Vazgeçmedim, üretmeye devam edeceğim. Tanrı'nın verdiği bu yetiyi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Anlamı olmasa da destek görmesem de yalnız yoluma devam etsem de çünkü gelecek yüzyıllara bir şeyler bırakmaya çalışıyorum. Bir gün Hasan Kale Mıcro Art Müzesi'ni bir yerlerde açacaım" diye konuştu. Güneydoğulu kadınlar hayallerini ahşaba yansıtıyor Kursiyerler, usta öğreticilerin verdiği teorik eğitimin ardından hazır halde gelen ahşabı işleyerek birbirinden güzel eser ortaya çıkarıyor. Adıyaman Gençlik ve Kültür Evi Müdürü Süzer, "Kursa gelen kadınlarımız burada ayna, ev aksesuarı, anahtarlık gibi hediyelik eşya üretiyor" dedi. Adıyaman'da meslek kursuna katılan kadınlar, hayal güçlerini el becerileriyle birleştirerek ahşaptan süs ve hediyelik eşya üretiyor. GAP Kalkınma İdaresine bağlı Adıyaman Gençlik ve Kültür Evi ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce hazırlanan ahşap atölyesi kursu, kadınlar tarafından ilgi görüyor. Kursiyerler, usta öğreticilerin verdiği teorik eğitimin ardından hazır halde gelen ahşaba boya ve desenlerle hayallerini yansıtarak birbirinden güzel eserler ortaya çıkarıyor. Ahşabın doğallığını hayal gücü, el becerisi ve zekalarıyla birleştiren kursiyerler, ayna çerçevesi, dekoratif tabak, vazo ve mücevher kutusu gibi pek çok ürüne hayat veriyor. Bu sayede boş zamanlarını değerlendiren kadınlar hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Adıyaman Gençlik ve Kültür Evi Müdürü Yeşim Çelik Süzer, yaptığı açıklamada, kursu, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile birlikte açtıklarını belirtti. Birçok kadının kursa hobi olarak başladığını ifade eden Süzer, çalışmanın sonunda maddi kazancın oluşmasına sevindiklerini söyledi. Kursiyerlerin dışarıdan sipariş almaya başladığını anlatan Süzer, şunları kaydetti: "Para kazanmaları onlara ayrı bir haz veriyor. Hobi olarak başladıkları bu işte hediyelik eşya üretmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Kadınlarımız bu işe severek geliyor. Bu açıdan biz de bunlara aracı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Kadınlarımız burada ayna, ev aksesuarı, anahtarlık gibi hediyelik eşya yaparak aile bütçelerine destek oluyor. Ayrıca kendi zevklerine yönelik malzeme alıp süsleme yapıyorlar. Yıl: 3 Dağıtım: Hakkı SARIÖZ. Sayı: Ocak 2014 Salı İmtiyaz Sahibi Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına Eflatun SAYGILI Yazı İşleri Müdürü Azime MOLLA Haber Müdürü Gülseren KUMRU İstihbarat Şefi Salih ASLAN Sayfa Editörü Özer AKOĞLU Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fikret DAĞTEKİN İdari Merkez Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat İş Merkezi 45/803 Gümrük - Konak / İZMİR Tel: (Pbx) Mail: Yayın türü: Yerel Basıldığı Yer Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR Tel: SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir

3 SAYFA 3 SONDAKiKA GAZETESİ >>3 ASAYiŞ Ocak Şubat Salı Perşembe DUDAK uçuklatan VURGUN İstanbul'da aradıkları 800 kişiden 15 milyon lira vurgun yapan dolandırcıların elinden 7 milyon 500 bin lira da kurtarıldı. Emniyet yetkilileri, üzerilerine kayıtlı olan telefon hat sayısını kontrol etmeleri ve kendi kullandıkları hat dışında isimlerine açılmiş hat varsa bunları kapattırmaları konusunda vatandaşları u- yarıyor Sivas'taki kazada ölen 9 kişinin kimlikleri belirlendi Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde, yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu hayatını kaybeden 9 kişinin kimlikleri belirlendi. Kazanın ardından otomobil ve ambulanslarla Yozgat ve Sivas'taki hastanelere kaldırılan 38 kişinin tedavisi sürüyor. Van'dan Ankara'ya giden, sürücüsünün ismi henüz belirlenemeyen 63 AS 600 plakalı yolcu otobüsü, Sivas- Ankara kara yolunun Yaraşbeli mevkiinde buzlanma nedeniyle kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Kazada 9 kişi öldü, 38 kişi yaralandı. Yaralılar, Sivas merkez ve çevre ilçelerdeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazada hayatını kaybeden 9 k- işinin kimlikleri ve memleketleri belli oldu. Buna göre kazada ölenlerin; Hakkari nüfusuna kayıtlı Mert Çalar (13) ve Huriye Çelik (26), Van nüfusuna kayıtlı Dilan Yaş (7) ve Semanur Yaş (5) kardeşler ile Şevki Atmaca (56), Amasya nüfusuna kayıtlı Elif Bıçkıcı (23), Konya nüfusuna kayıtlı Muzaffer Baran (50), Muş-Malazgirt nüfusuna kayıtlı Alican Sürücü (42) ve Ağrı nüfusuna kayıtlı Mehmet Sıddık Özcip olduğu belirlendi. Kazada ölenlerin cesedi, Yıldızeli Devlet Hastanesi'nde yapılan otopsinin ardından memleketlerine gönderilecek. Öte yandan, yaralılardan 4'ünün Yozgat'ta tedavi altına alındığı ve durumlarının iyi olduğu, diğer yaralıların ise Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Sivas Devlet Hastanesi ve çevre ilçelerdeki hastanelerde tedavisinin sürdüğü öğrenildi. (CİHAN) Annesiyle son kez konuştu Ankara'da trafik kazası için olay yerine gelen itfaiye amiri, araç içinde sıkışan sürücüyü, annesini telefonla arayarak konuşturdu. Anne, ağır yaralı oğlunun sesini telefonda son kez duydu. Telefon konuşmasının ardından sürücü kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza, Ankara Etlik Caddesi üzerinde meydana geldi. Yağışın da etkisiyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan Ömer Durusoy'un kullandığı 06 D 7830 plakalı otomobil, önce kaldırıma çıktı. Kaldırımın üzerindeki ağacı üç parçaya ayıran otomobil, çimenlerin üstünde sürüklendikten sonra güçlükle durabildi. Kazada, sürücünün aracın içinde sıkıştığını gören vatandaşlar hemen itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa süre sonra olay yerine gelen itfaiye ekibi, aracın içinde sıkışan sürücüye ilk müdahaleyi yaptı. Yaralıyı çıkarmak için ambulans beklenirken, yağmurun sürmesi nedeniyle yaralı sürücünün ıslanmaması için çevredeki bir vatandaş şemsiye açtı. AMBÜLANSIN GECİKMESİ KIZDIRDI Olay yerindeki bir vatandaş, ambulansın geç gelmesine tepki göstererek, "20-25 dakikadır bekliyor. Hastane şurada. Allah korusun iç kanaması filan olsa, bir can gider. Abi, yüzü gözü morardı." diye konuştu. Ambulans beklenirken, olay yerindeki iftaiye amiri, çevredeki vatandaşlardan birinden, yaralı sürücünün bir yakınını aramasını istedi. Vatandaş, Ömer Durusoy'un annesini arayıp, telefonu itfaiye amirine verdi. (CİHAN) İstanbul'da telefonla aradıkları 800 k- işinin 15 milyon lirasını dolandıran, Asayiş Şube Müdürlüğü uzman ekiplerinin müdahaleleri sonrası 7 milyon 500 bin lira ellerinden kurtarılan dolandırıcılar, "telefon dolandırıcılığını" adeta bir sektör haline getirdi. Aralarında çok sayıda ünlü ismin de bulunduğu yüzlerce vatandaşı arayarak kendisini "polis", "MİT görevlisi" ya da "savcı" olarak tanıtan dolandırıcılar, telefonla görüştükleri kişileri "terör örgütü üyesi" olmakla suçluyor veya "hesaplarının terör örgütü tarafından ele geçirildiğini" ifade ediyor. Vatandaşların endişeye kapılmasından yararlanan dolandırıcılar, söz konusu terör örgütüne yapılacak operasyon için gerekli olduğunu söyleyerek para istiyorlar. Dolandırıcılar bu yöntemle milyonlarca liralık vurgun yaptı. AA muhabirinin derlediği bilgiye göre; polisin müdahalesine karşı, yöntemlerini sürekli yenileyen dolandırıcıların kullandıkları yöntemlerde en büyük yardımcıları ise başkaları üzerine açılmış olan telefon hatları. Polis, farklı isimlere kayıtlı olan bu hatları kullanan dolandırıcılara ulaşamadığı için, dolandırıcılar her gün vurgunlarına bir yenisini daha ekliyor. Konuyla ilgili AA Muhabirine bilgi v- eren bir emniyet yetkilisi, Türkiye'deki 3 operatör şirketiyle görüşerek, telefon dolandırıcılığının önüne geçilmesi için önerilerde bulunulduğunu, bu şirketlerden 2'sinden olumlu yanıt alındığını, fakat bir şirketin ortak çalışmayı kabul etmediğini i- fade etti. Yetkili, vatandaşların üzerilerine kayıtlı olan telefon hattı sayısını kontrol etmeleri gerektiğini dile getirerek, kendi kullandıkları hat dışında, isimlerine kayıtlı başka hat varsa bunları kapattırmalarının "bir kamu görevi" olduğuna dikkati çekti. Ceza ve yaptırımların caydırıcı olmadığına değinen Emniyet yetkilisi, "Bazı operatör şirketleri bayilerine yeni abone kayıt kotası koyuyor. Bu sayıya ulaşamayan bazı bayiler, k- endilerine gelerek hat alan bir vatandaşın ismine, haberi olmadan çok sayıda hat açıyor. Kısa süre sonra da bunu başkasına satıyor. Bu izinsiz kayıt yapan ve bu hatları satanlara etkin şekilde müdahale edemiyoruz. Ayrıca bu hatları kullanarak vurgun yapanlar çok az ceza aldığı için, bu yöntemi sektör haline çevirip, can yakmaya devam ediyorlar" dedi. Telefon dolandırıcıları, 2013 yılı içerisinde İstanbul'da aradıkları 800 kişiden 15 milyon lira vurgun yaptı. Öte yandan Asayiş Şube Müdürlüğü uzman ekiplerinin müdahaleleri sonrası 7 milyon 500 bin lira da dolandırıcıların elinden kurtularak sahiplerine teslim edildi. Polisin, konuya ilişkin yapmış olduğu operasyonlarda gözaltına alınan 130 şüpheliden 55'i tutuklandı. İstanbul'da yıllardır yaşanan bu süreçte, aralarında polis, emekli general, savcı, tıp profesörü, avukat, sanatçı, gazeteci ve iş adamlarının da bulunduğu binlerce kişi, milyonlarca lira dolandırıldı. Camiasında önemli yere sahip pek çok kişi, maruz kaldıkları dolandırıcılığın prestij kaybına neden olacağını düşünerek, polise bile gitmedi. "Polis ve kamu görevlisi para istemez" Polis ya da diğer kamu görevlilerinin, telefonla arayarak bir vatandaştan ne sebeple olursa olsun para istemeyeceğinin altını çizen emniyet yetkilisi, "Telefonda para isteyen birisi, kesinlikle dolandırıcıdır. Dolandırıcılar biz önlem aldıkça metot değiştiriyor. Burada asıl çözüm, vatandaşın kanmaması ve bizi yaşanan olaydan kısa sürede haberdar etmesidir" diyerek sözlerini tamamladı. Türkiye'deki uzlaşmaların yüzde 62'si İzmir de yapıldı Trafikte kavga eden iki şoförün önce davacı olup sonra Uzlaşma Kanunu ndan faydalanarak barıştıklarını öğrenen Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı nda yüksek lisans yapan Ferda Eser, Bu haber üzerine bir araştırma yaptım. Son üç yılda ise 9 bin 471 dosyada taraflar, mahkemelik olmadan barışmış. Ve İzmir, bu konuda Türkiye ye örnek olmuş dedi Türkiye'de 2006 yılından bu yana uygulanmaya başlayan Uzlaşma Kanunu, adalette uzlaşma ve barış yolunu açtı. İzmir de esen barış rüzgarı Türkiye'ye örnek oldu, geçen yıl ülke genelindeki uzlaşmaların yüzde 62 si İzmir de burada yapıldı. Geçen yıl adliyelik olan 2 bin 530 dosya, son üç yılda ise 9 bin 471 dosyada taraflar, sonuçlanması yıllar alacak davalar yerine aynı masa etrafında buluşturup uzlaştıran formül sayesinde, mahkeme kapısından barışarak döndü. Uzlaşma dosyalarının sonuçlarına, çarpıcı örnekler de yansıdı. Şikayetçi olanlardan kimisi karşısındakini affetmek için bir hayır kurumuna bağış yapmasını, kimisi mavi kapak toplayıp engellilere tekerlekli sandalye almasını, kimisi de balkonuna pankart asıp mahalleliden özür dilemesini istedi. Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı nda yüksek lisans yapan Ferda Eser, trafikte kavga eden iki şoförün önce davacı olup sonra Uzlaşma Kanunu ndan faydalanarak birbirlerine çay ısmarlayıp özür dileyerek barıştıklarını gazetede görünce, bitirme tezini Uzlaşma Kanunu'nda İzmir Modeli konusunda yapmaya karar verdi. Eser, bir yıl boyunca Cumhuriyet Başsavcı Vekili Dr. Uğurcan Sevinç Kızıloğlu, savcılar Nazan Pekcan, Sinan Erdem ve Turan Güzeloğlu nun başlarında olduğu 34 kişilik u- zlaştırma ekibinin çalışmalarını takip etti: Çalışmaya başladığımda İzmir in Türkiye ye örnek gösterildiğini, ülkedeki tüm uzlaşmaların yüzde 62 sinin kentimizde yapıldığını öğrendim. Bu oran, İzmir in tarih boyunca hoşgörünün ve barışın kenti olarak bilinmesinin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlamamızı sağladı. Kanunun yeni çıktığı yıllarda uzlaşma sayılarının çok az olduğunu belirten Ferda Eser, 2007 yılında yeni kurulan birimdeki savcılara yalnızca üç dosya geldiğini ve hepsinin uzlaşmayla sonuçlandığını, 2008 de ise 44 e çıktığını belirti: Geçen yıl uzlaşma savcılarına 2 bin 801 dosya geldi, bunlardan 2 bin 530 u uzlaşmayla sonuçlandı, yalnızca 271 inde dava açıldı. Ortaya yüzde 91 lik bir başarı çıkıyor. Son üç yılda ise toplam 9 bin 471 dosyada taraflar, sonuçlanması yıllar alacak davalar yerine, kişileri aynı masa etrafında buluşturup uzlaştıran formül sayesinde, mahkeme kapısından barışarak döndü. Her dosyada en az iki kişi olduğunu düşünürsek 20 bin kişinin bu modelle barış içinde yaşaması ve adliye koridorlarında yıllar süren davalar peşinde koşmaması sağlandı. Adaletin sadece cezalandırıcı değil, aynı zamanda insanları barıştırıcı, kaynaştırıcı özelliği ön plana çıkmış oldu. Karşı taraf da sizin uygun gördüğünüz cezayı kabul ederse dava kalkmış oluyor. Kamyonette yakalandılar İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, şüphelendikleri bir kamyonette yaptıkları aramada, gümrüklü sahadan kaçak olarak çıkarılmak istenen kuzu derileri ele geçirdi. Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ile İzmir Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü görevlileri, bir ihbar üzerine harekete geçti. Serbest bölge çıkış kapısında yapılan kontrollerde, bölgede faaliyet gösteren bir deri firmasına ait kamyonette 4 bin 852 adet kaçak kuzu derisi bulundu. Derilerin piyasa değerinin yaklaşık 140 bin lira olduğu öğrenildi. Firmaya ait kamyonete ve eşyalara el koyuldu. Firma yetkilisi R.Y. ve çalışan F.A. hakkında kanuni işlem başlatıldı Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün, bu tür kolay y- oldan para kazanarak Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyen kişilere karşı operasyonlarının devam edeceği belirtilirken vatandaşların, böyle durumlarda A- lo 136 Gümrükler Muhafaza İhbar hattına haber vermesi istendi. (CİHAN) Tarafların uzlaşması halinde bütün masrafın devlet tarafından ödendiğini vurgulayan Eser, Çok ilginç örneklerle karşılaştık ancak tek koşul, karşıdaki insanın onurunu, şerefini zedeleyecek bir istek olmaması. Örneğin, Benim ayağımı öpsün, eşek gibi anırsın diyemezsiniz ancak zararınızın tazminini ya da toplum yararına bir etkinlikte bulunmasını isteyebilirsiniz. Üstelik uzlaşmanız halinde tek kuruş dahi ödemiyorsunuz. Uzlaşma şartı yerine getirilmezse dava açılıyor ve yargılama sonucunda suçlu bulunan kişi tüm masrafları ödüyor. şeklinde konuştu. Eser in tez danışmanlığını yapan Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ruhan Erdem ise, Uzlaşma müessesesinin toplumsal barış için çok önemli bir mekanizma olduğunu, adliyelerin iş yükünü önemli ölçüde azalttığı gibi vatandaşların vicdanlarında adaleti tesis etmiş olduğunu da vurgulamak istedik. Bu müessese sayesinde mağduriyetin giderilmesi sağlanıyor. dedi. İLGİNÇ ÖRNEKLER Uzlaşma dosyalarının sonuçlarına çarpıcı örnekler de yansıdı. İşte bazıları: Komşularıyla kavga edip hakaret ettikleri ileri sürülen aile, u- zlaşma kapsamında komşularıyla anlaşarak balkonlarına, Mahallemize yaşattığımız sıkıntıdan dolayı özür dileriz pankartı astı ve haklarında dava açılmadı. Arkadaşını yaralayan A.K., M.D. nin uzlaşma şartı olarak öne sürdüğü Görme Engelliler Okulu nda bir gün k- itap okudu ve belgeyi uzlaştırmacıya teslim edince dava düştü. Trafik kazasında bacağı kırılan lise son sınıf öğrencisi, kendisine otomobiliyle çarpan kişiyle uzlaştı. Gencin dershane ücretini şüpheli ödedi. Trafik kazasında yaralanan bir kişi, kendisine çarpan pide ustasıyla anlaştı. Pideci, bir huzurevine öğle yemeğinde 100 pide ve ayran dağıtınca uzlaşma sağlandı. A.S., motosikletle kendisine çarpıp bacağını kıran M.E. yi, engelliler için bin adet mavi kapak toplarsa affedeceğini söyledi. M.E., 8 bin adet kapak topladı. Belediye otobüsü şoförü E.A. ile taksi şoförü A.L. trafikte tartıştı. E.A., kendisine hakaret eden A.L. ile özür dilemesi ve çay ısmarlaması şartıyla uzlaştı. (CİHAN)

4 SAYFA 4 SONDAKiKA GAZETESİ >>4 KONOM 28 Ocak 2014 Salı Çavuşoğlu: Gazipaşa'yı Avrupa'nın en önemli turizm merkezi yapacağız! AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Gazipaşa Belediye Başkan adayı Adil Çelik için belediye fuar alanında düzenlenen aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, yönetenlerin ilçeyi yeni kurulmuş bir kasaba gibi yönetmeye çalıştıklarını öne sürerek, Gazipaşa'nın bunu hak etmediğini söyledi AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, "Gazipaşa, Alanya ile beraber Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli turizm merkezi olacaktır" dedi. Gazipaşalıların hizmetin en iyisi hak ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Gazipaşa'yı dünya kenti yapmaya çalışıyoruz. Antalya'mız turizmin başkentidir ama Gazipaşa'yı da havaalanıyla, yat limanlarıyla, yollarla, otobanlarla Avrupa'ya açılan yeni bir kapı yapıyoruz. Gazipaşa Havaalanı'nın tarihini bir hatırlayınız. 7-8 sene önce havaalanında inekler otluyordu. 'Burası havaalanı olmaz, buraya uçaklar inmez' deniyordu. Bugün çok şükür Başbakanımızın desteğiyle arkadaşlarımızla yaptığımız çalışmalarla Gazipaşa Havaalanı'na Avrupa'nın her yerinden uçaklar geliyor" diye konuştu. Başbakanın iki defa Gazipaşa Havaalanı'na indiğini, son gelişinde de havaalanı pistinin 500 metre uzatılması için talimatını verdiğini anlatan Çavuşoğlu, "Bunları niçin yapıyoruz? Çünkü Gazipaşa, Alanya ile beraber Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli turizm merkezi olacaktır. Bunun için yapıyoruz" ifadesini kullandı. Bunu yaparken tarımı ihmal etmediklerini vurgulayan Çavuşoğlu, 30 yıllık rüyayı gerçekleştirerek Gökçelen Barajı'nı yaptıklarını, önümüzdeki yıl barajı bitireceklerini kaydetti. Sadece baraj yapmadıklarını, sulama projelerini de başlattıklarını, borular döşendiğini dile getiren Çavuşoğlu, bu projeyi de Allah'ın izniyle en kısa sürede bitireceklerini söyledi. "AK Parti hükümeti olarak Gazipaşa'da hayal edilemeyenleri ya da unutulmuş hayalleri gerçekleştirdik" diyen Çavuşoğlu, ilçenin yerel yönetimler anlamında "Fetret devri" yaşadığını savundu. Çavuşoğlu, ilçenin uykuda olduğunu i- fade ederek, "Daha iki projeyi yapamayanlar, Gazipaşa'ya hangi projeyi getirecek. Antalya'ya çivi çakamayanlar, Gazipaşa'nın yolunu bilmeyenler, yaylasından geçmeyenler, köylerini bilmeyenler Gazipaşa'ya hizmet getirebilir mi? O nedenle önümüzdeki seçimlere böyle bakacağız" diye konuştu. Antalya'nın AB üyesi birçok ülkeden daha büyük bir il olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, Slovenya'nın nüfusunun Antalya'dan az, coğrafyasının da Antalya'nın yarısı kadar olduğunu belirtti. Çavuşoğlu, "Antalya'yı yönetmek beceri ister, tecrübe ister, birikim ister ve hizmet etme aşkı ister. Derdi olmayanların Antalya'nın sorunlarıyla dertlenmesinin beklememesi gerekir" dedi. - Menderes Türel AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Menderes Türel de Büyükşehir Belediye Yasası'nın TBM- M'de yasalaştırmadan önce muhalefetin her zaman olduğu gibi hem Türkiye'de hem de Antalya'- da serzenişlerde bulunduğunu söyledi. Yasayı Meclis'te savunurken darp edilmeye çalışıldığını ifade eden Türel, şöyle konuştu: "Bu yasayı çıkartmamızın bir tek nedeni vardı, o da şuydu; Antalya'nın 590 köyüne bugün İl Özel İdaresi 10 milyon lira ile yatırım götürüyorken, yasadan sonra bunun tam 10 misli, en az 100 milyon lira ile köylerimiz hizmete kavuşacak. Sizin derdiniz, bizim derdimizdir. Sizin derdinizi çözmek, bizim siyaset anlayışımızdır. Siyaseti oturduğu koltuktan yapmak isteyenlerin bu hoşuna gitmedi. Antalya'daki Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın, 'Antalya'dan Gazipaşa'ya hizmet mi gidermiş' dedi. 'Gazipaşa'nın yolunu bile bilmem' dedi. Bunların hepsi kayıtlarda var. Akaydın şimdi 'Büyükşehir Yasası çıktı, ben de köylere gitmeye başladım' diyor. Şükürler olsun, hiç olmazsa bu yasa sayesinde köylerin yolunu öğrenmeye başladı." Türel, seçim geldiği için Gazipaşa'nın, köylerin yollarını hatırlayanların "Gazipaşa'ya en iyi hizmeti biz yaparız" diyeceklerini anlatarak, "Gazipaşalı buna inanmaz. 30 Mart'ta da gerekeni yapacaktır. Gereken cevabı sandıkta verecektir" diye konuştu. Türel, Gazipaşa'da ilçe ve büyükşehir belediyesinin el ele vermek suretiyle 30 Mart akşamı bambaşka bir sayfa açacağını kaydetti. Konuşmaların ardından, katılımcılar el ele tutuşarak fotoğraf çektirdi. Kişi başı yılda 25 kg tavuk eti, 170 yumurta tüketiyoruz Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aksoy, "Türkiye'de kişi başı yılda 25 kilogram tavuk eti tüketiyoruz. Kırmızı etteki sorunlar çözülmediği sürece bu oran daha da artacaktır. Türkiye'den daha fazla et, süt, balık tüketen Avrupa ülkelerinde bir kişi yılda yaklaşık 250 yumurta, Fransa, Çin, Rusya ve Japonya 300 yumurta tüketirken, biz hala 170 yumurta tüketiyoruz. Onlar 300 yumurta tüketiyorsa üretimimize göre bizim 350 yumurta tüketmemiz gerekiyor" dedi Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülin Aksoy, Türkiye'de yılda kişi başına düşen tavuk tüketiminin 25 kilogram, yumurta tüketiminin ise 170 olduğunu söyledi. Aksoy, yaptığı açıklamada, tavuk tüketimi konusunda insanların kafasında ciddi sorular olduğunu ifade etti. Türkiye'de üretilen tavuğun güvenilir olup olmadığının sürekli tartışıldığını, bu konuda yeterli bilgisi olmayan insanlar tarafından toplumun yanlış bilgilendirildiğini ifade eden Aksoy, "Tüketiciye sunulan tavuk eti ve yumurta kesinlikle Avrupa Birliği ve ABD'nin standartlarının gerisinde değil. Türkiye, tavukçulukta çok başarılı bir ülke" dedi. Türkiye'nin yılda 1 milyon 800 bin ton tavuk üretimiyle Avrupa'da birinci, dünyada ise 10'uncu sırada yer aldığını bildiren Aksoy, Türkiye'nin dünyanın en fazla yumurta ihraç eden ikinci ülkesi olduğunu kaydetti. Türkiye'de tavukçuluk endüstrisinin tarımın en başarılı, en son teknolojinin uygulandığı bir sektör olduğunun altını çizen Aksoy, bu açıdan insanların kafalarında oluşan kuşkuların yersiz olduğunu söyledi. Dünyada tüketilen et grubundan üçte birini tavuğun oluşturduğunu, Türkiye'de ise yüzde 65 oranında tavuk tüketimi gerçekleştiğini anlatan Aksoy, Türkiye'de çeşitlilik konusunda sıkıntı yaşandığını dile getirdi. Yüzde 65'lik oranı sadece endüstrinin ürettiği standart tavuğun oluşturduğuna işaret eden Aksoy, Avrupa'da tavuğun yanı sıra hindi, kaz, ördek gibi etlerin de tüketildiğini, bu tür etlerin Türkiye'de tüketilme oranlarının çok çok düşük olduğunu vurguladı. Kalkınmış ülkelerde yılda kişi başına düşen tavuk tüketiminin kilogram, ABD'de 50 kilogram, Avrupa ülkelerinde ise 25 kilogram olduğuna işaret eden Aksoy, "Türkiye'de ise kişi başı yılda 25 kilogram tavuk eti tüketiyoruz. Kırmızı etteki sorunlar çözülmediği sürece bu oran daha da artacaktır" diye konuştu. - Yumurta tüketimi Prof. Dr. Aksoy, yumurta tüketiminde ise Türkiye'nin istenilen seviyede olmadığını bildirdi. Dünyada ortalama yumurta tüketiminin 110 olduğunu söyleyen Aksoy, "Türkiye'den daha fazla et, süt, balık tüketen Avrupa ülkelerinde bir kişi yılda yaklaşık 250 yumurta, Fransa, Çin, Rusya ve Japonya 300 yumurta tüketirken, biz hala 170 yumurta tüketiyoruz. Onlar 300 yumurta tüketiyorsa üretimimize göre bizim 350 yumurta tüketmemiz gerekiyor" diye konuştu. - "Nerede o eski lezzetler" diyenlere alternatif üretim Tavuk üretimi konusunda Türkiye'de sadece endüstrinin ürettiği tavukların piyasada olduğunu, bunun da tek tip lezzet oluşturduğunu dile getiren Aksoy, batıda alternatif üretim modelleri geliştirildiğini belirtti. Endüstri üretiminin ucuz ve kaliteli yumurta ile tavuk sağladığını ancak "Nerede o eski lezzetler" diyenlere yönelik tavuk üretiminin de sağlanması gerektiğini vurgulayan Aksoy, şunları söyledi: "Avrupalı tüketici organik tüketime para öderken standart ürünün kalitesiz olduğundan, güvenmediğinden değil, sürdürülebilirlik ve hayvan refahı açısından bunu yapıyor. Bizim de dev kümeslerimiz var. Buralarda hayvan korunuyor, ısısı, sıcaklığı her şeyi isteğine göre karşılanıyor ama bir tavuğun açık alana çıkması, yeri eşelemesi, bir solucanı, gökyüzünü görmesi, kanat çırpması gibi hakları da var. 'Tavuğun dışarı çıkması yumurta maliyetini iki katına çıkarsa da ben bunu razıyım' diyen bir kitle var. En azından bu kitle için bu tür üretim modellerini geliştirmemiz gerekiyor." Tüketiciler, taksit sınırlamasına karşı Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, 1 Şubat'ta yürürlüğe girecek Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik'in tüketicilerin sınırsız taksit imkanından yararlanmak için ocak ayı çıkmadan alışverişlerini artırmalarına neden olduğunu belirterek, "Özellikle beyaz eşya, mobilya gibi ürünlerde taksit süresinin uzatılması y- erinde olacaktır" dedi Ağaoğlu, yaptığı açıklamada, "Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik''te yapılan değişiklikle 1 Şubat'tan itibaren kredi kartlarında taksitlendirmenin 9 ayı geçemeyeceğini anımsattı. Kredi kartıyla telekomünikasyon ve kuyumculukla ilgili harcamalar, yemek, gıda ve akaryakıt alımında taksit uygulanamayacağını kaydeden Ağaoğlu, "Telekomünikasyon kapsamına giren laptop, modem, dekoder, receiver, akıllı tv, telsizler, sabit ve cep telefonları şeklinde ifade bulunmadığından, taksit sınırlamasında akıllara telefonla konuşma imkanı sağlayan, kontör olarak bilinen kartlar gelmişti çünkü bu yönetmelik, gelir düzeyinin üzerinde kredi kartı limiti tanınan ve borçlarını ödemekte zorlanan kişileri hedef alan, POS ve sanal tefecilik yapanları piyasadan silecektir" diye konuştu. Ağaoğlu, bazı satıcıların telefon kartı veya altın alınmış gibi fatura düzenleyerek işleme kılıf uydurulduğunu ileri sürdü. - "Tüketiciler, taksit sınırlamasını sevmedi" 12 aya kadar taksit imkanı kalmadığını, sanal tefeciliğin sınırlandırıldığını vurgulayan Ağaoğlu, 1 Şubat'ta yürürlüğe girecek yönetmeliğin bu açıdan fayda sağlayacağını anlattı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yönetmelikteki "telekomünikasyon" teriminin cep telefonu cihazlarını da kapsadığını açıkladığını hatırlatan Ağaoğlu, şöyle konuştu: "Cep telefonu cihazlarının yüzde 80 inin kredi kartına taksit uygulanması suretiyle satıldığını belirten sektör temsilcileri kepenk kapatacaklarını ifade ederken, gerçekten ihtiyaç nedeniyle yeni cihaz almayı düşünen tüketiciler de panikleyerek o- cak ayı çıkmadan taksit imkanıyla cihaz alımına yöneldi. Aslında, son düzenlemeyle kart hamilinin kredi kartıyla satın aldığı cep telefonunun taksiti bitmeden yeniden taksitle cep telefonu almasının önüne geçilmeli, böylelikle aşırı borçlanma önlenmeliydi. Bunun sağlanabilmesi için şimdi BDD- K nın yönetmeliğe madde ekleyerek veya bir tebliğ yayımlayarak cep telefonlarıyla ilgili taksit sınırlamasının, kart hamillerinin cep telefonuna ait taksit borcu bitmeden yeni bir cep telefonunu taksitle alamayacağına dair hüküm eklemesi yeterli olacaktır." - "Beyaz eşya ve mobilyada taksit süresi uzatılmalı" Ağaoğlu, taksit sınırlamasının tüketicilere kredi kartlarını dikkatli kullanmaları ve bütçelerini zorlayacak borçlanmadan kaçınmaları yönünde fayda sağlayacağını vurgulayarak, eşyalarını bütçelerini zorlayarak yenilemek isteyenler dışında, evlenme arifesindeki gençlerin olumsuz etkileneceğinin göz ardı edildiğini, yuva kurmak için plan yapan çiftlerin ise ihtiyacı beyaz eşya, TV ve mobilya gibi gereksinimlerini sağlamalarının zorlaşacağını savundu."özellikle beyaz eşya ve mobilya gibi ürünlerde taksit süresinin uzatılması y- erinde olacaktır" diyen Ağaoğlu, kredi kartıyla aşırı borçlanmanın sebebinin kişilerin gelir ve ödeme imkanlarının gözetilmeden limit tanınması olduğunu söyledi. Ağaoğlu, "2006 yılından bu yana yürürlükte olan 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu nda yer alan gerçek kişinin tüm kredi kartlarının toplam limitinin, aylık gelirinin 4 katını aşamayacağına dair yasal hükme bankalar uymuş olsaydı, bu tür yönetmelik yasaklarına gerek kalmayabilirdi" diye konuştu. Şubatta yürürlüğe girecek yönetmeliğin tüketicilerin sınırsız taksit imkanından yararlanmak için ocak ayı çıkmadan alışverişlerini artırmalarına neden olduğuna dikkati çeken Ağaoğlu, piyasaya ürün süren firmalarla, bankalar ve iletişim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yeni formüller geliştirmek suretiyle taksit yöntemlerini kullanmayı sürdürmek isteyeceğini öne sürdü. Ağaoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Örneğin, kredi kartıyla tek çekimle alışveriş yapan tüketiciye bankalar alternatif taksit imkanı sunabilecek, firmalar senetli satışa ağırlık verebilecek, haberleşme hizmeti sunanlar ise abonelerine taksitli cep telefonu satıp ürün bedelini faturalarına ekleyerek cirolarını artırmayı, en azından mevcut pazar paylarını korumayı amaçlayabileceklerdir. Aslında ekonomik sorunlar yaşanmaması için yasal sınırlamalara gerek kalmadan, tüketicilerin harcamalarını yaparken kendi bütçe imkanlarını dikkate alıp ayaklarını yorganlarına göre uzatmaları gerekmektedir."

5 SAYFA 5 SONDAKiKA GAZETESİ >>5 EKONOMİ Ocak Şubat Salı Perşembe Türkiye'ye güvenen yatırımcı her zaman kazandı, kazanacak! Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik geleceği, uzun vadeli siyasi geleceği çok çok olumludur. Türkiye'ye güvenen mutlaka şimdiye kadar kazanmıştır, bundan sonra da kazanmaya devam edecektir. Bu olaylar (17 Aralık süreci) seçim takvimiyle yakından ilişkili" dedi Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, piyasalardaki hareketlenmenin geçici olduğunu belirterek "Türkiye'den sermaye çıkışı olarak adlandırabileceğimiz bir gelişme çok şükür yok" dedi. Babacan, Türkiye'nin son 11 yıldaki ekonomik performansıyla, siyasi reformlarıyla, ilerleyen demokrasisiyle güçlenen ekonomisiyle bütün dünyanın ilgi odağı haline geldiğini vurgulayarak, şunları ifade etti: "11 yılda milli gelirimiz 3 kattan fazla arttı. Türkiye'nin dışa açıklığının en önemli göstergelerinden biri olan ihracatımız bu süre içerisinde 4 kattan fazla arttı. Türkiye'de gelir dağılımı düzeliyor, yoksulluk göstergeleri doğru yönde hareket ediyor. Son 4 yılda Türkiye'de tam 6 milyon yeni istihdam oluştu. Aynı 4 yılda biz Avrupa'nın kaybettiği istihdamdan daha fazlasını sadece Türkiye olarak oluşturduk. Dolayısıyla böylesine başarılı olarak anılan, böylesine hızlı gelişen bir Türkiye'de son 5-6 haftadır yaşadıklarımız yine herkesin çok ilgisini çekiyor, çok ciddi bir merak söz konusu, anlamaya çalışıyorlar. Fakat olanlar bir başka ülkede olan ya da Türkiye'nin kendi tarihinde olan hiçbir olaya benzemiyor. Çok farklı bir gelişme. Haliyle anlamakta güçlük çekebiliyorlar." Türkiye'de "17 Aralık süreci" olarak adlandırılan olayları sadece uluslararası basından takip eden yabancı yatırımcıların gerçekte ne olup bittiği konusunda hala kafalarında soru işaretleri bulunduğunu, buna mukabil Türkiye'ye gelip giden, yatırım yapan iş çevrelerinin bu süreci doğru okuyabildiğini anlatan Babacan, bu gruptakilerin "Biz Türkiye'ye zaten uzun vade için geldik, kısa vadeli bu hareketler hep olur, inişler çıkışlar yaşanır, fakat ben bugün yatırım yaparsam 5 sene sonra, 10 sene sonra kesinlikle Türkiye'deki yatırımların güvencededir ve makul getiriler gelecektir" diye konuştuğunu aktardı. Ali Babacan, "Ama daha kısa vadeli bakanlar, hani "3-5 ay gireyim çıkayım da arada biraz para kazanayımcılar" da var biliyorsunuz, bunlar daha çok sıcak para diye i- fade ettiğimiz yatırımcılar, onlar için tabii bu dönemler biraz ürkütücü" tespitinde bulundu. Merkez Bankası'nın uyguladığı para politikası ve faiz koridoruyla kısa vadeli sermaye açısından Türkiye'nin cazibesini önemli ölçüde azalttığını hatırlatan Babacan, "Dolayısıyla Türkiye'de kısa vadeli sermaye bu olaylardan önce fazla yoktu. İçerideki sermaye de uzun vadeye baktığı için çok şükür biz endişe edecek bir şey görmüyoruz" şeklinde konuştu. Babacan, "Türkiye'de varlıklar yeniden fiyatlandırılıyor, yani hisse senedi fiyatları yeniden fiyatlandırılıyor, Türkiye'nin para birimi lira tekrar fiyatlandırılıyor, bonolar tahviller yeniden fiyatlandırılıyor, faiz hadleri yeni bir denge arayışı içerisinde. A- ma sermaye çıkışı diye adlandırabileceğimiz bir gelişme çok şükür yok" dedi. - "Temel önceliğimiz..." Olanların iş dünyasını bir miktar tedirgin ettiğini dile getiren Babacan, şöyle devam etti: "Özellikle 25 Aralık dalgası dediğimiz, bazı iş adamlarımızın gözaltına alınma çabası ya da bazı iş adamlarımızın mal varlıklarına tedbir konma kararları bunlar iş dünyası açısından çok ciddi tedirginlik verici unsurlar. Hele hele kökenine inip baktığınızda, tek bir savcı, tek bir hakim ve bir grup polisle böylesine bir operasyonun yapılıyor olması iş dünyası üzerinde belli bir endişeye sebep oldu, bu bir gerçek. Onun için bizim şu anda temel önceliğimiz bir an önce Türkiye'de bir tane devlet var, bir tane hükümet var, bunun dışındaki yapılanmalara ya da devletin bazı birimlerinde farklı bir gündem ve farklı bir hedefle hareket etmek isteyenlere izin vermeyeceğimizi bir an önce ortaya koymamız. Kısa vadeli önceliğimiz bu." H- SYK tasarısının ve bu konudaki diğer çabaların bu amaca dönük olduğunu anlatan Babacan, "Hem içeriye 'hem dışarıya Türkiye'de tek bir hükümet var, tek bir devlet var, bunun haricindeki yapılanmalara da izin verilmez' mesajını verebilmek, ama bunu yaparken de mutlaka evrensel hukuk normlarını dikkate almak, bunları korumak önemli. Bu konuda referanslarımız Avrupa Konseyi normlarıdır, Avrupa Birliği normlarıdır. Anayasamızın mutlaka sapasağlam yerinde olması ve yaptığımız her şeyin anayasa çerçevesinde olması, yine yargının bağımsızlığına ve güçler ayrımına dikkat etmemiz ve aynı zamanda yargının tarafsız çalışacağı bir görevlendirme yapabilmemiz önemli. Yani yargının bağımsızlığı önemli ama yargı mensuplarının tarafsız çalışabilmesi de önemli. Belli bir yapı içerisinde, belli bir emir-komuta zinciri içerisinde hareket eden savcılar, hakimler görüldüğü zaman tabii ki er ya da geç gereğini yapmak gerekiyor" diye konuştu. Babacan, "Bu yaşadığımız olaylar, özellikle bahsettiğim girişimler seçim takvimiyle yakından ilişkili diye düşünüyorum. Neden derseniz, bu ortaya atılan iddialara baktığınızda ve biriktirilen dosyalara baktığınızda bunlar son 3 ayda, 6 ayda başlatılan süreçler değil. 1,5 sene, 2 sene, 3 sene önce başlatılan süreçler. Bütün bu takip, dosya oluşturma uzun süredir devam ediyor, biriktiriliyor. Orada iddia edilen bazı suçlar var, bu iddia edilen suçların tekrarı da gözleniyor. Halbuki gözlendiği, bulunduğu zaman hemen harekete geçilmesi lazım, geçilmiyor. İzliyorlar gözlüyorlar, seçimler yaklaşınca birdenbire bunlar ortaya çıkmaya başlıyor" dedi. - "Piyasalar üzerindeki bir numaralı etkili faktör hala Fed'in politikaları" Piyasalardaki son hareketlerin en önemli nedeninin Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) aşırı genişlemeci para politikasını bir miktar normalleştirme çabası olduğunu belirten Babacan, "Mesela perşembe ve cuma günkü piyasa hareketlerinde asıl belirleyici olan dış konjonktür i- di. Perşembe ve cuma günü içerde ekstra bir şey yaşamadık, yeni bir operasyon olmadı. Ama Rusya, Brezilya, Hindistan, Arjantin'e bakın. Arjantin Pezosu bir günde yüzde 15 değer kaybetti. Dışarda olup bitenlerin bizim piyasalar üzerindeki etkisini gördük. Hatta mayıstan bugüne kadarki sürece bakarsak piyasalar üzerindeki bir numaralı etkili faktör hala ABD Merkez Bankası'nın politikaları. Ama bunun üzerine bizim kendi iç siyasi gelişmelerimiz de kuşkusuz bir miktar daha etki yapıyor" değerlendirmesini yaptı. Babacan, son dönemdeki döviz talebinin büyük ölçüde döviz borcu olan ya da ithalat yapan şirketlerin satın alma takvimini değiştirmesinden, öne almasından kaynaklandığını ifade ederek, "Ama kur bu noktadayken hala böyle yapmak isterler mi istemezler mi onu da önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Ama yine de biz bu durumun, bütün bu hareketlenmenin geçici olduğunu düşünüyoruz" dedi. Başbakan Yardımcısı Babacan, "Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik geleceği, uzun vadeli siyasi geleceği çok çok olumludur. Türkiye'ye güvenen mutlaka şimdiye kadar kazanmıştır, bundan sonra da kazanmaya devam edecektir" mesajını verdi. Ekim ayında açıklanan Orta Vadeli Program'da revizyon ihtimalini değerlendiren Babacan, "Bugün itibariyle henüz çok erken. Çünkü piyasa göstergelerinin nerelerde denge bulacağını bir miktar daha izlememiz gerekecek. O denge bulma arayışı belli bir noktaya ulaşınca belki o gün döner bakarız, kurdaki hareketlenme ne kadardır, bu ne kadar kalıcıdır, bunun enflasyona geçişkenliği ne kadardır. Güven göstergeleri önemli. Bu göstergeler nereden nereye hareket etmiştir. Bu iç tüketime, y- atırım planlarına ne kadar yansımıştır. Bunların hepsinin o gün tekrar değerlendirmesini yapıp gerekiyorsa bütün hedefler, tahminler gözden geçirilebilir" diye konuştu. Babacan, "Henüz yılın başındayız. Siyasi ve ekonomik alanda bu kadar hızlı gelişmelerin olduğu bir dönemde sıhhatli tahmin yapmak güç olabilir. Bugün ne açıklasak bir hafta sonra durum farklılaşabilir. Onun için biz biraz daha bekleyeceğiz. Piyasalarda bir dengenin oluşmasını, biraz daha öngörülebilirlik oluşmasını bekleyeceğiz. Sonra gerekiyorsa tahmin çalışmalarımızı revize edeceğiz. Bugün itibariyle öyle bir şey (gündemimizde) yok" dedi hedefine ulaşmak için iç pazarın güçlenmesi şart! Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Mehmet Dudaroğlu, "Otomotiv sektörümüz gücünü iç pazarından almaktadır, baskı altında tutulan bir iç pazara, yeni yabancı y- atırımların gelmesi zor olacak. Sektörün 2023 yolunda sistematik olarak desteklenmesi için yerli araç kullanımını özendirecek yeni düzenlemelerin yapılmasını, vergi yüklerinin kademeli olarak düşürülmesini ve dolayısıyla iç pazarın güçlendirilmesini arzu ediyoruz" dedi TAYSAD Başkanı Dudaroğlu, Otomotiv sektörünün gücünü iç pazarından almakta olduğunu ve baskı altında tutulan bir iç pazara, yeni yabancı yatırımların gelmesinin zor olacağını belirtti. TAYSAD açıklamasına göre, Derneğin üye toplantısında konuşan Dudaroğlu, sadece küresel pazarlardaki iş hacimlerini artırarak 2023 hedeflerine ulaşmanın zorluğuna dikkati çekerek, 2023 hedeflerine yalnızca dış pazardaki değil, iç pazardaki ölçeği de büyüterek ulaşabileceklerini vurguladı. Dudaroğlu, bu sebepten dolayı sektörün 2023 yolunda sistematik olarak desteklenmesi için yerli araç kullanımını özendirecek yeni düzenlemelerin yapılmasını, vergi yüklerinin kademeli olarak düşürülmesini ve dolayısıyla iç pazarın güçlendirilmesini arzu ettiklerini belirtti. Küresel anlamda geleceğe hazırlandıklarını, bunun için Türkiye de toplam 147 Ar- Ge merkezinin 47 adedinin üyeleri tarafından kurulduğunu hatırlatan Dudaroğlu, 2023 hedeflerine ulaşabilmek için "Güçlü Sanayi, Güçlü Marka" sloganıyla çalıştıklarını bildirdi. Dudaroğlu, sektörel olarak en fazla Ar-Ge merkezine sahip olduklarını ve a- maçlarının üniversite sanayi işbirliğiyle topyekün Ar-Ge seferberliği başlatmak ve yapılan başarılı çalışmaları ihraç etmek olduğunu aktardı yılında 21,3 milyar dolarlık otomotiv ihracatının yüzde 43 ünün tedarik sanayi tarafından yapıldığını anlatan Dudaroğlu, 2014 yılında da araç üretiminin bir milyon 200 bin adedi bulacağını, ihracatın ise 21,5 milyar dolar seviyesinde olacağını öngördü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Otomotiv Sektör Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu da Türkiye nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmasının, otomotiv endüstrisinin de ilk 10 içinde olmasına bağlı olduğunu belirtti. Bunun için Ar- Ge, tasarım ve inovasyonun önemine değinen Burhanoğlu, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) o- larak 3. kez Ar-Ge Proje Pazarı ve Tasarım Yarışması düzenleyeceklerini hatırlattı. Burhanoğlu, Ar-Ge merkezini canlı tutmak için ciddi projelere i- htiyaçları olduğunu belirterek, yarışmanın bunun için önem taşıdığını ve çok değerli projeler ortaya çıktığını, bunları hayata geçirmeye çalıştıklarını kaydetti. Bosch Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Steven Young ise 2050 yılında dünyada 160 milyon araç üretimi öngörülürken, bunların yüzde 50 sinin konvansiyonel araç olabileceğini bildirdi. Bugün dünyada yaklaşık 80 milyon konvansiyonel araç üretildiğini ve gelecekte de bir o kadar da elektrikli veya farklı yakıtlarla çalışan araçlar olacağını ifade eden Young, Asya bölgesinde otomotive muazzam talep o- lacağını ve bu bölgeye yönelerek fırsatlar yakalanabileceğini dile getirdi. Young, E-Mobilite ile Google Car ve Tesla Model araç örneklerinin yaygın kullanılacağını belirterek, buna göre araçların yaygın şekilde sürücüsüz güvenli bir şekilde yol alabileceğini dolayısıyla da TAYSAD üyelerinin de yeni teknolojilere odaklanması gerektiğini vurguladı. Bozkurt: Kur artışı, otomotiv sektörünün absorbe edebileceği çizgiyi çoktan geçti! Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ Üst Yöneticisi (CEO) Ali Haydar Bozkurt, otomotiv sektörünün kur artışlarını absorbe edebileceği noktayı çoktan geçtiğini belirterek, "Bıçak kemiğe dayanmadı, bıçak kemiği kesti sektörde" dedi Ali Haydar Bozkurt, Toyota'nın 2013 yılı değerlendirmesi ve 2014 yılı beklentilerine ilişkin düzenlenen basın toplantısında, bu yıl otomotiv pazarında yüzde 30 oranında daralma beklediklerini, toplam pazarın 600 bin adetler civarında olmasının öngördüklerini kaydetti. Otomotiv pazarının gerçek potansiyelinin bir milyon adedin üzerinde olduğuna inandığını ve bu pazarda sadece satış rakamlarına değil firmaların karlılığına da bakılması gerektiğine işaret eden Bozkurt, özellikle geçen yılın ikinci yarısındaki ekonomik konjonktürün, firmaların karlılıklarını biraz alıp götürdüğünü dile getirdi. Toyota olarak satışlarını 2013'te önceki yıla göre yüzde 11 oranında artırdıklarını ve dünyanın en çok satılan modeli olma unvanını elinde bulunduran Corolla satışlarının bu artışta ciddi etkisi olduğunu anlatan Bozkurt, satışlarının yarısından fazlasını yerli üretilen araçlarla yapan bir marka konumunda olmalarından dolayı mutluluk duyduklarını ifade etti. Bozkurt, geçen yıl pazarda satılan otomobiller içinde yerli üretimin azaldığına dikkati çekerek, buna karşılık Toyota'nın aynı dönemde yerli üretimini yüzde 15 artırdığını söyledi. - "Böyle giderse, her ay zam gelir" Türkiye'de vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 20-21'inin otomotiv ve ilgili sektörler tarafından oluşturulduğuna değinen Bozkurt, şöyle devam etti: "Burada bir şey olduğu zaman etkisi büyük oluyor. 800 bin adedin altına inen pazar, hafif sarı alarmların olduğu pazar sayısıdır. 700 binin altını sarı ile kırmızı arasında bir alarm, buna turuncu alarm durumu diyebiliriz. 600 binin altını ise kırmızı alarm olarak görüyorum. Bulunduğumuz noktada turuncu alarm durumundayız. Ümit edelim ki bu belirsiz süreç, kurlardaki iniş çıkışlar uzun sürmesin ve turuncu alarm durumundan en azından sarıya doğru bir geçiş olsun. Ama bu yıl biz pazarın yaklaşık yüzde 30 daralacağını öngörüyoruz. Toplam pazarın ise 600 bin adet seviyesine kadar ineceğini düşünüyoruz. Pazar 600 binlerin altına inerse, daha kötü dönemler konuşulmaya başlar. Dile getirmek istemesek de istihdam ile ilgili önlemler gündeme gelir." Bozkurt, orta ve uzun vadede Türkiye ekonomisinde ihracat ve tasarruf noktalarının baskı oluşturduğunu belirterek, "Cari açıkla ilgili bir çözüm geliştirilmesi artık bizim için çok önemli. Çünkü biz artık uzun soluklu, daha istikrarlı büyüyen bir ekonomi istiyoruz. Bir sabah inen, bir sabah çıkan bir ekonomi içerisinde olmak istemiyoruz. Bundan yorulduk. Bugün için çözümler üretmektense orta ve uzun vadede çözümler üretmek lazım. Bunun da çıkar yolu Türkiye'deki yatırımları artırmaktan geçiyor" yorumunda bulundu. Otomotiv yatırımlarının artırılmasının yolunun iç pazarın büyümesinden geçtiğine işaret eden Bozkurt, sektöre yönelik alınan yeni düzenlemelerin pazarın büyümesine ters etki yaptığını ifade etti. Doların TL karşısında sürekli rekor kırmasının sektör üzerinde yarattığı baskıya ilişkin bir soru üzerine Bozkurt, şunları kaydetti:. "Kurda bizim artık absorbe edebileceğimiz çizgiyi çoktan geçtik. Bıçak kemiğe dayanmadı, bıçak kemiği kesti sektörde. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde absorbe edebileceğimiz noktaların çok gerisinde kaldık. Yani şu anda sektör için artık 'Vergi artışı ve kur artışını absorbe ederiz' gibi bir durum kalmadı. Otomotiv sektörü yıl önce karlı bilinen bir sektördü. Bugün artık bu özelliğini yitirmiş durumda. Global anlamda otomotiv sektörü gerçekten çok sıkıntı yaşıyor. Böyle bir ortamda, 'Şunu absorbe ederiz, bunu absorbe ederiz' söylemlerini gerçekçi bulmuyorum. Böyle giderse, otomobile her ay zam gelecek." Bozkurt, otomotiv sektöründe bu yıla ilişkin karamsarlığın bulunduğunu, buna karşılık Hükümetten sektörel bir desteğin gelip gelmeyeceğine ilişkin beklentilerinin sorulmasının üzerine ise "Ben böyle bir adım atılacağını bu yıl için sanmıyorum. Çünkü alınan önlemler zaten soğutma amaçlı" dedi. Ali Haydar Bozkurt, bu yıla ilişkin erteledikleri bir yatırımlarının olmadığını da sözlerine ekledi. - Yeni Auris Touring Sports, şubatta Türkiye yollarında Toplantıda, yeni model Auris Touring Sports'un Türkiye lansmanı da yapıldı. Auris Touring S- ports, benzinli ve dizel motor seçenekleriyle şubat ayından itibaren satışa sunulacak. Station-wagon otomobiller arasında fonksiyonel yükleme alanı ve dinamik tasarımı ile C segmentine yeni bir soluk getiren Yeni Auris Touring Sports, 2,047 metre uzunluğa ve 1,658 litreye varan bagaj kapasitesiyle aile otomobili olmaya aday. Toyota'nın Easy Flat teknolojisine sahip tek hareketle katlanabilir arka koltukları, segmentinin en genişlerinden biri olan skyview panoramik cam tavanı ve sınıfının en geniş bagaj alanı gibi avantajlar sunan Yeni Auris Touring Sports, bu özellikleri ile C segmentinde tek olma özelliğini de taşıyor. Toyota'nın Avrupa için tasarladığı Yeni Auris Touring Sports İngiltere'de üretilecek. Yeni dış tasarımı yüksek aerodinamik bir performans sunan Yeni Auris Touring Sports'ta, aralarında granit gri, a- vangard bronz ve ufuk mavisi yeni olmak üzere 9 dış renk seçeneği bulunuyor. Auris Touring S- ports, 16 inç alüminyum alaşımlı jantlara sahip. Advance ve Premium olmak üzere iki farklı donanım paketi ile sunulan Auris Touring Sports, araç içindeki multimedya uygulamalarıyla eğlenceli bir sürüş imkanı da veriyor. Auris Touring Sports, Toyota'nın "eğlenceli sürüş" anlayışının ürünü olan ve 6.1 inçlik renkli dokunmatik ekran sistemiyle araç içi multimedya sistemi olan Toyota Touch teknolojisine sahip. Auris HB modelinden 285 mm. daha uzun olan Auris Touring S- ports, 530 litrelik bagaj hacmi sunarken, bu kapasite Toyota Easy Flat teknolojisine sahip arka koltuklar yatırıldığında 2,047mm'lik uzunluk, 890 mm'lik yükseklik ile 1,658 litrelik sınıf lideri hacime ulaşıyor.

6 SAYFA 6 SONDAKiKA GAZETESİ >>6 SİYASET Ocak Şubat Salı Perşembe Fırça atacağına tebrik etseydi 120 milyar dolar kar ederdik! "Başbakan, operasyonu yöneten Cumhuriyet savcıları ile emniyet mensuplarına; 'Sizler gibi ketum, cesur ve görevine bağlı elemanlara sahip olduğum için çok sevinçliyim. 14 ay bu yolsuzluğu takip etmişsiniz. Dışarıya zerre miktarı bilgi sızdırmamışsınız. Böylesine ketum davrandığınız için sizleri tebrik ediyorum' demiş olsaydı, '120 milyar dolar zarara uğrandı' deniyor ya, bu zarar kazanca dönüşmez miydi? Dönüşürdü" Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, "Başbakan, operasyonu yöneten Cumhuriyet savcıları ile emniyet mensuplarına; 'Sizler gibi ketum, cesur ve görevine bağlı elemanlara sahip olduğum için çok sevinçliyim. 14 ay bu yolsuzluğu takip etmişsiniz. Dışarıya zerre miktarı bilgi sızdırmamışsınız. Böylesine ketum davrandığınız için sizleri tebrik ediyorum' demiş olsaydı, '120 milyar dolar zarara uğrandı' deniyor ya, bu zarar kazanca dönüşmez miydi? Dönüşürdü" dedi. Kamalak, partisinin il başkanlığınca Dedeman Otel'de düzenlenen Konya Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı'na katıldı. Halkın, 1989'da Konya'dan başlamak üzere, birçok ilde belediyeyi Milli Görüş'e emanet ettiğini belirten Kamalak, belediyelerin kapılarının Milli Görüş ile halka açıldığını, halkın belediyecilikle tanıştığını söyledi. Resmi kayıtlara göre 2009'dan bu güne, bin 522 belediye başkanı hakkında soruşturma başlatıldığını aktaran Kamalak, "Sebep ne? Ne vardı suçlamaların arasında? Ne yok ki? Rüşvet, iltimas, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma var. Bu belediye başkanlarından 600'ü AK Parti, 454'ü CHP, 232'si MHP, 96'sı ise BDP'nin belediye başkanlarına ait. Sizler gerçekten hırsızlara, y- olsuzlara, ihaleye fesat karıştıranlara mecbur musunuz? O halde dürüst başkan istiyorsanız, adres Saadet Partisi'dir" diye konuştu. İstanbul merkezli operasyonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kamalak, şunları kaydetti: "17 Aralık operasyonunun patlak verdiği ilk gün, Başbakan; 'Değerli bakanlarım; ben sizlerin böylesine kirli işe bulaştığınıza asla ihtimal vermiyorum. Ama iddia büyük, bu münasebetle sizin biraz istirahat etmeniz gerekiyor' dese, 10 gün sonra istifaya zorladığı, yahut görevden aldığı bakanları bakanlıktan ayırsaydı. Öbür taraftan, operasyonu yöneten Cumhuriyet savcıları ve emniyet mensuplarına; 'Değerli savcılarım ve emniyetimizin güzide mensupları, sizleri tebrik ediyorum' deseydi. Gerçekten böylesine önemli operasyonu ortaya çıkaran Cumhuriyet savcıları ile emniyet mensupları her türlü takdire şayan değil mi? Sizin tek sorununuz, sıkıntılarınıza Fransız kalan Aziz Kocaoğlu'dur! AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım, Kemalpaşa Otobüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'ne, İzmir-Kemalpaşa arasında yolcu taşıyan kooperatif üyelerinden birine ait minibüsü kullanarak gitti. Yıldırım, "(Minibüsçülere) Sizin sorununuz UKOME değil, sizin sorununuz sıkıntılarınıza Fransız kalan belediyedir" dedi AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım, seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği Kemalpaşa Otobüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'ne, İzmir-Kemalpaşa arasında yolcu taşıyan kooperatif üyelerinden birine ait minibüsü kullanarak gitti. Seçim çalışmaları kapsamında Kemalpaşa ilçesinde ziyaretlerde bulunan Yıldırım, AK Parti Kemalpaşa İlçe Teşkilatı'nın toplantısının ardından ziyaret edeceği Kemalpaşa Otobüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'ne, İzmir-Kemalpaşa arasında yolcu taşıyan kooperatif üyelerinden birine ait minibüsü kullanarak gitti. Koopratifte, şöför esnafının sorunlarını dinleyen Yıldırım, kendisinin de bir nakliyeci olduğunu, babasıyla birlikte 1970 li yıllarda otobüsçülük yaptığını, şöförlerin sıkıntılarını iyi bildiğini dile getirdi. Minibüsçülerin, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) aldığı kararlar sebebiyle mağdur oldukları yönündeki açıklamaları üzerine Binali Yıldırım, "Sizin sorununuz UKOME değil, sizin sorununuz sıkıntılarınıza Fransız kalan belediyedir" diye konuştu. Bu sorunların y- erinde çözülmesi gerektiğine işaret eder Yıldırım, vatandaşın taleplerine göre çözüm üretilmesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, şunları söyledi: "Bizim belediyecilikten de hükumetten de anladığımız hizmettir. Hizmet ederseniz görevinizi yapmış olursunuz. Hiç bir zaman vatandaşa tepeden bakmadık. Hizmet ederek bugünlere geldik. Şimdi size bir görev düşüyor. 30 Mart'ta Kemalpaşa Belediye Başkanlığı koltuğuna bu genç arkadaşınız Arif Uğurlu yu oturtmaktır. İzmir-Kemalpaşa arasında günde 480 sefer yapıyorsunuz. Nereden bakarsanız günde 6 bin kişiyi taşıyorsunuz, 6 bin hemşehrimizle yüz yüze geliyorsunuz. Önümüzde 63 gün var. Seçime kadar nüfusun yarısı sizin minibüslerden geçiyor. İzmir'in en yüksek oyunu Kemalpaşa'dan alacağız. Seçimden sonra ilk ziyaretimi, seçimde AK Parti bayrağını en yükseğe çıkaran ilçeye yapacağım. Sıkıntılarınızın çözümü sizin elinizde. Belediyedeki memurların verdiği kararla olmayacak, sizin kararınızla olacak." Sesi kısık olduğu için konuşmasını kısa keseceğini belirten Yıldırım, "Arkadaşlar bana 'bu adam az konuşur, konuşamaz ama soyadı gibi iş yapar' derler" diye konuştu. ÖDEVİMİZİ YAPTIK, MAZARET ÜRETMEYİZ! AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, İzmirlilerin 30 Mart'ta belediye başkan adaylarına karnelerini vereceğini belirterek "Biz AK Parti olarak hem ev ödevimizi yapan hem de dersimizi çalışan adaylar olarak karşınızda olacağız. Biz mazeretlerimizi sıralayan adaylar olmayacağız" dedi. Seçim çalışmaları kapsamında Kemalpaşa ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulunan Binali Yıldırım, partisinin ilçe teşkilatına katılarak burada yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk ün Kurtuluş savaşında İzmir e girmeden önce Kemalpaşa'da dinlendiğine işaret ederek, ilçenin Anadolu'nun İzmir'e açılan kapısı olduğunu i- fade etti. İlçeye kazandırdıkları y- atırımlar hakkında bilgi veren Yıldırım, yatırım toplamının 50 milyon lirayı bulduğunu belirterek, "Hizmet böyle olur. Yapacağız falan demiyoruz. Bizim yapmakla ilgili hiç bir derdimiz yok. İnsana hizmet aynı zamanda ibadettir, halka hizmet Hakka hizmettir. Biz bu anlayışla çalışıyoruz" dedi. Yerel seçimlerde İzmirlilerin adaylara karne vereceğini belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Çocuklarımız karnelerini aldı. Hepsi 5. Sadece onların karnesi olmayacak. Aziz Kocaoğlu nun da karnesi olacak bizlerin de karnesi olacak. Bizlerin karnesini 30 Mart'ta İzmirliler verecek. Biz AK Parti olarak hem ev ödevimizi yapan hem de dersimizi çalışan adaylar olarak karşınızda olacağız. Biz mazeretlerimizi sıralayan adaylar olmayacağız." AK Parti adaylarının "görev adamı" olduğunu, k- endileri için görevin büyüğü-küçüğünün bulunmadığını ifade eden Yıldırım, "İzmir'e hizmet etmek bizim için en büyük şereftir" dedi. Kemalpaşa Belediyesi'ni geçen dönem borçsuz olarak CHP'ye bıraktıklarını belirten Yıldırım, "Şimdi 30 milyon lira borç yapmışsın. Ne yaptın bu kadar borç yaptın? Kemalpaşalı bunun hesabını soracak. Biz seçimden seçime ortaya çıkıp 'Biz İzmirliyiz... Yapacağız, açacağız' diye anlatmayacağız. Bu hikayeyi İzmirli çok dinledi" dedi. Yıldırım, yıllardır çözülemeyen Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi nin imar sorununu 2012 yılında yasal düzenlemeyle çözdüklerini hatırlattı. Dikkan AŞ fabrikasını da ziyaret eden Yıldırım, çalışanlarla yemek yedi. Binali Yıldırım, buradaki konuşmasında, Kemalpaşa nın İzmir in kavşak noktasında bulunduğunu, bir yandan sanayi diğer yandan meyve ve sebze üretimiyle önemli bir potansiyeli barındırdığını i- fade etti. Biz istemesek bile millet bize oy verir Ekonomi Bakanı Zeybekci, "Birazcık geçmişi hatırlayan, birazcık vicdanı olan, gözü gören, kulağı duyan, aklı olup eren insanlar Türkiye'nin nereden nereye geldiğini büyük bir çoğunlukla kabul ediyor. Bu kadar başarı ile siyaseten baktığınız zaman seçimlerden galip çıkmak kaçınılmaz. Siz gitmek isteseniz de millet sizi bırakmaz, bulmuş hizmetkarı" dedi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti hükumetiyle Türkiye'nin ulaştığı seviyenin ülkedeki bir çok kişi tarafından kabul edildiğini belirterek, "Bu kadar başarı ile siyaseten baktığınız zaman seçimlerden galip çıkmak kaçınılmaz. Siz gitmek isteseniz de millet sizi bırakmaz, bulmuş hizmetkarı" dedi. Ziyaret ve açılışlar için Denizli Acıpayam'a gelen Zeybekci, kaymakam vekili Zeyit Şener'den ilçe hakkında bildi aldı, Belediye Başkanı Hulusi Şevkan'ı da makamında ziyaret etti. Yağmura rağmen yürüyerek Talip Özkan Konferans Salonundaki toplantıya katılan Zeybekci, burada yaptığı konuşmada, küçükken tarlada çalışırken yağmuru tatil ve dinlenme fırsatı olarak gördüklerini hatırlattı. Son birkaç gündür yağan yağmura dikkati çeken Zeybekçi,"Yaşı ilerledikçe insan, tatil değil dinlenmek değil de rahmetin, bereketin geldiğini fark ederek o gökyüzüne farklı bir minnetle duayla dilekle bakıyor. Son aylarda o gökyüzüne hep baktık. Boynumuz büküktü. Çok şükür Rabbimize hamd olsun ki birkaç gün daha yağacak" dedi. Hizmetimiz sizinkini 3'e katlamamışsa çekiliriz! Partisinin 2009 seçimlerinde 20 kadar belediye başkanlığını kazandığını, bunların tamamını da iktidar partisinden devraldıklarını belirten Destici, "Şimdi iktidar partisi şöyle bir propaganda geliştiriyor. Belediye iktidarda olmazsa hizmet yapamazmış. Buradan hodri meydan diyorum. Hepsini sizden devraldık." diye konuştu Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Başta büyükşehirler olmak üzere bütün seçim çevrelerinde BBP, 30 Mart'ta kendi adıyla, kendi amblemiyle ve ehliyetli adaylarıyla sandıkta olacaktır" dedi. Destici, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Aday Tanıtımı toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin demokratik sistemle yönetilmediğini, bu durumu, yönetenlerin de bildiğini söyledi. BBP olarak, yerel seçimlerle genel seçimlerin birleştirilmesini arzu ettiklerini, çünkü TBMM'nin görevini ifade edemediğini öne süren Destici, bağımsız ve hür bir meclisin oluşması için seçim kanunun demokratikleştirilerek, yenilenmesi gerektiğini vurguladı. Destici, şöyle konuştu: "Türk milleti kendisi gibi düşünen, bu ülkenin manevi pınarlarından beslenen, birbirine şef gösteren milletvekillerinin oluşturduğu bir meclis istiyor. O yüzden TBMM'nin bir an evvel yenilenmesi gerekiyor. Biz bu yerel seçimleri çok önemsiyoruz. Hem ülkemiz, hem siyasetimiz açısından dönüm noktası olacağını düşünüyoruz. Partimiz açısından da bir sıçrama seçimi olacağını düşünüyoruz. Başta büyükşehirler olmak üzere bütün seçim çevrelerinde BBP, 30 Mart'ta kendi adıyla, kendi amblemiyle ve ehliyetli adaylarıyla sandıkta olacaktır." "Yerel yönetimlerde en başarılı parti BBP'dir" Partisinin 2009 seçimlerinde 20 kadar belediye başkanlığını kazandığını, bunların tamamını da iktidar partisinden devraldıklarını belirten Destici, "Şimdi iktidar partisi şöyle bir propaganda geliştiriyor. Belediye iktidarda olmazsa hizmet yapamazmış. Buradan hodri meydan diyorum. Hepsini sizden devraldık. İktidar partisinin dönemiyle BBP dönemini karşılaştıralım. Eğer sizin döneminizden üç kattan daha az hizmet yapmışsak, ben adaylarımı çekeceğim, sizi destekleyeceğim. Varmısınız? Yerel yönetimlerde en başarılı parti BBP'dir" Türkiye'de, hangi gruplar arasında olursa olsun her türlü çatışmanın ve kamplaşmanın karşısında olduklarını ifade eden Destici, ülkede daha önce Alevi- Sunni, sağ-sol, Kürt-Türk, dindar-laik diye insanların birbirine düşürülmeye çalışıldığını söyledi. Şimdi de dindar kesimlerin karşı karşıya getirilmeye çalışıldığına işaret eden Destici, şöyle devam etti: "Bütün cemaatler bizim, hepsi hizmet ediyor, devletin yapamadığını bu cemaatler yaptı. Çocuklarımıza Kuran-ı, İslamı, ahlakı, adabı bu cemaatler öğretti. Bu cemaatlerin, bu derneklerin hepsinin bizim başımızın üstünde yeri vardır. Aynı şekilde yardım kurulaşlarımız var, bunların da hepsi bizim. Türk devletinin, Türk milletinin elinin, dilinin, ulaşamadığı bu yardım kuruluşları, bizim elimiz olarak oralara ulaşıyorlar. Biz siyasi partiler olarak birbirimizi eleştirebiliriz a- ma sivil toplum örgütlerimizi, cemaatlerimizi, vakıflarımızı, derneklerimizi alet etmemeliyiz. Onların taraf olmasını istememeliyiz. Balkondan seyretmekle olmaz! MHP Büyükşehir Belediye Başkan A- dayı Murat Taşer, Eşrefpaşa ve Karşıyaka'- da seçim çalışmalarını sürdürdü. MHP İzmir İl Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, seçim çalışmaları kapsamında Taşer, Eşrefpaşa semtinde ve Karşıyaka ilçesinde esnafı ziyaret ederek taleplerini ve sorunlarını dinledi. Taşer konuşmasında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun Bergama ilçesinde balkondan vatandaşlara hitap etmesine değinerek, "Balkondan seyretmekle, nutuk atmakla olmaz. Sokağa, insanımızın, hemşehrilerimizin içinde onlarla birlikte olmak lazım. Balkondan seyir edenlerin sonu hüsrandır" dedi. Ziyareti, esnasında bir esnafın beyaz kağıda kurşun kalemle CHP yazıp Taşer'e silgi vererek silmesini rica etmesi üzerine, Taşer, silgiyle yazıyı silerek, "İnşallah CH- P'yi sandıktan da sileceğiz" diye konuştu. Ziyaretlerine Karşıyaka ilçesinde devam e- den Taşer, Karşıyaka katlı pazar yerinde esnafla ve halkla buluştu.

7 SAYFA 7 SONDAKiKA GAZETESİ >> "Bugüne kadar darbeci lerle, cuntacılarla, par kapatmak isteyenlerle, içten bölmeye çalışanlar la nasıl mücadele e k ve başarılı olduy sak bu operasyonu yapanların da canlarına ot kayacağız" 7 SİYASET "Bu cemaa n de ken di içinden tespit edebil diği bu işleri kötü yapan, hükümet karşıtlığı yapan, Tür kiye'deki müesses rejimi bir şe kilde dönüştürmeye çalışanlar dan ayıklamak, teşhir etmek ve onları etkisiz hale ge r mek gibi sorumlulukla rı var" 28 17Ocak Şubat Salı Perşembe "Hüküme n yaklaşan mahalli se çimler ve onun ötesindeki cumhurbaşkanlığı se çimine giderken, bir tara an çözüm süreci başarıya ulaşmak üzereyken bir tara an Türkiye nin güney sınırların da yaşanan acı olayların neredeyse Türkiye nin katkısıyla bir noktada söndürülmesi mümkün olacakken, bunların hepsini perişan edecek, geri çevirecek bir çalış manın, çabanın varlığı ortaya çık " "Bütün dizginleri elimizde tutmaya, hü küme n varlığını ve gücü nü sorgulatmadan 'Biz her şeye hakimiz' demeye hakkı mız var. Buna aynı zamanda mecburuz. Hiç endişe edecek bir şey yok. Her şey kontrol al nda ve hüküme miz güçlü" Hükümetten memnunuz derseniz Başbakanımız sizinle kucaklaşır! Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Siz 'Hayır, yanlış anlıyorsunuz, yanlış söylüyorsunuz bizim böyle bir iddiamız, çabamız yok, biz hükümeti eleştirebiliriz ama hükümetin icraatlarından memnunuz ve böyle karanlık birtakım işler içinde bizden bir kişi bile bulunmayacak' derseniz Sayın Başbakanımız, o zaman bütün sözlerini bir kenarda tutar ve sizlerle kucaklaşır" dedi B aşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Bugüne kadar darbecilerle, cuntacılarla, parti kapatmak isteyenlerle, içten bölmeye çalışanlarla nasıl mücadele ettik ve başarılı olduysak bu operasyonu yapanların da canlarına ot tıkayacağız" dedi. Bursa'da yerel bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada, seçim sonuçlarında 17 Aralık operasyonuyla AK Parti'nin başarısız bir sonuç almasının ve iktidara "elveda" demesinin istenildiğini söyledi. "Bugüne kadar darbecilerle, cuntacılarla, parti kapatmak isteyenlerle, içten bölmeye çalışanlarla nasıl mücadele ettik ve başarılı olduysak bu operasyonu yapanların da canlarına ot tıkayacağız" diyen Arınç, halkın yapılanların ne kadar kötü provokatif bir eylem olduğuna inandığını ve AK Parti'nin etrafında hemen hemen iki, üç misli kenetlenme ve güçlenme olduğunu söyledi. Arınç, "Başbakanımız niye bu kadar sert konuşuyor, niye bu kadar suçlayıcı, niye herkesi içerisine alabilecek suçlamalar yapıyor?" diyenlere hitaben şöyle konuştu: "Başbakanımızın bildiklerini gördüklerini duyduklarını siz bilseydiniz veya ben söyleyebilseydim herhalde çok daha fazlasını söylerdik. Çünkü bu olaylarla bizzat muhatap olmuş bir insan. Oğlu ile, kızı ile ilgili çok edepsiz suçlamalar var. Namuslu ve haysiyetli bir insan, bunlara kolay kolay tahammül edemez. 'Kendi oğlum olsa reddederim, bir an tereddüt etmem' diyen bir insana, 'Senin oğlun niye ifade vermeye gitmiyor, sen oğlunu niye kaçırıyorsun, senin oğlun bir vakıf kurmuş, bu vakfın arazisini bilmem kim temin etmiş'... Verdiği söylenen insan, 'Kesinlikle böyle bir şey yok' diyor ama bir kısım televizyonlar, maalesef basın, bunu köpürte köpürte bir insanın aile mahremiyetine kadar gidiyor. Belki bu konuda herkes bu kadar duyarlı olmayabilir ama bir başbakan, bizim tanıdığımız bir insan, biz, siz neyse bu konularda elbette çok üzüntü duyarız ve bunun tepkisini daha yüksek verebiliriz." İsmi geçen cemaatlerle de diğer cemaatlerle de hiçbir sorunları olmadığını belirten Arınç, "Biz özgürlüklerden yanayız. Bunlar dini özgürlükler, fikir ve inanç özgürlükleri ve teşebbüs özgürlüğüdür. Herkes istediği ticareti yapacak. Önünde hiç kimse olmayacak. Girişimcilerin önünü biz açmakla mükellefiz" dedi. Cemaatin başında olduğu söylenen "muhterem insana" bir sözü olmadığını dile getiren Arınç, şunları kaydetti: "Binlerce, on binlerce eğitim hizmetlerine katılan, burs toplayan, hatta sosyal yardımlaşma adına kurban toplayan, Güneydoğu'nun köylerine kadar giden, Myanmar'da, Somali'de kurban eti dağıtan, onlara bütün hayır faaliyetlerinde, sadece Türkiye değil bütün dünyaya kucak açmış insanların bir tanesine bile bir fiske vurmayı aklımızın ucundan geçirmeyiz. Ama oraya mensup olduğunu kendisi gösteren veya oradan aldığı güçle hükümetimize darbe vurmaya çalışanlara da acımasız olmamız lazım. Dolayısıyla biz gereğini yapıyoruz. Bu cemaatin de kendi içinden tespit edebildiği bu işleri kötü yapan, hükümet karşıtlığı yapan, Türkiye'deki müesses rejimi bir şekilde dönüştürmeye çalışanlardan ayıklamak, teşhir etmek ve onları etkisiz hale getirmek gibi bir sorumlulukları var. Şunu diyorlarsa, 'Bizim cemaatimizde hiç bu insanlar yoktur, bu amaçla çalışan bir kişi bile bulmazsınız.' Bu inandırıcı değil. Biz biliyoruz ki sizlere mensubiyet iddiasıyla 50, 100, 500, bin kişi var. Biz onları biliyoruz, eylemlerini biliyoruz. Siz de biliyorsunuz. O zaman gereğini yapın. Yapmazsanız o zaman koskoca bir cemaate bu mal edilmiş olabilir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz, 'Bizim bu hükümetle hiçbir sorunumuz yok'. Bugüne kadar söylemediler bunu, söyleyeceksiniz. Çünkü bu hükümet varsa siz var oldunuz. Bu hükümet giderse siz de gidersiniz. Elinizdeki her şeyi kaybedersiniz. Çünkü biz gelmeden hiçbir şeye sahip değildiniz. Biz geldikten sonra maddi ve manevi her şeye sahip oldunuz. Biz gelmeden önce, çete, örgüt iddiasıyla neredeyse idama mahkum edilecektiniz. Allah sizi kurtardı. Bizler geldikten sonra bırakın böyle suçlamaları, herkes din ve vicdanını, inancını, fikrini rahatlıkla yaşayabilir hale geldi. Bu, bütün topluluklar için de böyledir. Onlar bunun kıymetini biliyorken sizin bilmemeniz bence bir eksiklik olur." Karanlık birtakım işler içinde bulunulmadığı takdirde kucaklaşılabileceğini ifade eden Arınç, sözlerine şöyle devam etti: "Şunu rahatlıkla söyleyin, televizyonlarınız, gazeteleriniz pek çok ekonomik kuruluşlarınız ve diğerleri, 'Biz bu hükümetle bugüne kadar hiçbir sorunumuz olmadı, hükümeti yıkmak gibi düşüncemiz yok, hükümeti yıpratmak gibi bir düşüncemiz de yok, hükümetin yerine başkasını getirmek gibi bir düşüncemiz de yok. Bizim içimizden yanlış yapanlar varsa, biz de onlarla irtibatımızı kesiyoruz' derseniz, bu sorun bir günde biter. Dershane konusunun sorumlusu bensem, bu konuda bana teşekküre geldiniz. Gözyaşlarıyla kucaklaştık. 'Bu mesele bitti' dediniz. Peki bu yapılanlar nedir bugün? Yani gezide 'Mesele sadece ağaç ve orman değil' diyenler haklı çıktı. Şimdi de 'Mesele sadece dershane değilmiş' diyenler haklı çıkabilirler. Bu kavganın sebebi, başka bir şey. Dolayısıyla siz bu kavganın içinde cemaat olarak yer almadığınızı, 'Her topluluğun içinde yanlış yapanlar da bulunabilir' diyerek kabul etmeniz lazım. Kabul ederseniz, hemen 5 dakika sonra kucaklaşabiliriz. Yeter ki bu insanlarla, irtibatınızı kestiğinizi, böyle bir planlamanın içinde olmadığınızı iki cümleyle söyleyin. 'Bu, beddua veya dua şeklinde olsun' demek istemiyorum ama böyle bir suçlama varsa sizin 'Hayır, yanlış anlıyorsunuz, yanlış söylüyorsunuz bizim böyle bir iddiamız, çabamız yok, biz hükümeti eleştirebiliriz ama hükümetin icraatlarından memnunuz ve böyle karanlık birtakım işler içinde bizden bir kişi bile bulunmayacak' derseniz Sayın Başbakanımız, o zaman bütün sözlerini bir kenarda tutar ve sizlerle kucaklaşır. Biz de bundan memnuniyet duyarız." Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Hükümetin, yaklaşan mahalli seçimler ve onun ötesindeki cumhurbaşkanlığı seçimine giderken, bir taraftan çözüm süreci başarıya ulaşmak üzereyken, bir taraftan Türkiye'nin güney sınırlarında yaşanan acı olayların neredeyse Türkiye'nin katkısıyla bir noktada söndürülmesi mümkün olacakken, bunların hepsini perişan edecek, geri çevirecek bir çalışmanın, çabanın varlığı ortaya çıktı" dedi. Partisinin Bursa ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katılmak için Bursa ya gelen Arınç, kentte yerel yayın yapan televizyon programında yaptığı konuşmada, AK Parti nin bugüne kadar 17 Aralık'ta meydana gelen halen devam eden olumsuzluklara benzer menfi hareketlerle karşılaştığını söyledi. Geçen yıl haziran ayında yaşanan ve çevreye duyarlı bir hareket olarak başladığı zannedilen Gezi Olayları'nın etkileri ve eylemleri itibariyle hükümeti yıkmaya yönelik hareketler olduğunu belirten Arınç, şimdi de 17 Aralık'ta yolsuzluk, suistimal veya birtakım bakanların çocuklarının isimlerinin ortaya atılıverdiği bir operasyonla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Arınç, Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu ve her iddianın bir karşılığının bulunduğunu vurgulayarak, "Bugünlere kadar pek çok siyasetçinin ve hükümet üyesi insanın isimleri geçmiş olabilir. Bunlarla ilgili yargı süreci geçmiştir. Kimisi beraat etmiştir, kimisi mahkumiyet yemiştir" dedi. Türkiye nin bu tarz olaylarla ilk defa karşılaşmadığına ve İngiltere, Danimarka veya ABD gibi dünyanın en medeni ülkelerinde de siyasetçilerle ilgili iddialar veya ithamların olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "Sonunda da bunlar siyasi polemik konusu yapılmadan yargı önünde hesaplaşılır. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkar. Ancak bu kez sadece iddia ve ithamlardan ibaret olmadı. Bizim hukuk sistemimizde soruşturmanın gizliliği esası olmasına rağmen her gün televizyon ekranlarının bir kısmında, gazetelerin bir kısmında sanki savcıyla iş birliği yapan veya başka kurumlardaki birtakım yandaş kişilerin organizesi olduğu çok açıksa sabit olan bir şekilde insanlar daha baştan suçlu ilan edildiler. Sadece onlar ve çocuklarıyla sınırlı kalmadı. Başbakanı, hükümeti ve AK Parti'de bürokrasi kesimdeki bazı kişileri ve bankalarda dahil olmak üzere itham ettiler. Anladık ki mesele sadece bir bakanın veya yakınının yolsuzluk yapması değil. Bundan yola çıkarak hükümetin yaklaşan mahalli seçimler ve onun ötesindeki cumhurbaşkanlığı seçimine giderken, bir taraftan çözüm süreci başarıya ulaşmak üzereyken bir taraftan Türkiye nin güney sınırlarında yaşanan acı olayların neredeyse Türkiye nin katkısıyla bir noktada söndürülmesi mümkün olacakken, bunların hepsini perişan edecek, geri çevirecek bir çalışmanın, çabanın varlığı ortaya çıktı." - "Hiç endişe edecek bir şey yok. Her şey kontrol altında ve hükümetimiz güçlü" Tüm bu yaşananların özellikle bir cemaatle ilgili olduğunu belirten Arınç, o ce- maatin söz sahibi olduğu kişilerine yönelik medyada birtakım suçlamalar veya yüksek dozda konuşmalar olduğunu aktardı. 17 Aralık'a gelmeden dershanelerle ilgili de bir olumsuzluk yaşandığını dile getiren Arınç, hükümetin eğitim sistemi içerisinde artık dershanelere ihtiyaç kalmadığını, bugünkü dershanelerin okula dönüşmesi gerektiğini söylediğini hatırlattı. Arınç, dershaneler meselesine çözüldü gözüyle bakarken, asıl meselenin dershaneler olmadığını, başka konulara sıçrayan kötü olaylarla karşılaştıklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İsmi geçen cemaat için söylüyorum. Türkiye'de pek çok cemaatler var çünkü. Onlarla ilgili olarak bizim kanaatimiz hep müspettir. Hem muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ile hem de eğitim hizmetlerinde, sosyal hizmetlerde bazıları sivil toplum kuruluşları olarak bazıları meslek kuruluşları olarak Türkiye için yaptıkları olumlu çalışmalarda hep kendileriyle birlikte olduk. Ancak kendilerini belki cemaat mensubu olarak gösteren, ama amaçları hükümetle savaş ilan etmek olan birileri bu ilişkileri bozacak noktaya getirdiler. Tabii sadece bakanlarla da sınırlı kalmadı. MİT'in birtakım operasyonlarına işi sıçrattılar. Başkaları hakkında 'Kasetler var, telefon dinlemeleri var' diyerek alenen tehdit etmeye başladılar. Hiç görevlerinden olmadığı halde birtakım savcılar boylarını aşacak düzeyde başka işler yapmaya başladılar. Bu arada kanun içerisinde yetkileri olmamasına rağmen HSYK nın kendi açıklamaları gündeme oturdu." Türkiye'de dini ve hayır hizmetlerinde çalışan, toplumunun birleştirici unsurları haline gelen yurt içindeki ve yurt dışındaki eğitim hizmetleriyle çok faydalı çalışmalar yaptıklarına inandıkları kuruluşlarla hiçbir sorunlarının bulunmadığını dile getiren Arınç, şöyle devam etti: "Bunların içerisinde siyasete talip olan veya siyasi bir amaçla bu hükümeti devirmeyi kafasından geçiren bir organizasyonla karşılaştığımızı düşünüyoruz. Hükümetimiz buna karşı tedbir almak zorunda. Çünkü bu hükümet sadece düşmesi veya yıpranması ile de kalmadı. Aynı zamanda Türkiye nin içi ve dış itibarını bozacak bir noktaya geldi. Mali itibarımızı bozacak bir noktaya geldi. Türkiye'deki birtakım maddi şart neredeyse tersine dönecek noktaya geldi. Türkiye, dışarıda kamuoyunda sanki siyasi istikrarsızlığa gidiyormuş algısı meydana geldi. Hükümet hemen müdahale etti. Suç işlediği, görevlerini kötüye kullandığını tespit ettiği kamu görevlileri ile ilgili yer değiştirmeler ve atamalarla meşgul oldu. Bir kısımları hakkında idari soruşturmalar başlattı. MİT'i koruyacak önlemleri aldı ve Başbakanımıza, bakanlarımıza tüm AK Parti ye uzanacak kötü propagandanın yollarını kesmek için önlemler aldı. Bence çok meşru, çünkü bu kendini koruma içgüdüsüdür. Yani hükümetin varlığını devam ettirmemiz gerekiyor. Bu da ancak yanlış yapanlarla, suç işleyenlerle mücadele ederek mümkündür." Kötüye giden olumsuzlukları önlediklerini ve dengelerin tekrar yerine oturmaya başladığını söyleyen Arınç, "Bütün dizginleri elimizde tutmaya, hükümetin varlığını ve gücünü sorgulatmadan 'Biz her şeye hakimiz' demeye hakkımız var. Buna aynı zamanda mecburuz. Hiç endişe edecek bir şey yok. Her şey kontrol altında ve hükümetimiz güçlü" dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Biz güçlü bir takımız, her maçın favorisiyiz, galibiyiz. Biz şu belediyeyi almak, bu belediyeyi almak amacında değiliz. Bu belediyelerde AK Parti'nin kazanması için çalışacağız. Düşmandan teslim almıyoruz bu belediyeleri. Rakiplerimizden alacağız" dedi. Arınç, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Bursa ilçe belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, partilerinin 2001 yılının ağustos ayında kurulduğunu, 2002 yılının kasım ayında seçimlere girdiklerinde 15 aylık bir parti olduklarını ve tek başlarına iktidara geldiklerini hatırlattı. Arınç, 2002, 2007 ve 2011'deki seçimleri kazandıklarını, yüzde 35, yüzde 47, yüzde 50 oy aldıklarını, 3 dönemde de tek başlarına iktidar olduklarını, 2 mahalli seçim geçirdiklerini belirterek, "Hamdolsun her iki seçimde de yüzde 65, belediyeleri kazandık. 16 büyükşehirin 12'sini kazandık. Şimdi büyükşehirlerin sayısı 30 oldu. Onları da kazanacağız, iddiamız devam ediyor ve 2010'da iki tane önemli referandum yapıldı. Birisini yüzde 67,5 ile ikincisini yüzde 58 ile kazandık" diye konuştu. 30 Mart'taki seçimler için bütün Türkiye'de ciddi bir aday çalışması yapıldığını, 6 bine yakın aday adaylarının bulunduğunu, bunlardan aday olarak belirlenenlerin peyderpey açıklandığını aktaran Arınç, şöyle konuştu: "Şu anda, şu saatte İstanbul'da Sayın Başbakanımızın da katıldığı İstanbul Belediye Başkan adaylarımızın toplantısı var. Başka şehirlerde de var. İnanıyorum ki oralardaki coşkular Bursa kadar olmasa bile mutlaka çok güzel, çok heyecanlıdır. Adaylarımızın hepsi birbirinden değerli kardeşlerimizdir. Bu bir nöbet değişimidir, bayrak yarışıdır. Biz bir takımız. Bu bir takım oyunudur. Teşkilatlarımızın gücü herşeyin üzerindedir. Bize başarıları getiren teşkilatlarımızdır. Tabii ki mahalli seçimlerde aday faktörü önemlidir. Vatandaş genel olarak oyunu verir, ama adaya bakarak kısmen tercihi de değiştirebilir." - "Her maçın favorisiyiz" Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, güçlü bir takım, her maçın favorisi ve galibi olduklarını söyledi. "Biz, şu belediyeyi almak, bu belediyeyi almak amacında değiliz. Bu belediyelerde AK Parti'nin kazanması için çalışacağız" diyen Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Düşmandan teslim almıyoruz bu belediyeleri. Rakiplerimizden alacağız. Kiminle? Halkımızla alacağız. Çalışacağız, halkımız bize inanacak, güvenecek, yaptıklarımıza, yapacaklarımıza bakacak, güveni devam ediyorsa bizi seçecek. Bizler halkımızın önüne güzel, fedakar insanlarla çıkıyoruz. İnşallah en güzel sonucu alacağız. Aday seçimi bize düşen bir görev değil. Biz sadece fikrimizi söyleriz. Seçenlerin işi zordur. Kötünün içinden iyisini seçmek çok kolay, iyinin içinden en iyisini çekmek de zordur. Dolayısıyla biz iyilerin içinden en iyi olanı, yani bize yakışan bazı özellikler vardır, inançlı ve ahlaklı olması, sözünü tutması, vatandaşlarla iyi ilişkiler kurması, yanlışlıkları, geçmişte defoları olmaması, sırtında ağır yükler olmaması, yüzünün aydınlık olması, herkese karşı başını dik tutabilecek olması elbette bizim kriterlerimizden bazılarıdır." Türkiye'de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında kayıtlı siyasi parti MERKEZİ) sayısının 76 olduğunu, bunlardan 27'sinin seçime katılma hakkı bulunduğunu, diğerlerinin ise marjinal partiler olduğuna aktaran Arınç, şöyle devam etti: "30 kişi bir araya gelmiştir, bir zahmet etmişlerdir, küçük bir yeri de genel merkez olarak göstermişlerdir, adına parti demişlerdir. Aslında 'marti' onlar, böyle parti olmaz. Ama biz siyasi partiyiz. Siyasette bazı hususları dikkate almamız gerekir. Neden yüzde 50 oy alıyoruz biz? Türkiye'nin partisi olduğumuz için. 76 milyon insan AK Parti'de ne ararsa bulabilir. 76 milyon insan kendisini çok rahat bir şekilde AK Parti'de temsil edebilir. Her zaman AK Parti içinde kendine imkan ve bir fırsat bulabilir. Biz etnik kimliğe dayalı siyaset yapmıyoruz. Onu yapan partilerin durumu ortada. Bir tanesi yüzde 10'luk barajı aşamayacağım diye bağımsız adaylarla seçime giriyor. Öbürü de yüzde 15'leri alırım hayali içinde. Bizi yüzde 15'ler, 20'ler, 30'lar kesmez. Biz yüzde 50'lerin üzerinde hedef koymuş bir partiyiz. Biz, Türkiye'nin Hakkari'sinden başlayarak Bursa'sına, Muğla'sından başlayarak Artvin'in Ardanuç'una, Şavşat'ına, Van'ın Başkalesi'nden İzmir'in Çeşme'sine, Seferihisarı'na kadar, Konya'dan Hatay'a oradan Iğdır'a 780 bin kilometre toprakta 76 milyon insanı kucaklıyoruz hamdolsun." Arınç, böyle bir partiye sahip olduğu için Türkiye'nin onur duyduğunu, iftihar ettiğini, kendilerinin de iftihar ettiğini bildirdi. "Her aday adayı için şu söylenebilir, keşke şu olsa, keşke bu olsaydı. Biz aslında bunu istemiştik denebilir. Size göre o olabilir, ben farklı bir şekilde söyleyebilirim" ifadesini kullanan Arınç, şunları kaydetti: "Mesela Bursa'nın tüm adaylarını 'sen tespit et' deseler, bana bir liste verselerdi, ben kendime göre liste yapardım. Sizin herhangi birinize böyle bir imkan verilseydi, kendinize göre bir liste yapardınız. Bunlar birbirinden farklı olurdu. Ama herkesin doğrusu kendisine. Mutlak doğruyu Allah bilir. Biz eğer bir seçim yapacaksak bu konuyla ilgili bir heyet vardır, bu işi ona havale ederiz, deriz ki 'sana Allah kolaylık versin.' '

8 SONDAKiKA GAZETESİ >>8 GÜNCEL 17 Şubat 2013 Perşembe SONDAKiKA GAZETESİ >>9 GÜNCEL 17 Şubat 2013 Perşembe 28 Ocak 2014 Salı 28 Ocak 2014 Salı SAYFA 8 SiYAH MAVi KIRMIZI SARI SAYFA 9 SiYAH MAVi KIRMIZI SARI Başbakan Erdoğan: Biz kula değil Allah'a kulluk eder, emri de bir tek seçimle halkımızdan alırız! Erdoğan, partisinin Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen İstanbul belediye başkan adayları tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, "Oğlum Bilal'e, damadıma yakıştırılmak istenen yafta, bunların hepsi birer iftiradır. Ne damadım, ne evladım, asla ne rüşvete ne de yolsuzluğa bugüne kadar bulaşmamışlar ve asla da haramda elleri, gözleri yoktur. Benim evladım ve evlatlarım hepsi, vakıf noktasında hizmetleri vardır ve bu noktada verdikleri hizmetlerle de kendileri, gençliğin hizmetindedirler, gençliğin hizmetkarıdırlar. Yaptıkları iş budur. Eğer bundan rahatsız olan varsa, kendilerine o zaman çok farklı bir şekilde yasaları önlerine koyarız" ifadelerini kullandı. Bugüne kadar ülkede bu noktada faaliyet gösteren birçok vakfa verilmiş olan yardımların nereye konulacağını soran Başbakan Erdoğan, "O vakıfların yönetimlerini nereye koyacaksınız? Türk Eğitim Vakfını, İstek Vakfını, Çağdaş Yaşamı, Başkent Üniversitesini nereye koyacaksınız? Bütün bunların aldığı arazilerin, devletin tahsisi değil mi? Bunları nereye koyacaksınız? Bunlar meşru oluyor da bu noktada milli, muhafazakar değerlere sahip olanların attığı adımlar, onların tesis ettiği vakıflar gayrimeşru mu oluyor?" diye konuştu. Erdoğan, herşeyin yasalar ve kurallar içerisinde ve hayırseverlerin sahip çıkmasıyla yürüyen bir yolculuk olduğunu anlatarak, şunları kaydetti: "CHP seçmeni, inanıyorum ki bu genel müdürü hak etmiyor. Bu tür isimleri de hak etmiyor. Günlerdir siyasetin yargıya müdahale ettiğini iddia ediyorlar. Ya Allah aşkına soruyorum; böyle bir yargı tarafsız olabilir mi? Bağımsız, bağımsız, bağımsız diyorlar. Bağımsız yargı diyorsunuz da tarafsız yargı neden demiyorsunuz? Ama ben diyorum ki; hem bağımsız olacak, hem tarafsız olacak. Yargının içinde bir örgüt kuruluyor, bu örgütün mensupları, millet adına değil, örgüt adına, örgütün çıkarları adına kararlar veriyor, hükümler veriyor. Başsavcı 'Sen burada yanlış yapıyorsun' diyor, elinden dosyaları alıyor bir başkasına verecek, çıkıyor beyefendi dışarıda, bakıyorsunuz bizim o üniversite yıllarımızdaki gibi, o gençler bildiri dağıtırlardı ya okulun önünde, bu da çıkıyor adalet sarayının önünde basın mensuplarına bildiri dağıtıyor. Ya dünyanın neresinde böyle bir yargı mensubu var? Böyle bir şey olabilir mi? Ondan sonra kendileri Avrupa'dan, şuradan, buradan kendilerine destek arıyorlar. Kim ne derse desin, biz bir yerden emir alarak değil, biz halkımızdan aldığımız emirle hareket ederiz. Bize lobiler emir veremez, bize emri sadece halkımız verir ve biz halkımızın karşısına yerel yönetimlerde 5 yılda bir, genel seçimlerde de 4 yılda bir çıkarız, verilen karara da 'baş göz üzerine' der, boyun eğeriz. Biz bunları dile getirince, bunlarla mücadeleye başlayınca, 'hükümet yargıya müdahale ediyor'... Ve bunu da bakıyorsunuz dillerine pelesenk ediyorlar." - "Bu yürüyüş, bir milletin uzun ve kararlı yürüyüşüdür" Başbakan Erdoğan, iş adamlarına, medyaya, siyasi partilere seslendiğini, bugün kendilerine yapılanların yarın onlara yapılacağını ve bunun unutulmaması gerektiğini belirterek, nitekim yapıldığını da kasetlerle partilerin dizayn edildiğini, gazeteciler hakkında keyfi hükümler verildiğini söyledi. "Eğer gazetelerdeki haberlerle hareket edecek olursanız, tabii ki biz de gazetelerdeki haberlerle hareket ederiz" diyen Erdoğan, iş dünyasının tehdit ve şantajla baskı altına alındığını, bu tehditlerin, şantajların, baskıların da ayrıntılarının, devlet içine sızmaya çalışan örgütün Türkiye'de nasıl tehlikeli işlere giriştiğinin ortaya çıkacağını bildirdi. Kendilerinin bu örgütle mücadele edeceklerini ve kimsenin endişesinin olmaması gerektiğini kaydeden Erdoğan, sadece bu örgütle değil, bu örgütü maşa gibi kullananlarla da mücadele edeceklerini dile getirdi. Erdoğan, tüm hak sahibi olanlara seslendiğini ifade ederek, şöyle devam etti: "Durmayın siz de dava açın. Siz de bu mahfillere dava açın. Onlar da ne olduklarını anlasınlar. Bütün bunların foyaları ortaya çıksın. Çünkü bunlar Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini, 2023 hedeflerine ulaşmasını istemiyorlar. Ama bunu kimse engelleyemeyecek. Bizim büyük projelerimizi, kimse hiç kimse yavaşlatamayacak. Bu yürüyüş, büyük Türkiye'nin yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, bir milletin uzun ve kararlı yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, kutlu bir yürüyüştür. Hiç kimse bu milletin, bu ülkenin kutlu yürüyüşünü durduramayacak. İstanbul, bu yürüyüşte kutup yıldızı olmaya devam edecek. İstanbul, hem Türkiye'nin hem de dost, kardeş şehirlerin rehberi olmaya devam edecek." - Haliç Metro Geçiş Köprüsü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşması sırasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a, Haliç Metro Geçiş Köprüsü'nün ne zaman hizmete açılacağını sordu. Topbaş'ın verdiği cevap üzerine konuşmasını sürdüren Erdoğan, "Kardeşlerim; inşallah, Taksim-Yenikapı, hatta 4. Levent-Ayazağa, Haliç Geçişi inşallah 15 Şubat'ta açılışını gerçekleştireceğiz, hayırlısıyla. Hey gidi CHP... Sizin hayalinizde var mı bunlar? Bunlar hep bize nasip oldu, Allah'a hamdolsun. İnşallah 30 Mart seçimlerine giderken, İstanbullu bunları da görecek. İnşallah Eskişehir-İstanbul arasındaki hızlı treni de seçime kadar yetiştirme gayretindeyiz. İstanbul'un 30 Mart'ta vereceği karar, inanın sadece diğer 80 vilayette değil, tüm dünyada yankılanacak. Büyük İstanbul'un bir kez daha büyük karar vereceğine inanıyorum" diye konuştu. - "Belirlenmiş adaylar üzerinde ittifak edeceğiz" Erdoğan, il teşkilatları ve genel merkezin 30 Mart yerel seçimleri öncesinde adayları belirlemek için, gece, gündüz demeden çalışmalar yaptığını, temayül yoklamaları gerçekleştirdiklerini, kanaat önderleriyle görüştüklerini ve tüm bunların sonucunda adayları tespit ettiklerini ifade etti. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu adaylarımız içinde bazı arkadaşlarımızın gönlüne, kafasına uygun olmayan adaylar olabilir. Çünkü herkesin, bu isimleri paylaşıyor olması mümkün değil ama takdir edersiniz ki sonunda bütün aday adaylarının içinden bir tane seçilecek. İşte Türkiye genelinde 6 bin 145 aday adayından, bin 300 küsur aday seçtik. Şimdi burada da İstanbulumuzda 39 ilçe adayını, yüzlerce adayın içinden seçtik. Burada artık bütün takdirler, bütün beklentiler hepsi bir kenara. Şimdi belirlenmiş adaylar üzerinde hep birlikte ittifak edeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve 30 Mart'ta hep birlikte İstanbul olacağız." Erdoğan, konuşmasının sonunda, salonda bulunanların ayağa kalkmalarını istedi. "Rahmetiyle de tecelli etsin. Gümbür gümbür yağmurları da bekliyoruz artık. İnşallah bunları da görelim" diye dua da eden Erdoğan, diğer mitinglerinde de olduğu gibi katılımcılarla "Beraber yürüdük biz bu yollarda" isimli şarkının sözlerini okuyarak, konuşmasını tamamladı. - "Halkın başlattığı yürüyüşe onlardan başka kimse engel olamaz" Başbakan Erdoğan'ın ardından kürsüye çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da millete odaklı siyaseti benimsediklerini, İstanbul'u dünya şehirleri arasında yıldız yaptıklarını, dünyanın yeni odak şehri olarak konumlandırdıklarını belirterek, İstanbul'un dünyanın kalbinin attığı şehirlerin arasında olma yarışından kopmayacağını söyledi. İstanbul'un kendileri için sade bir şehir olmadığını, "sevda, inanç, müjde ve emanet" olduğunu dile getiren Topbaş, İstanbul'un maceralara sürüklenemeyeceğini, burası için "ne olursa olsun" denilemeyeceğini, şehrin tesadüflere bırakılamayacağını vurguladı. Topbaş, kendilerinin İstanbul'u, İstanbul'un da onları bildiğini kaydederek, şehre yapılan Marmaray, raylı sistemler, 3. köprü gibi yatırımları anlattı. Başkan Topbaş, "Bu yürüyüşü halk başlattı, onlar 'dur' demedikçe bu yürüyüşe engel olmaya kimsenin gücü yetmeyecek. Bu topraklarda tarih milletle birlikte yazılır, sorunlar milletle çözülür. Hizmet, bizim en büyük gururumuzdur" şeklinde konuştu. - Toplantıdan notlar- Sinan Erdem Spor Salonu'na, vatandaşlar arama noktalarından teker teker alınırken, salon tamamen doldu. Salonda, "Ömrümüzün yarısı senin olsun Başbakanım", "İradem Başbakan, Başbakan Erdoğan", "Evlad-ı Fatihan, Recep Tayyip Erdoğan", "Sen bu milletin dualarının kabulüsün", "Sevgimizin kaynağı tabii ki Recep Tayyip Erdoğan", "Eğilme Sultanbeyli seninle", "Erdoğan'ı yedirmeyiz", "Fatih'in İstanbul'u fethettiği aşktayız", "Hepimiz birer Bilal'iz" yazılı pankartlar açıldı. Spor salonunun dışına ve içine belediye başkan adaylarının fotoğraflarının bulunduğu afişler asıldı. Başbakan Erdoğan, salona alkışlar eşliğinde saat 15.00'te girdi. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile katılımcıları selamladı ve onlara karanfil attı. Konuşmalardan önce, İstanbul'un tarihi, turistik ve önemli yerleri ile şehre yapılan hizmetlerin video gösterimi yapıldı. "Yeni Türkiye'nin istiklal mücadelesinin lideri geliyor. İşte İstanbul, işte milletin adamı Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan" sözleriyle kürsüye gelen Erdoğan'ın konuşması yaklaşık 1,5 saat sürdü. Başbakan Erdoğan'ın, konuşması sık sık alkışlarla ve tezahüratlarla kesildi. Erdoğan, salona gelmeden önce ve program sırasında, katılımcılar, "Türkiye seninle gurur duyuyor", "Mücahit Erdoğan", "Dik dur eğilme, İstanbul seninle" tezahüratları yaptı. Toplantıya, Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ekrem Erdem ve Mustafa Şentop, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, partinin İstanbul milletvekilleri ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının ardından adaylar, ilçelerin isimlerinin alfabetik sırasına göre tanıtıldı. İsmi açıklanan adaylar ve değişimin yaşandığı ilçelerin belediye başkanları da kürsüye davet edildi. Tanıtımdan sonra, Başbakan Erdoğan, Babuşcu, Topbaş ve ilçe belediye başkan adayları toplu fotoğraf çektirdi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Sabah akşam yolsuzluk ve rüşvet diyerek, Türkiye'ye, milli iradeye, milli kurum ve değerlere yapılan saldırıyı örtmeye çalıştınız. Tüm milleti dinlediniz, görüntülediniz, ondan sonra utanmadan sıkılmadan şantajlarla tehdit ettiniz. Hala şantajlarla tehdit ediyorsunuz. Elinizde ne varsa açıklayın. Açıklamıyorsanız namertsiniz. Eğer Tayyip Erdoğan'la ilgili bir şey varsa, onu da açıklayın. Abdestimden şüphem yok, namazımdan da şüphem yok. Açıklayın" dedi. Erdoğan, partisinin Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen İstanbul belediye başkan adayları tanıtım toplantısındaki konuşmasında, Gezi olayları sırasında, Kadıköy'de eylem yapanlar, polisle çatışanların, duvara "Zulüm, 1453'te başladı" şeklinde bir slogan yazdığını dile getirerek, şöyle devam etti: "CHP zihniyeti budur. Konstantiniye'yi İstanbul yapan ecdadını, 'zulmeden' olarak görenlerin bu şehre verebileceği hiçbir şey yoktur. Evet, İstanbul'un, Kadıköy'ün duvarına bunu yazdılar. Çünkü bunların zihniyetine bu yakışır. Bunlar hiçbir zaman Fatih'i ve onun ordusunu benimseyemediler, hep kahrettiler, yakıştıramadılar çünkü bir karanlık çağın kapanmasını hazmedemediler. Çünkü bunlar, karanlık odakların takımıdır. Bunlar, aydınlığa yabancıdır. Aydınlatan biziz, aydınlığı egemen kılacak olan biziz. Ben bu haince sloganın üzerinde durmayacağım. Bunu, üzerinde duracak değerde bile görmüyorum. Fakat şunu bilin ki, Gezi olaylarında da 17 Aralık Operasyonunda da bir şeyin hesapları görülmek istendi. Siz, o bir şeylerin ne olduğunu çok ama çok iyi anladınız bu dönemde. Benim ülkemin masum vatandaşları, masum gençleri, hatta emniyetin, yargının içindeki benim ülkemin memurlarını kullanmak istediler ama çok kirli, çok çirkin, hem de çok kadim bir hesap için kullanıldı. Gezi olaylarıyla, 17 Aralık operasyonu arasında temel bir benzerlik var. Gezi olaylarında, Taksim Platformu, 3'üncü havalimanına, 3'üncü köprüye, enerji santrallerine ve Kanal İstanbul'a karşı çıkmıştı. Başbakan Yardımcıma geldikleri zaman bunları önüne koydular. Yazıklar olsun size. Çünkü bu ülkede, bunlar birinci köprüye de ikinci köprüye de karşı çıktılar ama ondan sonra da utanmadan sıkılmadan bu köprülerin üzerinden seyrüsefer ettiler. 17 Aralık'ta, işte bu büyük projelerin, bu küresel projelerin yüklenici firmaları hedef alındı. Gezi'de başaramadıklarını, 17 Aralık'ta başarmak istediler. Aktörler farklı olabilir, maşalar farklı olabilir. Bu işin bilerek ya da bilmeyerek taşeronluğunu üstlenenler farklı olabilir. Patronlar aynı, bunları yönlendiren, bunlara emir ve talimat veren, bunlara istikamet gösteren aynı. İşte kadim bir zihniyet, tarihi bir hesabı görmek için, maalesef Türkiye içindeki saf, masum insanları kullanarak ya da hainleri kullanarak, Türkiye'nin kutlu yürüyüşünü durdurmaya çalışıyor." "Bu işin arkasında başka hesaplar, uluslararası bazı odaklar var" dediklerinde, birilerinin buna inanmak istemediğini, buna istihza ile yaklaştığını dile getiren Erdoğan, "Peki ben onlara buradan soruyorum: Gezi olaylarında, ardından 17 Aralık darbe girişiminde, neden milli çıkarlarımız hedef alındı? Neden milli kurumlarımız hedef alındı? Neden küresel projelerimiz hedef alındı? 17 Aralık darbe girişiminin hedef aldığı tüm kurumlar, kişiler, projeler, politikalar, Türkiye'nin milli kurum, kişi, proje ve politikalarıdır. Milli İstihbarat Teşkilatımız, milli bankamız Halkbank, artık kendi ayakları üzerinde durabilen, dünyada takdirle izlenen ekonomi, milli dış politikamız, enerji politikamız, hükümetimiz ve elbette milli irade. Bu kadar milli değere bir anda saldıranlar, kusura bakmayın, asla ve asla milli değildir" diye konuştu. AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde, 2003'ün başında Halkbank'ın ederi 500 milyon dolar iken, Mayıs 2013'te 25 milyar lira olduğunu, aradaki farka bakıldığında neredeyse 1'e 25 artış söz konusu olduğunu kaydederek, 17 Aralık sonrası değerin bir anda düşüşle 16 milyar liraya gerilediğini belirtti. Erdoğan şunları söyledi: "Bunun sorumlusu kim? İşte bu kampanyayı başlatanlar. Çünkü onlar, milli bankamızın güçlenmesinden rahatsızdılar. Dünyanın her yerine bunu lanse ettiler, rahat durmadılar. Toparlayacak, Halkbank yine eski gücüne ulaşacak. Bundan hiç endişem yok. Ziraat Bankası daha önce görev zararı yazıyordu ama şimdi böyle bir şey yok. Artık kar hanesine yazıyor. Vakıfbank aynı şekilde. Bütün bunlara karşı bu adımlar manidardır." - "MİT, Başbakanlık olarak biz bu genel müdürle ilgili tüm yasal yolları harekete geçireceğiz" Bir ülkenin en önemli kuruluşunun istihbarat örgütü olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İstihbarat örgütü olmayan bir devlet düşünülemez. O devlet, devlet olmaktan çıkar adeta bir muhtarlık olur. Bizim Milli İstihbarat Teşkilatımızı tehdit eden zihniyet hangi zihniyet? Anamuhalefet partisi CHP. Bakıyorsunuz, paralel devlet, yargısıyla, bir kısım yargı ve bunun yanında güvenlik gücünün bir kısmıyla bağlantı kurmaya çalışıyor. Bu bağlantı neticesinde Milli İstihbarat Teşkilatı'nın araçlarına el koymak istediler. Reyhanlı'daki operasyonda güvenlik güçlerimiz bu tavra karşı tavır koydu. Çünkü bir savcının benim iznim olmadan bu tür bir müdahale yetkisi yoktur. Milli İstihbarat Teşkilatı Yasası'nın 26. maddesi çok açık, net ortadadır. Benden izin alması lazım. Bunu almadan böyle bir operasyona girince, güvenlik güçlerimiz 'Hayır. Biz size bunu baktırmayız' dediler. Baktırmadılar ve geçtiler görevlerini ifa ettiler, yerine getirdiler. İkincide baktı ki polisle bunu yapamıyor, hemen jandarmadaki ayaklarıyla bu işi yürütmeye kalktılar. Bununla böyle bir adım attılar. Çok enteresandır Milli İstihbarat Teşkilatı'nın bu araçlarına yaklaşık kişiyle gittiler. Tabii orada Milli İstihbarat Teşkilatı'nın 10 kadar elemanı var; bunları yere yatırdılar, ellerini kelepçelediler. Bunların içinde asker de var, üsteğmen var, yanılmıyorsam yüzbaşı da var. Dediler ki 'Biz MİT elemanıyız aynı zamanda da askeriz'. Buna rağmen direnmeye kalktılar. Bütün hazırlıklarıyla geldiler, ellerinde kompresörleriyle, her şeyiyle geldiler. Çünkü o sandıklarda ne var ne yok bunu göreceklerdi. Ne oldu? CHP'nin genel müdürü çıktı 'Milli İstihbarat Teşkilatı silah kaçakçılığı yapıyor' dedi. Şu anda Milli İstihbarat Teşkilatımız, Başbakanlık olarak biz bu genel müdürle ilgili olarak tüm yasal yolları harekete geçireceğiz. O ayrı mesele. Gereği neyse bunu yapacağız. Bu millete ve bu vatana asla ihanetten başka şekilde izah edilemez. Çünkü bu ülkenin Milli İstihbarat Teşkilatını böyle bir durumda takdim etmek, silah kaçakçısı olarak takdim etmek senin haddine mi ya? Sen önce siyaseti öğren. Sen hala SGK'daki yaptığın yolsuzluklarla yola devam ediyorsun. 'Rahşan affı'yla kurtuldun, kasetle geldin genel başkan oldun. Seni bu millet çok iyi tanıyor." - "Bu oyunu 30 Mart'ta ben inanıyorum ki o samimi kardeşlerim bozacaklar" Milletin bu oyunu, bu tuzağı, bu saldırının asıl niyetini gördüğünü söyleyen Erdoğan, salondakilere şöyle seslendi: "Millet, bu saldırının rüşvet ve yolsuzluk operasyonu değil, Türkiye'ye yönelik bir saldırı olduğunu hissetmiş, hükümetine sahip çıkmıştır. 17 Aralık'tan bugüne kadar, malum örgüt ve onunla ittifak yapanlar, sürekli yolsuzluk iftiralarını dile getiriyor, sürekli bizim yargı ve emniyetteki operasyonlarımızı eleştiriyorlar. Medya kuruluşları bunu yapıyor. Başta TÜSİAD olmak üzere bazı iş çevreleri bunu yapıyor. Uluslararası bazı medya kuruluşları, bazı odaklar bunu yapıyor. Bazı siyasi partiler de bunu yapıyor. Fakat dikkat edin, bütün bu çevrelerin, yargı içinde, emniyet içinde, diğer devlet kurumları içinde, artık tehlike arz eden paralel yapıdan bahsettiklerini, onu eleştirdiklerini göremezsiniz. Yolsuzluk diyerek, paralel yapının üzerini örtmeye çalışıyorlar. Bu arada ananası da görmüyorlar. Gazetelerinde benim eşime ananas ikram ettiğimi görüntülüyorlar. Ben, öyle bir görüntü eğer vermişsem, benim verdiğim görüntü, doğal ananastır. Fakat sizin ananasınız, ihaledir, ihale. Aradaki fark bu. Rafineri paslaşmasıdır bunlar. Devletin kurumları içinde yapılmış usulsüzlüklerdir bunlar. Sabah akşam yolsuzluk ve rüşvet diyerek, Türkiye'ye, milli iradeye, milli kurum ve değerlere yapılan saldırıyı örtmeye çalıştınız. Tüm milleti dinlediniz, görüntülediniz, ondan sonra utanmadan sıkılmadan şantajlarla tehdit ettiniz. Hala şantajlarla tehdit ediyorsunuz. Elinizde ne varsa açıklayın. Açıklamıyorsanız namertsiniz. Eğer Tayyip Erdoğan'la ilgili bir şey varsa onu da açıklayın. Abdestimden şüphem yok, namazımdan da şüphem yok. Açıklayın. Bu örgüte gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum, tabanda tertemiz, pırıl pırıl olan kardeşlerime sesleniyorum: Artık bu oyunu görmeniz lazım. Devlet dairelerinde olanların kaynağında himmet adı altında paralarını almak suretiyle onları yanlış yere saptıranlara karşı artık tavır zamanı gelmiştir. Tüm kardeşlerime sesleniyorum. Diyorum ki, kula kulluk yok, sadece Allah'a kulluk var. Böyle uydurma, safsata, ne yanılgılar... Biz de yanılmışız. Sevgililer sevgilisi peygamberimizi olimpiyatlarda, Halkalı'daki Atatürk Stadyumu'nda gösterecek kadar anlatımda bulunanları izledik, dinledik, bunları yaşadık. Sürekli orayla irtibat halinde olanları görüyoruz. Bu oyunu 30 Mart'ta ben inanıyorum ki o samimi kardeşlerim bozacaklar. İnanıyorum ben buna. Bu oyunu, bu samimi kardeşlerim bozacaklar. Fakat anlatın, siz de anlatın. Çünkü biz ubudiyet anlayışımızda kula kul olmayız, sadece Allah'a kul oluruz. Biz, asla bugüne kadar bu yolda kula kul olmadık, bundan sonra olmayacağız. Bir genel başkan olarak arkadaşlarımla hep bunu istişare ederek, müzakere ederek, hep bunun adımlarını attık. Biz de kendimize asla böyle bir beklenti içerisine girmedik varsa bunların hepsi iftiradır. Hepsi karşı olduğumuz anlayışlardır." - "En büyük hırsızlık, en büyük yolsuzluk, milli irade hırsızlığı, milli irade yolsuzluğudur" Recep Tayyip Erdoğan meydanlarda her zaman, "Yarın öleceğiz; 2,5 metreküplük bir çukura bizi koyacaklar" dediğini aktararak, "Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, seni de oraya koyacaklar. Başbakan olsan ne yazar, seni de oraya koyacaklar. Milletvekili, belediye başkanı olsan ne yazar, seni de oraya koyacaklar. Trilyarder olsan ne yazar, seni de oraya koyacaklar. Hoca efendi oraya geldiği zaman 'cumhurbaşkanı niyetine' demiyor, 'başbakan niyetine' demiyor, 'filanca zengin niyetine' demiyor, 'er kişi niyetine', 'hatun kişi niyetine' diyor. Gömüyorlar ve gidiyorlar. Sizinle gelen bir şey var mı? Var var. Eğer bu dünyada yaptığınız hayırlar varsa, işte onlar sizinle gelecek. Onun için Baki'nin ifade ettiği gibi 'Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş meğer' diyeceğiz ve yola devam edeceğiz" diye konuştu. Yola çıkarken, "yolsuzlukla, yasaklarla, yoksullukla mücadele" dediklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "En büyük hırsızlık, en büyük yolsuzluk, milli irade hırsızlığı, milli irade yolsuzluğudur. Milli iradeyi çalan, milli iradeyi çalmaya kasteden, asıl hırsızdır, asıl yolsuzdur. Gidin darbe dönemlerine bakın. 27 Mayıs'a, 12 Mart'a, 12 Eylül'e, 28 Şubat'a bakın. Türkiye tarihinin en büyük yolsuzlukları bu dönemlerde yapılmış, demokrasi ve hukuk rafa kaldırıldığı için de bunların hesabı sorulmamıştır. Başta CHP olmak üzere, darbe destekçisi parti ve kadrolar, hem darbe dönemlerinde, hem sonrasında çalmayı adeta alışkanlık, adeta politika haline getirmiştir. Şunu da herkes bilsin, biz, 11 yıl boyunca milli iradenin çalınmasına izin vermedik, bundan sonra da milli iradeye uzanan karşısında bizi bulacaktır. Bunu böyle biliniz. Çünkü milli iradeyi çalan, her şeyi çalar, milli iradeyi gasp eden, her şeyi gasp eder. Milli iradeyi de çalamayacaklar, milletin hazinesine de el uzatamayacaklar. AK Parti, milli iradeye sahip çıktığı için hırsızlıkların, yolsuzlukların önüne geçmiştir. AK Parti, milli iradeyi cesaretle koruduğu için ülkenin soyulmasını engellemiştir. Söylüyorum ama bundan da bazı medya grupları rahatsız oluyor. Diyorum ki eğer yolsuzlukların iktidarı olsaydı, bu iktidar 230 milyar dolardan milli gelir olarak devraldığımız Türkiye, 800 milyar doların üzerine çıktı milli gelirde." Başbakan Erdoğan, hükümetleri dönemde ekonomideki gelişmeye ilişkin bilgi verirken, "Geçenlerde bir ihale yapıldı. Ekonmik kriz var ama buna rağmen Zeytinburnu'nda yapılan ihalede Emlak GYO şirketimiz, herkesin 'Kimse buna gelmez' dediği bir dönemde 5 kadar konsorsiyum katıldı ve 1,5 katrilyona orası alım buldu ve satıldı. Herkes, piyasalar şaşırdı. Türkiye'de şu anda hamdolsun gayet iyi bir noktadayız çünkü bu iktidara güven var" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, hakkında çok ciddi yolsuzluk iddiaları bulunan, yolsuzluk nedeniyle CHP'den atılan birini neden İstanbul'a aday yaptığını derhal açıklaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, partisinin Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen İstanbul belediye başkan adayları tanıtım törenindeki konuşmasında, şu anda "malum örgütün" ve onun yol arkadaşlarının, yolsuzluk iddiaları üzerinden kendilerine saldırdıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Şimdi ben, önceki gün, Ankara'da ilçe adaylarımızı açıklarken CHP'nin Genel Müdürü'ne bir çağrıda bulundum; 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayınızın dosyasını açıklayın, yoksa ben açıklayacağım' dedim. 2 gündür hiç cevap yok... Bakın ben, CHP Genel Müdürü gibi, sahte belgelerle, kağıt parçalarıyla, sahte elektronik postalarla konuşmuyorum. Elimde, benim değil Cumhuriyet Halk Partisinin hazırlamış olduğu, 2004 yılı Kasım ayında yayınlanan, Şişli Belediyesi'ne ait Araştırma Komisyonu'nun raporu var. Bu Cumhuriyet Halk Partisinin kendi kurduğu araştırma komisyonu. Altında da yine kendi elemanlarının imzaları var. Mehmet Ali Özpolat MYK üyesi İstanbul Milletvekili, İsmet Atalay parti meclisi üyesi İstanbul Milletvekili, Sırrı Özbek İstanbul Milletvekili. Komisyonu bunlardan oluşturmuşlar ve çalışmayı da bunlar yapmış. Bu çalışma neticesinde 57 sayfalık raporda, şu anda CHP adayı olan kişiyle ilgili iddialar, tüm belgeleriyle ortaya konuyor. Şimdi birinciyi açıkladım. Bu komisyon raporunun kabı. İkincisi yapı ruhsatı üzerinde çok sayıda yolsuzluk ve çok sayıda usulsüz oynama yapılmış. Bu oynama nedeniyle yüzlerce milyon lira usulsüzlük yapılmış. Bu elektronik posta değil ha... Orijinal, orijinal. Ben belediyecilikten geliyorum, bunların hangi fırıldağı nasıl çevirdiğini çok iyi biliyorum. Güzel de bir oyun oynamışlar, aldıkları parayı da borç olarak aldığını söylüyorlar, dışarıdaki bir mühendislik bürosu üzerinden." Erdoğan, raporda isim verildiğini ve borç olarak 300 bin dolarak nakden aldığının belirtildiğini ifade ederek, borç para alanın da raporda isminin olduğunu ve bu kişinin (Sarıgül'ün) "beyefendi"nin yanındaki çalışan elemanlardan biri olduğunu söyledi. Raporun finalinde de "Şişli Belediyesinde belediye başkanı olmak üzere şu anda ismi açıklanan kişi kaçak inşaat yapımına sürekli göz yummuş, hatta yardımcı olmuş, gerekli kolaylıkları sağlamış" denildiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunların hepsi bu 57 sayfalık dosyanın içinde var. 'İnşaat mafyasıyla işbirliği yapmışlar. Rüşvet karşılığında inşat sahiplerine olağanüstü rant temin etmişler. Belediye başkanı baş sorumludur'. Bunu komisyon diyor, ben demiyorum. 'Yıllar önce İstanbul Belediyesi İSKİ Genel Müdürlüğü'nde yapılan yolsuzluk, yıllardır partimize yönelik eleştiri olmuştur'. Ben demiyorum, bu üç kişi diyor. 'Genel Başkanımız SHP, CHP birleşmesinden sonra genel başkan olunca ilk demeçlerinden biri de İSKİ'deki yolsuzluktan dolayı Türk halkından özür dilemek olmuştur'. Ben demiyorum komisyon üyeleri diyor. 'Kaldı ki, İSKİ Genel Müdürü sonuçta siyasi kimliği olmayan bir bürokrattı. Bu olayların, yani Şişli Belediyesi'ndeki yolsuzluk olaylarının siyasi sonuçlarının faturası ağır olacaktır' diyor bu üç kişi. Bu nedenle, Cumhuriyet halk Partisi üyesi olan Şişli Belediye Başkanı' ismini anmayacağım tanıyorsunuz zaten' ve belediye meclis üyesi B.Ö'nün Cumhuriyet Halk Partisi ile ilişkilerinin kesilmesi komisyonumuzca uygun görülmüştür ve raporumuz ekleriyle birlikte Merkez Yönetim Kurulumuza arz edilmiştir' diyor. İşte bu Araştırma Komisyonu Raporu'nun ardından da Şişli Belediye Başkanı CHP'den ihraç ediliyor. Biliyorsunuz, CHP Genel Müdürü de Şişli Belediye Başkanı'nın yolsuzluk dosyası önünde objektiflere poz veriyordu. O pozu görenleriniz oldu mu? Belki görmeyenler olabilir. Ben o pozu bir daha göstereyim. Bakın burada 'Mustafa Sarıgül Yolsuzluk Dosyası' diyor. Ben demiyorum Kılıçdaroğlu'nun kendisi diyor. O gün yolsuzluk yapan bu kişiyi şimdi ne oldu da temize çıkarıyorsun? Ne oldu da adayın yapıyorsun? Hani sen temizdin. Öyleyse neden ihraç ettiniz? İhraç ettiğiniz bu kişiyi neden şimdi aday gösteriyorsun?" - "Ben bile eşimin bu kadar zengin olduğunu bilmiyordum" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TMSF'nin, bir kredi borcundan dolayı, geçen hafta Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adıyı Sarıgül'ün mal varlığına el koyduğunu hatırlatarak, "Çıkmış diyor ki, 'Seçimler yaklaşıyor diye bana bunu yapıyorlar' diyor. Ya geç o işleri. TMSF'ye yeni bir belge ibraz edildiği için TMSF böyle bir adım atmıştır. Bunu hemen bir komplo, hemen bir mağduriyet vesilesi olarak kullanmaya kalkıştılar. Yine genel başkanı konuşamıyor ha... Birileri vasıtasıyla bir şeyler demeye çalışıyorlar. Çünkü savunulacak hiç bir yanı yok" dedi. Şişli Belediye Başkanı Sarıgül ve arkadaşlarının 1998'de Bank Ekspres'ten 4 milyon dolar kredi aldığını ve krediyle ilgili usulsüzlüğün diz boyu olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Sonradan banka zaten TMSF'ye geçiyor. TMSF'ye, şu geçtiğimiz yani 2013 Kasım ayında, bankanın eski sahibi bir belge ulaştırıyor. Olay daha yeni. İki aylık bir olay. Gelen bu yeni belgeyle birlikte, TMSF de Şişli belediye başkanının mal varlığına el koyuyor. TMSF'ye bu yeni belgeyi veren biz değiliz. Bankanın sahibi. TMSF kendi kendisine de hareket etmiyor. Oraya bir yeni belge veriliyor ve el koyma o yeni belgeden sonra gerçekleşiyor. O belgenin neden şimdi geldiğini de taraflar çıksınlar, açıklasınlar. Bizimle alakası olan bir şey değil. Seçime 3,5 ay kala, biz, birileri gibi şantaj yapmayız. Şu anda iki ay kaldı. Rakibimizle, illegal yollardan değil, siyaset yoluyla, hukuk yoluyla mücadelemizi yaparız. Bize yolsuzluk iftirası atanlar, eğer hırsız görmek, hırsız hamisi görmek istiyorlarsa, aynaya baksınlar aynaya." Başbakan Erdoğan, yapılan yatırımların görüldüğünü belirterek, "Bakıyoruz zaman zaman bunların pravdaları, bunların yandaş medyaları, eşimi bayağı zenginleştirmişler. Ben bile eşimin bu kadar zengin olduğunu bilmiyordum. Bayağı hastane sahibi olmuş benim eşim. Hastaneler onun, marka pastaneler onun. Yani nerede bir açılışa katılmışsak orası muhakkak bizim ya da oranın ortağıyız. Elinize, dilinize dursun ya. Yani bir başbakan olarak, başbakan eşi olarak bu tür sosyal aktiviteler içerisinde yer almayı, oranın sahibi yapmak kadar komik bir şey olabilir mi? Maalesef işte bunların kurnazlığı sadece buraya yetiyor. Ya varsa elinizde bir belge, ciddi bu noktada delil, çıkın bunu açıklayın. Bu tür iftira at tutmazsa iz bırakır mantığıyla yaklaşmayın. Artık bunları kimse yutmuyor. Bu millet hele hiç yutmuyor. Çünkü yalancının mumu yatsıya kadar yanar" şeklinde konuştu. - "İstanbullu kardeşlerimin böyle bir kişiyle yola yürümek gibi bir derdinin olmadığını biliyorum" CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, hakkında çok ciddi yolsuzluk iddiaları bulunan, yolsuzluk nedeniyle CHP'den atılan birini neden İstanbul'a aday yaptığını derhal açıklaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Açıklayamıyor. Bir kaset operasyonuyla iş başına gelen CHP Genel Başkanına, eğer bir yerlerden baskı varsa, emir, talimat varsa, şantaj varsa, bunu bilmek ve üzerine gitmek isteriz. Zira yolsuzluktan atılan birini aday yapmak, aklı selimin yapacağı iş değildir. Zaten ben İstanbullu kardeşlerimin de böyle bir kişiyle yola yürümek gibi bir derdinin olmadığını biliyorum. Ben yine biliyorum ki, inşallah bu yolculuk tüm ilçelerimizde, Kadir Topbaş kardeşimin belediye başkanlığında, 30 Mart'ta gümbür gümbür sandıklarda AK Parti'nin ampulüyle aydınlanarak, bu yollarda yürüyeceğiz. CHP gibi bir partinin, yıllarca kıyasıya eleştirdiği 'paralel ananasçı' örgütle ittifakı da tabii değildir, aklı selimin neticesi değildir. Eğer bir tehdit varsa bunu bilelim. Bir şantaj varsa bunu bilelim. Eğer tehditle, şantajla değil, kendi kendilerine bu ittifakları yapıyorlarsa, CHP seçmenine çok yazık ediyorlar." AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "30 Mart, İstanbul'un dünyaya bir kez daha demokrasiyi, barışı, kardeşliği, dayanışmayı haykıracağı bir tarihtir. 30 Mart, İstanbul'un tüm dünyaya Türkiye'nin etkisini, Türkiye'nin gücünü, Türkiye'nin tarihiyle, ecdadıyla, medeniyet tasavvuruyla büyüklüğünü göstereceği tarihtir" dedi. Erdoğan, partisinin Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen İstanbul belediye başkan adayları tanıtım toplantısındaki konuşmasında, İstanbul-Ankara arasına yüksek hızlı treni yaptıklarını, Eskişehir-Ankara arasında hızlı trenin çalıştığını, 1-2 ay içerisinde İstanbul-Ankara arasında da yüksek hızlı trenin çalışır hale geleceğini, test sürüşlerinin bitmek üzere olduğunu, Ankara- Konya, Konya-Eskişehir arasındaki trenin çalıştığını ve diğer illerle bağlantıların devam ettiğini anlattı. İstanbul-İzmir Otoyolu'nun yapıldığını, İzmit geçişinde "muhteşem" bir asma köprü yapıldığını, dünyadaki ilkler arasında yer aldığını, 15 Mart gibi açılmasını umut ettiklerini dile getiren Erdoğan, çalışmaların bitmek üzere olduğunu, çok kısa bir zamanda betonların suyun üstüne çıktığının görüleceğini ifade etti. Erdoğan, "Biz, bunların akıllarının almadığı şeyleri gerçekleştiriyoruz, çünkü dertliyiz. Çünkü biz bu millete sevdalıyız, bu ülkeye sevdalıyız. Evelallah dünyada ne yapılıyorsa onun daha ileri olanını yapmanın gayreti içerisindeyiz" dedi. - "Kampanyamız için elimizdeki tüm imkanları sonuna kadar kullanacağız" İstanbul'un, dünya şehirlerinin, dünya başkentlerinin timsali bir şehir olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "80 vilayetin İstanbul'a bakıp, İstanbul'u örnek aldığını unutmayacağız. Dünya şehirlerinin, dünya başkentlerinin İstanbul'dan ilham aldıklarını unutmayacağız. İstanbullu olmak, İstanbul'da yaşamak elbette bir insan için büyük bahtiyarlıktır, büyük talihtir. Fakat İstanbullular, 80 vilayete karşı, dünya başkentlerine karşı omuzlarında sorumluluk taşırlar. İşte bu sorumluluğu hiç bir zaman unutmayacağız. 30 Mart, bu sorumluluğun tecelli edeceği tarihtir. 30 Mart, İstanbul'un dünyaya bir kez daha demokrasiyi, barışı, kardeşliği, dayanışmayı haykıracağı bir tarihtir. 30 Mart, İstanbul'un tüm dünyaya Türkiye'nin etkisini, Türkiye'nin gücünü, Türkiye'nin tarihiyle, ecdadıyla, medeniyet tasavvuruyla büyüklüğünü göstereceği tarihtir. 11 yılın en önemli seçimine giriyoruz. Sadece İstanbul için değil, Türkiye için, hatta tüm dünya mazlumları için son derece önemli bir seçime giriyoruz. Bir anlık ihmale bile tahammülümüz yok. Bir anlık rehavete dahi fırsatımız olamaz. 2 ay boyunca, bütün İstanbul'u kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? Bütün İstanbul'la yüz yüze, göz göze, rube ru görüşmek zorundayız. Buna hazır mıyız? Bizim seçim stratejimiz, her zaman, her seçimde, gönülden gönüle irtibat kurma üzerine inşa edilmiştir. Kampanyamız için elimizdeki tüm imkanları sonuna kadar kullanacağız ama hepsinden daha çok gönlümüzü, kalbimizi ortaya koyacağız. Samimiyet, kararlılık, cesaret bu seçimde de şiarımız olacak." Başbakan Erdoğan, yaptıklarının bu seçimde kendilerini anlatan eserleri olacağına işaret ederek, şunları söyledi: "İstanbul'dan tüm Türkiye'ye sesleniyorum: Bizde proje var. Bizim eserlerimiz var. Muhalefetin anlatacak hiç bir eseri yok, hiç bir eseri yok. Projelerimiz, bu seçimde de bizim avantajımız, bizim alameti farikamız olacak. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, tüm altyapı üstyapıda, enerjide, gıdada, tarımda, sosyal yardımda anlatacaklarımız var. Bütün bunların yanında, düşmüşün yanında oluşumuz, yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla mücadelede anlatacaklarımız var. Biz popülizmle işi idare edenlerden olmadık, olmayacağız. Biz, Kaf Dağı'nın ardındakileri vaad edenlerden olmayacağız. Biz, ilkesiz, ufuksuz, plan ve projesiz, yerel ve küresel ölçekte vizyonsuz söyleme, üsluba başvuranlardan olmayacağız. Bizi, eserlerimiz anlatıyor ve anlatacak ama yetinmeyeceğiz, yeni projelerle, yeni ufuklarla İstanbul'un ve İstanbullular'ın huzuruna çıkacağız." İstanbul'u, İstanbul'un dostları kadar, İstanbul'un kardeşleri kadar, İstanbul'un hasımlarının da çok yakından izlediğini ifade eden Erdoğan, yurt dışına çıktığında bütün devlet, hükümet başkanlarının kendisine, "10 yıl önce İstanbul'a gelmiştim, bambaşkaydı. Fakat 2 yıl önce uluslararası bir toplantı için geldim, farklı bir İstanbul gördüm. Bu şehriniz gerçekten bizi büyülüyor. Şimdi eşime sözüm var, eşimle beraber İstanbul'a geleceğim" dediğini aktardı. Erdoğan, "İşte İstanbul böyle bir şehir. İstanbul ve Türkiye'nin değiştiğini görenler, bunu durdurmak, bunu engellemek, önünü kesmek için gayret gösteriyorlar" dedi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri, bizden önce CHP'li yerel yönetici, güya bulutlara yağmur bulutları atarak su getirecekti, gelmedi. Yalova'dan tankerlerle su taşıyacaklardı, olmadı. Çünkü CHP zihniyetinin olduğu yer kuraktır. O zihniyetin olduğu yer kirlidir. O zihniyetin olduğu yerde bereket yoktur, bunu böyle biliniz" dedi. Erdoğan, partisinin Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen İstanbul belediye başkan adayları tanıtım törenindeki konuşmasında, kendisinin İstanbul'u CHP yönetiminden devraldığını hatırlatarak, ana muhalefet partisine yüklendi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu örgüte gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum, tabanda tertemiz, pırıl pırıl olan kardeşlerime sesleniyorum: Artık bu oyunu görmeniz lazım. Devlet dairelerinde olanların kaynağında himmet adı altında paralarını almak suretiyle, onları yanlış yere saptıranlara karşı artık tavır zamanı gelmiştir. Tüm kardeşlerime sesleniyorum. Diyorum ki, kula kulluk yok, sadece Allah'a kulluk var. Bize lobiler emir veremez, bize emri sadece halkımız verir ve biz halkımızın karşısına yerel yönetimlerde 5 yılda bir, genel seçimlerde de 4 yılda bir çıkarız, verilen karara da 'baş göz üzerine' der, boyun eğeriz." dedi Abdullah LELİK SIZINTI Uzak durulması gereken önemli iki kelime ve kavram. Kul hakkı ve Haram. Ana veya baba dan birinin kul hakkı yemesi, hakkı olmaya haram bir şeyi edinmesi, o ailenin çocuklarının gelişmesinde, geleceğinde çok etkili ve ciddi tesirleri görülüyor. Örnek pek çok. Mevzumuz, ömrü haram ve kul hakkı yemekle geçen insanlar değil. Onları Allah'a havale derek, alışkanlıklarından kurtulmaları, pişman lık duyarak, tövbe ederek, hakkını yedikleri kimselerden helallik iste yerek kurtulmaları gerekir. Aksi halde Öbür dünya da kul hakkından kurtulmanın çok zor olduğunu bilişyoruz. ''Bana kul hakkı ile gelme yin'' diyen yaradanımız değilmi?günümüzde, gündemden düşmeyen yosuzluk başlıklı, haram ve kul hakkı ile ilgili haberler bitmiyor, tükenmiyor. Seçim arefesindeyiz, bu tür haberlerin artarak devam edeceğinin sinyalleri geliyor. Yeni, yeni yolsuzluk, hırsızlık dosyalarının açılacağını, ortalığın daha çok kızışacağını görmemek ahmaklık olur. Hükumeti temsilen Başbakan, muhalefeti temsilen de Genel Başkan ların kavgayı körükledikleri görülüyor. Belediye Başkan adaylarını da buna ilave edecek olursak seyreyle sen cümbüşü! Kul hakkı dedik, haram dedik. Bunlardan uzak durulmasının çok önemli olduğunu bilmeyen, söylemeyen kaldımı? Büyük velilerden Bayezid'i Bestami anasının ''Ya Rabbi, benim garip oğlumu her kötülkten koru, Büyükleri kendisinden hoşnut eyle, oğluma güzel haller ve iyilikler ihsan buyur...''diye dua ettiğini görür. Bayezid ululardan bir ulu kişiliğe sahipti. Züht ve takvada, manevi derecelerin yükselmesinde sadece niyet, arzu, ceht, gayret ve sabrı yeterli gör müyordu. Kusursuz yaşamaya çelışıyordu. Allah'ın huzuruna çıkarken vücudunun her zerresi, her hücresi helal lokma ile beslenmeliydi. Mad di ve manevi yönden tertemiz olmalıydı. Bütün varlığı zihninin ve gönlünün her anı kontrol altındaydı. Bütün çile ve gayretine rağmen ibadettenzevk almadığı zamanlar, geçmişinin, eğitiminin, beslenmesinin rolünü araştırıyordu. Bir yerlerde bir kusur olup olmadığını sorguluyordu.bir gün yine ibadetten zevk almaz olmuştu. Bu duruma çok üzülüyordu. Anasına baş vurduğunda aldığı cevap onu şaşırtmıştı. ''Evladım, bir tek şeyhatırlıyorum, sen daha çok küçüktün, seni kucağıma alıp komşumuza gitmiştim. Çok ağlıyordun. Seni susturmak için ocakta pişmekte olan tarhanaçorbasına kimse görmeden parmağımı batırıp senin ağzına sürdüm. Sensusmuştun. Artık bunu sen iç aleminde düzeltmeye çalış'' dedi (Beyazid'iBestami. Mehmet Tekin) Bayezid yine bir gün: ''Anacığım Allah için and veriyorum, doğru söyle beniemzirdiğin günlerde hiç haram yedinmi? Çünkü ben kendimi bu hususta pekemin görmüyorum. Korkuyorum böyle bir şey olmuşsa, o benim le Allaharasında bir engel ve perde olabilir...''dedikten sonra anası: ''Hiç hatırlamıyorum. Ancak bir gün komşulara gitmiştim, sende kucağımda bulunuyordun. Onların yağ kabını aldım haberleri olmadan elimi yağabatırıp senin başına sürdüm. Bir başka günde, komşuların sürmesiyle seningözünü sürmeledim. Fakat sahibinden müsade almadım. Hepsi bu kadar''dedi. Büyük veli Bayezid Bestami bunun üzerine şöyle dedi: ''Şüphesiz ki Cenab-ı Hak kulunu bir zerreye karşılıkta olsa hesaba çeker.allah'ın şu beyanını bilmiyormusunuz? ''Kim zerre kadar hayır yaparsa karşılığını görür. Kimde zerre kadar kötülük yaparsa onun karşılığını görür.'' Senin bu yaptığın zerreden çok daha büyüktür. Korkarım ki beni Rabbimden ayırsın''dedi.sonra anasının sözünü ettiği komşularının varislerini buldu ve helalleşti.geriye dönüp baktığımızda, acaba kim hak yiyor? Kim harama uzanıyor? Kim kimden helallik dileniyor? Kim kimi bağışlıyor? Kim kimi affediyor? Tüyü bitmemiş yetimin hakkı diyoruz da, kılımız kıpırdamadan onların hakkını yiyoruz. Allah kurtarsın ve affetsin diyelim ama, O ''Kul hakkı ile bana gelmeyin'' diyor o zaman ne yapacağız? KUL HAKKI VE HARAM

9 SAYFA 10 SONDAKiKA GAZETESİ >> 10ÜNENLERİN DENİZLİ HABERLERİ DÜŞÜNCESİ 28 Ocak 7 Şubat Salı Perşembe Denizli'de ne varsa Honaz'da o olacak Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan Büyükşehir Bilgilendirme Toplantıları'nı sürdürüyor. Honaz'a bağlı Menteşe, Aşağı Dağdere, Yukarı Dağdere, Akbaş, Gürlek, Emirazizli, Karateke ve Ovacık köylerini ziyaret eden Başkan Zolan, "Köylerimize artık hem Büyükşehir Belediyesi hem de Honaz Belediyesi hizmet edecek. Denizli'de Honaz'da var olan güzellikler buralarda da olacak" dedi Büyükşehir Bilgilendirme Toplantıları kapsamında gezilerini sürdüren Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan Honaz'ı ziyaret etti. Honaz proğramı kapsamında Menteşe, Aşağı Dağdere, Yukarı Dağdere, Akbaş, Gürlek, Emirazizli, Karateke ve Ovacık köylerinde vatandaşlarla buluşan Başkan Zolan Büyükşehir ile birlikte köylerde yaşanacak değişime ilişkin bilgiler verdi. Gezisine Honaz Belediyesi'ni ziyaret ederek başlayan Başkan Zolan burada yoğun bir kalabalık tarafından karşılandı. Resmi olarak adayların açıklanmasından sonra D- enizli Belediye Başkanı Osman Zolan'ın ilk ziyaretini Honaz'a yapmış olmasından dolayı çok mutlu olduklarını dile getiren Honaz Belediye Başkanı Turgut Devecioğlu, " Bugün gerçekten bizim için çok önemli. Adaylığımızın resmi olarak açıklanmasından sonra Denizli Belediye Başkanımız Osman Zolan'ın Honaz'a gerçekleştirdiği bu ziyaret bizim için büyük önem arz ediyor. Gerek aday adaylığımız sürecinde gerek belediye başkanlığı yaptığımızda bize verdiğiniz desteğiniz için çok teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra Rabbim bize nasip ederse başkanımla beraber çok uyumlu bir şekilde Honaz'ımızın problemlerini çok hızlı bir şekilde çözüp hemşerilerimize büyük hizmetler sunacağımızdan hiç şüphem yok. Bu ziyaret biz çok mutlu etti. Şahsım ve Honazlılar adına çok teşekkür ediyorum. Başkanımızın her zaman yanındayız sonuna kadar emrindeyiz" dedi. Honaz halkının her zaman şahsına gösterdiği sıcak ilginin kendisini memnun ettiğini dile getiren Başkan Zolan ise " Honaz her zaman bize sevgisini göstermiştir. İlgisini göstermiştir. Büyüklüğünü göstermiştir. Ben öncelikle başta başkanımız olmak üzere tüm Honazlılara teşekkür ediyorum. Yol arkadaşımız olarak gördüğüm Turgut Başkanımızla bu yolda beraber yürüyeceğiz. Tüm halkımızla birlikte tek derdimiz var; o da hizmettir, sizlerin hizmetkarı olmaktır. Buradaki arkadaşlarımız ekip arkadaşlarımızdır. Başka amaç gaye yok. Honaz'a hizmet etmek Denizli'ye hizmet etmektir. Son geldiğimden bu yana Honaz'da çok güzellikler olmuş. Geldiğimizde alt yapı çalışmaları vardı. Toz, çamur gibi olumsuzluklar vatandaşlara yansıyordu ama onlar bitmiş ve üst yapı da kendini göstermiş. Ben Turgut Başkanımızı tebrik ediyorum. Denizli'de ne varsa Honaz'da o olacak diyoruz. İnşallah büyükşehirle birlikte burada birçok güzel projeleri birlikte yapıp hizmete sunacağız. Çocuklarımız, gençlerimiz, hanım kardeşlerimiz ve vatandaşlarımız bu güzellikleri görecek ve mutlu olacak, tek gayemiz budur. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Ama bu birlik beraberlikle olacak. Kol kola gireceğiz el ele tutuşacağız. Her türlü engeli zorluğu aşacağız ve o güzelliğe inşallah hep beraber ulaşacağız" dedi. (HABER MERKEZİ) Denizli Belediyesi nden spora ve sporcuya TAM DESTEK Denizli'yi her alanda olduğu gibi sporda da marka kent yapmayı hedefleyen Denizli Belediyesi, çocukların ve gençlerin ulaşımı kolay, daha temiz ve sağlıklı ortamlarda spor yapabilmeleri için kenttin dört bir tarafında spor alanları inşa etti. Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, " Gençlerin sağlıklı, idealist, hedefleri olan gençler olabilmeleri ve en iyi şekilde eğitim almaları için spora ve tesisleşmeye önem veriyoruz" dedi Her alanda olduğu gibi Denizli'yi sporda da marka kent yapmayı hedefleyen Denizli Belediyesi, şehrin dört bir tarafında yaptığı spor tesisleriyle göz dolduruyor. Açtığı spor kursları ile binlerce Denizliliye spor yapma imkanı tanıyan Denizli Belediyesi özellikle çocukları ve gençleri spora teşvik etmek amacıyla şehrin hemen hemen her noktasına bir spor alanı inşa etti. Spor alanında büyük yatırımlar yapan Denizli Belediyesi bugüne kadar Denizli'ye 4 sentetik çim saha,103 basketbol ve voleybol sahası,11 tenis kortu,12 halı saha ve 467 jimnastik gurubu kazandırdı. Özellikle çocukları ve gençleri spora teşvik etmek gerektiğini bunun için spor alanlarının kolay ulaşılabilir olması gerektiğini dile getiren Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, "Gençlerin sağlıklı, idealist, hedefleri olan gençler olabilmeleri ve en iyi şekilde eğitim almaları için spora ve tesisleşmeye önem veriyoruz. Vatandaşlarımızın daha temiz daha sağlıklı ve daha güzel ortamlarda spor yapabilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Biz istiyoruz ki insanlarımız s- poru sevsin, hayatlarının bir köşesinde mutlaka spor olsun. Çocuklarımız sokak aralarında değil de spor alanlarında top oynasın.gençlerimiz kötü alışkanlıklar kazanmasın, spor alanlarında kendilerini göstersin istiyoruz, tüm gayretimiz bunun için." dedi. Tenisi Zengin Sporu Olmaktan Çıkardık Tenisi zengin s- poru olmaktan çıkardıklarını belirten Denizli Belediye Başkanı Zolan, Tenis halk arasında zengin sporu olarak bilinir. Biz Denizli Belediyesi olarak şehrimizin farklı bölgelerine 11 tenis kortu yaparak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk.zengin fakir demeden her kesimden vatandaşımız oralarda dilediğince tenis oynayabilir dedi. Denizli de yüzme bilmeyen çocuğumuz kalmayacak hedefiyle yola çıktık diyen Denizli Belediye Başkanı Zolan, Bağbaşı nda inşa ettiğimiz havuzumuzda binlerce çocuğumuza ücretsiz yüzme kursu verdik. Bizim bir hedefimiz var, Denizli de yüzme bilmeyen çocuğumuz kalmayacak dedik.bu hedefimizde olağanca gayretimizle ilerliyoruz.şu anda Kayıhan'da bir yüzme havuzu daha yapıyoruz.onun da sonuna yaklaştık. İnşallah onun da açılışını önümüzdeki günlerde yapacağız. dedi. Denizlimizi Sporun Başkenti Yapacağız Tüm bu çalışmalarımız ile Denizlimizi sporun Başkenti yapacağız diyen Denizli Belediye Başkanı Zolan, Biz her zaman sporun ve sporcunun yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Biz istiyoruz ki vatandaşlarımız s- poru sevsin.ümit ediyorum vatandaşlarımızın isteği ve heyecanı ile çok yakın zamanda Denizlimiz sporun başkenti olacak,dünya standartlarında sporcularımız olacak. diye konuştu. (HABER MERKEZİ) Afrodisias Antik Kenti Genç Denizli Objektiflerine Gülümsedi Denizli Belediyesi nin Genç Denizli Projesi kapsamında faaliyetlerini yürüten fotoğraf kulübüne üye 25 kursiyer fotoğrafçı, Aydın'ın Karacasu İlçesi'nde bulunan Afrodisias Antik Kenti'nin güzelliklerini görüntüledi. Denizli Belediyesi nin Genç Denizli Projesi kapsamında faaliyetlerini yürüten fotoğraf kulübü Aydın'ın Karacasu İlçesi'nde bulunan Afrodisias Antik Kenti'ne fotoğraf yolculuğu gerçekleştirdi. Konusunda uzman olan eğitmenlerce fotoğraf çekmenin inceliklerini öğrenen fotoğraf sanatına gönül vermiş 25 kursiyer, teoride öğrendiklerini pratiğe dökmek için düzenlenen gezide Afrodisias Antik Kenti'nin güzelliklerini görüntüledi. Sabahın erken saatlerinde Denizli'den hareket eden grup önce Karacasu'da toprak çömlek ve testi yapılan atölyeleri ziyaret etti. Bir birinden ilginç anların objektiflere takıldığı ziyaret sonunda grup Karacasu'da 112 yıllık tarihi olan ve restore edilen tarihi konağı gezdi. Müze ve ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler'in fotoğraflarının bulunduğu sergi ziyaret edildi. (HABER MERKEZİ)

10 SAYFA 11 SONDAKiKA GAZETESİ >> 11 GÜNCEL7 28 Şubat Ocak Perşembe Salı Büyükşehir, 26. arıtmayı YENİ FOÇA'YA kuruyor İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, kamulaştırma sorunu, açılan davalar ve kurumlarca verilmeyen izinler nedeniyle bir türlü hayata geçirilemeyen Yeni Foça İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi ve kanalizasyon şebekesi için ihale hazırlıklarına başladı MESUT ERİŞEN Çevre yerleşimlerde gerçekleştirdiği artıma hamlesi ile Türkiye ye örnek olan ve Gediz, Küçük Menderes, Nif ve Yarımada havzalarını kirlilikten kurtaran İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamulaştırma süreci, açılan davalar ve kurumlarca verilmeyen izinler nedeniyle bir türlü hayata geçirilemeyen Yeni Foça arıtması için i- hale hazırlıklarına başladı. Çevre yerleşimlerde bugüne kadar gerçekleştirdiği artıma yatırımlarında arıtma tesisi ile kanal sistemini bir bütün olarak hayata geçiren ve modern bir alt yapı sistemi kuran İZSU Genel Müdürlüğü, Yeni Foça ya kanal şebekesi de döşeyecek. Kanal şebekesinin arıtma tesisine oranla daha uzun sürmesi nedeniyle öncelikli olarak kanal ihalesine çıkılacak. İZSU, Yeni Foça da 88 kilometre uzunluğunda kanal şebekesi için Şubat ayında yapım ihalesine çıkılacak. Ardından da arıtma tesisinin ihalesi yapılacak. Yaklaşık 2 yıllık bir sürenin ardından Yeni Foça, foseptikten kurtulacak ve evsel atıklar arıtmadan geçirilecek. 40 bin kişi kapasiteli Cumhuriyet Mahallesi Korucak Mevkii nde 26 bin metrekarelik alanda inşa edilecek tesis, günde 10 bin metreküp evsel atık su arıtacak. Avrupa standartlarında inşa edilecek tesis a- zot ve fosfor giderimini sağlayacak. Koku giderim sistemi de yer alacağı tesiste, arıtılmış sular UV ile dezenfekte edilecek. 4 yıl neden gecikti? İZSU Genel Müdürlüğü nün Yeni Foça Arıtma Tesisi için hazırladığı uygulama projesi, 2010 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nca onaylandı. Arıtma tesisinin yapılacağı parsellerin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve arıtma tesisine bağlantıyı sağlayacak servis yolu ile ilgili olarak açılan imar planına itiraz davasının neticelenmesi beklendi. Dava geçtiğimiz ay İZSU lehine sonuçlandı. Ayrıca arıtma ile birlikte yapılması gereken kanalizasyon sisteminin geçtiği bazı güzergahlarda sit alanları olması nedeniyle ilgili kurumların izinleri alındı. Karayolları güzergahında bulunan kanalizasyon hatlarını yapılabilmesi için Karayollarının gerekli izni vermesi yaklaşık 2,5 yıl sürdü, nihayetinde onay aşamasına gelindi. İZSU Genel Müdürlüğü, Ocak ayı itibariyle Yeni Foça kanalizasyon projesi yapım ihalesine çıkabilmek için tüm teknik çalışmaları tamamladı. Karayolları Genel Müdürlüğü nce protokolün onaylanmasının ardından ihaleye çıkılacağı bildirildi. 11 arıtma hizmete girdi, 147 milyon lira harcandı 2004 yılında devreye giren belediye yasası ile birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi nin sınırları 5 kat büyüdü. Büyükşehir e bağlanan yerleşim yerlerinin pek çok alt yapı ihtiyacı vardı. Arıtma yapmadan kanalizasyon döşemeyeceklerini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, adeta bir arıtma seferberliği başlatarak İzmir in yarımada dahil tarım, turizm havzalarını kirlilikten kurtaran önemli yatırımlara imza attı. Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi Avrupa standartlarında arıtma kalitesi ile Türkiye ye örnek olmanın haklı gurunu yaşıyor yılları arasında 872 bin 500 kişinin evsel atığını arıtacak kapasitede biri biyolojik, 10 u ileri biyolojik olmak üzere 11 arıtma tesisi hizmete alındı; bu arıtmalar için 85.5 milyon liralık yatırım yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye nin en önemli çevre yatırımlarından birine daha imza atarak, arıtma çamurlarının çürütülüp değerlendirilmesini sağlayacak aynı zamanda depolanma sorunun ortadan kaldırarak, biogaz elde edilmesini sağlayacak Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisi ni de devreye aldı yılının Ocak ayında hizmete giren tesis için 61.5 milyon liralık yatırım yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi nin 2008 yılından bu yana arıtma yatırımları için harcadığı tutar 147 milyon lira oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi nin işlettiği arıtma sayısı ise 25 e ulaştı. Doğrunun kalesini hiçkimse yıkamaz! Torbalı nın Subaşı, Çaybaşı, Yazıbaşı ve Ayrancılar mahallelerini ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Bu kentin dağında, ovasında 10 yıldır tek başımıza, göğsümü gere gere dolaşıyoruz, yine dolaşacağız. Çünkü biz çiğ et yemedik diye konuştu. Kentin ihtiyaç ve sorunlarını vatandaşlarla birebir yaptığı toplantılarla yerinde tespit eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu nun yolu bu kez Torbalı ya düştü. İlçenin daha önce belde olan Subaşı, Çaybaşı, Yazıbaşı ve Ayrancılar mahallelerini ziyaret eden Başkan Kocaoğlu, hem dert ve öneri dinledi hem de yeni dönemde vereceği hizmetleri anlattı. Göreve geldiğinden bu yana klasik belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra İzmir de yerelde kalkınmayı hedeflediklerini kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Amacımız, bu kentte başta gençlerimiz olmak üzere herkesin lokmasını büyütmek. 10 yıldır hiçbir ayrım yapmadan, herkese aynı nazardan bakarak çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz dedi. Yarımada RES e rest çekti Yarımada da halka rağmen savaş kanunlarıyla yapılmak istenen RES lere karşı Tütüncüoğlu nun, Diren Yarımada çağrısı yaptığı eyleme Yarımada nın dört bir ucundan yüzlerce kişi katıldı Çeşme ve Yarımada da kent gelişim alanına kurulmak istenen rüzgar enerji santralleri (RES), Çeşme Cumhuriyet Meydanı nda düzenlenen eylemle protesto edildi. Çeşme Sürdürülebilir Yaşam Platformu, Karaburun Ortak Yaşam Platformu ve Yarımada Ortak Yaşam Platformu, Karaburun Kent Konseyi, Yağcılar ve Demircili Köyleri Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, Güzelbahçe Kültür Çevre ve Güzelleştirme Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin başı çektiği gösteride, sık sık Hırsız var, direnyarımada ve dirençeşme sesleri yükseldi. Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu nun günler öncesinden birlik çağrısı yaptığı gösteriye, CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme Belediyesi AKP ve CHP li meclis üyeleri ve Çeşme, Güzelbahçe, Karaburun, Seferihisar, Urla - dan bini aşkın kişi katıldı. Savaş yasalarıyla talan Çeşme de RES lere değil kurulacak santraller için ilçe sakinlerinin yaşamını sürdürdükleri yerlerin seçilmesine karşı olduklarını belirten Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu, RES lerin kılıfı yapılan sadece savaş dönemlerinde uygulanan acil kamulaştırma politikasını eleştirdi. Yarımada yı ve halkını önemsemeden, bölgeyi sömürülebilecek bir enerji üretim sahası olarak görmelerinin yanlışlığına değinen Başkan Tütüncüoğlu, RES için halkın, yerel yönetimin fikrini bile almaya tenezzül etmiyorlar. Herkesin karşı çıkmasına rağmen padişahvari bir tutumla, yapacağız diyorlar. Biz yıllardır, Çeşme yi, Yarımada yı atalarımızdan aldığımız gibi torunlarımıza teslim etmeye çalışıyoruz diye konuştu. Göz yummayacağız Yarımada ya karşı yürütülen sömürge politikasıyla RES, balık çiftlikleri ve taş ocaklarıyla bölgenin talan edildiğini belirten Başkan Tütüncüoğlu, Hükümet, savaş yasalarıyla, halkı mağdur ediyor, yerel yönetimleri saf dışı bırakıyor. Kent gelişimi, halkın sağlığı yönündeki endişelerimiz nedeniyle dava açmaya kalktığımızda Siz taraf değilsiniz, dava açamazsınız diyor; bizi Belediye olarak vatandaşı ve kentimizi savunmaktan alıkoyuyorlar. Yarımada halkı olarak sonuna kadar direneceğiz. Yaşam alanlarımıza tepeden dayatılan, yaptım-oldu balık çiftlikleri, RES ve taşocaklarına yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Dolar yeşili için halkımızın yerinden etmelerine Yarımada yı bozmalarına göz yummayacağız diye konuştu. Mülkiyet güvende değil Karaburun daki köylerin yakına kurulan rüzgar güllerinin yaşam alanını talan ettiğini ve atalarından itibaren bin yıldır orada olan köylülerin, köyü terk etmek zorunda bırakıldığını hatırlatan CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme nin birçok köyünün de aynı kaderle karşı karşıya olduğunu kaydetti. Yaşam alanına uzak olduğu müddetçe rüzgar güllerine itirazlarının olmadığını vurgulayan Çam, Çeşme Ovacık ta köylülerin atadan kalma tapulu arazilerinin, Enerji Bakanlığı tarafından, Ben enerji için senin arsanı kamulaştırdım, fiyatını da belirledim. Paranı da şu bankaya yatırdım diyerek mülkiyet haklarını ellerinden aldığını, ne Yarımada ne İzmir de tapularına rağmen hiçbir mülk sahibinin arazisinin güvende olmadığını, bu durumun herkesin başına gelebileceğini açıkladı. Konuşmalardan sonra, yaklaşık bin kişi santral kurulmak istenen yerlerden Karadağ a doğru yürüyüşe geçti. Soldan sağa 1. Genellikle şeker hastalarının şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz.. Bir k- işinin yalnız kendini ilgilendiren özel yaşamı İşler, işlemler (eski)... Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız... Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı meşin pantolon... Kanun, buyruk vb.ne uyma (eski) Kalıtımsal o- larak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu... Henüz... Kaçınma, sakınma, çekinme (eski) Nikel elementinin simgesi... Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen, dağınık, derbeder (eski)... Baba Din uğruna yapılan savaş... Hindistan'ın Pencap bölgesinde yaşayan bir topluluk... Germanyum elementinin simgesi... Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseltildiğini gösteren sayı Atma işi... Helikopter pisti Lamacı... Taş kemer veya taş kemerlerle yapılmış ev, oda, kapı vb. şey (halk ağzı)... Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan Bir kimsenin, başkaları tarafından dokunulmaması ve saygı gösterilmesi gereken iffeti... K- abuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan... Yüz... Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke... Tepkimek işi... Kadın (eski) Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı... Türk alfabesinin yirmi dokuzuncu harfinin adı, okunuşu... Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü... Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir kuş türü, kestane kargası... Yangın bombalarının doldurulmasında kullanılan, alüminyum veya sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde Göz (eski)... Bir bütüne katılanlar, ekler (eski) Takım... Boyutları normalden küçük... Kar, süt vb.nin rengi, beyaz... Yukarıdan aşağıya 1. Kendisine pek güvenilmeyen, huzursuzluk çıkarabilecek kimse İta amiri (eski)... Başkaldırıcılık Başı darbelerden korumak için sertleştirilmiş sentetik maddelerden yapılmış sağlam başlık... Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina (halk ağzı)... İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak Yiğit, kahraman... Çalışkan, becerikli, elinden iyi iş gelen... Başlık, sipersiz şapka Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç... Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare... Üzme, sıkıntı verme, üzgü Uyarma, dikkat çekme, uyarı... Hassiyum elementinin simgesi... Bir başı, bir gövdesi, hareket etmeye yarayan kuyruğu olan, yumurtadan çok küçük erkek eşeylik hücresi Sodyum elementinin simgesi... Kıskançlık... Güneş Dayanıklı, sağlam... Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera... Antlaşma belgesi (eski)... Tanrı (eski) Rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker (eski)... Gür ve uzun (bıyık)... Küçük sermaye ve zanaat sahibi Amigonun yaptığı iş... Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi Sözleşme (eski)... Rütbesiz asker, nefer... Ün, şan, şöhret... Temiz Yayılmış haber, yaygın söylenti, duyultu... Uygulama Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları... Kökler, asıllar Mutaassıp duruma gelmek... > > Dünkü bulmacanın cevap anahtarı

11 SAYFA 12 ACİL TELEFONLAR İtfaye 110 AKS Acil Yardım 112 Polis İmdat 155 Elektrik Arıza 186 Jandarma İmdat 156 İZSU Su Arıza 185 Doğalgaz Acil Müdahale 187 Cenaze Hizmetleri 188 Sahil Güvenlik 158 Orman Yangınları 177 YANGIN TELEFONLARI İzmir 110 Karşıyaka Kadifekale Bornova Bostanlı Buca Karabağlar Çamdibi Çiğli Balçova Evka Evka Gaziemir Hatay Narlıdere Güzelbahçe HASTANE TELEFONLARI -Devlet Hastaneleri- Aliağa N.S. İşgören Alsancak Alsancak Acil Servis Ağız ve Diş Sağlığı Alsancak Diş Hast Atatürk Devlet Behçet Uz Bornava Dev. Hast Bozyaka Eği. Hast Buca S.D. Hastanesi Çeşme A. Çizgenakat Foça Göğüs Hastanesi Konak Diş Hastanesi Karşıyaka Çiğli Dev. Hastanesi Menemen Dev. Hast Nejat Hepkon Seferihisar Hastanesi Selçuk Dev. Hast Urla Dev. Hastanesi Tepecik Dev. Hast Belediye Hastaneleri- Eşrefpaşa Bel. Hast Özel Hastaneler- Anadolu Tıp Merkezi Agora Tıp Merkezi Atakalp Kalp Hastanesi Atakent Tıp Merkezi Atagöz Göz Hastalıkları Atafizik, Fizik Ted. Mer Batıgöz Hastanesi Bornova Tıp Merkezi Bornova Özel Tıp Mer Bornova Özel Sağlık Tıp Merkezi Buca Tıp Merkezi Buca Sağlık Merkezi Central Hospital Can Tıp Merkezi Caner Göz Merkezi Çağdaş Tıp Merkezi Çankaya Tıp Merkezi Çesav Tıp Merkezi Çeşme Sissus Has Çınarlı Hastanesi Çiğli Özel Sağ Diyabet Hastanesi Diamed Dah. Dal Mer Doğa Tıp Mer Dr. Sıhhat Tıp Merkezi Efes K.B.B. Merkezi Ege Sağlık Hastanesi Ege Tüp Bebek Merkezi Egeria Çocuk Sağlık Hastanesi Dal Merkezi Ekol K.B.B. Dal Mer Ekol K.B.B. Şube El ve Mikro Cerrahi Gazi Kent Tıp Merkezi Gaziemir Tıp Merkezi Hayat Hastanesi İzmir Hastanesi İrenbe Tüp Bebek Mer Karataş Karşıyaka Tıp Merkezi Türk Telekom- Arıza 121 Bilinmeyen Numara Danışma Uyandırma 135 Posta Kodu 119 Fono Tel 141 Borç Ögrenme 163 Çağrı 133 -Sinemalar- Agora Balçova Afm Park Bornova Afm Forum Bornova Afm Ege Park Afm Passtel Ocak 2014 Salı SONDAKiKA GAZETESİ >>12 GÜNCEL 17 Şubat 2013 Perşembe Ceza infazı değil MESLEK EĞİTİMİ Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda mahkumlar hem üretiyor hem kazanıyor hem de meslek sahibi oluyor. Organik sebze meyve yetiştirmekten, mobilya üretimine, hayvan besiciliğinden, mandıracılığa kadar farklı meslek gruplarında uzmanlaşan hükümlüler, cezaları bittiğinde meslek sahibi bireyler olarak topluma kazandırılıyor Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda mahkumlar, organik sebze meyve yetiştirmekten, mobilya üretimine, hayvan besiciliğinden, mandıracılığa kadar farklı meslek gruplarında uzmanlaşarak, cezaları bittiğinde meslek sahibi bireyler olarak topluma kazandırılıyor. Türkiye'nin en büyük cezaevlerinden Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu'nun diğer cezaevlerinden farkı henüz kampüsün girişinde göze çarpıyor. Söz konusu cezaevi, Adalet Bakanlığı'nın ceza infaz kurumlarının sadece cezayı uygulayan değil, kişiyi tekrar topluma kazandırmaya çalışan kamu kurumları olma hedefi ni tam anlamıyla yerine getiren tarım cezaevlerinden biri. Kalın duvarlarla örülü olmayan bu cezaevi, temiz havası, doğal ortamı, yeşil alanı, seraları, atölyeleri, spor sahaları ve güler yüzlü çalışanları ile her ne kadar "cezasını çekmekte" olsa da bilindik mahkumlardan uzak "geçici misafirleriyle", tam bir "topluma kazandırma" projesi olarak örnek teşkil ediyor. Mahkumlar, bir yandan hapis cezalarını çekerken, diğer yandan adeta bir işkolu gibi çalışan atölyelerde, üzerlerinde Fo-Ce amblemi bulunan mavi renk gömleklerini giyerek üretim yapıyor. Daha önce meslek sahibi olmayan mahkumlar burada meslek öğrenirken diğerleri de üretime katılıyor. 12 farklı dalda üretim yapan atölyelerde üretilen ürünler, "Fo-Ce" markasıyla satışa sunulurken, yoğurt, peynir, ayran gibi süt ürünleri ve yumurtaları, katkı maddesiz, doğal olması ve kalitesiyle başta hakim ve savcılar olmak üzere adliye çalışanlarından ve adliyeye işi düşen vatandaşlardan büyük ilgi görüyor ve kısa sürede tükeniyor. "Geçen yıl 2 milyon lira kar etti" Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu İkinci Müdürü Yusuf Fidanoğlu, 12 dönüm araziye kurulu cezaevinin 1963 yılında jandarmadan alındığını, şu anda 500 hükümlünün bulunduğunu söyledi. Adalet Bakanlığı'nın ceza infaz kurumlarının sadece cezayı uygulayan değil, kişiyi tekrar topluma kazandırmaya çalışan kamu kurumları olma hedefi doğrultusunda 400 kadar hükümlünün atölyelerde çalışıp meslek öğrendiklerini kaydeden Fidanoğlu, 100'ünün de İzmir Adliyesi'nin hizmet ihtiyacını karşıladığını, adliyenin sosyal tesis, kafeterya, otopark ve kantinlerinde çalıştığını anlattı. Fidanoğlu, mandıra, demir, mobilya ve ziraat atölyelerinde yapılan üretimin yanı sıra, 500 büyükbaş, bin küçükbaş hayvanla besicilik yaptıklarını ve kurumun et ihtiyacını karşıladıklarını, hatta Kurban Bayramı'nda 100 kadar küçükbaşı da sattıklarını dile getirerek, Amacımız hükümlüleri rehabilite etmek. Bir yandan cezalarını bitirirken diğer yandan meslek öğrenip harçlık alıyorlar. Birçok hükümlü geçimini bununla sağlıyor. Ortalama 200 lira alıyorlar. İş riskine karşı sigortaları yapılıyor dedi. Fidanoğlu, günlük yaklaşık 20 ton işleme kapasitesi bulunan mandırada yoğurt, ayran, peynir çeşitleri ve tereyağ üretimi yaptıklarını, 24 bin kapasiteli iki tavuk çiftliğinde doğal yumurta üreterek günlük toplayıp, ceza infaz kurumlarına ve satış noktalarına gönderdiklerini Avşar Palmiye Cinebonus Cinebonus Cinebonus (Ykm) Cinecity Kipa Çiğli Çeşme Hollywood Çamlıca Deniz Karşıyaka Batı Sineması Çınar Sineması Karaca Sineması Kipa Hollywood Menemen Kültür Şan Konak Çınar Center belirtti. Mobilya atölyesinde ise genelde kamu kuruluşlarına ya da adliyelere sipariş üzerine üretim yaptıklarını anlatan Fidanoğlu, kampüsteki zeytin ağaçlarından toplanan zeytinlerden katkısız, sızma zeytinyağı ürettiklerini, kampüste ayrıca çam fıstığı, nar, incir, ayva gibi ağaç çeşitlerinin bulunduğunu dile getirdi. Ürünlerinde düşük de olsa kar marjı bulunduğunu ifade eden Fidanoğlu, Piyasadaki özel sektör gibi değil tabii. Geçen sene yeni mandıra tesisi gibi yatırımlar yaptığımız halde 2 milyon liranın üzerinde kar elde ettik. Hedefimiz bunu ikiye katlamak. Yeni yatırımlara da devam edeceğiz. Yapımı devam eden sürü sağım tesisi inşaatımız var, bitince yenisini yapacağız diye konuştu. Dışarıda da mesleklerini devam ettirmek istiyorlar Oturma grubu, kitaplık, masa, sandalye gibi mobilyaların üretildiği atölyede çalışan mahkum Mete B, daha önce mobilyacılıkla ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını söyledi. Atölyede mobilyacılığa dair her şeyi öğrenmeye başladığını belirten Mete B, "Dışarı çıkınca bu mesleği yapmayı düşünüyorum" dedi. Sebze meyve yetiştiriciliği ve ağaç bakımı işinde çalışan Metin P. de daha önce herhangi bir mesleğinin olmadığını, burada meslek öğrenmeye çalıştığını belirterek, Boş durmaktansa meslek öğrenmemizi sağlıyorlar. Tarıma başladım. Ağaçlara bakım yapıyor, toprağına gübre atıp sulamasını yapıyorum, ekim zamanı ekim yapıyorum. dedi. Sema Sineması Konak Sineması Desem Sineması Karşıyaka Sineması İzmir Sİneması Tiyatro- Konak Sahnesi Ragıp Haykır Sahn İzmir Devlet Tiyat Uğur Mumcu Sahnesi İzmir Tiyatro Bab-ı Sanat Merkezi İsmet İnönü Sanat Merkezi POLİKLİNİK TELEFONLARI Borcanevi Bornova Yeni Yaşam Bozyaka Halk Bozyaka Dispanseri Buca Çözüm Cansu Karabağlar Çamdibi Derman Polik Çizgi Polik Deniz Sağlık Polik Ege Sağlık Egeform Fizik Eşrefpaşa Ö.Sağ Eşrefpaşa Zinde Polik Gaziemir Dr. Polik Gazi Kent Polik Halk Polik Hatay Özel Sağlık İhtisas Polik Karşıyaka Park Sağlık Mevlana Polik Mersinli Özel Sağlık Neron Psikiyatri Nergiz Özel Sağlık Onur Polik Özel 9 Eylüllüler Polik Özel Altındağ Özel Brn Dr. Dispanseri Özel Çiğli Polik Özel Eylül Polik Özel Gülhan Polik Özel İrem Sağlık Polik Özel İzmir Polik Özel Pınarbaşı Polik Özel Sarnıç Polik Özel Seferihisar Polik Özel Serin Polik Özel Yedigöller Polik Özel Yenişehir Polik Park Sağlık Polik Sevgi Özel Sağlık Şöferler Odası Sağlık Polik Teos Polik Vefa Polik Yeşiltepe Polik Yıkık Cami Halk Askeri Hastaneler- Hava Hastanesi Kara Hastanesi ÜNİVERSİTE TELEFONLARI Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg. Merkezi Dokuz Eylül Ünv Dokuz Eylül Üni. Karşıyaka Polik Ege Üniversitesi İlaç ve Zehir Dan Ege Üni.Uyg.ve Araş.Merkezi Doğum Evleri- Ege Üni. Tıp Fak Konak Doğum Evi Tepecik Doğum Hast Kan Merkezleri- Kızılay Çocuk Hastanesi Ege Üni Tepecik Kan Merkezi ULAŞIM TELEFONLARI Denizyolları THY Rezervasyon Basm. Rezervasyon Alsancak Gar Santral Garaj Körfez Ulaşım İskeleler- Konak Karşıyaka Alsancak Bostanlı Bayraklı İskele Pasaport İskele Göztepe İskele Üçkuyular İskele Elektrik Arıza- Genel Kesinti Seb Buca Çiğli Karşıyaka Bornova Narlıdere Eşrefpasa Gaziemir Güzelbahçe Konak Çeşme

12 SAYFA 13 SONDAKiKA GAZETESİ >> 13 SAĞLIK Ocak Şubat Salı Perşembe Beynin bütün fonksiyonları kullanılır hale getirilebilir! Uzman psikolog Zafer Akıncı, uluslararası arenada bilim otoritelerince kabul edilen ve Türkiye'de sadece kendileri tarafından uygulanan "IQ Up" yöntemiyle, 60 saatte beynin "dikkat", "karar verme", "muhakeme" ve "hatırlama" gibi bütün fonksiyonlarının kullanılabilir hale getirilebildiğini söyledi Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Akıncı, teknolojinin beynin, hafızanın katili olduğunu, akıllı cihazların insanların aklını aldığını, kişilerin aklıyla yapması gereken işleri, bu cihazları kullanarak yapmaları nedeniyle, beynin bu alandaki fonksiyonlarını kaybettiğini anlattı. Akıncı, insanların artık daha fazla dikkat problemi yaşadığını dile getirdi. Akıncı, beynin ön tarafında "karar bademciği" bulunduğunu, buranın kullanılmaması halinde kişinin yanlış kararlar vermeye başladığını vurgulayarak, öğrencilerin teknolojik cihazlar ve benzeri nedenlerle karar vermede çeşitli sorunlar yaşadığını aktardı. Akıncı, öğrencilerin yaşadığı en önemli problemlerin, "yanlış karar verme, doğru hatırlayamama, dikkat eksikliği, yanlış seçim ve iradeli olmama" olduğunu dile getirdi. - "Bilimsel olarak kanıtlandı" "Bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bir öğrenci beyin fonksiyonlarını geliştirmiş olarak kullanırsa geleceğinde çok daha büyük iz bırakıyor" diyen Akıncı, "Avrupa'da çok daha önce gelişen bir sektör Türkiye'de de gelişmeye başladı. Kişilerin kabiliyetlerini geliştiren bilimsel danışmanlık sistemleri ortaya çıkmaya başladı. Birçok kurum artık bu sisteme dönüyor. Özellikle dersaneler de bunu keşfetti" ifadelerini kullandı. Çalışanlarının kabiliyetlerini daha üst seviyeye taşımak için bu sistemin şirketler tarafından çok profesyonelce olmasa da kullanıldığını belirten Akıncı, öğrenciden ve çalışandan istenilen daha fazla verimin "daha fazla bilgiyle" sağlanamayacağını aktardı. Akıncı, şöyle devam etti: "Kişinin zihinsel kabiliyetlerini ve yeteneklerini geliştirerek, daha verimli hale getirebilirsiniz. IQ Up yöntemi de bunu sağlıyor. Kişinin sahip olduğu yetenekleri ortaya çıkartıyor ve belki de kendisinin bile tahmin edemeyeceği şekilde geliştiriyor. Bu yöntem, kişinin kariyerinde, geleceğini şekillendirmesini sağlıyor. Bir kişinin zihinsel yetenekleri, beyin kapasitesi ne kadar gelişmişse o kadar iyi sonuçlar alıyor işinde. Önemli üniversiteler verimli öğrencileri, kaliteli şirketler de verimli çalışanları alıyor. IQ Up yöntemi bilimsel, kişilerin zihinsel yeteneklerini geliştiren bir yöntem. Ülkemizde öğrenciler üzerinde 'sayısalcı', 'sözelci' diye yaptığımız ayrım yanlış. Böyle bir şey yurt dışında yok. İnsanları 'yetenekleri bu' diye kategorize etmek yanlış. Doğru olan, insanların kullanamadığı yetenekleri de ortaya çıkarmak ve geliştirmek. Bizim yöntemimiz kişinin beyin fonksiyonlarını ölçüyor. Kişiye özel egzersiz programı çıkartıp, o kişinin eksik veya az kullandığı beyin fonksiyonlarını kullanmasının önünü açar. Beyin kapasitesi yüksek olan bir kişi, nerede olursa olsun bulunup ortaya çıkarılıyor. Önemli olan beyin fonksiyonlarını her türlü kullanabilmek. IQ Up da bunu yapıyor. Yöntemimiz kimseyi kategorize etmez. Sözel, görsel, sayısal diye kimseyi sınıflandırmaz. 'Senin eksiğin şu, onu tamamla' der." - "Egzersizlerle, öğrenci yapamadıklarını yapar hale gelir" Akıncı, bilimsel olan bu yöntemde kişinin önce 10 testten geçirildiğini, ayrıntılı analiz edildiğini, kişinin "sözel bellek", "sayısal muhakeme" gibi hangi özelliği eksikse onun ortaya çıkarıldığını kaydederek, bunun çözümünün IQ Up yöntemi çerçevesinde yapılan 60 derslik egzersizle sağlandığını anlattı. Toplamda 60 saatlik egzersizi istenilen zaman diliminde verdiklerini ifade eden Akıncı, "Biz sadece kişinin kaybettiği veya kullanamadığı kabiliyetlerini ve zihinsel fonksiyonlarını ortaya çıkarıyoruz. Onu kullanmak yine kişiye kalıyor. Aslında bu yöntem okul ve dersaneden önce yapılması gereken ilk şey" ifadelerini kullandı. Bilimsel yöntemle kişilere bilgi ve zihinsel yöntemlerin aktarılmadığını, ancak onların bu yönlerini kullanmasının yolunun açıldığını vurgulayan Akıncı, IQ Up ile kişiye özel yaptıkları beyin egzersiz programları sayesinde bunu sağladıklarını bildirdi. - Yüzde 100 olumlu sonuç alındı Akıncı, "Egzersizler sonucunda bir öğrenci yapamadığı dersleri yapar hale gelir. Türkçe dersi iyi olup da metamatiği kötü olan birisi, bu yöntemden sonra matematiği de yapar hale gelir. Bu yöntem uzman denetiminde uygulanmalıdır. Bu uygulama sonrası beynin dikkat, hatırlama, muhakeme, karar verme gibi fonksiyonları yüzde 50'lere varan oranlarda gelişiyor" diye konuştu. Zafer Akıncı, bu yöntemin beynin kullanım oranını da arttırdığına, yöntemi şu ana kadar 5 bin 700 kişide uyguladıklarını, bunların yüzde 100'ünde olumlu sonuç aldıklarını, bu kişilerin dikkat, hatırlama ve benzeri fonksiyonlarının arttığını sözlerine ekledi. Türk doktorlardan yüz felci tedavisinde önemli adım! "Kısırlığı önlemek için ergenlik iyi takip edilmeli" Gaziosmanpaşa, Celal Bayar ve Ege üniversitelerinin iş birliğinde, 5 doktor tarafından yürütülen bilimsel çalışmada, yüz felci tedavisinde kortizon yerine oksitosin hormonu ve "resveratrol" adlı antioksidan maddenin, yan etkisi olmadan daha etkin şekilde kullanılabileceği saptandı Gaziosmanpaşa, Celal Bayar ve Ege üniversitelerinin iş birliğinde, 5 doktor tarafından yürütülen bilimsel çalışmada, yüz felci tedavisinde kortizon yerine oksitosin hormonu ve "resveratrol" adlı antioksidan maddenin, yan etkisi olmadan daha etkin şekilde kullanılabileceği tespit edildi. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oytun Erbaş, yaptığı açıklamada, "Yüz felci geliştirilen deneysel sıçanlarda oksitosin ve resveratrolün tedavi etkinliğinin araştırılması" isimli çalışmalarıyla, 14 Kasım 2013'te, Uluslararası Otolojik Cerrahi Derneğinden kulak burun boğaz hastalıkları dalında Politzer ödülü kazandıklarını söyledi. Politzer ödülünün 1992 yılından beri 2 yılda bir verilen uluslararası tıp ödülü olduğunu belirten Erbaş, çalışmalarının çok sayıda ülkeden gelen farklı araştırmalar arasından seçildiğini ifade etti. Erbaş, çalışmada, kendisinin yanı sıra Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Onur Çelik ve Uzm. Dr. Gökçe Tanyeri ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı'ndan Yrd. Doç. Dr. Özlem Yılmaz Dilsiz ve Uzm. Dr. Fatih Oltulu'nun görev aldığını söyledi. Yüz felcinde yeni tedavi yöntemleri bulmak için bu çalışmayı yaptıklarını kaydeden Erbaş, "Çalışmada ispatladığımız iki tedavi ajanı var. Bunlardan birisi, doğum sırasında salgılanan ve annelik hormonu olarak bilinen oksitosin, diğeri de gıdalarda özellikle renkli gıdaların çekirdeğinde, üzümde, kayısı çekirdeğinde bulunan resveratrol denilen maddeydi" diye konuştu. Çalışmalarının yaklaşık 4 ay sürdüğünü ifade eden Erbaş, deney farelerinde "fasial yüz felci modeli" oluşturduklarını ve bu rahatsızlığı oksitosin ve resveratrolle tedavi ettiklerini belirtti. Rutin tedavide kullanılan kortizonun bazı dezavantajları olduğunu savunan Erbaş, şunları kaydetti: "Kortizon kullanan hastalarda vücutta tuz ve su tutmasına bağlı olarak hipertansiyon oluşuyor, aynı zamanda enfeksiyon riskini de artıyor. Onun için bazı hastalarda kortizon kullanımı sınırlanmaktadır. Bir de kortizon, hastalarda yüzde 100 olumlu yanıtlar vermemekteydi. Bizim ise tedavimizde kullandığımız oksitosin doğal bir madde. Yan etkileri hemen hemen hiç yokmuş gibi, resveratrol da doğal bir madde, gıdalarda bulunuyor. Çalışmamızda oksitosin ve resveratrolün kortizona göre yüz felcini daha hızlı iyileştirdiğini kanıtladık. Geliştirdiğimiz tedavinin üstünlüğü, hem tansiyonu yükseltmemesi hem de bağışıklık sistemini bozmadığı için hastanın enfeksiyon riskini artırmamasıdır." - "Oksitosin, son yıllarda birçok hastalıkta denenen bir ajandır" Oksitosin hormonu hakkında bilgi veren Erbaş, özellikle doğum esnasında ve doğum sonrasında oksitosinin önemli rol oynadığını ifade ederek, "Doğum esnasında serviks ve uterusun gerilmesiyle çok miktarlarda salınır, rahim kaslarının kasılmasını uyarır ve doğumu kolaylaştırır. Doğumdan sonra ise meme başı uyarısıyla sütün salınımını sağlayarak emzirmeye yardımcı olur" diye konuştu. Yrd. Doç. Dr. Erbaş, şu bilgileri verdi: "Deney hayvanları üzerinde yaptığımız çalışmalarda, oksitosin hormonunun Parkinson hastalığında oluşan sinir hücresi hasarını azalttığını, epilepsi nöbeti gelişmesini azaltıp durduğunu, endometriozis denilen kasık ağrısı ve kısırlıkla sonuçlanan kadın hastalığına iyi gelip çikolata kistlerini azalttığını gösterdik. Bu bulgularımız, uluslararası tıp dergilerinde yayınlandı. Oksitosin, son yıllarda birçok hastalıkta denenen bir ajandır. Oksitosin gelecekte de Parkinson, epilepsi, endometriozis, yüz felci gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek doğal bir tedavi ajanıdır." Ergenlik döneminde gençlerde görülen bazı belirtilerin, ilerleyen yıllarda kısırlık riskini arttırabileceği bildirildi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fuat Demirci, ergenlik döneminde görülen bazı belirtilerin, ileride kısırlık riskini arttırabileceğini söyledi. Ergenlik çağının bu açıdan iyi takip edilmesi gerektiğini, bu konuda ailelere büyük görev düştüğünü vurgulayan Demirci, şöyle konuştu: "Kız çocuklarında adet gecikmesi, aşırı tüylenme, erken yaşta ergenliğe girme, erkeklerde ise göğüs büyümesi tarzı belirtiler ilerleyen yıllarda kısırlık riskini arttırabilir. Bu belirtileri gösteren çocuklar, doktora görünmeli. Aileler çocuklarını bu dönemde iyi şekilde gözlemeli. Ergenlik döneminde ortaya çıkabilecek bazı problemler daha sonraki yıllarda kısırlığa yol açabilir." Demirci, doktora başvuran ergenlik çağındaki gençlere hormon testleri ve diğer bazı testler uygulanacağını ve gelecekte bu kişilerin anne ve baba olmasını engelleyecek sorunlar tespit edilmesi halinde bunların erkenden teşhis edileceğini belirterek, "Tedavi de böylelikle erken yaşta başlayacaktır" diye konuştu. - İlerleyen yıllar Demirci, düzenli ilişkiye rağmen bir yılı aşkın süre çocuk sahibi olmayan çiftlerin doktora başvurması gerektiğini söyledi. Çocuk sahibi olmak isteyen 35 yaş üstündeki çiftlerin evliliklerinin 6. ayından sonra, 40 yaş üstü olan çiftlerin ise evliliklerinin 3. ayından sonra çocuk sahibi olmamaları halinde bir uzmana danışmasını öneren Demirci, şöyle konuştu: "Kısırlık durumu kadın ya da erkekle ilgili değildir. Kısırlık riski her ikisi için de aynıdır. Kısırlık tedavisinde tıbben birçok yöntem kullanılıyor. Yumurtlama, aşılama, ameliyat ve tüp bebek bu yöntemlerden bazıları. Günümüzde tüp bebek tedavisi daha çok gündemde. Günümüzde tüp bebekte başarı oranı oldukça yüksektir. Kısırlık problemi olan hastalar genellikle bu yöntemi kullanarak çocuk sahibi olma şansını elde edebiliyor. Geç evlenen ya da belirli bir süre çocuğu olmayan çiftlerin, 'çocuğumuz olmayacak' düşüncesiyle umutsuzluğa kapılmaması gerekiyor. Çiftler, sabırla tedavi yöntemleri denemeli." Çolak: "Grip olduktan sonra yaptırılan aşının bir etkisi yok" Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Başkanı Erdoğan Çolak, grip olduktan sonra yaptırılan aşıların hiçbir etkisinin olmadığını belirterek, bu aşamadan sonra gereksiz yere aşının içindeki virüsün vücuda enjekte edildiğini bildirdi. Çolak, yaptığı yazılı açıklamada, birçok kişinin konuyla ilgili fikir beyan etmesinin, halkın hemen harekete geçmesine, hekim ya da eczacıya başvurmadan kendi kendine tedavi uygulamasına neden olabildiğine dikkati çekti. Çolak, şunları kaydetti: "Hastalık vuku bulduğu andan itibaren yaptırılan grip aşılarının hiçbir etkisi olmadığı gibi, risk grubu dışındakilerin gereksiz yere aşı olması da dikkat edilmesi gereken bir husustur. Çünkü, gribe neden olan virüs her yıl transformasyona uğramakta; aşı ise hastalığa neden olan unsurlar karşısında yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla aşıların içerik bakımından her yıl mutlaka yenilenmesi gerekmektedir. Öte yandan, risk grubu içindeki 65 yaş üzeri kişilerin, kronik kalp ve akciğer hastalığı bulunanların, 18 yaş altında olup sürekli aspirin kullanmak zorunda olanların ve hamilelerin, bakımevinde veya toplu yaşam alanlarında yaşayanların, ilaç kullanan şeker hastalarının, böbrek yetmezliği olan kişilerin, bağışıklık sistemlerini zayıflatacak bir hastalığı olanlar ya da ameliyat olanların (Kanser, HIV enfeksiyonu veya uzun bir süre steroid tabletler kullananlar gibi), sağlık çalışanlarının grip aşısı olmaları tavsiye edilmektedir. Bu risk grubu dışındaki kişilerin aşı olmaları elzem değildir. Zira grip olduktan sonra yapılan aşıların etkililiği bulunmadığı gibi gereksiz yere aşının içindeki virüs vücuda enjekte edilmektedir."

13 SAYFA 14 SONDAKiKA GAZETESİ >> 14 GÜNCEL7 28 7ubat Ocak Perşembe Salı Bilgisayarlar "gerçek aşkı" tespite başladı! ODTÜ'lü araştırmacılar, beyin verilerini kullanarak, bir kişiye karşı hissedilen duyguları sınıflandırabilen bir bilgisayar programı geliştirdi. Yöntem, MR'la beyin sinyalleri görüntülenen kişinin mutlu, yılgın, sinirli ya da huzurlu olup olmadığını da kestirebiliyor. Sistem, aşkın ve diğer duyguların yoğunluğunu da derecelendiriyor ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vural, " Bir kişinin aşkının gerçek olup olmadığını bir takım deneylerle rahatlıkla test edebiliriz. Ona bir takım resimler göstererek beyninin sevgiyle ilgili davranış biçimini buluruz. Ondan sonra bu sevgisinin derecesini bile ölçebiliriz" dedi. Proje yürütücüsü ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatoş T. Yarman Vural, 12 kişilik araştırma grubuyla birlikte yürüttükleri ve TÜBİTAK, Google şirketi ve ODTÜ BAP tarafından desteklenen ''Beyin Verileri Kullanarak Zihinden Geçenleri Kestiren Bilgisayar Programı'' projesi kapsamında elde ettikleri duygu durumlarına ilişkin deney sonuçlarını anlattı. Projelerinin bir bakıma "akıl okuma" olarak da adlandırılabileceğini ifade eden Vural, bunun için MR makinesinde birtakım deneyler yaptıklarını, beyin sinyallerini kaydettiklerini ve bu verileri bilgisayar ortamında modellediklerini belirtti.insan beyninden manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile kaydedilen sinyalleri kullanarak beynin düşündüğü nesneleri tahmin eden özgün bir bilgisayar programı geliştirdiklerini dile getiren Vural, yöntemde öncelikle kişinin beyin sinyallerinin kaydedilerek bir bilgisayara yüklendiğini bildirdi. Vural, bilgisayarın kişinin beyninin kaba bir düşünce modelini çıkardığını, daha sonra yeni sinyaller ölçüldüğünde bilgisayarın kişinin ne düşündüğünü kestirmeye çalıştığını ifade etti. İki yıl önce ilk verileri toplamaya başladıkları bilgisayar yazılımlarının 10 grupta topladıkları nesneleri doğru tahmin edebildiğini ifade eden Vural, özellikle akıldan geçen renklerin, nesnelerin, hayvanların, araç ve gereçlerinin büyük oranda doğru tahmin edildiğini söyledi. "Seviyor mu nefret mi ediyor" teste tutuyor Bilgisayar yazılımının soyut duygu durumlarından kişinin mutlu, yılgın, sinirli olup olmadığını, Düzce Üniversitesi (DÜ) Mühendislik Fakültesinin oluşturduğu Şanlıurfa'da fotovoltaik çadırda panel yaşayan sistemi, aile çocuklarını güneş enerjisinden sokakta ürettiği topladıkları elektrikle bir çöpü evin yakarak 3 günlük soğuktan i- htiyacını korumaya karşılayabiliyor. çalışıyor. Çadırda DÜ yaşam Elektrik-Elektronik mücadelesi veren Mühendisliği Bölümü aile, sokakta topladıkları Öğretim çöpü Üyesi sobada Doç. Dr. yakarak Ali Öztürk, çocuklarını fotovoltaik ısıtmaya panellerin bir evin çalışıyor. Halil elektrik ve Fidan ihtiyacını Dişçi çifti, karşılayacak Muradiye boyutta Mahallesi'ne ve güçte kurdukları kurulduğunu çadırda, söyledi. kışın kendini hissettirdiği Sistemin şu ortalama günlerde 3 kilovat kendileri gücünde ve 6 çocuğuna olduğunu uzatılacak belirten yardım Öztürk, elini "Şebekeye bekliyor. hiç İlkbahar ihtiyaç ve yazın olmadan tarlada kendisi çalışarak elektrik geçimini üretecek, 3 gün sağlayan aile, boyunca ev kirasını hiç güneş ödemeyince görmediği çareyi zamanda çadır kurmakta bile bir evi buldu. elektriksiz Baba bırakmayacak Halil Dişçi, AA şekilde tasarlanmıştır" diye konuştu. Öztürk, sistemin iki şekilde muhabirine çalışabildiğini, yaptığı 30 derece açıklamada, açıyla maddi sabit panellere durumları monte iyi olmadığı için edilebildiğini kurdukları ve çadırda hareketli yaşamak sistemle güneşi zorunda kaldıklarını izleyebildiğini söyledi. anlattı. Sistemi Rahatsızlığı nedeniyle kuruluş ağır aşamasında şebekeden bağımsız işlerde çalışamadığını anlatan Dişçi, y- erleşik düşündüklerini, bir evleri olmadığı bir evin elektrik için 6 çocuğunu ihtiyacını karşılayacak da okula gidemediğini şekilde tasarladıklarına anlattı. dikkati çeken Öztürk, şöyle konuştu: "Güneşte Bu yıl kışın enerji sert var, geçtiğini, bedava. bu nedenle Sadece sistemin geçmiş yıllara ilk kurulum göre sıkıntı maliyeti yaşadıklarını var. Bunun için vurgulayan devlet Dişçi, desteği "Maddi şart. Bunun durumumuz için teşvik olmadığı gerekiyor. için Enerji ne ev verimliliğine alabiliyoruz ne de ciddi kiraya manada çıkabiliyoruz. katkı sağlayacağını Bundan dolayı hayatımız düşünüyorum. çadırda Örnek geçiriy- verecek olursak, Almanya, Türkiye'nin yarısı kadar ve Türkiye'den or. Yazın sorun çok olmuyor az güneş ama aldığı halde kışın çocuklarımız ülkemizin enerji sürekli üretiminin hasta oluyor" hemen dedi. hemen Fidan Dişçi yarısı ise 12 kadar yıldır evli enerjiyi ve 6 güneş çocuklarının enerjisinden olduğunu karşılıyor. söyledi. Mantıklı Yetkililerden yatırım olmasa kendilerine bunu yardım yapmazdı. edilmesini Herkesin isteyen Dişçi, olmasa "Soğukta bile, çatısı yakacağımız güneye bakan olmadığı kişilerin için çevreden bu sistemi çöp değerlendirmesi toplayarak çocukları lazım. ısıtmaya çalışıyoruz" Ne kadar yapılabiliyorsa diye o kadar konuştu. yapılması Ailenin 10 gerekli. yaşındaki Bunlar kızları İpek damlalar Dişçi de sürekli gibi birikerek kaldıkları evlerinin olmadığından Türkiye'ye çok katkı sağlayacaktır. okula gidemediğini 'Fotovoltaik ve bu sistem' yüzden demek, Türkçe güneş konuşamadığını enerjisi yardımıyla kaydetti. yarı iletken malzeme kullanılarak fotonların elektrik en- tiksinti, nefret, huzur, mutluluk gibi ruh hallerini yaşayıp yaşamadığını belirleyebildiğini ifade eden Vural, "Bu testleri MR'da yapıyoruz. Örneğin; k- işide stres yaratacak korku filmi ya da yangın gibi resimler gösteriyoruz. Başka bir deneyde ise sevgi, aşk ve beğenme gibi güzel duyguları yaratacak görüntüler gösteriyoruz. Beynimizin bu duygularla ilgili bölgeleri aktive oluyor, diğer kısımları daha suskun kalıyor. Her iki durumda da beynin sinyallerini ayırabiliyoruz" dedi. Vural, deney düzeneğinin bir kişinin gerçekten sevilip sevilmediğini, o kişiye gerçekten aşık olunup olunmadığının test etmek için de kullanılıp kullanılamayacağının sorulması üzerine, şöyle konuştu: "Bizler tabii bilimsel deneyler yapıyoruz. Buradan bir sonuca varmaya çalışıyoruz. Ama evet, bir kişinin aşkının gerçek olup olmadığını bir takım deneylerle test edebiliriz Ona bir takım resimler göstererek beyninin sevgiyle ilgili davranış biçimini buluruz. Ondan sonra bu sevgisinin derecesini bile ölçebiliriz. Aşk dediğimiz duygu, beynimizin bazı bölgelerindeki elektro-kimyasal bir aktiviteye karşılık geliyor. Bu aktiviteleri bir dereceye kadar ölçebilen cihazlar var. Biz bu cihazlardan elde edilen sinyallerin matematiksel modellerini çıkarabiliyor ve bilgisayara tanıtabiliyoruz." "Fotovoltaik panel sistemi", enerji kesintilerini önleyecek erjisine dönüştürülmesi o- layıdır. Güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesine denir. Bunu değerlendirmeliyiz." Kurdukları sistemin sadece bir evin elektrik i- htiyacını karşılamak üzere tasarlanmış olarak düşünülmemesi gerektiğine işaret eden Öztürk, "Ani enerjiye ihtiyaç olabilir. Bir savaş ya da afet olabilir ve bir çadır hastanesi kurmamız gerekebilir. Elektrik enerjisine ihtiyaç olabilir. Bu durumda kurduğumuz sistem yardımımıza koşacaktır. Hızlı ve güvenilir şekilde ihtiyacımızı karşılayacaktır" ifadesini kullandı. Türkiye'nin tanıtım yüzü HOLLYWOOD yıldızı Moore Turizmde devler ligine giren Türkiye'nin tanıtım yüzü, Hollywood yıldızı Julianne Moore oldu. Kuzuların Sessizliği, Kaçak, Jurassic Park gibi unutulmaz yapımlarda rol alan Moore, Türkiye'nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini dünyaya tanıtacak. Julian Moore, gelecek ay filmin tanıtımı için Türkiye'ye gelecek Turizmde devler ligine giren Türkiye'nin tanıtım yüzü, Hollywood yıldızı Julianne Moore oldu. Moore şu sıralar Los Angeles'ta, Türkiye'nin yeni tanıtım filminin çekimlerini gerçekleştiriyor. AA muhabirinin Bakanlık yetkililerinden edindiği bilgiye göre, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in, geçtiğimiz günlerde Turizmciler Yatırım Derneğinde bahsettiği, Türkiye'nin tanıtım yüzü için bir Hollywood yıldızı seçildi. Asya ile Avrupa'nın kesişim noktası olan Türkiye, doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle son yıllarda dünya turizminin önemli bir aktörü haline geldi. Bölgedeki siyasi krizlere rağmen "medeniyetlerin beşiği" sıfatını güçlendiren, çok zengin kültürel ve tarihi bir mirasa sahip olan ülkemiz, eşsiz doğal güzellikleriyle birlikte değerlendirildiğinde, turizm potansiyeli bakımından dünyanın en önemli ülkelerinden biri durumunda. Bu potansiyeli daha fazla değerlendirmek isteyen Kültür ve Turizm Bakanlığı da geçen yıl olduğu gibi bu yıl da tanıtım kampanyalarına devam ediyor. Turizmde cȩs itliligĭn sağlanması ve yüksek gelir elde edilmesi kapsamında deniz - kum - güneş turizminin yanı sıra şehir turizmi, sağlık turizmi, kültür turizmi, termal turizm, golf turizmi, inanç turizmi ve kongre turizmi gibi alanlarda da çalışmalara hız veren Bakanlık, Türkiye'nin zenginliğini dünyaya bir Hollywood yıldızıyla anlatacak. "Kuzuların Sessizliği", "Kaçak" ve Jurassic Park" gibi yapımlarda da rol alan Julianne Moore ile anlaşan Bakanlık, çekimlere kısa süre önce başladı. Moore şu sıralar Los Angeles'ta Türkiye'nin yeni tanıtım filminin çekimlerini gerçekleştiriyor. Çekimler önümüzdeki hafta tamamlanacak ve şubat ayında Türkiye'de gösterime girecek. Julian Moore'da önümüzdeki ay filmin tanıtımı için Türkiye'ye gelecek. Moore Manhattan'da, aralarında Caryl Churchill'in "Money and Ice Cream with Hot Fudge" adlı oyunun da bulunduğu birçok Broadway oyununda sahne aldı. "The Edge of Night" gibi TV dizilerinde de görünen Moore, "As the World Turns" adlı dizideki rolüyle Emmy ödülünün sahibi oldu. Film kariyerine 1990 yapımı Tales From the Darkside : The Movie ile başladı yılında The Hand That Rocks the Cradle adlı filmde oynadıktan sonra, kendisi için dönüm noktası olan The Fugitive (Kaçak) filminde rol aldı. Bu filmde Harrison Ford ve Tommy Lee Jones gibi ünlü oyuncuların yanında oynama şansını elde etti. Daha sonra 1995 yılında Hugh Grant ile başrollerini paylaştığı, romantik komedi türündeki Nine Months'da (Dokuz Ay) seyirciyle buluştu. Aynı yıl Sylvester Stallone ile Antonio Banderas'ın da rol aldığı Assassins filminde oynadı. Moore, 1996'da tanınmış oyuncu Anthony Hopkins'le, ressam Pablo Picasso'nun hayatını konu alan Surviving Picasso adlı filmde seyircinin karşısına çıktı. Steven Spielberg'in "Jurassic Park: The Lost World" filminde paleontolojist bir kadını canlandırdı. Bunun dışında The Myth of Fingerprints filminde oynayan Moore, 1997 yılında Boogie Nights filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Coen kardeşlerin 1998 yapımı The Big Lebowski filminde zengin bir adamın histerik kızını canlandıran Julianne Moore daha sonra Alfred Hitchcock'un unutulmaz filmi Psycho nun yeni versiyonunda, Marion Crane rolünde yer aldı yılında bir Robert Altman filmi olan Cookie's Fortune ve bir Oscar Wilde uyarlaması An Ideal Husband'da Rupert Everett ile oynayan Moore aynı yıl The End of the Affair filmi ile En İyi Aktris dalında Oscar'a aday gösterildi. Beyin nefreti baskılamaya çalışıyor Prof. Dr. Vural, sevgi ve nefret duygularının birbirine oldukça benzediğini, ancak, aralarında temel bir fark olduğunu belirterek, "Sevgi ve nefret duyguları sırasında beynimizin hemen hemen aynı bölgeleri aktive oluyor. Ancak, nefret duygusunda, ürettiğimiz sinyale ek olarak, beynimizin mantıksal bazı bölümleri de aktive olarak nefret sinyallerini kontrol etmeye çalışıyor" dedi. Bunun bir bakıma beynin doğal duruma dönme çabası olduğunun altını çizen Vural, aşk ve sevgi gibi duygu durumlarında ise tam tersine beynin diğer bölümlerinin sakin kalarak adeta bu duyguyu desteklediğini de kaydetti. Vural, deneylerde tahmin oranlarının yüzde arasında olduğunu bildirdi. Çalışma sonuçlarını çeşitli bilimsel dergilerde yayımlayarak bilim dünyasına duyurduklarını aktaran Vural, bu sonuçlardan tüm bilim dallarının yararlanabileceğini söyledi. Dünya literatürüne göre, akıl okuma oranlarında en yüksek tahmin seviyelerine çıktıklarını ifade eden Vural, "Bütün bilişsel durumları modelleyebilen nöronlar arasındaki bağlantıları kurabilen matematiksel modeller kurmak istiyoruz. Şimdilik belli bir yol katettik. Ancak, hala yolun çok başındayız, ama yolun sonunda, akıl okuyabilen matematiksel modele doğru ilerliyoruz. Akıl okumak derken, gördüğünüz duyduğunuz dış dünyanızla ilgili duygularınız da olabilir. Ama bunları da çözümleyebileceğimizi düşünüyoruz" diye konuştu. Suriye de salgın hastalıkların yayılmasından çok endişeliyiz ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'na (U- SAID) bağlı Yurtdışı Afet Yardım Dairesi (OF- DA) Müdürü Jeremy Konyndyk, kış mevsiminde Suriye de salgın hastalıkların çıkmasından endişe duyduklarını ifade etti. OFDA Müdürü Jeremy Konyndyk, Gaziantep te Suriye ye yapılan yardımlar hakkında bilgi verdi. Amerika nın Suriye ye yaptığı yardım miktarının 1.7 milyar dolara ulaştığını açıklayan Konyndyk, Suriye deki çatışmaya bir an önce çözüm bulunmak zorunda olunduğunu vurguladı. Konyndyk, 2 milyon kişinin savaştan kaçarak mülteci olmuş durumda olduğunu, Suriye içerisinde yerinden olmuş 6 milyon insanın bulunduğunu ve 9 milyon insanın yardıma ihtiyacı olduğunu açıkladı. Suriyelilere bir an önce yardım götürmek gerektiğine dikkat çeken Konyndyk, ABD olarak da bu konuda çalışma yaptıklarını ifade etti. Dünyanın birçok noktasına yardım götürdüğünü hatırlatan Yurtdışı Afet Yardım Dairesi Müdürü Jeremy Konyndyk, Suriye deki yaşananların en kötü ve en karmaşık olduğunu vurguladı. Konyndyk, yapılan yardımlarla ilgili şunları kaydetti: Benim şimdiye kadar gördüğüm en kötü ve karmaşık insanı krizlerden biridir. İnsani yardım dünyasının da son yıldır gördüğü en ağır olan yeridir. Yardım çabalarına gösterilen engeller çok büyük. Komşu ülkeler gerçekten ev sahibi o- larak inanılmaz işler yaptılar. Suriye hükümeti aracılığı ile giden hiçbir yardım yok. Uluslar arası yardım kuruluşlarının yardımların doğru yere gitmesi için çok büyük çabaları var. İnsanların ana ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ABD birçok yardım yapıyor. Çadırların kışa uyumlu hale getirilmesine yarayan kitler oluşturuyoruz. Şu anda 400 bin kişiye bu kış kitlerini gönderdik. 200 bin kişiye de göndereceğiz. Şu anda Suriye içerisinde verilen yiyecek yardımının 3 te birini ABD karşılıyor. Un yardımı, şeker, yağ, mercimek gibi gıda maddelerinin bulunduğu özel kutuları hazırlıyoruz. Sağlık sektörüne de çok önemli yardımlar yaptıklarını hatırlatan Konyndyk, 260 tane sağlık merkezi kurduklarının bilgisini verdi. Suriye de geçen yıl salgın hastalıkların baş gösterdiğini dile getiren Konyndyk, bu sene de aynı endişeyi taşıdıklarını belirterek, Geçen yıl sağlık sistemi Suriye de çökmüştü. Su ve kanalizasyon sistemi çökmüştü. Bu ikisini bir araya getirdiğiniz zaman çok ciddi hastalıklar oluşması için uygun bir zemin oluşmuş oluyor. Bu nedenle de salgın hastalıkların yayılmasından çok endişeliyiz. Suriye hükümeti sağlık kurumlarını bombalayarak ve yardım için giden sağlık ekiplerini engelleyerek işleri daha da kötüleştirdi. dedi. Savaştan en çok çocukların etkilendiğini söyleyen Konyndyk, kendilerini endişelendiren sorunun Suriye de kayıp jenerasyonun ortaya çıkması olduğunu açıkladı. (CİHAN)

14 SAYFA 15 SONDAKiKA GAZETESİ >>15 SPOR Şubat Ocak Salı Perşembe Mancini: En büyük sıkıntımız deplasmanda gol bulamamak Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, en büyük sıkıntılarının deplasmanda gol bulamamak olduğunu söyledi. Gaziantepspor maçı sonrasın düzenlenen basın toplantısında konuşan Mancini, zor bir maça çıkacaklarını bildiklerini ifade etti. Mancini, Pozisyonlara giriyorsunuz ama son vuruşlarda eksik kalınca başaramadık. Bence en büyük sıkıntımız deplasmanda gol bulamamak. Rakibimizle aramızdaki puan farkımız açıldı ama pes etmedik. Önümüzde 16 maç daha var. Transferler için gecikilmiş sayılmaz önümüzdeki günlerde kalan problemlerimizi düzelteceğiz. Aramıza yeni katılan oyuncularla sistemimizi daha iyiye getirebiliriz. Sistemlere çok takılmamak gerekir. Oynadıkça her şey yoluna girecektir. Oyuncuya ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum. Çünkü önemli iki sakat verdik. Bu yüzden ihtiyacımız var. şeklinde konuştu. "TÜRK FUTBOLUNDA ETİK OLMAYAN BAZI OLAYLAR YAŞANDI" TC İZMİR VALİLİĞİ NARLIDERE HUZUREVİ YAŞLI BAKIM VE REHABİLİTASYON MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜNE BAĞLI EK ÜNİTE OLARAK AÇILAN NARBAHÇE-3 (2 KİŞİ), BAYINDIR-1 (2 KİŞİ), BAYINDIR-2 (2 KİŞİ) TOPLAM 6 İŞÇİ VASITASI İLE BAKIM HİZMETLERİNİN YERİNE GETİRİLMESİ T.C. İZMİR VALİLİĞİ NARLIDERE HUZUREVİ YAŞLI BAKIM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ TC İzmir Valiliği Narlıdere Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkez Müdürlüğüne bağlı ek ünite olarak açılan Narbahçe-3 (2 kişi), Bayındır-1 (2 kişi), Bayındır-2 (2 kişi) toplam 6 işçi vasıtası ile bakım hizmetlerinin yerine getirilmesi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır: İhale Kayıt Numarası : 2014/ İdarenin a) Adresi : Huzur mah. öğretmenler sokak No: NARLIDERE/İZMİR b) Telefon ve faks numarası : c) Elektronik Posta Adresi : ç) ihale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/ekap/ 2-İhale konusu hizmetin a) Niteliği, türü ve miktarı : 6 kişi Bakım Elemanı Ayrıntılı bilgiye EKAP ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir. b) Yapılacağı yer : T.C.İzmir Valiliği Narlıdere Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkez Müdür lüğü Hizmet Binaları, Narbahçe-3, Bayındır-1, Bayındır-2 yaşlı yaşamevleri c) Süresi : İşe başlama tarihi , işin bitiş tarihi ihalenin a) Yapılacağı yer : T.C.İzmir Valiliği Narlıdere Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkez Mü dürlüğü Huzur Mah.Öğretmenler Sk.No:7 Narlıdere/İzmir b) Tarihi ve saati : :00 4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler: Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi; Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan ve ya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri; Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortaklan, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri, Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: idare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir. 5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır. 7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması: 7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı T.C.İzmir Valiliği Narlıdere Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkez Müdürlüğü Huzur Mah.Öğretmenler Sk.No:7 Narlıdere/İzmir adresinden sa tın alınabilir İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar T.C.İzmir Valiliği Narlıdere Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkez Mü dürlüğü adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir. 9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kale minin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fi yat sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir. 10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3 ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat verecekler dir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YÜZYİRMİ) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. Sondakika 28/1 Basın:964 Resmi İlanlar: de Fenerbahçe yle olan puan farkına değinen Mancini, 16 maçımız daha var. Mutlaka Fenerbahçe kazandığında bu fark açılacaktır ama bizim yapmamız gereken kendi maçlarımıza odaklanıp, bunları kazanıp, rakibimizin puan kaybetmesini bekleyeceğiz. Mutlaka bir şans gelecektir diye umuyorum. açıklamasını yaptı. Bruma ve Yiğit Gökoğlan ın Gaziantepspor a transferleri ile ilgili eleştirilere yönelik bir soru üzerine Mancini, Baktığınız zaman Türk futbolunda etik olmayan bazı olaylar yaşandı biliyorsunuz. O yüzden bu olayı pek fazla tartışmanın bir anlamı yok. Diğer taraftan da yabancı kuralı var biliyorsunuz. Federasyonun koymuş olduğu bu kural da elinizi kolunuzu bağlıyor. Bir şekilde çözüm bulmaya yönlendiriyor sizi. O yüzden pek etik, etik değil olayına takılmamak lazım. İlk etapta federasyonun bu kuralına odaklanmak gerektiğini düşünüyorum. Federasyonun kuralı bu şekilde olunca otomatikman sizin elinizi kolunuzu bağlıyor. Bir şekilde çözüm bulmaya itiyor sizi. Etik, etik değil olayının tartışılması gerektiğini düşünmüyorum. Etik olmayan bir şey yok. Sonuçta buna bir çözüm bulmanız gerekiyor. Bu kuraldan dolayı da elimiz kolumuz bağlandığı için bir takım bulup oyuncunuzu kiralayıp o kontenjanı açmanız gerekiyor. şeklinde konuştu. (CİHAN) Bursaspor, Eskişehirspor a sıkı hazırlanıyor Spor Toto Süper Lig in ikinci yarısına kendi evinde Eskişehirspor galibiyetiyle başlayan Bursaspor, çarşamba günü Ziraat Türkiye Kupası nda karşılaşacağı Eskişehirspor maçı hazırlıklarını yaptığı antrenmanla başladı. Özlüce Tesisleri nde Teknik Direktör Christoph Daum nezaretinde, hafif yağmur yağışı altında gerçekleşen antrenman yaklaşık 2 saat sürdü. Yeşil-beyazlı futbolcuların oldukça moralli oldukları gözlendi. Sakatlıkları süren Kazım, Ferhat Kiraz, Sestak ve Ethem idmana katılmadı. Ferhat Kiraz çalışmasını salonda sürdürdü. Düz koşu ile başlayan antrenmanda futbolcular toplu çalışmanın ardından kondisyon çalıştı. Ferhat Kiraz ve Sestak ın Eskişehirspor ile oynanacak kupa maçında kadroya olup olmayacakları maç saati belli olacak. ÜNİVERSİTELİ TİMSAH- LAR MORAL VERDİ Antrenman öncesi 2'NCİ ANA JET ÜS KOMUTANLIĞI MUHABERE ARAMA KURTARMA (MAK) OKUL KOMU- TANLIĞI HAVUZ VE EĞİTİM TESİSLERİ İLAVE ONARIM İŞLERİ MSB İZMİR İNŞ.EML.BLG.BŞK.LIĞI GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK 2 NCİ ANA JET ÜS KOMUTANLIĞI MUHABERE ARAMA KURTARMA (MAK) OKUL KOMUTANLIĞI HAVUZ VE EĞİ- TİM TESİSLERİ İLAVE ONARIM İŞLERİ yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır. İhale Kayıt Numarası : 2014/ İdarenin a) Adresi : MITHATPASA CAD MİTHATPAŞA KONAK/İZMİR b) Telefon ve faks numarası : c) Elektronik Posta Adresi : ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/ekap/ 2-İhale konusu yapım işinin a) Niteliği, türü ve miktarı : 12 mt ve 3 mt tırmanma duvarları ve helikopter simülatörü onarımı,sürüklen me istasyonu,çevre düzenleme,havuz mekanik tesisatları,havalandırma sis temleri yenilenmesi nem alma sistemi yerleştirilmesi,elektrik tesisatının yeni lenmesi Ayrıntılı bilgiye EKAP ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartna meden ulaşılabilir. b) Yapılacağı yer : İZMİR c) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır. ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 150 (YÜZELLİ) takvim günüdür. 3- İhalenin a) Yapılacağı yer : MİTHATPAŞA CAD KÜÇÜKYALI/İZMİR b) Tarihi ve saati : :00 4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler: Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sânatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri, Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz. İstek liler, ihale konusu yapım işinde alt yüklenicilere yaptırmayı düşündükleri işlere ait listeyi teklif ekinde vereceklerdir Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve dü zenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İş deneyim belgeleri: Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 75 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri: Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler: TARİHLİ YAPIM İŞLERİNDE BENZER İŞ GRUPLARI TEBLİĞİNİN (B) ÜSTYAPI (BİNA) İŞLERİ III.GRUP BİNA İŞLERİ BÖLÜMÜNDE YER ALAN İŞLER İLE İHALE KONUSU İŞ KAPSAMINDA TANIMLANAN İŞLERE AİT İŞ DENEYİM BELGELERİ BENZER İŞ OLARAK KA BUL EDİLECEKTİR Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ 5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir. 7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması: 7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı MSB İZMİR İNŞ.EML.BLG.BŞK.LI ĞI İHL.VE SÖZL.KS.A.LİĞİ adresinden satın alınabilir İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar MSB İZMİR İNŞ.EML.BLG.BŞK.LIĞI İHL.VE SÖZL.KS.A.LİĞİ adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir. 9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir. 10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3 ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YÜZYİRMİ) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. 13. Diğer hususlar: İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1 Sondakika 28/1 Basın:910 Resmi İlanlar: de Üniversiteli Bursasporlular Derneği (ÜNİTİMSAH) üyesi üniversite öğrencileri Bursasporlu futbolcu ve teknik kadroyu ziyaret etti. Antrenman sahasında gerçekleşen ziyarette Türkiye nin değişik illerinde üniversite öğrenimini sürdüren Bursaspor taraftarları ve sömestre tatili için Bursa da buluştu. Taraftarlar futbolcu ve teknik kadroyla hatıra fotoğrafı çektirdi. Bayan üniversiteli öğrenciler ise Teknik Direktör Daum a özel tasarım yeşil beyaz kravat hediye etti. Teknik Direktör Daum, bazı taraftarlara forma imzaladı. (CİHAN)

15 SAYFA 16 Türkiye fuarcılığının başladığı İzmir de, dev bir organizasyonun daha ilk adımı atıldı. 3 yıldır gıda ve gıda teknolojileri alanında çalışmalar yürüten Gençiz Fuarcılık, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi 28 Ocak 2014 Salı Türk gıda ve içecek sektörü İzmir de buluşacak Yusuf AL İzmir de yapılan Danışma Kurulu toplantısına kamu kurumları, odalar, federasyonlar, konfederasyon ve sektörde faaliyet gösteren derneklerin temsilcileri katıldı. İzmir Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Güldal, gıda ve gıda teknolojileri alanında yapılacak Fuar'ın kentin İEF den sonraki en önemli organizasyonu olabilecek potansiyeline dikkat çekti. Güldal, "İzmir'in ulusal ve uluslararası bir gıda merkezi olabilmesi için her türlü kaynağa sahibiz" dedi. FOODEX 2014 İzmir Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarı nı Ekim 2014 tarihinde İzmir U- luslararası Fuar Alanı'nda düzenleyeceklerini belirten Gençiz Fuarcılık Genel Müdürü Osman Gençer, diğer başarılı organizasyonlarında olduğu gibi sektörle sıkı bir işbirliği yapacaklarını vurguladı. Gençer, Fuar ile ilgili şu bilgileri verdi, Gıda ve Gıda Teknolojileri sektörünün seçkin temsilcileriyle yaptığımız işbirliği kapsamında düzenleyeceğimiz FOODEX 2014 İzmir Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarı nda Türk gıda sektörünün üretim ve pazarlama gücünü ortaya koyacağız. Katılımcı firmalarımızı nitelikli profesyonellerle buluşturacağımız, yeni pazarlara ulaştıracağımız, katılımcılarına ve ziyaretçilerine çok yönlü iş fırsatları sunacak organizasyonumuz Türkiye - den ve dünyanın dört bir yanından kolayca ziyaret edilebilecek üç kıtayı buluşturan kentimizde gerçekleşecek. Dünyada değişen gıda olgusunun nabzının tutabileceği, katılımcıların markalarını bir adım ileriye taşıyabileceğiniz, yeni bayilik fırsatlarıyla tanışabileceği, yapacağı yeni anlaşmalarla ürünlerinizi farklı ülke ve şehirlerin raflarında sergileyebileceği dünya standartlarındaki FOODEX 2014 İzmir Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarı nı, Ekim 2014 tarihinde başarıyla hayata geçirmek amacındayız. Gıda ve Gıda Teknolojilerinin perakendeci ve toptancıları, içecek sektörü, bölgesel ve ulusal gıda markaları, cafe, bar, restoran, kantin ve büfe sahipleri ve işletmecileri, market ve mağaza zincirleri, toptancı ve bayiler, marka sahipleri, dış ticaret firmaları, ikram ve konaklama tesisleri tarafından ziyaret edilecek fuar, ziyaretçilerin, kentimizin ve katılımcılarımızın kazançlarına kazanç katacak. Danışma Kurulu'nda yer alan Kahveciler, Bakkallar, Lokantacılar, Fırıncılar ve Kasaplar Federasyonları ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu nu temsilen toplantıya katıldığını belirten Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice, FOODEX 2014 İzmir Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarı nı çok önemsediklerini ve her türlü desteği sağlayacaklarını ifade etti. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Un Sanayicileri Derneği Başkanı Haluk Tezcan da, Sanayi Odası üyelerinden yaklaşık yarısını oluşturan 2 bine yakın gıda sektörü firmasının Fuara ilgi göstermesini beklediğini söyledi. Katılımcı, ziyaretçi ve etkinliklerin ağırlıklı olarak ele alındığı Danışma Kurulu toplantısında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir İl Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Un Sanayicileri Derneği Başkanı Haluk Tezcan, Ege İhracatçılar Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Emre Çoğulu ve Fuarlar Şubesi Uzmanı Özlem Gökkan Vural, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz ve AR-GE Müdürü Mustafa Yağcıoğlu, İzmir Ticaret Odası Fuarlar Masası Şefi Uğur Sülün, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Ziya Çavdar, Ege Genç İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Halil Nadas, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Ege Şubesi Genel Koordinatörü Hüseyin Değirmencioğlu, Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hülya Yılmaz, Kimya Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Saadet Çağlın, TV programcısı ve yazar İsmail Uğural söz alarak, İzmir ilinin ülkenin en yüksek gıda potansiyeline sahip olduğunu, bu çerçevede Fuar'ın sadece İzmir'in değil aynı zamanda Türkiye ekonomisinin de önemli bir ihtiyacını karşılayacağını belirttiler. IF Wedding Fashion İzmir e 300 milyon dolar kazandırdı Avrupa'nın en büyük Gelinlik Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı olan IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da sektörün yüzünü güldürdü Ocak 2014 arasında düzenlenen ve şehre büyük bir hareketlilik getiren fuar, İzmir e 300 milyon doların üzerinde kazanç sağladı. Sektörde faaliyet gösteren firmalar, fuar sayesinde üç aylık kapasitesini doldurdu. Fuarı değerlendiren Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Yönetim Kurulu Başkanı Mukadder Özden, dört günlük fuarın çok iyi geçtiğini belirterek, katılan firmaların önemli iş bağlantıları yaptığını, fuar sayesinde gelinlik ve abiye sektörünün artık 12 ay çalıştığını vurguladı. İş bağlantılarıyla birlikte şehrin ekonomisine 300 milyon doların üzerinde katkı sağlandığını kaydeden Özden, bu başarıya ulaşmak için fuardan önce İran, Rusya, Fransa, Orta Asya Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Avrupa ülkelerine yönelik profesyonel alıcılar için ön çalışmalar yapıldığını anlattı: Bunların sonuçlarını, dört günlük fuarda aldık. Firmalar, önemli iş bağlantıları gerçekleştirdi. Fransa, İtalya, Almanya, İsviçre, Danimarka, Hollanda, Güney Afrika Cumhuriyeti, Yemen, Çin, Japonya, Libya, Suudi Arabistan başta olmak üzere fuara her kıtadan ziyaretçi geldi. Büyük mağaza zincirleri ve toptancıları da fuarı ziyaret etti. Hong Kong'dan bile ziyaretçi geldi. 'FUAR, RUSYA VE İRAN IN KAPILARINI AÇTI' IF Wedding Fashion İzmir'e gösterilen y- oğun ilginin, artık bir marka haline geldiğinin de göstergesi olduğunu vurgulayan EGSD Başkanı Özden, tasarımlar ve sunumların da çok ileri seviyede olduğunu kaydetti. Fuarla birlikte firmaların Rusya pazarına açılma fırsatı yakaladığını, İran'ın da ikinci ana pazar olarak belirlendiğini kaydederek, Fuar süresince yaptığım görüşmelerde, bütün firmaların memnun olduğunu gördüm. 'Yeni müşteri edinmedim' diyen firma olmadı. Fuarın her günü yoğun geçti. Fuar, görsel o- larak da misafirlerden tam not aldı. Türk markaları için çok olumlu yorumlar geldi yılında yeni fuar alanında daha büyük, kent ve ülke ekonomisine daha çok kazanç sağlayacak yeni fuar için çalışmalara şimdiden başladık. diye konuştu. (CİHAN) İznik Gölü'nün altında 1500 yıllık tarihi kilise bulundu Hristiyanlık tarihinin önemli merkezlerinden biri olan ve buna ait çok sayıda eserin yer aldığı Bursa nın İznik ilçesinde göl altında kalmış bir kilise ilk kez görüntülendi. Kilisenin bazı kaynaklarda yer alan ancak bugüne kadar herhangi bir izi bulunamayan Aziz Peteres Kilisesi olduğu tahmin ediliyor Uludağ Üniversitesi (UÜ) Fen Edebiyat Fakülktesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, "Kilisenin kime ait olduğu konusunda detaylı araştırmalara Bizans uzmanlarımız tarafından devam edilmektedir. Gerekli bilgilere ulaşıldığında konu kamuoyu ile paylaşılacaktır." dedi. İznik te İnciraltı bölgesi ve balıkçı barınağı yakınlarında, halk plajının 20 metre açığında görüntülenen kilisenin, bölgede yapılacak olan bilimsel çalışmalar için önemli bir rehber olacağı bildirildi. Kilisenin ortaya çıkarılması için titiz bir çalışma yürütülüyor. İznik Belediye Başkanlığı ve İznik Kaymakamlığı nın isteği doğrultusunda Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Taksit kaldırılırsa iletişim sektörü yarı yolda kalır Banka kartlarına taksit sınırlaması getirecek yönetmelik, 1 Şubat 2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek. Yönetmelik kapsamında telekomünikasyon, kuyum, yemek, gıda ve akaryakıt harcamalarına taksit uygulaması yapılamayacak. Düzenlemeden en fazla iletişim sektörünün etkileneceğine dikkat çeken İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Türkiye genelinde 16 bin firma ve 60 bin çalışanı olan mobil iletişim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin in koordinatörlüğünde başlatılan İznik in UN- ESCO Dünya Kültür Mirası Listesi kapsamına alınması çalışmaları kapsamında araştırma yapılırken göl altında tarihi bir kilisenin kalıntılarına ulaşıldı. Daha önce Bursa Büyükşehir Belediyesi nden bir ekip tarafından Tarihi Kültürel Miras Tespit Çalışmaları için havadan çekilen fotoğrafları tarayan heyet, antik dönemde Askania Gölü olarak anılan İznik Gölü nün kıyısında, kıyıdan yaklaşık 20 metre açıkta, metre derinlikte anıtsal yapının kalıntıları tespit edildi. UÜ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin, "Yapı 3 neften (koridor) oluşan bazilikal bir plana sahiptir. Bu tür yapılar Roma çağında moda olmuş ve aslında mahkeme binaları olarak kullanılmışlardır. Milattan Sonra (M.S.) 313 yılındaki Milano Fermanı ndan sonra Hristianlık Dini resmi olarak kabul edilince, dindar Hıristiyanlar tarafından bazilika formu, temel kilise planı olarak kabul edilmiştir. Göl altında tespit edilen yapı, doğu-batı istikametinde uzanması, doğu ucunda apsisin yer alması ve bazilikal planı nedeniyle bir kilise olmalıdır." diye konuştu. 5. YÜZYILDA YAPILMIŞ OLABİLİR Yapının anıtsal formun İznik te inşa edilen Ayasofya Kilisesine olan yakın benzerliğinden dolayı kilisenin M.S. 5. yüzyılda inşa edildiğini düşünüldüğünü belirtti. (CİHAN) sektörünün, söz konusu düzenlemenin mevcut şartlarda hayata geçmesi halinde ciddi zarar göreceğini söyledi. Şirketlerin birçoğunun kepenk kapatmak zorunda kalacağını belirterek, Bu nedenle mobil telekomünikasyon cihazlarının, cep telefonlarının dokuz aya kadar taksitlendirme kapsamına alınması, kontör kart ve benzeri ürün ve hizmetlerinse taksitlendirme kapsamı dışında tutulmasını talep ediyoruz. dedi. (CİHAN)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, yumurta, tereyağı ve kırmızı et tüketiminin kalp ve damar hastalıklarını

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan 3. Yaş Baharı Kongresine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

Detaylı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - VATANDAŞLARIMIZA DAHA KALİTELİ, NİTELİKLİ HİZMETİ VERMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Detaylı

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -TEMEL PARAMETRELERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN SOSYAL GÜVENLİK TÜRKİYE AÇISINDAN RİSK OLMAKTAN ÇIKTI -EMEKLİLERİMİZİN YÜZLERİNİN GÜLMESİ

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ve Türkiye Ziraat odaları Birliği tarafından düzenlenen bilgilendirme, toplantısında konuşan Ziraat odaları

Detaylı

Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor

Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor AYLIK RAPOR Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor İlk dört ayda enflasyon MB nin sene sonu hedefine yaklaştı. İhracatta düşüş sürüyor. EKONOMİK VE SEKTÖREL GELİŞMELER Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine

Detaylı

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor Tarih: 06.10.2013 Sayı: 2013/16 Türkiye de e-ticaret Raporu na göre online alışveriş beş yılda 3 e katlandı 5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor İSMMMO nun Türkiye de e-ticaret adlı raporuna

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

1- ET FİYATLARI MAYISTA ARTACAK

1- ET FİYATLARI MAYISTA ARTACAK 1- ET FİYATLARI MAYISTA ARTACAK Ulusal Kırmızı Et Konseyi Başkanı ve ETBİR Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yücesan, kırmızı et fiyatlarının Mayıs ayında turizm sezonunun başlamasıyla birlikte yaklaşık yüzde

Detaylı

Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı

Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -BÜTÇEDEN SAĞLIK HARCAMALARINA 2012 YILINDA 47,8 MİLYAR LİRA AYRILDI -TÜRKİYE DE 3 MİLYON 447 BİN 166 KİŞİ DİYABET

Detaylı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: -VATANDAŞLAR ALO 170 HATTI SAYESİNDE HER TÜRLÜ SORU VE SORUNLARINI OLDUKLARI YERDEN BİR TELEFONLA ÇÖZEBİLİYORLAR -AÇILAN ÇAĞRI

Detaylı

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - ŞUANDA TÜRKİYE DE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR KURUM VARSA BU SOSYAL GÜVENLİK KURUMUDUR - BU BELGEYİ ALMAMIZA

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

PUTZMEISTER. KONYA SEMİNERİ ve BÖLGE YETKİLİ SERVİSİ MERTSAN MAKİNA ZİYARETİ. Marketing. 12 Haz 2014

PUTZMEISTER. KONYA SEMİNERİ ve BÖLGE YETKİLİ SERVİSİ MERTSAN MAKİNA ZİYARETİ. Marketing. 12 Haz 2014 PUTZMEISTER KONYA SEMİNERİ ve BÖLGE YETKİLİ SERVİSİ MERTSAN MAKİNA ZİYARETİ 12 Haz 2014 Marketing PUTZMEISTER KONYA SEMİNERİ Müşterilerle Konya buluşması Türkiye genelinde periyodik olarak düzenlenen eğitim

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU 0 1 Dünya buğday üretimi, üretim devlerinden biri olan ABD nin yaklaşık 4 milyon tonluk üretim azalmasına rağmen bu sene ekili alanların ve verimin artmasıyla paralel olarak Ağustos ayı verilerine göre

Detaylı

Odamız ĠĢtiraki Fethiye Güç Birliği Turizm Tanıtım ve Tic. Ltd. ġti. Babadağ Zirvesinde Kokteyl Düzenledi

Odamız ĠĢtiraki Fethiye Güç Birliği Turizm Tanıtım ve Tic. Ltd. ġti. Babadağ Zirvesinde Kokteyl Düzenledi Odamız ĠĢtiraki Fethiye Güç Birliği Turizm Tanıtım ve Tic. Ltd. ġti. Babadağ Zirvesinde Kokteyl Düzenledi 19 Temmuz tarihinde Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası iştiraki olan Babadağ Teleferik Projesi yapımı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

YİSAD Üyelerinden Çanakkale Şehitliği ne ziyaret Ağustos 2012 / Demir Çelik Store

YİSAD Üyelerinden Çanakkale Şehitliği ne ziyaret Ağustos 2012 / Demir Çelik Store YİSAD Üyelerinden Çanakkale Şehitliği ne ziyaret 2 Ağustos 2012 / Demir Çelik Store Çanakkale Şehitlik Abidesi Tuncay Sergen / Y SAD Yön. Kur. Bşk. YİSAD - Yassı Çelik İthalat, İhracat ve Sanayicileri

Detaylı

Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84

Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84 Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84 Türkiye de kullanımda olan yaklaşık 400 bin asansör, her gün 50 milyon

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

Zorunlu ama takan yok

Zorunlu ama takan yok Zorunlu ama takan yok Trafik sigortası yapılması zorunlu olmasına rağmen sigortalı araç sayısı çok az. Kazalarda sigortasız araç sahipleri büyük maddi külfet yaşıyor. Ülkemizde trafiğe çıkan araçların

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 2- Sanayinin Sorunlarını üniversite çözecek Hürriyet- 02.12.2014 Ankara Üniversitesi bünyesinde yeni kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO)

Detaylı

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TARIMDAKİ BÜYÜME İŞSİZLİĞİ GERİLETTİ Tarım sektörü son 10 yılın 8 inde büyüyerek yakaladığı istikrarı, 2015 yılında da sürdürürken yarattığı istihdamla toplam işsizlik

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı

Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı ENERJİ GÜNDEMİ SAYI 12 OCAK 2015 02 Yeşil Sanayi Zirvesi ne Enervis in Enerji Verimliliği Projesi Damga Vurdu 03 Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı 04 Almanya da Güneş Elektriği

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 04.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 04.02. Günlük Haber Bülteni 05.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 04.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 04.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 AVRUPA'DA İNŞAAT ÜRETİMİ EKİMDE ARTTI Euro Bölgesinde inşaat üretimi yıllık yüzde 1,1 artış kaydetti Euro Bölgesinde inşaat üretimi ekim ayında aylık bazda yüzde 0,5,

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

BIST-100 Teknik Analiz

BIST-100 Teknik Analiz GÜNLÜK BÜLTEN 08 Haziran 2015 Pazartesi Hisse Senedi Piyasalarına Bakış Yurt içinde dün gerçekleştirilen genel seçimlerin kesin olmayan sonuçlarına göre, AK Parti %40.82 CHP %24.99, MHP %16.35, HDP ise

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 09:00 RUB Hizmet Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) (Tem) ORTA 49,2 49,5 10:15 CHF Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) (Aylık) (Tem) ORTA -0,4% 0,1%

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi DİYALOG OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Alp Gülan OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi Bursa daki otomobil satıcılarıyla bir araya gelen Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER)

Detaylı

İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ

İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ Bu yıl 2.'si düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası Etkinlikleri muhteşem bir açılışa tanıklık etti. Geçen yıl 3 gün süren etkinliklere 15 binden fazla katılımcı ilgi gösterirken,

Detaylı

Tüvtürk'ün sıkı muayenesi lastikçinin bayramı oldu

Tüvtürk'ün sıkı muayenesi lastikçinin bayramı oldu Tüvtürk'ün sıkı muayenesi lastikçinin bayramı oldu Krizden bir hayli etkilenen ve yıl boyunca bir kaç kez üretime ara vermek zorunda kalan lastik fabrikaları, Tuvtürk'ün araç muayenesi sayesinde adeta

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 24 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48 Pazartesi 20 Ocak 2014 07:48 Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi nin yaptığı araştırma kamu görevlilerinin meslek haya tlarını borç ödeyerek geçirdiklerini ortaya koydu Yüzde 97 si borçlu olan memurların 60

Detaylı

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler KUSADASl - demokrat 27 Ağustos 2011 Sayfa 3 SÖKE TEKZEN YENİDEN KAPILARINI MÜŞTERİLERİNE AÇTI - NİSAN AYI İÇİNDE YANAN SÖKE TEKZEN MAĞAZASI YENİDEN SÖKELİLER VE MÜŞTERİLERİ İLE BULUŞTU - Perakende satışın

Detaylı

Esentepe Mah. Ali Kaya Sok. Polat Plaza A Blok No: 1A/52 Kat 4 Şişli / İstanbul Tel: (0212) 315 10 00

Esentepe Mah. Ali Kaya Sok. Polat Plaza A Blok No: 1A/52 Kat 4 Şişli / İstanbul Tel: (0212) 315 10 00 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 11:30 GBP Çekirdek Perakende Satışlar (Yıllık) (Eki) ORTA 3,9% 5,9% 11:30 GBP Perakende Satışlar (Aylık) (Eki) YÜKSEK -0,5% 1,9% 11:30 GBP Perakende

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Euro Bölgesi'nde PMI beklentinin altında Euro Bölgesi'nde imalat sanayi ve hizmet sektörü faaliyetleri Fransa ekonomisindeki yavaşlama doğrultusunda Haziran

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI. Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE

PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI. Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE AR-GE ODAKLI ŞEFFAF ÜNİVERSİTE ŞEFFAF YÖNETİM ULUSLARARASI ÜNİVERSİTE PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları 13 Aralık 2012 İZMİR Hizmetlerimiz 13 Aralık 2012 İZMİR KOBİ Akademi KOBİ lerin yurtiçi ve uluslararası pazarlardaki karlılıklarını ve rekabet güçlerini artırabilecekleri

Detaylı

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, Sayın Başbakanım, Değerli Bakanlarım, Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, 26 ihracatçı sektörümüzdeki, 61 bin ihracatçımızın temsilcisi Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Sektörler Toplantısı

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

Buğday Ithalatında Sıfır Vergi

Buğday Ithalatında Sıfır Vergi Buğday Ithalatında Sıfır Vergi Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Özmen, Türkiye'nin elinde, hasat dönemine kadar kullanabileceği 5,5 milyon ton buğday olmasına karşın,

Detaylı

ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR

ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. 6 AYLIK RAPOR Bu rapor ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan

Detaylı

Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi

Bakan Güler, Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak dedi Türkiye'de 3 bin enerji yatırımcısı var Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'de enerji yatırımcısı sayısının

Detaylı

Sektörler, Sorunlarını ve Çözüm Önerilerini Hükümetle Paylaştı

Sektörler, Sorunlarını ve Çözüm Önerilerini Hükümetle Paylaştı Sektörler, Sorunlarını ve Çözüm Önerilerini Hükümetle Paylaştı TOBB Ankara 25.12.2012 VI. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 10:00 EUR Fransa İmalat Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) (Ağu) ORTA 49,7 49,6 10:00 EUR Fransa Markit Bileşik Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI)

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU Yap-işlet-devret modeliyle sınır kapılarını modernize etmek üzere TOBB ile 137 oda ve borsanın ortaklığı ile kurulan Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret

Detaylı

Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor

Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor Novorossiysk civarındaki bir limanda başlatılacak Basitleştirilmiş Gümrük Hattı uygulamasıyla Türkiye'den denizyoluyla limana gelen ihraç ürünleri, ek kontrollere

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı Panelistler: Erdoğan Güneş (Ankara Üniversitesi), Abdullah Kutlu

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.11.2013 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Çarşamba günü Paris te yapılan EXPO 2020 oylaması nedeniyle meclis toplantımızı oylaması nedeniyle

Detaylı

İhracatta düşüş sürüyor, iç talep ılımlı

İhracatta düşüş sürüyor, iç talep ılımlı AYLIK RAPOR İhracatta düşüş sürüyor, iç talep ılımlı Öncü veriye göre yılın ilk yarısında ihracat göre %8,1 gerilerken iç talep göstergeleri ılımlı toparlanmaya işaret etti. EKONOMİK VE SEKTÖREL GELİŞMELER

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

PTT Genel Müdürü Osman Tural, günlük geçiş sayısının ortalama. Tural, köprülerdeki HGS geçiş oranının yüzde 35 olduğunu bildirdi.

PTT Genel Müdürü Osman Tural, günlük geçiş sayısının ortalama. Tural, köprülerdeki HGS geçiş oranının yüzde 35 olduğunu bildirdi. 27 ŞUBAT 2013 Tasarım: Onur Baştuğ - Muzaffer Topal - Haber: Didem Tutal - Ufuk Çoban IPHONE ve IPad uygulama: Uğur Baştuğ HGS'de ceza yok PTT Genel Müdürü Osman Tural, ''Hızlı Geçiş Sistemi etiketiniz

Detaylı

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi 2025 yılına gelindiğinde Türkiye küresel büyümeye katkıda bulunan önemli ülkelerden biri olacak. Türkiye'nin küresel büyümeye katkı yapabilmesi için ''teknoloji kabulü ve faktör yeniden dağıtımı yoluyla

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katından Fazla Parayı 10,5 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili

Detaylı

Türkiye ye Yönelik Beklentiler Olumsuz Olamaz

Türkiye ye Yönelik Beklentiler Olumsuz Olamaz MAKİNATEK AYIN KONUĞU Türkiye ye Yönelik Beklentiler Olumsuz Olamaz Türkiye deki büyümenin süreceği beklentisini aktaran Avrupa Forklift, İstifleme ve Depo Ekipmanları Federasyonları (FEM) Yönetim Kurulu

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

ABD Büyükelçiliği Ekonomi Müşaviri Treiber den SGK ya ziyaret

ABD Büyükelçiliği Ekonomi Müşaviri Treiber den SGK ya ziyaret ABD Büyükelçiliği Ekonomi Müşaviri Treiber den SGK ya ziyaret SGK BAŞKANI ACAR; - AR-GE YE ÖNEM VEREN, YATIRIM YAPMAK İSTEYEN, GELİŞMEYE AÇIK FİRMALARA KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK VE BU FİRMALARI AYDINLIK BİR

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 27.06.2012 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şehit haberleri ile sarsıldık Suriye bir savaş uçağımızı düşürdü Şehitlerimize tanrıdan rahmet

Detaylı

Esentepe Mah. Ali Kaya Sok. Polat Plaza A Blok No: 1A/52 Kat 4 Şişli / İstanbul Tel: (0212) 315 10 00

Esentepe Mah. Ali Kaya Sok. Polat Plaza A Blok No: 1A/52 Kat 4 Şişli / İstanbul Tel: (0212) 315 10 00 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 10:00 EUR İspanya Perakende Satış (Yıllık) (Kas) AZ 4,6% 5,8% 11:00 EUR İtalya İşletme Güveni (Ara) AZ 104,2 104,6 11:00 EUR İtalya Tüketici Güveni

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Haziran 15, 2016-1:10:00 Başbakan Binali Yıldırım, "14 yılı beraber geçirdik ama bu 14 yılı boşuna geçirmedik. 14 yıl boyunca birçok sorunun üstesinden

Detaylı

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır.

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. Bayrampaşa da yaşamak neden ayrıcalıktır? Konum olarak İstanbul un en merkezi ilçelerinden biri. Avrupa nın en büyük 2.Otogarı

Detaylı

11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI

11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI 11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI MADEN DERECE MENŞEİ CFR(USD/MT) DEMİR %65 TÜRKİYE 152-154 DEMİR %60/59 TÜRKİYE 131-133 DEMİR %55/54 TÜRKİYE 112-114 11-16 ŞUBAT CEVHERİ PİYASA FİYATLARI MADEN

Detaylı