Köşe yazarları bugün ne yazdı?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Köşe yazarları bugün ne yazdı?"

Transkript

1 On5yirmi5.com Köşe yazarları bugün ne yazdı? 17 Eylül 2015 Perşembe günü köşe yazarları hangi konuları ele aldı? Yayın Tarihi : 17 Eylül 2015 Perşembe (oluşturma : 10/2/2015) SÜLEYMAN SEYFİ ÖĞÜN-YENİŞAFAK "Büyük çerçeveye dair" Dünyâ yeni bir döneme giriyor. Bu, öncelikle ekonomik olarak böyle. Biliyoruz ki, yeni dünyâ 2000'li senelerde olduğu gibi bir sermâye akışına sahne olmayacak. Kaynaklar kısıtlanacak. Bunun neticesi durgunluktan başka bir şey değildir. Ekonomik durgunlaşmadan herkes payını alacak. Durgunlaşmanın uzun erimli olması ve aşılamaması; Allah esirgesin ama küresel savaş riski ihtimâlini doğuruyor. Bu çok kötü senaryoyu, felâket tellallığı yapmadan akılda tutmak gerekiyor. Tırmanan süreçte, aktörlerin de yavaş yavaş şekillendiği ortada. Bir tarafta merkez kapitalist dünyâ ; diğer tarafta ise, bağımlılığını henüz aşmamakla birlikte ona kafa tutan yarı-merkez dünyâ nın güçleri var. Daha önceki bir yazımda, dünyâ gerilimi ve hesaplaşmasının; merkez ile yarı-merkez dünyâlar arasında yaşanmakta olduğuna temas etmiştim. Hâsılı, siyâseten ve militer temelde eşitsiz, ama bağımlı ekonomik ilişkilerin tarafları olan güçler, mâhut dünyâ ekonomik durgunluk sürecinde, siyâseten ve militer temelde ayrışma eğilimi kazanıyor. Zâten hep böyle olmadı mı? Garip bir paradoks bu: Meselâ kapitalist ekonominin dizip düzenlediği dünyânın; siyâsal, ideolojik ve militer temelde nasıl ayrıştığı gördük. Açalım: Birbirinden ideolojik temelde keskin bir biçimde ayrışmış olan Üç Kutuplu Dünyâ; ekonomik temelde, Keynesyen paradigmanın çeşitlemelerinden başka bir değildi.

2 Aslında buradaki mesele, merkez-yarı-merkez kod ve koordinatların bizâtihî kendisiydi. Marx'ın bakışındaki temel savrulma, süreci basit olarak emek-sermâye çelişkisi olarak okumaktı. Halbuki belirleyici dinamik ve çelişki; merkez dünyâ ile yarı-merkez dünyâ arasındaydı. Buna göre Sovyet Bloku ya da Çin, yarı-merkez dünyânın en hatırı sayılır güçleri olarak Atlantik merkez dünyâ ile yarışa girdi. Bu yarışın kaybedeni olacakları muhakkaktı. Nitekim öyle de oldu. Tuhaflık surada: Orta vâdeli hesaplara dayanan Keynesyen paradigmanın, yeni sermâye ve teknoloji hareketleriyle çözülmesi, onu çözen merkez dünyânın yenilenme başarısı; yarı-merkez dünyânın ise çözülmesi ya da yenilgisi oldu. Keynesyen paradigmanın, durgunluk üzerinden çözülmesi görece barışçıl oldu. Tabii ki çeperde, özellikle Güneydoğu Asya, Latin Amerika'da çözülme kanlı hesaplaşmalarla oldu. Hattâ Sovyetlerin, ya da Balkanların çözülmesinde de yer yer kan aktı. Ama, merkez ve yarı-merkez dünyânın güçleri arasında daha büyük çaplı bir çatışma yaşanmadı. Soğuk Savaş sonrası dünyâda merkez dünyâ ile yarı-merkez dünyâ arasındaki bağımlılık ilişkileri yeniden, ama eskisinden biraz daha farklı bir şekilde kuruldu. Buna göre yarı-merkez dünyâ, Asya, Lâtin Amerika ve Ortadoğu uzanan bir yelpâzede sermâye temerküzünden daha fazla pay aldı. Elini görece güçlendirdi. Özellikle Çin, büyük bir tasarruf ve üretim gücü olarak sivrildi. Güney Kore ve Tavyan gibi diğer üretim güçleri ise merkez dünyâya eklemlendi. 2008'den başlayarak tırmanan krizde, yeniden merkez- yarı-merkez dünyâ ilişkileri geriliyor. Bu defa, başka bir küresel düzleme doğru geçişin nispeten barışçıl evrelerden geçebileceğinden emin değilim. İşin daha ilginç olan niteliği, çerçevenin içi ile âlâkalı gözüküyor. Çerçevenin içinin inceden inceye doldurulduğunu, kesin bir senaryoya bağlandığını da zannetmiyorum. Kanlı da olsa daha peşrev aşamasında olduğumuzu düşünüyorum. Peşrevde olup bitenler güreşin nasıl olacağını kestirmemizi sağlamaz. Kervan biraz da yolda düzülecek gibi. Ortadoğu okumam da bu bağlama oturuyor. Ortadoğu çoktan, büyük çerçevenin içine alındı bile. Körfez Savaşı belki bunun milâdı sayılabilir. Ama yangının büyümesinde Arap Baharı ateşleyici oldu. (Nâzım Hikmet'in Taranta Babu'sunda yazmış olduğu gibi, ölüm kolonyal şapkasına bir bahar çiçeği takıp geldi ). Ben, bu çatışmaları bölgesel dinamiklere havâle eden, ârızî olarak tanımlayan bakışa artık fazla îtibar etmiyorum. Bölgesel savaşların, daha genel bir dünyâ okuması üzerinden anlaşılmasını daha kavratıcı görüyorum. Önümüzdeki on seneler îtibârıyla savaşan bir Ortadoğu veridir. Buna, meselâ şimdilik kenarda duran Lâtin Amerika'nın; ya da öngörülüyorsa Afrika'nın nasıl dâhil edileceği şimdilik belirsiz kalıyor. Ama Pasifik dünyâsının esas düğüm noktası olacağı muhakkak. Bu çerçevede bizim payımıza düşen ve bugünlerde, hiç şüphesiz ve bir o kadar da tuhaf bir şekilde tırmanan Kürt meselesi oldu. Zâten meseleye sâhiptik. Ama, nihâyetinde bu bizim iç meselemizdi. Artık değil. Meselenin aktörleri artık basit olarak ne TC; ne de PKK. Sivil siyâset düzleminde ise ne AK Parti; ne de HDP. Bundan sonra, dış dinamikler hesâp edilmeden Kürt Sorununu tartışmanın anlamlı olduğunu sanmıyorum. RASİM ÖZDENÖREN-YENİŞAFAK

3 "Tarih iradenin tecessümüdür" Zaman döngüsel olarak mı ilerliyor, doğrusal olarak mı? Kimilerine göre zaman döngüsel olarak ilerliyor. Ancak bu döngünün tek bir yörünge üzerinde seyrettiğini kabul edersek tarihin de belli aralıklarla durmadan tekrarlandığını kabul etmek zorunda kalabiliriz. Buna bakarak kimileri de zamanın doğrusal bir çizgi üzerinde ve geriye dönüşsüz olarak geçip gittiğini ileri sürüyor. Fakat bu sefer de, şayet hareket düz (lineer) bir çizgi üzerinde ilerliyorsa galiba istinat edecek sabitelerin ortadan kalktığını kabul etmek zorunda kalıyoruz. Bu itibarla zamanın döngüsel olarak ilerlediği kabulünü benimsemek daha makul görünüyor. Şu şartla ki, zamanın (dolayısıyla hareketin) döngüsel olduğunu kabul etmek, onun aynı sabit yörünge üzerinde hareket ettiğini kabul etmeye müncer olmamalı. Söz konusu döngünün sarmal bir hareket halinde yürüdüğü ilkesini kabul etmeli... Bu suretle hem uzay cisimlerinin birbiri karşısındaki konumunu izah edebiliyoruz, hem de zamanın tekrara düşmeden ilerlediğini... Tekrara düşmeden... Bu demektir ki, tarihte tekerrür yok... Ancak tarihin aynen tekerrür etmediğini söylemek onun hiçbir sabitesi olmadığını kabul etmek anlamını da taşımıyor. Aksi takdirde insanoğlu tarihi inşa edemezdi. Oysa insanın tarihi var. İnsan, bir halden başka bir hale doğru sürekli değişiyor. Sürekli kendini yeniliyor. Tarih denilen olay da onun bu kendini yenilemesi noktasında ortaya çıkıyor... Bütün bunları şimdi niçin bir daha bilinç düzeyine çıkarma ihtiyacını duyuyorum? Tarihte hiçbir hareket aynıyla sürüp gitmez. Aynıyla sürüp gittiği kabulü, zaten tarihin var olma şartını inkâr ve reddetme anlamına gelirdi. Belli bir badireden geçiyorsak, bu da, bir milletin tarihinde geçip gitmesi gereken bir tarihsel kesitin

4 cilvesi olarak kabul edilmeli. Hangi taş var ki, havaya atılsın da yere düşmesin! İçinden geçmekte olduğumuz süreç de gün gelecek tarihin bir safhası ve sayfası olarak yaşamış olduğumuz bir geçmiş olarak tescil edilecek. Biz insanız. Kendi irademizin hâsıl ettiği sonucu yaşıyoruz. O sonucun sorumluluğu, vebali bizim üzerimizde duruyor. Ne ki, onu değiştirmek de bizim elimizde bulunuyor. AHMET TAŞGETİREN-STAR "Demirtaş a kredi açmalı mı?" Peşinen söyleyeyim: Bu soru, Demirtaş ın Kandil e yönelik İzmir den çağrı yapmak istiyorum. Ölümlerin durması lazım. PKK nın amasız olarak silahlı eylemelerini durdurması lazım. Silahın demokrasi mücadelesi açısından mazereti yoktur. AKP nin hataları suçları, askeri ve polisi öldürerek sorulmaz çağrısını ciddiye almak, önemsemek, içinde samimiyet aramakla ilgilidir. Demirtaş ın bu sözlerini, samimiyetten yoksun, sadece kamuoyundaki tepkileri eritmeye yönelik, diğer ifadeyle zevahiri kurtarmak için söylenmiş, belki güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonlarda örgütün daha fazla kayıp vermesinin önüne geçmek amacıyla devlete-hükümete operasyonları durdur diyebilmenin girizgahı olarak söylenmiş sözler olarak okuduğumuzda, kredi açmaktan değil, en keskin biçimde muhatap almaktan söz edilebilir. Doğrusu, pek çok HDP milletvekilinin bölgede yaptığı zehir - zemberek konuşmalara, hatta bizzat Demirtaş ın yanıbaşındaki eş başkanın Sırtımızı YPG ye dayıyoruz demesine, hatta Demirtaş ın, İzmir den Diyarbakır a vardığında değişen kimyası ile söylediklerine bakıldığında Kandil e yönelik

5 silahlı eylemleri sona erdirme çağrılarında samimiyet aramak zorlaşıyor. Ayrıca Demirtaş ın siyasi hareket ile silahlı hareket arasındaki ilişkileri nasıl okuduğu, gerçekten Öcalan ın çağrılarında yer aldığı gibi Silahlı mücadele dönemi kapanmıştır kanaatine katılıp katılmadığı, seçimlerde silahlı yapının bölge insanının iradesini etkilemesini ve HDP nin buradan siyasi rant sağlamasını demokratik bulup bulmadığı konuları da muğlaklığını koruyor. Ayrıca yine Demirtaş ın, bölgedeki konjonktürel gelişmeler sebebiyle, uluslararası odaklarla kurduğu ilişkilerin kendisine nasıl bir yol haritası sunduğu, Cizre Kobani dir sözünün Suriye nin yaşadığına benzer bir kriz ortamında HDP nin neye oynayacağı soruları da, Demirtaş ın siyasi misyonuna ilişkin şüpheler uyandırıyor. Bir de şu kanaat var: HDP seçimlere girdi ve 80 milletvekili aldı. Bu, HDP ye oy veren Kürt seçmenin her şeyi TBMM çatısı altında ve siyaset yoluyla çözme iradesinin yansımasıdır. Bu kanaatin medyada pek çok köşede paylaşıldığını, HDP nin böyle bir misyon sebebiyle meşrulaştırıldığını biliyoruz. Kanaat önderlerinin PKK ya bu yaklaşım açısından Silahları bırak diye seslendiğini, HDP kadrolarına da yine bu bakışla Aklınızı başınıza toplayın, hala silahtan bir şey ümit etmeyin, aldığınız oyu koruyun, hala silahla iç içe görülürseniz size açılan kredi geri alınır gibi uyarılarda bulunduğu da biliniyor. Belli ki kuşku boyutu hala çok diri. Ama silahtan arınmış bir Kürt siyaseti nin Türkiye de karşılığının bulunduğu görüşü de yabana atılmaz bir kanaat olarak devrede. Evet, soru orada odaklaşıyor: HDP ne kadar o demokratik siyaset mekanizmasının aktörü olacak? Ve Selahattin Demirtaş, 7 Haziran da farklı iç - dış odaklarla projeleştirilen bir siyasi profil olarak bu demokratik siyaset mekanizmasının işlemesine ne kadar katkıda bulunacak? Burada bir başka soruyu gündeme getirmek istiyorum: Çözüm süreci hadisesinin mimarı olarak Tayyip Erdoğan ve Ak Parti hükümetleri, süreçte paydaş olarak Öcalan ve HDP heyetleri ile temasta bulundu. Amaç, silahlı yapının tasfiyesi ve o yapı içinde bulunan insan unsurunun normal hayata dönerek rehabilite edilmesi idi. 7 Haziran seçimleri öncesinde ise bölgesel konjonktürün azdırması ile HDP, neredeyse bütün misyonunu Tayyip Erdoğan ı vurmaya göre tanzim etti. Güven nerede ise sıfırlandı. SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL-STAR

6 "Hakaretsiz eleştiri yapılamaz mı?" Bizim kültürümüzde eleştiri veya tenkıd / intikad ve tartışma geleneği, yazık ki, fazla gelişmemiştir.. Eleştiri denildiğinde, mutlaka karşı tarafı yaralamak; tezyif, tahkir ya da istiskal etmek anlaşılıyor, tartışma da.. Halbuki, eleştirmek, elemekten; tartışmak, tartmaktan türetilmiştir; aşağılamakla ilgisi yoktur. Aynı şekilde tenkıd /intikad da slında, naqd / nakid kelimesinden türetilmiştir ve altın-gümüş gibi madenî naqid lerin, paraların değerinin belirlenmesi işi olan intiqad tan türetilmiş ve bir fikrin, görüşün değerinin belirlenmesi için kullanılmaya başlanmıştır. Geçmiş asırların nice büyük isimlerinden kalan eserlerde bile, birbirlerine eleştirinin ötesinde çok ağır hakaretler yazıldığı görülmekte ve bu tabiî de karşılanabilmektedir, maalesef..

7 Ünlü eseri Mesnevî de, Celaleddin Rumî (eğer sonradan başkalarınca eklenmediyse) o eserine Kur an gibi itibar etmeyenler için, A bilmem ne çocuğu, niye öyle olmasın? diye ağır ifadeler kullanır. (Merhûm) bir ünlü hoca, 40 yıl önce, merhûm Muhammed Hamidullah ın eserlerine bazı eleştiriler yazmıştı. Aman Allah ım, eleştiri /tenkıd adına ne hakaretler vardı.. Ne ahmaklığı kalmıştı, ne zındıklığı.. Halbuki, izahı gereken ciddî bazı sualler de vardı, eleştirisinde.. O ifadeler kendisine yıllar sonra hatırlatıldığında utanmıştı. *** Ya, sizin cismanî varlığınızın sonu ne olacak, efendi? Pennsylvania Şeyhi de, geçen sene, çıldırmışcasına bir hal üzere içindekileri boşaltmış ve sonra çevresi/bağlıları, bunun beddua olmadığını isbatlamaya uğraşmışlardı uzun süre.. Bu kişi, son günlerde bir kez daha coşup, Şiddetli bir fırtına ile devrilen ağaçlar gibi devrilecekler. Kendilerini bir şey görenler, toprağa gübre olarak dökülecekler. buyurmuş... İnsanın, zât-ı devletlerinizin cismanî varlığının akıbetinin ne ve nasıl olacağı hakkında da bir takım kutlu işaretler verseydiniz diyeceği geliyor. Bu bedduacı efendiyi övmekte sınır tanımayan bir bağlı sı da, şeyhinin beddualar yağdırdığı zat ın ölümünü isteyen makaleler yazmış ve bunu onun hayrı için istediğini ifade etmişti! Bu bedduacı zâtın medya grubunun başındaki kişi de geçen hafta öyle bir coşmuştu ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ı hatırlatacak şekilde, Ya, adam gibi gider, ya da götürürler.. Sen milletin sırtına binip, inmezsen, indirirler.. Burası Türkiye! gibi laflar etmiş, sonra da Ben onu kasdetmedim, Allah aşkına burada Erdoğan dan söz edilen tek bir kelime var mı? Ben geçmişteki askerî darbeleri kasdettim gibi basit jurnalistik kurnazlıklara sığınmıştı. Halbuki, o kişinin geçmişteki darbecilerden hiçbirisine o dönemlerde böyle kükrediği görülmemişti. Aman, başkaları yaptı diye kimseyle çirkinlik yarışına girmeyelim. Çünkü, çirkin sözden geriye utanç ve yüz kızarmasından başka bir kalmaz. ORHAN MİROĞLU-STAR "HDP fani, PKK baki!"

8 Halil Berktay ın Sabah gazetesine verdiği söyleşi çok etkileyiciydi. AK Parti yi yerden yere vuran, Kandil in devrimci halk savaşı stratejisini bile Sayın Erdoğan ve AK Parti ye fatura eden malum aydınların tutumundan farklı bir bakış ve analiz söz konusuydu. Evet hiçbir şey eskisi gibi değil. 13 yılın getirdiği başarılardan sonra AK Parti, bir duraklama dönemi yaşıyor şimdi ama Türkiye nin bugünkü koşullarında, AK Parti, aldığı veya korumaya devam ettiği oy kitlesi itibariyle, Türkiye nin en güçlü partisi durumunda. AK Parti nin bazı liberal/sol aydınlarla arasının açılması meselesinde Berktay, son derece isabetli tespitler ve yorumlar yapıyor arasında askerî vesayetin tasfiyesi temelinde AKP ile ittifak yapan kesimler nezdinde Erdoğan ı nefret objesi haline getirmeye çalışma girişimi, Taraf ın son dönemine rastlar den sonra başlayıp gelişti; Gezi ve Aralık 2013 ta doruğa çıktı. Perde arkasında ne olmuş olabileceğine girmek istemiyorum. Beni entrikalardan çok ideoloji ilgilendiriyor. Sol aydınların bazı zihinsel alışkanlıkları olageldi. Teori bizim, tarihin yönünü biz biliyoruz, makro tabloyu biz görüyoruz, buradan kaynaklanan bir entelektüel üstünlüğümüz var. Böyle bir kibir, kendini büyük görme söz konusu. (Sabah, İsa Tatlıcan-Halil Berktay Söyleşisi) Topluma ve başarılı bir lidere üstten bakan oryantalist tavrın, kibirle alakası var elbette. Ama kibrin ötesinde başka şeyler de var. Başından beri uluslararası güçlerle, içerde iktidar kaybı yaşayan güçlerin, Erdoğan a karşı ittifakları vardı. Berktay ın ifade ettiği gibi bu ittifakın, medyada gerçekleştiği alan Taraf gazetesi oldu. O gazeteye 2012 yılına kadar yazdım. Durumu galiba ilk fark edenlerden oldum. Garip manşetler, Ahmet Altan ın, Kürtler in yarısını isyana hazır olduğunu vazeden, Erdoğan ı padişah, Davutoğlu nu sadrazam olmakla suçlayan yazıları ve sonra, gazetenin tümünü, yazarlarıyla beraber, ajan, kontra gören, Karayılan ın kaleme aldığı mektubun birdenbire ve

9 tam sayfa gazetede yayınlanması. Bir şeyler oluyordu, ama ne? Devir, Oslo dan sonra, karşılıksız ve tek taraflı demokratik özerklik ilanları ve her gün sivillerin öldüğü devrimci halk savaşı devriydi. PKK bugün gibi, devletin doksanlı yıllarına benzemeye çalışıyor ve psikolojik harp yapıyordu. Milletvekilleri dağlarda PKK lılarla kucaklaşıyor, CHP milletvekili kaçırılıyor ve PKK nın Şemdinli yi ele geçirdiği yolundaki haberleri Taraf manşete taşıyordu. Şimdi bir değil birkaç Taraf var. Ya da bir değil birkaç Sözcü var.. Şimdi bir değil, sayısız Çandar ve sayısız miktarda H. Cemal var.. Sonuç şudur: Türk aydınları ve medya, öyle bir düşünsel sefalete saplanıp kaldı ki, HDP ye taktiksel ama PKK ya stratejik bakıyorlar artık. Bu kesimin gözünde, HDP fani, PKK baki! Baş düşman ilan ettikleri Erdoğan ı durdurmanın ve yenilgiye uğratmanın yolunun, PKK nın istediğinde silahları konuşturup, siyaseti esir alma gücünden geçtiğine inanıyorlar. PKK, bu tutumun gayet farkında ve bu tutumun ona açtığı geniş tolerans alanını da iyi kullanıyor. Liberal sol/aydınların bir kısmı, her gün onlarca şehidin geldiği bir Türkiye de, şiddete ve teröre tanınan toleransın daha uzun bir zaman, korunamayacağını biliyor elbette. Bu yüzden, seni başkan yaptırmayacağız söyleminden, PKK savaş çıkarınca, sana savaş yaptırmayacağız söylemine geldik. Erdoğan çatışma istiyor ve aydınlarımız bu çatışmayı engellemeye çalışıyor!. Orhan Pamuk da kervana katılmış! Duygusal bir yazarımız o, Nobel ödülünü, iktidar çatışmaları, bu çatışmalarda kaybeden ve kazanan insanları anlatmadaki başarısı veya bir ülkenin siyasi hafızasına tuttuğu ışık ve bu hafızanın yarattığı acıları, yası anlatması nedeniyle filan değil, şehrin nostaljisini anlatmadaki başarısı nedeniyle aldı. EMRE AKÖZ-SABAH "Rusya'nın hamlesi" Haberi duydunuz değil mi? Bölgeyi havadan ve karadan izleyen Amerikalıların yaptığı açıklamaya göre, Rusya, Suriye'ye ağır silahlar ve en gelişmiş tanklarından göndermiş bulunuyor. Bu yığınak nereye mi yapılıyor? Tabii ki Esad yönetiminin hâlâ güçlü olduğu Lazkiyekentine... Ayrıca 'bin beş yüz' Rus askerinin kalacağı barakalar inşa ediliyor. Bitmedi. Rusya, Akdeniz kıyısındaki Tartus kentindeki deniz üssünü kalıcı hale getirmeyi

10 planladığına dair işaretler verdi. Böylece Rusya, açıkça Suriye'ye askeri ağırlığını koyuyor. Daha da ötesi, bundan üç yıl önce, koparacağı tavizler karşılığında Esad'dan vazgeçmeye hazırken, şimdilerde Esad ve yönetimini destekliyor. Ülke çıkarları, kişilere göre şekillenmez. Yarın, öbür gün uygun gördüğü takdirde Esad'dan yine vazgeçebilir. Çünkü Rusya, esas olarak Esad'ı değil, Suriye'deki çıkarlarını korumaya çalışıyor. O çıkarları en çok kim desteklerse, ona arka çıkacaktır. Hatta şöyle bir spekülasyon yapılabilir: Rusya, belki de Esad'ın gidici olduğunu anladı... "İş başa düştü" diyerek bu varlığını güçlendiriyor. Peki, bu gelişmeler şaşırtıcı mı? Elbette değil. Hatta bana geç yapılmış bir hamle gibi geldi. Rusya'nın bu yığınağı iki yıl kadar önce yapacağını düşünmüştüm. Çünkü bir adımının Suriye'de olması, Rusya için çok önemli. "Suriye" coğrafyasıyla birlikte ortaya çıkan stratejik oyun alanının genişliğini düşünün: Doğu Akdeniz'deki petrol ve doğalgaz alanları, Kıbrıs, İsrail, Mısır, Irak, IŞİD ve diğerleri... MEHMET BARLAS-SABAH "T.C. vatandaşı" değil de "Suriyeli mülteci" olsalardı arkadaş çok zengin ve aynı ölçüde katı kalpli bir adam hakkında konuşuyorlarmış... Biri "Ben bu adamın kalbini yumuşatabilirim" demiş... Kalkmışlar ve bu zengin adamın villasının önüne gitmişler. Zengin adam önündeki çimenle kaplı büyük bir bahçeye karşı villasının terasında oturmuş, viskisini yudumluyormuş. İki Kalpsiz zengin

11 "Ben bu adamın kalbini yumuşatabilirim" diye iddia eden arkadaş, bahçenin duvarından atlayıp, çimenle kaplı alana girmiş. Sonra yere eğilip çimleri yemeye başlamış... Terasta bu manzarayı izleyen zengin adam uşağını çağırmış. "Bahçedeki otları yiyen kişiyi bana getir" diye ona emir vermiş... Uşak da çimenleri yiyen arkadaşı alıp, zengin adamın yanına getirmiş. Bir çözüm yolu Zengin adam bizimkine "Ne yapıyorsun sen" diye sormuş... O da "Efendim, aylardır işsizim, bir haftadır yemek yemedim. Sizin çimenleriniz o kadar iştah açıcıydı ki, dayanamadım onları yemeye başladım" diye cevap vermiş. Bu sözleri dinleyen zengin adam yine uşağını yanına çağırmış ve ona yeni bir emir vermiş. - Bu tür acıklı görüntüler beni çok üzer. Bu adamı al, arka bahçeye götür. Oradaki çimleri yesin. Benim görüntümü ve huzurumu bozmasın, demiş. Kimliklerine güveniyorlar "Batılılık" ya da "Avrupalılık" kavramlarına takılıp kendi toplumlarını ve halklarını aşağılayanlara bu fıkrayı ithaf etmek istiyorum. Bu şaşkınlardan bazılarının Brüksel'e falan gidip "Bizi Erdoğan'dan kurtarın" diye yakardıklarını da biliyoruz. Hatta bazılarının "PKK meşrudur, seçilmiş hükümet gayrı meşrudur" dediklerini bile duymadık mı? Acaba bunlar Avrupa kurumlarına "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı" kimliği taşıyarak değil de "Suriyeli mülteci" kimliği ile gitselerdi ne cevap alırlardı? Kale Avrupa The Guardian'ın "Elveda değerler Avrupası, yeniden merhaba kale Avrupa" başlıklı yorumunda şöyle deniliyordu önceki gün: "İki haftadan kısa süre içinde Avrupa, kıyılarımıza ulaşmak için çabalayan Suriyeli ve diğer göçmenlere şefkat ve empati göstermekten, göçmenleri durdurup geri döndüren bir kale anlayışına döndü. Bu iki tutumun da nedenleri hem ayıplanmayı hak ediyor, hem de anlaşılabilir. Avrupalılar bu insanlara acıyor ve onlardan korkuyor." Avrupalılar ve mesela Almanlar yabancı ülkelerden gelen göçmenlerden ne zaman korkmazlar? ETYEN MAHÇUPYAN-AKŞAM "AKP de geçiş dönemi"

12 Kongrenin seçim öncesine alınması AKP içinde bir konsolidasyonun olduğunu göstermekteydi. Eğer bir liderlik mücadelesi yaşanma ihtimali veya Erdoğan ın zihninde bazı soru işaretleri olsaydı, herhalde kongreyi seçim sonrasına bırakır, oradan çıkan sonuca göre partinin yönetimi konusunda yeni bir karar almayı düşünebilirdi. Ancak öyle olmadı Erdoğan ın yönetimde tek alternatifinin Davutoğlu olduğu tescil edildi. Bu noktada Cumhurbaşkanı için olumlu bir parantez açmak gerekiyor. Çünkü son bir yıl içinde ona yapılan türlü çeşitli telkinlere karşın uzun vade perspektifi ile yaptığı bu rasyonel tercihte ısrar etti. Türkiye nin iç ve dış koşullarını geleceğe dönük bir bakış içinde ele aldığınızda, AKP nin temel meselesi yeniden inşa dır ve bunun demokratik bir hukuk zemini üzerinde yapılması şart. Soru bu misyonun kimin yönetimi altında yüklenilebileceği idi ve Erdoğan doğru bir tercihle Davutoğlu nu işaret etmişti. Bu kongre söz konusu doğrultunun değişmediğinin altını çizdi. Ancak AKP nin bir iç sorunu, on üç yıl kitle partisi olarak sürekli iktidarda kalmış olmanın getirdiği bir ayak bağı vardı. Parti teşkilatı hem şişmiş hem de kibir kelimesiyle ifade edildiği üzere istenmeyen unsurlara sahip olmuştu. İnşa faaliyeti yeni bir başlangıcı, yeni bir teşkilat ve kadro anlayışını gerektiriyordu ama seçimlere sadece bir buçuk ay kalmışken böyle bir değişimin riski de alınamazdı. Diğer taraftan Davutoğlu nun partinin tepe noktasında yerini sağlamlaştırması birçok kişi ve grup için müstakbel bir değişimin çok da uzak olmayabileceğini ima ediyordu. Başbakan ın bu yönde bir hamle yapması üzerine AKP teşkilatının heterojen yapısını ve kişisel kariyer hesaplarını da kuşatan bir tepki oluştu. Buradaki çekişme Türkiye nin nasıl daha iyi yönetileceği meselesi gibi gözükmüyor Mesele AKP nin ne yöne gideceği ve bunu kimlerle yapacağı sorusu olarak duruyor. Böyle bir ortamda Erdoğan denge unsuru olarak denkleme dâhil oldu ve eklektik bir MKYK üreterek partinin bütünlüğünü garanti altına aldı. Bu noktada tersten bir akıl yürütme ile zaten Erdoğan ın tam da bunu istediği, o nedenle herkesi bir başkasıyla dengeleme sayesinde kendi liderliğini tescil ettirdiği de söylenebilir. Ama bunun fazla bir hükmü yok, çünkü Erdoğan zaten tartışılmaz ve rakipsiz bir etki alanına sahip. AKP nin sorunu partinin bir bütün olarak yönetilmesinden ziyade, parti içi insicamın sürdürülerek kendi iç değişimini

13 gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği. Ne var ki yüzleşip tamir edilmeyen kopukluklar değişimden ziyade bütünleşme ihtiyacını öne çıkardı ve tercih o yönde yapıldı. Böylece hem iç pazarlıkların yaşandığı bir kongre oldu, hem de muhtemel bir ortak akıl arayışına zemin oluşturdu. Soru gelinen bu dengenin ne denli kalıcı olduğudur. Türkiye nin koşulları ve partinin değişim ihtiyacı düşünüldüğünde pek kalıcı olabilecek gibi durmuyor AKP bir geçiş dönemi yaşıyor ve süresi bir yandan kasım seçiminin sonucuna, diğer yandan Davutoğlu nun performansına bağlı. GÜLAY GÖKTÜRK-AKŞAM "AK Parti nin yol ayrımı" Seçim öncesi dönemler siyasetin en fazla ilkesizleştiği dönemlerdir. Kararsızlar pazarı üzerinde verilen paylaşım savaşları o kadar amansızdır ki, ilave üç-beş oy uğruna her şey mubah sayılır. İlkeler artık ayak bağı haline gelmiş, daha da kötüsü böyle zamanlarda ilkelerin delinebileceği konusunda bir konsensus oluşmuştur. Öyle ki, çok bilmiş siyaset uzmanları lider konuşmalarını ikili bir okumaya tabi tutar; liderlerin gerçek duruşları ile seçim öncesi söylemesi kaçınılmaz olanları birbirinden ayırarak değerlendirir ve yapılan ilkesizlikleri, düşük siyaseti büyük bir anlayışla karşılarlar. Tabii, onların gösterdiği bu anlayış, kitlelere de bir çağrıdır; bir anlamda bu ilkesizliği, bu düzeysizliği ciddiye almayın çağrısı Oysa seçim icabı benimsenen o üslup öyle gelip geçici bir şey değildir ve bal gibi ciddiye alınmalıdır. Partinin kendini en geniş kitlelere en yüksek sesle ifade ettiği o dönemde belirlediği strateji, kullandığı üslup hem partinin kendi tabanında hem de kamuoyunda partiyle ilgili algıyı oluşturur. AK Parti nin 7 Haziran öncesi benimsediği stratejinin hiç de iyi sonuç vermediğini hep birlikte gördük. Parti liderliğinin MHP ye kayan birkaç puan oyu geri çekmek uğruna benimsediği ve çözüm sürecini inkâr olarak algılanabilecek üslup, bugün AK Parti nin bütün muhalifleri tarafından, PKK nın çatışmalı sürecin tek sorumlusu olduğunu karartmak için kullanılıyor. Allah tan olaylar o kadar göz önünde yaşandı ki, bunda pek başarılı olamıyorlar. Ama asıl önemli olan bu değil. Aynı üslubun on milyonları bulan AK Parti tabanında, partinin siyasi kimliği ile ilgili nasıl bir algı değişimine sebep olduğunu; Yeni Türkiye hedefi açısından nasıl bir erozyona yol açtığını henüz tam olarak bilemiyoruz. O yüzden de ben, bu seçimlerde AK Parti nin izleyeceği stratejinin belki de seçimlerin sonucundan daha büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum. Sonuçta Türkiye hükümetsiz kalmayacak. 1 Kasım da sandıktan ya tek başına ya da koalisyonun büyük ortağı olarak çıkacak olan AK Parti Türkiye yi yönetmeye devam edecek. Ama önemli olan şu: O parti nasıl bir AK Parti olacak? Gebertilen PKK lıların sünnetsiz olduğuna dayanan bir propagandadan medet uman bir AK Parti mi; yoksa diaspora Ermenilerine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı vermeyi tartışan bir AK Parti mi? Bugün bu söylemin geri dönüşü tesadüf olamaz.

14 Şunu bilmek gerekir ki, PKK yla mücadele ederken kendi çizgisini MHP nin çizgisinden net bir biçimde ayıramadığı takdirde, AK Parti de eski Türkiye ye ait her türlü hastalığın hortlaması kaçınılmazdır. Bu partide Eski Türkiye nin zihinsel kalıntılarıyla Yeni Türkiye nin filizleri hep birlikte var oldu. İşlerin yolunda gittiği zamanlarda eski nin pısıp beklemeye çekilmesi ve yeni olanın galebe çalması doğaldı. Ama şimdi zor zamanlar geçiriyoruz. AK Parti çözüm süreci konusunda iki yönlü bir saldırı altında. MHP bütün olanların sorumluluğunu AK Parti ye yükleyerek oy toplamaya çalışıyor. Zamanında Çözüm Süreci ni çelmelemek için elinden geleni yapmış sözde ilerici-solcu çevreler, şimdi barışçı kesilmiş AK Parti yi şahinlikle suçlayarak sıkıştırıyor. Bununla da kalmıyor; Çözüm Süreci nin toplumsal tabanı da epey erozyona uğramış durumda. Sürece zar zor ikna olmuş muhafazakâr kitleler şu anda tam bir aldatılmışlık duygusu içinde, neredeyse ihanete uğradığını düşünüyor. ABDURRAHMAN DİLİPAK-YENİ AKİT "Media ölmüş de ağlayanı yok" Bir zamanlar Zaman ın tirajı 1,5 milyona gidiyordu, Hürriyet 1 milyon basmıştı. Bugün Zaman hâlâ en çok satan ve dağıtan gazete. Resmi rakamlara göre 600 bin küsur gazete dağıtıyor. Bayiden alan lerde. En iyi günlerine göre, kendi verdikleri rakamlara göre tirajının üçte ikisine yakınını kaybetmiş. Bugün ve Meydan da seviyesinde basılıp dağıtılıyor. 2. sırada Hürriyet var. O da tirajını olarak gösteriyor.. Posta da 4. sırada olunca, Hürriyet grubunun tirajı ler seviyesinde.. Paralel medianın toplamı bugün için bunlardan fazla. Paralel media toplamda haftalık arası tiraj kaybediyor.. Hem de okullar açıldı, seçime gidiyoruz ama dağıtılan gazeteler okunmayıp, kapılarda birikince, bir de eskisi kadar reklam alamayınca karşılıksız gazete basmanın bir anlamı kalmadı. Öyle anlaşılıyor ki, seçimden hemen sonra, paralel mediadaki tiraj kaybı sonucu toplamda Doğan medianın toplam tirajnın gerisine düşecekler. Belki Zaman bir süre daha birinci kalabilir ama o da bir yerde yelkenleri indirecektir.. Gazetelerin tirajları tam bir felaket. Sadece 5 gazete lik kategorinin üstünde. Hayali tiraj ile Zaman 1. İkinci sıradaki Hürriyet, Sözcü, Posta, Sabah lik kategoride. Geride kalan 39 gazete seviyesinde ya da altında. 44 ulusal gazeteden 5 tanesi ve üstü. 13 gazete ve üstü. 16 gazete in üstü ve altı. 7 gazete altı. Aslında yüzbinlik kategoridekilerin yarıya yakını in altında ama resmi kayıtta böyle gözüküyorlar.

15 Daha önce yazmıştım, bu yüzbinlik kategoride 2 spor gazetesi var. Diğerlerinde de spor sayfaları ekonomiden, kültür ve dış politikadan fazla yer tutuyor. Ve tabii en çok okunan sayfalar da bu spor sayfaları. Çoğu kimse kültür, sanat, ekonomi ve dış politika ile ilgilenmiyor.. Yine yazmıştım bu 4.3 milyon gazetenin dörtte biri hayali, dörtte biri kamu alımı, dörtte biri kurumsal alım, gazete okur sayısı 1 milyon seviyesinde 80 milyonluk ülkede.. Zaten paralel media, Doğan media dediniz mi 1,5 milyon ediyor. En büyük kamu ve kurumsal alım, promosyon bu kesimde.. İlk 5 gazetenin tirajı yaklaşık toplam tirajın yarısı. Yani 2 milyona yaklaşıyor. Son 26 gazetenin toplamı ancak ilk gazetenin tirajı kadar.. Bu rakam toplam gazete sayısının yarısından fazla. İşe bakar mısınız, nüfus artıyor, gelir düzeyi artıyor, eğitim düzeyi artıyor, ama tiraj düşüyor, seviye düşüyor. Bu işte bir yanlışlık olmalı. Kültür Bakanı ve basın yayından sorumlu bakanlarımız acaba ne düşünürler bu hususta.. Ha, bu arada bu media organlarının bir kısmı trojan.. Ne kadar milli oldukları kuşkulu.. Kimi örgüt yayını, terör propogandisti filan ha.. Hepsini toplasanız manzara bu.. Sol okur diyorlar ama sol media yerlerde sürünüyor.. Hep yazıyorum, savcılar da okuyorlardır, basın ilan da, ilgili bakanlıklar da ama bu sahte, naylon tirajlar üzerinden kamu kaynakları bir şekilde yalan rüzgarının çarkının dönmesi için resmen aktarılmaya devam ediyor.. Hayallerimizi yele veriyoruz, kaynaklarımızı rüzgara savuruyoruz.. Bu yazdıklarım herkesin bildiği bir sırdır. Niye bu işin üzerine gidilmez bu da cevabsız bir sorudur.. Basın ya Hakk ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesidir. Ya da Şeytanın sözcüsü olacaktır. Elimizin üzerinde Hakk ın eli yoksa o kalem tutan el Şeytanın eli olacaktır. Ağzımızdan çıkan söz Hakk ın razı olduğu söz değilse bizim ağzımızdan duyulan ses Şeytanın sesidir. MUSTAFA ÖZCAN-VAHDET "Putin in Suriye de Kırım Rüyası!" El Hayat Gazetesi Yayın yönetmeni Gassan Şerbel geçtiğimiz günlerde ses getiren bir makale yazdı. 11 Eylül günü (2015) El Hayat gazetesinde yayınlanan Putin bunu niye söyledi? başlıklı makalesinde Putin in yeni Suriye politikasının ipuçları görünüyordu. Aslında Beşşar Esat ın daha önce dışişleri bakanı iken Ahmet Davudoğlu na söylediklerinin açılımını yansıtıyor. Beşşar Esat, Ahmet Davudoğlu na Suriye yi 7 milyon olarak aldık 7 milyon olarak da bırakırız şeklinde bir ifade

16 kullanıyor. Putin bir Arap devlet başkanı ile konuşurken harita üzerinde buna dair izahlar yapıyor. Esat toparlanamazsa Putin de bir B planı olarak 7-8 milyonluk daraltılmış yeni bir Suriye den bahsediyor. İranlılar bu Suriye ye Faydalı Suriye adını takıyorlar. Demek ki, öteki posa. Özünü alıp kışrını Sünnilere bırakacaklar. Nitekim, İranlı ekran yorumcularından Emir Musavi Mart/Nisan aylarında (2015) yaptığı bir yorumunda, Şam ı elinde tutmakta zorlanan rejimin kendisini daha güvenli bölgelere çekmesi gerektiğini ve geçici başkent olarak Lazkiye veya Tartus a taşınabileceğini söylemiştir (http://arabi21.com/story/827299). Bu yorum rejimin peş peşe aldığı darbeler sonucu toprak kaybetmesinden sonra gelmişti. İranlı müzevirlerin adeti olduğu gibi Emir Musevi de başkentin kaşınmasını İsrail in son sıralardaki mükerrer saldırılarına bağlamıştı! Sanki rejim İsrail le savaşıyor ve İsrail karşısında Şam ı koruyamıyor! Halbuki, Suriye halkı 2011 yılında Mart ayında halk hareketi başladığında tankların İsrail sınırına gitmesini istemişti. Emir Musavi ise İsrail ile Suriye rejimi arasında hayali bir savaş çıkartıyor. O sıralarda bu sözü söylediğine Emir Musavi, bağımsız bir yorumcu gibi değil aslında Tahran ın sesini yansıtıyordu. Nitekim, bundan bir müddet sonra Cezayir e İran Büyükelçiliği Kültür Ataşesi olarak tayini yapılmıştır. Abbas Hameyar, Emir Musavi gibi Arap uzmanları ülkelerini hem bağımsız hem de bağımlı platformlarda temsil ediyorlar. İran ın uluslararası ekran yüzleri ve yorumcularının tamamı İran rejimine bağlı hareket ediyorlar. Adamlar yorumcu değil sözcü. Nitekim yorumcuların tamamı aynı tornadan çıkmış gibi konuşuyorlar veya Marziya Afham ın kopyası gibi davranıyorlar. İran uzmanı Arap araştırmacılardan Muhammed Es Sülemi, uluslararası Arapça yayın yapan ekranlarda veya kanallarda boy gösteren, arz-ı endam eden İranlı yorumcuların neden aynı tornadan çıkmış gibi sözbirliği ettiklerini sormuş ve cevabını da kendi vermiştir. Zira kendileri güvenlikçi veya istihbarat elemanı olurlar. Anlayacağınız adamlar yorumcu görüntüsü altında ajanlık yapmaktadırlar. Bunlardan birisi Emir Musavi olup şimdi ülkesini Cezayir de kültür ataşesi vasfıyla temsil etmektedir. Bunlar Sisi nin sazanlarına benziyorlar. Putin, bir Arap lidere Suriye de bir sahil devletinden bahsetmiş ve vatandaşlarının Nuseyrilere ilaveten Dürziler ve rejim yandaşı kimi Sünnilerden mürekkep olacağını öngörmüştür. Dürziler yerine Esat imkanı olsa da Salih Müslümcü veya Apocu Kürtleri ayartsa daha muvaffak olur. Nüfus yetmezse bizim ulusalcı kesimden de devşirmeler yapabilir. Türkiye de laiklik biterse Lazkiye de devam ettirebilirler. Özellikle de Hürriyet te bunun bir sürü heveslisi var. Bir çırpıda Fehmi Taştekin ve Cumhuriyet gazetesinden Ceyda Karan gibilerini de yeni ülkenin veya sahil cumhuriyetinin yeni sakinleri olarak düşünebilirler. Ortadoğu nun en laik ülkesinin vatandaşları olarak Putin in güvencesinde veya protektorasında yaşayabilirler. Putin ortağı Esat ın, taksit taksit ülkeyi kaybettiğini görünce meydana inmek zorunda kaldı. Bununla birlikte bütün aleyhteki faktör ve amillere rağmen muhalifler engel tanımıyor ve sürekli ilerliyorlar. Zebedani Hizbullah mezarlığına döndü. İran ın milisleri tutunamıyor. Halkın iradesi karşısında eriyorlar. İran ın Esat ı ayakta tutamayacağı anlaşıldı. Bundan dolayı pozisyonda ufak bir değişiklik oldu. Sahil cumhuriyetinin patronu Ali Hamaney yerine Putin olacak gibi. Bu İran tarafında hafif tertip bir kıskançlık krizine yol açsa da nihayette Putin hamamın namusunu kurtarabilir. Allah a da güveni olmayan Esat ın son güvencesi Putin. Rus lider Putin laik ve ateist karakteriyle Esat ın mizacına daha uygun düşer. Mollaların ağız kokusundan da bıkmış olabilir. Esasında Emir Musavi nin

17 çıtlattığı gibi Faydalı Suriye İran ın da işine gelebilir. Putin bölgede dayanacak Ortodoks varlık bulamayacağı için çar naçar Nuseyri-Şii azınlıklara dayanacaktır. Zaten İran Suriye yi tek başına hazmedemezdi. Mehdi Taib gibilerinin açıklamalarına rağmen kendisine bir gömlek büyük gelir. İsrail ise Putin ameliyatına dünden razı. Rusya da küçük olsun benim olsun diyebilir. Batılıların da bölünmeye itirazları yok. İsrail ve İran ın hilafına sadece ülkeyi İran yerine Rusya ya kaptırdıklarına hayıflanabilirler. Hamaney vassalları Putin ise rakipleri olur. Şimdilik dengeyi değiştirirse bu rahatsızlık değiştirebilir. Lakin yine de çıkmayan candan ümit kesilmese de Obama karşısında ümitler bitik. İsrail in Roş Aşana da Aksa ya saldırmasının gerisinde de Putin in Suriye deki Deccalsı nefesi vardır. HÜSEYİN AKIN-MİLLİ GAZETE "İnanç adamının en büyük enerjisi: İnanmak" Soyadı ile müsemma bir şair Akif İnan. İnandığı şeyi dile getirir, dile getirdiğini eyleme geçirir. Ölüme inandığı kadar yaşamaya inanır. Tanrıya inandığı kadar insana, geçmişe inandığı kadar geleceğe inanır. İnanmak onda hem bir bağlanış hem de bir umuttur. Zirveye tırmanmak için, gücünün farkında olmak için, ahlakın ve erdemin nöbetini tutmak için inanmak şarttır. Ona göre hasbilik ve samimiyetin kaynağı inanmaktır. Akif İnan bunu olmazlar kalesini yıkan top ifadesiyle betimler. Ölümsüz gerçeğe tırmanmak ancak inanmak denilen hassasiyetle gerçekleşebilir. İnsan inandıktan sonra ölümü yenmeyi başarır. Şayet inanmıyorsa kişi yaşadığına o artık canlı cenazedir. Nitekim o 1962 tarihli Hilal dergisinin 1.sayısında bu hassasiyeti bir çağrıya, bu çağrıyı da seferberliğe dönüştürür: En büyük seferberlik, inancı yükseltme, inceltme, şümullendirme, şuurlandırıp şekillendirme seferberliğidir İnanmış adam karşısındakini etkileme kabiliyeti en yüksek olan adamdır. Hiçbir şey yapmasına gerek yoktur. Olduğu gibi kalması yeterlidir. Çünkü inanç yaşandığı oranda başkalarının dünyasını da çepçevre kuşatır. Akif İnan inanmanın gücüne inanmakla kalmayıp bu inancını kendi şahsında gösteren bir kişilik olmuştur hep. Bu yüzen o hiç konuşmasa bile şahsiyeti karşısındakilere söylemek istediklerini veciz bir şekilde söylemek için yeterlidir. İnsanın hâli sâridir. Bu gerçeği her fırsatta dile getirir. Bu söz ona rahmetli Fethi Gemuhluoğlu ndan yadigâr kalmıştır. Zira Fethi Gemuhluoğlu güvendiği yürekli adamları daha bir yüreklendirip onlara olan güvenini tazelemek için hep öyle söylermiş. Orada sen varsın, cezası senden sorulur artık. diyerek inanan adama inancını teyit etmeyi hiçbir zaman ihmal etmezmiş. Akif İnan da güvendiği insanlara böyle yaklaşır. Onları nöbet yerini terk etmeyen sadık insanlar olarak görür. İslam ı yaşamak onu anlatmanın ve tebliğ etmenin en sahici yoludur. Bu sebepten inandığımız husus hayatımızdan sızıp sirayet ediyorsa bir anlam taşır. Bu inanç-amel uyuşmasını konuşma ve yazılarında her fırsatta dile getirir şairimiz. Ona göre İslâm ı gereği gibi yaşayan biri, yüzlerce vaaz erbabından daha iyi tebliğ ediyordur dinini Özellikle şairin 1970 ve1980 sonrası Yeni Devir ve Milli Gazete de yazdığı yazılarda inanç-amel ilişkisi üzerinde yoğunluklu olarak durulmaktadır. İnanmanın ilmekten çok daha üst bir mertebe olduğunun farkındadır. Bu yüzden hep dikkatini göğe ve göksel olana vermiştir. Aklın öte yakasına

18 geçmek için düşüncenin çitlerini aşmaya çalışır. Kimi zaman delilik sınırına yaklaşsa da inanç onu doğru bir çizgiye çeker. Delilik şan olur bir gün sevgili/ yansıtır içimin haritasını (Tenha Sözler, s.15- Resmigeçit) dizelerinde hali pür melalini resmeder. Aynı esrimeyi Ey kaynar sulara yol alan aklım/ Kalbime yönelen yaylım ateşi (Tenha Sözler. s.14-kül) dizelerinde de görürüz. Akif İnan ın azmine kaynaklık eden inancının terkibinde bir yanıyla Ahmet Yesevi nin Orta Asya bozkırlarında geliştirdiği menkıbevi İslam anlayışı diğer yanıyla İbn-i Arabî felsefesinin incelikleri kendini gösterir. Mevlana ve Şeyh Sadi hikmet erbabından hikmet devşirmiş, Şeyh Galip ve Fuzuli ve Baki gibi aşk ve muhabbet adamlarından sevginin künhüne inmeyi öğrenmiş, Eşrefoğlu Rumi, Yunus Emre, Hacı Bayram Veli gibi okyanusların her katresinden nasip almış bir ahır zaman dervişi olmuştur. Bu kaynaklar hem kafa hem kalp hem de beden olarak insanı harekete geçirmek için yeterlidir. Bir yanıyla iç sükûneti sağlayan dinamikler, bir yanıyla haksızlıklara karşı eliyle ve diliyle karşı koyma kararlılığı diğer bir yönüyle de etik ve estetik birikimine sahip çıkan bir toplum inşası ile yalana, talana ve sömürüye direnen bir medeniyet müdafaası; bunların her biri bir inanç adamı olmanın tezahürleridir. Giriştiği her işte bir muvaffak olabilmesi bir insanın başarmazdan önce yöneldiği işe olan inancının sağlamlığı ile ilgili bir durumdur. Bir başka deyişle, davası uğruna hayatın birden çok safhasında boy gösterip, öncülük etmesi şairin mesuliyet duygusunu harekete geçiren inanç sayesindedir. İnsan inandığı zaman hayatın bütün boşluklarını o enerjiyle doldurmak, yanlış ve aksak giden yollarını onarmak ister. Bu dökümanı orjinal adreste göster Köşe yazarları bugün ne yazdı?

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele On5yirmi5.com PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele Prof. Abbas Vali, PKK yönetiminin, aktif olarak barış sürecinde yer almak isteyeceğini söyledi. Yayın Tarihi : 4 Şubat 2013 Pazartesi (oluşturma

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 ve 2002 Seçimlerinde CHP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 seçimlerine Türkiye yükselen milliyetçilikle girdi. Ecevit in azınlık iktidarında seçimlere kısa bir süre kala Türkiye

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Blogger bunu uyguluyor!

Blogger bunu uyguluyor! Giriş Merhaba backlinkagi.com projemizin ilk adımını atmış bulunmaktasınız. Aramıza hoş geldiniz diyorum. Öncelikle sizlere bu projenin nasıl geliştiğini ve neye dayanarak oluşturulduğunu anlatacağım.

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM YORUMLARI VE SONRASINDA BİZİ BEKLEYENLER

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM YORUMLARI VE SONRASINDA BİZİ BEKLEYENLER 11 AĞUSTOS 2014 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM YORUMLARI VE SONRASINDA BİZİ BEKLEYENLER Türkiye de 10 Ağustos ta ilk olarak Türk halkı Cumhurbaşkanı nı seçmek için sandık başına gitti. Seçim sonucuna göre, Başbakan

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 İÇ POLİTİKA KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO. Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir

Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO. Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir Küresel finans sektörü, barındırdığı risklerden dolayı geçtiğimiz yıl birçok şirket için belirsizliklerle

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ

SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ ŞUBAT 2015 www.perspektifs.com info@perspektifs.com Perspektif Strateji Araştırma objektif, doğru ve nitelikli bilginin üretildiği bir merkez

Detaylı

Barışçıl hedefleri olan bir dünya hedefliyoruz

Barışçıl hedefleri olan bir dünya hedefliyoruz Barışçıl hedefleri olan bir dünya hedefliyoruz Mart 29, 2012-11:48:53 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran dönüşü Ankara Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında,

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 23.07.2014 Jak ESKİNAZİ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seçim maratonu devam ediyor Cumhurbaşkanlığı Seçimi, ülkenin en sıcak gündemi 10 Ağustos'ta

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

Türkiye nin Nükleer Silahlanmaya Bakışı

Türkiye nin Nükleer Silahlanmaya Bakışı Bilge Strateji, Cilt 5, Sayı 9, Güz 2013, ss.9-13 Türkiye nin Nükleer Silahlanmaya Bakışı 1 Sinan ÜLGEN* Türkiye nin özellikle askeri alandaki nükleer stratejisine baktığımızda nükleer silahlanma konusunun

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI NİSAN 2013 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi

Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi 17 Nisan 201 Yüzde (%) Birim SANDIK SONUÇLARI (yüzde) Seçim Tipi Partiler 30 BÜYÜKŞEHİR BB + 51 İGM 30 BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ

Detaylı

AK PARTİ OY KAYBI ANALİZİ. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa

AK PARTİ OY KAYBI ANALİZİ. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa AK PARTİ OY KAYBI ANALİZİ www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa Araştırma; doğru, nitelikli bilginin üretildiği bir merkez olarak; deneyimli, araştırmacı, alanında uzman, akademik

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ LİDER DEĞİŞİRKEN Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ I. GİRİŞ Güngör Uras bir köşe yazısında şöyle diyordu : Türkiye deki sanayi yatırımla-rının yarısından fazlasını gerçekleştiren,

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması 1 Şubat 2016 Yöntem ve Künye Araştırma çalışması, 3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye 18+ yaş nüfusunu temsil eden 1024 kişiyle, 16 ilin kentsel

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

Lübnan ve Filistin Çat flmalar ve ran Ortado u da Türkiye nin Yeni bir D fl ve Güvenlik Politikas mevcut mu?

Lübnan ve Filistin Çat flmalar ve ran Ortado u da Türkiye nin Yeni bir D fl ve Güvenlik Politikas mevcut mu? Lübnan ve Filistin Çat flmalar ve ran Ortado u da Türkiye nin Yeni bir D fl ve Güvenlik Politikas mevcut mu? Tufan Türenç Türkiye yıllardan beri çatışmaların, savaşların bir türlü bitmediği, daha doğrusu

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

İşte Marpoll'ün Son Anketi

İşte Marpoll'ün Son Anketi İşte Marpoll'ün Son Anketi Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Işık; Araştırmada anketörlerimiz Şehit Abdullah Çavuş, Namık Kemal, Mağralı, Sakarya, Yunus Emre ve İsmet paşa

Detaylı

Araştırma Notu 12/124

Araştırma Notu 12/124 Araştırma Notu 12/124 05.01.2012 YENİLENEBİLİR ENERJİ HABERLERİNDE REGÜLASYON ve FİNANSMAN ÖNE ÇIKIYOR Barış Gençer Baykan Yönetici Özeti Yenilenebilir enerjiler, gerek fosil yakıtların tükeneceği öngörüsü

Detaylı