editörden Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz nasihat ettiği bir şahsa şöyle buyurmuştur:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "editörden Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz nasihat ettiği bir şahsa şöyle buyurmuştur:"

Transkript

1 editörden Hep erteleriz ya da bekleriz bir şeyler olsunda istediğimiz şekilde islamî bir hayata sıkı sıkıya sarılalım diye Gününü bekleriz yanılgılar içerisinde Aslında yaşadığımız her gün bize tanınan sermayenin son fırsatıdır. Geçen yıldan bu güne aramızdan ayrılan eşimizi dostumuzu düşününce ne kadarda şanslı olduğumuzu anlıyoruz. Arınma mevsimi, ruhlarımızın ibadetlerle adeta bayram edeceği bizim iklimimiz: üç aylar. Bu zamanlar uyanma, dirilme ve kendimizi muhasebeye alma zamanlarıdır. Şimdi değilse ne zaman? İman edenler için, ALLAH ın zikri ve kendilerine inen hakikat sebebiyle kalplerinin ürpereceği, saygıyla yumuşama zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilen, üzerlerinden uzun zaman geçtiği için kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık, yoldan çıkmış kimselerdir. ( Hadid Sûresi:16) Ey İnsanlar! Sanki ölüm bizden başkası için yaratıldı. Sanki o konuda ki hakikat bizden başkası için vâcip oldu. Sanki uğurlanan ölüler yakın bir gelecekte bize geri dönecekler. Onları kabirlerine indiririz ve sanki bizler onlardan sonra ebedi olarak yaşayacakmışız gibi miraslarını yeriz. Bize öğüt veren her şeyi unuttuk. Kendimizi her felaketten emin gördük. Kendi ayıpları, başkalarının ayıplarını görmeye fırsat vermeyen kimseye ne mutlu! Günah olmayan bir yoldan kazandığı maldan Allah yolunda harcayana, ilim ve hikmet ehliyle düşüp kalkana ve mütevazı, fakir kimselerle beraber bulunanlara ne mutlu! (Nefsini) arındıran, ahlakı güzel, gidişatı temiz olan ve şerrini insanlardan uzak tutan kimseye ne mutlu! Malının fazlasını Allah için verene, sözünün lüzumsuzunu tutup söylemeyene, sünnetin (sınırları) kendisine kâfi gelene ve bidate heves etmeyene ne mutlu! (Subh l-aşâ,1/213) Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz nasihat ettiği bir şahsa şöyle buyurmuştur: Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil: 1- İhtiyarlamadan evvel, aciz ve düşkün duruma düşmeden önce, gençliğinin kıymetini bil. Oyun ve eğlence gibi sonu hüsran olan şeylerle geçirme. 2- Hasta olmadan evvel sıhhatinin kıymetini bil. Din ve dünyana yararlı hizmetler yap. 3- Fakir düşmeden evvel zenginliğinin kıymetini bil. Zenginliğini ekonomik olarak kullan. Malını ve servetini lüzumsuz yere tüketme, tutumlu ol, cimri de olma. 4- İşin gücün artmadan evvel boş vakitlerinin kıymetini bil. Boş vakitlerini değerlendir. Tembel tembel oturma, yararlı hizmetler yap. 5- Ölüm gelmeden evvel hayatının kıymetini bil. Düzenli ve tertipli olarak hem dünyan için ve hem de ahiretin için çalış. Hiç ölmeyecek gibi dünya işlerini yap, yarın ölecekmiş gibi ahiret hazırlığı yap. Yani, her ikisi için muvazeneli çalış. ( Hâkim, Müstedrek, 4/306) Bu mübarek zamanları en iyi şekilde değerlendirmek, üzerimize düşen vazifeleri en iyi şekilde yerine getirmek ve Rabbimizin istediği bir hayat sürmemiz dileğiyle Allah a emanet olunuz.

2 AYLIK İLİM KÜLTÜR DERGİSİ Yıl: 3 Sayı: 35 Ağustos 2008 SAHİBİ Basın Yayın Eğitim ve Tur. Ltd. Şti. SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Serdar TAŞAR MÜESSESE MÜDÜRÜ Osman MERT YAYIN DANIŞMANLARI Prof. Dr. İbrahim BAYRAKTAR Doç. Dr. Mustafa AĞIRMAN Yard. Doç. H. Murat KUMBASAR YAYIN KURULU Yusuf ELİBOL Ramazan ÇAKIR İhsan AKTAŞ Mustafa ÖZKAYA Semi HAFIZOĞLU GRAFİK TASARIM Ajans DAĞITIM ORGANİZASYONU Asim AYDOĞDU Fiyatı Tek Sayı: 6 YTL 1 Yıllık (12 Sayı) Abone: 72 YTL 6 Aylık Abone: 36 YTL Yurtdışı 1 Yıllık Abone: 75 Euro Abonelik İçin Hesap Numaraları Posta Çeki No: Türkiye Finans Sultanbeyli Şubesi Hesap No: Ziraat Bankası Sultanbeyli Şubesi Hesap No: YAYIN VE İLETİŞİM ADRESİ Mehmet Akif Mah. Kuran Kursu Cad.No: 87 Sultanbeyli / İST. Tel: +9 (0216) Faks: +9 (0216) İNTERNET ADRESİ BASKI Milsan A.Ş YAYIN TÜRÜ Aylık Süreli Yayın Gönderilen yazılarda editör ve yayın kurulu değişiklik yapabilir. Gönderilen yazılar iade edilmez. Yazılardan kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Yayınlanan reklamlardaki ürün ve hizmetlerin sorumluluğu reklam verene aittir. 4 DÜNYANIN EN GÜZEL GENCİ Doç. Dr. Mustafa AĞIRMAN 11 Hasen ve Sahih HADİSLERDEN SEÇMELER 18 Mütercim: Prof.Dr.İbrahim BAYRAKTAR 12 ADIMIZ MÜSLÜMAN Prof. Dr. Osman ÖZTÜRK 14 Günahlardan Arınma Mevsimi: ÜÇ AYLAR Mehmet TALU 22 ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ VE NAFİLE ORUÇ Yard. Doç. Dr. Abdülmecid OKCU 26 Ramazan Öncesi Son Manevi Kontrol Noktası BERAT GECESİ Arş.Gör. Abdulvahap ÖZSOY* 28 MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİNE KARŞI DAVRANIŞLARI VE SORUMLULUKLARI Kamil ABDULLAHOĞLU 32 ZİKİR MECLİSLERİ CENNET BAHÇELERİDİR Salih AYDIN 34 TRAFİK KURALLARINA UYMAK VACİPTİR Yard.Doç.Dr. H.Murat KUMBASAR 38 Dirilişin İki Büyük Delili GÖKLERİN ve YERİN YARATILMASI, UYKU ve UYANIŞ Prof. Dr. Veysel GÜLLÜCE 40 HÜKÛMETLERİN HADİS RİVAYETİNDE TESİRİ yahut EMEVÎ VE ABBASÎ İKTİDARLARI DAHLİ (2) Osman KARABULUTOĞLU içindekiler 44 ZARİF BİR ÜSLUP Umut BULUT 46 NEFSİNİ KADI EDİNENİN; KARARLARI ZULÜM, SÖZLERİ ZEHİR OLUR Aydın BAŞAR 50 Seyyid Ahmed er Rufai Hazretlerinden 52 Hayy Dedin ve Dirildim!... Saliha Malhun 54 Muhabbet Bahçesi Yusuf ELİBOL 56 ELVEDA ÜSTAD ERDEM BEYAZIT Hasan BAŞAR 59 Hz.Pîr Ahmed Er-Rufai Hazretlerinin Salavât-ı Şerîfesi 60 İMAN EN BÜYÜK NİMETTİR Ersan BİLGİN 64 Evinin Sultanları Bozuk Simit Paraları ile CENNETİ SATIN ALMAK Zeynep GÜLOĞLU 66 Gemini Yenile Sezgin ÇAKIR 69 Satırlık Hakikatler 70 Çocuk Musa KARACA 72 Şiir Seyrettim Âlemin Nokta Harfini AĞLAR BABA

3 4 DÜNYANIN EN GÜZEL GENCİ Doç. Dr. Mustafa AĞIRMAN Günahlardan Arınma Mevsimi: ÜÇ AYLAR Mehmet TALU Ramazan Öncesi Son Manevi Kontrol Noktası BERAT GECESİ Arş.Gör. Abdulvahap ÖZSOY ZİKİR MECLİSLERİ CENNET BAHÇELERİDİR Salih AYDIN TRAFİK KURALLARINA UYMAK VACİPTİR Yrd.Doç.Dr. H.Murat KUMBASAR Bozuk Simit Paraları ile CENNETİ SATIN ALMAK Zeynep GÜLOĞLU GEMİNİ YENİLE Sezgin ÇAKIR

4 Otuzbeş Doç. Dr. Mustafa AĞIRMAN DÜNYANIN EN GÜZEL GENCİ Hz. Yusuf (a.s) ın Sarığı Yüce Allah, Kur ân-ı Kerîm de bir kısım peygamberlerin hayatını uzun uzadıya anlatmakta ve kıyâmete kadar gelecek olan inananlara bir takım mesajlar vermektedir. Bu peygamberlerden biri de Hz. Yûsuf (a.s.) dur. Kur ân-ı Kerîm de, onun adını alan ve onun hayatını anlatan bir sûre vardır. Bu sûreyi gençlerimiz sık sık okumalıdırlar. Yüce Allah ın bu sûrede anlattığına göre Hz. Yûsuf, çocukluğunda ve gençliğinde birkaç defa imtihandan geçirilmiş ve bunların hepsini başarı ile kazanmıştır. En zor imtihanı da, gençliğinin zirvesinde iken soylu ve güzel bir kadın ile imtihan edilmesidir. Yüce Allah ın lütfu ile, bu imtihanı da kazanmış ve hayâsı ile dillere destan olmuştur. Hz. Yûsuf, Hz. Yâkûb un oğludur. Hz. Yâkûb, Hz. İshâk ın oğlu; o da Hz. İbrâhim in oğludur. Bizim peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ile Hz. Yûsuf un soy kütüğü, Hz. İbrâhim de birleşir. Bilindiği gibi bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), Hz. İbrâhim in büyük oğlu olan Hz. İsmâil in neslinden gelmiştir. Hz Yâkûb, dedesinin hicret edip yerleştiği Filistin de yaşıyordu. Kendisinin, on iki oğlu vardı;yûsuf ile Bünyâmin bir anadan, diğer oğulları da başka bir anadan dünyaya gelmişlerdi. Hz. Yâkûb un, Yûsuf u çok sevmesi diğer kardeşlerde kıskançlık meydana getirdi. Yûsuf u kıskanan üvey kardeşler, onu pikniğe götürdü ve orada bir su kuyusuna attılar. Babalarına da Baba, Yûsuf u kurt 4 yedi diye yalan söylediler. Babalarını kendi yalanlarına inandırmak için de Yûsuf un gömleğini kana bulayıp getirdiler. Bu olaya üzülen Hz. Yâkûb (a.s.), yıllarca ağladı ve gözleri artık görmez oldu. Sabır gömleğini giyinerek, her zaman yaptığı gibi Yüce Allah a tevekkül edip neticeyi beklemeye koyuldu. Hz. Yûsuf un atıldığı kuyunun yanından geçen bir kervân, kuyudan su alırken, kovalarına tutunarak çıkan güzel bir çocuğu görünce birbirlerine Müjde! İşte bir erkek çocuk diyerek sevinçlerini dile getirdiler. Bu dünya güzeli çocuğu Mısır a götürüp köle diye sattılar. Mısır da onu alan adam karısına Ona değer ver ve güzel bak; belki de onu evlât ediniriz dedi. 1 İslâmî kaynaklardaki bilgilere göre Hz. Yûsuf u himâyesine alan bu zât, Mısır ın mâliye bakanı idi. O, Hz. Yûsuf un zekâ ve kâbiliyetini sezmiş, bu yüzden ileride kendisinden devlet işlerinde yararlanabileceğini düşünmüştü. Ayrıca son derece sevimli bir çocuk olan Hz. Yûsuf u evlât edinebileceklerini söylemişti. Adamın eşine: Belki de onu evlat ediniriz. demesinden bu çiftin çocuklarının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu olayları yaratan Yüce Allah ın muradı da, Yûsuf u, Mısır a yerleştirmek ve onun hayatı üzerinden, inananlara ders vermekti. Şimdi gençlerimizin, onun hayatından alması gereken dersler başlıyor:

5 Yüce Allah şöyle buyurur: (Yûsuf) erginlik çağına erişince, ona (isâbetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte, güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız. Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi; kapıları iyice kapattı ve Haydi gel! dedi. O da, (Hâşâ), Allah a sığınırım! Zira, kocanız benim velînîmetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zâlimler iflah olmaz! dedi. Andolsun ki, kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin işâret ve îkazını görmeseydi o da kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o, ihlaslı kullarımızdandı. 2 Ey Rabbim! Bana zindan, bunların benden istediklerinden daha iyidir. Eğer, onların hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder ve câhillerden olurum. dedi. Rabbi, onun duâsını kabul etti ve hîlelerini onda uzaklaştırdı. Çünkü o, çok iyi işiten, pek iyi bilendir. Bu olay, o zamanki Mısır krallığının mâliye bakanının sarayında cereyân etmektedir. Genç, bekâr ve yakışıklı olan bir delikanlı, kendisini beraber olmaya dâvet eden güzel bir hanımın bu dâvetini, Ben, böyle bir çirkinliği işlemekten Yüce Allah a sığınırım. diyerek reddediyor. Yüce Allah, Kur ân-ı Kerîm de olayın devamını şöyle anlatır: - İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın, onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında, kadının kocasına rastladılar. Kadın dedi ki: Senin âilene kötülük etmek isteyenin cezâsı, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka ne olabilir! Yûsuf: Asıl kendisi benim nefsimden murat almak istedi. dedi. Kadının akrabasından biri şöyle şâhidlik etti: Eğer, gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, bu ise yalancılardandır. Eğer, gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir. Bu ise doğru söyleyenlerdendir. ( Kadının kocası, Yûsuf un gömleğinin) arkadan yırtılmış olduğunu görünce, (kadına): Şüphesiz, bu, sizin tuzağınızdır. Sizin tuzağınız gerçekten büyüktür. dedi. (Sonra da), Ey Yûsuf! Sen, bundan (bu olup bitenleri söylemekten) vazgeç! (Ey kadın!) Sen de günahının affını dile! Çünkü sen, günah işleyenlerden oldun. dedi. 3 Kadının kocası, olayın duyulmaması için ne kadar gayret ettiyse de, başarılı olamadı. Olay, çevrede ve özellikle üst düzey idârecilerin hanımları arasında duyuldu. Yüce Allah, olayların devamını şöyle anlatır: - Şehirdeki bazı kadınlar dediler ki: Aziz in karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş; Yûsuf un sevdâsı onun kalbine işlemiş! Biz, onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz. Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara dâvetçi gönderdi, onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Onlardan her birine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusuf a): Çık karşılarına dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından ) ellerini kestiler ve dediler ki: Hâşâ Rabbimiz! Bu, bir beşer değil. Bu, ancak üstün bir melektir! Kadın dedi ki: İşte, hakkında beni kınadığınız şahıs budur. Ben, onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, (bundan) şiddetle sakındı. Andolsun, eğer o, kendisine emredeceğimi yapmazsa mutlaka zindana atılacak ve elbette sürünenlerden olacaktır! (Yûsuf): Ey Rabbim! Bana zindan, bunların benden istediklerinden daha iyidir. Eğer, onların hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder ve câhillerden olurum. dedi. Rabbi, onun duâsını kabul etti ve hîlelerini onda uzaklaştırdı. Çünkü o, çok iyi işiten, pek iyi bilendir. Sonunda (Aziz ve arkadaşları), kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü. 4 Yüce Allah, bu âyetlerin devamında, Hz. Yûsuf un zindana atılmasını, zindan arkadaşları ile olan konuşmalarını, hapishâne günlerini, oradan kurtulmasını, Mısır hazinesinin başına geçmesini anlatır. Biz, Hz. Yûsuf un hayatının buraya kadar anlatılan bölümünün, inananlara ve özellikle gençlere ne gibi dersler ihtivâ ettiğine bakalım ve bunları sıralamaya çalışalım: * Bülûğ çağı, çocukluktan çıkma, erginliğe adım atma çağıdır. Bu çağa ulaşan her insanın çevresinde tuzaklar vardır. Anne ve babalar, çocuklarını bu tuzaklardan korumak için çok uyanık olmalıdırlar. Yanında annesi ve babası olmayanlar da, Hz. Yûsuf gibi kendilerini korumalı ve tuzağa düşmemelidirler. 5

6 6 Yüce Allah ın, yukarıda geçen âyetlerinin meâllerinden öğrendiğimize göre, bu tuzaklardan korunmak için gençlerin, faydalı bilgi, iyi ahlak ve sağlam îman ile donanmaları gerekir. Hz. Yûsuf örneğinde olduğu gibi, bu üç artı değeri şahsında toplayanların yardımcısı Hazreti Allah tır. * Yüce Allah ın, yukarıda geçen âyetlerinin meâllerinden öğrendiğimize göre, bu tuzaklardan korunmak için gençlerin, faydalı bilgi, iyi ahlak ve sağlam îman ile donanmaları gerekir. Hz. Yûsuf örneğinde olduğu gibi, bu üç artı değeri şahsında toplayanların yardımcısı Hazreti Allah tır. * Kendilerine uygunsuz bir teklif yapılan gençler, bu teklifi hemen anında reddetmelidirler. Kadın, Hz. Yûsuf a Haydi gel! der demez, Hz. Yûsuf, Ben, böyle bir çirkinlikten Allah a sığınırım. diyerek bu teklifi hemen reddetmiştir. Yüce Allah da, kendine sığınan bu kulunu korumuştur. Kul, çirkinliklerden uzak durur, hayâ ve edebi ile yaşarsa Yüce Allah, onu koruması altına almaz mı? * Hz. Yûsuf, Yüce Allah ın ihlaslı kullarındandı. Yüce Allah, kendine gönülden ve samîmî olarak bağlı kullarına, yeri geldiğinde veya onlar darda kaldıklarında, ne yapacaklarını veya nasıl yapacaklarını kendilerine gösterir, onlar da bunu açık bir şekilde görürler. Âyette geçen Eğer, Rabbinin bürhânını görmeseydi ifâdesi bunun apaçık delilidir. * Hz. Yûsuf için bu tuzağı kuran kadının ismi, kaynaklarda Râil diye geçmektedir. 5 Zelîhâ (veya Züleyhâ) bu kadının lakabıdır. 6 Yüce Allah, Kur ân-ı Kerîm de onun ismini anmaz. Çünkü, önemli olan onun ismi değil; gençleri, onun ve onun gibilerin şerrinden korumaktır. Yüce Allah, geçen âyetlerde bu konuda mesajlar vermektedir. * Sevgili gençler! Zamanımızda o kadar çok Züleyha var ki, ne tarafa baksak, onların tuzaklarını görüyoruz; ne tarafa adım atsak onların tuzaklarına düşme tehlikesi ile baş başa kalıyoruz. Şurası muhakkak ki, biz, Züleyha nın tuzağından daha beter tuzaklarla kuşatılmış durumdayız. Sokaklar, caddeler, çarşılar, pazarlar, televizyonlar, radyolar, gazeteler, dergiler, her biri binlerce Züleyha olmuş, bizi günah bataklığına çağırıyor. Bu Züleyhalar, kendilerini bize arzedip bizi günah bataklığına çağırırken, bizden bir bedel istiyorlar. Yerine göre îmânı- mızı, yerine göre ahlâkımızı, yerine göre iffet ve hayâmızı, yerine göre de bizi biz yapan tüm değerlerimizi istiyorlar. Bize şahsiyet veren, bize kimlik kazandıran, bizi biz yapan bütün değerlerimizden soyutlayarak kedilerine râm etmek, köle etmek, esir etmek, sonra da istedikleri şekilde nefsî, şehevî aşağılık arzularına hizmet ettirmek istiyorlar. Böyle bir zillete, böyle bir meskenete hangi şerefli insan düşebilir. Hangi olgun Müslüman, böyle bir alçaklığı kabul edebilir. Elbette ki, îmân şerefiyle şereflenmiş Müslümanlardan hiçbiri, bu zilleti ve şerefsizliği kabûl etmez. Onurlu Müslümanlardan hiçbiri bu ahlaksızlık bataklığına düşmez. * Sevgili gençler! Kendimizi âhiret azabından koruyalım. İnsanlar arasında takvâ elbisesi giyiniyormuş gibi görünüp de ıssız ve tenha yerlerde şekâvet elbisesi giyen âsilerden olmayalım. Nerede olursak olalım, hangi şartlar içinde bulunursak bulunalım, ne kadar câzip tekliflerle karşılaşırsak karşılaşalım, asla ve kat a Yüce Allah ın koyduğu hudutları çiğnemeyelim. Bir anlık dünyevî zevkler için ebedî hayatımızı harap etmeyelim. Her an Rabbimizle berâber olma şuûrunu canlı tutalım. * Hz. Yûsuf, kendisine tuzak kuran kadının tuzağından kurtulmak için kapıya doğru koşuyor, kadın da arkasından koşarak onu yakalamaya çalışıyordu. Yakalamak için, Hz. Yûsuf un gömleğinden tutmuş ve onu yırtmıştı. Tam bu sırada, evin erkeği kapıyı açmış ve eşini suçüstü yakalamıştı. Kadın, Hz. Yûsuf u suçlayarak kendini temize çıkarmaya çalışıyordu. Kocası, bu çirkinliğe teşebbüs edenin kendi eşi olduğunu tespit ettikten sonra eşine, Şüphesiz bu, sizin tuzağınızdır. Gerçekten, sizin tuzağınız büyüktür. diyerek onu azarladı. * Sevgili gençler! Târih boyunca gerek erkekler ve gerek kadınlar, hasımlarını alt etmek veya bir şeyi elde etmek için çeşit çeşit tuzak kurmuşlar, veya da hîle yapmışlardır. Ancak, kadınların hîle ve tuzakları, erkeklerin hîle ve tuzaklarına göre çok büyüktür. Onlar, kadınlık silahını kullanarak kurmuş oldukları tuzaklarda, erkeklere göre daha başarılı olmuşlardır. Evet, kadınların hîle ve tuzakları çok büyüktür. Onların tuzaklarına düşmemek için, dış görünüşlerine aldanmadan, ruh yapılarını çok iyi tanımak gerekir. Elbette ki bu kural, bütün kadınlar için geçerli değildir. Sözümüz, herhangi birine tuzak kurmayı kafaya koymuş olanlar için geçerlidir. Yoksa, bu dünyada eli öpülecek nice kadınlar vardır. Onlar için olumsuz bir şey söylersek, ağzımız eğilir. * Yüce Allah, Kur ân-ı Kerîm de Hz Yûsuf un hayatını anlatarak bize çok şeyler öğretiyor. Hz Yûsuf un hayatını okurken, İnsanların, durduk yerde iftiraya uğrayabileceğini, haksız yere yıllarca hapis yatabileceğini, hayatının kimi dönemlerinde ummadığı olumsuzluklarla karşılaşabileceğini öğreniyoruz. Daha doğrusu hayat denilen muammâyı öğreniyoruz. Düştüğü hapis hayatı, Hz.

7 Yûsuf için Medrese-i Yûsufiyye olmuştur. Bir taraftan kendine ayrılan temiz mekânda Rabbine ibâdet ederken, diğer taraftan da zindanda bulunanlara tevhîd inancını anlatıyor ve onları puta tapıcılıktan vazgeçirmeye çalışıyordu. Bu medresede hem kendisi yetişmiş hem de kendisi gibi genç olan hapis arkadaşlarını yetiştirmiştir. Zindan, onun, Rabbine ibâdet etmesine, teblîğ vazifesini yapmasına asla engel teşkil etmiyordu. Genç hapis arkadaşlarına yaptığı dersi birlikte dinleyelim: - Şüphesiz ben, Allah a inanmayan bir kavmin dîninden uzaklaştım. Onlar, âhireti inkâr edenlerin tâ kendileridir. Atalarım İbrâhim, İshâk ve Yâkûb un dînine uydum. Allah a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yakışmaz. Bu, Allah ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler. Ey zindan arkadaşlarım! Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulamaz olan tek Allah mı? Allah ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm sâdece Allah a âittir. O, size kendisinden başkasına ibâdet etmemenizi emretmiştir. İşte, dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. 7 Şurası bilinmelidir ki, her peygamber ve her Müslüman, şartlar ne kadar kötü olursa olsun, Rabbine ibâdetten ve bir de tebliğ ve dâvetten asla geri duramaz ve bu konuda tembellik gösteremez. Hz. Yûsuf, zindanda kendisine gördükleri rüyâları anlatıp bunların yorumunu isteyen gençlere, rüyâlarını yorumlamadan önce tevhîd dînini anlattı; sonra da rüyâlarını yorumladı. Yorumları da olduğu gibi çıktı. Çünkü, Yüce Allah, ona bu ilmi öğretmişti. Bu ilim sâyesinde de zindandan kurtuldu ve Mısır kralının hazinelerinin başına görevli olarak tâyin edildi. Beni, ülkenin hazinelerinin başına tâyin et! Çünkü Şurası bilinmelidir ki, her peygamber ve her Müslüman, şartlar ne kadar kötü olursa olsun, Rabbine ibâdetten ve bir de tebliğ ve dâvetten asla geri duramaz ve bu konuda tembellik gösteremez. ben, (onları) çok iyi korurum ve bu işi bilirim. diyerek, kendine ve ilmine olan güveninden dolayı kraldan görev istedi. Üzerine aldığı görevi de en güzel şekilde yerine getirdi. Yüce Allah onu bilgi, beceri ve görevine olan bağlılığından dolayı başarıya ulaştırdı; kendisini hem dünya hem de âhiret mükâfatı ile şereflendirdi. Rabbimiz, bu konuyu bize, şöyle haber verir: - Ve böylece Yûsuf a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükâfatını zâyi etmeyiz. Îman edip de (kötülüklerden) sakınanlar için âhiret mükâfatı daha hayırlıdır. 8 Mısır ın tamamı, Hz. Yûsuf un idâresine ve tasarrufuna verildi. Kral, kendi adına hareket etmesine ve kendi yetkilerini kullanmasına bile izin verdi. Hz. Yûsuf, tarıma önem verdi. Üretimi artırdı, ihtiyaç fazlası olan ürünleri biriktirdi. Nihâyet kıtlık yılları geldi. Bu sefer, depo edilmiş ürünleri yemeğe ve ihrâç etmeye başladılar. Her taraftan insanlar, Mısır a gelerek buradan yiyecek satın aldılar. Hz. Yâkûb da, küçük oğlu Bünyâmin hâriç diğer oğullarını yiyecek almak için Mısır a gönderdi. Kardeşleri, Hz. Yûsuf u tanıyamadılar, ama o, kardeşlerini tanıdı ve buğday ücretlerini onlardan habersiz yüklerinin içine geri koydu. Bu iltifata memnun olan kardeşler, ikinci sefer gelişlerinde babalarından izin alarak Bünyâmin i de getirmişlerdi. Hz. Yûsuf, bir bahane ile Bünyâmin i kendi yanında alıkoydu. Yûsuf kaybolduğu günden beri ağlayan Hz. Yâkûb, şimdi de hem Yûsuf hem de Bünyâmin için ağlıyordu. Kardeşleri, üçüncü sefer gelip gözyaşı döktüler. Bünyâmin in burada kalışından dolayı yaşlı babalarının durmadan ağladığını söylediler. Kardeşlerinin kendilerine geri verilmesi için yalvardılar. İşte o zaman Hz. Yûsuf, kendini tanıttı. Ona karşı çok mahcûb olan kardeşleri, onun isteği üzerine memleketlerine gidip bu sefer de anne ve babalarını alarak Mısır a getirdiler. Oğlunun kuyuya düştüğü haberini aldığı günden beri ağlayan Hz. Yâkûb un gözleri görmez olmuştu. Hz. Yûsuf, kardeşlerinin üçüncü gelişlerinde, gözlerine sürmesi için babasına kendi gömleğini göndermişti. Hz. Yâkûb, oğlundan gelen bu gömleği gözlerine sürmüş ve gözleri açılmıştı. Hz. Yûsuf, gözleri açılan babasını, annesini ve kardeşlerini güzel bir merâsimle karşıladı. Hz. Yâkûb (İsrâil) oğulları, Hz. Mûsâ zamanına kadar Mısır da kaldılar. Hz. Yûsuf, insanların en güzeli; onun hayat hikâyesi de, kıssaların en güzelidir. İnsan, bu kıssayı her okuyuşunda ayrı bir zevk, ayrı bir lezzet ve ayrı bir ders alıyor. Zâten, Yüce Allah, peygamber kıssalarını ders ve ibret almamız için anlatmaktadır Hz. Yûsuf kıssasında da gençler için çok güzel ders ve ibretler vardır. Gençler, bu kıssayı hayatta bir kere değil, belki her yılda veya her ayda bir kaç kere baştan sona kadar iyice anlayarak ve 7

8 düşünerek okumalıdırlar. Bu şekilde yapan gençlerin çok şeyler kazanacağı ve hayatta başarılı olacağı kanaatindeyim. Çünkü, Hz. Yûsuf un hayatında bir gence lazım olacak her şey vardır. Bunları sırası ile görelim: * Hz. Yûsuf, çocukluğu ve hayatının son dönemi hâriç, çok çileli bir hayat yaşamıştır. Yani, onun gençliği çileli ve sıkıntılı geçmiştir. Fakat o, bütün bu sıkıntılara rağmen, Yüce Allah tan umudunu kesmemiş, hiçbir zaman yıkılmamıştır. * Babası tarafından çok sevilen bir çocuktu. Babası, onu ve onun küçük kardeşi Bünyâmin i çok seviyordu. Başka anneden olan diğer kardeşler de bu durumu kıskanıyorlardı. Bu kıskançlık onları, üvey kardeşleri Yûsuf u kuyuya atmaya kadar götürdü. Demek ki, kardeşler arasında kıskançlık bir vâkıadır. Babalar ve anneler bu durumu bilmeli ve çocukları arasında asla ayırım yapmamalıdırlar. Bugün, çocuk psikolojisi üzerine çalışan ve ihtisas yapanlar da aynı şeyi söylüyorlar. * Yüce Allah, Kur ân-ı Kerîm de, kardeşler arasındaki kıskançlık yüzünden meydana gelen iki olay anlatır. Bu iki olaydan biri, Hz. Âdem in oğulları Hâbil ile Kâbil arasında, ikincisi de Hz. Yâkûb un oğulları arasında meydana gelir. Bu iki olayın birbirine benzeyen ve benzemeyen yönleri vardır. Her iki olayın da meydana gelmesinin sebebi, kardeşler arasındaki çekememezlik ve kıskançlıktır. Her iki olayda da kıskançlık çift taraflı değil tek taraflıdır. İki olayın birbirine benzemeyen tarafı, kötü niyetli kardeşlerin, mâsûm ve günahsız kardeşe karşı olan tutum ve davranışlarıdır. Kâbil in niyeti, kardeşi Hâbil i kesinlikle öldürmekti ve öldürdü. Hz. Yûsuf un kardeşlerinin, onu öldürmek gibi bir niyetleri yok. Bunu biz, Yüce Allah ın kitâbından öğreniyoruz. Rabbimiz, bu durumu şöyle haber veriyor: - (Kardeşleri) dediler ki: Yûsuf la kardeşi (Bünyâmin) babamıza bizden daha sevimlidir. Halbuki biz, kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki, babamız apaçık bir yanlışlık içindedir. (Aralarında dediler ki:) Yûsuf u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki, babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) sâlih kimseler olursunuz. Onlardan biri: Yûsuf u öldürmeyin, eğer mutlaka (bir şey) yapacaksanız, onu kuyunun dibine atın da geçen kervanlardan biri onu alsın (götürsün) dedi. 9 Kötülük işlemeye niyetli olanlar birden fazla olunca, kötüler, en kötülere etki edebilirler ve onları büyük cinâyetlerden alıkoyabilirler. Kâbil i, bu mânâda yumuşatacak ve işlemeyi düşündüğü cinâyetten vazgeçirecek ikinci bir şahıs yoktu. İnsan, nefsi ve şeytanı ile baş başa kaldı mı işlemeyeceği cinâyet yoktur. Bilinmelidir ki, her insanın en büyük iki düşmanı nefis ve şeytandır. Herkes, bu iki düşmandan korunma yollarını aramalıdır. 8 Belki de, kardeşleri, Yûsuf u öldürmekten vazgeçtikleri ve ona kıyamadıkları için güzel bir âkıbet ile baş başa kaldılar. Kâtil olsalardı, onun canına kıysalardı olayın seyri değişir ve neticede kaybeden onlar olurdu. İnsanın canına kıymak, kâtil olmak büyük günahlardandır. Büyük günahlardan uzak durmak Rabbimizin emridir. Büyük günahlara yaklaşmayanların küçük günahları affedilir. Bu konuda Yüce Allah, şöyle buyurur: - Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yer(olan cennet)e sokarız. 10 İnsanlar, melekler gibi yaratılışları îcâbı günahtan korunmuş değillerdir. Hem günah ve suç işleme kâbiliyetleri hem de faziletleri vardır. Faziletleri, nefis ve şeytana karşı verdikleri mücâdeleden gelmektedir. Kul, elinden geleni yapınca Mevlâ, ufak tefek kusurları örtecek, yüze vurmayacaktır inşâallah. Kötülük işlemeye niyetli olanlar birden fazla olunca, kötüler, en kötülere etki edebilirler ve onları büyük cinâyetlerden alıkoyabilirler. Kâbil i, bu mânâda yumuşatacak ve işlemeyi düşündüğü cinâyetten vazgeçirecek ikinci bir şahıs yoktu. İnsan, nefsi ve şeytanı ile baş başa kaldı mı işlemeyeceği cinâyet yoktur. Bilinmelidir ki, her insanın en büyük iki düşmanı nefis ve şeytandır. Herkes, bu iki düşmandan korunma yollarını aramalıdır. * Kardeşleri, Hz Yûsuf u kuyuya attıktan sonra babalarına gidip Yûsuf u kurt yedi diyerek yalan söylediler. Bu sözün yalan olduğu yıllar sonra ortaya çıktı. Yalanı söyleyen kardeşler, o zaman çok mahcûb oldular, utandılar. Sevgili gençler! Yalanın dibi yoktur. yalancının evi yanmış kimse inanmamış. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. gibi, nesilden nesile intikal eden atasözlerimiz vardır. Ne kadar doğru sözlerdir bu sözler! Değil mi? Hz. Yâkûb un oğullarının, düştüğü mahcûbiyete düşmek istemiyorsanız hayatınız boyunca yalan söylemeyin, yalanı ağzınıza almayın. Çünkü, Allah a inanan bir insana, yalan söylemek yakışmaz. Yalan, onun kimliğini ve kişiliğini zedeler. * Hz. Yâkûb un oğulları, kardeşlerini kuyuya atıp eve döndüklerinde babalarına, Onu kurt yedi. diyerek, yalan söylemişlerdi. Babaları da, Artık bana sabretmek

9 düşer. demiş ve sabır elbisesine bürünmüştü. Yüce Allah, onların, babalarına yalan söylemesini, babalarının da sabır libâsına bürünmesini şöyle anlatır: - Akşam olunca ağlayarak babalarına geldiler. Ey babamız! dediler. Biz yarışmak üzere uzaklaşmış, Yûsuf u da eşyâmızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat, biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın. Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Yâkûb) dedi ki: Bilâkis nefisleriniz, size (kötü) bir şeyi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında (bana) yardım edecek olan, ancak Allah tır. 11 Karşılaştığı bu sıkıntı karşısında sabreden ve Yüce Allah a sığınan Hz. Yâkûb, ömrünün sonunda sabrının mükâfatını gözlerine ve oğluna kavuşarak almıştır. Bu güzel insan, bu hâliyle de bize örnek olmuştur. Sevgili gençler! Bizim, Sabreden derviş, murâdına ermiş., Sabrın sonu selâmettir. gibi güzel sözlerimiz vardır. Bu güzel sözlerin her biri, bir tecrübeden sonra söylenmiş sözlerdir. Durum ne olursa olsun, sıkıntı ne kadar büyük olursa olsun, bize sabretmek düşer. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur: Burada şöyle denilebilir: Yukarıda ismi geçenlerin hepsi Yüce Allah ın seçtiği ve insanlara gönderdiği peygamberlerdir. Elbete, Yüce Allah, onları düştükleri sıkıntılardan kurtaracaktır. Bu konuda bizi de onlara benzettiniz ama biz, peygamber değiliz. Elbette, düştüğümüz sıkıntılardan Rabbimizin yardımı ile kurtulacağız, buna inanıyoruz. Fakat, bu konuda bir âyet, bir müjde var mı? Bunu öğrenmek istiyoruz. Bu soruya şöyle cevap verelim: Yüce Allah, Kur ânı Kerîm de, Hz.Yûnus un, balığın karnındaki duâsını kabûl ettiğini bize, şöyle haber verir: - Bunun üzerine onun duâsını kabûl ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz, müminleri böyle kurtarırız. 13 Dikkat edilirse Yüce Allah, burada, Hz. Yûnus için mâzi (di li geçmiş zaman) kalıbı kullanırken, müminler için müzâri (geniş zaman) kalıbı kullanarak onlara olan yardımının kıyâmete kadar devam edeceğine dikkatleri çekiyor. Bu konuda, başka bir âyet meâli de şöyledir: - Biz, sonra peygamberlerimizi ve aynı şekilde îmân edenleri kurtarırız. İnananları, üzerimize bir borç olarak kurtaracağız. 14 Bu iki âyet meâli, yukarıdaki sorunun cevâbı için yeterlidir, zannederim. Bu konudaki müjdenin kaynağını, âyetlere dayandırdıktan sonra, kendimize dönelim ve Yüce Allah ın yardımına lâyık olup olmadığımıza bakalım. - Ey îman edenler! Sabır ve namaz ile Allah tan yardım isteyin. Çünkü Allah, kesinlikle sabredenlerle berâberdir. 12 * Hz. Âdem i yalnızlıktan, Hz. Nûh u tûfandan, Hz. İbrâhim i Nemrûd un ateşinden, Hz. İsmâil i şeytanın iğvâsından koruyan ve kurtaran Yüce Allah, Hz. Yûsuf u da kuyudan ve Züleyha nın şerrinden korudu ve kurtardı. Sonradan gelen peygamberleri de bir çok belâ ve musîbetten yine Yüce Allah, korudu ve kurtardı. Hz. Mûsâ yı Firavun un şerrinden, Hz. Yûnus u düştüğü balığın karnından, Hz. Eyyûb u mübtelâ olduğu hastalıktan, Hz. Îsâ yı onu çarmıha germek isteyenlerin elinden, Hz. Peygamber i Mekke müşriklerinden yine O, kurtardı. Sevgili gençler! Bütün bu olaylar gösteriyor ki, bizim her zaman koruyucumuz ve kurtarıcımız, Yüce Allah tır. Bizim Rabbimiz, Yaradanımız, Mâbûdumuz, O dur. O, hiçbir zaman bizi unutmaz, bizi terk etmez. Ama, bizi imtihan eder. Önce ağlatır, sonra güldürür. Bunu görebilenlere müjdeler olsun. Biliniz ki, bu da ancak îmân nûru ile görülür. Rabbim, îmânımızı kâmil eylesin! (Âmin!) Sevgili gençler! Hz. Yûsuf kıssasını bitirirken bir konuya daha dikkatinizi çekmek isterim. O da şudur: Bildiğiniz gibi Hz. Yûsuf, Züleyha nın gazabına uğramış ve haksız yere hapse atılmıştı. Hapiste boş durmamış, hapishâne arkadaşlarını tevhîd inancına dâvet etmiş ve onlarla dersler yapmıştı. Bu arada onların gördükleri rüyâları da yorumlamıştı. Çünkü, Yüce Allah tarafından kendisine böyle bir ilim verilmişti. Rüyâsını yorumladığı arkadaşlarından birisi de kralın hizmetçilerinden biriydi. Ona Gördüğün rüyâya göre, yakında hapisten çıkacak ve tekrar efendine hizmet edeceksin. Beni de onun yanında an, benden ona bahset. meâlinde sözler söyledi. Bu hizmetçi dışarı çıkınca hapishâne arkadaşlarını unuttu. Hizmet ettiği kral bir rüyâ görüp de, rüyâları iyi yorumlayan birini arayınca hizmetçinin aklına hemen Hz. Yûsuf geldi. Çabucak hapishâneye gitti ve eski arkadaşına kralın rüyâsını anlattı. Ondan aldığı yorumu krala ulaştırınca, kral bu yorumu çok beğendi ve Bu yorumu yapan kişiyi bana getirin dedi. İşte burada Hz. Yûsuf, eline geçen fırsatı değerlendirdi ve suçsuzluğunun îlân edilmesini istedi. Kral da bunu kabûl etti. Dolayısıyla Hz. Yûsuf, üstünlüğü ele geçirerek, kendisine iftira edenlerin yalanlarını kendilerinin îtirafları ile ortaya çıkarırken; kendisinin de en yüksek otorite tarafında aklanmasını sağlamış oldu. Yüce Allah, olup bitenleri şöyle anlatır: 9

10 - (Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: Onu bana getirin! Elçi, Yûsuf a geldiği zaman, (Yûsuf) dedi ki: Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hîlesini çok iyi bilir. (Bunun üzerine kral kadınlara) dedi ki: Yûsuf un nefsinden murat almak istediğiniz zaman durumunuz neydi? Kadınlar: Hâşâ! Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik. dediler. Aziz in karısı da dedi ki: Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben, onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz ki o, doğru söyleyenlerdendir. (Yûsuf dedi ki:) Bu, Aziz in yokluğunda ona hâinlik etmediğimi ve Allah ın hâinlerin hîlesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir. 15 Sevgili gençler! İdârî makamlarda bulunmak, çok tehlikelidir. İdâreci olmak, çok risklidir. İdâreci olduğunuzda, başarılı olamazsanız herkes sizi yıpratır. Başarılı olursanız, o zaman da sizi çekemeyenler, sizde ayıp aramaya başlarlar. Şimdikilerin ifâdesi ile kirli çamaşırlarınızı orta yere dökerler. Hz. Yûsuf, Yüce Allah ın, kendisine verdiği ilim ve basîret ile idâreci olarak tâyin edileceğini hissettiği ve insanların idârecileri yıpratma zaafını da bildiği için, daha işin başında iken kendini sağlama aldı. Bu hareketi ile de inanan gençlere örnek oldu. Sevgili gençler! İdâreciliğe heveslenmeniz ve kendinizi ona göre yetiştirmeniz elbette güzel bir şeydir. Güzel olmayan, kendinizi yetiştirmeden ve ehil olmadan bir makama tâlib olmanızdır. Bir de şunu söyleyelim: İnşâallah, herhangi bir kirli çamaşırınız yoktur, şâyet varsa, idâreciliğe heveslenmeyin. Sözümüzü dinlemez, heveslenirseniz o zaman da muhâliflerinizin size yöneltecekleri oklara karşı durmaya hazır olun. Şunu da biliniz ki, muhâlifin insâfı yoktur. Sevgili gençler! İnsanların ağzı çuval değil ki, bağlayalım. demişler. Ne kadar da doğru demişler, değil mi? Elbette ki, evet. Hz. Yûsuf için iftira uyduranlar, senin için, benim için uyduramazlar mı? Elbette uydururlar. Öyle ise ne yapalım? Kolay, biz de Hz. Yûsuf gibi yapalım. Yani doğru olalım, dürüst olalım, kalem gibi olalım, dik duruşlu olalım, işerimizi Yüce Allah a havâle edelim ve bilelim ki, Yüce Allah, doğruları utandırmaz. Bir de sabretmesini bilelim. Bilelim ki, bazı şeyler zamanla halledilir. Özlük haklarımızdan vazgeçmeyelim. Bize iftira atanların iftiralarını, onların kendi adamlarının elleri ile yüzlerine çarpalım. Pısırık ve korkak olmayalım. Doğruluğu ve sadâkati elden bırakmayalım. Şâir ne güzel demiş: 10 İnsana sadâkat yaraşır görse de ikrâh, Doğrunun yardımcısıdır Hazreti Allah. Hz. Yûsuf kıssasını bitirirken bir şeye daha dikkat çekelim: Yüce Allah, kıssaya başlarken ve kıssayı bitirirken bu kıssadan ibret alınması lâzım gediğine vurgu yapıyor. Kıssanın ilk âyetlerinden birinin meâli şöyle: - Andolsun ki, Yûsuf ve kardeşlerinde, (almak) isteyenler için ibretler vardır. 16 Bu kıssanın son âyetinin meâli de şöyledir: Andolsun ki, onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır. (Bu Kur ân,) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdîk eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); îmân eden toplum için bir rahmet ve bir hidâyettir. 17 Sevgili gençler! Bu iki âyet meâli, bizim için bir rehberdir, yol göstericidir. Akıl sâhipleri, bu kıssayı çok okumalı ve gerekli dersleri almalıdırlar. Ben, sizlere, kıssanın geçtiği toprakların medeniyetini ve kültürünü çok iyi bilen bir âlimin kitâbını okumanızı tavsiye edeceğim. İnandığı dâvâ uğruna, gözünü kırpmadan ve geriye bakmadan, üniversite kürsüsünden îdam sehpasına giden, şehîd Seyyid Kutub un Fî Zilâli l-kur ân isimli tefsîrinden Yûsuf sûresinin tefsîrini sık sık okumanızı tavsiye ediyorum. Ama, ihmal etmeyin, muhakkak okuyun, diyorum. Konu, insanların en güzeli olan Hz. Yûsuf; anlatan, sözlerin en doğrusunu ve en güzelini söyleyen Yüce Allah; tefsîr eden de, şehîd Seyyid Kutub olursa, bu okumanın tadına doyum olur mu? Hz. Yûsuf kıssasından aldığımız dersleri, birkaç madde halinde tekrar hatırlayalım: * Kendisini her türlü olumsuzluklardan koruyan gençlerin koruyucusu ve yardımcısı Yüce Allah tır. * Hayâ, edep, iffet gibi güzellikler, kadınlarda ve gençlerde daha güzel görünmektedir. * Gençler, düştükleri sıkıntılara karşı sabır gösterirlerse ve kurtulmaları için Yüce Allah a duâ eder ve ona sığınırlarsa Allah da onları bu belâlardan kurtarır. * Gençler, kendilerini ilim, irfan, hayâ, edep, çalışkanlık ve üretkenlik gibi özelliklerle süslerlerse bir gün gelir, Mısır a sultân olurlar. * Kötülükleri yüze vurmak, iyilikleri başa kakmak doğru değildir. Müminlere yakışan, af ve musâmahadan yana olmaktır Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/21., 2 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/22-24., 3 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/25-29., 4 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/30-35., 5 Taberî, Târîh, I, 337., 6 İbn Kesîr, Ebu l-fidâ İsmâil, el-bidâye ve n-nihâye, Beyrut 1966, I, 202., 7 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/37-40., 8 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/56-57., 9 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/8-10., 10 Kur ân-ı Kerîm, en-nisâ sûresi, 4/31., 11 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/16-18., 12 Kur ân-ı Kerîm, el-bakara sûresi, 2/153., 13 Kur ân-ı Kerîm, el-enbiyâ sûresi, 21/88., 14 Kur ân-ı Kerîm, Yûnus sûresi, 10/103., 15 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/50-52., 16 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/7., 17 Kur ân-ı Kerîm, Yûsuf sûresi, 12/111.

11 Hasen ve Sahih HADİSLERDEN SEÇMELER 18 Mütercim: Prof.Dr.İbrahim BAYRAKTAR Mucizeler (devamı) 96- İbn Abbas tan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Cehennem ehlinin en hafif azab görecek olanı Ebu Talip tir. Ona ateşten takunya giydirilir de bunun tesiriyle beyni kaynar. Hadisi, Buhari Sahih inde zikretmiştir. 97- Abdullah b. Mesud un Hz. Peygamber den nakline göre; Bir adam, Hz. Peygamber e hangi günah Allah ın yanında büyük günahlardandır? diye sormuş, Hz. Peygamber de Seni Allah ın yarattığını bildiğin halde O na ortak koşmandır. Adam dedi ki -- Sonra hangisi? Hz. Peygamber buyurdu ki -- Seninle birlikte yiyeceği için çocuğunu öldürmendir. Sonra hangisi? diye sordu. Hz. Peygamber de Komşunun karısıyla zina etmendir. Allah Teâlâ bunun doğruluğunu teyid için şu ayeti kerimeyi inzal etmiştir. Onlar ki Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar. Haksız yere adam öldürmezler ve zina etmezler. Furkan, 98. Hadis, muttefekun aleyhtir. 98- Ebu Hureyre nin naklettıği bir hadiste, Hz. Peygamber şöyle buyurdular. Kuşkusuz Allah Teâlâ, amel etmedikçe yahut konuşmadıkça hatırından geçen vesveseden dolayı günah yazmaz. Hadis, muttefekun aleyhdir. 99- İbn Ömer den rivayet edilmiştir. Rasulullah buyurmuştur ki Kim yemin ederse Allah a adına yemin etsin. Kureyş, babaları adına yemin ederdi. Siz babalarınız adına yemin etmeyin. Hadisi Müslim kitabın almıştır. 11

12 Otuzbeş Prof. Dr. Osman ÖZTÜRK ADIMIZ MÜSLÜMAN Kendimiz için; şucu, bucu yerine müslüman yani Allah a teslim olmuş bir insan denilmesini uygun görür ve bundan hoşlanırız, zevk duyarız. Zaten Rabbimizin de bize verdiği müşterek isim: MÜSLÜMAN dır. Meşrebi, mezhep yerine koymamaya bilhassa dikkat ederiz. (Deliller: Bakara,208; Hacc,78) 12 Allah ın bize ezelden beri verdiği isim, müslümanlar dır. (Hacc,78) Cihanşümul bir ilâhi şemsiyenin altına sığınmak ve kendimizi bir buçuk milyarlık bir cemaatin üyesi kabul etmenin heyecanı yerine, be dev kütle yanında devede kulak bile olmayacak bir gruba mensubiyetle ifade etmek; cılızlığa talip olmak manasına gelmez mi? Kaldı ki şucu luk ve bucu luk bir müddet sonra âidiyet

13 maat kardeşliği alıyor. Soğukluklar, kopukluklar, nefretleşmeler ve mürâîce selamlaşmalar, hatta selamı sabahı kesmeler alıp başını gidiyor. İşe alımlarda, evliliklerde iş ortaklıklarında ve her konuda cemaat mensubiyetinin, İslam âidiyetinin önüne geçtiği erbabınca bilinen bir husustur. Herhangi bir sebeple sizi mensup olduğu cemaatten zannederken gösterdiği ilgiyi daha sonra işin doğrusunu öğrendiğinde göstermek şöyle dursun, arkasını dönüp gidenleri biliyoruz. İnsan, âidiyet konusunu doğru olarak halledemeyince bu soğuk tavrını, sadece başka cemaat mensuplarına karşı değil, âidiyeti de mensubiyeti de sadece İslam olanlara da gösteriyor. Böyle olunca; haklı ve doğru olanı yalnızca kendi cemaati ve onun bağlıları oluyor. Müslüman; adını, âidiyetini ve mensubiyetini doğru bilip, gereğini doğru olarak yerine getirmedikçe; varlık içinde yokluğu, kahir ekseriye rağmen azınlıktan beter azınlığı ve izzet yerine zilleti yaşamaya devam edecektir. Cemaatler, İslam a ciddiyetleri sözde değil, özde olduğu ve mensubiyeti değil âidiyeti öne çıkardıkları müddetçe, çeşitli lezzetteki kaynak suları gibidirler. Bu sebeple cemaat konusu mezheb değil, meşreb (su kaynağı) meselesidir. İnsanlar damaklarının zevkine göre hareket ederler. Böyle ifadesi haline geliyor ve ayrımcılık hemen devreye giriyor. olunca da; cemaatleşme tefrikaya değil, rahmete vesile olmuş olur. Yaşadığımız nice misaller bize şu acı hakikati gösteriyor ki, gerçek âidiyetimiz olan Müslümanlığın yerini -cı, -ci ve cu luk alınca her hususta tarafgirlik başlıyor. Bizden sizden ve onlardan ayırımı ortaya çıkıyor. İslam kardeşliğinin yerini ce- Kendimizi tanımlarken; bir müslüman, arkadaşımızı takdim ederken; din kardeşimiz kalıplarını kullanmak ve böylece ana çatı nın altına sığınmak en doğru seçimdir. 13

14 Otuzbeş Mehmet TALU DOSYA Günahlardan arınma mevsimi: ÜÇ AYLAR 14

15 ALLAH Teâlâ, mekânlar içinde mukaddes mekanlar; zamanlar içinde de mukaddes zamanlar yaratmış olup, insanlara rahmetini ve nimetlerini çokça ihsan ettiği belli vakitler, belli mevsimler vardır. Haftanın günleri arasında Cuma; kameri aylardan olan ve İslâm alemince üç aylar diye bilinen: Recep, Şaban ve Ramazan ayları bu türden feyiz ve bereketi bol zaman dilimlerindendir. Şüphesiz bu aylar, dünyanın ağır meşgaleleriyle bunalan ruhlarımızı dinlendirmek ve kulluk şuuru içinde Yüce ALLAH ın rahmet ve merhametine sığınmak için çok kıymetli fırsatlardır. Yüce ALLAH a bu aylarda yapılacak yakarışlar, tevbe ve istiğfarlar, kalıcı iyilik ve hayırlar, gönülden paylaşılan sevinç ve kederlerin mükafatı insanlara kat kat verilecektir. ALLAH a şükürler olsun ki, pek feyizli ve bereketli bir maneviyat, rahmet ve mağfiret mevsimine yüce ALLAH ın lütfuyla ulaşmış bulunuyoruz. Asırlardan beri bütün Müslümanlar, pek feyizli, bereketli ve birbirinden sevap ve fazilet bakımından pek güzel ve bir nevi hasat mevsimi olan bu üç aylara erişmenin manevî hazzını duymuşlar ve hatta birçok mü min kardeşlerimiz bu mübarek ayları oruçlu geçirmişlerdir. Bu aylar Müslümanlar tarafından derin bir saygı ve dinî heyecanla karşılanır. Diğer aylara nisbetle daha çok ibadetle değerlendirilmeye çalışılır. Hemen her Müslüman bu ayların girişi ile bir hazırlık yapar. Geçmişini gözden geçirerek düzenli bir geleceğe kavuşmanın imkanlarını arar. Receb, Şaban ve Ramazan ayı, İslâm alemince mübarek yani bereketli aylar olarak görülmüş ve isimlendirilmiştir. Bu aylar gerçekten mübarek aylardır. Çünkü Kurban Bayramı ve Mevlid Gecesi dışındaki mübarek gün ve geceler bu aylar içindedir. İnsanlık için bir hidayet kaynağı olduğunda şüphe olmayan Kur an-ı Kerîm bu aylardan biri olan Ramazan ayında inmeğe başlamıştır. İslâm ın beş temel ibadetinden biri olan oruç da bu aya tahsis edilmiştir. Bu aylarda meydana gelen dinî olaylar, bu aylara kudsiyet ve hususiyet kazandırmıştır. Hicrî-kamerî aylardan olan ve dinî duyguların yoğunluk kazandığı, merhamet, şefkat, yardımlaşma ve dayanışma hislerinin doruk noktaya ulaştığı, hayır ve iyiliklerin arttığı bir zaman dilimi olan; İslâm alemince de üç aylar diye isimlendirilen: Receb, Şaban ve Ramazan ayları hakkında, Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: Receb ALLAH Teâlâ nın ayı, Şaban benim ayım, Rama- ELHAMDÜLİLLAH! İDRAK ETTİĞİMİZ ŞU ÜÇ AYLARI GÜZELCE DEĞERLENDİREBİLMEK İÇİN: 1- Geçmişi iyi bir muhasebe etmeli tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Üç aylar; insanların geçmişin muhasebesini yaparak geleceğe azim ve enerji dolu bir şevkle atılma fırsatı bulacakları, hata ve günahlardan temizlenip, hayırlı ve yararlı işlere yöneleceği bir zaman dilimidir. Hz. Ömer (R.A.) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: Hesaba çekilmeden önce, kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz tartılmadan önce, kendi amellerinizi tartınız. Hesaba çekilmek üzere, kıyamet günündeki en büyük arz, huzura alınma için gerekli güzel hazırlıklarınızı yapınız. O gün huzura alınırsınız, öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak. 15 Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurur: Ey insanlar! O gün hesab ve sorgu-sual için huzura alınırsınız. Öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak. 16 Üç aylar, özümüze dönerek gaflet içinde geçen günlerimizi sorgulama, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tevbe edip bağışlanma dileme, kendimizi ve irademizi yenileme zamanıdır. İlâhi rıza ve desteği kazanacak işler yapmamız, iç dünyamıza dönüp kendimizi sorgulamamız, kulluk bilincine ulaşarak dua ve niyazda bulunmamız için güzel bir fırsattır. Felahın gönül ve ruh temizliğinden geçtiğini unutmayalım. Mükâfatların sınırsız olarak verildiği bu aylarda, kalplerimizin, duygu ve davranışlarımızın her türlü kötülükten arınması, dinimiz hakkında sağlıklı ve doğru bilgimizin artması, 15

16 zan da ümmetimin ayıdır, buyurmuşlardır. 1 Hadis-i şerifte Recep ayı için: ALLAH Teâlâ nın ayı denilmesi, bu ayın şerefine işaret içindir. Aslında bütün aylar, bütün yıllar, bütün zamanlar, bütün mekanlar, bütün varlıklar, bütün insanlar, cümle eşya her şey ALLAH Teâlâ nındır. Ama her şey ALLAH Teâlâ nın iken, Recep ALLAH Teâlâ nın ayıdır demekten maksat ne?.. Bundan maksat, Recep ayında ALLAH Teâlâ Hazretleri, kulları çok afv ü mağfiret ediyor; kulları çok affettiği, tevbe eden kullarını çok bağışladığı bir aydır. demek oluyor. Receb ALLAH Teâlâ'nın ayıdır. Günahları bağışlar, Receb kelimesinin Re harfi, ALLAH Teâlâ'nın rahmetine; Cim harfi, ALLAH Teâlâ'nın cömertliğine; Be harfi, ALLAH Teâlâ'nın birr u ihsanına delalet eder. ALLAH Teâlâ Receb ayında, başından sonuna kadar kullarına üç şekilde izzet ve ikramda bulunur. Bunlardan birisi, az emekle bol rahmet ve bereket; ikincisi, cömertlikte sınırsızlık, yani bu aya hürmet eden kullarına bol bol vermesi demektir. Üçüncüsü, cefasız birr u ihsandır ki, iyilik üzerine iyilik, yardım üzerine yardım, bağışlama üzerine bağışlamadır. 2 O bakımdan ALLAH Teâlâ nın kullarına tevbe kapısını, affetme, mağfiret eyleme kapısını açmış olduğu bir ayın kapısından geçmiş oluyoruz. Demek ki, Receb ayında tevbe edeceğiz, ALLAH Teâlâ nın affını, mağfiretini isteyeceğiz. Şaban ayında Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin has ümmeti olmağa çalışacağız. Ramazan ayında da ALLAH Teâlâ nın lütfuna ermeye, ümmet olarak mükâfatları kazanmaya gayret edeceğiz. Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Receb ayına girdiği zaman: ALLAHümme bârik lenâ fî Recebe ve Şaban ve belliğnâ Ramazan. = Ey ALLAH'ım! Receb ve Şaban ayını bize mubarek kıl. Ve bizi Ramazana ulaştır. diye dua ederlerdi. 3 Receb tevbe ayıdır, kullar tevbe eder. ALLAH da receb ayında kullarının tevbesini kabul eder. Onları affeder, günahlarını bağışlar, amel defteri bembeyaz olur. Şaban, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin benim ayım dediği bir ay... Tabii biz de, Şaban ayında Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz hazretlerine bağlılığımızı, sünnet-i seniyyesine ittibâmızı, O na salât ü selâmımızı çok yaparak, Şaban ayını da ibadetle tâatle geçirmeğe gayret etmemiz gerekir. Ramazan da bizim, Ümmet-i Muhammed'in ayıdır. aramızdaki sevgi ve bağışlamanın hepimizi kucaklaması için yeni adımlar atma imkanıdır. Tevbe, günahla kirlenen ruhumuzu yıkamanın ve yeniden dirilişin ifadesidir, tevbe ruhu arındırmanın en güzel yollarından biridir. Unutmayalım ki Cenab-ı Hakk'ın bu aylardaki bu büyük rahmeti, mağfireti ve bağışlaması hiç şüphe yok ki ona talib ve lâyık olanlar içindir. Öyle değil mi ya? Kusurlarını, günahlarını idrak etmeyen veya edip de bunlarda hâlâ ısrar edenler, afv ü mağfiret ihtiyacı içinde oldukları halde, tevbe ve istiğfarda bulunmayanlar, mağfiret-i 16 ilahiyyeye nereden ve nasıl nail olacaklardır? Yapılacak tevbe samimi, gerçek olmalı, bir daha o günaha dönülmemelidir. Tevbe, dil işi değil; kalp işidir. Tevbe, vücudun bütün azalarının Cenab-ı Hakk ın emrine dönmesi demektir. Sözü papağan da söyler, amma idrak etmeden söyler. Nitekim: Eylesen tûtîyi ta limi eder kelimât Sözü insan olur amma, özü insan olmaz! denilmiştir. Tûti, papağan demektir. Papağana konuşmayı öğretsen, sözü insan gibi olur, amma özü insan olmaz, kuştur yine. Papağandır, tabiatı neyse odur. Hâl değişmeli ki, tevbe makbul olsun. Kul hakkı varsa, mutlaka helâlleşmek gerekir. ALLAH Teâlâ şöyle buyuruyor: Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile 17 ALLAH'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve O nunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde ALLAH sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından amellerinin nurları aydınlatıp gider de: Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü

17 Ramazanda da gayretimizi son noktaya getirerek, bu aylarda başlamış olduğumuz güzel çalışmanın sonucunu, ekimin hasadını almalıyız. Demek ki, bütün bu rivayetlere topluca baktığımız zaman, bu üç aylık devre içinde insanın Cenâb-ı Hakk'ın sevdiği yola girmesi, tevbe edip ibadetlere başlaması, iyi bir Müslüman olarak yaşaması, oruçlarla nefsini ıslah edip, iradesini kuvvetlendirip içini dışını temizlemesi, sevabları kazanması, mübarek bir hayat yaşaması; Ramazana girince de, bunları arttırıp en son büyük mükâfata erip, dünyada da ahirette de bayrama ulaşması planlanmış oluyor. Kullara bir imkân ve fırsat olarak bahşedilmiş oluyor. Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Miraç ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bir kişi Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır. Bu ayların diğer bir özelliği; mü minleri her çeşit kir, pas ve günahlardan uzaklaştıran, fazileti büyük, rahmeti bol, mağfireti geniş ve bereketi sınırsız olan dinimizdeki beş mübarek geceden dördünün bu aylar içinde olmasıdır. Gerçekten bu mübarek üç aylarda ardı ardına gelen Regaib, Mirac, Berat ve Kadir geceleri, bin yıllık kızgın, yakıp kavuran hayat çölünde susuzluktan ölmek üzere olan insanların kana kana su içtiği ilâhi rahmet pınarlarıdır. Bütün bu geceler bir bakıma çöllerde yer yer rastlanan vahalara benzerler. Kızgın güneş altında ve kum fırtınaları arasında seyahat eden çöl yolcuları bu vahalarda nasıl dinlenmek, yollarına devam edebilmek için güçlerini yenileme imkanı bulurlarsa, biz inanmış hayat yolcuları da bu mübarek gecelerde bunalan ruhlarımızı ferahlandırmış, kalplerimizi, vicdanlarımızı kaplayan gam-kasavet paslarını, kirlerini silmiş; bir senelik hayatımızın muhasebesini yapmak, günahlarımıza tevbe etmek imkânını elde etmiş oluruz. Yeter ki bu idrake ve bu şuura ermiş olalım. Ayrıca; birbiri ardınca gelen mübarek gün ve geceler hayat yolculuğumuz üzerinde konulmuş birer ikaz levhasıdır. Nasıl ki bir şehirden diğer bir şehire giderken yol üzerinde çeşitli levhalar ve ikaz lambaları vardır. Bunların görevi yolculuğun salisen her şeye kadirsin, derler. 18 Üç ayları idrak eden herkes, ALLAH Teâlâ nın: De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! AL- LAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü ALLAH bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir. 19 müjdesinin farkına vararak kendi özüne dönmeli, günah ve kusurlarından dolayı tevbe etmeli, ibadet ve dua ile Rabbine yakınlaşmalı, ümütlerini canlandırmalı, yeni bir ümit ve kararlılıkla geleceğe bakmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir. Bu âyet-i kerimede ALLAH'ın rahmet ve muhabbetinin sonsuzluğu ifade edilmektedir. O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, her insan bu ilâhî rahmetten istifade edebilir. Ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin demek, günah işlemeye devam edin, demek değildir. Bundan maksat, en günahkâr insanların bile tevbelerinin kabul edileceğini bildirmek, dolayısıyla bir an evvel kötülükten vazgeçip AL- LAH a dönmelerini teşvik etmektir. Çünkü tevbe kapısı daima açık. ALLAH Teâlâ Hazretleri kulun tevbe etmesini sever. Günahını itiraf etmesini sever. O nun için tevbe kapısı açık. Tevbe ederse kurtulur hasılı. Yeterki tevbe etsin. Cenab-ı Hak buyuruyorki: Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. 20 Tevbe, sadece belli günahları işleyenlerin başvuracağı bir af kapısı değil, herkesin yapması gereken bir ibadettir. Çünkü tevbe, ruhumuzu arındırmanın en güzel yollarından biri ve yeniden dirilişin bir vasıtasıdır. Kur an-ı Kerim, ameli ne olursa olsun istisna koy- 17

18 men seyretmesi içindir. Bu işaretlere riayet eden canını ve malını korumuş olur. İşaretlere riayet etmeyenler ciddi rahatsızlıklara uğrarlar. İşte üç aylar, diğer mübarek gün gece ve saatleri ayrı bir anlatımla değerlendirmeliyiz. Bu anlar bizim kendimize gelmemize ve günahlarımızdan temizlenmemize vesile olmalıdır. Yaratanımızın bize verdiği fırsatları çok iyi değerlendirmemiz lazımdır. Bu mübarek üç aylara kavuşmak büyük bir nimettir. Çünkü geçen sene aramızda bulunan bir kısım akraba, dost ve ahbablarımız yoklar. Biz kendilerine ALLAH Teâlâ dan rahmet diliyoruz. Binaenaleyh, bu nimetin kıymetini bilip, ondan faydalanmamız gerekir. Mümkün mertebe oruç tutmaya gayret gösterelim. Bu ayları tamamen oruçlu geçiren Müslümanların sayısı pek çoktur. Resûl-i Kibriya (S.A.V.) Efendimiz Hazretleri de bu aylarda tutulan oruçların faziletinden sık sık bahsetmişler ve kendileri de bu aylarda daha fazla oruç tutmuşlardır. Abdullah b. Abbas (R.A.): Receb ayında Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin: Bu, artık orucu bırakmaz deyinceye kadar çok oruç tuttuğunu, bazen de, Bu artık oruç tutmaz deyinceye kadar orucu terk ettiğini, 4 haber vermiştir. Bundan anlaşılıyor ki Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Receb ayında diğer aylara nazaran daha çok oruç tutmuştur. Selman-ı Farisî (R.A.) den rivayet edilen bir hadis-i şerifte: Receb ayında; on rekat ayın başında, on rekat ayın ortasında ve on rekat da ayın sonunda olmak üzere toplam otuz rekat nafile namaz kılmanın faziletinden bahsedilmektedir. Bu namaz günahların bağışlanmasına vesile olur ve bir sene oruç tutmuş gibi sevâba nail eder. Ve farz olan namazları devamlı kılmaya yardım eder. Bu namaz mü mini müşrik ve münâfıktan ayırmaya alâmettir. Bu namazı kılanlar ile Cehennem arasında yetmiş hendek hâsıl olur, her hendeğin arası yer ile gök arası kadardır... buyurulmuştur. 5 Hz. Aişe Validemiz (R.Anha)dan rivayete göre, Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimizin nafile oruç tutmayı en çok sevdiği ay: Şaban ayıdır. 6 Ayrıca Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz: Ramazan-ı Şerif ayını daha fazla ibadetle ve yüksek bir ubudiyet, kulluk şuuru ile karşılama hazırlığına binaen, bu ayda diğer aylara nazaran daha fazla oruç tutmuştur. Nitekim Hz. Aişe (R.Anha) validemiz şöyle der: Resûlullah (S.A.V) Efendimiz, o derece oruç tutardı ki, biz; bu, artık orucu bı- maksızın herkesi tevbeye davet etmekte ve şöyle buyurmaktadır:. Ey mü minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan AL- LAH a tevbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz. 21 Ruhi olgunluğun doruğuna yükselmiş peygamberlerle beşer arasında bu bakımdan fark yoktur. Egar el-müzenî (R.A.)den rivayete göre Sevgili Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: Ben günde 100 kez tevbeistiğfar ederim 22 buyururken bu gerçeğe işaret etmektedir. Bu itibarla, idrak ettiğimiz üç ayları eşsiz 18 bir fırsat bilelim ve hayatımızın son üç ayları gibi kabul edelim. Geçirdiğimiz gün ve gecelerin ömür yapraklarından birer birer koptuğunu, son üç aylardan bu yana bir yıl daha yaşlanıldığını unutmayalım. Her anın, her zaman diliminin gereğini yapabilenler, hayatlarının sonunda pişman olmayacaklardır. Netice itibariyle, içerisinde bulunduğumuz bu mübarek günlerin kırbaçla dokunur gibi ruhumuza ihtar ettiği ortak bir hakikat vardır. Hal lisanıyla söylenen bu hakikat şudur: İman edenler için, ALLAH ın zikri ve kendilerine inen hakikat sebebiyle kalplerinin ürpereceği, saygıyla yumuşama zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilen, üzerlerinden uzun zaman geçtiği için kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Onlardan bir çoğu fasık, yoldan çıkmış kimselerdir. 23 Büyüklerimizden olan, fakat zamanla eşkıyalık yapan bir çetenin reisi olan Fudayl b. İyaz K.S., bir gün yüksekçe bir duvarın üzerine çıkmış, aşık olduğu kadını seyrediyor, onunla muhabbet ediyordu. O sırada biraz ileride bir zat da yukarıdaki ayet-i kerimeyi okuyordu. Fudayl, kırbaç gibi ruhunda şaklayan:

19 rakmaz, derdik. Bazen de orucu öyle terkederdi ki artık bu, oruç tutmaz, derdik. Ben Resûlullah (S.A.V) Efendimizin Ramazan-ı şerif ayından başka hiçbir ayı tamamen oruçlu geçirdiğini görmedim. Şaban ayı kadar hiçbir ayda çok oruç tuttuğunu da görmedim. 7 Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimizin Şaban ayında çok oruç tutması, ameller ALLAH Teâlâ ya o ayda arz olduğu içindir. Üsame b. Zeyd (R.A.) diyor ki: - Yâ ResûlALLAH! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum, sebebi nedir? dedim. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de: - Bu Şaban ayı, Receb le Ramazan arasında insanların gaflet ettikleri bir aydır. Halbuki o yani Şaban ayı, amellerin Rabbül-alemin e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini seviyorum, istiyorum, buyurdu. 8 Diğer bir sebeb: Hz. Aişe (R.Anha) diyor ki: Resûlullah (S.A.V) Efendimiz, Şaban ayının tamamını oruç tutardı. O na dedim ki: - Yâ Resûlellah! Oruç tutmanda, sana ayların en sevimlisi Şaban dır, değil mi?. Şöyle buyurdu: Evet! Çünkü ALLAH Teâlâ, o sene ölecek olan kimselerin hepsinin isimlerini o ayda yazar. Ben de, oruçlu olduğum halde ecelimin gelmesini seviyorum. 9 Ramazan ayı ise Hz. Peygamber (S.A.V.)Efendimizin "Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden azad olmaktır." 10 diye haber verdiği büyük bir ayıır. Bu bakımdan Ramazan ayı; bir müjdeleme, bir uyarma, bir toparlanma, bir daha iyiye gitme ayıdır. Sahabe-i Kiram hazeratı Şaban ayında Kur an-ı Kerim i çok okumaya başlar ve Ramazan-ı şerife hazırlıklı çıkmaya çalışırlar, bu maksatla işlerini ve halk ile münasebetlerini düzene korlar, borçları varsa öderler, alacakları varsa alırlar, fakir ve düşkünlere de yardım ederek onların da gönüllerini hoş etmeye önem verirlerdi. Abdülkadir-i Geylânî (K.S.) şöyle demiştir: Receb cefayı terk ayıdır; Şaban âmel ve vefa ayıdır; Ramazan ise, sadakat ve safa ayıdır. Recep tevbe ayıdır; Şaban muhabbet ayıdır; Ramazan Hakk a yakınlık bulma ayıdır. Recep hürmet ayıdır; Şaban hizmet ayıdır; Ramazan nimet ayıdır. Recep ibadet ayıdır; Şaban zahidlik ayıdır; Ramazan ise, zi- Kalplerinin ürpereceği, saygıyla yumuşama zamanı daha gelmedi mi? ayet-i kerimesini duyar duymaz kendini yere atmış ve: O an geldi ya Rabbi diyerek tevbe etmişti. 24 İşte o an, Fudayl ın Hakk a kavuşma yolunda yeni bir dönüm noktasıydı. Ayet-i Kerime bizi de tevbeye davet ederek içinde bulunduğumuz şu günlerde geniş mefhumuyla şöyle ihtarda bulunuyor: Mübarek üç aylara girdiniz, bir yılınızı geride bıraktınız. Bu elinizdeki son fırsat olabilir. Hâlâ ALLAH ı zikrederek ve Kur an-ı Kerim okuyarak kalplerinizin yumuşama zamanı gelmedi mi? Gerçekten bu aylar, duaların ALLAH a arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların silinmesi, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından büyük bir fırsattır. Bu günlerde nefis muhasebesi yapılmalı, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak büyük mahkemenin tek hakimi Yüce ALLAH ın hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir. Çünkü Yüce Rabbimizin ikram ettiği bu dünya hayatını ibadet ve taatla değerlendirmeyenlerin o gün pişman olacaklarını ve: Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim! 25 diyeceklerini, Kur an-ı Kerim bize haber veriyor. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, hastalık, mal-mülk edinme, yaşlılık, aniden gelen ölüm gibi engeller çıkmadan, ibadet için eldeki fırsatların güzelce değerlendirilmesini istemiş ve Ebû Hureyre (R.A.) den rivayete göre şöyle buyurmuştur: YEDİ ŞEY GELMEDEN ÖNCE, İBADETLERİ YERİNE GETİRMEDE ACELE EDİNİZ! 19

20 yadesi ile nimetlere ermek ayıdır. Recep ayında, iyilikler kat kat artar; Şaban ayında kötülükler kalkar; Ramazan ayında ikramlar gelmeye başlar. Recep, önce gidenlerin ayıdır; Şaban ortadakilerin ayıdır; Ramazan ise, âsilerin ayıdır. Zunnûnî Mısrî (K.S.) şöyle demiştir: Receb âfetlerin geri bırakıldığı, Şaban taatlerin yapıldığı Ramazan ikramların beklendiği aydır. Bu duruma göre: Bir kimse afetleri terk etmez, taatta bulunmaz, ikramları da gözetmez ise o kimse zarar etmiştir. Zunnûnî Mısrî (K.S.) bir başka zamanda şöyle demiştir. Receb ekim, Şaban sulama, Ramazan ise harman ayıdır. Her ekilen biçilir. Her yapılan işin karşılığı görülür. Bir kimse ekim zamanını boşa geçirirse, harman zamanında pişmanlık duyar. Âhirette kötülük göreceğinden dünyada beslediği ümitler de hiç olur. Salih zatlardan bazısı şöyle demiştir: Sene bir ağaçtır. Receb ayı, senenin yapraklanma günleridir. Şaban ayı, meyvelenme günleridir. Ramazan ayı ise, senenin meyvelerinin toplandığı günlerdir. Şöyle anlatılmıştır: Receb ayı ALLAH Teâlâ dan gelecek mağfiretlere tahsis edilmiştir. Şaban özel olarak şefaat ayı kılınmıştır. Ramazan ayında iyilikler kat kat verilir. Bunun için tahsis edilmiştir. 11 Görülüyor ki Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ve büyüklerimiz bu aylara ve günlere oldukça fazla önem vermişler, ALLAH Teâlâ ya ibadet ve taatte büyük gayret göstermişler ve biz ümmetlerine güzel örnek olmuşlardır. Bu yüzden ki bu ayların kadr u kıymetini idrak eden ve bu büyük Rahmetten istifade etmeye çalışan büyük zatlar bu ayları büyük bir canlılık içerisinde geçirmişler. Mümkün mertebe oruç tutmuş, Kur an-ı Kerim okumuş etraflarındaki insanları da bu güzel hasletlerle donatmaya gayret etmişlerdir. İşte asrın kirinepasına bulaşmış insanlar, kainatın alkışladığı böylesi mübarek ayları vesile kılarak bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını aramalıdırlar. Böylesi günlere bir daha kavuşamama ihtimalini de hesaba katan bir mü'min nasıl bir devlet ve nimetle karşı karşıya kaldığının farkına varırsa umulur ki şanına uygun bir şekilde değerlendirir. Bir de bakın! Sanki daha dün uğurladığımız üç aylar geldi ve yine geçip gidecek. Uyumayalım! Ömrümüz de böyle gelip geçiyor. Hani dedelerimiz, ninelerimiz! Hani annemiz, babamız! Hani dostlarımız, kardeşlerimiz! Hani geçen sene aramızda bulunan dost ve ahbaplarımız! Nereye gittiler? Niçin aramızda * İnsana her şeyi unutturan fakirliği mi bekliyorsunuz? * Tuğyan ettirip azdırıcı, taşkınlığa götüren zenginliği mi bekliyorsunuz? * İfsad edici, sağlığı bozan hastalığı mı bekliyorsunuz? * Takati kesen yaşlılığı, aklınızı götürecek ihtiyarlığı mı bekliyorsunuz? * Hayatı sona erdiren ani ölüm mü bekliyorsunuz? * Beklenilen ve ne zaman çıkacağı fark edilmeyen büyük şerri: Deccali mi bekliyorsunuz. Bu beklenen gaib bir şerdir. * Yoksa çok ürpertici ve çok acı bir gün olan kıyameti mi bek- 20 liyorsunuz? Kıyamet ise hepsinden kötü, hepsinden daha acıdır." 26 Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz dindeki ihmali sebebiyle mü'mini tevbih, azarlama üslubuyla, hayırlı amellerde bulunmakta gecikmemek gerektiğini ders veriyor. Hadis-i şerifte sayılan yedi hallerden bir kısmı hemen gelebilecek durumdadır. Onlardan biri geldi mi hayır yapma imkanı kalmayacaktır. Öyleyse, bu musibetli durumlar gelip çatmadan elinizdeki fırsatı hayır işlemede değerlendirin buyrulmuş olmaktadır. 2- Kur an-ı Kerim üzerinde çalışmalıyız. Kur an-ı Kerim i okumasını bilmiyorsak mutlaka öğrenmeliyiz. Eşimize ve çocuklarımıza öğretmeliyiz. Güvenilir tefsir ve meal okuyarak mesajları, emir ve yasakları anlamalı; şahsî hayatımıza, ev hayatımıza ve iş hayatımıza uygulamalıyız. Ramazan-ı Şerif ayında Kur an-ı Kerim i mutlaka hatmetmeliyiz. Çünkü Ramazan, Kur an-ı Kerim ayıdır. Bu bakımdan bunun hazırlığını şimdiden yapmalıyız. 3- Farz ibadetlerimizi her zamankinden daha dikkatli ve tam yapmalı, borçlarımızı kaza etmeli; oruç, sadaka, hayır-hasenat, zikir gibi nafile ibadetlerimizin dozajını imkan dahilinde azar azar artırmalıyız ki Ramazan-ı şerif ayında doruk noktaya ulaşabilelim.

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

www.arapcayarismalari.org TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler YUSUF HARUN MURAT

www.arapcayarismalari.org TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler YUSUF HARUN MURAT TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler YUSUF HARUN MURAT 1 1. PERDE Haydi Harun! Acele edelim. Ama, Murad bizden çok geride... Murad, bize katılmak istemiyor Sanki, özellikle ağırdan

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

www.arapcayarismalari.org TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI (Bayan Versiyonu) Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler ZÜLEYHA HATİCE MERYEM

www.arapcayarismalari.org TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI (Bayan Versiyonu) Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler ZÜLEYHA HATİCE MERYEM TİYATRO MAĞARA ARKADAŞLARI (Bayan Versiyonu) Ali Ahmed BÂKESİR Karakterler ZÜLEYHA HATİCE MERYEM 1 1. PERDE Haydi Hatice! Acele edelim. Ama, Meryem bizden çok geride... Meryem, bize katılmak istemiyor

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Saat: 19.30 Canik Belediyesi Adnan Menderes Demokrasi Meydanı AKS TV den İFTARA DOĞRU 1 KONU 1 KONUK Canlı Yayın

Saat: 19.30 Canik Belediyesi Adnan Menderes Demokrasi Meydanı AKS TV den İFTARA DOĞRU 1 KONU 1 KONUK Canlı Yayın 1 2 On Bir Ayın Sultanı na ve Canik e Selam Olsun... Değerli Hemşehrilerim; Bir AKS Ramazan TV den ayına A daha DOĞRU kavuşmanın 1 KONU mutluluğunu 1 KONUK hep Canlı beraber Yayın yaşarken, Onbir ayın

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:

Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki: Allah'tan korkmak, büyük makamlardandır. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki: Allah'tan ancak âlim olanlar korkar. Hadis-i şeriflerde ise şöyle buyuruldu: Hikmet ve ilmin başı Allah korkusudur Sizin en akıllınız,

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Kadın - Erkek Algısı I (Gelenekten ve Yanlış Din Algısından Kaynaklı) Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kadın erkeğin hizmetine verilmiştir. Erkek,

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır.

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. KUDDÜS Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. Hz.Ali-nin kullandığı altı isimden biridir. Sabah ve akşam namazından sonra 33 defa okunmasının

Detaylı

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI 1 M.Süleyman KAYIŞ VAİZ AKYAZI MH. C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Raşit DEMİR VAİZ KARŞIYAKA MH. MERKEZ C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Mustafa FIRAT VAİZ AZİZİYE (YALI) C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR ZEYNEP TEKİN

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

Misal Gençlik Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği

Misal Gençlik Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Misal Gençlik Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Misal Gençlik Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği İÇİNDEKİLER بسم هللا الرحمن الرحيم İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 1 ÖNSÖZ... 7 İLİM ÖĞRENMEK... 9 İLMİN

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine)

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) [Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) ONDALIK-SUNU-SADAKA Kurbanlarımızı şükran ve dua ile sunarız. Bu kurbanları dua ve tapınmanın bir parçası olarak, övgü ve şükran sunusu olarak Tanrı ya sunarız.

Detaylı

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Yüce Allah tan korkmak her insanın görevidir. Allah ın korkusu kendisini birçok hayra varis kılacaktır. Aslolan şudur ki, hayırlı insan Yüce Allah ın söylediğine göre

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin.

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. ETTİM DE BULMADIM!!! Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. Etme,bulma dünyası Eden bulur,genel bir kural halinde hayatta tecelli etmektedir.

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

2016 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) BAYANLARA YÖNELİK VAAZ İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

2016 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) BAYANLARA YÖNELİK VAAZ İRŞAT PROGRAMI VAİZİN 1.Hafta 2016 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) BAYANLARA YÖNELİK VAAZ İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAAZIN Adı Soyadı Görev Yapacağı Yer Görev Tarihi Günü Vakti Konusu Amine BAYRAM Emir Bayırı Kur'an Kursu

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır.

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır. 45. MEKTUP MEVZUU : a) Şeyhinin vefatından sonra, Haniganın fukarasına (tekkenin dervişlerine) zahirî destek olması dolayısı ile teşekkür izharı.. b) Camiiyet-i İnsan (insanda her şeyin var olması) onun

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Şeytan Der ki Ey İnsan!..

Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Dengenin engelidir, şeytanların çengeli, Eûzu besmeledir, çengellerin engeli. KUR ÂN DİYOR Kİ! (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: Şüphesiz Allah size gerçek

Detaylı

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 İçindekiler Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 Amacımız... 15 Peygamberimiz in Muhteşem Zarafeti... 17 Ramazan da Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi... 19 Evladınızı Böyle Yetiştiriniz!... 22 Çifte Kültür...24 Arslanm

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Ümmü'l-mü'minîn Âişe bint Ebî Bekr es-sıddîk el-kureşiyye (ö. 58/678) Hz. Ebû Bekir'in kızı ve Hz. Peygamberin hanımı. Babası Ebû Bekir b. Ebû Kuhâfe, es-sıddîk

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı