T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ DERİNİN YÜZEYEL MANTAR İNFEKSİYONLARI. Hazırlayan Şeyda ÜÇKAN. Danışman Prof. Dr.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ DERİNİN YÜZEYEL MANTAR İNFEKSİYONLARI. Hazırlayan Şeyda ÜÇKAN. Danışman Prof. Dr."

Transkript

1 1 T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ DERİNİN YÜZEYEL MANTAR İNFEKSİYONLARI Hazırlayan Şeyda ÜÇKAN Danışman Prof. Dr. Hatice ÖZBİLGE Eczacılık Temel Bilimleri Anabilim Dalı Bitirme Ödevi Mayıs 2012 KAYSERİ

2 2 T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ DERİNİN YÜZEYEL MANTAR İNFEKSİYONLARI Hazırlayan Şeyda ÜÇKAN Danışman Prof. Dr. Hatice ÖZBİLGE Eczacılık Temel Bilimleri Anabilim Dalı Bitirme Ödevi Mayıs 2012 KAYSERİ

3 i BİLİMSEL ETİĞE UYGUNLUK Bu çalışmadaki tüm bilgilerin, akademik ve etik kurallara uygun bir şekilde elde edildiğini beyan ederim. Aynı zamanda bu kural ve davranışların gerektirdiği gibi, çalışmanın özünde olmayan tüm materyal ve sonuçları tam olarak aktardığımı ve referans gösterdiğimi belirtirim. Şeyda ÜÇKAN

4 ii Prof. Dr. Hatice ÖZBİLGE danışmanlığında Şeyda ÜÇKAN tarafından hazırlanan Derinin Yüzeyel Mantar İnfeksiyonları konulu çalışma jürimiz tarafından Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı nda Bitirme Ödevi olarak kabul edilmiştir. Tezi Hazırlayan Şeyda Üçkan Danışman Prof. Dr. Hatice Özbilge Eczacılık Mikrobiyoloji ABD Başkanı Prof. Dr. Hatice Özbilge ONAY: Bu bitirme ödevinin kabulü Eczacılık Fakültesi Dekanlığı nın.. tarih ve sayılı kararı ile onaylanmıştır.../../. Prof.Dr. Müberra KOŞAR Dekan

5 iii TEŞEKKÜR Tez çalışmam boyunca, gerekli bütün yardım, tavsiye ve yönlendirmeleri yapan, ilgi ve anlayışını hiç eksik etmeyen, birlikte çalışmaktan onur ve mutluluk duyduğum danışman hocam sayın Prof. Dr. Hatice Özbilge ye ve katkılarından dolayı Prof. Dr. Müberra Koşar a teşekkür ederim. Bugünlere gelmemde en büyük emeğin sahibi olan, iyi, kötü her anımda yanımda olan, maddi ve manevi desteklerini benden esirgemeyen, haklarını asla ödeyemeyeceğim canım anne ve babama, canım kardeşlerime sonsuz teşekkürler Şeyda ÜÇKAN

6 iv DERİNİN YÜZEYEL MANTAR İNFEKSİYONLARI Şeyda ÜÇKAN Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Bitirme Ödevi, Mayıs 2012 Danışman: Prof. Dr. Hatice ÖZBİLGE ÖZET Mantar hastalıkları, önemli bir infeksiyon etkeni olarak insan sağlığındaki önemini korumaktadır. Bir yandan yüzeyel mikozlar ve allerjik mantar hastalıkları en az eskisi kadar sık görülmeye devam ederken, öte yandan, fırsatçı mikozlar, immün sistemi baskılanmış olguların artması ve tanı ve tedavideki sorunlar nedeniyle daha da önemli bir grup olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüzeyel mikozlarda infeksiyon deri, tırnaklar ve mukoz membranlar ile sınırlıdır. Bu hastalıklar dünya üzerinde milyonlarca kişiyi etkilemektedir ve tedaviye yanıtları iyidir. Dermatofitozlar, yüzeyel kandidozlar ve pek çok diğer fungal etkenle oluşturulan yüzeyel mantar infeksiyonları bu çalışmada irdelenmiştir. Dermatofitoz deri, saç ve tırnağın filamentoz funguslar ile olan infeksiyonunu tanımlamaktadır. Tanıları zor ve sıklıkla da gözden kaçan ya da diğer dermatozlar ile karıştırılan infeksiyonlardır. Doğru tedavi edildikleri takdirde tamamen düzelirler. Klinik sunumları infeksiyon bölgesine, konağın immun yanıtına ve fungus türüne göre değişmektedir. Dermatofitozların çoğu formu stratum korneumda yüzeyel kalmakla birlikte dermisin tutulduğu ve keriyon adı verilen daha derin infeksiyonlar da gelişlebilmektedir ve derin infeksiyonlar supuratif lezyonların oluşumu ile sonuçlanabilir. Dermatofitler infeksiyon kaynaklarına göre jeofilik, zoofilik ve antrapofilik olarak 3 e ayrılırlar. Antropofilik türler nadiren diğer hayvanları infekte eder ve genellikle vücudun bir bölümünü (skalp, tırnak gibi) hedef alır.

7 v Cilt ve tırnak materyallerinin direkt mikroskopik incelemesi dermatofit infeksiyon tanısı için yeterlidir ancak türü hakkında fikir vermez. Kültür direkt mikroskopiden daha spesifik bir tanı yöntemidir. Dermatofit türünü belirlediği gibi tedaviye de yön verir ve infeksiyon odağı hakkında da bilgi verir. Mikroskopinin negatif olduğu durumlarda kültür pozitifliği olabilir ancak daha sık karşılaşılan mikroskopinin pozitif olmasına karşın kültürün negatif olmasıdır. Bu çalışmada, dermatofit infeksiyonlarına yönelik korunma yolları, tanı yöntemleri ve tedaviye dair bilgiler genel olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yüzeyel mikoz, dermatofitoz, stratum corneum, kültür

8 vi SUPERFICIAL FUNGAL INFECTIONS OF THE SKIN Şeyda ÜÇKAN Erciyes University, Faculty of Pharmacy Final Project, May 2012 Supervisor: Prof. Dr. Hatice ÖZBİLGE ABSTRACT Fungal diseases remain as an important infectious agents in human health. While superficial mycoses and allergic fungal diseases are at least as dominant as before, opportunistic mycoses now have even greater impact, due primarily to the increase in the number of immunosuppressed patients and the continuing difficulties in diagnosis and treatment. Superficial mycoses infection skin, nails and mucous membranes is limited. These diseases affect millons of people around the world and responses to treatmeant is well. Dermatophytosis, superficial candidas and created in many other fungal causitive agent of superficial fungal infections were examined in this study. Dermatophytosis defines skin, hair and nail infections with filamentous fungus. Diagnosis is difficult and often overlooked or confused with other dermatoses infections. They make a full recovery if they are treated correctly. Clinical presentations is varies according site of infection, host immune response and type of fungus. Most form of dermatophytosis although are remaining superficial in stratum corneum held in the dermis and infections can develop a deeper keriyon called and deep infections may result in the formation of suppurative lesions. According to sources of infection dermatophytes divided into three as geophilic, zoophilic and anthropophilic. Anthropophilic species rarely infect the other animals and generally, a portion of the body (skalp, nails) are targeted. Direct microscopic examination of skin and nail material is sufficient for the diagnosis of dermatophyte infection, but does not give the idea about the type of infection.

9 vii Culture is a more specific diagnostic method for the direct microscopic. It gives direction to treatment as determined by the type of dermatophyte and also gives information about the source of infection. Microscopy can be culture positive in negative situations but more often however is microscopy positive and negative culture. In this study, prevention of dermatophyte infections, methods of diagnosis and information of treatment are tried to explain in general. Key Words: Dermatophytes, superficial mycoses, stratum corneum, culture

10 viii İÇİNDEKİLER BİLİMSEL ETİĞE UYGUNLUK... i KABUL ONAY... ii TEŞEKKÜR... iii ÖZET... iv ABSTRACT... vii İÇİNDEKİLER... viii TABLOLAR LİSTESİ... x KISALTMALAR... xii 1.GİRİŞ VE AMAÇ GENEL BİLGİLER MANTAR İNFEKSİYONLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ VE SINIFLANDIRILMASI YÜZEYEL MİKOZLARIN SINIFLANDIRILMASI Pitriyazis Versikolor Piedra Tinea nigra Deri Kandidiyazisi Dermatofitozlar Dermatofitoz Etkenleri Dermatofitlerin Morfoloji ve Diğer Özellikleri Dermatofitozların Patogenez ve Kliniği Dermatofitozlarda Tanı Dermatofit İnfeksiyonlarının Tedavisi Anatomik Lokalizasyonlarına Göre Dermatofit İnfeksiyonları Tinea kapitis... 42

11 ix Tinea korporis Tinea inkognito Tinea pedis Tinea fasiyalis Tinea barba Tinea inguinalis (Tinea kruris) Tinea manuum Tinea imbricata Tinea unguium Kaş, kirpik, göz kapağı dermatofitozu SONUÇ KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ... 74

12 x TABLOLAR LİSTESİ Tablo 2.1. Mantar infeksiyonlarının başlıca özellikleri... 7 Tablo 2.2. Önemli sistemik mikozlar ve özellikleri... 9 Tablo 2.3. Önemli subkutanöz mikozlar ve özellikleri Tablo 2.4. Dermatofit türlerinin eşeyli ve eşeysiz evreleri Tablo 2.5. Doğal kaynaklarına göre dermatofitlerin sınıflandırılması Tablo 2.6. Microsporum, Trichophyton ve Epidermophyton cinslerinin genel morfolojik özellikleri Tablo 2.7. Dermatofit infeksiyonlarında tanı yöntemleri Tablo 2.8. Wood ışığı altında infekte kıllarda floresans durumu Tablo 2.9. Bulundukları anatomik bölgeye göre dermatofit infeksiyonları... 41

13 xi KISALTMALAR A AIDS B : Aspergillus : Acquired Immune Deficiency : Blastomyces C. neoformans : Crytococcus neoformans C.albicans CD4 GİS HIV M M P PAS S SSS SVS T : Kandida albicans : Suprasör T Hücreleri : Gastrointestinal sistem : Human Immunodeficiency Virüs : Malassezia : Microsporum : Piedraia : Periyodik Asid Schiff : Sporothrix : Santral sinir sistemi : Steril vücut sıvıları : Trichophyton

14 1.GİRİŞ VE AMAÇ Mantarlar mikrobiyolojik özelliklerine ve oluşturdukları klinik infeksiyon tablolarına göre farklı başlıklar altında incelenebilen geniş bir infeksiyon yelpazesine sahip mikroorganizmalardır. Sayıları e kadar ulaşan fungus türü tanımlanmıştır ve bunlardan 200 den azı insan hastalığı ile ilişkilendirilmiştir. Nadir durumlar hariç insandaki fungal infeksiyonlar çevreden ekzojen yol ile kazanılmaktadır. Mantar infeksiyonları doğadan inhalasyon, sindirim ya da travmatik implantasyon ile insanlara geçmektedir. Aynı zamanda bu infeksiyonların klinik bulguları sıklıkla özgül olmadığından tanıları, klinik gözlem ile mikrobiyolojik, histolojik, radyolojik ve serolojik kanıtların kombinasyonu ile konulmaktadır (1). Mantar hastalıkları yüzeyel mikozlar, subkutan mikozlar, sistemik mikozlar ve fırsatçı mikozlar olarak farklı başlıklar altında incelenebilir. Dünyanın her tarafında sık olarak görülen yüzeyel mikozlar tüm deri hastalıklarının %4-8 ini oluşturmaktadır. Ülkemizde de dermatoloji polikliniklerinde ve birinci basamak sağlık kuruluşlarında en sık karşılaşılan dermatolojik rahatsızlıkların başında yüzeyel mikozlar bulunmaktadır. Yüzeyel mikozların toplumda sık olarak görülmesi ve bulaşıcı olmaları nedeniyle bu infeksiyonların tanı ve tedavisi hem toplum sağlığı açısından hem de ekonomik açıdan önem arz etmektedir (2). Yüzeyel mikozlar görülme sıklıklarına göre dermatofit infeksiyonları, kandidoz infeksiyonlar, Pitiriyazis versikolor, piedra ve Tinea nigra olarak sıralanır. Dermatofitlerin neden olduğu infeksiyonlar dermatofitozlar olarak adlandırılır. Bazı kaynaklar yüzeyel mantar infeksiyonlarını dermatofitozlar olarak da adlandırır. Dermatofitler insanda derinin stratum corneum katmanı, kıl ve tırnaklar olmak üzere keratin içeren epidermis kökenli dokularda infeksiyon yaparlar (3). Dermatofit türlerini ayırdetmek amacıyla yapılan genomik ve mitokondrial DNA incelemeleri, türlerin birbirine çok benzer olmaları nedeniyle başarılı olmamıştır.

15 2 Dermatofitlerin oluşturdukları üreaz, proteinazlar gibi enzimler ve antibiyotikler aracılığı ile ayırımına yönelik çalışmalar vardır (4). Dermatofitler insanlardan (antropofilik), hayvanlardan (zoofilik) veya topraktan (geofilik) kazanılabilir. İnfeksiyon kaynağı genellikle insanlardır. Genellikle iyi prognozlu infeksiyonlar olan dermatofitozis etkenleri cansız dokuda kolonize olduklarından doku zedelenmesi çok az olup genellikle konağın hücresel immun yanıtı yoktur (5). Dermatofit infeksiyonuna yol açan etkenler Trichopyton, Microsporum, ve Epidermopyton cinslerinden oluşmaktadır. Trichophyton türleri; deri, saç ve tırnaklarda, Microsporum türleri deri ve saçta; Epidermophyton türleri ise deri ve tırnaklarda infeksiyon oluştururlar. Dünyada en sık karşılaşılan dermatofit Trichophyton rubrum dur. Dünya nüfusunun yaklaşık %10-20'sinin bu dermatofitle infekte olduğu tahmin edilmektedir (6). Sağlam deri Candida ve dermatofitler gibi bazı mantarlara karşı etkin bir konak savunması ise de derinin tahrip olması ile bazı mantarlar deriye yerleşebilir. Normal floranın antibiyotiklerle inhibe olması, immun sistemin baskılanması gibi durumlarda mantarların aşırı üremesi ile infeksiyon oluşur. İmmunitesi normal olan bireylerde bu infeksiyonlar derinin derin ve canlı kısımlarını etkilemez (7). Coğrafi ve mevsimsel özelliklere bağlı olarak dünyanın değişik bölgelerinde farklı dermatofit florası bulunur ve zamanla bu flora değişkenlik gösterebilir. Bu yıllara bağlı epidemiyolojik değişim Türkiye de de gözlenmektedir. Türkiyede dermatofitozlar yılları arasında daha çok Tinea kapitis şeklinde görülmüş; kırsal bölgelerde T.schoenleinii, kentlerde ise T.violaceum ve M.canis suşları Tinea kapitis etkeni olarak izole edilmiştir. Takip eden yıllarda Tinea kapitis gittikçe azalmış ve Tinea pedis baskın klinik form haline gelmiştir. Türkiye de Tinea pedis üzerinde yapılan son çalışmalarda T.rubrum en sık izole edilen etkendir ve dermatofitoz prevalansı % arasında bildirilmektedir. Bu çalışmalarda; askerlik, tekstil fabrikasında çalışma, çiftçilik, orman işçiliği, diyabet, HIV infeksiyonu ve romatoid artrit varlığı, yaşlılık, erkek cinsiyet, düşük eğitim düzeyi, yatakhanede yaşam, hayvan besleme gibi faktörler predispozan faktörler arasında yer almaktadır (8). Yüzeyel mikozlar çok ciddi seyreden hastalıklar oluşturmayıp, sıklıkla insanlara kozmetik olarak rahatsızlık vermektedir. Yaşamı tehdit etmeyen, fonksiyonel

16 3 bozukluklara yol açmayan yüzeyel mikozlar kozmetik rahatsızlıkların dışında kişinin yaşam kalitesini etkileyen psikolojik sorunlara da yol açmaktadır. Derideki lezyonlar yüz, eller gibi görünür bölgelerde olan kişilerde utanma, düşük benlik, özgüven kaybı, sosyal çekingenlik yaratarak hastaların diğer insanlarla olan ilişkilerini ve yaşam kalitelerini olumsuz olarak etkilemektedir (9). Şikâyetlerin en fazla olduğu onikomikoz (tırnak yatağı, matriksi ve plağının tutulduğu mantar infeksiyonları için kullanılan bir terimdir) infeksiyonlar neden oldukları ağrı, hassasiyet, yürüme ve ayakta durmada zorluk, küçük objeler tutamama gibi fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra kötü görünümleri ile de hasta ve çevresini psikolojik olarak etkilemekte ve kişinin yaşam kalitesini düşürmektedir. Diğer yüzeyel mikoz infekte hastaların en önemli şikâyetleri ise kaşıntı, tedavi uygulamaları ve süresi, hastalığın giyimlerini etkilemesidir. Hastalara ilişkin bilgiler değerlendirilirken hastalığından dolayı utanç duyan hasta, hastalığın cinsel yaşamlarını etkilediğini ve meslek yaşantısında da sıkıntılara neden olduğunu bildirir. Eczacı yüzeyel mikoz hastaların hastalığı nasıl algıladığı ve tedavinin hastanın psikososyal durumu üzerindeki etkisiyle ilgili gözlemler yaparak hastaya önemli danışmanlık görevi üstlenir (9). Sonuç olarak yüzeyel mikozlar hastada fiziksel ve psikolojik rahatsızlık yaratır. Yüzeyel mikozlar para ve zaman kaybının yanı sıra diğer sağlık sorunlarına da yol açan hastalık süresi uzun olan infeksiyonlardır. Eczacı yüzeyel mikozlu hastalara tedavileri hakkında gerekli bilgileri vererek, tedaviye uyuncu sağlayarak, hastayı korunma yolları ve infeksiyonun bulaşmasının önlenmesi ile ilgili bilgilendirir. İlaca bağlı yan etkiler ve ilaç etkileşimleri ile ilgili de hastaya gerekli açıklamalar eczacı tarafından yapılır.

17 4 2. GENEL BİLGİLER 2.1. MANTAR İNFEKSİYONLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ VE SINIFLANDIRILMASI Mikoloji kelimesi Yunanca mykes (mantar) ve logos (bilim) kelimelerinin birleşmesi sonucu oluşmuştur. Mantar infeksiyonları mikoz olarak adlandırılır. Mantarlar doğada bolca bulunur ve yaklaşık kadar tür içerirler, ancak civarında gerçek ve fırsatçı patojen türünün insanlar için hastalık yapıcı özelliği bildirilmiştir. Mantarlar bitkilerden farklı olup prokaryotlardan daha yüksek organizasyon gösteren ökaryot mikroorganizmalardır (10). Üreme özelliklerine ve morfolojilerine dayanarak mantarlar maya ve küf olmak üzere iki grupta incelenirler. Bazı mantarların ise hem küf hem de maya şekilleri (difazik, dimorfik) vardır. 37 C ve %10 CO 2 varlığında maya, C de küf formunda bulunurlar. Küf şeklindeki mantarların esas yapı birimi hif olarak adlandırılan çok hücreli filamentöz kolonilerdir. Hiflerin bir araya gelerek oluşturdukları topluluğa miçel adı verilir. Bazı küflerde hifler enine olarak bölünmüştür. Bu bölmeler septum adını alır. Septumlara sahip olan küfler septumlu, olmayanlar ise septumsuz hifli olarak adlandırılır (7). Mantar türüne göre konidyofor veya sporangiyofor, bazı küflerin üremeye ait elemanlarını taşıyan özel bir hiftir. Konidyofor veya sporangiyoforun ucunda bulunan ve küfün üremeye ait yapılarını koruyan soğan şeklindeki şişkinliğe vezikül adı verilir. Sterigmalar vezikülün içinde üzerinde bulunan ve sporları taşıyan şişe şeklindeki yapılardır (11). Maya seklindeki mantarlar tek hücreli olup, yuvarlak, oval bazen de silindirik şekilde bulunabilirler. Gram pozitif özellik gösterirler. Mayalar basitçe tomurcuklanarak üreyen mikroorganizmalardır. Tomurcuklanma sonucu oluşan yavru hücre (blastokonidya) ana

18 5 hücre büyüklüğüne eriştiğinde kopar ve ana hücrenin aynısı olan yeni bir hücre meydana gelir. Bazen kopma olayı tam anlamı ile gerçekleşmeyebilir ve oluşan yeni hücreler birbirlerine yapışık kalarak zincir görüntüsü verirler; bu yapı yalancı hif (psödohif) ya da yalancı miçelyum (psödomiçelyum) olarak adlandırılır. Mayalar hücre duvarlarında glikoz, mannoz, az miktarda protein, lipit ve kitin; sitoplazmalarında ise hücre çekirdeğinin yanı sıra yağ, protein, karbonhidrat tanecikleri ve olgunlaşmış hücrelerde vakuol içerirler (12). Gerçek mantar infeksiyonları belirli bir endemik alanda ve yeterli sayıda konidi veya spor alan kimselerde görülmekte, bunların %90'dan fazlası hastalık belirtisi vermemekte veya hızla iyileşmekte ve bu kimselerde reinfeksiyona karşı uzun süreli bir direnç gelişmekte, seyrek olarak ve özellikle de direnci kırık şahıslarda infeksiyon ciddi bir şekil almaktadır. Diğer yandan erişkin erkeklerde ağır hastalık şekli daha çok görülmekte, koyu derili insanlarda hastalığın daha ağır seyrettiği ve daha yaygın olduğu, toprakla meşgul olanların hastalığa daha fazla maruz kaldığı kaydedilmektedir. Patojen mantarların saprofit ve doku şekilleri arasında farklılık bulunduğu, ekserisinin patojen safhada mayamsı şekil gösterdiği, bu farklılığın başlıca ısı değişikliğinden ileri gelmesi sebebiyle bu grubun "termal dimorfizm" karakterine sahip olduğu belirtilmektedir. Bundan başka patojen mantar infeksiyonlarının genel patoloji, prognoz ve tedavi bakımlarından benzerlikler sergilediğine ve bunların insandan insana oldukça nadir olarak bulaştığına dikkat çekilmektedir. Özet olarak bir mikozun; konağın direncine ve alınan mantar sayısına bağlı olarak geliştiği söylenebilir (13). Mantarların bir kısmı gerçek patojen, diger bir kısmı ise fırsatçı patojen özellik gösterir. Fırsatçı patojen veya saprofit olarak tanımlanan mantarlar; karsinom, obezite, diabetes mellitus, yaşlılık, kötü ekonomik koşullar, gebelik, kemoterapi, yoğun sitotoksik, steroid ve geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, radyasyon, hücresel immün yetmezlikler, nötropeni, ciddi yanıklar, narkotik bağımlılığı, tedavi amaçlı kullanılan yeni protezlerin ve parenteral beslenmenin geniş çapta uygulanması, invazif girişimler vb. vücut direncini azaltan koşullarda hastalıklara neden olurlar. İnsanda hastalık oluşturan mantarlar; doğal ortamları, anatomik lokalizasyonları ve üreme özellikleri esas alınarak incelenirler (14).

19 6 İnsan vücudunda mantar infeksiyonlarına karşı çok yüksek bir doğal direnç vardır. Mantar infeksiyonu alma kabiliyeti ile ilgili olarak antikorların çok az rolü olmakta veya rol oynamamaktadır. Genetik hatalara bağlı olarak lökosit fonksiyonunda bozuklukları olan, değişik lenfamatöz hastalık şekilleri taşıyanlarda izlendiği şekilde, ayrıca T lenfositlerinde bozukluğu olan hastalarda fırsatçı mantar infeksiyonlarının yaygınlığından da anlaşılacağı üzere hücre aracılığı ile bağışıklık, mantarların istilasına karşı tek etkili direnç olarak belirtilmektedir (15). Mantarlar, insan ve hayvanlarda iki şekilde infeksiyon oluştururlar. Bunlardan birincsi, mantarların bizzat kendilerinin vücutta üreyerek mikozes oluşturmaları ve diğeri de üzerinde üredikleri maddelerde sentezledikleri toksinlerin sindirim sisteminden alınması sonu gelişen mitotoksikozis dir (16). Mantar İnfeksiyonlarının Sınıflandırılması Mikotik infeksiyonlar yerleştikleri yere göre dört gruba ayrılırlar. Bunlar; 1-Sistemik Mikozlar 2-Fırsatçı Mikozlar 3-Subkutanöz Mikozlar 4-Yüzeyel Mikozlar

20 7 Tablo 2.1. Mantar İnfeksiyonlarının Başlıca Özellikleri (7). Tip Anatomik Yerleşim Hastalık Deri Derinin ölü Tinea versicolor tabakası Dermatofitoz Epiderm, kıl, Candidiyoz tırnak Deri altı Deri altı Sporotrikoz Miçetoma Sistemik İç organlar Koksidioidomikoz Histaplozmoz Blastomikoz Parakoksidioidomikoz Fırsatçı İç organlar Kriptokokoz Kandidiazis Aspergilloz Mukormikoz Neden Olan Organizmanın Genusu Malessiza furfur Microsporum canis Trıchophyton rubrum Epidermophyton floccosum Sporothrix schenckii Birçok genera Coccidioides immitis Histoplasma capsulatum Blastomyces dermatitidis Paracoccidioides brasileensis Cryptococcus neoformans Candida albicans Aspergillus fumigatus Mucor, Rhizopus Hastalığın Şiddeti ile , önemli değil, tedavi edilsede olur edilmesede; 2+, orta şiddette, çoğunlukla tedavi edlir; 4+, ciddi, özellikle yayılmış hastalıkta tedavi verilir. Mantar infeksiyonlarında konağın savunma mekanizmasından birini teşkil eden nonspesifik mekanizmanın ilk adımını fizyolojik engeller, inflamatuar cevap ve fagositozu içine alan savunma oluşturur. Nonspesifik savunma mekanizmalarını yenen maya şeklindeki mantarlar, ikinci savunma mekanizmasını oluşturan humoral ve hücresel immun cevapla karşılaşırlar. Mantarlar alternatif yolla kompleman C3 fragmanına bağlanarak fagositlere, polimorf nuveli lökositlere, monositlere ve makrofajlara C3b (CR1) ve ic3b (CR3) reseptör aracılı olarak yapışırlar. Diğer yandan C3a ve C5a uyarısı ile mast hücrelerinden salınan kimyasal mediyatörler ile infeksiyon alanında sıvı toplanmasına ve fagositlerin birikmesine yol açarlar. Mantar infeksiyonlarına karşı savunma aracı olarak antikorların rolü belirgin değildir. İnsanlarda ve hayvanlarda mantarlara karşı antikor cevabı genellikle düşüktür (17). Mantar infeksiyonlarının çıkış, yayılış ve infeksiyonu tetikleyen faktörlerin saptanması, özellikle, bulaşma ve yayılma yönünden, önlemlerin alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Hastalığın kaynağını bulmak etkeni izole ve identifiye etmek tedaviye

21 8 erken başlamak; infeksiyonu etrafa yayılmadan söndürmek açısından büyük yarar sağlamaktadır (18). Sistemik Mikozlar Sistemik mikozlar veya derin mikozlar, iç organ sistemlerini tutan ve insanlar arasında bulaşmayan infeksiyonlardır. İnfeksiyonun tipik olarak izlediği yol solunum yoludur. Sistemik infeksiyonlar arasında Blastomikozis, Histoplasmozis, Koksidioidomikozis ve Parakoksidioidomikozis insan sağlığı açısından en riskli olanlardır Bu tip mantarların esas rezervuarları toprak, çürümüş yapraklar, odunlar, gübreler, barınaklar, yarasa gübreleri, yiyecekler, dane yemler vs. dır (7). Bu infeksiyonların primer infeksiyon yerleri akciğerlerdir. Reinfeksiyonlara karşı yüksek derecede spesifik rezistans kazanılır. Bazı vakalarda sekonder tutulum olur. Oluşan infeksiyonların seyrini organizma ve vücut direnci belirler (1). Sistemik fungal infeksiyon sıklığında olan artış antifungal ilaç sıklığını arttırmış ve yeni ilaçların üretimi çalışmalarına ivme kazandırmıştır. Flukonazol, klasik ve lipid formüllü amfoterisin B gibi ilaçlar yanında çeşitli yeni azoller (vorikonazol, posakonazol ve ravukonazol) ve ekinokandinler (kaspofungin, anidulafungin ve mikafungin) kullanıma girmiştir. Geliştirilen pek çok yeni ilaca rağmen mukormikoz gibi bazı fungal infeksiyonların tedavisi hala problem oluşturmaktadır (1).

22 9 Tablo 2.2. Önemli Sistemik Mikozlar ve Özellikleri (11). İnfeksiyon Adı Etken Histoplasmosis Blastomycosis Coccidioidomycosis Paracoccidioidomycosis Histoplasma Blastomyces Coccidioides immitis Paracoccidioides capsulatus dermatitidis brasiliensis Klinik İnfeksiyon odağı Tipik olarak hafif Olguların % 50 sinden Hastalığın en belirgin belirtiler genellikle kalsifiye seyirli ve tanısı güçtür. fazlası, belirtisiz veya özelliği mukakutanöz ve olmuş madeni para kişiyi rahatsız kutanöz ülserdir. Bölgesel şeklinde lezyon etmeyecek kadar hafif lenf bezleri ve akciğerler şeklindedir. geçen birincil de tutulabilir. Akciğer, pulmoner karaciğer veya kemik infeksiyonlardır. iliği gibi herhangi bir organ veya sistemi tutabilir. Patogenez Mantar akciğerde B. dermatitis in dokuda Nötrofil ve Kronik ülserler yavaş granulamatoz bir üremesi karışık makrofajlardan oluşan yavaş yayılarak yanıtla karakterize yangısal bir yanıt karışık bir yangısal granulamatöz bir taban olan fokal bir uyandırır. Enfeksiyon yanıt oluştururlar. oluşturur. infeksiyon başlatır. odağını nötrofiller ve Genellikle hücresel makrofajlar infiltre bağışıklık ile kontrol eder. Ayrıca dev altına alınabilirler. hücrelerde görülebilir. Tanı Kültür Kesin tanı için kültür Tanı için örneklerin Öykü, fizik ve Serolojik test ve identifikasyon birkaç kez mikroskobik bulguya Deri testi gereklidir. incelenmesi yönelik tanı koyulur. Mikroskobik inceleme gerekmekle birlikte tanı kolaydır. Epidemiyoloji Sporadik Blastomikozisin Endemik bölgenin Endemik bölgeler dışında histaplasmosis tüm epidemiyolojisi dışında pek pek görülmez dünyada yaygındır. hakkında bilinenler görülmemekle birlikte Histaplasmosis kısmen, duyarlı ve hamilelik ve dünyada infekte özgül deri testi kortikosteroid kişilerin antijenlerinin kullanımı % 0,1 inde görülür. bulunmamasından infeksiyonun dolayı yeterli değildir. yayılmasında önemlidir.

23 10 Fırsatçı Mikozlar Fırsatçı fungal infeksiyonlar altta yatan hastalık ya da tedavi sonucu immunsuprese olan bireylerde oluşur. Çoğu olguda infeksiyon belirgin hastalık ile sonuçlanır. İnfeksiyonun iyileşmesi durumunda koruyuculuk oluşmaz; reinfeksiyon ya da reaktivasyon konak direnci yeniden düştüğünde görülebilir. Özellikle toprakta, havada ve organik yüzeylerde bulunmak üzere dünya üzerinde yaygın bulunurlar. En sık bildirilen dört fırsatçı infeksiyon kandidoz, aspergilloz, kriptokokkoz ve mukormikoz dur ve bu infeksiyonlar yüksek mortaliteye sahiptirler. İnvazif fungal infeksiyonlara insanda en sık neden olan etkenler kandida türleri olup, bunların doğru identifikasyonu, özellikle azol dirençli türlerin belirlenmesinde önemlidir. İnsanlarda infeksiyona sebep olan pek çok mantar, antifungal ajanların pek çoğuna başlangıçta doğal dirençli ya da direnç geliştirmektedir. Bu invazif infeksiyonların uygun tedavisi, çoğunlukla etyolojik ajanın hızlı ve doğru identifikasyonuna bağlıdır (1). Kandida türleri doğada yaygın olarak bulunan ve Cryptococcaceae ailesinde yer alan anamorfik maya mantarlarıdır. Bu cins içerisinde 200 e yakın tür olduğu düşünülmektedir. Birçok bitkide bulunabildikleri gibi, özellikie memelilerde gastrointestinal sistem başta olmak üzere mukokutanöz membranlarda bulunurlar (19). Sağlıklı bireylerde gastro-intestinal sistemdeki kolonizasyonuna ağızdan kolona doğru gittikçe artan oranda rastlanır. Kandida kolonizasyonunun yoğun olduğu diğer bölge vaginadır ve sağlıklı kadınların %30 unda rastlanabilir. Candida albicans en sık izole edilen türdür. Sağlıklı deride ise kandida türlerine fazla rastlanmaz, ancak yüzeyel mikozların pek çoğundan sıklıkla C. albicans izole edilir. Toprak, hava, bitkiler gibi çevresel örneklerde ise albicans dışı türler bulunmaktadır (20). Klinik belirtiler olmaksızın balgam, idrar, dışkı ve vajinadan az sayıda soyutlanmaları durumunda genellikle tedaviye ihtiyaç duymazlar; ancak steril vücut sıvılarından (SVS) veya doku örneklerinden izolasyonları ya da kültürde çok sayıda olmaları değerlendirilmelerini gerektirir (21). Lenfositler kandidaların cilde kolonizasyonunu engellerken, fagositler kolonize olan kandidanın sistemik hastalık oluşturmasını engeller. AIDS lilerde T lenfosit fonksiyonu bozuk olduğundan yüzeyel infeksiyonlar daha sık oluşur. Yüzeyel kandidozlar vücutta

24 11 ağız, genital organlar, deri ve tırnakları tutarak etki gösterir. Sistemik kandidozlar ise böbrekleri infekte eder. SSS üzerinde de etkinlik gösterirler (22). Aspergilloz cinsinden fırsatçı patojen mantarlar; nötropenisi olan, akut lökozlu, immünsüpressif, organ transplantı yapılan hastalarda, alkol bağımlılarında ve karaciger işlev bozuklugu olan bireylerde infeksiyon etkeni olarak saptanabilir. Aspergilloz türlerinin alerjik; paranazal sinüs, akciğer ve vücudun diğer bölgelerine invazyon sonucu oluşturdukları hastalıklarının genel adına Aspergilloz adı verilir (23). Aspergilloz türleri alerjik (astmatik) hastalıklar, invazif olmayan hastalıklar ve invazif hastalıklara neden olurlar. Aspergilloz cinsi mantarlar çevrede çok bol bulunan saprofit mantarlardır; ancak konağın savunma sistemini aşmaya yarayacak çeşitli virülens faktörlerine sahip oldukları gösterilmektedir. Genelde tüm vücut direnci kırık kişilerde yaşamı tehdit eden bir mikoz olarak ortaya çıkan HIV, kanserlilerde ve kemik iliği transplantasyonu yapılmış hastalarda başlıca mortalite sebebi haline geldiği dikkat çekmektedir (24). Aspergilloz türleri insanlarda kolonizasyon ve sonrasında allerjik reaksiyon, daha önceden mevcut kavitelerde yerleşerek (fungus topu ve aspergilloma) veya doku invazyonu ile infeksiyon yapabilir. İnvaziv hastalığa yol açan Aspergilloz türleri görülme sıklığına göre A. fumigatus (yaklaşık %90), A. flavus (yaklaşık %10), A. niger, A. terreus ve A. nidulans ( yaklaşık %2) şeklinde sıralanır. A. niger otomikozun, A. flavus da sinüzitin önde gelen etkenlerindendir (25). Kriptokokoz Cryptococcus neoformans tarafından meydana getirilen sistemik bir infeksiyondur. Bütün kriptokok türleri içinde C. neoformans en patojenik olandır. Kriptokokal menenjit HIV infeksiyonu olan insanlardaki, hayatı tehdit eden en şiddetli infeksiyondur. C.neoformans; kiriptokokkozun tek etkeni olup, mukopolisakkarit yapıda kapsüle sahip fırsatçı bir mayadır. Mukopolisakkarit yapıdaki kapsül antijenine göre C.neoformans; C.neoformans.var. neoformans ve C.neoformans.var.gattii olmak üzere iki varyasyona sahiptir (26). Mukormikoz mukorales takımındaki mantarların yaptığı infeksiyonların genel adıdır. Hastalık için fikomikoz ve zigomikoz gibi diğer isimler de kullanılır. Ayrıca, zigomikoz sözcüğü Entomophtorales ile oluşan hastalığı da kapsar. Mucorales ve Entomophtorales

25 12 takımları Zygomycetes sınıfına dahildir. Zigomikozların başlıca şekilleri rinoserebral, pulmoner, kütanöz, gastrointestinal ve dissemine hastalıktır. Rhizopus, Mucor, Rhizomucor ve Absidia insanda zigomikoza en fazla neden olan türlerdir. Bunlardan tıbbi önem taşıyan zigomiçetler etrafta ve dokularda hifa yaparak üreyen küf mantarlarıdır. Bu mantarlar her yerde yaygın olarak bulunmasına ve özellikle çürüyen organik materyallerde üremesine rağmen mukormikoz nadir bir hastalık olup, hemen daima altta yatan hastalığı olan bireylerde görülür. Bunun tek istisnası, yeni tanımlanan bir tür olan ve özellikle bağışıklık sistemi sağlam bireylerde de zigomikoz etkeni olduğu bildirilen Apophysomyces elegans'tır (27). Mukormikoz kontrolsüz diabetus mellitus hastalarında en sık görülen fırsatçı infeksiyonudur. İnfeksiyon paranasal sinüslerde başlar, ağız ve burun boşluğuna doğru ilerler, beyne ulaşırsa koma ve ölümle sonuçlanabilir. Önemli infeksiyon şekilleri ise rinoserebral mukormikoz, pulmoner mukormikoz, kutanöz mukormikoz, GİS mukormikoz, SSS mukormikozu dur (28). Son 20 yılda fırsatçı mantar patojenleriyle oluşan hastane kaynaklı infeksiyonların sıklığının giderek artması günümüzün önemli sorunlarından biridir. İmmün sistemi ya da anatomik engelleri yetersiz kılan durumlar; kanser tedavileri, solit organ alıcılarına uygulanan tedaviler, kortikosteroit ve sitotoksik kemoterapi uygulamaları, invazif girişimler (kateter, diyaliz, aspirasyon, skopi uygulamaları), bazı viral infeksiyonlar, yanıklar, travmalar, HIV ile infekte hastalar, bağ doku hastalıkları fırsatçı mikozların görülme sıklığını artırmıştır. Ayrıca yoğun bakım ünitelerinin gelişerek destek tedavisindeki hastaların artması fungal infeksiyonlara duyarlı hasta sayısı ve çeşidini değiştirmiştir (1). Subkütanöz Mikozlar Bu infeksiyonlar dermis, deri altı doku ve komşu kemiği tutarlar. Genellikle organizmanın toprak ya da çürümüş bitkilerin dokuya travmatik implantasyonu ile oluşur. Sıklıkla tropikal ve subtropikal bölgelerdeki insanları etkilemektedir. Hastalık implantasyon alanında lokalize kalabilmekte ya da komşu dokulara yayılabilmektedir Bu hastalıklar genellikle kronik seyirlidir (1).

26 13 Tablo 2.3. Önemli Subkütanöz Mikozlar ve Özellikleri (11). İnfeksiyon adı Spororichosis Chromoblastomycosis Mycetoma Etken Sporothrix schenckii Phialophora Pseudoallescheria boydii Ve Fonsecaea Cinsi Patogenez S. schenckii, ilk implantasyon Hastalık genellikle inokulasyon alanı Miçetoma tipik olarak, toprak alanından (örn. el, el bileği, olan ayak ve bacakta papüler veya etkeni taşıyan başka bir ayak veya ayak bileği) çevresel lezyonlar şeklinde başlar. Daha sonra çevresel kaynak ile kontamine etkenlerin aracılığı ile yayılır. büyük siğil benzeri yapılara olmuş bir yara veya sıyrıktan Dokuda çoğalan mantar, akut dönüşürler. Bunların çevresinde başlar. Hastalık kronik piyojenik yanıtla birlikte genellikle uydu lezyonlar bulunur. granulamatöz bir yangı ile granulamatöz yangı başlatır. Lenfatik damarlar genellikle olaya başlar. Bunu sıklıkla Drenaj fistüllerinin oluşumu katılmazlar. Lezyonlar yavaş gelişirler drenajfistüllerinin oluşumu hastalığın tipik özelliğidir. ve sıklıkla karnıbaharı andırırlar. seyreder. Enfeksiyon en sık Hastalık kronik seyirlidir ve Ağrısız olmakla birlikte, ikincil ayak ve bacaklarda görülürse de nadiren aksiller veya inguinal bakteriyel infeksiyonlar şiddetli vücudun başka bölgelerin de de lenf düğümlerinin ötesine ağrıya neden olabilirler. ortaya çıkabilir. Nadiren yayılır. kemikler de tutulabilir ve ikincil bakteriyel İnfeksiyonlar öldürücü olabilirler. Tanı Kesin tanı rutin mikrobiyolojik Kesin tanı etkenin kültürü ve besiyerlerinde yapılan kültür ile identifikasyonu ile konulur. Ancak konulur. Etkenin idantil tipik konidyal yapıların oluşması için mikroskobik ve koloni kültürlerin haftalar hatta aylarca görünümüne bakılarak yapılır. enkübasyonu gereklidir. Tedavi Etki mekanizması Cerrahi ve antifungal kemoterapi bilinmemekle birlikte deri altı genellikle 5-fluorocytosine uygulanır. dokusu infeksiyona en iyi yanıt Sonuçlar, özellikle ilerlemiş kronik potasyum iyodür ile alınır. hastalıkta yüz güldürücü değildir ve Sistemik belirtileri olan amplutasyon tek seçenek olabilir. sporotrikozda amphoterisin B veya imidazol gereklidir. Bu mantar dokuda siyah taneler veya beyaz taneler olarak bilinen mikrokoloniler oluşturma eğiliminde olduğundan, preparatların doğrudan incelenmesi genellikle başarılı sonuç vermez. Antifungal kemoterapi genellikle başarısızdır. En sık başvurulan tedavi yöntemi ayak ve bacağın amplutasyonudur. Epidemiyoloji S.schenkii, topraktan, çürüyen Etkenleri çevrede toprakta, çürüyen Dünyada yaygın olmakla organik maddelerden ve bitki bitkilerde ve bitkilerin yüzeylerinde birlikte başlıca tropik ve yüzeylerinden yayılır. Meslek bulunur. Hastalık dünyada yaygın subtropik bölgelerin veya hobi olarak ziraat veya olmakla birlikte en çok tropikal hastalığıdır. Etkenler her bahçıvanlıkla uğraşanlarda bölgelerde ve beslenme yetersizliği bölgeye göre değişiktirler ve görülen bir hastalıktır. olan erişkinlerde görülür. genellikle çürümüş bitki artıkları ve toprakla bulaşırlar. Şekil

27 14 Yüzeyel Mikozlar İnfeksiyon deri, tırnaklar ve mikoz membranlar ile sınırlıdır. Bu hastalıklar dünya üzerinde milyonlarca kişiyi etkilemektedir ve tedaviye yanıtları iyidir YÜZEYEL MİKOZLARIN SINIFLANDIRILMASI Yüzeyel mikozlar etkenlerine göre 5 grup altında incelenir. Bunlar: 1. Pitriyazis versikolor 2. Piedra 3. Tinea nigra 4. Yüzeyel kandidazlar 5. Dermatofitler Pitriyazis Versikolor Pitriyazis versikolor, derinin Malassezia türü mayalar tarafından oluşturulan yaygın, benign, tekrarlayan, kronik bir infeksiyonudur. Tüm dünyada yaygın olarak görülür, tropikal bölgelerde daha sıktır. Prevalans dünyada ülkeler arasında % arasında farklılık gösterirken ülkemizde az sayıda ve küçük gruplarda yapılmış çalışmalarda %15 85 gibi değişik oranlar bildirilmiştir (30). Pitriyazis Versikolor Etkenleri Pityriasis versikolor Malassezia maya mantarının sebep olduğu kronik yüzeysel bir infeksiyondur. Pitriyazis versicolor a sebep olan Malassezia maya mantarının 13 türü vardır. Bunlar: M. furfur, M. sympodialis, M. slooffiae, M.pachydermatis, M.globosa, M.obtusa, M.dermatis, M.japonica, M.nana, M.resticta, M.equina, M.caprae dır (31). Pitriyazis Versicolor İnfeksiyonlarının Genel Özellikleri Kronik, iyi huylu kutanöz bir hastalık olan Pitriyazis versikolor çoğunlukla asemptomatik olarak hafif ve kronik durumlu olarak seyreder. Gövdenin üzerinde yer alan değişebilen renklerde (pembe, beyaz, kahverengi) görülen kepeklerle karekterize

28 15 edilir (32). Mantar, melanositleri bozar, hücreler ya pigmentlerini kaybederler ve akromik bir tablo ortaya çıkar ya da pigment artışı olur ve koyu sütlü kahverenginde lezyonlar meydana gelir (33). Pityriasis versikolor, deride hipo ve hiper pigmentasyona sebep olur. Pityriasis versicolor vücudun yağdan zengin olan boyun, sırt, göğüs gibi bölgelerinde görülür. Lezyonlarda kaşıntı meydana gelebilir. Pityriasis versikolor asemptomatiktir ve kozmetik bozukluğa sebep olur. Pityriasis versikolor un tropikal bölgelerdeki prevalansı %40-60 dır. Ilık ve nemli hava bu hastalığın gelismesinde önemli bir faktördür (34). Pityriasis versicolor genellikle yaş arası gençlerde ve genç erişkinlerde görülür. Malassezia lar lipit gereksinimi olduğundan Pityriasis versikolor küçük çocuklar ve yaşlılarda nadiren görülür. Yağ miktarı arttığı dönemde görülmeye baslar. Normal floradaki yayılımı seböz bezlerinin yoğunlu ile ilgilidir ve yüz, göğüs ve sırtta yüksek oranda mantar bulunur. Saçta, tırnakta ve mukozalarda bulunmaz. İnsan derisinin normal florasında bu maya mantarı vardır. Mantarın maya formundan hif formuna dönüşümü ile birlikte Pityriasis versikolor oluşur. Bu dönüsüm, endojen ve ekzojen faktörlerle ilgilidir (33). Pityriasis versikolor a yol açan endojen faktörler; beslenme bozukluğu, doğum kontrol hapı kullanımı, kortikosteroit kullanımı, bağışıklık sistemi bozukluğu ve aşırı terlemedir. Pityriasis versikolor, ılıman iklimlere oranla tropik iklimlerde daha sık görülür. Ayrıca, yaz aylarında daha yaygındır. Sıcaklığın ve nemin artması patogenezde rol oynar. Özellikle sporcular bu hastalığa yatkındır. Bu durumun aşırı terlemeden olup olmadığı açık değildir (35). Hijyen bu hastalığın gelişmesinde önemli bir etmen değildir. Ancak, deriye krem veya losyon uygulaması bu hastalığın gelismesinde kolaylaştırıcı bir etkendir. Pityriasis versikolor ile beslenme bozukluğu ve sosyoekonomik düzey arasında iliski yoktur. Ancak Pityriasis versikolor un gelişimi organizmanın bağışık yanıtının değişmesiyle de ilgili olabilir. AIDS visseral layşmanyoz gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde de sık görülen bir infeksiyondur. Bununla beraber, AIDS lilerde diğer mantar hastalıkları çok sık görülmesine karşın Pitriyazis versicolor görülme sıklığı daha azdır. Pitriyazis versikolor ışın tedavisi ve lityum tedavisi alanlarda daha yaygındır (36).

29 16 Pitriyazis Versicolorda Tanı Malassezia maya mantarının sebep olduğu kutanöz patoloji yeterince karekteristiktir ki dermatologlar tarafından kolaylıkla tanınır. Genelde kültürde üretmek için ekipmanlara ihtiyaç olmadığından dolayı dermatologlar lezyonlardan mantarı izole etmezler. Fakat sık sık lezyonlardan alınan materyalden direk mikroskobik incelemeyle mantarın varlığını doğrularlar. Aslında mayalar dokular arasında çok küçük görünür fakat tekrarlayan tek kutuplu tomurcuklanma ana hücrede çok tipik kalıcı bir iz (skar) bırakır. Bu olguda görünen en tatmin edici metod mürekkeple (parker kalıcı mavi ve siyah boyası) boyandığı zaman görünür. Eşit sartlarda KOH ile %20-30 oranında birleştirilir. Malassezia nın hücreleri (maya ve hif) hemen boyayı alır ve beyaz zeminde mavi görünür. Daha selektif boyama olarak kalkofor beyazı kullanılır. Bu boya sadece floresen mikroskobunda görünür. Bu teknik seboreik dermatitte güzel bir görüntü sağlar. Dokulardaki mantarın görünümü maya görünümündedir. Hiflerin varlığı, yokluğu ve sıklığı hastalık hakkında bilgi verir (31). Lezyonların görünümündeki farklılık deneyimli olmayan bir klinisyen için karışık olabilir. Wood ışığı muayenesi Pityriasis versikolor un tanısına yardımcı olabilir. Wood ışığı altında pityriasis versicolor lezyonları sarı-yeşil renkte floresan verir. Bu floresan klinik olarak görülebilir lezyonları içine alır (37). Wood ısığı ayırıcı tanı için faydalı olabilir. Çünkü floresanın rengi Malassezia nın hifleri için karekteristiktir. Bununla beraber wood ışığı olguların sadece 1/3 inde pozitif bir cevap sağlar ve daha çok bu Malassezia furfur dur (38). Mikolojik incelemede Pityriasis versikolor un tanısını doğrulanabilir. Lezyonlardan alınan klinik materyal ışık mikroskobunda incelenmelidir. Lezyonlu bölgeler fazla miktarda mikroorganizma içerir. Lezyonlardan bistirü ile kazıma yönteminden başka selofan bant yöntemi de kullanılabilir. İlk önce, lezyonlardan alınan klinik materyal %10-15 ilave edilmiş KOH ile lam lamel arası preparat yapılarak ışık mikroskobunda incelenir. KOH keratini eriterek mantar elemanlarının görülmesini kolaylaştırır. KOH ile muameleden sonra dakika beklenmelidir. Lam hafif ısıtılırsa keratinin erimesi hızlanır, sonra ışık mikroskobunda incelenir. Işık mikroskobu muayanesinde hif ve maya hücreleri görünür. Bu görüntü karekteristiktir ki buna köfte- makarna görüntüsü denir (31).

30 17 Pitriyazis Versikolorda Tedavi Pityriasis versicolora yönelik tedavilerin büyük bir kısmı esas olarak fungal ajanlara karşı direk olarak aktiviteye sahip değildir. Genel olarak fiziki olarak davranırlar ve/veya kimyasal olarak stratum korneumdaki dokuları uzaklastırırlar. Selenyum sülfid, %2.5 losyon içerir, krem veya şampuandır. Pityriasis versikolor un tedavisinde etkilidir. Bazı hastalar bu ilaçların tatsız kokusundan şikâyetçidir. Propilen glikol, keratolitik ajan diğer topikal medikasyonlar içinde baz alarak sık sık kullanılır. Kendi kendine Pityriasis versicolor da etkili olduğu gösterilmiştir. Salisilik asitli merhemler, benzoik asit ve salisilik asit içerir. Benzoik asit fungisitik aktivitesi için salisilik asit kertolitik asit içindir. Bu tedavi Pityrisis versicolor a karşı etkili olduğu gösterilmiştir (39). Spesifik topikal antifungal tedavi Azoller; fungisitik bir etkisi vardır. Ergesterol biyosentezini inhibe eder ve mantar hücre membranı formasyonunu parçalar. Ketakonazol; %2 krem formülasyonu rapor edilmiştir. %2 lik ketakonazol şampuan ve jeli tedavinin ilk gününde etkili olabilir. Flukonazol; diğer topikal azoller gibi Pityriasis versicolor un tedavisinde kullanılan bir triazoldur. %2 lik şampuanı tedavide etkilidir. Terbinafin: alkil amin sınıfının bir antifungal üyesidir. Bu ilaç tiyokarbonat gibi sterol sentezi sırasında squalen oksitlenmesini inhibe eder. Bu yüzden mantarlardaki membran sentezini parçalar (40). Oral tedavi Oral tedavinin avantajı; hasta uyuncunun daha kolay olmasıdır. Oral tedavi daha uygun ve hasta için daha az zaman alıcıdır. Bununla beraber bazı klinisyenler Pityriasis versikolor derinin geniş bir kısmını etkilediği zaman oral tedaviyi sistemik tedaviye tercih edebilirler. Ketakonazol: Pityriasis versikolor a karsı gelistirilen ilk etkili oral tedavidir. İtrakonazol: İtrakonazolun ilaç absorbsiyonu, ağızdan alındığında artar. İtrakonazol 5 veya 7 gün 200mg/dozda alındığında etkilidir. Flukonazol: Pityriasis versikolor un tedavisinde potansiyel kullanımı araştırılmıstır. Flukonazol etkili bir tedavi olduğu görülmüştür (31).

31 Piedra Piedra, kılların küçük nodüllü hastalığıdır. Kara piedra Saçın mantar infeksiyonu olan kara piedranın etkeni esmer bir küf olan Piedraia hortae dir. Seyrek olarak sakal ve bıyığı nadiren de koltuk altı ve pubis kılları tutabilir. Kara piedranın en önemli özelliği; sert, iri taneli, koyu kahverengi-kara nodüllerin kılın 1/3 distal kısmında kıl gövdesine sıkı bir şekilde yapışmasıdır. Daha çok Asya ve Orta/Güney Amerika nın tropik bölgelerinde görülür. Hayvanlar da infekte olur. İnsanda etken olan P.hortae bir askomiçettir ve nodülleri askus ve sakosporlardan oluşur. Karbon içerikli bu nodüller serttir. Ayırıcı tanıda bit sirkeleri ve anormal saç büyümesi düşünülmelidir. İnfekte saçın mikroskobik incelemesi ile tanı koyulabilir (41). Direkt mikroskobik inceleme Nodülün olduğu kıl bölgesinin %25 ve NaOH veya KOH preparasyonu yapılır, hafifçe ısıtılarak lamel dikkatlice (nodül çok serttir, lamel kırılabilir) konduktan sonra preperasyon incelenir. Olgun nodülün ezilmesi ile yapılan preparatta sıkı, koyu bir yoğunluk içinde saçın yüzeyi çevresinde septalı hifler ve hiyalin, eğri, fuziform, bir veya daha fazla çıkıntılar taşıyan bölmeli askosporlar şeklinde görülür (42). Ak piedra Yüz (sakal, bıyık), koltuk altı ve perine bölgesinde kılların yumuşak, hamur kıvamında, beyaz, sarımsı, bej veya yeşilimsi nodüllerle karakterli mantar infeksiyonudur. Daha seyrek olarak, saç, kaş ve kirpiği de tutar. Nodüller ayrı olabilir, ancak daha sıklıkla düzensiz, saydam bir kılıf oluşturacak şekilde birliktedirler. Koloni kıl gövdesi çevresinde kolluk veya yakalık gibi sarılarak büyür. İnfeksiyon sporadik olarak Kuzey Amerika, Avrupa ve daha yaygın Güney Amerika ve doğu ülkelerinde görülür. Her ne kadar ak piedra çok yaygın bir infeksiyon değilse de genital ak piedra adı geçen toplumlarda daha sıktır (41).

32 19 Etken Trıchosroron beigelii adlı maya mantarı olup derinin normal florasında ve doğada bulunur. İnsanlar kadar evcil hayvanlar, özellikle atlar da infekte olur (4). Direkt mikroskobik inceleme Nodülün yapışık olduğu kıl bölgesi %10 KOH veya %25 NaOH +%5 gliserin içinde, lam-lamel arasında ezilerek incelenir. Hyalen septalı hifler ve bu hiflerin oval veya köşeli 2-4 mm boyutunda artokonidyumlarla bölündüğü gözlenir. Nadiren blastokonidyumlar da görülür (4). Tedavi Hem kara hem ak piedra da tedavide en iyi yol infekte kılların tıraş edilmesi, saçın infekte kısmının kesilmesidir. Tıraş işleminden sonra günde iki kez klotrimazol veya mikonazol krem uygulanması rekürrensi önler (41) Tinea nigra Tinea nigra Hortaea werneckii (Phaeoannellomyces werneckii, Exophiala werneckii, Cladosporium werneckii) tarafından oluşturulan yüzeyel mantar hastalığıdır. Bu bir dermatiasöz (pigment üreten) fungustur. Tropikal bölgelerde daha yaygındır. Çocuklarda, genç erişkinlerde ve bayanlarda daha sık görülür. Tinea nigra, ekrin ter bezlerinin yoğun olduğu vücut bölgelerinde yoğunlaşır. Bu nedenle terleme risk faktörü olabilir (43). Hastalık Orta ve Güney Amerika da, Amerika Birleşik Devletleri nin güney-batı kıyılarında, Afrika ve Asya da yaygındır. Avrupa da da görülür. Endemik bölgeler dışında görülen hastaların endemik bölgelere seyahat etme öyküsü vardır. İnfeksiyon aynı bireyde ikinci kez görülebilir. İkinci kez görülen infeksiyonun yeni bir bulaş olduğuna inanılmaktadır (41). Etkenlerin oluşturduğu melanin hem mikroorganizmaya hem de lezyona kahverengiden siyaha değişen koyu renk verir. İnfeksiyon öncelikle avuç içlerinde ve parmakların iç yüzünde, daha seyrek olarak ayak tabanlarında; deriden kabarık olmayan, keskin sınırlı, kahverengi-siyah lekeler şeklinde görülür. El sırtı, ense ve göğüste de ender olarak lezyon görülebilir. Bu leke genellikle tektir ve derinin stratum corneumun unun

33 20 pullanmasız makülüdür. Başlangıçta açık kahverengi olan, giderek koyulaşan bu leke merkezden çevreye doğru yayılarak genişler. Kronik bir infeksiyondur, tedavi edilmezse yıllarca sürer (41). Toprak, tahta vb. materyellerden travmatik inokulasyonla stratum corneuma mantar yerleşir. İnkubasyon süresi 2 7 haftadır. Semptomsuz, kozmetik bir infeksiyondur. Lezyon tek ya da çok sayıda, keskin sınırlı, ağrısız, açık kahverengi-siyah makül şeklindedir. Başlangıçta küçük olan lezyon büyüdükçe düzensiz bir şekilde haftalar, aylar içinde merkezden çevreye doğru genişler. Tipik olarak lezyon avuç içinde ya da ayak tabanında yerleşir, tırnak ya da parmak tutulumu da görülebilir. İnflamasyon ve pullanma yoktur (44). Tinea nigrada KOH ile mikroskobik incelemede dallanan, sık bölmeli, düzensiz hiflerin görülmesi kültür ve tanıda yardımcıdır. Ayırıcı tanıda Addison Hastalığı, melanotik nevus, displastik nevus, melanoma ve sifiliz akılda tutulmalıdır (45). Tedavi, infekte stratum corneum un mekanik ya da kimyasal yöntemlerle uzaklaştırılması temeline dayanır. Bu amaçla topikal tedaviler uygulanır. Selenyum disülfit, hiposülfit, tiyosülfit, ve salisilik asit gibi keratolitik ilaçlar kullanılır (45) Deri Kandidiyazisi Candida nın yol açtığı mukozal, kutanoz ve tırnak infeksiyonlarıdır. Candida albicans en önemli etkendir ancak diğer türler de etken olabilir. Dimorfik, dallanarak çoğalan, psodöhif ve/veya gercek hif yapan mantarlardır. Tipik olarak C.glabrata dokularda sadece maya hücresi oluştururken sadece C.albicans gerçek hifa oluşturur. Candida türleri normal erişkin populasyonun %30-50 sinde ağız ve gastrointestinal kanalında ve kadınların yaklaşık %20 sinin genital kanalında kolonize halde bulunurlar. Olguların çoğunda yüzeyel Candida infeksiyonu ağız, gastrointestinal kanal, alt genital yol ya da derideki endojen floradan kaynaklanır. Nadiren kişiden kişiye geçiş olur. Yenidoğan oral kandidozu sıklıkla vajinal kandidozlu anneden yenidoğana geçer. Humoral ve hücresel bağışıklığın normal olması infeksiyonun önlenmesi için yeterlidir (1).

34 21 Kandidal infeksiyonlara zemin hazırlayan bazı faktörler 1) Nemlilik, sıcaklık, maserasyon ve kapalı ortam gibi çevresel faktörler 2) Geniş spektrumlu sistemik antibiyotikler 3) Kemoterapotik ajanlar, kortikosteroidler veya doğum kontrol hapları 4) Gebelik, aşırı şişmanlık 5) Diabetes mellitus, cushing hastalığı ve diğer endokrin hastalıklar 6) Malign tümörler, şiddetli infeksiyon hastalıkları 7) Kronik alkolizm, uyuşturucu kullanımı 8) İmmün sistemin baskılandığı durumlar (46). Klinik bulgular akut, subakut veya kronik ya da epizodik olabilir. İnfeksiyon ağız, boğaz, deri, saçlı deri, vajina, parmaklar, tırnakların tutlumunda olduğu gibi lokalize ya da sistemik olabilir. Sağlıklı kişilerde lokalize kandida infeksiyonları genellikle epidelyal barier fonksiyonun bozulması sonucu gelişirken sistemik infeksiyonlar genellikle hücresel immün yetersizliği olan kişilerde gelişir (47). Kandidiyazisler birçok deri hastalığının klinik görünümüne benzer şekilde seyrettiğinden, kesin tanı için etkenin bulunması gerekmektedir. Aynı zamanda saptanan kandidanın infeksiyonun etkeni olup olmadığı da araştırılmalır. Yani patojen veya saprofit olup olmadığı ayırt edilmelidir. Bu özelliği inceleyen birçok metod bulunmasına rağmen halen kesinlikle bu durumu ortaya koyacak bir yöntem bulunamamıştır (48). Tanı tipik semptom ve bulgular ile mantarın yayma ve kültür ile gösterilmesi ile konulur. Lezyondan yapılan yayma ve kültür tanıda önemlidir. Ağız içinde normal flora üyesi olduğundan izolasyonları her zaman infeksiyona işaret etmez. Sürüntü öncesi lezyon bölgesi su ile nemlendirilmeli ve örnek laboratuvara taşıyıcı besiyeri ile gönderilmelidir Pratik olarak %20 lik KOH ile yapılan nativ preparatta kandidaların balastospor ve psödö hiflerinn birlikte bulunmaları patojen etken olabileceğine pratik yönden bir işarettir (49).

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3 Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı Fungal Etkenler Dr. Ayşe Kalkancı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı SSS enfeksiyonları Mortalite

Detaylı

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Nötropenik hastalarda fungal infeksiyonlar Nötropeni invaziv

Detaylı

MİKOLOJİYE GİRİŞ. Mantarlar Hakkında Genel Bilgiler

MİKOLOJİYE GİRİŞ. Mantarlar Hakkında Genel Bilgiler MİKOLOJİYE GİRİŞ Mantarlar Hakkında Genel Bilgiler Mikoloji = Mantar bilimi mykes +logos Mikoz = Mantar hastalığı Mantarlar ile ilgili gerçek sistematik çalışmalar XVII. Yüzyılda Antonie Van Leeuwenhoek

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

NİLGÜN ÇERİKÇİOĞLU MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI

NİLGÜN ÇERİKÇİOĞLU MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI NİLGÜN ÇERİKÇİOĞLU MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI ZİGOMİKOZ : 19. YY. SONU ALMAN PATOLOG OLGU: Absidia corymbifera enfeksiyonu BULAŞ: SPORLARIN SOLUNMASI KONTAMİNE

Detaylı

ANTİFUNGAL DİRENÇ MEKANİZMALARI ve DUYARLILIK TESTLERİ. Nilgün ÇERİKÇİOĞLU 2014 MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ AD

ANTİFUNGAL DİRENÇ MEKANİZMALARI ve DUYARLILIK TESTLERİ. Nilgün ÇERİKÇİOĞLU 2014 MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ AD ANTİFUNGAL DİRENÇ MEKANİZMALARI ve DUYARLILIK TESTLERİ Nilgün ÇERİKÇİOĞLU 2014 MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ AD İn Vitro Duyarlılık Test Sonuçları Duyarlı (MİK) Doza bağımlı duyarlı

Detaylı

Antifungal ilaçlar. Öner Süzer www.onersuzer.com osuzer@istanbul.edu.tr. Son güncelleme: 13.04.2011 1/33 2/33

Antifungal ilaçlar. Öner Süzer www.onersuzer.com osuzer@istanbul.edu.tr. Son güncelleme: 13.04.2011 1/33 2/33 Antifungal ilaçlar Öner Süzer www.onersuzer.com osuzer@istanbul.edu.tr Son güncelleme: 13.04.2011 1/33 2/33 1 Mikozlar (Fungal Enfeksiyonlar) Yüzeysel: Dermatomikozlar (dermatofitler tarafından oluşturulan,

Detaylı

Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD ETKENLERİNİ TANIYALIM...

Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD ETKENLERİNİ TANIYALIM... Prof. Dr. Sevtap Arıkan Hacettepe Üniv.. Tıp T p Fak. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD FIRSATÇI I MİKOZ M ETKENLERİNİ TANIYALIM... 1 Fırsatçı mikozlar, immün sistemi baskılanmış olgularda önemli

Detaylı

Ürün, tüylerde ve saçlarda yapışma yapmayacak şekilde formüle edilmiştir. Bu nedenle saçlı ve tüylü bölgelere de rahatlıkla uygulanabilir.

Ürün, tüylerde ve saçlarda yapışma yapmayacak şekilde formüle edilmiştir. Bu nedenle saçlı ve tüylü bölgelere de rahatlıkla uygulanabilir. 1 B. Kısa Ürün Bilgileri (KÜB) 1. Tıbbi Farmasötik Ürünün Adı Pers Mant jel, 30 g 2. Kalitatif ve Kantitatif Terkibi 1 g için 30 g için Mikonazol, Ph.Eur. (Etkin madde) 0,02000 g 0,60000 g Alüminyumhidroksiklorit,

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

HIV/AIDS ve Antifungal Profilaksi

HIV/AIDS ve Antifungal Profilaksi HIV/AIDS ve Antifungal Profilaksi Dr. Gülşen Mermut Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ABD BAMÇAG Mantar Sempozyumu 13 Aralık 2015-Kuşadası HIV/AIDS Epidemiyoloji

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Prof. Dr. Neşe Saltoğlu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar genç erişkin (seksüel aktif) çiftlerin hastalığıdır. Tedavi sırasında, çiftlerin hastalığı olduğu hatırlanmalı ve tüm

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D.

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON Mikroorganizmanın bir vücut bölgesinde, herhangi bir klinik oluşturmadan

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. İlgili uyarılar için, 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri bölümüne bakınız. Yardımcı maddeler için, bölüm 6.1 e bakınız.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. İlgili uyarılar için, 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri bölümüne bakınız. Yardımcı maddeler için, bölüm 6.1 e bakınız. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI KETODERM Krem % 2 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: KETODERM Krem % 2 her bir gramında 20 mg ketokonazol içerir. Yardımcı maddeler: 1 gram krem;

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Kateter İnfeksiyonlarında Mikrobiyoloji Doç. Dr. Deniz Akduman Karaelmas Üniversitesi it i Tıp Fakültesi İnfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Kateter infeksiyonlarında etkenler; kateter

Detaylı

5 Pratik Dermatoloji Notları

5 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 5 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Vitiligo Eritema Multiforme Ürtiker Uyuz Tahta Kurusu / Pire Isırığı Kaposi Sarkomu 2 Vitiligo 3 Vitiligo

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları Ankara, 28 Şubat 2010 PEDİATRİDE İNVAZİF MANTAR İNFEKSİYONU İÇİN RİSK GRUPLARI

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

Klinik Mikrobiyoloji'de Bu Yıl Makaleler -2- Klinik mikoloji. Dr.Çağrı Ergin Pamukkale Üniversitesi / Denizli

Klinik Mikrobiyoloji'de Bu Yıl Makaleler -2- Klinik mikoloji. Dr.Çağrı Ergin Pamukkale Üniversitesi / Denizli Klinik Mikrobiyoloji'de Bu Yıl Makaleler -2- Klinik mikoloji Dr.Çağrı Ergin Pamukkale Üniversitesi / Denizli Patoloji Fungal lökonişi Onikomikozun beyaz değişimleri Süperfisiyal beyaz onikomikoz Nadir,

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

SPOREX 100 mg Mikropellet Kapsül Dermatolojik Mantar Enfeksiyonları İçin

SPOREX 100 mg Mikropellet Kapsül Dermatolojik Mantar Enfeksiyonları İçin SPOREX 100 mg Mikropellet Kapsül Dermatolojik Mantar Enfeksiyonları İçin FORMÜLÜ Her Sporex Mikropellet kapsül 100 mg itrakonazol içerir. Kapsül boyar maddeleri: titanyum dioksit, eritrosin, indigotin

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Yoğun Bakım Ünitelerinde Mikroorganizma Profilindeki Değişim. Yoğun Bakım Ünitelerinde Mantar Etkenleri Profilindeki Değişim

Yoğun Bakım Ünitelerinde Mikroorganizma Profilindeki Değişim. Yoğun Bakım Ünitelerinde Mantar Etkenleri Profilindeki Değişim Yoğun Bakım Ünitelerinde Mikroorganizma Profilindeki Değişim Yoğun Bakım Ünitelerinde Mantar Etkenleri Profilindeki Değişim Ahmet KALKAN* * Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon

Detaylı

DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD

DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD BAĞIŞIKLIĞI BASKILANMIŞ HASTA? Bağışıklığı Baskılanmış Hastalarda IFI gelişme riski: Düşük Risk Orta Risk

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. KETORAL deri kremi Deri üzerine uygulanarak kullanılır.

KULLANMA TALİMATI. KETORAL deri kremi Deri üzerine uygulanarak kullanılır. KETORAL deri kremi Deri üzerine uygulanarak kullanılır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Ketokonazol KETORAL deri kremi her bir gramında 20 miligram ketokonazol içerir. Yardımcı maddeler: Propilen glikol,

Detaylı

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK VİROLOJİYE GİRİŞ Dr. Sibel AK Bugün; Virüs nedir? Virüslerin sınıflandırılması Virüsler nasıl çoğalır? Solunum yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlar Gıda ve su kaynaklı viral enfeksiyonlar Cinsel temas yoluyla

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ Emine Yeşilyurt, Sevgi Özyeğen Aslan, Ayşe Kalkancı, Işıl Fidan, Semra Kuştimur Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Deri Layşmanyazisi. Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı

Deri Layşmanyazisi. Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Deri Layşmanyazisi Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Amaç Hastalığın tanısını koyabilmek Uygun tedaviyi yapabilmek Koruyucu yöntemleri sayabilmek İçerik

Detaylı

Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakalarında maya ve küf kolonilerini birbirinden ayırmak için aşağıda belirtilen genel özelliklere dikkat edin: MAYA

Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakalarında maya ve küf kolonilerini birbirinden ayırmak için aşağıda belirtilen genel özelliklere dikkat edin: MAYA Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakasında maya ve küf kolonileri kolayca sayılabilir. Gösterge boya, maya ve küf kolonilerini boyar, böylece kontrast sağlar ve sayım işlemini kolaylaştırır. Petrifilm Maya

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara OLGU SUNUMU Dr. Nur Yapar DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara 28 yaşında, erkek Mayıs 2008; T hücreden zengin B hücreli Hodgin Dışı Lenfoma Eylül 2008; 5.

Detaylı

Beyin Tümörü Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Global Leishmaniasis. Leishmaniasis. Türkiye de leishmaniasis. Leishmaniasis. Leishmaniasis

Global Leishmaniasis. Leishmaniasis. Türkiye de leishmaniasis. Leishmaniasis. Leishmaniasis Leishmaniasis Leishmaniasis Leishmaniasis Tropik ve subtropik iklimlerde, Akdeniz bölgesi ülkelerde (88 ülke) görülür Her yıl 1,5 milyon yeni olgu eklenmektedir 350 milyon insan risk altında 23 farklı

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU 1 KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU 1 KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM I KOORDİNATÖRÜ: KURUL I KOORDİNATÖRÜ: 214 215 EĞİTİM ÖĞRETİM

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Küf Türlerinin Epidemiyolojisi. Yrd. Doç. Dr. Özge Turhan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D.

Küf Türlerinin Epidemiyolojisi. Yrd. Doç. Dr. Özge Turhan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. Küf Türlerinin Epidemiyolojisi Yrd. Doç. Dr. Özge Turhan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. İnvaziv fungal infeksiyonlar İnsidans Tüm dünyada mortalitesi

Detaylı

Febril Nötropenide Fungal İnfeksiyonlara Klinik Yaklaşım

Febril Nötropenide Fungal İnfeksiyonlara Klinik Yaklaşım Febril Nötropenide Fungal İnfeksiyonlara Klinik Yaklaşım Dr. Murat Akova Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi, Ankara İnvaziv Fungal İnfeksiyonların

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Doç Dr Bahadır Ceylan Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Doç Dr Bahadır Ceylan Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Doç Dr Bahadır Ceylan Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji CRYPTOCOCCUS C neoformans C gattii Gram boyama India ink Mucicarmine -Kapsül berrak ve maya kırmızı

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Derinin Yüzeyel Dermatofit Enfeksiyonları

Derinin Yüzeyel Dermatofit Enfeksiyonları Ankara Med J, 2014, 14(3): 107-113 Derleme / Review Derinin Yüzeyel Dermatofit Enfeksiyonları Superficial Dermatophyte Infections Ülker Gül 1 1 Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji Anabilim

Detaylı

GURM (Strangles) (su sakağısı)

GURM (Strangles) (su sakağısı) GURM (Strangles) (su sakağısı) TEK TIRNAKLI ÜST solunum yollarında yangı RETROFARİNJİYAL ve SUBMANDİBULAR lenf yumrularında ABSE oluşumu AKUT, BULAŞICI ETİYOLOJİ Streptococcus equi subspecies equi Gram

Detaylı

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon)

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberküloz bütün yaş gruplarında görülen ve tüm sistemleri tutabilen bir hastalıktır. Tüberküloz prevalansının yüksek olduğu toplumlarda genellikle çocuk

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI OCERAL % 1 deri spreyi

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI OCERAL % 1 deri spreyi KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI OCERAL % 1 deri spreyi 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 1 ml çözeltide; Etkin madde: Oksikonazol nitrat 11.47 mg (10 mg oksikonazole eşdeğer miktarda) Yardımcı

Detaylı

KLL DE. kları ABD Hematoloji BD Bursa

KLL DE. kları ABD Hematoloji BD Bursa KLL DE İNFEKSİYON YÖNETİMİ Dr. Rıdvan R ALİ Uludağ Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İç Hastalıklar kları ABD Hematoloji BD Bursa KLL ile ilişkili bilgilerimizde önemli değişiklikler iklikler söz s z konusu

Detaylı

DERMATOFİTOZLARDA ETKENLERİN VE RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI: HASTANE BAZLI BİR ÇALIŞMA

DERMATOFİTOZLARDA ETKENLERİN VE RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI: HASTANE BAZLI BİR ÇALIŞMA MİKROBİYOL MİKROBİYOLOJİ BÜL 2008; 42: BÜLTENİ 95-102 95 DERMATOFİTOZLARDA ETKENLERİN VE RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI: HASTANE BAZLI BİR ÇALIŞMA INVESTIGATION OF THE AGENTS AND RISK FACTORS OF DERMATOPHYTOSIS:

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Uzm. Dr. Nur Benzonana

Uzm. Dr. Nur Benzonana Uzm. Dr. Nur Benzonana Orf Koyun ve keçi Dudak Burun delikleri Meme Ayak Proliferatif papüloveziküler lezyonlar Bazı ülkelerde endemik Zoonoz Orf Kelime kökeni tam olarak bilinmemekte Hrufa Eski norveççe

Detaylı

Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu: Klinik yansımalar. Dr Beyza Ener Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi

Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu: Klinik yansımalar. Dr Beyza Ener Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu: Klinik yansımalar Dr Beyza Ener Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi OLGU 55 yaşında bayan hasta 2003 yıllında diffüz büyük B hücreli NHL tanısı 4 kez

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

Tarih : 01.03.2015 Sayı : 006 BASIN BÜLTENİ. Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. NİLGÜN ȘENTÜRK

Tarih : 01.03.2015 Sayı : 006 BASIN BÜLTENİ. Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. NİLGÜN ȘENTÜRK Tarih : 01.03.2015 Sayı : 006 BASIN BÜLTENİ Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. NİLGÜN ȘENTÜRK Benleriniz Kabusunuz Olmasın Vücudunuzdaki benleriniz büyüyor, kașınıyor veya kanıyorsa

Detaylı

MEME KANSERİ. Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI

MEME KANSERİ. Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI MEME KANSERİ Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI KANSER Cancer İngilizce yengeç YENGEÇ düşmanını kıstırdıktan sonra sıkıca tutuyor, yavaş

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

Gebelikte vulvavagina kandidozu:

Gebelikte vulvavagina kandidozu: Gebelikte vulvavagina kandidozu: Borik asit ile 13 farklı antifungal ilacın CLSI M27-A3 protokolüne göre duyarlılık sonuçları ve dört virulans faktörünün incelenmesi Ayşe Kalkancı 1, Ahmet Barış Güzel

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Dr Emel TÜMBAY Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Em. Öğretim Üyesi

Dr Emel TÜMBAY Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Em. Öğretim Üyesi Ülkemizde Tıp Mikolojisi Dr Emel TÜMBAY Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Em. Öğretim Üyesi Prof Dr Celal Muhtar ÖZDEN Celal Muhtar Özden'in palmoplanter

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İnfeksiyon Hastalıklar kları ve Klinik Mikro. ABD. Risk? Başlangıç tedavisine yanıtsızlık değil. Ciddi

Detaylı

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Emel AZAK, Esra Ulukaya, Ayşe WILLKE Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık veya Hemşirelik Yüksekokulları, Hemşirelik, Sağlık Memurluğu ve Ebelik Programları mezunu

Detaylı

HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR

HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR HĐPERPĐGMENTASYONLA SEYREDEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Seher Bostancı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Hiperpigmentasyon; güneş ışığına maruziyet, çeşitli ilaç veya kimyasal maddelerle

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. MOMECON %0.1 losyon Deriye damlatılarak kullanılır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her bir gram losyon, 1 mg mometazon furoat içerir. Yardımcı maddeler: İzopropil alkol, propilen glikol, hidroksipropil

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI KONAZOL Medikal Şampuan Saçlı deriye ve/veya deri üzerine bölgesel olarak uygulanarak kullanılır. Etkin madde: Yardımcı maddeler:

KULLANMA TALĐMATI KONAZOL Medikal Şampuan Saçlı deriye ve/veya deri üzerine bölgesel olarak uygulanarak kullanılır. Etkin madde: Yardımcı maddeler: KULLANMA TALĐMATI KONAZOL Medikal Şampuan Saçlı deriye ve/veya deri üzerine bölgesel olarak uygulanarak kullanılır. Etkin madde: Konazol Medikal Şampuan, her gramında 20 miligram ketokonazol içerir. Yardımcı

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her şişe 2.80 g tiokonazol içerir. Yardımcı madde(ler): Undesilenik asit, Etil asetat

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her şişe 2.80 g tiokonazol içerir. Yardımcı madde(ler): Undesilenik asit, Etil asetat DERMO-TROSYD %28 tırnak solüsyonu Lokal (topikal) olarak uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her şişe 2.80 g tiokonazol içerir. Yardımcı madde(ler): Undesilenik asit, Etil asetat Bu ilacı kullanmaya

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır.

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. KULLANMA TALİMATI VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. Etkin madde: Her 1 g krem %5 a/a 50 mg asiklovir içerir. Yardımcı madde(ler): Poloksamer, setostearil alkol, sodyum lauril sülfat, beyaz yumuşak parafin,

Detaylı

6 Pratik Dermatoloji Notları

6 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 6 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Siğil Skuamöz Hücreli Karsinom Bazal Hücreli Karsinom Melanom Lipom Nörofibromatözis 2 Siğil 3 Siğil

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI Hemş.Birsel Küçükersan Graft vs Host Hastalığı (GVHH) Vericinin T lenfositlerinin alıcıyı yabancı olarak görmesi ve alıcının dokularına karşı reaksiyon göstermesi Allojenik

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı %20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı kaşıntılar (kc, bb, troid) Pemfigoid gestasyones Gebeliğin

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı