İMO 41. Dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı 21 Kasım da Trabzon da gerçekleştirildi. Özelleştirme: Varlığım sermayeye armağan olsun

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İMO 41. Dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı 21 Kasım da Trabzon da gerçekleştirildi. Özelleştirme: Varlığım sermayeye armağan olsun"

Transkript

1 sayı 199 / 15 aralık 2009 TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAYIN ORGANIDIR Şubelerden...2 de 15 Aralık İMO Sempozyumları devam ediyor...4 te Yapı ve Denetim Çalıştayı düzenlendi...13 de TMMOB 3. Danışma Kurulu toplantısı yapıldı...13 de İMO Şubeleri...14 te Basında İMO...16 da Toplumsal sorumluluklarını mesleki sorumluluğuyla harmanlayabilmeyi başaran Odamız 55 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Türkiye nin zorlu dönemeçlerine tanıklık eden Odamızın yarım asırlık tarihi, aynı zamanda toplumsal muhalefetin, mesleki sorumluluğun ve bilimsel olanı öne çıkarmanın da tarihidir. 55 yıllık tarihimiz boyunca edindiğimiz kurumsal deneyim ve mücadele birikimi, Odamızın geleceği için en önemli teminattır. Aynı anlayışla daha nice 55 yıllara 19 Aralık 1954 tarihinde Ankara daki Türk Ocağı Salonu nda gerçekleştirilen 1. Genel Kurulumuzun üzerinden tam 55 yıl geçti. Dönemin TMMOB Başkanı Naim Şukal ın, Genel Kurulumuzda yaptığı açılış konuşmasıyla çalışmalarına başlayan odamız, aradan geçen 55 yıl içinde, meslek alanımızın ve demokrasi mücadelesinin en önemli unsurlarından biri haline geldi. Özelleştirme: Varlığım sermayeye armağan olsun İMO tarafından hazırlanan Özelleştirme Raporu nun özeti 10 da Odamız, 55 yıllık tarihi boyunca ülkemizin her alanına derin izler bırakmıştır. Meslek alanımızdaki çalışmalardan üyelerimizin özlük haklarının korunmasına, ülke sorunlarından dünyada yaşanan gelişmelere kadar pek çok alandaki görüş, eylem ve etkinlikleriyle tarihe kök salan bir gelenek inşa edilmiştir. Bu başarının kıvancı, 55 yıl boyunca odamıza emek veren tüm yönetici, üye ve çalışanlarımıza aittir. 8 de İMO 41. Dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı 21 Kasım da Trabzon da gerçekleştirildi 7 de

2 2 15 Aralık 2009 Şubelerden Şubelerden Şubelerden Şubelerden Ankara Şube Seminerler Dünya Ticaret Merkezi, New York - Tasarımından Yıkılışına konulu seminer, Yrd. Doç. Dr. Halit Cenan Mertol un sunumuyla 12 Kasım 2009 Perşembe günü gerçekleştirildi. Mertol, seminere katılanlara Dünya Ticaret Merkezi nin tasarım aşamasından yıkılışına kadar olan süreç hakkında bilgiler verdi. Çelik Köprülerin Tasarımı konulu seminer, 3 Aralık 2009 Perşembe günü İlker Yılmaz Türker in sunumuyla gerçekleştirildi. Türker, seminere katılanlara çelik köprülerin tasarımı hakkında bilgiler verdi. Hidroelektrik konulu seminer, İnşaat Mühendisi-İMO Su Çalışma Grubu Üyesi Ayla Tutuş un sunumuyla 10 Kasım 2009 Salı günü gerçekleştirildi. Tutuş, seminere katılanlara hidroelektrik hakkında bilgiler verdi. Jeotermal konulu seminer, 17 Kasım 2009 Salı günü DEK-TMK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Orhan Yeşin in sunumuyla gerçekleştirildi. Yeşin, seminere katılanlara jeotermal hakkında bilgiler verdi. Rüzgar Enerjisi konulu seminer, Elektrik Mühendisi Zerrin Altuntaşoğlu nun sunumuyla 24 Kasım 2009 Salı günü düzenlendi. Altuntaşoğlu, seminere katılanlara rüzgar enerjisi hakkında bilgiler verdi. Seminerler, İMO Kongre ve Kültür Merkezi nde düzenlendi. Kurslar Makro Programlama konulu kurs, 16 Kasım 2009 Pazartesi günü İMO Kongre ve Kültür Merkezi nde başladı. Kursun derslerini veren İnşaat Mühendisi Kazım Karaağaç kurs süresince, Makrolarla Çalışmak, VBA Programlamaya Giriş, Prosedür ve Fonksiyonlar, Excel de VBA Programlama, AutoCAD de VBA Programlama, AutoCAD ve Office Uygulamalarının Birlikte Kullanılması başlıkları altında bilgiler verdi. 18 kişinin katıldığı ve toplam 24 saat (3 hafta) devam eden olan kurs katılımcılarına katılım belgesi verildi. İnşaat Mühendisliği Yol Projesi Uygulaması Netpro Eğitim Programı Kasım 2009 tarihlerinde İMO Kongre ve Kültür Merkezi nde verildi. Kursun derslerini veren Tunç Emre Toptaş kurs süresince, Netpro Yol Projelendirme Genel Kavramlar, Proje Oluşturma İşlemleri, Yatay Güzergah Tanımlama İşlemleri, Rakortman Tanımlama İşlemleri, ASSHTO, TCK Standartlarında ve Serbest Dever Tanımlama İşlemleri, Enkesit Alma İşlemleri, Siyah Kot - Profil İşlemleri, Düşey Güzergah Tanımlama İşlemleri Kırmızı Kot, Platform Editörü (Platform ve Şev) İşlemleri, Kesit Editörü İşlemleri (Sıyırma, Diş Kazısı, Terasman, Kafa-Topuk Hendeği), Enkesit İşlemleri, Yol Enkesitlerinin Çizdirilmesi İşlemleri, Şevli Kotlu Plan Oluşturma İşlemleri, Plan-Profil Paftalama İşlemleri, Kübaj Hesaplamaları, Brükner Dengelemesi İşlemleri ve Çıktıları başlıkları altında bilgiler verdi. 18 kişinin katıldığı ve toplam 25 saat devam eden kursa katılanlara katılım belgesi verildi. Eskişehir Şube Seminerler İMO Eskişehir Şubesi, Tuğla ve Kiremit Üretimi ile İlgili Yönetmelik ve Standartları ile Uygulama Esasları konulu semineri Teknik Uzman Çetin Çelik in sunumuyla 19 Kasım 2009 Perşembe günü; Yığma Binalar konulu semineri ise İnşaat Yüksek Mühendisi Nejat Bayülke nin sunumuyla 3 Aralık 2009 Perşembe günü gerçekleştirdi. Gaziantep Şube Seminerler İMO Gaziantep Şubesi, Genç-İMO üyelerine yönelik 14 Kasım 2009 tarihinde Statik- Betonarme Proje Düzenleme Esasları konulu semineri düzenledi. Sunumu İMO Gaziantep Şube Yönetim Kurulu Üyesi İnşaat Mühendisi Ahmet Ayhan Esen tarafından yapılan seminer İMO Gaziantep Şubesi Konferans Salonu nda, gerçekleştirildi. 5 Aralık 2009 tarihinde ise Rıza Karaman ın sunumuyla Yaklaşık Maliyet ve Hakediş, Analizli teklif hazırlama, Aşırı düşük tekliflerin sorgulanması ve cevaplandırılması konularında ve mevzuat değişiklikleri ile ilgili meslek içi eğitim semineri düzenlendi. Kurs İMO Gaziantep Şubesi, 1-3 Aralık 2009 tarihlerinde PAÜ-MMF İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Ali Haydar Kayhan nın sunumuyla yapı uzmanlık alanında, Mevcut Yapıların Deprem Yönetmeliğine Göre Değerlendirilmesi konulu meslek içi eğitim kursu düzenledi. Hatay Şube Seminer İMO Hatay Şube İskenderun Temsilciliği, 19 Kasım 2009 Perşembe günü Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Altın ın sunumuyla, Betonarme ve Yığma Yapıların Güçlendirilmesine Deneysel Yaklaşımlar konulu meslekiçi eğitim semineri düzenledi. Seminer İskenderun Sivil Savunma Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi. İstanbul Şube Seminerler İMO İstanbul Şubesi, şube merkezi, Bakırköy ve Kadıköy temsilciliklerinde meslekiçi eğitim kapsamında bazı seminerler düzenledi. Şehiriçi Derelerinin Düzenlenmesinde Dünyadaki Son Gelişmeler konulu seminer 3-5 Kasım 2009 tarihleri arasında düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Prof. Dr. Necati Ağıralioğlu katıldı. Seminerde, akarsu düzenlemesi, akarsu düzenlemesi ile ilgili çalışmaların son yıllarda hızla gelişmesine ilişkin dünyadaki gelişmeler ve Türkiye ye aktarılması üzerine bilgiler aktarıldı. Türkiye de Hidroelektrik Enerji Yatırımları; Mevcut Durum ve İnşaat Mühendisliğinin Konumu konulu seminer Kasım 2009 tarihleri arasında düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Prof. Dr. İlhan Avcı katıldı. Türkiye de Hidroelektrik Enerji Yatırımları; Mevcut Durum ve İnşaat Mühendisliğinin Konumu başlıklı seminerde hidroelektrik enerjinin elde edilmesinde Geleneksel Yaklaşımlar (Nehir Kanal Santraları-Regülasyonlu Depolama Tesisleri) konularına yer verilirken, Küçük Hidroelektrik Santrallerin Avantajları ve dezavantajları konusunda bilgiler aktarıldı. 6 Nisan 2009 L aquila, İtalya Depreminden Gözlemler konulu seminer Kasım 2009 tarihleri arasında düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Doç. Dr. Oğuz Cem Çelik ve Dr. Haluk Sesigür katıldı. Seminerde, 6 Nisan 2009 tarihinde gerçekleşen L aquila, İtalya depremindeki mesleki gözlemler, yapısal hasarlar üzerine bilgiler aktarıldı. Kalıp ve İskele Sistemleri konulu seminer Kasım 2009 tarihlerinde gerçekleştirildi. Seminere konuşmacı olarak İnşaat Mühendisi Halil Karaca katıldı. Seminerde, kalıp ve iskelelerin yapısı kalıpların gelişimi, sistem kalıbı ve iskele sistemleri dizayn esasları; elemanların hesap esasları, kalıp elemanları, iskele elemanları, bağlama elemanları, döşeme ve kiriş kalıp iskeleleri konuları üzerine bilgiler aktarıldı. Çelik Yapı Tasarımında Standartların Değerlendirilmesi konulu seminer 1-3 Aralık 2009 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Seminere konuşmacı olarak Prof. Dr. Cavidan Yorgun katıldı. Seminerde çelik yapılarda tasarım ve konuya ilişkin standartlara değinildi. Çelik yapının üretiminde tasarımın ve montajın yanı sıra standartların ve kontrolünün önemli olduğu anlatıldı. Çelik Binaların Tasarım İlkeleri ve Taşıyıcı Sistemleri konulu seminer 8-10 Aralık 2009 tarihleri arasında düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Prof. Dr. Nesrin Yardımcı katıldı. Seminerde yapısal tasarım, yapısal çelik ve çelik yapıların özellikleri, çelik yapılarda stabilite bağlarının tasarımı, çatılarda, tek katlı yapılarda, çok katlı yapılarda stabilite bağları konularına yer verildi. Ürün Tanıtım Seminerleri İMO İstanbul Şubesi Ürün ve Bilgisayar Programları Tanıtım Seminerleri kapsamında 19 Ekim 23 Kasım 2009 tarihleri arasında bazı seminerler düzenledi. çeşitli firmalardan yetkililerin konuşmacı olarak katıldığı seminerlerde Geoteknik Mühendisliğinde Plaxis ile İleri Seviye Çözümler, Endüstriyel İnşaat Kalıpları ve İskele Sistemleri-Urtim Kalıp ve İskele Sistemleri, Ala- Sawa Sistemi ve Bir Uygulama Örneği, Öngerilmeli Boşluklu Beton Döşeme Elemanlarının Yapısal Tasarımı, Endüstriyel Kalıp Sistemleri, Çağdaş Yapılarda Ardgerme Teknolojisi Binalarda ve Köprülerde Uygulama Örnekleri, Prefabrike Yapı Elemanlarının Birleşim Teknolojileri - Peikko Birleşim Ürünleri ile Uygulama Örnekler, Çelik Yapılarda Deneyim Paylaşımı konu başlıklarında bilgiler verildi. Dünyadaki Metrobüs Uygulamaları konulu seminer 16 Kasım 2009 tarihinde düzenlendi. İMO Mustafa Ürgüplü Salonu nda gerçekleşen seminere konuşmacı olarak katılması beklenen Dr. Dario Hıdalgo (Embarq Sürdürülebilri Ulaşım Merkezi) sağlık nedenleri ile katılamadığı için Embarq Sürdürülebilir Ulaşım Merkezi nden Makina Mühendisi Sibel Bulay sunumu gerçekleştirdi. Konferansta dünyadaki metrobüs uygulamalarından örnekler verildi. Avustralya, Miami, Meksika, Kolombiya,

3 15 Aralık Şubelerden Şubelerden Şubelerden Şubelerden Houstun, New-Jersey, New York, Madrit, Brezilya gibi Kolombiya Bogota daki sistemin dünyadaki en gelişmiş sistem olduğu belirtildi. Metrobüs siteminde istasyon aralıklarının 600 m ile 2300 m arasında değiştiği, bu sistemin yolun ortasında veya çeşitli koridorlar açılarak yapılabildiği anlatılan konferansta, sistemde besleyici hatların önemli olduğu ve talebin iyi belirlenmesi gerektiği ve de kentin şartlarının önemli olduğu anlatıldı. Üniversite sınıf temsilcileri toplantısı yapıldı İMO İstanbul Şubesi genç-imo Üniversite Sınıf Temsilcileri, 4 Kasım 2009 tarihinde toplantı düzenlediler. genç-imo çalışmalarının değerlendirildiği toplantının açılış konuşmasını İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe yaptı. İMO nun geleceği olan üniversite öğrencilerinin önemine değinen Gökçe nin konuşmasının ardından üniversite temsilcileri tarafından hazırlanan genç-imo Çalışmaları öğrenci üyeler Abdullah Yücel, Mehmet Ali Özsoy, Emre Öz ve Tuba Gürbüz Üz tarafından sunuldu. Teknik gezi İMO İstanbul Şubesi genç-imo teknik gezi kapsamında Ytong Üretim Fabrikası na gezi düzenledi. 19 Kasım 2009 tarihinde gerçekleştirilen gezide fabrikanın üretim bölümleri gezildi, Ytong un hangi ülkelerde üretildiği ve uygun olduğu iklim bölgeleri hakkında bilgiler verildi. Manisa Şube Kurs İMO Manisa Şubesi, İdecad V.6 Kursu düzenledi. 17 Ekim 2009 Cumartesi günü başlayan, Şube Bilgisayar Salonu nda gerçekleştirilen kursun dersleri İnşaat Yüksek Mühendisi Necati Atıcın tarafından verildi. Bilgisayar ortamında uygulamalı olarak gerçekleştirilen kurs kapsamında Deprem Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik te anlatıldı. Seminer 12 Kasım Düzce depreminin yıldönümünde İMO Manisa Şubesi, 12 Kasım 2009 Perşembe günü Depreme Dayanıklı Yapı Tasarım İlkeleri konulu semineri düzenledi. Seminere konuşmacı olarak Prof. Dr. Hikmet Hüseyin Çatal katıldı. Seminerde, depremlerin yoğun yaşandığı ülkemizde depreme dayanıklı yapı tasarımı için basit fakat deprem etkileri altında yapı davranışını doğru temsil eden hesap modelinin kurulması, üretimin her aşamasında denetim mekanizmasının geliştirilmesi ve yapım ustalarının eğitilmesinin önemi vurgulandı. Turgutlu Temsilciliği yeni bürosunda hizmet verecek İMO Manisa Şubesi Turgutlu Temsilciliği 17 Ekim 2009 tarihinde, üyelerine daha iyi hizmet vermek amacıyla Turgutlu Piyaleoğlu caddesindeki yeni bürosunun açılışını yaptı. Açılış törenine Manisa Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, Temsilcilik Yönetim Kurulları, Turgutlu Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Turgutlu Belediye Başkanı, İMO üyeleri ve davetliler katıldı. Törenin ardından kutlama yemeği düzenlendi. Muğla Şube Temsilcilikler Ortak Toplantısı yapıldı İMO Muğla Şubesi 2009 Yılı 3. Temsilcilikler Ortak Toplantısı, Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, Bodrum, Datça, Fethiye, Marmaris ve Ortaca Temsilcilik Kurulları nın katılımıyla 27 Ekim 2009 tarihinde Muğla Şube binasında gerçekleştirildi. Toplantıda Şube ve Temsilcilik çalışmalarına ilişkin faaliyet raporları sunuldu. Bölgede yaşanan mesleki sorunlar ile ülke sorunları hakkında da görüş bildirildi. Öğrencilerle tanışma kokteyli İMO Muğla Şubesi, Muğla Üniversitesi İnşaat Mühendisliği genç-imo üyesi öğrencilerle tanışma kokteyli düzenledi. 27 Ekim 2009 tarihinde şube binasında gerçekleştirilen, Muğla Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, Temsilcilik Kurulu Üyeleri ve üyelerin katıldığı kokteylde öğrencilerin sorunları dinlendi. Samsun Şube Öğrencilerle şehir gezisi yapıldı İMO Samsun Şubesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü 1. sınıf öğrencilerine yönelik şehir gezisi düzenledi. 7 Kasım 2009 günü düzenlenen geziye yaklaşık 50 öğrenci katıldı. Gazi müzesi ve müze olarak kullanılan Bandırma Vapuru nun gezildiği etkinlikte mesleğe yeni adım atan öğrencilere İMO genç hakkında bilgi verildi. Gezinin ardından öğrenciler İMO Samsun Şube Hizmet Binası nın temel atma törenine katıldılar. Uşak Şube Seminer İMO Uşak Şubesi meslek içi eğitim etkinlikleri kapsamında 18 Kasım 2009 tarihinde ısı yalıtımı ile ilgili Mantolama Malzemeleri, Teknik Özellikleri ve Uygulama Esasları konulu semineri düzenledi. Seminerin sunumları Makine Mühendisi Tahsin Karasu, Makina Mühendisi Feza M. Hokkacı ve Mimar Devrim Güler tarafından verildi. Seminer kapsamında TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı, Binaların Yangın Korunması Hakkında Yönetmelik, Mantolamada Kullanılan Yalıtım Malzemeleri, Mantolama Uygulama Aşamaları konularında bilgiler verildi. Van Şube Seminer İMO Van Şubesi, 21 Kasım 2009 tarihinde Van Ticaret ve Sanayi Odası TUŞBA Toplantı Salonu nda Deprem konulu seminer düzenledi. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu nun konuşmacı olarak katıldığı seminerde Deprem ile Van ve deprem tehlikesi konularında bilgiler aktarıldı. TOKİ Başkanı İstifa Etmelidir! TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ın 11 Ekim 2009 tarihinde Bize dava açanların derdi rüşvet sözleri nedeniyle, TMMOB İstanbul Birimleri tarafından bu sözlere cevaben basın açıklaması yapıldı. Açıklama 10 Kasım 2009 Salı günü 11:00 da Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi nde gerçekleştirildi. Açıklama Tores Dinçöz tarafından okunurken, İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhçu ve Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Pelin Pınar Özden de konuya ilişkin görüşlerini aktardı. İMO İstanbul Şube Sayman Üyesi Nusret Suna, Şube Sekreteri Rezan Bulut, Şube Sekreter Yardımcıları Hasan Ünal ve Funda Kılınç Suvakçı da açıklamaya destek verdi. İMO Samsun Şubesi yeni hizmet binasının temelleri atıldı İMO Samsun Şubesi, yapımına başlanan İMO Samsun Şubesi Hizmet Binası ve Konferans Salonu temel atma törenini 7 Kasım 2009 tarihinde gerçekleştirdi. Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir in de katıldığı töreninin açış konuşmasını İMO Samsun Şube Başkanı Hüseyin Tüfek yaptı. Tüfek konuşmasında şube binası hakkında teknik bilgiler verdi. Tüfek in ardından Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir birer konuşma yaptı. Konuşmaların artından düğmelere basılarak temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene Samsun Milletvekili Fatih Öztürk, Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Samsun Vali Yardımcısı Ramazan Aksoy, Atakum Belediye Başkanı Metin Burma, Canik Belediye Başkanı Osman Genç, İlkadım Belediye Başkan Yardımcısı Tanju Tombuloğlu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sefer Arlı, Karayolları 7. Bölge Müdürü Abdülkadir Uraloğlu, İller Bankası 16. Bölge Müdürü Murat Ayapbek, Bayındırlık İl Müdürü Salih Sağır, DSİ 7. Bölge Müdür Yardımcısı Erdoğan Özoral, TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Şükrü Kumbasar, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Ertuğrul Çöl, Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şube Yön. Kur. Üyesi Mehmet Özdağ, İMO Samsun Şube Eski Başkanları, üyeler ve OMÜ İnş. Müh. Bölümü Öğrencileri katıldı.

4 4 15 Aralık 2009 İMO Sempozyumları devam ediyor... İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu gerçekleştirildi İMO Sakarya Şubesi, İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu nu Kasım 2009 tarihlerinde Sakarya Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi nde gerçekleştirdi. 7 oturumdan oluşan sempozyumda, bilim kurulu tarafından değerlendirilerek kabul edilen toplam 21 bildirinin sunumu yapıldı. Sempozyum programı dahilinde 15 Kasım 2009 Pazar günü Sakarya nın tarihi evleri ile meşhur ilçesi Taraklı ya gezi düzenlendi. Sempozyumun açılış açılış konuşmaları bölümünde sırasıyla İMO Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ve Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muzaffer Elmas söz aldı. Sempozyuma Eski Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Gönül Balkır, İNTES Genel Sekreteri Necati Ersoy, Yrd. Doç. Dr. Uğur Müngen Cam İşverenleri Sendikası Genel Sekreteri Hakan Yıldırımoğlu, Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Vedat Reha Mert ve Türk-İş Sendikası Eğitim Sorumlusu Özcan Karabulut çağrılı konuşmacı olarak katıldı. İş kazalarıyla ilgili rakamlar insana verdiğimiz değeri ortaya koyuyor Konuşmasında ülkemizin iş kazaları sıralamasında Avrupa da birinci, dünyada üçüncü sırada yer aldığına dikkat çeken Harp 2009 yılında 670 işçinin iş kazalarında hayatını kaybettiğini vurguladı. Harp şöyle konuştu: İş yaşamının önemli ve açıkçası canımızı acıtan bir sorunuyla bugün bir kez daha sempozyum zemininde yüzleşeceğiz.... İş sağlığı ve güvenliği konusu öyle bir hal almıştır ki, sık sık meydana gelen iş kazaları sonrasında yetkililerin özünde durum tespitinden başka anlam taşımayan açıklamalarının ve yara sarma vaatlerinin kıymetli olduğunu iddia etmek ve sonuç değiştirici olacağını düşünmek mümkün değildir. İş sağlığı ve güvenliği, bir başka ifadeyle iş kazaları canımızı acıtmaktadır; kanayan yaramızdır. Bu gerçeklere rağmen önlem alınmamakta, konu üzerine yeteri kadar düşünülmemekte, ölümlerin, yaralanmaların önüne geçilememektedir. Herkes biliyor ki bu durumun en dramatik örneği Tuzla dır.... İstanbul da beton üretimi yapan bir işletmede bir hafta arayla iki iş kazası oluyor ve bir işçi yaşamını kaybediyor, bir diğeri de ağır yaralanıyor. Kazalarla ilgili basın mensuplarının karşısına çıkan işyeri sahibi, gelen sorulardan rahatsız oluyor ve Senin işyerinde kalem kırılmıyor mu? Kâğıt yırtılmıyor mu? Neden abartıyorsunuz? diyor. İşte üzerinde durmamız gereken nokta buradır. Bir insanın hayatını kalemle, kâğıtla karşılaştıran, insanı eşya gibi gören bir anlayış var karşımızda.... Sorun, vicdan sahibi olup olmamakla sınırlı değildir elbette. Kaldı ki, sorunun başlı başına mevzuat değişiklikleri, cezai uygulamalarla da çözülemeyecek oranda karmaşık olduğu unutulmamalıdır. Her şeyin paraya, kara endeksli hale getirildiği bu kötü düzen, bütün olumsuzlukların asıl müsebbibidir. Kar, daha çok kar hırsı, ülkemize özgü kültürel ve sosyal özelliklerle birleşmekte, denetimsizlik ve vurdumduymazlığın da devreye girmesiyle iş sağlığı ve güvenliği sorunlu bir konu olarak gündemdeki yerini almaktadır.... İş kazaları ile ilgili bilgiler, haldeki durumun hiç de iç açıcı olmadığını resmetmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, yalnızca 2007 yılında yaşanan iş kazalarında binden fazla işçi hayatını kaybetmiştir yılında 878 ölümlü iş kazası yaşanırken 2006 yılında bu rakamın 1600 e ulaştığı, 2007 yılında ise 600 azaldığı anlaşılmaktadır un ilk altı ayında da 3154 iş kazası meydana gelmiş, bu kazalarda 1727 işçi yaralanırken, 670 işçi ise hayatını kaybetmiştir. Güvenli İnşaat adı verilen proje kapsamında gerçekleştirilen anket çalışmasında ise daha çarpıcı sonuçlara ulaşıldığı görülecektir. Ankete göre, her beş çalışandan biri iş kazasına maruz kalırken, her üç işyerinden ikisinde iş kazası yaşanmaktadır. İşyerinde kişisel koruyucu kullanmayanların oranı yüzde 63 tür. 50`den fazla işçi çalıştıran işyerlerinin yüzde 59,3`ünde iş sağlığı ve güvenliği kurulu, yüzde 67,5`inde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, yüzde 65`inde işyeri sağlık birimi bulunmamaktadır. İşyerlerinin yüzde 83,8`inde rutin sağlık kontrolleri yapılmamaktadır. İş kazaları daha çok özel sektörde görülmekte, işyerlerinin yüzde 81,2`sinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda işverence eğitim verilmemektedir. İnşaat sektöründe çalışanlar, diğer sektörlere oranla 3-4 kat daha fazla risk altında bulunmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü nün verilerine göre bu oran 6 kata kadar çıkmaktadır. Toplam iş kazalarında inşaat sektörünün payı yüzde 10 düzeyinde bulunmaktadır ki, inşaat sektörü bu oranla metal işkolundan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Sektörümüzün durumu, biz inşaat mühendislerinin sorumluluğunu daha da artırmakta, Odamızın bu sorunlu alana dönük etkinlikleri programına almasını zorunlu hale getirmektedir. Ulusal iş Sağlığı ve İş Güvenliği Konseyi tarafından hazırlanan Politika Belgesi taslağına değinmeden geçmek olmayacak. Konsey in hazırladığı taslak metinde yer alan iş kazalarına ilişkin veriler güvenilir değildir. TÜİK verilerine göre ülkemizdeki çalışan sayısı, Taslak ta yer alan çalışan sayısının yaklaşık 3 katıdır. Dolayısıyla, basit bir matematik hesabıyla bile taslakta yer alan iş kazaları sayısının gerçekte 3 katına yakın olduğu söylenebilir. İş kazalarının hesaplanması aşamasında bile görülen, devletin iki kurumu arasındaki bu irtibatsızlık, soruna ilişkin resmi çözüm önerilerinin, sayılarla oynayarak gerçeği saklamaktan öteye gitmeyeceğinin de göstergesidir. Odamız iş sağlığı ve güvenliği konusu üzerinde hassasiyetle durmakta, konu ile ilgili çalışmalar yürütmektedir. Odamız tarafından hazırlanan İş Sağlığı ve Güveliği Raporu bu hassasiyetin bir göstergesidir. Odamız bünyesinde İş Sağlığı ve Güvenli Komisyonu kurulma kararı verildiğini ve ön hazırlıklarının tamamlandığını da sizlerle paylaşmak istiyorum. Ayrıca Odamız iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıyla ilgili çalışmalar da yürütmektedir. Bilindiği gibi, Bakanlık yayınladığı yönetmelikle iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğunu tekniker seviyesine kadar indirmiştir. Buna temelden itiraz ediyoruz. Çünkü insan hayatını birebir etkileyen böylesi hassas bir konunun, yeterliliği meslek odaları tarafından onaylanmış iş sağlığı mühendisleri eliyle yürütülmesinin doğru olacağını düşünüyoruz Yapı Denetimi Sempozyumu düzenlendi İMO İstanbul Şubesi nin Kasım 2009 tarihlerinde düzenlediği Yapı Denetim Sempozyumu İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi nde gerçekleştirildi. 6 oturum şeklinde düzenlenen sempozyumda, yapı denetiminin önemi, Türkiye de yapı denetiminin tarihsel gelişimi, yapı üretim süreci ve güvenliği, mevcut yapı denetim sisteminin aksaklıkları, yurtdışında yapı denetim sistemi, deprem sigortacılığı, iş sağlığı ve güvenliği, yapı malzemeleri ve denetimi, yapı denetim laboratuarları ve denetim, mühendis ve meslekiçi eğitim ve etik, yapı denetim sürecinde karşılaşılan hukuki sorunlar ve cezalar, TOKİ inşaatları ve denetim gibi konularda sunumlar yapıldı. Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde sırasıyla İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp ile Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mahmut Küçük söz aldı. Geleceğin sağlıklı yapılarını kurmak yapı üretim sürecinin sağlıklı denetiminden geçmektedir Konuşmasında kentleşme, sağlıksız yapılaşma, yapı denetimi konularına değinen Serdar Harp şöyle konuştu:... Sempozyum afişinde yer alan fotoğraf çapıcı bir şekilde göz önüne çıkartmaktadır. Başta İstanbul olmak üzere metropollerimiz ne yazık ki bu durumdadır. Bu fotoğraf, çarpık kentleşmenin, denetimsizliğin, sağlıksız yapılaşmanın, imar planlarının ranta dönük düzenlendiğinin ibret verici belgesidir. Bütün sorun, afişteki fotoğrafı yırtıp yırtamayacağımızla ilgilidir. Bütün sorun kentlerimizin makus talihini değiştirip değiştiremeyeceğimizdedir. Çarpık kentleşmeden, sağlıksız yapılaşmadan kurtulup kurtulamayacağımızdadır sorun.... Belki de son söylenecek şeyi en başta vurgulamak istiyorum: Güvenli ve sağlıklı yapı üretmenin, geleceği bugünden kurmanın yolu yapı üretim sürecinin sağlıklı bir şekilde denetiminden geçmektedir.

5 ... Yapı Denetimi Sempozyumu nun altyapısı Mayıs ayı sonunda yine İstanbul da gerçekleştirilen Yapı Denetimi Çalıştayı nda hazırlandı. Sempozyum öncesi çalıştay toplamanın, konu üzerinde yoğunlaşmanın, konuya yaklaşımda örgütsel hassasiyetleri açığa çıkarmanın sağladığı yararlara dikkatinizi çekmek ve sempozyumdan önce çalıştay toplamanın Odamızın ayırt edici özellikleri arasında yer almaya başladığını belirtmek istiyorum.... Şu nokta açık ve nettir: Yapı denetimi, yapı üretim sürecinin vazgeçilmez, taviz verilmez, tartışılmaz bir unsuru haline getirilmezse, doğa olaylarının doğal afete dönüşmesini engellemek mümkün olmayacak, Türkiye büyük trajediler ülkesi olmaya devam edecektir. Sağlıklı bir Yapı denetim sisteminin geleceğin bugünden kurulmasının vazgeçilemez unsurlarından biri olduğuna dair iddianın dayanağı mevcut durumumuzdur. Sağlıksız kentleşme, yapı stokumuzun durumu, yenileme ve güçlendirme çalışmalarının ancak günü kurtarmakla sınırlı olması, karşı karşıya olduğumuz vahim tablonun göstergeleridir. Yapı denetimine yaklaşımımızı şu sorular açığa çıkartmaktadır. Mevcut yapı stokunun iyileştirilmesine ve yapı üretimine bu günkü koşullardamı devam edeceğiz yoksa sağlıklı bir iyileştirme ve sağlam, güvenilir yapılar üretebilmek için gereken kuşullarımı oluşturacağız? Elbette ki gerek güçlendirme, gerekse de yeni yapı üretiminde mevcutla yetinmemeliyiz, sağlıklı, güvenilir, ekonomik, çevreci ve sosyal yapılar üretebilmenin en önemli ayaklarından biri olan yapı denetim sistemini günün koşullarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak gözden geçirmeli ve gerekli mevzuat değişikliklerini yapmalıyız. Türkiye gibi topraklarının ve nüfusunun büyük bir kısmı deprem tehdidi altında bulunan bir ülkede doğa hareketlerinin afete dönüşmemesi yapı denetim sisteminin, sorun ve sıkıntılarından arındırılarak deprem önlemleri listesinin ilk sırasına yerleştirilmesiyle sağlanabilecektir ki, Odamızın 1999 depremlerinden bu yana sergilediği ısrarın nedeni budur.... Hali hazırdaki 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası na ilişkin eleştirileri ve önerilerimiz defalarca kamuoyuyla paylaşıldı. Yasanın gerekçe bölümünde yer alan felsefi yaklaşımın doğru olduğunu ancak uygulamanın yasanın gerekçesiyle çelişki taşıdığını belirtmek istiyorum.... Yasanın 19 ille sınırlı uygulanması, yapı denetim firmalarında ticari kaygılara neden olması, kamu yapılarının dolayısıyla TOKİ eliyle üretilen yapıların denetim dışında tutulması, uygulamada yaşanan sorunların yönetmelik değişikliği ya da genelgeler ile çözülmeye çalışılması, felsefi gerekçeyle çelişkilidir. Çelişkiler, aynı zamanda, bizlerin yasaya dönük itirazlarımızın odak noktasında bulunmaktadır. Kaldı ki, bizler, salt Yapı Denetim Yasası nda değil, İmar Kanunu, Afet Kanunu, yerel yönetimlerle ilgili kanunlar, mühendislik ve mimarlık hizmetlerini düzenleyen kanunlar, Doğal Afet Sigortası ve benzeri tüm mevzuatta ihtiyacı karşılayacak düzenlemelere gidilmesini öneriyor ve talep ediyoruz. Yapı denetimine bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi, köklü değişiklikler yapılması zorunluluk olarak kendisini dayatmaktadır. Çünkü Türkiye nin köklü, kalıcı, önleyici ve zararı azaltıcı önlemlere ihtiyacı bulunmaktadır.... Bu ısrarımızın arkasında aldığımız mühendislik eğitimi, yıllar itibariyle açığa çıkan birikim ve deneyim bulunmaktadır. Odamızın yapı denetimi konusunda değerli mesai harcadığını ve yok sayılamayacak bir birikime sahip olduğunu söylemek durumundayım. Odamız zemininde 1999 dan bu yana pek çok tartışma gerçekleştirilmiş, yol açıcı görüş ve öneriler kamuoyuyla paylaşılmıştır. Siyasi iktidarın lağvettiği Deprem Konseyi bünyesinde uygulanabilir çözümler üretilmiş, yine iktidar tarafından toplanan ve sonrasında kararları sumen altı edilen Deprem Şurası ihtiyaçları tespit edilip, yapılması gereken mevzuat değişikliklerini kayıt altına alınmıştır. Bırakalım daha önceki yılları; Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından 2009 yılının Mayıs ayında Ankara da toplanan kentleşme Şurası nda da yapı denetimine vurgu yapılmış, Sonuç Bildirgesi nde Yapı denetim sürecindeki eksikliklerin giderilmesi için Yapı Denetim Yasası nda düzenlemelere gidilmesi, yapı denetim uygulamalarının etkinliklerinin arttırılması ve yapı denetiminin yurt çapında yaygınlaştırılması gerekli görülmektedir denilerek Odamızın uzun zamandır ısrarla kamuoyunun gündemine taşıdığı görüşlere sahip çıkılmıştır. 3. Geoteknik Sempozyumu büyük ilgiyle karşılandı 15 Aralık İMO Adana Şubesi nin Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ile Zemin Mekaniği ve Temel Mühendisliği Türk Milli Komitesi yle ortaklaşa düzenlediği 3. Geoteknik Sempozyumu 3-4 Aralık 2009 tarihlerinde gerçekleştirildi. Yoğun ilgiyle karşılanan, 482 kişinin katıldığı sempozyumda 77 bildiri sunuldu. Sempozyumun açılış konuşmaları, İMO Adana Şube Başkanı Sadi Sürenkök, Zemin Mekaniği ve Temel Mühendisliği Türk Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sağlamer ve İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp tarafından yapıldı. Konuşmalarda deprem gerçeğine dikkat çekildi. Serdar Harp konuşmasında deprem, zemin, yapı ve denetim arasındaki ilişkiye dikkat çekerek sempozyumda sergilenecek mesleki ve teknik yaklaşımların bilgi düzeylerini artıracağını, İMO nun teorik çerçevesini zenginleştireceğini vurguladı. Harp şöyle konuştu: Odamızın yayın organı Teknik Güç dergisinin son sayısını okuma şansınız olduysa, İMO bilim mesaisine devam ediyor başlığı dikkatinizi çekmiştir. Son sayımızın neredeyse tamamı son ay içerisinde gerçekleştirdiğimiz bilimsel içerikli sempozyum ve kongrelere ayrıldı. Bir meslek odasının, üyeler ve toplum nezdindeki meşruluğu ve vazgeçilmezliği etkinliklerin bilimsel zemine oturmasıyla, mesleğe ve meslektaşlarına dönük girişimlerle, mesleki bilgi ve birikimi toplumsal yarar doğrultusunda kullanmasıyla sağlanır ki, İMO nun bu noktada epey mesafe kat ettiğini söylemek durumundayım.... Gündemimizin önemli konularından biri de, deprem önlemlerinin alınması, depremin yıkıcı etkisinin azaltılması, sağlam ve güvenli yapı üretilmesi oldu. Biz inşaat mühendisleri, elimizden geldiğince, konuyla ilgili toplumsal hassasiyet oluşturmaya, siyasi erki harekete geçirmeye gayret ettik. Bu noktada neler yaptık, hangi noktalarda eksik kaldık ayrı bir tartışma konusudur ama şunu başardığımızı sanıyorum. Deprem-zemin-yapı ve denetim ilişkisi üzerine ısrarla durduk.... Bilimi reddeden, hurafelerden medet uman yaklaşımlara karşı, bilimi rehber edindik, insan hayatını odak noktasına alan bir mesleki duruş tarif ettik ve yürüyüşümüzü buna uygun düzenlemeye gayret gösterdik. Bir milat olarak kabul edilmesi gereken 1999 depremlerinden bu yana yaşananlar hatırlandığında, karamsarlığımızın, umutsuzluğumuzun nedeni daha net anlaşılacaktır. Bütün toplumsal hayatın depreme karşı düzenlenmesi beklentisiyle başlayan süreç ne yazık ki büyük hayal kırıklıklarına tanık oldu.... Kendi topladığı Deprem Şurası kararlarını bile kadük hale getiren iktidarın, bu zeminlerden çıkacak sonuçları değerlendirmesini beklemek nafile bir çaba gibi görülebilir ama hiç olmasa bu ve benzeri çabaların siz değerli meslektaşlarımıza katkısının tartışma götürmeyeceği ortadadır Erzincan depremi ile 1999 Marmara depreminin büyüklükleri birbirine yakındır. Fakat yol açtığı zararlar, neden olduğu yıkım karşılaştırılır gibi değildir. Aradaki uçurum, zeminin ve zemine uygun yapının önemiyle birlikte, nüfus yoğunluğu, çarpık yapılaşma gibi değişik etkenlerin de belirleyiciliğini göstermektedir. Anadolu coğrafyasında Marmara ve Erzincan depremleri gibi örneklere rastlamak mümkündür. Bu örneğin kıssadan hissesi şudur: Zemine uygun tasarım, güvenli bina üretiminin en önemli ayağıdır.... Zemin özelliklerine uygun, zemin tasarımına uyumu sağlanmış, bu iki kritere uygun projelendirilmiş ve projeye uygun inşa edilmiş yapılarda kayda değer bir hasar ortaya çıkmamıştır. Depreme dayanıklı yapı tasarımı kriterlerine uygun bir biçimde projelendirilmiş ve yine projesine uygun bir biçimde inşa edilmiş yapılarda da ciddi bir hasar oluşmadığı görülmüştür. Kanunlar yapı sürecinin, projesinden inşaatına kadar tüm aşamalarından inşaat mühendislerini birincil derecede sorumlu tutmaktadır. Sorumluluk bizdedir.... Geoteknik, mühendislik disiplinleri arasında tartışmalı bir konuya işaret etmektedir. Hatırlanacağı gibi, daha önceki yıllarda, YÖK ün, Türk Dil Kurumu nun ve meslek odalarının dahil olduğu bir tartışma süreci yaşanmış, geoteknik mi jeoteknik mi olduğu geniş bir yelpazede tartışılmıştı. Tartışma, İMO görüşünün doğruluğunun anlaşılmasıyla sona ermiş, YÖK ün, TMMOB ye ilettiği yazıyla, geoteknik mühendisliğinin, inşaat mühendisliği içinde mütalaa edilmesi gereken bir bilim dalı olduğu tescil edilmişti. Geoteknikle ilgili bir başka hukuki süreç halen devam etmektedir. Bilindiği gibi Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, 3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayınlamış, Odamız ilgili yönetmeliğin, 4. maddesinin, 5. fıkrasının (b) bendinin 1, 2 ve 3. alt bentlerinin yürütmeyi durdurma ve iptali için dava açmıştır. Yürütmeyi durdurma istemi kabul görmemiş olsa da iptal davasının sürmektedir.... Sizlere dava sonucuyla ilgili bilgi verilecektir. Ancak benim üzerinde durmak istediğim konu, Odamızın geoteknikle ilgili çalışmalarıdır ki, bu alanda önemli mesafeler alındığını, birikim sağlandığını belirtmek istiyorum. 41. Dönem Çalışma Programı kapsamında Geoteknik Kurulu oluşturulmuş, kurul çalışmalarından önemli çıktılar elde edilmiştir. Geoteknik Kurulu, Geoteknik Hizmetlerini Yönergesi hazırlamış, yönerge doğrultusunda, statik projeye veri teşkil eden Geoteknik Değerlendirme Sorumlusu Sicil Durum Belgesi düzenlenme çalışmaları başlamıştır. Bu ve benzeri zeminler, inşaat mühendislerinin, geoteknik ile ilgili ısrarını, azmini ve hakimiyetini sergilemesi, pekiştirmesi açısından değerlidir

6 6 15 Aralık 2009 Uluslararası Deprem ve Tsunami Konferansı Sonuç Raporu TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası nın (İMO) Dünya İnşaat Mühendisleri Konseyi (World Council of Civil Engineers - WCCE) ve Avrupa İnşaat Mühendisleri Konseyi (European Council of Civil Engineers - ECCE) ile ortaklaşa ve ODTÜ ile İTÜ nün desteğini de alarak düzenlediği Uluslararası Deprem ve Tsunami Konferansı, planlandığı gibi, Haziran 2009 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi nde gerçekleştirilmiştir. Konferansın ilk gününe yerli ve yabancı yaklaşık 350 kişi katılmış ve ilk günkü oturumları takip etmişlerdir. Açılış törenine katılanlar arasında İTÜ Rektörü Prof. Muhammed Şahin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mahmut Küçük, düzenleyen kuruluşlardan WCCE Başkanı Prof. Jose Medem ve ECCE Önceki Başkanı, Yönetim Kurulu üyesi Richard Coackley katılmışlardır. Konferans sponsorları için düzenlenen fuar alanında şirketler stand açmış ve kurumlarının tanıtımlarını yapmışlardır. Konferans programı IACET (International Association for Continuing Education and Training) tarafından 2,1 puan olarak kredilendirilmiştir. Konferansı izleyen katılımcı sayısı ikinci ve üçüncü gün biraz düşüş gösterse de, ikinci ve üçüncü gün yaklaşık 250 kişi gibi yüksek seviyelerde seyretmiştir. Genel katılımcı kitlesinin yaklaşık üçte biri ve sunum yapan bilim insanlarının yarısından fazlası yurtdışından gelen katılımcılardan oluşmuştur. Konferansın programından da görüleceği gibi, oturumlar deprem ve tsunami başlıkları altında değerlendirilebilecek konuların büyük bir kısmını kapsamıştır. Özenle seçilen çağrılı konuşmacılar oturum konularına genel bir giriş yapacak şekilde programa yerleştirilmiştir. Kendilerinin yaptıkları sunumlar üst seviyede olup, oturumların ve daha genelde konferansın tonunu ve kalite standartlarını belirlemiştir. Konferans boyunca planlanan bütün sunumlar, dokuzu hariç, gerçekleşmiştir. Bahsi geçen dokuz sunumu yapması gereken bilim insanları özel mazeretleri sebebiyle konferans için İstanbul a gelememişlerdir. Genel olarak bakıldığında, sunum için seçilen tebliğlerin yüksek kalitede olduğu söylenebilir. Konferans esnasında ve sonrasında birçok kişinin belirttiği gibi, konferans oturumları iyi ayarlanmış ve seçilmiş tebliğlerden oluşmuş ve konferansın düzenine ve ruhuna uygun bir şekilde icra edilmiştir. Bunda düzenleme kurulundan her bir oturumun başkanına ve sunum yapacak bilim insanlarına kadar kurulmuş olan bilgilendirme zincirinin rolü büyüktür. Zira bütün oturum başkanları ve sunum yapan bilim insanları, oturumların nasıl olması gerektiğine dair konferans öncesinde detaylı olarak bilgilendirilmiştir. Akademik olarak bakıldığında, konferansın en güncel bilimsel ve teknolojik gelişmeleri izleyicilere aktardığı söylenebilir. Yapılan araştırmaların, dünya coğrafyasının değişik bölgelerinden geliyor olması, birçok bilim insanı için ufuk açıcı olmuş, kişilerin yeni fikirler ve metotlarla tanışmasını sağlamıştır. Herbiri inşaat mühendisliğinin deprem ve tsunami zararlarını azaltma konusu ile ilgili çeşitli alanlarında uluslararası uzman olan çağrılı konuşmacılar konferansa çok değerli katkılarda bulunurken, verdikleri çağrılı bildirilerden oluşan ve Springer tarafından yayımlanan konferans cildi önemli bir referans kitabı olarak ortaya konulmuştur. Öte yandan, konferansa kabul edilen bildiri özetlerini içeren diğer bir cilt ile ekinde bulunan ve bildiri tam metinlerini içeren CD güncel araştırma çalışmalarını özetleyen değerli bi diğer yayın olmuştur. Konferansın ülkemiz açısından sağladığı yararlar birkaç grupta topluca özetlenebilir: Deprem ve sunami zararlarını azaltmaya yönelik olarak ivedilikle gerçekleştirilmesi gerekli olan başlıca işlemler somut biçimde gündeme getirilmiş, böylece bu alanda karar verme yetkisine sahip yöneticilere yardımcı olunmasına çalışılmıştır. Uygulamacı mühendislerin günlük uygulama çalışmalarını iyileştirme ve etkinleştirme amacına yönelik bilgiler aktarılmasına uğraşılmıştır. İnşaat mühendisliğinin deprem ve sunami zararlarını azaltmaya yönelik çeşitli alanlarında araştırma yapan akademisyenler, yürütmekte oldukları çalışmaları tartışmaya açma ve bu konularda dünyada olup bitenleri öğrenerek kendi çalışmalarını geliştirme olanağı bulmuşlardır. İnşaat Mühendisleri Odası, üyesi bulunduğu Dünya ve Avrupa İnşaat Mühendisleri Konseyleri ile ilişkilerini ve işbirliğini geliştirmiş ve bu kuruluşların çalışmalarında etkin roller alarak bunları başarıyla gerçekleştirebildiğini bir kez daha kanıtlamıştır. Türk inşaat mühendisleri ve akademisyenleri yabancı meslektaşları ile tanışma ve görüş alış verişinde bulunma olanağı bulmuşlardır. Çok sayıda yabancı konuk Türkiye yi ve Türkleri biraz olsun tanıma olanağı bulmuş ve birçok yanlış önyargılarını değiştirmiştir. Konferansa gelen yerli ve yabancı basın kuruluşları ile yerel düzenleme kurulu üyeleri röportajlar yapmışlardır. Konferansa gelen basın kuruluşlarından bazıları şunlardır: TGRT, NTV, TRT Türk, Vatan, Kanal B, Sabah, DPA. Yerli ve yabancı basın kuruluşlarında konferansla ilgili çıkan haberlerden bir seçki aşağıda internet bağlantıları şeklinde listelenmiştir: html Konferansın bilhassa İstanbul içi tanıtımı için Büyükşehir Belediyesi nin ve İl Afet Yönetim Merkezi nden destek alınmıştır; bunun sonucu olarak İstanbul un muhtelif yerlerinde 4 adet üst geçitte ve 50 adet billboardda konferansın tanıtımını yapan posterler/bannerlar asılmıştır. Ayrıca İl Afet Yönetim Merkezi nin web sitesinde konferansın duyurusu yapılmıştır. Benzer şekilde, İstanbul Ulaşım AŞ ile yapılan protokol sonucu, Taksim Meydanı metro durağının yürüyen yol katında, İMO İstanbul Şubesi bir stand açarak halkı konferans ve deprem hakkında bilgilendirici malzemeler dağıtmıştır. Aynı yerde, Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği nin desteğiyle deprem konulu bir fotoğraf sergisi yapılmıştır. Konferansın TL civarındaki bütçesi, sponsorlar ve İnşaat Mühendisleri Odası bütçesinden karşılanmıştır. Sonuç olarak, konferans akademik, sosyal, kültürel ve organizasyonel açıdan kaliteli, üst seviyede ve başarılı bir etkinlik olarak tamamlanmıştır. İMO bu etkinlikle, 1999 yılında gerçekleşen yıkıcı depremlerin onuncu yıldönümünde konuya sosyal içerikli etkinliklerinin yanı sıra, akademik olarak da dikkat çekmeyi amaçlamış ve bunda başarılı olmuştur. Konferansın ve panelin sonucunda İstanbul un ve ülkemizin deprem konusunda kat etmesi gereken daha çok uzun bir yol olduğu anlaşılmıştır. Etkinlik sonucunda yapılması gerekenler, bilimin ve diğer uluslararası tecrübelerin ışığında ülkemiz kamu otoritelerine, akademik çevrelere ve mühendislere aktarılmıştır. genç-imo üyeleri için Kayseri de tanışma yemeği düzenlendi 11 Kasım 2009 Çarşamba günü İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Kayseri Temsilciliği tarafından Erciyes Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü 1 sınıf genç-imo üyeleri için tanışma yemeği düzenlendi. İMO yu daha yakından tanımaları için düzenlenen tanışma yemeğinde açılış konuşmasını Erciyes Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Tefaruk Haktanır yaptı. Ardından söz alan İMO Ankara Şubesi Kayseri Temsilcisi İsmail Eesr konuşmasında İnşaat Mühendisleri Odası ilkelerinden ve odanın öneminden bahsetti. İMO Ankara Şubesi Araştırma Görevlileri İnşaat Mühendisi Okan Çağrı Bozkurt ve İnşaat Mühendisi M. Murat Çobanoğlu ise öğrencilere genç-imo ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi ve TMMOB, İMO ve genç İMO nun çalışma prensipleri, yaptığı çalışmalar ve nasıl üye olabilecekleri konularında bilgiler aktardılar. Oldukça verimli geçen yemek, Genç-İMO üyelerinin hem birbirleriyle, hem de Oda ile ilişkilerinin gelişmesi açısından önemli bir adım oldu. Üniversite mesleki tanıtım toplantıları yapıldı İMO İstanbul Şubesi tarafından inşaat mühendisliği öğrencilerine mesleğin ve meslek odasının tanıtılması amacıyla gerçekleştirilen toplantılar Okan Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi nde 12 Kasım 2009 tarihinde gerçekleştirildi. Toplantılara İMO İstanbul Şube Sayman Üyesi Temel Pirli, Yönetim Kurulu yedek üyesi Muhittin Tahran, Hasan Ünal, Şube Sekreteri Rezan Bulut ve Öğrenci Kurulundan Emre Öz katıldı. TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı gerçekleştirildi Sekreteryası TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından yürütülen TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı Kasım 2009 tarihlerinde İTÜ Maçka Kampusu Mustafa Kemal Amfisi nde gerçekleştirildi. Kurultayda ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının iş yaşamında karşılaştıkları sorunlar ve büyüyen işsizlik problemi ile ilgili çözüm önerileri tartışıldı. Kurultayın açılışında sırasıyla; Düzenleme Kurulu Başkanı ve EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Karaçay, TTB Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı konuştu. Kurultaya İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, Rezan Bulut, İsmail Uzunoğlu ve Hasan Ünal katıldılar. 5. Ulusal Kırmataş Sempozyumu İMO İstanbul Şubesi, Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Agrega Üreticileri Birliği, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği, Türkiye Hazır Beton Birliği ve Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu nun ortak katkıları ile 5. Ulusal Kırmataş Sempozyumu 1-2 Aralık 2009 tarihleri arasında İstanbul Sheraton Otel Maslak ta gerçekleştirildi. Sektöre dönük gelişmelerin gözden geçirilmesi, sorunların, bilimsel ve teknolojik düzeyde oluşan gelişmelerin ilgili sektör üyeleriyle tartışılması ve aktarılması amacıyla düzenlenen sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe de söz aldı. Sempozyuma İMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Muhittin Tahran ve Şube Sekreteri Rezan Bulut da katıldı.

7 15 Aralık İMO 41. Dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi İMO 41. Dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı, İMO Kongre, Kurultay ve Sempozyum Düzenleme Yönetmeliği, İMO Bilirkişilik Eksperlik Yönetmeliği, İMO Mali İşler Yönetmeliği ve İMO Satın Alma Yönetmeliği taslaklarının görüşülmesi ve karara bağlanması gündemiyle 21 Kasım 2009 Cumartesi günü Trabzon da gerçekleştirildi 105 kişinin katılımıyla Zorlu Grand Otel de düzenlenen toplantıda katılımcılar yönetmelik taslakları üzerine söz aldı ve görüş bildirdi. Toplantının açılış konuşmalarını İMO Trabzon Şube Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Usta ve İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp yaptı. Serdar Harp konuşmasında, Karadeniz de yaşanan sel felaketlerine, bu felaketlere neden olan alt yapı yetersizliklerine, Türkiye nin siyasi gündeminde yer alan Demokratik açılım tartışmalarına ve İMO yönetmelik taslaklarına değindi. Açılış konuşmalarının ardından yönetmelik taslaklarının görüşüldüğü toplantıda İMO Genel Sekreter Yardımcısı Gülsüm Sönmez söz alarak taslaklarla ilgili sunum yaptı. Yönetmeliklerin teker teker görüşüldüğü toplantıda sunumların ardından üyeler söz alarak yönetmelik taslaklarına ilişkin görüş bildirdiler. Toplantı boyunca Mutlu Öztürk, Gülay Özdemir, Atilla Ansal, Cemal Gökçe, Nevzat Ersan, Burak Sezginsoy, Hilmi Yüncü, Ö. Zafer Alku, Sadi Sürenkök, Bülent Erkul, Turan Kapan, Erdal Şemel, Galip Kılınç, İbrahim Usta, Fikret Kemal Yıldırım, Kazım Zeyrek, Serdar Harp, Durmuş Nar, Sümer Ergin, Murat Gökdemir, Jale Alel, Abdullah Bakır, Ali Fuat Günalı, Hasan Fehmi Kara, Cihat Mazmanoğlu, söz alalar değerlendirmeler yaptılar. Serdar Harp toplantıda şöyle konuştu: Gündemimiz konusundaki düşüncelerimi ifade etmeden önce kısaca ülke gündemine ilişkin birkaç söz söyleme ihtiyacı duyuyorum. Bunlardan ilki son birkaç ay içinde Karadeniz de dahil olmak üzerine çeşitli bölgelerde yaşanan sel felaketleridir. Sağlıksız kentleşme, çarpık yapılaşma, riskli alanların başta dere yatakları olmak üzere iskana açılması, dere yataklarının ıslah edilmemesi veya yapılan ıslah çalışmalarının yanlış projelendirilmesi, yapılan sanat yapılarının ve menfezlerin yetersizliği, Karadeniz otoyolunda olduğu gibi yanlış güzergah seçimi ve projelendirilmesi nedeniyle yolların yağmur sularına set oluşturması, yeşil alanların imara açılması ve ormanların yok edilmesi gibi nedenlerle yoğun yağışlar afete dönüşmüştür. Odamızın, diğer meslek odalarının ve bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınmaması, merkezi ve yerel yönetimlerin rant odaklı politikaları ve kaderci yaklaşımlar ne yazık ki yağmur sularının afete dönüşmesine, can ve mal kaybına neden olmuştur. Danışma kurulumuz vesilesiyle yetkilileri bir kez daha uyarma gereği duyuyor ve doğa olaylarının afete dönüşmemesi için bilimin yol göstericiliğinde gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz. Değinmek istediğim ikinci konu ise ülkemizin siyasi gündemine ilişkin. Hepimizin yakından izlediği Demokratik Açılım tartışmaları ne yazık ki siyasi parti temsilcilerinin tarzları ve üslupları nedeniyle toplumsal bir gerilime neden olmuştur. Ülkemizin ve toplumumuzun ihtiyacı ve çıkarı barış içinde birarada yaşama koşullarının oluşturulmasından, akan kanın durdurulmasından ve ülke kaynaklarının savaşa değil halkın refahı için kullanılmasından geçmektedir. Bu süreçte biz aydınlara düşen görevin ise toplumsal gerilimleri arttırmak değil azaltmak duğrultusunda çaba harcamak olmalıdır diye düşünüyorum. Ülke gündemine ilişkin görüşlerimi kısaca ifade etmeye çalıştım, şimdi de Danışma Kurulu muzun gündemine ilişkin görüşlerimi ifade etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Danışma Kurulu muzun gündemini yönetmeliklerin görüşülmesi oluşturuyor. 41. Olağan Genel Kurulumuzun verdiği yetkiye dayanarak Oda Yönetim Kurulumuz ve ilgili arkadaşlarımızın gerçekleştirdiği hazırlıklar sonucunda yönetmelik taslakları heyetinize sunulacak hale getirildi.yönetmelikler sizlerin değerlendirmesine açılacak, görüş ve önerileriniz doğrultusunda gerekli değişiklikler yapılarak uygulamaya alınacaktır. Odamızın en yetkili organlarından olan Danışma Kurulumuzun, örgütsel ihtiyaçlarımızın farkında olduğu ve yönetmelik üzerindeki tartışmaları başarıyla tamamlayacağından şüphe duymuyorum. Her ne kadar yönetmeliklerin görüşülmesi teknik, hukuki bir oturum gibi görünse de, odamızda bir süredir hakim kılınmaya çalışılan anlayışla yakından ilgili olduğu bilinmelidir. Odamız gerek iç hayatına ilişkin, gerek meslek ve meslektaşlarıyla ilgili pek çok düzenlemeye gitmiş, pek çok ilk uygulamaya imza atmıştır. Bunun anlamı açıktır: Kurumsallaşma yolunda önemli mesafeler kat edilmiş, mesleki politikalarda ve uygulamalarda keyfiyete, öznelliğe, dönemsel değişikliklere fırsat yaratılmayacak bir zemin hazırlanmıştır. Bugün ele alacağımız; Kongre, Kurultay ve Sempozyum Düzenleme, Mali İşler, Satın Alma, Bilirkişilik ve Eksperlik Yönetmelikleri kurumlaşma sürecinin asli unsurları olarak Oda mevzuatına dâhil olacaktır. Bu yönetmeliklerin ilk olmadığı, daha önce de, Genel Sekreterlik Yönetmeliği nden Basın Yayın Yönetmeliği ne, Meslek İçi Eğitim Yönetmeliğinden SİM Yönetmeliği ne kadar örgütsel ve mesleki ihtiyaçlarımıza istinaden hemen her konuda yönetmelikler yayınlandığını ve uygulamaların bu çerçevede hayata geçirildiği bilginiz dâhilindedir. Yönetmelik taslaklarını tartışırken, küçük büyük her türlü katkıya ihtiyaç olduğunu; sizlerin mesleki ve örgütsel deney ve bilgi birikiminizin değerli sonuçlar yaratacağına eminim. Değerli potansiyelinizi açığa çıkarmada şüphesiz kıskanç davranmayacaksınız. Çünkü buna örgütümüzün ihtiyacı olduğunu bilmenizi istiyorum. İnanıyorum ki her katkı, kurumlaşmamıza, örgütsel hayatımızın pekişmesine katkı sağlayacaktır. Bugün gerçekleştireceğimiz mesai, tatlı bir yorgunluğa neden olacak ama geleceğimizin kurgulanmasında tartışılmaz bir öneme işaret edecektir. 41. çalışma döneminin yavaş yavaş sonuna yaklaşıyoruz. Bir süre sonra şubelerimiz kongrelerine başlayacak. Bizler bir taraftan kongrelere hazırlanırken, bir taraftan da bilimsel-mesleki etkinliklerimizi tamamlamaya, 41. döneme ait kararları hayata geçirmeye çalışıyoruz. Meslek içi eğitim çerçevesinde gerçekleştirilen kursların ulaştığı düzey, meslektaşlarımızın kurslara gösterdiği ilgi, mesleki nitelikle ilgili soru işaretlerinin zaman içerisinde ortadan kalkacağının göstergesi sayılmalıdır. SİM yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilen etkinliklere katılım oranı, mayanın tuttuğunun bir başka ifadesidir. Son birkaç aydır pek çok sempozyum, konferans, kongre topladık. Mesleki alanımıza dair önem arz eden tartışmalar gerçekleştirdik. İnşaat mühendisliği eğitiminden çelik yapılara, yapım yönetimi ve yapı işletmesinden tarihi eserlerin güçlendirilmesine, ulaştırmadan deprem ve tsunamiye, iş güvenliği ve sağlığından yapı denetimine kadar geniş bir yelpazede, mesleki alanımızın temel konularıyla ilgili bilimsel, yol gösterici, ufuk açıcı görüşlerin dile getirilmesine zemin hazırladık ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaştık. 41. çalışma dönemine ilişkin değerlendirmeler kongre sürecinde yapılacaktır. Bugün için, kongre sürecinin başarılı geçmesini dilemekle yetiniyor ve sözlerime burada son veriyorum. Bitirirken; mesleğimizin vizyonu olabilecek değerdeki yönetmelik taslaklarının hazırlanmasında emek harcayan mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyor, başarılar diliyor, saygılar sunuyorum.

8 8 15 Aralık 2009 Elli Beş Yıllık Bir Mesleki Dem 1 den Hiçbir kurumun tarihi, içinde bulunduğu, toplumun tarihinden bağımsız olarak gelişemez. Odamızın ve TMMOB örgütlülüğünün tarihi, 1950 li yıllardan itibaren yaşadığımız yakın tarihimizle iç içe gelişmiştir. Yakın tarihimizin toplumsal, siyasal ve ekonomik çelişki ve gelişmeleri Odamızın şekillenmesine büyük etki ettiği gibi, Odamızın ve üyelerimizin verdiği mücadeleler de yakın tarihimizi etkilemiştir. Mühendis ve Mimar Örgütlenmesi 27 Mayıs Darbesi nin ardından Odamız tarafından yayınlanan bildiri Ülkemizde mühendis ve mimarların meslek alanlarındaki sorunların aşılabilmesi ve ortak çatı altında birliklerinin sağlanması yolunda ilk çabalar, 1930 lu yıllarda başlamıştır. Bununla birlikte, bu çabalar, mesleki gelişimin ve toplumsal koşulların uygun olduğu dönem olan 1950 li yıllarda sonuç vermiştir yılında açılan İTÜ den 1950 lerden itibaren farklı dallarda mühendisler mezun olmaya başlamıştır. Bu durum farklı mühendislik dalları arasındaki yetki sorunlarının doğmasına neden olmuştur. Bunun yanı sıra 1950 li yıllardan itibaren Marshall Planı çerçevesinde ABD ile kurulan yakın ilişkiler de, yarattığı toplumsal ve ekonomik sonuçlarla mühendis ve mimarların birliğinin yaratılmasına imkan tanımıştır. Mühendis ve Mimar Odaları Birliği nin oluşturulması için çabalar, o dönemde faaliyet yürüten Mühendis ve Mimar örgütlerinin öncülüğüyle olmuştur. Meclis te bulunan mühendis ve mimar kökenli milletvekillerinin de katkısıyla, Birlik önerisi, yasa tasarısı halini almıştır. DP Konya Milletvekili Himmet Ölçmen ve DP Gaziantep Milletvekili Süleyman Kuranel tarafından ayrı ayrı TBMM ye sunulan teklifler birleştirilerek 27 Ocak 1954 tarihinde 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) yasası kabul edilmiştir. Yasanın Resmi Gazete de yayınlanmasının ardından bakanlık, birlik ve derneklerin temsilcilerinden oluşan toplam 27 kişilik Müteşebbis Heyet oluşturulmuştur. Müteşebbis Heyet bir yandan yönetmelik tasarısı hazırlanması için çalışmalarını yürütürken diğer yandan da ülke çapındaki mühendis ve mimarları meslek alanlarına göre sınıflandırmak için çabalamıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda bu dönemde Türkiye de toplam 6822 mühendis ve mimar olduğu saptanmıştır. Bunların 2371 tanesi İnşaat Mühendisidir. Yönetmelik ve liste çalışmalarıyla eş zamanlı olarak, o dönemde faaliyette bulunan birlik ve derneklerin Genel Kurulları gerçekleştirilmiştir. Buralardan seçilen delegelerle de Ekim 1954 tarihleri arasında TMMOB Genel Kurulu toplanmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Toplantı Salonu nda gerçekleştirilen Genel Kurula, çağrılı olan 276 Delegenin 232 si katılmıştır. Dört gün boyunca devam eden ve hararetli tartışmalara sahne olan TMMOB 1. Genel Kurulu nda, Birliğe bağlı 10 Odanın kurulması ve kurulan Odaların Genel Kurullarını hızla gerçekleştirmeleri karar altına alınmıştır. Buna göre İnşaat Mühendisleri Odası nın ilk Genel Kurul tarihi 19 Aralık 1954 olarak tespit edilmiştir. Odamızın Kuruluşu ve Kurumsallaşma Dönemi 19 Aralık 1954 tarihinde Ankara da gerçekleştirilen Odamızın 1. Genel Kurulu nun Divan Başkanlığı nı Rüştü Özal yapmıştır. 237 üyemizin katıldığı 1. Genel Kurulumuzda, meslek alanımızdaki sorunlar ve odamızın yürütmesi gereken faaliyetler tartışılmıştır. Üyelerimizin üzerinde en fazla durduğu sorun ise ülkemizde çalışan Yabancı Mühendisler olmuştur. Bu konu, 1960 lı yılların başına kadar, odamızın en öncelikli gündemlerinden birisi olmuştur. İlk Genel Kurulumuzda yapılan seçimler sonucunda oluşan Yönetim Kurulumuzun Başkanlığını dönemin Devlet Su İşleri Genel Müdürü Hikmet Turat yürütmüştür. Göreve gelen yönetim kurulu, oda binasının tutulmasından yönetmeliğin hazırlanmasına kadar pek çok acil görevin üstesinden gelmeyi başarmıştır. Kısa zaman içerisinde İstanbul, İzmir ve Elazığ da şubelerimiz açılmıştır li yıllar, Odamız açısından, Kuruluş Döneminin kendine has sancılarıyla geçmiştir. Oda yönetimimizin büyük çoğunluğunun bürokrasinin üst kesimlerinden oluşması, bürokrasi içersindeki tartışma ve saflaşmaların, oda yönetim kurulumuza da doğrudan yansımasına neden olmuştur. Odamızın gerçek anlamda kurumsal bir işleyiş kazanamadığının da göstergesi olan bu yönetim sorunları nedeniyle 1960 lı yıllara kadar çok sayıda Olağanüstü Genel Kurul yapılmıştır. 27 Mayıs Darbesi sonrasında oluşan siyasal ve hukuki ortam, Odamızın kurumsallaşma yolundaki adımlarına uygun bir zemin hazırlamıştır. Planlı Kalkınma fikrinin Türkiye de yerleşiklik kazanmaya başlamasıyla birlikte, hem yatırımlar artmış hem de planlama fikri önem kazanmıştır. Odamız da bu fikir doğrultusunda uzun dönemli hedefler içeren planlamalara yönelmiştir. Oda yönetiminin kolektif bir nitelik kazanması için Danışma Kurulu toplantılarının hayata geçirilmesi, yapı güvenliği anlayışının yerleşiklik kazanması için Yapı Polisi fikrinin ortaya atılması, İnşaat Mühendisliği Teknik Kongreleri nin toplanmaya başlaması, Oda mevzuatını güçlendirmek için yönetmelik çalışmalarının yapılması gibi pek çok kurumsal adım 1960 lı yılların başında atılmıştır lı yılların başı aynı zamanda 1961 Anayasası nın sağladığı görece özgürlükçü ortamın etkisiyle de toplumsal muhalefet hareketlerinin de artmaya başladığı dönem olmuştur. Odamız da bu hareketlenmeye paralel olarak, özellikle kamuda çalışan teknik personelin statüsünün iyileştirilmesi konusunda çeşitli çalışmalar yürütmeye başlamıştır. Bu doğrultudaki çalışmalar 60 lı yılların ikinci yarısından sonra daha da öne çıkmıştır. Bu dönemde özellikle Özel Mühendislik Akademilerine karşı verilen mücadele odamızın toplumsal muhalefetle iç içe geçmesinde önemli bir eşik olmuştur. Teknik Eleman Mücadelesi Yükseliyor 1970 li yıllar, hem Türkiye hem de Odamızın tarihi açısından gerçek anlamda bir dönüm noktası olmuştur. Bugün Odamızın ve bütün olarak TMMOB örgütlülüğünün sahiplendiği temel değerler ve ilkeler, bu dönemde verilen mücadelelerin mirasıdır. 60 lı yıllardaki biriktirme ve kitleselleşme döneminin ardından 70 li yıllarla birlikte toplumsal mücadelede yaşanan bu hızlı siyasallaşma, farklı mücadele alanlarının birbirleriyle sıkı bir ilişkiye girmesini de sağlamıştır. Antiemperyalist, bağımsızlıkçı, ilerici ve devrimci iddialar zemininde oluşturulan siyasal hat, toplumun tüm örgütlü yapılarını boydan boya kesen bir örgütsel yeniden yapılanmanın da hazırlayıcısı olmuştur. Bu örgütsel dönüşümün etkileri kısa zaman içinde Odamızda ve TMMOB örgütlülüğü içinde hissedilmiştir li yıllarda yaşanan bu büyük dönüşüm, Türkiye deki ekonomik ve toplumsal dönüşümden beslenmiştir. Kapitalizmin dünya çapında yaşadığı altın çağın sona ermiş olması, altın çağın gözdeleri olan mühendislerin toplumsal ve ekonomik statülerinin de sonu olmuştur. Mühendis sayısı hızla artarken iş olanaklarının azalması, mühendislerin gelirlerinin azalmasına ve çalışma koşullarının kötüleşmesine neden olmuştur. Çalışma alanındaki ve yaşam koşullarındaki bu hızlı 19 Aralık İnşaat Mühendisleri Gün işçileşme, fikri ve ideolojik alana da yansımıştır. baş Mühendisler, her anlamıyla işçi sınıfıyla kader bağı içinde olduklarının farkına varmışlardır. Mühendisler 1960 lı yıllarda taşıdığı aracılık rolü yerine, 1970 li yıllardan itibaren öncülük rolü içine girmişlerdir. TMMOB ye üye diğer Odalarda da benzer süreçlerin yaşanması, o döneme kadar birbirleriyle mesleki rekabet ya da işbirliği düzeyinde olan Odalar arasında yeni bir ilişki tarzının ortaya çıkmasına da yol açmıştır. Odalar, sadece mühendis ve mimar odalarıyla da sınırlı kalmaksızın teknisyeninden, teknikerine kadar tüm teknik elemanlarla ortak bir mücadele birliği içine girmişlerdir. Bu mücadele 1960 lı yıllardaki gibi salt mesleki sorunlarla sınırlı kalmamış, ekonomik ve demokratik sorunları da kapsayacak biçimde genişlemiştir yılı Şubat ayında İstanbul Şubemizin yoğun çabalarıyla kurulan TEKSEN, bu ortak mücadele anlayışının örgütü olarak filizlenmiştir. Odaların yönetimlerine ilerici-devrimci kadroların gelmesi ve TEKSEN gibi ortak bir sendikal örgütlüğün ortaya çıkması, teknik eleman mücadelesinin mahiyetini değiştirmiştir. 18 Nisan 1970 yılında Ankara da gerçekleştirilen Teknik Eleman Mitingi ve Yürüyüşü bu yeni mücadele tarzının ilk önemli eylemi olarak tarihe geçmiştir. Personel Yasası, teknik elemanların statüsü ve ekonomik hakları gibi başlıklar üzerinde yürüyen bu dönemdeki mücadelede, miting ve yürüyüşlerin yanı sıra boykot, forum gibi farklı mücadele araçları da kullanılmıştır. Tüm toplumsal kesimleri etkisi altına alan dönemin ilerici-devrimci mücadele anlayışı, ülkeyi idare edenler tarafından hoş karşılanmamıştır. Önce 12 Mart Muhtırası ardından da Balyoz Harekatı yla toplumsal muhalefet zor yoluyla bastırılmaya çalışılmıştır. 12 Mart Muhtırası nın yarattığı karanlık tablo kısa bir süre de olsa, toplumsal muhalefetin geri çekilmesine neden olmuştur. Ne var ki, operasyonların ve sıkıyönetim döneminin hemen ardından toplumsal muhalefet hızla toparlanmıştır. İlerici ve devrimci güçler, Odalarda kaybettikleri yönetimleri yeniden kazanmışlardır. Bu dönemde Adalet Partisi milletvekilleri tarafından TMMOB Yasasının değiştirilmek istenmesi, Odalar içindeki toparlanmanın

9 15 Aralık okratik Kitle Örgütü: İMO daha da hızlanması için adeta kamçılayıcı bir etki yaratmıştır. Örgütlülüğüne sahip çıkan binlerce Mühendis ve Mimar, TMMOB Yasasının değiştirilmesine karşı bütünlüklü bir mücadele vermişlerdir. Bu mücadele süreci aynı zamanda TMMOB nin de yeniden kuruluş dönemi olmuştur li yılların ikinci yarısından itibaren Türkiye de bambaşka bir siyasal hava hakim olmaya başlamıştır. Milliyetçi Cephe Hükümetleriyle birlikte yaşanmaya başlayan faşist saldırılar ve derin ekonomik kriz, bu dönemin temel karakteristiği olmuştur. Bu yıllar aynı zamanda toplumsal muhalefetin büyük bir kitlesellik kazandığı dönem olmuştur. Halkın geniş kesimleri faşist saldırılara karşı ortak bir örgütlü mücadelenin içine girmiş, canlarını olduğu gibi ve demokratik değerleri de savunmak için güçlü bir direniş geliştirmiştir. Bu güçlü halk muhalefeti bir kez daha egemenlerin tepkisini çekmiş ve ülkeyi nü ilk kez 1960 yılında kutlanmaya darbe ortamına sürükleyebilmek için akıl almaz ladı tertiplere girişmişlerdir. Taksim de, Beyazıt ta, Bahçelievler de, Maraş ta, Çorum da ve ülkenin daha pek çok yerinde gerçekleşen kitlesel kıyımlarla tam anlamıyla bir terör atmosferi yaratılmıştır. Bu saldırganlıktan odamız da etkilenmiş, başta Teknik Güç Dergimizin Yazı İşleri Müdürü Zeki Erginbay olmak üzere çok sayıda üyemiz saldırıların hedefi olmuştur. Odamız başta olmak üzere TMMOB ye bağlı tüm Odalar bu dönemde ikili bir mücadele anlayışı geliştirmişlerdir. Bir yandan sendikalaşma mücadelesini üst düzeye çıkartarak çalışanların mücadelesini ortaklaştırmaya çalışmışlar diğer yandan da antidemokratik uygulamalara ve faşist saldırılara karşı direnişin yaygınlaşması için mücadele örgütlemişlerdir. 19 Eylül 1979 tarihinde gerçekleştirilen iş bırakma eylemi, bu dönemdeki teknik eleman mücadelesinin en görkemli direnişi olarak toplumsal mücadele tarihimize kayıt düşülmüştür. 70 li yıllar boyunca odamız mesleki alandaki sorunların çözümü için de büyük bir çaba harcamıştır lı yılların başından itibaren dile getirilmeye başlayan Yapı ve Proje denetimi konusunda somut adımlar atılmıştır yılında Odalar arasında Ortak Belge Düzeni uygulamasına geçilerek projelerde mesleki denetime başlanmasının ardından 1975 yılından itibaren de belediyelerle Yapı Denetim protokolleri hayata geçirilmeye başlanmıştır. Bunun yanı sıra yine 1960 lı yıllardan beri devam eden teknik elemanların statü sorununun çözülmesi için de çok sayıda girişimde bulunulmuştur. 12 Eylül Darbesi ve Sonrası 70 li yıllar boyunca yükselen örgütlü toplumsal muhalefeti bastıran olay, 12 Eylül 1980 Darbesi olmuştur. 12 Eylül Darbesinden en olumsuz etkilenenler, örgütlü kesimler olmuştur. Sendikalar, dernekler, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, dergi çevreleri ve her türden siyasal yapılar 12 Eylül faşizminin sert uygulamalarıyla yüz yüze gelmiştir. Yasaklamalar, kapatmalar, tutuklamalarla toplumun örgütlülüğü dağıtılmaya, dayanışması çözülmeye çalışılmıştır. Bu zor yıllarda Odamız açısından öne çıkan en önemli isim, 12 Eylül darbesinin ardından Oda Başkanlığını üstlenen Güney Özcebe olmuştur. Özcebe yıllarca Oda faaliyetlerinin her aşamasında görevler üstlendiği ve İMO yu en yakından tanıyan isimlerden birisi olduğu için bu zor dönemde gözünü budaktan sakınmadan öne çıkmıştır. Bilgi birikimi, örgütsel deneyim, çalışma arzusu ve birbirine güven duygusu ile oluşturulan yönetimler sonucunda 12 Eylül ün en karanlık dönemlerinde Odamızın başını eğdirmeden, tarihsel mirasımız çiğnetilmeden Odamız ayakta tutulmuştur. 12 Eylül karanlığının atomize ederek birbirinden ayırdığı üyelerimizi, birbirlerine ve Odamıza yaklaştırabilmek için, Oda ile üyelerini yeniden buluşturabilmek için sabırla ve inatla çaba gösteren yönetici arkadaşlarımıza borcumuz büyüktür li yılların ekonomi politikaları, bir önceki dönemin değerlerinin tam anlamıyla reddedilmesi üzerine inşa edilmiştir. Koruma politikaları yerine serbest piyasa, kamu girişimciliği yerine özelleştirme, toplumculuk yerine bireycilik, dayanışma yerine rekabet kavramları etrafında bir ekonomik ve toplumsal düzen fikri egemen hale gelmiştir. Çok Uluslu Şirketler, DTÖ-DB gibi uluslararası kurumlar ve bölgesel işbirliği örgütleri bu sürecin temel yönlendiricileri haline gelmiştir. Ekonomik alanda yaşanan bu dönüşümün siyasal alandaki yansıması ise, toplumun örgütlü kesimleri aracılığıyla ekonomiye ve siyasete müdahale imkânlarının tamamıyla ortadan kaldırılması olmuştur. Sendikalar, meslek Odaları, sivil toplum kuruluşları ve hatta siyasi partilerin toplumla ve siyasetle bağları kesilmiş, yalıtılmışlardır. Tüm bu anlatılanlar, Odamızın ve TMMOB örgütlülüğünün 1980 sonrasında ve içinden geçmekte olduğumuz dönemde karşı karşıya olduğu sorunların zeminini oluşturmaktadır. 12 Eylül de örgütlü yapılara vurulan darbe, neo-liberal politikaların toplumu atomize etmesiyle katmerleşmiştir. Kitlelerin örgütlü yaşama, örgütlü mücadeleye, hak arayışına ve hesap sormaya inancı körelmiştir. 68 den itibaren tüm dünyayı saran dünyayı değiştirme arzusu, 80 li yılardan itibaren boş vermişliğe ve sinikliğe dönüşmüştür. Kültürel ve siyasal düzeydeki bu geri çekilme, hukuki düzenlemelerle de desteklenerek örgütlü duruşun güç olma potansiyeli hukuken ortadan kaldırılmıştır. Kamuda çalışan mühendislerin Odalara üye olmasının keyfiyete bağlanması, Oda ve sendikaların siyasetle bağının kopartılması, kamu emekçilerinin grevli-toplu sözleşme sendika haklarının tanınmaması, örgütlenme ve grev hakkına getirilen sınırlamalar 1980 sonrasında emek ve demokrasi güçlerinin etkinliğinin sınırlanmasına neden olmuştur. Bu dönem içinde, Odamız toplumcu, demokratik, ilerici ve devrimci değerleri taşımada başarılı olsa da, üyeleriyle yaratıcı ve üretken bir bağ kurmakta başarılı olamamıştır. Bunun altında yatan etkenlerden en önemlisi yukarda değindiğimiz neo-liberal ideolojik hegemonya dır. Üyelerin örgütlü yaşama olan inancı ortadan kalkınca, yöneticilerin ve Odaların da yaratıcı ve yenilikçi bir toplumsal rol oynama konumu zayıflamıştır. Hal böyle olunca 70 li yıllarda Odaların oynadığı çığır açıcı ve yönlendirici rol yerine, 80 li yıllarda savunmacı ve muhafaza edici bir konuma çekilmek zorunda kalınmıştır. Mühendislerin işçi sınıfı içerisindeki bu öncü devrimci rolü 80 li yıllardan itibaren fiilen ortadan kalkmıştır. Neo-liberal politikalar, 1980 li yıllardan itibaren mühendislerin nitelikli emek vasıflarını görünmez hale getirmeye başlamıştır. Mühendis emeğinin niteliksizleştirilmesini takip eden 2000 li yıllarda ise mühendislerin karşı karşıya kaldıkları yeni durum ise işsizleşme tehdidi olmuştur. Mühendis sayısının hızla artmasına paralel olarak yaşanan değersizleşme, mühendislerin her türden teknik ayrıcalığını ortadan kaldıran bir düzeye erişmiştir. Teknolojik tekelleşme ve merkezileşmede yaşanan yoğunlaşma, teknik elemanlar açısından bir farksızlık eşiği ve tekniğe duyarsızlaşma yaratmıştır. Mühendisleri, özel sektörde birbiriyle rekabet eden, birbirinin elinden iş kapmak zorunda olan birer işgücü haline dönüştüren sistem, tüm gücünü üyelerinin dayanışmasından alan meslek Odalarının altını boşaltmıştır. Toplumsal güçleri ve dönüştürücü potansiyelleri elinden alınan meslek Odalarının yeni dönemdeki öncelikli fonksiyonu ise meslek etiğinin korunması haline gelmiştir. Neo-liberalizmin, her türden ahlak anlayışını yerle bir ettiği, paranın gücünün her şeyi satın almaya muktedir hale geldiği bir dönemde meslek etiğine sahip çıkmak bile toplumcu ve devrimci bir tutum ve görev olarak Odamızın ve tüm TMMOB örgütlülüğünün omuzlarında durmaktadır. Odamız özellikle 2002 yılından itibaren meslek alanında öncü ve söz sahibi olma yolunda bir yönelim belirlemiştir. 70 li yıllarda bilimsel aklın kitlesel muhalif tavırla birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan öncülük anlayışı yerini, bilimsel akılla, mesleki duyarlılığın bileşkesiyle oluşan bir tür öncü tavır Odamıza hâkim olmuştur. Aradan geçen 30 yıllık süreçte Türkiye nin yaşadığı sosyal ve siyasal dönüşümün bir sonucu olan bu değişim içerisinde toplumcu, devrimci ve demokratik değerler hiçbir zaman bir kenara bırakılmamıştır. İMO 8. Dönem ( ) İdare Kurulu Odamızın toplumcu değerleri ile mesleki etiği arasında kurduğu bu diyalektik ilişkinin toplumsal alanda en görünür olduğu dönemler ne yazık ki Deprem gibi doğal afetler olmuştur. Odamızın meslek alanımızdaki görüşlerinin toplumun bütünü için ne kadar önemli olduğu, böylesi dönemlerde açığa çıkmıştır. Ülkemizin son dönemde yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan 17 Ağustos Depremi sonrasında Odamız, kurulduğu günden itibaren altını çizdiği yapı güvenliği konusunda önemli adımlar atmıştır. Deprem sonrasında kamuoyunda oluşan havanın da etkisiyle hükümetler bu yöndeki çabamıza daha fazla duyarsız kalmamıştır. Eksiklikleri ve yanlışlarıyla birlikte Yapı Denetimi ve Yetkin Mühendislik konusunda atılan idari ve hukuki adımlar, Odamızın bilimsel ve mesleki yönlendiricilik konusundaki cesaretini arttırmıştır li yıllar boyunca Odamız özellikle şubelerimiz aracılığıyla çok sayıda bilimsel panel, konferans, kongre ve sempozyuma imza atmıştır. Odamız mesleki alandaki bu birikimini derinleştirme yolundaki bu girişimlerine paralel olarak kurumsal kimliğinin geliştirilmesi yolunda da önemli adımlar atmıştır. Genel Sekreterlik makamının etkin biçimce işletilmesi, idari ve mesleki alanlara yönelik Genel Sekreterlik Yardımcılıklarının oturtulması, basın yayın biriminin zenginleştirilmesi, üye otomasyon sisteminin hayata geçirilmesi, yeni binaya geçilmesi, internet sitesinin ve e-kütüphanenin zenginleştirilmesi gibi pek çok kurumsal adım 2000 li yılların başında Odamızın geleceğe daha güvenle bakması açısından Odamıza büyük güç sağlamıştır. 55 yıllık tarihimiz boyunca edindiğimiz kurumsal deneyim ve mücadele birikimi, odamızın geleceğinin en önemli teminatıdır. Odamızın 55 yıllık birikim ve deneyimini genç kuşak inşaat mühendisleriyle buluşturabildiğimiz sürece, Odamız daha nice 55 yıllar görecektir.

10 10 15 Aralık 2009 Özelleştirme: Varlığım sermayeye armağan olsun İMO tarafından hazırlanan Özelleştirme Raporu nun özetini Teknik Güç te sizlerle paylaşıyoruz. Raporun tam metnine TMH dergimizden ve web sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Küresel kapitalizmin yeni bir döneme girdiği 1970 lerin ikinci yarısından bu yana uzanan neo-liberal politikaların en önemli ayaklarından biri olan özelleştirmeler, sermayenin girmiş olduğu krizden çıkış arayışlarının başında gelmektedir. Bütün mal ve hizmet üretimlerinde piyasa koşullarının hakim kılınması ve buraların sermayenin kar alanları haline gelmesi, kapitalist ekonominin son dönem stratejilerindendir. İşçiler, emekçiler, yoksullar ve diğer tüm avantajsızlara rağmen sermayenin hiçbir koşula ve sınıra bağlı olmadan hakim olduğu ve özgürce hareket edebildiği bir dünya tasarısı olan neo-liberalizm, sosyal devletin tasfiyesini öngörür. Dolayısıyla devlet kontrolündeki tüm üretim faaliyetlerinin özelleştirilmesini ve bu doğrultuda tüm sosyal politikaların dağıtılmasını amaçlar. Neo-liberalizm, devlete dümen tutma rolü verirken emekçilerden kendine doğru sermaye akışının sağlanması ve sermayenin zararlarının çeşitli yöntemlerle kamusallaştırılmasını bekler. Özelleştirme, önceden kamu tarafından gerçekleştirilen mal ve hizmet üretiminin tümüyle ya da kısmen özel sektöre devredilmesi şeklinde işleyen doğrudan özelleştirme; kamunun faaliyet gösterdiği alanlardan özel sektör lehine çekilmesi ve bu alanlarda özel sektörün teşvik edilmesi biçiminde hayata geçirilen dolaylı özelleştirme ve kamu tarafından ücretsiz sunulan hizmetlerin paralı hale getirilmesi anlamına gelen içeriden özelleştirme yöntemleriyle uygulanmaktadır. Her üç durumda da, kamu yararı ve hizmeti gözetilerek yapılan üretim faaliyetleri, sermayenin işleyişine bırakılarak kapitalist ekonominin kar mantığına devredilmektedir. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından hızla işletilen 24 Ocak kararları ile Türkiye de özelleştirme süreci sistematik olarak başlamış ve neo-liberal politikalara hız verilmiştir. Bu süreçte Türkiye nin önemli kurumları işlevsizleştirilmiş, içleri boşaltılarak zarar eder hale getirilmiş ve böylece özelleştirilmelerinin yolu açılmıştır. Kamu eliyle sunulan eğitim ve sağlık gibi hizmetler paralı hale getirilmiş ve hak sahibi vatandaş anlayışından tüketici müşteri anlayışına geçilmiştir. Darbenin ardından geçilen sivil yönetim döneminde, özellikle Turgut Özal ın eliyle yürütülen özelleştirme operasyonlarında bilhassa Kamu İktisadi Teşebbüsleri nin devlet sırtında kambur olduğu düşüncesi medyanın da desteğiyle yerleştirilmiştir. Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin halkın gözünde meşrulaştırılması için, her düzeyden saldırı aracı kullanılmıştır. Et Balık Kurumu nun özelleştirilmesi sürecinde Devlet köftecilik mi yaparmış? sözü her fırsatta dile getirilerek kamu üretimi fikri itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Başbakanlığa bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı nın hazırladığı Türkiye de Özelleştirme raporunda, özelleştirmenin amacı konusunda bir ibret belgesidir. Raporda, Özelleştirmenin temel amacı nihai olarak, devletin ekonomide işletmecilik alanından tümüyle çekilmesini sağlamaktadır denilmektedir. Böylece adeta itiraf düzeyindeki bu ifadeyle özelleştirme uygulamalarında ana amacın sermayeye yeni kar alanları açılması ve halkın tümüne ait olan tüm kamusal kaynakların sermaye hizmetine sunulması fikri açığa verilmiştir. Özelleştirmelerin mesleğimize etkileri de tartışılmaz biçimde olumsuz olmaktadır. İnşaat mühendislerinin temel çalışma alanlarını oluşturan kamu kurum ve kuruluşlarında yürütülen özelleştirme faaliyetleri, var olan aksaklıkların giderilmesine dönük hiçbir fayda vermemiş aksine birçok bakımdan kötü sonuçlar doğurmuştur. İnşaat mühendislerinin çalıştığı ve ülkenin altyapısını oluşturan kurumlarda yapılan özeleştirmeler, buralardaki teknik ve uzman personelin azalmasına neden olduğundan üretilen işin kalitesi düşmektedir. Bu durum, yol açtığı makro sonuçlar bir yana gündelik hayatın ve kamu yaşamının niteliklerini çözülmeye uğratmaktadır. Deneyimli, birikimli ve nitelikli işgücünün, özelleştirmeler nedeniyle işten çıkarılmış olmaları, hem işsizliğe neden olmakta hem de üretilen işlerin kalitesini düşürmektedir. Yaşanan deprem, sel ve benzeri doğal afetlerde, ülkemizdeki yapıların durumu gözler önüne serilmektedir. Orta hatta düşük şiddette yaşanan bir doğal afette bile can ve mal kaybının yüksek olmasının suçlusu, altyapı Yıllar itibariyle özelleştirme toplam bedelleri çalışması sağlıklı olmayan, ihale usulü ile iş üreten ve denetimi aksatan; bu da yetmezmiş gibi özelleştirmeler yoluyla uzman personeli işten çıkarılmasına neden olan politikalardır. Devlet Su İşleri, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı gibi, en başat altyapı hizmetlerinin üretildiği kurumlardaki kısmi de olsa özelleştirmeler ve taşeronlaştırmalar, mesleğimizin uygulama alanlarını daraltmakta; iş olanaklarının ortadan kalkmasına neden olmakta ve üretilen mal ve hizmetlerin niteliksizleşmesine neden olmaktadır. Bütün bunlar, özelleştirmeci neo-liberal politikaların bütün ülke halkının gündelik hayatından başlayarak tüm yaşamın çözülmesine zemin hazırlayan sonuçlar doğurmaktadır. Özelleştirmeye ilişkin veri ve bilgiler Sayılarla özelleştirme Ülkemizde 1985 yılından bu yana 246 kuruluştaki kamu hisseleri, 22 yarım kalmış tesis, 394 taşınmaz, 8 otoyol, 2 boğaz köprüsü, 103 Tesis, 6 Liman, şans oyunları lisans hakkı ile Araç Muayene İstasyonları özelleştirme kapsamına alınmıştır. Yıllar itibariyle özelleştirme işlemleri 1986 yılından bu yana 20 milyar 199 milyon 166 bin 639 doları blok satış; 8 milyar 906 milyon 850 bin 570 doları tesis/varlık satışı; 7 milyar 91 milyon 202 bin 610 doları halka arz; 1 milyar 261 milyon 53 bin 768 doları İMKB de satış; 4 milyon 368 bin 792 doları yarım kalmış tesis satışı ve 708 milyon 380 bin 798 doları da bedelli devirlerden oluşmak üzere toplam 38 milyar 171 milyon 23 bin 177 dolar değerinde özelleştirme yapılmıştır. Cumhuriyetin özelleştirme şampiyonu: AKP Türkiye de 2002 ye kadar gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının toplam değeri 8 milyar dolarken, AKP iktidarında 38 milyar dolarlık özelleştirme işlemi yapıldı. Doğrudan yabancı sermaye girişleri de özellikle 2005 ten itibaren hızlanarak rekor kırdı sonuna kadar 1 milyar doları aşmayan Türkiye ye doğrudan yabancı sermaye girişleri 2009 sonuna doğru 35 milyar dolara yaklaştı. Üstelik bunlar Başbakan ın iddia ettiği gibi işsizlik için çare olmak bir yana işsizliği ve yoksulluğu artırdı. Sermaye girişlerinin tamamına yakınını, yeni yatırım değil, özelleştirilen mevcut kamu kuruluşları ya da özel şirketlerin hisse devirleri kapsamında olduğundan tam anlamıyla peşkeş haline geldi. AKP

11 hükümeti, emekçilerin, yoksulların olan kamu kuruluşlarını satarak toplumsal hayatın da çözülmesini hızlandırmış oldu. Limanların özelleştirilmesi Demiryolu taşımacılığına oranla 3,5 ve karayolu taşımacılığına oranla 7 kat daha ucuz olan deniz taşımacılığı, dünya ticaretinin de merkezinde bulunmaktadır. Dünya ticaretinin yüzde 80 ine ve Türkiye deki ithalatihracat taşımacılığının da yüzde 90 ına yakını, deniz taşımacılığı yoluyla yapılmaktadır. Türkiye de, orta ve büyük ölçekli yaklaşık 350 kıyı tesisi bulunmaktadır. Ülkemizde limancılık faaliyetleri; Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları (TCDD) ye bağlı 6 kamu limanı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) ye bağlı İstanbul limanı, bazı kamu kurumu, belediye ve il özel idarelerine ait limanlar ile özel sektörün işlettiği liman ve iskeleler eliyle yürütülmektedir. Türkiye de limanların yıllık yük elleçleme kapasitesi 350 milyon ton olmasına rağmen bu kapasitenin ancak yüzde 80 ine yakını kullanılmaktadır. Cumhuriyet öncesi yabancı şirketler tarafından işletilen limanlar, 1920 ve 1930 lı yıllarda millileştirilmiş ve 1927 de Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi adıyla kurulan birimi eliyle yönetilmeye başlanmıştır yılında Limanlar Dairesi bünyesinde toplanan limancılık hizmetleri, daha sonra çok parçalı bir idari yapı arz etmiştir yılında Anayasa da yapılan değişiklikle özel iskelelere 3. şahıs yüklerine hizmet verme izni verilmiş ve limancılık sektörüne özel şirketlerin yatırımlarının önü açılmıştır. İzleyen dönemde özel sektörün sektördeki faaliyetleri giderek artmıştır. Bugün itibariyle ülkemizdeki limancılık hizmetlerinden sorumlu en önemli kamu kuruluşları, Ulaştırma Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı na bağlı olan TCDD, Başbakanlığa bağlı olan Denizcilik Müsteşarlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı na bağlı olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri dir deki düzenlemenin ardından 1994 yılında Türkiye Denizcilik İşletmeleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı na bağlanmıştır. Bu gelişmeyi TDİ bünyesindeki Alanya, Antalya, Giresun, Hopa, Marmaris, Ordu, Rize, Sinop, Tekirdağ, Çeşme, Kuşadası, Trabzon ve Dikili limanlarının yılları arasındaki özelleştirilmesi izlemiştir. TDİ bünyesinde şu an itibariyle yalnızca İstanbul ve Güllük Limanları kalmıştır. TCDD ye bağlı limanlarda da durum farklı değildir. TCDD bünyesindeki 7 limandan 6 sı (Mersin, İzmir, Derince, Samsun, Bandırma ve İskenderun limanları) 2005 yılında özelleştirme kapsamına alınmış; Mersin limanının özelleştirilmesi 2006 yılında tamamlanmıştır. Bandırma, Samsun, Derince ve İzmir limanlarının ihaleleri de gerçekleştirilmiştir. TCDD ye bağlı limanlardan hali hazırda özelleştirme süreci içinde olmayan Haydarpaşa Limanı ile İskenderun Limanı kalmıştır. Karayollarının özelleştirilmesi Özelleştirme Yüksek Kurulu nun 19 Nisan 2007 tarihli kararı ile gerçekleşen Karayolları Genel Müdürlüğü nün yapım, bakım, onarım ve işletimini üstlendiği hizmet üretim birimleri olan otoyollar, köprüler ve bunlar üzerinde yer alan tesislerden, Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme, 15 Aralık İzmir Aydın Otoyolları, İzmir ve Ankara Çevre Otoyolu nun bağlantı yolları ve Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri nin bağlantı yolları ile birlikte özelleştirme programına alınması kararının, Danıştay tarafından, Yüksek Planlama Kurulu kararları doğrultusunda yürütmesini oy birliği ile durdurulmasının ardından AKP hükümeti, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi için yeni bir yasal düzenleme çalışmalarına geç kalmadan başladı. TBMM Plan Bütçe Komisyonu nun hazırlayarak 9 Nisan 2008 tarihinde Meclis Başkanlığı na sunduğu Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile karayollarının özelleştirilmesi tekrar gündeme getirildi. Söz konusu bu Kanun Tasarısı nın 1. maddesi ile 4046 sayılı özelleştirme uygulamaları hakkında kanun hükümleri çerçevesinde otoyol işletme hakkı bütün tesisleriyle özel şirketlere devredilmektedir. AKP hükümeti uygulanan özelleştirme politikasını karayollarında da devam ettirmek istemektedir. Personel, araç ve ekipmanları ile bir bütünlük arz eden karayollarının özelleştirme mantığı ile devredilmesi kâr eden bir kuruluşun fiili olarak özel şirketlere devri anlamına gelecektir. Otoyolların çevresindeki hizmet tesislerinin işletme hakkının da özelleştirilme kapsamında alıcı firmalara devredilmesinin öngörüldüğü tasarıda, mevcut işletmelerin işletme sürelerinin dolmasının ardından, otoyolun işletme hakkını alan firmalar buraları yeniden ihale edebilecek. Tasarıya göre, erişme kontrollü karayollarının otoyol yapımı, bakımı ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü veya görevlendirilmiş şirket veya şirketlerce ya da otoyol işletme hakkı verilmiş işletici şirket veya şirketlerce yürütülecek. Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümleri de saklı olacak ve Karayolları Genel Müdürlüğü nün teklifi Ulaştırma Bakanlığı nın onayı ile otoyol yapılacak veya kaldırılacak. Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde işletme hakkı verilen otoyollarda bağlantılar, işletici şirketin başvurusu üzerine Karayolları Genel Müdürlüğü nün kararıyla kurulacak veya kaldırılacak. İşletici şirket tarafından işletilen otoyollarda, şehir geçişleri güzergahının veya karayolunun şehir ile bağlantı ve ilişkilerinin değişiminde, işletici şirketin olumlu görüşü alınacak. Tasarıya göre, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyol ve köprülerde ücretin tespiti ve zorunlu hallerde ücretsiz olması uygun görülen kesimlerin belirlenmesi yetkisi, Karayolları Genel Müdürlüğü nün teklifi üzerine Ulaştırma Bakanı na ait olacak. Özelleştirme sonucu işletme hakkı verilen otoyollarda ve köprülerde, sözleşmenin imzalandığı takvim yılı sonuna kadar sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan geçiş ücretleri uygulanacak. Karayolları Genel Müdürlüğü nün gelirleri arasından, Otoyol, köprü ve tünellerden elde edilen gelirler in çıkarılması düzenlenen tasarıda, işletme hakkı verilen otoyollardan geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici tarafından, geçiş ücreti ile birlikte geçiş ücretinin 10 katı tutarında ceza tahsil edilecek olması da belirtiliyor. Hazine payını süresinde ödemeyen veya eksik ödeyen işleticilerden, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre söz konusu tutarlar ilgili vergi dairesince tahsil edilecek. Otoyollar, köprüler ve bunlarda bulunan işletme ve bakım tesisleri ile hizmet tesislerinin ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıkların özelleştirilmesi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı nca (ÖİB) gerçekleştirilecek. Özelleştirme uygulamalarına konu faaliyetler, imtiyaz niteliğinde olacak, imzalanacak sözleşmeler de imtiyaz sözleşmesi olarak düzenlenecek. Özelleştirme sonucu elde edilen gelirler, ÖİB ce yapılacak harcamalar düşüldükten sonra Karayolları Genel Müdürlüğü nün sorumluluğundaki yolların yapım ve bakım hizmetlerinde kullanılmak üzere Hazine ye aktarılacak. Özelleştirilen otoyollar, köprüler ve bunlarda bulunan işletme ve bakım tesisleri ile hizmet tesislerinin ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıklarına ilişkin yatırım, bakım ve işletme faaliyetleriyle ilgili usul ve esaslar, işletici ile imzalanacak olan sözleşmelerde düzenlenecek. Özelleştirme programına alınan otoyollarda bulunan hizmet tesisleri hariç diğer hizmet tesislerinin işletme hakları, Karayolları Genel Müdürlüğü nce devredilebilecek. Karayolu Trafik Güvenliği Kuruluna, otoyolların işletme hakkına sahip olan işletici şirketlerinin temsilcileri de katılacak. Söz konusu şirketlerin temsilcileri, il ve ilçe trafik komisyonlarında da görev alacak. Karayolları Genel Müdürlüğü, can ve mal güvenliği açısından gerekli düzenlemeleri ve işaretleme yapma yetkilerini, işletici şirketlere devredilebilecek. Otoyol ve köprüleri işletme hakkını alacak şirketler, yolun yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü olacak. Söz konusu şirketler, trafik işaretlerinin işlerliğini de sağlanacak. Otoyol ve köprülerde bulunan trafik işaret ve levhalarının görünmesini engelleyen ağaçlar ile çeşme, direk ve benzeri yapılar kaldırılacak. Bu ve benzeri uygulamalarla, karayollarının özelleştirilmesi durumunda karayollarını kullanan vatandaşların yanı sıra karayollarında görev yapan binlerce çalışanın da akıbetinin ne olacağına ilişkin örnekler geçmiş özelleştirme uygulamalarında yeterince açık ve çok miktarda bulunmaktadır Yılları Arası Özelleştirme İşlemleri (Dolar) Özelleştirme Toplam Yöntemi Suyun özelleştirilmesi ($) ($) ($) ($) Kapitalist ekonominin çevreye verdiği zararların sonucu Blok Satış olarak ortaya çıkan küresel ısınma ve benzeri sorunların Tesis/Varlık Satışı yanı sıra, özelleştirmelerin temel nedeni olan sermayeye kar transferlerinin bir başka örneği de yaşam kaynağı Halka Arz olan suyun özelleştirmesinde görülüyor. İMKB de Satış Neo-liberal iktisatçıların sıkça dile getirdiği küresel su Yarım Kalmış krizi ise suyun özelleştirilmesinin başlıca dayanaklarından biri yapılmaya çalışılmaktadır. Tesis Satışı Bedelli Devirler Toplam sf. 12

12 12 15 Aralık 2009 Özelleştirme: Varlığım sermayeye armağan olsun 11 den Akarsuların özelleştirilmesi Ülkemizde enerji üretim tesislerinin yapımı; 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanun kapsamında Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik in 26 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe girmesiyle tamamen özel sektöre bırakılmıştır. Söz konusu kanun kapsamında Hidroelektrik Santral projeleri DSİ WEB sitesinde yayınlanarak özel sektör başvurusuna açılmıştır yılında çıkarılan 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerji Üretimi Amaçlı Kullanıma İlişkin Kanun kapsamında da akarsu santralleri ve göl alanı 15 km kareden az olan barajlar için özel sektör katılımı başlamıştır. Hidroelektrik, fosil yakıtlardan üretilen enerjiye nazaran çevreye zarar vermemesi nedeniyle daha çok tercih edilen yenilenebilir enerji kaynağıdır. Türkiye, hidroelektrik ekonomik potansiyelinin yalnızca yüzde 35 ine yakınını kullanmaktadır. Bu durum, geride şu anda kullanılıyor olandan iki kat fazla potansiyelin atıl olarak beklediği anlamına gelmektedir. Bunun yanında fosil yakıtların siyasi, politik ve ekonomik gelişmelerden çokça etkilendiği düşünülürse hidroelektrik enerjilerin doğal ve ulusal kaynak olması sebebiyle de yatırım için tercih edilmelidir. Hidroelektriğin Türkiye deki gelişimi incelendiğinde 1989 larda toplam ihtiyacın yüzde 60 ı Hidroelektrikten sağlanırken, bu oran yüzde 25 e kadar düşmüştür. Günümüzde Türkiye nin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 43 i doğal gazdan, yüzde 28 si kömürden, yüzde 25 i hidroelektrikten, geri kalan yüzde 4 lük bölüm ise fule oil den karşılanmaktadır yılından bu yana doğalgazdan enerji üretimi yüzde 15 artmış ve Türkiye, doğalgaz enerjisine neredeyse bağımlı hale getirilmiştir. Hidroelektrik, ulusal ve doğal kaynak olması sayesinde, öz kaynak olmayan doğalgaz gibi ülke dışındaki politik ve ekonomik gelişmelerden olumsuz yönde etkilenmemekte ve süreklilik arz etmektedir. Ülkemizde, ihtiyacın olduğu her zaman kolaylıkla devreye girerek elektrik üretebilen Baraj Tipi ile depolama olmadığı için sadece gelen suya göre üretim yapan Nehir Tipi olmak üzere iki ana hidroelektrik santrali tipinden elektrik enerjisi üretilmektedir. Barajlar sulama; içme suyu; sel önleme; balıkçılık gibi çeşitli yan işlevleri bulunuyorken nehir tipi santraller sadece gelen suya göre elektrik üretmektedir. Ayrıca Uluslararası Hidroelektrik Organizasyonu (IHA) verilerine göre hidroelektrik projenin büyüklüğü artıkça birim kurulu güç basına düşen maliyet de azalacağından barajların daha ekonomik yapılar olarak değerlendirilmelidir. Ancak özel sektör nehir tipi santralleri tercih etmektedir. Buna sebep nehir tipi santrallerinin yatırım bedellerinin barajlarla karsılaştırıldığında çok küçük olmasıdır. Hidroelektrik potansiyelin değerlendirilmesinde ister baraj tipi ister nehir tipi santral olsun, havza planlaması esas alınmalıdır. Bir nehir üzerinde yapılacak herhangi bir yapı, yapının aşağısındaki diğer tüm yapıları etkilemektedir. Bu nedenle son dönemlerde Türkiye nin gündemini oldukça meşgul eden nehir tipi santraller havza planlaması içerisinde değerlendirilmelidir. Ancak bu yapılmamaktadır. Son verilere göre, Türkiye de 2000 nin üzerinde nehir tipi hidroelektrik santralinin değerlendirilmesi gündemdedir. Lisans alan bu projelerin birçoğunda da herhangi bir gelişme kaydedilmemiş, satışa çıkartılarak lisans ticareti yapılmış, bu da ifade yerindeyse bir proje borsası oluşmasına yol açmıştır. Bu projelerin büyük kısmını nehir santralleri oluşturmaktadır. Yatırım bedellerinin baraj projeleri ile karsılaştırıldığında az olması nedeniyle bu projeler, son dönemde yatırımcıların ilgisini çeken projeler olmuştur. Ancak bu projeler, uygulanış biçimleriyle suyun özelleştirilmesinin bir uygulamasıdır. Çünkü Türkiye deki akarsuların tamamının kullanım hakkı özel sektöre devredilmiştir. Böylelikle son dönemde kamu, tüm alanlardan tasfiye edildiği gibi, su kaynaklarının yönetiminden de tasfiye edilmektedir. Siyasi iktidar genel ekonomik ve politik yaklaşımına uygun olarak, akarsuların özelleştirilmesinin de önünü HES ler ile açmıştır. Sularımızı boşa akıtmıyoruz diyerek başlatılan HES projelerinin tamamı suyumuzun özelleştirilmesidir. Bundan önce ki uygulamalar incelendiğinde ise yapılacak herhangi bir tesisin yapımı ne kadar uzarsa, isi yapan yüklenicinin o isten o kadar çok para kazanması söz konusuydu. Bu nedenle, projeler, planlanan zamanlarda bitirilememekte ya da çok uzadığı için amaçlarının dışına çıkan yatırımlara dönüşmekteydi. Bu olumsuz tablo sonucunda akarsularımızın özel sektör yatırımına açılmasının meşruluğu sağlanmış oluyordu. Ancak var olan yeni durum ise farklı sorunları beraberinde getirmektedir: Genel olarak projeler özel sektör için çok karlı olup, yatırımın karşılığını 7-8 yılda veren, geri kalan yılda kar elde den projelerdir. Bölge açısından oldukça önemli Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları proje yerinde inceleme yapılmadan masa basında oluşturulabilmektedir. Nehirlerin ekolojik hayatlarının devamını sağlamakta oldukça önemli olan can suları pazarlıklarla belirlenmektedir. Projelerin inşaatında standartlara uyulmamakta, inşaat sahasından çıkarılan hafriyat dere yataklarına boşaltılmaktadır. Mevcut mevzuata göre planlama aşamasından sonra HES projelerinin denetimi hiçbir aşamada yapılmamaktadır. Kamu denetimin hiçbir yerinde yoktur. Akarsularımız özel sektörün insafına ve kaderine terk edilmiştir. Türkiye de neredeyse nehir tipi HES için başvuru yapılmamış akarsuyumuz kalmamıştır. HES ler, halkının yararını göz önünde tutan projelerin zamanında bitmesini ve verimli kullanılmasını sağlayacak mekanizmaların geliştirilerek hayata geçirilecek olan bir kamu eliyle yapılmalıdır. Sularımızı boşa akıtmıyoruz basitliğiyle, sularımızın talan edilmesine, ulusal ve uluslararası sermaye gruplarına peşkeş çekilmesine izin verilmemelidir. Sonuç Her alanda kendini gösteren neo-liberal saldırıların önemli bir ayağını oluşturan özelleştirme politikaları, küresel ve yerel kapitalist aktörlerin finansal kaynak ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla, şimdiye kadar özel sektörün alanına girmemiş olan ne varsa kendisine hedef biçmektedir. Özelleştirmeler yoluyla sermayeye aktarılan kamu değerleri halkın birikimiyle oluşturulmuş ve halka ait olan varlıklardır. Dolayısıyla özelleştirmelere karşı çıkmak, aynı zamanda işçilere, emekçilere, yoksullara ait olanı; kamu yararı ilkesinin kar mantığına yenilmemesini dahası galip gelmesini; halkın ortak değerlerinin halkın hizmetinde tutulmasını savunmak; sermayenin daha yüksek kar elde etmek uğruna halkın eğitim ve sağlık hakkının gasp edilmesine karşı çıkmak anlamına gelmektedir. Devlet bir yandan vatandaşından vergi toplarken diğer yandan kamu mal ve hizmetlerini özelleştirerek devletle birey arasında kurulan ilişkinin dönüştürülmesidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının özelleştirilmesi, kamu hizmeti vasfı olan sosyal hukuk devleti tanımının dışına çıkılması hatta bunun terk edilmesi anlamına gelecektir. Kamu işletmelerinin şirketleştirilerek kurtarılması retoriği, asıl amacı kar değil hizmet olan bu işletmelerin sermayeye devri için gerekli sosyo-psikolojik atmosferin yaratılması niyetiyle ortaya atılan ve hiçbir gerçekçi dayanağı olmayan bir yalandır. Kamu işletmelerinin kar etmiyor olmasını söylemek başta bu işletmelerin kuruluş amacını reddetmek anlamına gelmektedir. Kamu işletmeleri kar değil ucuz ve kolay erişilebilir ara mal ve mamul mallar üretmesi amacıyla kurulmaktadır. Bu hem halkın ihtiyaçları hem de ülke sanayisinin ihtiyaçları bakımından önemlidir. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere, bir ülkede yaşayan herkesi aynı oranda ilgilendiren kamusal hizmetlerin paralı hale getirilmesi, yurttaşlık kavramının da içinin boşaltılmasıdır. Yurttaşlar, eşit ve parasız eğitim ve sağlık hizmetlerinden, her ne koşulda olursa olsun faydalanmalıdır. Devlet, bu amaçla vergi toplar ve bu vergileri yatırım olarak değerlendirir. Bu yolladır ki her yurttaşın eğitim ve sağlık hizmetlerinin yanı sıra temel insani yaşamı gerçekleştirecek tüm ihtiyaçlarının karşılanması, devletin temel görevidir. Bu görevlerini tam yerine getirmemek bir tarafa bunların özel sektöre devreden devlet ve devlet işleyişine dönük bir meşruiyet tartışmasını beraberinde getireceği şüphesizdir. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi başta olmak üzere tüm uluslar arası sözleşmeler ve Anayasa ya aykırı bir biçimde ve fütursuzca yapılan özelleştirmeler, sadece ve sadece insan olduğu için hakları olan yurttaşların elinden bu hakların alınarak ticari bir meta haline getirilmesi ve satışa sunulması aynı zamanda insan haklarına da aykırıdır. İşte tüm bu nedenlerden ve daha fazlasından ötürü özelleştirmeler durdurulmalı, özelleştirilen işletmeler tekrar kamu mülkiyetine alınarak işleyişleri iyileştirilmelidir. Eğitim ve sağlık hizmetleri paralı halden çıkarılarak hak olarak eşit ve parasız biçimde tüm yurtta yayılmalıdır. İMO olarak bu gerçeklerin farkında olduğumuzu ve özelleştirmelere karşı kamuyu savunduğumuzu ifade ediyoruz. Kaynakça Özelleştirme İdaresi Başkanlığı - Türkiye de Özelleştirme Raporu Liman-İş - Limanlarda Özelleştirme Raporu İMO - Su Raporu TÜİK

13 15 Aralık Yapı ve Denetim Çalıştayı düzenlendi 10 Ekim de ertelenmek zorunda kalan TMMOB 40. Dönem 3. Danışma Kurulu Toplantısı 6 Aralık ta tamamlandı 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Doğu Marmara Depremleri gerekçe gösterilerek, 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve 5 Şubat 2008 tarihli Yönetmeliğin çıkarılmasından sonra karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri, 05 Aralık 2009 Cumartesi günü düzenlenen çalıştayda ele alındı. İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, EMO Ankara Şubesi, Makina Mühendisleri Odası Ankara Şubesi ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından İMO Teoman Öztürk Salonu nda düzenlenen Yapı ve Denetim Çalıştayı na çok sayıda kişi katıldı. Yapı ve Denetim Çalıştayı açılış konuşmasını, Çalıştay Komisyon Başkanı Sadettin Özkalender yaptı. Özkalender den sonra sırasıyla; MMO Ankara Şube Başkanı Prof. Müfit Gülgeç, İMO Ankara Şube Başkanı Nevzat Ersan, EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mahmut Küçük konuştu. İMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Ersan konuşmasında, 99 Marmara depremi sonucunda; yıkılan binlerce yapının, kaybedilen on binlerce yurttaşın ve yok olan kaynakların sorumluluğunun kimlere ait olduğunun değerlendirilmesinin yapılarak ülkemiz yapı sektörünün ve mühendislerin mercek altına alındığını belirtti. Yapı üretim aşamasındaki, üretime katılan taraflar ve yasal çerçeveye bakıldığı zaman çok ciddi eksikliklerin olduğunun gözlemlendiğini söyleyen Ersan, konuşmasına şöyle devam etti: Bu yasal eksiklikleri gidermek, vatandaşlarımızın güvenle oturabileceği kaliteli, sağlam ve denetlenebilen konut üretimini sağlamak için 2000 yılında 595 sayılı bir kanun hükmünde kararname çıkarıldı fakat bu kararname yasal düzenlemeyle tam bütünleşmediği için iptal edilmiştir. Buna karşılık hepimizin bildiği gibi 2001 yılında alelacele tepki şeklinde 4708 sayılı yapı denetim yasası çıkarılmıştır ve bu yasa halen yürürlüktedir. Bayındırlık ve İskan Bakanlığımızca uygulama içinde bir takım yönetmelikler çıkartılarak bu kanunun eksiklikleri giderilmeye çalışılmış fakat maalesef eksiklikleri gidermek için bu yönetmelikler de yeterli olmamıştır. Bu yasa çıktığı günden beri 19 pilot ilimizde ve 8 yıldır uygulanmaktadır. Pilot uygulamanın amacı, kısa sürede dar alanda yapılan uygulamaların geniş alanlara, değişiklikleriyle birlikte yayılmasını sağlamaktır. Ancak görülüyor ki; 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası bizlerin 8 yıldır çeşitli etkinliklerde yaptığımız ısrarlı tartışmalara ve değerlendirmelere rağmen pilot uygulamadan öteye geçememiştir. Açılış konuşmalarının ardından Oturum Başkanlığı nı Çalıştay Komisyon Üyesi Hüseyin Kaya nın yaptığı Yapı Denetimde Yasal Durum, Sorunlar ve Çözüm Önerileri toplantısına geçildi. Çalıştayın II. Oturumu na ise EMO Ankara Şubesi ve Çalıştay Komisyon Üyesi Sebati Göken başkanlık yaptı. Bu oturumda Yapı Denetimde Teknik Sorunlar ve Çözüm Önerileri tartışıldı. Yapı ve Denetim Çalıştayı, Komisyon Başkanı Sadettin Özkalender in başkanlığını yaptığı III. Oturum da yapı denetimi ile ilgili soru ve cevaplar kısmı ardından sonuç bildirgesinin okunması ile sona erdi. Binlerce kişi Açlığa, Yoksulluğa, İşsizliğe ve Zamlara Hayır dedi Aralarında TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu nun da olduğu, Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 21 Kasım 2009 Cumartesi günü düzenlenen Açlığa, Yoksulluğa, İşsizliğe ve Zamlara Hayır mitingine binlerce kişi katıldı. AKP Hükümeti ve neoliberal politikaların protesto edildiği mitingde çalışanların talepleri dile getirildi. Öğlen saatlerinde Gençlik Parkı önünde toplanan eylemciler, Açlığa, yoksulluğa, işsizliğe zamlara hayır, 25 Kasım da grevdeyiz yazılı pankartlarla Kolej Kavşağı na yürüdü. Devrim mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan mitingde Tertip Komitesi adına KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tuğrul Çulfa ve KESK Başkanı Sami Evren birer konuşma yaptı. Konuşmalarda; işten çıkarmaların durdurulması, çalışma saatlerinin kısaltılarak fazla çalışma uygulamasının yasaklanması, kamu istihdamının artırılması, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerinin parasız ve kaliteli olarak kamu tarafından sunulması, otomatiğe bağlanan zamların geri alınması, zenginleri kurtarma paketleri yerine emekçilerin ve yoksul halktan yana uygulamaların olması ve SSGSS Yasası nın iptal edilmesi talepleri dile getirildi. Miting, Grup Günyüzü nün konseri ile sona erdi. TMMOB nin 10 Ekim 2009 tarihinde ertelenen 40. Dönem 3. Danışma Kurulu toplantısı 6 Aralık ta tamamlandı. 57 si İnşaat Mühendisleri Odası üyesi olmak üzere 329 kişinin katıldığı Danışma Kurulu toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu nun meslek örgütlerine yönelik hazırladığı rapor ve Odaların seçim süreçlerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı nın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, 29 u Danışma Kurulu üyesi olmak üzere 41 kişi söz aldı. Toplantıda konuşan Danışma Kurulu üyeleri sırasıyla şöyle: Mehmet Torun (Maden MO), Ali Fahri Özten (HKMO), Emre Mardan (MO), Mehmet Besleme (KMO), Turhan Tuncay (ZMO), Hakkı Atıl (JMO), Atakan Günay (Gıda MO), Tarık Şengül (ŞPO), Şevket Demirbaş (JFMO), Ali Ekber Çakar (MMO), Beşer Baydar (KMO), Cemal Gökçe (İMO), Selçuk Soylu (MMO), Kurtuluş Kaya (EMO), İdris Ekmen (Diyarbakır İKK), Erhan Karaçay (EMO), Hüseyin Atıcı (MMO), Kamer Gülbeyaz (Mersin İKK), Başak Koç (EMO), Pınar Hocaoğulları (EMO), Cemalettin Küçük (TMMOB YK-Metalurji MO), Mehmet Özsakarya (MMO), Necati Şahin (İMO), Tevfik Peker (TMMOB Yüksek Onur Kurulu), Teoman Livaneli (İMO), Musa Çeçen (EMO), Dinçer Mete (MMO), Bahattin Alparslan (MO) TMMOB ve bağlı Odalar kamu emekçilerinin bir günlük uyarı grevine destek verdi Türkiye nin her yerinde Toplu sözleşme hakkımızı çiğnetmemek için, İnsanca ücret için, Krizin bedelini ödememek için, Demokratik bir çalışma yaşamı için, 25 Kasım da grevdeyiz diyerek 1 günlük uyarı grevine giden Kamu emekçilerine Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği de üyeleriyle destek verdi. KESK e bağlı sendika üyesi kamu çalışanları eylem için Ankara da Ziya Gökalp Caddesi nde toplandı. TMMOB, TTB, DİSK ve çok sayıda demokratik örgütün destek verdiği eylemde sloganlar ve taşınan dövizlerle grevli toplu sözleşme hakkı istendi. İMO Yönetim Kurulu Üyeleri, İMO Ankara Şubesi ve İMO çalışanları da eyleme destek verdiler. Mitingde konuşan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Buradan muhteşem görünüyorsunuz. Esas olan budur, uyarı budur, grev budur diyerek miting alanındakileri selamladı. TMMOB nin 350 bini aşan üyesinin üçte birinin kamuda çalıştığını belirten Soğancı, Sizin sorunlarınız bizim sorunumuzdur. Bizim sorunlarımız halkımızın sorunlarından ayrı değildir. Bugün buraya gasp edilen grevli toplu sözleşme hakkımızı almak için geldik; aşımıza, işimize, geleceğimize sahip çıkmak için geldik. Vahşi kapitalizmin küresel krizinin bedelini ödememek için geldik. KESK le, kamu emekçileriyle dayanışma için geldik. Bugün burada Türkiye demokrasi mücadelesine bir ünlem konuyor. Bunun adı daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için siyasi iktidarı uyarı eylemliliğidir. Şimdi karanlığa karşı direnme zamanıdır. Şimdi bu mücadeleyi omuz omuza yürüyerek büyütme zamanıdır. Şimdi kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz deme zamanıdır şeklinde konuştu.

14 14 15 Aralık 2009 İMO Şubeleri Erzurum Şubesi Şubenin Kuruluş Tarihi : 1992 Şube üye sayısı : 719 Dönemi : 8 Şubeye Bağlı Temsilcilikler: Erzincan, Kars, Iğdır İMO Erzurum Şube Başkanı M. Ünal Kıraç Teknik Güç ün sorularını yanıtladı. Erzurum un alt yapı sorunları nelerdir, kısaca özetleyebilir misiniz? Erzurum un öncelikli alt yapı sorunu içme suyu sorunudur. Kısa bir dönem öncesine kadar içme suyu yer altı kuyularından karşılanıyordu. Ancak DSİ nin Palandöken de yapmış olduğu baraj sayesinde yüzey sularının toplanarak şehrin içme suyunun karşılanması amaçlanmıştı. Ancak büyük şehir belediyesinin yaptırmış olduğu su arıtma tesisinin yetersizliği sonucu vatandaşın alıştığı su kalitesi yerini içilemeyen suya bıraktı. Bu da şehrin insanlarını yerli tarihi çeşmelerin önünde su kuyruklarına soktu. Diğer alt yapı sorunlarını ise şöyle sıralayabiliriz: Yağmur suyu deşarj sisteminin aşırı yağışlı dönemlerde sorunlar oluşturmakta ve yer yer ulaşımda aksamalara ve su baskınlarının yaşanmasına neden olmaktadır. Kış aylarında aşırı soğuk nedeniyle düşük kalorili kömürlerin yakılması hava kirliliği konusunda ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Otopark ve yeşil alanların azlığı şehir yaşamını ciddi anlamda zorlaştırmıştır Universiade Kış oyunlarının kentimizde yapılıyor olması tesisler yönünden açıklarımızı kapatmıştır. Ancak turizm alanlarının yakın bölgelerinde kent ormanlarının ve mesire yerlerinin olmayışı yeşil alan yönünden şehrin eksikliğini ortaya koymaktadır. Şehrimiz katı atık tesisine yakın bir zamanda kavuşmuştur ancak atıkların ayrıştırılması ve ekonomiye katkısı sağlanamamıştır. Şehir planlaması yapılırken sağlıklı imar uygulamalarının yapılmaması kent için önemli bir sorundur. Kentin tarihi dokusunun ön plana çıkarılması eski yerleşim birimlerinin metruk yapılardan kurtarılarak şehrin kentsel dönüşümünün sağlıklı zeminde yapılması gerekmektedir. Doğu Anadolu nun en büyük şehri olan Erzurum un kongre, fuar ve alış veriş merkezi olma potansiyeli değerlendirilmeli bu konudaki fiziki eksiklikler giderilmelidir. Engelli vatandaşların kent yaşamına katılmalarını sağlayacak düzenlemelerin eksikliği önemli bir konudur. Batı Anadolu da hizmet veren Hızlı Tren ulaşımının bölgeye ulaştırılması kentin ve bölgenin gelişimine önemli katlıları olacaktır. Kara ulaşımında şehri Karadeniz e bağlayan yol güzergahında bulunan Kop geçidinin bir tünelle geçilmesi bölgenin gelişimine ciddi anlamda yarar sağlarken ülkenin güney-kuzey bağlantısını da rahatlatacaktır. Yerel yönetimlere uzun süren kış nedeniyle yapmış oldukları karla mücadele çerçevesinde ek kaynak sağlanması bölgenin daha yaşanır hale gelmesine katkı sağlayacaktır Yerel yönetimlerin ulaşım politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yerel yönetimler kentin ve bölgenin ulaşım sorunlarını ortadan kaldıran ciddi bir Ulaşım Master planına sahip değildirler. Her seçimde hafif raylı sistemin gerekliliği seçim süresinde tartışılmasına rağmen bu konuda kamuoyuyla paylaşılan bir gelişme yoktur. Uzun ve yağışlı geçen kış mevsimi yılda birçok defa donma ve çözülmeye sebep olurken bu da yol üst yapısının hasar görmesine neden olmaktadır. Bu konuda modifiye asfalt uygulamasının denenip başarı sağlanmasına rağmen arkasının getirilmediği görülmektedir. Toplu ulaşım araçlarının daha titiz ve daha kontrollü olması kaliteli ulaşımı sağlayacaktır. Bölgede yeni bir sektör haline gelen andezit taş kaplamalarıyla şehrin kaldırımlarının yenilenmesi önemli bir gelişmedir. Yerel yönetimlerin kentleşme politikalarını nasıl buluyorsunuz? Erzurum Türkiye genelinde konut kooperatifleşmesinin yakın geçmişte iyi bir şekilde uygulandığı bir şehirdi. Bazı aksaklıklar olmasına rağmen çok sayıda konut bu bölgedeki girişimci insanlar tarafından üretilmiştir. Ancak son dönemde Türkiye nin diğer bölgelerinde olduğu gibi Erzurum ve bölgesinde de konut üretim işi TOKİ ye havale edilmiştir. Bu da bölge kaynaklarını dışarıya gitmesine neden olmaktadır. Zaten ekonomik açıdan Türkiye sıralamasında çok geride olan bölgemiz bu şekilde konut ihtiyacından kaynaklanan ekonomiden de bölge insanı olarak yararlanamamaktadır. Büyükşehir belediyesi TOKİ ye kent dışındaki arsaları vererek son 20 yıldır olduğu gibi kent merkezini boşaltmaya devam etmektedir. Şehrin etrafında kentleşme olurken şehir merkezi boşalmaktadır. Bunun önüne geçmek için yerel yönetimler süratle kent merkezinde ciddi planlamalar yapmalı tarihi merkezler korunarak yeni yollar, sosyal donatı merkezleri dizayn edildikten sonra merkezde arsa üretimleri gerçekleştirmelidir. Bu arsaları TOKİ marifetiyle değil doğrudan kent insanına satılarak yapılaşma sağlanmalı ve bu sektörün gelirinin bölgede kalması sağlamalıdır. İMO Erzurum şube üyeleri Erzurum da mesleki olarak ne tür sorunlarla karşılaşıyor? Proje ve TUS konusu serbest çalışan mühendislerin en önde gelen sorunları olarak öne çıkmaktadır. Proje fiyatlarındaki dengesiz rekabet kaliteyi düşürmekte bazı arkadaşlarımızı da yanlışlıklara itmektedir. TUS hizmetlerinde m2 uygulamasını zorlamamız neticesiyle belediyeler tarafından bu prosedür uygulanmaktadır. Ancak burada da arkadaşlarımızın gizli rekabeti, ücretleri sözleşme üzerlerinden farklı almak kaydıyla gerçek bedelde komik orana düşürmektedir. Yeni mezun üyelerimizin kendilerini yalnız hissetmeden meslek yaşamlarına başlamalarını şubemiz büyük ölçüde katkı sağlamıştır ancak kendilerini geliştirme hususunda bazen bilgiye ulaşımda zorluk çekmektedirler. Türkiye genelinde olduğu gibi burada da kamuda çalışan üyelerimizin ücret ve özlük hak yetersizlikleri hala önemli bir sorun olarak ortadadır. Önümüzdeki dönem için ne tür plan ve programlarınız bulunuyor? Daha etkin ve girişimci bir ruh ile kent yönetimine daha fazla etki ve katkıda bulunmak şubenin en büyük hedefidir. Kurulumunu sağladığımız ve işletmeye başladığımız laboratuarımız sayesinde yerel yönetimlerle birlikte inşaatlarda kullanılan donatı ve beton kalitesi yönünde önemli katkılar sağlamaya çalışılacaktır. Yayınına başladığımız bülteni kentsel ve bölgesel sorunların tartışıldığı bir yayın organı haline getirmek önemli bir amaçtır. Geçen dönem önemli bir çalıştayı başarı ile yürüttük ve bu sefer bir sempozyum düzenlemek projelerimizden bir diğeridir. Üyelerin ve öğrencilerin bilgiye daha kolay ulaşmaları için meslek içi kursların çeşitlendirilmesi ve kent dışındaki kongre ve sempozyumlara gidilmesi için kaynak artırımı önemli bir konu olarak karşımızdadır. Temsilciliklerimizin üzerindeki etkiyi artırmak gelecek dönem şubenin en önemli projelerinden biridir. İMO Erzurum şubesi olarak yerel yöneticilerden beklentiniz nelerdir? Kent ve bölgesel sorunların üstesinden gelebilmek için herkesten çok bizlerin ortak yönetim anlayışına ihtiyacımız vardır. Bu nedenle yerel yöneticilerin sivil toplum bilincinin kanallarını sürekli açık tutarak bu bilincin gelişimine katkı koymaları çok önemlidir. Bizim mesleğimizi ilgilendiren konularda bizlerden mutlak suretle fikir almalıdırlar. Bu yöntem yöneticilerin sorumluluklarını paylaşmaları anlamına gelir ki; bu da ideal bir yönetim tarzıdır. Şubemiz, İMO merkez yönetiminin kullandırdığı inisiyatif ve üyelerinin yönetime katılımlarıyla bu güne kadar birçok hizmet gerçekleştirmiştir. Merkez yönetimimizle iletişimimizi güçlendirerek daha fazla kurul ve komisyonlarda görev almak suretiyle ortak yönetim anlayışına katkı sunmayı arzulamaktayız. Bu güne kadar inşaat mühendisliği paydasındaki ötekileştirmeden verilen desteğin devamının sağlanması bizlerin daha etkin, daha yürekli çalışmasına neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki mesleki olarak merkez, şube ve temsilciliklerimizin hedefi aynıdır. İMO Erzurum Şubesi, merkezimizden aldığı destek, şubeler arası koordinasyon ve üyelerinden aldığı güçle bu günden sonrada yoluna emin adımlarla devam edecektir.

15 15 Aralık ECCE nin 50. Toplantısı Helsinki de yapıldı Avrupa İnşaat Mühendisleri Konseyi nin (ECCE) 50. Genel Kurul Toplantısı, Ekim 2009 tarihlerinde Finlandiya nın başkenti Helsinki de yapıldı. Toplantıya ECCE ye üye ülkelerin delegeleri, Dünya İnşaat Mühendisleri Konseyi (WCCE) Başkanı Dr. Emilio Colon ve Türkiye yi temsilen İMO Uluslararası İlişkiler Kurulu üyeleri Prof. Tuğrul Tankut ile Gülizar Özyurt katıldı. WCCE Başkanı Dr. Emilio Colon, ECCE toplantısının açılış konuşmaları bölümünde bir sunum yaptı. Emilio Colon sunumunda ECCE Başkanlığı nı devraldığı, geçtiğimiz Haziran ayında İstanbul da yapılan ECCE Genel Kurulu ndan bu yana yapılan çalışmaları, WCCE nin vizyonunu ve yakın gelecek için planlarını anlattı. Toplantının ana temasını, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yapı konuları oluşturdu. Konuya ilişkin Romanya ve İngiltere nin sunumlarına ilaveten İMO delegesi de bir sunum yaptı. İMO Enerji Verimliliği Kurulu nun katkısıyla hazırlanan ve Gülizar Özyurt un yaptığı sunumda Türkiye de enerji verimliliği, binaların enerji performanslarına dair yasa ve yönetmelikler ile İMO nun bu alandaki girişimleri değerlendirildi. Toplantıda ECCE nin Finlandiya İnşaat Mühendisleri Birliği ve diğer ortak kuruluşlarla beraber düzenlediği EUROINFRA * konferansının sonuç raporu da toplantı delegeleri ile paylaşıldı. EUROINFRA, Avrupa da altyapı ve binaların durumunu değerlendirip, geleceğe yönelik enerji verimli yapı kavramlarının tartışıldığı bir platform oldu. ECCE nin uzun zamandır üzerinde çalıştığı Avrupa da İnşaat Mühendisliği Mirası- Civil Engineering Heritage in Europe kitabının basılı son versiyonu da toplantı delegelerine dağıtıldı. 375 sayfadan oluşan, tamamı renkli ve baskı kalitesi yüksek olan kitap, ECCE ye üye ülkelerdeki inşaat mühendisliği eserlerinden seçilen bir çalışmayı okuyucuyla buluşturuyor. Avrupa da İnşaat Mühendisliği Mirası kitabında Türkiye den bir çok örnek var Kitabın Türkiye bölümünde Selimiye Camisi, Dolmabahçe Sarayı, Haydarpaşa Tren Garı, Boğaziçi Köprüsü, Kitap Tanıtımı Cisimlerin Mukavemeti kitabı yayımlandı İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Bakioğlu nun Cisimlerin Mukavemeti adlı telif kitabının ikinci baskısı iki cilt haline getirildi ve Marmaray Projesi gibi yapılar yer alıyor. Toplantıda kitabın ikinci baskısı ve sonraki baskıları için hazırlıklara başlanması kararlaştırıldı. Ayrıca ECCE nin kitap serisinin devam ettirilmesi ve Büyük İnşaat Mühendisleri başlıklı yeni bir kitap projesine başlanması da karara bağlandı. Geçtiğimiz Mayıs ayında Ljubljana da yapılan toplantıda şirketlerin ve diğer STK ların ECCE ye üyeliği mümkün hale gelmişti. Bu toplantıda ECCE nin ilk ortak üyesi olan Yunanistan dan ADK Danışmanlık ve Mühendislik SA da Konsey delegelerine tanıtıldı. ECCE ortak üyelerinin toplantılara katılma hakkı ve üyelik aidatı ödeme yükümlülükleri bulunmakla beraber oy verme hakları bulunmuyor. ECCE nin gelecekten beklentileri ve vizyonu da Helsinki de üzerinde durulan konulardan birisi oldu. Toplantıda ABD nin inşaat mühendisliği örgütü olan ASCE nin (American Society of Civil Engineers) Book of Knowledge ve Civil Engineering Vision for 2025 kitaplarında bahsedilen gelecek öngörüsüne dair yol haritasının inşaat mühendisliğinin geleceği açısından önemli ipuçları verdiği belirtilerek ECCE tarafından Avrupa mühendisleri için de benzer bir çalışma yapılması gerektiğinin altı çizildi. ECCE Sürekli Kurulları da kendi gündemleriyle toplandılar: Çevre: Adalarda Sürdürülebilirlik konusunda AB 7. Çerçeve Programı ndan kaynak bulunması konuları tartışıldı ve proje finansmanında ilerleme kaydedilmesinin muhtemel olduğu belirtildi. birinci cildi yayımlandı. Genişletilmiş ve kırılma mekaniği eklenmiş olan kitabın birinci baskısına kıyasla Sayısal Yöntemler ve Malzemelerin Mekanik Özelikleri bölümlerinde önemli genişletmeler yapılmış. Sade bir anlatıma sahip olan kitapta konuların verilişi İTÜ deki geleneğe ve dünyadaki yaygın eğilime uygun olarak hazırlanmış. 11 bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde tarihçe, tanımlar ve ideal cisimlerle ilgili kavramlar, temel ilkeler, tasarım yöntemleri ve cisimlerin sınıflandırılması verilmiş. İkinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerde sırasıyla çubuklarda kesit tesirleri, gerilme ve şekil değiştirme halleri açıklanmış. Beşinci bölüm malzemelerin mekanik özeliklerine ayrılmış olup çekme ve basınç deneyleriyle ideal cisimler açıklanmış, malzemelerin zamana bağlı davranışlarıyla yorulma konuları işlenmiş, başlıca malzemelerin sabitleri ayrıntılı biçimde verilmiş ve malzeme özelikleri atomsal düzeyde de değerlendirilmiş. Klasik mukavemet kitaplarından farklı olarak bu kitapta malzemelerin mekanik özelikleri, kırılma ve akma kuramları ayrıntılı işlenmiş, özgün bir biçimde ve son gelişmelerin ışığında sunulmuş. Ayrıca, 8., 9., 10. ve 11. bölümlerde sırasıyla normal kuvvet, kesme kuvveti, burulma ve basit eğilme konuları işlenmiş. Bütün konularla ilgili çok sayıda ve birbirinin tekrarı olmayan zorluk derecesine göre sıralanan örnek problemlerin verildiği kitapta, bazı problemlerin çözümü de öğrenciye bırakılmış. Çözülmesi gereken problemlerin yanıtları da ayrıca kitapta bulunuyor. İlk baskıya göre güncellenen ve genişletilen bu kitap, mühendislik bölümlerinde okuyan lisans öğrencileri yanında, yüksek lisans öğrencilerine ve uygulamada çalışan mühendislere de faydalı bir kaynak olma özelliği taşıyor. Kitap, Beta Yayım ve Dağıtım dan temin edilebilir. İş ve Kalkınma: Kurulun gündemi küresel finansal kriz tartışmalarının etkisi altında kaldı. Ayrıca, inşaat mühendisinin, inşaatın yapımından sonraki sorumluluğunu düzenleyen AB yönergeleri gündem dâhilinde tartışıldı. Bilgi ve Teknoloji: Kurulun çalışmaları sonucu düzenlenen ve ECCE toplantısı öncesi gerçekleştirilen EUROINFRA konferansı ve inşaat mühendisliğinde sürdürülebilirlik tutum belgesi kurulun gündemini oluşturdu. Mesleki Tanınırlık: ECCE üyesi ülkelerin tanınırlık için diğer üye ülke inşaat mühendisinden istediği belgeler ve niteliklerin ayrıntılı olarak tanımlandığı rehber bir kitapçığın hazırlıklarına başlandı. Eğitim: ECCE nin taraf olduğu yeni bir eğitim projesi olan EUGENE (European Global Engineering Education - Avrupa Global Mühendislik Eğitimi) tematik ağının tanıtımı yapıldı. Kısaca özetlemek gerekirse EUGENE, proje kapsamında tanımlanmış alanlarda Avrupa daki inşaat mühendislik eğitimini, küresel alanda rekabet edebilirliğini artırmak amacını taşıyor. Bu projeye Türkiye den de Ege Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi katılmış durumda. Eğitim Sürekli Kurulu nun bir diğer gündem maddesi de Etkin Eğitim Çalışma Grubu nun kurulmasına yönelik olarak İMO delegesi Prof. Tuğrul Tankut un yürütmekte olduğu çalışmaların özetlenmesiydi. Prof. Tankut yaptığı sunumda, şu an için büyük ölçüde bir taslak olan projeye dair yaptığı ön çalışmaları özetleyerek, izleyen dönemde neler yapılması gerektiğini bir takvim önerisi şeklinde ortaya koydu. Bu bağlamda Helsinki de projeye yön verecek çekirdek kadro oluşturuldu, bir taslak eylem planı hazırlandı ve bir sonraki toplantıya kadar neler yapılacağı kararlaştırıldı. ECCE nin bir sonraki toplantısı, 2010 Mayıs ayında Londra da yapılacak. ECCE nin 51. toplantısında ayrıca konseyin kuruluşunun 25. yılı da kutlanacak. * (EUROINFRA hakkında daha fazla bilgi için konferansın web sitesi ziyaret edilebilir: TMH 455. sayı üyelerimizle buluştu Doğal Afetler ve Türkiye Gerçeği - Başyazı - Suçlu ayağa kalk! - Güvenli yapı için, Sağlıklı ve nitelikli, Yapı Denetim Sistemi - Unutmadık, unutmayacağız, unutulmasına izin vermeyeceğiz - Trakya ve İstanbul da yaşanan sel baskınlarında 33 kişi yaşamını yitirdi İktidar sahipleri vicdanını kaybetmiştir Eylül 2009 tarihlerinde yaşanan su taşkınları nedeniyle, İMO İstanbul Şube tarafından hazırlanan Ön Değerlendirme Raporu - Suyun Yerel Yönetimlerden İntikamı Ağır Oldu Gökhan Marım - Robin Hood efsanesi sona erdi; TOKİ artık zenginlere akıllı evler yapıyor - İş Sağlığı ve Güvenliği ne Şaşı Bakmak - Çok Katlı Yapılarda Perdeye Saplanan Kirişler Prof. Dr. Güney Özmen, Doç. Dr. Kutlu Darılmaz - Mayın Yasası ile Getirilen Mayın Ne Yazık ki Ulusal Çıkarlarımız Aleyhine Patlamıştır(!) Ali Rıza Yücel - Antik Çağda Tiyatro Nurettin Korkmaz

16 16 15 Aralık 2009 Basında İMO Basında İMO Basında İMO Basında İMO Kocaeli Arızlı da depremzedelerin evlerinden çıkartılması ve polis şiddetine maruz bırakılması ile ilgili İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklama. 28 Ekim 2009 Deprem Yetmedi AKP de Vuruyor: Arızlı Halkı Yalnız Değildir Depremin ardından insanları enkazın altından çıkarmayı beceremeyenler, depremzedeler için yapılan konutlardan hak sahiplerini çıkarmayı, hatta yaptıkları çadırları bile yıkmayı beceriyorlar. AKP hükümeti ve AKP li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 1999 depreminde yakınlarını kaybeden ve evleri başlarına yıkılan Arızlı sakinlerine, bütün acılarını tekrar tekrar yaşatıyor. Irak Hükümetinin hibesiyle depremzedeler için yapılan konutlara belediye ve valilik bürokratları yerleştiriliyor. Bu duruma isyan eden halka polis şiddeti ve gözaltılar reva görülüyor. İstenen fahiş kira bedellerini ödeyemeyen depremzedeler, kendilerine tahsis edilen konutlardan çıkarılıyor, boşaltılan evlere üst düzey bürokratlar ve memurlar yerleştiriliyor. Bu duruma itiraz eden Arızlı halkının, yaşadıkları haksızlıklara karşı seslerini duyurabilmek amacıyla kurdukları çadırlara yapılan polis müdahalesi, depremin yarattığı acıları tazelemiş ve yenilerini eklemiştir. Kendilerine tahsis edilen deprem konutlarından atılan depremzedeler, kurdukları çadırlardan da atılır duruma gelmişlerdir. En son, çadırlarına yapılan saldırıları protesto etmek için Valilik önünde basın açıklaması yapan Arızlı sakinleri, çadırlarını onarmak için Arızlı Irak Konutlarına gitmeye çalışırken ikinci bir saldırıya uğramış ve birçok kişi gözaltına alınmıştır. Bu, AKP hükümeti ve onun yerel yönetimlerinin, halkın haklarına karşı giriştiği saldırıların yeni bir örneğidir. Ülkemizde, yoksulların barınma hakkının olmadığı ve barınma hakkı mücadelesine karşı girişilen yok sayma hatta yok etme politikası ortadayken, neo-liberalizmin rant hırsının, depremzedeleri evlerinden atmaya kadar gidebilmesi, bu politikaların yılmaz savunucusu AKP hükümeti ve AKP li yerel yönetimlerin gerçek yüzlerini bir kez daha ortaya koymuştur. İnşaat Mühendisleri Odası olarak, Arızlı halkına karşı yapılan saldırıları kınıyor ve en temel yaşamsal hak olan barınma taleplerini destekliyoruz. 12 Kasım 1999 Düzce depreminin yıldönümünde, İnşaat Mühendisler Odası tarafından yapılan açıklama. 11 Kasım 2009 Siyasi iktidar vicdani ve yasal sorumluluk altındadır 12 Kasım 1999 Cuma günü Düzce de meydana gelen 7,2 büyüklüğünde deprem, büyük oranda can ve mal kaybına yol açmış; 30 saniye süren, Düzce ve çevresini etkileyen depremde bine yakın yurttaşımız hayatını kaybetmiş, beş bin yurttaşımız yaralanmış, yüzlerce ev ve işyeri yıkılmış, kullanılamaz hale gelmişti. Aynı yılın 17 Ağustosunda Marmara bölgesinde meydana gelen depremin yarattığı travma henüz geçmemiş, yaralar sarılmamış, enkazlar kaldırılmamışken meydana gelen 12 Kasım depremi toplumsal travmanın belirginleşmesine neden olmuş, geleceğe dönük kaygılar, umutsuzluk ve çaresizlik ülkeyi adeta esir almıştı. 17 Ağustos depremi sonrasında, hamasi söylem dışında kayda değer hiçbir girişimde bulunamayan siyasi iktidar, yara sarma vaadini bile gerektiği ölçüde yerine getirememiş, 17 Ağustos depreminden alınmayan dersler, 12 Kasım ın hazırlayıcısı olmuştur yılında meydana gelen Bingöl depreminde de benzer bir tablo ortaya çıkmıştır. Neredeyse her yıl tekrarlanan su taşkınlarını da bu çerçevede değerlendirmek gerekmektedir. Doğal afetler, istenmeyen olaylar ülke coğrafyasında o günden sonra da yaşanmıştır; yaşanmaya devam edecektir. Sorun doğa olaylarını doğal afet haline getiren olumsuzluklardan arınmak, eksiklikleri tamamlamak, yanlışlardan kurtulmaktır ki, işte bu noktada 1999 depremlerinden bu yana iç rahatlatan, geleceğe güvenle bakılmasını sağlayacak gelişmeler kaydedilmediği vurgulanmalıdır. Türkiye olası bir depremi biçare beklemekte, siyasi iktidar bilimsel olmayan yol ve yöntemlerden medet ummakta ve daha çok da depremin yarattığı travmayı, bir rant projesi olan kentsel dönüşümü yaygınlaştırma ve meşrulaştırma yolunda kullanmaktadır. İşin ilginç tarafı, 1999 depremleriyle başlayan süreçte, depremin yıkıcı etkisini azaltacak öneriler, alınması gereken önlemler, yapılması gereken yasal değişiklikler tartışmalarda önemli bir yer tutmuş, konu bilimsel içerikli toplantılarda, etkinliklerde ele alınmış, teorik altyapısı oluşturulmuştur. Bunun anlamı açıktır; bilim insanları, üniversiteler, meslek odaları üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiştir; toplum siyasi iktidardan bilimin yol göstericiliğinde düzenlemeler gerçekleştirmesini beklemeye başlamıştır ki, zaman ilerledikçe açığa çıkan hayal kırıklığının asıl nedeni de bu olmuştur. Yapılacak iş açık ve nettir: Türkiye gibi topraklarının yüzde 93 ünün aktif deprem kuşağı üzerinde bulunduğu ve nüfusunun yüzde 98 inin deprem riski altında yaşadığı bir ülkede, acilen nitelikli ve işlevsel bir yapı denetim sistemi kurulmalı, Deprem Şurası kararları hayata geçirilmeli, yenileme ve güçlendirme çalışmaları tamamlanmalı, ihtiyaç duyulan mevzuat değişiklikleri bir an önce gerçekleştirilmelidir. Yine açık ki; bunlar yapılmazsa, Anadolu coğrafyası yeni ve daha yakıcı doğal afetlerle karşı karşıya kaldığında, siyasi iktidarın vicdani ve yasal sorumluluktan kurtulması mümkün olmayacaktır. TEKEL işçilerine yapılan saldırıyla ilgili İnşaat Mühendisleri Odası nın yaptığı basın açıklaması. 18 Aralık 2009 Eylemdeki İşçilere Yapılan Saldırıları Kınıyoruz, Tekel İşçilerinin Haklı Mücadelesinin Yanındayız! İşlerine ve özlük haklarına sahip çıkmak için üç gündür Ankara da eylem yapan Tek Gıda İş üyesi TE- KEL işçilerine uygulanan polis şiddetini kınıyoruz. En temel demokratik taleplerini dile getirmek için eylem yapan işçilere polisin tazyikli su, gaz bombası ve coplarla müdahale etmesi kabul edilemez. Günlerdir Ankara nın çeşitli yerlerinde yaşanan şiddet görüntüleri, AKP Hükümetinin demokrasi ve özgürlük anlayışının da en açık göstergesidir. Binlerce TEKEL işçisinin bu soğuk kış gününde Ankara da eylemde olmasının nedeni, yıllardır uygulanmakta olan Özelleştirme politikalarıdır. Bugüne kadar özelleştirme politikalarının en büyük sonucu işsizliğin artması, iş güvencesinin ortadan kalkması, gelir dağılımındaki adaletsizliğinin büyümesi olmuştur. Bu olumsuzlukların önüne geçilmesi için TEKEL de ve diğer Kamu İktisadi Teşebbüsleri ndeki özelleştirmeler durdurulmalı ve bugüne kadarki özelleştirmelerden mağdur olan çalışanların hakları iade edilmelidir. AKP Hükümeti, iktidara geldiği günden bu yana, ısrarlı biçimde emek düşmanlığı yapmaktadır. Tam 7 yıldır planlı biçimde bir yandan emekçilerin ücretleri ve kazanılmış hakları gasp edilirken, diğer yandan da emeğine ve alın terine sahip çıkma mücadelesi veren emekçiler şiddetle bastırılmaktadır. Sağduyuya, barışa ve şiddetten arındırılmış bir atmosfere en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, TEKEL İşçilerinin eylemleri karşısında hükümetin takındığı şiddetle örülü baskıcı tutumu kınıyor, TEKEL işçilerinin haklı mücadelesinin yanında olacağımızı bir kez daha belirtiyoruz. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adına Sahibi Serdar HARP Yazı İşleri Müdürü Zeki ERGİNBAY Zeki ERGİNBAY ( ) Levent DARI Yönetim Yeri: TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Necatibey Cad. No: Kızılay / Ankara Tel: Faks: E-Posta: Web: Aralık 2009, Sayı:199, ayda bir yayınlanır, yerel süreli yayın. ISSN: Baskı: Mattek Matbaacılık Basın, Yayın Tanıtım Tic.San.Ltd.Şti. / GMK Bulvarı No: 83/23 Maltepe-Ankara / Baskı Tarihi: 15 Aralık 2009 / adet basılmıştır. Üyelerine parasız dağıtılır.

İMO bilimin ışığında mesaisine devam ediyor

İMO bilimin ışığında mesaisine devam ediyor Odadan Haberler İMO bilimin ışığında mesaisine devam ediyor 8. Ulaştırma Kongresi İMO İstanbul Şubesi, 8. Ulaştırma Kongresi ni 30 Eylül ile 1-2 Ekim 2009 tarihleri arasında İTÜ Mustafa Kemal Anfisi nde

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI - EMO Genç Etkinliklerimiz 9. dönem çalışma raporu / 2010-2011 EMO-GENÇ ETKİNLİKLERİ EMO nun toplumsal yaşamdaki yerini bugünün

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. ÜNĠVERSĠTELERLE ġube

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. ÜNĠVERSĠTELERLE ġube ÜNĠVERSĠTELERLE ġube GÜNCESĠ ĠLĠġKĠLER YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 2009-2010 ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ MEZUNİYET TÖRENİ 2009-2010 Öğretim yılı Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik- Elektronik Fakültesi

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

sendika haberleri İSG HABERLERİ İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi

sendika haberleri İSG HABERLERİ İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarının iş sağlığı ve güvenliği açısından 2010 yılı performans değerlendirme toplantısı 21 Aralık 2010 tarihinde

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

Sayı: 16 MAYIS 2013. (21 Mayıs 2013 Salı) İspanyol Ar-Ge Firması Odamızı Ziyaret Etti

Sayı: 16 MAYIS 2013. (21 Mayıs 2013 Salı) İspanyol Ar-Ge Firması Odamızı Ziyaret Etti 21 Mayıs Dünya Süt Günümüzü Mecidiyeköy Meydanında Kutladık TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Üyeleri, Dünya Süt Günü etkinlikleri çerçevesinde süt ile alakalı yaşanan bilgi kirliliğini ortadan

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu Yeditepe Üniversitesi Bölüm Başkanı ve Öğretim Görevlileri Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat Kuru ve Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ömer ŞENGÜL, 21 Şubat 2013 Perşembe günü Yeditepe Üniversitesi Gıda

Detaylı

Tarih : 16 Şubat 2014, Pazar Yer : İMO Trabzon Şubesi Saat: 09.00 17.00

Tarih : 16 Şubat 2014, Pazar Yer : İMO Trabzon Şubesi Saat: 09.00 17.00 İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI Trabzon Şubesi ELEKTRONİK BİLGİ FÖYÜ ADRES: Cumhuriyet Mah. Nemlioğlu Cemal Sok. No:13 TRABZON TEL : 0 (462) 326 73 99 TEL&FAX : 0 (462) 321 59 38 E-POSTA : imotrabzon@imo.org.tr

Detaylı

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ (TÜREK 2014 ) 5-6 Kasım 2014, İstanbul Fotoğraf: Emrah TAŞKIRAN TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ / 5-6 KASIM Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından üçüncüsü

Detaylı

4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI

4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4.1 DANIŞMA KURULLARI Danışma Kurulu Çalışma Programı nı tartıştı 23. Genel Kurul`un ardından 24. Dönem I. Danışma Kurulu Toplantısı 09 Haziran 2012 tqrihinde

Detaylı

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI 123 11 Nisan 2008 - Yıldız Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü nün Kızılötesi Aydınlık isimli oyununa gidildi. 12 Nisan 2008-15 EMO-Genç üyesinin katılımıyla AutoCad semineri gerçekleştirildi.

Detaylı

JFMO BURSA ŞUBE BAŞKANLIĞI DANIŞMA KURULU TOPLANTISINA KATILIM

JFMO BURSA ŞUBE BAŞKANLIĞI DANIŞMA KURULU TOPLANTISINA KATILIM OCAK 2011 03.01.2011 YAYIN KURULU TOPLANTISI 04.01.2011 ODA 06.01.2011 ODA ODAMIZ VE BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI, İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜKLERİNDE YENİ İŞE BAŞLAYAN JEOFİZİK

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ B ildiriler Kitabı katkıtarıyla TMMOB Inşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ 5-6 Ekim 2007 Ankara İş Sağlığı

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

İSG HABERLERİ. İSG Mevzuatında Yaşanan Son Gelişmeler konulu toplantı gerçekleştirildi

İSG HABERLERİ. İSG Mevzuatında Yaşanan Son Gelişmeler konulu toplantı gerçekleştirildi İSG Mevzuatında Yaşanan Son Gelişmeler konulu toplantı gerçekleştirildi İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği, İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik

Detaylı

Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarında gerçekleştirilen Acil Durum Tatbikatları devam etmektedir. İSG İş Sağlığı ve Güvenliği

Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarında gerçekleştirilen Acil Durum Tatbikatları devam etmektedir. İSG İş Sağlığı ve Güvenliği İSG İş Sağlığı ve Güvenliği 17 Ağustos 1999 Depreminde İki Çimento Fabrikası: Bir Afet Sosyolojisi Çalışması yayınlandı 17 Ağustos 1999 da meydana gelen, büyük can ve mal kaybına yol açan deprem felaketi,

Detaylı

FABRİKALARDAN. Beton Sempozyumu nda. hazır beton sektörüne ışık tuttu

FABRİKALARDAN. Beton Sempozyumu nda. hazır beton sektörüne ışık tuttu Beton Sempozyumu ile hazır beton sektörüne ışık tuttu Akçansa nın katkılarıyla, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Beton Sempozyumu, sektörün profesyonel ve akademisyenlerini

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ Üyemiz Akçansa Çimento ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) işbirliğiyle 19 Ekim 2012 tarihinde YTÜ Oditoryum

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry NİSAN 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI II- İLİMİZ İHRACAT RAKAMI 2015 MART / AFYONKARAHİSAR

Detaylı

22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi Ocak - Şubat 2013 22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi Açılış konuşmasının devamında Şube Yönetim Kurulu Sekreterimiz Alişan Çalcalı tarafından Şube etkinlikleri ve çalışmalarına

Detaylı

Tahsin Vergin Anısına PROGRAM

Tahsin Vergin Anısına PROGRAM Tahsin Vergin Anısına PROGRAM 5 Kasım 2015 Perşembe Anadolu Salonu 09.00-09.30 Kayıt 09.30-10.30 Açılış Konuşmaları 10.30-11.00 Çağrılı Konuşmacı: Eğitim-Öğrenim ve İSİG İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme

Detaylı

7. dönem çalışma raporu EMO - GENÇ ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 104

7. dönem çalışma raporu EMO - GENÇ ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 104 EMO - GENÇ ÇALIŞMALARI 104 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI 7. Dönemi boyunca, EMO-Genç çalışmalarına oldukça önem vermiş oda ile bağlarının gelişmesi yönünde çalışmalar yürütmüştür. Teknik geziler, tanışma toplantıları,

Detaylı

SERBEST İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ HİZMETLERİ UYGULAMA, TESCİL, DENETİM VE BELGELENDİRME YÖNETMELİĞİ UYGULAMA ESASLARI

SERBEST İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ HİZMETLERİ UYGULAMA, TESCİL, DENETİM VE BELGELENDİRME YÖNETMELİĞİ UYGULAMA ESASLARI TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI SERBEST İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ HİZMETLERİ UYGULAMA, TESCİL, DENETİM VE BELGELENDİRME YÖNETMELİĞİ UYGULAMA ESASLARI Madde-1 Bu Yönergenin amacı, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu 17 Mayıs 2014 Tarihinde Ankara da Gerçekleştirildi UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetmeliğinin 14. Maddesine göre toplanan XXVI. Genel Kurul, 2014-2018

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 51. Hafta (19-26 Aralık 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 51. Hafta (19-26 Aralık 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği 19 ARALIK 2010, PAZAR Haftalık Türkiye - AB Gündemi 51. Hafta (19-26 Aralık 2010) 18:00-20:00 Devlet Bakanı ve Başmüzakereci

Detaylı

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ İNŞAAT SEKTÖRÜ TEKNİK KOMİTE TOPLANTISI TOPLANTI TUTANAĞI

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ İNŞAAT SEKTÖRÜ TEKNİK KOMİTE TOPLANTISI TOPLANTI TUTANAĞI ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ İNŞAAT SEKTÖRÜ TEKNİK KOMİTE TOPLANTISI TOPLANTI TUTANAĞI 2015 yılının Aralık ayı içerisinde yapılması planlanan 3. İzleme ve Değerlendirme Kurulu toplantısına hazırlık teşkil

Detaylı

BÖLÜM - 6 ODA GÜNCESİ 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014

BÖLÜM - 6 ODA GÜNCESİ 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014 BÖLÜM - 6 ODA GÜNCESİ 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014 ŞUBAT-2012 16.02.2012 Madencilik Sektörü Çalışanlarına Yönelik Mesleki Eğitim Verilmesine Başlandı. 27.02.2012 Odamızın Yeni Lokali Hizmete Açıldı.

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

TMMOB Şehir Plancıları Odası Trabzon Şubesi 1. Dönem Çalışma Raporu 2010-2012

TMMOB Şehir Plancıları Odası Trabzon Şubesi 1. Dönem Çalışma Raporu 2010-2012 TMMOB Şehir Plancıları Odası Trabzon Şubesi 1. Dönem Çalışma Raporu 2010 2012 TMMOB Şehir Plancıları Odası Trabzon Şubesi 1. KURUMSAL ĐLĐŞKĐLER VE ÖRGÜTLENME 1.1. ĐL TEMSĐLCĐLĐKLERĐ ĐLE ĐLĐŞKĐLERĐN GELĐŞTĐRĐLMESĐ

Detaylı

E- BÜLTEN. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi. Tarım Öğretiminin Başlangıcı nın 170. Yıldönümü Kutlandı

E- BÜLTEN. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi. Tarım Öğretiminin Başlangıcı nın 170. Yıldönümü Kutlandı E- BÜLTEN Sayı: 01 Ocak 2016 Telefon : 0224 4534741 Fax : 0224 4534500 E-Mail : bursagmo@gmail.com TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Bursa Şube Yönetim Kurulu,

Detaylı

11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI

11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI 11- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE YAYIN POLİTİKASI VE ODA YAYINLARI Yayınlar, bir örgütlenmenin topluma ulaşmasının en önemli araçlarıdır. Odamız, mesleğin tanıtımı, örgütlülüğün pekiştirilmesi, mesleki haklar ve

Detaylı

ÖĞRENCİLER AB'Yİ ÖĞRENİYOR PROJESİ 14 Nisan 2015 Kocaeli Tanıtım Konferansı BASIN DUYURUSU

ÖĞRENCİLER AB'Yİ ÖĞRENİYOR PROJESİ 14 Nisan 2015 Kocaeli Tanıtım Konferansı BASIN DUYURUSU ÖĞRENCİLER AB'Yİ ÖĞRENİYOR PROJESİ 14 Nisan 2015 Kocaeli Tanıtım Konferansı BASIN DUYURUSU T.C. Milli Eğitim Bakanlığı AB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü nün 2011 yılı IPA-I (IPA - Katılım Öncesi Mali Destek

Detaylı

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI 2014 Yılı Faaliyet Raporu Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Oda Faaliyetlerimiz 69 Slayt 31.01.2014 AB Slovenia Projesi Denetimi 03.01.2014 Belediye Başkan Adayı Kazım

Detaylı

7. dönem çalışma raporu. DİĞER KURUM ve KURULUŞLARLA İLİŞKİLER. EMO Kocaeli Şubesi

7. dönem çalışma raporu. DİĞER KURUM ve KURULUŞLARLA İLİŞKİLER. EMO Kocaeli Şubesi DİĞER KURUM ve KURULUŞLARLA İLİŞKİLER 152 Peyzaj Mimarları Odası Kocaeli İl Temsilciliği`nden Şubemiz Yönetim Kuruluna Ziyaret 7 Şubat 2012 Peyzaj Mimarları Odası Kocaeli İl Temsilcileri 07 Şubat Salı

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

BACADER e-bülten OCAK 2015

BACADER e-bülten OCAK 2015 BACADER e-bülten OCAK 2015 ENERJİ VE TESİSAT HABER PORTALI NDA VE TERMO KLİMA DERGİSİ NDE "DOĞRU BACALAR İLE ZEHİRLENMELER ÖNLENEBİLİR" BAŞLIKLI YAZIMIZ YAYINLANDI.. 05 Ocak 2015 tarihinde Enerji ve Tesisat

Detaylı

ÇEİS İSG Afişleri. İSG İş Sağlığı ve Güvenliği

ÇEİS İSG Afişleri. İSG İş Sağlığı ve Güvenliği İSG İş Sağlığı ve Güvenliği ÇEİS İSG Afişleri Üye Fabrikalarımızın kullanımı için 2005 yılında 10 farklı konuda hazırlatılan İSG afişlerinin yeni tasarımları yapılmış ve Sendikamıza Üye Fabrikaların kullanımına

Detaylı

İZMİR ŞUBE SOMA FACİASI KONULU SÖYLEŞİ DÜZENLENDİ ÇALDAĞ NİKEL MADENİ KONFERANSI DÜZENLENDİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PANELİNE KATILIM SAĞLANDI

İZMİR ŞUBE SOMA FACİASI KONULU SÖYLEŞİ DÜZENLENDİ ÇALDAĞ NİKEL MADENİ KONFERANSI DÜZENLENDİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PANELİNE KATILIM SAĞLANDI İZMİR ŞUBE SOMA FACİASI KONULU SÖYLEŞİ Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği nde 27 Mayıs 2014 tarihinde Kömür Madenlerinde Jeoloji Mühendisinin Yeri ve Soma Faciası konulu

Detaylı

49.Dünya Meteoroloji Günü ĐTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezinde Kutlandı

49.Dünya Meteoroloji Günü ĐTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezinde Kutlandı 49.Dünya Meteoroloji Günü ĐTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezinde Kutlandı 23 MART Dünya Meteoroloji günü kutlamaları Đstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür merkezinde kutlandı. Ana teması

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU

2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU 2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU 06 Eylül 2013- (Hande Tibuk) Kuzey Ren-Vestfalya Ekonomi Bakanlığı ve Nrw.Invest tarafından ikinci kez Türk firmalarına Kuzey Ren-Vestfalya da gerçekleştirdikleri başarılı ve

Detaylı

İNŞAATLARDA YÜKSEKTE GÜVENLİ ÇALIŞMA. Serkan ÇETİNCELİ İş Müfettişi İnş.Yük.Müh.

İNŞAATLARDA YÜKSEKTE GÜVENLİ ÇALIŞMA. Serkan ÇETİNCELİ İş Müfettişi İnş.Yük.Müh. İNŞAATLARDA YÜKSEKTE GÜVENLİ ÇALIŞMA Serkan ÇETİNCELİ İş Müfettişi İnş.Yük.Müh. YAPI İŞYERLERİ İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği ne göre ÇOK TEHLİKELİ sınıftadır Yapı işyerlerinde

Detaylı

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001)

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) Adı ve Soyadı : Gökhan TENİKLER Doğum Tarihi : 11/10/1974 Medeni Durumu : Evli Uyruğu : T.C. Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) EĞİTİM DURUMU İlk ve Ortaöğrenimini İzmir de Tamamlamıştır.

Detaylı

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 2.5. ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 2.5. ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 2.5. ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 72 20. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU EMO Ankara Şubesi 20. Dönem Örgütlenme Çalışmaları EMO Ankara Şubesi 20. Döneminde Örgütlenme çalışmaları

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ Doç.Dr. Yunus KOÇ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYESİ SAYILARI/İSTATİSTİKLER Görevlendirme: 1 profesör (yabancı

Detaylı

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 14.05.2014 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Çalışma ve İş Kurumu Ordu İl Müdürlüğü işbirliğinde alternatif iş fırsatları yaratmak, öğrenciler ile

Detaylı

Türk Yapısal Çelik Derneği 2001-2009. Prof. Dr. Nesrin YARDIMCI 05 Kasım 2009

Türk Yapısal Çelik Derneği 2001-2009. Prof. Dr. Nesrin YARDIMCI 05 Kasım 2009 Türk Yapısal Çelik Derneği 2001-2009 2009 Prof. Dr. Nesrin YARDIMCI 05 Kasım 2009 2001 Prof. Dr. Nesrin YARDIMCI Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı na seçildi. İzmir, Ankara, Mersin, İstanbul

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

SERGİ, FUAR VE TEKNİK GEZİ

SERGİ, FUAR VE TEKNİK GEZİ SERGİ, FUAR VE TEKNİK GEZİ Ülkemizde kurumsallaşmış bazı fuar ve sergilere Şubemizce her yıl düzenli olarak katılım ve destek sağlanmaktadır. Fuarların yanısıra, Şubemiz tarafından organize edilen teknik

Detaylı

YEREL ENERJİ FORUMLARI

YEREL ENERJİ FORUMLARI Mezopotamya Enerji Forumuna Giderken YEREL ENERJİ FORUMLARI Enerji hayatımızı devam ettirmemiz için gerekli temel unsurlardan biridir. Endüstriyel ve ticari faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi ve günlük

Detaylı

2013 KASIM FAALİYET RAPORU

2013 KASIM FAALİYET RAPORU 2013 KASIM FAALİYET RAPORU www.howtoistanbul.com Tanıtım Toplantısı 12 Kasım 2013 A. Murat Ersoy İstanbul Valiliği'nin, İstanbul Kalkınma Ajansı desteği ile İl Kültür Turizm Müdürlüğü Ortaklığı, TÜRSAB

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 16 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde, gerçekleştirilen onlarca etkinliğin

Detaylı

Saygılarımızla Sempozyum Yürütme Kurulu

Saygılarımızla Sempozyum Yürütme Kurulu Madenlerin ülke kalkınmasındaki yeri ve ekonomiye yaptığı katkılar hiç bir şekilde göz ardı edilemez. Madencilik ile ilgili işlemlerden vazgeçilmesi mümkün olmadığı için, madenlerin çıkartılmasında kamu

Detaylı

EMO ÜNİVERSİTE İLİŞKİSİ VE EMO GENÇ ÇALIŞMALARI

EMO ÜNİVERSİTE İLİŞKİSİ VE EMO GENÇ ÇALIŞMALARI EMO ÜNİVERSİTE İLİŞKİSİ VE EMO GENÇ ÇALIŞMALARI 61 3. EMO ÜNİVERSİTE İLİŞKİSİ VE EMO GENÇ ÇALIŞMALARI 22 Mart 2008 tarihinde Şubemiz EMO Genç Komisyonu tarafından Dicle Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALTINÖZ Müdür Vekili Ankara, 18 Eylül 2012 1976 dan günümüze Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu; Büro Yönetimi ve Yönetici

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Doç. Dr. Turan EROL un. Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi. Kapanış Toplantısı Konuşması. 11 Aralık 2007.

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Doç. Dr. Turan EROL un. Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi. Kapanış Toplantısı Konuşması. 11 Aralık 2007. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi Kapanış Toplantısı Konuşması 11 Aralık 2007 SPK Ankara Sayın Bakanım, Değerli Büyükelçiler, Saygıdeğer Konuklar,

Detaylı

TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI

TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI Meşrutiyet Caddesi 22/13 Kızılay/ANKARA Tel: 0312 418 28 46-47 Faks : 0312 418 28 43 E-Posta : gidamo@gidamo.org.tr Web : http://www.gidamo.org.tr MERSİN ŞUBE GENEL MERKEZ

Detaylı

Eğitimde Kullanılan Materyaller 5.8.sınıf/9.12. sınıf Eğitim CD ler

Eğitimde Kullanılan Materyaller 5.8.sınıf/9.12. sınıf Eğitim CD ler Ekosistemi Bilinçlendirme Programı Etkinlik Başlığı Ekosistemi Bilinçlendirme Programı Etkinlik Tarihi 30.09.2014-12.06.2015 Etkinlik Yeri Samsun Eğitimde Kullanılan Materyaller 5.8.sınıf/9.12. sınıf Eğitim

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

JFMOBİS (JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI BİLGİ SİSTEMİ)

JFMOBİS (JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI BİLGİ SİSTEMİ) JFMOBİS (JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI BİLGİ SİSTEMİ) TMMOB Jeofi zik Mühendisleri Odası, Merkez, Şube, Bölge, il ve ilçe temsilcilikleri tarafından yürütülen iş ve işlemlerin internet üzerinden çevrimiçi

Detaylı

Sayı: 15 NİSAN 2013. 14 Nisan 2013 Pazar Günü Mesleğimiz İçin Taksim deydik.

Sayı: 15 NİSAN 2013. 14 Nisan 2013 Pazar Günü Mesleğimiz İçin Taksim deydik. 14 Nisan 2013 Pazar Günü Mesleğimiz İçin Taksim deydik. 14 Nisan 2013 Pazar günü saat:12.00 de Galatasaray Lisesi önünde meslektaşlarımızla toplanarak, balonlar pankartlar eşliğinde İstiklal Caddesi boyunca

Detaylı

MESLEK UYGULAMA ALANLARINI GELİŞTİRME VE TOPLUM YARARI DOĞRULTUSUNDA KURUM VE KURULUŞLAR İLE YÜRÜTÜLEN İLİŞKİLER

MESLEK UYGULAMA ALANLARINI GELİŞTİRME VE TOPLUM YARARI DOĞRULTUSUNDA KURUM VE KURULUŞLAR İLE YÜRÜTÜLEN İLİŞKİLER MESLEK UYGULAMA ALANLARINI GELİŞTİRME VE TOPLUM YARARI DOĞRULTUSUNDA KURUM VE KURULUŞLAR İLE YÜRÜTÜLEN İLİŞKİLER 24 Kurum ve kuruluşlarla ilişkiler, Şube çalışmalarımızda önemli bir yer tutmaktadır. Şubemiz

Detaylı

1 03 Ocak 2009 tarihinde, SMM Üyelerimizden; Hasan Saya, Mehmet KOCAKAYA, Sait AKÇAN ve Þ.Azad YILDIRIM ýn bürolarýna Þube Yönetim Kurulumuzca iþyeri ziyaretleri gerçekleþtirildi. 2 05 Ocak 2009 tarihinde,

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır.

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır. TOBB GGK, TOBB bünyesinde teşekkül ettirilen ve TOBB Yönetim Kurulu nun alacağı kararlara ışık tutan, genç girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari

Detaylı

Saygılarımızla Sempozyum Yürütme Kurulu

Saygılarımızla Sempozyum Yürütme Kurulu Madenlerin ülke kalkınmasındaki yeri ve ekonomiye yaptığı katkılar hiç bir şekilde göz ardı edilemez. Madencilik ile ilgili işlemlerden vazgeçilmesi mümkün olmadığı için, madenlerin çıkartılmasında kamu

Detaylı

HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014. Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50

HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014. Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50 HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014 Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50 Erciyes Üniversitesi Genkök Genom ve Kök Hücre Merkezi Akredite Belgesi Aldı Erciyes Teknoloji

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

OCAK-ŞUBAT-MART 2007 BÜLTENİ TEMA SEMİNERİ

OCAK-ŞUBAT-MART 2007 BÜLTENİ TEMA SEMİNERİ OCAK-ŞUBAT-MART 2007 BÜLTENİ TEMA SEMİNERİ Yüksekokulumuzda 10 Ocak 2007 günü TEMA Vakfı nın düzenlediği Erozyon, Çevreye Verdiği Zararlar ve Alınabilecek Önlemler konulu seminer verildi. Seminer tema

Detaylı

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE KULÜBÜ YEŞİL SEKTÖR TANITIM DOSYASI HAKKIMIZDA Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Kulübü (YTÜÇEV); sürdürülebilir gelişim sürecinde sanayi, sosyal yaşam ve çevre boyutlarının

Detaylı

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry

Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry Afyonkarahisar Chamber E- BÜLTEN of Commerce and Industry HAZİRAN 2015 Afyonkarahisar AFYONKARAHİSAR Chamber of Commerce TİCARET VE and Industry SANAYİ ODASI İLİMİZ İHRACAT RAKAMI 2015 MAYIS / AFYONKARAHİSAR

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

HABER BÜLTENİ /NİSAN 2015

HABER BÜLTENİ /NİSAN 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR ÜNİVERSİTELER İLE İLİŞKİLER & AVAN PROJE ÇALIŞMALARI İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ TARKEM, İzmir Tarih Projesi Havralar Alt Bölgesi ve Yakın Çevresinin Operasyon

Detaylı

İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ

İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ 1 İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ FAALİYET RAPORU (Eylül 2014 Haziran 2015) 1.) İstanbul Barosu Yönetim Kurulu nun 15.01.2015 tarihli Kararı ile; Sağlık Hukuku Merkezi Başkanlığı görevine Av. Ümit

Detaylı

OCAK 2013 FAALİYET RAPORU

OCAK 2013 FAALİYET RAPORU OCAK 2013 FAALİYET RAPORU 03 Ocak 2013 2012 Yılı Değerlendirme Toplantısı 2012 Yılının İstanbul Turizmi açısından değerlendirilmesinin yapıldığı, İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni Mutlu nun teşrifleri

Detaylı

BACADER e-bülten NİSAN 2014

BACADER e-bülten NİSAN 2014 BACADER e-bülten NİSAN 2014 011 BACACI SEVİYE 3 VE BACACI SEVİYE 4 EĞİTİMLERİ İSTANBUL DA YAPILDI Baca firmalarının ihtiyacı olan BACACI Seviye 3 ve BACACI Seviye 4 Eğitimleri İstanbul BACADER Ofis'te

Detaylı

Prof. Dr. Figen ÇOK Okulumuz Velilerine Yönelik Günümüzde Çocuklar ve Ergenler Konulu Seminer Verdi

Prof. Dr. Figen ÇOK Okulumuz Velilerine Yönelik Günümüzde Çocuklar ve Ergenler Konulu Seminer Verdi Prof. Dr. Figen ÇOK Okulumuz Velilerine Yönelik Günümüzde Çocuklar ve Ergenler Konulu Seminer Verdi TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Öğretim

Detaylı

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR)

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) ANTALYA DA TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI GIDA ALT SEKTÖRÜ ÇALIŞMA GRUBU RAPORU 6 Eylül 2010, Antalya 1 ANTALYA

Detaylı

BACADER e-bülten HAZİRAN 2015

BACADER e-bülten HAZİRAN 2015 BACADER e-bülten HAZİRAN 2015 DTK DERGİSİ HAZİRAN AYI SAYISINDA YAYINLANAN YAZILARIMIZ.. DTK Dergisi Haziran sayısının BACADER DEN köşesinde İSİB ÇALIŞTAYI VE SODEX ANKARA FUARI İZLENİMLERİ konulu yazımız

Detaylı

MÜLK BİLİRKİŞİ SEÇİMİ

MÜLK BİLİRKİŞİ SEÇİMİ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI Trabzon Şubesi ELEKTRONİK BİLGİ FÖYÜ ADRES: Cumhuriyet Mah. Nemlioğlu Cemal Sok. No:13 TRABZON TEL : 0 (462) 326 73 99 TEL&FAX : 0 (462) 321 59 38 E-POSTA : imotrabzon@imo.org.tr

Detaylı

Adım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Adım İnşaat

Adım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Adım İnşaat TANITIM DOSYASI 1978 yılından bugüne çok sayıda sanayi tesisi projesini başarı ile gerçekleştirmiş olan Adım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 2012 yılında yapısal tasarım ve teknik uzmanlık hizmetleri

Detaylı

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI 18 Ekim 2004 tarihinde Şube Lokalinde EMO Genç toplantısı gerçekleştirildi. 19 öğrencinin katıldığı ve tanışma ortamında geçen toplantıda EMO ve EMO Genç çalışmaları, Odanın mesleki

Detaylı

GENEL KURUL. Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi

GENEL KURUL. Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu 20-21 Şubat 2010 tarihlerinde Ankara da Sendika Merkezi nde tertip edilmiştir. 53 Üye fabrikalarımızın temsilcilerinin

Detaylı

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı 7 11 Aralık 2005 Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları TÜYAP BURSA FUARCILIK A.Ş. TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

2014 MAYIS-HAZİRAN FAALİYET RAPORU

2014 MAYIS-HAZİRAN FAALİYET RAPORU 2014 MAYIS-HAZİRAN FAALİYET RAPORU 08 Mayıs 2014 (Turgut Gür) T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Avrupa Birliği işbirliğinde geliştirilen TUYUP: Turizm Sektöründe

Detaylı

Çalışanlarımızın büyük bir kısmı uzun yıllardır oda bünyesinde olup konularında oldukça deneyimlidirler. Mimarlar Odası çalışmalarının yalnızca

Çalışanlarımızın büyük bir kısmı uzun yıllardır oda bünyesinde olup konularında oldukça deneyimlidirler. Mimarlar Odası çalışmalarının yalnızca 23. Mali Rapor TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 16.192 üyesi, 8 temsilciliği, 3 büyükkent bölge temsilciliği ile Mimarlar Odası bünyesindeki en büyük örgüt birimidir. Yaklaşık olarak Mimarlar

Detaylı

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK BİR SORUNU DAHA ÇÖZÜME KAVUŞTURDUK Üniversitelerde idari ve akademik personeli bir bütün olarak görüyoruz. 666 Sayılı KHK ile idari personelin ek ödeme oranlarında artış gerçekleştirilirken,

Detaylı

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş. nin II. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Kasım 2014 Çarşamba günü Tarihi Havagazı

Detaylı

ZEMİN ETÜTLERİ "Bayındırlık ve Iskan Bakanlığı'na Odamızca yeni çıkarılması Programlanan yönetmelikte değerlendirmek üzere sunduğumuz görüşümüz"

ZEMİN ETÜTLERİ Bayındırlık ve Iskan Bakanlığı'na Odamızca yeni çıkarılması Programlanan yönetmelikte değerlendirmek üzere sunduğumuz görüşümüz ZEMİN ETÜTLERİ "Bayındırlık ve Iskan Bakanlığı'na Odamızca yeni çıkarılması Programlanan yönetmelikte değerlendirmek üzere sunduğumuz görüşümüz" BAYINDIRLIK ve İSKAN BAKANLIĞI'NA Tarih : 17 Ocak 2001 Bakanlıklar

Detaylı