Hemşirelik, Fizyoterapi ve Sağlık Ön Lisans Bölümleri için FARMAKOLOJİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Hemşirelik, Fizyoterapi ve Sağlık Ön Lisans Bölümleri için FARMAKOLOJİ"

Transkript

1 Hemşirelik, Fizyoterapi ve Sağlık Ön Lisans Bölümleri için FARMAKOLOJİ Ağız ve Diş Sağlığı Ameliyathane Hizmetleri Anestezi Diyaliz Eczane Teknikerliği Elektronörofizyoloji Fizyoterapi Lisans İlk ve Acil Yardım Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Tıbbi Tanıtım ve Pazarlama Yaşlı Bakımı Yrd.Doç.Dr. Ayşe GÜREL

2 Veysel Cebe

3 Önsöz ö

4

5 İçindekiler Önsöz... iii İçindekiler... v Tablolar Listesi... xi Resimler Listesi... xiii Şekiller Listesi... xv BÖLÜM 1 FARMAKOLOJİYE GİRİŞ... 1 İlaç Nedir?... 1 İlaçların Etken Maddelerinin Elde Edildiği Kaynaklar... 1 İlacın Geliştirilme Süreci... 3 İlaçlarda Farmasötik Şekiller... 3 İlaç Uygulama Yolları... 5 İlaçlarda Farmakokinetik... 9 İlaçlarda Farmakodinami İlaç Ve Yabancı Maddelerin Toksik Etkileri İlaçlarda Etkileşim Özel Yaş Gruplarında İlaç Kullanımı Özel Durumlarda İlaç Kullanımı Sağlık Çalışanları İçin İlaç Uygulamasında Dikkat Edilmesi Gereken Konular Reçete Çeşitleri BÖLÜM 2 ZARARLI MİKROORGANİZMALARA KARŞI KULLANILAN İLAÇLAR Antibiyotikler Çeşitli Antibiyotik Grupları Antiprotozoal İlaçlar Antiviral İlaçlar Antifungal İlaçlar Antimalaryal İlaçlar Antihelmintik İlaçlar BÖLÜM 3 ANTİSEPTİK VE DEZENFEKTANLAR Antiseptik Ve Dezenfektanların Özellikleri Halojenler Alkoller Aldehitler Fenolik Bileşikler Oksidleyici Maddeler v

6 Katyonik Deterjanlar Metal Bileşikleri Diğer Antiseptikler BÖLÜM 4 OTONOM SİNİR SİSTEMİ VE İLAÇLARI Sempatik Sinir Sistemi Parasempatik Sinir Sistemi Otonom Sinir Sistemini Etkileyen İlaçlar Ve Farmakolojik Etkileri BÖLÜM 5 KALP DAMAR SİSTEMİ İLAÇLARI Antihipertansif İlaçlar Kalp Yetmezliğinde Kullanılan İlaçlar Aritmi Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Antikoagulan İlaçlar Oral Antikoagülanlar Antitrombositer İlaçlar Fibrinolitik İlaçlar Plazma Hacmini Genişleten İlaçlar Hiperlipidemi Tedavisinde Kullanılan İlaçlar BÖLÜM 6 SANTRAL SİNİR SİSTEMİNE ETKİ EDEN İLAÇLAR ve ANESTEZİ TEKNİKERLİĞİNE ÖZEL KONULAR Genel Anestezide Kullanılan İlaçlar Nöromüsküler Bloke Edici İlaçlar Lokal Anestezikler Anksiyolitik İlaçlar Antidepresanlar Nöroleptik İlaçlar Epilepsi İlaçları Alzheimer Hastalığı Tedavisinde Kullanılan İlaçlar BÖLÜM 7 OTAKOİDLER (YEREL DOKU HORMONLARI) Doymamış Yağ Asidi Yapısındaki Otakoidler ve Bunlara Etkili İlaçlar Amin Yapıdaki Otakoidler ve Bunlara Etkili İlaçlar Peptid yapıdaki otakoidler ve Bunlara Etkili İlaçlar Çok Küçük Moleküler Ağırlığa Sahip Otakoidler Kimyasal Yapısı Bilinmeyen ancak Biyolojik Olarak Etkinliği Gösterilmiş Otakoidler BÖLÜM 8 vi

7 ANALJEZİK VE ANTİİNFLAMATUVAR İLAÇLAR Nonsteroid Antiiflamatuvar İlaçlar (Nsaii) Steroid Yapılı Antiinflamatuar İlaçlar(Glukokortikoidler) Opioid Yapılı Analjezik İlaçlar(Narkotik Analjezikler) Romatoid Artrit Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Gut Tedavisinde Kullanılan İlaçlar BÖLÜM 9 ÇİZGİLİ KASLAR VE HAREKET SİSTEMİ ÜZERİNDE ETKİLİ İLAÇLAR ve BESİN DESTEKLERİ Kas Gevşeticiler (Spazm Çözücüler) Parkinson Hastalığının Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Hareket Sistemi İçin Kullanılan Besin Destekleri Enerji İçecekleri İlaç Kullanımı ve Egzersiz BÖLÜM 10 AĞIZ DİŞ SAĞLIĞINA ÖZEL KONULAR Tükürük Salgılanmasını Etkileyen İlaçlar Dişeti Dokusunu Etkileyen İlaçlar Endodontide Kullanılan Maddeler Diş Sağlığı İçin Kullanılan Diş Macunları, Plak Giderici Maddeler Ve Gargaralar Flor Diş Kliniklerinde Acil Tedavi BÖLÜM 11 RADYOLOJİDE KULLANILAN KONTRAST MADDELER Röntgen İncelemelerinde Kullanılan Kontrast Maddeler Ultrasonografik İncelemelerde Kullanılan Kontrast Maddeler Bilgisayarlı Tomografide (BT) Kullanılan Kontrast Maddeler Manyetik Rezonans Görüntülemede (MRG) Kullanılan Kontrast Maddeler Nükleer Tıp Uygulamalarında Kullanılan Radyoaktif Elementler BÖLÜM 12 ACİL MÜDAHALEDE KULLANILAN İLAÇLAR VE ÖZELLİKLERİ BÖLÜM 13 SİNDİRİM SİSTEMİ İLAÇLARI Peptik Ülser Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Emetik ve Antiemetik İlaçlar Laksatif ve Pürgatifler Diyare İçin Kullanılan İlaçlar vii

8 BÖLÜM 14 SOLUNUM SİSTEMİ İLAÇLARI Bronkodilatör İlaçlar Öksürük Kesici İlaçlar Oksijen ve Diğer Tedavi Gazları BÖLÜM 15 ANEMİ TEDAVİSİNDE KULLANILAN İLAÇLAR Demirin Tedavide Kullanımı Vitamin B 12 nin Tedavide Kullanımı Folik Asitin Tedavide Kullanımı BÖLÜM 16 ENDOKRİN SİSTEM VE İLAÇLARI Hipotalamus Ve Hipofiz Hormonları Kadın Cinsiyet Hormonları Androjenler, Anabolik Steroidler Ve Antiandrojenik İlaçlar Tiroid Hormonları Ve Antitiroid İlaçlar İnsülin Kalsiyum Metabolizmasını Etkileyen Hormonlar Ve İlaçlar BÖLÜM 17 MADDE BAĞIMLILIKLARI Kullanılan Maddelere Göre Bağımlılık Tipleri BÖLÜM 18 KANSER KEMOTERAPİSİNDE KULLANILAN İLAÇLAR Kanser Kemoterapisinde Genel İlkeler Antineoplastik İlaçlar BÖLÜM 19 VİTAMİNLERİN ÖNEMİ Yağda Çözünen Vitaminler Suda Çözünen Vitaminler BÖLÜM 20 ZEHİRLENMELER Zehirlenme Tedavisi Sık Karşılaşılan Zehirlenmeler Ve Tedavi Yaklaşımları Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) KAYNAKLAR viii

9 SORULAR Soruların Cevapları DİZİN ix

10

11 Tablolar Listesi Tablo 1.1: İlaç uygulama yolları... 8 Tablo 1.2: Bazı besinler ve etkileştikleri ilaçlar Tablo 1.3: Pediatride Yaş Grupları Tablo 1.4: Sık Kullanılan Ölçüler Ve Karşılıkları Tablo 1.5: Yaşlılıkta sık kullanılan ilaçlar ve gözlenebilen yan etkileri Tablo 1.6: Uygun İlaç İstemi Tablo 1.7: Doktor istemlerinde kullanılan kısaltmalar Tablo 2.1: Bakterisid ve bakteriyostatik antibiyotikler Tablo 2.2: Geniş spektrumlu ve dar spektrumlu antibiyotiklere örnekler Tablo 2.3: Bazı antibiyotiklerin vücuttan atılım yolları Tablo 2.4: Etki mekanizmalarına göre antibiyotikler Tablo 3.1: Maddelerin antiseptik veya dezenfektan özellikleri Tablo 4.1: Otonom sinir sisteminin çeşitli dokulardaki genel olarak etkileri Tablo 7.1: İnflamasyon mediyatörlerinden otakoidlerin sentez şeması Tablo 11.1: İntravenöz uygulanan İyotlu kontrast maddeler Tablo 20.1: Bazı ağır metal zehirlenmelerinde kullanılan antidotlar Tablo 20.2: Sık görülen ilaç ve madde zehirlenmeleri ve farmakolojik tedavisi xi

12

13 Resimler listesi Resim 1.1: Morfinin elde edildiği haşhaş kapsülü, aspirinin elde edildiği söğüt yaprağı ve vinkristinin elde edildiği Cezayir menekşesi Resim 1.2: Polifarmasi yaşlı sağlığını tehdit eden bir faktördür Resim 1.3: Gebelikte alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımaz Resim 5.1: İdeal tansiyon ölçümü Resim 6.1: Nöbet geçirmiş hastaya verilecek pozisyon Resim 7.1: Mast hücrelerinden alerjenin reseptöre bağlanması ile oluşan degranülasyon Resim 8.1: Morfinin kaynağı olan haşhaş kapsülü Resim 11.1: Normal kemik sintigrafisi ve prostat kanseri metastazlı kemik sintigrafisinde radyofarmasötik dağılımı Resim 13.1: Helikobakter pilori Resim 13.2: Sinameki yaprakları Resim 14.1: Akciğerler ve bronşlar Resim 16.1: İnsülin enjeksiyonu Resim 20.2: Zehirlenmeye yol açan bazı mantar türleri xiii

14

15 Şekiller Listesi Şekil 1.1: Enjeksiyon uygulamaları... 6 Şekil 1.2: Gastrointestinal Sistem... 9 Şekil 1.3: İlacın ve diğer biyolojik maddelerin hücre membranlarından geçişi Şekil 1.4: Endositoz Şekil 1.5: Normal kılcal damara göre kan beyin bariyerinin farkları Şekil 4.1: Sempatik ve parasempatik sinir yolaklarının özellikleri Şekil 6.1: Sinir hücreleri arasında iletişim Şekil 6.2: İki hücre arasında sinaps aralığı Şekil 8.1: Antiinflamatuvar ilaçların etkilediği enzimler Şekil 8.2: Gut hastalığında en sık tutulan eklemin iç yapısı Şekil 9.1: Eklem içine enjeksiyon Şekil 10.1: Tükürük bezlerinin yerleşimi Şekil 13.1: Peptik ülserin yerleşimi Şekil 16.1: Tiroid hastalıklarında oluşan guatr Şekil 16.2: Normal ve osteoporozlu kemik arasındaki fark Şekil 16.3: Osteoporozlu hastada femur başı kırığı xv

16

17 BÖLÜM 1 FARMAKOLOJİYE GİRİŞ İlaç Nedir? İlaç, canlı organizmada oluşturabildiği etki ile bir hastalığın teşhisi, tedavisi veya belirtilerinin azaltılması için kullanılan veya hastalıklardan korunmayı sağlayan etken maddeleri içeren üründür. Bunlar, doğal, yarı sentetik veya tamamen sentetik olarak hazırlanmış kimyasal preparatlardır. Elde edildikleri kaynaklara dair örnekler aşağıda belirtilmiştir. LAR İLAÇLARIN ETKEN MADDELERİNİN ELDE EDİLDİĞİ KAYNAK- Bitkiler Bazı ilaçlardaki etken maddelerin kaynağı bitkilerdir. Fakat ilaca bir ilaç olma özelliğini etken maddenin bitkideki diğer zararlı maddelerden ayrıştırılması ve doz tayini yapılarak saf veya konsantre olarak kullanılması verir. Bitkilerden elde edilen ilaçlara çeşitli örnekler verilebilir. Çiğdemden kolşisin adlı etken madde elde edilir. Kolşisin birçok hastalığın tedavisinde yeri olan değerli bir etken maddedir. Morfin, kodein ve papaverin haşhaş kapsülünden elde edilir. Eskiden bu kapsülün çizilmesiyle elde edilen sızıntıdan, bu gün ise doğrudan kapsülden bu maddeler saflaştırma yoluyla elde edilir. Ameliyat öncesi premedikasyonda yani hastayı hazırlamakta kullanılan atropin ve skopolamin adlı ilaçlar ise Güzel Avrat Otu bitkisinden elde edilir. Binlerce yıl önce hanımlar bu bitkiden elde ettikleri öz suyu gözlerine damlatıp pupillada oluşan büyüme ile gözlerinin büyük görünmesini sağlarlardı. Kalp yetmezliğinde kullanılan digoksin ve dijitoksin adlı ilaçların etken maddeleri yüksük otu denilen bir bitkinin yapraklarından elde edilir. Aspirinin hammaddesi olan salisilik asit, söğüt ağacının yaprak ve kabuğundan elde edilir. Asur, Sümer ve Eski Mısır döneminde ağrı ve ateş yükselmesine karşı bu bitkinin kullanıldığı tarihi yazıtlarda belirtilmektedir (Resim:1.1). Kan lipid seviyesini düşürü- 1

18 Farmakoloji cü etki yapan statin grubu ilaçlar ise sentetik üretimin yanı sıra besinsel mantarlar ve kırmızı maya pirincinden elde edilirler. Cezayir menekşesinden kanser kemoterapisinde kullanılan vinkristin elde edilir. Resim 1.1: Morfinin elde edildiği haşhaş kapsülü, aspirinin elde edildiği söğüt yaprağı ve vinkristinin elde edildiği Cezayir menekşesi. Hayvansal kaynaklar Kadın doğum uygulamalarında doğumu başlatmak veya ertelemek için kullanı- lan veya midede ülser gelişmesini önlemek amaçlı kullanılan prostaglandinler ilk defa hayvansal kaynaklardan elde edilmiştir. Mikroorganizmalar Bakteriler kendileriyle aynı ortamı paylaşan rakip bakterilerin çoğalmasını durdurmak veya öldürmek için bazı kimyasal maddeler üretip salgılarlar. Bu moleküller günümüzde kullanılan çeşitli antibiyotiklerin kaynağıdır. Botoks, Clostridium botilinum türü bakteriden salgılanan toksik bir maddedir. Fakat dozun çok azaltılarak ayarlanması ile plastik cerrahi veya nörolojide ilaç olarak kullanılır. Penisilin ise Mezopotamya döneminden bu yana bilinen bir antibiyotiktir. Yeşil renkli mantar küfünden elde edilir. Mineraller İyot, kükürt, demir, midede fazla salınan asidi bağlayan alüminyum hidroksit, müshil için kullanılan magnezyum sülfat, idrar söktürmek için kullanılan amonyum klorür mineral yani toprak kaynaklı aktif maddelerdir. Sentetik kaynaklı ilaçlar Kimya bilimindeki ilerlemeler ve kimyasal sentez yöntemlerinin gelişmesi sayesinde doğal kaynaklardan elde edilen ilaçların pek çoğunu sentez suretiyle de elde etmek mümkün olmuştur. Günümüzde kullanılan ilaçların büyük bir bölümü sentetik ve yarı sentetik olarak üretilmektedir. Yarı sentetik ilaçlar doğal kaynaklı maddenin üzerinde yapılan kimyasal değişiklikler ile üretilir. Son yıllarda rekombinant DNA 2

19 Farmakolojiye Giriş teknolojisi gibi ileri biyoteknoloji ürünü ilaçlar da ilaç dünyasına katılmaktadır. Bunlar arasında insülin, büyüme hormonu ve interferonlar sayılabilir. Bir ilacın doğal kaynaklardan mı yoksa sentez yoluyla mı üretileceğini tayin etme konusunda maliyetin önemi büyüktür. İLACIN GELİŞTİRİLME SÜRECİ İlaçlar tıp doktoru, diş hekimi veya veteriner hekim tarafından reçeteye yazılabilen, sosyal güvenlik kurumlarının ödeme listesine girebilen ve yalnızca eczanelerde satılan farmasötik şekillerdir. Laboratuvar çalışmaları sırasında keşfedilip bir hastalıkta etkin olabileceği düşünülen bir molekül, eczane raflarına ulaşıp reçetelere yazılacak hale gelene kadar yıl süren ve 1,5-2 milyar Amerikan Dolarına mal olan, klinik öncesi deney hayvanları ve klinik çalışmalar sırasında insanlar üzerindeki çalışmaları içeren son derece pahalı bir yolculuk yapar. İlaç geliştirme çalışmaları genellikle büyük üniversiteler ve firmaların oluşturduğu araştırma ve geliştirme grupları ile yapılır. Bütün verileri içeren bir dosya halinde, ilacın başvurulan ülkede satılmasına izin verecek olan yetkili kurumuna başvurulur. Yurdumuzda bu kurum Sağlık Bakanlığı bünyesinde olan Türk İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu dur. ABD de FDA (Gıda ve İlaç Dairesi), Avrupa Birliği nde ise EMA dır (Avrupa İlaç Ajansı). Bu kurumlarda tıp, eczacılık ve gerekli diğer alanlarda uzman ve başarılı bilim adamlarının oluşturduğu ruhsatlandırma kurullarında, ilaç adayı değerlendirilir. Uygun bulunursa ruhsat verilir eczanelerde satılıp doktor reçetelerine girebilen ruhsatlandırılmış ilaç haline gelir. Bir ilacın başka bir ülkede ruhsat almış olması Türkiye de direkt ruhsat alması için yeterli değildir. Ruhsatlandırma kurullarında her başvuru yeni bir başvuru olarak kabul edilir ve değerlendirilir. Yukarıda sayılan bütün işlemler aşılar için de geçerlidir. İLAÇLARDA FARMASÖTİK ŞEKİLLER İlaç moleküllerinin tablet, draje, kapsül veya ampul halinde piyasaya verilmesinin çeşitli nedenleri vardır. Örneğin ilaç ağızdan alınıyorsa kolayca yutulmasını, mide bağırsak sisteminde uygun ortamda erimesini ve emilmesini sağlamak gereklidir. Mide asidiyle parçalanıp etkisiz hale gelebilecek aktif maddelerin mide asidiyle karşılaşmadan kana geçebilmesi için enjeksiyonluk formları oluşturulur. Aşağıda ilaç şekillerinin özellikleri açıklanmaktadır. Tablet veya draje Toz şeklindeki aktif maddenin nişasta veya laktoz gibi zararsız ve etkisiz yardımcı maddelerle karıştırılıp özel makinelerde sıkıştırılmasıyla yapılır. Şekerle kaplanan renkli tipine draje denir ve bağırsaklarda çözünme- 3

20 Farmakoloji si daha geç olabilir. Enterik kaplı (bağırsak kaplamalı) tabletler mideyi geçerek bağırsaklarda çözünmek için midenin asit ortamından etkilenmeden geçerek, bağırsak ph sında (ph:5-7 arasında) çözünebilen selüloz asetat gibi özel bir madde ile kaplanmıştır. İlaç kullanımıyla oluşabilecek mide rahatsızlığını en aza indirmek amacı ile hazırlanırlar. İnce bağırsaklarda kaplama açılır ve tabletin dağılıp çözünmesine olanak verir. Bu nedenle ilaç alındıktan sonra ancak 1-2 saatlik bir gecikme ile absorbe olup kan dolaşımına geçer ve etkisi başlar. Bunlar arasında yavaş salıverilen uzun etki süreli (SR: slow releasing) tabletler, kontrollü salıveren tabletler de bulunur. Bu tabletlerde normal doza göre daha yüksek dozda ilaç bulunur ve ilaç daha uzun aralıklarla uygulanabilir. Enterik kaplı tabletler ve SR tabletler özel amaçlı olarak kaplandığı için bölünmeden kullanılmaları gerekir. Efervesan tabletler ise suda köpüren karbonik asit katkılı ilaçlardır. Kapsül Tadı ve kokusu uygun olmayan katı veya sıvı ilaçlar, silindir şeklinde, jelatin bir koruyucu kap olan kapsül içinde verilir. Kapsüllerin, içindeki aktif maddenin yapısına göre mide asidine dayanıklı veya bağırsak ortamında açılan bağırsak kaplamalı tipleri de vardır. Bu kapsüllerin açılmadan veya parçalanmadan yutulmaları gereklidir. Süppozituvar Rektum yoluyla uygulanan, vücut sıcaklığında eriyen kakao yağı veya gliserin gibi yağlı maddeler içinde hazırlanan ilaçlardır. Soğuk ortamda saklanmaları gereklidir. Amaca göre lokal veya sistemik etki için uygulanırlar. Vajene uygulanan formuna ovul denir. Pastil Toz ilaçların genellikle tatlandırılmış, emilmek suretiyle ağız ve boğaz bölgesi için kullanılan şeklidir. Kaşe Toz halindeki ilacın nişastadan yapılmış, yuvarlak iç içe geçmiş koruyucular içinde verilme şeklidir. Gripin kaşe bunun için iyi bir örnektir. 4

21 Farmakolojiye Giriş Krem ve merhem Krem aktif maddenin suda eritilerek hazırlandığı formdur. Merhem ise aktif maddenin yağda eritilerek hazırlandığı formdur. Bunlar katı yağ kıvamında hazırlanırlar ve cilde dıştan uygulanan ilaçlardır. Merhemin deriden emilimi krem formuna göre daha iyidir. Solüsyon İlaç etken maddesinin su veya yağlı eriticide tamamen eritilmesiyle hazırlanmış enjeksiyonluk veya damla şekilleridir. Göz veya kulak damlası da olabilirler. Ampul, flakon veya damlalıklı şişeler içinde korunurlar. Genellikle berrak olurlar. Ampul içindeki ilaç eğer berrak halini kaybetmişse bozulmuş olabilir ve enjeksiyon için kullanılamazlar. Şurup Şeker veya tatlandırıcı içeren sıvı ilaç şeklidir. Fazla şeker bakteri üremesini önler. İlacın tadı hoş değilse şekerle bastırılır. Süspansiyon Solüsyon veya şurup gibi berrak olmayan ilaç şeklidir. Genellikle toz kısım dibe çöker bu nedenle önce çalkalayıp sonra kullanılmalıdır. İçine katılmış olan jelatin veya arap zamkı gibi zararsız yardımcı maddeler çökmeyi geciktirebilir. Lavman (Enema) Rektal yoldan uygulanan solüsyon veya süspansiyonlardır. İLAÇ UYGULAMA YOLLARI Ağızdan (Oral) uygulama Genellikle uygulama kolaylığı için ilaçların en sık ağız yoluyla alınması tercih eldir. En pratik ilaç uygulama yoludur. İlacı bir bardak su ile yutmak, meyve suyu, ayran, kola gibi başka içecekler kullanmamak gerekir. Bir ilacın aç karına alınması gerekli ise yemekten iki saat sonra veya bir sonraki yemekten bir saat önce alınmalıdır. Tok karına alınması gerekli ise yemek sırasında veya yemekten hemen sonra yutulmalıdır. Dil altı (Sublingual) uygulama Bu uygulama yolu küçük dozda ve hemen emilmesi gereken ilaçlar içindir. Dil altında bulunan fazla kanlanan alan, ilacın daha kısa zamanda absorbe olup kana geçmesini sağlar. Kalp damarlarında spazm gibi acil durumlarda kalp hastalarının kendi kendilerine ilk yardım uygulayabilmeleri için iyi bir yoldur. 5

22 Farmakoloji Parenteral uygulama Damar içine (intravenöz, i.v.), kas içine (intramüsküler, i.m.) veya deri altına (subkutan, s.c.) enjeksiyon şeklinde olabilir (Şekil 1.1). Ağızdan uygulamak için uygun olmayan ilaçlar, kusma ishal gibi rahatsızlıklar, hastanın bilinci açık değilken ve hızlı etki istenilen durumlarda ilaç i.m. veya i.v. yoldan uygulanır. Bu uygulama yolunda ilacın kana geçişi hızlı ve tam olur. Deri altına uygulamada kana geçiş süresi daha yavaş olur. Şekil 1.1: Enjeksiyon uygulamaları (http://diabetes-teens.eu den uyarlandı.) Damar içine uygulamada dirsek ekleminin iç yüzeyindeki (antekubital) venler tercih edilir. Bu damarlara görülebildikleri için kolay ulaşılır ve çevre dokulara yapı- şık oldukları için enjektör iğnesi batırıldığı zaman damarın kayarak yer değiştirmesi ihtimali daha azdır. Kas içi ilaç uygulama için genellikle kalçanın dış yanı ve üst bölümü tercih edilir. Buraya beş mililitre hacime kadar ilaç uygulanabilir. Daha az miktardaki ilaç ve aşılar üst kolun dış kısmındaki deltoid kasın içine de uygulanır. Subkutan (deri altı) enjeksiyon, dermis tabakası altındaki gevşek yağ dokusu içine uygulanır. Kas içi uygulamaya göre ilaç daha yavaş emilir. Çünkü bu tabakanın kan damarları daha azdır. Yavaş ve düzenli emilimi istenen bazı aşılar, morfin, insü- lin ve heparin gibi ilaçlar bu yolla uygulanır. Bu bölge ağrı reseptörleri fazla olduğu için 1 ml den fazla olan ilaçlar ağrıya neden olabilir. Akışkanlığı az olan hipertonik ilaçlar ortamı tahriş edebilir, hatta mikrobik olmayan steril abselere neden olabilir. En fazla üst kolun dış yanı, karın bölgesi ve uyluğun ön yan yüzeyine uygulanır. Bu yollardan uygulanacak ilaç solüsyonları mutlaka berrak, steril ve apirojen (ateş yükseltmesi oluşturmayan) özellikte olmalıdırlar. Solüsyonun ph sı vücut ph sına yakın değilse uygulama yerinde yanma ve ağrı olur. 6

23 Farmakolojiye Giriş Rektal yoldan uygulama Ağızdan uygulamanın zor olduğu bulantı-kusma gibi durumlarda ve bebeklerde uygulanır. Hemoroid gibi hastalıklarda kullanılabilir. Bu yolla uygulanan ilaç formu supozituvar veya enema olarak adlandırılır. İlaç eğer bu yoldan bütün vücuda (sistemik) etki göstermesi için uygulanıyorsa hacmi 75ml yi geçmemelidir, geçtiği durumlarda dışkılamayı uyarır. Rektum kalın bağırsağın uzantısı olduğu için buradan ilaç emilimi az olabilir. Fakat dil altına uygulamada olduğu gibi, bu bölgede bulunan toplar damar (venöz) sisteme geçen ilacın önemli bir kısmı karaciğere uğramadan serbest ilaç olarak dolaşıma katılır ve etki bölgesine oral uygulamaya göre daha hızlı ulaşır. İnhalasyon yoluyla ilaç uygulama Gaz, buhar ve çok ince toz şeklinde ilaçların uygulama yoludur. Akciğerler son derece geniş bir alan oluşturan alveoler yapı nedeniyle bu gibi ilaçlar için iyi bir emilim yüzeyi sağlar. Genel anestezide uygulanan gazların kana geçişini hızlı bir şekilde gerçekleştirmek için yine bu yol seçilir. Akciğerlerde milyon alveol vardır ve emilim yüzeyi yaklaşık 200 metrekaredir. Astımda olduğu gibi lokal bronş gevşetici (bronkodilatör) etki için de direkt bu yoldan ilaç uygulanır. Buruna (İntranazal) ilaç uygulama Burun iç yüzeyini kaplayan tabaka (mukoza) ince olduğu için ilacın kılcal kan damarlarına ulaşmasına kolaylık sağlar. Bu nedenle sistemik uygulama amacıyla bazı ilaçlar burun içine sprey veya damla olarak uygulanabilir. Nezle, grip gibi hastalıklarda salgıyı azaltmak için lokal etki için de kullanılır. Deri yüzeyine (dermal, perkütan) uygulama Deriden uygulanan ilaç molekülünün yağda erime oranı yüksek ise emilimi iyi olabilir. Suda erirliği yüksek moleküller için deri daha az geçirgendir. İlacın uygulandığı alanın geniş olması da emilimini artırır. Derinin üst yüzeyi olan epidermis ve üzerinde bulunan ve keratinden zengin stratum korneum tabakası emilim için bir engeldir fakat epidermisin altındaki dermis tabakası damardan zengindir ve bu tabakaya geçebilen ilaç sistemik dolaşıma da girebilir. 7

24 Farmakoloji Epidermisin zedelenmesine yol açan yanık, yaralanma ve kesiyle oluşan inflamasyon bölgenin kan akımını artıracağı için ilacın dermise ulaşması kolaylaşır. Saçlı deride bulunan kıl dipleri aracılığı ile dermise ulaşımı kolay ve absorbsiyonu fazla olur. Stratum corneum tabakasının kalınlığı değişik deri bölgelerine göre farklılık gösterir. Bu nedenle deriden ilaç absorpsiyonu da buna uygun olarak değişiklik gösterir. Buna göre emilim en azdan en çoğa göre şu şekilde sıralanır; skrotum derisi, kulak arkası, koltuk altı, saçlı deri, göğüs bölgesi, ön kol ve bacak. Avuç içlerinde deri kalın olmasına rağmen emilim fazladır. İlacı uygulama sırasında cildin ovulması emilimi artırır. Ayrıca ilaç uygulanan bölgenin üzeri buharlaşmaya engel olacak bir pansumanla kapatılırsa absorpsiyon artar. Transdermal Terapötik Sistem (TTS) Deriden uygulanan tedavi edici sistemdir. Etkinin uzun süre ve devamlı olması istenen durumlarda uygulanır. Flaster içine emdirilen çok küçük çaplı ilaç molekülleri flasterin deriye yapıştırılmasının ardından deri içine ve ardından sistemik dolaşı- ma yavaş yavaş nüfuz ederler. Nikotin bantları veya bazı hormon bantları bu sisteme örnektir. Sistemik ve lokal ilaç uygulama yolları ayrıntılı olarak Tablo 1.1 de verimiştir. Tablo 1.1 : İlaç uygulama yolları (MEB İlaç Uygulamaları kitapçığından alınmıştır.) 8

25 Farmakolojiye Giriş İLAÇLARDA FARMAKOKİNETİK (Absorbsiyon, Dağılım, Metabolizma, Atılım) Bir ilacın farmakokinetiği, o İlacın vücuttaki hareketi ve uğradığı aşamalar olarak tanımlanabilir. İLAÇLARIN EMİLİMİ (Absorbsiyonu) Ağız yoluyla alınan ilaçlargastrointestinal sistemde (Şekil 1.2) bağırsaklardan emildikten sonra direk olarak karaciğere geçer. Karaciğerde çeşitli kimyasal işlemlere maruz kalarak ve albümin başta olmak üzere plazma proteinlerine bağlanarak kanda dolaşabilecek hale gelir. Dokuların kanlanması sırasında kanda serbest kalan ilaç molekülü etkisini göstermesi gereken dokuda kendisi ile ilgili mekanizmalara katılıp gerekli değişikliği oluşturur. Bu sırada kan dolaşımı ile ulaştığı böbreklerden süzülerek atılım süreci de başlar. İlaç etkisinin başlaması için en az yarım saat gereklidir ve etki süresi ilaca göre değişmekle beraber altı, sekiz, on iki, yirmi dört saat sürebilir. Şekil 1.2: Gastrointestinal Sistem 9

26 Farmakoloji Sıvı ilaç şekilleri tablet, draje gibi şekillerden daha hızlı emilirler. Midenin boşalmasını geciktiren katı, sıcak ve yağlı besinler, ülser, heyecan, ayakta durmak ilacın emilmesini yavaşlatır. Soğuk, sulu besinler, bol su içmek, hafif egzersiz, yatış pozisyonu, sigara içmek midenin boşalmasını hızlandırır. İnce bağırsakların emilim yüzeyi midenin yaklaşık 1000 katıdır. Ağızdan yutularak alınan ilaçlar en çok ince bağırsaklarda emilir ve kana geçer. İnce bağırsaklar 6-7 metre uzunluğunda 2-3 cm genişliğindedir. İç yüzeyindeki kıvrımlar ve bunların içindeki mikro villuslar nedeniyle besin veya ilaçların emilme alanı yaklaşık 200 metrekareye ulaşır. İlaç midede yarım veya bir saat arasında kalır. Önce duodenuma sonra ince bağırsağın diğer bölümlerine geçer. İnce bağırsaktan kalın bağırsağa ulaşma zamanı ise yaklaşık 5 saattir. Mideden ilaç emilimi çok beklenmez. Çünkü mide alanı, dolayısı ile emilim yüzeyi azdır. İlaç emilimi kalın bağırsakta da beklenmez. Çünkü kalın bağırsağın iç yüzünde kıvrımlar fazla değildir ve ayrıca burası suyun en fazla emildiği yerdir. Bağırsağın aşırı hareketli olduğu ishal gibi durumlarda ilaç bağırsaklardan çok hızlı geçeceğinden emilim süresi ve emilim miktarı azalır. Aç karına alınan ilaç midede yiyeceklerle beraber uzun süre kalmayacağı için ince bağırsaklara daha kısa sürede geçer ve emilimi daha hızlı olur. Buna etkinin daha hızlı başlaması eşlik eder. Aç karına ilaç almanın diğer bir sebebi ise ilacın başka yiyeceklerle bir arada bulunması halinde onlarla etkileşime girip emilme miktarını azaltabileceğidir. Tetrasiklin grubu antibiyotiklerin süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyumla kimyasal reaksiyona girip yapısının bozulması ve emilemeyip dışkıyla beraber atılması buna iyi bir örnektir. İlacın hücre membranlarından kana geçişi Bir ilacın emilim, dağılım ve atılım olaylarının tümü çeşitli biyolojik membranlardan geçmesini gerektirir. Bir ilacın hücreye girebilmesi için hücre membranını aş- ması veya bağırsak epiteli ya da deride olduğu gibi birkaç sıra hücreyi geçmesi gerekir. Hücre membranları; fosfolipidler, kolesterol ve yağ asidi esterlerinin oluşturduğu iki sıra molekülden meydana gelir. Membran üzerinde yer yer protein molekülleri gömülmüştür. Protein molekülleri çeşitli alıcılar (reseptör), iyon kanalları, taşıyıcı moleküller gibi işlevlere sahip olabilirler. Oral alınan ilaç molekülleri ince bağırsak hücre membranını geçerek hücre içine bundan sonra bulunduğu hücreden kana geçiş yapar. Molekülün hem bağırsak 10

27 Farmakolojiye Giriş lümeninden hücre içine hem de kana geçişten sonra vücuttaki başka hücrelere geçişinde 5 ana mekanizma rol oynar (Şekil 1.3). 1. Pasif difüzyon: Lümen içinde çok olan ilaç moleküllerinin az olan hücre içine geçmesidir. Enerji veya taşıyıcı molekül gerektirmeyen bir geçiştir. 2. Kolaylaştırılmış difüzyon: Yine lümen içinde çok olan ilaç moleküllerinin az olan hücre içine geçişidir fakat bu işlemde taşıyıcı moleküller rol oynar. Yine enerji gerektirmeyen bir geçiştir. 3. Aktif taşıma: İlaç moleküllerinin az olduğu yani düşük yoğunlukta bulunduğu taraftan yüksek yoğunlukta bulunduğu tarafa doğru taşınmasıdır. Pasif difüzyonun tersi olan koşullarda gerçekleşir. Bu geçişte taşıyıcı moleküller rol alır. İlaç molekülü membranın bir tarafında taşıyıcı moleküle bağlanır, diğer tarafa geçince ayrılır. Serbest kalan taşıyıcı yeni bir ilaç molekülünü almak için geri döner. Aktif transport için enerji gereklidir. Bu enerji çoğu kez ATP den sağlanır. Genellikle taşıyıcı moleküller her yerde bulunmaz. Örneğin ince bağırsaklarda aktif transporttan sorumlu taşıyıcı proteinler özellikle duodenum ve jejunumda bulunmaktadır. Şekil 1.3: İlacın ve diğer biyolojik maddelerin hücre membranlarından geçişi (http://hyperphysics.phy-astr.gsu.edu dan uyarlanmıştır.) 4. Endositoz: Diğerlerine göre farklılık gösteren bir işlemdir. Büyük moleküllerin ve ilaç molekülü bulunan lipozomların membranları aşması için kurgulanmış bir geçiştir. Molekül hücre membranının yüzeyinde oluşan çukurluk içine girer ve membrandan uzanan kol gibi çıkıntılar molekülü çevreleyerek içine alır. Oluşan küçük odacığa vezikül denir. Bu vezikül hücre içine girer (Şekil 1.4). Molekül hücre 11

28 Farmakoloji dışına çıkacağı zaman vezikül membranın kenarına gelir, membran yarılır ve içindeki molekül dışarı atılır. Buna eksositoz denir. Şekil 1.4: Endositoz 5. Reseptör aracılı endositoz: Daha büyük ilaç molekülleri ve protein yapıdaki bazı hormonlar için geçerlidir. Hücre yüzeyinde bulunan ve bunları tanıyan alıcılar (reseptör) bu moleküllere bağlanır ve beraberce hücre içine geçerler. Bunlar da endositoza uğrayabilirler. İlaç molekülleri hücreler arasındaki boşluklardan da (porus) geçebilirler. Bu geçiş özellikle kapiller damarları oluşturan tek katlı endotel hücreleri arasında gerçekleşebilir. İlaçta emilimi etkileyen fiziksel ve kimyasal özellikler İlaç molekülünün iyonize olmamış (noniyonize) şeklinin lipidlerde çözünürlüğü ne kadar fazla ise lipid karakterdeki biyolojik membranları o kadar kolay geçer. İlaç berrak şekilde eritilmiş bir çözelti ise daha iyi emilir. Kapsül içindeki ilaç formları tabletten daha kolay ve hızlı çözündükleri için daha iyi emilirler. Oral yoldan özellikle tablet ve kapsül gibi katı ilaç şekilleri alınırken mutlaka bol su ile yutulması gerekir. Susuz yutulan ilaç özofagusa yapışarak ülserasyona neden olabilir. Ayrıca ilaçla alınan bol su ilacın midede dağılıp çözünmesini de kolaylaştırır. İlaç meşrubat ile içilirse içindeki şeker mide boşalmasını geciktirerek emilimi de geciktirebilir. Çay ve kahve içeriğindeki tanen nedeni ile süt ve ayran ise içerdiği kalsiyum ile ilaçlarla kimyasal etkileşime girebilir ve emilimi olumsuz etkileyebilirler. Emilim ortamında ve diğer açılardan ilaç ve besinler arasında etkileşim İlaç- larda Etkileşimler başlığı altında daha ayrıntılı olarak verilmiştir. 12

29 Farmakolojiye Giriş İlk Geçiş Etkisi: Oral yoldan alınan ilaçlar henüz sistemik dolaşıma geçmeden önce yıkılıp etkisiz hale gelebilirler. Örneğin mide-barsak kanalında asit veya enzimlerle veya ince bağırsağın bakteriyel florası tarafından kimyasal olarak değişikliğe maruz kalabilirler veya karaciğer hücreleri tarafından tutulup yıkılarak safraya atılabilir Bütün bunların sonucunda ilaç etkinliğini kaybedecek hale gelmişse buna ilk geçiş etkisi veya presistemik eliminasyon denir. Genellikle fazla lipofilik ilaçlar ilk geçiş etkisine uğrarlar. Bunun pratik önemi vardır; bu durumlarda daha yüksek dozlarda ilaç kullanmak gerekebilir. Biyoyararlanım: Biyoyararlanım ilaçların temel farmakokinetik özelliklerinden biridir ve uygulanan ilaç miktarının sistemik dolaşıma geçen oranını yüzde olarak belirtmek üzere kullanılır. İntravenöz olarak verilen bir ilacın biyoyararlanımı %100 dür. Buna rağmen başka yollardan ilaç verildiğinde (örneğin oral olarak) biyoyararlanımı tam olmayan emilim ve karaciğerden ilk geçiş etkisi nedeniyle düşebilir. Bu nedenle oral yolla kullanılan ilaçların biyoyararlanım oranı çok değişkendir. İLAÇLARIN DAĞILIMI Absorbe edilen ilaç molekülleri kan dolaşımına katılır ve plazmadan, zamanla dokularda hücreler arası (interstisyel) sıvı olmak üzere diğer vücut sıvılarına dağılır. Dağılım esas olarak yukarıda bahsedilen pasif difüzyonla gerçekleşir ve absorpsiyon ve eliminasyon (atılım) olaylarına göre çok daha hızlı oluşur. Dokular ve kan arasındaki ilaç konsantrasyon düzeyi bir dengeye kavuşana kadar aralarında ilaç molekülü alışverişi devam eder. İlaç molekülleri fazla kanlanan bir dokuya daha fazla geçiş yapar. Buna örnek olarak kalp, akciğerler, beyin, böbrekler ve karaciğer gibi dokular verilebilir. Bu dokularla kan arasındaki ilaç molekülü miktarı daha hızlı bir şekilde dengeye ulaşır. Yağ dokusu, deri ve kemikler gibi az kanlanan dokulara geçen ilaç molekülleri ile kandaki moleküller arasındaki denge daha geç kurulur. İlaçta dağılımı etkileyen kimyasal özellikler arasında ilacın yeterince lipofilik (yağda erime özelliği fazla) olup olmaması önem taşır. Bu ilaçların membranları aşamadıkları için hücre içine geçişi daha az olur ve dağılımları ve etki alanları kısıtlı kalır. İlaçların kan ve doku proteinlerine bağlanmaları da dağılımlarını, biyolojik membranlardan geçişlerini, etki güçlerini ve atılım hızlarını belirleyebilir. Proteine bağlı ilaç farmakolojik olarak inaktif durumdadır. Çünkü proteinle beraber kapiller damarlardan dışarı çıkamazlar, biyolojik membranları geçemezler ve doku arasına sızamazlar ve böylece etkin olacakları dokuya veya hücrelere ulaşamazlar. Bu arada 13

30 Farmakoloji böbrek dokusunda da glomerüler sisteme giremezler ve atılamazlar. Kısacası, pasif difüzyon suretiyle membranları aşabilen ilaç proteine bağlanmayan veya bağlı olduğu proteinden serbestleşmiş olan ilaçtır. Yani plazma proteinlerine bağlanma ilaç için bir anlamda depo görevi yapmaktadır. İlaçlar plazma proteinlerine hidrojen bağları, Van der Waals bağları ve iyonik bağlar gibi gevşek bağlarla bağlı olduklarından bağlı ilaç zamanla serbestleşir. Yağda çözünürlüğü fazla olan bazı ilaçlar yağ dokusunda fazla birikirler. Özellikle şişman kişilerde yağ dokusu önemli bir ilaç deposudur. Yağ dokuda kan akımı da az olduğu için ilacın buradan uzaklaştırılması uzun süre alır. Tetrasiklinler gibi bazı ilaçlar veya kurşun ve radyum gibi ağır metaller kemik dokusunda birikebilirler. Kan Beyin Bariyeri Birçok ilaç dolaşıma katıldıktan sonra çeşitli dokulara kolayca dağılabilirken beyin, göz içi sıvısı ve prostat dokusuna giremezler. Beyindeki kılcal damarların iç yüzeyini döşeyen endotel hücreleri arasında aralıklar olmaz. Ayrıca damarların çevresini astrositler sıkı bir şekilde sararlar ve damar içinden beyin için gerekli olan glukoz, bazı vitaminler ve oksijen gibi besleyici moleküller dışında başka moleküllerin geçişine engel oluştururlar. Beyin damarları çevresindeki bu özel yapıya Kan Beyin Bariyeri denir ve bu yapıyı yağda erirliği yüksek olan çok küçük molekül yapısına sahip olanlar aşabilir (Şekil 1.5). Santral sinir sistemine etki edebilen psikiyatrik hastalıklarda kullanılan ilaçlar ve genel anestezik ilaçlar bu özelliklere sahiptirler. Şekil 1.5: Normal kılcal damara göre kan beyin bariyerinin farkları (Principles of Neural Science. McGraw-Hill; 2000 den uyarlanmıştır.) 14

31 Farmakolojiye Giriş Menenjit gibi beyin membranlarında enfeksiyon olan durumlarda ortam ödem nedeniyle sıkılığını kaybettiği için kan-beyin bariyerinin ilaçlara geçirgenliği artar. Enfeksiyon geçtikten sonra kan-beyin engelinin ilaca geçirgenliği tekrar azalır. Zehirlenme veya intihar amaçlı aşırı doz ilaç alımlarında bu bariyer, kandaki ilacın yüksek konsantrasyonunda işlemeyebilir ve ilaç veya toksik madde SSS ne geçebilir. Buna karşılık olarak kendiliğinden istemsiz bir şekilde kusma refleksi oluşur. Refleksin oluşma amacı ise alınan yüksek doz yabancı maddeyi kusarak vücuttan dışarı attırmaktır. Gebelikte İlaçların Plasentadan Fetusa Geçmesi İlaçlar vücutta biyolojik membranları aştıkları gibi, fötal dolaşımı annenin dolaşımından ayıran membranı da aşarak fötusa ulaşırlar. İlaçlar plasentadan fetüs dolaşımına pasif difüzyonla geçerler ve heparin gibi bazı büyük moleküller hariç, annenin aldığı hemen hemen tüm ilaçlar ve yabancı maddeler fetal dokulara ulaşırlar. Fakat büyük moleküllü, yağda erirliği az olan plazma proteinlerine fazla bağlanma gösteren moleküllerin geçişi daha uzun süreli ve zordur. Annenin kronik bir hastalık nedeniyle sürekli ilaç kullanma zorunluluğu varsa bu durum önemi artar. Anne karnındaki embriyo veya daha ileri aşamada olan fetüste kan beyin bariyerinin geçirgenliği fazladır yani bunların SSS i yetişkinlere göre daha savunmasızdır. Örneğin alkolün fötal alkol sendromu denilen ve bebekte gelişme geriliği yanında zeka geriliğine de sebep olan etkisi bundan kaynaklanabilir. Emziklilik döneminde yine yukarıda sayılan özelliklere sahip ilaçlar meme dokusuna ve süte geçiş gösterebilirler. Bütün bu sebeplerden dolayı gebelik ve emziklilik döneminde annenin kullanacağı ilaçlar özellikle bir seçime tabi tutulur. İlaçlar bu dönemlerde kullanılabilirlik açısından en uygundan yasak olana doğru A, B, C, D ve X grupları altında kategorize edilmiştir. (Bkz: Özel Durumlarda İlaç Kullanımı) Diğer bariyerler: Erkekte kan-testis engelinin erkek üreme hücrelerini, kadında dişi yumurta hücrelerini çevreleyen zona pellucidanın yumurta hücresini ve kan-göz bariyerinin ise ışığın görmeyi sağlamak üzere düştüğü retina tabakasını ilaç ve diğer yabancı kimyasallardan koruduğu ileri sürülmektedir. İLAÇLARIN BİYOTRANSFORMASYONU (Metabolizması) Canlılar doğal ortamlarında birçok zararlı kimyasal maddeye maruz kalır. Bazen gıda maddeleri besleyici değeri olmayan fakat toksik etkisi bulunan bileşikler içerebilir. Aynı tehlike solunan havada da olabilir. Bu kimyasal maddelerin yağda erime 15

32 Farmakoloji oranları fazla ise bağırsaklardan veya akciğerlerden kana geçişleri daha kolay olabilir. Bu maddeler suda çözünür hale getirilmeden atılımları gerçekleşemez. İşte özellikle karaciğerde bulunan ve bu maddelerin kimyasal özelliklerini değiştiren enzimlerin görevi budur. İlaçların çeşitli dokularda bulunan enzimlerin etkisi ile kimyasal değişikliklere uğ- ramasına biyotransformasyon (metabolizma) denilir. İlaçlar biyotransformasyon sonucu genellikle daha az etkili veya etkisiz bileşikler haline getirilir. Bu yüzden biyotransformasyona, biyoinaktivasyon veya detoksifikasyon da (zehirsizlenme) denilir. Fakat bazen bu işlem ilaçların daha etkin hale gelmesine de yol açabilir. Biyotransformasyon yapan enzimlerin bazıları az veya çok tüm hücrelerde bulunur. Büyük kısmı karaciğer, mide bağırsak sistemi iç yüzeyini kaplayan mukozal tabaka hücreleri ve lümende normalde bulunan bakterilerde, böbrek, akciğer gibi belirli organlarda bulunurlar. Metabolizmada başrol oynayan organ karaciğerdir ve bu organda bulunan mikrozomal enzimlerdir. Yabancı maddeler dışında ilaçların biyotransformasyonu onları daha etkili bileşiklere dönüştürebilir veya vücuttaki yarılanma süresini etkileyebilir. Biyotransformasyon olayından faydalanmak için bazı ilaçlar ön ilaç şeklinde hazırlanır. Biyotransformasyonla ilgili enzimatik olaylar esas olarak iki fazda gerçekleşir Birinci Faz Reaksiyonları Oksidasyon: İlaç molekülüne oksijen eklenir. Redüksiyon: İlaç molekülü indirgenir. Kopma: Ya ilaç molekülünden bir grubun koparılması ya da molekülü oluşturan daha ufak moleküllere ayrılması şeklinde olur. İkinci Faz Reaksiyonları Konjugasyon: Bir ilaç molekülüne kimyasal bir radikalin veya endojen bir molekülün kovalent bağla bağlanmasıyla olur. Olaya konjugasyon, meydana gelen ürünlere konjugat denir. Konjugatlar genellikle daha kolay atılabilen suda eriyen maddelerdir. Bir ilaç molekülü kimyasal özelliğine göre sadece birinci faz reaksiyonuna veya sadece ikinci faz reaksiyonuna veya her ikisine maruz kalabilir. Bazı moleküller ise hiçbir reaksiyona maruz kalmadan kana geçiş yapabilir. Bazen de aynı ilaç moleküllerinin bir kısmı biyotransformasyona uğrarken diğerleri değişmeden kana geçebilir. 16

33 Farmakolojiye Giriş Enzim İndüksiyonu Daha çok karaciğerdeki mikrozomal enzimler için geçerlidir. Mikrozomal bir enzimin sentezinin arttırılmasına (ya da yıkımının yavaşlatılmasına) mikrozomal enzim indüksiyonu, enzimin inhibe edilmesine ise mikrozomal enzim inhibisyonu denir. Enzim indüksiyonunun pratik önemi; artmış olan enzim etkinliği sonucu, bu enzimler tarafından inaktive edilen ilaçların vücutta yıkımının artması ve etkinliğinin azalmasıdır. Enzim inhibisyonunda ise, birçok ilacın metabolize edilip atılmasını önleyerek onların farmakolojik etkileri güçlenir ve plazmadaki ilaç düzeyleri toksik düzeye çıkabilir. Enzim indüksiyonu, ilaçlar arası etkileşimler açısından önemlidir. Çünkü bazı ilaç- lar diğer bazı ilaçları metabolize eden enzimleri indükleyebilir veya etkisiz kılabilir (inhibe edebilir). Ayrıca çevre kirliliğine neden olan sigara dumanı, egzoz gazları, insektisitler, çeşitli kimyasallar gibi çok sayıda yabancı madde (ksenobiyotikler) enzimleri indükleyebilirler. İLAÇLARIN ATILIMI (İlaç eliminasyonu, Itrahı) İlaçların atılımı en çok böbrekler yoluyla olur. Böbreklerin yanında ilaçlar safra, akciğerler, süt, tükürük, cilt, saç ve tırnak gibi yollarla da atılabilirler, fakat bu yolların ilaç eliminasyonu bakımından önemi çok azdır. Böbreklerden ıtrah Böbreklerde süzme sistemini glomeruller, tübüller ve toplayıcı kanallar nefronu oluşturur. Bu yapılardan geçen ilaç molekülleri sekresyon ve reabsorbsiyon gibi işlemlere maruz kalırlar. Buna göre ilaçların böbreklerden atılımı 3 şekilde olur: Glomerüler filtrasyon (GF): Pasif difüzyonla olur. Glomerül membranı plazma protein moleküllerinden daha küçük molekülleri geçirir. Sadece plazmadaki serbest ilaç fraksiyonu filtrasyona uğrar. Tübüler sekresyon (salgılanma): Aktif transportla olur. Nefronda proksimal tü- bülus hücreleri içinde olur. Salgılamaya proteine bağlı moleküller de katıldığından kapasitesi GF den daha yoğundur. Tübüler reabsorpsiyon: Distal tübüllerde meydana gelir. Aslında ilaç molekülü geri alınır yani itrahı azaltan bir olaydır. Pasif difüzyonla olur. 17

34 Farmakoloji Karaciğerden trah Bazı ilaçlar ve bunların metabolitleri (özellikle konjugasyon ürünleri) karaciğer hücreleri tarafından safra içide atıldıktan sonra ince bağırsağa gelir. Bazıları tekrar emilir ve genel dolaşıma geçer (enterohepatik siklüs). Akciğerlerden ıtrah Halotan ve azot protoksid gibi özellikle genel anestezide kullanılan gazlar ve uçucu maddeler kandan alveol boşluğuna pasif difüzyonla geçer ve buradan solunum sırasında dışarı atılırlar. Bunlar küçük moleküllü ve yağda erirliği yüksek maddelerdir. Tükürük salgısıyla itrah İyodürler, bromürler ve lityum gibi bazı ilaçlar tükürük bezlerinden pasif difüzyonla tükürük içine geçerek atılırlar. Bazı ilaçların tadı bu yolla tükürük içinde hissedilebilir. İLAÇLARDA FARMAKODİNAMİ İLAÇLARIN ETKİ MEKANİZMALARI İlaçlarda etki mekanizmaları etki şekline göre örneklerle açıklanacak olursa: Kimyasal etki İlaçların kimyasal yapılarının direk olarak rol oynadığı etki şeklidir. Örneğin, mide asitinin etkisini azaltmak amaçlı kullanılan antasitler kalsiyum ve aluminyumun bazik bileşikleridir. Midede salgılanan HCl ile kimyasal reaksiyona girip nötr bir bileşik olan tuz ve su oluşumuna sebep olurlar. Eksik olanı yerine koyma Vücutta eksikliği çeşitli rahatsızlıklara neden olan maddenin dışarıdan verilmesi ile olur. Örneğin demir eksikliği anemisinde absorbsiyona uygun demir bileşikleri verilmesi, tip 1 diyabette insülin uygulanması, hipotiroidide eksik olan tiroid hormonunun dışarıdan verilerek eksikliğinin giderilmesidir. Vücutta etkisi olan ve endojen salınan bir maddenin salıverilmesinin uyarımı Örnek olarak amfetaminin adrenalin salıverilmesini, bazı diyabet ilaçlarının pankreastan insülin salıverilmesini artırması verilebilir. 18

35 Farmakolojiye Giriş Enzimler üzerinden etki İlaçlar bulundukları hücrelerde özel bazı enzimlerin aktivasyonuna veya inhibisyonuna yol açarlar. Örneğin, aspirin siklooksijenaz enzimini inhibe etmesi, metilksantin grubu ilaçların fosfodiesteraz enzimini inhibe etmeleri ve organik fosfatların kolinesteraz enzimini inhibe etmeleri gibi. İyon kanalları üzerinden etki Küçük cerrahi işlemlerde kullanılan lokal anestezikler, sinirlerde sodyum iyon kanallarını kapatır, santral sinir sistemine impuls iletimi ouşmaz ve ağrı, dokunma gibi uyarıların ulaşması gerçekleşemez. Taşıyıcı sistemler ve aktif taşıma üzerinden etki Kalp yetmezliğinde kullanılan glikozider (digoksin), kalp kasında Sodyum- Potasyum-ATPaz enzimini inhibe ederek, dolaylı yoldan kas hücrelerine kalsiyum girişini artırarak kalp kasılmasını güçlendirir. Mide ülserinde asit salgılanmasını engelleyen proton pompa inhibitörü grubundaki ilaçlar mide mukozasında paryetal hücrelerin dışarıya hidrojen iyonu veren Hidrojen- Potasyum-ATPaz (H + -K + -ATPaz) enzimini inhibe ederek yine dolaylı yoldan hücre dışına hidrojen çıkışına ve hidroklorik asit sentezine engel olurlar. (Bkz: Sindirim Sistemi İlaçları) Reseptör üzerinden etki Hipertansiyonda damarların gevşetilmesi için kullanılan anjiyotensin II reseptör blokörleri, mide ülserinde kullanılan paryetal hücrelerden asit salınmasında önemli rol oynayan H 2 reseptör blokörleri, alrejik reaksiyonlarda önemli rol oynayan histaminin H1 reseptörler üzerinden etkisini bloke eden antihistaminik ilaçlar örnek olarak verilebilirler. VÜCUTTA İLAÇ ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER 1. Kişinin vücut ağırlığı ve ilacın dağıldığı hacim: Dağılım hacmi yaşa göre değişebilir. Örneğin sıvı hacmi çocukta erişkine oranla daha fazladır. Şişmanlıkla yağ dokusu hacmi ve ödem nedeniyle su hacmi artar. 2. Yaş: Bebek, çocuk ve yaşlılarda ilaç etkinlikleri çok değişebilir. Çocuklarda kiloya veya yaşa göre doz tayini yapılır. Yaşlılarda da emilim, dağılım, metabolizma ve atılım gibi bütün farmakokinetik parametrelerde değişme olur ve ilaç etkinliği genel olarak artar. Bu yaş grubunda da ilaç dozu dikkatle tayin edilmelidir. 19

36 Farmakoloji 3. Böbrek ve karaciğer yetmezlikleri: Eliminasyon organlarının hastalıkları ve özellikle böbrek yetmezliği önemlidir. İlaç atılımı azalabilir, ilacın kan düzeyi istenmeyen düzeylere çıkabilir ve yan etkilerin görülme ihtimali artabilir. 4. Cinsiyet: Kadın ve erkeğin yapısal özellikleri özellikle ergenlik sonrasında belirgin olarak farklılaşır. Yağ dokularının dağılımı ve depolanma özellikleri değişir. Kadında yağ dokusu daha fazla, erkekte kas dokusu daha fazladır. Bu farklılıklar ilaçların vücuttaki dağılımını etkiler. Karaciğerde ilaç biyoformasyonundan sorumlu mikrozomal enzimlerde aktivite cinsiyet hormonlarına bağlı olarak değişebilir. Özellikle androjenik hormonlar erkeklerde ilaç atılımını artırabilir. 5. İlacın uygulama yolu: İlacın i.m uygulanması oral uygulanmaya göre daha hızlı bir absorbsiyon ve dağılıma i.v. uygulanması ise çok daha hızlı bir absorbsiyon ve dağılıma yol açar ve etki daha hızlı başlar. 6. İlacın verilme zamanı: Vücutta birçok işlev gün içi, ay içi, yıl içi biyoritim göstermektedir. Bu biyoritme uygun olarak değişen metabolik parametreler ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamik özelliklerini de etkileyebilir. Örnek olarak bazı ilaçların emilimi akşam veya sabah saatlerinde değişebilir. Bu değişiklikler kronofarmakoloji alanında incelenir. 7. Besinler: Beslenme alışkanlıkları ve bazı besinler özellikle ilacın farmakokinetik özelliklerinde değişikliklere neden olabilir. Buna dair bilgiler ilaç etkileşimleri bölümünde besin-ilaç etkileşimi başlığı altında verilmiştir. 8. Genetik Faktörler: İlaçların özellikle karaciğerdeki mikrozomal enzimler tarafından biyotransformasyonu bu enzim etkinliklerin genetik olarak az olması veya çok olmasından fazlaca etkilenir. Kahvede bulunan kafeinin bazı kişilerde uyarıcı etkisi baskın iken bazı kişilerin bundan etkilenmemesi genetik özelliğe bağlıdır. 9. Hastalıklar: Karaciğer yetmezliğine yol açan hastalıklarda bazı ilaçların metabolizması yavaşlayıp atılımı azalabilir ve etkisi artabilir. Ateşli hastalıklarda birçok ilacın atılımının gecikebildiği yayınlarada bildirilmektedir. 10. Hastanın Verilen Tedaviye Uyuncu: Çocuk ve yaşlılarda, psikiyatrik rahatsızlıklarda iletişim sorunları nedeniyle hastaların tedaviye uyuncu istenen düzeyde olmayabilir. 11. Gebelik: Gebelik ilaçlarda dağılımı etkileyen fizyolojik değişikliklere neden olur. Kanda albümin miktarı azalır. İlaçlar proteine daha az bağlanır. Ayrıca gebeliğe 20

37 Farmakolojiye Giriş özgü olarak kalbin yükü artar. Böbrek kan akımı ve ilaçların idrarla atılımı daha hızlı olur. 12. Tolerans, taşiflaksi, desensitizasyon, direnç gelişmesi: Zamanla ilaç etkisini değiştiren faktörlerdendir. Tolerans: İlacın kullanımı süresinde aynı etkiyi görebilmek için dozun arttırılması gerekliliğinin ortaya çıkmasıdır. Alkol bağımlılığındaki alkol alımında artış ihtiyacı buna örnek olabilir. Çapraz tolerans: Benzer yapıdaki diğer ilaçlara karşı da duyarsızlık oluşmasıdır Bireysel tolerans: Bazı kişilerde genetik özellikler nedeniyle ilaca duyarsızlık mevcut olabilir. Taşiflaksi: Toleransın hızlı gelişen halidir. Bu durum genellikle dokularda depolanmış endojen maddeleri açığa çıkararak etkisini oluşturan ilaçlarda görülür. (Bağımlılık oluşturabilen LSD de olduğu gibi). İLAÇ VE YABANCI MADDELERİN TOKSİK ETKİLERİ İdeal ilaç tedavinin gerekli olduğu dokuda etki gösteren ilaçtır. Fakat etkisi bu kadar seçici olan ilaç türü çok nadirdir. İlaçlar vücutta dağılıma uğradığı için başka dokularda da etki oluşturabilir ve bunlar arasında rahatsız edici etkiler de olabilir. Bunlara istenmeyen etkiler veya ilacın yan etkileri adı verilir. İlaç gerekli dozdan daha yüksek alındığı zaman etkisi şiddetlenebilir. Örneğin antihipertansif ilaçlarla tedavide ilacın yükselmiş olan kan basıncını belirli sınırlara kadar düşürmesi tedavi edici (terapötik) bir tesirdir, fakat aşırı derecede düşürüp kişi ayaktayken düşmesine yol açan ortostatik hipotansiyon yapması bir yan tesirdir. Yine yüksek dozda alınan bir ilaç normal dozda vücudun kendisini koruyucu mekanizmalarını aşarak çok zararlı etki oluşturabilir. Buna örnek olarak parasetamol normal dozlarda karaciğer üzerine yan tesir oluşturmazken çok yüksek dozda alındığı zaman karaciğer nekrozuna yol açması verilebilir. İlaçların ve zararlı kimyasal etkenlerin toksik tesirleri özellikleri ve oluşma mekanizmalarına göre 5 kategoride değerlendirilebilirler. 1. İlacın dozuna ve etkisine bağlı toksik tesirler: Bunlar ilacın etki mekanizmalarıyla oluşan yan tesirlerdir. Genellikle doza bağlıdırlar ve önceden tahmin edilebilirler. En sık oluştuğu organlar ilaca en fazla maruz kalan karaciğer ve böbreklerdir. 2. Özel toksik tesirler: Üç grupta incelenebilir. 21

Önsöz bromokriptin Yrd. Doç.Dr.Ayşe GÜREL

Önsöz bromokriptin Yrd. Doç.Dr.Ayşe GÜREL Önsöz Sağlık hizmetlerinin daha kaliteli olabilmesi için hemşireliğin yanısıra görev alanı iyice özelleşen sağlık teknikerleri yetiştiren yeni ön lisans bölümleri açılmaktadır. Bu bölümlerde öğrenciler,

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 10.03.2009

Detaylı

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti Prospektüs ; berrak sarı renkli çözelti olup her ml'si 500.000 IU Vitamin A, 75.000 IU Vitamin D 3 ve 50 mg Vitamin E içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ uygun farmasötik şekli, içerdiği A, D 3 ve E vitamin

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

İlaçların Etkisini Değiştiren Faktörler

İlaçların Etkisini Değiştiren Faktörler İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 17.04.2008

Detaylı

Genellikle 1-3 günlük tedavi yeterlidir. Romatizma tedavilerinde en az bir hafta uygulanır.

Genellikle 1-3 günlük tedavi yeterlidir. Romatizma tedavilerinde en az bir hafta uygulanır. Prospektüs FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Metamizol steroid olmayan yangı giderici bir pyrazolone'dur. Analjezik, antiinflamatuar ve antipiretik etkilere sahiptir. Narkotik olmayan analjezikler grubuna girer.

Detaylı

16 yaş altı hastalarda viral grip/ soğuk algınlığı veya suçiçeği durumlarında hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

16 yaş altı hastalarda viral grip/ soğuk algınlığı veya suçiçeği durumlarında hekime danışılmadan kullanılmamalıdır. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI DENCOL Jel Sprey 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Her 1 g jel, Etkin madde: Kolin salisilat içerir. Yardımcı maddeler: Sorbitol (%70) Karboksimetil selüloz sodyum 87.1 mg 70.0

Detaylı

İLAÇ UYGULAMALARINDA HEMŞİRENİN ROLÜ

İLAÇ UYGULAMALARINDA HEMŞİRENİN ROLÜ İLAÇ UYGULAMALARINDA HEMŞİRENİN ROLÜ İLAÇ Vücudun işleyişini etkileyen ve hastalıkları iyileştirmek için kullanılan kimyasal maddelere ilaç denir Hatalı kullanıldıklarında, hasta üzerinde geri dönüşsüz

Detaylı

2) Kolekalsiferol (D 3)

2) Kolekalsiferol (D 3) Sunum İçeriği Öğretim Görevlisi :Yrd.Doç.Dr.Bekir ÇÖL Hazırlayan ve Sunan : Fulya ÇELEBİ Konu : D Vitamini 31/10/2008 D vitamini formları kaynaklarına genel bakış Deride ve vücutta D vitamini sentezi İnce

Detaylı

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi Fen Bilimleri 7. Sınıf Aşağıda, sindirim sistemi ile ilgili verilen ifadelerden doğru olanlarının yanına (, yanlış olanlarının yanına (Y) koyunuz. Aşağıda verilen resimde sindirim sistemi organlarının

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

PROSPEKTÜS DECAVİT YUMUŞAK KAPSÜL

PROSPEKTÜS DECAVİT YUMUŞAK KAPSÜL Multivitamin ve Mineral Kombinasyonu FORMÜLÜ : PROSPEKTÜS DECAVİT YUMUŞAK KAPSÜL 11 Vitamin Vitamin A 10.000 I.U Vitamin B 1 20 mg Vitamin B 2 5 mg Vitamin B 6 10 mg Vitamin B 12 0.005 mg Vitamin C 150

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 4. KLİNİK ÖZELLİKLER 4.1 Terapötik endikasyonlar NIZORAL Ovül, akut ve kronik vulvovajinal kandidozun lokal tedavisinde kullanılır.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 4. KLİNİK ÖZELLİKLER 4.1 Terapötik endikasyonlar NIZORAL Ovül, akut ve kronik vulvovajinal kandidozun lokal tedavisinde kullanılır. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI NIZORAL 400 mg Ovül 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Her bir ovül etkin madde olarak 400 mg ketokonazol içerir. Yardımcı maddeler: Bütil hidroksianizol

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. BATTICON Pomad. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 100 g da: Etkin Madde Povidon iyot 30/06

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. BATTICON Pomad. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 100 g da: Etkin Madde Povidon iyot 30/06 KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI BATTICON Pomad 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 100 g da: Etkin Madde Povidon iyot 30/06 10.00 g Yardımcı Maddeler Yardımcı maddeler için 6.1 e bakınız.

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. BİOAK 5 mg tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM. Etkin madde: Biotin (Vitamin H)

KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. BİOAK 5 mg tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM. Etkin madde: Biotin (Vitamin H) KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI BİOAK 5 mg tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Biotin (Vitamin H) Yardımcı madde(ler): Laktoz anhidr 5,0 mg 48,5 mg Yardımcı maddeler için

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Uygulama şekli: Az miktarda su ile seyreltilerek ya da seyreltilmeden yutulmaksızın gargara yapılır.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Uygulama şekli: Az miktarda su ile seyreltilerek ya da seyreltilmeden yutulmaksızın gargara yapılır. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI: DİCLORAL gargara 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Her 1 ml 0,74 mg diklofenak (serbest asit şeklinde) içerir. Yardımcı madde(ler): Yardımcı

Detaylı

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü,

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, TOZ İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, Termal Konfor gibi unsurlardan biriside Tozdur. Organik

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

KAFEİN. HAZIRLAYANLAR Harun ÇOBAN Murat ALTINKAYA Soner SARUHAN

KAFEİN. HAZIRLAYANLAR Harun ÇOBAN Murat ALTINKAYA Soner SARUHAN KAFEİN HAZIRLAYANLAR Harun ÇOBAN Murat ALTINKAYA Soner SARUHAN KAFEİN NEDİR? Önemli fizyolojik etkileri olan alkoloid grubunun azotlu organik bir bileşiğidir. Kimyasal ismi trimethylxanthine dir ve formülü

Detaylı

Kısa Ürün Bilgisi. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI NİMELİD 100 mg TABLET

Kısa Ürün Bilgisi. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI NİMELİD 100 mg TABLET Kısa Ürün Bilgisi 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI NİMELİD 100 mg TABLET 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Her bir tablet 100 mg Nimesulide (mikronize) içermektedir. Yardımcı madde(ler): Laktoz

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ (KÜB)

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ (KÜB) KISA ÜRÜN BİLGİLERİ (KÜB) 1 TIBBİ FARMASOTİK ÜRÜNÜN ADI: 2 KALİTATİF VE KANTİTATİF TERKİBİ Sodyum Dihidrojen Fosfat Monohidrat ( NaH 2 PO 4.H 2 O)... 21,6 g Disodyum Hidrojen Fosfat Heptahidrat ( Na 2

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi Homeostasi - Değişen dış koşullara rağmen nispeten sabit bir iç fizyolojik ortamı sürdürme sürecidir. -Böylece vücut organlarının, normal sınırlarda verimli bir şekilde çalışması sağlanır. İki ana kontrol

Detaylı

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR.

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR. KAZANIMLAR; BOŞALTIM SİSTEMİ. KARACİĞER: Proteinlerin kullanılması sonucunda amonyak açığa çıkmaktadır. Zehirli olan amonyağı daha az zararlı olması için üreye dönüştürmektedir. 1. Boşaltım sistemi ile

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI BİOAK 5 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet, 5 mg biotin (Vitamin H) içerir. Yardımcı madde(ler): Laktoz anhidr, mikrokristalin selüloz, krospovidon, povidon K-30 ve

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Uygulanmadan önce uygun infüzyon çözeltisi içinde seyreltilen bir konsantredir.

KULLANMA TALİMATI. Uygulanmadan önce uygun infüzyon çözeltisi içinde seyreltilen bir konsantredir. KULLANMA TALİMATI TRACUTİL Konsantre infüzyon çözeltisi Damar içine uygulanır. Etkin madde: 10 ml lik herbir ampul Demir (II) klorür tetrahidrat 6.958 mg, Çinko klorür 6.815 mg, Mangan (II) klorür tetrahidrat

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3- FARMASÖTİK FORM Süspansiyon Beyazımsı opak renkte, homojen görünüşlü, aromatik kokulu (nane-çikolata) süspansiyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3- FARMASÖTİK FORM Süspansiyon Beyazımsı opak renkte, homojen görünüşlü, aromatik kokulu (nane-çikolata) süspansiyon KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1- BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MAGCAR FORTE SÜSPANSİYON, 100 ml 2- KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ Beher 10 ml süspansiyon, 1200 mg Kalsiyum karbonat, 140 mg Magnesyum karbonat ve 300 mg

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ. Besinler ve Sindirim. Konu Testi. Sınıf Test-01. 1. Besin içeriği. 4. Sindirim. Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür.

FEN ve TEKNOLOJİ. Besinler ve Sindirim. Konu Testi. Sınıf Test-01. 1. Besin içeriği. 4. Sindirim. Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür. Besinler ve Sindirim Konu Testi Besin içeriği FEN ve TEKNOLOJİ 4. Sindirim Besinin kimyasal sonunda oluşan olarak sindirildiği yapıtaşları yer Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür. B ve K vitaminleri

Detaylı

BOŞALTIM SİSTEMİ ORGANLARI

BOŞALTIM SİSTEMİ ORGANLARI BOŞALTIM SİSTEMİ BOŞALTIM NEDİR? O Vücudumuzda gerçekleşen olaylar sonucunda oluşan karbondioksit, üre, tuz, fazla miktarda bulunan su gibi atık maddelerin dışarı atılmasına boşaltım denir. BOŞALTIM SİSTEMİ

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir.

Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir. Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir. Mekanik Sindirim: Besinlerin dil, di ve kaslar yardımı ile küçük

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MULTANZİM Draje Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. MULTANZİM Draje Ağızdan alınır. MULTANZİM Draje Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 300 mg pankreatin (en az 8000 FIP ünitesi lipaz; en az 9000 FIP ünitesi amilaz; en az 500 FIP ünitesi proteaz) ve 50 mg safra disperti (%

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI MIOSTAT %0.01 steril intraoküler solüsyon Göz içine (intraoküler) enjeksiyon olarak uygulanır. Etkin madde: 0.10 mg/ml karbakol içerir. Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, potasyum klorür

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME Beslenme Yetersizliğine Bağlı Sorunlar 1 PROTEİN ENERJİ YETERSİZLİĞİ Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji, protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. SEKROL pediatrik şurup Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. SEKROL pediatrik şurup Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI SEKROL pediatrik şurup Ağızdan alınır. Etkin madde: 5 ml (1 ölçek) şurup solüsyonu, 15 mg ambroksol HCl içerir. Yardımcı maddeler: Sorbitol (E420), gliserol, sodyum metabisülfit (E223),

Detaylı

KİDYFEN PEDİATRİK SÜSPANSİYON

KİDYFEN PEDİATRİK SÜSPANSİYON B. KISA ÜRÜN BİLGİLERİ (KÜB) 1. TIBBİ FARMASÖTİK ÜRÜNÜN ADI: Kidyfen Pediatrik Süspansiyon. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF TERKİBİ: Maddeler Miktar (g) Ibuprofen 2.000 g. Şeker 66.000 g. % 70'lik Sorbitol

Detaylı

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. VERTİN 16 mg Tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM. Etkin madde: Betahistin dihidroklorür... 16 mg

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. VERTİN 16 mg Tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM. Etkin madde: Betahistin dihidroklorür... 16 mg KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI VERTİN 16 mg Tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Betahistin dihidroklorür... 16 mg Yardımcı maddeler: Mannitol... 50 mg Yardımcı maddeler

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MON.TALYUM-201 berrak ve renksiz bir çözeltidir. 1 ml enjeksiyonluk çözelti içinde 37 MBq Talyum-201 ( 201 Tl) radyonüklidi içerir.

KULLANMA TALİMATI. MON.TALYUM-201 berrak ve renksiz bir çözeltidir. 1 ml enjeksiyonluk çözelti içinde 37 MBq Talyum-201 ( 201 Tl) radyonüklidi içerir. KULLANMA TALİMATI MON.TALYUM-201 I.V. enjeksiyonluk çözelti içeren flakon Her bir flakondaki talyum klorür ( 201 Tl) aktivitesi kalibrasyon tarih ve saatinde 37 MBq/mL dir. Damar içine uygulanır. Etkin

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

Pazoloji ve Kullanım Şekli Çocuklar ve erişkinlerde kullanımı aşağıdaki tabloda verilmiştir;

Pazoloji ve Kullanım Şekli Çocuklar ve erişkinlerde kullanımı aşağıdaki tabloda verilmiştir; KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI NAC 200 mg efervesan tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Asetilsistein 200 mg Yardımcı madde(ler): Aspartam (E 951) Sodyum hidrojen karbonat

Detaylı

Enjeksiyonluk Çözelti Veteriner Vitamin

Enjeksiyonluk Çözelti Veteriner Vitamin Prospektüs Betakin sarı renkli, berrak çözelti olup, her ml'si 5 mg Thiamin HC1 (Vit. B,), 2 mg Riboflavin (Vit. B 2 ), 2 mg Pridoksin HC1 (Vit. B 6 ), 4 mcg Siyanokobalamin (Vit B] 2 ), 20 mg Niasin,

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Farmakokinetik ve Klinik Toksikolojiye Uyarlanması

Farmakokinetik ve Klinik Toksikolojiye Uyarlanması Farmakokinetik ve Klinik Toksikolojiye Uyarlanması Doç. Dr. Atila KARAALP Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ab. D. Haydarpaşa İstanbul İçerik Farmakoloji Farmakodinamik Toksikodinamik

Detaylı

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ Doğada yeterli ve dengeli beslenmenin gerektirdiği ögelerin tümünü amaca uygun biçimde içeren ve her yaştaki insanın beslenme kaynağı olarak kullanılabilecek

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ Uzm. Hem. İlknur Yayla *Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü, Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathaneler ve MSÜ Koordinatörü Hazırlanma Tarihi: 23 Mart 2016 http://www.haberturk.com/saglik/haber/536313-kanserde-nano-teknoloji-mucizesi

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Gazlı İçecekler Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

Gazlı İçecekler Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor? Son yıllarda özellikle sofralarımıza hakim olmuş gazlı içecekleri içmeden önce bir kez daha düşünmek de yarar var. Gazlı içecekler hakkındaki gerçekleri anlatan Judith Valentine'in makalesi, bu yabancıyı

Detaylı

ULCOREKS 40 mg Enterik Kaplı Tablet

ULCOREKS 40 mg Enterik Kaplı Tablet ULCOREKS 40 mg Enterik Kaplı Tablet FORMÜLÜ: Her enterik kaplı tablet: 40 mg pantoprazole eşdeğer 45.1 mg pantoprazol sodyum seskihidrat ve boyar madde olarak; titanyum dioksit (E171) ve kinolin sarısı

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. * Etkin madde: 4000 1U (1201.2 gg)a vitamini, 1.6 mg Bi vitamini, 1.8 mg B2 vitamini, 2.6 mg Bö vitamini, 4 gg B]2 vitamini, 100 mg C vitamini, 500IUD2 vitamini, 15 mg E vitamini,200 gg B8 vitamini, 10

Detaylı

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER İsim: Centrum Silver Birim formülü Bir film tablet içeriği : % ÖGD** Vitaminler Lutein 1000 mcg * A Vitamini 800 mcg 100 (% 50 Beta Karoten) B1 Vitamini 1.65 mg 150 B2 Vitamini 2.1 mg 150 Niasinamid 24

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

KISA ÜRÜN BĐLGĐSĐ. Kuru göz sendromunun semptomatik tedavisinde kullanılır.

KISA ÜRÜN BĐLGĐSĐ. Kuru göz sendromunun semptomatik tedavisinde kullanılır. KISA ÜRÜN BĐLGĐSĐ 1. BEŞERĐ TIBBĐ ÜRÜNÜN ADI EYESTIL 10 ml göz damlası 2. KALĐTATĐF VE KANTĐTATĐF BĐLEŞĐM Etkin madde : 100 ml de : 0.150 g hiyalüronik asit sodyum tuzu içerir. Yardımcı maddeler : Yardımcı

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. KULLANMA TALİMATI ANTISTAX 180 mg Sert Jelatin Kapsül Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. Yardımcı maddeler: Susuz kolloidal silisyum

Detaylı

Kısa Ürün Bilgisi. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Beher 5 ml süspansiyon, 680 mg Kalsiyum karbonat ve 80 mg Magnesyum karbonat içermektedir.

Kısa Ürün Bilgisi. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Beher 5 ml süspansiyon, 680 mg Kalsiyum karbonat ve 80 mg Magnesyum karbonat içermektedir. Kısa Ürün Bilgisi 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MAGCAR SÜSPANSİYON, 100 ml 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Beher 5 ml süspansiyon, 680 mg Kalsiyum karbonat ve 80 mg Magnesyum karbonat içermektedir. Yardımcı

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR KALSİYOTROPİK İLAÇLAR Kalsiyumun vücut için önemi: Hücrede; membran, mitokondri, Endoplazmik retikulumda bağlı halde ve; stoplazmada serbest halde bulunur. Hücrenin canlılığı ve fonksiyonları için önemlidir.

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Kapağı ters çevirerek tüp delinir ve yara üzerinde ince bir tabaka teşkil edecek şekilde MADÉCASSOL sürülür.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Kapağı ters çevirerek tüp delinir ve yara üzerinde ince bir tabaka teşkil edecek şekilde MADÉCASSOL sürülür. 1 KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MADECASSOL merhem 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: 1 g merhem 10 mg Centella asiatica nın titre edilmiş ekstresini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY FORMÜL %0.2 klorheksidin glukonat içerir. Yardımcı madde olarak; gliserin, limon esansı ve nane esansı içerir. Bir püskürtme 0.15 ml dir ve 0.0003 g klorheksidin glukonat içerir.

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. Ürünün İsmi. EUCARBON tablet. 2. Kalitatif ve Kantitatif Bileşimi. Etkin maddeler:

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. Ürünün İsmi. EUCARBON tablet. 2. Kalitatif ve Kantitatif Bileşimi. Etkin maddeler: KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. Ürünün İsmi EUCARBON tablet 2. Kalitatif ve Kantitatif Bileşimi Etkin maddeler: Bir tablette; 180,0 mg bitkisel kömür, 50,0 mg kükürt, 105,0 mg senne (sinameki) yaprağı tozu ve 25,0

Detaylı

Ercefuryl Oral Süspansiyon

Ercefuryl Oral Süspansiyon Ercefuryl Oral Süspansiyon FORMÜLÜ Bir ölçekte (5 ml): Nifuroksazid 200 mg (Nipajin M, şeker, alkol ve portakal aroması içerir.) FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Farmakodinamik Özellikleri: Bir nitrofuran türevi

Detaylı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Bu derste amaçlanan öğrencilerle; Glikokortikoid hormonların (GKH) sentez ve salgılanmasını, organizmadaki hücre,

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. FENİSTİL Jel 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. FENİSTİL Jel 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI FENİSTİL Jel 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: 1 g jel, 1 mg dimetinden maleat içerir. Yardımcı maddeler: Propilen glikol, benzalkonyum klorür

Detaylı

Gebelikte Beslenme Vitaminler

Gebelikte Beslenme Vitaminler Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 ÖNEMLİ! Gıdaları insanların sağlıklarını çok ciddi şekilde etkiler. Bu nedenle, gıda üreten kişilerin temizlik kurallarına uyması çok önemlidir.

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

FUCITHALMIC VISKOZ GÖZ DAMLASI %1

FUCITHALMIC VISKOZ GÖZ DAMLASI %1 KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI FUCİTHALMİC viskoz göz damlası % 1 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde : %1 anhidr maddeye ekivalan fusidik asit hemihidrat içerir. Yardımcı maddeler

Detaylı