Havacılıkta Ömür Kavramı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Havacılıkta Ömür Kavramı"

Transkript

1 128 Havacılıkta Ömür Kavramı Hava araçlarının tasarımında göz önünde bulundurulması gereken en önemli kıstaslardan biri, yapının kullanım ömrünün ne olacağıdır. Şüphesiz bu kıstas; tasarımın çalışma şartlarına, kullanım amacına ve ihtiyaçlara göre farklılık gösterebilir. Ancak, ömür kıstasının tasarımın en başında belirlenmesi, yapısal tasarımı yönlendiren en önemli parametrelerden biri olması nedeniyle, oldukça önemlidir. HAVA araçlarında kullanılan teknolojinin karmaşıklaşmasıyla, mühendislik yapılarında belirlenen bir ömürden önce problemle karşılaşılma olasılığı da artmaktadır. Yapılarda ömür ile ilgili karşılaşılan problemlerin büyük çoğunluğu Yorulma olarak adlandırılan bir hata mekanizması yoluyla gerçekleşmektedir. Özellikle metal malzemelerde, yorulma en önemli hata mekanizmalarından biridir. Metal yorulması, basitçe, bir yapının operasyonu esnasında maruz kaldığı tekrarlı yükler ile zamanla yük taşıyamaz hale gelerek kırılması olarak tanımlanabilir. Havacılıkta sabit ve döner kanatlı hava araçlarının yanı sıra İnsansız Hava Araçları [İHA] nın ömür ihtiyaçlarının gösterimi için değişik yaklaşımlar mevcuttur. Bu çalışmada, sabit kanatlı sivil/askeri hava araçlarında metal yorulması kaynaklı hatalar üzerinde durularak, tarihi gelişim boyunca karşılaşılan problemlerin gerek tasarım yöntemleri, gerekse uçuşa elverişlilik kural ve tanımlamalarında neleri etkilediği/değiştirdiği incelenecektir. Havacılığın İlk Yılları [19oo-193o lar] 19oo lerin başları, uçabilen bir araç tasarlanması fikrinin artık nesnel sonuçlar vermeye başladığı dönemlerdir. Wright kardeşler, 17 Aralık 19o3 te 2o feet [6.1m] irtifada 12 saniye süren ve 12o feet [36.57m] mesafe katedilen ilk uçuşu gerçekleştirdiler. Aynı gün üç uçuş denemesi daha gerçekleştirildi ve Wright Kardeşler rekorlarını 59 saniye uçuş süresine ve 852 feet [259.7m] uçuş mesafesine geliştirdiler. Bugünün koşullarında ilk uçuşta elde edilen performans verileri son derece yetersiz olsa da, 17 Aralık 19o3 te gerçekleşen olay tarihe ilk uçuş olarak geçti. Bu dönemde, her ne kadar asıl amaç havada tutunabilen [uçabilen] bir araç yapmak olsa da, zaman ilerledikçe uçakların özellikle askeri amaçlar için kullanılabileceği anlaşıldı ve Wright Kardeşler Amerikan Ordusu na uçak satabilmek için girişimlerini devam ettirdiler. Bu dönemde, örneğin Wright Kardeşler in, tasarladıkları uçakların dayanımını gösterebilmek için bazı mukavemet hesapları yaptıkları bilinmektedir. Ayrıca, değişik projelerde uçuş yükleri simule edilerek gerçekleştirilen bir takım iptidai statik testlere de rastlanılmaktadır [Görsel 1, 2]. Ancak, bu dönemde bile metal yorulması bir hasar mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır. 17 Eylül 19o8 de havacılık tarihindeki ilk ölümlü kaza meydana geldi. Deneme uçuşuna Orville Wright ve Teğmen Thomas Selfridge katıldı, uçuş esnasında bir gürültü ve takiben uçaktan kopan bir parça belirlendi, uçağın kontrolü kaybedildi ve 75 feet [25m] irtifada uçak dalışa geçti ve kaza gerçekleşti. Bu kazada Teğmen Selfridge hayatını kaybetti. Yapılan incelemede ise kazanın pervane şaf- Üstte solda yer alan Görsel 1 de 1917 de ABD Silahlı Kuvvetleri ne ait Scout tipi uçağın McCook Üssü nde gerçekleştirilen statik testinden bir görüntü. Yapılan statik test sonucunda Scout tipi uçak, ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından kabul görmemiştir. Bunun nedeninin Görsel 2 de [üstte sağda] görülen kanat kırılması olduğu belirtilmektedir. 1 Yanda yer alan Görsel 3 de ise G-ALYU kuyruk tescilli Comet yolcu uçağı üzerinde gerçekleştirilen Basınç Testinin havadan görüntüsü 2 [Fotoğraflar: Yazar]

2 Bülent CANDAN tındaki çatlağın ilerleyerek şaftın kırılması sonucunda meydana geldiği belirlendi. 193o-1945 Dönemi Havacılığın ilk yıllarında, mevcut teknolojilere uygun olarak kullanılan malzeme ahşap ve bez gibi kolay ulaşılabilen, ucuz ve hafif malzemeydi. Ancak, havacılık bilimindeki gelişmelere paralel olarak, performansı artan uçakların artık bu malzemeden üretilmesi çok mümkün değildi. Alüminyum alaşımlarının geliştirilmesi ile 193o lu yıllardan itibaren uçaklar metalden yapılmaya başlandı. Askeri alanda, İkinci Dünya Savaşı nın kazanılabilmesi için taraflar daha güçlü, performanslı uçaklara ihtiyaç duymaya başladılar. Buna paralel olarak motor teknolojilerinin de gelişimiyle uçaklar daha yüksek yüklere maruz kalmaya başladılar. Bu nedenle, statik dayanım uçak tasarımcılarının esas odak noktası oldu. metal yorulması, yine bu dönemde çok fazla göz önünde bulundurulan bir parametre değildi, çünkü asıl amaç savaş döneminde ayakta kalarak görevi tamamlayabilecek uçaklara sahip olmaktı. Sivil dünyada ise, yine metalden üretilen yolcu uçakları kullanılmaya başlandı, ama statik dayanımın yorulmaya göre daha büyük bir önem arz ettiği düşünülmekteydi Dönemi İkinci Dünya Savaşı nın sona ermesi ile başlayan Soğuk Savaş döneminde artık metal yorulması tasarım esnasında göz önünde bulundurulan bir parametreydi. Ancak bu dönemde, performansı yüksek uçakların ihtiyaç duyduğu statik dayanım açısından güçlü malzeme geliştirilmiş olsa da, bu malzemenin yorulma dayanım karakteristikleri istenilen düzeye çıkarılamamıştı. 29 Ağustos 1948 de bir Martin 202 Uçağı, sol kanadının kopması neticesinde düştü. 37 kişi hayatını kaybetti. Kazanın nedeni, T6 malzemeden üretilen Lower Front Spar Chord un yorulma nedenli çatlak ilerlemesinin kritik boya ulaşması olarak belirlendi. Yine 195O lerin başlarında Amerikan Hava Kuvvetleri [USAF] envanterindeki F-84 ve F-89 Uçaklarında metal yorulması kaynaklı problemlerle karşılaşıldı. F-84 Uçaklarının dokuzu, yorulma kaynaklı kanat kopması nedeniyle düştü. Bundan sonra yapılan kontrollerde tüm F-84 filosunun %7o inde yorulma kaynaklı çatlaklar belirlendi. Bu bulguların değerlendirilmesi neticesinde, uçağın 3.ooo uçuş saat emniyetli görev yapmasını sağlayacak tadilatlar geliştirilerek uygulandı de F-89 Uçaklarında da benzer problemlerle karşılaşıldı. Bu sene içinde altı uçak yorulma kaynaklı kanat kopması sonucu düştü. Uçakların uçuşu durduruldu. Wright Air Development Center da tam ölçekli bir yorulma testi uygulandı ve testin sonuçlarına Görsel 4: G-ALYP kuyruk tescilli Comet yolcu uçağının enkazından çıkartılan parçalar. göre 194 uçak Northrop a gönderilerek ömür artırıcı tadilatların uygulanması sağlandı. Bahsedilen uçaklar haricinde, bu dönemde meydana gelen Comet I kazalarını ayrı bir başlıkta incelemek gerekir. Çünkü bu kazalar, yapısal tasarım metodlarının tekrar gözden geçirilmesine neden olmuştur. De Havilland Comet I Kazaları De Havilland Comet I havacılık tarihindeki ilk jet motorlu yolcu uçağıdır. Ancak, uçak servise verildikten sadece bir yıl sonra ikisi uçuş esnasında infilak edince, tüm dikkatler Comet I ler üzerine çevrilmiştir. 10 Ocak 1954 te G-ALYP kayıt numaralı Comet I Uçağı, Roma dan Londra ya uçarken 30.ooo feet irtifada infilak ederek Akdeniz de Elbe Adası açıklarına düştü. Comet I uçaklarının bir başka özelliği de, diğer kabin basınçlı uçaklardan iki kat fazla basınca maruz kalmasıydı. Kaza esnasında uçağın uçuş saati 3.68o idi ve bunun sı basınçlı uçuşlardı. 8 Nisan 1954 te, Roma dan Kahire ye giden Comet I uçağı 35.ooo feet irtifada infilak Görsel 5: G-ALYP kuyruk tescilli Comet yolcu uçağının Otomatik Yön Bulma Pencereleri Gerilme Analizi ederek denize çakıldı. Bu uçağın uçuş saati 2.7o3 idi [9o3 saati basınçlı uçuş]. Kazalar sonrası oluşturulan komite araştırmaları kapsamında bir diğer Comet I Uçağında kabin basıncı ve kanat yüklemelerinin simule edileceği tam ölçekli bir test yapılmasına karar verdi [Görsel 3]. Bu arada, G-ALYP Uçağının enkazının deniz altından çıkartılması için bir çalışma başlatıldı [Görsel 4]. Test sonuçları ve enkaz üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda, kazanın sebebinin gerilme yığılması olduğu belirlendi. Uçağın gövdesinde erişim kapakları, kapılar ve pencerelerin şekilleri dikdörtgene yakındı. Dikdörtgenlerin köşeleri ise gerilme yığılma bölgeleri olduğu için, bu bölgelerde yerel gerilmeler hesaplanandan fazlaydı. Daha sonra yapılan hesaplamalarda, pencere kenarlarında görülen gerilmelerin, malzemenin maksimum dayanımının iki katı değerlere ulaştığı görüldü. Ancak 195o lerde kullanılan hesaplama teknikleri, bu yerel gerilmeleri belirlemek için yeterli değildi [Görsel 5]. Aslında Comet I Uçakları, tasarım sonrasında tam ölçekli testlere tabi tutulmuştu ancak, bu testlerde test numunesi gövde yüksek seviyelerde statik yüklere maruz bırakılmış, daha sonra da tekrarlı yükler uygulanarak yorulma performansı görülmeye çalışılmıştı. Yüksek mertebedeki statik yükler, yapıda lokal plastik deformasyonlara neden olmuş ve bu bölgelerde malzemenin yorulma karakteristiği değiştiği için

3 130 Havacılıkta Ömür Kavramı gerçek kullanım şartlarında karşılaşılan yorulma hasarları bu testlerde görülmemişti. Bu kazanın sonucunda; gerilme analizlerinin doğru ve hassas bir şekilde yapılmasının önemli olduğu sonucuna varıldı. Ayrıca, statik test amaçlı test numunelerinin daha sonra yorulma testi için kullanılmaması gerektiği anlaşıldı. Son olarak da, yorulma testlerinde gereğinden yüksek yüklerin yapıya uygulanmasının yapının yorulma karakteristiğini tam olarak ortaya koymayacağı, hatta belirli durumlarda daha uzun bir ömür elde edilebileceği görüldü. Comet I kazaları sonrasında, sivil havacılık sertifikasyon gereksinimlerinde Birincil Yapısal Eleman-Primary Structural Element ve Fail-Safe Tasarım kavramları yer aldı Dönemi-Uçak Yapısal Bütünlük Programı Soğuk Savaşın en üst seviyede yaşandığı bu dönemde, USAF nin en önemli vurucu güçleri olan F-86, F-4 ve B-47 Uçaklarında metal yorulması ile ilgili problemlerle karşılaşıldı. F-86 Uçaklarında yaşanılan bir seri kanat kopması sonucu uçak kaybı olayı sonrasında bir kontrol programı başlatıldı ve 515 uçakta kanat-gövde bağlantı fittinglerinde çatlaklarla karşılaşıldı. Gerçekleştirilen tam ölçekli kanat testleri sonucunda bu fittinglerde 6oo uçuş saati civarında çatlakların oluşmaya başladıkları belirlendi ve geliştirilen bir modifikasyon uygulanarak uçakların ömürleri artırıldı. F-4 Uçakları, hem USAF, hem de Deniz Kuvvetleri [USNF] için tasarlanıp üretilen ilk uçaktı. Her iki Kuvvetin de değişik tasarım ihtiyaçlarını tek bir konfigürasyonda karşılama zorunluluğu, uçak yapısının olması gerekenden daha karmaşık hale gelmesine neden oldu. Ayrıca dönemin teknik imkansızlıkları [örneğin; buffet yüklerinin yeterince tahmin edilemeyip, tasarımda hesaba katılmaması], bu uçaklarda yorulma kaynaklı pek çok problemle karşılaşılmasına neden oldu. Uçağın, yorulma açısından problemli bölgeleri: merkezi kanat alt kaplama sacı, ana sparı, kanat katlanma ribi, yatay stabilize üst kaplaması, kanopi eşikleri, gövde kaplaması, kontrol eyleyicileri ve motor ön-üst bağlantısıdır. Bu kadar çok problemli bölgeye sahip bir uçak için ömür uzatma tadilatlarını geliştirmek için harcanan zaman ve paranın ne seviyelerde olduğunu tahmin etmek güç olmaz. Bu dönemdeki en önemli olay, B-47 Uçaklarında ortaya çıkan metal yorulması kaynaklı problemlerin yarattığı siyasi krizdir. Soğuk Savaş döneminde B-47 Uçakları USAF nin belkemiğiydi. Çünkü o dönemde ulusal güvenliğin sağlanması için gerekli olan Nükleer Bombaları taşıyabilen uçaklar, B- 47 ler ve B-52 lerdi de ardı ardına meydana gelen B-47 kazaları, bu Uçaklar ile ilgili yaygın bir problemin ilk belirtileriydi. Kazalar, Tablo-1; 1958 de Meydana Gelen B-47 Kazaları 4 Tarih Uçuş Saati 13 Mart Mart Mart o Nisan Nisan uçuş esnasında kanat kopması nedeniyle meydana gelmişti [Tablo-1]. Bu kazalar sonrasında tüm B-47 filosunun uçuşları durduruldu. Bu kriz, Cenevre de yapılacak silahsızlanma konferansı öncesine denk gelmişti ve ABD nin en büyük kozu olan nükleer bomba taşıyabilen uzun menzilli bombardıman uçakları metal yorulması kaynaklı problemler yüzünden uçuştan alınmıştı. B-47 lerin tasarımı 194o ların sonlarında tamamlanmıştı. Uçakların kabulü, gerçekleştirilen Statik Mukavemet Testlerinin ve Uçuş Yük Testlerinin sonuçlarına göre yapılmıştı. Tablo-2; B-47 Ağırlık ve İtki Artışı Bu Uçaklar için herhangi bir ömür kıstası belirlenmemişti. Dolayısıyla ömür, kabul için aranılan bir kıstas olmamıştı. Yıllar geçtikçe, B- 47 lerin ağırlık ve itki değerlerinde de belirgin artışlar söz konusu olmuş, ayrıca Uçağın alçak irtifa uçuşları, değişen harekat ihtiyaçlarına paralel olarak artırılmıştı [Tablo-2]. Kazaların ardından, öncelikle hız, irtifa, ağırlık ve manevra sınırlamaları getirildi. Sonrasında Süt Şişesi [Milk Bottle] 5 adı verilen Görsel 6: ABD Hava Kuvvetleri [USAF] nde ASIP in Başlama Emri. iyileştirme projesi ile kanat ve gövdedeki bazı kritik bölgelerin güçlendirilmesi için çeşitli tadilatlar, uçaklara uygulanmaya başlandı. Bu tadilatların uçağın güvenli kullanım için yeterli olup olmadığını görmek ve eğer var ise başka problem bölgelerini belirleyebilmek amacıyla, üç ayrı test merkezinde tam ölçekli yorulma testleri başlatıldı. Testler sonucunda, mevcut problem bölgeleri haricinde başka yorulma kaynaklı bölgeler de belirlenerek bunlar için ömür uzatıcı tadilatlar tasarlandı ve USAF nin Soğuk Savaş ortamında öngördüğü stratejik ve operasyonel ihtiyaçlarını karşılayacak 5.ooo uçuş saatlik bir ömür garantilendi. B-47 kurtarma projesi başarılmıştı, ancak bunun maliyeti de oldukça yüksek olmuştu. 6 B-47 krizinden ders alan USAF, diğer silah sistemlerinde de benzer yaygın problemlerin mevcut olup olmadığını merak etmeye başladı. Aslında, yukarıda da belirtilen F-84, F-86 ve F-89 problemleri, metal yorulması ve dolayısıyla uçak ömrü ile ilgili bazı şeylerin tam anlaşılamadığı ve tasarım çevriminde bir şeylerin Model Toplam Ağırlık [Libre] Motor Başına İtki Gücü [Libre] İtki Artışı Versiyonları B-47A 125.ooo 4.ooo 5.2oo B-47B 185.ooo 5.8oo 5.8oo B-47E 206.7oo 6.ooo

4 Bülent CANDAN 131 Görsel 7: F-111A Uçağı. eksik kaldığı yönünde önemli sinyaller vermekteydi. B-47 problemleri ise, metal yorulmasının bir silah sistemine stratejik olarak en çok ihtiyaç duyulduğu anda filonun tamamının uçuştan kesilmesine sebep olabilecek kadar büyük bir sorun olduğunun en büyük kanıtıydı. Bu aşamada stratejik ve önemli bir karar alındı. Metal yorulmasının temel nedenlerinin anlaşılması ve gelecekte metal yorulması kaynaklı uçak ve personel kaybını önlemek amaçlı bir çalışma başlatılacaktı. Kasım 1958 de USAF bir emir yayımlayarak Yapısal Yorulma Sertifikasyon Programı nın acilen planlanarak servisteki diğer uçaklar için uygulanmasını istedi [Görsel 6]. Bu emirle, ilk kez Tasarım Servis Ömrü, bir tasarım hedefi olarak belirlendi. Böylelikle, Uçak Yapısal Bütünlük Programı [Aircraft Structural Integrity Program-ASIP] devreye girdi. 196o ta ise, 8800 serisi askeri standartlar olarak adlandırılan ve ASIP in uygulanmasında rehber niteliği taşıyan doküman yayımlandı. F-111 Kazası-1969-Güvenli Ömür den Hasar Tolerans Tasarım Konseptine Geçiş F-111 ler, askeri uçaklar için değişken geometrili kanatların artyakıcılı turbofan motorların ve alçak irtifa yüksek hız seyir için yeri izleyen radarların kullanımı gibi birçok yenilikte öncülük yapan orta menzilli stratejik bombardıman, keşif ve taktik saldırı hava araçlarıydı [Görsel 7]. F-111 uçağı, Güvenli Ömür [Safe Life] tasarım konseptine göre tasarlanmıştı. Güvenli Ömür Tasarım Konsepti, bir yapının öngörülen bir kullanım ömrünü karşılayacak şekilde tasarlanmasıdır. Buna göre tasarım, uçakta servis ömrü boyunca kritik bir hasarla karşılaşılmayacak şekilde yapılmaktadır. 195o lerde B-47 kazalarıyla metal yorulması bir tasarım öngörüsü olarak kabul edilip, USAF tarafından Uçak Yapısal Bütünlük Programı uygulanmaya başlandıktan sonra, Güvenli Ömür Tasarım Konsepti kabul edilen tasarım yöntemi oldu. Güvenli Ömür Tasarım Konsepti, gerilme yığılmasının bulunduğu bölgelerin yapısal açıdan kritik olduğu varsayımına dayanır. Tasarım esnasında mümkün olduğunca gerilme yığılmasından kaçınılmaya çalışılır. Kritik bölgelerin ömürleri, S-N Eğrisi adı verilen malzeme verilerinden yola çıkılarak hesaplanır. S-N eğrileri genelde, kusursuz test örneklerinden elde edilen verileri içermektedir. Bazı durumlarda, çentikli numunelerle de S-N Eğrisi oluşturulabilir. Güvenli Ömür Hesaplamaları için ihtiyaç duyulan bir diğer veri de uçağın kullanımına göre belirlenen ve kritik bölgenin maruz kalacağı gerilme değerlerini içeren Ge- Görsel 8: S-N Eğrisi ve Palmgreen-Miner Ömür Hesaplama Formülü. rilme Spektrumu dur. Bu verilerin elde edilmesinden sonra Palmgreen-Miner Rule-Cumulative Damage yaklaşımıyla kritik bölgenin ömrü hesaplanır. Daha sonraki aşamada ise uçak yapısı yorulma testine tabi tutularak, gerçek yapıda yorulma etkileri gözlenmeye çalışılır. Tadilat ihtiyaçları belirlenir ve nihai ürün konfigürasyonu ortaya konulur [Görsel 8]. Yorulma, pek çok parametreye bağlı bir olgudur. Süreçteki belirsizlikleri hesaba katmak amacıyla gerek analizlerde gerekse testlerde, daha önceden belirlenen bir Scatter Factor uygulanır. Örneğin; Scatter Factor ün 4 olarak belirlendiği bir projede, ömür gereksinimi 10.ooo uçuş saat ise, testler 40.ooo uçuş saati simüle edilecek şekilde gerçekleştirilir. Testler sonucunda yorulma kaynaklı bir problemle karşılaşılmadığının gösterilmesi beklenir. F-111 Uçağında Tam Ölçekli Yorulma Testi 40.ooo saat için uygulanmış ve 10.ooo uçuş saatlik ömür gösterilmiştir Aralık 1969 da, seri numaralı F- 111 Uçağı, 4G Pull-up Roket ateşleme manevrası esnasında sol kanadı koparak düştü. Kaza esnasında uçağın uçuş saati 1o4.6 idi. Yapılan incelemelerde kazanın; uçağın Kanat Eksen Görsel 1o: Çatlak İlerleme Eğrisi-Bakım Planlaması. Görsel 9: seri numaralı F-111 uçağına ait Kanat Pivot Bağlantısı Kırılma Yüzeyi görüntüsü. 8

5 132 Havacılıkta Ömür Kavramı Bağlantısı [Wing Pivot Fitting] yapısında mevcut bir imalat hatasının 1o5 uçuş saati sonucunda kritik boya ulaşması sonucunda bağlantının [fitting] kırılması ve dolayısıyla kanadın kopması sonucunda meydana geldiği belirlendi. Kırık kesit analizlerinde, imalat hatası boyutunun 5.72mm olduğu, 1o4.6 uçuş saatlik dönemde çatlağın sadece 0.44 mm daha ilerlediği ve çatlak boyu 6.16mm ye ulaştığında bağlantının kırıldığı tespit edildi. [Görsel 9]. Bu arada, bağlantının imal edildiği D6ac malzemesinin statik mukavemet özelliklerinin çok iyi olmasına karşın metal yorulması açısından zayıf olduğu belirlendi. Bu makalede verilen diğer örneklerde de olduğu gibi, F-111 Programını kurtarmak amacıyla kapsamlı bir tadilat ve test kampanyası başlatıldı. Ayrıca, D6ac malzemesinin ısıl işlem çevrimi tekrar düzenlenerek hem mukavemet, hem de yorulma özellikleri iyileştirildi. F-111 kazası USAF tarafından geliştirilen Uçak Yapısal Bütünlük Programı gereksinimlerinin tekrar gözden geçirilmesi gerekliliğini ortaya çıkardı. Güvenli Ömür Tasarım Konsepti, üzerinde imalat hatası olan parçalar için geçerli değildi. Bu nedenle USAF, Rogue [large, destructive and unpredictable] Flaw kavramını gündeme getirdi. Bu kavram, yapıda mevcut olabilecek bir hatanın, tekrarlı yükler altında çatlağa dönüşebileceğini öngörmekteydi. 197o te kurulan bir komitenin çalışmaları sonucunda uçaklarda yorulma tasarım yöntemi olarak Güvenli Ömür konsepti yerine Hasar Tolerans konsepti benimsendi. Bu konsepte göre, sıfır uçuş saatine sahip bir uçakta bile imalattan gelen çatlak başlatıcı hatalar mevcut olabilir. Tasarım kıstası, mevcut olması muhtemel bu çatlaklar uçağın servis ömrü boyunca kritik boya ulaşmayacak şekilde yapılır. Tasarım, NDI yöntemleriyle kritik bölgelerin kontrol edilebilmesine olanak sağlamalıdır. Kontrol aralıkları, hasar tolerans yaklaşımıyla tasarlanan yapıda Kırılma Mekaniği yöntemleriyle hesaplanan Çatlak İlerleme Eğrileri yardımıyla belirlenir [Görsel 1o]. F-111 kazası sonrasında USAF bünyesinde, Hasar Tolerans konspetini tanımlayan ve bu kapsamdaki kuralları belirleyen bir dizi doküman yayımlandı. MIL-STD-1530 bu kapsamda güncellendi. MIL-A ile de USAF nin Hasar Tolerans ile ilgili yaklaşımı dokümante edildi. 197o ler ve Sonrası Dan Air Kazası 14 Mayıs 1977 de, Dan Air e ait Boeing C Modeli Kargo Uçağı, Lusaka Uluslararası Havaalanına inişe geçtiğinde düştü. Yapılan incelemelerde, kaza sebebi sağ yatay dengeleyicinin [stabilizenin] kopması olarak belirlendi. Üstte yer alan Görsel 11 de Dan Air kazasına karışan Boeing C Modeli Kargo Uçağının Sağ Yatay Stabilize Kırılma Yüzeyleri. 9 Altta, Boeing ve -300 Modellerinde kullanılan Yatay Stabilize Yapısındaki Farklılıkları gösteren bir grafik [Görsel 12] 9. Kazanın gerçekleştiği uçağın modeli, Boeing dür. Yapı, Fail Safe bir yapıdır ve yorulma çatlağı, arka kiriş [spar] üst kısmında yer alan bir bağlayıcı deliğinde başlamış ve kiriş boyunca devam ederek, yatay stabilize bağlantı kulağının kırılmasına neden olmuştur. Tasarım gereği, arka spar bağlantı kulağı kırılsa bile, diğer bağlantı kulaklarının yükü taşıması beklenmesine karşın, kaza esnasında stabilize kırılarak kazaya neden olmuştur [Görsel 11] yapısal açıdan orijinal tasarıma göre farklılıklar göstermekteydi modelinde yatay stabilize açıklığı artırılmıştı. Bunun sonucunda ortaya çıkan yük artımını karşılamak üzere spar üzerinde yeni bir Fail Safe yapı tasarlanmış ve mevcut bağlantı kulağı sayısı ikiden üçe çıkarılmıştı [Görsel 12]. Bu yeni tasarımın gösterimi için ise analizlere bağlı kalınmış, -100 modeli için gerçekleştirilen tam ölçekli testlerin yeni konfigürasyonun gösterimi için yeterli olacağı değerlendirilmişti. Yatay stabilize ile ilgili bir diğer tasarım değişikliğinde ise, stabilizenin burulma özelliklerini iyileştirmek üzere alüminyum alt kaplama sacının kalınlığı artırılmış ve üst kaplamada belirli bir bölgeye paslanmaz çelikten bir ilave yapılmıştır. Bu değişiklik, stabilizenin eğilme özelliklerini değiştirmiş ve ayrıca belirli bölgelerde gerilme sıçramalarına neden olmuştur. Bu kaza sonrasında, Fail Safe metoduyla tasarlanmış yapılarda bir kontrol programı oluşturulması gerekliliğinin önemi anlaşıldı. Bu yöntemle yapılan tasarımlarda, kontrol aralığının belirlenmesi, kontrol noktalarına erişim gibi konuların da tasarımda göz önünde bulundurulması hususu gerek sivil, gerekse askeri standartlarda yer aldı. Lusaka kazası sonrasında önemi anlaşılan bir diğer husus ise, tasarım değişikliklerinin etkilerinin gösteriminde tam ölçekli testlere yer verilmesi gerekliliğiydi. Bu kaza örneğinde olduğu gibi, uçağın ağırlığında meydana gelen değişiklikler nedeniyle yatay stabilizenin tekrar tasarlanması gerekliliği ve buna ilave malzeme değişikliği gibi önemli değişikliklerin,

6 Bülent CANDAN sadece analizle gösterilemeyeceği, mutlaka bir tam ölçekli testle tasarımın yeterliliğinin gösterilmesi gerektiği anlaşıldı. Alınan bu dersler neticesinde, FAR maddesi 1978 de Yapının Yorulma ve Hasar Tolerans Değerlendirmesi olarak değiştirildi ve (b), (c) ve (e) maddeleri tekrar oluşturuldu. Aloha Havayolları Boeing 737 Kazası 28 Nisan 1988 de Aloha Havayolları na ait bir Boeing ün seyir irtifasına tırmanış esnasında ön kabin sacı ve destek yapıları parçalandı, acil iniş başarıyla gerçekleştirildi [Görsel 13]. Kaza esnasında uçağın uçuş saatinde olduğu bilinmektedir da servise verilen uçak, 19 yıl boyunca sıcak ve nemli ortamlarda kullanılmıştı. Kaza incelemelerinde, Kabin sacının uzunlamasına birleşim bölgesinde bağlayıcı deliklerinde oluşan küçük yorulma çatlaklarının, bir süre sonra birleşerek büyük bir çatlak gibi davranması sonucunda sacın parçalandığı belirlendi. Uçağın hasara uğrayan bölgesindeki birleşim Soğuk Yapıştırma adı verilen bir yöntem ve perçinler ile gerçekleştirilmekteydi. Soğuk yapıştırma çok güvenilir bir yöntem değildi. Aloha kazasında, yapışma bölgesi etkinliğini kaybedince nemli hava nedeniyle soğuk ve sıcak yapışma bölgelerinde korozyon etkileri görülmeye başlandı. Korozyon, yapışan bölgelerin birbirinden ayrılmasına neden olunca, basınç yükleri perçinler aracılığıyla taşınmaya başlandı. Perçinler havşa başlı perçinlerdi ve perçin deliklerinin keskin köşelerinde mikro çatlaklar oluştu. Bir süre sonra bu çatlaklar büyüyerek birleşti ve kazaya sebep olan büyük boyutlu çatlağa dönüştü. Bu probleme Yaygın Hasar-Widespread Damage adı verildi [Görsel 14, 15]. Bu kaza sonrası belirli konularda daha kapsamlı çalışmalar yapılmasına karar verildi. Bu amaçla, ticari havayolu şirketleri, uçak imalatçıları ve uçuşa elverişlilik otoriteleri bir araya gelerek, belirli konularda mevcut kuralların yeniden gözden geçirilmesi, gerektiğinde yeni kuralların konulması yönünde çalışmalar yaptılar. Bu kapsamda, Yaygın Hasar mekanizmaları ve korozyon konuları ele alınan hususlardı. Yaygın Hasar ile ilgili olarak, öncelikle hasar mekanizmaları, bu mekanizmaların önlenebilmesi için alınabilecek tasarım tedbirleri ve bu tip hasarları tahmin etmeye yönelik mühendislik araçları üzerinde çalışmalar yapıldı. Halihazırda uçmakta olan, yaşlanmış uçaklar için de; Yaygın Hasar açısından şüpheli bölgelerin belirlenmesi, bunlarla ilgili emniyet ve dayanımı sağlayacak yöntemlerin belirlenmesi ve problemle karşılaşıldığında yapılacak işlemler ile ilgili kurallar ve metotlar belirlenmeye çalışıldı. Aloha Havayolları kazası ile, korozyonun önemi yeniden anlaşıldı. Özellikle yorulma ile birleştiğinde korozyonun etkileri daha da büyük olabilmekteydi. Bu nedenle, gerek ticari gerekse askeri uçaklar için Korozyon Önleme Programları oluşturularak uygulanmaya başlanıldı. Aynı zamanda, özellikle yaşlanmış uçaklar için korozyon kontrol planları oluşturularak, periyodik kontroller listesine dahil edildi. Sonuç Havacılık tarihi kanla yazılmıştır ifadesi, çok sıklıkla karşılaştığımız, kalıplaşmış beylik bir söz gibi algılansa da, üzerinde daha çok düşünülünce, durumun gerçekten de bu Altta yer alan Görsel 14 de kabin sacı kesiti 1o görülmekte. Yanda yer alan Görsel 15 de ise sac üzerindeki perçin deliklerinde oluşan mikro çatlaklar bir süre sonra büyüyerek birleşmekte ve kazaya sebep olan büyük boyutlu çatlağa dönüşmektedir. Bu probleme Yaygın Hasar [Widespread Damage] adı verilmiştir. 1o 133 Görsel 13 de Aloha Airlines kazası sonrası uçağın durumu. sözde belirtildiği gibi olduğunu anlamamız uzun sürmeyecektir. Bu çalışmada özetlenen kazaların/olayların tamamı, tasarım ya da serviste bilinmeyen ya da bir şekilde göz ardı edilen bir takım hasar mekanizmaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Özellikle, İkinci Dünya Savaşı sonrasında önem kazanan ömür kavramı ve karşılaşılan problemler askeri alanda ülkelerin stratejik güç unsurlarını tehdit eden bir seviyeye geldiğinde, birtakım önlemler alınması gerektiğine karar verilmiş ve bunlar kural olarak yayımlanmıştır. Yine aynı dönemde, sivil dünyada hava yolu ile yolcu taşıma potansiyelinin artması, beraberinde bu işlevin ekonomik ama güvenli şekilde yerine getirilmesi için

7 134 Havacılıkta Ömür Kavramı Görsel 16: Güvenli Ömür Tasarım Konsepti ne göre uçakların servis dışı bırakılması. 11 önlemler alınması ihtiyacını doğurmuştur. Bu amaçla gerek ulusal, gerekse uluslararası seviyede organizasyonlar oluşturularak kurallar konulmaya çalışılmıştır. Ülkemizde son dönemlerde başlatılan, gerek tam ölçekli özgün hava aracı tasarımı projeleri ve gerekse daha dar kapsamlı modernizasyon projeleri ile ömür konusu gündeme daha sık gelir oldu. Bu dönem öncesinde, hazır alım kapsamında temin edilen hava araçlarının idamesi üretici firma tarafından oluşturulan bakım planları ve eğer mevcutsa Uçak Yapısal Bütünlük Programı verilerine göre yürütülmekteydi. Artık, kendi özgün tasarımlarını yapan milli kuruluşların, yapısal tasarım Dip Notlar: ve uçuşa elverişlilik gösteriminin önemli bir parçası olan ömür gösterimini kendi imkanlarıyla gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bunun başarılabilmesi için, öncelikle uzman personele, mühendislik araçlarına ve test alt yapısına ihtiyaç duyulacağı aşikardır. Ancak bütün bunlardan önce, ömür gösteriminin; sertifikasyon gereklerini yerine getirmenin ötesinde; tasarımcı için tasarladığı ürünün etkin, ekonomik ve güvenilir şekilde kullanımını göstermek ve kullanıcı için de tedarik ettiği ürünün, belirlenen şart ve sürelerde etkin ve ekonomik olarak kullanılabileceği yönünde ikna olmak gibi daha önemli çıktıları olacaktır. Sertifikasyon gerekleri tasarımcıya ilave iş oluşturmanın ötesinde, etkin ve ekonomik ürün tasarımı için zaten yapılması gereken ve tasarımcıyı bir anlamda da güvence altına alan kuralları içermektedir. Son dönemlerde, özellikle kompozit malzemenin hava araçlarında daha fazla kullanılması, bu malzeme ile ilgili ömür yaklaşımı konusunda ayrı bir yaklaşımda bulunulması ihtiyacını gündeme getirmiştir. Kompozit malzemedeki hasar mekanizmaları metallerden farklı olduğu için, bu malzemenin kullanıldığı hava araçlarında ömür gösterimi daha farklı yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Daha çok test sonuçlarına göre dayalı gösterimin uygulandığı bu malzemede, korozyon daha büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ömür ile ilgili problemler daha çok hava aracı belirli bir süre kullanıldıktan sonra ortaya çıktığından, özellikle yeni tip malzemenin ömür performanslarının görülebilmesi için biraz daha zamana ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, havacılıkta ömür kavramı, tasarımın ilk gününden itibaren göz önünde bulundurulması ve son uçak servis dışı kalana kadar da takip edilmesi gereken aktiviteler bütünüdür. İster tam ölçekli tasarım projesi olsun, ister modifikasyon projeleri olsun, projelerin en başında ömür bir tasarım kıstası olarak konulmalı ve hava aracının bakım konsepti ile ilgili şartlar sözleşmede belirtilmelidir. Böylelikle ömür, tasarımın erken aşamalarında tasarımı belirleyici bir kıstas olarak hesaba katılarak, hem gerekli analiz test planlamaları yapılabilecek, hem de sonradan ortaya çıkabilecek problemler en aza indirgenecektir S&H 1] BOOGS, B.C. et al., 1979, The History of Static Test and Air Force Static Tests, Air Force Wright Lab., AFFDL-TR ] G-ALYP Accident Investigation Report 3] T. Swift, 1987, Damage Tolerance in Pressurized Fuselages, 11th Plantema Memorial Lecture, New Materials And Fatigue Resistant Aircraft Design (Ed. D L Simpson), Pp. 1-77, Engineering Materials Advisory Services Ltd., Warley, UK. 4] Candan, B., Uçak Yapısal Bütünlük Programı F-4 İçin Bir Uygulama, Y. Lisans Tezi, ] Tadilat paketinde yer alan bir fittingin şekli süt şişesine benzediği için, projeye Milk Bottle adı verilmiştir. 6] Tiffany C. E. et al., Threats To Aircraft Structural Safety, İncluding A Compendium Of Selected Structural Accidents / İncidents, ASC-TR , Wright Patterson AFB, March ] Mills t. et al., Review of F-111 Structural Materials, DSTO Aeronautical and Maritime Research Laboratory, DSTO-TR-1118, March ] Wanhill R. J. H., Milestone Case Histories in Aircraft Structural integrity, NLR-TP , National Aerospace Laboratory NLR, October ] FAA lessons Learned Webpage ID=0 10] FAA lessons Learned Webpage 11] Southwest Research Institute-San Antonio-Texas- ABD ASIP Broşürü Bülent CANDAN Lider Yapısal Sertifikasyon Uzmanı-STM AŞ 1969 da Eskişehir de doğdu de İstanbul Teknik Üniversitesi, Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümünden mezun oldu de 1 inci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı [HİBMK] nda Yapısal Uygulama Mühendisi olarak göreve başladı te Yapısal Analiz Mühendisi göreviyle F-4 ve F-16 Uçak Yapısal Bütünlük Programlarını yürütmeye başladı de Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık programında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. 2oo3 e kadar çalıştığı HİBMK nda T-37 Dayanıklılık ve Hasar Tolerans Analizleri, F-16 Kanat Kökü Yüklerinin Uçuş Parametrelerinden Hesaplanması, F-4 Modernizasyon ve HİBM ArGe Alt Yapısının Oluşturulması Projelerini yürüttü. 2oo3 te kısa bir süre FİGES AŞ de Yorulma konusunda danışmanlık hizmeti sunduktan sonra Tusaş Motor Sanayi AŞ [TEI] de Gerilme Analiz Mühendisi olarak göreve başladı. Hedef uçaklar için tasarlanan küçük ölçekli turbojet ve turboprop motor projelerinde Baş Mühendis olarak görev aldı. 2oo5-2oo7 döneminde TEI-General Electric [GE] ortak çalışması kapsamında başta F136 olmak üzere pek çok GE motorunda gerilme ve ömür analizleri gerçekleştirdi. 2oo7-2oo9 arasında TP400 Projesi Baş Mühendisi olarak görev aldı. 2oo9 da Savunma Sanayi Müsteşarlığı [SSM] adına F-35 MTU/JSF Projesi kapsamında Edwards Hava Üssü nde yürütülmekte olan Uçuş Test Kampanyası na katılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri [ABD] ne görevlendirildi. Bu Projede üç yıl boyunca, kontrol yüzeylerinden sorumlu yapısal test mühendisi olarak 25o nin üzerinde uçuş ve yer testine katıldı. Aralık 2o12 den beri STM AŞ de yapısal konularda Lider Sertifikasyon Uzmanı olarak görev yapan CANDAN, evli ve bir çocuk babasıdır.

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI YORULMA P r o f. D r. İ r f a n K A Y M A Z P r o f. D r. A k g ü n A L S A R A N A r ş. G ör. İ l y a s H A C I S A L İ HOĞ LU Aloha Havayolları Uçuş 243: Hilo dan Honolulu

Detaylı

TAHRİBATLI MALZEME MUAYENESİ DENEYİ

TAHRİBATLI MALZEME MUAYENESİ DENEYİ TAHRİBATLI MALZEME MUAYENESİ DENEYİ MAK-LAB15 1. Giriş ve Deneyin Amacı Bilindiği gibi malzeme seçiminde mekanik özellikler esas alınır. Malzemelerin mekanik özellikleri de iç yapılarına bağlıdır. Malzemelerin

Detaylı

METALURJİ VE MALZEME MÜH. LAB VE UYG. DERSİ FÖYÜ

METALURJİ VE MALZEME MÜH. LAB VE UYG. DERSİ FÖYÜ METALURJİ VE MALZEME MÜH. LAB VE UYG. DERSİ FÖYÜ ALIN KAYNAKLI LEVHASAL BAĞLANTILARIN ÇEKME TESTLERİ A- DENEYİN ÖNEMİ ve AMACI Malzemelerin mekanik davranışlarını incelemek ve yapılarıyla özellikleri arasındaki

Detaylı

= σ ε = Elastiklik sınırı: Elastik şekil değişiminin görüldüğü en yüksek gerilme değerine denir.

= σ ε = Elastiklik sınırı: Elastik şekil değişiminin görüldüğü en yüksek gerilme değerine denir. ÇEKME DENEYİ Genel Bilgi Çekme deneyi, malzemelerin statik yük altındaki mekanik özelliklerini belirlemek ve malzemelerin özelliklerine göre sınıflandırılmasını sağlamak amacıyla uygulanan, mühendislik

Detaylı

Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü

Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü ÇEKME DENEYİ 1. DENEYİN AMACI Mühendislik malzemeleri rijit olmadığından kuvvet altında deforme olup, şekil ve boyut değişiklikleri gösterirler. Malzeme özelliklerini anlamak üzere mekanik testler yapılır.

Detaylı

(Computer Integrated Manufacturing)

(Computer Integrated Manufacturing) 1 (Computer Integrated Manufacturing) 2 1 Bilgisayarlı Sayısal Kontrol; ekipman mekanizmaların hareketlerinin doğru ve hassas biçimde gerçekleştirilmesinde bilgisayarların kullanılması, programlama ile

Detaylı

RÜZGAR TÜRBİNİ KANAT BAĞLANTI NOKTALARINDA ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLARIN KULLANILMASI

RÜZGAR TÜRBİNİ KANAT BAĞLANTI NOKTALARINDA ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLARIN KULLANILMASI RÜZGAR TÜRBİNİ KANAT BAĞLANTI NOKTALARINDA ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLARIN KULLANILMASI Doç Dr. Numan Sabit ÇETİN Yrd. Doç. Dr. Cem EMEKSİZ Yrd. Doç. Dr. Zafer DOĞAN Rüzgar enerjisi eski çağlardan günümüze

Detaylı

TEI DE TASARIM DOĞRULAMA VE MOTOR SERTİFİKASYON ÇALIŞMALARI

TEI DE TASARIM DOĞRULAMA VE MOTOR SERTİFİKASYON ÇALIŞMALARI TEI DE TASARIM DOĞRULAMA VE MOTOR SERTİFİKASYON ÇALIŞMALARI 18.09.2013 Uzay YILDIZ Bu doküman ve ekleri sadece yollanan kişinin kullanımı içindir ve TEI ye ait gizli ve/veya özel bilgi içerebilir. Herhangi

Detaylı

Mühendislik hizmetlerimizi taleplerinize özel olarak geniş bir yelpazede sizlere sunmaktayız:

Mühendislik hizmetlerimizi taleplerinize özel olarak geniş bir yelpazede sizlere sunmaktayız: Novosim, bünyesindeki uzmanlık alanlarında denizcilik sektöründe özellikle yat ve mega yat sınıfındaki ürünlere mühendislik proje ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Oldukça tecrübeli ve konusunda uzman

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

İstanbul Havacılık Sektörü Yenilikçi İşbirliği Platformu

İstanbul Havacılık Sektörü Yenilikçi İşbirliği Platformu İstanbul Havacılık Sektörü Yenilikçi İşbirliği Platformu Sivil Havacılıkta Çalışma Alanları, Fırsatlar ve Başarı Örnekleri Hava Aracı ve Komponent Üretimi İtki Sistemleri Talaşlı imalat Hassas döküm Kimyasal

Detaylı

Doç.Dr.Salim ŞAHİN YORULMA VE AŞINMA

Doç.Dr.Salim ŞAHİN YORULMA VE AŞINMA Doç.Dr.Salim ŞAHİN YORULMA VE AŞINMA YORULMA Yorulma; bir malzemenin değişken yükler altında, statik dayanımının altındaki zorlamalarda ilerlemeli hasara uğramasıdır. Malzeme dereceli olarak arttırılan

Detaylı

CETP KOMPOZİTLERİN DELİNMELERİNDEKİ İTME KUVVETİNİN ANFIS İLE MODELLENMESİ MURAT KOYUNBAKAN ALİ ÜNÜVAR OKAN DEMİR

CETP KOMPOZİTLERİN DELİNMELERİNDEKİ İTME KUVVETİNİN ANFIS İLE MODELLENMESİ MURAT KOYUNBAKAN ALİ ÜNÜVAR OKAN DEMİR CETP KOMPOZİTLERİN DELİNMELERİNDEKİ İTME KUVVETİNİN ANFIS İLE MODELLENMESİ MURAT KOYUNBAKAN ALİ ÜNÜVAR OKAN DEMİR Çalışmanın amacı. SUNUM PLANI Çalışmanın önemi. Deney numunelerinin üretimi ve özellikleri.

Detaylı

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MIM331 MÜHENDİSLİKTE DENEYSEL METODLAR DERSİ

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MIM331 MÜHENDİSLİKTE DENEYSEL METODLAR DERSİ T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MIM331 MÜHENDİSLİKTE DENEYSEL METODLAR DERSİ 3 NOKTA EĞME DENEY FÖYÜ ÖĞRETİM ÜYESİ YRD.DOÇ.DR.ÖMER KADİR

Detaylı

Security Geçiş Sistemleri. Kayar Kapılar. Hastane Kapıları. 90 Derece Kapılar. Döner Kapılar

Security Geçiş Sistemleri. Kayar Kapılar. Hastane Kapıları. 90 Derece Kapılar. Döner Kapılar Döner Kapılar Kayar Kapılar Hastane Kapıları 90 Derece Kapılar Security Geçiş Sistemleri Geçiş trafiğinin, standart kapıların yetersiz kaldığı yoğun girişlerde METAXDOOR GRA30/GRAND otomatik döner kapılar

Detaylı

Perçin malzemesinin mekanik özellikleri daha zayıf olduğundan hesaplamalarda St34 malzemesinin değerleri esas alınacaktır.

Perçin malzemesinin mekanik özellikleri daha zayıf olduğundan hesaplamalarda St34 malzemesinin değerleri esas alınacaktır. Kalınlığı s 12 mm, genişliği b 400 mm, malzemesi st37 olan levhalar, iki kapaklı perçin bağlantısı ile bağlanmıştır. Perçin malzemesi st34 olarak verilmektedir. Perçin bağlantısı 420*10 3 N luk bir kuvvet

Detaylı

ORTA BÜYÜKLÜKTE BİR NAKLİYE UÇAĞININ EKİPMAN RAFI TASARIMI

ORTA BÜYÜKLÜKTE BİR NAKLİYE UÇAĞININ EKİPMAN RAFI TASARIMI III. ULUSAL HAVACILIK VE UZAY KONFERANSI 16-18 Eylül 2010, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir ORTA BÜYÜKLÜKTE BİR NAKLİYE UÇAĞININ EKİPMAN RAFI TASARIMI Mehmet Efruz YALÇIN 1 ODTÜ, TAI, Ankara Yavuz YAMAN

Detaylı

EN 9100. S e r t i f i k a l ı. Özel somun perçinler. güvenilir bağlantı elemanınız!

EN 9100. S e r t i f i k a l ı. Özel somun perçinler. güvenilir bağlantı elemanınız! Belçika Malı EN 9100 S e r t i f i k a l ı Tubtara güvenilir bağlantı elemanınız! Özel somun perçinler Ürün geometrisi ve mekanik değerler Dejond kuruluşu, TUBTARA ticari markasıyla geniş bir ürün yelpazesinde

Detaylı

PERÇİN BAĞLANTILARI. Bu sunu farklı kaynaklardan derlemedir.

PERÇİN BAĞLANTILARI. Bu sunu farklı kaynaklardan derlemedir. PERÇİN BAĞLANTILARI Perçin çözülemeyen bağlantı elemanıdır. Kaynak teknolojisindeki hızlı gelişme sonucunda yerini çoğunlukla kaynaklı bağlantılara bırakmıştır. Sınırlı olarak çelik kazan ve kap konstrüksiyonlarında

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ HAVACILIK VE UZAY BİLİMLERİ FAKÜLTESİ. Prof. Dr. Mustafa Cavcar 8 Mayıs 2013

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ HAVACILIK VE UZAY BİLİMLERİ FAKÜLTESİ. Prof. Dr. Mustafa Cavcar 8 Mayıs 2013 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ HAVACILIK VE UZAY BİLİMLERİ FAKÜLTESİ TIRMANMA PERFORMANSI Tırmanma Açısı ve Tırmanma Gradyanı Prof. Dr. Mustafa Cavcar 8 Mayıs 2013 Bu belgede jet motorlu uçakların tırmanma performansı

Detaylı

UÇAK GÖVDE MOTOR BAKIM TEKNİK UZMANI

UÇAK GÖVDE MOTOR BAKIM TEKNİK UZMANI TANIM Yolcu ve kargo uçaklarının, uçak elektronik ekipmanlarının mekanik ve motor olmak üzere parçalarının bakımını, montajını, onarımını ve üzerinde yapılan değişiklikleri sivil havacılık kuralları dahilinde

Detaylı

BİR TİCARİ ARAÇ İÇİN ECE R-14 REGÜLASYONUNA UYGUN KOLTUK BAĞLANTILARININ GELİŞTİRİLMESİ

BİR TİCARİ ARAÇ İÇİN ECE R-14 REGÜLASYONUNA UYGUN KOLTUK BAĞLANTILARININ GELİŞTİRİLMESİ BİR TİCARİ ARAÇ İÇİN ECE R-14 REGÜLASYONUNA UYGUN KOLTUK BAĞLANTILARININ GELİŞTİRİLMESİ Alper Arslan, Mertcan Kaptanoğlu Hexagon Studio Araç Mühendisliği Bölümü OTEKON 2010 5. Otomotiv Teknolojileri Kongresi

Detaylı

MerSis. Bilgi Teknolojileri Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri

MerSis. Bilgi Teknolojileri Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri MerSis Bilgi Teknolojileri Yönetimi Danışmanlık Hizmetleri Bilgi Teknolojileri risklerinize karşı aldığınız önlemler yeterli mi? Bilgi Teknolojileri Yönetimi danışmanlık hizmetlerimiz, Kuruluşunuzun Bilgi

Detaylı

SANAL ÖLÇME UYGULAMASI

SANAL ÖLÇME UYGULAMASI TMMOB Makina Mühendisleri Odası 11. Otomotiv Sempozyumu 8-9 Mayıs 2009 SANAL ÖLÇME UYGULAMASI Özet Uygulamanın temel amacı Otomotiv sac kalıpçılığında, kalıptan elde edilen parçanın kalite seviyesinin

Detaylı

ANTONOV AN-225 MRIYA: EN BÜYÜK UÇAK (18 EKİM

ANTONOV AN-225 MRIYA: EN BÜYÜK UÇAK (18 EKİM ANTONOV AN-225 MRIYA: EN BÜYÜK UÇAK (18 EKİM 2014) Dünyanın en büyük uçağı olan An-225 Mriya, tasarımcısının adını taşıyor. SSCB dağılınca çürümeye terk edilen uçak, 2001 de yenilenip uçuruldu. ANTONOV

Detaylı

2. Amaç: Çekme testi yapılarak malzemenin elastiklik modülünün bulunması

2. Amaç: Çekme testi yapılarak malzemenin elastiklik modülünün bulunması 1. Deney Adı: ÇEKME TESTİ 2. Amaç: Çekme testi yapılarak malzemenin elastiklik modülünün bulunması Mühendislik tasarımlarının en önemli özelliklerinin başında öngörülebilir olmaları gelmektedir. Öngörülebilirliğin

Detaylı

İNSANSIZ HAVA ARACI PERVANELERİNİN TASARIM, ANALİZ VE TEST YETENEKLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

İNSANSIZ HAVA ARACI PERVANELERİNİN TASARIM, ANALİZ VE TEST YETENEKLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ IV. ULUSAL HAVACILIK VE UZAY KONFERANSI 12-14 Eylül 212, Hava Harp Okulu, İstanbul İNSANSIZ HAVA ARACI PERVANELERİNİN TASARIM, ANALİZ VE TEST YETENEKLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ Oğuz Kaan ONAY *, Javid KHALILOV,

Detaylı

Prof. Dr. Yavuz YAMAN, Prof. Dr. Serkan ÖZGEN, Doç. Dr. Melin ŞAHİN Y. Doç. Dr. Güçlü SEBER, Evren SAKARYA, Levent ÜNLÜSOY, E.

Prof. Dr. Yavuz YAMAN, Prof. Dr. Serkan ÖZGEN, Doç. Dr. Melin ŞAHİN Y. Doç. Dr. Güçlü SEBER, Evren SAKARYA, Levent ÜNLÜSOY, E. Prof. Dr. Yavuz YAMAN, Prof. Dr. Serkan ÖZGEN, Doç. Dr. Melin ŞAHİN Y. Doç. Dr. Güçlü SEBER, Evren SAKARYA, Levent ÜNLÜSOY, E. Tolga İNSUYU Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Detaylı

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok parçaya ayırmasına "kırılma" adı verilir. KIRILMA ÇEŞİTLERİ

Detaylı

1999 yılı sonundan itibaren 1/25.000 ölçekli harita üretimi sayısal olarak yapılmaya başlanmıştır.

1999 yılı sonundan itibaren 1/25.000 ölçekli harita üretimi sayısal olarak yapılmaya başlanmıştır. Kartografya Dairesi Başkanlığı Faaliyetleri 1. Fotogrametri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan, yurt içi 1/25.000 ölçekli ve yurt dışı 1/50.000 ölçekli sayısal verilerin, kartografik düzenlemeleri

Detaylı

Security Geçiş Sistemleri. Kayar Kapılar. Hastane Kapıları. 90 Derece Kapılar. Döner Kapılar

Security Geçiş Sistemleri. Kayar Kapılar. Hastane Kapıları. 90 Derece Kapılar. Döner Kapılar Döner Kapılar Kayar Kapılar Hastane Kapıları 90 Derece Kapılar Security Geçiş Sistemleri Şık tasarım, yüksek çeşitlilik, yalıtım, akıcı geçiş METAXDOOR MR30/SA Otomatik Döner Kapıların size sunabileceklerinden

Detaylı

Konu: Yüksek Hassasiyetli Yağ Keçelerinin Takviye Bilezik Kalıplarının Üretiminde Kullanılan Takım Çelikleri ve Üretim Prosesleri

Konu: Yüksek Hassasiyetli Yağ Keçelerinin Takviye Bilezik Kalıplarının Üretiminde Kullanılan Takım Çelikleri ve Üretim Prosesleri Nurettin ÇALLI Fen Bilimleri Ens. Öğrenci No: 503812162 MAD 614 Madencilikte Özel Konular I Dersi Veren: Prof. Dr. Orhan KURAL İTÜ Maden Fakültesi Konu: Yüksek Hassasiyetli Yağ Keçelerinin Takviye Bilezik

Detaylı

MerSis. Bilgi Teknolojileri Bağımsız Denetim Hizmetleri

MerSis. Bilgi Teknolojileri Bağımsız Denetim Hizmetleri MerSis Bağımsız Denetim Hizmetleri risklerinizin farkında mısınız? bağımsız denetim hizmetlerimiz, kuruluşların Bilgi Teknolojileri ile ilgili risk düzeylerini yansıtan raporların sunulması amacıyla geliştirilmiştir.

Detaylı

Hava Savunma Ateşİdare Cihazı Görücüye Çıkıyor

Hava Savunma Ateşİdare Cihazı Görücüye Çıkıyor Hava Savunma Ateşİdare Cihazı Görücüye Çıkıyor K.K.K.lığının alçak irtifa hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirme çalışmalarına ASELSAN tarafından 2010 yılında başlanan Hava Savunma Ateşİdare

Detaylı

Metaxdoor MR30/SA. Standart Otomatik Döner Kapı. www.metaxdoor.com

Metaxdoor MR30/SA. Standart Otomatik Döner Kapı. www.metaxdoor.com Metaxdoor MR30/SA Standart Otomatik Döner Kapı www.metaxdoor.com Şık tasarım, yüksek çeşitlilik, yalıtım, akıcı geçiş, metaxdoor MR30/SA otomatik döner kapıların size sunabileceklerinden sadece bir kaçı.

Detaylı

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI PERÇİN VE YAPIŞTIRICI BAĞLANTILARI P r o f. D r. İ r f a n K A Y M A Z P r o f. D r. A k g ü n A L S A R A N A r ş. G ör. İ l y a s H A C I S A L İ HOĞ LU Perçin; iki veya

Detaylı

Deneyin Amacı Çekme deneyinin incelenmesi ve metalik bir malzemeye ait çekme deneyinin yapılması.

Deneyin Amacı Çekme deneyinin incelenmesi ve metalik bir malzemeye ait çekme deneyinin yapılması. 1 Deneyin Adı Çekme Deneyi Deneyin Amacı Çekme deneyinin incelenmesi ve metalik bir malzemeye ait çekme deneyinin yapılması. Teorik Bilgi Malzemelerin statik (darbesiz) yük altındaki mukavemet özelliklerini

Detaylı

SANDVİÇ PANEL MEKANİK DAYANIMI

SANDVİÇ PANEL MEKANİK DAYANIMI SANDVİÇ PANEL MEKANİK DAYANIMI Binaların çatı, cephe, iç bölme veya soğuk hava odalarında kaplama malzemesi olarak kullanılan sandviç panellerin hızlı montaj imkanı, yüksek yalıtım özelliklerinin yanısıra

Detaylı

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Maslak,34469 İstanbul UCK 328 YAPI TASARIMI Prof. Dr. Zahit Mecitoğlu ÖDEV-II: İTÜ hafif ticari helikopteri için iniş takımı analizi 110030011

Detaylı

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI TOLERANSLAR P r o f. D r. İ r f a n K A Y M A Z P r o f. D r. A k g ü n A L S A R A N A r ş. G ör. İ l y a s H A C I S A L I H O Ğ LU Tolerans Gereksinimi? Tasarım ve üretim

Detaylı

MALZEME TASARIMI VE SEÇİMİ PROF. DR. MUHARREM YILMAZ

MALZEME TASARIMI VE SEÇİMİ PROF. DR. MUHARREM YILMAZ MALZEME TASARIMI VE SEÇİMİ PROF. DR. MUHARREM YILMAZ KAYNAKLAR TASARIM Ürün Tasarımdır. TASARIM Tasarım Bilgi topluluğu Makine ve parçaya yönelik Avantaj Tasarımda amaç Daha verimli Daha ucuz Üretim Kolaylığı

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

1000-200000 m3/h, 400-1500 Pa. Kavrama, kayış-kasnak veya direk tahrik Eurovent e göre Kısa/Uzun gövde; kılavuz giriş kanatlı/kanatsız

1000-200000 m3/h, 400-1500 Pa. Kavrama, kayış-kasnak veya direk tahrik Eurovent e göre Kısa/Uzun gövde; kılavuz giriş kanatlı/kanatsız Aksiyal fanlar Üretimin açıklanması Değişik rotor türleri için, çıkış konumu, gövde geometrisi, gövde sacı kalınlığı, ve malzesi yönünden geniş bir seçme olanağı bulunmaktadır. Aşağıdaki açıklamalar standart

Detaylı

ĐSTĐKRARIN VE GELĐŞĐMĐN HĐKAYESĐ

ĐSTĐKRARIN VE GELĐŞĐMĐN HĐKAYESĐ ĐSTĐKRARIN VE GELĐŞĐMĐN HĐKAYESĐ 1978: Ankara da küçük bir atölye olarak kuruldu. 1979: Zirai traktörlere monte edilmek üzere kazıcı ve yükleyici ataşmanları imalatı yaparak işe başladı. 1986: Ankara da

Detaylı

Prof.Dr.İrfan AY. Arş.Gör.T.Kerem DEMİRCİOĞLU. Öğr. Murat BOZKURT. Balıkesir - 2008

Prof.Dr.İrfan AY. Arş.Gör.T.Kerem DEMİRCİOĞLU. Öğr. Murat BOZKURT. Balıkesir - 2008 MAKİNA * ENDÜSTRİ Prof.Dr.İrfan AY Arş.Gör.T.Kerem DEMİRCİOĞLU Öğr. Murat BOZKURT * Balıkesir - 2008 1 PLASTİK ŞEKİL VERME YÖNTEMLERİ METALE PLASTİK ŞEKİL VERME İki şekilde incelenir. * HACİMSEL DEFORMASYONLA

Detaylı

TEKNOLOJĐK ARAŞTIRMALAR

TEKNOLOJĐK ARAŞTIRMALAR www.teknolojikarastirmalar.com ISSN:1304-4141 Makine Teknolojileri Elektronik Dergisi 2007 (4) 39-44 TEKNOLOJĐK ARAŞTIRMALAR Teknik Not Barış GÖKÇE Afyon Kocatepe Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi,

Detaylı

HAVAALANI TERMİNAL BİNALARI

HAVAALANI TERMİNAL BİNALARI HAVAALANI TERMİNAL BİNALARI Yolcu bagaj süreçleri Bekleme Alanları Doğrusal model (Linear) Park Şekilleri Trafik yoğunluğu az Ana bina iki veya üç katlı olarak inşa edilir.???? Gidiş dönüş yolcu akışı

Detaylı

Standart Manuel Döner Kapı

Standart Manuel Döner Kapı Metaxdoor MR30/SM Standart Manuel Döner Kapı Sağlam ve ekonomik bir giriş çözümü aradığınız heryerde metaxdoor MR30/SM manuel döner kapı en iyi tercihtir. MR30/Sm serisi manuel döner kapılar Bozulması

Detaylı

Güçlendirme Alternatiflerinin Doğrusal Olmayan Analitik Yöntemlerle İrdelenmesi

Güçlendirme Alternatiflerinin Doğrusal Olmayan Analitik Yöntemlerle İrdelenmesi YDGA2005 - Yığma Yapıların Deprem Güvenliğinin Arttırılması Çalıştayı, 17 Şubat 2005, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara. Güçlendirme Alternatiflerinin Doğrusal Olmayan Analitik Yöntemlerle İrdelenmesi

Detaylı

MKT 204 MEKATRONİK YAPI ELEMANLARI

MKT 204 MEKATRONİK YAPI ELEMANLARI MKT 204 MEKATRONİK YAPI ELEMANLARI 2013-2014 Bahar Yarıyılı Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü Yrd. Doç. Dr. Egemen Avcu Makine Bir veya birçok fonksiyonu (güç iletme,

Detaylı

Metaxdoor MR30/GLA-GLM. Cam Döner Kapı

Metaxdoor MR30/GLA-GLM. Cam Döner Kapı Metaxdoor MR30/GLA-GLM Cam Döner Kapı Metaxdoor Mr30/GLA-MR30/GLM cam döner kapılar size sunduğu esneklik ile hayallerinizdeki girişi yaratmanızı sağlar. MR30/GLA-MR30/GLM cam döner kapılarda teknoloji

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 10 YORULMA TESTİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 10 YORULMA TESTİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 10 YORULMA TESTİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK-402 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI

Detaylı

STRÜKTÜREL İZOLELİ PANELLER (Structural Insulated Panels- SIP)

STRÜKTÜREL İZOLELİ PANELLER (Structural Insulated Panels- SIP) STRÜKTÜREL İZOLELİ PANELLER (Structural Insulated Panels- SIP) STRÜKTÜREL İZOLELİ PANELLER (Structural Insulated Panels- SIP) Strüktürel izoleli paneller (SIP), bir yalıtım tabakasının her iki yüzeyine

Detaylı

Değişiklik Sonrası Mevcut Hali Değişiklik Nedeni 1 SHY-21 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi. a) Tip Sertifikası, tahditli tip sertifikası,

Değişiklik Sonrası Mevcut Hali Değişiklik Nedeni 1 SHY-21 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi. a) Tip Sertifikası, tahditli tip sertifikası, SHY-21 DEĞİŞİKLİK TABLOSU Değişiklik Sonrası Mevcut Hali Değişiklik Nedeni 1 SHY-21 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi a) Tip Sertifikası, tahditli tip sertifikası, ilave tip sertifikası ve bu

Detaylı

Hibrit ve Çelik Kablolu Köprülerin Dinamik Davranışlarının Karşılaştırılması

Hibrit ve Çelik Kablolu Köprülerin Dinamik Davranışlarının Karşılaştırılması 1 Hibrit ve Çelik Kablolu Köprülerin Dinamik Davranışlarının Karşılaştırılması Arş. Gör. Murat Günaydın 1 Doç. Dr. Süleyman Adanur 2 Doç. Dr. Ahmet Can Altunışık 2 Doç. Dr. Mehmet Akköse 2 1-Gümüşhane

Detaylı

Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması

Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması Farklı sonlu eleman tipleri ve farklı modelleme teknikleri kullanılarak yığma duvarların

Detaylı

Derz sızdırmazlığı için PVC esaslı Su Tutucu Bantlar

Derz sızdırmazlığı için PVC esaslı Su Tutucu Bantlar Ürün Bilgi Föyü Düzenleme 06.01.2009 Revizyon no.: 0 Identification no: 01 07 03 01 023 0 000001 Sika -Su Tutucu Bantlar Derz sızdırmazlığı için PVC esaslı Su Tutucu Bantlar Construction Ürün Tanımı Kullanım

Detaylı

PRESLEME. Model No. Kapasite mm. Tip. Sayfa

PRESLEME. Model No. Kapasite mm. Tip. Sayfa Pres Makineleri Her zaman aynı güvenilir, sızdırmaz bağlantıyı sağlamak için işlem tamamlama kilidine sahiptir. Üstün kalite ve dayanıklılık için tasarlanmıştır - RIDGID Ömür Boyu Garanti ile desteklenir.

Detaylı

Sensör Birleştirme Eğitimi. Hızlı jet uçağa monte görev sistemlerinin geliştirilmiş operasyonel performansı vasıtasıyla avantaj sağlayın

Sensör Birleştirme Eğitimi. Hızlı jet uçağa monte görev sistemlerinin geliştirilmiş operasyonel performansı vasıtasıyla avantaj sağlayın Sensör Birleştirme Eğitimi Hızlı jet uçağa monte görev sistemlerinin geliştirilmiş operasyonel performansı vasıtasıyla avantaj sağlayın Operasyonel verimliliği en üst düzeye çıkarma Hızlı jet platformlar,

Detaylı

ISO 27001:2013 BGYS BAŞDENETÇİ EĞİTİMİ. Planlama - Destek

ISO 27001:2013 BGYS BAŞDENETÇİ EĞİTİMİ. Planlama - Destek Planlama - Destek Risk ve fırsatları ele alan faaliyetler enel ilgi güvenliği yönetim sistemi planlaması yaparken, kuruluş Madde 4.1 de atıf yapılan hususları ve Madde 4.3. de atıf yapılan şartları göz

Detaylı

CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ

CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ Öğr. Gör. Hakan ÜNALAN (Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu) Yrd. Doç. Dr. Emrah GÖKALTUN (Anadolu Üniversitesi Mimarlık Bölümü)

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/8) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/8) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/8) Deney Laboratuvarı Adresi : Organize Sanayi Bölgesi 10. Cadde No: 4 Melikgazi 38070 KAYSERİ / TÜRKİYE Tel : 90 352 321 11 06 Faks : 90 352 321 15 69 E-Posta : kayserilab@tse.org.tr

Detaylı

BETONARME KESİTLERİN EĞİLME MUKAVEMETLERİNİN BELİRLENMESİNDE TEMEL İLKE VE VARSAYIMLAR

BETONARME KESİTLERİN EĞİLME MUKAVEMETLERİNİN BELİRLENMESİNDE TEMEL İLKE VE VARSAYIMLAR BETONARME KESİTLERİN EĞİLME MUKAVEMETLERİNİN BELİRLENMESİNDE TEMEL İLKE VE VARSAYIMLAR BASİT EĞİLME Bir kesitte yalnız M eğilme momenti etkisi varsa basit eğilme söz konusudur. Betonarme yapılarda basit

Detaylı

KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği

KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Başlık KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Tanım İki veya daha fazla malzemenin, iyi özelliklerini bir araya toplamak ya da ortaya yeni bir özellik çıkarmak için, mikro veya makro seviyede

Detaylı

MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net

MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY www.fatihay.net fatihay@fatihay.net GEÇEN HAFTA KRİSTAL KAFES NOKTALARI KRİSTAL KAFES DOĞRULTULARI KRİSTAL KAFES DÜZLEMLERİ DOĞRUSAL VE DÜZLEMSEL YOĞUNLUK KRİSTAL VE

Detaylı

Dilek TURAN. Yrd. Doç. Dr. Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu

Dilek TURAN. Yrd. Doç. Dr. Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu UÇAKLARDA YORULMA Dilek TURAN Yrd. Doç. Dr. Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Uçaklarda yorulma oldukça önemli bir problemdir ve uçaklarda oluşan hasarların çoğunluğu yorulma nedeniyle meydana

Detaylı

6.12 Örnekler PROBLEMLER

6.12 Örnekler PROBLEMLER 6.1 6. 6.3 6.4 6.5 6.6 6.7 Çok Parçalı Taşıyıcı Sistemler Kafes Sistemler Kafes Köprüler Kafes Çatılar Tam, Eksik ve Fazla Bağlı Kafes Sistemler Kafes Sistemler İçin Çözüm Yöntemleri Kafes Sistemlerde

Detaylı

MALZEME BİLİMİ. 2014-2015 Güz Yarıyılı Kocaeli Üniversitesi Ford Otosan Ġhsaniye Otomotiv MYO. Yrd. Doç. Dr. Egemen Avcu

MALZEME BİLİMİ. 2014-2015 Güz Yarıyılı Kocaeli Üniversitesi Ford Otosan Ġhsaniye Otomotiv MYO. Yrd. Doç. Dr. Egemen Avcu MALZEME BİLİMİ 2014-2015 Güz Yarıyılı Kocaeli Üniversitesi Ford Otosan Ġhsaniye Otomotiv MYO Yrd. Doç. Dr. Egemen Avcu Bilgisi DERSĠN ĠÇERĠĞĠ, KONULAR 1- Malzemelerin tanımı 2- Malzemelerinseçimi 3- Malzemelerin

Detaylı

Endüstriyel Fanlar AKSİYAL FANLAR GENEL BİLGİLER

Endüstriyel Fanlar AKSİYAL FANLAR GENEL BİLGİLER O C A K 2 0 1 1 A R G E - F. K 03 Endüstriyel Fanlar AKSİYAL FANLAR GENEL BİLGİLER Ürünlerimiz, yüksek verimli, düşük maliyetli, düşük ses düzeyi, olası en geniş çalışma aralığı ve kompakt bir yapıya sahip

Detaylı

PÜSKÜRTME ŞEKİLLENDİRME (SPRAY FORMING / SPRAY DEPOSITION)

PÜSKÜRTME ŞEKİLLENDİRME (SPRAY FORMING / SPRAY DEPOSITION) PÜSKÜRTME ŞEKİLLENDİRME (SPRAY FORMING / SPRAY DEPOSITION) Püskürtme şekillendirme (PŞ) yöntemi ilk olarak Osprey Ltd. şirketi tarafından 1960 lı yıllarda geliştirilmiştir. Günümüzde püskürtme şekillendirme

Detaylı

Malzeme Bilgisi ve Gemi Yapı Malzemeleri

Malzeme Bilgisi ve Gemi Yapı Malzemeleri Malzeme Bilgisi ve Gemi Yapı Malzemeleri Grup 1 Pazartesi 9.00-12.50 Dersin Öğretim Üyesi: Y.Doç.Dr. Ergün Keleşoğlu Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Davutpaşa Kampüsü Kimya Metalurji Fakültesi

Detaylı

EKİNOKS-AG SAVUNMA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Aralık 2014, Ankara

EKİNOKS-AG SAVUNMA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Aralık 2014, Ankara EKİNOKS-AG SAVUNMA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Aralık 2014, Ankara KURULUŞ Kuruluş Tarihi: 16 Nisan 2012 Tel : (0312) 485 17 66 Faks: (0312) 485 17 67 www.ekinoks-ag.com.tr iletisim@ekinoks-ag.com.tr Gazi Üniversitesi

Detaylı

YÜKSEK KAPASİTELİ YÜK HÜCRELERİNİN DOĞRULANMASI

YÜKSEK KAPASİTELİ YÜK HÜCRELERİNİN DOĞRULANMASI 295 YÜKSEK KAPASİTELİ YÜK HÜCRELERİNİN DOĞRULANMASI Besim YÜKSEL ÖZET Ölü ağırlıklarla direkt yükleme metoduyla doğrulanamayacak kadar yüksek kapasiteli yük hücrelerinin ( load cell ), endüstride direkt

Detaylı

TEKNOLOJİNİN BİLİMSEL İLKELERİ. Bölüm-4 MALZEMELERDE ÇEKME-BASMA - KESME GERİLMELERİ VE YOUNG MODÜLÜ. 4.1. Malzemelerde Zorlanma ve Gerilme Şekilleri

TEKNOLOJİNİN BİLİMSEL İLKELERİ. Bölüm-4 MALZEMELERDE ÇEKME-BASMA - KESME GERİLMELERİ VE YOUNG MODÜLÜ. 4.1. Malzemelerde Zorlanma ve Gerilme Şekilleri Bölüm-4 MALZEMELERDE ÇEKME-BASMA - KESME GERİLMELERİ VE YOUNG MODÜLÜ 4.1. Malzemelerde Zorlanma ve Gerilme Şekilleri Malzemeler genel olarak 3 çeşit zorlanmaya maruzdurlar. Bunlar çekme, basma ve kesme

Detaylı

ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi

ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi ÖZET Donatılı gazbeton çatı panellerinin çeşitli çatı taşıyıcı sistemlerinde

Detaylı

Data Merkezi. Tunç Tibet AKBAŞ Arup-İstanbul Hüseyin DARAMA Arup- Los Angeles. Tunç Tibet AKBAŞ

Data Merkezi. Tunç Tibet AKBAŞ Arup-İstanbul Hüseyin DARAMA Arup- Los Angeles. Tunç Tibet AKBAŞ Data Merkezi Tunç Tibet AKBAŞ Arup-İstanbul Hüseyin DARAMA Arup- Los Angeles Tunç Tibet AKBAŞ Projenin Tanımı Tasarım Kavramı Performans Hedefleri Sahanın Sismik Durumu Taban İzolasyonu Analiz Performans

Detaylı

ÇELİK YAPILAR (2+1) Yrd. Doç. Dr. Ali SARIBIYIK

ÇELİK YAPILAR (2+1) Yrd. Doç. Dr. Ali SARIBIYIK ÇELİK YAPILAR (2+1) Yrd. Doç. Dr. Ali SARIBIYIK Dersin Amacı Çelik yapı sistemlerini, malzemelerini ve elemanlarını tanıtarak, çelik yapı hesaplarını kavratmak. Dersin İçeriği Çelik yapı sistemleri, kullanım

Detaylı

Abskapı sistemleri. Tasarım Projelendirme Statik Hesap İmalat Uygulama Teknik Servis ENDÜSTRİYEL YAPI SİSTEMLERİ

Abskapı sistemleri. Tasarım Projelendirme Statik Hesap İmalat Uygulama Teknik Servis ENDÜSTRİYEL YAPI SİSTEMLERİ Abskapı sistemleri Tasarım Projelendirme Statik Hesap İmalat Uygulama Teknik Servis ENDÜSTRİYEL YAPI SİSTEMLERİ Teleskopik Hangar Kapıları Telescopic Hangar Doors Teleskopik Hangar Kapısı Teknik Özellikleri:

Detaylı

SANAYİDE GİRİŞİMCİLİK ve PROJE YÖNETİMİ

SANAYİDE GİRİŞİMCİLİK ve PROJE YÖNETİMİ SANAYİDE GİRİŞİMCİLİK ve PROJE YÖNETİMİ Büyük Şirketlerde Yenilikçiliği Teşvik etmek ÜSİMP 4. Ulusal Kongresi 3 Haziran 2011 Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi İzmir Yalçın Yılmazkaya Danışman - Kale

Detaylı

HAVACILIK SEKTÖRÜNDEKİ TAHRİBATSIZ MUAYENE UYGULAMALARI

HAVACILIK SEKTÖRÜNDEKİ TAHRİBATSIZ MUAYENE UYGULAMALARI HAVACILIK SEKTÖRÜNDEKİ TAHRİBATSIZ MUAYENE UYGULAMALARI Buket TOPEL Kurulu Üyesi TEI, Tusaş Motor Sanayi A.Ş 21 Aralık 2012 Dünyada Havacılığın Seyri Kaynak: Dünya Bankası, OECD, ICAO, Boeing, Airbus ve

Detaylı

ARAŞTIRMA RAPORU. (Kod No: 2012.XXX) Uzman Cengiz Tan Tel: 0.312.210 59 09 e-posta: tancm@metu.edu.tr

ARAŞTIRMA RAPORU. (Kod No: 2012.XXX) Uzman Cengiz Tan Tel: 0.312.210 59 09 e-posta: tancm@metu.edu.tr ARAŞTIRMA RAPORU (Kod No: 2012.XXX) Raporu İsteyen : Raporu Hazırlayanlar: Prof. Dr. Bilgehan Ögel Tel: 0.312.210 41 24 e-posta: bogel@metu.edu.tr Uzman Cengiz Tan Tel: 0.312.210 59 09 e-posta: tancm@metu.edu.tr

Detaylı

TOKLUK VE KIRILMA. Doç.Dr.Salim ŞAHĠN

TOKLUK VE KIRILMA. Doç.Dr.Salim ŞAHĠN TOKLUK VE KIRILMA Doç.Dr.Salim ŞAHĠN TOKLUK Tokluk bir malzemenin kırılmadan önce sönümlediği enerjinin bir ölçüsüdür. Bir malzemenin kırılmadan bir darbeye dayanması yeteneği söz konusu olduğunda önem

Detaylı

ERP Uygulama Öncesi Değerlendirme

ERP Uygulama Öncesi Değerlendirme ERP Uygulama Öncesi Değerlendirme ERP standartlarını uygulama baskısı, verimli, pratik, güvenli ve uygulanabilir süreçlerin tasarımına engel olabilir. Birçok uygulama projesinde, iş süreçlerindeki verimlilik,

Detaylı

1).S.Ü. MÜH.-MİM. FAKÜLTESİ, MİMARLIK BÖLÜMÜ/KONYA mutosun@selcuk.edu.tr, mustosun@hotmail.com tel: 0542 644 83 19

1).S.Ü. MÜH.-MİM. FAKÜLTESİ, MİMARLIK BÖLÜMÜ/KONYA mutosun@selcuk.edu.tr, mustosun@hotmail.com tel: 0542 644 83 19 YAPILARDA ENERJİ TASARRUFUNA YÖNELİK ÇABALAR İÇİN BİR BİLGİSAYAR ANALİZ PROGRAM MODELİ Dr. Mustafa TOSUN 1 1).S.Ü. MÜH.-MİM. FAKÜLTESİ, MİMARLIK BÖLÜMÜ/KONYA mutosun@selcuk.edu.tr, mustosun@hotmail.com

Detaylı

FRACTURE ÜZERİNE. 1. Giriş

FRACTURE ÜZERİNE. 1. Giriş FRACTURE ÜZERİNE 1. Giriş Kırılma çatlak ilerlemesi nedeniyle oluşan malzeme hasarıdır. Sünek davranışın tartışmasında, bahsedilmişti ki çekmede nihai kırılma boyun oluşumundan sonra oluşan kırılma nedeniyledir.

Detaylı

NITRON MG SERİSİ MEMBRAN AZOT JENERATÖRLERİ

NITRON MG SERİSİ MEMBRAN AZOT JENERATÖRLERİ Verimli membran teknolojisi Dünyanın en iyi geçirgenlik (permeability) özelliğine sahip membranları % 95 - % 99.5 arasında azot safiyeti Az sayıda hareketli parça NITRON MG SERİSİ MEMBRAN AZOT JENERATÖRLERİ

Detaylı

BAŞARAN NAS BAĞIMSIZ DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

BAŞARAN NAS BAĞIMSIZ DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Başaran Nas Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle hazırlanan işbu Kalite Güvence Raporu, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından

Detaylı

BSK Kaplamalı Yollarda Bozulmalar P R O F. D R. M U S T A F A K A R A Ş A H İ N

BSK Kaplamalı Yollarda Bozulmalar P R O F. D R. M U S T A F A K A R A Ş A H İ N BSK Kaplamalı Yollarda Bozulmalar P R O F. D R. M U S T A F A K A R A Ş A H İ N Çatlaklar Yorulma çatlağı Blok kırılma Kenar kırılması Boyuna kırılma (tekerlek izinde) Boyuna kırılma (tekerlek izi dışında)

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 0 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY İÇİNDE SABİT SICAKLIKTA SİLİNDİRİK ISITICI BULUNAN DİKDÖRTGEN PRİZMATİK SAC KUTU YÜZEYLERİNDEN ZORLANMIŞ TAŞINIM

Detaylı

T.C. M.S.B. Savunma Sanayii Müsteşarlığı

T.C. M.S.B. Savunma Sanayii Müsteşarlığı T.C. M.S.B. Savunma Sanayii Müsteşarlığı SERVO MOTOR GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ BİLGİ İSTEK DOKÜMANI SSM-İSM-BİD-001 Rev.:1.0 Aralık 2012 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 1 1. AMAÇ... 2 2. KAPSAM... 2 3. TANIMLAR

Detaylı

MAK 401 MAKİNA PROJE DERSİ KONULARI. Prof. Dr. Erdem KOÇ. Doç. Dr. Hakan ÖZCAN

MAK 401 MAKİNA PROJE DERSİ KONULARI. Prof. Dr. Erdem KOÇ. Doç. Dr. Hakan ÖZCAN MAK 401 MAKİNA PROJE DERSİ KONULARI Not: Ders konuları seçilirken aşağıda belirtilen formun doldurulup bölüm sekreterliğine verilmesi gerekmektedir. Prof. Dr. Erdem KOÇ Konu Rüzgar Türbinlerinde Kanat

Detaylı

TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU KOZMETİK ÜRÜNLERİN STABİLİTESİNE VE AÇILDIKTAN SONRA KULLANIM SÜRESİNE İLİŞKİN KILAVUZ

TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU KOZMETİK ÜRÜNLERİN STABİLİTESİNE VE AÇILDIKTAN SONRA KULLANIM SÜRESİNE İLİŞKİN KILAVUZ TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU KOZMETİK ÜRÜNLERİN STABİLİTESİNE VE AÇILDIKTAN SONRA KULLANIM SÜRESİNE İLİŞKİN KILAVUZ Amaç MADDE 1- Kozmetik ürünlerin üreticileri tarafından raf ömürleri belirlenirken

Detaylı

ELYAF TAKVİYELİ POLİMER KOMPOZİTLERİN DELİNMESİNDE ÇİFT AÇILI MATKAP UÇLARIN İTME KUVVETİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ

ELYAF TAKVİYELİ POLİMER KOMPOZİTLERİN DELİNMESİNDE ÇİFT AÇILI MATKAP UÇLARIN İTME KUVVETİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ ELYAF TAKVİYELİ POLİMER KOMPOZİTLERİN DELİNMESİNDE ÇİFT AÇILI MATKAP UÇLARIN İTME KUVVETİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ Ali ÜNÜVAR a, Halil Burak KAYBAL a ve Ahmet AVCI a a, Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi

Detaylı

Sıkma sırasında oluşan gerilmeden öngerilme kuvvetini hesaplarız. Boru içindeki basınç işletme basıncıdır. Buradan işletme kuvvetini buluruz.

Sıkma sırasında oluşan gerilmeden öngerilme kuvvetini hesaplarız. Boru içindeki basınç işletme basıncıdır. Buradan işletme kuvvetini buluruz. Ø50 Şekilde gösterilen boru bağlantısında flanşlar birbirine 6 adet M0 luk öngerilme cıvatası ile bağlanmıştır. Cıvatalar 0.9 kalitesinde olup, gövde çapı 7,mm dir. Cıvatalar gövdelerindeki akma mukavemetinin

Detaylı

ODTÜ'DE YAPILAN İNSANSIZ HAVA ARACI ÇALIŞMALARI

ODTÜ'DE YAPILAN İNSANSIZ HAVA ARACI ÇALIŞMALARI TMMOB Makina Mühendisleri Odası VI. Ulusal Uçak, Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı 06-07 Mayıs 2011 ODTÜ'DE YAPILAN İNSANSIZ HAVA ARACI ÇALIŞMALARI 1 1 1 1 Yavuz YAMAN, Serkan ÖZGEN, Melin ŞAHİN,

Detaylı

28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri

28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri 28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri Yönetici Özeti: 28.06.2012 tarihinde yayımlanan Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik ile

Detaylı

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI Yrd. Doç. Dr. Uğur DAĞDEVİREN 2 3 Genel anlamda temel mühendisliği, yapısal yükleri zemine izin verilebilir

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 3 ÜÇ NOKTALI EĞİLME DENEYİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 3 ÜÇ NOKTALI EĞİLME DENEYİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 3 ÜÇ NOKTALI EĞİLME DENEYİ GİRİŞ Yapılan herhangi bir mekanik tasarımda kullanılacak malzemelerin belirlenmesi

Detaylı

Novosim Firma Tanıtımı

Novosim Firma Tanıtımı Novosim Firma Tanıtımı Mekanik Tasarım ve İmalat 1 Ekip 1 2 3 Ekibimiz çeşitli sektörlerde uzun yıllar deneyimi olan kişilerden oluşmaktadır Ürün geliştirmenin tüm süreçlerinde bilfiil tecrübe sahibidir

Detaylı

STİK K KURULTAYI YAZILIM LOJİST STİĞİ

STİK K KURULTAYI YAZILIM LOJİST STİĞİ LOJİST STİK K KURULTAYI YAZILIM LOJİST STİĞİ ISO/IEC 12207 Yazılım Yaşam Döngü Süreçleri Yazılım Lojistiği Yazılım desteği; yazılımın orijinal isterlerini ve daha sonradan gelebilecek değişiklik isteklerini

Detaylı