TÜRKĐYE DE SĐYASAL AFĐŞĐN GELĐŞĐMĐ YILLARI ARASI ÖRNEK ĐKĐ PARTĐ (ANAP-CHP) SEÇĐM AFĐŞLERĐNĐN ĐNCELENMESĐ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKĐYE DE SĐYASAL AFĐŞĐN GELĐŞĐMĐ 1990-2000 YILLARI ARASI ÖRNEK ĐKĐ PARTĐ (ANAP-CHP) SEÇĐM AFĐŞLERĐNĐN ĐNCELENMESĐ"

Transkript

1 i T.C. SÜLEYMAN DEMĐREL ÜNĐVERSĐTESĐ SOSYAL BĐLĐMLER ENSTĐTÜSÜ GRAFĐK ANASANAT DALI TÜRKĐYE DE SĐYASAL AFĐŞĐN GELĐŞĐMĐ YILLARI ARASI ÖRNEK ĐKĐ PARTĐ (ANAP-CHP) SEÇĐM AFĐŞLERĐNĐN ĐNCELENMESĐ YÜKSEK LĐSANS TEZĐ Serkan Rıza ULUĞKAY Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Şemsettin Ziya DAĞLI ISPARTA 2006

2 i ĐÇĐNDEKĐLER ĐÇĐNDEKĐLER... i ÖZET...ii ABSTRACT...iii GĐRĐŞ...iii I. BÖLÜM AFĐŞĐN TANIMI AFĐŞĐN TARĐHÇESĐ TÜRKĐYE DE AFĐŞĐN TARĐHÇESĐ ĐLETĐŞĐMDE SOSYO-KÜLTÜREL FAKTÖRLER ĐLETĐŞĐM ARACI OLARAK AFĐŞ II.BÖLÜM SĐYASAL AFĐŞLER PROPAGANDA SĐYASAL AFĐŞLERDE AMAÇ SĐYASAL AFĐŞLERDE HEDEF KĐTLE SĐYASAL AFĐŞLERDE UYULMASI GEREKEN YASAL KURALLAR III. BÖLÜM TÜRKĐYE DE SĐYASET VE SĐYASAL AFĐŞĐN GELĐŞĐMĐ YILLARI ARASINDA ANAP SEÇĐM AFĐŞLERĐ GENEL SEÇĐMLERĐ GENEL SEÇĐMLERĐ GENEL SEÇĐMLERĐ YILLARI ARASINDA CHP SEÇĐM AFĐŞLERĐ GENEL SEÇĐMLERĐ GENEL SEÇĐMLERĐ SONUÇ KAYNAKÇA ÖZGEÇMĐŞ... 79

3 ii ÖZET TÜRKĐYE DE SĐYASAL AFĐŞĐN GELĐŞĐMĐ YILLARI ARASI ÖRNEK ĐKĐ PARTĐ (ANAP-CHP) SEÇĐM AFĐŞLERĐNĐN ĐNCELENMESĐ Serkan Rıza ULUĞKAY Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Grafik Anasanat Dalı Yüksek Lisans Tezi, 83 Sayfa, Haziran 2006 Danışman: Yrd. Doç. Şemsettin Ziya DAĞLI Çalışmanın amacı, Türkiye de ve dünyada gelişen teknoloji ve iletişim araçlarının sayısının artmasına rağmen afişin önemini yitirmeden günümüzde de önemli bir propaganda aracı olarak kullanılmasının nedenlerini araştırmak; çalışmanın bir diğer amacı da geçmişten günümüze siyasal iletişimin ve esas olarak siyasal afişin iletişim aracı olarak üstlendiği görevleri ortaya koymak; askeri müdahalelerle birçok kez kesintiye uğrayan demokratik çok partili siyasal hayatımızı ve bu kesintilerin ardından yeniden toparlanan bir siyasal ortamı da irdelemektir. Đlk olarak, afişin tanımı, dünyada ve Türkiye de afişin gelişim süreci ile iletişim aracı olarak afiş konuları ele alınmıştır. Đkinci olarak, Siyasal afişin ve propagandanın tanımı, Siyasal afişlerde amaç, Siyasal afişlerde hedef kitle ve siyasal afişlerde uyulması gereken yasal kurallar konuları irdelenmiştir. Üçüncü olarak, Türkiye de siyasal afişin gelişimi ve o dönemin siyasal yapısı incelenmiş ve örnek olarak alınan partilerin (Anavatan Partisi Cumhuriyet Halk Partisi) yılları arasında genel seçimlerde kullandıkları seçim afişleri irdelenmiştir. Sonuç olarak, Partiler bulundukları döneme ya da o anki ihtiyaçlarına göre değişik kitle iletişim araçlarında kendilerini ifade etmelerine rağmen ortak noktaları, afişten vazgeçememeleridir; Bunun en önemli sebepleri, afişin ekonomik, akılda kalıcı, yorumdan uzak ve kısa sloganlarla kitle üzerinde etkili oluşudur. Afiş kullanım özellikleri ve sağladığı etkiyle hem Türk siyasal yaşamına tanıklık etmiş hem de bu tanıklığı insanlara etkili biçimde anlatmıştır. Bu süreçte hem çok partili sistemin demokratikleşmesine yardım etmiş hem de hem de kendi gelişimini sürdürmüştür. Bu gelişim çizgisi, günümüzde de sürmektedir. Anahtar Kelimeler: Siyasal Afişin Gelişimi. Siyasal Afişlerde Amaç. Geçmişten Günümüze Siyasal Đletişim.

4 iii ABSTRACT THE PROGRESS OF POLITCAL POSTER ĐN TURKEY TWO SAMPLE POLITCAL PARTIES (ANAP-CHP) BETWEEN THE YEARS THE STUDY ON THE POSTERS OF ELECTION Serken Rıza ULUĞKAY S.D.U., Social Science Institute The Branch Of Main art Master thesis, page 83, June 2006 Asst. Prof. Şemsettin Ziya DAĞLI The aim of the study is to investigate the reasons of the preference of posters as a tool for propaganda, still having a great influence although there has been an increase on the number of the developing technological and communication tools in turkey and the world; another aim of the study is to reveal the duties of political interaction, manly the political posters as a tool for interaction from past to now; and to examine our democratic multi-partisanship political life that has been interrupted many times and the political situation recovered after these interruptions. First of all, the subject that, description of poster and the process of poster s development and the usage of posters as a tool for interaction are studied. Secondly, the subject that the description of political and propaganda, the aim of the political posters, the target population and the legal rules to obey for political posters are studied. Thirdly, the development of political posters in turkey and political structure of that, period are studied and political and the sample parties (Anavatan Patisi- Cumhuriyet Halk Partisi) election posters that were used general election between the years are examined. As a conclusion, all the political parties has a common point that they don t abandon political posters although they use different mass media tools to express themselves for their needs or the period that they live in. The main reasons of this are; political posters are economical, they are easy to keep in mind, they don t, lead any inference and they are more effective with short slogans on the population. Posters both have witnessed the Turkish political life and have explained this to people efficiently with its features of usage and its influence, in this period, posters have both helped the multi-partisanship to become democratic and also continued its development. This development process is also going on today. Key worts: Process of political poster. Purpose of the political posters. Political interaction from past to now.

5 1 GĐRĐŞ Türkiye nin çok partili siyasal sisteme geçmesi ile Türkiye için yepyeni bir dönem başlamıştır. Bu yeni dönem Türkiye nin hem siyasal yaşantısı açısından hem de iletişim açısından bir hayli sancılı geçmiştir. Bu geçiş döneminde etkinlikte bulunan siyasi partiler ve bu partilerin seçim çalışmaları dönem dönem zorluklara ve kesintilere takılsa da gelişimini sürdürmüştür. Türk halkı bir taraftan çok partili yaşama alışırken, bir taraftan da yeni bir iletişim türü olarak siyasal iletişim ve siyasal afişle tanışmıştır. Türkiye için hem çok acı deneyimler hem de tam bir demokratikleşme süreci anlamı taşıyan bu döneme kısaca değinerek bu süreçteki siyasal seçim kampanyaları ve özellikle seçim afişleri incelenmiştir. Çalışmanın konusu Türkiye de Siyasal Afişin Gelişimi dir. Dünyada ve Türkiye de önce radyo sonra televizyon ve daha sonra da renkli televizyon yayınları afiş in bazı işlevlerini elinden almış olmasına karşın afişi yok edememiştir. Afiş, önemini yitirdiğinin düşünüldüğü dönemlerde bile en önemli ve etkili kitle iletişim araçlarından biri olmayı başarmıştır. Çalışmanın amaçlarından biri, genelde, Türkiye de ve dünyada gelişen teknoloji ve iletişim araçlarının sayısının artmasına rağmen afişin önemini yitirmeden günümüzde de önemli bir propaganda aracı olarak kullanılmasının nedenlerini araştırmak; çalışmanın bir diğer amacı da geçmişten günümüze siyasal iletişimin ve esas olarak siyasal afişin iletişim aracı olarak üstlendiği görevleri ortaya koymak; askeri müdahalelerle birçok kez kesintiye uğrayan demokratik çok partili siyasal hayatımızı ve bu kesintilerin ardından yeniden toparlanan bir siyasal ortamı da irdelemektir. Radyo ve televizyonun yayına başlamasıyla, afişin haber verme ve bilgilendirme işlevini bu araçlara devrettiği düşünülmüştür. Gerçekte, zaman içinde afişin değer kaybetmediğini, hatta daha fazla görev üstlendiğini görmekteyiz.

6 yılında istikrar kazanmış ve daha demokratik bir yapıya kavuşmuş siyasal hayatta, siyasal partilerin çoğalıp özgürce propaganda yapmaya başlamasıyla siyasal iletişim ve siyasal afişler daha da önem kazanmıştır. Araştırmanın kapsamı, yılları arasındaki dönem incelenmiştir ve 1999 seçimlerine katılan partilerden Anavatan Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi nin seçim afişlerinde geniş kapsamlı örnekler verilerek ülkemizdeki siyasal afişin nitelikleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu sınırlandırmanın sebebi 1991, 1995 ve 1999 genel seçimlerine katılan parti sayısının fazla olmasına karşın iki yaklaşımı temsil eden ve kitle iletişim araçlarından en yoğun biçimde yararlanmış olan partiler olmasından dolayı bu sınırlandırmaya gidilmiştir. Birinci bölümünde, afişin başlangıcını ve gelişimi inceledikten sonra, bu sürecin Türkiye deki gelişimine bakılmıştır. Hemen ardından, Türkiye de azınlıkların kurduğu ilk matbaa, Türkiye deki ilk litografi atölyesi ve ilk ciddi afiş tasarımcıları ele alınmıştır. Đkinci bölümde, konu olan siyaset, afiş ve propaganda etkinlikleri kavramsal olarak açıklanmaya çalışılmaktadır. Siyasal afişin tanımı, tarihçesi ve genel özellikleri; propaganda sanatının tarihçesi ve nitelikleri; ayrıca, siyasal afişin hedef kitlesi konuları bu bölümde araştırılmıştır. Üçüncü bölümde, Türkiye de siyasal iletişim ve siyasal afişlerin gelişimini incelerken bir bakıma Türkiye nin siyasal tarihini de incelemiş olduk yılında gerçekleştirilen ilk çok partili seçimden, 1991 seçimlerine kadar olan bölümü sadece siyasal afişin gelişimini etkileyen yönleriyle anlatırken; 1991, 1995 ve 1999 seçimlerine katılan iki ana siyasal partinin (Anavatan Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi) seçim afişleri incelenmeye çalışılmıştır. Sonuç bölümünde incelediğimiz afişlerin değerlendirmesi yapılarak; kompozisyon, yazı, slogan, resim ilişkileri bağlamında elde edilen çıkarımlar ortaya konulmuştur.

7 3 I. BÖLÜM 1.1. AFĐŞĐN TANIMI Fransızca affiche kökünden Türkçe ye geçmiş olan afiş sözcüğü Güncel Türkçe Sözlük te şöyle tanımlanmaktadır: Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası 1. Bu tanımdan yola çıkarak, afişin kamuyu ilgilendiren her türlü konuda, belli bir görsel nitelik içeren, reklam amaçlı bir grafiksel ürün olduğu söylenebilir. Bu genel tanımın yanında, afişi kavramsal olarak kuşatmamızı sağlayacak çeşitli tanım denemelerine de rastlamaktayız. Öyle ki, Yaşantımızın büyük bir bölümü sokak ve caddelerde geçer. Cadde ve sokak duvarlarına ya da ilan panolarına yapıştırılarak kullanılan afişler en etkili iletişim araçları, en güçlü silahlardır. Grafik sanatlar dünyasında tüm iletilenler içinde farklı ve ayrıcalıklı bir yeri olan afişler, yaşadıkları duvarlara, panolara, üretildikleri ülkelerin kişiliklerini verirler. Ticari veya kültürel olsun, tüm afişler, toplumun yapısıyla ilgili mesajları haykıran grafik objelerdir 2. Diğer yaklaşıma göre; Afişler, çarpıcı ve göze batan reklam araçları olarak reklam veren için oldukça önemli bir konuma sahiptirler. Kısa ve etkili mesajların, söz dışındaki diğer öğeler ile uyumlu ve anlamı tamamlayacak şekilde bütünleşmesiyle hedef kitle üzerinde son derece etkili bir yapıya sahip olabilirler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken hususlar; afiş yazılarının okunaklı olması, afişin renkli ve dikkat çekici bir görsel düzenleme içinde olması, aynı zamanda karmakarışık olmaması, anlaşılabilir olması, afişteki düşüncenin alışılmışın dışında olması ve doğaldır ki afişin her şeyden önce reklam görevini yerine getirmesidir 3. biçiminde ifade edilebildiği gibi; Herkesin görebileceği bir yere asılan, ilan ya da reklam işlevi gören basılı kağıttır 4. Tanıtım ya da reklam amacıyla hazırlanmış ve 1 Türkçe Sözlük: Yüksel Çetin, Grafik Sanatı, Đstanbul, ABC Yayınları, 1989, s Füsun Kocabaş - Müge Elden, Reklamcılıkta Kavramlar, Kararlar, Kurumlar, Đstanbul, Đletişim Yayınevi, 1997, s Ana Britannica, Đstanbul, Ana Yayıncılık A.Ş., 1986, Cilt.3, s. 122.

8 4 resimli grafik sanatı ürünlerine verilen addır 5. Afiş önce göze etki eden yani görsel yönden büyük kitlelere ilk vurguyu yapan bir reklam aracıdır 6. Broşür, kişisel bir görsel iletişim aracı iken afiş ise geneldir 7. şeklinde pek çok tanıma da rastlanmaktadır. Bu bağlamda, genel olarak afişin ana nitelikleri şöyle ortaya çıkmaktadır: Afişlerin hem görsel yapısı hem de içeriği mümkün olduğunca sade ve anlaşılır olmalıdır. Afişte minimalist yaklaşım, hedef kitlenin eğitsel düzeyi ile de yakından ilgilidir. Öncelikle, geniş kitleyi etkileme amacını taşıyan afişte en önemli unsur, herkes tarafından en geniş ölçekte alımlanmadır. Bu anlamda, etkili bir afişte bir başlık ve ana slogan bile yeterlidir. Afiş, kitlelere ulaşım açısından grafik iletişiminin en önemli kolu olmasına karşın; afişlerde, broşürlerdeki gibi çok fazla ayrıntılı bilgi yer almamalıdır. Afişin konusu veya amacı tasarım alanında asıl belirleyici etkendir. Renk, boyut, tipografi, fotoğraf vs. konuyla bağlantılıdır. Örn: Harley Davidson için bir afiş yapılacaksa kırmızı renkler, absürt bir fotoğraf ya da illüstrasyonla sert yapılı bir yazı tipi kullanılırken, Kızılay için yapılacak bir afişte kullanılacak yazı tipi yumuşak ve hoş görünümlü olacaktır. 8 Afişlerde boyutların düzenlenmesi çok önemlidir. Afişlerin kullanım amacı, sergileneceği/asılacağı yer veya alan ve hatta hedef kitlesi afişin boyutlarında önemli rol oynamaktadır. Özetle afiş, bir iletiyi, bir kitleye, en sade ve en açık biçimde duyurmak; bunu yaparken grafiksel öğelerden ve sanatsal biçimlerden yararlanmak amacını taşıyan bir iletişim yöntemidir. 5 Sözen Tanyeli, Sanat Terimleri Sözlüğü, Đstanbul, Remzi Kitabevi, 1986, s Sezer Tansuğ, Çağdaş Türk Sanatı, Đstanbul, Altın Kitaplar, 1986, s Enis Tan, Tipografi Ders Notları, Isparta, Enis Tan, Tipografi Ders Notları, Isparta, 2005.

9 AFĐŞĐN TARĐHÇESĐ Eski çağlardan günümüze kadar gelişen teknolojiyle birlikte insanların kullandıkları iletişim ve kitle iletişim araçları da gelişmektedir. Modern kent yaşamı öncesi dönemde, tellallar, ellerinde davullarla, geniş kitleye duyuruda bulunmuşlar; böylece, bugünün kitle iletişim yöntemlerine öncülük yapmışlardır. Afiş, bu yöntemden hem geniş kitleye ulaşmada, uzun süreli duyuru yapmada ve iletiyi hızlı yaymada çok daha etkili bir araçtır. Eski çağlardan bugüne, afişlerin kitle iletişiminde ne kadar önemli bir yere sahip olduğu bu örnekle kolayca anlaşılabilmektedir. Bu noktada, John Berger, afişin ilkel duyuru yöntemlerine göre görsel etkisine ışık tutabilecek saptamalarda bulunmaktadır: Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler. Eskiden kalan kutsal kalıt ya da metinlerin hiçbiri, o zamanlarda yaşayan insanların dünyasını, imgeler ölçüsünde doğrudan kanıtlar değildir. Bu bakımdan imgeler, edebiyattan daha keskin, daha zengindir. Bu, sanatı yalnızca geleneksel bir kanıt gibi görerek onun anlatımcı ya da imgelemci niteliğini yadsımak anlamına gelmez. Yapıt ne denli imgelem yüklü olursa biz de sanatçının görünenleri algılayışına o denli derinden katılırız 9. Geçmişten günümüze afişin gelişim aşamaları, toplumsal değişimlerden kaynaklanan görsel imge anlayışının değişimine koşuttur. Bilindiği kadarıyla ilk duvar afişi 1480 de, Londra da bir kilisenin kapısına asılan bir din kitabı ilanıdır. 10 Çeşitli duyuruların ve imgelerin basılı kâğıtlar aracılığıyla geniş kitlelere iletilmesi, doğrudan Gutenberg in 1450 lerde matbaa makinesini geliştirmesiyle ilişkilidir. Bu dönemden önce de değişik teknik ve yöntemler geliştirilip denenmiştir. 14. yüzyılın sonlarından itibaren, özellikle Kuzey Avrupa da pek çok kitap tasarımcısı daha hızlı ve etkin kitap üretme yöntemleri üzerine düşünce üretmeye başlamıştı. Baskı ve matbaacılığın özellikle Kuzey Avrupa da gelişmesinin en önemli sebebi kilisenin 9 John Berger, Görme Biçimleri, Đstanbul, Metis Yayınları, 1986, s Işıl Nisan: /comments.php%3fop%3dreply%26pid%3d0%26sid%3d26+ilk+afi%c5%9f&hl=tr&gl=tr&ct=cl nk&cd=

10 6 baskılarına karşı sürgüne gönderilen ya da bu baskı ortamından kaçan tasarımcıların Kuzey Avrupa ya yerleşmeleridir 11. Bu dönemden önce, tipo baskıya öncülük etmiş olan bir başka baskı tekniği kullanılmaktadır. Incunabula adıyla bilinen bu baskı türünün özellikleri şunlardır: Tüm kitap sayfası tek bir tahta kalıba oyuluyor ve kalıbın içine oyulan resimler daha sonra elle renklendiriliyordu. Tümü elle yapılmış kitaplara göre daha hızlı üretilebiliyordu. Ama kalıplardaki hızlı aşınmalar yüksek tirajlara izin vermiyordu. Bu da, yöntemin en büyük sorunlarından birini oluşturuyordu. Albrecht Dürer yaşadığı Nürnberg kentinin en büyük matbaasının sahibi idi. Kitap tasarımı ve baskı teknikleri üzerine büyük çalışmalar yaptı. Romalılar dan bu yana Albrecht Dürer kadar yoğun bir biçimde harf tasarımı üzerinde duran kimse olmamıştı. Kendisinden sonra gelecek kitap tasarımcılarına büyük çığır açacak olan buluş da ondan geldi. Yani bir kasnak içerisine birden fazla kalıp bağlamak ve kalıpların aynı malzemeden oluşmasını sağlamak 12. Bu dönemde grafik tasarım ve baskı teknolojisinde çığır açan buluşlardan biri gerçekleştirilmiştir. Mainzli Johann Gensfleish Gutenberg, 1450 de bir kitabın tipografi tekniği ile basılabilmesine olanak sağlayan sistemi bulmuştur. Gutenberg, tipografi tekniğini geliştirirken, ilk kez Çin de tahta kalıplara yüksek rölyef olarak oyulan ve Xylotypography adı verilen baskı tekniğinden esinlenmiştir. Tipo grafik baskı bir önceki tekniğe oranla çok daha işlevseldir. Gutenberg, her birinin üzerinde yüksek kabartma bir harfin yer aldığı; bağımsız, yer değiştirebilen ve tekrar kullanılabilen metal parçacıklarından yararlanmıştır. Tipo grafik baskı tekniği ile ağaçbaskı resim sanatının işbirliği sayesinde Almanya da resimli kitap basımı yaygınlaşmıştır. Ağaç baskı resimlemelerle basılan ilk kitap, 1460 tarihli Böhmenli Çiftçi dir. Almanya da basılan resimli kitapların en güzel örnekleri, ağaçbaskı sanatçısı ve grafik tasarımcı Albrecht Dürer tarafından gerçekleştirilmiştir Enis Tan, Tipografi Ders Notları, Isparta, Ragıp Đstek, Görsel Đletişimde Tipografi ve Sayfa Düzeni, Đstanbul, Pusula Yayınevi, 2004, s Emre Becer, Đletişim ve Grafik Tasarım, Ankara, Dost Kitabevi, 1997, s

11 7 15. yüzyıldan 19. yüzyıl başlarına kadar, özellikle Gutenberg in baskı çalışmalarına katkıda bulunabilecek yeni baskı teknikleri söz konusu olmamış; daha çok tipografi üzerinde yoğunlaşılmış, hurufatın alaşımları geliştirilmiş ve yeni yazı tipleri üretilmiştir. Buna karşın, afişin büyük ölçüde durakladığı, yeni afiş basım ve tasarım örnekleri verilmediği görülmektedir. Gutenberg in ve Albrecht Dürer in çabalarıyla gelişen ve yol kateden grafik tasarımı, asıl olarak 19. yüzyılın başlarında ciddi anlamda gelişmeye başlamıştır ten sonra Japonya ile Fransa arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması Fransa da, Japon sanatıyla ilgili birçok serginin açılmasına yol açmıştır. Bu sergiler sonucu Fransız sanatçılar, Japon estamplarını tanıma fırsatı bulmuş oldular. Batılı gözler için alışılmamış ve etkileyici olan bu baskılar sanatçıları çok etkilemiştir. Estamplardaki dekoratif özelliklerden, pervasızca çizilmiş kısa görünüşlerden (rakursi), başkişilerin tablonun ortasında değil de tablonun herhangi bir yerine yerleştirilmiş olmasından, ince bir beğeninin ürünü olan çizgilerden, şeyler elde etmeye çalışmışlardır. Sanatçılar, Japon gravürlerindeki grafik geleneğinden ve bu geleneksel yerleştirme sisteminden etkilenmişlerdir. Bu sistem Manci, Monet, Van Gogh, Toulouse-Lautrec, Gauguin ve özellikle Degas ın da aralarında bulunduğu birçok sanatçı tarafından uygulanmıştır. 14 Geleneksel Japon baskı sanatı, Avrupalı sanatçıları çok etkilemiş ve afiş sanatı için çığır açacak bir yenilik için de ilham kaynağı olmuştur de çıkan basın özgürlüğü, Fransız yasasının birçok sansür hükümlerini kaldırarak, afişlerin resmi ilanlar için ayrılan alanlar ve kilise dışında her yere asılabileceğine izin vermesi, afiş endüstrisinde büyük bir gelişmeye yol açmıştır. Sokaklar, toplumun her kesiminden insanların izleyebildiği bir sanat galerisi haline dönüşmüş, saygın ressamlar artık reklam afişleri tasarlamayı küçültücü bir davranış olarak görmekten vazgeçmişlerdir. Arts and Crafts hareketi tasarım sanatları için yeni bir yön yaratmış ve Jules Cheret bu yönde atılım yapan ilk sanatçı olmuştur. Modern afişin babası olarak adlandırılan bu ünlü tasarımcı Cheret, kısa sürede afişleriyle Avrupa çapında ünlenmiştir. Uzun yıllar resimli litografik afişlerin, sadece duyuru niteliği 14 Salah Birsel, Fransız Resminde Đzlenimcilik, Ankara, ABC Yayınları, 1967, s. 32.

12 8 taşıyan tipografik harf baskısı afişlerin yerini alması için çaba göstermiştir da Paris de açtığı basımevinde gerçekleştirdiği ilk afiş, Sarah Bernhart ın oynadığı Le Biche au Bois adlı oyun için hazırladığı monokromatik bir tasarımdır. Jules Cheret bu afişle resimli afişin öncüsü olmuştur. 15 Bu tarihten 1900 lerin başına kadar 1000 den fazla afiş üreten Cheret, afişlerindeki figür ve görüntü kalabalığını zamanla azaltmış, kendi basımevindeki çalışmalarıyla da bizzat renkli baskının gelişimine katkılarda bulunarak, kullandığı canlı renklerin göze çarpan niteliğiyle, sanatsal afişi yaratmıştır. Karakteristik olarak, siyah kontur (sınır çizgisi) içerisinde canlı kırmızı, ışıklı sarı ve yeşilin yanında mavi mürekkebi, akşam ve gece atmosferi yaratma veya süzülerek dans eden figürlerin arka planında açık mavi fon oluşturmak üzere kullanmıştır. Bu parlak renklerle grafik bir canlılık sağlamış, ustaca gerçekleştirdiği üst üste basımlarla şaşılacak genişlikte bir renk yelpazesi yaratmıştır. Tipik kompozisyonu, afişin ortasında yer alan ve hareket eden bir figür veya figürlerdir. Kalın karakterli yazılar ise, afişteki figürün hareketini ve biçimini yansıtır niteliktedir. Konu ne olursa olsun afişlerinde hep aynı güzel genç kadın tipine yer vermesi, halk tarafından hayranlıkla karşılanmış ve bu kadın tipi Cherette olarak adlandırılmıştır. 16 Şekil 1: Jules Cheret in bir afiş çalışması 15 Dilek Bektaş, Modern Grafik Tasarımın Gelişimi, Yapı Kredi Yayınları, Đstanbul, 1992, s Steven Heller - Seymour Chwast, From Victorian to Post-Modern, Newyork, 1988, s. 31.

13 9 Kendine özgü bir stil yaratan ve bunu halka kabul ettiren Cherette afişin kullanım boyutları ile ilgili de çok önemli çalışmalar yapmıştır yılında Cheret afişlerini bugünkü billboardları anımsatan 1,5 metreye varan ölçülerde yaparak, büyük boy afişi Paris de ilk defa uygulayan sanatçı olmuştur. 17 Afiş sanatı, 1890 ların başında beliren Art Nouveau (Yeni Sanat) akımı doğrultusunda yepyeni bir nitelik kazanmıştır. Özellikle yılları arasında, mimarlık, dekorasyon, eşya tasarımı, kitap kapağı ve afişlerde kendini gösteren Art Nouveau akımı, güzel sanatların popüler ve yararlı olabileceği inancından doğmuş ve afiş sanatıyla da doğal bir anlatım biçimine kavuşmuştur. 18 Dekoratif bir sanat ve tasarım stili olan Art Nouveau akımında Jules Cheret ile başlayan sanat afişi geleneği, Henri de Toulouse-Lautrec ve Alphonse Mucha ile sürdü. 19 Şekil 2: Toulouse-Lautrec in afiş çalışması 17 Heller-Chwast, a.g.e., s Nisan, a.g.e. 19 Becer, a.g.e., s. 100.

14 10 Endüstrinin gelişimesiyle değişen toplumsal yapı, sanatın toplumsal yönünü de baştan sona değiştirmiştir. Büyük kentleşme sanatın bir yaşam biçimi olarak hayata katılmasını gerektirmiştir. Bu süreçte, afiş, sanatsal öğelerin geniş kitleye ulaşacağı bir araç olarak ön plana çıkmıştır. Bauhaus okulu, bu gerçekten yola çıkarak yapıtlar üretmiştir. Bauhaus, kapitalist endüstrinin sorunlarına çözüm aranan bir dönemde ortaya çıkan bir olgudur. Aynı doğrultuda olan ve aynı sorunlara çözüm arayan bir çok atölye ve okul içerisinde en kapsamlı ve gelişmiş olanı Bauhaus dur. Esas amacı fonksiyon ve konstrüksiyon olan Bauhaus un hedefi sanatçıyı içinde yaşamakta olduğu toplumun sosyal konuları üzerinde bilinçlendirmek ve sanatçıya bu sorumluluğu yüklemektir. Sanatçı, kitlelerin sorunlarını dile getirebileceği gibi; sanatın da kitlelerin sorunlarına çözüm getirebilmesini hedeflemekteydi. 20 Bauhaus un afiş üretimine en önemli etkisi, afişin, endüstri toplumunda bir arada yaşayan ve ilgi ve beğenileri birbirinden farklı bir geniş kitleye afişle ulaşılabileceğini göstermesi olmuştur. Özellikle yazı tipi çeşitliliğinin artması, tanıtılan ürünün kitleyi psikolojik değerler bağlamında etkilemesini sağlamıştır. Böylece afiş, üretim tüketim çevriminin ana elemanlarından birisi olarak varlığını kabul ettirmiştir. Şekil 3: Bauhaus ekolünden afişler 20 Heller - Chwast, a.g.e., s. 113.

15 11 Endüstrinin hızlı ilerleyişine karşın, yapılan afiş ve tasarımlarda hâlâ elle çizim ve illüstrasyonların kullanılması istenen etkiyi vermede yetersiz kalmıştır. Fotoğrafın icadına kadar yetersiz anlatımlar ya da çizimlerle yetinilirken birdenbire değişik ülkeler ve kültürlerinin gözler önüne serilivermesi sanat alanına yeni boyutlar kazandırmıştır. Fotoğraf, dil ve kültür sınırlarını aşarak toplumların birbirlerini tanımalarını ve anlamalarını hızlandırmıştır. Dergiler, gazete ve basın fotoğraftan olabildiğine yararlanarak coşkulu bir sürece girmiş ve fotoğraf aracılığıyla ana bilgi kaynağı olmuştur. Fotoğraf, sanat yapmak isteyenlere de zengin olanaklar sunar. Görsel bir imge, yerine göre kullanılırsa binlerce sözcüğün yerine geçebilecek etkinliktedir. Ancak fotoğraftaki başarı sadece görülenin ustalıkla aktarılmasında değil, düşüncelerin ve iç dünyanın yorumlanabilmesindedir. Yazı ile fotoğrafın böylesine bütünleşmesi sağlandığında fotoğrafın, bir bilim ve sanat dalı olarak afiş sanatında önemli bir yeri olduğunu yadsıyamayız. Fotoğrafın bulunuşu grafik imge üretiminde köklü değişimlere neden olmuştur. 21 Fotoğrafın afişte kullanımına kadar geçen süre içinde bütün görsel imgeler baskı yüzeylerine elle çizilerek ya da oyularak aktarılıyordu. Fotoğrafın afişte kullanılmaya başlaması ile görsel imgeler reprodüksiyon yoluyla kopyalanmış ve böylece afişin temel değişimlerinden birisi gerçekleşmiştir. 40 lı yıllardan itibaren grafik tasarımının güç merkezinin Avrupa dan Amerika ya kaydığını görebiliyoruz. Bunda Amerika nın kazandığı siyasal ve ekonomik gücün rolü kuşkusuz büyüktür. Ama bir o kadar da bu süreçte etkisi önemli olan, Hitler den ABD ye kaçarak çeşitli eğitim kurumlarında görev alıp, yeni bir Amerikalı tasarımcı nesli yetiştiren Avrupalı tasarım ustaları; Herbert Bayer, Alexei Brodovich ve hatta Cassandra dır. 50 li yıllardan itibaren Amerika nın genç nesli çok parlak bir grafiker camiası oluşturdu. Daha sonra, New York Okulu olarak adlandırılan bu tasarımcıların en önemlisi ve belki de yüzyılın en önemli tasarımcısı sayılabilecek olan kişi Paul Rand di. Ancak Rand ile birlikte Saul Bass, Bradbury 21 Becer, a.g.e., s. 99.

16 12 Thompson ve onların hocaları olan Bayer ve Brodovich de bu döneme damgalarını vurdular. 22 II. Dünya savaşı sona erdiğinde Avrupa da yaşanan büyük ekonomik çöküntüye karşın Amerikan toplumu; tarihinin hiçbir döneminde, hiçbir yerde görülmemiş yaygın bir refah dönemi yaşıyordu. Artık herkesin bir evi, bir otomobili, hobileri olmalıydı. Grafik tasarım da bu genel ve iyimser refah havasını yansıtıyordu. Savaş yaralarını Amerikan dan aldığı yardımlarla kısa sürede saran Avrupa ülkeleri de bu kervana katılmakta gecikmedi. 23 Đnsanlık tarihi açısından son derece utanç verici ve yıkıcı olan bir dönem, grafik tasarım tarihi açısından yeni bir dönemin başlamasına yol açmıştır. Şekil 4: II. Dünya Savaşı Sonrası New York Okulu ndan afişler II. Dünya Savaşı sırasında kod deşifre etmek amacıyla geliştirilen bilgisayar, XX. yüzyılın son çeyreğinde insanlığın hayatını umulmadık boyutlarda değiştirmiştir. Önce binalara, sonra odalara sığabilen, ağır ve hantal bir şekilde çalışan ve kullanımı bir mühendisinki kadar teknik bilgi gerektiren bu buluşu başlangıçta kimse pek ciddiye almamıştır. Fakat yıllık bir süre içerisinde bilgisayar iyice küçülüp bir çalışma masasına sığacak boyutlara gelmiş ve marifetlerinin çokluğu da ortaya çıktıkça işler değişmiştir Becer, a.g.e., s Đstek, a.g.e., s Đstek, a.g.e., s. 76.

17 13 Önceleri odalara sığmayan bilgisayar, 1980 li yıllarla beraber önce küçüldü, daha sonra da Personel Computer (Kişisel Bilgisayar), yani PC haline gelmiştir. Eskiden günlerce süren karanlık oda günleri, yerini saatlerle hatta dakikalarla işleri tamamlayan, renk ayrımı ve görüntü işleme programlarına bırakmıştır. Özellikle PhotoShop programı, grafik tasarım sürecinde çığır açan yenilikler ve kolaylıklar sağlamıştır. Ofset baskı sisteminin ve ofset makinelerin gelişmesiyle beraber II.Dünya Savaşı na kadar grafik tasarımın ve afişlerin en etkili baskı sistemi litografi yerini ofset makinelere bırakmıştır. Offset baskı tekniği, Senefelder in buluşu olan litografik baskının çok gelişmiş bir biçimidir. Her iki baskı tekniği de, suyun boyayı itmesi ve kağıt üzerine geçirmesi esasına bağlı olarak çalışır. Offset, litografinin değişik bir uygulamasıdır. Burada, kâğıda çinko kalıp doğrudan doğruya baskı yapmaz. Önce bir kauçuk merdane çinko kalıba temas ederek mürekkeplenmiş şekli üzerine alır, sonra bu şekli kendi etrafına temas eden kâğıda nakleder. Offset baskı bilhassa çok renkli ve yüksek tirajlı işlerde olumlu sonuçlar vermektedir. Merdaneler düz baskı makinelerindeki gibi ileri geri hareket etmeyip, tek yönde döndüklerinden Offset makinelerinin baskı hızı da yüksektir. Saatte baskı yapabilirler. Offset kalıplarında işlem, klişedekine benzer. Yine bir ışıklandırma vardır, yalnız çinkonun üzerindeki kimyasal madde değişiktir. Yani asit teması ile oyulma olayı yerine mürekkep veya su tutma özelliğini elde edecek maddeler kullanılmıştır. Yazılar da hurufat olarak kullanılamayacağından,önce tipografi sistemiyle, temiz bir kâğıda prova baskısı yapılır, yazıların kompozisyonda alacağı yere prova baskısı yerleştirilir ve resimle beraber filmi alınarak çinkoya geçirilir. Resim ve yazı filmlerinin tertibine, yani basılacak sayfanın veya formanın düzenlenmesi işine montaj denir. Offset baskı 4 renkli olarak yapılacaksa 4 ayrı film montajı ve bu filmlerden 4 ayrı offset kalıbı yapılır. Sonra herbiri kendi renginde mürekkeple üstüste basılır. Kullanılan sıra Sarı- Kırmızı-Mavi ve Siyah tır Yüksel Ünsal, Bilimsel Reklam ve Pazarlamadaki Yeri, Đstanbul, Bilim Kitabevi, 1984, s. 363.

18 14 Ofset tekniği, kısa sürede çok sayıda kaliteli baskı yapabilmesiyle en gelişmiş baskı yöntemidir. Bilgisayarda üretilen tasarımın film çıkışları kalıba pozlandıktan sonra ofset baskıyla kağıda aktarılmaktadır. Günümüzde yeni teknolojiyle birlikte, doğrudan kalıba pozlama yapan ve CPU ve Dijital Offset adı verilen bilgisayarlı baskı sistemleri de kullanılmaktadır. Baskı tekniklerinin böylesine gelişmesi, afiş üretimini de olumlu yönde etkilemiştir. Özellikle fotoğraf kullanımına sağladığı kolaylıklar, afişin anlatım dilini de büyük ölçüde değiştirmiş ve geliştirmiştir. Özetle Afiş, herkesin görebileceği yere asılan bir ilandır. Herkesin görebileceği yere asılma özelliği, zaman içinde belki de afişlerde değişmeyen tek özellik olmuştur. 15 inci yüzyılda Fransa da ilk afişler ortaya çıktığından beri herkesin görebileceği yerde olma özellikleri değişmemiş; ama 15 inci yüzyılda siyasal ve dinsel propaganda amaçlı kullanılan afişler, 17 inci ve 18 inci yüzyıldan itibaren tiyatro, sinema ve askere çağırma duyurularında kullanılmaya başlanmıştır. Zaman içinde afişlerde, haberdar etme amaçlı kullanımdan, reklam amaçlı kullanıma doğru bir değişim yaşanır.

19 TÜRKĐYE DE AFĐŞĐN TARĐHÇESĐ Grafik tasarım kavramını baskı sanatı ve teknolojisinden ayrı düşünmek olanaksızdır. Bu nedenle Türkiye de kurulan ilk basımevinin Türk grafik sanatının gelişmeye başladığı ilk ortam olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Đlk Türk basımevi 1727 de Sait Çelebi ve Đbrahim Müteferrika tarafından kurulmuştur. Ama Türk topraklarında ilk basımevinin kuruluşu çok daha eskilere uzanmaktadır yılında, yani Gutenberg ten 43 yıl sonra Türkiye ye yerleşen Museviler, Đstanbul da ilk basımevini faaliyete sokmuşlardır. Sivaslı Apkar adında bir Ermeni ise 1567 de başka bir basımevi açmıştır yılında da Rumlar kendi basımevlerini kurmuşlardır. Bir görüşe göre, Đbrahim Müteferrika, azınlıkların kurduğu bu basımevlerinde deneyim kazanmıştır. 26 Bu kadar gelişmeye rağmen Osmanlı da matbaacılık çok fazla bir ilerleme gösterememiş ve kişilere bağımlı olarak devam edebilmiştir. Đbrahim Müteferrika nın 1745 te ölümünden sonra Türk basımcılığı uzun süren bir krize girmiştir. Müteferrika nın çoğaltma yoluyla kitap fiyatlarını ucuzlatma ideali, ne yazık ki daha sonraki yıllarda da gerçekleşmemiş; bilgi, yönetici azınlığın tekelinde kalmıştır te Fransa nın Türkiye elçiliğine atanan Choiseul Gouffier de kendi kişisel çabaları ile Đstanbul da bir basımevi kurdurmuş ve üç adet Türkçe kitabın basımını gerçekleştirmiştir lu yıllarda Đstanbul da bir litografi atölyesi kuran Jacques ve Henri Caillol, çok sayıda resim ve çizimi taşbaskı yoluyla çoğaltmışlardır. 27 Ülkemizde reklamcılık Avrupa daki gibi basın ilanlarıyla başlamıştır. Đlk ilanlar 1860 yılında Tercüman-ı Ahval gazetesinde, satılık ev, arsa ve kitap ilanları şeklinde olmuştur. Đlk ticari amaçlı reklam ise yine aynı gazetede 1864 yılında çıkmış ve bunu izleyen yıllarda gitgide yaygınlaşmıştır yılında meşrutiyetin ilanı ile birlikte özgürlük ortamının sonucu yayınlanan gazete ve dergi sayısındaki artışa paralel olarak okuyucu sayısında da hızlı bir artış olmuştur. Đlk reklam ajansı olan 26 Becer, a.g.e., s Becer, a.g.e., s. 114.

20 16 Đlancılık Kolektif Şirketi 1909 yılında kurulmuştur. Bu ajans ile birlikte gerçek anlamda profesyonel reklamcılık da ülkemizde başlamıştır yılına gelindiğinde ise sektörün ilk dergisi olan Reklam yayımlanmaya başlamıştır. Balkan Savaşı ve peşinden gelen I. Dünya Savaşı nın ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri kendini reklamcılık sektöründe de hissettirmiştir. 28 Ancak bu durum Cumhuriyet in ilanına kadar sürmüş olup, ilancılık 1924 ten sonraki dönemde tekrar gelişmeye başlamıştır. Daha sonra harf devrimi nedeniyle yüzyıllık alışkanlığın sona erdirilip yeni yazı sistemine geçilmesi reklamcılıkta kısa bir duraklama ile kendini göstermiştir. Yeni yazım sistemine alışma devresinden sonra gelişim tekrar olanca sürati ile sürmüştür. 29 Türkiye de, Cumhuriyetin ilk yıllarında inkılapları yaymak için kullanılan afişler daha sonraki yıllarda reklam amaçlı kullanılmaya başlanır. Afişler, grafik ve temsili resimlerle ortaya çıkmış, daha sonra bunlar yerlerini fotoğraflara bırakmıştır. Zaman içinde afişlerde görülen değişimi, bulundukları kentin hatta semtin değişen ruhu ve etkisi afişlerden güçlü kitle iletişim araçlarının ortaya çıkması oldukça fazla etkilemiştir. Afişler, kentler ve diğer kitle iletişim araçları arasındaki ilişki, ilk bakışta kaybedenin çekileceği bir durum gibi gözükse de afişler yaşadıkları değişimlerle, diğer kitle iletişim araçlarının tamamlayıcı unsuru ve kentlerin bir parçası olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. 30 Türkiye de çağdaş anlamda grafik tasarımının ilk örneklerini, Đhap Hulusi Görey ve eğitimini Almanya da tamamladıktan sonra orada çalışmalarını sürdüren Kenan Temizan vermişlerdir. 28 Oktay Taş - Tarık Z. Şahım, Reklamcılık ve Siyasal Reklamcılık, Ankara, 1996, s Ünsal, a.g.e., s Yeta Bütüç:

21 17 Şekil 5: Đhap Hulusi nin afiş çalışmaları Đhap Hulusi, Jugentstil in (ART NOUVEAU) ünlü grafik tasarımcısı Ludwig Hohlwein ın atölyesine bir süre devam ederek, onun tasarım anlayışını benimsemiştir. Hohlwein ın sert banyoda yıkanıp sert kağıda basılmış izlemini uyandıran ve ışık gölge ilişkisinden yararlanarak gerçekleştirdiği illüstratif anlatımını, büyük bir özenle kendi çalışmalarına aktaran Đhap Hulusi Görey, yurda döndükten sonra özellikle Tekel ve Milli Piyango kuruluşu için yaptığı afişlerle belleklerde yer etmiş, aynı görsel anlatım yaklaşımını gerçekleştirdiği içki etiketi ve sigara ambalajlarına da uyarlanarak, ürün grafiği konusundaki ilk örnekleri vermiştir. Đhap Hulusi yurda döndükten iki yıl sonra, 1927 de Đstanbul Güzel Sanatlar Akademisi nde bir afiş atölyesi kurulmuş, bu atölye 1950 lerin sonuna doğru Grafik Bölümü ne dönüştürülmüştür. Đhap Hulusi gibi Almanya da öğrenim gören bir başka Türk tasarımcı da Kenan Temizan dır. Berlin de Berlin Güzel Sanatlar Akademisi ni bitiren Temizan, Reimann Okulu nda uzun yıllar eğitimci olarak çalışmış; aynı zamanda Ufa ve Tobis gibi büyük Alman film yapım şirketlerinin film tanıtım afişlerini ustaca işlenmiş gerçekçi, figüratif bir anlayışla tasarlamıştır Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi, Đstanbul, Yapı-Endüstri Merkezi Yayınları, 1997, Cilt 2, s. 710.

22 18 Afiş grafiğinde bu sanatçıları izleyen dönemin boşluğu, uzun bir aradan sonra Mengü Ertel in kişisel çabalarıyla kapatılabilmiştir. Özellikle tiyatro afişleri dalında, belli bir çizginin ve mesajla yüklü bir duyarlığın insanı olan Mengü Ertel, tek düzeliği aşma çabasıyla çevresine ışık tutacak bir etkinlik göstermektedir. Afişin grafiğe, grafiğin afişe dönüşen yönlerini Đhap Hulusi den sonra en somut biçimleriyle eserlerine aktarımıyla Mengü Ertel de bulmaktayız. 32 Şekil 6: Mengü Ertel in afiş çalışmaları 1960 lar ve sonrasında ise gelişen sanayi ve giderek önem kazanan tanıtım etkinlikleri afiş sanatına canlılık kazandırmıştır. Özellikle tiyatroların afişe duyduğu gereksinim, genç sanatçılara yeni yapıtlar üretme imkanı sağlamıştır. Afişte konuya daha çok önem verildiği bu dönemde Türk sanatçıları uluslar arası düzeyde başarılı olmuşlardır. Bu dönemin önde gelen sanatçıları arasında Yurdaer Altıntaş, Turgay 32 Kaya Özsezgin, Türk Grafik Sanatının Gelişme Evreleri, Milliyet Sanat Dergisi, Đstanbul, Şubat 1982, s. 4.

23 19 Betil, Erkal Yavi, Sadık Karamustafa ve Bülent Erkmen in katkılarından söz edilebilir. 33 Şekil 7: Yurdaer Altıntaş ın bir afiş çalışması Şekil 8: Sadık Karamustafa nın bir afiş çalışması Şekil 9: Bülent Erkmen in bir afiş çalışması 33 Ana Britannica, Cilt 5, s. 123.

24 ĐLETĐŞĐMDE SOSYO-KÜLTÜREL FAKTÖRLER Đnsanlar doğdukları andan itibaren belli bir çevrede ve diğer insanlar ile iletişim içinde yaşarlar. Bu bağlamda tüketiciyi de içinde bulunduğu çevreden soyutlamak, tüketici davranışlarına etki eden çevresel faktörleri göz ardı etmek mümkün değildir. Çevresel ya da sosyo-kültürel faktörler denildiğinde; kültür, sosyal sınıflar, dayanışma grupları ve aile anlaşılmaktadır. Đnsanların edindiği gelenek, görenek, eğitim, öğretim, hukuk, siyasal kurumlar gibi çeşitli yollarla birbirlerine ve kendilerinden sonra gelen kuşaklara ilettikleri maddi varlıkları ile bilgi, sanat, hüner, alışkanlık, inanç ve değerleri kültür olarak tanımlamak mümkündür. 34 Kültürün hedef kitle ve tüketici üzerindeki etkisini Schiffman şu şekilde açıklamaktadır: Tüketici davranışı bağlamında ise kültürü; toplumun çeşitli kesimlerindeki tüketici davranışlarını düzenlemeye hizmet eden öğrenilmiş davranışların, değerlerin, inanışların ve geleneklerin toplamıdır şeklinde açıklayabiliriz. Kültür aynı zamanda toplumun üyesi olan bireylere problemlerini çözmek için emirler, direktifler ve rehber öneriler de getirir. Kültür, sosyal deneyimlerin bir parçası olarak öğrenilir ve toplum üyelerine, ortak dil ve ortak semboller vasıtasıyla iletilir 35. Çok değişik yapıda ve çeşitli kültürlerin bir arada yaşandığı ülkemiz doğal olarak bir çok alt kültürü de bünyesinde bulundurmaktadır. Alt kültürler ise, bütün kültür yelpazesi içinde yer alan ve değişik değerler ve davranış kalıpları ile farklılaşmış bölümleri ifade ederler. Çeşitli tipte farklılıklar alt kültürleri sınıflandırmak için kullanılabilirler. Örneğin, sosyo-ekonomik grup (yüksek sınıf, alçak sınıf), etnik grup (siyahlar, Đspanyollar), coğrafi bölge (güney, batı), yaş (yetişkin, yaşlı), yaşam tarzı (kırsal, kentsel) vb. gibi Belma Güneri - Ahmet Bülent Göksel, Reklam Kampanyaları ve Medya Planlaması, Đzmir, E.Ü. Đletişim Fakültesi Yayınları, 1993, s Leon G. Schiffman - Leslie Lazar Kanuk, Consumer Behavior, U.S.A., Prentice-Hail Inc., Englewood Cliffs, 1983, s J. Paul Peter - Jerry C. Olsan, Consumer Behavior-Marketing Strategy Perspectives, U.S.A., Richard D. Irwin Inc., 1987, s. 414.

25 21 Bütün bu toplum yapılarının ayrı ayrı kendilerine göre farklılıkları ve etkilenme noktaları vardır. Gerek total kültürün, gerekse de bu kültürün içinde yer alan alt kültürlerin tüketici davranışları, satın alma modelleri üzerinde etkili olduğu kabul edilmektedir. O halde reklam kampanyası sırasında özellikle yaratıcı çalışmalarda hazırlanacak reklam mesajlarının, hedef kitleyi kuşatan kültür ya da alt kültürler ile çatışmayacak ve bunlardan bazı parçalar taşıyacak şekilde oluşturulmasına dikkat edilmelidir. 37 Sosyal sınıflar arasındaki farklılıklar iletişimin doğru yapılabilmesi için iyi tespit edilip, mesajın etkisini artıracak şekilde kullanılmalıdır. Sosyal sınıflar da tüketici davranışını, satın almalarını, tercihlerini belirleme de etkili olan bir diğer faktördür. Birbirleriyle benzeşen değerleri, benzeşen bilgileri, yaklaşık aynı hayat tarzını ve davranış biçimini sergileyen insanların oluşturdukları ve toplumun alt bölümlerini meydana getiren katmanlardır. Sosyal sınıfları birbirlerinden kesin çizgilerle ayırt etmek mümkün değildir. Ancak yine de sosyologlar en genel anlamıyla alt, orta ve üst sınıflardan söz etmektedirler. Bizim baktığımız noktadan sosyal sınıfların satın alma davranışı açısından farklılıkları önem taşımaktadır. Reklamcılar açısından bir önemli nokta da her sosyal sınıfın bir altından farklı olmaya ve bir üst sınıfa benzemeye çalıştığıdır. Bu husus özellikle bazı ürün ve hizmetlerin satın alınmasında etkili olmaktadır. 38 Mesajın alınmasında sosyal sınıf ve kültürel etkilerin dışında diğer önemli bir etken de güdülenmedir. Güdüler insanı harekete geçiren diğer bir deyişle beliren bir ihtiyacı gidermek için bir davranışı ortaya çıkartan güçlerdir. Güdülenme, kişinin eyleminin yönünü, gücünü ve öncelik sırasını belirleyen, iç veya dış bir uyarıcının etkisiyle harekete geçmesi, olarak da tanımlanmaktadır. 39 Güdülenmeye iç ve dış etmenler (uyarıcılar) neden olmaktadırlar. Đşte bu etmenleri ele alış biçimlerine göre güdülenme yöntemleri gruplandırılabilir. Bireyin 37 Füsun Kocabaş - Müge Elden, a.g.e., s Đlhan Ünlü, Reklam Kampanyası Planlaması, Eskişehir, A.Ü. Açık Öğr. Yayınları, 1987, s Metin Đnceoğlu, Güdüleme Yöntemleri, Ankara, A.Ü.B.Y.Y.O. Yayınları, 1985, s. 39.

26 22 nasıl güdülendiğini anlamak için, ihtiyaçlarını bilmek gereklidir düşüncesine dayanır. Maslow a göre insan ihtiyaçlarını beş aşamada incelemek olasıdır. 1. Fizyolojik ihtiyaçları: yeme, içme, barınma vb. 2. Güvenlik ihtiyaçları: tehlikelere karşı korunma ihtiyaçları 3. Sevgi, ait olma ihtiyaçları: sevgi, arkadaşlık, benimsenme vb. 4. Saygı ihtiyaçları: onur, ün, bağımsızlık, saygı, tanınma vb. 5. Kendini gerçekleştirme ihtiyaçları: kendine güven, inanç, yaratıcılık vb Yavuz Odabaşı, Tüketici Davranışı, Eskişehir, A.Ü. Yayınları, 1986, s

27 ĐLETĐŞĐM ARACI OLARAK AFĐŞ Đletişim, insanoğlunun varoluşuyla başlayıp, değişik yollarla hep insan hayatında yer almıştır. Đletişim kurmak, insanlığın en önemli gereğidir. Đletişimin başlaması içinse herhangi bir iletinin aktarılması yeterlidir. Đletişim, insan ya da insan grupları arasında mesajların karşılıklı iletimiyle meydana gelir. Đletişimin gerçekleşmesi için bir tarafın mesaj gönderen, diğer tarafın da mesaj alan konumunda olması gerekmektedir. Đleti Gönderici Gönderme Aracı Alıcı Geri Bildirim Şekil 10: Genel Đletişim Modeli Đletişimi başlatan unsur, göndericidir. Gönderici, etkileyici bir iletişim gerçekleştirmek için ne tür verilere sahip olmalıdır? Yanıtlanması gereken ilk soru; iletişimin amacıdır. Đletişim, kitleyi bir konu hakkında bilgilendirmek, bir ürünü pazarlamak, kitlenin değer yargılarını değiştirmek ya da bir dava konusunda yardım ve destek toplamak amacına yönelik olabilir. Bir firmaya imaj kazandırmak da başlı başına bir iletişim kurma nedenidir. O halde iletişim faaliyetine başlamadan önce iletişime neden gerek duyulduğu belirlenmelidir. Đletişimin amacı belirlendiği zaman, mesajı alan kişi ya da kişilere yönelik beklentiler de açığa kavuşacaktır. Đletişim tasarımcıları, mesajın gönderileceği kanalın hangisi olduğunu ve mesajın iletilmesinde en etkili kanalın hangisi olduğunu saptamak durumundadırlar. Mesajın

28 24 gönderileceği kanalın özelliklerine uygun biçimde hazırlanması ise çözümlenmesi gereken ikinci sorundur. 41 Siyasal iletişimde de bu aynıdır. Mahmut Oktay a göre siyaset ve iletişimin tanımları şu şekildedir: Siyaseti, toplumun farklı kesimlerinin ve güç odaklarının ortak bir zeminde uzlaştırılması şeklinde tanımladığımızda, iletişimi de ortak semboller oluşturma ve bunlar üzerinde tartışarak bir anlaşmaya varma süreci olarak ifade edebiliriz. Yani icraatlar siyaset tarafından yapılmakta, siyaset ise iletişim aracılığıyla yürütülmektedir. Bu nedenle siyaset ve iletişim süreçleri arasında çok yakın bir ilişki bulunmaktadır 42. Kitle iletişim araçları, küreselleşme sürecinin beraberinde getirdiği teknolojik gelişmeyle birlikte çok daha büyük bir önem kazanmıştır. Demokratik sistemin aktörleri arasında önemli bir yer tutan kitle iletişim araçları, siyasi kadroların mesajlarını halka iletmede kullandıkları bir araç olduğu gibi, ayrıca siyasi sistemi denetleme işlevini de üstlenmektedir. Kitle iletişim araçları, aynı zamanda siyasal bilgi edinme ve siyasal ilgi düzeyini artırmaya da katkı sağlamaktadır. Özellikle seçim dönemlerinde kitle iletişim araçlarının taşıdığı siyasal malzeme yükü çoğalmakta, kitlelere verilen siyasal mesajların oranı artmaktadır. Kitle iletişim araçları, siyasal katılımı artırıcı bir rol de oynamaktadır. 43 Afişler, kitle iletişim araçları arasında en eski ve etkili araçlardan biridir. Kitle iletişiminin hedef kitlesinin önemli bir bölümünün sokaktaki insan olduğu düşünülürse; afişler dikkat çekici yerlere asılmaları sebebiyle siyasal etkinlikler bakımından önem taşırlar. Reklam ya da siyasal iletişim amacıyla ya da tamamen başka bir amaçla kullanılsa da dikkat çekici bir afiş kesinlikle hedef kitleye ulaşmaktadır. Satış merkezleri çevresine yerleştirilen açık hava reklamları alışverişe çıkmış ya da bir yerden başka bir yere giden tüketiciyi bir malı satın alması için ikna 41 Becer, a.g.e., s Mahmut Oktay, Politikada Halkla Đlişkiler, Đstanbul, Derin Yayınları, 2002, s Abdullah Özkan, Siyasal Đletişim, Đstanbul, Nesil Yayınları, 2004, s

29 25 edebilir. Ancak açık hava reklamlarının yerleri ve sunuş biçimi bunların etkisini artırmada büyük rol oynar. 44 Afiş, yeni ve teknolojik birer kitle iletişim aracı olarak radyo ve televizyona karşı ülkemizde tarihsel süreçte zorlu bir sınav vermiştir. Radyonun yaygınlaştığı 1930 lu yıllarda radyo programları, haber ve müzik ağırlıklıydı; fakat radyolarda reklam yasaktı. Bu nedenle afişlerin duyuru yapma özelliğini büyük ölçüde radyolar üstlenmişti. Daha sonraki yıllarda radyolarda reklamın da serbest olmasıyla beraber afişlerin öneminin azaldığı düşünülecek olursa da bu kanı tamamen yanlıştır. Çünkü afişler radyonun sunamadığı görselliği, hedef kitleye sunduğu için daha fazla görsel unsur kullanarak varlığını sürdürmüş ve önemini korumuştur. Ülkemizde ilk defa 1968 yılında Ankara Televizyonu nun siyah-beyaz yayına başlamasıyla, hem mesajı hem de görüntüyü bir arada sunan bir kitle iletişim aracı hayatımıza girmiştir yılını 1982 ye bağlayan yılbaşı gecesi Ankara Televizyonu nda ilk renkli yayın yapıldıktan sonra 1984 yılında da Đstanbul ve Đzmir Televizyonları renkli yayına başlamıştır. Bu gelişmeler sonrası afişlerin önünde rakip olarak hem bilgilendirmeyi hem de görüntüyü üstelik renkli olarak kullanan bir araç ortaya çıkmış; bu gelişmelere karşın afiş varlığını sürdürmüştür. Bunun nedeni, afişin, sadece belli saatlerde yayın yapan ya da belirli kesimler tarafından denetlenen bir araç olmayıp, sürekli göz önünde ve aktarmak istediği mesajı daha rahat aktaran bir araç olmasıdır. Afişler bu gelişmeler karşısında değişime uğramıştır. Görsellik açısından daha sade, daha anlaşılır ve dikkat çekici imgeler kullanılmaya başlanmış ve afişlerde yer alan metinler iyice kısalmış, sadece başlıklar, akılda kalıcı, kısa, etkileyici sloganlar yer almaya başlamıştır. Đletişim aracı olarak afiş, kendisine radyo ve televizyona rağmen hala çok rahat yer bulabiliyorsa bunun en önemli sebebi destekleyici yapısının yanında hiçbir kumanda tarafından zappinglenememesidir Füsun Topsümer, Açık Hava Reklamcılığında Afiş Panolar, Đstanbul, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Đ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1989, s Bütüç, a.g.e.,

30 26 II.BÖLÜM 2.1. SĐYASAL AFĐŞLER Siyasal afişler çekimser, tarafsız veya karşı görüşte olan kişilerden oluşan seçmen kitlesine seslenen grafik objelerdir. Afişler, iletişim araçlarının en ucuz ve en kolay hazırlanabilen türü olması nedeniyle seçim kampanyalarının ve medya uzmanlarının vazgeçemedikleri araçlardır. Siyasal afişler aynı zamanda siyasal bilgi edinme ve siyasal ilgi düzeyini de artırmaktadır. Özellikle seçim dönemlerinde bu olgu yoğun olarak gözlemlenmektedir. Seçim zamanlarında afişlerin taşıdığı siyasal malzeme yükü çoğalmakta, kitlelere verilen siyasal mesajların oranı artmaktadır. 46 Siyasal afişlerde, toplumun içinde bulunduğu güncel koşullara göre çeşitli konular ele alınır. En çok ele alınan konular; pahalılık, işsizlik, can güvenliği, enflasyon, yolsuzluklar, dış baskılar türünde konulardır. Diğer açıdan siyasal afiş ya doğrudan iktidara ya da bozuk toplum düzenine yöneliktir. Kısacası afiş, propaganda yayma aracıdır PROPAGANDA Dünyada siyaset varolduğundan itibaren propaganda da varolmuştur. Propagandayı J.A.C. Brown şu şekilde açıklamıştır: Propaganda, telkin ve ilgili psikolojik teknikler vasıtasıyla fikirleri ve değerleri değiştirme ve neticede de kararlaştırılmış bir çizgiye paralel olarak davranışları değiştirmek amacıyla sembollerin az ya da çok isteyerek, planlı ve sistematik olarak kullanılmasıdır. Propaganda, politik, ekonomik, dini ve ideolojik mallar ya da fikirler için, belli bir hedefe yönlendirilmiş ikna faaliyetleridir. Propaganda grupların veya fertlerin kanaat ve davranışlarını, telkin yoluyla kontrol etmeyi amaçlayan sistematik faaliyetlerin 46 Oya Tokgöz, Siyasal Haberleşme ve Kadın, Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, 1979, No: 429, s. 4.

31 27 bütünüdür. Tanımlardan da görüldüğü üzere, propaganda doğrudan doğruya kişilerin fikirlerini değiştirmeye yönelik faaliyetleri içermektedir. 47 Everhard Holtmann, propaganda için, Kitlelere belirli bir düşünce, davranış ve duygu kalıbını aktarmaya çalışırken, o düşüncenin karşıtı ya da seçeneklerini asla dikkate almaz. derken; Charles Siepman ise, Propaganda örgütlü inandırmadır. biçiminde konuya yaklaşmaktadır. 48 Bir fikre hemen inanan veya kolayca kanabilen kimseler genelde zekası kıt olan kişiler veya çocuklardır. Fakat bir propagandacının peşinde sürüklenecek kadar önemli mevki sahibi bir kimse hiç şüphesiz ne çocuktur ne de kıt zekalı saf bir insandır. Bilakis bu gibilerin çoğu olgunlaşmış ve şahsiyet sahibi olmuş kimselerdir. Bu tip insanların kendilerine özgü kanaatleri ve düşünceleri vardır. Onları yeni bir fikre sevk etmek fevkalade zordur. Bu durum öğretmenin talebelerine fikirlerini çarçabuk kabul ettirmesi gibi kolay değildir. Çünkü her insan kendi fikrini beğenir ve herkesin fikrinden daha haklı ve mantıklı bulur. Fakat bir propagandacı bu zorluklara rağmen fikirlerini başkalarına kabul ettirmesi ve gayesine ulaşması o kadar zor değildir. Đşini usulüne uygun, planlı ve bir taktik çerçevesinde yaptığı takdirde amacına ulaşması kolaylaşır. Propagandacı amacını yerine getirirken bazı psikolojik unsurları göz önünde bulundurmalıdır. 49 Bu hususlar genel olarak şöyle özetlenebilir: Kabul ettirilmek istenen fikir sürekli olarak, ara verilmeden sunulmalıdır. Yani sürekli tekrarlanmalıdır. Konuşmakta veya bastırmakta ısrarla ve sistematik olarak devam edilmelidir. Konuşmalarda karşı tarafı düşünceye sevk etmemeye özen gösterilmelidir. Empoze edilmek istenen fikirler doğrultusunda karşı tarafta düşünceler uyandırılmaya çalışılmalıdır. Öne sürülen düşünceyle muhatabın arzularının paralellik göstermesine dikkat edilmelidir. 47 J.A.C. Brown, Siyasal Propaganda, (çev. Yusuf Yazar), Đstanbul, Ağaç Yayıncılık, 1992, s. 23. J.A.C. Brown, Beyin Yıkama ve Đkna Metodları, (çev. Behzat Tunç), Đstanbul, Boğaziçi Yayınları, 1980, s Everhard Holtman, Politik Lexikon, München, R.Oldenburg Verlag, 1991, s Osman Özsoy, Propaganda ve Kamuoyu Oluşturma, Đstanbul, Alfa Basım Yayınevi, 1998, s. 91.

32 28 Açıklamalar ve kullanılan ifadeler net olmalıdır. Böylece hedef kitlenin fikirleri tekrar etmesi kolaylaşır. Fikrin kabul edildiği yönünde belirtiler oluştuğu zaman doğrudan doğruya açıklamalarda buluna bilinir. Ancak bunu yaparken karşı tarafta düşünmeyi uyandırmamaya dikkat edilmelidir. Propaganda özellikle çocuklara yöneltilmelidir. 50 Propagandacı amacına ulaşmak için hedef kitlenin zaaflarını iyi bilmelidir. Bunun içinde öncelikle muhatabını iyi tanımalı ve yerinde teşhislerde bulunmalıdır. Az veya çok her insanda bir takım zaaflar mevcuttur. Kiminin kadına, kiminin paraya, kiminin şöhrete, kiminin inanca, hasılı her insanın bir veya bir kaç zaafı vardır. Bu zaaflar insandaki temel güdülerden kaynaklanmaktadır. Bu zaafların dereceleri az veya çok olabilir. Zaaflar bazı kimselerde gelip geçici bir heyecan bazılarında ise bitmek tükenmek bilmeyen bir ihtiras halindedir. işte propagandacı bu zaafları keşfedip, tahrik ederek muhatabını zayıf düşürüp fikirlerini empoze edebilir. 51 Hitler ise Kavga mda: Her türlü propaganda, düşünce düzeyini hedef kitlesinin en kalın kafalısının anlama yeteneğine ayarlamalıdır. Düşünce düzeyi ne kadar aşağı olursa, inandıracağı insan kitlesi o kadar geniş olur. sözleriyle, propagandada yalınlık ve basitlik tekniğini anlatmıştır. Sistemli, yalın ve tekrarlanan iletişim çabaları olarak görebileceğimiz propagandanın, kitleler üzerinde ikna edici ve harekete geçirici olduğu kanıtlanmıştır. Đnsanlığın bu deneyime ödediği bedel, insanlık tarihinin ödediği en ağır bedel olmuştur. 52 Propagandanın özünde, fikirlerin tartışılmadan kabul edilmesini sağlamak vardır. Propagandanın amacına ulaşması için kullanılabilecek birçok araç vardır. Propagandada başarılı olmanın temel ilkeleri şunlardır: 50 Sulhi Dönmezer, Sosyoloji, Đstanbul, Beta Yayınevi, 1990, s Faik Türkmen, Siyasi Propaganda Sanatı, Đstanbul, Vakit Yayınevi, 1953, s Adolf Hitler, Kavgam, (çev. A. Nejad), Đstanbul, Toker Yayınları, 1989, s. 607.

33 29 A) Modern teknik ve araçların kullanılması Toplumları ve düşmanları etkilemek sırasında bir sürpriz baskın ve panik etkisi yaratmak için daima onlardan daha üstün silah ve yenilikleri kullanmak gerekir. Bu en eski çağlardan beri uygulanan klasik ve başarılı bir savaş yöntemi olmuştur. Psikolojik bir savaş demek olan propaganda da durum aynı. Modern teknik ve araçların propagandadaki yeri 1917 Bolşevik ihtilali, Hitler ve Musolini tarafından otomobil, uçak ve radyodan faydalanmak biçiminde geliştirilmiştir. 53 Çağımızda uydular dahil olmak üzere her türlü kitle haberleşme araçları birer propaganda vasıtası olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. B) Sembol ve simgelerin kullanılması Propagandacı sembol ve simgelerin kullanılması hakkında esaslı bir bilgiye sahip olmalıdır. Bir öğreti en kolay ve etkili bir şekilde simgelerle yada bayrak, flama, çeşitli amblem ve işaretler gibi şeylerle veya müziksel simgelerle (marş gibi) özetlenebilir. Her kültür çevresinin kendine özgü reaksiyon ölçüsü vardır. Kullanılan sembollerin arzu edilen tepkiye ulaşabilmesi için ifade ettikleri anlamın kesin bir şekilde anlaşılabilecek haliyle sergilenmesi şarttır. Nitekim propaganda bu özelliğinden dolayı sosyal kontrol tekniği sayılmaktadır. 54 Propagandacı semboller ve klişe tiplerin özellikle kullanılacağı bir sanatı icra ettiğini bilmelidir. Ortalama vatandaşın nefret, korku, sevgi gibi çeşitli duyguların etkisinde olduğunu propagandacı bilir. Böyle olunca onlarla duygusal sınırları hiçbir zaman kaybetmemek durumundadır Özsoy, a.g.e., s Özsoy, a.g.e., s Dönmezer, a.g.e., s. 400.

34 30 C) Telkin Telkin bir insanın yada insan topluluklarının sözlerle, hareketlerle, vaziyetlerle, kılık kıyafetlerle, yine bir insan veya toplum üzerinde yaptıkları şuurlu veya şuursuz ruhsal etkilerdir. 56 Propagandanın sağlamak istediği psikolojik değişiklikler telkin yoluyla meydana getirilir. Telkin ya doğrudan doğruya yada esas amaç gizlenerek yapılır. Psikolojik açıdan telkinleri dolaylı yönden yapmak daha uygundur. Telkinin başarısı, halkın esasen sahibi bulunduğu inanç ve davranışlarla dengeli olduğu takdirde artar. Olayları kitlelerin gözüyle görmek gerekir. Hangi davranışların aktif olduğunu bilmek kültürün sosyal yapısı hakkında bilgiyi gerektirir. Propagandacı aynı uyarıcının bütün insanlar üzerinde eşit etki yapmayacağını bilir. Bazı insanlar munis mizaçları itibari ile telkinleri kabule çok daha yatkındırlar. Bu nedenle prestij sahibi kişiler boyun eğmeyi daha çok sağlar. Belirli sosyal değerleri ve sembolleri temsil eden araçlar telkini kolaylaştırır. Mesela Kuran a, Atatürk e yapılan atıf Türk toplumunda telkini çok kolaylaştırır. Böylece değiştirilen tutumların aynı yönde kalmasını sağlamaya da ihtiyaç vardır. 57 Telkinin toplum ve insanlar üzerinde adeta sihirli bir tesiri vardır. Bu da telkinde bulunan kimselerin gücünün peşinen kabullenilmesinden kaynaklanır. D) Tekrar Büyük toplumların özümleme yeteneği son derece sınırlı kavrayışları dar ve hafızaları zayıftır. Bu yüzden bir propaganda etkili olabilmek için iyice belli bir kaç noktaya indirgenmeli ve bunlar, yetersiz bir dinleyicinin bile ana fikri kavrayabilmesi için amaca ulaşana kadar tekrarlanmalıdır. Bu metot her ne kadar kabataslak olsa da yine de başarılıdır. Tekrarlanan bu ifadeler uzun bir süre ve sürekli olarak duyulduktan sonra dinleyici bunları kendi öz düşüncesinin bir ifadesi olarak kabul eder ve konuşmacıların ağzından işittiğinde veya okunduğunda çok sevinir Selahaddin Çoruh, Propaganda Reklam Halkla Đlişkiler, Ankara, Güven Yayınevi, 1969, s Dönmezer, a.g.e., s Đsmail Kayabalı - Cemender Aslanoğlu, Propagandanın Sosyo-Psikolojik Temelleri, Đstanbul, Ongun Yayınevi, 1990, s. 20.

35 31 Tekrarlama metodunun en çok kullanıldığı alanlardan birisinin ticari reklamlar olmasına rağmen, mal satışlarında olduğu gibi insanları belli bir ideolojik çizgiye zamanla alıştırmada da aynı oranda etkili olduğu görülmüştür. Bu yöntemin en büyük kolaylıklarından biri de dillere dolanan ifadelerin amaca ulaşmada sağladığı yarardır. 59 Tekrarın amacı iddia olunan şeyi muhatabına sürekli olarak aktarıp konuyu isbat edilmiş bir gerçek gibi kabul ettirmektir. Tekrar sayesinde fikirler şuur altına iyi ve yerleşir ve muhatap tarafından özümsenir. Modern reklamcılığın temelinde de bu ilke vardır. Aynı reklamın defalarca tekrarlanması da bu amaç doğrultusunda yapılan bir etkinliktir. Propaganda da pek çok teknik ve araçtan yararlanılmıştır. Hedef kişilerle tek tek görüşme, kapı kapı dolaşma, söz alma, kitap, gazete, dergi, afiş ve bildiri yayınlama, hoparlör ve radyodan yararlanma bunların bir kısmıdır. Tiyatro, sinema ve son olarak da televizyon, propagandanın en etkin araçları arasında yerlerini almışlardır. Tek düşman yaratma, yalınlık, abartma, ortak değerlerden ve toplumun ortak hafızasından yararlanma gibi teknikler propagandanın gücünü arttırmıştır. Benzer biçimde, tekrar (frekans) kullanılan en önemli teknik olmuştur. Goebbels, bu konuda, Katolik kilisesi iki bin yıldır hep aynı şeyi tekrarladığı için ayakta duruyor. Nasyonel Sosyalist devlette de tıpkı onun gibi davranmalıdır 60 demiştir. Buraya kadar incelediğimiz propaganda yöntemleri, çeşitli propaganda araçları ile geniş kitle üzerinde etkili kılınmaya çalışılmaktadır. Bu propaganda araçları kısaca şunlardır: 1) Đnsan Propaganda vasıtaları ne kadar gelişmiş olursa olsun yine de ön planda bizzat insanın kendisi bulunmaktadır. 59 Özsoy, a.g.e., s Tim Healy Travese, Halkla ilişkiler ve Propaganda, Đstanbul, HDD - Rota Müşterek yayın, 1998, s. 57.

36 32 Bir toplum içinde yaşayan ve yaşamak mecburiyetinde olan insanın maddi ve manevi tesirlerden uzak kalmasına imkan olmadığını gördük. Çevremizden gelen çeşitli tesirler büyük bir çoğunluk arz eder. Bunun içindir ki tabiatta birbirinin tıpatıp aynı olan iki yaprak dahi gösterilemez. Đnsanlarda da düşünce ve zevk farklılıkları mevcuttur. Onun içindir ki; aynı şeyleri düşünen, aynı şeylerden zevk alan ve aynı şeyleri tasavvur eden iki insana rastlamakta düşünülemez. Đnsan zekası ve akli melekeleri bir olayı belirli ve sınırlı neticelere hatta tek neticeye bağlamayı arzular. Đşte bu, insanın fıtri özelliğidir ki, insan kendi kanaatlerini hakikatlerin mihveri addeder. Bunun için de inandığı bir fikri bir hakikati başkalarının da kabul etmesini ister. Bu düşünce iledir ki taraftar kazanmak isteyenler çeşitli usullere başvururlar. 61 Açık olarak propaganda vazifesini üzerine almış kişiler belirli bir fikrin müdafaasını yaparlar. Her fırsat bulduklarında derhal konuşmaya ve münakaşaya başlayarak inandıkları ve memur edindikleri fikrin propagandasını yaparlar. Bilhassa iç politika üzerinde bu şekilde propagandanın rolü büyüktür. Özel surette yetiştirilmiş olan gizli propaganda ajanları da çeşitli insan toplulukları arasında hakiki hüviyet ve vazifelerini gizleyerek faaliyet gösterirler. Bunlar genellikle bir kimseye hitap etmezler. Bilhassa kalabalık yerlerde birbirleri ile konuşuyormuş gibi, mahiyeti ve kaynağı meçhul dedikodular halinde fikirlerini etrafındaki insanlara aktarmak için gayret gösterirler 62. Propagandanın en tabii, en eski ve belki de en tesirli olanı ağızdan yapılan propagandadır. Bütün propaganda vasıtaları eninde sonunda şahsın tesirine bağlıdır. Tıpkı diğer yayıcı vasıtalar gibi insanlarında propaganda aracı olarak kullanılması her zaman olan bir şey olduğu gibi, mücadele edilmesi en güç olan propaganda vasıtasıdır diyebiliriz. Alet şahıslar öyle vaziyetler içinde, başkaları ile öyle münasebet alanlarında rollerini oynarlar ki; hiç kimse onları diğer vasıtalar gibi kasıtla kurulmuş bir propaganda vasıtası gibi göstermeyi aklına getirmez. Hatta çoğu zaman propagandaya alet olan şahıs bile bir propaganda vasıtası olduğunun farkında değildir. Đşte menşei, kastı, aleti görülmeden yapılabilen bir propaganda olduğu için 61 Vahap Okay, Modern Propaganda, Đstanbul, Okay Yayınevi, 1957, s Yeni Rehber Ansiklopedisi, s

37 33 en muvaffak neticeleri meydana getirir. 63 Propaganda işini yapan kimseye propagandacı denilir. Propagandacı da bulunması gereken bir çok özellikler vardır. Propagandacı, insan toplumlarının isteği durumu meydana getirmede fizyolojik şartları, psikolojik elemanları sosyal unsurları bir yardımcı unsur olarak kullanmak zorundadır. 64 Prestij sahibi olan kişilere bağlanan düşünceleri toplumlar daha kolaylıkla kabul ederler, kişilerin karizması onların temsil ettiği fikirlere hayranlığı tahrik eder. Başarılı olmak için kıyafet,renk cephe değiştirmek gerekiyorsa propagandacı bu hususta tereddüt göstermez. Kendisini vatansever, milliyetçi, muhafazakar, dindar, sosyalist gibi gösterir. 65 2) Televizyon Göz ve kulağa hitap etmesi bakımından televizyon çok güçlü bir propaganda aracıdır. Televizyon sözlü, sesli propaganda vasıtalarından birkaçının etkilerini imkanlarını tek başına toplamaktadır. Geçen asrın başlarına kadar dünyanın tamamına yakını tarıma dayalı bir hayat sürüyordu ve bundan dolayı da gündelik hayat günbatımı ile birlikte büyük bir durgunluk içine giriyor, herkes şimdikine göre çok erken denilebilecek bir saatte evine çekiliyordu. Çünkü aydınlatmada şimdiki gibi elektrik değildi ve akşamın kasveti çöktüğünde insanlar ya evlerine yada eş dost meclislerine sohbet etmeye gidiyordu. Ama günümüzde, misafirliklerde hatta kendi evlerinde bile insanların televizyondan sohbete fırsat bulamadıklarından yakındıklarını çok görmekteyiz. Televizyon bir anlamda sözel kültüre dayalı cemaat yaşamını geri getirmiş, kırsal kesim insanında bir ufuk genişlemesine yol açmıştır. Bugün televizyon dünyanın her tarafında olup bitenleri en kısa zamanda ve görüntülü olarak verebilmektedir. Son yıllarda iletişim sahasında kaydedilen teknolojik gelişmeler enformasyon akışına hız kazandırmış, olup bitenlerden anında haberdar olunmasını sıradan işler haline getirmiştir li yıllara dayandırılabilecek olan televizyon çağının başlamasının ülkemize girişi de 1970li yıllara tekabül etmektedir yılında kayıtlı televizyon sayısı binde 11 iken bu rakam 1980 de binde 79, 1990 da binde 172 ye yükseldi yılında özel bir kamuoyu araştırma şirketi 63 Niyazi Berkes, Propaganda Nedir? Ankara, Recep Ulusoğlu Basımevi, 1942, s Çoruh, a.g.e., s Dönmezer, a.g.e., s

38 34 tarafından 1700 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada ise Evinizde televizyon var mı? sorusuna yüzde 84.1 oranında evet cevabı verildiğini görüyoruz ki bu rakamın televizyonun günlük yaşantımıza ne oranda girdiği konusunda çarpıcı bir örnek oluşturduğunu görmekteyiz. 66 Evlerde en az bir televizyona sahip olma süresi gittikçe artarken, televizyon seyretme alışkanlığı da gittikçe yaygınlaşan bir eğlence olma özelliği kazandı. Bunu yanında artık her eve bir televizyon değil birkaç televizyon devri başladı. Televizyonun günlük hayatta insan hayatına etkileri olumsuz yönde hızla artmaktadır. Đnsanların gündelik hayatları içinde ilk iki sırayı teşkil eden iş ve uykudan sonra üçüncü sıraya televizyon seyretme alışkanlığı yerleşmiş oldu. Özellikle ev hanımlarının ve çocukların vazgeçilmez bir eğlencesi haline geldi. 67 Televizyonun tespit edilmiş birçok zararı vardır. Bunların başında şiddet, aşırı milliyetçilik, cinsellik ve benzeri konuları ele alan filmler; Dallas, Yalan Rüzgarı gibi kültürümüzle hiç ilgisi olmayan pembe diziler, çocukların çokça merakını uyandıran eğiticilikle uzaktan yakından alakası olmayan çizgi filmler gelir. Bunun yanında lastik reklamından tutunda ciklet reklamına kadar bütün reklam filmlerinde kadının vazgeçilmez bir araç olarak kullanılması, son zamanlarda şarkı kliplerinin de müstehcenliği izleyici kitle üzerinde etkisi ve problemleri büyük olmuştur. Saydığımız tüm bu olumsuzlukların sebebi, Medyanın, basın yayın organlarının belli bir kitlenin tekelinde bulunması ve devletin bu konudaki politikasının yanlış ve eksik olmasında kaynaklanmaktadır. Günümüzde kitle iletişim araçlarının son derece artmasıyla birlikte hepimiz iletişim ve propagandadan geniş çapta etkilenmekteyiz. Bunun örneklerini günlük yaşantımızda bol bol bulabiliriz. Örneğin annesiyle markete giden bir çocuk ille de eti bisküvisini ister. Çünkü televizyondaki eti bisküvi programını çok seyretmektedir. Eğer televizyon programları kültürümüze uygun ve eğitici olursa daha yararlı olacağı görüşündeyiz. Bunu yapmak içinde öncelikle bu alanda ciddi çalışmalar yapılıp çok tutarlı yatırımlar yapılması gerekmektedir. Çünkü şu durumda güç gelişmiş ülkelerin elindedir. Gelişmemiş yada az gelişmiş ülkelere çok sayıda programlar bu ülkeler tarafından pazarlanmaktadır. Dolayısıyla bu ülkeler hem çok para kazanmış oluyor hem de kendi kültürlerini, fikirlerini ve inançlarını 66 Özsoy, a.g.e., s Özsoy, a.g.e., s. 374.

39 35 çok iyi bir şekilde pazarlamış oluyorlar. Televizyon diğer propaganda araçları ile karşılaştırılacak olursa; göze ve kulağa aynı anda etki yaptığı ve insanların tercih yapma imkanına sahip olmadan izlemek mecburiyetinde kaldıkları için en büyük etkileyicidir. 68 Çünkü kırsal kesimlerde bile her evde bir televizyon olduğu, bunun yanında Türkiye de bütün gazetelerin toplam tirajı bir milyonu aşmadığı, radyonun veya radyoların her tarafa ulaşamadığı ve radyonun görselliği olmadığı düşünülürse televizyonu ne kadar etkili bir propaganda aracı olduğu görülecektir. 69 3) Radyo Daha uzak bölgelere ulaşması için kullanılan bir propaganda vasıtasıdır. Bugün gerek her ev için en mühim ihtiyaç vasıtası olması gerekse elektrik dalgalarının mesafe coğrafi engel ve siyasi tanımaması radyonun propaganda aracı olarak önemini daha fazla artırmaktadır. Radyo, haber, konuşma konferansı, hikaye, temsil, iktisadi bilgiler, raporlar, müzik gibi duygulara ve düşünsel dünyaya doğrudan etki eden yayınlarıyla propaganda hususunda en büyük rolü oynamaktadır. 70 Radyo, gazete ve sinemadan farklı olarak halk kitlelerinin kulağına istenilen fikirleri doğrudan doğruya taşıyan bir alettir. Bu alet vasıtasıyla kitlelerin üzerine sesin ve sözün, belağatın eski tesir ve kudreti tekrar dirilmiştir. Radyo milyonlarca insana sazı ve sözü ulaştırabilen bir vasıtadır. Radyo, Televizyonun henüz yaygınlaşmadan önceki zamanda küçümsenemeyecek derecede bir propaganda aracıydı. Ama televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte eski önemini yitirmiştir. 71 Zamanımızda radyolar enformasyonun geniş kitlelere süratle dağıtılmasında aracılık yapmaktadırlar. Bu arada yine radyoların bu kudretinden yararlanmakta bir çok devletlere ideolojik ve politik alandaki özel maksatlara da alet edildiği görülmektedir Dönmezer, a.g.e., s Özsoy, a.g.e., s Yeni Rehber Ansiklopedisi, s Özsoy, a.g.e., s Çoruh, a.g.e., s. 35.

40 36 4) Sinema Toplu yaşayışta hemen her sınıf halkın en büyük eğlence araçlarından biri olan sinema, insanların gördükleri olayları açıklayarak tamamlayan ve bunu müzikle daha cazip hale getiren etkili bir propaganda aracıdır. Esasen her film müsbet veya menfi bir konunun propagandasını yapar. Kültür döküman ve aktüalitede dahi bol miktarda propaganda unsuru vardır. Propaganda maksadı içi hazırlanmış usta bir film yapımcısının elinden çıkmış sansürün gözünden kaçan sahneleriyle yabancı memleketlere girmiş olan filmler en mükemmel propaganda vasıtalarıdır. 73 Sinemanın kitleler üzerindeki etkileyici tesiri kitle iletişim araçlarıyla mukayese edilemeyecek kadar büyüktür. Çünkü büyük şehirlerin lüks temaşa salonlarından, en ücra köylerin açık hava alanlarına kadar geniş bir alana ulaşma gücüne sahiptir. Hayatta ucuzluk bakımından kolayca izlenebilmesi ve çoğaltım imkanlarına sahip olması sinemanın moral ve sosyal etkiler bakımından eşsiz bir araç olduğunu göstermektedir. 74 Sinema insanlığın günümüze değin her çeşit anlatım aracını birleştirerek kullanma özelliğine sahip olmasından dolayı, insana özgü olan bütün dünyaları yansıtmada en üstün anlatım aracı olmuştur. Bir başka deyişle sinema, kendiden önceki bütün sanat dallarının özelliklerini kendi potasında birleştirmeyi başarabilmiştir. 75 Gelişen teknik imkanlarda sinemanın telkin kudretine yardımcı olmaktadır. Hele ses ve sözün sinemada yer alması, bu kitle iletişim aracını propagandanın en vazgeçilmez bir unsuru haline getirmiştir. 76 Film, hadiseleri olduğu gibi aksettirmek imkanını verdiği halde veya halkı boş zamanlarında eğlendirmekten başka bir düşüncesi olmadığı halde bile, seyirci karanlık salonda kendini perdenin cazibesine bıraktığı zaman tesir ve telkin altında 73 Yeni Rehber Ansiklopedisi, s Özsoy, a.g.e., s Özsoy, a.g.e., s Özsoy, a.g.e., s. 354.

41 37 için en ideal şartlar altına girmiş demektir. Bu tesirin mahiyeti bize filmin filmin propaganda maksadıyla nasıl kullanılabileceğini de gösterir. 77 5) Gazete, Dergi, Broşür ve Afiş Okuma oranının çok düşük olduğu ülkemizde, nüfusumuzla kıyaslandığında gazetelerin tirajını çok az olduğu görülmektedir. Fakat diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de gazeteler birer propaganda aracıdır. Propagandacıların en çok istifade ettiği alanlardan birisi de budur. Her olay gerek yazı, gerek fotoğraf gerekse karikatür şeklinde okuyucuya çok kolay bir şekilde iletilebilmektedir. Dış dünyada bunun örnekleri yaşanmıştır. Fransız gazeteciliğinin eksik yönlerini gündeme getiren Alfred Foulee nin yazdığı makaleler basınla ilgili bir anket yapılmasını gündeme getirince, yapılan anketin sonucunda ilginç bir durumla karşılaşıldı ve gazetelerin skandal, iftira ve para dolu banka kasaları ile yaşadığı ve nabza göre şerbet vererek pornografi ile ayakta durduğu sonucuna ulaşıldı. 78 Ülkemizde de gazete okuyucularını cezbeden konular arasında skandal ve iftira niteliğindeki haberlere ilgi büyük önem taşımaktadır. Paparazziler spor haberleri gibi haberler, çoğu zaman gazeteyi eline alan kişinin ilk baktığı sayfalar olduğu görülmektedir. Kanaatimizce bu da arz talep ilişkisinden meydana gelmektedir. Basın dünyasında neyin ne kadar önemli olduğuna karar vermek medyadaki yayın yönetmenlerinin işi olmasına rağmen okuyucudan talep gelmediği zaman haberlerin içeriği değişecektir. Çanak çömlek verdiği zaman tirajlarda artış olurken okuyucu aynı duyarlılığı çoğu zaman gazetenin kendisine göstermemektedir. Haber alma ihtiyacını gidermekten ziyade verilen promosyonun yanında gazete garnitür olarak görülmektedir. Gazeteler teknolojini gelişmesi ile birlikte daha büyük bir propaganda aracı olmuştur. 19. asrın başlarından itibaren uçağın insanlığın hizmetine sunulması gazete yolu ile yapılacak propaganda konusunda yeni gelişmelere neden oldu. Düşman tarafını moralini bozacak ve maneviyatını sarsacak derecedeki gazeteler uçaklarla düşman bölgelerine atılmaya başlandı. Bu gazeteler atıldığı ülkelerdeki halkın kolaylıkla anlayabileceği lisan ile hazırlanıyorlardı. Cephe 77 Berkes, a.g.e., s Özsoy, a.g.e., s. 218.

42 38 gerisindeki halkın savaşa karşı motivasyonunun bozulmasında uçaktan atılan bildirilerin etkisi büyüktür. 79 Bütün bunlar göstermektedir ki tirajları milyonları aşan günlük gazetelerin her gün yüz binlerce nüsha basılması ve modern ulaşım vasıtaları ile günü gününe dünyanın her tarafına ulaştırılması hiç de küçümsenecek bir durum değildir. Gazetenin dışında dergiler, broşürler, kitaplarda birer propaganda araçlarıdır. Bunlar her ne kadar gazeteler kadar etkili olmasalar da etkileri küçümsenmeyecek derecede geniştir. Hele bir de ücretsiz olduğu düşünülürse etki alanı çok daha genişler. Bütün bunlar matbuat geniş manası ile basılmış bütün neşriyat daha çok kullanılan dar manası ile de başlıca haber verme ve görüş yayma işini yapan yayın araçlarıdır. Matbuat konuşmayı görüşmeyi ve hatta düşünmeyi yeni şekillere sokan bir vasıta olmuştur. 80 Konu ne olursa olsun yazılı metinlerin satırları arasına istenilen propaganda mevzularının sıkıştırılması ve okuyucu üzerinde etki bırakması mümkündür. Propaganda yönünden başvurulan ilk usul basılmış eserlerdir. Evvelce yayımlanmış yazı ve eserleri yeniden kullanmakta bir usuldür. 81 Bundan başka duvar ilanları, afişler, beyannameler, istatistikler, raporlar, şiirler, hicivler, nükte ve şarkılar, müzikler ve piyeslerde birer propaganda vasıtası olarak kullanılabilirler. Propagandanın en önemli aracı afiştir diyebiliriz çünkü broşür gazete okunup atılabilir, radyo kapatılabilir, sokakta yürürken karşınıza çıkacak bir afişten kaçmak pek mümkün değildir. Bu yönüyle afiş, hedef kitleye en kolay ve direkt olarak ulaşabilen etkili bir araçtır. Afişler çok kısa ve dolaysız olarak propagandanın etkisini hissettirecek şekilde mesajı hedef kitleye iletmektedirler. 79 Sadri Ertem, Propaganda, Đstanbul, Vakit Yayınevi, 1942, s Berkes, a.g.e., s Dönmezer, a.g.e., s. 401.

43 SĐYASAL AFĐŞLERDE AMAÇ Siyasal afişlerin amacı ikna etmek, yüceltmek, haber vermektir. Bunlardan başka bir de; eleştirmek, yermek, karşı görüşleri zayıflatmak amacıyla hazırlanan afişlere de rastlamaktayız. Tüm diğer iletişim araçlarında olduğu gibi siyasal afişler de bir mesaj yani bildiri taşırlar ve bunun sonucunda afişlerden bir etki beklenir. Bu etki bir toplantıya katılma yönünde olabileceği gibi, eylemde bulunma, partinin yaymaya çalıştığı fikre, görüşe inanma veya söz konusu partiye oy verme şeklinde olabilir. Siyasal afişlerin tarihsel gelişimi bunların amacıyla sıkı ilişkilidir. Đngiliz afiş sanatçısı Gary Yanker siyasal afişlerin amaçlarını şöyle sıralamaktadır: ikna etmek, haber vermek, yüceltmek. 82 Siyasal afişlerin, en öncelikli görevlerinden biri ikna edici özelliğidir. Özellikle seçim dönemleri için hazırlanan afişlerin öncelikli hedefi seçmeni etkilemektir. Đkna amacına yönelik afiş çalışmaları genellikle seçimlerde kullanılmaktadır. Herhangi bir politik afişin ikna etme gücü, çeşitli öğelere, koşullara ve en önemlisi ikna edilecek seçmenin tanınmasına bağlıdır. Afiş kime seslenecek? Hangi sınıfa, hangi meslek grubuna ya da belli bir yaş grubuna mı? Afişler, gençlere, yaşlılara, değişik meslek gruplarına, erkeklere, kadınlara ayrı ayrı seslenebilmektedir. Örneğin, kadınlara yönelik afişler hazırlanabilmektedir. Fakat aynı zamanda söz konusu siyasi parti hem gençlere, hem yaşlılara, hem değişik meslek gruplarına hem de erkeklere seslenmek zorundadır. Bütün bu gruplara yönelik ayrı ayrı afişlerin tasarlanması söz konusudur. Seçmeni ikna etmek amacıyla, ideolojik bir silah olarak kullanılan siyasi afişler öncelikle ideolojik tartışmalardan uzak kalmalı, açık seçik ve net olarak bir tek düşünceye yer vermelidir. Đkna yoluyla kitlelere etki edilerek mevcut siyasi potansiyel ortaya çıkarılabilmektedir. Bilinç altındaki ön yargılarımız üzerine, reklam manipülasyonu ile etki edilebilir Zeynep Oral, Politik Afişin Bir Türü Olan Seçim Afişleri, Đstanbul, Milliyet Sanat Dergisi, 1977, Sayı: 233, s Alican Kavas, Reklamın Toplumsal Etkileri, Reklamcılıkta Toplumsal ve Ahlaki Sorumluluk Düşüncesi, Reklamın Gücü, Ankara, 1988, s

44 40 Şekil 11: Heratfield ın bir afişi Siyasal afişlerin ikna amacının dışında da özellikleri vardır. Siyasal afişlerin ikinci amacı haber vermektir. Bir mitingi ya da yürüyüşü, protesto gösterisini haber verirler. Örneğin, dünyanın hemen her yerinde rastlanan 1 Mayıs, Savaşa Son, filancaya özgürlük afişleri gibi Vietnam da şu kadar ölü, Bosna Hersek teki Türk Kadınlara Tecavüz gibi belli bir amaçta girişilen eylemleri haber veren afişleri de bu sınıfa sokabiliriz. Savaş veya çeşitli olaylarda öldürülen kişilerin; ölüm veya yıldönümü kutlamaları nedeniyle, bir kişi ya da genelde lideri övmek adına tasarlanmış afişler yüceltmek amacı taşırlar.

45 41 Şekil 12: DĐSK tarafından hazırlatılmış 1 Mayıs afişi Bunlardan başka, karşı görüşleri eleştirmek, yermek, karşı görüştekileri manen zayıflatmak (yıpratmak) amacı ile hazırlanan siyasal afişlere de rastlamaktayız. SHP nin 1987 deki seçimlerde kullandığı Limon gibi Sıkılacaksınız sloganlı afişleri gibi. Bu tür afişler daha çok karşı partilerin oylarını etkilemeyi amaçlar. 84 Elbette siyasi afişler sadece bu amaçların birine yönelik olamazlar. Amaçların biri ağırlık kazanmakla birlikte, tümü bir arada yoğrulmuştur. Bir mitingi haber veren, bir savaşta kaç kişinin öldüğünü bildiren, öldürülen bir genci ya da bir politikacıyı yücelten herhangi bir afiş, aynı zamanda ikna etmek, belli bir dünya görüşünü desteklemek, o görüşe taraftar kazandırmak amacıyla hazırlanırlar. 84 Oral, a.g.e., s. 5-6.

46 Şekil 4: SHP nin 1987 Genel Seçimleri afişi 42

47 SĐYASAL AFĐŞLERDE HEDEF KĐTLE Siyasal pazarlama, partiye üye olanlar ile olacakları, parti yandaşları ile oy verenleri ve hatta partiye oy vermeyenleri hedefler. Amaç, üye yandaş ve oy verenlerdeki pozitif tutum ve davranışları pekiştirmek, ilgisiz (nötr) tutumdaki seçmenlerin davranışlarını pozitife çevirmek, karşıt ya da negatif tutumdaki seçmenlerin tutumlarını da en azından nötre çevirmektir. Partilerin yaptıkları en küçük toplantıdan mitinglere, üyelerin dost sohbetlerinden liderlerin konuşmalarına, partinin politik tutumlarından adayların veya temsilcilerinin kapı kapı gezmelerine kadar yapılan her çaba bu kapsama girer. Siyasal pazarlamada önemli olan, siyasal reklamdan üye davranışına kadar her etkinliğin, mümkün olduğunca aynı dili konuşabilmesidir. 85 Siyasal pazarlamanın çeşitli ülkelerdeki deneyimleri, ortak bazı ilkeler yaratmıştır. Bu ilkeler Necati Özkan ın Seçim Kazandıran Kampanyalar kitabında, şöyle sıralanmıştır: 1. Siyasal pazarlamanın hedef kitlesinin belirlenmesi ve tanımlanması gerekir. Bu hedef kitle, seçmendir. 2. Siyasal pazar ortak bilgi ve beklentiye sahip kesimlerden oluşur. 3. Siyasal pazardaki etkinlik, segmantasyonun (Pazar bölümlemesi) iyi ve doğru yapılmasına bağlıdır. 4. Hedef kitleye (seçmene) ulaşmada, iletişim amaçlarının her türü kullanılmalıdır. 5. Siyasal partilerin ürünlerinin birer yaşam eğrisi olmalıdır. Her siyasal fikir, farklı bir ürün olarak kabul edilmelidir. Ve her fikrin bir yaşam süresinin olacağı düşünülmelidir. 6. Siyasal pazarlamada, bağış ve gönüllü çalışmaya dayanan seçim kampanyaları önemlidir. 85 M. Emin Đnal- G. Karabacak, Siyasal Pazarlamanın Gelişmesi ve Đlkeleri, Kayseri, Erciyes Üniversitesi ĐĐBF Dergisi, 1987, Sayı: 6, s. 23.

48 44 7. Adayların, partilerin ve liderlerin benimsedikleri değerlerin, seçmenden onay görebilmesi için, seçmen beklentilerini tatmin edebilecek biçimde olması gerekir. 8. Siyasal pazarlamada, dağıtım kanalları önemlidir. 9. Siyasal pazarlamada tanıtım faaliyetleri önemlidir. 10. Propaganda, tanıtımın daha stratejik ve ajitatif nitelik taşımasını sağlar. 11. Siyasal reklam, siyasal pazarlamanın önemli bir bileşenidir. 86 Siyasi partiler, ulaşmak istedikleri hedef kitle olarak sadece kendisine yakın görüşlü seçmenleri hedeflemez. Ünsal, partilerin hedef kitle seçimiyle ilgili olarak bilgi vermiştir: Her siyasi partinin kendi ideolojisi ve yapısından kaynaklanan bir seçmen kitlesi vardır. Siyasi partiler parti programı ve seçim bildirgelerinde bu seçmen kitlesinin sorunlarını çözmeye yönelik sözler verirler. Fakat bir partinin iktidara gelebilmesi için sadece kendi seçmeninin oyları yeterli değildir. Bu nedenle siyasi partiler hedef kitlelerini kendi seçmen sayısıyla sınırlayamazlar. Seçim kampanyalarında, diğer görüşteki seçmenlere de o partinin görüşünü benimsetmeye çalışırlar. Seçmen kitlesinin oluşumu daha önceki siyasi deneylerle bağımlıdır. Bu durumda partilerin seçmen kitlesinin yapısına uygun, kendisini iktidara getirecek oy potansiyelini göz önüne alarak seçim kampanyasını yürütmesi gerekmektedir. Hedefin doğru seçimi ve kuvvetlerin bu yönde toplanması hayati önem taşır 87. Bu bağlamda, propaganda ilkeleriyle oluşturulan reklamcılık, doğal olarak bulunduğu ülkenin toplumsal yapısıyla uyumlu olarak biçimlenmişlerdir. Örneğin, eğitim düzeyi yüksek kesimlerde rasyonel ve mantıksal önermelere yönelik, eğitim düzeyi düşük kesimlerde ise irrasyonel önermelerle seslenilmelidir. 88 Hedef kitlenin belirlenmesi kadar hedef kitleye iletilecek mesajlar da önemlidir. Bu mesajların doğrudan hedef kitlenin dikkatini çekmelidir. Gürgen e göre, Seçim afişlerinde uygulamanın işlevi; hedef seçmenin dikkatini çekerek, hatırlanmak, anlatılmak isteneni anlaşılabilir kılmak ve etkileyici bir tavırda 86 Necati Özkan, Seçim Kazandıran Kampanyalar, Đstanbul, Mediacat Yayınları, 2002, s Ünsal, a.g.e., s Erol Çankaya, Siyasi Reklamcılık, Cumhuriyet Gazetesi, 27 Kasım 1991, s. 5.

49 45 anlatmaktır. En önemlisi de oy u arttırabilmesi için parti fikir ve ideolojisini en iyi şekilde aktarabilmektedir. Yaratıcı reklam, hedef kitlenin gereksinimlerini anlayan, değerlendiren ve seçmenin sahip olabileceği kazançtan söz eden reklamdır. (1991 seçimlerinde DYP nin seçmene, seçim sonunda sahip olacakları iki anahtar sözü gibi) Afişin etkinliğini arttırabilmek açısından ve seçim stratejisinin başarılı olabilmesi için afiş tasarımcısı önce ulaşılmak istenen hedef kitleyi ve bu kitlenin kültürel, sosyoekonomik kişisel yapısı ve medya kullanım özellikleri çok iyi tespit edebilmelidir. Bunu tespit ettikten sonra bu kitlenin özelliklerine uygun reklam mesajı, reklam teması kullanmalıdır. Bu sayede yapılan reklamın (afişin) etkinliği ve verimliliği artırılabilmektedir. 89 Tüm seçimlerde kemikleşmiş oyların dışında parti bağımlılığı olmayan seçmen kitlesi de bulunmaktadır. Siyasi partiler için bu kararsız kitlenin oyunun çok büyük önemi vardır. Çünkü kararsız seçmen oranı yüksek olduğundan, herhangi bir partiyi iktidara getirme gücü fazladır. Yapılan reklam çalışmalarının büyük bir çoğunluğu bu kitleye yönelik yapılmaktadır. Oy verme eğilimleri kesinlik kazanmamış olan karasız kitlenin reklamlardan etkilenerek söz konusu partiye geçmeleri olasıdır ve bu kitle hedef alınarak ikna edilmeye çalışılmalıdır. Bu ikna çalışmalarında hedef kitle olarak bir bütün ele alınacağı gibi, hedef kitleyi ayrı ayrı da ele alabiliriz. Afiş bazen tüm halka yöneliktir; bazen yalnızca işçilere seslenir. Sanayi ülkelerinde işçilere yönelik afişlere sıkça rastlanmaktadır. Bu afişlerde fabrikada çalışan işçiler ya da işçi partisinin simgelerine yer verilir. Bazen de kadınlara yöneliktir. Bu tür afişlerde seks yanı dikkat çeken kadın resimleri kullanılmaz. Kadın ya bir ev kadını görünümündedir, ya bir annedir ya da memur veya işçidir. Yaşlılara seslenen afişlerde, yaşlı bir karı-koca veya yaşlı bir ana görüntülenir. Genellikle mutlu bir görüntüde olup mutluluk sözleri ile bütünleşir. Gençliği hedef alan afişlerde dinç, sağlıklı, güçlü, mutlu gençlere yer verilir. Gençlik bizden yana veya gençlerin sorunlarını biz çözeceğiz gibi anlamları vardır bu tür afişlerin. Bazen de köylüye seslenir afişler. Hangi kitle olursa olsun afişlerdeki insanların halktan kişiler 89 Haluk Gürgen, Reklamcılık ve Metin Yazarlığı, Eskişehir, A.Ü. Yayınları, 1990, s

50 46 olmasına özen gösterilir. Đzleyici afişte kendini bulmalı, kendini görmelidir; çünkü halkla afişte görünen kişiler arasında bir benzerliğin ve birliğin kurulması iletişimin etkinliğinin arttırılmasını sağlamaktadır Hıfzı Topuz, Siyasal Reklamcılık, Đstanbul, Cem Yayınevi, 1991, s

51 SĐYASAL AFĐŞLERDE UYULMASI GEREKEN YASAL KURALLAR Seçim kampanyalarında önce radyo, daha sonra da radyo ile beraber televizyon, afiş ve el ilanlarının kullanılması çeşitli yasal düzenlemelerin yapılması gereğini doğurmuştur. Türkiye de 1949 dan bugüne seçim yasasında çeşitli düzenlemeler yapılmıştır Mayıs1949 Seçim Yasası Şubat 1950 Seçim Yasası Nisan 1961 Seçim Yasası Altı kez değiştirilen bu yasanın son değişimi 10 Eylül 1987 de gerçekleşmiştir; yasa, bugün bu son biçimiyle yürürlüktedir. 91 Seçim yasasının ilgili maddelerinde seçim döneminde resimli afişlerin yapılması yasaklanmaktadır. Buna göre her türlü matbua üzerinde Türk bayrağı, dini ibareler, Arap harfleri ile yazılar ve her türlü resim bulundurulması yasaklanmıştır. Bu nedenle 1973 seçimlerinde Adalet Partisi nin Boğaz Köprülü afişleri Yüksek Seçim Kurulu nca yasaklanmıştır. 91 Topuz, a.g.e., s. 235.

52 48 Şekil 14: Adalet Partisi nin Yüksek Seçim Kurulu tarafından yasaklanan afişi Propaganda için kullanılan seçim afişlerinin propaganda süresi sonuna kadar asım ücretine tabi tutulmadığı belirtilmektedir. Afişler, şehir, kasaba ve ilçelerde seçim kurullarınca, köylerde köy ihtiyar heyetince gösterilen yerlere asılabilmektedir. O çevrede seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylardan müracaat edenlerin afişleri varsa temsilcileri önünde çekilen kura sonucu o sahadaki yer sırası belirlenip sıralama doğrultusunda belirlenen yere asılmaktadır. Kendisine ayrılan yeri boş bırakan siyasi parti veya aday belediye veya köye yer ayrılması için yapılmış olan masrafları ödemek zorundadır. Seçim yasasının 62. maddesinde 61. madde gereğince gösterilen yerlerden başka herhangi bir yere afiş yapıştırılması ve teşhiri yasaklanmış olup bu suretle asılan ve yapıştırılan afiş ve ilanların ilçe seçim kurulu kararıyla kaldırılması öngörülmektedir. 298 sayılı seçimlerin temel hükümlerinin 64. maddesi gereği seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçlarının ilan edilmesine kadarki süre içerisinde afiş çoğaltılması ve dağıtılması yasaklanmaktadır T.C. Temsilciler Meclisi Tutanak Dergisi, 1961/4, s. 32.

53 49 III. BÖLÜM 3.1. TÜRKĐYE DE SĐYASET VE SĐYASAL AFĐŞĐN GELĐŞĐMĐ Cumhuriyet in ilanından 1946 ya kadar geçen dönem, Türkiye nin tek partiyle yönetildiği ve bu nedenle de serbest seçimlerin olmadığı bir dönemdir. Zorlu bir bağımsızlık mücadelesinin ardından ulusal birlik sağlanmış ve yönetim şekli olarak Cumhuriyet tercih edilmiştir. Bağımsızlık mücadelesini organize eden irade, Cumhuriyet Halk Partisi ni kuran, CHP nin ve devletin başkanlığını elinde tutan, TBMM yi ve hükümeti de ihtiyaçlara, ülke ve dünya koşullarına göre dilediğince oluşturan mutlak bir iradeydi. Bu irade 1930 yılında, Mustafa Kemal in ağzından Ben CHP nin Genel Başkanıyım. Bu teşekküle tarihten bağlıyım. Bu bağı çözmem için hiçbir sebep ve icap yoktur. Resmi vazifemin sonunda CHP nin başında fiilen çalışacağım. Bu noktada tereddüde yer yoktur ve asla olamaz 93. diyerek, gelecekte çok partili sistemin kurulabileceğinin işaretlerini vermiş ve kendisini de o günlere göre konumlandırmıştı. CHP, 15 Ekim 1921 deki 2. Kurultay ında Atatürk ü Değişmez Genel Başkan ilan etmişti. Kurucu idarenin seçilmek gibi bir derdi olmadığı gibi; Atatürk ün ölümüyle iş başına gelen Milli Şef Đsmet Đnönü nün de olmamıştı. Đnönü, serbest seçimlerle halk tarafından değil; tamamı CHP li olan TBMM üyelerinin tek adayı olarak meclis tarafından seçilmişti. 26 Aralık 1938 tarihinde toplanan CHP nin 1. Olağanüstü Kongresi, bu kez Đsmet Đnönü yü yeni Değişmez Genel Başkan olarak kabul etmiş ve Atatürk ü Ebedi Şef, Cumhurbaşkanı Đnönü yü de Milli Şef ilan etmişti yılına kadar yapılan seçimlerin renkli, hareketli ve adil seçimler olduklarını söyleyebilmek kolay değildir yılında yapılan ilk çok partili genel seçimler ise hazırlanışı itibariyle bir baskın seçim dir. Gerçek anlamıyla ilk çok partili özgür ve adil seçimler 1950 yılında yapılmıştır yılında 4 lü Takrir adı verilen olaydan sonra, CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevi de üstlenmiş olan Celal Bayar milletvekilliğinden istifa eder. Birkaç ay sonra, aynı takrire imza atan; 93 Özkan, Seçim Kazandıran Kampanyalar, s Türkiye Tarihi, Đstanbul, Cem Yayınları, Ekim 2002, Cilt 4, s. 228.

54 50 Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan CHP den ihraç edilirler ve birlikte 7 Aralık 1945 de Demokrat Parti yi kurarlar. Ve bu ad, kuruluşun hemen ertesinde, halk arasında Demir Kırat şekline dönüşür. 21 Temmuz 1946 da ilk çok partili seçim yapılır. Demokrat Parti henüz altı aylıktır. Demokrasi tarihimizin bu ilk uygulamasında oy kullanma ve sayım, demokrasiyle bağdaşmayacak şekilde gerçekleşir. Seçmenler oylarını açık kullanmış, sayım ise gizli yapılmıştır. Buna rağmen, CHP 396, DP 62 milletvekili çıkarır. Demokrat Parti, ilk tecrübede seçmenlerin ilgisini çekmeyi başarmıştır. Ancak iktidar olabilmek için başka şeyler yapabilmek gerekmektedir. 95 Yeni kurulmuş bir parti olmasına rağmen girdiği ilk seçimlerde meclise giren ve halkta ilgi uyandıran Demokrat Parti, kendisini daha fazla tanıtabildiği ve anlatabildiği oranda iktidara yaklaşabilecekti. 14 Mayıs 1950 genel seçimleri yaklaşırken Demokrat Parti nin propaganda kurmayları ülkenin en ücra köşelerindeki seçmenlere kadar ulaşabilmenin yollarını arıyorlardı. Đletişim teknolojileri oldukça yetersizdi. Gazeteler birçok şehre iki üç gün sonra ulaşabiliyordu. Televizyon henüz Türkiye de yayına başlamamıştı. Sinema büyük şehirlerde bile sınırlı sayıdaydı. Afişi saymazsak, günümüzdeki anlamıyla outdoor olarak tanımlayabileceğimiz bir alan henüz keşfedilmemişti. Demokrat Parti nin kullanabileceği tek bir mecra kalıyordu geriye: Radyo. Ancak mevzuat, partilerin radyodan propaganda amaçlı olarak yararlanabilmelerine olanak sağlamıyordu. DP liler devletin ve ülkenin tek radyo kanalına, ancak resmi haber bültenlerinde yayınlanabilen siyasi demeçleriyle konuk olabiliyorlardı. 96 Seçim öncesinde radyoda yürütülen propaganda ile birlikte Demokrat Parti nin çok yaygın bir afişleme yaptığı görülür. Yeter, Söz Milletindir! sloganı ve DP nin ambleminden oluşan yalın ve kolay anlaşılır seçim afişleri, yurdun her yerini donatmıştır. 14 Mayıs 1950 seçimlerinden önce sokaklarda, köy kahvelerinde DP ve CHP nin kullandıkları sloganları içeren afişler yer almaktaydı. O zaman, anımsadığımıza göre, seçim afişlerinde amblem niteliği taşıyan tek sembol olan 95 Özkan, Seçim Kazandıran Kampanyalar, s Özkan, Seçim Kazandıran Kampanyalar, s

55 51 CHP nin altı oku kullanılıyordu. Diğer partiler ise, partinin baş harflerinden oluşan rumuz kullanıyorlardı genel seçimlerine girilirken Cumhuriyet Halk Partisi nin mutlak bir hâkimiyeti vardı. Demokrat Partililerin seçimleri kazansalar bile hükümeti kurma yetkisini alıp alamayacakları konusunda şüpheleri vardı. Ancak Demokrat Parti nin korktuğu olmadı ve %53 lük bir oyla seçimi kazanıp iktidar oldu. Sonuç olarak, 1950 genel seçiminde Demokrat Parti iki medya ve tek bir sloganla iktidara geldi: Afiş, radyo ve Söz Milletindir! Slogan çok haklı bir özleme cevap veriyordu. Olağan üstü koşulların zorlaması sonucu da olsa CHP iktidarları, 27 yıldır siyasal ve ekonomik baskı programları uyguluyorlardı. Seçim meydanlarındaki, heyecanı yüksek kalabalık ve o kalabalıkları tek yumruk halinde tek hedefe yönelten afişler, bir şeylerin zamanının geldiğini avaz avaz bağırıyordu. Demokrat Parti nin iktidara gelişi hiç şüphesiz bir devrimdi. Bu devrime giden yolda Yeter Söz Milletindir! sloganı çok önemli bir silah olmuştur. Çünkü slogandaki özgürlük talebi ve vaadi kitlelerin beklentileriyle örtüşmüştür. 98 Şekil 15: 1950 yılı Demokrat Parti seçim afişi 97 Halis Biçer, Politik Afişin Bir Türü Olan Seçim Afişlerinde Etki Sanat Akımlarından Yararlanılarak Sağlanıyor, Milliyet Sanat Dergisi, 27 Mayıs 1977, s Necati Özkan, Demir Kırat tan Bugüne Ne Kaldı?, 25 Eylül 1995, Spot Dergisi, sayı: 9, s. 32.

56 52 DP, 1954 ve 1957 seçimlerinde de gücünü korur. Tam 10 yıl 5 gün süren DP iktidarı, Türkiye yi batıya yaklaştırır. Đlk yıllarda Marshall Yardımı dâhil olmak üzere dışardan alınan çeşitli yardım ve kredilerle ekonomik bir rahatlama yaşanır. Bu dönem siyasal afişlerinde ABD ile müttefiklik anlaşmalarının etkileri açıkça görülebilmektedir. Şekil 16: 1954 Demokrat Parti seçim afişi (Karşılaştırmalı) 50 lerin ikinci yarısından itibaren, DP iktidarı ekonomiyi kontrol edemez noktaya gelir yılında Cumhuriyet tarihimizin en büyük devalüasyonu yapılarak dolar, 2 lira 80 kuruştan, 9 liraya yükseltilir. Bu süreç, Vatan Cephesi yle yaratılan gerginlikler, gençleri, aydınları, orduyu kaybediş ve 1960 askeri müdahalesi şeklinde birbirini izler müdahalesi, toplumsal ve siyasal yaşantımızda derin izler bırakır ve başka askeri müdahalelerin de başlangıcı olur. 60 lı yıllar siyasi partilerin, açık ve kapalı mekânlarda toplantılar düzenleyebildikleri özgürlükçü bir dönemdir. Yeni ve farklı fikirlerin temsilcisi irili ufaklı partiler ve onların adayları, el ilanlarından broşürlere, afişlerden hoparlörlü araçlara, özgürleşen basından, radyo

57 53 propagandalarına kadar kendilerini rahatça anlatabilme ve tanıtabilme fırsatı bulmuşlardır Mart 1971 deki askeri muhtıra ülkedeki dengeleri altüst eder. Askeri yönetimin güdümünde 1. ve 2. Nihat Erim, Ferit Melen ve Naim Talu hükümetleri kurulur te yapılan seçimler sonunda şekillenen Cumhuriyet Halk Partisi-Milli Selamet Partisi koalisyonuyla yönetim yeniden, seçilmiş sivillere geçer. Koalisyon hükümeti, Kıbrıs Barış Harekâtı nın ardından dağılır. Ara çözüm olarak gündeme gelen Sadi Irmak hükümeti, 3,5 ay sonra iktidarı 1. Milliyetçi Cephe Hükümetine devreder li yılların ikinci yarısı, sokağa çıkmanın her geçen gün zorlaştığı bir dönemdir. Ülkenin iki büyük partisi CHP ve AP, hiçbir konuda aynı düşünemeyen, uzlaşmayı başaramayan ve bu nedenle de istikrarı sağlayamayan liderlerce yönetilmektedir. Vatandaş, sokaktaki silahlı güçlerin amansız ellerindedir. Ülke yer yer kurtarılmış bölgelere ayrılmıştır. Her gün bir silahlı eylem, her saat kan ve gözyaşı haberleri gündemdedir. Böylesi bir dönemde seçim atmosferine girilir. Yıl 1977 dir. Đktidarda Demirel ve 1.MC Hükümeti vardır. Bu dönemde CHP nin bastırdığı afişlerde sokağa seslendiği ve seçmeni, sokak egemeni haline gelmiş silahlı gruplardan kurtarma vaadinin işlendiğini görürüz. Analar çocuklarınızı oylarınızla koruyun. Silah gidecek, barış gelecek, Tek yol: Oy Belki bir o kadar da geleneksel CHP tabanı sayılabilecek düşük sosyoekonomik statülü seçmeni yakalayabilecek vaatlere rastlamak mümkündür: Başlayan gelişme, köye kadar sanayileşme, Hızlı ve hakça gelişme, Toprak işleyenin, su kullananın Ve haklı olarak milliyetçi çekicilikler: Kıbrıs fatihi, Karaoğlan Nermin Abadan Unat, Anayasa Hukuku ve Siyasi Bilimler Açısından 1964 Seçimlerinin Tahlili, Đstanbul, Aydın Yayınları, 1966, s Türkiye Tarihi, cilt 4, s Oktay Taş - Z. Tarık Şahım, Reklamcılık ve Siyasal Reklamcılık, Ankara, A.Ü. Yayınları, 1996, s. 104.

58 54 Şekil 17: 1977 CHP seçim afişi Siyasal pazarlama iletişimi tarihimizin ilk profesyonel kampanyası 5 Haziran 1977 genel seçimlerinde yapılmıştır. Đlk defa bu seçimlerde bir reklam ajansı siyasal kampanya yürütme görevi üstlenmiştir seçimlerinde, Adalet Partisi adına afiş tasarlayan, slogan üreten, ses kasetleri ve basın ilanları yaratan reklam ajansı Cenajans tır. Kampanya kapsamında AP için gazete ve dergi ilanları hazırlanır. Demirel in bizzat seslendirdiği 20 bin audio kaset üretilir. 5 milyon adet el ilanı basılır ve dağıtılır. Sokaklar ve duvarlar, bir seri mor afişle donatılır. Ajans işin başında, en etkili rengin hangisi olacağı konusunda araştırmalar yapmış ve uzman kişilerin önerilerine uyarak mor rengi tercih etmiştir. Bu adımdan sonra, birçok duvara yazısız, sadece mor renkte afişler yapıştırılır. Bu boş afişler insanlarda büyük bir ilgi uyandırır. Birkaç gün sonra ise, sokağın bir başındaki afişin üzerine A harfi, öteki başındaki afişin üzerine P harfi yapıştırılarak, birer AP afişi oluşturulur. Böylelikle hem seçmenin dikkati çekilmiş hem de seçim yasakları delinmiş olur. Ve nihayet, afişlerden birine, Canım anneciğim sokaktaki teröre karışmıyorum şeklinde bir yazı yazılır. 102 Cenajans Yönetim Kurulu Başkanı M. Nail Keçili, 1977 genel seçimlerinde yapılan kampanya çalışmalarını, Hıfzı Topuz un Siyasal Reklamcılık adlı 102 Özkan, Seçim Kazandıran Kampanyalar, s. 47.

59 55 kitabında şöyle anlatır: Adalet Partisi nin 5 Haziran 1977 deki seçim kampanyasını, 20 milyon liralık reklam harcaması ile yaptık. (Haziran 1977 de 1 Amerikan Doları nın 17,50 TL ye karşılık geldiği düşünülürse kampanya yaklaşık olarak, ABD Doları ediyordu) O zamanlar mor afişler Bu renge evet deyin şeklinde duvarlara asıldı. Cevabını kimse bilmiyordu. Anarşi dönemiydi, çalışmalarımız bu yönden çok güç şartlar altında sürüyordu. Öyle ki altı afişçimiz vuruldu. Harp eder gibi reklam kampanyası yaptık. Video yoktu, bizde ses kaseti kullandık. Ses kasetleri, Demirel evinizde konuk diye veriliyordu yılı seçimleri için böyle bir uygulamaya gidilirken, hem toplum böyle bir uygulamaya alışık değildi; hem de siyasal partinin yönetim kadrosu. Partinin yönetiminde ancak genel başkan ve birkaç yönetici bu işin gereğini biliyor ve buna inanıyordu. Ayrıca bir reklam ajansı için çalışma koşullarını kısıtlayıcı başka faktörler de vardı. Çalışanlarının bu konuya hizmet vermeleri mi beklenmeliydi yoksa tam bir profesyonel yaklaşım içinde olmalarını yeterli görüp, öyle mi hareket edilmeliydi? Seçim kanununun propaganda yasakları ile ilgili hükümleri acaba ihlal edilirse ne olurdu? Hizmet edilen siyasi parti ile birlikte ajans da sorumlu mu olacaktı, yoksa uygulayıcı olarak mı yorumlanacaktı 103. Türkiye de ilk defa bir ajans tam anlamıyla bir seçim kampanyası yürütmüş ve ülke şartlarına ve atmosferine göre yeni uygulama ve planlar geliştirip hayata geçirmiştir. Demokrat Parti ve Cenajans büyük bir uyum içinde çalışmıştır. Kampanyada Cenajans tarafını temsil edenlerden Tuncer Gürsel kendisi ile yapılan bir röportajda konuyla ilgili şunları belirtir: AP den bize bazı afiş ve grafikleri yapmamız için teklif gelmişti. Đşin nasıl yapılacağını bilmediğimiz için bir süre araştırma yaptık. On beş günlük görüşmelerden sonra iş bizim istediğimiz biçime dönüştü. Sayın Süleyman Demirel in açık bir insan olması işi kolaylaştırdı. Olay başladıktan sonra gün beraber yaşadık diyebiliriz. Ama parti içindeki bazı tutucular konuya soğuk baktılar. Onlar bizi dışardan iş alan bir şirket gibi gördüler. Bu bir çeşit kıskançlıktı. Biz partinin kurmayı ile beraber çalıştık. Bazen bir konuda 103 Topuz, a.g.e., s. 57.

60 56 onlar bizi ikna ettiler; bazen de biz onları ikna ettik. Demokratik bir tartışma düzeni içinde çalıştık; hangisi doğruysa o oldu 104. Đstanbul un duvarları, zemin rengi olarak seçilen mor afişlerle donatılmış, seçim yasaklarından etkilenmemek için bu mor afişlerin farklı parçalarına A ve P harfleri dağınık bir şekilde yerleştirilmiştir. Bazı duvarlara Bu rengi unutmayın yazısı da yapıştırılarak, renge vurgu yapılır. Aynı renk el ilanlarında ve audio kaset kapaklarında da kullanılacaktır. Duvar hâkimiyeti yıllarının hüküm sürdüğü outdoor imkanlarının olmadığı bir dönemde AP bu afişlerle duvarlarda tutunmaya çalıştı. 105 CHP hiçbir ajans ya da tasarımcıyla çalışmadan girdiği seçimlerden Ecevit in karizmatik kişiliği sayesinde birinci parti olarak çıkmayı başarmıştır. CHP nin aldığı oy oranı, çok partili sistemin başladığı 1946 yılından günümüze kadar merkez solun ulaşabildiği en yüksek orandır. Ne var ki, CHP nin çoğunluğu, tek başına iktidar olmaya yeterli olan 226 sandalyeden 13 eksiktir. Bülent Ecevit in umutsuzca kurduğu azınlık hükümeti parlamentodan güvenoyu alamaz ve Ecevit, 2. MC Hükümetini kurmayı başaran Süleyman Demirel e koltuğunu tam bir ay sonra devreder. 977 seçimlerinde AP nin aldığı oy, her türlü profesyonel çabaya rağmen CHP nin %3,5 puan gerisinde kalmıştır. Öte yandan bir mağlubiyet gibi gözüken %36,9 luk oran, gerçekte 1973 seçimlerinde AP nin aldığı %29,8 lik oranın %7,1 puan üstündedir ve son tahlilde, Cenajans ın kampanyası Adalet Partisi ne ve Süleyman Demirel e, iktidarı tekrardan kazandırmayı başarmıştır Eylül 1980 de yönetime el koyan asker, mevcut partileri ve TBMM yi kapatır. Demokrasi askıya alınır. Parti liderleri dâhil olmak üzere yüz binlerce insan tutuklanır, askeri mahkemelerde yargılanır. Gözaltında onlarca insan kaybolur. Eski deniz kuvvetleri komutanı, emekli Oramiral Bülent Ulusu nun başbakanlığa atandığı kabinede, Turgut Özal, Başbakan yardımcısı ve ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı pozisyondadır. Turgut Özal, zaten darbeden önceki Demirel Hükümeti nde de 104 Topuz, a.g.e., s A. Atıf Bir - Kerem Ünüvar, Bir Reklam Ajansının Öyküsü, Cenajans Grey, Đstanbul, Cenajans Grey Yayınları, 2000, s Özkan, Seçim Kazandıran Kampanyalar, s

61 57 Başbakanlık Müsteşarı ve 24 Ocak Ekonomik Kararları nı hazırlayıp, uygulayan ekibin başıdır. Askeri yönetim, 1983 ilkbaharında, kapattığı siyasi partiler yerine yeni partilerin kurulmasına izin verir. Partilerin sayısı, kurucuları ve adayları Milli Güvenlik Konseyi adını benimsemiş olan askeri yönetimin icazetine tabi olacaklardır. Siyasal iletişimle ilgili olarak Konsey, yeni bir uygulamayı da başlatır. 7 Temmuz 1983 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan Konsey kararıyla, siyasi partilere gazetelerde paralı ilan yayınlatma hakkı tanınır. Her ne kadar 1977 seçimlerinde Adalet Partisi nce Türkiye nin ilk siyasal reklamları yaptırılmışsa da yasal açıdan partilerin medyadan yer satın alarak siyasal reklam yaptırmaları 1983 seçimleriyle başlar. 107 Türkiye de yine bir askeri müdahalenin ardından demokrasi kesintiye uğramıştır. Bu kesintiden sonra asker her ne kadar seçim dese de seçilmesi gereken partiyi işaret etmeyi de unutmamıştır. Buna rağmen seçimlerde halkın dediği olmuştur. Altı parti kurulmuş ama bunlardan üçüne izin çıkmıştır. Merkez solda Necdet Calp liderliğinde Halkçı Parti, liberal muhafazakar sağda Turgut Özal liderliğinde Anavatan Partisi ve muhafazakar sağda, askeri yönetimce desteklenen emekli General Turgut Sunalp liderliğinde Milliyetçi Demokrasi Partisi. Sosyal Demokrat Parti (SODEP), Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi nin seçimlere girmeleri ise engellenmiştir. Partiler derhal örgütlenmeye başlar. 6 Kasım 1983 teki seçimler için zaman işlemeye başlamıştır. MDP, önce bu konuda tecrübesi olduğu bilinen Cenajans la çalışmaya karar verir. Ancak parti amblemi konusunda, parti ile ajans arasında anlaşmazlık çıkar ve ilişkileri kopar. Seçimlere 45 gün kala MDP Ajans Ada ile çalışmaya başlar. Zaman dardır. Parti içinde oluşturulan 7 kişilik bir propaganda ekibi, kampanya stratejisi konusunda yol almıştır. Ajanstan tümden yeni bir strateji değil, varolanın düzeltilmesi istenir. Halkçı Parti, bir reklam ajansıyla çalışmayı tercih etmez. Türkiye nin henüz tanıştığı siyasal reklam Halkçı Parti için çok sıcak bir olgu değildir. Partinin, bir reklam ajansıyla çalışacak bütçeye sahip olduğu da zaten söylenemez seçimlerinde stratejik planlaması en doğru 107 Necati Özkan, Siyah Beyaz Gazetesi, makale, , s. 4.

62 58 kampanyayı Anavatan Partisi yürütmüştür. Anavatan Partisi, kampanyayı yaptırmak üzere Manajans a başvurunca, ajansın kurucu başkanı Eli Acıman talebi önce reddeder. Ancak Turgut Özal her şeyi ajansa bırakacağını söyleyince talep kabul edilir. Önce halkın taleplerine ilişkin bir ön araştırma yapılır ve 5 ana tema saptanır. Bu beş ana tema; 12 Eylül ile sağlanan huzur ve güvenin devamı, orta direğin güçlendirilmesi, enflasyonun durdurulması, konut sorununun çözümü ve bürokrasinin en aza indirilmesi idi. Kampanya sırasında sokaktaki halkın kullandığı, herkesin anlayabileceği Türkçe seçilir ve kullanılır. 108 Đletişimin önemini en iyi anlayan ve kullanan Anavatan Partisi 1983 genel seçimlerinden iktidar partisi olarak çıkmıştır. Aday olan siyasal partiler, yazılı basına reklam vermeye başlamışlardır seçimlerinde Adalet Partisi, 1983 seçimlerinde de Anavatan Partisi kitle iletişim araçlarını ve seçim afişlerini etkili kullanmışlar ve başarıya ulaşarak daha sonraki dönemlerde de diğer partilere öncülük yapmışlardır. 108 Topuz, a.g.e., s. 235.

63 YILLARI ARASINDA ANAP SEÇĐM AFĐŞLERĐ GENEL SEÇĐMLERĐ ANAP 1991 seçimlerinde Fransız reklamcı Seguela ile çalışır. Seguela, yazdığı kitaplar ve Mitterand a yaptığı kampanyalarla Türkiye de tanınmaktadır. Seguela ve ajansı RSCG, o tarihte Türkiye de Ena Đletişim tarafından temsil edilmektedir. Gazeteler, Seguela nın Başbakan Mesut Yılmaz a seçimlerle ilgili 10 altın öğüt verdiğini yazarlar. Gazetelere göre Seguela nın öğütleri şunlardır. 1. Seçimleri ideoloji değil, lider kazanır. 2. Seçimlerde geçmiş için değil, gelecek için oy verilir. 3. Oy, umut için verilir, program için değil. 4. Seçim siyasal olmaktan öte psikolojik bir olaydır. 5. Devlet adamı olmak isteyen her siyasetçi kendi efsanesini geliştirmelidir. 6. Lider, bağımsız kişiliğini vurgulamalıdır. 7. Devlet adamı, ilkesinin yapısını yansıtmalı, bugünden yarını temsil etmelidir. 8. Lider, ülke içi imajı kadar dış imajına da önem vermeli ve onu geliştirmelidir. 9. Seçimi Lider kazanır, ama yalnız olmadığını unutmamalıdır. Politika dışı ilişkilerine de önem vermelidir. 10. Zamana zaman tanımak gerekir. Lider orta ve uzun vadeli düşünmeli ve bunları yansıtabilmelidir. 109 ANAP ın afişlerinde tek bir portre yer almıştır: Mesut Yılmaz ın portresi. Seguela bu amaçla Fransa dan fotoğrafçılar göndererek Mesut Yılmaz ın 100 den çok fotoğrafını çektirmiş ve bunların arasından yalnız bir tanesini seçerek afişlere koymuştur. Bütün kampanyada tek bir resmin kullanılmasına karar verilmiş, bütün afişlerde yalnız o resim kullanılmış ve sadece afişteki sloganlar değişmiştir. Bu afişte tasarım önceliği Mesut Yılmaz ın portresine verilmiştir; çünkü yaratılmak istenen 109 Özkan, Seçim Kazandıran Kampanyalar, s

64 60 etki Lider in karizmatik kişiliğini ön plana çıkarmaktır. Đkinci planda ise afişin sloganı yani Mesut Yılmaz ın seçim vaatleri bulunmaktadır. Şekil 18: 1991 ANAP seçim afişi

65 61 Grafiksel olarak afişi incelediğimizde, merkeze dayalı simetrik bir tasarım kullanıldığı görülmektedir. Önerme şeklindeki sloganın ilk bölümü Mesut YILMAZ ın portresinin hemen altında, ortadan blok şeklinde yer almıştır. Afişte bulunan bildirge niteliğindeki yazı sloganın ilk bölümüyle beyaz ve kalın bir bordür çizgisiyle ayrılmış ve bu metin iki sütün halinde bloklanarak yerleştirilmiştir. Bu metnin orta bölümüne ANAP logosu yerleştirilmiş ve sloganın cevabı Mesut Yılmaz yine bu bölümde logonun hemen altında yer almıştır. Bu sonucun sebebi ise afişin en alt bölümünde yer almıştır. Çünkü daha yapacak çok iş var. Afişte yazı karakteri olarak kalın bir karakter olarak seçilmiştir; bu sayede, yazının okunaklığı sağlanmıştır. Yazı karakteri tırnaklı bir yazı karakteri olmasına karşın modern çizgiler taşımaktadır. Bu da, partinin hem geleneklerine bağlı olması hem de yenilikçi bir yapıda olmasını temsil etmektedir. Afişlerde kullanılan diğer sloganlar ise şöyledir. Türkiye de barış ve hoşgörü siyasete hakim olacaksa Mesut Yılmaz Çünkü yapılacak çok iş var. Türkiye çağı yakalamak için dünyaya açılmayı sürdürecekse Mesut Yılmaz Çünkü yapılacak çok iş var. Ben size Güveniyorum. 20 Ekimde oyunuzu istiyorum Çünkü yapılacak çok iş var. Türkiye gençlerine eğitim ve iş sağlayacaksa Mesut Yılmaz Çünkü yapılacak çok iş var. Türkiye kadınları hak ettikleri yere gelecekse Mesut Yılmaz Çünkü yapılacak çok iş var. Türkiye her vatandaşına güvence sağlayacaksa Mesut Yılmaz Çünkü yapılacak çok iş var. Türkiye de çalışan her kesim emeğinin karşılığını alacaksa Mesut Yılmaz Çünkü yapılacak çok iş var. Türkiye de hızla gelişmenin devamı için siyasi istikrar şartsa Mesut Yılmaz Çünkü yapılacak çok iş var Taş - Şahım, a.g.e., s. 111.

66 GENEL SEÇĐMLERĐ ANAP kampanyasında birkaç farklı siyasal reklam taktiği aynı anda kullanmıştır. Bunlar arasında pozitif, negatif, programatik ve saldırgan olanları sayabiliriz. Taahhüt ediyorum başlığı altında kullanılan bütün afişlerin tamamında Mesut Yılmaz ın sağ elini kaldırmış fotoğrafı kullanılmıştır. Afişlerin üst taraflarında verilen taahhütler siyah, bolt ve okunaklı bir şekilde Taahhüt ediyorum başlığının altında yer almaktadır. Afişlerin sol alt köşelerinde de yardımcı slogan Bu işi biz çözeriz yer alıyordu. Üç afiş ve üç ilandan oluşan bu serinin tasarımları Taahhütler başlıklı afiş dışında biçimsel olarak aynıdır. ANAP ın seçim taahhütleri bu afiş aracılığıyla şu şekilde belirtilmektedir: Şekil 19: 1995 ANAP seçim afişi

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI TANIM Kurum, kuruluş ve işletmelerin politikaları doğrultusunda, teknoloji kullanımını tasarım becerisiyle birleştirerek etkili mesaj hazırlayan ve bu mesajı sunan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIMI BÖLÜMÜ Günün Menüsü Görsel İletişim Tasarımı nedir? Görsel İletişim Tasarımcısı ne yapar?

Detaylı

GRAFİK VE FOTOĞRAF A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ

GRAFİK VE FOTOĞRAF A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ GRAFİK VE FOTOĞRAF A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Günümüzde her alanda yaşanan bilimsel, teknolojik, kültürel ve ekonomik gelişmeler bütün sektörleri etkilemekte ve bu durum doğal olarak mesleki eğitimi

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) FOTOĞRAF VE GRAFİK ALANI ANKARA 2007 AMAÇ ÖĞRENME FAALİYETİ -17 FOTOĞRAF VE GRAFİK Bu faaliyet sonucunda

Detaylı

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz.

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. Tanıtım Kataloğu Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. www.janrmedya.com 05 07 09 11 13 15 17

Detaylı

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Bilginin sürekli bir gelişme içinde bulunduğu ve bilgi

Detaylı

REKLAMCI TANIM A- GÖREVLER

REKLAMCI TANIM A- GÖREVLER TANIM Reklamcı, herhangi bir ürünü ve hizmeti özellikleri ile tanıtarak kişilerin etkilenmelerine ve satın almaya istekli hale gelmelerine çalışan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu info@deskport.net BİZ KİMİZ? Biz Kimiz? Deskport Bilişim ekibinin karakteristik özellikleri olan; özgüven, çalısma azmi, tecrübe ve liderlik vasıflarımızla amacımız, müşterilerimizi

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz.

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz. TANIM Daha önce hazırlanan haber bültenlerini ve diğer duyuruları radyo veya televizyon kanalıyla izleyici veya dinleyicilere aktaran kişidir. TRT nin yapmış olduğu tanım: Dilbilgisi, fonetik, diksiyon,

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) MATBAA ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -26 AMAÇ MATBAA Bu faaliyetteki verilecek bilgiler sonucunda

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

Pazarlama Taktikleri Kut 470, 16 Mart 2005. Pazarlama Taktikleri. Umut Al H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü umutal@hacettepe.edu.

Pazarlama Taktikleri Kut 470, 16 Mart 2005. Pazarlama Taktikleri. Umut Al H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü umutal@hacettepe.edu. Pazarlama Taktikleri Umut Al H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü umutal@hacettepe.edu.tr Pazarlama Taktikleri Halkla ilişkiler Doğrudan posta Telepazarlama Reklam (Walters 1992) Internet Halkla İlişkiler

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI. Bölüm Adı: Dersin Adı: İleri Grafik Tasarım I

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI. Bölüm Adı: Dersin Adı: İleri Grafik Tasarım I DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI Dersi Veren Birim(ler): Dersi Alan Birim(ler): Bölüm Adı: Dersin Adı: İleri Grafik Tasarım I Dersin Düzeyi:

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013 TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ Tutundurma, mal ya da hizmetleri satışını arttırabilmek için, alıcıları satın almaya ikna edebilmeye yönelik satıcı tarafından başlatılan tüm çabaların koordinasyonu

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 1. REKLAMIN TANIMI, KAPSAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ... 5 1.1. Reklamın Pazarlamadaki Yeri... 5 1.2. Reklamın Tanımı... 6 1.2.1. Üretici Açısından Reklam... 7 1.2.2. Tüketici Açısından

Detaylı

Özel Yetenek Sınavı 2014

Özel Yetenek Sınavı 2014 Özel Yetenek Sınavı 2014 Özel Yetenek Sınavı Başvuru, Ön Kayıt ve Kesin Kayıt İşlemleri Başvuru Koşulları 2014 yılı Özel Yetenek Sınavına ön kayıt yaptırabilmek için, adayların 2014 YGS puan türlerinin

Detaylı

www.gelisenbeyin.net / gelişime dair ne varsa... 1

www.gelisenbeyin.net / gelişime dair ne varsa... 1 www.gelisenbeyin.net / gelişime dair ne varsa... 1 Sorunlar: Sorunu Araştırma-Tanımlama ve Çözümü Tartışma Olası Çözümler: Belirlenen Çözüm: N t: Bu formda ürüne yönelik tasarım etkinliklerinde ki gözlemlerinizi,

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1. 1. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİM OLGU VE SÜRECİ... 3 1.1 Siyasal İletişimin Tanımı... 3 1.2 Siyasal İletişim Olgusu ve Süreci...

İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1. 1. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİM OLGU VE SÜRECİ... 3 1.1 Siyasal İletişimin Tanımı... 3 1.2 Siyasal İletişim Olgusu ve Süreci... İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 1 1. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİM OLGU VE SÜRECİ... 3 1.1 Siyasal İletişimin Tanımı... 3 1.2 Siyasal İletişim Olgusu ve Süreci... 5 2. Bölüm: SİYASAL İLETİŞİMİN DİĞER DİSİPLİNLER VE ALANLARLA

Detaylı

TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU KOZMETİK ÜRÜNLERİN TANITIM FAALİYETLERİNE İLİŞKİN KILAVUZ SÜRÜM 1.0

TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU KOZMETİK ÜRÜNLERİN TANITIM FAALİYETLERİNE İLİŞKİN KILAVUZ SÜRÜM 1.0 TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU KOZMETİK ÜRÜNLERİN TANITIM FAALİYETLERİNE İLİŞKİN KILAVUZ SÜRÜM 1.0 Amaç MADDE 1- (1) Bu Kılavuz, piyasada bulunan kozmetik ürünlerin tanıtım faaliyetlerinde dikkat edilmesi

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

BASKI ÖNCESİ OPERATÖRÜ / DİZGİ TEKNİSYENİ

BASKI ÖNCESİ OPERATÖRÜ / DİZGİ TEKNİSYENİ TANIM Görsel öğeleri (resim,fotoğraf vb.) bilgisayara aktarabilen, bilgisayarda grafik tasarım programları (freehand, Photoshop, coreldraw ve Quarkexpress) aracıyla orijinali hazırlayan, montaj yapan,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli MEDYA VERİLERİ 2015 İÇİNDEKİLER 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli 5... Hedef kitle : Türk okuyucu 6... Almanya da yaşayan Türk nüfusu 7... Sayıca

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

I. Bölüm REKLAM(CILIK) Advertising. Doç. Dr. Olgun Kitapcı

I. Bölüm REKLAM(CILIK) Advertising. Doç. Dr. Olgun Kitapcı I. Bölüm REKLAM(CILIK) Advertising Doç. Dr. Olgun Kitapcı Akdeniz Üniversitesi, Pazarlama Bölümü 1 Reklama maruz kaldığınız mecralar (TV, Radyo, Gazete, Dergi, Sosyal Medya v.s.) En son ne zaman bir reklamdan

Detaylı

Sayın Yetkili, Organizasyon Komitesi. Prof. Dr. Melih ERSOY. Doç. Dr. Ela BABALIK-SUTCLIFFE. Prof. Dr. Murat BALAMİR

Sayın Yetkili, Organizasyon Komitesi. Prof. Dr. Melih ERSOY. Doç. Dr. Ela BABALIK-SUTCLIFFE. Prof. Dr. Murat BALAMİR Sayın Yetkili, Şehir planlama alanında en büyük uluslararası kuruluş olan Avrupa Planlama Okulları Birliği nin (AESOP) 26. Kongresi 11 15 Temmuz 2012 tarihlerinde ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ev

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

RESSAM. TANIM Doğanın, eşyanın veya insanın resimlerini kendi algıladığı şekli ile soyut veya somut bir yaklaşımla yansıtan kişidir.

RESSAM. TANIM Doğanın, eşyanın veya insanın resimlerini kendi algıladığı şekli ile soyut veya somut bir yaklaşımla yansıtan kişidir. TANIM Doğanın, eşyanın veya insanın resimlerini kendi algıladığı şekli ile soyut veya somut bir yaklaşımla yansıtan kişidir. A- GÖREVLER - Yapacağı resmin konusu ve niteliğine uygun araç ve gereçleri hazırlar,

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı

28.03.2013. Algılama üzerinde etkilidir. Hareketi ve yönü belirleyici etki yaratırlar. Ayırma amaçlı. Kalın çizgiler daha etkilidir.

28.03.2013. Algılama üzerinde etkilidir. Hareketi ve yönü belirleyici etki yaratırlar. Ayırma amaçlı. Kalın çizgiler daha etkilidir. Hazırlayan ve sunan: Süleyman Nihat ŞAD 2 Kontrast/ Zıtlık ÇİZGİ ALAN-BOŞLUK DOKU Çizgi; gözü, belirli bir alanda ya da bir alan etrafında hareket ettirerek dikkatleri çeken tek boyutlu bir araçtır. ŞEKİL-FORM

Detaylı

GAZETECİLİK ALANI. Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz.

GAZETECİLİK ALANI. Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. GAZETECİLİK ALANI AMAÇ Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Gazetecilik alanı, kamuya ve özel sektöre ait kurum ve kuruluşların

Detaylı

Ders İzlencesi 2014-2015 Eğitim Yılı ve Dönemi Program adı : BASIM VE YAYIN TEKNOLOJİLERİ

Ders İzlencesi 2014-2015 Eğitim Yılı ve Dönemi Program adı : BASIM VE YAYIN TEKNOLOJİLERİ Dersin adı: Masaüstü Yayıncılık Dersin veriliş şekli: Yüz yüze Dersin genel içeriği: Bu ders kapsamında afiş, broşür, ambalaj tasarımı ve kurumsal kimlik projeleri yapılması planlanmaktadır. Ders İzlencesi

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri alanı, küreselleşen dünya içinde kurum ve kuruluşlar için bir ihtiyaç olarak

Detaylı

2 Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji

2 Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji GİRİŞ Sinerji yaşamın akışı içerisinde her nokta da her yerde gerekliliği daimi olan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğaya baktığımızda; göçmen kuşların v şeklinde uçarak hava akımı yaratıp birbirlerinin

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

1 )Herhangi bir iletişim kanalı yardımıyla farklı ortamlarda bulunan kaynak ve alıcının gerçekleştirdiği iletişime ne ad verilir?

1 )Herhangi bir iletişim kanalı yardımıyla farklı ortamlarda bulunan kaynak ve alıcının gerçekleştirdiği iletişime ne ad verilir? 1 )Herhangi bir iletişim kanalı yardımıyla farklı ortamlarda bulunan kaynak ve alıcının gerçekleştirdiği iletişime ne ad verilir? Görsel iletişim Yüz yüze iletişim Sözsüz iletişim Sözlü iletişim Araçlı

Detaylı

Tutundurma Karması. Reklam. Satış Geliştirme Halkla ilişkiler Doğrudan Pazarlama

Tutundurma Karması. Reklam. Satış Geliştirme Halkla ilişkiler Doğrudan Pazarlama Tutundurma Karması Reklam Kişisel satış Satış Geliştirme Halkla ilişkiler Doğrudan Pazarlama İşletmelere tarihsel olarak, tutundurma metotları içinde önce kişisel satıştan; sonra reklâmlardan; daha sonra,

Detaylı

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli Abonelik: Yıllık 60 TL Posta Çeki: 666874 Banka: Denizbank IBAN TR550013400000191012400002 İş Bankası IBAN TR070006400000110950784959 Dekont karabatakdergisi@gmail.com

Detaylı

TURİZM PAZARLAMASI REKLAM

TURİZM PAZARLAMASI REKLAM TURİZM PAZARLAMASI Turizm Pazarlamasında Tutundurma REKLAM Reklâm; belirli bir ücret karşılığında ve ücretin kimin tarafından ödendiği bilinecek biçimde; bir turizm işletmesinin ve turizm bölgesinin ürünlerinin

Detaylı

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu:

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) dil öğrencilerinin bilgi beceri ve yeterlilik düzeylerinin belirlenmesinde standart

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM TEKNİKERİ

BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM TEKNİKERİ TANIM Fabrika ve işletmelerin araştırma ve geliştirme birimlerinde mühendisin gözetimi altında ile bilgisayarla model tasarımı ve çizimi yapan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN - Yeni

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI UNESCO YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ULUSAL SİSTEMLERİ NİN, SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASINA VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASINA

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Basın ve Yayın Bölümü

Basın ve Yayın Bölümü Dünyada, ülkenizde ve yaşadığınız yerde olup bitenlerden haberdar olmak için bastıramadığınız bir merak ve ilginiz varsa, bir de öğrendiklerinizi paylaşmaktan keyif alıyorsanız ve bunu önemli görüyorsanız,

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) Ülkemizde Sanat ve Tasarım alanında yetişmiş uzman kişiler sınırlıdır. Üniversitelerimizde Güzel Sanatlar

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

ŞERİFE BALDÖKTÜ MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI

ŞERİFE BALDÖKTÜ MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI ŞERİFE BALDÖKTÜ MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI Bölüm Tanıtımı İnsanlar arası iletişimi sağlayan araçlardan biri olan fotoğraf ve grafik sanatı, bu anlamda kültürel, sanatsal,

Detaylı

Bir başka benzer model ise DAGMAR dır. Tüketicinin benzer aşamalardan geçtiğini varsayar.

Bir başka benzer model ise DAGMAR dır. Tüketicinin benzer aşamalardan geçtiğini varsayar. İletişim mesajlarına gösterilen tepkiler açısından; amaçlar değişik modellerle açıklanmaya çalışılmıştır. A.I.D.A modeli olarak da adlandırılan bu model dört aşamalıdır.[8] 1. 2. 3. 4. Dikkat İlgi Arzu

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

REKLAMCI TANIM GÖREVLER KULLANILAN ALET VE MALZEMELER MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

REKLAMCI TANIM GÖREVLER KULLANILAN ALET VE MALZEMELER MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER REKLAMCI TANIM Reklamcı, herhangi bir ürünü ve hizmeti özellikleri ile tanıtarak kişilerin etkilenmelerine ve satın almaya istekli hale gelmelerine çalışan kişidir. GÖREVLER Satılması istenen mal veya

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

BİLGİSAYAR DESTEKLİ GRAFİK TASARIM

BİLGİSAYAR DESTEKLİ GRAFİK TASARIM BİLGİSAYAR DESTEKLİ GRAFİK TASARIM KURUMSAL YAPI Genel Tekrar MÜY (Masaüstü Yayıncılık) Yazılımları Kelime İşlem Yazılımları Sayfa Düzenleme Yazılımları Görüntü İşleme Yazılımları Çizim (Vektörel) Yazılımlar

Detaylı

4.Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ. 1.İsim : Turgut. 2.Soyadı: Yüksel. 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi. Derece Alan Üniversite Yıl

4.Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ. 1.İsim : Turgut. 2.Soyadı: Yüksel. 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1.İsim : Turgut 2.Soyadı: Yüksel 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi 4.Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İşletme Anadolu Üniversitesi 1998 Yüksek Lisans Doktora 5.Akademik Unvanlar Arts

Detaylı

GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI

GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI AMAÇ Bu faaliyet sonucunda grafik ve fotoğraf alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Günümüzde her alanda yaşanan bilimsel, teknolojik, kültürel

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından: Karar No: 592 Tarih : 27.12.2013 27 Aralık 2013 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28864 YÜKSEK SEÇİM KURULU KARARI Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından:

Detaylı

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U)

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) 1 KISA

Detaylı

2. BASKI. 2.a. Ofset Baskı 2.b. Tipo Baskı 2.c. Flekso Baskı 2.d. Tifdruk Baskı 2.e. Serigrafi Baskı

2. BASKI. 2.a. Ofset Baskı 2.b. Tipo Baskı 2.c. Flekso Baskı 2.d. Tifdruk Baskı 2.e. Serigrafi Baskı MATBAACILIK Basılması istenen bir materyale ilişkin yazılı ve görsel materyallerin belirli sanatsal özellikler gözetilerek bir araya getirilip düzenlenmesi, baskıya hazırlanması ve çoğaltılması işlemlerinin

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Birinci Medya

Detaylı

TİFDRUK BASKI OPERATÖRÜ

TİFDRUK BASKI OPERATÖRÜ TANIM Hazırlanmış tifdruk baskı silindirlerini makineye bağlayan, baskı ile ilgili ayarları ve baskı çıkış ayarlarını yapan, baskı sürecini kontrol eden, baskı bitiminde makinenin periyodik temizlik ve

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86 Buruşuk Ömer Destanı 1900 yılları Türkiye sinden günümüze 100 yıllık süreci konu almaktadır. İstanbul da konakta yaşayan aile ilişkileri örgüsü; arka planında Türkiye de ve dünyada yaşanan toplumsal değişim

Detaylı

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Proje Adı: TÜKETİCİ İÇGÖRÜSÜ VE MARKA KONUMLANDIRMA ARAŞTIRMASI Araştırma Şirketi: ERA RESEARCH & CONSULTANCY Araştırma Veren: İNCİ DERİ MAMULLERİ SAN. VE TİC.

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi TEMEL KAVRAMLAR Eğitim Öğrenme Öğretme Ortam Teknoloji Araç - gereç Öğretim materyali Eğitim teknolojisi Öğretim teknolojisi İletişim EĞİTİM: Davranışçı yaklaşıma göre eğitim, bireyin davranışında kendi

Detaylı

ÇEVRECİ GENÇLER VE HEPİMİZ ÇEVRE GÖNÜLLÜSÜYÜZ

ÇEVRECİ GENÇLER VE HEPİMİZ ÇEVRE GÖNÜLLÜSÜYÜZ ÇEVRECİ GENÇLER VE HEPİMİZ ÇEVRE GÖNÜLLÜSÜYÜZ Bugün ülkemizi, tüm insanlığı ve hatta tüm canlıları etkileyen en büyük sorun çevre kirliliği sorunudur. Mutlu, sağlıklı, huzurlu bir ortamda yaşamak için

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

Öğretim Materyallerinin Eğitimdeki Yeri ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI. Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün

Öğretim Materyallerinin Eğitimdeki Yeri ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI. Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Dr. Ümmühan Avcı Yücel Esin Ergün Bu bölümü tamamladıktan sonra; Bu bölümü tamamladıktan sonra; Bir öğretim materyali seçerken hangi unsurlara dikkat edilmesi

Detaylı

.. EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.OKULU SAĞLIK, TEMİZLİK, BESLENME KULÜBÜ YILLIK ÇALIŞMA PROGRAMI

.. EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.OKULU SAĞLIK, TEMİZLİK, BESLENME KULÜBÜ YILLIK ÇALIŞMA PROGRAMI BELİRLİ GÜN LAR - - - - - EYLÜL 1. Okul bazında kulübe seçilen öğrencilerin belirlenmesi. 2. Yönetim kurulunun seçilmesi. 3. Denetleme kurulunun seçilmesi. 4. Öğrenci Kulübünün amaçlarının açıklanması

Detaylı

Doğruların buluştuğu adres...

Doğruların buluştuğu adres... M E D I A Doğruların buluştuğu adres... İletişim Sanattır Firmaların kıyasıya rekabet ettikleri Etnik Pazar sürekli yeniliklere açıktır. Reklam stratejileri yapılırken hedef kitlenin doğru bir şekilde

Detaylı

MEDYA ÇOCUK - TÜKETİM

MEDYA ÇOCUK - TÜKETİM ÇOCUK VE TÜKETİM Yapılan araştırmalar dünyadaki nüfus artışına bağlı olarak marka sayısında da artış olduğunu söylemektedir. Nüfusun farklı gruplara sahip olması ve çocukların da bu gruplar içerisinde

Detaylı

Tunç Tanışık. 19 Mart 14 Nisan 2016

Tunç Tanışık. 19 Mart 14 Nisan 2016 Tunç Tanışık 19 Mart 14 Nisan 2016 Tunç Tanışık Ankara, Mart 2016 Fotoğraflar Sanatçı arşivinden Grafik Tasarım Hüseyin Ayışıt Baskı Desen Ofset A.Ş. Birlik Mah. 448. Cad. 476. Sok. No: 2 Tel: 0312 496

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

SAYFA SEKRETERİ. - Bilgisayar, tarayıcı, - Fotoğraf makinesı, - Projeksiyon makinesı, - Baskı makinesı - Sözlük, imla kılavuzu, - Mizanpaj kağıdı.

SAYFA SEKRETERİ. - Bilgisayar, tarayıcı, - Fotoğraf makinesı, - Projeksiyon makinesı, - Baskı makinesı - Sözlük, imla kılavuzu, - Mizanpaj kağıdı. TANIM Yazılı basın kuruluşlarında haber, ilan, fotoğraf ve resim gibi materyalleri, masaüstü yayıncılık programlarını kullanarak okuyucunun ilgisini çekecek şekilde düzenleyen, basıma hazır hâle gelme

Detaylı

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Kütüphaneler kullanıcılarının gereksinimlerini anlamak ve bu gereksinimleri karşılamada etkin bir rol üstlenebilmek amacıyla pazarlama stratejilerinden

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ. Yrd.Doç.Dr. Tolga DURSUN

BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ. Yrd.Doç.Dr. Tolga DURSUN BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ Yrd.Doç.Dr. Tolga DURSUN Pazarlama İletişimi Yönetimi Yavuz Odabaşı, Mine Oyman MediaCat Kitapları Coca Cola'nın efsanevi pazarlama müdürü Sergio Zyman der ki; "Pazarlamanın

Detaylı

YENİLEŞİM VE TASARIM 9. KALİTE VE BAŞARI SEMPOZYUMU 15-16 NİSAN 2011 BURSA

YENİLEŞİM VE TASARIM 9. KALİTE VE BAŞARI SEMPOZYUMU 15-16 NİSAN 2011 BURSA YENİLEŞİM VE TASARIM 9. KALİTE VE BAŞARI SEMPOZYUMU 15-16 NİSAN 2011 BURSA Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Tasarımla düşünmek ve gelişmek sadece üreten ya da hizmet veren firmaları değil, alışkanlıkları,

Detaylı

BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ Belediyemiz faaliyetlerinin kitle iletişim araçları ve diğer yollarla halkımıza duyurulması, tanıtılması, belediyemizin gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve toplumsal

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013 TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI 1 Haziran-30 Ağustos 2013 Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi

Detaylı

MATBAA ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilere ya da yetişkinlere, matbaa meslek alanı ile ilgili eğitim veren kişidir.

MATBAA ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilere ya da yetişkinlere, matbaa meslek alanı ile ilgili eğitim veren kişidir. TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilere ya da yetişkinlere, matbaa meslek alanı ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER Matbaa meslek alanı ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YIL KODU BİRİNCİ YARIYIL BES - 105 Beden Eğitimi ve Spor 0 2 0 GZT - 101 Temel Gazetecilik 3 0 3 GZT - 105 Yazılı ve Sözlü Anlatım 2 2 3 HİL - 107 İşletme Bilimine Giriş 3 0 3 HİL - 111 Sosyal

Detaylı

Reklam Kampanyası. The matrix is the world that has been pulled over your eyes to blind you from the truth Morpheus

Reklam Kampanyası. The matrix is the world that has been pulled over your eyes to blind you from the truth Morpheus Reklam Kampanyası The matrix is the world that has been pulled over your eyes to blind you from the truth Morpheus Reklam Kampanyası Nedir? Reklam kampanyası, markanızın iletişiminde kullanacağınız enstrümanların

Detaylı

Hayatımızda Minimalizm. Müzik Tasarımında Minimalizm Tıpta Minimalizm Mimari Tasarımda Minimalizm Web Tasarımında Minimalizm

Hayatımızda Minimalizm. Müzik Tasarımında Minimalizm Tıpta Minimalizm Mimari Tasarımda Minimalizm Web Tasarımında Minimalizm Minimalizm Nedir? 1960 ların başında modern sanat ve müzikle başlamış, sadeliği ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır. Tasarımda, eklemeyi düşündüğünüz şeyi eklemediğinzde işin işlevselliğinde azalma

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

BASIM VE YAYIN TEKNOLOJİLERİ TEKNİKERİ

BASIM VE YAYIN TEKNOLOJİLERİ TEKNİKERİ TANIM Basım-yayım sektöründe her türlü materyali kullanarak, müşteri talep ve beklentileri doğrultusunda, gerekli ekipmanları bir araya getirip tasarım, basım ve yayımını yapan kişidir. A-GÖREVLER - Teknolojik

Detaylı

2. Kat 16 nolu derslik 13.00 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Yrd. Doç. Dr. Orhan ÇEKİÇ Kültür Merkezi

2. Kat 16 nolu derslik 13.00 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Yrd. Doç. Dr. Orhan ÇEKİÇ Kültür Merkezi Tarih Saat Dersin Adı Dersin Öğretim Elemanı Bölüm/Sınıf Salon 09.30 Animasyon Teknikleri Uzman Ertürk BULUÇ GİT 3 LAB 2 09.30 Görüntü İşleme Öğr. Gör. Övünç MERİÇ HİT 1 LAB 3 09:30 BİTİRME PROJESİ Doç.Dr.

Detaylı