ÖĞRENCI GÖZÜYLE KÖY ENSTITÜLERI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖĞRENCI GÖZÜYLE KÖY ENSTITÜLERI"

Transkript

1 ÖĞRENCI GÖZÜYLE KÖY ENSTITÜLERI

2 SUNU Kög enstitüleri ö ğretim programlar ın ın "Türkçe" bölümünde amaçlar şöyle bkilirlenmi ştir: "Öğrenci, enstitügü bitirirken ga şına, anlag ış sevigesine uggun bir metnin önünü, sözlerini ve değ erini anlagabiligorsa, dilek ve dü şüncelerini imla, şive, dilbilgisi ganl ışı gapmaksız ın gaz ıgla ve sözle aç ık ve tam olarak anlatabiligorsa; okuma ve gazma konusunda rastlagaca ğı zorluklar ı kendi kendine genmenin gollar ın ı ö ğrenmi şse, gündelik hagatmda okumag ı ve gazmag ı zevkli bir al ışkanl ık haline getirmi şse, Türkçe ö ğrenimi amac ına ula şm ışt ır." Kög enstitülerinde serbest okumaga çok önem verilmi ş ; kitap, ekmekle bir tutulmu ştur. Kurucumuz, mimarimiz, mühendisimiz Tonsuç BABA, "ko şullar ne olursa olsun, hangi mevsimde bulunulursa bulunulsun her gün ö ğrencilere serbest okuma gapt ırılacak ve onlara kitap okuma al ışkanl ığı mutlak surette kazand ırılacakt ır" digerek, kög enstitüsü göneticilerini sürükli olarak ugarm ışt ır. Sabahattin Eyübo ğlu, Hasano ğ lan Kög Enstitütünde "aç ık kitapl ık" denegimini gerçekle ştirmi ştir. Büyük bir salona konulan kitaplar ı öğrenciler isterse salonda

3 okur; isterse götürür, bitirdi ğinde yerine koyard ı. Bügük romanc ım ız Ya şar Kemal, " Ben üç şegle üvünmesini isterim Türkige'nin: 1- Atatürk'ün gerçekle ş tirdi ği kendine dönü ş ve ba ğıms ızl ık politikas ı. 2- Hakk ı TOI1GUÇ'un gerçekle ştirdi ğ i demokratik e ğitim ve 3- Hazim HIKIBET'in getirdi ği insanc ıl, ulusal şiir" der. BAŞHARG şöyle hagk ırır "Güller"de: "Çaml ıberde bir gül a-;sa Ugkular ı kaçar Bolubegi'nin Çünkü kırm ızıd ır gül Halk ın ve topra ğın ugan ışına benzer Bir değil bin gül aç ıyordu Anadolu'da Ekme ği ikige bölsen Rgd ınl ık sesi dugulugordu halk ın Kögleri tutmu ştu a şkın ve terin hünerleri Bir oldular da Bolubegi'gle Kapatt ılar enstitüleri" TOIIGUÇ 1947'de (görevden al ın ınca) "Serbest okumaga de ğer vermegen, e ğitim kurumlarmda kitap gakan, kitapl ıklara kilit vurabilen, öğrencileri e şkiga takip eder gibi kovalagan gaddar karacahiller"den söz eder (E ğitim Yoluyla Canland ır ılacak Köy). Bu kitab ım ızla, köy enstitülerinin 52. g ı l ında öğretmen adag ı arkada şlar ım ız ın verimlili ğini güze ç ıkar ıyor; bununla, kendilerine dupduru sevgilerle te şekkür borcumuzu yerine getiriyoruz. Seyfi KORYOR EK (Yalova, 17 Nisan 1992)

4 IÇ NO EK İ LE R BEŞ YILL IK DE ĞİŞİ M Mehmet Ali Ergül 11 Hüseyin Elmasyazar 92 Mehmet enver 14 Muttalip Çardak 95 Kadir Aytekin 19 Ali Kuş 99 Süleyman Karagöz 23 Nuri Erten 103 Ali Özcan 26 Numan Köseoğlu 106 Veli Demiröz 30 Mustafa Oytan 110 Tahsin Saynur 34 Burhan Güvenir 113 İsmail Ac ıkgöz 38 Aziz Avni Erdo ğan 116 Mevlut Akdemir 42 Haydar Sağcan 119 Şükrü Kaya 45 Hasan Taylan 122 Yusuf Demirçin 47 Ramazan Çeter 125 Ali Bilgin 51 Hanefi Tezer 127 Ahmet Allı 54 Fahri Topsoy 130 Galip Akın 58 Mustafa Aydoğan 133 Ömer Ad ı 61 Ali Yücel 137 Cemal Elibüyük 64 Abdurrahman Demirkol 141 Ali Bayrak 67 Durmu ş Ali Uğur 144 Ali Erkan 70 Sabri Soydas 149 Süleyman Ero ğlu 73 Arif Eker 153 Mustafa Yüksel 77 Doğan Bakkaloğlu 156 Fakı Yü ğrük 80 Ahmet Ertaş 160 Hüseyin Yücel 84 İsmet Kutluk 163 Hasan Yıldırım 87 Hayrettin Özer 166 Yahya Özsoy 170 Talip Apaydın 174 Bekir Semerci 177

5 TOPRAK KANUNU Hasan Ayhaner Umm Uçak İzzettin Al ıc ıgüzel Hüseyin Özyiğit AN ILAR Edibe Baş 199 Mustafa Demir 202 Ömer Kalaylı 204 Hacer Turan 206 Ali Selman 209 Mehmet Çakar 212 Dudu Çaylı 217 Fatma Güneş 219 Mehmet Ergün 222 Niyazi Baştuğ 225 Ahmet Yılmaz 228 Nemika Yavuz 232 Beytullah Peker 235 Necati Devran 238 Kadriye Ünlü 242 Enver Güler 245 Safiye Özdemir 246 Hasan Altan 248 İsmail Öztürk 250 Ali Yılmaz 253 Hüseyin Elmasyazar 256

6 BIRINCI BÖLÜM BEŞ YILLIK DEĞİŞİM Tarih, 26 Kas ım Son s ınıf ö ğrencilerine bir Türkçe ödevi verilir. Bu, bir tür "enstitüyü bitirme tezi"dir. Soru şudur: "Beş yıl önce, ancak ilkokulu bitirmi ş bir köy çocuğu olarak geldiğin bu müesseseden, bugün, cemiyetin ileri saflarmda tarihi rol alm ış bir eleman olarak aynhyorsun. Bu yetişme zaman ı içinde, kendinde ne gibi de ğişiklikler görüyorsun ve tarihi rolünü tam yapabilmek için kendinde ne gibi vas ıflara lüzum hissediyorsun? Bunlardan sende olanlar hangileridir?" Son s ınıftaki 49 ö ğretmen aday ın ın tümünün bu soruya verdi ği yan ıtlar ı sunuyoruz (üzerinde tarih bulunmayan ve Bekir SEMERCİ 'nin olan son yaz ı, bu sorunun yan ıt ı olmayabilir). Bu 49 öğrencinin yakla şık yarısı, Yüksek Köy Enstitüsüne al ınmaları nedeniyle köylere gidememi ştir. Yurt kalk ınmas ına ve "bozuk düzen"i ortadan kald ırmaya kendilerini adayan bu ku şak, köy enstitülerinin yozla ştırılmas ı (ve sonradan kapat ılmas ı) ile yönetimle uyumsuzlu ğa dü ş mü ş ; onulmaz ac ılar içinde b ırakılm ışt ır. Türk e ğitim tarihinden böyle bir "coşkulu kuşak" da geçmi ştir.

7 11 Mehmet Ali E RGUL No: 80 Be ş y ıl önce enstitüye geldi ğim zaman görü şüm az, bilgim k ıt, yarg ılama kudretim eksikti. Enstitüye gelince bütün bu noksanlar ım tamamland ı. Kendimde bir güven, bir maharet ve bir i ş yapma fikri uyand ı. a 4" 4;1 t-c*14.t,i1- <5~..e+x r if-~fat kerhat v-ez, C> 1:4 Cıe~reıt wıtais...e.al t-cı~e6 ğo.. u2- Bir i şba şına geçtim mi, o i şi cesaret ve maharetle yapmay ı kendimde duyuyorum. Çünkü enstitüde ö ğrendi ğim bilgiler, maharetler benim o i şi yapabilece ğimi söylüyor ve kamçıllyorlar. Ayn ı zamanda enstitü bana hayatta muvaffak olmak için hangi yoldan yürtiyece ğimi, ne gibi çarelere başvuraca ğım ı öğretti. Bunlar ı öğretrnekle de benim cesaret ve güvenimi bir kat daha art ırmış oldu.

8 12 Buraya geldi ğim zaman, herhangi bir vak'a karşısında, herhangi bir haks ızl ık vukuunda gayet hissiz kalan ben, bugün bunlar ın hiç birine göz yummay ı beceremiyor; muhakkak surette hakl ı olan ı hakl ı, haks ızlığa uğrayan ın hakk ın ı bulup ç ıkarmay ı kendime vazife biliyorum. Bu hissi bana veren yine enstitüdür. Şimdiye kadar köylülerimin zalim, parazit agalar ın elinden çektiklerini hat ırlad ıkça vicdan ım s ızlıyor; merhamet sinirlerim geriliyor. O zalimlerin elinden köylüyü kurtarmak için sab ırs ızlan ıyorum. E ğer enstitüye gelmeseydim, enstitü de benim yukarda sayd ığım eksikliklerimi tamanılamasayd ı ben de birçok köylülerin gibi parazitlerin boyunduruğu alt ında köhne, p ıs ır ık, zavall ı, bedbin, kendinden geçmi ş bir halde ya şayacakt ım. Çünkü o zalimler benim fikirlerimi baltalayacaklard ı. Şimdi ise buna imkân yoktur. Köyde yapacaklar ıma gelince: 1- Köyde yap ılan haks ızl ıklara hiçbir zaman göz yummayaca ğım. 2, Köylüden, köy nam ına yap ılan i şler için toplanan paralar ın yenmesine engel olaca ğım. 3- Ayda bir köylüyü toplayarak, bu toplanan paralar ın nereye harcand ığı hakkında, muhtar ve azalan hesap vermeye mecbur tutaca ğım. 4- Köyde yap ı lmak için şimdiye kadar paras ı toplanm ış fakat yap ılmam ış çeşmelerin yollar ını, camiyi, halk odas ını yapt ıraca ğım.

9 13 5- Köyümde yap ılmas ı mümkün olup da şimdiye kadar yap ılamayan ba ğc ıl ığı yapt ıraca ğım. Daha sayfalarca yaz ılacak kadar i şler varsa da ba şta gelenler bunlard ır. Bunlar ı yapabilmek kudretini enstitü bana kazand ırd ı. Ben de bunlar ı yaparken şu h ıs ımımmış, şu akrabammış, şu ağa imiş demeden; vazifede hiç hat ır gönül tan ımadan yapaca ğını. Çünkü, enstitünün bana verdiği vazifede hat ır gönül tan ınmaz. Temeli sağlamd ır. O kadar ki, hemen ben ufak bir aksakl ık yapsam, kafama dank dank vuracakt ır. Bunlarda muvaffak olmam için eksik bir taraf ım varsa, o da tecrübesizli ğimdir. Bunu da ö ğretecek hayatt ır.

10 14 Mehmet ÜNVER No: 87 (Simav-Demirciköy) Beş y ıl önce geldi ğim ş u hay ırl ı ve kurtar ıcı müesseseden pek yakında ayr ıliyorum. Bu mukaddes çatı altında geçen be ş y ıl, içimde ink ılâplar, devrimler diyebileceğim büyük de ğişiklikler yapt ı. Ben be ş. yıl önce, sadece memur olmak, maa ş almak ve rahat ya şamak sevdas ında idim. Gene ayni sevda beni kerpiç y ığını köyümden uzakla şmak, senenin hemen her ay ında ve hatta her gününde geberircesine çal ışıp karn ı n ı doyuramayan insanlarmdan ay ıl ıp salon hayat ına karışmak üzere yola ç ıkard ı. Bugün binlerce defa şükrediyo-

11

12 16 rum ki, yolum do ğruca bu mukaddes müesseseye düştü ve be ş sene sonra köy a şk ı. ile dolu temiz havas ın ı en küçük hücrelerime kadar emdim. Bugün kerpiç y ığın ı köylerden uzakla şmak şöyle dursun, bizzat ona ko şmak, onu yeniden kurmak, yeniden imar etmek istiyorum. Bugün, t ırnaklar ı ile bay ırları y ırtan, bütün hayat ında geberircesine çal ışan o insanlardan, ömrünü çile; cefa içinde geçiren ve bütün bunlara ra ğmen karn ı aç, s ırt ı ç ıplak olan bu büyük kütleden kaçmak de ğil, onun derdine ortak olmamak, çaresini aramamak bile bana kelimenin tam manas ı ile abes geliyor... Artık bugün puiiuk dururken, kn -ık saban ın topal öküzün arkas ında çizgi çizmesine müsaademiz kalmad ı. K ısacas ı, modern tekni ği köylünün aya ğına götürmek zaman ının gelip geçmekte oldu ğunu pekala farkediyor ve sab ırs ızlan ıyoruz. Köyde vazifemi ba şarabilmek için kendimde şu vas ıfları toplamal ıyım: 1-Sağlam bir karekter (enstitü karekteri). Karekter denince umumiye kaçar. Kastetti ğim karekter şöyledir: Tam bir dürüstlük. Köyde kimsenin kar ıs ına-k ız ına göz atmamak, onlar ı birer abla; birer hem şire gibi samimi olarak kar şılamak. Köy okulunun masraflar ın ı onlara iyice göstermek, onlarda "muallim para yedi" şüphesini uyand ırmamak. Bütün hareketlerde bitaraf hareket etmek fakat i şe candan sar ılmak. Bir Çin filozofu olan Konfıçyüs, "milleti idare edenin dürüst omas ı gerek. Böyle olursa, halk onun pe şini bırakmaz" diyor. Bu sözü daha husisi manada anlayacak olursak, bize çok şeyler ö ğretebilir. 2- İmanl ı, inanl ı bir çal ışma: Köyde i şe bütün bir inln-

13 17 la, imanla ba şlamak lazım. Bu şekilde çal ışırken de hiçbir menfaat gözetrt ıemek, yaln ız umumi menfaat ı gözönünde tutmak laz ım... Ve bu şekilde çal ışma ile onlarda "Allah için söylemek laz ımsa bu adam yaln ız köy için çal ışıyor" kanaatini yaratmak laz ımdır. 3- Onlara kar şı samimi bir sevgi beslemek ve onlara bir "yaban" gibi de ğil, içlerinden birisi gibi görünmek. Köylünün her derdi ile pek yak ından ilgilenmeli, onlar ın gerek sevinç ve gerek dertlerine içten bir alaka ile karışmal ıdır. Yaln ız bununla da kalmamal ı, mümkün olan her fırsattan istifade edip yaralar ına merhem olmal ıd ır. Ve bütün bunlara kar şı hiçbir kar şıl ık gözetmemelidir. Köy' il zaten nankör değildir, su içti ği tas ı tan ır. 4- Bütün i şlerde şuurlu olarak hareket etmeli, tam bir irade ve sebat olmal ıd ır. Köyde i şin birini koyup öbürüne sanlmamal ı. Küçük i şlerden büyük i şlere doğru gitmeli ve her ba şlanan i şi mutlaka bitirmelidir. Küçük i şler bize ekzersiz te şkil etmeli, i şlerle birlikte tecrübe ve irademiz de sağlamlaşmal ıdır. Sebat ım ız sayesinde en zor ve en çetin i şleri ba şarmal ıyız. Bunu yapabilmek için içimizde hakikaten kuvvet var ve inan ıyoruz. Mutlaka halledece ğiz. 5- Köyü bir bütün olarak görmeli. Bütün çal ışmalarımızda köyü bir bütün halinde görmeliyiz. Tarafl ıl ıklan kaldırmal ıy ız. Köy da ğıld ıkça kuvvet, kudret de o nisbette azalacakt ır. Köyü "bir" hale getirebilmek için "taraf" ba ş- lan ile ayr ı ayr ı konu şmak, onlan uyu şturmak laz ımd ır. Onlar ın menfaatlar ın ı birle ştirmek ve aralar ında bir "al ınyaz ıs ı beraberli ği" kurmak da bu i ş için faydal ı olur. Bu i ş için çok hassas olmal ı, tam bitaraf hareket etmeli, fakat her iki tarafla da samimi alakay ı kesmemelidir. F 2

14 18 K ısaca hoca köyünün şefi (fakat manevi şefi) olmal ıdır. Kaydetti ğim hususiyetler bende var. E ğer eksikse tamamlamaya u ğraşacağ,ım. Çünkü Milli Şefimizin de dediği gibi, "ya bu deveyi güdecegiz, ya bu deveyi güdece ğiz." Şimdi biz de diyoruz ki: Ya bu davay ı halledece ğiz, ya bu davay ı halledecegiz...

15 Kadir AYTEKIN No: 49 (Dinar- İvciler) Köyümde eskiden beri devam eden bir inan ış vard ır. Bu inan ışa göre, okuyan kimse efendi olur, fazla maa ş al ır ve iyi giyinir. Bu inan ışın tesiriyle ve köyüme gelen memurlar ı gördükee bende de okumak iste ği uyand ı. Bu iste ğimi yerine getirebilmek için ö ğretmen okuluna geldim. Geli şimdeki maksat, okuyup efendi olmak, fazla maa ş almak ve iyi giyinmekti. 19

16 20 Geldi ğini gün, çal ışmak için beni in ş aata gönderdikleri zaman kendi kendime "talebe çal ışı r m ı?" diyor, hatta kaçmay ı bile göze alabiliyordum. Aradan zaman geçtikçe, arkada şlar ı m ın ne ş eli çal ışmalar ı beni de içlerine ald ı, yava ş yava ş i ş e ısınmaya ba ş lad ım. Art ık akl ımdan, iyi giyinmek fikri silinmeye ba şlad ı, çünkü etraf ımda iyi giyinen kimseyi göremiyordum. Günler böyle devam ederken, ö ğretmen okulu enstitüye çevrildi ve maa ş 20 liraya indi. Bunu duyan bizler nerdeyse enstitüyü terkedecektik. İki arkada ş biraraya gelince, "böyle mektep mi olur, 20 liraya insan çal ışır mı?" der dururduk. Bunda biraz da küçüklü ğümüzlin tesiri vard ı. O zaman her şeyi aksi cepheden görilyorduk. İyi giyinmek ve fazla maa ş almak isteklerimiz suya

17 21 dü şmü ştü. O zaman bunlar bizim için büyük birer mesele idi. Zamanla bunlar ın dü şünülmesi laz ım olmayan bir nokta oldu ğunu anlad ık. Bizim dü şüneceğimiz tek şey, ald ığımız vazifeyi tam ve zaman ında yapmakt ı. Beş senelik enstitü hayat ımızda ald ığım ız iş terbiyesi, programl ı ve teknikli çal ışmalarımız bize, işin kolay ve kullan ışl ı tarafların' öğretti. Köyde de çal ışıyorduk, fakat ald ığımız netice müte şebbis gelirini karşı l amıyord u. Bugün enstitüye geli şimin be şinci y ıl ıd ır. Bu zaman içinde okuduğumuz derslerde ve yapt ığımız gezilerde milletin dertlerini anlam ış bulunuyoruz. Enstitüye gelinceye kadar, bu memleketi kurtaracaklarm iyi elbise giyenler oldu ğunu zannediyor, ben de onlar gibi olmak istiyordum. Sonradan anlad ım ki, fazla maa ş almakla, iyi giyinmekle bu milletin ilerlemesine imkân yoktur. Milletin ilerlemesi, vatan ın vatanla şmas ı için yegâne çare daima çok çal ışmakt ır. Bunun için de, al ınan vazifenin mutlak ve zaman ında yap ılmas ı laz ımd ır. İşte biz, bu gaye için çal ıştık ve kendimizi ona göre yeti ştirdik. Birinci s ın ıfta oldu ğu gibi, ald ığım vazifeyi "i ş yap ıyorum" diye değil, "öğrenmek, öğretmek, i ş adam ı olup ba şkalar ına istifadem olsun" diye yap ıyorum. Yaptığımız gezilerde, u ğradığı= köylerde az çok o- kullar üzerinde de bir ara ştırma yapt ık. Neticede gördük ki, baz ı öğretmenler muvaffak olmu ş, baz ıları da pasif kalmış ve bir i ş yapamam ışlard ır. Bundan da anlad ık ki, köyde muvaffak olman ın baz ı şartlar ı var. Bu şartlar ı üstünde toplayan ö ğretmenin muvaffak olmamas ına imkân yoktur.

18 22 Bir ö ğ,retmende şu vas ıflar olmal ıdır ki, muvaffak olabilsin: 1- i şbilir olmak. Mektebe ve köylüye ait i şlerde kolayl ık göstermek ve bizzat kendisi yapmak. 2- Kibirli olmamak. Bo ş zamanlar ında köylülerle konu şmak, onlar ın dertlerini dinlemek, bütün i şlerinde kolayl ık göstermek. 3- Köyde yap ılan i şlerde önder olmak. Köyün menfaatine yap ılan bütün i şlerde yol göstermek, onlar ı te şkil âtland ırm ak. 4- Köyde kimsenin tesiri altında kalmamak ve herkesi bir tan ımak. 5- Köylünün sevdi ği milli oyunlar ı oynamak, onlara öğretmek ve bir musiki aleti kullanmas ını bilip, onların boş zamanlarında eğlenceler yapmak. 6- İyi bir ahlak sahibi olmak. Yazdığım vas ıflar ı üzerimde görüyorum, fakat muvaffak olup olamayacağlin hakkında bir şey söyleyemem. Bunu söylerken, şu atasözü daima gözönünde tutulmal ıd ır: "Evdeki pazar çar şıya uymaz." Burada ne söylesek yalan söylemi ş oluruz. Bu muvaffakiyeti köye gittikten sonra görebiliriz.

19 23 Süleyman KARAGOZ SN Na: 52 (Dinar-Dazk ı r ı ) Bugünkü vaziyetimi be ş yıl önceki vaziyetimle kar şıla şt ırd ığım zaman, tepe ile da ğ aras ındaki fark ı görüyorum. Be ş yıl önce, içleri d ışlan gibi olmayan insanlara, asr ın modas ına uyan hayata, kendi muhitini be ğenmeyip uzakla şmak isteyen, hayati borçlar ın ı zevkle ifa ettiklerini iddia eden insan kiitlelerine inan ırken, şimdi onlar ın tam bir insan olduklarından ş üphe ediyorum. Çünkü o zaman ben, ancak hayat ın parlayan taraf ın ı görebiliyordum. Karanl ıkta kalan hakikatlar ı göremiyordum. Ülküleri için gecesini gündüzünti, çolu ğunu çocu ğunu, hatta can ını bile esirgemeyen fedakâr insanlar ı okudukça, gördükçe, duydukça, hakiki mukaddes say ılacak insanlar ın onlar oldu ğuna inan ıyorum. Hayat ın bir mücadele, bir sava ş meydan ı olduğunu anlad ıkça, inanl ı, iradeli insanlar ın tabiat ı nas ıl emdiklerini gördükçe, insan ın akl ına şu geliyor:

20 24 -Acaba bunlar ın Allah' ı ayr ı mıdır? Yoksa bunlar ba şka insanlar m ıd ı r? Hay ır. Bunlar ın gözleri hayat ın karanl ıktaki varl ıklar ın ı, kulakları uzaktaki duyulmayan sesleri, kafalar ı tabiat ın tükenmez varl ıklar ını bulmaya çal ışıyor. inan ıyorlar ve kellelerini koltuklar ına koyarak yola ç ıkıyorlar. Tarih de bunlar ı sayfalar ına fedakar, kahraman, dahi ve mukaddes insanlar olarak alt ın yffid ızlarla yaz ıyor. Anl ıyorum ki insan, tarihi rolünü yapabilmek için, muhitine intibaktan ziyade de ğ i ştirmekle, ald ığı emaneti muhafazadan ziyade daha iyi bir şekle sokarak teslim etmekle, ülküsüne eri şmek için ç ıkan engellerle mücadele etmekle yapabilir. Bu u ğurda can ın ı da verebilir. ı3_,*,, e ü,v, 2<;ız, _ct.,.._ --Ö/tP.vı.1-iıı, o-eııt4",t"-r ; ıre,ç.cki..,z-~ -Ici. J,<_, -4b1a4-. A,x. -.7" -1-cc. 1,ka-t1İ0t)r ıy,cx Ç-Wn4.;;- La-go& 67ült4tAL~,;.f Bizim ülkiimüz ise, al ınyaz ıları, adet ve görene ği bir olan ve bütün ihtiyaçlar ın ı tabiattan kolunun kuvvetiyle temin etmeye çal ışan köylüyü, kültürlü. ve görü ş sahibi bir insan haline sokarak, refah içinde bir hayat ya şatmakt ır. Çünkü böyle bir insan toplulu ğu iktisaden ve teknikçe yükselmi ş hâlde görülür.

21 25 Bu duruma göre, bu u ğurda çal ışacak olanlann şu vas ıfları üzerinde toplamas ı lâz ımd ır: 1- Dürüst ahlâkl ı ve tam karekter sahibi bir insan olmas ı. 2- Kültür sahibi olmas ı. 3-Köy hayatının temel ta şı olan istihsali inki şaf ettirmek için sanat, ziraat gibi maharetlerden anlamas ı ve yapmas ı lâz ımdı r. 4- Köyün içyüzünü görmesi ve faydal ı hareketleri yapmas ı lâz ımd ır. 5- Bütün bildiklerini ve gördüklerini bizzat tatbik etme kudretinde olmas ı lâz ımd ır. Yukar ıda sayd ığım maddelerin hepsinin bende oldu ğunu söylersem, hakikati söylememi ş olurum. Çünkü mektep insana hayat ın temelini atar, yapmak için yol gösterir ve görü ş kazand ırır. Bunlar ı alan insan hayat ın içinde yo ğrula yoğrula muvaffak olmaya çal ışır. Böylelikle tam muvaffak olanlar, yukardaki maddeleri üzerlerinde ioplam ış olanlard ır. Ben de şimdi o görü şü ve duyguyu alm ış bulunuyorum. Tarihi rolümü tam yapabilmek için, kendimde o kudreti görüyor ve çal ışaça ğıma inan ıyorum.

22 26 Ali ÖZCAN No: 84 (Karaman-Gaferiyat) Ben bu müesseseye be ş sene evvel bütün arkada şlar ım gibi memur olmak, hayat ım ı daha rahat bir şekilde geçirmek için geldim. Daha ilk y ıllarda bu zihniyet de ğişmeye ba şlam ışt ır. Bunun yerini, "köylülerime faydal ı olmak için neleri ö ğrenmeliyim? Onlar ı daha ileri bir seviyeye ula şt ırmak için hangi bilgileri almal ı - yım?" düşüncesi kafam ı işgal etmeye ba şlam ış t ır. Sanat, ziraat gibi i ş alanlar ında köylü için daha iyi, do ğ- ru; köybiniin derdine çare olan ve kolay yollar gösterecek taraflarla daha fazla alakadar oldum. Mesela, ziraatta tohum temizleme, ilaçlama, hastal ıklara çareler, ba ğ ve ağaç dikmek için kirizma gibi faaliyetler. Buraya gelece ğimde, bir sanat ö ğrenece ğim hayalimden bile geçmiyordu. Şimdi ise bir köylü için laz ım olan evin plan ını yapmay ı, yap ılm ış planlar ı tatbik etmeyi, ta ş ; tu ğla; kerpiç; duvar yapmay ı burada ö ğrendim. Kültür sahas ına gelince: Görü şlerim geni şledi. Muhitimde gördü ğüm olaylar ın içinde iyisini-fenas ını farkedip tenkit edebilecek bir duruma geldim.

23 84 }<~~. 9,c3,P,44 Len, 4,1,;-4449.e, 4442 cuat.«144a4.4~ (?4, wn,t- ~~ koark.tl.,, ıi4j e# 4Z ,C4 r.c).44140e,it, L;*t Utika ,14, 444 i, dalış>w,y 40±4~4/* kva" y ı AAL 4X0;1,- kt i1.4:14, MALki Lfr^? MW 44s, J444~4L, t: dtizi~ ti.444.st ctj.4 0)4~44~ 414,k4,t4J4,u, 44.f., 44.4%4 rfi t IrU434, FA to. 0,4,11~,1,4424 ço,44,t1.4.al 4t;(2. kul ıd4y4-erw 5-ayhio.*,tan.?~tld rtt4 volt cıf i4z, 44. rt tıd-$-za. $4,14/.şt<liş,1;-+14, i4 ) d wua.y tsk ticıfr~tt 444~41 X..42)44-. ptkas,... Aukk 'Criot"dj+nt 01/210~ Wıwda 4~4 9,P.1.4., 1.tudw 149

24 28 Bir misâl: Benim köyümde milli oyunlar tamamen ölmü ştür. Bunun yerini Bizansl ılar'dan kalma kad ın oynatma tutmuştur. Köyde iken tabii, hatta iyi bir şey olarak görüyordum. Şimdi ise bunlar ı ortadan kald ırmak, gayelerimden biri haline gelmi ştir. Bunlar ın yerini, erkeklik ruhunu ifade eden zeybekler, halaylar tutacakt ır. Kendim bunlar ı köylülere ö ğretebilirim. Hiilasa olarak, buraya geldi ğimde ben şu şekildeydim: 1- Fikir, dü ş ünce ve görü ş bak ım ından şimdikinden çok geri. 2- İş bilgisi, teknikli iş yapma, i ş yaparken kafay ı i ş letme adeta yok gibi idi. 3- Memleket meselelerinden habersizdim. Şimdi ise şu haldeyim: 1- Okudu ğum kitaplar, büyüklerimden dinledi ğim sözler, gördü ğümüz dersler, arkada şlarla yaptığımız münaka şalar bizi fikir bak ım ından kat kat ileri götürdü. 2- Köyümde iken, di ğer insanlar ın dertleri beni o kadar çok alakadar etmezdi. Ş imdi ise onlar ın dertlerini daha çok hissetmeye ve çare bulmak için de dü şünmeye al ışt ım. 3- Yaptığım i şlerde güzellik aramay ı, i ş yaparken kolayl ık aramay ı, i şi niçin yapt ığımı bilmeyi burada ö ğrendim. 4- Memleket meselelerini ö ğrendim ve takip etmeye ba şlad ım. Köydeki tarihi rolü yapabilecek ö ğretmenin şu vas ıflarda olmas ı lâz ımd ı r: 1- Köylünün derdine ortak olabilmeyi.

25 2- Köylünün derdine çare bulabilmeli En ba şta namuslu, fedakâr ve temiz kalpli olmal ı. 4- Köylüye her i şinde yol gösterebilmeli. 5- Köylüye i şleriyle örnek olabilmelidir. Zaten enstitiimüz, bizi tam bu vas ıflara haiz olarak yeti ş tirmi ştir

26 30 Veli DEM İRÖZ No: 42 (Dozk ı r- Bekeie) Be ş y ıl önce hasselerimiz i şlenmemi ş ; vatan, millet, cemiyet, gerilik, ilerilik nedir; cemiyetler aras ında cemiyetimizin durumu; içinden ç ıkıp geldi ğimiz köyümüzün, köylümüzün, cemiyetimizin içinde önemi ve mevkiini göremeyecek kadar malülats ız birer çocuk olarak girdi ğimiz; mahrumiyetler içinde inleyenlerimizin iniltilerini dindirme ödevini üzerine alm ış bulunan; bu imdada, müessesemizden bugün kafalar ım ız ayd ın; etraf ımız ı ayd ınlatma kudretine haiz birer genç olarak ç ıkıyoruz. Ulusal bünyemizi te şkil etti ği; ulusu besleyip emsalsiz fedakârl ıklar yaparak ayakta tuttu ğu hâlde as ırlard ı r kölele ştirilmi ş ; son zamanlarda da ( )(*) diye uyu şturucu sözlerle afyonlanm ış insanlar ın uyar ılmas ı; vazifesini bilir, hakk ın ı arar, al ır; etrafına oldu ğu kadar tabiata da hâkim bir unsur olabilecek seviyede yükseltme vazifesini üzerimize alm ış bulunuyoruz *) Nevde boş b ırak ılm ıştır (özgün durumuyla böyledir).

27 31 İnsanlar ın ızd ırab ını dindirmek için ihtikârc ı tüccar, rü şvetçi; i ş yapmaz memur, parazit yaz ıc ı, işsiz efendi, istismarc ı ağa ve müstebit önderlerle soyguncular, vurguncularla, hülâsa her türlü, zararl ı gördü ğümüz kimselerle mücadele yapmaktan, icab ında kendimizi feda ederek onlar ı yok etmekten zerre kadar çekinmiyoruz. Bugünkü cemiyetin manen oldu ğu kadar maddeten de nelere hasret çekti ğini görebilir kudrette yeti şmemiz, cemiyet içindeki tarihi rolümüzü oynar; gayelerimizi tahakkuk ettirirken elde edece ğimiz muvaffakiyetleri bu karde şlik yuvas ı nda ö ğ retmen-talebe kayna ş mış olarak çal ış - malarım ız ın feyizlerine borçlu oldu ğumuzu taktir ediyoruz. 644za,. - et iluaol~ıt;t2- AA0..-t )ta,, Jcow.to-U -e-u-yki-1 İnsanlar ı insanlar ın zulmünden kurtarmakla i şimiz bitmi ş, vazifemiz sona ermi ş de ğildir. Memleketin gelirlerini emrimize ba ğlamam ız, tabiat' yularlay ıp yedeklememizin ideallerimize ula şmak, mü şterek refah ım ızı temin, mevcudiyetimizi muhafaza edip,

28 32 sözümüzü herkese dinletebilmemiz için ne kadar zaruri oldu ğunu açıkça görüyoruz. Şu halde bize dü şen önemli ödevlerin ba ş l ıcalar ı : İlkö ğretim davam ızı tahakkuk ettirmek, milli kültürü geli ştirmek, köylünün içindeki cevherleri bulup ç ıkarmak, köylüyü tabiata hâkim olabilecek seviyeye getirmek; asr ın husisiyetlerinden faydalanma görü şünü kazand ırmak, muhtelif siyasetler takip ederek (kooperatifçilik, kurslar gibi) birle ştirme ve kuvvetlendirip makinele ştirme ve bunları kullanabilme maharetini kazand ırmak. Bunlarda muvaffak olabilmek için de ilerdeki hassalar gözönünde tutularak, bu kadarla iktifa etmeyip her yönden çal ışmak, durmadan çal ışmak lâz ımd ır. Karektersiz, p ıs ırık, zay ıf iradeli, benli ği; izzetinefsi olmayan, iftirac ı, y ılışık, jurnalci, kendinden kuvvetçe biraz üstün gördü ğüne boyun e ğen; onun karşıs ında titreyen, sözlerine daima âmade kalan, kendi kudret ve akl ıselimine itimad ı olmayan, ikiyüzlü, yalanc ı, riyakâr, kendi menfaati için başkalarının felaketine göz yuman, daima gösteri ş için; mükâfat; taktir almak için çal ışan seciyesiz kimseler daima cemiyete zararl ı, cemiyeti içinden kemiren insanlardir. Maalesef, aksine bu gibiler gözde, daima iyi görülen kimselerdir. Çünkü bunlar ın meş galeleri yaln ız kendilerinden daha üstün kimselere (daha ziyade amirlerine) sahte bir yüzle ho ş görünmek, onlar ın fikrine hizmet etmektir. Bu çaptaki kimselerden ne memleket, ne de millet insanl ık için faydalanamaz. Fakat üstlerin bunlar ın hakiki yüzlerini görmelerine imkân olmad ığı için aksini görürler. Zararl ı olan bunlar, hayatta daima

29 33 başkalarının fikrine hizmet etmeye; ba şkalarının fikir kölesi olmaya, herkesin kar şıs ında boyun eğmeye; titremeye, herşeyi hoş görmeye mahkumdurlar. Bu müesseseden bu çapta ç ıkanların mukaddes sayd ığım ız mü şterek davam ızda rol almas ı esef edilecek bir hâldir. Davamıza i ştirak edeceklerde bu vas ıflar olmamal ı; daima cesur, müte şebbis, içinde duydu ğunu; dü şündü ğünü çekinmeden aç ıkça söylemekten çekinmez; y ılışmak, kavak devirmek bilmez, mert, çal ışkan insanlar olmal ıd ır. F 2

30 34 Tahsin SAYN UR No: 47 (Seyitgazi-Aksaki ı ) Beni yeti ştiren enstitümüze gelmeden önce geçirdi ğim ilk safha ve haletiruhiyem ş u şekilde cereyan etmi ştir: Yedi y ıl önce ilkokuldan mezun oldu ğum zaman ben de herkes gibi liseye gitmek, s ırmal ı şapka ile lacivert elbise giyip tertemiz bir talebe olmak istiyordum. Bu yolda çok uğra şt ım. Bir hayli imtihanlar geçirdim. Sonunda bunda muvaffak oldum. Hayat ımdan çok memnundum. Her gün saati saatine derslerime devam ediyordum. Derslerimde hiç ziyan yoktu. Bütün ihtiyaçlar ım hükümet taraf ından görüldü ğü için, dersimden hariç hiçbir dü şüncem yoktu. Her şeye o kadar kay ıts ızd ım ki. Hatta içinde bulundu ğum binan ın neden yap ıldığın ı, kimin yaptığı nı dahi ö ğrenmek hat ırımdan bile geçm"ezdi. Velhas ıl ilk zamanlar benim dü şüncem, hayatta her şeyin kendili ğinden olduğu merkezinde idi. Çünkü o ana kadar hiçbir zorlukla ba ş ba şa kalmam ış t ım. Okulumuzun yolu benim için bir gezinti; okul ve okul bahçesi bir e ğlence yeri, şehrin vitrinleri ise bir seyir alemi idi. Bu hayat böyle devam ederken, bende yaln ız bir çocuk ruhu hakimdi.

31 35 Bu da çok sürmedi. Ans ız ın ta kula ğımın dibinden yediğim hayat ın bir tokad ı, beni gerisin geriye köye att ı. As ıl mücadele şimdi ba ş l ıyordu. Öyle bir mücadele ki, evvelki hayatımın tam tersi. Yeni ba şlayacak olan bu hayat ımın epeyce acemiliklerini çektim. Çok çektim. Karyolal ı yatak yerine k ırda kepenekle yatt ım. Iskarpin yerine çank giydim. Şimdi kalemle u ğra şan ellerim saban kuyru ğunu idare etmekle me şguldü. Fikri cepheden hiçbir inki şafım yoktu. Hayat benim mal ım de ğil, ben onun mallydım. Çünkü daima ben onun olu şuna tabi bir insand ım. İşte benim bundan be ş sene evvelki hayat ım böyleydi. Niçin, neden sorular ını soramazd ım. 4 4eAt 4.,+ #4f,-,44 ite4a J5;«44tşd,2, 4 4 ;,ıt i r,44/~ ci- 444:~a. k/ıa 5t i<a4,01;w1 f.l.444. _krt. ek; /ac&~ Halbuki beş sene evvelki günden bu tarafa do ğru her i şin ba şıida, her şeyin kar şısında kafamda daima bir istifham i şareti doğuyor. Onu kendim çözemesem de, içinde bulundu ğum cemiyet hayat ının fikirlerinden istifade ederek muvaffak olmas ın ı ö ğrendim. İnsani insan yapan cemiyet oldu ğunu bu sayede öğrenmiş bulunuyorum. Kültür esas olmak üzere,

32 36 iş terbiyesi de ald ığımız muhakkak. Bir i ş kar şıs ında zaman zemin dü şünmeden o i şe sar ılmam ız bunu ifade eder. Buna misâ1 olarak, kışın dondurucu so ğuğu altında eksi 10 derecede çat ıda çalışmamız, bentte buz k ırmamız, yollara kum dökmemizdir. Hiç unutmam, bentte buz k ırarken a ğabeyimin gelip ağlamas ın ı ben gülerek karşılamışt ım. İşte o zaman anlad ım ki, beni oraya sürükleyen, a ğlayanlar karşısında beni güldüren enstitlimilziin bana maletti ği iş terbiyesidir. Bunu ben şimdi de gülerek ve duyarak kar şılıyorum. Her zamanki hedefim, gayeli i ş görme sava şı d ır. Enstitümüzün bana kazand ırd ığı şeyler: 1- Geni ş bir görü ş sahas ı. 2- Kültür. 3- İş terbiyesi. 4- Şahsiyet sahibi (temiz bir karekter). 5- Tabiattan azami istifade. Bunlar ın hepsini ö ğretmenlik mesle ğimle ruhumda birle ştirdim. Benim buradaki bu haz ırl ığırna kar şı köyde beni bekleyen i şler şunlard ır: 1- Köyde ziraat tek cephelidir. 2- Köyde insanlar da ğın ıkt ır. 3- Köyün insanlan bozguncud ıır. 4- Köyde do ğum i şleri gayri s ıhhidir. 5- Köyde gübrelikler geli şigüzeldir. 6- Köyde kuyular intizams ızd ır. 7- Köyümüzün halk ı jandarma ve memurdan çok hakaret

33 görmektedir Köyümün kültürel durumu zay ıftır. 7- Köyde misafir kar şılayacak bir oda yoktur. Yukardaki i şleri başarabilecek kadar enstitü bana manevi bir kudret vermi ştir. Fakat bunlar ın hangisinden başlayabileceğimi şimdiden kestiremem. Bunlar ı ancak en ideal ö ğretmen olan zaman ın kar şıma ç ıkaraca ğı konular sıralayacakt ır.

34 38 İsmail AÇIKG ÖZ No: 68 (Simav-Gökçeler) Be ş y ıl önce, her köy okulundan mezun olan çocuk gibi bende de memur olmak, para kazanmak ve rahat ya şamak iste ği vard ı. Buraya geli şim, s ırf bu imkanları kazanmak içindi. Fakat gelir gelmez bir tezatla kar şıla ştım. Ben buray ı bir ortaokul gibi tahayyül etmi ştim, bunun tam aksi ile kar şılaştım. İlk zamanlar bu vaziyet bana çok zor geldi. Bilhassa çal ışmak bana çok dokunuyordu. Çünkü, fikren zay ıf olduğum kadar, bedenen de zay ıf, kuvvetsiz ve küçüktüm.

35 39 Geçen be ş y ıl, bende şu de ği şiklikleri meydana getirdi: Vücutça çok büyüdüm, kuvvetlendim. Fikren: Eski dü şüncem ile şimdiki aras ında bir uçurum meydana geldi. Ben, memur olmak, kendi geçimirni temin etmek, rahat ya şamak ve bunun için de para kazanmak istiyordum. Memur olmak iste ğim de, para kazanabilmek içindi. Bugün ise vaziyet bamba şkad ır. Evet, gene memur olaca ğım, fakat, kesesini dolduran bir memur de ğil, içinde ya şayacağı cemiyetin "refah ve saadet"ini dü şünen, bu neticeye varmak için onlara yol gösteren, onlarla çal ışan, onlar için çalışan, ne şe ve hilzünlerini payla şan, bilhassa "onlar ın olan" bir memur ç ıkmak iizereyim. ' Gayem, köyümü; içinde ya şayaca ğım toplulu ğu bugünkü "muas ır medeniyet seviyesinin üstüne" ç ıkarmakt ır. Bu seviyeye yükselebilmek için, buradan aldığım bilgi me şaleleri ile köyümü, köylümü ayd ınlataca ğım. Bunda muvaffak olup olamayaca ğım ı zaman gösterecektir. Büyük tarihi vazifemi yapabilmek için tamamen haz ırland ığıma kani değilim. Pek çok şeyler ö ğrendi ğimi hiçbir zaman inkar edemem. Bizi tam olarak yeti ştirebilmek için ne büyük gayretler sarfedildi ğini de bilirim. Fakat bazı sebeplerle bu gayretler tam bir netice vermemi ştir. Bir misal vereyim: Biz be ş senedir ziraat yap ıyoruz. Amelisini de, nazarisini de gördük. Fakat nazara gördüklerimizin tatbikat ın ı yapamad ık. Mesela meyvalara zarar veren t ırtıllarla hiçbir zaman mücadele etmedik.

36 40 Bunlann da tabii sebebi var. Koca bir müessese olan burada, tek bir ziraat ö ğretmeninin bütün i şleri tam olarak yapabilmesine imkân yoktur. Hem saha büyük, hem de i şler çok çe şitlidir. Öğretmen birine ko şsa, birisi yar ım kal ıyor. 1-44mAtah-t4A Ctek 4~. k.o'ccı ~em_ Gt0A^ 4w4ı.olcc -twc fl t 44-vt t kwv% 64p,4-cLAc iknmew 4.yxık. Liel<twr. Wevv 5-0-Lk dıt ys4( 94-iteicUır, a(ft,f,"2/a4i), \c~ Arıvo1 6i01494^. Büyük tarihi vazifeyi tam yapabilmek için, buradan mezun olacak bir talebede şu vas ıflar ın bulunmas ına kaniyim: I-. Köylüye yarayacak her türlü zirai bilgileri bilmesi ve tatbikat ını yapabilecek kabiliyette olmas>. 2- Köyde laz ım olacak sa ğl ık bilgilerini bilmesi. 3- Köy çocuklar ın ı istenilen kalitede yeti ştirebilmesi için, eğitim ve öğretimi iyi bilmesi. 4- Giri şkin ve so ğukkanl ı olmas ı, y ılmamas ı, bedbin olmamas ı. 5- Doğru ve dürüst olmas ı. 6- Bir sanat sahibi olmas ı, teknik çal ışmay ı bilmesi. 7- Köylünün adet ve inan ışların ı bilmesi, onlara hürmet etmesi laz ımd ır. Bunlardan kendimde görebildiklerimi şöyle hülâsa edebilirim:

37 41 1- Tamam olmasa da, az çok zirai bilgim vard ır. Bu bilgimi yerinde kullanabilece ğimden eminim. 2- Sağlık bilgilerini de, laz ım olaca ğı kadar ö ğrenmi ş bulunuyorum. Geçirdi ğim hastal ık, bana bu bilgileri kazand ırd ı. İcab ında kullanabilirim. 3- Ö ğretme kabiliyetini tam olarak kazanamad ım. Bo ş da de ğilim. Tatbikat bunu göstermi ştir. 4- Tam bir te şebbüs sahibi oldu ğumu iddia edemem. Bunda çekingenli ğimin büyük bir tesiri vard ır. Zamanla i ş ba şa dü şünce bunu da kazanaca ğım. 5- Do ğru ve dürüstlül:',e gelince: Bunu büyiiklerime b ırak ıyorum. 6- Sanatta ileri say ılamazsam da, geri de de ğilim. Kendimin ve okulun ihtiyaçlar ını yapabilirim. Bunu taktir etmek usta ve öğretmenlerime kal ır. 7- Kendi köyümde bulunaca ğım için, oran ın âdet ve ananelerini gayet iyi bilirim. Benim kendimde görmek istedi ğim ve gördüğüm vas ıflar buniard ır.

38 42 Mevlüt AKDEM İR (E ınıirdağ-kay ı) Be ş y ıl önce buraya geldi ğim zaman, ilkokulu bitirmi ş ve yaln ız okuma-yazmay ı bilir bir halde idim. Enstitüye girdiğim günden itibaren bende mevcut bulunan kültür, i ş, ahlak seviyelerimin üstüne her gün bir parça daha ekleyerek, her şeyden geri kalm ış ve her şeye uzakta bulunan bir köye yetecek kadar kültür, i ş ve ahlak götürüyorum. Bende bulunan bu üç vas ıftan en ilerde olan ı s ıras ı ile i ş, ahlak ve kültürdür. Zamanla kültürümü de ahlak ım ve i şim seviyesine ç ıkaraca ğım. Beni belki de bu şekilde tan ımad ı- n ız. Fakat ben bu şekildeyim.

39 43 Derslerimi, işlerimi daima hayatta yo ğrularak işledim. Hayatta daima faydalanabilece ğim, lazım olan işlerle u ğra şt ım. Bu ö ğrendi ğim şeyleri hayatta tatbik ederek, geri kalm ış ve gerilemekte olan işleri yürütece ğim, her vatanda şı her şeyde ileri insanlar ın seviyesine ç ıkaraca ğım. D vt A%4Arjtta- AturL6tö ko,r,lt f..r10.4~6<iwt~; ala" 4~-e- 14.,,ttcGdz. e.1. ; AA4?- j-p-ie-al ArUAL~., A w ıuo-tm-wtı.>t, %not.? ~4~j.(1,A uvt. ç.dec.t İş bakımından da geride kalm ış olan ve zaman ını şurada burada bo ş yere harcayarak sefil bir halde ya şayan köylülerimi kurtarmak için ald ığım i ş ruhunu, i ş kaabiliyetini onlara da vermeye çal ışaca ğım. Çünkü köylerimizin ço ğunda ne i ş, ne de kültür seviyesi yerinden k ımıldamış de ğildir. Buna rağmen, ilerlemesi laz ım olmayan ve bir memleketi kökünden y ıkabilen ahlaks ızl ık seviyesi oldukça ilerlemi ştir. Eğer köylümün kültür seviyesini yükseltir, i ş ruhunu verebilir, ahlak ın ı düzeltir ve k ırda kalan mallar ına, başında kimse olmad ığı halde dokunulmayacak; kimse biribirine hasetlik etmeyecek; kap ıları daima aç ık bulunup, namusundan, şerefinden emin olabilecek; yüksek karekterli bir insan yeti ş - tireceğim. Kendimde bunlar ı yapabilecek kudreti göre biliyorum.

40 44 Bunları yapabilmek için iradem sa ğlam, karekterim yüksektir ve ayni şekilde devam etmesi kü'fıdir. Yukarda söyledi ğim birkaç söz, kuru lakırdıdan ibaret gibi kalmayacakt ır. Benim köyüme bir gün uğrarsan ız, onlar ın yap ıldığın ı göreceksiniz. Burada " şöyle idim, şöyle oldum, bunlarla şunu yapaca ğım, bunu yapaca ğım" demeyi herkes söyleyebilir. Bunu sözle de ğil, yap ıld ıktan sonra görmek hepsini ifade eder. Onun için de, bunlar ı yapmak hepimizin boynumuzun borcudur.

41 45 Şükrü KAYA No: 45 (Seyitgazi-Yeniköy) Beni yeti ştiren bu müesseseden tarihi rolünü kavram ış, hedefine varmak için kafa ile el kuvvetini birle ştirmi ş bir eleman olarak ayr ıl ırken şu anda, müessesenin ilkokulunun 5. s ın ıfına geldi ğimi hat ırl ıyorum. O zamana kadar tek dü şündüğüm şey, okumak ve adam olmakt ı. Bugunse Türk köyü ve köylüsü için dü şündüğüm ve tasarlad ığım birçok şeyler var. Köyde olan her olay bir meseledir. Bu meseleler eskiden beri devam edip gelmektedir. Bunlar ı bugün ay ı r- dedebiliyorum. Bunu bana kazand ıran bu müessesedir. Bugün, köyde olan bir hadise kar şıs ında kendimi ondan uzak tutamam. U ğrad ığım bir haks ızlığa boyun eğemem. Bilmediğim, görmediğim bir i ş karşısında "ben bunu bilmiyorum" deyip geçemem. Bildiğim bir şeyi de bilmeyenlere ö ğretmeden dur am am.

42 46 Buraya gelmeden evvel tekmil kültür ve medeniyet denen şeyler nedir bilmezdim. Şimdi ise gayern, bunlar ı köyün mal ı haline getirmektir. Tabiat bana de ğil, ben tabiata hakim olaca ğım. Tabiata hâkim olan insandır. Tabiata hâkim olan milletler medeni milletlerdir, medeni memleketlerdir. Hâkim olmak için teknikli, planl ı çal ışmal ıd ır. Köyde bir i ş yapmak için planl ı, teknikli çal ışarak örnek olaca ğım.,,;;rt. ;$.Frxtem* y A,t/i.ttza e~k. ' 4)(24c/Ç c Q a dıse r r ı seir;oie, 42e,ri eak /oriot-1,.dı'41-6:1mn"" u.atc~x. ek~,taı ewrs-wrı cp-0(2. I şte enstitü bana fikirde, dü şünü şte, kavray ış - ta, tatbik edi şte, i şe karşı sevgide ileri bir görü ş verdi. "Gayen, bunlar ı tatbik etmektir!" dedi. "Ancak o zaman köyüne, köylüne, vatan ına ve milletine faydal ı bir eleman olursun" dedi. Tarihi rolümü yapabilmek için enstitünün verdi ği bilgi ve beceriyi tatbik ederek, do ğru dürüst ve y ılmadan çal ışarak köyüme ve köylüme faydal ı bir eleman olaca ğım.

43 47 Yusuf DEM İ RÇ İ N No: 66 Be ş y ıll ık bir yeti şme zaman ı içinde, kendimde gördüğüm esasl ı de ği şmeleri şu şekilde s ıral ıyorum: 1- Kültürde. 2- Sanat ve ziraatta. 3- İşlerimde. 1- Kültürde: Be ş y ıl önce, hayat ı kültür bakım ından tetkikimin ne kadar basit oldu ğunu bugün daha iyi anl ıyorum. Herhangi bir şiir, yazı veya sözü okudu ğum ve i şittiğim zaman, onun üzerinde dü şünmez, ne derece hakikata yakın olduğunu kestirmeye u ğraşmazd ım.

44 48 Bugün bunlar ı zevkle tetkik ederken, nas ıl bir deği şme geçirdi ğimi daha iyi anl ıyorum. Memlekette yap ılan ink ılaplar ı tetkik ederken, yap ılacak yeni ink ılaplara bir eleman olman ın verece ği zevki seziyor, her yerde ve her zaman buna ula şmay ı tasarl ıyorum. i şittiğim bir "köy" kelimesi bana o kadar geni ş ufuklar aç ıyor, gözümün önünde o kadar geni şliyor ki, onda mevcut gelenek, san ık, güzellik ve duygunun yeni bir köy yaratmak için ne kadar verimli oldu ğunu aç ıkça gösteriveriyor. Burada alabildiğim bütün bilgi ve maharetleri, yar ın memleketin bir köyünde göstermek en büyük emelim oluyor. Bunda da muvaffak olaca ğım! san ıyorum. Zann ımda yan ılmad ığım ı da, içlerinden ç ıkıp geldi ğim o karde şlerimin vas ıflar ın ı, iyiye ve do ğruya ne derece inand ıklarını bilmemden ileri geliyor. Köyümün sosyolojik, ekonomik ve kültürel bak ımdan seviyesini ölçebiliyor; onu bir derece üstüne ç ıkarmak için nereden ve nas ıl başlayaca ğımı ö ğrenmi ş bulunuyorum. Bugün memleketimizde aç ılan bir müessese, yap ılan bir demiryolu, gördü ğüm bir makinele şme ve bilimsizli ği gidermek için yap ılan her hareket bana, istikbalde Türklü ğün ve Türkiye'nin ne derece yükseldi ği kanaatini veriyor. Bunlar ın yan ında eskiyi de tetkik etmek, bana bugünü çok daha k ıymetlendiriyor. 2- Sanat ve ziraatta: Enstitüye geldi ğimde sanat ve ziraatte bildi ğim ve yapabildi ğim birşey yoktu diyebilirim. O zaman ald ığım telkinler de, bana bunlar ı hiç benim-

45 49 setmemi şti. Şimdi ilk geldi ğim gibi sadece okuyup yazmakla ve bunu ö ğretrnekle vazifem bitmiyor. Memleketin kalk ınmas ı için ba şta gelen sanat ve ziraatin sözünden ziyade, yap ılmas ın ı öğrenmi ş bulunuyorum 'ak rid«.,do P6r47, ii-aruz/4. 4~, ı 4e,ı f." 4,FA 4,01;3(e~,4114P1~44 4.f p& lelert v4 *Q' ı,o.ğı,e~ 2pıs4tdeıst 47444$1,or.4~4 r Prielı~k.-4 a~-71.4<4'1, Yüksek bir sanat eseri kar şı s ında, verdi ği heyecan ı duyuyorum. Güzel ve yüksek eseri k ıymetlendiriyor; duydu ğumu duyurma ğa çal ışıyorum. Her gün biraz daha sanatkarlanm ız makinele şmeye do ğru giderken, şimdilik daha çok laz ım olan pratik ve el sanatlar ını da inki şaf ettirmenin memlekete getirece ği fayday ı unutmuyorum. Bir elimde kiiltürüm, bir elimde sanat ve ziraatimle içimde i şe ko şmak ve i şle yo ğrulm ak heyecan ı doğup duruyor. İşte bu heyecan, avucumda taşıdığını bütün bilgi ve becerilerimi göstermek için beni daima zorluyor. Yaz ın s ıca ğın alt ında çal ışarak, k ışın yuvalar ındaki ocak ba şlar ında dü şünen karde şlerimizi uyand ırarak, yeni faaliyetlerle bezeyerek, onlar ı alınyazılar ı bir, canlı, çalışkan bir unsur haline getirmek için gerekli şeyleri ald ığım' san ıyorum. Bunların ne kadar do ğru oldu ğunu zaman gösterecek. Ya şamak ve yaratmak için i ş yapmay ı ön safa al ıyorum. 3- i şte: Bugün i şle kültürü birlikte alm ış bulunuyorum. F 4

46 50 Hayatta bu ikisini yanyana götürmekle ancak bütün i şlerimde muvaffak olaca ğıma Inan ıyorum. İşi, kitaplarında uzun uzun tarif edenlerden ve geçimini onunla temin eden amelelerden daha iyi anl ıyorum. Yapt ı - ğım her i şte bir gaye, bir istifade ar ıyorum. Verimsiz faaliyetlerin dii şüklii ğünü hemen anl ıyorum. İşte, yukardan beri anlatmaya çal ış tığını kültür, ziraat, sanat ve i şle ne derece yo ğruldu ğumu zaman benden daha iyi anlatacak. Bana göre, yar ı nki cemiyetin istedi ği vas ıflar şunlard ır: 1- Kültürlü. 2- Bilgi-becerilerini topra ğa, ziraata, sanata tatbik, eden. 3- Hayat ı kökünden kavram ış ve pratik. 4- Doğru ve dürüst karekterli bir adam. Ben, hangi vas ıflar ı alarak buradan ayr ıld ığımı, ancak köyiime döndükten ve bütün yönlerden saçtığım tohumlar ın filizlenip bilyüdükten ve memleket için faydal ı bir şekilde görülmesinden sonra an lay ac a m.

47 51 Ali B İ LG İ N No: 48 (K ı z ı lcahamanı -Da ğ kuzören) Buraya geldi ğim zaman, kendime ve memleketime fayda verecek bir kuvvette de ğildim. Çünkü cemiyetin içtimai vaziyetini bilmiyordum. Kendimde o an için cemiyete fayda verecek bir vas ıf yoktu. Enstitüye geldikten sonra kendimde çok büyük değişiklikler gördüm. Enstitü, fikrimi de ğiştirmek le kalmad ı, iş kabiliyetimi de art ırd ı. iş ınefilumunu kavratt ı. Alet kullanmas ın ı öğretti. Enstitüye gelmeden evvel, herhangi bir kitab ı okuyup, ondan bir mana ç ıkararak, o kitab ın söylemek istedi ği şeyleri anlayam ıyordum. Burda bir kitab ı okuduğum zaman, o kitab ın fikirlerini anl ıyorum ve herhangi bir mevzuyu aray ıp bularak ö ğrenme kudretini ald ım. Enstitüye gelmeden sanat nedir bilmezdim ve sanat hakk ında hiçbir görü şüm de yoktu. Buraya geldikten sonra sanat görü ş ümü kazand ığım gibi, koluma bir de bilezik takt ım. Enstitüye geldi ğim zaman, bugün bildi ğim ziraatç ıl ığın yar ıs ın ı bilmiyordum. Sonra "ziraat" denince yaln ız tarla ekip biçmek, yani toprakla u ğra şmak akl ıma gelirdi. Halbuki ziraat birçok şubelere ayr ıl ıyor. Bu şubelerin her birisi birer ilim kayna ğıd ır.

48 52 Buraya gelmeden önce cemiyet nedir, insan toplulu ğu nedir, bunlar ın mü şterek vas ıflar ı ; ayr ı vas ıflar ı nelerdir, bunlar hakk ında hiçbir bilgim ve görü şüm yoktu. Burada cemiyeti ö ğrendi ğim gibi, cemiyete zararl ı ve faydal ı olan hareketleri görüyorum. Meselâ bir salg ın hastal ığa tutulmu ş bir insan, cemiyete zararl ı bir unsurdur. Bu şekilde görülen insan ı hemen lâz ım gelen yere haber vermelidir. İşte enstitü bunun gibi birçok görü şler kazand ırd ı. Enstitüde ald ığım ız itiyatlar içinde en miihimi, herhangi bir i ş kar şı s ında y ılmadan, usanmadan çal ışmak; kar şımıza ç ıkacak bütün güçlükleri yenecek kuvvet ve cesareti kenaimizde bulmam ızd ır. B 4, r- eıcy ot 1 t!~ -E ot t-al ONeG Cevslıı t>. d 07 ceii r- f ıt Tar': tearbı bo tt, rt.ı rr ıcir-ty we:st-er-e.k vots ı flex ı-f, "xy f frwte10.1to te*p" cı lç ot al. 17i r. 14-r-j ş tokttf e ce_~ j(ye.t e!'"...re r, 1.;.. C e ~ı X43 >na< ı-e. oler~ re k et- ter; aie-s e, 1. r -,rest?t Aes. S al Ili tvev ı ırw-g tai 111 ot #.1C l weiye..6 mi- r- eı r^b tr ı- r.. Ç3v şe. 1 e(e- r-;::( e rl ıa / 4 e ı4; a er e İe e 1.01,,er v I { e e kr.:fr;6.',' k 5, ;:, fı et İ. İ ı urr ı z ı icyai- İcı ;»ele ebf her.a...v ; ş Icars ı s ı.rı cte, y,./..-r,fx.41,,,c ıl, ti s Ct rı ıvı,e-cie r.3.7 C,- ef /: ct k, karşı,,, za ç, yebiec ek re c es cx v-e E, ice," elimizde buir"cı enl ı d ı r.

49 Köyde tam olarak i ş yapabilecek bir şah ıs, a şa ğıda yazaca ğım vas ıfları kendi üzerinde toplama!' ki, muvaffak olabilsin: 1- Namuslu ve temiz olmal ı. 2- Giri şken olmal ı. 3- Kibar olmamal ı (yani köylüye tenezzül etmeli). 4- Köyün dedikodusuna kar ışmayaca ğı gibi, köyde tarafl ıl ık var ise, hiçbirinden tarafa da olmamal ı. 5- Köylünün yapaca ğı i şlere, köylüniin önderi olarak yard ım etmeli. 6- Yapt ığı i şlerde kendini köylüye sevdirmeli. 7- Yapaca ğı i şleri kanun yolu ile yapmaya kalkmadan, güler yüzle yapt ırmaya çal ışmal ı. Bunlarla köylüye kendini ba ğlayabilmi ş ise, o öğretmen yüzde yüz muvaffak olmu ş say ı l ır. Bu hususiyetler bende var m ı, yok mu, bunu size yarınki hayat ım gösterecektir. 53

50 Ahmet AL LI No: 104 (K ı z ı lcahamam-çeçtepe) Enstitüye gelirken kafamda birçok hayaller kurmu ştum. Birincisi fazla maa ş almak, ikincisi köye gelmeyip şehirde oturmak ve kendime "bey" dedirtmekti. Bunlar, o günün çocukça dü şünceleri idi. Tam be ş y ı l ı dolduran enstitü hayat ım, benim üzerimde şu de ğ i şiklikleri yapm ışt ır: 1- İş görme. a) Ö ğrenmek ve ö ğretmek. b) Çal ışmalar ım ı planl ı ve programl ı yapmak. c) Fenni alet ve vas ıtalarla i ş yapmak ve kullanmak. Köyde de bu i şleri yapacakt ım, fakat, ba şkalar ına göstermek için de ğil, yaln ız kendim içindi. Çal ışmalar ım ı, buradaki kadar dü şünerek ve planlayarak yapmayacakt ım. Fenni alet ve vas ıtalara yabanc ı kal ıp, onlar ı kullanmas ın ı ö ğrenemeyecek ve istifade edemeyecektim.

51 55 2- Tabiat ı tan ıma. Topra ğı tan ımak, ondan türlü istifadeler etmek ve topra ğm cinsine göre mahsiil ekip yeti ştirmek. Bunlar ı basit aletlerle de ğil, fenni aletlerle yaparak çok mahsul elde etmek. &-TOL; aft 1C1 n ı met : 1-12,r At, 1~4.4"."Lcik C.) ,4 1;rittILL dqpem ti~k ıve, -t4prr wk)o-k,z ı ceip,ffi,r 4:4,4.-b, j vfl ok ot ÇA>I( rn. e i Gte.. 4./tAM 3 _San orta 5,0(1~4 A---.6, dpuni,r cl&ı,imeısiıv..) vı.e. a4t 1,0140 vrı,ces." 'f.>-;,&d,"<te;vrı, 13 Wr ct.4ı, cc CAılc 1,22.4,414. kylc.4./vvvı. kar ş-411.1a 641,+1 GL ttıle l L rvvvas urtı, 41-e.41414" nsa n, ı ta ima lq A.~,cıArruş dv vevıi:eta:llw cte;x44,40- ots cı di.,qa.4-02.~ GLA. djuji,,,./ş 4 4.f 4." 4 1,12 ' şı.jkrj 014;r.411)111/r otzora, 4 trvf r lyy) Sanatta. Köyümde kalm ış olsa idim, ne demir dövmesini ne de alet yapmas ını bilecektim. Burada az çok kendi ihtiyac ımı karşılayacak aletleri yapmas ın ı öğrendim. 4- insanl ığı tan ımada. Okumam ış, dünya vaziyeti ile alâkadar olmam ış olsa idim, bukadar aç ık ve duygulu olamazd ım. İş, güzel elbise giymekte değil; iş, iş yapmaktad ır. Bugün güzel elbise

52 56 giyenler de ğil, i ş yapanlar k ıymetlidir. 5- Kültür. Saydığım bütün i şlerde hakim olan kültürdür. Ancak kültürün sayesinde insan i ş yapmas ın ı, görü şünü art ırabilir. Son olarak (enstitü beni) temiz bir ahlâka ve karektere sahip k ılm ış t ır. Köyden ayr ıl ırken kafamda kurdu ğum hayaller hep bo ş şeylermi ş. Bugün daha iyi anl ıyorum ki, vatan ı yükseltmek için muhakkak çal ışmak ve medeniyette ileri gidenlerle atba şı gitmek lâz ımd ır. Bir memleketin kalk ınmas ı için, köylerine teknik vas ıtalar girmi ş ; okuma-yazma bilenlerin say ısı artm ış olmal ıdır. Bunlar ı kazand ırmakla beraber, "köylüyle nas ıl kayna şılır, onlarla nas ıl işbirli ği yap ıl ır, onlar nas ıl ileri götürüliir" yollar ın ı da öğretmi ştir. Be ş sene içinde benim üzerimde bu de ği şiklikler olmu ştur. Bir ö ğretmenin muvaffak olabilmesi için, kendinde şu vas ıflar olmal ıdı r: 1- i şbilir olmas ı. Köyün ufak tefek i şlerini hiç kimseye ba şvurmadan yap ıvermeli, elinden i ş çıkarabilmelidir. 2- Tecrübe sahibi Olmas ı. Köylünün damar ı n ı bilmesi lâz ımdır. Onlar ın gönlünü nas ıl kazanaca ğın ı ve onlar ı na- - s ıl i şe sevkedece ğini bilmelidir. 3- Gururlu olmamal ı. Kibirli, kendisini çok yüksekte gören ve köylüyle yarenlik etmeyen ö ğretmenler, vazifelerinde muvaffak olamazlar. 4- Ahbapl ık. Yerine göre köylüyle birle şip, onun derdini dinlemek, onun i şine kolayl ık göstermek, getirece ği.k4ğıtlar ı yaz ıvermek, h ırına- şeyine pek kar ışmamak. Kendini köylüye bu hususiyetleri ile de sevdirmelidir.

53 57 5- Önder olmas ı. Köylünün umumi i şlerinde öne at ı- larak yol göstermesi ve önderlik etmesi laz ımd ır. Ahlak bakımından çok yüksek olmas ı gerekir. 6- Oyun, çalg ı. Hele bu çok mühimdir. Çünkü onlar ın birçok yan ık türküleri, manileri vard ır. Bunlar ı notaya al ıp çal ıverirsen, deh şetli zevk al ırlar. Birkaç delikanl ıya ö ğrettin mi, seni çok sever ve sayarlar. Oyunda da ayn ıdır. Köylüler, ö ğretmenin kendi aralar ında böyle kayna ş t ığı n ı gördükçe çok hayret ederler ve ona "a şkolsun" derler. Mahalli, milli ve kendi toplant ılar ına i ştirak ederse, kendini daha çok sevdirir ve saychr ır. Bunlar ın bende mevcut olanlar ı bugün vard ır. Fakat, bu hususiyetlerimle muvaffak olabilir miyim, yoksa olamaz m ıy ım, bunu kestirmek do ğru olmaz. "Evdeki pazar çar şıya uymaz" derler. Alt ı maddenin içinde yaln ız ve yaln ız çalg ıdan noksan ım. Di ğerlerini ba şarı ile yapabilece ğime eminim.

54 58 Galip AKIN No: 1342 (Uşak-Paşac ı k) Beş y ıl önce okuluma iyi, dolgun bir maa şla şehirde memur olmak için gelmi ştim. O zaman köylülerden baz ıları : "Git oku, bu devir memurlar ın devri. H ilkümetten maa ş alabiliyor musun, i şin iş! Sakın köye geleyim deme, bizim gibi çar ıklı olursun!" Ben enstitüye böyle bir duygu ile geldim. Köyde iken bana verilen bir i şi, bir vazifeyi babam ın korkusuyla, kendimi be ğendirebilmek için yapard ım. Bugün, verilen bir ödevi yapt ığım zaman, bunu memleketim için yapt ığım ı biliyorum. Be ş sene evvel, köyüme gelen bir hükümet memurunun karşı s ında ben de köylülerim gibi diz çökerek oturur; onun sölyediklerini utanarak, korkarak tastik ederdim. Bugün; gelen o memurun vazife ve selâhiyetini biliyorum. Be ş sene evvel, tarlam ıza tohum saçarken babam ın "oğlum, Allah verirse gelecek sene şu kadar bu ğ- day alırız" derdi. Tabiat kuvveti kar şıs ındaki bu acizliğini ben de do ğru ve hakl ı buluyordurn. Bugün, iyi verimli bir istihsal yapabilmek için, insanlar ın tabiat ın hadiselerine boyun e ğerek de ğil, bu hadiseleri kendi iste ğine göre yürütmek oldu ğunu biliyorum. İnsan denilen kuvvet, tabiat ın baz ı hallerine, tezahürlerine gem vurabilmelidir.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

3-P C ile h a b e r le şm e y e u y g u n b ir a r a b ir im. (IS A, P C I, U S B g ib i )

3-P C ile h a b e r le şm e y e u y g u n b ir a r a b ir im. (IS A, P C I, U S B g ib i ) M O D E M N E D İR : M o d u la to r -D e m o d u la to r k e lim e le r in in k ıs a ltm a s ı M O D E M. Y a n i v e r ile r i s e s s in y a lle r in e s e s s in y a lle r in i v e r ile r e d ö n

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Dil ve Oyun. Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama

Dil ve Oyun. Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama Dil ve Oyun Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama Biliyor muydunuz? Günlük ev işlerinizi yaparken çocuğunuza konuşmak veya şarkı söylemek çocuğunuzun yeni kelimeler ve alışkanlıklar öğrenmesine

Detaylı

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; 1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu

Detaylı

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1- (1)

Detaylı

Avukat Atilâ SAV (*) HUKUK ÖĞRENİMİ - MESLEK EĞİTİMİ (**) (*) Ankara Barosü Avukatlarından. (**) Açık oturum metninden.

Avukat Atilâ SAV (*) HUKUK ÖĞRENİMİ - MESLEK EĞİTİMİ (**) (*) Ankara Barosü Avukatlarından. (**) Açık oturum metninden. w HUKUK ÖĞRENİMİ - MESLEK EĞİTİMİ (**) FA Avukat Atilâ SAV (*) GİRİŞ Konuşmamı "hukuk öğrenii" ile "meslek e ğitimi" ilişkisine yöneltmemin nedeni, "hukuka dayal ı meslekler" için öngörülen hukuk öğretiminin,

Detaylı

VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM

VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM 1 2 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM 3 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Yayın No.10 ISBN 975 94473 6 3 Kapak tasarım: Şule İLGÜĞ - ilgug75@hotmail.com Baskı Yeri:

Detaylı

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Walt Whitman - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için yayınlanmaktadır.

Detaylı

Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz.

Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz. Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz. 1- Ahmet, bana Mehmet sana yard m etsin. dedi. 2- Ben, banka memuruna Paralar bozuk olsun. dedim. 3- E im Yemek fazla ya l olmas n. dedi. 4- Ö retmen,

Detaylı

Bugün uzaklardaki bir YİBO'dan İLKYAR'ın yıllar önce gittiği bir YİBO'dan değerli fedakar YİBO öğretmenlerimizden biri yazmış...

Bugün uzaklardaki bir YİBO'dan İLKYAR'ın yıllar önce gittiği bir YİBO'dan değerli fedakar YİBO öğretmenlerimizden biri yazmış... Bugün uzaklardaki bir YİBO'dan İLKYAR'ın yıllar önce gittiği bir YİBO'dan değerli fedakar YİBO öğretmenlerimizden biri yazmış... Doğuda görev yapmamış, oradaki güzel çocukları görmemiş onlara sarılmamış

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

Gü ven ce He sa b Mü dü rü Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.

Detaylı

IHALE ILAN İ KORKUTEL İ ILÇESI KÖYLERINE HIZMET GÖTÜRME B İRLIĞI BAŞKANLIĞINDAN

IHALE ILAN İ KORKUTEL İ ILÇESI KÖYLERINE HIZMET GÖTÜRME B İRLIĞI BAŞKANLIĞINDAN IHALE ILAN İ KORKUTEL İ ILÇESI KÖYLERINE HIZMET GÖTÜRME B İRLIĞI BAŞKANLIĞINDAN Korkuteli İlçesi Köylerine Hizmet Götürme Birli ği Başkanl ığınca Korkuteli Cumhuriyet İlkö ğretim Okulu Onar ım İşi Köylere

Detaylı

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri,

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi Kapanış Konuşması 27 Mayıs 2016 Saygıdeğer (Emine Erdoğan) Hanımefendi, Sayın Bakanım, (Fatma Ramazanoğlu), İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, Değerli

Detaylı

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman TABOY HASTA Vitaboy çok kötü bir rüya görüyordu. Rüyas nda karanl k bir yerdeydi. Kimse onun sesini duymuyordu. Yata nda k vran yordu. Birden uyand. Bütün bunlar bir rüyayd. Fakat kendini çok yorgun hissediyordu.

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Toplum olarak biraz fazla mı televizyon seyrediyoruz? Bunun sebepleri nelerdir?

Toplum olarak biraz fazla mı televizyon seyrediyoruz? Bunun sebepleri nelerdir? Televizyon kültürü hayatımıza girdi gireli, toplumuzun genetik kodlarında ciddi hasarlar meydana geldi. Bugün, televizyon, değerlerimize ait hiçbir şey bırakmamacasına büyük bir yıkım gerçekleştiriyor.

Detaylı

"Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu."

Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu. "Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu." "Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu.

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Ali Hadi ORHUN (1949 mezunu)

Ali Hadi ORHUN (1949 mezunu) Ali Hadi ORHUN (1949 mezunu) 10 Ağustos 1932'de Çorum doğumevinde dünyaya gözlerini açtı. Mecitözü'nde ilkokula başladı İskilip'te ilkokulu ve Ortaokulu bitirdi. Üç yıl Ortaokulu iftiharla bitirmesi onun

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ DUYGU UYSAL 0852051 19 ARALIK 2011 PAZARTESİ Bugün sabah 9 dan akşam 10 a kadar dışarıda kalacaktım. Bu yüzden evden çıkmadan çok fazla parfüm sıkmıştım. Evden çıkarken ablam bütün evin benim parfümüm

Detaylı

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR 1 Aralık 2008 de hilal şeklini almış ay ile Venüs yıldızı birbirlerine o kadar yaklaştılar ki, tam bir Türk Bayrağı görüntüsü oluştu. Ay ve Venüs ün bu hali bana hemen Üsküp

Detaylı

Kızılcahamam Köyleri: Dereneci, Gebeler, Berçin Çatak, Süleler (7 Kasım 2010)

Kızılcahamam Köyleri: Dereneci, Gebeler, Berçin Çatak, Süleler (7 Kasım 2010) Kızılcahamam Köyleri: Dereneci, Gebeler, Berçin Çatak, Süleler (7 Kasım 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (www.huseyinsari.net.tr) 7 Kasım 2010 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı

Detaylı

(0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76

(0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76 (0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76 E T M KOÇLU U S nav sistemlerinde yap lan de i ikliklerin s kla mas, hem velilerin hem de ö rencilerin süreç içerisinde emin ad mlarla ilerlemelerini zorla

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 Hazırlayan: Sümer ÖZVATAN sumerozvatan@yahoo.com Ahmet BOZKURT önderliğinde iki araç ile yola çıktık. Bu defa rotamız Çamlıdere ilçesinin güneyi.

Detaylı

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız 1 2 TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız Tunç Tort a ve kütüphane sorumlusu Tansu Hanım

Detaylı

CELAL ESAD ARSEVEN, BUGÜNKÜ SAHNE, HAYAT MECMUASI, C.I, S. 19, ANKARA, 7 NİSAN 1927, s. 369-371 (OSMANLICADAN ÇEVİRİ)

CELAL ESAD ARSEVEN, BUGÜNKÜ SAHNE, HAYAT MECMUASI, C.I, S. 19, ANKARA, 7 NİSAN 1927, s. 369-371 (OSMANLICADAN ÇEVİRİ) CELAL ESAD ARSEVEN, BUGÜNKÜ SAHNE, HAYAT MECMUASI, C.I, S. 19, ANKARA, 7 NİSAN 1927, s. 369-371 (OSMANLICADAN ÇEVİRİ) NAZLI MİRAÇ ÜMİT Arş. Gör., İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon : Artık hep beraber diyoruz ki Muğla aşkıyla yanıp tutuşalım Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

ANADİL ETKİNLİKLERİ. Etkinliğimiz: Dost adlı ayıcığımızı sıra ile evimize misafir ediyor, ertesi gün getiriyoruz. KAVRAM GELİŞİMİ AKIL OYUNLARI

ANADİL ETKİNLİKLERİ. Etkinliğimiz: Dost adlı ayıcığımızı sıra ile evimize misafir ediyor, ertesi gün getiriyoruz. KAVRAM GELİŞİMİ AKIL OYUNLARI ANADİL ETKİNLİKLERİ KAVRAM GELİŞİMİ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili sohbet ediyoruz, konu ile ilgili film ve sunumları izliyoruz. 23 Nisan şiirleri öğreniyoruz. Barış Çarkı oluşturuyoruz.

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan

Detaylı

ĐŞKUR sitesine giriş şifremizi hatırlamadığımız için, şifremi unuttum kısmını tıklıyoruz.

ĐŞKUR sitesine giriş şifremizi hatırlamadığımız için, şifremi unuttum kısmını tıklıyoruz. ĐŞKURLULARIN BĐLGĐLERĐ, ŞĐFRELERĐ HERKESE AÇIK ( BEDAVA SMS GÖNDERME SĐTESĐ YAZI SONUNDADIR ) Merhaba, bu bilgilendirici yazıda sizlere ĐŞKURa kayıtlı olanların şifrelerine, kişisel bilgilerine başkalarının

Detaylı

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Antalya Toros Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (TODOSK) tarafından düzenlenen 22. Kızlarsivrisi Yaz Dağcılık Şenliği ne katılmak

Detaylı

Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu.

Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu. Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu. Önündeki deftere, son yazdıklarına baktı ve sayfayı delmeye kararlıymış gibi, bastıra bastıra sildi. Az ötede duran kitabı önüne çekti ve elindeki kurşunkalemi

Detaylı

Birinci Bölüm : İşletme faaliyetlerinin muhtelif safhmları 1

Birinci Bölüm : İşletme faaliyetlerinin muhtelif safhmları 1 İ Ç İ N D E K İ L E R Sakile Birinci Bölüm : İşletme faaliyetlerinin muhtelif safhmları 1 A UMUMÎ MÜLÂHAZALAR 1 B - İŞLETME FAALİYETLERİNDE TEDARİK SAFHASI 2 I Uumumî mülâhazalar 2 II Tedarik faaliyetlerinin

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet Tasarım Raporu Grup İsmi Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK Kısa Özet Tasarım raporumuzda öncelikle amacımızı belirledik. Otomasyonumuzun ana taslağını nasıl oluşturduğumuzu ve bu süreçte neler yaptığımıza karar

Detaylı

Konforun Tanımı Değişti...

Konforun Tanımı Değişti... 2 Konforun Tanımı Değişti... Beyterrace özgün mimarisi ve merkezi lokasyonu ile alışıla gelmiş yapılardan farklı olarak doğayla iç içe, güvenli ve huzurlu bir yaşamın sunduğu ayrıcalıklı olanaklarla ev

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR?

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? YABANCI DİL ULUSLAR ARASI HAREKETLİLİKTE OLMAZSA OLMAZ MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? DOÇ.DR.DİLEK KARAASLAN Süleyman Demirel Üniversitesi it i Erasmus Kurum Koordinatörü 05 Kasım

Detaylı

SORU- Neden sosyal hizmetler? Neden Sivas? Bu okulu yazmadan önce ve su an duygularınız arasında ne farklar var?

SORU- Neden sosyal hizmetler? Neden Sivas? Bu okulu yazmadan önce ve su an duygularınız arasında ne farklar var? Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Hizmet Uzmanlığı Bölümü Öğrencisi Suat Abdan Sosyal Hizmet Uzmanlığı İnsanlara Yardım etmeyi sevenler için ideal bir bölümdür. SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

ortopedist röportaj RÖPORTAJ: DR. NADİR ŞENER

ortopedist röportaj RÖPORTAJ: DR. NADİR ŞENER röportaj ortopedist YARATIYOR.Bursalı 60 61 SONBAHAR 2013 SAYI: 301 İSMAİL AYGAN, TAYFUN AÇIKGÖZ, ERTUĞRUL AYDIN, MURAT GÜRÜN VE ENGİN AKGÜN. ONLAR, BURSALI BEŞ ORTOPEDİST. BEŞ MESLEKTAŞI, UZMANLIK ALANLARI

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK DİNLEYELİM

Detaylı

Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi

Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi Hadi Yektaş Zirve Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans Programı Güz 2012 1 / 93 Hadi Yektaş Tüketici Davranışları Teorisi İçerik 1 2 Kayıtsızlık Eğrisi Analizi Tüketici

Detaylı

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN STA4-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-SELAHATTĠN SEÇKĠN ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN STA4-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-SELAHATTĠN SEÇKĠN ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKİM 2010-DÜZCE BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN STA4-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-SELAHATTĠN SEÇKĠN ĠLKÖĞRETĠM

Detaylı

İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ

İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ MAYIS, 2016 MESLEK SEÇİMİ VE KARİYER PLANLAMADA VELİNİN ROLÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE İÇİNDEKİLER: Meslek Seçiminin Önemi Meslek Nedir? Kariyer Meslek Seçiminde Dikkat Edilecekler

Detaylı

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir. Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

BÜLTEN. Dünya barışına katkı sağlayacak yeni nesiller yetiştirelim.

BÜLTEN. Dünya barışına katkı sağlayacak yeni nesiller yetiştirelim. Mutlu BÜLTEN Kuruluş : 25/08/1983 - Charter : 19/06/1987 UR 2430. Bölge - Kulüp No : 24794 Tarih : 09.09.2014 - Kulübün 1.421, Dönemin 10. Toplantısı Toplantı Günü, Yeri ve Saati : Her Salı Belediye Plaj

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Hocam, Bayrak Mitingine bombalı saldırı yapılacak diye bir şayia çıkmış. Bu yüzden de kardeşler mitinge katılmaktan çekiniyorlar. dedi.

Hocam, Bayrak Mitingine bombalı saldırı yapılacak diye bir şayia çıkmış. Bu yüzden de kardeşler mitinge katılmaktan çekiniyorlar. dedi. Mehmedkirkinci.com Süleyman Demirel Halk Partisi tekrar iktidar olmuştu. O sırada komünistler hükümetten de destek alarak Bayezid Meydanına, Kars kalesine ve bir çok yere Sovyet Bayrağı çektiler. Gazetelerden

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM

TEKNOLOJİ VE TASARIM TEKNOLOJİ VE TASARIM YAPIM KUŞAĞI SINIFLAR ODAK NOKTALARI 7. SINIF Üretiyoruz 8. SINIF Üretelim Tanıtalım Öğrencinin: Adı Soyadı: Aslı KARTAL Sınıf, No: 7/C, 2729 Yahya KARAKURT Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni

Detaylı

MADENCİLİĞİNDE EĞİTİM. Bahattin GEZER (*)

MADENCİLİĞİNDE EĞİTİM. Bahattin GEZER (*) KÖMÜR MADENCİLİĞİNDE EĞİTİM Bahattin GEZER (*) GİRİŞ Ülkemizde genel olarak eğitim nasıldır deyip siz kıymetli dinleyicilerimin kıymetli vakitlerini almak istemiyoruz. Konumuz kömür madenciliğinde eğitim

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

ÖLÜMÜNÜN B R NC YILDÖNÜMÜNDE BAHT YAR VAHAPZADE SEMPOZYUMU

ÖLÜMÜNÜN B R NC YILDÖNÜMÜNDE BAHT YAR VAHAPZADE SEMPOZYUMU ÖLÜMÜNÜN B R NC YILDÖNÜMÜNDE BAHT YAR VAHAPZADE SEMPOZYUMU 16 Mart 2010, Ankara Cemile KINACI * Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Ça da Türk Lehçeleri ve Edebiyatlar Bölümü ile TÜRKSOY'un i birli

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

MISIR RO-RO HATTI ANKET ÇALIŞMASI

MISIR RO-RO HATTI ANKET ÇALIŞMASI MISIR RO-RO HATTI ANKET ÇALIŞMASI ADI SOY ADI Firma Kaliteli ve İstikrarlı bir Ro-Ro hattı için önerileriniz ve tercihleriniz nedir? HAMİT UÇAR ÖZUÇAR TAŞIMACILIK Düzenli sefer,ödeme de kolaylık SAMİH

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

Kaç gün staj yapmalıyım

Kaç gün staj yapmalıyım STAJ ALİ UÇAR Kaç gün staj yapmalıyım Toplamda 50 gün staj yapmalısınız. Gönüllü olarak, fazla da yapabilirsiniz. Bir yerde yaptığınız stajın maksimum 35 günü sayılır. En az 2.sınıf olmalısınız. Dersleriniz

Detaylı

Medeniyetin esası, gelişme ve gücün temeli aile hayatındadır. Mustafa Kemal ATATÜRK

Medeniyetin esası, gelişme ve gücün temeli aile hayatındadır. Mustafa Kemal ATATÜRK 1 Haziran 2014 Medeniyetin esası, gelişme ve gücün temeli aile hayatındadır. Mustafa Kemal ATATÜRK 2 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı işbirliği ile

Detaylı

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2014 Sayı:12 ISSN: 2146-281X Kızak Keyfi Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Detaylı

5 Ms.N AVUKATLAR GÜNÜ. Av. Adil Giray ÇELİK (*)

5 Ms.N AVUKATLAR GÜNÜ. Av. Adil Giray ÇELİK (*) 5 Ms.N AVUKATLAR GÜNÜ Av. Adil Giray ÇELİK (*) 1. 5 Nisan 1958 Baro Ba şkanları İzmir Toplantısı 3 Ocak 1934'de İzmir'de yap ılan "Türkiye Avukatlar Birli ği" toplantısmda; "Türkiye Barolar ınm aynı çatı

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip olmaktadır. Ev sahibi olmak herkesin temel rüyalarından bir tanesidir.

Detaylı

Özel Sektör Gönüllüler Derneği

Özel Sektör Gönüllüler Derneği TÜRKİYE DE VE ÖZEL SEKTÖR DE GÖNÜLLÜLÜK ARAŞTIRMASI KASIM 05 1 PROJE EKİBİ Danışman Dr. Halil İ. ZEYTİN....Genel Müdür Doç. Dr. İzzet BOZKURT Araştırma Yöntemleri Uzmanı Proje Ekibi Fatma KAMİLOĞLU.......Proje

Detaylı

TÜRKİYE JEOLOJİ KURUMU 1967 YILI FAALİYET RAPORU

TÜRKİYE JEOLOJİ KURUMU 1967 YILI FAALİYET RAPORU TÜRKİYE JEOLOJİ KURUMU 1967 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Jeoloji Kurumunun Kıymetli Saym Üyeleri, Kongremize hoş geldiniz der* hepinizi saygı ve sevgimizle selâmlarız. Yönetim Kurulumuzun^ şu sonuna gelmiş

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

Emekli Assubaylar-ArsivSite1. Kayýt Tarihi: Mar 2004Nerede: istanbul, kadiköy, Türkiye.Ýletiler: 6.220

Emekli Assubaylar-ArsivSite1. Kayýt Tarihi: Mar 2004Nerede: istanbul, kadiköy, Türkiye.Ýletiler: 6.220 HUKUKÝ NET Onaylayan Ökkeþ Kadri BAÇKIR Pazar, 04 Mayýs 2008 Son Güncelleme Cumartesi, 04 Ekim 2008 öncelikle vakit ayýrýp bu konuyla ilgilendiðiniz için çok teþekkür ederim. eðer mümkünse o kararýn tamamýný

Detaylı

Cinsiyeti: Kadın Eğitim: İstanbul Teknik Üniversitesi Bölüm: İnşaat Mühendisliği Sınıf: 3 Kiminle Yaşadığı: Ailesi ile

Cinsiyeti: Kadın Eğitim: İstanbul Teknik Üniversitesi Bölüm: İnşaat Mühendisliği Sınıf: 3 Kiminle Yaşadığı: Ailesi ile Kullanıcılar Damla Sagin Bana fayda sağlayacak ise kullanırım. Bilgileri Yaş: 21 Medeni Hali: Bekar Meslek: Öğrenci Yaşadığı Yer: İstanbul Gelir Seviyesi: Yok Cinsiyeti: Kadın Eğitim: İstanbul Teknik Üniversitesi

Detaylı

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI İlgili Kanun / Madde 818 S.BK/158-161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17762 Karar No. 2011/19801 Tarihi: 30.06.2011 CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI ÖZETİ Cezai şart öğretide,

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

TORKIYE'DE MiSYONERLİK

TORKIYE'DE MiSYONERLİK TÜRKIYE DiYANET VAKFI YAYINLARI/200 ( ~--- -------- --- ------------------------- - TORKIYE'DE MiSYONERLİK FAALİYETLERİ ANKARA 1996 YEHOVA ŞAHiTLERİNİN İNANÇ SİSTEMİ NASILDIR? Prof. Dr. Günay TÜMER Yehova

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

1990 Şubat ının soğuk bir gününde annem Milwauke deki St. Mary s Hastanesinden beni telefonla aradı.

1990 Şubat ının soğuk bir gününde annem Milwauke deki St. Mary s Hastanesinden beni telefonla aradı. Şifa Verme Yeteneği http://www.kosulsuz-sevgi.com/sevgi-oykuleri/sifa-verme-yetenegi-3/ [Lütuf Anları kitabından Neal Donald Walsh] Bill Tucker 1990 Şubat ının soğuk bir gününde annem Milwauke deki St.

Detaylı

Müslüman Ahmediye Cemaatinin bugünkü durumunu şöyle özetleyebiliriz: o Şimdiye kadar bu Cemaatin yerleştiği ve merkez kurduğu ülkeler sayısı: 193

Müslüman Ahmediye Cemaatinin bugünkü durumunu şöyle özetleyebiliriz: o Şimdiye kadar bu Cemaatin yerleştiği ve merkez kurduğu ülkeler sayısı: 193 Bize ilâhî cemaatlerin kaderi olan bu işkenceler yapıladursun, Müslüman Ahmediye Cemaati İslâmiyet'e hizmet etmeye devam etmektedir. Yeryüzünün dört bucağında bulunan ve sayıları milyonlara ulaşmış olan

Detaylı

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 NO ADI SOYADI GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 3 SELMAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00

Detaylı