TARIM ORKAM-SEN. 5. Olağan Genel Kurul. (10 Nisan Nisan 2014) Dönemine Ait ÇALIŞMA RAPORU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TARIM ORKAM-SEN. 5. Olağan Genel Kurul. (10 Nisan 2011 25 Nisan 2014) Dönemine Ait ÇALIŞMA RAPORU"

Transkript

1 TARIM ORKAM-SEN TARIM, ORMAN, ÇEVRE VE HAYVANCILIK HİZMET KOLU KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI 5. Olağan Genel Kurul (10 Nisan Nisan 2014) Dönemine Ait ÇALIŞMA RAPORU ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

2 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Metin VURANOK Atila İREY Seyhan KILINÇ ACAR Şükrü KORKMAZ Yüksel KILINÇ Adnan ATABEY Hıdır DEMİR Şerif KAYALIK Naci UZUN Haydar ÇELİK Sevcan BAZİKİ MERKEZ YÖNETİM KURULU : Genel Başkan : Genel Sekreter : Genel Mali Sekreter : Genel Örgütlenme Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri : Genel Hukuk Toplu Görüşme ve Özlük Sorunları Sekreteri MERKEZ DENETLEME KURULU : Başkan : Üye : Üye MERKEZ DİSİPLİN KURULU : Başkan : Üye : Üye - 2 -

3 GÜNDEM 1) Yoklama ve Açılış 2) Divan Seçimi 3) Saygı Duruşu 4) Genel Başkan ve konuk Konuşmaları 5) Komisyonların Oluşturulması 6) Çalışma ve Mali Raporun sunulması 7) Denetleme ve Disiplin Kurulu Raporlarının Sunulması 8) Raporların Görüşülmesi 9) Aklama 10) Tahmini Bütçenin Sunulması ve Karara Bağlanması 11) Tüzük Değişiklikleri ve Komisyon Raporlarının Görüşülmesi ve Karara Bağlanması 12) Zorunlu Organ ve Üst Kurul Delegeliklerine Başvuru 13) Dilek ve Temenniler 14) Seçimler 15) Kapanış ( Nisan 2014) TARIM ORKAM SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU 5. Olağan Genel Kurul - 3 -

4 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası GİRİŞ 4. Olağan Genel Kurulumuzu gerçekleştirdiğimiz 9-10 Nisan 2011 tarihinden beri başta Ortadoğu olmak üzere ülkemizde ve dünyada çok önemli siyasal ve sosyal gelişmeler yaşandı. AKP hükümetinin yurtta barış, Dünyada barış şiarını terk ettiği iktidarı döneminde içerde ve dışarıda savaş ve şiddet politikaları temel yönelimi olmuştur. Bu dönem boyunca başta çalışma yaşamına yönelik olmak üzere, temel hak ve özgürlüklere, çevre ve doğaya çok yönlü saldırılar gerçekleştirilmiştir. Suriye ye yönelik savaş çığırtkanlığı giderek artmakta ve sınır bölgesinde neredeyse her gün yeni provokasyonlar yaşanmaktadır. AKP hükümeti tarafından Komşularla sıfır sorun söylemi terkedilerek, bütün komşuları ile sorunlu bir ülke haline getirilen Türkiye, sonu görünmez bir karanlığın içine itilmeye çalışılmaktadır. Hükümet başından beri ortadoğu da emperyalist güçlerin çıkarına uygun adımlar atmaktadır. Ortadoğu ülkelerinde yaşanan iç çatışmalar karşısında Türkiye yi model ülke olarak sunan AKP hükümeti demokrasi ve insanca yaşam talep eden kendi halkına ise acımasız şiddet politikaları ile cevap vermektedir. Suriye merkezli yaşanan kamplaşma ve çatışmalar artarak devam etmektedir. AKP hükümetinin açıkça desteklediği el kaide ve uzantısı el Nusra gibi çeteler rojavada, kobanide kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın yüzlerce sivili katletmişlerdir. Rojavaya yönelik insani yardım malzemelerinin ulaştırılmasının engellenmesi de AKP hükümeti ve Ortadoğu daki işbirlikçilerinin çeteleri desteklediğinin kanıtıdır. Bütün bu kuşatma ve saldırılara rağmen demokratik bir yaşam hiçbir ayrım gözetmeksizin Rojava da kurulmaktadır. Suriye nin geleceğine emperyalist güçlerin değil, orada yaşayan halkların kendi iradeleriyle karar vereceğinin örneğini sunmaktadırlar. Rojava devrimi tüm Ortadoğu halklarının bir arada ve özgürce yaşam olanaklarının mümkün olduğunun somut bir örneği olarak önümüzde durmaktadır. Geride bıraktığımız dönemde içimizi en çok burkan olaylardan birisi de Van da yaşandı. 23 Ekim 2011 tarihinde saat 13:41 de meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem sonucu 644 kişi yaşamını yitirdi, onlarca köy ve yerleşim yeri yerle bir oldu. Aradan geçen bunca zamana kadar hala yaşanan acıların telafisi için devletçe gerekli adımlar atılmış değil. Binlerce Vanlı yaşadığı zorluklardan dolayı göçmen olmak zorunda kalmıştır. Geçtiğimiz süreçte AKP hükümeti bilinçli olarak duyarsızlığını sürdürürken aynı zamanda bu büyük acıyı TOKİ aracıcığıyla ranta çeviren yaklaşımlar sergilemiştir. Bu süreç içerisinde mağduriyetinin giderilmesi için devletten yardım bekleyen Van halkına ise devlet şiddeti esirgenmemiştir. Aslında yaşanan depremde enkazın altında kalan AKP hükümeti olmuştur

5 Yine geride bıraktığımız üç yıl içerisinde insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek olan Roboski katliamı yaşanmıştır. 28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak ın Uludere ilçesi Roboski (Ortasu) ve Bujeh (Gülyazı) köylülerinden 34 kişi TSK savaş uçaklarının ağır bombardımanı sonucu katledilmişlerdir. Katliamdan sonra Roboski yi aydınlatmak boynumuzun borcu diyenler olayı aydınlatma faillerini bulma ve gereken yaptırımı yapma yerine olayı örtbas etmeye çalışmışlardır. Aradan iki yılı aşan bir zaman geçmesine rağmen de hala aydınlatılmamıştır. Roboski katliamını aydınlatmanın gerçek faillerinin ortaya çıkarılması emek ve demokrasi güçlerinin barış, kardeşlik ve özgürlük mücadelesinin bir görevi olmaya devam etmektedir yılı Haziran ayı başında ağaçların, çevrenin, yeşilin ve parkların korunması talebiyle İstanbul Taksim merkezli başlayan Gezi direnişi ülkenin dört bir yanına yayılarak ve kitleselleşerek günlerce devam etmiştir. Başlangıç taleplerini aşarak toplumsal bir başkaldırıya dönüşen hareket son yılların en kitlesel, en yaygın ve uzun süreli bir halk eylemi olmuştur. AKP hükümetinin iktidarı boyunca toplumun tüm kesimlerine uyguladığı ve dayattığı baskı, zulüm, yağma, yok sayma politikalarını reddeden yüzbinler polisin şiddetine ve devlet zorbalığına rağmen dayanışma içerisinde direnişi sürdürmüştür. Türkiye nin dört bir tarafında demokratik, barışçıl gösterilerle taleplerini ortaya koyan halk kitleleri üzerinde tam bir devlet terörü uygulanmış ve bugüne kadar yaşları 19 ile 26 arasında değişen 8 gencimiz polis saldırısı sonucunda hayatlarını kaybetmiştir. Başbakanın destan yazdığı için ödüllendirdiği polis kuvvetlerinin şiddetli saldırıları sonucu onlarca insan yaralanmış, gözünü kaybetmiş ve sakat kalmıştır. Ülke genelinde yüzlerce insan gözaltına alınmış, tutuklanmış ve cezaevine konulmuştur. Gezi direnişi Demokrasi ve özgürlükler mücadelesinde olumlu ve ilerletilmesi gereken bir deneyim olarak mücadelemizdeki yerini koruyacaktır. Geçtiğimiz üç yıl yeni anayasa tartışmaları çerçevesinde bir biri ardı sıra çıkarılan demokrasi paketleriyle geçti. Ancak bu dönem Hükümetin kendinden olmayana, politikalarına muhalefet eden emek ve demokrasi güçlerine yönelik en çok operasyonun, gözaltı ve tutuklamanın yapıldığı bir dönem de oldu. En başta da konfederasyonumuz KESK ve bağlı sendikalarımız AKP hükümetinin şafak operasyonlarının hedefindeydi. Konfederasyonu-muza 2009 yılında başlayan bu yönelim 13 Şubat 2012, 25 Haziran 2012 ve 19 Şubat 2013 tarihlerinde büyük operasyonlar şeklinde sürdü. Aralarında Konfederasyon Genel Başkanımızın, Sendikamız Genel Başkanının ve bağlı sendikaların merkez yönetim kurulu üyelerinin, şube yöneticilerimizin ve üyelerimizin bulunduğu arkadaşlarımızın yüzden fazlası onlarca ay keyfi ve hukuksuz bir biçimde tutuklu kaldı. Darbe dönemlerindeki uygulamalar gibi evleri, işyerleri, sendika genel merkezleri ve şubeleri didik didik arandı. Uydurma ve düzmece iddianamelerle sendikal faaliyetlerimiz suçmuş gibi gösterilme çabası içine girenler, emek ve demokrasi mücadelemiz engellenmeye çalışıldı. Bu süre içerisinde tüm örgütümüzle bu hukuksuzluğa, keyfiliğe karşı mücadele içerisinde olduk ve tutuklu arkadaşlarımız birer birer yeniden özgürlüklerine kavuştular. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul Son üç yıl içinde hükümeti zorlayan gelişmelerden en önemlisi de devrimci tutsaklar tarafından cezaevlerinde başlatılan ve son dönemde sayısı on bin kişiye çıkan açlık grevleridir. Hükümetin geleneksel çözümsüzlükte ısrar, baskı, tutuklama ve benzeri - 5 -

6 politikalarına bir başkaldırı niteliğinde süren açlık grevleri onlarca devrimci tutsağın ölüm sınırına geldiğinde durduruldu. TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Kürt meselesi ülkemizin gündeminde sürekli olarak ve üst sıralarda yer almaya devam etmektedir. Çözüm Süreci diye adlandırılan ve toplumun geniş kesimlerince umutla karşılanan Kürt sorunun demokratik ve barışçıl yollardan çözümü konusunda başlatılan süreç ikinci yılına girdi. Bu süre içerisinde çatışmasızlık ortamının sağlanması ve ölümlerin durması sevinç vericidir. Ama ne yazık ki AKP Hükümetinin bir adım ileri, iki adım geri misali kürt sorununda kalıcı bir barışı sağlayacak demokratik adımları atmadığı ve başlarda yaratılan umutların yerini yeniden kaygıların aldığı görülmektedir. Cumhuriyet tarihi Kürt meselesinin salt güvenlik eksenli politikalarla çözülemeyeceğinin kanıtlarıyla doludur. Başka seçeneklerin hayata geçirilmesi, ertelenemeyecek bir ihtiyaç olarak önümüzde durmaktır. Bu bağlamda, siyasi alanın toplumsal barışı sağlayacak demokratik bir çözüm için yeniden düzenlenmesi ve yeni araçların devreye sokulması gerekmektedir. Ülkenin önemli ve bütün toplumu ilgilendiren sorunlarının çözümünün asli adresi TBMM dir. Kürt meselesinin çözümü ulusal mutabakat gerektirmektedir. Toplum, kutuplaşmanın ve gerginliğin sürekli artmasına yol açan çözümsüzlük ortamından kurtulmak ve insanlarımızın artık yaşamlarını yitirmeyeceği, barış, huzur, güven ve güvenliği sağlayacak bir çözümü görmek istemektedir. Toplumsal mutabakat gerektiren temel bir konu olan kürt meselesinde TBMM nin çalışma içinde olmaması/olamaması, izah ve kabul edilebilir bir durum değildir. Kürt meselesinde, TBMM denetiminde bir süreç ve mekanizma oluşturulması gereklidir. Bu sorunun çözümünde siyasi partiler arasında doğrudan ve sürekli bir diyalog imkânı yaratmaya; görüş ve yaklaşım farklılıklarını asgari düzeye indirmeye ve siyasetin dilini uzlaşma ve demokratik çözüm temeline oturtmaya çalışmaktır. Böylece bu meselenin; siyasi partiler arasında polemik, yıpratma, üstünlük ve yenilgi konusu olmaktan çıkarılması gerekliliğidir. Yine geride bıraktığımız dönem boyunca kadına yönelik şiddet aratarak devam etmiştir. Hükümetin toplumu muhafazakârlaştırma politikalarından destek alan erkek egemen anlayış kadına yönelik şiddeti adeta polis ve yargı desteğiyle yapıyor. Ekonomik krizde, savaşta, çalışma yaşamında olduğu gibi toplumsal yaşamın ve toplumsal sorunların tümünde ilk önce kadınlar hedef oluyor. Özellikle son yıllarda AKP hükümetinin gerici ve muhafazakar politikaları sonucu kadınlar toplumsal yaşamın dışına itilmeye çalışılmıştır. Mücadele içinde olan kadın aktivistler ise egemenlerin dün olduğu gibi bugün de hedefindedirler. Geride bıraktığımız dönemde onlarca KESK li kadın yönetici ve üye gözaltı, tutuklama ve sürgün politikalarının hedefi olmuştur. Yaşadığımız coğrafyada savaşlar kadınlar için ölüm, yoksulluk, açlık, göç, taciz ve tecavüzle eş değerdir. O yüzden son yıllarda kadınlar savaşa ve erkek egemen şiddete karşı mücadelenin ve barış mücadelesinin en önünde olmuşlarıdır. Savaşların yarattığı ekonomik yıkımı toplumun en yoksulu olan kadınları daha da yoksullaştırdığının örnekleri bir hayli fazladır. AKP hükümetinin tüm olumsuz davranışlarına rağmen aile ve kadın bakanlığı kurarak kendini aklamaya çalışması da nafiledir. Bu nedenle son yıllarda çeşitli toplumsal kesimlerde olduğu gibi eşitlik ve özgürlük mücadelesinde demokratik kadın hareketi dinamiği de büyüyerek devam etmektedir

7 Bu alandaki toplumsal eşitsizliğin siyasi ve tarihsel kökenlerini de hesaba katan bir mücadele büyüyerek devam etmektedir. Kadınlar toplumsal barışın tesisi, cins ayrımcı politikaların reddi, demokratik ve eşitlikçi bir yaşam mücadelesini büyüterek devam etmektedirler. 30 Mart ta yapılan yerel seçimlere 17 Aralık ta ortaya çıkan ve hükümetin merkezinde olduğu yolsuzluk ve rüşvet operasyonları tartışmaları içerisinde girdi. Aralarında Bakan çocuklarının, banka genel müdürlerinin, AKP li bir belediyenin ve iş adamlarının olduğu yolsuzluk ve rüşvet ilişkilerinin doğrudan hükümet sorunu olduğu ortaya çıkmıştır. Uzun bir süredir ittifak halinde olan AKP-Cemaat koalisyonunun bir süredir sürdürdükleri iktidar kavgası üzerinden kaset savaşları ve karşılıklı tehditlerle de devam etmiştir. Hükümet cenahı bu operasyonların karanlık güç odakları tarafından yapılan bir komplo olduğunu iddia etse de operasyonlarda ayakkabı kutularında çıkan paralar, para sayma makineleri gerçeklerin hiç de öyle olmadığını göstermektedir. Hükümetin dört Bakanının istifa etmek zorunda kalmasına neden olan yolsuzluk ve rüşvet iddialarını örtbas etmek için Emniyet, yargı ve medyaya ayar çekme operasyonları da hız kesmeden sürmüştür. Bugün asıl olan yaşanan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda ortaya çıkan ve yüz milyarlarca dolara varan yolsuzluk ve rüşvetin büyük inşaat firmalarından bakanlara, belediye başkanlarına kadar uzanan zincirin bütün halkalarının halkın gözleri önüne serilmesini gerektirmektedir. 5. Olağan Genel Kurul ( Nisan 2014) - 7 -

8 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Yolsuzluk ve rüşvet operasyonları, cemaat- hükümet kavgası ve bütün bu gelişmelerin sonucu yaşanan siyasal kutuplaşma eşliğinde 30 Mart ta yerel seçimlere gidildi. Öncesi ve sonrası açısından Türkiye en karanlık bir seçim dönemi yaşadı. Seçim kampanyası boyunca seçime katılan demokrasi güçlerini engellemeye yönelik baskı, linç girişimlerini seçim günü boyunca yaşanan şaibeler izledi. Oy sayımı esnasında onlarca merkezde yaşanan elektrik kesintileri, çöplerde bulunan oy pusulaları, iktidarca yapılan sorumsuz açıklamalar artarak devam etti. İktidar olanaklarının da hoyratça kullanıldığı seçimlerden oy kaybı yaşasa da AKP birinci parti olarak çıkmayı başardı. Seçimler öncesinde yaşanan gerilim ve çatışmaların devam edeceği mesajını bizzat Başbakan balkon konuşmasında verdi. Seçim sonuçlarını adeta bir aklama mekanizmasına çeviren Başbakan, tehdit dolu konuşması ile köşeye sıkışmışlığını göstermiş oldu. Bu bakımdan önümüzdeki dönem emek ve demokrasi güçlerinin daha güçlü ve birleşik mücadelesine duyulan ihtiyaç artmıştır. Geride bıraktığımız üç yıl boyunca gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluk ve işsizlik de artarak devam etmiştir. Bu kriterlere göre Türkiye, Birleşmiş Milletler Gelişmişlik endeksinde 187 ülke arasında 90 ncı sıradadır. AKP hükümeti 11 yıllık iktidarı boyunca ekonomik alanda attığı büyük adımlardan bahsederken, Dünyaca ünlü ekonomi dergileri Türkiye yi olası bir krizde en kırılgan ekonomi olarak tanımlamaktadırlar. TÜİK verileri bile gerçekleri gözler önüne sermektedir. Türkiye de en zengin ile en yoksul kesimler arasındaki uçurum 12 kata yükselmiştir yıllarını içeren toplusözleşme süreci 2013 yılında skandal bir biçimde Memur-Sen ve hükümet arasında kapalı kapılar arkasında tamamlanmıştır. Geride bıraktığımız toplusözleşmeler de olduğu gibi sadece mali hakların konuşulduğu toplusözleşmede, kamu emekçilerinin en temel sorunları gündeme dahi alınmamıştır. Memur-Sen tarafından müjde olarak sunulan sözleşmede kamu emekçileri ne yapılan zam 2014 yılı için brüt 175 TL net 123 TL dir. Bu oran ortalama % 6 lık bir orana bile denk gelmemektedir. Toplusözleşmenin adaletsiz bir ücret artışı ile sınırlı olması yanında, kamu emekçilerinin acil çözüm bekleyen sorunlarının (başta iş güvencesi olmak üzere, esnek, kuralsız ve angarya çalışma vb.) hiçbirisinin gündeme alınmaması da Memur-Sen ile AKP hükümetinin ortak tutumudur. AKP hükümeti iktidarı boyunca ülkenin tüm tarihi ve kültürel birikimlerini, doğal varlıklarını, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını, sit alanlarını enerji ve maden şirketlerine peşkeş çekmeye devam etmiştir. Bu dönem boyunca çıkartılan yasa ve yönetmeliklerle (Maden Yasası, Kestane ve Kızılağacı orman ağacı olmaktan çıkaran yasa, Yenilenebilir Enerji Yasası, Turizmi Teşvik Yasası, Mera Yasası, 2/ B, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma yasası, Su kanunu, Mera kanununda değişiklik vb.) yağma ve talanın altyapısını oluşturmuşlardır. Yine İnşaat sektörüne ve HES projelerine aktarılan veya aktarılmak istenen ormanlık alanlarla da (Ankara AOÇ, İstanbul Fatih ormanları, Van Erciş bunlardan bazıları)yağmada ısrarlarını sürdürmektedirler. Anadolu nun her yerinde, hemen hemen tüm derelerde, son bir kaç yıl içinde, 49 yıllığına ikibini aşkın şirkete, suyun kullanım hakkı; Hidroelektrik Santral (HES) yapılmak üzere devredilmiştir. Doğanın hakkı olan, tüm canlılara yaşam sağlayan su havzası - 8 -

9 ile birlikte şirketlere peşkeş çekilmekte şirketlerin kullanımına ve sermaye birikimine sokulmaktadır. Ormanların sermaye için yatırımlara tahsis edilmesinin sınırlarının alabildiğince genişletilmesi dahi yeterli görülmemiş, 2/A Yasası ile Orman olarak muhafazasında yarar görülmeyerek orman alanlarının orman sınırı dışına çıkarma daha da kolaylaştırılmıştır. Siyasi iktidar yargı denetimi istemediği gibi ormancılık meslek örgütlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin görüş ve önerilerini de dikkate almamaktadır. Ankara da ODTÜ ormanlarına yapılan yol hukuka aykırı bir biçimde yapılmıştır. Yine Başbakanlık Sarayı için AOÇ nin 1. Derece sit alanı statüsünün 3. Derece sit alanına çevrilmesi kararının mahkemece iptal edilmiş olmasına rağmen inşaatı sürdürme çabaları devam etmektedir. Ormancılık kurumlarında hemen hemen her düzeyde kadrolaşma yapıldığı, ormancı kamu çalışanlarının en son çıkartılan Atama ve Yer Değiştirme Yönetmelikleri ile çalışma barışının bozulduğu ve çalışanların huzursuz edildiği ise bir başka gerçektir. Kadrolaşmanın ulaştığı boyutun sonucu olsa gerek ki; ormancı meslek örgütlerinin yönetimlerini yandaşlarının kazanması için siyasal iktidar baskı ve yıldırma yöntemi uygulamaktan çekinmemektedir. Doğal yaşam alanlarımıza yönelik bunca kapsamlı saldırıya karşı çevre mücadelesi de büyüyerek devam ediyor. Ülkemizin dört bir yanında çevre hareketlerinin yarattığı etkiden olsa gerek AKP hükümeti mücadele eden kesimlere yönelik saldırganlaşarak bir avuç çapulcu, bir takım çevreci tipler gibi ifadeler kullanmaktan geri durmuyor. Bu nedenle yaşanabilir bir çevre için mücadele etmekten başkacada yol yoktur. Tarım ve hayvancılık alanında yaşanan gelişmeler ise diğer alanlarda olduğu gibi tam bir tasfiye ve ortadan kaldırma uygulamalarıdır. Tarım Bakanı salon toplantılarında verdiği rakamlarla bu alandaki büyümeden ve bu alana yapılan desteklerin artırıldığından bahse de dursun; gerçekler hiç de öyle olmadığını göstermektedir. Son yıllarda yapılan temel tarımsal ürünler ile canlı hayvan ithalatı bile ülkenin tarım ve hayvancılığının geldiği noktayı anlatmaya yetmektedir. Geçtiğimiz yıl mecliste kabul edilen Büyükşehir yasası ile köylerin bitkisel ve hayvansal üretimin tasfiyesinde çok ciddi bir adım daha atılarak gıda ve tarım tekellerine önü daha çok açılmıştır. Hükümetin uyguladığı politikalar sonucu tarımsal üretimde son yıllarda yaşanan düşüşün yanı sıra hayvansal üretime de darbe vuracak düzenlemeler yapılmıştır. Mera, yaylak ve kışlakların kiralama yöntemiyle imara açılması da bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Gerçekler böyle iken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kamuoyunu yanıltacak açıklamalar yapmaktan geri durmuyor. Son on yılda ülke nüfusundaki artış ve gıda ihtiyacı göz önüne alındığında hayvansal üretimde ne kadar gerilediğimiz görülecektir. TÜİK verilerine göre 2002 yılında olan küçükbaş hayvan sayısı 2009 yılında e kadar gerilemiştir yılı sonu itibariyle de e çıkmıştır. Bu sebeple Türkiye son yıllarda kırmızı et ithalatı yapmaktadır. Bütçeden tarıma ve hayvancılığa ayrılan pay giderek azalmış, tarım ve hayvancılığın desteklenmesi için öngörülen oranlar bile kullandırılmamıştır. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul - 9 -

10 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Geçtiğimiz yıl Mecliste kabul edilerek yasalaşan ve kamuoyunda Büyükşehir yasası olarak bilenen yasayla 18 bin 200 köy mahalleye dönüştürüldü, 13 yeni Büyükşehir kuruldu, 1582 belde kapandı. Yasanın gerekçesinde etkin, etkili, vatandaş odaklı, katılımcı, saydam ve olabildiğince yerel bir yönetim anlayışının hedeflendiği iddia edilse de gerçeklerin öyle olmadığı çok açıktır. Uzun bir süredir tasfiye edilmeye çalışılan köy ve kırsal yaşama adeta bir darbe niteliğinde ki yasayla köy nüfusu önemli haklarını kaybedecektir. Bu kapsamda Belediye sınırlarında sayılacak köy ve beldelerde yaşayan nüfus artık su vb. yaşamsal ihtiyaçlarını para ile satın alacaklar ve bitkisel ve hayvansal üretim yapmaları engellenebilecek. Yasayla mahalle dönüştürülen yerlerdeki başta mera ve yaylalar olmak üzere köy tüzel kişiliğine ait olan ortak kullanım alanları Belediyelerin tasarrufuna geçerek amacı dışında kullanılmasının önü açılmış oldu. Yıllardır tarımsal nüfusun azaltılması politikasının uygulanması bu yasayla gerçekleştirilecektir. Üretimden kopartılan köylüler yerleşim yerlerini terk etmek zorunda kalacak ve işsizler kervanına katılacaklardır. Yasa köylülüğü ve üretimi tasfiye ederken uluslar arası tarım ve gıda şirketlerinin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmıştır. AKP hükümeti tohum ve gıda şirketlerinin çıkarları doğrultusunda insan sağlığını, çevre güvenliğini, gıda güvenliğini hiçe sayan adımlar atmaya da devam ediyor. Kamuoyunda GDO lu ürün ismiyle bilinen transgenik ürünlerin ithalatını genişleten yasal düzenlemeler de bu süreç içerisinde gerçekleştirildi. Hayvan yemi olarak kullanılacağı savunmasıyla yapılan düzenlemeler de bilim çevrelerinden gelen itirazlarla ekolojik sistemin doğrudan etkilediğin kanıtıdır

11 ÖRGÜTLENME EĞİTİM VE BASIN YAYIN SEKRETERLİĞİ FAALİYET RAPORU

12 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası 1 Mayıs ta Genel Başkan Metin VURANOK VAN da gerçekleştirilen Bölge Mitingine, Genel Sekreter Atila İREY Ankara düzenlenen 1 Mayıs mitinge katıldı. 5 Mayıs 2011 de Genel Başkan Metin VURA- NOK Diyarbakır İlinde Şube yöneticilerimizle birlikte işyeri gezileri düzenledi. 6 Mayıs 2011 de adet Güvenceli iş Güvenli Gelecek! başlıklı örgütlenme lifleti basıldı ve dağıtımı yapıldı mayıs 2011 tarihlerinde Genel Sekreterimiz Atila İrey İzmir şubede ve bağlı il olan Manisa ilin de işyeri gezileri düzenledi. Kütahya ilinde siyanürle gümüş üretimi yapan Eti Gümüş A.Ş. ye ait işletmede atık havuzda meydana gelen çökme sonucu toplanan sendikalar ve meslek örgütleri 11 Mayıs 2011 tarihinde Kütahya Gümüşköy izleme platformu oluşturdu. 20 Mayıs 2011 tarihinde Kütahya Gümüşköy izleme platformu olarak Çevre ve Orman Bakanlığı önünde ortak basın açıklaması yapıldı. 25 Mayıs 2011 tarihinde Genel Sekreterimiz Atila İrey inde katılımıyla Kütahya Gümüşköy izleme platformu olarak Kütahya ilinde heyet olarak gidildi. Valiliğe Eti Gümüş A.Ş.ye ait işletmenin kapatılması ve gerekli önlemlerin alınması için dilekçe verildi. Ardından Valilik önünde basın açıklaması yapıldı. Takibinde İşletmenin yakınında bulunan köyler ziyaret edildi ve köylülerle sohbet edildi. 25 Mayıs Haziran 2011 tarihleri arasında Genel Başkanımız Van şube ve bağlı illerde faaliyet yürüttü. 28 Mayıs 2011 tarihinde Kocaeli Dil ovasında Onur Hamzaoğlu için KESK in çağrısıyla yapılan Onur Hoca Onurumuzdur şiarlı etkinliğe Genel Sekreterimiz Atila İrey katıldı. 30 Mayıs 2011 tarihinde KESK in çağrısıyla ESM nin TTK da yetki gaspı ve sürgünler için Zonguldak ilinde yapılan eyleme Genel Sekreterimiz Atila İrey katıldı. 18 Haziran 2011 tarihinde Kütahya Gümüşköy İzleme Platformu olarak Eğitim-Sen Genel Merkezinde son gelişmelere ilişkin Genel Başkanımız Metin VURANOK un da katıldığı bir basın toplantısı düzenlendi. İstanbul Şube Başkanımız Şenay ELHÜSEYNİ ye yönelik mobbing uygulaması karşısında 24 Haziran 2011 tarihinde bir basın açıklaması yapılmıştır. Ayrıca 27 Haziran ve 1 Temmuz tarihleri arasında Çevre ve Orman Bakanlığı ile İstanbul İl çevre ve Orman Müdürlüğüne durumu kınayan faks çekme eylemi KESK bütünlüğünde örgütlenmiştir

13 12 Ağustos 2011 tarihinde Genel Başkan Metin Vuranok ile Genel Sekreter Atila İrey Gıda Tarım ve Hay. Bak. Personel Genel Müdürü Nizamettin Ekinci ile 632 sayılı KHK de ortaya çıkan 4-B lilerin sorunları için görüşme yaptı. 16 Ağustos 2011 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında kadro Aldatmacası başlıklı basın açıklaması yapılmıştır. Eylül ayı içerisinde Gazi yerleşkesinin devrine karşı Gazi Yerleşkesine sahip çıkalım Platformu olarak OGM servis alanlarında hazırlanan ortak bildiri dağıtılmıştır. Gazi Yerleşkesine Sahip Çıkalım Platformu olarak 1 Kasım 2011 Salı günü OGM Gazi Yerleşkesi 1 Nolu Bina önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Saat de yapılan basın açıklamasının ardından Orman ve Su İşleri Bakanlığı önüne yürünerek, Bakanlığa siyah çelenk bırakıldı. 8 Ekim Mitingi öncesi KESK heyeti tarafından Eylül 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen İl gezilerine MYK mızın katılım durumu; Metin VURANOK Bursa, Atila İREY İstanbul, Eskişehir, Bursa, Balıkesir Seyhan KILIÇ ACAR Bitlis, Van ve Hakkâri Şükrü KORKMAZ Bartın, Zonguldak Yüksel KILINÇ Trabzon, Ordu ve samsun illerine katılım sağlamışlardır Ağustos 2011 tarihlerinde Genel Başkanımız Metin VURANOK tarafından Diyarbakır Şubemizde işyeri ziyaretleri yapıldı. 28 Ağustos 2011 tarihinde Genel Başkanımız Metin VURANOK tarafından Mardin İlinde işyeri ziyaretleri yapıldı. 29 Ağustos 2011 tarihinde Genel Başkanımız Metin VURANOK tarafından Şırnak-Cizre ilçesinde işyeri ziyaretleri yapıldı Ekim 2011 tarihlerinde Genel Başkanımız Metin VURANOK ve Genel Sekreterimiz Atila İREY tarafından KESK Duruşması için İzmir iline gidildi ve duruşmaya katılım sağlandı Ekim 2011 tarihlerinde Genel Başkanımız Metin VURANOK Van da meydana gelen deprem sonrası oluşturulan KESK Heyetinde yer aldı. 28 Ekim 2011 günü MYK üyemiz Yüksel KILINÇ Rize ilinde işyeri ziyaretleri gerçekleştirmiştir. Ekim ayı içerisinde Güvenceli iş Güvenli Gelecek başlıklı 8 sayfalık bülten bastırılarak şube ve temsilciliklerimize dağıtımı sağlanmıştır. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

14 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası 4 Kasım 2011 günü MYK üyemiz Yüksel KILINÇ Artvin ilinde işyeri ziyaretleri gerçekleştirmiştir. 19 Kasım 2011 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca Uzman ve destek personeli için açmış olduğu sınavda yaşanan usulsüzlüklere ilişkin 21 kasım 2011 günü Bir Sınav Skandalı da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından başlıklı Basın açıklaması yapılmıştır Aralık 2011 tarihlerinde Genel Başkanımız Metin VURANOK ve Genel Mali Sekreterimiz Seyhan KILIÇ ACAR tarafından Diyarbakır da işyeri ziyaretleri yapıldı. 13 Aralık 2011 tarihinde MYK üyemiz Şükrü KORKMAZ Zonguldak şubemizde işyerlerini ziyaret etti ve basın açıklaması yapıldı. 14 Aralık 2011 tarihinde MYK üyemiz Şükrü KORKMAZ Bartın İlinde işyerlerini ziyaret etti ve basın açıklaması yapıldı. 21 Aralık 2011 günü yapılacak olan greve ilişkin13 17 Aralık 2011 tarihleri arasında KESK heyeti ile gerçekleştirilen il gezilerine MYK mızın katılım durumu; Metin VURANOK Mersin, Hatay, İskenderun ve Urfa illeri, Atila İREY Muğla, Aydın ve Manisa illeri, Seyhan KILIÇ ACAR Batman, Diyarbakır ve Mardin illeri, Şükrü KORKMAZ Karabük ili, Yüksel KILINÇ Trabzon, Rize ve Artvin illerine katılım sağlamışlardır Aralık 2011 tarihlerinde Van depreminde evleri zarar gören üye ve çalışanlarımızın evlerinde hasar tesbiti çalışması için serbest bir İnşaat Mühendisi sendikamız tarafından görevlendirilmiş ve çalışmalara Genel Başkanımız Metin VURANOK ve Genel Mali Sekreterimiz Seyhan KILIÇ ACAR katılmışlardır Aralık 2011 tarihlerinde Genel Başkanımız Metin VURANOK ve Genel Mali Sekreterimiz Seyhan KILIÇ ACAR tarafından Diyarbakır da işyeri ziyaretleri yapıldı. Şırnak İli Uludere ilçesi robozki köyünde yapılan katliam sonrası bölgede incelemelerde bulunmak üzere 29 Aralık 2011 günü oluşturulan heyette MYK üyemiz Seyhan KILIÇ ACAR yer almıştır duvar, 5500 masa takvimi bastırılarak Ocak ayı başında şube ve temsilciliklerimize dağıtımı sağlanmıştır. 09 Ocak 2012 Genel Örgütlenme Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Şükrü KORK- MAZ tarafından Devrek ve Dirgine ilçelerinde işyerleri ziyaret edildi

15 666 sayılı KHK ile yürürlüğe giren ek ödemelerde yaşanan adaletsizliğe karşı 13 Ocak 2012 de Sendikamız Tarım Orkam-Sen, Haber-Sen, BTS ve ESM ile birlikte Maliye Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdik Genel Örgütlenme Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Şükrü KORKMAZ tarafından Bartın-Amasra da işyerleri ziyaret edildi. 21 Ocak 2011 günü Mersin de Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gerçekleştirilen Barış mitingine Genel Sekreterimiz Atila İREY katılmıştır Ocak 2. Başkanlar kurulu Ankara da yapıldı. 4-5 Şubat ta Uludere Roboski ye giden KESK-DİSK heyetinde Genel Sekreterimiz Atila İREY katılmıştır. 17 Şubat 2012 tarihinde 4 sendika ortak 666 sayılı KHK ile ek ödemelerde yaşanan sorunlara ilişkin Başbakanlığa yürüyerek, taleplerimizi ifade eden dosya Başbakanlığa iletilmiştir. Burada Basın açıklaması yapılmıştır. Aynı gün tüm illerde basın açıklamaları gerçekleştirilme kararı alınmıştır. Başbakanlığa yapılacak eylem çalışmasında kullanılmak üzere 4000 adet iç mekân afişi bastırılmıştır. 25 Şubat KESK Kadın ve Sivil Toplum Örgütleri ile birlikte Genel Mali Sekreterimiz Seyhan KILIÇ ACAR ın da katılımıyla Roboski ye taziye ziyaretine gidildi. 26 Şubat ta İstanbul da KESK Şubeler Platformu tarafından düzenlenen bölge mitingine Genel Başkan Metin VURANOK katılmıştır. Genel Başkan Metin VURANOK 7-10 Mart tarihleri arasında Adana ve Mersin Şubelerini ziyaret etti. Genel sekreterimiz Atila İREY Mart tarihleri arasında İzmir ve Muğla şubelerimizi ziyaret etti. 14 Mart 2012 tarihinde Genel Başkanımız Metin VURANOK Kocaeli şubemizi ziyaret etti. Genel Başkanımız Mettin VURANOK ile MYK üyemiz Şükrü KORKMAZ Mart Zonguldak Şubemiz ile bağlı il Bartın ilini ziyaret ettiler. Genel Başkanımız Metin VURANOK Mart 2012 tarihleri arasında Şırnak, Diyarbakır ve Urfa şubelerimizi ziyaret etti. MYK üyemiz Seyhan KILIÇ ACAR 20 Mart 2012 tarihinde Batman Temsilciliğimizi ziyaret etti. 21 Mart Dünya Ormancılık günü nedeniyle Ormanlarımıza Sahip Çıkalım (OSB) ile birlikte ortak bir basın açıklaması yapılmıştır. 23 Mart 2012 tarihinde Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

16 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı ya (kamuoyunda 2-B diye bilinen) basın açıklaması gerçekleştirdik. 12 Nisan 2012 tarihinde Zeytincilik yönetmeliği basın açıklaması. MYK Üyelerimiz Seyhan KILIÇ ACAR ve Şükrü KORKMAZ Mart 2012 tarihlerinde Ankara da gerçekleştirilen KESK in merkezi eylemine katılım sağlamışlardır. 12 Nisan Nisan 2012 tarihli Zeytincilik Yönetmeliği Geri Çekilsin başlıklı basın açıklaması yapılmıştır. 05 Haziran 2012 Dünya Çevre Gününü Çevre Yağmasıyla Karşılıyoruz başlıklı basın açıklaması yapılmıştır. 27 Eylül Orman Muhafaza Memurlarının Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin İptali için Orman Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunduk Ekim 2012 tarihleri arasında yapılan KESL İl Gezilerine MYK Üyelerimiz tarafından katılım sağlanmıştır. Nisan 2012 ayında Şavaşa, Sömürüye ve Baskılara Karşı 1 Mayıs ta alanlara başlıklı adet bülten basılıp dağıtılmıştır. 29 Haziran 2012 tarihinde Genel Başkanımız Metin VURANOK ve Tüm Tutuklu Arkadaşlarımız Derhal Serbest bırakılsın başlıklı basın açıklaması yapılmıştır. Temmuz 2012 ayında Baskılara, Gözaltılara, Tutuklamalara Boyun Eğmeyeceğiz başlıklı adet liflet basılıp dağıtılmıştır. Aralık adet masa, 6000 adet duvar takvimi bastırılmış ve kargoya verilmiştir. Aralık 2012 de Savaşa Karşı Barışı, Sömürüye Karşı Emeğin Haklarını, Baskılara Karşı Özgürlükleri ve Demokrasiyi Savunmak İçin; Örgütlenmeye, Birleşmeye ve Mücadeleye başlıklı adet bülten basılıp kargoya verilmiştir. 26 Aralık 2012 tarihinde T.M.O. Genel Müdürlüğünde 399 Sayılı KHK nın eki ( II ) sayılı cetveline tabi sözleşmeli personel pozisyonunda çalışanların temel ücretlerinin belirlenmesinde tarihli ve 2011 / T-20 sayılı yüksek planlama kurulu kararının ( ücretlerin yeniden düzenlenmesi başlıklı 8.maddesinin ) uygulanması için T.M.O. Genel Müdür Yardımcısı Uğur ERKAYMAZ ile bir görüşme yaptık adet masa, adet duvar takvimi ile birlikte adet bülten bastırılarak dağıtımı yapılmıştır. 5510Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasının yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren fiili hizmet zammı (yıpranma hakkı) ortadan kaldırılmıştı. İlgili yasanın geçici maddesinin ve Danıştay 11.Dairesinin kararı gereği fiili hizmet zammı uygulamasının devam etmesi gerektiği KESK e bağlı BTS

17 Sendikamızın yaptığı girişimlerden ortaya çıkmıştır. Bizde bu konuda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına fiili hizmet zamlarının yeniden uygulanması için 31 Ocak 2013 tarihinde başvuruda bulunduk. 30 Ocak 2013 tarihinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda Neler oluyor başlıklı basın açıklaması yapılmıştır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında çalışan matbaacı memurların yaşadıkları sorunların çözülmesi için 30 Ocak 2013 tarihinde Bakanlık nezdinde girişimde bulunduk. KESK il gezileri kapsamında Şubat 2013 tarihlerinde Kocaeli de gerçekleştirilen faaliyetlere Genel Sekreterimiz Atila İREY, Trabzon da gerçekleşen faaliyetlere MYK üyemiz Yüksel KILINÇ katılmıştır. KESK il gezileri kapsamında Şubat / 1 Mart 2013 tarihlerinde İzmir ve Manisa illerinde gerçekleştirilen faaliyetlere Genel Sekreterimiz Atila İREY ve MYK üyemiz Yüksel KILINÇ katılmışlardır. Diyarbakır Şubemiz tarafından Mart tarihlerinde Diyarbakır merkez ve Batman illerinde düzenlenen işyeri gezi programına Genel Sekreterimiz Atila İREY katılmıştır. 4-C li çalışanların aile yardımı alabilmeleri kurumlarına verecekleri örnek dilekçeler hazırlanarak 14 Mart 2013 tarihinde şubelere gönderilmiştir. Orman Muhafaza Memurları Atama ve yer Değiştirme yönetmeliğinin mağduriyet yaratacağından dolayı uygulanmaması için OGM nü 22 Mart 2013 tarihinde bir kez daha uyardık. Dünya Ormancılık günü nedeniyle Bu sorunlarla Orman Haftasını Buruk Kutladık başlıklı basın açıklamasını 22 Mart 2013 tarihinde gerçekleştirdik. Türkiye Ormancılar Derneğinin öncülüğünde Ormancı örgütleriyle birlikte düzenlenen Ormancılık Haftası etkinliklerine katılım sağlanmıştır. Nisan ayı başında 500 adet ormancı çalışanı arkadaş başlıklı bildiri basılmış ve 500 adette KESK bülteni Orman Genel Müdürlüğünün Afyon da yaptığı seminerde MYK üyemiz Yüksel KILINÇ, eski Genel Başkanımız Yücel GÜL ve seminer katılımcı üyelerimiz tarafından toplantıda dağıtılmıştır. Yüksel KILINÇ ve Yücel GÜL tarafından Yangın ve Sınırlandırma tazminatı ile genel sorunlarımız Kadastro Daire Başkanı ve Orman Genel Müdür Yardımcısına sorulmuştur. KESK il gezileri kapsamında Nisan 2013 tarihlerinde Antalya da gerçekleştirilen faaliyetlere Genel Sekreterimiz Atila İREY katılmıştır. Orman Muhafaza Memurlarının Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği nin çeşitli hükümlerinin iptali için sendikamızın Danıştay 2.Dairesinde 2012 / 9904 E.sayılı dosyasında iptal davası açtığı ve söz konusu yönetmeliğinin hükümlerinin uygulanmasının çalışan personelleri mağdur duruma düşüreceği gibi kamu- ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

18 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası oyu da zarara uğratılacağı ve bu yüzden söz konusu iptal davası sonuçlanıncaya kadar uygulanmanın geri bırakılması hususuna Orman Genel Müdürlüğü bir kez daha uyarılmıştır. KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı TOMBUL ile Sendikamız Genel Sekreteri Atila İREY Orman Genel Müdürlüğünde Çalışanların yaşamış olduğu sorunların çözümü için 25 Nisan 2013 günü Orman Genel Müdürü İbrahim ÇİFTÇİ ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede sorunlar ve çözüm önerilerimiz yazılı olarak ta sunuldu. 4-5 Haziran 2013 günlerinde Konfederasyonumuzun almış olduğu karar gereği gerçekleştirilen greve ve alan eylemlerine katılım sağlanmıştır. Gezi Direnişinde devletin baskı ve şiddet politikalarına karşı KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve TDB ile birlikte 17 Haziran 2013 te yapılan bir günlük greve ve alan eylemlerine katılım sağlanmıştır. Orman Genel Müdürlüğü çalışanlarının gasp edilen sınırlandırma ve yangın tazminatlarının yeniden ödenmesi için 8-12 Temmuz 2013 tarihleri arasında yaygın bir imza kampanyası düzenlenmiştir. Toplanan imzalar 16 Temmuz 2013 günü Orman Genel Müdürlüğüne bina önünde yapılan basın açıklaması sonrası teslim edilmiştir. 19 Aralık 2013 günü Konfederasyonumuzca alınan karar gereği bütçe taleplerimiz ve demokratik taleplerimiz için bir günlük uyarı grevine ve alan eylemine katılım sağlanmıştır. 11 Ocak 2014 tarihinde KESK, DİSK, TMMOB ve TBB nin çağrısıyla gerçekleştirilen merkezî Ankara mitingine katılım sağlanmıştır. 8 Mart 2014 tarihinde gerçekleştirilen Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine katılım sağlanmıştır Mart 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen Ormancılık Haftası etkinliklerine katılım sağlanmıştır. 21 Mart 2014 tarihinde gerçekleştirilen Newroz etkinliğine katılım sağlanmıştır. 14 Nisan 2014 tarihinde konfederasyonumuz KESK tarafından alınan karar gereği ülke genelinde yapılan bordro yakma eylemine katılım sağlanmıştır

19 TARIM ORKAM-SEN ÖRGÜTLENMEYE İLİŞKİN GENEL ÜYE HAREKETLERİ

20 Genel Üye Sayısı: FAAL ÜYE SAYISI TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Kadın-Erkek Sayıları: FAAL ÜYE LİSTESİ Üye Sayısı ERKEK ÜYE KADIN ÜYE 651 Öğrenim Durumları: FAAL ÜYE LİSTESİ Üye Sayısı İLKOKUL MEZUNU 259 LİSE MEZUNU 839 YÜKSEK OKUL MEZUNU Kurumlara Göre Genel Durum: KURUM ADI Faal Üye Sayısı ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI 959 GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3 TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 77 TOPLAM

21 ŞUBELERİMİZ VE BAĞLI OLDUKLARI İLLERE GÖRE ÜYE SAYILARI BAĞLI OLDUĞU ŞUBE ŞUBE TOPLAM ÜYE SAYISI GÖREV YAPILAN İL ÜYE SAYISI ADANA 45 GAZİANTEP 29 HATAY 36 ADANA 134 K.MARAŞ 11 KAYSERİ 11 KİLİS 1 OSMANİYE 1 ANKARA 226 ÇANKIRI 3 ANKARA 233 KIRIKKALE 1 KIRŞEHİR 2 YOZGAT 1 AFYON 17 BALIKESİR 84 BİLECİK 13 BURSA 311 BURSA 110 ÇANAKKALE 30 ESKİŞEHİR 42 KÜTAHYA 3 YALOVA 12 BATMAN 138 BİNGÖL 13 DİYARBAKIR 550 DİYARBAKIR 387 ELAZIĞ 7 ERZİNCAN 5 ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

22 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası BAĞLI OLDUĞU ŞUBE ŞUBE TOPLAM ÜYE SAYISI GÖREV YAPILAN İL ÜYE SAYISI AMASYA 12 ÇORUM 41 GİRESUN 17 GİRESUN 183 ORDU 19 SAMSUN 47 SİVAS 18 TOKAT 29 ADAPAZARI 18 EDİRNE 16 İSTANBUL 332 İSTANBUL 204 KIRKLARELİ 40 KOCAELİ 29 TEKİRDAĞ 25 İZMİR 344 İZMİR 420 MANİSA 72 UŞAK 4 AKSARAY 2 KONYA 1 MERSİN 134 MERSİN 117 NEVŞEHİR 2 NİĞDE 12 ANTALYA 62 AYDIN 136 MUĞLA 313 BURDUR 11 DENİZLİ 21 MUĞLA 83 ADIYAMAN 51 MALATYA 56 ŞANLIURFA 441 MARDİN 148 ŞANLIURFA 68 TUNCELİ

23 BAĞLI OLDUĞU ŞUBE ŞUBE TOPLAM ÜYE SAYISI GÖREV YAPILAN İL ÜYE SAYISI ARDAHAN 2 ARTVİN 45 ERZURUM 3 TRABZON 137 GÜMÜŞHANE 11 IĞDIR 3 KARS 15 RİZE 9 TRABZON 49 AĞRI 58 BİTLİS 21 HAKKARİ 101 VAN 403 MUŞ 22 SİİRT 14 ŞIRNAK 42 VAN 145 BARTIN 25 BOLU 15 DÜZCE 6 ZONGULDAK 109 KARABÜK 9 KASTAMONU 6 SİNOP 16 ZONGULDAK 32 TOPLAM TOPLAM ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

24 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası YILLARI ARASI KESK VE BAĞLI SENDİKALARIN ÜYE SAYILARI (ÇALIŞMA BAKANLIĞI TUTANAKLARINA GÖRE) EĞİTİM SEN SES BES TÜMBEL- SEN ESM TARIM ORKAM SEN HABER SEN BTS KÜLTÜR SANAT YAPI- YOL DİVES KESK

25 BASIN AÇIKLAMALARI

26 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası KÜTAHYA GÜMÜŞKÖY DE BULUNAN ETİ GÜMÜŞ E AİT MADEN DERHAL, VAKİT GEÇİRİLMEDEN KAPATILMALIDIR Kütahya Gümüşköy de bulunan Eti Gümüş A.Ş. ne ait gümüş madeni işletmesinde atık depolama barajında taşma meydana gelmiş ve atık barajı yıkılma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Atık depolama barajındaki sızmalar ve taşmalar neticesinde atık depolama havuzundan aktif durumda bulunan ağır metaller (arsenik, kurşun, bakır, çinko vs.) yer altı sularına ve besin zincirini karışmaktadır. Bölgedeki içme suyundan alınan numunenin Çevre Mühendisleri Odası tarafından yaptırılan laboratuar analizi sonucunda, sudaki siyanür miktarının limit değerinden % 40 daha fazla olduğu tespit edilmiştir. İlerleyen günlerde sızmalarla birlikte bu miktar daha da artacaktır. Sızmaların dışında atık havuzundan sürekli olarak buharlaşan hidrojen siyanür gazı çevreyi ve insanları zehirlemektedir. Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızın korunması için; Kütahya Gümüşköy de bulunan Eti Gümüş e ait gümüş madeni işletmesi DER- HAL KAPATILMALIDIR. Atık havuzları ile ilgili olarak devlet tarafından ıslah çalışmalarına başlanmalı ve tüm ıslah çalışması maliyetleri firma tarafından karşılanmalıdır. Tesiste çalışanların tüm yasal hakları firma tarafından ödenmeli ve çalışanlar devlet tarafından başka bir işe yerleştirilmelidirler. Suları, toprakları ve hayvanları zehirlenen yöre halkının tüm mağduriyetleri devlet tarafından karşılanmalıdır. Yöredeki köylerde yaşayanların sağlık durumları acilen değerlendirilmeli, bölge halkı siyanür ve ağır metallerin sağlık etkileri yönünden aydınlatılmalı, sağlık durumları ileriye dönük olarak izlenmelidir. Bölge halkında oluşabilecek sağlık etkilerinin belirlenmesi ve takibi açısından kısa, orta ve uzun vadeli bir izlem ve değerlendirme planı yapılmalıdır. Bu kapsamda olası sağlık etkilerinin ortaya çıkıp çıkmadığını saptamak amacıyla gerekirse tarama, biyolojik izlem ve bilimsel araştırmalar planlanmalıdır. Bölgedeki sağlık kurumları beklenen sağlık etkileri, acil durum planı ve müdahale konusunda eğitimden geçirilmelidir, halka olası sağlık etkileri ve alınacak önlemler anlatılmalıdır

27 Gümüşköy de yaşananlar, yıllardan bu yana sendikalar ve meslek örgütleri tarafından yapılan uyarılar ve yargı kararları dikkate alınarak Türkiye deki Bergama, Gümüşhane, Kışladağ, Munzur, İliç v.b ve dünyadaki siyanürle madencilik yapan tüm tesisler derhal kapatılmalıdır. Gümüşköy de gerekli önlemleri almakta yetersiz kalan ve bir gram dahi siyanürlü su sızmamıştır diyerek bilimsel ve etik davranmaktan uzak olan Çevre ve Orman Bakanı istifa etmelidir. Yukarıda yapılması gereken tüm uygulamalar için biz aşağıda imzası olan sendikalar ve meslek ve çevre örgütleri olarak oluşturduğumuz Kütahya Gümüşköy İzleme platformu olarak tüm bilgi ve birikimlerimizi yöre halkıyla paylaşacağımızı ve süreci sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna duyururuz. DİSK Türkiye Devrimci Maden Arama ve İşletme İşçileri Sendikası KESK Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası KESK Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası KESK Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası TMMOB Çevre Mühendisleri Odası TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası TMMOB Kimya Mühendisleri Odası TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Türk Tabipler Birliği Ekoloji Kolektifi ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

28 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası BASINA VE KAMUOYUNA TARGEL SORUN YUMAĞI! Mühendisler köyde köylüler şehirde Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi (TARGEL) adı altında uygulanan proje ortaya çıkardığı sorunlarla dikkat çekmektedir. TARGEL Projesinin tarımsal yayım faaliyetlerini etkinleştirmek ve bilginin doğrudan çiftçiye zaman ve mekan sınırı olmaksızın ulaşabilmesini sağlamak amacıyla uygulandığı bakanlıkça iddia edilse de, gerçekler hiçde iddia edildiği gibi değildir. Köylerde hiçbir altyapısı, çalışma bürosu, ulaşım ve konaklama koşulları oluşturulmadan uygulanmaya çalışılan projenin ciddiyeti buradan anlaşılmaktadır. Bu kapsamda istihdam edilen ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler ise ilkel ve çağdışı koşullarda fedakarca görevlerini yapmaya çalışırken, deyim yerindeyse kaderleriyle baş başa bırakılmışlardır. Önceki yıllarda yine aynı iddialarla uygulanan köy grup ziraat teknisyenliği uygulamasının başarısız olduğu ve uygulamadan vazgeçildiği bilinmektedir. Oysa köy grup ziraat teknisyenliği teknik donanım, araç ve konutla desteklendiği halde başarısız olmuştu. TARGEL kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları kanunun 4-B maddesi statüsünde istihdam edilen 5000 civarındaki ziraat mühendisi ve veteriner hekim projenin uygulanmasından ve Bakanlığın gerekli önlemleri almamasından kaynaklı olarak 4-B li diğer kamu çalışanlarından farklı ve ağır sorunlar da yaşamaktadırlar. ÖSYM başvurusu sırasında çalışma bölgesi olarak tek bir köyün ismi geçmesine rağmen, sözleşmeler imzalandıktan sonra onlarca köyden daha sorumlu tutulan Mühendis ve veteriner Hekimlere ikamet zorunluluğu getirilen köylerde ne konut ne de çalışma bürosu temin edilmiştir. Bütün bu engelleri aşarak büro kurmayı başaranlar ise büronun elektrik, kira, ısınma vb. giderlerini kendileri karşılamaktadırlar. Ayrıca sorumlu tutuldukları diğer köylere hangi araçla ulaşacakları da merak konusudur. Tarım ve köyişleri Bakanlığı bugüne kadar TARGEL kapsamında istihdam edilenlerin yaşadıkları sorunların çözümünde hiçbir adım atmamış ve görmezden gelmiştir. TARGEL kapsamında ve diğer sözleşmeli görev yapan tüm 4-B, 4-C li çalışanlar güvenceli ve kadrolu istihdam edilmelidir. Sözleşmeli çalışanlar kadroya alınıncaya kadar aşağıdaki önlemler Bakanlıkça hızla yerine getirilmelidir. Öncelikle hiçbir alt yapısı olmayan, aile bütünlüğünü bozan, sosyal, kültürel ve en temel insani ihtiyaçların bile karşılanmasından yoksun bir çalışma ortamı olan köyde ikamet zorunluluğu hemen kaldırılmalıdır. Bilimsellikten uzak, objektif kriterler taşımayan ve İl ve İlçe Müdürlerinin sık sık baskı kurmak için istismar ettiği Performansa dayalı ücret uygulaması kaldırılmalıdır

29 Diğer bakanlıklarda çalışan teknik personelle kıyaslandığında ortaya çıkan ücret adaletsizliği giderilmeli, sözleşmeler imzalanırken ücretler açıkça belirtilmelidir. Ayrıca emsali kadrolu çalışanların aldığı, fazla mesai ücreti, tazminat ve ek ödemelerden yararlandırılmalıdır. Bu sebeplerden kaynaklı mali kayıpları geriye dönük hesaplanarak ödenmelidir. Görev yaptıkları il ve ilçe Müdürlüklerindeki baskıcı ve keyfi uygulamalar derhal son bulmalı, sözleşmede belirtilen görevler dışında görevlendirmeler yapılmamalıdır. Mesleki anlamda yetkinleşme ve görevde yükselmenin önündeki engeller kaldırılmalı, mevcut TARGEL çalışanlarının ÖSYM tarafından 4-B kapsamında yapılan atamaları engellenmemelidir. Bakanlığın taşra teşkilatlarında teknik personel sıkıntısı olduğu ve bazı bölgelerde proje çalışanlarının il ve ilçe merkezlerinde usulsüz olarak görevlendirildiği bilinmektedir. TARGEL projesinde deneyim kazanmış personeli il ve ilçe merkezine çekmek yerine, yeni ataması yapılan personelin il ve ilçe merkezlerine atanması uygulamasına son verilmelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yaptırdığı güdümlü anketlerle gerçekleri gizleyemez artık. Bakanlık yetkilileri TARGEL çalışanlarının yıllardır katlandığı bu çalışma koşullarına bir hafta dayanabilirler mi acaba? Sonuç olarak; çalışma yaşamının temel değerleriyle çelişen TARGEL projesinin yarattığı sorunların çözümü artık ertelenmemelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yukarıda ki önerilerimiz ışığında TARGEL çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmesini ve sorumlu davranmasını bekliyoruz. Tarım Orkam-Sen olarak konunun takipçisi olacağımızı ve sorunlar çözülünceye kadar da mücadelemizi büyüterek sürdüreceğimizi belirtiyoruz. TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

30 GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞINDA 4-B LİLERE KADRO ALDATMACASI! TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası AKP hükümeti 12 Haziran 2011 de yapılan genel seçim öncesi çıkarttığı 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4-B statüsünde ve 4924 sayılı kanun uyarınca sözleşmeli çalışan personelleri şartsız kadroya alınacağını hükme bağlamıştı. Seçimlere kısa bir süre önce yapılan düzenlemenin bir seçim yatırımı olduğu ve bir lütufmuş gibi sunulduğunu o süreçte de ifade etmiştik. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığındaki 4-B lilerin kadroya geçirilmesinde yaşananlar bu tespitimizi bir kez daha kanıtlar niteliktedir. Personel Genel Müdürlüğünün tarih ve 588 sayılı atama oluruyla Tarımsal Yayımı Geliştirme (TARGEL) projesi kapsamında görev yapan 5000 e yakın 4-B liye adeta kadro veriliyormuş gibi gösterilmiştir. Atama olurunda yeni görev yerleri olarak vizeli köylere atamaları yapılmıştır. Bakanlığın taşra teşkilatı şemasında en küçük birim olarak Bakanlık İlçe Müdürlüğü olarak tanımlanmasına rağmen, vizeli köylere atamalarının yapılması 657 sayılı DMK ya, 639 sayılı KHK ya aykırı olduğu açıktır. Ayrıca, BİMER in (Başbakanlık İletişim Merkezi) 11,08,2011 tarih ve numaralı yazısında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının İl ve İlçelerde birimleri mevcuttur. Köylerde herhangi bir birimi yoktur. Denmesine karşın bu yaşananlar akıllara Vizontele isimli filmde kütüphanesi olmayan ilçeye kütüphane müdürü ataması yapılmasını getirmektedir. Çalışma esasları, tayin ve özlük hakları bakımından artık 4-A lı olan TARGEL çalışanlarına ne denecektir şimdi? Yoksa Bakanlıkta Özde kadrolu sözde kadrolu uygulaması mı başlamıştır. Bu kapsamda kadroya geçen bir çalışan başka bir İl e tayin istediğinde ne olacak peki, o İl de boş köy mü aranacak? Bu soruları çoğaltmamız mümkün ama mevcut yasal düzenlemelerde cevabı maalesef yok. Yaşanan bir diğer sorun da 25 Mayıs 2011 tarihinde atamaları yapılan ancak 4 Hazirandan önce sözleşmeleri imzalatılmayan yaklaşık 2000 e yakın 4-B linin kadro hakkından mahrum bırakılmalarıdır. Bu kapsamda ataması yapılanların çok azı 4 Hazirandan önce sözleşmeleri imzalatılmış ve kadroya alınmışlardır. Çalışma barışını bozan haksız uygulama aynı zamanda eşitlik ilkesine de aykırıdır. Başında ifade ettiğimiz gibi 4-B lilere kadro veriliyormuş gibi davranıldığı hissiyatını da güçlendirmektedir. 25 Mayısta atamaları yapılıyorsa eğer 4 Hazirana kadar da sözleşmeleri imzalanabilirdi ve mağduriyet ortadan kalkardı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri bu hukuksuz ve haksız uygulamaları bir an önce düzeltmelidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi köylerde hiçbir altyapısı oluşturulmadan uygulamaya çalışılan TARGEL Projesi iptal edilmelidir. Ayrıca Bakanlıkta çalışan güvenceden mahrum olan tüm sözleşmeliler (4-B, 4-C, 4924, taşeron) kadrolu istihdam edilmelidir. Bunun önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. Tarım Orkam-Sen olarak güvenceli iş güvenceli gelecek mücadelemizi büyüterek sürdürmeye devam edeceğiz TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ

31 BASIN AÇIKLAMASI ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI İLE ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ANKARA NIN YEŞİL DOKUSU AOÇ. GAZİ YERLEŞKESİNİ RANTİYECİLERE VERMEK İSTİYOR. Atatürk ün 11/6/1937 Tarihli Vasiyeti Doğrultusunda Türk Ormancılarınca Yeşillendirilen, Ormancılığın Kalbi ve Kültürel Hafızası, Ankara Halkının Vazgeçilmez Konumundaki Atatürk Orman Çiftliği Gazi Yerleşkesi nin; 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Olan Koruma Statüsünün 3. Derece Doğal Site Düşürülmesi ve Gizli Planlarla Yokedilmesi Girişimlerini Çevreye, Ankara Doğasına ve Türk Ormancılığına Vurulmuş Büyük Bir Darbe Olarak Görüyor ve Asla Kabul Etmiyoruz. Atatürk Orman Çiftliği nin ayrılmaz parçası olan Gazi Yerleşkesi;çiftliklerin hazineye devrine ilişkin Atatürk ün 11/6/1937 tarihinde yazdığı vasiyetnamesindeki araziyi ıslah ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka gezecek, eğlenecek ve dinlenecek sıhhi yerler temin eylemek. ifadesine ve Burasını öyle ağaçlandırınız ki, körbir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin veciz sözüne uygun olarak, Türk Ormancılarının 1954 yılından bu yana yaptıkları bilimsel çalışmalar sonunda yeşillendirilmiş, bilim dünyası ve Ankara halkının yararlandığı mutena bir yurt köşesi haline getirilmiş, Atatürk Orman Çiftliği ile birlikte yılları arasında BİRİNCİ DERECE DOĞAL VE TARİHİ SİT olarak tescil edilmiş olan bu yer, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü nce rantiyecilere verilmek istenerek fonksiyonunun sonlandırılmasına dair gizli planlar yapılmaktadır. Ormancılığın kurumsal kimliği ve kültürel hafızasının kalbi ve Ankara halkının vazgeçilmez uğrak yeri olan, 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Gazi Yerleşkesi; 2007 yılında başlatılan gizli planlarla ve günümüzde Orman ve Su İşleri Bakanı ile Bakanlık Müsteşarının baskılarına karşı koyamayan, Orman Genel Müdürü sayesinde, 1 inci Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı koruma statüsü, her türlü yapılaşmaya açık 3.Derece Doğal Site düşürülmüş ve dikensiz gül bahçesi halinde rantiyecilere verilmek istenmektedir. Atatürk ün vasiyeti doğrultusunda yeşillendirilen bu mutena yurt köşesinin; tekrar 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı koruma statüsüne dönüştürülmesini, Gazi Yerleşkesinin fonksiyonunun değiştirilmemesi için yazılı ve görsel basının, köşe yazarlarının, Ankara halkının ve çevre dostlarının konuya sahip çıkmalarının gerekli olduğunu ve platforma her türlü desteği vermelerini istiyoruz. Orman Genel Müdürü ve üst düzey yetkilileri; girdiğiniz yanlış yoldan geri dönmenizi, çalışanlarınıza yerleşkenin boşaltılmasına yönelik kanunsuz baskılar yapmamanızı, onurlu davranmanızı, gizli plânlarla,ormancı çalışanların, çevre ve doğa sever Ankara ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

32 halkının vicdanlarını sızlatan ve hiç de kabul görmeyen yanlışlarınızda ısrar etmemenizi açıkça ifade ediyor, Atatürk Orman Çiftliğinin ayrılmaz parçası olan Gazi Yerleşkesi üzerindeki gizli planları asla kabul etmiyor ve şiddetle kınıyoruz. 01/Kasım/2011 AOÇ. GAZİ YERLEŞKESİNE SAHİP ÇIKALIM PLATFORMU TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası AOÇ. GAZİ YERLEŞKESİNE SAHİP ÇIKALIM PLATFORMU ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ ORMAN TEKNİKERLERİ DERNEĞİ EMEKLİ ORMANCILAR DERNEĞİ TÜRK TARIM ORMAN-SEN YEŞİL TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ TARIM ORMAN-İŞ TARIM ORKAM-SEN TÜRKİYE ORMANCILIK KOOPERATİFLERİ MERKEZ BİRLİĞİ TarIm Orman ve Çevre Hak SendikasI KIRSAL ÇEVRE VE ORMANCILIK SORUNLARI ARAŞTIRMA DERNEĞİ ORMANCI İKTİSATÇILAR DERNEĞİ

33 BASINA VE KAMUOYUNA ANADOLU İSYANDA! Doğamıza, suyumuza, ormanlarımıza, toprağımıza, kültürel ve doğal varlıklarımıza sahip çıkmak için 7 ayrı koldan Anadolu yu vermeyeceğiz sloganıyla başlayan Ankara yürüyüşünü coşkuyla selamlıyoruz. İnsanı, doğayı ve yaşam hakkını hiçe sayanlar, sularımızı HES projeleriyle enerji şirketlerine peşkeş çekmek istiyorlar. Canlı yaşamın vazgeçilmezi olan ormanlarımız 2-B yasasıyla talana açılmak isteniyor. Dağlarımız maden şirketlerine teslim edilerek bozuşturulmak isteniyor. Nükleer ve termik santrallerle yaşamımız tehdit edilmek isteniyor. GDO lu tohumlarla sağlıklı beslenme hakkımız elimizden alınmak isteniyor. Binlerce yılın kültürel ve doğal mirasları olan Hasankeyf, Munzur vadisi, fırtına vadisi, alliona ve diğerleri yok edilmek isteniyor. AKP hükümeti doğayı ve yaşamı tehdit eden yasal düzenlemeleri tüm tepkilere rağmen çıkartmaya devam ediyor. Tabiat ve biyoçeşitliliği koruma kanun tasarısı mecliste beklerken, jet hızıyla çıkartılan Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunuyla HES projelerinin önündeki engeller kaldırılmak isteniyor. Ormanlarımıza yönelik tarihin en kapsamlı saldırısı 2-B gündemdeki yerini korurken, geçtiğimiz yıllarda çıkartılan Turizmi Teşvik yasası ve Maden yasası gibi düzenlemeler 2-B yi aratmayan tehditler içermektedir. Yaşam hakkımıza kastedenler ulusal ve uluslar arası ölçekte kendi birliklerini kurarak hareket ediyorlar. Bizlerde yaşam hakkı savunucuları olarak yerellerde tek tek başlattığımız mücadeleyi bugün birleştirerek ve büyüterek devam ediyoruz. Yaşama, doğaya ve geleceğimize sahip çıkanlar Türkiye nin dört bir yanından birleşe birleşe Ankara ya yürüyor. Tarım Orkam-Sen olarak Anadolu yu vermeyeceğiz şiarıyla başlatılan yürüyüşün yanında olduğumuzu bildiriyoruz. Yolumuz açık olsun. 14 Nisan 2011 ( Nisan 2014) TARIM ORKAM SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU 5. Olağan Genel Kurul

34 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası BASINA VE KAMUOYUNA TARGEL SORUN YUMAĞI! Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi (TARGEL) adı altında uygulanan proje ortaya çıkardığı sorunlarla dikkat çekmektedir. TARGEL Projesinin tarımsal yayım faaliyetlerini etkinleştirmek ve bilginin doğrudan çiftçiye zaman ve mekan sınırı olmaksızın ulaşabilmesini sağlamak amacıyla uygulandığı bakanlıkça iddia edilse de, gerçekler hiçde iddia edildiği gibi değildir. Köylerde hiçbir altyapısı, çalışma bürosu, ulaşım ve konaklama koşulları oluşturulmadan uygulanmaya çalışılan projenin ciddiyeti buradan anlaşılmaktadır. Bu kapsamda istihdam edilen ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler ise ilkel ve çağdışı koşullarda fedakarca görevlerini yapmaya çalışırken, deyim yerindeyse kaderleriyle baş başa bırakılmışlardır. Önceki yıllarda yine aynı iddialarla uygulanan köy grup ziraat teknisyenliği uygulamasının başarısız olduğu ve uygulamadan vazgeçildiği bilinmektedir. Oysa köy grup ziraat teknisyenliği teknik donanım, araç ve konutla desteklendiği halde başarısız olmuştu. TARGEL kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları kanunun 4-B maddesi statüsünde istihdam edilen 5000 civarındaki ziraat mühendisi ve veteriner hekim projenin uygulanmasından ve Bakanlığın gerekli önlemleri almamasından kaynaklı olarak 4-B li diğer kamu çalışanlarından farklı ve ağır sorunlar da yaşamaktadırlar. ÖSYM başvurusu sırasında çalışma bölgesi olarak tek bir köyün ismi geçmesine rağmen, sözleşmeler imzalandıktan sonra onlarca köyden daha sorumlu tutulan Mühendis ve veteriner Hekimlere ikamet zorunluluğu getirilen köylerde ne konut ne de çalışma bürosu temin edilmiştir. Bütün bu engelleri aşarak büro kurmayı başaranlar ise büronun elektrik, kira, ısınma vb. giderlerini kendileri karşılamaktadırlar. Ayrıca sorumlu tutuldukları diğer köylere hangi araçla ulaşacakları da merak konusudur. Tarım ve köyişleri Bakanlığı bugüne kadar TARGEL kapsamında istihdam edilenlerin yaşadıkları sorunların çözümünde hiçbir adım atmamış ve görmezden gelmiştir. TARGEL kapsamında ve diğer sözleşmeli görev yapan tüm 4-B, 4-C li çalışanlar güvenceli ve kadrolu istihdam edilmelidir. Sözleşmeli çalışanlar kadroya alınıncaya kadar aşağıdaki önlemler Bakanlıkça hızla yerine getirilmelidir. Öncelikle hiçbir alt yapısı olmayan, aile bütünlüğünü bozan, sosyal, kültürel ve en temel insani ihtiyaçların bile karşılanmasından yoksun bir çalışma ortamı olan köyde ikamet zorunluluğu hemen kaldırılmalıdır. Bilimsellikten uzak, objektif kriterler taşımayan ve İl ve İlçe Müdürlerinin sık sık baskı kurmak için istismar ettiği Performansa dayalı ücret uygulaması kaldırılmalıdır. Diğer bakanlıklarda çalışan teknik personelle kıyaslandığında ortaya çıkan ücret adaletsizliği giderilmeli, sözleşmeler imzalanırken ücretler açıkça belirtilmelidir. Ayrıca

35 emsali kadrolu çalışanların aldığı, fazla mesai ücreti, tazminat ve ek ödemelerden yararlandırılmalıdır. Bu sebeplerden kaynaklı mali kayıpları geriye dönük hesaplanarak ödenmelidir. Görev yaptıkları il ve ilçe Müdürlüklerindeki baskıcı ve keyfi uygulamalar derhal son bulmalı, sözleşmede belirtilen görevler dışında görevlendirmeler yapılmamalıdır. Mesleki anlamda yetkinleşme ve görevde yükselmenin önündeki engeller kaldırılmalı, mevcut TARGEL çalışanlarının ÖSYM tarafından 4-B kapsamında yapılan atamaları engellenmemelidir. Bakanlığın taşra teşkilatlarında teknik personel sıkıntısı olduğu ve bazı bölgelerde proje çalışanlarının il ve ilçe merkezlerinde usulsüz olarak görevlendirildiği bilinmektedir. TARGEL projesinde deneyim kazanmış personeli il ve ilçe merkezine çekmek yerine, yeni ataması yapılan personelin il ve ilçe merkezlerine atanması uygulamasına son verilmelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yaptırdığı güdümlü anketlerle gerçekleri gizleyemez artık. Bakanlık yetkilileri TARGEL çalışanlarının yıllardır katlandığı bu çalışma koşullarına bir hafta dayanabilirler mi acaba? Sonuç olarak; çalışma yaşamının temel değerleriyle çelişen TARGEL projesinin yarattığı sorunların çözümü artık ertelenmemelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yukarıda ki önerilerimiz ışığında TARGEL çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmesini ve sorumlu davranmasını bekliyoruz. Tarım Orkam-Sen olarak konunun takipçisi olacağımızı ve sorunlar çözülünceye kadar da mücadelemizi büyüterek sürdüreceğimizi belirtiyoruz TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

36 DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNÜ ÇEVRE YAĞMASIYLA KARŞILIYORUZ! TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Kapitalist yağma düzeni tüm tarihi birikimleri olduğu gibi doğal varlıklarımızı talan ederek yok etmeye devam ediyor. 5 Ekim Dünya Çevre Gününü ormanlarımızın, suyumuzun, doğal yaşam alanlarımızın saldırı altında olduğu bir dönemde karşılıyoruz. Son yıllarda Meclisten çıkarılan yasalarla milli parklar, doğal sitler, yaban hayatı koruma sahaları enerji ve maden tekellerinin hedefi haline getirilmiştir. Kamuoyunda 2 B olarak bilinen ve orman vasfını yitirmiş orman alanlarının satışını öngeren yasal düzenleme geçtiğimiz aylarda mecliste kabul edilerek yasalaşmıştı. Yapılan düzenlemeyle orman olarak muhafazasında ilim ve fen bakımından yarar görülmeyen yerlerin satışı da öngörülmektedir. Bu düzenleme Orman alanlarımıza yönelik tarihin en kapsamlı ve ciddi saldırısıdır. Ülkemizin dört bir yanında yapımı planlanan HES projeleri ile termik santrallerle, nükleer santrallerle sularımız, derelerimiz pazarlanmak istenmektedir. Yapılması halinde telafisi mümkün olmayan sorunları ortaya çıkaracak olan bu projeler ile yaşam alanlarımız yok edilmek istenmektedir. Bilim insanlarının, çevre örgütlerinin ve ülkenin dört bir yanında yaşam alanlarını savunan halkımızın tüm uyarı ve mücadelelerine rağmen AKP hükümeti çevreye yönelik yıkıcı politikalardaki ısrarını sürdürmektedir. Bugünlerde mecliste doğal yaşam alanlarımızın sermayeye peşkeş çekilebilmesi için yeni bir yasal düzenleme daha yapılmaktadır. Tabiatı ve Biyolojik çeşitliliği koruma yasa tasarısı TBMM çevre komisyonunda görüşülmeye devam ediliyor. Tasarının yasalaşması halinde koruma altındaki tüm alanlar şirketlerin hizmetine açılmış olacak, doğal sit kararları iptal edilebilecek, milli parklar bile yatırım amaçlı şirketlere üstün kamu yararı gerekçesiyle tahsis edilebilecek. Doğal yaşam alanlarımıza yönelik bunca kapsamlı saldırıya karşı çevre mücadelesi de büyüyerek devam ediyor. Ülkemizin dört bir yanında çevre hareketlerinin yarattığı etkiden olsa gerek AKP hükümeti mücadele eden kesimlere yönelik saldırganlaşarak bir avuç çapulcu, bir takım çevreci tipler gibi ifadeler kullanmaktan geri durmuyor. Bu nedenle yaşanabilir bir çevre için mücadele etmekten başkacada yol yoktur. Bu saldırıları bertaraf edene dek de 5 Haziran mücadele günü olamaya devam edecektir. 5 /06/ 2012 TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ

37 ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINDIRILMASI ALDATMACASI, 2/B VE 2/A GERÇEĞİ! Bugünlerde Mecliste Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı görüşülmektedir. AKP hükümeti sağlık alanı başta olmak temel kamu hizmetlerini piyasaya açmak için yaptığı yasal düzenlemeleri de kamuoyuna reform, dönüşüm gibi olumlu kavramlarla izah ettiği de göz önüne alındığında, bu yasa tasarısının da orman köylülerini kalkındırmak için yaptığını iddia etmesinin bir aldatmaca olduğu anlaşılacaktır. Tasarı yasalaşırsa satışlardan elde edilecek gelirin neredeyse tamamına yakını çevre ve şehircilik Bakanlığına aktarılarak kentsel dönüşümlerde kullanılacak. Tasarı Kamuoyunda 2/B olarak bilinen(410 bin hektar alan) tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş olan alanların satışını içermektedir. Ancak yasa tasarısındaki en büyük tehdit 2/A olarak tarif edilen orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler hükmü ile tüm orman alanlarının gerek görüldüğünde satışını öngörmektedir. Öyle ki istenildiği zaman her ormanlık alan orman olarak muhafazasında yarar görülmediği gerekçesiyle yağma ve talana açılabilecektir. Tasarı ayrıca mülkiyeti hazineye ait olan 927 bin hektar tarım arazisinin satışını da içermektedir. Adeta mirasyedi evlat gibi kamusal varlıkların satışı ve özelleştirilmesinde sıra ormanlarımıza ve hazine arazilerine gelmiş bulunmaktadır. Tasarı yasalaştığı takdirde 2/B ve hazine arazisi olarak toplam 1 milyon 337 bin hektar alan satışa çıkarılacaktır. Satış işlemlerinde satış bedeline itiraz etmeme ve dava açmama, yürütmeyi durdurma ve tedbir kararı verilemeyeceği yaptırımı da getirilmektedir. Yasa tasarısını gerekçelendirirken orman niteliğini kaybetmiş alanların yeniden ormana dönüşümünün mümkün olmadığı iddia edilmektedir. Dolayısıyla satmaktan ve değerlendirmekten başkaca da yol yok denmektedir. Oysa hem 2/B nin yasal dayanağında böyle bir ibare yoktur hemde bu iddia bilimsel bakımdan da yanlıştır. Bu alanlar pekâlâ yeniden ormanlık alanlara dönüştürülebilinir. Yasa tasarısı bundan sonrada artık benzer beklentilere yol açacağından ormanlık alanlarda daha fazla saldırıyı beraberinde getirecektir. Özellikle kıyı şeritlerinde ki ormanlık alanlar rantiyenin hedefi haline gelecektir. Ormanlık alanlarda ki şimdiye kadar yapılan yasa dışı yağma bundan sonra yasal mevzuata kavuşmuş olacaktır. Tasarıda 2/B alanlarının orman köylülerine tarımsal amaçla satılacağı vurgulanmaktadır. Yoksullukla pençeleşen orman köylüleri bırakın 2/B alanı satın almayı, tasarıyla köylerinden kovulma tehditi altına gireceklerdir. Tasarı tamamen rant ve çıkar çevrelerinin ihtiyaçları üzerinden gündeme getirilmiştir. Tasarıda bulunan orman olarak ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

38 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen ibaresi ile de artık 21,6 milyon hektar ormanlık alan talana ve yağmaya açık hale getirilecektir. Doğal yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan ormanlarımıza yönelik bu tehdit tüm insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçtur. Tasarı bu haliyle geçtiğinde telafisi mümkün olmayan felaketlerle karşı karşıya kalabileceğiz. Bu nedenle yasa tasarısı derhal geri çekilmeli, 2/B olarak tarif edilen alanların yeniden ormanlık alana dönüştürülmesi için çalışmalar başlatılmalıdır. 23 Mart 2012 TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ

39 3 NİSAN 2012 TARİHLİ ZEYTİNCİLİK YÖNETMELİĞİ GERİ ÇEKİLSİN! Ormanlarımıza, suyumuza, toprağımıza, tarımsal üretime ve doğal yaşam alanlarımıza yönelik talan ve yok etme girişimlerine bir yenisi daha eklendi. Turizmi ve madenciliği teşvik söylemi adı altında 3573 sayılı zeytinciliğin ıslahı, yabanilerin aşılattırılması hakkındaki kanunda değişiklik girişimleri bu güne kadar kamuoyunda oluşan tepki nedeniyle gerçekleştirilememişti. Ancak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca 3 Nisan 2012 tarihli ve sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Zeytinciliğin ıslahı, yabanilerin aşılattırılmasına dair yönetmelikte değişiklik yapılmasına daire yönetmelik düzenlemesiyle artık zeytinlik alanlarımızda yok edilme tehdidiyle karşı karşıyadır. Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre bundan böyle zeytin alanları; Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri, Kamu yararı kararı alınmış madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve işletme etkinlikleri, Savunmaya yönelik stratejik yatırımlar için kullanılabilecek. Yani zeytinliklerde zeytincilik dışında her şey yapılabilecektir. Oysa yapılan yönetmelik değişikliği, dayanağı olan 3573 sayılı kanuna aykırıdır. Çünkü kanunun 20.maddesinde Zeytincilik sahaları daraltılamaz denilmektedir. Zeytin gıda sektöründe ve tarımsal üretimde Dünyada ve ülkemizde stratejik bir üründür. Bu önemi de gün geçtikçe artmaktadır. Zeytin üretimi ve ona bağlı yan kolları Ülkemizde yaklaşık 10 milyon kişinin doğrudan ve dolaylı geçim kaynağıdır. Tütün ve şeker üretiminde yaşananlar şimdi de zeytincilik üretiminde dayatılmakta ve milyonlarca insanın geçim kaynakları yok edilmek istenmektedir. Ayrıca yönetmelik değişikliği başta Muğla Yatağan olmak üzere ülkenin değişik yerlerinde termik santral kurma girişimlerine yönelik hukuksal engelleri de ortadan kaldırılması amacı da taşımaktadır. 100 bine yakın kişinin zeytinlik alanlarımızın korunması talebiyle TBMM ne dilekçe vermiş olmasına rağmen yönetmelik değişikliğindeki ısrar kabul edilemezdir. Sağlıklı beslenme ve tarımsal üretim açısından ciddi sorunlar ortaya çıkaracak olan yönetmelik değişikliğinden acilen vazgeçilmeli, zeytinciliğimizi ve üreticilerimizi koruyacak önlemler derhal alınmalıdır TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

40 Değerli basın emekçileri, değerli dostlar; BASINA VE KAMUOYUNA TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası AKP hükümetinin ülkemizi ekonomik, sosyal ve siyasal olarak derin uçurumlara sürüklediği bir dönemde sendikamız Tarım Orkam-Sen 5. Başkanlar Kurulunu Trabzon İlimizde topluyor. Kurulumuzun toplandığı 8 Aralık günü aynı zamanda konfederasyonumuz KESK in 17. Kuruluş yıldönümü. Bu vesileyle Konfederasyonumuzun 17. Kuruluş yıldönümünü kutluyor, mücadele ve başarı dolu nice yıllar diliyoruz. Kapitalizmin küresel krizi derinleşerek ilerlerken, emperyalist güçler arasında Suriye merkezli gerici kamplaşmaların tırmandığı bir süreçten geçmekteyiz. Bölgesel liderlik ve yeni Osmancılık hayalleri peşinde koşan AKP hükümeti ise Ortadoğudaki yaşanan bu gelişmelerde ABD emperyalizminin taşeronluğuna soyunmuş bulunmaktadır. Malatya ya konuşlandırılan füze kalkanından sonra şimdide NATO dan istenen patriot füzelerinin Suriye sınırına konuşlandırılması için yapılan girişimler bölgede gerilimleri artırırken, Ülkemizi sonu belirsiz bir maceraya doğru sürüklemektedir. Yine Kürt sorunundaki gelişmelerden kaynaklı son dönemlerde giderek artan çatışma ve can kayıpları artık katlanılamaz boyutlara ulaşmıştır. Çözümü konusunda onca gelişmeye ve olanağa rağmen çözümsüzlükte ısrar acılarımızı artırmaktan başka bir şey doğurmuyor. Kürt sorunu ve Suriye sorununda tüm halkların ortak çıkarı barışın sağlanması ve demokrasinin geliştirilmesidir. Bu bakımdan ülkemizi içerde ve dışarıda savaş bataklığına sürükleyen AKP iktidarı karşısında hem bölgede hem de ülkede barışı savunmak her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. Değerli basın emekçileri; Kapitalist sistem yapısal özelliğinden kaynaklı yarattığı krizleri ve bunalımları aşmak için yine emekçi sınıfların kazanımlarına yönelmektedir. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm Dünyada işçi ve emekçiler yeniden kitlesel işten çıkarmalar, düşük ücret dayatmaları ve güvencesiz bir gelecek dayatması ile karşı karşıyalar. Ülkemizde ise sermayenin ihtiyaçları üzerinden hareket eden AKP hükümeti son yıllarda yaptığı yasal düzenlemelerle ve gerçekleştirdiği kimi fiili uygulamalarla emeğin kazanılmış tüm haklarına göz dikmiştir. Geçtiğimiz aylarda çıkarılan Toplu iş ilişkileri yasasıyla işçilerin örgütlenme ve toplu sözleşme haklarında yapılan gasptan sonra, sıranın 657 sayılı Devlet Memurları kanunda yapılacak değişikliğe geldiği ifade edilmektedir. Kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırmayı hedefleyen düzenleme ile esnek, kuralsız ve performansa dayalı çalışma yaygınlaştırılmak istenmektedir. Mecliste görüşmelerine devam edilen 2013 bütçesi AKP hükümetinin sınıfsal tercihlerini bir kez daha ortaya çıkarması bakımından tarihi bir belgedir. Bütçede savunmaya

41 ayrılan aslan payının dışında, Kamusal yatırımlardaki azalma, iç ve dış borç ödemeleri, borç faizi ödemeleri dikkat çekmektedir. İşçilerin kamu emekçilerinin, işsizlerin ve geniş halk kesimlerinin insanca yaşam talepleri dikkate alınmadan hazırlanan bütçe sermayenin çıkarları doğrultusunda hazırlanmıştır. Türkiye tarihinde görülmemiş ölçüde çevrenin, yer altı ve yerüstü zenginliklerin yağmalandığı bir dönem yaşamaktadır. Kentsel dönüşüm adı altında yapılan yıkımlar, HES ler ve nükleer santraller projeleri ile doğa ve temel yaşam alanlarımız yok edilmek istenmektedir. Yine aralıksız devam eden orman alanlarımıza yönelik yapılan yasal düzenlemeler geleceğimizi tehdit etmeye devam ediyor. Tarım ve hayvancılık alanında yaşanan gelişmeler ise diğer alanlarda olduğu gibi tam bir tasfiye ve ortadan kaldırma uygulamalarıdır. Tarım Bakanı salon toplantılarında verdiği rakamlarla bu alandaki büyümeden ve bu alana yapılan desteklerin artırıldığından bahse de dursun; gerçekler hiçte öyle olmadığını göstermektedir. Son yıllarda yapılan temel tarımsal ürünler ile canlı hayvan ithalatı bile ülkenin tarım ve hayvancılığının geldiği noktayı anlatmaya yetmektedir. Geçtiğimiz günlerde mecliste kabul edilen Büyükşehir yasası köylerin bitkisel ve hayvansal üretimin tasfiyesinde çok ciddi bir adım daha atılarak gıda ve tarım tekellerine önü daha çok açılmıştır. AKP hükümeti içeride ve dışarıda uyguladığı emek ve demokrasi karşıtı politikalarına karşı çıkan tüm toplumsal kesimleri baskılamaya ve etkisizleştirmeye dönük uygulamalarını hız kesmeden sürdürmeye çalışmaktadır. Birbiri peşi sıra açılan davalarla binlerce insan hukuksuz bir biçimde cezaevlerinde yatmaktadır. Hükümetin Kamu emekçilerine reva gördüğü çalışma ve yaşam koşulları karşısında, ülkemizi sürüklediği şiddet ve savaş sarmalı karşısında, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması karşısında en önemli engellerin başında konfederasyonumuz KESK gelmektedir. Bunun için de Konfederasyonumuz KESK ve bağlı sendikalarımız hükümetin hedefindedir. Konfederasyonumuzu ve bağlı sendikalarımızı yıpratmak amaçlı yapılan operasyonlarda Sendikal faaliyetlerimizin sorgulanması operasyonları düzenleyenlerin beklentilerini boşa çıkarmıştır. Yıllardır tüm emek ve demokrasi düşmanı hükümetler karşısında kararlılıkla mücadelesini sürdüren KESK ve bağlı sendikalarımızın kamu emeçlilerinin çıkarını savunan tek konfederasyon olduğu bu süreçte bir kez daha ortaya çıkmıştır. İleri demokrasi nutuklarına rağmen, yaşam hakkı, örgütlenme ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, kadın hakları, gençlik mücadelesinin talepleri, yaşanılabilir bir çevre mücadelesinin talepleri, farklı inanç gruplarının kendilerini ifade etme özgürlüğü gibi tüm hak ve özgürlükler ayaklar altına alındığı bir dönemden geçmekteyiz. Son olarak 29 Ekim Cumhuriyetin 89. Kuruluş yıldönümünü kutlamak isteyen on binlerce kişiye Ankara nın göbeğinde su, biber gazı ile müdahale etmesi hükümetin kendisinden olmayana tahammülsüzlüğünü bir kez daha ortaya çıkartmıştır. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

42 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Yaşanan tüm baskılara rağmen kamu emekçilerinin yegâne umudunun Konfederasyonumuz KESK ve bağlı sendikalarımız olduğu bilinmektedir. Konfederasyonumuzun 17. Kuruluş yıldönümün de bu umudu büyütme görevi ile karşı karşıya olduğumuzun bilinciyle Başkanlar Kurulumuzu topluyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Trabzonda bulunmaktan duyduğumuz memnuniyeti belirtiyor, Trabzonlu emekçileri ve Trabzon halkını sevgi ve saygı ile selamlıyoruz TARIM ORKAM SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU Adına Atila İREY Genel Sekreter

43 EK ÖDEME TALEPLERİMİZE İLİŞKİN OLARAK BAŞBAKANLIK ÖNÜNDE 17 ŞUBAT 2012 TARİHİNDE YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI Değerli Basın Emekçileri KİT lerde sözleşmeli personel olarak çalışan kamu emekçilerinin örgütlü bulunduğu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu na (KESK) bağlı dört sendika olarak ek ödeme ve ücretlerde yaşanan sıkıntıları dile getirmek ve sesimizi muhataplarına duyurmak için buradayız. Ücretlerde adaleti sağlamak iddiasıyla 2006 yılında KİT lerde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 2 sayılı cetveline tabi olarak çalışan personelin hepsine eşit oranda verilmeye başlanan denge tazminatı 2008 yılından itibaren ek ödeme adı altında ödenmeye başlanmıştır. Ek ödeme uygulaması ücrette adaleti sağlayacağına birçok adaletsizliği de içerisinde barındırmaktadır. Sınırlı sayıda çalışan en yüksek oran olan %82 den ek ödeme almakta iken çalışanların büyük çoğunluğu en düşük oran olan %42 den ek ödeme almaktadır. Ek ödeme uygulamasıyla her yıl bir grubun ek ödeme oranları yüksek belirlenmekte, geriye kalan unvan gurupları ise mağdur edilmektedir yılı Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararı, KİT lerde çalışanlardan çok azını memnun etmiş olsa da, geriye kalan çalışanları huzursuz etmiştir. Bu da iş barışı ve huzuru bozarak, çalışanlar arasında ayrımcılığa sebep olmuştur. Yaşanan adaletsizliğin önlenmesi için bütün çalışanlara en üst orandan eşit oranda ek ödeme verilmelidir. Değerli Basın Emekçileri Yine sözleşmeli personele verilen ücretlerle ilgili olarak her yıl çıkarılan YPK kararının sözleşmeli personel pozisyonlarına ait temel ücretle ilgili unvanların yer aldığı ücret grupları, hizmetin özelliği ve çalışanların çalışma koşullarının farklılığı nedeniyle uygun olmayıp, bulundukları grup tavanlarından ücret almakta, çalışanlar yıllardan beri zam alamamaktadır. Bu da çalışanlar arasında ücret dengesizliği yaratmaktadır. KİT lerde 399 sayılı KHK ile çalışan ll. sayılı cetveldeki çalışanların ücretlerle ilgili mağduriyetlerinin giderilmesi ve çalışma barışının sağlanması için sözleşmeli personelin ücret gruplarının kaldırılarak temel ücretlerde değişiklik yapılması, Bu uygun görülmediği taktirde şu anda 5 olan sözleşme ücret grup sayısının 3 e indirilmesi, hiyerarşik yapı ve çalışma koşulları göz önüne alınarak ücret gruplarının kendi içerisinde temel ücretlerde değişiklik yapılması konusunda Sendikalarımızın görüşleri alınmak suretiyle Kurum Yönetim Kurullarına yetki verilmelidir. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

44 657 sayılı Kanuna tabi çalışan devlet memurlarına ve 399 sayılı KHK nin l sayılı cetvelde yer alan personele yapılan yiyecek yardımının, II sayılı cetvelde yer alan sözleşmeli personele de yapılmalıdır. TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Değerli Basın Emekçileri 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, KİT lerde l sayılı cetvele tabi olarak çalışan Daire Başkanı ve üstü unvanlarda görev yapan personelin ücretlerinde küçümsenmeyecek artışlar yapılırken l sayılı cetvele tabi unvanlarda çalışan diğer ek ödemelerinde düşüş meydana gelmiştir. Yine KİT lerde l sayılı cetvele tabi olarak çalışanların yılda 2 defa almakta oldukları ikramiyeler de kaldırılmıştır. Hükümet eşit işe eşit ücret uygulamasını hayata geçireceği iddiasıyla yaptığı bu uygulamada üst düzey çalışanları refahta eşitlerken alt düzey çalışanları ise sefalette eşitleyerek yeni haksızlık ve adaletsizlikler yaratmıştır. Bu adaletsizlik ortadan kaldırılmalı ve kazanılmış haklar korunmalıdır. Kamu çalışanlarının emeklilikte alacakları ücretler ile şu anda aldıkları ücret arasında uçurum bulunmaktadır. Emekliliğe hak kazanan çalışanlar emekli olduklarında ücretleri çok düşeceğinden emekli olmak istememektedirler. Bu nedenle kamu çalışanlarının aldıkları ek ödemelerin taban aylığına yansıtılarak emekli ücretlerinin artırılması sağlanmalıdır. Yine kamu çalışanlarının 30 yıl hizmetten sonraki hizmetleri emekli ikramiyelerinin hesaplanmasında dikkate alınmamaktadır. Bu haksız uygulamaya son verilerek, 30 yılın üzerindeki hizmetler de emekli ikramiyesine dahil edilmelidir sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda değişiklik yapılmasını içeren yasa değişikliği tasarısı bütünüyle kamu çalışanlarının fiili mücadeleyle elde ettiği kazanımları, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran ve sendikaları devre dışı bırakarak Kamu Görevlileri Hakem Kurulunu yetkili kılan bir tasarıdır. Toplu Sözleşme masasında sendikalar yetkili olmalıdır. Uluslararası Sözleşmelere uygun bir sendika ve Toplu Sözleşme yasasının çıkarılması için gerekli duyarlılık gösterilmelidir. Örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve hak alma mücadelesinde demokratik anlayışın önünün açılması, eşit işe eşit ücretin tüm ödemelerde ve sosyal yardımlarda uygulanması, kazanılmış haklarımızın tekrar geri verilmesi ve bu bağlamda iş barışının sağlanması ve korunması için, yasanın yeniden ele alınarak düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, Gözaltı ve tutuklamaların, bu gün ülkemizde hükümetle aynı görüşü paylaşmayan bütün muhalif kesimler üzerinde bir sindirme aracına dönüştüğü artık biliniyor. Bu politikanın Türkiye nin en fazla kadın üyeye sahip olan ve kadınların en yüksek oranda temsil edildikleri konfederasyon olan KESK in ve bağlı sendikaların kadın sekreterlerine yönelmesini, ülkemizde, kadınların emeklerine, bedenlerine sahip çıkmak için yürüttükleri mücadeleyi ezme emeli dışında hiçbir gerekçesi olmayacağına inanıyoruz. Aslında bugün gözaltına alınıp yargılanmak istenen KESK in, sendikal alanda sürdürdüğü kararlı, doğru, taviz vermeyen ve AKP iktidarına boyun eğmeyen politikalarıdır. Sendikalarımız sorunun çözümü için gerekli fiili meşru mücadeleyi yapmaya karalıdır

45 Yaşasın Sendikal Mücadelemiz Yaşasın KESK - BASIN YAYIN ve İLETİŞİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI (HABER-SEN) - BİRLEŞİK TAŞIMACILIK ÇALIŞANLARI SENDİKASI (BTS) - ENERJİ, SANAYİ ve MADEN EMEKÇİLERİ SENDİKASI (ESM) -TARIM, ORMAN, ÇEVRE ve HAYVANCILIK HİZMET KOLU KAMU EMEKÇİLERİ SENDİ- KASI (TARIM ORKAM-SEN) GENEL BAŞKANIMIZ METİN VURANOK VE TÜM TUTUKLU ARKADAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN! Kamu emekçilerinin biricik mücadele örgütü olan konfederasyonumuz KESK ve bağlı sendikalarına yönelik baskı politikaları hız kesmeden devam ediyor. Bunların sonuncusunu 25 Haziran 2012 de yaşadık. Uydurma ve düzmece iddialarla sendikamız genel merkezi ve diğer sendikalarda polis tarafından aramalar yapılmış; başta konfederasyonumuz Genel Başkanı Lami ÖZGEN olmak üzere sendikamız Genel Başkanı Metin VU- RANOK, Ankara Şube yöneticimiz Mehmet Sezgin İBİN ve üyelerimiz Ahmet KOÇYİĞİT ile Özkan YORGUN un da aralarında bulunduğu 71 arkadaşımız hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından soruşturma başlatılmış ve 58 arkadaşımız gözaltına alınmıştı. Sendikal faaliyetlerimizin sorgulandığı soruşturmalar neticesinde 28 Haziran 2012 günü aralarında Genel Başkanımız Metin VURANOK ve Ankara Şube yöneticimiz M. Sezgin İBİN in de bulunduğu 28 arkadaşımız tutuklanarak Sincan F Tipi Cezaevi ne gönderilmiştir. SUSTURAMAYACAKSINIZ! AKP hükümeti kendisi gibi düşünmeyen, uyguladığı emek ve demokrasi düşmanı politikalarının karşısında olan herkesi, her kurumu karşısına almaktan ve pervasızca saldırmaktan geri durmamaktadır. Konfederasyonumuz KESK ve bağlı sendikalarımız bunların başında gelmektedir. KESK sadece üyelerinin ya da iki buçuk milyon kamu emekçisinin haklarını ve çıkarlarını değil, tüm ezilenlerin hak ve çıkarlarını savunan da bir örgüttür aynı zamanda. KESK tüm toplumun sindirilmeye ve korkutulmaya çalışıldığı dönemlerde, karanlığı yırtarak umudu büyüten, toplumsal muhalefetin en önemli parçalarından biri olmuş olan bir örgüttür. Bundan dolayıdır ki KESK, AKP hükümetinin, onun emrindeki yargının ve kolluk kuvvetlerinin hedefidir. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

46 KESK BASKILARA KARŞI MÜCADELENİN TARİHİDİR! TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Bizi bu tür uydurma ve düzmece iddialarla yarattıkları baskı politikalarıyla yolumuzdan alıkoyacaklarını sananlar dönüp KESK in tarihine bakmaları yeterlidir. KESK baskılara, şiddete ve zulme karşı mücadele içinde doğdu. Onun için çabalarınız nafiledir. Dün olduğu gibi bundan böylede dostlarımızla birlikte yaratmaya çalıştığınız korku imparatorluğuna karşı mücadelemizin devam edeceği bilinmelidir. GENEL BAŞKANIMIZ VE TÜM TUTUKLU ARKADAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN! İnsanca bir yaşam, demokratik bir ülke istemekten ve bunun için mücadele etmekten başka hiçbir suçumuz(!) yoktur. Ve bu suçu işlemeye devam edeceğiz. Genel Başkanımız ve arkadaşlarımıza yönelik hukuksuz ve keyfi tutuklamanın derhal sonlandırılmasını istiyoruz. Arkadaşlarımız serbest bırakılıncaya kadar bunun için tüm emek ve demokrasi güçleriyle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. 29 Haziran 2012 Değerli Basın Emekçileri TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ KİT lerde sözleşmeli personel olarak çalışan kamu emekçilerinin örgütlü bulunduğu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu na (KESK) bağlı dört sendika olarak ek ödeme ve ücretlerde yaşanan sıkıntıları dile getirmek ve sesimizi muhataplarına duyurmak için buradayız. Ücretlerde adaleti sağlamak iddiasıyla 2006 yılında KİT lerde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 2 sayılı cetveline tabi olarak çalışan personelin hepsine eşit oranda verilmeye başlanan denge tazminatı 2008 yılından itibaren ek ödeme adı altında ödenmeye başlanmıştır. Ek ödeme uygulaması ücrette adaleti sağlayacağına birçok adaletsizliği de içerisinde barındırmaktadır. Sınırlı sayıda çalışan en yüksek oran olan %82 den ek ödeme almakta iken çalışanların büyük çoğunluğu en düşük oran olan %42 den ek ödeme almaktadır. Ek ödeme uygulamasıyla her yıl bir grubun ek ödeme oranları yüksek belirlenmekte, geriye kalan unvan gurupları ise mağdur edilmektedir yılı Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararı, KİT lerde çalışanlardan çok azını memnun etmiş olsa da, geriye kalan çalışanları huzursuz etmiştir. Bu da iş barışı ve huzuru bozarak, çalışanlar arasında ayrımcılığa sebep olmuştur. Yaşanan adaletsizliğin önlenmesi için bütün çalışanlara en üst orandan eşit oranda ek ödeme verilmelidir

47 Değerli Basın Emekçileri Yine sözleşmeli personele verilen ücretlerle ilgili olarak her yıl çıkarılan YPK kararının sözleşmeli personel pozisyonlarına ait temel ücretle ilgili unvanların yer aldığı ücret grupları, hizmetin özelliği ve çalışanların çalışma koşullarının farklılığı nedeniyle uygun olmayıp, bulundukları grup tavanlarından ücret almakta, çalışanlar yıllardan beri zam alamamaktadır. Bu da çalışanlar arasında ücret dengesizliği yaratmaktadır. KİT lerde 399 sayılı KHK ile çalışan ll. sayılı cetveldeki çalışanların ücretlerle ilgili mağduriyetlerinin giderilmesi ve çalışma barışının sağlanması için sözleşmeli personelin ücret gruplarının kaldırılarak temel ücretlerde değişiklik yapılması, Bu uygun görülmediği taktirde şu anda 5 olan sözleşme ücret grup sayısının 3 e indirilmesi, hiyerarşik yapı ve çalışma koşulları göz önüne alınarak ücret gruplarının kendi içerisinde temel ücretlerde değişiklik yapılması konusunda Sendikalarımızın görüşleri alınmak suretiyle Kurum Yönetim Kurullarına yetki verilmelidir. 657 sayılı Kanuna tabi çalışan devlet memurlarına ve 399 sayılı KHK nin l sayılı cetvelde yer alan personele yapılan yiyecek yardımının, II sayılı cetvelde yer alan sözleşmeli personele de yapılmalıdır. Değerli Basın Emekçileri 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, KİT lerde l sayılı cetvele tabi olarak çalışan Daire Başkanı ve üstü unvanlarda görev yapan personelin ücretlerinde küçümsenmeyecek artışlar yapılırken l sayılı cetvele tabi unvanlarda çalışan diğer ek ödemelerinde düşüş meydana gelmiştir. Yine KİT lerde l sayılı cetvele tabi olarak çalışanların yılda ll defa almakta oldukları ikramiyeler de kaldırılmıştır. Hükümet eşit işe eşit ücret uygulamasını hayata geçireceği iddiasıyla yaptığı bu uygulamada üst düzey çalışanları refahta eşitlerken alt düzey çalışanları ise sefalette eşitleyerek yeni haksızlık ve adaletsizlikler yaratmıştır. Bu adaletsizlik ortadan kaldırılmalı ve kazanılmış haklar korunmalıdır. Kamu çalışanlarının emeklilikte alacakları ücretler ile şu anda aldıkları ücret arasında uçurum bulunmaktadır. Emekliliğe hak kazanan çalışanlar emekli olduklarında ücretleri çok düşeceğinden emekli olmak istememektedirler. Bu nedenle kamu çalışanlarının aldıkları ek ödemelerin taban aylığına yansıtılarak emekli ücretlerinin artırılması sağlanmalıdır. Yine kamu çalışanlarının 30 yıl hizmetten sonraki hizmetleri emekli ikramiyelerinin hesaplanmasında dikkate alınmamaktadır. Bu haksız uygulamaya son verilerek, 30 yılın üzerindeki hizmetler de emekli ikramiyesine dahil edilmelidir sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda değişiklik yapılmasını içeren yasa değişikliği tasarısı bütünüyle kamu çalışanlarının fiili mücadeleyle elde ettiği kazanımları, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran ve sendikaları devre dışı bırakarak Kamu Görevlileri Hakem Kurulunu yetkili kılan bir tasarıdır. Toplu Sözleşme masasında sendikalar yetkili olmalıdır. Uluslararası Sözleşmelere uygun bir sendika ve Toplu Sözleşme yasasının çıkarılması için gerekli duyarlılık gösterilmelidir. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

48 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve hak alma mücadelesinde demokratik anlayışın önünün açılması, eşit işe eşit ücretin tüm ödemelerde ve sosyal yardımlarda uygulanması, kazanılmış haklarımızın tekrar geri verilmesi ve bu bağlamda iş barışının sağlanması ve korunması için, yasanın yeniden ele alınarak düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, Gözaltı ve tutuklamaların, bu gün ülkemizde hükümetle aynı görüşü paylaşmayan bütün muhalif kesimler üzerinde bir sindirme aracına dönüştüğü artık biliniyor. Bu politikanın Türkiye nin en fazla kadın üyeye sahip olan ve kadınların en yüksek oranda temsil edildikleri konfederasyon olan KESK in ve bağlı sendikaların kadın sekreterlerine yönelmesini, ülkemizde, kadınların emeklerine, bedenlerine sahip çıkmak için yürüttükleri mücadeleyi ezme emeli dışında hiçbir gerekçesi olmayacağına inanıyoruz. Aslında bugün gözaltına alınıp yargılanmak istenen KESK in, sendikal alanda sürdürdüğü kararlı, doğru, taviz vermeyen ve AKP iktidarına boyun eğmeyen politikalarıdır. Sendikalarımız sorunun çözümü için gerekli fiili meşru mücadeleyi yapmaya karalıdır. Yaşasın Sendikal Mücadelemiz Yaşasın KESK - BASIN YAYIN ve İLETİŞİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI (HABER-SEN) - BİRLEŞİK TAŞIMACILIK ÇALIŞANLARI SENDİKASI (BTS) - ENERJİ, SANAYİ ve MADEN EMEKÇİLERİ SENDİKASI (ESM) - TARIM, ORMAN, ÇEVRE ve HAYVANCILIK HİZMET KOLU KAMU EMEKÇİLERİ SENDİ- KASI (TARIM ORKAM-SEN)

49 TABİATI VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ KORUMA KANUN TASARISINA KARŞI STHP NİN MECLİS ÖNÜNDE YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASI! Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun, Su Kanun u, Mera Kanununda Değişiklik Kanun tasarısı Su Havzalarına, Ormanlara, Meralara, Kıyı ekosistemine ve Biyoçeşitliliğe sermayenin ve iktidarın saldırısıdır Anadolu nun her yerinde, hemen hemen tüm derelerde, son bir kaç yıl içinde, 49 yıllığına iki bini aşkın şirkete, suyun kullanım hakkı; Hidroelektrik Santral (HES) yapılmak üzere devredilmiştir. Doğanın hakkı olan, tüm canlılara yaşam sağlayan su; havzası ile birlikte şirketlere peşkeş çakilmekte şirketlerin kullanımına ve sermaye birikimine sokulmaktadır. Son yıllarda yaşamın ve yaşam alanlarının sermaye birikimine sokulması, şirketlerin kendi krizlerinden çıkışları için fütursuzca yöneldikleri bir yoldur. Siyasi iktidar sermayenin bu hedefine ulaşmasında, yaptığı düzenlemelerle var olan tabiat, tarihi sit ve koruma kararlarını hiçe sayan uygulamaları ile destek olmaktadır. 23. Dönem Çevre ve Orman Bakanının mahkemenin aldığı SİT kararlarını eleştirirken adeta sermayenin temsilcisi gibi konuştuğu dikkate alındığında bu yasalar yürürlüğe girdiğinde doğayı, dereleri, denizleri, yeraltısularını, ormanları,meraları hangi tehlikelerin beklediği açıkça görülmektedir. Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı, Su Kanunu Tasarısı, Mera Kanununda Değişiklik vb kanun tasarıları ile yapılmak istenen; siyasi iktidarın ve sermayenin uygulamalarını yasal hale getirme çabalarıdır. Ve son on yıla bakıldığında bu çaba hiçbir yanıyla da şaşırtıcı değildir. Siyasi iktidarın; varlığını ekonomik temellerde sürdürebilmek için, hazırladığı/hazırlayacağı tüm yasa tasarıları ve yönetim araçları ile, emeği, yanısıra doğal varlıkları, yaşam alanlarını daha fazla sömürmenin her yoluna başvuracağı, gerektiğinde yeni yollar da üreteceği anlaşılmaktadır. Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı, Mera Kanununda Değişiklik Kanun Tasarısı, Su Kanunu Tasarısı birlikte incelendiğinde, Orman Kanununda, Maden yasasında yapılan değişiklikler ve doğal alanlarla ilgili son yıllarda yoğunlaştırılarak sürdürülen uygulamalara bakıldığında doğal alanlar ve doğal varlıklar hızlıca sermaye birikimine sokulmakta, şirketlerin kullanımına açılmakta, uygulamalar hızlıca sürdürülmektedir. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

50 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun tasarısı yasallaşırsa: Anadolu da var olan biyolojik türlerin sermaye birikimine sokulmasının önünü yasal olarak açacaktır. Yasa tasarısına göre tür ve habitatları koruma bahanesi ile doğal alanların işletme yetkisi il özel idarelere, belediyelere, vakıf ve derneklere bakan onayı ile verilebilecektir. Böylece sadece doğal alanlar değil Anadolu da yetişen tüm biyolojik tür ve çeşitler de doğrudan bakanın yetkisi ile ticarileştirilebilecektir. Tasarı ile; doğal ve kültürel varlıkların kullanımı; paydaşların yönetimine ve kullanımına sunulmaktadır. Paydaşlar; doğayı ve doğal varlıkları sermaye birikimine sokan/ sokacak olan şirketler, ilgili kamu özel kurumları ve bu kurumların seçtiği (şirket-kamu işbirliğindeki) sivil toplum kuruluşlarıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Teşkilat Esaslarını belirleyen Tarih 648 Sayılı hükmünde kararnameyle (KHK) tüm doğal alanların sit ve koruma kararlarını kaldıran maddeler bu yasa ile de desteklenecektir. Böylece Milli Park olan Munzur vadisinde, Arılı, Çağlayan, İkizdere Vadileri gibi 1. derece sit alanı ilan edilen vadilerde şirketlerin faaliyetleri yasallaşacak ve koruma alanlarında HES, RES, GES Termik santral inşaatları, maden arama ve işletme tesisleri hız kazanacaktır. İstanbul a yapılması planlanan İstanbul un kuzey ormanlarını, tarım arazilerini, su havzalarını, doğal ve yabanıl hayatı tehdit eden 3. Boğaz Köprüsü projesi ve bağlantı yollarının önündeki engellerden biri daha yasal olarak kalkacaktır. Bu yasa ile tüm tabiat kararları, doğal alanları kimlerinin ve nasıl kullanılacağı ile ilgili karar verme yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilecektir. Uygulama Kararları, bakanlık, bakanlığın belirleyeceği akademisyen ve STK lardan oluşan kurullar tarafından alınacaktır. Koruma statüleri iptal edilen tüm doğal alanlar koruma esaslı değil kullanma esaslı değerlendirileceği ve ticarileştireceği açıktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu yasa ile koruma alanlarına ait uzun devreli gelişme plan yapma yetkisini de özel kuruluşlara devretmektedir. Bugün Anadolu nun pek çok yerinde şirketlerin HES yapmak için talan etmekte olduğu su havzalarında derelerini korumaya çalışan yöre halkına Jandarma ve özel güvenlik kuvvetleri müdahale etmektedir. Yasada şirketlere tanınan özel güvenlik yetkileri ile merasını, deresini, ormanı ya da kamulaştırılmaya çalışılan tarlasını korumaya çalışan halkın yaşadığı şirket şiddetinin artacağı açıktır. Bilindiği gibi siyası iktidarın şirketlerin önünü açma, doğal varlıkları şirketlere peşkeş çekme çabaları bu taslak yasalar ile de sınırlı değildir. Hasankeyf ve Allianoi için tarihi sit kararları bulunmasına rağmen her iki sit alanında da baraj yapımı için çalışmalar hızla sürmektedir

51 Hazırlanan su yasa tasarısı ile; Suyun ve su havzalarının kullanıma açılmasını, sermaye birikimine sokulmasını, müdahalenin yapılabilir olması, resterasyonu, ticarileştirilmesi, kıyı suları dâhil olmak üzere kıyı çizgisiden deniz içine doğru 1852 m genişliğinde deniz ekosisteminin kullanıma açılması ve yüzeysel, yeraltı sularının ve doğal mineralli suların sermayeye tahsisini yasallaştırılmaya ve bu tahsisin havza su tahsis planları ile yapılmaya çalışılmaktadır. Kamu-özel sektör işbirliği plan yapma yetkisinin paylaşılmasından, suyun ve suyun yolculugunu yaptıgı doğal alanların üzerindeki tasarrufun ortaklığına kadar tüm detaylar su yasa tasarısında açıkça ortaya konulmaktadır. Yasada havza planı yaparak suyun sermaye birikimine sokulmasının planlanması ve planlamanın da akılcı su kullanımı olduğu, bu akılcı su havzası kullanım ve yönetim planını da 3. şahıslara / Özel şirkete hazırlattırılabileceği belirtilmektedir. Su Kanunun Tasarına göre planı onaylayan ise Orman ve Su İşleri Bakanlığı olacaktır. Su havzasındaki yeraltı ve yüzeysel sular su kaynağı olarak tanımlanarak, Su kullanım hakkı anlaşmaları ile devrettikleri suyun ve kaynağının şahıslara ve şirketlere devrinin bu yasa taslağından sonra münferit tahsislerle yapılacağı, şirkete su tahsis sicili ile bu hakkın belgesinin de 3. Şahıslara verileceği belirtilerek suyu metalaştırma (satılır mal olması) süreci yasal olarak tamamlanmaktadır. Su yasa tasarısı ile derelerin ve yeraltısularının diğer havzalara taşınımı ve kullanımı da yasallaştırılmaya çalışılmaktadır. Yaylak, kışlak ve meraları şirketlere devrederek geçimlik hayvancılığı, bu doğal alanlarda yaşayan tüm canlıların yaşam hakkını, bu alanların su havzaları için işlevini ortadan kaldıran kararlar ise Mera Kanunuda değişiklik kanun tasarısına sokulmuştur. Böylece sermaye bu alanlarda istediği faaliyetini yasal engel olmaksızın sürdürebilecektir. Suyu ve suyun yolculuğunu yaptığı doğal alanları; orman, mera, tarım alanları, kıyılar ve yeraltı katmanlarını, HES ler, Nükleer santrallar, termik, güneş, rüzgar santralları gibi, 2B, altın, gümüş, nikel, maden ocakları, ve işletmeleri vb örneklerde sıkça ve yaygın olarak yapıldığı/görüldüğü gibi uygulamaların; ekonomi politik nedenlerinin görmezden gelinmesi, romantik sayılabilecek söylem ve çabalarla yetinilmesi, çıkarılmak istenen yasaların bazı maddelerinin dağiştirilmesinin önerilmesi siyasal iktidarın işini daha da kolaylaştırmaktadır. Doğayı; dereleri, meraları, ormanları, yeraltı sularını, madenleri, biyolojik tür ve çeşitliliği şirketlerin sermaye birikimine sokan, Bugüne değin alınmış sit kararlarını ve tabiat parklarını, milli parkların koruma kararlarını ve mahkeme kararlarını kaldıran, Doğal alanlar ile ilgili kararları Hükümetin politikaları doğrultusunda alan bakanlığın kurullarına ve bakanın doğrudan onayına bırakan, Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı, Su Kanunu Tasarısı, Mera Kanununda Değişiklik Kanun Tasarısı meclisten tamamen ve derhal çekilmelidir. ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

52 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Bilinmelidir ki doğayı, doğal varlıkları sermaye birikimine sokan bu ve benzeri uygulamalar son bulana kadar doğanın ticarileştirilmesine/sermaye talanına açılmasına, suyun ve doğal varlıkların metalaştırılmasına karşı halkın mücadelesi sürecektir. Anadolu halkları nükleere, termik santrallarına, siyanürlü altın, gümüş ve maden işleme tesislerine, çimento fabrikalarına, HES e ve su bentlerine, RES lere, GES lere ve Kaya gazı sondajlarına, 3. Köprü ve Taksim Projeleri gibi rant projelerine, Kentsel Dönüşüm gibi mülksüzleştirme projelerine karşı yürüttüğü ve yürüteceği meşru mücadelesini, yaşam savaşını kazanacaktır Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı nın, Mera Kanununda Değişiklik Kanun Tasarısının, Su Kanunu Tasarısı nın vb yaşamı ve yaşam alanlarını sermayeye teslim eden kanun tasarılarının Meclis ten geçmemesi için mücadele edeceğimizi duyuruyoruz. Bu yasaların arkasında duran/kısmen yada tamamne destekleyen herkesi uyarıyoruz: Doğanın hakkı olan suyu şirketlere satma/devretme hakkı ve yetkisi, doğal alanları korunmak yerine sermaye birikimine sokma kararı, doğal varlıkları; suyu, biyolojik türleri metalaştırma yetkisi hiçbir kurum kuruluş ve kişilere ait değildir. SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE HAYIR PLATFORMU

53 TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMUNDA NELER OLUYOR! Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarihinde kabul edilen 5648 sayılı yasa kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı olarak kurulan bir kuruluştur. İlgili yasayla Kurumun kuruluş amacı; ulusal kalkınma plan, program ve stratejilerinde öngörülen ilke ve hedefler çerçevesinde, Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynakları da kapsayacak şekilde, kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek üzere Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Denilmektedir. Bu Kanun çerçevesinde 2008 yılında 20 ilde İl Koordinatörlükleri oluşturulmuş, 2012 yılında ise 22 ilde daha koordinatörlük açılarak toplam 42 ilde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme İl koordinatörlükleri oluşturulmuştur. İl Koordinatörlüklerinde çalışanlar Uzman ve Destek Personelleri ünvanları ile istihdam edilmektedir. Kurumda istihdam edilen bütün personelle yıllık sözleşme imzalanmaktadır. Bu durum çalışanlar arasında kaygı ve güvensizlik yaratmakta, iş barışı ve huzurunu olumsuz etkilemektedir. Sözleşmelerin her yıl yenilenmesinin yarattığı baskı nedeniyle personeller Memur-Sen e bağlı Toç Bir-Sen sendikasına üye olmaya zorlanmaktadır. Kurumda istihdam edilen personeller seçilirken sınav yapılmaktadır. Ama illere görevlendirilmeler kurum içerisinde kurulmuş bulunan komisyonlar tarafından yapılmaktadır. Dolayısı ile sınavı kazanan personeller tercih etmedikleri bir İl Koordinatörlüğünde görevlendirilebilmektedir. Kurumun Kuruluş kanuna bağlı olarak henüz Personel Atama ve yer değiştirme yönetmeliği yayınlanmamıştır.yönetmelik olmadığı için siyasi referansları güçlü olan personeller istediği İl Koordinatörlüklerinde geçici görevlendirme yöntemi ile görevlendirilmektedirler.bu durumda olan yaklaşık 400 civarında personel mevcuttur. Dolayısı ile keyfiyeti ve kayırmacılığı önlemek için kurumun öncelikle Atama ve Yer değiştirme yönetmeliğini hazırlaması gerekmektedir. Ayrıca Kurumda görevli bütün uzman personellerde İngilizce bilme zorunluluğu bulunmaktadır. Hâlbuki kurumda görevli personellerin yapacağı görevlerde İngilizceye asla ihtiyaç bulunmamaktadır. Çünkü kuruma sunulan projelerin hepsi Türkçe sunulmaktadır. İhtiyaç bulunsa bile 2008 yılında göreve başlamış olan personele 2012 sonuna kadar İngilizce öğrenmeleri için süre verilmişken geçtiğimiz günlerde bu süre 2013 yılı sonuna kadar uzatılmıştır Mart ayında göreve başlamış Uzman Personele de 2012 yılı sonuna kadar olan süre 2013 yılı sonuna uzatılmıştır. Ancak 2012 yılında göreve başlayan uzmanlar çok yoğun iş yükü altına girmişlerdir. Çünkü bu illerin AB Komisyonu tarafında Akredite edilmesi gerektiğinden yaklaşık 5500 sayfalık prosedürleri çalışarak denetime hazırlanmış ve sürekli olarak görevli bulundukları illerin dışında ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

54 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası eğitimlere tabii tutulmuşlardır. Dolayısı ile 2012 yılında göreve başlayan uzmanlara da 2008 yılında göreve başlayan Uzmanlara verilen süre kadar İngilizce öğrenme süresi verilerek bu sürenin en az 2014 yılının sonuna kadar uzatılması gerekmektedir. Başka bir sorunda İl Koordinatörlüğünde görevli İl Koordinatörleri meslekle, Tarım ve Kırsal Kalkınma konusunda hiçbir eğitimi ve deneyimi olmayan kişiler arasında seçilmişlerdir. İl Koordinatörleri Kurum Başkanın Teklifi ve Bakanın Onayı sonucu atanmaktadır. İl Koordinatörlüğünün görevlendirilmelerindeki kriterler nelerdir belli değildir. Örneğin İl Koordinatörlerinden bir tanesi Adliye de Mübaşir Görevinde iken; 2.dönemde faaliyete geçen 22 İl Koordinatörlüğünden birine Tarım Kırsal Kalkınma İl Koordinatörü olarak atanmıştır. Yıllardır uygulanan tarımın tasfiyesi politikalarından Tarımı ve Kırsal Kalkınmayı ne oranda ve nasıl destekleyeceği (!) zaten belli olan TKDK daki bu sorunların acilen giderilerek, çalışanların mağduriyetlerinin önlenmesi gerekmektedir. Tarım Orkam-Sen olarak TKDK deki gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz. 30 Ocak 2013 TARIM ORKAM-SEN GENEL MERKEZİ ADINA Atila İREY Genel Sekreter

55 GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞINDA ÇALIŞAN MATBAACI MEMUR- LARIN YAŞADIKLARI SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ VE MAĞDURİYETLERİNİN ÖN- LENMESİ İÇİN, BAKANLIK NEZDİNDE GİRİŞİMDE BULUNDUK. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞINA (PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE) ANKARA Bakanlığınız Eğitim Yayın ve Yayın Dairesi Başkanlığına bağlı iki adet matbaanın Bakanlık ihtiyaçları doğrultusunda hizmet verdiği bilinmektedir. Sendikamız üyelerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 civarında Memur Genel İdari Hizmetler (GİH) sınıfında bu matbaalarda istihdam edilmektedir. Yaptığımız işyeri çalışmalarında adı geçen birimlerde çalışan memurların mesleki, özlük ve sosyal açıdan sorunlarla karşı karşıya kaldığını tesbit etmiş bulunmaktayız. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda GİH sınıfında istihdam edilen memurların idari işler ve büro işlerinde çalıştırılması gerektiği ifade edilirken, bu matbaalarda istihdam edilen memurların teknik hizmetler sınıfında görevli personelin yapması gereken işleri yaptığı görülmüştür. Teknik hizmetler sınıfından çalışanların işlerini yapmalarına rağmen maaş, özlük ve sosyal haklarında GİH sınıfı esas alınmaktadır. Aynı matbaalarda işçi statüsünde istihdam edilen çalışanlar ağır koşullarda çalışmalarından dolayı yıpranma payı adı altında ek ücret, süt yardımı vb. haklardan faydalanırken, aynı koşullarda hizmet üreten memurlar bu hakların hiçbirinden faydalanamamaktadır. Matbaalarda kullanılan kimyasal maddelerin tamamı (alkol, alkol bazlı boya, solvent, speragum, sıcak tutkal vb.) insan sağlığına son derece zararlı maddelerdir. Avrupa ülkelerinde birçoğu yasak olan bu kimyasallardan ve çalışma koşullarının ağırlığından kaynaklı işçi statüsünde istihdam edilenler periyodik olarak Meslek Hastalıkları Hastanesinde muayene edilirken, yine aynı koşullarda çalışan, aynı işi yapan ve aynı havayı soluyan memurlar bu haktan yoksun, adeta kaderlerine terk edilmiş bulunmaktadırlar. Ayrıca bunca ağır koşullarda çalışmalarına rağmen yıpranma payı hakkından yararlanamamaktadırlar. Yine matbaalarda istihdam edilen memurlar sabah mesaiye başlarken iş önlüğü giymekte, kendilerine ait masa, sandalye ve herhangi bir büro malzemesi verilmemektedir. Ayrıca olası bir iş kazasında sağlık kurumlarında memurlara iş kazası tutanağı ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

56 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası tutulmamaktadır. İş güvenliği ve işçi sağlığı açısından alınması gereken tedbirlerin alınmadığı da ortadadır. Sonuç olarak; adı geçen matbaalarda ağır koşullarda özveri ile çalışan GİH sınıfına tabi memurların görev tanımlarının yapılarak teknik hizmetler sınıfına alınmaları, özlük haklarının iyileştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması idari, hukuki ve insani açıdan gereklidir. Bakanlığın bu sorunların çözümünde gerekli çalışmaları başlatarak, oluşan mağduriyetin önlenmesini bekliyor, Tarım Orkam-Sen olarak konunun takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz. TARIM ORKAM-SEN GENEL MERKEZİ

57 BASINA VE KAMUOYUNA BU SORUNLARLA ORMAN HAFTASINI BURUK KUTLADIK! Ülkemizde 1976 yılından beri 21 Mart lar Dünya Ormancılık Günü olarak ve içinde bulunan hafta da Orman Haftası olarak değerlendirilmektedir. Bu hafta bizde Ormancı çalışanların mutluluklarından, Ormancılık yönünden olumlu gelişmelerden bahsetmek isterdik ama ne yazıkki Ormancılık alanındaki gelişmelere baktığımızda bu pek mümkün değil. Siyasi iktidar iş başına geldiği günden beri Kestane ve kızılağacı orman ağacı olmaktan çıkaran yasa, Maden Yasası, Yenilenebilir Enerji Yasası, Turizmi Teşvik Yasası, Mera Yasası, kısa anlatımla 2/B Yasası, Kadastro Yasası vb. yasaların yanı sıra, Ağaçlandırma Yönetmeliği, Amenajman Yönetmeliği, İzin Yönetmeliği, 2/B yönetmeliği gibi yasa ve yönetmelikler çıkartarak ormanları sermayenin hizmetine sunmaktadır. Bilime, hukuka aykırı bu uygulamaların düzeltilmesi için başvurulacak yargı yolları da kapatılmak istenmektedir. Ormanlar her türlü maden işletmeciliğine, turizm yatırımına, HES lere, enerji yatırımına, çöplük yapımına vb. yatırımlara tahsis edilerek sermayeye ucuz arsa fırsatı yaratılmaktadır. Siyasi iktidar ekonomik krizden çıkışın yolunu inşaat sektöründe görmekte ve bunun içinde doğal varlıkların başında yer alan ormanları bu sektörlerin çıkarına sunmaktadır. Ormancılık kurumlarında hemen hemen her düzeyde kadrolaşma yapıldığı, ormancı kamu çalışanlarının en son çıkartılan Atama ve Yer Değiştirme Yönetmelikleri ile çalışma barışının bozulduğu ve çalışanların huzursuz edildiği ise bir başka gerçektir. Kadrolaşmanın ulaştığı boyutun sonucu olsa gerek ki; ormancı meslek örgütlerinin yönetimlerini yandaşlarının kazanması için siyasal iktidar baskı ve yıldırma yöntemi uygulamaktan çekinmemektedir. Buna örnek olarak Sendikamızın Yeni görevine başlayan Orman Genel Müdürüne hem görevinde başarılar dilemek için hemde çalışanların sorunlarının iletmek için üç defa yaptığı randevu talebi Genel Müdürün yoğunluğu gerekçesi ile yanıtsız bırakılırken, aynı Genel Müdürün bu yoğunluk içerisinde Yandaş sendikayı iadeyi ziyarete ettiği görülmüştür. Ormanların sermaye için yatırımlara tahsis edilmesinin sınırlarının alabildiğince genişletilmesi dahi yeterli görülmemiş, 2/A Yasası ile Orman olarak muhafazasında yarar görülmeyerek orman alanlarının orman sınırı dışına çıkarma daha da kolaylaştırılmıştır. Siyasi iktidar yargı denetimi istemediği gibi ormancılık meslek örgütlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin görüş ve önerilerini de dikkate almamaktadır. Aynı zamanda teşkilat olarak çalışanların bırakın yanında olmayı haklarının bile verilmediği görülmüştür.666 sayılı Kanun hükmünde kararname ile kaldırılan ancak Anayasa Mahkemesi kararı ile 666 Sayılı K.H.K. nin yeniden iptal edilmesi ile Yangın ve Sınırlandırma Tazminatı nın verilmesinde hiçbir yasal engel yokken uygulamanın nasıl ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

58 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası olacağı bir muammadır.bakanlar kurulu kararı ile bazı bakanlık çalışanlarına verilen fazla çalışma ücretleri her nekadar yeterli olmasa bile Ormancı Çalışanlara verilmemesi ile, 24 saat esasına göre çalışan Orman Genel Müdürlüğü personelinin hakkının yenildiği açıktır. Anlaşılıyor ki çalışana değil satana ücret mantığı ile hareket edilmektedir. Bütün bunlar yetmezmiş gibi 2008 Yılında Orman Muhafaza Memurları kolluk kuvvetleri statüsüne alınmış olduğu halde kolluk kuvveti olmanın hiçbir hakkından faydalanmaması büyük bir mağduriyet doğurmaktadır. Ormanlarımızın ve doğal varlıklarımızın korunduğu ve güvencede olduğu, Ormancı çalışanların sorunları çözülmüş olduğu 21 Mart ları kutlamak istiyoruz! TARIM ORKAM-SEN GENEL MERKEZİ

59 BASINA VE KAMUOYUNA ORMANLARA YAĞMA, ÇALIŞANA SÜRGÜN VE HAK GASPI! Ormanlarımız, sularımız, doğal yaşam alanlarımız sermayenin kar hırsı uğruna kapsamlı bir saldırı dalgası altında. Son yıllarda Hükümetin yaptığı yasal düzenlemeler ve yönetmelikler ile (Maden yasası, Turizmi teşvik yasası, Mera yasası, 2-B düzenlemesi, vb.) orman alanlarımıza yönelik çok ciddi tehditleri içermektedir. Öncesi bir yana son olarak, Ankara da Atatürk Orman Çiftliğine yönelik yağmalama girişimleri, İstanbul da Fatih ormanlarının imara açılması girişimleri, Van ın Erciş ilçesinde Toki konutları yapımı için orman alanlarının hedefe konması yağma ve talanın boyutunu göstermeye yetmektedir. Ormanlarımız ve doğal yaşam alanlarımız alabildiğine yağmalanırken, işkolumuz çalışanları da her geçen gün daha kötü çalışma koşullarına mahkum edilmektedir. Tüm uyarı ve girişimlerimize rağmen, alt yapısı oluşturulmadan, sosyal ve maddi boyutları göz önüne alınmadan çıkartılan atama yönetmeliği ile binlerce Orman Muhafaza Memuru adeta sürgüne tabi tutularak mağdur edilmişlerdir. Çalışma yaşamının temel değerleriyle çelişen hukuka ve yasalara aykırı olan ama en önemlisi de gayri insani olan bu uygulamaya karşı hukuksal ve demokratik yollarla mücadele etmeye devam edeceğiz. SINIRLANDIRMA VE YANGIN TAZMİNATLARIMIZ GASP EDİLEMEZ! Bilindiği gibi Orman Genel Müdürlüğünde hizmet üreten ormancı çalışanlar 2012 yılının sonuna kadar Yangın ve Sınırlandırma tazminatı almaktaydılar. 2 Kasım 2011 tarihinde çıkartılan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu hakları gasp edilmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi 2012 yılında iptal için yapılan başvuruyu inceleyerek, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin bazı hükümlerini anayasaya aykırılık ve 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle iptal etti. Yani bu iptal sonucu ormancı çalışanlar Yangın ve Sınırlandırma tazminatından faydalanmaya devam etmeleri gerekirken Orman Genel Müdürlüğünün takdiri sonucu 24 saat esasına göre çalışan emekçiler bu haktan mahrum edilmiştir. Buna ek olarak bazı kurumlara Bakanlar Kurulu Kararı ile Fazla Çalışma Ücreti ödenmesine karar verirken (2/B satışında görevli personele) 2/B uygulamaların yapan ve 24 saat esasına göre çalışan Orman ve Su İşleri Bakanlığı çalışanları mağdur edilmiştir. Bu durumda yangın ve sınırlandırma tazminatlarının ödenmesinde hukuki ve yasal bir engel bulunmamaktadır. Zor şartlar altında fedakarca çalışan ormancı çalışanlar olarak emeğimizin karşılığı olan yangın ve sınırlandırma tazminatı ile fazla çalışma ücretlerimizin ödenmesi ve mağduriyetimizin giderilmesi için Genel Müdürlüğümüz ( Nisan 2014) 5. Olağan Genel Kurul

60 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası tarafından bir çalışmanın yapıldığı yönündeki ifadelere rağmen 7. Aya gelmemize rağmen bir sonuç alınamaması manidardır. Ormancı çalışanların bu mağduriyetlerinin giderilmesi için sonuç alıcı çalışmaların bir an önce yapılması gerekmektedir. Bugün taleplerimizin yerine getirilmesi için işyerlerinde topladığımız imzaları Orman Genel Müdürlüğüne iletiyoruz. Buradan bir kez daha hem ormanlarımızın yağmalanmasına ve talan edilmesine karşı, hem de ormancı çalışanların haklarının gasp edilmesine karşı mücadeleye kararlılıkla devam edeceğimizi ifade ediyoruz YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ! YAŞASIN KESK YAŞASIN TARIM ORKAM-SEN TARIM ORKAM-SEN GENEL MERKEZİ

61 BASINDA SENDİKAMIZ

62 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası 21 Mayıs 2011 ÖZGÜR GÜNDEM

63 Olağan Genel Kurul ( Nisan 2014)

64 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası

65 5. Olağan Genel Kurul 3 Kasım 2011 BİRGÜN - 65 ( Nisan 2014)

66 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası

67 5. Olağan Genel Kurul ( Nisan 2014)

68 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası 14 Ocak 2012 BİRGÜN Kasım 2011 EVRENSEL

69 Olağan Genel Kurul 31 Ocak 2013 EVRENSEL ( Nisan 2014) 14 Ocak 2012 EVRENSEL

70 TARIM ORKAM-SEN Tarım, Orman, Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası 17 Temmuz 2013 EVRENSEL 8 Ağustos 2011 EVRENSEL

İL ADI UNVAN KODU UNVAN ADI BRANŞ KODU BRANŞ ADI PLANLANAN SAYI ÖĞRENİM DÜZEYİ

İL ADI UNVAN KODU UNVAN ADI BRANŞ KODU BRANŞ ADI PLANLANAN SAYI ÖĞRENİM DÜZEYİ ADANA 8140 BİYOLOG 0 1 LİSANS ADANA 8315 ÇOCUK GELİŞİMCİSİ 0 1 LİSANS ADANA 8225 DİYETİSYEN 0 1 LİSANS ADANA 8155 PSİKOLOG 0 1 LİSANS ADANA 8410 SAĞLIK MEMURU 6000 ÇEVRE SAĞLIĞI 4 LİSE ADANA 8410 SAĞLIK

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme (Ortaöğretim)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme (Ortaöğretim) KURUM ADI KADRO ADI 190160001 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK MEMURU (ADANA TÜM İLÇELER Taşra) 5 0 75,57278 78,51528 190160003 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK MEMURU (ARTVİN TÜM İLÇELER Taşra) 4 0 75,26887 75,34407 190160005

Detaylı

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI İÇİN İLAN EDİLEN LİSTESİ 1 ADANA BİYOLOG GENEL BÜTÇE 1 1 ADANA EBE GENEL BÜTÇE 6 1 ADANA HEMŞİRE GENEL BÜTÇE 2 1 ADANA SAĞLIK MEMURU ÇEVRE SAĞLIĞI TEKNİSYENİ GENEL BÜTÇE 1 1

Detaylı

İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI

İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI İL KADIN ADI ERKEK ADI ADANA ADIYAMAN AFYONKARAHİSAR AKSARAY SULTAN SULTAN İBRAHİM RAMAZAN 1/17 2/17 AMASYA ANKARA ANTALYA ARDAHAN

Detaylı

Talepte Bulunan PersonelinÜnvanlara Göre Dağılımı

Talepte Bulunan PersonelinÜnvanlara Göre Dağılımı 15/06/2011-05/08/2011 Tarihleri Arasında Başkanlığımız İnternet Sitesinde Yayınlanan "Hizmetiçi Eğitim İhtiyacının Belirlenmesi Anketi"ne Katılan 7.191 Personelin 58.878 Tercihin, "Tercih Edilen Eğitim

Detaylı

PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL

PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL YERLEŞİMLERDEKİ NÜFUS %'Sİ... 4 EK 1.2... 6 KİŞİ BAŞI REEL GSYİH,

Detaylı

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler 1. Bölge: Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Muğla 2. Bölge: Adana, Aydın, Bolu, Çanakkale (Bozcaada ve Gökçeada İlçeleri Hariç), Denizli,

Detaylı

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU Temel Ekonomik Göstergeler: Temmuz ayında; Üretici fiyatları genel indeksinde(üfe), Bir önceki aya göre %1,25 artış Bir önceki yılın Aralık

Detaylı

TABLO-1. İLKÖĞRETİM/ORTAOKUL/İLKOKUL MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2015 EKPSS/KURA )

TABLO-1. İLKÖĞRETİM/ORTAOKUL/İLKOKUL MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2015 EKPSS/KURA ) KURUM KODU DPB NO KURUM ADI / POZİSYON UNVANI İL İLÇE TEŞKİLAT SINIF 490060001 12062 AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI HİZMETLİ IĞDIR TÜM İLÇELER Taşra YH 12 2 999 1000 1001 490060003 12079 AİLE VE

Detaylı

LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI

LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI T.C. ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI ALTYAPI YATIRIMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI SONUÇ RAPORU-EKLER Mühendislik Anonim

Detaylı

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO Oto Kalorifer Peteği Temizleme Makinası, Araç Kalorifer Petek Temizliği Cihazı. kalorifer peteği nasıl temizlenir, kalorifer peteği temizleme fiyatları, kalorifer

Detaylı

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar )

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) EN EN BOŞ KÜÇÜK BÜYÜK K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN UNVAN KURUM ADI KURUM

Detaylı

KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300

KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300 KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR BOLU Merkez GİH

Detaylı

TABLO-1. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ORTAÖĞRETİM MEZUNLARI )

TABLO-1. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ORTAÖĞRETİM MEZUNLARI ) 1573951 3 0 091.496 092.411 HEMŞİRE (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 1573953 29 0 093.232 096.492 KORUMA VE GÜVENLİK GÖREVLİSİ (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 1573955 11 0 092.813 093.230

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. . KPSS-2014/2 310020001 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ Memur (ADIYAMAN MERKEZ Merkez) 1 0 86,13395 86,13395 310020003 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ Memur (ADIYAMAN MERKEZ Merkez) 1 0 87,43649 87,43649 310020005 ADIYAMAN

Detaylı

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 1. CUMHURBAŞKANLIĞI 1.1. Devlet Denetleme Kurulu UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 2. BAŞBAKANLIK 2.1. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği(MGK) 2.2. Atatürk Kültür, Dil ve tarih Yüksek

Detaylı

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans)

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans) KADRO KODU KURUM ADI KADRO UNVANI 30020125061 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 1 0 77,04434 77,04434 30020125063 AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ MEMUR (KIRŞEHİR / MERKEZ - Merkez)

Detaylı

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9 BAŞVURU ADEDİ 335 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2010 BAŞVURU İSTATİSTİKLERİ ANA BRANŞ BAZINDA DAĞILIM HAYAT DIŞI 307 HAYAT 28 İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

Detaylı

Gayri Safi Katma Değer

Gayri Safi Katma Değer Artıyor Ekonomik birimlerin belli bir dönemde bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri sonucunda ürettikleri mal ve hizmetlerin (çıktı) değerinden, bu üretimde bulunabilmek için kullandıkları mal ve hizmetler

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 16 09 2014 Sayı 29 Genel Değerlendirme Nisan 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Nisan 2014 verilerinin değerlendirildiği- 29. sayısında sigortalı

Detaylı

Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri

Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri *Ekli dosyadaki istatistikî veriler, Sigorta Şirketlerinin SBM ye gönderdiği verilerden oluşturulmuştur. Veriler 31 Mayıs 2014 itibariyle alınmıştır. Tablo 1: Ödeme Yöntemine

Detaylı

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Önlisans)

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Önlisans) 20020123801 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 1 0 77,71676 77,71676 20020123803 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 2 0 77,52866 78,22274 20020123805

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Önlisans)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Önlisans) KURUM ADI ADI 290160001 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK TEKNİKERİ (ADANA TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 85,13376 85,13376 290160003 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK TEKNİKERİ (AFYONKARAHİSAR TÜM İLÇELER Taşra) 2 0 81,03624 82,65201

Detaylı

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 1 30 Ocak 2016 tarih ve 29609 sayılı Resmi Gazete de Yayınlanan İşkollarındaki Ve Sendikaların Üye na İlişkin 2016 Ocak Ayı İstatistikleri Hakkında

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Lisans)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Lisans) KURUM ADI ADI 390160001 SAĞLIK BAKANLIĞI PSİKOLOG (AĞRI TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 72,44764 72,44764 390160003 SAĞLIK BAKANLIĞI PSİKOLOG (ARDAHAN TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 72,11422 72,11422 390160005 SAĞLIK BAKANLIĞI

Detaylı

1 / 21 KADRO KODU BOŞ EN KÜÇÜK EN BÜYÜK KURUM ADI KADRO ADI KONT.

1 / 21 KADRO KODU BOŞ EN KÜÇÜK EN BÜYÜK KURUM ADI KADRO ADI KONT. 110010001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TEKNİSYEN (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 84,54093 84,54093 110140001 ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK TEKNİSYENİ (ERZURUM MERKEZ Merkez) 7 0 78,00955 78,32632 110180001 BAYBURT

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A Ş B A K A N L I K YENİ TEŞVİK K SİSTEMS STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV

Detaylı

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ DEVLET DESTEKLERİ 1- AJANSIN MALİ DESTEKLERİ 2- DEVLETİN YATIRIM TEŞVİKLERİ 3- DEVLETİN HİZMETLER SEKTÖRÜNE VE İHRACAT A YÖNELİK TEŞVİKLERİ İller arası Sosyo Ekonomik

Detaylı

VERGİ BİRİMLERİ. Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu

VERGİ BİRİMLERİ. Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu VERGİ BİRİMLERİ Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu 2. Vergi Birimleri. 2.1. Vergi Birimlerinin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu Birimin Adı 31/12/1996 31/12/1997 31/12/1998

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 07.08.2015 Sayı 41 Genel Değerlendirme Nisan 2015 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Nisan 2015 verilerinin değerlendirildiği- 41. sayısında sigortalı

Detaylı

TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375

TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375 TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375 100,54% A4 ELAZIĞ 5 39 308 309 100,32% A5 YALOVA 2 13

Detaylı

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014)

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014) 7942 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli ADANA TÜM İLÇELER Taşra YH 12 9 2001 7943 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli ADIYAMAN TÜM İLÇELER Taşra YH 12 5 2001 7944 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli AFYONKARAHİSAR

Detaylı

VALİLİĞİNE (İl Sağlık Müdürlüğü) GENELGE 2005/88

VALİLİĞİNE (İl Sağlık Müdürlüğü) GENELGE 2005/88 Konu: Psiko-Teknik Değerlendirme Merkezi 03.06.2005/8148 VALİLİĞİNE (İl Sağlık Müdürlüğü) GENELGE 2005/88 Bilindiği üzere Psiko-Teknik Değerlendirme Merkezlerinin açılış, işleyiş ve denetim işlemleri 18.07.1997

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu

İÇİNDEKİLER. Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu İÇİNDEKİLER Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu Çizelge 1 Türkiye genelinde il merkezlerinin su ihtiyaçları ve ihtiyaçların karşılanma durumu icmali Çizelge 2. 2013-2015 yılları

Detaylı

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni teşvik sistemi açıklandı. Bu açıklamaya dayanarak aşağıda yeni teşvik sistemi genel hatlarıyla ifade edilecektir.

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014 30 MART 2014 AraştırmaHakkında Araştırma, 30 Mart 2014 günü, Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemi ile mahalli seçimlerde oy kullanan toplam 1383 seçmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma

Detaylı

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-2 Önlisans Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar )

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-2 Önlisans Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-2 Önlisans Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) EN EN BOŞ KÜÇÜK BÜYÜK K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN UNVAN KURUM ADI KURUM

Detaylı

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARAR Karar Tarihi:14.07.2009 Karar Sayısı:2009/15199 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih ve Sayısı:16.07.2009/227290 Yürürlükte olan düzenleme üç farklı kategoride

Detaylı

KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE

KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE MADDE 1-20/11/2012 tarihli ve 116 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Kamu

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI ÖĞRETMENLERİN ALAN DEĞİŞTİRME KILAVUZU 1 İÇİNDEKİLER 1. İLGİLİ MEVZUAT 3 2. İLKELER 3 3. GENEL AÇIKLAMALAR 3 A. ALAN DEĞİŞTİRMELER 4 1. Başvuru

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASINDA YURTİÇİ ÖĞRETİM ELEMANI VE ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARININ DESTEKLENMESİ AMACIYLA YÜKSEKÖĞRETİM KURULUNCA

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASINDA YURTİÇİ ÖĞRETİM ELEMANI VE ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARININ DESTEKLENMESİ AMACIYLA YÜKSEKÖĞRETİM KURULUNCA YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASINDA YURTİÇİ ÖĞRETİM ELEMANI VE ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARININ DESTEKLENMESİ AMACIYLA YÜKSEKÖĞRETİM KURULUNCA YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARINA AKTARILACAK TUTARLARIN KULLANIMI, MUHASEBELEŞTİRİLMESİ,

Detaylı

KPSS 2008/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS ) ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 19 OCAK 2009 )

KPSS 2008/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS ) ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 19 OCAK 2009 ) 3842341 1 0 090.770 090.770 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ DİYETİSYEN ( BOLU Merkez ) 3842343 5 0 076.290 079.037 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRE ( BOLU Merkez ) 3842345 1 0 087.615 087.615 ABANT

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU HAZİRAN 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 03/07/2014 tarihinde 2014 yılı Haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 11.06.2015 Sayı 39 Eki-08 Oca-09 Nis-09 Tem-09 Eki-09 Oca-10 Nis-10 Tem-10 Eki-10 Oca-11 Nis-11 Tem-11 Eki-11 Oca-12 Nis-12 Tem-12 Eki-12 Oca-13 Nis-13 Tem-13 Eki-13 Oca-14 Nis-14 Tem-14 Eki-14 Oca-15

Detaylı

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR BÜLTEN 21.05.2015 SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR 7 Haziran genel seçimine günler kala nefesler tutuldu, gözler yapılan anket çalışmalarına ve seçim vaatlerine çevrildi. Liderlerin seçim savaşının

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 10 2014 Sayı 31 TEPAV İSTİHDAM İZLEME TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Haziran 2014 verilerinin değerlendirildiği- 31. sayısında sigortalı

Detaylı

BOŞ KONTENJAN K.KODU KONTENJAN PUAN

BOŞ KONTENJAN K.KODU KONTENJAN PUAN K.KODU KONTENJAN BOŞ KONTENJAN EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN KADRO ÜNVANI KURUM ADI 4123541 1 0 090.857 090.857 MEMUR (İSTANBUL) BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ (BYŞ) 4123543 4 0 086.962 088.105 ZABITA MEMURU (İSTANBUL)

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 19 05 2014 Sayı 26 Genel Değerlendirme Ocak 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Ocak 2014 verilerinin değerlendirildiği- 26. sayısında sigortalı ücretli istihdamı, kadın

Detaylı

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ)

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 3176423 2 0 080.960 081.595 MÜHENDİS (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (MERKEZ) 3176424 3 0 079.384 079.639 MÜHENDİS (ANKARA)

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel İlkeler

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel İlkeler SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NORM KADRO İLKE VE STANDARTLARINA DAİR USUL VE ESASLAR BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel İlkeler Amaç MADDE 1- (1) Bu Usul ve Esasların amacı; kamu kaynaklarının

Detaylı

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI Umut Oran Basın Açıklaması 27.5.2013 -TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI -SON ÜÇ YILDA KİŞİBAŞINA DÜŞEN TÜKETİCİ BORCU YÜZDE 90 ORANINDA ARTARKEN, AYNI DÖNEMDE TASARRUF NDAKİ ARTIŞ

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 07 2014 Sayı 27 Genel Değerlendirme Şubat 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Şubat 2014 verilerinin değerlendirildiği- 27. sayısında sigortalı

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri Yeni Teşvik Sistemi 4. Bölge Teşvikleri Ekim 2013 İçerik Yeni Teşvik Sistemi Amaçları Yeni Teşvik Sistemi Uygulamaları Genel Teşvikler Bölgesel Teşvikler Büyük Ölçekli Ya>rımlar Stratejik Ya>rımlar 4.

Detaylı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Personel Daire Bşk.)

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Personel Daire Bşk.) Şube Başkanlıkları 1 NOLU ANKARA ŞUBESİ Mustafa GÜRAN Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Personel Daire Bşk.) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tel 5366400073 2 NOLU KAHRAMANMARAŞ ŞUBESİ Mustafa Ertan ATALAR

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ xx.11.2015 Sayı 44 Genel Değerlendirme Temmuz 2015 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Temmuz 2015 ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Eylül 2015 verilerinin değerlendirildiği- 44.

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1 Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel

Detaylı

TABLO-3. LİSANS MEZUNLARININ TERCİHLERİ ARASINDA GÖSTEREBİLECEĞİ KADROLAR VE POZİSYONLAR 1/72 KPSS 2008/4

TABLO-3. LİSANS MEZUNLARININ TERCİHLERİ ARASINDA GÖSTEREBİLECEĞİ KADROLAR VE POZİSYONLAR 1/72 KPSS 2008/4 KODU KURUM ADI UNVANI SINIF DERECE ADET ARANAN NİTELİK KODLARI 3842341 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ DİYETİSYEN ( BOLU Merkez ) SH 6 1 4797 4799 3842343 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRE ( BOLU

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU AĞUSTOS 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 03/09/2014 tarihinde 2014 yılı Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

Temmuz 2015. SAGMER İstatistikleri

Temmuz 2015. SAGMER İstatistikleri Temmuz 2015 SAGMER İstatistikleri Tablo 1: Ödeme Yöntemine Göre Yazılan Poliçe Adedi Dağılımı 2014 2015 Temmuz Ocak - Temmuz Temmuz Ocak - Temmuz ÜRÜN GRUBU ÖDEME TİPİ Ferdi Grup Ferdi Grup Ferdi Grup

Detaylı

KPSS 2011/1 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (LİSANS) (YERLEŞTİRME TARİHİ 07.07.2011)

KPSS 2011/1 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (LİSANS) (YERLEŞTİRME TARİHİ 07.07.2011) 3111223 1 0 82,064 82,064 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ AVUKAT (BOLU Merkez) 3111225 1 0 82,763 82,763 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR İŞLETMENİ (BOLU Merkez) 3111227 1 0 80,763 80,763 ABANT

Detaylı

1 of 130 EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONT. POZİSYON KODU KURUM ADI KADRO ADI KONT.

1 of 130 EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONT. POZİSYON KODU KURUM ADI KADRO ADI KONT. KURUM ADI KADRO ADI 3210101 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ ANBAR MEMURU BOLU Merkez 1 0 87,835 87,835 3210103 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ ANBAR MEMURU BOLU Merkez 1 0 87,718 87,718 3210105 ABANT İZZET

Detaylı

LİSTE - III TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU - TAŞRA İL KODU İL ADI POZİSYON ADI BÜTÇE TÜRÜ

LİSTE - III TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU - TAŞRA İL KODU İL ADI POZİSYON ADI BÜTÇE TÜRÜ YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI İÇİN İLAN EDİLEN LİSTESİ 1 ADANA DİŞ TABİBİ DÖNER SERMAYE 1 1 ADANA DİŞ TABİBİ GENEL BÜTÇE 2 1 ADANA EBE DÖNER SERMAYE 1 1 ADANA EBE GENEL BÜTÇE 5 1 ADANA ECZACI DÖNER SERMAYE

Detaylı

TAKVİM KARTONLARI 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ

TAKVİM KARTONLARI 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ 2016 YILI MÜBAREK GÜN ve GECELER Yılbaşı 1 Ocak Cuma Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan Cumartesi Emek ve Dayanışma Günü 1 Mayıs Pazar Gençlik ve Spor Bayramı 19 Mayıs

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. KURUM ADI KADRO ADI 310010002 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 67,37392 67,37392 310040001 AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FİZYOTERAPİST (AFYONKARAHİSAR MERKEZ Merkez) 1 0 77,44521

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TELİF HAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTATİSTİKSEL BİLGİLENDİRME RAPORU (SERTİFİKA) Hazırlayan: İrfan Taylan ÇOKYAMAN OCAK 2013 ANKARA SERTİFİKA BÖLÜM İSTATİSTİKLERİ 2 1) SERTİFİKA

Detaylı

TABLO-2. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ÖNLİSANS MEZUNLARI )

TABLO-2. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ÖNLİSANS MEZUNLARI ) 2751751 2 0 092.271 093.625 TEKNİKER (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 2751753 2 0 073.613 075.487 HEMŞİRE (AYDIN) ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 2751755 1 0 088.601 088.601 LABORANT (AYDIN) ADNAN

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU EYLÜL 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 05/10/2015 tarihinde 2015 yılı Eylül ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. Devlet Personel Başkanlığı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına 1 Yerleştirme KURUM ADI ADI 310010001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 86,60289 86,60289

Detaylı

BÖLGE GRUP SIRALAMASI

BÖLGE GRUP SIRALAMASI ACİL TIP TEKNİKERİ (İLK VE ACİL YARDIM TEKNİKERİ) ADANA İZMİR GAZİANTEP ANKARA MERSİN ESKİŞEHİR KONYA ZONGULDAK ÇANAKKALE HATAY DENİZLİ TEKİRDAĞ YALOVA AYDIN EDİRNE ANTALYA KAYSERİ ISPARTA BOLU UŞAK BİLECİK

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU AĞUSTOS 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 03/09/2015 tarihinde 2015 yılı Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

2013-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans)

2013-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans) KURUM ADI UNVANI 310010001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ ANBAR MEMURU (BOLU / MERKEZ - MERKEZ) 1 0 75,69951 75,69951 310010019 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - MERKEZ) 1 0 73,21259

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 12 08 2014 Sayı 28 Genel Değerlendirme Mart 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Mart 2014 verilerinin değerlendirildiği- 28. sayısında sigortalı

Detaylı

DÜNYA İLK YARDIM GÜNÜNÜN AMAÇLARI

DÜNYA İLK YARDIM GÜNÜNÜN AMAÇLARI DÜNYA İLK YARDIM GÜNÜNÜN AMAÇLARI Halkın, ilk yardım ile ilgili basit uygulamaların hayat kurtardığı ve ilk yardım öğrenmenin önemini fark etmelerini sağlamak, Kişileri ilk yardım öğrenmeye motive etmek,

Detaylı

CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU

CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU CEYHAN TİCARET ODASI CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU 2013 YILI Ceyhan Ticaret Odası 2013 CEYHAN T İ CARET ODASI BAŞKANDAN; Değerli Ceyhanlılar, Bilindiği gibi Ceyhan Adana nın en eski ilçelerindenn birisi

Detaylı

15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 6322 sayılı AATUHK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32.

15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 6322 sayılı AATUHK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32. Büyük Ölçekli Yatırımlar & Bölgesel Teşvikler & Stratejik Yatırımlar Genel Açıklamalar 15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 6322 sayılı AATUHK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına

Detaylı

HANEHALKI İŞGÜCÜ ARAŞTIRMASI Bölgesel Sonuçlar 2004-2013 İşgücü ve Yaşam Koşulları Daire Başkanlığı İşgücü İstatistikleri Grubu İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 3 TEMEL İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ... 5 YE İLİŞKİN İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ,

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU OCAK 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 03/02/2015 tarihinde 2015 yılı Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Detaylı

BAKANLAR KURULU KARARI

BAKANLAR KURULU KARARI 5 Ekim 2006 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 26310 BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2006/10911 Ekli listede tahsis edildikleri mahalli idareler ile sınıfları, dereceleri ve adetleri gösterilen iç denetçi

Detaylı

TABLO-3. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS MEZUNLARI )

TABLO-3. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS MEZUNLARI ) 3953731 2 0 078.393 080.068 HEMŞİRE (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 3953733 1 0 086.352 086.352 MÜHENDİS (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 3953735 1 0 086.770 086.770 MÜHENDİS (ANKARA)

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TEHLİKELİ ATIK İSTATİSTİKLERİ BÜLTENİ(2013)

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TEHLİKELİ ATIK İSTATİSTİKLERİ BÜLTENİ(2013) Sayı: 4 02.07.2015 16:00 Mülga Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında yıllık tehlikeli atık beyanları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Bilgi Sistemi altında yer alan Atık Yönetim Uygulaması/Tehlikeli

Detaylı

ÜLKE GENELİ TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ. E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü. Trafik Hizmetleri Başkanlığı

ÜLKE GENELİ TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ. E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü. Trafik Hizmetleri Başkanlığı E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ Trafik Hizmetleri Başkanlığı ÜLKE GENELİ Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı TEMMUZ-2015 AÇIKLAMALAR AYLIK TRAFİK İSTATİSTİK

Detaylı

1/59 KPSS 2011/2 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (LİSANS) (YERLEŞTİRME TARİHİ 02.12.2011) KADRO KODU EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONTENJAN

1/59 KPSS 2011/2 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (LİSANS) (YERLEŞTİRME TARİHİ 02.12.2011) KADRO KODU EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONTENJAN KADRO KODU KONTENJAN BOŞ KONTENJAN EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN KURUM ADI KADRO ÜNVANI 3121011 1 0 69,888 69,888 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRE BOLU Merkez 3121013 1 0 73,867 73,867 ABANT İZZET

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Personel Genel Müdürlüğü

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Personel Genel Müdürlüğü VALİLİĞİNE (İl Mîlli Eğitim Müdürlüğü) İlgi : a) Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, b) Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 31 12 2014 Sayı 33 Genel Değerlendirme Ağustos 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Ağustos 2014 verilerinin değerlendirildiği 33. sayısında

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Türkiye de Belediye Nüfusları

Türkiye de Belediye Nüfusları 1 Türkiye de Belediye Nüfusları Yrd. Doç. Dr. Hüsniye AKILLI 1580 sayılı Belediye Kanununda bir yerleşmeye belediye tüzel kişiliğinin verilebilmesi için, son nüfus sayımına göre o yerleşimin 2000 den fazla

Detaylı

TABLO-3B. B GRUBU KADROLARA ATANACAKLARDA ARANACAK KOŞULLAR Yerleştirme Yapılacak Kadrolar Koşul ve

TABLO-3B. B GRUBU KADROLARA ATANACAKLARDA ARANACAK KOŞULLAR Yerleştirme Yapılacak Kadrolar Koşul ve 50 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) 8971 SANTRAL MEMURU (BOLU)... GİH 10 1... 13,17, 210 8981 DAKTİLOGRAF (BOLU)... GİH 12 1... 13, 17, 237, 242 8991 HEMŞİRELİK (BOLU)... SH 12 4... 13, 79, 216 9001

Detaylı

SURİYE ARAP CUMHURİYETİNE YAPILAN İHRACAT ANALİZİ

SURİYE ARAP CUMHURİYETİNE YAPILAN İHRACAT ANALİZİ SURİYE ARAP CUMHURİYETİNE YAPILAN İHRACAT ANALİZİ Sayfa 1 / 12 İLLER BAZINDA SURİYE YAPILAN İHRACAT -2011 Sayfa 2 / 12 GAZIANTEP SURİYE 98.011.759,68 HATAY SURİYE 102.197.108,56 SAKARYA SURİYE 2.432.730,63

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI (Sözleşmeli Öğretmen Görevlendirmesi)

BASIN AÇIKLAMASI (Sözleşmeli Öğretmen Görevlendirmesi) BASIN AÇIKLAMASI (Sözleşmeli Öğretmen Görevlendirmesi) Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 05-12 Aralık 2007 tarihleri arasında, elektronik ortamda alınacak

Detaylı

DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014

DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

Toplumun Kamu Yönetimine ve Kamu Hizmetlerine Bakışı

Toplumun Kamu Yönetimine ve Kamu Hizmetlerine Bakışı Toplumun Kamu Yönetimine ve Kamu Hizmetlerine Bakışı Fikret Adaman (Boğaziçi Üniversitesi) Ali Çarkoğlu (Sabancı Üniversitesi) Burhan Şenatalar (İstanbul Bilgi Üniversitesi) 1 Çalışmanın Yöntemi 8 Kasım-23

Detaylı

1 of 50 EN BÜYÜK PUAN EN KÜÇÜK PUAN POZİSYON KODU BOŞ KONT. KURUM ADI KADRO ADI KONT.

1 of 50 EN BÜYÜK PUAN EN KÜÇÜK PUAN POZİSYON KODU BOŞ KONT. KURUM ADI KADRO ADI KONT. KURUM ADI KADRO ADI 3241091 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR BOLU MERKEZ Merkez 1 0 90,93950 90,93950 3241093 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOG BOLU MERKEZ Merkez 1 0 89,42132 89,42132 3241095

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A Ş B A K A N L I K YENĐ TEŞVĐK K SĐSTEMS STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVĐK SĐSTEMĐ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV

Detaylı

İstatistik ve Sicil İzleme Dairesi Başkanlığı

İstatistik ve Sicil İzleme Dairesi Başkanlığı 1 İçindekiler Bölüm 1 2004 Yılı Dört Aylık Sonuçlar Bölüm 2 Teyit Sonuçları Bölüm 3 Internet Üzerinden İhale İşlemi Yapan İdarelerin İllerine ve Yapılarına Göre Dağılımları 2 2003 yılında ve 2004 yılının

Detaylı

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi EK 1 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi Cumhuriyet Halk Partisi() 397 85,4 Demokrat Parti (DP) 61 13,1 Bağımsızlar (DP Listesinde 4 0.9 Yer Alarak Seçilen)

Detaylı

ÜZEYİR KARAKUŞ TÜİK NEVŞEHİR BÖLGE MÜDÜRÜ 08/09/2014

ÜZEYİR KARAKUŞ TÜİK NEVŞEHİR BÖLGE MÜDÜRÜ 08/09/2014 ÜZEYİR KARAKUŞ TÜİK NEVŞEHİR BÖLGE MÜDÜRÜ 08/09/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ

BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ Kapsam Sektörel Kapsam 2003-2008 yılları için Avrupa Topluluğu nda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması NACE REV.1.1 e göre; B C D E F G H I J K M

Detaylı