CHP nin SOSYAL DEMOKRASİ SERÜVENİ THE CHP S SOCIAL DEMOCRACY ADVENTURE. Orkunt CANYAŞ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "CHP nin SOSYAL DEMOKRASİ SERÜVENİ THE CHP S SOCIAL DEMOCRACY ADVENTURE. Orkunt CANYAŞ"

Transkript

1 alternatif politika CHP nin Sosyal Demokrasi Serüveni Kaynak: Alternatif Politika, Cilt 7. Sayı 1. (Nisan 2015) Sayfa Yazar: Orkunt CANYAŞ (Dr., 9. Kolordu Komutanlığı Adli Müşaviri) Alternatif Politika; Worldwide Political Science Abstracts, Scientific Publications Index, Scientific Resources Database, Recent Science Index, Scholarly Journals Index, Directory of Academic Resources, Elite Scientific Journals Archive, Current Index to Scholarly Journals, Digital Journals Database, Academic Papers Database, Contemporary Research Index, Ebscohost, Index Copernicus ve Asos Index'de taranmaktadır. AP

2 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 AP ABSTRACT CHP nin SOSYAL DEMOKRASİ SERÜVENİ THE CHP S SOCIAL DEMOCRACY ADVENTURE Orkunt CANYAŞ The philosophy of social democracy started to become widespread in the Western European countries especially after the Second World War. In the aftermath of the war, the level of employment increased, the wages raised, the social security services expanded and so the notion of welfare state emerged as a significant component of social democracy. However, social democratic parties have faced a severe crisis as of midst of the 1970s due to the rising costs of social services as well as in the 1980s due to the increasing pace of globalization and the dissolution of the Soviet Union. In order to overcome the crisis of social democracy, the notion of the third way was formulated as a result of which the social democratic parties began to come to power again. In Turkey, the social democratic politics is a relatively new phenomena compared with the Western Europe. The Republican People s Party has defined itself as a social democratic party through adoption of the rhetoric of left-of-center in the 1960s, democratic left in the 1970s, new left in the 1990s and the new CHP since This study analyzes the party identity of the CHP as formulated in its program or bylaw in both the pre and post-1980 periods to put forth to what extent it is compatible with the principles of social democracy. Keywords: The RPP, Social Democracy, Third Way, Left-of- Center, Democratic Left, New Left.

3 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni GİRİŞ ÖZ Sosyal demokrasi düşüncesi, Batı Avrupa da özellikle II. Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Savaş sonrasında yüksek bir istihdam düzeyi sağlandığı gibi ücretler yükselmiş, çalışma koşulları iyileştirilmiş, sosyal güvenlik uygulamaları genişlemiş ve sosyal demokrasinin önemli bir bileşeni olarak Refah Devleti kavramı gündeme gelmiştir. Ancak 1970 lerin ortalarından itibaren sosyal harcamaların önemli ölçüde artış göstermesi ve 1980 lerde küreselleşme sürecinin hızlanması ve Sovyetler Birliği nin dağılması nedeniyle sosyal demokrat partiler ciddi bir açmazla karşı karşıya kalmıştır. İşte bu açmazı aşmak için ve sosyal demokrasinin karşılaştığı sorunlara çare olarak üçüncü yol düşüncesi ortaya atılmış ve sosyal demokrat partiler yeniden iktidara gelmeye başlamıştır. Türkiye de ise sosyal demokrasi geleneği, Batı Avrupa ülkelerine kıyasla görece yenidir. Bu konuda ülkemizde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kendisini 1960 ların ortalarından itibaren ortanın solu, 1970 lerde demokratik sol, 1980 sonrasında ve 1990 lı yıllarda yeni sol ve 2010 dan beri yeni CHP söylemiyle sosyal demokrat parti olarak tanımlamaktadır. Bu çalışmada CHP nin program/tüzüğünde tanımlanan parti kimliğinin sosyal demokrasi düşüncesi ile ne ölçüde örtüştüğü 1980 öncesi ve 1980 sonrası olmak üzere iki dönemde analiz edilerek ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: CHP, Sosyal Demokrasi, Üçüncü Yol, Ortanın Solu, Demokratik Sol, Yeni Sol. Avrupa da sosyal demokrasinin gelişim sürecinde Sanayi Devrimi sonrası ortaya çıkan işçi sınıfı önemli bir rol oynamıştır. İşçiler bir yandan ekonomik üretimi hızlı bir şekilde artırırken diğer yandan ağır çalışma koşullarına rağmen düşük ücret aldıkları için ekonomik sıkıntı içine girmişlerdir (Sarıtaş, 2006: 17). Uzun çalışma saatleri, maliyetlerinin düşük olması sebebiyle kadın ve çocuk işçilerin çalıştırılması ve işçileri koruyacak yasal düzenlemelerin bulunmayışı gibi işçilerin ciddi sorunları ortaya çıkmıştır. Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen nicel olarak büyüyen bu sınıf, zamanla haklarını aramaya ve örgütlü bir kitle halini almaya başlamıştır (Sarıtaş, 2006: 17). 19.yüzyıl başlarında 7

4 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 sosyalizm, işçilerin bu sorunlarının çözümü için işçi sınıfının yapacağı bir devrim yoluyla kapitalist düzenin yıkılıp yerine eşitlikçi sosyalist toplumun kurulması gerektiğini ileri sürerken; 19. yüzyıl sonlarında sosyalizm içinde revizyonist bir akım ortaya çıkmıştır. Kautsky ve Bernstein gibi revizyonist akımın öncülerine göre, işçilerin sorunları parlamenter sistem içinde kalarak işçi sınıfı partisinin iktidara gelmesiyle çözülür. Bu düşünürler Alman Sosyal Demokrat Partisi nin görüşlerinin şekillenmesinde önemli rol oynamışlardır (Runkle, 1968: ). Bu dönemde aşağıda bahsedileceği gibi sosyal demokrasinin öncülerinden biri de İngiltere deki Fabian hareketidir. Türkiye de ise, sosyal demokrasi geleneği Batı Avrupa ülkelerine göre görece yenidir. Bu konuda ülkemizde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kendisini 1960 ların ortalarından itibaren ortanın solu nda ve 1970 lerin ortasından günümüze kadar da "demokratik sol bir parti olarak tanımlamak suretiyle sosyal demokrat geleneğin temsilcisi olduğunu iddia etmektedir. Ancak CHP nin işçi sınıfı partisi olarak örgütlenmemesi bir yana, bu iddianın, özellikle günümüzde, 1980 lerin sonundan itibaren etkisini gösteren küreselleşme, neoliberalizm ve post modernizm dalgası ile birlikte Batı Avrupa da olduğu gibi ülkemizde de zaman zaman gündeme gelen sol eridi tartışmaları da dikkate alınarak yeniden sorgulanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye de eğer varsa, sosyal demokrasinin çıkışı, gelişimi ve günümüzde sosyal demokrasinin Türk siyasal yaşamındaki durumunu CHP örneğinde, CHP nin parti program ve seçim bildirgeleri üzerinden tespit etmeye çalışmaktır. Bu amaçla çalışmanın ilk bölümünde Avrupa nın sosyal, ekonomik ve siyasal yapısı içerisinde doğup gelişen sosyal demokrasi düşüncesi ve Batılı sosyal demokrat partileri ortaya çıkaran temel toplumsal dinamikler saptandıktan sonra 1980 sonrası dönemde sosyal demokrasinin karşı karşıya kaldığı açmaz ve bu açmazdan çıkmak için geliştirdiği üçüncü yol düşüncesi tartışılacaktır. Daha sonra, CHP içerisindeki sosyal demokrat düşüncenin hangi ihtiyaçtan ve nasıl ortaya çıktığıyla ilgili tartışmalara Cumhuriyet dönemi Türk siyasal hayatına paralel bir şekilde değinilecek ve böylelikle CHP nin program/tüzüğünde tanımlanan parti kimliğinin sosyal demokrasi düşüncesi ile örtüşüp örtüşmediği ortaya konulacaktır. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra CHP nin yeniden açıldığı 1992 yılına kadar Türk siyasal hayatında kendisini CHP nin mirasçısı olarak tanımlayan siyasi partiler de yukarıda belirtilen yöntemle incelenmeye çalışılacaktır. Ancak CHP tarihinin, Cumhuriyet tarihi kadar uzun olması ve partinin siyasal yaşamının kendi iradesi dışında kesintiye uğraması nedeniyle sağlıklı bir analiz yapabilmenin ön şartının bir dönemlendirme yapmayı

5 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni gerektirdiği kabulüyle, çalışma konusunun 1980 öncesi ve 1980 sonrası olarak incelenmesinin daha anlamlı olacağı kanaatindeyiz. 1. SOSYAL DEMOKRASİ NİN AVRUPA DA GELİŞİM SÜRECİ Günümüzdeki anlamıyla sosyal demokrat akımın, 19. yüzyıl sonlarında, İngiltere'nin Fabian hareketiyle ve o dönemde devrimci sosyalizmin temsilcisi olan Alman Sosyal Demokrat Partisi nin kendi içindeki düşünsel dönüşümle birlikte oluşmaya başladığı söylenebilir. Fabianizm 19. yüzyıl sonunda İngiltere de sosyalist yazar ve düşünürlerden oluşan topluluğun fikirlerinden doğmuştur. Fabianizm e göre, amaç, rejimi devirmek değil, sosyalizmi toplumun kurumlarına sızdırmaktı. Kapitalizmden sosyalizme geçiş devrimle değil, evrimle olacaktı (Kışlalı, 1993: 118). Fabian cılara göre sosyal çatışma işçi işveren arasında değil, tüm toplumla mülkiyeti elinde bulunduran azınlık arasında idi (Ateş, 1994: 18). Bu nedenle Fabian cılar, Marksizmin devrim görüşüne karşı çıkmakta, işçilere daha çok hak ve hizmet verilerek devlet faaliyetinin her alanda artması gerektiğini savunmaktaydılar. Daha sonra bu topluluk 20. yüzyıl başında kurulan İngiliz İşçi Partisi nin kuruluşu aşamasında partiye önemli katkı yapmıştır. Alman sosyal demokratları ise, 19. yüzyıl sonlarıyla 20. yüzyıl başlarında Avrupa işçi sınıfı hareketinin ağırlık merkezini oluşturmuştur. Güçlü ve geniş örgütlenmesi ve Bernstein ve Kautsky gibi pek çok ünlü düşünürüyle sosyal demokrasinin gelişmesinde Alman deneyimi çok önemlidir. Nitekim Birinci Dünya Savaşı'na değin Alman sosyal demokrat partisi SPD Almanya kadar Avrupa kıtasının da ana sosyal demokrat partisidir (Özdalga, 1984: 45). Alman sosyal demokrasisinin tarihi, mevcut toplumsal düzeni kökünden değiştirmeyi hedefleyen temel taleplerle yola çıkmış bir işçi sınıfı partisinin, süreç içinde reformist bir halk partisine dönüşümünün tarihidir. 1 Ancak aradan bu kadar uzun yıllar geçmesine rağmen sosyal demokrasinin halen tam anlamıyla bir tarifini yapmak zordur. Çünkü kavramın, zaman içinde değişen içeriği bir yana, özellikle Avrupa da kurulmuş olan sosyal demokrat nitelikli partilerin tarihi oluşumu ve düşünsel evrimleri de kendi aralarında farklılıklar göstermektedir. Nitekim Avrupa da farklı ülkelerde kurulan sosyal demokrat partiler, programlarını oluştururken kendi tarihlerinden, halklarının yaşam biçimlerinden, ülkelerinin ekonomik ve toplumsal özellikleri ile siyasal gelişimlerinden etkilenerek kendi sosyal demokrasi uygulamalarının tanımlamalarını yapmışlardır. Fakat bütün yerel farklılıklarına rağmen yine de sosyal demokrasi düşüncesi, bütün sosyal demokrat nitelikli partilerin paylaştığı bir ortak mantığa ve bazı ortak paydalara dayanmıştır. Bu şekilde zaman içinde, 1 Daha detaylı bilgi için bkz. Özdalga (1984) ve Kavukçuoğlu (2003). 9

6 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 deneyim kazanılarak ve güncel olaylardan etkilenilerek, karşılaşılan sorunlara değişik partilerin getirdiği çözümler birbirine eklenmek suretiyle sosyal demokrasinin ortak özellikleri meydana getirilmiştir. 1980'li yıllara kadar etkin olan sosyal demokrasi anlayışı klasik sosyal demokrasi olarak tanımlanmış ve anlayışın ortak özelikleri şöyle sıralamıştır: Toplumsal ve ekonomik alana katılan devlet; sivil toplum üzerinde devlet hegemonyası; kollektivizm; Keynesyen ekonomi ve korporatizm; piyasaların sınırlı rolü; tam-zamanlı çalışma; kapsamlı sosyal güvenlik; güçlü eşitlikçilik, düşük ekolojik bilinçlilik ve uluslararasıcılık (Giddens, : 2000: 19). 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmaya başlayan sosyal demokrasi düşüncesi, Batı Avrupa da özellikle II. Dünya Savaşı ndan sonra yaygınlık kazanmaya başlamıştır (Pierson, 2001: 39). Savaş sonrası Keynesyen ekonomik politikaların uygulanması sonucu ortaya çıkan hızlı ekonomik büyüme, tam istihdam ve kapsamlı refah devleti oluşumu, sosyal demokrat partilerin başarısı olarak görülmektedir (Pierson, 2001: 39). Bu dönemde örgütlü işçi sınıfının da desteğiyle Avrupa da sosyal demokrat partiler altın yıllarını yaşamıştır (Pierson, 2001: 44). Elde edilen yüksek istihdam düzeyi, yüksek ücretler ve yaygın refah devleti uygulamaları nedeniyle refah devleti kavramı genellikle sosyal demokrasiyle beraber tanımlanmakta, hatta bu iki kavramın aynı anlamda kullanıldığı görülmektedir. Refah devleti uygulamaları ilk kez Avrupa da 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkmasına (Flora ve Alber, 1981: 37) karşın, kavram II. Dünya Savaşı sonrası dönemde daha yaygın kullanılır hale gelmiştir (Leibfried ve Mau, 2008: xvi). Refah devleti, modernleşen toplumlarda kentleşme, nüfus artışı ve ekonomik gelişme sonucu ortaya çıkan sorunlara çare olarak görülmüştür. Refah devleti kavramı, kapitalist sistemlerde sanayileşmenin yol açtığı sorunlar, artan eşitsizlik ve yoksulluğun toplumsal istikrarı ve iktisadi birikimi tehdit etmeye başlamasıyla devletin sorumluluğunun vurgulanmasıyla birlikte gelişmiştir (Leibfried ve Mau, 2008: xvi). Devletin toplumsal güçler arasında dayanışmayı güçlendirmek üzere oynaması gereken ciddi bir rolü olduğu düşüncesi, refah devleti kavramının gelişiminde önemli bir faktördür. Refah devleti tüm vatandaşlara siyasi bir hak olarak gelir, eğitim, sağlık, beslenme ve barınma gibi sosyal hizmetler alanında asgari standartlar sağlar (Wilensky, 1975: 1). Başka bir ifadeyle, ailelere ve bireylere minimum gelir imkânı sunarken, sınıf ve statü ayrımı yapmadan tüm vatandaşların sosyal hizmetlerden eşit şekilde faydalanmasını sağlar. Böylelikle refah devleti yaşlılık, işsizlik, hastalık gibi sosyal gerçekler karşısında aile ve bireyleri destekleyerek güvensizlik hislerini azaltır (Briggs, 2000:18).

7 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni Refah devleti kavramı ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda tek tip bir refah devleti yerine farklı türlerden bahsedilmekte ve çeşitli sınıflandırmalar yapılmaktadır. Esping-Andersen in yaptığı sınıflandırma refah devleti sınıflandırmaları arasında önemli bir yere sahiptir. Esping-Andersen, liberal, korporatist ve sosyal demokratik olmak üzere üç tür refah modeli olduğunu ileri sürer. ABD, Kanada ve Avustralya da örnekleri bulunan liberal modelde, devlet gelir araştırmasına dayalı olarak vatandaşlara asgari düzeyde fayda sağlar ve sosyal sigorta faydaları oldukça mütevazı düzeydedir (Esping-Andersen, 1990: 26). Bu modelde daha ziyade özel refah önlemlerini destekleyen devlet, yalnızca minimum gelir garantisi sağlar (Esping-Andersen, 1990: 26-27). Avusturya, Fransa, Almanya ve İtalya da uygulanan korporatist modelde sosyal haklar, sınıf ve statü bazında farklılık gösterir. Korporatist modelde, liberal modelin aksine özel refah düzenlemelerinin rolü çok küçüktür (Esping-Andersen, 1990: 27). Bu modelde aile kurumu çok önemli olduğu için ailenin kapasitesinin yeterli olmadığı durumlarda devlet müdahale eder ve çalışmayan eş (kadın) sosyal güvenlik kapsamı dışında tutulur (Esping-Andersen, 1990: 27). İskandinav ülkelerindeki sosyal demokratik refah modelinde devletin amacı, minimum ihtiyaçların karşılanması düzeyinde bir eşitlik değil, yüksek standartları olan gereksinimlerin karşılanması konusunda bir eşitlik sağlamaktır. Bu nedenle, devlet hem işçi sınıfı hem de orta sınıf için geniş sosyal haklar sağlar (Esping- Andersen, 1990: 27). Sosyal demokratik modelde, korporatist modelin tersine ihtiyaçların aileler tarafından karşılanmasını beklemek yerine ailenin gereksinim duyduğu sosyal hizmetler de devlet tarafından karşılanır (Esping-Andersen, 1990: 28). Esping-Andersen in refah devleti sınıflandırması, refah devleti uygulamalarının sadece sosyal demokratik partilerin güçlü olduğu ülkelerde uygulanmadığını, liberal veya muhafazakâr partilerin güçlü olduğu ülkelerde de düzeyleri daha düşük olmakla birlikte vatandaşlara bazı sosyal hizmetler sağlandığını göstermektedir. Ancak bu üç model arasından yalnızca sosyal demokratik modelde vatandaşlar azami düzeyde sosyal haklardan faydalanmaktadır lerin ortalarından itibaren refah devletinin gelişim sürecinde bir duraklama dönemine girilmiş ve refah devletinin en önemli dayanağı olan sosyal demokrasi düşüncesinde bazı değişimler ortaya çıkmaya başlamıştır. Sonraki 20 yıl boyunca refah devleti düşüncesinin sorgulanmasına sebep olan en önemli gelişme sosyal harcamaların ciddi ölçüde artış göstermesidir (Şenkal, 2000: 275) larda gelişmiş ülkelerde sosyal harcamalar GSMH nin %7,5 ini oluştururken, 1980 lerde bu oran iki katına çıkmıştır lerde ABD de sosyal harcamalarının GSMH içindeki payı % 9,75 iken, sosyal demokrat politikaların 11

8 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 uygulandığı İsveç te %17 nin üzerine çıkmıştır (Myles ve JillQuadagno, 2002: 34-35). Yükselen sosyal harcamalar, hızlanan küreselleşme 2 süreci ile ulusdevletlerin özellikle ekonomik alanda sahip oldukları gücün azalması, kapitalizmin küresel bir nitelik kazanması ve son olarak eski Sovyetler Birliği nin dağılması nedeniyle sosyal demokrat partiler, 1980 sonrası dönemde bir açmazla karşı karşıya kalmıştır. Sendikalar ve sosyal demokrat partiler küreselleşmeye ve onun doğurduğu sonuçlara yönelik bir politika oluşturmada güçlük çekmiş ve bu partilerin savunduğu fikirler ideolojik olarak anlamını yitirdiğinden yürütülen sosyo-ekonomik politikaların yeniden gözden geçirilmesi zorunlu olmuştur (Giddens, 2000: 40-45). Sosyal demokrasi düşüncesi, ekonomik alanda küresel ekonomik entegrasyonun baskınlık kazanması yüzünden uğradığı başarısızlıklar nedeniyle 1990 ların ortalarından itibaren köklü bir değişim geçirmeye başlamıştır. Zira küreselleşme süreçleri ile yükselen neo-liberal hegemonyayla beraber, eski tip sosyal demokrasi düşüncesinin toplumdaki genel rahatsızlıkların kaynağı olduğuna dair o kadar kuvvetli bir inanış oluşmuştur ki, tam bu noktada yeni sosyal demokrasi de bu inanışları karşılayacak çıkarımları bünyesine dâhil etmek zorunda kalmıştır (Giddens, 1990) li yıllardan itibaren küreselleşme süreci ile birlikte hızlanan neoliberalizm düşüncesi, etnik kimlik talepleri, yerel değerlerin öne çıkarılması, feminizm ve çevreci hareketler ile birleşerek Batılı toplumlarda standart bir yaşam biçiminin savunucusu durumunda kalan ve klasik sosyal demokrasi düşüncesini savunmaya devam eden partiler karşısında seçim zaferleri kazanmaya başlamıştır. Öte yandan nükleer enerji, yeni iletişim teknolojileri, esnek çalışma şartlarının yaygınlaşması gibi yeni sorunlar, sağ ve solun kendi geleneksel çizgileriyle uyumlu çözümler üretmelerine izin vermemektedir ve dolayısıyla da klasik sağ-sol polarizasyonu anlamını yitirmeye başlamıştır (Meyer, 2005: 52-53). Dolayısıyla dönüşüm sadece ekonomik başarısızlık temelli değildir. Çünkü dönüşümün arkasında endüstri sonrası bir duruma ulaşan toplumların değer yargılarındaki ve beklentilerindeki değişiklikler de vardır. 2 Küreselleşme terimi genelde günümüzde yaşanan bütün değişimlerin bir simgesi olarak kullanılmaktadır. Siyasal ve ekonomik bağlamda ise; küreselleşmenin; bir yandan devlet ağırlıklı uluslararası ilişkilerden birtakım devlet dışı örgütlerin, en az devletler kadar dünya siyasetinde önem kazandıkları bir süreci ve bir yandan da üretim süreçlerinin değişmesi ile iletişim ve bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeye paralel olarak sermayenin artık global bir nitelik taşıdığı bir süreci yansıttığı söylenebilir. Küreselleşme süreci hakkında yapılan tartışmalar için Held (1999), Held ve Mcgrew (2000), Bauman (1998).

9 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni Bu gelişmelerle beraber duraklayan ekonomiler, artan işsizlik, hızlı enflasyonu engellemenin acı reçeteleri, alım gücü düşen ücretler, yeni toplumsal hareketlerin etkileri ve yeni değer yargılarının gelişmesi sonucu refah devleti cazibesini yitirmeye başlamıştır. Buna bağlı olarak sosyal devlet ve refah devleti politikalarının uygulayıcısı olan sosyal demokrasi düşüncesi, Soğuk Savaş ın bitimine kadar önce bir duraklama, daha sonra da bir düşme sürecine girmiş, buna bir de ideolojilerin bittiğine dair söylem de eklemlenince iyice açmaza girmiştir. Bu açmazı aşmak için ve sosyal demokrasinin karşılaştığı sorunlara çare olarak ortaya atılan üçüncü yol düşüncesi önce Amerika da ortaya çıkmıştır. Bu düşünce ilk kez 1990 larda Amerika da Bill Clinton ın danışmanları tarafından Demokrat Parti nin siyasi değişimini anlatmak için dile getirilmiştir (Dierwechter, 2000: 335). Ancak kavram, 1997 seçimleri ile 18 yıllık Muhafazakâr Parti iktidarını deviren İngiliz İşçi Partisi nin iktidara gelmesiyle daha güncel hale gelmiştir. Önce İngiliz İşçi Partisi nin, daha sonra Alman Sosyal Demokrat Parti nin değişimi ve yeni politikaları ile İngiliz sosyolog Anthony Giddens in çabaları üçüncü yol ile ilgili teorik tartışmaları da hızlandırmıştır. Bu nedenle üçüncü yolun fikir babası olarak Giddens gösterilmektedir (Yılmaz, 2003: 87). Giddens in üçüncü yol düşüncesi, küreselleşme gerçeğini olumlu ve olumsuz yönleriyle kabul eder (2006: 16). Giddens a (2000: 9) göre, eski sosyal demokrat yöntem artık kullanılamaz hale gelirken sınıf temelli bir siyaset yapmanın modası geçmiştir ve artık sağ ve sol arasında politik bir ayrım da kalmamıştır. Bu nedenle üçüncü yol düşüncesi, dünyadaki değişimlere yanıt verebilme uğraşısı olarak, merkez sol değerlerin bu değişimlere uyarlanması olarak değerlendirilebilir (Yalçıntan, 2006: 31). Nitekim üçüncü yol düşüncesi, geleneksel ve modern olanı bir siyasal projede buluşturmayı amaç edinmiştir (Kaya, 2005). Giddens (2000: 77), üçüncü yol değerlerini şu şekilde sıralamıştır: Eşitlik, ihtiyaç sahiplerinin korunması, özerklik bağlamında özgürlük, sorumluluk yoksa hak da yok, demokrasi yoksa otorite de yok, kozmopolit çoğulculuk, felsefi muhafazakârlık. Yeni Sağ ın, 1970 li yıllarda yaşanan dünya ekonomik krizinden çıkış yolu olarak refah devleti uygulamalarından doğan maliyetleri kısmayı önermesinden farklı olarak üçüncü yol, bu çözümün büyük bir toplumsal maliyeti beraberinde getirdiğini düşündüğünden refah devletinin yeniden bir yapılandırma içerisinde kurumsallaştırılması gerektiğini iddia eder (Kaya, 2005). Görüldüğü üzere, üçüncü yol geleneksel soldan, özellikle refah devletinin geçmiş deneyimlerine bir eleştiri getirmek suretiyle farklılık arz etmektedir (Giddens, 2006: 16). Üçüncü yol politikaları rekabetin ve zenginliğin üretilmesini kabul etmekle birlikte devletin insan kaynaklarına ve girişimci kültürün gelişmesi için ihtiyaç 13

10 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 duyulan alt yapıya yatırım yapılmasında önemli bir role sahip olduğunu savunur (Giddens, 2000: 113). Dolayısıyla küreselleşme süreci içerisinde dönüşüm geçiren ve günümüzde öne çıkan üçüncü yol projesi, bir yandan kamu çıkarını gözetmekte öte yandan piyasa mekanizmalarının dinamizmini kullanarak kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesini öngörmektedir (Giddens, 2000: 113). Güçlü devlet, toplumun tüm kurumlarının çağın gereklerine uyum sağlaması için gerekli koşulları var edecektir. Devlet, kamu sektörünün yanı sıra özel sektörün de yenileştiriciliğini, yaratıcılığını teşvik etme işlevini üstlenmelidir. Benimsenen görüş, sosyal adalet ilkesinin ekonomiye bir yük olmadığı, tam tersine, sosyal adaletin ekonomik etkinliğin üreticisi olduğu yolundadır. Bu noktada Inglehart (1990: 46-7), artık sol düşüncenin vurgusunun üretim araçlarında devlet mülkiyetine sahip olmaktan çok fiziki ve sosyal çevrenin kalitesi, kadınların toplumsal rolü, nükleer güç ve kimlik gibi konulara kaydığını vurgulamakta ve solun değişiminde yeni sosyal hareketlerin etkili olduğunu, bu hareketlerin gelişmesi ve etkisinin artmasıyla solun sürekli olarak değişip anlam değişimine uğradığını ifade etmektedir lı ve 2000 li yıllarda Batı Avrupa toplumlarında sosyal demokrasinin içine düştüğü kimlik krizinden, neo-liberal eğilimlerin özümsenmesiyle çıktığını söylemek mümkündür. Sosyal demokrasi artık yeni sosyal demokrat değerlerle neo-liberal değerler arasında bir orta yol olarak görülebilir. Görüldüğü gibi sosyal demokrasi Avrupa da önce devrimci sosyalizm kimliği altında başladığı düşünsel yolculuğunu, özellikle II. Dünya Savaşı ndan sonra liberal parlamenter sistemle uzlaşarak ancak ekonomik açıdan refah devleti uygulamalarını savunarak sürdürmüş ve en son Soğuk Savaş ın bitiminden sonra ekonomik, toplumsal ve uluslararası gelişmelerin de etkisiyle günümüzün hegemonik düşüncesi olan neo-liberalizm doğrultusunda üçüncü yol projesi ile kendini yeniden şekillendirmiştir. Sosyal demokrasinin özellikle Batı Avrupa da gelişim süreci ve değişen sosyal, siyasal ve ekonomik koşullar karşısında geçirdiği dönüşüm tartışıldıktan sonra, makalenin bir sonraki bölümünde sosyal demokrasinin Türkiye serüveni CHP örneği üzerinden incelenecektir ÖNCESİ DÖNEMDE CUMHURİYET HALK PARTİSİ VE SOSYAL DEMOKRASİ CHP nin incelenmesine geçmeden önce Türkiye de sol siyasetin ve işçi hareketlerinin tarihinden kısaca bahsetmekte fayda var. Hem sol akımların hem de işçi hareketlerinin tarihi Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu nun son

11 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni dönemine uzanır. Sol hareketlerin dernekleri ve siyasi partiler II. Meşrutiyet döneminde ortaya çıkmıştır (Karpat, 2007: 85-86). İşçi hareketleri de yine bu dönemde oluşmaya başlamıştır ancak Osmanlı işçi hareketi siyasal taleplerle çıkmamıştır (Sarıtaş, 2006: 178). II. Meşrutiyet ten sonra çeşitli sosyalist ve komünist partiler kurulmuş ve bu partiler işçi hareketlerinde önemli rol oynamıştır (Sarıtaş, 2006: ). Ancak Cumhuriyet in kuruluşundan sonra tek parti döneminde sol siyasetin gelişimi için pek de elverişli bir ortam bulunmamıştır yılında çok partili hayata geçişle birlikte tekrar Türkiye Sosyalist Partisi ve Türkiye İşçi ve Çiftçi Partisi gibi sosyalist partiler ve sendikalar kurulmuştur, ancak bu oluşumlar iktidarın baskısı nedeniyle uzun süreli olmamıştır (Karpat, 2007: 95) Anayasası'nın sağladığı özgürlükçü ortamda Türkiye İşçi Partisi (TİP) bir grup sendikacı tarafından 1961 yılında kurulmuş ve sol akımlar siyaset sahnesine yeniden çıkmıştır (Belge, 2007: 33). Ayrıca TİP aşağıda bahsedileceği gibi CHP yi solda konumlanmaya zorlamıştır. CHP nin kökleri, Batı Avrupa daki benzer partilerin aksine işçi sınıfının örgütlü mücadelesine değil bağımsızlık savaşı veren bir ülkenin direnişçi güçlerinin ülkeyi işgalden kurtarmak amacıyla birleşmesine dayanmaktadır (Berkes, 1964: 454). Öncelikli amaç, ülkenin işgalden kurtarılması olduğu için, dönemin toplumsal ve ekonomik zorunluluklarının da etkisiyle parti, sınıfsal bir ayrılıktan ziyade bütün toplumu kapsama ve temsil etme iddiası ile ortaya çıkmıştır. Kuruluş döneminde, Türkiye de sınıfların olmadığını, toplumun çeşitli meslek gruplarından oluştuğunu ileri süren CHP, halkçı ve ulusal kimliği ile ülkedeki tüm toplumsal kesimleri temsil ettiğini savunuyor ve meşruiyetini de buna dayandırıyordu (Zürcher, 2005: 182; Ahmad, 1993: 64-65). Bir başka deyişle işkollarının ya da meslek zümrelerinin çıkar birliğini (Parla, 1992: 42) vurgulayan CHP, sınıfsız ve imtiyazsız kaynamış bir kitle olan toplumun tümünü temsil eden ulusal bir parti olduğu iddiasındaydı (Zürcher, 2005: 182). Bu meslek gruplarının her birinin çalışmasının hem diğerlerinin hem de tüm toplumun yaşamı ve mutluluğu için gerekli olduğunu düşünen parti, sınıf çatışması yerine meslek grupları arasında uyum kurmak ve dayanışma yaratmak amacında olduğunu ifade etmiştir (Parla, 1992: 44). Bu yaklaşım Parla ya göre Ziya Gökalp in solidarist korporatizm anlayışının önemli bir örneğini oluşturmaktadır (Parla, 2005). Böylece tek parti döneminde, bahsettiğimiz halkçılık ilkesinin yanı sıra devletçilik, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, laiklik ve devrimcilik ilkeleri üzerinden tanımlanan Kemalizm, yönetme hakkının siyasal ve toplumsal meşruiyet temellerini oluşturmuştur. Kemalizm özellikle 1960 ların ortalarından itibaren toplumsal ve siyasal koşulların zorlamasıyla CHP tarafından benimsenecek olan ortanın solu ve daha sonraları da ülkemizde 15

12 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 sosyal demokrasinin yerel bir versiyonu olarak siyaset sahnesine sürülecek olan demokratik sol düşüncesine de ideolojik destek sağlamıştır. Çok partili yaşama geçildikten sonra arasındaki Demokrat Parti döneminde ülkede ciddi bir coğrafi ve toplumsal hareketlilik ortaya çıkmıştır. Tarımdaki makineleşme ile birlikte köylülerin bir kısmı şehirlere göç etmiş ve şehirlerde gelişmeye başlayan yeni sektörler daha kazançlı iş imkânları sunmaya başlamıştır. Şehre gelen ilk göçmenler 1954 ten sonra, önce hizmet sektörü, sonra sanayi sektörünün önemli istihdam kaynağı olmuştur. Bu göçmenler, önce küçük sanayinin yarattığı istihdamı daha sonra; 1950 lerin ikinci yarısından itibaren büyük fabrikalar yarattı ve 10 dan fazla işçi istihdam eden fabrikalarda çalışanların sayısı 1957 de den e yükselmiştir (Singer, 1977:295). Kırdan kente göç dalgası gecekonduları da beraberinde getirmiş ve şehre göç edenler beklentilerin aksine sol düşüncelere değil sağ popülizmi temsil eden DP ye yönelmişlerdir. (Keyder, 2004: 189). Fakat daha sonraki yıllarda hayat koşullarında hızlı bir iyileşme göremeyen ikinci kuşak, sınıf modeline daha uygun politik davranış sergilemiş (Keyder, 2004: 190) ve bu tespit de 1960 ların ortasından itibaren CHP için ortanın solu politikalarının başlangıç noktasını oluşturmuştur. CHP, 1960 öncesinde, köylü sınıfı yanında gelişmekte olan işçi sınıfını kazanma stratejisini benimsemekte ve sendikaları desteklemekteydi (Kili, 1976: 211). Ancak bu çaba henüz anılan tarihler için geçerli bir ideolojik destekten yoksundu seçimlerinden önce CHP başkanı İsmet İnönü, partisinin ortanın solunda yer aldığını açıkladı ve seçim kampanyasında CHP nin konumu ortanın solu olarak tekrar tekrar dile getirildi (Bila, 2008: ). Ortanın solu fikrinin mimarı Bülent Ecevit 1966 da Ortanın Solu isimli kitabını yayınladı ve partinin genel sekreterliğine seçildi. Ecevit, kitabında Ortanın solu nun partinin siyasal yelpazedeki yerini belirlemek için ifade edildiğini ve sosyal demokrasi olduğu nu belirtmekteydi. Ecevit e göre, Orta nın Solu nda bulunanlar; i) insancıl, ii) halkçı, iii) sosyal adaletçi ve sosyal güvenlikçi, iv) ilerici, devrimci ve reformcu, v) devletçi, vi) plancı, vii) özgürlüğe bağlı ve viii) sosyal demokrasiden yanaydılar (Ağtaş, 2007: 201-2) Orta nın Solu ndakiler, halkın köklü sınıf duvarlarıyla bölünmesini, insanlık onuruna ve toplumun esenliğine aykırı saymakla beraber, bunun karşısında bir sınıfın başka sınıfları yok etmesini değil, sınıflar arasında kaynaşma olmasını, sınıf ayrılıklarının bu yoldan eritilmesini isterler. Bunun için gelir dağılımında denge ve adaletin sağlanması, bütün işlere saygınlık kazandırılması, her türlü ayrıcalığın ortadan kaldırılması, herkes için fırsat eşitliğinin sağlanması gibi önlemler yeterli olacaktı (Ecevit, 1966: 17-8).

13 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni Böylece Ortanın solu temelde, 1950 sonrası ekonomik uygulamalarıyla gelişen işçi kesimine ve 1961 Anayasası'nın sağladığı ortamda ülke içerisinde ideolojilerin özellikle sosyalizmin- daha rahat tartışılmaya başlanmasının ortaya çıkarttığı siyasi ve sosyal konjonktürde, işçilerin oylarına ve aydınların desteğine yönelik olarak ortaya atılan bir seçim sloganı olma özelliği taşıyordu (Kaynar, 1997: 174). Bu şekilde başlayan Orta nın solu yaklaşımı CHP içinde ciddi taraftar bulmaya başlamış ve bu düşüncenin fikir babası olan Bülent Ecevit, 14 Mayıs 1972 de CHP genel başkanlığına seçilmiştir seçimlerinde CHP, %33,3 oyla birinci parti olup, 185 milletvekili çıkararak çok partili hayata geçişinden sonra ilk gerçek zaferini kazanmıştır. Seçimlerden sonra CHP, Şubat 1974 de Milli Selamet Partisi ile koalisyon hükümeti kurmuş, fakat bu hükümet sadece 7 ay iktidarda kaldıktan sonra Eylül ayında dağılmıştır (Kili, 1976: 377). CHP nin muhalefete düşmesinin ardından 14 Aralık 1975 günü yapılan 22. Kurultay dan sonra yayınlanan Demokratik Sol Bildiri de, CHP nin demokratik sol bir parti olduğu, bu anlayışın ülkü ve ilke birliğine dayandığı ve amaçlarının insanca ve hakça bir düzen kurmak olduğu belirtilmiştir (Kili, 1976: 430). Bu şekilde Orta nın Solu ile başlayan evrim Demokratik Sol düşüncesini doğurmuş ve parti, 1976 da Sosyalist Enternasyonal e üye olmuştur. 27 Kasım 1976 tarihindeki 23.Kurultay da yapılan tüzük değişikliği ile parti programına Altı Ok ile simgelenen Kemalizm in cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilik ilkelerinin yanı sıra, özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin bütünlüğü, halkın kendini yönetmesi gibi Demokratik sol politikanın dayandığı altı kural daha eklenmiştir (Bila, 2008: 261). Bu ideoloji ile girilen 1977 genel seçimlerden CHP %41,8 oy alarak birinci parti olarak çıkmasına rağmen yeterli milletvekili sayısına ulaşmadığından tek başına hükümet kuramamıştır. Bu oy oranı, aynı zamanda, çok partili siyasal yaşama geçtikten sonra günümüze kadar CHP nin aldığı en yüksek oy oranı olacaktır (Zürcher, 2005: 262). Marksizm den kaynaklanmadığını göstermek için, sosyal demokrasi yerine Demokratik Sol deyimi kullanılmıştır (Coşar ve Özman, 2008: 239). Bülent Ecevit e göre, Demokratik Sol akım, Türkiye de, ülkenin nesnel koşullarına dayanan, dogmacılık ve özenticiliğe kapılmayan yerli bir sol düşünce akımı geliştirilmesi ihtiyacından doğmuştur (Bila, 2008: 246). Demokratik sol, gerek köken itibariyle ve gerekse ilkeler itibariyle sosyal demokrasiye bir karşı çıkış olarak ifade edilmiş ve sosyal demokrasinin Marksizm geleneğinden gelmesine karşılık, demokratik sol köylülük, kırsal üretim ilişkileri ve köyle özdeşleşmeyi yeğlemiş ve 17

14 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 bütün bunlar ele alındığında, demokratik solculuk merkez sağdan, yalnızca bazı kavramları daha çok telaffuz etmesiyle ayrılan bir kapsama ve söyleme ulaşmıştır (Kahraman, 2002: ). Nitekim Demokratik Sol düşünce bu amaçla 1980 den önce tasarladığı düzenin toplumsal başlangıç mekânını kırda (köyde) ve ekonomik olarak da kır ekonomisinde (tarım ve hayvancılık vb.) görmüştür (Ecevit, 1973: 55). Demokratik Sol akımı diğer sol akımlardan ayıran en önemli nokta, köylülüğe verdiği önem olmakla birlikte bu düşünce, tüm ilke ve uygulamalarını kalkınma amacı etrafında organize etmekteydi. Bu açıdan kalkınmacılık Demokratik Sol düşüncenin, devletçilik ilkesi aracılığıyla vurgulanan Kemalist ideolojiden (Parla, 1992: 44) devraldığı en karakteristik özelliklerden biriydi. Ancak gelir dağılımının hızlı kalkınmacılık anlayışına eklenerek savunulması Demokratik Sol düşünceyi bir yandan Batılı sosyal demokrat uygulamalara yaklaştırırken diğer yandan da ondan uzaklaştırmıştır. Çünkü kalkınmacılık Batılı sosyal demokrat partilerin gündeminde yer almamıştır, onların amacı sınıflar arasındaki gelir dağılımını düzeltmektir (Akat, 1991: 52). Görüldüğü gibi CHP de, sosyal demokrasinin alternatifi iddiasıyla 1980 den önce geliştirilen Demokratik Sol kavramı, partinin yeni kitleleri kucaklayabilmek için yaptığı ideolojik bir manevra görüntüsündedir Anayasası nın getirdiği özgürlükler düzeni ile Türkiye İşçi Partisi gibi sosyalist partilerin kurulması ve kitlelerin CHP den uzaklaşması sonucunda parti, temel ilkeleri ve stratejileri arasındaki kopukluğu gidermek için politikalarını gözden geçirmeye başlamış ve seçmen kitlesini yeniden tanımlamaya çalışarak gelişen sosyalist hareket karşısında emekçilere ve işçilere yönelmek istemişti. Böylece CHP, Batı daki sosyal demokrat partilerin gelişme sürecini tersinden izleyerek halk partisinden, işçi veya daha geniş bir şekilde emekçi partisine, yani sınıflı bir parti haline gelmeye çalışacaktı (Emrealp, 1991: 181). Bu şekilde Türkiye deki sosyal demokrasi düşüncesinin, Batı daki sosyal demokrat hareketten ters yönde ve Batı da refah sonrası toplumun sorunlarına çare aranıldığı dönemde ortaya çıktığı görülmektedir. Dolayısıyla 1980 öncesi dönemde CHP ilk bakışta, Sosyalist Enternasyonal e üye olması, çalışan kesimlerin sözcüsü olması iddiasında bulunması, piyasa mekanizmalarını kabul etmesi ve özellikle 1974 den sonra işçi sendikalarıyla bağlarını güçlendirmiş bir görüntü vermesi nedeniyle sosyal demokrat parti olarak değerlendirilebilir. Ancak sınıf farklılığına değil sınıflar arası kaynaşmaya yaptığı vurgu, ülkenin kendine özgü koşullarına bağlı olarak işçi sınıfına ait bir parti özelliklerine dayanmaması ve tarıma verdiği önem nedeniyle CHP yi sosyal demokrat bir parti olarak değerlendirmek zordur. Bu

15 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni dönemde CHP Batılı sosyal demokrat partileri geriden takip etmiştir. Şöyle ki, II. Dünya savaşı sonrasından 1970 lerin ortasına kadar uyguladıkları refah devleti politikaları ile sosyal demokrat partiler özellikle Avrupa da çok başarılı olmuşlardır. CHP ise Demokratik Sol söylemi 1970 lerin ortalarında şekillendirmeye başlamış, katıldığı seçimlerde oy oranlarını önemli ölçüde artırmış olmasına rağmen tek başına hükümet kuramamıştır ve 1970 li yıllarda CHP nin geliştirdiği ortanın solu ve demokratik sol kavramlarını inceledikten sonra çalışmanın sonraki bölümünde 1980 darbesi sonrası dönemde CHP nin siyasal kimliği incelenecektir SONRASI DÖNEMDE CHP VE SOSYAL DEMOKRASİ 1980 askeri müdahalesinden sonra diğer partilerle birlikte kapatılan CHP nin tabanına hitap eden Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) 1983 de Erdal İnönü ve eski CHP kadroları tarafından kurulmuş, ancak bu parti 1983 seçimlerine katılamamıştır (Kömürcü, 2010: 238). Seçimlere Turgut Özal ın kurduğu Anavatan Partisi (ANAP), Necdet Calp in kurmuş olduğu ve CHP tabanına hitap eden Halkçı Parti (HP) ve Turgut Sunalp in kurduğu Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) katılmıştır. HP parti programında kendisini sosyal adaletçi, sosyal güvenlikçi, çalışanların yaşam düzeyini yükseltmeye çalışan, devletçiliğe ağırlık veren, özgürlükçü parlamenter demokrasiye bağlı sosyal demokrat bir parti olarak tanımlamaktaydı (Kaynar, 1997: 181) yerel seçimlerinde HP nin oylarının erimesi solda birleşme çağrılarının artmasına neden olmuş ve 1985 yılı Kasım ayında HP ile SODEP Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ismi altında birleşmiştir. SHP nin parti programı, bir yandan CHP nin düşünsel anlamında mirasçısı diğer yandan Batı daki sosyal demokrasi görüşlerin savunucusu görünümündedir. Kemalizmin altı ilkesi SHP tarafından da kabul edilmiş ve bu ilkelere en az sosyal demokrasinin prensipleri kadar önem verilmiştir (Kömürcü, 2010: 252). SHP, insana en üstün değeri veren, gücünü halktan alan, insan hakları ve özgürlüklerine, emeğe saygılı, demokrasiyi yaşamın her alanına yayan, üretimi artırırken sosyal adaleti birlikte gerçekleştiren, haksız kazancı önleyen, sosyal dayanışmaya öncelik tanıyan, ulusal bütünlüğünü ve bağımsızlığını güçlendirirken dünya barışına ve tüm insanlığa katkıda bulunmaya çalışan bir düzene ulaşmayı amaçlamıştı (SHP Programı, 1985: 8). SHP nin bireye ilişkin amaçları, özgürlük, eşitlik ve emeğin değeri (SHP Programı, 1985: 9-10); topluma ilişkin amaçları, demokratikleşme, bağımsızlık ve üreticilik olarak açıklanmıştı (SHP Programı, 1985: 10-12). Parti, sosyal tabanını tanımlarken, Sosyal Demokrat partiler işçi, memur, küçük üretici, çiftçi, esnaf ve 19

16 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 zanaatkârlar gibi emekçi toplum katmanlarına dayanırlar (SHP Programı, 1985: 26-7) biçiminde genel bir ifade kullanmak suretiyle toplumun ekonomik açıdan güçsüz kesimleri olan çalışanların temsilciliğini üstlendiğini belirtmiştir. Buna bağlı olarak 1980 lerin sonunda parti ile emekçi kitleler arasında belirgin bir etkileşim gerçekleşmişti (Kömürcü, 2010: 259). Ayrıca SHP, parti programında, insana verdiği değerin ve sosyal devlet anlayışının bir uzantısı olarak ülkede yaşayan herkesin sosyal güvenlik sistemi kapsamına alınmasını amaçladığını ifade etmekteydi (SHP Programı, 1985: 44). Bu nedenle, parti iyi düzenlenmiş ve etkin bir yönetime sahip sosyal güvenlik sisteminin topluma katkıda bulunacağı ve diğer sosyal politikaları güçlendireceğini dile getirmektedir (SHP Programı, 1985: 44). Böylece SHP nin bireysel, toplumsal ve genel amaçları açısından ve taban olarak da çalışan kesimleri hedeflemesi nedeniyle Avrupa daki sosyal demokratik düşünce ile benzerlikler taşıdığını söyleyebiliriz. Solda HP ve SODEP birleşmesinin yankıları devam ederken 1985 yılının Kasım ayında ve SHP nin kuruluşundan kısa bir süre sonra 1980 darbesi ile kapatılarak siyasi hayatı kesintiye uğrayan CHP nin başkanı Bülent Ecevit in siyasi yasaklı olması nedeniyle eşi Rahşan Ecevit in genel başkanlığında Demokratik Sol Parti (DSP) kurulmuştur (Zürcher, 2005: 284). DSP nin programında da SHP de olduğu gibi sosyal demokrasi düşüncesinin ana kavramları (özgürlük, eşitlik, dayanışma gibi) vardı ve temel hak ve özgürlüklere dayalı, çoğulcu ve katılımcı demokrasi amaçlanmaktaydı (DSP Programı). Bu şekilde 1990 ların başında siyaset sahnesinde SHP ve DSP olarak iki sol parti mevcut iken, 1980 askeri müdahalesinden sonra kapatılan partilerin açılmasının önündeki engeller kalktıktan sonra 1992 de CHP yeniden açılmıştır. CHP yi yeniden açmak için harekete geçen siyasetçilerin öncelikli amacı, SHP ve DSP yi bünyesine katarak solu birleştirmek ve yeniden tek parti olarak ortaya çıkmaktır (Bila, 2008: ). Deniz Baykal on bir yıl sonra yeniden siyaset sahnesine çıkan CHP nin genel başkanı olmuş, CHP nin eski genel başkanı Bülent Ecevit ise DSP nin başına geçmiştir. İki parti arasındaki görüşmelerden sonra Şubat 1995 te SHP, CHP ye katılım kararı almıştır. Hikmet Çetin oybirliğiyle CHP Genel Başkanı seçilmiş, 9 Eylül 1995 deki kurultayda ise Deniz Baykal genel başkan olmuştur. Böylelikle Türk siyasi yaşamında yeniden CHP olgusu var olmaya başlamıştır. Kuruluşunda 12 Eylül 1980 öncesindeki CHP nin siyasal mirasçısı olduğunu kabul eden parti, tüzüğünde Kemalizm in altı ilkesine bağlı, çağdaş demokratik sol bir siyasal yapı olduğunu belirtmektedir (Cumhuriyet Halk Partisi Tüzük, 1995: 4-5). Parti, tıpkı 1980 öncesinde olduğu gibi Batı Avrupa ülkelerinden farklı olarak Türkiye de sosyal demokrasinin bir işçi sınıfı hareketi

17 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni olarak doğmadığına işaret ederek, Türk sosyal demokrasisinin sanayi ve tarım işçilerinin yanı sıra, küçük memurların, tarım/sanayi/hizmet sektörlerindeki küçük üreticilerin de siyasi temsilciliğini de yüklenmek zorunda olduğunu ifade etmektedir. CHP sosyal demokrasinin, emek ile sermaye arasında taraflardan birini karşısına alarak birini ötekinden üstün tutan bir karşıtlığın ifadesi olmadığını belirtmektedir (CHP Programı, 1994: 15). Böylece CHP, sosyal demokrasinin toplumun sadece bir kesimini gözetmekle sınırlı tutan bir siyaset olmadığını ifade etmek suretiyle, açıkça işçi sınıfını öne çıkarmadan, tıpkı 1980 öncesinde olduğu gibi; dayanmak istediği toplum kesimini olabildiğince geniş tutma kaygısı ve değişen siyasal konjonktüre göre pozisyon alabilme çabası içindedir. Öte yandan CHP, parti programında kendi sosyal demokrasi düşüncesini dayandırdığı ilkeleri şu şekilde sıralamıştır: Özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü ve bütünlüğü, gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği ve demokratikleşme (CHP Programı, 1994: 23-27). CHP nin parti programında özgürlük, insanın kişiliğinin, düşüncesinin, yeteneklerinin ve yaratıcılığının sürekli gelişmesini sağlayan koşul olarak görülür ve hem bireyin hem de toplumun kendini aşmasının gereği olarak kabul edilir (CHP Programı, 1994: 23). Eşitlik ilkesi ise devletin koşullarını düzenleyeceği fırsat eşitliği temelinde tanımlanır; eğitimde fırsat eşitliği ve kadın-erkek eşitliği konusu özellikle vurgulanır (CHP Programı, 1994: 24). Öte yandan parti programında toplumsal dayanışmanın, halkın yönetimde sorumluluk almasıyla, dengeli gelir dağılımı ve vergilendirmeyle, yaygın sosyal güvenlik uygulamalarıyla, kamusal hizmet kuruluşlarıyla, sivil toplum örgütleriyle ve engellilere özel koşulların sunulmasıyla sağlanacağı ifade edilir (CHP Programı, 1994: 24). CHP, toplumsal dayanışma için devletin tüm vatandaşların asgari ihtiyaçlarını karşılaması gerekliliğini ifade ederken, Batılı ülkelerde uygulanan refah devleti politikalarına atıf yapmaktadır, diyebiliriz. Partiye göre emek, insan kişiliğinin oluşmasında, insan yaratıcılığının gelişmesinde ve insanın toplumla bütünleşmesinde en önemli etken olduğu için en yüce değerdir (CHP Programı, 1994: 25). CHP, gelişmenin temeli ve bütünlüğünü, ekonomik büyümeye ve üretim artışına bağlamaktadır. Üretim artışının ekonomik büyümeyi getireceğini ve bunun da toplumun gelişmesini hazırlayacağını belirten parti, gelişmeyi bir bütün olarak ele aldığını ve bu bütünün içine ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerin hepsini kattığını da beyan etmektedir. Partiye göre, gelişme sağlanırken sosyal haklar ve duyarlılıklar da göz ardı edilmemelidir (CHP Programı, 1994: 25-26). Parti programında, demokratikleşme ile insan hakları, sosyal adalet, laiklik ve çoğulculuk içinde gelişme gibi temel ölçütler ile bütünleşen bir toplum oluşturmayı hedeflediğini belirten CHP ye göre, Cumhuriyeti meydana getiren tüm unsurların, inanç ve kimlik özelliklerinin, 21

18 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 siyasal tercihlerinin kendi demokratik farklılaşmaları içinde bütünlüğü anlayışı geliştirilmelidir (CHP Programı, 1994: 26). Zira partiye göre, demokrasi kültürünün benimsenmesi ve yaygınlaşması için kamunun planlı çabasına ve organizasyonuna gereksinim vardır (CHP Programı, 1994: 26). Bu amaçla sivil toplum yapılanmasının desteklenerek geliştirilmesi gerektiğini belirten parti, devletin çağdaş bir hizmet aracına dönüşümünü sağlamak için özgürce kurulan sivil toplum örgütlerinin, kendilerini doğrudan ilgilendiren konular başta olmak üzere, her alanda kararlara katılım süreçlerinde yer almalarının gözetilmesi gereğinden de söz etmektedir (Dilan, 1995: 128). Bu bağlamda, insanca yaşama ve çalışma koşullarının sağlanmasının ve insan kişiliğinin özgürce geliştirilmesinin ön koşulunun örgütlü toplumun yaratılması olduğunu kabul eden CHP, özellikle ücretli çalışanların sendikalarda örgütlenmesini teşvik ettiğini beyan etmiştir (CHP Programı, 1994: 52). Parti, devletin herkese çalışma hakkını sağlaması ve bu hakkın korunmasında birinci derecede sorumlu olması yanında, çalışma hakkının kaybı durumunda ekonomik ve sosyal kayıpları giderme işlevini üstlenmesi gerektiğini de belirtir (CHP Programı, 1994: 30, 39). Parti programında CHP, özgürlük, fırsat eşitliği, emeğin üstünlüğü, sosyal haklar, demokratikleşme ve sivil toplum gibi sosyal demokrat partiler tarafından vurgulanan konulara özel önem vermiştir. Bu söyleme ek olarak İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde yeni sol olarak adlandırılan partilerin iktidara gelmesinden etkilenerek, 1995 seçimleri öncesi seçmenin karşısına yeni sol sloganı altında yukarıda ayrıntılı bahsedilen bir programla çıkmış, ancak yeni sol sloganı parti açısından istenilen sonuçları sağlayamamıştır. Zira Yeni sol sloganı ile katıldığı 1995 seçimlerinde CHP %10,7 oranında oy alarak %10 barajını sınırdan geçebilmiş ve meclise girmişti. Fakat 1999 seçimlerinde barajı aşamayan CHP tarihinde ilk defa meclis dışında kaldı (Bila, 2008: ). Güneş-Ayata, CHP nin oy kaybını ideoloji ve programına ilişkin sorunlar, örgütsel yapı ve liderliğine ilişkin sorunlar ile toplumsal destek sağlayamama olmak üzere üç nedene bağlamıştır. Güneş- Ayata ya göre CHP ideolojik tutarlılık sağlayamamış, uygulanabilir politikalar ve programlar oluşturamamıştır (2002: 135: Turan, 2006). Meclis dışında kalan CHP, DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetine karşı muhalefetini sürdürmüş ve özellikle Şubat 2001 ekonomik krizinden hükümeti sorumlu tutarak muhalefetini şiddetlendirmiştir de yapılan erken seçimlere CHP umutlu bir şekilde hazırlansa da AKP % 34,3 oy oranıyla 363 milletvekilliği kazanmış ve tek başına iktidara gelmiştir (Özbudun, 2006: 543). CHP ise %19,3 oyla 178 milletvekili çıkarabilmiştir (Sayarı, 2007: 199).

19 AP CHP nin sosyal demokrasi serüveni 2002 seçimlerinden önce yapılan araştırmaya göre, CHP sosyal demokrat özelliklerinden ziyade laiklik, üniter devlet yapısı taraftarı olması ve çağdaş değerleri benimsemesi ile seçmenden oy toplayacaktır (Boratav, Erder, Kalaycıoğlu vd. 2002: 77). Bu araştırmanın bulguları CHP yöneticileri tarafından da tespit edilmiş olacak ki 2007 seçimleri öncesinde hazırlanan Pusula 2007 isimli seçim bildirgesinde ülkenin bütünlüğü, laik ve demokratik rejimin korunması gerekliliği vurgulanmıştır. Bildirgenin önsözünde Türkiye nin laik düzeni, Atatürk ilke ve devrimleri ve Cumhuriyet in çağdaş kazanımlarının yıpratıldığı, ulusal bütünlüğümüzün tehdit altında olduğu ve dış politikamızın tam bir teslimiyetçilik içinde olduğu ifade edilmiştir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 1-2). Bildirgede terörün halen Türkiye nin en önemli sorunu olduğu, CHP nin iktidara gelmesiyle terörün iç ve dış kaynakları ile etkin bir şekilde mücadele edileceği dile getirilmiştir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 8). Laiklik konusunda ise, AKP Hükümeti'nin çeşitli yasal düzenlemeler yaparak Türkiye de bir din devleti kurmaya çalıştığı, CHP nin Cumhuriyet'in kurumlarına sahip çıkacağı; laik ve çağdaş tüm değer ve kurumları koruyacağı belirtilmiştir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 13). Kendini sosyal demokrat bir parti olarak tanımlayan CHP nin 2007 seçim bildirgesinde, sosyal demokrasi ilkeleri ile uyumlu olarak bazı noktaların altı çizilmiştir. Örneğin, CHP nin amacı barışçı, dayanışmacı ve eşitlikçi bir toplum oluşturmak, insan hakları temelli özgürlükçü ve çoğulcu demokrasiyi güçlendirmek olarak ifade edilmiştir. Sonuçta daha özgür bir birey, daha örgütlü bir toplum ve daha demokratik bir devlet ortaya çıkacaktır. Bu amaçla, ifade ve iletişim özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılacak, örgütlü sivil toplum yapısı desteklenecektir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 17). Bildirgede daha sonra beş yıldır izlenmekte olan ulusal ve sosyal duyarlılıktan yoksun politikalar sonucu, açlık ve yoksulluğun yaygınlaştığı, en az bir milyon yurttaşın yatağa aç girdiği, işsizliğin toplumsal afet konumuna ulaştığı, iç ve dış borçlarla cari işlemler açığında rekorlar kırıldığı belirtilmiştir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 2). CHP kendi ekonomi programını dünyaya açık, sosyal politikalara önem veren piyasa ekonomisine dayalı bir program olarak tanımlamakta, ileri teknoloji ve dışa açık ulusal sanayileşme politikasıyla işsizliğin azaltılacağını öne sürmektedir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 24-25, 30). Bildirgede, CHP nin iktidara gelmesi halinde sosyal devlet anlayışına uygun olarak tüm vatandaşların sosyal güvenlik sistemine dâhil edileceği, her türlü sağlık ve eğitim hizmetinden eşit şekilde yararlanacağı vaat edilmiştir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 43-44, 48). Ayrıca, farklı ülkelerdeki sosyal demokrat partilerle yakın ilişkilerin sürdürüleceği ve eşitlik, özgürlük, dayanışma ve barış gibi sosyal demokrasinin evrensel değerlerine derinlik ve 23

20 Orkunt Canyaş alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 etkinlik kazandırılacağı ifade edilmektedir (Cumhuriyet Halk Partisi: Pusula 2007: 70). Ancak tüm bu sosyal demokrasi ilkelerinin vurgulanması çabalarına karşın, Baykal döneminde parti laiklik ve milliyetçilik ayakları ağır basan bir parti görünümüne bürünmüş (Kömürcü, 2011: 39) ve farklı toplumsal kesimlerin oylarını alma konusunda başarılı olamamıştır (Ciddi, 2008:) genel seçimlerinden sonra AKP nin %46,5 oy oranı ile iktidar olması ve CHP nin %20,8 oy oranı ile ancak 112 milletvekili çıkarması parti içinde çalkantılara ve muhalif seslerin yükselmesine neden olmakla beraber, Nisan 2008 deki 32. Olağan Kurultay da yapılan seçimler sonucu Deniz Baykal yeniden parti başkanı seçilmiştir (Bila, 2008: ). Ancak, Eylül 2010 da yapılacak anayasa değişikliği referandumu öncesinde; Mayıs ayında Deniz Baykal parti başkanlığından istifa etmiş ve onun yerine 33. Olağan Kurultay da Kemal Kılıçdaroğlu yeni parti başkanı olarak seçilmiştir (Kömürcü, 2011: 40). Kılıçdaroğlu nun Genel Başkan seçilmesiyle yeni CHP 3 tartışmaları başlamıştır. Yeni CHP söylemi, öncelikle Deniz Baykal döneminde partinin milliyetçi eğilimine, AB karşıtlığına, Kürt sorunu ile ilgili belirsiz tutumuna, yaşlı kadrosuna, seçkinci tavrına, kent yoksulları yerine laik orta-sınıfla bağ kurmasına eleştiri olarak ortaya çıkmıştır (Uysal, 2011:134). Partinin yeni lideri Kılıçdaroğlu, mütevazı kişiliği, yolsuzlukla mücadele konusunda kararlı tutumu ve partinin milliyetçi kanadına mesafeli duruşu nedeniyle değişimin sembolü olarak görülmüştür (Uysal, 2011:132). Kılıçdaroğlu, hem CHP yi yenileyeceğini ve iktidar yapacağını hem de Türkiye nin demokratikleşme, yoksulluk gibi temel sorunlarına çözüm getireceğini vaat etmiştir (Kömürcü, 2011). Buna bağlı olarak, CHP 2011 seçim kampanyasını Yeni CHP ve Herkes için CHP sloganları ile yürütmüştür. Kemal Kılıçdaroğlu nun genel başkanlığında katıldığı 2011 seçimlerinde CHP oy oranını % 25,9 a milletvekili sayısını da 135 e yükseltmiştir. Seçimler öncesi hazırlanan CHP 2011 Seçim Bildirgesi ni incelediğimizde, 2007 seçim bildirgesinden bazı önemli farklılıklarla ayrıldığını söyleyebiliriz. Öncelikle parti, 2011 bildirgesinde kendini Cumhuriyet in kurucu ilke ve değerlerine bağlı, çağdaş bir sosyal demokrat parti olarak tanımlamıştır. Türkiye tarihinde yaşanan üç büyük dönüşümde de CHP nin önemli rolü olduğunun altı çizilmiş ve Cumhuriyet i kuran, çok partili yaşama geçişi sağlayan ve sosyal demokrasi tartışmalarını Türkiye nin gündemine taşıyan partinin CHP olduğu vurgulanmıştır (CHP 2011 Seçim Bildirgesi: 4). Ayrıca Altı Ok'un yanı sıra CHP nin sosyal demokrasinin temel prensiplerine de sahip çıktığını göstermek 3 Yeni CHP nin ne kadar yeni olduğunu tartışan akademik çalışmalar için bkz. Uysal (2011) ve Kömürcü (2011).

alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 "TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI-I SAYISI Misafir Editör: ŞİRİN DİLLİ

alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI-I SAYISI Misafir Editör: ŞİRİN DİLLİ alternatif politika Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 "TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI-I SAYISI Misafir Editör: ŞİRİN DİLLİ CHP nin Sosyal Demokrasi Serüveni Orkunt CANYAS Women In The Lebanese Daily Newspapers

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Öğr.Gör. İbrahim Ersin TURGUT, Öğr.Gör.Dr.Cumali ERDEMİL Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu ieturgut@pau.edu.tr, cerdemil@pau.edu.

Öğr.Gör. İbrahim Ersin TURGUT, Öğr.Gör.Dr.Cumali ERDEMİL Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu ieturgut@pau.edu.tr, cerdemil@pau.edu. 1980 Lİ YILLARDA YAPILAN GENEL SEÇİMLERİN TÜRKİYE DE VE DENİZLİ GENELİNDEKİ SEÇİM SONUÇLARI VE BULDAN İLÇESİ SEÇİM SONUÇLARI İLE KARŞILAŞTIRILMASI Öğr.Gör. İbrahim Ersin TURGUT, Öğr.Gör.Dr.Cumali ERDEMİL

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Erol TUNCER Seçim sistemlerinin belirlenmesinde temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda)

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

alternatif politika Dört Aylık Disiplinlerarası Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015

alternatif politika Dört Aylık Disiplinlerarası Cilt 7, Sayı 1, Nisan 2015 AP alternatif politika CHP nin Sosyal Demokrasi Serüveni Orkunt CANYAŞ Women In The Lebanese Daily Newspapers Cartoons Roy JREIJIRY Politics Of Gender In The Recent Democratic Transitions In The Middle

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Projenin Hedefleri Projenin hedefi: Amasya da çalışmayan ama çalışmak isteyen ya da aktif olarak iş arayan 300

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

tepav Mart2011 N201121 POLİTİKANOTU Seçim Barajını Yönetimde İstikrarı Azaltmayan Bir Seviyeye Düşürmek Mümkün mü?

tepav Mart2011 N201121 POLİTİKANOTU Seçim Barajını Yönetimde İstikrarı Azaltmayan Bir Seviyeye Düşürmek Mümkün mü? POLİTİKANOTU Mart2011 N201121 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Dr. Türkmen Göksel, Öğretim Görevlisi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dr. Yetkin Çınar, Öğretim Görevlisi,

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 3 II. GENEL DEĞERLENDİRME 6 III. BULGULAR.12 IV. DEMOGRAFİK SONUÇLAR 37 V. REFERANSLARIMIZDAN BAZILARI..

İÇİNDEKİLER I. ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 3 II. GENEL DEĞERLENDİRME 6 III. BULGULAR.12 IV. DEMOGRAFİK SONUÇLAR 37 V. REFERANSLARIMIZDAN BAZILARI.. İÇİNDEKİLER I. ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 3 II. GENEL DEĞERLENDİRME 6 III. BULGULAR.12 IV. DEMOGRAFİK SONUÇLAR 37 V. REFERANSLARIMIZDAN BAZILARI..40 2 I. ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 3 ARAŞTIRMANIN ADI: Türkiye

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm MSGSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ PLN 703 KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm 2014-2015 GÜZ YARIYILI Prof.Dr. Fatma ÜNSAL unsal.fatma@gmail.com TÜRKİYE NİN KENTLEŞME DİNAMİKLERİ Cumhuriyet öncesi Cumhuriyet

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

tepav Haziran2011 N201143 POLİTİKANOTU 12 Haziran 2011 Seçiminde Seçim Sisteminin Parlamento Yapısına Etkileri

tepav Haziran2011 N201143 POLİTİKANOTU 12 Haziran 2011 Seçiminde Seçim Sisteminin Parlamento Yapısına Etkileri POLİTİKANOTU Haziran2011 N201143 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Dr. Türkmen Göksel Öğretim Üyesi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dr. Yetkin Çınar Öğretim Üyesi, Ankara

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009

MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009 TÜİK MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009 İl Genel Meclisi Üyeleri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Belediye Başkanlığı Belediye Meclisi Üyeleri ISSN????-???? TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

Türkiye Değerler Atlası - 2012

Türkiye Değerler Atlası - 2012 Benim için İnsan Hakları Türkiye Değerler Atlası - 2012 ~ Prof. Dr. Yılmaz Esmer ~ Hasan Ferhat GÜNGÖR DEĞERLER (Values) İnsan bireyleri ya da grupları tarafından, neyin istenir, uygun, iyi ya da kötü

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

SPONSOR DOSYASI. fikir. Yeni Fikirler, Güçlü Girişimciler. sosyal girişimcilik başarı. eğitim strateji. gelişim. inovasyon yaratıcılık liderlik

SPONSOR DOSYASI. fikir. Yeni Fikirler, Güçlü Girişimciler. sosyal girişimcilik başarı. eğitim strateji. gelişim. inovasyon yaratıcılık liderlik Yeni Fikirler, Güçlü Girişimciler sosyal girişimcilik başarı fikir eğitim strateji inovasyon yaratıcılık liderlik gelişim Ödüllü Girişimcilik Yarışması ve Eğitimi SPONSOR DOSYASI facebook.com/girisimkampusu

Detaylı

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler 2000 li yıllara gelindiğinde iç dinamikler, Türkiye nin uluslararası hukuk taahhütleri, AB süreci, bölgesel ve küresel gelişmelerin etkisiyle değişim kaçınılmaz

Detaylı

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I)

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) Günümüzde bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızına erişilemez gelişme ve ilerlemelerin sonucunda özellikle

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

1. Sosyal Politika, hangi tarihsel olayın kendine özgü koşulları altında doğup gelişmiş bir sosyal bilim dalıdır?

1. Sosyal Politika, hangi tarihsel olayın kendine özgü koşulları altında doğup gelişmiş bir sosyal bilim dalıdır? ÜNİTE 1 Sosyal Politika Bilim Dalı Sosyal Politika bilim dalını neden tanımlamak gerekir? Sosyal Politika bilim dalını tanımlamak neden güçtür? Sosyal Politika ile çevresindeki başka sosyal bilim dalları

Detaylı

Farklı Sistemlerde Kentleşme

Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Kentleşme ve kent planları farklı ekonomik sistemlere göre değişebilir. Kapitalist ve sosyalist ülkelerin kentleşme biçimleri, (keskin olmamakla

Detaylı

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi EK 1 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi Cumhuriyet Halk Partisi() 397 85,4 Demokrat Parti (DP) 61 13,1 Bağımsızlar (DP Listesinde 4 0.9 Yer Alarak Seçilen)

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

DERS BĠLGĠLERĠ. Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS. Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4

DERS BĠLGĠLERĠ. Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS. Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4 DERS BĠLGĠLERĠ Haftalık Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4 Bölümü : Uluslararası İlişkiler Dersin Seviyesi : Lisans Ders Dili : Türkçe Ders

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Selçuk Üniversitesi, Karaman İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü

ÖZGEÇMİŞ. Selçuk Üniversitesi, Karaman İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Sefa USTA 2. Doğum Tarihi : 12/03/1981 3. Ünvanı : Yrd.Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Kamu Yönetimi İnönü Üniversitesi 2003 Y.Lisans Kamu Yönetimi

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Dokuz Eylül Üniversitesinde etik kültürünü

Detaylı

REFAH, SOSYAL ADALET VE SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİ YÖNETİMİ İÇİN TEMEL İLKELER. www.kas.de

REFAH, SOSYAL ADALET VE SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİ YÖNETİMİ İÇİN TEMEL İLKELER. www.kas.de REFAH, SOSYAL ADALET VE SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİ YÖNETİMİ İÇİN TEMEL İLKELER www.kas.de İÇİNDEKİLER 3 ÖNSÖZ 3 TEMEL İLKELER 1. Hukuk devleti ilkesine göre temel düzen...3 2. Mülkiyet sistemi ve istihdam...3

Detaylı

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yeni Teknolojiler ve Bunların Yargıda Uygulanmaları Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 ve 2002 Seçimlerinde CHP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 seçimlerine Türkiye yükselen milliyetçilikle girdi. Ecevit in azınlık iktidarında seçimlere kısa bir süre kala Türkiye

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM

1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM SOSYAL BİLGİLER PROGRAMI 5. SINIF 1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM Bu ünitede öğrencilerimiz içinde bulunduğu çeşitli grup ve kurumlarla ilişkisini anlamaya çalışır. Katıldığı gruplarda aldığı roller ile

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ 2012 1 PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ KAPSAM MADDE 1- Parti içi eğitim çalışmaları, Parti Tüzük ve Programında belirtilen amaç ve hedeflerini, partinin

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı