BÖLGESEL BÜTÜNLEŞME OLANAKLARI VE ULUSLARARASI YABANCI YATIRIMLARIN İŞLEVSEL ROLÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BÖLGESEL BÜTÜNLEŞME OLANAKLARI VE ULUSLARARASI YABANCI YATIRIMLARIN İŞLEVSEL ROLÜ"

Transkript

1 1.Uluslararası Balkanlarda Tarih ve Kültür Kongresi BÖLGESEL BÜTÜNLEŞME OLANAKLARI VE ULUSLARARASI YABANCI YATIRIMLARIN İŞLEVSEL ROLÜ Cemal ZEHİR 1 Selman DURAN 2 ÖZET İki Büyük Dünya Savaşından sonra, Bütünleşme alanındaki ilk çalışmalar Federalizm ve Uluslararası Örgütlenme bağlamında gelişim göstermiştir. Hemen akabindeki süreçte ise, bu alandaki teorik çalışmalar daha derinlik kazanmış; alanda, Uluslararası İlişkilerdeki idealizm-realizm tartışmasının bir uzantısı olarak değerlendirilen "Yeni-işlevselciliğe karşı Hükümetlerarasıcılık" tartışması ağırlık kazanmıştır. 1980'li yıllardan bu güne değin de Uluslararası İlişkilerde de gündemde olan Rasyonalizme karşı Konstrüktivizm tartışması, bütünleşme teorilerini kuramsal temelde araştıran bilim adamlarını etkisi altına almıştır. Tüm bu çalışmaların ortak noktası ulusal yapıların uluslararası sorunları çözmede yetersiz kaldığı ve ulusların karşılıklı bağımlılığı temeline dayandırılmasıdır. Ancak tüm bu çalışmalar yabancı yatırımların bölgesel bütünleşme üzerine etkileri konusuna yeterli bir açıklama getirmemiştir. Bu çalışmanın en temel amacı yaşanan küresel sistem içerisinde uluslararası yabancı yatırımların bölgesel bütünleşme imkanlarına sağlamış olduğu katkıyı ortaya koymaktır. Yöntem olarak bölgesel bütünleşme anlamında oluşturulan kuramsal çalışmalar analiz edilerek değerlendirmeler yapılmaktadır. Çalışmada uluslararası yabancı yatırımların bölgesel bütünleşmenin derinliği ve istikrarı açısından önemli etkileri olduğu kanaatine varılmaktadır. Aynı zamanda uluslararası ekonomik ve politik sistemin, tüm bu bütünleşme çabaları sonucunda ciddi bir yapısal değişim içerisine girdiği ve yeni Uluslarüstü oluşumlara imkan hazırladığı ortaya konmaktadır. Anahtar kelimeler: Bölgesel Bütünleşme, Karşılıklı Bağımlılık, İşlevselcilik, Yabancı Yatırımlar. 1 Doç.Dr.,Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2 Öğr.Gör.,Beykent Üniversitesi 447

2 Cemal Zehir Selman Duran GİRİŞ 1980lerin sonundan itibaren soğuk savaşında sona ermesi ile birlikte dünya, tek bir dominant gücün, Birleşik Devletlerin, etkisinde yeniden şekillenmeye başlamıştır. Ne var ki bu dominant gücün de ne ölçüde sisteme hâkim olabildiği şüphelidir. Küreselleşmenin de etkisi ile özellikle ekonomik güç anlamında, aslında dünyada egemenlik sağlamış veya sistemi tek başına domine edebilecek bir güç olarak Birleşik Devletlerin yetersizliği 1997, 2001 ve 2007 finansal krizleri ile tartışma konusu olmaktan çıkmış genel kabul görür hale gelmiştir. Uluslararası siyasal sorunların bu sistemle, çözümden ziyade daha derin çözümsüzlüklere sebep olacağı; iki Körfez Savaşı, Bosna Savaşı ve Afganistan da yaşanmakta olan fiili durum gibi birçok mesele dolayısıyla anlaşılmıştır. Yaşanan dönem aslında ne tek kutuplu ne de iki kutuplu dünya terminolojisi ile açıklanabilecek durumda değildir. Tüm bu gelişmeler göstermektedir ki hiçbir ulusal güç tek başına uluslararası sistemi yönetebilecek ya da yönlendirebilecek durumda değildir. Bu anlamda sistemi açıklayabilecek uygun bir yaklaşım olarak karşılıklı bağımlılık teorisi uluslararası ilişkiler terminolojisinde önemli bir yer edinmektedir. Buna göre tarihi ve kültürel yakınlık, karşılıklı sosyal ve kültürel faaliyetler, dış ticaret ve yabancı yatırımların sebep olduğu karşılıklı ilişkiler yeni bölgesel güçleri daha belirgin ve işlevsel hale getirmektedir yılının sonlarından itibaren kendini gösteren küresel finansal krizin de etkisiyle, özellikle yabancı sermaye ulusları birlikte hareket etmeye adeta mecbur kılmaktadır. Krizin kaynağı her ne olursa olsun ülkelerin birer birer kendilerine dair çözümler ve paketler geliştirerek aşılması mümkün gözükmemektedir. ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernarke nin basına verdiği bir demecinde Sistemdeki baskıyı azaltmak için küresel düzeyde Merkez Bankalarının, çok sıra dışı bir şekilde birlikte hareket ederek mali piyasalar üzerindeki gerginlikleri azaltmaya, ekonomiyi desteklemeye çalıştıklarını, bunu yapmaya devam edeceklerini açıklaması durumu açıkça ortaya koymaktadır (BBC haberler 2008). Diğer taraftan ABD nin Irak ve Afganistan askeri müdahalelerinde de tek başına değil Birleşmiş Milletleri ya da oluşturduğu koalisyon güçlerini kullanması hatta söz konusu bölgelerdeki yerel unsurlarla da işbirliği yapması uluslararası sistemin tek bir ulusal güç tarafından yönlendirilemediğinin açık göstergesidir. Tüm bunlara karşılık küresel anlamda etkili olabilecek yeni bölgesel güçler ortaya çıkmaktadır. Bunlar henüz askeri ve siyasal bağlamda açık bir güç oluşturmasalar da ekonomik bir güç olarak sisteme alternatif olacakları aşikârdır. Tek başına küresel bir güçle sistemin yönlendirilemeyeceğini anlayan Rusya, Çin, Japonya ve 448

3 Bölgesel Bütünleşme Olanakları ve Uluslar arası Yabancı Yatırımların İşlevsel Rolü hatta Türkiye gibi ülkelerin bulunmuş oldukları bölgelerde yeni bölgesel oluşumlara yönelmeleri ve bu anlamda inisiyatif kullanmaları uluslararası bilim dünyası tarafından merakla gözlemlenmektedir. Yeni bölgesel güç odaklarının etkililik ve nüfuz alanını ortaya koyan ve bölgesel bütünleşme imkanlarını sağlayan bir çok unsur ele alınmaktadır. Bölgesel bütünleşme içerisinde yer alan ulusların, sosyal ve kültürel yakınlığı, ortak bir dilin mevcudiyeti, ortak tarihi geçmiş ve ekonomik ilişkilerin derinliği bu anlamda önemle değerlendirilmektedir. Bu çalışma özellikle küresel finansal sistemin en önemli unsurlarından olan yabancı yatırımların bölgesel bütünleşme imkanlarına ne derece katkı sağladığını araştırmak amacıyla kaleme alınmaktadır. İki bölümden oluşan bu çalışmada öncelikli olarak yabancı sermaye konusu ele alınacak ikinci bölümde ise bölgesel bütünleşme olgusu irdelenecektir. ULUSLAR ARASI YABANCI YATIRIMLAR Yabancı Sermaye Kavramı Bir ülkenin karşılığını sonradan ödemek üzere dış kaynaklardan elde edip ekonomik gücüne ekleyebileceği mali veya teknolojik kaynaklara yabancı sermaye adı verilir(yılmaz, 1988:45). Mali ve teknolojik kaynak, bir ülkeden diğerine ya borçlanma şeklinde gider ve karşılığında hem anapara hem de faiz ödenmesi söz konusu olur, ya da yatırım ve üretime katılma şeklinde gider ki, bu da bir ülkenin diğer ülkede mülkiyet hakkını sağlar (Uras, 1979:27-28). Bir başka tanıma göre yabancı yatırım özetle, yatırılabilir kaynakların kişi ve kurumlar tarafından bir başka ülkeye taşınması şeklinde tanımlanır ve doğrudan yatırımlar ile portföy yatırımı şeklinde iki ana gruba ayrılır. Doğrudan yabancı sermaye, sabit sermaye yatırımı adı altında, sermayenin kaynak ülkeden yatırıma ev sahipliği yapacak ülkedeki şirket hisselerinin uluslararası yatırımcılar tarafından en az %10 unun alınması şeklinde kendini gösterir. Sabit sermaye yatırımlarına ek olarak doğrudan yatırımın ülkelere girişi, şirket birleşmesi ya da devri, özelleştirme uygulamaları, ortak girişim, stratejik ortaklık ya da devam eden faaliyetlerin genişletilmesi ile de mümkündür. Tahvil ya da hisse senedine doğrudan yatırım şeklinde gerçekleşmeyen yatırımlar ise portföy yatırımı içine girer ve örgütlenmiş sermaye piyasalarda işlem görürler. Uluslararası Para Fonu opsiyonlar gibi türev ürünleri de dolaylı yatırımlar grubuna dahil etmektedir. Dolaylı yatırım olarak da adlandırılan portföy yatırımlarının ülkeye giriş ve çıkışı (özellikle elektronik ortamda gerçekleştirilen işlemler sayesinde) oldukça kısa süreli olabilmekte ve yatırımcılar risk gördükleri anda kolaylıkla portföylerini boşaltabilmektedirler. 449

4 Cemal Zehir Selman Duran İsviçreli bazı iktisatçılar tarafından belirlendiği üzere, bir ülkede yabancı sermayenin cezbedilmesi için gerekli iki temel koşul vardır. Bunlardan ilki, ülkede ekonomi ile ilgili karar ve yasaların sıklıkla değiştirilmemesi, ikincisi de siyasi iktidarların söz konusu yasaların etrafından dolanmamalarıdır. Buradan da sadece ekonomik ve siyasi istikrarın yabancı sermaye çekmede yeterli olmadığı anlaşılmaktadır(alkin, 2001: 15). Bir başka görüşe göre ise, gelişmekte olan piyasalara giren yabancı sermaye üç temel faktörden etkilenmektedir. Bunlar, global ekonominin durumu, ülkelerin büyüme performansı ve cari işlemler dengesi olarak belirtilmektedir (Varol, 2005: 2). Doğrudan Yatırım ve Dolaylı Yatırımlar Hem yabancı doğrudan yatırımlar hem de yabancı portföy yatırımlarının yatırımın yapıldığı ülke ekonomisi için pek çok katkıları bulunmakla birlikte her iki yatırım türünün birbirinden ayrıldığı noktalar bulunmaktadır. Doğrudan yatırımlar belirli sektör ya da şirketlere özeldir bir başka deyimle ev sahibi ülkenin yatırımlarının yönü hakkında belirleyiciliği yoktur. Portföy yatırımları ise belirli bir sektöre ya da şirkete bağlı değildir, hem yerel, hem de yabancı şirketlere yatırım mümkündür. Bu türdeki yatırımlar çok daha değişken karakterli ve daha kısa vadelidir. Yabancı portföy yatırımlarının durağan olmayan ve sık sık değişebilen yatırımlar olması nedeniyle iyi düzenlenmiş finansal piyasalara gereksinim duyulur. Bu türdeki yatırımlar tamamen finansal yatırımlar oldukları için finansal faktörlerdeki değişimlere çok daha duyarlıdırlar. Örneğin ev sahibi ülkedeki devalüasyon beklentisi dolaylı yatırımcıların portföylerini boşaltarak ülkeden çıkmalarına neden olabilir. Bu anlamda yabancı portföy yatırımlarının doğrudan yatırımlarla karşılaştırıldığında makroekonomik açıdan daha büyük bir etkisi vardır. Dolayısıyla yabancı portföy yatırımları sağlıklı finansal sistemlere ihtiyaç duyar. Finansal aracıların güvenilir olması, sistemin ekonomik şoklara dayanıklı olması gereklidir. Doğrudan yatırımlar ise geldikleri ülkeye teknoloji transferi sağlama, sektörel teknik bilgi getirme, insana yatırım yapma gibi faydalar sağlarken, dolaylı yatırımlar yerel sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunurlar. Bu katkı gelecekte o ülkeye doğrudan yabancı yatırımın gelmesine de yardım eder. Doğrudan yatırımlar gerek maddi, gerekse maddi olmayan duran varlıklara yapılan yatırımla, yurtiçi satışlar veya ihracatta artışı, üretim maliyetlerinde düşüşü ya da üretimde verimlilik artışını hedeflerler. Faaliyet riski yabancı yatırımcının üzerindedir. Portföy yatırımlarında ise, yatırıma ev sahipliği yapan ülkedeki şirketler ya da hükümet tarafından ihraç edilen hisse senedi veya tahvillerin yabancılar tarafından borsada satın alınması söz 450

5 Bölgesel Bütünleşme Olanakları ve Uluslar arası Yabancı Yatırımların İşlevsel Rolü konusudur ki, bu da hem yerel hem de uluslararası düzeyde likit sermaye piyasalarının varlığını gerektirir. Portföy yatırımcılarının temel amacı çeşitlendirme yoluyla getiri ve risk dengelerini optimal düzeye taşımaktır. Bir başka deyişle belirli bir risk düzeyinde maksimum getiri aranır döneminde gelişmekte olan otuz ülke verileri kullanılarak yapılan bir araştırmada doğrudan yabancı yatırımların portföy yatırımlarından iki misli fazla olduğu bulunmuştur(unıted Nations, 1999: 8). Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından 2005 yılında yayınlanan Gelişmekte Olan Ülkelere Sermaye Akışı Raporu nda ise, 2004 yılında gelişmekte olan ülkelere giren özel sermayenin 130 milyar dolarının doğrudan yabancı yatırımlar, 35 milyar dolarının da portföy yatırımı olarak girdiği belirtilmektedir. Bir ülkede yabancı portföy yatırımlarının artması, yerel sermaye piyasalarının likiditesini arttırarak piyasaların etkinliğini arttırır. Piyasaların likiditesinin artması ise beraberinde piyasa derinliğini getirerek yatırımların çeşitlenmesini sağlar. Bu tür yatırımlar aynı zamanda piyasalara belli bir disiplin getirir ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırarak, şeffaflığı arttırırlar. Tüm bunlara ek olarak yerel piyasalara yabancı portföy yatırımcıları tarafından sunulan yeni portföy yönetim teknikleri ve daha karmaşık ürünlerle risk yönetimi ile tanışılması sağlanır. Yabancı portföy yatırımları sayesinde ev sahibi ülkede sermaye ve kaynakların daha iyi dağılımı ile ekonominin daha sağlıklı hale gelmesi kolaylaşır(evans, 2002: 2-4). Tablo 1: Doğrudan Sermaye Yatırımlarını Çekmekte Etkili Politikalar Teşvik tedbirleri Etkin idari prosedürler ve kurallar, minimum bürokratik işlemler. Uygun iş gücü ve ücret politikası, emek seyyaliyetinin ve çalışma barışının tesisi Özelleştirme Politikası İstikrar (ekonomik ve siyasi) Vergileme Politikası Ekonomik Entegrasyonlara Üyelik Dünya Ticaret Sistemine üyelik Rekabet Politikası Ülkelerin uluslararası finans kesimi ile olan ilişkileri finansal krizlerden etkilenme derecelerini de belirlemektedir. Örneğin 1997 de yaşanan Asya krizi sırasında gerek Hindistan gerekse Çin, oldukça fazla miktarda yabancı doğrudan yatırım alan ülkeler 451

6 Cemal Zehir Selman Duran olmalarına karşın yabancı portföy yatırımlarına kontrollü yaklaştıkları için, kriz esnasında bu ülke piyasaları pek etkilenmemiştir. Benzer durum Latin Amerika için Şili örneğinde verilebilir. Bu ülkenin de 1999 yılındaki Brezilya krizinden fazla etkilenmemesinin nedeni, gelen sermayenin belli bir süre ülkede kalmasını şart koşmak gibi önlemler almasıdır. Buna karşılık halen devam etmekte olan küresel kriz yabancı yatırımların çok yakın geçmişe oranla bile artık küresel düzeyde bir yaygınlık kazandığını ve piyasaların derinliğine paralel olarak tüm dünya piyasalarını ciddi şekilde etkilediği gözlemlenmektedir. Dolayısıyla yabancı portföy yatırımlarının ev sahibi ülke ekonomisine fayda sağlayabilmesi için öncelikle o ülkenin sağlıklı bir finansal yapısı olması gerekmektedir(uygur, 2001: 17-21). İster dolaylı yabancı yatırım isterse doğrudan yabancı yatırım ele alınsın her ikisi de sermayenin geldiği ve yatırım yapıldığı ülke arasıda ciddi bir ilişkiye sebep olmaktadır. Yabancı yatırımcılar, yatırımlarına yön verirken temel olarak bir ülkedeki istikrar ve güven ortamını dikkate almakla birlikte öncelikli olarak ekonomik, sosyal ve siyasi ilişkide oldukları ülkeleri tercih etmektedirler. Dr. Hasan Sabır ın Tablo 2 de ortaya koyduğu yabancı sermaye çeken unsurlardan da anlaşılacağı üzere Ekonomik Bütünleşme yabancı yatırımlar için önemli bir faktör olarak dikkat çekmektedir. Hatta bu yatırımlar derinleştikçe bölge içerisindeki ulusların karşılıklı olara birbirlerine bağımlılığı oluşmaktadır. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekmekte etkili olan faktörler arasında AB, NAFTA, MERCOSUR gibi ekonomik entegrasyonların ticaret engellerini aşmak için yapılan yatırımlar da gösterilebilir. Bu argüman, ekonomik entegrasyon bölgelerine yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artışını açıklamaktadır. Bölgesel ekonomik entegrasyonların yapılma sebeplerinden birisi yabancı sermaye yatırımlarında artış sağlamaktır. Örneğin NAFTA görüşmelerinde anlaşmanın ABD ile Meksika arasındaki karşılıklı ticaretten çok yatırımla ilgili olduğu ortaya konulmuştur. KARŞILIKLI BAĞIMLILIK VE BÖLGESEL BÜTÜNLEŞME Uluslararası Karşılıklı Bağımlılık (Interdependence) ve Bütünleşme İlişkisi 1940lı yıllarda ve ondan sonraki hatırı sayılır bir zaman süreci zarfında uluslararası ilişkilerle ilgilenen bilim adamları, dünya politikasını çatışma kökenli örneklemelere kilitlenmiş ulus-devlet kavramıyla tanımlamaya yönelik eğilim göstermişlerdir. Morgenthau ve Niebuhr gibi bazı realistler uluslararası çatışmayı ekseriyetle insan doğasının karakteristiğine ait sebeplere atfetmişlerdir. Morgenthau nun açıklamasıyla insanın bencilliği sınırlı, güce sahip olma ve iktidar isteği ise 452

7 Bölgesel Bütünleşme Olanakları ve Uluslar arası Yabancı Yatırımların İşlevsel Rolü sınırsızdır(morgenthau, 1946: 193). Diğer bazıları ise Waltz un uluslararası anarşi diye tanımladığı durumda olduğu gibi insan karakteristiğinden daha ziyade uluslar arası sistemin doğasına vurgu yaparlar.(waltz, 1959: 11-32). Güçlü ve birbirine düşman devletlerin varlığı devlet adamları için bir güvenlik ikilemi oluşturur. Çünkü devlet adamları bir taraftan daha fazla güvenlik bulabilmek için devamlı güç mücadelesi yapmak zorunda kalırken diğer yandan tam anlamıyla yüzde yüz bir güvenlik sağlamak mümkün olmadığı için en sonunda kendi kendilerine zarar verirler(herz, 1959: 43). Açıklamadaki farklılıklara rağmen uluslararası arenadaki çatışma ve savaş hakkında öncü analistlerin çoğu arasında güçlü bir mutabakat vardır. Sadece bu konuyu ele alan, Uluslararası İlişkilerde çok iyi bilinen bir eserin bir bölümünün konusu, Uluslararası İlişkiler: savaş veya barış, bu konuyu özetler(rosecrance 1973: 33-45). Dünya siyasetinin bu yaklaşımının hiçbir versiyonunda tam bir mutabakat olmamıştır. Robert W. Tucker Arnold Wolfers ve I. L. Claude gibi Uluslararası İlişkiler düşünürleri Morgenthau nun analizine çok şiddetli eleştiri getirmişlerdir. Hobbesyan kanı da olduğu gibi Uluslararası İlişkiler esasen savaş durumu olarak görülüyordu. Sadece sıcak savaş değil aynı zamanda savaş etme arzusu duyulan herhangi bir zaman dilimi de savaş kavramını kapsamına girer. Bu nedenle bu zamanın kanısı havanın doğasında olduğu gibi savaşın doğasında da dikkate alınır. Nasıl ki fırtınalı hava sadece sağanak ya da yağmurlu günleri değil de onu işaret eden birçok günü kapsıyor ise savaşın doğası da sadece sıcak savaşı değil düşmanın tehdidinin var olduğu tüm zamanları içerir. Diğer zamanlar barış zamanıdır (Hobbes, 1651: 82). Avrupa da bütünleşme üzerine yaşanan gelişmeler, modern dünya politikası açısından olduğu kadar Uluslararası İlişkiler teorileri açısından da birçok bilim adamını meydana gelen gelişmeleri açıklamaya itti. 1950lerin ortalarında Karl W. Deutsch (Deutsch, 1957) ve arkadaşlarının öncü çalışmaları diğer yandan Ernst B. Haas ın (Haas, 1958) dikkate değer çabaları işleyen bu süreci izah etmek için uygun bir konsept olarak bölgesel bütünleşme kavramını öne çıkarttı. Zamanla gelişen bölgesel bütünleşme hakkında yaygınlaşan düşünceler bilim adamlarını, realistlerin insan ve devletler ile ilgili genel kabullerinden oldukça uzaklaştırdı. Öyle ki güç dengesi fırsatlara bir yanıt ve umudun baskısı kadar tehditlere yanıt ve korkuyu da temsil eder ya da içerisinde barındırır. Avrupa daki gelişmeler üzerine çalışanlara bu olanlar, uluslararası koşulları ya da insan doğasını anlamak için anahtar bir kavram olarak savaş tehditli çatışma ortamı zıddına hiç da açıklayıcı ve kolay izah edilebilir gelmiyordu. Tam tersine faktörlerin çokluğu dolayısıyla daha işbirlikçi kurumsallaşmaya doğru ya da şiddetli bir çatışmaya ve ayrılığa doğru bir 453

8 Cemal Zehir Selman Duran ilerleyişten hangisinin gerçekleşeceği belirsizdi. Latin Amerika ve Afrika da örneklerde olduğu gibi dünyanın diğer bölgelerinde meydana gelen bölgesel bütünleşmeleri anlamak için bilim adamlarının sarf ettikleri çabalar, bu iddia ve savunuları daha fazla detaylandırdı( Lindberg ve Scheingold, 1971). Elverişli teorilerin deliştirilmesinde yaşanan zorluklara ve problemlere rağmen bölgesel bütünleşme üzerine yapılan yazım denemeleri dünya politikası çalışmalarının canlandırması ve yeni bir açılım sağlanması yönünden önemli fikirler serdetmektedir. Bütünleşme teorisyenleri, bölgesel bağlamda iç karşılıklı bağımlılık kadar dış karşılıklı bağımlılık kavramının anlaşılması konuları ile son derece ilgili birçok meselenin gün yüzüne çıkmasını sağlamışlardır. Karşılıklı bağımlılık kavramı çerçevesinde siyasi bütünleşmenin analiz edilmesi, bütünleşme teorisini kendi uygun konteksti içerisine oturtmaya da yardımcı olacaktır. Böylece bütünleşme teorileri sadece, yalnız Avrupa ya ve diğer birkaç alana uygulanabilecek ayrıştırılmış fikirler demeti olarak değil de tüm dünya siyaseti çalışmalarının önemli bir parçası olarak yaygın bir değerlendirme ortamına sahip olacaktır(keohane ve Nye,1975: 368). Karşılıklı Bağımlılık (Interdependence) Deutsch bütünleşmeyi dönemeç bağlamında, tutarlı bir sistemin bileşimi içerisindeki birimlerin önceden ayrıştırılması diye izah eder(deutsch, 1957:11). Haas a göre ise bütünleşme kurumsal ve davranışsal bazda siyasi toplulukların oluşturulması sürecidir. Fakat aynı zamanda bölgesel bütünleşme çalışması, devletlerin hangi ölçüde olursa olsun tümüyle egemenliklerini neden ve nasıl durdurmasının açıklanması ile ilgilidir. Devletlerarasındaki çatışmaların çözümlenmesine dair yeni teknikler elde edilebilmiş olmasına rağmen nasıl oluyor da egemenliğin gerçeklere dayanan niteliklerini kaybetmesi ile devlet komşularıyla karışıyor, bütünleşiyor ve uyumlulaşıyor. Bölgesel işbirliği, organizasyon, sistemler ve alt sistemler bu durumu açıklamaya yardım edebilir ancak bunlar son durum ile karıştırılmamalıdır. (Haas,1971: 6). Bazı yazarlar da bütünleşme kavramını farklı bir yol kullanarak izah etmeyi tercih etmiştirler. Bunlar bir yandan ekonomik, sosyal ve siyasi bütünleşme tipleri üzerinde dururken diğer taraftan çeşitli bütünleşme düzeylerinden yola çıkarak açıklamalarda bulunmayı tercih etmişlerdir. (Nye, 1968: 855). Bu tanımlama bütünleşmeyi süreç esaslı teorilerle çok da ilişkili olmayan bir terim olan karşılıklı bağımlılık ile aynı analiz düzeyine oturtur. Normalde karşılıklı bağımlılık basitçe bir durum olarak tanımlanmıştır. Oran Young karşılıklı bağımlılık 454

9 Bölgesel Bütünleşme Olanakları ve Uluslar arası Yabancı Yatırımların İşlevsel Rolü terimini şu kasıtla kullanmaktadır: Bir dünya sisteminin herhangi bir bileşen birimi ya da herhangi bir parçası içerisinde meydana gelen olayların diğer tüm bileşen birimlerinin ya da parçalarının içerisinde oluşan olayları hem fiziki hem de kavrayış olarak etkilediği bir alandır(young, 1969,726). Ele alınan sistemin yapısına bağlı olarak çeşitli türlerde ve değişik düzeylerde karşılıklı bağımlılık türleri olabilir. Bütünleşme ile birlikte değerlendirildiğinde ilişkiler mesele alanlarının çeşitliliği içerisinde gelişebilir ve bu ilişkiler kimi zaman çok sıkı ve güçlü olabileceği gibi kimi zaman da daha düşük tonaj ile seyredebilir. Bütünleşme ve karşılıklı bağımlılık kavramlarının her ikisi de değerlendirmeci yaklaşımları ortaya atar. Bütünleşme üzerine çalışma yapan bilim adamları ağırlıklı olarak barışçıl değişim yönünde çalışmalarını temellendirirler. Karşılıklı bağımlılığın eşitlik açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması bu kavramın tam anlamıyla kavranması için önemlidir. Karşılıklı bağımlılık ilişkileri, ilişki içerisindeki devletlerin güç seviyelerinin toplamına bağlı olduğu kadar elitlerin çıkarlarının, durumların ve baskı alanlarının karakteristiğine bağlı olarak az ya da çok asimetrik bir niteliğe sahiptir. Dolayısıyla karşılıklı bağımlılıktan bahsedildiğinde ortak ve karşılıklı bir etki düzeyinin kesinlikle bulunası gerektiği kabul edilmelidir. Bu da araştırmacının belirlenen bir ilişkinin yoğunluğunu ve asimetrik düzeyini nasıl tanımladığına bağlıdır. Keohane ve Nye karşılıklı bağımlılık ve bütünleşme kavramlarının genelde üstü kapalı bir şekilde ya da yanlış anlaşılabilecek şekilde tanımlandıklarını iddia ederler. Öncelikli olarak mümkün olabildiğince karşılaştırılabilir olan karşılıklı bağımlılık ve bütünleşme tiplerinin birbirinden ayrıştırılması gerektiğini savunurlar. Ekonomik bütünleşme ve karşılıklı bağımlılık, sosyal bütünleşme ve karşılıklı bağımlılık, politik bütünleşme ve karşılıklı bağılılık olmak üzere üç tip bütünleşme düzeyini irdeler ve siyasi bütünleşmeyi bu analiz düzeyleri ile bağlantılı bir açıklama ile izah ederler(keohane ve Nye,1971: 18-21). Ekonomik Bütünleşme Ve Karşılıklı Bağımlılık Baştan belirtmek gerekir ki ne ekonomik bütünleşme ne de karşılıklı bağımlılık analistin ilgilendiği birimler arasındaki ekonomik işlemlerin miktarı ile tam anlamıyla değerlendirilebilir veya eşdeğerdir. Büyüyen dünya ticareti ve üretimi bağlamında işlemlerin tam miktarları önemsiz gibi görülebilir ya da göreceli miktarlar çarpıtılmış yorumlara da yönlendirebilir(chadwick, 1972: ). Daha da önemlisi işlemlerin miktarları, karşılıklı bağımlılık dolayısıyla dışarıda meydana gelen olaylar tarafından birimlerin hangi ölçüde etkilendiklerini ya da bütünleşme bağlamında 455

10 Cemal Zehir Selman Duran hangi ölçüde doğru bir ulusaşırı ekonomi var olabileceğini ille de göstermek zorunda değildir. Ekonomik karşılıklı bağımlılığın diğer bir yönü de iki ya da daha fazla devlet arasındaki ekonomik işlemlerin bu devletlerin ekonomik gelişimlerine duyarlılığı konusunda açıklayıcı bir yaklaşıma sahip olmasıdır. Richard Cooper bu durumu şöyle izah etmektedir: Bu yaklaşım ortak ticari ilişkide bulunan iki devletin, ticaretin değeri eğer bu devletler içerisindeki gelir ve fiyat gelişimlerine duyarlı değil ise halen düşük düzeyli karşılıklı bağımlılık ilişkisi içerisinde olduklarını gösterir. Başka bir deyişle eğer bu iki devletin karşılıklı ticari işlemleri ekonomik gelişmelere karşı yüksek düzeyde hassas ise aralarındaki ticaret başlangıçta düşük bir seviyede olsa bile bu iki devlet yüksek derecede karşılıklı bağımlı olarak değerlendirilir(cooper 1972: 159). Bu tanımlama işlemlerin miktarına bağımlı bir açıklamadan ziyade karşılıklı bağımlılığın sezgisel bir açıklamasına daha yakın olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca benzer bir şekilde bazı ekonomistler tarafından karşılıklı bağımlılık ekonomik bütünleşmenin bir tanımı olarak da kullanılabilmektedir(tollison ve Willett, 1973: 255). Dolayısıyla bu seviyede bütünleşme ve karşılıklı bağımlılık kavramsal olarak birbirinin yerine geçebilen terimler olarak gösterilebilmektedir. Hassasiyet karşılıklı bağımlılığın tek boyutu değildir. Karşılıklı bağımlılığın bu formu genellikle katılımcılar tarafından onaylanması için ele alınan ve meydana getirilen bir iskelet yapı içerisindeki karşılıklı münasebet tarafından oluşturulmuştur. Böylece 1960lı yılların sonlarındaki sabit oranlı parasal değişim sistemi altında Avrupalı devletler Amerikan para politikalarına bağımlı dolayısıyla hassas hale gelmişti. Diğer taraftan benzer şekilde Birleşik Devletler de Avrupalı devletlerin gayret göstermeksizin altınla değiştirilebile doları ellerinde tutma kararlarına bağlı hareket etmek durumunda idi. Birleşik Devletlerin Avrupalı Devletlerin doları ellerinde tutmaya devam etmelerine dair kararlarına bağımlılığı, uzun bir zamana kadar dolarların altın karşılığında bedelleri ödenerek alınmasının reddedilmesi gibi kuralların tek taraflı olarak değiştirilmesi ile basit bir inisiyatif kullanılması şeklinde azaltılabilirdi. Bundan sonra artık başka bir sorunun sorulması gerekir: sistemdeki hangi aktörler para sisteminde olduğu gibi kurallarda meydana gelebilecek değişikliklere karşı ya da sistemdeki karşılıklı münasebet seviyelerinin etkili şekilde azalmasına karşı çok dayanıklı ve güçlü, hangileri de daha az dayanıklı ve güçlüdür? Bu savunmasızlık bağlamında az bağımlı aktör, oluşturulan bir yapı içerisinde meydana gelen karşılıklı münasebetlere karşı ille de daha az duyarlı olmak durumunda değildir. Ancak 456

11 Bölgesel Bütünleşme Olanakları ve Uluslar arası Yabancı Yatırımların İşlevsel Rolü göreceli olarak sonuçtan daha az maliyetlere ya da ilişkini etkili değişimine maruz kalabilir. Savunmasızlığa dayalı karşılıklı bağımlılık ekonomik bütünleşmenin değişen tanımları ile doğrudan bir paralellik arz etmeyebilir. Bununla birlikte bölgesel bir grup içerisindeki birçok aktör arasındaki güç ilişkileri veya ekonomik münasebetlerin diğer vaziyetleri muhtemelen bu ilişkilerin bozulmaları karşılığında oluşabilecek maliyetler dolayısıyla çok güçlü bir şekilde etkilenirler(lindberg, 1966: 19). Bu sebepten dolayı savunmasızlık bağlamındaki karşılıklı bağımlılık bir ortak pazarda ya da bir yayılma alanındaki ilişkilerin yapısının analizi konusu ile özellikle bağlantılıdır. Burada önemli sorun şudur: hangi aktör karşılaşılan olgu ya da problemlerin tanımlayıcısıdır veya oyun teorisi bağlamında hangi aktör maliyetleri ödeme düzeyini tekrar yapılandırabilir(lanyi, 1971: 32)? Mademki politikada olduğu gibi bir bütünleşme süreci içerisinde de önem arz etmesi dolayısıyla aktörlerin göreceli güçleri savunmasızlığa dayalı karşılıklı bağımlılık modellerinin ve bu modeller içerisindeki asimetrilerin sıkı bir tahlilidir o halde bölgesel veya diğer ekonomik işlemlerdeki davranışsal açıklamaların karmaşıklığı kaçınılmaz bir unsur olacaktır. Politik Bütünleşme Ve Karşılıklı Bağımlılık Siyaset bilimcilere göre ekonomik ve sosyal bütünleşme ile karşılıklı bağımlılık kavramları hükümetler tarafından algılanıp onlar üzerine faaliyetler yapıldığı hatta teşvik edildiği zaman çok daha anlamlı ve ilgi çekici konuma gelirler. Siyasi bütünleşme üzerine çalışma yapan bilim adamları dikkatlerinin önemli bölümünü uluslar arasındaki ortak karar alma sisteminin zaman içerisindeki dönüşümü üzerine yoğunlaştırmışlardır. Siyasi karşılıklı bağımlılık bir sistemin herhangi bir bölümü içerisindeki aktörler tarafından alınan kararların kasıtlı ya da kasıtsız sistem içerisindeki diğer aktörlerin kararlarını etkileyebilme ölçüsüne işaret eder. Siyasi bütünleşme bilinçli olarak ortak bir anlayışla ve böylece ille de düzeyinin azaltılmasına gerek kalmaksızın siyasi karşılıklı bağılılığın doğasının değişmesi ile siyasi karşılıklı bağımlılığın karşıt maliyetlerini azaltma girişimi olarak ele alınabilir. Bu çatışmanın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Aslında çatışma ya da çatışmanın ciddi tehdidi siyasi bütünleşme konusunda teşvik edici girişimlerin dikkate değer unsurları olarak ele alınabilir. Keohane ve Nye ye göre politik karşılıklı bağımlılık direkt de olabilir. Hükümetler doğrudan diğer devletleri etkileyen faaliyetlere girişebilirler. Örneğin ABD ve Rusya stratejik olarak doğrudan birbirlerine karşılıklı bağımlıdırlar. Her ikisi de karşılıklı olarak birbirlerinin politikalarıyla ilgili yakın takip içerisindedir. Birisinin uygulamış olduğu her hangi bir politika (ister ekonomik, ister sosyal isterse uluslararası alanı 457

12 Cemal Zehir Selman Duran ilgilendirsin) diğerinde doğrudan etkilere sebep olur. Aynı durum AB, Japonya ve ABD arasındaki ilişkiler içinde geçerlidir. Özellikle büyük sermaye sahiplerinin bitmek tükenmek bilmeyen ve sınır tanımayan aşırı derecede hızlılık gerektiren hareketlilikleri bu bağımlılık derecesini gün geçtikçe artırmaktadır. Dolayısıyla bağımlılık ölçüsüne göre devletleri birlikte hareket etmeye ve uyum ve ahenk içerisinde faaliyet göstermeye zorlamaktadır(keohane ve Nye,1993: 384). Dönüşüm Yaşayan Uluslararası Sistem, Egemenlik Kavramı ve Siyasi Bütünleşme: Egemenlik; üstün ya da üstünlük anlamında kullanılan Latince kökenli bir kavramdır. Klasik teori, egemenliği devlet olmanın statik unsuru olarak algılamaktadır. Bu kapsamda egemenlik Muayyen bir ülkede devlet kişiliğine bağlı olan, ondan ayrılmayan asli ve en yüksek hukuki iktidar veya kudret olarak tanımlanmaktadır (Kubalı, 1971: 44). Bu tanımlama iki unsuru içermektedir. Birincisi olumsuz, hiçbir şeye bağımlı olmama, ikincisi ise olumlu, her şeyi zorlayabilme unsurudur. Egemenlik tanımların hepsinde var olan ortak özellik, egemenlik kavramının eş düzeyde ya da daha üst düzeyde herhangi bir başka güç tanımadığıdır. Eismein egemenliği; yönettiği ya da yönlendirdiği ilişkilerde aynı düzeyde veya üstün bir güce bağımlı olmayan otorite olarak tanımlamaktadır. Yine Eismein e göre egemen yetki, karar verme, istediği gibi hukuk normu belirleme ve bu normları uygulama yetkisi dir (Eismein, 1989: 274). Bir devlet bünyesinde egemenlik, kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde; yasama, yürütme ve yargı yetkisi seklinde üç ayrı organ tarafından kullanılmaktadır. Bu yetkilerin kullanılma yöntemleri her devletin anayasasında açıkça belirlenmiştir. Küreselleşen dünya koşulları teknolojik, ekonomik, ticari iletişim vb. konularda büyük değişikler meydana getirmiştir. Bu kapsamda değişik ülkelerdeki bankalar, şirketler, holdingler birleşme stratejisi uygulayarak varlıklarını devam ettirmeye, verimlilik ve etkinliklerini artırmaya çalışmaktadırlar. Hızla değişen küreselleşme koşulları devletleri de etkilemektedir. En çok etkilenen husus, devletlerin mutlak egemenlik anlayışıdır. Klasik egemenlik anlayışı önemli bir dönüşüm sürecine girmiştir. Sayıları hızla artan uluslararası antlaşmalar devletlerin egemenlik yetkilerini sınırlamaktadır. Uluslararası antlaşmaların ve evrensel değerlerin dışında kalan devletler uluslararası camiada dışlanmaktadır. Siyasi Bütünleşmede; kurucu antlaşmalar ile üye devletler, bir kısım egemenlik 458

13 Bölgesel Bütünleşme Olanakları ve Uluslar arası Yabancı Yatırımların İşlevsel Rolü yetkilerini sınırlarlar ve bir kısım egemenlik yetkilerini de birliğin organlarına devrederler. Sınırlanan ve devredilen egemenlik yetkileri Siyasi Bütünleşme sonucu kurulan Uluslarüstü Örgüt ün kuruluş amaçlarına uygun olarak belirlenmelidir. Bu husus doğrudan son sekli verilen hukuk düzeni olarak belirlenebileceği gibi, gelişimi belirli safhalara bölen bir dönüşüm sürecini de kapsayabilir. Sonuç Avrupa Birliğinin Uluslararası sistemde daha önce tecrübe edilmemiş bir yapıya dönüşmesi, uluslararası örgütlenmelerin gittikçe uluslarüstü yetkilere ve faaliyetlere sahip olması ve devletlerin uluslararası arenada birbirlerine karşı artan karşılıklı bağımlılıkları üye ülkeler açısından egemen ulus-devlet modelinin sonu olacak gibi gözükmektedir. Bugünkü haliyle bile, bir ulusüstü yönetim olarak Birlik organları, ekonomiden sosyal politikaya ve çevre konularına kadar geniş bir alanda ulus devletin yetkisini aşındırmış, egemenlik alanını daraltmıştır. Ulus devletin egemenlik alanının daralması yalnızca Avrupa ya özgü değildir. Genel olarak uluslararası alanda ulus devleti gitgide aşındırmakta olan üç boyutlu bir sürecin yaşandığı görülmektedir: Birinci boyut yukarıdan aşağıya doğru işlemekte ve ulus devleti ulusüstü siyasal yapılar içinde eritmektedir. Avrupa Birliği bunun en gelişmiş örneğidir. Ayrıca, ulus devletler tarafından kontrol edilemeyen uluslararası şirketlerin ve piyasaların aşındırıcı etkisini de bu boyutun içinde değerlendirmek gerekir. İkinci boyut, ulus devletin kendi içinde yaşadığı süreçtir. Devletin küçültülmesi, özelleştirme, kamu sektörüne güvensizlik, merkeziyetçiliğin azaltılması, sosyal haklarda gerileme gibi yeni liberal ideolojiye dayanan reformlar ulus devletin klasik fonksiyonlarında önemli bir azalmaya yol açmıştır. Üçüncü boyut, aşağıdan yukarıya doğru işlemekte ve bazı ülkeler bakımından ulus devleti eriten en etkili süreç olarak kendini göstermektedir. Bu süreç bölgeselleşme olarak adlandırılabilir. Birçok ülkede, ulus devletin içinde yer alan tarihsel, siyasal, etnik, kültürel ya da ekonomik özellikleriyle farklılaşan bölgeler 20. yüzyılın ikinci yarısında devletin işleyişinde söz sahibi olmuştur. Belçika, katı bir üniter devlet yapısından bölge ve topluluk esasına dayanan bir federasyona dönüşmesi bakımından bu konuda uç örnektir. 20. Yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşme dalgası, toplumsal yaşamın her alanında köklü değişimlere kapıyı aralamıştır. Küreselleşmenin siyasal boyutu bakımından yakın vadede gerçekleşmesi beklenen ve kısmen günümüzde de gerçekleşmiş olan sonuç, ulus devletin egemenlik alanının büyük ölçüde daralmasıdır. Egemenlik alanındaki daralmanın, Avrupa da, ulus devletlerin ulusüstü 459

14 Cemal Zehir Selman Duran bir siyasal birlik içinde erimesine yol açtığını görmek için çok uzun bir süre beklemek gerekmeyecektir. Ulus devletin boş bıraktığı alan, ulusaltı ve ulusüstü iktidar merkezleri tarafından doldurulmaktadır. Böylece, ilk bakışta çelişki gibi görünen bir durumla, küreselleşme ile bölgeselleşme ve yerelleşmenin eş zamanlı olarak yaşandığı bir süreçle karşılaşıyoruz. Sonuç olarak yaklaşık çeyrek asırdır dönüşüm çerisinde olan bu uluslararası yapıda ulusların birbirleri ile olan stratejik işbirliği, ortak ticari anlaşmaları ve sermayenin karşılıklı geçişkenliği sistem için dikkatle ele alınması gereken bir durumdur. Dünyanın bir çok bölgesinde meydana gelen bölgesel ekonomik bütünleşme hareketleri, içlerinde barındırdıkları yabancı yatırımlar ölçüsünde derinlik kazanabilmekte ve bölgesel istikrarı sağlayabilmektedir. Kuşkusuz söz konusu yatırımlar, aynı zamanda bölgenin bir bütün olarak kaynaklarının verimli kullanılmasını ve ekonomik refah daha geniş alanlara yayılmasını sağlayacaktır. Kaynakça ALKİN E., (2001), Büyüme-İstikrar- Yabancı Sermaye İlişkisi, TCMB Eğitim Müdürlüğü, Ankara. CHADWİCK R. W., (1972), A Breif Critique of Transaction Data and Analysis, International Organization, c.26. COOPEr R. N., (1972), Economic Interdependence and Foreign Policies in the Seventies, World Politics, c.24. EİSMEİN C. B., (1989), Souverainete en Crise, RDP, No.l. Paris. EVANS K., (2002), Foreign Portfolio and Direct Investment, Global Forum On International Investment, Sayı: Aralık. HERZ J., (1959), International Politics in the Atomic Age, Colombia University Press, New York. ROSECRANCE R., (1973), International Relations, McGraw-Hill, New York. Hobbes T., Leviathan, (1651), Basil Blackwell, Oxford. Deutsch K. W. ve diğerleri, (1957), Political Community and the North Atlantic Area, Princeton University Press, Princeton. HAAS E., The Uniting of Europe, (1958), Standford University Press, Standford. Lindberg L. N. ve Scheingold S. A., (1971), Regional Integration: Theory and Reaserch, Harvard University Pres, Cambridge. 460

15 Bölgesel Bütünleşme Olanakları ve Uluslar arası Yabancı Yatırımların İşlevsel Rolü KEOHANE R. O. ve Nye J. S., (1975), International Interdependence and Integration, Der: Fred I. Greenstein ve Nelson W. Polsby, Handbook of Political Science, Addison, Wesley. Haas E., (1971), The Study of Reginal Integration: Reflections on the Joy and anguish of Pretheorizing, Der: Leon N. Lndberg, Stuart A. Scheingold, Regional Integration: Theory and Reaserch, Harvard University Pres, Cambridge. NYE J. S., (1968), Comperative Regional Integration, International Organization, c.22. KEOHANE R. O. ve Nye J. S., (1971), Peace in Parts, Little Brown, Boston. KEOHANE R. O. ve Nye J. S., (1993), International Interdependence and Integration, Der: Paul R. Viotti ve Mark V. Kauppi, International Relations Theory, Needham Heights, Massachusetts. KUBALI H. N., (1971), Anayasa Hukuku Dersleri (Genel Esaslar ve Siyasi Rejimler), İ.Ü.H.F. Yay., İstanbul. LANYİ A., (1971), Political Aspects of Exchance Rate Systems, Der: Richard Merritt, Communications in International Politics, University of Illinois Press, Urbana. LİNDBERG L. N., (1966), Decision Making and Integration in the European Community, International Political Communities in içerisinde, Anchor Books, Garden City. MORGENTHAU H. J., (1946), Scientific Man Versus Power Politics, University of Chicago Press, Chicago. TOLLİSON R. D. ve Willett T. D., (1973), International Integration and Interdependence of Economic Variables, International Organization, c.27. UNİTED Nations Report, (1999), Foreign Portfolio Investment & Foreign Direct Investment:Characteristics, Similarities, Complementarities and Differences, Policy Implications And Development Impact, Haziran. URAS G., (1979), Türkiye de Yabancı Sermaye Yatırımları, İstanbul. UYGUR E., (2001), Türkiye nin Yürürlüğe Koyduğu İstikrar Programlarının Başarısında Yabancı Sermaye Girişlerinin Yeri ve Önemi, TCMB Eğitim Müdürlüğü, Ankara. VAROL K., (2005), Doğrudan Yatırım Yerine Kredi, Activeline Gazetesi, Sayı:

16 Cemal Zehir Selman Duran WALTZ K. N., (1959), Man, the State and War, Colombia University Press, New York. YILMAZ İ., (1988) Dünyada ve Türkiye de Yabancı Sermaye Yatırımları ve Beklentiler, Yased, yayın No: 33, Istanbul. YOUNG O. R., (1969), Interdependencies in World Politics, International Journal, c

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

İKT 108- Uluslararası İktisat TOBB ETÜ Bahar 2015

İKT 108- Uluslararası İktisat TOBB ETÜ Bahar 2015 Yrd. Doç. Dr. Ünay Tamgaç Tezcan İKT 108- Uluslararası İktisat TOBB ETÜ Bahar 2015 İletişim Bilgileri: e-posta : utamgac@etu.edu.tr Web sitesi : http://unay.weebly.com/ikt-108.html Ofis No : 279 Ofis Saatleri???

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi Başta MERCOSUR Bloğunda yer alan ülkeler olmak üzere, Latin da 1990 lı yılların sonunda ve 2000 li yılların başında oldukça ağır bir şekilde hissedilen ekonomik

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası sermaye hareketleri temel olarak kalkınma amaçlı, hibe ve kredi şeklindeki resmi sermaye hareketleri ile özel sermaye hareketlerinden

Detaylı

Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz.

Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz. Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz. Akbank T.A.Ş. B Tipi Franklin Templeton Şemsiye Fonu na Bağlı Yabancı Menkul Kıymetler Alt Fonları Akbank - Franklin Templeton işbirliği ile dünya çapında yatırım fırsatı:

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

TCMB O/N Faiz Oranları (% ) 70.0% 60.0% 50.0% 40.0% 30.0% 20.0% 10.0% 0.0%

TCMB O/N Faiz Oranları (% ) 70.0% 60.0% 50.0% 40.0% 30.0% 20.0% 10.0% 0.0% GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2006 YILI İLK 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2002 yılında başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerde başlayan

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

REEL DÖVİZ KURU TEORİ VE UYGULAMA, KUR-ENFLASYON İLİŞKİSİ VE CARİ AÇIK

REEL DÖVİZ KURU TEORİ VE UYGULAMA, KUR-ENFLASYON İLİŞKİSİ VE CARİ AÇIK REEL DÖVİZ KURU TEORİ VE UYGULAMA, KUR-ENFLASYON İLİŞKİSİ VE CARİ AÇIK Doç. Dr. Cevdet Akçay 15 Haziran 2004 İstanbul Hilton Oteli Nominal Döviz Kuru Reel Döviz Kuru E = E TL/$ q = q TL/$ R Nominal Faiz

Detaylı

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır.

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır. IMF ye Genel Bakış Biz kimiz? Uluslararası Para Fonu (IMF) parasal konularda küresel işbirliğini arttırmak, mali istikrarı sağlamak, uluslararası ticareti kolaylaştırmak, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar

Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar İşlenecek Konular Finansal piyasalar ve kurumların önemi Tasarrufların şirketlere akışı Finansal piyasaların ve aracıların fonksiyonları Değer maksimizasyonu

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 5. HAFTA 1.)MALİ PİYASALARIN ULUSLAR ARASI DÜZEYDE ENTEGRASYONU 1.1.Mali Piyasalarda Yaşanan Entegrasyon: Uluslar arası düzeyde

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman 2 Đçerik 1.Dış Ticaret Politikası-Giriş: Tanım, Genel Ekonomi Politikası içindeki Yeri, Teori-Politika Farkı, Devlet Müdahalesinin Gerekliliği;

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 i Bu sayıda; 2014 Mart ayı Ödemeler Dengesi Verileri ve kurdaki gelişmeler değerlendirilmiştir. i 1 İlk üç ayda cari açıktaki her 100 Dolarlık

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Küresel Eğilimler ve Türkiye

Küresel Eğilimler ve Türkiye economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraş tırmaenstitüsü Küresel Eğilimler ve Türkiye Güven Sak Ankara, 22 Kasım 2006 Küresel Eğilimler ve Türkiye Slide 2 Gündem Dünyaya ne oluyor? Dünyada

Detaylı

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _.

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. -~-~- -----~ li T \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. TÜRKiYE'DE YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI Türkiye'de özellikle 1950 sonrasında çıkarılan

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler A. TANITICI BİLGİLER Portföy Bilgileri Halka Arz Tarihi 13.06.2012 (*) 02 Ocak 2013 tarihi itibariyle Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler Portföy Yöneticileri Murat Zaman, Kerem Yerebasmaz, Serkan Şevik,

Detaylı

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md.

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. 8 Ekim 2013 Ajanda 1- Finansal Aktörler: Güncel Durum A- Güncel Durum: Birincil Konut

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

Tebliğ. İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ Sıra No: 17

Tebliğ. İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ Sıra No: 17 Tebliğ Türkiye Muhasebe Standartları Kurulundan: İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ Sıra No: 17 Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı; ilişkili taraf açıklamalarına

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Finans Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Özeti Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi Prof.

Detaylı

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu

Küresel Kriz ve. Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Küresel Kriz ve Sermaye Piyasaları Bekir Sıtkı ŞAFAK Sermaye Piyasası Kurulu Sunum Akışı Küresel Krizin Oluşumu Kriz Neden Önlenemedi? Krize Karşı Tepkiler Düzenleyiciler Açısından Yapılması Gerekenler

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ 1 Döviz Kuruna Etkisi: 17 2013 tarihinde yaşanan operasyonun ekonomide oluşturduğu tahribata bakılmaktadır. Operasyonun ardından dolar ve Euro talebinde artış meydana gelmiştir. Talep artışı kurların yükselmesine

Detaylı

PRICE WATERHOUSE COOPERS ADLI YÖNETİM DANIŞMANLIĞI ŞİRKETİNİN OPASİTE İNDEKSİ ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI *

PRICE WATERHOUSE COOPERS ADLI YÖNETİM DANIŞMANLIĞI ŞİRKETİNİN OPASİTE İNDEKSİ ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI * Coşkun Can Aktan (Ed.) Yolsuzlukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Yayınları, 21. PRICE WATERHOUSE COOPERS ADLI YÖNETİM DANIŞMANLIĞI ŞİRKETİNİN OPASİTE İNDEKSİ ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI * Opasite

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

Küreselleşme ve Para Politikası

Küreselleşme ve Para Politikası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Küreselleşme ve Para Politikası Durmuş Yılmaz Başkan 21 Kasım 2008 İstanbul Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının geleneksel yıllık konferanslar kapsamında düzenlediği,

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı