SERXWEBÛN. JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 26 / Hejmar: 302 / Sibat 2007

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SERXWEBÛN. JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. www.arsivakurd.org. Sal: 26 / Hejmar: 302 / Sibat 2007"

Transkript

1 SERXWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE Sal: 26 / Hejmar: 302 / Sibat 2007 Ya özgür yaflayaca z ya da bu yaflam yaflanmam fl sayaca z

2 RÊBER APO DE ERLEND R YOR KT DAR NED R ktidar devlet kurumunun icraya geçmifl halidir. Dönemsel devlettir. Devletin dönem s n f ve tabakalar yla, etnisite, din, kavim üst tabakalar yla içinin doldurulmas d r. Kurumlar na yeni s n f, etnisite, hanedan, mezhep, ulus gibi kategorilerden örgütlü gruplar n hakim olmas - d r. Bu kategorilerin iliflki, örgüt ve eylemlerinin tahakküm ve sömürücü güç olarak belirmesi devlet anlam na gelir. Öyle devletçi ideolojilerin iddia etti i gibi devlet ne tanr n n kendisi ne de gölgesidir, ne kutsal ana ne kutsal babad r, ne tanr kral, ne de akl n en yüce somutlu udur. Art de er ve ürünler baflta olmak üzere, toplumlar n bin bir emekle biriktirdiklerine zorba ve yalanc baz gruplar n tarihin ilk hiyerarflik ve s n fl toplumundan beri el koyma faaliyetleridir. Bu faaliyetlerin gerçekleflti i kurum ve kurallard r. ktidar iflte bu kurum ve kurallar istedikleri gibi dolduran, iflleten gruplar n eylemi olarak ifllev kazanmakt r. Toplumlar bölümünde uzunca tan mlad m z için k sa kesmeye çal flt m z iktidar tan m, öz olarak o kadar çekici olmas n toplumsal de erler birikimine en çok sahip olma avantaj n vermesine borçludur. ktidar olmak birikmifl zenginliklere, onlar daha da art rman n kurum ve kurallar na, gücüne ve yöntemlerine sahip olmay ifade ediyor. Süslü laflarla onunla özgürlük, eflitlik, kalk nma getirece im demek, bilerek veya bilmeyerek kendisini, çevresini ve dayand toplumu aldatmak ve oyalamak demektir. ktidarlarla ne devrim yap l r, ne de iflim sa lan r. ktidarla de er gasp edilir, bölüflülür. Ayr ca iktidar de er üretmenin yeri de il tüketmenin yeridir. ster vergi biçiminde ister zorla, toplumdan al p mensuplar aras nda da t r. Yat r m ve üretime geçmesi de, yani devlet ekonomisi de talan n, de er elde etmenin de iflik bir yolu olmas ndan öteye fazla bir anlam tafl maz. Denilebilir ki, Lenin gibi bir emekçi s n f politikac s neden bu gerçe i göremedi? Kapsaml izahlar gerekir. Ama çok k saca belirtelim ki, bütün sosyalizmin yüz elli y ll k tarihi iktidara gelme paradigmas üzerine kurulmufltu. Lenin in yapt en kestirmeden bu paradigmay uygulamaya geçirmek, onun yol ve yöntemlerini do ru kestirmekti. Her ne kadar sosyalizme en geliflmifl demokrasiden gidilir demiflse de, kendi ve partisi en k sa proletarya diktatörlü ü yoluyla sosyalizme gitmeyi temel bir taktik hat olarak görmüfllerdi. Emperyalizm koflullar nda parti iktidar olmadan ayakta durulamayaca n bir temel anlay fl olarak bellemifllerdi. Fakat tarih bu görüflün do ru olmad n aradan yetmifl y l geçse de en sonunda göstermifltir. Bu gerçeklik leninizmin, marksizmin her fleyiyle yanl fl oldu unu göstermez. Sadece parti iktidar tezlerinin yanl fll n, sosyalizme götüremeyece ini kan tlar. Marks n, Engels in konumu flüphesiz teorisyenlikle s n rl oldu u için devlet ve iktidar için konumlar tam kestirilemez. Ama devleti k sa süreli bir tahakküm arac olarak burjuvaziye karfl kullanmak gere inden bahsetmifllerdir. Devletçi olmayan anarflistler de vard r. Birçok ütopyac da vard r. Devletçi olmayan demokrasiler de birçok alanda ve dönemde uygulanm flt r. Birçok sosyalist devleti elefltirmifl, h zla sönmesi gere inden bahsetmifltir. Sovyet Rusya bunun da tarihi örnekleriyle doludur. Sonuç olarak devlet ve devlet iktidar n kurtulufl, özgürlük ve eflitlik için hedeflemek, kullanmak amaca ulaflt rm yor, uzaklaflt r yor. Gerçekten bu amaçlara ba l l k ve baflar lar isteniyorsa, temel mücadele arac olan parti ve koalisyonlar için baflka siyasi modeller tasarlamak, teorik ve paradigmatik görüfl haline getirmek vazgeçilmez tarihi bir öneme haizdir. Yeni partiler ancak bu sorunun cevaplar do ru verildi inde anlam tafl yabilir. ktidarla ba lant l sorulmas gereken soru fludur: ktidar gücünü nereden al r; bu kadar nimete konma, de erlere hükmetme nas l gerçekleflmektedir? Bu sorular bizi iktidar n kayna n n güç oldu u, gücün de savaflta belirlendi i hususuna götürür. Devletin, dolay s yla iktidar n kayna nda toplumsal akl n de il gücün, savafl n yatt n iyi görmek gerekir; devlet de il gücün, savafl n yatt n iyi görmek gerekir. Devlet ve iktidar toplumsal sorunlar n çözüm araçlar olarak oluflmazlar. Sorun çözme kayna olarak kamusall kla, tahakküm ve istismar gücü olarak devlet ve iktidar n ay rt etmeden her tür kar fl kl a düfleriz. Günümüzde iktidar n kar flmad hiçbir toplumsal etkinlik yok gibidir. Aileye dek devlet s zm flt r. Küresel kapitalizmin geldi i aflama, devleti hem en yo un uygulanan hem en gereksiz duruma düflen araç konumuna düflürmüfltür. Devletin en gereksiz konuma düflmesi zay flad anlam na gelmez. Tersine diflini t rna na takarak ve gerekti inde en tavizkar politikalar kullanarak etkinli ini sürdürmeye çal fl r. Devlet iktidar n n bu durumu totalitarizm olarak adland r l r. Belki eskisi gibi bir faflist totalitarizm veya reel sosyalist versiyonu afl lm flt r. Fakat yine de devlet totaliterdir. Günümüzde totaliter olmayan devlet yoktur. Bu durum kapitalizmin gerekleri, içinden geçti i kriz ve alternatiflerinin devreye girifliyle ba lant l d r. Özcesi devletin kuruldu undan beri dayand güç, savafl olgusu halen devam etmektedir. Savafl iktidar n temelidir. ktidar olmak, savafl kültürüne dayanarak toplumu her düzeyde biçimlendirmek ve statükoda tutmak demektir. Bafll ca belirleyen olarak devlet iktidar kendini yads ma anlam na gelebilecek özgürlük ve eflitlik idealleriyle örtüflmez. Uygulamalar yla o ideallere hizmet etmez. Tersini yaparak ifllevini sürdürmek ister. Dolay s yla bu arac hedefleyen partilerin özgürlük ve eflitlik idealleri, iyi niyetli de olsalar, devlete ulafl ld nda ancak bofla ç kar. * Bu yazı Rêber Apo nun Bir Halkı Savunmak kitabından alınmıştır.

3 çindekiler Yeterli yoldafll k her türlü komplo ve tasfiyecili in panzehiridir Uluslararas komplo gerçeklefltirenler siyasal olarak Aposuz ve PKK siz bir Kürt siyaseti amaçl yordu. Bütün sald r lara ra men bu hedefe ulafl lmam flt r. Özellikle 2005 ve 2006 y l nda halk m z n önderli e ve PKK ye güçlü biçimde sahiplenmesi, otuz y ld r APO suz ve PKK siz çözüm dayatmalar dikkate al nd nda, komplonun tümden olmasa da belli düzeyde bofla ç kar ld n gösterir Kürt sorununun çözümü gelece e ertelenemez Ya Kürt inkar ve imhas k r lacak, afl lacak, Kürt halk n n özgür var oluflu ve ilerleyifli sa lanacak ya da yeni bir inkar sistemi kurularak, Kürt soyk r m sonuca götürülecektir. Bu nedenle Kürt sorununun çözümünü ileri bir gelece e ertelemeyi öngören yaklafl mlar son derece tehlikelidir... (11 de) Viyanlaflmak Apocu fedai ruhla görevlere sahip ç kmakt r Fedailik, inanc için kendini feda edebilme gücüdür. Bu ruh tarihi süreç içindeki hiçbir s radan harekette ortaya ç kmam flt r. Tarihi birtemel üzerinde geliflmifl, büyük gerçeklerle yola ç kan hareketler içerisinde fedailik oluflur... (21 de) Özgürlü ünüzü ve onurunuzu koruyun Benim ve Kürt özgürlük hareketinin yirmi y ll k savunma anlay fl m z, Kürt Türk halk ve bütün Ortado u halklar n n kardeflli i ve demokratik birli ini sa lamakt r. Kendi özgücümüze, öz irademize dayan yoruz. Kürt halk özgürlü üne ve onuruna sahip ç kacakt r... (31 de) ktidar ve egemenli e karfl kad nca durufl Tarihin en kadim sorununu aflmak hiç de kolay de ildir. Ne kadar çeflitli ve yayg n örgütlenmeler gelifltirilse, o kadar yeri vard r. Erkek iktidarlaflmas nas l ki bireyin duygusuna, güdüsüne, düflüncesine kadar mikrolaflarak girebilmiflse, bunu aflmak ve kad n yaflam n her alan nda varolan yerine kavuflturmak isteyenler de mikro ve makro düzeylerde mücadeleyi yürütmek durumundad rlar... (42 de) Dirilifl ya da Kurmanç edebiyat na girifl -II y l çok kapsaml bir mücadele y l oldu. Serhildan, meflru savunma savafl y l oldu. Taktikler savafl n n yafland bir y l oldu. Sonuçta kaybeden inkar ve imha sistemi olmufltur. Yenilen bu sistemin topyekün savafl konsepti oldu... (47 de) Yeni flafaklara do ru (an ) 15 fiubat uluslararas komplonun 9. y l de erlendirmesi 2 de Bir sevda u runa da lara vurmufltuk kendimizi. Yüre imizi mangal yap p nice atefller yakm flt k. Neye üstün gelmezdi ki, nelere katlanmazd k ki sevdam z... (51 de) fiehit yaz lar fiehit fiefik ÇEL K (fiemdin Amed), Veysel fiahin (Xelil Xorto), Murat EKS N (Renas FARQ N) arkadafllar n an yaz lar... (55 te)

4 2 SERXWEBÛN fiubat 2007 Yeterli yoldafll k her türlü komplo ve tasfiyecili in panzehiridir Uluslararas komplo s radan bir komplo de ildir. nsanl k tarihi boyunca görülen en kapsaml, sistemli, hesapl ve fliddetli sald r niteli i tafl yan bir komplodur. Bu yönüyle Önderli i esaret alt na alan bir komplonun Önderlik çizgisinde bir örgüt istemeyece i aç kt r. Önderli i esaret alt na alan bir komplonun Önderlik çizgisini yürütecek bir örgüte çeflitli yöntemlerle bask yapaca ve komployu sonuca götürmek isteyece i anlafl l r bir durumdur Uluslararas komploya yol açan temel etkenlerden biri, Önderli imizin belirtti i yetersiz yoldafll k olmufltur. Tabii ki uluslararas, bölgesel ve siyasal nedenleri de var. Bunlar da çeflitli biçimlerde de erlendirilmifltir. Biz daha çok komplo sonras örgütsel durumu ve bu temelde siyasal mücadelemizin geldi i düzeyi inceleyece imizden, bugün aç s ndan ö retici olmas için Önderli imizin elefltirdi i yetersiz yoldafll ve kadro duruflunu de erlendirmekte fayda var. Çetecilik ve memurculuk kayna n iktidarc devletçi zihniyetten al r Önderli imiz çeflitli defalar devrimimizin imkanlar n n çok fazla artt n, mücadeleyi birkaç defa baflar ya götürecek imkanlar n ortaya ç kt n, ancak bunun kadro taraf ndan de erlendirilmedi ini vurgulam flt r. Bu kadro duruflunu da memurculuk ve çetecilik biçiminde ifade etmifltir. Memurculuk ve çetecilik de kayna n iktidarc devletçi zihniyetten al r. Her ikisinde de güzel bir amaç ve hedef için fedakarca çal flmak ve kendini her yönüyle katmak de il de devrimin, halk n mücadelesinin ortaya ç kard imkanlar çeflitli biçimlerde ele geçirip kendisi için kullanmak vard r. Çetecilik, k sa sürede daha önce görmedi i biçimde imkanlar elde edip, kendine göre bir yaflamay isteyen, hedefleyen bir durufl, ruh hali ve prati idir. Memurculuk da bir dava adam, özgürlük ve demokrasi savaflç s gibi de il de ortaya ç kan örgüt imkanlar yla bir memur ve bürokrat gibi çal - flarak karfl l nda bir fley al p, yaflamay ifade eder. Varolan de erleri daha da gelifltireyim, üzerine yenilerini koyay m, böylelikle halk n özgürlük ve demokrasi davas ilerlesin yaklafl m içinde olmaz. Yetki, mevki sahibi olarak de erler üzerinde yaflayay m der. Dolay s yla Önderli imizin elefltirdi i kadro gerçe i buna dayanmaktad r. Yetersiz yoldafll k da asl nda bu çetecili i, memurculu u aflamayan, onlara karfl mücadele veremeyen, sorumluluklar n, görevlerini yerine getiremeyen arkadafll a vurgu yapmaktad r. Önderli imiz yakalanmadan çok önceleri, bu y llar ve imkanlar her zaman bulmak mümkün de il, f rsatlar bu biçimde her zaman uygun olmayabilir, bu nedenle halk n mücadelesinin sundu u imkanlar ve ortaya ç kan f rsatlar iyi de erlendirmek gerekir uyar s n defalarca yapm flt r. E er bunlar ve zaman iyi de erlendiremezseniz s k nt larla karfl laflabilir, ciddi zorluklar yaflayabiliriz diyerek, tüm kadrolar ve örgütü, do ru çal flmaya ve sonuç al c olmaya yöneltmifltir. Önderli imiz, komplo sonras nda edindi i tecrübe ve bilinç düzeyinde olmasa da 1990 lar sonras nda da durumun giderek de iflebilece ini, dünya ve Ortado u daki geliflmelere paralel olarak hareketimizin üzerine gelinmesi gibi bir gerçekli in ortaya ç - kabilece ini düflünmüfl, bu temelde çeflitli tedbirler almaya çal flm flt r. Bir taraftan 1993 teki gibi ateflkes ilan ederek demokratik siyasal çözümün

5 fiubat 2007 SERXWEBÛN 3 önünü açarak sald r lar bofla ç karmak, olabilirse bir çözüm imkan bularak mücadeleyi yeni mevzilerde sürdürmek istemifltir. Di er taraftan da ortaya ç kan imkanlar iyi de erlendirip belli düzeyde sonuç alarak mevzileri güçlendirmeyi hedeflemifl, bunun için de temposunu, tarz n artt rm fl, üslubunu yetkinlefltirerek mücadeleyi daha üst boyutlara ç kartmaya çal flm flt r. Bu çal flmalarla bir sald r karfl s nda pozisyonunu sa lam tutmay amaçlam flt r. Bunun içinde kadroyu e itme, onu daha sorumlu bir çizgiye çekme u rafl içinde olmufltur. Hem gerillay hem de siyasal mücadeleyi daha da gelifltirmek için zaman baflta olmak üzere, her fleye yüklenmifltir. Böylelikle olas tehlikeleri mücadeleyi gelifltirerek, çal flmalar ilerleterek engellemek istemifltir. Görevlere vasat yaklaflmak sonuç alamaman n temel nedenidir Ancak daha 1981 y l nda, fiehit M. Hayri Durmufl un özelefltirisinde belirtti i gibi, Önderli imizin bu temposuna kadrolar ve örgüt ayak uyduramam flt r. Kadrolar ve örgüt, sanki bu imkanlar ve f rsatlar her zaman bulunabilirmifl gibi bir rehavet içinde, günü kurtaran, gelece i de il de flimdiyi kurtaran rutin bir mücadele yaklafl m n terk etmemifltir. Vasat tempoyu aflan, büyük geliflmeleri yaratan bir tarz ve yöntem ortaya ç kmam flt r. Aç kt r ki ideolojik, teorik, taktik, stratejik yetersizlikten önce, iflleri vasat yürütmek, bafll bafl na çal flmalar n bir tekrar nedenidir. fade edilen tekrarda, Önderli imizin ortaya koydu u teorik, siyasal boyutlar olsa da en fazla da tarzda, üslupta, tempoda, ciddiyette, sorumlulukta gösterilen vasatl k etkili olmufl, bu afl lamad için istenilen sonuçlara ulafl lamam flt r. Örgüt ve sorumlu kadrolar vasat durumu aflamazken, art niyetli, örgüte aç kça savafl açan çetecili in örgütlü ve gözü kara biçimi olan, iflbirlikçi çeteci e ilim olarak tan mlanan fiemdin provokasyonu ise Önderli imizin mücadelemizi daha da gelifltirme, ilerletme yaklafl m na, olmaz n teorisi olarak adland r lan provokasyonu dayatm flt r. Önderli imiz tarz n z, temponuzu yükseltin, ifller böyle gitmez derken; Zeki, ifller böyle gitmez, de erlendirmesini tersinden alarak, bu örgütle, bu yaklafl mla, bu Önderlikle sonuç al namaz diyerek, iflbirlikçi çeteci e ilimi dayatm flt r. Asl nda iflbirlikçi çete e iliminin kendisini dayatmas esas olarak da Önderli imizin ideolojik, siyasi ve örgütsel tarzda yenilik yaratarak mücadeleyi daha fazla gelifltiren bir örgüt ve kadro anlay fl ortaya ç karmak istemesine karfl, flu veya bu yenilenmeyle, flu veya bu de ifliklikle ifller yürütülemez, yap lmas gereken uluslararas güçlere ve egemen feodal iflbirlikçi milliyetçi e ilime teslim olunmas dayatmas d r. Daha do rusu, PKK nin ideolojik, teorik, örgütsel, kadrosal ve yaflamsal her türlü özgünlü ünden, farkl l ndan, kendi kimli inden kopmas, yeni bir kimlikle ortaya ç kmas dayatmas d r. Önderli imiz bunun inançs z ve mücadelesiz bir çizgi oldu unu vurgulayarak, çeteci örgütlenmeyi, iflbirlikçili e vard rarak örgütü teslim alma sald r s olarak de erlendirmifltir. Komplo Ortado u üzerinde büyük hesaplar olan güçler taraf ndan düzenlenmifltir Komploya giden yol, bir taraftan örgüt ve kadronun Önderli in teorik, siyasal, örgütsel ve kadro düzeyindeki yenilenmesini anlamayan, buna ayak uyduramayan bu çerçevede tarz n, temposunu h zland rarak mücadeleyi yükseltemeyen, bu nedenle komployu engelleme de il de komplonun daha rahat gerçekleflmesine yol açan kadro duruflu, di er taraftan ise Önderli imize, hareketimize, hareketimizin bütün de erlerine sald rarak teslimiyeti ve olmaz n teorisini dayatan e ilim taraf ndan döflenmifltir. Hem örgütü güçten düflüren hem de örgüt içinde afl nmalar, yozlaflmalar dayatan bu iki anlay fl ortam nda Önderli imizin çabalar, mücadelesi, öncülü ü geliflen siyasal ve örgütsel sald r lar karfl - s nda yetmemifl, hareketimiz uluslararas bir komployla karfl laflm flt r. Uluslararas komplo esas olarak da Komploya giden yol, bir taraftan Önderli in teorik, siyasal, örgütsel ve kadro düzeyindeki yenilenmesini anlamayan, buna ayak uyduramayan bu çerçevede tarz n, temposunu h zland rarak mücadeleyi yükseltemeyen kadro duruflu, di er taraftan ise Önderli imize, hareketimize ve bütün de erlerine sald rarak teslimiyeti ve olmaz n teorisini dayatan e ilim taraf ndan döflenmifltir Ortado u üzerinde büyük hesaplar olan srail, ABD eksenli ortaya ç km fl, bu çerçevede Avrupa, Rusya ve Yunanistan da bu komplonun bir parças haline getirilerek, hareketimiz etkisizlefltirilmek istenmifltir. Hareketimize karfl 1980 den beri NATO merkezli tasfiye, provokasyon ve komplo faaliyetleri oldu unu biliyoruz. Bu aç dan PKK ye karfl gelifltirilen komplolar sistemseldir. Dolay s yla son komplo da kapitalist emperyalist sistemin kendi projeleri önünde engel gördü ü PKK ve Önderlik gerçe inden kurtulma hareketi olarak gündeme gelmifltir. Türkiye ile uluslararas komplocu güçlerin ortaklaflmas, her ikisinin de Önderlik ve PKK den kurtulma iste i ile ba lant l - d r. Tabii ki her ikisinin PKK ve Apo karfl tl farkl d r. Böyle bir Apo ve PKK karfl tl olunca, taraflar birbirlerinin Apo ve PKK karfl tl n n ne oldu- unu, kendisine yarar getirip getirmeyece ini düflünmeden böyle bir komploda yerlerini alm fllard r. Komplocular Apo tasfiye olursa PKK biter diye düflünmüfltür Komplonun Önderli imiz üzerinde yo unlaflmas, hareketin geliflim tarihiyle yak ndan ba lant l d r. PKK hareketi bir Önderlik gerçe i olarak ortaya ç km flt r. lk sözcükten daha sonraki tüm y llarda yarat lan de erlere kadar mücadele Önderlik eksenli orijinal bir geliflme çerçevesinde yürümüfltür.

6 4 SERXWEBÛN fiubat 2007 Bu hareket daha bafltan itibaren çok zor koflullarda ortaya ç kmas na ve üzerinde çok yönlü sald r olmas na ra men, Önderlik gerçe imizin ideolojik sa laml, teorik derinli i, örgütsel ustal bu tür sald r lar bofla ç kartm fl, en zor sald r lar bile atlatarak, hareketi yeniden mücadele eder duruma getirmifltir. S k s k provokasyonlar, tasfiyeci e ilimler, komplolar dayat lmas na ra men, bunlar n hiçbirisi örgütü gerileten, örgütü mücadeleden al koyan bir sonuç ortaya ç karamam flt r. Hatta her tasfiyecilik, her provokasyon, her komplo hareketin daha fazla güçlenmesiyle ve yeni hamleler yapmas yla sonuçlanm flt r. B rakal m örgütü zay flatmas, bu tür sald r lar, örgütü daha da çeliklefltiren, daha da sa lam hale getiren bir gerçekli i ifade etmifltir. Önderli imiz sorunlar n varl n her zaman güçlenme nedeni olarak görmüfl, Kürdistan Devrimi nin de ancak sorunlar n varl n güçlenme nedeni yapan bir Önderlik ve hareket taraf ndan gerçeklefltirilebilece i bilinciyle hareket etmifltir. Hiçbir sorundan yak nmam flt r. Sorunlar Kürdistan Devrimi nin ve Ortado u gerçekli inin sonucu olarak görmüfltür. Bu nedenle de Ortado u gibi bir co rafyada devrim yapma iddias oldu- u için ya da böyle bir iddiayla ortaya ç kt için, zorluklar kendisinin varl k ve mücadele gerekçesi görerek, bu engelleri ortadan kald r p geliflme yaratmay önüne koymufltur. flte böyle bir Önderlik gerçe i karfl s nda her türlü sald r n n bofla ç kt n gören uluslararas güçler ve Türk sömürgecili i, hareketin yenilmezli ini sa layan bu tarz n, üslubun ve temponun sahibi olan Önderli imizi tasfiye ederek, bu hareketin örgütsel duruflunu kadro duruflunu, tarz n, temposunu, yöntemini ve üslubunu bozarak amaçlar na ulaflmay hedeflemifllerdir. Çünkü onlar da görmüfllerdi ki, PKK nin en büyük kazan m ve gücü Önderlik flahs nda ortaya ç kan Kürdistan Devrimi nin tarz, yöntemi ve üslubudur. E er Apo nun örgüte yedirdi i, kadrolar na benimsetti i, halka yans tt bu tarz, bu yöntem, bu üslup ve tempo bozulmazsa, yozlaflt - r lmazsa, de ifltirilmezse, bu hareketi yenilgiye u ratmak, bu hareketi geriletmek, tasfiye etmek mümkün de ildir kanaatine varm fllard r. Eskiden beri Apo ya hay r, PKK ye evet söylemleri de bu çerçevede ç km flt r. Çünkü Apo yu tasfiye ederlerse, PKK nin bu tarz n, üslubunu, yöntemini, mücadele temposunu ortadan kald rabileceklerini, de ifltirebileceklerini düflünmüfllerdir. Çünkü deney, pratik göstermiflti ki, Apo oldu u müddetçe bu örgüt bozulamamaktad r. Her türlü sald r Önderlik gerçe ine çarp p, tuzla buz olmaktad r. Avrupa, kendi tarihi boyunca bütün örgütleri kendine benzetmifl, eritmifl, Komplonun Önderli imiz üzerinde yo unlaflmas hareketin geliflim tarihiyle yak ndan ba lant l d r. PKK hareketi bir Önderlik gerçe i olarak ortaya ç km flt r. lk sözcükten daha sonraki tüm y llarda yarat lan de erlere kadar mücadele, Önderlik eksenli orijinal bir geliflme çerçevesinde yürümüfltür istedi i gibi yönlendirmifl, ama sadece ve sadece Önderlik gerçe i ve PKK nin ortaya ç kard örgüt ve kadrolar eritilememifl, kendi çizgilerine çekilememifltir. Kürt halk da bu öncülükle Avrupa n n her türü imkan na ra men sistem önünde erimemifl, hatta en zor dönemlerde örgüte ve kadrolara sahip ç kan bir niteli e kavuflmufltur. Her türlü örgütü, ideolojik, örgütsel e ilimi, hareketi kendi midesinde eriten sistem, PKK yi eritememifl, aksine, Avrupa n n göbe inde midesine tafl gibi oturan bir hareket gibi kalm flt r. Bütün çabalara ra men bu hareket üzerindeki hiçbir politikas baflar l olamam flt r. Bunu Avrupa da, ABD de, Türkiye de görmüfltür. flte bu gerçeklikler, sald r lar n Önderli imizin üzerinde odaklaflmas n sa lam flt r. Kadrolar, yönetimler, Önderli in bu tarz na, bu üslubuna, bu yöntemine, temposuna yaklaflamad için Önderlik hedef al nm flt r. E er örgüt ve kadrolar Önderli in bu tarz na, üslubuna yak nlaflsalard, Önderli imizin tek bafl na hedef al nmas söz konusu olmazd. Çünkü böyle bir durumda Apo yu enterne edersek, örgütü de tasfiye ederiz, etkisizlefltiririz gibi hayallere, umutlara kap lmazlard. Ne var ki örgüt duruflu, kadro duruflu uluslararas güçlere ve Türkiye ye böyle bir umudu vermifltir. Bu nedenle de bütün sald r lar n hep Önderli e odaklam fllard r. Komployla bu çizgiyle olmaz mesaj verilmek istenmektedir Sadece d flar dan gelen sald r lar de il, içerden gelen her türlü tasfiyecilik, komploculuk, provokasyon da Önderli i aflmay hedeflemifltir. Önderli i aflmadan örgüt içinde herhangi bir tasfiyeci e ilimin, komploculu un ve provokasyonun baflar l olamayaca n görmüfllerdir. Bu nedenle örgüt içinde ç kan her türlü tasfiyeci e ilim de esas olarak Apo düflmanl yapm flt r. Önderli imiz bu gerçe i bildi i için kadrolara, bu tür sald r lara karfl koyan bir tarz n z ve gücünüz olmad için bütün oklar böyle gelip bana saplan yor, bütün sald r lar bana yöneliyor diyerek, Önderlik gerçe ini ve konumunu, kadro yönetim duruflunun ne oldu unu y llar önce vurgulam flt r. Daha 1980 li y llar n bafl nda Önderli imizin örgüt yönetim ve kadro de erlendirmelerinde bu belirlemeler vard r. Komplo, hareketimize sald r s n Önderlik flahs nda somutlaflt r p Önderlik gerçe ini tasfiye ederek, bir Önderlik hareketi olarak geliflen PKK içine ve halk m za, bu ifl olmaz, bu ifli yürütemezsiniz, teslim olmaktan baflka çareniz yoktur e ilimini sokmak istemifltir. Önderli in mücadele ve yaflam felsefesiyle bu ifl olmaz mesaj n vererek, örgütte ve toplumda bu mücadeleye karfl bu mücadelenin baflar s na bir güvensizlik yarat lmak amaçlanm flt r. Komplonun en temel hedefi budur. Önderli i esir ettikten sonra, Önderlikle yap lamayan, edilemeyeni bu

7 fiubat 2007 SERXWEBÛN 5 yönetim mi sa layacak, baflaracak, bundan vazgeçin, bunun yerine uluslararas sisteme teslim olun ve KDP, YNK çizgisine gelin biçiminde bir sonuç ortaya ç karmak istemifltir. Güneyli Kürt siyasal gruplar n uluslararas komploda yer almas n n amac da budur. Bak n, iflte Apo çizgisiyle olmaz. Ancak bizim çizgimizle bir fleyler yap labilir diyerek, mücadelemizin bugüne kadar yaratt de erlerin üzerine oturmak istemifllerdir. Onlar da kendi cephelerinden örgütün içerisinde olmaz n teorisini, iflbirlikçili i, böyle yaratacaklar n düflünmüfllerdir. Komplonun amac kadronun baflar ya olan inanc n ve gelece e güvenini sarsmakt r Uluslararas komplonun amac n n her fleyden önce bu sonuçlar ve etkileri yaratmak oldu u anlafl lmadan ne uluslararas komploya do ru cevap verilebilir ne de hedefleri baflar s zl a u rat labilir. Bu nedenle bu komplonun amac n n örgütteki kadro duruflunun baflar ya inanc n ve gelece e güvenini sarsmak oldu u iyi bilinmelidir. Olmaz n teorisini ortaya koyan Zeki ve Zekicikler yaratmak istedi i iyi bilinmelidir. Zeki, asl nda uluslararas komplo öncesi uluslararas güçlerin yaratt bask sonucu ortaya ç kan tasfiyeciliktir. Zeki flahs nda somutlaflan örgüt anlay fl, kadro duruflu, yaflam anlay - fl, esas olarak da komplonun ortaya ç karmak istedi i örgüt, kadro duruflu ve yaflam anlay fl d r. Ancak Önderli imizin varl ortam nda bunu s n rl yapabiliyorlard. Etkileri belli kesimlerle s n rl oluyordu. stedikleri örgüt anlay fl n n, kadro duruflunun, ideolojik çizginin, yaflam ve mücadele felsefesinin örgüt içinde genelleflmesini sa lamak aç s ndan Önderli in saf d - fl edilmesi hedeflenmifltir. Yani Önderlik saf d fl edilerek, örgüt içinde Zekilerin anlay fl n n, olmaz n teorisinin yayg nlaflt r lmas hedeflenmifltir. Dolay s yla uluslararas komplonun esas amac n n tasfiyecili- in yapamad, genellefltiremedi i hedefleri ve amaçlar genellefltirmek oldu u çok iyi görülmelidir. Önderlik etkisizlefltirilmedi i taktirde, bu hareketin Kürdistan halk n n özgürlük mücadelesini baflar ya götürece i konusunda, toplumda ve örgütte inançs zl k yaratman n mümkün olmad n görmüfllerdir. Komplonun Önderli e yönelmesinin bir di er amac buydu. Önderlik esaret alt na al n rsa, toplumun, halk n, kadronun inançs zl k içerisine girerek, kendilerine olan güvenlerinin kaybolaca n, bu temelde de Önderli in ortaya koydu u yaflam ve mücadele felsefesi yerine, iflbirlikçi teslimiyetçi ve kendini b rakan bir örgüt ve kadro anlay fl n n ortaya ç kaca n hesaplam fllard r. Önderli imiz, komplonun esaretle sonuçlanmas n n ard ndan da komployu bofla ç karmak ve bu güçlere karfl daha etkili mücadele etmek için, 1990 l y llardan itibaren bafllat lan ideolojik yenilenmeyi, bu çerçevede politik mücadele ve araçlar ndaki de iflimi yaratma çabas n durdurmam flt r. Aksine, komployla birlikte bu çabas n h zland rm flt r. Bu yönüyle bir yandan örgütü yeni ideolojik, teorik, örgütsel, stratejik ve taktiksel bir zemine oturtup yeniden yap land rma f rsat n elde etmek, di er yandan örgüt ve kadro anlay fl ndaki zay fl klar gidermek için uluslararas komplonun sald r lar n hafifleten bir yaklafl m benimsedi. Önderli in ortaya koydu u ideolojik yenilenme, teorik aç l m, stratejik ve taktik alanlardaki de iflimler tabii ki bir taktik, geçici bir yaklafl m de ildi. Ama bu sistemi oturtmak örgütte ve kadrodaki zay fl gidermek aç s ndan da sald r lar n hafifletilmesi gerekliydi. Tabii sald r lar n hafifletilmesini hedefleyen yaklafl m n baflka nedenleri de var, ama bir nedenini de böyle de- erlendirmek gerekir. Önderli imizin ideolojik, teorik aç - l mlar n n, stratejik, taktik yenilenme ve de iflikliklerinin, daha fazla mücadele etmek, mücadelesiz kalmamak biçiminde oldu u aç kt r. Önderli imizin yo unlaflmalar ve att ad mlar bu çerçevededir. Çünkü bütün baflar lar - na ve ortaya ç kan olumlu sonuçlara ra men o güne kadarki teorik yaklafl - m n ve yap lanma gerçe inin mücadelenin daha fazla geliflmesini frenledi ini pratik içinde bütün boyutlar yla görmüfl ve bilince ç karm flt r. Önderlik toplumu ve kadroyu sorumlu davranmaya yöneltmifltir Önderli imiz, zihniyet devriminin yan nda en fazla da vicdan devriminden söz etmifltir. Zihniyet devrimine ihtiyaç oldu unu, ancak bunun yetmeyece ini, vicdan devriminin de mutlaka olmas gerekti ini vurgulam flt r. Vicdan devrimi derken de halk m z n beklentileri, yarat lan de erler ve flehitler karfl s ndaki ahlaki duruflu kastetti i aç kt r. Özgürlük ve demokratik zihniyete götürecek olan n, bu u urda flehit düflen yoldafllar m z n ve tarihte mücadele veren tüm insanlar n an s na ba l l n gere inin, yetersiz yoldafll n afl larak Önderli in tarz - na, üslubuna, yöntemine ayak uyduracak bir örgüt ve kadro gerçe inin or

8 6 SERXWEBÛN fiubat 2007 taya ç kar lmas oldu unu her f rsatta dile getirmifltir. Esir düflmesinden k sa bir süre sonra örgütü bu konuda bir özelefltiriye davet etmifltir. Yetersiz yoldafll n afl lmas n n örgüt ve mücadele karfl s nda daha sorumlu ve daha ciddi bir çizgiye ulafl lmas ndan geçti- ini, komploya karfl verilecek en iyi cevab n böyle bir özelefltiri ve pratik durufl olaca n hat rlatm flt r. Önderli imizin tarz nda, toplumu, kadroyu sürekli sorumluluk duygusuna çekme esast r. Herhangi bir ideolojik, teorik do ru ortaya konulsa da baflar n n esas n n kadro ve örgütle olaca n bilmektedir. Özellikle Kürdistan gerçe inde bunun daha da zorunlu oldu unu bilen bir Önderlik gerçe idir. Kürdistan da baflka türlü kazan lamayaca n kendi prati i içinde ö renen ve bu nedenle de kendisinden bafllayarak böyle bir kadro duruflunu yaratan bir Önderlik gerçe idir. Uluslararas komployu bofla ç karmak için yönetim ve kadronun sorumlu ve birlikte davrand aç kt r. Zaten halk m z hem komplo sürecinde hem de esaret sonras nda Önderli e ve onun çizgisine ba l l n çok somut ortaya koymufltur. Önderli imizin etraf nda bir atefl çemberine dönüflen Güneflimizi Karartamazs n z kampanyas, Önderlik gerçe inin nas l bir halk ve kadro gerçekli i yaratt n n kan t d r. Dünyada hiçbir halk ve kadro bir önderlik etraf nda bu kadar bütünleflmemifltir. Önderli in esaretinden sonra komplonun istedi i sonucu alamamas ndaki en önemli etken, manevi güç kadro ve halk m z n Güneflimizi Karartamazs - n z slogan yla komploya fedaice karfl koyuflu olmufltur. Bu, yaln z komploya karfl bir tutum olmam fl, komploya karfl tutum flahs nda bu mücadele sürecinde Kürt halk gerçekli i yeniden yarat lm flt r. Serhildanlarla 1990 l y llarda yo rulan halk gerçekli imiz, komplo sürecinde daha niteliksel bir yo rulmayla Önderli imizin ifadesiyle bir serkeftin halk haline gelmifltir. Uluslararas komplo sonras bütün eksikli ine ve komploya yol açan durufluna ra men yönetim ve kadro gerçekli imiz, serkeftin halk yla birleflerek, komplonun beklentilerini bofla ç karan bir tutum göstermifltir. Önderli in yakalanmas yla hareketin farkl bir çizgi izlemesi istenmifltir Örgüt d fl nda ve aç k söylenmese de örgüt içinde baz çevreler, uluslararas komplo gerçekleflti, art k farkl bir yol çizmek gerekir yaklafl m içine girmifllerdir. Bu yaklafl m asl nda geçmiflte Zeki flahs nda ortaya ç kan böyle olmaz zihniyetinin yeniden kendisini dayatmas d r. Art k Apo nun siyaset tarz yla olmaz diyen bu e ilim, özellikle PKK etraf nda belli dönemlerde toplanm fl çeflitli dostlar içinde görülmüfltür. Önderli in yakalanmas yla birlikte, hareketin farkl, yeni bir çizgi izlemesi istenmifltir. Tabii bu çizgi Önderli imizin mral Savunmalar nda ortaya koydu u ideolojik yenilenme, teorik derinlik, örgütsel ve eylemsel zenginlik, bu temelde daha fazla mücadele etme anlay fl yla uzaktan yak ndan ilgisi olmayan bir niteliktedir. Kürt egemen s n flar n geçmiflten beri varolan teslimiyetçi, milliyetçi e iliminin dayat lmas biçiminde karfl m za ç k lm flt r. Bugün da hala bu tür çevrelerin bu yönlü dayatmalar sürmektedir. Bu tür e ilimler Önderli in esaretinden sonra örgüt içinde de varolmas na ra men, kadro ve yönetim duruflunun bu tür e ilimlere prim vermemesi, Önderlik çizgisine ideolojik, teorik, örgütsel ve eylemsel ba l l n olmas nedeniyle d flar dan dayat lanlarda oldu u Önderli imizin tarz nda toplumu, kadroyu sürekli sorumluluk duygusuna çekme esast r. Herhangi bir ideolojik teorik do ru ortaya konulsa da baflar n n esas n n kadro ve örgütle olaca n bilmektedir. Kürdistan da baflka türlü kazan lamayaca n kendi prati i içinde ö renen, bu nedenle de kendisinden bafllayarak böyle bir kadro duruflunu yaratan bir Önderlik gerçe idir gibi cesaretli ç k fllar fazla görülememifltir. Bu tür ç k fllar n Kürt halk ve örgüt gerçekli inde ra bet görmeyece ini bildiklerinden, sessiz kalarak ideolojik, politik ve örgütsel durufllar n farkl biçimde sürdürmüfllerdir. Doktor Süleyman, Küçük Zeki gibi baz lümpen flahsiyetlerden oluflan bu grup, d flar daki baz çevrelerin farkl ideolojik, örgütsel yaklafl m dayatmalar n görerek ve içeride baz kifli ve çevrelerin kendilerini destekleyece ini düflünerek, Güneyli milliyetçi egemen s n f e iliminin de deste ini alma hesab yla bir ç k fl yapmak istemifllerdir. Örgüt yönetimi ve kadro duruflu buna izin vermedi i için, herhangi bir etkileri olmam flt r. Baz çevreler umutlanm fl olsalar bile, örgütün içini etkileme güçleri olmad n görerek bunlardan uzak durmufllard r. Asl nda bu tür kiflilere, PKK yi y kma ve sarsma kapasitelerine göre de- er verilmektedir. Bir fley yapabilirler mi düflüncesiyle ilk önce destek verilse de bir fley yapamad klar görüldü ünde yüz üstü b rak lm fllard r. D fl m zdaki birçok gücün bu tür kiflilere ilgi duymalar, amiyane tabirle bunlar n kara kafl na, kara gözüne hevesli olduklar için de il, bunlar n PKK karfl tl n PKK içinde ne kadar yayabileceklerini hesap etmelerinden dolay d r. Kürt halk ve PKK kadrolar Önderlik çizgisine ba l l klar n ispatlam flt r Kürt egemen s n flar n n ya da bunlar n izdüflümü ve bir türevi olan baz küçük burjuva e ilimler, Apocu hareketin ortaya ç kmas ndan sonra, Kürdistan siyasetinde etkisizleflmelerine ve Apocu hareketin Kürdistan da giderek en etkili güç olmas na her zaman öfke duymufllard r lerde kaybettikleri ideolojik ve politik mücadelenin rövanfl n f rsat bulduklar nda sald r - ya geçerek almak istemifllerdir. Bu nedenle bu çevreler Önderli in esaretini, Apocu hareketten ve PKK den ald klar yenilginin rövanfl n yapmak için f rsat görmüfllerdir. Önderli in esareti ard ndan Apo ve PKK karfl tl n n uzun y llar sonra yeniden ortaya ç kmas,

9 fiubat 2007 SERXWEBÛN 7 bu çerçevede de erlendirilmelidir. Öte yandan ABD ve AB, Kürt siyasetinde Apo nun etkisini silmek için komplodan sonra çal flmalar n sürdürmüfllerdir. Önderli imizin örgüt üzerindeki etkisinin devam etti ini görerek, komplonun tam baflar ya ulaflmas aç s ndan örgüt üzerinde ideolojik, siyasi, örgütsel, kültürel bask y çok yönlü hale getirmifllerdir. Önderli- imiz de hareketimiz de asl nda bu sald r lar n bilincindedir. deolojik ve teorik olarak Önderli in mral da gelifltirdi i yeni yaklafl ma, örgüt, VII. Kongre de belli eksiklikleriyle uyum göstermifltir. Özellikle siyasal mücadele tarz nda ve ideolojik alanda ortaya ç kan yeni yaklafl mlara cevap vermifltir. Bu konuda Önderli in yaklafl mlar örgüte ve topluma maledilmeye çal fl lm flt r. Anlama ve uygulama yetersizlikleri olsa da örgütsel anlamda bu yönlü bir niyet ve irade ortaya konulmufltur. Önderli in yakalanmas ndan sonra YNK nin silahl sald r larla tasfiye hareketi içine girmesi, komplocular n temel hedefi olan, hareketin halk üzerindeki etkisini s n rlamakt. Fakat halk m z, Önderli in esareti koflullar nda da partimizin bu mücadeleyi yürütebilece ini ve böyle bir potansiyele sahip oldu unu görmüfl, komplodan sonra da mücadelede aktif yerini alm flt r. Her f rsatta Önderli e ve harekete ba l l n gösteren, özgürlü ünü dayatan, bu konuda mücadeleden vazgeçmeyece ini ortaya koyan bir yaklafl m içinde olmufltur. Bu yönüyle daha ilk y llarda da görülmüfltür ki komplo, Önderli i esaret alt na alsa da Önderlik çizgisi ve hareketimizi tümden tasfiye etmeyi baflaramayacakt r. Hareketin bir bütün olarak Önderlik çizgisi d fl na ç kar lamayaca ve Önderli e ba l l k görülünce, bu defa örgüt içinde inançs z, olmaz n teorisine yatan, Önderli in yeni ideolojik teorik çizgisine inanmayan kesimler üzerinden örgüt üzerindeki komplo tamamlanmaya çal fl lm flt r. Uluslararas komplocular ve Kürt egemen s n flar n milliyetçi e ilimiyle bütünleflerek kendisine yer açmak isteyen kifli ve gruplar desteklenip tahrik edilerek, bir bütün olarak ele geçirilemeyece i anlafl lan örgüt, bir darbe hareketi ile ele geçirilip komplo tamamlanmak istenmifltir. Komplonun amac halk n ve kadrolar n Önderlik ve yönetime güvenini sarsmakt. Bu tasfiyeci e ilim de daha ilk ad mlar ndan itibaren bu yönetimle olmaz, bu yönetim flöyledir, böyledir diyerek, kadro içinde sürekli bir yönetim karfl tl yaparak, kadrolar n örgüt yönetimine güvenini sarsmak, bu temelde tasfiyecili ine zemin yaratmak istemifltir Bütün tasfiyeciler Önderlik ve yönetime karfl güvensizli i gelifltirmek istemifltir Ferhat-Botan çizgisi, örgüt içinde Önderlik karfl t e ilimin etkin k l nmas n n yeni yoludur. Bunun için Önderli e ba l kadrolar saf d fl edilerek, Önderlik güçsüzlefltirilecek ve hareket uluslararas komplonun istedi i çizgiye çekilecekti. Komplocular örgüt içinde böyle bir e ilimin oldu unu bilmektedirler. Bask uyguland nda, mücadelenin zorluklarla yürütüldü ü bir örgütte böyle e ilimlerin ortaya ç kaca n bilmektedirler. Ferhat-Botan e ilimi komplodan önce de vard. Ancak Önderli in varl - koflullar nda bunlar etkisizlefltirilmiflti. Bu e ilim, ABD nin Irak a müdahalesinden sonra, PKK nin uluslararas komplonun istedi i çizgiye getirilmesi için desteklenerek harekete geçirilmifltir. ABD, Irak iflgal etti inde Önderlik çizgisinde bir PKK yi kendisi için riskli görmekteydi. Bu e ilim harekete geçerken, aç k bir Önderlik karfl tl yla örgütün ve Önderli in etkisizlefltirilemeyece ini bildiklerinden, Önderli in esaret koflullar nda ideolojide, teoride, örgütsel ve kadro duruflunda Önderlik karfl tl yaratmak; örgüte hakim olmadan söylemde de Önderli i karfl lar na almamak stratejisini izlemifllerdir. Örgütü ele geçirdikten sonra, kendi çizgilerini kabul etmesi için Önderli e dayatmada bulunmak, böyle bir fley olmay nca da Önderli e aç k tav r alma planlamas üzerinden bu komplo gerçeklefltirilmifltir. Önderli in bu çizgiyi kabul etmeyece ini bildiklerinden, kongrede ç karacaklar bir kararla, ideolojik ve örgütsel olarak hukuki etkisi ve yapt r m olmayan manevi önder konumuna düflürerek, Önderli in herhangi bir müdahalesini böylece bofla ç kar p örgütü tümden istedikleri biçimde yürütmeyi hesaplam fllard. Bu nedenle bu tasfiyeci e ilimi, komplonun içimizdeki devam olarak de erlendirmek gerekiyor. Zaten komplonun amac, halk n ve kadrolar n Önderlik ve yönetime güvenini sarsmakt. Bu tasfiyeci e ilim, daha ilk ad mlar ndan itibaren bu yönetimle olmaz, bu yönetim flöyledir, böyledir diyerek, kadro içinde sürekli bir yönetim karfl tl yaparak, kadrolar n örgüt yönetimine güvenini sarsmak, bu temelde de tasfiyecili ine zemin yaratmak istemifltir. Dolay s yla tasfiyecili in örgüt yönetimi karfl tl yapmas tesadüfi de ildir. Yönetim karfl tl, örgütü ele geçirmenin, tasfiyecili i örgüt içinde yerlefltirmenin en önemli planlama unsurudur. Bunu anlamadan da örgüt ve yönetim karfl tl n n dün neden yap ld n, bugün etkilerinin neler oldu unu görmek ve buna göre tutum almak da mümkün olmaz. Uluslararas komplo s radan bir komplo de ildir Yönetimdeki arkadafllara yönelik onlar y pratacak, etkisizlefltirecek de- erlendirmeleri f rsat buldukça dillendirmifllerdir. Bu tür kulislerle, davran fllarla, iliflkilerle, tutumlarla ileride yapacaklar darbenin zeminini haz rlamaya, daha do rusu böyle bir provokasyonun meflruiyetini sa lamaya çal flm fllard r. Uluslararas komplonun y ldönümünde, örgüt içinde çeflitli siyasal, ideolojik ve kültürel bask larla ortaya ç kar lan bu provokasyonu komplodan ayr ele almak, bu provokasyonu aç klamada yetersiz kalaca gibi, uluslararas komplonun neden yap ld n da anlamamak olur. Uluslararas komplo, s radan bir komplo de ildir. nsanl k tarihi boyunca görülen en kapsaml, sistemli, he-

10 8 SERXWEBÛN fiubat 2007 sapl ve fliddetli sald r niteli i tafl yan bir komplodur. Bu yönüyle Önderli i esaret alt na alan bir komplonun Önderlik çizgisinde bir örgüt istemeyece i aç kt r. Önderli i esaret alt na alan bir komplonun Önderlik çizgisini yürütecek bir örgüte çeflitli yöntemlerle bask yapaca, komployu sonuca götürmek isteyece i anlafl l r bir durumdur. Bu yönüyle komploya karfl mücadele ve tutum derken bütün kadrolar n, yönetimlerin en baflta da komplonun neyi hedefledi ini, nas l bir örgüt, kadro, yaflam ve ideolojik durufl amaçlad n anlamalar gerekir. Bunu anlamadan, sadece ben Önderli e ba l - y m, komploya karfl y m demek, bofl bir söylemden öteye anlam ifade etmez. Komplocular n, Önderli in esaretinden sonra bu hareketin Önderlik çizgisinde yürümesine müsaade edece ini, hiçbir eylemde bulunmayaca - n, hiçbir fley yapmayaca n düflünmek asl nda komployu ciddiye almamakt r. Komployu basit bir duruma düflürmektir. Böyle yaklaflanlar komploya karfl mücadele yürütemeyece i gibi, komplonun örgüt içinde yürütece i sald r lara veya komplonun yaratmak istedi i örgüt ve kadro durufluna karfl da do ru bir tutum alamazlar. Ya da komploya karfl mücadele eden bir pozisyon tutturamazlar. Komplocular n da içinde oldu u bir tasfiye hamlesi olan Ferhat-Botan çetecili inin ve tasfiyeci e ilimin büyük ölçüde etkisizlefltirildi i düflünülürse, komplonun sekiz y l sonunda istedi i hedeflere ulaflmad görülür. Komplo istedi i hedeflere ulaflmad gibi, aksine, sekiz y l içinde özellikle de bu son tasfiyecili in bofla ç kar lmas ndan sonra, örgüt belirli kan kayb na u ram flsa da, önemli bir deneyim ve tecrübe kazanm flt r. Komplonun amaçlar n n ne oldu u, tasfiyecili in dayatt ideolojik yaklafl mlar, siyasal tutumlar, örgütsel ve kadro duruflundaki tasfiyeci e ilimlerle birlikte daha da anlafl lm flt r. Son tasfiyecili in bu anlay fllar yla birlikte halk m z ve kadrolar, uluslararas komplonun neyi amaçlad n, örgütün tasfiye edilmesi için hangi noktalardan vurulmak istendi ini bir daha yaflayarak ö renmifllerdir. Mücadelemizi ayakta tutan temel güç örgüt ve kadro anlay fl d r 8 y ll k pratik göstermifltir ki Önderli imizin ilk günden beri yaratmak istedi i örgütsel anlay fl ve kadro duruflu belli düzeyde korundu u taktirde, komplonun amac na ulaflmas söz konusu olamaz. Bu hareketin, siyasal, örgütsel, ideolojik düzeyde toplumda yaratt de iflimlerle önemli baflar lar ortaya ç kard kesindir. Bu yönüyle bu hareket önemli devrimler gerçeklefltirmifltir. Ancak mücadelemizin en büyük kazan m, Kürdistan ve Ortado u co rafyas nda bu devrimi belli düzeyde baflar - ya götüren, geliflmeler yaratan üslubu, yöntemi, tarz, örgüt ve kadro anlay fl - d r. E er bu kazan m, bu mevzi iyi korunur, kaybedilmezse, baflka kazan mlar n devam n getirmek mümkündür. Zaten her türlü sald r ve uluslararas komplo da Kürdistan Devrimi nin bu en büyük kazan m n ortadan kald rmay hedeflemektedir. Tüm komplocular ve tasfiyeciler bilmektedir ki bu hareketin en büyük kazan m olan bu gerçeklik ortadan kald r lmadan bu hareketi etkisizlefltirmek, yeni baflar - lar elde etmesini engellemek mümkün de ildir. Bu aç dan uluslararas komplonun bu y ldönümünde, yönetimlerimizin, kadrolar m z n ve halk m z n, Kürdistan Devrimi nin en büyük kazan m olan Önderlik tarz n, bunun yönetim ve kadro gerçe ini anlamas, bunlar bulunduklar yaflam alanlar nda pratiklefltirmesi önemli olmaktad r. Baflar n n s rr her fleyden önce de bu tarzla pratikleflmektir. deolojik, teorik düzeydeki yetersizliklerin afl lmas ve yeni paradigma temelinde zihniyet devrimi gerçeklefltirmek baflar için önemli bir flartt r. Ancak bu ne kendi bafl na baflar getirir ne de bir sonuç ald r r. Her türlü ideolojiyi, düflünceyi baflar ya götürecek olan, buna uygun tarz, yöntem ve üslubu tutturmakt r. Özellikle Kürdistan Devrimi gibi zor bir devrimi baflar ya götürecek tarz, örgütsel anlay fl, üslubu ve kadro duruflunu oturtmak, mücadelemiz aç s nda olmazsa olmaz bir zorunluluktur. Zaten Önderlik gerçe inin en ay rt edici yan da böyle bir örgütsel anlay fl ve kadro duruflunu ortaya ç karmas d r. Uluslararas komplonun y ldönümünde bir de bu temel gerçekli imizin alt n çizmek, bunu baflar gerçekli imizin abecesi olarak bilmek çok önemlidir. Komployu önce kendi flahs m zda yenilgiye u ratmal y z Kürdistan Devrimi nin bu en büyük kazan m olan örgüt ve kadro anlay fl, örgütsel ciddiyet, özcesi Önderlik çizgisinde partileflme gerçeklefltirilip gerekleri yerine getirilmezse,

11 fiubat 2007 SERXWEBÛN 9 böyle bir örgüt ya da kadro, esas olarak da komplonun istedi i çizgide bir durufl gösteriyor demektir. Bu nedenle komplonun baflar veya baflar - s zl n ilk önce örgüt ve kadro anlay fl nda görmek gerekir. Bir kadro komploya karfl mücadele etmek istiyorsa, bunu ilk baflta kadro durufluyla, yöntemiyle, tarz yla kendi flahs nda yenilgiye u ratmal d r. Kadro kendi flahs nda komployu yenilgiye u rat rsa, daha do rusu Önderlik çizgisinde partileflirse, komplo ne yaparsa yaps n bu hareketin yaratt birikim ve de erleri tasfiye edemez, etkisizlefltiremez, baflar s n önleyemez. Nitekim 2005 te, PKK nin yeniden inflas yla birlikte yetersiz de olsa, komplonun ve tasfiyecili in yaratmak istedi i örgüt ve kadro anlay fl na karfl yeni bir hamle bafllat ld için, mücadelemiz siyasal alanda da, meflru savunmada da bir ivme kazanm flt r. Halk m z 2005 ve 2006 y llar nda aya- a kalkm flsa, bu, esas olarak PKK - nin yeniden inflas yla birlikte bir taraftan do ru bir ideolojik çizgiye oturmas, di er taraftan da örgüt ve kadro anlay fl n yenileyerek yeniden mücadele eder hale gelmesiyle yak ndan ba lant l d r. Dolay s yla PKK nin kuruluflu, örgütsel sorunlar n afl lmas ve siyasal hamle yap lmas aç s ndan yeni bir dönüm noktas olmufltur. Bu nedenle mücadelenin 2005 ve 2006 y llar ndaki geliflimini, PKK nin yeniden inflas ndan ayr görmek mümkün de ildir. Uluslararas komplonun bugüne kadar örgüt içine yans yan etkileri olmad ya da kadroda, örgüt anlay fl nda, yaflam duruflunda hiç y pratma yaratmad demek do ru de ildir. Dolay s yla komplo sadece tasfiyeciler üzerinde de il, bir bütün olarak örgüt içinde belli olumsuz etkilerde bulundu. Komplocular n yaratmak istedi i örgüt ve kadro anlay fl belli ölçüde örgüt içinde yer buldu, ama bu anlay fla karfl bir mücadele sürmektedir. Bir taraftan uluslararas komplo ve tasfiyecili in yaratt etkiler, di er taraftan örgüt içindeki ideolojik durufl ve yanl fll klara karfl gösterilen zay fl klar, yine Kürdistan demokratik halk devriminin zorluklarla dolu olan özellikleri, bu tür yanl fl e ilimlerin flöyle ya da böyle zaman zaman d fla vurmas na, pratikte ortaya ç kmas na yol açmaktad r. Uluslararas komplonun a r etkisi her zaman flöyle veya böyle hissedilmektedir. Karfl t güçler sürekli bir ideolojik sald r içindedir Örgütün ideolojik ve teorik yenilenme yaflamas, örgütsel yap lanmada zihniyete uygun yenilenmeler geçirme süreci içinde olmas da çeflitli sorunlara yol açmaktad r. Komplocular n tasfiyecili in ortaya ç kmas nda oldu u gibi, bu süreci kendi amaçlar do rultusunda de erlendirerek, örgüt içinde dengelerin bozulup sars lmas n hedefledikleri aç kt r. Bunun için örgütün ideolojik, teorik çerçevede yaflad de- iflimi, dönüflümü çarp tarak, sapt rarak, tasfiyecilik somutunda ortaya ç kt gibi, kavramlar kendinlerine göre yorumlayarak bu de iflim sürecini provoke etmek istedikleri görülmelidir. Uluslararas komplocu güçler de flunu bilmektedir ki, örgüt bu de iflimi gerçek anlamda yap p, bu de iflim sürecini örgütte oturtup, bu temelde bütün enerjisini ve planlamas n mücadeleye sevk ederse, bu hareket üzerinde hesap yapmak, komplonun istedi i düzeyde bir kadro ve örgüt gerçe- i ortaya ç karmak, dolay s yla siyasal mücadeleyi engellemek mümkün olmayacakt r. Çünkü örgüt, ideolojik kimli ini oturtarak sa l kl ve etkili bir ideolojik mücadele sürecine girmifl olacakt r. Tüm Apo ve PKK karfl tlar bunu görmektedir. Bu nedenle de yaflanan de iflimin sa l kl ve baflar l biçimde oturmas, yerleflmesi ve tüm örgüte, halka mal olmas n engellemeye çal flmaktad rlar. Karfl t güçlerin sürekli bir ideolojik sald r içinde olmalar, her yerde Önderli in ideolojik tezleri, teorik yaklafl mlar üzerinde kuflku uyand rmalar, bu konuda mu lakl k yaratmak için büyük çaba göstermeleri, yenilenen, de iflen, derinleflen ideolojik kimli imizden korkmalar n n d fla vurumudur. Önderli imizin bu ideolojik, teorik yaklafl mlar ve siyasal de erlendirmeleri güzel, ama olmazm fl biçiminde bir yaklafl m çeflitli biçimlerde dillendirip kafalar buland rarak, yeni ideolojik kimli imizi oturma çabalar m z farkl biçimde bofla ç karmak istediklerini görmekteyiz. Di er yandan Önderli imizin tezlerini tersinden ele alarak, dünyadaki hakim geliflmelere ayak uydurma biçiminde oldu unu dillendirip, bu ideolojik, siyasal çizginin komplonun istedi i çizgiye yönelmesini sa lamak isteyen çevreler de bulunmaktad r. Uluslararas komployu bofla ç karman n en önemli yolu, komplo neyi hedefliyorsa bizim onlar sahiplenmemiz gerekiyor. On y llard r süren PKK mücadelesi karfl s nda komplocular n, tasfiyecilerin en fazla sald rd klar Ön Apo suz ve PKK siz Kürt siyaseti olmaz

12 10 SERXWEBÛN fiubat 2007 derlik gerçe i, onun yönetim tarz, örgüt ve kadro anlay fl d r. Tabii ki daha ilk günden itibaren ideolojik ve teorik bir sald r da yürütmüfllerdir. Esas olarak da Önderli imizi saf d fl etmek istedikleri bilinen bir gerçektir. Çünkü Önderli imizi saf d fl ederek ideolojiyi ve teoriyi, bunun kadro duruflu ve örgüt anlay fl n ortadan kald rmay düflünmüfllerdir. Bu gerçekli in komplonun y ldönümünde bir daha hat rlanmas nda fayda vard r. Zaman zaman örgüt içinde komplonun, hatta tasfiyecilerin istedi i bir kadro duruflu ve örgüt anlay fl n sanki normal bir fleymifl gibi savunan, dillendiren, hatta komplonun, tasfiyecilerin ortaya ç karmak istedikleri örgüt ve yaflam anlay - fl n yeni çizgimizin gere iymifl gibi örgüte dayatanlar var. Bunlar tabii ki bilinçli veya bilinçsiz, uluslararas komploya zemin sunan ya da bu komplonun örgüt üzerinde bask y sürdürmesine umut ve cesaret veren tutum ve davran fllar olmaktad r. Dolay s yla da partileflme ruhunu, örgüte sahiplenme ve yoldafll k ruhunu gelifltirmek, örgütsel refleksleri güçlendirmek, Önderlik gerçe ine, de erlere, mücadeleye, örgüte sahiplik eden kadro duruflunu derinlefltirip gelifltirmek, komploya karfl en etkili mücadele yoludur. deolojik ve politik netli in varoldu u ortamda komploya karfl mücadelenin her zaman için örgüt ve kadro duruflunu gelifltirmek ve derinlefltirmekten geçece i bilinmelidir. Önderli imizin vurgulad gibi, uluslararas komplonun önünü alamayan yetersiz yoldafll k da böylece afl labilir. Uluslararas komployu gerçeklefltirenler siyasal olarak Apo suz ve PKK siz bir Kürt siyaseti amaçl yordu. Bütün sald r lara ra men bu hedefe ulafl lmam flt r. Özellikle 2005 ve 2006 y l nda halk m z n Önderli e ve PKK ye güçlü biçimde sahiplenmesi, otuz y ld r APO suz ve PKK siz çözüm dayatmalar dikkate al nd nda, komplonun tümden olmasa da belli düzeyde bofla ç kar ld n gösterir. Zaten bizim uluslararas komplocu güçlerle öyle aç k cepheden savaflma gibi bir yaklafl m m z yoktur. Önderli in esaretinden önce de böyle bir siyasal tarza sahip olmad m z bilinmektedir. Daha çok, ideolojik, teorik olarak ve kendi örgütsel yap lanmam z güçlendirerek, halk içinde örgütümüzü demokratik yap lanma temelinde köklefltirerek mücadelemizi gelifltirmek istiyoruz. Kürdistan da ideolojik ve siyasi etkinli i olan hareket PKK dir Bize aç kça cepheden bir sald r yürütmedikleri taktirde, biz de mücadelemizi farkl biçimde yürütme gerçekli- ine sahibiz. Kald ki çok hakl bir dava yürüten hareket olarak hakl l m - z her türlü güce belli düzeyde kabul ettirecek bir pozisyonday z. Nitekim yürüttü ümüz mücadeleyle halk m - z n bu hakl mücadelesini bu çevrelere de belli ölçüde kabul ettirmifl durumday z. Bunu yaratan en baflta Önderli- imizin ideolojik, teorik yaklafl mlar, politik tutumlar, örgüte ve kadroya sürekli güç veren de erlendirmeleri ve tüm bunlar n sonucu halk m z n, Önderli imize sahiplenerek mücadeleyi yükseltme gerçe idir. Uluslararas komployla PKK yi bitirdi ini, art k Kürt sorunundan kurtuldu- unu düflünen bir Türkiye devlet gerçe- i vard. Hareketimiz hem meflru savunma gücünü koruyarak hem de siyasal etkinli ini art rarak bu de erlendirmenin do ru olmad n, Türkiye halk ve kamuoyuna göstererek, PKK nin zor ve fliddetle bitirilemeyece ini ortaya koymufltur. Bunun sonucunda hem devlet hem siyasal çevreler içinde Kürt sorununun art k eski klasik yöntemlerle çözülemeyece i, farkl çözüm yöntemlerinin devreye konulmas gerekti i biçiminde bir e ilim de ortaya ç km flt r. PKK nin uluslararas komplo sonras yeniden böyle bir pozisyon kazanmas önemli bir geliflmedir. Bugün Türkiye-ABD, Türkiye-Güney Kürdistanl siyasal güçler aras ndaki iliflkilerde PKK nin bir kriz etkeni olmas, mücadelemizin etkisizlefltirilmesinin de il, siyasal, örgütsel varl - n n Kürdistan halk n ve siyasal geliflmeleri etkileme gücünü sürdürdü- ünün kan t d r. PKK nin siyasal gücünün zay flat ld ndan söz edilemez. Belki ABD nin müdahalesiyle birlikte milliyetçi Kürt siyaseti Güney Kürdistan eksenli belli düzeyde bir güçlenme yaflam flt r. Ancak bugün hala Kürdistan n genelinde ideolojik ve siyasi etkinli i olan hareket PKK dir. PKK nin böyle bir konumu hala devam etmektedir. Belirli Kürt siyasi gruplar Kürdistan n di er parçalar nda etkili olmaya çal flsalar da bu, ideolojik, teorik, örgütsel güçlerinden de il, belirli siyasal çevreler taraf ndan beslenmeleriyle ilgilidir. PKK ise ideolojik siyasal gücünü halklar n demokrasi ve özgürlük özlemlerine cevap verme niteli inden ve halk örgütleyerek, siyasal güç kazanma tarz ndan almaktad r. Zaten komplonun önemli düzeyde bofla ç kar lmas da bu ideolojik duruflun, halk örgütlemesinin ve halk mücadelesine dayal siyaset yapma tarz n n sonucudur.

13 fiubat 2007 SERXWEBÛN 11 KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ GELECE E ERTELENEMEZ çinde bulundu umuz aylar tarihi önem arz eden, Kürt halk n n adeta kaderinin belirlenece i aylar olmaktad r. Ya Kürt inkar ve imhas k r lacak, afl lacak, Kürt halk n n özgür var oluflu ve ilerleyifli sa lanacak ya da yeni bir inkar sistemi kurularak Kürt soyk r m sonuca götürülecektir. Bu nedenle Kürt sorununun çözümünü ileri bir gelece e ertelemeyi öngören yaklafl mlar son derece tehlikelidir Mevcut siyasal durumun özelliklerini ele al rken, kuflkusuz öncelikle 1 Ekim den itibaren gelifltirdi imiz yeni ateflkes süreci üzerinde durmam z gerekir. Hepimizin yak ndan bildi i gibi, Önder Apo nun ça r s ve hareketimizin karar temelinde, 1 Ekim den itibaren beflinci ateflkes sürecini gelifltirmifl bulunuyoruz. Süreli olarak gelifltirilen bu yeni ateflkes girifliminin ilk yar süreci yaflanm fl durumdad r. Ateflkes karar al r ve ilan ederken de hem Önder Apo hem de hareketimizin yetkili organ ve kurumlar taraf ndan ateflkese dair kapsaml de erlendirme ve tart flmalar yap lm flt. Geldi imiz bu noktadan geriye dönüp bakt - m zda, 1 Ekim den itibaren hareketimizin yeni bir ateflkes süreci gelifltirmifl olmas n n isabetli bir karar oldu- u ve bu sürecin olumlu yönlerinin daha a r bast tart flma götürmez bir gerçektir. Kimin fliddet yanl s kimin bar fl yanl s oldu u ortaya ç km flt r Her fleyden önce, 1 Haziran At l m temelinde iki buçuk y ll k süre boyunca gelifltirdi imiz meflru savunma direniflinin yaratt sonuçlar n siyasal alana dönüfltürülmesi ve kal c k l nmas için elveriflli bir ortam yaratm flt r. Di er yandan, 2006 y l n n güzünde ve k fl bafl nda Ortado u da yaflanan yeni siyasi geliflmeler aç s ndan hareketimizin ateflkes konumu içinde olmas isabetli olmufltur. Öncesinden mevcut geliflmeler görülerek böyle bir ateflkes sürecine girilmemifl olsayd, bölgede yaflanan geliflmeler karfl s nda hareket olarak ateflkes sürecini gelifltirme durumunu tart flmak zorunda kalacakt k. Ateflkes girifliminin yaratt geliflmelerin bafl nda kuflkusuz Kürt sorununa demokratik çözüm aray fl n n içte ve d flta yayg n olarak tart fl lmas gelmektedir. Bu konuda belki de tarihin en kapsaml tart flmas n n yafland, demokratik güçlerle birlikte bölgesel ve uluslararas düzeyde siyasal güçlerin de, hatta devlet güçlerinin de bu tart flmaya kat larak, herkesin bu tutum karfl s nda tav r aç klamak zorunda kald bir gerçektir. Yine ateflkes girifliminin demokratik halk hareketinin gelifltirilmesi, bu hareketin örgütsel ve eylemsel alanda sivil demokratik inisiyatifini güçlendirmesi aç s ndan güçlü bir zemin oluflturdu- u tart flma götürmez bir gerçektir. Bu çerçevede Özgürlük hareketimiz öncülü ünde Kürt ulusal birli i pratik tutum temelinde yarat ld gibi, Türkiye nin demokratik güçleri ve sivil toplum hareketinin daha aktif ve örgütsel hale gelmesi aç s ndan da önemli bir teflvik durumu yaflatm flt r. Bunlarla birlikte, ateflkes giriflimi Türkiye nin siyasi ortam nda önemli bir netleflme ve yeni dinamiklerin ortaya ç kmas gibi bir sonuca da yol açm flt r. Kimin fliddet yanl s oldu unu, kimin bar flç l demokratik çözümden yana bulundu unu hem Türkiye toplumu nezdinde hem de uluslararas kamuoyu önünde aç kça ortaya koyarak, Türkiye nin inkar ve imhada srar eden bu güçlerinin daha çok teflhir ve tecrit olmalar n, dolay s yla s k flma ve zay flamalar n yaratm flt r. Bununla birlikte Kürt inkar ve imhas na dayal politikalar n Türkiye nin yarar na olmad ve baflar flans n n bulunmad yönünde Türkiye yönetimi içinde önemli bir e ilimin oluflmas - na, bu e ilimin yeni dinamikler kazanmas na yol açm flt r. Böylece Türkiye deki toplum ve devlet yönetimi içinde inkar ve imha e iliminin daha da tecrit edilerek, daralt lmas gibi bir durumun ortaya ç kmas na, Türkiye siyasi alan n n kendi içindeki çeliflki ve mücadele durumunun geliflmesine zemin sunmufltur. Ateflkes Kürt sorununun çözümü için son flanst r Ateflkes giriflimimiz, Amerika daki 7 Kas m seçimleri ard ndan geliflen politik aray fllar ve Irak taki geliflmelere de denk düflmüfl; karfl tlar m z aras nda Kürt sorununa fliddet d fl yaklafl m gösterilmesi e iliminin daha da güçlenmesine, Kürt sorununa demokratik çözüm arayan hareketimizin daha çok dikkate al n r bir konum kazanmas na yol açm flt r. Kuflkusuz bütün bu geliflmeler önemlidir ve asla küçümsenmemeli, görmezden gelinmemelidir. Ancak ayn oranda yeterli de görülmemelidir. Çünkü yaflanan geliflmeler, bizim aç m zdan henüz daha etkili mücadele yürütmek için baz f rsat ve imkanlar elde etme düzeyindedir. Oysaki beflinci ateflkes karar - m zla birlikte Önderlik ve hareket olarak yaklafl m m z, baz kazan mlar elde etmekten öteye, Kürt sorununun demokratik siyasal çözümünü ad m ad m gelifltirme yönünde bir stratejik sonuç ortaya ç kartmakt.

14 12 SERXWEBÛN fiubat 2007 Nitekim daha ateflkes karar na ulafl r, ça r yaparken bile, Önder Apo bu gerçe e srarla dikkat çekti. Beflinci ateflkesin Kürt sorununun demokratik siyasal çözümü aç s ndan son bir flans, bu temelde yarat lm fl büyük bir f rsat oldu unu ifade etti. Kendisinin bu giriflimin de baflar s z olmas halinde art k yeni giriflimler yapamayaca n, yeni ateflkes ça r lar nda bulunamayaca- n, bu bak mdan bu beflinci ateflkes girifliminin mutlaka stratejik baflar kazanmas gerekti ini netçe ortaya koydu. Kürt sorununun çözümüne duyarl yaklafl lmal d r Önder Apo, daha bafltan ifade etmifl oldu u bu görüflünü pratiklefltirmek için çaba harc yor. Hem devlet cephesinde yaflanan geliflmeleri hem de demokratik güçlerin yürüttü ü mücadeleyi zay f ve yetersiz görerek, Kürt sorununun çözümüne daha ciddi ve somut yaklafl lmas n istiyor. Ateflkesi stratejik baflar ya dönüfltürmek için her türlü riski göze alarak mücadele ediyor. Önder Apo nun, e er demokratik siyasi çözüm olmazsa, 1993 y l ndan itibaren bu do rultuda gelifltirdi im stratejik yaklafl m ve çabalar geri al r ve kendim de geri çekilirim, PKK hareketini ve Kürt halk n kendisi hakk nda kendisinin karar vermesini isteyerek, özgür b - rak r m biçimindeki aç klamalar bu temelde ortaya ç k yor. Önder Apo nun gelifltirdi i bu yaklafl mlar ve uyar lar n, yine bu do rultuda harcad çabay, gösterdi i direnifli ciddiye almak gereklidir ve bir de do ru ve yeterli anlayarak ona gerekli cevab vermek zorunludur. Kesinlikle Önder Apo nun son tutumunun, bar flç l, demokratik çözüm stratejisini, yani uzlaflma ile çözüm arama stratejisini geri çekerim aç klamas n n bir blöf olmad, Önder Apo nun bu konuda çok ciddi ve kararl oldu u tart fl lmaz bir gerçektir. çinde bulundu u koflullar n zorlamas sonucu gelifltirilen düflünceler olarak görmek de kesinlikle do ru de ildir. Önderlik, ne yaflad koflullar n zorluklar nedeniyle böyle bir tutumu ifade etmekte ne de blöf yapmaktad r. Tersine, bütün bunlar n çok derin bir siyasi anlam vard r ve Önder Apo son derece ciddi ve kararl d r. E er önerileri temelinde içinde bulundu umuz süreçte Kürt sorununun demokratik siyasal çözümü yönünde ad mlar at lmazsa, Önder Apo nun ifade etti i do rultuda yeni kararlar alaca n ve yeni tutumlar gelifltirece ini beklemek gerekir. Daha ateflkes ça r s yaparken de bu ateflkes süreci baflar ya gitmezse, topyekûn savafl gündeme gelir diyerek, asl nda bu tutumunun tan m n yapm flt. Önder Apo, mevcut stratejiyi geri çekebilece ini ve kendisinin de geri çekilebilece ini söylerken, ne yapmak istemektedir? Her fleyden önce Kürt sorunuyla ilgili olan tüm çevreleri uyarmakta ve ciddiyete davet etmektedir. Türkiye toplumunu ve devleti yöneten güçleri böyle bir ciddiyete ça rd gibi, Kürt halk n, tüm ulusal demokratik güçleri ve hareketimizi de ciddi yaklaflmaya, sürece do ru ve yeterli sahip ç kmaya ça rmaktad r. Nitekim ateflkes sürecinin pratik yürütülüflünün son derece zay f ve yetersiz oldu u, bunun da ateflkes girifliminin stratejik baflar s n zay flatt, bu durumun Önder Apo da ciddi bir rahats zl k ve tepki ortaya ç kartt bir gerçektir. Önderli imiz, ateflkes süreci boyunca yapt aç klamalar ve gösterdi i tutumla çok net bir biçimde dayatmada bulunmaktad r. Bunun ya çözüm ya çözüm dayatmas oldu u aç k bir gerçektir. Önder Apo, Kürt sorununa mutlak surette çözüm istemektedir. Bunun demokratik siyasal yöntemlerle ve bar fl içinde olmas n arzu etmektedir. Ancak bu olmazsa, baflka yöntemlerle de böyle bir çözümün dayat lmas gerekti i görüflündedir. Amac kesinlikle Kürt sorununun çözümünü sa lamak ve bunu da mutlaka içinde bulundu umuz koflullarda ortaya ç - kartmakt r. Olacaksa bir çözüm, içinde bulundu umuz süreçte olmal, art k daha ileriye ertelenmemelidir demektedir y l Kürt halk aç s ndan tehlikelerle dolu bir y ld r Önder Apo neden bu kadar net ve kesin bir tutum içindedir? Çünkü içinde bulundu umuz koflullar Kürt sorununun çözümü aç s ndan en elveriflli koflullar olarak görmektedir. Bu nedenle mevcut elveriflli koflullar n çözüm yönünde de erlendirilmesini ve tarihin en a r sorunlar ndan olan Kürt sorununun çözümünün bu temelde gerçekleflmesini istemektedir. Di er yandan e er mevcut koflullarda çözüm gerçeklefltirilmez, bu elveriflli ortam çözüm yönünde de erlendirilmezse, daha sonra geliflebilecek süreçlerin Kürt halk n n varl ve gelece i aç s ndan ciddi tehlikeler içerebilece ini öngörmektedir y l aç s ndan durumlar ciddidir. Hem f rsatlar ve imkanlar aç s ndan hem de tehlikeler aç s ndan öyledir. E er bunu böyle tan ml yorsak ve bu söyledi imize inan yorsak o zaman bütün prati imizin, çabam z n buna uygun olmas gerekir. Buna uygun olmazsa, o zaman bofl söz söylenmifl olur. Söz ayr, pratik ayr olamaz. So

15 fiubat 2007 SERXWEBÛN 13 nuçta pratik durufl belirleyici oldu u için bu yaklafl m baflar s zl a götürür. Bu bak mdan durum ciddidir. Bu ciddiyeti bütün düflüncemizde, davran fl m zda ve çal flmam zda göstermemiz gerekmektedir. Denilebilir ki zaten PKK mücadelesinin hepsi böyledir. Bu do rudur ve PKK hareketi hiçbir zaman ola an bir mücadele süreci içerisinde olmad. Fakat 2007 bahar ndaki kadar da ola anüstü özelikler tafl yan, çözümün gelip efli e dayand, siyasi sürecin bu denli kaygan ve de iflken hale geldi i bir süreç hiç oluflmad. Zaman zaman buna yak n süreçler geliflse de bu düzeyde ilk kez gelifliyor. Bu nedenle yeni sürece genellemeci yaklaflarak geçmiflle k yaslamamak, iflte her zaman böyleydi, bu y l da böyle olacak dememek ve kendini yan ltmamak büyük önem arz ediyor. Herkesin bu duyarl l göstermesi, böyle bir de- erlendirmeye denk bir tutum içinde olmas önemlidir. Irak küresel sermaye güçleri ile statükocu güçlerin çat flma alan na dönüfltü Önder Apo, içinde bulundu umuz koflullarda Kürt sorununa çözüm bulunmamas n n yeniden Kürt inkar ve imhas temelinde bir bölgesel ve uluslararas statükonun yarat lmas na yol açabilece ini düflünmektedir. Nitekim bölgedeki mücadele, bu yönlü aray fllar, daha flimdiden böyle bir tehlikenin ipuçlar n vermekte ve ciddi bir tehdit oldu unu göstermektedir. Önder Apo nun Kürt sorununun çözümü aç s ndan uygun gördü ü ve çözümün mutlaka gerçekleflmesini istedi i politik koflullar nas ld r? Her fleyden önce küresel sermaye güçleriyle bölgenin despotik ulus devlet yap s aras nda süren III. Dünya Savafl nda yeni ve önemli bir dönemece gelindi i gözlenmektedir. Küresel sermaye sistemi ad na ABD nin Ortado u ya yöneltti i silahl müdahale, bölgedeki ulus devlet statükosunu Afganistan ve Irak zeminlerinden parçalayarak, belli bir düzey yaratm fl, ancak bu müdahaleyi bölgenin tümüne ayn düzeyde yayamam fl, net bir sonuca götürememifltir. Bush yönetiminin 2003 ten beri belirledi i politikalarda ciddi de ifliklik olmad. Süreç itibariyle zorland kça baz aç l mlar yapmaya çal flt. Geldi i nokta, ABD-Türkiye-Irak üçlü ittifak n yaratmak, bu temelde bölgesel durufl kazanmakt. Bu politikan n baflar s baz güçler taraf ndan hem uluslararas hem de bölgesel güçler taraf ndan engellendi. AB, Rusya, Çin bu konuda ABD ye bir biçimde köstek koymaktad r. Yine bölgede de Türkiye yönetimi baflta olmak üzere ran ve Suriye de engel koydu. Sonuçta Bush yönetimi seçim yenilgisi ald. Bunun ard ndan bir y n tart flma oldu. Madem yönetimin izledi i politikalar Amerikan toplumu taraf ndan kabul görmemifltir, o zaman toplum taraf ndan kabul gören politikalar neler olmal d r diye iki ayl k bir tart flma süreci yafland. Amerikan baflkan bu süreci bocalama olarak Önder Apo, içinde bulundu umuz koflullarda Kürt sorununa çözüm bulunmamas n n yeniden Kürt inkar ve imhas temelinde bir bölgesel ve uluslararas statükonun yarat lmas na yol açabilece ini düflünmektedir. Nitekim bölgedeki mücadele, bu yönlü aray fllar daha flimdiden böyle bir tehlikenin ipuçlar n vermekte ve ciddi bir tehdit oldu unu göstermektedir tan mlad y l na girifl mesaj nda, Irak ta bocalamadan teröre karfl savafl sürdürece iz aç klamas n yaparak, asl nda Amerika da yürütülen tart flmalar, o tart flmalar çerçevesinde yönetimin içine düfltü ü durumu bocalama olarak tan mlad. Bocalamadan yürütmenin politik ilkelerini aç klad. flte yeni Amerikan politikalar, Bush yönetiminin yeni politikalar ad alt nda yapt aç klamalar bunu ifade etmektedir. Irak ta askeri iflgal baflar l sonuç vermedi Asl nda ABD 2003 te Irak a müdahale ederken ya da daha öncesinden 11 Eylül olaylar ard ndan fler ekseni biçiminde tan mlad ve silahl mücadele ile bu fler eksenini ortadan kald rmay öngördü ü politikalar etkili bir biçimde yürütemedi. Irak ta bir ç kmaza girdi, bir çak lma oldu. Her ne kadar propagandas n yapt ysa da pratikte onu yürütemedi. 7 Kas m seçimleri ard ndan ise buna ters politikalar içeren raporlar haz rland, tart flmalar yürütüldü. ABD nin 2003 ten bu yana izledi i politikalar de ifltirmesini ön gören teklifler gündeme geldi. Özellikle Demokratlar n ald meclisteki ço- unlu a da dayal olarak bu öneriler önem kazand. Hangisi benimsenecek diye tart flmalar yürütülmekteydi. Bush yönetiminin aç klamalar asl nda her ikisini de yürütemeyece ini gösterdi. Yani ne 2003 te müdahale ederken önüne koydu u o fler eksenini silah zoruyla ortadan kald rabilecek bir güce sahip, ne öyle bir politika yürütebilecek bir durumda ne de Irak çal flma grubunun haz rlad rapor gibi bölge statükosu ile uzlaflmay öngören bir politik de ifliklik yapt. Bush yönetiminin aç klad politikalar neyi ifade ediyor? Irak ta düzeni sa lamay ifade ediyor. fiimdiye kadar da 2003 müdahalesinden bu yana Bush yönetiminin esas ald çizgi buydu. Irak a tümden hakim olma, Irak Ortado u daki statükoya karfl mücadelede temel bir dayanak, örnek bir güç, bir model, bir üs olarak kullanmak. Fakat müdahale karfl dire-

16 14 SERXWEBÛN fiubat 2007 niflle zorland, hakimiyet kuramad. Askeri iflgal baflar l sonuç vermedi, yani bir çat flma durumu ortaya ç kt, tam hakim olamad. Siyaseten de att baz ad mlar askeri fliddeti durduracak bir düzey kazanmad, öyle bir uzlaflma ortaya ç karmad. Bölgedeki birçok milliyetçi ve dini güç, bu iflgal, müdahale karfl s nda birleflerek, ittifak yaparak ya da kendini örgütleyerek karfl direnifl içerisine girdi. Dolay s yla Amerika n n Irak ta içine düfltü ü durum bir ç kmaz, çözümsüzlük durumu oldu. Seçim sonuçlar da zaten bunu yans t yor. Yönetimin içine düfltü ü bu baflar s zl - n sonuçlar asl nda 7 Kas m seçimlerindeki yenilgi ile ortaya ç kt. Bush yönetimi Irak taki radikal çizgisini sürdürecek Bush yönetiminin Ortado u daki mevcut statükoya karfl yöneltti i silahl müdahaleyi daha ileriye götürememesinin ve Irak ta bir askeri ç kmaz içine düflmesinin temel nedeni; Ortado u nun tarihsel, toplumsal ve siyasi gerçe ini do ru ve yeterli de erlendirememesi, bu nedenle bölge gerçekli ine uygun bir mücadele stratejisi ve taktiklerini gelifltirememesi olarak de erlendirilebilir. Kuflkusuz ABD nin temel amaçlar de iflmemektedir, yani Ortado u daki ulus devlet sistemini aflma ve Ortado u yu küresel sermaye sistemi içinde eritme hedefinden ABD yönetimi vazgeçmeyecektir. Bush yönetiminin aç klad fleyin özü, Irak ta hakimiyeti sa lamakt r. Onun için, radikal çizgi sürdürülecek diye sert baz deyimler de kullan l yor, aç klamalar da yap l yor. Kendini rahatlat c, hakim k l c bir siyasi ortama ulaflmak istiyor. Esas olarak da yapmak istedi i, Irak ta hakimiyeti sa lamak ve öngördü ü biçimde bir düzen kurmak. Bunun için karfl t silahl güçlerin ezilmesini öngörüyor. Aç klad yeni politikan n özü bu, bu da yeni bir fley de il. ABD nin bölgede öngördü ü yeni sistemin Kürt sorununun çözümü temelinde mi gerçekleflece i yoksa Kürt inkar ve imhas na dayanan ulus devlet statükosunun biraz cilalanarak yeniden yarat lmak m istenece i, Kürt toplumu aç s ndan büyük bir önem arz etmektedir. Geliflmeler Kürt halk n n yeni ve ciddi bir tarihsel süreçle karfl karfl ya kald n göstermektedir Zaten Mart 2003 müdahalesinden bu güne kadar Amerika n n bütün çabas bunun üzerine oldu. Bu durum neyi ifade ediyor? Sünni direniflini ezmeyi ifade ediyor. Onun da ilk örne i Saddam n ve yard mc lar n n idam edilmesi oldu. Bu, Irak taki mücadelede radikal, sert tutumu ABD nin sürdürece inin bir kan t d r. Sünni örgütleri, silahl örgütleri ezme karar nda oldu unu gösteriyor. Onunla da s n rl de il, fliiler aç s ndan da benzer aç klamay yapt lar. Özellikle El Sadr grubu için. Mezhep çat flmas n bu biçimde durdurmak istiyorlar. fiii, sünni silahl güçlerini etkisizlefltirerek, Irak ta bir siyasi istikrara, bu temelde bir yönetime ulaflmay hedeflemektedirler. Mevcut durumda silahl güçleri ezerler de bu durumda bir yönetim ortaya ç karsa, burada flii-kürt etkinli i fazla olacakt r. Sünni kesim, siyasi yap lar çok daha fazla ezilecek, daralacakt r. Bunun iflaretleri vard r. Sünniler hem milliyetçilik hem de mezhepçilik temelinde büyük ölçüde silahl örgütlülü ü temsil etmektedir. Baas örgütlülü ü onlar n içinde sürmektedir. ABD nin, bunlar ezerek Irak ta bir istikrar, düzen kurup, Irak üzerinden bir bölge yap lanmas yaratma gibi bir düflüncesi, yaklafl m stratejisi vard r. Yeni politika onu içerdi, bu konuda da Bush yönetiminin bunu 2007 y l nda gerçeklefltirme gibi bir hedefinin oldu- u söylenmektedir. Siyasi olarak da zaten onu yapmas laz md r de yeni seçim gündeme gelecektir. Bush yönetimi yapabilece- ini esas itibariyle bu y l içinde yapacakt r. Bunun için yeni asker gönderme kararlar al nd. Irak a müdahale eden güçleri ran, Suriye yi uyard lar. Hewler deki ran temsilcili i bu temelde bas ld. Yine Kürdistan da da baz güçleri Ba dat ta istikrar sa lama çal flmas nda de erlendirmek, kullanmak istiyorlar. Bu durum bölge güçlerini çok derinden etkilemektedir. Buna karfl ran n ittifak aray fllar görülmektedir. fiii etkinli i onlar bölgede güçlendirmifl durumdad r. Ona da dayanarak, onun verdi i belli bir güçle de bölgenin, dünyan n di er alanlar nda destek arayan çabalar bulunmaktad r. ran Cumhurbaflkan t pk Türkiye yönetimi gibi yo un bir diplomatik faaliyet yürütmektedir. ABD ye karfl hem bölgede hem de uluslararas alanda küresel düzeyde bir karfl tlaflma yaratmaya çal flmaktad r. Kürt halk yeni ve ciddi bir tarihsel süreçle karfl karfl yad r ABD, bölgedeki eski statükoyu aflma mücadelesini farkl yöntemlerle de olsa sürdürmeye devam ederken, uzlaflma ve ittifak aray fllar temelinde yeni Ortado u sisteminin yarat lmas yönünde ad mlar atmaya da çal flacakt r. Küresel sermaye güçleriyle Ortado u nun ulus devlet güçleri aras nda yaflananlar, mücadelenin bölge statükosunu parçalama temelinde yürüme sürecini geride b rakt n, bir yandan bu statükonun afl lmas do rultusunda mücadele gelifltirilirken, di er yandan yeni statükonun oluflturulmas sürecinin de bafllad n göstermektedir. Bu da ABD siyaseti aç s ndan, yeni Ortado u statükosunun oluflturulma çal flmalar n n bafllamas anlam na gelmektedir. Nitekim bu, bölgenin tüm güçlerini duyarl hale getirmifl, ABD nin bu yeni aray fl ve yeni sistem yaratma yönünde ad m atmaya bafllayaca izlenimini vermesi, bölgenin yap lanmas içinde yer alabilmek için tüm bölge güçlerini daha duyarl ve çaba harcar hale getirmifltir. Bu durum Kürdistan ve Kürt toplumunu da yak ndan ilgilendirmektedir. ABD nin bölgede öngördü ü yeni sistemin Kürt sorununun çözümü te-

17 fiubat 2007 SERXWEBÛN 15 melinde mi gerçekleflece i, yoksa Kürt inkar ve imhas na dayanan ulus devlet statükosunun biraz cilalanarak yeniden yarat lmak m istenece i, Kürt toplumu aç s ndan büyük bir önem arz etmektedir. Geliflmeler, Kürt halk - n n yeni ve ciddi bir tarihsel süreçle karfl karfl ya kald n göstermektedir. Ortado u da I. Dünya Savafl ard ndan oluflan despotik ulus devlet statükosunun bir yandan Kürdistan özgürlük mücadelesiyle, di er yandan ABD nin on befl y ld r izledi i politikalarla merkezden, yani Irak tan parçaland ve eski statükonun yeniden tesis edilmesinin mümkün olmad bir gerçektir. Irak ta Saddam yönetiminin y k lmas, asl nda bölgesel düzeyde ulus devlet sisteminin parçalanmas n yaratm fl ve afl lmas yönünde önemli bir geliflmeyi ifade etmifltir. Hem Kürt halk n n özgürlük mücadelesi hem de ABD sald r lar sadece Saddam yönetimini y kmakla s n rl kalmam fl, ayn zamanda ulus devlet sisteminin despotik, diktatöryal, milliyetçi, bölge gerçe ine uymayan d fl patentli yüzünü iyice aç a ç kar p, teflhir etmifltir. Yine ulus devlet güçlerinin deyim yerindeyse burunlar iyice sürtülmüfl ve tarihlerinin en zay f dönemini yaflar duruma sokulmufllard r. Bu durumun yaratt zorlanma, çözümsüzlük ve ç kmaz içinde olan bölgenin ulus devlet güçleri, ABD den esen son politik de iflim rüzgar karfl s nda yeniden bir hareketlenme, umutlanma ve yeni çabalar içine girmifllerdir. Bu durum karfl s nda ran derhal Irak ve Suriye yönetimlerini ortak toplant ya ve birlikte ittifak oluflturmaya ça r rken, bölgeden d fllanma endiflesi ile yüklü olan Türkiye yönetimi ise, ran ve Suriye yönetimleriyle en üst düzeyde görüflmeler yaparak, ABD deki politik de iflikliklere göre bölgede neler yapabileceklerini belirlemeye çal flm flt r. Kürtler parçasal de il bütünsel çözüm için mücadele etmeli Irak, Lübnan ve Filistin alan ndaki geliflmeler, ran yönetimini biraz rahatlatm fl ve güçlendirmifl olsa da mevcut durumuyla yak n süreçte ran n ABD yönetimiyle uzlaflmaya varmas zordur. Dolay s yla önümüzdeki süreçte bölgesel düzeyde ABD- ran çeliflkileri devam edecek ve bu çeliflki bölgedeki geliflmeler üzerinde etkisini sürdürecektir. Bir süreden beri ABD bask lar alt nda iyice bunalm fl olan, kendi içinde de çeflitli sorun ve bölünmeleri yaflayan Suriye yönetiminin bu geliflmeler karfl s nda daha dikkatli davranaca, hatta ABD ile uzlaflma ve ittifak yollar n arayaca, o alandaki geliflmenin bu yönlü olaca daha flimdiden anlafl lmaktad r. ABD deki son politik yaklafl mlar n Irak taki çat flmal durumu ne oranda sona erdirece i ve Irak ne oranda bir istikrara götürece i henüz belli de ildir. Nitekim flimdiye kadar Irak n istikrarl sahas olarak de erlendirilen Güney Kürdistan da ABD nin yeni politik aray fllar temelinde daha fazla kayg ve endifle alan, dolay s yla giderek bir istikrars zl k alan olmaya adayd r. Çünkü bu politikalar Güney Kürdistan da ulafl lan statükoyu tehdit etmektedir. Bir yandan Kerkük sorunu daha çok alevlendirilmekte, di er yandan hem güneyden hem de kuzeyde Türkiye taraf ndan Güney Kürdistan daki geliflmeler aç kça tehdit edilir olmaktad r. Güney Kürdistan Federe Yönetimi - nin bu geliflmeler karfl s nda ulaflt güç düzeyini korumaya çal flaca aç kt r. Ancak bu konuda ne denli direngen olabilece i ve mevcut statüyü ayakta tutabilece i belli de ildir. ABD ve Türkiye den gelen bask lar ve verilecek k smi tavizler karfl s nda, mevcut düzeyden geri ad m atarak, onlarla uzlaflma yoluna gitme, kendi dar bölgesel, afliretsel ç karlar n bu temelde koruma yaklafl m hakim hale gelebilir. Di er yandan, içinde bulundu umuz süreçte, Kürdistan n bir parças nda çözümü dayatmak, onu esas almak yeterli olmayacak, hatta varolan düzeyi de kaybetmek ya da uzlaflmak zorunda kalmak gibi tehlikeli bir durumu ortaya ç karacakt r. Dolay s yla Kürt sorununun bölgesel çözümünü içinde bulundu umuz politik mücadele sürecine bütünlüklü bir çözüm olarak dayatmak, baflar l olmak aç s ndan zorunludur. Türkiye nin Irak politikalar dibe vurdu Burada esas olan, Türkiye nin durumudur. Geliflmeler Türkiye yi ürkütmüfltür. Türkiye, geliflmeler karfl s nda çok zay f kalm flt r. Buna bir karfl hamle olarak Kerkük sorununu gündeme getirdi. Gece gündüz demeden Kerkük tart flmas yapmaktad rlar. Ankara da bir Kerkük konferans yapt lar. Kürtler d fl nda herkesi kat yorlar. Kerkük e askeri müdahale nas l olur, onun tart flmalar yap lmaktad r bahar ndaki askeri hareketlili in PKK için oldu u san ld, oysa Kerkük için bir haz rl k oldu unu söyleyen çevreler bulunmaktad r. Türkiye, Irak çal flma ra-

18 16 SERXWEBÛN fiubat 2007 porunun ABD nin yeni politikas olaca- n umut etmiflti. Bu biçimde ABD kendilerine daha fazla taviz verecek, dolay s yla uzlaflacaklard. Onun için hemen haz rl k yap ld. Yani bir yandan Irak yönetimi üzerinde etkili olmak için haz rl k yap l rken, di er yandan böyle bir ortamdan yararlanarak PKK yi ezebilir miyim, tasfiye edebilir miyim yaklafl m na kap larak haz rl k yap ld. Önderli imizin Genelkurmay-Baflbakanl k uzlaflmas dedi i nokta burada ortaya ç kt. Türkiye mevcut ortam bu iki aç dan de- erlendirebilece ini umut etti. Buna göre aray fl ve çaba içine girdi. Hem bölgesel güçlerle hem de ABD li yetkililerle görüfltüler. Bölge düzeyinde hareketli hale geldiler. Umutland lar, hesaplar yapt lar. Kendileri aç s ndan garanti gibi gördüler. Zaten Türk bas n ilginç bir flekilde ABD de sanki seçimleri kendileri kazanm fl gibi sevinç duymaktayd. Bush yönetimi için söylenmedik söz b rak lmad. Fakat ABD yönetiminin y lbafl nda aç klad politikalar, bütün bu hesaplar çökertti. Saddam n idam, ard ndan ona denk düflen yeni Amerikan politikas, Bush yönetiminin 2007 y l nda izleyece i politikalar n belirginleflmesi, Türkiye yönetiminin, AKP yönetiminin bu hesaplar n bozdu. Bu, çok nettir. Dolay s yla Irak için yapmaya çal flt haz rl klar elinde kald, böylece fliiler ve Kürtlerle daha aç k karfl karfl ya geldi. Çünkü sünni konferans yapmaktayd. ABD politikalar n n Irak ta silahl güçleri ezme siyaseti do rultusunda sünnileri daha da zay flataca, dolay - s yla flii-kürt yönetiminin daha çok pekiflece i, bunun içinde de Kürtlerin daha çok a rl k kazanaca ortaya ç kt. 150 kiflilik Kürt taburunun Ba dat a denetimi sa lamak üzere yollanmas na, Amerika bile umut ba lamaktad r. Bu, Amerika ile Kürtler aras nda yeni bir iliflki durumunu ortaya ç kartmaktad r. Türkiye nin hesab, sünnilerin daha çok öne ç kart laca, daha fazla kat l m gösterecekleri yönünde oldu. Çünkü Amerika ç kmaza girdi, silahl güçleri ezemedi, dolay s yla onlar bertaraf etmek için, yönetimde sünnilere biraz daha fazla yer verece i yönündeydi hesaplar. Öyle olsayd, mevcut Irak yönetim yap lanmas nda bir daralma ortaya ç - karacakt. Yani flii-kürt ittifak na dayal yönetimi daraltacakt. Türkiye nin bu noktadaki hesab sadece PKK yi ezmek de de il, Irak taki yönetimde de iflikli in olmas n sa lamak, bu durumda Güney Kürdistan daki mevcut statüyü de daraltmakt. Kendisinin umudu, en az ndan Güney s n r ndaki yeni siyasi oluflumu, Kürt siyasi oluflumunu kendisi aç s ndan denetim alt na al nmas n sa lamakt. Mevcut geliflmeler bunun tersidir. ABD nin Kürtlerle iliflkisi TC yi telaflland rmaktad r Amerika n n politikas Irak ta o silahl güçleri durdurmak olunca, bu durumda en etkili güç, Kürtler olmaktad r. Geçmiflte de belli oranda etkinlik sa lad lar. fiimdi de hem flii hem sünni, ABD ye karfl savaflan güçlerin ezilmesi siyasetinde Amerika n n en çok dayanaca alan Güney Kürdistan alan olmaktad r. Böyle bir ortamda Kürtleri karfl ya almak de il, Kürtlerin Irak yönetiminde etkinliklerinin daha da artmas, dolay s yla Güney Kürdistan statükosunun daralma tehdidi alt ndan kurtulup daha da genifllemesi gibi bir durum ortaya ç kmaktad r. Bu yönlü anlaflmalar vard r, zaten anlaflma olmazsa Kürt güçleri Ba dat a gitmezlerdi. Kürt güçleri Ba dat a götürüldü üne göre, ona karfl da ABD nin Güney Kürdistan statüsüne dair Kürtlere verdi i güvenceler, tavizler vard r. fiimdi Irak ta silahl güçlerin ezilmesiyle ortaya ç kart lmak istenen siyasi yap n n gidiflat, Kürtlerin etkinli inin artmas yönündedir. ABD politikas n n flu anki durumunun öngördü ü budur. Bu, Türkiye yi telafla düflürmüfl durumdad r. Türkiye tam tersini hesap ederken, böyle bir durumla karfl karfl - ya gelince, Irak yönetimi düzeyinde Kürt etkinli inin artt, o olmazsa ayr l p ayr devlet olma tehdidinin bile Güney s n - r nda Kürtlerden geldi ini görünce, Kürt inkar ve imhas n öngören siyaset en zor durumu yaflamaktad r. Bunun için Amerika ya yönelik tehditler aç klad - lar.kerkük konferans yapt lar. Meclis tart flmalar oldu. Kerkük e askeri müdahale karar alaca z diye ABD ve bölge güçlerini tehdit etmektedirler. Türkiye, Irak taki, yine Kerkük teki geliflmelere göre, askeri müdahale etme tehdidini artt rarak sürdürecektir. Referandumu mesele yapmaktad rlar. Referandumun ertelenmesini, Irak çal flma grubu raporu öngörmekteydi. Türkiye nin çabas da o yönlüdür. En son baz ABD liler, anayasan n öngördü ü ilkelerin uygulanaca n aç klad lar. Bu, Türkiye yi daha çok endiflelendirdi. Mevcut haliyle zay f durumdad r. Bunun için en ileri düzeyde bir siyasi ve askeri tehditte bulunulmaktad r. Baz askeri haz rl klar da yap lmaktad r. Güney in vurulmas hesab n yapmaktad rlar. Yani baz politikalar n uygulamada bizim varl m z bir vesile olarak kullanmak istemektedirler.

19 fiubat 2007 SERXWEBÛN Türkiye için de kader y l d r Di er taraftan, esas olarak bu tehditlerin bir yönüyle bizim üzerimize pazarl k konusu olmas d r. Onu görmemiz önemlidir. Tehdit ederek ABD yi de Güney Kürdistan daki yönetimi de bize karfl bir uzlaflmaya zorlamak isteyebilirler. Öyle bir ittifak, bir düzeyde ortaya ç kabilir. Çünkü Amerika bir yandan Irak ta denetimi kurmak isterken, di er yandan Türkiye-Irak ittifak n n gelifltirilmesini istemekte, 2006 y l nda yürüttü ü politikay devam ettirmek istemektedir. Bush yönetiminin aç klad yeni politikalarda o da bulunmaktad r. Türkiye-Irak ittifak n n gelifltirilebilmesi için s n rdaki sorunlar n çözülmesinin gerekti i söylenmektedir. Türkiye bu konuda PKK nin ezilmesini dayatmaktad r. Amerika ise Türkiye yi bu noktada daraltm fl vaziyettedir. Özellikle Güney deki yönetimin kendini daha çok güçlendirme istemi do rultusunda da Türkiye nin istemine flimdiye kadar cevap veremedi. Türkiye ile ABD Irak yönetimi, onun ad na Güney Kürdistan yönetimi aras nda bir gerginlik, bir pazarl k hususu vard r. Siyasi askeri gerginlik bir yönüyle de pazarl k konusudur. Çat flmaya m gidecek, uzlaflmaya m gidecek, her iki olas l n da önü aç kt r. Bunun nas l olaca n, hangisinin gerçekleflece ini süreç belirleyecektir. Türkiye yönetimi, 2007 y l n n kendileri için kader belirleyici bir y l olaca- n belirtmektedir. Kader belirlenmesi, Irak ta bir sistemin biraz daha ileri düzeyde flekillenmesi olmaktad r. Irak nas l flekillenirse, öyle anlafl l yor ki Türkiye deki yap lanma da ona göre olacakt r. E er Kürtleri daralt r, Kerkük ün Kürdistan a kat lmas n engeller, Irak yönetiminin birli ini öne ç - kart rsa, o zaman Kuzey deki Kürt hareketini de ezme, inkar sürdürme imkan bulacakt r. Yok, e er öyle olmaz ve Kerkük Kürdistan a kat l rsa, Kürtlerin Irak yönetimindeki etkinlik düzeyleri ileri düzeyde olursa ya da ayr lma gibi bir düzey -ki bir Kürt ulus devlet yap lanmas olufluyor- ortaya ç - Türkiye yönetimi, 2007 y l n n kendileri için kader belirleyici bir y l olaca n belirtmektedir. Irak nas l flekillenirse, öyle anlafl l yor ki Türkiye deki yap lanma da ona göre olacakt r. E er Kürtleri daralt r, Kerkük ün Kürdistan a kat lmas n engeller, Irak yönetiminin birli ini öne ç kart rsa, o zaman Kuzey deki Kürt hareketini de ezme, inkar sürdürme imkan bulacakt r karsa, Türkiye art k Kürtleri inkar ve imha politikas n yürütemez. Ya bu geliflmeyle savaflacak ya da imha ve inkar politikas nda de ifliklik yapacakt r. Kader belirleyici dedikleri, Kürt inkar ve imhas na dayal politika aç s ndan kader belirleyici bir y l olmas d r. AKP yönetiminin ateflkese yaklafl m bir oyun fleklindedir. Bunu böyle tespit edebiliriz art k. lginçtir, hükümete ba l baz kurumlar baflka fleyler söylerken, hükümet baflka fley söylemektedir. Örne in hükümete ba l bir kurum olan M T aç klama yapt. Önderlik de tan mlad, devletin en etkili kurumlar ndan birisidir. O farkl aç klamalar yapt, hükümet baflka fleyler söyledi. Demek ki bir bütünlük yoktur, farkl düflünceler vard r. Düflünce sistemleri da lm flt r. Fakat flu anda devlette etkili olan, inkar ve imhay öngören politik güçlerdir. Onlar yönlendirmektedirler. AKP bu güçlerle tümüyle ittifak yapm fl görünmektedir. Bu e ilim, inkar ve imha sistemi kendi etkinli ini korumak için bütün gücünü kullanmaktad r. Öyle görünüyor ki, bundan sonra da kullanacakt r. Bu konuda çok tehditkar bir pozisyondad rlar. Askeri müdahale konusunu tart flmaktad rlar. Haz rl k yapma konusunda genelkurmaya gerekli yetkinin verildi ini baflbakan ve d fliflleri bakan birkaç kez aç klad. fiimdi CHP nin istemi üzerine de meclisten bu konuda onay ç karmak istemektedirler. Muhtemelen ç karabilirler. Bu kli in yaklafl mlar böyleyken, bu konuda duyarl olmak gerekmektedir. Türkiye de bar fl isteyen çevreler yeteri kadar güçlü de ildir Peki ateflkesin hiçbir etkisi olmad denilebilir mi? Tabii ateflkesin etkiledi- i güçler de var Türkiye de. Partiler, demokratik kurumlar, ayd nlar, sivil toplum kurulufllar bir konferans yapt lar. Türkiye Bar fl n Ar yor Konferans, önemli bir konferanst. fiu ana kadar Kürt sorununun çözümüne dair yap lan konferanslar n en güçlüsüydü diyebiliriz. Her tarafta, yani sadece Türkiye de ya da Ortado u da de il, dünyan n her yerinde, Avrupa da yap - lan konferanslar bulunmaktayd. Mesela o konferanslar n en büyü ü Brüksel dekiydi. Kat l mc lar bir de muhatap güç olarak Türkiye aç s ndan de- erlendirilirse, bu konferans en büyük konferanst r. Türkiye toplumunu en çok etkileyecek kesimlerin bir araya geldi i bir konferanst r bu, küçümsememek gerekir. DYP nin tutumu, M T in aç klamalar, sermaye çevrelerinin, TÜS - AD benzeri güçlerin tutumlar oldu. Yani Türkiye de bu inkar ve imhaya karfl t olan siyasi, demokratik güçler, sermaye güçleri de bulunmaktad r. Onlar da önemli bir güçtür. Ateflkesi muhatap ald lar, çal flmaktad rlar. Bir mücadele bu iki e ilim aras nda sürmektedir. Aç k bir çeliflki durumu oluflmufltur. Fakat ordu ve devlet üzerindeki hakimiyet dendi i zaman, halihaz rda inkar ve imha e ilimi hakimdir. Di er güçler toplum içinde daha genifl bir çevreye sahip olabilirler, ama çekinmektedirler. Ordu var, devletin vurucu güçleri var. Onlar üzerinde siyasi güçleri, etkileri o kadar yoktur. Siyasi tutumu gelifltirecek kadar iradeleri ve birlikleri bulunmamaktad r. Bu bak mdan toplumu belli ölçüde etkilemektedirler, fakat devleti mevcut durumda yönlendirememektedirler.

20 18 SERXWEBÛN fiubat 2007 Zorlanan TC rejimi milliyetçili e oynamaktad r Önümüzdeki süreçte çok etkili çabalar sürdürülebilirse, d fltaki geliflmelerle Irak taki geliflmeler birleflirse, belki inkar ve imha güçlerini etkisiz k labilir. Yok, e er öyle olmazsa, Türkiye büyük ihtimalle Medya Savunma Bölgeleri ne, Güney e, Kerkük e çeflitli biçimlerde müdahale etmek isteyecek. ABD ile karfl karfl ya gelmeleri, çat flmaya girmeleri zor olsa da, karfl l kl tavizler vererek, en az ndan bize karfl askeri müdahaleler kapsam nda ABD ile de bir biçimde uzlaflabilirler. Bu bak mdan Irak taki geliflmeleri tümüyle önleyemezse bile bizim imham z için çaba harcayacakt r. Çeflitli ittifaklar yapabilir. Bu tür giriflimler ortaya ç kabilir. Bu daha güçlü, daha esas bir olas l kt r. Bunu dikkate almam z, görmemiz gerekiyor. Yani haz rl kl olmal y z. Mevcut durumda baz olas l klar var, hangisinin gerçekleflece ine iliflkin insan bir fley diyemez. Ama a rl kl olan yön, inkar ve imha güçlerinin sald rgan yönüdür. Bu kesin gibidir. Yani en az ndan bu yönlü baz giriflimler, çat flmal durumlar gündeme gelebilir. Bunu neoittihatç kesim çok ileri düzeyde dillendirmektedir. Bizim bunu dikkate alan bir yaklafl m ve haz rl k çal flmas içinde olmam z gereklidir. Bu büyük bir güç müdür, de ildir. Türkiye güç kazanarak m bunu yap - yor? Hay r, zorland için bunu yapmaktad r. Hesaplar tutmad, da- ld, inkar ve imha siyaseti k r lmak ve afl lmak ile yüz yüze oldu u için bunu yapmaktad r. Onu korumak için, elindeki tüm gücü kullanarak sald r - ya geçmek istemektedir. Bu, zay fl k ve gerilemenin bir sonucudur. Bir yandan ABD nezdinde, di er yandan da bölgenin ulus devlet güçleri nezdinde görüflme ve ittifak aray fllar n yo unlaflt rarak, PKK yi ezme ve tasfiye etme politikalar n hayata geçirmek istemektedir. Mevcut ortam, gerillan n ezilmesi ve PKK öncülü ündeki Kürdistan özgürlük ve demokrasi hareketinin tasfiye edilmesi aç s ndan uygun görmektedir. Bu nedenledir ki ateflkes sürecinin bafllad dönemdeki Kürt sorununa dair tart flma ve çözüm aray fllar giderek zay flam flt r. Kürt sorununu tart flma gündemde geri planlara düflmüfl, daha çok inkar ve imhada srarl olan güçlerin milliyetçi floven aç klamalar ve pratikleri öne ç km flt r. Halk ve Önder Apo üzerinde artt - r lan bask lar, özellikle de gerillaya yönelik savafl dönemini bile aflan düzeyde gelifltirilen operasyonel sald r lar, bu gerçe i ifade etmektedir. Bundan da öteye, TC yönetimi mevcut durumu de erlendirerek, inkarc ve imhac sald r lar n Güney Kürdistan a, Medya Savunma Bölgeleri ne de yaymak için ABD ve bölgesel güçlerle bir anlaflmaya varmaya çal flmaktad r. Hatta bu konuda karfl l kl tavizler temelinde, PKK Koordinatörlü ü ad alt nda oluflturulan sistemin çal flmalar na dayal olarak, Güney Kürdistan a yönelik geçmiflte oldu u gibi askeri operasyonlar yapma ortam n Türkiye yönetiminin elde etti i, ABD ve Irak yönetimiyle bu temelde, s cak takip denen türden anlaflmalar yapt bilgileri ulaflmaktad r. Bu aylar Kürt halk n n kaderinin belirlenece i aylard r TC yönetimi bir yandan askeri bask lar artt r p Özgürlük hareketimizi güçten düflürerek, di er yandan ise ABD ve bölgesel güçlere tavizler verip, onlar n deste ini alarak Ortado u da bafllamakta olan yeni sistem yap lanmas n Kürt inkar ve imhas temelinde gelifltirmek, bu biçimde 20. yüzy la dayat lm fl olan inkar ve imha statükosunu öz itibar yla 21. yüzy l bafl ndaki bölgesel yap lanmaya da dayatmak istemektedir. Önder Apo nun içinde bulundu umuz süreçte Kürt sorununa ya çözüm ya çözüm dayatmas, bu geliflmeler temelinde ortaya ç kmaktad r. E er böyle bir süreçte Kürt sorununun çözümü ve Kürt halk n n demokratik haklar n özgürce kullanmas temelinde bir bölgesel yap lanma ortaya ç kart lamazsa, bu durum Kürt halk na dayat lm fl olan soyk r m n asimilasyon yöntemlerini de aflarak, çeflitli katliam yöntemleriyle sonuca götürülmesini sa layacak yeni bir sürece yol açabilir. Bu bak mdan içinde bulundu umuz aylar tarihi önem arz eden, Kürt halk n n adeta kaderinin belirlenece i aylar olmaktad r. Ya Kürt inkar ve imhas k - r lacak, afl lacak, Kürt halk n n özgür var oluflu ve ilerleyifli sa lanacak ya da yeni bir inkar sistemi kurularak, Kürt soyk r m sonuca götürülecektir. Bu nedenle Kürt sorununun çözümünü ileri bir gelece e ertelemeyi öngören yaklafl mlar son derece tehlikelidir. Yine bugünün yak c gerçe ini göremeyen ve bu temelde Kürt sorununun çözümü do rultusunda üzerine düflen görev ve sorumluluklar n gere ini pra

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

SERXWEBÛN. JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. www.arsivakurd.org. Sal: 26 / Hejmar: 301 / Çîle 2007 ÖZGÜRLÜ ÜN SES.

SERXWEBÛN. JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. www.arsivakurd.org. Sal: 26 / Hejmar: 301 / Çîle 2007 ÖZGÜRLÜ ÜN SES. SERXWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE Sal: 26 / Hejmar: 301 / Çîle 2007 ÖZGÜRLÜ ÜN SES 26 YAfiINDA RÊBER APO DE ERLEND R YOR Toplumda komünal ve demokratik de erlerin tarihsel özü Demokratik

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Seramik nedir? alfabesi 6

Seramik nedir? alfabesi 6 Seramik in alfabesi 6 Seramik nedir? Seramik, en basit tarifiyle, çok yüksek s cakl kta piflirilmifl toprak demektir. Serami in tarihi, uygarl k tarihi kadar eskidir. lk serami in Milattan Önce 6000 y

Detaylı

SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE

SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE Sal: 27 / Hejmar: 321 / Îlon 2008 w w w.a rs iv a ku rd.o rg Ya fl a m ol ac a k s a öz g ü r c e v e Ö n d e r l i k l e ol ac a k t r RÊBER APO

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

SER XWEBÛN. bir direnifl sergileyece iz JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 27 / Hejmar: 313 / Çile 2008

SER XWEBÛN. bir direnifl sergileyece iz JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 27 / Hejmar: 313 / Çile 2008 SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE Sal: 27 / Hejmar: 313 / Çile 2008 Tarihe nam salacak bir direnifl sergileyece iz RÊBER APO DE ERLEND R YOR deoloji mi siyaseti siyaset mi ideolojiyi

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÖNERGE 10 BÜTÇE YÖNERGESİ T E T A Ş TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BÜTÇE YÖNERGESİ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

SER XWEBÛN BARIfi ZOR DA OLSA JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 28 / Hejmar: 333 / Îlon 2009

SER XWEBÛN BARIfi ZOR DA OLSA JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 28 / Hejmar: 333 / Îlon 2009 SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE Sal: 28 / Hejmar: 333 / Îlon 2009 iv a ku rd.o rg N S YAT F K Ü RT ÖZGÜ R LÜ K H A R E K ET N DE w w w.a rs BARIfi ZOR DA OLSA GEL fiECEKT R Toplum

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

SER XWEBÛN. bir direnifl sergileyece iz JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 27 / Hejmar: 313 / Çile 2008

SER XWEBÛN. bir direnifl sergileyece iz JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 27 / Hejmar: 313 / Çile 2008 SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE iv a ku rd.o rg Sal: 27 / Hejmar: 313 / Çile 2008 w w w.a rs Tarihe nam salacak bir direnifl sergileyece iz RÊBER APO DE ERLEND R YOR deoloji mi

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi 3 Bas n, milletin müflterek sesidir. Bir milleti ayd nlatma ve irflatta, bir millete muhtaç oldu u fikrî g day vermekte, hulâsa bir milletin

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo Sayfa 1 / 6 OCAK 2016 SAYI: 92 Gelişen teknolojiye ayak uydurabilen, teknik bilgi ve becerilere sahip fark yaratacak lider makine mühendisleri yetiştirmek üzere yola çıktıklarını belirten MEF Üniversitesi

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ I Doç. Dr. Yonca Deniz GÜROL YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ II YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ Yay n No : 2377 flletme-ekonomi Dizisi : 447 1. Bask Ocak 2011 - STANBUL

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ÇEVRE KORUMA VE KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK Çevre neden bu kadar önemli? Sera etkisi artıyor Doğal kaynaklar bitiyor Maliyetler yükseliyor Gelir eşitsizliği uçurumu büyüyor 2002 yılında Johannesburg da

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C Önsöz Bu ders notlar, 1995 ten beri stanbul Bilgi Üniversitesi nde birinci s n f matematik ö rencilerine verdi im derslerden ortaya ç kt ve matemati i derinli i ve felsefesiyle ö renmek isteyen, çal flmaktan

Detaylı

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET DOI= 10.17556/jef.54455 Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 Genişletilmiş Özet Giriş Son yıllarda

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES Copyright Vadeli fllem ve Opsiyon Borsas A.fi. Aral k 2010 çindekiler

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

SOSYAL-EĞİTİM-BEŞERİ BİLİMLER

SOSYAL-EĞİTİM-BEŞERİ BİLİMLER III. ULUSLARARASI KOP BÖLGESEL KALKINMA SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ (22-24 Ekim 2015 Aksaray Üniversitesi) KOP Bölgesi üniversiteleri arasında eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal hizmet gibi

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet 57 Yrd. Doç. Dr. Yakup EMÜL, Bilgisayar Programlama Ders Notları (B02) Şimdiye kadar C programlama dilinin, verileri ekrana yazdırma, kullanıcıdan verileri alma, işlemler

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

SER XWEBÛN. TASF YEC L E KARfiI Z LAN FEDA Ç ZG S N N ZAFER D R JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 27 / Hejmar: 318 / Hezîran 2008

SER XWEBÛN. TASF YEC L E KARfiI Z LAN FEDA Ç ZG S N N ZAFER D R JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 27 / Hejmar: 318 / Hezîran 2008 SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE iv a ku rd.o 1 HAZ RAN ATILIMI rg Sal: 27 / Hejmar: 318 / Hezîran 2008 w w w.a rs TASF YEC L E KARfiI Z LAN FEDA Ç ZG S N N ZAFER D R Daha önceleri

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

MODÜL BİLGİ SAYFASI İÇERİK

MODÜL BİLGİ SAYFASI İÇERİK : 10X10 ÇAPRAZ DAMA OYUN KURALLARI SÜRE : 40/8 AÇIKLAMA : Öğrenci/Kursiyerin 10x10 çapraz dama oyun kurallarını tanıması ve incelemesi sağlanmalıdır. GENEL AMAÇ : Öğrenci/Kursiyer, uygun şartlar sağlandığında

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri,

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri, İçindekiler ÖNSÖZ... 2 GİRİŞ... 3 Genel Kurul Toplantısı... 3 Yönetim Kurulu nda Üye ve Görev Değişiklikleri... 3 MMKD Stratejik Plan Çalışması... 3 PROJELER... 4 Kapılar Müzecilere Açık Projesi... 4 Derneklere

Detaylı

Resim 1: Kongre katılımı (erken kayıt + 4 günlük kongre oteli konaklaması) için gereken miktarın yıllar içerisindeki seyri.

Resim 1: Kongre katılımı (erken kayıt + 4 günlük kongre oteli konaklaması) için gereken miktarın yıllar içerisindeki seyri. Patoloji Dernekleri Federasyonu Başkanlığına, Son yıllarda patoloji kongrelerinin katılım ücretlerinin çok yüksek olduğu yakınmaları arttı. Bu nedenle kongrelerimizi daha ucuza yapmaya çalıştık. Hemen

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı