KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALARINDA DENTAL YAKLAŞIM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALARINDA DENTAL YAKLAŞIM"

Transkript

1 T.C. Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Oral Diagnoz Ve Radyoloji Anabilim Dalı KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALARINDA DENTAL YAKLAŞIM BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi Yasemin KIRCI Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Nesrin DÜNDAR İZMİR-2008

2 ÖNSÖZ Hayatımın her döneminde maddi-manevi desteğini benden esirgemeyen sevgili aileme, tezimi hazırlamamda bana yardımcı olan değerli hocam Prof. Dr. Nesrin DÜNDAR a ve Dt. Betül İLHAN a teşekkürü bir borç bilirim. İZMİR, 2008 Stj. Dişhekimi Yasemin KIRCI

3 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALIKLARI DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALIKLARI 3.1. Kalp Yetmezliği Dişhekimi Açısından Önemi Enfektif Endokardit Dişhekimi Açısından Önemi Hipertansiyon Dişhekimi Açısından Önemi Kalp Kapak Hastalıkları Mitral Stenoz Mitral Yetmezlik Aort Stenozu Aort Yetmezliği Akut Romatizmal ateş (ARA) Protez Kapaklar Dişhekimi Açısından Önemi Koroner Arter Hastalıkları Angina Pectoris Dişhekimi Açısından Önemi Akut Miyokard İnfarktüsü Dişhekimi Açısından Önemi...35

4 3.6. Aritmiler Atriyal Aritmiler Ventriküler Aritmiler İletim Anormallikleri Bradikardi Kardiyak Pacemakerler Dişhekimi Açısından Önemi Kalp Operasyonu Geçiren Hastaların Dişhekimi Açısından Önemi ÖZET KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ...47

5 1.GİRİŞ Toplumumuzda, ortalama yaşam süresinin uzaması ile yaşlı nüfus oranında ve buna bağlı olarak kardiyovasküler sorunlu insan sayısında artış olmuştur. Ayrıca, eski yıllar ile kıyaslandığında genç bireylerde görülen kardiyak problemlerde ve ani ölümlerde artış olduğu görülmektedir. Bu sorun dişhekimlerini yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle dişhekimleri, kalp hastalıkları ve alınacak tedbirler hakkında yeterli bilgiye sahip olmalıdır.

6 2. KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALIKLARI Kardiyovasküler sistem hastalıkları, kalp ve kan damarlarını etkileyen hastalıklardır. Kalp kasının beslenmesini sağlayan damarları tutan koroner arter hastalığı, hipertansiyon, kalp kapaklarının, kalp kasının veya kalp yapısının bozulması ile ortaya çıkan kardiyovasküler hastalıklar dünyada ve Türkiye de ölüm sebeplerinin başında gelir. Bu durum sağlık sektöründe çalışanların kalp ve damar hastalıklarını daha sık görmesi sebebi ile sorumluluklarını artırmaktadır. Dişhekimleri de bu grup içinde önemli bir yer almaktadır. Bu nedenle iyi bir anamnez ve dental tedaviden önce gerekli önlemleri almalı ya da gerekli ise antibiyotik profilaksisi yapmalıdır. Antibiyotik profilaksisi; tedavi sonrası mikrobiyal kolonizasyonu, bakteriyemik metastatik enfeksiyonları ve komplikasyonları önlemek veya azaltmak amacı ile enfeksiyon belirtisi göstermeyen hastalara yapılan antibiyotik kullanımıdır (1). Kullanılan antibiyotik dozunu belirlemede, en düşük doz, en az yan etki ile en kısa zamanda, en düşük maliyetle tedavi planının hazırlanması amaç edinilir (2). AHA tarafından 1997 yılında yayınlanan son bültende, antibiyotik profilaksisi düşünülen hastalarda: 1- Enfeksiyon riski yaratacak kardiyak problemin derecesi, 2- Yapılacak klinik uygulama ile bakteriyeminin görülme riski, 3- Kullanılan profilaktik antimikrobiyal ajanların potansiyel yan etkileri, 4- Önerilen profilaktik preparatların maliyet ve yararlılık durumları göz önünde bulundurularak, tedavi planlamasının buna göre yapılması önerilmiştir (3). 2

7 Antibiyotiklerin; kusma, ishal, döküntü gibi yan etkileri ortaya çıkabilir, hatta anafilaksi gibi ciddi komplikasyonlar oluşabilir. Ayrıca, bakterilerin antibiyotiklere artan oranlarda direnç geliştirmesi tüm dünyada endişe uyandırmaktadır. Bu nedenle antibiyotikler sadece gerekli oldukları durumlarda kullanılmalıdır. Detaylı bir anamnezle hastaların alerji durumları, hastanede yatışları, geçirilmiş operasyonlar, alınan medikasyonlar ve hastalıkları gibi bilgilerin temin edilmesinin önemi tartışılamaz. Riskli hastalarda dental müdahalelerden önce profilaksi gerekliliği konusunda hastanın doktoru ile konsültasyon yapılması gerekli olmakla birlikte, hastanın durumunun değerlendirilmesi ve antibiyotik verilmesinin gerekliliği konusunda karar verecek kişi dişhekimidir (1, 4). 3. DİŞHEKİMLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALIKLARI 3.1. KALP YETMEZLİĞİ Kalp yetmezliği, kalbe gelen ve dokular için gerekli olan oksijen ile diğer metabolik maddeleri taşıyan kanın yeterince pompalanamaması sonucu ortaya çıkar (5). Kalp yetersizliğinin ilk belirtileri, yorgunluk, dinlenme ve efor sırasındaki dispnedir (6). Kalp yetmezliğini sağ ve sol kalp yetmezliği şeklinde 2 ye ayırıyoruz (7). Sağ kalp yetmezliğinde kan dolaşımı venöz kısımda toplanır. Sol kalp yetmezliğinde ise kan ilk anda akciğerlerde toplanmıştır (8). Sağ kalp yetmezliğinin semptomları 1- Venöz dolgunluk 2- Ödem 3

8 3- Konjestif hepatomegali 4- Asit 5- Plörezi (7) Sol kalp yetmezliğinin semptomları 1- Dispne 2- Öksürük 3- Paslı renkte balgam 4- Plevpa epanşmanı (8) Kalp yetmezliği akut yada kronik olabilir. Akut miyokard infarktüsü (AMİ), taşiaritmi, enfektif endokardit seyrinde oluşan kapak rüptürü akut yetmezliğe neden olur. Bunların 2 ya da daha fazlasının bir arada olması da kronik kalp yetmezliğine neden olur. Kalp yetmezliğinin düşük debili yada yüksek debili formları olabilir. Klasik kalp yetmezliği düşük debili olandır. Yüksek debili kalp yetmezliği ise, tirotoksikoz, arteriyovenöz fistül, beriberi, paget, anemidir. Kalp yetmezliği sistolik ve diastolik olarak da ayrılır (7). Kalbin sistolde kanı perifere pompalamama durumu sistolik, diastolde sol ventrikülün sol atriumdan kan almasında bozukluk olduğunda ise diastolik kalp yetmezliği söz konusudur. Sistolik kalp yetmezliğinin temel bulgusu öne doğru atılan kardiyak debinin düşmesidir. Diastolik yetmezlikte ise pulmoner ve sistemik konjesyon ön plandadır (9). Kalp Yetmezliği Nedenleri 1- Koroner arter hasalığı 2- Hipertansif kalp hastalığı 3- Valvüler kalp hastalığı 4

9 4- Konjenital kalp hastalığı 5- Kardiyomiyopati 6- Miyokardit 7- Perikardit 8- Akut veya kronik akciğer hastalıkları 9- Tirotoksikoz 10- Hipotiroidizm 11- Farmakolojik supresyon (Propranolol) (5, 7) Kalp Yetmezliğine zemin hazırlayan Nedenler 1- Tedavinin azaltılması 2- Aritmiler 3- MI veya iskemisi 4- Pulmoner emboli 5- Sistemik enfeksiyon 6- Fizik ya da emosyonel stres 7- Miyokardit 8- Kardiyak depresan (sitostatikler) ya da tuz tutucu ilaç alımı (kortikosteroidler) 9- Araya giren başka bir hastalık. Akut ya da kronik böbrek yetersizliği gibi. 10- Kardiyak toksinler. Alkol gibi. 11- Yüksek debili durumlar. Anemi, hipertiroidi gibi. Kalp yetmezliği bulunan hastaların fonsiyonel durumu New York Kalp Cemiyeti (NYHA) tarafından önerilen bir sınıflama ile ifade edilir. Buna göre; 5

10 Sınıf 1: Olağan fizik aktivite herhangi bir yakınmaya yol açmaz. Sınıf 2: Fiziksel aktivitede hafif kısıtlanma mevcuttur. Günlük aktivite şikâyete yol açar. Sınıf 3: Fizik aktivitede belirgin kısıtlanma vardır. Günlük aktivitenin altında sayılabilecek bir efor, yakınma ortaya çıkarır. Sınıf 4: İstirahatta bile şikâyetleri vardır (7). Kalp yetmezliğinde tedavi için diüretikler, ACEI, anjiotensin II reseptör blokerleri ve vazodilatatörler verilir. Hastaların günlük aktivitelerinde ve diyette düzenlemeler yapılmalıdır (6, 8) DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ Bu hastalarda kalp yetmezliğini oluşturan sebep kontrol altına alındığı zaman dişhekiminin ağızda yapacağı uygulamalar için fazla bir kısıtlılık yoktur. Lokal anestezik ajan olarak kullanılan lik epinefrin içeren solüsyonlar bir defada toplam 2 ampul/karpülü geçmemelidir (6). A) Dental İşlem Sırasında Gelişebilecek Problemler 1- Kanamaya eğilim 2- Kardiyak arrest ya da aritmi sonucu ani ölüm 3- Miyokardiyal infarktüs 4- Serebrovasküler bozukluklar 5- Enfeksiyon 6- Kalp yetmezliği 6

11 7- Romatizmal kalp hastalığı olan hastalarda bakteriyel endokardit 8- İlaçlara bağlı yan etkiler; -Diüretik ve vasodilatatörler-ortostatik hipotansiyona, -Digoxin-aritmilere, -Digoxin ve vasodilatatörler ilaçlar mide bulantısı, kusmaya, -Vasodilatatör ilaçlar palpasyona neden olabilirler. B) Dental Girişim Öncesi Alınacak Önlemler 1- Hastanın hekimi ile temasa geçilmelidir. 2- Çok iyi şartlar olmadıkça rutin dental tedaviler yapılmamalıdır. 3- Kalp yetmezliği nedenine yönelik dental tedavi planı hazırlanmalıdır. 4- Postoperatif enfeksiyonun önlenmesi için antibiyoterapi uygulanmalıdır. 5- Akciğer konjeksiyonunun gelişmemesi için hasta dik pozisyonda tutulmalıdır. 6- Kanama zamanı (KZ) ve protrombin zamanı (PZ) belirlenmeli, uzun ise hekimi ile temas kurulmalı. 7- Hasta yorulmuşsa seansa son verilmelidir. 8- Aldığı ilaçlara dikkat edilmelidir. (bulantı, kusma, kanamaya eğilim) 9- Genel anesteziden kaçınılmalıdır. 7

12 C) Dental Girişim Endikasyonları 1- Kalp yetmezliğinin sebebi, mevcut komplikasyonları, hastanın son durumu göz önüne alınmalıdır. 2- Bazı hastalarda sadece acil dental tedaviler yapılmalıdır. 3- Komplikasyonsuz hastalarda çok iyi tıbbi şartlarda dental tedavi uygulanmalıdır. D) Oral Komplikasyonlar 1- Enfeksiyon 2- Kanama 3- Peteşi 4- Ekimoz 5- İlaca bağlı olarak xerostomi ve likenoid lezyonlar E) Acil Dental Bakım 1- Akut konjestif kalp yetmezliği olan hastada sınırlı tedaviler uygulanmalıdır. 2- Ağrı kontrolü için çeşitli analjezik ilaçlar verilmelidir. 3- Enfeksiyonu önlemek için antibiyoterapi uygulanmalıdır (10) ENFEKTİF ENDOKARDİT Enfektif endokardit kalbin endokardiyal yüzeyinin enfeksiyonudur (9). Görülme sıklığı düşük olmasına karşın hayatı tehdit eden önemli bir 8

13 hastalıktır. Erkekler kadınlara göre daha yüksek risk altındadırlar. Günümüzde vakaların yarısından çoğunun 60 yaş üstü bireylerde görüldüğü ve 65 yaş üstünde de risk oranının % 8,8 olduğu bildirilmektedir (1). Karakteristik erken lezyon değişen büyüklüklerde vejetasyondur, içerisinde trombositler, fibrin, mikroorganizma ve enflamatuar hücreler bulunur. Bakteri, mantar, mikobakteri, riketsiya, kladmiya ve mikoplazma endokardite neden olabilir. Oral kavite ve üst solunum yollarında bulunan streptokok, stafilokok, enterokok ve gram(-) koko basiller sıklıkla endokardite neden olur (3, 9). Enfektif endokardite en sık neden olanlar yapısal kalp hastalıkları, kalp kapak hastalıkları ve doğumsal kalp hastalıklarıdır (7). İmmün sistemi deprese olmuş hastalar ciddi bakteriyemi tehlikesi altındadır. (AİDS, organ transplantasyonu nedeniyle immünosupresif ilaç kullananlar, lösemili hastalar, ilerlemiş lenfoma ve diğer neoplastik hastalıkları olanlar, kontrol altında olmayan IgA yetersizliği, kontrol altında olmayan diabetes mellitus, sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit) (4, 11). Enfektif endokardit 6 haftadan kısa süreli ise akut, 6 hafta ile 6 ay arasında veya daha uzun süreli ise subakut olarak adlandırılır. Akut formda sıklıkla etken S.Aureus, kronikte ise viridans streptokok, enterokok, koagülaz (-)stafilokok yada gram (-) kokobasillerdir (9). Mantarlar ve S.Aureus endokarditi damar içi uyuşturucu kullananlarda daha sık görülür. İntravenöz kateteri olan ve kortikosteroit, geniş spektumlu antimikrobiyal ilaç veya sitotoksik ilaç kullanımı olanlarda candida ve aspergillus endokarditi gelişebilir. Uzun dönem diyaliz hastalarında bakteriyel endokardit insidansı 9

14 genel populasyona göre daha yüksektir. Tedavi edilmediği takdirde hayatı tehdit eden bir hastalıktır. Kalp yetmezliği en çok görülen komplikasyon olup, bunu arteriyel emboliler izlemektedir. Nörolojik komplikasyonlar içinde kraniyel sinir tutulumları, ensefalit, mikotik anevrizmalar sayılabilir (7). Klinik Bulgular %90 olguda ateş mevcuttur. Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, terleme, eklem ağrıları, bitkinlik, taşikardi, titreme atakları bulunabilir. Kalp yetmezliği bulguları olabilir. Subkutan nodüller, peteşi, Osler nodülleri (el ve ayak parmaklarının iç yüzünde ve avuç içinin tenar ve hipotenar bölgelerinde ağrılı endüre bölgelerdir), tırnaklarda splinter kanamalar, janeway lezyonları (avuç içi ve ayak tabanında düzgün ağrısız, mavi-kırmızı nokta şeklinde lezyonlardır), anemi, emboli, çomak parmak, splenomegali, göz kapağı iç yüzünde merkezi soluk peteşiler, retinada atılmış pamuk manzarası, Roth s lekesi (ortasında beyaz leke olan kanama odakları) görülen bulgulardır. Böbrek hasarına bağlı hematuri ve proteinüri, glomerulopati (Löhlein), renal infarktlar görülebilir (7, 9, 10). Duke Kriterleri: Kesin Enfektif Endokardit Tanısında; a) Patolojik Kriterler: Mikroorganizmalar ve patolojik lezyonlardır. b) Klinik Kriterler: 2 Majör, 1 Majör ve 3 Minör, 5 Minör kriter varlığında kesin tanı koyulur. 10

15 Majör Kriterler; - Pozitif kan kültürü - Endokardiyal tutuluş varlığı Minör Kriterler; - Altta yatan kalp hastalığı veya intravenöz ilaç kullanımı - 38 dereceden yüksek ateş - Vasküler fenomen - İmmünolojik fenomen - Majör kriterlere uymayan mikrobiyolojik laboratuar bulguları - Major kriterlere uymayan ekokardiyografi bulguları Tedavisinde enfeksiyona neden olan patojenin antimikrobiyal ajanlarla kesin eradikasyonu gerekir. Tedavide etken ajanlara bağlı olarak penisilin, sefalosporin ve vankomisin asıl yer tutan antibiyotiklerdir (9). Penisilin alerjisi olan kişiler için seçenek olarak önerilen eritromisinden, sık gastrointestinal yan etkileri ve değişik formülasyonlarının karışık farmakokinetik özellikleri nedeniyle vazgeçilmiştir (7) DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ Bakteriyel endokardit olgularının %19 unun dental girişimler sonrası oluşan bakteriyemi ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Herhangi bir dental uygulama yapılmasa bile, yalnızca kötü oral hijyen ve periodontitis veya 11

16 periapikal enfeksiyonlar sonucunda da bakteriyemi gelişebileceği bildirilmiştir. Diş fırçalama, sert gıdaların çiğnenmesinin, ortodontik bantların yerleştirilmesi ve çıkarılması veya sürmemiş dişlerin ortodontik düzeltmesinin, hatta protez vuruklarının bile bakteriyemiye neden olabileceği saptanmıştır. Dişeti ve mukozada kanamaya neden olacak her girişimin bakteriyemi yaratabileceği bilinmeli ve hekimler gerekli önlemleri almalıdır (3, 6). AHA nın bültenine göre endokardit oluşma riskine göre şu şekilde bir sınıflandırma yapılabilir: Yüksek Risk Grubu - Kalp kapağı protezi taşıyan hastalar - Yapay kalp hastalıkları - Diğer kalp hastalıkları bulunmamakla birlikte geçirilmiş endokardit hikâyesi olan kişiler - Kompleks siyanotik kalp hastalığı (tek ventrikül durumu, büyük arterin transpozisyonu, Fallot tetrolojisi) olanlar - Cerrahi olarak sistemik pulmoner shunt uygulanmış hastalar Orta Risk grubu - Konjenital kalp malformasyonlarının birçoğu (Patent ductus arteriozus, ventriküler septal defekt, primum atrial septal defekt, aort koartasyonu, biküspid aortik kapak) 12

17 - Edinsel kapak disfonksiyonları (romatizmal kalp hastalığı veya kollajen vasküler hastalıklara bağlı) - Hipertrofik kardiomyopati - Valvar regürjitasyonlu mitral kapak prolapsı. (Mitral yetmezlik yoksa profilaksi gerekmez.) Profilaksi Önerilmeyen Düşük Risk Grubu - İzole sekundum atrial septal defekt - Cerrahi olarak tedavi edilmiş atrial septal defekt, ventriküler septal defekt veya patent ductus arteriozus, - Önceden geçirilmiş koroner arter by-pass operasyonu, - Valvar regürjitasyonu olmayan mitral kapak prolapsı, - Fizyolojik, fonksiyonel ve zararsız kalp sesleri, - Kapak disfonksiyonu olmayan, geçirilmiş Kawasaki hastalığı, - Kapak disfonksiyonu olmayan, geçirilmiş romatizmal ateş, - Kardiyak pace-maker ve implante edilmiş defibrilatörler. Hastanın yaşının, çekilen diş sayısının, operasyon süresinin bakteriyemi oranını etkileyen diğer faktörler olduğu belirlenmiştir. En önemli değişken hastanın oral hijyen durumudur. Endokardit riski taşıyan hastalarda diş fırçası, diş ipi ve diğer plak kaldırıcı aletler rahatlıkla kullanılabilir. Ancak püskürtmeli polisaj cihazlarının oral hijyeni kötü olan hastalarda kullanımı sakıncalıdır (3). Kaye; dental işlemlerden önce, iyi bir ağız sağlığının 13

18 endokarditi önleme açısından, uygulanacak profilaktik antibiyotik tedavisinden daha önemli olduğu görüşünü savunmaktadır (1). Dental işlemlerden önce klorheksidin glukonot, povidon iyodin, iyodin veya gliserin içeren gargaraların kullanılması, bakteriyeminin sıklığını ve şiddetini azaltacağından yararlıdır. Endokardit Profilaksisi Önerilen Dental Uygulamalar - Diş çekimleri - Cerrahi, küretaj, kök planlaması ve sondlamayı içine alan periodontal uygulamalar - Dental implantların yerleştirilmesi ve avülse olmuş dişlerin reimplantasyonu - Endodontik kök kanalı tedavisi veya apikal rezeksiyon - Antibiyotik lifleri veya bantlarının subgingival olarak yerleştirilmesi - Ortodontik bantların yerleştirilmesi ve çıkarılması - İntraligamenter lokal anestezik enjeksiyonlar - İmplant ya da dişler çevresinde kanama olması beklenen bölgede profilaksi uygulaması (3). Yapılan bir çalışmada kanal tedavisi yapılan 30 hastanın 9 unda (%30) preoperatif kan kulturleri (-) iken tedaviden sonra bakteriyemi geliştiği gösterilmiştir. Ayrıca 90 hastanın 10 unda (%11) benzer bakteri DNA sı görülmüş, paperpoint ve kandan izole edilen kültürlerin genetik özellikleri aynı çıkmıştır (12). Bu, kanal tedavisinin enfektif endokardite neden olabileceğini işaret eder. 14

19 Dental işlemler sırasında, bazı hastalarda beklenmeyen kanamalar görülebilir. Bu durumda uygulamayı takiben 2 saat içinde yapılacak olan profilaksinin yeterli olduğu, ancak 4 saat sonra yapılacak profilaksinin yararlı olmadığı hayvan deneyleriyle gösterilmiştir. Antibiyotik Profilaksisi Gerektirmeyen Dental Uygulamalar - Restoratif tedaviler (çürük bir dişin doldurulması veya eksik bir dişin replasmanı) - Lokal anestezik enjeksiyonlar (intraligamenter olmayanlar) - Kök kanalı içine sınırlı endodontik tedaviler (post yerleştirilmesi ve üst yapı) - Rubber dam yerleştirilmesi - Postoperatif dikiş alınması - Hareketli protez ve ortodontik apareylerin yerleştirilmesi - Ölçü alınması - Flor uygulaması - Oral radyografi alınması - Ortodontik apareylerin ajuste edilmesi - Süt dişi çekimleri Total dişsiz hastalarda da kötü protezlerin yarattığı ülserlerden bakteriyemi gelişebileceğinden hastaların periyodik kontrollere alınmaları önerilir. Endokardit riski taşıyan hastalarda seri dental uygulamalar 15

20 gerektiğinde, tedavilerin tümü profilaksinin aynı periyodunda bitirilmeli, bu mümkün olmadığında ise 9-14 gün ara ile çalışılmalıdır. Mikrobiyal direnç olasılığını azaltmak amacıyla antibiyotik kullanımına dental uygulamadan kısa bir süre önce başlanmalı, ancak uygulama sonrası uzun süre devam ettirilmemelidir (6-8 saati geçmemelidir) Antibiyotik kullanmakta olan hastalarda antibiyotiğin dozunu artırmak yerine, farklı gruptan bir antibiyotik seçmek daha uygun olacaktır (3). Antikoagülan (heparin ve kumadin) alan hastalarda profilaksi için intramusküler enjeksiyonlardan kaçınılarak, daha yüksek serum düzeyi sağlamak için parenteral özellikle de intravenöz (IV) uygulamalar tercih edilmelidir (2). Ayrıca operasyondan 2 gün önce antikoagülan kesilmeli, protrombin zamanının normale döndüğü saptanmalıdır. Operasyondan 1 gün sonra tekrar antikoagülana başlanır. Protrombin zamanı tayini ile takip edilir. Amoksisilin, gastrointestinal sistemden emiliminin iyi olması, serum seviyesinin devamlılığı ve yüksekliği nedeniyle tercih edilen preparattır (3). Klaritromisinin gram (+) koklara eritromisinden daha etkili olduğu, dahi iyi tolere edildiği ve GİS yan etkilerinin daha az olduğu kabul edilir. Eritromisinle görülen GİS problemlerin, klindamisin ile daha az görülmesi de klindamisinin daha yaygın kullanımına sebep olmuştur (11). Tablo 1 de enfektif endokardit profilaksisinde kullanılan ilaçlar ve dozları verilmiştir. 16

21 TABLO 1.Dental, oral, solunum ve özefagus ile ilişkili girişimlerde enfektif endokardit profilaksisi Erişkin Çocuk Standart profilaksi Amoksisilin 2.0 g Oral 50 mg/kg Oral 1 saat preop. 1 saat preop. Klindamisin 600 mg Oral 20 mg/kg Oral 1 saat preop. 1 saat preop. Penisilin Sefaleksin* veya 2.0 g Oral 50 mg/kg Oral duyarlılığı olan Sefadroksil* 1saat preop. 1 saat preop. Azitromisin veya 500 mg Oral 15 mg/kg Oral Klaritromisin 1 saat preop. 1 saat preop. Parenteral Ampisilin 2.0 g IM, IV 50 mg/kg IM, IV Uygulama 30 dk. preop. 30 dk. preop. Klindamisin 600 mg IM, IV 20 mg/kg IM, IV Penisilin 30 dk. preop. 30 dk. preop. duyarlılığı olan Sefazolin* 1.0 g IM, I V 25 mg/kg IM, IV 30 dk. preop. 30 dk. preop. İlaçların total çocuk dozu erişkin dozunu geçmemelidir (6). *Penisilinlere aşırı duyarlılık reaksiyonu (ürtiker, anjioödem, anafilaksi) gösteren bireylerde sefalosporinler kullanılmamalı (2). 17

22 3.3. HİPERTANSİYON Hipertansiyondan söz ederken 2 tür basınçtan söz ederiz. Sistolik basınç, kalbin sistol esnasında, sol ventrikülden aortaya kanı attığı zaman kaydedilen basınçtır. Diastolik basınç ise, sol ventrikülün diyastolü sırasında, arter sisteminde basıncın düştüğü en düşük seviyedir (10). Sistolik kan basıncının 140 mmhg, diastolik kan basıncının da 90 mmhg ve ya üzerinde bulunması yada kişinin antihipertansif ilaç kullanıyor olması hipertansiyon olarak tanımlanır. Yaşla birlikte görülme sıklığı da artmaktadır (9). Tablo 2 de hipertansiyon sınıflandırılması gösterilmiştir. Hipertansiyon primer ve sekonder olarak 2 ye ayrılır. Yüksek tansiyonun sebebi çok büyük oranda primerdir (%90-95), sebep tam olarak bilinmez. Sekonder olandan ise böbrek, damar veya hormon hastalıkları sorumludur. Tuz, fazla alkol ve sigara kullanımı, stres, hareketsizlik ve şişmanlık gibi değiştirilebilir sebepleri vardır (6). Sigara içmek, diabet, 60 yaşın üstünde olmak, erkek ya da post menapozal dönemdeki kadınlar, ailesinde 65 yaş altı kadınlarda ve 55 yaş altı erkeklerde kalp hastalığı olan bireyler, cinsiyet, ırk ve çeşitli hayat tarzlarının hipertansiyon için ana risk faktörü olduğu gösterilmiştir (13). Primer hipertansiyonun fizyopatolojisinde: Genetik yatkınlık, sodyumun böbrek tarafından aşırı tutuluşu, hücre transport ve bağlanmasındaki bozukluklar, vasküler hipertrofi, sempatik sinir sistemi hiperaktivitesi, reninanjiotensin-aldosteron sistemi, hiperinsülinemi, endotel hücre disfonksiyonu ve diğer nedenler (obezite, sigara, beslenme vb.) sayılabilir (7, 9). 18

23 Sekonder hipertansiyon nedenleri: Renal nedenler, endokrin nedenler, kardiyovasküler nedenler, gebelik toksemisi, merkezi sinir sistemi hastalıkları, akut strese bağlı hipertansiyon, alkol ve ilaca bağlı hipertansiyonlar ve ilacın kesilmesine bağlı olan hipertansiyonlardır (9, 10). TABLO 2. Erişkinlerde Kan Basıncı Sınıflaması JNC VI (13) KATEGORİ Sistolik ve/veya Diyastolik (mmhg) (mmhg) Optimal <120 Ve <80 Normal <130 Ve <85 Yüksek Normal Veya HİPERTANSİYON Evre Veya Evre Veya Evre Veya 110 Klinik Bulgular Bulanık görme, baş dönmesi, göz kararması, kulakta çınlama, başta dolgunluk hissi, bazen de sendeleme, boğazda sıkışma hissi, yorgunluk, sindirim sistemine ait psikonörotik şikayetler, seksüel problemler, huzursuzluk, sinirlilik, nefes darlığı, öksürük, depresyon, göğüs ağrısı, yüzde kızarma, hematüri,eklem ağrıları, ekstremitelerde soğukluk, çarpıntı, deri döküntüleri, kilo kaybı, terleme gibi semptomlar araştırılmalıdır (7, 10). 19

24 Komplike olmamış olgularda hipertansiyona bağlı en sık yakınma sabah saatlerinde, uyandıktan sonra oksipital bölgede tanımlanan baş ve ense ağrısı, bazen de burun kanamasıdır. Oskültasyonda 4.kalp sesi duyulabilir. Eğer aort kökü genişlemişse buna bağlı üfürüm olabilir (9). Hipertansiyona neden olan ilaçlar: Oral kontraseptifler, glukokortikoidler, nonsteroid antienflamatuar ve ilaçlar, trisiklik antidepresanlar, monoamin oksidaz inhibitörleri, sempatomimetikler, kokain, eritropoietin, siklosporindir. Tedavi edilmemiş olgularda kalp, beyin, böbrek, damarlar ve retinada bir takım komplikasyonlar görülebilir (7). Hipertansiyon tedavisinin ana ilkeleri: 1- Diyet tedavisi 2- Sakinleştirme-Sedasyon tedavisi 3- Sebebe yönelik tedavi 4- İlaç tedavisi (10) DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ Hipertansiyon; felç, kalp hastalıkları, böbrek ve retinal hastalıklar gibi önemli komplikasyonlara ve akut medikal problemlere neden olabilecek önemli bir hastalıktır (14). Günümüzde dişhekimleri, görülme sıklığı yüksek olan hipertansiyon hastalarıyla sık sık karşılaşmaktadır. Tanı konmamış, tanı konmuş ancak kontrol altında olmayan ve kontrol altında olan hipertansiyon hastalarında, dental tedavi öncesinde oluşabilecek komplikasyonlara karşı 20

25 önlem almak çok yararlı olacaktır. Yeni ve randevulu hastalarda her seansta tansiyon ölçülmesi çok önemlidir. Hasta 5 dakika dinlenmiş olmalı, 30 dakika içinde kahve ve sigara içmemiş olmalıdır. En az 5 dakika arayla bir kaç kez ölçüm yapılmalı ve ortalaması alınmalıdır (13). Beyaz önlük ve fotöy korkusu da tansiyonu yükseltir. Bu nedenle tedaviden önce hastanın ilacını aldığından emin olunmalı, üzerinden bir süre geçmiş olmalı, randevular genellikle sabah saatlerine verilmeli ve hastanın stresini azaltıcı önlemler alınarak işlem kısa sürede bitirilmelidir. Hipertansiyonlu hastalarda özellikle de kontrol altında olmayanlarda epinefrinli lokal anestezik kullanımı sakıncalıdır. Ancak bu hastalarda yeterli anestezi sağlanamaması daha ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Ağrı ve stres anında salgılanan epinefrin ve diğer katekolaminlerin miktarının 10 ampuldeki vasokostriktör miktarına eşit olduğu ifade edilmektedir (14). Kontrol altında olmayan hastalarda stres ve ağrı, kan basıncının artmasına yol açabilir (6). Stres ve ağrının azaltılmasında hekimin dürüst olması ve hastanın yerine kendini koyabilmesi önemlidir. Hekim, hastanın sorularına açık ve net bir şekilde cevap vermelidir. Anksiyetik hastalara küçük dozda (5 mg) diazepam ya da daha kısa sürede etki gösteren benzodiazepam (örn.30 mg oxazepam) 1 gece önce ve operasyondan 1 saat önce verilebilir. Daha anksiyetik hastalarda nitröz oksit sedasyonu uygulanabilir (6, 13). 21

26 A) Dental Girişimler Sırasında Oluşabilecek Problemler 1- Dişhekimine gelmenin yarattığı stres ve endişe, hipertansif hastalarda kan basıncında artışa sebep olabilir, angina pectoris, miyokard infarktüs, konjestif kalp yetmezliği, kanama ve serebro-vasküler olayları hızlandırabilir. 2- Kan basıncı belirgin ölçüde yükselmişse, cerrahi uygulama veya küretaj sonrası aşırı kanama olabilir. 3- Antihipertansif ilaçlarla tedavi görmekte olan hastalarda mide bulantısı ortaya çıkabilir, hipotansiyon gelişebilir ya da postural hipotansiyon oluşabilir. 4- Vasopressörlerin aşırı kullanımı tansiyonda tehlike yaratabilecek ciddi yükselmelere neden olabilir. 5- Antihipertansif ajanların pek çoğu barbitüratların sedatif etkilerini ortaya çıkarabilir. 6- Hipotansif tablolara sebep olabilen bazı antihipertansif ilaçları alan hastalarda, sedatif ilaçlarla hipotansif etki azaltılabilir. 7- Lokal sebebe bağlı olmayan ağrılar görülebilir. (pulpa hiperemisi) (5, 10). B) Medikal Komplikasyonların Önlenmesi 1- Tetkikler yaptırılmalıdır.(tam idrar, üre, kreatinin, kanama zamanı, pıhtılaşma zamanı, protrombin zamanı vs.) 2- Antihipertansif ilaçlarla tedavi edilenlerde; - Endişe, korku ve stres azaltılır. - İlgili ve güvenli bir atmosfer sağlanır. 22

27 - Randevular kısa tutulur. - Hastada aşırı stres oluşuyorsa seansa son verilir. - Hasta koltuğunun pozisyonu yavaş hareketlerle değiştirilir. - Hasta koltuktan inerken yardımcı olunur. (Ortostatik kollaps) - Yutma refleksinin uyarılmamasına çalışılır. - Premedikasyon için sedatifler kullanılır. - Genel anestezi için hastane ortamı tercih edilmelidir (5, 10). 3- Kullanılan ilaçlarla şu noktalara dikkat edilmelidir. - Düşük konsantrasyonlu vasopressor içeren (1/ lik adrenalin) yada vasopressor içermeyen lokal anestezikler kullanılmalıdır. - Anestezi madde çok yavaş enjekte edilmelidir. - Ayrıca vasopressor içeren gingival materyaller, topik ilaçlar kullanılmamalıdır. - Genel anesteziden kaçınılmalıdır. C) Dental Girişim Endikasyonları 1- Şiddetli (SSS bulguları olan ağır hipertansiflerde) durumda, kontrol edilemeyen hipertansiflerde (Tip 3 HT ) rutin dental tedavi uygulanamaz. Acil tedavi yapılarak tıp doktorunu yönlendirilmelidir. 2- Medikal tedavi altında, normotansiyonlu ve komplikasyonsuz (böbrek yetmezliği, konjestif kalp yetmezliği olmayan) hastalarda endike olan basit 23

28 cerrahi girişimler ve dental tedaviler yapılabilir. Komplike cerrahi işlemler için nitröz oksit inhalasyon anestezisi, diazepam ve oral sedatiflerle premedikasyon yapılarak işlem uygulanır. 3- Komplikasyonlu hastalar, mutlaka öncelikle iç hastalıkları uzmanına sevk edilmelidir (6, 10). Epinefrin kontrol altında olan hastalarda dikatli olunarak kullanılabilir. (2 ampul 1: epinefrin içeren %2 lik lidokain verilebilir) Tip 3 hipertansiyon hastalarında acil tedavide epinefrin içeren solüsyon kullanılmamalıdır (13). D) Oral Komplikasyonlar 1- Aşırı kanama oluşabilir. (cerrahi işlemler sırasında ve sonrasında) 2- Antihipertansif ilaçlarla xerostomi oluşabilir. (diüretikler, alfa ve beta blokerler) 3- Antihipertansif ilaçlar gingival hiperplaziye neden olabilir.( özellikle nifedipin olmak üzere tüm kalsiyum kanal blokerleri) 4- Bazı antihipertansif ilaç kullananlarda tat kaybı (ACEI ile), oral ülserasyon veya stomatitis gelişebilir. (alfa ve beta blokerlerle) 5- Acetazolamide (Diazomide-Diamox) fasiyal parestezi yapabilir. 6- Malign hipertansiyonlularda fasiyal paralizi görülebilir. 7- Bazı antihipertansif ilaç kullananlarda likenoid reaksiyonlar gelişebilir. (Thiazid, Metildopa, Propranolol gibi) 24

29 8- Hydralazine bağlı lupus benzeri reaksiyonlar görülebilir (6, 10). İlaçların ağızda neden olduğu yan etkileri kontrol altına almak için hastanın ağız hijyeni kotrol altında tutulmalı, hasta motive edilmeli, gerekirse doktoruyla görüş alış verişi yapılarak ilaç değişikliğine gidilmelidir. Ağız kuruluğu için yapay tükürük preparatları kullanılabilir (6, 13). E) Acil Dental Bakım 1- Diyastolik kan basıncı 115 mmhg veya yukarı olanhastalarda, acil tedaviler bile yapılamaz. 2- Enfeksiyonlarda antibiyoterapi yapılmalıdır. 3- Diğer gruptaki hastalarda, endike olan her türlü tedavi uygulanabilir (10) KALP KAPAK HASTALIKLARI Mitral kapak hastalığı, aort kapak hastalığı ve protetik kalp kapağı durumu kalp kapağı hastalıkları olarak bilinir. Bu kapak lezyonlarından en çok görülen tip mitral stenozdur (6) MİTRAL STENOZ Mitral stenoz, romatizmal ateş sonrası en sık görülen kapak hastlığıdır (7). Efor dispnesi, çabuk yorulma, öksürük, çarpıntı, ortopne, pretibial ödem, hepatomegali, asit, plevral epenşman sık görülen bulgularıdır. Mitral stenozlu hastalarda atrium içindeki trombüslerin kopmasıyla değişik organlarda emboli görülebilir (10). 25

30 MİTRAL YETMEZLİK Bozulmuş hemodinaminin sebebi antomik strüktür değişişikliklerinden ileri gelir. Regürjitasyonun başka bir sebebi de papiller adelelerin disfonksiyonudur. Kronik mitral yetersizlikte sol atrium ve sol ventrikül dilatasyonu meydana gelir. Yorgunluk, efor dispnesi ve çarpıntı ilk semptomlardır. İleri dönemlerde akut akciğer ödemi görülebilir AORT STENOZU Etiyolojide genellikle romatizmal endokardit vardır. Yorulma, angina pectoris, baş dönmesi, senkop nöbetleri sıktır. Bu semptomlar serebral iskemiye bağlıdır (8) AORT YETMEZLİĞİ En sık rastlanan nedeni romatizmal kalp hastalığıdır. Doğumsal nedenli de olabilir. İlk semptomu efor dispnesidir. Baş dönmesi ve çarpıntı ise diğer minör semptomlardır. Ortopne ve angina pectoris ağrılarına benzer ağrılar oluşabilir. Aort yetersizliğinde birdenbire yükselen ve düşen bir nabız görülür. Sistolik basınç anormal derecede yüksek, diastolik basınç ise anormal derecede düşük saptanır (10) AKUT ROMATİZMAL ATEŞ (ARA) Akut romatizmal ateş, A Grubu Beta Hemolitik streptokokların neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ortaya çıkan sistemik enflamatuar bir klinik tablodur. Kalp, eklemler, merkezi sinir sistemi, deri ve 26

31 subkutan dokuları tutar (7). 5 yaşından önce nadir görülür, 5-15 yaş arası en sık görülür, 25 yaşından sonra ilk atak görülmesi de çok nadirdir (8). Akut romatizmal ateş gelişimi için daha önceden Grup A Streptokoklar ile üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmiş olması gerekir. Spesifik bir tanı testi bulunmaz (9). Birçok organı tutan sistemik bir hastalık olmasına rağmen en korkulan ve en önemli mortalite ve morbidite nedeni kardiyak tutulumdur. Kardiyak tutulum akut dönemde kardit tablosuyla kalp yetersizliği ve ölüm nedeni olabilir. Daha sık görülen tablo, uzun dönem sonra ortaya çıkan kalıcı kalp kapak hasarıdır (7). Nadir olmakla birlikte subakut bakteriyel endokardit de önemli bir komplikasyondur (10). Daha iyi yaşam koşulları ve antibiyotiklerin yaygın kullanımı ARA sıklığını azaltır. Soğuk, nemli ortamlar ve kötü ekonomik koşullar ise artırır. Etken streptokokların virulansı ve bireylerin genetik duyarlılığı ARA sıklığında etkilidir (7). Klinik Bulgular Genel Yüksek ateş Halsizlik Bitkinlik Taşikardi Kilo kaybı Genel durum bozukluğu 27

32 Kardiyak Kardiyomegali,konjestif kalp yetmezliği Akut perikardit, perikardiyal efüzyon Apikal pansistolik üfürüm(mitral yetmezlik) Apikal middiyastolik üfürüm(carey Coombs) Bazal diyastolik üfürüm (Aort yetmezliği) Dermatolojik Subkutan nodüller Eritema marginatum Romatolojik Artralji Gezici poliartrit Nörolojik Sydenham koresi (9) Romatizmal kardit pankardit şeklindedir, endokard, miyokard ve perikard değişik derecelerde tutulur. Atakların çoğu poliartritle başlar (7). ARA, genellikle kollojen doku hastalığı veya kollojen-vasküler bir hastalık olarak adlandırılır (9). Histopatolojik olarak ARA da enflamasyonun en erken bulgusu fibrinoid nekrozdur. Miyokarddaki Aschoff Nodülleri tanı için patognomoniktir (7). 28

33 Jones Kriterleri A) Majör Kriterler 1- Poliartrit 2- Kardit 3- Korea minör (Sydenham Koresi) 4- Eritema marginatum 5- Subkutan nodüller B) Minör Kriterler 1- Artralji 2- Ateş, eritrosit sedimantasyon hızının artması 3- Lökositoz 4- Karın ağrısı, prekordial ağrı, epistaksis 5- ASO titrajı yüksekliği 6- C reaktif protein pozitifliği 7- EKG de PR mesafesinde uzama 8- Anemi C) Destekleyici Bulgular 1- Geçirilmiş A Grubu Beta Hemolitik Streptokok enfeksiyonu anamnezi 2- Pozitif boğaz kültürü 29

34 3- Antisteptolizin O (ASO) titrelerinin artması konur. Bunlardan 2 majör veya 1 majör+2 minör kriterin bulunması ile tanı ARA için spesifik bir tedavi yoktur. Akut dönemde hastaya mutlak yatak istirahati önerilir ve antienflamatuar ajanlar, aspirin ve kortizon verilir (5,10). Tedavi, hastalığa neden olan A grubu beta hemolitik streptokokların eradikasyonu, artrit, kardit, kore gibi klinik bulguların tedavisi ve atakların tekrarını önlemeye yönelik sekonder profilaksiyi içerir (7) PROTEZ KAPAKLAR Doğal kapağı yeterli işlev göremez hale gelen olgularda hastaya protez kapak yerleştirilir. Protez kapağı olan hastaları bekleyen en önemli sorunlar tromboz, enfeksiyon ve kanama eğilimidir. Kapak dejenerasyonu ve hasta kapak uyumsuzluğu diğer sorunlardır. Obstrüksiyon, hemoliz, tromboz/tromboemboli, sol kalp yetmezliği, parça kırılması/kaçak ve dejenerasyon gibi komplikasyonlar görülebilir. Protez kapaklı hastalarda enfektif endokardit için yüksek risk söz konusudur (7). Protez kapak endokarditi operasyondan sonra ilk 60 gün içinde görülürse erken, daha ileriki bir dönemde görülürse geç olarak adlandırılır. Protez kapak endokarditi etkeni ilk 60 günde stafilokokus epidermidistir. S.Aureus, Gram (-) Basil, difteroid ve mantarlar sonraki sık görülen ajanlardır (9) DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ Dişhekimi, hastasını bakteriyel endokardit riskinden korumak için kalp kapağı hastalığı olanlarda antibiyotik profilaksisi uygulamalıdır. Bu hastalarda 30

35 standart enfektif endokardit profilaksisi uygulanır (6). Kalp kapak hastalıklarının etiyolojisinde genellikle akut eklem romatizması olduğu için, romatizmal fever ı re-aktive etmemek ve otaya çıkabilecek bir enfeksiyon tablosunu da, mevcut tabloyu ağırlaştırabileceği için, bu hastalarda dental girşim öncesi başlamak ve girişimi takibeden 2 veya 3 gün devam etmek üzere geniş spektrumlu (tercihen penisilin türevi) bir antibiyoterapi uygulaması yapılmalıdır. Kalp kapak hastalığı olan hastalarda kalp yetmezliği mevcut tabloya eklenmiş olabilir veya eklenebilir. Bu nedenle de hastanın yetmezlik içinde olup olmadığı mevcut semptomları değerlendirilerek irdelenmelidir. Kalp yetmezliği bulgusu olan hastalar vakit geçirilmeden bir uzmana sevk edilmeli ve dental tedavi hastanın kontrol altına alınmasından sonra yapılmalıdır (10) KORONER ARTER HASTALIKLARI Miyokardiyal oksijenin yetersiz olması sonucu ortaya çıkan angina pectoris ve kalbin uzun süreli iskemik yaralanması sonucu oluşan miyokard infarktı koroner arter hastalığı olarak bilinir. En önemli sebebi aterosklerozdur. Ateroskleroz çok fazla miktarda lipidin arter duvarlarına toplanarak plak oluşturması durumudur (6). Atherom plakları damar çapını daraltarak iskemiye neden olur. Koroner arterin daralması; anginal yakınmalar, miyokard infarktüsü, aritmi, konjestif kalp yetmezliği ve ani ölümlere neden olabilir (5). Koroner Kalp Hastalığı Nedenleri: Aterosklerozis, arteritis, emboli, koroner mural kalınlaşma, koroner lümeni daraltan nedenler, konjenital koroner arter hastalıkları, kalp transplantasyonu sonrası (9). 31

36 Koroner Kalp Hastalığı Risk Faktörleri: Yaş, cinsiyet, ailede KKH öyküsü: Erkek <55 yaş Kadın <65 yaş, hipertansiyon, postmenapozal dönemde olmak, stres,doğum kontrol ilaçları, sigara, diabetes mellitus, dislipidemi, hareketsizlik ve obezite (VKİ > 30kg/m²) (5, 7, 9) ANGİNA PECTORİS Angina pectoris koroner kan akımının zaman zaman yetersiz bir duruma düşmesi yüzünden retro-sternal bölgede yerleşen ve yeri, karakteri, hareketle olan ilgisi ve süresi bakımından özellikler gösteren ağrılı ve ağır prognozlu bir klinik sendromdur. Ağrının yayılması genellikle kolun ve göğsün soluna, çene altına ve dişlere doğrudur (10). Angina pectorisi; stabil (kararlı), unstabil (kararsız) ve variant olarak 3 ye ayırıyoruz. Stabil Angina pectoris: Çoğunlukla hasta tarafından retrosternal bir ağrı, baskı, yanma, huzursuzluk, sıkıştırıcı rahatsızlık olarak tanımlanır. Yayılıcı özelliği vardır. Ağrı birkaç dakika sürer, dilaltı nitratlara iyi yanıt verir. Eforla ortaya çıkar, istirahat edince birkaç dakikada kaybolur, yani efor anginasıdır. Ağır bir yemekten sonra veya soğukta semptomlar artabilir. Unstabil Angina Pectoris: Burada olay gerileyerek stabil hale gelebileceği gibi, miyokard infarktüsüne kadar ilerleme ve ölüme kadar da gidebilir. Angina ağrısının 5-10 dakika İçeriinde kaybolmaması, nitratlara cevap vermemesi unstabil anginayı düşündürür. Ağrı daha şiddetlidir, kişiyi uykudan uyandırır, istirahat veya hafif eforla ortaya çıkar, yani istirahat anginasıdır. 32

37 Variant Angina Pectoris: Provoke eden neden olmaksızın oluşan koroner tonus artışı (vasospazm) koroner akımı iskemi oluşturacak kadar azaltır ve olgu anginadan yakınır (9). Tedavisinde; diyetin düzenlenmesi, sigara kullanımının yasaklanması, kan basıncının kontrol altına alınması, diabet veya gut varsa tedavisi, şişmanlamanın engellenmesi önerilir (5) DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ Koroner arter hastalığı olan hastalarda dişhekiminin ilk dikkat etmesi gereken nokta yeni bir iskemi veya infarktüsün önüne geçmektir. Bu yüzden hastanın iskemik olaylarının tekrarlama sıklığını bilmek gerekir (6). Hafif Stabil Angina (Ayda 1 atak ) Cerrahi olmayan uygulamalar ve kök yüzeyi düzleştirmesi Normal Endodonti, diş çekimi Sedasyon Orta Derecede Angina (Haftada 1 atak) Muayene ve profilaksi Normal Kök yüzeyi düzleştirmesi,diş çekimi,gingivoplasti Sedasyon ve Nitrogliserin Şiddetli Angina (Günlük ataklar) Muayene Normal Profilaksi, basit girişimler Sedasyon ve Nitratlar 33

38 Anginalı hastaların tedavisi sırasında; anginal ağrı, miyokard infarktüsü yada kardiyak arrest sonucu ölüm görülebilir. Bu yüzden; - Seanslar kısa tutulmalı ve sabah saatlerine randevu verilmeli - Stres ve ağrı oluşturmaktan kaçınılmalı - Stresli hastalarda sedasyon uygulanmalı (5-10 mg Diazepam, medizepam peroral verilebilir.) - Ortostatik hipotansiyon, bradikardi gibi yan etkilere karşı tedbirli olunmalı - Lokal anestezi tercih edilmeli ve adrenalin içermeyen lokal anestezikler seçilmelidir. - Ağrı oluşturmayacak şekilde derin anestezi sağlanmalı - Anginalı hastalarda ağrı oluşuyorsa tedavi bırakılmalı ve hastaya dilaltı nitrogliserin tableti verilmelidir. Nonstabil angina hastalarının vital belirtileri izlenmelidir (5, 6). Gingivitis, diş çürüğü ve diş kaybının angina pectoris oluşumu için birçok risk faktörüyle ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Periodontitisin etiyolojisinde birçok enflamatuar rol oynar. Bunlar aterosklerozun patogenezinde de etkili olabilir. CRP (C re-aktif protein) seviyesi ile gingivitis ve diş çürüğü arasında ilişki bulunmuştur. CRP enflamasyonun işaretidir ve kardiyovasküler olaylarda da etkilidir. Serbest bırakılması aterosklerotik olaylara neden olabilir (2). 34

39 AKUT MİYOKARD İNFARKTÜSÜ Aterosklerotik zeminde trombüs gelişimi sonucu koroner arterin tam tıkanmasıyla o arterin beslediği bölgede nekroz gelişimidir. Klinik Bulgular Temel semptom göğüs ağrısıdır. Ağrı uzun sürer ve genellikle 30 dakikadan fazladır. Opiatlar, genellikle morfin ağrıyı geçirir. Transmural m.i. (tüm katmanları tutan) ve şiddetli göğüs ağrısı olan hastaların yarıdan fazlasında bulantı ve kusma olur. Hastaların çoğunda yüz soluk, gergin ve kötü görünümlüdür. Endişe infarktüs hastalarında yaygındır ve ölüm korkusu tabloya hâkimdir. Tanı EKG ile kolayca konabilir ayrıca serum enzimleri tanıda çok yararlıdır (7, 9, 10). Bu hastalarda çarpıntı, solunum güçlüğü, anormal nabız ve şok belirtileri de görülebilir (5). Tedavide ana prensip: Oksijen temini, damar yolunun açılması, kardiyak heodinamiğin düzenlenmesi il yapılacaklardır. Sonra medikal ve trombolitik tedaviye geçilir (10) DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ - İlk 6 ayda dental tedavi uygulanmamalı - Doktoru ile konsültasyon yapılmalı - Tedaviden önce sedasyon yapılmalı - Aşırı kanamaya karşı tedbirli olunmalı (Aspirin ve antikoagülanlar) - Cerrahi operasyon öncesi PT ve PTZ ölçülmeli 35

40 - Randevular sabah saatlerine verilmeli - Seanslar kısa tutulmalıdır - Tedavi sırasında ağrı oluyorsa tedaviye son verilmelidir - Ağrı oluşturmayacak şekilde derin anestezi sağlanmalı (5) - Saf lokal anestezikler yavaş enjekte edilerek kullanılmalıdır. - Hastalarda diş çekiminden ziyade pulpatomi yapılması tercih edilir. - Hastanın kullanmakta olduğu ilaçlara bağlı olarak gelişebilecek komplikasyonlara dikkat edilmeli (6). Eğer hastada acil tedavi gerekiyorsa ve kanama zamanı dakikadan fazla ise aşırı kanamaya karşı hemostaz, desmopressin ile desteklenebilir. Desmopressin vücut ağırlığının her kilogramı için 0. 3 mikrogram olacak şekilde parenteral olarak verilir. Bir saatlik cerrahi işlem süresince maksimum doz mikrogramı geçmemelidir (6). Unstabil angina ve miyokard infarktüsünden sonraki ilk 6 ayda yalnız acil konservatif tedaviler yapılabilir, genel olarak dental tedavi kontrendikedir. Çünkü bu süre içinde yapılan cerrahi işlemler ve anestezinin tekrar infarkt geçirme olasılığını artırdığı görülmüştür. Dental tedavi sırasında kanda kateşolamin artışı miyokarddaki oksijen dengesini bozar, koroner spazm ve iskemiye sebep olur. Bu riskler dişhekimi tarafından herzaman göz önünde bulundurulmalıdır (15). İskemik kalp hastalıklarının tedavisindeki gelişmeler (Revaskülarizasyon terapisi ve girişimsel kardiyak rehabilitasyon gibi) sayesinde kardiyak problemli hastaların dental tedavilerinin, gerekli önlem 36

41 alındığı taktirde yapılabileceğini ve eğer iskeminin devam etmediği görülürse miyokard infarktüsünden 6 hafta sonra dental tedaviye başlanılabileceğini savunan araştırmacılar da vardır. Bu araştırmacılar ihtiyacı olan dental tedavi yapılmadığı taktirde hastanın zarar görebileceğini ve dişhekiminin gerekli önlemleri alarak tedavi yapabileceğini söylemektedir. Konsültasyon, hastanın iyi değerlendirilmesi ve ağrı kontrolü çok önemlidir. Nitrat premedikasyonu, oksijen kullanımı, derin anestezi, stresin azaltılması ve hastayı monitorize etmek tavsiye edilir (16). Lokal anesteziklerde felypressin kullanılabilir. Felypressin vazopresinin bir analoğudur. Meechan ve arkadaşları kalp transplanttasyonlu hastalarda felypressinin epinefrinden daha az hemodinamik etkiye sahipolduğunu göstermiştir. Koroner arteri daraltmasına rağmen hastalarda göğüs ağrısı ve ECG değişiklikleri görülmemiştir. Kadın hastalarda postoperatif komplikasyon görülmesi riski erkek hastalardan 4.7 kat fazla bulunmuştur. Ayrıca dental tedaviden önceki 2 hafta içinde göğüs ağrısı olan hastalarda post operatif komplikasyon görülmesi riski daha yüksektir. Postoperatif ağrının önlenmesi çok önemlidir (15) ARİTMİLER Kalbin normal ritminin bozulmasına aritmi denir. Aritmiler akut veya kronik şekilde oluşurlar. Kronik olanlar kalıcı ve tekrarlayan aritmilerdir. Kardiyak ritim ve iletim bozuklukları ölümcül, semptomatik veya asemptomatik olabilir (9). Hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve yaşlanmaya bağlı olarak kalp ileti sistemindeki bozukluk aritmi sebebidir. Aritmiler atriyal veya ventriküler olabilirler. 37

42 ATRİYAL ARİTMİLER 1- Sinüs taşikardisi 2- Sinüs aritmisi 3- Atriyal erken vurular 4- Paroksismal atriyal taşikardi 5- Atriyel flutter 6- Atriyal fibrilasyon (10) Sinüs taşikardisi en sık rastlanan atriyal aritmidir. Kalp atım sayısının vuruş olmasıdır. Ateş, ağrı, anksiyete, heyecan, hipertiroidizm, sigara, sık tüketilen kafeinli içecekler, hipovolemi, sol ventrikül disfonsiyonu, pulmoner emboli, ilaç zehirlenmesi sinüs taşikardisine neden olur. Dişhekimi korkusu da sinüs taşikardisine sebep olabilir (6, 10) VENTRİKÜLER ARİTMİLER 1- Ventriküler erken vurular 2- Ventriküler taşikardi 3- Ventriküler fibrilasyon Bunlardan en çok ventriküler fibrilasyondan korkulmalıdır. Yaşamla bağdaşmaz. Nabız ve kan basıncı alınamaz (10). 38

43 İLETİM ANORMALLİKLERİ İletim sisteminde uyarı oluşturmada ve bu uyarıların iletiminde ortaya çıkan bozukluklar ritim bozuklukları, atriyoventriküler bloklar ve dal bloklarına neden olur. AV bloklar ise kendi içinde 1. derece AV bolk, 2.derece AV blok, 3. Derece AV blok (tam blok) olarak 3 e ayrılır (9) BADİKARDİ Kalbin atım hızı <60 düzenlidir. Sinüs Bradikardisi: Parasempatis S.S. aktivitesinin arttığı durumlarda, parasempatik etkili ilaç kullananlarda, tümörlerde, şiddetli kolik ağrıları, kafa içi basıncının arttığı durumlarda, miyokard infarktüsünde ve hasta sinüs sendromunda görülür. Bradikardilerin; baş dönmesi, bayılma, konvülsiyonlar, şuur kaybı, siyanoz, nabız alınamaması ve solunum derinleşmesi gibi semptomları görülebilir KARDİYAK PACEMAKERLER Normal kalp atımları sırasında miyokardın kasılmasını başlatan uyarıları yapay olarak oluşturan cihazlardır. Kasılmayı başlatan bu uyarıların spontan olarak oluşamadığı ya da oluşan uyarıların gerektiği şekilde iletilemediği durumlarda bu uyarıları üretip gerekli yerlere ileterek işlev görürler. Geçici ve kalıcı olmak üzere 2 tipi vardır (7). 39

44 DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ Kalp atım sayısı dakikada 100 ün üzerinde ve 60 ın altında olan veya düzensiz kalp atışı olan kişiler dental tedaviye alınmadan önce tıp doktoruna yönlendirilmelidirler. Hastanın kalp ile ilgili hikâyesinin iyi alınması ve gerekliyse konsültasyona gönderilmesi gereklidir. Çalışırken sorun olacağı düşünülen kişilerde hastanın monitorize edilebileceği bir merkezde işlemlerin yürütülmesinde yarar vardır (6). A) Dental İşlemler Sırasında Gelişebilecek Problemler 1- Ciddi ölümcül aritmilere geçiş 2- Miyokard infarktüs 3- Senkop 4- Kadiyak arrest (Ani kalp durması) 5- Pacemaker ritminin bozulması (Özellikle elektriksel aletlerin kullanımı halinde) Bu aletler; ultrasonik diş temizleme cihazları, elektrikli cerrahi aletler, vitalometreler, metal dedektörleri, radar akımları, fizik tedavi araçları, topraklaması kötü elektrikli cihazlardır (5). B) Dental İşlem Öncesi Alınacak Önlemler 1) - Aritmili hastaların dental tedavi öncesi stres ve endişesi giderilmelidir. - Dişhekiminin hastasının stresini ve endişesini artırıcı davranışlardan ve sözlerden kaçınması gerekir. 40

45 - Gerekirse tedaviden önce sedatif etkili ilaçlardan birisi verilebilir. - Tedavi seansları mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. - Hekim tedavi sırasında ortaya çıkabilecek aritmi semptomlarına karşı uyanık olmalıdır. 2) Şayet tedavi sırasında semptomlar ortaya çıkıyorsa, tedaviye derhal son verilmeli, hasta dinlendirilmeli, nabız ve kan basıncı takip edilmelidir. Eğer hastanın durumu düzelmiyorsa derhal hastaneye acil tedavi için sevk edilmelidir. 3) Ciddi taşiaritmileri olan hastalarda aşırı adrenalin içeren lokal anestezikler kullanılmamalıdır. Çünkü bu ölümcül aritmilere neden olabilir. 4) Ultrasonik cihazlarla vitalometreler gibi ağız içine az da olsa elektrik akımı verebilen elektrikli diş aletleri pacemaker cihazını etkileyerek ritmi bozabilirler, ölümcül değişikliklere yol açabilirler. Bu nedenle bu cihazlar kullanılmamalıdır (10). C) Dental Girişim Endikasyonları - Nabız sayısı dakikada arasında olduğu ve semptomların olmadığı, antiaritmik ilaçlarını düzenli kullananlarda konservatif diş tedavileri yapılabilir. - Antiaritmik tedavi altında olan, semptomları bulunmayan hastalarda, konsültasyon yapıldıktan sonra, sedasyonla basit cerrahi girişimler yapılabilir. - İleri cerrahi girişim gerektiren hastalarda ise, daha geniş imkânları olan hastane ortamında yapılması tercih edilmelidir. 41

46 D) Oral Komplikasyonlar Genellikle olmaz E) Acil Dental Tedavi - Hasta sakinleştirilmeli - Sedasyon yapılmalı - Taşiaritmisini önleyebilmek için kalsiyum antagonistleri verilebilir. - Acilen tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmelidir (10) KALP OPERASYONU GEÇİREN HASTALARIN DİŞHEKİMİ AÇISINDAN ÖNEMİ Bu hastalarda dental işemler sırasında bakteriyel endokadit ve antikoagülan kullanımı nedeniyle cerrahi uygulamalar ve küretajı takiben oluşabilecek uzun süreli kanama problemine dikkat edilmelidir (10). Operasyon sonrası endokardit riskini azaltmak için, kardiyak cerrahi uygulanacak hastaların dental açıdan değerlendirilmeleri ve gereken tüm tedavileri operasyondan önce tamamlanmalıdır (3). Koroner by-pass operasyonu ve sekundum tipte atriyal septal defekt operasyonu geçirecek hastalarda profilaksi gerekmez. Sentetik greft kullanılan konjenital anomalilerin cerrahi tedavisi ve valvüler replasmanda profilaksi gereklidir. Kapak protezi uygulamalarında da yüksek risk olduğu için antibiyotik profilaksisi gereklidir (5). Stent takılan hastalarda endotelizasyonun gerçekleştiği 1 aylık süre beklenerek subakut tromboz riski 42

AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI ve ANTİBİYOTİK PROFİLAKSİ REHBERİ

AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI ve ANTİBİYOTİK PROFİLAKSİ REHBERİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU Kahramanmaraş İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Kahramanmaraş Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI ve ANTİBİYOTİK

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

AMASYA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI VE

AMASYA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI VE 1. AMAÇ: Hastalara bilinen bir enfeksiyonu olmadan mikrobiyal kolonizasyonu engellemek ve postoperatif oluşacak komplikasyonları azaltmaktır. a) Postoperatif enfeksiyon riski yüksek olan hastalarda kullanmak.

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM

BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Sunumu Hazırlayan Yrd. Doç. Dr Ayhan ÖZHASENEKLER

Detaylı

PROSEDÜRLER ANTĠBĠYOTĠK PROFĠLAKSI PROSEDÜRÜ. a) Postoperatif enfeksiyon riski yüksek olan hastalarda kullanmak.

PROSEDÜRLER ANTĠBĠYOTĠK PROFĠLAKSI PROSEDÜRÜ. a) Postoperatif enfeksiyon riski yüksek olan hastalarda kullanmak. Sayfa No 5/1 1. AMAÇ: Bilinen bir enfeksiyonu olmayan hastalara mikrobiyal kolonizasyonu engellemek ve postoperatif komplikasyon potansiyalini azaltmaktır. a) Postoperatif enfeksiyon riski yüksek olan

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER

SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER SPOR HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER DOÇ.DR.ERDEM KAŞIKCIOĞLU 1 35 yaşın altındaki sporcularda ani ölüm nedenleri 2% 1% 2% 4% 2% 2% 35% 3% 3% 3% 4% 5% 24% 10% Hipertrofik

Detaylı

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü Doküman No: ENF.TL.11 Yayın Tarihi:19.11.2008 Revizyon Tarihi: 27.03.2013 Revizyon No: 02 Sayfa: 1 / 9 GENEL İLKELER : Cerrahide profilaktik antibiyotik kullanımının genel kabul gören bazı temel prensipleri

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

MİTRAL DARLIĞI. Yrd. Doç. Dr. Sinan DEMİRTAŞ

MİTRAL DARLIĞI. Yrd. Doç. Dr. Sinan DEMİRTAŞ MİTRAL DARLIĞI Yrd. Doç. Dr. Sinan DEMİRTAŞ Mitral darlığı Kaç yaprakçık var? Anterior Posterior Anüler çevresi 10 cm Kapak alanı 5-6 cm2 NORMAL MİTRAL KAPAK ANATOMİ Mitral anülüs fibröz ve müsküler dokunun

Detaylı

Hastanemizde Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi Bölümlerinde SGK anlaşması geçerli olup, diğer bölümlerimizde özel sağlık sigortanızı kullanabilir veya bireysel ödeme yapabilirsiniz. Özel TOBB ETÜ Hastanesi

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Bradikardinin neden olduğu hemodinamik bozukluk ve semptomları var mı? (Bilinç durumu,şok bulguları,göğüs ağrısı vs.)

Bradikardinin neden olduğu hemodinamik bozukluk ve semptomları var mı? (Bilinç durumu,şok bulguları,göğüs ağrısı vs.) Bradiaritmi Tedavisi -Pacemaker -Atropin: semptomatik bradikardide sınıf IIa 0.5 mg. ve 3-5 dk. arayla toplam 3 mg. 0.5 mg altında bradikardi yapabilir.perfüzyonu bozuk hastada pace beklenmeden yapılması

Detaylı

Acil Serviste Hipertansif Hastaya Yaklaşım

Acil Serviste Hipertansif Hastaya Yaklaşım Acil Serviste Hipertansif Hastaya Yaklaşım Doç. Dr. Sedat YANTURALI Dokuz Eylul Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı İzmir sedat.yanturali@deu.edu.tr 1 Sunu Planı Hipertansiyona genel bakış

Detaylı

Amaç: Egzersiz programına katılmak üzere gelen bireylerin başlangıçta var olan hastalıklarını ve hastalık risk sınıflamasını öğrenmek

Amaç: Egzersiz programına katılmak üzere gelen bireylerin başlangıçta var olan hastalıklarını ve hastalık risk sınıflamasını öğrenmek Amaç: Egzersiz programına katılmak üzere gelen bireylerin başlangıçta var olan hastalıklarını ve hastalık risk sınıflamasını öğrenmek 2 Egzersiz programına başlamadan önce bireyin aşağıdaki değerlendirmesinin

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D.

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Endotel zedelenmesi ATEROSKLEROZ Monositlerin intimaya göçü Lipid yüklü makrofajlar Sitokinler İntimaya kas h. göçü

Detaylı

1. HİZMET KAPSAMI: UÜ-SK KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

1. HİZMET KAPSAMI: UÜ-SK KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 7 1. HİZMET KAPSAMI: Kardiyoloji Anabilim Dalı, erişkin ayaktan ve yatan hastalara tanı ve tedavi hizmetleri sunmaktadır. Bu hizmet haftada 7 gün ve 24 saat

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK-TANIM Ø Kardiyojenik şok (KŞ), kardiyak yetersizliğe bağlı uç-organ hipoperfüzyonudur. Ø KŞ taki hemodinamik

Detaylı

MI TANI & TEDAVİ ALGORİTMASI

MI TANI & TEDAVİ ALGORİTMASI MI TANI & TEDAVİ ALGORİTMASI SEMPTOMLAR GÖĞÜS AĞRISI ( EN SIK GÖRÜLEN SEMPTOM) BASICI, SIKIŞTIRICI TARZDA; KOLA VE BOYUNA YAYILABİLİR HAZIMSIZLIK, YANMA HİSSİ, PLÖRETİK AĞRI 1 SAATTEN UZUN SÜREBİLİR BULANTI

Detaylı

BRADİARİTMİLERE YAKLAŞIM DOÇ. DR. TAYFUN AÇIL ACIBADEM INTERNATIONAL HOSPITAL ISTANBUL

BRADİARİTMİLERE YAKLAŞIM DOÇ. DR. TAYFUN AÇIL ACIBADEM INTERNATIONAL HOSPITAL ISTANBUL BRADİARİTMİLERE YAKLAŞIM DOÇ. DR. TAYFUN AÇIL ACIBADEM INTERNATIONAL HOSPITAL ISTANBUL 3. Atriyal Fibrilasyon Zirvesi 31 Mayıs 2014 Antalya Kalbin elektriksel anatomisi Bradiaritmilerin patofizyolojisi

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 2. TEŞHİS VE TEDAVİ 2.1 Nasıl teşhis edilir? Klinik belirtiler ve araştırmalar

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

ARTRİT Akut Romatizmal Ateş. Dr. Gülendam Koçak Maltepe Üniversitesi

ARTRİT Akut Romatizmal Ateş. Dr. Gülendam Koçak Maltepe Üniversitesi ARTRİT Akut Romatizmal Ateş Dr. Gülendam Koçak Maltepe Üniversitesi Sunum Planı Akut Romatizmal Ateş Romatizmal Poliartrit Olgu sunumları ile ayırıcı tanı ARA ARA-Yaş ARA GAS Tonsillofarenjiti Yetersiz

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Aritmilerin elektrokardiyografik tanısı ve tedavileri. Dr Erdal YILMAZ

Aritmilerin elektrokardiyografik tanısı ve tedavileri. Dr Erdal YILMAZ Aritmilerin elektrokardiyografik tanısı ve tedavileri Dr Erdal YILMAZ Tanı yöntemlerinin gelişmesi Kardiyak cerrahi sonrası aritmilerin sık görülmesi Disritmi : Ritm düzensizliği Aritmi : Ritm yokluğu

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk 62 y., kadın, emekli bankacı İzmir de oturuyor. Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk Öykü: 12 yıldır hipertansif. İlaçlarını düzenli aldığını ve diyete

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Kardiyoloji Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İlk kez 1855 te Thomas Addison tarafından tanımlanmıştır Sıklığı milyonda 60-120

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU?

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? TABİ Kİ HAYIR, HER HASTAYA VERMELİYİZ DR. SABRİ DEMİ RCAN Beta Blokerler Adrenerjik reseptörler katekolaminler tarafından stimüle edilen G-protein

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Kardiyoloji Yıl/yarıyıl 4/1-2 Dersin Adı Ders düzeyi (Önlisans, lisans,vb) Dersin Türü(Z/S) Dersin dili Kodu Kardiyoloji

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

AKUT EKLEM ROMATİZMASI TANISINDA YENİLENMİŞ JONES KRİTERLERİ

AKUT EKLEM ROMATİZMASI TANISINDA YENİLENMİŞ JONES KRİTERLERİ AKUT EKLEM ROMATİZMASI TANISINDA YENİLENMİŞ JONES KRİTERLERİ Dr. N. Oğuz Akut eklem romatizması (AER) tanısı esas olarak klinik bulgularla konur. Fakat laboratua bulguları ilede desteklenmesi gerekir.

Detaylı

Gebe ve Emziren Kadında Antihipertansif Tedavi. Prof Dr Serhan Tuğlular MÜTF Nefroloji Bilim Dalı

Gebe ve Emziren Kadında Antihipertansif Tedavi. Prof Dr Serhan Tuğlular MÜTF Nefroloji Bilim Dalı Gebe ve Emziren Kadında Antihipertansif Tedavi Prof Dr Serhan Tuğlular MÜTF Nefroloji Bilim Dalı Konunun Önemi Gebelikte karşılaşılan en sık dahili sorun HİPERTANSİYON (Tüm gebeliklerin % 6-8 i) 1. Kronik

Detaylı

UZMANLAR İÇİN AKTİVİTE KARNESİ KİŞİSEL BİLGİLER Ünvanı, adı ve soyadı Doğum yeri ve tarihi Medeni durumu Bildiği yabancı dil / diller ve derecesi Yazışma adresi ŀ Telefon Elektronik posta adresi EĞİTİMİ

Detaylı

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ 1975 yılında canlı 1978 yılında kadavra E.Ü.T.F Hastanesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi 1988

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ:

Detaylı

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi DİYALİZ-MORTALİTE 200 ölüm/1000 hasta-yıl. USRDS-2011 En önemli ölüm nedeni kardiyak hastalıklardır. USRDS -2011:

Detaylı

HİPERTANSİYON TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ

HİPERTANSİYON TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ HİPERTANSİYON TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ Kan basıncı nedir ve nasıl meydana gelir? Vücudun yapıtaşları hücrelerdir. Hücrelerin beslenmesi ve enerji üretebilmesi için gereken maddeler ve oksijen

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Mahmut Şahin Düzenleme, Gözden

Detaylı

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur EBSTEİN ANOMALİSİ Uzm. Dr. İhsan Alur 1866 da W. Ebstein tarafından tanımlandı. 1964 te Lillehei tarafından ilk başarılı valvuloplasti ameliyatı yapıldı. Triküspit kapağın septal ve posterior lifletlerinin

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

Asistan Oryantasyon Eğitimi

Asistan Oryantasyon Eğitimi Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi ST YÜKSELMESİZ Akut Koroner Sendrom SOAP/NSTEMI Gazi Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı 02.04.2011 Sunumu Hazırlayan Dr. Mehmet Mahir KUNT Hacettepe

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM Prof. Dr. Hayri Ermiş İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hast. Ve Doğum A.B.D. Perinatoloji B.D. Gebeliğin kriz sıklığına etkisi? Gebelerin 1/3 ünde kriz

Detaylı

2.Valvüler kalp hastalıklarına cerrahi yaklaşım: Aort,Mitral, Trikuspit (2 saat)(yrd.doç.dr.şenol Gülmen)

2.Valvüler kalp hastalıklarına cerrahi yaklaşım: Aort,Mitral, Trikuspit (2 saat)(yrd.doç.dr.şenol Gülmen) Kalp Damar Cerrahi Dönem 4 2012-2013 Öğretim Yılı Teorik Dersler 12.11.2012-16.11.2012 Staj Grubu(4) 1.Kardiyopulmoner Baypas, İntraaortik Balon Pompası, Yapay Kalp (1 saat) Yrd.Doç.Dr.Şenol 2.Valvüler

Detaylı

Prof.Dr.Abdurrahman Oğuzhan. Doç.Dr. Mehmet Güngör KAYA

Prof.Dr.Abdurrahman Oğuzhan. Doç.Dr. Mehmet Güngör KAYA ERCIYES ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ Kardiyoloji Anabilim Dalı I. GENEL BĠLGĠLER Dersin Adı MED 607 KARDİYOLOJİ STAJI Yerel Kredi: Yıl ve Dönemi 011-01 6. SINIF AKTS Kredi:3 Öğretim Üyeleri Prof.Dr.Abdurrahman

Detaylı

HİPERTANSİYON. Günümüzün En Çok Öldüren Hastalığı

HİPERTANSİYON. Günümüzün En Çok Öldüren Hastalığı Günümüzün En Çok Öldüren Hastalığı HİPERTANSİYON Prof. Dr. Mustafa ARICI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı ve Halk Sağlığı Enstitüsü Öğretim Üyesi

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Levosimendanın farmakolojisi

Levosimendanın farmakolojisi Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996

Detaylı

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr.

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr. Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Recep Demirbağ Düzenleme, Gözden Geçirme - Uz.Dr.Rida Berilğen - Uz.Dr.Barış Düzel

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ STRES EKOKARDİYOGRAFİ İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum Tarihi:..... Telefon Numarası:.... Adresi:.....

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol.

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. KULLANMA TALİMATI STİDERM jel Cilde uygulanır. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. Yardımcı Maddeler: Benzalkonyum klorür, mentol kristali, karbomer 980, disodyum EDTA, sodyum

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Henoch-Schöenlein Purpurası

Henoch-Schöenlein Purpurası www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Henoch-Schöenlein Purpurası 2016 un türevi 1. HENOCH-SCHÖENLEİN PURPURASI NEDİR? 1.1 Nedir? Henoch-Shöenlein purpurası (HSP), küçük kan damarlarının (kapilerlerin)

Detaylı

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 2007 Yoğun Bakım Üniteleri Hasta bakımının en karmaşık Masraflı Teknoloji ile içiçe Birden fazla organı ilgilendiren

Detaylı

Kardiyak hastaların bakımında Türkiye'de sorunlar neler ve ne yapmalıyız? Kardiyoloji Gözüyle

Kardiyak hastaların bakımında Türkiye'de sorunlar neler ve ne yapmalıyız? Kardiyoloji Gözüyle Kardiyak hastaların bakımında Türkiye'de sorunlar neler ve ne yapmalıyız? Kardiyoloji Gözüyle Dr. Mehmet Emre Özpelit İzmir Ünv. Tıp Fak. Medicalpark Hastanesi Kardiyoloji AD Acil serviste karģılaģılan

Detaylı

ERİŞKİN TEMEL YAŞAM DESTEĞİ AKIŞ ŞEMASI. Hareket veya yanıt yok. 112 yi arayın AED getirin veya 2. kurtarıcıyı yardım için gönderin

ERİŞKİN TEMEL YAŞAM DESTEĞİ AKIŞ ŞEMASI. Hareket veya yanıt yok. 112 yi arayın AED getirin veya 2. kurtarıcıyı yardım için gönderin ERİŞKİN TEMEL YAŞAM DESTEĞİ AKIŞ ŞEMASI Hareket veya yanıt yok 112 yi arayın AED getirin veya 2. kurtarıcıyı yardım için gönderin Solunum yok ya da solunum çabası yok yada anormal solunum (gasping) Nabzı

Detaylı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant)

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 1 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 2 Prospektüs 3 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) Steril,apirojen Formülü Beher Zoladex LA Subkütan implant, enjektör içinde, uygulamaya hazır, beyaz

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

ÇOCUKLARDA HİPERTANSİYON

ÇOCUKLARDA HİPERTANSİYON ÇOCUKLARDA HİPERTANSİYON FR-HYE-04-423-01 Bu broşür çocuklarda hipertansiyonun nedenleri, tedavisi ve alınacak önlemleri hasta ve hasta yakınlarına daha iyi anlatabilmek için hazırlanmıştır. Hipertansiyon

Detaylı

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU... EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI GRİPİN kapsül Ağızdan alınır. Etkin maddeler: Her bir kapsül; etkin madde olarak 250 mg Parasetamol ve 15 mg Kafein içermektedir. Yardımcı maddeler: Mısır nişastası, Magnezyum Stearat,

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. FLURFLEX 100 mg Film Kaplı Tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. FLURFLEX 100 mg Film Kaplı Tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI FLURFLEX 100 mg Film Kaplı Tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 100 mg Flurbiprofen içerir. Yardımcı Maddeler: Laktoz, mısır nişastası, mikrokristalin selüloz, povidon,

Detaylı