Makalenin Başlığı: Finansal Sermayenin Kaynakları ve Finansal Krizler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Makalenin Başlığı: Finansal Sermayenin Kaynakları ve Finansal Krizler"

Transkript

1 Makalenin Başlığı: Finansal Sermayenin Kaynakları ve Finansal Krizler (Financial Capital Resources and Financial Crisis) Yazar: Yar. Doç.Dr. Oğuz Bal Görev Yeri: Kocaeli Üniversitesi GSM.(+9)

2 Financial Capital Resources and Financial Crisis Finansal Sermayenin Kaynakları ve Finansal Krizler ABSTRACT Formation and accumulation of capital is one of the main problems of all economies. Factor differences in the country's, capital accumulation, growth, development, and create obstacles for the development moves. To investment financing, own source equity or external resources might need to. Of course, the type and the maturity, in order to provide the planned investment or to renew factors, are important. This issue, of course, is the subject of financing. Source of financing for long-and short-term investments, respectively, from capital markets and money markets can be achieved. For source of funding the investments of inventory, there is more maneuver area for state. Today; in the majority of the world's economies liberal policies are applied, and may accepted vulnerable to global economies. A financial event; either, could be the result of a financial event, or occurs the cause of other the financial event. This working is the six chapter. Definitions of the concept of capital was in the first chapter. In the second chapter; the sources of monetary capital, and production function were discussed. In the third chapter; focused on the relationship between monetary foreign capital, and Turkey. The fourth section, the global financial crisis, and the policies against to relationships with financial institutions were discussed. The fifth chapter; on the structure of borrowing, and the current account deficit were studied. The sixth chapter, conclusions and recommendations took place. Sources: TC Central Bank, Turkey Statistical Institute, Treasury data. Keywords: Capital, crisis, financial, markets, Turkey ÖZET Sermayenin oluşumu ve birikimi tüm ekonomilerin temel sorunlarından biridir. Ülkelerdeki faktör farklılıkları; sermaye birikimi, büyüme, kalkınma ve gelişme hamlelerine engel olabilecek bir unsurdur. Tür ve vade, yapılacak yatırımda yetersiz faktörleri sağlamak veya yenilemek için, önemlidir. Yatırımın finansmanında ya öz kaynaklar veya dış 2

3 kaynaklara başvurulmalıdır. Bu durum bir finansman konusudur. Uzun ve kısa vadeli yatırımların finansman kaynağı sırasıyla sermaye piyasalarından ve para piyasalarından sağlanabilir. Devlet, stok yatırımlarının finansman kaynağı için, daha fazla manevra alanına sahiptir. Günümüzde dünya ekonomilerinin büyük bölümü liberal politikaların uygulandığı global etkilere açık ekonomilerdir. Finansal bir olay, bir diğer finansal olayın da nedeni ya da sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Yapısal sorunlardan kaynaklanan farklılıklar, ülkelerin dış borçlarına yansımakta ve ekonomi politikalarını etkilemektedir. Yani; Parasal sermaye kıtlığı bir finansman sorunudur. Parasal sermayedeki sorunlar reel sermayeyi etkileyerek üretim, tüketim, yatırım ve tasarruf fonksiyonlarını etkilemektedir. Çalışma altı bölümdür. Birinci bölümde sermaye kavramının tanımları yapıldı. Sermaye kelimesi ile oluşturulan tamlamalar üzerinde duruldu. Parasal sermayenin reel sermayeye akış şeması gösterildi. İkinci bölümde Parasal sermaye kaynakları ve üretim fonksiyonu konusu ele alındı Üçüncü Bölümde; Üretimi için kaynak sorununda yılları arası Türkiye örneği verildi. Parasal yabancı sermaye ve Türkiye ilişkisi üzerinde duruldu. Dördüncü Bölümde; Finansmanın sorununun Türkiye açısından yapısal özelliği, sorunların global finans kurumları ile ilişkileri ve finansal krizlere karşı politikalar ele alındı. Beşinci bölümde; borçlanma ve cari açık ve kaynakları üzerinde çalışıldı. Altıncı Bölümde; sonuç ve öneriler yer aldı. Makalede kullanılan kaynaklar; T.C Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu, Hazine Müsteşarlığı Verileri kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: Sermaye, parasal, krizler, piyasalar, Türkiye, 1 Giriş İçinde yaşanılan çağımızda bağımsız bir ekonomisinden söz etmek hemen hemen imkânsızdır. Globalleşmenin sağladığı kazançlar ve zararlar tüm ulusal ekonomileri etkilemektedir. Dünyanın herhangi bir yerinde oluşan bir finansal kriz kısa sürede bir domino etkisi ile yayılmaktadır. Reel alanda gerçekleşen bir oluşumun beraberinde finansal alandaki oluşumları da beraberinde getirmektedir. Temelde ekonomiyi iki yarı 3

4 alanda düşünmek doğru olmasa bile etkileri bakımından farklılıklar göstermektedir. Finansal alanda meydana gelen bir bunalım, etkisini kısa zamanda reel alanda göstermektedir. Ülkeler finansal alanda güçlü yapıda olmadığında IMF nin güdümüne girmektedir. Yaşanılan krizlerde buna şahit olunmaktadır. Mali yapı sorununu çözemeyen ülkelerde sosyal patlamalar da kaçınılmazdır. Finansal kaynakların kıtlığı üretimi, tüketimi, yatırımı ve tasarrufları doğrudan etkileyen temel bir sorundur. Bu çalışmada; sorunun temelinin sermaye yetersizliği olduğu ifade edilmiştir. Sermaye, anılan şekilde iki ana dala ayrılmıştır. Reel sermayesinin finansal sermayeye bağımlı olduğu belirtilmiştir. Finansal sermayedeki yetersizliğin reel sermayedeki etkileri verilerle gösterilmiştir. Sorunun çözümüne dair öneriler ülkelerin dünya ile entegrasyonu bağlamında ele alınmıştır. Özellikle, Türkiye deki reel alandaki sığlık sorunlarının, finansal yapı özelliklerinden kaynaklandığı ifade edilmiştir. Öncelikle teoride geçen «sermaye»nin teknik anlamları üzerinde duruldu. Finansal sermayenin oluşumunda en temel kaynakların neler olduğu açıklandı. Finansal ilişkilerin Globalleşme bağlamında nasıl cereyan ettiği hususu ele alındı. Parasal sermayenin reel alana yansımasında teorik varsayımlar üzerinde çalışıldı. İkinci olarak, parasal sermaye kaynakları üzerinde duruldu. Üretim fonksiyonu bileşenlerinin uyumu üzerinde çalışıldı. Üçüncü olarak parasal sermayenin transferi üzerinde yoğunlaşıldı. Dördüncü bölümde; Finansman sorununun Türkiye açısından yapısal özelliği( )üzerinde çalışmalar ve yorumlamalar yapıldı. Beşinci bölümde; borçlanma ve cari açık yapısı ve kaynakları üzerinde çalışıldı. Altıncı bölümde de sonuç ve öneriler yer almaktadır. Çalışmada, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu, Devlet Planlama Teşkilatı, Euro Stat, IMF, Dünya Bankası, OECD, TC. Hazine Müsteşarlığı resmi verileri kullanılmıştır. 2 Sermaye Kavramı Ve Tanımlar Sermaye; bir ticari işin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamıdır. İktisat biliminde sermaye, gündelik hayatta kullanılan "para" anlamından farklıdır. Sermaye; üretimde emeğin verimini artıran, daha önce insanlar tarafından üretilmiş olan üretim araçları ve üretim faktörlerinden birisidir. İşletme bilimine göre sermaye; işletmenin sahip olduğu tüm maddi ve manevi varlıkların tamamıdır. Muhasebeleştirmede öz sermaye kalemi olarak kayıt edilir. Farklı bilim dallarında veya disiplinlerde ayrı anlamlarda 4

5 kullanılmış olsa bile, genelde «kaynak» anlamında kullanılır. Bu kavram bazı ön sözcüklerle, anlamları değişen söz guruplarını oluşturur. Örneğin; sosyal sermaye, beşeri sermaye, entellektüel sermaye, yabancı sermaye, girişim sermayesi vb. Şirketlerde, finansman olanaklarını ve onun likiditesini kapsamaktadır. Sermayenin ne kadarının dışsal, ne kadarının öz sermayeye ait olduğu önemlidir. 2.1 Sermaye Birikimi Anamalın, aktiflerin tamamı ya da özsermayenin çoğalması anlamına gelir. Üretim faktörlerinden olan sermayenin çoğalması çeşitli yollarla olmaktadır. Saf iktisat bilimi açısından; büyümeyle artan gelirden sağlanan tasarrufların yatırımlara dönüşmesinden meydana gelmektedir. İşçiler arasındaki rekabetin patronun sermayesini çoğaltması gibi, küçük firmaların rekabeti sonucu büyük firmalarca yutulması gibi, geri kalmış ülkelerin gelişmiş ülkelerce kaynaklarının sömürülmesi sonucunda da sermaye birikmiş olur. 2.2 Sermayenin küreselleşmesi Sermayenin bu bağlamında firma, dışsal sermayeden bağımsız düşünülemez. Aslında bu kavram; merkantilizm dönemlerine kadar uzanır. Önceki yüzyıllarda da uzun mesafe kervanlarıyla gerçekleştirilen küresel ticaret ağından söz edilebilir. Günümüzde sermayenin transferi, elektronik ortamlar vasıtasıyla mal, hizmet ve fon transferi şeklinde gerçekleşmektedir. Şöyleki; sermaye mala dönüştürülmekte ve mal, mal ile takas edilmektedir. Mal paraya dönüştürülmekte, vadeli transferlerde Swap, Futures, Forward gibi teknikler kullanılarak fonlar dünyanın en uzak yöresinde offshore bankalarındaki hesaplara kaydedilmektedir. Bu hız ve transfer, kârlılıktan öte bir kavramı gerektirmektedir. 2.3 Sermaye transferinin gerçekleştirilmesi Dışa açık bir ekonominin en önemli özelliklerinden biri de; sermaye transferinin mümkün olmasıdır. Bu transfer; a- Yabancı yatırımcıların (örneğin; Türkiye'deki) faaliyet ve işlemlerinden doğan net kâr, temettü, satış, tasfiye ve tazminat bedelleri, lisans, yönetim ve benzeri anlaşmalar karşılığında ödenecek meblağlarının transferi şeklinde gerçekleşir, b- Makine, teçhizat, alet ve bu kapsamdaki mallar, makine aksamı, yedek parçalar ve malzeme ile diğer gerekli mallar, c- Lisanslar, patent hakları ve marka gibi fikri haklar ve hizmetler, d-yeniden yatırılmak suretiyle sermayeye dönüştürülen kârlar şeklinde gerçekleştirilir. Faiz oranı; sermayenin transferi için en önemli unsurdur. Faiz oranlarının düşük kalması 5

6 ekonomiyi canlandırıcı etki yapar. Parasal genişleme politikası enflasyonu artırır. Tasarruf sahiplerinden sermaye transferi sağlayabilir. Çokuluslu bir şirket, yabancı bir ülkede genişlemek için, bağlı şirketine ve dolayısıyla, o ülkeye kaynak transferi yapar. Buna karşılık, bağlı şirketin bulunduğu ülkede yer alan, bir başka çokuluslu şirket de, diğer çokuluslu şirketin bulunduğu ülkedeki bağlı şirketine sermaye transfer etmek kaydıyla genişleme yoluna gidebilir, böylece ülkeler arasında kaynak transferi yapmış olur Yabancı ülke yatırımcıları finansal alanlarda ellerindeki fonlar için reel getirilerinin yüksek olduğu ülkeleri seçerler. Reel kazançların yüksek olması için de seçtikleri ülkelerde enflasyon oranının düşük ve nominal faiz oranının yüksek olması gerekir. Dolaylı yabancı sermayenin giriş nedeni ve sorunun kaynağı da budur. Türkiye de 24 Ocak 1980 istikrar tedbirleri ile yabancı sermaye girişi teşvik edilmiş ve böylece yabancı sermaye yatırımlarında artışlar görülmüştür. Sermaye transferi üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması, "yap-işletdevret" modelinin kabulü, "Joint-Venture" şeklindeki ortak yatırım girişimlerini hızlandırmıştır. 2.4 Reel sermaye Reel Sermaye; üretilmiş üretim araçlarıdır. Buna fiziksel sermaye de denilebilir. Reel sermayede üretken faktör emektir. Firmalar reel sermaye için gerekli olan parasal sermayeyi öz sermaye ya da kredi sağlayarak bulundurmak durumundadır. Öz sermaye de tasarruflarla oluşturulur. Tasarrufların üretime aktarılması; reel kâr marjı ile paranın reel faiz getirisine bağlıdır. Tasarruflar üretime aktarılmadığı sürece üretken değildir. Şu hale üretim fonksiyonu sınırlı zamanla, parasal sermaye, emek değişkenlerinden oluşmaktadır. Reel sermayeyi bağımlı değişken olarak ele aldığımızda, bağımsız değişkenleri olan mekânın getirisi rantı, paranın getirisi faizi, işgücünün bedeli ise ücretiifade eder. Reel sermayeyi oluşturan girişimcinin kazancı ise kârı oluşturmaktadır. Şu halde kâr, bağımlı değişken, faiz, ücret, rant da bağımsız değişken olarak kabul edilebilir. 2.5 Parasal sermaye Parasal sermaye; üretim faktörlerini bir araya getirerek üretimi gerçekleştiren firmalarca faiz karşılığında talep edilen fonlara denir. Bunlar, akışkan fonlar halinde mali piyasalar arasında hareket eden kısa vadeli fonlardır.(kazgan, 1994: 161) Parasal sermaye MB larının paralarından oluştuğu gibi bazen, kişilerin sahip oldukları hisse senetleri, tahviller gibi değerler de olur. Finansman tekniklerinde kullanılan mal ya da hizmet mübadelesinde 6

7 kullanılabilecek para yerine geçen kıymetli evrak da bu sermayeye dâhildir. Parasal sermaye; alım, satım, hibe, vakıf, rehin, kira, mevduat gibi diğer iş ve işlemler için kullanılması açısından da özel mülkiyetin konusu içerindedir. Ulusal para değerindeki değişmeler karşısında, nominal değerleri aynı kalan ancak satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetler Parasal Sermaye yi oluşturur.( VUK Mük.298, 338 Tebliğ) Bir firmanın kârlılığı, parasal sermayesi ile ölçülür ve bu alan her türlü spekülâtif eylemlere açıktır. Sermaye piyasasının ayırıcı özelliği orta ve uzun vadeli fonlardan oluşmasıdır. Sermaye piyasasından sağlanan krediler genellikle, işletmelerin duran varlıklarının finansmanında kullanılarak reel sermayeye intikal eder. Gerek fon arzı, gerekse fon talebi, para piyasasından sermaye piyasasına ya da sermaye piyasasından para piyasasına kolayca kayabilir. İki piyasa arasındaki fon akımını ayarlayan düzenleyici unsur faiz haddidir. 3 Parasal Sermayenin Reel Alana Yansıması PARASAL SERMAYE YATIRIMLARIN FİNANSMANI SERMAYE YAPISINDAKİ DEĞİŞİMLER İŞLETME SERMAYESİ GEREKSİNİMLERİ REEL SERMAYE PARASAL SERMAYENİN REEL SERMAYEYE GEÇİŞ KANALLARI 3.1 Parasal Sermaye Hareketleri Finansal alanda uzmanlaşmanın sağlanması, sermaye yoğun teknolojinin kullanılarak maliyetlerin düşürülüp verimliliğin arttırılması, rekabetin sağlanarak, tasarrufların uygun değer dağılımının sağlanması ile yerli, gerçek ve tüzel kişilerin uluslararası finansal araçları ellerinde bulundurmalarına izin verilir. Finansal risklerin dağıtılması, ülke içinde oluşacak ani şoklardan daha az etkilenmesi ve ulusal paranın konvertibiletisinin sağlanabilmesi için sermaye hareketleri üzerindeki tüm kısıtlamaların kaldırılması gerekmektedir 7

8 Finansal alanda uzmanlaşma; kaynakların toplanması ve etkin bir şekilde dağıtılmasını küresel piyasalarla entegre ve bünyesinde çeşitli alt sektörleri bulunduran, katma değeri yüksek ürün veya hizmet üretme kapasitesine sahip olmayı mümkün kılar. Finansal piyasalarla etkileşim içinde olma da fon tedarikinde kolaylıklar sağlar. Fon tedarikleri gerçek veya tüzel kişilerin yapacakları tasarrufa, tasarruflar da harcama isteğine, gelire ve faiz oranlarına bağlıdır. Dolayısıyla aşağıda ifade edilen iki sonuca ulaşmamız mümkündür: a)parasal sermaye hareketlerinin uzman kişi ya da kurumlar aracılığıyla izlenmesi zorunludur. b)şirketlere finansman sağlama açısından borsada işlem görmenin yararları, hisse sentlerine likidite yaratarak onlara olan talebin artırılmasını sağlamaktır li yıllarda yoğun olarak, finansal piyasalar arasındaki karşılıklı transferler bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, liberalleşmeyle birlikte, piyasalar derinleşmeyi sağlamış ve gelişmiş ülkelerdeki fonlar dünya ölçeğinde hareket imkânına kavuşmuştur. Gelişmekte olan ve tasarruf noksanlığına sahip olan bir ülke, kaynak ihtiyacını faiz oranını yükselterek, tasarruf fazlası olan ülkelerden fon transferini sağlar. Bu durum reel faiz oranlarının yüksek olmasını gerektirmektedir. Reel yatırımlarla gerçekleşmeyen para hareketleri genel olarak sıcak para olarak bilinmektedir. 3.2 Parasal Sermaye Oluşumunun Kaynakları ve Petrol Fiyatları İlişkisi Parasal sermayenin elde edilmesi konusunda gözden kaçırılmaması gereken önemli nokta da; parasal sermayenin gerçekleşmesi için Kapitalist bir ekonomik düzenin var olması şartıdır. Kapitalist sistemin de en belirgin özelliği, özel girişim özgürlüğü ile özel mülkiyete dayanması, tüm üretimin pazar için ve «maliyet + kâr» ilkesine göre yapılmasıdır. Sermaye ister parasal ister reel olsun bunun oluşum ve birikiminde bir takım dayanakların olması gerekmektedir. Sermayedarın elinde bulunduracağı ve finansal kaynağa dönüştüreceği varlıkların mülkiyetine sahip olması gerekmektedir. Finansal yapıları güçlü olan ekonomilerin gerekli şartı, reel ekonomilerinin de güçlü olmasıdır. Bu bölümde bu dayanakların nasıl sağlandığı açıklanmaya çalışılacaktır. Bunlar (1) üretim artışları,(2) yabancı sermaye, (3)transferler,(4)dış borçlanma yapısı ve ihtiyacı gibi alt başlıklarla sıralanabilir. Bu maddeler sırasıyla ele alınıp incelenecektir. Üretim; insan ihtiyaçlarını gideren mal ve hizmet elde etmeye yönelik çabalardır. Üretilen mal ve hizmetler, iç ve dış pazarlarda arz edilmektedir. Üretim; bir anlamda üretim faktörlerini etkin kullanarak dönüştürmek şeklinde de ifade edilebilir. Gerçekleşen üretim kaynakların sınırlılığıyla doğru orantılıdır. Dışa açık, serbest ekonomi modeli, rekabet 8

9 kavramıyla birlikte anlam kazanır ki: bu kavram aynı zamanda kapitalist ekonomik düzenin en temel unsurlarındandır. Dışa açıklığın en belirgin özelliği olan Enformasyon ve ulaşımdaki gelişmeler, rekabetin boyutlarını artırmıştır. Konuya Türkiye açısından bakıldığında olursa; Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından her yıl yayınlanan Küresel Rekabetçilik Raporu nda; da, 133 ülke arasında 61. sırada yer almış, de, bu kez 139 ülke içinde yine 61. olarak yerini korumuştur, de ise 142 ülke arasında 59. sıraya yükselmiştir. Uluslararası rekabet ile üretim faktörlerinin yanısıra maliyet, kalite, teslim hızı ve güvenilirliği gibi sorunlar, üretimi sınırlamaktadır. Rekabetçiliği sınırlayan; maliyetteki artıştır. Maliyet artışı nedenlerinin başında enerji maliyetleri gelmektedir. Türkiye, elektrik enerjisinin % 55 ini doğal gaz ile üretmektedir. Pahalı ve kalorisi düşük gaz, dış ticaret açığını sürekli yükselten unsurdur, ham petrol, doğal gaz, kömür gibi temel enerji hammaddelerinin hepsinde net ithalatçı durumundadır yılı sonrasında izlenen sıcak para rüzgârıyla yaşanan hızlı büyüme, enerji ithalatını da kamçıladı. Yatırımlar geride kalırken, ithalat hızlandı. Neo-Liberal ekonomi politikalar gereği, kamu sektörü enerji yatırımlarından uzaklaştırılırken; özel girişimcilerin enerji yatırımları düşük bir düzeyde gerçekleşti. Sonuç olarak; sınırlı kaynaklarla üretim için enerji, gelişmekte olan ekonomilerin temel problemidir. Ekonomide yavaşlama, büyüme hızlarının düşmesi, enerji fiyatlarına bağlıdır. Şimdilik dünya ekonomisinde enerji kaynağı, yaygın olarak (enerji pastasının %37si düzeyinde)petroldür. Petrol arzı arttıkça üretim fiyatları gerilemektedir. Pahalı petrol, ülkelerin büyüme trendlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Küresel enerji ve emtia fiyatlarına bağlı olarak enflasyon yükselir, tüketici güven endeksi de gerileme gösterir. Petrol fiyatlarındaki artış cari açığın ve enflasyondaki artışın nedenlerindendir. Bu, cari işlemler açığı yüksek ülkelerden biri olan Türkiye yi de yakından ilgilendirmektedir. Bu açığı, enerji fiyatlarının sürekli artması nedeniyle kısa vadede kontrol etmesi de elinde değildir. Türkiye nin yıllık petrol faturası; 2010 yılında ham petrol varil fiyatları ortalama 75, 2011 yılında ortalama 95 Dolar mertebesindeydi başı itibariyle 125 Dolar seviyesinde, eğer, petrol fiyatları bugünkü haliyle 122 Dolar seviyesinde kalırsa, 2012'de en az 10 milyar Dolar yansıması olacak ve Türkiye'nin petrol faturası 65 milyar dolara çıkacaktır (www.haberler.com). Petrol fiyatları arttıkça gıda fiyatları da artacağı için enflasyon 2012 yılında hedeflenen enflasyon oranını olan yüzde 5 rakamının çok üstünde çıkabilir (www.csgb.gov.tr). Bu nedenle MB Para Politikası Kurulu (PPK) Petrol fiyatlarına dair 9

10 belirsizliklerin enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğu belirtilerek maliyet unsurlarında gözlenen gelişmelerin beklentiler üzerindeki etkisini önlemek amacıyla, MB ek parasal sıkılaştırmaya gitmiştir ( Bunun alternatifi ise faiz oranlarını artırmak olacaktır. MB nin sıkılaştırıcı hamleleri kısa vadeli faizleri artırsa da diğer taraftan düzelme eğiliminde olan beklentileri piyasada orta vadeli kıymetlerin faizlerinin yükselmesini engellemektedir. Piyasalarda tahvil faizi %10,80 lerdedir. Enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın devam etmesi sebebiyle enflasyonda artışın sürebileceği endişesi borsalarda satış yönünde kullanılır. Yükselen petrol fiyatları, petrol ithalatı/gsmh oranının yüksek olduğu ekonomilerde maliyet enflasyonu baskısı yaratmaktadır. Petrol ihraç eden ülkelerde dış ödeme fazlaları yaratırken, ithalatçısı ülkelerde büyük açıklar üretmektedir. YILLAR GSYİH BÜYÜME ELEKTRİK ÜRETİMİ HAM PETROL İTHALATI SANAYİ SEKTÖRÜ DEĞİŞİM HIZI % HIZI % (sanayi%) (TON) ,8 57, ,7 56, ,2 52, ,3 57, ,4 56, ,4 55, ,9 54, ,7 54, ,7 53, ,7 46, ,9 45, Tablo:1 KAYNAK: TÜİK, DPT Enerji Bileşenleri Tablosu. Tabloya göre; petrol faturası yükseldikçe sanayi sektörü düşme trendindedir. Enerji ve altın ithalatı ülkemizde GSYİH oranı olarak 2003 yılındaki yüzde 5,35 oranından 2006 yılında yüzde 7,4 oranına yükselmiş. Bu da aynı dönemde ticaret açığının GSYİH oranı olarak yüzde 5,9 düzeyinden yüzde 9,8 düzeyine zıplamasını getirmiş. Bu da cari denge açığının 2003 yılında GSYİH oranı olarak yüzde 4,4 düzeyinden 2006 yılında yüzde 7,4 düzeyine yükselmesine neden oluyor. Türkiye, 2007 yılında petrol ve doğalgaz için yurt dışına yaklaşık 40 milyar dolar ödedi. Önümüzdeki 15 yıldaki toplam fatura ise 460 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Bu durum ülkenin enerjide acil olarak yeni çözümler üretmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye'de ham petrol üretimi yurtiçi ve yurt dışı toplamına bakıldığında 19,3 milyon varil olup, tüketim dikkate alındığında dışa bağımlılık oranımız %93 seviyesindedir. (Kaynak:www.alternaturk.org/Türkiye-enerji-raporu.php) 10

11 Türkiye'de Petrol Üretimi Grafik:1 Kaynak: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Firmalar için üretim artışı hem sistematik hem de sistematik olmayan risk altındadır. Eğer firma; uzun vadeli bir yatırımı tasarlıyorsa uzun vadeli finansal kaynaklara, kısa vadeli yatırımı tasarlıyorsa kısa vadeli finansal kaynaklara başvuracaktır. Üretimde başarılıysa bu, finansal kaynağın sağlamlığına ve güçlü olmasına bağlıdır. Bu kaynaklar sermaye piyasalarından gerçekleşmektedir. Sermaye piyasalarının faaliyetleriyse özellikle Anonim şirketlerin(a.ş) ihraç ettikleri hisse senedi, tahvil veya diğer menkul kıymetlere dayanmaktadır. Menkul kıymetlerin alıcı ve satıcılarının çok olması, şirketlerin ilgi alanlarındaki başarılarıyla doğru orantılıdır. İşlem gördükleri borsadan önemli miktarlarda fon temini böylece sağlarlar. 3.3 Üretim Fonksiyonu 1 ve Bileşenlerindeki Uyum Üretim artışları, ülke ekonomisinin temel dayanaklarındandır. Üretim fonksiyonunda üretim faktörleri birer bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır. Üretim artışı; emeğin niceliğinden çok niteliğini, sermaye birikiminin yeterliliğini, doğal kaynakların ve 1 Üretim Fonksiyonu tanımı; üretim faktörleri miktarları ile elde edilen ürün miktarları arasındaki ilişkinin matematiksel bir gösterimi olarak tanımlanır. Bu konuda A.Smith,K.Marx,Cobb-Dougles,,Leontief, Solow, Schumpeter,Lucas üretim fonksiyonunda bazı ekleme ve değişikliklerle ele almışlardır.a.smith göre bilgi ve teknolojiyi üretim fonksiyonuna içsel bir değişken olarak dahil edilmiştir. Lucas; üretim fonksiyonuna beşeri sermayeyi eklemiştir. En tanınmış üretim fonksiyonlarından biri Cobb-Dougles üretim fonksiyonudur. Y = AK L olarak yazılır. Burada Y üretim miktarı, K sermaye miktarı ve L de emek miktarıdır. Üretimin sermayeye göre elastikiyetini, emeğe göre elastikiyetini ifade eder. A sabit bir katsayıdır. 11

12 teknolojinin yaygın ve etkin kullanımını gerektirir. Sayılan bu bileşenlerin ayrı birimler halinde düşünülmesi, büyümenin sosyal yönünü ihmal etmek olur ki; bu durumda dengesizlikler kaçınılmazdır. Günümüzde gelişen ekonomiler tarımdan sanayi alanına kaymış olan ekonomilerdir. Verilere göre(bkz: tablo 1); sanayi üretimindeki artış hızı gerilediğinde, milli gelirin büyüme hızı da aynı yönde gerileme gösteriyor. Ekonomideki makroekonomik hedefler belirlenirken, sanayideki üretim artış trendinin dikkate alınması gerekir. Milli gelirin artışı, üretim artışının bir sonucu olurken, bu yolla, ekonomideki karar birimlerinin reel alana parasal sermaye aktarımı da artacaktır. ( Gelişmiş ülkelerde faal olan birçok firma, hissedarlarına her yıl aynı tutarda temettü dağıtmayı bir politika olarak benimsemişlerdir. Bu durum yatırımcılara güven vermektedir. Ancak; enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde bu, söz konusu değildir. Çünkü bu tip ülkelerde firmaların sabit ve değişken giderleri sürekli olarak değişiklik göstermektedir. Üretim artışlarının sağlanmasıyla pazar için üretim imkânları da artar. Uluslararası ekonomik faaliyetler ve rekabet alanları geliştikçe ihracatta potansiyel artma gerçekleşecek, ithalatın finansmanı da kolaylaşacaktır. Çünkü uluslararası rekabet, fiyat oluşumlarını ve yatırımları belirler. Ülkelerin rekabet gücünü belirleyenlerden biri de döviz kuru ilişkileridir. Ulusal döviz kuru değer kaybettikçe ülkenin ihracatı kolaylaşır, döviz gelirleri artarken ithalatı pahalılaşacağı için maliyetleri de artacaktır. Ulusal döviz değerinin artması ise ihracatı zorlaştırarak ihracata dayalı sanayileri zarar görecektir. 4 Parasal Yabancı Sermaye Tanımı ve Özellikleri Parasal yabancı sermaye; bir teşebbüsün verimli bir şekilde kurulması, tevsii veya yeniden faaliyete geçirilmesi için dışarıda yerleşik kişi ve kuruluşların, Hazine Müsteşarlığınca izin ve/veya teşvik belgelerinde yazılı olan ve buna uygun olarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen Ana Sözleşmelerinde belirtilen konularla sınırlı olmak kaydıyla, bir başka ülkeden ithal edilen yabancı para şeklindeki sermayedir. Parasal yabancı sermayenin diğer bir adı olan Portföy yatırımı; «bir yabancı firmanın veya yurt dışında yerleşik bir kişinin, bir ülkenin borsasında işlem gören şirket hisse senetlerini, yatırım fonlarını, şirket tahvillerini ve devlet garantili bono tahvillerini satın alması şeklinde ortaya çıkan mali bir işlem» olarak tanımlanmaktadır. Parasal sermaye akımlarının nedeni olarak ulusal ekonomideki faiz oranının, dünya faiz oranlarından yüksek 12

13 olmasıdır. Gerek bireysel ve gerekse kurumsal yatırımcılar reel gelirlerini artırmayı hedeflediğinden nominal faiz oranlarının enflasyon düzeyinden yüksek olduğu ortamlar çekici aksi durumlarda da iticidir. Bu durumda spekülatif bir alan olması söz konusudur Dolaysız yabancı yatırımlar esasen çokuluslu şirketler arasında cereyan etmektedir. Nakit yabancı sermaye yurt dışından bankalar aracılığıyla döviz olarak transfer edilir veya efektif olarak getirilen dövizler bankalarca satın alınır. Getirilen yabancı sermaye TL ye çevrilmeden bankalarda, kurulacak şirket hesabında tutulur. Ülkeye giren net uluslar arası sermaye, ülkelerin tasarruf - yatırım dengesizliğinin yol açtığı ödemeler dengesi açıklarını finanse etmektedir. Bu hareketlerin çoğu, bağlı krediler, program ve proje kredileri olarak sağlanmaktadır. Sıcak Para Hareketleri-Yıllara Göre Yabancı Sermaye Hacmi(Milyar dolar) YILLAR İMKB DİBS MEVDUAT TOPLAM ,5 3,6 1,8 8, ,7 5,2 3 16, ,4 13,7 3,7 32, ,8 20,4 3,9 58, ,1 26,2 4,2 65, ,3 31, , ,5 19,9 6,1 53, ,6 20,7 7,1 83, ,9 31,8 9,7 115,6 Tablo:2 Kaynak: MB, MKK, TSPK Uygulanmakta olan Neo-Liberal politikaların bir sonucu olarak; Türkiye ye 1989 yılından bu yana yoğun sıcak para-giriş 2 çıkışları yaşanmaktadır. TCMB nın verilerine göre; Türkiye ye gelen sıcak para üç finansal alana gidiyor (I) İMKB de işlem gören hisse senetlerine;, Türkiye deki sıcak paranın büyük bölümü İMKB deki hisse senetlerinde tutuluyor. (II) DİBS e; Yabancı yatırımcılar, risksiz olan devlet iç borçlanma senetlerine de yatırım yapmaktadırlar.(iii) Mevduatta: Yabancıların açtığı döviz tevdiat hesaplarıdır ki; 2 Ülkelerarasındaki faiz oranlarındaki ve döviz kurlarındaki değişmeleri yakından izleyerek spekülatif amaçlı portföy yatırımlarında bulunulması sıcak para olarak adlandırılır. Sıcak para akımları, başlangıçta paranın aktığı ülkede ödemeler bilançosu üzerinde olumlu etkide bulunmakta, fakat zamanla aşırı nakit girişleri, ulusal paranın aşırı değerlenmesine neden olmaktadır. Göreli olarak ucuzlayan ithalat mallarına talep artmaktadır. Sıcak para girişi olan ve yüksek faiz haddi olan ülkelerde ekonomik kırılganlık yüksektir. Bu çareye başvurarak cari açığını finanse etmekte olan ülkelerde, sıcak paranın doğrudan yabancı yatırıma dönüşmesini sağlamak birincil hedef olmalıdır. Sıcak para çıkışı, bu tür ülkeler için bir risk olsa da ve dışa bağımlılığı artırsa da, ithalata dayalı ihracat yapan, iç tüketim fazla olduğu ekonomilerde başka da iktisadi çare bulunmamaktadır. (www.itü sözlük.com. Erişim tarihi: 03 kasım 2012) 13

14 bankaların üç ay vadeli mevduata uyguladıkları faiz oranından yararlanmak amacıyla gelen paralardır. ( ATO, sıcak para, Türkiye Ekonomisi) ( TCMB, 2011) Dolar başına düşen Türk Lirası Grafik-2; KAYNAK:turkeyexposed.wordpress.com/tag/turk-lirası-değer-kaybı Yabancı paranın değerlenmesi yerli malların rekabet yeteneğini artırmaktadır. Rekabetçi bir ortamda gerçekleştirilen üretim artışları sayesinde elde edilebilecek kâr ve kazançlar, reel ekonomiye katkı sağlayacak ancak, reel alana yansımayan yatırım faaliyetleri de reel ekonominin daralması sonucunu doğuracaktır. Diğer taraftan; ithalat hacminde bir azalma, cari işlemler bilançosunda fazlaya ve servet artışına neden olur. Bu durumda yurt içi yatırımcıları, daha fazla yurt içi finansal varlık tutmak isteyeceklerdir. Portföy dengesini sağlamak için yurt dışı varlıklar elden çıkarılacak, yabancı para hacmi aşırı artacak ve ulusal paranın değerlenmesine neden olacaktır.(krueger;1983,88) Gelen yabancı yatırımların reel alana yönelmesi bu açıdan önemlidir. Küresel ekonomideki krizler nedeniyle Türkiye'ye sermaye akımlarının yavaşlamasının etkisiyle TL, döviz karşısında değer yitirmiştir.(grafik- 2) Bu durum, spekülatörlerin paralarının nakitte kalma ve uzun vadeli tahvilleri tercih etmelerine, verilen faiz oranına, yerleşik döviz mevduat sahiplerinin döviz alma eğilimlerine bağlıdır. Sonuçta; TL, reel olarak değer yitirmiş, yabancı sermaye akışı azalmıştır. Alınan önlemler sonucu diğer ülkelere göre TL'deki değer kaybının daha düşük olduğu görülmektedir. Reel efektif kur endeks değerinin yükselmesi, TL'nin reel olarak değer kazandığını, düşmesi ise bunun tersini gösteriyor. 14

15 5. Borçlanma Borçlanmada tür ve hacimce artışın nedeni, iktisadi büyümenin hız ve boyut kazanması kadar refah seviyesinin de yükselmesidir. İktisadi büyümenin arzu edilir seviyeye çıkartılabilmesi için tasarrufların arttırılması, borçlanma yolları ve teknikleri ile yatırımlar haline getirilmesi gerekmektedir. Tasarrufta bulunanlar ile tasarrufa ihtiyacı olan iktisadi birimler farklıdır. İktisadi hayatta, tasarruf ve yatırım faaliyetleri uzmanlaşmanın doğal sonucudur. Borç stoku ve artan borç ödemeleri, gelişmekte olan ekonomiler için temel bir sorundur. Borç yükü, yatırımları ve sermaye birikimini kısıtlamakta ve ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkilemekte, ihracattan sağlanan fonlar, borç ödemelerine kullanılmaktadır. Bu, özel sektör yatırımlarını caydırmaktadır ve yabancı sermaye akışına güven vermemektedir. Ekonomik ve siyasi krizlerle patlayan petrol krizleri, Türkiye gibi ülkelerde borç sarmalına yol açmıştır. 70 li yıllardaki Petrol kriziyle borçların ödenmesi sorunu zorlaşmış, ekonomide yapısal değişikliğe neden olmuştur. Bu, 80 yıllarda borçların sürdürülebilirliği anlayışını kapsamaktadır. Bütçe açıkları ve Neo Liberal politikaların tedbirsizce uygulanması krizlere zemin hazırlanmıştır. 90 lı yılların sonu ve 2000 yılların başında ortaya çıkan likidite krizleri, en büyük IMF borçlanmasına neden olmuştur. (Milyon ABD Doları) YILLAR TÜRKİYE BRÜT DIŞ BORÇ STOKU TÜRKİYE BRÜT DIŞ BORÇ STOKU / GSYH (%) , , , , , , , , ,9 Tablo-3. Kaynak: HM, TCMB, TÜİK Türkiye nin Borçlanma Yapısı 15

16 5.1 Finansmanın sorununun Türkiye açısından yapısal özelliği( ) Ülkemizin finans yapısını incelemeye başladığımızda bunu a) Merkez bankası rezervleri b) Cari açık c) İşsizlik d) Enerji politikamız e) Para politikaları f)- enflasyonla gibi altı başlıkta ele almak mümkündür. Merkez Bankası nca uluslararası piyasalarda yatırıma tabi tutulmak suretiyle yönetimi gerçekleştirilen kısım döviz rezervini ifade etmektedir. Rezervin artması TCMB açık piyasa işlemleriyle sağlanmış olur MB 2008 küresel krize karşı MB döviz piyasasında bazı tedbirler almıştı. Küresel krizde döviz rezervlerini öncelikli olarak, bankacılık sisteminin döviz likiditesini desteklemek amaçlanmıştır. Yabancı yatırımcıların toplam hisse ve tahvil yatırımlarının yılları tutarı 118,4 milyar dolar olmuştur. Bu akımlar da döviz rezervlerini artıcı bir diğer unsurdur. MB, döviz rezervi işlemleri doğrultusunda piyasalarda bankaların işlem limitlerini yükseltme, MB ndan alabilecekleri dövizlerin vadesini uzatma, borç verme faiz oranları düşürme ve ayrıca, döviz zorunlu karşılık oranı düşürerek rezervlere imkân sağlamaktadır. Döviz rezervlerinin asgari üç aylık ithalat tutarını karşılaması gerekliliği kabul görmektedir. Döviz rezervlerinin kısa vadeli dış borçlara oranının en az 1 olması arzu edilmektedir. Türkiye de bu oran 1,1 dir. Net döviz pozisyonunun kısa vadeli dış borca oranı ise 0.67 dir. Son verilere(eylül 2011 verileri) göre sıcak para stoku 106,5 milyar dolardır. Brüt rezervlerin sıcak para stokuna oranı 0.82, net döviz pozisyonunun oranı 0.49 dur. Bunlar gösteriyor ki, Merkez Bankası nın döviz rezervleri uluslararası kabul görmüş ölçütlere göre sınırda sayılacak/fakat şimdilik yeterli büyüklüktedir. Buna göre, döviz borçluları kaleminin altında konvertibl olan efektif deposu ve muhabir hesapları toplamı Merkez Bankası nın uluslararası döviz rezervini oluşturmaktadır.(bknz: Tablo:4;Grafik;3 ) DÖVİZ REZERVLERİ(MİLYAR $) Tablo:4. KAYNAK: M.B. evds TC MERKEZ BANKASI 16

17 Grafik: 3. Kaynak: TCMB evds 5.2 Cari Açık Sorunu Son yıllarda ekonomik tartışmaların odağında cari açık ve muhtemel sonuçları yer almıştır. Ülkenin cari işlemlerden elde ettiği gelirler, cari işlemlere yapılan giderlerden daha büyükse bu durum cari fazla (cari işlemler fazlası); daha küçükse cari açık (cari işlemler açığı) olarak nitelendirilmektedir. (Peker ve Hotunluoğlu,2009:222) Cari açığın diğer bir tanımı da tasarruf-yatırım farkı olmasıdır. Yurtiçi tasarrufların mevcut düzeyi, ülkemizdeki yatırımların finansmanını karşılamaya yetmemektedir. Dünyada cari açık sorunu olan diğer ülkeler karşılaştırmalı olarak bakılacak olursa(bkz:tablo5); ABD yıllardır cari açık veriyor ve 2005 yılı cari açığı 730 milyar dolar, Cari açık/gsmh oranı ise %6,2 civarında yılı itibariyle Portekiz in cari açığı %7 lerde, İspanya %6 larda, Yeni Zelanda %7 lerde, Yunanistan %4 lerdedir. Avusturya yıllardır %5 ler düzeyindeki cari açığı ile % 4 ler düzeyindeki büyümesini birlikte yürütüyor. 17

18 Sıra Ülke Cari açık Cari açık /GSMH milyar dolar 1 ABD 493,9 %-3,7 2 FRANSA 76,5 %-2,8 3 İTALYA 73,5 %-3,4 4 İSPANYA 71,0 % -4,8 5 TÜRKİYE 64,1 %-8,0 6 BREZİLYA 62,6 % -2,6 7 HİNDİSTAN 62,5 % -3,7 8 BİRLEŞİK KRALLIK 60,1 %-2,4 9 KANADA 49,1 % -2,8 10 YUNANİSTAN 25,3 % -8,2 Tablo: Yılında Dünyada En Fazla Cari Açık Veren 10 Ülke KAYNAK: IMF, World Economic Outlook, 2011,TCMB Ülkemizde bu sorunun temeli TL nin aşırı değerlenmesidir. Kurdaki değerlenme, ülkelerin tüm makro değişkenlerini etkilemektedir. Liberalleşme çerçevesinde kur rejimi tartışmalarını da anlamsızlaştırmıştır. Sorun kurun hareketlerinin gelecekte ne olacağı ve muhtemel krizlerin önlenmesidir. Muhtemel krizin reel ekonomiye yansıması GSMH yı geriletecektir. Seçilmiş olan dalgalı kur rejimiyle cari hesap dengesinin sağlanması ve açığın önlenmesi mümkün görünmemektedir. Çünkü TL aşırı değerlendikçe ithalat patlaması, ona bağlı olarak cari açık büyümesi sürecektir. Cari açık, sıcak parayla finanse edilirse kırılganlık artacaktır. Dövizin ucuz olması nedeniyle ithal edilen mallar üreticiyi üretmekten caydırmıştır. TL nin aşırı değerlenmesi; alınan borçlar ve yabancı portföy yatırımları ile gelen sıcak paralarla oluşan döviz arzının bolluğundan kaynaklanıyor. YILLAR CARİ AÇIK MİLYAR $ CARİ İŞLEMLER DENGESİ / GSYH (Yüzde) ,920-3, ,720 1, , ,515-2, ,431-3, ,309-4, ,249-6, ,434-5, ,524-5, ,370-2, , ,136-8,2 Tablo-5- Cari İşlemler Açığı Tehlike İşaretleri Veriyor KAYNAK: DPT, TCMB 18

19 5.3. İşsizlik Sorunu Ekonomik büyüme ile istihdam arasında doğrusal bir ilişki olmadığını söylemek yersiz değildir. Gelişmiş ülkelerde teknolojik yenilenmeler, emek gücünün yerine ikame edilecek bir süreci başlatmakta, rekabet ortamında maliyetleri düşürmek için çok sayıda işçi çalıştırmak yerine az sayıda işçi ile aynı üretimi gerçekleştirmeyi ön plana çıkarmaktadır. Yeni üretim biçimlerinin işsizliği azaltmadığı görülmektedir. Ancak bu husus Ülkeden ülkeye değişmekte ülkelerde yüzde 10 ile 15 arasında değişen bir işsizliğe yol açmıştır. Neo-klasiklere göre; ücretlerdeki bir azalma, istihdam düzeyini artıracak, cari ücretten iş bulamayan kimse kalmayacaktır. Günümüzde de geçerli bu görüş, reel ücretin düşmesine dayandırılmıştır. Reel ücret düştükçe istihdam hacim olarak artacak ancak ücret yetersiz kalmaya devam edecektir. Bu durum ücretlinin lehine değildir. Bu aşamada sendikalar etkinliğini göstermek durumundadır. Kapitalist düzende Neo Klasik düşünce tarzı ile işsizlik nedenleri; teknolojinin üretime girmesi, büyüme, deflâsyon ortamının yaşanması, IMF politikaları, cinsiyet farklılığı, özelleştirmeler, tarım istihdamı, sendikalaşma oranı, birim işgücü maliyetleri artışı, vergi ve SSK oranları, verimlilik-ücret dengesizliği ve asgari ücret politikalarıdır. Önlemler ve gerekli alt yapı hazırlıklar yapılmadan uygulanan bu politikalar birer kriz nedenidir. Krizlerin ardından düzenli geliri olan, olmayan her branşta ve düzeyde bireyler işsiz kalmıştır. Bu bakımdan, ekonomik krizlerin sosyo-ekonomik sonuçları, ülkemiz için de son derece olumsuz bir durumdur. İşsizlik durumu yıllara göre; 2005;%9,2, 2006 ;%8.7,2007;8.8,2008;9.7,2009;12,5 ve 2010;10,7 düzeyinde gerçekleşmiştir.(kaynak: Eurostat) 5.4 Krizler ve Neo-Liberal Politikalar: yılından intikal eden IMF destekli enflasyon mücadelesi sürdürülüyordu yılında Bankacılık sektöründeki likidite sıkışması yabancı sermayeyi kaçırmış, finansal sektörde likidite krizi yaşanmıştı. Türkiye ye 2000 yılındaki borçlanma; Neo-Liberal politikaların sonucudur. Neo-Liberal Politikalarda taktik, önce borçlandırma sonra özelleştirmedir krizi sonrasında dış piyasalardan ucuz kredi sağlandı. Dış borç hızla yükseldi yılından itibaren büyüme 2002 yılında GSMH de %7,5, 2003 yılının ilk yarısında ise %5,4 oranında artmıştır ün sonuna doğru, enflasyon düşerken, borçlar uzun vadeye yayılmış, özelleştirme yavaşlamıştır. TL deki değerlenme ve cari işlemler açığı 19

20 önemli sorundur. Yatırımlar yeterli değildir. Reel sektörün kaynak sıkıntısı ve yüksek enerji maliyeti sürmektedir yılı gerçekleşen büyüme hızının 9,9 olmasına karşın işsizlik, borç, cari açık sürmüştür. Enerji fiyatlardaki artışlar, ABD nin faiz artırımı, piyasalar üzerinde olumsuz beklenti ve yüksek cari açık, mali dalgalanmalara neden olmuş, büyüme süreci, dış kaynak giriş-çıkışlarına bağımlıdır yılında 45 milyar dolar dış kaynak girişi sağlanmıştır. (TCMB, 2006-Haziran) 2006 yılında büyüme % 9,7 ye gerilemiştir. Brüt kamu borç stokunun milli gelire oranı 2006 yılında yüzde 63,3 e düşmüştür yılında cari işlemler açığının GSMH içindeki payı % 8,2 ile rekor kırmıştır. Cari açığın finansmanı önemli bir sorundur. Kısa vadeli sermaye akımlarının payı 2006 yılında % 12 ye düşerken, uzun vadeli sermaye hareketlerinin payı % 8den % 54e yükselmiştir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarındaki artışlar, özelleştirilmeden kaynaklanmıştır. (Hazine Müsteşarlığı, 2007:6-14) 2006 Ağustos tan itibaren ABD deki mortgage sorunları, krizin belirtileriydi. TL dolar karsısında 2006 sonundaki 1,41den 2007 sonunda 1,16 seviyesinde değer kazanmıştır. Reel kur endeksine göre de yıl boyunca % 19 luk bir değerlenme göstermiştir. Krizin küresel likiditeyi olumsuz etkilemesi ile kur, faiz ve borsa eğilimleri tersine dönmüştür.( Dünya Ekonomik Görünümü IMF,01,2011) Krize rağmen, Türkiye de borsa 2007 Aralık sonuna kadar yükselmiştir yılının son çeyreğinde Lehman Brothers ın iflası ile kriz doruğa ulaşmıştır. Türkiye'ye yansımaları 2008 in son aylarında reel sektörde belirginleşmiştir. Dünya ihracatı, 2008 yılında %-0,1 e düşmüştür. Ham petrol varil fiyatı 2008 yılında 97,3 dolara çıkmıştır. Gelişmiş ekonomilerde ortalama enflasyon %3,4 e yükselmiş, gelişmekte olan ülkelerde ise enflasyon oranı 2008 yılında %9,3 e yükselmiştir. Türkiye de de İMKB bileşik endeksi Aralık 2007-Eylül 2008 e kadar yaklaşık %35 değer kaybetmiştir. Cari açık 2008 de 41,69 milyar dolara yükselmiştir. ( Maliye Bakanlığı, Yıllık Ekonomik Rapor 2009) Türkiye nin GSYİH 2009 yılında, %4,7 oranında daralmıştır. Bütçe Açığı/GSYH oranı 2009 yılında (% 5,5) olmuştur. Türkiye de sanayi üretimi 2009 da %20 küçülmüş, ihracat 102 milyar $ a gerilemiştir. Ekim 2008 den 2009 ikinci yarısına kadar 20 milyar $ kayıt dışı girişler olmuştur yılının tümünde ve kriz sürecinde daralan ithalat, dış ticaret açığının düşmesine neden oldu. Türkiye ekonomisi 2010'da % 8,9 büyüdü yılında Bütçe açığının/gsyġh %-3,7 oldu, toplam borcunun, harcanabilir gelirine oranı 2010 yılında % 41,2 ye ulaşmıştır, Cari işlemler /GSMH (%)-6,6 dır. Dünya ekonomisinde 2010 yılı boyunca batmakta olan bankalara çok büyük miktarda likidite sağlanmaya devam edildi. 20

21 Merkez bankaları parasal genişlemeye devam ettiler yılının Mart ayından itibaren Yunanistan ve kimi devletlerin kredibilitesi sorgulanmaya başlandı. 6 SONUÇ ve ÖNERİLER Sonuçlar: Çalışmalardan elde edilen sonuçlar ve ortaya çıkan problemlerin çözümü için bazı öneriler maddeler halinde sunulmuştur: 1- Sermaye kapsam ve kavram olarak Reel sermaye ve Parasal(=Finansal) Sermaye olarak ayrılabilir. Ülke ekonomisi reel olarak büyüdükçe büyüme kalkınma ve gelişme aşamalarını sağlar. 2- Reel alandaki gelişmelerin temel dayanağı parasal alandaki başarıyla başat olarak gelişme göstermektedir. Dünya ekonomisine bakıldığında reel alanda başarılı olan ülkeler, aynı zamanda da parasal(=finansal) alanda güçlü olan ülkelerdir. 3- Gelişmekte olan ekonomide yavaşlama, büyüme hızlarının düşmesi, enerji fiyatlarına bağlıdır. Bugün için geçerli olan enerji kaynağı petroldür. Petrol fiyatlarındaki artış cari açığın ve enflasyondaki artışın nedenlerindendir. 4- Ekonomik sistem entegre bir oluşum içindedir. Globalleşen dünya ekonomisinde meydana gelecek olan bir kriz her yerde kendini hissettirmektedir. 5- Finansal ve reel sektör için cari açık ve borç sarmalı en önemli sorun. Sorunun kaynağı ise Neo- Liberal politikalardır. Bu bağlamda deregülasyon olumlu bir sonuç vermemiştir. 6- Ülke ekonomilerindeki sorunların çözümünde deterministik anlayış geçersizdir. Öneriler: 7- Enerji tüketimlerini sübvanse etmek sorunu çözmez. Hem zenginler hem de yoksullar, mümkün olduğu sürece, enerji kullanımının marjinal sosyal maliyetlerini bütünüyle kendileri üstlenmelidir. 8- Varlıklı ülkelerden kalkınmakta olan ülkelere yardımların artırılması, prensipte sorunun azaltılmasına yardımcı olabilir. 9- Büyümeye devam ederken ithalatı azaltıcı, özellikle ara malı üretimini arttırıcı politikalar uygulanmalı. Serbest kur sistemi uygundur ancak, karşılıklılık ilkesi olmalıdır. 21

22 10- Sistem hem bireyler arası hem de uluslar arası ilişkilerde rasyonellik, karşılıklılık çerçevesinde gerçeklemektedir. Beklentilerdeki belirsizlikler kesin çizgilerle bir ekonomik kuralın uygulanmasını gerektirmemektedir. 11- Çok kutuplu dünya düzeninin oluşması yeni denge alanları ortaya çıkaracaktır. 12- Türkiye, ülke olarak Avrupa Birliğindeki Maastrich ekonomik ölçütlerine uydurmalıdır. KAYNAKLAR Kitaplar 1-KAZGAN, Gülten, Yeni Ekonomik Düzende Türkiye nin Yeri, Altın Kitaplar Yayınevi, 1. Basım, Ağustos, KRUEGER,Anne O.;Exchange Rate Determination, Camridge Univ. Press,USA.1982 Dergiler 3- PEKER, Osman ve Hakan Hotunluoğlu. Türkiye de Cari Açığın Nedenlerinin Ekonometrik Analizi, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi. 23:3, 2009, Ankara Ticaret Odası, ATO, sıcak para, Türkiye Ekonomisi 5- Maliye Bakanlığı, Yıllık Ekonomik Rapor 2009, s Dünya Ekonomik Görünümü IMF,01, T.C. Hazine Müsteşarlığı, 2007: Ekonomist, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı 6- TCMB, 2006-Haziran Raporu Diğer Kaynaklar 7-< (19/01/2011) VUK Mük.298, 338 Tebliğ, Sirküler 11,Geçici Madde PETEDER(www. petder. org. tr/default. asp? path=editör&id=150) 11-< (8 Mart 2012) 12-< 13-<www.son dakika.com>/haber-merkez-bankası-para-politikası-kurulu toplantısı 14- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 22

23 15- TCMB, 2011 Yılında Para ve Kur Politikası, Basın Duyurusu, (21 Aralık),< ( 05/01/2011), s Merkezi Kayıt Kuruluşu(MKK) 23

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ TABLO LİSTESİ Tablo I.1. Ödemeler Dengesi (Milyar ABD doları) 6 Tablo I.2. Cari İşlemler Açığını Finanse Eden Taraflar (Milyar ABD doları) 7 Tablo I.3. Seçilmiş Ekonomilerde Cari İşlemler Dengesinin GSYİH

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4 Seçilmiş Gelişmekte Olan Ülkeler

Detaylı

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7.

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7. GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4. Seçilmiş Bazı Ülkelerde Büyüme Oranları 2 Grafik I.5. Seçilmiş

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Döviz Kurları 2 Grafik I.4. ABD 10 Yıllık Devlet Tahvili Getirisi 2 Grafik I.5. Gelişmiş

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. Seçilmiş Ülkelerde Yıllık Büyüme Oranları 1 Grafik I.2. 2012 Yılı için Yapılan Büyüme Tahminleri 1 Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 3 yılının ikinci çeyreğinde iktisadi faaliyet yılın ilk çeyreğine kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemiştir. İç tüketimdeki canlanma ve altın ticaretindeki baz etkisi

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2004-31.12.2004

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi

Detaylı

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER İÇİNDEKİLER 1.GİRİŞ 2. TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU Asıl Tehlike Cari Açığın Finansmanı 3. ENERJİDE DIŞA BAĞIMLIK SORUNU ve CARİ AÇIK İLİŞKİSİ 4.TÜRKİYE İÇİN CARİ AÇIK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ? 5.SONUÇ ve ÖNERİLER

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 23.Uluslararası Finans Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 23.Uluslararası Finans 23.1.Dış Ödemeler

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii TABLO LİSTESİ... v GRAFİK LİSTESİ... vii KUTU LİSTESİ... xiv KISALTMA LİSTESİ.... xvi GENEL DEĞERLENDİRME... xvii I. Finansal İstikrarın Makroekonomik Unsurları...

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gruplara Yönelik Esnek Emeklilik

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014 Haftalık Piyasa Beklentileri 10 Kasım 2014 1 Kas 13 Ara 13 Oca 14 Şub 14 Mar 14 Nis 14 May 14 Haz 14 Tem 14 Ağu 14 Eyl 14 Eki 14 BIST Hisse Senetleri BIST 100 Endeksinde geçtiğimiz hafta 81,000 seviyesine

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015

ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015 ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015 1 Değerlendirme Raporunun Amacı Bu rapor Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayınlanan 22.06.2013

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır.

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır. Ekonomi Dünya Ekonomisi 2007 yılında başlayan küresel krizin ardından, gelişmiş ekonomiler parasal genişleme ve varlık alımı politikalarını benimsemiştir. Sağlanan yoğun likidite ise reel getirisi daha

Detaylı

Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi

Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi Türk Ekonomi Bankası Makro Yorum Emin Öztürk (212) 251 21 21 (1671) 24 Şubat 2006 emin.ozturk@teb.com.tr Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi Cari işlemler dengesi neyi gösterir? Bir ülkenin

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 6 Mart 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Oct-9 Feb-1 Jun-1 Oct-1

Detaylı

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Ödemeler 1 Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Plan 2 Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom ve Denkleştirici

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 30.06.2015 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

17 ARALIK IN EKONOMİK ETKİLERİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ 1 Döviz Kuruna Etkisi: 17 2013 tarihinde yaşanan operasyonun ekonomide oluşturduğu tahribata bakılmaktadır. Operasyonun ardından dolar ve Euro talebinde artış meydana gelmiştir. Talep artışı kurların yükselmesine

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

CARİ AÇIK Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

CARİ AÇIK Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Cari açık, ülkenin elde ettiği döviz gelirlerinin, döviz giderlerinden düşük olmasıdır. Cari açık, yurtdışı borçlanarak veya önceden kalan rezervlerin kullanılması ile finanse edilir. Sermaye hesabı, açığı

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015 23Q4 24Q2 24Q4 2Q2 2Q4 26Q2 26Q4 27Q2 27Q4 28Q2 28Q4 29Q2 29Q4 21Q2 21Q4 211Q2 211Q4 212Q2 212Q4 213Q2 213Q4 214Q2 214Q4 HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 21 Makro ekonomik değişkenlerin takipteki alacaklar üzerindeki

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 Dünya Ekonomisi Bülteni Ekim 2012 İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 IMF tarafından açıklanan World Economic Outlook Ekim 2012 raporuna göre, küresel iyileşme yeni

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 i Bu sayıda; 2014 Mart ayı Ödemeler Dengesi Verileri ve kurdaki gelişmeler değerlendirilmiştir. i 1 İlk üç ayda cari açıktaki her 100 Dolarlık

Detaylı

ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI

ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI Bu bölümün sonunda yer alan sektörün mali tabloları 123 aracı kurumdan alınan veriler konsolide edilerek oluşturulmuştur.

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM 1 13 1. EKONOMİK SİSTEM 2 2. FİNANSAL SİSTEM 5 3. FİNANSAL SİSTEMİN UNSURLARI 8 4. FİNANSAL PİYASALARIN YAPISI 9 4.1. Borç ve Öz Sermaye Yapısı 9 4.2.

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I- Tanım... 3 II- Amaç... 4 III- Yöntem... 4 IV-Yayınlama

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Şubat 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Şubat 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Şubat 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 2 Şubat 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Oct-9 Feb-1 Jun-1 Oct-1

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK Mehmet ÖZÇELİK Bilgi Raporu Ekonomik Araştırmalar ve Proje Müdürlüğü KONYA Şubat, 2016 www.kto.org.tr 0 GİRİŞ 2008 küresel ekonomik krizinin ardından piyasalarda bir türlü istenilen hareketliliği yakalayamayan

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü EYLÜL TÜRKİYE Geçtiğimiz haftada yurtiçinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla II. Çeyrek verileri ile Temmuz ayı sanayi üretimi ve cari işlemler açığı verileri takip edildi. Tüik verilerine göre gayrisafi yurtiçi

Detaylı

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Tanım Ve Açıklamalar İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Tanımlar... 3 II- Türkiye de Özel Sektörün Dış

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI SUNUM PLANI 1 KÜRESEL KRİZİN GELİŞİMİ 2 KÜRESEL KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 3 4 TÜRKİYE NİN KONUMU KRİZDE SON DURUM KÜRESEL KRİZ 1929 DÜNYA

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.-

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.- 01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı