Jennifer Weiner - Yatakta Iyi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Jennifer Weiner - Yatakta Iyi www.cepsitesi.net"

Transkript

1 Jennifer Weiner - Yatakta Iyi Yatakta İyi esprili dili ve kendine özgü üslubuyla modern bir Sindrella öyküsü tadında. Susan Isaacs Long Time No See ve Almost Paradise1in yazan. Cannie Shapiro yirmi sekiz yıldır dertsiz bir hayat yaşıyordu. Evet babası onları yıllar önce terk etmiş annesi de gerçek cinsel kimliğini açıklamıştı ama bunun için kıyametleri koparmaya da gerek yoktu doğrusu. Arkadaşlanna köpeği Nifkine Philadelphia Examinerdaki muhabirlik işine olan sevgisi ona yeterdi. Ama kadın dergilerinden birini açıp da eski erkek arkadaşmm Yatakta İyi adlı köşe yazısındaki İri Bir Kadım Sevmek başkğını gördüğünde... İşte o anda perişan oldu Cannie... Ancak öylesine ilginç tesadüflerle de karşılaşıyordu ki hayatının en şaşırtıcı yılını yaşıyordu sanki. Hollywood kapüan önünde ardına kadar açılmıştı ve Philadelphiadan Hollyvvooda oradan tekrar eve yaptığı eğlenceli yolculuklarında kaybettiklerinin yasını tutup geçmişiyle yüzleşirken kim olduğunu ve kim olabilece ğini de görmeye başladı. Harika bir çıkış...cannie yıllardır karşımıza çıkan en gerçekçi en sevindi kadm karakter...bir numara Entertainment Weekly. Üstelik tombul vücuduyla bile barışıktı.

2 BİR Gördün mü diye sordu Samantha. Özel bir görüşme yaptığımı editörüm görmesin diye bilgisayarıma doğru eğildim. Neyi gördüm mü Neyse boş ver. Eve gittiğinde konuşuruz. Neyi gördüm mü diye sordum tekrar. Samantha tekrarladı. Boş ver dedim ya. Samantha. bir şey olmasa beni gün ortasında aramazdın. Hadi çıkar baklayı ağzından. Samantha derin bir iç çekti. Tamam Cannie bunu sana söylediğim için bozulma. Şimdi daha da endişelenmeye başlamıştım. Hadi hemen gidip Moxie nin yeni sayısını al. Neden Neler oluyor Haftanın rüküşü mü seçilmişim Sen hemen git de al. Bekliyorum. Kesinlikle önemli bir şey olmuştu. Samantha benim en yakın arkadaşım olmakla birlikte Lcwis Dommel ve Fcnickin de ortağıydı. Genelde insanları bekleten kendisi olur ya da asistanına toplantıda olduğunu söyletirdi. Ama Samantha asla beklemezdi. Bu güçsüzlüğün göstergesidir. derdi. Aniden omurgamdan aşağıya doğru yayılan endişe belirtisi küçük bir sancı hissettim. Asansörle Pbiladelphra Examtnern lobisine indim güvenlik görevlisine el sallayıp küçük gazete bayiine doğru ilerledim. Moxic yi rafta kardeş yayınları Cosmo Glamour Maderuoisellein yanında buldum. Allı pullu giysiler içindeki süper modellerin başlıklar altında. Tekrar Gelin: Birden Fazla Orgazm Artık kolay ve Popo taktik Iri Dört Kalça Hareketiyle Poponuzu Kaldırın diye cırlayan seslerini duymamak bayağı zordu. Biraz tereddin etliysem de küçük bir paket M&M çikolatalarından alıp sakız çiğneyen kasiyere parayı ödedim ve tekrar yukarı döndüm. Samantha hala bekliyordu. Sayfa 132 dedi. Oturdum ağzıma birkaç M&M atıp 132. sayfayı açtım. Karşıma Moxicnin düzenli olarak erkeklere yazdırdığı ve kadınların sevgililerini daha iyi anlamalarına yardıma olmak için tasarlanan Yatakta iyi köşesi çıktı. Önce gözlerim harfleri algılayamadı. Sonunda okuyabildim. Başlık: İri Bir Kadını Sevmek. Yazan: Brucc Guberman. yani üç yıldan uzun süre birlikte olduğum erkek arkadaşım ta ki üç ay önce ilişkimize ara verme karan alıncaya kadar. Tabii ki o iri Kadın da bendim. Korku romanlannda kahraman Kalbim duracaktı sanki der ya. işte o an ben de aynen öyle hissettim. Gerçekten. Sonra bileklerimde boğazımda ve parmak uçlarımda kalbimin attığını hissettim tekrar. Ensemdeki tüyler diken diken olmuştu. Ellerim buz gibiydi. Yazının ilk satınnı okur okumaz kan beynime sıçradı. Kız arkadaşımın benden daha kilolu olduğunu öğrendiğim günü asla unutamam. Samanthanm sesi sanki çok uzaklardan geliyordu. Cannie Cannie orada mısın Onu öldüreceğim Tıkanmıştım. Derin derin soluk al. diye öğüdedi Samantha. Burnundan al ağzından ver. Editörüm Bctsy masalarımızı ayıran bölmelerin diğer tarafından şaşkın bir bakış atn. iyi misin dedi. Gözlerimi yumdum. Kulaklığım nasıl olmuşsa yere düşmüştü. Samanthanın sesini duydum: Nefes al Sesi yerden yankılanıyordu. Hırıltılı sesler çıkarıyor zorlukla soluyordum. Dişlerimin arasındaki çikolata ve şeker parçalarını hissettim. Tırnak içinde pembe harflerle vurgulanmış cümleyi görebiliyordum. sayfanın orta yerinde bas bas bağırıyordu: Bu devirde iri bir kadını sevmek. diyordu Bruce cesaret ister.

3 Buna inanamıyorum. Bunu yaptığına inanamıyorum. Onu öldüreceğim Bu arada Betsy masamın etrafında dolanıyor omzumun üzerinden dizimdeki dergiyi görmeye çalışıyordu. Ve Gabby. benim şeytan meslektaşım kahverengi boncuk gibi gözlerini bizim tarafa dikip sorunun ne olduğunu anlamaya çalışırken bir yandan da kalın parmak larını klavyenin üzerinde hazır bekletiyordu ki le bir an önce arkadaşlarını durumdan haberdar edebilsin. Dergiyi şiddetle kapattım. Derin bir nefes aldım ve Betsye yerine dönebileceğini söyledim. Samantha bekliyordu. Bilmiyor muydun Neyi bilmiyor muydum Benimle birlikte olmanın cesaret istediğini düşündüğünü mü Acıyla solumaya çalıştım. Kendini benim yerime bir koysun bakalım. Yani Moxie de çalışmaya başladığını bilmiyor muydun Yazar adlarının siyah beyaz artistik harflerle listelendiği ilk sayfayı açtım. Ve işte Bruce omuzlarına kadar uzanan ve yapay bir esintiyle dalgalandınldığı her halinden belli olan saçlarıyla oradaydı. Tıpkı Yanni gibi merhametsiz gözlerle bakıyordu. Bruce Guberman Yatakta iyi köşesinin yazan olarak bu aydan itibaren Moxie nin kadrosunda. New Jerseyli serbest gazeteciyazar Guberman halen ilk romanını yazma çalışmalarını sürdürüyor. ilk romanı mıdedim. Sanınm biraz yüksek sesle söylemiştim. Bütün gözler bana çevrildi. Bölmenin üzerinden Betsy yine endişeyle bakıyordu. Gabby ise yazmaya başlamıştı bile. Yalancı bok çuvalı... Roman yazdığını bilmiyordum dedi Samantha. Şüphesiz konuyu değiştirmeye çalışıyordu. Ancak teşekkür mektubu yazabilir o dedim tekrar 132. sayfayı açarken. Tombul kadınlardan hoşlanacağım hiç aklımdan geçmezdi diye okumaya başladım. Ama C. ile tanıştığımda zekasından gülüşünden. parlayan gözlerinden etkilendim. Vücuduna da alışabileceği mi düşündüm. ONU ÖLDÜRECEĞİM Öyleyse bir an evvel öldür ve artık bu konuyu kapat. diye homurdandı Gabby. gözlüğünü burnunun üzerine doğru iterek Bersy tekrar ayağa kalktı. Ellerim titriyordu ve bir anda nasıl olduysa tüm M&Mler yere saçılıp sandalyemin tekerlekleri altında ezildi. Samanthaya kapatmam gerektiğini söyleyip telefonu kapattım. İyiyim dedim Betsyc. Betsy endişeli gözlerle baktı ve sonra geri döndü. Bruceun numarasını üç denemede çevirebildim. Telesekreterdeki ses sakince bana şu anda cevap veremeyeceğini söyleyince cesaretimi kaybettim ve kapattım. Tekrar Samanthayı aradım. Yatakta iyiymiş kıçımın kenarı dedim. Editörünü aramalıyım. Bu yalan bir haber. Yani referanslarını kontrol etmişler mi Kimse beni aramadı. Bu öfkeli bir konuşma olur. dedi Samantha. Yoga hocasıyla çıkmaya başladığından beri pek felsefi konuşmaya başlamıştı. Tombul kadın avcısı ha dedim. Göz kapaklarımın arkasında biriken gözyaşlanmı hissedebiliyordum. Bunu bana nasıl yapar Yazının tamamını okudun mu Sadece küçük bir kısmını. Bence hepsini okuma. Devamı daha mı kötü Samantha iç çekti. Gerçekten öğrenmek istiyor musun Hayır. Evet. Hayır. Bekledim. Samantha da bekledi. Evet. Söyle.

4 Samantha tekrar iç çekti. Senin için... Levvinskytarzında demiş. Vücudum için mi demiş yoksa lanet işimden dolayı mı Gülmeye çalıştım ama sesim boğuk bir hıçkırık gibi duyuldu. Ve... iriliğinle ilgili daha da ileri gitmiş. Aman Tanrım. Etine dolgun ve diri olduğunu söylemiş. Pek de fena sözler değil öyle değil mi Tanrım birlikteyken bana asla bir şey söylemezdi... Onu bıraktın. Sana deli oluyor. dedi Samantha. Onu bırakmadım diye bağırdım. Sadece biraz ara verdik. Üstelik o da hemfikirdi. Ne yapabilirdi başka Ona biraz ayrı kalmaya ihtiyacımız var dedin. Ya gururunu ayaklar altına almamak için seninle hemfikir olduğunu söyleyecekti ya da onu terk etmemen için sana yalvarıp kendini acındıracaktı. Gururundan vazgeçmemeyi seçti. Ellerimi çene hizasındaki kahverengi saçlarımın arasında dolaştırdım ve hasarı tahmin etmeye çalıştım. Bu yazıyı başka gören var mıydı C.nin ben olduğumu başka kim biliyordu Bütün arkadaşlarına göstermiş miydi Kız kardeşim bunu görmüş müydü Tanrı korusun ya annem Samanthaya tekrar kapatmam gerektiğini söyledim. Kulaklığımı çıkartıp ayağa kalktım. Philadelphia Examinerm haber merkezine şöyle bir göz gezdirdim. Çoğu orta yaşlı çoğu beyaz bilgisayarlarında yazı yazan ya da televizyon başına geçip CNN seyreden bir düzine insan. Odadakilcrc sordum. Bu ülkede nasıl silah edinilir bilen var mı Ufak tefek bıyıklı her şeyi ciddiye alan şaşkın bakışlı kent editörü Larry Bir dizi üzerinde çalışıyoruz dedi. Ama bence kanunlar bu konuda oldukça hoşgörülü. Spor muhabirlerinden biri iki haftalık bekleme süresi var dedi. Röportaj editörü asistanı O dediğin yirmi beş yaşın altındaysan geçerli diye ekledi. Sen araba kiralamaktan bahsediyorsun herhalde dedi spor muhabiri hor gören bir ses tonuyla. İyice öğrendikten sonra sana haber veririz Cannie. dedi Larry. Acil mi Biraz. Oturdum sonra tekrar ayağa kalktım. Pensilvanyada idam cezası var. değil mi Bir dizi üzerinde çalışıyoruz. dedi Larry. gülmüyordu. Boş verin. dedim. Verime döndüm ve tekrar Samanthayı aradım. Biliyor musun Onu öldürmeyeceğim. Ölüm ona hediye gibi olur. Samantha. Nasıl istersen dedi sadakatle. Bu gece benimle gelir misin Onu park yerinde pusuya düşüreceğiz. Sonra ne yapacağız Bunu düşüneceğim. dedim. Bruce Guberman ile şimdi sanki başkasının hayatından bir sahneymiş gibi hissettiğim bir partide tanıştım. Daha önce böylesi bir sosyal ortamda benden cıkilcmp randevu koparmaya çalışan biriyle tanışmamıştım. Benim tipik erkek tavlama yöntemim aklımı cazibemi kuşanmak ve sıklıkla da evde bir akşam yemeğinde kendi ellerimle sarımsak ve biberiydi leziz tavuk yemeğini kotarıp sunmaktı. Brucc için tavuk da gerekmemişti. Bruce kolaydı. Salonun hem tüm odayı rahatça görebildiğim hem de sıcak enginara kolay ulaşabildiğim bir köşesine oturmuştum. Annemin hayat arkadaşı Tanyanm yengeç bacağı yiyişini taklit etmeye çalışıyordum. Yani Bruceu ilk gördüğüm zaman bir elim göğsümün önünde havada ağzım ardına kadar açık boynum tuhai bir açıyla eğilmiş hayali pençelerle hayali bir eti yemeğe çalışıyordum. Bruce yürümeye başladığında yengeç ayağının kazayla sağ burun deliğime gireceği bölüme henüz

5 geçiyordum ve sanırım yanağıma enginar bulaşmıştı. Uzun boyluydu. Keçi sakalı açık renk atkuyruğu yanık bir teni yumuşak kahverengi gözleri vardı. Affedersiniz dedi. iyi misiniz Kaşlarımı kaldırarak baktım iyiyim. Sadece biraz şey gözüküyordunuz... duraksadı biraz üst perdeden çıkmakla birlikte hoş bir sesi vardı. Garip mi Bir zamanlar telç geçiren birini görmüştüm. dedi. Aynen böyle başlamıştı. Arkadaşım Brianna kendini toparlayıp gözlerini sildi ve Bruceun elini tuttu. Bruce. bu Cannie. dedi. Sadece taklit yapıyordu. Ya dedi Bruce. öylece duruyordu. Belli ki kendini aptal gibi hissetmişti. Endişelenecek bir şey yok. dedim. Hem beni durdurduğunuz iyi oldu saçmalamaya başlamıştım. Ya dedi tekrar. Konuşmaya devam ettim. Görüyorsunuz kibar olmaya çalışıyorum. Yeni yıl kararım. Ama şubattayız dedi. Ben ağırdan alan biriyimdir. Neyse dedi. En azından deniyorsunuz. Gülümsedi ve gitti. Partinin geri kalanım malumat toplamakla geçirdim. Bruce Briannanın üniversiteden tanıdığı bir arkadaşıyla gelmişti işte iyi haber: Üniversite mezunuydu bu da onun oldukça zarif temiz ve Yahudi olduğunu gösterirdi. Yani benim gibi. Yirmi yedi yaşındaydı. Ben de yirmi beş. Bu da uyuyordu. O da eğlencelidir. dedi Brianna. kötü haberi vermeden önce. Kötü Haber: Bruce üç yıldır bir deneme yazısı üzerinde çalışıyordu büyük olasılıkla daha da sürecekti. New Jerseyin merkezinde oturuyordu ve bu da bize bir saatten daha uzakta bir yerde yaşıyor demekti. Aynca serbest gazeıeciyazardı ara sıra da birinci sınıf öğrencilerine ders veriyordu. Maaşlarıyla aldığı az miktar bursla ve daha çok ailesinin parasıyla geçiniyordu. Coğrafi bakımdan durum kötü dedi Brianna. Güzel eller diye karşılık verdim. Güzel dişler. Vejetaryen dedi. Ürkerek sordum: Ne zamandır Üniversiteden beri. Hmm. Evet belki buna alışabilirim. O... duraksadı. Şartlı tahliye mi edilmiş diye şaka yaptım. Yoksa ağrı kesici bağımlısı mı Biraz toy. dedi sonunda. Ne de olsa erkek. dedim omuz silkerek. Hepsi öyle değil mi Güldü. Ve iyi bir erkek. dedi. Onunla konuş göreceksin. Bütün gece onu izledim ve beni izlediğini hissettim. Ama hiç konuşmadık ta ki parti sona erdikten sonra ben biraz hayal kırıklığına uğramış olarak eve doğru yürümeye başlayıncaya kadar. Ve birden hayallerimi süsleyen uzun boylu güzel ellere güzel beyaz dişlere sahip. üniversite mezunu Bruce karşımda belirdi. Ama arkamdan gelen ayak seslerini ilk duyduğumda o olduğunu hiç düşünmemiştim. Şehirde yaşayan her kadın arkasından hızla yaklaşan ayak seslerini duyduğunda ne düşünürse onu düşünüyordum özellikle de saat gece yansını geçmişse ve iki sokak lambasının arasındaysa. Anahtarlığıma takılı göz yaşartıcı gazı el yordamıyla ararken etrafıma hızlıca göz attım. Köşede bir

6 sokak lambası altında da park etmiş bir araba vardı. Arkamdan gelen her kimse yüzüne göz yaşartıcı gazı sıkıp geçici bir hareketsizlik sağlayacak alarmın çalacağını umarak arabanın camlanndan birini kıracak. Allahın belası katile bağırıp koşmaya başlayacaktım. Cannie Hızla arkama döndüm. işte karşımdaydı gülümsüyordu. Hey dedi apaçık korkaklığıma hafifçe gülerek. Benimle eve kadar yürüdü. Ona numaramı verdim. Ertesi gece aradı. Tam üç saat boyunca her şeyden konuştuk: Üniversite aileler yazdığı deneme gazetelerin geleceği. Biraz daha konuşursam sabah işe enkaz halinde gideceğimi düşünürken saat birde Seni görmek istiyorum. dedi. Bir gün buluşuruz öyleyse. dedim. Hayır dedi Bruce. Şimdi. Ve iki saat sonra Ben Franklin Köprüsünden yanlış bir dönüşten sonra kapımdaydı. Hatırladığımdan daha iriydi. Penye bir tişört eşofman ve elinde yaz kamplarını hatırlatan uyku tulumuyla utanarak gülümsüyordu. Hepsi bu. Ve şimdi ilk öpüşmemizden üç yıl kısa bir ara verme kararımızdan üç ay ve derginin tüm okuyucularına benim İri Bir Kadın olduğumu söyledikten dört saat sonra Bruce park yerinin diğer taralında apartmanının önünde bana gözlerini kısarak bakmaktaydı. Sinirli olduğunda hep yaptığı gibi sürekli gözlerini kırpıyordu. Elleri doluydu: Köpeğim Nifkin için dairesinde tuttuğum mavi plastikten köpek maması kabı kırmızı ahşap çerçeve içinde Block Adasında kayalıkların üzerinde çektirdiğimiz fotoğrafımız aylardır masasının üzerinde duran gümüş halka küpelerim üç çorap yansı boşalmış Chanel 19 parfüm şişesi tamponlar diş fırçası... Yatağın altına itilmiş üç yılın değerli kınntıları. Besbelli Bruce bu buluşmayı bir taşla iki kuş vurmak için bir şans olarak görmüştü. Yatakta İyi konusundaki öfkeme katlanmak ve cşyalanmın geri verilmesi. Sanki işten eve dönerken yolda rasgele bir yerden alınmışçasına eşyalarımın karton bir Chivas kutusuna atılmış olduğunu gördüğümde göğsüme yunınık yemiş gibi hissettim. Tüm bunlar bizim sahiden gerçekten ayrıldığımızın doğal birer kanıtıydı. Cannie dedi sakince hala gözlerini bilhassa iğrenç bulduğum bir şekilde açıp kapatarak. Bruce dedim sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. Romanın nasıl gidiyor Onda da rol alacak mıyım Kaşlarını kaldırdı ama hiçbir şey söylemedi. Söylesene dedim ilişkimizin hangi evresinde sana birlikte geçirdiğimiz zamanlara ait mahrem şeyleri birkaç milyon insanla paylaşman için izin verdim Bruce omuz silkti. Artık bir ilişkimiz yok. Ara vermiştik dedim. Bruce bana bir gülücük yollama lütfunda bulundu. Hadi Cannie ikimiz de bunun ne anlama geldiğini biliyoruz. Ne dediysem o anlama geliyordu dedim öfkeyle. Ama birimizi ne hale getirdiği ortada. Neyse dedi Bruce eşyaları kollarıma uzatmaya yeltenerek. Neden bu kadar üzüldüğünü bilmiyorum. Kötü bir şey yazmadım ki. Omuzlarım doğrulttu. Bence oldukça hoş bir makale. Yetişkinliğimden beri dilimin tutulduğu birkaç andan birisiydi bu. Kafayı mı buldun diye sordum. Bruce için bu kinayeden de öte bir soruydu. Benden bir dergide şişman diye bahsettin. Beni dalga konusu yaptın. Sence kötü bir şey değil mi bu Bununla yüzleş Cannie dedi. Sen şişmansın. Başını eğdi. Ama tabii ki bu seni sevmediğim anlamına gelmiyor. Tampon paketi alnına isabet ederek yere düştü ve içindeki tamponlar park alanına saçıldı.

7 Aman ne güzel dedi Bruce. Sen rezil herifin tekisin. Dudaklarımı yaladım soluk soluğa kalmıştım. Ellerim titriyordu. Bu halde iyi nişan alamazdım. Fotoğraf çerçevesi omzunu sıyırarak geçti ve yerde parçalandı. Seninle evlenebileceğimi bir saniyeliğine bile olsa düşündüğüme inanamıyorum. Bruce omuz silkti yere eğilip kadınsı korunma araçlarını tahta parçalarını ve camları toplayıp tekrar kutunun içine attı. Fotoğrafımızsa hala yerdeydi. Bu şimdiye kadar bana yapılan en kindarca şeydi dedim ağlamam boğazımda düğümlenmiş halde. Bilmeni istedim. Sözcükler ağzımdan dökülmeye başladığı anda aslında bunun doğru olmadığını biliyordum. Geçmişe dönüp bakarsak babamın bizi bırakıp gitmesi şüphesiz en kötüsüydü. Babam birçok şeyi olduğu gibi başka bir adama bu bayma gelen en kötü $ey diyebilme olanağını da benden sonsuza dek çalmıştı. Bruce tekrar omuzlarını silkti. Artık senin hislerinle ilgili endişelenmek zorunda değilim. Ve buna sen sebep oldun. Omuzlarını dikleştirdi. Kızgın hatta hiddetli olacağını ummuştum ama öyle sakin duruyordu ki çıldırabilirdim. Bunu isteyen şendin hatırlasana Ben ara vermek istedim. Biraz düşünmek istedim. Halbuki seni terk etmem gerekirmiş dedim. Sen... Ve durdum tekrar dilim tutulmuştu. Ona söyleyebileceğim en kötü kelimeyi düşünüyordum onu kızdıracak kıracak ve utandıracak kelimeyi tıpkı benim hissettiğim gibi. Sen aşağılıksın dedim sonunda çıkarabileceğim en nefret dolu ses tonuyla. Böylece manen ve her yerde aşağılık olduğunu anlayacaktı. Hiçbir şey söylemedi. Suratıma bile bakmadı. Arkasını döndü ve gitti. Samantha direksiyon başındaydı iyi misin diye sordu kutuyu göğsümde tutmuş koltuğa oturmaya çalışırken. Sessizce başımı salladım. Samantha büyük olasılıkla gülünç olduğumu düşünüyordu. Ama duygularımı anlamasını beklemiyordum. Samantha bir yetmiş yedi boyunda kapkara saçları soluk teni çıkık elmacık kemikleriyle Anjelica Hustonun gençliğine benziyordu. Ve zayıftı. Zayıf olmak için çaba harcamasına bile gerek yoktu. Dünyadaki tüm yemekleri önüne getirseniz o taptaze bir şeftali ve çavdar ekmeğiyle yetinirdi. En yakın arkadaşım olmasa ondan nefret ederdim. O yiyemediği zaman onun payını da yiyen biri olarak dilediği gibi yiyebilen canı istemediğinde de yemeyen birini kıskanmamak bazen zor oluyordu en iyi arkadaşım bile olsa. Yüzünün ve vücudunun yol açabileceği tek sorun karşt cinsin gereğinden fazla dikkatini çekmekti. Benimki gibi bir vücutla yaşamanın nasıl bir şey olduğunu asla bilemezdi. Bana şöyle bir baktı. Yani aranızdaki her şey bitti mi şimdi iyi tahmin dedim sıkıntıyla. Ağzımda küllü bir tat vardı arabanın camından yansıyan cildim solgun ve öfkeli görünüyordu. Karton kutuya bakum küpelerime kitaplarıma kaybettiğimi sandığım MAC rujuma. iyi misin diye sordu Samantha nazikçe. iyiyim. Bir şeyler içmek ister misin istersen akşam yemeği yeriz ya da sinemaya gidebiliriz. Kutuyu sıkıca tuttum ve gözlerimi kapadım. Böylece nerede olduğumuzu görmeyecektim böylece arabanın beni ona götüren yolda gerisingeri gidişini izlemek zorunda kalmayacaktım. Sadece eve gitmek istiyorum. Eve geldiğimde telesekreterimde üç mesaj vardı Aldırmadım. İş kıyafetlerimi çıkardım üzerime nılumumla tişörtümü geçirdim yalınayak. sessizce mutfağa yürüdüm. Buzluktan donmuş hazır limonatalardan çıkardım. Kilerin en üst rafından biraz tekila aldım ikisini de bir kaba koyup karıştırdım derin bir soluk ve içkimden büyük bir yudum aldım mavi kanepeme yerleşip kendimi okumaya zorladım.

8 İRİ BİR KADINI SEVMEK YAZAN: Bruce Guberman Kız arkadaşımın benden daha kilolu olduğunu öğrendiğim günü asla unutamam. Bisikletle gezintiye çıkmıştı ben de televizyonda maç izleyecektim. Ne yediğinin ne zaman yediğinin sonra ne yiyeceğinin günde sekiz bardak su içmesi gerektiğinin yazılı olduğu perhiz dosyasını bulduğumda kahve masasında duran dergileri karıştırıyordum. Dosyada adı yazılıydı. Kimlik numarası ve bir centilmen olarak burada açıklayamayacağım kadar fazla olan kilosu. Gördüğüm sayının beni şok ettiğini söylemem yeterli olur sanırım. C. nin iri bir kadın olduğunu biliyordum. Televizyonda gördüğüm: mayolarıyla hoplayıp zıplayan bir komedi ya da sağlık programlarında izlediğim bütün kadınlardan kesinlikle daha iriydi şüphesiz daha önce birlikte olduğum bütün kadınlardan da... Küçümsemeyle düşündüm. Hepi topu iki kadın değil miydi benden öncekiler Asla tombul bir kadın avcısı olduğumu düşünmedim. Ama C. ile tanıştığımda onun zekasından gülüşünden parlayan gözlerinden etkilendim. Vücuduna da alışabilirdim. Omuzları benimki kadar genişti elleri de hemen hemen benimkiler kadardı ve göğüslerinden beline kalçalarından aşağıya tüm bu tatlı kavisler hoş karşıladığım şeylerdi. Ona sarılmak kendimi güvenilir bir limanda hissettiriyordu bir yerlerden eve dönmek gibiydi Ama dışan çıktığımızda kendimi pek rahat hissetmiyordum. Belki de erkeklerin ne istemeleri ve kadınların da nasıl görünmeleri gerektiğini zorla kabul ettiren toplumun beklentilerini yıkmanın bir yoluydu bu. Daha çok onun yoluydu. C kendini vücut savaşında sadık bir asker olmaya adamışn. Bir yetmiş yedilik boyu profesyonel futbol takımının savunma oyuncıısusunu andıran yapısı ve kilosuyla C. kendini görünmez kılamazdı. Biliyorum ki mümkün olsa bütün o salaş şekilsiz siyah giysiler onu fiziksel dünyadan silebilse bunu kabule hazırdı. Bedeninden genişliğinden etine dolgun vücudundan dolayı benim sevdiğim çoğu şeyden keyif almazdı. Ona güzel olduğunu söylediğim zamanlarda bana asla inanmadığından da eminim. Kilolarını sorun etmediğimi söylesem de onun için sorun olduğunun farkmdaydım. Ben tek sestim ve dünyanın sesi daha yüksekti. Utancı elle tutulur bir şey gibiydi sokakta yanımızdan yürüyordu sinemada aramıza çömelip oturuyordu kıvrılıp birinin dünyanın en kötü sözcüğü olduğuna inandığı sözcüğü söylemesini bekliyordu: Şişman. Paranoya da değildi bu biliyordum. Büyük beden bir kadınla birlikle olursanız haklı olduğumu göreceksiniz insanların ona nasıl baktığını ve onunla birlikte olduğunuz için size nasıl baktığını. Sevgililer Gününde ona iç çamaşırı almak istediğinizde diğer bedenlerin onunkinden önce bittiğini anlayacaksınız. Her yemeğe çıktığınızda çektiği ıstırabı aslında farklı bir şey yemek isterken insanlar taralından yadırganmamak için kendine neleri yemeye izin verdiğini göreceksiniz. Ve ne söylediğini. Monica Leuinsky olayı ortaya çıktığında gazete muhabiri olan Cnin. NVashingtonda Linda Tripp tarafından ve daha kötüsü Beverly Hillste arkadaşları tarafından ihanete uğrayan inside Edition ve People dergilerine lise günlükleri satılan Monicayı savunan öfkeli bir yazı yazdığını hatırlıyorum. Yazısı yayınlandıktan sonra C. birçok nefret dolu mektup aldı. Bunlardan biri şöyle başlıyordu: Yazdıklarına bakılırsa sen de kilolu bir kadınsın ve kimse seni sevmiyor. Bu mektup mektuptaki o kelime onu hiçbir şeyin üzemcyeceği kadar çok üzdü. Yani eğer kilolu kısmı doğruysa kimse seni sevmiyor kısmı da doğru olmalıymış gibi. Sanki Lewinskytarzında olmak bir hain olmaktan ya da aptal biri olmaktan daha kötüydü. Şişman olmak nedense suçtu.

9 Bu devirde iri bir kadını sevmek cesaret ister ve hatta abes bir şey olduğunu bile düşünebiliriz. Çünkü C.yi severken kendisinin herhangi birinin sevgisinden daha değerli olduğuna inanmayan birini sevdiğimin farkındaydım. Ve şimdi bitti. Öfkemi ve üzüntümü nereye yönlendireceğimi bilmiyorum. Vücuduyla ilgili böyle hissetmesine sebep olan topluma mı Toplumun ona söyledikleriyle baş edebilecek kadar güçlü olmayan C.ye mi Yoksa onu. kendine inanmasını sağlayacak kadar çok sevmediğim için kendime mi Gözyaşları içinde kanepenin önünde yere yığılıp Ünlülerin Düğünleri programını izledim. Tığ gibi modellerin birbiri ardına Evet kabul ediyorum dediklerini duydukça gözyaşlarını çenemden aşağıya süzülüp tişörtümü ıslatıyordu. Beni sandığımdan daha çok anlayan ve belki de beni sandığımdan daha çok seven Bruce için ağlıyordum. O istediğim umduğum her şey olabilirdi. O kocam olabilirdi ama ben bu şansı fırlatıp atmıştım. Ve onu sonsuza kadar kaybetmiştim. Bruceu ve onunla ilgili en sevdiğim şey olan ailesini. June ve Ward Yahudi olsalardı ve doksanlı yaşlannda New Jerseyde yaşasalardı tıpkı onun anababasına benzerlerdi. Babasının hep favorileri olurdu. Bruceunki gibi nazik bakan gözleri vardı ve dermatologdu. Ailesi onun için büyük bir sevinç kaynağıydı. Başka nasıl söylenir bilmiyorum. Kendi babamla olan deneyimime bakınca Bernard Gubermanı seyretmek benim için Marstan gelen bir yabancıya bakmak gibiydi. Gerçekten çocuğunu seviyordu Hayrete düşmüştüm. Gerçekten onunla birlikte olmak istiyordu Hruce un hayatına dair her jeyt hatırlıyordu Bernard Guberman benden de hoşlanıyordu sanırım. Bu bana karşı hissettiklerinden çok. a) Yahudiliğimden ve gelecekte evlenme ihtimalimizin olmasından b) kazançlı bir işimin olmasından c) oğlunu mutlu etmemden kaynaklanıyordu. Ama hiçbir zaman bana karşı neden iyi olduğunu umursamadım. Sadece bana gösterdiği şefkatin tadını çıkarıyordum. Bruceun annesi Audrcy. her zaman manikürlü ve bir sonraki ayın Vogue dergisinde rastlayacağım şekilde boyalı tırnakları mükemmel şekillendirilmiş saçları her yanı camlı duvardan duvara beyaz halı döşeli tertemiz ve yedi banyolu eviyle biraz ürkütücüydü. Arkadaşlarıma ondan Her daim Şık Audrey diye bahsederdim. Manikürü bir yana Audrey iyi biriydi. Öğretmenlik eğitimi almıştı ama ben onu tanıdığımda çalıştığı günler çok geride kalmıştı. Artık tam zamanlı bir eş bir anne okul aile birliğinde daimi gönüllü genç izcilerin lideri ve her yıl sinagogda verilen yemeklerin ve Hadassah organizasyonlarının kış dönemi balolarının aranan ismiydi. Öylesi bir aileye sahip olmanın insanda hırs bırakmayacağım düşünürüm. Ben boşanmış ebeveynim ve okul borçlarımla her zaman merdivenin bir sonraki basamağı bir sonraki iş bir sonraki gazetecilik görevi için mücadele enim. Daha çok para için daha çok tanınmak için ün kazanmak için. Ama eğer işiniz başka insanların hikayelerini anlatmaksa ünlü olmanız çok zordur. Kimsenin bilmediği küçük bir gazetede çalışmaya başladığımda araba kazaları kanalizasyon yenileme toplantıları filan derken daha büyüğüne geçebilmek için canımı dişime taktım ve sonunda daha büyüğüne geçince çalışmaya başlayalı iki hafta bile olmamışken çoktan daha iyisi için planlar yapmaya başlamıştım. Bruce ise mastır yaparak sürünmekten rasgele bulduğu öğretmenlik işinden sürdürdüğü serbest yazarlık ve gazetecilikten yaklaşık olarak benim yaptığımın yarısını yapmaktan kendi arabasının sigorta hesabım ailesine tutturmaktan ve taksitleri için yardım etmelerine izin vermekten onları her gördüğünde aldığı yüz dolarlardan ilaveten doğum günlerindeki cömert banka hesaplanndan memnundu. Biraz sakin ol derdi bana kısa bir makale için erkenden yataktan kalktığımda ya da kuşkulu mektuplan New Yorktaki dergi editörüne göndermek için cumartesileri işe gittiğimde. Hayatın tadını çıkar biraz Cannie.

10 Bazen kendini Springsteenin bir şarkısının kahramam olarak hayal ettiğini düşünürdüm. Biraz öfkeli heyecanlı on dokuz yaşında bir romantik. Dünyaya karşı köpüren ve onu kurtarması için özellikle babasının ona kız aradığı biri. Asıl mesele ailesinin ona isyan edebileceği hiçbir şey sunmamış olmasıydı. Ne uyuşuk bir fabrika işi ne şiddet ne yargılayan bir baba ne de yoksulluk. Springstecnin şarkıları nakaratları tekrarlanan müzikleri muazzam gitar dinletileriyle sadece üç dakika sürer ve asla pis bulaşıkları kirlenmiş çamaşırları toplanması gereken yatakları ve bir ilişkiyi sürdürmek için gereken saygı ve iyi niyet ile ilgili binlerce küçük ayrıntıyı hesaba kaçmazdı. Benim Bruceum hayatın içinde sürüklenmeyi pazar gazeteleriyle oyalanmayı kaliteli afyon içmeyi hiçbir şey yapmadan daha büyük ve daha iyi işler hayal etmeyi tercih etti. Bir kez ilişkimizin başlarında Examinerf özgeçmişini gönderdi ve karşılık olarak beş yıl sonra tekrar deneyin yazılı bir posta kartı aldı. Mektubu bir ayakkabı kutusuna attı ve bu konuyu bir daha asla açmadık. Fakat mutluydu. Grateful Deadden şarkılar söylerdi bana: Zihnim bomboş umursamıyorum. Zihnimin asla boş olmayacağını ve umursamazlık edemeyeceğimi düşünerek zoraki gülümserdim. Ve tüm bu telaştan sonra şimdi oturmuş sek içkimi dosdoğru kaseden höpürdeterek içiyorum diye düşündüm gözlerim dalarak. Ne fark eder Artık beni sevmiyor ki. Gece yansını geçiyordu kanepede ağzımdan salyalar akarak uyandım. Başım zonkluyordu. Sonra birinin kapımı yumrukladığını fark ettim. Cannie Kalktım ellerimi ve ayaklarımı hissedebilmek için bir an durak şadım. Cannie aç şu kapıyı. Senin için endişeleniyorum. Annem. Tanrım olamaz. Cannie Kanepede iyice kıvrılırken bu sabah arayıp sanki bir milyon yıl önceydi gece bir eşcinseller partisine gideceğini ve partiden sonra Tanya ile uğrayacaklarını söylediğini hatırladım. Ayağa kalkıp olabüdiğince sessiz ki değildim ışığı kapatmaya çalıştım. Nifkin havlayıp sandalyenin üstüne tırmandı ayıplarcasma bana ters ters bakıyordu. Annem tekrar kapıyı yumruklamaya başladı. Cannie Git buradan dedim zayıf bir sesle. Ben... çıplağım. Hayır değilsin. Üzerinde tişörtün var tekila içiyorsun ve The Sound Of Musici seyrediyorsun. Hepsi doğruydu. Ne diyebilirim Müzikalleri seviyordum. Özellikle de The Sound Of Music i ve Marianın gök gürlerken öksüz Von Trappi yatağına alıp En Sevdiğim Şeyleri söylediği sahneyi. Çok keyifli sımsıcak tıpkı benim ailemin de bir zamanlar uzun zaman önce kısa bir süreliğine olduğu gibi. Kapımın dışında mırıltılar duydum. Annemin sesiyle daha alçaktan gelen Marlboro dumanıyla tarazlanmış gibi bir başka ses. Tanya. Sinsi. Yengeç bacaklı. Cannie aç hadi Tekrar aynı oturma pozisyonunu bulmak için uğraştım ve kendimi banyoya attım. Işığı açıp kendime baktım. İçinde bulunduğum durumu ve görüntümü gözden geçirdim. Gözyaşlarıyla ıslanmış bir yüz ve yanaklar. Basit kesimli kulak arkasına atılmış aralarda bakır rengi balyajlı açık kahverengi saçlar. Makyaj yok. Belli belirsiz bir gerdan. Tombul yanaklar yuvarlak düşük omuzlar bir çift kocaman göğüs etli parmaklar geniş kalçalar koca bir popo sağlam kaslar altında titreyen domuz yağından butlar.

11 Gözlerim oldukça küçük görünüyordu sanki vücudumdan saklanmaya çalışıyor gibiydiler ve bakışlarımda hırslı aç ümitsiz bir şeyler vardı. Marthas Vineyard adasınm Menemsha limanındaki okyanusla aym renkte güzel üzüm yeşili gözler. Acıklı acıklı en sevdiğim özelliğim diye düşündüm. Güzel yeşil gözler ve çarpık saçma bir gülümseme. Ne kadar hoş bir yüz. derdi büyükannem çenemi tutarak sonra başını sallardı gerisini söylemeye yeltenemezdi. Buyrun işte ben buyum. Yirmi sekiz yaşında otuzuna merdiven dayamış. Sarhoş. Şişman. Yalnız. Sevilmeyen. Ve hepsinden kötüsü Ally McBeal ve Bridgeı Jonesun toplam kilosu kadardım ve iki inatçı lezbiyen kapımda gürültü yapıyordu. En iyisi tuvalete saklanıp ölü numarası yapmaktı. Anahtarım var diye tehdit etti annem. Tekila şişesini Nifkinden zorla aldım. Bekle diye bağırdım. Lambayı açıp kapıyı araladım. Annem ve Tanya bana bakıyorlardı. Bir örnek giyinmişlerdi ikisinin de üstünde kapüşonlu eşofman ve yüzlerinde kaygılı bir ifade vardı. Bakın dedim. Ben iyiyim. Sadece biraz uykum var ve yatmaya gidiyorum. Bunu yann konuşalım. Bak Moxiedeki yazıyı gördük dedi annem. Lucy getirdi. Teşekkürler Lucy dedim içimden iyiyim. dedim tekrar iyiyim. iyiyim iyiyim iyiyim. Annem kilden yapılmış bingo kupasını sıkı sıkıya tutup kuşkuyla bakıyordu. Tanya ise her zamanki gibi sadece sigara ve içki isteyen gözlerle ben ve kardeşlerimin doğmamış olmamızı dilcrccsinc bakıyordu. Böylece annem sadece onun olacaktı ve Northamptonda bir komüne taşınabileceklerdi. Yarın ararsın değil mi diye sordu annem. Arayacağım dedim ve kapıyı kapattım. Yatağım çölde bir vaha fırtınalı denizde kumsal gibiydi. Kendimi yüzüstü bıraktım kollarımı ve bacaklarımı iki yana açtım yorgana zımbalanmış büyük beden bir denizyıldızı gibi. Yatağımı severdim. şirin açık mavi yorganımı pembe çarşaflarımı biri mor. biri turuncu biri sarı ve biri de krem renkli parlak kılıfları olan yastıklarımı. Laura Ashlcy marka fırfırları ve küçüklüğümden kalma kırmızı yün battaniyemi severdim. Nıfkin yatağın üzerine atlayıp bana katılmıştı ve ben tavana bakarken yatağımda olmak o an hayatımda yolunda giden tek durumdu. Keşke Brucea ara vermekten hiç bahsetmeseydim. Keşke onunla hiç tanışmasaydım o gece koşup gitseydim ve ardıma hiç bakmasaydım. Keşke gazeteci olmasaydım. İşimin yumurta kırıp un ölçmek ve para üstü vermekten ibaret olduğu bir pidecide pide pişirmek olmasını isterdim böylece kimse bana kötü davranmazdı ve benden de şişman olmam beklenirdi. Bütün sarkmalar ve selülitler pidelerimin mükemmelliğinin sonucu olarak gösterilirdi. Üzerinde Taze Suşi yazan bir sandviç tezgahıyla öğlen saaderinde Pine Sokağında bir yukarı bir aşağı dolaşan ve Wasabi Dünyası için suşi kuponları dağıtan biriyle yer değiştirmeyi diledim imzasız ve görünmez olabilmeyi diledim. Belki de ölü olmayı. Kendimi düşündüm aynaya bir not yazmış küvette uzanmış jiletle bileklerimi keserken hayal ettim. Sonra Nifkini düşündüm şaşkın ve mızmız tırnaklarıyla küvetin kenarlarım tırmalarken ve neden kalkmadığımı merak ederken. Ve annemi düşündüm eşyalarımı toplamak için gelmiş en üst çekmecemde Bruceun bana Sevgililer Günü için aldığı pembe kürklü kelepçeleri ve yıpranmış En [yi Penthouse Mektupları m n kopyalarını bulurken. Son olarak sağlık görevlilerini düşündüm ıslak ve ölü vücudumu üç kat aşağıya indirmeye çalışırken. içlerinden birinin şöyle dediğini hayal ettim: Amma da ağırmış.

12 Tamam. İntihar etmekten de vazgeçtim. Yorganımın üzerinde yuvarlandım başımın altına turuncu yastıkları koydum. Pideci senaryom cazipti ama muhtemelen gerçekleşmeyecekti. Bunun mezunlar dergisinde nasıl yer alacağını düşünemiyordum bile. Pide dükkanı açan Princeton mezunu milyonlar kazandığı başarılı bir pideci zincirinin sahibi olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor. Ve pide dükkanı sadece birkaç yıl içinde mezunlar dergisinde şaşmaz bir şekilde tarafsız siyahturuncu askeri giysileriyle yer alacak olan gocuklarını yetiştirenler için bir eğlence vesilesi olacak. Vaktinden önce gelişmiş göğüslerde 2012 sınıfı yazacak. Kafamı yastıklara gömdüm ve şöyle düşündüm: asıl istediğim tekrar küçük bir kız olmak Büyüdüğüm evdeki yatağımda kahverengikırmızı yorganımın altında uyku saatim geçmiş olmasına rağmen kitap okumak kapının açıldığını ve babamın içeri girdiğini duymak karşımda sessizce durduğunu hissetmek gururunun ağırlığını ve elle tutulur bir şeymiş gibi ılık su gibi sevgisini hissetmek isterdim. Elini başıma koyup Hala kitap mı okuyorsun Cannie derken sesindeki sıcaklığı duymak isterdim. Küçük ve seviliyor olmak isterdim. Ve zayıf. İşte bunu isterdim. Döndüm el yordamıyla gece lambasını aradım bir kağıt ve kalem kaptım Kilo ver yazdım sonra durdum ve düşündüm. Yeni bir sevgili bul diye ekledim. Film senaryonu sat. Büyük ve etrafı çitlerle çevrili bahçesi olan bir ev satın al Annene daha makul bir kız arkadaf bul. Saçlarım modaya uygun kestir ve bakım yap yazıp Bruceü üz diye eklesem mi diye düşünürken sonunda uyuyakaldım. Yatakta İyi ha Seks deneyimleriyle ilgili bir köşeye adını yazacak. bu zamana kadar ne kadar az kişiyle birlikte olduğunu ve benimle birlikte olmadan önce ne kadar az şey bildiğini anlatacak kadar yüzsüzmüş. Bruce ile tanışıp avlandığım güne kadar dört kişiyle birlikte olmuştum üç uzun süreli ilişki ve şapşal bir birinci sınıf öğrencisi ve çevremde yarım düzine adam dolanıyordu. iri bir kız olabilirdim ama on üç yaşından beri Cosmopolitan okuyordum ve avlanma teknikleri konusunda kendimce bir yol yordam edinmiştim. Sonuç olarak asla şikayetim olmadı. Yani ben tecrübeliydim ama Bruce... hayır. Lisede sivilceli yüzüne karşın atkuyruğu ve aldığı ödüllerle bazı kızlan etkilediğini keşfetmeden önce birkaç kez merhametsizce reddedilmişti. Uyku tulumu ve penye tişörtle geldiği ilk gece foyası meydana çıkmıştı. Bakir değildi ama hiç gerçek bir ilişki yaşamamıştı ve kesinlikle daha önce hiç aşık olmamıştı. Yani o hayallerinin kadınını arıyordu ve Bay Doğruya rastlamak konusunda hiç de isteksiz olmayan benim aradığımsa daha çok. nasıl denir... cilveleşmek şetkat seks diyelim aslında. Kanepede yan yana otururken başladık. Eline uzandım. Buz gibi soğuk ve nemliydi. Kolumu omzuna atıp bacağımı onunkinin yanına uzattığımda titrediğini hissedebiliyordum beni etkileyen o titreyişi. Ona karşı kibar ve nazik olmak istiyordum. Ellerini tuttum ve kanepeden kendime doğru çektim. Hadi gel uzanalım. dedim. El ele yatak odama yürüdük. Sırtüstü uzandı faltaşı gibi açık gözleri karanlıkta parlıyordu sanki dişçi koltuğunda oturuyordu. Yanma uzandım dağınık saçlarım yüzüne değiyordu. Boynunu öptüğümde sanki onu yakmışım gibi soludu. Elimi tişörtünün içine sokup göğsündeki kıllara dokunduğumda Oh Cannie dedi şimdiye kadar duyduğum en nazik sesle. Ama korkunç öpüşüyordu. Bütün o salyalar ve sert dili dudaktan benimkilerle buluştuğunda boğuluyormuş gibi hissediyordum. Dişleri ve bıyığı arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyordum. Elleri sert ve beceriksizdi. Uzan diye fısıldadım. Özür dilerim. dedi üzgün bir şekilde. Çok beceriksizim değil mi Şşş. Nefes aldım tekrar dudaklanmı boynuna götürdüm. Elimi göğsünden aşağı kaydırdım. Hiçbir şey yapmadı. Göğsümü ona doğru bastırdım alnını öptüm gözkapaklarını ve burnunun ucunu öperek

13 tekrar denedim. Hala tık yoktu. Çok tuhaftı. Ona beni nasıl mutlu edeceğini öğretmeye karar verdim. Bir seksen üç boyundaki atkuyruklu bu adam onu elektrik vererek idam etmemi tercih edermiş gibi görünen yüz ifadesiyle beni aşın derecede etkilemişti. Bacak lanmı onunkine doladım elini aldım ve külotumun içine doğru kaydırdım. Gözleri benimkilerle buluştu ve ne kadar ıslanmış olduğunu görünce gülümsedi. Parmaklarını ihtiyacım olan yere elimi de üzerine koydum parmaklarını kendime doğru bastırarak ona ne yapması gerektiği gösterdim. Geldiğimde terimi nefes alışımı ve inlememi hissedebilsin diye ona doğru yaklaştım. Tekrar yüzümü boynuna yasladım ve dudaklarımı kulağına yaklaştırdım. Teşekkürler diye fısıldadım. Tuz tadı aldım. Ter Gözyaşları belki de Ama karanlıktı göremedim. O halde uyuyakalmıştık. Ben. üzerimde sadece tişörtüm ve külotumla ona sarılmıştım. O ise düğmeleri yarıya kadar açık gömleği külotu. eşofmanı ve çoraplarıyla uzanmıştı. Ve güneş pencereden içeriye süzüldüğünde gözlerimizi açıp birbirimize bakınca sanki tek geceden çok daha uzun zamandır birbirimizi tanıyor gibiydik. Hiçbir zaman yabancı olmamışız gibi. Günaydın diye fısıldadım. Çok güzelsin dedi. Bunu her sabah duymaya alışmak istediğime karar verdim. Bruce da aşık olduğuna karar verdi. Böylelikle üç yıl boyunca beraber olduk birbirimizden bir sürü şey öğrendik. Sonraki zamanlarda bana bütün hikayesini sınırlı deneyimlerini her zaman ya sarhoş ya utangaç olduğunu üniversitedeki birinci yılında birkaç kez nasıl reddedildiğini ve sabretmeye karar verdiğini anlara. Bir gün doğru kişiyle karşılaşacağımı biliyordum dedi gülümseyerek. Onun sevdiği benim sevdiğim ve ikimizin de sevdiği şeyleri ortaya döktük. Bazıları oldukça samimiydi bazılan Moxie deki cızırdayan seksi sırlar gibi kaşlarımızı kaldırmamıza yetecek kadar dobra. Ama bana acı veren içki aleminden ağzımda kalan yapışkan tatla arasında bir yakınlık kurduğum ve kalbimi fırlatıp atılmış altüst edilmiş hissettiren şey yazının başlığıydı. Yatakta İyi. Bu yalandı. O bir seks bilgini yorganın altındaki harika çocuk değildi. Biz birbirimizi sevdik. Biz yatakta birlikte iyiydik. İki Cumartesi sabahı telefonun sesiyle uyandım. Üç kez çalıp sustu. On saniyelik bir aradan sonra üç kez daha çaldı ve sonrasında daha uzun bir sessizlik oldu. Annemin telesekreterlerle arası pek iyi değildir. Yani eğer evde olduğumu biliyor ya da tahmin ediyorsa ben cevap verene kadar aramaya devam eder. Direnmem boşaydı. Bu çok iğrenç dedim alo demek yerine. Ben annenim. dedi annem. Ah çok şaşırdım. Beni sonra arar mısın Lütfen Daha çok erken ve ben yorgunum. Sızlanmaktan vazgeç dedi canlı bir sesle. Sadece akşamdan kalmasın. Beni bir saat içinde ara. Kütüphanedeki yemek pişirme tanıtımına gideceğiz. Hayır dedim. Kesinlikle olmaz. Böyle söyleyip karşı çıksam da şikayet etsem de. on yedi değişik mazeret sunsam da biliyorum ki akşam Okuma Terminalinde olacaktım ve annemin aşçıbaşımn menü seçimi ve yemek yapma becerisiyle ilgili sesli eleştirilerini dinleyecektim. Biraz su iç. Birkaç tane aspirin al dedi annem. Bir saat içinde görüşürüz. Anne lütfen... Bruceun yazısını okudun belli ki dedi. Annem bir konudan diğerine geçme konusunda pek usta sayılmazdı.

14 Evet. dedim kendisinin de okuduğundan emin olarak. Kardeşim Lucy Moxieye abonedir ve kadınlarla ilgili her şeyi hevesle okur. Geçen geceki kapı yumruklama olayına bakılırsa yazıyı anneme okutmuştu. tabii Bruce arayıp Bu ay çıkan bir dergiye yazdığım yazı yüziinden Cannıenin çok üzüldüğünü söylemek için aradım demediyse. Düşüncesi bile yatağın altına gizlenip kimseye görünmek istemememe yeterdi. Tabii eğer sığabilirsem. Moxıe satılan hiçbir yere gitmek istemiyordum. Utançtan yerin dibine girmiştim ve sanki kopkoyu kırmızı renkli kocaman C. baskılı bir şey giymişim de. beni gören herkes Yatakta iyideki o şişman kadın olduğumu ve beni anlamaya çalışıp seven birini terk ettiğimi fark edecekti. Üzüldüğünü biliyorum... Üzülmüyorum ben. diye tersledim iyiyim. Besbelli duymayı umduğu cevabı vermemiştim. Bence bu onun adiliği dedi. O adi biri. dedim. Ama böyle biri değildi. Bu kadar şaşırmamın nedeni de bu. Yatağıma bıraktım kendimi. Başım ağrıyordu. Şimdi onun adi olup olmadığım mı sorgulayacağız Belki daha sonra dedi annem. Birazdan görüşürüz. Büyüdüğüm yerlerde iki çeşit ev vardır. Biri ebeveynlerin hala evli olduğu diğeri de ebeveynleri boşanmış evler. Üstünkörü bakarsanız bütün evler aynı görünür. Büyük düzensiz. dön veya beş odalı her biri yarım hektarlık alanda evlerdir bunlar. Mavi kepenkli arduvaz grisi ya da kırmızı kapılı açık bej ev gibi çoğu kcpcnkleriyle zıt olan sade renklere boyanmıştır. Çoğunun çakıllı garaj yolu ve birçoğunun da arkada havuzu vardır. Ama eğer daha yakından bakarsanız ya da bir süre bakmaya devam ederseniz tarkı görmeye başlarsınız. Boşanmışların evinin önünde artık çim kamyonu durmaz şiddetli kış fırtınalarının ardından kar araçları sabahları önünden hızla geçer. Seyredin asık suratlı gençlerin ya da bazen evin hanımının bahçeyi tırmıklamak otları biçmek kürekle toprak atmak bahçeyi süslemek için ortaya çıktığını göreceksiniz. Bu evler annelerin Camry sinin Accordunun ya da mini kamyonetinin her sene yenilenmeyip her geçen yıl daha da eskidiği eğer varsa ikinci arabanın Exanıinerdin taksitle alınmış dördüncü el. her yeri çizik de olsa Honda Civic marka bir otomobil döküntüsünün ya da çocuklar gerçekten şanslıysa babalarının orta yaş bunalımında kaldırıp attığı spor bir arabanın bulunduğu evlerdir. Bu evlerde asla süslü manzaralar yazlan büyük havuz partileri olmaz eve yeni bir ofis ya da yatak odası eklemek üzere sabahın yedisinde gelen inşaat işçilerinin şamataları duyulmaz. Bu evlerde boya ikiüç yıl yerine dörtbeş yılda bir yapılır. Ama bunu en çok arkadaşlanmla Baba Gezisi adını taktığımız cumartesi sabahlan anlarsınız. Her cumartesi sabahı onda ya da on birde bizim sokağımız ve civardaki sokaklar bir zamanlar bu dört ya da beş odalı evlerde yaşamış adamlann arabalanyla dolar. Birer birer arabalanndan iner yorgun argın yürür bir zamanlar uyuduklan evlerin kapılarını çalar hafta sonu için çocuklannı alırlar. Günler arkadaşlarımın anlattığına göre her çeşit aşınlıkla doludur. Alışveriş merkezlerine hayvanat bahçesine sirke seyahatler dışarıda yenilen öğlen ve akşam yemekleri öncesinde ve sonrasında sinema. Birbirlerine gereksiz esprilerden (sorunsuz davalarda) ya da kırıcı sözlerden (ebeveynlerin hakim önünde ardından dedikoducu insanların ve en sonunda da çocuklarının önünde birbirlerinin kusurlarını sadakatsizliklerini teşhir ettiği çekişmeli davalarda) başka söyleyecek çok az şeyi olan çocuklarla ebeveynler arasında geçen zamanı ölü olmaktan kurtarmak için her şey denenir.

15 Arkadaşlarım sırayı bilirlerdi. Babam bize kendini babadan çok amca gibi hissedip bu hafta sonu programlarına uyamayacağını söylemeden önce yani boşanmalarının ardından kısa bir süre erkek kardeşim kız kardeşim ve ben de birkaç kez bunu yapmıştık. Cumartesi gecelerimiz şehrin diğer taralındaki küçük tozlu gereğinden fazla pahalı üç boyutlu eşyalar ve son model bir televizyonla bazen bütün fotoğraflarımızın ortada olduğu bazense bir tanesine bile rastlamadığımız küçük dairesinde çekyattn üzerinde geçerdi. Babamın evinde Josh yerde uyku tulumunda uyurken. Lucy ve ben gece boyunca çekyatın metal çerçevesinin bize saplanacağını düşünerek ince şiltenin üzerinde birbirimize sokulurduk Yemekler sadece restorandan alınırdı. Çok az bekar babanın yemek yapma becerisi ya da yemek yapmayı öğrenme isteği vardır. Çoğu buzdolabı için gerekli şeyleri alacak ve akşam yemeğini hazırlayacak bir eş ya da sevgili için beklerler. Pazar sabahları kilise veya Yahudi okulu zamanı merasim tekrar başlar ama bu kez ters yöne. Arabalar park edilir koşmamaya ya da kurtulmuş gibi görünmemeye çalışan ama aslında acele eden çocuklar geri verilir ve babalar da görev icabı gibi değil de memnuniyetten bunu yapmış görünmek için uzaklaşırken arabayı çok hızlı sürmemeye dikkat ederler. İki yıl üç yıl dört yıl boyunca gelirler. Sonra ortadan kaybolurlar. Ya yeniden evlenirler ki daha çok böyle olur ya da taşınırlar. Bu o kadar da kötü değildi gerçekten. Üçüncü dünya ülkelerindeki ya da Amerikanın en yoksul bölgesi olan Appalachiadaki kadar kötü değildi. Fiziksel bir acı gerçek bir açlık yoktu. Yaşam standartlarında düşüş olsa bile. Philadelphianın kenar mahallelerindeki yaşam dünyadaki birçok insanın yaşamından daha iyiydi. Arabalarımız eski olsa da. tatillerimiz daha sıradan geçip havuzlarımız çok daha küçük olsa da hala arabalarımız tatillerimiz arka bahçede yüzme havuzlarımız ve başımızı sokacak evlerimiz vardı. Anneler ve çocuklar birbirlerine destek olmayı öğrenmişlerdi. Boşanma bize bazı durumlarla nasıl baş edeceğimizi öğretti her ne kadar bazı yoksunluklar getirdiyse de ya da izci kızlar takımının lideri babakız yemeğine ne getireceğimizi sorduğunda ne diyeceğimizi bilemesek de ( ki en iyi cevap bir babaydı). Kız arkadaşlarımla ben hazırcevap ve dayanıklı olmayı alaycı yeni yetmeler pozu takınmayı daha on altı yaşımıza gelmeden öğrendik. Babaların bir zamanlar her akşam geldikleri bu yoldan geri dönerken ne hissettiklerini ve eski evlerini gerçekten göriip görmediklerini. gittiklerinden beri her şeyin ne kadar yıpranmış ve dökülmeye başlamış olduğunu fark edip etmediklerini hep merak ederdim. Şimdi arabayı büyüdüğüm evin önüne çekerken de hala merak ediyordum ve tark ettim ki ev eskisinden de fazla ruhlar evine dönmüştü. Ne annem ne de korkunç hayat arkadaşı Tanya toprakla uğraşırdı ve bu yüzden çimenler kahverengi ölü yaprak yığınlarıyla doluydu. Garaj yolundaki çakıllar yaşlı bir adamın lekelerle kaplı karasındaki taranmış saçlar kadar seyrekti. Arabayı park ettiğimde bahçıvan kulübesinin arkasından gelen belli belirsiz eski metal ışıltısının ne olduğunu anladım. Eskiden bisikletlerimizi oraya park ederdik. Tanya. üç tekerlekliden on vitesliye kadar bütün bisikletleri kulübenin arkasında üst üste yığıp onları paslanmaya bırakarak temizlemişti. Josh bu bisiklet yığınının bizi bir römork çöplüğü gibi gösterdiğinden şikayet ettiğinde annem bunun bir sanat olduğunu düşünün demişti. Babam buradan geçse diye düşündüm annemin yeni durumunu bilse hepimizi düşünse ya da büyümüş ve artık birer yabancı olmuş üç çocuğu için kıvanç duysa. Annem garaj yolunda bekliyordu. Benim gibiydi uzun ve toplu. (İri bir kadın yani kafamda Bruceun hakaret eden sesini duydum). Fakat ben bir kumsaatini andırıyordum (ağzına kadar dolu bir kumsaati). Annemse ortadan kesilmiş bir elma gibi toparlaktı ve kaslı bacakları vardı. Eskinin göze çarpan tenisçisi baskctbolcusu saha hokeycisi ve bugün Svvitch Hittersın (lezbiyen softbol takımı)

16 yıldızı olan Ann Goldblum Shapiro. Sporcu olmanın yarattığı iyimserlikle tempolu bir yürüyüş ya da biraz yüzmeyle çözülemeyecek problem düzeltilemeyecek bir durum olmadığına inanan bir kadın. Saçlarım kısa kestirip gri rengine dokunmaz. Gri bej ve soluk pembe tonlarda rahat kıyafetler giyer. Gözleri benimkiyle aynı tonda yeşildir ama daha büyüktür ve tabii daha az düşünceli. Benden çok daha fazla güldüğünü tahmin edersiniz. İnsanların yabancılık çekmeden yanına yaklaşıp adres sorduğu tavsiye aldığı. Loehmannsın soyunma odalarında mayonun daha şişman gösterip göstermediğiyle ilgili dürüst değerlendirmeler için danıştığı insanlardandır. Bugünkü buluşmamız için dar paçalı soluk pembe eşofmanını mavi kazağını on dört çift özel tenis ayakkabısından birini ve gökkuşağı renklerinden oluşan küçük broşlu yağmurluğunu giymişti. Makyaj yapmamıştı zaten hiçbir zaman yapmazdı. Saçları doğal halindey di. Arabaya bindiğinde mutlu görünüyordu. Onun için Philadelphiu nin şehir merkezindeki bedava yemek tanıtımları komedi gösterilerinden daha iyiydi. Kimsenin katılımcı olmaya niyeti yoktu ama bunıı ona söyleyerek canını sıkmak istemiyorlardı. Zarif. dedim broşunu göstererek. Beğendin mi diye sordu. Tanya ve ben geçen hafta sonu New Hopcdan aldık. Bana da aldınız mı diye sordum. Hayır. dedi. Sana bunu aldık. Mor. ince bir kağıda sarılmış küçük dörtgen bir paket uzattı. Kırmızı ışıkta durunca paketi açtım. İçinden bir mıknans çıktı mıknatısın üstünde kırmızı saçlı gözlüklü bir kız resmi vardı. Ben eşcinsel değilim ama annem öyle. diye okudum. Mükemmel. Radyoyu açtım ve önümüzdeki yarım saatlik yolculuk boyunca suskunluğumu korudum. Annem yanımda sessizce oturuyordu besbelli Bruceun son şaheserinden bahsetmemi bekliyordu.sonunda Terminalde yürürken tam manav ve taze balık tezgahının arasında bir yerlerde beklediği şeyi yaptım. Yatakta iyiymiş diye homurdandım. Hıh Annem yandan bir bakış attı. Yani aslında iyi değil miydi Seninle böyle bir konuşma yapmak istemiyorum diye çıkıştım fırını ve Meksika restoranını geçip gösteri yapılan mutfağın önünde oturmak için yer ararken. Üç hafta önceki Güneyin Gözdeleri dersinden hatırladığım aşçıbaşınm rengi annemin oturmasıyla sarardı. Annem bana bakarak omuzlarını silkti ve tahtaya dikkatle baktı. Bu haftaki yemek beş basit malzemeyle yapılan bir Amerikan klasi ğiydi. Aşçıbaşı yemeği yapmaya girişti. Lokantacılık Okulundan sivilceli asistanı lahanayı kesmeye başladı. Parmağını kesecek. diye tahminde bulundu annem. Şş dedim. Böyle oturumları çok ciddiye alan çoğu yaşlı ön sıradaki müdavimler kaşlarını çatarak bize bakınca. Ama öyle. dedi annem. Bıçağı yanlış tutuyor Şimdi tekrar Brucea dönelim... Bu konuda konuşmak istemiyorum. dedim. Aşçıbaşı tavanın içinde oldukça büyiik bir parça tereyağını eritti ve içine tuzlanıp tütsülenmiş domuz eti ekledi. Annem bir idama şahit olmuş gibi hayretle nefesini tutup elini kaldırdı. Bu tarif için kalp sağlığı kurallarında bir değişiklik mi yapıldı diye sordu. Aşçıbaşı iç çekti ve zeytinyağı hakkında konuşmaya başladı. Annem dikkatini bana yöneltti. Bruceu unut. dedi. Daha iyisini bulabilirsin. Anne Şş ön sıradakilerdcn biri tısladı. Annem kafasını salladı: Buna inanamıyorum. Neye

17 Tavanın ebadına bakar mısın Daha büyük olmalı. Aşçıbaşınin asistanı doğradığı lahanaları sığ bir tavaya tıka basa doldurdu. Annemin havaya kalkan elini hızla aşağıya çektim. Bırak da devam etsin. Hata yaptığında uyanlmazsa hatasını nasıl düzeltecek diye şikayet etti. Bu doğru diye katıldı yanında oturan bayan. Ve eğer tavuğa bu unu serpecekse diye devam etti annem önce terbiye etmesi gerekecek. Hiç kırmızıbiberle denediniz mi ön sırada oturan yaşlı adamdı soran. Çok fazlası değil ama ufak bir tutam gerçekten güzel bir tat verir. Kekikle de iyi olur. dedi annem. Tamam. Gözlerimi kapattım açılır kapanır sandalyeme iyice gömüldüm. Bu sırada aşçıbaşı şekerli patatesler ve elma dilimleriyle uğraşırken annem evde öğrendiği teknikler ve değişikliklerle ilgili sınavlarına devam ediyor yorumlarıyla yanında oturan insanları serseme çeviriyor bütün ön sırayı da kızdırıyordu. Kapuçino ve Amish kraker tezgahından alınma sıcak yağlı çubuk krakerlerden sonra dün akşamdan beri hazırlandığına emin olduğum konuşmasına başladı. Biliyorum ki duyguların incindi diyerek giriş yaptı. Ama sürüyle erkek var. Evet doğru diye mırıldandım gözlerimi fincanımdan ayırmadan. Tabii kadınlar da diye devam etti yardımcı olmaya çalışarak. Anne sana daha kaç kez söylemem gerekiyor Ben lezbiyen değilim ilgilenmiyorum da. Sahte bir üzüntüyle başım salladı. Senden çok ümitliydim dedi yalandan iç çekti ve açık ağızlı aldatıcı gözlü ışıklar altında pullan gümüş gibi parlayan üst üste yığılmış sazan ve turna balıklarının bulunduğu balık tezgahlarından birini işaret etti. Bu nesnel bir ders dedi. Bu sadece bir balık tezgahı diye düzelttim. Bu sana denizde bol miktarda balık olduğunu söylüyor. dedi. Yürümeye başladı ve tırnağıyla cam kasaya hafifçe vurdu istemeye istemeye onu takip ettim. Anlıyor musun dedi. Bu balıkların her birinin bekar bir erkek olduğunu düşün. Balığa baktım. Buzların üzerine yığılmış ağzı açık alık alık bakan balıklara. Onlar daha terbiyeli diye söylendim. Bazıları da kesinlikle daha hoşsohbettir. Balık ister misiniz diye sordu plastik önlüğü yere kadar uzanan kısa boylu Asyalı kadın. Bir elinde balıkları temizleyip ikiye ayırmak için bir bıçak tutuyordu. Bıçağı ondan ödünç alıp Bruceu döşsem ne hissederim acaba diye düşündüm. Balıklar taze diye ısrar etti. Hayır teşekkürler dedim. Masaya döndük. Bu kadar üzülme dedi. Emin ol gelecek ay o yazı kuş kafeslerine serilecek... Bir gazetecinin moralini ne kadar da düzeltecek bir düşünce dedim. Alay erme. dedi. Ne yapabilirim başka diye iç çektim. Tekrar oturduk. Annem kahve fincanını eline aldı. Dergide iş bulmuş olmasın bu diye çekinerek sordu. Derin bir soluk aldım ve tasdik ettim. Olabilir. Doğruydu makalesi benimle ilgili olmasaydı bile ben hiç yol kat etmemişken Bruceun yıldızının parladığını görmek canımı acıtırtı. Bence gayet iyisin dedi annem. Senin de sıran gelecek. Ya gelmezse dedim. Ya asla başka bir iş veya başka bir erkek arkadaş bulamazsam... Annem çok saçma bir şey söylemişim gibi olmaz anlamında parmağını salladı. Ama ya olmazsa diye ısrar ettim. O kendine bir köşe kaptı roman yazıyor...

18 Roman yazdığını söylüyor dedi annem. Ama bu gerçekten yazdığı anlamına gelmez. Asla başkasıyla tanışamayacağım dedim kesin bir şekilde. Annem iç çekti. Biliyor musun Bunda benim de hatam oldu dedi sonunda. Bu sözü dikkatimi çekti. Baban bir şey söylediği zaman... Bu kesinlikle konuşmayı getirmek istemediğim bir noktaydı. Anne... Hayır hayır Cannie. Bitirmeme izin ver. Derin bir soluk aldı iğrenç biriydi dedi. Cimri iğrenç. O şekilde devam etmesine ve o kadar uzamasına ben izin verdim. Üzerinden çok zaman geçti dedim. Özür dilerim dedi annem. Elbette bunu daha önce de duymuştum ama her seterinde acı verirdi. Çünkü bana her seterinde ne için özür dilediğini ve bunun ne kadar kötü olduğunu hatırlatırdı. Üzgünüm çünkü biliyorum ki böyle olmana sebep olan şey bu. Ayağa kalktım fincanlarımızı kullanılmış peçetelerimizi çubuk kraker artıklarını kaptım ve bir çöp kutusu bulmak için yönümü değiştirdim. Arkamdan geldi. Nasıl olmama diye sordum. Düşündü. Yani eleştirilere pek açık değilsin. Nasıl yani Açıkla. Görünüşünle ilgili konuşmaya pek açık değilsin. Açık olan bir kadın göster o halde. diye karşılık verdim. Hiçbirimiz güvensizliklerimizin milyonlarca Moxie okuyucusu önünde istismar edilmesinden hoşlanmayız bence. Ve umarım... Çarşının merkezindeki masalarda toplaşıp sand viçlerini yiyen ya da kahvelerini içen ailelere kederle baktı. Umarım kendine daha çok inanırsın. Ve işte sonradan lezbiyen olmuş annemle yapmak istemediğim bir konuşma daha. Doğru insanı bulacaksın dedi. Uzun zamandır seçeneklerden boğuluyorum. Brucela çok uzun süre birlikte oldun... Anne lütfen Hoş bir çocuktu. Ama biliyorum ki onu fazla sevmedin. Heteroseksüel tavsiyelerde bulunma alanının dışındasm ben Gerekli esaslara dayanarak tahminde bulunuyorum. dedi neşeyle. Dışarıda arabanın yanında bana sıkıca sarıldı bu onun için büyük bir adımdı biliyordum. Annem mükemmel bir aşçı sempatik bir dinleyici ve kişiliklerle ilgili iyi bir tahmincidir ama asla dokunmak hissetmek konusunda fazla iyi değildir. Seni seviyorum dedi bu da onun karakterine uymayan bir şeydi. Ama karşı gelmedim. Mümkün olduğunca çok sevgiye ihtiyacım vardı. Pazartesi sabahı bacak bacak üstüne atamayacak kadar şişman kadınlarla dolu bir bekleme salonunda oturuyordum. Philadelphia Üniversitesi Kilo ve Yeme düzensizlikleri Merkezinin yedinci katında hepimiz zor sığdığımız sandalyelerimize oturmuş amacımıza ulaşıp ulaşamayacağımızı düşünüyorduk. Birkaç anket doldurmanız gerekiyor dedi masasının arkasında gülümseyen sıska sekreter ve bir deste form bir yazı altlığı vc bir tükenmezkalem uzattı. Kahvaltı da var. diye neşeyle ekledi üst üste dizilmiş çörekleri krem peyniri vc üzerinde portakal tortularından kalınca bir zar oluşmuş bir sürahi portakal suyunu göstererek. Elimdeki formlarla birlikte çöreklerin önünden geçtim. Üzerinde harekete geçin... Bir gün mutlaka yazan ve çiçeklerle dolu bir tarlada ne kadar zayıf olursam olayım

19 asla giymeyeceğim balerin kıyafetiyle zıplayan bir kadın resminin bulunduğu posterin altına otururken kim burada bir şey yiyebilir ki diye düşündüm. İsim. Bu kolaydı. Boy. Problem değil. Şu anki kilonuz. Teşekkürler. Yetişkinliğinizdeki en düşük kilo. On dört yaş yetişkin sayılır mı Kilo vermeyi istemenizin sebebi nedir Bir dakikalığına düşündüm sonra aceleyle şöyle yazdım: Ulusal basın aracılığıyla küçiik düşürülmek. Tekrar bir dakika düşündüm ve ekledim: Kendimi daha iyi hissetmek. Diğer sayfa. Rejim geçmişi. En yüksek kilolar en düşük kilolar uyguladığım programlar kaç kilo kaybettiğim ve bunu ne kadar süre koruduğum. Eğer gerekirse arka sayfayı kullanabilirsiniz diye okudum. Gerekiyordu. Odaya şöyle bir göz attıktan sonra karar verdim herkese gerekiyordu. Bir kadın her zaman fazladan bir sayfaya gerek duyardı. Üçüncü sayfa. Anne ve babamın kilosu. Onların anne ve babalarının kiloları. Akrabaların kiloları. Hepsini tahminen yazdım. Bunlar aile toplantılarında masada konuşulacak türden şeyler değildi içki aleminden sonra kustuğunuz oldu mu rejim yaptınız mı müshilleri kötü amaçlı kullandınız mı zorunlu egzersiz yaptınız mı Eğer yapmış olsam böyle mi görünürdüm Lütfen en sevdiğiniz beş restoranı yazınız. Evet bu kolaydı. Sokağımda üç blok öteye bile gitmeden börekten tiramisuya kadar her şeyi yiyebileceğim beş efsanevi yer biliyordum. Philadelphia hala New Yorkun gölgesinde yaşıyordu bir türlü gurur kaynağı olamayan asık suratlı kız kardeş karakterindeydi. Ama bizim restoran röncsansımız gerçekti ve ben ilk krepi ilk şehriye dükkanı ve ilk akşam yemeği tiyatrosuyla (bayan rolünde kutsal kalamar) övünen bir yerde yaşıyordum. Ayrıca her blokta beni üç dolarlık latte ve çikolata parçacıktı pötipen müptelası yapan iki kahve dükkanı vardı. Biliyorum. bu şampiyonların kahvaltısı değildi ama bir kız her köşede bulunan mükemmel biftek dükkanlarından uzak durmanın bedelini başka nasıl ödeyebilirdi Bunun yanında bir de gazetede sahip olduğum tek gerçek arkadaş Andy vardı şehrin en iyi restoranlarına yaptığı teftişlerde o yakasındaki mikrofona bir şeyler mırıldanırken kaz ciğeri tavşan rillettes dana eti geyik eti ve güveçte levrek yiyerek eşlik ettiğim yemek eleştirmeni. En sevdiğiniz beş yemek işte bu kurnazlık gerektiriyordu. Benim düşünceme göre tatlılar ana yemeklerden tamamen ayrı bir kategoriydi kahvaltı başlı başına farklı bir şeydi ve yapabildiğim en iyi beş yemekle alabileceğim en iyi beş yemek arasında hiçbir alaka yoktu. Patates ezmesi ve kızarmış tavuk benim klasik yemeklerimdi ama bunları Lombard Sokağındakı Paris fırınından alınmış çikolatalı tartla ve creme brûlec ile nasıl kıyaslardım Ya da Viet Namda ızgarada pişirilmiş üzüm yapraklarıyla Delilahm kızarmış tavuğuyla vc Le Busın browni siyle Alelacele yazdım sonra üstünü çizdim Silk City Dinnerm ısıtılmış ve köpürtülmüş kremalı çikolatalı ekmek pudingini hatırlamıştım tekrar başlamak zorunda kaldım. Yedi sayfa fiziksel geçmiş. Kalbimde hırıltı yüksek tansiyon glokom var mı Hiç hamile kaldım mı Hayır hayır vc binlerce kez hayır. Altı sayfa duygusal geçmiş. Üzgün olduğumda yemek yer miyim Evet. Mutlu olduğumda yemek yer miyim Evet. Derhal çöreklere ve o korkunç görünüşlü krem peynire saldırabilir miyim bunlar biz misafirler içindi değil mi Psikoloji sayfaları. Sık sık depresyona girer miyim Bazen i işaretledim. intihan düşündüm mü Biraz ürktüm sonra seyrek olarakı işaretledim. Uykusuzluk Hayır. Kendini değersiz hissetmek Evet öyle olmadığımı bilmeme rağmen. Hiç vücudunun etli vc sarkık bölgelerini kesmeyi hayal ettim mi Ne herkes düşünmez mi bunu Lütfen eklemek istediğiniz düşünceler varsa ekleyiniz. Görünülüni dışında yaşamımdaki her şeyden memnunum yazdım. Sonra ekledim: Aşk hayatımı saymazsak.. Güldüm. Yanımdaki sandalyede oturan kadın hafifçe gülümsedi. Üzerinde her zaman şişman kadınların şık giysisi olduğunu düşündüğüm giysüer vardı. Menekşe mavisi göğüs kısmında papatya

20 baskıları olan bir tunik ve tozluklar. Güzel bir giysi ve tabii ucuz da değil ama tam bir sahne giysisi. Moda tasarımcıları belli bir kilonun üstündeki kadınların iş kıyafetlerine eteklere ceketlere şaşaalı eşofmanlardan başka bir şeye ihtiyaç duymayacağına karar vermişler ve papatya baskılarıyla da bizi yaşlı Teletubbylcr gibi giydirdikleri için özür dilemeye çalışmışlar. Ağlamamak için gülüyorum. diye açıkladım. Ben Lily. Ben Candace. Cannie. Candy değil mi Sanırım ailem oyun arkadaşlarıma daha fazla cephane vermek istememiş. dedim. Güldü. Arkadan tutturulmuş parlak siyah saçları vc kulaklarında fıstık büyüklüğünde pırlanta küpeler vardı. Sence işe yarayacak mı diye sordum. Geniş omuzlarını silkti. Phenfen kullanıyordum dedi. Otuz altı kilo verdim. Cüzdanına uzandı. Ne olacağını biliyordum. Sıradan kadınlar bebeklerinin. eşlerinin yazlık evlerinin fotoğraflarını yanlarında taşırlar şişman kadınlar da en zayii hallerinin fotoğraflarını. Lily siyah giysiler içinde tam boy bir fotoğrafını ve profilden mini etek ve kazakla çekilmiş bir fotoğrafını gösterdi. Elbette harika görünüyordu. Phenfen dedi ve kocaman bir iç çekti. Göğüsleri insani iradeyle değil de gel gitle vc yerçekimiyle kontrol edilen herhangi bir şey gibi görünüyordu. Çok iyi gidiyordu dedi. Gözleri uzaklara daldı. Hiç açlık hissetmiyordum. Uçuyordum sanki. Hız yaparken de öyle hissedersin. dedim. Lily beni dinlemiyordu. Onu piyasadan çektikleri gün ağladım. Çabalamaktan vazgeçmedim ama verdiğim tüm kiloları geri aldım. Gözlerini kısn. Phenfen bulmak için birini bile öldürebilirdim. Ama... dedim kararsızca. Kalp problemlerine yol açtığı söylenmiyor muydu Lily burnundan solumaya başladı. Ölmekle bu kadar şişman olmak arasında bir karar vermem gerekse emin ol düşünürüm. Çok komik İki blok aşağıya yürüyüp köşeden kaliteli kokain satın alabilirim ama phenfen alamıyorum. Ya. Diyecek başka bir şey bulamamıştım. Phenfeni hiç denemedin mi Hayır. Sadece Weight Watchers denedim. Yanımda oturan kadın söylenerek başını çevirdi. Weight Watchers. Palavra. Hem de fazlasıyla pahalı. Sıskanın teki seni tartabilsin diye sıraya giriyorsun... Ve tartılar asla doğru değil dedi Lily. coşkulu ah ha uğultularının arasından. Masanın arkasındaki minyon kişi endişeli gözlerle. bakıyordu. Şişman Bayanların isyanı Sırıttım kendimizi salondan aşağıya doğru dalgalanan tartılan deviren tansiyon aletlerini düşüren çörek ve yağlı krem peynirlerle ziyafet çekip duvardaki kiloboy tablolannı yırtarak klinikteki zayıf görevlilere yediren dar pantolonlar giymiş erdemli bir ordu olarak hayal ettim. Candace Shapiro Boğuk sesiyle uzun boylu doktor bana sesleniyordu Lily elimi sıktı. iyi şanslar. diye fısıldadı. Ve eğer elinde phenfen eşantiyonu varsa hepsini kap Doktor kırklı yaşlanndaydı zayıftı (tabü ki) ve şakaklanndaki saçlar ağarmaya başlamıştı tokalaşması samimi kahverengi gözleri iriydi. Ayrıca çok uzun boyluydu. Ayağımda yüksek topuklu Doc Martenslerim olmasına rağmen ancak omuzlanna geliyorsam adam bir doksan beş civan olmalı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz?

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz? Bayanlara Özel Test Giysi Seçiminiz Kişiliğiniz Hakkında Ne Söylüyor? 1-1Formun Üstü Bir iş toplantısındasınız ve tek bayan sizsiniz. a) Zekice yorumlarınızla öne çıkar, varlığınızı hissettirirsiniz. b)

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

I. BÖLÜM. Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri)

I. BÖLÜM. Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri) I. BÖLÜM Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri) Marifet, bize yâr olmayan sevgiliyi kalbimizin içinde öldürmek! İşte en haklı, en masum,

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ Merhaba arkadaşlar, adım Öykü ilköğretim 2. sınıf öğrecisiyim. Gün içinde düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi yazdığım bir günlük defterim var. Günlük defterime bugün not aldığım,

Detaylı

İLK OK UMA KİT APLARI

İLK OK UMA KİT APLARI İLK OKUMA KİTAPLARI Bu kitabın sahibi:... Altı yaşındaki Ugo bir sabah uyanmış ve bir de bakmış ki karnının üzerinde yeşil bir aslan oturuyor! Aslan şişman değilmiş ama pek ufak tefek de sayılmazmış.

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ:

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: Μάθημα: Σοσρκικά Δπίπεδο: Ε2 Γιάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία: Τπογραφή Καθηγητή:

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU KİŞİSEL BİLGİLER Adınız: Soyadınız: Doğum Tarihi: Doğum Yeri: Adres: (Ev) (İş) Telefon:(Ev): (İş) (Cep) E-mail: Eğitim Durumunuz: Mesleğiniz: KİLO

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY (Artık Perili Malikâne değil, Bay Postacı he he) İçinde büyük masa olan ofis Anneciğim ve Babacığım, Lütfen lütfen LÜTFEEEN Kasvetköy e gelip

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL KIRAÇ ANAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ AİLEMİ,ARKADAŞLARIMI VE HAYVANLARI SEVMEK TEMASI FAALİYET SONU RAPORUDUR 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı Özel Kıraç Anaokulu Değerler Eğitimi

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı

A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı 8CD 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET ADI SOYADI: SINIF: TARIH:.. 1. Eşyalardan hangisi oturma odasında bulunmaz? A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı 2. Ağaç nerede? A) bahçede B) yatak

Detaylı

Çocuklardan Tanrıya Mektuplar

Çocuklardan Tanrıya Mektuplar Çocuklardan Tanrıya Mektuplar ABD de ilkokul öğrencilerine, Tanrıya ne söylemek isterdiniz şeklinde bir teklif sunulmuş. Bu cevaplarda, o yaştaki öğrencilerin kafalarındaki tanrı algısı ve tasavvuru ortaya

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı