SUUDİ ARABİSTAN DA ARAP BAHARI DOÇ. DR. VEYSEL AYHAN IMPR BAŞKANI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SUUDİ ARABİSTAN DA ARAP BAHARI DOÇ. DR. VEYSEL AYHAN IMPR BAŞKANI"

Transkript

1 SUUDİ ARABİSTAN DA ARAP BAHARI DOÇ. DR. VEYSEL AYHAN IMPR BAŞKANI IMPR RAPOR NO:8 2011

2 SUUDİ ARABİSTAN DA ARAP BAHARI İÇİNDEKİLER SUUDİ ARABİSTAN DA ARAP BAHARI... 3 SİYASAL VE TOPLUMSAL İSTİKRARSIZLIK UNSURLARI... 3 SUUDİ ARABİSTAN DA Şİİ-VAHHABİ İLİŞKİLERİ: ARASI DÖNEM... 6 ŞİİLERİN REJİMLE SORUNLARI: HASA VE KATİF TE REFORM TALEPLERİ... 9 ASİR BÖLGESİNDEKİ ŞİİLERİN SUUDİ REJİMİYLE SORUNLARI SUUDİ ARABİSTAN IN Şİİ KARŞITI DIŞ POLİTİKASI VE BU POLİTİKANIN SUUDİ-Şİİ İLİŞKİLERİ ETKİSİ: ŞİİLERDE YENİ BİR POLİTİZASYON SÜRECİ GÖSTERİLERİN YENİDEN BAŞLAMASI: 2009 MEDİNE ÇATIŞMASI ŞİİLERİN ÖFKE GÜNÜ ÇAĞRISI SONUÇ YERİNE

3 SUUDİ ARABİSTAN DA ARAP BAHARI SİYASAL VE TOPLUMSAL İSTİKRARSIZLIK UNSURLARI Arabistan toprakları üzerinde Selefi/Vahhabizmi benimseyen Necdli kabilelerin bir otorite kurması bölgedeki tüm toplumsal grupların varlığını tehdit etmekle birlikte bundan en fazla etkilenen kesimlerin başında Ahsa (Hasa) bölgesinde yaşayan Caferi Şiileri ile Asir bölgesinde yaşayan İsmaili Şiileri gelmektedir. Suudi Arabistan ın toplumsal ve mezhepsel yapısına bakıldığında Şiilerin yanı sıra ülkede Maliki ve Şafi mezhebine mensup önemli bir kesimin varlığı dikkat çekmektedir Ağustos una kadar Hail merkezli bir yönetim kuran Şammarlı kabileler Vahhabizmi benimsememiştir. Mezhepsel olarak Vahhabi, Şii, Maliki, Şafi ve İsmailli kabilesel olarak da Al-Şammar, Sudairy, Bani Halid, Benî Tamim, Uteybah, Anza, Al-Ajman, Aneze ve Ruvele gibi unsurların varlığından dolayı bazı yazarlar Suudi Arabistan ı azınlıklar topluluğu olarak tanımlanmaktadır. 1 Tarihsel, siyasal ve kültürel olarak dört ayrı bölgenin birleşiminden oluşan Suudi Arabistan da Vahhabizm Necd bölgesinden çıkmış ve zamanla diğer bölgeler üzerinde etkili bir siyasi otorite olmuştur. Ancak, Vahhabiler diğerlerini dönüştürmede başarısız olmuştur. Bu kapsamda tarih boyunca Hicaz ın, Hail in, El Hasa nın ve Asir in Necd den ayrı bir siyasal ve toplumsal gelişim gösterdiğini ve Necd li kabilelerin güç kullanarak söz konusu bölgeleri kontrol altına aldığını belirtmek gerekir. 2 Mekke ve Medine yi içinde barındıran Hicaz bölgesi, her yıl yüz binlerce hacı adayına ve din öğrenimi için dünyanın birçok bölgesinden gelen öğrenci ve din alimlerine evsahipliği yapmaktadır. Hicaz bölgesi I. Dünya Savaşı sonrası döneme kadar Mısır merkezli siyasal otoritelerin etkisi altında kalmış ve Necd li kabilelerin otoritesini kabul etmemiştir. Hem Memlüklüler hem de Osmanlılar döneminde Hicaz bölgesi Kahire üzerinden yönetilmiştir. Ayrıca Vahhabilikten ziyade Sünniliğin Maliki ve Şafi mezhepleri bölgede güçlüdür. Medine de bir grup Caferi ve Zeydi Şii de yaşamaktadır. Resmi olarak ülke nüfusunun yaklaşık %32 si bu bölgede yaşamaktadır. Ülkenin güney bölgesini oluşturan Asir, Nejran ve Jizan da ise Arap kabileleri ve Vahhabi olmayan değişik mezhepler yaşamaktadır. Şafi, Maliki ve Zeydi lerin yanı sıra özellikle Nejran ın çoğunluğunu oluşturan İsmaili Şiiliği bu bölgedeki etkin gruplardır. Tarih boyunca Yemen in bir parçası olarak görülmüş bu bölge Suudilerin denetimi altına girdikten sonra mezhepsel sorunlar yaşamaya başlamıştır. Öte yandan Katif ve Hasa nın içinde bulunduğu ve ülkenin doğu bölgesini oluşturan bölgede ise çoğunluk Şiilerdedir. Doğu bölgesi ülke nüfusunun yaklaşık %15 ini oluşturmaktadır. 3 Katif diye de bilinen bölge tarih boyunca Basra Körfezindeki ticari, siyasi ve toplumsal gelişmelerin içinde yer almıştır. Bahreyn de Şiilik kısmında da belirtildiği üzere Suudi Arabistan ın Doğu toprakları Körfez Şiiliğinin bir parçası olarak görülmektedir. Bu kapsamda Suudi Arabistan da dikkat çeken en önemli toplumsal istikrarsızlık unsurlarının başında ülkedeki Şii azınlığa karşı uygulanan ayrımcılık politikaları gelmektedir. Şii din adamlarının 1 Hamza Al Hasan, The Denominational Map of Saudi Arabia, Saudi Shia News, , 2 Suudi Arabistan ın 4 ayrı bölgeden oluşumuna yönelik bkz., Joseph Kostiner, The Making of Saudi Arabia : From Chieftaincy to Monarchical State, New York: Oxford University Press, Al Hasan, loc. cit 3

4 barışçıl gösterilere vurgu yapmasına karşın özellikle genç Şiilerin Hizbullah, Iraklı Şiiler ve Hutsi güçlerinin askeri başarılarından esinlenerek Suudi rejimine karşı benzer bir mücadele yöntemi üzerinde durması dikkat çekicidir. Bu kapsamda Şiiler, eşit vatandaşlık temelinde yeni bir Anayasa nın hazırlanması ve Kral ın yetkilerinin sınırlandırılarak Danışma Meclisi yerine seçimle iş başına gelmiş bir meclisin oluşturulması için reformlara öncelik verilmesini istemektedir. Güçler ayrılığı ilkesinin anayasal olarak uygulanması ve yönetim sistemi olarak da anayasal monarşinin benimsenmesi yönünde çağrılar yapılmaktadır. Ayrıca mezhepsel ayrımcılığın sonlandırılması ve ibadet özgürlüğünün sağlanması kitlesel gösterilerde öne çıkan talepler arasındadır. Suudi Arabistan da kadıların atanması ve dini eğitim Hanbeli mezhebine uygun olarak yapıldığı için, Şiiler ciddi sorunlar yaşamaktadır. İstikrarsızlığa yol açabilecek olan bir diğer konu ise ülkede Vahhabi olmayan Sünni kesimlerin Suudi ailesi ve Vahhabizme karşı duydukları öfkedir. Özellikle son yıllarda tarihi Hail merkezli Şammar kabileleri arasında derinden ancak etkili bir uyanış hareketi gelişme göstermektedir. Arap Baharı ile birlikte sosyal medya üzerinden örgütlenmeye başlayan Şammar taraftarları 2012 baharına kadar kitlesel gösterilerde bulunmamışsa da, bazı muhaliflere ait sosyal paylaşım sayfalarının yüzbinlerce takipçisinin bulunması dikkat çekmektedir. Bu çerçevede toplumsal ve mezhepsel dağılım dikkate alındığında Suudi Arabistan da farklı mezheplerin bulunduğu buna karşın dini, siyasi ve hukuki yorumlarda Hanbeli mezhebinin diğerlerinin üstünde olduğu görülmektedir. Selefi-Vahhabi öğretisinin günümüze uyarlanması noktasında ise eski ile yeni Vahhabiler arasında sorunlar bulunduğundan, Suudi devletinin kuruluş yıllarında yaşanan mezhepsel sorunlar günümüzde de tam anlamıyla çözümlenebilmiş değildir. Öte yandan mezhepsel sorunların tarafların birbirine yönelik siyasal algılamalarını etkilemesi sorunları daha da derinleştirmiştir. Suudi liderlerin ulusal birlik politikalarına rağmen Suudi Arabistan da yaşayan bireyler kimlik vurgularında Suudi kimliği yerine bölgeci bir yaklaşım sergilemektedirler. Bu kapsamda kimlik tanımlamasında öne çıkan vurgu Asirli, Hicazlı, Nejdli, Şammarlı ve Hassalı gibi kimlikler olmaktan ve söz konusu gruplar kendilerini bir aileye ait olan Suudi kimliği ile tanımlamaktan kaçınmaktadırlar. 4 Suudi Arabistan da son yıllarda öne çıkan bir diğer istikrarsızlık unsuru ise eski Vahhabizm ile yeni Vahhabizm arasında yaşanan çatışma ve farklılıklardır. Katı dinsel anlayışları nedeniyle modern çağın getirdiği birçok yeniliğe karşı çıkan eski Vahhabizm taraftarları ile iyi okullarda eğitim görmüş, Batılı kurumlarla işbirliği içinde olan ve geleneksel yaşamdan uzaklaşan yeni Vahhabiler arasında ciddi sorunlar bulunmaktadır. İki kesim arasında en azından üç alanda bir tartışma yaşandığı görünmektedir. Bunlarıdan birincisi modern devlette kadınların rolüne dönüktür. Kadınların sosyal ve kamusal alanda temsilli noktasında ciddi sorunlar yaşandığı bilinmektedir Nisanında kadınların Olimpiyat yarışmalarına katılmalarına dönük yapılan çağrılara cevap veren Spor Bakanı ve Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Newaf el Faysal Suudi Arabistan da kadınların sportif faaliyetlerinin desteklenmediğini ve bu konuda tiyatro oynamaya gerek olmadığını dile getirmişti. 5 Suudi Arabistan da kadınların araç kullanması konusunda yaşanan tartışma da eski ve yeni Vahhabiler arasında süren görüş ayrılıklarının bir sonucudur. Arap Baharı kapsamında değinecek olursak, Mart 2011 tarihinde açıklanan yerel seçimlere kadınlara oy kullanma hakkı tanınmayınca, sosyal 4 Joseph Nevo, Religion and National Identity in Saudi Arabia, Middle Eastern Studies, Vol. 34, No. 3, Jul., 1998, s Human Right Watch, Saudi Arabia: Sports Minister Confirms Women s Exclusion, Apr. 5, 2012, 4

5 paylaşım siteleri üzerinden örgütlenen Suudi kadınlar Cidde, Riyad ve Dimmam da seçmen kaydı yaparak düzenlemeye karşı çıkmıştı. Bayanlar ayrıca araba kullanamama konusunu da sosyal paylaşım siteleri üzerinden gündeme getirmiş ve Mayıs ile Haziran aylarında Riyad, Cidde ve diğer illerde tek başlarına araç kullanmıştır. Sosyal paylaşım siteleri üzerinden çağrı yapan Manal el-şerif in araç kullanması üzerine kendisine kamu düzenini bozma cezası verilmiş Şaima Gassaniya ya ise kırbaç cezası verilmişti. Kırbaç cezası Kral tarafından iptal edilmesine karşın eski Vahhabilerin eleştirilerinden dolayı bu konuda istenilen yasal adımın atılmasında zorlanılmıştır. Diğer yandan çeşitli alanlarda kadınların düzenlediği eylemlerin etkisiyle Eylül 2011 de kadınlara 2015 seçimleri için seçme ve seçilme hakkının tanındığını belirtmek gerekir. 6 Dolayısıyla kadınların toplumsal, siyasal ve kamusal alandaki rollüne dönük eski Vahhabiler ile yeni Vahhabiler arasında ciddi bir farklılığın olduğu, Kral ın yeni Vahhabilerin bazı önerilerini kabul etmekle birlikte, eleştirilerden dolayı yasal düzenleme konusunda isteksiz davrandığı görülmektedir. eski ile yeni Vahhabiler arasında tartışma konusu olan ikinci olgu ise sanata ve teknolojinin getirdiği yeniliklere yaklaşım da ortaya çıkmaktadır. Tiyatro, sinema, televizyon ve benzeri bir çok olgu Suudi toplumunda ciddi tartışmalara yol açmaktadır. Son olarak da diğer dinler ve mezheplerle ilişkiler konusudur. Katı bir anlayışı benimseyen eski Vahhabi gelenek İslam içi mezheplerin varlığını bile reddetmektedir. 7 Suudi Arabistan ı bekleyen bir diğer tehdit ise kimin kral olacağı sorunsalıdır. Halen modern Suudi Devletinin kurucusu Ibni Suud un çocukları tarafından yönetilen ülkede, rejimin üçüncü kuşağa geçmesi ciddi bir sorun olarak çözüm bulmuş değildir. Ağırlıklı olarak 70 yaş üstü kişiler tarafından yönetilen ülkede yeni Krallık seçimi için bir aile Konseyi kurulmuşsa da, bu yöntemin istikrarsızlığı önleyip önleyemeyeceği test edilmiş değildir. Dolayısıyla yeni kral seçiminde yaşanacak en küçük istikrarsızlık ülkede uyanış içinde olan kitlelerde yeni bir devrim hareketini tetikleyebilir. Özellikle rejimle halı hazırda işbirliği yapan kabilelerin kendi adaylarını kral seçme noktasında baskı yapması ve söz konusu baskıdan kaynaklanan kabileler arası çatışmalar rejimin istikrarsızlaşmasına yol açabilir. Suudi Arabistan da önemli bir toplumsal realite olarak varlığını sürdüren kabileler rejimin istikrarı açısından hayati bir role sahiptir. Özellikle yeni Kralın seçimi süreci de dahil olmak üzere birçok konuda rejimle işbirliği yapan kabilelerin sürece nasıl tepki vereceğini şimdiden öngörmek oldukça güçtür. Diğer bir deyişle kabileciliğin güçlü olduğu Suudi Arabistan da rejim çemberi içinde yer alan kabileler arasındaki rekabet ve mücadeleler olası istikrarsızlık durumunda tırmanma eğilimi gösterebilir. Demokratik olmayan Suudi Arabistan'da iktidar yapısı Al Suudi kraliyet ailesine yakın kabile üyeleri arasında dengeli bir şekilde dağıtılmaya çalışılmıştır. İktidar içindeki güç dağılımına bakıldığında; Al-Şammar, Sudairy, Bani Halid, Benî Tamim, Anza ve Al-Ajman kabilelerinin güvenlik sektöründen, politik, mali ve askeri alanlara kadar geniş bir etki alanını kendi aralarında paylaştığı dikkat çekmektedir. Örneğin, Sudairy kabilesi dini, güvenlik ve kraliyet muhafızlarında önemli bir güce sahip iken, rakibi Şammar kabilesi dış politika alanında etkilidir. Diğer kabileler finansal ve borsa konularında güçlüdürler. Kral Abdullah'ın annesi, Fahda el Şammar, 1921 Ağustosunda savaşı bırakıp Suudlara sığınan son Şammar liderinin kızıdır. Diğer yandan Ekim 2011 de yaşamını yitiren Prens Sultan bin Abdul Aziz'in annesi, Hessa bint Ahmad Al Sudair, Kral Abdül Aziz ve Kral Fahd ın yanı sıra yeni Veliaht Prens seçilen Nayif, Prens Abd al-rahman, Prens 6 MaltaStar News, Saudi King eyes society changes following Middle East uprising, 26 Sep., 2011, 7 The Middle East Media Research Institute, Saudi Prince Salman: The Term 'Wahhabi' Was Coined by Saudi Arabia's Enemies, May 13, 2010, 5

6 El Turki, Prens El Salman ve Prens El Ahmed in de annesidir. Dolayısıyla Şammar ve Sudairy ler arasındaki mücadelenin de yeni Kral seçiminde süreceğini öngörmek gerekir. 8 Suudi Arabistan da sosyal patlamalara yol açabilecek bir diğer olgu ise ülkedeki yoksulluk durumudur. Dünyanın en önemli petrol ihraç eden ülkelerinin başında gelmesine karşın nüfusunun yaklaşık %20 si yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamlarını sürdürmek zorunda olması, ülkede ciddi bir istikrarsızlığa yol açmaktadır. Aynı zamanda resmi işsizlik oranlarına bakıldığında nüfusun yaklaşık %10 nun işsiz olduğu görülmektedir. İşsizlik %15-24 yaş arası gençlerde yaklaşık %30 civarına kadar çıkmaktadır. 9 Her ne kadar Arap Baharı ile birlikte 140 milyar dolara yakın bir destekleme programı açıklanmışsa da, işsizlik ve yoksulluğun kısa sürede ortadan kaldırılması oldukça güçtür. Toparlayacak olursak Suudi Arabistan da toplumsal düzeyde ciddi istikrarsızlık unsurları bulunmasına karşın kitlesel eylemlere kalkışan kesimlerin başında Şii unsurlar gelmiştir. Dolayısıyla Arap Baharı bağlamında yazılan bu raporda da Suudi Şiilerinin kitlesel eylemlerine tarihsel geri planı ile birlikte değinilecektir. SUUDİ ARABİSTAN DA Şİİ-VAHHABİ İLİŞKİLERİ: ARASI DÖNEM Arabistan Yarımadası olarak bilinen bölgede kurulmuş olan Suudi Arabistan ekonomik ve toplumsal yapısı ile bölgenin en önemli ülkelerinden biridir. Devletinin kurucusu olan Suudi ailesi Necd olarak bilinen bölgede 1700 lü yılların ortalarından itibaren yönetici aile konumundadır. Bedevi toplumsal kültürüne sahip olan Suudi ailesi 1740 lardan sonra Necd bölgesinin Emiri olarak öne çıkmasına karşın, gücü ve etkisi sınırlıydı. Bu çerçevede Suudi etkisinin Arabistan bölgesinde genişlemesinde rol oynayan en önemli gelişme kuşkusuz 1744 yılında Muhammed Abd Al-Vahhab ile Suudi Emiri Muhammed bin Suud arasında kurulan işbirliğidir. Daha sonraları Vehhabizm olarak bilinecek olan mezhebin kurucusu olan Abd Al-Vahhab ile Muhammed bin Suud arasında yapılan anlaşma sonucu, Suudiler yeni mezhebin koruyucusu olurken Abd Al Vahhab da Suudilerin siyasi otoritesini tanımıştır. İttifak iki taraf arasında kurulan evlilikler yoluyla daha da güçlendirilmiştir yüzyıl başlarında bugünkü Riyad a yakın Ad Driyah da oluşturulan bu ikili yapıdaki idari anlayış, bugün de Suudi iktidarının temelini oluşturmaktadır. Zira Necd bölgesindeki Arap gelenekleri de dikkate alındığında güçlü bir kabileye bağlı olmayan dini bir liderin siyasi bir otorite talep etmesi de mümkün değildi. Böylelikle tarihte ilk Suudi devleti diye anılacak devletin de ortaya çıktığı görülmektedir. Suudi hareketi, dini bir motivasyon kazanmasıyla birlikte kısa sürede Arap Yarımadasında güçlenmeye ve diğer kabilelerden taraftar bulmaya başladı. Özellikle görünüşte salt dini nedenlerle olan ancak gazve amacıyla düzenlenen savaşlar sayesinde birçok Bedevi kabilenin Suudi otoritesi altına girmesi sağlanmıştır. Muhammed bin Suud döneminde ( ) Suudiler Necd bölgesiyle sınırlı kalmalarına karşın özellikle Hicaz, al Hasa ve Irak üzerinde etki oluşturma girişimlerinde 8 Faisal Tehrani, Saudi Arabia Without King Abdullah, February 11, 2011, 9 Index Mundi, Saudi Arabia Unemployment, youth ages 15-24, , 10 Ahmet V. Ecer, Tarihte Vehhabi Hareketi ve Etkileri, Ankara: Asam Yayınları,2001, s. 56 6

7 bulunmuşlardır. Ancak üç bölgedeki toplumsal ve ekonomik yapı Necd bölgesinden oldukça farklıydı. Hasa ve Kuveyt in içinde yer aldığı kıyı şeridi Osmanlıya bağlı Halid kabilesine bağlı şeyhleri tarafından yönetilmekteydi ve nüfusun önemli bir kısmı Şii kökenliydi. Mekke ve Taif ise Şerif ailesinden Şeyh Galip in yönetimindeydi ve söz konusu dönemde Hac ziyaretleri nedeniyle hem dini hem de yüksek bir kültürel yapı bulunmaktaydı. Bölgede ayrıca söz konusu dönemde modern diyebileceğimiz yerel bir yönetim anlayışı mevcuttu. Basra ve Necef ise Şii topluluk ve aşiretlerin yoğun yaşadığı bölgeler arasındaydı. Ancak 1766 da başa geçen Abdülaziz bin Muhammed döneminde Suudi hanedanlığı dinsel bir motivasyonla yeni bir genişleme stratejisini hayata geçirmişti. Şiiler başta olmak üzere diğer mezheplere karşı savaş ilan edilmiştir. Peygamber in doğum günü kutlaması veya kabir ziyaretleri de, uygulamaya konan yasaklar arasında yer almıştır. Osmanlının bölgede zayıf olduğu 1795 de el Hasa nın alınması ve ardında Katif in Suud yönetimine geçmesinin ardından Halid Şeyhleri Bağdat a sığınırken bölgedeki Şiiler Vehhabilerin mezhepsel ve siyasi yönetimiyle sorunlar yaşamaya başlamışlardır. Bağdat Valisi Süleyman Paşa 1799 da Suud tehlikesini ortadan kaldırmak için bir askeri harekat düzenlemesine karşın, herhangi bir başarı gösterememiş ve Abdülaziz le 6 yıllık bir ateşkes anlaşması imzalamak zorunda kalmıştır. 11 Ancak Suudiler ile Osmanlı Valisi arasında imzalanan ateşkes uzun ömürlü olmamış ve Necef te Şiiler ile yaşanan bir sorunu bahane eden Vehhabiler 1802 yılında Kerbela ya kanlı bir baskın düzenlemiştir. Saldırı sırasında yaklaşık 3 bin Şii nin öldürülmesi hem Şii-Vehhabi hem de Suudi-Osmanlı ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur. Muharrem ayında gerçekleştirilen saldırılar sırasında Iraklı Şiilerin yanı sıra İranlı, Hasalı ve Bahreynli Şiilerin de öldürülmesi iki kesimin ilişkilerine kanlı bir tarihi miras bırakmıştır. Baskın sırasında Şiiler tarafından kutsal kabul edilen Hz. Hüseyin in türbesine zarar verilmiş ve içindeki tüm değerli eşyalar alınmıştır. Vehhabi güçleri Hz. Ali nin türbesinin bulunduğu Necef e de saldırmayı planlamışsa da bunda başarılı olamamışlardır. Dönemin İran yönetimi de Suudi baskınına sert tepki veren kesimlerin başında gelmiştir. Nitekim baskında bir yıl sonra saldırı emri verdiği öne sürülen Suudi Emiri Abdülaziz, bir Şii tarafından öldürülmüştür. 12 Böylelikle sorunlu ilişkiler kan davası niteliğine de bürünmeye başlamıştır. Kanlı Kerbela baskın ve ardından bir yıl sonra Mekke ve Medine nin Suudi denetimine girmesi üzerine harekete geçen Osmanlı İmparatorluğu, sorunun çözümünü Kahire deki Mehmet Ali Paşa ya havale etmiştir. Böylelikle 1818 e gelindiğinde Arabistan daki Suudi-Vehhabi tehlikesi kontrol altına alınmıştır. Ancak 1840 lardan sonra bölgedeki Mısır etkisinin zayıflamasıyla Suudiler tekrar güç kazanmıştır. Aynı tarihlerde İngilizlerin de Basra Körfezinde etki alanını genişletme politikalarına öncelik vermesi Osmanlı İmparatorluğu nu farklı bir politikaya yöneltmiştir lere gelindiğinde Osmanlı İmparatorluğu Basra Körfezi ndeki hem İngilizlerin bölge üzerindeki faaliyetleri hem de Arap aşiretlerinin düzensiz davranışlarını kontrol altına almak için bölgeye bir askeri sefer düzenleme kararı vermiştir. Özellikle Faysal bin Türki nin 1865 te ölümü üzerine oğulları Abdullah ile Suud arasında başlayan iktidar mücadelesi sonucu El Hasa bölgesi Suud un denetimine geçerken, Osmanlı kaymakamı olarak atanan Abdullah ın etkisi zayıflamıştır. 11 Detaylı bilgi için bkz., Veysel Ayhan, Geçmişten Geleceğe Türkiye-Suudi Arabistan İlişkileri, Ortadoğu Analiz, Cilt:2, Sayı:3, Kasım 2010, ss Ibid; Joseph A. Kechichian, Succession in Saudi Arabia,New York: Pal. Pub., 2001, s. 16; Wayne H. Bowen, The history of Saudi Arabia, Westport, Conn. : Greenwood Press, s. 73 7

8 1871 yılında Bağdat Valisi Mithat Paşa nın planları doğrultusunda başlayan askeri harekat sonucunda Osmanlı güçleri bugünkü Katar a kadar olan topraklar üzerinde bir kez daha askeri ve siyasi denetim kurmayı başarmıştır. Askeri başarının ardından Mithat Paşa bölgede yeni bir idari yapılanmaya giderek Necd in kontrolü altında olan El Hasa ve Katar ı ayrı birer kaymakamlık haline getirmiştir. Necd mutasarrıflığı adı altında oluşturulan yeni idari yapıda Hasa, Katar, Hufuf ve Necd ayrı kaymakamlıklara bölünmüş, Necd Mutasarrıflığı kurularak bölgenin yönetim merkezi Hufuf olarak belirlenmiş ve böylelikle Necd ve Suudların etki alanı sınırlandırılmaya çalışılmıştır. 13 Bu tarihten sonra Suudiler Hasa ve Hicaz a yönelik uzunca bir dönem dikkatli bir politika izlemeye çalışmış özellikle 1871 sonrası dönemde de yayılmak için uygun koşulları beklemişlerdir arası dönemde kısmı özerklik elde eden Şiilerin ibadet özgürlüğünün yanı sıra eğitim öğretim alanında da özerk birimler kurmalarına izin verilmiştir. Londra daki Şii muhalif liderlerden Hamza al-hasan a göre, Ondokuzuncu yüzyılın son on yıllarında Osmanlı etkisi altında dini özgürlüklerde ayrıcalıklar elde edilmiştir. Bu durum Şiilik alanında önemli entelektüel birikimin ve teoloji alanında da önemli tez ve yaklaşımların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Türkler kendi Hanefi mezhebini doğu bölgesine yayma gibi bir politika izlememişlerdir. Ayrıca 1900 lerde bölgede yeni okullar açılmasını desteklemişlerdir. Hasan a göre bu dönemde elde edilen entelektüel, dini ve teolojik birikim daha sonraki yıllarda Suudi Şiiliğinin temellerini oluşturmuştur. 14 Bu kapsamda 1910 lara kadar Suudilerin farklı bölgeler ve topluluklar üzerinde egemenlik kurma mücadelesine girmekten çekindikleri görülmektedir. Ancak bu politikalar 1910 yılından itibaren Osmanlı askerlerinin Basra dan farklı cephelere kaydırılması ve Balkan Savaşlarının başlamasıyla değişmiştir. Zira, sürekli bir şekilde bölgedeki etkisini artırmak isteyen Suudi liderlerinin öncelikli hedefleri arasında Katif bölgesinin bir kez daha Suudi etkisi altına sokulması bulunmaktaydı. Son olarak Balkan Savaşları nedeniyle Bağdat ve Hasa dan askerlerin İstanbul a çekilmesi üzerine dönemin Necd Kaymakamı Abdurahman bin Suud Hasa ya yönelmiş ve 1913 baharında Katif dahil bölgenin kontrolünü ele geçirmeyi başarmıştır. Böylelikle Şiilerin 1871 sonrası elde ettikleri kısmı özerklik dönemi son bulmuş oldu. I. Dünya Savaşı sonrası bir kez daha Hicaz ardından da Asir in alınmasıyla Suudiler bugünkü sınırlarına ulaşırken Hicaz ve Asir bölgesinden farklı olarak Hasa daki Şiilerin Aşure günlerinde toplu gösteriler düzenlemesi yasaklandı. Diğer yandan Hicaz bölgesi alındığında Hicaz daki politik kurumların varlığını sürdürmesine izin verilmişti tarihinde Necd ve Hicaz Krallığından oluşan yapı Suudi hanedanlığına atfen Suudi Arabistan Krallığı olarak değiştirilmiş, bölgelere tanınan özerklikler kaldırılmaya başlanmıştır. Hicaz daki özerk Dışişleri ve Ekonomi Bakanlıkları gibi bakanlıkların tümü 1934 yılında lağv edilerek siyasal sistem Riyad ın kontrol ettiği merkezi bir temelde yapılandırılmıştır. Dini açıdan ise temel öğreti olarak Sünniliğin Hanbeli mezhebi desteklenmiş ve Şii öğreti din dışı olarak tanımlanmaya başlanmıştır sonrası 13 Zekeriya Kurşun, Basra Körfezi'nde Osmanlı-İngiliz. Çekişmesi, Katar'da Osmanlılar: , Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2004, Madawi al-rasheed, The Shia of Saudi Arabia: A Minority in Search of Cultural Authenticity, British Journal of Middle Eastern Studies, Vol. 25, No. 1 (May, 1998), ss David Long, Kingdom of Saudi Arabia, Ed.:David E. Long-Bernard Reich, Government and Politics of the Middle East and North Africa, USA:Westview Press, 1995, ss ;Ghassan Salame, Political Power in the 8

9 dönemde Şiiler ile Suudlar arasında ciddi çatışmalar yaşanmazken Şii muhalefeti kendi içerisinde dini ve seküler olarak ikiye ayrılmıştır. Dini otoriteler doğrudan siyasi olaylara müdahale etmekten kaçınırken petrol sanayisinde çalışan kesimler ise grevlerle daha ziyade ekonomik sorunlara dikkat çekmişlerdir. Bu çerçevede ilk başta liderliğini Sünni Nasır Said in yaptığı ve Kraliyet ailesinden Talal bin Abdulaziz tarafından desteklenen Ulusal Reform Cephesi içerisinde yer alan Şiiler Anayasal Monarşi taleplerine destek verdiler de Beyrut ta kurulan Suudi Arabistan Komünist Partisi içinde önemli konumlar elde eden Şiiler bir kez daha Parlamenter sistem, Anayasal Monarşi, çok partili sistemin kurulmasını dile getirmişlerdi. Ancak her iki oluşumda seküler yapıları itibariyle muhafazakar Şiilerin desteğini almada başarısız olmuş ve doğrudan Şii muhalefet hareketi olmaktan uzak kalmışlardır. 16 ŞİİLERİN REJİMLE SORUNLARI: HASA VE KATİF TE REFORM TALEPLERİ Osmanlı döneminde Katif ve Al Hasa olarak bilinen Suudi Arabistan ın Doğu vilayetinde nüfusun çoğunluğunu Caferi Şiileri oluşturmaktadır. Şiilerin Doğu vilayetinde nüfusun yaklaşık yüzde 75 ini oluşturdukları ileri sürülmektedir. 17 Katif gibi bazı illerde ise nüfusun büyük bir kısmı İran Şiiliği dediğimiz Caferi mezhebine bağlıdır. Caferi mezhebine bağlı Şiilerin bir kısmı Medine de yaşamaktadır. Ülkede mezheplerin sayısal oranları konusunda resmi rakamlar bulunmamasına karşın yaklaşık 20 milyonluk ülke yerli nüfusun yüzde arasındaki bir oranın Şii kökenli olduğu; ancak petrol kaynaklarının yoğun olarak bulunduğu Doğu bölgesinde de toplam nüfusun yüzde 75 ini oluşturdukları ileri sürülmektedir. 18 Politik taleplerin yanı sıra ibadet özgürlüğü konusunda sorunlar yaşayan Şiiler 1970 lerin sonunda kitlesel gösteriler ile yönetime karşı tepkilerini ortaya koymuşlardır da Safwa da binlerce gösterici 1913 tarihinden itibaren yasaklanmasına rağmen ilk kez toplu halde Aşure gösterilerine katılmışlardır. Riyad yönetimi eylemleri kontrol altına almak için bölgeye 20 binin üstünde güvenlik gücü göndermek zorunda kalmıştır. Güvenlik güçlerinin göstericilere müdahale etmesi sonucu 20 den fazla Şii yaşamını yitirirken olaylar kısa sürede diğer Şii bölgelerine de yayılmıştır. Özellikle 1979 Katif isyanı sonrası Suudi Arabistan bölgedeki Şiiler üzerindeki baskılarını artırmıştır. İran devriminin hemen ardından Suudi Arabistanlı Şiiler Katif, Saihat, Safwa ve Awamiyya şehirlerinde onbinlerce kişinin katıldığı rejim karşıtı protesto eylemleri gerçekleştirmiştir. 19 Aynı yıl 500 kadar Şii gösterici Mekke deki Büyük Cami ye girerek Suudi rejimini protesto etmiştir. Camiye yapılan baskın sonucu onlarca gösterici yaşamını yitirmiştir olaylarının ardından Şiilerin cami veya ibadet yerleri inşa Saudi State, Ed.: Hauriani, Albert Hourani, Philip Khoury, Mary C. Wilson, The Modern Middle East, California: Uni. Of California pub., 1993, s Laurence Louer, Transnational Shia Politics: Religious and Political Networks in the Gulf, Columbia University Pres., 2008, s Mai çalışmasında bu rakamı verirken, bir çok kaynakta Doğu vilayetindeki Şii nüfusun %35 arasında olduğu belirtilmektedir. Ancak Katif gibi şehirlerde Şiiler nüfusun önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bkz., Federal Research Division, Saudi Arabia: A Country Study, Library of Congress, 2004, s Mai Yamani, The Rise of Shia Petrolistan, , Rasheed, op. cit., s

10 etmesi yasaklanmış ve Şiilere ait birçok cami de siyasi nedenlerle kapatılmıştır olaylarının ardından İçişleri Bakanlığı bünyesinde 12 bin kişiden oluşan yeni bir anti terör birimi oluşturulmuş ve bu kuvvetlere helikopter dahil gelişmiş askeri ekipmanlar verilmiştir lerde Suudi hükümeti daha sıkı tedbirlere başvurmuştur. Birçok kişi tutuklanırken yüzlercesi de sürgüne gönderilmiştir. Sürgüne gönderilenler arasında Şii din adamlarından Şeyh El Saffar, Jafer El Şayip, İssa el Muzil ve Sadık El Jubran gibi isimlerin yanı sıra Hasan Hamza gibi entelektüeller de bulunmaktaydı lerde Londra Şii muhalefetin merkezi haline gelirken birçok dergi ve gazete Londra üzerinden Şii muhalefete öncülük etmeye başlamıştır. Bununla birlikte Şii muhalefeti 1980 ler boyunca da daha da radikalleşerek eylemlerini sürdürmüştür ve 1980 eylemlerini organize eden İslami Devrim Komitesi gibi Şii örgütler yurtdışında faaliyetlerini aralıksız sürdürmüşlerdir yılında Mekke deki hac ziyareti sırasında İranlı ve diğer Şii hacılar ile Suudi güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalar sırasında 400 e yakın Şii hayatını kaybetmiştir. Ayetullah Humeyni yaptığı açıklamada doğrudan Suudi ailesinin devrilmesinden bahsetmiştir de Suudi Arabistan içinde ve yurt dışında Suudilere ait birçok resmi ve özel kuruluş bombalı saldırıların hedefi haline gelmiştir. Suudi diplomatlara karşı suikast eylemleri düzenlenmiştir. Buna karşın birçok Şii, rejimi devirmek suçlamasıyla idam edilmiştir larında başında ise Suudi Şiileri ile rejim arasında uzlaşma yönünde bazı adımlar atılmıştır. Ulusal Diyalog kapsamında bazı politik reformların gerçekleştirilmesi gündeme gelmiş ve 1992 yılında atama ile oluşturulan 60 kişilik bir Şura Konseyi nin (Meclis) oluşturulacağı açıklanmıştır. Ağustos 2005 te iktidarı devralan Kral Abdullah bin Abdulaziz döneminde Konseyin üye sayısı ilk önce 120 ardından da 150 e çıktı. 22 Bununla birlikte sayısal olarak 120 ye çıkartılan Konsey de Şiilerin 2 sandalye ile temsil edilmeleri eleştirilmiştir. 23 Öte yandan Şii muhalefetin 1990 ların başından itibaren devrim yerine reform politikasına yönelmesi Suudi yönetimin muhalefetle görüşmeleri başlatmasında önemli olurken, Londra ya atanan Suudi Büyükelçisi Gazi El-Guseibi, muhalif liderler görüşmeler yapmıştır yılında ise sürgündeki Şii liderlerle Cidde de bir görüşme gerçekleştiren Kral Fahd, sürgündeki muhalefet hareketlerini sonlandırmaları karşılığında başta siyasi tutukları serbest bırakma ve sürgündekilere de geri dönüş hakkı olmak üzere Şiilere yönelik bir takım düzenlemelerde bulunacağını ilan etmiştir. Bazı muhalifler yapılan düzenlemeleri olumlu bulup Suudi Arabistan a geri dönmüş ve reform taleplerini ülke içinde dile getirmeye başlamışlardır. İbadet özgürlüğü kapsamında Şiilerin Muharrem ayı ve Aşure günlerinde toplu gösteriler düzenlemesine izin verilmeye başlanırken sağlık ve eğitim alanında da birtakım iyileştirmeler yapılmıştır. Ders kitaplarında Şiilik ile ilgili olumsuz ifadeler değiştirilmeye başlanmıştır. 24 Ancak yapılan düzenlemeler Şiilerin temel reform taleplerini karşılamamıştır tarihinde Bahreyn deki Şii hareketlerini destekledikleri iddiasıyla çok sayıda Şii tutuklanmıştır. Haziran 1996 da Suudi Arabistan'ın Hobar kentinde 19 Amerikalı askerin ölümüyle sonuçlanan saldırının ardından birçok Şii saldırıya karışmak 20 Madawi Al-Rasheed-Loulouwa Al-Rasheed, The Politics of Encapsulation: Saudi Policy towards Tribal and Religious Opposition, Middle Eastern Studies, Vol. 32, No. 1 (Jan., 1996), s Rasheed, op. cit., ss ; The Encyclopedia of the Nations, Saudi Arabia: Threats to Internal Security, 22 Bkz.: Official Wep Page of Majlis Ash-Shura, 23 Sarah El Deeb, Saudi Shiites speak out, seek better representation in government, Saudi Shia News, 12 / 5 / 2005, 24 Rasheed, op. cit., s ; Crisis Group Report, The Shiite Question in Saudi Arabia Crisis Group Middle East Report, No: 45, 19 September 2005, s. 4 10

11 suçlamasıyla tutuklanmıştır. Bunlardan 9 tanesi mahkemeye çıkarılmaksın 1999 a kadar cezaevinde tutulmuştur. 25 Ocak 2003 te Şii aktivistler doğrudan Kral aa yazılmış ve ülkede politik reform taleplerini içeren bir bildiri yayınlamıştır. Aynı yılın Nisan ayında içerisinde akademisyen, din adamı ve yazarların bulunduğu değişik gruplardan 450 Şii yayınladıkları bir bildiri ile eşitlik reformu istemiş, Şiilere uygulanan ayrımcılığın sonlandırılması talebini gündeme getirmiştir. Kral, Şii liderlerle yaptığı görüşmede reform taleplerine olumlu bir yaklaşım göstermiştir. 26 Bu kapsamda 2003 yılında yapılan açıklamada 178 belediye meclis üyesinin yarısının doğrudan halk oyuyla seçileceği bir seçim yapılacağı açıklanmıştır. Böylelikle ilk kez yerel yönetimlerde doğrudan halk oyuna başvurulmuştur yılında da kadınların seçme ve seçilme hakkını tanınan ve 4 yılda bir seçimlerin yapılmasını düzenleyen seçim yasası kabul edildi yılında tüm ülkede belediye meclis üyeliği için seçimler yapılmıştır. Belediye meclis üyeliği için yapılan seçimlerde Riyad da Vehhabi din adamları tarafından desteklenen İslamcı adaylar kazanırken Doğu bölgesindeki seçimleri ise 1970 ve 1980 lerdeki siyasi olaylara liderlik eden Şii adaylar kazanmıştır. Şiilerin yoğun olduğu Katif te Şii adaylar 6 Meclis üyeliğinin tümünü kazanırken seçilenler arasında sürgünden dönen Şeyh Saffar, Issa El Muzil ve Cafer El Şayip de bulunmaktaydı. 28 Şii adaylar Katif in dışında Şiilerin çoğunluğu oluşturduğu petrol bölgesi el Hasa da da 6 Meclis üyeliğinden beşini kazanmıştır. 29 Böylelikle Doğu bölgesindeki Şiiler ilk kez doğrudan yerel yönetimlerde temsil edilmeye başlamıştır. Suudi seçimlerinde öne çıkan bir diğer olgu ise İslami kesimden seçime katılan adayların aşiret veya iş adamlarından daha başarılı olmasıdır. Riyad da seçime katılan kabile liderleri ve iş adamları bir başarı gösteremezken Cidde ve Medine gibi ülkenin Batı bölgelerinde seçimi değişim talebinde bulunan din adamları kazanmıştır. 30 Ülkede seçim sonuçlarının bazı kesimlerde yarattığı rahatsızlık 2009 da yapılması öngörülen yerel seçimlerin de süresiz bir şekilde ertelenmesine yol açmıştır sonrası dönemde yerel yönetimlerdeki başarılarının ardından Şiiler politik ve idari reform taleplerini gündeme getirmelerine rağmen Suudi yönetimi bu konudaki girişimleri görmezden gelmiş, dış politikada da Şii karşıtı bir tutum izlemiştir. Irak, Lübnan, İran ve Bahreyn deki Şiilere olumsuz bir yaklaşım sergileyen Suudi yönetimi bu bölgelerde Sünni parti ve liderleri desteklemiştir. İki taraf arasında tırmanan gerginlik 2006 İsrail-Lübnan Savaşıyla üst seviyeye ulaşmış ve Hizbullah ı destekleyen Şiilere karşı geniş kapsamlı bir tutuklama yapılmıştır. Gerginlik, 2009 başında Medine başta olmak üzere tüm Doğu vilayetlerinde yeni gösterilerin yaşanmasını beraberinde getirmiştir sonrası döneme değinmeden önce Asir bölgesindeki Şiilerin de sorunlarına dikkat çekmekte yarar vardır. 25 Human Rights Watch, Denied Dignity: Systematic Discrimination and Hostility towards Saudi Shia Citizens, September 2009, s Ibid., s Rasheed Abou-Alsamh, Saudi women cast a long shadow, Al-Ahram Weekly, Issue No. 719,2-8 December 2004, 28 Crisis Group Report, op. cit. s Carnegi Endowment for International Peace, op. cit., s. 8; Rasheed Abou-Alsamh, Saudi Islamists strike gold, Issue No. 740, Al Ahram Weekly, 28 April - 4 May Detaylı bilgi için bkz.,pascal Ménoret, The Municipal Elections in Saudi Arabia 2005:First Steps on a Democratic Path, Arab Reform Initiative, final.pdf 11

12 ASİR BÖLGESİNDEKİ ŞİİLERİN SUUDİ REJİMİYLE SORUNLARI 2000 yılında Nejran da kendilerine karşı ayrımcılık yapıldığını ileri süren Şii gruplar ile Suudi güvenlik güçleri arasında yoğun çatışmalar yaşanmıştır. Söz konusu çatışmaların ardından bölgede ekonomik olarak bazı iyileştirme projeleri hayata geçirilmişse de mezhepsel ayrımcılık sürmektedir. Yaklaşık 550 bin kişinin yaşadığı ve dağlık bir bölge olan Nejran nın, Suudi sınırında bulunan Asir ve Jizan vilayetleri ile birlikte tarihi Yemen toprakları içinde değerlendirildiğini ve uzunca bir dönem Yemen ve Suudi Arabistan arasında tartışmalı bölgeler olarak görüldüğünü bir kez daha belirtmekte yarar vardır. Suudi Krallığı 1926 yılında Asir ve 1933 tarihinde de İsmailli Şiiliği benimseyen Yam kabilesinin yaşadığı Nejran ı topraklarına katmıştır yılına kadar İmam Yahya önderliğinde Kuzey Yemen yönetimi bu topraklar üzerindeki hak iddiasını askeri güç kullanarak gerçekleştirmek istemişse de başarısız olmuş ve Taif Anlaşmasıyla iddialarından o gün için vazgeçmek zorunda kalmıştı. Buna karşın Suudi Arabistan ın sözlü olarak burada yaşayan Şii gruplara mezheplerini özgürce yaşayacaklarına dair söz verdiği ileri sürülmektedir ve ardından 2004 yılında Yemen merkezli Hutsi isyanının başlamasından sonra Şii unsurlarına karşı uygulanan baskı politikaları artmıştır. Birçok kişi Hutsileri desteklemek suçlamasıyla tutuklanmıştır. Suudi rejiminin Nejran da mezhepsel bir ayrıcılık yapması Şii unsurların rejime bakışının değişmesine yol açmıştır. Özellikle Nejran daki ayrımcılığı araştıran İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından hazırlanan Nejran daki İsmailliler: İkinci Sınıf Suudi Vatandaşları adlı raporda oldukça çarpıcı tespitlerde bulunulmuştur. Raporda 1996 yılından itibaren bu gruplar ile Suudi otoriteleri arasında sorunlar yaşandığı ve 2000 yılında da gerginliğin çatışmaya dönüştüğü ve bunun üzerine Suudi yetkilerin yüzlerce tutuklama ve yerleşim yeri boşaltma politikası uyguladığının altı çizmektedir. 23 Mart 2000 de Suudi güvenlik güçlerinin Yemen kökenli ve Şii mezhebinin (İsmailli kolundan) önde gelen lideri Muhammed al- Khayyat ı tutuklaması üzerine başlayan protesto eylemleri sırasında ölümler yaşandığı ifade edilmektedir. Najran daki olaylar uzunca bir dönem sürmüş ve protesto eylemleri tüm vilayete dağılmıştır. Yemen de Hutilerin isyanının başlamasıyla birlikte Suudi Arabistan kendi Şii politikasını bir kez daha gözden geçirmiştir. Öncelikli olarak İsmaillilerin bir mezhep olarak tanımlanmasına karşı çıkılmış ve ibadet yerlerinin cami olarak adlandırılması yasaklanmıştır. Boşanmayla ilgili mahkeme kararlarında İsmaillilerin tam Müslüman olmadığından evliliklerin sonlandırılabileceği yönünde bazı kararlar alınmıştır. Mezhebin önde gelenlerine yönelik başlatılan baskıları Suudi din adamlarının Şiililiği din dışı bir inanç olarak gören fetvaları izlemiştir. Rapordan anlaşıldığı üzere Suudiler İsmaillileri din dışı görmektedirler. Öte yandan Filistin kökenli yazarlardan Abdülbari Atwan tarafından kaleme alınan Suudi Arabistan ve Sa ada Savaşı adlı çalışmada, Suudi Arabistan ın bir yandan kendi ülkesinde yaşayan ve bir kısmı Hutsi isyanını desteklediği 1 milyonluk Yemenli nüfusun tehdidi altında olduğu belirtilirken, diğer yandan da Suudi rejiminin kendi içerisindeki Şiilerin Hutsileri desteklemesinden çekindiği ileri 31 Nejran daki olaylarla ilgili bkz., Human Rights Watch, The Ismailis of Najran: Second-class Saudi Citizens, Human Rights Watch Report, September 22,

13 sürülmektedir. Atwan, Riyad rejiminin Yemen deki iç savaşın içine sürüklenmekle ciddi bir güvenlik riski aldığının altını çizmektedir. 32 Bununla birlikte olaylara salt mezhepsel olarak da bakmamak gerekir. Sözkonusu bölgede yaşayan kabilelerin ilişkileri ve akrabalık bağları Suudilerden ziyade Yemenli kabilelerledir. Tarihsel açıdan da bakıldığında Suudi kabilesinin çıkış noktası Riyad bölgesiyken güneyli Şii kabileler ise kendilerini Yemenli kabilelerle ilişkili görmektedir. Mezhepsel ayrımcılık artınca bunların Suudi Arabistan yönetiminden reform talep etmeleri de gündeme gelmektedir. Dolayısıyla Şiilerin bir bütün olarak 1930 ların başından itibaren sistemle ciddi sorunlar yaşadığı görülmektedir. SUUDİ ARABİSTAN IN Şİİ KARŞITI DIŞ POLİTİKASI VE BU POLİTİKANIN SUUDİ-Şİİ İLİŞKİLERİ ETKİSİ: ŞİİLERDE YENİ BİR POLİTİZASYON SÜRECİ Suudiler ile Şiiler arasında ilişkiler son yıllarda oldukça sorunlu bir seyir izlemektedir. Karşılıklı güvensizlik ve birbirlerini tehdit olarak görme durumu Suudi hanedanlığının hem içerde hem de dışarıda izlediği Şii karşıtı politikalar daha da artmıştır. Bu bağlamda Suudi Arabistan ın başta İran la ilişkiler olmak üzere Irak ve Lübnan gibi Şiilerin siyasal ve askeri alanda güç kazandığı ülkelere karşı izlediği dış politikanın ülke içindeki Şiileri rahatsız ettiğini de belirtmek gerekir. İran İslam Devrimi sonrası Tahran ile Riyad arasındaki ilişkiler sürekli bir şekilde sorunlu olmuş ve Suudiler sürekli bir şekilde İran ı rejim ihraç etmekle suçlamıştır. İran-Irak Savaşı sırasında Riyad, Saddam Hüseyin e açık bir destek vermiştir. Bununla birlikte ilişkiler Hatemi nin Cumhurbaşkanlığı ile birlikte normalleşmeye başlamıştır. Ancak 2003 Irak işgali sonrası İran ın Iraklı Şiileri etkisi altına alması ve Bağdat taki siyasi ve idari yeniden yapılandırma politikalarına aktif müdahalesi bölgedeki tansiyonu yükseltmiştir. Ardından Riyad bir kez daha İran ı bölgedeki Araplar arasındaki sorunlara çatışmacı bir şekilde müdahil olmakla suçlamaya başlamıştır sonrası dönemde Irak ta Şii partilerin ve oluşumların etkilerini artırması ve seçimlerin ardından iktidarı ele geçirmeyi başarmaları Suudi Arabistan ın tepkisine yol açmıştır. Bu dönemde Suudi Arabistan ülkedeki Sünni aşiretlere ekonomik ve siyasi destek vererek bir anlamda Şiilerin ülke içindeki etkilerini kırmaya çalışmıştır. Buna bir tepki olarak Suudi Şiileri 2005 yılında Kraliyet ailesine yaptıkları bir çağrıda Şiiler dahil olmak üzere Krallık tüm İslami mezheplere saygılı olduğunu açıkça deklere etsin talebinde bulunmuşlardı yılında Kral Abdullah ile Şiilerin sorunlarını konuşan Şii grubu içinde yer alan iş adamı Cafer Şayip e göre Irak Savaşı sonrası Şiilerin reform talepleri daha da önem kazanmıştır. Buna karşın Suudiler resmi olarak Şiileri Amerika nın ajanları olarak suçlamakta ve Irak taki Şii yönetime destek verilmemesini istemektedirler. Şayip, Suudi din adamları tarafından dile getirilen bu politikaların Suudi Arabistan ın birliğini tehdit ettiğini ileri sürmektedir. 33 Ancak tüm eleştirilere rağmen en son 7 Mart 2009 seçimlerinde Sünni partilerin Iyad Allavi liderliğinde bir araya getirilmesinde önemli bir rol oynayan Suudiler, seçimlerin ardından da hükümetin kurulması sürecinde Irak ın iç işlerine karışmış ve Sünnileri iktidara taşımaya çalışmıştır. 32 Official Wep Page of Abdul Bari Atwan, Saudi Arabia and the war in Sa'ada, , 33 Deeb, loc. cit. 13

14 Lübnan da da Irak takine benzer bir politika izleyen Suudiler, Hizbullah karşısında Sünni Hariri bloğunu desteklemiştir. Hizbullah karşıtı bloklara ekonomik ve siyasi destek sunan Suudi Arabistan ın 2006 Lübnan-İsrail Savaşı sırasında, ülke içinde de Hizbullah lideri Nasrullah a destek veren ya da fotoğrafını taşıyanlara karşı geniş kapsamlı tutuklamalar gerçekleştirmiştir. 34 Hizbullah ı İran ın Arapların içişlerine karışmak için kullandığı bir örgüt olmakla suçlayan Suudi yetkilileri 2008 tarihinde de Lübnan Hizbullahı nın askeri kapasitesinin kırmak için Arap ülkelerinden oluşan bir askeri birliğinde ABD ve NATO nun desteğiyle örgüte müdahale etmesini gündeme getirdiği ileri sürülmektedir. 35 Suudi hanedanlığı ayrıca, topraklarında, Hizbullah yanlısı gösterilerin yapılmasını yasaklamıştır. Suudi Arabistan yönetimi Bahreyn deki Şiilerin yanı sıra Yemen deki iç çatışmalara da merkezi hükümetin yanında doğrudan müdahil olmuş ve Şii güçlerine karşı askeri operasyonlar düzenlemiştir. Özellikle 2009 a gelindiğinde Abdullah Salih rejiminin Şii Hutsi isyanını bastırmayacağı ortaya çıkınca Suudi Arabistan ın savaş uçakları Hutsi mevzilerine karşı düzenlenen operasyonlara katılmaya başlamışlardır. Suudi Arabistan ın kendi topraklarını Hutsi güçlerine karşı düzenlenen operasyonlara açması üzerine Yemen iç savaşı Hutsi-Suudi Arabistan krizine dönüşmüş ve Hutsiler 3 Kasım da Suudi Arabistan topraklarına geçerek bölgedeki Suudi askerleriyle çatışmaya başlamışlardır. 3 Kasım 2009 tarihindeki ilk saldırılarda 1 Suudi askerinin yaşamını yitirmesi ve 11 tanesinin da yaralanması üzerine hava saldırıları artırılmıştır. Bombalamalar sonucu birçok kişi evlerini terk ederek kamplarda yaşamaya başlamıştır. Aralık ayı boyunca süren çatışmalar sırasında Suudi Arabistan savaş uçaklarının Yemen deki Şii bölgeleri bombalaması sonucu yüzlerce kişi yaşamını yitirirken, Suudi yetkililer olayların doğrudan İran ın Şii yanlısı grupları desteklemesinden kaynaklandığını açıklamışlardır. 36 Ortadoğu da Şiilerin yaşadığı ülkelerde yaşanan önemli değişimlere rağmen Suudi Arabistan ın Şii karşıtı politikalarını sürdürmesi başta genç Suudi Şiilerinde Suudi ailesine karşı oluşan nefretin büyümesine yol açmıştır. Buna rağmen Suudi yönetimi kendi vatandaşlarının artan politikleşmesini dikkate almaktan kaçınmış ve 2009 yılına girilirken ülkede yeniden çatışmalar başlamıştır. Söz konusu çatışmaların kısa sürede Şiilerin yoğun olduğu bölgelere sıçraması da Şiilerin yönetim karşıtı yeni bir halk hareketine hazır olduklarının işaretini vermiştir. GÖSTERİLERİN YENİDEN BAŞLAMASI: 2009 MEDİNE ÇATIŞMASI Şiiler ile Suudi Arabistan yönetimi arasında 2005 sonrası dönemde tırmanan gerginlik 2009 Şubatında Suudi güvenlik güçleri ile Şii muhalif gruplar arasında Medine de çatışmaların yaşanmasını beraberinde getirmiştir çatışmaları öncesinde birçok Şii farklı ibadetlerinden dolayı (Selefilik tarafından kabul görmeyen) baskı ve tutuklanma politikalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle 34 Human Right Watch Raport, Denied Dignity, loc. cit. 35 Al Jazeera News, Saudi plan for anti-hezbollah Force, , 36 Bu konuda detaylı bilgi için bkz., Veysel Ayhan, Yemen Sorunu: Bölgesel Savaşa Doğru mu?, Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi, Rapor No:9, Ocak 2010, ss

15 eğitim alanında başta Hasa ve Katif olmak üzere ülkenin değişik bölgelerinde Şiiliğe olumsuz yaklaşımın sürmesi karşılıklı güvensizliği derinleştirmiştir. Bölgedeki Sünni yargı mensupları Şiilerin inançlarından kaynaklanan ibadetlerine karşı cezai müeyyidelere başvurmuşlardır. Ayrıca bu dönemde Katif te büyük bir Sünni camisi inşa edilirken Şiilerin yeni cami yapımına veya eskileri onarmalarına izin verilmemiştir. Hobar da Şiilerin cami inşasına izin verilmediği gibi özel ibadet yerlerinde de ibadetlerini yerine getirmelerine müdahale edilmiştir. Ulusal Diyalog kapsamında Şii muhaliflerle yapılan görüşmelerin ardından Katif de Şiilerin Hz. Hüseyin i anma törenlerine katılımına izin verilirken Hasa gibi diğer yerleşim birimlerinde 1913 den itibaren konulan yasaklar kaldırılmamıştır. 37 Dolayısıyla Suudi Arabistan ın hem iç hem de dış politikada Şiileri sisteme entegre edeci girişimlere öncelik vermemesi Şiilerin toplumsal muhalefetinin sürmesine yol açmıştır. 20 Şubat 2009 tarihinde Medine'deki Peygamber Camisi'nin (Mescid-i Nebev) girişinde Peygamber in ölüm yıldönümünü anmak için toplanan Şii hacılara Suudi din polisi ve güvenlik güçlerinin müdahale etmesi sonucu bir kez daha taraflar arasında şiddetli çatışmalar yaşanmıştır. Çatışmalar sırasında 3 gösterici yaşamını yitirirken bazı göstericiler rejim karşıtı faaliyetlere katılma suçlamasıyla tutuklanmıştır. Ancak Medenide yaşanan çatışmalar kısa sürede ülkenin Doğu bölgesindeki Şiilerin de gösteriler düzenlemesiyle yeni bir Şii isyanına dönüşmeye başlamıştır. Medine olaylarını protesto etmek üzere Katif başta olmak üzere Doğu bölgesindeki Saihat, Safwa ve Awamiyya şehirlerinde on binlerce kişin katıldığı gösteriler düzenlenmiştir. 38 Katif te dağıtılan bazı bildirilerde Medine, Nejran ve Katif teki Şiiler adına Suudi rejimine karşı savaş açtıkları ifadesi yer almıştır. 39 İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından yayınlanan raporda Medine ve Doğu bölgesinde yaşanan gösterilerin ardından birçok Şii nin tutuklandığını ileri sürülmüştür. Olayların büyümesi ve tüm ülkeye yayılması üzerine 3 Mart ta bir grup Şii lider Riyad a gidip konuyu Kral Abdullah la görüşmüştür. Kral ın görüşmenin ardından af ilan etmesiyle tutuklananlar serbest bırakılmışsa da Medeni deki olaylar nedeniyle iki taraf arasında yaşanan gerginlik bir süre daha devam etmiştir. 40 Eski Suudi Arabistan Petrol Bakanı Zeki Yamani nin kızı Mai Yamani ye göre Medine deki gösteriler, Şiilerin Selefi olarak gördükleri Suudi rejimine karşı mücadeleye etmeye hazır olduklarını göstermektedir. Mai a göre Şiiler Xalas (Kurtuluş) adını verdikleri bir muhalif hareket oluşturmuştur. Bu hareket Doğu eyaletindeki yeni nesil Şiileri harekete geçirmeyi amaçlamaktadır. Genişlemiş bölgesel ve siyasal çatlakların etkisi altında, kutsal Peygamber Camisi'nde görülen çatışmaların sıklığı, büyüklüğü ve şiddetinde artış görülebilir. 41 Mezhepsel gerginlik ve Selefilerin Şiiliği bir mezhep olarak kabul etmediği yönündeki algılama, 2009 da Suudi Arabistan Ulema Konseyi nin yapısında yapılan bir değişiklikle yeniden gündeme gelmiştir. Sünniliğin dört mezhebinden temsilciler Konseyde temsilci bulundurma hakkı elde ederken, 37 Bu konuda bkz., Human Right Watch, Denied Dignity. 38 Mai Yamani, Saudi Arabia s Shia Stand Up, Guatemala Times, , 39 Toby Matthiesen, The Shi a of Saudi Arabia at a Crossroads, MERIP-Middle East Report Online, , 40 Human Rights, Denied.. 41 Yamani Suudi.., loc. cit. 15

16 Şiilerden Ulema Konseyine temsilci ataması yapılmamıştır. 42 Zira çatışma dinamiğini ortaya çıkartan temel unsur da Selefi akımın Şiiliği din dışı görmesinden kaynaklanmaktadır. 43 Bölgesel gelişmelerin etkisiyle Kraliyet ailesi ülkedeki Şiileri sistem içinde tutarak radikalleşmelerini engellemeye çalışırken, Suudi toplumu ve Selefi din adamları ise Şiilere karşı daha da radikalleşmektedir. Bununla birlikte Şiilerin de son dönemde rejimle yaşanan sorunların çözümünde farklı bakış açılarına sahip oldukları görülmektedir. Cafer Şayip, Muhammed Mahfuz ve Hasan El Saffar gibi liderler Suudi yönetimi ve din adamlarıyla diyalogun sürdürülmesini savunurken Nimr al-nimr gibi liderler ise sertlik yanlısı politikalara öncelik verilmesini istemektedir. Ayrıca bazı Şii din adamları doğrudan İran dakine benzer bir Velayet-i Fakih merciinin oluşturulmasını savunmaktadırlar. Bu durumun İran ve Irak taki Şiilerin Suudi Şiiliğini olumsuz etkilediğini öne süren Suudileri daha da tedirgin ettiği açıktır. Bununla birlikte Şiilerin bir bütün olarak Kral Abdullah ın son dönemde Şiiliğe karşı verilen fetvalara doğrudan karşı olduğunu açıklamasını ve Kraliyet ailesinin Şii-Sünni gerginliğinde taraf olmamasını istemeleri dikkat çekicidir. Ancak Şiiler Sünni din adamlarının dışında Kraliyet ailesinin de Irak ve diğer ülkelerdeki Sünni kesimleri desteklemesinden dolayı ulusal diyalog konusunda hayal kırıklığı yaşamaktadır. 44 Öte yandan 2011 başına gelindiğinde iki kesim arasındaki gerginlikler ve çatışmalar sürmekle birlikte kitlesel diyebileceğimiz protestolar yaşanmamaktaydı. Ancak Tunus ve Mısır ın ardından Bahreyn deki Şiilerin de kitlesel gösterilere katılması ve Suudi Arabistan ın soruna doğrudan müdahale etmesi Suudi Şiiliğinde yeni bir hareketliliğe yol açtı. Bahreyn de yaşanan Şii ayaklanmasının bastırılması için Suudilerin bölgeye asker sevk etmesi ülkedeki Şii-Suudi gerginliğini daha da tırmandırmıştır. 45 Bu kapsamda Şubat sonu itibariyle toplumu uzun soluklu bir mücadeleye hazırlamak amacıyla bazı bölgelerde sokak gösterileri düzenlenmiş, Mart ayına girildiğinde ise Öfke Günleri adı altında Suudi rejimine karşı yeni bir muhalefet bayrağı açılmıştır. ŞİİLERİN ÖFKE GÜNÜ ÇAĞRISI Tunus, Mısır, Bahreyn ve diğer Arap ülkelerinde sistemin dışına itilmiş kitlelerin rejim karşıtı gösterilerine paralel olarak artan Şii-Suudi gerginliği, Suudi Arabistanlı Şiilerin de yıllardır dile getirdikleri taleplerini kitlesel gösterilerde gündeme taşımalarına yol açmıştır. Bu kapsamda bir yandan Şii din adamları ve akademisyenler reform çağrılarını daha yüksek bir sesle dile getirmeye başlarken Şii topluluklar da reform çağrılarına sokak gösterileriyle destek vermeye başlamışlardır. Diğer Arap ülkeleriyle paralel bir dönemde başlayan Şiilerin gösterilerinde öne çıkan temel vurgu anayasal reform talepleri olmaktadır. Bu çerçevede ilk geniş çaplı gösteriler 25 Şubat 2011 de Katif de düzenlenen halk hareketleriyle başlamıştır. Katif deki gösterilerin ardından Şii gençlik örgütlenmeleri 42 US Department of State, Bureau of Democracy, International Religious Freedom Report 2010, 43 Bu konuda yayınlanan bir başka rapor için bkz., Kevin Boyle-Juliet Sheen (Ed.), Freedom of Religion and Belief: A World Report, London: Routledge Pub., 1997, s Joshua Teitelbaum, The Shiites of Saudi Arabia, Current Trends in Islamist Ideology, Vol:10, August 21, 2010, 45 Ahlul Bayt News Agency, Saudi Officials Secretly Dispatch Thousands of Armed Troops to Bahrain / Shia Protesters under Severe Pressure, , 16

17 3 Mart 2011 de yeni bir gösteri düzenlenme çağrısında bulunmuştur. Katif ve çevresindeki yerleşim birimleri tarafından destek verilen gösterilerdeki temel vurgular; siyasi tutukluların serbest bırakılması, ibadet özgürlüğü, Şiilerin siyasal ve idari yapılarda genel nüfusa oranları düzeyinde temsil edilmeleri, işsizlik ve yolsuzlukla etkin mücadele, mezhep ayrımcılığına karşı mücadele ve siyasi özgürlükler olmuştur. 46 Şubat sonu itibariyle Şiilerin sokak gösterilerine başlaması Suudi yönetimini rahatsız etmiş ve 27 Şubat 2011 de ülkedeki mezhepsel ayrımcılığın kaldırılması için Anayasal Monarşi nin kurulması talebini dile getiren Şii din adamı Şeyh Teyfik El Emir i tutuklamıştır. Ancak Teyfik in tutuklandığı günlerde içlerinde Kral Suudi Üniversitesi nden Prof. Dr. Halid el Dakhil in de bulunduğu 123 entelektüel ve akademisyen tarafından imzalanan bir bildiride Anayasal Monarşi talebi bir kez daha gündeme getirilmiştir. Bildiride güçler ayrılığı prensibinin uygulanması, atama yerine doğrudan halk oyuyla seçilmiş bir Parlamentonun oluşturulması, kadınların toplumsal ve siyasal alandaki konumlarının iyileştirilmesi gibi taleplerde bulunulmuştur. Dakhil yaptığı bir açıklamada reformların hayata geçirileceğine dair güçlü bir umutları olduğunu ve reformlar için zamanın geldiğini ifade etmiştir. 47 Şeyh Emir in tutuklanması bir anlamda ülke genelinde Anayasal Reform çağrılarının da gündeme gelmesine yol açmıştır. Ancak entelektüellerden farklı olarak Şii kesimler hem tutuklanma hem de son günlerde Arap sokaklarında yaşanan halk hareketlerinin getirdiği başarıları dikkate alarak, Suudi Arabistan da Şiilerin yaşadığı sorunları bir kez daha kitlesel gösterilerle protesto etme yolunda yeni adımlar atmaya başlamıştır. Şubat ayında önceleri sayıları yaklaşık 100 kişiyle başlayan gösteriler 3 Mart günü Doğu bölgesindeki farklı yerleşim birimlerinde çok daha fazla kişinin katıldığı gösterilere dönüşmüştür. Reformların yanı sıra 1996 dan itibaren tutuklu bulunan 9 mahkumun serbest bırakılması talep edilmiştir. Gösterilerin ardından içerisinde Şii yazarlardan Hüseyin al Alak ile Hüseyin el Yusuf un da bulunduğu yaklaşık 20 kişi gözaltına alınmıştır Mart 2011 Cuma günü ise Şii din adamları ve üniversite öğrencilerinin de içinde yer aldığı göstericiler Katif başta olmak üzere Safavi, El-Ahsa, Awamiya ve Hufuf da yeni eylemler düzenleyerek rejimin Şiilere uyguladığı politikaları protesto etmişlerdir. Şii din adamları tarafından okunan basın bildirisinde Şeyh Emir in serbest bırakılmasının yanı sıra kitlesel eylemler başlamadan önce Şiilerin reform çağrılarına cevap verilmesi, aksi durumda ülkenin bir kaosa sürükleneceği uyarsında bulunulmuştur. 49 Böylelikle Şii din adamları yeni dönemde kitlesel gösterilerin yapılabileceğinin de işaretlerini vermiştir. Nitekim 11 Mart 2011 i Öfke Günü ilan eden bir çok 46 Ahlul Bayt News Agency, Katif Shia to Launch "Day of Wrath" on March 3rd, 47 Middle East Online, Unimpressed by King's financial package: Saudi activists call for major reforms, , 48 Rasid News, Two Saudi writers arrested following a protest rally, 4 / 3 / 2011, 49 Yousuf, Hundreds of scholars express solidarity with Sheikh Amer, 05 March 2011, Shiiten News, 17

18 internet sitesi ve facebook adresi üzerinden eylemi yaymaya çalışmış ve kısa sürede hem Suudi yönetimi hem de uluslararası alanda etkili olmaya başlamışlardır. Esasında Suudi hanedanlığı Şiilerin Şubat sonu ve Mart başında rejim karşıtı öfkelerini kontrol altına almak için bazı açılımlarda bulunmuştu. Öncelikli olarak 2008 den beri kapalı olan Şii Camilerinin yeniden açılmasına izin verilmişti. Bunların dışında Aşure günü eylemlerine katıldıkları için yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan 9 siyasi mahkum da serbest bırakmıştı. 50 Ekonomik olarak da yeni bir sosyal yardım programı başlatılacağı açıklanmış ve bu çerçevede özellikle gençlere ve işsiz olanlar için yaklaşık 35 milyar dolarlık bir yardım programının hayata geçirileceği açıklanmıştır. 51 Ülkedeki Şii halk hareketini engellemek isteyen yönetimin ekonomik ve sosyal programları hayata geçireceğini açıklamasına karşın siyasi ve idari reform çağrılarını gündeme taşıyan Şiilerin Öfke Günü eylemlerini başlatmaları Suudi Arabistan daki gerginliğin daha da artmasına yol açacaktır. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ülkede tüm hükümet karşıtı protestoların yasaklandığı açıklanmış ve devlet televizyonundan halka eylemlere katılmamaları yönünde uyarılarda bulunulmuştur. 5 Mart 2011 tarihinde devlet televizyonunda konuşan İçişleri Bakanı kamu düzenini bozacak her türlü girişimin engellenmesi için gerekli tedbirlerin alındığını ve gösterilere izin verilmeyeceğini açıklamıştır. Nitekim bölgeden haber aktaran bazı medya kaynaklarına göre Doğu bölgesinde meydana gelebilecek gösterileri engellemek için bölgeye 10 bin güvenlik güçünün gönderildiği ileri sürülmüştür. 52 Ancak yapılan açıklamalara rağmen sorunun temelinde siyasal ve mezhepsel sorunların yatıyor olması nedeniyle, ekonomik yardımların sorunun giderilmesi için yeterli olamayacağı ileri sürülebilir. Nitekim Şiiler açısından Şubat ayında başlayan ve Mart ayı boyunca sürmesi beklenen sokak gösterilerinin ardında ekonomik nedenlerle birlikte mezhepsel ve politik sıkıntılar da belirleyicidir. 53 Öte yandan Allam ın dikkat çektiği üzere Şii din adamlarının barışçıl gösterilere vurgu yapmasına karşın özellikle genç Şiilerin Hizbullah, Iraklı Şiiler ve Hutsi güçlerinin askeri başarılarından esinlenerek Suudi rejimine karşı da benzer bir mücadele yöntemi üzerinde durması dikkat çekicidir. 1. Anayasal monarşi: Eşit vatandaşlık temelinde yeni bir Anayasa nın hazırlanması ve Kralın yetkilerinin sınırlandırılarak Danışma Meclisi yerine seçimle iş başına gelmiş bir meclisin oluşturulması. Güçler ayrılığı ilkesinin Anayasal olarak uygulanmaya konulması istenmektedir. 50 Ahlul Bayt News Agency, On the Eve of Coming Protests in Saudi Arabia, King Abdullah Ease Restrictions on Shiite Mosques, France 24 News, King Abdullah attempts to avoid unrest with $35 billion in benefits for citizens, 23/02/2011, 52 Al Jazeera News, Saudi Arabia bans protest rallies, 53 Söz konusu talepler Şubat 2009 da Necef ve Kerbela da Şiilerle yapılan mülakatlardan, Ahlul Bayt News Agency, Rasid News ve Saudi Shia News haber ajanslarından derlenerek hazırlanmış olmakla birlikte, bazı kesimler tarafından bunların yetersiz olarak görüldüğü ifade etmek gerekir. 18

19 2. Devlet imkanlarından eşik yararlanma: Şiilerin de diğer kesimler gibi devletin tüm imkanlarından eşit şekilde yararlanması. Halı hazırda Dışişleri bakanlığı personeli veya yargı birimleri de dahil olmak üzere devlet bürokrasisinde ve güvenlik güçlerinin üst kademesinde Şiilere yer verilmediği ileri sürülmektedir. 3. Mezhepsel ayrımcılığın sonlandırılması: Suudi Arabistan da hukuk düzeni ve dini eğitim Hanbeli mezhebine uygun yapılandırıldığından Şiileri farklı bir mezhep olarak kabul etme noktasında ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Uzunca bir dönemdir Şiilerin önemli anma günlerine katılımı yasaklayan rejim ayrıca birçok Şii camisini siyasi nedenlerle kapatmıştır. Şiilik hakkında bazı Sünni din adamları tarafından verilen fetvalarda Şiiliğe karşı olumsuz ifadelerin kullanılmasından engellenmesi istenmektedir. 4. Şii karşıtı iç ve dış politikadan vazgeçilmesi ve Şiileri bir tehdit olarak tanımlanmaması: 1979 dan beri Şiiler İran ın bir uzantısı olarak görülmekte ve her türlü hak talepleri güvenlik ve yargı sistemiyle bastırılmaktadır. Dış politikada ise Suudi Arabistan yönetimi Lübnan, Yemen, Bahreyn ve Irak başta olmak üzere birçok ülkede Şii karşıtı bir politika izlemektedir. Bu durum ülkedeki Şiilerin rejime olan sadakatini olumsuz etkilemektedir. 5. Siyasi ve dini nedenlerle tutuklananlar veya sürgüne gönderilenlerin hiçbir ön şart olmadan dönüşlerinin izin verilmesi ve siyasi özgürlüklerin anayasal güvence altına alınması. Irak veya İran ı ziyaret ettikleri için pasaportları elinden alınanlardan, yurtdışında sürgünde yaşayan Şiilere kadar herkese dönüş hakkı tanınması, seyahat yasağının kaldırılması, basın ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması talep edilmektedir. 6. Tüm mezheplere inanç ve ibadet özgürlüğünün tanınması: Sivil haklar, eğitim ve iş kollarında uygulanan ekonomik, sosyal ve mezhepsel ayrımcılığın tümden sonlandırması istenmektedir. SONUÇ YERİNE 1802 den itibaren sorunlu bir ilişkiye sahip olan Selefi-Şii ilişkileri Hasa bölgesinin Suudi yönetimi altına ikinci kez girdiği 1913 sonrası dönemde birçok gerginliğe sahne olmuştur da İran İslam Devrimi nin etkisiyle kitle gösterilerine sahne olan Şii bölgelerinde, olaylar aralıklı olarak bir şekilde 1990 ların başına kadar sürmüştür te Kraliyet ailesinin uzlaşı girişimlerine bir kısım Şii muhalefetin olumlu cevap vermesi üzerine ibadet özgürlüğü dahil birçok konuda sorunların giderilmesi için ortak çalışma başlatılmıştır. Ancak 2003 te ABD nin Irak ı işgalinin ardından bölgede artan Şii etkisi Suudi yönetiminin Şii politikasını olumsuz etkilemiş ve konu daha büyük bir güvenlik meselesi olarak ele alınmaya başlanmıştır. Bu konuda atılan adımların önemli bir kısmı yetersiz görülmüştür te yapılan yerel yönetim seçimleri 2009 da iptal edilip süresiz olarak ertlenmiştir başında ise ekonomik içerikli reformlarla Şii muhalefeti bastırılmaya çalışılmıştır. Ancak 19

20 Ortadoğu daki halk hareketlerinin başarıya ulaştığı bir dönemde Şiilerin ekonomik açılımları yeterli görmeyeceği öngörülmektedir. Bu çerçevede Mart ayında Doğu bölgesinde yapılması öngörülen Şii gösterilerine katılımın fazla olması durumunda ülkedeki Şii-Sünni gerginliği daha da artacaktır. Kitlesel gösteriler sırasında yaşanacak insani sorunlar krizin derinleşmesine yol açıp, başta Irak olmak üzere bölgedeki Şiilerin Suudi rejimine karşı daha olumsuz politikalar sergilemesini de beraberinde getirebilecektir. Diğer yandan yıllardır bölgede Şii karşıtı bir dış politika izleyen Suudi Arabistan ın kendi topraklarında kitlesel gösterilere sahne olması söz konusu olursa, bunun Suudi iç ve dış politikasında bazı yansımaları olacaktır. Bu etkinin nasıl olacağı ise gösterilerin büyüklüğü ve kontrol altına alınıp alınmamasıyla ilişkili olacaktır. Dolayısıyla önümüzdeki günlerin Suudi Arabistan rejimi için oldukça kritik günler olacağını ileri sürebiliriz. 20

USTAD Tahlil Nisan-2011

USTAD Tahlil Nisan-2011 Meydana Dökülme ve Öfke Bahreyn de 14 Şubat hareketi USTAD Tahlil Nisan-2011 Çalışma No:5 Nisan 2011 Mardin -TURKEY ÖZET: Bahreyn e Bahreyn den penceresinden baktığınızda, onu diğer ülkelerden ayıran önemli

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları 7 Mart 2010 seçimleri üzerinden yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen Irak ta henüz bir hükümet kurulabilmiş değildir. Yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü Ekim 21 de Başbakan Maliki nin

Detaylı

GEÇMİŞTEN GELECEĞE TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİ. From Past to Future: Turkish-Saudi Arabian Relations. Kapak Konusu.

GEÇMİŞTEN GELECEĞE TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİ. From Past to Future: Turkish-Saudi Arabian Relations. Kapak Konusu. > 25 Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerinin tarihi 1740 lara uzanıyor. > Yrd. Doç. Dr. Veysel AYHAN ORSAM Basra Körfezi Ülkeleri Danışmanı Abant İzzet Baysal Üniversitesi U.İ.B. veyselayhan.com.tr

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Yemen hükümeti üç sorunla mücadele etmektedir: Şii isyanı, Güney Yemen bağımsızlık hareketi ve El Kaide faaliyetleri.

Yemen hükümeti üç sorunla mücadele etmektedir: Şii isyanı, Güney Yemen bağımsızlık hareketi ve El Kaide faaliyetleri. 38 Yemen hükümeti üç sorunla mücadele etmektedir: Şii isyanı, Güney Yemen bağımsızlık hareketi ve El Kaide faaliyetleri. Yrd. Doç. Dr. Veysel AYHAN ORSAM Ortadoğu Danışmanı Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

alternatif politika Cilt 4, Sayı 1, Şubat 2012

alternatif politika Cilt 4, Sayı 1, Şubat 2012 alternatif politika Cilt 4, Sayı 1, Şubat 2012 Suudi Arabistan'daki Siyasal ve Toplumsal Hareketlerin Gelişimini Etkileyen Faktörler Muhittin ATAMAN & Yurdanur KUŞÇU AK Parti'nin Seçim Başarısına Alternatif

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

SUUDİ ARABİSTAN DEVLETİNİN KURULUŞU VE OSMANLI İLE İLİŞKİLER

SUUDİ ARABİSTAN DEVLETİNİN KURULUŞU VE OSMANLI İLE İLİŞKİLER RAPOR SUUDİ ARABİSTAN DEVLETİNİN KURULUŞU VE OSMANLI İLE İLİŞKİLER ESRA DEMİR IMPR KÖRFEZ ARAŞTIRMALARI DİREKTÖRÜ 2014 IMPR Yayınların telif hakları IMPR a ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Resmi Adı Suudi Arabistan Krallığı Başkent Riyad Yüzölçümü 1.960.582 km² Nüfus 28.686.663 GSYH 727,3 milyar dolar Hükümet Biçimi Monarşi

Resmi Adı Suudi Arabistan Krallığı Başkent Riyad Yüzölçümü 1.960.582 km² Nüfus 28.686.663 GSYH 727,3 milyar dolar Hükümet Biçimi Monarşi Suudi Arabistan 2012 Resmi Adı Suudi Arabistan Krallığı Başkent Riyad Yüzölçümü 1.960.582 km² Nüfus 28.686.663 GSYH 727,3 milyar dolar Hükümet Biçimi Monarşi Devlet Başkanı Kral Abdullah Bin Abdülaziz

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

ULUSAL IRAK İTTİFAKI NIN ANALİZİ. Analysis of the Iraqi National Alliance. İnceleme. İnceleme >

ULUSAL IRAK İTTİFAKI NIN ANALİZİ. Analysis of the Iraqi National Alliance. İnceleme. İnceleme > > 33 Ulusal Irak İttifakı nın başbakan adayı İbrahim Caferi dir. > Ziya ABBAS Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Öğrencisi ULUSAL IRAK İTTİFAKI NIN ANALİZİ Analysis of the Iraqi National

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

Suudi Arabistan ın Dış Politikasını Şekillendiren Faktörler

Suudi Arabistan ın Dış Politikasını Şekillendiren Faktörler Suudi Arabistan, Körfez bölgesinde hâkim konumunu pekiştirebilmek için Körfez İşbirliği Konseyi nin kurulmasına ön ayak olmuştur. Suudi Arabistan ın Dış Politikasını Şekillendiren Faktörler Factors Shaping

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

SUUDİ ARABİSTAN VE ORTADOĞU DAKİ VARLIK MÜCADELESİ

SUUDİ ARABİSTAN VE ORTADOĞU DAKİ VARLIK MÜCADELESİ SUUDİ ARABİSTAN VE ORTADOĞU DAKİ VARLIK MÜCADELESİ Mervenur Lüleci Karadere Referans için/to cite this article: Mervenur Lüleci Karadere, Suudi Arabistan ve Ortadoğu daki Varlık Mücadelesi, İHH İnsani

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

YEMEN İÇ SAVAŞI: İKTİDAR MÜCADELESİ, BÖLGESEL ETKİLER VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER

YEMEN İÇ SAVAŞI: İKTİDAR MÜCADELESİ, BÖLGESEL ETKİLER VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER YEMEN İÇ SAVAŞI: İKTİDAR MÜCADELESİ, BÖLGESEL ETKİLER VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER Rapor No: 10 Ocak 2010 2010 Bu raporun içeriğinin telif hakları ORSAM'a ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Üzerine Düşünceler Baskın Oran Başlıca kaynak: B.Oran, Küreselleşme ve Azınlıklar. 5. baskı, Ankara, İmaj Yayınevi, 2009 baskinoran@gmail.com www.baskinoran.com Azınlık:

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI 10-11 NİSAN 2009 Boğazdan Körfeze Fırsatlar 1 SUNUM PLANI KÖRFEZ BÖLGE PROFİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLER SONUÇ VE ÖNERİLER 2 Bölge Profili

Detaylı

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER 4 Haziran 2012 SUNUŞ GÜNDEMİ Pazara Giriş Koordinasyon Yapısı Yeni Yaklaşım Pazara Giriş Komitesi Ülke Masaları

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi

30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi 30.06.2014 Pazartesi Basın Gündemi Prof. Dr. Hayrettin Usul Açıklaması İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Cihannüma Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi,Ortadoğu daki son gelişmeleri değerlendirdi.

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

1. SRO-Haramain Hızlı Tren Ağı (HHR): 1. Aşama: 1&2. Paket

1. SRO-Haramain Hızlı Tren Ağı (HHR): 1. Aşama: 1&2. Paket DEMİRYOLU PROJELERİ 1. SRO-Mekke Tek Hattı Suudi Demiryolları Organizasyonu (SRO), BAE de yapılmakta olan Dubai Metrosu benzeri olan Al Mashaaer Al Mugaddassah Metro Project olarak da bilinen tek hatlı

Detaylı

İRAN İSLAM CUMHURİYETİ BIE DELEGESİNİN ODAMIZI ZİYARETİ

İRAN İSLAM CUMHURİYETİ BIE DELEGESİNİN ODAMIZI ZİYARETİ İRAN İSLAM CUMHURİYETİ BIE DELEGESİNİN ODAMIZI ZİYARETİ İran BIE Delegesi Mr. Kazem Akbarpour, 16 Mayıs 2012 tarihinde Odamızı ziyaret etmiş, heyeti Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ve Meclis Başkanı

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı - Haziran 2012- Sayı: 14 4 Haziran 2012: Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu,

Detaylı

EHLi SÜNNET GRUBU IRAK TA ŞİİLEŞTİRME PROJESİ. www.sapitanlar.com SAMARRA ÖRNEĞİ

EHLi SÜNNET GRUBU IRAK TA ŞİİLEŞTİRME PROJESİ. www.sapitanlar.com SAMARRA ÖRNEĞİ IRAK TA ŞİİLEŞTİRME PROJESİ SAMARRA ÖRNEĞİ 2011 www.sapitanlar.com IRAK TA ŞİİLEŞTİRME PROJESİ: SAMARRA ÖRNEĞİ El Reşid Araştırmalar Merkezi nden Dr. Hüseyin Samarrai nin kaleme aldığı ve Türkçe ilk defa

Detaylı

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI NİSAN 2014 İçindekiler 2013 YILI İHRACAT RAKAMLARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME... 3 2013 YILI TR 71 BÖLGESİ İHRACAT PERFORMANSI... 4 AKSARAY...

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Avrupa Birliği Türkiye ye karşı (mı?) 1. AB ne değildir? 2. AB Türkiye ye karşı farklı mı davranıyor? 3. ve Gerçekler 1.AB ne değildir AB bir ulus devlet değildir! AB 27 ulus devletten oluşan devletler

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU Yükseköğretim Kalite Kurulunun Kurulma Nedeni Yükseköğretimde yapısal değişikliği gerçekleştirecek ilk husus Kalite Kuruludur. Yükseköğretim Kurulu girdi ile ilgili

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

Basra Körfezi ndeki Arap Baharı

Basra Körfezi ndeki Arap Baharı Basra Körfezi ndeki Arap Baharı Emir Sadık Asadollahi RAD* Kuzey Afrika da başlayan ve Ortadoğu ya uzanan değişim rüzgarı dünya kamuoyunda yakından takip edilmiş ve özellikle Batılı devletlerden açık destek

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

Abdül Aziz El-Hekim in Ölümünün Ardından Irak İslam Yüksek Konseyi

Abdül Aziz El-Hekim in Ölümünün Ardından Irak İslam Yüksek Konseyi Abdül Aziz El-Hekim in Ölümünün Ardından Irak İslam Yüksek Konseyi 2007 yılında henüz 57 yaşındayken akciğer kanseri teşhisi konulması sonucunda kemoterapi görmeye başlayan Irak İslami Yüksek Konseyi (IİYK)

Detaylı

Resmi Adı Bahreyn Krallığı Başkent Manama Yüzölçümü 665 km² Nüfus 1.248.348 GSYH 26,11 milyar dolar Hükümet Biçimi Anayasal Monarşi

Resmi Adı Bahreyn Krallığı Başkent Manama Yüzölçümü 665 km² Nüfus 1.248.348 GSYH 26,11 milyar dolar Hükümet Biçimi Anayasal Monarşi Bahreyn 2011 Resmi Adı Bahreyn Krallığı Başkent Manama Yüzölçümü 665 km² Nüfus 1.248.348 GSYH 26,11 milyar dolar Hükümet Biçimi Anayasal Monarşi Devlet Başkanı Kral Hamad bin Isa El-Halife (2002-) Dışişleri

Detaylı

Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI. 23 Aralık 2014, Ankara

Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI. 23 Aralık 2014, Ankara 17 Etkinlik Raporu AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK YASASI HAZIRLIK SÜRECİNE SİVİL TOPLUM KATILIMI STK ÇALIŞTAYI 23 Aralık 2014, TACSO Türkiye Tunus Caddesi 85/8 Kavaklıdere 06690 t:/f +90 312 426 4451

Detaylı