Eski Türkiye (!), Yeni Türkiye (!) Tartışması Nereye Varır?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Eski Türkiye (!), Yeni Türkiye (!) Tartışması Nereye Varır?"

Transkript

1 Dilde, Fikirde, İşte Bir lik! Türk Boyları Konfederasyonu Kültür Dergisi Sayı: 25 EKİM ISSN: Eski Türkiye (!), Yeni Türkiye (!) Tartışması Nereye Varır?

2 Dilde, Fikirde, İşte Bir lik! TÜRKBOY Türk Boyları Konfederasyonu Kültür Dergisi Ne Mutlu Türküm!.. Diyebilenlerin Sesi Yayın Türü: Dört Aylık Yaygın, Süreli Yayın Konfederasyon üyelerine ücretsiz dağıtılır Sayı: 25 (Ekim ) Yayın Sahibi: Türk Boyları Konfederasyonu Adına Durhasan KOCA Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Mecit HAZIR Editör: Nesrin GÜNEL İÇAY Düzeltmen: Yusuf ŞAHİN TÜRK Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne yedi bin senelik (en aşağı) bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı; Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; Sonra onlara alıştı; Onları tabiatın babası tanıdı, Onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu. Şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk oldu, Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Hukuk Danışmanı: Av. Ahmet ÇELİK İrtibat: Yakup ATASITÜRK Tel / Belgegeçer: E-Posta: Web: Yönetim Yeri: Şehit Adem Yavuz Sokak No: 9/11 Kızılay / ANKARA ISSN: Türk Boyları, Basın Ahlak Yasası na uyar. Dergide yer alan yazıların sorumluluğu Yazarlarına aittir. Yapım ve Basım: SARIYILDIZ OFSET İVOGSAN Ağaç İşleri Sanayi Sitesi 523. Sk. No: 31 Ostim / ANKARA Tel: Fax: Baskı Tarihi: 15 Ekim Yayın Kurulu Prof. Dr. Ata ATABEY Selahattin BAYSAL Feyzullah BUDAK Vedat ÇINAROĞLU Prof. Dr. Necati DEMİR Yavuz Selim DEMİRAĞ Prof. Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN Prof. Dr. Baki ERDOĞAN Dr. Bahattin ERGEZER Prof. Dr. Ethem Ruhi FIĞLALI Prof. Dr. Reşat GENÇ Dr. Ali GÜLER Prof. Dr. Abdurrahman GÜZEL Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU Prof. Dr. Mustafa KAFALI Turgut ÖZBAY Prof. Dr. Selahattin SARI Prof. Dr. Cemalettin TAŞKIRAN Kadir TOSUN Prof. Dr. Fikret TÜRKMEN Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ Ali YÜRÜK

3 25. SAYI İÇİNDEKİLER 733 SÖĞÜT ERTUĞRUL GAZİYİ ANMA VE YÖRÜK ŞENLİKLERİ CEZAYİR 4 14 TÜRKLERİ Durhasan KOCA Türk Boyları Konfederasyonu Genel Başkanı Av. Ali ÖZTÜRKMEN 5 SAMİMİ İNANÇ - GERÇEK DİN ANADOLU NUN KAPISI, TÜRKİYE NİN TAPUSU: AHLAT 18 Feyzullah BUDAK İlhami NALBANTOĞLU 8 ESKİ TÜRKİYE(!) YENİ TÜRKİYE(!) TARTIŞMASI NEREYE VARIR? SÜRGÜNÜN 70. YILINDA AHISKA TÜRKLERİ 19 Turgut ÖZBAY Nilüfer MUTLU 10 KARABEKİR PAŞA, SAKIK VE ERMENİ TERÖRÜ 1. MATURİDİ YESEVİ OTAĞI KURULTAYI 22 Fazlı KÖKSAL Oktay ACAR 11 SYKES-PİCOT (KÜÇÜK ASYA) ANTLAŞMASI BİR TÜRKMEN ÇINARI DAHA HAKKA YÜRÜDÜ 25 Nesrin GÜNEL İÇAY Durhasan KOCA 3

4 Başkandan 25. SAYI 733. SÖĞÜT ERTUĞRUL GAZİ Yİ ANMA VE YÖRÜK ŞENLİKLERİ Durhasan KOCA Türk Boyları Konfederasyonu Genel Başkanı Bu ülkenin asli unsurları olan Yörükler, Türkmenler olarak ne mutlu ki; Ertuğrul atamızı anmak ve Yörük toyunda buluşmak bizlere bir kez daha nasip oldu. Diğer taraftan üzüntümüz büyük: Suriye de, Kerkük te, Musul da, Telafer de, Tuzhurmatu da Türkmenler katliama uğruyor, Doğu Türkistan da soydaşlarımız kurşuna diziliyor. Maalesef dünya bunlara seyirci kalıyor. Sultan Alparslan bakınız ne diyor? Biz, bidat nedir bilmeyen temiz Müslümanlarız. Bunun için Allah halis Türkleri aziz kıldı. Yine Osmanlı hanedanından Sabiha Sultan ne güzel söylemiş: Bugün Cumhuriyet kurulmuş, ailemiz vazifesini yapıp geçmiştir. İmparatorluk ayrı bir devirdi fakat o da Türkündü bugünkü Cumhuriyet te Türkün malıdır. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Türkiye Cumhuriyeti ni kuran ahaliye Türk milleti denir. İfadesiyle Tek vatan, Tek bayrak, Tek devlet, Tek dil, Tek millet ilkesini yansıtan Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesini açıklamıştır. Türk milleti kavramı, etnik aidiyetlerin üzerinde milletin bütününü kapsadığı halde, bu gerçeği tam tersine çeviren uygulamalarla gelinen noktayı iyi anlamak ve milli birliği yeniden kurmak için, kardeşlik bağlarını güçlendirmeye yönelik tedbirler almak mecburiyetindeyiz. Bunu yaparken bu vatanın insanlarını bir bütün olarak kucaklayan temel anlayıştan asla taviz verilmemelidir. Biz Türkler bu ülkede ev sahibiyiz. Gelinen noktada artık bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Türk milleti olarak bunu yapmak ve başarmak zorundayız. Çünkü vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin birliği bakımından sancılı bir süreçten geçiyoruz. Sorumluluk makamında olanlar bu sancıları yaratan başka süreçlerin peşine takılıp giderken bizim dikkatimiz vatanın bütünlüğü ve milletin birliği üzerindedir. Çünkü biz, varlığını bu vatana ve millete borçlu dolayısıyla kendisini geçmişe ve geleceğe karşı sorumlu hissedenlerdeniz. Onun için öncelikli hassasiyetimiz budur. Son zamanlarda vatan topraklarının ayaklarımız altından kaymakta olduğunu, millet fertlerinin ise giderek birbirine karşı gergin ve sıkıntılı bir hale gelmekte olduğunu hissediyoruz. Onun için büyük bir milli bilinçle hareket etmeye bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Böylesi bir durumda yapılması gereken nedir? Vatan topraklarının ayaklarımız altından kayışını ve millet birliğinin un ufak edilişini sonuna kadar sessizce seyretmek mi? Yoksa milletin idrak ve idaresini, varlığımızı tehdit eden gelişmelerin önüne bir duvar gibi koymak mı? Elbette büyük Türk milletinde bu idrak ve irade vardır ve bu varlık tarihte bizim ecdadımız tarafından defalarca kanıtlanmıştır. Elbette bugünün nesli olarak biz de, bizi biz yapan ve varlığımızı borçlu olduğumuz değerlerin yok edilişini seyredecek değiliz. Çünkü tarihin bize miras bıraktığı ve bizim de kendimizi borçlu hissettiğimiz değerlerin bilincindeyiz. Ancak bu değerlerle birlikte var olabileceğimizi biliyoruz. Bunu başaracağız, çünkü tarihe karşı bir sorumluluğumuz olduğunu biliyoruz. 4

5 25. SAYI DEĞERLERİMİZ SAMİMİ İNANÇ - GERÇEK DİN Feyzullah BUDAK Araştırmacı Yazar Günümüzün İslam coğrafyasında yaşanan en büyük problem; hakiki ve samimi inanca dayalı gerçek din anlayışından uzaklaşılarak, anlamına erilmemiş bazı kuru ritüellerde tatmin bulunması ve böylelikle dinin tamam olduğunun sanılmasıdır. Bu problem tüm İslam coğrafyasında olduğu gibi Türkiye de de ayniyle yaşanıyor. Hem de asırlardan beri İş anlamına erişilmemiş kuru ritüellere binince temel amaç gözden kaçırılıyor, insanın yüceliğine has ahlaki ve insani değerlerin önemi kalmıyor. Problem tam da buradan başlıyor. Bizim inanç tarihimizde bir Alevi Bektaşi gerçekliği var ama ne yazık ki toplumun büyük çoğunluğu bunun özünden habersiz. Bu mesele derin bir bilgisizlik içerisinde yapılan ileri derecede yorumlara ve hükümlere konu oluyor. Hatta bu hükümler çeşitli siyasi çekişmelerin ve kararların temelini oluşturuyor. Ortada öylesine acınası bir cehalet var ki; bu ülkede ordu komutanlığı yapmış, genel kurmay başkanı olmasına ramak kalmış, kendince aydın geçinen bir zat, İslam inancına duyduğu husumeti örtmek için hiç alakası olmadığı halde kendisini Alevi- Bektaşi olarak tanıtma gafletini sergiliyor ve böyle tanınmanın inanç zafiyetini örteceğini zannediyor. Ne büyük bir gaflet Çünkü bahsettiğim bu E. Orgeneral Alevi- Bektaşi anlayışına dair, onların samimi inançlarına dair hiçbir şey bilmiyor. Tam altı asır boyunca dünyanın en önemli siyasi gücü olan Osmanlı İmparatorluğu nun özünde bu hamurun yattığından habersiz. Osmanlı Devletinin kuruluşunda ve ilk yıllarında çok etkin olan Alevi-Bektaşi inancının son yıllarda bu etkinliğini kaybetmekle kalmayıp, mensuplarının adeta düşman ilan edilmesine rağmen bu inanç erlerinin samimi inançlarının gereği olarak göz kırpmadan ölümün üzerine yürümek pahasına inançlarını nasıl savunduklarından haberi yok. Anadolu nun inanç tarihi açısından son derecede önemli olan bu savunma olayı Sultan 2. Mahmud un 1826 yılında bir ferman ile Yeniçeri Ocağını resmen kapatmasından sonra yaşanıyor. Yaşanan olayların temelinde ise 2. Mahmud un söz konusu fermanında yer alan şu hükümler yatıyor; İş bu Yeniçeri taifesi şeriata aykırı ve küfre götürecek haramları helal saymaya, oruç ve namazı terk ve Hülefa-i Raşidin hazretlerine sövüp küfretme gibi hakaretlere cesaret ederek birtakım saf iman sahiplerinin bilgisizliklerinden yararlanmak suretiyle doğru yoldan saptırarak delalet yoluna sevk etmişlerdir İşte Sultan ın bu hükmü, daha sonra şeriat mahkemelerinde kadıların sergileyeceği vahşete esas teşkil ediyor. Hacıbektaş Dergahı Piri Çelebi Feyzullah efendi İstanbul a getirilerek yargılanıyor ve asılıyor. Son Hacıbektaş Şeyhi Hamdullah efendi, Kırşehir de kurulan şeriat mahkemesinde sekiz dervişi ile birlikte yargılanıyor ve idama mahkum ediliyor. Bu yazıda Mahkeme kadısı ile Hamdullah Çelebi arasında geçen diyaloglardan birkaç örneği burada vermek istiyorum. Okuyup görelim ki; samimi inanç ve gerçek din neymiş. Bu millet, kendisi için değil toplumu ve geleceği için samimi inancı ve gerçek dini savunmak uğruna ölümü göze alabilen, Mahkeme Kadısının her lafa girerken kanı helal Şeyh diye başlayarak peşin idam hükmünü açıklamasına rağmen bir adım geri atmayan ne yiğit evlatlar yetiştirmiş. (Esası burada verilenin birkaç katı olan savunma metni mahkeme katibi Mevlana İsmail Efendi nin el yazmasıyla tuttuğu zabıtlardır. Yıllar sonra Kırşehir Askerlik Şubesinde eski evrakın imhası için yapılan işlem sırasında Şube Reisi Miralay Ahmet Edip Halim Efendi bu zabıtları fark ederek yok etmeyip alıp saklamış ve ondan da mirasçılarına kalmıştır.) Şeriat Mahkemesi Tutanaklarından; -Kadı: Kanı helal şeyh. Senin ve mensubuyun kanı helaldir. Sapkın bidat mezhebin mensubu olduğuna Mahkemeyi Şeriayı Muhammediyenin önünde pişmanlığını tevbe ederek dile getirdikten sonra sorularıma cevap verirsin. Şu anda birkaç saat birkaç dakikalık zamanın var. Tevbe et pişmanlığını dile getir. İslam dininde bu Aleviliği Bektaşiliği nerden çıkardınız. Ehli Sünnet vel Cemaat yolundan ayrıldığınıza tevbe et bakıyım. İfadeni ona göre değerlendireceğim. -Cevap: Efendim Kadı hazretleri. Senin Ehli Sünnet vel Cemaat dediğin mezhep sapkın ve bidattır. Can hayfı olmadan doğruyu söylediğimin tutanaklara geçmesini istiyorum. Mahkemenizin ve şu andaki devletinizin İslâm diniyle yakından uzaktan ilginiz alakanız yoktur. İslam Peygamberi nin öldüğü gün Beyt-i Ali de yas ve matem vardır. Hz. Fatıma ya ve ailesine taziye baş sağlığı istemeye gelenler olmuştur. Bevt-i Ali basılmıştır, İslâm dini ayakaltına alınarak hiçe sayılmıştır. Beyt-i Ali, Ali evi demektir. Bu evde Hz. Peygamberin torunları, kuzenleri vardır. Selman, Ebuzer, Miktat, Ammar, Yaser vardır. Üç halife tarafından Beyt-i Ali adamlarının nasıl 5

6 DEĞERLERİMİZ 25. SAYI itilip kakıldıkları tarih kitaplarında yazılıdır. Malik Nümeyri ve tarafları katledilmiş; karıları, kızları, köle gibi Medine de satılmıştır. Ebuzer e işkence yapan Halife Osman, yazık, ihtiyardır bağışla diyenlere, Beyt-i Ali adamlarına acınmaz demiştir. Emeviler zamanında Hz. Ali ye Hasaneyn e, Malik Ejdar a, Ammar Yaser e lanet etmek din icabı sayılıp camil başsağlığı taziye için toplanan kişilere Beyt-i Ali adı verilmiştir. Beyt-i Ali Alevi demek olur. Abbasiler zamanında da, Bevti Ali taraftarı, adamları, hem Ali evlatları katledilmiştir. On iki İmamları beşini Emeviler, yedisini Abbasiler şehit etmişlerdir. Zorla dine el konularak Sünnilik icat edilmiştir. Zamanımıza kadar, Aleviler katledilmiştir. Benim sizden can için bidat mezhebinize İslâm diyeceğimi mi sanıyorsunuz? Öğleden sonra- Soru: Kanı helal sapık Şeyh Efendi anladık anlamasına, amma öyle kebir-i mühime bir mevkiin reisi iken niçin senin adamların Şeriat-ı Muhammediye ye aykırı ve inkarcı küfür ve kafirlik durumlarına mani olmadın? Ayrıca beldeyi fesada verdin. İslam yolundan çıktın. Müslüman askeri Sekban-ı Cedid i hazmedemedin Din-i İslam olan bizim adamlarımızın getirdiği şeriat yolunun müdavimlerinin izlerini takdirle karşılıyor musun? Onu anlat. Şeyh Efendi, sen şu mezhebini anlat. Kanı helal şeyh. -Cevap: Efendim Kadı hazretleri, Elhamdülillah Müslüman ım, Ehl-i İslam, Cemaat-ı Ali Resul mezhebimdir. -Soru: Sus be dinsiz! Sen ehl-i Sünnet vel cemaat İmam Azam Ebu Hanife Küfi Numan İbni Sabit mezhebini kabul etmiyor musun? Bu Hanife mezhebinin dışında olanların dini bidat, kendileri kafir, kanları helaldir. Katli vaciptir. Sen kanı helal dinsizsin, sorularıma cevabını açık söyle. -Cevap: Efendim Kadı Hazretleri, Ehli Sünnet mezhebi yalnız Hanifi mezhebi demek değildir. Maliki mezhebi vardır, Hanbeli mezhebi vardır, Şafii mezhebi vardır. Onların kanı helal olmuyor, katledilmeleri sevap olmuyor da Hazret-i Ekrem, nebi-i Muhterem Muhammed Mustafa Peygamber Ali Resul mezhebi mensubu olanların kanı helal, katledilmeleri neden gerekli oluyor. Ben ve mensuplarımız beldeyi fesada vermedik, adamlarım dediğiniz Oğuz Türkmenlerimizdir, çoklukla köylerde yaşamaktadırlar. Konar-göçer olanları da vardır. Onların Şeriat-ı Muhammediye yi inkarları ve ona aykırı halleri yoktur. Sen zan ve şüphe ile söylüyorsun mahkemeye Kadı Efendi. Bu zan senin için de küfür ve günahtır. -Soru: Şeyh Efendi, senin dediğin Ümmeyeoğulları hükümetini geçelim. Dört hak mezhep üzere Abbasoğulları gibi ve dört hak mezhep üzere Selçuklular gibi ve Halife-i Raşiddin nasıl şeriyayı Muhammediye yi adaletle İslam a yakışır bir adaletle götürmüşlerse, bu devlet-i İslam, Halife-yi Müslüman içinde bulunduğumuz dini şeriayı da dinin emirleri üzere götürmekteyiz. Şüphe eden kafirdir, itirazın var mı? Cevap ver. 6 -Cevap: Kadı Efendi Hazretleri, birincisi dört hak mezhep de hak olmaz. Hak birdir, iki de denmez, dört de denilmez. Semavi. Dinlere mezhep diyeceksiniz Hz. Musa nın Tevrat ında ahkam vardır. Hz. Davud un Zebur unda ahkam vardır. Kur an-ı Kerimin de İslam ahkamı vardır. Dört semavi kitapta üç mezhep vardır. Allah ın vahyettiği ecdadım Hz. Muhammed in bizlere tebliğ ettiği İslam ın bir tek mezhebi vardır. O da İslam ve Müslüman ahkamıdır. Hz. Peygamber in Ali nin evladına işlenen cinayetlerle kanını döken katilleri asla Müslüman kabul edemeyiz. Suçsuz yere kan dökenler İslam olamazlar. Senin dört mezhep dediğin ne Peygamber in yüzünü görmüştür, ne meclisinde bulunmuştur, ne soyu sopu sulbünden gelmişlerdir. Dinimizde bir mezhep vardır, o da İslam dır. Mensubu olduğum Güruh-u Naci toplumu olan bizler İslam umdelerini yerine kusursuz olarak getiriyoruz. Hz. Peygamber in Ali nin evladının, Ehl-i Beyti nin kanını döküp katil olan kişiler kendilerine İslam adını, Müslüman adını bile yakıştıramamışlar da biz Sünni yiz demişlerdir. Efendim bu da gerçektir. Suçsuz yere ahalinin kanını dökmek İslamiyet le ilişkisini kesmek demektir. Benim savunmam budur. Kabul etmek etmemek siz efendime aittir. -Kadı: kes, kes Şeyh Efendi, bu kadar mantıksız, kaynaksız kitaba mezhebe uymayan kelimeleri söyledin ki, kendi dilin ile idam ipini boynuna takmak mı istiyorsun? -Cevap: Efendim Kadı Hazretleri, benim idamdan korkum yoktur. Doğru Müslümanlık yolundayım doğruyu söylüyorum. -Kadı: Şeyh Efendi, dört halifenin izinden giden Emeviler olsun, Abbasiler olsun, Selçuklu Sultanları olsun, Osmanlı sultanları olsun Sünnetten senetten ayrılmamışlardır. Bunlara dil uzatmak küllühüm kafirliktir. Bunların izinden gitmeyen zındıktır. Bunların doğru yolda olduklarını kabul edip dille beyan etmen gerekir. -Cevap: Efendim Kadı Hazretleri, kan döken zalim kimler olsa asla Müslüman diyemem. İslam kanını hükümdar tahtı için bu saydığın devletlerin hükmettiği yerlerde, Gürüh-ü Naci olan biz Müslüman Oğuzların kanları o topraklarda hiç kurumamıştır. Kan döken zalim için bana Müslüman dedirtmek mi istiyorsun? Bizde hiç kimse bunlara Müslüman diyemez! Sünni diyebiliriz. Mahkeme zabıtlarından günlerce sürdüğü anlaşılan bu tüyler ürpertici yargılamanın sadece ilk gününden ve sadece birkaç diyalog sundum. Bunlara ek olarak mahkemenin son günlerinde Mahkeme Heyeti ile Hamdullah Çelebi arasında kader inancına dair (günümüze de ışık tutan) şöylesine ilginç bir diyalog geçiyor; -Kadı: Şeyh Efendi, hem Allah a inanıyoruz diyorsun, hem Hayrın, şerrin Allah tan geldiğine niçin inanmıyorsun? Bu sapıklık değil mi? Bu küfürlük değil mi?

7 25. SAYI DEĞERLERİMİZ -Cevap: Efendim Kadı Hazretleri, Allah hayrı yaratır, çünkü bizim yaradılışımız fıtrat-ı ilahı hayırdır. Görmemiz, duymamız, söylememiz, içmemiz, gözümüz, kulağımız, hayırdır. Elimiz, ayağımız, hayır için yaratılmıştır. Kişi bunlarla yaptığı kötülükten mesuldür. Allah ın adı ve sıfatları içinde acıyan, bağışlayan, esirgeyen, seven, af eden, nimet veren adları olduğu halde şer veren şeyler, kötü, kötülük, şer adı yoktur, kötü olayın faili fiildir. Suçlu o fiili işleyendir. Mücrim mahkemeye, mahkemeniz de Kadı cezayı mücrime verir. Allah tan geldi, şeytandan geldi diye başka fail aranmaz. Niğde den Gelen Müftü: Şeyh Efendi, Allah tan kork, Peygamberden utan! Her şeyi yaratan Allah ın kuvvet ve kudretine kafirlik yapıyorsun. Hayrı şerri, kazayı, kaderi yaratan Allah tır. Küllü şeyin halikın ayetini inkarın var senin. -Cevap: Efendim Müftü Hazretleri, insan hayra da şerre de bizzat kendisi vesiledir. Hayrı da kendi yaratır. Şerri de kendi yaratır. Hayrı yaratıp hayırlı hayır iş yapana Allah ecri lütuf verir, hayırdan faydalanan kullardan dua alır. Mükafat, devlet maaşı, taltif alır. Şerri yaratan şer iş yapar. Şerri işleyen Allah tan günahın cezasını alır. Kişi kazayı da kendi yaratır. Mesul kendisi tutulur. Biz Müslümanlar kadere inanmayız. Eskiden beri kaderci değiliz. Bize böyle yerleşmiş böyle devam ediyor. Biz Müslümanlar her işimizde Allah adını anarak, Allah adına hayır işler yaparız. Şer iş ise Allah adına Allah namı hesabına yapılmaz. Bu da biline. Hamdullah Çelebi nin günlerce süren baskıya, aşağılamaya, ölüm ile korkutmaya rağmen dim dik duruşu, sonuna kadar tavizsiz bir şekilde kendilerinden bahsederken biz Müslümanlar ifadesini kullanması ve kendisini yargılayanların ise İslam dışı olduklarını sonuna kadar ısrarla haykırması çok dikkat çekicidir. Nitekim Mahkemenin son gününde Hamdullah Çelebi nin bazı dervişleri de huzura celp edilerek aynı şekilde ölümle tehdit edilmek suretiyle konuşturulmak isteniyor. Bu dervişlerden yine sadece birkaçının mahkemedeki asil tavırlarını ve sözlerini burada vererek, tüm bunlardan alınması gereken dersleri de bu dersi alması gerekenlere bırakalım: -Kadı: Son sözünü söyle. İslam ın meşru Halifesi Ebu Bekir i, Hz. Ömer i, Hz. Osman ı seveceğine İslam ın umdelerine bağlı kalacağına idam edilecek olan Şeyh Hamdullah ın kaç gündür mahkemede yediği herzeleri, söylediklerini duydun, dinledin, onun sözlerini tensip etmeyeceğine, onun izinden gitmeyeceğine tövbeler olsun mu? -İbrahim Selamet Efendi: Ağam Şeyh Hamdullah tan sonra bana bu dünyada yaşamak haram olsun. Onu darağacında görüp sağ dönersem Allah ın kulu olmayayım. Yaşarsam onun izinde, ölürsem onun yolunda öleyim. Son sözüm budur. -Kadı: Sen söyle, dergahınız Şeyh inin mahkeme-yi şerie de kaç gündür söylediklerini, ifadelerini duydun, dinledin. Muhalefet-ül İslam dır. Katılmadığını söyleyeceğin var mı? İslam dinine ve Devlet-i İslam Halife-i Müslüman olan Padişahımızın İdareyi icraatına muhalif almayacağınıza, pişman olup tövbe ve yemin edersen ifadene devam edelim mi? Habib İbn-i Memiş: Dergahımız Şeyhi Seyyid Hamdullah Efendi nin izinden gideceğime ölümde dirimde, onun mübarek fikirleriyle olacağıma yemin ederim. -Kadı: Sen söyle. Kanın şimdi senin boynuna! Ya bu vebali kendi üstüne alırsın, kaderini tayin edersin. Ya da Din-i İslam a dönmeyi kabul edersin, tövbe edersin. Şeyhin ifadesini tensip etmediğini söylersin ya da kaç gündür düşündüklerinin kararını bildirirsin. -Koçaroğlu Halil İbrahim: Hz. Hüseyin Kerbela da Yezid medet beklemedi. Onun mübarek şehit kanıyla İslam dini yolunu karanlıklardan ağarttı ise senden ve mahkemenizden medet ve merhamet beklenemez. Şeyhimiz yolunda, izinde hiç hain görmemekteyiz. Aynı akıbetin aydınlık olduğuna inanıyorum. Son sözüm budur. -Kadı: Sen son sözünü söyle. Derviş Hüseyin İbn-i Resul: Ben Hak-Muhammed-Ali yolundan sapmadım. Sizden ve mahkemenizden medet mürüvvet beklemem Şeyh Hamdullah Efendi nin bütün ifadelerine aynen katılıyorum. O, ahrette Cehennem e giderse bana Cennet haram olsun. -Kadı: Hüseyin Balım, sen son sözünü söyle. -Hüseyin Balım: Kadı Kadı, benim son sözüm, Çelebi Hamdullah tan sonra bu dünyada yaşamak bana haram olsun. Allah dünyada, ahrette bizleri ayırmasın. -Kadı: Bektaş Resul, sen son sözünü söyle. -Bektaş Resul: Kadı Kadı, bize kalmayan bu dünya, size de kalmaz. Çelebi Hamdullah Efendi nin kaç gündür verdiği ifadeyi aynen tensip ediyorum. Diyeceğim yoktur. -Kadı: Derviş Yusuf sen son sözünü söyle. -Derviş Yusuf: Çelebi Hamdullah asılınca bana bu dünyada yaşamak haram olsun. Onun nurlu yoluna aynen katılıyorum. Zerre kadar ne bir kusuru var, ne kabahati var. Günahsızdır. Ben de onun ifadesini tensip ediyorum. İzinden gidiyorum. Ben de günahsızım. -Kadı: temmatil mahkeme mahkeme tamamlandı dedi ve ilave ederek, Katip Mevlana İsmail Efendi, El cevab idamı; temme. Erkânın isimlerini, imzalarını yaz dedi. (NOT: Bu konuda vicdanı çok da rahat olmayan Sultan ın son anda yetişen fermanıyla bu idam cezaları Amasya da sürgüne dönüştürülmüştür) 7

8 GÜNCEL 25. SAYI ESKİ TÜRKİYE(!), YENİ TÜRKİYE(!) TARTIŞMASI NEREYE VARIR? Turgut ÖZBAY Araştırmacı Yazar Yeni Türkiye; Türk Milleti nin, Türklüğün idam fermanı olan Sevr Antlaşması hükümlerini tanımayarak, ülkesini işgal eden emperyalist devletlere karşı bir Kurtuluş Savaşı yapması, bu savaşı kazanarak Osmanlı İmparatorluğu nun küllerinden çağdaş, modern, egemenliğine ve bağımsızlığına sahip milli bir devlet olarak kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti dir. Hatırlayalım; Dünyanın en büyük imparatorluklarından biri ve bir Türk İmparatorluğu olan Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı sonucu, Müttefik Devletlerle 30 Ekim 1918 de, Mondros Mütarekesi (ateşkes antlaşması) nı, kayıtsız-şartsız teslim belgesini imzalamıştı. 13 Kasım 1918 de Müttefik Devletler Donanması Başkent İstanbul a girmiş, Boğaz a demir atmış, imparatorluğun başkenti işgal edilmişti, Türk ordusu terhis edilmiş. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan birlikleri yer yer Anadolu yu işgale başlamış, azınlıkların siyasi amaçlı olarak kurdukları çeteler Türk halkına baskı ve katliam yapmakta, Osmanlı Hükümeti Türk halkının can ve mal güvenliğini sağlayamamaktaydı. İşte böyle bir durumda, 19 Mayıs 1919 da Samsun a çıkan M. Kemal Atatürk 22 Haziran 1919 da Amasya Tamimi ni yayınlamıştı. 7 Ağustos 1919 da Erzurum da, 13 Eylül 1919 da Sivas da yapılan kongrelerinin sonuçları dünya kamuoyuna duyurulmuştu. Sivas Kongresi nde M. Kemal Atatürk Başkanlığı nda Geçici Hükümet yetkisine sahip olan Heyet-i Temsiliye seçilmişti. Amasya Tamimi nin, Erzurum ve Sivas Kongre kararlarının ortak özelliği: manda ve himayenin kabul edilmeyeceğinin, ülkenin ve milletin parçalanmasına müsaade edilemeyeceğinin Hıristiyan unsurlara siyasi hakimiyeti ve toplumsal dengeyi bozacak yeni imtiyazlar verilemeyeceğinin, iç ve dış bağımsızlığımızın kabul edilmesi şartıyla milletimize karşı istila emeli beslemeyen devletlerle işbirliği yapılabileceğinin dünya kamuoyuna duyurulmasıdır. Fevkalade yetkiye sahip olan Heyet-i Temsiliye bir Kurtuluş Savaşı başlatmak için, 27 Aralık 1919 da, ileride başkent olacak Ankara şehrine gelmişti. İstanbulda ise; son Osmanlı Meclisi Mebusan-ı (Millet Meclisi ) 28 Ocak 1920 de, gizli oturumda Misak-i Milli ( Ulusal And ) ı Kurtuluş Savaşı nın siyasi bildirgesini, Türkiye nin kabul edebileceği barış şartlarını açıklayan beyannameyi kabul etmiş, 17 Şubat 1920 de dünya kamuoyuna ve devletlerin parlamentolarına bildirilmesi kararlaştırılmıştı. Bu olay sonrası, 16 Mart 1920 de Müttefik Devletler karadan İstanbul u işgal etmiş, İngilizler Meclis-i Mebusan-ı basmış ve meclisi dağıtmıştı. Padişah, 11 Nisan 1920 de yayınladığı bir irade ile Meclis-i Mebusan-ı fesih etmiş, Osmanlı İmparatorluğu hukuken sona ermişti. 8 Ankara da; Heyet-i Temsiliye önderliğinde Anadolu dan seçilen yeni Milletvekilleri ile, kapatılan Osmanlı Meclis-i Mebusan-ı ndan katılan Milletvekilleri 23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük Millet Meclisi ni açmış, böylece ; Heyet-i Temsiliye nin görevi de sona ermişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi 7 Haziran 1920 de, İstanbul Hükümeti nin 16 Mart 1920 tarihinden itibaren yaptığı ve yapacağı antlaşmaların, vermiş ve vereceği imtiyazların hükümsüz sayılacağına dair kanun kabul etmiştir. 14 Temmuz 1920 de daha önce Osmanlı Meclis-i Mebusan ı tarafından kabul edilen Misak-ı Milli (Ulusal And) a bağlılık kararını almıştı. Osmanlı Meclis-i Mebusa nı fesih edilmiş olmasına rağmen, 10 Ağustos 1920 de, İstanbul da toplanan 50 kişilik Saltanat Meclisi, Müttefik Devletler tarafından hazırlanıp imzalanmak için Osmanlı İmparatorluğu na verilen Sevr Antlaşması nı imzalamıştı. Sevr Antlaşması, sadece, Osmanlı İmparatorluğu nun parçalanması, topraklarının batılı emperyalist devletler tarafından paylaşılması, adli, idari ve ekonomik bağımsızlığının tamamen elinden alınması değildir.anadolu dan soy ve millet olarak Türk varlığının dağıtılmak, yok edilmek istenilmesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstanbul da Saltanat Meclisi ile Müttefik Devletler arasında 10 Ağustos 1920 de imzalanan, Türklüğün idam fermanı olan Sevr Antlaşması nı tanımamıştır. 7 Ekim 1920 de Sevr Antlaşması nı Türkiye Büyük Millet Meclisi nin müsaadesi olmaksızın düşmanlarla müzakere ve imza edenler hakkında Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından gıyaben idam kararı almıştır.(1) Türkiye Büyük Millet Meclisi nin de devletin temel yasası, egemenlik ve bağımsızlık yasası Teşkilat-ı Esasiye Kanunu nu (1921 Anayasası nı) kabulü ile, egemenliğin millete ait olduğu kabul edilmiştir. Türk Ordusu nun 9 Eylül 1922 de İzmir e girmesi ile Kurtuluş Savaşı kazanılmış, Osmanlı İmparatorluğu ile Sevr Antlaşması nı imzalayan Müttefik Devletler, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile 11 Ekim 1922 de Mudanya Mütarekesi ni (ateşkes antlaşmasını) imzalamıştır. 1, 2 Kasım 1922 de çıkarılan bir kanunla saltanat ve hilafet makamları biri birinden ayrılmış saltanat kaldırılmıştır Devletin temel siyasi yapısı değiştirilmiştir. M. Kemal Atatürk de bir Fransız gazeteci ile yapmış olduğu söyleşide: Yeni Türkiye nin Eski Türkiye ile ilgili hiçbir alakası yoktur. Osmanlı Hükümeti tarihe geçmiştir. Gerçi millet değişmemiştir Aynı Türk unsuru bu milleti teşkil ediyor Ancak; tarz-ı idare(idare şekli) değişmiştir. Ankara da hükümeti milliye (milli hükümet) teessüs etmeden evvel ( kurulmadan önce ) İstanbul da bir sultan ve bunun bir hükümeti vardı. (2) açıklamasını yapmıştı. Yeni Türkiye yi kuran irade, 24 Temmuz 1923 de Müttefik

9 25. SAYI GÜNCEL Devletlerle uluslararası bir antlaşma olan Lozan Barış Antlaşması nı imzalayarak, yeni Türkiye nin uluslararası alanda tanınmasını gerçekleştirmiştir. Lozan Barış Antlaşması yeni Türkiye nin kuruluş senedidir. Lozan Barış Antlaşması hükümleri Sevr Antlaşması nın hükümlerini hukuken ortadan kaldırmıştır. Lozan Barış antlaşması Türk Milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması yla tamamlandığı zannedilmiş bir suikastın yıkılışını ifade eden bir belgedir. (3) Lozan Barış Antlaşması nın imzalanması sonucunda, Müttefik Devletler Donanması İstanbul u boşaltmaya başlamış, 2 Ekim 1923 te son işgal kuvvetleri İstanbul dan ayrılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi 13 Ekim 1923 de Ankara yı Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin başkenti, 29 Ekim 1923 de devletin idari şeklini Cumhuriyet olarak kabul etmiştir. 3 Mart 1924 de çıkarılan bir kanunla; Hilafet, hükümet ve cumhuriyet anlam ve kavramları içinde bulunduğundan yürürlükten kaldırılmıştır. 20 Nisan 1924 de egemenlik ve bağımsızlık yasası, 1924 Anayasası ile yeni Türkiye nin kuruluşu tamamlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu nun küllerinden çağdaş, egemenliğine ve bağımsızlığına sahip, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan, (millî ulusal) devlet yeni Türkiye kurulmuştur. Kurulan devletin: Adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, halkı Türk Milleti, bayrağı Türk Bayrağı, ülkesi Türkiye coğrafyasıdır. Devletin idare şekli Cumhuriyettir, başkenti Ankara dır. Resmi dil Türkçe dir. Bu hususlar devletin temel yasası, egemenlik ve bağımsızlık yasası olan anayasada değiştirilemeyecek hükümlerdir. Dünyanın en büyük ve bir Türk İmparatorluğu olan Osmanlı İmparatorluğu, bir Türk Devleti olan Anadolu Selçuklu Devleti nin yıkılması ile kurulduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğu nun yıkılmasıyla da Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Evet; yeni Türkiye nin kuruluşu günümüzden 94 yıl önce, Osmanlı Hükümeti nin tarihe geçmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin açılması, milli hükümetin kurulması ile başlamış, devletin idari şeklinin değişmesi, 29 Ekim 1923 de Cumhuriyetin ilanı ile kuruluş tamamlanmıştır yılı, yeni Türkiye nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin 100 ncü kuruluş yılı olacaktır. Dikkat çekici olan bir husus Cumhuriyetin 100 ncü yılını kutlamaya az bir zaman kala, Cumhurbaşkanı nın halk tarafından seçilme sürecinin başlamasıyla beraber gündeme eski Türkiye, yeni Türkiye tartışması getirilmiş, kavram kargaşası ortaya çıkarılmıştır. Eski Türkiye denilerek; dolaylı olarak devletimizin kuruluş felsefesi, kurucu iradesi ve kurucu iktidarı tartışmaya açılmıştır.kurucu iradenin içinin boşaltılması istenilmektedir. İstemeseler de yeni Türkiye kurulacaktır denilerek yeni Türkiye nin 94 yıl önce kurulduğu unutulmuş görülmektedir. istemeseler de yeni Türkiye kurulacaktır hükmü kurucu iradeyi tanımamaktır, devletin niteliğinin ve temel siyasi yapısının, egemenliğin kaynağı ve nasıl kullanılacağı hususlarının yeniden tanzim edilmek istenildiğini göstermektedir. Lâkin; yeni bir Türkiye nin kurulabilmesi için, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin temel yasası, egemenlik ve bağımsızlık yasası olan anayasanın değiştirilemez maddelerinin değiştirilmesi gerekmektedir. Yeni bir Türkiye nin kurulabilmesi için ortada kurucu bir iradenin, kurucu bir iktidarın olması gerekir. Her devlette bir tek kurucu iktidar vardır.türkiye Cumhuriyeti Devleti nin kurucu iradesi, kurucu iktidarı:amasya Tamimi ni Erzurum ve Sivas kongre kararlarını alan, bu kararları dünya kamuoyuna duyuran, Türkiye Büyük Millet Meclisi ni açan, Misak-ı Milli (milli yemini) kabul eden bir iradedir. Sevr Antlaşması nı kabul etmeyen bir iradedir.ülkeyi kurtarmak için bir Kurtuluş Savaşı yapan, göz yaşı ve kan dökerek, can vererek bu savaşı kazanan bir iradedir. Kurucu irade savaş kazanmış bir iradedir.uluslararası bir antlaşma olan Lozan Barış Antlaşması nı imzalayan bir iradedir. Üniter (milli) bir devlet kuran, cumhuriyeti kuran bir iradedir. Günümüzde ; Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin üniter (milli) bir devlet olarak kurulduğunu söylemek, üniter (milli) devleti savunmak Lozan Barış Antlaşması nı savunmak, Sevr Antlaşması hükümleri benzeri hususları reddetmek statükoyu savunmak la suçlanılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesinin, kurucu iradenin iradesini, kurucu iktidarı yok sayanlar bu değerleri savunanları statükocu olmakla suçlanmaktadırlar. Bilinmesi gereken gerçek şudur : Seçimler sonucu oluşan iktidar, devletin kurucu iradesi değildir.türkiye Cumhuriyeti Devleti de herhangi bir oylama sonucu ve oy çokluğuna göre kurulmuş bir devlet değildir.siyasi iktidarların meşru olabilmesi için, kurucu iradenin iradesine saygılı olması gerekir.siyasi iktidarın iradesi, kurucu iktidarın iradesi ile uyuşmuyor ise, ya iktidar kurucu iradeye uyar, yada kendi iradesinin kurucu iradeye uygun olduğu konusunda halkı yönlendirme gayretini gösterir. Böylece kurucu iradenin içi boşaltılmış olur.siyasi iktidarın yöneleceği diğer bir yol ise, kurucu iradeyi tanımamaktır.kurucu iradeyi ortadan kaldırmaktır.böyle bir durumda kurucu iradenin kurmuş olduğu devlet şeklinin devam ettiği ileri sürülemez Bu durumda ise, siyasi iktidar ile devletin diğer kurumları arasında, siyasi iktidar ile halk arasında bir gerilimin, çatışmanın ortaya çıkması kaçınılmaz bir sonuçtur.devlet krizinin ortaya çıkacağı veya çıktığı bir durumdur.devlet hayatında yaşanması istenilmeyecek bir durumdur. Kaynaklar: (1) Türkiye Cumhuriyeti 80.Yıl Kronolojisi. Anadolu Ajansı, 2. Baskı, Ankara 2004, sh.21 (2) Atatürk ün Söylev ve Demeçleri.Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları cilt.iii. Türk Tarih Kurumu Basımevi. Ankara sh.51 (3) A.g.e. sh.91 9

10 Değerlerimiz 25. SAYI KARABEKİR PAŞA, SAKIK VE ERMENİ TERÖRÜ Fazlı KÖKSAL Araştırmacı Yazar Sırrı Sakık, Ağrı Belediye Başkanı olarak düzenlediği ilk Basın Toplantısında; Şehirde Utanç Abidesi dedikleri askeri anıtı kaldıracaklarını, Kazım KARABEKİR in ismini taşıyan cadde ve sokakların ismini değiştireceklerini söylemiş.. Kazım KARABEKİR den kim gocunur? Bu soruya cevap aramadan, Kazım Karabekir Kimdir? Sorusunu cevaplandıralım O, Kut ülamare Fatih i ve Alçıtepe Kahramanı dır. O, Enver Paşa ile birlikte İttihat ve Terakki Cephesinin Manasır şubesini kurmuş bir teşkilatçıdır O, İstiklal Savaşı Komutanlarından Anadolu ya ilk geçendir (14.Nisan.1919) O, İstanbul Hükümetinin bizzat kendisine gönderildiği Mustafa Kemal Paşa yı tutuklanmasını emreden telgrafa rağmen, Atatürk ü Ben ve kolordum emrinizdedir Paşam! diyerek karşılayıp, Atatürk ün emrine giren böylece İstiklal Savaşının başlamasının yolunu açan bir büyük şahsiyettir.. O, İstiklal Savaşımızın Doğu Cephesi Komutanıdır.. O, Sovyetler in, Bitlis, Van ve Muş illerinin Ermenistan a terk edilmesini istemesi üzerine, 1876 da Ruslara kaybettiğimiz Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin ve Batum u Eylül 1920 de kurtarıp, Türkiye nin doğu sınırlarında Misak-ı Milli yi gerçekleştiren bir büyük askerdir O, Doğu Anadolu da sayıları on bine yaklaşan yetim çocuğu, -Türk,Kürt,Ermeni demeden- toplayarak onlara yer, yurt,iş temin eden, eğitimlerini sağlayan bir yetim babasıdır, O, Türkiye ye Sanayi Mekteplerini (Bugünkü Endüstri Meslek Liseleri) kazandıran bir eğitimcidir O, ilk muhalefet partilerinden Terakkiperver Cumhuriyet Partisinin kurucuları arasında yer alan bir demokrattır.. O, Bulgarca, Fransızca, Almanca ve Rusça yı iyi derecede bilen bir aydındır.. O, onlarca kitap yazmış bir yazardır.. O, 1946 yılında TBMM Başkanlığına seçilmiş bir devlet adamıdır 1948 yılında kaybettiğimiz bu büyük şahsiyetin isminden kim niye rahatsız olur? Kazım KARABEKİR in, İttihat ve Terakki Cemiyet nin kurucularından olduğu, Ermenistan sınırlarının genişlemesine engel olduğu, Ermeni ordularını yendiği dikkate alınırsa, bu soruya verilebilecek tek cevap vardır; ERMENİLER (Bu ülkeye gerçekten bağlı Ermeni yurttaşlarımızı tenzih ediyorum) Muşlu olduğunu bildiğimiz Sırrı Sakık ın, Muş un Ermenilere verilmesini engellemiş Kazım Karabekir e tepki duymasının haklı bir nedeni olabilir mi? Siz; ASALA nın terör eylemleri biter bitmez PKK nın ortaya çıkmasını, Belirli bir süredir sistemli bir şekilde; İTTİHAT TERAKKİ, TALAT PAŞA ve ENVER PAŞA düşmanlığı pompalanmasını, ATATÜRK e durmadan saldırılmasını, BİZ ERMENİYİZ diye yürüyenlerin çokluğunu, Ermeni Soykırımı İftiralarının sık sık gündeme getirilmesini, hatta bu iddianın TBMM Kürsüsünden bile ifade edilmesini, Ermenistan a giden bazı Siyaset, Fikir ve Sanat Adamlarının(!) Soykırım Anıtı nda saygı duruşunda bulunmasını, TESADÜF MÜ SANIYORDUNUZ... Bütün bunlar sistemli bir hareketin parçaları... Ama biz uyuyoruz... PKK ve ASALA nın aynı örgüt olduğunu PKK nın aslında bir Ermeni örgütü olduğunu, bu hareketlerin Batılı Emperyalistlerce teşvik ve kontrol edildiğini, görmeden anlamadan ve bu durumu Kürt kökenli vatandaşlarımıza anlatmadan Türkiye de bölücü terörü önleyemezsiniz... Umarım Sakık ın sözleri gafilleri gaflet uykusundan uyandırır. Son sözüm SAKIK a; belki Ağrı daki cadde ve sokaklardan Kazım Karabekir in ismini bir süreliğine kaldırabilirsiniz Ama Büyük Türk Milleti, bu sonuncu Haçlı Seferi ni de atlatıp, işbirlikçileri defettikten sonra, bunların hesabını sorar ve gerek görürse AĞRI nın ismini KAZIM KARABEKİR olarak değiştirir. 10

11 25. SAYI DOSYA SYKES-PİCOT (KÜÇÜK ASYA) ANTLAŞMASI Nesrin GÜNEL İÇAY Ankara Yörükler Türkmenler Derneği Başkanı Birinci Dünya Savaşı devam ederken, İngiltere ve Fransa, Devlet-i Aliyye nin topraklarını paylaşmak üzere gizli bir anlaşma yaptılar. İngiltere adına Mark Sykes ın, Fransa adına ise George Picot nun imzalaması sebebiyle söz konusu anlaşma Sykes-Picot Anlaşması olarak anılır da imzalanan ve Rusya nın da sonradan katıldığı bu belgenin orijinal adı Küçük Asya Anlaşması dır. Birinci Dünya Savaşı sona ermeden Osmanlı topraklarını yağmalamak için ön protokoldür. I. Dünya Savaşı sırasında, 29 Nisan 1916 da Kut ül Ammare Kuşatması - Zaferi sonrasında İngiliz kuvvetlerinin Osmanlı 6. Ordusu karşısında bozguna uğramasından 17 gün sonra 16 Mayıs1916 tarihinde İngiltere ve Fransa arasında yapılan ve Türkiye nin topraklarının paylaşılmasını öngören bu gizli antlaşmanın etkileri günümüze kadar sürmüştür te Arabistan Yarımadası nı ele geçiren İngiltere, Osmanlı ya karşı ayaklanan Mekke li Şerif Hüseyin i destekleyerek Irak ve Filistin toprakları üzerinde kendisine bağımlı bir Arap Devleti kuracaktı. Mekke Şerifi Hüseyin ile Mısır daki İngiliz Yüksek Komutanı Mc Mahon arasında böyle bir antlaşma gizli olarak imzalanmıştır. Fransa böyle bir plana karşı çıkıp İngiltere ye baskı yaparak yeni bir antlaşma yapılmasını istedi. Rusya nın onayı ile imzalanan Küçük Asya Anlaşması na göre; 1. Rusya ya, Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoğu Anadolu nun bir kısmı verilecektir. 2. Fransa ya, Doğu Akdeniz bölgesi, Adana, Antep, Urfa, Mardin, Diyarbakır, Musul ile Suriye kıyıları verilecektir. 3. İngiltere ye Hayfa ve Akka limanları, Bağdat ile Basra ve Güney Mezopotamya verilecektir. 4. Fransa ile İngiltere nin elde ettiği topraklarda Arap devletleri konfederasyonu veya Fransız ve İngiliz denetiminde tek bir Arap devleti kurulacak, 5. İskenderun serbest liman olacak, (BU MADDEYE DIKKAT!) 6. Filistin de, kutsal yerleşim yeri olması nedeniyle bir uluslararası yönetim kurulacaktır. (BU MADDE ISRAIL DEMEK OLUYOR) 1917 de gerçekleşen Bolşevik Devrimi sırasında Lenin, Çarlık döneminde imzalanan bu gizli anlaşmayı ifşa etti ve Rusya yağma protokolünden çekildi. İngiltere ve Fransa bazı değişiklikler yapmakla birlikte göz koydukları topraklardan hiçbir zaman vazgeçmediler. Nisan 1920 deki San Remo Konferansı nda alınan kararlar uyarınca, Suriye de Fransa nın, Irak ta ise Britanya nın mandası altında yeni devletler kurulması, Musul un İngiltere nin nüfuz alanına sokulması ve bu paylaşımın Osmanlı Devleti ne zorla kabul ettirilmesi kararlaştırıldı. İngiltere Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra, bölgede Kürt isyanları çıkartarak bu bölgenin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına katılmasını önledi. Sykes-Picot Anlaşması maddeleri Sevr Antlaşması (1920) hükümleri arasında da yer aldı. Sykes-Picot dan San Remo ya gelene kadar Orta Doğu coğrafyasında İngiltere iki önemli hamle yaptı. Birincisi; Büyük Arap Krallığı sözü verdiği Mekke Şerifi Hüseyin i Haziran 1916 da Devlet-i Aliyye ye karşı ayaklandırdı. Osmanlı ordusu bu ayaklanma sebebiyle Filistin cephesinde büyük darbe aldı. İkincisi; Dünya Siyonist Federasyonu Başkanı Baron Rotschild a Kasım 1917 de bir mektup gönderen İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour, Filistin topraklarında Yahudiler için ulusal yurt kurulmasını, majestelerinin hükümetinin desteklediğini bildirdi. Bu mektup gönderildiğinde, Filistin cephesine Britanya ve Osmanlı kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalar yaşanmaktaydı. Diğer taraftan, kendilerine söz verilene bir an önce kavuşmak isteyen Şerif Hüseyin in oğlu Faysal 8 Mart 1920 de Şam da Suriye Arap Krallığı nı ilan etti. Kendisi de kral olarak tahta oturdu. Fakat 1916 daki Sykes-Picot anlaşması Suriye nin, Fransa nüfuz alanı içinde olmasını öngörmekteydi. Nisan 1920 de San Remo da Britanya ve Fransa, Suriye nin geleceği konusunda görüş birliğine vardılar. Fransız kuvvetleri 24 Temmuz da Şam a girdi. Fransızlar sözde kral Faysal ı Şam dan kovdu. Bağdat a giden Faysal, İngiltere tarafından Ağustos 1921 de Irak kralı ilan edildi. Fransa, Suriye yi tam anlamıyla paramparça ederek 6 devlet kurdu.daha sonra bunların bir bölümünü Suriye ile birleştirdi.lübnan ise ayrı bir devlet haline geldi. Sömürgecilerin altın kuralı böl ve yönet ilkesi gereğince Suriye yi etnik ve mezhebi bölümlere ayıran Fransızlar, yıllar sürecek düşmanlığın da tohumlarını ektiler. 11

12 DOSYA 25. SAYI DÜNYAYI KURTARACAK İLERİ DEMOKRASİ SEÇİM SİSTEMİ TÜRKİYE ÖRNEĞİ Dr. Bayram SELAM Araştırmacı Yazar Siyasal partiler, özgür seçimler, temsilde adalet, kuvvetler ayrılığı ve laiklik ilkesi demokratik sistemlerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Demokratik sistemlerde siyasal partiler, savundukları düşünce ve idealleri gerçekleştirmek için birbirleriyle yarışırlar. Siyasal partiler, bunun için gerekli yetkiyi seçimler yoluyla halktan almaya çalışırlar. Demokratik sistemlerde yönetim yetkisinin, meşruiyetin temeli seçimlerdir. Çok partili demokrasilerde genel seçimlerin amacı, belirli bir süre için, bir yasama dönemi için hükümeti hangi partinin kuracağını, yani hangi partinin iktidar olacağını, hangi partilerin muhalefet olarak denetim görevini yapacağını belirlemektir. Öyleyse seçim sistemi, demokratik yapının sağlıklı işleyişi bakımından en önemli unsurudur. Bizim ülkemizde yukarıda belirttiğim demokratik sistemlerin vazgeçilmezleri ne kadar uygulanabilmekte ve demokrasimiz ne kadar sağlam temellere oturmaktadır. Öncelikle Türkiye deki demokratik yapıyı daha iyi anlamak için şunun altını çizmemiz gerek: ülkemize tüm demokratik kazanımlar yukarıdan (yönetimlerden) gelmiştir. Yani batıdaki gibi halkın uzun yıllar verdiği mücadeleler sonucu elde ettiği bir şey değildir. Dolayısıyla demokratik sistemi tam anlayıp özümsediğimiz söylenemez. Demokratik sistemin temel taşları olan siyasal partiler, özgür seçimler, temsilde adalet, kuvvetler ayrılığı ve laiklik verdiğimiz değerde ortadadır. Bu değerlerin topluma gerekliliği, bizde hala tartışma konusudur. Bu yüzden Türkiye de 4 darbe yaşanmış, ülke kaos içindeyken binlerce kişi ölmüştür. Buradan çıkarmamız gereken ders şudur; tüm kanunlarınız dünyanın en gelişmiş kanunları olarak yazılmış olabilir ancak eğer sizin halkınız demokrasiyi anlayıp özümsemediyse bunların pek geçerliliği yoktur. Bizim ana amacımızın demokrasiyi sağlam temellere oturtup halkın onu benimsemesini sağlamak ve bunun en önemli unsuru da halkımızın eğitim seviyesinin yükseltilmesi olmalıdır. Türkiye nin mevcut seçim sistemine bir bakalım; 1982 Anayasasıyla Türkiye de %10 barajı uygulanmaya başlanmıştır ve diğer ülkelere göre oldukça yüksektir. Diğer ülkelerde bu oran en fazla %5 tir yılında yapılan genel seçimde uygulanan %10 baraj sistemi ilginç sonuçlar vermiştir. Rakamları yuvarlayarak veriyorum: Geçerli oy sayısı :31 milyon 500 bin AKP nin aldığı oy :10 milyon 848 bin-%34,43 CHP nin aldığı oy : 6 milyon 114 bin-%19,41 Buna göre AKP: 365,CHP: 177 milletvekili çıkardı. Söylenecek ilk şey şudur: Her iki parti de, baraj olmasa idi bu sayıda milletvekili çıkaramayacaktı. Dolayısı ile hem iktidar hem de muhalefet, gerçek oranda temsil edilmemektedir. Yukarıdaki tabloya göre 14 milyon 500 bin kişinin oyları boşa gitmiştir. Bağımsızların oylarını ve milletvekili sayılarını bu hesaba dâhil etsek bile sonuç pek değişmemektedir. Sadece MHP ve DYP nin toplam oy sayısı 5 milyon 600 bin ediyor. Hele DYP % 9,54 ile meclise girememiştir. Yani 0,46 oranına denk düşen sayı yok diye meclisin temsil oranı bambaşka oluyor. Boşa giden 14 milyon oyun, birkaç ülke nüfusuna eşit olduğunu gözden kaçırmayalım. Mikro düzeyde durumun daha da çarpıcı olduğu görülmektedir. Herhangi bir ilde X partisi oyların % 90 nını bile alsa genel düzeyde barajı geçemediği için hiç milletvekili çıkaramıyor. Ama oyların sadece % 10 unu alan AKP ve CHP, o ilin tüm milletvekili adaylarını meclise yolluyor 1. Türkiye 1994 yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir belediye başkanlığını Refah Partisi sadece %27 oy alarak kazanmıştır, ikinci tur olmadığından en çok oy alan parti adayı belediye başkanı olarak seçilmektedir, oysa Ankara seçmeninin %73 söz konusu adaya oy vermemiştir yanı seçilen belediye başkanı ne kadar ve ne ölçüde Ankaralıları temsil etmektedir? Ayrıca burada seçilen belediye başkanının temsilde adalet ilkesine aykırı seçilmesi nedeniyle hukuki tartışmaya açıkça maruz kalıyor. Hangi siyasi görüşte olursanız olun, bu tabloya adil diyebilir misiniz? Türkiye nin bu gidişatıyla gelişmiş batı demokrasilerini yakalaması hatta onlara yaklaşması bile mümkün değildir. (İMF) Uluslararası Para Fonu nun 2010 verilerine göre satınalma paritesini baz alırsak Türkiye nin kişi başı milli geliri ABD dolarıyla dünyada 64. sıradadır oysa 4. sırada bulunan Norveç in kişi başı milli geliri ABD dolarıdır. Aradaki gelir, eğitim ve demokrasi tarihçesi açısından uçurum nedeniyle tam anlamıyla batı demokrasisini ve refahını yaşamamız imkânsızdır. Yani, eğer farklı bir şeyler yapmazsak bu durum uzun yıllar daha böyle devam edecektir. 1 turkiyede-secim-sistemleri.html#ixzz1dd2swwyp 12

13 25. SAYI DOSYA Siyasal partiler, özgür seçimler, temsilde adalet, kuvvetler ayrılığı ve laiklik ilkelerinin günümüz Türkiye sinde benimsenmesini sağlamak ve ekonomik refaha kavuşmak amacıyla Türkiye nin acilen İleri Demokrasi Seçim Sistemine geçmesi gereklidir. İleri Demokrasi Seçim Sisteminin temel amacı milletimizi yüksek eğitim ve ahlak seviyesine sahip devlet adamlarının Türkiye Büyük Millet Meclis inde temsil etmesini sağlamaktır. Bu büyük eksikliği gerçek bir örnek vererek ifade etmek istiyorum 2007 yılında TBMM de bulunan 550 milletvekili içinde yaklaşık 251 milletvekilinin dokunulmazlık zırhı altında haklarında açılmış davalardan geçici de olsa kurtulmuş görünüyorlardı. Ama bu durum onların dolayısıyla bizleri temsil eden kişilerin ne kadar güvenilir ve ne kadar ahlaki değerlere sahip olduklarını göstermek için yeterlidir. Hepinizin bir ağızdan biz onları seçmedik onları parti genel başkanları seçti dediğinizi duyar gibiyim, kim seçerse seçsin önemli olan onların TBMM de oturup bizi temsil ettiklerini zannederek yanlı, çıkarcı ve yanlış kararlar alıyor olmasıdır. Demek mevcut seçim sistemi buna bariz bir şekilde müsaade etmekte ve gerçek devlet adamlarıntbmm e seçilmelerini engellemektedir. Mevcut meclis yapısında devlet adamı diyebileceğimiz kişilerin sayısı parmaklarımızın sayısını geçmez. Demokrasinin temel ilkeleri olan özgür seçim ve temsilde adalet böylece hiçe sayılarak uygulanmadığını görmekteyiz. İleri Demokrasi Seçim Sistemi demokrasinin olmazsa olamazlarını: siyasal partiler, özgür seçimler, temsilde adalet, kuvvetler ayrılığı ve laiklik ilkelerini maksimum seviyede uygulayarak ülkemizin batı standartlarına hızla yaklaşmasını sağlayacağına inanıyorum. İleri Demokrasi Seçim Sistemi dar bölgede iki turlu seçimi öngörmektedir. Türkiye de 42 milyon kayıtlı seçmen (2009) ve 550 milletvekili sandalyesi bulunmaktadır. İlk olarak seçimlerin illere göre değil ortalama bir milletvekiline düşen seçmen sayısına göre yapılacağını belirtmek istiyorum. Neden böyle, çünkü temsilde adaleti sağlamak için bu gerekli mevcut seçim sistemi bu konuda çok adaletsiz bir yapıya sahip. Örnek verecek olursak, 2002 seçimlerinde milletvekili başına gereken oy sayısı ortalamada iken, bu sayı Tunceli de e ve Bayburt ta e düşmüştür. En yüksek gerekli oy ise ile Balıkesir ilimiz olmuştur. Bu düpedüz adaletsizlik ve eşit şekilde vergi ödeyen vatandaşlarımızı kandırmaktan başka bir şey değildir. Tunceli de seçmen ( vergi ödeyen vatandaş) 1 milletvekilini seçerken Balıkesir de ise seçmen (79000 vergi ödeyen vatandaş) 1 milletvekili seçebiliyor, temsilde adalet ilkesi bunun neresindedir? İleri Demokrasi Seçim Sistemi: 2009 yılı verilerine göre ortalama bir milletvekiline seçmen düşmektedir söz konusuortalama seçmen sayısı seçim sırasında %5 oranda Yüksek Seçim Kurulu tarafından coğrafi, nüfus bütünlüğü ve diğer sebeplerden dolayı azaltılabilir ya da artırılabilir. Türkiye yi seçmen sayısına göre eşit olarak 550 seçim bölgesine bölüyoruz. Bölgeler Yüksek Seçim Kurulu tarafından bilgisayar yardımıyla rastgele seçileceklerdir. Yani bir milletvekilini illere bağlı kalmadan bir coğrafi bütünlükte bulunan ve bir birine yakın bölgede oturan seçmen seçecektir. Ve milletvekili ili değil seçilmiş olduğu bölgeyi temsil edecektir. Burada milletvekilinin ana amacı, ülkeyi ileri götürmek olacaktır. İllere bağlı olsaydı daha çok seçmenlerin günlük problemleriyle uğraşıyor olacaktı. Ayrıca her bölgede iki turlu seçim olacaktır. Bu durumda en yüksek oy alan iki aday söz konusu bölgede ikinci tura kalacak ve ikinci turda %50+1 oy alan kazanmış sayılacaktır. Eğer ilk turda adaylardan biri %50+1 oy alır ise ikinci tura gerek kalmadan söz konusu aday kazanmış sayılacaktır. Seçimlerin geçerli sayılması için söz konusu bölgede kayıtlı seçmenlerin en az %50 sinin oy kullanmış olması şartı aranacaktır. Önerdiğimiz sistem Türkiye de olmasa da bazı batı ülkelerinde uygulanan normal seçim sistemlerine benzemektedir. Ancak bu bile bizim siyasi partilerimizde mevcut ömür boyu liderlik hastalığına son verecektir. Gelelim bu sistemin asıl ayrıntısına; oylar sayılırken on derecelik yeni bir derecelendirme sistemi uygulanacaktır. 1. dececede oy verecekler okuma-yazması olmayanlar. 2. derecede oy verecekler ilkokul terk edenler. 3. derecede oy verecekler ilk okul mezunları. 4. derecede oy verecekler orta okul mezunları. (ilköğretim mezunları) 5. derecede oy verecekler lise mezunları 6. derecede oy verecek olanlariki yıllık yüksek okul mezunları. 7. derecede oy verecek olanlar dört yıllık üniversite mezunları. 8. derecede oy verecekler yüksek lisans yapanlar. 9. derecede oy vereceklerdoktora ünvanını alanlar. 10. derecede oy verecek olanlar doktora üstü ünvana sahip olanlar. (Doçentlik ve Profesörlük) Bu oy sistemine göre bir profesörün oyu on okumayazması olmayan seçmenin oyuna eşit olacaktır. Mesela 6. derecede oy kullanan üniversite mezununun oyu altı okuma-yazması olmayan seçmenin oyuna eşit olacaktır. Yanı üniversite mezunu kullandığı bir oy altı oy olarak hesaplanacaktır. Böylece seçilecek milletvekili daha yüksek eğitimli seçmenlerin oylarının etkisiyle seçilecektir. Milletvekili seviyesi yükselecek ve artık partiler kolayca seçmenleri kandıramayacak ve hesap vereceklerdir. Ayrıca artık seçim öncesi partiler dağdaki çobanın peşinden değil üniversite öğrencisinin peşinden koşturacaklardır. Türk toplumu eğitime daha fazla önem verecektir ve daha eğitimli toplum olmak için büyük atılım yapacaktır. Bu derecelendirme sistemini kurmak için Yüksek Seçim Kurulunun her seçimlerden bir yıl önce belirleyeceği ve geçerli diplomalara göre seçmen derecelendirmesi yapacaktır. Seçmenler ellerinde bulunan son tarihli diplomalarını sunmalıdırlar. Bu sisteme göre düşük eğitim almış olan seçmenler için dezavantaj gibi görülebilir ancak gerçek böyle değil, en çok bu sistemden yararlanacak olanlar onlar olacaklardır çünkü onların çıkarlarını artık en iyiler korumuş olacaklardır. Bu sistem ülkemizin tüm seçimleri için uygulanmalıdır. Bu durum şuna benzemektedir: Karnımız ağrıdığında hiç düşünmeden doktora başvururuz. Peki, neden bu durumda araba tamircisine başvurmuyoruz? Çünkü sadece doktorun bu konuyu iyi bildiğini ve sadece onun bu durumda bize 13

14 DOSYA 25. SAYI yardım edebileceğini biliriz. Bu sistemde de işini en iyi bileni seçme olasılığımızı yükseltmiş olacağız. Kuranı Kerim, Zümer Süresi 9. Ayet (Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür. Üç Kişiye Acı; Cahiller Arasındaki Alime, Zenginken Fakir Düşene, Hatırlı iken itibarını Kaybedene. Şeyh Edebali Eğitim durumuna göre (2009) Türkiye de en çok ilkokul mezunu bulunuyor. 18 milyon 204 bin kişi ilkokul mezunu olarak kayıtlara geçerken, bunu 13 milyon 491 kişiyle okuma yazma bilmesine rağmen okul bitirmeyenler izliyor. 2 milyon 738 bin kişi ortaokul mezunu, 7 milyon 430 bin ilköğretim mezunu olduğunu beyan ederken, lise mezunu sayısı 10 milyon 284 olarak tespit edildi. Yüksekokul veya fakülte mezunu sayısı 4 milyon 290 bin, yüksek lisans yapan kişi sayısı 279 bin olarak kayıtlara geçti. Doktora yapanların sayısı 79 binden kaldı. Profesör sayısı ise sadece 14 bin civarında yani seçmen oranında çok düşük bir yüzde(%0.3) oluşturmaktadır 1. Rakamlardan anlaşılacağı gibi master yapanlar, doktora yapanlar, doçent ve profesör ünvanı alanların toplamı seçmenlerin %1 ne bile ulaşamıyor yanı ve 10. dereceden oy vereceklerin toplam oranı seçmenlerin %1 altındadır. Dolayısıyla bu derecelere sahip olanların daha çok sembolik bir anlam ve toplumumuzu eğitime teşvik amacı taşımaktadır. Dünya da toplumlar üçe ayrılır; 1.Teknoloji üreten ve onu çok iyi kullanabilen toplumlar (Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Japonya) gibi ülkeler. 2. Teknolojiyi kısmen üreten ve üretilmiş teknolojileri çok iyi kullanabilen toplumlar (Rusya, Çin, Brezilya, Türkiye, Hindistan) gibi ülkeler. 3. Teknoloji üretemeyen ve mevcut teknolojileri kullanmayı beceremeyen toplumlar (Afrika ve Arap ülkeleri). İleri Demokrasi Seçim Sistemi Türkiye nin teknoloji üreten ve onu çok iyi kullanabilen ülkeler kategorisine hızlı bir geçiş yapmasının temel unsuru olacaktır. Bu seçim sistemine karşı çıkacak olanlar, öncelikle kendilerinin yüksek eğitim ve teknolojiye karşı çıktıklarının farkında olmaları gerek. Bu seçim sistemine geçildiğinde daha ilk seçimler sonrasında pozitif ve etkili sonuçlarını hemen net ve açık bir şekilde görebileceğiz. 1 CEZAYİR TÜRKLERİ Av. Ali ÖZTÜRKMEN Araştırmacı Yazar Cezayir uyruklu Türk kökenli azınlıktır. Osmanlı döneminde bazı Türk asker ve yöneticileri aileleri ile birlikte bölgeye gelip buralarda siyasi ve ekonomik hayata egemen oldular. Bunun sonucunda Cezayir deki demografik yapı değişime uğradı, Osmanlı fetihleri sonucunda Haçlılardan kurtarılan Kuzey Afrika ya Anadolu dan Türklerin göçü başladı ( Kuzeyı Afrikanın yerlı Halkı Emezikların yanısıra İslam Fethi ile Araplar taşınmaları). Zamanla Cezayir de bir Türk topluluğu oluşmaya başladı.(zaman zaman Anadolu dan gelen Cezayir deki Türklerin sayısı bini buluyordu). Bu Türkler Cezayir e Türk adet, gelenek, kültür, giyim ve yemeklerini taşıdılar ve ekonomik, sosyal ve kültürel hayata katkı sağladılar Bu Türk topluluğundan Türkçe yazan nice edebiyatçı ve şair çıktı. Bu vesileyle gündelik yaşama hala kullanılan Türkçe sözcükler girdi. Bu topluluğa kimi zaman karaoğlu adı verildi. Karaoğlu genellikle annesi yerli, babası Türk ( Osmanlı) olanlara veriliyordu. Bu husus Osmanlı kayıtlarına da geçiriliyordu. Osmanlı Türk deryalar prensi Barbaros Hayrettin Osmanlı Cezayir inin kurucusu sayılır. Osmanlı Bana insan üstü bir doğuş yüklemeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 14 Başkent Cezayir in Kasaba Semtinde Bulunan Türk Mimarisi

15 25. SAYI DOSYA Başkent Cezayir de Bulunan Keçi Ovası Cami Cezayir in kuruluşu 16. yüzyılın başlarında Fas taki Osmanlı beylerbeyinin kuruluşuyla doğrudan ilişkilidir. Kuzey Afrika daki İslam ülkeleri parçalanmakla karşı karşıyaydı. Bu durumdan ötürü Cezayirliler kentlerinin zaman zaman şehirlere saldırıp yağmalayan İspanya korsanlarının istilasına uğramasından endişe ediyorlardı. Dolayısıyla Osmanlı Devletinden yardım istediler. Bunun üzerine Akdeniz deki Haçlı korsanlara karşı koymak için Osmanlı Deniz Kuvvetleri bölgeye Osmanlı korsanlarını gönderdi. Bölgeye gönderilen deniz gücünün başında Oruç Reis ile kardeşi Barbaros Hayrettin vardı. O dönemde kuzey Afrika sahilleri Haçlı korsanlarının egemenliğindeydi. Ancak Osmanlı deniz güçleri bu korsanlara karşı kahramanlık destanları yazdı. İspanya korsanlarıyla Tilimsan bölgesindeki çatışmalarda kahraman Oruç Reis ve kardeşi İshak 1518 yılında şehit düştüler.48 yaşında şehit olan Oruç Reis in kellesi bal dolusu bir paket içinde İspanya kralına gönderildi, naşı ise başkent Cezayir in Kasaba bölgesindeki Sidi Abdurrahman camiinde defnedildi. Oruç Reis sadece sağ eliyle savaşıyordu zira sol elini Becaye kuşatmasında kaybetmişti. Cezayir in Burc Bu Ariric vilayetinin adı Oruç Reisin adından alınmıştır. Bu vilayette Osmanlılar hüküm sürmüş ve çevredeki bölgeleri katarak topraklarını genişletmişlerdir. Sultan Birinci Selim döneminde ( ) Cezayir beylerbeyliğine Hayrettin Paşa getirildi. O sırada Sultan I.Selim Osmanlının Kuzey Afrika da yeni kurulan ve başkenti Cezayir olan bu vilayetine 2000 yeniçeri askeri ve 4000 gönüllü asker gönderdi. Cezayir e özellikle Anadolu dan gelen Türkler kendilerine yoldaş adı veriyorlardı. Yerli anneden doğan Türklere ve Osmanlı ordusunda çalışanlara kuloğlu adı veriliyordu. Bu Türkler Cezayir de özellikle ekonomik olarak büyük güce ve örgütsel tecrübeye sahiplerdi. Öyle ki Emir Abdulkadir onları kendisine rakip bir güç olarak görüyordu. Bu yüzden onlar zulme uğratıldı ve ülkenin batısına sürgün edildiler. CEZAYİR DE Kİ TÜRK NÜFUSU: Fransa Büyükelçiliği verilerine göre Cezayir Türklerinin sayısı yaklaşık 2 milyondur. Sabri Hamzetli nin 1953 yılında verdiği bilgiye göre Türk asıllılar Cezayir nüfusunun %25 ini oluşturuyorlardı. Ancak Oxford Üniversitesinin 2008 tarihli raporuna göre Türk kökenliler Cezayir toplam nüfusunun %5 ten fazlasını oluşturuyorlardı yılında Cezayir in nüfusu 34,8 milyon kişiydi, buna göre Türk asıllıların sayısı yaklaşık oluyordu yılında Zaman gazetesinde yayınlanan bir makaleye göre Türkler 33,3 milyon olan Cezayir nüfusunun %10 unu oluşturmakta yani sayıları kişiyi bulmaktaydı. Cezayir Milli 15

16 DOSYA 25. SAYI Osmanlı Kalesi Telmisan Şehri Osmanlı Kalesi Wahran Şehri İstatistik Bürosunun 2012 yılı verilerine göre Cezayir in nüfusu 37,1 milyon kişidir. Bütün bu rakamları karşılaştırdığımızda Cezayirli Türklerin sayısının 3 milyondan az olmadığını söyleyebiliriz. TÜRK KÖKENLİ BAZI CEZAYİRLİ AİLELER: Türk kökenli Cezayirli aileler Cezayir devletine bağlılıkları ve sadakatleriyle bilinirler. Bu aileler Türk ve vatansever oldukları için diğer Cezayir vatandaşlarından daha fazla zulüm, ölüm ve sürgüne maruz kalmışlardır. Ayrıca binlerce şehit vermişlerdir. Türkler Tilimsan ve Medea şehirlerinde çoğunluğu oluşturuyorlardı, ancak cani Fransız sömürgecilerin soykırımına maruz kalmışlardır. Buna kanıt olarak Demirci ailesini örnek verebiliriz. Bu aile 45 değerli üyesini şehit vermiştir. ŞEHİRLERE GÖRE TÜRK AİLELERİ: MEDEA ŞEHRİ: İstanbullu/ Atçı / İskender / Barbar / Paşa / Bin deli Brahım / Bin Demirci / Bin Ruveysi / Bin Rakaba / Başın / Bin Türkiye / Bin Zemberli / Bin Şeneb / Bin Kıyar / Bin Hacı / Bin Kalı / Bin Harfi/ Boşnak / Bukalkal / Bu kundakcı / bakalım / Çelebi / Türkmani / Çakır / Cambaz / Çakmakçı / Küçük/ Çiko/ Tekdenti / Hantaplı / Hasan Bay / Hava / Hazneci / Halil Şerefi/ Hocat Kasaba/ Hali / Hoca / Hoca Elfehm / Hocabaş / Deli / Deli Ahmet / Demirci / Doh / Reztan / Devacı veya Deveci / Ruveys / Zedmiye / Zemir / Zemirli / Zemirlin/ Zemirni / Zeybek / Seferboni / Salama / Çandarlı / Çavuş / Sarı / Sarı Ahmet / Sabuncu / Safar / Safar Çavuş / Safar Zeytin / Taşkentli / Tasist / Tabbal / Topal/ Topal Sagir / Topalin / Alim / Abbas Turki / Alcı / Ali Ağa / Ali Turki/ Ali Hoca / Askeri / Ayvaz / Garnazti / Fadmacı / Kundakçı / Kara / Kara Birno / Kara Hasan / Koca / Kıyar / Kasağlı / Kasir / Kahveci / Kacı / Kırmızılı / Karyetli / Gedik / Karadağlı / Kalaş / Mami / Mansur Hoca / Mahur Paşa 16 / Nabi / Wilid Çakmakçı / Wilid Hava / Wilid Dali / Wilid Ruveys / Yarkı / Berber. TİLMİSAN ŞEHRİ: Ebi Ayyad / Hisar / Bin Yels / Bin Abacı / Balı / Briksi / Briksi Rakik / Briksi Nakasa / Bitsek / Bin Veyis / Türkmen / Treki / Salacı / Kavar / Kahveci / Kors / Kadı Evvel / Kadı Sani. KALSAHİL ŞEHRİ, SKEKDA VİLAYET İ: İstanbullu / Bin Osman / Bin Hoca / Bekiri / Belidi / Tiriki / Halil / Hoca / Çavuş. TEBSE ŞEHRİ: Osmanlı / Hazerli / Tatar / Koç / Ahmet Çavuş / Bostancı / Mazgalcı. MASGANİ M: Bin Aleva / Paşa / Kara / Bin Yahya. AİNDEFLE : Kirididaş BUFARİK: İstanbullu / Bin Kutubi / Bahe / Bufir / Safta / Kahya. CİCEL : Turki / Kazan / Dernalı / Kisirli. ZAMMURA - BURCBU ARİRİC: Bu şehrin nüfusunun çoğunluğu Türk kökenlilerden oluşmaktadır. BAŞKENT CEZAYİR: Ağa / Bihacar / Arslan / Baba / Bualam/ Binosman / Beznice/ Bey/ Bölükbaşı/ Bostancı/ Bakalı / Binvaklil / Baştarzcı/ Binkayar/ Başiri / Papazyan/ Bucakçı/ Teziri/ Türkmen/ Hamdi Paşa/ Çolak/ Cafer Hoca/ Çavuş / Hazineci/ Hazurli / Domacı/ Zurnacı/ Sabuncu/ orucu/ Antepli/ Ali Karabağlı / Ali Hoca / Kara Ali/ Kara / Kara Mustafa/ Köroğlu/ Mahur Paşa/ Mekki/ Muhtari / Avcı / Vakalil vs

17 25. SAYI DOSYA CEZAYİR COĞRAFYASINDA TÜRKLERİN BULUNDUĞU YERLER: Cezayir deki Türk azınlığı büyük şehirlerde yaşar. Genel olarak Bütün Cezayir coğrafyasıda belirgin varlık göstermişlerdir ve Medea ile Telmisan şehirlerinin nüfusunun çoğunluğunu oluşturuyorlardı. Ancak düşman Fransızlar Türklerin büyük bir kısmına soykırım uyguladılar bir kısmını da göçe zorladılar. Buna rağmen halen Medea, Telmisan, başkent Cezayir in Kasaba bölgesi, Beleda ve Kasantina şehirlerinde birçok Türk ailesi bulunmaktadır. Ayrıca Türk egemenliğinin uzun sürdüğü Baskara, Samura Wahran, Kabileler bölgesi ve Wadi Zeytun bölgelerinde de Türk kökenliler bulunmaktadır. FRANSIZ İŞGALİNE KARŞI YAPILAN CEZAYİR DEVRİMLERİNDE TÜRKLERİN ROLÜ: Cezayir devrimlerinin başlangıcında Cezayir in Osmanlı İslam Hilafetine bağlılığı sürmekteydi. Türkler Cezayirli kardeşleriyle beraber Fransız işgaline karşı direniş gösterdiler. Türklerin birçok lider ve komutanı vardı. Bu lider ve komutanların bazıları şehit düşmüştür. Örneğin Doğu bölgesindeki devrim lideri Türk istihbarat subaylarından - Salah Bey Fransızlarca idam edilerek şehit oldu. Oysa Batı bölgesindeki devrimin lideri Emir Abdulkadir Fransızlara teslim olup devrimden vazgeçti ve Suriye ye sürgün edildi. Bir diğer Türk şehit de Ahmet Bey Kasantina dır. Cezayirli Türkler Birliği El-buveyre vilayetinde Ayın Ettürk (Türk Pınarı) adında bir şehir vardır. Vahran vilayetinde de aynı adı taşıyan bir şehir vardır. Denizci mücahit ve Oruç Reis in kardeşi İshak ın türbesi Beniyeznasın daki Cebel Beni Musa bölgesinde bulunduğu söylenmektedir. Burc Bu Ariric vilayeti ve şehri, adını Türk mücahit şehit Oruç Reis in adından almıştır. Cezayir Türklerinin Bayrağı Jicil Şehrinde Oruç Reyısın Gemsının Temsili KAYNAKLAR: Kuzey Afrika daki Osmanlı Türkler kitabı Osmanlı arşivinde bulunan bazı makale ve araştırmalar Cezayir de bulunduğum süre içerside yaptığım saha araştırmaları Oruç Reis in Kabri Bulunan Başkent Cezayir Kasaba Bölgesindeki Seyid Abdurrahman Mescidi 17

18 DEĞERLERİMİZ 25. SAYI ANADOLU NUN KAPISI, TÜRKİYE NİN TAPUSU: AHLAT İlhami NALBANTOĞLU Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Başkanı Tarihçiler tarafından Oğuz Taifesi Şehri diye adlandırılan ve Ortaçağ Türk İslam dünyasının en önemli kültür ve sanat merkezlerinden biri olan Ahlat, bu özelliğinden dolayı Kubbe-tül İslam adı ile de anılmıştır. Bugün ise geçmişteki bu parlak döneminden dolayı Türkiye nin Tapu Senedi olarak tanımlanan Ahlat, dünü günümüze bağlayan bir köprü görevi görmektedir. Ahlat, Doğu Anadolu da Van Gölü nün kuzeybatı kıyısında Bitlis İli ne bağlı nüfuslu tarihi bir kenttir. Yüzölçümü 1044 km. karedir. Eski adı Hilat olan Ahlat ın eski kent merkezi, 4,5 km. eninde, 11 km. boyunda, yaklaşık 49,5 km. karelik bir alan üzerinde kurulmuş 9 mahalleden oluşmaktadır. Roma, Med, Pers, Bizans gibi devletlerin hakimiyetinin yaşandığı, İslamiyet in doğuşunu takip eden yıllarda bu dini yaymak için at koşturan Müslümanların fethetmek için kan döktüğü Ahlat, 1071 yılında büyük kumandan Alparslan ın Bizanslıları bozguna uğratmasıyla, Türklerin Anadolu yu yurt edinmelerinde çok önemli rol oynamıştır. Alparslan, Anadolu kapılarını Türklere açarken savaşa Ahlat ta hazırlanmış, Bizans kuvvetleri ile ilk çarpışmalar Ahlat ın kuzey sırtlarındaki Sütey Yaylası mevkiinde başlamıştır. Büyük kumandan Alparslan, burada Cuma namazını kılmış, atının kuyruğunu bağlanmış, ordusunun moral ve motivasyonunu sağladığı etkili konuşmasını yapıp düşman üzerine yürümüştür. Türklerin Anadolu ya ilk geldikleri yıllardan itibaren sürekli yurt edindikleri bu merkezde Roma ve Bizans dönemleri de dahil olmak üzere her dönemden kalma değişik tarihi kalıntılara rastlanmaktadır. Bu kalıntılardan en önemlileri kuşkusuz Müslüman Türklere ait olanlarıdır. Ahlat ta değişik zamanlarda üç ayrı kale inşa edilmiştir. Birinci ve ikinci kalelerin kalıntıları dururken, üçüncü ve sonuncu kale, bütün ihtişamıyla günümüze dek ayakta kalmayı başarmıştır. Van Gölü nün hemen kıyısında yapılmış olan bu kalenin yapımına Kanuni Sultan Süleyman zamanında başlanmış olup II. Selim zamanında bitirilmiştir.(1568) Kalenin yapımında büyük sanatkar Mimar Sinan ve Zal Paşa nın görevlendirildikleri belirtilmektedir. Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Kalenin içinde İskender Paşa ve Kadı Mahmut adlarında iki büyük cami vardır. İskender Paşa Camii ( ) yıllarında, Kadı Mahmut Camii ise ( ) yılları arasında tamamen Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilmişlerdir. 18 Ahlat taki kümbetlerin en büyüğü Usta Şakirt Kümbeti dir. Kare biçimli bir kaide üzerinde yükselen bu kümbetin tezyini, işleme ve dekorasyonu son derece göz alıcıdır tarihinde yapılan Mahmut oğlu Hasan Aka Kümbeti şekil bakımından aynı özelliği taşımaktadır. Bunlardan başka Boğatay Aka Kümbeti 1281, Hüseyin Timur Kümbeti 1279, Mimar Kasım tarafından yapılan ve mevcut kümbetler içinde en zengin bezemeleriyle dikkatleri çeken Erzen Hatun Kümbeti 1377, Türk türbe mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan ve gövdesindeki kısa sütunlarıyla hareketli bir görünüme sahip olan Emir Bayındır Kümbeti 1481, özek şekliyle diğerlerinden farklı bir yapıya sahip olan kümbet mimarisinin çeşitlemesi konusunda iyi bir örnek teşkil eden Emir Ali Kümbeti en önemli örneklerdendir. Bunlardan başka değişik adlar verilen, bazılarının adı ve yapıldığı tarih bilinmeyen 15 den fazla kümbet daha vardır Ahlat ta. Çevreye mistik bir görünüm ve eşsiz bir manzara veren bu kümbetlerin dışında, üzerlerinde ejder kabartmaları, geometrik ve bitkisel bezemeler bulunan, ait olduğu kişinin şahsiyeti ile ilgili bilgiler içeren, boyları 4 metreyi aşan binlerce mezar taşının bulunduğu mezarlıklar da vardır Ahlat ta. Bu mezarlıklardan en önemlisi ve en büyüğü Meydanlık Mezarlığı dır. Bu mezarlıkta mezar taşlarından başka, mezar yapıları olduğu anlaşılan ve halk tarafından akıt adı verilen mezar odaları mevcuttur. Kümbetlerin mumyalık kısımlarını anımsatan ve çoğu toprak altında olan bu yapılar Tümülüs mezarlarını andırmaktadırlar. Mezar taşlarının çoğunun üzerinde Bütün nefisler ölümü tadıcıdır. ibaresi yer almaktadır. Bazılarında ise büyük ozan Yunus Emre den deyişler bulunmaktadır. Yeryüzünde geze idim Uğradım mirkatlar yatur Kimi ulu kimi kiçi Kimi yiğit kimi koca Kimi vezir kimi hoca Ançılayın çoklar yatur. Bu dizelerden KocaYunus un Ahlat ta da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunların dışında Bayındır Köprüsü ve darphane olduğu anlaşılan yapının kalıntıları, 13. yy da dünyanın en büyük camilerinden biri olduğu anlaşılan Ulu Camii nin kalıntıları, Taşdirek olarak adlandırılan Bayındır Padişah ın yazlık köşkü olduğu belirlenen yapının kalıntıları, çifte hamam Ahlat ta bulunan eserlerden bazılarıdır.

19 25. SAYI DOSYA Ahlat taki tarihi dokunun bu derece tahribata uğramasının bir başka nedeni de burasının deprem kuşağı üzerinde bulunmasıdır. Çeşitli zamanlarda meydana gelen şiddetli depremler, bu eserlerin büyük bir kısmını yerle bir etmiştir. Hatta bir keresinde meydana gelen büyük bir deprem sonrası binlerce kişi yaşamını yitirmiş, birçok eser yıkılmış bunun üzerine depremlerden bunalan ailenin Kahire ye göç ettiği, halen burada Ahlat Mahallesi olarak bilinen bir semtin olduğu bilinmektedir. Buradan hareketle Ahlat ın nüfusunun civarında olduğu, dönem itibariyle dünyanın en büyük kentleri arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Ahlat, günümüzde tarihi geçmişi ile geleceğe ışık tutan, doğal ve turistik güzelliğiyle özellikle son yıllarda Doğu nun Bodrum u olarak tanımlanan bir kent haline gelmiştir. Bu özellikleriyle geçmişte başta Kubbet-ül İslam olmak üzere Ata Yadigarı Şehir, Oğuz Taifesi Şehri, Kadim Şehir, Tapu Senedimiz, Anadolu da Türk Mührü Doğu nun Bodrum u gibi isimlerle taltif edilen Ahlat, Anadolu nun Kapısı, Türkiye nin Tapusu tanımlamasını da yukarıda sayılan diğer unvanları gibi fazlasıyla hak etmektedir. Bu sebeple bu değerleri bünyesinde barındıran Ahlat ın daha fazla yıpranmaması için onu daha iyi bir biçimde korumanın en başta gelen görevlerimizden biri olduğunu asla unutmamamız gerekmektedir. 50 kere söyledim odun kafalılara, kendine has dili olanlara MİLLET DENİR!!! Sonu, lı, li ile bitenler belirsizdir. Amerikalı, Kanadalı, Perulu, Pakistanlı, Avusturalyalı, Arjantinli, Şilili, Yeni Zelandalı, İsviçreli diyebilirsiniz. Çünkü, bunların kendilerine has dilleri yoktur. Almana Almanyalı, Fransız a Fransalı, İtalyana, İtalyalı, İngiliz e İngiltereli, Rus a Rusyalı, Japon a Japonyalı diyemezsiniz. Aynı Türk e Türkiyeli diyemediğiniz gibi!!! Prof. Dr. İlber ORTAYLI SÜRGÜNÜN 70. YILINDA AHISKA TÜRKLERİ Nilüfer MUTLU Araştırmacı Yazar Kasım 1944 te Gürcistan ın, tarihte Ahıska olarak bilinen ve Türkiye sınırında bulunan Türk nüfusun Stalin rejimi tarafından savaş ortamından yaralanarak Orta Asya ya sürülmesi sonucunda ortaya çıkan etnik, politik ve hukuksal, sosyal ve demografik problemler Ahıska Türkleri sorununu oluşturmaktadır. Hemen belirtelim ki Osmanlı dönemindeki Ahıska eyaletinin çoğu kısmı Artvin, Ardahan, Kars ve Erzurum un bazı ilçeleri de dahil olmak üzere bugün Türkiye arazisindedir. Mesele şu ki 1829 Edrine Muahedesi uyarınca Osmanlı devleti Ahıska eyaletinin 29 sancağından sadece 10 sancağını Ahıska kenti dahil olmak üzere tazminat şeklinde Rusya ya bırakmıştır. Gürcü ve Hıristiyan kaynaklarında Meskhetiya diye geçen Ahıska bölgesi 1578 de Lala Mustafa Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusunun Çıldır ovasında Safevi İran kuvvetlerini yenmesi sonucunda Osmanlı idaresine katılmış ve 1594 te mufassal tahriri yapılmıştır. Yani bu araziyi Osmanlılar Gürcistan la savaşarak değil, İran la savaşarak fethetmişlerdi. Ahıska şehri, Türkiye nin kuzeydoğusunda, Ardahan ilimize sınır teşkil eden, Gürcistan toprakları içinde yer alan, çok eski bir Türklük yurdunun merkezidir. Tarihi coğrafya bağlamında Ahıska bölgesi Yukarı Kura ve Çoruh akarsuları arasındaki arazileri kapsamaktadır. Abastuban, Adigön, Aspinza, Ahılkelek, Azgur ve Hırtız gibi kasabaları ve bu kasabalara bağlı 200 e kadar köyü vardır. Ahıska, Türkiye sınırına 15 km. mesafede bulunmaktadır. Posof çayının iki yakasında yer alan şehir, karayolu ile Tiflis, Batum ve Türkiye ye bağlıdır. Ayrıca batıda Türk sınırının çok yakınına kadar uzanan bir demiryolu, Ahıska yı doğudan Tiflis e bağlar. Ahıska topraklarının en önemli akarsuyu, Kür ırmağıdır. Batıdan gelip Ahıska ya ulaşmadan birleşen Posof ve Adigön çayları, şehrin doğusunda Kür ırmağına karışır ve hazar Denizi ne doğru akarlar. Yer yer düzlükler görülmekle beraber dalgalı bir yapıya sahip olan Ahıska toprakları, sulak ve tarıma elverişlidir. Posof ta olduğu gibi buralarda da yaylacılık geleneği vardı. Ormanlık tepelerin aralarındaki yüksek ve bol otlu vadilerde hayvancılık yapılırdı. Ahıska, Türkiye mizin Kuzeydoğusunda Kura nehri şeridinde Kars, Batum, Tiflis üçgeni ortasındadır. İlçelerimizden en yakın Posof dur. Gürcistan ın Mesketya bölgesidir. Zaman zaman Misket yahut Mesket Türkleri diye anılmalarının nedeni de budur. 19

20 DOSYA 25. SAYI Dede Korkut kitabında Ak-Sıka (Ak Kale), 481 yılında Aksega adıyla anılan Eski Oğuzlar beldesi olan Ahıska, Ak Kale (Yeni Kale) anlamına gelmektedir. Ahıska nın yukarıları Kafkasya dır. Miladi 700 tarihlerinde Hazarlar ülkesi olarak biliniyordu. Bu devlet henüz Müslüman olmamıştı. Hz. Ömer den beri devam eden İslam-Hazar Mücadeleleri miladi 737 de son bulmuştur. Ahıska 1068 yılında sultan Alparslan tarafından Selçuklu ülkesine katıldı tam 250 sene Osmanlı Eyaleti olan kilit noktamız Rusların eline düşüyor. 29 Eylül 1829 de Ahıska düştü. Hakikaten Ahıska nın Rusların eline geçmesinden sonra bir halk şairinin şöyle ah etmesi çok şanlıdır. Ahıska gül idi gitti Bir ehli dil idi gitti Söyleyin sultan Mahmut a İstanbul un kilidi gitti Gerçekten de Ruslar Ahıska yı alınca, Osmanlı topraklarında İstanbul a doğru çok kısa zamanda 500 km lik yol kat etmeleri Ahıska nın bir kilit olduğunu gösteriyor. Osmanlı devleti 1. Dünya Savaşına girerken sadece Ahıska değil bütün Kars, Ardahan ve Artvin in bir kısmı, hatta Doğubayazıt bile Rusya idaresindeydi de Ekim İhtilalinden sonra savaştan çekilen Sovyet Rusya, Artvin, Ardahan ve Kars ın arazilerini şimdiki Gürcistan ve Ermenistan sınırıyla örtüşmek üzere Türkiye ye iade etmiş, Ancak Ahıska Sovyetlere kalmıştır. Birinci Cihan Savaşı ( ) hem dünya hem de Ahıska Türkleri açısından çok talihsiz ve acımasız bir dönemdir. Tarihçiler her nedense biz Ahıska Türklerine bu dönemde, Gürcü ve Ermeniler tarafından yapılan insanlık dışı mezalimden hiç bahsetmemişlerdir. Adeta bölgede Türk varlığına son vermeyi tasarlayan Hıristiyan İş birlikçiler Ahıska da binlerce Türk köylüsünü katletmişlerdir. Bu mezalim Azerbaycan halkını ayağa kaldırmıştır. Ah ne çare olan olmuştur. Bakü deki heyetin arasında milli şair Ahmet Cevat da varmış. Bu acı durum şairi de etkilemiş bakın ne diyor: Karların üstünde mazlumlar kanı Ölenler çok, fakat mezarlar hani Ayaklar altında şefkati şanı Kalanları görüp feryada geldim Zor yıllar ve sürgün Çarlık Rusyası dönemindeki baskı ve zulümler Sovyet Gürcüstan ı döneminde de devam etti. Bizler hem Rus, hem de Gürcü mezalimi ile karşı karşıya kaldık. Türk ve müslüman yaşamının bedeli ağırlaşmaya başladı. Bu baskı, Stalin zamanında en yüksek noktaya çıktı. Önde gelen aydınlarımız çeşitli düzmece suçlarla tutuklanıp ya öldürüldüler ya da sürüldüler. Bu yıllar aynı zamanda Gürcü şovenizminin azgınlaştığı bir zamandı. Birçok Türk ün soyadı değiştirildi: Paşaoğlu Paşaladze, Alioğlu Alidze, Dadaşoğlu Dadaşidze 1938 Soyvet anayasasının kabulunden sonra biz Ahıskalıların bir kısmını Azerbaycan milleti diye yazdılar. Aynı yıl Ahıska ve çevresinde sınır koruması adı altında on binlerce asker yerleştirildi. Bu, yakında çıkabilecek Türk-Sovyet savaşının hazırlıklarıymış! İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar askere alınmayan biz Ahıska Türkleri, savaş başlayınca askere alınmaya başlandık civarında insan, Almanlarla savaşmak üzere silâhaltına alınarak cepheye gönderildik. Geride kalan kadınlar ve yaşlıları da, Ahıska-Borcom demiryolu inşaatında çalıştırıldık. Bu hat 1944 Ekiminde tamamlandı. Bizler, kendimizi vatana hasret bırakacak trenlerin yolunu, kendi ellerimizle yapmıştık! 15 Kasım 1944 tarihi, yalnız Türk tarihinin değil, insanlık tarihinin de kara sayfasıdır. Zira bu tarih, bir kış gecesi 200 den fazla köy ve kasabada yaşayan binlerce insan, birkaç saat içinde ocağından sökülerek yük ve hayvan vagonlarında, Sibirya, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan a sürüldük. Sürgün edilenlerin birçoğu yollarda öldü. Sağ kalanlar da ana vatanından ebedi ayrılığa mahkum edildik. Yıllarca dünya kamuoyundan gizlenen sürgünün belgeleri bugün artık sır değil. 31 Temmuz 1944 tarihinde Devlet Savunma Komitesi nin gizli kaydıyla kaleme alınan kararının altında Gürcü diktatörü Stalin in imzası bulunmaktadır. Stalin rejimi, biz Ahıska Türklerinin Orta Asya ya sürerken, bizlerin Orta Asya müslüman Türk boyları arasında eriyip gideceklerimizi, böylece tarihi kahramanlıklarımızın, Rus askeri arşivlerini dolduran ve halkımızla ilgili olan belgelerin tarihe karışıp gideceğini hesaplamıştı. Halbuki bizler dil, din, kültür ve geleneklerimizi bırakmadık, nerede yaşarsak yaşayalım asimile olmadık. Biz Ahıskalılar oturduğumuz yerlerin, Özbek, Kazak, Kırgız, Rus ve Azeri kültür ve adetlerinden etkilendiğimizi kaydetmeliyiz. Çoğu yerde bizler iki dilli olup ana dili Türkçe ile birlikte bulunduğumuz ülkenin dilini bilir ve konuşuruz. Kendi yazılı geleneklerimiz olmamış ve genelde sözlü kültürümüz gelişmiştir. Adetler ve yaşam tarzı, etnografya ve lehçe özellikleri, aksan açsından Ahıskalıların Ardahan, Posoflu veya Ardanuç, Yusufeli halkıyla aynıdır. Kültür açısından Osmanlı Türk İslam mirası, siyasi açıdan Sovyet jeopolitik mirası söz konusudur. Sorun etnografya, kültür veya etnik kimlik sorunu değildir, asıl mesele biz Ahıska Türklerinin sürülmüş olduğumuz, dağınıklığımız, vatansızlığımız, sahipsizliğimiz ve Türkiye dışında bir istikbalimizin olamayacağıdır. Fergana olayları ve yeni bir sürgün 1989 Nisanında Özbekistan nın Kuvasay kasabasında başlayan bir Pazar kavgası, günden güne büyüyerek biz Ahıska Türklerinin yeni bir felaketine sebep oldu. Özbeklerle aramızda cereyan eden kardeş kavgasında maalesef kan döküldü. Yüzlerce ölü ve yaralıdan sonra 20

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması. 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması

6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması. 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması 6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması 30 Ağustos 1922 - Başkumandan meydan muharebesi 2 Eylül 1922 - Yunan orduları başkomutanı

Detaylı

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACAĞINIZ TOPLAM SORU SAYISI 0 DİR. ÖNERİLEN YANITLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADIR. ) I Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurdu. ) Mondros Ateşkesi

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER DOĞU VE GÜNEY CEPHELERİ KURTULUŞ SAVAŞI DOĞU VE GÜNEY CEPHESİ DOĞU CEPHESİ Ermeniler XIX. Yy`a kadar Osmanlı topraklarında huzur içinde yaşadılar, devletin çeşitli kademelerinde

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım!

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Eskiden devletimizin adı Osmanlı Ġmparatorluğu idi. Başımızda padişah vardı. Egemenlik haklarımız padişahın elindeydi. Başkentimiz Ġstanbul du. 19 Mayıs 1919 da Mustafa

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR TEOG Sınav Sorusu-3 ANABİLİM Ödev Testi 3. Atatürk ün çocukluk yıllarını geçirdiği Selanik şehrinin aşağıdaki özelliklerinden hangisi, şehirde farklı

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA 1 Kütahya- Eskişehir Savaşı nda ordumuz Sakarya Nehri nin doğusuna çekilmişti. 2 TEKÂLİF-İ MİLLİYE NİN SAKARYA SAVAŞI NA ETKİSİ Tekâlif-i Milliye kararları daha uygulamaya yeni başlandığı için Sakarya

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014 30 MART 2014 AraştırmaHakkında Araştırma, 30 Mart 2014 günü, Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemi ile mahalli seçimlerde oy kullanan toplam 1383 seçmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 29 EKİM TÖRENLERİ Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 1923 Cumhuriyet ilân edildi. Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk

Detaylı

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir?

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir? Değerli arkadaşlar, 7 Haziran 2015 günü yapılacak olan 25. dönem Milletvekili seçiminin nasıl sonuçlanacağı haklı olarak büyük merak konusu... Bu nedenle aylardan beri kamuoyu yoklamaları yapılıyor, anketler

Detaylı

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları Açık Toplum Enstitüsü Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu Boğaziçi Üniversitesi Avrupa

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük KABOTAJ BAYRAMI, MUSTAFA KEMAL E SUİKAST GİRİŞİMİ, BİR DEVRİN ANALİZİ: NUTUK

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük KABOTAJ BAYRAMI, MUSTAFA KEMAL E SUİKAST GİRİŞİMİ, BİR DEVRİN ANALİZİ: NUTUK 1 Kabotaj Hakkı Nedir? Kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır. Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, millî ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından,

Detaylı

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya başlamıştır. Böylelikle Türk-İslam devletlerinde Hukuk

Detaylı

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi.

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi. ATATÜRK KRONOLOJİSİ 1881: Selanik te doğdu. 1893: Askeri Rüştiye ye girdi ve Kemal adını aldı. 1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi. 1899: Mart 13: İstanbul Harp

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2015-2016 8. Sınıf TEOG Tutarlılık T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorularımızın TEOG sorularıyla benzeşmesi, bizler için olduḡu kadar, bu kaynaklardan beslenen yüz binlerce öḡrenci ve yüzlerce kurum

Detaylı

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2014/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2014/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ 998-008 OKS 03... TEOG 009-04 SBS T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 998-04/ SON 6 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ Metin ÖZDAMARLAR Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması 1 Şubat 2016 Yöntem ve Künye Araştırma çalışması, 3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye 18+ yaş nüfusunu temsil eden 1024 kişiyle, 16 ilin kentsel

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU Erol Tuncer TESAV Vakfı Başkanı 2 Kasım 2013 GİRİŞ İki Ana Seçim Sistemi Çoğunluk sistemi, Nispi temsil sistemi. Seçim Sistemlerinin İki Boyutu Temsilde adalet, Yönetimde istikrar.

Detaylı

Kanuna konulan Atatürkü koruma kanunu,aslında onu korumak değil, korumaya muhtaç ve aciz bir kimse olduğunu ima etmektir.

Kanuna konulan Atatürkü koruma kanunu,aslında onu korumak değil, korumaya muhtaç ve aciz bir kimse olduğunu ima etmektir. TIKAÇ * Yeter, Atatürk ü korumayın artık (AB İlerleme Raporu nda, Atatürk ü Koruma Kanunu nun düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlamada sıkça kullanıldığı uyarısı yer aldı ) Yukarıdaki ifade,avrupa İlerleme

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2013/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2013/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ 998-008 OKS 03... TEOG 009-03 SBS T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 998-03/ SON 6 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ Metin ÖZDAMARLAR Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM

1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM SOSYAL BİLGİLER PROGRAMI 5. SINIF 1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM Bu ünitede öğrencilerimiz içinde bulunduğu çeşitli grup ve kurumlarla ilişkisini anlamaya çalışır. Katıldığı gruplarda aldığı roller ile

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde ATATÜRK Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanımdır. Doğup büyüdüğü Selanik, o dönemde önemli bir kültürel merkezdi. XIX. yüzyılın son çeyreğinde

Detaylı

MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009

MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009 TÜİK MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009 İl Genel Meclisi Üyeleri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Belediye Başkanlığı Belediye Meclisi Üyeleri ISSN????-???? TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI KPSS. GENEL KÜLTÜR ve GENEL YETENEK

KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI KPSS. GENEL KÜLTÜR ve GENEL YETENEK KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI KPSS GENEL KÜLTÜR ve GENEL YETENEK KPSS Sınavına hazırlık dosyalarımız son 3 yılda yapılan sınavlarda çıkmış sorular baz alınarak hazırlanmıştır. İtinalı çalışmalarımıza rağmen

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34 Pazartesi 28 Ekim 2013 10:34 Cumhuriyetimiz gün 90 yıllık dev bir çınardır Bu çınarın kökleri o kadar sağlamdır ki; varlığı mıza birliğimize dirliğimize kasteden kim ne olursa olsun karşısında dimdik durabilmektedir

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu? CEVAP 1 Dünya genelindeki ortalama eğitim süresi 11-12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye de

Detaylı

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi EK 1 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi Cumhuriyet Halk Partisi() 397 85,4 Demokrat Parti (DP) 61 13,1 Bağımsızlar (DP Listesinde 4 0.9 Yer Alarak Seçilen)

Detaylı