Kutlu Şehir Medine-i Münevvere Medeniyetin beşiğidir Medine. Medine ilim ve irfan yurdudur.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kutlu Şehir Medine-i Münevvere Medeniyetin beşiğidir Medine. Medine ilim ve irfan yurdudur."

Transkript

1 AYLIK İLİM KÜLTÜR VE EDEBİYAT DERGİSİ YIL: 21 SAYI: 174 NİSAN 2015 Fiyatı: 8 TL Kutlu Şehir Medine-i Münevvere Medeniyetin beşiğidir Medine. Medine ilim ve irfan yurdudur. Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed (s.a.v) Aklımıza senin kutlu sözlerin düşüyor, ıslanıyoruz selsebil gözyaşlarıyla 00169

2 NASİHAT YAYINLARI KAPIDA NAKİT ÖDEME SİSTEMİ HİZMETE GİRMİŞTİR... Aile Eki ÇIKTI Hacı Ayşe Ateş Hanımefendi ile Röportaj Naciye Dilruba TEKTAŞ Allah ve Rasûlü İçin Yolculuk Rukiye AYDOĞDU Hacı Validem İle Umre Ziyareti Hatice KÜBRA Akıl Tutulması Ya da Gönül Yangını: Aşk Emine Büşra YÜKSEL Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı - VİSAN İktisadi İşletmesi Zaviye Mah. Hacı Hulûsi Efendi Cad. No: 71 (44700) Darende / MALATYA Tel: (422) Faks: (422) (0422) (0546) ONLİNE SİPARİŞ VE SATIŞ

3 başyazı Kemal DEMİR Hakikat Şehri Medine-i Münevvere Medine; Akabe biatlarından sonra Rasûlullah (s.a.v) ın hicret ettiği şehir. İslâm ın kuvvet bulduğu, yayıldığı, hâkimiyet sağladığı medeniyet merkezi Hicretle birlikte Medine de herkesin (müslim-gayrimüslim) haklarını ve görevlerini tesbit eden İslâm Devleti nin başkenti. Rasûlullah (s.a.v) ın emir ve talimatları ile teşkilatlanan, hicret eden muhacirlerin problemlerinin çözümlenmesi ile uğraşan bir kardeşlik yurdu. İlk mescid inşa edilen kutlu belde. Bugünkü anlamda sadece namaz kılınan bir mescid değil; devletin idari merkezi ve siyasî, askerî, sosyal bütün meselelerin istişare merkezi Asr-ı Saadet te, yabancı elçilerin karşılandığı, gelen heyetlerle görüşmelerin yapıldığı karargâh Medine-i Münevvere, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in ve ashabının, ayak bastığı, yaşadığı, İslâm ı hayata tatbik ettiği şehir Vakfımızın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri, Medine nin toprağını, gül kokusunu yukarıda saydığımız stratejik önemini hakikat şehri vurgusuyla, sevgilinin kutlu otağı olduğunu şöyle dile getiriyor mısralarında Medîne şehrinin hâk ü toprağı/ Ravza-i Habîb in gül ü yaprağı Hakîkat şehrinde kurmuş otağı/ Seyyidim sultanım Karîbu llâh ım Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri, 1981 yılında Ankara da 34 gün tedavi görür. Yanında refakatçi kalan arkadaşa bir sabah: Gece bir doğuş oldu. Bir na t-ı şerif yazdım. Rüyamda bir mücevherat yığınının başında duruyordum. Oradan bir parça alıp kime versem onda da inkişaf ediyor, bir mücevherat yığını oluşuyordu. Bu arada Dürr-i şehvâr-ı risâletdir Muhammed Mustafâ Tâc-ı Levlâk-i hilâfetdir Muhammed Mustafâ beytiyle başlayan bu na tı yazdım. buyurur. Bugün vakıf hizmetlerinin ulaştığı her nokta aslında, o işaret edilen mücevherat yığınının gönül dünyasına, İslâm coğrafyasına bir yayılışı, bir yansımasıdır. Bu sayımızda, Prof. Dr. Kadir Özköse, Birlikte Yaşama Tecrübesi başlıklı makalesinde şu tespitlerde bulunuyor: Peygamber Efendimiz, kadîm can düşmanlarını bile kardeşleştirmiş, Ensar la Muhâcir i emsalsiz bir samimiyetle kucaklaştırmış, barışı, anlaşmayı ve dostluğu esas almış, ayrı kökten ve milletten, değişik inançtan gelenleri bile dışlamadan barıştırıp kaynaştırmıştır. Prof. Dr. Ali Akpınar, Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Prof. Dr. Abdullah Kahraman, Prof. Dr. Enbiya Yıldırım, Prof. Dr. Bilal Kemikli, Prof. Dr. Ali Seyyar, Prof. Dr. Sefa Saygılı, Meryem Aybike Sinan, Mürsel Gündoğdu, Mustafa Özçelik, İsmail Çolak, H. Neşe Koçak, Yusuf Halıcı, Vedat Ali Tok, Resul Kesenceli, Fehimdar Çiftçi ve daha birçok yazarımız makaleleriyle gönül dünyamıza hitap ediyorlar. Yine bu sayıda Musa Tektaş ın kaleme aldığı, H. Hamidettin Ateş Efendi nin Medine-i Münevvere Ziyareti Hatıralarını da okuyacaksınız Gül güzelliğinde günler dileğiyle The City of Truth Madinah Al-Madinatu l Munawwarah is the place where Our Prophet (saw) and his companions stepped in and applied Islam into the life.. The founder of our foundation Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi states Madinah s smell of rose, land and strategic importance as the city of truth and as a blessed place of the Loved, in one of his poems: The soil and land of the city Madinah The leaf and rose of al-habib-i Ravda He founded the tent in the city of truth Oh My beloved sayyid, sultan and Kharibullah. In this issue, Prof. Dr. Özköse made some points in his article The Experience of Living Together : Our Beloved Prophet (saw) made even his oldest enemies his brothers/ friendsi; and made the Ansar and the Muhajirun love and help each other; the life here was grounded on peace, friendship and alliance; he led the people coming from different nations and religions to bind together without casting out. In this issue, from Musa Tektaş s pen, you can also read the memories of H. Hamidettin Ateş Efendi about the al- Madinatu l Munawwarah visit. Best regards. somuncubaba 1

4 künye içindekiler Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı nın Yayın Organıdır. KUTLU ŞEHİR MEDİNE-İ MÜNEVVERE M. Nihat MALKOÇ Kurucusu A. Şemsettin ATEŞ Yapım 14 Medeniyetin beşiğidir Medine. Medine ilim ve irfan yurdudur. Bugün Medine nin nüfusu bir milyonu aşmıştır... Yaygın Süreli - ISSN: Yıl: 21 Sayı: Nisan 2015 Basım Tarihi: 01 Nisan 2015 Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı Adına İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Kemal DEMİR Sorumlu Yazı İşleri Müdürü M. Hulusi ERDEMİR Yayın Editörleri M. Nazmi DEĞİRMENCİ Musa TEKTAŞ Yönetim Yeri-Basım-Yayım-Pazarlama VİSAN İktisadi İşletmesi Zaviye Mahallesi Hacı Hulûsi Efendi Caddesi No: , Darende / MALATYA Tel: (0422) Faks: (0422) Genel Sanat Yönetmeni Serkan ÖZTÜRK Sanat Yönetmeni Enes İSLAM Baskı ve Üretim Salmat Basım Yayıncılık Ambalaj San. Ltd. Şti. Sebze Bahçeleri Caddesi Arpacıoğlu İşhanı No: 95/1 İskitler/ANKARA Tel: (0312) Faks: (0312) Somuncu Baba Dergisi nin içeriğinde bulunan yazılar ile ilgili çıkabilecek olan hatalı bilgilerden dolayı dergi herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına ilanların sorumluluğu ise reklam verenlere aittir. Dergimizde bulunan fotoğrafların ve görsellerin kullanılması ve kopyalanması yasaktır. Yazılar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir. Somuncu Baba Dergisi nin bütün telif hakları VİSAN İktisadi İşletmesi ne aittir. HZ. İBRAHİM PEYGAMBER (A.S.) DEN DUÂ ÖRNEKLERİ 8 Ali AKPINAR Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i... ŞAİR NÂBİ DE HZ. PEYGAMBER SEVGİSİ 50 Mustafa ÖZÇELİK 1642 yılında Şanlıurfa da doğan Nâbi, Divan şairlerimiz arasında kendine özgü bir tarzın sahibi bir şair olarak Ali SEYYAR İSLÂM IN İLK HALİFESİ HZ. EBU BEKİR (R.A.) Hz. Ebu Bekir in, Müslüman olduğunda, dirhem serveti bulunmaktaydı. Servetini İslâm ın yayılması için Peygamberimiz... /SomuncuBabaDergisi Yayın Kurulu Prof. Dr. Nihat ÖZTOPRAK Prof. Dr. Ali YILMAZ Prof. Dr. Sebahat DENİZ Prof. Dr. Bilal KEMİKLİ Prof. Dr. Abdullah KAHRAMAN Prof. Dr. Ali AKPINAR Danışma Kurulu Prof. Dr. Mehmet AKKUŞ Prof. Dr. Mehmet SOYSALDI Prof. Dr. Ahmet ŞİMŞİRGİL Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE Prof. Dr. Mahmut YEŞİL Prof. Dr. H. İbrahim ŞİMŞEK ECDADIN KİTAP VE OKUMA KÜLTÜRÜ İsmail ÇOLAK Osmanlı padişahlarının 58 ekseriyeti sanat, edebiyat, şiir, ilim ve irfanla yakından ilgiliydiler, kitap ve okuma... ALLAH RASÛLÜ NÜN İZİNDE Mürsel GÜNDOĞDU Bu yazı; Hüccetü l İslâm İmam Gazali nin malı, makamı, serveti ve şöhreti Bağdat ta bırakıp terk makamı muvacehesinde Kurum Abone : 140 Yurtdışı 1 Yıllık Abone : 72 EURO Posta Çeki (Darende Postanesi) : Ziraat Bankası : TR Vakıf Bank: TR Gönderilerin abone adına yatırılmasından sonra lütfen arayınız. ABONE İLETİŞİM HATTI (0422) (0546) İzzet, Şeref, Mertebe ve Hükümranlık Bakımından En Yüce, Aşkın Olan: El-Müteâlî 12 Peygamber Efendimiz (s.a.v) Örnekliğinde Birlikte Yaşama Tecrübesi 20 Sultân ım! 25 Medeniyetin Merkezi Medine-i Münevvere Ziyareti 30 Dönüşü Olmayan Bir Yoldayız 38 Nureddin Mahmut Zengi ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) e Hizmeti 42 Bu İyi Bir Birlik Vaktidir 46 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed (s.a.v) 54 Yurt Tuttuğumuz Kalpler 57 Dinimizin İnsanlararası İlişkileri Düzenlerken Getirdiği Hükümlerin Sebep ve Hikmetleri 64 Gül İçin Dikeni Sevmek 72 Özlem 75 İletişimin Temel Kuralları 76 Vadiden Doğan Güneş Osman Hulûsi Ateş 78 Bahar Her Yerde, Bahar İçimizde! 80 Medine Velileri 82 Yıldızımız Parlamalı 84 Çağlar Aşan Sevgili 87

5 Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s.) Şeyh Hamid-i Veli Minberinden Hutbeler Sekizinci Hutbe

6 Hazret-i Muhammed (s.a.v.) Evvelîn ve Âhirînin İlimlerine Vâkıf İdi. Bir âyet-i kerîmede Cenâb-ı vâcibü l-vücûd hazretleri habîb-i edîb ve Resûl-i necibine hitâb edip buyuruyor ki: Ey Nebî! Ey âhir zaman peygamberi olan Habîbim! Biz seni şâhid, mübeşşir ve nezir olarak gönderdik. Sen halkın tasdik ve tekzibine şâhidsin, sen mü minlere cennet ile müjdecisin, kâfirleri de azâb ile korkutucusun. Rasûlüm! Seni Allah ın izniyle Allah a davet edici ve nûr-feşân bir çerâğ olarak irsal kıldık. Sen beşeriyyeti hak yoluna davet eder, doğru yolu izhâr ve tenvir eylersin. Mü minlere müjde ver ki, kendilerine Allâhu Teâlâ tarafından büyük birfazl u kerem vardır. Onlar, Resulü zişânım, sana mütâbeat sayesinde kat kat sevaba, büyük ni metlere nail olacaklardır. (Bkz: Ahzâb, ) Azîz Cemâat! İnsan garîb bir mahlûktur, daldığı gaflet uykusundan uyanması îcâb eden yüzlerce mukni, hakîmâne hitabeler kulağına mütemadiyen çarpar durur da, insan yine uyanmaz. Kâinata hayât veren binlerce rahmet çeşmeleri, ale ddevâm cereyan eder de, insan yine susuzluktan kurtulamaz. Gözleri önünde birçok hidâyet çerâğı parlar durur da, insan yine yolunu kaybetmekten halâs olamaz. İşte bu hâle târîh-i âlem şehâdet etmektedir. İlk babamız olan Hazret-i Adem aleyhi s-selâmdan i tibâren, insanlara vakit vakit, bir çok peygamberler gönderilmiştir. Hâlbuki insanlar yine doğru yoldan çıkıp, nefislerinin hevesâtına uyarak pek korkunç vâdîlere sapmışlardır. Beşeriyyetin şu acınır hâli, Rasûl-i Ekrem efendimizin bi setleri sırasında daha elîm bir safhaya girmiş bulunuyordu. O, öyle bir zaman idi ki, hidâyet güneşi gurûb etmiş, cihanın şark ve garbı zulmetler içinde kalmıştı. Bir zamanlar Cenâb-ı Hakkın mukaddes ismiyle tezeyyün eden lisânlar muahharan Lât ve Uzzâ isimleriyle mülevves olmuştu. Bir zamanlar Cenâb-ı Allah (c.c) ın atebe-i ulûhiyyetine secde eden nâsıyeler; muahharan denâet ve sefâhetin, kasvet ve huşunetin birer karanlık merkezi kesilmişti. Kalpler bir hâle gelmişti ki, insafsız bir baba, vücûduna sebebiyyet verdiği ma sûmu diri diri topraklara gömerdi de, taşlardan katı olan yüreğinde pek cüz î bir acı bile duymazdı. Felâketine sebebiyyet verdiği bu zavallının gözlerinden akan yaşları seyr ederdi de, insanlık nişanesinden mahrum olan simasında en cüz î bir teessür alâmeti bile görülmezdi. İşte bi set-i nebevîyye sırasında insanlar böyle bir halde bulunurlardı. Her tarafta fikr-i ulûhiyyet sönmüş, fazîlet ve insâniyyet mahvolmuş, bütün vicdanları zulmet kaplamıştı. Artık beşeriyyetin âlemi bir hakikat güneşine muhtâc idi ki, asla gurûb etmesin. Öyle bir rahmet menbaına muhtâc idi ki, cereyanı asla kesilmesin, öyle bir hidâyet rehberine muhtâç idi ki, feyz-i irşadına nail olanlar bir daha yollarını kaybetmesin. İşte Feyyâz-i kerîm hazretleri insanlara lütfetti, bütün bu kemâlatın en mükemmel bir timsâli olan Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimizi umûm-ı beşeriyyete en son ve en büyük Peygamber olmak üzere gönderdi. Ma lûmdur ki Aleyhi s-salâtu ve s-sellâm efendimiz, en şerefli en necîb bir ailenin, bî-nazîr bir evlâdı idi. Daha dünyâyı teşrîf etmeden iki ay mukaddem, muhterem pederi vefat etmişti. Hayâtının altıncı baharında iken de muazzez validesi âhirete rıhlet etti. Cenâb-ı Hakkın himayesinde bulunan o latîf ma sumun böyle yetim, öksüz kalması kim bilir ne gibi hikmetlere müstenid idi. Hiç şüphe yok ki, bütün kâinata rahmet olan o büyük ma sûmun böyle yetîm kalması, onun mübarek kalbinde rikkat ve rahmet asarının daha ziyâde tecellîsine mazhar olmuştur. Muhterem Müslümanlar! Hazret-i Muhammed (s.a.v), hiçbir kimseden bir şey okumadı, hiçbir şey yazmadı. Fakat böyle olduğu halde evvelîn ve âhirînin ilimlerine vâkıf idi. Çünkü onun müeddibi mülhim-i kemâlatı Allâhu Teâlâ idi. Bunun içindir ki onun, o kudsî lisânından çıkan hikmetler bütün cihanın hükemâsını teshîr edecek bir ulviyyeti hâiz bulunmuştur. Hazret-i Muhammed (s.a.v), o nezîh hayatinin kırkıncı senesinde idi ki, Allâhu Teâlâ tarafından bütün insanlara Peygamber ba s olundu. Artık enbiyâ silsilesi tamâm olmuş, Hazret-i Muhammed bu silsilenin hâtemi bulunmuştur. Nebbiyy-i Efham, (s.a.v) efendimiz buyuruyordu ki: Benimle, ümmetimin misli; ateş yakmış kimsenin hâli gibidir ki hayvanlar, kelebekler, gelir ateşe düşerler. İşte ben kuşağınızdan tutarak ateşe atılmaktan sizi meri ediciyim. Siz ise kendinizi ateşe atmak istersiniz. Ne güzel temsîl. Pervane, kendisini yanan kandil ateşine atar. Gafil hayvancağız, o ateşi ışık yerinde açılmış pencere sanır. Hâline acıyanlar kendisini ateşe düşmekten men e çalışırlar, fakat o, bu lutfu bilmez, aman o ışık âlemîne çıkayım derken kolu kanadı yanar. İşte Peygamberan-ı izamın Nasihatlerini, tavsiyelerini dinlemeyip, nefislerinin hevâsına tâbi olanlar da, bu pervane gibi kendi hayâtlarına kasdetmiş olurlar da, haberleri olmaz. Hazret-i Peygamberin evsâf-ı cemilesi o kadar âlîdir ki, onu tasvîr için kudsîlerin lisânı bile kâfî değildir. Zât-ı Muhammedi zulümâtı, küfrü parçalayan bir hidâyet çerâğı idi. Fakat öyle çerâğ ki, güneşler onun pervanesi bulunuyordu. 6 NİSAN 2015 somuncubaba 7

7 İLİM VE HAYAT / Ali AKPINAR* Hz. İbrahim Peygamber (a.s.) den DUÂ ÖRNEKLERİ Hayat kitabımız Kur ân bize, pek çok duâ örnekleri sunar. O, bu sunumlarıyla bizlere, en doğru, en makbûl duâları öğretir. Onun bize aktardığı duâlar, tertemiz ağızlardan çıkmış ve kabule şayan olmuş makbûl ve mübârek duâlardır. Bizler, bu duâları Rabb imize yakarmak için fırsat bilmeli, o duâlarla O ndan istemeliyiz. Onları okurken, kendi günahkâr ağızlarımızla değil, o duâları yapan mübârek ağızlar olarak O na yalvarmalıyız. Sözgelimi, Ya Rab! Sana, günahkâr ağzımla değil, dost kulun İbrahim in mübârek ağzıyla duâ ediyorum. demelidir. Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i Harem inin (Kâbe nin) yanında, zirâat yapılmayan bir vâdîye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler. (Bkz:14/İbrâhim, 35-41) Kur ân da en fazla duâları geçen peygamber, Hz. İbrahim (a.s.) dir. Hz. İbrahim Peygamber, pek çok peygamberin atası olduğu gibi, son peygamber, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) in de atasıdır. İsrailoğulları na gönderilen pek çok peygamber onun oğlu Hz. İshak (a.s.) ın soyundan geldi, son peygamber de onun öteki oğlu Hz. İsmail (a.s.) in soyundan geldi. Yüce Allah, Kur ân da insanlığı İslâm a çağırırken yüce dinini Hz. İbrahim (a.s.) e nisbet ederek Babanız İbrahim in dini. 1 diye nitelendirdi. Hz. İbrahim Peygamber in bu duâlarının bereketiyle Mekke ve çevresi mânen ve maddeten bereketlere gark olmuş, onun neslinden pek çok peygamber gelmiş ve insanlığı irşâd etmiştir. Nihâyet yine onun neslinden gelen son peygamberle insanlık bir kez daha aydınlanmış ve onun sönmeyen meş alesi ile doğru yolu bulmuş ve bulmaya da devam etmektedir. Hz. İbrahim (a.s.) in tevhîd mücâdelesi de bizlere sayısız dersler sunan bereketli bir mücâdeledir. O önce babasını ve yakın çevresini putlara tapmaktan sakındırdı ve tevhîde çağırdı. Daha sonra davetini tabandan tavana herkese yaydı, halkına da ulaştı, en üst seviyede yöneticilere de. O, insanları iknâ etmek için aklî deliller kullandı. O, gönlünü Rahmân a, dilini burhâna, malını ihvâna, oğlunu kurbâna, cânını nirâna fedâ eden bir Tevhîd eri olarak tarihe geçti, bizlere örnek oldu. O, gönlünü Rahmân ın sevdâsıyla doldurdu ve O na dost oldu. Allah ın dinini insanlara, iknâ edici keskin delillerle sundu. O, çok cömertti, malını fakir fukarâ kardeşleriyle paylaşmaktan çekinmedi. Rabb i isteyince oğlunu kurban etmeye hazır olduğunu gösterdi. Tevhîd yolunda gözünü kırpmadan Nemrud un dağ gibi ateşine atılmaktan korkmadı. Biz Hz. İbrahim Peygamber i aile boyu, günlük olarak namazlarımızda okuduğumuz salavât duâlarında defalarca anmaktayız. Aslında onu anmakla, onun güzelliklerini hatırlayıp, o güzellikleri yaşatmaya azmettiğimizi söylemiş oluyoruz. 8 NİSAN 2015 somuncubaba 9

8 Bu yazımızda Allah ın dostu o güzel insan- Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru ve ibadet edilmesidir. Yoksa mâbed yapmak, ki, ne mal, ne de oğullar yarar verir. Ancak Allah a dan iki duâ örneği sunmak istiyoruz: kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin görkemli, içi boş binalar yapmak değildir. sağlam ve temiz kalb getiren (yarar görür). 3 I. Duâ: Kâbe yi İnşâ Ettikten Sonraki Duâları O, yeryüzünün ilk mâbedi Kâbe yi yeniden inşâ etti. Oğlu Hz. İsmail (a.s.) ile birlikte Kâbe yi inşâ ettikten sonra şöyle yakardı: Rabbim! Bu şehri (Mekke yi) emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut! Çünkü onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Rabbim! Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin. Beyt-i Harem inin (Kâbe nin) yanında, zirâat yapılmayan bir vâdîye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler. Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizleyeceğimizi de açıklayacağımızı da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah a gizli kalmaz. İhtiyar halimde bana İsmail i ve İshak ı lûtfeden Allah a hamdolsun! Şüphesiz Rabbim duâyı işitendir. Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Gizli açık her şeyi bilen Allah : Bu bilinci muhâfaza edip ona göre hareket etmeli, O nun karşısındaki esas duruşumuzu ona göre belirlemeliyiz. Duâ ederken, hayır bir iş yaparken o, niyetlerimizi çok iyi bilmektedir. Nimetlerine karşılık sonsuz şükürler : Nimet şükür ister. Her insanın üzerinde Yüce Rabb in sayısız nimetleri vardır. Kul onları fark etmeli ve o nimetlerden dolayı nimetin asıl sahibine şükretmelidir. Gerçek şükür, nimeti Yüce Rabb in ölçüleri doğrultusunda kullanmaktır. Aile boyu namaz/kulluk : Hz. İbrahim (a.s.) Duâlarda Yüce Allah ın erişilmez kudretine, O nun âlemlerin Rabb i oluşuna, Aziz ve Hakîm oluşuna, yaratan ve yöneten, doyuran ve kandıran, hastalananlara şifâ veren, yaşatan ve öldüren oluşuna vurgu yapılıyor. Demek ki, duâ ederken Yüce Allah ın üzerimizdeki sayısız nimetlerini hatırlamalı ve zikretmeliyiz. Çünkü Rabb imiz, Rabb inin nimetlerini hatırla ve anlat. buyuruyor. Yüce Yaratıcı âlemlerin Rabb idir. : İnsanın bu gerçeği aklında tutması, hem O na ibadette dâim olmasını sağlar hem de bunu gönüllü yapmasını sağlar. Duâmı kabul et! Ey Rabbimiz! Hesâbın görüleceği gün beni, ana-babamı ve mü minleri bağışla! 2 İbrahim ve âline selâm olsun. Şimdi onun bu duâlarında dikkatimizi çeken çok önemli hususlara işaret edelim: Rabbim, bu şehri güvenli kıl. : Dini hakkıyla yaşayabilmek için güvenli bir yurt gereklidir. Pek çok tevhîd adamı, bulunduğu yerde dinini huzurla yaşayabilecek güvenli bir yurda dönüştürmek için çırpınmış, bu gerçekleşmeyince daha güvenli yurtlara hicret etmiştir. Beni ve soyumu putperest eyleme. : Bu duâsında onun, kendisi ve nesli için iman ve İslâm endişesi taşıdığına şahit olmaktayız. Bir tevhîd eri olarak o, şirke düşmekten Allah a sığınmakta, kendisi ve ehli için hüsn-i hâtime talep etmektedir. Ekin/ot bitmeyen yer : Kutsal evin kutsallığı iyice anlaşılsın diye, oraya insanlar yalnızca O nun için gelsinler, dikkatleri başka yere kaymasın diye Kâbe, ekin-ot bitmeyen taşlık bir vâdîye yapılmıştır. Namazı/kulluğu ikâme etsinler. : Bir mâbedi yapmaktaki asıl amaç, içerisinde Rabb e kulluk duâsında, zürriyetiyle birlikte kendisinin namazı ikâme edenlerden olmasını istemiştir. Zira aile bireyleri hep birlikte sofraya oturduklarında, hep birlikte seccâdeye baş koyduklarında, hep birlikte el açıp duâya durduklarında o ailede huzur ve bereket olur. Kurtarıcı önce kendini, sonra ailesini, sonra insanları kurtarandır. : Hz. İbrahim (a.s.) ın duâsında önce kendisinin, sonra anne babasının, daha sonra da mü minlerin bağışlanması için bağışlanma dileği oldukça dikkat çekicidir. II. Duâ : Hem Dünya Hem Âhiret Güzellik ve Hayırları İçin Duâlar İyi bilin ki onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabb i (benim dostumdur), beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O dur. Beni yediren, içiren O dur. Hastalandığım zaman bana şifâ veren O dur. Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O dur. Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O dur. Rabb im! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat. Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle! Beni, Naîm cennetinin vârislerinden kıl. Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et), çünkü o sapıklardandır. (İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme. O gün Hastalandığımda şifâ veren O dur. : Bir imtihan sorusu olarak insanın başına gelen hastalıklar, onun maddî ve mânevî olarak zayıf düşmesine sebep olur. Bunun sonucunda insan, şifâ arayışında bâtıl, hurafe ve yanlış yollara düşebilir. Oysa şifâ verenin Allah olduğuna inanan insan, hastalandığında karamsar olmaz, ümitsizliğe düşmez, sabretmesi halinde hastalığının günahlarına keffâret olacağını yahut Rabb i katında derecesinin artacağını düşünür, meşrû yollardan tedâvi olmak için gerekenleri yapar ve duâlarıyla Rabb inden şifâ ister. Hz İbrahim (a.s.) in duâlarında hem dünya hem âhiret güzellik ve hayırlarının istendiğini görmekteyiz. Peygamber de olsa, bağışlanma dileği duâlarının temasını teşkil etmektedir. Evet, Hz. İbrahim (a.s.), duâlarıyla bize örnek olmaya, bizim mânevî hayatımızı aydınlatmaya, gönüllerimizi ve beyinlerimizi donatmaya devam ediyor. İbrahim ve Âline/yolunda gidenlere selâm olsun! Dipnot * Prof. Dr. Ali AKPINAR 1. 22/Hac, /İbrâhim, /Şuarâ, NİSAN 2015 somuncubaba 11

9 GÜZEL İSİMLER / Ramazan ALTINTAŞ* İzzet, şeref, mertebe ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın olan: El-Müteâlî El-Müteâlî; şan, şeref, kudret ve kuvvet sahibi olmak mânâsındaki alâ kökünden türemiş bir sıfat olup, izzet, şeref, mertebe ve hükümranlık bakımından en yüce anlamına gelir. 1 El-Müteâlî, yaratılmışların niteliklerinden ve her türlü benzetme ve zihinsel tasavvurlardan uzak, her türlü kusurlardan münezzeh olan mânâsını taşıyan ve Yüce Allah ın en güzel isimleri arasında yer alan bu isim, Kur an-ı Kerim de şöyle geçer: O, gaybı da görülen âlemi de bilendir, çok büyüktür çok yücedir (el-müteâl). 2 Cenâb-ı Hâk, duyularla algılanamayanı da beş duyu organıyla bilineni de bilir. O na hiçbir şey gizli değildir. Bununla birlikte O, her şey kendisinden daha küçük olan ve hiçbir şekilde, hiçbir çerçeveye sığdırılamayan tek ve biricik büyüktür. Aynı zamanda Yüce Allah, her şeyden üstün, mikdar ve sınırlılık gibi yaratılmışlara özgü olan nitelik ve özelliklerden münezzeh ve yücedir. Yücelerin yücesidir. Bundan dolayı hidâyet O na aittir. O nun ilim ve kudreti dışında kalacak ve huzuruna çıkıp hesap veremeyecek hiçbir şey yoktur. Bu esmâ-i celîle, yücelikte kemâlin, mutlak anlamda Allah a ait olduğuna birçok yönden delâlet eder: Zât-ı İlâhî Bakımından Yücedir Zât-ı ilâhi bakımından yücelik: Allah a iman etmek, O nun zâtı hakkında vâcip olan yetkin sıfatlarını bilip öylece inanmak ve O nun yüce zâtını noksan sıfatlardan münezzeh kılmak demektir. Ulûhiyet düşüncesi bir sıfat düşüncesidir. Zihinlerimizin İlâhî Zât a yönelimine neden olan ve bizde O na dair bir bilgi yönü ifade etmek üzere bir takım zihnî tasavvurlar meydana getiren bütün sıfatlar, beşerî terminolojiye girerek bize Allâhu Teâlâ yı tanıtır. İşte Allah ı tanımanın yollarından birisi, O nun ne olmadığını bildiren selbî sıfatlardır. Sözlükte nefy ve inkâr etmek anlamlarına gelen selb Allah ta bulunmaması gereken niteliklerin O ndan soyutlanması ve uzaklaştırılması için kullanılan bir sözcüktür. Yüce Allah ın ne olmadığını anlatan selbî sıfatlar, O nun bizâtihî Kur an da ya da Hz. Peygamber (s.a.v.) in diliyle kendisinden soyutladığı ölüm, uyku, cehâlet, unutmak, âciz ve yorgunluk gibi tüm noksan sıfatlardır. İnsana düşen görev, Allah ın kendisinden nefyettiği sıfatları O ndan nefyetmektir. Kur an ın Hâlık ta bulunmadığını açıkladığı ve mahlûkatta bulunan bu sıfatlar eksik ve kusurlu sıfatlardır. Bu sıfatların Kur an da birçok örnekleri vardır. Onlardan bazıları şunlardır: Ölüm: Sen ölümsüz ve daima diri olan (Allah a) güven. 3 âyetinde ölüm, Allah tan nefyedilerek, hayat sıfatının kendinden ayrılmayan bir yetkinlik sıfatı olduğu ifade edilir. Zulüm: Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez. 4 âyetinde geçen ve haksızlık mânâsı taşıyan zulüm, Allah tan soyutlanarak mefhûm-ı muhâlifi olan adâlet sıfatının kendinden aslâ, hiç ayrılmayan bir kemal sıfatı olduğu vurgulanmak istenir. Dalgınlık ve Uyuklama: O nu ne dalgınlık ve ne de uyuklama tutar. 5 âyetinde ise söz konusu edilen dalgınlık ve uyuklama, gâfil olmayı, yani sehiv halinde bulunmayı gerektiren ve hâdis olan varlıklara ait birer eksiklik sıfatlarıdır. Aklî çıkarımlar yoluyla ifade edecek olursak, Allah her türlü noksanlık sıfatı olan gaflet ve uyku gibi niteliklerden münezzehtir. Unutma ve Hata: O na ait ilim, Rabb inin nezdinde bir kitaptadır. Rabb in ne şaşar ve ne de unutur. 6 Eksikliğe ve kusura delâlet eden unutma ve hatâ etme sıfatlarının Allah ta olmadığına, tenzîhi aklîleştirerek zarûrî ve bedîhî bilgiler yoluyla da ulaşmak mümkündür. Ayrıca İlâhî Zat ta yüceliği ifade etmede; ezelî olmak, varlığının bir başlangıcı bulunmamak anlamına gelen kıdem ; varlığının sonu olmamak, ebedî olmak demek olan bekâ ; sonradan olanlara benzememek anlamını taşıyan muhâlefetün li l-havâdis ; varlığı, zâtının gereği olan, bir başka zata ve mekâna muhtaç olmayan anlamındaki kıyâm binefsihî, zâtında, fiillerinde ve sıfatlarında bir olma mânâsını kapsayan vahdâniyet gibi sıfatlar selbî sıfatlar arasında yer alır. Sıfatlar Bakımından Yücedir Sıfatlar bakımından yücelik: Yüce sıfatlar, Mevlâ-yı Müteâl â aittir. Allah ın kendisini, Kur an da ve Elçi sinin diliyle ne olduğunu nitelendirdiği yetkinlik ve övgü sıfatlarına sübûtî sıfatlar denir. İlâhî sıfatların sübûtî kısmını oluşturan bu sıfatlar, mü minin ubûdiyyeti ile Yüce Yaratıcı nın rubûbiyyeti arasındaki ilgiyi belirleyen ve Allah-insan münâsebetini açıklığa kavuşturan kavramlardır. Bunlar arasında; hayat, ilim, semi, basar, irâde, kelâm, kudret ve tekvîn sayılabilir. Sonuç olarak; her Müslüman Cenâb-ı Hak ın el-müteâlî isiminden hisselenmelidir. O, her şey üzerine egemen ve gâlibtir. O, mağlup olmayan, mağlup edendir. Varlıkta her şey isteyerek ya da istemeyerek O na boyun eğmek zorundadır. O, her türlü noksanlıktan ve kusurdan, her türlü benzerlik ve ortağı olmaktan uzaktır. O nun benzeri ve ortağı yoktur: Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir. 7 Dipnot * Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ 1. Beydâvî, Şerhu Esmâiullahi l-hüsnâ, s /Ra d, /Furkân, /Âl-i İmrân, /Bakara, /Tâhâ, /İsrâ, NİSAN 2015 somuncubaba 13

10 ŞEHİR GÜZELLEMESİ / M. Nihat MALKOÇ Kutlu Şehir MEDİNE-İ MÜNEVVERE Medeniyetin beşiğidir Medine. Medine ilim ve irfan yurdudur. Bugün Medine nin nüfusu bir milyonu aşmıştır. Kur an nurunun sindiği şehirdir burası. Yesrib den Medine ye Bir Şehrin Değişimi ve Dönüşümü İki cihan serveri Peygamberimiz (s.a.v.) çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Mekke de geçirdikten sonra, tebliğ şartları iyice ağırlaştığından dolayı, İslâm ı 13 sene tebliğ ettiği Mekke den Medine ye göçmek mecburiyetinde kalır. Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Mekkeli muhâcirler Milâdî 622 yılında Mekke den Medine ye hicret ederler. Bu İslâm ın dönüm noktalarından biri olur. Bu tarih Müslümanlar arasında kullanılan Hicrî takvimin başlangıcıdır. Bu yıllarda Medine, köy görünümünde bir tarım sahasıydı. Bugünkü anlamda Medine (şehir) olamamıştı. Rasûlullah ın burayı teşrif etmesi, şehrin maddî ve manevî kalkınmasını da beraberinde getirmiştir. Medine, Efendimiz (s.a.v.) in önderliğinde Mescid-i Nebevî merkez alınarak, onun etrafında imar ve inşa edildi. Kısa zamanda Medine nin çehresi ve ruhu değişti. Yesrib in Medine ye dönüşümü, köklü bir zihniyet değişiminin mimarîye yansımasıdır. Bu anlamda bir milâttır. Daha sonraları kurulan Kûfe, Basra, Bağdat, Şam, Belh, Buhârâ, Semerkand gibi kadim İslâmî şehirler de ilhamını bu kutlu şehirden almışlardır. Eski ismi Yesrib olan Medine nin o zamanki adı bizzat Peygamberimiz tarafından değiştirilmiştir. Şehrin yeni adı şehir anlamına gelen Medine olmuştur. Fakat bu mübarek şehrin Tâbe, Tayyibe, Daru l-iman, Daru s-sünne, Azra, Cabire, Mecbûre, Muhabbe, Mahbûbe, Kasime, Kasametu l-cabire, Yendede olmak üzere daha birçok adı vardır. Medine kelimesi Kur an-ı Kerim de Mekkî ayetlerde Medâin şeklinde çoğul olarak kullanılmıştır. Şehrin eski adı olan Yesrib ifadesi Kur an ın sadece bir yerinde geçmektedir. İslâm da İnşa Edilen İlk Mescid: Kuba Mescidi İslâm da bina edilen ilk mescid Peygamber Efendimiz in hicret esnasında inşa ettiği Kuba Mescidi dir. Bugün Medine sınırları içinde yer alan bu mescid, muhacirlerin dayanışma içinde inşa ettiği yeryüzündeki ilk Müslüman ibadethanesidir. Kuba Mescidi; Hz. Muhammed (s.a.v.) in Mekke den hicret ederek gelişinde, Medinelilerin sevgi ve coşkuyla kendilerini karşıladıkları bölgede yer almaktadır. Müslümanlar namazlarını ilk defa burada cemaatle kılmışlardır. Söz konusu mescid, bu yönüyle de çok önemli bir yere sahiptir. 14 NİSAN 2015 somuncubaba 15

11 Peygamberimiz in, hicretin ilk durağı olan Kuba da 14 gün kaldığı söylenir. Kur an-ı Kerim de bu mescid ve cemaatiyle ilgili şöyle buyrulmaktadır:... İlk günden takvâ üzerine kurulan mescit (Kuba Mescidi) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da çok temizlenenleri sever. (9/Tevbe, 108) Peygamberimiz diğer zamanlarda da bu mescidi ziyaret ederek burada namaz kılmış ve şöyle buyurmuştur: Kim güzelce hazırlanıp namaz kılmak için abdestli olarak Kuba Mescidi ne gider ve orada (iki rekât) namaz kılarsa bir umre yapmış gibi sevap kazanır. (Nesâî, Mesâcid, 9) Kuba Mescidi Aşk ve Muhabbet Kokan Müstesna Bir Şehirdir Medine-i Münevvere Medine-i Münevvere, Arap Yarımadası nın batısında, Hicaz bölgesinde yer almaktadır. Bu ilk İslâm Devleti, Arabistan ın Hicaz bölgesindeki kutlu topraklarda kurulmuştur. Medine, Mekke nin yaklaşık dört yüz kilometre uzağındadır. İslâmiyet in yayılmasının dönüm noktalarından biri olan hicret hadisesi gerçekleşene kadar Medine nin adı Yesrib di. Medine ufuklarından görünen Rasûl-i Ekrem Efendimiz, bu asil şehre İslâm ın ruhundan üflemiştir. Burası günümüzde Suudi Arabistan ın dördüncü büyük şehridir. Medeniyetin beşiğidir Medine. Medine ilim ve irfan yurdudur. Bugün Medine nin nüfusu bir milyonu aşmıştır. Kur an nurunun sindiği şehirdir burası. Zira Kur an-ı Kerim in yarıdan fazlası bu kutlu şehirde nazil olmuştur. İslâm Peygamberi Rasûlullah Efendimiz, Medine ye hicret ettikten sonra tıpkı Mekke nin olduğu gibi, Medine nin de harem sınırları içerisinde olduğunu ilan ederek şöyle buyurmuştur: Ya Rabbi! Hz. İbrahim, Mekke yi harem kıldığı gibi, ben de Medine yi harem kıldım. Onun iki kayalığı arası harem bölgesidir. Ağaçları kesilmez, hayvanları avlanmaz, otu yolunmaz, ağaçlarının yaprakları koparılmaz. İlk İslâmî Şehir Prototipi: Medine Medine İslâm daki ilk şehirleşme örneğidir. Tabir caizse ilk İslâmî şehir prototipidir. Burası ilk İslâmî devletin de başşehridir. Medine de zaman da mekân da bereketlidir. Şahsına münhasır bir kokusu ve dokusu olan bir şehirdir Medine. Gül kokar uhuvvetin simgesi olan bu şehrin her bir zerresi. Başka şehirlerde hissedemezsiniz bu manevî rayihayı. Muhabbetin en katıksızına ve en koyusuna şahittir bu kutlu topraklar. Zira Medine toprakları ümmetin gülünü taşıyor kara bağrında. Onun için gül kokar Medine nin her yanı. Edebin hakiki mânâsının ruhuna nüfuz ettiği bu topraklar, ümmetin en bakir hatıralarını saklıyor kara bağrında. Hiçbir şehirde Medine nin arı duruluğuna ve sükûnetine şahit olamazsınız. Çünkü en ufak bir gürültünün bile Efendimiz (s.a.v.) in şahs-i manevisini rencide edeceğine inanılır. Hassasiyet, Mescid-i Nebevî de parmakların ucuyla yürüme noktasına varır. Yüzlerde kardeşin kardeşe tebessümü hiç eksik olmaz. Selâm ümmetin remzidir burada. Mescid-i Nebevî den okunan ezanlar yüreklerde yankılanır günde beş vakit... Bütün renkler İslâm ın solmaz rengine bürünmüştür burada. Bütün diller, tevhidi terennüm eder. Medine-i Münevvere de asr-ı saadetin başka bir örneği bulunmayan huzur iklimine girdiğinizi hissedersiniz; coşku ve cezbeye kapılırsınız. Rasûlullah a gönderilen salat-ü selâmlar arzdan arşa yükselir. Yeşil kubbenin ışıltısı, içinizdeki karanlıkları aydınlatır. Bu kadim şehrin dağı da, taşı da, tozu da inşirah neşvesi katar ruhunuza. Kuş gibi hafiflersiniz. Hz. Muhammed (s.a.v.) e kucak açan bir kutlu beldedir Medine. Barış ve esenlik yurdudur. Üzerinde birçok kutsal mekânı saklayan eşsiz bir diyardır. Teslimiyetin şahikasıdır. Kutlu davetin en yüksek perdeden yankı bulduğu yerdir. Zira burada yeşermiştir İslâm, burada taht kurmuştur yüreklere. Nübüvvet pınarı, burada dindirmiştir yüreklerin hararetini. Müslümanların üç kutlu mescidinden biri olan Mescid-i Nebevî buradadır. Rasûlullah Efendimiz vefatından sonra Mescid-i Nebevî ye defnedilmiştir. Onun içindir ki, kavuşması ne kadar keyifliyse, ayrılışı da bir o kadar hüzünlüdür Medine nin. Zira bu şehir canımızdan içre can olan bir sevgiliyi uyutuyor o altından beşiğinde. Onun içindir ki gidişi coşku, dönüşü hüzündür Medine nin. Bedenimizi alıp götürsek de gönlümüzü bıraktığımız yerdir Medine. Hasretin en koyusudur. 16 NİSAN 2015 somuncubaba 17

12 Müslümanların Üç Kutlu Mescidinden Biri: Mescid-i Nebevî mişti. Mescidin yanında Peygamberimiz için yapılan ev de kerpiçtendi. Hz. Muhammed (s.a.v.) in hicreti İslâm ın dönüm noktalarının başında gelmektedir. Zira Mekke de sadece bir cemaat olan Müslümanlar, Medine ye varınca devletleşme sürecine girmişlerdir. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Rasûlullah Medine ye vardığında herkes onu misafir etmek için adeta birbiriyle yarışıyordu. Medine halkı Efendimiz (s.a.v.) in Kusva isimli devesinin yularından tutup onu kendi evine çekmek istiyordu. Peygamberimiz, yardımsever Medinelilerin bu davranışlarından hoşnut olsa da, deveyi serbest bırakmalarını istedi. Deve bir müddet gittikten sonra bir evin yakınında çöktü. Rasûlullah devenin çöktüğü yere en yakın evin sahibi Ebû Eyyûb el-ensârî ye misafir oldu. Bu misafirlik yedi ay sürdü. Mescid-i Nebevî sadece bir ibadethane değildi. İslâm la ilgili bütün etkinlikler burada yapılıyor, mühim kararlar burada alınıyordu. Bu anlamda bir siyaset ve meşveret sahasıydı; eğitim ve kültür merkeziydi. Bütün faaliyetler buradan yürütülüyordu. Onun hemen bitişiğinde gündüzleri eğitim için, geceleri ise misafirlerin barınması için kullanılan ve suffa denilen bir yer vardı. Seçkin sahabe ve âlimler İslâm ın ilk üniversitesi sayılabilecek bu mekânda yetişmişlerdi. Aynı zamanda, Medine dışından gelenler de burada ağırlanıyordu. Peygamberimiz, devesinin çöktüğü, iki yetime ait olan bu yeri satın alarak buraya Mescid-i Nebî yi inşa ettirdi. Fakat o yıllarda yapılan mescid, ancak zamanın imkânlarının elverdiği ölçüde, basit tarzda oluşturulmuştu. Mescidin sütunları hurma kütüklerindendi. Çatısı yine hurma dallarındandı. Duvarları taştandı. Minberi ve mihrabı yoktu. Efendimiz cuma hutbesini bir ağaç kütüğünün üstünde yapardı. Mescidin bir kısmı suffe denilen fakirlere tahsis edil- Cennetin Bu Dünyadaki Ayağı: Cennetü lbâkî Ziyaretçilerine haşyet, sükûnet, ürperti ve vakar aşılayan Cennetü l-bâkî Mezarlığı, Medine nin manevî tapusu hükmündedir. Burada ehl-i beytin ulularından, Efendimiz (s.a.v.) in torunu Hz. Hasan ın, kızı Hz. Fatıma nın mütevazı kabirleriyle karşılaşırsınız. Rasûlullah ın küçük yaşta vefat eden oğlu İbrahim in minik kabri de buradadır. Hz. Peygamber (s.a.v.) in eşlerinden Hz. Aişe, Sıddıka, Hafsa, Sevde, Zeynep binti Cahş, Ümmü Habibe, Ümmü Seleme, Cuveyriye ile Safiye validelerimizin ve Rasûlullah ın diğer kızları Zeynep Rukiye ve Ümmü Gülsüm ün mezarları da burada bulunmaktadır. 83 yaşında şehit edilen üçüncü halife Hz. Osman ve Peygamberimiz (s.a.v.) in sütannesi Halime de burada sonsuzluk uykusunu uyumaktadır. Peygamberimiz in amcası Hz. Abbas, Hz. Ali nin oğlu, Efendimiz in torunu Hz. Hüseyin, Hz. Hüseyin in oğlu Zeynel Abidin, Zeynel Abidin in oğlu Muhammed Bakır, onun oğlu Cafer-i Sadık bu mütevazı kabristanda uyumaktadır sonsuzluk uykusunu. Cennetü l- Bâkî den bahsederken burada medfun olan Harre Şehitlerini de unutmamak lâzım. Bu kabristanda 30 bin civarında sahabenin medfun olduğu söylenir. O günden bugüne buraya gömülen Müslümanların sayısının bir milyonu bulduğu muhtemeldir. Rasûlullah ın Muhabbetine Mazhar Olan Aşk Şehri: Medine Namazda yöneldiğimiz kıble Mekke olsa da, tevhidin ışığıyla aydınlanan gönüllerin kıblesi Hz. Muhammed (s.a.v.) i bağrında misafir eden Medine-i Münevvere dir. Medine deyip de geçmemek lâzım. Rasûlullah ın canından çok sevdiği şehirdi kutlu Medine. Allah ın Habibi, ancak bu şehirde güven, huzur ve sükûn bulurdu. O, bu gül yüzlü şehre meftundu. Medine, acı tatlı hadiseleri imkân sahasına taşıyan zamanın canlı şahididir. Manevî dinamikleri çepeçevre kuşatandır. Sevgisi pak gönüllere sirayet edendir. Vaktin su gibi aktığı yerdir. İman kardeşliğinin sözden öze, özden yüze sirayet ettiği bir hakikat beldesidir. Yetmiş şehit sahabeye kutlu mezar olan Uhud Dağı nı sırtında taşır Medine. Allah Rasûlü nün Uhud bir dağdır; biz onu severiz, o da bizi sever. dediği Uhud la dertli dertli söyleşir bu ruhanî şehrin puslu ufukları. Bedir, Uhud ve Hendek Savaşlarını görmüştür bu hüzünlü, mağrur ve mağdur şehir. Vaktiyle acıların en dayanılmazlarına şahit olmuştur. İslâm ın manevî merkezlerinin başında gelen Medine nin, pörsümüş ruhları diriltici havasını ancak teneffüs edenler bilir. Burası gül kokulu Peygamber diyarıdır. Mescid-i Nebevî nin ihtişamlı minarelerinden süzülen ezanların ulûhiyeti, ruhları kirlerinden arındırır; ümmeti dirilişe, birde birleşmeye çağırır. Ravza nın misk ü amber kokusu gönüllere dolar. Medine, kifayetsiz kelimelerle anlatılmaz; ancak yaşanır. O, İslâm ın müşfik ikliminden rayihalar saçar ümmet coğrafyasına. Allah bizi bu kardeşlik ikliminden ayırmasın. 18 NİSAN 2015 somuncubaba 19

13 SÛFİ PERSPEKTİF / Kadir ÖZKÖSE* Peygamber Efendimiz (s.a.v) Örnekliğinde Birlikte Yaşama Tecrübesi Peygamber Efendimiz, her zamanı ve her mekânı davet için kullanır, ama davete en uygun olanı seçerdi. Ama onun mesâi anlayışı günün her saati idi. O, dinlenmesini öteki dünyaya bırakmış, gecesini gündüzüne katarak çalışan bir insandı. En acılı günlerinde bile, hikmetli uyarılarıyla etrâfındakileri aydınlatmaya devam ederdi. Rahmet peygamberi olarak görevlendirilen Hz. Muhammed (s.a.v.), İslâm dininin evrensel ilke ve prensiplerini hayata geçirmek sûreti ile merhamet ve medeniyetten yoksun, cehâlet ve zulmün zirveleştiği toplumdan; son derece müsâmahalı, hak ve hukuka riâyet eden, komşusu açken tok yatmayan, gayr-i müslim dahi olsa komşusunu aslâ incitmeyen ve ihmal etmeyen, medenî bir toplum çıkarmayı başarmıştır. İnsan Hakları Ötesinde Birlik Anlayışı Hz. Peygamber (s.a.v.) faâliyetlerinde dâimâ can, mal, din, akıl ve ırz güvenliği gibi temel insan haklarını korumuş ve buna riâyet etmiştir. Vedâ Hutbesi nde insan hakları ile ilgili esasları hâssaten vurgulamıştır. İnsan haklarına ilâve olarak ise kardeşlik haklarını getirmiştir. O, Ey Allah ın kulları kardeş olunuz! buyurmuştur. Bu, insan haklarının da ötesinde bir gelişmedir. Çünkü kardeşlikte, hakkın da ötesinde fedakârlık ve duygu söz konusudur. 1 Peygamber Efendimiz, kadîm can düşmanlarını bile kardeşleştirmiş, Ensar la Muhâcir i emsalsiz bir samimiyetle kucaklaştırmış, barışı, anlaşmayı ve dostluğu esas almış, ayrı kökten ve milletten, değişik inançtan gelenleri bile dışlamadan barıştırıp kaynaştırmıştır. İnsanlığa hitâben ya imanda kardeş ya da yaratılışta eşit olduklarını dile getirmiştir. İnsana verdiği değerden ötürü saldıran düşmanlarını bile düşünmüş, savaşı bile güzelleştirmiştir. İnsanlık savaş hukûkunu, düşmanı bile insan olarak görmeyi onun uygulamalarından öğrenmiştir. O, mü minlerin seven ve sevilen olduğunu, sevmeyen sevilmeyen mü minlerde hayır olmadığını belirtmiştir. Ümmetine kinlerini değil, sevgilerini çoğaltmalarını öğütlemiştir. 2 Kur ân, Mü minler ancak kardeştirler. buyurduğu, Peygamber Efendimiz de Kardeşlerinizin arasını düzeltin. dediği halde günümüz Müslümanları olan bizler maalesef kardeş olamadık. Olmadık sebeplerle birbirimizi kırmaktayız. Aynı imanın bağlıları olduğumuz halde ayrı davalar peşinde koşmaktayız. Birbirimize yabânîleşip düşmanlıklar göstermek sûretiyle haddi aşmaktayız. Küreselleşen dünyamızda insanlar arası ilişkiler zayıflamakta, yerel ve küresel anlamda kitlelerin birbirine tahammülsüzlüğü artmakta, para pul, makam mevki, kariyer, etiket ve gençlik gibi özellikler artık bireyleri mutlu etmemektedir. Evrenin en değerli varlığı olan insan, kalabalıklar içerisinde yalnız yaşamaya mahkûm edilmiş, karnı tok ama gönlü ve gözü aç bırakılmıştır. Sevgi ve Şefkati İlâhî Kaynaklıydı Hâlbuki âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.), kişi ne kadar kötü de olsa herkesi davetine muhâtap olarak kabul eden bir peygamberdi. 20 NİSAN 2015 somuncubaba 21

14 İnsanları kurtarmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan bir peygamberdi. Ev ev, panayır panayır, şehir şehir dolaşmış, en zor şartlarda ve zamanlarda pek çok yere seferler düzenlemiş bir peygamberdi. İnanç ayrımı yapmadan konu komşusuna karşı görevlerini yerine getirmiş bir peygamberdi. Yanlış yere insanların öldürülmesine ve kim olursa olsun onlara eziyet, işkence edilmesine, insanların köleleştirilmesine şiddetle karşı çıkmış bir peygamberdi. Savaşta bile işkence edilerek insanları öldürmeyi yasaklamış, savaşa katılmayanlara ve Müslüman olduğunu söyleyenlere aslâ dokunulmamasını emretmiş bir peygamberdi. Peygamber Efendimiz in Sevgi ve Şefkati İlâhî Kaynaklıydı Seviyesi, kapasitesi, yaşı, işi ne olursa olsun her insan onun muhâtabı ve davetinin konusuydu. Hiçbir insanı, Bu adam olmaz, bu yola gelmez, bunun yaşı geçmiş, bu günahlara batmış, bunun kalbi mühürlenmiş. diyerek dışlamazdı. Yolda giderken soru sormak için önüne geçen ihtiyar bir kadını uzun uzun dinlemiştir. Adî b. Hâtim onu şöyle anlatır: Ona misâfir oldum. Yolda yaşlı bir kadını uzun uzun dinledi. Evinde altıma minder atıp kendisi yere oturdu. Onun bir kral değil, bir peygamber olduğunu anladım. Yüce Rabb imiz bile, merâmı anlaşılsın diye insanların diliyle insanlara seslenmiştir. Peygamberimiz de her insanın anlayabileceği şekilde onlara hitâbederdi. Onun konuşmalarında anlaşılmaz ifade ve örnekler yer almazdı. Verdiği örnekler her seviyedeki insanın anlayabileceği şeylerdi. O, hayattan kopuk olarak değil, bizzat hayatın içerisinde konuşur; içinde yaşadığı toplumun hastalıklarını teşhis ederek onlara pratik çözümler üretirdi. Nitekim o, şöyle buyurmuştur: İnsanlara bildiklerinizi anlatın. Siz Allah ve Rasûlü nün yalancı çıkarılmasını mı istersiniz? İnsanların seviyelerine ininiz. Çocuğu olan çocuklaşsın. Peygamber Efendimiz, her zamanı ve her mekânı davet için kullanır ama davete en uygun olanı seçerdi. Onun mesâi anlayışı günün her saati idi. O, dinlenmesini öteki dünyaya bı- rakmış, gecesini gündüzüne katarak çalışan bir insandı. En acılı günlerinde bile, hikmetli uyarılarıyla etrâfındakileri aydınlatmaya devam ederdi. Özel günler, düğün, taziye, mescit, ev, kır, yol vb. onun davet için değerlendirdiği fırsatlardı. Onun her mekânda davetini sürdürmesi, Mekke de Darü l- Erkâm ı, Medine de Ashâb-ı Suffa yı kurması yaygın ve örgün eğitime ne kadar önem verdiğinin açık belgeleridir. Problemlere Çözüm Yolları Önermiştir Peygamber Efendimiz insanlığa sevdalı idi. Onun nazarında bir kişinin hakikatle tanışması, dünya ve içindekilerden çok daha hayırlıydı. Hurma ağacını taşlayan bir çocuğa, Yavrucuğum ağacı niçin taşladın? diye sormuş, çocuk; Açtım, yemek istiyordum. deyince, Yavrucuğum bir daha ağacı taşlama, altına düşenlerden ye. buyurmuş ve başını okşayarak çocuğa dua etmişti. Bu uygulamasıyla o, önce yanlışın sebebini araştırmış, problem için çözüm yolları önermiş, söz ve fiiliyle şefkatle olaya yaklaşmış ve duâ ederek çocuğa mânevi takviyede bulunmuştur. Ben zinâ etmek istiyorum. diyen bir gence, Aynı şeyin kız kardeşine, kızına, halana ve teyzene yapılmasını ister misin? diye sormuş, delikanlı Hayır. deyince, Senin zinâ etmek istediğin kadın da birinin kızı yahut kız kardeşi yahut da halası, teyzesi değil midir? buyurarak onu bu işten vazgeçirmiştir. Peygamber Efendimiz, Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. buyurmuştur. Onun sunduğu alternatif çözümler, herkesin anlayabileceği ve uygulayabileceği şeyler türündendi. Peygamber Efendimiz isimlerle değil icrâatlarla uğraşırdı. Hatâ yapanları ifşâ etmemeye özen gösterirdi. İçinizden bazıları şöyle şöyle yapıyorlarmış. gibi genel ifadelerle yanlışları düzeltmeye çalışırdı. O, kusurları araştırıp ortaya çıkarmayı değil, örtmeyi severdi. Peygamber Efendimiz son derece anlamlı, kısa ve öz konuşurdu. Gereksiz ayrıntılara girmez ama anlaşılmak için konuşurdu. Lüzumsuz sorulara cevap vermezdi. Nitekim onun mektebinde yetişen ashâbı da, kendilerine yöneltilen her soruya cevap vermekten kaçınırlardı. Onlar Allah ve Rasûlü en iyi bilir. demeyi alışkanlık haline getirmişlerdi. Onun davet metodu sadece anlatıma dayanan tek yönlü ve pasif bir metot değildi. O, muhâtaplarına soru cevaplar yöneltir, onları dinler, onların özel meseleleriyle ilgilenir, onların gönlünü alabilmek için pek çok yolu dener, hikmetli espriler yapardı. O, akrabâlarından başladığı ilk davetine yemek ziyafeti vererek başlamıştı. Güzel işler yapanlara dünya ve âhiret mükâfatları vererek yahut vadederek taltîf eder, bu şekilde başkalarını da güzel insan olmaya teşvîk ederdi. O kendisi hediye verdiği gibi, hediye de kabul Bu örnekler bize, problemi olan her insanın rahatça problemini ona açabildiğini ve onun da problemlerin çözümü için onlarla yakından ilgilendiğini ve onları iknâ edici cevaplar verdiğini göstermektedir. ederdi ve hiçbir hediyeyi küçük görmezdi. Peygamber Efendimiz en kritik ve zorlu anlarda bile ümitsizliğe düşmemiş, hep Allah ın yardımına güvenmiş, yeni çıkış yolları aramış ve Hakk ın hâkimiyeti konusunda aslâ şüphe- Peygamber Efendimiz anlaşılsın diye tane tane konuşur ve sözünü üç defa tekrarlardı. Jest ve mimikleriyle konuşmasını etkili ve canlı bir hale getirirdi. Hayatın dışından ütopik örneklerden, ağdalı konuşmalarla edebiyat yapmaktan kaçınırdı. Onun hikmetli sözlerinde her seviyedeki insanın, anlayacağı şeyler, çıkartacağı dersler olurdu. ye düşmemiştir. Mekke nin en zorlu şartlarında bile ashâbına moral vermiş, Hendek Savaşı nın en sıkıntılı anlarında yine büyük fetih müjdeleri vererek ashâbını geleceğe ve büyük hedeflere hazırlayarak mânen takviye etmiştir. Onun İran, Bizans, İstanbul gibi merkezlerin fethedileceğini müjdeleyen sözlerini biz, mânevî takviye taktikleri olarak değerlendiriyoruz. 22 NİSAN 2015 somuncubaba 23

15 Sultân ım! Oku emri ile Hıra dağından İn sevgili, ey sevgili Sultân ım! Güzeller güzeli, gönül bağıma Kon sevgili, ey sevgili Sultân ım! Her an şifâ sunar mübârek ilin Ruhları okşuyor o güzel dilin Yayılsın cihâna solmasın gülün Can sevgili, ey sevgili Sultân ım! Birikmiş dertlere çâre mi ağıt? Reçete yazdırsam yeter mi kâğıt? Nûrunla zulmeti yeniden dağıt Sen sevgili, ey sevgili Sultân ım! Dâvetinde O, son derece azimli ve kararlıydı. O, Ya Hakk ın hâkimiyeti ve insanların hidâyeti, ya da bu uğurda ölüm! parolasıyla yola çıkmıştı. Mekke deki bunca işkence ve eziyete rağmen o asla yılmamış, davasından vazgeçmemişti. Müşriklerin uzlaşma tekliflerine karşı, Bir elime güneşi, öbür elime ayı verseniz, Ben yine de bu yoldan dönmem. Ya Allah nurunu tamamlayacak, ya da bir başıma bu uğurda can vereceğim! diye karşılık vermişti. Davet yolunun tıkandığını gördüğünde yeni çıkış yolları aramış, ashâbını önce Habeşistan a, sonra da Medine ye yönlendirmişti. Tâif te davet için yeni zeminler aramış, taşlanmasına rağmen aslâ ümitsizliğe düşmemiş, Allah ım! Yeter ki Senin gazabına uğramayayım! Gerisi hiç önemli değil! diyerek bu konudaki azim ve kararlılığını göstermiştir.. Kendisine, Ey efendimiz, ey efendimizin oğlu! diye seslenen bir kişiye şöyle karşılık vermiştir: Ey insanlar! Böyle aşırı sözler söylemeyin. Şeytan sizi yanıltmasın. Ben Abdullah oğlu Muhammed im. Allah ın elçisiyim. Beni Allah ın çıkardığı mertebeden daha yukarı mertebelere çıkarmayın. O, davetinin karşılığını insanlardan değil, yalnızca Allah tan beklerdi. Bu sebeple doğru bildiği yoldan aslâ taviz vermez ve kimseye minnet etmezdi. Onun davranışlarında rastgeleliğe, başıboşluğa aslâ rastlanmazdı. Her şeyi belli bir düzen ve disiplin içerisindeydi. Sözgelimi o, giyinip kuşanmasına, temizliğine, kısaca bütün işlerine sağdan başlardı. Zira o başarmak için, disiplinli, düzenli ve ölçülü olmanın gereğine inanmıştı. O hâlde bizler de nefis muhâsebesi yaparak, öfkelerimizi kontrol altında tutmaya çalışmalı, dinimizin inceliklerini öğrenmeli, kusurları araştırmaktan kaçınmalı, kötü düşüncelerden ve zandan arınmalı, başkaları ile alay etmemeli ve özellikle komşuluk hukukuna riâyet edebilmeliyiz. Dipnot * Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE 1. İbrahim Sarıçam, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 3. Baskı, Ankara 2004, Vehbi Vakkasoğlu, Ey Güzeller Güzeli!, Yenidünya Aylık, İlmî, Fikrî, Aktüel Dergi, Yıl: 15, Sayı: 173, Nisan 2008, s. 12. İnsanlar çok azdı susmuyor ziller Hakkı söylemiyor lâl olmuş diller Aramızda gezer Ebu Cehiller Dön sevgili, ey sevgili Sultân ım! O güzel günlerin; günlerim ner de? Varsa da yok olsun, arada perde Sırat ta, Mîzan da, Havz-ı Kevser de An sevgili, ey sevgili Sultân ım! Hafta nla birlikte rahmetin insin Ümmetin çok çekti dertleri dinsin Dünyada biricik cânânım sensin En sevgili, ey sevgili Sultân ım! Sen gittin gideli azdı nice kul Dünya sana muhtaç, gel de çâre bul N olur bir gececik misâfirim ol Son sevgili, ey sevgili Sultân ım!... İlk sevgili, tek sevgili Sultân ım!... Hanifi KARA 24 NİSAN 2015 somuncubaba 25

16 SAHABE DÜNYASI / Ali SEYYAR* Servetini Müslümanlar İçin Sarf Eden İslâm ın İlk Halifesi Hz. Ebu Bekir (r.a.) Hz. Ebu Bekir in, Müslüman olduğunda, dirhem serveti bulunmaktaydı. Servetini İslâm ın yayılması için Peygamberimiz (s.a.v.) in emrine sundu. Bunun yanında yeni Müslüman olan yoksul sahabilerin maddî ihtiyaçlarının karşılanmasında azamî gayret gösterirdi. Müslüman olan köleleri, efendilerinden satın alarak, onların özgür olmalarını sağlardı. Hayatı Hz. Ebu Bekir gibi, kavmin en dürüst, en faziletli ve en muteber ferdinin Müslüman olması, Hz. Ayşe nin ifadesiyle, Peygamberimiz (s.a.v.) i dünyada en çok sevindiren hadiselerden biri olmuştur. Nitekim daha sonra bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda şöyle buyuracaklardı: Ebu Bekir den başka İslâm a davet ettiğim herkes, önce bir şaşkınlık ve tereddüt geçirirdi. Fakat Ebu Bekir, kendisine İslâm ı anlattığımda ne tereddüt geçirdi, ne durakladı. 1 Servetini Müslümanlar İçin Sarf Etmesi Müslüman olduktan sonra cennetle müjdelenen Hz. Ebu Bekir, Cahiliye Dönemi nde de zengin, saygın ve itibarlı bir kişi idi. Başarılı bir şekilde ticaretle meşgul olurdu ve fıtraten hayırsever biri olduğu için, muhtaçlara da yardım etmeyi severdi. 2 Hz. Ebu Bekir in, Müslüman olduğunda dirhem serveti bulunmaktaydı. Servetini İslâm ın yayılması için Peygamberimiz (s.a.v.) in emrine sundu. Bunun yanında yeni Müslüman olan yoksul sahabilerin maddî ihtiyaçlarının karşılanmasında azamî gayret gösterirdi. Müslüman olan köleleri, efendilerinden satın alarak, onların özgür olmalarını sağlardı. Bir keresinde müşriklerin köle olan sahabilere işkence yapmalarının Efendimiz (s.a.v.) in çok üzülmesine sebebiyet verdiğini görünce yedi sahabeyi satın alarak, onları işkenceden kurtardığı gibi azat da etti. 3 Hz. Ebu Bekir, Peygamberimiz (s.a.v.) le hicret etmek üzere Mekke den çıktığı zaman yanına beş veya altı bin dirhem olan bütün parasını alarak, maddî imkânlarının hepsini hicret için sarf etti. 4 Kızına İftira Eden Yoksul Akrabasına Yardım Etmeye Devam Etmesi Mistah bin Üsâse (Esase), hicret etmiş ve Bedir Savaşı na katılmış bir sahabi olduğu halde her nedense Hz. Aişe hakkında yapılan dedikodulara katıldı. Çok geçmedi Hz. Aişe ye yapılan iftiraların hiç birisinin gerçek olmadığı anlaşıldı. Çünkü Allah, Hz. Aişe nin suçsuzluğu hakkında bizzat Peygamberi (s.a.v.) e âyetler indirdi. Nur Sûresi nin 11. âyetinde, Hz. Aişe hakkında ortaya atılanların, birer uydurma haber olduğu şu şekilde bildirilmiştir: Muhakkak ki (Hz. Ayşe hakkında) ifk (iftira, uydurma haber) ile gelenler, sizden bir gruptur. Sizin için onun bir şer olduğunu zannetmeyin. Hayır, o sizin için hayırdır. Onlardan her birinin günahtan kazandıkları (cezalar) vardır. Ve onun büyüğünü yönetene (uydurup, yayana) büyük azap vardır (24/Nur, 11). Mistah bin Üsâse, Hz. Ebu Bekir in hem akrabası, hem de fakir bir kimse idi. Bundan dolayıdır ki Hz. Ebu Bekir, onu korumakta idi. İftiralar gerçek dışı çıkınca Hz. Ebu Bekir, suskunluğunu bozdu ve Mistah a bundan böyle yardımda bulunmayacağını şu sözlerle beyan etti: Vallahi, ben artık Mistah a bir yardımda bulunmayacağım. Bunun üzerine aynı sûrenin yirmi ikinci âyeti nâzil oldu: Sizden dinde fazilet ve dünyada servet sahibi olanlar, akrabasına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere yardımda bulunmayacağız diye yemin etmesinler ve onları affetsinler, feragat göstersinler. Allah ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. (24/Nur, 22). Âyet-i kerîmi duyar duymaz, kendine bir ihtar olduğunu hemen anlayan Hz. Ebu Bekir, hemen bu ilahî emre boyun eğdi ve şöyle dedi: Ben Allah ın beni affetmesini nasıl istemem. Vallahi istiyorum. Mistah tan da hiçbir zaman yardımımı kesmeyeceğim. Hz. Ebu Bekir, kırgınlığını unuttu ve onu yeniden kendi aile efradı arasına alıp geçimini üstlendi ve hatta eskisine göre daha fazla bağışta bulundu. 5 Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) in Övgüsüne Mazhar Olması Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ebu Bekir in cömertliği ile ilgili birçok kez iltifatta bulunmuştur. Bir defasında, Bana malı ve sohbeti hususunda insanların en cömerdi, Ebu Bekir dir bu- 26 NİSAN 2015 somuncubaba 27

17 yurmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.), son günlerine kadar hep Hz. Ebu Bekir in maddî fedakârlıklarını övmüştür. Bir keresinde Allah ın Rasûlü (s.a.v.), yine şu güzel sözleri sarf etmişti: Hiç kimsenin malı bana Ebu Bekir in malı kadar faydalı olmadı. Bu sözlerden son derece mahcup olan Hz. Ebu Bekir gözyaşları içinde şu cevabı verdi: Ben ve malım sana feda olsun ya Rasûlallah. 6 Yoksulluğunda da Rabb inden Razı Olması Mekke nin zenginlerinden olan Hz. Ebu Bekir, Medine de de ticaret yoluyla hayli gelir elde etti ise de gelirinin çoğunu Müslüman yoksullara dağıttığı için, kendisinin durumu da yoksullardan pek farklı değildi. Bir gün Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekir in de bulunduğu bir ortamda sahabileriyle sohbet ediyordu. Hz. Ebu Bekir in üzerinde sade bir abâ vardı. Abânın iki yakası dikenle birbirine bağlı idi. O esnada Hz. Cebrail indi ve Peygamberimiz (s.a.v.) e Allah ın selamını ilettikten sonra şunları dedi: Ya Rasûlallah; Ebu Bekir in üstündeki, yakaları dikenle birbirine bağlı olan bu abâ nedir? Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Cebrail e Hz. Ebu Bekir in bu durumunu şu şekilde izah etti: Ya Cibril; bu adam, Mekke nin fethinden önce bütün malını benim yolumda harcadı. Bunun üzerine Hz. Cebrail şöyle buyurdu: Cenab-ı Hak: Ebu Bekir, bu fakir haliyle Benden memnun mudur, yoksa değil midir? diye soruyor. Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), Hz. Ebu Bekir e dönerek, kendisine söylenenleri ona aynen aktardı. Hz. Ebu Bekir, Cenab-ı Allah ın, kendisine selam gönderdiğini ve kendisine halinden memnun olup olmadığını sorduğunu Peygamberimiz (s.a.v.) den öğrenince çok heyecanlandı ve ağlamaya başladı. Gözyaşları içinde Ben Rabb ime nasıl darılırım? Ben Rabb imden hoşnudum, ben Rabb imden hoşnudum. dedi. 7 Halife Maaşını Devlete İade Etmesi Hz Ebu Bekir, halife seçildikten sonra ailesinin geçimini ticaret yaparak karşılamaktaydı. Sahabiler, buna razı olamadılar ve onu hazineden geçimi kadar maaş alması gerektiği noktasında zor da olsa ikna ettiler. Vefat edeceğini anlayınca Hz. Ebu Bekir, yakınlarını yanına çağırdı ve zaruri ihtiyacından arta kalan bu paraların hazineye iadesini talep etti. Ölüm döşeğinde şunları vasiyet etti: Bunların hepsi falan yerdeki duvarda saklı. Onları alın ve Ömer e iade edin. Sonra kızı Hz. Aişe ye şunları söyledi: Müslümanların işini üzerime aldığımdan bu yana onlara ait ne bir dirhem, ne de bir dinar yedim. Aksine, onların en fakiri gibi çoğu zaman aç kaldım ve en eski elbiseleri giyindim. Hazineye ait yanımda, şu köle ile şu kumaş parçasından başka bir şey yok. Onları da sen al ve Ömer e götür. Hz. Ebu Bekir vefat ettikten sonra emanetler Hz. Ömer e verildiğinde o, şaşkınlığını şu cümlelerle ifade etti: Allah sana merhamet etsin Ey Ebu Bekir. Arkada kalanlara, yaşanması ne kadar güç bir hayat bırakıp gittin. Kendinden sonra kimseye söz söylemeye mecal bırakmadın. Ben ise ondan sonra bu görevi üstlenmiş bulunuyorum. 8 Bu Sevda Her cefaya hazır mısın ey aşık? Eline düşeni üzer bu sevda. Leyla diye yalın ayak, baş açık, Dağlarda, çöllerde gezer bu sevda. Figanını gökkubbeye salsanda, Sevdiğini bazı bazı bulsanda, Taştan taşa çalar,katre olsanda, Dipsiz ummanlarda yüzer bu sevda... Bir cilve ki, zindanlara atarlar, Divaneler kervanına katarlar, Köle diye o kapıya satarlar, Cevheri olana pazar bu sevda. Can esrarlı çilelerle sınanır, Hamlar meclisinde sözü kınanır, Yolundaki dikenleri gül sanır, Kan olur gönlünden sızar bu sevda... Bu sevda adamı toprak, toz eder, Bir an gelir, kar içinde köz eder, Ebedin peşinde ağlar, naz eder, Hayat düğümünü çözer bu sevda... Dipnot * Prof. Dr. Ali SEYYAR 1. el-bidâye, 3: 30; Sîre, 1: 269; Akt. Atasoy,2010; ss Atasoy; 2010; s Kara, Hilal- Kara Abdullah; Candan Öte Sevmek; 2008; s Kandehlevi,; t.y.; s Suyuti; Tarihü l-hülefa; s Erişim: Ahmet bin Hanbel; Fedailu s-sahabe; C. I; s Kurucan-Mercan; Aşere-i Mübeşşere; ss Mahmud Sami; 1985; s Kandehlevi; C. II; s İbni Sa d; Tabakat; C. III; ss Budak (ed.); En Öndekiler; ss ; Güzelliği solan Leyla dan kaçıp, Tacı-tahtı, malı savurup, saçıp, Bir seher vaktinde kendinden geçip, Mim okutur, elif yazar bu sevda. Mevla ya, Mevla ya uzar bu sevda... Servet YÜKSEL 28 NİSAN 2015 somuncubaba 29

18 HATIRALAR / Musa TEKTAŞ Medeniyetin Merkezi Medine-i Münevvere Ziyareti Gül kokulu Medine... Hicret ve zafer yurdu, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) in beldesi, seçkin sahabilerin hicret ettikleri şehir, ensarın yardımlarının aktığı nurlu nehir; Medine Sözün özü, medeniyetin merkezi Mekke den sonra yeryüzünün en hayırlı toprağı ve en şereflisi sayılan bir belde... Ne yüce bir erdemdir kıymet ve değerinin iyi bilinmesi. Orada en güzel âdâp ile davranılması... Günah işleyeni barındırmayan temizlik yurdu Medine Gönüllerimizde muhabbeti taht kuran Medine Allah ım, ahiret hayrından başka hayır yoktur. Ensar ve muhaciri bağışla. nidaları yükselerek, Peygamberimiz (s.a.v.) in ve sahabe-i kiramın elleriyle inşa ettiği mübarek Mescid-i Nebevî yi ve Âlemlerin Efendisi ni ziyaret etmek sünnettir. Asırlardır Medine ye Mescid-i Nebevî yi ziyarete gelenler kabul görür ve bu davranışı sevapla mükâfatlandırılır. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Ancak üç mescidi ziyaret amacıyla yolculuğa çıkılır; Mescid-i Haram, benim bu mescidim (Mescid-i Nebevî) ve Mescid-i Aksa. 1 Mescid-i Nebevî de kılınan namazın, farz olsun nafile olsun, kat kat sevabı vardır. Sevgili Peygamberimiz şöyle müjde vermiştir: Bu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç, başka mescidde kılınan bin namazdan daha üstündür.» 2 Mescid-i Nebevî yi ziyaret edenlerin imkân bulurlarsa, başkalarına eziyet vermeden Ravza-i Şerif te (Rasûlullah ın hücresi ile minberi arasındaki bölümde) iki rekât ya da dilediği kadar nafile namaz kılması meşrudur. Çünkü bunun fazileti hakkında delil vardır. Ebu Hureyre (r.a.) Rasûlullah (s.a.v.) ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim havzımın üzerindedir. 3 Yine Medine-i Münevvere yi ziyaret edenin ve orada oturanların Rasûlullah a uyarak umre sevabı kazanmak üzere namaz kılmak için Kuba Mescidi ne gitmesi meşrudur. Rasûlullah: Kim bu mescide (Kuba Mescidi ne) gelmek üzere evinden çıkar ve burada namaz kılarsa bu, umreye denk olur. 4 Rasûlullah ın Kuba Mescidi ne her Cumartesi günü yürüyerek ve binek üzerinde geldiği ve orada iki rekât namaz kıldığı rivayet edilmektedir. 30 NİSAN 2015 somuncubaba 31

19 Rasûlullah (s.a.v.) ın kabrini ziyaretin şekli ise şöyledir: Ziyaretçi, Rasûlullah ın kabrine gelir ve yüzünü kabre dönerek Esselamu aleyke ya Rasûlallah/Selam sana ey Allah ın Rasûlü! der, yarım metre kadar sağına ilerler ve Esselamu aleyke ya Eba Bekr/Selam sana ey Ebu Bekir! diyerek Ebu Bekir e selam verir. Yine yarım metre kadar sağına doğru ilerler ve Esselamu aleyke ya Ömer/Selam sana ey Ömer! diyerek Medine-i Münevvere yi ziyaret edenlerin Baki Mezarlığı nı ve Uhud şehitlerini, onlara selam vermek ve onlar için dua etmek üzere ziyaret etmeleri de vefalı ve faziletli bir davranıştır. Bu mübarek yerler ziyaret edilirken, dinimiz için fedâkarlık gösteren seçkin ashabın ve iman neferlerinin mücadelelerini de hatırdan geçirerek, o saadetli zaman dilimine yolculuk edilmiş olur. Ömer e selam verir. Peygamberimiz (s.a.v.) e, âl-i beytine ve ashabına salavat-ı şerife okur. Medine yi ziyaret edenlerin veya o mübarek beldelere gidemeyip o muhabbetle yüreği çarpanların en çok yapması gereken fiillerden biri Peygamberlerin Efendisi nin yolunda yürüyen, hidayete ermiş kimselere ve nurlu Medine yi ziyaret etmek için yüreği tutuşanlara, bu niyetle medeniyet merkezine yollara düşenlere selam olsun. de Peygamberimiz e salât etmektir. Rasûlullah Efendimiz şöyle buyurmuştur: Bana salâtta bulunun. Çünkü nerede olursanız olun selamınız bana ulaşır. Ve yine şöyle buyurur: Allah ın yeryüzünde gezgin melekleri vardır, bana ümmetimden selam ulaştırırlar. İnsanların en hayırlısına salât ve selamda bulunulmalıdır. Çünkü bunu bize Cenab-ı Allah (c.c.) emretmektedir. Ahzab Suresi nin 56. ayetinde şöyle buyurulmaktadır: Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygamber e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât ve çokça selam eyleyin. H. Hamideddin Ateş Efendi nin Medine Hatıraları H. Hamideddin Ateş Efendi, bir grup arkadaşla hac vazifesini ifa etmek üzere 28 Eylül/12 Ekim 2014 tarihleri arasında Hicaz a gittiler. Allah ın lütfuyla Hacc-ı Ekber yaptılar. Hac meşakkattir. hadis-i şerifi esrarınca bu yolcuğun başlangıç ve bitişinde biraz meşakkat çekilmiş, bazı zorluklar yaşanmış. Ancak ibadet duygusuyla sabır gösterip, zorluklara Allah rızası için tahammül göstermişler. Tabii Mekke ve Medine de çok güzel hatıralar yaşamışlar. Bu Seyyid Ömer ve Oğlu Ziyaeddin Efendi ile... yazımızda da H. Hamideddin Ateş Efendi nin bu yılki hac hatıralarıyla birlikte, geçmişte yaşanmış bazı Hicaz hatıralarını bir demet hâlinde sunalım istedik. Hulûsi Efendi nin Kokusu Var yılında Medine-i Münevvere de cezaevi vaizi olarak görev yapan Suriyeli âlimlerden Seyyid Ömer, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi ile Medine de görüşüp sohbet eder. Aradan yıllar geçer, 1996 yılında bir grup arkadaşla umre ziyaretine giden H. Hamideddin Efendi, Medine de bir eve davet edilir. Ev sahibi, yakın komşusu olan Seyyid Ömer e bir misafiri olduğunu belirterek onu da davet eder. H. Hamideddin Efendi bazı arkadaşlar ile içeride otururken, evin dış kapısından giren Seyyid Ömer, Vallahi burada Hacı Hulûsi Efendi nin kokusu var. diyerek hayretini gizleyemez. İçeri girdiğinde ise, daha önce hiç görmediği H. Hamideddin Efendi nin olduğunu görünce boynuna sarılarak onunla kucaklaşır ve saatlerce sohbet ederler. Bu hatıra Hz. Peygamber (s.a.v.) den beri sürüp gelen gül kokusunun onun neslinde burcu burcu koktuğunun bir işaretidir yılındaki umre ziyaretinde de H. Hamideddin Efendi Hazretleri ile birlikte Seyyid Ömer in ziyaretine gidileceği haber verilir. Çok rahatsız ve hasta olmasına rağmen, ziyaretçilerin Darende den gelmiş olduklarını duyunca çok heyecanlanıp beklemeye başlar. İlk karşılaştıkları anda: Efendim, sizleri çok özledim. derken gözyaşlarını tutamaz ve gözyaşları içerisinde şunları söyler: Hulûsi Efendi Hazretleri çok büyük kutuptu, maşallah, hayrü l-halefi ile yol da aynen devam ediyor. 32 NİSAN 2015 somuncubaba 33

20 Peygamber Sevgisi ve Muhabbetinden Daha Büyük Zenginlik Olmaz. H. Hamideddin Efendi Hazretleri ni göstererek, Bunun dedesi Somuncu Baba Hazretleri nin fırını var, fırınla ilgili çok güzel kerametleri var. Ben Darende de muhabbet ve maneviyatın çok fazla olduğunu biliyorum. der ve ağlamayı sürdürür. H. Hamideddin Efendi Hazretleri Seyyid Ömer e dönerek, Biz de sizleri çok özledik. dediğinde Efendim, siz gelince bizim için bayram oldu. Fakat biz çok fakiriz. der ve bu sözlerini iki kez tekrarlar. Bunun üzerine Efendi Hazretleri, Seyyid Ömer e, Peygamber sevgisi ve muhabbetinden daha büyük zenginlik olmaz. buyurur. Bu kelam ile duygulanan Seyyid Ömer şunları söyler: Kim ehl-i beyti ve kutupları seviyorsa ne mutlu onlara, H. Hamideddin Efendi Hazretleri ile sohbet edip murakabe edenlere ne mutlu Daha sonra Seyyid Ömer in Ben Hulûsi Efendi nin ilâhîlerini de çok seviyorum. demesi üzerine arkadaşlar Kapında bir zelil-i hâk-i sârım ya Rasûlullah ilâhîsinin Arapça sını okurlar yılındaki umre ziyareti sırasında H. Hamideddin Ateş Efendi, 6 ay kadar önce vefat eden baba dostu Seyyid Ömer in çocuklarıyla görüşmek ister. Evlatlarından Ziyaeddin Efendi evlerine davet eder. Birkaç kişiyle Hamideddin Efendi, Medine nin Avali Mahallesi ndeki evine gider. Ziyaeddin Efendi çocuklarını, yeğenlerini, bütün akrabalarını toplar, evinin kapısında değil, sokağında değil, sokağın ana caddeye çıktığı noktada Efendi Hazretleri ni karşılar. Birlikte evlerine girerler. Çok sevindiğini, babasının bu ziyaretten mânen memnun olduğunu, vefa ve dostluğun her zaman anılmak ve hatırlanmak olduğunu söyler. Güzel bir sohbet olur. O arada Ziyaeddin Efendi: Efendim, Peygamberimiz in oğlu İbrahim, burada yani Avali Mahallesi nde kocası demircilik yapan bir sütannenin yanında kalırdı. Peygamberimiz (s.a.v.) de sık sık buraya gelir ve sütannenin meslek icabı duman dolu evlerine girerdi. Peygamberimiz (s.a.v.), oğlu İbrahim i ziyaret eder, kucağına alır, öper ve bağrına basardı. Peygamberimiz in gelişine bütün mahalle halkı sevinirdi. Allah biliyor ya, biz de bugün Muhammedî kokuyu getiren zat-ı âlinizin gelişine çoluk çocuk, aile olarak çok sevindik, bizleri memnun ettiniz. Babam sizleri çok severdi. Biz de çok seviyoruz. Bizim gönlümüzü yaptınız, Allah da sizin gönlünüzü yapsın, Allah razı olsun. der. Peygamberimiz (s.a.v.) i Ziyaret H. Hamideddin Ateş Efendi Anlatıyor: Hac veya umre için, bu mukaddes beldelere giden mü minler, Medine-i Münevvere de ibadetin zevkini ayrı bir hazla tadarlar. Rasûlullah Efendimiz in Kabr-i Şerifi ni ziyaret ederler. Peygamberimiz den şu hadisler rivayet edilmiştir: Kabrimi ziyaret edene şefaatim hak (nasip) olur., Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibidir., Kim hac yapar da beni ziyaret etmezse bana katı davranmış olur. Yine Rasûlullah Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: Kim bana selam verirse, ruhum bedenime iade edilir. Ben de onun selamına karşılık veririm. buyurmuşlardır. Peygamberimiz ve onun dünyadayken yanında bulundukları gibi ahiretteyken de yanında bulunan Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Ömer (r.a.) Efendilerimizi ziyaret etmek de mutlulukların en ulvisidir. Biz yıllardır Medine nin bereketini çok gördük. Çok güzel insanlarla tanıştık lı yıllarda umre ziyaretinde, güzel ezan okuyan müezzinleri merak eder, onlarla tanışmak isterdik. Zamanla Allah lutfetti, dostlarımız vesilesiyle tanıştık, evlerine misafir olduk, sohbetlerde bulunduk. Dedeleri Buhara dan Medine ye göç etmiş, onun için Türkleri çok seviyorlar. Bizleri bağırlarına bastılar. Özellikle Abdulaziz Buhari ve Üsam Buhari ile dostluğumuz her umreye gidişimizde pekişti. Hatıra olsun diye, isimlerini tuğra şeklinde yazdırıp hediye etmiştik. Bir ziyaretimizde, onu evinin kapısının üzerine astığını gördük. Arkadaşlardan biri niçin böyle yaptığını sorunca Üsam Buhari: Seyyid Hamideddin Efendi nin hediyesi bize bereket getirsin, kapımız, evimiz bereketlensin diye böyle yaptık. diye cevap vermişti. Bu yıl da bir vesileyle, Medine milletvekili olan bir zat ile tanıştık. Çok alaka gösterdi. Hatta bizi Medine Müftüsü yle tanıştırmak için Mescid-i Nebevî nin kıble cihetinde bulunan mihrabın hemen arkasında yer alan özel bölmeye götürdü ve aynı zamanda idarecilik de yapan Medine Müftüsü ile tanıştık. Medine de çok güzel günlerimiz geçti. Bedir Gazvesi ni ve Bedir Kuyuları nı Hatırlamak H. Hamideddin Ateş Efendi Anlatıyor: Hac ve umre ziyaretine giden Türk hacılar, çeşitli mekânlara ziyaretlerde bulunurlar. Bu güzergâhlar içerisinde, Bedir Gazvesi nin yapıldığı Bedir Kuyuları ve çevresi bulunmaz. Hem uzaktır hem de özel izinle o güzide mekânlara gidilebilmektedir. Geçtiğimiz yıllarda bir umre 34 NİSAN 2015 somuncubaba 35

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

ÇİÇEK TURİZM 2012 UMRE REHBERİ Çiçek Turizm güvencesiyle, tecrübeli görevliler refakatinde, kutsal topraklara, huzura yolculuk. Aşkla yanan kalpleri yumuşatacak, unutulmaz bir hatıraya doğru. 27 YILLIK

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac UMRE PROGRAMI 1993 yılının sonbaharında Türkiye de Umre ve Hac yapmak isteyenlere daha kaliteli hizmet sunmak maksadıyla dört ortak tarafından, İstanbul'da kurulmuş ve faaliyetine başlamıştır. O yıllarda,

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir?

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir? I. İnsanların rahatını kendi rahatına tercih ederdi. II. Yapılacak olan bir işte arkadaşlarının görüşünü alırdı. III. Hristiyanlık ve Musevilik dinlerinde ahir zamanda geleceği müjdelenen bir kişidir.

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Kadın - Erkek Algısı I (Gelenekten ve Yanlış Din Algısından Kaynaklı) Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kadın erkeğin hizmetine verilmiştir. Erkek,

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

DİYANET UMRE. T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı

DİYANET UMRE. T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı DİYANET UMRE 2012 T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı DİYANET UMRE ORGANİZASYONUNDA ANA HEDEFİMİZ: > Usulune Uygun İbadet, > İrşad ve Rehberlik, > Güven ve Huzur, > Sağlıklı İntikal ve İkamet, > Zaman ve Mali

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları Ön Söz Bu dergide namaz ibadetinden bahsedilmektedir. Namaz ibadetinin bize kazandırdıklarını, nasıl namaz kılacağımızı, namazın içindeki ve dışındaki şartları vb. gibi konuları özetlemektedir. Dergi kolay

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Ana başa taç imiş. Her derde ilâç imiş. Bir evlât pîr olsa da. Anaya muhtaç imiş. seyin Nail Kubalı

Ana başa taç imiş. Her derde ilâç imiş. Bir evlât pîr olsa da. Anaya muhtaç imiş. seyin Nail Kubalı Ana başa taç imiş Her derde ilâç imiş Bir evlât pîr olsa da seyin Nail Kubalı Anaya muhtaç imiş Hü Şiirin vazgeçilmez temasıinsanoğlu, en yoğun ve içten duygularını şiirle dile getirir. Bu yüzden kadın,

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

1. Hz. İbrahim ve Dostluk Sempozyumu na teşriflerinizi bekleriz

1. Hz. İbrahim ve Dostluk Sempozyumu na teşriflerinizi bekleriz 1. 1. Hz. İbrahim ve Dostluk Sempozyumu na teşriflerinizi bekleriz Celalettin GÜVENÇ Şanlıurfa Valisi Sempozyum Onursal Başkanı Dr. A. Eşref FAKIBABA Şanlıurfa Belediye Başkanı Sempozyum Onursal Başkan

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ

HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ ARAFAT Hz. Adem İle Hz. Havva Validemizin yeryüzünde ilk buluştuklar tukları,, kavuştuklar tukları yerdir. Peygamber Efendimizin Veda Hutbesini söyledis ylediği yerdir. Orada

Detaylı

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler?

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler? 1. Üzerinde yaşadığımız dünyanın da içinde bulunduğu güneş sistemi, kendilerine takdir edilmiş bir yörüngede hareket eder. Dünyamız, ne diğer gezegenlere çarpar, ne de onlardan uzaklaşır. Yeryüzünde de

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır.

Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. KUDDÜS Kelime anlamı itibarıyla kudsi,mukaddes,bütün kusur ve noksanlıklardan uzak,pâk ve temiz olan anlamınadır. Hz.Ali-nin kullandığı altı isimden biridir. Sabah ve akşam namazından sonra 33 defa okunmasının

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine)

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) [Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) ONDALIK-SUNU-SADAKA Kurbanlarımızı şükran ve dua ile sunarız. Bu kurbanları dua ve tapınmanın bir parçası olarak, övgü ve şükran sunusu olarak Tanrı ya sunarız.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

TURİZM SEYA Y HAT A A CENTA T SI

TURİZM SEYA Y HAT A A CENTA T SI Nura Doğru TURİZM SEYAHAT ACENTASI 2013 HAC PROGRAMLARI HAKKIMIZDA Şirketimizin merkezi Aksaray olmak üzere Ankara ve Tokat/Turhal'da ki şubeleri ile de hizmet vermektedir. Şirketimiz A grubu olarak 3735

Detaylı

Şeytan Der ki Ey İnsan!..

Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Dengenin engelidir, şeytanların çengeli, Eûzu besmeledir, çengellerin engeli. KUR ÂN DİYOR Kİ! (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: Şüphesiz Allah size gerçek

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090 İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00 DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK İLGİSİ 1. Kimsesiz ve yaşlı bir kadın olan Fatma Hanım, kendisine yardımcı olanlara eytullah a yüz sür evladım! diye

Detaylı

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301)

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) Mecmuatü'r-Resail ve'l-mesaili'n-necdiyye, 1/742-746 www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرحمن

Detaylı

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar üzerindeki hakkıdır. (Al-i

Detaylı